Page 1

SAYI 145

KASIM 2009 BÜMED BO⁄AZ‹Ç‹ ÜN‹VERS‹TES‹ MEZUNLAR DERNE⁄‹ AYLIK YAYINI

BURCSpor sizi

sa¤l›kl› ve zinde bir hayata davet ediyor...

Dünya Sosyal Giriflimcilerle de¤ifliyor Buluflman›n ad› Reunion Dinner Anadolu’nun Kay›p fiark›lar› Bir Güney Afrika masal›


BO⁄AZ‹Ç‹ DERG‹S‹, BO⁄AZ‹Ç‹ ÜN‹VERS‹TES‹ MEZUNLAR DERNE⁄‹ (BÜMED) TARAFINDAN YAYIMLANAN AYLIK, ÜCRETS‹Z B‹R YAYINDIR. KASIM 2009 • SAYI 145 Yönetim Kurulu Ad›na Sahibi: fiükrü ERGÜN - BÜMED Yönetim Kurulu Baflkan› Yay›n Yönetmeni ve Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü: ‹dil TÜRKMENO⁄LU Yay›n Kurulu: • Selim AKÇAHARMAN (Ankara) • Tunçel GÜLSOY • ‹smail DURMUfi • ‹lker ASLAN • Gökmen KARADA⁄ • Saadet KUYUMCU • Feza SENGEL • Hasan DEM‹RC‹ (‹zmir) Yay›n Koordinatörü: P›nar TÜREN PATTERSON

54 ÜN‹VERS‹TEDEN PORTRELER Üniversitemizin genç akademisyenlerini tan›maya, akademik çal›flmalar› hakk›nda bilgi vermeye devam ediyoruz. Bu say› konuklar›m›z araflt›rma yöntemleri ve kümelenme teorilerine katk›lar sa¤layan çal›flmalar› ile dikkat çeken ‹flletme Bölümünden Doç. Dr. Özlem Öz ve erken çocukluk dönemi üzerine araflt›rmalar yürüten Psikoloji Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Feyza Çorapç›.

Yaz› Kurulu: • fiebnem AKÇIL• An›l ALTAfi • Nazl› ÇET‹NOK ARUN • Kevser AYDIN • Esra BAL • Yelda BALER • Esra BAfiER • Cüneyt BAYRAKTAR • Metin GÖKSEL • Ayla GÜRLEYEN • Evin ‹LYASO⁄LU • Baflak KARA • Ozan Ekin KURT • Hande ORTAÇ • Baflak SERÇE • Cem TANIR • Murat TAfiÇI • Demet UYAR • fiebnem ÜNER • Esim YERG‹N BOZDA⁄ • Sabanur YILMAZ • Elvan Z‹HN‹O⁄LU • Ayflegül ZÜLF‹KAR

60 HAL‹T REF‹⁄’‹N ANISINA Geçti¤imiz günlerde kaybetti¤imiz usta yönetmen Halit Refi¤ an›s›na, kendisiyle 2007 y›l›nda yapt›¤›m›z söyleflimizi okuyucular›m›zla tekrar paylafl›yoruz. Güle güle Halit Refi¤...

Foto¤raf Editörü: Yelda BALER Katk›da Bulunanlar: • Didem ‹NCESA⁄IR • Orçun PEKÖZ Reklam Sorumlusu: Tu¤ba ALARSLAN tugbaalarslan@bumed.org.tr Dahili: 116 ‹pek DEM‹RTAfi ipekdemirtas@bumed.org.tr Dahili: 126 Yönetim Yeri: Bo¤aziçi Üniversitesi, Lojman Kap› Yan› 34342 Bebek - ‹stanbul Tel: (0212) 359 58 00 Faks: (0212) 257 35 68 www.bumed.org.tr / bogazicidergisi@bumed.org.tr Kapak Foto¤raf›: Teoman GÜRZ‹H‹N

24

Yap›m: TETRA ‹LET‹fi‹M Hizmetleri Ltd. fiti. Yönetim: Önder KIZILKAYA - Soner KIZILKAYA Yay›n Koordinatörü: fiebnem AKÇIL Grafik Uygulama: Nur AYMAN ÇAKMAK Yaz› ‹flleri: Vecdi ERBAY - Aylin ÇALAP Foto¤raf: Teoman GÜRZ‹H‹N Halaskargazi Cad. Sait Kuran ‹fl Merkezi No: 301 Kat: 5 fiiflli - ‹STANBUL Tel: +90 212 219 96 76 - 77 +90 212 266 80 57 Faks: +90 212 231 33 37 e-mail: tetra@tetrailetisim.com www.tetrailetisim.com Bask›: A4 Ofset Matbaac›l›k San. ve Tic. Ltd. fiti. Otosanayi Sitesi, Yeflilce Mah. Donanma Sok. No: 16 Ka¤›thane-‹STANBUL Tel: 0212 281 64 48 Faks: 0212 269 53 27 e-mail: info@a4ofset.com Bas›m yeri ve tarihi: ‹stanbul - Kas›m 2009 Ayl›k süreli yay›n.

SOSYAL G‹R‹fi‹MC‹L‹K Giriflimcileri çok iyi biliyoruz ama son y›llarda çok konuflulan sosyal giriflimciler kimler, gönüllülerden ne farklar› var? Dosya konumuzda sosyal giriflimcili¤i ele ald›k ve Bo¤aziçi Üniversitesi ö¤rencilerinin kat›laca¤› Sosyal Giriflimci Genç Liderler Akademisi’ni kuran Ece Ercel ’06 ve Timur Tiryaki ’03 ile projelerini konufltuk.


18

editoryal ‹dil Türkmeno¤lu ’95

FEZA SENGEL ‹LE BÜMED’‹N YEN‹ PROJELER‹N‹ KONUfiTUK 2009 fiubat ay›nda BÜMED Genel Sekreterlik görevini üstlenen Feza Sengel ile baflar›l› bir sosyal sorumluluk projesi olarak gördü¤ü BÜMED’i, projelerini ve bundan sonraki hedeflerini konufltuk.

Merhabalar, Elinizdeki dergi, 145. say›m›z. Dile kolay... Di¤er sivil toplum kurulufllar›ndaki deneyiminizi düflünün, çal›flt›¤›n›z flirketlerdeki iyi niyetle kurulan etkinlik kulüplerini, iç iletiflim bültenlerini... Gönüllülerle bafllayan, profesyonellere kalan, ruhunu kaybeden giriflimleri... Bo¤aziçi Dergisi’nin içeri¤ini Bo¤aziçili gönüllüler haz›rl›yor, biliyorsunuz. Reklamverenlerin de deste¤i ile sizlere 145. kez ulafl›yor. Dile kolay. Bu say›y› haz›rlamak için Eylül ay› sonunda Yaz› Kurulu toplant›m›z› yapt›k. Her zamanki gibi yaklafl›k 1 saat önce gelmeye bafllayanlarla BURC’ta havuz kenar›nda, bir bir bulufltuk. Masam›za masalar eklendi. Yeni gönüllülerimizle tan›flt›k, eskilerle sohbete dald›k. Saat tam yedide ç›kt›¤›m›z toplant› odas›na, bu kez zor s›¤d›k. Önce bir önceki say›m›z› tart›flt›k, hep birlikte de¤erlendirdik. Tetra ‹letiflim’e ve Yay›n Koordinatörümüz P›nar ile yard›mc›s› Baflak’a sonsuz sab›rlar› ve s›k› takipleri için, yazarlar›m›z›n isteklerini k›rmamak için çok yo¤un çaba sarf ettikleri için bir kez daha teflekkür ettik. Sizlerden gelen mesajlarla devam ettik toplant›m›za. Moral kazand›k, önerilerinizden çok faydaland›k! Heyecanland›k. Dergimize ve dergi gönüllülerimize katk›lar›n›z ve deste¤iniz için çok ama çok teflekkür

40 ANADOLU’NUN KAYIP fiARKILARI 7 y›l önce çekimlerine bafllanan Anadolu’nun Kay›p fiark›lar› gösterime girmeyi bekliyor. Nezih Ünen ’81 ile flark›lar›, türküleri, farkl› renkleri ile Anadolu’dan dünyaya seslenen belgeseli üzerine konufltuk.

ederiz... N’olur devam edin... “Gönüllülük keyiflidir, ama keyfi de¤ildir” derler... Gönüllülü¤ün tad›n› al›p da b›rakamayan, üniversitemizle ba¤›n› dergimize katk›da bulunarak koparmayan gönüllü yazarlar›m›z›n, foto¤rafç›lar›m›z›n müthifl isteklilikleri, ciddi kat›l›mlar› ve katk›lar› ile gelecek ay, 146. say›da tekrar görüflmek üzere...


YÖNET‹M KURULU’NDAN

Bekliyoruz!

SAVAfi YAfiAR ’92 BÜMED Yönetim Kurulu Üyesi

Bundan tam 24 y›l önce okulumuzun mezunlar› ve okul aras›nda bir köprü oluflturmak, okulumuzun Türkiye’nin en önemli ö¤retim, e¤itim ve insan yetifltirme alanlar›nda kazand›¤› hakl› ünü yeni nesillere de tafl›yabilme konusunda çal›flmalar yapmak, mezunlar ve okuyan ö¤renciler aras›nda iletiflimi sa¤lamak için kurulan mezunlar derne¤imiz BÜMED tam tam›na 24 sene bu hedeflere hizmet etmek için çok çarp›c› projelere ve çal›flmalara imza att›. Son dönemde ise özellikle önemli misyonlar›m›zdan biri olan okuyan ve okulumuza yeni bafll›yan ö¤renciler için bafllatt›¤›m›z çal›flmalar son sürat devam ediyor. Geçti¤imiz günlerde okulun aç›ld›¤› günün hemen arkas›ndan BÜMED’de gerçeklefltirdi¤imiz oryantasyon partisine ben de kat›ld›m. ‹yi ki kat›lm›fl›m, çünkü okulumuza hala p›r›l p›r›l gençlerin geldi¤ini görmek, yüzlerindeki mutlulu¤u, par›lt›y› ve gururu gözlemlemek beni inan›n çok gururland›rd›. Bu güzel organizasyon

4 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

onlar›n daha okula ad›m atar atmaz BÜMED gibi bir mezunlar derne¤ine sahip olduklar›n› görmeleri, onlar› hem okurken hem de mezun olduktan sonra destekleyecek bir mezunlar derne¤ine sahip olduklar›n› göstermek ad›na çok önemliydi. fiu günlerde ise yönetim kurulumuz ve genel sekreterimiz ile tatl› bir heyecana ilk ad›mlar›m›z› att›k ve bizim için çok anlaml› ve önemli olan 25. Yafl›m›z› kutlayacag›m›z 2010 y›l›nda ad›m›za yak›fl›r aktiviteler yapmak için çal›flmalara bafllad›k. Bu kutlamalar›n görkemli, anlaml› ve ses getirici olabilmesi için haz›rl›k süreçlerimizde tüm ama tüm mezunlar›m›z›n deste¤ine gerçekten çok ihtiyac›m›z olacak. Gelin hep birlikte yeni nesillere anlat›labilecek, ses getiren kutlamalara hep birlikte imza atal›m... Hepinizi bekliyoruz! Sevgilerimle...


...................... camiadan haberler ................... BÜMED’DEN

Bu bölümde camiamızdan haberlere yer veriyoruz. Evlendiniz, çocuğunuz oldu, yeni bir iş kurdunuz veya Boğaziçi Dergisi okuyucuları ile paylaşmak istediğiniz başka bir haber var… Haberinizi, 100 kelimeyi aşmayacak şekilde bogazicidergisi@bumed.org.tr adresine gönderebilirsiniz.

................................................................................

Antalya’n›n ilk Fine Dine restoran›

BÜ ‹flletme mezunu olan Özgür Tankut ’09 Antalya’n›n Kaleiçi bölgesinde, Seraser Fine Dining Restaurant’› kurdu ve iflletmenin yönetimini üstlendi. Dekorasyonundan, çatal b›ça¤›na kadar ince bir titizlikle haz›rlanan restoran, Antalya’n›n da ilk Fine Dine restoran› olma özelli¤ini tafl›yor. Yeditepe Üniversitesi gastronomi mezunu flefler taraf›ndan oluflturulan ekip, dünya mutfa¤›n›n önde gelen tatlar›n› restoran›n de¤erli misafirleri ile buluflturuyor. Pazartesi hariç her gün saat 12:00 ile 01:00 aras› aç›k olan Seraser Fine Dining Restaurant’da BÜMED üyeleri için %10 indirim uygulan›yor. Mekân›n slogan› ise ilgi çekici: Zaman yaflay›p tükettiklerimizin en k›ymetlisi… Öyle yaflay›n ki “Tad› dama¤›n›zda kals›n”. www.seraserrestaurant.com

........................................ Bo¤aziçi Atletizm tak›m› y›llar sonra BÜMED'de bulufltu

80'li y›llar›n ortas›nda Bo¤aziçi Üniversitesi K›z ve Erkek Atletizm tak›mlar›n›n parças› olan sporcular, yaklafl›k 24 y›ldan sonra, Erkek tak›m kaptan› ‹lhami Eksin ’85 organizasyonunda 2 Ekim gecesi BÜMED havuz bafl›nda bir araya geldiler. Sidney'de yaflayan K›z Tak›m Kaptan› Onur Onarcan Güden’in (’85) ziyareti flerefine gerçekleflen yemekte, sanki en son dün görüflmüfl gibi dostluklar›na kald›klar› yerden devam eden mezunlar›n kahkahalar›, tak›m ruhunun okul sonras› baflar›lar›ndaki etkisi, yar›fl ve ö¤rencilik an›lar› ve pistlerde paylaflt›klar› sevinçleri ve ac›lar› geceyi doldurdu. Yemek ertesinde paylafl›lan duygu yüklü mesajlar, BUAtletizm@yahoogroups.com grubunun do¤mas›yla sonuçland›. Yemek için ulaflamad›¤›m›z tüm atletleri grubumuza bekliyoruz.

........................................ Ankaral› BÜMED’lilerin brunch keyfi

BÜMED Ankara fiubesi üyeleri 18 Ekim 2009 tarihinde Ümitköy’de bir süre önce hizmete giren Marmelatte Cafe & Bistro’daki brunchta güzel bir sonbahar günü bir araya geldiler. Keyifli geçen brunch boyunca önümüzdeki dönem yap›lacak etkinlikler de konufluldu.

6 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

CARAMEL ‹STANBUL’dan çok özel hediyer Hülya Bereket ’99 yaratt›¤› CARAMEL ‹STANBUL markas› ile stil sahibi bir mutluluk elçisi olmay› amaçl›yor… Bereket, özel günlerin ve anlar›n mutlulu¤unu ufak hediyelerle paylaflman›n güzelli¤ine inan›yor ve özel günlerimizde bizi seven ve hat›rlayan kiflilere küçük hediyelerle teflekkür etme fikrini yerlefltirmek istiyor. Piyasada bulunamayacak çok özel ürünlerden oluflan CARAMEL ‹STANBUL’daki ürün yelpazesi, “Bekarl›¤a Veda”, “Nikah fiekeri”, “Baby Shower”, gibi 7 ana kategoride toplan›yor. CARAMEL ‹STANBUL, kiflisellefltirilebilir, makul fiyatl› ve s›rad›fl› ürünleri sunuyor. www.caramelistanbul.com’un stil sahibi dünyas›nda gezinin, mutluluk size de bulafls›n!

............................. Asteroidea Psikolojik Dan›flmanl›k Stratejik ifl planlamas›ndan e¤itim alan›na birçok tecrübesi bulunan Ferhat Esemen ‘79 2008 y›l›nda Hollandal› bir e¤itim dan›flmanl›k flirketi olan Learning Delta b.v’nin Türkiye temsilcisi olduktan sonra 2009 Eylül ay›nda Asteroidea Psikolojik Dan›flmanl›k Merkezi’ni kurdu. Asteroidea, alan›nda deneyimli psikologlar ve uzman kadrosuyla çocuk, genç, yetiflkin ve ailelere psikolojik dan›flmanl›k ve psikoterapi hizmeti sunan bir merkezdir. Asteroidea ekibinin amac› bireylerin yaflamlar›nda karfl›laflt›klar› problemleri tan›mlamalar›na, çözüm yollar›n› keflfetmelerine ve kendilerini gelifltirmelerine yard›mc› olabilmektir. Asteroidea hakk›nda detayl› bilgiye www.asteroideapsk.com adresinden ulaflabilirsiniz.

............................. Ac› Kay›p BÜ Sosyoloji 1994 mezunu Sabanc› Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Ö¤retim Üyesi Dicle Ko¤ac›o¤lu aram›zdan ayr›ld›. Özellikle gelenek söylemleri, iktidar›n do¤allaflmas›, fliddet, kad›nlar ve namus cinayetleri üzerine de¤erli çal›flmalar yapan Ko¤ac›o¤lu an›s›na Sabanc› Üniversitesi SSBF alt kat galerisinde 10 Kas›m’a kadar bir anma masas› aç›ld› ve masa sevenleri taraf›ndan yaz›lan notlarla dolup taflt›. Ailesine ve camiam›za bafl sa¤l›¤› diliyoruz.


KISA KISA

BÜMED’den kesintisiz hizmet BÜMED üyelerine kesintisiz hizmet vermek için yeni bir uygulama bafllatt›. Mesai saatleri d›fl›nda BÜMED’i telefonla arayarak veya derne¤e gelerek bilgi almak, üyelik, abonmanl›k ifllemlerini gerçeklefltirmek isteyen üyelerimiz için bafllat›lan yeni uygulamada, Genel Sekreterlik binas›nda akflam 17:00’dan sonra da üyemize yönelik belli konularda hizmet vermeyi sürdürüyoruz. 19 Ekim 2009 Pazartesi tarihi itibariyle bafllayan uygulama ile: Hafta içi her gün saat 17:00-21:00, Cumartesi 10:00-18:00, Pazar 11:00-18:00 saatleri aras›nda Genel Sekreterlik binas›nda bir Ofis Koordinatörü görev alarak üyelerimizden gelen telefon ve ziyaretlere karfl›l›k vermektedir. Yine ayn› tarih itibari ile üyelerimiz, üyelik/aidat ve abonmanl›k gibi ödemelerini, mesai saatleri d›fl›nda ve hafta sonlar› BURC Spor’da yapabilmekteler. Ofis Koordinatörü tahsilat yapamaz ancak gerekti¤i durumlarda üyemize efllik ederek tahsilat›n yap›labilmesi için BURCSpor’a yönlendirir.

BURC Restoran ‹halesi BURC Restoran ihale süreci 2009 Kas›m ay› itibari ile bafllayacakt›r. Detayl› bilgi için Hidayet Akdemir ile irtibata geçilebilir. hidayetakdemir@bumed.org.tr

Deprem E¤itim T›r› halk›m›za ücretsiz e¤itim veriyor Bo¤aziçi Üniversitesi, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araflt›rma Enstitüsü, Afete Haz›rl›k E¤itim Birimi alt›nda yürütülen Depreme Duyarl›l›k Günleri Projesi kapsam›nda gelifltirilen Gezici Deprem Simülasyon E¤itim T›r›, “GEDSET”, Türkiye Haz›r Beton Birli¤i (THBB)’nin katk›lar›yla halka ücretsiz e¤itimler vermek üzere Türkiye’nin birçok 8 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

ilini geziyor. Ülkemizde gerçeklefltirilen ilk Gezici Deprem Simülasyon E¤itim T›r› “GEDSET” oturma odas› ve mutfaktan oluflan simülasyon odas›nda, kat›lanlara 4.8 büyüklü¤ünde ve 38 sn süreyle gerçekçi deprem an› yapay olarak yaflat›l›yor. Bu uygulaman›n amac› vatandafllar›n deprem flokunu atlatarak kendilerini ve çevresindekileri olas› bir afete

haz›rlamas›na yard›mc› olurken; eflyalar›n sabitlenmesi gibi basit tedbirler alarak hasarlar›n azalt›labilece¤i bilgisini yayg›nlaflt›rmak. Uygulama öncesi vatandafllara 30 dakika süren bir “Temel Bilinçlendirme Semineri” de verilmekte. Deprem T›r’› önümüzdeki günlerde de Türkiye’yi gezmeye devam edecek.


Foto: Teoman GÜRZ‹H‹N

KAYNAK GEL‹fiT‹RME

Günde 7 lira ile

FARK YARATIN… “Bo¤aziçi Hepimizin” kampanyas› her y›l oldu¤u gibi bu y›l da Üniversitemize destek olmak isteyen mezunlara arac› olmaya devam ediyor. Okulumuzun ülkemizin en seçkin ö¤rencilerinin tercihi olmaya devam etmesinde burs olana¤› sa¤lamak her geçen y›l daha da önem kazan›yor. Bir Bo¤aziçi ö¤rencisine sahip ç›karak onun gelece¤inin flekillenmesinde çok büyük bir fark yaratabilirsiniz. Sadece günde 7 lira ay›rarak siz de fark yarat›n. Gelin, sahip ç›k›n!

H

alit Kurdo¤lu ’67, 60’l› y›llarda bursla Robert Kolej’de okudu. E¤er burs alamasayd› Robert Kolej’de okuyamayacakt›. Mezun olduktan sonra camias›ndan asla kopmad›. Baflar›l› bir ifl adam› olarak, tükenmeyen bir enerji ile çal›flt›. Robert Kolej ve Bo¤aziçi Üniversitesi mezunlar›n› bir araya getirme çal›flmalar›nda gönüllü olarak çal›flmaya bafllad› ve 1985 y›l›nda BÜMED’in kurulmas›nda büyük rol oynad›. 19851988 y›llar› boyunca BÜMED Yönetim Kurulu Baflkanl›¤› görevini yerine getirdi. Her zaman Bo¤aziçi camias›n›n ve Üniversitesinin yan›nda oldu. ‹flte kendi kaleminden “fark yaratma” öyküsü...

Bursun Lise Hayat›mdaki Rolü 1959 senesinde Robert Academy’nin girifl s›nav›n› kazanarak, 3 burslu ö¤renciden biri olarak Lise Haz›rl›k s›n›f›na bafllad›m. Babam orduda görevli bir yarbayd›. O zamanlar subay maafllar› oldukça düflük seviyedeydi. Hat›rlayabildi¤im kadar›yla babam›n bir ayl›k net maafl› benim bir sömestrlik kitap masraflar›m› bile karfl›lam›yordu. Kald› ki okul ücretleri bunun çok çok üstündeydi. Hele babam 1960 ihtilalinde emekliye ayr›l›nca maafl› daha da düflmüfltü ve benim burs olmadan Robert Academy’de okuma flans›m hiç yoktu. 1959- 1963 seneleri aras›nda ald›¤›m okul bursu ve yaz tatillerinde çal›flarak biriktirdi¤im paralar sayesinde e¤itimimi finanse edebildim. Zira babam›n bana herhangi bir katk›s› olamazd›. Bursumla ilgili hat›r›mda kalan di¤er bir enteresan konu da ald›¤›m bursun karfl›l›¤› olarak ne yapt›¤›md›. O zamanlar okul bursu karfl›l›¤›nda part-time olarak idari bir görev verilirdi. Kütüphanede çal›flmak gibi. Bana verilen görev ise çok de¤iflikti. Ben okulun tek görme engelli ö¤rencisi

10 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

Sabri ‹ltan’a (RC ’63) refakat etmekle görevliydim. O zamanlar kabartmal› kör alfabesi harfleriyle okuyarak s›navlara giren Sabri, çok kiflilikli bir ö¤renciydi. Orta Anadolu’dan çok çocuklu bir çiftçi ailesinin son çocu¤uydu ve a¤abeylerinin ve ablalar›n›n hepsi sa¤l›kl› olup hiçbiri ilkokuldan fazla okula gitmemiflti. Onunla bahçede ve çevrede dolafl›p tabiat› ve manzaralar› tarif etmeye çal›fl›rd›m. Bu da bana büyük bir huzur ve mutluluk verirdi. Sabri liseyi çok iyi dereceyle bitirip yüksek tahsil için ‹ngiltere’ye gitti. Bir daha kendisini göremedim ama orada çok baflar›l› oldu¤unu duydum. Okulumuzda okuma flans›n› ancak bursla elde edebilecek kim bilir ne kadar çok baflar›l› ö¤renci var. Bizlere düflen görev eski mezunlar olarak e¤er imkan›m›z varsa onlara bu flans› vermek. Ben de okulumuzda okuyan bir ö¤renciye burs vererek bu kutsal görevi yerine getirmeye çal›fl›yorum.


Foto: Teoman GÜRZ‹H‹N

BÜMED’DEN

G

Çiçe¤i burnunda Bo¤aziçililer yeni hayatlar›na BÜMED’de merhaba dediler! 29 Eylül akflam› BÜMED Bahçe’de yap›lan Oryantasyon Partisine bini aflk›n yeni Bo¤aziçi ö¤rencisi kat›ld›.

eleneksel BÜMED Oryantasyon Partisine bu sene de üniversitemize yeni kay›t yapt›ran ö¤rencilerden büyük ilgi vard›. Çok çal›flt›lar, çok u¤raflt›lar ama sonunda Türkiye’nin en iyi üniversitesinde e¤itimlerine devam etme hakk›n› kazand›lar. Onlar Türkiye’nin en baflar›l› ö¤rencileri ve Bo¤aziçi onlar› da lay›k›yla gelece¤e haz›rlayacak, t›pk› 146 y›ld›r tüm ö¤rencilerine yapt›¤› gibi. Bu sene Oryantasyon Partisine kat›lan ö¤rencileri yine renkli bir karfl›lama bekliyordu. Uzun bir günün ard›ndan geldikleri BÜMED Bahçe’de öncelikle mangalda onlar için haz›rlanan P›nar Sucuk sandviçleri ile açl›klar›n› giderdiler, Motta’n›n leziz kurabiyelerinden tadarak Cafe Crown köflesinde kahve eflli¤inde yorgunluklar›n› att›lar. At›flt›rmal›k olarak Patos’un ikramlar›ndan ald›lar. Yeni ö¤rencilerimize böyle güzel bir gece yaflatmam›za destek veren tüm sponsorlar›m›za teflekkür ediyoruz.

Ö¤rencilere BÜMED’in hediyesi ise tüm ö¤rencilik hayatlar› boyunca kullanacaklar› Merriam Webster ‹ngilizce sözlüktü. Yeni ö¤rencilerimiz sözlü¤e büyük ilgi gösterdiler. Ayr›ca ö¤renciler için özel olarak haz›rlanan Bo¤aziçi Dergisi Özel Say›s› da BÜMED taraf›ndan ö¤rencilere verilen hediyelerdendi. BÜMED masas›na gelen ö¤renciler ö¤rencilik hayatlar› boyunca yanlar›nda olacak BÜMED’in

kendilerine yönelik faaliyetleri hakk›nda bilgi ald›lar. Elbette en büyük ilgiyi görenlerden biri de BUmanzara gönüllü grubunun stand›yd›. ‹lk y›l›n› Kilyos’da geçirecek Bo¤aziçi ö¤rencilerine destek veren, onlara a¤abeylik-ablal›k yaparak hem üniversite hayat›na hem de ‹stanbul’a al›flmalar›na yard›mc› olan BUmanzara gönüllülerine büyük ilgi gösteren ö¤renciler bir an önce Bo¤aziçili abla ve a¤abeyleri ile tan›flmak istiyorlard›. Radyo Bo¤aziçi’nin müzi¤i eflli¤inde e¤lenen ö¤renciler yeni arkadafll›klar da kurdular. Gecenin bir baflka sürprizi ise BÜ Türk Dili ve Edebiyat› Bölümü son s›n›f ö¤rencisi Cengiz Ferhat Altay’›n stand up flovuydu. Gelece¤in y›ld›z komedyeni olmaya aday Cengiz’in esprilerle okul hayat›n› ve Bo¤aziçi’ni anlatmas›n› yeni ö¤renciler hem merakla hem de kahkahalarla dinlediler. Organizasyon s›ras›nda BÜMED taraf›ndan ö¤rencilere yönelik olarak haz›rlanan yaklafl›k 5 y›l boyunca BÜMED’in onlara sunaca¤› hizmetleri anlatan tan›t›m filmi de ö¤renciler taraf›ndan ilgiyle seyredildi. Çiçe¤i burnunda ö¤rencilere hayatlar›n›n en güzel y›llar›n› geçireceklerine inand›¤›m›z kampüsümüze ve Bo¤aziçi camias›na hofl geldin diyoruz... BUmanzara gönüllü grubuna kat›lmak isteyen üyelerimiz www.bumanzara.org adresini ziyaret edebilirler.

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 13


Foto: Teoman GÜRZ‹H‹N

BÜMED’DEN

Kavuflman›n ad›: Mezuniyetlerinin 5., 10., 15., 20., 25 ve 30. y›llar›n› kutlayan mezunlar›m›z 2 Ekim Cuma akflam› BÜMED Seminer Salonu’nda düzenlenen Reunion Dinner’da bir araya geldiler. BÜMED Genel Sekreteri Feza Sengel’in mezunlara “Hofl geldiniz!” demesiyle bafllayan gecede, gözyafllar› sar›lmalara, üniversite an›lar› flen kahkahalara kar›flt›. Arka fonda ise önce viyolonsel ve klavye dinletisi, sonras›nda ise 80 ve 90’lar›n müzi¤i vard›. Farkl› y›llardan ve çok farkl› bölümlerden gelen mezunlar›m›z arkadafllar›yla ve Bo¤aziçi ile hasret giderirken, keyifli bir yemek ve müzik ziyafeti de yaflad›lar. Yurt arkadafllar›, en iyi arkadafllar, ortak bir ders alarak bafllayan dostluklar ve hatta çok güzel bir tesadüf sonucu biri 30. biri 5. y›l›n› kutlayan baba k›z... ‹flte size bu özel geceden notlar... 14 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

Mezunlar hazırlanan filmi büyük bir ilgiyle izlediler.


Özlem Uzundemir

Figen Varan

Aylin Kavalal›

lu ’89,

Kolo¤ n ’89, Didem Ayla Gürleye Soldan sa¤a: 9. ürel ’8 ’89, Funda G Pürnur Öbek

Yurt arkadafllar› Özlem Uzundemir ’89, Kamu Yönetimi 1989 mezunu Figen Varan ve ‹ngiliz Dili ve Edebiyat› 1989 mezunu Aylin Kavalal› bir arada. ‹ngiliz Dili ve Edebiyat› Bölümü’nden 1989 y›l›nda mezun olan Özlem Uzundemir duygular›n› flöyle ifade etti: “‹lk defa böyle bir etkinli¤e kat›l›yorum, o yüzden çok heyecanl›y›m. Ankara’dan kaç gündür merakla buraya gelmeyi bekledim. Yurttan arkadafllarla zaten zaman zaman toplan›yorduk, bu da çok güzel bir vesile oldu. Bakal›m bu gece de y›llard›r görmedi¤im insanlar› görebilecek miyim?” Prof. Dr. Aytül Erçil

O gece sohbet çok koyuydu...

Kemal Güpgüpo¤lu

Birbirlerinin uzun süredir göremeyen arkadafllar Kemal Güpgüpo¤lu ’79 ve Prof. Dr. Aytül Erçil ’79 objektiflerimize keyifle gülümsediler. Makine Mühendisi Kemal Güpgüpo¤lu’nun (’79) geceyle ilgili yorumlar› flöyleydi: “En son geçen hafta BURC’a yeme¤e gelmifltik, ben s›k s›k gelenlerdenim. Bu gecenin daha kalabal›k olmas›n› isterdik, bütün seneleri düflünürsek az bir say›. Biz buraya karfl›dan 1,5 saatte geldik ama böyle fleylere emek vermek laz›m, emek vermezseniz hiçbir fley olmaz. Bu gece için teflekkür ederiz.” Prof. Dr. Aytül Erçil ’79 Matematik mezunu ve bu geceyi onun için daha da özel k›lan bir özelli¤e sahip: “13 sene Endüstri Mühendisli¤i’nde hocal›k yapt›m. fiimdi bu güzel organizasyonda hem mezuniyetten beri görmedi¤im arkadafllar›m› hem de ö¤rencilerimi görüyorum. O nedenle bu gece çifte bir keyif benim için!”

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 15


De¤er Onaran

Nur Sinano¤lu

Erdem Mato¤lu Melda Örmeci

Nostaljik görüntüler mezunlar›m›z› o günlere götürdü.

‹ki en iyi arkadafl... ‹flletme Bölümü mezunu Nur Sinano¤lu ’84 ve De¤er Onaran ’84, okulun ilk günü tan›flan ve o günden beri kopmayan iki en iyi arkadafl. Nur Sinano¤lu: “Böyle bir gece oldu¤unu De¤er’den ö¤rendim. ‹nflallah bu daha s›k olsun ve mümkünse yak›n y›llar beraber yap›ls›n istiyoruz. BURC’a ve BÜMED organizasyonlar›na s›k s›k geliyorum. Bu da muhteflem bir organizasyon, 20 küsur y›ld›r görmedi¤im arkadafllar›mla bulufltum.” De¤er Onaran: “Çok teflekkür ederiz böyle bir organizasyon için, çok mutlu oldum. En çok hofluma gidense y›llard›r görmedi¤im arkadafllar›m›n hiç de¤iflmemesi oldu! Herkes dondurulmufl gibi ayn› kalm›fl... Ben de daha yak›n y›llar›n daha s›k bir araya getirilmesini rica ediyorum.”

Melda Örmeci ’99 ve efli Erdem Mato¤lu gecenin en keyifli çiftlerindendi. Melda Örmeci Endüstri Mühendisli¤i 1999 mezunu ve o akflam efliyle gelmifl: “10 y›l geçmifl olmas›na inanam›yorum, emaili görünce çok flafl›rd›m! Ben uzun süredir yurtd›fl›ndayd›m, döneli 1 y›l oldu. O nedenle çok büyük bir özlemle kat›l›yorum bu etkinliklere. BÜMED’e de art›k daha s›k gelece¤im. Çok güzel bir organizasyon olmufl, nice 10 y›llara diyorum.”

Saba Berikler

Yorgo Hoca da bizimleydi...

16 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

Siyaset Bilimi ve Uluslararas› ‹liflkiler Bölümü’nden 1994 y›l›nda mezun olan BÜMED Yönetim Kurulu üyesi Saba Berikler ’94 de bu hofl geceye kat›lanlar aras›ndayd›: “Ben burada Yönetim Kurulu’nu da temsil ediyorum. Farkl› y›llardan ve bölümlerden insanlar› bir arada görmek de çok güzel! Bunca sene sonra kim ne halde, ne yap›yor biraz merak ediyorum. Zaten görüfltü¤ümüz kitle belli, görüflemediklerimiz neler yap›yor onlar› ö¤renece¤iz bu gece.”


yer yemyeflildi, hiç bina yoktu. O zamanlar çok kifli de de¤ildik, flimdi binlerce mezun veriliyor. Çok güzel günlerdi. ‹ster istemez biraz koptuk o yüzden ama burada olmak çok güzel. Sendi Bahar: Ben okurken ise rektör Prof. Dr. Üstün Ergüder’di. Asl›nda babam gelirken çok duyguland›, uzun süredir yolu buralara düflmemiflti san›r›m. Simitçi, atmler, kafeler çok farkl› geldi ona. Gerçi bakmay›n ben de flafl›rd›m benim zaman›mda da yaln›zca bir atm ve bir restoran vard›, flimdi alm›fl bafl›n› gitmifl.

Gecenin en ilginç konuklar› ise kuflkusuz mezuniyetinin 5. y›l›n› kutlayan ‹ngiliz Dili ve Edebiyat› 2004 mezunu Sendi Bahar ve 30. y›l›n› kutlayan ‹dari Bilimler 1979 mezunu Selim Bahar’d›. Onlarla mini bir söylefli yapt›k... Selim Bey k›z›n›z burada okurken, onun mezuniyet töreninde neler yaflad›n›z? Selim Bahar: De¤iflik bir duygu, ayn› kampüsü bir daha görmek, ayn› yollardan k›z›m›n da geçti¤ini bilmek... Bir de müthifl bir de¤iflim var. Ben burada okurken rektörümüz Prof. Dr. Aptullah Kuran’d›. Etiler’den gelirken her

Mezunlar›m›z o gece keyifli sohbetler yapt› ve bol bol güldü...

Mezuniyet y›llar›n›z›n aras›nda tam bir çeyrek as›r oldu¤unun fark›nda m›yd›n›z? Selim Bahar: Biz bu vesileyle fark ettik bu durumu bizim için çok hofl oldu. Sendi Bahar: Babamla Cumartesi sabahlar› kofluya ç›kar›z; BÜMED’den “Reunion Dinner” maili gelince babama kaç y›l›nda mezun oldu¤unu sordum. O 1979 deyince fark ettik onun 30., benim de 5. y›l›m› kutlad›¤›m›z›! Bunu fark edince, hadi gidelim yeme¤e dedik. Baflkalar› da var m› böyle çok farkl› y›llardan aile boyu gelenler diye merak ettik ama pek yok san›r›m. San›r›m bu gece yok ama her Reunion’da iki hatta bazen üç kuflak Bo¤aziçi mezunu ailelere rastl›yoruz.

Sendi Bahar: ‹nflallah biz de Bo¤aziçilili¤i 3. kufla¤a tafl›r›z. Siz nas›l bir ö¤rencilik geçirdiniz Sendi? Sendi Bahar: Ben okulu çok severdim, tüm hocalar›m çok iyiydi ama özellikle Prof. Dr. Oya Baflak ve Prof. Dr. Cevza Sevgen’i çok severdim. Oya Han›m ile en son RC 2000 Reunion’›nda karfl›laflt›k, emekli olmufltu ama okula geri dönece¤ini söyleyince çok sevinmifltim. Ben mezun olduktan sonra Üsküdar SEV ‹lkö¤retim Okulu’nda ‹ngilizce ö¤retmenli¤i yapmaya bafllad›m, hala keyifle devam ediyorum. Reunion organizasyonunu nas›l buldunuz? Selim Bahar: Bu geceyi tertipledi¤iniz için çok memnun olduk, uzun süredir okula gelememifltim. Biz yaz›n daha çok BURC Beach’e gidiyoruz ama buradaki etkinlikleri de daha yak›ndan takip etmeye çal›flaca¤›z. Sendi Bahar: Bu geceyi çok takdir ettik, herkes çok fl›k ve hofl gerçekten. Yaln›z 2004 mezununun az olmas› beni biraz üzdü. Ya gençlere pahal› geliyor ya da babamla da yolda onu konufltuk, eski mezunlar için daha enteresan tekrar bir araya gelmek. Selim Bahar: Biraz zaman geçince onlar için de daha bir anlam kazanacak bu tarz etkinlikler.

Gecenin sponsorlar›ndan Cafe Crown’un mezunlar›m›za güzel hediyeleri vard›. Bu özel gecenin gerçeklefltirilmesine katk›da bulunan di¤er sporsor Do¤a, birbirinden do¤al ürünleriyle oradayd›.

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 17


BÜMED’DEN

Yaz›: P›nar TÜREN PATTERSON ’93 Foto: Teoman GÜRZ‹H‹N

“BÜMED asl›nda çok baflar›l› haz›rlanm›fl bir sosyal sorumluluk projesi”

fiubat 2009’dan beri BÜMED Genel Sekreterli¤i görevini yürüten Feza Sengel uzun y›llar süren e¤itimcilik kariyerini sivil toplum kurulufllar›nda devam ettiriyor. Göreve bafllad›¤› günden beri hem üyelere hizmet hem de Üniversiteye destek misyonu yönünde projeler gelifltiren Sengel ile BÜMED ile ilgili hedeflerini, bir sivil toplum kuruluflu olarak BÜMED’in misyonunu konufltuk.

18 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

B

ÜMED ne ifade ediyor? “Camiay› bir arada tutmak ve buradan yarat›lan sinerjinin Bo¤aziçi Üniversitesi’ne katk›ya dönüfltürülmesi BÜMED’i de önemli bir sivil toplum kuruluflu yap›yor.” E¤itim camias›ndan bir kifli olarak Bo¤aziçi Üniversitesi her zaman yak›ndan takip etmeye çal›flt›¤›m bir kurumdur. Onunla ba¤lant›l› olarak mezunlar›n›n oluflturdu¤u BÜMED de uzaktan da olsa

bildi¤im bir dernekti. Bo¤aziçi mezunu arkadafllar›mla birlikte birçok kez geldi¤im bir yerdi buras›. Yöneticili¤ini üstelenece¤im akl›ma gelmemiflti. Ama flimdi bakt›¤›m zaman, benim bir e¤itimci olmam, üniversite hocal›¤› yapm›fl olmam, bu hayata yabanc› olmamam, akademisyen bir baban›n çocu¤u olmam, Ankara Üniversitesi gibi bir e¤itim kurumunun içinde büyümem ile sivil toplum kurulufllar›ndaki tecrübelerim birleflti¤inde BÜMED ile yollar›m›z›n çok örtüfltü¤ünü


görüyorum. Bugüne kadar toplumun geneline hizmet eden sivil toplum örgütlerinde çal›flt›m. BÜMED ise biraz daha farkl›, burada sosyal çevreyi ve bir camiay› bir arada tutan bir dernek olmas› kurumu farkl›laflt›r›yor. ‹fl hayat›m›n son y›llar›nda sivil toplum kurulufllar›nda birçok sosyal sorumluluk projesi yürütmüfl bir yönetici olarak görev alman›n da güveniyle böyle bir teklife s›cak bakt›m. Camiay› bir arada tutmak ve buradan yarat›lan sinerjinin Bo¤aziçi Üniversitesi’ne katk›ya dönüfltürülmesi BÜMED’i de önemli bir sivil toplum kuruluflu yap›yor. BÜMED’in beni de en çok etkileyen taraf› bu oldu. Sivil toplum örgütü dedi¤iniz zaman mutlaka topluma faydal› bir geri dönüflü olmal›. Bo¤aziçi Üniversitesi akademik ve bilimsel araflt›rmalar bak›m›ndan çok k›ymetli bir platform ve Türkiye’nin en baflar›l› ö¤rencileri burada. Bu ö¤rencilerin iyi e¤itilmesine destek vermek demek ülkenin gelece¤ine de destek vermek demek. Benden ne bekleniyor diye derne¤in misyonunu okudu¤umda bu görev net bir flekilde görülüyor. Camiay› bir arada tutmak bir mezunlar derne¤inin asli görevidir zaten. BÜMED de bu kadarla kalabilirdi, sadece mezunlar›na hizmet eden

birçok mezunlar derne¤i var... Ama bundan ç›kacak gücü Türkiye’nin en önemli üniversitelerinden birine faydaya döndürmek misyonu BÜMED’i farkl› k›l›yor. K›sacas› BÜMED asl›nda çok baflar›l› haz›rlanm›fl bir sosyal sorumluluk projesi. Bu projeyi sahiplenmek ve yönetmek heyecan verici. Üyelere hizmet “Asli iflleriminden birinin de do¤ru iletiflmek oldu¤unu düflünüyorum” 3. sektörde yöneticilik yapmak çok zor bir ifl. Profesyonel bir bak›fl aç›s› ama gönüllü bir ruh gerektiriyor. Konuya çok iyi odaklanmak, kurumun misyonunu iyi anlamak ve ona yönelik çal›flmak gerekiyor. Göreve bafllad›¤›mda öncelikle mezunlara ve üyelere yönelik yarat›lacak faydalar için sürdürülebilir projeler gelifltirmek için çal›flmaya bafllad›m. Bu noktada iletiflim çok önemli. Ben asli iflleriminden birinin de do¤ru iletiflmek oldu¤unu düflünüyorum. Bunun devam›nda da yarat›lan kayna¤›n do¤ru yönetilmesi, fleffaf ve hesap verebilir olunmas› gerekiyor. Böylece üniversiteye yap›lacak katk›lar›n daha sa¤l›kl› ve sürekli olaca¤›na inan›yorum.

Camiay› bir arada tutmak ve buradan yarat›lan sinerjinin Bo¤aziçi Üniversitesi’ne katk›ya dönüfltürülmesi BÜMED’i de önemli bir sivil toplum kuruluflu yap›yor. BÜMED’in beni de en çok etkileyen taraf› bu oldu. BU Sosyal A¤ “Dünyada ilk defa bir mezunlar derne¤inin sosyal bir platformda kurumsal grubunu oluflturmas› da çok önemliydi.” BÜMED’de çok önemli projeler yürütülmüfl. Ben de BÜMED’i di¤er mezun derneklerinden de farkl› k›labilecek daha lider konuma tafl›yabilecek projelere odaklanmam gerekti¤ini düflündüm. Bu tarz projelerin kataca¤› bir ivmeye ihtiyaç oldu¤una inand›m. Derne¤in genel sekreteri olarak ortaya koymam gereken ilk projenin üyeye dönük bir proje olmas› gerekti¤ini düflündüm. ‹lk aflamada “Community Networking” hayata geçirilmesi gereken projelerden biriydi. Trendleri de takip etti¤inizde, internet ortam›nda kariyer ve ifl gelifltirmeye yönelik platformlarda yer alabilece¤imizi dikkate al›p XING ile bir araya geldik. Hedeflerimiz çok örtüfltü.

BU Sosyal A¤ BU Sosyal A¤ mezunlara birbirleriyle do¤ru bir iletiflim kanal› sa¤layacak. ‹fl ve kariyer anlam›nda trendleri takip edebilecekler. BU Sosyal A¤ ile üyelerimizin kendilerini do¤ru konumlayabilecekleri bir platform oluflturduk, onlar›n da bunu iyi de¤erlendirmelerini diliyorum. Camian›n birbiri ile iletiflim içinde olmas› laz›m, bu son derece önemli. Üyelerimiz hem kendi kariyer ve ifl geliflimi için hem camia için, hem üniversite için burada konuflabilir, fikirlerini paylaflabilir. Bu ay itibariyle de son s›n›f ö¤rencilerimizi bir akademik y›l boyunca gruba alaca¤›z. ‹fl dünyas› ve kariyer planlar›yla ilgili mezun abi ve ablalar›na bence soracaklar› çok fley var. Böylece mezun olduklar›nda bu platforma geri geldiklerinde eminim ki çok fley katacaklar ve faydalanacaklar.

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 19


BÜMED Asistans “Size önem veriyoruz”

Üyelerimizin buraya verdi¤i destek karfl›l›¤›nda faydalar sa¤layabilecek projeler gelifltirmek çok önemliydi. Onlara günlük hayatlar›nda da BÜMED üyesi olma ayr›cal›¤›n› hissettirecek projeler gelifltirmemiz gerekti¤ini düflünüyorum.

Bafl›nda bir Bo¤aziçili’nin olmas› da bir ayr›cal›kt›. Ne istedi¤imizi ve ne yapmam›z gerekti¤ini çok iyi bildi¤imiz için projeyi çok süratle hayata geçirdik. Yönetim Kurulu’nun da bu projeyi

Mezunlar›m›z› BÜMED’de daha çok görmek istiyoruz. Ticari faaliyetlerimiz de bizim için çok önemli. Mezunlar›m›z bilsinler ki buraya her geldiklerinde, bir spor abonmanl›¤› ald›klar›nda veya bir içki içtiklerinde, ya da bir arkadafllar› ile yemek yediklerinden ödedikleri bedelin bir k›sm› Üniversiteye destek olarak aktar›l›yor. ‹stanbul’da gidilecek çok yer var ama Bo¤aziçi’nin bahçesi gibi bir vaha baflka bir yerde yok! Bu tesis çok daha fazla kullan›lmal› ve eskitilmeli.

20 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

desteklemesi süratimizde etkili oldu. Zaten göreve geldi¤imden beri Yönetim Kurulu ile çok uyumlu çal›flt›¤›m›z› düflünüyorum. Böylece BU Sosyal A¤ hayata geçti. Dünyada ilk defa bir mezunlar derne¤inin sosyal bir platformda kurumsal grubunu oluflturmas› da çok önemliydi. Bu bir haber de¤eri tafl›d›¤› için gazetelerde yer ald›, hatta Hürriyet ‹K’da ilk sayfada haberimiz ç›kt›.

Üyelerimizin buraya verdi¤i destek karfl›l›¤›nda faydalar sa¤layabilecek projeler gelifltirmek çok önemliydi. Onlara günlük hayatlar›nda da BÜMED üyesi olma ayr›cal›¤›n› hissettirecek projeler gelifltirmemiz gerekti¤ini düflünüyorum. BÜMED Asistans böylece ortaya ç›kt›. Asl›nda bunlar kredi kart› veya özel sigortalar sayesinde al›nabilen hizmetler ama buradaki fark bu hizmetin üyelere BÜMED taraf›ndan sa¤lanmas› ve “size önem veriyoruz” mesaj›n›n bu flekilde bildirilmesi. Bunu da tam bir sosyal sorumluluk anlay›fl› ile hayata geçirdik. Asl›nda maliyetli bir hizmet ancak gelifltirdi¤imiz model sayesinde son derece makul bedellerle, büyük bir gider yaratmadan, mezunumuza bir anahtarl›k hediye edece¤imize kapsaml› bir asistans hizmeti sa¤layarak teflekkür etmifl olduk. Üyelerimiz taraf›ndan da kullan›ld›¤›n› görüyor ve mutlu oluyoruz. Daha da çok kullan›lmas›n› bekliyoruz, üyelerimiz bu hizmeti ne kadar çok kullan›rsa biz de hizmeti vermeyi devam ettirebilece¤iz.


‹letiflim... “Oturdu¤umuz yerden bu kadar büyük bir camiay› bir arada tutamay›z.” Benim için do¤ru, nitelikli ve kaliteli iletiflim olmazsa olmazd›r. Biz oturdu¤umuz yerden bu kadar büyük bir camiay› bir arada tutamay›z. Devir iletiflim devri. Bütün iletiflim araçlar›n› do¤ru flekilde kullanabildi¤imiz ölçüde ba¤lant› kurmada baflar›l› olabiliriz. Burada kalite ve standarda dikkat etmeliyiz. Do¤ru dil kullanmam›z› ve görselli¤i çok önemsiyorum. Bu konuda ciddi bir deste¤e ihtiyac›m›z vard›. Ama aç›kças› ben derne¤in bu konuya do¤rudan kaynak aktarmas›n› da do¤ru bulmuyorum. Zaten BÜMED sundu¤u hizmetlerde a¤›rl›kl› olarak gönüllü temin etmek durumunda. Camian›n da bunu bilerek bize geri dönmesi çok önemli. Dernek olarak onlara bir tak›m hizmetler sunmaya çal›fl›yoruz. Üyelerimiz de gönüllü destekleriyle bize birçok konuda yard›mc› olabilirler. Türkiye’nin en önemli PR firmalar›ndan Marjinal Porter Novelli bir sosyal sorumluluk bak›fl aç›s›yla BÜMED’e destek vermeye bafllad›. Zaten kurum olarak sosyal sorumluluk kapsam›nda kalpten destekledikleri birçok kurum var. Biz de onlardan biri olduk. Ve o günden beri de sanki binam›z›n içinde bizden biri gibi canla baflla çal›flmaktalar. Biz de bu projelerimizin iletiflimini onlar›n sayesinde belli bir çizgiye tafl›yabildik. Bo¤aziçi Hepimizin “Bugüne kadar okulumuza neredeyse 4 milyon dolar›n üzerinde bir kaynak aktar›lm›fl.” Bildi¤iniz gibi y›l içinde yürüttü¤ümüz tüm faaliyetlerden elde etti¤imiz gelirlerden sonra y›l sonunda oluflan gelir artan›n› oldu¤u gibi Bo¤aziçi Üniversitesine aktar›yoruz. BÜMED kâr amac› gütmeyen bir kurum ve bakt›¤›n›z zaman do¤ru projelerle bu kaynak daha da artt›r›labilir. Devlet

Benim için do¤ru, nitelikli ve kaliteli iletiflim olmazsa olmazd›r. Biz oturdu¤umuz yerden bu kadar büyük bir camiay› bir arada tutamay›z. Devir iletiflim devri.

üniversitesi olarak k›s›tl› kaynaklar› olan üniversitemiz önemli çal›flmalar yürütmekte ve bizler de elimizi tafl›n alt›na koyarak üniversitemize destek vermeliyiz. Biz y›l boyunca gelir art›r›c› faaliyetleri tercih etmeliyiz, daha az giderle daha çok gelir getirecek projeler gelifltirmeliyiz. Bizim üstümüze düflen en önemli görevlerden biri ise bu yönde camiay› harekete geçirmek. Daha çok burs... “Bu kadar çok üstün baflar›l› ö¤renci bizim üniversitemizi tercih etmiflken bizlerin de onlar› sahiplenmemiz gerekiyor” Üniversitenin en önemli ihtiyaçlar›ndan biri de burs. Özel üniversitelerin sundu¤u imkanlar ortada, Bo¤aziçi Üniversitesi’nin en çok tercih edilen üniversite olma özelli¤ini devam ettirmesinde sundu¤u burs olanaklar›n›n önemli bir rolü var. ‹mkanlar› s›n›rl› birçok ö¤rencimiz var ve onlar›n e¤itimlerine devam edebilmeleri noktas›nda bizlere birçok sorumluluk düfltü¤üne inan›yorum. Bir e¤itimci olarak da baflar›l› fakat imkan› olmayan ö¤rencilerin desteklenmesini çok önemsiyorum. E¤er desteklenmezlerse farkl› yerlere sürüklenebiliyorlar. Bu kadar çok üstün baflar›l› ö¤renci bizim üniversitemizi tercih etmiflken bizlerin de onlar› sahiplenmesi gerekiyor diye düflünüyorum. 7 y›ld›r sürmekte olan Bo¤aziçi Hepimizin kampanyas›n› BÜVAK ve BÜ ile birlikte ele ald›k ve bu

Feza Sengel TED Ankara Koleji ve Ankara Üniversitesi DTCF ‹ngiliz Dili ve Edebiyat› Bölümü mezunu olan Feza Sengel 1999 y›l›na kadar farkl› e¤itim kurumlar›nda hocal›k yapt›. 1988 - 2001 y›llar› aras›nda ‹ngiltere, Cambridge’de bulunan “Cambridge Center for Languages” dil merkezinin Türkiye Daimi Temsilcili¤i görevini yürüttü. 2001-2002 döneminde Enka Okullar›nda yöneticilik yapt›ktan sonra kariyerine 3. Sektörde devam etme karar› ald›. 2002-2005 y›llar› boyunca Türkiye E¤itim Gönüllüleri Vakf›’n›n kurumsallaflma çal›flmalar›nda yer ald›, E¤itim Departman› Yöneticisi olarak görev yapt› ve TEGV Yönetim Kurulu Genel Sekreterli¤i görevini sürdürdü. 2005 y›l›ndan sonra Kurumsal ‹letiflim ve Proje Yönetim Dan›flman› olarak çeflitli sosyal sorumluluk projeleri gerçeklefltirdi. Türkiye Meme Vakf› için meme sa¤l›¤› konusunda bir bilinçlendirme projesi olan ‘Fark›nday›m Korkmuyorum’ Kampanyas›n› haz›rlad› ve Türkiye genelinde uygulad›. Bu kapsamda dünyada ilk kez uygulanan akran e¤itimi yoluyla 5 bin genç k›za meme sa¤l›¤› e¤itim projesini gerçeklefltirdi. Sengel, Türk E¤itim Derne¤i ‹stanbul Temsilcili¤i ‹cra Kurulu üyesi ve bir k›z çocuk annesi.

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 21


Geçti¤imiz akademik y›l Üniversitemizde 3491 ö¤renciye burs deste¤i verildi, oysaki talep 7 binlere yak›n. 40 binden fazla mezunu olan bir üniversiteden bahsediyoruz. Çok daha fazla mezunumuz en az›ndan bir ö¤renciye destek vermeli. Ayn› dönemden 5 veya 10 kifli bir araya gelip bir ö¤rencinin e¤itim giderlerini karfl›layabilirler. “Sahip ç›kmak” dedi¤imiz böyle bir hareket. Neden ba¤›flç›lar›n say›s› 2 binde kals›n, neden 10 bin olmas›n? sene bir relansman yapmay› hedefledik. Biz de BÜMED olarak bu kampanyan›n iletiflimini ve camian›n harekete geçirilmesi görevini üstlendik. Ben mezunlar›m›z›n bu ça¤r›m›za sessiz kalmayacaklar›na ve önemli bir güç birli¤i yap›laca¤›na inan›yorum. Aidiyet “Bize düflen görev mezunlar›m›z›n üniversiteleri ile ba¤›n› sürdürmesini sa¤lamak” Aidiyetin çok yüksek oldu¤unu gözlemledim. Mezun okulunu önemsiyor. Ancak bu aidiyetin süreklili¤ini sa¤lamak çok önemli. Üniversitenin de BÜMED’i kucaklam›fl olmas› çok önemli. Fiziki olarak Üniversitenin arazisi 22 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

içinde yer almak, devaml› dirsek temas›nda olabilmek önemli bir avantaj. Bunu çok iyi de¤erlendirmek laz›m, her mezunlar derne¤inin böyle bir imkan› yok. Bize düflen görev mezunlar›m›z›n üniversiteleri ile ba¤›n› sürdürmesini sa¤lamak. Ben aidiyetin birinci günden bafllad›¤›na inan›yorum. Bu nedenle yeni ö¤rencilerimizle BÜMED olarak da ilk günden tan›fl›yoruz. Onlara ilk dokunuflumuzu da “Hofl geldiniz” dedi¤imiz Oryantasyon Partisi ile gerçeklefltiriyoruz. Geçti¤imiz y›l haz›rl›k ö¤rencilerine sözlük hediye ettik, bu y›l da tekrarlad›k. Ayr›ca bu y›l yeni gelen ö¤rencilerimize yard›mc› olmak ad›na içinde 6 kampüsün krokilerinin bulundu¤u ‹ngilizce bir cep haritas› ürettik. Üniversitemizin tan›t›m› aç›s›ndan küçük ama önemli bir araç haz›rlad›¤›m›z› düflünüyorum. Buna benzer çal›flmalar› sürdürece¤iz. 25. y›l “2010 BÜMED için iletiflim y›l› olacak” 2010 BÜMED’in kuruluflunun 25. y›l›. Bir komisyon oluflturduk ve camiadan kat›lmak isteyen tüm üyelerimize bu komisyon aç›k, gelip bizimle çal›fl›rlarsa çok mutlu oluruz. Bizim için 2010 bir iletiflim y›l›. Sadece yurt içinde de¤il uluslararas› iliflkilerimizi de kuvvetlendirecek çal›flmalara odaklanmal›y›z. Bu yönde Rektörümüzün öncülü¤ünde giriflimlerimiz var. Seminerler,

paneller, etkinlikler, yay›nlar gibi projelerimiz var. 2010 BÜMED için konuflma y›l› olacak, bir sonraki 25 y›l için hedef ve vizyonun belirlenece¤i bir y›l olacak. Bu yönde anket çal›flmalar›m›z da olacak. Mezunlar›m›z bu y›l haz›rl›kl› olsunlar, onlara bol bol soru soraca¤›z. Renkli bir y›l olmas›n› arzu ediyorum. Portalimizi tamamen yeniliyoruz ve çok daha dinamik ve interaktif bir platform yaratmay› hedefliyoruz. “Gelin sahip ç›kal›m” “BÜMED çat›s› alt›nda yürütülen birçok çal›flma var ve hepsi için de gönüllü deste¤ine ihtiyac›m›z var.” Bu slogan sadece burs için de¤il. Mezunlar›m›z BÜMED’e de daha çok sahip ç›kmal›. Mentorluk, BUmanzara gibi gönüllü çal›flmalar çok daha fazla mezunumuzun kat›l›m›n› bekliyor. Her iki program ile de çok önemli ifller baflard›k. Ö¤rencilere karfl› bizim sahadaki yüzümüz onlar ve daha çok destek almalar› tüm camia için önemli ve bizler bunu baflarabilecek güçteyiz. Bunlara benzer BÜMED çat›s› alt›nda yürütülen birçok çal›flma var ve hepsi için de gönüllü deste¤ine ihtiyac›m›z var. BÜMED çat›s› alt›nda bir araya gelen gruplar›n nihai misyonu Üniversiteye ve ö¤rencisine dönük fayda yaratmak. Mezunu, üniversitesi için fark yaratmal›. BÜMED bunun için çal›fl›yor.


S‹V‹L TOPLUM

Yaz›: P›nar TÜREN PATTERSON ’93 - ‹dil TÜRKMENO⁄LU ’95 Foto: Teoman GÜRZ‹H‹N

Dünya sosyal giriflimcilerle de¤ifliyor! Sosyal giriflimcilik konusu, gitgide daha çok dikkati, yetene¤i hatta paray› çekiyor. Oxford’dan NYU’ya birçok flöhretli üniversite bu konuda dersler, programlar aç›yor, hatta enstitüler kuruyor. 2006 Nobel Bar›fl Ödülü’nü alan Muhammed Yunus’un da bankas›yla “Sosyal Giriflimci”örne¤i olmas› bu alana ilgiyi artt›rd›. Sosyal giriflimcilik kavram› ve birkaç Bo¤aziçili Sosyal Giriflimci ile sizi tan›flt›rmak, bu sene üniversitemiz ö¤rencilerine yönelik aç›lan SOGLA - Sosyal Giriflimci Genç Liderler Akademisi’ni müjdelemek istedik.

24 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

S

osyal Giriflimcilik, yeni ve biraz da bu yüzden tan›m› bilinmeyen bir kavram. Sosyal Sorumluluk ile, gönüllülük ile, yard›mseverlik ile, kurumlar›n yapt›¤› topluma yönelik tüm projelerle kar›flt›r›labiliyor. destekleyen bireyler, gönüllüler; sosyal sorumluluk çal›flmalar›nda bulunan kiflilerdir. Ancak, bu destek konusunu gündeme getiren, örne¤in ABD’deki gibi çocuk evleriyle huzurevlerini kaynaflt›ran modeller gibi herhangi bir “yafll› destek sistemi” kuran ve yayg›nlaflt›ran kiflilere “sosyal giriflimci” diyebiliriz. Sadece, “Sosyal Giriflimci, bir sosyal konuya kaynak yaratmaya odaklanan kiflidir” demek, kavrama haks›zl›k olur. Gerçek bir sosyal giriflimci, kapsaml› bir flekilde de¤er katmay›, bir dönüflümü hedefler. Toplumun önemli sorunlar›na, sistemi de¤ifltiren, innovatif çözüm yollar› bulmaya çal›fl›r ve elbette toplumu da bu yönde ikna eder. Sosyal giriflimciler; 1. Al›fl›lagelmifl, ama belki mali belki siyasi nedenlerle; yanl›fl, dengesizleflmifl, marjinalleflmifl veya d›fllanm›fl bir durumu tespit ederler. 2. Bu durum içinde bir f›rsat görürler; statükoyu de¤ifltirmeye niyetlenir, hedefler belirler ve baflkalar›na da bu konuda ilham verirler. 3. Sorunu çözen, durumdaki potansiyeli a盤a ç›karan yeni ve sürdürülebilir bir ekosistem kurarlar. Türkiye’den baz› Sosyal Giriflimciler Türkiye’deki sorunlarla yarat›c› biçimde mücadele eden Sosyal Giriflimcilere baz› örnekler: • Van Gölü’nde inci kefalinin bilinçsiz avlanma sonucu say› ve kalite aç›s›ndan ekonomik de¤erini kaybetmesinin bölge aç›s›ndan yarataca¤› sorunlar› düflünen ve alternatif bal›kç›l›k modeli gelifltirerek köy köy bu modeli anlatmak için dolaflan Prof.Dr. Mustafa Sar›. • Do¤u Anadolu’da oniki ilden üçbin çiftçiyi örgütleyerek ayn› çat› alt›nda organik tar›m yapt›ran emekli ö¤retmen Nazmi Il›cal›. • Türkiye’de gençler için önemli bir rol model olarak onlar›n toplumsal duyarl›l›klar›n› gelifltirmeye katk›dabulunan ‹brahim Betil ’68. • Bedensel engelliler için yaratt›¤› Alternatif Kamp ile Ercan Tutal. • Türkiye’nin ilk ba¤›ms›z dinleyici destekli radyosu Aç›k Radyo’yu kuran Dr.Ömer Madra ’64. • Do¤u ve Güneydo¤u Anadolu’da kad›na yönelik fliddeti önlemeye ve kad›nlar› ekonomik yaflama katma çal›flmalar›yla tan›nan KAMER Vakf›’n›n kurucusu Nebahat Akkoç.


Arzum Meleksoy ’92 ve Mete Meleksoy ’88 1999’dan beri Arzum ve Mete Meleksoy, Irmak Canevi’nin de deste¤i ile kurduklar› internet sitesiyle (www.alisbagis.com.tr) Türkiye’nin en önemli STÖ’lerince gerçeklefltirilen projelere fon buluyorlar. Arzum Meleksoy’un sivil toplumla ilk çal›flmalar› Bo¤aziçi dönemime rastl›yor. Sonras›nda finans sektörüne girmifl, ama en sonunda sadece kar amac› gütmenin kedisi için tatmin edici olmad›¤›na karar verip sivil toplum çal›flmalar›na tümüyle kaym›fl. “Toplumsal sorunlar›n çözümünde, sadece tüm kurumlar› ile devletin ve bir grup seçkinin yeterli olmas›n› beklemenin yanl›fll›¤›n› gösteren

pek çok örnek yaflad›k. Çözüm ve çözüme götürecek de¤iflim bireylerden gelecek. Sosyal de¤iflimin toplumlar›n içinden do¤du¤unu ve toplum içindeki her bir bireyin bir de¤iflim yarat›c›s› olma potansiyeline sahip oldu¤unu düflünüyorum. Yurttafl olarak biz bireyler art›k sosyal problemlere karfl› pasif kalm›yor, kalmak istemiyor ve de¤iflimeçözüme katk›da bulunmak istiyoruz. Bunu yaparken de ifl

dünyas›nda edinilen yöntemleri çal›flmalar›n verimini art›racak flekilde kullan›yoruz.” “SOGLA projesi ile sosyal giriflimci olacak Bo¤aziçililere, çal›flmalar›nda stratejik yaklafl›m› ana merkeze koymalar›n›, sorunlarla karfl›laflt›klar›nda mücadeleden y›lmamalar›n› ve Bo¤aziçi Üniversitesi'nin ruhumuza iflledi¤i o yarat›c› olma ve fark yaratma yönlerine sad›k kalmalar›n› önerebilirim.”

Zeynep Uluer Aytekin ’88 fiirketler içinde gönüllülük programlar› kurulmas›n› sa¤layarak özel sektörün deneyimini ve insan gücünü topluma aktar›yor. Zeynep Uluer Aytekin, özel sektörde çal›flan, iyi e¤itim görmüfl, donan›ml› çal›flanlar›n sosyal sorumluk alarak kendi ülkeleri için gönüllü olarak görev almalar›n›n gerekli oldu¤unu düflünüp, önce kendisi Citibank’ta çal›flmalara bafllad›. Daha sonra çevresini ifle katarak daha yayg›n çal›flmalar yapt›. Uluer, flirket gönüllülü¤ünü gelifltirerek sivil toplumu desteklemek için ifl dünyas› ve sivil örgütlenmelerin

bir arada çal›flabilece¤i bir zemin oluflturdu ve Türkiye’ye ilk kez Corporate Volunteerism kavram›n› getirdi. 2004 y›l›nda Özel Sektör Gönüllülüer Derne¤i’nin kurulmas›na önayak oldu. Dernek bugün 60’tan fazla üye flirketi ve bu flirketlerde çal›flan binlerce kifliyle toplumda gönüllülük yoluyla fark yarat›yor. “Ben sosyal giriflimci olay›m diye yola ç›kmad›m ki! Sadece özel sektörden daha çok gönüllü

ordusu nas›l oluflturabilirim diye araflt›rd›m, öyle bir fark yaratmak istemifltim. Sonradan bir ö¤rendim ki sosyal giriflimcilik yap›yormuflum. fiimdi tabii herkes daha bilinçli fleklide SG oluyor, ne güzel! Tasviyem e¤er dünyada daha büyük kitlelerin sorunlar›na toplu ve yarat›c› çözümler yaratmak istiyorlarsa dünyadaki örnekleri araflt›rs›nlar ve bunu yapmak için kamuoyu oluflturmaya bafllas›nlar...”

Osman Dinçbafl ’84, Ernst and Young Genel Müdürü Türkiye’de Y›l›n Sosyal Giriflimcisi’ni seçip, Schwab Vakf› ile birlikte ödüllendiriyorlar. Ernst & Young’›n dünya çap›nda 23 y›ld›r gerçeklefltirdi¤i “World Entrepreneur Of The Year Dünya Y›l›n Giriflimcisi” yar›flmas›n›n Türkiye aya¤›n› oluflturan “Y›l›n Giriflimcisi” yar›flmas›n› Türkiye'de 2004 y›l›nda beri düzenliyorlar.

2007 y›l›nda çok anlaml› bir kategori aç›ld›: Social Entrepreneur of the Year-Y›l›n Sosyal Giriflimcisi. “Biz de Türkiye'de, ülkemizin sahip oldu¤u, k›smen ya da tamamen kullan›lamayan kaynaklar›n› (insan gücü, co¤rafya, tar›m gibi);

toplumun kalk›nmas›, bireylerin kaliteli yaflam standartlar›na kavuflabilmesi sa¤lamak için yola ç›kan giriflimcileri topluma tan›tmak amac›yla bu yar›flmaya ön ayak olduk” diyor Osman Dinçbafl.

Yanl›fll›k Kaflifleri! Sosyal giriflimciler yüklü para ve zeka gerektiren sorunlara farkl› ç›k›fl yollar› bulmakta benzersizdirler. Hükümetler ve geleneksel kurulufllar sorunlara d›flar›dan bakarken, sosyal giriflimciler onlara içeriden samimi yaklafl›mlarda bulunurlar. Bakmaya devam ederken de, politika koyucular› yoldan ç›karan yanl›fl varsay›mlar› da keflfederler. Arkalar›nda ordular veya polis gücü olmad›¤›ndan, de¤iflimi zorla kabul ettirmek için de¤il, de¤iflimi sa¤lamak için çal›fl›rlar ve böylece de ba¤›ml›l›¤› desteklemekten ziyade insan yetene¤ini tesis ederler. David Bornstein, 2009, “Dünya Nas›l De¤iflir”, Alfa Kitap, HSBC Bank A.fi. katk›lar›yla yay›nlanm›flt›r. 2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 25


Sosyal Giriflimci Genç Liderler Akademisi Bo¤aziçili gençler örnek bir projeyi hayata geçiriyor. Dünya Bankas›’n›n destekledi¤i Sosyal Giriflimci Genç Liderler Akademisi, Bo¤aziçi Üniversitesi ö¤rencilerinin giriflimci ruhlar›n› ve liderlik yeteneklerini sosyal konularda kullanmalar›na yard›mc› olmay› amaçl›yor. Proje Koordinatörü Ece Ercel ’06 ve Timur Tiryaki ’03 ile Bo¤aziçi Üniversitesi ö¤rencileri ile bafllayacaklar› çal›flmalar› ve hedeflerini konufltuk.

Dünya Bankas› taraf›ndan ‘Türkiye’de Gençlik: Gelece¤imizi fiekillendirelim’ bafll›¤› alt›nda düzenlenen Yarat›c› Kalk›nma Fikirleri Yar›flmas›’na yap›lan 800 ön baflvuru aras›ndan en baflar›l› bulunan 20 projeden biri olan ‘Sosyal Giriflimci Genç Liderler Akademisi (SOGLA)’ Dünya Bankas›’ndan ald›¤› maddi destekle Bo¤aziçi Üniversitesi’nde hayata geçiriliyor.

26 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

P

rojenizden bahseder misiniz? Timur Tiryaki: Sosyal Giriflimci Genç Liderler Akademisi (SOGLA) sosyal fark›ndal›¤› yüksek, liderlik ve giriflimcilik vas›flar›n› sosyal giriflimcilik alan›nda kullanabilecek gençleri nas›l yetifltirebiliriz vizyonundan yola ç›karak olufltu. Kurucusu oldu¤um The Key Baflar› Akademisi uluslararas› bir koçluk ve kiflisel geliflim ekolünün Türkiye temsilcisi. Ben de bu projede kiflisel geliflim, koçluk ve liderlik know-how’›m› ortaya koydum. Bu know-how’› Ece ald›ktan sonra kendi vizyonunu katt›. Bu birikimleri gençlere nas›l afl›lar›z sorusundan yola ç›karak projeyi oluflturduk. Finansman› için Dünya Bankas›’na baflvurduk. Dünya Bankas› projemizi Türkiye’de yarat›c› kalk›nma fikri alan›nda yat›r›m olarak gördü¤ü için seçti ve art›k projemizi hayata geçiriyoruz.

Ece Ercel: Proje ekibimizde Timur ve benim d›fl›mda, profesyonel koç Rena Tanyel ve Bo¤aziçi ö¤rencileri Ata Gür, ‹stem Akalp ve Mert Korkmaz bulunuyor. SOGLA kapsam›nda bu sene Bo¤aziçi Üniversitesi ö¤rencisi 20 genci seçip, kapsaml› koçluk, giriflimcilik, liderlik ve sosyal giriflimcilik alan›nda e¤itimler verip bu gençlerin sosyal giriflimcilik projeleri gelifltirip, bunlara yönetim finansmanlar› bulup faaliyete geçmesini, sosyal giriflimcilik alan›nda Türkiye’de ilk defa düzenlenecek üniversite bünyesinde sosyal giriflimcilik organizasyonunu düzenlemeyi amaçl›yoruz. Koçluk e¤itimini alan gençler birbirlerine koçluk yap›yor olacaklar ve bununla birlikte bu gençler ald›klar› e¤itimlerle sosyal giriflimcilik anlay›fl›n› sosyal giriflimcilik kavram›n› kendi aralar›nda yay›yor, birbirlerini e¤itiyor ve bilinçlendiriyor olacaklar.

Sosyal giriflimci lider yetifltirmeyi amaçl›yorsunuz. Bu kavram› konuflabilir miyiz? E.E.: Asl›nda flu üçlemeyi yerlefltirmek istiyoruz: Sosyal, giriflimci, lider. Sosyal kavram› içinde toplumsal ve sosyal sorunlara yönelik fark›ndal›k; yenilikçi yaklafl›mlar, çözüm üretme, herkesin belirli f›rsatlara ulaflmas› için gerekli çaban›n sarf edilmesi, birlik bilinci gibi olgular bar›nd›r›yor. Giriflimcilik taraf› daha çok koçlu¤un destekledi¤i, hedef koyup, hareket plan› oluflturup, motivasyonu toparlay›p harekete geçmeyi içeriyor. Giriflimciler karar veren ve h›zl› ad›mlar atan kiflilerdir. Liderler de zaten güçlü ad›mlar atmay› beceren kiflilerdir. Liderlik burada önce kendine sonra hedefi do¤rultusunda baflkalar›na liderlik etmeyi bar›nd›yor. Dolay›s›yla sosyal, giriflimci ve liderlik; üçü bir araya geldi¤i zaman toplumsal ve sosyal sorunlara çözüm üretecek


Ece Ercel, Profesyonel Koç, E¤itmen ‹stanbul Erkek Lisesi’nin ard›ndan 2006 y›l›nda Bo¤aziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararas› ‹liflkiler bölümünden mezun oldu. Kraft Foods ve Diageo’daki 2 y›ll›k pazarlama kariyerinin ard›ndan Bob Proctor Life Success Profesyonel Koçluk e¤itimlerini tamamlad› ve tutkusu olan “gençlerin hayatlar›na dokunmak” ad›na yeni bir aç›l›m yaratarak Türkiye’de gençlere yönelik uygulanan koçluk ve kiflisel geliflim programlar›na öncü oldu. Çal›flmalar›n›n oda¤›nda gençlik koçlu¤u, sosyal giriflimcilik ve pozitif psikoloji bulunan Ece Ercel, Türkiye’de sosyal giriflimcilik alan›nda lider gençler yetifltirmeyi amaçlayan ve Dünya Bankas› taraf›ndan Yarat›c› Kalk›nma Fikirleri kapsam›nda desteklenen ‘Sosyal Giriflimci Genç Liderler Akademisi’ projesinin yarat›c›lar›ndan olarak projenin koordinatörlü¤ünü yürütmekte. projelerin ortaya ç›kmas›n› sa¤layacak giriflimci ve liderlik becerileri gibi toparlayabiliriz. Mezun olduktan sonra kazand›klar› ticari baflar›n›n yan›nda, topluma katk›da bulunacak s›rad›fl› bir baflar› sa¤lamalar›n› ve sosyal giriflimcilik alan›nda öncü olmalar›n› amaçl›yoruz. T.T.: Sosyal sorumluluk ile ilgilenen profilin ifl hayat›ndan, liderlik becerilerinden veya rekabetçi konulardan, giriflimcilikten uzak olmamas› laz›m diye düflünüyoruz. Sanki sosyal sorumluluk çal›flmalar› iflin sadece sosyal huzur boyutu ve giriflimci ruhu oraya kar›flmamal› gibi bir düflünce var ama bu do¤ru de¤il. Son derece profesyonel konser

Ece Ercel: Hedefimiz projenin yay›lmas›. fiu an bafllang›ç için Bo¤aziçi Üniversitesi’ne gittik, Bo¤aziçi Üniversitesi’nde bafllat›yoruz. Amaç, bu ö¤rencilerin bundan sonraki y›llarda kendi ekipleriyle gidip di¤er üniversitelerde benzer oluflumlara ön ayak olmalar›.

organizasyonlar›, tatil organizasyonlar› yap›p, müthifl ifller planlay›p müthifl sponsorlar bulabilen gençlerin bu liderlik becerilerini sosyal projeler ve giriflimler için kullanmalar›n› istiyoruz. Projeniz üniversitemizde nas›l uygulanacak? E.E.: Ekim ay›nda web sitemiz www.sogla.org üzerinden baflvurular ald›k. Bu baflvurular sonunda bir ön eleme ve ard›ndan mülakat sürecimiz olacak, bu mülakatlar sonunda, bu seneki akademinin ilk 20 kiflisini belirliyor olaca¤›z. Ve seçildikleri an itibariyle çal›flmalara bafll›yor olacaklar. Yine bu 20 kifli fiubat ay›nda kapsaml› e¤itim program›na dahil olacaklar. Stajlar›n› yapacaklar, koçluk yapacaklar. Nisan ay›nda da sosyal giriflimcilik organizasyonunu düzenliyor olacaklar ve önümüzdeki sene yap›n›n devam› için giriflimlerde bulunarak birlikte devam edece¤iz. T.T.: 20 s›rad›fl› kifliyi bulup, 20 s›rad›fl› kifliyi s›rad›fl› lider olmaya haz›rl›yor olaca¤›z. Ama çok net söyleyeyim, 7.000-10.000 TL aras› minimum gideri olan bir e¤itim al›yor olacak bu flansl› 20 kifli. E¤itim ald›ktan sonra da somut projeler üretmeleri bekleniyor. O

projelerden biri kongre, bunun d›fl›nda farkl› sosyal giriflimcilik projeleri organize edecekler bu ald›klar› bilgilerle. Dolay›s›yla önümüzdeki sene sonunda en az 3-5 tane de orjinal sosyal yenilik fikri buradan ç›k›yor ve bu ekip taraf›ndan yap›l›yor olacak. Mezunlar›m›zdan flirketlerinin kurumsal sosyal sorumluluk bütçelerinden yararlanarak, bu yeni olufluma destek olmalar›n› bekliyor olaca¤›z. Ayn› zamanda farkl› alanlarda ayni destek de bekliyor olaca¤›z. Web-sitesi üzerinden bize ulaflabilecekler ve destek olmak istedikleri alanlar› belirleyebilece¤iz. E¤itim alan ilk 20 ö¤rencinin do¤ru bir flekilde di¤er gençleri e¤itmesini nas›l organize edeceksiniz? T.T.: Önce kendi e¤itimlerini ald›ktan sonra 3 ayl›k bir uygulama süresi olacak. Bu sürede koçluk yapacaklar, projeler üretecekler, kollar›n› s›vayacaklar ve yüzlerce kifliye dokunacak farkl› ifller üretecekler. Dönemin sonunda, bir sonraki sene için haz›rl›k süreci olacak. Bir sonraki sene kendi aralar›nda ve bizim de koordine edece¤imiz ekiple seçilecek baz› kifliler, bir sonraki senenin ekibini e¤itecek ve bilgileri aktaracak kifliler olarak seçilecekler. Hep Bo¤aziçi ö¤rencileri Bo¤aziçi Üniversitesi’nden yeni ö¤rencileri mi e¤itecek? E.E.: Hedefimiz projenin yay›lmas›. fiu an Bo¤aziçi Üniversitesi’nde bafllat›yoruz. Amaç, bu ö¤rencilerin bundan sonraki y›llarda kendi ekipleriyle gidip di¤er üniversitelerde benzer oluflumlara ön ayak olmalar›. Hem Bo¤aziçi Üniversitesi’nde devam etmesi hem de di¤er üniversitelerde bizim bu sene yapt›¤›m›z› yapabiliyor, gelifltiriyor olmalar›. Bu seneki 20 kifli içinden önümüzdeki sene için bir yay›l›m komitesi kurulacak. Sistem, kifli say›s› artar ve di¤er okullara yay›l›r flekilde iflleyecek. 2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 27


Tabi bu e¤itimi alm›fl bir gencin giriflimci bir yap›s› olaca¤›n› farz ediyoruz, kendisi baflka bir üniversiteye gidecek, bu projeyi anlatacak diye düflünüyoruz çünkü ondan sonra yaln›z bafl›na kalacak... T.T.: Yüzde yüz de¤il. Bir sonraki sene de bu ifl yay›ld›¤› ve devam etti¤i sürece ellerimiz üzerlerinde olacak, dolay›s›yla yaln›z bafllar›na olmayacaklar. Do¤ru kiflileri seçece¤iz, do¤ru e¤itimleri verece¤iz, do¤ru projeleri yapacaklar ve yay›laca¤›z. Sonuçta Bo¤aziçi’nden bafllayan ve sonra Türkiye’deki birçok üniversiteye yay›lan bir kavram olacak. Bu nedenle Bo¤aziçililer de bu sosyal giriflimci liderlik kavram›na tutunsunlar ve destek olsunlar istiyoruz. Hayalinizde neler var? T.T.: Önümüzdeki sene en az 3 okula daha yay›lmak, 5 okulda 20’fler kiflilik ekibin büyütülmesi. Önümüzdeki sene Bo¤aziçi içinse daha büyük bir kitleyi e¤itime haz›rlamak ve daha büyük bir proje grubu haz›rlamak istiyoruz. Bu ekip flirketlerden gidip, nas›l

Timur Tiryaki: Sosyal sorumluluk ile ilgilenen profilin ifl hayat›ndan, liderlik becerilerinden veya rekabetçi konulardan, giriflimcilikten uzak olmamas› laz›m diye düflünüyoruz. Timur Tiryaki, The Key Baflar› Akademisi Kurucusu, Profesyonel Koç, Yazar

ki parti sponsorlar› al›n›yor, son derece kurumsal ve profesyonel flekilde sosyal giriflimcilik projelerine de ayn› flekilde sponsor bulmalar›n› istiyoruz. 20 de¤il Bo¤aziçi’nden 40 veya 50 kiflilik bir ekibin olmas› ve proje say›lar›n›n gün geçtikçe artmas› bir di¤er hayalimiz. Di¤er sivil toplum örgütleri ile ifl birlikleri yap›ls›n, sosyal giriflimcilik alan›nda çal›flan bir liderlik motoru olal›m, bizim motorumuzla gençler lider olsunlar, daha da çok üretsinler, insanlar› bir araya getirsinler istiyoruz.

15 Ekim günü BÜ Demir Demirgil Salonu’nda yap›lan tan›t›m toplant›s›nda programa baflvuru yapmak isteyen Bo¤aziçi ö¤rencileri salonu doldurmufltu. Timur Tiryaki’nin sunumunu büyük bir dikkatle dinlediler ve sorular›n› yönelttiler.

28 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

100 y›ll›k uluslararas› bir liderlik ve kiflisel geliflim bilgi birikimini Türkiye'ye getiren Timur Tiryaki, “Budha m› olsam? CEO mu olsam?” kitab›n›n yazar›, profesyonel bir koç, bir motivasyon konuflmac›s› ve baflar› e¤itmeni olarak çal›flmakta. 2003 y›l›nda Bo¤aziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisli¤i Bölümü’nü bitirdikten sonra Procter&Gamble Sat›flta kariyerine bafllad› ve Intel'e Pazarlama Müdürü olarak transfer oldu. S›rad›fl› pazarlama aktiviteleri ile dünya çap›nda birçok pazarlama ödülü kazand›. Kiflisel geliflim ve liderlik becerileri üzerine çal›flarak ifl hayat›nda s›ra d›fl› sonuçlar yakalanabilece¤ini gördü. Dünyan›n en tan›nm›fl koçlar› ve liderlik gurular›ndan Bob Proctor Türkiye orta¤› olarak, The Key Baflar› Akademisi çat›s› alt›nda 21. yüzy›l›n yeni liderlik modellerini, kiflisel geliflim ve koçluk kültürü ile baflar›n›n ve mutlulu¤un yollar›n› anlatmakta. Uluslararas› sertifikal› bir koç olmakla birlikte, Bob Proctor Life Success Sertifika Program› kapsam›nda profesyonel koçlar yetifltirme yetkisine de sahiptir.

Proje içinde ö¤renci aya¤›nda yer alan Bo¤aziçi Üniversitesi ÖTK (Ö¤renci Temsilcili¤i Kurulu) Baflkan› Kemal Yavuz: “ÖTK olarak SOGLA’n›n organizasyon k›sm›nda yer al›yoruz. Uygulaman›n okulumuzdaki resmi temaslar›n› yürütmeye ve ö¤renci arkadafllar›m›z›n bu çal›flmaya daha içten ve daha etkin bir flekilde kat›l›mas›n› sa¤lamaya çal›flaca¤›z. SOGLA’n›n toplumsal konularda yenilikçi fikirler üretebilecek bireylere destek olmay›, bu konuda bizlerle yeni alanlar yaratmay› amaç edinmifl olmas› bizim için son derece önemliydi. Bu projeyle birlikte içimizden birileri okulumuz ve genel olarak toplumumuz için sürekli olarak yeni yeni çal›flmalar yap›labilece¤ine inanacak ve baz› profesyoneller de onlara destek olacak.”


E⁄‹T‹M

Yaz›: Elif POSOS DEVRAN‹ ’05 Foto: ‹EL arflivi

‹stanbul Erkek Lisesi 125 yafl›nda ‹stanbul’un klasiklerinden biri olan vapur yolculuklar›nda, özellikle Kad›köy-Eminönü vapur hatt›n› kullananlar›n dikkatini Ca¤alo¤lu’ndaki görkemli bir bina çeker. Eminönü s›rtlar›nda heybetle yükselen bu koca yap› hava karard›ktan sonra ›fl›klar›n› açt›¤›nda, karfl› k›y›dan bakanlara uzaktan göz k›rpar. Bu güzel bina, yetifltirdi¤i ö¤renciler ve verdi¤i kaliteli e¤itimle 125 y›ld›r ülkeye hizmet eden ‹stanbul Lisesi’dir. Birçok mezunu Bo¤aziçi Üniversitesi’nde yüksek ö¤renimine devam eden, Türkiye’nin köklü e¤itim kurumlar›ndan ‹stanbul Lisesi’nin 125. y›l›n› bizler de dergimizde her iki okuldan da mezun olan Elif Posos Devrani’nin (’05) yaz›s› ile kutluyoruz. Nice y›llara... 30 2009 BO⁄AZ‹Ç‹


stanbul Lisesi’nin tarihi 1884 y›l›na dayanmakta. ‹stanbul Erkek Liseliler E¤itim Vakf› taraf›ndan okulun 125. y›l› flerefine ç›kar›lan “Billur Bir avizedir ‹stanbul Erkek Lisesi’nde zaman: Belgeleriyle 125 Y›l 18842009” isimli kitapta belirtildi¤i üzere, dönemin dünya çap›nda üne sahip matematikçilerinden Mehmet Nadir Bey’in özel okul olarak kurdu¤u Numûne-i Terakki Mektebi, flimdiki ‹stanbul Lisesi’nin temelini oluflturmufltur. Kurucu Mehmet Nadir Bey’in modern ve ileri görüfllü olarak tan›mlanabilecek e¤itim anlay›fl›, okulun ilklere imza atan yenilikçi ve öncü anlay›fl›n›n do¤ufl noktas› olarak kabul edilir. Numûne-i Terakki Mektebi, kuruluflunun üçüncü senesinde okuluyla ayn› ad› tafl›yan ilk ö¤renci dergisini ç›kararak ilk “ilkine” imza atar. Daha sonra ilkler birbirini izler: Türk izcili¤inin tohumlar›n›n at›lmas›, bir okuldaki ilk sinema gösterimi, bir okul çat›s› alt›nda kurulan ilk tiyatro kulübü... Kuruluflundan beri çok kez isim ve yer de¤ifltiren okulda de¤iflmeyen tek fley yenilikleri takip etmek, genifl vizyona sahip, çok yönlü bireyler yetifltirmektir.

Düyûn-› Umûmiye’den ‹stanbul Erkek Lisesi’ne... Birçok önemli bilim adam›, akademisyen, siyaset bilimci ve sanatç›n›n okulu olan, ülkeyi kültürel, politik ve ekonomik alanda besleyen birçok de¤erli ismin yetiflti¤i ‹stanbul Lisesi’nin faaliyet gösterdi¤i bina, lisenin flan› ve tarihi kadar görkemlidir. Binan›n heybeti d›flar›dan bak›ld›¤›nda göz al›c›d›r. Ancak, insan› kendine hayran b›rakan mimari ö¤eler as›l binan›n içine girildi¤inde, kat kat dolafl›ld›¤›nda, cam pervazlar›ndan sark›p oymalara yak›ndan bak›ld›¤›nda görülür. Okulun özel günlerinde mezunlar›n ziyaretine aç›lan fieref Salonundaki panoramik ‹stanbul görüntüsü eflsizdir. Bu tarihi

yap›n›n ‹stanbul Lisesi’ne nasip olmas›n›n ilginç bir hikayesi vard›r. 1800’lü y›llar›n sonuna do¤ru Osmanl› borçlar›n› yönetmek üzere kurulan Düyûni Umûmiye, 1897 y›l›nda bu ihtiflaml› binada faaliyet göstermeye bafllar. Bina Frans›z kökenli levanten mimar Aléxandre Vallaury’nin imzas›n› tafl›r. Düyûn-i Umûmiye’nin varl›k sebebi Cumhuriyet döneminde borçlar›n tasfiyesiyle birlikte yitmifltir. Osmanl›n›n buhranl› ve ba¤›ml› geçen son dönemine dair buruk bir an›t gibi duran bina, bu dönemde birçok taliple karfl›laflm›flt›r. Farkl› faaliyet alanlar› için düflünülen ve talep edilen bina, Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle ‹stanbul Erkek Lisesi’ne verilmifltir. Atatürk, d›fl güçlerin ‹stanbul’un ortas›na bir güç gösterisi yaparcas›na kondurduklar› bu ihtiflaml› binay› ‹stanbul Lisesi’ne tahsil ederek, belki de geride kalan kötü günlere dair verilebilecek en güzel mesaj› vermifltir: Zaman›nda o koskoca imparatorlu¤un harac›n›n kesildi¤i yerde, art›k Türkiye Cumhuriyeti’ni ayd›nl›k gelece¤e tafl›yacak Cumhuriyet çocuklar› yetiflecektir. Atatürk’ün tan›m›yla Sar› Siyahl›lar: Sakarya’n›n Evlatlar›... Okulun tarihine göz at›ld›¤›nda, Birinci Dünya Savafl› esnas›nda yaflanan ve okulun kimli¤inin belirlenmesinde rol oynayan bir büyük olay daha göze çarpar. Savafl y›llar›nda, o zamanki ad› ‹stanbul Sultanisi olan lisenin son s›n›f ö¤rencileri gönüllü olarak askere kat›lma karar› al›r. ‹kinci Tümene dahil olarak Çanakkale Cephesinde görev almak üzere harekete geçen gençlerin tümü 18 May›s’› 19 May›s’a ba¤layan gece, sabah saatlerine do¤ru flehit olur. Cephede bunlar yaflan›rken, ‹stanbul’a bambaflka bir telafl hakimdir. ‹stanbul Sultanisi’nin en üst kat›, cepheden dönecek gazilerin tedavilerinin yap›labilmesi

Numûne-i Terakki Mektebi, kuruluflunun üçüncü senesinde okuluyla ayn› ad› tafl›yan ilk ö¤renci dergisini ç›kararak ilk “ilkine” imza atar. Daha sonra ilkler birbirini izler: Türk izcili¤inin tohumlar›n›n at›lmas›, bir okuldaki ilk sinema gösterimi, bir okul çat›s› alt›nda kurulan ilk tiyatro kulübü... Kuruluflundan beri çok kez isim ve yer de¤ifltiren okulda de¤iflmeyen tek fley yenilikleri takip etmek, genifl vizyona sahip, çok yönlü bireyler yetifltirmektir.

için hastane rengi olan sar›ya boyanm›fl, tüm haz›rl›klar tamamlanm›flt›r. Ancak, cepheden gelen ac› haber, okulu büyük bir mateme sokar. Arkadafllar›n›n ac› haberini alan ö¤renciler, tuttuklar› yas›n göstergesi olarak okulun tüm pencere pervazlar›n› ve kap›lar›n› siyaha boyar. Böylece flehit verilen çocuklar, okulun siyah renginde ölümsüzleflir. Tarih içerisinde yaflananlarla flekillenen, camia için umudun ve vefan›n, vatana ba¤l›l›¤›n renkleri olan sar›siyah, halen yediden yetmifle tüm

‹EL, ana girifl

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 31


Tarih içerisinde yaflananlarla flekillenen, camia için umudun ve vefan›n, vatana ba¤l›l›¤›n renkleri olan sar›-siyah, halen yediden yetmifle tüm ‹stanbul Liselilerin hem inand›klar› de¤erlerin hem de okullar›n›n simgesi olmaya devam etmekte...

‹EL, 2. kat

“Siz sa¤ olun Sakarya’n›n Evlatlar›...” Bu cevap, o günden bu yana ‹stanbul Liseliler’in kendilerini tan›mlarken gururlanarak kulland›klar› bir kal›b› Sar›-Siyahl› camiaya kazand›rm›flt›r. Okulun izci oyma¤›na yak›flt›r›lan bu tan›m, Düyûn-i Umûmiye binas›yla birlikte Atatürk’ün camiaya en de¤erli hediyesidir.

‹EL, 1. kat

‹stanbul Liselilerin hem inand›klar› de¤erlerin hem de okullar›n›n simgesi olmaya devam etmekte... Sar›-siyahl›lar›n cephedeki vatan borcu, Birinci Dünya Savafl› ile s›n›rl› de¤ildir. Milli mücadele y›llar›nda son s›n›f ö¤rencilerinin bir k›sm› Anadolu’ya geçerek Milli Mücadele’ye kat›l›rlar. Bu ö¤rencilerin bir k›sm›n›n Sakarya Meydan Muharebesi’nde flehit düfltü¤ü haberi okula ulaflt›¤›nda, okulda vatan u¤runa verilen flehitleri ölümsüzlefltirmek için ikinci kez karar al›n›r: ‹stanbul Sultanisi ‹zci Oyma¤›’n›n ad›, Sakarya Meydan Muharebesi’nde flehit düflen gençlerin an›s›na “Sakarya ‹zci Oyma¤›” olarak de¤ifltirilir. Birinci ‹nönü Zaferi’nden sonra Mustafa Kemal Atatürk’ü telgrafla kutlayan ve “Sa¤ olun Paflam, vatan› düflmandan kurtard›n›z.” diyerek tebrik eden Sakarya ‹zci Oyma¤›’na Atatürk’ün yan›t› gecikmez: 32 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

Baflar› onlar için bir gelenek... Mehmet Nadir Bey’le bafllayan ‹stanbul Lisesi tarihinde, y›llar boyunca kurucusunun dile¤i olan ça¤dafl e¤itim anlay›fl›n›n devam ettirildi¤i görülür. ‹stanbul Lisesi’nin mezunlar› üniversite girifl s›navlar›nda da büyük baflar› elde ederler. Peki, okul hayat›nda bu derece baflar›l› olan gençleri “gerçek hayat” diye tabir edilen ifl hayat›nda neler bekliyor? ‹stanbul Lisesi, yetifltirdi¤i gençleri gerçek hayata da haz›rl›yor mu? Bir ‹EL’liye bu soruyu sordu¤unuzda, yan›t olarak “Evet” ya da “Hay›r” diye cevap vermektense, tipik bir Alman ekolünün göstergesi olarak kan›tla cevap vermeyi tercih edecektir: “Ahmet ve As›m Kocab›y›k, Orhan Öcalgiray, Sabri ve Murat Ülker, Mehmet Ali Berkman, Erdal Karamercan, ve niceleri…”

“Peki, ya sanat? Kültür? Edebiyat?” dersek? ‹EL’linin bu soruya yan›t› çok daha vurucu olacakt›r: “Sait Faik Abas›yan›k, Edip Cansever, Sadri Al›fl›k, Münir Özkul, Savafl Dinçel, Alaaddin Yavaflça, Erol Evgin ve niceleri...” “Peki ya, siyaset? Diplomasi? Böyle köklü bir okuldan hiç mi devlet adam› ç›kmaz?” diye sorarsak, alaca¤›m›z cevap daha da uzayacakt›r: “Samet A¤ao¤lu, ‹hsan Sabri Ça¤layangil, Cemal Hüsnü Taray, Cemil Sait Barlas, Necmettin Erbakan, Mesut Y›lmaz, Ahmet Davuto¤lu, Nurettin Sözen ve niceleri... Ayr›ca, 1955 y›l› hükümetinde ‹stanbul Liseli 6 bakan oldu¤unu biliyor muydunuz?” E¤itim alan›ndaki baflar›s› herkes taraf›ndan kabul edilen ‹stanbul Lisesi’nin akademik hayata kazand›rd›¤› de¤erleri de es geçmemek gerekir. Kimler mi? Bir ‹stanbul Erkekli’nin sordu¤umuz tüm sorular içinde en çok kan›t gösterebilece¤i alan belki bu olacakt›r: “Prof. Dr. Siyami Ersek, Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer, Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal, Prof. Dr. Mahir Vardar, Prof. Dr. fiükrü Tekbafl, Prof. Dr. ‹brahim Ar›kan ve niceleri...” ‹stanbul Erkeklilerin Yolu Bo¤aziçi’nden geçiyor... Lise sonras› üniversite s›nav sonuçlar›na bak›ld›¤›nda, ilk üç tercihlerine girmekte bir s›k›nt› yaflamayan ‹stanbul Erkeklilerin a¤›rl›kl› olarak Bo¤aziçi Üniversitesi’ni tercih ettikleri görülmekte. Her iki okuldan mezun olan ‹EL’li ve Bo¤aziçililer’e bunun sebebi soruldu¤unda, “lise döneminde al›fl›lan üstün e¤itim olanaklar› ve anlay›fl›n›n devam›n› getirmek için Bo¤aziçi’ni tercih ettikleri” söyleniyor. Baflka bir


deyiflle, Türkiye’nin en iyi lisesinde okuduklar›na inanan ‹stanbul Liseliler, Türkiye’nin en iyi üniversitesi olarak gördükleri Bo¤aziçi Üniversitesi’nde e¤itim hayatlar›na devam etmeyi tercih ediyorlar. Lisede edindikleri üst düzey Almancay›, Bo¤aziçi Üniversitesi’nin verdi¤i iyi ‹ngilizce e¤itimiyle taçland›ran ö¤renciler, ifl hayat› veya akademik hayata ad›m att›klar›nda iki yabanc› dile üst seviyede hakim olman›n avantajlar›n› yafl›yorlar. Her iki okuldan mezun olan ve baflar›lar›yla dikkat çeken isimleri düflündü¤ümüzde, bu yaklafl›m›n çok da yanl›fl olmad›¤›n› söylemek mümkün. ‹flte her iki okuldan mezun olan ve farkl› alanlarda baflar›lar›yla yer edinen kiflilerden baz›lar›: Prof.Dr. Ahmet Davuto¤lu ’84-T.C. D›fliflleri Bakan› Hasip Gençer ’82 - Uno Unmafl Unlu Mamuller Sanayi ve Ticaret A.fi. Yönetim Kurulu Baflkan› Erdal Karamercan ’73 - Eczac›bafl› CEO’su Meral Ak Egemen ’85 - Ak Emeklilik Genel Müdürü Prof. Dr. Erhan Erkut ’80 - Özye¤in Üniv. Rektörü Yakup Koçal ’82 - Yalova Belediye Baflkan› Ayfle Tütüncü - Müzisyen Erdi Kurfluno¤lu ’93 - Ericsson Fintur’dan Sorumlu Genel Müdür Yard›mc›s› Senay K›z›lkaya ’92 - Novartis Kurumsal ‹nsan Kaynaklar› Direktörü.

Mahmut Abra (‹EL ’73 - BU ’79) ‹stanbul Erkek Lisesi’nden 1973 senesinde mezun olan Mahmut Abra, 1979 senesinde Bo¤aziçi Üniversitesi ‹flletme Fakültesi’nden mezun oldu. 1961 senesinde Devlet Konservatuar› Piyano bölümünde bafllad›¤› profesyonel müzik hayat›na halen devam etmekte. Bo¤aziçi Üniversitesi çat›s› alt›nda, Türk Müzi¤i Korosu ve Mezunlar Korosu çat›s› alt›nda çal›flmalar yürüten Mahmut Abra, gerek ‹stanbul Erkek Liseliler camias›nda, gerekse Bo¤aziçi Üniversiteliler aras›nda okullar›na ba¤l›l›¤› ile tan›nan bir sima... “‹stanbul Erkek Lisesi’nin bize neler verdi¤ini seneler sonra 40’l› yafllarda fark›na vard›m. Analitik düflünme yetene¤i, olaylara farkl› perspektiflerden bakma refleksi, disiplin ve düzen, birlik ve beraberlik içgüdüsü bizlere lisede afl›lanan özellikler... Bo¤aziçi Üniversitesi’nde farkl› perspektiflerden olaylara sa¤l›kl› yaklafl›m biçimleri gelifltirme yetkinli¤i iyice pekiflti. ‹stanbul Erkek Lisesi’nin afl›lad›¤› kültür, Bo¤aziçi Üniversitesi’nden al›nan kültürle pekiflti¤inde, ortaya flöyle bir profil ç›k›yor; rekabetten çok ifl birli¤ine önem veren, dolay›s›yla kiflisel çekiflmelerle de¤il, kiflisel uyumlarla biçimlenen bir kariyer ve hayat yolu çizen, analitik düflünen, fark yaratan, baflar› odakl› insanlar...”

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 33


Yaz›: Oya ERTAY ’89 Foto: Teoman GÜRZ‹H‹N

BÜMED’DEN

13 Ekim’de

Kilyos Kampüs’teydi... 13 kifli yola ç›kt›lar, flimdi 450 kifliler...

O

kulumuzun “Manzara”s› öyle canl› olarak haf›zam›zda ki grubumuza ad›n› verdi. 2 y›l önce 13 kifli yola ç›km›flt›k, flimdi 450 kifliyiz. BUmanzara, Bo¤aziçi’ne flehir d›fl›ndan gelen Haz›rl›k ö¤rencilerini buradaki ilk y›llar›nda yaln›z b›rakm›yor. Kilyos’ta kalarak ‹ngilizce e¤itim alan gençler BUMA (Bo¤aziçi Mezunu Abi-Abla)’lar›yla birlikte, flehri tan›yor, ders çal›fl›yor, dertlefliyor, kiflisel geliflim konular›na e¤iliyor. BUmanzara bugüne kadar Kilyos kampüsüne odaklanan çeflitli faaliyetler gerçeklefltirdi:

34 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

• Saga film ba¤›fl›yla 100 DVD’lik bir film arflivi • Seminer ve sohbet toplant›lar› • Müze ve flehir gezileri • Piknik ve partiler • Kilyos kantini hep birlikte boyama-renklendirme çal›flmalar› • Ve 317 ö¤renci BUMA’lar› ile birlikte y›l boyu de¤iflik faaliyetlerde bulundu. Bu y›l 350 ö¤renciden baflvuru ald›k, aram›za yeni kat›lan ve bu yaz›y› okuduktan sonra kat›lacak olan siz mezunlar›m›zla onlar› Kas›m bafl›nda eflleyece¤iz. Heyecanl› bir akademik y›l bekliyor hepimizi.


Kilyos Sar›tepe Kampüsü’nde yurtta kalan ö¤renciler BUmanzara gönüllülerinin düzenledi¤i piknikte...

Kilyos Sar›tepe Kampüsü’nde BUmanzara gönüllü grubu ve ö¤renciler BÜMED’in de deste¤iyle yaflam alanlar›na renk katt›lar...

BUmanzara’n›n konu¤u, AKUT kurucu üyesi Nasuh Mahruki Kilyos Sar›tepe Kampüsü’nde ö¤rencilerle bir araya geldi... BUmanzara’n›n Pazartesi toplant›lar›ndan biri...

Kilyos kampüsten ö¤rencilerle BUma’lar, ‹stanbul Modern Sanat Müzesi’ndeki “Suyun bir arada tuttu¤u” konulu sergiyi gezdiler...

Hemen baflvurunuzu yap›n, genç Bo¤aziçililer sizi bekliyor: http://www.bumanzara.org Blogumuzu da ziyaret edin lütfen: www.bumanzara.blogspot.com

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 35


BO⁄AZ‹Ç‹L‹LER

Yaz›: Esim YERG‹N BOZDA⁄ ’01

ABD’de yaflayan Bo¤aziçili çiftin garaj›ndan “Rising Star” ödülü ç›kt› Zeynep Ilgaz Pala ’96 ve efli Serhat Pala ’96 çocuklar›na zorunlu kurflun testi yapt›r›rken, her anne baba gibi can› ac›mas›n istediler. Onlar›n bu iste¤i Bo¤aziçi Üniversitesi’nde ald›klar› ‹flletme ve sonras›nda tamamlad›klar› MBA e¤itimi ile birleflince ABD’de h›zla büyüyen medikal test kitleri pazar›nda bir f›rsat gördüler. Kendileriyle ABD’deki baflar›l› giriflimleri üzerine konufltuk...

Z

eynep Han›m, garajlar›nda kurduklar› ConfirmBiosciences flirketi ile San Diego Eyaleti taraf›ndan, y›lda bir kez ekonomide önemli at›l›mlar yapan kifliye verilen Rising Star Award (Yükselen Y›ld›z) ödülüne lay›k görüldü. Pala, ödülünü Mariott Hotel`de düzenlenen tören ile San Diego State Üniversitesi Dekan› Prof. Dr. Gail Nuaghton’un elinden ald›. ‹flte onlar›n öyküleri...

En çok bu yola nas›l ç›kt›¤›n›z› ve sonra garaj›n›zda çal›fl›rken ifllerin nas›l büyüdü¤ünü merak ediyorum. Bu ifle giriflmemizin sebebi bir pazar f›rsat› oldu¤unu görmemizdi. Eflim Serhat Pala ve ben ikimiz de ‹flletme mezunuyuz, sonra San Diego Statü MBA yapt›k. Bir ifl imkan› ar›yorduk, pazar araflt›rmas› yap›lmas› konusunda biraz bilgimiz vard›. Medikal test kitlerinin, özellikle evden uygulananlar›n özellikle Amerika’da büyüyen bir pazar oldu¤unu görünce bu ifle giriflmeye karar verdik Garaj›m›zda yedi y›l önce çal›flmaya bafllad›k. O zamanlar bütçemiz olmad›¤›ndan garaj›m›z depo görevi görüyordu. ‹flleri büyütmeye bafllad›ktan sonra da ofise geçtik. 36 2009 BO⁄AZ‹Ç‹


Toplam alt› farkl› ürününüz mü var? De¤iflik ürünlerimiz var, saç testi, tükürük testi (kurflun), tükürük testi (uyuflturucu) ve daha birkaç tane daha. Her an yeni ürün eklemeye bafllayabiliyoruz. Daha birkaç hafta önce hamilelik testi de ekledik ürünlerimizin aras›na. Kurflunla kars›laflma s›kl›¤›n›n ve dozunun artmas› kans›zl›¤a yol açabiliyor veya D vitamini metabolizmas›n› bozabiliyor. Çocuklar›n çok fazla hafl›r neflir oldu¤u boyalarda, oyun hamurlar›nda da kurflun var. Kurflun testi en çok ra¤bet gören ürünlerinizden biri mi? Evet, kurflun testi ra¤bet gören bir test. Bizim ürünümüz piyasadaki tek ürün (tükürük yoluyla kurflun tespit etme) ve belirtti¤iniz gibi kurflun konusu bir hayli zor bir konu. Birçok çocuk oyuncak, oyun hamuru tarz› yerlerden kurflun al›yor. Hava ve toz yoluyla da al›n›yor. Hava kirlili¤inin çok oldu¤u yerlerde (New York, ‹stanbul) daha da yayg›n. Kurflun ayr›ca su borusundan da geçebiliyor. Yani borulardan suya, sudan da bedene. Bu nedenle böyle bir ürün gelifltirdik. Bildi¤iniz gibi iki çocu¤umuz var bizim; Kenan befl yafl›nda, Arden yedi ayl›k. Burada okullar kurflun testi yapt›rmay› flart kofluyor çünkü kurflun eksikli¤i çocuklarda ö¤renmede gecikme yapabiliyor, sa¤l›klar›n› çok etkiliyor. Kenan okula bafllad›¤› s›rada kurflun testi yapt›rmam›z gerekti¤inde, eflimle kan vermenin çocuk için travmatik oldu¤unu, bu nedenle böyle bir ürün gelifltirmenin iyi bir fikir olabilece¤ini düflündük. Çünkü onun d›fl›nda baflka test yok. Biz de Kenan’›n kan›n›n al›nmas› yerine bu flekilde ac›s›z, a¤lamas›z bir çözüm bulduk. Yani bu testi ç›karmam›zda o¤lumuz ilham kayna¤›yd› diyebilirim. fiimdi de birçok aile taraf›ndan kullan›l›yor burada. Böyle olmas› da sevindirici. Bu testi burada eczaneler ve distribütörler arac›l›¤›yla sat›yoruz.

Ürünlerinizle uygulanan testler hakk›nda bilgi verir misiniz? Tükürük testi için bir toplama kitimiz var. O kitin içinde tükürük ayar› var, yeteri kadar tükürük toplay›nca alet size haber veriyor. Tükürük testi uyguland›ktan sonra verdi¤imiz rapor tükürükteki kurflun miktar›n› gösteriyor. E¤er miktar 10 ve üstüyse zehirlenme. 8-9 aras› çok yüksek, 4-8 aras› yüksek. 2 ve alt› ok. Bu anlamda verebiliyoruz vücuttaki gelen kurflun miktar›n›. Uyuflturucu testinde saç› ve molekülleri test etti¤imiz için biraz daha detayl› bilgi verebiliyoruz. Onda da pozitif ç›kan bir test için, tam ne kadar ç›kt›¤›n› bulabiliyoruz. Diyelim ki flah›s 1.500 mg pozitif ç›kt›. Bu miktar “Recreational user” diye de tan›mlan›yor. Bir defas›nda bir flah›s 150.000 mg ç›km›flt›; bu durumda her gün kokain kullan›yordu. Bu kadar detayl› bilgi ald›klar› için de aileler için çok önemli bu test. ‹drar testinde böyle bilgi al›nam›yor mesela. Tükürük testi o andaki dozu veriyorsa, örne¤in ölümcül bir dozda kullan›lm›flsa inan›lmaz ifle yarar diye düflünüyorum. Hiç böyle kritik durumlarla ilgili geri dönüfl ald›n›z m›? Burada tükürükte bahsetti¤imiz kurflun için yap›lan ve laboratuvarda de¤erlendirilen bir test. Tükürükte uyuflturucu testi ve idrar testi tamemen farkl›; miktar görünmüyor, sadece pozitif veya negatif sonuç veriyor. Saç testi miktar› tam olarak verdi¤i için bu kadar üstün. Bu testler genelde farkl› alanlarda kullan›l›yor; mesela gece çocuk uyuflturucu kullanm›fl m› onu görmek isteyen bir aile, o gece partiden geldi¤inde tükürük testi ya da idrar testi yapar, saç testi yapamaz. ‹drar testi 5 güne kadar uyuflturucu kullan›m›n› gösterebilir, tükürük 24 saati gösterebilir. Böyle durumlarda bu test kullan›l›yor. Tükürük testi daha kolay tabi, idrar testi almak daha zor olabilir bazen. O nedenle tükürük testi baya¤› yayg›nlaflmaya

Birçok çocuk oyuncak, oyun hamuru tarz› yerlerden kurflun al›yor. Hava ve toz yoluyla da al›n›yor. Hava kirlili¤inin çok oldu¤u yerlerde (New York, ‹stanbul) daha da yayg›n. Kurflun ayr›ca su borusundan da geçebiliyor. Yani borulardan suya, sudan da bedene.

bafllad›. Aile çocu¤un geçmifl 3 ay içerisindeki uyuflturucu kullan›m al›flkanl›¤› var m› onu ö¤renmek için de saç testi yap›yor. Bildi¤im kadar›yla saç, uyuflturucu maddeyi depolama özelli¤inden dolay› dünyada en güvenilir test biçimi olarak kullan›l›yor. Saç ne kadar uzun olursa, uyuflturucu maddenin tespiti o kadar geriye dönük yap›labiliyor. Verimli bir test için 10-20 saç teli gerekli mi? Sadece kullan›lan uyuflturucu maddenin cinsi de¤il, hangi tarihte kullan›ld›¤› da ortaya ç›k›yor. Saç örnekleri rahatl›kla tafl›nabildi¤inden özel bir saklama yöntemini gerektirmiyor. Bu s›ralad›¤›m fleyler do¤ru mu? Bu tip özellikleri nedeniyle mi saçtan sonuç al›nan yöntemi de uygulad›n›z? Evet, saç testi çok do¤ru ve güvenilir bir test çünkü uyuflturucu molekül saça geçiyor. Biz de molekülleri test ediyoruz. Pozitif ç›kan testi bir daha test ediyoruz (yani iki testten geçiyor). S›ralad›¤›n›z fleyler do¤ru, bu test genellikle anne baba taraf›ndan çocuklar üstünde uygulan›yor. Ama burada ifl yerleri de çok yapt›r›yor art›k. Yeni insanlar› ifle almadan önce onlar› test ediyorlar. ‹fl yerlerine de çok sat›yoruz o nedenle. Saç için özel bir saklamaya gerek olmad›¤› do¤ru. Uyuflturucu kullan›ld›ktan sonra yaklafl›k 10 gün içerisinde saçta belirmeye bafll›yor. O andan 2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 37


Ailelerimiz sayesinde alabildi¤imiz e¤itim ve onlar›n bize inanmas›n›n çok faydas› oldu. Bir de bizim burada çok güzel bir ekibimiz var. Çal›flkan, gece gündüz demeden kendilerini ifle veren insanlar. Onlar olmadan da hiç bir yere varamazd›k, bu ödül onlar›n ödülü say›l›r.

mass spectrometry) diye bir teknik kullan›l›yor. Yani saçlar bir tüpün içerisine konuluyor, üstüne birtak›m kimyasallar konuyor sonra makineden geçiriliyor...

itibaren testi yapabilirsiniz. Saç testinde bütün kanun d›fl› uyuflturucular› bulabiliyoruz: Kokain, marihuana, amfetamin, eroin, exstacy, metamfetamin, afyon ve fensiklidin. Testi yaparken flu eflik de¤erleri kullan›yoruz: Drug ClassScreening Cut off level, Amphetamines, Amphetamine, Methamphetamine & Ecstasy500 pg/mg saç, Cocaine, Cocaine & Benzoylecgonine500 pg/mg saç, Opiates, Codeine, Morphine & 6-MAM (Heroin Metabolite)300 pg/mg saç, Phencyclidine, PCP300 pg/mg saç, Marihuana ve Carboxy- THC1 pg/mg saç. Testi uygularken GC/MS (Gas chromatography-

Saçla ilgili olan testi kifli kendisi yapabilir de¤il mi? Bu sistemi basitçe anlatmak gerekirse nas›l çal›fl›yor? Evet, testi kiflinin kendisi de baflkas› da yapabilir. Yap›lmas› gereken tek fley saç› köke yak›n bir flekilde kesip toplama kitine koymak ve labotuvara yollamak. Biz saç› iki gün içinde analiz edip sonuçlar› online olarak veya telefonla veriyoruz. Bu testi ailelerin çocuktan veya x’in y’den gizli kullanmas› söz konusu. Bu noktada kötü sonuçlar do¤abilir mi? Evet, genelde aileler çocuklar› için kullan›yorlar. Biz kesinlikle gizlilik istemiyoruz çünkü bu karfl›l›kl› güveni ve iliflkiyi zedeleyebilir. Ailelerden çocuklar›yla aç›k bir iletiflim kurmalar›n› istiyoruz. Bu konuya çok önem veriyoruz. Kesinlikle çocu¤un konudan haberdar olmas› gerekir. En s›k kimlerden siparifl al›yorsunuz? Eczanelerden, okullardan, ifl yerlerinden al›yoruz. Yurt d›fl›na da mal sat›yoruz: Avustralya,

38 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

Yeni Zelanda, Kanada, Orta Do¤u, Uzak Do¤u... Saç testi ve tükürük testinin üstün taraflar› var. ‹drar testi de ra¤bet görüyor mu? Saç testi çok iyi; çünkü 90 gün geriye gidiyor ve molekülleri analiz edilebiliyor. ‹drar da iyi ama belirleme aral›¤› on gün gibi bir fley. Tükürük testinde genelde o anda vücutta ne var onu görüyorsunuz. Hepsi de kendi alanlar›nda farkl› uygulamalarda kullan›l›yor asl›nda. ‹drar testini alan müflteri ayr›, saç testini alan müflteri ayr›. Biz hepsine hitap etmek ve pazar pay›m›z› artt›rmak için hepsini sunuyoruz. Rising Star ödülü hayat›n›zda neleri de¤ifltirdi? Tan›nman›za katk›s› oldu mu? Çok onur verici bir ödüldü, çok iyi tepkiler ald›m ve birçok kifliden tebrikler geldi. Bu sektörde tan›nmam›za da yard›mc› oldu. Eflim ve ben bir ekibiz. Eflim Serhat Pala olmadan hiç bir fley baflaramazd›m. O benim hem ifl partnerim hem aile partnerim, 12 y›ll›k evliyiz. Bir de tabii dünya mele¤i iki o¤lumuz var: Kenan ve Arden. Onlar bizim hayat kayna¤›m›z ve yaflama sevincimiz. Türkiye’de yaflayan ailelerimiz de bize çok destek oldular. Onlar bize hep inand›lar, güç ve kuvvet verdiler. Benim annem, babam ve ablam medikal geçmiflleri olan insanlar, bu ifle girerken onlar›n bilgi ve deneyimlerinden çok faydaland›m. Ailelerimiz sayesinde alabildi¤imiz e¤itim ve onlar›n bize inanmas›n›n çok faydas› oldu. Bir de bizim burada çok güzel bir ekibimiz var. Çal›flkan, gece gündüz demeden kendilerini ifle veren insanlar. Onlar olmadan da hiç bir yere varamazd›k, bu ödül onlar›n ödülü say›l›r. Kendimi bu iflin daha çok bafl›nda görüyorum ve baflar›l› saymak istemem daha; yapacak çok fleylerimiz var. En büyük hayallerimden biri de bir vak›f kurup yard›ma ihtiyac› olan insanlara el uzatabilmek.


KÜLTÜR-SANAT

Yaz›: Cem TANIR ’01 - Baflak SERÇE ’05 Foto: Teoman GÜRZ‹H‹N

Türkiye’den dünyaya yeni bir ses, belki bir nefes: Anadolu’nun

Kay›p fiark›lar› Popüler kültürün egemen oldu¤u müzik dünyas›nda, dünyan›n bir yerlerinde bir veya bir grup insan kaybolmaya yüz tutmufl flark›lar söylüyorlar. Oysa bu flark›lar kültürü ve insan› öyle güçlü anlat›yor ki ancak bu flark›lar› duyarak, ö¤renerek toplumsal kimli¤imizi oluflturabiliriz. Nezih Ünen’in (’81) “Anadolu’nun Kay›p fiark›lar›” projesi Anadolu’da kendi dünyalar›nda yaflayan insanlar›n seslendirdi¤i kimi anonim kimi özgün türkülerin modernize edilmesiyle kay›p flark›lar› dünyaya duyurmaya çal›fl›yor.

N

ezih Ünen’in uzun y›llard›r özveriyle yürüttü¤ü “Anadolu’nun Kay›p fiark›lar›” hak etti¤i deste¤i bulabilirse çok yak›nda beyaz perdede de izleyicisiyle buluflacak. Çok dilli, çok dinli, çok kültürlü Anadolu co¤rafyas›n›n zenginli¤ini tüm dünyaya tan›tmay› amaçlayan ve Cannes film festivalinde büyük bir ilgi toplayan bu projenin mimar› Nezih Ünen ile 7 y›ld›r üstünde çal›flt›¤› belgesel film ve Anadolu’nun çok kültürlü eflsiz yap›s›n›n müzikte yans›mas›n› konufltuk. Projeniz nas›l filmleflti, anlat›r m›s›n›z? Bizim bu projedeki “headline”›m›z flu: Dünya Türkiye’den bir ses bekliyor. Neden? T.C.’nin kuruluflu öncesinde uzun süre sallan›p sallan›p y›k›lm›fl bir imparatorluk var. O imparatorluk dünyadaki son büyük güçlerden biri olmufl. Bunun da çok önemli bir sebebi Osmanl›’n›n çok zengin bir kültürü bar›nd›r›yor olmas›. Amerika’y› bugün Amerika yapan›n dünyan›n her yerinden sanatç›lar›n, bilim adamlar›n›n, giriflimcilerin umut ülkesi olarak burada toplanmas› gibi, Osmanl› da bir zamanlar Anadolu’yu bir umut ülkesi haline getirdi¤i için en iyiler buraya gelmifl, burada bir miras oluflmufl. Osmanl›lar o kültür ve bilgi birikimiyle

40 2009 BO⁄AZ‹Ç‹


dönemindeki dünyan›n en büyük gücü olmufl. Sonra da bir tak›m nedenlerle bu miras› güncelleyemeyip gündemi kaç›rarak bir çöküfl bafllam›fl. T.C. kurulduktan sonra aradan y›llar geçmifl durumda, elbette ki yeni kurulan bir devletin toparlanma ve yapraklar›n› açma süreci zaman alacakt›r. Ama art›k yapraklar›n› açs›n meyvelerini versin diye beklenir. O anlamda bu kadar güçlü bir temel üzerine kurulmufl Türkiye’nin sesini duyurmas›n› bekliyor dünya. Birçok alanlardan ifladam› da, müzik adam› da sinemac› da fark ediyordur bunu; bir fley yap›nca karfl›l›¤›n› al›yorsunuz. Ben “bizim dostumuz yok” düflüncesine kat›lm›yorum. Türkiye iyi fleyler yapt›¤› zaman ilgi ile karfl›lanmaya aday bir ülkedir, tek yapmam›z gereken iyi bir fleyler yapmak. “Anadolu’nun Kay›p fiark›lar›” Anadolu’nun, topyekün Anadolu kültürünü popüler kültür dilinde dünyaya sunan bir projedir. fiu ana kadar ufak tefek sondajlarla, birkaç sanat festivali sayfas›nda duyurularla flok edici, çok farkl› bir fley olarak karfl›land›. Sanat dünyas›nda yeni, farkl› bir fley yapmak önemlidir. Bu ürünün ne kadar› sizin, ne kadar› Anadolu’nun? Hammadde olarak Anadolu kültürünü ele ald›m, bunu neredeyse sadece iflledim. Yani materyalin içeri¤i bana ait diyemem, öyle bir iddiam da niyetim de yok. Ben Anadolu’ya hizmet ediyorum burada, koskoca Anadolu’yu al›yorum. Böyle bir fleyi bir insan›n al›p modernize etmesi, onu dönüfltürmesi söz konusu de¤il. Ama bu çok zengin bir fley, ben kendimce ele ald›m, çok baflka perspektiflerden ele al›n›p bambaflka fleyler ç›kar›labilir. Bizim kald›¤›m›z yerlerde bir sene kalsan›z belki oradan on tane film ç›kar. Biz panoramik bir bak›flla her fleyi görebilece¤imiz bir aç›dan çal›flt›k.

Oralarda uzun süre yaflad›n›z m›? Birkaç gün kald›k, uzun kalacak vaktimiz ve bütçemiz olmad›¤› için. Tabi bir ön araflt›rma yapt›k, ama daha çok spontane oldu. Adrese teslim, Hozatl› Ahmet Dede vard›r, adresi fludur, telefonu budur diye yola ç›kmad›k. Ama afla¤› yukar› orada ne bulaca¤›m›z› ö¤rendik. Ne kadar süre gezdiniz Anadolu’da? ‹ki gezi de otuzar günlük. Görüntüler içinde ayr›ca dolafl›ld›. Onu da dahil edersek toplamda 3-4 ay sürdü. Ortaya ç›kan ürün Anadolu’daki farkl›l›klar› ne derece yans›t›yor? Bat›l› e¤itim alm›fl biri olarak karfl›laflt›klar›n›z sizi flafl›rtt› m›? Çok flafl›rtt›. Anadolu’yu çok az tan›d›¤›m› gördüm. Eminim ki filmi izleyenlerin ço¤u ayn› fleyi hissediyor. Bu kültür çeflitlili¤i beklentimin çok ötesinde. Ben türkü kay›tlar› yapaca¤›m diyordum ama Mardin’deki bir Süryani ayini kayd›n› Paris’te bir kilisede çektim deseniz herkes inan›r. Türkiye’nin bat› taraf›nda yaflayan insanlar için orada öyle bir medeniyet oldu¤unu görmek flafl›rt›c› olabiliyor. Politik taraf›na gelince benim böyle bir derdim yok, o benim iflim de¤il. Ama ben fluna inan›yorum; iflini yapan her insan›n politik ve etik olmas› iflinin bir parças›d›r. Ben bu filmi çekti¤im zaman bir iddia koymama gerek yok, gördüklerimi koyuyorum ve anlat›c› yok. Tabi ki filmin kurgusu bir yorum yap›yor: o yorum da asl›nda bütün bu kültürlerin birlikte yaflamay› çok iyi bildi¤ini gösteriyor. Öyle olmasa binlerce y›l iç içe yaflayamazlard›. Sonunda bir mesaj ç›k›yor ortaya. Bir insan›n bir foto¤raf›n› çekersen ve herkes ona benzetirse yorum yoktur, gerçektir. Ama çok sakin bir adam› bir anl›k sinirli haliyle çekip fleytan gibi gösterirsen yorum

Batman

Midyat

Artvin-Machael

Tabi ki filmin kurgusu bir yorum yap›yor; o yorum da asl›nda bütün bu kültürlerin birlikte yaflamay› çok iyi bildi¤ini gösteriyor. Öyle olmasa binlerce y›l iç içe yaflayamazd›. yapm›fl olursun. Ben o anlamda yorum yapmad›¤›m› düflünüyorum. Anadolu’yu oldu¤undan farkl› göstermedik. Zaman›m›z bile yoktu; gittik, çektik, kurgulad›k, sunduk. Gitti¤imiz her yerde ayn› fleylerle karfl›laflt›k. Ama ismini vermeyeyim, hiç ummad›¤›m bir flehir hariç. Onun da sebebi kurcalanm›fl olmas›. Bir fleyleri iktidarlar kurcalay›nca bozuyor. 2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 41


Bu filmin önemli bir sat›r aras› da bu; kültür kurcalamad›¤›n zaman mükemmele do¤ru gidiyor. sormak için duruyorsun, traktör üstünde giden adam “Gelin akflam han›m size flunu bunu yaps›n” diye davet ediyor. Böyle bir doku, yap›... Hani Amerika’da küçük bir yere gidince adres sorunca “Biz burada yabanc›lar› sevmeyiz!” derler ya burada çok farkl›. Özellikle yabanc›lar› çok seviyorlar, müthifl bir misafir a¤›rlama var.

Nezih Ünen Bo¤aziçi Üniversitesi Makine Mühendisli¤i Bölümünden 1981 y›l›nda mezun olduktan sonra müzi¤e olan ilgisinin peflinden gitti. Berclee ve UCLA’da müzik üzerine e¤itim ald›, Bo¤aziçi Üniversitesinde çeflitli dersler verdi. Profesyonel müzik kariyerinde ilk önce TRT için Yar›n Art›k Bugündür, 3. ‹stasyon, Belene gibi dizilerin müziklerini yapt›. Müzik çal›flmalar›nda özellikle deneyselli¤e ve yeni kavramlar yaratmaya önem veriyor. Profesyonel müzisyenli¤ini reklam, film, dizi müzi¤i çal›flmalar› ile devam ettiriyor. Bu filmin önemli bir sat›r aras› da bu; kültür kurcalamad›¤›n zaman mükemmele do¤ru gidiyor.

Trabzon

42 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

Her yerde buldu¤unuz ortak fley neydi? Herkesin bir flekilde hayat›ndan mutlu olmas›yd›. Demiyorum ki geçim s›k›nt›s› yok ama herkes bir flekilde mutlu. Mesela adam arka bahçesinde bir ipek böce¤i besliyor ve “Tezgah›m da tezgah›m” diye flark› yazm›fl. Allah’›na flükrediyor bunun için. ‹stanbul’da herkes hep daha fazlas›n› ister ve tatmin olmaz. Anadolu’da geçmifl kültürlerin etkisi mi, do¤ayla daha çok bafl bafla olmak m›, herkes çok daha kalender ve memnun. Ermifl bir misafirperverlik... Adama yol

ediyoruz sahnede. Bu kadar otantik ve modern bir fley yok. Anadolu’nun Kay›p fiark›lar› onu performe eden kiflileri düflünüyor mu? Siz bu insanlar için ne yap›yorsunuz? Anadolu’nun Kay›p fiark›lar› dedi¤imiz zaman bunu bir dünya projesi olarak düflünüyorum, biz yine bir fleyler biliyoruz ama bir kere dünya için kay›p. Bir Hindistan olay› var, ‹ngilizler oray› sömürge yapmasalar belki bu kadar bilinmeyecekti kültürü. Onlar tafl›d› dünyaya Hindistan’›. Anadolu kültüründe de en az o kadar k›ymetli de¤erler var, dünya ö¤renmeli. ‹kincisi bizim için kay›p, TRT çok s›n›rl› bir repertuvara izin vermifl. Arflivlerinde var belki ama ay›klam›fl ay›klam›fl, bir tek Orta Anadolu ve Ege’yi tutmufl. Urfa yöresinde diyoruz ama bu da hep onlar›n türevi. Yoksa orada ne müzikler var, niye hep uzun hava veya gazel dinliyoruz? Üçüncüsü de bir yandan da yok olmaya do¤ru gidiyor, eriyor global kültürle, gençlerin ilgisizli¤i ile. Bir tak›m enstrümanlar›n son ustas› yafl›yor. Ne yapmak laz›m? Bir kere arflivlemek laz›m. TRT ve Kalan Müzik de¤erli çal›flmalar yap›yor, takip etmek ve devam ettirmek laz›m. Çok önemli bir fley ise bunlar› modernize etmek. Bunu desteklemek laz›m çünkü modernize edilmeyen fleyler yok oluyor. Bu evrenin, dünyan›n düzeni; her fley bir evrimleflme

Son dönemde Anadolu’nun çeflitli zenginliklerini kullanan baflka projeler de var; Anadolu Atefli, Kardefl Türküler, Mercan Dede, Burhan Öçal vb. Bu projeleri nas›l de¤erlendiriyorsunuz ve kendinizle nas›l karfl›laflt›r›yorsunuz? Bu ifllerde bir flehirli, bir otantik taraf görüyoruz. Bence Kardefl Türküler otanti¤e giriyor, yal›n türküyü kendi içinde güzellefltiren bir çal›flma yap›yor. Bu önemli bir çal›flma. Mercan Dede, Burhan Öçal halk müzi¤inden beslenmifl fakat flehirli sanatç›lar olarak yap›yor. Anadolu’nun Kay›p fiark›lar›’n›n dünyada ilk olmas›n›n özelli¤i flu: Adam kendi evinde, tarlas›nda flark›s›n› Say›larla Anadolu’nun Kay›p fiark›lar› söylüyor, sonra • Çal›flmalara 2002 y›l›nda baflland›. ben onu al›p • Toplam 350 saatten fazla çekim yap›ld›. aranje • Tüm araçlar toplam 40.000 km üzerinde ediyorum, yol kat etti (yaklafl›k olarak bir dünya turu). kimseyi • 121 ayr› mekanda 133 performans çekildi. kolundan tutup • Montaj 4 y›l sürdü. sahneye • Müziklerin düzenlemesi 3 y›l sürdü. ç›karm›yorum. • Filmin yap›m› toplam 5 y›l sürdü. Konserde bile • 27. Uluslararas› ‹stanbul Film Festivali'nde ben adam›n o ilk gösterimini yapt›. ses kayd›n› • Filmin vizyona girifli için gerekli sponsor çal›yorum deste¤i bekleniyor... perdede ve biz de ona efllik


Anadolu’nun Kay›p fiark›lar›’n›n dünyada ilk olmas›n›n özelli¤i flu: Adam kendi evinde, tarlas›nda flark›s›n› söylüyor, sonra ben onu al›p aranje ediyorum, kimseyi kolundan tutup sahneye ç›karm›yorum. Konserde bile ben adam›n o ses kayd›n› çal›yorum perdede ve biz de ona efllik ediyoruz sahnede. Bu kadar otantik ve modern bir fley yok.

halinde. Bir emirle yap›lan modernizasyondan bahsetmiyoruz. Sanat merkezleri kurulur, mevcutlara destek verilir, enstrüman sa¤lan›r, baz› ‹stanbullu sanatç›lar›n da kat›l›m›yla süreç bafllar... Biz bunlara küsmüflüz, küçümsüyoruz.

Çerkez danslar›...

Bir grup vard› çok güzel türkü çal›flmalar› yap›yorlard›. Bir ba¤lama solo çal›flmalar› vard›. Albümleri ç›kt›¤›nda bakt›m o banjo solo olmufl. “Ne yapt›n›z!” dedim, “Abi Anadolu Rock alg›lanmayal›m diye ba¤lamay› banjo yapt›k” dediler. Ben de “Kafay› m› yediniz, biz y›llard›r bunun için u¤rafl veriyoruz, siz Anadolu alg›lanmayal›m istiyorsunuz, türküye banjo koyuyorsunuz” dedim. Nas›l bir beyin y›kamadan geçmifliz biz? Banjo dedi¤in Amerikan ba¤lamas›... Her tür kültürle sentezler yap›labilir ama türkü yap›yorsun ve kayg›n Anadolu Rock alg›lanmamak. Yoksa banjonun t›n›s›n› be¤enirsin o ayr›. Projenizin tan›t›m› için en büyük hayaliniz ne? Benim hayalim flu: Mesela Amerika’n›n en ünlü salonunun önünde bir limuzin dursa, Emine Teyze inse, içeri girse ve orada galam›z› yapsak... Cemile Teyze var mesela ‹stanbul’u görmemifl, “Tavuk gibi yafl›yoruz” diyor. Onu Hollywood’a götürecek kifli kahraman olur.

Planet, Süper FM’in meflhur c›ng›l›, Yasak Elma/Kara Büyü, Karnaval... Nezih Ünen’in müzikal yolculu¤u... Asl›nda 1986 y›l›nda “Yar›n Art›k Bugündür” adl› bir diziye müzik yapt›m. O dizinin konusu bir doktor ve mühendisin Anadolu’da mecburi hizmete gitmesi. ‹stanbullu bir yanlar› var ve Anadolu’yla tan›fl›yorlar. Ben de hep Bat› müzi¤ine ilgiliydim ama mesela yan flütü ney gibi çalmaya çal›fl›rd›m. Enteresan bir tat ç›kar oradan. Sonra bu filmle tan›flt›¤›m zaman ben tabi çok gencim hiç tan›nm›yorum. TRT tek kanal, bu yönetmen de “Sekiz Sütuna Manflet”, “Kartallar Yüksek Uçar”› yapm›fl, bütün müzisyenler onlarla çal›flmak istiyor. Bense Makine Mühendisli¤i okumufl askerden gelmifl alakas›z bir tipim. “Bir demo yapay›m” dedim, “yap bakal›m” dedi. Ben elektronik synthesizerlar’la, yan flütten ney efekti verdim böyle hem Anadolu müzi¤i hem Bat› müzi¤i bir fley yapt›m. Gerçekten müthifl bir fley oldu, yönetmen dinler dinlemez “ifl senin” dedi. Sonra Planet ad›nda bir albüm yapt›m, New Age bir albüm. Tabi yurtd›fl›nda satmak için çünkü burada pop bile satm›yor, hep arabesk. Yani ben asl›nda bunlar› en baflta yapm›flt›m ama talep olmay›nca yavafl yavafl reklam filmleri ve pop müzi¤e kayd›m. Benim 20 y›l önce yapt›¤›m müzik seneler sonra zemin bulmaya bafllad›. Bu tarz müzikler yapan ve h›zl› ünlü olan bir arkadaflla karfl›laflt›m, arkadafla “Çok iyi gidiyorsun izliyoruz” dedim, “Abi sen o yollar› açt›n, biz gidiyoruz” dedi. Beni çok etkileyen bir fley de taa ortaokul y›llar›nda Fikret K›z›lok’un yapt›¤› Ahmet Arif’in “Anadolu’yum tan›r m›s›n?” adl› flark›s›d›r. Sözleriyle ben çocuk yafllar›mda merak etmifltim Anadolu’yu ama çok uzun y›llar sonra olabildi. Ben Bursal›y›m. Dedim ki ben bunu telifleri ödeyerek de yapabilirim ama ben bunu topra¤› koklay›p, insanlarla sohbet edip çay içip aya¤›m› bas›p yapaca¤›m. Ve bu ciddi bir makas de¤iflimi oldu benim için ciddi zaman ve emek harcad›m. S›k›nt› olaca¤›n› biliyordum ama bu kadar›n› beklemiyordum. Filmin ç›kmas› 3-5 seneyi bulur diyordum 7 sene oldu daha film ç›kacak. Ama bu hem Türkiye hem benim için çok önemli. ‹nsanlar› heveslendiriyorsam, hala vizyon için sponsorluk ar›yorsam belki bizden sonra bu iflleri yapanlar daha h›zl› ilerleyecekler. Bugüne kadar markalar›yla Anadolu’yu ba¤daflt›rmak isteyip köylülük olarak gördüler, bat›ya döndüler ama bundan sonra de¤iflecek bu umar›m.

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 43


Yaz›: An›l ALTAfi ’98

BÜMED’DEN

• Kiflisel markas›n› yaratmak ve güçlendirmek isteyen, sektörüyle ilgili trendleri takip eden, • ‹fl arayan, • Farkl› sektör profesyonelleriyle iletiflime geçmek ve ifl network’ünü geniflletmeye niyet etmifl, • Uzman Yard›mc›s›’ndan CEO’ya de¤in her tür pozisyon aral›¤›ndaki tüm Bo¤aziçililer!

Xing // BU Sosyal A¤ da neymifl, ne yapaca¤›m burada, zaten Facebook’ta var›m diyorsan›z, bu yaz›ya bir göz at›n...

nternette Web 2.0 döneminin bafllamas›yla hepimiz daha bir sosyal olduk. Uzunca bir süredir görüflmedi¤imiz ilkokul arkadafllar›m›z›n, çocuklar›n›n do¤um günlerinde çilekli mi yoksa çikolatal› m› pasta yendi¤ini biliyoruz. Ama bir fley daha biliyoruz;

yan masam›zda oturan Muhasebe Müdürü Ahmet Bey’in geçen bayram Bodrum’da

yeni k›z arkadafl›yla çekilmifl mayolu foto¤raflar›n›! Farkl› sektörlerde olsa dahi, bir çok bayan arkadafl›mdan ayn› hikayeyi duymaya bafllad›m. Resmi bir ifl toplant›s› bitiminden 15 dakika sonra, e-posta kutumuzda Facebook arkadafll›k iste¤i beliriveriyor. Kabul etsen bir türlü, etmesen bir türlü.

Kariyerinizle ilgili yanl›fl bir ad›m atmak istemiyor, ifl arkadafllar›n›zla iletiflimi ifl boyutunda tutmak istiyor ve özel hayat›n›za özen gösteriyorsan›z, bu davetleri, ifl odakl› sosyal paylafl›m a¤› Xing’e (Zing diye okunur) yönlendirebilirsiniz.

Sadece ifl odakl› bir sosyal paylafl›m sitesi olan XING, ifl arayan profesyonele, kiflisel markas›n› güçlendirmek isteyenlere, iflini gelifltirmek isteyen patrona, kendi alan›ndaki önemli profesyonellerle iletiflime geçmek isteyenlere ve eleman arayan insan kaynaklar› uzmanlar›na önemli bir platform hizmeti sunuyor. May›s ay›nda, BÜMED ve Xing yetkilileri çok güzel bir projeye imza att›lar ve BU Sosyal A¤ Grubu’nu oluflturdular. Bo¤aziçi mezunlar› için önemli bir sosyal platform olaca¤›na inan›lan Gruba üniversitemizin meflhur k›saltmas›ndan ilham al›narak BU Sosyal A¤ ad›n› verdiler. BU Sosyal A¤ ile ilgili akl›n›za tak›lacak sorular› derlemeye çal›flt›k.

44 2009 BO⁄AZ‹Ç‹


1) BU Sosyal A¤’a nas›l kaydolurum? Öncelikle www.xing.com sitesinde bir profilinizin olmas› gerekli. Bu profilin Facebook’tan fark› ise, tamamen kariyer odakl› olmas›. Özgeçmiflinizin k›sa bir özetini, ‹ngilizce ve/veya Türkçe olarak k›sa zamanda oluflturabilir, resmi bir foto¤raf›n›z› ekleyebilirsiniz. Foto¤raf, ifl odakl› sosyal platformlarda yüzünüzü tan›tmak için çok önemli, mutlaka ekleyin. Sonras›nda, Gruplar bölümünden BÜMED grubunu bularak, üye olabilirsiniz. Tabii en önemli flart BÜMED üyesi olmak... 2) BU Sosyal A¤ güvenli mi? BÜMED grubu moderatörleri, BÜMED yetkililerince oluflturuldu¤u için, gruba kat›lmak isteyen kiflilerin mezun olup olmad›¤› veritaban› arac›l›¤›yla kontrol edilmektedir. 3) BU sosyal a¤ sayesinde ifl bulabilir miyim? Xing, bir sosyal a¤. Bu yüzden Kariyer.net, Yenibiris.com, Monster.com.tr tarz› ifl bulma siteleri gibi hizmet vermiyor! Profilinizdeki etiketler sayesinde ifl sizi buluyor, efllefltirme yap›yor, insan kaynaklar› uzmanlar›n›n ifl profilinizdeki “Sunduklar›n›z” ve “Arad›klar›n›z” sayesinde, sizi daha iyi tan›mas›na yard›mc› oluyor. Kendiniz için do¤ru etiketlerin ne oldu¤unu ö¤renmek isterseniz, benzer profilleri inceleyebilir, BÜMED Grubu’ndaki Bo¤aziçililere ve Xing

yetkililerine sorabilirsiniz. K›sa zaman içinde yan›t alaca¤›n›z› garanti edebilirim.

takdirde, kariyer dünyas›nda daha görünür olacak ve markalaflma yolunda önemli bir ad›m atacaks›n›z.

BÜMED’e Sürekli Ödeme Talimat› (SÖT) veren mezunlar, Xing Premium üyelik kazan›yor da ne oluyor? • Standart üye olunca tan›mad›¤›n›z kiflilere mesaj yazam›yorsunuz. Tan›d›klar›n›za da s›n›rl› mesaj yaz›yorsunuz. Ancak Premium üyelerin eli kolu her yere uzan›yor. • Daha güçlü filtrelerden geçirilmifl bir arama özelli¤ine ulafl›yorsunuz. • Eleman ar›yorsan›z, Xing Marketplace’te eleman arama ilan› verebiliyorsunuz. • Tüm bunlar› ayda 4,95 Euro ödemeden yapabiliyorsunuz. E¤er, BÜMED aidat›n›z› Sürekli Ödeme Talimat› ile ödüyorsan›z. Yani, belirli bir kredi kart›n›zdan y›ll›k BÜMED aidat ücretinin çekilmesine izin verdiyseniz.

BU Sosyal A¤ bana neler kazand›r›r? Uzman oldu¤unuz konularda etkin flekilde görüfl bildirebilir, bir ihtiyaç olmas› durumunda referans kiflilerce hiç ummad›¤›n›z yerlerden ifl görüflmelerine ça¤r›labilir, ifliniz için yeni proje ve ifl olanaklar› yaratabilirsiniz. Sektörünüzle ilgili sorular›n›za, profesyoneller taraf›ndan k›sa zamanda yan›t alabilirsiniz. BÜMED moderatörlerinin zaman zaman sordu¤u sorulara yan›t vererek, çeflitli etkinliklere davetiye veya indirim kazanabilirsiniz. Ekim ay›nda yap›lan Cebit Fuar›’na davetiye kazanan arkadafllar›m›zdan teflekkür mesajlar› geldi bile...

Kiflisel markan›za ve kariyerinize bu a¤›n nas›l bir katk›s› olabilir? Google’da isminizi yaz›p aratt›¤›n›zda, e¤er sadece Facebook profilinize ulafl›l›yorsa, kariyer odakl› bir profiliniz, dijital kartvizitiniz yok demektir. Binlerce insan kaynaklar› uzman›, dan›flmanl›k flirketlerindeki dan›flmanlar, Google üzerinden araflt›rma yap›p, adaylar›n kariyer profillerine ulaflabiliyor. Siz de, bu a¤ sayesinde, profilinizi güncel tuttu¤unuz, son okudu¤unuz kitab›, yapt›¤›n›z projeyi, de¤ifltirdi¤iniz ifli, gitti¤iniz e¤itimi güncelledi¤iniz

Dahas› da var! BÜMED Grup sayesinde, Bo¤aziçi’nin meflhur manzaras›nda ve çimenlerde yapt›¤›m›z keyifli sohbetleri bu gruba tafl›yabilir, okulumuza olan özlemimizi bir nebze olsun dindirebilir, eflsiz Bo¤aziçili ruhunu, teknolojinin getirdi¤i yenilikler ›fl›¤›nda tekrar yakalayabiliriz. Kariyerinizin hangi noktas›nda olursan›z olun, kiflisel markan›z›n geliflimi ve Bo¤aziçili profesyonellere ulaflmak için bugün kendinize bir iyilik yap›n. 15 dakikan›z› ay›r›n ve siz de BU Sosyal A¤’a üye olun. Çünkü BÜMED hepimizin! 2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 45


K‹TAP

Yaz›: Bar›fl MÜSTECAPLIO⁄LU ’99 Foto: Teoman GÜRZ‹H‹N

Bir kitaba bedel flark› sözleri Sevdi¤imiz flark›lar bazen neflemize ses verirler bazen de hüznümüze. Kimi zaman içimizde, en kuytu yerlerde saklad›¤›m›z korkular›m›za ya da özlemlerimize dokunurlar, o flark›ya efllik ederken bunlar› belki ilk defa yüksek sesle söylemek için bize bir bahane sunarlar. Bir flark› bizi al›r y›llar öncesine götürür, bir di¤eri gelece¤e dair hayaller kurdurur. Kimi de Bülent Somay’a (’81) ilham veren flark›lar gibi bizleri insanl›k durumlar›na dair düflüncelere sevk eder.

B

ülent Somay’› (’81) bilimkurgu alan›nda doktora çal›flmas› yapm›fl, üniversitelerde ders veren bir akademisyen olarak tan›m›fl olabilirsiniz. Edebiyatla ilgiliyseniz kendisini y›llarca Metis Yay›nlar›’n›n editörü olmufl, fantastik edebiyat alan›nda ülkemizin en sayg›de¤er isimlerinden biri olarak biliyorsunuzdur. Ama ayn› zamanda o, hayat›n›n hemen her döneminde müzikle u¤raflm›fl, bizzat flark› sözleri yazm›fl ve okumufl bir müzisyen. Her kimli¤iyle sanat›m›za ayr› bir renk katm›fl, ayn› zamanda benim de ilk editörüm olan üstatla geçti¤imiz aylarda geniflletilmifl olarak yeniden bas›lan “fiark› Okuma Kitab›”n› konufltuk...

“fiark› Okuma Kitab›” format›ndan içeri¤ine kadar çok özgün ve heyecan verici bir kitap. fiark›lar hakk›nda bir kitap yapma düflüncesi nas›l do¤du? Asl›nda benim böyle bir kitap yazay›m diye bir iste¤im yoktu. ‹skender Savafl›r, 1987-88 gibi bir tarihte Defter dergisi için Fragile (K›r›lgan) üzerine bir yaz› istemiflti, sözlerini çevirdim, üzerinde düflündüm, fliddet hakk›nda bu flark›n›n bende uyand›rd›¤› duygular› ka¤›da döktüm. Sonra da unuttum bu yaz›y›. 90’lar›n ortalar›nda k›skançl›k üzerine bir fleyler yazmak istedi¤imde benim için önemli bir flark› olan Famous Blue Raincoat’› temel alan bir yaz› yazd›m, onu bir kenara koydum. Herhangi bir yerde yay›nlatmad›m. 48 2009 BO⁄AZ‹Ç‹


Daha sonra yine Defter dergisine Sting’in Moon Over Bourbon Street’i hakk›nda bir yaz› yazd›m, bu tür yaz›lar›n birikmeye bafllad›¤›n› iflte o zaman fark ettim ve bunu kitaplaflt›rma düflüncesi böylece do¤du. Hiçbir zaman bar›flmam›fl yazar ve müzisyen kimliklerimi bir arada kullanma düflüncesi de ilginç geldi. Kitaba ald›¤›n›z flark›lar› hangi kriterlere göre seçtiniz? Bu kitapta konu etti¤im flark›lar› seçerken bafll›ca kriterim, bir müzisyen olarak okudu¤um flark›lar olmalar›yd›. Çünkü okudu¤um flark›larla aramda, sözlerini ezberlemek, melodisine uygun söylemeyi ö¤renmek gibi onlara verdi¤im emekten kaynaklanan bir ba¤ olufluyor. Bir flark› üzerine o kadar zahmet harcamad›ysam o kadar söz de etmem. Nas›l ancak zahmet harcad›¤›n iliflkiler senin için anlaml› olur, bu flark›lar da ayn› sebepten benim için anlaml›yd›. Ama ben y›llard›r flark› söylerim ve her söyledi¤im flark› üzerinde de söyleyecek sözüm yoktu, baz› flark›lar›n sözleri çok aç›kt›r; derdini herkesin ilk duyuflta anlayabilece¤i, acaba demeyece¤i flekilde söyler. Onlar hakk›nda yazmak malumu ilan etmekten baflka bir fley olmazd›. Yeni bas›mda ekledi¤im K›yamet Sureleri ise, Cohen’in anlat›c›l›k yapt›¤› ölümle ilgili bir belgeseli (The Tibetan Book of the Dead: A Way of Life) seyrederken, onun asl›nda gelecek hakk›nda ne kadar karamsar bir adam oldu¤unu ve bu karamsarl›¤›nda çok da haks›z olmad›¤›n› fark etmemden kaynakland›. Baz› flark›larda insan sesi daha çok bir müzik aleti gibi, flark›ya efllik eden bir süs gibi kullan›l›yor, sizin üstüne yazd›¤›n›z flark›larda ise sözün ayr› bir gücü, kendi bafl›na bir anlam› var. Evet böyle bir ayr›m var, bunun belirgin bir örne¤ini Beatles’da görebilirsiniz. Beatles’da Lenon’un yazd›¤› flark›larla McCartney’nin

yazd›¤› flark›lar› birbirinden kolayca ay›rabilirsiniz. En kolay da sözlerinden ay›r›rs›n›z. Lenon’un bir derdi vard›r, bir kafa yorma vard›r flark› sözlerinde. Ama mesela Hey Jude tam bir McCartney flark›s›d›r. McCartney’inkiler e¤lenceli flark›lard›r ama fazlas›yla düzdürler. Bu yüzden ikisi kendi yollar›na gittiklerinde Lenon önemli bir müzik adam› olurken McCartney Beatles’›n ününü yedi, e¤lendi, ama hiçbir zaman Lenon kadar kal›c› flark›lar yapamad›. Kitab›n yeni bas›m›nda baz› ekler var, daha önce yazd›¤›n›z baz› fikirleri de sorguluyor, eskiden farkl› gözle bakt›¤›n›z baz› konulara yeni bak›fl aç›lar› getiriyorsunuz. 1970’lerin sonunda söyledi¤im sözlerin alt›na hala hiç de¤ifltirmeden imza at›yorsam bende bir problem vard›r. 30 y›l› bofluna m› yaflad›m? Örne¤in K›r›lgan hakk›nda yazd›¤›mda çok daha heyecanl› biriydim, o dönem fliddeti nötr görürdüm, do¤ru amaç için kullan›lmas›na s›cak bakard›m. Bugün ise fliddetin o kadar nötr bir fley olmad›¤›n›, amac› ne olursa olsun uygulayan kifliyi kendine benzetti¤ini ve her koflulda bir bedeli oldu¤unu düflünüyorum. Bu bedel bazen kanuni bir bedel olabilir bazen de insan›n kiflili¤ini zedeleyen psikolojik bir bedel. fiiddet her zaman kötüdür, hiç uygulanmamal›d›r demiyorum, özellikle ma¤duriyetten kurtulmak için kullan›lmas› gereken durumlar olabilir ya da ben kendimi tan›d›¤›m kadar›yla alt› yafl›nda bir çocu¤a tecavüz edilmesine tan›k olursam muhtemelen katil olurum ama o zaman bile insan bir bedeli olaca¤›n› bilmeli ve buna göre seçimini yapmal›. Sezen Aksu’nun yine Metis’ten ç›kan ve flark› sözlerini içeren kitab›n›n ad› “Eksik fiiir”di. Siz de kat›l›yor musunuz bu tan›ma? Bence her flark› sözü fliirdir ama her fliir flark› sözü de¤ildir. fiiir daha genel bir kavram. fiiirin ilk

Okudu¤um flark›larla aramda, sözlerini ezberlemek, melodisine uygun söylemeyi ö¤renmek gibi onlara verdi¤im emekten kaynaklanan bir ba¤ olufluyor. ortaya ç›k›fl› zaten flark› sözü olarak, tarihe bakt›¤›m›zda bunu görüyoruz, müziksiz fliir diye bir fley yoktu ilk zamanlar. Yaz›dan bile önce vard› bu tür fliir. Moderniteyle birlikte özellikle kafiye, vezin olaylar›ndan uzaklafl›lmas›, serbest kafiyenin a¤›rl›k kazanmas›yla flark› olamayacak fliirler de ortaya ç›kt›, fliirin tan›m› geniflledi ama flark› sözlerini hala kaps›yor. ‹yi fliirdir, kötü fliirdir, o flark› sözünün derinli¤ine, kalitesine göre de¤iflir. Siz hiç fliir yazd›n›z m›? Yazd›m ama kötü fliirlerdi, çok da fazla de¤il çok flükür, bir keresinde Defter dergisinde de yay›nlad›m. Ama daha sonra as›l iyi oldu¤um konunun flark› sözü yazmak oldu¤unu fark ettim, ben flair de¤ilim, flair gibi düflünemiyorum, düz yaz›yla rasyonel bir iliflkim var ve ancak müzikle düflündü¤üm zaman bu rasyonellikten paçay› kurtar›yorum. O zamandan beri fliir de¤il flark› sözü yaz›yorum. Türkçe flark› sözü yazarlar›n›n eserlerinden de böyle bir kitap yapmay› düflünür müsünüz? Üzerine yaz›lacak kadar derin, insan› düflüncelere sevk eden flark› sözü yazarlar›m›zdan birkaç örnek istesem? Yaz›labilir ama onu da baflkas› yazs›n, benim için böyle ikinci bir kitap yapmak heyecan verici olmaz. Baflkas› yaparsa keyifle okurum, 2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 49


Famous Blue Raincoat, 14 yafl›nda ilk ö¤rendi¤im Cohen flark›s› ve ilk söyledi¤im flark›lardan. O dönem aflk ve k›skançl›k gibi konularda beni çok düflündüren ve etkisini y›llar boyunca hissettiren bir flark›. kimseden telif falan da istemem! fiaka bir yana, Türkçe flark› sözleri olarak düflünürsek herhalde böyle bir kitaba en çok Murathan Mungan yak›fl›r. ‹ngilizce’ye çevirdi¤im fliirleri de oldu, Murathan’›n sözlerinde daima bir derinlik vard›r. Örne¤in “Terk Eden” flark›s›, terk etmenin suçlulu¤unu tafl›yamayaca¤› için yapt›¤› fleylerle kendini bile bile terk ettiren kiflilere, özellikle erkeklere dair insan› düflündürür. “Kimdi giden kimdi kalan” diye bafllar bu flark›. “Ya içindesindir çemberin ya d›fl›nda kalacaks›n” da ayn› flekilde üstüne çok fley söylenebilecek bir flark› sözüdür. Bülent Ortaçgil’in ço¤u flark› sözü, Nejat Yavaflo¤ullar›’n›n “Tepedeki Çimenlik” gibi baz› çal›flmalar›n› da bu kapsamda düflünebiliriz. Görünenden fazlas›n› söyledi¤ini hissettirirler. Nejat’›n Hiroflima’s› da güzeldir mesela ama mesaj› çok aç›kt›r, çok söyleyecek söz yoktur onun üstüne. Sezen Aksu’nun baz› flark› sözleri de derdini herkesin ilk duyuflta anlayabilece¤i kadar net söyler görünse de, üstünde düflününce insan› farkl› duygu ve düflüncelere götürür. Bu kitaptaki tüm flark›lar›n sizin için özel oldu¤una eminim, ama gene de içlerinde biraz daha öne ç›kanlar var m›? Famous Blue Raincoat, 14 yafl›nda ilk ö¤rendi¤im Cohen flark›s› ve ilk söyledi¤im flark›lardan. O dönem aflk ve k›skançl›k gibi konularda beni çok düflündüren ve etkisini y›llar boyunca hissettiren bir flark›. Bu flark›da anlat›ld›¤› gibi bir insan›n sevdi¤ini hiç k›skanmamas›, onu hiç sahiplenmeden sevebilmesi o 50 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

yafllarda akl›m›n alamad›¤› bir fleydi, yafl›m ilerleyince bu olgunlu¤a ulaflabilece¤imi sanm›flt›m, ama tam tersi oldu. Zaten bence bu dünyaya, bu dünyan›n insanlar›na ait bir flark› de¤il o. Ayn› flekilde Manifesto’nun da benim için ayr› bir yeri var, çünkü benim için çok önemli olan “Niye Müzik?” sorusunun cevab›n› bu flark›yla arad›m. ‹nsanlara kendimi sevdirmek için mi flark› söylüyorum, yoksa benim için daha büyük, daha derin bir anlam› var m›? Birkaç senedir müzikten ayr› kald›¤›m için “Niye art›k flark› söylemiyorum?” sorusunun cevab›n› da yine ayn› Manifesto’daki bak›fl aç›s›yla arad›¤›m gibi. Kitab›n her bölümünde, ifllenen flark›ya ait notalardan bir parça konulmas› hofl olmufl. Asl›nda insan bu kitab› okurken bir yandan flark›lar› da dinlemek istiyor... Ben de bu kitapla birlikte, tüm flark›lar›n benim taraf›mdan yorumlanm›fl hallerini içeren bir CD vermek istiyordum, ama Peter Gabriel’in yay›n haklar›n› elinde tutan Realworld flirketi o dönem onun flark›lar›n› yorumlamama izin vermedi. ‹flin ilginç yan›, Realworld “Üçüncü Dünya” ülkelerinin otantik müziklerini Bat›l› tarzda yorumlamas›yla ünlü bir flirketti, yani “onlar” “bizi” yorumlayabiliyor ama “biz” “onlar›” yorumlayam›yorduk! Bat›l›

olmad›¤›m bir kez daha yüzüme çarp›lm›flt›. Hepsi bir arada olmay›nca içime sinmeyecekti, bu yüzden CD projesinden vazgeçtim. Okurlar›n›z için yeni çal›flmalar›n›zdan biraz bahsetsek? Yak›nlarda yay›mlanacak, bitmifl bir kitab›m var. Türkçe kitaplar›m› Metis’e veriyorum, bu kitap ise ‹ngilizce oldu¤u için Bilgi Üniversitesi Yay›nlar›’ndan ç›kacak. 1981 y›l›ndan beri ütopya ve bilimkurgu üzerine yazd›¤›m her fleyin bir toplam› olacak. Platon’dan bafllayarak LeGuin’e kadar. Kitap 1981’de yazd›¤›m master tezimle bafll›yor. Son yaz› ise 2005’de Amerika’da ç›kan bir kitap için LeGuin hakk›nda yazd›¤›m bir bölüm. Üzerinde çal›flt›¤›m bir kitap da var, o da ‹ngilizce, “Yasaklanm›fl 1 Manifestosu” ad›nda, cinsellik üzerine psikanalitik bir kitap olacak. Buradaki 1’in üstü çizili, yani hayat›m›zdan fallusu ç›karmay› temsil ediyor. Erkek egemen toplumdan erkeklerin de çok çekti¤ini, erkeklerin de buna karfl› mücadele vermesi gerekti¤ini vurgulayan bir söylem içeriyor. Zaten erkekler bunu yapmazsa sadece feminizm ile ciddi bir de¤iflim yaratmak mümkün de¤il. Bunu kad›nlar›n mücadelesini küçümsemek amac›yla söylemiyorum, ama bu kadar çok boyutlu bir sorun tek bir taraf›n mücadelesiyle çözülemez.


‹dil TÜRKMENO⁄LU ’95

‹fi YAfiAMI

idil@idilturkmenoglu.com

‹yi ifl mi insan› mutlu eder, mutlu insan m› iyi ifl bulur?

“‹

fl-yaflam dengesi sa¤lamak” herkesin a¤z›ndad›r. Ama bunu derken neyin kastedildi¤i hep tart›fl›l›r, bence de konu hep ortalardad›r. Neyin dengesinden bahsediyoruz? Kendine veya özel hayat›na zaman ay›rmak m›d›r eksik olan? Hobilere kapt›rabilmek midir? En pahal› etkinliklere kat›labilen, teknede yaflayan, her haftasonu tatile uçan, en lüks hobilere para ve ilgi ay›rabilen CEO’lar dengeyi bulmufllar m›d›r? Mutlu say›labilirler mi? Peki, bu denge sadece zaman ay›rmakla, veya ifl d›fl› fleyler yapmakla m› ilgilidir? ‹flini seven, hatta hobisini ifle çeviren, tüm arkadafllar› da bu çevreden olan kifli dengesiz midir? ‹ki enteresan araflt›rmac› var. “Jedi Master of Happiness” diye an›lan Ed Diener ve o¤lu Robert -ki ona da “Indiana Jones of Psychology” diyorlar. Yaflamlar›n› insan, kaliteli yaflam ve mutluluk kavram›n› araflt›rmaya adam›fllar. Jedi Master, bu kavramlar›n tan›mlar›n›, formüllerini gelifltirmifl, “Indiana Jones” Robert da Grönland’dan, Hindistan’daki slumlara, Afrika’da Masailer’e ve tabii geliflmifl ülkelerdeki geliflmifl iflgücüne kadar herkesle ve heryerde mutluluk kavram›n› araflt›r›p uygulam›fl.

Ruhsal zenginlik, “ifl-yaflam dengesi” demek Baba-o¤ul Dienerler’in son çal›flmalar›nda öne ç›kartt›klar› önemli bir kavram var: “Ruhsal Zenginlik”.

52 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

Mutlu insanlar›n da “ruhsal zenginlik” yaflayan kifliler oldu¤unu söylüyorlar. Hangi faktörlerin gerekli oldu¤unu bir bir tan›mlam›fllar. Bunlar; yaflamda anlam bulmak, pozitif tutumlara sahip olmak, sevgi dolu sosyal iliflkiler yaflamak, hedeflerini tan›mlamak, bir meflgaleye sahip olmak (“ifl” dememifller!) ve de elbette sa¤l›kl› olmak. Para laz›m de¤il mi? Evet, ama sadece çok lükse kaçmadan ihtiyaçlar› karfl›layacak kadar olan›... ‹lk bak›flta bu faktörlerden hiçbiri, ikincisindeyse hepsi “ifl”le ilgiliymifl gibi görünüyor. ‹flte, bence, bu zenginli¤i oluflturan bileflenlere ayn› anda sahip olmak, insan›n ifl-yaflam dengesini de yerine getiriyor. Yaflam kalitesini de...

Çok para kazand›ran ama anlams›z buldu¤unuz bir iflten de, ifl arkadafllar›n› sevmedi¤iniz ortamlardan da hay›r yok. Ayn› zamanda hedeflerinizi unutursan›z, sa¤l›¤›n›z› ihmal ederseniz ve de olumlu bak›fl aç›n›z› kaybederseniz, kendi kendinize “ruhsal fakirli¤i”, mutsuzlu¤u ça¤›r›rs›n›z. Para kazansan›z da yanl›fl ve daha kötüsü mutsuz bir iflte çak›l›p kalabilirsiniz. Mutlu insanlar daha çok para kazan›yor ‹flte baflar›l› olman›n insan› nas›l mutlu etti¤ini, iyi bir iflin mutluluk kayna¤› oldu¤unu pek çok kifliden duyars›n›z. Araflt›rmalar gösteriyor ki, tam tersi de do¤ru. Mutlu insanlar, iflte de daha baflar›l›. Üstelik daha çok para kazan›yor (%30 kadar daha fazla), daha yüksek puanlarla performanslar› de¤erlendiriliyor, müflteriler taraf›ndan daha çok tercih ediliyor ve daha s›k terfi ediyorlar.

Mutlulu¤un “resmen” kitab›n› yazan Dienerler’den o¤ul Robert, bu ay ‹nsan Yönetimi kongresinde konuflmak için Türkiye’de olacak.

‹nsan›n kiflili¤ine, hedeflerine uygun, anlaml› hem de zorlay›c› bir ifl bulmas› kolay de¤il. Ama unutmay›n, Pamuk Prenses de prensi gelinceye kadar zorlu hayat›na devam ediyordu.


Foto: Teoman GÜRZ‹H‹N

ÜN‹VERS‹TEDEN PORTRELER

Üstün baflar›l› akademisyenler Üniversiteden Portreler bölümümüze bu say›da araflt›rma yöntemleri ve kümelenme teorilerine katk›lar yapt›¤› çal›flmalar›yla 2005 y›l›nda TÜBA Teflvik Ödülü, 2007 y›l›nda TÜBA Üstün Baflar›l› Genç Bilim ‹nsan› Ödülü ve 2008 y›l›nda BÜVAK Araflt›rmada Üstün Baflar› Ödülü’nü alan Doç. Dr. Özlem Öz ve okul öncesi dönemdeki çocuklar›n akranlar›yla uyumlu iliflkiler kurmalar›n›, duygular›n› tan›y›p ortam›n koflullar›na göre denetlemelerini içeren sosyo-duygusal geliflim alan›ndaki baflar›l› çal›flmalar›yla 2008 y›l›nda BÜVAK Araflt›rmada Üstün Baflar› Ödülü’nü alan Yrd. Doç. Dr. Feyza Çorapç› ile devam ediyoruz. Bölümü: ‹flletme Bölümü E¤itimi: • Doktora - Interdisciplinary Institute of Management, 1998 - London School of Economics and Political Science (LSE) • Yüksek Lisans - ‹flletme Bölümü, 1994 - ODTÜ • Lisans - ‹flletme Bölümü, 1992 - ODTÜ Doç. Dr. Özlem Öz neler yap›yor: Özlem Öz’ün son y›llardaki çal›flmalar›n›n dört ana konu üzerinde yo¤unlaflt›¤›n› görüyoruz. Bunlardan ilki, uluslararas› ve enformel bir karakter gösteren Laleli’nin bir kümelenme örne¤i olarak incelenmesine odaklan›yor. Kooperatifleflme üzerinden flekillenen bir piyasa mimarl›¤› örne¤i olarak, Türkiye’deki kesme çiçek piyasas›n›n üretimden da¤›t›ma tüm halkalar›n›n incelenmesini amaçlayan bir di¤er çal›flma yeni tamamlanm›fl. Di¤er bir çal›flma alan› ise, ‹stanbul’un pazar yerlerinin yoksulluk, enformalite ve kentsel dönüflüm ba¤lant›lar›yla incelenmesini içeriyor. Öz’ün ‹stanbul sinema sektörünün ekonomik co¤rafyas› üzerine çal›flmalar› da var. Doç. Dr. Öz belgesel film de çekiyor. Ödüle lay›k görülen çal›flmalar›: Öz’ün araflt›rma yöntemleri ve kümelenme teorilerine katk›lar yapt›¤› çal›flmalar› TÜBA ve BÜVAK taraf›ndan ödüllendirilmifltir. Kümelenme 54 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

üzerine yürüttü¤ü çal›flmalar›n teorik katk›lar›n›n yan› s›ra, ampirik yanlar› da önemlidir. Özetle, Türkiye’de sektörel düzeyde ve iller baz›nda gözlenen co¤rafi yo¤unlaflman›n genel görünümünü de ortaya koyan bu çal›flmalarda, Türkiye sanayinin belli bafll› sektörlerinden cam, inflaat, otomobil, çelik, deri, havlu/bornoz, hal› ve mobilya sanayilerinin ayr›nt›l› birer incelemesi ile son dört sektör özelinde ‹stanbul, Denizli, Gaziantep ve Ankara illerinin ekonomik yap›lar›n›n birer analizi de sunulmaktad›r. Araflt›rma yöntemlerine yapt›¤› katk›lar ise, Boolean ve fuzzy mant›k yöntemlerinin uygulamalar›n› baz alarak, kantitatif ve kalitatif yöntemler aras›nda köprü kurmaya yönelik bir ifllev üstlenmektedir. Özlem Öz bu çal›flmalar›yla 2005 y›l›nda TÜBA Teflvik Ödülünü, 2007 y›l›nda TÜBA Üstün Baflar›l› Genç Bilim ‹nsan› Ödülünü ve 2008 y›l›nda BÜVAK Araflt›rma Ödülünü alm›flt›r. fiu an bunlar üzerinde çal›fl›yor: Devam eden çal›flmalar›ndan ilki, ‹stanbul’daki film sektörünün yeniden canlanmas›yla flekillenen yeni organizasyonunun analizini içeriyor. Dünya sinema sektörünün ekonomik co¤rafyas›na iliflkin arka plan› baz alan bu çal›flma, ‹stanbul sinema sektörünün mevcut durumuna iliflkin mekansal yönelimlerin analizini içeriyor ve film flirketlerinin ve ilgili hizmet ve sektörlerin neden ve ne düzeyde mekanda yo¤unlaflt›¤›

Doç. Dr. Özlem Öz sorusuna cevap ar›yor. ‹kinci çal›flma ise, ‹stanbul semt pazarlar›n›n geçirmekte olduklar› dönüflüme odaklan›yor ve flehrin de¤iflik mekanlar› üzerinde ortaya ç›kan rekabete, pazarlar›n flehir ekonomisi içindeki evrilen rollerine ve bu geliflmelerin süre giden soylulaflt›rma faaliyetleri ile ba¤lant›lar›na da de¤iniyor. Ayr›ca bu çal›flma bizi, söz konusu dönüflümlerin sosyal-mekansal eflitsizlik ve sosyal d›fllanma konular›na yönelik yans›malar›n› da tart›flmaya ça¤›r›yor. Özlem Öz, bu ana temalar› etraf›nda ‹stanbul üzerinde çal›flmaya devam etmeyi planlad›¤›n› belirtiyor. Öz’ün gözünden Bo¤aziçi Üniversitesi: “Özel hayat›mdaki geliflmeler nedeniyle Ankara’dan ‹stanbul’a tafl›nmam gündeme geldi¤inde, “‹stanbul’da nerede çal›flabilirim?” sorusu üzerinde fazla düflünmedim ve tek ifl baflvurusu yapt›m. O gün bugündür buraday›m! Geriye dönüp bakt›¤›mda, do¤ru tercih yapt›¤›m› görüyorum ve Bo¤aziçi Üniversitesi’nde severek çal›fl›yorum.”


Bölümü: Psikoloji Bölümü E¤itimi: • Doktora - Klinik Psikoloji, 2004 - Purdue Üniversitesi • Yüksek Lisans - Klinik Psikoloji, 2000 - Purdue Üniversitesi • Lisans - Psikoloji Bölümü, 1996 - Bo¤aziçi Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Feyza Çorapç› neler yap›yor: Araflt›rma projeleri, okul öncesi dönemdeki çocuklar›n akranlar›yla uyumlu iliflkiler kurmalar›n›, duygular›n› tan›y›p ortam›n koflullar›na göre denetlemelerini içeren sosyoduygusal geliflim alan›nda. Sosyal ve duygusal becerilerin geliflimi üzerinde etkisi görülen bireysel (örne¤in, çocu¤un mizac›), ailesel (örne¤in, çocuk yetifltirme davran›fllar›) ve çevresel (örne¤in, yoksulluk, ev ve okul ortam›n›n kalitesi) faktörleri inceleyerek davran›fl problemi gösterme riski alt›nda olan çocuklar› erken yaflta belirlemeyi amaçlamakta. Ayr›ca, erken çocukluk dönemi çal›flmalar›nda kültüre duyarl› ölçüm yöntemleri ve klinik müdahele programlar› gelifltiriyor. Ödüle lay›k görülen çal›flmalar›: Michigan Üniversitesi’nde doktora sonras› araflt›rmac› olarak çal›flt›¤› projelerde, özellikle geliflmekte olan ülkelerdeki yoksul ailelerin çocuklar›nda erken çocukluk ça¤›nda çok s›k rastlanan demir eksikli¤i gibi önemli bir risk faktörünün çocuklar›n sosyal geliflimine olan etkilerini inceledi. Bu çal›flmalar›, yoksul aileler için psikososyal müdahele hedeflerinin belirlenmesi için önemli bulgular› ortaya koydu ve “Society for Developmental and Behavioral Pediatrics” taraf›ndan ödüllendirildi. Bu çal›flmalar›n yan› s›ra, okul öncesi kurumlar›n çevresel kalitesi ile çocuklar›n sosyal geliflimi

Yrd. Doç. Dr. Feyza Çorapç› aras›ndaki çal›flmalar› derlemifl oldu¤u yay›n American Psychological Association taraf›ndan bas›lm›fl olan bir kitapta yer ald›. 2008 y›l›nda BÜVAK Araflt›rmada Üstün Baflar› Ödülü’nü alan Çorapç› son olarak, Türkiye’de bafllatt›¤› araflt›rma projeleri ve Anne-Çocuk Vakf›’n›n erken müdahale programlar›na yapt›¤› akademik dan›flmanl›k görevleri sonucu ödüle lay›k görüldü¤ünü düflünüyor. fiu an bunlar üzerinde çal›fl›yor: BAP Komisyonu taraf›ndan desteklenen “Ailede Duygusal ‹letiflim ve Çocuklar›n Sosyal Yetkinli¤i” adl› bilimsel araflt›rma projesinde, okul öncesi çocuklar›n davran›fl sorun belirtileri ile sosyal yetkinlik becerilerini güvenilir ve geçerli bir flekilde de¤erlendiren bir ölçe¤in Türkiye normlar›n› belirleyerek, risk alt›ndaki çocuklar› erken yaflta tespit etmek ve bu çocuklar› önleyici müdahelelere yönlendirmek için ilk ad›m› oluflturmakta. Bu projede ayr›ca hem nicel hem nitel

araflt›rma yöntemlerini birlikte kullanarak farkl› sosyo ekonomik düzeydeki annelerin çocuklar›n›n duygular›n› nas›l sosyallefltirdiklerine dair veri toplayarak aile-odakl› ve anneçocuk aras›ndaki duygusal iletiflimi desteklemeyi hedefleyen müdahele programlar› gelifltirmeyi amaçl›yor. Bunun yan› s›ra Koç Üniversitesi Psikoloji Bölümü ile ortaklafla yürüttükleri ve TÜB‹TAK taraf›ndan desteklenen bir di¤er projede anne-çocuk iliflkisini ve çocuklar›n duygu düzenleme becerisini do¤rudan gözleme dayal› ölçekler ile de¤erlendirerek bu ölçekleri Türk literatürüne kazand›rmay› amaçlamakta. Çorapç›’n›n gözünden Bo¤aziçi Üniversitesi: “Bo¤aziçi Üniversitesi’nin genç ö¤retim üyelerine sa¤lad›¤› araflt›rma olanaklar›n› ve üniversitemizin üstün baflar›l› lisans ve yüksek lisans ö¤renci profilini, akademik kariyerime katk›da bulunan en önemli iki etmen olarak görüyorum.”

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 55


SPOR

Yaz›: Didem Derya ÖZDEM‹R ’10 Foto: Derya DURKAYA

‹ki metre yak›n›n›zda bir flahinle

kendinizi rüzgar›n kollar›na b›rakmak...

Do¤a sporlar›n›n pek ço¤unda tad›na doyulmaz, flehirde bulunmaz manzaralar›n keyfini ç›karmak esast›r. Ancak yaln›zca yamaç paraflütünde yüzünüzde yel, yan› bafl›n›zda bir flahin ve yüzlerce metre alt›n›zda keyfinize amade bir seyir ile gökyüzünde süzülebilirsiniz. 2009 Türkiye Yamaç Paraflütü fiampiyonas›’ndan Bayanlar kupas›yla dönen Bo¤aziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyat› Bölümü ö¤rencisi Ayfle Bayrak, anneannesinin bahçesinde kiraz toplarken tan›flt›¤› bu sporu ve flampiyonlu¤a giden yolu anlat›yor. 58 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

Y

amaç paraflütü yapmaya nas›l bafllad›n? Yamaç paraflütünü ilk defa 2004 y›l›nda Kayseri Talas’ta yap›lan Dünya Kupas› aya¤›nda tan›d›m. Anneannemin Talas’taki bahçesinde kiraz toplarken kafam› kald›rd›¤›mda uzaktan kelebek gibi görünen yüzden fazla paraflütü gördüm. Yar›flma boyunca ailecek her gün tepeye ç›k›p yar›flmac›lar› seyrettik. Babam o s›rada kafas›na koymufl olmal› ki ertesi sene ÖSS s›nav›na 20 gün kala birlikte yamaç paraflütü kursuna gitmeyi teklif etti. Böylece bafllang›ç e¤itimimi ‹karus yamaç paraflütü okulunda ald›m.

Bildi¤im kadar›yla Bo¤aziçi Üniversitesi’ni tercih etme sebeplerin aras›nda Bo¤aziçi Üniversitesi Havac›l›k Kulübü’nün de etkisi var... Evet, bafllang›ç e¤itimini tamamlad›ktan sonra spora devam edebilmek için kendi uçufl malzemelerimi almam gerekiyordu. Malzemelerin maliyeti yüksek oldu¤u için babam sadece kendisine malzeme ald› ve bana havac›l›k kulübü olan bir üniversite kazanmam› söyledi. ‹karus’taki e¤itmenim Can Gül de Bo¤aziçi’nin havac›l›k kulübünün çok iyi oldu¤unu söyleyince ÖSS’ye 10 gün kala Bo¤aziçi’ni


kazanmak hedefim oldu. Öncesinde böyle yüksek bir hedefim olmad›¤› için ders çal›flm›yordum. Son 10 gün kendimi bir odaya kapat›p deliler gibi ders çal›flt›m. ÖSS sonuçlar› geldi¤inde asl›nda Bo¤aziçi Havac›l›k Kulübü’nü kazanm›flt›m. Okula kay›t olduktan sonra tabii ki ilk iflim kulübe kat›lmak oldu. Türkiye’deki di¤er havac›l›k kulüpleriyle k›yaslad›¤›nda Bo¤aziçi’nin kulübünü nas›l buluyorsun? Di¤er kulüplerle k›yaslad›¤›mda BÜHAK maddi aç›dan en çok imkâna sahip olan kulüp diyebilirim. Yamaç paraflütü malzemeleri eskiyen, pahal› malzemeler. Ayr›ca paraflütlerin kilo limitleri ve seviye farkl›l›klar› oldu¤u için kulüplerde çok say›da malzemeye ihtiyaç oluyor. Okulun deste¤i sayesinde BÜHAK’ta yeterli say›da malzeme var. Di¤er üniversitelerin havac›l›k kulüplerinin en büyük s›k›nt›lar›ndan biri malzeme eksikli¤i. Bu sene BÜHAK’a 100’den fazla kifli kay›t yapt›rd›. Bu çok yüksek bir rakam, baz› okullar›n kulüpleri yeni üye say›s›na kota koymak zorunda kal›yor. Bo¤aziçi’nde ise yamaç paraflütü ö¤renmek isteyen kimse geri çevrilmiyor. Türkiye’de pek çok ulusal ve yerel yar›flmaya kat›ld›n. Bu yar›flmalar hangileriydi? Elde etti¤in baflar›lar neler? Yar›flmalara kat›lmaya 2008 sezonunda bafllad›m. 2008’de kat›ld›¤›m de¤iflik illerdeki 4 yar›flma bana yar›flma tecrübesi kazand›rd›. Çünkü yar›flmak serbest “cross country” uçuflu yapmaktan farkl› bir tecrübe gerekiyor. Zor hava flartlar›nda, kalabal›k hava trafi¤inde uçmak, yar›flma kurallar›n› ö¤renmek laz›m. 2009 sezonunda daha tecrübeli bir pilot olarak kat›ld›¤›m 5 yar›flmadan da çeflitli dereceler elde ettim. Denizli XC Open&

Üniversiteler fiampiyonas›’nda Üniversiteler ve Bayanlar klasman›nda 1.lik, Konya-Akflehir XC Anadolu Kulüpler Kupas›’nda Bayanlar klasman›nda 2.lik, Tokat Turhal XC Open’da aç›k klasmanda 3.lük ve bayanlar klasman›nda 1.lik elde ettim. En önemlisi ise Kayseri ve Çank›r›’da yap›lan 2 ayaktan oluflan 2009 Türkiye fiampiyonas›’nda Bayanlar flampiyonu oldum. Seni Bo¤aziçi’nden ç›kan ilk Bayanlar fiampiyonu yapan süreci bize anlat›r m›s›n? Bu baflar›n›n arkas›nda kiflisel bir özveri yat›yor olmal›... Uçmay› çok sevdi¤im için bütün f›rsatlar› ve imkânlar› de¤erlendirdim. Okulun kulübünde bütün e¤itim gezilerine kat›l›yordum. ‹ki sene sonra daha h›zl› ilerleyebilmek için kendi malzememi almaya karar verdim. Bir dönem okulu ask›ya al›p 6 ay çal›flt›m ve ancak ikinci el malzeme alacak paray› denklefltirebildim. Kendi malzememi ald›¤›mda daha fazla uçufla gitme ve di¤er pilotlarla tan›flma imkan›m oldu. Türkiye’nin en iyi ve en tecrübeli pilotlar›ndan Semih Say›r ve Yurdaer Etike ileri seviye pilot e¤itimimde ve yar›flma tecrübesi kazanmamda çok büyük destek verdiler. Hala onlar›n sa¤lad›¤› imkanlar sayesinde birlikte uçufla gidiyoruz. Ö¤renmenin sonu olmad›¤› için e¤itim devam ediyor.

Yapabilir miyim yapamaz m›y›m diye düflünmesinler. 10 metre koflabilecek kadar sa¤l›kl› olan herkes uçabilir. Özellikle bafllang›ç e¤itimi iflin en zahmetli k›sm›.

Yamaç Paraflütü pekçoklar› için cesaret edilemeyecek bir macera. Senin bu riski göze alman› sa¤layan motivasyon kayna¤›n nedir? Öncelikle flunu söyleyeyim: Yamaç paraflütü san›ld›¤› gibi çok tehlikeli bir spor de¤il. Al›nan riski pilot kendisi belirler yani pilot seviyesine uygun hava koflullar›nda uçar, tehlikeli bölgelere gitmezse ve riskli manevralar yapmazsa araba kullanmak kadar güvenli diyebilirim. Bunun içinse motivasyon kayna¤›m tabii ki uçufltan ald›¤›m zevk. Yamaç Paraflütüne yeni bafllayacak sporculara ne önerirsin? Yapabilir miyim yapamaz m›y›m diye düflünmesinler. 10 metre koflabilecek kadar sa¤l›kl› olan herkes uçabilir. Özellikle bafllang›ç e¤itimi iflin en zahmetli k›sm›. Bafllang›ç pilotlar› sadece çok stabil havalarda uçtuklar› için defalarca e¤itime gidip hava flartlar›ndan dolay› uçamadan dönebiliyorlar. Bunlara sabrederlerse tecrübeleri artt›kça uçabilecekleri gün say›s› da art›yor. Dolay›s›yla yeni bafllayanlara sab›r tavsiye ediyorum. Zaten ayaklar› yerden kesilince verdikleri eme¤e de¤di¤ini görecekler.

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 59


BO⁄AZ‹Ç‹L‹LER

Yaz›: P›nar TÜREN PATTERSON ’93 Foto: Melih AYDIN

Alt›n y›llar›ndan yeniden do¤ufl y›llar›na S‹NEMANIN DUAYEN‹ HAL‹T REF‹⁄ ‹LE TÜRK S‹NEMA TAR‹H‹ ÜZER‹NE SOHBET 11 Ekim 2009 tarihinde kaybetti¤imiz Türk sinemas›n›n an›t isimlerinden Halit Refi¤’in an›s›na Nisan 2007 say›m›zda yay›nlad›¤›m›z söyleflimizi tekrar okuyucular›m›zla paylafl›yoruz.

R

obert Kolej’de mühendislik okurken bafllayan sinema kariyeri Lise hayat›m›n sonlar›na yaklafl›rken bir meslek seçme durumum ortaya ç›kt›. “Ben ne meslek yapaca¤›m” diye düflündü¤ümde sinemac› olmaya karar verdim. O tarihler itibariyle en çok hofluma giden ifllerden biri sinema seyretmekti. Madem ben film seyretmekten o kadar hofllan›yorum, seyretmekten hofllanaca¤›m filmleri kendim yapay›m düflüncesi gitgide belirgin hale geldi. Fakat benim bu karara vard›¤›m 1940’l› y›llar›n sonu ve 50’lilerin bafl›nda Türkiye’de sinema e¤itimi yoktu, hatta bir meslek olarak bile henüz oturmam›flt›. Aileme “ben sinemac› olmak istiyorum” desem “çocuk film seyrede seyrede üflütmeye bafllad›” diye düflünürdü çünkü öyle bir

60 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

meslek yoktu. Ben de zaman kazanmak ve zaman içinde sinemaya girebilmek için u¤raflmaya karar verdim ve okumak için Robert Kolej’i seçtim çünkü harika manzaras› vard›! Elbette ‹ngilizcemi ilerletmek de benim için önemliydi. Böylece mühendislik okumaya bafllad›m. Robert Kolej’de e¤itimin yan› s›ra çok güzel arkadafllar edindim. Beklan Algan, Cevat Çapan, ‹smet Birsel gibi dostlar›m oldu. Bu dönemde sinemaya girifl yapabilmek için kitaplar temin ettim. Bunlar Türkçe’de bulunmayan temel sinema kuram› ve sinema tarihi kitaplar›yd›. 1950’li y›llar›n bafl› itibari ile ‹ngiltere’de bile sinema e¤itimi yoktu. O tarihlerde Avrupa’da Rusya baflta olmak üzere sosyalist ülkelerde sinema e¤itimi vard›. ‹ngiltere’den elde etti¤im kitaplar sayesinde daha Eisenstein’›n filmlerini

görmeden kuramsal kitaplar›n› ve onun hakk›nda yaz›lm›fl olanlar› okumufltum. Üstümde ilk büyük etkisini hissetti¤im ve bugüne kadar etkisi devam eden yönetmen John Ford olmufltur. “Stagecoach” filmini gördü¤ümde daha ilkokula bile gitmiyordum. 1930’lu y›llarda Türkiye’de “K›z›lderililer Geliyor” ismiyle oynat›ld›. Bu filmi daha sonra birçok kez seyrettim. John Ford sinemas› her seyretti¤imde beni etkiliyor. Filmlerinin o hareketli sahnelerinin ard›nda toplumun tarih ve kültürüne dair çok farkl› derinlikler oldu¤unu zaman içinde idrak ettim. Bunun d›fl›nda tabii daha filmini görmeden etkilendi¤im Eisenstein var. O da mühendislik e¤itimi al›rken b›rak›p sinemac› olmufl. Bunun bende h›zland›r›c› etkisi oldu. Hedefim sinemac› olmakt› ve buna e¤itimle varamayaca¤›m› anlay›nca ben de çal›flman›n yollar›n› arad›m. Mesela daha Robert Kolej’deki ilk yaz ay› tatilinde Tünel’de buldu¤um Ses Stüdyolar›nda stajyer olarak çal›flt›m. Çayc›l›k dahil bir sürü ifl yapt›m ve çok fley ö¤rendim. Neticede önemli olan kararl›l›k ve azim. Daha sonra, askerlik yafl›m geldi¤i anda baflvurdum ve gönüllü olarak Kore’ye gittim. Türk ile Amerikan birli¤i aras›nda irtibat subay› olarak görev yapt›m. Burada baflka bir büyük flans›m oldu. Bir Amerikan firmas›n›n askerlere çok uygun fiyatlarla sat›fl yapt›¤› bir


“Bir Türk’e Gönül Verdim”, 1969. ma¤azadan kendime kamera, montaj masas›, projeksiyon aleti dahil ilk sinema gereçlerimi ald›m ve sinema altyap›s› kurdum. ‹lk filmlerimi bu flekilde çektim. Askerlik bittikten ve terhis olduktan sonra, sinemaya nas›l girerim diye düflünmeye bafllad›m. Bir aile dostumuz sayesinde Metin Toker’in ç›kard›¤› Akis Dergisi’nin sinema yaz›lar› yazacak birisini arad›¤›n› ö¤rendim ve beni tavsiye etmeleriyle bu ifle bafllad›m. Tabii ukalal›k dozu yüksek yaz›lar yazmaktay›m. Bu yaz›lar sinema çevresinde epey ilgi uyand›rd›. Çok keskin elefltiriler yapmaktayd›m. Yazarl›k sayesinde dönemin önde gelen sinemac›lar› beni tan›d›. Ve 5 y›l gibi bir sürede yine flansa bak›n ki Türkiye’de sinemac›l›k bir meslek halini ald›. Her y›l yap›lan film say›s› ve yerli filme talep artmaktayd›. 50’li y›llar Türkiye’de önemli bir elektrifikasyon hareketinin oldu¤u y›llar. Elektri¤in girdi¤i her yere sinema girmekte ve sinema giren her yerde de Türk filmleri öncelikli olarak tercih edilmekte. En derme çatma yap›lm›fl, en ilkel görünüfllü Türk filmi bile en iyi flartla renkli sinemaskop çekilmifl Amerikan filmlerinden daha fazla ilgi görüyordu. 1950’li y›llar›n bafl›nda Türkiye’de yap›lan film say›s› 10’lu rakamlarda iken, 50’li y›llar›n sonuna ve 60’l› y›llar›n bafl›na gelindi¤inde bu rakam 100’lü say›lar› aflm›flt›. Ben yine çok flansl› olarak tam bu geliflme süreci içinde bu mesle¤e girme f›rsatlar› aramaktayd›m. O tarihlerde Türk sinemas›n›n en önde gelen sinemac›lar› Lütfü

“‹stanbul’un K›zlar›”, 1964. Akad, At›f Y›lmaz, Metin Erksan, Memduh Ün bana çok dostluk gösterdiler. Lütfü Akad ilk defa Türk sinemas›nda benim be¤endi¤im filmleri yapan yönetmendi, bu nedenle çok önemlidir benim için. Zaten hiçbiri için kötü elefltiriler yazmam›flt›m. Ama yazd›¤›m en keskin, en sivri yaz›lardan birisi Memduh Ün’ün “Piç” filmi üzerine idi. Tan›flt›¤›m›z zaman “Aa ben bu Halit Refi¤’i merak ediyordum, nerde yakalasam da dövsem diye düflünmekteydim ama hadi beraber bir yeme¤e gidelim” dedi ve böylece arkadafll›¤›m›z bafllad›. Ve kaderin cilvesine bak›n ki bana film yapt›ran ilk kifli de Memduh Ün oldu ve hem dostlu¤umuz hem de birlikte çal›flmalar›m›z hep devam etti. 60’l› y›llar… Türk Sinemas›n›n Alt›n Y›llar› O y›llarda Amerikan ve Hindistan sinemalar›ndan sonra Türkiye 3. büyük sinema sektörüne sahipti. 60’l› y›llar› do¤ru analiz etmekte fayda var. 50’li y›llar kurulufl y›llar› ve bu y›llarda sinema bir meslek haline gelmekteyken ve baz› sinemac›lar kendi kiflisel üsluplar›n› gelifltirmekteyken yaflanan önemli bir olay› iflaret etmek gerekiyor. Metin Erksan 1952’de henüz 23 yafl›ndayken ilk filmi Afl›k Veysel’in hayat› “Karanl›k Dünya”y› yapt›. Bu film o tarihe kadar Türkiye’de en keskin sansüre u¤rayan film oldu. Sansür kurulu, Türk köyünü çok kötü gösterdi¤i gerekçesiyle filmi reddetti. Filme bir tak›m Amerikan belgesellerinden parçalar eklenip, baz› sahneler ç›kart›l›yor ve bir

“fiehirdeki Yabanc›”, 1963.

Aileme “ben sinemac› olmak istiyorum” desem “çocuk film seyrede seyrede üflütmeye bafllad›” diye düflünürdü çünkü öyle bir meslek yoktu. Ben de zaman kazanmak ve zaman içinde sinemaya girebilmek için u¤raflmaya karar verdim ve okumak için Robert Kolej’i seçtim çünkü harika manzaras› vard›! y›l sonra film sansürden izin al›yor ama elbette yap›lan de¤ifliklikler yüzünden etkisini kaybediyor. Burada önemli olan nokta, Türk sinemac›lar›n›n bu olaydan çok korkmas› ve sinmesi. Sinemac›lar Türkiye’nin sosyal toplumsal gerçeklerini filme alman›n sansür taraf›ndan nas›l karfl›lanaca¤›n› gördüler. 50’li y›llarda Türkiye’de sinema ad›na mesleki geliflmeler ve sinema dili ad›na dikkate de¤er bir geliflme olmaktayken, gerçekçi filmler özellikle toplumsal gerçekçi filmler yapmak ve gerçeklere yaklaflmak konusunda sinemac›lar korku yaflad›. 1960 y›l›nda 27 May›s ihtilali yafland› ve 1961 Anayasas› ç›kart›ld›. Bu anayasa ile birlikte düflünce ve fikir alan›nda epey önemli özgürlükler geldi. Sinemaya da etkileri oldu. Metin Erksan 1962 y›l›nda yine bir köy filmi yapt› ve Fakir Bayburt’un “Y›lanlar›n Öcü” adl› eserini filme çekti. 1952 y›l›nda çekti¤i Afl›k Veysel belgeselinden tam 10 y›l sonra, 1962’de “Y›lanlar›n Öcü” yine ayn› flekilde sansürde bütünüyle reddedildi. Gerekçe yine ayn›yd›: Türk köy hayat›n› kötü göstermek. Fakat ortada de¤iflen bir durum vard›. Cemal Gürsel, o tarihteki Cumhurbaflkan›, büyük bir Türk filmi merakl›s›yd›. Çankaya’da s›k s›k Türk filmi izlemekteydi. Bunu bilen sinemac›lar kendisine “çok ilginizi çekecek bir Türk filmi var ama gösteremiyoruz çünkü sansürlendi” diyorlar. O da “sansür reddetti diye ben seyredemez miyim” diyor ve filmi izliyor. “Y›lanlar›n Öcü”nü seyrettikten sonra “bu filmi çeken memlekete büyük bir hizmette bulunmufltur” diyor. Tabii Cumhurbaflkan› böyle sözler edince 2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 61


filmin üstündeki sansür kalkt› ve kare kesilmeden gösterime girdi. ‹flte bu olay art›k Türk sinemas›nda sosyal konulara, ülke gerçeklerine yaklafl›mda sinemac›lara bir cesaret getirdi. Benim ilk filmimin ortaya ç›k›fl tarihi de 1961 yani tam bu dönem Metin Erksan ile yak›n dostuz ve ülke gerçeklerine yönelik film yapmak üzerine birlikte düflünüyoruz. Bu çerçeve içinde ben de “fiehirdeki Yabanc›” isimli, maden iflçilerinin hayat›yla ilgili bir film yapt›m. Bu film 1963 y›l›nda Moskova Festivali’ne davet edildi ve bu festivale davet edilen ilk Türk filmi oldu. Ertesi y›l Metin Erksan “Y›lanlar›n Öcü”nden ald›¤› güçle baflka bir köy filmi daha yapt›: “Susuz Yaz”. Bu film Berlin Film Festivali’nde büyük ödül kazand›. ‹lk defa bir Türk filmi uluslararas› bir festivalde böyle önemli bir ödül alm›fl oldu. 1965 y›l›nda “fiehirdeki Yabanc›” filmimden ald›¤›m güçle, göç meselesi üzerine “Gurbet Kufllar›” filmimi çektim. O film nas›l olduysa Hindistan’a gitti ve büyük ilgi gördü, “gösterildi¤i zaman trafik kapan›yordu” gibilerinden yaz›lar yay›nland› gazetelerde. 1960’l› y›llarda, 61 Anayasas›n›n getirdi¤i imkanlarla Türkiye’de baz› sinemac›lar Türkiye gerçeklerine daha rahat yaklaflma imkan› bulduklar› için bu sefer yurtd›fl›nda ilk defa Türk filmleri belli bir ilgi uyand›rmaya bafllad›. Bu arada geliflme devam ediyordu. Y›lda 200-250 film çekilmeye baflland›. Talep sürekli olarak artmaktayd›. Renkli filme de bu dönemde baflland›. Türk filmlerine öyle büyük Bono Sistem Özellikle 60’l› y›llarda dünya sinema tarihinde bir baflka örne¤i olmayan bir fley yafland›. Türkiye’de y›lda 300 film çekilirken asl›nda bu maliyeti karfl›layacak bir sermaye yoktu. Türkiye’deki sermaye y›lda 50-60 filmi kotarabilecek durumdayd›. Türk filmlerine talep o kadar fazlayd› ki, y›lda 1-2 film yapabilecek bir sinemac›dan y›lda 10 film yapmas› isteniyordu. Talep var ama maddi güç yok. ‹flte burada dünya sinema tarihinde bir baflka efli benzeri olmayan bir fley ortaya ç›k›yor: Bono Sistemi. Sinema iflletmecileri, sinemalar›n y›lda kaç film talep etti¤ini belirleyip, bu talep edilen filmlerde tercihen hangi oyuncular›n olmas› istendi¤ini, hangi tip film istendi¤ini de belirtip yap›mc›lara bildiriyordu ve siparifli için bono veriyordu. Ama iflletmecinin verdi¤i bononun nakit karfl›l›¤› kendisinde yoktu. Yap›mc›ya flunu diyordu: “Bonoyu al, filmi verdikten birkaç ay sonra paran› al”. Ne sinemac›da ne de iflletmecide o para yokken Bono Sistemi sayesinde film çekilebildi.

62 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

bir talep vard› ki, özellikle maddi durumu iyi olan sinemac›lar renkli film yapmaya cesaret etti. 60’l› y›llar›n ortas›nda bir baflka durum ortaya ç›kt›. Türk filmleri komflu ülkelerde çok ilgi toplamaya bafllad›. Mesela Yunanistan’da Hülya Koçyi¤it’in oynad›¤› “Kad›n Asla Unutmaz” adl› film öyle büyük bir ilgi gördü ki bundan sonra di¤er Türk filmlerine ilgiye de yol açt›. ‹ran’da Cüneyt Ark›n’›n oynad›¤› “Hac› Murat” filmi müthifl ilgi uyand›rd› ve di¤er filmlerin yolunu açt›. Arap ülkelerinde Emel Say›n’›n oynad›¤› filmler ilgi gördü. 60’lar›n ikinci yar›s›nda, komflu ülkelerin de ilgisiyle renkli ve popüler filmlere ilgi gitgide artt› ve tarihinde ilk defa Türk filmleri bir d›fl pazar temin ettiler. 70’li y›llar… Televizyonun sars›c› etkisi ile sallanan ama y›k›lmayan Türk Sinemas› 70’li y›llar›n ortas›na gelindi¤inde Türkiye’de televizyon yay›nlar› bafllad›¤›nda Türk sinemas›nda epey büyük de¤iflimler meydana geldi. 50’li ve 60’l› y›llarda Türk sinemas›n›n bu kadar geliflmesinin en önemli nedenlerinden birisi televizyon ile rekabetin olmamas›d›r. Yabanc› filmlerin teknolojik üstünlüklerine ra¤men seyirci manevi özelliklerinden ötürü Türk filmlerini tercih ediyordu. 70’lerin ikinci yar›s›nda devlet televizyonunun yayg›nlaflmaya bafllamas›n›n Türk sinemas› üstünde sars›c› bir etkisi oldu ama y›k›c› de¤il. 1974 dönüm noktas› olarak al›n›yor çünkü –asl›nda deneme yay›nlar› 1968’den itibaren bafllam›flt›‹smail Cem’in TRT Genel Müdürü olmas›yla her gün düzenli olarak yay›n yap›lmaya baflland›. Ama elbette herkesin televizyonu yoktu. Benim bile TRT için Aflk-› Memnu dizisini yapana kadar televizyonum yoktu.

70’li y›llar›n ikinci yar›s›nda yaflanan sars›nt›dan sonra ne oldu? Devlet televizyonunun siyasi, ahlaki ve kültürel kurallar› vard›. Her film gösterilmiyordu. Türk sinemas›nda aile tarz› filmler ailelerin evde televizyon seyretmeye bafllamas›yla sinema alan› gençlere ve televizyon alamayan daha alt kesime aç›lmaya bafllad›. Ve böylece Türk sinemas›nda üç ak›m belirdi: Politik filmler çekild bu dönem Y›lmaz Güney filmleri sivrildi; dini filmler yap›ld›; ‹brahim Tatl›ses, Orhan Gencebay gibi isimlerin arabesk filmleri ortaya ç›kt›. Ve gittikçe artan bir popüler ilgi oldu bu filmlere çünkü toplumsal de¤iflimler de yaflan›yordu. Özetle devlet televizyonu Türk sinemas›nda sars›nt›lara ve de¤iflimlere yol açt› ama y›k›m meydana getirmedi. 80’li y›llar… Video kasetlerin egemenli¤i 80’li y›llarda ilginç bir durum ortaya ç›kt›. Almanya baflta olmak üzere di¤er Avrupa ülkelerinde git gide artan Türk nüfusu kültürleri ile ba¤lar›n› devam ettirmenin yollar›ndan biri olarak sinemay› kullanmaya bafllad›lar. Tam bu dönemde video teknolojisinin de geliflmesiyle Avrupa’daki Türk topluluklar› evlerinde video kasetinden Türk filmi seyretmeye bafllad›lar. Bu dönem içinde ç›kan filmler ne kadar kaliteliydi? 1950’lerden beri olan bir durum, mesela 100 tane film yap›l›yorsa bunlar›n 10-15 tanesi daha farkl›, kaç›n›lmaz bir flekilde di¤er büyük ço¤unluk seri imalat, birbirine benzeyen konulard›. 90’l› y›llar… Türk Sinemas› için zor y›llar 90’l› y›llar Türk sinemas› aç›s›ndan önemli bir dönemeçti. Öyle veya böyle, Türk sinemas› 90’l› y›llara kadar geldi. Elbette yap›lan tüm filmler yüksek kalitede de¤ildi belki ama aralar›ndan zaman


zaman gayet de¤erli, dikkate de¤er filmler ç›kt›¤›n› da inkar etmemek gerek. Büyük de¤iflim 1990 y›l›nda Türkiye’de ilk özel televizyonun kurulmas› ile yafland›. Star TV yay›na bafllad› ve k›sa zamanda di¤erleri de onu izledi. Aralar›nda ciddi rekabet ortaya ç›kt›. Bu kanallar Türk filmlerinin iyi izlendi¤ini görünce piyasada ne kadar eski Türk filmi varsa, onlar› toplay›p göstermeye bafllad›. Ayr›ca TRT gibi bir tak›m etik kayg›lar gütmedikleri için daha çok seyirci toplad›¤› taktirde her türlü filmi göstermeye bafllad›lar. Durum böyle olunca Türk filmi izleyicileri k›sa zaman içinde evde oturup film izler hale geldi. 1990 y›l›nda Türkiye’de 3000’in üzerinde sinema salonu varken, 1995 y›l›na gelindi¤inde 300’ün alt›na inmiflti. Böylece Türk sinemas›nda yerleflmifl klasik sistem çöktü. Sinema sektöründe çal›flanlar televizyon sektöründe ifl bulabilmeye bafllad›. 1996’da de¤iflimin ilk filmi ortaya ç›kt›: Eflk›ya (Yavuz Turgul, 1996). Yavuz Turgul asl›nda klasik Yeflilçam ortam›nda yetiflmifl, seyirci ile film aras›ndaki iliflkiyi, seyircinin Türk filmlerinde nelerden etkilendi¤ini çok iyi bilen biri olarak, Türk sinemas›n›n çöküfl döneminde televizyon ve reklam dünyas› ile iyi iliflkiler kurmufltu dolay›s›yla yeni flartlar› çok iyi bilen ve iyi de¤erlendiren yönetmendi. “Eflk›ya”dan itibaren Türkiye’de yeni bir sinema belirtisi ortaya ç›kmaya bafllad›. Türkiye’de sinema gelene¤ini y›km›fl olan özel televizyonlar›n›n bünyesinden ç›kan bir sinema do¤du. 2000’li y›llar… Televizyonun içinden yeniden do¤an Türk Sinemas› 90’larda ve 2000’li y›llarda reklam sektöründeki geliflmeler sinemaya teknolojik aç›dan fayda sa¤lad›. Televizyon kaynakl› ve televizyon destekli, klasik Türk sinemas›n›n hiçbir zaman sahip olmad›¤› teknolojik ve maddi

imkanlarla ve yine Türk sinemas›nda o güne kadar rastlanmayan bir pazarlamayla yeni bir Türk sinemas› hayata geçti. Neticede özel televizyon önce Türk sinemas›n› bat›rd› sonra kendi içinden yeni bir sinema faaliyeti ortaya ç›kmas›na vesile oldu. Bunun en tipik, en zirve örne¤i “Kurtlar Vadisi Irak” ile oldu. Amerikan tarz›nda genifl kitleye hitap eden, iyi pazarlanan, kazanc› yüksek filmlere yak›n olan bu filmlere karfl›l›k Türkiye’de geliflen bir baflka tür de Frans›z tarz›n› takip eden filmler. “Sinema sadece bir e¤lence endüstrisi de¤ildir, ayn› zamanda bir sanatt›r ve bu sineman›n yarat›c›s› da yönetmendir” diyen bu ak›ma göre bir filmin kitlelere hitap etmesi beklenemez. Bu ak›m› takip ederek yap›lan filmler sübvansiyonlar, festival destekleriyle, arada da “az say›da olsa bile seyirci olursa ne ala” anlay›fl›yla yap›l›r. Bunun da Türkiye’ye yans›malar› oldu. Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz gibi yönetmenler de bu yolu seçtiler. Bu yolda da festivallerde çok baflar› kazanan filmler yap›ld›. Amerikan tarz› popüler Türk filmleri de büyük bir ticari baflar› kazand›. Bugün son 5 y›l›n en çok gifle yapan filmlerine bakarsak ilk 10’da dev bütçeli Amerikan filmlerini de¤il Türk filmlerini görürüz. “Bilgi Ça¤›”nda Sineman›n gelece¤i Türk sinemas› da Türkiye’deki teknolojik, ekonomik ve politik geliflmelerle do¤ru orant›l› gelifliyor. Sinema esas itibariyle endüstri ça¤›n›n ortaya ç›kartt›¤› bir üründür. ‹lk ç›kt›¤› yerler de zaten endüstri devrimini ilk gerçeklefltiren ‹ngiltere, Fransa, ABD gibi ülkelerdir. Bize geç gelmesinin nedenlerinden biri de Türkiye’de endüstrileflmenin geç bafllamas›d›r. Bugün dünya Bilgi Ça¤›’na giriyor. Dolay›s›yla Türkiye de bir sanayi

80’li y›llarda ilginç bir durum ortaya ç›kt›. Almanya baflta olmak üzere di¤er Avrupa ülkelerinde gitgide artan Türk nüfusu, kültürleri ile ba¤lar›n› devam ettirmenin yollar›ndan biri olarak sinemay› kullanmaya bafllad›.

toplumundan bir bilgi toplumuna dönüfltü¤ü taktirde bunun etkilerini görsel iletiflim alan›nda görmek kaç›n›lmaz olacakt›r. Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçerken görsel iletiflim ifadelerinde mutlaka büyük de¤ifliklikler olacakt›r. Sineman›n bir temafla sanat› olarak ilk etkisi tiyatro üzerinde oldu. Yani sinema öncesi tiyatronun üstünlü¤ü vard›. Sinema gelifltikçe, tiyatroya giden insanlar›n ço¤u sinemay› tercih eder oldu. Ama bu tiyatroyu ortadan kald›rmad› aksine bir çeflit soyluluk, asalet kazand›rd›. Bu aç›dan bak›ld›¤›nda, Türkiye bir bilgi toplumu haline geldi¤inde bilgisayar gibi gitgide daha yayg›nlaflan görsel ifade alanlar›n›n mutlaka sinemaya etkisi olacakt›r. Ama nas›l ki sineman›n tiyatroya bir soyluluk kazand›rd›¤› düflünülürse ayn› flekilde gelece¤in görsel iletiflim alanlar› sinemadan çok daha etkili hale gelip çok daha yayg›n hale gelmesi de sinemay› ortadan kald›rmayacak ama ona daha soylu bir ifade getirecektir. Aflk-› Memnu “Aflk-› Memnu”nun baflar›s›n›n s›rr› neydi? Yapt›¤›m›z en iddial› ifllerde bile bir seyirci say›s› gözetmek durumundayd›k. Ticari kayg›m›z vard›. Ama TRT bir devlet kuruluflu olup kamu hizmeti yapmak durumunda oldu¤undan ticari kayg› tafl›m›yordu. ‹smail Cem beni davet etti¤inde flunu söyledi “TRT’de yay›nlanan BBC Klasikleri (klasik bat› edebiyat› eserlerinden televizyona uyarlanan diziler) çok ilgi görüyor ve be¤eniliyor. Biz de Türk edebiyat›ndan uyarlamalar yapabilir miyiz?”. Ben ne zamand›r “Aflk-› Memnu”dan ne iyi bir film yap›labilece¤i düflüncesindeydim ama bunu ticari bir kuruluflla yapma imkan› yoktu. ‹smail Cem önerimi hemen kabul etti. Ve biz bu diziyi yaparken “ne yapsak da harcad›¤›m›z paray› geri getirebilsin” düflüncesinde olmadan, sadece en iyisini yapmak için çal›flt›k. Böyle farkl› bir yaklafl›m olunca ortaya Aflk-› Memnu ç›kt›. Benim için de Aflk-› Memnu çok özeldir.

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 63


KÜLTÜR-SANAT

Yaz›: Baflak KARA BAL‹BEYO⁄LU ’08 Foto: Teoman GÜRZ‹H‹N

Dünyay› aylakl›k kurtaracak, bir gün ifle

gitmemekle bafllayacak her fley “Bir dünya görüflü, duruflu ve söylemi olan, özgün üretimler yapan herkes sanatç›d›r...” sözlerinin sahibi Gönül Nuho¤lu ’83 Bo¤aziçi Üniversitesi’nde ald›¤› Yöneticilik e¤itiminin ard›ndan Marmara Üniversitesi ‹ngilizce Bölümü’nü bitirmifl. Ayn› zamanda bafllad›¤› resim çal›flmalar› onu ald›¤› e¤itimlerin d›fl›nda bir alana kayd›rm›fl ve Ç›k›fls›zl›k adl› ilk sergisini Aya ‹rini’de açm›fl. Nuho¤lu, dünyan›n çeflitli yerlerinde ve Türkiye’de yer ald›¤› say›s›z sergi, çal›fltay ve festivalin ard›ndan son sergisi “Dünyay› Aylakl›k Kurtaracak, Bir Gün ‹fle Gitmemekle Bafllayacak Her fiey” ile sokaktaki adama modern hayat› sorgulatt›... 64 2009 BO⁄AZ‹Ç‹


nsan nas›l sanatç› olur? “Sanat›n ç›k›fl noktas› yaflamd›r” diyor, Brecht. Sanat insan›n kendini ifade etme biçimi, bir meydan okuma hali diye düflünüyorum. Durup dururken sanatç› olunmuyor gerçekten. ‹nsan›n bir derdi, söylemek istedi¤i bir fley varsa üretiyor. Benim de söylemek istedi¤im bir fley vard› herhalde. Herfley sorgulamakla bafll›yor, bildi¤inle, deneyimlerinle sorular›na buldu¤un yan›tlar›n› ifade etme iste¤i veya sorular›n› bir baflkas›na da sorgulatma duygusu, gerekliligi insan› sanatç› olmaya yönlendiriyor. Bazen desen, bazen boya, bazen malzeme argüman olarak kullan›labilir. Tercih eti¤iniz, sizin anlat›m dilinizle ilgili bir fley. Sergilerimin a¤›rl›kl› olarak enstalasyonlardan oluflmas› ise bir dil sorunu, üretti¤im imgeler bu dilde anlam ve ifade kazan›yor. ‹mge yerine söylem öne ç›k›nca da geleneksel malzeme ve pentür yetersiz kalabiliyor. Tabii ki malzemeyi özellikle de metali seviyor olmam›m da pay› var.

Çal›flmalar›n›za nas›l bafll›yorsunuz? Hani sanat›n ç›k›fl noktas› yaflamd›r demifltik ya benim de öyle. Yaflad›klar›m, alg›lad›klar›m, dokunduklar›m beni etkileyen sorgulamaya yönelten her olgu sergilerimin konseptini oluflturuyor. Konuyu sorguluyor, cevaplar ar›yor, ulaflt›¤›m noktay› paylaflmak, ifade etmek istiyorum. Konuyla ilgili sergileme mekan› araflt›r›yorum, kullanaca¤›m malzemeye karar veriyorum. Konu, mekan, malzeme aras›nda iliflki kurup düflündüklerimi anlatmaya çal›fl›yorum. Mekan çok belirleyici bir unsur benim için, üretti¤im ifller o mekanla birlikte anlam kazan›yor. Üretim aflamas›na gelince de hangi ifl için hangi malzeme sorusu ortaya ç›k›yor. Hem do¤ru malzemeyi kullanmak zorundas›n›z hem de bu kullan›mda yetkin olmak

Akademili de¤ilim, yapmak istediklerimle ilgili herhangi bir kural›m, s›n›r›m yok. Bu da beni özgür k›l›yor. durumundas›n›z. Akademili de¤ilim, yapmak istediklerimle ilgili herhangi bir kural›m, s›n›r›m yok. Bu da beni özgür k›l›yor.

Çocuk elbiseleri, rüzgargülleri, topaçlar... ‹nsan› bir saniye olsun durmaya ve oyun oynamaya davet ediyor... “Dünyay› Aylakl›k Kurtaracak, Bir Gün ‹fle Gitmemekle Bafllayacak Her fiey”, Sirkeci Gar›, 2009.

Sorgulama I, yerlefltirme, demir küre, 350 adet elyaf ve 12 adet beyaz güvercin, “Ç›k›fls›zl›k”, Aya ‹rini, 1998.

Son günlerde üzerinde çal›flt›¤›n›z yeni teknikler var m›? 5 Kas›m’da Sofya, Bulgaristan’da “Dokunmazsan hiç de zararl› de¤iller” bafll›kl› bir kiflisel sergim olacak. Aral›k ay›nda da ayn› konuda üretece¤im ifllerle Lütfü K›rdar’da düzenlenecek olan Contemporary Art Fair’a kat›l›yorum, onlarla ilgili çal›flmalar›m devam ediyor. Alüminyum üzerine ya¤l› boya ile yapt›¤›m ifller ve yine alüminyumu kimyasal bir ifllemle indirgeyerek üretti¤im ifllerim var. Bu ç›k›fl uzun soluklu bir serinin bafllang›c› olacak gibi gözüküyor. Özgün olma kayg›s› bir yandan insan› k›s›tlarken, di¤er yandan da yeni teknikler gelifltirmenize olanak sa¤l›yor asl›nda. 2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 65


Sirkeci’deki sergide ilk baflta izleyicilerden ters tepki ald›m, serginin ad›n› okuyup sinirlenenler bile oldu aylakl›¤› savundu¤um için. Gelip konuflunca hak verdiler, ben insanca yaflamay› savunuyorum.

Daha çok..., “Sanat Akmerkez’de IV”, 2007.

Yazg› sevgisi, 50 adet polyester el, “Toz ve Gölge”, Yerebatan Sarn›c›, 2002.

‹simsiz, 150x150 cm, tuval üzerine kar›fl›k teknik, “Ç›k›fls›zl›k”, Aya ‹rini, 1998.

66 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

Frankie says relax, “Dünyay› Aylakl›k Kurtaracak, Bir Gün ‹fle Gitmemekle Bafllayacak Her fiey”, Sirkeci Gar›, 2009.

Son serginiz “Dünyay› Aylakl›k Kurtaracak, Bir Gün ‹fle Gitmemekle Bafllayacak Her fiey’’e dönersek; ç›k›fl noktan›z neydi? 21. yüzy›lda dinler aras›ndaki düflünce aral›klar› daral›yor, düflünce platformlar›nda yeni aray›fllar var. Kapitalizm, vahfli yüzünü güldürmeyi tart›fl›yor. Gerçe¤in ard›ndaki hakikatin fark›nda m›y›z? Daha insanca, do¤ay› gözeten ve adil bir yaflam için bu denli tüketmedi¤imizde, bu kadar çok çal›flmak zorunda kal›r m›y›z? Garza’n›n 1997’de “Asl›nda bizler ruhlar›m›z› Calvin Klein, Microsoft, Toyota, Nike, Guess saatleri ve Coca Cola için satmaktay›z.” diye bir söylemi vard›. Gerçek ihtiyaçlar›m›z için tüketmeyeli çok uzun zaman oldu, art›k ihtiyaçlar›m›z› e¤lence endüstrisi belirliyor. Yaflamak için

tüketmek yerine tüketmek için yafl›yoruz art›k. Herkesin birbirine benzedi¤i tüketim köleleri haline geldik. Bu konuda etkilendi¤im okumalar›n bafl›nda gelen Bertrand Russell’›n “Aylakl›¤a Övgü”sü ve Peter Lafarje’nin “Tembellik Hakk›” kitaplar› ç›k›fl noktalar›m oldu. Russell’e göre insanlar asl›nda günde 4 saat çal›fl›rsa, günlük ihtiyaçlar›n› karfl›lmak için yeterli miktar› kazanabiliyorlar, insanca yaflamak için geri kalan bofl zamana ihtiyaçlar› var. Bir ev daha almak, daha iyi giysiler giymek, her fleyin daha ço¤u daha iyisini istemekle asl›nda hep hayatlar›m›zdan çal›yoruz. ‹fle gidifl geliflin en yo¤un oldu¤u Sirkeci Gar›’ndaki sergide ilk önce aylakl›¤› önerdi¤im için sinirlenen izleyiciler bile oldu. Gelip konuflunca hak verdiler, ben insanca yaflamay› savunuyorum.


Sizce Bo¤aziçi Üniversitesi’ndeki Yöneticilik e¤itiminiz de size çal›flmalar›n›zda ilham veriyor mu? Kesinlikle veriyor, hayatta her fleyin bir anlam› var. Yöneticilik Bölümü’nden sonra niye resim diye soruyorlar. O bölümü okumasayd›m bugünkü insan olamayacakt›m. Ben, bugüne kadar yaflad›klar›m›n bir toplam›y›m. Bo¤aziçi Üniversitesi’nde çok severek okudum, ald›¤›m e¤itim benim kiflili¤ime, hayat görüflüme çok yans›d›. En sevdi¤im yer, Mühendislik Binas›’n›n yan›nda küçücük, kat kat merdivenli muhteflem kütüphaneydi.

Estetik kayg›m›n olmad›¤›n› iddia edemem ama benim için önemli olan sergime gelen izleyicinin zihninde bir soru iflaretinin oluflmas›. ‹flinizi b›rak›n veya ayaklar›n›z› uzat›n yat›n demiyorum; insan›n kendini gelifltirmek için zaman ihtiyac› var. Sabah sekizden akflam yediye kadar çal›fl›rsan›z eve gelip yemek yiyecek, uyuyacak, en fazla temel ihtiyaçlar›n›z› gidereceksiniz. Neden refah ülkelerinin insanlar› Üçüncü Dünya ülkelerinin insanlar›na göre daha yarat›c›? Çünkü onlar›n kendilerini e¤itebilmek için zamanlar› var. Bu bal›k tutmak da olabilir, bir kitap okumak da, bir arkadaflla buluflmak da... Eski ça¤ Atina’s›nda çal›flmak sadece kölelere özgü bir u¤rafl say›l›yordu. Bugün ise, dünya ekonomisini ve politikas›n› yönlendiren ç›karlar› için savafl ç›kartmaktan bile çekinmeyen, insanlar› hasta edip sonra onlar› tedavi yöntemlerine ba¤›ml› hale getiren tekeller, kalk›nma, büyüme, refah toplumu olma hedefleri ile ça¤dafl tüketim kölelerini yaratt›lar. Benim sergiden beklentim, izleyicinin bir an durup bakmas› ve sorgulamas›...

En son Sirkeci Gar›’nda açt›¤›n›z serginizde nas›l tepkiler ald›n›z? Sergi baz›nda en tatmin edici sergim diyemeyece¤im çünkü mekanla baz› sorunlar yaflad›m ama izleyici ile iletiflim kurmak anlam›nda en mutlu oldu¤um sergiydi. Birinci olarak galeride kesinlikle ulaflamayaca¤›n›z bir izleyici grubuna ulafl›yorsunuz, ikinci olarak da izleyici say›s› bir galeride kesinlikle ulaflamayaca¤›n›z kadar fazla. Estetik kayg›m›n olmad›¤›n› iddia edemem ama benim için önemli olan sergime gelen izleyicinin zihninde bir soru iflaretinin oluflmas›. ‹zleyiciler için sergiden önce ve sonras› olsun isterim. Sergide unutamayaca¤›m bir an›m var. On tane tuvalim vard›, arka taraflar› di¤er perona bak›yordu, tuvallerin arkas›nda “Bugün gitme” yaz›l›yd›, ilk günler yolcular “nereye gitmeyece¤iz, niye gitmeyece¤iz” diye soruyorlard›, hatta bir yolcu o kadar ciddiye alm›fl ki müdüre kadar ç›k›p, flikayette bulunmufl. Birçok yolcu ilk kez bir sergiyle karfl› karfl›ya geldi, di¤er yandan sergiyi düzenledi¤im peron yurt d›fl›na giden yolculara hizmet veriyordu. Yurt d›fl›ndan gelen yabanc› yolcular için ise trene inip binerken böyle bir sergiyle karfl›laflmak sürpriz oldu. Yabanc›

yolcular›n büyük bir k›sm› gelip be¤enilerini ve memnuniyetlerini ifade ettiler. Resim ve Heykel Müzeleri Derne¤i ile yürüttü¤ünüz projelerinizden bahseder misiniz? ‹lk kez 1996 y›l›nda Günümüz Sanatç›lar› Sergisi’nde baflar› ödülü ald›m, ertesi y›l da dernekte çal›flmaya bafllad›m,12 y›ld›r çal›flmaya devam ediyorum. Derne¤in en önemli etkinli¤i, önümüzdeki y›l 29.su düzenlenecek olan Günümüz Sanatç›lar› Sergisi’dir. Bu sergi yar›flmal› bir sergi olup 29 senedir hiç kesintisiz devam etmektedir. Bu y›l serginin küratörlü¤ü, Art Basel 2009’da Art Film dal›nda küratörlük yapm›fl olan Mark Glöde ve Türk bir küratör taraf›ndan üstlenilecektir. Di¤er bir projemiz de bu y›l dördüncüsünü gerçeklefltirece¤imiz Uluslararas› Özgünbask› Sergisi. Bunun d›fl›nda 2010 ‹stanbul Avrupa Baflkenti oluflumu için haz›rlad›¤›m›z projeler, çocuklarla yapt›¤›m›z çal›fltaylar ve sanat atölyelerimiz var.

www.gonulnuhoglu.com 2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 67


GEZ‹

Yaz›: Berna GÖNENL‹ ’95 Foto: Hakan GÖNENL‹ ’94

Gönenli ailesi flehir insan›na kolay kolay nasip olamayacak bir gezi yapt›. A¤açlar› çal› niyetine yiyen filler, flifac›lar, büyük beyaz köpekbal›klar›… Onlar›n kalbi art›k Güney Afrika’ya ait… Bu gezinin yaz›s›ndan bile zevk almak ise biz okuyuculara ait… 68 2009 BO⁄AZ‹Ç‹


T

HY’nin çok rahat ve uygun saatli direkt uçufluyla eflim, ben ve büyük k›z›m›z Ada Mavi Johannesburg’a indik. Gece uçuflu oldu¤u için dinlenmeye vakit bulmufl, bizi safari mekan›m›za götürecek olan bir sonraki Kruger Ulusal Park› yak›n›ndaki Nelspruit iç hatlar uçuflu için hâlâ enerjimiz kalm›flt›. Güney Afrika’da k›fl yeni bitti¤i için yan›m›za ald›¤›m›z k›yafetler çok çeflitli olmak zorunda kald›. Safari alan› ve safari yapaca¤›m›z saatler çok so¤uk oldu¤u için yün bereler, polarlar hatta kaz tüyü montlar ald›k yan›m›za. Gündüzleri çok s›cak oldu¤u için ve plan›m›zda Cape Town’a yani daha ›l›man bir bölgeye gitmek de oldu¤u için bir bavula da tiflört, mayo, günefl kremi gibi yazl›k malzemelerimizi koyduk. Yani evde ne var ne yoksa bavula koyma gibi bir strateji belirlemek zorunda kaldik. Sonuçta 40 kiloluk iki bavul ve yediemin hassasiyetiyle tüm seyahat boyunca s›rt›m›zda tafl›d›¤›m›z kameralar›n ve objektiflerin oldu¤u iki s›rt çantas›yla yola ç›kt›k. K›z›m›n azami yemek seçme sorunu oldu¤u için ve uçaktaki yemekleri yemedi¤i için yan›mda getirdi¤im k›ymal› böre¤i iç hatlar bekleme salonunda Türk oldu¤umuzu belli edecek flekilde ellerimle yedirdim. Zaten y›llar boyunca annemin bana, benim Ada’ya vermeye çal›flt›¤›m

Kirkman’s Kamp Evi “Yeme¤ini bitir, Afrika’daki aç insanlar bunu bulam›yor” mesaj›, gitti¤imiz her yerde Afrika’l›lar›n Ada’n›n ifltahs›zl›¤›na ac›y›p çeflit çeflit yemek getirmeleriyle bofla gitti. Safari mekan›m›z Kirkman’s Kamp’a giderken yollarda doktor tabelas› gibi “do¤al flifac›” tabelalar› dikkatimi çekti. Güney Afrika’da t›p aleminde, önem s›ras›yla, hastalara yard›m eden do¤al flifac›lar, witch doctor denen büyücüler ve t›p doktorlar› var. fiifac›lar, günümüz ilaçlar›n›n ço¤u hammaddesini daha ilaçlar ortada bile yokken deneme yan›lma yoluyla icat edip, oradaki halk›n kullan›ma sunmufllar, o yüzden çok yayg›nlar. Büyücüler bildi¤imiz

Kirkman’s Kamp, Kruger Ulusal Park›’n›n yan›nda özel bir arazi içine kurulmufl “game reserve” denilen özel bir bölge. Ama kamp deyince otlar›n üstünde çad›rlarda kald›¤›m›z› sanmay›n. Gayet güzel bir tatil köyü gibi. para karfl›l›¤› büyü yapan/bozan flarlatanlar ama halk›n çok büyük ço¤unlu¤u düzenli olarak büyücüye de giderlermifl. Kirkman’s Kamp, Kruger Ulusal Park›’n›n yan›nda özel bir arazi içine kurulmufl “game reserve” denilen özel bir bölge. Ama kamp

Kirkman’s Kamp

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 69


Daha sonra Johannesburg’da as›k suratl› servis yöntemlerini de görünce konuyu dengelemifl olduk.

Dere yata¤›nda safari...

Herfley al›flt›¤›m›zdan çok çok büyük. Filler, zürafalar, a¤açlar, çal›lar herfley ‘Güliver devler ülkesinde’ hissini uyand›r›yor. Filler, çal›lar› yiyen keçiler gibi, tepede kalan yapraklar› yemek için koca a¤açlar› yerlere deviriyorlar. Zürafalar orman hayat›n›n gökdelenleri gibi. deyince otlar›n üstünde çad›rlarda kald›¤›m›z› sanmay›n. Gayet güzel bir tatil köyü gibi. Hatta bu vahfli

70 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

do¤an›n ortas›nda bir yüzme havuzu bile var. Etrafta geyikler, yaban domuzlar› varken yüzmek ayr›ca keyif vericiydi. Kampta size bir yard›mc› tahsis ediyorlar ve güvenlik sebebiyle her sabah sizi odan›zdan o kifli al›yor, akflam b›rak›yor, devaml› gülümsüyor, hal hat›r soruyor, yemek siparifllerini al›yor, servis yap›yor, içki getiriyor, çantan›z› tafl›yor vs. Servis o kadar iyi, ilgi o kadar fazla ki birinin bize ve kendini prenses zannetmeye bafllayan k›z›m›za bu derece yo¤un hizmet etmesi bünyemize biraz fazla geldi.

Safari turunu 8 kifli üstü aç›k bir Land Rover ciple yapt›k. Cipte, “ranger” denilen hem floför hem rehber, en arkada oturan yerli bir gözcü ve 6 adet de misafir vard›. Da¤lar› tafllar› aflarak, 60 derece e¤imli yokufllardan inip ç›karak giderken “Demek ki flehirde gördü¤ümüz ciplerin as›l ifllevi buymufl” diye düflünmemek de elde de¤ildi. Önceleri önümüze hiç hayvan ç›kmad› fakat her yerde kafam›z›n iki kat› büyüklü¤ünde tezekler vard› ve benim tek düflünebildi¤im bu kadar büyük tezeklerin sahibi hayvanlar neredeydi?! Ormanda zaten ölçü birimi metrikten mile geçer gibi. Herfley al›flt›¤›m›zdan çok çok büyük. Filler, zürafalar, a¤açlar, çal›lar herfley ‘Güliver devler ülkesinde’ hissini uyand›r›yor. Filler, çal›lar› yiyen keçiler gibi, tepede kalan yapraklar› yemek için koca a¤açlar› yerlere deviriyorlar. Zürafalar orman hayat›n›n gökdelenleri gibi. Safarinin tamam›nda büyük befl denilen “aslan, leopar, fil, gergedan ve bufalo”yu defalarca gördük. Tabii bunlar›n d›fl›nda bir çok


hayvan da mevcuttu. Çeflit çeflit kufllar, akbabalar, baykufllar; oyuncu maymunlar, zebralar, hipopotamlar, -her köfle bafl›nda bulunduklar› için McDonalds olarak adland›r›lan- impala geyikleri... Safari esnas›nda benim “taze fasulye kokuyor, patates kokuyor” diye s›zlan›fllar›m eflim taraf›ndan önceleri alaya al›nsa da daha sonra rehberimiz “patato bush” denilen kokulu çal›lar›n oldu¤unu anlatt›. Zaten ormanda kokular çok yo¤un hissediliyor. Leoparlar›n kendi alanlar›n› iflaretlemek için çal›lara yapt›klar› çifl ayn› patlam›fl m›s›r gibi kokuyor mesela ve bu kokuyu alan di¤er leoparlar o alana kendi sa¤l›klar›n› düflünerek girmiyorlar. Tabii hayvan görme deyince ço¤unu biz de¤il araban›n en arkas›nda oturan Afrikal› gözleyici görüyordu. “‹flte flurada” diye iflaret etti¤i yere dürbünle bakt›¤›m›zda bir fley göremezken o yere gitti¤imizde bir zebra sürüsü görmek çok flafl›rt›c›yd›. Gözlerinin nas›l bu kadar keskin olabildi¤ini sordu¤umuzda, bizim çocukluktan

beri oyuncaklara olsun kitaplara, televizyona olsun yak›na çok bakt›¤›m›z›, halbuki onlar›n çocukluktan beri en çok yapt›klar› fleyin, tehlikelerden korunmak için yürümek, koflmak ve uzaklara bakmak oldu¤unu söyledi. Afrika’ya gidip de “beyaz üstün ›rk” masal›na bir insan nas›l inan›r, bu insanlara yüzy›llarca nasil köle muamelesi yap›l›r anlafl›l›r bir fley de¤il asl›nda. ‹nsano¤lunun utanç duymas› gereken bir durum. Safari’ye “hayat›mda bir defa giderim tamamd›r” diyerek gitmifltim ama orman insan›n kan›na giriyor. Eflimle s›kl›kla kendimizi oray›, hayvanlar› düflünürken buluyoruz ve günün birinde bir daha gidebilmeyi hayal ediyoruz. En s›k düflündü¤üm konulardan biri, bir leopar taraf›ndan öldürülüp bir a¤ac›n taa tepesine ç›kar›lm›fl geyiktir mesela. O leopar›n o hayvan› a¤z›nda tafl›yarak oraya nas›l ç›kard›¤›n› düflünüyorum, akl›m alm›yor. Gidip tekrar hayvanlar› görüp onlardan dünyay› tekrar bafltan ö¤renmek istiyorum.

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 71


Her koyun tepesinde bir köpek bal›¤› gözlemcisi oluyor ve köpek bal›¤› gördü¤ü zaman sirenle uyar› veriyor. Tabii buna ra¤men, ender de olsa, av olan insanlar olmufl. Köpek bal›klar› en çok fok yemeyi seviyorlarm›fl ve sörf tahtas›n›n üstündeki sörfçüler de alttan bak›ld›¤›nda ayn› foka benziyormufl. Yani köpek bal›¤› fok yiyece¤ini sanarak sörfçüleri avl›yormufl. En son kaza ise geçen y›l 70 yafl›nda bir teyzenin 17 y›ld›r her sabah yüzdü¤ü yerde köpekbal›¤›na yem olmas› olmufl. Fakat görevliler önceden teyzeyi uyarm›fllar; “Bana bir fley olmaz” demifl. Sordum, Türk de¤ilmifl.

Gönenli çifti, k›zlar› Ada ile birlikte Ümit Burnu’nda...

Safari hayat›m›z bittikten sonra, Johannesburg’dan 1.5 saatlik bir uçuflla Cape Town’a geldik. Cape Town çok ama çok güzel bir flehir. Okyanus k›y›s›nda, güneflli, daha güvenli, daha kozmopolit bir sayfiye flehri. ‹nsan›n kendini hafif ve mutlu hissetti¤i yerlerden biri. ‹nsanlar›n geneli gülümsüyor, spor yap›yor, okyanus k›y›s›nda köpeklerini gezdiriyorlar... Elbette bu flehir de 2010 Dünya Futbol Kupas› yüzünden bir flantiye halinde. Stadyum bile daha yeni

Cape Town, Lions Head

72 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

infla ediliyordu ve bitmeyece¤ine dair çok ciddi endifleler vard›. Okyanus kenar›nda gezerken balina gözlem yerinde bir çok balinay› da görme f›rsat› bulduk. Yerli halk çok al›flt›¤› için dönüp bakm›yor bile. Yerliler genelde dalga sörfü yaparak vakit geçiriyorlar. Çoluk çocuk herkesin milli sporu sörf. Su her zaman so¤uk olmas›na ra¤men ve hatta köpekbal›klar› ortada cirit atmas›na ra¤men insanlar sörf yapmaya devam ediyorlar.

Cape Town’da en çok yapmak istedi¤imiz fley denizlerin 1 numaral› predatörü olan büyük beyaz köpekbal›¤› dal›fl› idi. Eflim de ben de dalg›ç oldu¤umuz için her türden su alt› dünyas› ilgimizi çeker ama büyük beyaz köpekbal›¤›n› yak›ndan görebilmek herhalde dal›fl›n nirvana noktas›d›r diye düflünüyorduk. Köpekbal›¤› dal›fl› yap›lan Gansbaai kasabas› flehrin merkezinden araba ile 2 saat uzakta. Köpekbal›¤› konusunda efsane kiflilerden biri kabul edilen Brian McFarlane’in dal›fl merkeziyle dal›fl yapt›k. Brian National Geographic kanal›ndaki çekimlerde de yer alan ünlü bir dalg›ç. fiirketin duvarlar›nda

Cape Town, Simons


Babam›n beni 8 yafl›ndayken Jaws filmine götürmesini y›llar boyu k›narken, k›z›m›z› kafese koyup Jaws’›n karfl›s›na ç›karmak gaddarl›k gibi görünebilir ama bu ömrü hayat›nda bir defa gelebilecek bir f›rsatt› ve kendisi de denemeye çok hevesliydi. k›z›m›z› kafese koyup Jaws’›n karfl›s›na ç›karmak gaddarl›k gibi görünebilir ama bu ömrü hayat›nda bir defa gelebilecek bir f›rsatt› ve kendisi de denemeye çok hevesliydi. Neticede hepimiz sa¤ salim kafeslerimizden ç›kt›k. Eflim bol bol foto¤raf çekti. Biz can derdine düflmüflken o nas›l hâlâ foto¤raf çekmeye devam etti bilmiyorum ama yaz›da görünen tüm sualt› ve suüstü foto¤raflar ona ait. Hepimizin kalbi de art›k Güney Afrika’ya ait.

daha evvel orada dal›fl yapan Jude Law ve Prens Williams’›n foto¤raflar› da vard›. Dal›fl büyükçe bir tekneyle okyanusta “Shark Alley” denilen yerde yap›l›yor. Teknede yaklafl›k 20 kifliydik ve en küçük dalg›ç 8 yafl›ndaki Ada’yd›. Daha evvel 7 yafl›nda bir çocuk dal›fl yapt›¤› için rekor k›ramamas›na hayli bozuldu. Tüplü dal›fl olmad›¤› için her yafltan insan dalabiliyor. 7 kifli, teknede bulunan dal›fl k›yafetlerini giyip, teknenin yan›ndan sark›t›lan çelik bir kafesin içine girdik. O esnada görevliler tekneden denize köpekbal›klar›n› çekmek için kanl› bir s›v› döküyor. Fok görünümlü bir tahta parças› ve ona efllik eden koca bir ton bal›¤› kafas› da denize b›rak›l›yor; biz de kafesin içinden suya dalarak maskelerimizle kokudan ve

görüntüden ç›ld›ran köpekbal›¤›n›n sald›r›lar›n› seyredebiliyorduk. “Kafes son derece güvenli ve daha hiç kaza yaflanmad›” deseler de suyun alt›nda köpek bal›¤› ile burun buruna geldi¤inde insan aradaki çelik çubuklara pek güvenemiyor. Hatta kafes 6 metre ama köpekbal›klar›n›n baz›lar› 7-8 metre oldu¤u için ben bizi kafesle beraber yutaca¤›n› da düflündüm. Korkmad›m demek yalan olur, k›z›m da ben de bafllang›çta epey bir 盤l›k att›k ama sudan da ç›kmak istemedik (istedi¤iniz an sizi ç›kar›yorlar). Hayvan›n kudreti ve haflmeti karfl›s›nda insan hipnotize oluyor ve tekrar tekrar görmek istiyor. Ne kadar baksak o kadar daha çok bakmak istedik. Babam›n beni 8 yafl›ndayken Jaws filmine götürmesini y›llar boyu k›narken, 2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 73


KURSLAR

Do¤açlama Mizah Oyunculu¤u Atölyesi, do¤açlama sahne performans›na ve mizah oyunculu¤una yönelik bir atölye çal›flmas›d›r. Bireysel sahne performans›n›n yan›nda grup çal›flmas›na da önem verilen bu atölyede, kat›l›mc›lar çok çeflitli do¤açlama tekniklerini birbirinden keyifli ve ilginç egzersizlerle ö¤renirken, mizah›n do¤as› gere¤i de her an› e¤lence dolu zamanlar geçirecekler. Do¤açlama Mizah Oyunculu¤u Atölyesi’nde

her hafta farkl› ve e¤lenceli egzersizler uygulanarak, do¤açlama teknikleri kat›l›mc›lar›n aktif kat›l›m›yla pratik olarak ifllenecek. Özel do¤açlama egzersizlerinin yan›nda, deneysel oyunlar ve sahne teknikleriyle de desteklenecek olan atölyede, do¤açlaman›n e¤lenceli do¤as›na uygun olarak daha çok mizah oyunculu¤u üzerinde durulacak ve sahne performans›na yönelik çal›flmalar yap›lacakt›r. Kat›l›m Bedeli: Üye: 350 TL Misafir: 400 TL / Ö¤renci: 200 TL Kurs Perflembe günü 19.00-22.00 saatleri aras›nda yap›lacakt›r. Kontenjan 25 kifli ile s›n›rl›d›r. Süre: 8 hafta

yaratt›klar› karakterlerle çal›flma f›rsat› bularak kendi k›sa animasyonlar›n› üretebilecekler. Karakter tasar›m›ndan, seslendirme ve model canland›rmaya kadar animasyon yap›m›n›n birçok detay›n› görerek ö¤renecek olan çocuklar, atölye bitimde ürettikleri k›sa filmlerle de minik birer animatör olman›n keyfini yaflayacaklar.

Stop Motion tekni¤iyle animasyon yap›m›n›n detayl› bir flekilde ele al›naca¤› bu keyifli atölyede, çocuklar animasyonun büyülü dünyas›na keyifli bir yolculuk yapacak ve çok e¤lenecekler. Baflka deyiflle de bir çizgi filmin ortaya ç›k›fl aflamas›n›n her an›na flahitlik edecek olan çocuklar, ö¤rendikleriyle de kendi k›sa animasyonlar›n› üreterek yarat›c›l›klar›n› gelifltirecek ve son derece e¤lenceli bir animasyon deneyimi yaflayacaklar.

Kat›l›m Bedeli Üye: 350 TL / Misafir: 400 TL

Stop Motion Animasyon Atölyesi’nde çocuklar, baflta oyun hamuru olmak üzere 3 boyutlu materyallerle çal›flarak hem animasyon yap›m›n›n detaylar›n› görerek ö¤renecek, hem de

Kurs Cumartesi günü 11.00-13.00 saatleri aras›nda yap›lacakt›r. Kontenjan 15 kifli ile s›n›rl›d›r. (Kat›l›mc› say›s›na ve yafllara göre gruplamalar yap›labilir.) Süre: 8 hafta

76 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

Cengiz Ferhat Altay ABD’de oyunculuk ve tiyatro e¤itimi alan Cengiz Ferhat Altay, Türkiye’de de do¤açlama e¤itimi gördükten sonra 2008’de Bo¤aziçi Üniversitesi bünyesinde Do¤açlama Mizah Oyunculu¤u Atölyesi’ni açarak çok say›da ö¤renciyle çal›flt›. Son olarak, Almanya’da Uluslararas› Ö¤renci Haftas›'nda da tiyatro grup liderli¤i yapan ve bir oyun sergileyen Cengiz Ferhat Altay özel bir film flirketinde proje koordinatörü olarak çal›flmaktad›r.

Cengiz Ferhat Altay Stop Motion animatör olarak çeflitli ajanslarda görev ald›. 2007 y›l›nda Bo¤aziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi bünyesinde açt›¤› Stop Motion Animasyon Atölyesi kapsam›nda uygulamal› animasyon dersleri verdi. Halen özel bir film flirketinde proje koordinatörü olarak çal›flan Cengiz Ferhat Altay, Land of the Worms isimli yeni bir uzun metraj animasyon film üzerinde çal›flmaya devam etmektedir.


BÜMED Kiflisel Geliflim Kurslar› ÇOCUK KULÜBÜ Dahi Çocuk Yetifltirme Program› Drama Kursu Robot Atölyesi

DANS Latin Dans Kursu Oryantal Dans Kursu Tango Kursu

YAfiAM Kürek Sporu Yoga Kursu Oya Tolga ile Makyaj Scuba Diving Kaptanl›k Kursu Nefes Akademisi - Aç›k Nefes Anne-Baba Koçlu¤u Grup Çal›flmas›

Ayr›nt›l› Bilgi ve Rezervasyon için: 0212 359 58 13 0212 359 58 19 kurslar@bumed.org.tr

KÜLTÜR - SANAT Yarat›c› Yazarl›k Kursu Perküsyon Kursu Ebru Kursu fian Kursu Foto¤rafç›l›k Kursu Heykel Kursu Grafoloji Kursu fiarap Kursu Briç Kursu Bob Ross Tekni¤iyle Resim Kursu ‹fi YAfiAMI Etkili Konuflma Kursu ‹fl Sunumlar›nda Profesyonelleflme Kursu Giriflim Gelifltirme ve Yönetme Program› NLP “Kendi Liderin Ol” Stres Yönetimi Temel Sat›fl Becerileri Anlayarak H›zl› Okuma ‹fl Hayat›n› Keflfederken Kariyer Tasar›m›

KURS

Üründen anlamak çaba gerektirir. Etkin tüketiciler için briç...

bilgi ve baflvuru için Serdar Özkan Tel: 0 212 257 20 10 Gsm: 0 542 831 91 18

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 77


BURCSPOR TES‹SLER

BURCSPOR GRUP DERSLER‹ PROGRAMI PAZARTES‹

SALI

ÇARfiAMBA

PERfiEMBE

CUMA

CUMARTES‹

PAZAR

Pilates 10:00-11:00 Body Sculpt* 11:00-12:00

Pilates 10:00-11:00 Mix Resist* 11:00-12:00

Pilates 10:00-11:00 Body Sculpt* 11:00-12:00

Pilates 10:00-11:00 Mix Resist* 11:00-12:00

Pilates 10:00-11:00 Total Body* 11:00-12:00

Pilates Ball 10:00-11:00

YOGA 11:00-12:00

H.A.T.* 19:00-19:30 Pilates Ball 19:35-20:30

Circuit Training* 19:00-19:55

H.A.T.* 19:00-19:30 Pilates Ball 19:35-20:30

Circuit Training* 19:00-19:55

(*) iflaretli dersler herhangi bir spor abonmanl›¤› olan üyelerimize ücretsizdir (Body Sculpt, Circuit Training, H.A.T., Mix Resist, Total Body).

Body Sculpt: Vücudunuzun kondisyon, ya¤ yak›m› ve hareket kabiliyetini s›k› bir disiplin içinde art›ran, kardivasküler bir derstir. E¤itmen: Batuhan S. Barutçu

Circuit Training: K›sa zamanda s›k›laflmak, dayan›kl›l›¤›m›z› art›rmak, vücudunuzdaki tüm kaslar›n›z›; grup halinde, birbirinizi takip ederek, kendi vücut a¤›rl›¤›n›zla ve dumbell egzersizleri ile adeta askeri e¤itim çal›flmalar› gibi durmadan, dinlenmeden yap›lan bir grup egzersizidir. E¤itmen: Batuhan S. Barutçu

Total Body: Müzik eflli¤inde s›k›laflmak ve ya¤ yakmak istiyorsan›z bu program tam size göre. Vücuttaki tüm kaslar› çal›flt›ran program›n ilk yar›s›nda aerobic ile ›s›nma, ikinci yar›s›nda vücudun üst k›sm›, kalça, bacak ve kar›k kaslar› çal›fl›yor. S›k› kaslar ve düz bir kar›n için... E¤itmen: Ayça Dönmez

Mix Resist: Denge topu ve t-band ile kar›n, kalça ve bacak bölgelerinin a¤›rl›kl› olarak çal›flt›r›ld›¤› bir derstir. E¤itmen: Davut Y›lmaz

Selül H.A.T.: Kar›n, üst bacak ve kalça bölgelerini çal›flt›ran egzersizler ile vücudumuzu s›k›laflt›ran, estetik bir görünüm kazand›ran k›sa ama yo¤un bir ders. E¤itmen: Ayça Dönmez

Pazar günü yap›lacak derslerde fiziksel durufllar ve nefes çal›flmalar› yard›m›yla stres, yorgunluk ve hareketsizlikten kaynaklanan fazla yükleri at›p haftaya taze bir bafllang›ç yapmak amaçl›yoruz. Çal›flman›n içeri¤ini durufl ve dengenin temel prensiplerini anlamak, bedensel güç ve esnekli¤imizin gelifltirilmesi, do¤al nefes yetene¤imizi yeniden kazanmak, kronik gerginliklerin ve fiziksel yorgunluklar›m›z› gidermek, konsantrasyon gücümüzü gelifltirmek oluflturuyor. Çal›flma her düzeyde kat›l›mc›ya aç›k olacak. Yer: Fitness Center Stüdyo / Gün/Saat: Pazar, 11:00 Kay›tlar: 0212 359 58 38-42 78 2009 BO⁄AZ‹Ç‹

E¤itmen: Nalan Özdemir Erem Nalan Özdemir Erem, Yoga E¤itmenli¤i ve ‹leri Pranayama (nefes teknikleri) E¤itmenli¤i e¤itimini modern yogan›n en önemli merkezlerinden Kripalu Yoga Merkezi’nde (www.kripalu.org) ald› ve bu merkezde yoga çal›flmalar›n› sürdürüyor. 1991’den itibaren tiyatro, dans, yoga ve bedensel hareket teknikleri üzerine çal›fl›yor. Bo¤aziçi Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra 1996-1998 y›llar›nda ABD ve Fransa’da fiziksel tiyatronun dünyadaki say›l› ustalar›ndan Thomas Leabhart’›n ö¤rencisi ve asistan› oldu. A.Ü. DTCF Tiyatro Bölümü’nde lisans ve lisansüstü düzeyde hareket dersleri verdi, uzun y›llar Yogaflala’da yoga dersleri verdi, farkl› kurumlar bünyesinde atölye çal›flmalar› düzenledi ve seminerler verdi. 2005 y›l›ndan itibaren BÜMED’de ders veriyor.


BURCSPOR TES‹SLER

07:00 - 23:00 saatleri aras›nda

Fitness Center

’› kullanabilirsiniz!

TEN‹S BÜMED’de kapal› kortta tenis oynama imkan›n›z var. K›fl›n ›s›tma sisteminin de bulundu¤u kortlar›m›zda 07:00-22:00 saatleri aras›nda rezervasyon yapt›rarak tenis oynayabilir veya ders alabilirsiniz. Rezervasyon kurallar› • Rezervasyonlar bir gün önceden saat 09:00 itibari ile al›nmaya bafllanmaktad›r. Yer olmas› halinde ayn› gün rezervasyon yapt›r›labilir. • Bir üye, kortu ayn› gün içinde sadece 1 saat rezerve edebilir. • Tenis abonmanl›¤› olanlar d›fl›nda, her iki oyuncudan da ücret al›nmaktad›r. • Kortlar›n müsait olmas› ve oyunun uzamas› durumunda ikinci saat için ayr› ücret al›nmaktad›r. • Rezervasyon iptali 5 saat önceden yap›lmal›d›r. Bu kurala uymayan üyeler, 15 gün kort ay›rtamaz ve iki misafir ücreti tutar› para öder. • Rezervasyon saatinin 15 dakika geçmesi halinde gelmeyenlerin rezervasyonlar› iptal edilir ve kort bekleyenlere verilir. Bu durumda geç kalanlar hak talep edemezler. Rez: 0212 359 58 22 - 359 58 45

FITNESS CENTER Fitness Center içinde, grup derslerinin yap›ld›¤› Stüdyo, Squash kortlar›, Sauna, Masaj odalar› yer almaktad›r. Fitness center 07:00-23:00 saatleri aras›nda hizmet vermektedir. E¤itmenlerimiz 08:00-21:00 saatleri aras›nda sizlerle birlikte. E¤itmenlerimizden kifliye özel çal›flma program›n›z› alarak daha bilinçli bir flekilde spor yapabilirsiniz. Ayr›ca uzman›m›z Yrd.Doç.Dr. ‹lhan Odabafl’tan randevu alarak Antropometrik ölçüm (ya¤-kas-kemik ölçümü) yapt›rabilirsiniz. Böylece gelifliminizi daha bilimsel ve daha kolay bir flekilde takip edebiliriz. Modern, güvenilir ve pratik Life Fitness ve Paramont spor ekipmanlar›yla, sadece Bo¤aziçililere ait bir ortamda spor yapman›n tad›na var›n. E¤itmenler: Batuhan S. Barutçu, Ayça Dönmez, Davut Y›lmaz Rez: 0212 359 58 38-359 58 42

SAUNA Saunam›z hafta içi 12:00-22:00, hafta sonu 10:00-22:00 saatleri aras›nda kullan›ma aç›kt›r. Hafta içi saat 17:00’den önce kullanmak isteyenlerin rezervasyon yapt›rmalar› gerekmektedir.

TEN‹S DERS Tenis mi ö¤renmek istiyorsunuz? Ya da oyununuzu gelifltirmeye mi ihtiyac›n›z var? Belki de kendinize iyi bir partner ar›yorsunuzdur? E¤itmenimizden ders almaya ne dersiniz? Bir gün önceden yapt›raca¤›n›z rezervasyon ile 07:00-22:00 saatleri aras›nda ders alabilirsiniz. Yine rezervasyonunuzun iptalini de bir gün önceden yapt›rman›z gerekmektedir. Bu kurala uymayan üyelerden ders ve kort ücreti tahsil edilecektir. Kort kullan›m kurallar› alaca¤›n›z Tenis Dersleri için de geçerlidir. E¤itmen: Nevzat Engin Rez: 0212 359 58 22 - 359 58 45 SQUASH DERS‹ H›zl›, zevkli ve heyecanl› bir spor ar›yorsan›z mutlaka squash’› denemelisiniz. Önceden rezervasyon yapt›rarak 09:00-22:00 saatleri aras›nda squash dersi alabilirsiniz. Rezervasyon yapt›r›p gelmeyen ya da 5 saat önceden iptal etmeyen üyelerimizden ders ücreti tahsil edilecektir. E¤itmen: Davut Y›lmaz

SQUASH H›zl›, zevkli ve heyecanl› bir spor ar›yorsan›z mutlaka squash’› denemelisiniz!!! Squash kortlar›m›z 09:00-22:00 saatleri aras›nda kullan›ma aç›kt›r. Önceden rezervasyon yapt›rarak partnerinizle squash oynayabilir ya da Türkiye’deki en iyi e¤itmenlerden biri olan Davut Y›lmaz’dan ders alabilirsiniz. Dilerseniz, Türkiye’nin önde gelen turnuvalar› aras›nda yer alan turnuvalar›m›za kat›labilirsiniz. Rezervasyon kurallar› • Rezervasyon iptali befl saat önceden yap›lmal›d›r. • Rezervasyon saatinin 15 dakika geçmesi halinde gelmeyenlerin rezervasyonlar› iptal edilir ve kort bekleyenlere verilir. Bu durumda geç kalanlar hak talep edemez.

MASAJ - Masöz Ümit fiimflek / Masör Davut Y›lmaz Yorgunluk, a¤r›lar ve s›k›nt›lardan kurtulman›n için, klasik masaj ile kendinizi zinde ve dinlenmifl hissedeceksiniz... Tam masaj (60 dk.), Bölgesel masaj (30 dk.).

2009 BO⁄AZ‹Ç‹ 79


15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30

pazar

Kasım 2009 Aralık 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 •Drama Kursu

pazartesi •Briç Kursu

•Oryantal Dans Kursu

salı

•Briç Kursu •Anlayarak H›zl› Okuma •Nefes Çal›flmas›

çarşamba •ALH-Sonbahar Konserleri

Yedi Çalg›dan Bir Orkest. Ensemble A(i)rco •Briç / Makyaj / fian Kursu perşembe •Giriflim Gelifltirme ve Yön. Prog. •Briç Kursu •Yarat›c› Yazarl›k Atölyesi •Nefes Çal›flmas›

cuma

•Oryantal Dans Kursu

salı

•Briç Kursu •Anlayarak H›zl› Okuma •Nefes Çal›flmas›

çarşamba •ALH-Sonbahar Konserleri

Ceren Necipo¤lu’nu An›yoruz •Briç Kursu/Makyaj Kursu perşembe •Giriflim Gelifltirme ve Yön. Prog. •Briç Kursu •Yarat›c› Yazarl›k Atölyesi •Nefes Çal›flmas›

cuma

•Oryantal Dans Kursu

cumartesi •‹fl Sunumlar›nda

Profesyonelleflme Kursu •Tango Kursu

pazar

•Drama Kursu

cumartesi •‹fl Sunumlar›nda

pazartesi

• Briç Kursu •fiarap Kültürü •Latin Dans Kursu

pazar

salı

•Briç Kursu •Anlayarak H›zl› Okuma •Nefes Çal›flmas›

Profesyonelleflme Kursu •Tango Kursu •Drama Kursu

pazartesi •Latin Dans Kursu

•Oryantal Dans Kursu •Briç Kursu

salı

•Briç Kursu •Anlayarak H›zl› Okuma •Nefes Çal›flmas›

çarşamba •ALH-Sonbahar Konserleri

Hendel’in Roma Maceras› Emma Kirkby&LondonBT. •Briç Kursu/Makyaj Kursu perşembe •Giriflim Gelifltirme ve Yön. Prog. •Briç Kursu •Yarat›c› Yazarl›k Atölyesi •Nefes Çal›flmas›

çarşamba •Briç Kursu

cuma

perşembe •Giriflim Gelifltirme ve Yön. Prog.

cumartesi •‹fl Sunumlar›nda

cuma

pazar

•Yarat›c› Yazarl›k Krs.w •fian Kursu

•Briç Kursu •Yarat›c› Yazarl›k Atölyesi •Nefes Çal›flmas› •Oryantal Dans Kursu

Profesyonelleflme Kursu •Tango Kursu

cumartesi •‹fl Sunumlar›nda

pazartesi

pazar

salı

Profesyonelleflme Kursu •Tango Kursu •Drama Kursu

pazartesi • Briç Kursu

•fiarap Kültürü •Latin Dans Kursu

•Oryantal Dans Kursu

çarşamba

•Drama Kursu • Briç Kursu •fiarap Kültürü •Latin Dans Kursu •Drama Kursu

•ALH-Sonbahar Konserleri Brahms’›n T›ls›m›nda


Bogazici Dergi Kasim'09  

AYLIK SURELI YAYIN

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you