Page 1

ISSN 1 303-569X

Coşkun Şahin AVEA Genel Müdür Yrd. SEKTÖRÜN İLETİŞİM MERKEZİ - COMMUNICATION CENTER OF THE SECTOR

AĞUSTOS- AUGUST 2011


SÖZOL@

Güvenli net’de deneme süresi başladı… Test period on Safe Internet starts... Nurhan Tanrıöven

Genel Yayın Yönetmeni Publishing Director ntanrioven@telekomdunyasi.com

Bir Ramazan ayını daha geride bıraktık. Bu vesileyle hepinizin Ramazan Bayramı’nı kutlarım. Türk Telekom Grubu Araştırma ve Geliştirme Merkezi ARI-4 Binası; Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Davut Kavranoğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin ve Türk Telekom CEO’su K. Gökhan Bozkurt’un katılımıyla İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü’nde düzenlenen törenle açıldı. Açılışta bir konuşma yapan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Ar-Ge’ye daha çok önem verilen bir dönemde olduklarının altını çizerek, “Bugün Ar-Ge’nin yüzde 70’i kamu, yüzde 30’u özel şirketler marifetiyle yapılıyor. Ben bunu sağlıklı bulmuyorum. Kamu ArGe’de gittikçe azalan bir pay alan yapıya kavuşmalı” şeklinde konuştu. Bu ay sektörün en çok konuştuğu meselelerin başında “Güvenli net hizmeti” geliyordu. BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer tarafından gazetecilere sohbet toplantılarıyla anlatılan bu hizmet sayesinde, aileler

The only tri-regional magazine focused

towards the IT & Telecom sectors of

The Middle East, Asia and Africa

Teletimes International announce s its First Industry Excellence Awards How GCC telecom operators can improve profitability?

"Social Media has become the fastes growing phenomena on the intern t et"

Ayman Irshaid Founder CEO - AreebaAreeba

www.teletimesinternational.com

We left one more Ramadan month behind. Hereby I celebrate everyone’s Ramadan Holiday. Türk Telekom Group Research and Development Center ARI-4 Building; is opened with participation of Transportation Minister Binali Yıldırım, Industry and Trade Vice Minister Prof. Dr. Davut Kavranoğlu, Chairman of Information and Communication Technologies Authority Dr. Tayfun Acarer, Rector of Istanbul Technical University Prof. Dr. Muhammed Şahin and CEO of Türk Telekom K. Gökhan Bozkurt at Istanbul Technical University Ayazağa Campus. Transportation Minister Binali Yıldırım has made a speech at the opening and emphasized that they are in the period when significantly importance is given to R&D and said: “Today, 70 percent of R&D is made by public, 30 percent of that is made by private companies. I think it isn’t right... Public must have decreasing share in R&D.” “Safe Internet Service” is one of the most spoken issues in this month. Thanks to the service which explained by Chairman of ICTA Dr.Tayfun Acarer to journalist at the meeting, families can allow children to use the inter-

2

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS


gönül rahatlığı içinde çocuklarının internet ortamında dolaşmasına izin verebilecekler. Yeni düzenlemeyle, yanlış anlamalara yol açan “Standart ve Yurtdışı” profilleri kaldırıldı, ayrıca uygulama başlangıcı olan 22 Ağustos, 22 Kasım’a ertelendi. Bu aradaki üç ay da deneme süresi olarak kabul edilecek. Düzenlemeye göre, “Güvenli İnternet Hizmeti Kurulu” adlı, 11 kişiden oluşan bir yapı oluşturulacak. Bu kurulun üyeleri Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından 3, İnternet Kurulu’ndan 2, Kurumdan 2 ve psikoloji, pedagoji, sosyoloji ile diğer ilişkili alanlarda uzmanlığı olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından teklif edilecek 8 kişi arasından Kurum tarafından seçilecek 4 üyeden oluşacak. Yönetmeliğe özellikle “mevcut abonelerin durumu” ifadesinin konmasının bu konuda yapılan tartışmaları bertaraf edeceği düşünülüyor. Yeni hükümetin getirdiği yeni uygulamayla, ilk bakan yardımcısı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na atandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, yaptığı açıklamayla kendisine yardımcı olarak işadamı ve akademisyen Prof.Dr. Davut Kavranoğlu’nun atandığını duyurdu. Daha önce bakanlıkta müsteşar olarak görev yapan Ali Boğa’nın milletvekili seçilmesiyle boşalan müsteşarlık görevine ise Prof.Dr. Ersan Arslan getirildi. Hem bakan yardımcısı, hem de müsteşarın teknik konularda üst düzey akademisyenler olarak, özellikle teknoloji konularına odaklanacakları bekleniyor. Bilişim şirketleriyle bir araya gelmek için ABD’ye özel bir gezi düzenleyen Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Seattle ve San Francisco’da temaslarda bulundu. Bakan Çağlayan, Hewlett-Packard, Google, Cicso Systems, Oracle, Microsoft, Apple, Intel başta olmak üzere ABD’li bilişim firmalarının CEO’ları ile görüşerek, Türkiye’nin yatırım fırsatlarını aktardı. Temasları çerçevesinde girişim sermayesi şirketi olan Plug and Play firmasının yetkilileri ile görüştüklerini anlatan Çağlayan, bu şirketin bir fon gibi çalıştığını ve girişimcileri desteklediğini ifade etti ve “Bizim yazılım firmalarının yaptığı projeleri ticarileştirme noktasında ciddi destek vermek istiyorlar. Bizim ülkemizden de Youtube’lar, Google’lar çıkartabilecek alt yapıyı oluşturmak lazım. Türkiye’nin böyle bir fona ve fonlamaya ihtiyacı var” dedi. TELEKOM DÜNYASI’nın yaptığı söyleşiler ses getirmeye devam ediyor. Turkcell CEO’su Süreyya Ciliv’le yaptığımız söyleşi, Asya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da, dünyanın üç bölgesinde yayınlanmakta olan Teletimes International dergisinde yer aldı. Serpil Timuray, K. Gökhan Bozkurt’tan sonra Sayın Ciliv’in de bu sayfalarda yer almasının verdiği kıvancı siz okurlarımızla paylaşmak istedik. Gelecek ay yeni bir sayıda buluşmak üzere esenlikler dileriz.

net. Profiles of “Standard and Foreign” which caused misunderstanding and moreover beginning of application was August, 22 is postponed to November, 22. These three months are considered as test period. According to regulation, a structure named “Safe Internet Service Council” consisting of 11 people will be created. Safe Internet Service Working Group will compose of 3 members from General Directorate of Family and Social Services, 2 member from Internet Council, 2 member from institution and 4 member who will be chosen by General Directorate of Family and Social Services among 8 people and have specialty in the field of psychology, pedagogy, sociology and other related fields. Is is though that to put expression of “status of existing subscribers” to the legislation will be removed discussions about the issue. With new application by the new government, first vice minister appointed Industry and Technology Ministry. Science, Industry and Technology Minister Nihat Ergün stated that he chose Prof.Dr.Davut Kavranoğlu, is academician and businessman, as Vice-Minister. Prof. Dr. Ersan Aslan is appointed to Science, Industry and Technology Undersecretary which has been available for election process because Ali Boğa who was undersecretary, was elected as a member of parliament. It is expected that both of Vice Minister and Undersecretary as high level academician on technical issues will focus on especially technology. Finance Minister Zafer Çağlayan who organized a special travel to USA for come together with ICT companies, has official meetings in San Francisco and Seattle. Çağlayan, organized a special travel to ABD in order to get together with ICT companies, hold official talks in Seattle and San Francisco. Minister Çağlayan announced investment plans of Turkiye by meeting with CEOs of American ICT companies especially Hewlett-Packard, Google, Cisco Systems, Oracle, Microsoft, Apple, and Intel. Çağlayan explained issues talked at the meeting with venture fund company Plug and Play within the scope of his official meetings and stated that the company works like fund and support entrepreneurs and said:” Significantly support has to be given to projects which are carried out by our software companies on the point of commercialization. We must create infrastructure to make projects like Youtube, Google. Turkiye need such like fund and funding. Interviews made by TELEKOM DÜNYASI continue to resound. Our interview with CEO of Turkcell Süreyya Ciliv took a place on Teletimes International Magazine which is published in three regions of the world, Asia, Middle East and North Africa. We want to share our pride Süreyya Ciliv on taking a place at these pages after Serpil Timuray and K. Gökhan Bozkurt. See you next month with new issue, goodbye…

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

3


İÇİNDEKİLER

18 Ar-Ge Merkezi açılışı

36 Zafer Çağlayan’ın ABD ziyareti

22 İlk bakan yardımcısı

38 Serdar KARADAYI

30 Güvenli İnternet

56 Baz istasyonu denetimi

Türk Telekom’dan İTÜ’de Ar-Ge Merkezi: Arı-4 R&D Center from Türk Telekom in ITU: Arı-4

Prof. Dr. Davut Kavranoğlu göreve başladı Prof. Dr. Davut Kavranoğlu starts his duty

BTK, 3 aylık deneme süresine karar verdi ICTA has decided for 3 months test period

4

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

Ekonomi bakanı bilişim devleriyle görüştü Minister of Economy has met with giant IT firms

Sestek Genel Müdür Yardımcısı Vice General Manager of Sestek

Ayhan Beydoğan: “Ege’de %90’ını denetledik” Ayhan Beydoğan: “We have audited %90 in Aegean”


SİNEMA/SANAT Zümrüt TANRIÖVEN İNGİLİZ ESİNTİSİYLE; KARANLIK ROMANTİZM ‘JANE EYRE’ WITH WIND OF ENGLISH: DARK ROMANTICISM ‘JANE EYRE’ 12 KİŞİ-CELL Mustafa AYKUT KULLANICI DENEYİMİ USER EXPERIENCE 26 TDHABER ALMANYA’DA TÜRK TELEKOM, TELEFÓNİCA İŞBİRLİĞİ TÜRK TELEKOM MOBILE İLE SINIRLAR KALKIYOR COOPERATİON BETWEEN TÜRK TELEKOM AND TELEFÓNİCA İN GERMANY TURK TELEKOM MOBILE REMOVES BORDERS 44 TÜRKİYE’NİN İLK YERLİ GÖZLEM UYDUSU RASAT UZAYA FIRLATILDI TURKIYE’S FIRST DOMESTIC EARTH OBSERVATION SATELLITE IS LAUNCHED 48 TÜBİTAK’TAN “ICTurkey 2011” ETKİNLİĞİ “ULUSLARARASI PROJE PAZARI” TOPLANIYOR “ICTURKEY 2011” EVENT BY TÜBİTAK “INTERNATIONAL PROJECT MARKET” WILL GATHER 49 E-MAK@LE Muzaffer YILDIRIM “MOBİL İMZA DEDİKLERİ…” “WHAT THEY CALL THE MOBILE SIGNATURE…” 52 TDHABER YARGITAY “BAZ İSTASYONLARI ŞEHİR DIŞINA ÇIKAMAZ” DEDİ HIGH COURT SAID: “BASE STATITONS CAN’T BE MOVED TO UPTOWN” 60 BTK’DAN YETKİLENDİRME DÜZENLEMESİ AUTHORIZATION REGULATION BY ICTA 62 BTK, 2. ÇEYREK VERİLERİNİ AÇIKLADI 3G’Lİ ABONE SAYISI AB ORTALAMASINI GEÇTİ ICTA ANNOUNCED THE RESULTS OF SECOND QUARTER THE NUMBER OF 3G SUBSCRIBERS IS MORE THAN EU AVERAGE 64 TARAFSIZ GÖZLEM Mehmet TAŞALTIN HALK-BÜROKRAT-SİYASET PUBLIC-BUREAUCRAT-POLITICS 68 TDHABER PTT’DEN HIZLI GEÇİŞ SİSTEMİ SPEED PASS SYSTEM BY PTT 70 İSTANBUL, ANKARA VE İZMİR’İN ARALARINDA YER ALDIĞI 47 İLİN ACİL DURUM HABERLEŞMESİ TURKCELL’E VERİLDİ EMERGENCY CASE COMMUNICATION OF 47 PROVINCES INCLUDING ISTANBUL, ANKARA and IZMIR WERE GIVEN TO TURKCELL 72 EVDE MİNİ BAZ İSTASYONU DÖNEMİ BAŞLIYOR THE PERIOD OF MINI BASE STATION AT HOME START 76 NETAŞ, 2011 İKİNCİ ÇEYREK SONUÇLARI KARLILIKTA %100 ARTIŞ Q2, 2011 RESULTS OF NETAŞ %100 INCREASES ON PROFITABILITY 77 AVEA CEO’SU ERKAN AKDEMİR’DEN KRİZ DEĞERLENDİRMESİ: “CİDDİ KRİZ SINAVI VERDİK, KRİZDE AYAĞA KALKMAYI ÖĞRENDİK” CRISIS EVALUATION BY CEO OF AVEA ERKAN AKDEMIR: “WE PASSED THE CRISIS EXAM, WE LEARN TO ARISE DURING THE CRISIS” 80 TTNET GENEL MÜDÜRÜ TAHSİN YILMAZ: “RAMAZAN’DA İNTERNET KULLANIMI ARTTI” TTNET CEO TAHSİN YILMAZ: “INTERNET USE INCREASED IN RAMADAN” 82 ICT SUMMİT EURASİA – BİLİŞİM ZİRVESİ ’11 TELEKOMDA BÖLGESEL İŞBİRLİĞİ FIRSATLARI ICT SUMMIT EURASIA 2011 REGIONAL COLLABORATION OPPORTUNITIES ON TELECOM 84 İŞİM BİLİŞİM, BİLİŞİM İŞİM Adem ONAR BİLGİ TOPLUMU - II INFORMATION SOCIETY - II 86 TDHABER AVRUPA’NIN EN İYİ MÜHENDİSLERİ İTÜ’DE SEÇİLDİ THE BEST ENGINEERS OF EUROPE ARE CHOSEN AT ITU 92

YIL : 10 • SAYI : 110 AĞUSTOS 2011 Yerel Süreli Yayın

Kurucu Erdoğan TANRIÖVEN 3T Basın Yayın Organizasyon Enerji Ltd. Şti. Adına İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni (Sorumlu): Nurhan TANRIÖVEN Yayın Koordinatörü Cem KIVIRCIK Akademik Editörler Prof. Dr. İnan GÜLER • Prof. Dr. Çetin ELMAS Haber Merkezi Sorumlusu Yasemin SAYGI Çevirmen Tufan GÖBEKÇİN Haber Merkezi Kutay BADARI • Handan KALABAK Special Correspondent for Middle East and Pakistan Khalid ATHAR Sanat Yönetmeni Özgür ÇAKIR Danışma Kurulu Prof. Dr. İnan GÜLER • Prof. Dr. Çetin ELMAS Prof. Dr. Kerim GÜNEY • Prof. Dr. Dursun Ali DİNÇ Prof. Dr. Işık ÖZKAN • Prof. Dr. Alemdar YALÇIN Prof. Dr. Ümit ATABEK • Prof. Dr. Mehmet KESİM Prof. Dr. Kırali MÜRTEZAOĞLU • Prof. Dr. Adnan GÖRÜR Doç. Dr. Süleyman İRVAN • Doç. Dr. Peyami ÇELİKCAN Doç. Dr. Şahin KARASAR • Prof. Dr. Şeref SAĞIROĞLU Prof. Dr. Gökhan ÖZER • Doç. Dr. Serdar ULUKAN Doç. Dr. Refet RAMİZ • Dr. M. Emin BAŞER Dr. M. Emin YILDIZ • Dr. Tuncay YİĞİT Dr. Cebrail TAŞKIN • E. General Turgut NASÜN Turgay MALERİ • Selim SARPER TELEKOM DÜNYASI İDARE MERKEZİ Barbaros Bulvarı Nisbetiye Mahallesi Uygur Apt. No: 102 Kat:4-5 Zincirlikuyu, Beşiktaş/İSTANBUL Tel: +90 (212) 270 06 00 Fax: +90 (212) 270 63 23 Web : www.telekomdunyasi.com E-posta : telekom@telekomdunyasi.com TEMSİLCİLER • ANKARA : Metin SAKARYA • İZMİR : Doç.Dr. Cem GÜZEL • KAYSERİ : Cengiz ÇAKAR YURTDIŞI TEMSİLCİLERİ Amerika : Orhan CAM Orta Asya Türk Cumhuriyetleri : Dr.Hasan KARASAR Balkan Ülkeleri ve Bulgaristan : Ramiz ÇOLAK Yazarlar konularıyla ilgili dokümanları (Slayt, dia, resim, fotoğraf, grafik, şekil vb.) baskı kalitesine uygun olarak CD’ye kayıtlı veya orijinallerini mutlaka yazılarına eklemelidir. Dergide yayınlanan yazılara telif ücreti ödenir. Dergideki yazılarda ileri sürülen görüşler ve yorumlar yazı sahiplerine aittir. Dergi Yayın Kurulu, yazılarda kısaltma ve yayın tekniği yönünden değişiklik yapabilir. Dergideki yazılar ve resimler kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

TELEKOM DÜNYASI

Sektörle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, üniversitelere, derneklere, odalara, özel firmalara, yabancı misyon temsilciliklerine, Türkiye’nin dış temsilciliklerine ve Telekomünikasyon Mühendisleri Derneği’nin üyelerine gönderilmektedir. TELEKOM DÜNYASI, PTT ile dağıtılmaktadır.

BASKI: EGE BASIM Esatpaşa Mah. Ziya Paşa Cad. No:4 Ataşehir/İstanbul Tel: (0216) 472 84 01 (pbx) BASIM TARİHİ: 28 AĞUSTOS 2011 Kapak Fotoğrafı:

Coşkun Şahin AVEA Genel Müdür Yrd. SEKTÖRÜN İLETİŞİM MERKEZİ - COMMUNICATION CENTER OF THE SECTOR

AĞUSTOS- AUGUST 2011

Nurhan Tanrıöven

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

5


RÖPORTAJ

Coşkun Şahin Radyo şebeke konusunda da; son bir yıldır yoğun olmak üzere bulunduğumuz noktada 2G şebekesine 1/3 ile yarısı arasında farklı bir boyut daha kattık. Bu yılsonuna geldiğimizde şebekenin yarısı kadar bir şebeke daha eklemiş olacağız.

In radio network, we have added a different dimension to 2G network between 1/3 and the half especially in the last year. Until the end of this year, we will add to the network half as much again.

6

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

TELEKOM DÜNYASI: Teknolojik yapısı açısından değerlendirildiğinde Avea hem ülkemizdeki operatörlerle, hem de dünya çapındaki operatörlerle karşılaştırıldığı zaman teknolojik altyapı olarak hangi noktada? COŞKUN ŞAHİN: Avea teknolojik yapı olarak birçok segmentte uyguladığı teknolojiler açısından baktığımızda dünyadaki lider operatörler arasında yer alıyor. Bu da son iki yıldır çok fazla sayıda kategorik değişiklik yapmamızla alakalı olarak geldiğimiz bir nokta aslında. Teknoloji dediğimizde birden fazla konuyu ele almış oluyoruz. Bunların en başında IT geliyor. Diğerleri ise; bilgi işlem, şebeke, ArGe... Temel olarak bu eksenlerde baktığımızda; IT tarafında yapılan değişiklik sayısı oldukça fazla. Her gece birden fazla operasyon yapılıyor. Her yıl yaptığımız, yeni devreye

TELEKOM DÜNYASI: In terms of technological structure, at what point has the technological infrastructure of Avea reached as compared with operators in our country as well as in the world? COŞKUN ŞAHİN: Avea, with its technological infrastructure, is among the world’s leading operators in terms of technologies applied in many segments. In fact, we have reached this point, as a result of a number of categorical changes in the last two years. When we say technology, we are dealing with more than one subject. IT is the first of these. Others are computing, network, R&D... Basically, when we look at from these axes, the number of changes in IT is very high. More than one operation is done every night. The number of systems every year we develop and put into use is enormous… At the beginning of this year, we made a huge transition


Coşkun Şahin Avea Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Chief Technology Officer at Avea aldığımız sistem sayısı inanılmaz fazla… Yılbaşında müşteri hizmetleri ile ilgili CRM tarafında çok büyük bir geçiş yaptık. Arkasından faturalama sistemleri ile ilgili farklı ve daha gelişmiş bir sisteme geçtik. Bütün bu geçişlerin sonucunda gelinen noktada ise IT tarafında ciddi bir rekabetçi altyapı oluşturmuş olduk. Geçmişte kullandığımız teknolojilerin çok kısa bir süre içerisinde yenilenmesi ve değiştirilmesi bizi oldukça yordu. Zaman zaman müşterilerimize yansıyan, çalışmalar sırasında ortaya çıkan etkiler de meydana geldi. Fakat şu anda bu geçişler ve güncellemeler sayesinde oldukça iyi bir noktaya gelmiş bulunuyoruz. Şebeke tarafına bakarsak; çekirdek, taşıyıcı ve erişim şebekesi şeklinde kategorize edebileceğimiz üç alt katmanı var. Çekirdek şebekede öncelikle basitleştirmeye ve All IP’ye geçmeye karar verdik ve bu geçişi dünyada yapan ilk operatörlerden biriyiz. Bunun bizim kalitemize, esnekliğimize ve hızımıza oldukça büyük katkısı oldu. Taşıyıcı şebekede yani transport networke baktığımızda; bunun da çekirdek ve erişim şebekesine etkileri var. Çok önemli optimizasyon ve mimari değişim çalışmaları yaptık. Bunlar bu sene artık tamamlanmak üzereler. Yine saha kesilme sayısı diyebileceğimiz kalite faktörlerine çok önemli etkileri olan değişimler sağlamış olduk. Birim maliyetlerde de oldukça önemli bir avantaj sağladık. Gittikçe artan data kullanım-

in CRM related to customer services. Then we began to use a different and more advanced system for billing systems. As a result of all these changes, we created a serious competitive infrastructure in IT. Technologies used in the past were renewed and changed in a very short period of time. It was a bit tiresome process. From time to time we had problems that reflected in our customers. But now thanks to these transitions and updates, we have come quite a good point. In terms of network, there are three sub-layers that can be categorized as core, transport and access network. In core network, we decided to simplify the network and make a transition to AllIP. We are among the leading companies in the world that makes this transition. The contribution of this transition to our quality, flexibility and speed is very significant. When we look at the transport network, it has the effect on the core and access network. We’ve applied a very important optimization, and architectural changes. They are now near completion this year. Again, we provided very significant changes that have significant effects on quality factors. We have provided a very significant advantage in unit costs. Despite the increasing use of data, the derived revenues are not increasing exponentially because

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

7


RÖPORTAJ

larına karşın birim fiyatların düşmesiyle birlikte buradan elde edilen gelirler üstel olarak artmıyor. Kullanımın artışına karşılık altyapıda yapılması gereken yatırımın paralel gitmesi gerekiyor. Bu yatırım sürekli olarak nasıl karşılanabilir? Mimari ve mühendislik çok temel uygulama yöntemlerinin farklılaşması daha yüksek teknoloji, daha iyi mimari çözümler, daha iyi mimari çözümler gerektirir. Bu geçişi sağlamış olduk. Radyo şebeke konusunda da; son bir yıldır yoğun olmak üzere bulunduğumuz noktada 2G şebekesine 1/3 ile yarısı arasında farklı bir boyut daha kattık. Bu yılsonuna geldiğimizde şebekenin yarısı kadar bir şebeke daha eklemiş olacağız. Zaten abone başına baz istasyonu sayısına baktığımızda en çok baz istasyonu bulunan operatör Avea’dır. Bu da oldukça önemli bazı avantajlar getiriyor. 3G networkünde uygulamadığımız teknolojiye baktığımızda ise; bugün dünyada 4G olarak anılan dört temel teknoloji var. Biri WiMAX… Bir dalga olarak geldi ve şuan WiMAX’in sınırlı bir kullanımının olacağı düşünülüyor. Bir diğeri; uygulamaları yeni başlayan LTE (Long Term Evolution). Ayrıca LTE Advanced var. Bir diğeri ise; bizim şu an abonelerimize sunduğumuz çift taşıyıcılı HSPA+ 3G teknolojisi. Aslında önce bu teknolojiye özel bir isim konmak istendi. Bu iş ile ilgili standartlar kurumu incelediğiniz öncelikle performans ile ilgili standartlar koyduğunda şu görüldü ki; bizim şuanda şebekemizde kullandığımız dual-carrier veya multi-carrier teknolojisiyle aboneye 42 mbit/ sn hız sağlanabiliyor. LTE’nin şu andaki ticari versiyonlarından daha yüksek performans sunabilir halde. Yani ticari ürün olarak baktığımızda; biz bizim piyasaya sunduğumuz ürün ile dünyada LTE teknolojisi kullanılarak operasyona başlamış operatörleri karşılaştırsanız bizim şu andaki birim frekans başına performansımız, kullandığımız kaynak başına performansımız çok daha yüksek çıkıyor. LTE Advanced ile bunun aşılmasını bekliyoruz. Dolayısıyla özet geçmemiz gerekirse; son iki yılda IT altyapılarında çok önemli güncellemeler ve geliştirmeler yaptık ki bunu en iyi şekilde kampanyalardaki hareketlilikten de görebiliyoruz. IT yeteneklerinde rekabetçi bir noktaya geldiğimizi görüyoruz. Bu yıl sona erdiğinde ise çok daha iyi bir konumda olacağımızı düşünüyorum. Şebekede ise core ve transport katmanında önemli bir teknolojik mimari değişim ve yenileme yaptık. Bunların abonemize yansıttığı-

8

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

of the declining unit prices. In line with the increase in the use of data, investment in infrastructure needs to be done. How can the investment be made continuously? Differentiation of the most basic architectural and engineering application methods requires higher technology, better architectural solutions and better engineering solutions. We have achieved this transition. In radio network, we have added a different dimension to 2G network between 1/3 and the half especially in the last year. Until the end of this year, we will add to the network half as much again. When we look at the number of base stations per subscribers, Avea is already ranked as the first operator. This also brings some important advantages. When we look at the technology applied in 3G network, today there are four basic technologies in the world. WiMAX is one of them... It expanded like a wave, but the use of WiMAX is thought to be limited now. Another is LTE (Long Term Evolution). Its applications have begun recently. In addition, there is also LTE Advanced. The fourth one is dual-carrier HSPA + 3G technology which we now offer to our subscribers. In fact, a special name was considered to name this technology at the beginning. When the standards related to performance are determined by the relevant authority, it is seen that speed up to 42 mbit/s can be provided to users by means of dual-carrier or multi-carrier technology which we are using in our network currently. It can provide higher performance the current commercial versions of LTE. So when we look at it as a commercial product, if we compare the product we offer to the market and the product offered by the operators in the world using LTE technology, our current per-unitfrequency performance, our performance per resource is much higher. We expect that this situation will change with LTE Advanced. Therefore, in brief, we have made a very important upgrades and improvements in the IT infrastructure last two years. We can see it easily from the campaigns. We see that we reached a competitive point in terms of IT capabilities. I think we will be in a better position at the end of this year. We have made a significant technological and architectural change and renovation in core and transport layer of the network.


mız önemli maliyet, performans ve kalite sonuçlarını da görüyoruz. Radyo şebekede de oldukça büyük bir miktarda yatırım yaptık ve bu yatırımlarla kapsama alanımızı önemli miktarda genişlettik. 3G’de de arkasındaki transport ile birleşince büyük hız ve kalite sağlayan en yeni teknolojiyi kullanıyoruz. Şuanda bizim 3G’de kullandığımızdan daha yeni bir teknoloji dünya üzerinde yok. Aslında Avrupa’da ve dünyanın birçok bölgesinde multi ya da dual carrier kullanılarak abone başına 42 mbit/sn hız sağlayan yüksek hızlı HSPA+ teknolojisi 4G olarak adlandırılıyor fakat Türkiye’de bu teknoloji henüz 4G adıyla sunulmuyor. TELEKOM DÜNYASI: Yurtdışında pek söz konusu olmasa da telefonların çekip çekmemesi ülkemizde oldukça konuşulan bir konu… Bu konu öyle bir noktaya geldi ki; tüm operatörler bu konuyu bir pazarlama argümanı olarak kullanıyorlar. Avea da bu konuya biraz fazla maruz kalmış durumda. Bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz? COŞKUN ŞAHİN: Avea’nın şu anki şebeke kapasitesi ve kapsama alanı Avrupa ortalamasının oldukça üstünde.. .Türkiye’de de hiçbir operatörün %100 kapsama alanı yok, her operatörün kapsadığı ya da kapsayamadığı ya da öncelik verdiği vermediği bölgeler var. Fakat artık rakamlar %99’lu rakamlar olduğu için bunlara kapsama ya da kapsamama gözüyle bakmıyoruz. Zaten artık 10 ya da 100 kişinin yaşadığı bölgelerin kapsaması Evrensel Hizmet Fonu kapsamında devlet tarafından sağlanıyor. Bizim de ticari olmayan birçok yatırımımız oldu. Fakat artık bu kadarının da operatörlerden beklenmesi devletin ilgili birimlerince de doğru bulunmayarak bazı düzenlemeler hazırlanıyor. Aslında her üç operatörün de genel müdürleri dile getirdi. Biliyorsunuz 136 ülke arasında birçok alanda karşılaştırma yapan bir araştırma sonucu yayınlandı. Bu araştırma sonuçlarında Türkiye bir alanda açık ara bir numaraydı. Bu alan ise GSM kapsama alanı konusu. Türkiye’de bu konuda bir hassasiyet oluşmuş fakat Avrupa’ya, Amerika’ya, Uzak Doğu’ya gittiğinizde karşılaşmadığınız bir şebeke kapsama miktarını görüyorsunuz. Abonede de buna karşı bir beklenti görüyorsunuz. Avrupa’da, Amerika’da, Uzak Doğu’da bir abonenin hiçbir şekilde beklentisi olmayan yerlerde ve durumlarda bile Türkiye’de şikâyet alabiliyorsunuz. Abonemiz hizmet istiyorsa biz de tabi ki bu hizmeti veriyoruz. Şikâyet olan yerde biz de istasyon kuruyoruz. Dolayısıyla son bir yılda kurduğumuz istasyon sayılarıyla bu yılı 2G ve 3G’de toplamda 21-22 bin istasyon ile bitirmiş olacağız. 2G ve 3G olarak bakıldığında bundan tam bir yıl önce bu sayı 14-15 bin değildi. 2G olarak bakıldığında bu sayı 11 bin civarındaydı. Şu an bu sayının neredeyse yarısı kadar daha istasyon eklenmiş durumda ki bununla Türk halkının yüksek beklentilerini karşılamaya çalıştık ve karşıladığımız cevabını da alıyoruz. Araştırma sonuçlarına baktığımızda şunu görüyoruz ki; Avea’yı kullananlar çok büyük oranda bu konu ile ilgili bir problem olmadığını doğruluyorlar. Ancak eskiden Avea kullanmış son birkaç yıldır Avea kullanmayan aboneler Avea’nın ilk kurulduğu

We are able to offer significant advantages to our customers in terms of cost, performance and quality as a result of these changes. We have made quite a large amount of investment in radio network and expanded our scope of coverage significantly as a result of these investments. In 3G, we are using the latest technology that provides greater speed and quality when it is combined with transport layer. There is no better technology in the world than the technology we are using in 3G. In fact, in Europe and many parts of the world, highspeed HSPA + technology that allows 42 mbit/s per subscriber by using multi or dual-carrier is referred to as 4G, but this technology is not offered under the name of 4G in Türkiye. TELEKOM DÜNYASI: Although having cell signal is not an important matter, it is one of the main topics of conversations in our country ... So much so that all operators are using this issue as a marketing argument. Avea also has been exposed to this issue a bit more. What do you think on this subject? COŞKUN ŞAHİN: Avea’s current network capacity and coverage is quite above the European average... In Türkiye, no operator has 100% coverage; each operator gives a priority to certain regions and expands its coverage in those regions. But now the figures are close to 99% and we do not consider this fact as coverage. Besides, in regions where 10 or 100 people live, coverage is provided by the government under the Universal Service Fund. We also made many non-commercial investments. But the related units of the government do not expect from the operators to make non-commercial investments and some arrangements are being prepared. In fact, general managers of each operator expressed this fact. You know that results of a research that makes comparisons between 136 countries have been released. Accordingly, Türkiye is ranked as the first country by far in terms of GSM coverage. There is sensitivity on this issue in Türkiye, but when you go Europe, America or Far East, you cannot encounter such a coverage amount. Subscribers have also such an expectation. Even in cases where subscribers in Europe, America and Far East do not have any expectation, we can get a complaint in Türkiye. Of course, if our subscribers want, we should offer this service. We are building base stations where such complaints are received. So, together with the base stations we established last year, the number of our base stations (a total of 2G and 3G) will be 21-22 thousand. This number is only 14-15 thousand last year. We had around 11 thousand 2G base stations. Now, we added almost half as much again. We try to meet the high expectations of the Turkish people and also get answers. When we look at the survey results, Avea users have confirmed that they do not have such a problem in general. But, people who formerly used, but are not us-

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

9


RÖPORTAJ

10

yıllarda Avea kullandıkları için başlangıç aşamasında doğal olarak kapsama alanı ile ilgili bir takım sıkıntılar yaşamışlar. Bu durum Avea’nın diğerlerinden çok daha genç olmasından, diğerlerinin şebekesini belirli bir noktaya getirdikten sonra sıfırdan başlayarak gelmiş olmasından kaynaklanıyor. O zamanlar oluşan bu intiba Avea’ya özel bir söylem oluşmasına sebep olmuş olabilir. Biz bunu pazar araştırmalarına baktığımızda bu şekilde yorumluyoruz. Yani uzun bir süredir Avea kullanmayanların Avea kapsama alanı ile ilgili algısı Avea’nın ilk kurulduğu dönemlerindeki durumuna göre oluşmuş ve öyle de kalmış durumda.

ing Avea last few years, had certain coverage problems naturally in the first years of Avea. This situation has its source in the fact that Avea was younger than other operators and began from the scratch while the other operators reached a specific point. At that time, such an impression may have been caused a specific discourse for Avea. When we look at the market researches, we comment it in this way. People, who are not using Avea for a long time, evaluate Avea according to its first years in terms of coverage and unfortunately this perception has remained.

TELEKOM DÜNYASI: Aslında bu konuda garip bir durum daha var. Herkes telefonunun gittiği her yerde tam çekmesini istiyor fakat aynı zamanda bazı yerel yönetimler de törenlerle baz istasyonlarını söküyorlar. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

TELEKOM DÜNYASI: Actually, there is another strange situation in this respect. Everyone wants to have cell signal wherever he/she goes, but at the same time some local authorities remove base stations by holding ceremonies. What would you say about this?

COŞKUN ŞAHİN: Bu konu bizi de oldukça üzüyor ve temelinde yanlış bilgilendirme olduğunu düşünüyorum. Türkiye çok hızlı büyüyen ve yatırım yapılması gereken bir ülke. Evinin her noktasında, gittiği her yerde telefonunun çekmesini isteyen bir ülke... Ama baz istasyonu görmekten de hoşlanmıyor. Buradaki ana soru aslında şudur: “Bu kapsama alanı baz istasyonu olmadan da yapılabiliyordu da bu operatörler kötü niyetlerinden mi baz istasyonu kurarak yapıyorlar?” Aslında durum tam tersi. Bugün dünyada 5 milyara yakın insan GSM teknolojisinden faydalanıyor. Bu kişilerin kullandıkları telefon markaları 3-4 markadan oluşuyor ve bir kısmı da bu markaları takip eden, daha düşük pazar paylarına sahip markalardır. Bu hizmeti veren baz istasyonu ve diğer temel santral teknolojilerini üreten de 3-4 tane şirket var ve aynı zamanda 2-3 tane de daha küçük şirket var. Dolayısıyla dünyanın hangi ülkesi derseniz deyin 2 Kuzey Avrupalı ve 2 Çinli şirketin ürettiği ürünleri ve Avrupa Standartları tarafından belirlenen teknolojik standartları kullanıyoruz. Bu bir yandan üzücü iken bir yandan da dünyada ne kullanılıyorsa biz de onu kullanıyoruz diye bakarsak sevindirici bir durum. Norveç’te, Finlandiya’da, Kanada’da kullanılan ile Türkiye’de kullanılan arasında hiçbir fark yok. Yani kullandığımız baz istasyonları dünya standardında, 5 milyar insanın kullandığı teknolojilerle üretilmiş ürünlerdir. Bugün dünyada en yaygın kullanılan teknoloji GSM teknolojisidir. Daha yaygın ve ortak kullanılan başka bir teknoloji yok.

COŞKUN ŞAHİN: This topic is very upsetting to us, and I think that it arises from misinformation. Türkiye is a very fast growing country and investments need to be done. People want to have cell signal at every point in their house, wherever they go… But they also do not like to see the base station. The main question is this: “Is it possible to expand coverage without base stations or the establishment of base stations shows the bad intentions of operators?” In fact, the situation is just the opposite. Today up to 5 billion people around the world benefit from GSM technology. Mostly there are 3-4 mobile telephone brands. Others are brands with a lower market share. There are also 3-4 companies producing base stations and other basic central technologies as well as 2-3 smaller companies. So wherever you go in the world, you use products of 2 North European and 2 Chinese companies and the technological standards set by the European Standards. This is a sad state of affairs, but on the other hand if you think that we use what the rest of the world use, it sounds good. There is no difference between Norway, Finland, Canada and Türkiye. So we use the world-standard base stations. 5 billion people use these products produced by using same technologies. Today, GSM technology is the world’s most widely used technology. No other technology is used and shared more widely.

Ben bu konuyu dile getirene genellikle şu soruyu yöneltiyorum; “Biz her istasyon kurduğumuzda aynı zamanda o istasyonu kurmak için para da harcadığımı bir gerçek. Bu cihaz ucuz bir cihaz değil ve sürekli elektrik kullanarak çalışıyor ve altyapı hakları ile transmisyon kirası veriliyor. Bunun dışında yer sahibine de kira veriyoruz. Havada frekans kullandığımız için de devlete bir miktar ücret ödüyoruz. Baz istasyonları olmadan bu hizmeti sunma imkânı varsa biz böyle yüksek miktarlardaki parayı neden harcayalım?” Fakat bu baz istasyonları olmadan bir şehrin en yüksek bölgesine yalnızca bir verici kurarak tüm şehri kapsamak

To those who talk about this issue, I usually ask this question: “We spend money in order to establish base stations. It is not a cheap device and works with continuous transmission of electricity. In addition, there are infrastructure rights and transmission lease. We also pay a rent to the owner. We pay a certain amount of fee to the government for frequency in the air. If you have the opportunity to provide this service without the base stations, why we pay such high amounts of money?” But without the base stations, it is not possible to establish only one transmitter at the highest point of city to cover

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS


ve şu anki hizmeti bu şekilde verebilmek gibi bir teknoloji yok. Neden yok? Aynı bizim şu an konuştuğumuz üzere telefon da baz istasyonu ile karşılıklı iletişim kuruyor. Cep telefonu da çıkış gücü sınırlı ve düşük bir cihaz ve sinyallerinin maksimum gidebileceği belirli bir mesafe var. Baz istasyonlarının da bu sinyalleri algılaması için belirli bir hassasiyeti var. Dolayısıyla özellikle şehir merkezi gibi bu sinyallerin gücünü düşürücü ya da bozucu oldukça fazla etkinin olduğu bölgelerde bu sinyaller çok uzak bir mesafeye taşınamıyor. Bu durumda bu bölgelerde birkaç yüz metrede bir baz istasyonu kurmanız gerekiyor. Şehirlerarasında bu mesafe kilometrelere çıkıyor. Çünkü hem daha az sinyal bozucu etken var hem de aradaki engeller daha az ve kuleleri de yüksek yaptığınızda baz istasyonu sinyali algılayabiliyor. Dolayısıyla bu hızda ve kalitede bu hizmeti verebilecek başka bir teknoloji yok. Bu konuda örneğin; 3G teknolojisini vermeye dünyanın diğer ülkelerine göre daha geç başlamamızın da faydası oldu. Çünkü hizmeti vermeye başladığımız ilk andan itibaren en son teknolojiyi kullandık. Avrupa 3G teknolojisini vermeye daha önce başlayabilmek için eski altyapısının üzerine yatırım yaptı fakat şuan bu teknolojiyi geliştirmek için ekstra yatırımlar yapması gerekiyor ve bekliyor. Bugün Avrupa’da kullanılan teknoloji bizden bir-iki nesil daha geride kalmış durumda. Konuya başka bir noktadan bakarsak; cep telefonu baz istasyonuna ne kadar uzaksa çıkış gücünü sinyalini baz istasyonuna ulaştırabilmek için o kadar çok arttırır. Bir cep telefonunun normal şartlar altındaki çıkış gücü 10 miliwattır. Yani 1 wattın 1/10’u ile sinyalini baz istasyonuna ulaştırabiliyorken baz istasyonuna uzak olduğu bir bölgede bu çıkış gücünü 2 watta kadar çıkararak 200 kat arttırabiliyor. Baz istasyonuna uzak bir üniversiteyi düşündüğünüzde her 5 telefondan biri bir baz istasyonu kadar elektromanyetik alan yayıyor. Baz istasyonları 400 metreye kadar eğer arada engel yoksa iyi bir sinyal verebiliyor. Sonuç olarak diyebilirim ki baz istasyonuna uzak olduğunuzda cep telefonu baz istasyonundan daha büyük bir etki alanı yaratmış oluyor. TELEKOM DÜNYASI: Avea, istatistiklere göre Türkiye’nin en çok konuşturan operatörü. AB ortalamasında Türkiye en çok konuşan ülkeler arasında da 2. sıradayız. BTK Başkanı Sayın Tayfun Acarer’in açıklamasına göre; bu durum güzel bir gelişme fakat birkaç yıl sonra mobil iletişim altyapısı bu trafiği kaldırmayabilir. Siz bu konuda ne gibi hazırlıklar ve geliştirmeler yapıyorsunuz? COŞKUN ŞAHİN: Türkiye’deki operatörlerin ortalaması Avrupa’dakilerin ortalaması arasında artık lider olma yolunda. Avea da Türkiye’deki operatörler arasında en çok konuşturan operatör, aylık 309 dakika gibi bir ortalamamız var. Bu durum şebekenin kullanılması anlamında bir bakıma güzel bir şey, diğer yandan data kullanımı da hızla artıyor. Bu duruma iki yönden de bakıldığında, bizim altyapı yatırımlarımızın artması gerektiği oldukça açık. Çünkü bir istasyonun taşıyabileceği belirli bir kapasite var. Bu istas-

the entire city and to provide the current services by using available technologies. Why? As we are talking now, mobile phones communicate with the base station mutually. Output power of mobile phones is limited and low. Their signals cover a certain distance. Base stations have certain sensitivity to detect these signals. Therefore, in city centers where many factors lowering or reversing the strength of these signals are present, these signals cannot cover a very long distance. In this case, you should establish base stations at intervals of few hundred meters. Outside of the cities, this distance rises up to kilometers. Because there are fewer factors that lower the strength of these signals, there are fewer obstacles and when you establish high base stations, signals can be detected easily. So there is no other technology that can offer this service with this speed and quality. Because we used the latest technology from the first moment we started to give this service. Europe made investments on its old infrastructure in order to offer 3G technology earlier, but extra investments are needed now in order to develop this technology. Today, technology used in Europe is one or two generation older than technology used in Türkiye. If we look at the issue from another perspective, mobile phones increase their output signal when they are far from the base station. Output power of mobile phones is 10 milliwatt under normal conditions. So while they transmit their signals with 1/10 of 1 watt, they increase 200 times their output power to 2 watt when they are away from base station. When you think a university away from a base station, every 5 mobile phones emit an electromagnetic field, which is equal to the magnetic field emitted by a base station. Base stations transmit a good signal up to 400 meters, if there is no obstacle. As a result, I can say that when you’re away from the base station, mobile phone creates a larger electromagnetic field than base station itself. TELEKOM DÜNYASI: Avea is the operator that makes its subscribers to talk most in Türkiye, according to the statistics. Türkiye is ranked the second country in Europe in terms of talk time. According to ICTA President Tayfun Acarer, increase in talk time is very pleasing, but increasing traffic may cause problems in the coming years due to the existing mobile communications infrastructure. Do you plan making developments in infrastructure? COŞKUN ŞAHİN: The average of operators in Türkiye is much higher than the average of operators in most European countries. Türkiye is now becoming a leader in this respect. Avea is the operator that makes its subscribers to talk most in Türkiye. Our monthly average is 309 minutes. This is a good thing in a way, in terms of the use of the network; on the other hand the use of data is also growing rapidly. Whether we look at this situation

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

11


RÖPORTAJ

yon üzerinden daha fazla kişi daha fazla süre konuşmaya başladığında bu istasyonun kapasitesi dolmuş oluyor. Diğer yandan ise; seste sürekli artan doğrusal bir grafik var ve birim fiyatların da nasıl düştüğü ortada. Zaten bu kadar çok konuşulmasının en önemli sebeplerinden biri de birim fiyatların oldukça düşük tutulması. Biz Avrupa’nın en düşük fiyatlarını verdiğimizden ötürü Avrupa’nın en çok konuşan ülkeleri arasında ilk sıralardayız aslında. Data ise üstel bir şekilde artıyor ve bu daha da dikkat edilmesi gereken bir nokta. Öncelikle en yeni teknolojileri en doğru ve verimli bir şekilde kullanmaya dikkat ediyoruz. Aynı zamanda bu işi çok iyi yöneterek yapmaya çalışıyoruz. Süreçlerimiz, iş akışlarımız, iş yapma tarzlarımız, kampanyalarımız, birim maliyetleri düşürmeye yönelik çok ciddi çabalarımız oluyor ve bir miktar da olsa sürümden de kazanıyoruz. Tüm bunları bir araya getirip bu işi devam ettirmeye çalışıyoruz. Tabi bu durum sürdürülebilir mi? Şöyle bir etki var ki bunu unutmamamız gerekiyor. İletişim teknolojilerinin bir ülkede kullanılması, o ülkenin genel gelişmesine katkı sağlayan bir durum. Yani insanlar konuşuyor ve biz kazanıyoruz gibi bakmamak gerekiyor bu duruma. İnsanlar konuşuyor ve buradan ticaret doğuyor, arabayla gidip bir işi yapmak yerine telefonla konuşarak hallediyor gibi bakmak gerekiyor. Tüm bunlar ise o ülkenin ekonomisini geliştiriyor. Türkiye’nin ekonomisinin ne kadar hızlı büyüdüğü ortada ve bizim sektörümüz de Türkiye’nin ekonomisinin de üzerinde büyüyen bir sektör ve aynı zamanda ülkenin büyümesini de tetikleyen bir faktör. Gayri Safi Milli Hasılanın artmasına katkı veren bir temel altyapı hizmeti olarak bundan zaten uzun dönemde payımızı alacağımızı düşünüyoruz. Hem güvenlik hizmetleri açısından hem de sosyal gelişim açısından bu bir kamu hizmetidir. Zaten anayasada da “haberleşme özgürlüğü” şeklinde tanımlanmış durumda. Biz de bu hizmeti vermekle yükümlü kuruluşlarız ve her yıl milyarlarca dolar yatırım yaptığımız bu sektörde lisans süremiz bittiğinde tüm yatırımlarımızla birlikte altyapımızı ve bu hizmeti kamuya devretmekle yükümlüyüz. Özetlemek gerekirse; biz aynı yol yapımı gibi, baraj yapımı gibi, temel ihtiyaçları karşılayan diğer kamu hizmetleri gibi Türkiye’de alt yapı kurup bunun üzerine hizmet üretip satıyoruz. Bu altyapıyı kurarken de harcadığımız paranın tamamı yurtdışında üretilen teçhizatı almak için değil oldukça büyük bir kısmı Türkiye’deki mühendisliğine ve işçiliğine harcanıyor. Bunlarla da kalmıyor ve biz kendi Ar-Ge’mizi yapıp kendimizi geliştiriyoruz. TELEKOM DÜNYASI: Ar-Ge özellikle son zamanlarda Sayın Ulaştırma Bakanımızın da üzerinde durmasıyla çok önemli bir hale geldi. Sizin de bu konuda çalışmalarınız var. Bu konuyu biraz açabilir misiniz? Avea Ar-Ge konusunda neler yapıyor? Sağlıkla ilgili tahlil yapılabilen bir projeniz var bildiğimiz kadarıyla. COŞKUN ŞAHİN: Ar-Ge projelerinin araştırma bölümü yıllarca sürüyor ve biz sizinle ilk faz sonuçlarını paylaşıyoruz. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Belirli

12

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

from one perspective or the other, it is very clear that we should increase our investments in our infrastructure. Because each base stations has a certain capacity... When more people talk more by using the base stations, it overburdens the capacity of the station. On the other hand, there is an ever-increasing trend in voice and it is apparent how the unit prices decline. One of the most important reasons of high talk times is the relatively low unit prices. Since we offer the lowest prices in Europe, we are ranked Europe’s most-speaking countries. Data increase exponentially, and this is a point that deserves further attention. First of all, we consider using the latest technologies in a most accurate and efficient way. At the same time, we are trying to do this by managing very well. We have very serious efforts to reduce unit costs; we manage our processes, business workflows, way of work, and campaigns with this perspective. As a result, we gain from demand at the least. We try to continue our job in this way. Well, is this situation sustainable? There is a factor that we should keep in mind. Use of communication technologies contribute to the development of the country. In other words, it should not be considered like that: people are talking, and we’re earning money. People are talking and doing their business. They are doing their business by talking via mobile phones, instead of driving away. Therefore country’s economy is developing. Türkiye’s economy grows very fast; our sector grows faster than the overall economy and also contributes to the growth of the country. I think we will get our share in the long term, as a basic infrastructure service that contributes to the increase in Gross National Product. It is a public service both in terms of security services and social development. Already it is defined as “freedom of communication” in the constitution. We are obligated to provide these services and in the sector, which we invest billions of dollars each year, we are committed to transfer our infrastructure and this service, together with all our investments, to the public when our license is expired. In essence, we set up infrastructure and produce and offer services by using this infrastructure, like other public services such as road construction, dam construction or other infrastructures that meet basic needs. When we are setting up infrastructure, we spend money not to buy foreign equipment, but mostly to engineering and labor in Türkiye. In addition, we are developing ourselves by our R&G activities. TELEKOM DÜNYASI: R&D became very important recently, especially after the emphasis of our Minister of Transport. You also have studies on this issue. Could you explain this subject a little bit? What kinds of R&D activities does Avea implement? As far as we know, you have a project related to health. COŞKUN ŞAHİN: Researches of R&D projects are in progress for many years and we share with you the


tip hastalıkların teşhisinin netleştirmek ve bu konuda kabul edilebilir bir yöntem olduğunun onaylarını almak gibi süreçler oldukça uzun zaman alan ve bir yandan bir an önce olsun diye bakılan fakat bir yandan da tam doğrulanmadan piyasaya sürmek istemediğiniz kendine göre standartları olan bir uygulama. Bu uygulama dünyada bir ilktir. Bu ilklere imza atmak güzel fakat bunlara liderlik etmekte bir o kadar da zor. Bu ve buna benzer projelerde çalışmalarımız devam ediyor. Ar-Ge çalışan sayımız 220 kişinin üzerinde ve artmaya da devam ediyor. Geçen yıl 25 milyon TL Ar-Ge kapsamlı çalışmamız tamamlandı. Bu yıl bu rakam 35 milyon TL’ye çıkıyor. Bu rakamlarla yaptığımız projeler özellikle bu yıl uluslararası boyuta taşındı. Gerek Avrupa Birliği projeleri gerekse de Europe kapsamındaki yazılım ve telekomünikasyon alanındaki ortak projeler veya Türkiye içindeki Sanayi Bakanlığının San-Tez gibi doktora tezlerini desteklemeye yönelik programlar ve kendi içimizde ve Türbitak’ın destek verdiği projeler çalışma alanımızdadır. Bunların yanında hiç destek almadığımız tamamen kendi ticari amaçlarımızla yaptığımız Ar-Ge faaliyetlerimiz de var. Ar-Ge’ye yönelik vizyonunuz nedir diye sorarsanız teknolojik olarak ve genel olarak farklı iki yaklaşımımız var. Genel yaklaşımımız şudur ki; Avea olarak Ar-Ge’ye farklılaşmak için son derece önem veriyoruz. Bunu da ülkemize karşı bir borcumuz ve aynı zamanda da sosyal sorumluluk olarak görüyoruz. Avea Türkiye’nin en büyük şirketlerinin arasında ön sıralarda yer alıyor ve yaptığımız işlerin içinde Ar-Ge kullanmak Türk mühendisinin seviyesini farklı bir noktaya getiriyor. Ar-Ge bu işlerin içinde olmazsa olmazdır ve sürdürülebilirliğin anahtarıdır. Kendi bünyemizdeki projelerin yanında işbirliği yaparak da farkı Ar-Ge projelerine imza atıyoruz. Türkiye’de farklılık getiren, küçük ama derinlemesine çalışan yetkin mühendislikte birçok firma var ve biz onların da değerlerini kullanarak onları da geliştirmek istiyoruz. Yani bir ekosistem yaklaşımıyla Ar-Ge yapmaya çalışıyoruz. Birçok ticari modelle çalışıyoruz ve sonuç olarak mümkün olduğu kadar geniş bir bilgi ve fikir zemininden faydalanmaya çalışıyoruz. Teknolojik olarak bakarsak; bir kaç ana yaklaşım var. Biri; tabi ki terminal cihazları ve bunların üzerindeki uygulamalardır. Bir diğeri ise; bilgi ve veri işleme teknolojileridir. Bunlardan oldukça verimli sonuçlar alıyoruz. Dünyada da denenen, telekom dünyasının pek bilmediği, başka alanlarda gücünü ispat etmiş temel teknolojiler var. Onları telekoma uyarlayacak şekilde özel çalışmalar yapıyoruz. Özellikle GSM çok genç bir çalışma alanı. Bunların yanında bizi farklılaştıracak servisler ve o servislerin arkasındaki temel network mimarileri konusunda da çalışmalarımız var. Bir operatörün Ar-Ge’sinden de temel olarak beklenmesi gereken müşterisi için, pazar için farklılaşabilme yeteneği kazanmasıdır. Bu da ağırlıklı uygulama ve servislerle olur. Ama biz temel teknolojiler ile ilgili de çalışmalar yapıyoruz. Sonuç olarak dünya çapında bir ilk olabilecek birçok konuda Ar-Ge projelerimizin çalışmalarına devam ediyoruz.

results of the first phase. It is quite time-consuming to clarify the diagnosis of certain types of diseases and to receive scientific approvals in this regard. We are waiting for full verification before offer this service as an acceptable method. This application, which has its own standards, is a first of its kind in the world. It is pleasing to break grounds, but it is also hard to take the lead. We continue to work on this and other similar projects. The number of our R&D staff is over 220 and continues to increase. We completed a comprehensive R&D study valued at 25 million TL last year. This figure will be 35 million TL this year. Our R&D projects acquire an international dimension especially this year. Both the European Union projects and the joint projects in software and telecommunications within the scope of Europe, and support programs for doctoral thesis such as San-Tez of the Ministry of Industry as well as our own projects and projects which are supported by Tubitak are among our R&D activities. In addition to these we have also R&D activities for entirely commercial purposes. If you ask our R&D vision, we have two different approaches: technological approach and general approach. Our general approach is that we attach importance to R&D in order to create the difference. It is a debt to our country and also a social responsibility. Avea is one of the largest companies in Türkiye and using R&D in our works brings the level of the Turkish engineer a different point. R&D is essential in these works and the key to sustainability. In addition to our own projects, we implement different R&D projects in cooperation with other companies. There are many companies competent in engineering. These companies work in small scale, but in-depth and create the difference in Türkiye. We want to improve them, by using their values. In other words, we are trying to make R&D with an ecosystem approach. We are working with many business models, and as a result, we try to take advantage of a wide range of information and ideas as much as possible. If we look at in terms of technology, there are a few main approaches. One is, of course, terminal devices and their applications. Another is information and data processing technologies. We obtain very efficient results. There are key technologies that are attempted in the world, are not known in the world of telecom, but have proven strength in other areas. We are making special studies to adapt them to telecom. Especially GSM is a very young work space. We have also studies on services that will differentiate us and basic network architecture behind these services. An operator expects from R&D to acquire the ability to differentiate for its consumers and for the market. This is possible mainly through applications and services. But we also are working on the underlying technologies. As a result, we continue our R&D projects in many issues that may be a first in the worldwide.

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

13


SİNEMA/SANAT

İNGİLİZ ESİNTİSİYLE; KARANLIK ROMANTİZM ‘JANE EYRE’ WITH WIND OF ENGLISH: DARK ROMANTICISM ‘JANE EYRE’ Zümrüt Tanrıöven Jane Austen döneminin hemen ardından gelen bir romanın, ödüllü uyarlamasından bahsedeceğim bu yazımda. Austen’ın 1817’deki ölümünün hemen ardından doğan Charlotte Brontë adındaki İngiliz yazarın eseri olan Jane Eyre uyarlaması bir filmden. Bu kitabı kendi hayatından etkilerle tamamlayan yazarın, yayım döneminde kullandığı ismi de Currer Bell imiş. BİR BAŞYAPIT...

zumrut@telekomdunyası.com

Bu dönemsel kitap uyarlamalarına olan özel ilgimin nedenini henüz kestirebilmiş değilim ama bu IMDB puanıyla 7.7 değerinde, önemli bir film. İç içe bir sürü konuyu barındırmakta ve alt metinleri ilk bakışta sezilebilecekten çok daha fazla. Her tür ilişki ve yaşam şekline bir bakış açısı sağlamış. Dahası hayatımızın içinde var olan, farklı birçok konuyu ucundan, kıyısından

I will write about an award winning adaptation from a novel that written just after the Jane Austen period. An English Author Charlotte Brontë’s novel named Jane Eyre, she was born after 1817 when the time of death of Jane Austen. The Author finished this novel with full of her life’s inspirations and at that time her pen name was Currer Bell. A MASTERPIECE... I have no exact idea why I really interest with this kind of movies but this movie really important one with also its 7.7 points at IMDB web site. Movie has lots of subjects and also it is really hard to understand whole subtexts. There are many good points of view to every kind of style of living and relationships. In addition lots of subjects from our lives are positioning in many shapes at movie.

14

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


yerleştirmiş hikâye. Cary Fukunaga yönetmenliğinde, birbirinden başarılı oyuncularla dolu filmin süreci oldukça ağır gibi geliyor başta. Ama aslında her geçen dakika, sonu etkileyen ve karakterimizi farklı yollara sürükleyen olaylara şahit oluyoruz. Karakterlerin birbirleri üzerlerindeki derin etkilerini izlerken; uzun, şömine başı diyaloglarla tiyatro izliyoruz sanki.

With Director Cary Fukunaga, there are many successful performers. First, movie prologue seems very slow. But, every minutes of it, we start to be witness to our character’s life and effects to the end. It is like theater with all dialogues just front of the fireplace while every single characters effect to the others. DARK SECRETS AND LIVES…

KARANLIK SIRLAR VE YAŞAMLAR... Romanın en başarılı yönlerinden birini, aynen ekranda görmek mümkün; ironilerle dolu, birbirinden farklı atmosfer ve aksiyonları... Mekânların, kostümlerin kattığı hafif bir kasvet var filmde, dahası aslında hikayenin gotik yapısı oldukça sağlam. Dinle bütünleşen bir yanı, aynı zamanda bundan çok uzak bir süreci görmemeniz içten bile değil. Bu yüzden başarılı kurgulanmış diyaloglarla, olağanüstü bir gözlem izliyoruz. Jane karakteri aslında yazarın birebir kendisini anlatırken; çocukluğundan gençliğine dek uzanan zaman diliminde, onu bir ileriye taşıyan küçük ayrıntıları da izlemekten geri kalmıyoruz. Bir sonraki adımını anlamlandırmamızı sağlayan bu küçük olaylardan oluşuyor aslında hikayenin de tamamı. Edward Rochester karakterinin Jane üzerindeki etkilerini ve aslında acımasız, kendi iç dünyasında boğulan bir adamın sırlarıyla, yeni acıları ve daha da güçlendirici olayları görmeye başladığını seyrediyoruz filmin bir kısmında. Küçükken istenmediği bir malikâneden atılan, özgür ruhlu kız çocuğunun; dini bir tür eğitimle, ‘kötü kalpli’ olmamayı öğreten mektebinden çıkıp, annesini kaybetmiş Fransız bir kıza öğretmenlik yapacağı malikâneye gelişini ve ardından hiç durmayan yeni gelişmelerle, kişiliğinin değiştiğini gördüğümüz Jane Eyre, bakıldığında gerçek bir gözlemci. Filmde de bize bu gözlem yeteneğinin

It is possible to see every successful point as it should be of novel on screen, full of irony, different atmospheres and places. Those places and costumes add little bit depression on movie; story’s gothic side is really strong. Very close to religion and also so far away from it. That is why we watch really deep and good observations thanks to brilliant dialogs. While Jane tells us the author’s own life, also we see duration from her childhood to youth with little details that move us to next. Whole story becomes with that little details. Edward Rochester’s influences on Jane and with his cruel, dark behaves, she continue to see new bitter events that make her stronger. Jane Eyre was taken away from a mansion when she was a kid then this free child go to school kind of full of teachers who teacher her ‘do not be a liar’ then she become a teacher of a French girl. Even after those, story never stops. She shows us everything with her observation talent. Differences between social classes, money reality, what is being good or bad, bitter behaves’ results, effects of little secrets on people, cost of being honest while staying away from lies. She helps us to be real observers. In addition, movie show us different view to relationships and

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

15


SİNEMA/SANAT

yardımıyla gösteriyor her şeyi. Sınıflar arasındaki farklılıkları, paranın getirilerini ve götürülerini, iyi olabilmekle, kötü olabilmenin arasındaki farkı. Zalimlikle, maske takıp gezebilmenin sonuçlarını, küçük sırların insanlar üzerindeki etkilerini, yalanlardan uzak kalıp, acıtıcı derecede dürüst kalabilmenin bedelini, yetenekle, kasveti kısır tutabilmenin yolunu gösteriyor bizlere. Gerçek birer gözlemci olabilmemize yardım ediyor. Hatta muhtemelen her birimize kadın erkek ilişkilerini çok daha farklı bir açıdan incelemek için de bir bakış açısı kazandırıyor. Film; aşkın her iki taraf için ne ifade ettiğini, sonunda oynanan stratejik oyunların iki taraf üzerindeki etkilerini, çekinmeden ve acımasızca işliyor. OYUNCULAR İNANILMAZ... GERÇEK BİR TİYATRO SAHNESİ... Mia Wasikowska gibi genç bir isim Jane Eyre’a tüm masumluğuyla can vermiş. Onunla beraber Judi Dench ve Michael Fassbender gibi yakından tanıdığımız usta isimler de filmde yer alıyor. Oyuncu kadrosu gerçekten başarılı ve mekanlar, kostümler, çekimler izlendiğinde; filmin genel ekibinin oldukça başarılı olduğunu itiraf etmeliyim. Daha önce hemen hemen aynı derecede başarılı olan BBC uyarlaması mini diziyi de izlemiştim ve onun için de aynı başarıyı söylemem mümkün.Yine de bu bir film olduğu ve çok daha fazla imkana sahip olduğu düşünülürse, bu film uyarlaması çok daha fazla izlenecektir. Filmin, bu etkileyici havasının sebebi, tıpkı Jane Austen filmlerinde olduğu gibi, teatral yapısından vazgeçilmeden uyarlanması. Diyalogların ve hareketlerin ağır ilerlemesinin, bizleri sıkmamasının sebebi de bu. Aslında her yavaş hareket, bir sonraki için çok daha merak uyandırıcı bir güce sahip oluyor. Hele de oyuncuların havası sinema filminden çok bir tiyatro enerjisine sahipse, 7.7 puan sana az bile dedirtebiliyor.Yine de bu tip versiyonların, bu tarz filmlerin herkes üzerinde etkisi aynı olamıyor tabii ki. Tıpkı diğer bütün türler gibi, bu tarzın romantik ağırlığından bunalan insanlar çoğunlukta. Aşkın film boyunca ana konu olmasını “bayık” bulan insanlar çokça. İngiltere’de Jane Austen’dan sıkıldığını itiraf eden insan sayısı muhtemelen nüfuslarının yarısından fazla; ancak yine de kendini kaptırmayı başaran her kişi için merak uyandırıcı olacaktır Jane Eyre. İlgilenenler için ise baştan alıp götürecek ve etkisini çok uzun bir süre kaybetmeyecektir. Şimdi arkanıza yaslanın ve gelmiş geçmiş en iyi sosyal tezlerden birini izlemeye hazır olun. İyi seyirler...

16

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

love. It asks what love is and what are the results of it? PERFORMERS ARE INCREDIBLE... A REAL THEATER STAGE... A young name like Mia Wasikowska plays Jane Eyre’ with her all innocent… Besides very professional names like Judi Dench and Michael Fassbender are also in movie… Cast is great! Places, costumes, etc… Movie has very successful team obviously. I can also say BBC mini Series is also very good. But Movie is better because it has own time and abilities. Movie adapted like its origin, like on theater stage and that is why Jane Eyre is really effective like Jane Austen. This dramatic style makes movie slow and full of words but also that is why we always wonder what is next. Especially when performers are brilliant, this 7.7 could be low. Nevermore, this kind of movies cannot affect every single one deeply. Like the other variety of movies, this variety can be bored people with its romanticism. There are many people that does not like love subject during the movie. In England, Many of the population hate Jane Austen. Still for everyone who can watch, Jane Eyre would be interesting. People, who interest with this variety, get into this movie and they are going to lose themselves. Now, please be recumbent and be ready to watch one of the best social view. Have a nice watch...


TD HABER

TÜRK TELEKOM GRUBU’NDAN İTÜ’DE AR-GE MERKEZİ Türk Telekom Opened R&D Center in ITU

T

ürk Telekom’un teknoloji üreten ve ihraç eden Türkiye’ye katkı sağlamak amacıyla hayata geçirdiği Türk Telekom Grubu Araştırma ve Geliştirme Merkezi, İstanbul Teknik Üniversitesi Teknokent’te açıldı. 5 bin 205 metrekarelik alanda faaliyet gösterecek teknoloji üssünde, 400 kişiye iş olanağı sunulması hedefleniyor. Merkezin ana hedeflerinden biri de tersine beyin göçünü desteklemek. Türk Telekom Grubu Araştırma ve Geliştirme Merkezi ARI4 Binası; Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Davut Kavranoğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin ve Türk Telekom CEO’su K. Gökhan Bozkurt’un katılımıyla İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü’nde düzenlenen törenle açıldı. Yeni teknolojileri hayata geçirmeyi hedefleyen Ar-Ge merkezi, 400 kişiye istihdam sağlamayı amaçlıyor. Yeni Ar-Ge merkezi ile Türkiye’nin nitelikli insan kaynağı, Ar-Ge faaliyetlerinde değerlendirilerek, tersine beyin göçüne katkı sağlaması hedefleniyor. Türk Telekom ve Grup Şirketleri’nin Ar-Ge faaliyetlerini gerçekleştireceği Türk Telekom Grubu Araştırma ve Geliştirme Merkezi, toplam 200 kişi kapasiteli toplantı salonları bulunan merkezde, İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliğiyle üniversite öğrencilerine yarı zamanlı iş imkânı da sunulacak. Ar-Ge merkezinde görev alacak yüksek teknoloji araştırma ekipleri, laboratuvarlarda geliştirilen servis ve

18

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

T

ürk Telekom opened Türk Telekom Group Research and Development Center in Technocity of the Istanbul Technical University (ITU) with the aim of contributing Türkiye that produce and exports technology. In the technology center, built on a 5 thousand 205 square meter land, it is aimed to provide employment opportunities for 400 people. One of the basic aims of the center is to support reverse brain drain. Türk Telekom Group Research and Development Center ARI4 Building was inaugurated at Ayazaga campus of Istanbul Technical University (ITU) with the participation of Minister of Transport Binali Yıldırım, Deputy Minister of Industry and Technology Prof. Dr. Davut Kavranoğlu, Information and Communication Technology Authority Chairman Dr. Tayfun Acarer, Istanbul Technical University Rector Prof. Dr. Muhammed Şahin and Turkish Telecom CEO K. Gökhan Bozkurt. R&D Center that is aimed at implementing new technologies aims to provide employment to 400 people. It is also aimed to contribute to reverse brain drain by using qualified human resources of Türkiye in R&D activities. Türk Telekom and Group Companies will perform R&D activities in Türk Telekom Group Research and Development Center which has a total of 200 personcapacity meeting rooms. Also, part-time jobs will be offered to students The ITU in collaboration with Is-


hizmetlerin tasarım ve test aşamalarını gerçekleştirecek. BAKAN YILDIRIM: “ÖZEL SEKTÖRÜN AR-GE’DEKİ PAYI ARTMALI” Açılışta bir konuşma yapan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Ar-Ge’ye daha çok önem verilen bir dönemde olduklarının altını çizerek, “Bugün Ar-Ge’nin yüzde 70’i kamu, yüzde 30’u özel şirketler marifetiyle yapılıyor. Ben bunu sağlıklı bulmuyorum. Kamu Ar-Ge’de gittikçe azalan bir pay alan yapıya kavuşmalı” şeklinde konuştu. Ar-Ge’ye harcanan parayı havaya atılmış bir kaynak olarak gören bir anlayıştan, bugün Ar-Ge’nin önemini gören bir anlayışa doğru gidildiğini ifade eden Yıldırım, bunun Türkiye için önemli bir değişim olduğunu söyledi. Türkiye’nin 2001 yılında Ar-Ge’ye ayırdığı kaynağın 1,8 milyar dolar olduğunu, 9 yılda bu rakamın 7 milyar dolara yükseldiğini belirten Yıldırım, 2023 hedefinin ise 45-50 milyar dolar olduğunu kaydetti. Yıldırım, Türkiye’nin bugün GSYH’inin yüzde 0,7’sini Ar-Ge’ye ayırdığı, hedefin yüzde 2,5’lar olduğunu söyledi. Bu konuda ABD’nin Ar-Ge harcamalarına ayırdığı 405 milyar dolar ile lider olduğunu belirten Yıldırım, bu ülkeyi 154 milyar dolar ile Çin, 144 milyar dolar ile Japonya’nın izlediğini hatırlattı.

tanbul Technical University. High-tech research teams that will work in R&D Center will carry out the design and testing phases of the services developed in the laboratories. Yıldırım: “The SHARE of PRIVATE SECTOR ın R&D should be increased” Emphasizing in his speech that we are living in a time when more importance is given to R&D, Minister of Transport Binali Yıldırım said: “Today, 70 percent of R&D is done by the public, only 30 percent by private enterprise. I do not find it healthy. The share of the public should decrease by degrees.” Noting that an understanding, which sees the money spent on R&D as a waste, now yields to the approach, which sees the importance of R&D; Yıldırım said that it is an important change for Türkiye. Yıldırım continued his words as follows: The resource allocated to R&D in Türkiye was 1,8 billion dollars in 2001, this figure has risen to 7 billion dollars in 9 years and it is targeted that it will reach to 45-50 billion dollars in 2003. Yıldırım noted that Türkiye allocates 0.7 percent of GDP today and the target is 2.5 percent. He reminded that USA is the leading country in the world with 405 billion dollars in

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

19


TD HABER Teknokentlerde yapılan çalışmalarda belki de birçok projenin bir yere varamadan çöpe atılacağını söyleyen Binali Yıldırım, “Ancak, genç beyinler ısrar edecek, bir ürün üreterek voleyi vuracak. Bu alana yatırımımız artarak devam edecektir” şeklinde konuştu. Bilişimin artık bir yaşam tarzı haline geldiğine dikkat çeken Yıldırım, “Bu bilişime fazla kafa yorarsanız sıyırırsınız. Bilişimi kullanacaksın, nimetlerinden yararlanacaksın. Kafayı taktın mı o zaman işin kötü. Öyle bir şey ki bir dokundun mu ahrete kadar izi kalıyor. Onun için yatırım yapmaya devam edeceğiz. Biz bunu stratejik bir alan olarak görüyoruz ve gereğini yapıyoruz.” diyerek devam etti. K. GÖKHAN BOZKURT: “İSTİHDAM YARATMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Türk Telekom CEO’su K. Gökhan Bozkurt yaptığı konuşmada Türk Telekom’un Ar-Ge çalışmaları hakkında bilgi verdi. Türk Telekom’un Ar-Ge gücüyle şimdiye kadar başarılı çalışmalara imza attığını vurgulayan Bozkurt, “Türk Telekom Grubu Araştırma ve Geliştirme Merkezi ile bu başarılı çalışmalara yenilerini ekleyeceğiz. Biz bu merkezde yalnızca teknoloji geliştirmekle kalmayacağız.” diye konuştu. Türk Telekom’un her geçen gün küresel güç olma yolunda önemli adımlar attığını söyleyen Bozkurt, “Dünyayı konuşturan Türk olma hedefiyle yolumuza devam ediyoruz” dedi. Yeni açılan Ar-Ge merkezlerinin de kendilerine güç katacağını dile getiren Bozkurt, “Yalnızca teknoloji geliştirmekle kalmayacak, ekosistemimizdeki kuruluşlarla ortak çalışarak istihdam yaratacağız. Hem üniversite işbirlikleriyle beyin göçünü önleyecek, hem de teknoloji ihracatımızı artıracağız” diye konuştu. Şu anda 250 çalışan ile faaliyet gösteren merkezdeki çalışan sayısının, 2012 yılında 400 kişiye ulaşacağını belirten Bozkurt, yeni Ar-Ge merkeziyle Türk Telekom Grubu içinde, Ar-Ge alanında çalışan sayısının ise 1000’e çıkacağını anlattı. Ar-Ge merkezi üzerinden üniversitelerin bilgi birikimi ve araştırma altyapısını değere dönüştürmeyi amaçlayan Türk Telekom, AB ülkelerindeki öncü araştırma kuruluşlarıyla da işbirliği yapıyor. Türk Telekom Grubu’nun AB 7. Çerçeve Programı ve EUREKA Ar-Ge Programı başlıkları altında 11 adet onaylanmış projesi bulunuyor. Diğer yandan Türk Telekom 2011 yılında Avrupa Birliği’nin EUREKA Ar-Ge Programı altında faaliyet gösteren, Eurogia+ Kümesi’nin Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçilen ilk telekom operatörü oldu. “TÜRK TELEKOM ARAŞTIRMA İŞBİRLİĞİ ÖDÜLLERİ” Türk Telekom Grubu Araştırma ve Geliştirme Merkezi’nin açılışında Türk Telekom Araştırma İşbir-

20

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

this respect, and is followed by China with 154 billion dollars and Japan with 144 billion dollars. Expressing that perhaps many projects will be scrapped in studies carried out in Technopolis, Binali Yildirim continued: “But, young minds will insist and make a bundle by producing a product. Our investment will continue increasingly in this area.” Yıldırım underlined that ICT has become a lifestyle and continued: “If you chew on ICT you will have bats in your belfry. Use ICT and enjoy its blessings. But if you chew on it, you will be in great trouble. Its trail remains forever. We will continue to invest. We see it as a strategic area and we act accordingly.” K. Gökhan Bozkurt: “WE will continue to create Employment” Türk Telekom CEO K. Gökhan Bozkurt briefed about Turk Telekom’s R&D activities in his speech. Emphasizing that Turk Telekom succeeded many projects so far thanks to its R&D power, he said: “With Turkish Telecom Group Research and Development Center, we will add new ones to these successful projects.” Noting that Türk Telekom has taken significant steps towards becoming a global power with each passing day, he continued: “We proceed on our way with our goal of becoming the Turk that helps the world talks. We will become stronger with our newly opened R&D centers. We will not only develop technology in the center. We will create employment by collaborating organizations in our ecosystem and we will prevent the brain drain and accelerate the export of technology in cooperation with universities. “ He said that currently the center operates with 250 employees, but the number of employees will reach 400 in 2012, and the number of employees in the field of R&D will increase to 1000 in the Turkish Telekom Group with the new R&D center. Türk Telekom, aiming at transforming knowledge and research infrastructure in universities to the value through R&D center, will also cooperate with the leading research institutions in EU countries. Turk Telekom Group has 11 approved under the headings of the EU 7 th Framework Programme and EUREKA R&D Program. In 2011, Türk Telekom has become the first telecom operator, elected as a Member of the Board of Directors of Eurogia + Cluster, operating under the EUREKA R&D Program. “TURKISH TELECOM RESEARCH PARTNERSHIP AWARDS” At the opening ceremony of Turk Telekom Group Re-


liği Ödülleri’nin duyurusu da gerçekleştirildi. Üniversitelerle bilgi alışverişi platformu oluşturarak işbirliklerini güçlendirmeyi, yeni projeler geliştirmeyi ve başarılı kişileri keşfetmeyi amaçlayan Türk Telekom, “Türk Telekom Araştırma İşbirliği Ödülleri”ni hayata geçiriyor. Türk Telekom, yarışma ile üniversitelerin uygun bulunan Ar-Ge projelerini hem finansman hem de teknik ekip olarak destekleyecek. Ödül alan projeler, Türk Telekom ürün ya da servisi olarak hayata geçirilebilecek. Türk Telekom Ar-Ge merkezinin açılış töreninde bir konuşma yapan İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Muhammed Şahin, konuşmasında; “İTÜ vizyonu gereği iş dünyasıyla yeni bağlar kurarak, mevcut bağlarını geliştirerek ve onu yakından izleyerek, öğrencilerinin profesyonel hayata daha çabuk geçebilmeleri ve kolay uyum sağlayabilmelerine uygun ortamı yaratmak için sürekli bir çaba içerisindedir. Bu anlamda üniversite-sanayi işbirliğine samimiyetle inanan üniversitemiz, ciddi gayretler sarf ederek Türkiye’nin en üretken teknokentine sahip olmuştur. Haziran 2010 itibariyle ise Arı Teknokent Ailesi’ne Türk Telekom Grubu şirketlerinin ArGe birimi dahil olmuş ve hedefimizin ve izlediğimiz yolun doğru olduğunu bize bir kez daha kanıtlamıştır” dedi.

search and Development Centre, the Turkish Telecom Research Collaboration Awards was also announced. Türk Telekom initiates Turkish Telecom Research Collaboration Awards in order to create information exchange platform in collaboration with universities and to develop new projects and find successful people. Türk Telekom will organize a competition among universities and will provide financial support and the help of its technical team for the approved R&D projects. Award winning R&D projects will be put into practice as a Türk Telekom product or service. Istanbul Technical University Rector Muhammed Şahin said in his speech at the opening ceremony of Türk Telekom R&D center: “ITU, according to its vision, is in a constant effort to create the appropriate environment for its students to ensure that they can move on more quickly and easily adapt to professional life by establishing new ties with the business community, by developing the existing ties and following the business community. In this sense, our university has the most productive technocity in Türkiye by putting forth the effort in line with the belief of the universityindustry cooperation in good faith. R&D center of Turk Telekom Group has been included to the Arı Teknokent as of June 2010 and it has once again proved that we are following the right road.”

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

21


TD HABER

İLK BAKAN YARDIMCISI BİLİM VE TEKNOLOJİ BAKANIĞI’NA… FIRST VICE-MINISTER TO SCIENCE AND TECHNOLOGY MINISTRY...

6

W

Rize doğumlu olan Kavranoğlu, İstanbul Teknik Üniversitesi, Elektronik ve Haberleşme Mühendisliğinden fakülte ikincisi olarak mezun oldu. California Institute of Technology’de elektronik mühendisi olarak master ve doktora yapan   Kavranoğlu, doktoradan sonra Suudi Arabistan’da bulunan King Fahd University of   Petroleum and Minerals’da yardımcı doçent ve doçent oldu. Ağustos 2009’dan itibaren Yalova Üniversitesi  Bilgisayar Mühendisliği Bölümüne profesör olarak atandı. Kavranoğlu’nun yayınlanmış çok sayıda makale ve diğer yayınları bulunuyor. Kavranoğlu, 1997-2009 yılları arasında Mobil, Uydu Haberleşmesi, GPS  teknolojileri ve Internet uygulamaları konusunda teknoloji geliştiren, üreten Teknobil şirketini kurdu. Bakan yardımcısı Kavranoğlu, evli ve 7 çocuk babası. Kavranoğlu, aynı zamanda MÜSİAD üyesi. 

Kavranoğlu, was born in Rize, graduated from Istanbul Technical University Electronic Communication Engineering as 2nd position. Kavranoğlu, got a master degree as electronic engineering at California Institute of Technology, became assistant professor and lecturer at King Fahd University of Petroleum and Minerals in Saudi Arabia after post graduate. Since August, 2009 he is appointed as a professor to Yalova University Computer Engineering Department. Kavranoğlu has many of published article and publication. Kavranoğlu established a company of Teknobil which develop and manufacture technologies in the field of Mobile, Satellite Communication, GPS Technologies and Internet application between 1997 and 2009. Vice-Minister Kavranoğlu is married and has 7 children and at the same time member of MÜSİAD.

1. Hükümetle birlikte bakan yardımcılığı uygulamasına geçilirken, ilk Bakan Yardımcısı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na atandı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Bakan Yardımcısı olarak akademisyen ve işadamı Davut Kavranoğlu’nu seçti. Kavranoğlu’nun atama kararnamesi, imzalanmak üzere, Başbakanlığa gönderdi. Elektronik mühendisliği alanında profesör olan Kavranoğlu, araç takip sistemi alanında geliştirdiği teknoloji ile biliniyor.

ERGÜN: “TEKNOLOJİYE ODAKLANACAK” Konuyu değerlendiren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün de bakan yardımcısının, kurumlara yeni bir

22

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

hile starting application vice ministry with 61th Government, the first Vice-Minister is appointed to Science, Industry and Technology Ministry. Science, Industry and Technology Minister Nihat Ergün has assigned Davut Kavranoğlu, is academician and businessman, as Vice-Minister. Appointment decree of Davut Kavranoğlu was sent to Prime Ministry on the point of sign. Kavranoğlu, is professor in the field of electronic engineering, is known with study in the field of vehicle tracking system.

“ERGÜN: “HE WILL FOCUS ON TECHNOLOGY” Science, Industry and Technology Minister Nihat Ergün evaluated the issue and stated that vice minister give accel-


ivme ve dinamizm kazandıracağını belirtti. Ergün, bakan yardımcısının üçlü kararname ile atandıktan sonra göreve başlayacağını ve şu anda vekâleten atanmış olduğunu aktardı. Bakan yardımcısı Kavranoğlu’nun daha çok bilim ve teknoloji konularına odaklanacağını belirten Ergün, “Kararnamesi çıkınca da basın ve diğer kamu kurumları ile bir araya gelecek. Bize soracağınız soruların yarısını artık ona sorarsınız. Ben de daha rahatlamış olurum” diye espri yaptı. “PROJELERDE GÖREV ALACAK”

eration and dynamism to institutions. Ergün expressed that vice minister will take office after appointed with triple decree and now he was appointed by procurator. Ergün mentioned that Vice Minister Kavranoğlu will focus on especially science and technology and said: “When decree will be published, he will get together with press and other public organizations. You should your questions to him at the time. By this way, I feel relieved.” “HE WILL TAKE CHARGE IN PROJECTS”

Sanayi Bakanlığı bakan yardımcısı Kavranoğlu’nun, bakanlığa yeni eklenen bilim ve teknoloji alanında uzman olması nedeniyle, daha çok bu konulardaki büyük projelere odaklanacağı aktarıldı. Kavranoğlu’nun odaklanacağı projeler arasında Bilişim Vadisi de yer alacak. Atanmasına yönelik olarak konuşan Kavranoğlu, “Sayın Başbakan ve bakanımızın talimatı ile çok güzel işler yapacağız. Bana verilen talimatlara göre görevimi en iyi şekilde yerine getireceğim” dedi. Kavranoğlu, sahibi olduğu teknoloji şirketini iki yıl önce devrettiğini de kaydederken, ancak işadamı olarak elde ettiği deneyimleri de bakanlıkta kullanacağını söyledi.

It is stated that on the ground that Vice Minister of Science Ministry Kavranoğlu is specialist in the field of science and technology which totally new area added to the ministry, will focus on especially major projects in these fields. Informatics Valley will be one of the projects which Kavranoğlu will focus on. Kavranoğlu has made a speech about his appointment and said: “We will great works with directions of our Prime Minister and Minister. I will do my best according to directions given to me. “Kavranoğlu expressed that he has hand over his company two years ago and he will use his business experience at the ministry.

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ MÜSTEŞARI PROF. DR. ERSAN ASLAN OLDU

DR. ERSAN ASLAN IS ASSIGNED TO SCIENCE, INDUSTRY AND TECHNOLOGY UNDERSECRETARY

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın seçim sürecinden

Prof. Dr. Ersan Aslan is appointed to Science, Industry

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

23


TD HABER beri boş bulunan müsteşarlığına, Prof. Dr. Ersan Aslan getirildi. Arslan, bilgisayarlı tasarım cihazları konusunda uzmanlığa sahip. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı döneminde müsteşarlık yapan Ali Boğa’nın milletvekili seçilmesi nedeniyle, bakanlık müsteşarlığı uzun zamandan beri boş bulunuyordu. Bakanlığın adının ve yapısının değişmesinin ardından bakanlıktaki müsteşar eksikliği de giderildi. Bakan yardımcılığı için akademisyen tercihinde bulunan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, müsteşarlık görevi için de yine bir akademisyenle çalışma kararı aldı. Ergün, bu göreve, Kırıkkale Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslan’ı atadı. BİLGİSAYARLI TASARIMDA UZMAN Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Makine Eğitimi Bölümü’nden mezun olan Aslan, Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. Aslan, 1988 yılında YÖKDünya Bankası 2. Endüstriyel Eğitim Projesi kapsamında açılan sınavda başarılı oldu ve Ankara Üniversitesi Kırıkkale Meslek Yüksekokulu’nda öğretim görevlisi kadrosuna atandı. Bu proje kapsamında 1988-1989 yıllarında İngiltere’de mesleki ve teknik eğitim konusunda eğitim gören Prof. Dr. Aslan, Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde 1992’de yüksek lisansını, 1995’de doktorasını tamamladı ve 1998’de Kırıkkale Üniversitesi’nde doçent oldu. Prof. Dr. Aslan, 1995-2008 yıllarında Kırıkkale Üniversitesi Meslek Yüksekokulu ve Mühendislik Fakültesi’nde bölüm başkanlığı, bölüm başkanlığı yardımcılıkları ile Fakülte Kurulu ve Fakülte Yönetim Kurulu üyelikleri yaptı. Prof. Dr. Aslan’ın, Makine Tasarımı Kalite Kontrol, Bilgisayar Kontrollü Takım Tezgahlarının Programlanması ve Son İşlemci Tasarımı ile Bilgisayar Destekli Tasarım konularında yayımladığı, çevirisini ve editörlüğünü yaptığı beş kitabı bulunuyor.

24

and Technology Undersecretary which has been available for election process. Aslan has specialty in the field of computer-aided design devices. On the ground that Ali Boğa, was undersecretary during Industry and Trade Ministry, was chosen as parliamentarian, ministry undersecretary has been available for a long time. After name and structure of ministry changed, deficiency of undersecretary is filled. Science, Industry and Technology Minister Nihat Ergün has assigned academician for vice ministry and made a decision to work with an academician again at undersecretary duty. Ergün appointed Kırıkkale University Vice Rector Prof. Dr. Aslan to this duty. HE IS SPECIALIST AT COMPUTER-AIDED DESIGN Aslan graduated from Gazi University Technical Training Faculty Machine Training Department and was teacher and manager at National Education Ministry. Aslan succeeded at the exam which was made within the scope of YOKWorld Bank 2nd Industrial Education Project and appointed to Academic Staff of Ankara University Kırıkkale Vocational School of Higher Education. Within the scope of the project, Prof. Dr. Aslan had education about vocational and technical at England between 1988 and 1989 and completed his post graduate at Gazi University Science Faculty at 1992 and his doctor’s degree at 1995 and then became assistant professor at Kırıkkale University. Prof. Dr. Aslan made head of department and co-head of department at Kırıkkale University Vocational School and Engineering Faculty, membership of Faculty Council and Faculty Management Board membership. Prof. Dr. Aslan has five books about Machine Design Quality Control, Computer-Aided Machine Tool Programming and Post Processor Design and ComputerAided Design. He also made translation and editorship of these five books.


KİŞİ-CELL

INOVATIF ORGANİZASYONLAR INNOVATIVE ORGANIZATIONS

Mustafa Aykut Küresel rekabetin alabildiğine acımasızlaştığı günümüzde şirketlerin arayışlar içerisinde olduğunu görüyoruz. Yöneticiler şirketlerine değer katacak her türlü girişime sıcak bakıyorlar. Bunlar arasında, son yıllarda gündemde olan ve büyük şirketlerin öncülük ettiği yeni bir kavram gelişti. ‘İnovatif Organizasyon’ adı verilen bu kavram ile şirket kültürleri de hızla değişiyor.

mustafa.aykut@turktelekom.com.tr

Bir şirkette çalışanlar için esas olan şirkette istediğini yapabilme esnekliği değildir. Çalışanın, şirkete katkısını en üst düzeye çıkarmak, bu sayede şirkete değer katmak için istediğini yapabilmesine olanak verilmesi şirketlerin öncelikleri arasına girmeye başladı. Her şirketin kendi geçmişi, kültürü, iş yapış biçimi ve hedefleri olduğuna göre inovatif organizasyonu yaşama geçirmek için, o şirketin o an ki rekabet gücünü, orta ve uzun vadeli hedeflerini, stratejilerini

Nowadays as the global competition becomes harder and harder, we see that companies are in pursuit of innovations. Managers lean towards every initiative that can add value to their companies. Among these initiatives, there is a new concept, which is on the agenda in recent years and has been pioneered by large corporations. With this new concept called “Innovative Organizations”, the culture of the companies has been changing rapidly, too. In a company, it is not essential for employees to have flexibility to do anything they want. However enabling employees to perform whatever they want has begun to be among the priorities of the company in order to maximize employee’s contribution and add value to company. Each company has its own history, culture, business approach and goals; therefore in order to carry out innovative organization, it is necessary to develop a plan according to company’s current competitiveness, medium and long term goals, strategies and perhaps

26

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS


ve belki de en önemlisi, elindeki insan gücünün yeteneklerini dikkate almak, analiz etmek, değerlendirmek ve ona göre planlama yapmak gerekir. Bunlar kulağa hoş gelebilir. Hatta diyebilirsiniz ki; herkes inovatif bir organizasyonunun olmasını ister. Ancak bu o kadar kolay başarabilinecek bir yapılanma değildir. Zaten öyle olsaydı, bazı büyük şirketler endüstri ve ticaret dünyasından silinip gitmezlerdi.

most importantly by taking into account the capabilities of available human power, analyzing and evaluating it. This may sound nice. Even you may say that everyone wants to have an innovative organization. However it is not easy to accomplish such a structure. If it were, some large companies would not have vanished in the world of industry and commerce.

1883 yılında Çek Cumhuriyeti’nde doğan, aslen Avusturyalı, 20. yüzyılın en büyük iktisatçı ve siyaset bilimcilerinden biri olan Joseph Alois Schumpeter, ilki 1942 de, daha sonra defalarca (son baskısı 2006’da) basılan ‘Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi’ adlı kitabında ‘kapitalizm ve rekabet bir arada kendi içinden devrimler çıkarır. Bu devrimler eski ekonomik yapıyı yerle bir eder ve yeni düzenlerin kurulmasını sağlarlar’ diyor. Her türlü inovasyon da bu anlayış içerisinde ortaya çıkar. Çünkü inovasyon olduğunda artık hiç bir şey eskisi gibi değildir. Elbette kurumsal değişime direnen güçlü unsurlarla karşılaşılacaktır. Ancak bunların gücü ancak alt basamaklarda kendini gösterir. Ya yukarı tırmanamadan bu baskılara teslim olup, vazgeçer, dönersiniz, ya da bir daha engel olacak ellerin size ulaşamayacağı yüksekliklere çıkmayı başarırsınız.

Joseph Alois Schumpeter, who had Austrian origins and was born in 1883 in the Czech Republic, was one of the greatest economists and political scientists of the 20th century. And in his book called Capitalism, Socialism and Democracy which was published in 1942 for the first time and then several times more (latest edition in 2006) he says, “Capitalism and competition in a combination brings revolutions. These revolutions destroy the old economic structure and allow establishing new orders”. And every kind of innovation stems from this understanding. Because when innovation occurs, nothing is as before anymore. For sure, some powerful elements that resist institutional change will occur. However their power shows up only in the lower steps. Either you would surrender to these pressures and go back even without going up or you would success to climb high that no more obstacles could reach to you.

Pek çok firma kendi kendine, içeriden gelen değişim arzusu yerine dışarıdan gelen baskılar sonucu inovatif organizasyon yapısına ilgi duymaktadır. Dışarının baskısı en çok teknolojik ilerlemeler, bu sayede karlılığın düşmesi, ağır rekabet koşulları ya da satışların beklenildiği gibi gitmemesi şeklinde kendini gösterir.

Many companies are interested in innovative organizational structure due to the pressure from outside rather than their own desire to change. Mostly the outside pressure shows itself in the form of technological advancements, and decrease in profitability, severe competition conditions and the lack of expected sales rate.

Genel olarak, inovasyon nedir diye bakarsak; yeni bir fikrin başarılı bir uygulamayla yeni bir faydalı değer (utility & value)

In general if we consider what innovation is; we can say that it is a new idea transforming into utility & value with a success-

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

27


KİŞİ-CELL

haline dönüşmüş halidir diyebiliriz. Bu tanımın içerisinde yer alan ‘yeni fikir’in mutlaka yeni bir buluş (invention) olması gerekmez. İnovasyonun gerçek bir inovasyon olduğuna, yani fikrin yeni ve bunun sonucunda faydalı bir değer elde edildiğine kim karar verecek? Bunun cevabı oldukça basittir: MÜŞTERİ.

28

ful application. “New idea”, in this definition, does not have to be an invention. Who would decide that innovation is a real innovation, i.e. the idea is new and as a result of it a useful value will be gained? The answer is quite simple: CUSTOMER.

12 yıl telekomünikasyon sektöründe Ar-Ge faaliyetlerinde bulunup, ardından 8 yıl inovasyon konularında çalıştıktan sonra inovatif organizasyonlar üzerine makaleler yayınlayan Jan Even Evensen, yazılarında ‘Kar amaçlı şirketlerin müşteriden ne anladıkları bellidir’ diyor. ‘Siz bir hizmet ya da ürün sunarsınız. Müşteri bunun karşılığında bedelini öder ve sizden bu alışverişi resmiyete döken fatura/fiş vb. adlı bir belge alır.’ İşte bu aşamada inovasyon devreye giriyorsa, (yeni) müşterilere yeni fikirleri bir faydalı değer şeklinde sunmak gerekir.

Jan Even Evensen, who had R & D activities in the telecommunications sector for 12 years and published some articles about innovative organizations after working in the field of innovation for about 8 years, notes in his writings: “It is obvious what profit-oriented companies think about the customer. You offer a service or product. Customers shall pay in exchange for it, and then they take a document called invoice/ receipt which formalizes the exchange”. If the innovation intervenes in this stage, it is needed to offer the new ideas in the form of useful value to (new) customers.

Bu tanımlama bizi şu sonuca götürüyor. Bir şirket inovatif olmak istiyorsa, yola müşterisini belirlemekle çıkmalıdır. Sonuçta, kendisine sunulanın inovatif olup-olmadığına müşteri karar vereceğine göre, hangi müşterinin bu değerlendirmeyi yapması gerektiği önemlidir. Müşteri doğru belirlenmezse, teknoloji, regülasyon ve pazarlama süreçleri arasında kaybolmak çok kolay olur ve amaca ulaşmak güçleşir. Müşteri bir kez belirlendikten sonra, ona sunulan hizmet ve ürünler karşılığında elde edilecek geri bildirimler süreçlere katılmalı ve iyileştirmeler için kullanılmalıdır. Bu yalnızca sizin kendi şirketinizin ürün ve servisleri için değil, başkalarınınkiler için de olabilir. Unutulmamalıdır ki; dünyada başkasının yaptığından %10 hatta %5 daha farklı bir hizmet ya da ürün sunarak onlarca kat daha fazla kazanç elde edebilen şirket örneği oldukça fazladır. Önemli olan bu yaptığınızın arkasında durabilecek bir marka da yaratmış olup olmadığınızdır. O yüzden ne kadar inovatif olurlarsa olsunlar piyasaya yeni giren şirketlerin işleri her zaman daha zor olmuştur. Ne var ki; yeni ya da eski olsun, bir şirket inovatif olmak istiyorsa kaynakların dağıtımını elinde bulunduran tepe yöneticileri tarafından tam olarak desteklenmek zorundadır. İnovatif projelerin şirket çalışanlarına benimsetilmesi, onların motive edilmesi ve isteklendirilmeleri de yine tepe yöneticilerin sorumluluğundadır. Başarılacağına inanılmayan bir işin o işi yapanlarca başarıya ulaştırılması neredeyse olanaksızdır. Tepe yöneticilerin, bu bilgiyi akıllarında tutarak çalışanları ile iletişim kurmaları ve onları inandırmaları gerekir.

This definition leads us to that conclusion. If a company wants to be innovative, it should start with identifying the customers. After all, customer will decide whether the offers are innovative or not. So it is important what kind of customers should do this assessment. If customers are not identified correctly, it will be easy to get lost in technology, regulation and marketing processes, and it will be hard to reach the goal. After customers are identified, feedbacks obtained from those customers about the services and products should be added to the processes and used for improvements. This is not only for your own company’s products and services but also it may be for the others’. Keep in mind that there are lots of companies that offer 10% or even 5% more different services or products than other companies, but gain dozen times more. Also what is important is about whether you have created a brand that you can stand behind or not. Therefore no matter how innovative they are, it has been always more difficult for the new companies entering the market. However, whether it is new or not, if one company wants to be innovative, it should be supported fully by top managers that hold distributions of resources. Furthermore, top managers are responsible for making employees adopt innovative projects, motivating and encouraging them. If you do not believe that you will be successful, it is almost impossible to be successful. By keeping this information in mind, top managers should communicate with their employees and convince them.

Elbette, çalışanları ne kadar inandırılırlarsa inandırılsınlar, kaynaklar ne kadar seferber edilirse edilsin her inovatif projenin mutlaka başarıya ulaşacağı söylenemez. Başarısız inovasyon projelerinin neden başarılamadıklarına ilişkin pek çok neden öne sürülebilir. Bunların başında da iyi bir risk analizi yapılmamış olması gelir. Proje için yeterlilikler iyi hesaplanmamış olabilir. Şeffaflık ve profesyonellikte kusurlar olabilir. Neden ne olursa olsun, sonuç sadece bir sorumluyu işaret eder. İnovasyon kararını alan YÖNETİCİ. O nedenle YÖNETİCİ ile MÜŞTERİ arsındaki inovasyon sürecinde karar aşamasından faydalı değer elde edilip-edilmemesine kadar geçen her adımda rol alan çalışanların katkıları, inançları, bilgileri, becerileri, fikirleri, iş disiplinleri, beklentileri ve en önemlisi sahiplenmeleri çok önemlidir.

Certainly, no matter how much they convince their employees or whatever resources are mobilized, it cannot be said that each innovative project will necessarily reach success. Many reasons can be suggested why innovation projects has been failed. The main one among these reasons is the lack of a good risk analysis. Competencies for the project may not be calculated well. There can be some inaccuracies in term of transparency and professionalism. Whatever the cause is, the result indicates only the responsible one: MANAGER who made the decision of innovation. Therefore, in every stages of innovation process between MANAGER and CUSTOMER from the decision stage to the final stage, employees’ contributions, beliefs, knowledge, skills, ideas, business disciplines, expectations and most importantly staking their claims are very important.

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS


TD HABER

BTK GÜVENLİ İNTERNET UYGULAMASINI SADELEŞTİRDİ ICTA SIMPLIFIED SAFE INTERNET APPLICATION

B

I

BTK’nın güvenli internet uygulaması, kamuoyunda büyük tartışma yaratırken ‘sansür’ iddialarını da beraberinde getirmişti. Bunun üzerine harekete geçen BTK, uygulamayı yeniden gündemine aldı. İnternet Kurulu, 60’a yakın sivil toplum örgütü ile sektör temsilcilerinin yer aldığı bir toplantı yaparken, bu toplantı sonucunda görüşlerine yönelik bir bildirge yayınladı. İnternet Kurulu’nun da görüşlerini dikkate alan BTK da güvenli internet uygulamasını yeniledi.

While safe internet application of ICTA caused many of discussions in public and also carried censor claims with it. Hereupon ICTA, took an action, took the application on the agenda again. Internet Council, organized a meeting which approximately 60 nongovernmental organization and sector representatives joined, published declaration intended for views as a result of the meeting. ICTA took views of Internet Council into consideration and renewed safe internet application.

ilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), büyük tartışmalara neden olan “Güvenli İnternet Uygulaması”nı revize etti. Sansür iddialarına neden olan “Standart Profil” kaldırılırken, düzenlemedeki profil sayısı da ikiye indirildi. Buna göre, güvenli internet uygulamasına geçmek isteyenler aile ya da çocuk profilinden birisini seçecek. 22 Ağustos olan uygulamanın başlangıç tarihi de 3 aylık test süresinin konması nedeniyle 22 Kasım’a ertelendi. BTK Başkanı Tayfun Acarer, Avrupa Birliği’nde (AB) uygulamanın yanlış anlaşıldığını gördüklerini ve bu nedenle düzenlemede değişikliklere gittiklerini söyledi.

STANDART PROFİL KALDIRILDI BTK’nın yeni düzenlemesine göre, ilk uygulamada yer alan “standart” ve “yurt içi” profilleri kaldırılırken, güvenli internet uygulamasında sadece “çocuk” ve “aile” profilleri kullanılacak. İlk uygulamada güvenli internete geçmeyenlerin profili “standart” olarak tanımlanırken, bunun yerine

30

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

nformation and Communication Technologies Authority (ICTA) revised “Safe Internet Application” which caused many of discussions. While “Standard Profile” which cause censor claims, is removed, the number of profile on regulation reduced to two. According to this, people who want to use safe internet application will chose one of family or child profile. Starting date of the application which was August, 22, postponed to October, 22 because three-month test period. Chairman of ICTA Tayfun Acarer stated, they saw that the application is misunderstood in European Union (EU) and for this reason they made changes.

STANDART PROFILE REMOVED According to the new regulation of ICTA, while “standard” and “domestic” profile which take a part at the first application, are removed; only “child” and “family” profiles will be used at safe internet application. Profile of people who don’t use safe internet use, identified as


yeni düzenlemede “mevcut abonelerin durumu” ifadesine yer verildi. Buna göre, Güvenli İnternet Hizmetini talep etmeyen abonelerin mevcut İnternet erişim hizmeti, herhangi bir değişiklik olmaksızın sunulmaya devam edilecek. İşletmeciler, Güvenli İnternet Hizmetini tercih eden abonelere, çocuk ve aile profili olmak üzere iki farklı profil olarak sunacak. Aboneler, Güvenli İnternet Hizmeti taleplerini hizmet aldığı İşletmeciye abonelik sözleşmesinin imzalanması sırasında veya çağrı merkezi ya da İnternet sitesi aracılığı ile bildirecek. İşletmeciler de Güvenli İnternet Hizmetini abonelere ücretsiz olarak sunacak. Aboneler, güvenlik internet hizmetinin talebi sırasında, “aile” ya da “çocuk” profilinden birisini seçecek. Güvenli İnternet Hizmeti alan abonelere, profil düzenleme İnternet sayfası üzerinden işlem yapabilmeleri amacıyla işletmeciler tarafından kullanıcı adı ve şifresi verilecek. İSTEDİĞİ AN VAZGEÇECEK Abonelere çağrı merkezi ve profil düzenleme İnternet sayfası üzerinden istedikleri an, güvenliği İşletmeciler tarafından sağlanmak koşuluyla, kolayca ve ücretsiz olarak profiller arasında geçiş yapabilmeleri veya Güvenli İnternet Hizmeti almaktan vazgeçebilme imkanı da sağlanacak. Aboneler profillerini değiştirmek istediklerinde veya Güvenli İnternet Hizmeti almaktan vazgeçmek istedikleri

“standard” with the first application and expression of “status of existing subscribers” took a part at the new regulation. According to this, existing internet access service of subscriber who doesn’t make a request for Safe Internet Service will continue to be offered with no change. Operators will offer two profiles as child and family to subscribers who prefer to use Safe Internet Service. Subscribers will notify their request for Safe Internet Service to their operators during signing of subscription agreement or via call center or website. Operators will offer Safe Internet Service to their customers costless. Subscribers will chose one of “family” or “child” profiles during request of Safe Internet Service. Password and user name will be given to subscribers who use Safe Internet Service, by operators in order subscribers to make transactions through website. TO GIVE UP WHENEVER THEY WANT It will be provided that subscribers can transition between profiles easily and costless whenever they want through call center or profile editing webpage on condition that security will be provided by operators, and give up to take Safe Internet Service. When subscribers want to change their profiles or give up taking Safe Internet Service, they will send their demands through

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

31


TD HABER

takdirde İşletmeciler tarafından tasarlanacak olan Profil Düzenleme İnternet Sayfası aracılığıyla söz konusu taleplerini gerçekleştirecek. Profil Düzenleme İnternet Sayfasında asgari olarak, Geçerli profil, kullanıcı adı ve parolasının kullanılacağı ‘Profil Düzenleme Modülü’, kullanıcının şifresini değiştirebileceği bir uygulama ve kurum tarafından gönderilecek uyarıcı ve bilgilendirici metinler gibi unsurlar yer alacak. Aboneler, profilleri nedeniyle engellenen İnternet sitelerine erişmek istediklerinde, İşletmeciler tarafından tasarlanacak olan Uyarıcı ve Bilgilendirici İnternet Sayfasına yönlendirilecek.

Profile Editing Internet Webpage which will be created by operators. Mainly there will be Current Profile, “Profile Editing Module” where user name and password will be used, application for change password, advisory and informative text by the institution on Profile Editing Webpage mainly. When subscribers want to access to website which was limited because of their profiles, they will be directed to Advisory and Informative Webpage which will be designed by the institution.

GÜVENLİ İNTERNET HİZMETİ ÇALIŞMA KURULU GELİYOR

Criteria related creating lists which will be used within the scope of Safe Internet Service, will be determined by Safe Internet Service Working Group. Within this scope, related council will be created by General Directorate Family and Social Services. There will be 11 members in the council and the ministry will be head of the council. Safe Internet Service Working Group will compose of 3 members from General Directorate of Family and Social Services, 2 member from Internet Council, 2 members from institution and 4 members who will be chosen by General Directorate of Family and Social Services among 8 people and have specialty in the field of psychology, pedagogy, sociology and other related fields. Within the scope of principles will

Güvenli İnternet Hizmetinin sunumu kapsamında kullanılacak listelerin oluşturulmasına ilişkin kriterler, Güvenli İnternet Hizmeti Çalışma Kurulu tarafından tespit edilecek. Bu kapsamda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından söz konusu kurul kurulacak. Başkanlığını da bakanlığın yapacağı kurulda 11 üye bulunacak. Güvenli İnternet Hizmeti Çalışma Kurulu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından 3, İnternet Kurulu’ndan 2, Kurumdan 2 ve psikoloji, pedagoji, sosyoloji ile diğer ilişkili alanlarda uzmanlığı olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından teklif edilecek 8 kişi arasından Kurum tarafından seçilecek 4 üyeden oluşacak.

32

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

SAFE INTERNET SERVICE WORKING GROUP


Kurulun tespit ettiği ilkeler çerçevesinde, Güvenli İnternet Hizmetinin sunumu kapsamında kullanılacak listeler kurum tarafından belirlenecek. Kullanıcılar ve İnternet site sahipleri, İnternet sitelerinin Güvenli İnternet Hizmeti kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi için kuruma başvuru yapabilir veya itiraz edebilir. Site sahibi, Çocuk ve Aile profilleri kapsamında yer almak için kuruma başvurabilir. Kullanıcı, ilgili sitenin, bulunduğu profil listesine uygun olmadığını düşünüyorsa itiraz edebilir. Kullanıcı bir sitenin Güvenli İnternet Hizmeti kapsamında değerlendirilmesi için başvuruda bulunabilir. Kurum belirlenen listelere ilişkin itirazların, ihbarların ve site sahiplerinin taleplerinin değerlendirilmesi için Güvenli İnternet Hizmeti Çalışma Kurulunun görüşüne başvurabilir. ALTERNATİF GÜVENLİ İNTERNET HİZMETİ VERİLEBİLECEK İşletmeciler de Güvenli İnternet Hizmetinin sunulması için gerekli altyapıyı kuracak ve işletecekler. Kurum tarafından İşletmecilere sadece listeler gönderilecek. İşletmeciler, Kurum tarafından belirlenen Güvenli İnternet Hizmeti profilleri ile Kurum tarafından İşletmecilere gönderilen listeler üzerinde değişiklik yapamayacak. İşletmeciler, Güvenli İnternet Hizmetine ek olarak farklı isimler altında farklı hizmetler sunabilecek. Güvenli İnternet Hizmeti profillerine ait listeler, İşletmecilerle Kurum arasında kurulmuş bulunan noktadan noktaya güvenli veri hatları üzerinden paylaşılacak. Kurum veri tabanında tutulan veriler güvenli hat üzerinden İşletmecilere gönderilecek. Kurum tarafından veri tabanında tutulan alan adları ve alt alan adlarının ayrı ayrı dosya bütünlük değeri (hash kodu) alınacak ve İşletmecilerle dosya bütünlük değerleri paylaşılır. İşletmeciler kullanıcıların erişmek istediği alan adları ve alt alan adlarının dosya bütünlük değerini alarak kendilerine gönderilen veri tabanından sorgulayacak ve bu yöntemin kullanımı ile ilgili gerekli kontrol mekanizmalarını kuracaklar. Kurum veritabanında tutulan IP adreslerinin ve portların listesi dosya bütünlük değeri hesaplanmaksızın İşletmecilerle paylaşılacak. İşletmeciler söz konusu IP adreslerine veya portlara ilişkin sorgulamaları gerçekleştirecek. İşletmeciler, Güvenli İnternet Hizmeti sunumu kapsamında geliştirdikleri yazılım ve donanım çözümlerini yedekli olarak kuracaklar.

be determined by the council, lists which will be used within the scope of Safe Internet Service, will be determined by the institution. Users and website owners can apply or object to the institution to evaluate whether web sites are in the scope of Safe Internet Service. Web site owners can apply to be in the scope of Child and Family Profiles. If users think that related web site is not compatible with current profile list, user can object. User can apply a web site to evaluate in the scope of Safe Internet Service. The institution can ask Safe Internet Service Working Group’s opinion in order to evaluate objections, notification related determined lists and requests of web site owners. ALTERNATIVE SAFE INTERNET SERVICE CAN BE OFFERED Operators will prepare and operate required infrastructure in order to offer Safe Internet Service. Only lists will be sent to operators by the institution. Operators can’t make change on Safe Internet Service profiles which is determined by the institution, and lists which is sent to operator by the institution. Operators can offer different services under different names addition to Safe Internet Service. Lists of Safe Internet Service will be shared thorugh safe point to point data lines which are established between operators and the institution. Data kept in database of the institution will be sent to operators through safe line. File integrity value (hash code) of domain names and sub-domain names which are kept in database of the institution, will be taken and file integrity value will be shared with operators. Operators will take file integrity value of domain name and sub domain names which users want to access, and interrogate file integrity values by current database and establish required control mechanism in order to use of this system. IP addresses and port lists kept in database of the institution will be shared with operators without calculate file integrity value. Operators will make interrogations related IP addresses and ports. Operators will set up software and hardware solutions which were developed within the scope of Safe Internet Service, with back-up. 3 MONTHS TEST PERIOD

3 AYLIK TEST SÜRECİ İşletmeciler abonelerine Güvenli İnternet Hizmetinin tanıtımı için içeriği Kurum tarafından oluşturulan bir bilgilendirme metnini gönderir. İşletmeciler, Usul ve Esasların tanıtımını abonelere fiilen hizmetin sunulmaya başlanılmasından önce kısa mesaj, çağrı merkezi, açılır pencere (pop-up) ve/veya fatura yöntemleri aracılığıyla gerçekleştirecek. Uygulama için 3 aylık bir test süreci konulacak. İşletmeciler Güvenli İnternet Hizmetinin sunulabilmesi için gerekli tüm altyapı ve uygulama çalışmalarını test sürecinin başlamasından önce hazır hale getirecek. Güvenli İnternet

Operators send informing text to subscribers in order to presentation of Safe Internet Service and content of this informing text is prepared by the institution. Operators will make introduction of Principles and Procedures to customers through short message, call center, and pop up and/or bill methods before service will start to offer in fact. Three-month test period will be applied. Operators will make required infrastructure and application works to offer Safe Internet Service before test process. Test process will be carried out between operators and the institution between 22.08.2011

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

33


TD HABER Hizmetinin sunumu için test süreci İşletmeciler ile Kurum arasında 22.08.2011 tarihi ile 22.11.2011 tarihi arasında gerçekleştirilecek. İşletmeciler tarafından 22.11.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere test sürecine son verilerek abonelere fiilen hizmet sunulmaya başlanılacak. BTK AB’Yİ DE BİLGİLENDİRDİ Güvenli internet uygulamasına yönelik sansür tartışmalarının AB’ye de ulaştığı ve birliğin, kişi hakları ve özgürlükler açısından uygulamayı eleştirdiği de belirtildi. AB’nin uygulama konusunda yanlış bilgilendirildiğini gören BTK da bu kapsamda Brüksel’de AB ve Viyana’da Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nı (AGİT), ziyaret ederek uygulamayı anlattı. Bu ziyaretler, bizzat BTK Başkanı Tayfun Acarer ile BTK 2. Başkanı Ayhan Beydoğan tarafından gerçekleştirildi. BTK, Ankara’da da AB ülkelerinin büyükelçilerine yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. Bu görüşmeler sonucunda, AB’nin konu hakkındaki olumsuz görüşleri giderildi. AB’Yİ YANLIŞ BİLGİLENDİRMİŞLER BTK Başkanı Tayfun Acarer de yeni düzenlemeyi değerlendirerek, güvenli internet uygulamasında erteleme yapmadıklarını, sadece bazı konulardaki tereddütleri giderdiklerini söyledi. Acarer, güvenli internet düzenlemesini 22 Şubat’ta yayınladıklarını ancak sansür tartışmalarının bundan 2,5 ay sonra ortaya çıktığını belirterek, “Biz, 1 yıl önce tüm sektör temsilcileriyle toplantı yaparak düzenlemeyi çıkarıyoruz. Ne hikmetse hepsi konuyu çok iyi bildikleri halde onlar da tepki gösteriyor. 20’nin üzerinde toplantı yaptık onlarla. Konu olgunlaşınca yayınlamıştık. Zaten isteğe bağlı bir uygulamaydı, istemeyen kullanmayacaktı. Nedense olay oldu” dedi. Acarer, konunun AB tarafından bile yanlış anlaşılması nedeniyle, düzenlemedeki bazı ifadeleri değiştirdiklerini kaydederek, “Yurt dışına olay çok farklı yansıtılmış. Tamamen olumsuz bir uygulama olarak gösterilmiş. Bazı akademisyenler, tamamen yorumlara dayalı aktarmalar yapmış. AB’ye gidip durumu anlatınca herkes memnun kaldı. Yanlış anlaşılmalar nedeniyle standart profil adından bile vazgeçtik. Profil lafını bile koymaktan kaçındık. Yanlış anlaşılmalara neden olacak kavramlardan kaçındık. Onun yerine ‘mevcut abonelerin durumu’ dedik. Güvenli internet hizmetine geçmek isteyen kişiler, servis sağlayıcılarından şifre alacak. Bu hizmet ücretsiz olacak. İsteyen abone aile ve çocuk profilleri arasında da geçiş yapabilecek, istediği zaman da güvenli internet hizmetinden çıkacak” dedi. Acarer, son yapılan düzenlemeyi de AB yetkililerine gönderdiklerini aktardı. İNTERNET KULLANIMI ARTACAK Acarer, Türkiye’deki internet şikayetlerinin, AB ülkelerinin çok üstünde olduğunu belirterek, “TİB kurulduğundan beri 340 bin şikayet geldi. Türkiye ile nüfusu aynı

34

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

and 22.11.2011. Actual service will be started to offer to customers by ending test process with effect from 22.11.2011 by operators. ICTA ALSO INFORMED EU It is stated that censor discussions related Safe Internet Application were heard by EU and the Union criticized application in terms of personal rights and freedoms. ICTA noticed that EU is misinformed about the application and explained application by visiting EU in Bruges and Europe Security and Collaboration Organization (AGİT) in Vienna. These visits were made by Chairman of ICTA Tayfun Acarer and 2nd Chairman of ICTA Ayhan Beydoğan. ICTA organized a informing meeting also in Ankara for embassy of EU countries. As a result of these meetings, adverse opinions of EU about the issue were resolved. THEY MISINFORMED EU Chairman of ICTA Tayfun Acarer evaluated the application and stated that they didn’t postpone Safe Internet Application but they only resolved some hesitation on some issues. Acarer expressed that they published Safe Internet Service regulation at February, 22 but censor discussions were started 2,5 months after that. Acarer said: “We make regulation by making a meeting with all sector representatives the year before. Heaven knows why, despite all of them know the issue in details, they also react. We made more than 20 meetings with them. When the issue is developed, we published. Moreover the application was optional, people who don’t want to use, wouldn’t use. Someway there were many of discussion.” Acarer expressed that they changed some expressions on the ground that the issue is misunderstood even by EU and said: “The application was explained in foreign countries very different. It was showed completely negative application. Some academicians forwarded information based on comments. Everybody was pleased when we explained the issue in EU. We gave up even standard profile because of misunderstanding. We avoided using name of “profile”. We avoided concept which can be because misunderstood. Instead of that, we use “status of existing subscribers”. People, who want to use Safe Internet Service, will take password from service providers. The service will be costless. Subscriber, who wants, can transition between family and child profiles and can give up safe internet service whenever they want.” Acarer stated that they have sent last regulation to EU. USE OF INTERNET WILL INCREASE Acarer expressed that internet complaints in Turkiye more than in EU and said: “340 thousand complaints were made since TIB foundation. There are 4 thousand


olan Almanya’da bile 4 bin şikayet gelmiş. Hiçbir ülkede böyle bir oran yok. Türkiye’de aileler, bu konuda çok hassas. Bu da gösteriyor ki güvenli internet uygulaması ile Türkiye’de internet kullanımı artacak. Birçok aile, bu hassasiyetler nedeniyle internet kullanmıyor ya da bilgisayarlarını yasaklıyor. Güvenli internet ile artık daha rahat olacaklar. Hiçbir sakıncası olmayacak” diye konuştu. Acarer, “düzenlemeyi niye devlet yapıyor” eleştirisiyle de karşılaştıklarını belirterek, “11 milyon internet kullanıcısı var. Bunların sadece 22 bininde güvenli internet hizmeti var. Binde 5’lik oldukça düşük bir oran bu... Ben bile evimde tercih etmedim. Güvenli interneti başlatmanın prosedürü var, abone merkezine gidip evrak dolduruyorsunuz. Ola ki uygulamadan memnun kalmadınız, yine aynı prosedürler bu sefer iptal için yapılıyor. BTK 2. Başkanı Ayhan Beydoğan da 3 aylık test süresini, işletmecilerin talepleri üzerine koyduklarını kaydederek, işletmecilerin sistemlerini hazırlamak için yeterli vakitleri olmadığını belirtmesi üzerine 3 aylık bir ara dönem belirlediklerini bildirdi. İNTERNET KURULU: DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK İnternet Kurulu da güvenli internet konusundaki önerilerini BTK’ya sunarken, İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren’in imzasını taşıyan raporda, güvenli internet hizmeti konusunda dünyaya örnek olabilecek bir sürecin başladığı vurgulandı. Raporda, “Güvenli İnternet” kavramının çocukların interneti bilinçli kullanımının yollarını öğretmesinin yanı sıra, internette itibar yönetimi, profil hırsızlığı, bilgi paylaşımı, ADSL şifrelerinin paylaşılmaması, e-mail güvenliği, spam emaillerden korunma, virüslerden korunma, casus yazılımlardan korunma, oltalama (fishing) den korunma konularında da anlam taşıdığına dikkat çekildi. Raporda, Güvenli İnternet kullanımında tüketicilerin bilgilendirmesi de yer aldı. Abonelerin, tercihlerine göre SMS, e-posta ya da posta yoluyla güvenli internet hizmetine ilişkin bilgilendirmelerin yapılması önerildi. Raporda, AB direktiflerine de uyularak kişisel verilerin gizliliğine de dikkat edilmesi gerektiğinin altı çizildi. GÜVENLİ İNTERNET DERS OLSUN Güvenli İnternet Hizmeti ile ilgili hazırlanan çalışmada Milli Eğitim Bakanlığı’nın Güvenli İnternet, İnternet Vatandaşlığı, e-vatandaşlık, bilgi toplumu, internette yaratıcılık ve girişimcilik gibi başlıklardan oluşacak bir dersi ilköğretim müfredatına eklemesi gerektiğine dikkat çekildi. İnternet kullanımının son 10 yılda hızla arttığına dikkat çekilen raporda 40 yaş üstü ebeveynlerle çocuklar arasında ciddi bir teknolojik uçurum oluştuğuna dikkat çekilirken internet, e-vatandaşlık, kişisel haklar kavramlarını ailelere de öğretilmesi gerektiği ifade edildi. Ebeveynlere güvenli İnternet kavramının anlatabilmesi için Aile Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, RTÜK, BTK, Akademisyenler ve İnternet Kurulunun da dahil olduğu bir platform oluşturulması da öneriler arasında yer aldı.

complaints in Germany which has the same population with Turkiye. There isn’t such like rate in any country. Families in Turkiye are very sensitive about this issue. It shows that use of internet will increase in Turkiye with Safe Internet Service. Many of families don’t use internet or forbid to use computer because of this sensibility. They will feel more relaxed with safe internet. There won’t be any objection.” Acarer expressed that they met with review of regulation is made by the state” and said: “There are 11 million internet users. Only 22 thousand of them use safe internet. The rate is so low with 5 per mille...Even I didn’t prefer at my home. There is procedure to start safe internet, you fill-in a form at customer center. If you don’t pleased with the application, same procedures have to be done for cancel. 2nd Chairman of ICTA Ayhan Beydoğan stated that they applied three-month test period on demand of operators and expressed that they determined three-month interim period because operators didn’t have time enough to prepare their systems. INTERNET COUNCIL: IT WILL BE A MODEL IN THE WORLD Internet Council expressed their opinions to ICTA, it is emphasized that in the report which is signed by Chairman of Internet Council the period which will be a model on safe internet service. It is mentioned that in the report, the notion of “Safe Internet” carry a meaning about reputation management in internet, profile theft, information sharing, not to share ADSL password, e-mail safety, spam mail protection, virus protection, spyware protection, fishing protection as well as child to teach internet use consciously. Informing of consumers about Safe Internet Service also took a place in the report. It is recommended to informing related safe internet service to consumers via SMS, email or post. It is emphasized that privacy of personal information must be paid attention in accordance with directive of EU. MAKE SAFE INTERNET LESSON It is emphasized that in the study about Safe Internet Service, National Education Ministry should add a lesson which will compose of Safe Internet, Internet Citizenship, e-citizenship, information society, creativeness in internet and entrepreneurship, to curriculum of Primary Education. In the report it is also emphasized that, use of internet has increased rapidly in last 10 years, there is significantly technologic gap between parents over 40 years of age and children and notions of e-citizenship, personal rights must be taught to also parents. To create a platform include General Directorate of Family and social Services, RTUK, ICTA, Academicians and Internet Council in order to explain safe internet to parents.

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

35


TD HABER

EKONOMİ BAKANI ÇAĞLAYAN HP, GOOGLE, INTEL, MICROSOFT VE APPLE İLE GÖRÜŞTÜ FINANCE MINISTER ÇAĞLAYAN MET WITH HP, GOOGLE, INTER, MICROSOFT AND APPLE

E

F

Bakan Zafer Çağlayan, ABD’deki temasları kapsamında ilk olarak dünyanın en büyük internet arama motoru Google ile bilgi işlem, baskı sistemleri ve sayısal görüntüleme donanımları üreticisi olan Hewlett-Packard (HP) şirketinin Silikon Vadisi’ndeki kampüslerini ziyaret etti. Çağlayan, temasları çerçevesinde girişim sermayesi şirketi olan Plug and Play firmasının yetkilileri ile görüştüklerini anlattı. Bu şirketin bir fon gibi çalıştığını ve girişimcileri desteklediğini ifade eden Çağlayan, “Bizim yazılım firmalarının yaptığı projeleri ticarileştirme noktasında ciddi destek vermek istiyorlar. Bizim ülkemizden de Youtube’lar, Google’lar çıkartabilecek alt yapıyı oluşturmak lazım. Türkiye’nin böyle bir fona ve fonlamaya ihtiyacı var” dedi. HP Şirketine yaptıkları ziyareti de değerlendiren Çağlayan, şirket yetkililerinin Türkiye ile ilgili operasyonlarını geliştireceklerini ifade ettiklerini söyledi. Şirket yetkililerinin, İngiltere’den İtalya’ya ve Kuzey Afrika’ya kadar uzanan coğrafyada ihracatı Türkiye’deki üretim merkezinden yapacaklarını ifade ettiklerini anlatan Çağlayan, “Türkiye’de ayrıca PS üretimine başlayacaklarını söylediler” dedi.

Minister zafer Çağlayan visited Google, is the biggest search engine of the world, and campus of Hewlett-Packard, is printing systems and digital scanning hardware manufacturer, in silicon Valley firstly within the scope of official visit in USA. Çağlayan explained issues talked at the meeting with venture fund company Plug and Play within the scope of his official meetings. Çağlayan stated that the company works like fund and support entrepreneurs and said: “Significantly support has to be given to projects which are carried out by our software companies on the point of commercialization. We must create infrastructure to make projects like Youtube, Google. Turkiye need such like fund and funding. “Çağlayan evaluated meeting with HP Company and expressed that the company stated they will improve operations related Turkiye. Çağlayan emphasized company representatives stated that they will make their exports which reach from England to Italy and North Africa, from their manufacturing center in Turkiye and Çağlayan also said: “They said that they will start to manufacture PC in Turkiye.”

konomi Bakanı Zafer Çağlayan, ABD’ye bilişim çıkarmasında bulundu. Bilişim şirketleriyle bir araya gelmek için ABD’ye özel bir gezi düzenleyen Bakan Çağlayan, Seattle ve San Francisco’da temaslarda bulundu. Bakan Çağlayan, Hewlett-Packard, Google, Cicso Systems, Oracle, Microsoft, Apple, Intel başta olmak üzere ABD’li bilişim firmalarının CEO’ları ile görüşerek, Türkiye’nin yatırım fırsatlarını aktardı.

DEVLET FATİH’LE İLGİLENDİ Çağlayan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın FATİH Projesi çerçevesinde, dünyadaki üretimi 17 milyon olan ve Türkiye’nin ihtiyacı olan 15 milyon tablet bilgisayarın temini için ithal eden değil, Türkiye’de üretilmesi konusunda bir işbirliği arayışı

36

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

inance Minister Zafer Çağlayan has made a special visit to ABD. Minister Çağlayan, organized a special travel to ABD in order to get together with ICT companies, hold official talks in Seattle and San Franciso. Minister Çağlayan announced investment plans of Turkiye by meeting with CEOs of American ICT companies especially Hewlett-Packard, Google, Cicso Systems, Oracle, Microsoft, Apple and Intel.

THE STATE INTERESTED FATIH Çağlayan stated that they are in search of collaboration on manufacturing 15 million tablet PC, is manufactured 17 million in the world and Turkiye needs within the scope of FATIH Project of National Education Ministry, in Turkiye and moreover they


içinde olunduğunu da kaydetti. Çağlayan, bunları da Google, HP gibi firmalarla görüştüklerini belirtti. Çağlayan, Silikon Vadisi’ndeki temasları çerçevesinde CISCO Systems şirketini de ziyaret etti. Şirket yöneticilerine Türkiye’deki bilişim sektörüyle ilgili bilgi veren Bakan Çağlayan, Milli Eğitim Bakanlığının FATİH Projesi çerçevesinde, 15 milyon tablet bilgisayara dağıtılacağını ifade ederek CİSCO yöneticilerini Türkiye’de yatırım yapmaya davet etti. İstanbul’un coğrafi konumu nedeniyle birçok avantajı bulunduğunu anlatan Çağlayan, Türkiye’nin CİSCO için çok önemli bir üs olabileceğini kaydetti. Çağlayan ve beraberindekiler, ardından dünyanın en büyük işlemci üreticisi olan Intel firmasını ziyaret etti. Çağlayan, Intel yöneticilerinin de Türkiye ile ilgili projelerde işbirliği yapmak istediğini, özellikle 15 milyon adet tablet bilgisayarın teminiyle ilgili olan “Fatih Projesi” ile ilgilendiklerini vurguladı. Intel yöneticilerine, Türkiye’de Ar-Ge merkezi kurmaları yönünde talepte bulunduğunu ve bu konudaki teşvik sisteminden bahsettiğini ifade eden Çağlayan, “Ar-Ge teşvikimizi anlattığımda parmaklarını, dudaklarını ısıra ısıra dinlediler. Bu konuyla ilgileneceklerini söylediler” diye konuştu. Çağlayan, onların da Türkiye’de Ar-Ge merkezi açma noktasında istekli olduğunu gördüğünü söyledi.

don’t want Turkiye to be importing. Çağlayan expressed that they discussed this issues with companies such as Google and HP. Çağlayan visited CISCO System within the scope of Silicon Valley official visits. Minister has gave information about ICT sector of Turkiye to company managers and mentioned that 15 million tablet PC will be distributed within the scope of FATIH Project and invited CISCO managers to make investments to Turkiye. Çağlayan explained that Turkiye has many of advantages because of geographical position and Turkiye can be so important base for CISCO. Çağlayan and entourage visited Intel which is the biggest processor manufacturer of the world. Çağlayan expressed that Intel managers also want to make collaboration on projects about Turkiye and they especially interested with “FATIH Project” about supply of 15 million tablet PC. Çağlayan said that he demand for establishing R&D center in Turkiye by Intel and mentioned about incentive system about the issue. Çağlayan said: “When I mentioned intensive system, they listened excitedly. They said that they will deal with the issue.” Çağlayan stated that he saw they are also disposed to establish R&D center in Turkiye. OPPORTUNITY TO MANUFACTURE APPLE ACCESSORIES

APPLE AKSESUARI ÜRETME FIRSATI San Francisco’daki temaslarını tamamlayarak Washington eyaletindeki Seattle kentine giden Çağlayan, burada da dünyanın önde gelen yazılım ve bilişim şirketlerinden Microsoft’u ziyaret etti. Apple ile yaptıkları görüşmenin ise ayrı bir önemi olduğunu, 2010 yılında 65,2 milyar dolar gelir elde eden bu şirketin, 2011 yılı sonunda öngördüğü cironun 80 milyar dolar olarak tahmin edildiğini dile getiren Çağlayan, inovasyon konusunda en başarılı şirketin Apple olduğunu söyledi. iPad, iPhone, iPod gibi birçok ürünü bu şirketin tasarladığına dikkati çeken Çağlayan, Apple yöneticilerinin Türkiye’deki yazılım şirketleriyle işbirliği yapmaya istekli olduğunu bildirdi. Apple’nin bu yıl toplam 220 milyon ürün sattığını anlatan Çağlayan, “Apple başkan yardımcısı, 425 bin iPhone uygulaması olduğunu ve bugüne kadar iPhone’dan 15 milyardan fazla download yapıldığını anlattı. iPhone ve iPad’lerin kulaklığı, kapakları gibi 4 bin 500 aksesuarı varmış. Türk imalat sektörüne Apple ürünlerinden çok önemli fırsatlar çıkabilir. Bu üretimleri Türk firmalarının yapabileceğini, firmalarımızı üçüncü ülkelerdeki satışlarında da destekleyebileceklerini bildirdiler.Yazılım konusunda da ‘Türk şirketleri yazsınlar, hazırlasınlar onlar da bizim pazarımıza girsinler’ dediler. Bu konuda biz Türk yazılımcılarına sahayı tamamen açarız diyorlar” dedi. FATİH projesi konusunda en hazır şirketin Microsoft olduğunu aktaran Çağlayan, talep edilmesi halinde Microsoft ekiplerinin projeyle ilgili işbirliği yapmak için Türkiye’ye gelebileceklerini ifade etti.

Çağlayan, went to Seattle in Washington after complete official visits in San Francisco, visited world’s leading software and ICT company, Microsoft. Çağlayan expressed that meeting with Apple has so importance and it is expected that turnover of the company, realized as 65,2 billion dollars as of 2010, will be approximately 80 billion dollars for the end of 2011 and said that the most successful company on innovation is Apple. Çağlayan emphasized that many of devices such as IPad, IPhone, and IPod were developed by the company and expressed that Apple representatives are disposed to make collaboration software companies of Turkiye. Çağlayan explained that Apple sold 220 million products in this year and said: “Vice President of Apple stated that there are 425 thousand Apple applications and until today more than 15 billion download are made through IPhone. There are 4 thousand 500 different accessories of iPhone and iPad such as earphone, cover. There can be many of opportunities to whole manufacturing sector by Apple products. They stated that Turkish companies can be this manufacturing and they can support our companies on sales in third countries. They said: “Turkish companies to write prepare and enter to our market” about software issue. They stated that we open the market completely for Turkish software developers.” Çağlayan expressed that most prepared company about FATIH Project is Microsoft and Microsoft representatives will come to Turkiye in order to make collaboration upon request.

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

37


RÖPORTAJ

Serdar Karadayı 2001 yılından itibaren biz görme engellilerin hayatında olduğumuzu söyleyebilirim. Bilgisayarlarında Netokur adından bir yazılım yüklü ve şimdi Free Talk isimli bir yazılım daha var. Bu yazılımlar sayesinde görme engelli vatandaşlarımız bilgisayarlarını ses ile yönetebiliyorlar.

I would say that since 2001, we have been in the life of sight disabled people. Software called Netokur is installed on their computers and now there is software called Free Talk. With this software, sight disabled citizens can use their computer with sound.

38

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

TELEKOM DÜNYASI: Sestek’in hikâyesini anlatabilir misiniz?

kuruluş

SERDAR KARADAYI: Amerika’da eğitimini ses teknolojilerinde tamamlayan Prof. Dr. Levent Arslan Türkiye’ye döndükten sonra Koç Grubu ile birlikte Geveze’yi kuruyor. Bir de bizim Amerika’ya yaptığımız bir ses dönüştürme projesi vardı. Onunla ilgili de Sestek kuruluyor ve bu şirket e Koç Grubu’nun herhangi bir ortaklığı yoktu. Sonrasında Sestek, Geveze’nin de ürünlerini de kendi ürünleri ile entegre edip ses teknolojileri pazarında yaygınlaştırmaya başlıyor. 2007 yılında da Koç Grubu tüm hisselerini geri alarak tek şirket altında birleştiriyor. Bizim tek odak noktamız Türkiye’de niş bir alan olan ses teknolojileri pazarıdır. Bu alanda da dünyadaki rakibimizle yarışıyoruz

TELEKOM DÜNYASI: Could you please tell us the story of Sestek? SERDAR KARADAYI: Prof. Dr. Levent Arslan came back to Turkey after he had completed his sound technology education in USA and founded Geveze along with Koç Group. Also we had a sound conversion project for USA. For this project, Sestek was established and Koç Group did not have any partnership with this company. Then Sestek integrated Geveze’s products with its own products and started to spread in the voice technology market. In 2007, Koç Group united its shares under a single company by taking back all its shares. Our sole focus is on voice technology which is a niche market area in Turkey. In this area we are competing with our competitors in the world, actually we are at a quite advanced level. We have the entire product group in relation to


Serdar Karadayı Sestek Genel Müdür Yardımcısı Sestek Vice General Manager aslında oldukça ileri bir seviyedeyiz. Ses teknolojileri dendiğinde akla gelebilecek tüm ürün grubuna da sahibiz. Ses tanıma, “text to speech”, sesli imza vb... Bu ürünlerin tamamını kurumsal pazarda ve bireysel pazarda müşterilerimize sunuyoruz. Bireysel pazarda tüm görme engelliler ürünlerimizi kullanıyor diyebilirim. 40 kişilik bir ekibiz. Müşterilerimiz de genel olarak kurumsal firmalardan oluşuyor. Bankalar, çağrı merkezleri… Birçok patentimiz ve patent başvurumuz var. Ekibimizin büyük çoğunluğu Ar-Ge çalışanlarımızdan oluşuyor. Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinin doktora öğrencilerinden oluşan yaklaşık 30 tanesi Ar-Ge ekibimizdedir. Türkiye’deki sayılı Ar-Ge firmalarından biri olduğumuzu söyleyebiliriz. TELEKOM DÜNYASI: Dünyadaki rakiplerimiz dediniz. Ses teknolojilerinin dünyadaki ve Türkiye’deki yerinden ve gelişmesinden biraz bahseder misiniz? SERDAR KARADAYI: Firma olarak Türkiye’de pazar lideriyiz. Türkiye’de ses teknolojileri alanında hizmet veren yabancı firmalar da var fakat bizim kadar ses getirmiş durumda değiller. Şu an dünyada tek bir rakibimiz varki o da Amerikalı Nuance isimli

voice technology: Voice recognition, “text to speech”, voice signature, etc. We provide all these products to our customers in the corporate and individual market. I could say that in individual market, all the sight disabled people use our products. We are a team of 40. Our customers usually consist of corporate firms: banks, call centers… We have lots of patents and patent applications. The majority of our team consists of R & D staffs. About 30 Ph.D. students from Turkey’s leading universities are in our R & D team. We can say that we are one of the leading R&D companies in Turkey. TELEKOM DÜNYASI: You have mentioned about your competitors in the world. Could you please tell us about the importance of voice technology around the world and in Turkey and the developments? SERDAR KARADAYI: As a company, we are market leader in Türkiye. There are also some foreign companies in the field of voice technology, but they do not influence as much as we do. Yet for now we have a single competitor in the world: an American company called Nuance. It is the world leader in this field. We are following the United States in this field. But in terms

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

39


RÖPORTAJ

alanında dünya lideri olan bir firma. Biz de bu alanda Amerika’yı takip ediyoruz. Fakat teknoloji olarak Amerika’dan daha ilerideyiz. Geçen hafta Amerika’daki bir etkinlikte stand açan tek Türk firması bizdik. Türkiye’den böyle bir teknoloji firmasının çıkması oldukça ilgi gördü. TELEKOM DÜNYASI: Koç Grubu bünyesindeyken bir otomobil firması için ses tanıma ve eşyaları yönetme amaçlı bir uygulama egeliştirmiştiniz. Bu uygulama seri üretime geçmedi sanırım. SERDAR KARADAYI: Otomobilin dışında bir beyaz eşya firması için de benzer bir uygulama yaptık. Otomobilde seri üretime geçilmedi çünkü otomobilde seri üretime geçilmesi dünya tarafından alınan bir karar olması nedeniyle zor bir uygulama. Beyaz eşya firması ise reklam olarak kullandı fakat henüz seri üretimine geçmedi. Fakat bazı alanlarda seri üretimi başladı. Örneğin; Ulaştırma Bakanlığı yakında 6000 adet cihaz dağıtacak ve bu cihazın içinde ses tanıma, text to speech özelliği var ve bu cihaz görme engellilere dağıtılacak. TELEKOM DÜNYASI: Görme engelli vatandaşlar için özel ürünler geliştirdiğinizden bahsettiniz. Bu konuyu biraz daha açabilir misiniz? SERDAR KARADAYI: 2001 yılından itibaren biz görme engellilerin hayatında olduğumuzu söyleyebilirim. Bilgisayarlarında Netokur adından bir yazılım yüklü ve şimdi Free Talk isimli bir yazılım daha var. Bu yazılımlar sayesinde görme engelli vatandaşlarımız bilgisayarlarını ses ile yönetebiliyorlar. Bu yazılımlar sesli komutları anlayabiliyor, mailleri okuyup, gazetedeki haberleri seslendirebiliyorlar. Yani normal bir insanın bilgisayarda yapabildiği herşey bu yazılımlar sayesinde görme engelliler tarafından da yapılabiliyor. Son zamanlarda ücretsiz olarak sponsor olduğumuz Telebilgi isimli bir proje var. Özellikle bu proje oldukça fazla ses getirmiş durumda. Görme engelliler telefon üzerinden kitap, gazete, son dakika haberleri vb. tamamını telefon üzerinden dinleyebiliyorlar. Türk Telekom’a ait bir numarayı arayarak bu hizmeti kullanabili-

40

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

Piyasada herkese sattığımız “free format” olan yazılım kelime tanımada %70 oranında başarılı olduğunu söyleyebilirim. Harf tanımada ise %80-90 oranında başarılıdır. I could say that the “free format” software, which we sell in the market to anyone, has 70% accuracy of word recognition. Letter recognition is also successful at the rate of 8090%.

of technology we are more advanced. Last week, we were the only Turkish company that had a stand at an event in U.S. Emergence of such a technology company in Türkiye got a lot of attention. TELEKOM DÜNYASI: While you incorporate with Koç Group, you have developed an application on voice recognition and object management for a car company. I think this application has not commenced mass production. SERDAR KARADAYI: Other than the car company, we made a similar application for a white goods company. It did not commence mass production for cars. Since the decision should be world-wide, it is difficult to apply. The white goods company used it as an advertisement but it has not commenced mass production yet. However, the serial production has started in some areas. For example, the Ministry of Transport will distribute 6000 devices soon and this device has voice recognition and text to speech features and they will distribute to sight disabled people. TELEKOM DÜNYASI: You have mentioned that you have developed some special products for sight disabled citizens. Could you explain it a little bit more? SERDAR KARADAYI: I would say that since 2001, we have been in the life of sight disabled people. Software called Netokur is installed on their computers and now there is software called Free Talk. With this software, sight disabled citizens can use their computer with sound. This software can understand voice commands, read emails and vocalize the news in newspaper. In other words, everything a normal person can do on a computer can be also done by sight disabled people with this software. Recently, there is project called Telebilgi that we have sponsored for free of charge. Especially this project has made an overwhelming impression. Sight disabled people can listen the whole book, newspaper, breaking news and so on through the phone. They can use this service by calling a phone number belongs to Turk Telekom but the whole service belongs to us. To provide this service, we are working with Boğaziçi GETEM. The last page you read is


yorlar fakat bu hizmetin tamamı bize ait. Boğaziçi GETEM ile birlikte çalışıyoruz bu hizmeti verirken. Okuduğu kitabın kaldığı yer saklı tutuluyor ve bir sonraki aramamda “kitap, kaldığım yer” komutu verildiğinde kalınan yerden devam ediliyor. Tüm gazeteler aynı şekilde okunabiliyor. Bu projenin bir kısmını Tübitak destekledi ve sonuç olarak projenin yaklaşık maliyeti 400 bin TL’yi buldu. TELEKOM DÜNYASI: Ulaştırma Bakanlığının dağıtacağı cihazlarla ilgili biraz daha bilgi verebilir misiniz? SERDAR KARADAYI: Bu projenin ismi de Gören Göz Projesi. Görme engellilere akıllı telefona benzeyen bir cihaz verilecek. İçerisinde navigasyon cihazı da yer alacak. Bu cihaz ile görme engellilerin hayatını kolaylaştırmak amaçlanıyor. Bu proje ile ilk etapta 5000 adet prototip dağıtılacak. Eğer ilk etapta dağıtılan cihazlardan başarı sağlanırsa sonraki aşamada 2530 bin adet cihaz dağıtılacak. Biz projenin ses tanıma yazılımları tarafında yer alıyoruz. TELEKOM DÜNYASI: Ticari bir ürün haline gelip, satışa sunduğunuz cihazlarınız nelerdir? SERDAR KARADAYI: Bizim aslında tüm ürünlerimiz ticari. Görme engellilere de bu ürünleri bedava vermiyoruz. 150-1000 TL arasında değişen rakamlarla satıyoruz. Yalnızca Telebilgi projesinde herhangi maddi bir kazancımız yok. Bu ürünler bilgisayarınızı ses ile açmanıza, maili yazdırmanız da işe yarıyor ve %70-80 oranında başarıyla çalışıyor. Dikte ettirerek çalıştırıyorsunuz ki ses tanıma teknolojilerinde zaten %100 başarı gibi bir durum söz konusu da olamaz. Yazılımlarımız diğer yazılımlara göre biraz daha kullanıcı bağımsız yazılımlar. 1 saat kendi sesinizle eğitmeniz yeterli olabiliyor. Süreç içerisinde yazılımı eğitmek gerekecektir ve öğrenebilen bir mekanizmaya sahip. Sizin ses tonunuzu da anlıyor ve bunun dışında arka planda da bir sözlüğü var. Bu sözlüğe kelimeleri de tanımlayabiliyorsunuz. Piyasada herkese sattığımız “free format” olan yazılım kelime tanımada %70 oranında başarılı olduğunu söyleyebilirim. Harf tanımada ise %80-90 oranında başarılıdır. Bizim asıl kar ettiğimiz alan kurumsal taraftır. Kurumsal alanda da bankalar ve çağrı merkezleriyle yoğun olarak çalışıyoruz. Çağrı merkezini aradığınızda sizi isim ve soyisminiz ile karşılıyor. Avea ile yaptığımız sesli imza projesi sonucunda Avea müşteri hizmetlerini aradığınızda sesiniz sizin imzanız olmuş oluyor. TELEKOM DÜNYASI: Sesli imza çalışmasına dönersek bu uygulama ne kadar güvenli? SERDAR KARADAYI: Ses tanıma parmak izi ya da iris tanıma kadar güvenli olamaz hiçbir zaman. Fakat telefonda kullanılabilecek başka bir yöntem de yok.

saved and next time when you command “book, the last page,” you can resume your book. All the newspaper can be read in the same way. This project is supported by TUBITAK partly and to sum up; the portion of project costs approximately 400 thousand TL. TELEKOM DÜNYASI: Could you give us more information about the devices that the Ministry of Transportation will distribute? SERDAR KARADAYI: This project is called Gören Göz Project. Sight disabled people will be given a device which looks like smart phone. Also it will feature a navigation device in it. With this device, it is intended to make life easier for the sight disabled people. In the first phase, 5000 prototypes will be distributed. If it succeeds, 25 or 30 thousand of devices will be distributed in the next stage. We are working on voice recognition software part of the project. TELEKOM DÜNYASI: What are your devices that come into commercial product and you offer for sale? SERDAR KARADAYI: In fact, all of our products are commercial. We do not give these products to sight disabled people for free. We sell them with prices ranging 150-1000TL. However we do not have any financial gain from Telebilgi project. These products work to turn on your computer with voice and get your e-mail written; success rate is 70-80%. It is not possible to achieve 100% accuracy in voice recognition technology. Our software is slightly more user-independent software than other software. One hour can be enough to train it with your own voice. In time you will need to train the software even more, it has a mechanism that can learn. It can perceive your voice and besides there is a dictionary in the background. You can also define words to that dictionary. I could say that the “free format” software, which we sell in the market to anyone, has 70% accuracy of word recognition. Letter recognition is also successful at the rate of 80-90%. We actually profit from corporate companies. We work intensively with corporate companies such as banks and call centers. When you call the call center, it welcomes you with your name and surname. As a result of the voice signature project that we made in collaboration with Avea, when you call customer service, your voice stands for your signature. TELEKOM DÜNYASI: When examining the voice signature issue, how secure is this application? SERDAR KABADAYI: Voice recognition cannot be as secure as a fingerprint or iris recognition ever. However there is no other method that can be used on the phone. The transaction on the phone is already quite insecure. Someone who knows your mother’s maiden name and

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

41


RÖPORTAJ

Telefonla yapılan işlem zaten oldukça güvensiz. Sizin annenizin kızlık soyadını ve birkaç kimlik bilginizi bilen biri sizin adınıza telefonla işlem yaptırabiliyor. Fakat ses tanıma sistemi ile çalıştığınızda başka biri sizin sesinizi taklit bile etse bu durum sistem tarafından anlaşılıyor ve kişi sizin adınıza işlem yapamıyor. Ses tanımada güvenlik seviyesi %98 civarında. TELEKOM DÜNYASI: Yurtdışı operasyonlardan bahsettiniz. Bu işlerinizi ne kadar ihraç edebiliyorsunuz? Hangi ülkelerde işleriniz var? SERDAR KARADAYI: Şuanda biz Türkiye ağırlıklı çalışıyoruz. Yalnızca bir alanda Amerika’ya iş yapıyorduk ve o iş şuan ertelenmiş durumda. O işte bahsettiğim üzere ses dönüştürme sistemleri üzerine idi. Bu sistemler de özellikle dublajlarda kullanılacak. Bu patentli bir teknolojidir. Bu teknoloji şuan Amerika’daki krizden ötürü dondurulmuş durumda. Biz yurtdışına şuan ses tanıma teknolojilerimiz ile gidiyoruz. Dünya’da sesli imza uygulamasını yapan farklı firmalar da var fakat biz bizden daha başarılı olduklarını düşünmüyoruz. Biz güvenlik seviyesini arttırma amaçlı onlardan farklı uygulamalar kullanıyoruz. Örneğin; arayan kişi gürültülü bir ortamdan aradıysa bu durum-

42

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

some ID card information is able to transact on your behalf via telephone. But with the voice recognition system even if someone tries to imitate your voice, it is understood and that person cannot transact on behalf of you. Voice recognition security level is around 98%. TELEKOM DÜNYASI: You have talked about international operations. How much do you export your business? To which countries do you do business? SERDAR KABADAYI: Now, we are working mainly in Türkiye. Only in one field we did business with U.S. and this business is deferred. As I have mentioned before, it was on voice conversion systems. These systems will be used especially for doubling. This is a patented technology. This technology has been suspended due to the crisis in the United States. We are spreading to abroad with our voice recognition technologies. There are companies in the world that provide voice signature application, but we do not think that they are more successful than us. We are using different applications aimed to increase the level of security. For example; if caller is in a noisy environment, he/she receives the message of “the environment is not suitable for speech recognition”.


TELEKOM DÜNYASI: What is the future of this technology? What kind of products do you plan to produce in the future?

da “ bulunduğunuz ortam ses tanıma için uygun değildir” mesajını alıyor. TELEKOM DÜNYASI: Bu teknolojinin geleceği nedir? İleride ne gibi ürünler yapmayı planlıyorsunuz? SERDAR KARADAYI: Örnek vermem gerekirse; konuşmanızı tanıyıp, yazıya dökecek ve başka bir dile çevirecek ürünlerimiz olacak. Bir konferansta siz konuşma yaparken başka biri sizin sesinizle sizin yaptığınız konuşmayı kendi dilinde eş zamanlı olarak dinleyebilecek. Bu ürünün ilk adımına başladık. Tübitak ile Cep Tercüman isimli bir projemiz var. Belirli bir komut listesi dahilinde Türkçe söylediğiniz bir cümleyi karşı taraf kendi dilinde sizin sesinizle duyuyor. Bu komutların şimdilik daha çok turistik komutlar olduğunu söyleyebilirim. “Hesabı alabilir miyim? Menüyü alabilir miyim? gibi.. TELEKOM DÜNYASI: Yurtdışında çok popüler olan bir uygulama da sesli kitap uygulaması. Sizin yazılımlarınız ile sesli kitap projesi de yapılabilir mi? SERDAR KARADAYI: Bu konuda İdefix.com ile görüşmelerimiz var. Fakat sesli kitap çok fazla yazılım ile olacak bir uygulama gibi gözükmüyor. Şimdilik görme engelliler için GETEM’deki gönüllüler kitapları seslendiriyor. Sesli kitaplara aslında oldukça büyük bir talep var fakat şu anki text to speech ile kitabı dinlemekten sıkılabilirsiniz. Cümleler uzadıkça seste mekanikleşmeye başlıyor. Sesli kitabı üretmek için bir spikerle ya da diksiyonu, sesi iyi olan biriyle tekrar çalışılması gerekiyor. TELEKOM DÜNYASI: Eklemek istedikleriniz... SERDAR KARADAYI: Ses teknolojilerin her geçen gün hem kurumsal hem de bireysel anlamda çok daha önemli bir konuma geliyor. Çünkü insanlar artık mobil olacak. Dolayısıyla ses teknolojileri pazarı önümüzdeki dönemlerde çok daha fazla büyüyecek. Yurtdışında insanlar ses teknolojileri konusunda çok daha fazla bilgiye sahipler ve Türkiye’de de yakın zamanda daha fazla önemli bir hale gelecek. Daha az yazıp daha fazla konuşacağız.

Tübitak ile Cep Tercüman isimli bir projemiz var. Belirli bir komut listesi dahilinde Türkçe söylediğiniz bir cümleyi karşı taraf kendi dilinde sizin sesinizle duyuyor. We have a project called Mobile Translator with TUBITAK. Within a specific command list, when you say a Turkish sentence, the other side hears it in your voice but in his/her language

SERDAR KARADAYI: To give an example; we will have some products that will recognize your speech, write it down and translate into another language. While you are making a speech in a conference, at the same time someone else will listen to your speech in your voice but in another language. We take the first step for this product. We have a project called Mobile Translator with TUBITAK. Within a specific command list, when you say a Turkish sentence, the other side hears it in your voice but in his/her language. For now, these commands are more touristic: “Can I have the check? Can I get the menu?” etc… TELEKOM DÜNYASI: In other countries, one of the most popular application is the audio book. Is it possible to do an audio book project with your software? SERDAR KARADAYI: We have some negotiations with Idefix.com on this subject. However, it does not seem that audio book application could be possible with software. At the moment, the volunteers in the GETEM vocalize the books for sight disabled people. In fact, there are quite a large demand for audio books, but with the current text to speech, it may be boring to listen to the book. Because when the sentences are getting longer, the voice starts to get mechanical. In order to produce the audio book, it is necessary to work with a narrator or someone who has nice voice and diction. TELEKOM DÜNYASI: add…

Anything to

SERDAR KABADAYI: Day by day, voice technologies come to fore both in corporate and individual sense because people will be more mobile. Therefore, voice technology market will grow more in the near future. In the abroad, people have much more knowledge about voice Technologies and soon it will be more important in Turkey, as well. We will write less and talk more.

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

43


TD HABER

Almanya’da Türk Telekom, Telefónica işbirliği TÜRK TELEKOM MOBILE İLE SINIRLAR KALKIYOR Cooperation between Türk Telekom and Telefónica in Germany TURK TELEKOM MOBILE REMOVES BORDERS

T

ürk Telekom uluslararası işbirliklerine bir yenisini daha ekledi. Türk Telekom Grubu ve Telefónica Almanya arasında yapılan dev işbirliği sayesinde Türk Telekom Mobile markası Avrupa GSM sektörüne giriyor. Türk Telekom Mobile müşterileri, hem Almanya hem de Türkiye’de tek SIM kart ile çok cazip fiyatlara sınırsız konuşma fırsatına sahip oluyor. Türk Telekom Mobile, Almanya’da O2, Türkiye’de ise Avea altyapısıyla müşterilerine katma değerli hizmetler sunuyor. Türk Telekom Mobile, 2 Ağustos’tan itibaren Almanya pazarına yönelik olarak mobil ses, data ve katma değerli hizmetleri sunmaya başladı. Türk Telekom Mobile hizmeti Almanya’da kurulan ve yüzde 100 Türk Telekom iştiraki olan Türk Telekomünikasyon Euro GmbH şirketi aracılığı ile sağlanıyor. Türk Telekom Grubu’nun yakınsama vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen Türk Telekom Mobile hizmetinin, Almanya’dan sonra Türklerin yoğun olarak yaşadığı diğer Avrupa ülkelerinde de sunulması hedefleniyor. Türk Telekom Mobile müşterileri, Almanya ve Türkiye arasında uluslararası dolaşım ve diğer uluslararası bağlantı ücretleri olmaksızın, cazip fiyatlarla konuşabiliyor ve internet servislerinden faydalanabiliyor. İletişimde sınırları ortadan kaldıran Türk Telekom Mobile ile Almanya’da yaşayanlar, cep telefonlarıyla Almanya’dan, Türkiye’yi en uygun fiyata arayabiliyor. Aynı şekilde Türk Telekom Mobile ile Türkiye’deyken SIM kart değiştirme ihtiyacı olmaksızın, Almanya ve Türkiye yönüne çok avantajlı fiyatlarla konuşulabiliyor. Türk Telekom Mobile ayrıca Futbol Paketi ile Spor Toto Süper Lig ve Bank Asya Birinci Lig maçlarının özet görüntülerini ve TTNET WiFi üzerinden inter-

44

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

T

ürk Telekom has engaged in yet another international cooperation. Thanks to the major cooperation between Türk Telekom Group and Telefónica Germany, Türk Telekom enters into the European mobile communication sector with the Türk Telekom Mobile brand. Türk Telekom Mobile customers have the opportunity to make unlimited calls in both Germany and Türkiye for very affordable prices on a single SIM card. Also with O2’s network in Germany and Avea’s network in Türkiye, Türk Telekom Mobile provide the customers with value-added services. From 2 August on, mobile voice, data and added-value services become available in the German market under Türk Telekom Mobile brand. Türk Telekom Mobile service is provided though Türk Telekomünikasyon Euro GmbH Company established in Germany and owned %100 by Türk Telekom. Realized by the Türk Telekom Group in line with its convergence vision, Türk Telekom Mobile service will be put on offer also in other European countries after Germany with sizeable Turkish populations. Türk Telekom Mobile’s customers will be able to talk over the telephone for affordable prices and benefit from internet services between Germany and Türkiye without being subjected to international roaming and other international connection fees. Türk Telekom Mobile removes the borders in communication; enabling customers in Germany speak with their mobile phones on very advantageous rates to Türkiye. Likewise, they will be able to make calls from Türkiye to Germany for the most affordable prices on a single SIM


nete erişim hizmeti de sunuyor. KÜRESEL MARKA KİMLİĞİ İşbirliğinin duyurulması amacıyla Almanya’nın Münih şehrindeki O2 Tower’da gerçekleşen basın toplantısında Türk Telekom Grubu CEO’su Hakam Kanafani, Türk Telekom CEO’su K. Gökhan Bozkurt ve Telefónica Almanya CEO’su René Schuster konu hakkında detaylı bilgi verdi. Türk Telekom Grubu’nun bölgesel bir marka olarak konumuna dikkat çeken Türk Telekom Grubu CEO’su Hakam Kanafani, Telefónica Almanya ile girdikleri bu stratejik işbirliğinin, Türk Telekom Grubu’nun devam eden “akıllı genişleme” stratejisinin bir parçası olduğunu söyledi. Türk Telekom Mobile’ın, 2010 yılında çıkarılan Alice Dünyam’ın ardından, Almanya’da Telefónica ile geliştirdikleri ikinci proje olduğunu belirten Kanafani, sözlerine şöyle devam etti: “Dünyanın önde gelen telekomünikasyon şirketlerinden biri ile işbirliğimizi derinleştirmenin memnuniyetini yaşıyor ve başka stratejik alanlarda da birbirimizin tecrübesinden faydalanmayı umuyoruz. Her zaman beğeniyle izlediğimiz Almanya telekom pazarında, Türklerin hünerlerini ve yaratıcı hizmetlerinin bir kısmını sergilemek için çok istekliyiz.” DÜNYAYI KONUŞTURAN TÜRK Türk Telekom CEO’su K. Gökhan Bozkurt da, katma değerli ürün ve hizmetlerini en avantajlı koşullarda Almanya’da yaşayan müşterilerine sunacak olmaktan mutlu olduklarını söyledi. Bozkurt şöyle konuştu: “Dünyayı konuşturan Türk olma hedefiyle hizmetlerimizi Türkiye sınırları dışına taşıyoruz. Bu kapsamda yakınsama stratejisi ile geliştirdiğimiz yenilikçi ürünlerimizi, avantajlı hizmetlerimizi Telefónica Almanya işbirliği ile bundan böyle Almanya’daki müşterilerimize ulaştıracak, bir anlamda iletişimde iki ülke arasındaki sınırları kaldıracağız. Almanya’daki ve Türkiye’deki milyonlarca müşterimize ihtiyaçlarına göre hazırlanmış paketler sunacak, Türkiye’ye seyahat eden ve ticari ilişkisi bulunan birçok kişi ve şirketin uygun fiyatlı tarifelerden kolaylıkla yararlanabilmesini sağlayacağız. Bu işbirliği müşterilerimize yeni katma değerli hizmetler sunabilmemizde önemli rol üstlenecek.”

card. Türk Telekom Mobile also offers exclusive videos from the Spor Toto Super League and Bank Asya First Division games with Football Package as well as internet access service over TTNET WiFi. GLOBAL BRAND IDENTITY At the press conference held inO2 Tower at Munih, to announce the cooperation, Türk Telekom Group CEO Hakam Kanafani, Türk Telekom CEO K. Gökhan Bozkurt and Telefónica Germany CEO René Schuster gave detailed information on the issue. Emphasizing Türk Telekom Group’s position as a regional brand, Türk Telekom Group CEO Hakam Kanafani said that this strategic cooperation with Telefónica Germany is part of Türk Telekom Group’s continuing ‘smart expansion’ strategy. Noting that Turk Telekom Mobile is the second project launched in Germany with Telefónica after the introduction of Alice Dünyam in 2010, he continued as follows: “We take great pleasure in deepening our cooperation with one of the leading telecommunication companies in the world, and look forward to drawing on each other’s experience in various strategic areas. We are always impressed with the German’s Telco market and we are eager to showcase part of our Turkish ingenuity and creative services.” Turk that helps the world talk Türk Telekom CEO K. Gökhan Bozkurt also expressed their happiness from providing their customers in Germany with value-added products and services under most advantageous terms. Bozkurt added: “We carried our services beyond the borders of Türkiye in line with our goal of becoming the Turk that helps the world talks. Within this scope, we shall bring our innovative products and advantageous services to our customers in Germany in cooperation with Telefónica Germany, in a sense, removing borders between the two countries in communication. We shall provide our millions of customers in Germany and Türkiye with packages designed to accommodate their interests, helping many individuals and companies travelling to and engaged in a business relationship with Türkiye take advantage of affordable rates. The

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

45


TD HABER Telefónica Almanya CEO’su René Schuster ise yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Güçlü ortaklığımız, güçlü bir ürün ile meyvesini veriyor. Ürünlerimizi müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre tasarlamak vizyonumuzun bir parçası. Pazarı anlamak için gereken zamanı ayırdık ve nihayetinde, Türk toplumunun bir tarifeden beklediği her şeyi karşılayan ve Almanya’dan Türkiye’ye ve Türkiye’den Almanya’ya dört şebeke üzerinden sınırsız iletişim içeren bir ürün paketi geliştirdik. Türk Telekom ile yaptığımız işbirliği bizim için ideal ortaklık.” TEK SIM KARTLA AVANTAJLI FİYATLAR Türk Telekom Mobile müşterileri, Almanya ve Türkiye’deki iletişim ihtiyaçları için tek bir SIM karta sahip oluyor. Bu durum SIM kart değişikliği ya da fazladan bir SIM kart alma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Türk Telekom Mobile kullanıcıları Almanya ve Türkiye’deki ev ve iş telefonları, Türk Telekom Mobile, O2 ve AVEA numaralarını dakikası 5 Cent’e arayabiliyor. Bu numaralara gönderilecek SMS’ler de 5 Cent’ten ücretlendiriliyor. Almanya’da iken Almanya içi ve Türkiye’deki diğer GSM numaralarına yapılacak aramalar ise dakikası 15 sentten ücretlendirilirken, SMS ücreti de yine 15 Cent. Mobil internet kullanımı ise megabayt başına 30 Cent. İKİ AYRI PAKETTE SINIRSIZ KONUŞMA Türk Telekom Mobile, Almanya’daki müşterilerine yönelik olarak iki tane de sınırsız konuşma paketi sunuyor. Aylık 20 Euro ücretle yararlanılabilen 100 Flat paketi kapsamında Almanya ve Türkiye’deki ev ve iş telefonlarını, Türk Telekom Mobile numaralarını ve AVEA numaralarını aramak sınırsız. Ayrıca Almanya’daki ve Türkiye’deki diğer GSM numaraları ile de aylık 100 dakika görüşme de yine bu paketin içeriğinde yer alıyor. Aylık 30 Euro ücretle yararlanılabilecek 300 Flat paketindeyse, 100 Flat paketinden farklı olarak Almanya’daki ve Türkiye’deki diğer GSM numaraları ile 300 dakika görüşme seçeneği yer alıyor. Türkiye’de Türk Telekom Mobile kullanan müşteriler için gelen aramalar ve SMS’ler ücretsiz. Almanya’daki ve Türkiye’deki ev ve iş telefonlarını, Türkiye’deki ve Almanya’daki tüm GSM numaralarını aramak ise dakikası 15 Cent’ten ücretlendiriliyor. Mobil internet kullanımı da megabayt başına 30 Cent. Ayrıca, Türk Telekom Mobile müşterileri, TTNET WiFi üzerinden internet erişim hakkında da sahipler.

46

cooperation shall also play a great role in our ability to provide our customers with added-value services.” Telefónica Germany CEO René Schuster also said: “Our strong partnership results in a strong joint offering. It’s our vision to tailor our products according to our customer needs. We took decent time to get insights into the market and bundled a product which addresses all needs Turkish people expect from a tariff: Communication without boundaries in four networks, from Germany to Türkiye and the other way around. The cooperation with Türk Telekom is an ideal partnership for us.” Advantageous rates on a single SIM Card Türk Telekom Mobile customers will have a single SIM card regardless of whether they are in Türkiye or Germany, which will put an end to the necessity of switching SIM cards or to purchase an extra telephone card. Türk Telekom Mobile customers will be able to call home and business phones in Germany and Türkiye, Türk Telekom Mobile, O2 and AVEA numbers for 5 cents per minute. SMS messages to such numbers will also cost 5 cents. Domestic calls in Germany and other GSM numbers In Türkiye placed while in Germany will be charged 15 cents a minute while an SMS will also cost 15 cents. Mobile Internet use will cost 30 cents per megabyte. Unlimited calls in two separate packages Türk Telekom Mobile will also offer two unlimited packages for its customers in Germany. 100 Flat package, which they can use for a monthly fee of 20 euros, provides unlimited calls to home and business phones in Germany and Türkiye, Türk Telekom Mobile numbers and AVEA numbers. Furthermore, 100 minutes per month will be free on calls to other GSM numbers in Germany and Türkiye as part of the package. Differently from 100 Flat package, 300 Flag package, available for 30 euros per month, will offer 300 free minutes on calls to other GSM numbers in Germany and Türkiye. Calls and SMS messages received by Türk Telekom Mobile users in Türkiye will be free of charge. And calls placed to home and business phones in Germany and Türkiye as well as all GSM numbers in Türkiye and Germany will cost 15 cents a minute. Mobile Internet use will cost 30 cents per megabyte. Türk Telekom Mobile customers will also have internet access via TTNET WiFi.

SÜPER LİG MAÇLARI ALMANYA’DA İZLENEBİLECEK

Super League games available in Germany

İşbirliği sayesinde, Spor Toto Süper Lig ve Bank Asya Birinci Lig maçlarının özet görüntülerinin, cep telefonları üzerinden izlenebilmesi de mümkün.

Thanks to the cooperation, exclusive videos of Spor Toto Super League and Bank Asya First Division games will also be available for viewing over mobile phones.

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS


TD HABER

TÜRKİYE’NİN İLK YERLİ GÖZLEM UYDUSU RASAT UZAYA FIRLATILDI TURKIYE’S FIRST DOMESTIC EARTH OBSERVATION SATELLITE IS LAUNCHED

M

ühendislik, tasarım ve üretim çalışmalarının tamamı Türkiye’de yapılan ilk yerli gözlem uydusu RASAT uzaya fırlatıldı. 17 Ağustos günü gerçekleşen fırlatmadan kısa süre sonra, RASAT’tan ilk sinyaller başarıyla alındı. Görev ömrünün 3 yıl olacağı tahmin edilen RASAT’tan elde edilecek uydu görüntülerinin, şehir bölge planlama, ormancılık, tarım, afet yönetimi ve benzeri amaçlarla da kullanılması planlanıyor. RASAT, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) tarafından, DPT’nin sağladığı kaynakla tasarlanıp üretildi. RASAT’ın tasarım, üretim ve test aşamalarının tamamı Türk mühendisler ve teknisyenler tarafından, hiç bir yabancı ortak ya da danışman kullanılmadan, Ankara’da TÜBİTAK UZAY Tesislerinde gerçekleştirildi. RASAT’ın uçuş bilgisayarı, uçuş yazılımı, hızlı haberleşme sistemi, görüntü sıkıştırma sistemi gibi kritik alt-sistemleri de Türkiye’de tasarlanıp üretildi. İLK SİNYALLER ALINDI Türkiye’de üretilen ilk yer gözlem uydusu olan RASAT, Rusya Federasyonu’nun Kazakistan sınırındaki Orenburg bölgesinde bulunan Yasny fırlatma üssünden Dnepr fırlatma aracıyla uzaya gönderildi. Dnepr fırlatma aracında RASAT ile birlikte Nijerya, Ukrayna, İtalya ve ABD’ye ait toplam 7 uydu bulunuyordu. RASAT’ın fırlatılışı, fırlatma aracının 17. ticari fırlatması oldu. Fırlatma süreci, TÜBİTAK’tan takip edilirken, TÜBİTAK UZAY Müdürü Dr. Uğur Murat Leloğlu, TÜBİTAK’tan, Yassny Fırlatma Üssü’ndeki Türk ekiple

48

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

R

ASAT satellite, which is the first domestic earth observation satellite wholly designed, manufactured and manufactured in Turkiye has launched. After launching at 17 August, first signals were detected by RASAT successfully. It is estimated that function life of RASAT will be 3 years and the optical images gathered by RASAT is planned to be used for city planning, forestry, agriculture, disaster management and similar purposes. RASAT is designed, manufactured and tested by TUBITAK Space Technologies Research Institute (TUBITAK UZAY), with funding from Turkish State Planning Office (DPT). RASAT satellite, which is wholly designed, manufactured and tested by Turkish engineers and technicians without collaborate any foreign partner or consultancy, in TUBITAK UZAY facilities, Ankara. Critical sub-systems of RASAT such as flight computer, flight software, instant communication system, image compression system are also designed and manufactured in Turkiye. FIRST SIGNALS ARE DETECTED RASAT, is the first domestic manufactured earth observation satellite of Turkiye, launched by Dnepr launch vehicle from Yasny Launch Base in Orenburg region on border of Kazakhistan in Russia Federation. There were 7 satellites belong to Nigeria, Ukraine, Italy and USA including RASAT. Launching of RASAT was 17th commercial launch of launch vehicle. Launch process was moni-


iletişim kurdu. 17 Ağustos’ta Türkiye saati ile 10.12’de başlayan fırlatmadan 969 saniye sonra RASAT dünyadan 687 km yükseklikteki hedef yörüngesine başarıyla yerleştirildi. RASAT’tan ilk sinyaller, TÜBİTAK UZAY’ın Ankara’daki tesislerinde bulunan yer istasyonundan 11.50’de başarıyla alındı. Leloğlu, uydudan ilk sinyalin alınmasının önemine işaret ederken, sinyalin alınmasının uyduyla yer istasyonunun haberleşebildiği anlamına geldiğini söyledi. RASAT’tan ilk sinyallerin alınmasının ardından 15 gün sürecek devreye alma aşamasında RASAT’a gerekli yazılımların yüklenmesi, modüllerin ve uydunun test edilmesi ve uydunun çekeceği ilk görüntülerin yere indirilmesi planlanıyor. Bu amaçla TÜBİTAK UZAY’ın Ankara’daki tesislerinde bulunan yer istasyonu ile Norveç’te bulunan Andoya Yer İstasyonu kullanılacak.

tored by TÜBİTAK and TÜBİTAK SPACE President Dr. Uğur Murat Leloğlu had communication with whole Turkish team from Yasny Launch Base. 969 seconds after starting of launch at August,17 10:12 with Turkiye time, RASAT was placed target orbit, 687 km away from the world, successfully. First signals of RASAT were detected by earth station of TÜBİTAK UZAY in Ankara facility at 11:50 successfully. Leloğlu emphasized importance of the first signal and detection of signals mean that there is connection between RASAT and earth station. It is planned to install required software, test modules and satellite and ground first optical images of RASAT in the period of putting use phase which will take 15 days after first signals of RASAT. Earth station of TÜBİTAK UZAY in Ankara facility and Andoya earth station in Norway will be used for this purpose.

ÖMRÜ 3 YIL OLACAK 3 YEARS LIVES RASAT’ta başlıca yerli modül olarak BİLGE isimli uydu görev bilgisayarı ve üzerinde çalışan uçuş yazılımı, GEZGİN isimli görüntü işleme modülü ve TREKS isimli x-bandı haberleşme modülü bulunuyor.7,5 metre siyah beyaz, 15 metre çok bantlı görüntüleme yeteneğine sahip, yaklaşık 100 kilogram ağırlığındaki RASAT’ın yörüngeye yerleştirilmesiyle birlikte, Türkiye tarafından tasarlanıp geliştirilen uydu sistemleri uzayda denenmiş ve uzayda başarılı şekilde çalışarak uçuş tarihçesi kazanmış olacak. Bu sistemlerin bundan sonraki yerli uydu ve uzay görevlerinde kullanılması da mümkün... Bu sayede Türkiye, bundan sonraki daha büyük uydu ve uzay projelerine RASAT projesinde sağlamış olduğu birikim ile daha emin adımlarla ilerleyebilecek. Görev ömrünün 3 yıl olacağı tahmin edilen RASAT’tan elde edilecek uydu görüntülerinin, şehir bölge planlama, ormancılık, tarım, afet yönetimi ve benzeri amaçlarla da kullanılması planlanıyor. RASAT uydu

There are satellite duty computer named BİLGE and flight software run on that, image processing modul named GEZGİN and x-band communication module named TREKS on the RASAT mainly. With placing RASAT, has 7,5 meter black white and 15 meter multi-band imaging ability and approximately 100 kg weight, to orbit, satellite systems developed and designed by Turkiye will be tested in space and will have gain flight history by working successfully. It is possible these systems to be used in following domestic satellite and space projects... Thanks to this, Turkiye will take firm steps on following bigger satellite and space projects with experience gained by RASAT project. It is estimated that function life of RASAT will be 3 years and the optical images gathered by RASAT is planned to be used for city planning, forestry, agriculture, disaster management and similar purposes. Is is aimed

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

49


TD HABER platformunun gelecek nesil Türk uydu görevleri için ve uzayda çalışmak üzere geliştirilecek askeri ve bilimsel amaçlı sistemler için bir test ve doğrulama aracı olarak kullanılmaya devam etmesi amaçlanıyor. HABERLEŞME TESTLERİ YAPILDI TÜBİTAK UZAY Tesislerinde RASAT uydusunun tüm modül üretim ve testlerinin başarıyla tamamlanmasının ardından uydu entegrasyonu gerçekleştirildi. Uydunun işlevsel testleri ve sistem seviyesi testleri de TÜBİTAK UZAY tesislerinde yapıldı. Uydu uzayda iken yapılacak kablosuz haberleşmenin yerdeki denemeleri ise, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) Hacettepe Üniversitesi Yerleşkesi’nde yer alan Piyasa Gözetim Laboratuarı’nda başarıyla gerçekleştirildi. Uydu üretim ve test çalışmalarına paralel olarak fırlatma hizmeti alımı için ihale çalışmaları da yürütülerek Ağustos 2009 tarihinde ihaleyi kazanan firmayla sözleşme imzalandı. Sözleşmenin imzalanmasını takiben fırlatma hazırlık sürecine başlandı. İTO: YENİ TEKNOLOJİYE GEÇİŞİN MÜJDECİSİ İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, ilk yerli gözlem uydusu RASAT’ın fırlatılmasının ardından gelen ilk sinyali, Türkiye’nin yüksek teknolojiye geçişinin müjdecisi olduğunu bildirdi. Yalçıntaş, konuya ilişkin yazılı açıklamasında, Türkiye’nin gelişmiş ülkeler seviyesi olan kişi başı milli gelirde 15 bin dolara çıkmasının yolunun yüksek katma değerli teknoloji üretiminden geçtiğini belirterek, “Yerli gözlem uydusu, bağımsızlıktır, özgürlüktür, kimseye muhtaç olmamaktır. RASAT’tan gelen ilk sinyal, Türkiye’nin yüksek teknolojiye geçişinin müjdecisidir. Dünyada çok az ülke bu teknolojiye sahiptir. İlk sinyaller, geleceğe doğru atılacak ilk adımların ayak sesidir” ifadelerini kullandı. Uydunun şehir bölge planlama, ormancılık, tarım, afet yönetimi ve benzeri amaçlarla kullanılacağını hatırlatan Yalçıntaş, RASAT’ın Türkiye ekonomisinin katma değerli üretimine etkilerinin büyük olacağını, Türkiye’nin bu uyduyu üreterek kendi potansiyelinin farkına vardığını kaydetti. Savunma teknolojilerinde elde edilen başarının, özel sektöre ve Türkiye’nin milli gelirine de doğrudan yansıyacağını ifade eden Yalçıntaş, İTO’nun Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile gerçekleştirdiği Teknopark İstanbul Projesiyle, bugün RASAT ile gururlandıkları tablonun çok daha fazlasını yaşama arzusunda olduklarını belirtti.

50

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

RASAT to use as test and recognition device for new generation Turkish satellite duties of satellite platform and military, scientific-purpose systems which will be developed to run in space. COMMUNICATON TESTS ARE DONE Satellite integration carried out after whole module manufacturing and tests of RASAT satellite were completed successfully in TÜBİTAK UZAY Facility. Functional tests and system tests of the satellite were also in TÜBİTAK UZAY Facility. Tests of wireless communication which will make when the satellite in the space, was made successfully in Market Observation Laboratory of Information and Communication Technologies Authority (ICTA) in Hacettepe University Facility. Studies for launch service procurement were carried out in parallel with manufacturing and test studies of the satellite and agreement was signed with successful tendered at August, 2009. Launch preparation process is started after agreement was signed. ITO: PRECURSOR OF TRANSITION TO NEW TECHNOLOGY Istanbul Chamber of Commerce (ITO) Chairman Murat Yalçıntaş stated that first signal of first domestic observation satellite RASAT after launch is precursor of transition to new technologies. In the written statement, Yalçıntaş stated that to increase per capita income of Turkiye to 15 thousand dollars which is the level of developed countries, high added value technologies must be developed. Yalçıntaş said: “Domestic earth observation satellite is independency, freedom, self sufficiency. First signal of RASAT is precursor of Turkiye to transition to new technologies. Too few countries have this technology in the world. First signals footfall of step which is taken toward future. “Yalçıntaş mentioned that the satellite will be used for city planning, forestry, agriculture, disaster management and similar purposes and stated that RASAT will have strong effect to added value manufacturing of Turkish economy and Turkiye has noticed its own potential by manufacturing this satellite. Achievement in defense technology will reflect directly to private sector and national revenue of Turkiye. Yalçıntaş expressed that they want to experience much more than proud of RASAT, with Teknopark Istanbul Project which is carried out ITO and Defense Industry Undersecretary.


TD HABER

TÜBİTAK’TAN “ICTurkey 2011” ETKİNLİĞİ “ULUSLARARASI PROJE PAZARI” TOPLANIYOR “ICTurkey 2011” event by TÜBİTAK “INTERNATIONAL PROJECT MARKET” WILL BE GATHERED

T

T

ürkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), “ICTurkey 2011” etkinliği düzenliyor. “Uluslararası Proje Pazarı” adı verilen etkinlik 27 Eylül’de İstanbul’da gerçekleşecek. TÜBİTAK Başkanı Nükhet Yetiş ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün katılacağı etkinlikte, uluslararası alandaki Ar-Ge işbirlikleri ele alınacak. Etkinlikte, AB’den gelecek proje ortakları ile Türk araştırmacılar arasında yüz yüze görüşme imkanı da yaratılacak.

he Scientific and Technological Research Council of Turkiye (TÜBİTAK) organize event of “ICTurkey 2011”. The event named “International Project Market” will held at September, 27 in Istanbul. Chairman of TÜBİTAK Nükhet Yetiş and Science, Industry and Technology Minister Nihat Ergün will join to the event where R&D collaborations in international area will be discussed. There will be also opportunity of face to face meeting between project partners from EU and Turkish researchers.

TÜBİTAK’tan verilen bilgiye göre, ICTurkey 2011 Uluslararası Proje Pazarı etkinliği, 27 Eylül 2011 tarihinde İstanbul’da Ceylan InterContinental Otel’de düzenlenecek. TÜBİTAK duyurusuna göre, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında düzenlenecek olan proje pazarının amacı, söz konusu alandaki araştırmacılar ve sanayi temsilcileri için AB’nin en önemli destek programı olan 7. Çerçeve Programı’nın fırsatları hakkında bilgi vermek. Programla, şirketler arasında Ar-Ge işbirliklerinin güçlendirilmesi de sağlanacak. ICTurkey 2011 proje pazarı etkinliğine yurt içinden ve yurt dışından 200’den fazla katılımcının katılması bekleniyor. Etkinlikte, “Anahtar Bilgi ve İletişim Teknolojileri Araştırmaları, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Desteği ile Çözülebilecek Sosyal Problemler, KOBİ Yararına Araştırmalar, Kamu-Özel Ortaklıkları, Enerji Verimli Binalar, Geleceğin Fabrikaları ve Çevre Dostu Araçlar” konuları ele alınacak. Etkinlik, katılımcıların çalışma konularına göre seçebilecekleri paralel oturumlar şeklinde organize edildi. Proje pazarında Avrupa’dan davet edilecek başarılı proje ortakları ile Türk araştırmacılar arasında Ar-Ge işbirliği geliştirmeye yönelik yüz yüze görüşme fırsatı da sunulacak.

According to information taken from TÜBİTAK, the event of ICTurkey 2011 International Project Market will held at September, 27 2011 at Ceylan Intercontinental Hotel in Istanbul. According to announcement of TÜBİTAK, purpose of project market, will be organized in the field of information and communication technologies, giving information about opportunities of 7th Framework Programme which is one of the most important support programme for researchers in related field and industry representatives. Strengthen to R&D collaboration between companies will be provided. It is expected that more than 200 domestic and foreign participant will join to ICTurkey 2011 project market event. Issues of “ Key Information and Communication Technologies Research, Social Problems can be Solved with Support of Information and Communication Technologies, Research for SMEs, Public-Private Collaboration, Energy Efficient Structures, Factories of the Future and Environment Friendly Vehicles” will be discussed. The event organized in the manner that parallel sessions can be chosen by participants according to work item. There will be opportunities of face to face meeting for successful project partners, will be invited from Europe, and Turkish researchers intended for develop R&D collaboration at the project market.

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

51


E-MAK@LE

“MOBİL İMZA DEDİKLERİ…” “WHAT THEY CALL THE MOBILE SIGNATURE…”

Muzaffer Yıldırım Merhaba Sevgili Dostlar,

muzaffer.yildirim@ega.com.tr

Piyasalarda hem yaz tatilleri hem de Ramazan nedeniyle tam bir rehavet rüzgârı esiyor. Ancak bayram sonrası özellikle Doküman Yönetim Sistemi projelerinin canlanacağı kesin. Özellikle gelecek yıl Doküman Yönetim Sistemi projelerinde patlama olacağı herkes tarafından konuşuluyor. Elbette bu dönemde Kurumsal Mühür (elektronik mühür), Kurumlararası yazışma, KEP (Kayıtlı Elektronik Posta Sistemi), Elektronik Ortamda Yazışma Usulleri gibi konuların da helledilmesi gerekiyor. Bu konularda henüz kayda değer gelişme yok, oldukça sizlerle paylaşacağım. Bu ay sizlerle son zamanlarda mobil imza konusunda rastladığım en açıklayıcı yazılardan birini paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz elektronik ve mobil imza ıslak imzaya eşdeğer ve cep telefonu SIM kartı kullanılarak atılan imzaya mobil imza deniyor. Evrak üzerinden elektro-

Hello dearest friends, Due to both the summer holidays and the Ramadan, there is a dominant drowsiness in the markets. But certainly there will be a recovery especially in the Document Management System projects after the Ramadan. It’s believed by everyone that there will be a boom in the Document Management System projects particularly next year. Certainly, some issues like Corporate Seal (electronic seal), inter-institutional correspondence, Registered Electronic Mail System, Electronic Correspondence Procedures, should be resolved in this process. There isn’t any remarkable improvement for these issues; when there’s, I’ll share it with you.This month, I want to share with you an article on mobile signature, one of the most explanatory ones I’ve met recently. As you know, electronic and mobile signatures are equivalents of wet signature, and the one put on by using the SIM card of mobile phone is called the mobile signature. They are indistinguishable on the document; but there are differences between them in terms of technical and usage factors.

52

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


nik ya da mobil imza ile mi atıldığını tespit etmek mümkün değil ama ikisi arasında teknik ve kullanım açısından farklar var. Gelecek aylardaki yazılarımda elektronik ve mobil imza arasındaki farkları kıyaslayarak anlatacağım ama bu ay mobil imzayı her yönüyle anlatan Kenan Mehmetzade’nin haberini sizlerle paylaşmak istiyorum : “İnternetin yaygınlaşması, elle yapılan birçok işlemi bilgisayar ve cep telefonuna taşıdı. Islak imzanın yerini elektronik ortamda belgeleri onaylamaya imkân tanıyan mobil imza almaya başladı. Söz konusu uygulama, mobil telefon ile birçok işlemin tek şifre ile yapılmasını sağlıyor. Türkiye’de yaklaşık 60 bin mobil imza sahibi bulunuyor. Aboneler, yılda 5 milyondan fazla ıslak imza yerine artık bu hizmeti tercih ediyor. Mobil imza, kişinin ıslak imza atarmış gibi elektronik ortamlarda kimliğini kolayca kanıtlayabildiği bir hizmet. Islak imzanın yerine belgelerin elektronik ortamda imzalanmasına imkân tanıyan e-imza’ya alternatif olarak çıkan mobil imza ile bankacılık, bilişim, e-ticaret, finans, kamu ve yayıncılık gibi alanlarda güvenli yollarla işlem yapılmasını sağlıyor. E-imza kullanımı için bilgisayar, bilgisayara bağlı kart okuyucu ve uygun yazılım gerekirken, mobil imza için cep telefonları yeterli. Birçok banka hesabı olan kişiler, bu hesapların şifresini aklında tutmakta zorluk çekiyor, onun için bu şifreleri bir yere kaydediyor. Bu da şifrelerin başkaları tarafından çalınma ihtimalini artırıyor. Oysa banka ve diğer kurumlardaki hesaplarını mobil imza ile entegre eden kişiler, sadece bu uygulama için belirledikleri tek şifre ile tüm hesaplarına erişim sağlayabiliyor. Mobil imzanın şirketlere de faydası var. Şirketler mobil imza servisini iş akışlarına entegre ederek, ıslak imza gerektiren süreçlerini elektronik ortama taşıyarak, onay vermesi gereken kişilerin kurum dışında olması sebebiyle işler bekletilmiyor. Sahada çalışan bayiler dokümanları mobil imza ile imzalıyor, evrak yönetim süreci dijital ortama taşınıyor. Ayrıca, söz konusu uygulamayla firmalara siparişler verilebiliyor, alışveriş yapılabiliyor. Mobil İmza için özel üretilen 128K SIM kartlar sertifikada yer alan müşteri bilgilerini doğrulamaya yarayan imza oluşturma bilgisini içeriyor. SIM kart içerisinde taşınan imza oluşturma bilgileri kopyalanamıyor; karttan çıkartılamıyor. Serviste abonenin cep telefonu ve GSM şebekesi arasında gidip gelen mesajlar, SMS mesajlarından farklı olarak SIM kart üzerinde saklanmıyor ve kaydedilmiyor. Aynı hat ile sadece bir Mobil İmza servis aboneliği alınabiliyor. Turkcell Kurumsal Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Selin Kocabaş, mobil imza uygulamasını aktif olarak 50 bin abonelerinin kullandığını söyledi. 2010 yı-

I’ll compare and write about the differences between electronic and mobile signature in the next months; but this month I want to share the reports of Kenan Mehmetzade, who explains the mobile signature from all aspects, with you: “Proliferation of internet transferred many manual transactions to computers and mobile phones. Wet signature is replaced by mobile signature which allows the documents be signed in electronic media. The aforesaid application makes it possible to do many transactions via mobile phone with a single password. There are almost 60 thousand mobile signatory in Türkiye. Subscribers now prefer this service instead of wet signatures, more than 5 million per year. The person can easily prove his identity in electronic media by mobile signature, just as using a wet signature. Mobile signature, which allows signing documents in electronic media and which is seen as an alternative to e-signature, enables us to do transactions of banking, informatics, e-commerce, finance, public and publishing, safely. In order to use mobile signature having a mobile phone is enough, whereas you need a computer, a card reader connected to the computer, and the appropriate software to use e-signature. Many people with bank accounts have difficulty in keeping their passwords in mind, so they save these passwords somewhere. This also increases the possibility of these passwords to be stolen by others. However, persons, who integrate their account in the banks and other institutions with mobile signature, can get access to all of their accounts only with a single password which they determine for this application. Companies benefit from the mobile signature, too. When the companies integrate the mobile signature service to their work-flow, they transfer the processes which require wet signature, to electronic media; therefore transactions are not retained because that the persons to confirm the document are outside the institution. Dealers working in the field sign the documents by mobile signature, and the document management process is transferred to digital media. In addition, it is possible to make orders to the companies and to shop via the application concerned. 128K SIM cards, which are specially produced for Mobile Signature, contain the signature authoring information to verify customer information. The signature authoring information in the SIM card cannot be copied, or removed from the card. Different from the SMS messages, sent and received messages between the subscriber’s mobile phone and the GSM network are not kept and saved on the SIM card. Only one Mobile Signature service subscription is allowed through one line. Selin Kocabaş, Deputy Director General of Turkcell Corporate Services,

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

53


E-MAK@LE

lında 3,6 milyon, 2011’in ilk 6 ayında ise 2,7 milyon imzalama işlemi yapıldığını söyleyen Kocabaş, yılsonunda bu rakamın 5 milyonu geçmesini beklediklerini dile getirdi. Turkcell Mobil İmza servisi kullanıma girdiğinden bu yana yapılan imzalama işlemi ise 10 milyonu geçti. Kocabaş, Turkcell olarak bu hizmet için 3 milyon TL yatırım yaptıklarını söyledi. Avea Ürün Pazarlama Direktörü Attila Algan ise e-devlet projelerinin hayata geçişi ile son dönemde hem kurumsal hem bireysel abonelerinin büyük ilgi gösterdiğini kaydetti. Kamu personeli için oluşan mobil imza servisi taleplerini karşılamak üzere, Kamu Sertifikasyon Merkezi projesi üzerinde çalıştıklarını söyleyen Atılgan, Avea mobil imzanın mevcut durumda 37 kurumda kullanılabildiğini aktardı. Turkcell ve Avea’nın verdiği hizmeti Vodafone şimdilik vermiyor. Şirket sözcüsüne göre Vodafone müşterileri bir süre daha bekleyecek. Turkcell’in 13, Avea’nın ise 8 banka mobil imza hizmeti anlaşması var. Avea’da sadece faturalı aboneler bu hizmeti aylık 4,85 TL’ye kullanırken, Turkcell faturalı aboneler ayda 5 TL’ye, ön ödemeliler ise haftada 1,5 TL’ye hizmetten yararlanabiliyor. Mobil imza yurtdışında da kullanılabiliyor ama servis kullanımı sırasında yapılacak mesajlaşmalar için bulunan ülke operatörüne farklı ücret ödemesi gerekebilir. Sertifikaları, Turkcell e-Güven, Avea ise Türktrust şirketi gibi nitelikli elektronik sertifika vermeye yetkili kurumlarca sağlanıyor. Mobil imza ile pek çok bankanın internet, wap sitesi ve ATM’lerinde işlem yapılabiliyor, para çekilebiliyor. Bazı belediyelerde mobil imza ile evlilik başvurusu, bilgi edinme, Emlak Vergisi, işyeri ruhsat başvurusu, imar durumu, arsa beyanı, ihale başvurusu gibi işlemleri de yapmak mümkün. SSK hizmet dökümü, adliyelerdeki davalarla ilgili bilgi alma, işsizlik ödeneği başvurusu da yine mobil imza ile gerçekleşebiliyor. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı sınav yeri ve sonuçlarına ulaşma, askerlikle ilgili sevk bilgilerini öğrenme, gümrük beyanı, vergi işlemleri, patent başvurusu, EPDK, bankacılık işlemleri, Ulusal Yargı Ağı Portalı’na girişlerde de kullanılıyor.” Sevgili Dostlar, bu ay sizlerle paylaşmak istediğim diğer bir haber de e-devlet çalışmalarında geldiğimiz durumu kıyaslamalı olarak anlatan, DPT (Devlet Planlama Teşkilatı, yeni adıyla Kalkınma Bakanlığı) tarafından yayımlanan Bilgi Toplumu İstatistikleri ile ilgili. Yusuf Çağlayan’ın haberini paylaşıyorum : “Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşüm sürecinde kat edilen mesafeyi göstermeyi ve gelinen aşamayı ortaya koymayı amaçlayan Bilgi Toplumu İstatistikleri yayınının üçüncüsü Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Bilgi Toplumu Dairesi tarafından yayımlandı. Hazırlanan çalışmada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve diğer kamu kurumları tarafından üretilen veriler ile Birleşmiş Milletler e-Devlet Araştırması, Dünya Ekonomi Forumu Ağ Hazırlık Endeksi gibi araştırmalara da yer veriliyor. Yayında ortaya çıkan en ilginç sonuçların başında ise elektronik ortamda sunulan hizmetler açısından Türkiye’nin AB ortalamasının üstünde olmasına karşın bu hizmetlerin vatandaşlar tarafından kullanımının düşük olması geliyor. Kullanımın bu denli düşük olmasının temelinde ise Türkiye’de bilgisayar okuryazarlığı ve genişbant internet kullanımının düşük olması yatıyor. Bilgi Toplumu İstatistikleri yayınında yer alan

54

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

said that 50 thousand of their subscribers used mobile signature application actively. As Kocabaş reported, the number of the signing transactions was 3,6 million in 2010, and 2,7 million in the first 6 months of 2011. She noted that they expected this number to pass 5 million at the end of the year. Total number of the signing transactions since Turkcell began using the Mobile Signature service has passed 10 million. Kocabaş stated that they, as Turkcell, made an investment of 3 million TL for this service. On the other hand, Attila Algan, Product Marketing Director of Avea, noted that that this application attracted attention of both the corporate and the individual subscribers recently, with the realization of e-government projects. Stating that they have been working on Public Certification Center project to meet the demand of mobile signature service for public personnel, Algan remarked that Avea mobile signature is available for use in 37 institutions currently. Vodafone doesn’t provide this service which is provided by Turkcell and Avea, yet. According to company spokesman, Vodafone customers will wait a while longer. Turkcell has mobile signature service contracts with 13 banks and Avea has with 8. While only the postpaid subscribers can use this service in Avea for 4,85 TL per month, the postpaid subscribers of Turkcell can use this service for 5 TL per month, and the prepaid subscribers for 1,5 TL per week. Mobile signature can also be used abroad. But another charge may be paid to the other country’s operator for the messaging during the usage of the service. The certificates are provided by e-Güven to Turkcell and by Türktrust to Avea, both of which are high qualified institutions, authorized to issue electronic certificates. You can do transactions via web-sites, wap-sites and ATMs of many banks and draw money with your mobile signature. It’s also possible to do the transactions such as marriage application, information, Real Estate Tax, business license application, zoning status, declaration of land, and application of tender in some municipalities by mobile signature. Social Security Institution service scheme, getting information about the legal cases, application for unemployment compensation are some of the other transactions which can be realized via mobile signature, too. In addition, it is also used for getting information from Ministry of Education about place and results of examinations, checking information about conscription, customs declaration, tax treatments, patent applications, transactions of Energy Market Regulatory Authority, banking transactions, and access to the National Judicial Network Portal.” Dear Friends, another report I want to share with you this month is about the Information Society Statistics, published by The State Planning Organization (with its new name The Ministry of Development), that explains the present situation in e-government works comparatively. I cite the report of Yusuf Çağlayan: “The third of Information Society Statistics publications, aiming to show the distance covered during the process of Türkiye’s transformation into information society and to reveal the present stage, has been published by the Information Society Department of the State Planning Organization (SPO). In the study prepared, as well as the data produced by Turkey Statistical Institute (TSI) and other public institutions, some other researches like the United Nations e-Government Survey and World Economic Forum Network Readiness Index are also included. The most interesting problem revealed


bilgilere göre Türkiye’de internet kullanım oranı son üç ayda yüzde 37,6’ya ulaşmasına karşın AB ortalamasının oldukça gerisinde kalıyor. Bu dönemde düzenli internet kullanımı AB-25 ortalaması yüzde 67 olarak gerçekleşti. Düzenli internet kullanımı açısından bazı ülkelerdeki oranlar ise şöyle: İzlanda yüzde 92, İngiltere yüzde 80, İtalya yüzde 48, Yunanistan yüzde 41 ve Romanya yüzde 34... Benzer şekilde hanelerde genişbant internet sahipliği ülkemizde yüzde 33,8 iken AB-15 ve AB-25 için bu oranlar sırasıyla yüzde 64 ve yüzde 63 olarak gerçekleşti. Avrupa Birliği tarafından izlenen ve “her gün veya haftada en az bir defa internet kullandığını beyan edenlerin oranı” anlamına gelen düzenli internet kullanım oranı 2010 yılında yüzde 33,3 olarak gerçekleşirken bu oran internet kullanıcılarının yüzde 88,5’ine karşılık geliyor. Hizmetlerin elektronik ortamda sunumunda Türkiye yüzde 89’luk bir oranla yüzde 82 olan AB ortalamasının üstünde yer alıyor. Türkiye, hizmetlerin elektronik ortamda sunumu sıralamasında, ölçümü yapılan 32 ülke arasında 17. sırada yer alırken hizmetlerin olgunluk düzeyi ise yüzde 91 oranında gerçekleşiyor. Yapılan araştırmalara göre e-devlet hizmetlerinin iş dünyasına dönük olgunluğu yüzde 100 oranında olurken AB ortalaması yüzde 94 oldu. Vatandaşa dönük hizmetlerin olgunluğu ise yüzde 85 oranında iken AB ortalaması yüzde 87 oranında gerçekleşti. e-Devlet hizmetlerinin AB’ye göre geçer not aldığı bir başka konu ise e-hizmetlerinin kullanıcı deneyimi oldu. Türkiye’nin e-hizmetleri, kullanıcı deneyimi değerlendirmesinde yüzde 80, kullanıcı memnuniyeti değerlendirmesinde ise yüzde 100 oranları elde edildi. AB ortalaması ise yüzde 79 olarak gerçekleşti. e-Hizmetler kullanıcı deneyimi endeksi aşağıdaki unsurlardan oluşuyor:

in the study is that although Türkiye is above EU average in terms of services offered in electronic media, use of these services by citizens is lower. The reason underlying such a low level of use is the law computer literacy and law use of broadband internet. According to the information in Information Society Statistics publications, computer usage rate in Türkiye has reached 37,6% in the last three months; this number is far below the EU average yet. During the same period, the EU-25 average of regular use of internet has been 67%. Rates of regular use of internet in some countries are as follows: 92% in Iceland, 80% in Britain, 48% in Italy, 41% in Greece and 34% in Romania… Similarly, the rate of broadband internet at home in our country is 33,8%, while the rates for this have been 64%in EU-15 and 63% for EU-25. The rate of regular use of internet, which means the rate of people followed by European Union and declaring “to use internet everyday or once a week at least”, was 33,3% in 2010. This rate corresponds to the 88,5% of internet users. In terms of the delivery of services in electronic media, Türkiye is above EU average of 82% with its rate of 89%. In the world ranking of the delivery of services in electronic media, Türkiye is declared to be at the 17th rank from 32 countries measured, and the maturity level of services to be 91%.According to the researches, the maturity level of e-government transactions for business is 100%, while the EU average is 94%. On the other hand, the maturity level of e-government transactions for citizens is 85%, while the EU average is 87%. Another issue that e-Government services got a passing grade is the user experience of e-services. Türkiye’s eservices have reached the rates of 80% in the evaluation of user experience and 100% in the evaluation of user satisfaction, whereas the EU average has been 79%. E-Services user experience index consists of the following elements: - Transparency in the Service Delivery: 89% (EU average is 52%)

- Hizmet sunumunda şeffaflık: Yüzde 89 (AB ortalaması 52) - Çoklu kanallardan hizmet sunumu: Yüzde 90 (AB ortalaması 88)

- Service Delivery through multiple channels: 90% (EU average is 88%) - Privacy and information security: 78% (EU average is 90%

- Mahremiyet ve bilgi güvenliği: Yüzde 78 (AB ortalaması 90) - Kullanım kolaylığı: Yüzde 94 (AB ortalaması 80)

- Ease of use: 94% (EU average is 80%) In comparison with the individuals, enterprises use the electronic services provided, more.

Bireylerin aksine girişimler sunulan elektronik hizmetleri daha fazla kullanıyor. DPT Bilgi Toplumu Dairesi tarafından hazırlanan Bilgi Toplumu İstatistikleri 2011 yayınında bireylerin ve girişimcilerin kamuyla işlemlerinde interneti kullanma oranlarının sınırlı düzeyde artış gösterdiği görülmekte, ancak girişimcilerin bireylere nazaran kamu ile elektronik ortamda daha yoğun iletişim içerisinde oldukları ortaya konuyor. 2010 yılında bireylerin kurumlarla iletişimde interneti kullanım oranı yüzde 27,2, 2009 yılında girişimcilerin aynı amaçla kullanım oranı ise yüzde 72,8.”

According to the Information Society Statistics publication 2011, prepared by the Information Society Department of the State Planning Organization (SPO), the rates of internet usage in public transactions by individuals and enterprises have showed a limited increase. However, enterprises have a more intense communication with public in electronic media, when compared to individuals.The rate of internet usage by individuals with the purpose of communication with institutions was 27,2% in 2010, whereas the rate of internet usage by enterprises for the same reasons was 72,8% in 2009.

Sevgili Dostlar, bu aylık bu kadar. Herkesin Ramazan Bayramını en içten dileklerimle kutluyorum. Gelecek ay görüşmek dileğiyle, sağlıcakla kalın…

Dear friends, that’s all about it for this month. I celebrate your Ramadan with my best wishes. See you next month, take care of yourself...

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

55


TD HABER

BTK, EGE BÖLGESİ’NDEKİ BAZ İSTASYONLARININ %90’INI DENETLEDİ ICTA COMPLETED THE AUDIT OF 90 % OF BASE STATIONS IN AEGEAN REGION

M

B

Günümüzün en önemli teknolojileri arasında yer alan mobil teknolojilerin altyapısını oluşturan baz istasyonları konusunda denetimler Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından sürdürülüyor. Gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında sürdürülen uzun araştırmalar sonucunda baz istasyonlarına ilişkin limit değerler Uluslararası Non-İyonize Radyasyondan Korunma Komisyonu (ICNIRP) tarafından belirleniyor. ICNIRP tarafından belirlenen limit değerler 41 V/M iken Türkiye’de bu değer daha güvenli olması açısından 10 V/M belirlendi. BEYDOĞAN: “DENETLEMELER YÜZDE 90’I GEÇTİ”

Base stations create the infrastructure of mobile technologies which are among the most important technologies today. Audits of base stations are maintained by Information and Communication Technology Authority. As a result of extensive researches conducted both nationally and abroad, the limit values ​​of the base stations are determined by International Commission on Non-Ionizing Radiation Protection (ICNIRP). While the limit value determined by ICNIRP ​​is 41 V/M, this value is determined as 10 V/M in Türkiye in order to be more secure.

obil haberleşmenin vazgeçilmez unsuru olan baz istasyonları, elektronik haberleşme, internet, GPS, navigasyon, hasta takip, görüntülü haberleşme, araç takip sistemleri, pos makineleri, dijital TV ve radyo yayıncılığı gibi birçok iletişim ve tıbbi alanlarla ilgili teknolojik altyapıyı sağlıyor.

Baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik dalgaların limit değerleri, insan sağlığı ve çevreye etkisi gözetilerek belirleniyor. Dünyada 41 V/M olan bu limit değer, Türkiye’de 10 V/M olarak uygulanıyor. BTK İkinci Başkanı Ayhan Beydoğan, Ege Bölgesi baz istasyonu raporuna göre ölçüm değerlerinin limit değer olan 10 V/M’nin de altında gerçekleştiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Mobil teknolojilerin hayatımızdaki yerini her geçen gün artırırken mobil iletişimin temel unsuru olan baz istasyonları da Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından sıkı bir biçimde denetleniyor. BTK tarafından

56

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

ase stations, as an essential element of mobile communication,provide the technological infrastructure in many communications and medical fields, such as electronic communications, internet, GPS, navigation, patient monitoring, video communications, vehicle tracking systems, POS machines, digital TV and radio broadcasting.

BEYDOĞAN: “90 percent of the AUDITs COMPLETED” Limit values ​​of electromagnetic waves emitted by base stations are determined by considering the effect on human health and the environment. While this limit is 41 V/M in the world, it is 10 V/M in Türkiye. Noting that measurement values ​​are under the limit value of 10 V/M according to the Aegean Region base station report, Ayhan Beydoğan, Vice President of ICTA, said: “As mobile technologies become widespread each passing day, base stations, which are the basic element of mobile communi-


Ege Bölgesi’nde denetlenen baz istasyonlarının oranı yüzde 90’ı geçti. Yapılan ölçümlerde baz istasyonlarının yüzde 90 oranında 1-4 V/M arasında değer ölçüldü.” ÖZEREN: “EN GÜVENİLİR ÜLKEYİZ” Teknoloji Bilgilendirme Platformu Başkanı Serhat Özeren, Türkiye’nin dünyada cep telefonu şebeke standartları en yüksek ve güvenli beş ülkeden biri olarak gösterildiğini belirterek, “Tüm dünyada kullanılan teknoloji aynıdır. Bunu diğer ülkelere gittiğimizde cep telefonlarımızı kullanabilmemizden anlayabiliriz. Dünyada 300’e yakın ülkede, 900’ü aşan sayıda operatör tarafından verilen cep telefonu hizmetini, 5 milyara yakın insan kullanıyor” diye konuştu. Özeren, baz istasyonlarının dünyada en çok denetim uygulayan ülkeler arasında Türkiye’nin ilk sıralarda yer aldığını da sözlerine ekledi.    DÜNYADA BAZ İSTASYONLARI Türkiye’de BTK tarafından belirlenen 10 V/m sınır değeri ise Avrupa Birliği ülkeleri arasında en düşük limit değerler arasında yer alıyor. Baz istasyonlarının ülkelerin yüz ölçümlerine göre dağılımı, Almanya’da 140 bin, Fransa’da 100 bin, Türkiye’nin 7’de 1’i olan Danimarka’da ise 35 bin, Türkiye’de ise yaklaşık 45 bin adet baz istasyonu bulunuyor. Baz istasyonları için belirlenen limit değerler Almanya, Danimarka, Fransa gibi ülkelerde 41 V/m olarak uygulanırken, Türkiye’de ise 10V/m olarak uygulanıyor.  

cation, are strictly audited by ICTA. ICTA audited more than 90 percent of the base stations in the Aegean region. The measured value is 1-4 V / M in 90 percent of base stations.” ÖZEREN: “WE ARE THE MOST RELIABLE COUNTRY” Serhat Özeren, Head of Information Technology Platform, noted that Türkiye is among the top five countries that have the most advanced and secure mobile phone network all over the world and continued his words as follows: “The technology is the same all over the world. When we go abroad, we can use our mobile phones. Up to 5 billion people are using mobile phone service provided by more than 900 operators in around 300 countries around the world. He also underlined that Türkiye takes place near the top in terms of auditions of base stations in the world. BASE STATIONS IN THE WORLD 10 V/m determined by ICTA in Türkiye is among the lowest limit values in the European Union countries. When the distribution of base stations according to the countries, it is seen that there are 140 thousand base stations in Germany, 100 thousand in France and 35 thousand in Denmark, which is smaller 7 times than Türkiye. On the other hand, there are around 45 thousand base stations

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

57


TD HABER EGE BÖLGESİ RAPORU BTK’nın 2011 yılı Nisan ayı verilerine göre Ege Bölgesi’nde 3.496 baz istasyonunun 3.148 adedi denetlendi. Yapılan ölçümlerde 1-4 V/M olarak belirlenen değerler belirlenen limitin oldukça altında kaldığı dikkat çekti. Ege Bölgesi’nde yapılan ölçümlere göre il bazında durum şöyle: İZMİR Ege bölgesinde en fazla baz istasyonu sayısına sahip İzmir’de BTK verilerine göre güvenlik sertifikalandırmaları ve denetimi gerçekleştirilen aktif baz istasyonu sayısı 3783’e ulaştı. İzmir’deki aktif baz istasyonlarının yüzde 90’ının denetimi gerçekleştirildi. İzmir’de en yüksek değerler yüksek gerilim hatlarında çıkarken ildeki baz istasyonları değerleri 0,1 V/m ile 4 V/m arasında değişiyor. İzmir’de BTK tarafından belirlenen baz istasyonu sınır değeri olan 10 V/m’nin 4/1’i oranında ölçümler gerçekleştirildi.   ISPARTA BTK verilerine göre güvenlik sertifikalandırmaları ve denetimi gerçekleştirilen aktif baz istasyonlarının Isparta’daki sayısı 248’e ulaştı. Isparta’da aktif olan 275 adet baz istasyonunun yüzde 90,18’inin denetimi gerçekleştirildi.   AYDIN BTK verilerine göre güvenlik sertifikalandırmaları ve denetimi gerçekleştirilen aktif baz istasyonlarının Aydın’daki sayısı 714 oldu. Aktif olan baz istasyonlarının ise yüzde 90’ı denetlenirken BTK tarafından baz istasyonları için belirlenen sınır değerlerin çok altında ölçümler gerçekleştirildi.   Baz istasyonu değerleri dışında yüksek gerilim, radyo ve televizyon vericileri ve çevresel etkenlerden oluşan ölçümlerin de gerçekleştirildiği çalışmada en düşük değerler baz istasyonlarından çıktı. BTK’dan alınan bilgiye göre Aydın ilindeki en yüksek baz istasyonu değerleri BTK tarafından belirlenen 10 V/m olan sınır değerinin 4’te 1’ini geçmiyor. Buna göre Aydın’da ölçülen baz istasyonlarının değerleri 0,1 V/m ile 3 V/m arasında değişiyor.  DENİZLİ Denizli’de aktif olan baz istasyonu sayısı 590. Bunların yüzde 90’a tekabül eden 531 adedi denetlenerek, Denizli ilindeki en yüksek baz istasyonu değerlerinin BTK tarafından belirlenen limit değerlerin çok altında olduğu dikkat çekti.   MANİSA Manisa’da BTK tarafından denetimi gerçekleştirilen aktif baz istasyonu sayısı 553. Manisa ilinde toplam 614 adet ak-

58

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

in Türkiye. Limit values are 41 V/m in countries such as Germany, Denmark and France, but in Türkiye this value is 10V/m. AEGEAN REGION REPORT According to the data of ICTA in April of 2011, 3148 of 3496 base stations in the Aegean Region have been audited. Values determined as 1-4 V/M as ​​remained well below the specified limit. According to measurements in the Aegean Region, the situation is as follows on a provincial basis: İZMİR In Izmir with the maximum number of base stations in Aegean Region, the number of active base stations having security certification and audition has reached to 3783 according to the data of ICTA. Audition of 90 percent of these active base stations was completed in Izmir. While the highest values are observed in high-voltage lines, values are changing between 0.1 V/m and 4 V/m in İzmir. These values are one fourth of 10 V/m limit determined by ICTA. ISPARTA In Isparta, the number of active base stations having security certification and audition has reached to 248 according to the data of ICTA. Audition of 90.18 percent of these active base stations was completed. AYDIN ​​ In Aydın, the number of active base stations having security certification and audition has reached to 714 according to the data of ICTA. Audition of 90 percent of these active base stations was completed. Values measured in Aydın are well below the specified limit values determined by ICTA. In this research, certain factors are also measured apart from the values of base stations, such as high voltage, radio and television transmitters, and environmental factors. The lowest values are measured in base stations. According to the data of ICTA, the highest values measured in Aydın does not exceed one fourth of 10 V/m limit determined by ICTA. Accordingly, the values ​​measured in Aydın are changing between 0.1 V/m and 3 V/m DENIZLI In Denizli,the number of active base stations is 590.Audition of 90 percent of these active base stations was completed. According to the data of ICTA, the highest values measured in Denizli are well below 10 V/m limit determined by ICTA.


tif baz istasyonu bulunuyor. Bu demek oluyor ki Manisa’daki aktif baz istasyonlarının denetlenme oranı yüzde 90,07. BTK tarafından yapılan denetlemeler sonucunda Manisa’da BTK tarafından baz istasyonları için belirlenen sınır değerlerin çok altında ölçümler gerçekleştirildi. MUĞLA Muğla Ege Bölgesi’nde en fazla baz istasyonuna sahip il olarak toplam 1393 adet baz istasyonuna sahip. Muğla’da aktif olan baz istasyonlarının yüzde 90,02’si yani 1254 adedi BTK tarafından denetlendi. Denetlenen bu baz istasyonlarının BTK tarafından belirlenen limit değerlerin çok altında olduğu görülürken, en yüksek ölçümlere baz istasyonu değerleri dışında yüksek gerilim, radyo ve televizyon vericileri ve çevresel etkenlerden oluşan ölçümlerde rastlandı.   UŞAK Uşak’ta aktif olan 185 baz istasyonundan 167’si BTK tarafından denetlendi. Diğer bir deyişle, Uşak’ta yüzde 90,20 oranından denetim gerçekleştirildi. BTK tarafından gerçekleştirilen denetimler sonucunda aktif olan baz istasyonlarının BTK tarafından baz istasyonları için belirlenen sınır değerlerin çok altında olduğu gözlemlendi.

MANİSA In Manisa, 533 active base stations were audited by ICTA. There are 624 active base stations in total. This means that 90.07 percent of these active base stations were audited. According to the data of ICTA, the highest values measured in Manisa are well below 10 V/m limit determined by ICTA. MUĞLA There are 1393 base stations in Muğla. 90.02 percent of these active base stations (i.e. 1254 of them) were audited by ICTA. According to the data of ICTA, the highest values measured in Muğla are well below 10 V/m limit determined by ICTA. Apart from the values of base stations, the highest rates are measured in measurements including high voltage, radio and television transmitters, and environmental factors. UŞAK 167 of 185 active base stations are audited by ICTA. In other words, audit of 90.20 percent of was completed by ICTA. According to the data of ICTA, the highest values measured in Muğla are well below 10 V/m limit determined by ICTA.

BAZ İSTASYONU ÖLÇÜM RAPORU İl Adı

Sertifika Sayısı

Aktif İstasyon

Kontrol Edilen

Kontrol Oranı  (%)

İzmir

4945

4204

3783

90,00

Isparta

330

275

248

90,18

Aydın

828

714

643

90,06

Denizli

719

590

531

90,00

Manisa

718

614

553

90,07

Muğla

1746

1393

1254

90,02

Uşak

229

185

167

90,27

Bölge Toplamı

4240

3496

3148

90,05

BASE STATION MEASUREMENT REPORT Province

The Number of Certificate Active Base Station

Audited Base Station

The Rate of Audition  (%)

İzmir

4945

4204

3783

90,00

Isparta

330

275

248

90,18

Aydın

828

714

643

90,06

Denizli

719

590

531

90,00

Manisa

718

614

553

90,07

Muğla

1746

1393

1254

90,02

Uşak

229

185

167

90,27

Total

4240

3496

3148

90,05

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

59


TD HABER

YARGITAY “BAZ İSTASYONLARI ŞEHİR DIŞINA ÇIKAMAZ” DEDİ HIGH COURT SAID: “BASE STATITONS CAN’T BE MOVED TO UPTOWN”

B

ugüne kadar hep baz istasyonlarının şehir dışına taşınması yönünde karar alan Yargıtay’dan, içtihat oluşturacak yeni bir karar geldi. Konuyu bilimsel gerçeklere dayanarak izleyen Yargıtay, bu sefer “Baz istasyonları şehir dışına çıkamaz” dedi. Yargıtay kararında, baz istasyonlarının şehir dışına taşınması halinde cep telefonlarının çekmesi için daha fazla manyetik dalga yayılacağı belirtilerek, bunun da insan sağlığı için risk teşkil edeceğine karar verdi. Kararı değerlendiren BTK Başkanı Tayfun Acarer de bilimsel verilere göre karar alındığını belirterek, “Yargıtay’ın aldığı bu karar Anayasal hak olan haberleşmenin sürekliliği için örnek teşkil edecektir” dedi. Baz istasyonlarının şehir dışına taşınması konusundaki tartışmalara Yargıtay son noktayı koydu. Yargıtay 4. Dairesi, bir vatandaşın başvurusu üzerine sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle baz istasyonlarının kaldırılması yönünde karar alan Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını bozdu. Yargıtay kararında, baz istasyonlarının konuşma trafiğinin az olduğu kırsal alanlarda 35 km, şehir içinde ise 1-2 km’lik mesafe içinde hizmet veren elektromanyetik dalga alma ve gönderme işlemi yapan cihazlar olduğu belirtildi. Kararda, bina içleri ve alışveriş merkezleri gibi yerlerde kurulan baz istasyonlarının çıkış güçlerinin oldukça düşük olduğu aktarıldı.

A

new decision as common law was taken bu High Court which has took decision on direction of base stations to move uptown until today. High Court monitored the issue on this basis of scientific facts, said: “Base stations can’t be moved to uptown” this time. In the decision, High Court stated that in case of base stations to move uptown, mobile phones will have more electromagnetic field in order to have a signal and that will pose risk for human health. Chairman of ICTA Tayfun Acarer evaluated the issue and stated that the decision was taken on the basis of scientific facts and said: “The decision taken by High Court will be sample for continuity of communication which is the constitutional right.” High Court 4th Department finished the discussion about base stations to move uptown. High Court reversed the decision of Erzurum 2nd Court of First Instance which took a decision in direction of remove base stations on account of the fact that that is unhealthy. In the decision, High Court stated that base stations are electromagnetic wave send and receive devices which service in 35 km area where talking traffic less and 1-2 km area in intercity. In the decision, it is expressed that output power of base stations, installed in indoor such as building or shopping mall, is too low. MANY OF BASE IS REQUIRED AT CROWDED

KALABALIK YERLERDE ÇOK SAYIDA BAZ GEREKLİ Kararda, cep telefonlarının sağlıklı çalışabilmesi için baz istasyonlarına yakın olması gerektiği vurgulanırken, “Cep

60

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

In the decision, it is stated that in order to mobile phones work healthy, that must be closely with base stations and it is expressed as follows: “In order to mobile phones work


telefonlarının sağlıklı çalışabilmesi için baz istasyonlarının bal peteği benzeri şeklinde bir yapıda ve her bir peteğin içinde de en az bir baz istasyonunun kurulu bulunması gereklidir. Her baz istasyonu belirli sayıda abone konuşturabilir. Bu nedenle insanların yoğun yaşadığı yerlerde konuşma trafiğinin bir kesintiye uğramaksızın karşılanabilmesi için daha çok sayıda baz istasyonunun kurulması gerekmektedir” denildi. TAŞINIRSA MANYETİK DALGA ARTAR Baz istasyonlarının son dönemde tartışılan “konuşmaların yoğun olduğu şehir merkezlerinde şehir dışına çıkarılması” yönündeki önerileri değerlendiren Yargıtay, şehir dışına taşıma halinde hücresel yapının bozulacağına dikkat çekti. Yargıtay’ın kararında tartışmalara son nokta konulurken, “Baz istasyonunun şehir dışına çıkartılması halinde, hücresel yapı oluşturulamaması nedeni ile sinyallerin abonenin cep telefonuna ulaşabilmesi için çok yüksek elektromanyetik dalgalar oluşturması gerekecektir. Aynı zamanda kullanıcı cep telefonu da baz istasyonuna sinyali yeteri seviyede ulaştırabilmek için daha fazla güç kullanacağından daha fazla insanın daha fazla elektromanyetik alana maruz kalması kaçınılmaz olacaktır” denildi. BTK BAŞKANI ACARER: “BİLİMSEL VERİLERLE KARAR ALINDI” Yargıtay’ın bu son kararını değerlendiren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer de Yargıtay’ın bilimsel veriler ışığında son derece objektif kriterlere göre bir karar verdiğini ifade etti. Acarer, “Yargıtay’ın aldığı bu karar Anayasal hak olan haberleşmenin sürekliliği için örnek teşkil edecektir. Baz istasyonları Kurumumuzca denetleniyor ve izinleri tarafımızca veriliyor. Türkiye’de limit değerler, dünya uygulamalarının dört kat altında. Dünyada bu işi ciddiye alan birkaç ülkeden biriyiz” dedi.

healthy, base stations must have a structure like honeycomb and there must be installed base station at least in each honeycomb. Each base station make specific number of subscriber speaks. For this reason, more base stations have to be installed in order to meet talking traffic uninterrupted in area where densely populated.” IF MOVED, WILL HAVE MORE MAGNETIC FIELD High Court, evaluated suggestions in direction “to move city centers where talking traffic is so heavy” which has been discussed recently, emphasized that if base stations are moved uptown, cellular structure will breakdown. High Court finished the discussion and is stated as follows: “In case base stations are moved uptown, mobile phone need to have more electromagnetic field in order to signals to reach to mobile phone of subscribers because cellular structure can’t be provided. At the same time, mobile phone of subscriber will use more power in order to transmit signals to base stations at the sufficient level, more people to be exposed to more electromagnetic field will become unavoidable.” “CHAIRMAN OF ICTA TAYFUN ACARER: “THE DECISION WAS TAKEN ON THE BASIS OF SCIENTIFIC FACTS” Chairman of Information and Communication Technologies Authority (ICTA) Tayfun Acarer stated that High Court made a decision in consideration of scientific facts according to objective criteria. Acarer said: “The decision taken by High Court will be sample for continuity of communication which is the constitutional right. Base stations are inspected by us and certificate of that are given by us. Limit values in Turkiye are lower fourfold than world applications. We are one of few countries which mean this issue.”

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

61


TD HABER

BTK’DAN YETKİLENDİRME DÜZENLEMESİ AUTHORIZATION REGULATION BY ICTA

B

I

BTK, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği’ne dayanılarak hazırlanan “Elektronik Haberleşme Hizmet, Şebeke ve Altyapılarının Tanım, Kapsam ve Süreleri”, “Kullanım Hakkı Başvuru Formu” ve “Bildirim Formu”nda değişiklik yaptı. Buna göre, yetkilendirmeye başvurabilmek için başvuru sahibi şirketlerde aranacak bazı şartlar belirlendi. Bildirim veya bildirimle birlikte kullanım hakkı verilmesi suretiyle yetkilendirilmek için Kuruma başvuru yapan şirkette aranacak şartlar şu şekilde belirlendi:

ICTA made change on “Description, Scope and Period of Electronic Communication Service, Network and Infrastructure”, “Right of Use Application Form” and “Notification Form” which was prepared on the basis of Authorization Regulation related Electronic Communication Sector. According to this, some conditions which will be stipulated on applicant companies were determined. Conditions will be stipulated on applicant companies, by doing that giving notification or use right with notification, and are as follows:

ilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), elektronik haberleşme sektöründe yapılan yetkilendirme işlemlerinde düzenlemeye gitti. BTK’dan hizmet, şebeke ya da altyapıya yönelik yetkilendirme almak isteyen şirketler, belirlenen yeni şartlara uymak zorunda olacak. Bu koşulları zaman içinde yitiren şirketlere, belli bir süre verilecek. Süre sonunda ise yetkilendirme iptal edilecek.

FAALİYET ALANI SEKTÖRÜ KAPSAYACAK Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre, yalnızca yetkilendirmeye tabi faaliyetleri veya bununla birlikte yetkilendirme konusu hizmeti yerine getirirken gerekli veya ilgili olan cihaz satış, kurulum, bakım-onarım ve danışmanlık gibi faaliyetleri yürütmek üzere anonim veya limited şirket statüsünde kurulmuş olmak gerekiyor. Şirketin tescil ve ilan olduğu Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ana sözleşmesinde faaliyet alanı kapsamında “elektronik haberleşme hizmeti/

62

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

nformation and Communication Technologies Authority (ICTA) has made a regulation on authorizations in telecommunication sector. Companies which want to take authorization on service, network or infrastructure by ICTA, will have to follow determined conditions. An extension of time will be granted to companies which lose these conditions in the course of time. Authorization will be cancelled by the end of the time.

AREA OF ACTIVITY COVER THE SECTOR According to laws of Turkish Republic, it is need to establish at the status of joint or limited company in order to carry out activities such as consultancy, maintenance and repair, configuration, device sales related service which is subject of authorization, while offer a service and activities subject to license being granted. There is a condition that 1electronic communication service/ offering telecommunication service and/or establish and operate network


telekomünikasyon hizmeti sunulması ve/veya şebekesi veya altyapısı kurulup işletilmesi” ifadesine veya yetkilendirilmeyi talep ettiği elektronik haberleşme faaliyetine yer verilmiş olması şartı bulunuyor.

or infrastructure” have to be placed in the scope of area of activity on the main agreement in Commercial Registry Gazette which the company was registered or electronic communication activity which was requested for authorization have to be placed.

TERÖR ŞARTI TERROR CONDITION Şirket hisselerinden en az yüzde beşine sahip ortaklar ve tüzel kişiliği idare ve temsile yetkili kişilerin, Türk Ceza Kanununda sayılan Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ve Terörle Mücadele Kanununda yazılı suçlardan hürriyeti bağlayıcı ceza ile hüküm giymiş olmaması gerekiyor. Bu kişilerin taksirli suçlar hariç olmak üzere affa uğramış olsa dahi, Bankalar Kanununun ve Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine muhalefet, yahut basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, hileli iflas ve konkordato, kaçakçılık suçları, resmi ihale ve alım-satımlara fesat karıştırma, kara para aklama, vergi kaçakçılığı veya vergi kaçakçılığına teşebbüs ya da iştirak suçlarından dolayı hüküm giymiş olmaması şartı da aranacak. ŞARTLARI KAYBEDERSE YETKİLENDİRME İPTAL EDİLECEK Sayısı sınırlandırılmış kullanım hakkına ilişkin yetkilendirmelerde, limited şirket şartı hariç olmak üzere diğer başvuru şartları aranacak. Ayrıca; başvuru sahibi şirketin Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre yalnızca yetkilendirme kapsamındaki faaliyetleri yürütmek üzere anonim şirket statüsünde kurulmuş ya da ilgili ihale şartnamesinde belirtilen süre içerisinde kurulacak olması da gerekiyor. Bu kapsamda da anonim şirket hisse senetlerinin tamamının nama yazılı olması, ilgili mevzuat veya ihale şartnamesinde öngörülen koşulları sağlaması gerekiyor. Bu şartları sağlamayan başvurular geçersiz kabul edilecek. İşletmecinin yetkilendirme süresi boyunca Kurum düzenlemeleri saklı kalmak kaydıyla, bu şartların kaybedilmesi halinde, kendisine Kurum tarafından uygun bir süre verilerek, gerekli şartların yerine getirilmesi istenecek. Süre sonunda durumun düzeltilmemesi halinde yetkilendirme iptal edilecek. Yetkilendirme türlerine göre sunulabilecek hizmetler ve altyapılar da sınıflandırıldı. Şirketler, sunmak istediği hizmet, şebeke veya altyapılara göre yetkilendirme türünü BTK’nın ilgili dokümanından seçecek.

Partners who have 5 percent of company shares at least and legal person who authorized to represent and manage have o be not sentenced with punishment restricting freedom by crimes committed against the state which ranked in Turkish Criminal Law and written crimes in Anti-Terror Law. Even these people is pardoned except negligent crimes, condition will be required that not to be sentenced because of defiance to Provisions of the Banking Law and Capital Market Law, simple or major debit, extortion, bribery, theft, fraud, forgery, abuse of trust, fraudulent bankruptcy and bankruptcy, smuggling, formal tendering and procurement-r igging, money laundering, tax evasion or attempted or complicity to tax evasion. IF THEY LOSE CONDITIONS, AUTHORIZATION WILL BE CANCELLED Other application conditions except limited company will be required on authorization related use right which delimited. Moreover; Applicant Company has to be established at the status of joint company for carry out only activities within the scope of authorization or will be established within the time specified in tender specifications according to Law of Turkish Republic. Within this scope, whole share certificate of joint company have to be registered and actualize the conditions predicted in related legislation or tender specification. Applications which don’t actualize these conditions will be considered as non-effective. In case of company to lose these conditions during authorization lifetime on condition that reserving regulation of the institution, additional time will be given to the company by the institution and it will be want the company to provide required conditions. In case of conditions can’t provided, at the end of the period authorization will be cancelled. Services and infrastructures which can be offered according to type of authorization were classified. Companies will chose type of authorization according to service, network or infrastructure what they want to offer, by related document of ICTA.

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

63


TD HABER

BTK, 2. çeyrek verilerini açıkladı 3G’Lİ ABONE SAYISI AB ORTALAMASINI GEÇTİ ICTA announced the results of second quarter THE NUMBER OF 3G SUBSCRIBERS IS MORE THAN EU AVERAGE

B

I

BTK’nın Mayıs-Nisan-Haziran dönemine ilişkin ikinci çeyrek pazar verileri raporuna göre, 2011 yılı ikinci üç aylık dönem sonu itibariyle Türkiye telekomünikasyon pazarında yaşanan gelişmeler şu şekilde gerçekleşti:

According to second quarter market data report of ICTA related May-April-June period, as of the end of 2011 second quarter, developments in Turkiye telecommunication market as follows:

ilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Türkiye’deki elektronik haberleşme sektörüne yönelik 2011 yılı 2. çeyrek pazar verilerini açıkladı. Buna göre, 0-9 yaş nüfus hariç olmak üzere mobil penetrasyon oranı yüzde 100’ün üzerine çıktı. Avrupa’da mobil abonelerin yüzde 30,1’i 3G abonesi iken, Türkiye’de bu oran yaklaşık yüzde 38,9 seviyelerine ulaşarak AB ortalamasını geçti. Türkiye, 257 dakika olan ortalama aylık mobil kullanım süresi ile de İrlanda, Norveç, İngiltere, İspanya, İtalya, Portekiz ve Almanya’nın üstünde yer aldı.

nformation and Communication Technologies Authority (ICTA) announced result of 2nd quarter of 2011 intended for electronic communication sector of Turkiye. According to this, the rate of penetration except 0-9 age population is over 100 percent. When 30,1 percent of mobile subscribers is 3Gsubscriber in Europe, Turkiye outnumber average of EU with the rate of 38,9 percent. Turkiye is placed near the top with 257 minutes average monthly mobile use by outnumbering Ireland, Norway, England, Spain, Italy, Portugal and Germany.

6.82 BILLION SERVICE REVENUE 6,82 MİLYAR TL HİZMET GELİRİ Bu dönemde, elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmecilere verilen yetkilendirme sayısı 582 olurken, Türk Telekom ve mobil işletmecilerinin net satış gelirleri yaklaşık 5,67 milyar TL olarak gerçekleşti. Diğer işletmecilerin yaklaşık 1,16 milyar TL düzeyindeki net satış gelirleriyle birlikte toplam telekomünikasyon hizmet gelirleri yaklaşık 6,82 milyar TL olarak gerçekleşti. Türk Telekom ve mobil işletmecilerin toplam yatırım miktarı yaklaşık 884 milyon TL olarak gerçekleşirken, diğer işletmeciler tarafından yaklaşık 145 milyon TL yatırım yapıldı. Buna göre, diğer işletmecilerin yatırımlarının gelirlerine oranı yüzde 12,6 oldu.

The number of authorization given to operators in electronic communication sector in this period reached 582 and net sales revenue of Türk Telekom and mobile operators realized approximately 5,67 billion TL. Total telecommunication service revenue realized approximately 5,62 billion TL with net sales revenue of other operators approximately 1,16 billion TL. Total investment amount of Türk Telekom and mobile operators realized approximately 884 million TL and 145 million TL investment was made by other operators. According to this, the rate of investments of other operators to their revenue was 12,6 percent. TRAFFIC IS FROM MOBILE TO MOBILE

TRAFİK MOBİLDEN MOBİLE Yılın ikinci çeyreğindeki toplam mobil trafik miktarı 37,21 milyar dakika olurken, sabit trafik miktarı ise 5,70 milyar dakika ola-

64

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

In the second quarter, total amount of mobile traffic realized 37,21 billion minutes and total amount of fixed traffic realized 5,70 billion minutes. A large part of this amount was traffic from mo-


rak gerçekleşti. Bu trafiğin büyük bir kısmını yüzde 81,6 oranı ile mobilden mobile giden trafik oluşturdu. Türk Telekom’un çalışan sayısı 25 bin 682, mobil işletmecilerin toplam çalışan sayısı 7 bin 743 ve diğer işletmecilerin çalışan sayısı 4 bin 812 oldu. Buna göre, sektör çalışanlarının yüzde 67,17’si Türk Telekom’da, yüzde 20,25’i mobil sektörde ve yüzde 12,58’i diğer hizmet alanlarında çalışıyor. Sektörde, yüzde 34,2 oranı ile en fazla lisans seviyesinde çalışan bulunurken, bunu lise ve yüksek okul seviyesindeki çalışanlar izliyor. Sektörde toplam çalışanların yüzde 77’sini erkek, yüzde 23’ünü ise kadınlar oluşturuyor.

bile to mobile with 81,6 percent. The number of Türk Telekom's employees was 25 thousand 682, mobile operators' was 7 thousand 743 and other operators' was 4 thousand 812. According to this, 67,17 percent of sector employees at Türk Telekom, 20,25 percent at mobile operators and 12,58 percent at other service areas. There are employees at the level of undergraduate with 34,2 percent and high school graduate follow that. 77 percent of total employees in the sector were male and 23 percent of them is male. PENETRATION DECREASE AT FIXED

SABİTTE PENETRASYON DÜŞTÜ 15,75 milyon sabit telefon abonesi bulunan Türkiye’de penetrasyon oranı yüzde 21,4 seviyelerine düştü. Bununla birlikte;Türkiye’de ortalama hane halkı büyüklüğünün 3,97 olduğu göz önünde bulundurulduğunda, sabit telefon hizmetleri pazarında Türkiye’nin önemli bir kesimine ulaşıldığını söylemek mümkündür. Sabit telefon hizmetleri sunan işletmeciler üzerinden taşıyıcı seçimi yöntemi ile arama yapan kullanıcı sayısı 276 bin 559, taşıyıcı ön seçimi yöntemi ile arama yapan kullanıcı sayısı ise 190 bin 846 olarak gerçekleşti. Diğer yöntemlerle bu işletmecileri kullanarak arama yapan kullanıcı sayısı ise 296 bin 338 kişi oldu. Bu işletmecilerin toplam ön ödemeli kart satış adedi ise 4 milyon 269 bin 267’yı buldu. PSTN gelirleri toplam gelirin yüzde 61,5’ini, erişim gelirleri yüzde 26,3’ünü, kiralık devre gelirleri yüzde6,’ini ve arabağlantı gelirleri yüzde3,6’sını oluşturdu. Sabitten arama gelirleri brüt bin 409 milyon TL olarak gerçekleşti. STH’LER İLE YURT DIŞI MOBİL HATLAR ARANDI Yaklaşık 764 bin kullanıcı sabit telefon hizmetlerinde alternatif işletmecileri kullanırken, bu işletmecilerin üç aylık dönem için gelirleri 96,4 milyon TL oldu. STH işletmecilerinin ilgili hizmetlerdeki gelir bakımından pazar payları yüzde 14 olarak gerçekleşti. Şehir içi trafikte STH işletmecilerinin payı yüzde 5,7, Türk Telekom’un payı yüzde 94,3 oldu. Şehirlerarası arama trafik miktarındaki STH işletmecilerinin pazar payı yüzde 12, Türk Telekom’un ise yüzde 88 oldu. Mobile doğru çağrı trafiğinde STH işletmecilerinin payı yüzde 27, Türk Telekom’un payı yüzde 73 olarak gerçekleşti. Yurtdışına doğru çağrı başlatma trafiğinde Türk Telekom’un payı yüzde 71, STH işletmecilerinin payı yüzde 29 oldu. Sabit şebekede sonlandırılan uluslararası çağrı trafiğinde Türk Telekom’un payı yüzde 43, STH işletmecilerinin payı yüzde 57 olarak gerçekleşti. Mobil şebekelerde sonlandırılan uluslararası çağrı trafiğinde STH işletmecilerinin payı yüzde 74, Türk Telekom’un payı yüzde 26 oldu. Sabit şebekede başlatılan toplam trafikte STH işletmecilerinin payı yüzde 10,55, Türk Telekom’un payı yüzde89,45 olarak gerçekleşti. TT’NİN ABONE BAŞI GELİRİ 22,1 TL OLDU Türk Telekom şebekesinden en çok aranan kısa numara 163

There are 15,75 million fixed phone subscribers in Turkiye where penetration rate decreased to 21,4 levels. At the same time, considering average size of household is 3,97 in Turkiye, it can be said that reached to a big part of Turkiye in fixed phone services market. The number of subscribers who make call with carrier selection method through fixed phone operators is 276 thousand 559 and with carried pre-selection method 190 thousand 846. The number of subscribers who make call with other methods by using these operators is 296 thousand 338. Total prepaid card sales of these operators is 4 million 269 thousand 267. PSTN revenue is 61,5 percent of total revenue, access revenue is 26,3 percent of total revenue, leased line revenue is 6 percent of total revenue and interconnection revenue is 3,6 percent of total revenue. Revenue of calls from fixed realized 409 million. FOREIGN MOBILE PHONES ARE CALLED BY STH While approximately 764 thousand customer use alternative operators in fixed phone services, revenue of these operators realized 96,4 million TL in a quarter. Share of STH operators in related services revenue realized as 14 percent. Share of STH operators in inner-city traffic is 5,7 percent, share of Türk Telekom is 94,3 percent. Share of STH operators in intercity traffic is 12 percent; share of Türk Telekom is 88 percent. In call traffic towards mobile, share of STH operators is 27 percent and share of Türk Telekom is 73 percent. In originated call traffic toward overseas, share of Türk Telekom is 71 percent and share of STH operators is 29 percent. In International call termination on fixed lines, share of Türk Telekom is 43 percent and share of STH operators is 57 percent. In international call termination on mobile networks, share of STH operators is 74 percent and share of Türk Telekom is 26 percent. In total traffic of originated calls on fixed lines, share of STH operators is 10,55 percent and share of Türk Telekom is 89,45 percent. REVENUE PER USER OF TT IS 22,1 TL Most called number through Türk Telekom network was 13 (Telekom Debt Inquiry) and Germany was most traffic sent and received country through fixed line again. Fixed MoU realized as

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

65


TD HABER (Telekom Borç Sorma) olurken, sabit şebekeden en fazla trafik gönderilen ve alınan ülke yine Almanya oldu. Sabit MoU 204,9 dakika olarak gerçekleşti. Sabit abonelerin ortalama başlattığı trafik miktarı 119,1 dakika olurken, Türk Telekom’un abone başına aylık geliri 22,1 TL olarak gerçekleşti. Ağustos 2011 itibariyle sabitte taşınan numara sayısı 79 bini geçti. Genişbant internet abone sayısı ise 11 milyona yaklaştı. İSS hizmetlerinden elde edilen toplam gelir yaklaşık 804 milyon TL oldu. Sabit genişbant abonelerinin yüzde 92’si xDSL teknolojisini kullanırken, AB ortalaması Temmuz 2010 itibariyle yüzde 78 olarak gerçekleşti. Temmuz 2010 tarihi itibariyle AB ülkelerinde ortalama olarak yüzde16 ile kablo internet bağlantısı tercih edilirken, Türkiye’de kablo internet hizmetinin genişbant içindeki payı yüzde 5’e çıktı. MOBİL GENİŞ BANTTA AB’Yİ YAKALADIK Mobil genişbant internet abone sayısı 3 milyon 629 bin 522’ye ulaşırken, toplam mobil genişbant internet kullanım miktarı ise 6 bin 421 TByte oldu. Türkiye’deki sabit genişbant internet abonelerinin yaklaşık yüzde 75’i 8 Mbit/s hıza kadar olan bağlantıya sahip abonelik türünü tercih ediyor. 2 Mbit/sn (dahil) ile 10 Mbit/ sn arasındaki sabit genişbant aboneliğin AB ortalaması yüzde 58 iken bu oran Türkiye’de yüzde 77’ye çıkıyor. Buna karşılık 10 Mbit/sn üzeri aboneliğin AB ortalaması yüzde 29 iken Türkiye’de yüzde 5’e düşüyor. AB ülkelerinde genişbant hizmetlerinde yerleşik işletmecilerin ortalama payı yüzde 44 iken Türkiye’de yüzde 84 seviyelerinde. Türkiye’de nüfusa göre sabit genişbant penetrasyon oranı yüzde 9,9 iken, AB ülkeleri penetrasyon ortalaması yüzde 25,6’dır. Ayrıca mobil genişbant penetrasyon oranı Türkiye’de yüzde 5,1 iken AB ortalaması yüzde 6,1’de bulunuyor. AB ülkeleri hane halkı sabit penetrasyon ortalaması yüzde 61,4 iken Türkiye’de yaklaşık yüzde 39,5 oldu. MOBİL PENETRASYON YÜZDE 100’Ü AŞTI “Nic.tr” kayıtlarında 262.253 adet “.tr” uzantılı alan adı bulunmaktadır. Bu alan adlarının, yüzde68,5’i “com.tr”, yüzde8,8’i “gen. tr”, yüzde3,8yüzde’i “k12.tr”, yüzde3,9’u “gov.tr” uzantısına sahip. Türkiye’de yaklaşık yüzde 86,5 penetrasyon oranına karşılık gelen toplam 63,8 milyon mobil abone bulunuyor.3G abone sayısı da 24,8 milyona ulaştı. 0-9 yaş nüfus hariç olmak üzere mobil penetrasyon oranı yüzde 100’ün üzerine çıktı. Faturalı mobil genişbant abone sayısı 2 milyon 682 bin 320, ön-ödemeli mobil genişbant abone sayısı 947 bin 202 olarak gerçekleşmiştir. Mobil abonelerin yaklaşık yüzde 67’sini ön ödemeli aboneler oluşturdu. Avrupa’da mobil abonelerin yüzde 30,1’i 3G abonesi iken,Türkiye’de bu oran yaklaşık yüzde 38,9 seviyelerine ulaşarak AB ortalamasını geçti. EN ÇOK MOBİL TRAFİK ŞEBEKE İÇİ Ağustos 2011 itibariyle toplam taşınan numara sayısı 32 milyonu aştı. Abone sayısına göre Turkcell yüzde 53,38, Vodafone yüzde 27,44, Avea yüzde19,17’lik paya sahip.2011 yılı Haziran ayı itibariyle Turkcell, Vodafone ve Avea’nın abone kayıp oranları sırasıyla yüzde1,73, yüzde 2,5 ve yüzde 3,34 olarak gerçekleşti.

66

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

204,9 minutes. Average traffic amount originated by fixed subscribers was 119,1 minutes and monthly revenue per user of Türk Telekom was 22,1 TL. As of August, 2011 the number of moved number on fixed line outnumbered 79 thousand. The number of broadband subscribers is approximately 11 million. Total revenue gained from ISS services is approximately 04 million TL. 92 percent of fixed broadband subscribers use xDSL technology and average of EU realized as 78 percent as of July, 2011. As of July, 2010 cable internet connection is preferred at the rate of 16 percent averagely in EU countries and the rate of cable internet services in broadband increased to 5 percent. WE AT THE LEVEL OF EU IN BROADBAND The number of broadband internet subscribers reached 3 million 629 thousand 522 and internet use amount on mobile broadband internet realized as 6 thousand 421 TByte. Approximately 75 percent of fixed broadband subscribers prefer 8 Mbit/ sec connection. EU average on broadband internet subscription between 2Mbit/sc (include) and 10 Mbit/sec 58 percent and this rate is 77 percent in Turkiye. On the other hand, average of EU on 10 Mbit/ sec and above subscription is 29 percent and this rate is 5 percent in Turkiye. Share of incumbent operators in broadband services is 44 percent in EU countries and this share is 84 percent in Turkiye. Fixed broadband penetration rate according to population is 9,9 percent in Turkiye and penetration rate is 25,6 percent in EU countries. Moreover mobile broadband penetration rate of Turkiye is 5,1 percent and EU average is 6,1 percent. EU countries household fixed penetration rate is 61,4 percent and this rate is approximately 39,5 percent in Turkiye. MOBILE PENETRATION OUTNUMBER 100 PERCENT There are 262,253 “.tr” extended domain name in “Nic.tr” registrations. 88,5 percent of these domain names is “com.tr”, 8,8 percent of them “gen.tr”, 3,8 percent of them is “k12.tr” and 3,9 percent of them is “gov.tr”. There are 63,8 million mobile subscribers equaled to approximately 86,5 percent penetration rate in Turkiye. The number of 3G subscribers reached 24,8 million. Mobile penetration rate except 0-9 age children outnumber 100 percent. The number of postpaid mobile broadband subscribers 2 million 682 thousand 320 and the number of prepaid mobile broadband subscribers is 947 thousand 202. Approximately 67 percent of mobile subscribers is prepaid subscribers. 30,1 percent of subscribers in Europe is 3G subscribers and this rate reached 38,9 percent in Turkiye and outnumber EU average. MAX MOBILE TRAFFIC IS INTRA-NETWORK As of August, 2011 total number of moved number outnumber 32 million. According to the number of subscribers, share of Turkcell is 53,38 percent, share of Vodafone is 27,44 percent and share of Vodafone is 19,17 percent. As of June, 2011 subscribers loses of Turkcell, Vodafone and Avea are 1,73 percent, 2,5 percent and 3,34 percent respectively. Total mobile traffic volume is 37,21 billion minutes and intra-network mean traffic between


Toplam mobil trafik hacmi 37,21 milyar dakika olurken, söz konusu trafiğin büyük bir kısmını yüzde 68,28 oranı ile mobil işletmecilerin kendi aboneleri arasındaki trafiği ifade eden şebeke içi trafik oluşturdu. Mobil işletmecilerden diğer mobil işletmecilere doğru giden trafik toplam trafiğin yüzde 25,84’ünü oluşturdu. Mobil şebekelerden en fazla trafik gönderilen ve alınan ülke Almanya iken, Avea, Vodafone ve Turkcell hatlarından en çok aranan kısa numara 112 Acil Servis oldu. SMS sayısı yaklaşık 40,1 milyar âdet olarak gerçekleşirken, MMS sayısı 23 milyon seviyelerinde seyretti. EN FAZLA GELİR KONUŞMADAN Konuşma gelirleri, Avea’nın gelirlerinin yüzde 76,7’sini oluştururken, Vodafone’un gelirlerinin yüzde 77,5’unu, Turkcell’in gelirlerinin ise yüzde 78,5’ini oluşturturdu. SMS+MMS gelirleri Turkcell’in gelirlerinin yüzde 6,9’unu oluştururken, Avea’nın gelirlerinin ise yüzde 11,1’ini, Vodafone’un gelirlerinin ise yüzde 12,2’sini sağladı. Data gelirleri ise Vodafone’da yüzde 6,2, Turkcell’de yüzde 6,8, Avea’da yüzde 8,6 paya sahip. Turkcell için abone başına ortalama aylık gelir 19,6 TL, Vodafone için 19,9 TL, Avea için ise 20,5 TL. Turkcell’in MoU değeri 224,7 dakika, Avea’nın 317,3 dakika ve Vodafone’un ise 291,2 dakika olarak gerçekleşti. Türkiye, 257 dakika olan ortalama aylık mobil kullanım süresi ile İrlanda, Norveç, İngiltere, İspanya, İtalya, Portekiz ve Almanya’nın üstünde yer aldı. FİBER UZUNLUĞU 170 BİN KM’Yİ BULDU Alternatif işletmecilerin toplam fiber uzunluğu 32 bin 523 km’ye ulaştı. Telekom’un ise 2011 yılı birinci çeyrek itibariyle 134 bin km fiber altyapısı bulunuyor. Bunun yaklaşık 114 bin km’si omurga, geri kalan kısmı erişim amaçlı kullanıldı. Altyapı işletmecilerinin toplam abone sayısı 29 bin 711 olup, bu hizmetlerden elde ettikleri toplam gelir yaklaşık 121 milyon TL seviyesinde. TÜRKSAT’ın Türkiye’de toplam Kablo TV abone sayısı 1 milyon 286 bin 128 olup, Teledünya markasıyla hizmette olan sayısal kablo TV abone sayısı 351 bin 42 olarak gerçekleşti. Kablo telefon hizmetinden yararlanan 181 abone bulunurken, 24 bin 641 abone IPTV hizmetinden faydalanıyor. Kablo internet abone sayısı ise 368 bin 55’e ulaştı. Uydu haberleşme hizmetleri konusunda yetkilendirilmiş işletmeciler 11 bin 41 aboneye hizmet sunuyor. Bu hizmete ilişkin toplam gelirler yaklaşık 38,8 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Uydu platform hizmetlerinde toplam abone sayısı 3 milyon 579 bin 784 olup, bu hizmete ilişkin gelirler yaklaşık 33,4 milyon TL olarak gerçekleşti. GMPCS Mobil Telefon hizmet grubunda toplam abone sayısı 2 bin 971, gelir yaklaşık 7 milyon TL olarak gerçekleşti. Rehberlik hizmeti işletmecilerinin toplam çağrı sayısı 15 milyon 59 bin 681 olup toplam çağrı süresi 19 milyon 600 bin 473 dakika. Üç aylık gelirleri ise yaklaşık 17,2 milyon TL olarak gerçekleşti. Ortak kullanım hizmeti sunan işletmecilerin toplam abone sayısı bin 579, kullanıcı sayısı 31 bin 834, toplam geliri yaklaşık 1,6 milyon TL oldu.

mobile operator’s own subscriber compose of a big part of related volume with 68,28 percent. Traffic from mobile operators to other mobile operators is 25,84 percent of total traffic. Germany was most traffic sent and received country through mobile lines and most called number via Turkcell, Vodafone and Avea was 112 Emergency Service. The number of SMS realized as 40,1 billion and the number of MMS reached 23 million. MAX REVENUE BY TALKING Talking revenue compose 76,7 percent of Avea’s revenue, 77,5 percent of Vodafone’s revenue and 78,5 percent of Turkcell’s revenue. Revenue of SMS+MMS compose 6,9 percent of Turcell’s revenue, 11,1 percent of Avea’s revenue and 12,2 percent of Vodafone’s revenue. Data revenue compose 6,2 percent of Vodafone’s revenue, 6,8 percent of Turkcell’s revenue and 8,6 percent of Avea’s revenue. Average monthly revenue per user is 19,6 TL for Turkcell, 19,9 TL for Vodafone and 20,5 TL for Avea. Mou value of Turkcell is 224,7 minutes, Avea’s is 317,3 minutes and Vodafone’s is 291,2 minutes. Turkiye precede Ireland, Norway, England, Spain, Italy, Portugal and Germany with average monthly mobile using time as 257 minutes. FIBER LENGTH REACHED 170 THOUSAND KM Total fiber length of alternative operators reached 32 thousand 523 km. Telecom has 134 thousand km fiber as of first quarter of 2011. Approximately 114 thousand km of total length is used having a purpose of backbone and the remaining is used for connection. The total number of subscribers of infrastructure operators is 29 thousand 711 and total revenue gained from this service realized approximately 121 million. Total number of Cable TV subscribers of Türksat is 1 million 286 thousand 128 in Turkiye and number of digital cable TV which, operating under the brand of Teledunya, subscribers is 351 thousand 42. There are 181 subscribers use cable phone service and 24 thousand 641 subscriber use IPTV service. The number of cable internet subscriber reached 368 thousand 55. Authorized operators on satellite communication services serve to 11 thousand 41 subscribers. Total revenue related these services realized as 38,8 million TL. The number of total subscribers on satellite platform services is 3 million 579 thousand 784 and revenues related this service realized as 33,4 million TL. The number of total subscribers in the group of GMPCS Mobile phone services is 2 thousand 971 and total revenue is 7 million TL. Total number of calls of counseling services operators realized as 15 million 59 thousand 681 and call time realized as 19 million 600 thousand 473 minutes. Revenue of them for a quarter realized approximately 17,2 million TL. Total number of subscriber of operators which give common use service, is a hundred 579, the number of users is 31 thousand 834 and total revenue realized approximately 1,6 million TL.

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

67


TARAFSIZ GÖZLEM

Halk-Bürokrat-Siyaset Public-Bureaucrat-Policies

Mehmet Taşaltın

mtasaltin@ttmail.com

Geçmişten adam hisse kaparmış, ne masal şey, Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi. Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar, Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi? (Mehmet Akif) Olayları analiz etme alışkanlığımız pek yoktur. Aradan zaman geçince de hatırlamalar ya nostalji, ya da kişisel tepki dolu olur. Geçmişte yapılan hataların tekrarlanmaması, yapılmış doğru işlerin daha da geliştirilmesi geçmişin analizlerine bağlıdır. Mükemmelliğe yönelebilme başka nasıl olabilir ki? *** 1986 yılında, her köye (yaklaşık 30.000köy) en az birer telefon bağlanması ve işin tamamının 1987 yılı sonuna kadar bitirilmesi hedefi konulmuştu. Hedef, dönemin siyasi iktidarının kararıydı. Türkiye, bu proje ve hemen arkasından gelen özel radyo ve televizyonlara yayın imkânı ile birlikte hem siyasal, hem de sosyal açıdan yeni bir döneme geçişin ilk adımlarını atmış oldu. Projenin uygulama aşamalarındaki siyaset-bürokrat -halk üçgeni arasındaki çekme ve itme güçleri ise incelemeye değer.

We usually don’t have the habit of analyzing events. After a period of time, remembrance becomes full of either nostalgia or personal reaction. Analyzing the past is essential for not repeating the mistakes of it, and for improving the right things done. How can we head for perfection, otherwise? *** In 1986 the target was to provide at least one phone line to each village (approximately 30.000 villages) and to finish whole task until the end of 1987. This target was the decision of the government of that day. Following this project and the opportunity of broadcasting by private radio and television channels just after this development, Türkiye made the first step to a new era from both social and political aspects. The traction and driving force within this triangle of politicsbureaucrat-public during the application period of the project, is worth to analyze. The year 1986 …

68

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


1986 yılı… Proje uygulamaya başlandı ve köylerde bir heyecan oluşturdu. Bu heyecan bürokrasi tarafına da yansıdı. Ama bu heyecana iştirak edenlerin yanı sıra; “70 yılda yapılamayan iki yılda mı yapılacakmış?” ya da “ boyacı küpü...” benzeri klasikler de dönemin olmazsa olmazlarıydı(!)… Zaten entelektüel bürokrat olmanın yolu siyasi iktidarları eleştirmekten geçerdi(!) Büyük şehirlerde bile insanların evine ya da işyerine telefon alabilmek için birkaç sene beklemek zorunda oluşu, buna karşılık birçok köyde resmi telefon talebinin hiç olmamasına rağmen yatırım yapılması projeye zaten karşı olanlara fırsat veriyordu. Çünkü “önce talep sonra yatırım” dönemin adeta resmi kuralı gibiydi. Kısaca; “halk, ya da halkın istekleri önden gitsin bürokratik yatırımlar keyfine göre onu takip etsin”. 1960 sonrası yürütülen eğitim politikalarının ürünü olan bir kültür… Var olan talep üzerinden yatırım yapmak çok kolaydı, risk de içermiyor. Hiç talep yokken başka verilerden esinlenerek yatırım fizibiliteleri hazırlamak kolay bir şey değil… *** İşin teknik tarafı, her şeye rağmen uygulamaya konuldu ve ön görülen sürede de tamamlandı. Ama hiç kimse uygulamanın köy yaşamında nasıl etkisinin olacağını tahmin edemedi, ya da etmek istemedi. O zamana kadar köylerin yaşamında yerleşik bir denge var iken acenteye (veya muhtara ) bağlanmış sadece bir tane telefon köylerdeki sosyal dengeyi adeta alt üst etti. Tüm köylü bir kişiye, yani telefonun bağlandığı acenteye muhtaç hale geldi Köylüler önceleri acenteyi şikâyete başladılar: “Acente, tarlasına çiftçiliğe gidiyor biz telefon edemiyoruz …“ diyerek. Bu aşamalarda köylere ankesörlü telefon bağlanması gibi geçici çözüm önerilerinin karşısına tek acente telefonunun aylık geliri ile ankesörün maliyetini karşılaştıran fizibilite raporları konuldu *** Köylünün sıkıntısı ise günden güne artıyordu. Köylüler ilçelerindeki PTT merkezlerine “Köyümüze otomatik santral kurulsun” diyerek başvuru yapmaya başladılar. 1988 ve 1989 yılları köy muhtarlarının ilçe PTT müdürlerine verdikleri dilekçe yılları oldu. Binlerce dilekçe ilçeden ile ilden Ankara’ya birer ön yazı ekinde gönderildi Ama bu kısır bürokratik yazışmalar köylünün sıkıntısını gidermedi. *** Sonunda Köylüler çözüm için siyasetçileri sıkıştırmaya başladılar. Tabii ki siyasetçiler de bürokratları… Ve köylere yatırım için yaklaşık 6 yıl sürecek stresli bir dönem başlamış oldu. *** Bürokrasi tarafında ise özeleştiri yerine bu stresin sorumlusu olarak siyasetçiler gösterildi. Siyasetçilerin yatırımları yanlış yönlendirdiği ithamları ile teselli bulma yolu tercih edildi. Analiz ve analizlere dayalı bir öz eleştiri yapılmadı. Benzer yaklaşımların bu gün dahi var olması, tarihi tekerrür ettirmekten başka ne ile izah edilebilir.

The project began to be applied and this created an excitement in the villages. This excitement was reflected on bureaucracy too. However, beside the people sharing this excitement, there were others who said, “Will the things that couldn’t be done in 70 years be done in 2 years?”, or, “dyer’s vat…” This was the classical of that period, sine qua non(!)… The way of becoming an intellectual bureaucrat would pass from criticizing the political authority (!) People, who want to have a phone in their home or offices, have to wait for a few years even in big cities. In addition, there is no formal demand in many villages… These facts were giving opportunity to those who were against the project. Because “first demand and then investment” seemed to be an official rule of that period. In short, “first the public or the public request comes, then the bureaucratic investment follows.” It was the culture which was a product of education policies implemented after 1960... It was so easy to invest after receiving the demand, and it did not contain the risk. However, it was not an easy thing to prepare investment feasibility reports by looking at other data in the absence of demand… *** The technical part of the project was put into practice against all odds and was completed in the foreseen period of time. But no one could predict the effect of the application to the life of the village, or did not want to. Until then, there was a settled balance in the life of the villages, only one telephone connected to the agency (or mukhtar) almost turned upside-down the social balance. All villagers became dependent on one people, i.e. the agency to which phone is connected. First, villagers began to complain of agencies: “Agency is going to his fields, we are unable to phone ...” When temporary solutions such as pay phones were proposed, feasibility reports that compares a monthly income obtained from the only phone in villages and the cost of a pay phone were prepared. *** Distress of villagers was increasing day by day. Villagers began to apply PTT centers in districts by requesting that “Automatic operator should be formed in their village.” 1988 and 1989 were the years full of applications submitted by villagers to the district post office managers. Thousands of petition were sent to Ankara with a cover letter from counties and provinces. But these vicious bureaucratic correspondence did not relieve the villagers. *** In the end, villagers began to apply pressure to the politicians for solution. Of course, politicians applied pressure to bureaucrats... And a stressful period began for the investment in villages and continued about 6 years. *** Instead of critisizing themselves, bureucrats regarded the politicians responsible from this stress. They found solace in false accusations. They did not prefer to make analysis and self-criticisim based on analysis. How the fact that similar approaches still exist today can be explained, other than the history repeating itself?

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

69


TD HABER

PTT’DEN HIZLI GEÇİŞ SİSTEMİ SPEED PASS SYSTEM BY PTT

P

TT, trafikte duraklamanın önlenmesi için kurulan Kartlı Geçiş Sistemi’ne (KGS) alternatif olarak kurulan Hızlı Geçiş Sistemi’ni (HGS) devreye sokuyor. PTT Genel Müdürü Osman Tural, yeni uygulamanın Ekim’de hizmete gireceğini söyledi. Tural, ülkedeki trafik yığılmalarına dikkat çekerek, HGS’nin bu yığılmaları önleyeceğini aktardı.

Konuya yönelik olarak bilgi veren PTT Genel Müdürü Osman Tural, KGS nedeniyle trafikte yoğunluklar yaşandığını, bu durumun da Ulaştırma Bakanlığını yeni bir sistem arayışına yönlendirdiğini ifade etti. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın bu yoğunluğu ortadan kaldıracak yeni bir sistem kurulması yönündeki talimatı üzerine harekete geçtiklerini anlatan Tural, KGS gişelerinin de Otomatik Geçiş Sistemi (OGS) gişeleri gibi hızlı geçişe imkan verecek şekilde düzenlenmesi için HGS’yi hazırladıklarını söyledi. Tural, “HGS, KGS ve OGS’de yaşanacak mahsurları ortadan kaldıracak. Hem altyapı ve yapısal dönüşümü, hem de ücret toplamayla ilgili kısım daha hızlı olacak. İnsanların beklemesine neden olmadan sorunu hızla çözecek bir sistem sunuyoruz. KGS ve OGS gişelerinin tamamı HGS olacak. İnsanlar hiç beklemeden 140 kilometrelik bir hızla dahi oradan geçebilecek. Bu hızla zaten geçilmiyor ama sistem bu hızla bile geçilebilecek düzeyde olacak” dedi. Pek çok ülkede kullanılan bu sistemin, otoyollarda ve köprülerde seyir halindeki taşıtların ödeme noktalarında duraklama yapmadan, geçiş ücretlerini pasif kart veya etiket üzerinden yapmalarına imkan tanıdığını kaydeden Tural, müşteri ve işletim açılarından OGS’ye göre daha ucuz olan bu sistemin kartlarının dağıtımını da PTT şubeleri, karayollarındaki gişeler, anlaşma sağlayacakları kuruluşlar aracılığıyla yapacaklarını belirtti. Tural, “Karayolları

70

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

P

TT put into use Speed Pass System (HGS) which created as alternative for Card Pass System (KGS), created in order to prevent standing in traffic. General Manager of PTT Osman Tural stated that the new application will be put in use at October. Tural emphasized traffic congestion and HGS will prevent this congestion. General Manager of PTT Osman Tural has given information about the issue and expressed that there is traffic density because of KGS and this situation directed Transportation Ministry to search new system. Tural mentioned that they started to work on directive of Transportation Minister Binali Yıldırım for a new system in order to resolve traffic density and they created HGS in order KGS desk to build as so give speed pass opportunity like Electronic Toll Collection System (OGS). Tural said: “HGS will resolve difficulties on OGS and KGS. Infrastructure, structural transformation and also part of fee collection will be faster. We set up a system which will resolve difficulties without any waiting. Whole of KGS and OGS desk will be HGS desk. People can pass by even 140 km speed without any standing. Cannot pass by this speed but the system will be at this level.” Tural stated that the system is used in a lot of countries, give opportunity vehicles to pay passing fees by passive card or label on highway and bridge and cards of the system which cheaper than OGS in terms of customer and operator, will be distributed through PTT offices, desk on highways and contracted institutions. Tural said: “We made collaboration with General Direc-


Genel Müdürlüğü ile işbirliğine gittik. 23 Mayıs’ta ihale yaptık. İzmir-Çeşme-Aydın otoyolunda deneme çalışmalarını bitirdik. İhaleyi alan şirket gerekli çalışmaları yapıyor. Öncelikle mevcut sistemde kullanılan ekipmanlardan neler kullanılabilir diye baktık. Ama tamamıyla yeni bir sistem kuruyoruz, çünkü KGS eskimiş halde. Karayollarındaki 600 civarındaki KGS gişelerinin tümü bir yılda HGS’ye dönüşecek. Mevcut OGS gişelerine de HGS etiketlerinin okunabileceği ekipmanları yerleştireceğiz” diye konuştu.

torate of Highways. We made procurement at April, 23. We completed test studies on highway of İzmir-ÇeşmeAydın. Awarded party makes required studies. First of all, we analyzed which of existing equipments can be used. But we set up totally new system, KGS is unusable. Whole 600 KGS desks will be HGS desk in a year. We will provide equipment which can read HGS labels, to OGD desk.” TRAFFIC WILL BE EXPRESS WITH AUTOMATIC FEE COLLECTION

OTOMATİK ÜCRET ÖDEME İLE TRAFİK AKACAK Tural, HGS’nin, KGS’ye göre engelsiz geçiş imkanı sunacağını, geçiş anında otomatik ücret ödeme ve trafik akışında süreklilik sağlayacağını ifade ederek, sistem için etiket ve kart şeklinde iki tip mekanizmayı satışa sunacaklarını bildirdi. Hızlı geçişe imkan veren OGS cihazlarının ortalama 50 liradan satıldığını anımsatan Tural, ‘’Ulaştırma Bakanımız HGS etiket ve kartlarını bunun onda biri fiyatına satmamız yönünde talimat verdi. Bu etiket ve kartları 5 liradan satışa sunacağız. Maliyet olarak da o civarda olacak. Müşterilerin beklentilerine yönelik tasarımların yer alacağı kart ve etiketlerin fiyatları biraz daha yüksek olacak’’ diye konuştu. HGS etiket ve kartlarının araçların camlarına takılacağını ve söküldükleri takdirde yeniden kullanılamayacaklarını anlatan Tural, bunların 3 yıl garantili olacaklarını kaydetti. Bunların tüm PTT iş yerleri, anlaşmalı bankalar ve karayollarındaki gişelerde satışa sunulacağını belirten Tural, “Bu kart ve etiketleri otoyollardaki Petrol Ofisi istasyonlarında ön ödemeli olarak satmayı ve dolum işlemlerini gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Kısa sürede dağıtımlarını gerçekleştireceğiz. Ekim’de İzmir’de ilk uygulamayı başlatmış olacağız” dedi. Yazılım, donanım, bilgisayarlar, altyapısı ile yeni bir sistem kurulacağını aktaran Tural, bunun için de bir yatırım yapıldığını söyledi. HGS altyapısı için 10 milyon dolar yatırım yaptıklarını, etiketlerin ayrıca bir maliyeti olacağını bildiren Tural, Türkiye genelinde 2 bin 80 kilometrelik otoyol ile İstanbul Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinde OGS ve KGS gişelerinin bulunduğunu anımsatarak, sistemin kurulmasıyla vatandaşların konforuna yönelik çok ucuz bir yatırımı gerçekleştirmiş olacaklarını söyledi. Tural, HGS kartların takım renkleri gibi kişisel unsurlar ekleyerek, satışını ve kullanımını yaygınlaştırmayı da düşündüklerini aktardı. Tural, Türkiye’de yaklaşık 2 milyon 800 bin OGS, 8 milyon da KGS kullanıcısı bulunduğunu da ekledi.

Tural stated that HGS will provide unburdened pass opportunity compared with KGS, will ensure automatic fee collection and sustainable on traffic flow during the pass and they will offer two type mechanisms as label and card to sale. Tural mentioned that OGS card which give speed pass opportunity, sell for 50 TL and said: “Transportation Minister gave instruction to sale HGS card and labels for tenth of that price. We will offer this card and label for 5 TL. It will cost same price. Price of card and label which will create according to expectation of customers will be a little bit high.” Tural expressed that HGS card and label will be put on car glass, in case card and label will remove, won’t be used again and that will be assured for three years. Tural emphasized that all of these cards and labels will offer to sale through PTT office, contracted banks, desks on highways and said: “We plan to sale and load this card and label at Petrol Ofisi stations as prepaid. We will complete distribution in the short period. We will be starting the first application in Izmir at October. “Tural stated that they will set up new system with software, hardware, computer and infrastructure, investments is made for all of that. Tural emphasized that they made 10 million dollars investment for HGS and label will bring extra costs and he also mentioned that there are KGS and OGS desks on Istanbul Boğaziçi Bridge and Fatih Sultan Mehmet Bridge with 2 thousand 800 km road across Turkiye, citizens will make a little investment intended for their own comfort with establishment of the system. Tural stated that they plan to extend sale and use of HGS cards by adding personal preference such as team colors. Tural said that there are approximately 2 million 800 thousand OGS, 8 million KGS user in Turkiye.

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

71


TD HABER

İSTANBUL, ANKARA VE İZMİR’İN ARALARINDA YER ALDIĞI 47 İLİN ACİL DURUM HABERLEŞMESİ TURKCELL’E VERİLDİ EMERGENCY CASE COMMUNICATION OF 47 PROVINCES INCLUDING ISTANBUL, ANKARA and IZMIR WERE GIVEN TO TURKCELL

K

ütahya’nın Simav ilçesi ve Marmara Denizinde yaşanan depremler, Ulaştırma Bakanlığı’nı harekete geçirdi. Bakanlık, acil durum haberleşmesini garanti altına almak için her bir ili bir GSM operatörüne emanet ederken, Turkcell’e, İstanbul, Ankara ve İzmir’in de aralarında bulunduğu 47 il verildi. Buna göre, Turkcell ülke nüfusunun yüzde 74’ünün acil durum haberleşmesinden sorumlu olacak. Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Koray Öztürkler, acil durumlarda haberleşmenin kesilmemesi için her türlü tedbiri aldıklarını ve 100 mobil araç ile kesintisiz iletişim sağlayacaklarını söyledi. Öztürkler, Kütahya sorumluluk alanlarında olmamasına rağmen Simav depreminde de yarım saat içinde koordine olarak iletişimi sağladıklarını anlattı. Konuya yönelik olarak bilgi veren Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Koray Öztürkler, Ulaştırma Bakanlığı’nın acil durum haberleşmesi için yaptığı çalışmaya göre Türkiye’nin 25 bölgeye ayrıldığını belirterek, “47 ili içine alan 16 bölgenin sorumluluğu ise Turkcell’e verildi. Mevcut altyapı gücümüz ve bunun yanında sayıları 100’ü bulan mobil baz istasyonu sayımızla bu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getireceğiz. Bir araç üstünde bulunan mobil baz istasyonlar, acil durum halinde, ihtiyaç bulunan bölgeye hızla ulaştırılıyor” dedi. İSTANBUL ÇÖKSE DE ANKARA’DA YEDEĞİMİZ VAR Öztürkler, acil durumlarda kesintisiz iletişimin önemine dikkat çekerek, “Sistemler çökmüş bile olsa, belli bir sürede oradaki sistemi ayağa kaldırıyoruz. İstanbul’da bir dep-

72

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

E

arthquakes were happened Simav-Kütahya and Marmara Sea set in motion Transportation Ministry. The Ministry commends each province to a GSM operator in order to guarantee emergency case communication and 47 provinces including Istanbul, Ankara and Izmir were given to Turkcell. According to this, Turkcell will be responsible for emergency case communication of 74 percent of country population. Turkcell Vice General Manager Koray Öztürkler stated that they took all king of measure in order to not loss communication during emergency case and they will provide uninterrupted communication with 100 mobile device. Öztürkler expressed that despite Kütahya is not in area of their responsibility, they provided communication in half an hour coordinately. Turkcell Vice General Manager Koray Öztürkler has given information about the issue and stated that according to study of Transportation Ministry intended for emergency ase situation, Turkiye is separated 25 region and said: “Responsibility of 16 region covering 47 province were given to Turkcell. We will discharge the responsibility ideally with our existing infrastructure power and approximately 100 mobile base stations. Mobile base stations which placed on a vehicle are transported quickly area where need in case of emergency.” EVEN THOUGH ISTANBUL BREAK DOWNS, THERE IS RESERVE IN ANKARA Öztürkler emphasized importance of communication in case of emergency and said: "Even though systems break down, we operate the system in there after a while. In case of earthquake


rem olması halinde Ankara’daki yedek sistemimiz devreye giriyor. Biz de yedekli çalışıyoruz. Ankara’daki yedek sistem üzerinden hizmetlerimizi aynı şekilde verme imkânımız olacak” dedi. Öztürkler, son yaşanan Kütahya’daki Simav depremi sonrasında da konuşturan operatörün Turkcell olduğunu kaydetti.

in Istanbul, standby system in Ankara comes into service. We also operate with backup. We will have opportunity to give our services in the same way through standby system in Ankara.” Öztürkler also expressed that Turkcell was only operator which operated after earthquake Simav-Kütahya. COMMUNICATION TO SIMAV IN 30 MINUTES

SİMAV’A 30 DAKİKADA İLETİŞİM Öztürkler, 19 Mayıs’ta Simav’da meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki deprem sonrasında yarım saat içinde Turkcell ekiplerinin koordine olduğunu belirterek, “Deprem saat 23.25 civarında oldu. Turkcell ekipleri kesintisiz iletişim için 30 dakika içinde gerekli organizasyonu yaptı. Bu çerçevede bölgeye 2G ve 3G desteği sağlayan iki baz istasyonu gönderildi. Bölgedeki elektriğin tedbir amaçlı kesilmesi sebebiyle jeneratör desteği sağlandı ve mevcut istasyonlarda kesinti yaşanmadı. Kütahya İli ve Simav’a servis veren bazı sahalarda kapasite arttırıldı. Turkcell İletişim Merkezi, kesintisiz hizmet sunmaya devam etti. Kütahya Simav ve çevresindeki Turkcell’lilere her yönü arayabilecekleri 100 dakika ücretsiz konuşma süresi yüklendi” dedi. Öztürkler, Kütahya’nın kendi sorumluluk alanlarında olmadığını da anımsattı. “DİĞER İKİ OPERATÖR NET ZARARDA” Sektördeki gelişmeler hakkında da bilgi veren Öztürkler, “Turkcell, son üç yıldır yüzde 54’lük pazar payı ile lider konumda bulunuyor” dedi. En karlı operatörün yine Turkcell olduğunu dile getiren Öztürkler, Turkcell’in yüzde 32’lik amortisman ve vergi öncesi

Öztürkler stated that after earthquake with 5,6 magnitude in Simav at May,19, Turkcell teams coordinated in half an hour and said: “The earthquake was happen around 23:25. Turkcell teams made required organization in half an hour in order to uninterrupted communication. Within this scope, two base station 2G and 3G supported were sent to the region. Power plant support was provided to the region for the reason that electricity was cut as a precautionary measure and there wasn't interruption on existing stations. Capacity was increased on some fields which give service to Simav and Kütahya. Turkcell Communication Center continued to give uninterrupted service. Free 100 talking time for every direction were top up to Turkcell customers in Kütahya-Simav and nearby areas." Öztürkler mentioned that Kütahya wasn’t in responsible area of Turkcell. “OTHER TWO OPERATORS ARE IN NET LOSS” Öztürkler has given information about developments in the sector and said: “Turkcell has been at leader position with 54 percent market share. “Öztürkler stated that Turkcell is most profitable operator and margin of other operators at level of 9-10 percent against Turkcell has 32 percent depreciate and pretax profit (EBIDTA Margin). Öztürkler said: "Operators explain increase of their turn-

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

73


TD HABER kara (EBİTDA Marjı) karşılık diğer operatörlerin marjlarının ise yüzde 9-10 seviyesinde olduğuna dikkat çekti. Öztürkler, “Operatörler cirodaki artışlarını söylüyor. Ama cirodaki büyüme kriter değil. Önemli olan operasyonel kar. Şu an her iki operatör de net zararda. Kara geçemiyorlar” dedi. 20042011 döneminde 7 milyar TL ile en fazla yatırımı Turkcell’in yaptığını belirten Öztürkler, 2011 yılının sadece ikinci yarısında 1 milyar TL’lik yatırım yapacaklarını söyledi.

over. But growth on turnover is not a cryteria. Important thing is operational turnover. Today, both of two operators are in net loss. They can’t move into profit. “Öztürkler also expressed that Turkcell made the most investments with 7 billion TL in the period of 2004-2011 and they will make 1 billion TL investments in only second half of 2011. “TURKCELL 3G SERVICE IS THE FASTEST AMONG 53 COUNTRIES”

“TURKCELL 3G 53 ÜLKENİN EN HIZLISI” Öztürkler, “Ericsson Uluslararası 3G Şebeke Kıyaslama Raporu”na göre Turkcell’in 53 ülke içinde data indirmede en hızlı operatör olduğunu belirterek, araştırma çerçevesinde 53 ülkeden 639 3G santralinin potansiyeline bakıldığını kaydetti. Öztürkler, “Bu santraller içinde ilk 11 sırayı Turkcell 3G santralleri alarak birinci oldu. Böylece ABD, Japonya, İtalya, Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkeleri ise geride bıraktı” diye konuştu. Sadece data indirme hızında değil, kesintisiz iletişim sunma konusunda da Turkcell 3G santrallerinin en iyiler içinde yer aldığını vurgulayan Öztürkler, 3G’de Türkiye nüfusunun yüzde 85’ini kapsadıklarını ve toplamda 25 bin 500 ile en fazla baz istasyonuna sahip operatörün de Turkcell olduğunu belirtti.

Öztürkler stated that according to "Ericsson International 3G Network Comparing Report", Turkcell is the fastest operator in data downloading among 53 countries and within the study potential of 639 3G station from 53 countries were analyzed. Öztürkler said: "Among these stations, Turkcell 3G stations ranked as first by taking first 11 places. By this way Turkcell left countries such as USA, Japan, Italy, Germany, France and England behind." Turkcell 3G stations are among the best in not only data downloading but also offering uninterrupted communication. Öztürkler expressed that they cover 85 percent of Turkiye's population in 3G and the operator which has the maximum base station with 25 thousand 500, is Turkcell. “THERE ISN’T CRISIS ON OUR AGENDA”

“GÜNDEMİMİZDE KRİZ YOK” Turkcell T 20 telefonu ile en iyi mobil internet deneyiminin uygun fiyatlarla satışa sunulduğunu belirten Öztürkler, “110 bin adet T10 sattık. T20’de ise daha fazlasını satacağız diyoruz. Hedefimiz yüzbinler” dedi. Şebeke üzerindeki akıllı cihaz sayısının her geçen gün arttığını söyleyen Öztürkler, yıllık büyümenin yüzde 100 olduğunu kaydetti. Piyasadaki kriz gelişmelerini de değerlendiren Öztürkler, “Gündemimizde kriz durumu yok. Bu yıl çağrı merkezlerinde 2 bin kişiye iş verecek olmamız da bunun göstergesi. Biz uzun soluklu işler yapıyoruz ve yatırım planımız devam ediyor” dedi.

74

Öztürkler indicated that best mobile internet experience is offered for sale for affordable prices with Turkcell T 20 and said: "We sold 110 thousand T 10s. We say that we will sell more T 20s. Our target is hundreds of thousands." Öztürkler said that the number of smart devices on the network increase continuously and annual growth is 100 percent. Öztürkler also evaluated crisis developments in the market and said: "There isn't crisis on our agenda. We will employ 2 thousand people in our call center and this is demonstration of that. We make long-termed works and our investment plan continues.”


DATASERV


TD HABER

EVDE MİNİ BAZ İSTASYONU DÖNEMİ BAŞLIYOR THE PERIOD OF MINI BASE STATION AT HOME START

E

vde telefon çekmeme derdi artık bitiyor. BTK tarafından üzerinde çalışılan sistemle, ADSL modem görünümündeki ev tipi mini baz istasyonları, arka odada cep telefonu çekmeme sorununa çözüm olacak. ADSL modemlerin beşte biri oranda elektro manyetik dalga yayan bu cihaz, daha kaliteli ve kesintisiz iletişim imkanı sağlayacak. Vodafone Genel Müdür Yardımcısı Hasan Süel, dünyadaki bu yeni teknolojiyi Türkiye’ye de getirmek istediklerini belirterek, uygulama için BTK’nın düzenlemesini beklediklerini söyledi. Vodafone Genel Müdürü Yardımcısı Hasan Süel, bir grup gazeteci ile gerçekleştirdiği sohbet toplantısında, “fem to cell” adı verilen ev tipi mini baz istasyonu sistemi hakkında bilgi verdi. Süel, dünyada çok yeni olan ev tipi baz istasyonu teknolojisini Türkiye’de de kullanıma sokmak istediklerini belirterek, “fem to cell” modemler, ADSL altyapısından faydalanarak, cep telefonu iletişimini sağladığını söyledi. Süel, bu sistemin, kapalı alanlardaki iletişim kapasitesi ve kalitesini artırıcı özelliği bulunduğunu aktararak, “Aynı ADSL modem kutusu gibi bir cihaz eve kurulacak. Ev ve ofis gibi farklı kapalı alanlarda ciddi kapasite artışı sağlıyor. Bu sistemi ilk olarak İngiltere’de başlattık. Burada ciddi tüketici talebi gördük” dedi. Süel, pek çok kişinin evindeki arka odada telefon çekmeme sorunu yaşadığını belirterek, “İnsanlar evinde daha iyi kapsama istiyor. Bu cihaz da çok güzel bir çözüm getiriyor. Evi, girişin altında olan insanlar var. Eksi 5. katta oturuyor. Evini baz istasyonu görmüyor, yapacak bir şey yok. Bu tür sorunlarda çözüm sağlıyor” dedi.

76

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

N

o more having no signal on phones at home. By the system, ICTA works on, household type mini base stations purport ADSL modem, will be solution the problem of not having signal on phones at back rooms. The device which has electromagnetic emission in proportion one fifth of ADSL modems, will provide more quality and more uninterrupted communication. Vice General Manager of Vodafone Hasan Süel stated that they want to bring this new technology of the world to Turkiye and they wait regulation by ICTA. Vice General Manager of Vodafone, Hasan Süel has gave information about household type base station system named "fem to cell" at the press meeting which carried out with a group of journalist. Süel expressed that they want to put world's total new household type base station technology into use in Turkiye and stated that “fem to cell” modems provide mobile phone communication by using infrastructure of ADSL. Süel mentioned that these devices have a feature to increase quality and capacity of communication in indoor areas and said: "A device like ADSL modem box will set up at homes. It provides significantly capacity increase in different indoor areas such as home or office. We have started the system in England for the first time. We saw significantly customer demand here." Süel stated that many people have problem about not having signal on phones at back rooms and said: "People want better coverage at their homes. The device is well solution for this problem. Some people live floors under entrance of apartments. Live -5th floors. The home is not in electromagnetic field of base station, there is nothing to do. The device has solution for this kind of challenges.


BTK ÇALIŞMA YAPIYOR Süel, bu teknolojinin Türkiye’de de çok hızlı gelişeceğine inandığını kaydederken, “Konu, BTK’nın gündeminde. Ancak bu sistemin gelişmesi için ‘fem to cell’ cihazının, ‘tüketici cihazı’ olarak sayılması gerekiyor. Baz istasyonlarından alınan yıllık 500 TL’lik ücretin alınmaması lazım. Yoksa daha pazara giriş aşamasında sistem işlemez. BTK, baz istasyonunun çıkış gücüne göre bir sınırlama getirebilir ve bu cihazlardaki gibi 100 milibat altındaki cihazlardan ücret alınmamasını sağlayabilir” dedi. Süel, Bu sistemin, ADSL hizmeti verilen her yere konabileceğini ve baz istasyonu olmasa da internet olan her yerde çalışacağını kaydetti. Süel, “Bu sistemle aynı anda az sayıda abone konuşabiliyor. 4-16 kişi arasında kişi sınırı var. Çıkış gücü yüksekse, cihazın binaya kurulması da mümkün olabiliyor. Bu durumda ADSL şifresinde olduğu gibi binadaki tüm dairelerin kullanımına açılması gerekecek” diye konuştu. Türkiye’deki baz istasyonu tartışmalarına da işaret eden Süel, “Bu cihaz, evdeki ADSL modemi daha altında bir manyetik alan yayıyor. Elektrik çıkışı ile çalıştığı için ADSL modemin beşte biri oranında dalga yayıyor. İnternet varsa, taş ocağında bile cep telefonu çekecek” dedi.

KOÇ. NET’İ ALDIK SABİT PAZARDA DA VARIZ Borusan’ın ardından Koç.net’i de alarak sabit internet hizmeti pazarında da yer almalarını da değerlendiren Süel, “Geçen yıl aldığımız Borusan, iyi bir büyüme oranı yakaladı. Koç.net de son 5 yıldır büyüyen bir şirket. Kurumsal ADSL hizmetinin ardından bireysel ADSL hizmeti de veren bir şirketi de bünyemize katmak istedik. Kurumsal ve bireysel müşterilere daha bütünleşik hizmet vermek istedik. Tüm müşterilerimizin mobil ve sabit olmak üzere her türlü ihtiyacına tek

ICTA MAKE STUDY Süel expressed that he believes that this technology will improve rapidly and said: “The issue is on the agenda of ICTA. But device of “fem to cell” must be considered as “consumer device” in order to improve this technology. Price of 500 TL which is taken for base station every year must be taken. Otherwise, the system won’t work even in the market-entry stage. ICTA can place restriction according to output power of base station and can provide not to take price from devices which works lower than 100 milibar like this device.” Süel emphasized that this system can be set up anyplace where ADSL service is given and works anyplace where internet service is given even there is no base station. Süel said: “A few people can talk at the same time by this device. There is limit between 4-16 people. If output power is high, to set up the device to building is possible. In this case, like ADSL password, the device must be opened to all flats.” Süel emphasized also discussions on base stations in Turkiye and said: “This device has lower electromagnetic field than ADSL modem. Because of working electric, the device has one fifth electromagnetic field of ADSL modem. If there is internet connection, phones have signal in even quarry.” WE TOOK OVER KOÇ.NET, WE ARE ALSO IN THE FIXED MARKET Süel also mentioned that they take a place in also fixed internet market by taking over Koç.Net after Borusan and said: "Borusan which we took over last year achieved a well growth. Koç.Net has been also growing for last 5 years. We want to incorporate a company which offers individual ADSL service, after corporate ADSL service. We want to offer more integrated service to individual and corporate customers. We will meet all kind of needs covering mobile and fixed of our customers by single channel. We will have strong growth in this field.

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

77


TD HABER kanaldan yanıt vereceğiz. Bu alanda güçlü bir büyüme sağlayacağız. Farklı hizmetlerle pazara renk katacağız” dedi. Süel, küresel piyasalardaki dalgalanma konusunda da “Türkiye ve Türk kullanıcılarımıza güveniyoruz. Burada büyümeye devam edeceğiz. Koç.net’i almamız da bu güvenin göstergesi” diye konuştu. CİHAZLARA TAKILAN SİM KARTTAN BAŞLANGIÇ VERGİSİ ALINMASIN Süel, cep telefonlarından alınan yüksek vergilerden de yakınırken, SİM kartlar ilk alındığında tahsil edilen 60 TL’lik başlangıç vergisinin, cihazlara takılan SİM kart teknolojisinin gelişmesini önleyeceğini söyledi. Süel, “Makinelerarası iletişim gündemde. SİM kart üzerinden yapılan bu iletişimde örneğin buzdolabına takılan SİM kartla, dolabın ısısı merkezden takip ediliyor. Ya da elektrik sayaçlarına takılan SİM kartla, uzaktan sayaç okuması yapılıyor. Ancak 60 TL’lik başlangıç vergisi, bu sistemler için yük oluşturuyor ve gelişimi önlüyor. İnsan sayısı sınırlı, konuş konuş nereye kadar. Sektörün büyüme alanı artık cihazlara takılan sim kartlarda. Ancak 60 TL başlangıç vergisi, şirketlerin bu alana yatırım yapmasını önlüyor” dedi. Süel, sabit ve mobil telefon hizmetlerindeki vergi adaletsizliğinin de giderilmesini isteyerek, sabit telefonlardan hazine payı ile başlangıç vergisinin alınmadığını ifade etti. KENDİ REKORUMUZU KIRIYORUZ Vodafone’un iş sonuçları hakkında da bilgi veren Süel, şunları kaydetti: “Mobil teknoloji sektörü yüzde 5 büyümesine rağmen biz pazarda, geçen yılın Nisan-Haziran dönemine göre yüzde 32.1’lik büyüme sağladık. Çeyrek dönem servis gelirlerinde 1 milyar TL’yi aşan yeni rekor seviyeye ulaştık. Geçen yıla göre rekor gelir artışı sağladık. Abone sayısını da 17,5 milyona yükselttik. Abone sayısında da kendi içimizde rekor kırdık. Gençler gibi farklı ihtiyaç gruplarına göre farklı stratejiler izleyerek gelirlerimizi artırdık. Mobil internet gelirlerimizi de geçen yıla göre yüzde 80 oranında ardık. Şebekeye en fazla yatırım yapan operatör olduk. 21 bin baz istasyonumuz var, bunların 12 bini 2G. ARPU gelirimizi 18 TL’den 19.9 TL’ye çıkardık. Yüzde 13,6 olan faturalı abone sayısı da yüzde 28’e ulaştı. Vodafone, son 4 çeyrektir üst üste, en fazla tavsiye edilen operatör oldu. Yapılan pazar araştırmasına göre, ‘arkadaşınıza hangi operatörü tavsiye edersiniz’ sorusunun yanıtı Vodafone oldu.” Süel, aylık toplam 306 dakikalık konuşma ile Vodafone Türkiye’nin, tüm Vodafone ülkeleri arasında 3. sırada olduğunu aktararak, “Hindistan ve Mısır’dan sonra 3. Sıradayız. Almanya, İtalya ve İspanya gibi büyük ülkelere göre daha yüksek konuşma sağladık. Müşteri sayısında da tüm Vodafone’lar arasında 7. sıradayız. Toplam gelir ve yatırımda 8., ARPU’da ise 9. sıradayız” diye konuştu.

78

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

We will relieve to the market with different services." Süel also mentioned about fluctuations in the global market and said: "We trust to Turkiye and our Turkish customers. We will continue to grow here. Our acquisition of Koç.Net is demonstration of that." INITIAL TAX SHOULDN’T BE COLLECTED FROM SIM CARDS ON DEVICES Süel complained about high taxes on mobile phones and stated that 60 TL taxes which is collected when SIM cards are inserted for the first time, prevent improving of SIM card technology. Süel: "M2M is on the agenda. Thanks to this communication through SIM card, for example temperature of refrigerator can be controlled by center via SIM card in refrigerator. In the same way, meter reading can be done remotely through SIM card in electric meter. But 60 TL initial taxes impose a burden to these systems and prevent improving. The number of people is determinate; talking through SIM cards will not be enough. Growth field of the sector on SIM cards inserted to devices. But 60 TL initial taxes prevent companies to make investments to this field." Süel also want unfair taxes between fixed and mobile phone services to solve and stated that there isn't tax collected by fixed phone services with treasury share. WE BREAK OUR RECORD Süel has given information about results Vodafone’s works, and said: “Despite mobile technology sector grow 5 percent, we provided 32,1 percent growth in the period of April-June of previous year. We achieved new record level with more than 1 billion service incomes in a quarter. Compared to previous year, we achieved record income increase. The number of our subscribers increased to17,5 million. We also broke record on the number of subscribers in ourselves. We increased our incomes by creating different strategies according to different groups such as young. We increased mobile internet incomes by 80 percent compared to the previous year. We became operator which made the biggest investment to network. We have 21 thousand base stations; 12 thousand of them are 2G. We increased our ARPU incomes from 18 TL to 19,9 TL. The number of postpaid subscribers was 13,6 percent and increased 28 percent. Vodafone became the most preferred operator in four consecutive quarters. According to market research, answer of the question “Which operator do you recommend to your friend?” became Vodafone.” Süel expressed that Vodafone Turkiye ranked at the third place among all Vodafone countries with 306 minutes monthly talking time. Süel said: "We at the third place after India and Egypt. We have much more talking time than bigger countries such as Spain, Italy and Germany. We are at the seventh place among whole Vodafone countries in the field of the number of subscriber. We ranked at the 8th in total income and investment and at the 9th in ARPU."


TD HABER

Netaş, 2011 İkinci Çeyrek Sonuçları KARLILIKTA %100 ARTIŞ Q2, 2011 RESULTS OF NETA %100 INCREASES ON PROFITABILITY

N

etaş, 2011’in ilk yarısında, 100.69 milyon TL gelir ve 9.45 milyon TL vergi sonrası net dönem kârı açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 4.7 milyon TL daha fazla vergi sonrası net dönem kârı açıklayan Netaş’ın, 6 aylık dönem kârının satışlarına oranı ise %9,4 olarak gerçekleşti. Konuyla ilgili bilgi veren Netaş Genel Müdürü C. Müjdat Altay, “Bilgi teknolojilerinin telekomünikasyon pazarıyla yakınsamasına paralel stratejilerimiz doğrultusunda, Teknoloji Servisleri, Sistem Entegrasyonu ve Savunma İletişimi alanlarında Türkiye’de ve bölgede büyüme hedeflerimizi, kârlılığımızı ön planda tutarak gerçekleştiriyoruz. Bu stratejimizi, yılın ilk çeyreğinde olduğu gibi, Nisan – Haziran döneminde de kârımızı geçen yıla göre artırarak, başarıyla sürdürüyoruz. Yenilikçiliğe ve ArGe’ye dayalı, katma değeri yüksek, inovatif ürün ve hizmetler, her zaman olduğu gibi en büyük önceliğimiz.” dedi. Netaş olarak, Türkiye’nin 2023’teki 500 milyar dolarlık ihracat hedefini gerçekleştirmesine katkı sağlamak üzere, yurtdışı faaliyetlerine ağırlık verdiklerini belirten Altay, yeni nesil iletişim teknolojilerini, katma değerli servisleri ve uygulama yazılımlarını, Türki Cumhuriyetler başta olmak üzere, Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinde kurmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.

N

etaş announced net income for the period after 100,69 million TL income and 9,45 million TL tax in the first half of 2011. Netaş announced net income after tax for the period more 4,7 million LT than compared to same period of the previous year and rate of Netaş’s income to sales occurred as %9,4. General Manager of Netaş, Müjdat C. Altay has gave information about the issue and said: “In direction of our strategy which is in parallel with converge of information technologies with telecommunication market, we achieve our growth target in the field of Technology Services, Ayatem Integration and Defense Communication in Turkiye and the region by prioritizing our profitability. We continue this strategy successfully in April- June period by increasing our profit as in the first quarter. Innovativeness and R&D-based, high added value, innovative product and services our highest priorities as usual.” Altay stated that as Netaş, they focus foreign activities in order to contribute aim of Turkiye as 500 billion USD-exports in 2023 and they aim to set up new generation communication technologies, high-added value services and application software in North Africa countries, East European and Middle East countries and especially Turkic Republics.

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

79


TD HABER

AVEA CEO’SU ERKAN AKDEMİR’DEN KRİZ DEĞERLENDİRMESİ: “CİDDİ KRİZ SINAVI VERDİK, KRİZDE AYAĞA KALKMAYI ÖĞRENDİK” CRISIS EVALUATION BY CEO OF AVEA ERKAN AKDEMIR: “WE PASSED THE CRISIS EXAM, WE LEARN TO ARISE DURING THE CRISIS”

P

iyasaları alt üst eden çalkantı devam ederken Avea CEO’su Erkan Akdemir’den kriz değerlendirmesi geldi. Akdemir, böyle bir süreçte bile yatırımlara devam ettiklerini belirterek, “Geçmişte ciddi kriz sınavı verdik ve ayakta kalmayı öğrendik. Bu yıl da yatırım ve büyümede depara kalkıyoruz” dedi. Akdemir, kısa süre içinde Diyarbakır’da yeni teknolojilerin geliştirilmesi için bir kuluçka merkezi kuracaklarını da belirterek, “Bölge insanını girişimci yapmak istiyoruz. Büyük şehirlerde okumuş gençlerin tekrar memleketlerine dönüp mobil teknolojiler üretmesini sağlayacağız” diye konuştu. ÇAĞRI MERKEZLERİNDE DOĞU CAZİP Akdemir, 2011’de girişimcilik, inovasyon ve yatırımlarda artan bir ivme göstereceklerini aktarırken, “İnovasyon ve Ar-Ge konusundaki yatırımlara devam edeceğiz. Çağrı merkezlerinde Doğu cazip noktada... Erzincan’daki çağrı merkezinde 300, Bingöl’dekinde ise istihdam yılsonunda 500’e ulaşacak. Bölgedeki istihdamımız da bin kişiye çıkacak. Çağrı merkezlerinde toplamda 2 binin üzerinde çalışana ulaşacağız. Ar-Ge yatırımlarına ve teknoloji yatırımlarına odaklanırken istihdamı arttırmayı hedefliyoruz. Toplam yatırım tutarımız 17 milyar TL. Bu rakama lisans sözleşmesi de dahil. 2010 yılında en 838 milyon TL yatırım yaptık. 2011 ikinci çeyreğinde ise 215 milyonla sektör lideriyiz” dedi.

W

hile financial turmoil, rummage markets continue, crisis evaluation was made by CEO of Avea Erkan Akdemir. Akdemir stated that they continued to make investments in event such like period and said: “We passed the crisis exam in the past and we learnt to arise during the crisis. We sprint on investment and growth in this year.” Akdemir expressed that they will establish business incubator in Diyarbakır in order to develop new technologies and said: “We want to make people entrepreneur in the region. We will make opportunity to young to return their home town and develop mobile technologies after education in big cities.” EAST IS ATTRACTIVE FOR CALL CENTERS Akdemir expressed that they will have increasing acceleration in entrepreneurship, innovation and investments in 2011 and said: “We will continue to make investment on innovation and R&D. East is so attractive for call center..There are 300 employees in call center in Erzincan and the number of employees will reach 500 in Bingöl. Our employment will reach 1 thousand in the region at the end of the year. We will reach 2 thousand employees at the call centers. While we focus on R&D and technology investments, we aim to increase employment. Our total investment amount is 17 billion TL include license agreements. We make 838 million TL investments in 2010. We are the leader of the sector with 215 million investments in the second quarter of 2011.”

BÖLGE İNSANINI GİRİŞİMCİ YAPACAĞIZ Akdemir, “Memleketim Anadolu, İşim Teknoloji” projesi kapsamında Diyarbakır’da kuluçka merkezi açacaklarını belirterek, bu kuluçka merkezinde, bölge insanının teknolojiye yönelik fikirlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacaklarını ifade etti. Akdemir, “Mobil teknolojiler alanında bölgesel başarı hikâyeleri olacak. Girişim danışmanlığı hizmeti vereceğiz. Projelerini hayata geçirmeleri için iş ortaklığı kuracağız.

80

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

WE WILL MAKE PEOPLE ENTREPRENEUR IN THE REGION Akdemir expressed that they will establish business incubator within the scope of the project “Memeleketim Anadolu, İşim Bilişim”, they will contribute people in the region to develop technologic idea. Akdemir said: “There will be regional success story in the field of mobile technologies. We will give


Buraya gelen projeleri, dünya çapında projeler haline getireceğiz. Yeteneklere destek vereceğiz. Diyarbakır’da üniversite ile işbirliği yapacağız. Bu kuluçka merkezlerinde, akıllı telefonlar için uygulamalar, altyapı uygulamaları ve terminal uygulamaları gibi alanlarda ürünler geliştirilecek. Bölge insanını girişimci yapmak istiyoruz. Büyük şehirlerde okumuş olan bölge insanının, memleketine dönüp teknoloji üretmesini istiyoruz” diye konuştu.

enterprise consultancy. We will create business partnership in order to put their project into practice. We will make their project international projects. We will give support to abilities. We will make collaboration with university in Diyarbakır. Many of products in the field of infrastructure application, applications for smart phones and terminal application will be developed in this business incubator. We want to make people entrepreneur in the region. We want young to return their home town and develop technologies after education in big cities”

TERSİNE GİRİŞİMCİ GÖÇÜ REMIGRATION OF ENTREPRENEUR Akdemir, bunun, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde girişimcilik kapasitelerinin artırılmasına yönelik bir proje olduğunu kaydederken, “‘Türkiye’de girişimcilik anlamında çok şey yapılıyor. Ama bölgesel olarak ve beyin göçünü tersine çevirmek anlamında böyle bir çalışma bizim sahada yeni. Bu proje için çok fazla başvuru aldık. Ağırlıklı olarak İstanbul ve Batı bölgelerde yeni mezun veya girişimci adayı arkadaşımız yüzün üzerinde projeyi bize iletti. Hemen uygulamaya geçirebileceğimiz 3’ünü seçtik” dedi. HUKUK DA BAZ’A SAHİP ÇIKTI Yargıtay’ın, baz istasyonlarının şehir dışına taşınması halinde insan sağlığı üzerinde risk yaratacağına yönelik son kararının sorulması üzerine de Akdemir, “Yargıtay baz istasyonlarının sistemi gereği şehir dışına taşınmasının mümkün olmadığını ve sağlık anlamında bunun uygun olmadığını çok isabetli şekilde söylemiş. Şu ana kadar açılan baz istasyonu davalarının farklı bir zemine gelmesinden dolayı biz çok mutluluk duyuyoruz. Çünkü bunlarla ilgili suni bir kamuoyu gündemi var. Bilimsel olmayan birtakım iddialarla bu yatırımların zorlaştırılması birkaç yıldır hepimizin yaşadığı bir durum. Onun hukuk tarafında da vurgulanıyor olması açıkçası bizi çok sevindirdi. Hakikaten çok çok isabetli bir karar. Yatırımlarının önünün açılması, teknolojilerin yaygınlaştırılması anlamında çok çok katkısı olacağını düşünüyorum” diye konuştu. EN ÇOK BİZ KONUŞTURDUK AVEA CEO’su Akdemir, şirketin 2011 yılı ikinci çeyrek sonuçlarıyla ilgili şu bilgileri verdi: “Abone başına 309 dakika ile Türkiye’nin en çok konuşturan GSM operatörü olduk. Türkiye Avrupa’da ikinci sırada... Türkiye ortalamasından 52 dakika fazla konuşturuyoruz. 367 bin abone ile numara taşıma net kazanımında lideriz. İkinci çeyrek gelirimiz yüzde 18 arttı, ilk yarıdaki artış ise yüzde 13 oldu. 12,2 milyon aboneyle, geçen yılın aynı dönemine göre 756 bin abone artışı sağladık. Abone başına gelirimiz de 20,5 TL oldu. Toplam kule sayısı 19 bin olurken, 3G kulesi 5 bin oldu. 3G abone sayı sektörde 24 milyona ulaşırken, Avea’nın faturalı 3G abone oranı yüzde 46,7 ile rakiplerini geride bıraktı. Data gelirlerinde yüzde 8.6 pazar payı, konuşma gelirlerinde yüzde 76,7 pazar payı ve SMS+MMS gelirlerinde ile sektör lideriyiz.”

Akdemir stated that it is a project for increase entrepreneurship capacity in East and Southeastern Anatolia and said: “Many of things are made in the meaning of entrepreneurship. Such like works is totally new in our area regionally and in order to remigration of brain drain. We got a lot of application for this project. More than 100 projects were sent to us by new graduated and entrepreneur candidate in especially Istanbul and went region. We chose three of them to carry into action immediately.” LAW ALSO PROTECT BASE On question of High Court’ last decision that in case base stations are moved uptown, there will be risk on human health, Akdemir said: “High Court said felicitously that it is impossible to move base stations uptown according to system and it is not proper in the meaning of health. We are glad lawsuit against base stations placed on different stage. There is an artificial public agenda... To be these investments difficult by some unscientific claims is experience by us in last few years. We are glad that this situation is emphasized by law. It is so right decision. I think that the decision will have contribution to pave the way for investments and extend technologies.” WE MAKE PEOPLE TALK AT THE MOST CEO of AVEA Akdemir gave information about second quarter results of the company: “We became most preferred GSM operator with 309 minutes per subscriber. Turkiye ranked at the 2nd place in Europe...We have talking time 52 minutes than average of Turkiye. We are the leader on net sales of number portability with 367 thousand subscribers. Our revenue increased by 18 percent in the second quarter and the growth is 13 percent in the first half. We gained 756 thousand subscriber increase compared to the same period of previous year with 12 million. Our revenue per user realized as 20,5 TL. The number of total tower is 19 thousand and the number of 3G towers is 5 thousand. While the number of 3G subscribers reached 24 million in the sector, Avea’ postpaid 3G subscribers rate outnumber other operators with 46,7 percent. We are the leader of the sector with 8,6 percent market share in data revenue, 76,7 percent market share in talking revenue and SMS+MMS revenue.”

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

81


TD HABER

TTNET GENEL MÜDÜRÜ TAHSİN YILMAZ: “RAMAZAN’DA İNTERNET KULLANIMI ARTTI” TTNET CEO TAHSİN YILMAZ: “INTERNET USE INCREASED IN RAMADAN”

R

W

Yılmaz, düzenlediği toplantıda, Ramazan’da internet kullanım alışkanlıkları hakkında bilgi verdi. Yılmaz, Ramazan’dan önceki günlerde TTNET abonelerinin interneti en yoğun kullandığı zaman dilimleri gün içinde 14.00-16.00 ve akşamları 21.00-23.00 arası olarak öne çıkarken, Ramazan’la birlikte internet trafiğinin 15.00-17.00 saatleri arasında yoğunlaştığını kaydetti. Yılmaz, 15.00-17.00 saatleri arasındaki trafikte, Ramazan öncesine göre yüzde 18’lere varan artış yaşandığını ifade etti. Yılmaz, “Hafta içi veri kullanımında, Ramazan öncesine göre artış yüzde 7 olarak gerçekleşirken, gündüz saatlerindeki artış yüzde 10’a ulaştı. Hafta sonu veri kullanımında ise Ramazan öncesine göre yüzde 8,7’lik bir artış yaşandı. Hafta sonu gündüz saatlerinde veri kullanımındaki artış yüzde 10,9 oldu. Ramazan ayında veri kullanımının en fazla olduğu gün hafta içi cuma, hafta sonu cumartesi olarak öne çıktı. Ramazan öncesinde hafta içi internete en çok ilgi gösterilen gün perşembeydi” dedi.

Yılmaz gave information about internet use behaviors in Ramadan month at the meeting. Yılmaz stated that before Ramadan rate, TTNET subscribers used internet between 14:00-16:00 and 21:00-23:00 intensively but internet traffic has intensified between 15:00-17:00 with Ramadan month. Yılmaz emphasized that traffic between 15:00-17:00 increased by 18 percent compared to before Ramadan month. Yılmaz said: “Data use on weekday increased by 7 percent compared to before Ramadan month and increase in day time realized as 10 percent. Data use on weekend increased by 8,7 percent compared to before Ramadan month. Increase in day time realized 10,9 percent for weekend. The most data use was realized on Saturday for weekend on Friday for weekday. Highest rate on data use realized in Friday for weekday, in Saturday for weekend. This rate had realized in Thursday for weekday before Ramadan month.

amazan ayı, vatandaşların internet kullanım süresini artırırken, kullanım alışkanlıklarını da değiştirdi. TTNET Genel Müdürü Tahsin Yılmaz, Ramazan ayında internet kullanımının arttığını ve trafiğin yoğun olduğu saatlerde değişiklikler yaşandığını söyledi. Yılmaz, sahurda internet trafiğindeki artışın yüzde 79’u bulduğunu kaydetti.

EĞLENCE İÇERİKLERİNE İLGİ ARTTI TTNET Genel Müdürü Yılmaz, internet aracılığıyla sunulan eğlence içeriklerine ilginin de arttığını aktarırken,

82

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

hile Ramadan month increase internet use period of citizen, changed usage behaviors. General Manager of TTNET Tahsin Yılmaz stated that internet use increased in Ramadan month and hours when internet traffic is intense, is change. Yılmaz expressed that increase of internet use in sahur reached approximately 79 percent.

INTEREST FOR ENTERTAINMENT CONTENT IS INCREASED TTNET General Manager Tahsin Yılmaz stated that in-


Ramazan’da video izleme oranının yüzde 6,5 oranında artış gösterdiğini söyledi. Yılmaz, dosya paylaşımı ve indirmedeki artışın ise yüzde 11,9 olarak gerçekleştiğini ifade etti. Yılmaz, Ramazan ayında sayfa tıklamalarında yaşanan artışın yüzde 17,7 olduğuna işaret ederek, bunun, TTNET kullanıcılarının Ramazan ayında internette daha fazla sörf yaptığı anlamına geldiğini belirtti Yılmaz’ın aktardığı verilere göre, Facebook’a ilgi Ramazan ayında yüzde 10,3 oranında artarken, bu ay için internette en fazla yapılan ilk 3 aktivite video izlemek, internette sörf yapmak ve sosyal ağlara girmek şeklinde sıralandı. Ramazan ayında internet trafiğindeki artış illere göre de farklılık gösterdi. Ramazan’la birlikte internete ilgisi en çok artan il, yüzde 12,6 oranındaki trafik artışıyla Çanakkale olurken, onu yüzde 12,1 oranıyla Edirne izledi.

terest for entertainment content offered through internet increased and rate of video track rise by 6,5 percent in Ramadan month. Yılmaz expressed that increase on file sharing and downloading realized as 11,9 percent. Yılmaz emphasized that rate of page clicking rise by 17,7 percent and it means that TTNET subscribers surf on the internet in Ramadan month more than before. According to data explained by Yılmaz, interest for Facebook increased by 10,3 percent and first three popular activities are video track, surf on the internet and social networking. Increase on internet traffic is differing by cities. City where interest for internet increased at the greatest rate is Çanakkale with increase on traffic by 12,6 percent and Edirne follow with 12,1 percent. TRAFFIC AT SAHUR RISE 79 PERCENT

SAHUR TRAFİĞİ YÜZDE 79 ARTTI Yılmaz, TTNET’in 6 milyondan çok hanede, 25-30 milyon insana hizmet verdiğini kaydederken, “Bu nedenle de veriler Türkiye’nin internet kullanım alışkanlıklarını ortaya koyuyor. TTNET Müzik portalımızda günde 2,3 milyon müzik dinleniliyordu. Ramazanda bu rakam 2,5-3 kat arttı. Ramazan ayında sahurda internet trafiğinde yüzde 79 artış yaşandı” dedi. Yılmaz, sahur saatlerinde Facebook’ta yüzde 178, Youtube’da yüzde 136, internette sörf yapmada yüzde 91, videoda yüzde 84 oranında artış yaşandığını kaydetti. Türkiye’nin internet trafiğinin yüzde 55’ini üreten illerin sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve Kocaeli, en az internet trafiği yaşanan illerin ise Kars, Hakkari, Bingöl, Muş, Iğdır, Gümüşhane, Tunceli, Kilis, Bayburt ve Ardahan olduğunu bildirdi. DİNİ MÜZİK DİNLENDİ Yılmaz, “TTNET’in sunduğu hizmetlere gösterilen ilgi de artıyor. TTNET’in TV izleme olanağı veren Tivibu Web servisine ilgi yüzde 11,3 oranında yükseldi. Ramazan ayından itibaren günlük toplam internet veri kullanımının yüzde 2,8’i Tivibu Web servisi için kullanılıyor. Tivibu Web akşam saatlerinde de en çok yoğun ilgiyi gören TTNET servisi. TTNET Müzik servisi de Ramazan ayında ilginin yükseldiği ikinci servis olarak öne çıkıyor. Dini içerikli müzik dinlemede yüzde 50’ye yakın artış var” diye konuştu.

Yılmaz stated that TTNET offer service to 25-30 million people in more than 6 million household and said: “For this reason, data show internet use behavior of Turkiye. 2,3 million music is listened in TTNET Music portal previously. This number increased 2,5-3 fold with Ramadan month. Internet traffic rise by 79 percent at sahur in Ramadan month.” Yılmaz expressed that increase realized on Facebook by 178 percent, on Youtube 136 percent, on surfing on the internet by 91 percent, on video by 84 percent. Cities have 55 percent of Turkiye’ traffic are İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve Kocaeli, less internet traffic cities are Kars, Hakkari, Bingöl, Muş, Iğdır, Gümüşhane, Tunceli, Kilis, Bayburt and Ardahan. RELIGIOUS MUSIC IS LISTENED Yılmaz said: “Interest for service offered by TTNET also increased. Interest for Tivibu Web which is service of TTNET and give TV watching opportunity, rise 11,3 percent. 2,8 percent of total daily internet data use is used for Tivibu Web service. Tivibu Web is most interested service of TTNET in evening hours. TTNET Music Service is interested second service of TTNET in Ramadan month. There is approximately 50 percent increase on religious music listening.”

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

83


TD HABER

ICT Summit Eurasia – Bilişim Zirvesi ’11 TELEKOMDA BÖLGESEL İŞBİRLİĞİ FIRSATLARI ICT Summit Eurasia 2011 REGIONAL COLLABORATION OPPORTUNITIES ON TELECOM

T

ürkiye’de telekom sektörünün son 10 yılda gösterdiği gelişime, her yıl oluşturduğu bilgi, iletişim, eğitim, iş geliştirme ve networking platformu ile katkı sağlayan Bilişim Zirvesi, 2011 itibariyle kapsama alanını Avrasya Bölgesi’ne genişletti. Bu yıl ilk kez uluslararası bir kimlik taşıyacak ICT Summit Eurasia – Bilişim Zirvesi’11, telekom sektöründeki gelişmeleri, yine ana konferans konuları arasında işliyor. Zirve kapsamında düzenlenecek “Sınırsız İletişim Konferansı”, farklı ülkelerden, telekom sektörünün farklı alanlarında faaliyet gösteren oyuncuları, 3 – 5 Ekim tarihleri İstanbul Kongre Merkezi’nde arasında bir araya getirecek. Hem telekomünikasyon pazarının gelişimini, hem de bölge ülkeleri arasındaki işbirliklerini destekleyecek biçimde tasarlanan Konferans, ICT Summit Eurasia’nın ikinci günü olan 4 Ekim 2011’de gerçekleştirilecek; üç panel ve çeşitli sunumlarla tüm güne yayılacak. HIZLI, YAYGIN VE UCUZ İLETİŞİM ICT Summit Eurasia – Bilişim Zirvesi ’11 kapsamında düzenlenen “Sınırsız İletişim Konferansı”nda, çeşitli ülkelerden sektörün öncü isimleri kendi ülkelerinde yeni teknolojilerin nasıl hayata geçtiğini aktaracak. Telekom sektörünün gündemindeki daha hızlı, yaygın ve ucuz iletişim için yeni teknolojilerle birlikte bölgesel işbirlikleri, fırsatlar ve tehditler irdelenecek. Geniş bant, regülasyonlar ve yasal düzenlemeler farklı ülkelerden örneklerle işlenecek. Telekom alanında bugüne kadar gerçekleştirilen güçlü bölgesel projeler de özel sunumlarda ele alınacak.

84

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

I

CT Summit contributes with information, communication, education, business development and networking platform to development of Turkiye’s telecom sector in the last decade as usual, extend its coverage area to Eurasia Region as of 2011. ICT Summit Eurasia’11, will have international feature for the first time, discuss developments of telecom sector among main conference points again. “Unlimited Communication Conference”, will be held within the scope of the Summit, will bring players which operate in different areas of telecom sector, from different countries together at October, 3-5 in Istanbul Congress Center. The Conference is created as support both of development of telecommunication sector and collaboration between countries in the region will be held at the second day of the ICT Summit Eurasia, October, 4 2011 and will continue all day long wit three panels and various presentations. FAST, WIDESPREAD AND CHEAP INTERNET Leaders of the sector from different countries will explain how did new technologies is carried out in their countries at “Unlimited Communication Conference”, will be held within the scope of ICT Summit Eurasia’11. Regional collaboration, opportunities and threats will be discussed as well as new technologies for faster, widespread and cheap communication on the agenda of telecom sector. Broadband, regulations and legal arrangements will be discussed with samples from different countries. Powerful regional projects have been carried out in telecom sector till today; will be discussed with special presentation.


“Sınırsız İletişim Konferansı” programında yer alan panellerden ilki “Bölgede Telekom Alanında Yeni Düzenlemeler” başlığını taşıyor. Çevre ülkelerden düzenleyici kurum başkanlarının konuşmacı olacağı panelde, yürürlükteki regülasyonlar ele alınacak. Bu ülkeler arasında Bosna Hersek, Azerbaycan, Lübnan ve Türkiye gibi ülkeler yer alıyor. Konferans kapsamındaki bir diğer panel ise “Türkiye Telekomünikasyon sektörünün büyümesi için yol haritası nedir?” başlığını taşıyor. Panelde, Türkiye’deki telekom operatörlerinin üst düzey yöneticileri ile Türkiye’nin telekomünikasyon alanındaki yeni yol haritası belirlenecek.

First of panels within the scope of “Unlimited Communication Conference” is themed “New Regulations in the field of Telecom in the Region”... Chairman of regulation authorities from countries in the region will be speaker at the panel where existing regulations will be discussed. Some of these countries are as follows; Bosnia-Herzegovina, Azerbaijan, Lebanon and Turkiye. Other panel within the scope of the conference is themed “What is the road map in order to growth of Turkiye’s telecommunication sector?” The road map of telecommunication sector of Turkiye will be determined by senior managers of telecom operators in Turkiye at the panel.

YENİ İŞ MODELLERİ NEW BUSINESS MODELS ICT Summit Eurasia – Bilişim Zirvesi ’11’i düzenleyen kuruluş İnterpromedya’nın Genel Müdürü Güldane Taşdemir’in görüşleri ise şöyle: “Teknolojik gelişmelerin hızlandırdığı, küreselleşmenin sınırları ortadan kaldırdığı, bilişim teknolojilerindeki gelişmelerin hayatın her alanına damgasını vurduğu bir çağda yaşıyoruz. Bütün bu hızlı sürecin içinde, coğrafi ve siyasi sınırlar da bildik anlamlarını yitiriyorlar. Bilgiye erişim ve iletişim olanakları yeni iş modellerini tetikleyerek, rekabeti daha önce hiç görülmemiş boyutlara taşıyor. Bireysel ve toplumsal ilişkilerde yaşanan dönüşümler, yeni ekonomik ve siyasal model arayışlarını zorunlu kılıyor. Sınırların ortadan kalktığı, kaynakların adil paylaşıldığı, güvenli ve huzurlu bir dünya hayalini canlı tutabilmek için, teknolojiyi geliştirmek ve kullanmak kadar, farklı sosyal ve kültürel dokuları tanımak, diyaloglar kurmak ve yeni işbirlikleri oluşturmak da gerekiyor.

General Manager of İnterpromedya which organize ICT Summit Eurasia’11, Güldane Taşdemir’s views as follows: “We live in era where developments of ICT technologies affect every part of lives, globalization removes the borders and technologic developments accelerate. In whole this fast process geographical and political borders lose common meaning. Access to information and communication possibilities move competition to unprecedented scale by setting of new business opportunities. Experienced transformation in individual and social relations requires new economic and political model searching. We must know different social and cultural texture, have connections and create new collaborations as well as improve and use technology in order to keep alive imagination as safe and peaceful world where borders are removed, resources are shared fairly.

Bu yeni işbirliklerine vesile olmak amacıyla, İnterpromedya olarak, 2000 yılından bu yana düzenlediğimiz Bilişim Zirvesi’ni, bu yıl “ICT Summit Eurasia - Bilişim Zirvesi ‘11” adı altında Avrasya ölçeğine taşıyoruz. Avrasya’nın en etkili bilişim zirvesi olma vizyonu ile çıktığımız bu yolda, zirveyi, farklı coğrafyaların, kültürlerin, teknoloji ve iş dünyalarının, ‘iş konuşmak amacıyla’ buluştuğu bir etkinliğe dönüştürmeyi amaçlıyoruz.

As İnterpromedya in order to contribute to new collaborations, we remove ICT Summit, have been organized since 2000, to Eurasia scale under the name of “ICT Summit Eurasia’11”. In the road which we took off with the mission of being most efficient ICT summit of the Eurasia, we aim to transform the summit to event where different geographies’, cultures, technology and business worlds will meet with the intention of talk business.”

ZİRVEDE BU YIL...

THIS YEAR AT THE SUMMIT

ICT Summit Eurasia, Ortadoğu, Kafkasya ve Balkan ülkelerinden gelecek iş ve teknoloji profesyonellerinin yanı sıra, ülkemizin siyaset, kamu ve iş çevrelerinin önde gelen temsilcilerini, 3 - 5 Ekim 2011 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde, ağırlayacak. “Sınırlar Kalkıyor” teması ile Avrasya bölgesindeki iş fırsatlarını ortaya koyacak ve işbirliği ekonomisini canlandıracak etkinlikte, bu yıl 40’ı yabancı 170’e yakın konuşmacı yer alacak. Öte yandan yaklaşık 4 bin ziyaretçi ağırlamayı hedefliyoruz.

ICT Summit Eurasia will host leader representatives from Turkiye’s politic, public and business environment as well as business and technology professionals from Middle East, Caucasus and Balkan countries at October, 3-5 2011 at Istanbul Congress Center. There will be approximately 170 speaker including 40 foreign speaker at the event which will put forth business opportunities in Eurasia region and dynamism collaboration economy with the theme of “Borders Remove”. On the other hand we aim to host 4000 visitors.

Sosyal medyadan mobil dünyaya, bölgesel iş fırsatlarından geleceğin şehirlerinde yaşama kadar birçok farklı alanda oturum ve konferanslara ev sahipliği yapacak Zirve’nin programı için http://www.bilisimzirvesi.com.tr/11/ adresi ziyaret edilebilir.

http://www.bilisimzirvesi.com.tr/11/ can be used for the program of the Summit which will host sessions and conferences in many fields from social media to mobile world, from regional business opportunity to life of future’s cities.

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

85


İŞİM BİLİŞİM, BİLİŞİM İŞİM

BİLGİ TOPLUMU - 2 INFORMATION SOCIETY - 2

Adem Onar Bilgi toplumunu sanayi toplumundan ayıran temel niteliklere değinmek, toplumsal dönüşümün daha iyi anlaşılması için gereklidir. Bu temel özellikleri kısaca şu şekilde özetlemek mümkündür: 1-Bilgi Sektörünün Oluşması

ademonar@bir.net.tr

Sanayi çağında geçerli olan tarım-sanayi-hizmetler sektörleri ayrımı, bilgi çağında tarım-sanayi-hizmetler-bilgi sektörleri sınıflamasına dönüşmüştür. Bilgi çağında üst yapı olarak bilgi sektörü, bilgi-işlem ve iletişim donanım ve hizmetlerine bağlı olarak bilginin üretim, tüketim, dağıtım, pazarlama gibi tüm işlevsel alanlardaki kullanımını kapsamaktadır. Peter F. Drucker’a göre, yeni ekonomide bilgi, bireyler ve

In order to understand the social transformation better, it is necessary to refer to the main characteristics which differentiate information society from the industrial society. Briefly stated, these characteristics are as follows: 1-Formation of Information Sector The agriculture-industry-services sectors distinction of the industrial era became the agriculture-industry-servicesinformation sectors classification in the information era. In the information era, information sector includes the usage of information in all functional areas like production, consumption, distribution and marketing, depending on the information processing, and communication hardware and services. According to Peter F. Drucker, information is the primary source for the individuals and society in the new economy. The main reasons of why information gains importance in-

86

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS


toplum açısından birincil kaynaktır. Bilginin giderek önem kazanmasının temel nedenleri aşağıdaki gibi sıralanabilir: - Pazarlarda rekabetin artması ve yenilikçi olma oranın yükselmesi. - Günümüzde refah yaratan endüstrilerin büyük bir kısmının bilgi yoğun olması… - Rekabet baskısıyla maliyetlerini düşürmesi gereken işletmelerin öncelikli olarak personel indirimine gitmesi nedeniyle enformel bilgi ile biçimsel metotların ikame gereksiniminin ortaya çıkması. - Erken işten ayrılmalar ve artan işgücü mobilitesinin bilgi kaybına yol açması. - Küçük ve orta boy işletmelerin uluslararası kaynak bulma imkanlarına kavuşmasıyla artan karmaşıklığın yönetilmesine gereksinim duyulması. - Stratejik yönlendirmelerdeki değişimlerin, spesifik bir alanda bilgi kaybıyla sonuçlanması. - Bilgi varlıkları ticaretinin yapıldığı pazarlarda yeni gelişmelerin yaşanması (Internet’in ortaya çıkışıyla elektronik ticaretin gelişmesi ve çeşitlenmesi). - İşletmelerin bilgi ekseninde rekabet etmesi ve işin büyük bir kısmının (yaklaşık %70’i) bilgiye dayalı olması… - Ömür boyu öğrenme gereksiniminin kaçınılamaz olması. Neticede, bilgi toplumunda bilginin kullanımı arttıkça üretim yapısı da değişmekte; bilgi, işgücü ve sermayeden de önemli bir faktör olarak üretime girmektedir. 1990’lar ve sonrası işletmelerin, bilgi ekonomisine özgü yapılanma ve karakteristiklerle karşı karşıya kaldıkları görülmektedir. Karmaşık ve kompleks iş şartları, internet protokolünün bireysel kullanıcılar düzeyinde performansının her geçen gün artması, Silikon Vadisi’ndeki gelişkin teknolojilerin hızla uygulanmaya başlanması, global yayılım

creasingly are as follows: - Increase of the competition in the markets and the rise in the rate of being innovative. - The fact that a great part of the industries which bring prosperity is information-intensive… - Emergence of the need for substitution of information and formal methods due to the staff reductions of the enterprises which have to reduce the costs because of the competitive pressure. - Information loss due to the early employee withdrawal and increasing mobility of workforce. - The need to manage the complexity which increases due to the fact that small and medium-sized businesses achieve the opportunity to find international sources. - The fact that the changes in the strategic routing end up with information loss in a specific area. - New developments in the markets of information (development and variation of the electronic trade with the emergence of internet). - The fact that enterprises compete in terms of information and a great part of the work (70% approximately) bases on information… - Inevitableness of the need for a life-long learning. Eventually, the production structure is changing due to the increase of the information usage in the information society; information becomes a factor in the production even more important than the workforce and capital. It’s observed that the enterprises in and after 90s are faced with the information economy-specific structure and characteristics. Sources of change such as complicated and complex business requirements, increase of the performance of internet protocol in terms of individual users day by day,

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

87


İŞİM BİLİŞİM, BİLİŞİM İŞİM

ve kendi kendini örgütleyen işletme anlayışı gibi değişim kaynakları, firmaların hem iş süreçlerinde hem de strateji mimarilerinde değişikliklere neden olmaktadır. İşletmeler, bilgi teknolojisini temel işletme modellerinin merkezine almak durumundadırlar. Bilgi ekonomisi için bir işletme tasarlamada temel konseptlerden birisi olan bilgi teknolojisi, ürünlere ve hizmetlere uzak olan müşterilerin hem deneyim yaşamasına hem de yeni müşteri toplulukları ile etkin bir iletişime olanak sağlayarak, firmaların dinamik kastimizasyona yönelik stratejilerine kritik enformasyon sağlamaktadır.

quick implementation of the advanced technologies in the Silicon Valley, global expansion and understanding of a selforganized business, cause changes in both business processes and strategy architectures of the companies. Enterprises have to put the information technology in the center of their main business models. Information technology, which is one of the main concepts in designing a business for information economy, lets the customers who are far from the products and services have experience and meet new customer groups effectively; thus it provides crucial information for the strategies of the companies for their dynamic customization.

Bir buçuk trilyon dolar tahmini global değeri olan bilgi sektörü, bilginin sunulması, organizasyonu ve değiştirilmesi işlevleri ile, dünyanın en büyük endüstrisi olma yolundadır. Unutulmamalıdır ki, profesyoneller, zamanlarının % 80’ini ihtiyaç duydukları bilgiyi arayıp bulmak (information searching), geriye kalan %20’lik kısmı da bu bilgiyi biçimlendirmek (information formation) ve karar vermek (decision-making) amacıyla kullanmaktadır.

Information sector with an estimated global value of one and a half billion dollars, is on its way to becoming the biggest industry of the world with its functions of presenting, organizing and changing the information. It shouldn’t be forgotten that professionals spend 80% of their time for information searching and 20% of it for the information formation and decision-making.

ABD, GSMH’nın %55’inin bilgi üretimi, işlemi ve dağıtımı faaliyetlerinden elde etmektedir. Gelişmiş ülkelerde toplam işgücünün %60’dan fazlasının artık bilgi sektörüyle ilgili iş alanlarında çalıştığı bilinmektedir. Microsoft’un bilançosunda kayıtlı olan binalar, arazi, makineler, arabalar, mobilya ve bankadaki nakit para gibi varlıkların değeri, tüm borsa değerinin yaklaşık %6’sı kadardır. Başka bir ifadeyle, Microsoft’un değerinin yaklaşık %94’ü yatırımcıların gözünde AR-GE, Bill Gates gibi insanlar ve Windows markası gibi bir biçimsel bilançoda kayıtlı olmayan varlıklardan oluşmaktadır. Yine, IBM 1995 yılında Lotus’u 3.2 milyar dolara satın aldığında, Lotus’un AR-GE birimi ve onun fikirlerini elde etmek için 1.84 milyar dolar harcamıştır. Öte yandan, son yıllarda çeşitli Net tabanlı işletmelerin astronomik pazar payları, işletmelerin geleneksel değerleme modellerini yeniden gözden geçirmesiyle sonuçlanmıştır. Net’in yakın tarihinde e-Toys ve amazon. com gibi Net ortamında sanal biçimlerde doğan işletmeler “maddi varlıklar” a yaptıkları yatırımlar sınırlı olmasına rağmen tuğla-kiremit suretleriyle kıyaslandığında çok daha fazla değer kazandırmıştır. 2-Bireyin Merkezi Konuma Gelmesi En önemli kaynağın bilgi olduğu bilgi toplumunda, bilgilenmiş birey vazgeçilmez nitelik kazanmakta ve organizasyon yapıları bilgi-tabanlı (information-based), yönetim sistemleri insan-merkezli (human-oriented) biçimde yeniden tasarımlanmaktadır. Bireylerin zihinsel kapasitelerinin yararlı ürün ve hizmetlerin üretilmesi doğrultusunda yöneltilmesi, bilgi çağında yöneticilerin en önemli işlevleri arasında sayılmaktadır. Dolayısıyla, birey, bireyin zihinsel sermayesi ve üretkenliği gibi konular bilgi çağı ile birlikte çok önem-

88

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

USA gains 55% of the Gross National Product (GNP) from the production, processing and distribution of information. It’s known that more than 60% of the total workforce is on the sectors about the information sector in developed countries. The value of the assets like buildings, land, machinery, cars, furniture and the cash in the bank account registered in Microsoft’s balance sheet is about 6% of the whole stock exchange value of it. In other words, for the investors approximately 94% of Microsoft’s value consists of assets such as R&D, people like Bill Gates and brands like Windows, which are not registered in a formal balance sheet. Also, when IBM bought Lotus for 3.2 billion dollars in 1995, it spent 1.84 billion dollars to get the R&D department of Lotus and its ideas. On the other hand, the astronomic market share of some Net-based enterprises in some recent years, made other enterprises review their traditional evaluation models. Virtually born enterprises in the context of Net in the recent history of Net, such as e-Toys and amazon.com, added more value when compared to their brick-tile representations, although their investments on “corporeal goods” were limited. 2- Individual’s Move to the Center In the information society where the most important source is information, the informed individual becomes essential, and the organizational structure is redesigned as information-based and the management systems as human-oriented. Directing the individual’s mental capacity in line with the production of the useful products and services is one of the most important functions of the managers in the information era. Therefore, subjects such as the individual, or mental capital and productivity of the individual, now rate among the subjects which are considered important, in conjunction with the information society. The investment on human as the information producer in the information society gains a special importance as well as the organizational models


senen konular arasına girmiş bulunmaktadır. Bilgi toplumunda bilgi üreten olarak insana yatırım, insan kaynağına uygun organizasyon modelleri ve insan kaynağının geliştirilmesi olağanüstü önem kazanmaktadır. Diğer yandan insan-iş ilişkileri önemli dönüşümlere uğramakta ve bilgi işi ile uğraşan insan kaynaklarının sayısı ve önemi sürekli biçimde artmaktadır. 3-Örgütlü Toplumun Güçlenmesi Bilgi toplumunda, ortak özellikler, değerler ve amaçlar ile ortak mekan ve çıkarlara sahip kişilerin oluşturduğu sosyal gruplar, örgütlenmiş gruplar olarak sivil yaşamda ağırlıklarını ve etkinliklerini göstermektedirler. Örgütlenmiş gruplar, çıkar çatışmasından çok dayanışmacı gruplar olmaktadır. Bilgi toplumu, örgütlü toplumdur. Böylece sanayi toplumundaki temsili demokrasi, bilgi toplumunda yerini katılımcı demokrasiye bırakmaktadır. Bu katılımın salt yurttaş katılımı ile oluşan gönüllü kuruluşlar düzeyinde değil, çok boyutlu ve çeşitli düzeyleri içeren bir katılım olduğu dikkate alınmalıdır. Bilgi çağında bireyler, üyesi oldukları oluşumların yönetim ve denetim süreçlerine gönüllü ve bilinçli olarak katılmaktadırlar. Toplumun siyasal yapı ve organizasyonunu temsil eden devlet yönetiminin, bilgi çağında yurttaşların bilgisi ve etkin katılımından ayrı olarak sürdürülmesi düşünülemez. Diğer yandan, ekonomik yaşamda, bireyler kendilerine sunulan mal ve hizmetleri veri olgular olarak kabul etmemekte ve sürekli geliştirdikleri tüketici bilinci ile kalite, fiyat ve hız gibi faktörler açısından özel ve kamusal işletmeleri sorgulamaktadırlar. Bireysel katılımları daha etkin kılma doğrultusunda, benzer çıkarlara sahip olan bireyler, toplulaşmakta ve örgütlü toplumun temelini oluşturmaktadırlar.

appropriate for the human resource and the development of the human resource. On the other hand, there are important transformations in the human-work relations and there is an increase in the number and importance of the human resources staff who deal with the information. 3- Organized Society is Growing Stronger In the information society, social groups, which are constituted by people with common characteristics, values, targets, places and benefits, become effective and active in civil life as organized groups. Organized groups are characterized by their cooperative quality rather than the conflict of interest. Information society is an organized society. Thus, representative democracy in the industrial society is replaced by participatory democracy in the information society. It should be taken into consideration that this participation is not only at the level of voluntary institutions composed only with the participations of citizens; it is a multi-dimensional participation which involves various levels. Individuals in the information era are involved voluntarily and consciously in management and inspection processes of the establishments of which they are members. Maintenance of the government, which represents political structure and organization of society, cannot be considered separately from the knowledge and active participation of citizens in the information era. On the other hand, individuals do not consider the goods and services offered to them as data fact, in the economic life; and they question the private and public enterprises in terms of the factors such as quality, price and speed by means of consumer awareness they continuously improve. Individuals, who have the similar interests in terms of making individual participations more effective, become a society and form the base for an organized society. 4-Ecomony in the Information Era

4-Bilgi Çağında Ekonomi Bilişim teknolojisindeki gelişmelerle birlikte, sanayi ekonomisi yerini bilgi ekonomisine bırakırken, ekonominin üçlü saç ayağı olarak nitelendirdiğimiz üretim, tüketim, dağıtım ilişkileri ve ekonomik yapının tümü, bilgi temeli üzerine yeniden yapılanmış ve bilgi rekabetin temel faktörü durumuna gelmiştir. Dijital ekonomi ya da Tekonomi olarak da değerlendirilen bilgi ekonomisinin özellikleri Tapscott tarafından 12 madde olarak ifade edilmiştir : - Yeni Ekonomi Bilgi Ekonomisidir: Bilişim teknolojileri bir ekonominin bilgi temelli olmasına imkan sağlamaktadır. Bilgi ekonomisinde bilginin yaratılması hem bilgi işçilerine hem de bilgi tüketicilerine yani insanlara aittir. Mal ve hizmetlerin içeriği müşteri fikirleri tarafından belirlenirken, bilişim teknolojisi mal ve hizmetlerin bir parçası haline gelecektir. - Yeni Ekonomi Dijital Bir Ekonomidir: Yeni ekonomide bilgiler tamamen 1 ve 0’dan oluşan veri formlarında ile-

Together with the developments in the information technology, while industrial economy left its place to information economy, production – consumption - distribution relations, which are qualified as the trivet of economy, and the whole structure of economy were restructured and information became the main factor of competition. Characteristics of the information economy, which is also named as digital economy or Teconomy, are specified in 12 articles by Tapscott : - New Economy is the Information Economy: Information technologies enable an economy to be information-based. Creation of information is performed by both the information workers and the information consumers in the information economy. While the content of the goods and services are being determined by customers’ ideas, information technology will become a part of these goods and services. - New Economy is a Digital Economy: Information is transmitted completely in data forms consisting of 1 and 0 in the

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

89


İŞİM BİLİŞİM, BİLİŞİM İŞİM

tilmektedir. Günümüzde her türlü bilgi, ses, yazı, görüntü, hareketli obje v.s bilgisayar ağları tarafından iletilmektedir. - Yeni Ekonomide Sanallaşma Önemli Rol Oynamaktadır: Bilginin analogdan dijitale dönüşmesi, fiziki varlıkların sanal hale gelmesine imkan vermektedir. Söz konusu sanallaşma ekonominin yapısını, kurumların türlerini ve aralarındaki ilişkileri, dolayısıyla ekonomik faaliyetin bizzat kendisini değiştirmektedir. - Yeni Ekonomi Moleküler Bir Ekonomidir: Eski büyük işletme yapıları ayrışmakta ve dinamik birey ve kurumların oluşturduğu ekonomik faaliyet temelli gruplar halinde yeniden ortaya çıkmaktadır. İşletmenin ortadan kalkması, yani kaybolması değil dönüşmesi söz konusudur. - Yeni Ekonomi Bir Ağ Ekonomisidir:Yeni ekonomi iletişim ağlarıyla bütünleşen bir ekonomidir. Analog hatlar yerine dijital iletişim ağlarının oluşması ve klasik ana bilgisayar sisteminden web tabanlı sisteme doğru gerçekleşen kayma iş dünyasında önemli dönüşümlere neden olmaktadır. Yeni teknoloji ve iletişim ağları küçük ölçekli işletmelere büyük ölçekli işletmelerin sahip olduğu ölçek ekonomileri ve kaynağa ulaşma gibi ana avantajlara sahip olma imkanı sunmaktadır. - Yeni Ekonomide Aracılar Büyük Ölçüde Ortadan Kalkacaktır: Özel ve kamu sektöründe birçok kurum tüketicileriyle ağlar aracılığıyla doğrudan temas kuracaklar ve aracılarını büyük ölçüde elimine edeceklerdir. - Yeni Ekonominin Hakim Sektörü Üçlü Bir Oluşumdur: Sanayi ekonomisinde otomotiv anahtar sektör konumundayken, yeni ekonomide hakim ekonomik sektör diğer tüm sektörlerin refah yaratmasına giden yolu teşkil eden bilgisayar, iletişim ve eğlence sanayilerinin bütünleşmesiyle oluşan yeni medya sektörüdür - Yeni Ekonomi Yenilik Temelli Bir Ekonomidir: Yeni ekonominin ilkesi “kendi ürününün modasını kendin geçir” olacaktır. Eğer yeni ve başarılı bir ürün geliştirilmiş ve piyasaya sürülmüşse, hedefin bu ürünün daha gelişmişinin ortaya çıkarılması ve ilk ürünün modasının geçirilmesi olması gerekir. - Yeni Ekonomide Üretici ve Tüketici Farkı Belirsizleşmektedir: Kitle üretiminin yerini büyük miktarlarda müşteri isteklerine göre üretimin almasıyla birlikte, üreticiler bireysel tüketicilerin zevk ve ihtiyaçlarına uygun özel mal ve hizmetler oluşturmak zorunda kalmışlardır. Yeni ekonomide tüketiciler fiilen üretim sürecine katkıda bulunabilmektedirler. - Yeni Ekonomi Bir Hız Ekonomisidir: Dijital veriler üzerine kurulmuş bir ekonomide, işletme başarısı ve iktisadi faaliyetler açısından hız anahtar bir değişkendir. - Yeni Ekonomi Küresel Bir Ekonomidir: İki kutuplu dünyanın ayrışmasından sonra, iktisadi duvarların önemli ölçüde ortadan kalktığı, dinamik, yeni ve değişken küresel bir çevre ortaya çıkmıştır. - Yeni Ekonomi Bazı Sosyal Problemleri Beraberinde Getirmiştir: Yeni bir ekonominin eşiğinde, güç, güvenlik, eşitlik, kalite, iş hayatı kalitesi ve demokratik sürecin geleceği gibi bir takım sorunları beraberinde getiren yeni bir politik ekonominin başladığı da görülmektedir.

90

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

new economy. Today, all kinds of information, audio, text, images, moving objects, etc. are transmitted via computer networks. - Virtualization Plays a Great Part in the New Economy: Transformation of information from analog to digital enables physical assets to become virtual. This virtualization mentioned, is changing the structure of economy, types of the institutions, relations between them, therefore the economic activities themselves. - New Economy is a Molecular Economy: Former bigbusiness structures separate and they re-emerge as economic activity based groups created by dynamic individuals and institutions. It is not a matter of the disappearance of the establishment; it is a matter of transformation. - New Economy is an Economy of Network: New economy is an economy integrated with communication networks. Formation of the digital communication networks instead of analog lines and the shift from the classical master computer system to the web-based system lead to important transformations in business world. New technology and communication networks give small-scale enterprises an opportunity to have the basic advantages of large-scale enterprises such as economies of scale and access to sources. - Mediators Will Be Removed to a Large Extend in the New Economy: Many institutions in private and public sectors will get in contact with the consumers via networks directly and eliminate their mediators to a large extend. - Leading Sector of the New Economy is a Triplet Formation: In the industrial economy, automotive was the key sector; whereas the leading economic sector in the new economy is the new media sector which is composed by the integration of computer, communication and entertainment industries, and which enables all other sectors to create comfort. - New Economy is an Innovation Based Economy: The motto of the new economy will be “Make your product become out of fashion yourself.” If a new and successful product is developed or launched, the target must be to create a more developed product and make the former one become out of fashion. - Producer-Consumer Distinction is Blurred in the New Economy: Together with the replacement of the mass production by the customer-driven production, producers had to create goods and services appropriate for the individual consumers’ delight and demand. Consumers can contribute to the production process actually in the new economy. - New Economy is an Economy of Speed: In an economy based on digital data, speed is a key variable for the business success and economical activities. - New Economy is a Global Economy: After the dissociation of the bipolar world, a dynamic, new and non-stable global environment, in which the economical walls disappeared to a great extend, arose. - New Economy Brought Some Certain Social Problems Along: On the verge of a new economy, it is realized that a new political economy, which brings some certain problems such as power, security, equality, quality, business quality and the future of democratic process, begins.


5- Bilgi Çağında Çalışma İlişkileri Bilgi çağı ve teknolojileri beraberinde yeni meslek ve vasıflar getirmektedir. Bu değişim temelde sanayi işçiliğinden bilgi işçiliğine doğru ortaya çıkan çok temel bir dönüşümü ifade etmektedir. Ne var ki yeni işler mavi yakalı işçinin sahip olmadığı ve elde edebilmek için çok az donanımlı olduğu vasıflar talep etmektedir. Yeni işler önemli miktarda biçimsel eğitim ve teorik, analitik bilgi elde etme ve uygulama yeteneği gerektirmektedir. Çalışma, farklı bir yaklaşım ve değişik bir kafa yapısı talep etmektedir. En önemlisi sürekli bir öğrenme alışkanlığı istemektedir. Nitekim ABD başkanlarından Clinton, ortalama bir Amerikalının yaşamı boyunca yedi defa eğitilmek zorunda olduğunu ifade etmektedir. Bu sayı önümüzdeki dönemde muhtemelen çok daha artacaktır. Teknoloji, ticaret ve örgütsel değişmelerin etkisiyle hem yeni işler yaratılmakta hem de var olan işler yıkılmaktadır. Fakat işten çıkarılan sanayi işçileri kolaylıkla bir bilgi işine geçememektedirler. İşgücü piyasalarında yapısal işsizliğin yanında bu dönüşümden kaynaklanan bir işsizlik de söz konusu olmaktadır. Teknolojik yenilikler ve yüksek vasıf isteyen yeni işler, özellikle eğitim ve vasıf seviyesi düşük çalışanlar açısından oldukça ciddi riskleri beraberinde getirmektedir. Yani yeni teknolojiler ve oluşumlar, avantaj ve dezavantajları ile birlikte gelmektedirler. Meslekler rehberine göre; 25 yıl önce dünyada 14.000 meslek varken bugün her biri çok daha fazla nitelik isteyen 36.000 farklı meslekten bahsedilmektedir. Günümüz dünyasında bilgisayar ve haberleşme teknolojisindeki gelişmeler ile sanal şirket ve e-ticaret gibi oluşumlar ortaya çıkmış, üretimdeki mekan ve zaman birliği nerdeyse tamamen parçalanmıştır. Bu gelişmeler çerçevesinde iş, işyeri, mesai gibi kavramların tarihe karışmaya başladığını da görebiliyoruz. Ayrıca işin enformasyon içeriğinin artması, işgücü piyasalarındaki geleneksel ayrımcılığı da aşındırmıştır. Standart-dışı istihdam biçimleri ise hızla yaygınlaşmaktadır. Sonuçta, işgücü piyasasında çeşitliliğin artması, çalışanların çıkarlarının örgütlenmesi ve temsili için bir meydan okuma olarak karşımıza çıkmaktadır. 20. yüzyılın ilk yarısı boyunca sendikalaşmanın yoğunlaştığı üye tabanı daralmaktadır. 1970’lerin ortalarından sonra hızlanan bu daralma, sendikaları temsil sistemlerinde geleneksel alanlarda yitirdikleri üyelerin yerine, gelişmekte olan yeni istihdam alanlarından üye edinmelerini sağlayacak biçimde reform yapmaya zorlamaktadır. Bilgi çağında bilgi ve birey ön plana çıkmakta, çalışma ilişkilerinde de, işletme düzeyinde işçi-işveren ilişkileri yaygınlaşmaktadır. Sendikalaşmaya olan ilgi azalmakta, İnsan Kaynakları yönetimi gibi yeni uygulamalarla da sendikaların işyerindeki gücü zayıflamaktadır.

5- Working Relationships in the Information Era Information era and technologies bring new professions and skills along. This change essentially signifies a basic transformation from industrial labor towards information labor. However, new jobs require skills, which a blue-collar worker hasn’t got and which he is not qualified enough to gain. New jobs require a great deal of formal education and an ability to attain and apply theoretical and analytical knowledge. Jobs demands a different approach and attitude of mind. Above all, a constant learning habit is required. Thus, Clinton, one of the former presidents of USA, states that an average American citizen must be educated seven times throughout his life. Probably, this number will increase much more in the forthcoming period. With the effect of technology, trade and organizational changes, both new jobs are created and the already existing jobs are demolished. But, the dismissed industrial workers can’t pass to the information work easily. As well as the structural unemployment in the labor markets, an unemployment resulting from this transformation comes into question. Technological innovations and jobs demanding high qualification bring pretty serious risks along with them, especially for the workers with a low level of education and qualification. In other words, new technologies and formations carry their advantages and disadvantages. According to the directory of jobs, there were 14.000 professions in the world 25 years ago; whereas 36.000 different professions, each of which requires much more qualifications, are mentioned today. In today’s world, developments in computer and communication technologies and formations such as virtual corporations and e-trade have emerged; and the unity of time and space in production has almost completely disintegrated. Within the frame of these developments, we see that the concepts like job, office, and shift begin to vanish. Furthermore, the increase in the content of information has obliterated the traditional discrimination in the labor markets. However, nonstandard forms of employment are rapidly spreading. As a result, the increase of the variety in labor market emerges as a challenge for the organization and representation of the employees’ interests. The membership base which was dense during the first half of the 20th century has contracted. This contraction has speeded up since the mid 70s; and it forces the trade unions to make reforms so as to help them to increase the number of their members from new, developing fields of employment as a compensation for the members they lost in the representation system in the past. In the information era, information and individual have come to the fore, and employer-employee relationships have become widespread both in working relations and at business level. Interest for the unionization is declining, and the power of the unions is diminishing in the workplace due to the new applications like Human Resources management.

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

91


TD HABER

AVRUPA’NIN EN İYİ MÜHENDİSLERİ İTÜ’DE SEÇİLDİ THE BEST ENGINEERS OF EUROPE ARE CHOSEN AT ITU

I

E

Avrupa’nın 30 ülkesinden 104 öğrencinin katıldığı yarışmalarda katılımcılar, bilim ve eğitim alanındaki yeteneklerini yarıştırdı ve tasarladıkları projeleri sergileme imkânı buldu. İki farklı klasmanda gerçekleştirilen yarışlarda, Takım Tasarımı Genel Klasmanı’nda Avusturya Takımı birinci olurken, Vaka Analizi Klasmanı’nda ise en iyi takım Norveç oldu. İTÜ öğrencilerinden oluşan ve ülkemizi başarıyla temsil eden Türkiye Takımı ise Vaka Analizi’ndeki çeşitli kategorilerde, birincilik, ikincilik ve üçüncülük elde etti.

Participants raced their skills in the field of science and education at the competition where 104 students joined from 30 countries of Europe and they had opportunity to present their designed projects. Austria Team ranked first in Team Design General Classification at the competition which was carried out in two different classification and Norway became the best team in Case Analysis Classification. Turkiye Team, compose of ITU students and represent Turkiye successfully, gained first, second and third place in various categories of Case Analysis Classification.

stanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ)’nün ev sahipliğinde, 1-11 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen “Avrupa Best Mühendislik Yarışması” (EBEC) İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde yapılan final seçmeleri ile sona erdi.

İTÜ Taşkışla Kampüsü Mimarlık Fakültesi’nde finalistlerin belirlenmesinin ardından Avrupa’nın en iyi mühendislik öğrencileri, Feriye Köşkü’nde düzenlenen ödül töreninde bir araya geldi. Törene, İTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Derin URAL, Elginkan Vakfı Müdürü İlhan ÜDTÜ, Kabataşlılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nabi CÜCÜK, SEFI Başkanı Wim Van PETEGEM, Siemens Halkla İlişkiler Yöneticisi Steffen WUTH, Kaspersky Eğitim Programları Müdürü Irina SELEZNEVA, IT Uzmanı Ram HERKANAIDU, Pazarlama Müdürü Pınar UYLUM katıldı. Törende, katılımcı öğrencilere yarıştıkları her konu için sertifikaları verilirken, genel klasman birincilerine de ödülleri dağıtıldı. 2011 AVRUPA BEST MÜHENDİSLİK YARIŞMASI DERECELERİ Mühendislik Tasarımı Yarışması kategorisinde yarışmacılardan mühendislik yeteneklerini kullanmaları is-

92

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

urope Best Engineering Competition” (EBEC), is carried out with home ownership of Istanbul Technical University at August 1-11, finished with final choosing at ITU Faculty of Architecture.

After finalists were determined at ITU Taşkışla Campus, best engineering students of Europe got together at Award Ceremony in Feriye Mansion. ITU Vice Rector Prof. Dr. Derin URAL, President of Elginkan Foundation İlhan ÜDTÜ, Kabataşlıar Association Borad Chariman Nabi CÜCÜK, President of SEFI Wim Van PETEGEM, Public Relations President of Siemens Steffen WUTH, Training Programmes President of Kaspersky Irina SELEZNEVA, IT Specialist Ram HERKANAIDU and Marketing President Pınar UYLUM joined to the ceremony. Certificates were given to participant students for each category of the competition and awards were given to winners of general classification. 2011 EUROPE BEST ENGINEERING COMPETITION DEGREES To use engineering skills is wanted from competitors in


tendi. Katılan 4’er kişilik 13 takımdan belirli bir zamanda, belirlenmiş kriterler göz önünde bulundurularak ve belirli malzemeleri kullanarak dünyada gelişmemiş alanlardaki sorunları konu alan tasarımlar yapmaları istendi. Mühendislik Tasarımı Kazananları: Genel Klasman Mühendislik Tasarımı Kazananları 1. Avusturya Takımı 2. Infineon Moldova Takımı 3. İsveç Takımı UNEP Mühendislik Tasarımı: Güneş enerjisini verimli kullanan, depreme dayanıklı akıllı ev tasarımı. 1. Avusturya Takımı 2. Siemens Litvanya Takımı 3. Benelux Takımı

the category of Engineering Design Competition. To make designs is wanted from 13 teams which compose four each, problem-driven in underdeveloped fields by considering determined criteria and using specific materials at a given time. Winners of Engineering Design General Classification Design Winners 1. Austria Team 2. Infineon Moldova Team 3. Sweden Team UNEP Engineering Design: Smart Home Design which Use Solar Energy Efficiently and Earthquake proof 1. Austria Team 2. Siemens Lithuania Team 3. Benelux Team

BEST Mühendislik Tasarımı: Türkiye’de Zihni Sihir olarak bilinen komplike sistemli Rube Goldberg Makinesi’nde çiçek sulama, mum yakma, sabun köpüğü oluşturma, bisiklet zili çalma ve bayrak dalgalandırma gibi tasarımlar ortaya kondu. 1. İsveç Takımı 2. Siemens Litvanya Takımı 3. Avusturya Takımı

BEST Engineering Design: Designs such as water irrigation, candle lighting, soap bubbles making, bicycle ringing and flag waving are presented on complicated system-Rube Goldberg Machine is also known as Zihni Sinir in Turkiye. 1. Sweden Team 2. Siemens Lithuania Team 3. Austria Team

BEST Mühendislik Tasarımı (Helyumla Çalışan Zeplin Tasarımı): Belirli bir seviyenin üstünde uçabilen, helyumla çalışan ve hızlı bir zeplin tasarımı. 1. Avusturya Takımı 2. İspanya Takımı 3. Portekiz Takımı

BEST engineering Team (Helium-Operated Zeppelin Design): Zeppelin design which can fly under definite level, fast and work with helium. 1. Austria Team 2. Spain Team 3. Portugal Team

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

93


TD DIŞ HABER

GOOGLE’DAN BÜYÜK YATIRIM BIG INVESTMENT BY GOOGLE

A

ndroid işletim sistemiyle cep telefonu pazarına adım atan dünyanın en büyük internet arama motoru Google 12,5 milyon dolara ABD’li cep telefonu üreticisi Motorola Mobility Holdings şirketini satın aldı. İki şirketin ortak açıklamasında yönetim kurullarının bu yılın sonunda ya da gelecek yılın başında sonuçlandırılması beklenen anlaşmayı oybirliğiyle kabul ettikleri belirtildi. Resmi işlemlerin bu yılın sonuna ya da en geç 2012 başına dek tamamlanması hedefleniyor. Google’ın bu şekilde, en büyük rakiplerinden biri olarak gösterilen Apple’a karşı cep telefonu rekabetini güçlendirmek istediği belirtiliyor.

W

orld’s biggest internet search engine Google, entered to also mobile phone market with android operating system, bought American mobile phone manufacturer Motorola Mobility Holdings for 12,5 billion USD. In the common statement, it is stated that management boards of companies accepted agreement which is expected to complete at the end of this year or beginning of coming year. It is expected to official transaction will complete at the end of this year or beginning of coming year. IT is expressed that with the investment Google want to strengthen mobile phone competition against Apple which considered as one of the biggest competitor of Google.

“ANDROID DAHA DA GÜÇLENECEK” “ANDROID WILL GET STRONG EVEN MORE” Şirket, anlaşmanın Google’un Android işletim sistemini daha da güçlendireceğini belirtti. Google, Mobility’nin ayrı bir birim olarak faaliyet göstereceğini vurguladı. Motorola bir zamanlar dünyanın en başarılı cep telefonu üreticilerinden biriydi. Ancak son zamanlarda Apple, Samsung ve HTC gibi rakiplerinin gerisine düştü. Google ayrıca, Android vizyonunun değişmediğini ve Google’ın Android’e açık bir platform olarak güçlü bir şekilde bağlı olduğunu duyurdu. Motorola Mobility‘nin ürün yelpazesinde akıllı telefon ve tabletler gibi mobil yakınsama cihazları, kablosuz aksesuarlar, uçtan uca video ve veri dağıtımının yanı sıra yönetimsel çözümler, set üstü ve veri erişim cihazları yer alıyor.

The company stated that agreement will strengthen Android operating system of Google. Google expressed that mobility will operate as separate unit. Motorola was one of the successful mobile phone manufacturers of the world. But Motorola fell behind competitors such as Apple, Samsung and HTC recently. Moreover Google announced that Android vision didn’t’ change and Google strongly bound up with Android as a open platform. There are mobile converge devices such as smart phones and tablet, wireless accessories, data distribution point to point as well as managing solutions, set top box and data access devices in the product range of Motorola Mobility.

GOOGLE ALTINCI SATIN ALMASINI YAPTI GOOGLE COMPLETE SIXTH ACQUASITION Google’ın bundan önceki satın almaları şöyle: Motorola Mobility, 12.5 milyar dolar, Ağustos 2011 DoubleClick, 3.1 milyar dolar, Mart 2008 YouTube, 1.56 milyar dolar, Kasım 2006 dMarc Broadcasting, 1.23 milyar dolar, Şubat 2006

94

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

Other acquisition of Google as follows: Motorola Mobility, 12.5 billion dollars, August 2011 DoubleClick, 3.1 billion dollars, March 2008 YouTube, 1.56 billion dollars, November2006


AOL (yatırım), 1 milyar dolar, Ağustos 2006 ITA Software, 700 milyon dolar, Nisan 2011

dMarc Broadcasting, 1.23 billion dollars, February 2006 AOL (investment), 1 billion dollars, August 2006 ITA Software, 700 million dollars, April 2011

HİSSE BAŞINA 40 DOLAR 40 DOLLARS PER STOCK Google, mobil cihaz pazarında Android ile belirgin bir pazar payına ulaşmasına rağmen, kablosuz iletişim konusunda patent ve diğer fikri mülkiyet açısından yetersizlik nedeniyle yaygınlığını artıramıyordu. Yapılan ortak açıklamaya göre, anlaşma gereğince Google, Motorola’ya hisse başına 40 dolar ödeyecek. Google CEO’su Larry Page konuyla ilgili açıklamasında şu görüşleri dile getirdi: “Motorola Mobility’nin bugüne kadar kararlılıkla sürdürdüğü Android desteği, her iki şirket açısından da doğal bir uyumu beraberinde getiriyor. Birlikte tüm Android ekosistemini tüketicilerin, iş ortaklarının ve uygulama geliştiricilerin fayda sağlayacağı şekilde geliştirecek mükemmel kullanıcı deneyimleri yaratacağız. Motorolalıların Google ailesine katılmasını dört gözle bekliyorum.” Motorola Mobility CEO’su Sanjay Jha da konu hakkında şunları söyledi: “Bu satın alma Motorola Mobility hisse sahiplerine dikkat çekici oranda değer sağlamanın yanı sıra dünya çapındaki tüm çalışanlarımız, müşterilerimiz ve iş ortaklarımıza da yeni ve cazip fırsatlar sunacak. Google ile Android platformunun geliştirilmesi sürecinde verimli bir iş ortaklığı içinde olduk. Şimdi bu birleşme sayesinde daha da yenilikçi işler başarıp, hem mobil cihazlarımız hem de eve yönelik ürünlerle sıra dışı mobilite çözümleri sunabileceğiz.”

Despite, Google reached definite market share with Android in mobile device market, can’t increase extensity due to inadequacy in terms of intellectual property and patent on wireless communication. According to common assessment, in accordance with agreement Google will pay 40 dollars per stock. CEO of Google Larry Page has made a statement about the issue and said: “Android support which have been continued until today pertinacious by Motorola Mobility, bring natural accordance in company with to both of two companies. We will improve whole Android ecosystem so as consumer, business partner and application developer benefit from and we will create perfect user experience. I am looking forward to Motorola Mobility to join to Goole family.” CEO of Motorola Mobility Sanjay Jha said about the issue as follows: “The acquisition provide remarkable value to stock holders of Motorola Mobility as well as will offer new and charm opportunities to our employees, customers and business partners across the world. We have efficient business partnership in the process of improvement of Android operating system with Google. We will make more innovative works thanks to this collaboration and will offer unique mobility solutions with products for both mobile devices and set top box.”

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

95


TD DIŞ HABER

HİNDİSTAN’IN GSYİH’I GENİŞBANT İLE ARTACAK INDIA’s GDP INCREASE WITH BROADBAND

U

luslararası telekomünikasyon otoritelerinin açıklamasına göre, Hindistan’da genişbant penetrasyonundaki %10’luk artış 2015’e kadar ülke çapında sağlık, eğitim ve ulaşım sektöründeki net gelirlere 80 milyon dolarlık katkısı olacak. Yapılan çalışmalar mobil genişbanttaki büyümenin ekonomik etkisi en çok bu stratejik sektörler üzerinde olacağını gösteriyor. Genişbant erişim endüstri sektörleri çapında sosyoekonomik gelişmenin ve ekonomik büyümenin en büyük yürütücüsü ve GSYİH’a büyük katkı sağlayan bir teknoloji. Çalışmanın sonuçlarına göre, genişbant penetrasyonundaki %10’luk artış sağlık sektöründe %42 (27,4 milyar dolar), eğitim sektöründe %36,8 (31,2 milyon dolar) ve ulaşım sektöründe de %18,8 (20 milyar dolar) gelir artışı sağlamış oluyor. Hindistan’da şu anki genişbant penetrasyonu %1,7 ve bu oranın 2015 yılına kadar %12,5 seviyelerine çıkacağı düşünülüyor. Bu oranı elde etmek için 700 MHz, 2,6GHz bandındaki spektrumların bir an önce tahsis edilmesi temel ihtiyaç olsa bile mobile operatörler yeni nesil Mobil Genişbant şebekesini ve hizmetini halka açmış ve talepleri şimdilik karşılayabiliyorlar. 2011 ikinci çeyrek itibariyle, Hindistan’da 3,5 milyon HSPA mobil Genişbant abonesi bulunuyor. Bu potansiyelin 2015 yılına kadar doğru miktardaki spektrumların mobil servisler için ayrılması kaydıyla katlanarak 225,5 milyona ulaşması bekleniyor. Bir önceki araştırmaya göre, 2015 yılına kadar 3G teknolojisinin 5MHz spektrumunun tahsisi nüfusa göre Mobil Genişbant penetrasyonunda %3lük bir artış sağlarken GSYİH’a da 12,1 milyar dolar katkısı olmuş olacak. Araştırma şirketinden bir yetkili ise konuyla ilgili: “Basitçe söylemek gerekirse, eğer Hindistan Hükümeti yakın gelecekte yeterli spektrumların tahsisini gerçekleştirirse, yabancı ekonomilere açılma fırsatı sağlanmış olur. Spektrumlardaki eksiklik Hindistan için Mobil Genişbant servislerinden faydalanma anlamında aşılması zor bir engel olmasına rağmen hükümet görüşmeleri 2014’e kadar genişbant internette 160 milyon bağlantı hedefleri olduğunu söylüyor. Hindistan Hükümet’i önerilen Ulusal Spektrum Yasası’nı çıkarmak ve Mobil Genişbant talebini karşılamak için gerekli olan spektrumların tahsisi konusunda elini çabuk tutmalı” dedi.

96

TELEKOMDÜNYASI2011AĞUSTOS

I

t is announced that a 10% increase in broadband penetration in India will contribute a combined US$80 billion of net revenues across the country’s transport, healthcare and education sectors by 2015. The figures come from a new study, commissioned by international telecommunication authority, on the economic impact of Mobile Broadband growth on these key industry sectors. Broadband connectivity is a driver of socio-economic improvement, fuelling economic growth across all industry sectors and contributing to GDP. According to study, a 10% increase in broadband penetration will lead to net growth revenue increases of 42% in the healthcare sector (US$27.4 billion), 36.8% in education (US$31.2 billion) and 18.8% in the transport sector (US$20 billion). Currently broadband penetration in India is 1.7%, and is forecast to rise to 12.5% by 2015. However, to achieve this it is essential that additional spectrum is released quickly, most notably the 700MHz and 2.6GHz bands, so that mobile operators can roll out next-generation Mobile Broadband networks and services and meet demand. As of Q2 2011, there were 3.5 million HSPA Mobile Broadband connections in India and this figure is expected to rise exponentially to 225.5 million by the end of 2015, but only if the right amount of spectrum is allocated for mobile services. According to previous Analysis, allocation of an additional 5MHz of 3G spectrums will lead to a 3.3% increase in Mobile Broadband penetration by population, enhancing GDP by US$ 12.1 billion by 2015. Representative of the authority: “Simply put, if the Indian government allocates sufficient spectrum in the near future, it will open up a staggering economic opportunity. However, the current lack of spectrum remains a formidable obstacle to India benefiting from Mobile Broadband services and the government meeting its stated broadband connectivity target of 160 million Internet connections by 2014. India’s government must act quickly if it is to enact the proposed National Spectrum Act, and quickly allocate the urgently required spectrum to meet the high demand for Mobile Broadband services.”


TELEKOM DÜNYASI

ARTIK HER YERDE OKUNUYOR!

iPhone, iPad ve yakında Android telefonlar ve tabletlerde TURKCELL DERGİLİK: AppStore'dan uygulamayı indirdikten sonra, TELEKOM DÜNYASI'nı kütüphanenize ekleyebilir ve keyifle okuyabilirsiniz.

VODAFONE vREAD: AppStore'dan uygulamayı indirin TELEKOM DÜNYASI'nı kütüphanenize ekleyip okumaya hemen başlayın.

SEKTÖRÜN İLETİŞİM MERKEZİ


Avrupa’nın Teknolojiyle Fethi.

Avrupa’da dev bir f iber optik altyapı artık Türk Telekom’un Türk Telekom’un 27.000 km’lik fiber optik altyapısı artık milyonlarca Avrupalının hizmetinde. Bu gurur Türk Telekom’un. Bu gurur Türkiye’nin. Türk Telekom. Dünyayı konuşturan Türk.

TELEKOM DUNYASI AĞUSTOS 2011  

Sektörün iletişim merkezi Communication center of the sector

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you