Page 1

ISSN 1 303-569X

Dr. Tayfun Acarer BTK Başkanı

T E L E K O M

D Ü N Y A S I

O C A K

J A N U A R Y

2 0 1 1

SEKTÖRÜN İLETİŞİM MERKEZİ - COMMUNICATION CENTER OF THE SECTOR

8-9 Şubat 2011 - Ankara

GÜVENLİ İNTERNET GÜNÜ TELEKOM DÜNYASI’NIN RÖPORTAJLARI SES GETİRMEYE DEVAM EDİYOR Serpil TİMURAY’dan sonra K. Gökhan BOZKURT röportajı da Ortadoğu, Asya ve Afrika’da yayınlanan Teletimes International’da yer aldı

OCAK - JANUARY 2011


İnternetiniz TTNET olsun, sevdikleriniz hep yanınızda olsun. Şimdi Limitsiz İnternet Paketi ilk 3 ay, ayda sadece 24,99 TL. Siz de hemen bir TTNET Satış Noktası’na gelin, uzakları yakın edin. Ayrıntılı bilgi ve kampanya koşulları için

www.ttnet.com.tr | 444 0 375

NETLİMİTSİZ Paketi‘nde, 8 Mbps’ye kadar destekleyen hız kullanılacak olup, bağlanılan yere göre değişiklik gösterebilecektir. Ay içerisindeki veri kullanımı 25 GB’yi aştığında hız, bulunulan ay için 1 Mbps’ye düşürülecektir. 30.06.2011’e kadar başvuranlar 24 ay taahhütle yararlanabilir. 24,99 TL, NETLİMİTSİZ Paketi’nin ilk 3 aylık vergiler dahil aylık ücreti olup; sonrasında tarifeden ücretlendirilir. Yeni abonelere bağlantı ücreti, ayda 2 TL taksitle 12 ay boyunca yansıtılır.


KURUŞ OSMAN’I BİLE İKNA EDEN KAMPANYA! Compaq Mini CQ10 Netbook Bilgisayar • Orijinal Windows® 7 Starter • Intel® Atom™ İşlemci N455 (512KB, 1.66 GHz) • 160 GB HDD • 1 GB DDR2 • 10.1” • Intel® Graphics Media Accelerator 3150

Casper Nirvana Masaüstü Bilgisayar • Orijinal Windows® 7 Starter • Intel® Pentium® İşlemci E6600 (2MB, 3.06 GHz, 1066 FSB) • 320 GB HDD • 2 GB DDR3 • 18.5” • Intel® 4500 HD Graphics on Board

Casper Nirvana Dizüstü Bilgisayar • Orijinal Windows® 7 Starter • Intel® Pentium® İşlemci P6100 (3MB, 2.00 GHz) • 250 GB HDD • 2 GB DDR3 • 15.6” • Intel® HD Graphics on Board

HP 500B Masaüstü Bilgisayar • Orijinal Windows® 7 Home Basic • Intel® Pentium® İşlemci E6700 (2MB, 3.20 GHz, 1066 FSB) • 320 GB HDD • 2 GB DDR3 • 20” • NVIDIA 210 512 MB Ayrık

HP G62 Dizüstü Bilgisayar • Orijinal Windows® 7 Home Basic • Intel® Core™ i3 İşlemci i3-370M (2.4 GHz, 3MB) • 320 GB HDD • 3 GB DDR3 • 15.6” • ATI Mobility Radeon™ HD 5470 (1GB DDR3)

14,99 TL x 36 ay

26,99 TL x 36 ay

29,99 TL x 36 ay

34,99 TL x 36 ay

39,99 TL x 36 ay

Siz de TTNET Satış Noktaları’na gelin, ayda 14,99 TL’den* başlayan taksitlerle bilgisayar sahibi olun. Ayrıntılı bilgi ve kampanya koşulları için

www.ttnet.com.tr | 444 0 375

* Seçeceğiniz marka, model, taksit ve taahhüt süresine göre taksit tutarı değişecektir. Damga Vergisi ilk faturanıza yansıtılacaktır. Fiyatlara KDV ve ÖİV dahildir. 25.11.2010-15.03.2011 arasında yeni ve mevcut abonelerimizden kampanya koşullarını taşıyanlar yararlanabilir. Kampanya stoklarla sınırlıdır. İnternet hizmeti ayrıca ücretlendirilecektir.


SÖZOL@

Telekom Dünyası’nın röportajları ses getiriyor Interviews of Telekom Dunyasi influence Nurhan Tanrıöven

Bu ay bizden kıvançlı bir haberle başlıyoruz. Geçtiğimiz ay Türk Telekom Genel Müdürü K. Gökhan Bozkurt ile gerçekleştirdiğimiz röportaj, Ortadoğu, Asya ve Afrika’da yayınlanan Teletimes International adlı bilgi teknolojileri ve iletişim dergisinde yer aldı. Türk Telekom’un yakınsama stratejisi ve JADI Link projesine özellikle değinen dergide daha önce Vodafone CEO’su Serpil Timuray ile yapmış olduğumuz röportaja da yer verilmişti. ***

Genel Yayın Yönetmeni Publishing Director ntanrioven@telekomdunyasi.com

2010’un en son günü Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Türk Telekom Satış Başkanı Celalettin Dinçer ile Türkiye’nin en büyük sanayi bölgesi İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’ne Türk Telekom tarafından gerçekleştirilecek olan iletişim altyapısı basın toplantısı vesilesiyle bir aradaydık. Yıldırım, “İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde bir Ar-Ge merkezi oluşturulmasını öneriyorum. Orta vadede bunun faydasını göreceksiniz.” diyerek, Ar-Ge konusuna verdiği önemin bir kere daha altını çizdi. Türk Elektronik Sanayicileri Derneği (TESİD) Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer’in de katılımlarıyla, “2010 Yenilikçilik Yaratıcılık Ödülleri”ni dağıttı. TESİD Yönetim Kurulu Başkanı C. Müjdat Alpay, yaptığı konuşmada, “Ülkemizde son beş yıl içinde teknoloji alanında son derece önemli kararlar alındı” dedi.

We are starting with pleasing news in this month. The interview which we have made with General Manager of Türk Telekom K.Gökhan Bozkurt, have taken a place in Teletimes International is information and communication magazine and published in Middle East, Asia and Africa. The magazine mentioned that especially converge strategy and JADI Link project of Türk Telekom, and our interview with Vodafone CEO Sepil Timuray was also published before it. *** We were together with Transportation Minister Binali Yıldırım, Chairman of Information and Communication Technologies Authority,Tayfun Acarer, Istanbul Governor Hüseyin Avni Mutlu and Sales Director of Türk Telekom Celalettin Dinçer on the prompting of press release of communication infrastructure which will be made by Türk Telekom in the largest industry region of Turkey İkitelli Organized Industry Region.Yıldırım emphasized importance to R&D by saying: “I advice to establishment of R&D center in organized industry region. You will see the benefit of this in midterm”. Turkish Electronic Manufacturers Association (TESID) has gave “2010 Innovation and Creativity Awards” with the participation of Transportation Minister Binali Yıldırım and Chairman of ICTA Prof. Dr.Tayfun Acarer.TESID Chairman of the Board, C. Müjdat Alpay said: “Significantly decisions were taken in the field of technology in last five years in our country.”

2

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


Artık Türk Kızılay’ının özel bir “Afet Uydu Haberleşme Sistemi” var. Ulaştırma Bakanlığı ile yapılan işbirliği sonucu, Türksat tarafından sağlanan bu hizmetle haberleşme afet koşulları ne olursa olsun kesintisiz devam edebilecek. Kızılay, aynı zamanda imzaladığı protokolle Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü telsiz hizmetlerinden de yararlanabilecek.

No more Turkish Red Crescent has a “Disaster Satellite Communication System”. As a result of working with Transportation Ministry, communication will work uninterruptedly regardless disaster conditions thanks to services offered by Turksat. At the same time Red Crescent can benefit from radio services of Directorate General of Coastal Safety thanks to signed protocol.

Maliye Bakanlığı, fatura işlemlerinin elektronik ortamda yapılması için çalışmalarını hızlandırdı. Gelirler İdaresi Başkanlığı, 2008 yılında telekomünikasyon şirketleriyle başlattığı e-fatura uygulamasını zorunlu hale getirmeyi amaçlıyor. GİB Uygulama ve Veri Yönetimi Grup Başkanı Fahrettin Özdemirci, işletmelerin dikkat etmesi gereken tüm detayları paylaştı.

Finance Minister accelerated their workings in order to doing billing transactions in electronic environments. General Directorate of Revenue which started application of e-billing with telecommunication companies in 2008, aim to get mandatory this application. GIB (General Directorate of Revenue) Application and Data Management Group Head Fahrettin Özdemirci has shared all details which all companies have to pay attention.

Bilişimin Türkiye’de stratejik sektör olması için çalışmalar sürdüren TÜBİSAD, İTÜ ile yaptığı anlaşmayla, Maslak Kampusu’nda Türkiye’nin en büyük Ar-Ge merkezlerinden birini kuruyor. “Dijital Türkiye Üssü” adını taşıyan bu merkez, 30 bin metrekare kapalı alana inşa edilecek ve inşaatı 2012 yılında tamamlanacak. İTÜ’de düzenlenen imza törenine BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer, TÜBİSAD Başkanı Turgut Gürsoy ve İTÜ Rektörü Muhammed Şahin katıldı. Turkcell ve Vodafone yöneticileri, Ankara’da yaptıkları etkinliklerle dikkat çektiler. Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Koray Öztürkler, sohbet toplantısında “SIM kartlar ile devlete daha çok vergi katkısı yapabiliriz.” diye ilginç bir konuya temas ederken, Vodafone CEO’su Serpil Timuray, Genel Müdür Yardımcısı Hasan Süel’le katıldığı toplantıda “Türkiye’de son çeyrekte tek büyüyen operatör biziz” diyerek iddialı bir açıklama yaptı.

TUBİSAD which is working on being IT sector as strategic sector is establishing one of the largest R&D center of Turkey in Maslak with agreement of ITU. This center which called as “Turkey’s Digital Base”, will be established in 30 thousand m2 and its building will be completed in 2012. Chairman of ICTA Tayfun Acarer, Chairman of TÜBISAD Turgut Gürsoy and University President of ITU Muhammed Şahin have joined to signing ceremony. Managers of Turkcell and Vodafone attracted attention at their activities in Ankara. Deputy General Manager Koray Öztürkler has emphasized interesting issue that: “We could make more contribution to state with SIM cards.” CEO of Vodafone Serpil Timuray has made assertive announcement by saying: “Vodafone was only growing operator in the last quarter”.

TÜBİTAK, Gazi Üniversitesi ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi ile işbirliği yapan BTK, IPv6’ya geçiş için bir test sistemi hazırlandığını duyurdu. Ankara’da süren konferansta konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, IPv6’yı internetin bölünmüş yoluna benzetti ve geçiş için gereken tüm yatırımın yapılacağını belirtti. BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer, IPv6’ya geçişin bir lüks değil, zorunluluk olduğunun altını çizdi ve bu yeni sistemle siber suçlarda azalma olacağına inandığını söyledi. IPv6’ya geçiş çalışmalarının başında yer alan Kurum Başkan Yardımcısı Mustafa Alkan, iki yıldır yürüttükleri projede son aşamaya geldiklerini belirtti. Gazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu, “Özel sektöre de açığız” diyerek, üniversite-sanayi işbirliğine değindi.

ICTA which collaborated with TUBITAK and Çanakkale 18 March University has announced that they prepared a test system for transition to Ipv6. Transportation Minister Binali Yıldırım made a speech at the meeting and he stated Ipv6 is resembled to divided ways if internet and all of required investments to transition will be made. Chairman of ICTA Tayfun Acarer expressed that transition to Ipv6 isn’t luxury and it is necessity and he believed that there will less cyber crimes thanks to this system. Vice-Chairman of Institution Mustafa Alkan, has been carrying out efforts to transition to Ipv6, stated that they will be on the last stage of the project which has carried out by them for two years. Chief of Computer Engineering Department Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu stated collaboration of industry and university by saying “We are open also to private sector.”

Ayın son günlerinde Ankara’da bir basın toplantısı düzenleyen BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer ve II. Başkan Dr. T. Ayhan Beydoğan, kurumun 2010 yılındaki faaliyetlerini anlattılar. Aslında TELEKOM DÜNYASI’nın bu ayki röportaj konukları arasında yer alan Dr. Tayfun Acarer’e, sektörün merakla yanıtlarını beklediği birçok soruyu sorduk.

Chairman of ICTA and Vice-Chairman of ICTA Dr. Ayhan Beydoğan who organized a press release at the latest days of the month, explained activities of institutions in 2010. In fact we asked eagerly waiting for answers by the sector to Dr. Tayfun Acarer who was the interview guests of TELEKOM DUNYASI in this month.

Ulaştırma Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürü Atila Çelik, kurum çalışmalarıyla ilgi verdi, FATİH Projesi başta olmak üzere, Genel Müdürlükçe destekledikleri ve geliştirdikleri projeleri bizlerle paylaştı. Türkiye Elektronik Sanayicileri Derneği (TESİD) Yönetim Kurulu Başkanı C. Müjdat Alpay, özellikle AB ülkeleri yerine, Çin’e ihracat yapma konusunda çalışmalar yapılması yolunda dikkat çekti. Ürdün’ün en önemli operatörlerinden biri olan Orange Jordan’ın bayan CEO’su Nayla Khawam söyleşisi, Pakistan, Ortadoğu ve Kuzey Afrika Haber Sorumlumuz Khalid Athar tarafından bize aktarıldı. Ülkemiz ile benzerlikler ve farklılıklar açısından ilginç bir röportaj.

Transportation Ministry, Communication General Manager Atila Çelik has given information about their workings. He was shared projects which supported and developed by General Management especially the project of FATIH. Electronic Manufacturers’ Association of Turkey (TESID) Chairman of the Board, C. Mujdat Alpay emphasized that it should be workings to export to China instead of EU countries. Interview with CEO of Orange Telecom which is the one of the important operator of Jordan, Nayla Khawam was brought to us by our Pakistan, the Middle East and North Africa News Responsible Khalid Athar. It is interesting interview in terms of differences and similarities with our country...

Gelecek ay görüşmek üzere hoşça kalın…

See you next month... Goodbye.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

3


İÇİNDEKİLER

06 Dr. Tayfun ACARER

46 Atila ÇELİK

28 IPv6’ya geçiş test sistemi

56 TÜBİSAD - İTÜ elele

36 Kızılay’a Uydu Haberleşme

78 C. Müjdat ALPAY

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı ICTA, Chairman

BTK, TÜBİSAD ve Üviversitelerle işbirliği yaptı Test system for transition to IPv6

Afet durumunda haberleşme kesintiye uğramayacak Satellite communication for Red Crescent

4

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

Haberleşme Genel Müdürlüğü, Genel Müdür General Directorate of Communication, General Manager

Dijital Türkiye Üssü için anlaşma imzalandı Agreement’s been signed for Digital Turkey Base

TESİD Yönetim Kurulu Başkanı TESİD, Chairman of the Board


SİNEMA/SANAT Zümrüt TANRIÖVEN “SİYAH KUĞU” – KÖTÜYÜ DENEMEK “BLACK SWAN” – TESTING THE EVIL

YIL : 10 • SAYI : 103 OCAK 2011 Yerel Süreli Yayın

12

TD HABER BTK BAŞKANI ACARER: “YERLİ CEP TELEFONU ÜRETİMİ TEŞVİK EDİLECEK” ICTA CHAIRMAN ACARER: “DOMESTIC MOBILE PHONE MANUFACTURING WILL BE PROMOTED” 14 DPT E-İMZA İLE KÂĞITSIZ OFİSE GEÇİYOR PAPERLESS OFFICE TERM IN DPT WITH E-SIGNATURE

18

İKİTELLİ ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ’NE TÜRK TELEKOM’DAN İLETİŞİM ALTYAPISI COMMUNICATION INVESTMENT FOR İKİTELLİ ORGANIZED NDUSTRIAL ZONE BY TÜRK TELEKOM 20 TARAFSIZ GÖZLEM Mehmet TAŞALTIN İKİ DİL TWO LANGUAGES

24

32

KİŞİ-CELL Mustafa AYKUT DÜNYANIN IŞIĞINI YAKAN ADAM: NIKOLA TESLA THE MAN WHO LIT THE WORLD: NIKOLA TESLA

40

E-MAK@LE Muzaffer YILDIRIM “YENİ YIL YENİ KANUNLARLA GELDİ” “NEW YEAR CAME WITH NEW LAWS”

60

ÖZEL HABER “2010’UN ARDINDAN” “AFTER 2010”

64

KONUK YAZAR Mustafa ÜNVER SİBER GÜVENLİK TATBİKATLARI: AMAÇLARI ve YÖNTEMLERİ CYBER SECURITY APPLICATIONS: OBJECTIVES AND METHODS

3T Basın Yayın Organizasyon Enerji Ltd. Şti. Adına İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni (Sorumlu): Nurhan TANRIÖVEN Yayın Koordinatörü Cem KIVIRCIK Akademik Editörler Prof. Dr. İnan GÜLER • Prof. Dr. Çetin ELMAS Haber Merkezi Sorumlusu Yasemin SAYGI Çevirmen Tufan GÖBEKÇİN Haber Merkezi Kutay BADARI • Handan KALABAK Special Correspondent for Middle East and Pakistan Khalid ATHAR

TD HABER AB’DE HER YIL GERÇEKLEŞTİRİLEN GÜVENLİ İNTERNET GÜNÜ, ARTIK TÜRKİYE’DE DE DÜZENLENECEK SAFE INTERNET DAY WHICH IS ORGANIZED EVERY YEAR IN EU, NO LONGER ORGANIZED ALSO IN TURKEY

TD HABER KAREL, AZERBAYCAN TELEKOM ALTYAPISININ SAYISALLAŞMASI PROJESİ’Nİ TAMAMLADI KAREL COMPLETED DIGITIZATION OF AZERBAIJAN TELECOM INFRASTRUCTURE PROJECT

Kurucu Erdoğan TANRIÖVEN

Sanat Yönetmeni Özgür ÇAKIR Danışma Kurulu Prof. Dr. İnan GÜLER • Prof. Dr. Çetin ELMAS Prof. Dr. Kerim GÜNEY • Prof. Dr. Dursun Ali DİNÇ Prof. Dr. Işık ÖZKAN • Prof. Dr. Alemdar YALÇIN Prof. Dr. Ümit ATABEK • Prof. Dr. Mehmet KESİM Prof. Dr. Kırali MÜRTEZAOĞLU • Prof. Dr. Adnan GÖRÜR Doç. Dr. Süleyman İRVAN • Doç. Dr. Peyami ÇELİKCAN Doç. Dr. Şahin KARASAR • Prof. Dr. Şeref SAĞIROĞLU Prof. Dr. Gökhan ÖZER • Doç. Dr. Serdar ULUKAN Doç. Dr. Refet RAMİZ • Dr. M. Emin BAŞER Dr. M. Emin YILDIZ • Dr. Tuncay YİĞİT Dr. Cebrail TAŞKIN • E. General Turgut NASÜN Turgay MALERİ • Selim SARPER TELEKOM DÜNYASI İDARE MERKEZİ Büyükdere Cad. Çayır Çimen Sokak Emlak Bankası Konutları A-2 Blok Kat:7 Daire: 28 Levent/İSTANBUL Tel: +90 (212) 270 06 00 Fax: +90 (212) 270 63 23 Web : www.telekomdunyasi.com E-posta : telekom@telekomdunyasi.com TEMSİLCİLER • ANKARA : Rauf AYDEMİR • İZMİR : Doç.Dr. Cem GÜZEL • KAYSERİ : Cengiz ÇAKAR YURTDIŞI TEMSİLCİLERİ Amerika : Orhan CAM Orta Asya Türk Cumhuriyetleri : Dr.Hasan KARASAR Balkan Ülkeleri ve Bulgaristan : Ramiz ÇOLAK Yazarlar konularıyla ilgili dokümanları (Slayt, dia, resim, fotoğraf, grafik, şekil vb.) baskı kalitesine uygun olarak CD’ye kayıtlı veya orijinallerini mutlaka yazılarına eklemelidir. Dergide yayınlanan yazılara telif ücreti ödenir. Dergideki yazılarda ileri sürülen görüşler ve yorumlar yazı sahiplerine aittir. Dergi Yayın Kurulu, yazılarda kısaltma ve yayın tekniği yönünden değişiklik yapabilir. Dergideki yazılar ve resimler kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

74

TELEKOM DÜNYASI

Sektörle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, üniversitelere, derneklere, odalara, özel firmalara, yabancı misyon temsilciliklerine, Türkiye’nin dış temsilciliklerine ve Telekomünikasyon Mühendisleri Derneği’nin üyelerine gönderilmektedir.

BASKI: EGE BASIM Esatpaşa Mah. Ziya Paşa Cad. No:4 Ataşehir/İstanbul Tel: (0216) 472 84 01 (pbx)

76

BASIM TARİHİ: 27 OCAK 2011 Kapak Fotoğrafı:

TD HABER MÜSİAD BİLİŞİM SEKTÖRÜNÜ MASAYA YATIRDI MUSIAD DİSCUSSED IN DETAILS OF IT SECTOR

84

VODAFONE CEO’SU SERPİL TİMURAY: “TÜRKİYE’DE SON ÇEYREKTE TEK BÜYÜYEN OPERATÖR BİZİZ” VODAFONE CEO SERPİL TİMURAY: “WE ARE THE ONLY GROWING OPERATOR IN THE LAST QUARTER”

94

İŞİM BİLİŞİM, BİLİŞİM İŞİM TÜRKİYE BİLİŞİM’LE, BİLİŞİM AÇIK KAYNAK KODLU MİLLİ YAZILIMLARLA GELİŞİR-2 TURKEYDEVELOPS WITH IT AND IT DEVELOPS NATIONAL OPEN SOURCE SOFTWARE-2 98

Nurhan Tanrıöven

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

5


RÖPORTAJ

Dr. Tayfun Acarer Popülist yaklaşımla, asılsız söylentiler yaymak, hem halkımızı tedirgin ediyor, hem de işletmecilerin iş yapış hızlarını olumsuz etkiliyor. Bunun için bilgilendirme bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz ve olumlu sonuçlar alıyoruz.

With populist approach, spreading unfound rumors not only makes people anxious, but also affects operators’ accomplishment rate negatively. For this, we organize awareness-raising activities to inform people and we’re getting positive results.

6

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

TELEKOM DÜNYASI: 2010 yılını geride bırakırken, ülkemizde bilgi teknolojileri ve iletişim açısından yaşanan değişimde BTK açısından bakarak aklınıza ilk gelen gelişmeleri anlatabilir misiniz? DR. TAYFUN ACARER: Yalın ADSL’ye ilişkin düzenleme çalışmalarının tamamlanması, DSL aboneleri en fazla 2 saat veya en fazla 3 saat hizmet kesintisi ile İSS’lerini değiştirme imkânları temin edilmesi, ITU’da Türkiye’nin Yeniden Konsey Üyesi Seçilmesi, Yaptığımız 3G yetkilendirmesinde Ar-Ge ve yerli tedarikin desteklenmesi konusunda getirdiğimiz koşulun ve yakından takibimizin olumlu sonuç vererek, büyük İşletmecilerimiz ve Büyük Tedarikçilerimiz bünyelerinde Ar-Ge Merkezleri açılarak, binlerce gencimizin Ar-Ge merkezlerinde istihdamı temin edilmesi önemli gelişmelerdir. Ayrıca, kapsama alanlarının genişletilmesi

TELEKOM DÜNYASI: While 2010 is coming to an end, could you please explain the uppermost developments of information and communication technologies in our country according to ICT? DR. TAYFUN ACARER: There are many important improvements: studies on regulations for naked ADSL have been completed; DSL subscribers are able to change their ISS services with maximum 2 or 3 hours of service disruption; Türkiye is being reelected as a council member in ITU; R&D centers have been established in our large operators and service providers and in this way thousands of young people have been provided with employment opportunities in R&D centers thanks to the condition of supporting R&D in 3G authorization and the close monitoring of this condition. Furthermore, there has been a significant improvement regarding the extension of the coverage area.


Dr. Tayfun Acarer Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Information Technologies and Communication Authority Chairman

TELEKOM DÜNYASI: Geçtiğimiz yıl, İstanbul’da çok önemli bir şura yapıldı ve 2023 hedefleri belirlendi. Şura üzerinden bir yıl geçti. Bu hedefler doğrultusunda bilgi teknolojileri ve iletişim sektöründe geçen ilk yılı değerlendirebilir misiniz?

TELEKOM DÜNYASI: Last year, a very important council meeting was held in Istanbul and in that meeting, 2023 resolutions have been determined. Now, it has been one year since the council meeting. So could you please evaluate information and communication sector’s first year since then, in relation to those aims?

DR. TAYFUN ACARER: ICT sektöründe politika belirleyici olan Ulaştırma Bakanlığının iki ayrı dönem için hedefleri var. Birincisi 2013 için diğeri de 2023 için. Bu konuda gerekli mevzuat düzenlemeleri, yetkilendirmeler ya da denetlemeler ile de biz ilgileniyoruz. Şuranın üzerinden geçen bir yıl içinde, abone sayılarındaki artış ve Ar-Ge harcamalarının oranının artırılması konusunda, altyapı kapasitelerinin geliştirilmesi yönünde ve bilgisayar okur-yazarlığının ve bilgisayar sahipliğinin artırılması yönünde gelişmeleri hep birlikte görüyoruz. Türkiye’nin iletişim hedeflerinden bazıları, yazılımın ihracat içindeki payının artması, Ar-Ge harcamalarının GSYİH içindeki payının %2,5’a çıkarılması, bilgisayar okuryazarı sayısının 70 milyona çıkarılması, genişbant kullanıcı sayısının 50 milyona çıkarılması gibi konulardır. Bunlar uzun soluklu çalışmalardır, şu anda bir yıllık gelişmeler için verilecek rakamlar çok açıklayıcı olmaz. Anca, geçen bir yıllık süre içinde genel eğilim, bu hedefle-

DR. TAYFUN ACARER: The Ministry of Communications, which is the policy-maker in ICT sector, has targets for two distinct terms. One of these is for 2013 and the other is for 2023. We are dealing with necessary legislative arrangements, authorizations or inspections regarding the issue. After one year since the meeting, we all note the improvements including the increase in the number of subscribers, the increase in the proportion of R&D expenses, the improvement in infrastructure capacity, the increase in the number of computer owners and computer literacy. Some of the main goals of Türkiye are to increase software exportation rates, to increase the rate R&D spending within GDP to 2,5%, to reach 70 million computer literates and 50 million broadband users. These are long term progresses; it wouldn’t be much illuminated to expose annual numbers. However, general trend in the last year shows that we will reach our targets before the year 2023.

konusunda önemli mesafeler alınmıştır.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

7


RÖPORTAJ

re 2023’ten daha önce ulaşılacağı yönündedir. TELEKOM DÜNYASI: Yalın ADSL meselesine BTK olarak bir çözüm getirdiniz. Ancak medyada tüketicilerin sabit ücreti pahalı bulduğu yolunda açıklamalar var. Bu konudaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? DR. TAYFUN ACARER: Yalın ADSL’ye ilişkin düzenleme çalışmaları 28.07.2010 tarihi itibariyle tamamlanmıştır. Yalın DSL aylık erişim ücreti vergiler hariç 8,13 TL olarak onaylanmıştır. Bu bedel, farklı Türk Telekom tarifelerine göre 4-30 TL arası bir indirim demektir. Uygulanacak vergi de Maliye Bakanlığı tarafında %5 olarak belirlenmiştir. TELEKOM DÜNYASI: Sektörün önemli meselelerinden biri de sabit numaraların taşınabilmesiyle ilgili. Sizin düzenlemeniz olmasına rağmen, fiilen tüketicilerin sabit numara taşıyamadıkları yolunda iddialar mevcut. Bu konuda bir incelemeniz var mı? DR. TAYFUN ACARER: Sabit numara taşınabilirliği fiilen 10 Eylül 2009 tarihinde başladı. Sabit numara taşınabilirliğinde bugüne kadar yaklaşık 18 bin adet numara taşınmıştır. Düzenleme konusunda bir sıkıntı yok, düzenlemelerimiz de numara taşıma sistemimiz de uygulama için yeterli. Mobil numara taşıma için kullandığımız sistemin aynısını kullanıyoruz burada da. Zamanla, mobilde olduğu kadar olmasa da sabit numara taşımanın artacağına inanıyorum. TELEKOM DÜNYASI: Mobil numaraların taşınma yoğunluğu da diğer ülke ortalamalarının bir hayli üzerinde… Operatörler, bazı tüketicilerin iyi niyetli davranmadıklarını, borçlarını ödememek için böyle bir yola saptıklarını iddia ediyor. Bu konuda yeni bir düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz? DR. TAYFUN ACARER: Mobil numara taşımada dünyada örnek olay teşkil eden bir durumla karşı karşıyayız. Şu anda abone sayısını %35’i civarında mobil numara taşınabilirliği oldu. Yaklaşık 23 milyon numara taşıma gerçekleşti. İşletmecilerin cazip tarifeleri ve kampanyaları bu artışı sağladı. Ayrıca, yerli yazılım olarak gerçekleştirilen numara

8

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

T E L E K O M DÜNYASI: BTK has come up with a solution for naked ADSL. However, in media, there have been some arguments that consumers find the fixed fee too high. What are your thoughts on this subject? DR. TAYFUN ACARER: The regulations on naked ADSL were completed on July 28, 2010. The monthly access fee of naked DSL has been determined as 8,13 TL excluding taxes. And this provides a discount from 4 TL to 30 TL, in relation to the different tariff options of Turk Telekom. The tax ratio has been determined by the Ministry of Finance as 5%. TELEKOM DÜNYASI: One of the important issues of that sector is about fixed number portability. Although you have regulations, there are some claims that the consumers cannot transfer their fixed-line numbers. So do you have any inspections about it? DR. TAYFUN ACARER: In fact, it became possible to transfer fixed-line numbers on September 10, 2009. And till now, 18,000 fixed numbers have been transferred. There is no problem in terms of regulations, both our regulations and portability systems are sufficient for number portability. We are using the same system that we use for transferring mobile numbers. In time, even if it doesn’t reach the rates we see in mobile number transfers, I believe that fixed number portability will increase. TELEKOM DÜNYASI: The rate of mobile number portability in Türkiye is much higher than the other countries’ averages. Mobile phone operators claim that some consumers abuse this not to pay their debts. Do you consider introducing new regulations about that? DR. TAYFUN ACARER: With mobile number transfers, we are setting an example in the global context. Currently, mobile number portability covers approximately 35% of subscribers. Almost 23 million numbers has been transferred. This rise stems from appealing tariffs and campaigns of the operators. Furthermore, our domestic software system is running very well despite such high transferring capacity. However, it is not always the tariffs and campaigns that


taşıma sistemimiz bu yüksek taşıma kapasitesini bile hiçbir aksama olmadan başarı ile yönetiyor. Abonelerin, numara taşımada tercihlerini her zaman cazip tarife ya da kampanyalar belirlemiyor, hizmet kalitesi de önemli etken oluyor. Böyle bakınca, numara taşıma uygulamasının tüketici lehine iyi bir uygulama olarak devam ettiğini söyleyebilirim. Numara taşıma uygulaması başladıktan sonra, düzenlemelerimizde revizyona giderek, süre sınırı getirdik. Bu gerekli olmuştu ve olumlu oldu. Yine revizyon gerekirse ele alırız. Numara taşıma bir tüketici hakkıdır, tüketicinin bu hakkını suiistimale yol açmadan kullanmasını doğru buluyoruz. Ne işletmecinin, ne de tüketicinin mağduriyetini istemeyiz. TELEKOM DÜNYASI: Kurumunuzun bir başka önemli görevi halkı bilinçlendirmek… Bunlar arasında baz istasyonlarının insan sağlığına kötü yönde etki yapmaması, internetten gelecek tehlikeler konusunda ailelerin ve çocukların bilinçlendirilmesi gibi çalışmalar var. Bu çalışmalara yenileri de eklenecek mi? DR. TAYFUN ACARER: Bu çalışmalar artarak devam edecek. Bilgi Toplumuna dönüşüm sürecinde, internet, genişbant, mobilite, içerik ve daha buna benzer uygulama ve alt yapılar çok önem taşıyor. Ancak, bir yandan da kullanıcının, bunları bilgi toplumu dışında kalmadan kullanabilmesi için kendi üzerine düşen görevler var, işletmecilerin, üreticilerin üzerine düşen görevler var, düzenleyici kuruluşların ve politika belirleyicilerin üzerine düşen görevler var. Baz istasyonları mobil haberleşmenin bel kemiğidir. Daha fazla veri iletişiminin yapılacağı önümüzdeki süreçte bunların önemi daha da anlaşılacaktır. Popülist yaklaşımla, asılsız söylentiler yaymak, hem halkımızı tedirgin ediyor, hem de işletmecilerin iş yapış hızlarını olumsuz etkiliyor. Bunun için bilgilendirme bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz ve olumlu sonuçlar alıyoruz. İnternet kullanım, veri gizliliği, internette zararlı içeriklerin etkilerinden aileleri, çocukları ve gençleri koruma konusunda da gerek yayınlar gerekse toplantılar ve basın açıklamaları yoluyla bilinçlendirme, farkındalığı artırma çalışmaları yapıyoruz. Önümüzdeki süreçte siber güvenlik konusunda da farkındalığın artırılması yolundaki çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz. ICT kritik bir altyapı olarak, güvenilirliği ve güvenliği öncelikle sağlanması gereken bir teknolojidir. Bunu küçümsememek, kafamızı kuma gömmemek gerekiyor. Hem bireysel, hem kurumsal, hem ulusal ve hem de uluslar arası önlemlerin alınması ve sıkı takibi gerekiyor. TELEKOM DÜNYASI: Geçtiğimiz aylarda kurumunuz tarafından “Bilgi Güvenliği: Riskler ve Öneriler” başlıklı bir rapor hazırlandı. Raporun en çarpıcı bölümlerinden biri Facebook, Twitter gibi bir takım sosyal ağlarda yer alan kişisel bilgilerinizin kötü niyetli kişiler tarafından aleyhinizde kullanılabileceği yorumuydu. Üye sayısı açısından bakıldığında bu tür sosyal ağlarda ilk birkaç ülkeden biriyiz. Bu tür uygulamalardan uzak mı durmalıyız?

lead to number transfer; service quality plays an important role as well. At this point, I can say that number transferring system continues to be a beneficial regulation for consumers. After we had launched number portability application, we made some revisions and we set a time limit. This was a necessity and it had a positive outcome. If a new revision is needed, we will consider it. Number portability is a consumer right, we agree that consumers should use such right without exploitation. Neither operators nor consumers should have any difficulties. TELEKOM DÜNYASI: Another important task of your organization is to raise public awareness. You try to decrease the negative effects base stations on human health and to inform parents and children about the possible dangers of internet. Will there be new studies? DR. TAYFUN ACARER: These studies will continue to increase in number. In the process of evolving to Information Society; internet, broadband, mobility, content and more similar applications and infrastructures play an important role. On the one hand users have certain responsibilities in order to use them without being excluded from the Information Society. On the other hand operators, suppliers, and also regulatory agencies and policy-makers have their own duties. Base stations are the backbone of the mobile communication. Since more data communication will take place in the near future, their importance will be understood better. With populist approach, spreading unfound rumors not only makes people anxious, but also affects operators’ accomplishment rate negatively. For this, we organize awareness-raising activities to inform people and we’re getting positive results. By working on the subjects such as Internet usage, data privacy and to protect parents and children from effects of harmful contents on the Internet, we are trying to raise awareness through publications, meetings and press releases. In the upcoming period, we will continue to intensify our studies to raise awareness about cyber security. Being a crucial infrastructure, ICT is a technology that should primarily ensure the safety and security. It is important not to underestimate this and not escape from this. Both individual and institutional, as well as national and international measures and strict monitoring are necessary. TELEKOM DÜNYASI: In recent months, a report entitled “Information Security: Risks and Recommendations” has been prepared by your organization. One of the most striking parts of the report is about the comment that people’s personal information on Facebook, Twitter or these kinds of social networks, could be used by malicious people. So, should we avoid of these kinds of applications? How do you plan to raise awareness on this subject? DR. TAYFUN ACARER: Our social network usage ratio

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

9


RÖPORTAJ

Bu konuda toplumu nasıl bilinçlendirmeyi düşünüyorsunuz? DR. TAYFUN ACARER: Sosyal ağları kullanım oranımız, toplam internet kullanıcı sayımız ile orantılandığında oldukça yüksek. Bunun hiçbir sakıncası yok. Yeter ki, herhangi bir ağa bağlanıldığında ki bunlardan en kapsamlısı internetin kendisidir zaten, bireylerin kendi güvenliklerine ve dâhil oldukları ağın güvenliğine dikkat etmeleridir. Ne yazık ki, siber saldırılar sistemlerin açıklarından çok, kişilerin yarattıkları açıklardan yararlanıyorlar. Bu nedenle teknik olarak güvenliğe önem vermek, gerekli yazılımları kurmak, gerekli uyarılara dikkat etmek, kişisel verileri paylaşmamak gerekmektedir. İnterneti ve onun uygulamalarından bazıları olan sosyal ağları kullanmayarak ya da uzak durarak siber güvenlik sağlanmaz. Ancak bu şekilde bilgi toplumu dışında kalınır. Ancak, Türkiye’de ilgili başka kuruluşların da zaman zaman gerekli uyarıları yaptığı gibi bilinçli kullanmak gerekiyor. Biz kendi adımıza, TÜBİTAK ile birlikte siber güvenlik tatbikatlarıyla bu konunun içindeyiz. Ayrıca, internetin güvenli kullanımı konusunda özellikle çocuklara yönelik olmak üzere tüm yaş grupların yönelik olarak bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz. TELEKOM DÜNYASI: Geçtiğimiz günlerde, tekrar ITU yönetimine seçildik. Bize bu süreci en yakından yaşayanlardan biri olarak anlatabilir misiniz? DR. TAYFUN ACARER: Türkiye oylamaya katılan 156 ülkeden 125’inin oyunu alarak 3. Kez ITU Konsey Üyeliğine seçildi. ITU 4 yılda bir Genel Kurul toplantısı yapıyor Konsey seçimi ve önemli kararlarını burada alınıyor. 2002 yılında Fas Marakeş’te yapılan toplantıda konsey üyesi seçildik. 2006 yılında ITU Genel Kurul Toplantısı Antalya’da yapılmıştı. Orada da Konsey üyesi seçildik. Bu sene, ITU Genel Kurul toplantısı Meksika Guadalajara’da düzenlendi. Biz yine Avrupa ülkeleri ile yarıştık. Oy kullanan 156 ülkenin 125 tanesinin oyunu aldık ve tekrar Konsey Üyesi seçildik. Bu çok başarılı bir sonuç… Ben aslında, Türkiye’nin, 1865’de Osmanlı Devleti vasıtasıyla ITU kurucu üyesi olarak, ITU Konseyinin daimi üyesi olması gerektiğini düşünüyorum. Bunu da çeşitli platformlarda dile getiriyorum. TELEKOM DÜNYASI: 2011 yılındaki hedefleriniz ve yapacağınız çalışmalarla ilgili bilgi verebilir misiniz? 2011 Yılı İş planımızı biliyorsunuz taslak halinde web sayfamızda bir süre kamuoyu görüşlerine sunduk, halen son halini vermek için çalışmalar devam ediyor. Orada da görüleceği gibi, Acil Güvenlik Haberleşme Sistemi, Ortak Paylaşımlı anten kuleleri, “Ulusal IPv6 Altyapısı Tasarımı ve Geçişi Projesi” ile ulusal ölçekte IPv6’ya geçiş, Genişbant Telsiz Erişim Yetkilendirmesi, ICT’de sertifikasyon ve standardizasyon, Türkiye’nin bölge ülkelerle işbirliğinin ve buna paralel olarak ICT sektöründe bölgesel eğitim merkezinin kurulması projesi bunlardan bazılarıdır.

10

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

is very high when we compare it with total number of internet users. It is not a problem. Yet, when connecting to any network –of which the Internet is already the most extensive one itself– individuals should regard their security and the security of the network they are involved in. Unfortunately, cyber attacks take advantage of user-created vulnerabilities rather than vulnerabilities of system. Therefore, it is required to give importance to technical security, set up necessary software, pay attention to required warnings and not to share personal data. Cyber-security could not be provided by not using Internet or avoiding its applications such as social networks. Otherwise, we would be excluded from Information Society. As other related organizations in Türkiye point out from time to time, we should have Internet awareness. To our own behalf, we are involved in this issue by implementing cyber-security practices in cooperation with TUBITAK. Also, we have studies to build awareness on safe internet usage for all age groups, especially for children. TELEKOM DÜNYASI: Recently, we have been reelected to ITU management. Could you tell us this process as being one of the people who have experienced this? DR. TAYFUN ACARER: Türkiye has been elected to ITU Council for the third time by receiving votes from 125 countries in 156 participant countries. ITU holds a general meeting once in 4 years. Council elections are held and important decisions are made in meeting. In 2002, we were elected as a council member in the meeting which was held in Marrakesh, Morocco. In 2006, ITU General Meeting was held in Antalya. We were also reelected there as a member of Council. This year, ITU General Meeting was held in Guadalajara, Mexico. Again, we competed with European countries. We received votes from 125 countries out of 156 that participate in election and we were reelected as Council Member. This is a very successful outcome. Actually, I think Turkey should be a permanent member of ITU since the Ottoman Empire was the founding member in 1865. I always mention this on various platforms. TELEKOM DÜNYASI: Could you please give us information about your goals and works to do in 2011? DR. TAYFUN ACARER: You already know that we’ve presented 2011 work plan draft on our website for a while. We are still working on it to present the final version. As it will be seen, Emergency Safety Communication System, Common Shared antenna towers, transition to IPv6 on national scale via “National IPv6 Infrastructure Design and Migration Project”, Broadband Wireless Access Authorization, certification and standardization in ICT, the project of establishing Türkiye’s cooperation with regional countries and, parallel to this, the establishment of regional training center in ICT sector are some of the plans for 2011.

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K


SİNEMA/SANAT

‘KÖTÜYÜ DENEMEK’

‘SİYAH KUĞU’ ‘TESTING OF THE EVIL’

‘BLACK SWAN’ Zümrüt Tanrıöven Öncelikle, özellikle ülkemizde insanlarımızın ‘bale’ye bakış açılarını göz önünde bulundurursak, yapmam gereken bir uyarı var; kesinlikle bildiğiniz bir balerin hikâyesinden çok daha fazlasını sunuyor ‘Siyah Kuğu’ bize... Biraz gerilim, psikolojik ve karanlığın bolca dâhil olduğu bir hayat hikâyesi...

zumrut@telekomdunyası.com

Film ilk “trailer”larından beri, ilgi uyandırdı ve çokça ödülü alacağının sinyallerini verdi. Darren Aronofsky gibi ‘Requem For A Dream’ başyapıtlarından birinin yönetmeni, imzasını yine bir tür psikolojik gerilim üzerine attı. Karanlık atmosferle beraber aslında herkesin beyaz balerinler ve kuğular benzetmesi yaptığı bale sahnesini, çok daha karanlık bir yaklaşımla ele almış. Natalie Portman gibi bir isim tam da doğru kişi olmuş ve Nina’yı yani beyaz kuğudan, siyah kuğuya dönen; baskıdan, karanlığa yol çizen balerini olağanüstü bir başarıyla canlandırmış.

Firstly, if we think the way of thinking about ballet of our people, i have a warning to make; ‘Black Swan’ offers such a movie which is more than just ballet story. Little bit tension, psychological and a life story which is containing lot of darkness. Since first trailers, movie got attention and gave a signal for it can win many awards. Darren Aronofsky is a director of ‘Requem for a Dream’ which is one of the master pieces, and now he sign on kind of psychological suspensor. Director takes hand the movie with different approach and he makes ballet stage more dark where white swans’ place by everyone’s opinion. Natalie Portman is very correct name and she played perfectly the Nina who is turning into black swan from white swan; turning into darkness from deep pressure. Vincent Cassel’s success provide us very clear un-

12

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


Vincent Cassel’in başarısı, Nina’yı karanlığa çeken, kötü büyücü kodunu oldukça net bir şekilde anlamamızı sağlıyor. Aslında düzen, disiplin ve tam olarak saf güzelliği temsil eden bir dansçının, hırsa, aşka, arzuya, şehvete, kötülüğe ve karanlığa nasıl yavaş yavaş alıştığını ve aklını kaybederken, nasıl gitgide ürperten bir hale büründüğünü izliyoruz. Filmin konusuna girmeden, karakterlerin konumlandırmaları, olayların gidişi, kodlamalar ve mekânların etkileri, o kadar kuvvetli ki; sonunda izlerken, psikolojik açıdan tamamen değişen kadına ayak uydurup, kendinizi kaybetmenize sebep oluyor. Altın Küre’de en iyi kadın oyuncu rolünü alan Natalie Portman, burada ana karakter olarak mütemadiyen izlediğimiz yüz. Aynı zamanda tam olarak kara kuğunun karşılığı olan Lily oldukça başarılı bir şekilde oynayan Mila Kunis’da bolca gördüğümüz bir sima oluyor. Aslında film bu şekilde yorumlanması oldukça zor, izlenmesi şart, güçlü kodlamaları olan bir senaryoya sahip... Hiç bir sahne eksik ya da fazla değil; her karakter birbirini tamamlayıcı ya da, bir diğerine çatışan bir yapıya sahip. Bu anlamda baştan sona kaçırmak isteyemeyeceğiniz, sürekli yükselen gerilim düzeyiyle, güçlü bir film.

derstanding about code of dark magician which pulls the Nina to darkness. Mainly, we watch the slowly changing of a dancer who represents order, discipline and pure beauty to greed, love, desire, lust, evil and darkness and losing her mind while she is getting used to be black part. Before movie’s subject, positioning of characters, story line, coding and effectiveness of the places are incredibly powerful, and finally it cause that you order yourself to that changing women and losing yourself with it. Golden Globe awarded Natalie Portman is the face we see with every scene. At the same time, Lily (Mila Kunis) who is exactly the same replacement of the black swan is the second important face of the movie. Movie must be watched because really hard to read on this way, it has very strong screen play that includes effective codes. No scene is overly, or less. Every character is complete each other and also clashing with each other. With whole those, movie is very strong which is suppose to watch with changing tension step by step.

Siyah Kuğu’nun konusuna gelirsek; Annesi de, Nina’yı doğurmak için dansı bırakan bir balerin olan karakterimiz, hayatına dans etmek dışında hiç bir şeyi sokmamaktadır. Tüm amacı, bütün günleri ve hayalleri dans etmek üzerine, annesinin hiç alamadığı kuğu rolünü almaya yöneliktir. Ve onun kraliçe kuğu rolünü alması üzerine başlayan psikolojik değişimler, hayatına giren bir kız ve adam sayesinde daha da tetiklenir. Siyah kuğunun, saflığından uzak dünyasını tadabilmek için daha önce hiç tecrübe etmediği karanlıklara adım atan Nina, gitgide bozulan akıl sağlığının, ona oynadığı oyunlarla, tüylerimizi ürperten sonuçları doğuran davranışlarda bulunur.

About subject of Black Swan; our character Nina is very passionate dancer who has a mother that like her before leaving the dance for giving birth to Nina. Whole aim, all days and dreams are on dancing and taking the swan role which can never taken by her mother. And after she take the Swan Queen role, her psychological situation starts to change and with a girl and man who come in her life, this changing duration gets more complex. For tasting darkness and the world of Black Swan which is far from pureness of the white swan, Nina step aside to the darkness and her mind’s games while she is losing her mind, she behave grisly that cause to terrible ends.

Yani aslında sahnelenecek oyunun hikâyesinin, Nina’nın hayatını değiştiren bir tarafı ve etkileyici gücü var. Bu sebeptendir ki, Venedik Film Festival’ini bile açma görevini üstlenip, herkesi kendine hayran bıraktı. Aslında ben bu filmi yönetmenin gerçek anlamıyla kendini gösterebildiği bir yapım olarak değerlendirdim. Bu konu birçok şekilde anlatılabilirdi ama bu tam anlamıyla Aronofsky dilindeydi.

Mainly, story of show is powerful enough to change Nina’s life. With this reason, movie took the responsibility to open the Festival of the Venice and made every single person dazzle. For my opinion, this movie is the best movie which the director can prove himself. This story can tell in lots of ways by different people but this one is exactly speak with Aronofsky’s language.

Film baştan sona başarılı performans sergileyen bir ekiple çekilmiş olup, konusuyla büyüleyici, oyunculuklarıyla baştan çıkarıcı bir etkiye sahip. Filmde gerilim artarken, siz de siyah kuğu mu, yoksa beyaz kuğu mu olduğunuzu düşünmeyi unutmayın. Belki de tıpkı Thomas Leroy (Cassel) gibi ikisini de olabileceğinize inanırsınız. İyi seyirler...

Movie is made by perfectly successful crew, effective with its subject and seductive with cast’s performances. While tension getting strong in movie, do not forget that are you white or black swan? Or, maybe you are ‘both’ just like Thomas Leroy (Cassel)’ belief… Have a nice watch...

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

13


TD HABER

BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer: “Yerli Cep Telefonu Üretimi Teşvik Edilecek” Chairman of ICTA Dr. Tayfun Acarer: “Domestic Mobile Phone Manufacturing will be Promoted”

B

TK Başkanı Dr. Tayfun Acarer, BTK 2. Başkanı Ayhan Beydoğan ile birlikte kurumun 2010 yılı faaliyetleri ve 2011 yılı iş planını değerlendirmek için bir basın toplantısı düzenledi. Acarer, mobil ara bağlantı ücretlerinde ortalama yüzde 52 indirim yaptıklarına da dikkat çekerken, Avrupa’da bu ücretlerdeki düşüş eğiliminin sürdüğünü ve AB Komisyonu’nun bu yönde karar dahi aldığını aktardı. Acarer, Türkiye’nin de ara bağlantı ücretleri 1 Euro Cent’e düşürülen AB doğrultusunda politika izleyeceği mesajını da verdi.

14

C

hairman of ICTA has organized a press release with Vice-Chairman of ICTA Ayhan Beydoğan for sharing 2010 activities and 2011 business plan of institutions. Acarer emphasized that they have made reduction on mobile interconnections charges by % 52 and this falling tendency on these charges is continuing in Europe, EU Council has also took a decision in this direction. Acarer stated that Turkey will follow a policy in direction of EU where made reduction on interconnection charges by 1 Euro cent.

YERLİ CEP ÜRETİMİ ARTMALI

DOMESTIC MOBILE PHONE PRODUCTION SHOULD BE INCREASED

Acarer, 2010’da kaydedilen IMEI sayısının 15 milyon 936 bin 78 olduğunu belirtirken, “Kaydedilen bu 16 milyon cep telefonunun neredeyse tümü ne yazık ki ithal ediliyor. Bu, üzerinde çalışmamız gereken bir konu. Bunların Türkiye’de üretilmesi lazım… Dünyada hiçbir ülke bir telefonun tamamını üretmiyor. Tabi ki ekranı, bataryası başka yerden gelir. Önemli olan içerik... Telefona değer katan o. Türkiye’de de ciddi içerikler üretiliyor. Bunun yüzde 20’si Türkiye’de üretilse 3,2 milyon TL yapar. 100 dolardan düşünsek, 350 milyon dolarlık kazanç demek ve istihdam boyutu da var” dedi. Acarer, yerli telefon üretimini teşvik etmek için bir düzenleme de yapacaklarını aktarırken, “Ürünün montajının burada yapılmasını değil, üretim bandından çıkmasını istiyoruz. Basit fonksiyonlu ve karmaşık cihazlar var. İlk başta basit cihazları üretip, emekledikten sonra koşmaya başlar

Acarer expressed that there were 15 million 936 thousand 78 registered IMEI address in 2010 and said: “Unfortunately almost all of these 16 million registered phones are imported...We should work on this issue...These are manufactured in Turkey. Any country manufactures every bit of these phones in the world. Of course its screen, battery came from somewhere. Important thing is its content. It adds value to the phone. Significantly contents are produced in Turkey. If 20 percent of these produced in Turkey, its amount will 3,2 million TL. If we assume 100 USD, its mean is 350 million USD incomes and also it has contribution to employment.” Acarer stated that they will make regulation to promote domestic phone manufacturing, he said: “We don’t want to making assembly of product, we want to it coming up from production line. There are complex devices which have basic function.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


ve diğerlerini de üretiriz. Teşvik verilmesiyle Türkiye’de üretim patlar” diye konuştu. Yerli ürünlerin standardizasyon ve sertifikasyonuna yönelik de düzenleme yapacaklarını kaydeden Acarer, kamu ihalelerinde de yerli elektronik ürünlere öncelik verilmesini istedi. Acarer, “Kamu ihalelerinde yerli üretimin değerlendirilmesi gerekiyor ancak ihaleyi yapan personel çekiniyor. Yerli ürünlerin zafiyetinden korkuluyor. Kamu personeli de denetlenmekten ürküyor. Yerli ürünlerde de zafiyet var. Bu ürünlerde bir standardizasyona gideceğiz” dedi. Ülkedeki 66 il merkezinde Elektromanyetik Alan Şiddeti Ölçümleri yapıldığını belirten BTK Başkanı, kalan 15 ilde de bu çalışmaların tamamlanacağını söyledi. Acarer, çalışmaların bitmesiyle birlikte Türkiye’nin “Elektromanyetik Alan Şiddeti Dağılım Haritası”nın oluşturulacağını söyledi. Acarer, şimdiye kadar yapılan ölçümlerde Türkiye’nin hiçbir ilinde sınırların üzerinde elektromanyetik alan şiddeti tespit edilmediğini, edilmesi halinde ise gereğinin yapılacağını ifade etti.

We will begin to run after crawl by producing basic functionproduct and we will began to produce others. Production will be boosted with the promotions. Acarer indicated that they will also make regulations on standardization and certification of domestic products and wanted to give priority to domestic electronic products on public procurements. Acarer said: “Domestic products should be evaluated on public procurements but contracting personnel is hesitating. There are misgivings about weakness of domestic product. Public personnel scared of checking. There are also weaknesses of domestic products. We will make regulation on standardization of these products.” Chairman of ICTA stated that Electromagnetic Field Intensity Measurements were made in 61 city centers of the country and these efforts will be completed in the rest of 15 cities. Acarer expressed that Electromagnetic Field Intensity Distribution Map of Turkey will be created as a result of these workings. Acarer emphasized that electromagnetic field strength beyond bounds were not determined in any city center of Turkey and in case of determination, the necessary will be done.

BAZ İSTASYONU TEPKİSİ REACTION FOR BASE STATIONS Baz istasyonlarının kaldırılması için bazı yerel idarelerce alınan kararlarlara da tepki gösteren Acarer, “Yerel otoritelerin baz istasyonları konusunda aldığı kararlar, çok tehlikeli boyutlara gelmeye başladı. Mobil iletişimin altyapısı dinamitleniyor. Bu yönetim otoriteleri ciddi tazminat davalarıyla muhatap olabilir. Mobil iletişimin önlenmesi, sağlık, sosyal ve güvenlik yönünden risk yaratır. Oluşacak sorundan sorumlu olurlar. Haberleşme anayasal bir haktır. Bu hakkın engellenmesi de suçtur. Karar alıcılar daha dikkatli

Acarer has made a response to take decisions by some local administration to move base stations and he said: “Some of taken decisions about base stations by local administrations began to come to a very dangerous level. Infrastructure of mobile communication is getting torpedoed. These management authorities may be the object of significantly remedial action. Hindering of mobile communication will create risk in terms of health, social and security. They will be respon-

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

15


TD HABER

olsun. Biz de 2011’de yasal yoldan mücadele etmeye başlayacağız. Ortaya çıkacak zafiyet Türkiye’de ciddi sorunlara yol açar. Kurumun çalışmalarına güvenilmesini, saygı duyulmasını istiyorum” diye konuştu.

sible for the trouble. Communication is constitutional right. Hindering of this right is a crime. Decision makers should be more careful. We will begin to struggle legally. Possible weaknesses make significantly difficulties in Turkey. I want to workings of organizations be respected and regarded.”

FACEBOOK İLE SORUN YOK THERE IS NO PROBLEM WITH FACEBOOK Acarer, internet sitelerine yönelik ihbar ve şikâyetlerde müstehcenlik ve çocuk istismarının öne çıkmasına dikkat çekerken, “Erişimi engellenen sitelerin yüzde 44’ü çocukların cinsel istismarıyla ilgili. Bunlar Türkiye içinden yayın yapıyor ama videolar dışarıdan geliyor. Bu konuyu sosyal bilimciler ele almalı. Biz bir siteyi kapatıyoruz, bu işle meşgul olanlar arasında nasıl bir iletişim varsa, iki saat içinde başka site açıyorlar. Biz daha orayı da keşfetmeden başkası açılıyor” dedi. Acarer, bu tür zararlı içeriklerin daha çok Güney Amerika ülkeleri kaynaklı olduğunu söyledi. Acarer, Facebook’la ise sorun yaşamadıklarını belirtirken, sitenin yaptıkları uyarıları dikkate alarak, sorunlu içerikleri çıkardığını söyledi. Acarer, Facebook’un uyarılarına en çok riayet eden site olduğunu da bildirdi. Acarer, kuruma 2010 yılında 6 bin 911 şikâyet geldiğinin bilgisini vererek, bunların hepsinin sonuçlandığını toplam şikâyetlerin içinden de 27 tanesinin teşekkür olduğunu kaydetti. Acarer, en fazla şikâyetin ise abonelik hizmetleriyle ilgi olduğunu belirtti.

16

Acarer emphasized that obscenity and child abuse stranded out denunciations and complaints intended for the internet sites and he said: “44 percent of banned sites about child sexual abuse. These are publishing in turkey but videos are come out of Turkey. Social scientist should handle this issue. We ban any site, what kind of communication there are between those who engage in this business, they open another site in 2 hours. Another one else opens before we find out it.” Acarer stated that these kind of prejudicial contents are originating from South America mostly. Acarer expressed that they have not a difficulties with Facebook and site moved prejudicial contents by considering warnings. Acarer said that Facebook is most respecting site for warning. Acarer gave information that 6 thousand 911 complaints were received by institution and only 27 of total complaints were letter of thanks. Acarer stated that complaints were about subscription mostly.

BTK 2011 ÇALIŞMA PROGRAMI

ICTA 2011 WORKING SCHEDULE

BTK’nın 2011 yılında gerçekleştireceği çalışmalar ise şöyle:

Workings will be carried out by ICTA in 2011 as follows:

- Acil Yardım Çağrı Hizmetlerine İlişkin Usul ve Esaslar’ın revizyonu,

- Revision of Principles and Procedures for Emergency Call Services

- 3N işletmecilerinin şebekelerinde kullanılacak donanım ve yazılım yatırımlarının denetlenmesi,

- Checking hardware and  software  investments will be used on networks of 3N operators.

-Tarife şeffaflığı çalışmaları (faturalara üst sınır getirilebilmesi ve tarife karşılaştırma internet sitesi),

- Workings of tariff transparency (putting upper limit on bills, tariff comparison website)

-450-470 MHz bandı boşaltım çalışmaları.

- Discharging workings of 450-470 MHz band

-GSM kapsama alanlarının geliştirilmesi ve genişletilmesi çalışmaları,

- Improvement and enlargement of GSM coverage area

-Elektromanyetik alan şiddeti ölçümlerine devam edilmesi ve “Elektromanyetik Alan Şiddeti Dağılım Haritası” oluşturulması,

- Continuing electromagnetic field strength measurements and creating Electromagnetic Field Intensity Distribution Map

-IPv6’ya geçiş çalışmaları,

- Workings for transition to Ipv6

-İnternet alan adları yönetiminin yeniden yapılandırılması,

- Restructuring domain names management

-İstekdışı kısa mesajların engellenmesi düzenlemesi,

- Regulating for blocking to involuntary short messages

-Ülkemizin ITU Konsey Üyesi ve Konsey Bşk. Yrd. seçilmesi nedeniyle yapılacak çalışmalar,

- Workings because of choosing Turkey as member and Vice-President of ITU

-Ülkemizde ITU işbirliği ile Bölgesel Eğitim Merkezi çalışması,

- Workings of Regional Training Center with collaboration of ITU

-Bazı ülkeler ile ikili işbirliği anlaşmaları ve sektörel ziyaretler.

- Bilateral cooperation agreements with some countries and sectoral visits

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


VW GOLF KAZANMAK DA

MÜMKÜN!

OTOMATİK ÖDEME TALİMATI VERİN YA DA BİLGİLERİNİZİ GÜNCELLEYİN VW GOLF KAZANIN.

444 0 375 TTNET Müşteri Hizmetleri’nden, www.ttnet.com.tr’den, PTT’den ya da anlaşmalı bankalar üzerinden otomatik ödeme talimatı verin ya da www.ttnet.com.tr Online İşlem Merkezi’nden iletişim bilgilerinizi güncelleyin, çekilişe katılın. İnanılmaz hediyelerden birini siz kazanın! Ayrıntılı bilgi ve kampanya koşulları için

www.ttnet.com.tr | 444 0 375

*Araba görseli temsili olup çekiliş sonrasında verilecek olan Volkswagen Golf marka araç donanım ve renk olarak farklılık gösterebilecektir. Bu kampanya TTNET A.Ş. tarafından MPİ’nin 21.12.2010 tarih ve B.07.I.MPİ.0.13.00.02-401.02.99-3068-11398 sayılı izni ile Hedef Tanıtım tarafından 23.12.2010 (saat 00.00)-23.02.2011 (saat 23.59) tarihlerinde düzenlenmiştir. TTNET Web (http://www.ttnet.com.tr/), TTNET Çağrı Merkezi (444 0 375), PTT merkezleri ve anlaşmalı bankalar üzerinden TTNET fatura otomatik ödeme talimatı veren müşterilere 1 çekiliş hakkı; ayrıca, TTNET Web, Online İşlem Merkezinden, e-mail ve GSM bilgisinden en az birini güncelleyen müşterilere 1 çekiliş olmak üzere hat başına 2 çekiliş hakkı verilecektir. Kampanya sonu itibariyle “son ödeme tarihi geçmiş fatura borcu bulunmayan” ve kampanya bitiş tarihi itibariyle aktif ADSL kullanıcısı olanlar katılabilirler. Kazanan talihliler 04.03.2011 tarihli Posta gazetesinde duyurulacaktır. Çekilişe 18 yaşından küçükler ve TTNET çalışanları katılamaz. ÖTV ve KDV hariç diğer yasal yükümlülükler talihliler tarafından ödenecektir.


TD HABER

DPT E-imza ile Kâğıtsız Ofise Geçiyor Paperless Office Term in DPT with E-signature

D

PT yayımlanan kurum içi Genelge ile 3 Ocak 2011 tarihinden itibaren e-imza uygulamasına resmen geçti. DPT Müsteşarı Kemal Madenoğlu’nun yayımladığı Genelge ile Müsteşarlıkta tüm resmi yazışmalar, e-imza altyapısı kullanılarak geliştirilen DPT Müsteşarlığı Elektronik Belge Yönetim Sistemi (DPT-eb) üzerinden yapılmaya başlandı.

18

D

PT has started to use e-signature officially as from January,3 2011 with published in-house circular. It has started to make all of formal correspondences over DPT Undersecretariat Electronic Document Management System (DTP-eb) which was developed by using e-signature infrastructure with circular published by Undersecretary of DPT, Kemal Madenoğlu.

Bu kapsamda, toplam sayısı 600’ü bulan e-imza sertifikası ve akıllı kart okuyucusu kurum personeli tarafından kullanılıyor. Böylece DPT’de resmi yazışma ile ilgili işlem yürüten personelin tamamı kâğıtsız ofis uygulamasına geçmiş oldu.

In the scope of this, almost totally 600 e-signature certificates and smart card reader are used by personnel of the institution. By this way, whole personnel who make formal correspondence, has started to use e-signature.

Devreye alınan Elektronik Belge Yönetim Sistemi (DPTeb) sayesinde DPT’de yapılan tüm yazışmalar, bu yazışmaların düzenleme ve onay süreçleri e-imzalı olarak yapılmakta, tüm havale işlemleri elektronik ortamda sürdürülmekte. DPT Yönetim Bilgi Merkezi Daire Başkanı Hakan Demirtel, resmi yazışmaların elektronik ortamda yürütülmesiyle hizmet sunumunda verimlilik artışları ve kâğıt tüketiminde tasarruf gibi birçok fayda beklediklerini ifade etti.

Thanks to Electronic Document Management System (DTP-eb) taken into, all of correspondences and editing and approval processes of its are made with esignature at DPT and all of transfers make in electronic environment. Head of the Management Information Center of DPT, Hakan Demirtel stated that they expect many of benefits such as increase in productivity and save on paper consumption by formal correspondences in electronic environment.

Yine DPT tarafından koordine edilen “e-Yazışma Projesi” kapsamında DPT-eb ile DPT’nin kurum içi çalışmaları tamamlandı ve e-Yazışma Projesinde pilot olarak seçilen kurumlar arasında tamamen kâğıtsız bir uygulamanın hayata geçmesinde önemli bir adım atılmış oldu.

In the scope of “e-Correspondence Project” coordinated by DPT in-house workings of DPT and DPT-eb is completed and an important step was taken on carrying out of a completely paperless application between institutions chosen as a pilot in e-correspondence project.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


Büyük kampanya devam ediyor! Türkiye bizimle özlem gideriyor, mutluluğu paylaşıyor, bedava konuşuyor. Şimdi bunu kutluyoruz ve akşam 7’den sabah 7’ye kampanyamızı uzatıyoruz. Siz de bu fırsatı kaçırmayın, Türkiye’nin her yeriyle, Türk Telekom’la bedava konuşmaya devam edin. Kampanya, 1 Nisan 2011 günü saat 07:00’a kadar, her gün 19:00-07:00 aras›nda geçerlidir. Bu kampanya, STH A tipi olmayan ve k›rsal santrallerde bulunmayan bireysel aboneler için geçerlidir. Diğer arama yönleri, abonenin kendi tarifesinden ücretlendirilir. Kullan›lmayan dakikalar devredilmez. 0800 314 15 16’dan güncel trafik bilgisi al›nabilir.


TD HABER

İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’ne Türk Telekom’dan iletişim altyapısı Communication Investment for İkitelli Organized Industrial Zone by Türk Telekom

T

ürk Telekom, sahip olduğu teknoloji altyapısıyla şirketlere gelişmiş hizmetler sunmak üzere yatırımlarını sürdürüyor. Türk Telekom bu kapsamda İkitelli Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile bölgede faaliyet gösteren sanayicilere fiber optik altyapı üzerinden genişbant hizmetler sunmak üzere işbirliği protokolüne imza attı. Konuyla ilgili gerçekleşen törene Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer, İkitelli OSB Yönetim Kurulu Başkanı İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İkitelli OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nuri Konak ve Türk Telekom Satış Başkanı Celalettin Dinçer katıldı. İkitelli OSB ve Türk Telekom arasında imzalanan işbirliği anlaşması, sanayicilerin haberleşme hizmetlerinde sağlıklı, kesintisiz, sürekli hizmet almalarını sağlayacak, en son teknolojiyi içeren ürünler ile güçlü bir haberleşme altyapısı kurulumunu kapsıyor. Sahip olduğu kapasiteyle en büyük organize sanayi bölgesi olan İkitelli OSB, 27 bin 301 işyerini kapsıyor. İleri teknolojilere dayalı, modern iletişim ürün ve hizmetleri sağlayarak İkitelli OSB’de faaliyet gösteren işletmelerin rekabet güçlerini artırmalarına destek sağlamayı amaçladıklarını belirten Türk Telekom Satış Başkanı Celalettin Dinçer şunları söyledi:

20

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

T

ürk Telekom continues its investments in order to offer companies advanced services through its technology infrastructure. Within this scope, Türk Telekom has undersigned a protocol to offer broadband services over a fiber-optic infrastructure to businesses at the İkitelli Organized Industrial Zone. Minister of Transportation Binali Yıldırım, Chairman of the Board for İkitelli OSB and the Governor of Istanbul Hüseyin Avni Mutlu, Deputy Chairman of İkitelli OSB Nuri Konak, and Türk Telekom Vice President for Sales Celalettin Dinçer attended the ceremony on the occasion. The cooperation agreement signed between İkitelli OSB and Türk Telekom includes state-of-the-art products that shall enable businesses to receive sound, continuous, and reliable services, as well as the installment of a robust communication infrastructure. Listed as the biggest organized industrial zone in Turkey based on its capacity, İkitelli OSB includes 27,301 businesses. Explaining that they aim to support businesses at İkitelli OSB to increase their competitive power by supplying them modern communication products and services based on advanced technologies, Türk Telekom Vice President for Sales Celalettin Dinçer said: “Our greatest aim is to enable all our customers, corpo-


“Kurumsal ve bireysel tüm müşterilerimizin iletişim alanında dünya standartlarında, modern ve en kaliteli iletişim hizmetlerine Türk Telekom aracılığı ile ulaşmaları en önemli hedefimiz. Bunu sağlamak için yatırımlarımızı kesintisiz olarak sürdürüyoruz. En son olarak İkitelli OSB’de imzaladığımız işbirliği ile bu bölgede faaliyet gösteren sanayicilere, iletişim alanında hız ve verim kazandıracağız. Böylelikle burada bulunan müşterilerimizin rekabet güçlerini daha da artırabilmelerinde önemli bir rol üstleneceğimize inanıyoruz. Hayata değer katan yeni ürün ve hizmetler sunmak için yatırımlarımız gelecekte de devam edecek.” Türk Telekom, işbirliği kapsamında İkitelli OSB’de bulunan firmalara fiber optik kablo altyapısı ile erişilmesini sağlayacak. Böylelikle SCADA, Sayaç Otomasyon Sistemleri, CCTV gibi OSB iç uygulamalarını da karşılayabilecek daha kaliteli, daha hızlı, kesintisiz iletişim mümkün hale gelecek. Türk Telekom, sahip olduğu güçlü teknolojik yapısı ile İkitelli OSB’de bulunan firmaların ihtiyaçlarına göre en son teknolojileri ve fiber optik altyapı üzerinden genişbant hizmetlerini (Metro ethernet, ISDN PRI, TTVPN gibi) sunacak. Ayrıca protokol kapsamında yeni çıkarılacak hizmetlerin öncelikli olarak sanayi bölgelerinde altyapısının tamamlanması hedefleniyor.

rate and residential, to access modern and highest quality communication services according to global standards through Türk Telekom. For this end, we continue our investments continuously. Most recently, with the cooperation agreement we have signed with İkitelli OSB, we shall offer speed and efficiency in communications to industries who have their operations here. We believe that we shall thus play a significant role in helping our customers here increase their competitive power. Our investments to offer new products and services that add value to life shall continue in the future.” Under the cooperation, Türk Telekom shall offer access to businesses at İkitelli OSB through a fiber-optic cable infrastructure. Consequently, higher quality, faster, and reliable communication that shall also enable internal OSB processes such as SCADA, Automated Meter Reading, and CCTV shall be possible. With its strong infrastructure, Türk Telekom shall offer the businesses at ikitelli OSB the latest technologies according to their demand and broadband services (e.g., Metro Ethernet, ISDN PRI, TTVPN) over a fiberoptic infrastructure. Furthermore, it is also aimed under the protocol to complete the infrastructure for new services to be launched primarily at the organized industrial zones.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

21


TD HABER

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: “İkitelli OSB’de bir Ar-Ge merkezi oluşturmanızı öneriyorum”

Transportation Minister Binali Yıldırım: “I advice to create R&D center at OSB in İkitelli”

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, törende yaptığı konuşmada, 6 ay önce PTT’nin İkitelli’de bir posta hizmetinin açılışı nedeniyle ziyaret ettikleri OSB’de yöneticilerin kendilerinden taleplerinden birinin de iletişim altyapısına ilişkin olduğunu belirterek, bu süre içinde Türk Telekom ve OSB yönetiminin bir araya gelerek bu işbirliğini gerçekleştirdiğini kaydetti.

Transportation Minister made a speech at the ceremony and he stated that one of manager’s demand was regarding communication investment at OSB which they have visited before 6 months due to the opening of postal service of PTT at İkitelli and in this duration Turk Telekom and OSB carried our this co-operation by getting together. It was the necessity backing from ministers to getting phone line at 7080s and companies have been in competition to offer this service since 2005 when liberalization was recognized. Yıldırım said: “Turkey is ranked as 12th in terms of IF infrastructure among the most developed 20 country of the world. Before 7-8 years Turkey can’t take a part in this list.”

1970’li, 80’li yıllarda telefon bağlatmak için bakanlardan torpil gerekirken, 2005 yılından sonra gelen serbestleşme ile şirketlerin birbiriyle rekabet halinde bu hizmetleri vermek için çalıştığını söyleyen Yıldırım, “Türkiye dünyanın en gelişmiş 20 ülkesi içinde bilişim altyapısı bakımından 12. sıraya yükseldi. 7-8 sene önce Türkiye bu listeye giremiyordu” dedi. Daha önceki ziyaretlerinde dile getirilen mülkiyet sorununa ilişkin olarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve TOKİ ile görüştüklerini, bu sorunun çözümüne yönelik yasal düzenleme de dahil çalışmaların devam ettiğini dile getiren Yıldırım, üçüncü köprü ve Kuzey Marmara Otoyolu’na İkitelli’den de bağlantı yapılacağını, ayrıca Otogar-Bağcılar-İkitelli metro hattının oluşturulacağını bildirdi. Artık iletişimde güçlü altyapı olmadığında pazarlarda başarılı olma imkanı bulunmadığını kaydeden Yıldırım, OSB yöneticilerine hitaben, “İkitelli OSB’de bir kuluçka merkezi, bir Ar-Ge merkezi oluşturmanızı öneriyorum. Orta vadede müthiş bir fayda sağlayacaksınız” diye konuştu. Bakan Yıldırım, son dönemdeki iki dil tartışmalarına değinerek, şunları kaydetti: “Son dönemde bazı yapay tartışmalar da oldu. Bayraktı, dildi, özerklikti vs idi... Bunlar Türkiye Cumhuriyeti’nin mozaiğine, geleneğine, tarihine hiçbir şekilde uymayan anlamsız tartışmalar. Biz Anadolu topraklarında bütün etnik gruplarıyla hep bir olduk. Bu talepler azınlık olan toplumlarda olur. Kürt vatandaşlarımızı öyle bir sınıfa sokmak, onlara yapılabilecek en büyük kötülüktür. Onun için bu milletin birliğinin, beraberliğinin güçlenmesi, daha fazla üretmek, daha fazla vefa, daha fazla kalkınmadan geçiyor. Yurdun her köşesine erişeceğiz, vatandaşımızı bulunduğu yerde mutlu edeceğiz. Orada zenginlik noktaları oluşturacağız. Oralara varınca bu tartışmaların hiçbir anlam ifade etmediğini de herkes anlayacak. Bunları da müsamaha ile karşılamamız lazım. Demokratik olgunluk içerisinde, özgürlük anlayışı içerisinde bu tartışmalar olabilir ama asla ülkenin birliği, beraberliği, bayrağı, dili, resmi dili tartışmaya açılamaz.”

22

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

Concerning possession issue which was mentioned at earlier visits, Yıldırım expressed that they have discussed with Industry and Trade Ministry and TOKI (Housing Development Administration) and workings intended for solution are continuing including legal regulation and he emphasized that there will be access road between İkitelli and third bridge, North Marmara Highway moreover OtogarBağcılar-İkitelli subway line will created. Yıldırım stated that no longer there aren’t any chance to be successful in market in case of not having strong communication infrastructure and said addressing to managers of OBS: “I advice to create a brood center, R&D center at İkitelli OBS. You will have a great benefit in the medium term. “ Minister Yıldırım also mentioned two languages issue and said: “In the last period there were artificial debates. Flag, language, autonomy etc.. These are disproportionate debates to mosaic, tradition, history of Turkish Republic and meaningless. We always be oneness with all ethnic groups in Anatolia. These demands become in society of minorities. Regarding our Kurdish citizens as this kind of category is the greatest evil done to them. For this reason strengthening unity and solidarity of our nation connected with produce more, more fidelity and more development. We will reach to everywhere of our country, we will make our citizens happy. We will create wealth points. When we will reach to there, everyone will understand that this debate does not mean anything. We should meet these with tolerance. These debates may be within a democratic maturity, sense of freedom but the country’s unity, togetherness, flag, language, official language never come up for discussion.”


TARAFSIZ GÖZLEM

İki dil Two Languages

Mehmet Taşaltın Son günlerin siyasi gündeminde iki dil adıyla hararetli tartışmalar yapıldı ve daha da yapılacağa benziyor. Konumuzun, bu tartışmaların tarafları ya da konusu ile ilgisi yok… Bu tartışmalar kendi platformunda yapıladursun acaba kullandığımız resmi dil kendi özelliğini koruyor mu? ***

mtasaltin@ttmail.com

Bir kavramın dilde karşılığı yoksa bu yeni kavram için ya yeni bir kelime uydurulur veya başka dillerden kelime ithali yapılır. Bu bütün diller için geçerlidir. İngilizce ve Arapçanın kelime uydurmaya en yatkın diller olduğu söylenir. Türkçe kelime uydurmaya yatkın bir dil değil. Bu, belki dilin yapısından belki de Türkçeyi kullanan insanların kültüründen.

In the recent days, the debate over two languages is the one of the most heated debate in the political agenda and it seems that it will remain so. But our subject has nothing to do with this debate or the parties of this debate... Besides all these debates, is our official language still carries its own properties? *** If there is no counterpart of a certain concept, a new word is created for this new concept or words are imported from other languages. This applies to all languages. It is said that English and Arabic languages are in the forefront of creating words. Turkish is not a language prone to creating new words. This is perhaps because of the structure of the language or the culture of people speaking Turkish.

24

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


Asırlar boyu Türkçeye başka dillerden (Arapça, Farsça Fransızca son yıllarda İngilizce) kelimeler girmiş. Bu kelimeler genellikle yeni bir kavram ile birlikte giren kelimelerdir. Ama Türkçede karşılığı bulunmasına rağmen kesinlik gerekçesi ile başka dillerden kelime ithaline de rastlanır.

For centuries, many words have been entered into Turkish from other languages (Arabic, Farsi, French and in recent years English). These words are usually entered with a new concept. However, there are words entered into Turkish ñ for certainty reasons ñ although there are Turkish counterparts. ***

*** Ancak son yıllarda Türkçede yerleşik karşılıklarına rağmen ithal kelimelerin (üstelik resmi ortamlarda) kullanılması dikkat çekici İşte birkaç örnek: “Yarı yarıya” ya da “elli-elli” Türkçe; ama “fifty-fifty” ikinci dil… “Başkanlık” Türkçe olduğuna göre “Direktörlük” ikinci dil olur. “Başmühendis” derseniz Türkçe; ama “(Chief) Şef mühendis” ikinci dil… “Genel müdür” derseniz birinci dil ama “CEO” ikinci dil… Daha yüzlerce örnek verilebilir. Bir Türkçe bir İngilizce kelimenin birleştirilmesi ile (Uluslararasında ne anlama geldiğine bakılmaksızın) oluşturulan şirket isimleri de ikinci dil örneklerine eklenebilir.

But in recent years, it is striking that foreign words are being used (unfortunately in formal environments) although there are Turkish counterparts of them. Here are a few examples: “Yarı yarıya” or “elli-elli” is Turkish; but “fifty-fifty” is the second language… If “Başkanlık” is in Turkish; “Direktörlük”(directorship) may be the second language. You can say “Başmühendis” in Turkish; but “(Chief) Şef mühendis” is the second language... “Genel müdür” is the first language, but “CEO” is the second language... Hundreds of examples may be found. Company names, which are a combination of Turkish and

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

25


TARAFSIZ GÖZLEM

Bu tür ithal kelimelere Türkçe ya da Türkçeleştirilmiş diyemedik. Çünkü gerçek ve kullanılan Türkçeleri zaten var. Onun için (her ne kadar yazılış sekli Türkçe kurallara göre olsa da) şimdilik “ikinci dil” dedik. Biraz mizah katarak başka isimlendirmeler de yapılabilir Konuşanın-yazanın ana dili Türkçe, dinleyenin-okuyanın ana dili Türkçe; ama kullandıkları kelimeler acaba neden yabancı? Bunlara Türkçenin zenginleşmesi, gelişen dünyaya ayak uydurmak, kamu kurumlarına benzememek, çağdaşlık vb. gibi çeşitli savunmalar yapılabilir. Ama bir samimiyetin ifadesi olup olmadığı sorgulanır. *** Bir zamanlar Arapça ve Farsça kökenli kelimelerin kullanılması entelektüel çevreler tarafından yoğun eleştiri konusu idi. 1960 sonrası bir “Öz Türkçe” rüzgârı estirilmişti. Bu rüzgâr daha çok Arapça ve Farsça kökenli kelimelere karşı reaksiyonu içeriyordu Bu rüzgârı yöneten, görevi yeni kelime yapmak olan kişi ve kurumlar ise halkın çoğunluğu ile kaynaşarak sempatik kelime yapmak, var olan yöresel kelimeleri yaygınlaştırmak yerine konuya ideolojik ve dayatmacı yaklaştılar. Türkiye’deki ideolojik kamplaşmaların zirveye tırmandığı o yıllarda, ideolojik taraflardan birinin “Öz Türkçe” rüzgârına sarılması sonucu halkın çoğunluğu uydurulan yeni kelimelere sahip çıkmadı hatta tepki duydu Bu anlayış orta öğretim müfredatında (neredeyse geometrideki alan hacim hesapları kadar kesin ve tartışılamaz derecede) enjekte edilmeye çalışıldı Arapça ve Farsça kökenli kelimelerin yerine yeni uydurulan kelimeler bir dereceye kadar okumuş kesimlerin bilinçaltına yerleşti ve kullanılır hale geldi. Ama bu zorlamalar insanlara gerçek Türkçeyi içten sevdiremedi. Sonuçta bazı kişiler sadece ama sadece “Öz Türkçe” kelimeleri kullanmayı samimi Türkçe saydılar. Bazıları ise Türkçesi varken İngilizcesini kullanmayı seçtiler “İkinci dil” dediğimiz bütün bu çelişkilerin başka bir açıklamasını bulamadık.

26

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

English words (regardless of what they mean internationally) can be added to the examples of the second language We cannot consider these words as Turkish, because they have counterparts which are real and already used in the Turkish language. Therefore, we called them the ìsecond languageî (despite the fact that they are written in accordance with the rules of Turkish). Other designations can also be done by adding a little humor. Native language of the speaker or writer is Turkish; native language of the listener or reader is Turkish, but I wonder why the words being used are foreign? Some arguments may be made, such as Turkish enrichment, to keep pace with the developing world, to differ from public institutions, modernity and so on. But it can be questioned whether this is an expression of sincerity. *** In the past, the use of words in Arabic and Persian origin was criticized by the intellectuals. After 1960s “Pure Turkish” came to the fore. This approach was mainly a reaction against the words from Arabic and Persian origin. People and institutions, who managed this movement and were responsible for creating new words, acted in an ideological and imposing manner, instead of creating people friendly words with the majority of people and spreading the existing regional words. The ideological polarization in Türkiye was prominent in those years, and when one of the ideological parties defended this “Pure Turkish”approach, the majority of people did not accept and even opposed those invented words. This approach was imposed to the curriculum of secondary education (almost as exact and indisputable as the volume calculations in geometry). New words, created for words of Arabic and Persian origin, left a mark in the subconscious of the educated segments of the society at a certain extent and are still being used. But these impositions did not make our people to embrace Turkish sincerely. As a result, some people consider using only ìPure Turkishî words as sincere Turkish. Some people chose to use English words, despite the Turkish counterparts. It is not easy to find any other explanation of all these contradictions; we called as “second language.”


TD HABER

BTK, TÜBİTAK Ve Üniversitelerle İşbirliği Başlattı IPV6’ya Geçiş İçin Bir Test Sistemi Hazırlandı A Test System is prepared for Transition to IPv6 ICTA Started Collaboration with Universities and TUBITAK

G

eçtiğimiz yıl sonunda yayınlanan Başbakanlık genelgesi çerçevesinde Türkiye’nin IPv6 internet protokolüne geçiş çalışmaları devam ederken, BTK, TÜBİTAK ve üniversiteler bu konuda işbirliğine gitti. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi’nin yürüttüğü ortak çalışmayla, IPv6’ya geçiş sürecinde kullanılmak üzere bir “test yatağı” ve “Karar Destek Sistemi” hazırlandı. Kamu kurumları, bu sistemleri kullanarak, IPv6’ya geçişte hangi metodu kullanmaları gerektiğini belirleyebilecek. Sistem, özel sektörün kullanımına da açık olacak. Türkiye, 3 yıllık geçiş sürecinin ardından da 20152016 döneminde IPv6’yı kullanıyor olacak. Kamunun IPv6’ya geçiş çalışmaları sürerken, TÜBİTAK ULAKBİM, BTK ile Çanakkale 18 Mart ve Gazi Üniversitesi’nin işbirliği ile geçiş sürecine yönelik bir konferans düzenlendi. Konferansta, kamu ve özel sektörün IPv6’ya geçiş çalışmaları masaya yatırıldı. İNTERNETİN BÖLÜNMÜŞ YOLU GİBİ Burada konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, yollarda artan araç sayısı için bölünmüş yolların sayısını da artırdıklarına işaret ederek, “Araç sayısı bir kaçtı arttı. Bölünmüş yolları yapmasaydık, trafik felç olacaktı. IPv6 da internettin bölünmüş yolu gibi olacak. Araç sayısı 8 milyondan 14 milyonun üzerine çıkınca plaka sayısı yeterli gelmiyorsa, bir harfin daha ilave

28

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

W ithin the scope of Prime Minister Circular published at the end of the previous year while practices of Turkey for transition to IPv6 are continuing, ICTA has started collaboration with universities and TUBITAK. A “test-bed” and “decision support system” was prepared with collaboration of Çanakkale 18 Mart University and Gazi University intended for using in process of transition to IPv6. Public organization can determine optimum method at transition to IPv6 by using this system. The system also will be open to the use of private sector. Turkey will be using IPv6 at period of 2015-2016 after 3-years transition period. While transition to IPv6 efforts of public organizations are continuing, TUBITAK ULAKBIM has organized conference intended for transition process with collaboration of Canakkale 18 Mart University and ICTA. Efforts for transition to IPv6 of public and private sector were discussed at the conference. LIKE DIVIDED HIGHWAY OF INTERNET Transportation Minister Binali Yıldırım made a speech at the conference emphasized that they have increased the number of divided highways for increasing vehicles and he said: “The number of vehicle increased several times. If we didn’t make divided highways, traffic will paralyze.IPv6 will also be like divided highway of internet. If the


edilmesiyle sayıyı arttıracağız. Buna benzer şekilde dünya da başlangıçta internetin bu kadar gelişeceğini tahmin edemedi. İnternet çok fazla gelişti ve internet elbisesi dar gelmeye başladı.Yeni bir elbise lazım. Bu da IPv6 oluyor. Diyelim 10 haneden şimdi çıkıyor 39 haneye veya milyarken şimdi çıkıyor milyarın dört beş katına. 2 üzeri 32’den 2 üzeri 128’e çıkıyor. Dolayısıyla ne gelirse gelsin hepsine bir plaka yapıştırabiliriz. Hiçbir sorun yok. Sonsuza kadar yetecek bir kapasiteye erişiyoruz” dedi. IPv6’YA GEÇİŞ İÇİN GEREKLİ YATIRIM YAPILACAK Hızla gelişmesi nedeniyle bilişim sektöründeki tahminlerin her zaman öngörüldüğü şekilde tutmadığını kaydeden Yıldırım, bir zamanlar IPv4 kapasitesine de ulaşılamayacağının belirtildiğini, ancak günümüze gelindiğinde bu alan adreslerinin bu yılın içinde biteceğinin öngörüldüğünü söyledi. Yıldırım, “Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren bir mesele. Yolun ortasında bir teknik yetersizlik nedeniyle internet alan adresimiz kalmadı bekleyin diyecek halimiz yok. Muhakkak tedbir almamız lazım. Eskiden internet kullanan ülkelerin sayısı azdı. Şimdi gittikçe arttı ve onun için 55 ülke içinde Türkiye konsey üyesi olarak seçildi ve çalışmalara katıldı. Biz de bu konuda BTK’nın çalışma yapmasını istedik. İşte onlar da TÜBİTAK ve iki üniversiteyle bu projeyi başlattılar. Çıkardığımız Başbakanlık Genelgesinin çerçevesi dahilinde bir çalışma yapacaklar ve yol haritamızı, eylem planımızı destekleyecek bilgileri bize verecekler. Üç yıllık geçiş süresinde de mutlaka mevcutlarla ilgili gerekli yatırım yapılıp geliştirerek buradan kazasız belasız geçişi sağlamak ana amacımız” diye konuştu.

number of license plate with the number of vehicle increase to14 million from 8 million, we will increase the number by adding one character. Like this world didn’t estimate that internet will develop so much. Internet developed so much and its dress began to come narrow. A New dress is required. It is IPv6. Supposing that there are 10 household, it is increase to 39 household or today the number is billion, it is increase 4-5 times. It was 228 but it increase to 2128. Consequently we can paste a plate to anything. There isn’t any problem. We are reaching capacity can suffice forever. REQUIRED INVESTMENT FOR TRANSITION TO IPV6 WILL MADE Yıldırım stated that estimates in IT sector don’t occur as predicted due to rapid development, formerly it is expressed not to reach to capacity of IPv6 but today it is predicted that area addresses will finish in this year. Yıldırım said: “This issue is regarding the future of Turkey. We can’t say that wait, there is any area address because of technical incompetence. We should take measures. The number of countries used to internet, decreased. Today it is increasing gradually and for this reason Turkey is chosen as member of council among 55 countries and joined to efforts. We also wanted to efforts by ICTA. They also started to this project with TUBITAK and two universities. They will work out within the Prime Minister Circular and will give information to us to support our road map and action plan. Our main target is providing transition to IPv6 troubleless by making and developing required investments related existing situation.

KAYIT DIŞI CİHAZ KALMAYACAK THERE WILL BE NO UNREGISTERED DEVICE Bu sisteme geçişle birlikte internet güvenliğinin de daha etkin sağlanacağını düşündüğünü ifade eden Yıldırım, “Bu sistem, uluslararası bir yönetime kavuşuyor. Elektriği olan her türlü cihaza tabiri caizse kimlik verebileceğiz. Dolayısıyla bilişimde kayıt dışı hiçbir şey olmayacak. Zaten kayıt dışılığın en az olduğu yer bilişim alanıdır. Dolayısıyla bir şeye eliniz değer değmez onun izini bir daha silemeyeceksiniz. ‘Ben yapmadım, etmedim’ deme şansı yok. Herkes yaptığını bile-

Yıldırım expressed that security of internet will provide more efficient thanks to this transition and he said: “This system will reunite international management. We can give identify to every device which have electric. Therefore there will not be unregistered anything. IT field where unregistered thing at least. Consequently if you touch anything, you will never remove traces. There will no chance to say “I didn’t do

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

29


TD HABER

anything” . Everyone will know what they do and bear results. I don’t say that don’t do. Everyone do what they want but don’t do wrong act. We take this measure easier as this registered issue will developed. The best advantage of this system, when we start to use this system, international collaborations will be easier. Struggle with cyber crimes will be easier. Opening a web site in Seychelles Islands and smearing somebody and disappearing won’t happen again. We also took measures against to this.”

cek ve sonucuna da katlanacak. Yapmasın demiyorum. Herkes istediğini yapsın, ama yanlış işler yapmasın. Bu kayıt olayı geliştikçe bu tedbirleri daha kolay alacağız. Bunun en güzel tarafı bu sisteme geçtiğimiz zaman uluslararası işbirliği daha kolay hale gelecek. Siber suçlarla mücadele daha da kolaylaşacak. Şeysel Adaları’nda bir site açıp Türkiye’de birine çakıp ortadan kaybolma işi olmayacak. Bunun da böylece tedbirini almış oluyoruz” dedi. GÜVENLİKTE YENİ FIRSATLAR BTK Başkanı Tayfun Acarer de IPv6 protokolüne geçişle birlikte, internette güvenlik ve içerik açısından yeni fırsatların ortaya çıkacağını belirterek, IPv4 protokolünün bu yıl içinde tükeneceği yönündeki bilgilerin, bilişim dünyasında sıklıkla tartışılan konulardan biri olduğunu söyledi. Acarer, “Bu nedenle IPv6’ya geçiş bir lüks değil, zorunluluktur. Ülke olarak seçme şansımız olmadığı gibi zamanımız da yok” dedi. TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Anlağan da IPv6 protokolü ile 10 üzeri 36 gibi bir sayıya yakın IP adresinin tanımlanabildiğini ifade ederek, “Bu yeni protokolle yalnızca sunuculara değil, kullanıcılara da adres verilecek. İnternet daha da şeffaflaşacak ve siber suçlarda azalma olacaktır” dedi.

30

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

Mustafa ALKAN

Prof.Dr. Şeref SAĞIROĞLU

NEW OPPORTUNITIES ON SECURITY President of ICTA Tayfun Acarer stated that there will be new opportunities in internet in terms of security and content with transition to IPv6 and discussions about running out IPv6 protocol in this year is one of the challenges in the world of information frequently. Acarer said: “Transition to IPv6 isn’t luxury, is necessity. As a country, we don’t have a chance to choose and we don’t have a time.” Vice President of TUBITAK Prof. Dr. Ömer Anlağan the number of IP addresses is 1037 can be identified to IPv6 and he said: “Addresses will given to not only host but also users. Internet will be mo transparent and cyber crimes will decrease.”


IPv6’YA GEÇİŞTE “TEST YATAĞI” BTK adına IPv6’ya geçiş süreci çalışmalarının başında yer alan BTK Başkan Yardımcısı Mustafa Alkan da Türkiye’nin en doğru şekilde IPv6’ya geçişi için BTK’ya görev verilmesi üzerine çalışmalara başladıklarını belirtti. Alkan, bu kapsamda 2 yıldır yürüttükleri projede son aşamaya geldiklerini kaydederek, “Sağlıklı bir geçişin amaçlanıyor. Öncelikle kurumlar IPv6 ile uyumlu olmayan altyapıya yatırım yapmayacaklar. Kurumların bilişim uzmanları eğitime tabi tutulacak. Test yatağı denen uygulama ile kamu kurumları projelerini burada test edecek. Projelerinin doğru olup olmadığını deneyecek. 2012 yılı sonu itibariyle her kamu kuruluşu internet hizmetlerinden bir tanesini pilot olarak IPv6’ya uyumlu hale getirdik. Biz de BTK olarak bir uygulamayı geçirdik. İsteyen kurumlara bunu örnek olarak gösterip destek olacak. 2013 sonunda da internet üzerinden verilen tüm hizmetleri IPv6’ya geçirecek. 2015 yılı gibi de süreç tamamlanacak” dedi. Alkan, özel sektörün de kamudaki aynı süreci izleyeceğini ve onlara da her türlü desteği vereceklerini aktararak, “Mevcut yazılım ve donanımlar da şu haliyle kullanılacak. Geçişten sonra da bu sistemler ara yüz yazılımları ile değerlendirilecek. Vatandaş da IP tabanlı uygulamaları, IPTV’yi daha yaygın kullanacak. İnternete bağlı olacak cihazlar daha kolay bağlanacak. IP kısıtlaması olmayacak” dedi. Alkan, güvenlik konusunda da bilgi vererek, “IPv6’nın güvenlik standartları çok yüksek. İnternet güvenliğinde seviye yükselecek. Güvenlik duvarları daha da güçlü olacak” diye konuştu.

TEST-BED AT TRANSITION TO IPV6 Vice President of ICTA Mustafa Alkan who is leading efforts of transition to Ipv6 on behalf of ICTA, stated that work out to give task to ICTA in order to transition Turkey to IPv6 in the best way. Alkan expressed that they are in the final stage in the Project which carried out by them for 2 years. Alkan said: “A healthy transition is aimed. First of all institutions will not make investments to infrastructure which is not compatible with IPv6. IT experts of institutions will be educated. Public organizations will test their Project thanks to “test-bed”. They will experience whether projects are true. As from the end of the 2012 one of all organizations’ applications will be compatible with IPv6. We also transited an application. We will be a model to requester companies by showing this application. At the end of the 2013 all services through internet will be transited to IPv6. The process will be completed at the end of the2015.” Alkan stated that both of public and private sector will apply same progress and they will give all kind of support. Alkan said: “Existing software and hardware devices will used current situation. After transition these systems will used with interface software. Citizen will use IP-based application and IPTV more common. Devices will connect to internet easier. There will not any IP constrain. “ Alkan also gave information about security and said: “Security standards of IPv6 are at very high level. Leven on internet security will increase. Firewall will be stronger.”

BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer, “IPv6’ya geçiş bir lüks değil, zorunluluktur. Ülke olarak seçme şansımız olmadığı gibi zamanımız da yok” ICTA Chairman Dr. Tayfun Acarer said:“Transition to IPv6 isn’t luxury, is necessity. As a country, we don’t have a chance to choose and we don’t have a time.” ÖZEL SEKTÖRE DE AÇIĞIZ Gazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümü de IPv6’ya geçiş için önemli bir projeye imza atarken, konuya yönelik olarak bilgi veren Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu, şunları kaydetti: “IPv6’da arkada kalmak değil, önde gitmek gerekiyor. Üniversitelerin, sadece akademik çalışma değil, gerçekten sektörü ve ülkeyi ilgilendiren konularda daha çok araştırma yaparak, bu tür sıkıntılarda önü açması gerekiyor. IPv6’da geleceği çok öngöremiyoruz. Hazırladığımız proje, bunu nasıl öngöreceğimizi bize sunacak. Herkese açık. Özel sektör de bunu deneyebilecek. Ticari bir bakış açımız yok, ürettiğimiz her türlü materyal herkese açık. IPv6’ya yönelik yeni bir güvenlik duvarı geliştirmek istiyor ya da araştırma yapmak istiyoruz diyenler, gelip denesin. Buna “test yatağı” diyoruz. Karar Destek Sistemi’miz var. Kurumlara açık bir yazılım geliştirdik. Bir kurum IPv6’ya geçmek istiyorsa, hangi metodun o kurum için en ekonomik, en yüksek performanslı, en yüksek güvenlikli olduğunu gösterecek. Özel sektöre ve kamuya bilgi birikimi de bunuyoruz. Kendi bünyelerine en uygun geçiş metodunu belirleyecekler. Süreç uzayınca maliyetler artıyor, kurumlar zor durumda kalıyor ve ülkenin parası boşa gidiyor.”

WE ARE ALSO OPEN TO PRIVATE SECTOR Gazi University Computer Engineering Department also signed important Project about transition to IPv6 and President of Department Prof. Dr. Şerif Sağıroğlu gave information regarding this issue: “To go from the front is requirement on the transition to IPv6 not to stay behind. Universities must make not only academically research but also pave the way for this kind of problems by making research about issues related country and sector. We can’t predict the future of IPv6 exactly. Our Project will show us how we will predict the future of IPv6. It is open to everyone. Private sector can also experience. We have not commercial aspect, all kind of equipment produced by us are open to everyone. Who wants to develop firewall intended for IPv6 or research, come and experience. We call “testbed” . We have Desicion Support System. We have developed software which is open to institutions. If any institution want to transition to IPv6, it will show the most economical, high-performance, highest security method. We provide knowledge to public and private sector. They will determine most appropriate method transition method. If the progress will lengthen, costs will increase, institutions remains a difficult position and country’ Money will go for nothing.”

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

31


TD HABER

AB’DE HER YIL GERÇEKLEŞTİRİLEN GÜVENLİ İNTERNET GÜNÜ, ARTIK TÜRKİYE’DE DE DÜZENLENECEK Safe Internet Day which is organized every year in EU, no longer organized also in Turkey

İ

hile activities of Safe Internet Day (GIG-Güvenli İnternet Günü) are organized especially in AB and many countries of the world for public awareness about the safe use of the Internet, Turkey also started to take a step in this direction. No longer will Turkey have anniversary of Safe Internet Day February of ever year. Managers of Facebook and Google will join to activity at 8-9 February in Ankara. While especially addiction of child and young to social media and game sites, it is aimed making young and families conscious of security internet within this context.

Ulaştırma Bakanlığı ve İnternet Kurulu tarafından düzenlenen Güvenli İnternet Günü, 8-9 Şubat’ta Ankara’da gerçekleştirilecek. Toplantı, “Hayatın Sanal Gerçeği: İnternet” teması ile “Sanal Oyna, Gerçek Yaşa” sloganı ile düzenlenecek.

Safe Internet Day is organized by Transportation Ministry and Internet Council will be held at 8-9 February in Ankara. Meeting will held with theme of “Virtual Reality of Life: Internet” and slogan of “Play Virtual, Live Real”.

FACEBOOK VE GOOGLE DA ORADA OLACAK Ulaştırma Bakanı BinaliYıldırım, BTK Başkanı Tayfun Acarer ve İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren’in açılış konuşmalarını yapacağı etkinlikte, Facebook ve Google’dan da üst düzey yöneticiler yer alacak. Facebook Avrupa Politika Direktörü, Richard Allan, toplantıda “Sosyal Paylaşım Sitelerindeki Güvenlik Önlemleri” konulu bir oturum gerçekleştirirken, Google Kamu Politikaları ve İletişim Stratejileri Başkanı Scott Rubin de “İnternette Çocuk Güvenliği - Online Child Safety” konulu oturum gerçekleş-

32

W

nternetin güvenli kullanımı konusunda toplumun bilinçlendirilmesi için AB başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde Güvenli İnternet Günü (GİG) etkinlikleri düzenlenirken, Türkiye de bu yönde adım atmaya başladı. Türkiye, artık her yılın Şubat ayında düzenli olarak Güvenli İnternet Günü’nü kutlayacak. 8-9 Şubat’ta Ankara’da gerçekleştirilecek olan etkinliğe, Facebook ve Google’ın yöneticileri de katılacak. Özellikle çocuklar ve gençlerin sosyal medya ve oyun sitelerine yönelik bağımlılığı artarken, bu gün kapsamında, gençler ve ailelerin internet güvenliği konusunda bilinçlendirilmesi amaçlanıyor.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

FACEBOOK AND GOOGLE WILL BE THERE Transportation Minister Binali Yıldırım, Chairman of ICTA Tayfun Acarer and Chairman of Internet Council Serhat Özeren will make opening speech of the meeting where Facebook and Google representatives will take a part. Facebook Europe Policy Director Richard Allan will carry out a session under the title of “Security Measures on Social Sharing Networks” and Google Public Policy and Communication Strategies Director Scott Rubin will also carry out a session under the title of “Online Child Safety”. Issues


tirecek. Toplantıda, Aile ve Sosyal Araştırmalar Kurumu, STK’lar ve üniversitelerin katılımı ile internet güvenliği konusunda ailenin rolü, teknoloji bağımlılığı, internet kafeler, okullarda güvenli internet eğitimi gibi konular da masaya yatırılacak.

such as the role of family, technology addiction, internet cafes and secure internet training in schools about internet security will discussed at the meeting with the participation of Family And Social Research Institute, NGOs and universities.

GENÇLERİN SOSYAL AĞ VE OYUN BAĞIMLILIĞI

SOCIAL NETWORK AND GAME ADDICTION OF YOUNG

Konuya yönelik olarak bilgi veren İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren, gençlerin sosyal ağlar ile online oyun platformlarında geçirdikleri süreler artarken, onların muhtemel risklerden haberdar olmasını sağlamayı amaçladıklarını belirterek, “Artık, internet ortamında gerçekleştirilen davranışların gerçek hayattaki etkileri yadsınamaz hale geldi. Sanal olan sanal kalmamakta hayatı da derinden etkileyebiliyor. İnternet kullanımı gelişmiş batı ülkeleriyle karşılaştırıldığında Türkiye’de çok daha hızlı artıyor. Bu hızlı kullanım artışı internetin doğru, etkin ve güvenli kullanımı konusunda acil önlemler alınmasını gündeme getirdi. Bilinçsiz internet kullanımı özellikle çocuklar ve gençler için önü alınamaz zararlara yol açabileceğinden, konunun kamuoyunun gündemine taşınması önem arz ediyor” dedi. Özeren, etkinlik ile aileler, gençler ve çocuklara ulaşmak yanında, bu konuda kamu, sivil toplum ve özel sektör arasında ortak hareket kabiliyetini sağlamayı amaçladıklarını kaydetti. HER YIL GERÇEKLEŞTİRİLECEK AB’de düzenli olarak gerçekleştirilen Güvenli İnternet Günü’nü Türkiye’nin ilk defa geçen yıl kutladığını belirten Özeren, bundan sonra her yıl Şubat ayının ikinci haftasında bu etkinliği gerçekleştirmeye devam edeceklerini kaydetti. Özeren, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na (TİB) gelen ihbarlara da dikkat çekerek, 2010 yılında 57 bin 907’si katalog, 26 bin 54’ü katalog dışı olmak üzere 83 bin 964 ihbar geldiğini söyledi. Özeren, bu şikâyetlerin çocukların cinsel istismarı alanında yoğunlaştığını belirterek, “Müstehcenlik ve çocukların cinsel istismarı, ihbarların yüzde 65’ini oluşturuyor. Youtube’un kapatılmasına neden olan Atatürk’e hakaret yüzde 17, fuhuş yüzde 3, kumar yüzde ve intihara yönlendirme de yüzde 1 oranında şikâyet edildi” dedi.

Chairman of Internet Council, Serhat Özeren has gave information about the issue and stated that while increasing time is spent by young for social Networks and online games, they aimed to inform them about potential risks and he said: “No longer effects of behavior in the Internet environment to real-life became undeniable. Virtual things are not staying as virtual and it can influence lives deeply. Internet usage is increasing faster in Turkey compared developed western countries. This rapid increase in use will bring measures about accurate, efficient and safe use of internet to agenda. Moving this issue to agenda of public has a great importance because unconscious use of the internet may damage can’t be prevented to especially child and young.” Özeren expressed that they aimed to provide joint mobility between public, NGOs and private sector as well as reaching to families, young and child with this activity. IT WILL BE ORGANIZED EVERY YEAR Safe Internet Day is organized in EU every year, it is the first time it was organized at last year in Turkey and they will continue to organize anniversary of Safe Internet Day at second week of February in every year. Özeren emphasized notice to Telecommunications Authority (TIB) and he expressed that there were 83 thousand 964 notice including 57 thousand 907 catalogue crimes and 26 thousand 54 non-catalogue crimes in 2010. Özeren indicated that these notices are concentrated in the field of child sexual abuse and he said: "65 percent of total notices is in the field of obscenity and child sexual abuse. Insult to Atatürk causing to ban of Youtube is complained by %17, prostitution by %3, gamble by%2 and give rise to suicide by %1.”

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

33


TD HABER

VISITATION OF FACEBOOK HAS A GREAT IMPORTANCE

FACEBOOK ZİYARETİ ÖNEM TAŞIYOR Türkiye, Facebook’ta en fazla üyeye sahip ülkeler sıralamasında ilk sırada yer alırken, Facebook Temsilcisi Lord Richard Allan’ın bu etkinliğe katılımı da büyük önem taşıyor. Aynı zamanda Facebook’un sözcüsü de olan Avrupa Kamu Politikaları Direktörü Allan, gizlilik, online çocuk güvenliği, ifade özgürlüğü, e-ticaret ve sosyal medyanın kamusal kullanım alanları gibi birçok konu üzerinde çalışıyor. İnternet Kurulu etkinliğe Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’i de konferansa davet etmek isterken, sitenin kapatılmasına yönelik tartışmalar nedeniyle bunu gerçekleştiremedi. İnternet Kurulu Başkanı Özeren, Facebook hakkında 100 bin ihbar aldıklarını ve kapanma ihtimaline karşı Facebook kurucusu Zuckerberg’i idavet edemediklerini kaydetti. Özeren, Facebook yönetiminin, Türkiye’nin sitenin kapatılmaması için yasal düzenleme yapılmasını beklediğini kaydetti.

Serhat ÖZEREN

Lord Richard ALLAN

GÜVENLİ İNTERNET GÜNÜ ETKİNLİKLERİ 2011 İnternetin güvenli kullanımı ile ilgili konularda toplumun bilinçlendirilmesi için dünyada birçok etkinlik düzenlenmektedir. Bu kapsamda, Güvenli İnternet Günü (GİG) her yılın Şubat ayında düzenlenmektedir. Her yıl farklı bir temayı ön plana çıkaran bu etkinliklerle çocuklar ve gençler başta olmak üzere tüm kullanıcılara güvenli bir İnternet ortamı sağlanması hedeflenmektedir. GiG 2011 etkinliklerinin ana temasını “Hayatın Sanal Gerçeği: İnternet”; sloganını ise “Sanal Oyna, Gerçek Yaşa” oluşturmaktadır. Bu tema, özellikle gençlerin sosyal ağlar ile online oyun platformlarında geçirdikleri süreler artarken, onların muhtemel risklerden haberdar olmasını sağlamak için seçilmiştir. Artık, İnternet ortamında gerçekleştirilen davranışların gerçek hayattaki etkileri yadsınamaz hale gelmiştir. Sanal olan sanal kalmamakta hayatı da derinden etkileyebilmektedir. İnternet kullanımı gelişmiş Batı ülkeleriyle karşılaştırıldığında Türkiye’de çok daha hızlı artmaktadır. Bu hızlı kullanım artışı İnternetin doğru, etkin ve güvenli kullanımı konusunda acil önlemler alınmasını gündeme getirmiştir. Bilinçsiz İnternet kullanımı özellikle çocuklarımız ve gençlerimiz için önü alı-

34

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

Turkey in ranking in the first place with the greatest number of Facebook members and par ticipation of Facebook Representative Lord Richard Allan to this event has a great importance. Time Facebook Europe Public Policies Director Allan is also Facebook speaker and working on online child safety, freedom of expression, e-commerce and social media, public use areas. Internet Council wanted to invite founder of Facebook Marc Zuckerberg to event but they has not achieved because of discussions on the closure of the site. Chairman of Internet Council Serhat Özeren stated that they have received notice intended for closure of the site for this reason they didn’t invite founder of Facebook Marc Zuckerberg. Özeren expressed that Management of Facebook expect legal regulation by Turkey intended for not closure of the site.

ACTIVITIES OF SAFE INTERNET DAY 2011 Many of events are organized in the world about awareness of society on safe usage of internet. Within this context, Safe Internet Day is organized at February in every year. It is aimed to provide safe internet environment to especially young and child and all users with these events which feature different theme in every year. The main theme of Safe Internet Day 2011 is “Virtual Reality of Life: Internet” and slogan of the event is “Play Virtual, Live Real”. This theme is chosen for especially while increasing time is spent by young for social Networks and online games, to inform them about potential risks. No longer had effects of behavior in the Internet environment to real-life become undeniable. Virtual things are not staying as virtual and it can influence lives deeply. Internet usage is increasing faster in Turkey compared developed western countries. This rapid increase in use will bring measures about accurate, efficient and safe use of internet to agenda. Moving this issue to agenda of public has a great importance because unconscious use of the internet may damage can’t be prevented to especially child and young.


namaz zararlara yol açabileceğinden, konunun kamuoyunun gündemine taşınması önem arz etmektedir.

Issues aimed with Safe Internet Day (GIG) about safe usage of internet as follow:

GİG Etkinlikleri ile İnternetin güvenli kullanımı konusunda;

1- Reaching to especially families (parents, children and young people) target audience and attracting the attention of public opinion.

1- Başta aileler (ebeveynler, çocuklar ve gençler) olmak üzere hedef kitlelere ulaşılması ve kamuoyunun dikkatlerinin çekilmesi, 2- İnternet aktörleri (kamu, sivil ve özel) arasında iletişim ve ortak hareket kabiliyetinin geliştirilmesi, 3- İnternet sektörü temsilcileri tarafından pozitif içerikler ve hizmetler üretilmesinin teşvik edilmesi, 4- Gerçekleştirilen faaliyetlerin ve sunulan hizmetlerin tanıtımının yapılarak uygulamaya geçirilmesi (Örnek: Tüketici Hakları Yönetmeliği ile uygulamaya konulacak İnternetin Güvenli Kullanımına ilişkin hizmetler), 5- Avrupa Birliği ve dünya ülkeleriyle paralel etkinlikler yürütülmesi, Hedeflenmektedir.

2- Developing capabilities of mobility and communication between internet actors (public, civil, private..) 3- To encourage positive content and production of services by representatives of internet sector. 4- To carry out activities and offered services by making. (For Example; services concerning safe usage of internet will applied with Regulation on Consumer Rights) 5- To carry out activities in parallel with European Union and countries of the world.

Avrupa Komisyonu’nun Güvenli İnternet Programı tarafından desteklenen ve INSAFE tarafından organize edilen GİG Etkinlikleri 2004 yılında başlatılmıştır. 2010 yılında, GİG dolayısıyla Türkiye dâhil dünyanın 60’tan fazla ülkesinde etkinlikler düzenlenmiştir. Ülkemizde ilk defa geçen yıl kutlanan GİG, bu yıl 08-09 Şubat tarihlerindeki etkinliklerle kutlanacaktır.

Activities of GIG which is supported by Safe Internet Program of European Council and organized by INSAFE, were started in 2004. Activities were organized in more than 60 countries including Turkey within the context of GIG in 2010. It is the first time anniversary of GIG organized last year in Turkey and it will held at 8-9 February, 2011.

Ulaştırma Bakanlığı İnternet Kurulu tarafından düzenlenen GİG Etkinlikleri kapsamında 08 Şubat 2011’de “Türkiye İçin İnternet Kafe Modeli” Çalıştayı ve 09 Şubat 2011’da Ankara’da “Hayatın Sanal Gerçeği: İnternet” adlı bir konferans tertip edilmiştir. Konferansa, yerli ve yabancı birçok uzman, STK ve sektör temsilcileri katılmaktadır. Ayrıca, “Çocukların Sosyal Paylaşım Alışkanlıkları” ile ilgili yapılan araştırmanın sonuçları da Konferans kapsamında ele alınacaktır. Yine, GİG etkinlikleri bağlamında yurt çapında bilgilendirme seminerleri düzenlenmesi planlanmaktadır.

Conferences under the title of “Internet Cafe Model for Turkey” at 8 February2011 and “Virtual Reality of Life: Internet” at 9 February 2011 will held in Ankara in the scope of the activities of GIG organized by Transportation Ministry Internet Council. Many of domestic and foreign experts, NGOs and sector representatives will join to the meeting. Moreover the results of research about “Social Sharing Behaviors of Child” will handle at the meeting. It is planned to organize informing seminars across the world in the scope of GIG activities.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

35


TD HABER

Kızılay’a Afet Uydu Haberleşme Sistemi Disaster Satellite Communication System for Red Crescent

U

laştırma Bakanlığı ile yapılan işbirliğiyle Türk Kızılayı için hazırlanan Afet Uydu Haberleşme Sistemleri devreye girdi. Türk Kızılayı’nın yurt genelinde hizmet veren tüm haberleşme araçlarına mobil, bölge afet yönetim merkezlerine de sabit kurulan Afet Uydu Haberleşme Sistemleri ile herhangi bir afet anında kesintisiz iletişim sağlanacak. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türk Kızılayı’na, umuma açık her türlü haberleşme sisteminin yanı sıra, acil durumlarda kullanmaları için bir haberleşme alt yapısının kurulduğunu belirterek, sistem ile Türk Kızılayı’nın Türkiye’nin hatta dünyanın her tarafıyla haberleşmesinin sağlanacağını söyledi. Afet Uydu Haberleşme Sistemleri’nin tanıtımı için düzenlenen tören, Türk Kızılayı Afet Operasyon Merkezi’nde (AFOM) gerçekleşirken, burada konuşan Ulaştırma BakanıYıldırım, afetlerdeki en önemli unsurun zaman olduğunu belirterek, bir afet ya da deprem sonrası olay yerine ne kadar erken gidilirse, hem daha fazla insanın kurtarılabileceğini söyledi. 1999’daki Marmara depreminde devletin düştüğü büyük aczin ortaya çıktığını belirten Yıldırım, depremin ardından mevcut haberleşme sistemlerinin çöktüğünü, bunun yerine herhangi bir alternatifin olmamasından dolayı da büyük sıkıntıların yaşandığını anımsattı. Cep telefonu ve sabit telefon şebekelerinin aşırı yüklenme soncu çöktüğünü, haberleşme imkanlarının uzun süre ortadan kalktığını dile getiren Yıldırım, yaşananlardan önemli dersler aldıklarını söyledi. Yıldırım, afet uydu haberleşme sistemleri ile Türk Kızılayı’na, umuma açık her türlü haberleşme sisteminin yanı sıra, acil durumlarda kullanmaları için bir haberleşme alt yapısının kurulduğunu ifade eden Bakan Yıldırım, sistem ile Türk Kızılayı’nın Türkiye’nin hatta dünyanın her tarafıyla haberleşmesinin sağlanacağını söyledi.

36

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

D

isaster Satellite Communication System which is prepared for TRC (Turkish Red Crescent) with collaboration of Transportation Ministry is put in use. Uninterrupted communication can be provided in case of a disaster through Disaster Satellite Communication System which was installed mobile on all the communication tools across the country serving and fixed on district disaster management centers of TRC. Transportation Minister Binali Yıldırım stated that communication infrastructure is established to TRC use in emergency situations as well as all kinds of public communication system and expressed that with this new system TRC can communicate everywhere in Turkey as well the world. Ceremony to presentation of Disaster Satellite Communication System was held at TRC Disaster Operation Center. Transportation Minister Binali Yıldırım made a speech at the ceremony and stated that the most important element in case of disaster is time and in case of reached to venue after disaster or earthquake as soon as possible, much more people can rescued. Yıldırım expressed that incapacity of the state emerged after earthquake in 1999, after the earthquake existing communication system crashed and because of not having any alternative there was a great challenges. Yıldırım emphasized that mobile and fixed line networks were crashed in consequence of overload, there were not communication possibility for a long time and they took lessons from experiences. Yıldırım expressed that communication infrastructure is established to TRC use in emergency situations as well as all kinds of public communication system and expressed that


YEDEKLİ KARASAL VE UYDU HATI Türk Kızılayı Genel Başkanı Tekin Küçükali de hizmete giren Afet Uydu Haberleşme Sistemleri ile Türk Kızılayı’nın 2015’te diğer yardım kuruluşları arasında birinci sıraya yükseleceğini belirtti. Küçükali, Afet Uydu Haberleşme Sistemlerinin öneminin, dünyanın her hangi bir yerinde yaşanacak bir afette daha iyi anlaşılacağını kaydederek, yeni sistemin hizmete girmesi ile Türk Kızılayı’nın iletişim konusunda zirveye ulaştığını kaydetti. TÜRKSAT Genel Müdürü Özkan Dalbay da yeni kurulan sistemle, haberleşmenin etkin ve kesintisiz yapılabilmesi için karasal haberleşme hatlarına yedeklik yapıldığını, karasal hatların olmadığı yurt içinde ve dışında ise Türk Kızılayı’na uydu üzerinden ses ve veri haberleşme hizmetlerinin sağlandığını söyledi. Bu amaçla 29 VSAT sisteminin kurulduğunu belirten Dalbay, böylece Türk Kızılayı’nın kesintisiz internet bağlantısı ve telefon hizmetlerine kavuştuğunu ifade etti. TELSİZLER DE HİZMETTE Törende ayrıca Türk Kızılayı ile Ulaştırma Bakanlığı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü arasında haberleşme araçlarının kullanımı konusunda bir protokol de imzalanırken, Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Salih Orakçı da Türk Kızılayı’nın, Türkiye’nin değişik bölgelerinde ya da dünyanın farklı ülkelerinde meydana gelebilecek doğal afetler ve olağanüstü durumlarda ihtiyaç duyacağı haberleşmeyi, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü telsiz sistemlerinin altyapısını kullanarak gerçekleştirmeleri için protokol imzaladıklarını söyledi. Orakçı, seyir, can ve mal güvenliğinin sağlanması, acil durumlarda zamanında ihbar ve müdahalenin yapılması için Alo Kıyı Emniyeti sistemini devreye soktuklarını ve 30 şehri kapsayan çağrı merkezleri kurduklarını da anımsattı.

with this new system TRC can communicate everywhere in Turkey as well the world. TERRESTRIAL AND SATELLITE LINE WITH SPARE President of TRC Tekin Küçükali stated that TRC will rank at the first place in 2015 thanks to put in use Disaster Satellite Communication System. Küçükali expressed that importance of Disaster Satellite Communication System will perceived in case of possible disaster in anywhere of the world and by coming into use the new system to Turkey TRC reached the peak in the field of communication. General Manager of Turksat, Özkan Dalbay spare for terrestrial lines was made to can be made efficient and seamless communication with the new system and voice and data communication services are provided over satellite in areas where terrestrial lines don’t exist, for TRC. Dalbay stated that for this purpose 29 VSAT systems were established by this way TRC has got uninterrupted internet connection and telephone services. TRANSRECEIVERS ARE ALSO IN SERVICE The use of communication devices protocol was signed by Transportation Ministry Directorate General of Coastal Safety and TRC, General Manager of Directorate General of Coastal Safety, Salih Orakçı stated that they have signed a protocol to TRC make communication in case of disasters in anywhere in Turkey or world by using wireless systems infrastructure of Directorate General of Coastal Safety. Orakçı expressed that they put in use “Alo (Hello) Coastal Safety” system to provide cruise, life and property safety and make warning and intervention in case of emergency and they established call center which include 30 city.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

37


TD HABER

TESİD 2010 Yenilikçilik Yaratıcılık Ödülleri Dağıtıldı TESID 2010 innovativeness and creativity awards were given

T

ürk Elektronik Sanayileri Derneği (TESİD) tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenen “TESİD Yenilikçilik Yaratıcılık Ödülleri”, Kadir Has Üniversitesi’nde düzenlenen tören ile sahiplerini buldu.

Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleştirilen ödül töreninde konuşan TESİD Yönetim Kurulu Başkanı C. Müjdat Altay, “ Ülkemizde son beş yıl içinde teknoloji alanında son derece önemli kararlar alındı. Yayınlanan Vizyon 2023 belgesinde Türkiye’nin bir teknoloji ülkesi olarak refah toplumuna ulaşacağının altı çizildi. Bu paralelde hazırlanan 9. Kalkınma Planı, hükümet programları, Devlet Kurumlarının stratejik planları gibi tüm orta ve uzun vadeli planlarda Teknoloji, Ar-Ge, Yenilikçilik ve Bilişim öncelikli olarak yer aldı. İlgili mevzuat bu doğrultuda şekillendi ve şekillenmeye devam ediyor. Bunlar çok sevindirici gelişmeler” dedi. Türkiye’de Gayri Safi Yurtiçi Ar-Ge harcamasının bir önceki yıla göre % 17,3 artarak 8.087 Milyon TL olarak gerçekleştiğini belirten Altay, teknoloji yoğun bir yapısı olan elektronik sektöründe rekabeti sürdürebilmenin başka bir yolu olmadığına dikkat çekti. 2009 yılında sektörün Ar-Ge’ye 200 Milyon Dolar harcadığına değinen Altay, cironun %2’sini oluşturan bu rakamın ülke ortalamasının bir hayli üstünde olmasına rağmen yine de yeterli olmadığının ve her geçen gün daha fazla Ar-Ge çalışması yapılmasının gerekliliğinin altını çizdi. Altay, elektronik sektörünün diğer tüm sektörleri

38

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

T

urkish Electronic Manufacturers Association organized 9th of “TESİD Innovativeness and Creativity Awards” which were given to winners at the ceremony in Kadir Has University. Transportation Minister Binali Yıldırım has joined to award ceremony where chairman of TESID C. Müjdat Atay made a speech:” Significantly decisions were taken in the field of technology in the last five years. It was highlighted at the published Vision 2023 document that Turkey will reach welfare society as a technology country. Technology, R&D, innovativeness and informatics took a place in all medium-and long-term plans such as 9th Development Plan was prepaid in the parallel with this document, government programs and strategic plans of state institutions. Related legislation took a shape in this direction and is continuing. These are pleasing developments.” Altay stated that gross domestic R&D expenditure of Turkey has reached to 8,087 million TL by increasing %17,3compared to previous year and he emphasized that it is no different way to sustain competition in the field of electronic sector a structure of technology-intensive. Altay mentioned that there were 200 million USD R&D investments in 2009 and this amount is %2 of turnover. Although this amount is quite more than national average, it still isn’t enough and each passing day more R&D activities should be made. Altay expressed that electronic industry is a locomotive sector which improve all of other sectors and provide increase in productivity and there were 10 billion USD production and 5 billion USD for-


geliştiren, verimlilik artışını sağlayan lokomotif bir sanayi olduğunu ve 2009 yılında sektörün 10 Milyar Dolar üretim ve 5 Milyar Dolar dışsatım gerçekleştirdiğini söyledi. Ana sponsorluğunu Türk Telekom’un üstlendiği “TESİD 2010 Yenilikçilik Yaratıcılık Ödülleri”nin destekleyicileri ise Aselsan, Havelsan, Netaş, Turkcell, TTGV ve Vodafone.

eign sales in electronic sector in 2009. The main sponsor of “TESİD 2010 Innovativeness and Creativity Awards” was Turk Telekom and supporters were Aselsan, Havelsan, Netaş, Turkcell, TTGV and Vodafone. TESID 2010 INNOVATIVENESS AND CREATIVITY AWARDS

TESİD 2010 YENİLİKÇİLİK YARATICILIK ÖDÜLLERİ Türk Telekom Jüri Özel Ödülü: - Aselsan / Yazılım Tabanlı Telsizler Savunma Sanayi Müsteşarlığı Jüri Özel Ödülü: - Ay Yazılım / Rasadi Yöntemli Meteoroloji Sistemi KOBİ Dalında - KOBİ dalında Yaratıcı Fikir Ödülü - Mikrosay / Metan Gaz Kuyuları Kontrol Bilgisayarı - KOBİ dalında Yenilikçi Ürün Ödülü - Eta / Deniz Ataletsel Navigasyon Sistemi Bağlantı Arayüz Birimi - KOBİ dalında Yenilikçiliğin Ticarileştirilmesi Ödülü - Canovate / Troy Fiber Optik Transmisyon / Erişim Çatısı Büyük Firma Dalında - Büyük Firma dalında Yaratıcı Fikir Ödülü - Turkcell Teknoloji / Arttırılmış Gerçeklik - Büyük Firma dalında Yenilikçi Ürün Ödülü - Ar-Gela / Yeni Nesil Yakınsamalı Kablosuz Ev İletişim Merkezi - Büyük Firma dalında Ürün Geliştirme Süreci Ödülü - Vestel Beyaz Eşya / Twinjet Çamaşır Makinası

Turk Telekom Jury Special Award - Aselsan / software-based radio Defense Industry Undersecretariat Jury Special Award - Ay Yazılım / Rasad-methodically Meteorological System SME Category - Creative Idea Award in SME Category - Mikrosay / Computers to control methane gas wells - Innovative Product Award in SME Category - Eta / Deniz Ataletsel Navigation System Link Interface Unit - Commercialization of Innovation Award in SME Category - Canovate / Troy Fyber Optic Transmission / Access Construction Large Enterprise Category - Creative Idea Award in Large Enterprise Category - Turkcell Teknoloji / Augmented Reality - Innovative Product Award in Large Enterprise Category - Ar-Gela / New Generation Converged Wireless Home Communication Center - Product Development Process Award in Large Enterprise Category -Vestel Beyaz Eşya / Twinjet Washing Machine

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

39


KİŞİ-CELL

Dünyanın ışığını yakan adam: Nikola Tesla

The man who lit the world: Nikola Tesla

Mustafa Aykut Amerika’da, New York’da 40. Cadde ile 6. Bulvarın birleştiği noktada asılı tabelada ‘Nikola Tesla Köşesi’ yazar. 145 yıl önce o zamanki Avusturya-Macaristan, bugünkü Hırvatistan sınırları içerisinde kalan Smillyan adlı kasabada, sıcak bir yaz günü, 10 Temmuz 1856’da dünyaya gelen Nikola Tesla kimdir?

mustafa.aykut@turktelekom.com.tr

Nikola Tesla, Milutin Tesla adlı bir Ortodoks papaz babanın oğluydu. Ancak dünyanın gelmiş geçmiş en büyük vizyoner mucitlerinden biri olmasını annesinden aldığı genlere borçludur. Çünkü annesi Djuka Mandiç evde kullandığı pek çok araçgereci kendi tasarlıyor ve üretiyordu. Tesla önce Avusturya’da Karlstad Realschule, sonra Graz Politeknik Üniversitesi’ne gitti. Daha sonra Prag Üniversitesi’ne kaydoldu. Burada başlangıçta fizik ve matematikle ilgilenirken, ilerleyen zaman içersinde elektrik üzerine yoğunlaştı. Elektrik mühendisi olarak 1881’de mezun olunca Budapeşte’de bir telefon şirketinde çalışma-

In the United States, the street sign “Nikola Tesla Corner” is placed on the corner of the 40th Street and the 6th Avenue in New York. Who is Nikola Tesla, born 145 years ago on July 10, 1856 in Smiljan, which was then part of the AustroHungarian Empire, modern-day Croatia? Nikola Tesla was the son of an Orthodox Priest, Milutin Tesla. But he owes being one of the most important visionary inventors of the world to the genes he received from his mother. His mother Djuka Mandic was an inventor in her own right of household appliances. Tesla studied at the Realschule, Karlstadt in 1873, then at the Polytechnic Institute in Graz, Austria and finally at the University of Prague. At first, he intended to specialize in physics and mathematics, but soon he focused on electricity. He began his career as an electrical engineer with a telephone company in Budapest after he graduated in 1881. One fine evening, the elusive solution to the rotating magnetic field flashed through

40

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


ya başladı. Bir akşam iş çıkışı şirketten bir arkadaşıyla şehrin içindeki parklardan birinde yürüyüş yaparken aklına çılgınca bir düşünce geldi. Dönen manyetik alan yaratabilirse bundan bir güç elde edebilecekti. Arkadaşına düşüncesini heyecanla anlattı. Anlamadığını görünce ağaçtan küçük bir dal parçası koparıp yerdeki toprağın üzerine çizmeye başladı. ‘Şurada bobin, şurada rotatörler... Sonuç, indüksiyon motoru...’. Düşüncelerini gerçekleştirmek için hemen çalıştığı yerden ayrıldı. Paris’e gidip Continental Edison Şirketi’nde işe girdi. Orada elde ettiği imkânlarla dinamolar tasarlamaya başladı. 1883’te Strasburg’da herkesin gözü önünde tek başına yaptığı indüksiyon motorunu çalıştırmayı başardı. Ne yazık ki; Avrupalılar bu sistemin önemini kavrayamadı ve Tesla’ya gereken ilgiyi göstermedi. Tesla, uzaktan, Atlantik ötesinden başka birinin, Thomas Alva Edison’un ilgisini çekmişti. Onun kendisini Amerika’ya davet eden teklifini kabul etti ve 1884’te New York’a gitmek üzere yola çıktı. En çok çocukluğundan beri merak ettiği Niyagara Şelaleleri’ni göreceği için seviniyordu. Cebinde Edison’un kendisi de mucit olan en yakın yakın arkadaşı Charles Batchelor tarafından kaleme alınmış bir mektup taşıyordu. Batchelor, Edison’a hitap ettiği mektupta ‘Dünyada iki muhteşem adam tanıyorum. Birisi sensin, diğeri de bu genç adam’ diyordu. Ömrünün geri kalan 58 yılını geçirdiği Amerika’da mektubu verip, tanıştığı gün, Edison ertesi gün New Jersey’deki Araştırma Laboratuvarı’nda hemen işe başlayabileceğini ve kendisinden sabah saat 10,30’dan akşam saat 5,00’e kadar, ancak haftanın yedi günü çalışmasını istediğini anlattı. Tesla, araştırması istenilen doğru akım motorları konusuna çok inanmasa da var gücüyle çalışıyor ama bir yandan da alternatif akıma dayalı dinamolar üzerine araştırmalar yapıyordu. Bundan haberdar olan Edison, Tesla’nın yaptığı çalışmaların kuramsal olmaktan öteye geçemeyeceğini öne sürerek karşı çıktı. Edison sadece doğru akım motorlarıyla ilgilenirse, yılsonunda kendisine 50.000 dolar ikramiye vermeyi vaat etti. Tesla bu paraya kendi laboratuvarını kurmak için ihtiyacı olduğunu düşündü. Gece-gündüz çalışarak bir yıl içinde Edison’un doğru akım motorlarının 24 ayrı versiyonunu geliştirdi. Edison çalışmalarından çok memnun kaldı. Ancak; yılsonunda ikramiyesini istemeye gittiğinde Edison’un soğuk duş etkisi yapan ‘Tesla, sen Amerikan şakası

his mind while he was walking with a friend through the city park. He explained his idea to his friend excitedly and when he saw that his friend could not understand, he began to draw a diagram in the sand with a stick. “Here is coil, here are rotators, and that is the induction motor.” In order to put his ideas into practice, he left his job. He joined Continental Edison Company in Paris where he designed dynamos. While in Strasbourg in 1883, he privately built a prototype of the induction motor and ran it successfully. Unfortunately, Europeans did not realize the importance of this system and Tesla did not draw much attention. However, Tesla drew attention of a person across the Atlantic, Thomas Alva Edison. Tesla was invited to come to America and work for the Edison Company and redesign Edison’s machines in 1884. His childhood dream was to come to America to harness the power of Niagara Falls. He came to the United States with an introduction letter from Charles Batchelor to Thomas Edison: “I know two great men,” wrote Batchelor, “one is you and the other is this young man.” The day after he gave this letter to Edison, he began to work in Edison’s lab in New Jersey. Edison made him work from 10:30 am to 5:00 the next morning, seven days a week. Tesla spent the next 59 years of his life living in New York. It was here that his divergence of opinion with Edison over direct current versus alternating current began. Edison opposed his studies by claiming that they are speculative. Edison promised to give him a bonus of $ 50,000, if he interested only in direct current motors by the end of the year. Tesla thought that he needed this money to set up his own lab. Working day and night, he developed 24 different versions of Edison’s direct current motors within a year. Edison was delighted with the results but did not pay Tesla $ 50,000 he had promised. When Tesla finally asked him about it, it is said that Edison told him, “Tesla, you don’t understand our American humor.” That is when Tesla resigned and they became rivals. A group of inventors approached him and offered him a chance to form a company of his own: “Tesla Electric Light

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

41


KİŞİ-CELL

nedir, öğrenememişsin’ cümlesiyle karşılaşınca ona rakip olmak üzere yolunu ayırmak zorunda kaldı. Edison’un yanından ayrıldığını duyan pek çok yatırımcı Tesla’ya koştu ve Tesla Electric Light Şirketi’ni kurarsa destek olacaklarını söylediler. Tesla kurduğu şirkette daha basit yöntemlerle ışık elde etmeyi başardı. Daha güvenilir, daha kullanışlı ve daha ekonomik ışık buluşuna patentler aldı. New York’u bu ışıkla donattı. İşleri tam yola koymuşken yatırımcılar bir takım manevralarla Tesla’nın şirketini ele geçirdiler ve kendisini de şirketten kovdular. Hatta patent haklarını bile elinden aldıkları için işşiz ve beş parasız olarak ortada kaldı. Her şeyini kaybedince zor günler geçirmeye başladı. Aç kalmamak için Western Union Telgraf Şirketi’nde amelelik bile yaptı. Bu sırada bile buluşları üzerine çalışıyor, yeni patentler almayı başarıyordu. Örneğin, o sırada bulduğu ısı enerjisini mekanik ve elektrik enerjisine dönüştüren sistem ancak 1970’lerde hayata geçirebildi. Bir gün iletişim hatları için çukur kazarken tanıştığı bir elektrik ustasına alternatif akım hakkında düşüncelerini ve yaptıklarını anlattı. Usta, Tesla’nın dediklerini tam olarak anlamasa da etkilendi ve onu firmanın sahibi A.K. Brown’a götürdü. Firmanın sahibi dinledikleriyle çok şaşırdı. Hemen ortağına haber verdi ve onun da desteğini alarak Tesla’ya düşüncelerini hayata geçirmek için fırsat vereceğini açıkladı. Zaman geçirmeden Tesla kendisi için kurulan laboratuvarda çalışmaya başladı. Alternatif akımla çalışan motorlar geliştirdi. 1887’de büyük bir kalabalığa gerçekleştirdiği motorları çalıştırarak gösterdi. Edison’un en büyük rakibi George Westinghouse derhal kendisini görmek istedi. Westinghouse alternatif akımlı motor patentini 50.000 dolar ve 150 şirket hissesi karşılığında Tesla’dan satın aldı ve bundan böyle kendisi için çalışmasını istedi. Ayrıca elektrikle üretip sattığı jeneratörlerin her bir beygir gücü için kendisine 2,50 dolar vermeyi taahhüt etti. Eğer sözünde dursaydı Tesla kısa sürede dolar milyarderi olacaktı. Ama o yine de dostlarına sadık bir adamdı. Westinghouse’ta çalışırken elde ettiği servetten tam bir milyon doları, kendisine zor günlerde destek olan A.K. Brown ve ortağına gönderdi. Tesla yine üzgün ama umudundan hiçbir şey yitirmeden Westinghouse’dan da ayrıldı ve kendi araştırma laboratuvarını kurdu. 1895’te X-ışınını bulan Wilhelm Röntgen’den yıllar önce benzer yöntemler üzerinde çalışmaya başladı. 1891’de radyo ve televizyon cihazlarında kullanılan ve frekansı 100kHz’den 1MHz’e kadar değiştirebilen potansiyometreli Tesla bobinlerini icat etti. Aynı yıl kendisine Amerikan vatandaşlığı verildi. 1895’te Tesla’nın çocukluğunda hayallerini süsleyen Niyagara şelalesine dünyanın en büyük alternatif akımlı jenaratörü Westinghouse Firması tarafından Tesla’nın patenti kullanılarak inşa edildi. Bundan kısa bir süre sonra Tesla’nın laboratuvarında bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı ve patent alınmayı bekleyen pek çok çalışmanın dökümanı yanıp kül oldu. Önceleri elektrik enerjisini uzağa taşıma projeleri üzerine çalışan Tesla artık bilgiyi uzağa taşımanın yollarını aramaya başladı. Donanma için uzaktan kumanda sistemleri tasarla-

42

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

Company”. Tesla developed a light that was simpler, more reliable, safe, and economical than what was being used. He patented the lights and they were installed throughout New York. This was a great success, but all of a sudden the investors took over the company from Tesla. Now, once again, he had no job, no money, and he didn’t even own the patents on the things he had developed. He fell on hard times. He even worked as a laborer for Western Union Telegraph Company. However, he worked on his inventions during this time and received several more patents. A lot of his inventions didn’t really have any use at the time, but became useful years later. For example, he developed a way to transform heat directly into mechanical or electrical energy and this process was “rediscovered” in the 1970’s. One fine day, he told his ideas and studies about alternating current to an electrician with whom he met while digging ditches for communication lines. Although he did not understand exactly what Tesla says, he was influenced and brought him to A.K. Brown who was the owner of the company. The owner of the company was really surprised. He instantly communicated with his partner and by receiving the support of his partner; he announced that they will provide an opportunity to implement his ideas. Tesla began working in the laboratory established for him without delay and developed the alternating current motors. Tesla demonstrated his invention in a heavily publicized lecture in 1887. George Westinghouse, who was a competitor of Edison, went to see Tesla and his alternating current motor. Tesla sold his patent of alternating current motor to Westinghouse for $60,000 (only $5,000 in cash and 150 shares of stock), and went to work for Westinghouse. He was also supposed to get $2.50 for every horsepower of electricity sold. If that had happened he would have been a billionaire! But he was a man loyal to his friends. He sent a million dollars from the wealth he gained while working for Westinghouse to A.K. Brown and his partner who supported him in his hard times. Tesla left Westinghouse without losing his hope and established his own laboratory. He experimented with shadowgraphs similar to those that later were to be used by Wilhelm Rontgen when he discovered X-rays in 1895. He invented Tesla coil in 1891, which is widely used today in radio and television sets and other electronic equipment. The frequency of Tesla coil changes from 100 kHz to 1MHz. That year also marked the date of Tesla’s United States citizenship. In 1985, Westinghouse installed the largest alternating current generator at Niagara Falls by using his patent. It was a realization of Tesla’s childhood dream. But right after the success at Niagara, a fire broke out in Tesla’s laboratory for an unknown reason and destroyed the documentation of many studies pending for patent. Tesla began to work on the transmission of information,


dı ve bunlar botlar, denizaltılarda kullanıldı. Bu çalışmalarına Amerika’nın en zengin adamı J.P. Morgan sponsor oldu. Long Island’da yeni bir laboratuvar kurmasını sağladı. Wardenclyffe adını verdiği laboratuvarda gece-gündüz çalışırken Amerika’da ekonomik kriz patlak verdi. J.P. Morgan hemen desteğini çekti. Proje ortada kaldı. Aradan iki yıl geçmeden Guglielmo Marconi adlı bir italyan Londra’ya geldi ve kısa dalga radyo iletişimi yapabildiğini tüm dünyaya duyurdu. Oysa Marconi’nin gösterdiği şey Tesla’nın daha önce St. Louis’te tanıtımını yaptığı ama sonuçlandıramadığı buluşun aynısıydı. Neyse ki; 20 yıl sonra sonuçlansa da, Tesla radyonun mucidi olduğunu mahkeme kararıyla tescil ettirdi.

rather than electrical power. He designed remote control systems for the Navy and these systems were used in boats, submarines. J. P. Morgan, the wealthiest man in America, was his sponsor in these studies. While Tesla was working day and night in this laboratory, named Wardenclyffe, an economic crisis broke out in America. J.P. Morgan immediately withdrew his support and the project was abandoned because of financial troubles. Two years later an Italian man named Guglielmo Marconi came out with a wireless radio in London. His equipment was exactly what Tesla had demonstrated in St. Louis two years earlier, and had not completed. However, twenty years later they went to court and Tesla won. He is now recognized as the real inventor of the radio.

Bundan tam 68 yıl önce, soğuk bir kış gününde, 7 Ocak 1943’te Manhattan’da New Yorker Oteli’nde, 87 yaşında, beş parasız yaşama gözlerini kapatan Nikola Tesla ardında hemen hepsi ileriki yıllarda yaşama geçirilen tam 112 patent bıraktı. Parası yoktu ama otel odasında gözü gibi koruduğu ve ‘Ölüm Işınları (Death Rays)’ adını verdiği askeri bir çalışmanın dokümanları vardı. Ne var ki; bu dokümanları ondan sonra bulan ya da gören olmadı. Bugün Haarp Projesini inceleyenler Tesla’yı hatırlamadan edemiyorlar.

Exactly 68 years ago, Nikola Tesla died on January 7th, 1943, at the age of 87 in Hotel New Yorker, in Manhattan. He was virtually penniless. Almost all his 122 patents were put into practice after Tesla’s death. Tesla papers contained scientific data and information about “Death Rays” vanished from his hotel room and was never found. Today, those who studies on the Haarp Project remember Tesla necessarily.

Şu bir gerçek ki; buluşlarına seri olarak bu kadar çok patent alan bir mucit daha dünyaya gelmedi. Bugün radyodan, televizyona, cep telefonundan uzaktan kumandaya kadar pek çok cihazda hala Tesla’dan bir parçayı kullanıyoruz. Onun buluşu olan alternatif akımla çalışan lambalarla aydınlanıyoruz. O olmasaydı dünya bugünden çok geride olacaktı. Ne yazık ki; yaşadığı devrin konjonktürü ve Edison gibi ihtiraslı mucitlerin engellemeleri olmasaydı, belki Tesla bizi bugünden de öteye taşıyacak birçok çalışmayı tamamlayabilecekti. Kim bilir?

Now that is a fact; there is no inventor like him who receives so many patents as a series of discoveries. Today we still use the devices of Tesla from the radio to television and from mobile phones to remote control. We still use the alternating current lamps invented by him. Without him, the world would be far behind today. But perhaps he could finish many studies which carry us further than today, if he was not restricted due to the conjuncture of his era and ambitious inventors such as Edison. Who knows?

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

43


TD HABER

Telsiz Ve Telekomünikasyon Ekipmanlarına BTK’ya Bildirim Zorunluluğu Obligation of Notification Radio and Telecommunications Equipment to ICTA

B

ilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), telsiz ve telekomünikasyon terminal ekipmanlarına bildirim zorunluluğu getirdi. Buna göre, bu tür ekipmanların imal, üretim veya montaj yapan firmalar, cihazlarını piyasaya arz etmeden önce BTK’ya bildirimde bulunmak zorunda. Böylece, söz konusu şirketlere, piyasa gözetim ve denetiminde kullanmak üzere takip kodu verilecek. İzinsiz olarak piyasaya sunulan ürünler hakkında ‘güvenlik şüphesi’ nedeniyle işlem başlatılacak. BTK tarafından hazırlanan Türkiye’de Üretilen, İmal Edilen veya Montajı Yapılan Cihazların Bildirimine Dair Tebliğ, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğ ile Türkiye’de üretilen veya montajı yapılan telsiz ve telekomünikasyon terminal ekipmanlarının piyasaya arzı aşamasında imalatçılar ile cihazın montajını yapan firmaların yükümlülüklerine ilişkin usul ve esaslar düzenlendi.

I

nformation and Communication Technologies Authority (ICTA) brought notification obligation on radio and telecommunication equipments. According to this companies which are make production, manufacture or assembled of such a kind of equipments have notify to ICTA before supply their equipments to the market. By this way follow code will given to related companies intended for using market surveillance and supervision. The process will started about products on the market without permission because of ‘security suspect ‘. Communiqué to "Notification of Devices Produced, Installed or Manufactured in Turkey" published by ICTA came into force by publishing on Official Gazette. The procedures and principles regarding obligations of manufacturers and companies which make installation of devices, on the stage of supplying on the market of Radio and telecommunications terminal equipment manufactured or assembled in Turkey

FİRMALARA TAKİP KODU COMPANIES FOLLOW CODE Tebliğe göre, söz konusu firmalara, piyasa gözetimi ve denetimi ile ilgili işlemlerinde kullanılmak üzere takip kodu verilecek. Bu kapsamda, tebliğin yürürlüğe girmesinden önce piyasaya arz edilen cihazların yerli imalatını, üretimini veya montajını yapan firmaların, takip kodu almak için gerekli belgelerle birlikte ürettikleri tüm cihazlara ait bilgileri üç ay içerisinde BTK’ya göndermeleri ve takip kodu almaları gerekiyor.

44

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

According to communiqué follow code will given to related companies intended for using market surveillance and supervision. In the scope of this, companies which produce, manufacture or assemble of devices supplied on the market before the communiqué, must send required documents and information of all devices they produced to ICTA in three months for take follow code and must take company follow code.


Tebliğe göre, firmalar cihazlarını piyasaya arz etmeden önce kuruma bir dilekçe ile bildirimde bulunacak. Bildirimde bulunan firmalara takip kodu verilebilmesi dilekçenin ekinde, şirket vergi levhası, şirket yetkililerine ait imza sirküleri aslı veya noter tasdikli sureti, şirketin kuruluş ve değişikliklerini gösteren ticaret sicil gazetelerinin asılları veya noter tasdikli suretleri, kapasite raporu, imalat/üretim/montaj yapılacak yerin adres bilgisi yer alacak. Bu belgeleri eksik sunan firmaya takip kodu tahsis edilemeyecek. Takip kodu olmayan firmanın imal ettiği cihazlar, Mobil Cihaz Kayıt Sistemi’ne kayıt edilemeyecek. Firmalar, takip kodunu bir defaya mahsus olarak alacak.

According to communiqué, companies inform to organization with petition before launching of devices for the market. Corporate tax certificate, original or notarized copy of signature of company officials, changes in the company’s organization and the originals or notarized copies of papers showing the trade register, capacity report, production / manufacturing / assembly area to be address information must attached to petition for giving follow code to companies notified. Devices of companies which have not follow code, will not register to Mobile Device Register System. Companies take follow code as ad-hoc. PRODUCTS INFORMED WITH FOLLOW CODE

TAKİP KODU İLE ÜRÜNLER BİLDİRİLECEK Firmalar, ürünlerini piyasaya arz etmeden önce de takip kodunu içeren dilekçe ile BTK’ya müracaat edecek. Bu dilekçenin ekinde de parçalara ait özet beyan, taşıma belgesi, Serbest Bölge İşlem Formu, Ön Statü Belgesi veya önceki gümrük rejimine ilişkin Gümrük Beyannamesi, fatura, satış sonrası hizmetleri yeterlilik belgesi, cihazın marka, model ve kullanım amacı ile ilgili bilgi ve varsa cihaza ait TAC numarası, IMEI numarasına haiz cihazlar için IMEI numarası aralığı, uygunluk beyanı, teknik dosyanın firma yetkilisi tarafından onaylı sureti ve elektronik kopyası, kullanım kılavuzu, garanti belgesi, frekans/lisans kısıtlaması olan cihazlar için Sınıf 2 Bildirim Formu, ürünün ana dağıtıcı listesi ve depo adres bilgisi yer alacak. Tebliğe göre BTK da piyasaya arz edilecek cihazların teknik düzenlemeye uygunluğunu denetleyecek. Denetim sonucu elde edilen tutanak ve belgeler de yetkili birime gönderilecek. Buna göre, yetkili birim tarafından izin verilen cihazlar piyasaya arz edilebilecek. Kurumdan izin almadan piyasaya arz edilen cihazlara, güvensizlik şüphesi ile ilgili işlemler başlatılacak.

Companies will apply to ICTA with petition include follow code before launching of devices. Summary statements, chattel paper, Transaction Form Free Trade Zone, Status Certificate or a previous Customs declaration related to the customs regime, invoice, certificate of qualification after-sales services, its brand, model and intended use of devices and TAC number, IMEI number, IMEI number range for devices having, declaration of conformity, technical and electronic copy of the certified copy of the file by the representative of the company, the user manual , warranty card, frequency / license restrictions for the Class 2 devices Notification Form, the main distributor of the product list, and store address information must attached to petition. According to communiqué, ICTA will check compliance of devices which will launched on the market, with technical regulations. As a result of checking reports and documents obtained will sent to competent body. According to this, devices allowed by competent body, will launched to the market. The process will started about products on the market without permission because of ‘security suspect ‘.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

45


RÖPORTAJ

Atila Çelik Genel Müdürlüğümüz, analog yayıncılık teknolojisinden sayısal yayın teknolojisine geçiş için gerekli çalışmaları başlatmıştır. Bu konudaki deneme yayınları yapılmaktadır. Birkaç yıl içerisinde de analog yayın tamamen terk edilip sayısal yayına geçilecektir.

Our General Directorate has initiated the necessary activities for the transition from analog to digital brodcast technology. The trial broadcasts are carried out now. Within a few years, the analog broadcasts will completely abandoned and digital broadcasting will become possible.

46

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

TELEKOM DÜNYASI: Bize, öncelikle Haberleşme Genel Müdürlüğü, yapısı, çalışma ve faaliyetleri ile ilgili bilgi verebilir misiniz? ATİLA ÇELİK: Haberleşme Genel Müdürlüğü, 6.5.1995 tarih ve 22279 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4107 Sayılı “TELGRAF VE TELEFON KANUNUNA BAZI EK MADDELER EKLENMESİNE, BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN” ile 3348 Sayılı Bakanlığımızın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanununda değişiklik yapılarak kurulan bir Genel Müdürlüktür. Genel Müdürlüğümüzde 2 adet Genel Müdür Yardımcılığı ve 5 adet Daire Başkanlığı mevcuttur. Bakanlığımızın 3348 Sayılı Kanundaki bilgi ve iletişim sektöründe politika belirleme görevini Genel Müdürlüğümüz yürütmekte

TELEKOM DÜNYASI: First of all could you please give some information about the structure, operation and activities of General Directorate of Communication? ATİLA ÇELİK: General Directorate of Communication has been established through the amendment in the Law No. 3348 on Organization and Duties of our Ministry by “LAW No. 4107, ADDING SOME ADDITIONAL ARTICLES to TELEGRAPH and TELEPHONE LAW and AMENDING SOME LAWS and DECREES” dated 06.05.1995 and published in Official Gazette No. 22279. Our General Directorate has two vice presidencies and five departments. The task of policy-making in information and communication sector, stated in the Law No. 3348 is carried out by our General Directorate. The tasks of General Directorate of Communication have been listed in Article 13 of


Atila Çelik Ulaştırma Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü, Genel Müdür The Ministry of Transportation, General Directorate of Communication, General Manager olup, 3348 Sayılı kanunun 13 üncü maddesinde Haberleşme Genel Müdürlüğünün görevleri sayılmıştır. 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile 5369 Sayılı Evrensel Hizmet Kanunu ve 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunla da Genel Müdürlüğümüze sektörle ilgili politika belirleme, ülkemizde işletmeciler tarafından hizmet götürülemeyen yerleşim birimlerine ve toplum kesimlerine evrensel hizmet kapsamında hizmet götürülmesi ve İnternet Kurulu ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek görevleri de verilmiştir. TELEKOM DÜNYASI: Haberleşme Genel Müdürlüğü’nün kuruluşundan bugüne kadar geçen süreç içinde ülkemizde gerek vatandaşlar, gerekse sektör açısından ne gibi yenilik ve gelişmelerin olduğunu anlatabilir misiniz? ATİLA ÇELİK: Haberleşme Genel Müdürlüğü 1995 yılında kurulduğunda, ülkemizde, telekomünikasyon sektörü tamamen tekel mahiyetinde ve herhangi bir serbestleşme faaliyeti yoktu. 1993 yılında altyapı kurulumları tamamlanan 2 adet GSM şebekesi Türk Telekom’un gelir paylaşımı modeli ile kurduğu birer şebeke duru-

Law No. 3348. Electronic Communications Law No. 5809, Universal Service Law No. 5369 and Law No. 5651 on Regulation of Publications on the Internet and Suppression of Crimes Committed by means of Such Publication determine the tasks of our General Directorate including policy-making related to the sector, providing services within the scope of universal service to remote settlements and population groups who do not receive services from the operators and carrying out the business and operations related to the Board of the Internet. TELEKOM DÜNYASI: Can you tell us what kind of innovations and developments took place in terms of citizens and the sector in our country since the establishment of General Directorate of Communication? ATİLA ÇELİK: When General Directorate of Communication was founded in 1995, telecommunications sector was completely in the nature of a monopoly and there was no liberalization activity. Two GSM networks, the infrastructures of which were completed in 1993, were networks installed by Turk Telekom according to the revenue sharing model. Internet was entirely based on the logic of the dial-up connection and offered through tele-

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

47


RÖPORTAJ

mundaydılar. İnternet ise tamamen dial-up mantığına dayalı telefon şebekeleri üzerinden sınırlı hızlarda verilen bir hizmet idi. Bugün geldiğimiz noktada telekomünikasyon sektöründe hemen hemen hiçbir alanda tekel konumunda işletmeci bulunmamakta ve 443 adet işletmeci sektörde hizmet vermektedir. İnternet alanında dar bant erişim dönemini kapatarak hem sabit ve hem de mobil geniş bant erişim imkanı getirilmiştir. Mobil şebekelerde 2’inci nesil olarak adlandırılan şebekelerle birlikte 3’üncü nesil olarak adlandırılan ses ve mobil geniş bant erişim imkanı veren şebekeler kurulmuştur. 2006 yılında da Evrensel Hizmet kanunu çıkarılarak, işletmecilerin coğrafik zorluklar yada ekonomik bulmayarak hizmet sunamadıkları yerleşim birimlerine ve telekomünikasyon alanlarına hizmetleri götürmeye başladık. TELEKOM DÜNYASI: Internet erişiminin yaygınlaştırılması ve internet okuryazarlığının arttırılması konusundaki çalışmalarınızdan söz edebilir misiniz? Bulunduğumuz bölge ve dünya ile karşılaştırıldığımızda neredeyiz? Vatandaşa ve sektöre bu konuda ne gibi görevler düşüyor? ATİLA ÇELİK: Ülkemizde bugün itibariyle 9 milyona yaklaşan geniş bant internet erişimi ile yaklaşık 40 milyon vatandaşımız internet kullanıcısı konumundadır. Bu sayılara ulaşmak hiç de kolay olmadı. Bu konuda gerek devlet ve gerekse sektördeki işletmeciler olarak büyük bir gayret ve özveri ile gerekli altyapılar kuruldu ve bugün dünyanın gelişmiş ülkelerinde sunulan kalitede hizmet sunulmaktadır. 40 Milyon internet kullanıcısı ile Dünya’da 12’inci sırada, Avrupa’da ise 5’inci sıradayız. Bakanlık olarak, internet erişiminin yaygınlaştırılması, internet ve bilgisayar okuryazarlığının artırılması için Evrensel Hizmet kapsamında da bir çok proje gerçekleştirdik. Bunlardan bazılarından bahsetmek gerekirse; - 21.000 adet okula Bilgi Teknolojileri Sınıfı, - 1.500 adet okula Bilgisayar Destekli Fen Laboratuarı, - 3.000 adet Kamu İnternet Erişim Merkezi(KİEM), - Telefon altyapısı olmayan köylere uydu üzerinden telefon hizmeti,

phone networks with limited speeds. Today there is no monopoly in almost any area of the telecommunications sector and there are 443 operators. By leaving behind the narrowband internet access, both fixed and mobile broadband access is made possible. In addition to the 2nd generation networks in mobile networks, the 3 rd generation networks providing voice and mobile broadband access have been established. Universal Service Law has been enacted in 2006 and we began to offer services to the settlements and telecommunications fields where the operators cannot offer services due to the geographical or economic difficulties. TELEKOM DÜNYASI: Could you talk about your efforts to extend the internet access and to increase the internet literacy? When it is compared to our region and the world, what do you think about our current situation? What kind of tasks do our citizens and the sector have? ATİLA ÇELİK: As of today, up to 9 million citizens have broadband internet access and about 40 million citizens are internet users in our country. It was not easy at all to get to the numbers. In this regard both the government and the operators in the sector established the necessary infrastructure with a great effort and dedication, and today our services have the quality of service offered in the world’s developed countries. We are in the 12th rank in the world and in the 5 th rank in Europe with 40 million Internet users. We as the Ministry carried out within the scope of Universal Service in order to extend the internet access and to increase the internet literacy. To mention some of them: - Information Technology Classes in 21,000 schools, - Computer Aided Science Laboratories in 1,500 schools, - 3,000 Public Internet Access Centers - Telephone service via satellite in the villages without phone infrastructure, - Internet infrastructure installation in the schools without internet infrastructure,

- İnternet Altyapısı olmayan okulların Altyapı Kurulumu, - Kızılay’ın 27 adet biriminin acil iletişim ihtiyacı için uydu terminalleri, - Öğrencilerimizin yaratıcılık kabiliyetlerini geliştirmek amacına yönelik 90.000 adet Yazarlık Yazılımı,

- Satellite terminals for emergency communication needs of 27 Red Crescent units, - 90,000 units Authoring Software for the purpose of developing students’ creative abilities, - Covering the fee of internet access of all schools.

- Tüm okulların internet erişim ücretlerinin karşılanması TELEKOM DÜNYASI: Cep telefonları, artık “akıl-

48

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

TELEKOM DÜNYASI: Mobile phones have become “smart”. Significant increases are observed


lı” hale geldi. Mobil genişbant hizmeti sayesinde veri trafiğinde ciddi artışlar gözlemleniyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri de, sosyal medya… Sizce sosyal medyanın yarar ve zararları neler?

in data traffic, thanks to mobile broadband services. One of the main reasons is social media… What do you think about the benefits and disadvantages of social media?

ATİLA ÇELİK: Telekomünikasyon hizmetleri sunulmasının ön şartı, genişlemeye ve yeni servisler vermeye uygun altyapıların ve erişim altyapısının kurulmasıdır. Bakanlık olarak, bilgi ve iletişim sektörünün, diğer hizmet sektörlerinin gelişimini tetikleyen ve ivme kazandıran bir sektör olduğunun bilincindeyiz. Bu noktadan hareketle, erişim imkanlarının artırılması için çaba sarf ettik. Bu altyapıların gelişimi sonucunda, diğer sektörlerde de bir değişim yaşanmaya başladı ve bilgi-iletişim teknolojileri daha fazla kullanılır hale geldi. Bu gelişim birey-birey, birey-devlet, birey-şirket ve ilişkilerine de yansımış ve tek yönlü bilgi paylaşımından, çift taraflı ve eş zamanlı bilgi paylaşımına ulaşılmasını sağlayan sosyal medya sistemini oluşturmuştur. Sosyal medya platformlarında tartışmanın esas olduğu bilgiye dayalı eğitim fırsatları da sunulmaktadır. Bu fırsatlar hizmet sunan kurum, kuruluş ve firmalara da yansımakta ve hizmetlerini daha kaliteli sunmak ve daha da geliştirmek durumunda kalmaktadırlar. Böylece tüketicilerin etkisi artmaktadır. Sosyal medya platformlarında, eskiden olduğu gibi içerik sadece belirli kurum kuruluşlarca yada şirketlerce oluşturulmamakta, bilakis kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır. Bu da katılımcılığın en başarılı örneklerinden birisidir. Bununla birlikte; Kullanıcının yarattığı içerik zaman zaman insanların özel hayatları ve toplumun hassasiyetleri ile çakışmaktadır ve bu içeriğin sosyal medyada paylaşılması sonucunda da bir takım rahatsızlıklar da yaşanmaktadır. Bu nedenle, 5651 Sayılı kanun ve buna bağlı olarak çıkarılan yönetmeliklerle bu duruma yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Bakanlığımızca sektöre ilişkin olarak çıkarılan yasal ve ikincil düzenlemelerde olduğu gibi, bu konudaki düzenlemeler de sektörün diğer katılımcıları, üniversiteler ve kamu kurum-kuruluşları ile birlikte yapılmakta ve teknolojik gelişmelere ve uluslar arası düzenleme gelişimlerine bağlı olarak güncellenmektedir.

ATİLA ÇELİK: Pre-condition for providing telecommunications services is the establishment of appropriate infrastructures appropriate to expand and provide new services as well as the access infrastructure. We as the Ministry are aware that information and communications sector is the sector triggering and accelerating the development of other service sectors. From this point forth, we strived to increase the access opportunities. As a result of the development of these infrastructures, a change started also in other sectors, and informationcommunication technologies have become more used. The development has reflected on the individual-individual, individual-government and individual-company relationships and a social media system providing double-sided and real-time information sharing instead of one-way exchange of information. The knowledge-based training opportunities are also available in social media platforms. These opportunities reflect on corporations, institutions and companies providing service and in this way, the higher quality services are offered and further developed. Thus, the effect of consumers is increasing. In social media platforms, the content is created not by certain organizations or companies as in the past, but by users. This is one of the most successful examples of participation. However, the content created by users may conflict with people’s private lives and society’s sensitivities from time to time, and some problems arise as a result of content sharing in social media. Therefore, in accordance with Law No. 5651 and the regulations issued accordingly, some arrangements are made for this situation. As in other legal and secondary regulations issued by our Ministry, these regulations are also made in cooperation with other participants in the sector as well as universities and public institutions-organizations and are updated depending on technological developments and international regulatory developments.

TELEKOM DÜNYASI: Görsel medyanın analog yapıdan sayısal ortama geçirilmesi konusundaki çalışmalarınızla ilgili neler söyleyeceksiniz?

TELEKOM DÜNYASI: Could you give some information about your efforts on the transition of visual media from analog to digital media?

ATİLA ÇELİK: Bakanlığımızın bu konuda görevlendirdiği bir kuruluş olan Genel Müdürlüğümüz, analog yayıncılık teknolojisinden Sayısal Yayın teknolojisine geçiş için gerekli çalışmaları başlatmıştır. Bu konudaki deneme yayınları yapılmaktadır. Birkaç yıl içerisinde de analog yayın tamamen terk edilip sayısal yayına geçilecektir. Bu kapsamda, İstanbul Çamlıca ve Çanakkale’de bulunan vericilerin sayısal yayıncılık altyapısı ile tek kulede toplanması amacıyla Ortak Verici Kuleleri kurulmasına yönelik çalışmaları başlattık. Bu sayısal yayıncılık yöntemi ile TV yayıncılığı, ileriye yö-

ATİLA ÇELİK: Our General Directorate, as an organization charged by our Ministry in this regard, has initiated the necessary activities for the transition from analog broadcast to digital broadcast technology. The trial broadcasts are carried out now. Within a few years, the analog broadcasts will completely abandoned and digital broadcasting will become possible. In this context, we initiated the establishment of the Joint Transmitter Towers to collect the transmitters in Istanbul Camlica and Canakkale in a single tower with the digital broadcasting infrastructure. Thanks to this method of digital broad-

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

49


RÖPORTAJ

nelik olarak, tek taraflı yayından etkileşimli hizmetlerin sunulabildiği çift taraflı yayın teknolojine kavuşmakta, daha kaliteli görüntü hizmeti sunulmakta ve en önemli avantajlarından birisi de Analog Televizyon yayıncılığında artık tıkanmış olan frekans spektrumu, bu yöntemle daha tasarruflu bir şekilde kullanılmaktadır. Bu yayıncılığa geçişle birlikte tasarruf edilerek boşa çıkan frekans spektrumu, bölgeler arasındaki sayısal uçurumu yok etmek için kablosuz geniş bant erişim altyapısı kurulumunda kullanılacaktır. Bu çalışmanın gelişmiş ülkelerde de “Digital Divident- Sayısal Pay” olarak planlamaları yapılmaktadır.

casting, double-sided publication technology that makes it possible to offer interactive services will be available in TV broadcasting and in this way, higher quality video service will be offered. One of the most important advantages of this transition is to use the frequency spectrum of Analog Television broadcasting that came to a deadlock in a more efficient way. The frequency spectrum obtained through this method will be used for installation of wireless broadband access infrastructure to eliminate the digital divide between regions. These studies are also planned in developed countries under the name of “Digital Dividend.”

TELEKOM DÜNYASI: Ar-Ge konusundaki düzenlemelerle ülkemizde ciddi bir Ar-Ge yapılanması oluştu. Sizce bu yapılanma Türkiye’yi nereye götürüyor?

TELEKOM DÜNYASI: We have a significant R&D structure as a result of the regulations in our country. What will this structure bring Turkey in the future?

ATİLA ÇELİK: Bu gelişmede, ülkemizdeki AR-GE konusunda yapılan son yasal düzenlemeler ile özel ve kamu şirketlerimizin araştırma ve geliştirmeye verdikleri özel önemin çok büyük payı vardır. Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunu (AR-GE kanunu) 12 Mart 2008 tarih ve 26814 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Söz konusu kanunun çıkarılması ile telekomünikasyon sektörü de dahil olmak üzere;

50

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

ATİLA ÇELİK: In this development, the latest legal regulations on R&D in our country as well as the special importance given by the private and public companies to research and development have played an important role. The Law on Supporting Research and Development (R & D Law) was published in the Official Gazette No. 26814 dated 12 March 2008. With this law, it is aimed to support and promote the items listed below, including telecommunications sector:


- Ar-Ge ve yenilik yoluyla ülke ekonomisinin uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir yapıya kavuşturulması için teknolojik bilgi üretilmesini,

- Production of technological knowledge through R & D and innovation in order to provide a competitive structure to the country’s economy at the international level,

- Üründe ve üretim süreçlerinde yenilik yapılmasını,

- Innovation in products and production processes,

- Ürün kalitesi ve standardının yükseltilmesini, verimliliğin artırılmasını,

- Increasing the product quality and standards, and productivity,

- Üretim maliyetlerinin düşürülmesini,

- Reduction of production costs,

- Teknolojik bilginin ticarileştirilmesini,

- Commercialization of technological knowledge,

- Rekabet öncesi işbirliklerinin geliştirilmesini,

- Development of pre-competition partnerships,

- Teknoloji yoğun üretim, girişimcilik ve bu alanlara yönelik yatırımlar ile Ar-Ge’ye ve yeniliğe yönelik doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ülkeye girişinin hızlandırılmasını, - Ar-Ge personeli ve nitelikli işgücü istihdamının artırılmasını, destekleme ve teşvik etme hedeflenmiştir. Ayrıca, 10 Kasım 2008 tarihinde yayımlanan 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nda Elektronik Haberleşme sektöründeki Araştırma Geliştirmeye yönelik hükümler konulmuştur. 3G yetkilendirmesinde işletmecilere ürün tedarik ettikleri üreticilerde 500 AR-GE mühendisi çalıştırılması şartını getirdik. Ülkemizde istihdam yaratmaya ve üretimde yerli katkı oranını artırmaya yönelik bu uygulamanın sektörde olumlu yansımalarını gördük. TELEKOM DÜNYASI: Geçtiğimiz aylarda Sn. Başbakan tarafından açıklanan, Ulaştırma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile ortaklaşa gerçekleştirilen FATİH projesi, boyutları ve sonuçları itibariyle devrimsel nitelikte. Bu konuda çalışmalar nasıl gidiyor? Bu projeyle birlikte Evrensel Hizmet Fonu’nun, ICT sektörüne harcanmasını talep eden sektör STK’larının dilekleri gerçekleşecek mi? ATİLA ÇELİK: Sayın Başbakanımız tarafından açıklanan FATİH Projesi, sizin de belirttiğiniz gibi sonuçları itibariyle oldukça önemli bir proje niteliğindedir. Eğitim ve öğretimde niteliği artırmak ve fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla BT araçlarının öğrenme-öğretme sürecinde daha fazla duyu organına hitap edilecek şekilde etkin kullanımı için; okulöncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kademesi okullarındaki bütün dersliklere (620.000 derslik) birer adet dizüstü bilgisayar, projeksiyon cihazı ve geniş bant internet erişimi her sınıfa birer adet fotokopi makinesi, akıllı tahta kurulumu yapılacaktır. Bu konuda 22.11.2010 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı ile Bakanlığı-

- Accelerating foreign direct investment on R&D and innovation with technology-intensive manufacturing, entrepreneurship and investments in these areas, - Increasing the employment of R & D personnel and skilled labor, In addition, the provisions for Research and Development in Electronic Communications were included to the Electronic Communications Law No. 5809 promulgated on November 10, 2008. In 3G authorization, we imposed a condition to the operators on employing 500 R&D engineers in manufacturers supplying products to them. We have seen the positive implications of this practice aiming to create employment in our country and to increase the local production rate. TELEKOM DÜNYASI: FATIH project, announced by the Prime Minister in recent months and held jointly by the Ministry of Transport and the Ministry of Education is revolutionary in terms of its dimensions and consequences. How the project is going on? Will the wishes of NGOs in the sector that claim the allocation Universal Service Fund for ICT sector take place with this project? ATİLA ÇELİK: FATIH project announced by the Prime Minister, as you pointed out, is a very important project in respect of its results. To use IT tools in a more effective way that appeals to the sensory organs in teachinglearning process in order to increase the quality and to ensure equality of opportunity in education and training, a laptop, projection equipment and broadband internet access as well as a photocopier and a smart board will be provided all the classrooms (620,000 classrooms) at preschool, primary and secondary school levels. A Cooperation Protocol was signed by the Ministry of Education and our Ministry on 22 November 2010. The project will be completed within 3 years. I would like to answer the second part of your question in a few sentences about the wishes of NGOs demand-

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

51


RÖPORTAJ

mız arasında İşbirliği Protokolü imzalanmıştır. Proje 3 yıl içerisinde tamamlanacaktır. Sorunuzun ikinci kısmında belirttiğiniz Evrensel Hizmet Fonunun ICT sektörüne harcanmasını talep eden STK’ların dileklerinin gerçekleşmesi konusunu birkaç cümle cevaplandırmak istiyorum. Haberleşme Genel Müdürlüğü olarak, Evrensel Hizmet kapsamında bugüne kadar yaklaşık 750 Milyon TL’lik yatırım gerçekleştirilmiştir. Bunların; Okullara Bilgi teknolojileri Sınıfları kurulması, Bilgisayar destekli fen laboratuarlarının kurulması, Kamu İnternet Erişim Merkezleri, internet altyapısı olmayan okullara internet altyapısının kurulması, tüm okulların internet erişim ücretlerinin ödenmesi gibi bilgi toplumunu geliştirmeye yönelik projeler olduğu düşünüldüğünde, zaten ICT sektörüne yatırım yaptığımız aşikardır. Genel Müdürlük olarak Evrensel Hizmet kapsamına girmeyen herhangi bir proje geliştirmemiz söz konusu olamaz. TELEKOM DÜNYASI: 2009’da Cumhuriyet tarihinin en önemli, en kapsamlı şuralarından biri yapıldı ve Cumhuriyet’in 100. Yılı olan 2023 için çok önemli hedefler kondu. Acaba geçen şu süreçteki gelişim ve ivmelenme beklenildiği gibi mi? ATİLA ÇELİK: 27 Eylül – 1 Ekim 2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen 10.Ulaştırma Şurası’ndaki amacımız, Cumhuriyetimizin 100’ncü yılında nasıl bir sektör hedeflediğimizi belirlemek ve yol haritasını çizmektir. Bu çerçevede, sektör olarak Altyapı, Üstyapı, Düzenleme ve Araştırma-Geliştirme ana başlıklarında Çalıştaylar düzenlendi, bu Çalıştayların raporları sektörün ilgili taraflarıyla birlikte değerlendirildi ve Şura’nın gerçekleştiği tarihte de yayınlandı. Cumhuriyetimizin 100.Yılı olan 2023’e kadar gerçekleştirilmesi düşünülen projelerden bazıları; - Bilişim sektörünün 160 milyar dolara ulaşması ve bunun GSYİH’daki payının %8’e çıkarılması

ing the allocation Universal Service Fund for ICT sector. We as General Directorate of Communication carried out various investments of approximately 750 million TL within the scope of Universal Service so far. Since these investments are towards the establishment of information technology classes and establishment of computer aided science labs at schools; the establishment of Public Internet Access Centers; the installation of internet infrastructure at schools without internet infrastructure and covering the fee of internet access of all schools, it is obvious that we already invest in ICT sector. We as General Directorate do not develop any project which is not within the scope of Universal Service. TELEKOM DÜNYASI: One of the most important and most comprehensive councils in the history of the Republic was held in 2009 and very important targets were set for the year 2023, the 100th anniversary of the Republic. Is the development and acceleration as expected so far? ATİLA ÇELİK: The aim of the 10 th Transportation Forum held between 27 September and 1 October 2009 is to identify the targets for the year 2023 and to draw the road map. In this context, workshops were organized in the main titles of Infrastructure, Superstructure, Regulation and Research & Development. The reports of these workshops were evaluated by the relevant parties of the sector and published at the date of Forum. Some of the projects that are planned to be finished until 2003, the 100 th anniversary of the Republic, are as follows: - Reaching 160 billion dollars in IT sector and increasing its share of GDP to 8% - Increasing the share of R&D expenditures in GDP to 3% - Increasing the share of information and communication sector in R&D resources to 50%

- Ar-Ge harcamaları için ayrılan payın GSYİH’nın % 3’ü seviyesine çıkarılması

- Identification of software sector as a priority area and increasing the share of software industry in total exports to 2%

- Ar-Ge’ye ayrılan kaynaklarda BİT’in payının %50’ye çıkarılması

- Increasing the number of broadband subscribers to 30 million in 2023

- Yazılım sektörünün öncelikli alan olarak belirlenmesi ve toplam ihracatta yazılım sektörü payının %2’ye çıkarılması

- Establishment of fiber-optic network throughout the country and making Turkey a fiber intersection point (hub) between countries in the region

- Genişbant abone sayısının 2023’te 30 milyona ulaşması - Ülke genelinde fiber optik ağının kurulması ve Türkiye’nin bölge ülkeler arasında fiber kesişim noktası (hub) olması - Eve kadar fiber ve genişbant kablosuz erişim tekno-

52

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

- Extending the fiber and broadband wireless access technologies to the houses - Making arrangements for end-to-end IP and IPv6 applications


lojilerinin yaygınlaştırılması - Uçtan uca IP ve IPv6 uygulamalarına yönelik düzenlemelerin yapılması - Uluslararası bilişim şirketlerinin Ar-Ge merkezlerinin Türkiye’de kurulmasının sağlanması amacı ile bilişim vadisi OSB projesinin gerçekleştirilmesi - Mobil terminal cihazları üretimi ve söz konusu cihaz ihracatının ithalatı geçmesi

- Implementation of IT Valley project to ensure the establishment of R&D centers of International IT companies in Turkey - Production of mobile terminal equipment and importation of these equipment - Making Turkey a call center base of Europe - Establishment of certification laboratories - Development of second hand mobile device market

- Türkiye’nin Avrupa’nın çağrı merkezi üssü olması - Sertifikasyon verecek laboratuarların faaliyete geçirilmesi - Mobil cihaz 2. el piyasasının geliştirilmesi - Türkiye’nin 2023 yılında küresel BİT pazarında söz sahibi, en az bir ulusal şirkete, en az bir ulusal markaya ve tasarım ve standardı ile bize ait en az bir ulusal ürüne sahip olması - Kamu kurumlarının yaptıkları alımlarda ve düzenlemelerde Ar-Ge’yi teşvik edecek önlemlerin uygulanması - Ulaştırma Bakanlığı Ar-Ge fonunun burs verilmesi, girişim sermayesi sağlanması ve proje yarışmaları düzenlenmesi gibi alanlarda etkin olmak, - Spektrum ticareti uygulamalarının başlatılmasına yönelik düzenlemelerin yapılması - Kişisel verilerin illegal ve kötü amaçlı kullanımını önleyecek düzenlemelerin geliştirilmesi Şura’nın gerçekleştiği 2009 yılından bu güne kadar gerek sektör olarak ve gerekse politika belirleyici konumda olan Bakanlık ve düzenleyici kurumumuz BTK ile birlikte çalışmaları hızlandırdık. Bu çerçevede IPv6’ye geçişle ilgili çalışma sonucunda Başbakanlık Genelgesi yayınlandı ve İnternette kullanılan Alan Adları ile ilgili olarak yapılan çalışmalar sonucunda da Alan Adı Yönetmeliği yayımlandı. Bunlar, bundan sonraki gelişmelere temel teşkil edecek önemli düzenlemelerdir. Ayrıca, sektöre yönelik Araştırma-Geliştirme usul-esaslarını belirlemeye yönelik yönetmelik çalışmasını başlattık. Diğer projeleri de gerçekleştirmeye yönelik altyapı çalışmaları ile gerekli düzenlemelerin ön çalışmaları başlatıldı. Elektronik Haberleşme sektöründe gelişmeler olukça hızlı olduğundan, 10.Ulaştırma Şurası’nda belirlenen hedef ve projeler her yıl gözden geçirilerek gerekirse revize edilecektir. TELEKOM DÜNYASI: E-devlet kapısı olan “turkiye.gov.tr”a vatandaşın ilgisi nasıl? E-devlet hizmetleri daha kapsamlı hale getirilecek mi?

- Having at least one national company, at least one national brand and also at least one national product, the design and standard of which belongs us in global ICT market in 2023 - Implementation of measures to encourage R & D in the purchases and regulations of public institutions - Using R&D fund of the Ministry of Transport in an efficient way in areas such as scholarships, venture capital provision and design competitions, - Making arrangements to initiate the spectrum trading applications - Development of regulations to prevent illegal and malicious use of personal data Since 2009 when Forum was held, we accelerate the activities as a sector and also are working in cooperation with our Ministry, as a policy-maker, and our regulatory institution BTK. In this context, the Circular of the Prime Ministry was published as a result of the studies on transition to IPv6. Domain Name Regulation was published as a result of the studies on Domain Names used in internet. These are important regulations that will be the basis for future developments. In addition, we are engaged in regulation studies to determine industry-oriented research and development procedures. We initiated the infrastructure studies towards the implementation of other projects and the preliminary work of the necessary arrangements. Since the developments are very rapid in Electronic Communications industry, the objectives and projects determined in the 10 th Transportation Forum will be revised each year if necessary. TELEKOM DÜNYASI: How is the interest of citizens to e-Government gateway “turkiye.gov.tr”? Will e-Government services be made more comprehensive? ATİLA ÇELİK: In respect of e-Government gateway; with the aim of offering the ser vices provided by our institutions and organizations through a sin-

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

53


RÖPORTAJ

ATİLA ÇELİK: e-Devlet Kapısı’nın hizmete verilmesi konusunda; kurum ve kuruluşlarımızın elektronik ortama taşıdıkları hizmetlerin tek bir portal vasıtasıyla vatandaşa sunulabilmesi için, Başbakanlığın görevlendirmesi ile Bakanlığımız koordinasyonunda, ilgili bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları ile Türksat A.Ş. tarafından yoğun çalışmalar yapılmış ve sonucunda e-Devlet Kapısı 18 Aralık 2008 tarihinde 22 adet hizmetle vatandaşın kullanımına sunulmuştur. Ayrıca, geniş bant mobil ve kablosuz teknolojilerin giderek yaygınlaştığı günümüzde, e-Devlet Kapısına mobil olarak da erişim sağlanması için gerekli çalışmalar yapılmış ve e-Devlet Mobil Kapısı 7 Ekim 2009 tarihinde hizmete başlamıştır. Bugün itibariyle; 27 Kuruma ait 223 adet hizmet e-Devlet Kapısından sunulmaktadır. Amacımız, devletin tüm hizmetlerini e-Devlet Kapısından sunmaktır. Ancak, halihazırda, kamu kurum ve kuruluşlarının tabi oldukları bir kısım mevzuat, e-Devlet hizmetlerinin; sunulmasını, yaygınlaşmasını ve gelişmesini engellemektedir. Mevzuatın; gözden geçirilmesi, e-Devlet hizmetlerinin sunulmasına engel teşkil eden hükümlerinin ayıklanması, teknolojik gelişmelere uygun yasal değişikliklerinin yapılması gerektiğini gördük ve bu noktadan hareketle; - Başbakanlık bünyesinde, Bakanlığımız ve ilgili Kamu kurum ve kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla bir Çalışma Grubu oluşturuldu.

54

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

gle por tal, the relevant ministries, public institutions and organizations and TURKSAT carried out intensive studies under coordination with our Ministr y, according to the assignment of the Prime Ministr y, and eGovernment gateway offered to our citizens with 22 ser vices on 18 December 2008. In addition, as the broadband mobile and wireless technologies are increasingly becoming widespread nowadays, the necessar y studies were completed to offer mobile access to e-Government gateway and e-Government Mobile Gateway has been put into ser vice on 7 October 2009. As of today, 223 ser vices of 27 institutions are offered through e-Government gateway. Our goal is to provide all government ser vices through e-Gover nment Gate. However, some legislation, to which a number of public institutions are subject currently, prevents the provision, spread and development of e-Gover nment ser vices. We have seen the need for reviewing the legislation; extracting the provisions preventing the provision of e-Government ser vices and making the legislative changes according to technological advances and from this point for th: - We formed a Working Group within the body of the Prime Ministry with the participation of representatives of our Ministry and the relevant public institutions and organizations.


- Bu çalışma grubu; projelerin ait olduğu mevzuatı inceleyerek e-Devlet hizmet sunumunu kolaylaştıracak değişiklikleri de içeren bir Kanun Tasarısı Taslağı çalışması yapmıştır. - Bu çalışma sonucunda, “Kamu Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” hazırlanarak TBMM gündemine sunulmuştur. Bu Tasarıyı hazırlarken amacımız; e-Devlet hizmetlerini yaygınlaştırmak ve sunumunu hızlandırmak, e-Devlet projelerinin önünü açmak, e-Dönüşüm alanında bundan sonra yapılacak çalışmalara uygun zemini hazırlamak olmuştur. Bu çerçevede; bu Tasarı ile kamu kurum ve kuruluşlarının tabi oldukları 28 ayrı kanunda değişiklikler getirilmekte ve ilave hükümler konulmaktadır. Bu haliyle kanunlaşması halinde, e-Devlet konusundaki koordinasyon Bakanlığımıza, dolaylı olarak da Genel Müdürlüğümüze verilmektedir. e-Devlet Kapısı konusunda vatandaşın ilgisi de gün geçtikçe artmaktadır. Kullanımını daha da etkin hale getirmek için altyapının ve erişimin yaygınlaştırılmasına yönelik projelere hız verilecektir. TELEKOM DÜNYASI: Haberleşme Genel Müdürlüğü olarak kısa ve uzun vadeli dönemde ne tür faaliyetlerde bulunmayı planlıyorsunuz? ATİLA ÇELİK: Haberleşme Genel Müdürlüğü olarak amacımız, Bakanlığımızın 10.Ulaştırma Şurası hedefleri çerçevesinde ve bu hedefleri teknolojinin gelişimine paralel olarak da güncelleştirerek; Ar-Ge ve yenileşim esaslı üretim kültürü oluşturmak, ileri haberleşme teknolojilerini milli kaynaklarla üretip yaygınlaştırmaya, sürdürülebilir kalkınma ve bilgiye dayalı güçlü bir ekonomi ile ülkemizi bilgi toplumuna dönüştürmeye, uydu, posta, bilgi ve iletişim sektöründe uluslararası alanda lider ülke konumuna getirmeye yönelik projeler geliştirmektir. TELEKOM DÜNYASI: Son olarak, eklemek istedikleriniz? ATİLA ÇELİK: Teşekkür ederim.

- The working group reviewed the legislation related to the projects and prepared a draft law including changes to facilitate e-Government service delivery.

Kullanıcının yarattığı içerik zaman zaman insanların özel hayatları ve toplumun hassasiyetleri ile çakışmaktadır ve bu içeriğin sosyal medyada paylaşılması sonucunda da bir takım rahatsızlıklar da yaşanmaktadır. The content created by users may conflict with people’s private lives and society’s sensitivities from time to time, and some problems arise as a result of content sharing in social media.

- As a result of this study, “Draft on the Amendment of Certain Laws and Decree Law in order to Improving Public Ser vices” was prepared and submitted to the Parliament. Our aim in preparing this draft is to expand and accelerate e-Government services delivery; pave the way for e-Government projects; prepare the appropriate basis for the future works in the field of e-Transformation. In this context, this draft will change 28 separate laws, to which public institutions and organizations are subject and bring additional provisions. If it is enacted in its current form, the coordination of e-Government is assigned to our Ministry and our General Directorate. The interest of the citizens to e-Government is increasing day by day. In order to make it even more effective, the projects will be accelerated towards expanding the infrastructure and access. TELEKOM DÜNYASI: What kind of activities do you plan as General Directorate of Communication in short and long-term? ATİLA ÇELİK: Our aim as General Directorate of Communication, within the framework of goals determined in the 10 th Transportation Forum of our Ministry and by updating these goals in parallel with technological developments, are to establish a production culture based on R&D and innovation, to produce and expand the advanced communication technologies with national resources; to develop projects towards transforming our country an information society with a sustainable development and a strong knowledgebased economy, and making it a leader in the international arena in satellite, mail, information and communication industries. TELEKOM DÜNYASI: Do you have something to add? ATİLA ÇELİK: Thank you.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

55


TD HABER

TÜBİSAD – İTÜ Elele Verdi, “Dijital Türkiye Üssü” Kuruluyor TUBISAD and ITU join hands. “Digital Turkey Base” is setting up

İ

stanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) işbirliği ile İTÜ Maslak Kampusu’nda Türkiye’nin en büyük Ar-Ge merkezlerinden birisi kuruluyor. “Dijital Türkiye Üssü” adını taşıyan merkez, 30 bin m2’lik kapalı alana sahip olacak, Ar-Ge ve inovasyon konularında Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin çalışmalarını aynı çatı altında toplamayı amaçlayan Dijital Türkiye Üssü 2012 yılında tamamlanacak.

Türkiye’nin en büyük Ar-Ge ve inovasyon merkezlerinden birisi olması planlanan “Dijital Türkiye Üssü” için, İTÜ Maslak Kampusu’nda düzenlenen imza töreni ile ilk adım atıldı. Törende, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin ile TÜBİSAD Başkanı Turgut Gürsoy “Dijital Türkiye Üssü” projesi işbirliği protokolünü birlikte imzaladı. Törene ayrıca, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer, İTÜ bilgisayar ve Bilişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eşref Adalı ve TÜBİSAD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kemal Cılız katıldı. İTÜ ve TÜBİSAD eşgüdümüyle üniversite- sanayi işbirliğinin en önemli projelerinden birisi olarak hayata geçirilecek “Dijital Türkiye Üssü”, İTÜ İstanbul Maslak Kampusu’nda 30 bin metrekare kapalı alana sahip olacak. Aynı proje kapsamında 6 bin metrekare kapalı alana sahip

56

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

O

ne of the biggest R&D Centers of Turkey is established at Maslak Campus of ITU (Istanbul Technical University) with collaboration of Istanbul Technical University (ITU) and Turkish Informatics Industry Association (TUBISAD). The center named “Digital Turkey Base” will have 30 thousand covered areas. Digital Turkey Base which aims to gather workings of Turkey’s leading companies in the field of R&D and innovation under the same roof, will be completed at 2012. It is planned that “Digital Turkey Base” will be of the biggest R&D and innovation center of Turkey and with the signing ceremony at the ITU Maslak Campus was the first step for the purpose of R&D center. University President of ITU Prof. Dr. Muhammed Şahin and President of TUBISAD have signed together co-operation protocol of “Digital Turkey Base”. Chairman of Information and Communication Technologies Authority, Tayfun Acarer, ITU Computer and Information Faculty Dean Prof.Dr. Eşref Adalı and TUBISAD Board Member Prof.Dr. Kemal Cılız have also joined to ceremony. “Digital Turkey Base” which will be carried out as one of the most important project of university-industry collaboration coordinated by ITU and TUBISAD, will have 30 thousand square meters. In the scope of the same proj-


Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi inşaatı da gerçekleştirilecek. Böylece akademik dünya ile bilişim sanayinin önde gelen şirketleri arasında bir sinerji sağlanacak. Lokasyon, kullanım ve kiralama açısından çok avantajlı şartlara sahip olacak “Dijital Türkiye Üssü”, Türkiye’nin Ar-Ge ve inovasyonda önde gelen şirketlerini aynı çatı altında birleştirecek. İTÜ ve TÜBİSAD “Dijital Türkiye Üssü” protokolünün imza töreninde konuşan BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer, Dijtial Türkiye Üssü Projesi’nin heyecan verici olduğunu belirterek şöyle konuştu:” Türkiye Ar-Ge destek hizmetleri konusunda çok büyük avantajlara sahip. Dünyadaki birçok ülkeden daha iyi bir durumdayız. Farklı ülkelere gittiğimizde Türkiye’nin ne kadar büyük bir imkana sahip olduğunu görüyoruz. Bu tip projelerin Türkiye’nin Ar-Ge konusunda şu andaki konumumu daha da güçlendireceğini düşünüyorum.”. Törende konuşan İTÜ Rektörü Muhammed Şahin ise, “İstanbul Teknik Üniversitesi kurulduğu 1773 yılından beri sadece yetkin mühendisler yetiştirmekle yetinmemiştir. Ülkemizin sanayisinin kalkınmasına en üst düzeyde katkı sağlamış, bu amaçla üniversite-sanayi birlikteliğine her zaman önem vermiştir” dedi. Şahin konuşmasında, Üniversite sanayi birlikteliğini sağlamak üzere Arı Teknokent’in 1997 yılında Maslak yerleşkesinde kurulduğunu hatırlatarak şöyle devam etti: “Her mühendislik alanında öncü olan İTÜ, bilgisayar ve bilişim alanında da öncülüğünü göstermiş ve Türkiye’nin ilk Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi’ni kurmuştur. Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi için yeni bir yerleşim alanı planlanırken Türkiye’ye örnek olacak yeni bir kavram ortaya konmuştur. TÜBİSAD ile birlikte oluşturduğumuz bu yeni modelde fakülte ve sanayi kuruluşlarının araştırma ve geliştirme bölümleri yan yana olacaklardır. Bugün başlattığımız modelin ülkemiz için örnek ve başarılı bir uygulama olacağına inanıyorum” dedi.

ect construction of the Faculty of Computer and Information will be completed. By this way synergy between academic world and leading companies in IT industry will be provided. “Digital Turkey Base” which will have advantageous conditions in terms of location usage and rent, will bring together leading R&D and innovation companies of Turkey under the same roof. Chairman of ICTA Tayfun Acarer made a speech at the signing ceremony of “Digital Turkey Base” by ITU and TUBISAD, he stated the Project of “Digital Turkey Base” is exciting and he said: “Turkey has great advantages in the field of R&D support services. We have better position than many countries around the world. When w ego to different countries, we see that Turkey has a great opportunity. I think these kinds of projects strengthen existing position of Turkey in the field of R&D.” University President of ITU Prof. Dr. Muhammed Şahin also made a speech at the ceremony: “Istanbul Technical University has not to contend with bringing up competent engineers since 1773 when ITU has established. ITU contributed to development of industry in our country at utmost level and with this purpose always give importance to collaboration of university and industry.” Şahin also reminded that Arı Teknokent has established in Maslak Campus at 1997 to ensure association of university-industry. Şahin said: “ITU which is Pioneer in every engineering area, demonstrated leadership in the field of computer and information and has established the first Faculty of Computer and Information of Turkey. While a new settlement area was planned for Faculty of Computer and Information, a new concept was put forward which would be an example of Turkey. R&D departments of university and industry will be together at this model

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

57


TD HABER

TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Gürsoy ise yaptığı konuşmada, Dijital Türkiye Üssü’nü İTÜ’nün destekleriyle sektöre ve Türkiye’ye kazandırmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Gürsoy, projenin önemine vurgu yaparak, “Bu proje sektör için konumu, sunduğu şartlar açısından büyük avantajlar sağladığı gibi, üniversiteyle sektörün işbirliğini yaratacak çok önemli bir adım olacak. Ar-Ge ve inovasyonda lider şirketleri bir çatı altına alacak projeyle İstanbul Maslak’da Türkiye’yi geleceğe taşıyacak bir merkez kurulmuş olacak. Bu merkezin Türkiye’nin dijital geleceğinin oluşturulmasında önemli bir rol oynayacağına inanıyorum. Sektörümüz açısından değerlendirildiğinde, lokasyon, kullanım ve kiralama şartları açısından çok avantajlı şartlara sahip olacak “Dijital Türkiye Üssü”, Türkiye’nin, Ar-Ge ve inovasyonda önde gelen şirketlerini bir çatı altında birleştirecek” dedi. İnovasyon, araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) faaliyetlerinin yürütüleceği “Dijital Türkiye Üssü”, İTÜ öğrencileri başta olmak üzere üniversite öğrencilerinin teorik bilgilerini ticari yaşamda uygulama ve çalışma fırsatı bulabilecekleri bir merkez olacak. Fakülteyle Bilişim sektörünün önde gelen firmaları arasında doğrudan ilişki kurma olanağı doğacak. Böylece üniversitede eğitimlerinin günümüz iş ihtiyaçlarına uygunluğunu daha da geliştirme olanağı artırılacak, İTÜ mezunları daha da donanımlı olarak iş dünyasına katılacaklar. DİJİTAL TÜRKİYE ÜSSÜ MODELİ NELERİ KAPSIYOR? İTÜ Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi ile TÜBİSAD birlikteliğinde oluşturulacak olan “Dijital Türkiye Üssü”,

58

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

which created by us with TUBISAD. I believe that model started today, will be example and successful development for our country.” Board Manager of TUBISAD Turgut Gürsoy stated that they are glad to bring Turkey Digital Base to sector and Turkey with contribution of ITU. Gürsoy emphasized importance of the Project and said: "This Project contributes to sector in terms of its position and offered conditions as well as it will be an important step to create collaboration of university and sector. The center will be established at Maslak, Istanbul to move Turkey to the future with this Project which will bring together leader R&D and innovation companies of Turkey. I believe that this center will have important role to create digital future of Turkey. As evaluated in terms of sector, “Digital Turkey Base” which will have advantageous conditions in terms of location usage and rent, will bring together leading R&D and innovation companies of Turkey under the same roof.” Especially students of ITU and university students will have opportunity to work and implement their theoretical knowledge on commercial life at the “Turkey Digital Base” where innovation and research and development (R&D) activities will carried out. It will be possibility of establishing a direct relationship between Faculty and Informatics. By this way, opportunity to development suitability of university education to the needs of today’s business will increased and graduates from ITU will participate in the business world as more equipped.


Teknokent modelinden farklı özelliklere sahip. Bu model öncelikle tek bir alanı, Bilgisayar ve Bilişim alanını kapsamaktadır. İkinci olarak bu model kapsamında çalışacak sanayi kuruluşları, kendi yerinde Ar-Ge yapabilme yeteneğine sahip büyük kuruluşlar olacaktır. Bilindiği gibi bu yeteneğe sahip firmaların en az 50 tam zamanlı Ar-Ge elemanı çalıştırmaları gerekmektedir. Kurgulanan model yapı içinde Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi ve Bilişim Sanayinin Ar-Ge birimlerinin bulunacağı bina olmak üzere iki bina yer alacak. Birbirine komşu olarak inşa edilecek binalarda çalışanların birbirleriyle sıkça görüşebilecekleri ortamları yaratacak sosyal ve toplantı mekânları da hedeflenmiştir. ŞİRKETLERE ÖNEMLİ FIRSATLAR YARATACAK Halen Elektrik Fakültesi içinde yer alan Bilgisayar bölümünü, Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi’ne yükselterek önemli bir adım atan İTÜ ile Türkiye’de bilişim sektörünün yüzde 95’ini temsil eden ve üniversite sanayi işbirliğine büyük önem veren TÜBİSAD tarafından eşgüdümle hayata geçirilecek “Dijital Türkiye Üssü” şirketler için de pek çok önemli özelliğe sahip olacak. Proje, uluslararası şirketlerin Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını Türkiye’ye taşımalarını da teşvik edecek. Lokasyon, kullanım ve kiralama şartları açısından çok avantajlı şartlara sahip olacak “Dijital Türkiye Üssü”, Türkiye’nin Ar-Ge ve inovasyon konusunda önde gelen şirketlerini bir çatı altında birleştirecek. Böylece Türkiye, İstanbul-Maslak gibi çok cazip bir noktada uluslararası öneme sahip, nitelikli insan gücü istihdamına uygun, sektörün kullanım koşullarına uygun kaliteli ofis yapısı ve üniversite ile bütünleşmiş bir Ar-Ge inovasyon merkezine kavuşacak. Bu merkezde faaliyet gösterecek şirketler, 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkındaki Kanun kapsamında ARGE MERKEZİ statüsüne sahip olan şirketlere sağlanan tüm teşvik ve desteklerden yararlanabilecek. Bu işbirliğinin gereği olarak binanın bir an önce üniversite ve bilişim sektörüne kazandırılması amaçlanıyor. “Dijital Türkiye Üssü”, inşaat projesinin taraflarca onaylanmasının ardından inşasına başlanacak. Dijital Türkiye Üssü alanında kiracı olarak yer alacak şirketlerin belirlenmesi ve projeyi gerçekleştirecek Dijital Türkiye AŞ kurulacak. Proje çalışmasının başlaması, projenin seçilmesi ve toprak üstü ruhsatın alınmasının ardından inşaatın 2011 yılının ikinci yarısında başlaması planlanıyor. Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi de 2012-2013 eğitim yılına yeni binasında başlayacak.

What is the model of Turkey Digital Base including? “Turkey Digital Base” which will created collaboration of Computer and Information Faculty of ITU and TUBISAD, has different features than the model of Teknokent. This model includes specific field, Computer and Information field. Moreover industry associations which will work in the scope of this model, will be large organizations have the ability to do R&D activities in their own organizations. As it is known, companies have this ability must have at least 50 full-time R&D employees. According to intended structure, there will be 2 building for Computer and Information Faculty, R&D Units of IT industry. Buildings will constructed as neighboring and in it aimed there will be social and meeting places which will create environments to employees can meet frequently. It will create important opportunities to companies “Turkey Digital Base” will carry out by ITU which took an important step by enhancing Computer Department from Electric Faculty to Computer and Information Faculty and TUBISAD which represent 95 percent of IT sector of Turkey and give importance to collaboration of university-industry will have important features for companies. The Project encourages international companies to move their R&D activities to Turkey. “Digital Turkey Base” which will have advantageous conditions in terms of location usage and rent, will bring together leading R&D and innovation companies of Turkey under the same roof.” By this way, Turkey will have international importance, for the employment of qualified manpower, the industry structure and conditions of use appropriate university office with an integrated high-quality R & D innovation center at attractive point Maslak, Istanbul. Companies which will operate in this center can benefit incentives and supports which are provided for companies have status of R&D CENTER in the scope of Law No. 5746 on Support for Research and Development Activities. As part of this collaboration, it is aimed to bring the building to university and IT sector. Construction of “Turkey Digital Base” will started after structural design will approved. Digital Turkey Inc. Will established for determining companies will take a part as tenant and carrying out the Project. It is planned that construction will started in the second half of 2011 after choosing the Project and taking land license. Computer and Information Faculty will start to educate at its new building at 2012-2013 training period.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

59


E-MAK@LE

“YENİ YIL YENİ KANUNLARLA GELDİ” “New Year Came with New Laws”

Muzaffer Yıldırım Merhaba Sevgili Dostlar, Yeni yıl birçok bekleyen yasanın birbiri ardına onaylanmasıyla hızlı başladı. Bu yasaların çoğu elektronik imzayı yakından ilgilendiriyor ve elektronik imzanın hayatımızda daha da çok yer etmesi için olanak sağlıyor. Yeni yılla birlikte ilk imzalanan yasalardan biri Borçlar Kanunu. 649 maddeden oluşan Borçlar Kanunu Tasarısı 11 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.

muzaffer.yildirim@ega.com.tr

Kanuna göre, borç ilişkilerini düzenleyen bireysel sözleşmeler, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulacak. Yeni kanunlar kapınızdaki posta kutusundan gittiğiniz hastanedeki tüm ilişkilerinizde yepyeni kuralları hayatınıza sokacak.

Hello Dearest Friends, We began this year very busy with the approval of many pending laws one after another. Most of these laws closely concern with the electronic signature and allow it to be used more widely. One of the first laws enacted this year is the Code of Obligations. Draft Code of Obligations consisting of 649 items was adopted at the General Assembly on 11 January 2011. According to the law, individual contracts regulating the debt relations will be established through the expression of the will of parties mutually and in accordance with each other. New laws will bring new rules in all your life from your mailbox to the hospitals. The law includes a section on electronic signature. Secure electronic signature can be used in contracts. Secure electronic signature will bear all legal consequences of wet signature. The text written

60

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


Kanun elektronik imzayla ilgili de bir bölüm içeriyor. Sözleşmelerde, güvenli elektronik imza kullanılabilecek. Güvenli elektronik imza, el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğuracak. Açığa atılan imzanın üzerine sonradan yazılan metnin, imza atanın iradesine uygun olduğu kabul edilecek. Durumun özelliği aksini göstermedikçe, yazılan metnin anlaşmaya aykırı olduğunu ispat yükü, açığa imza atan kişiye ait olacak. Okuryazar olmayanlar, imza yerine usulüne göre onaylanmış olması koşuluyla parmak izi, el ile yapılmış bir işaret ya da mühür kullanabilecek. Borçlar Kanunu’nun hemen arkasından 12 Ocak 2011’de Elektronik Tebligat konusunda iyi haber geldi. Biliyorsunuz uzun zamandır e-tebligat konusunun yasalaşması bekleniyordu. Sizlere daha önce birkaç defa yazdığım PTT tarafından TÜRKSAT üzerinden yürütülen Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) projesinin de temel dayanağı olan elektronik tebligat konusu nihayet yasalaştı. Bu düzenlemeyle birlikte elektronik posta adresine tebligat yapılması mümkün hale geliyor. “Kabul edilen yasaya göre, isteyene elektronik yolla da tebligat yapılabilecek. Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş şirketlere elektronik yolla tebligat yapılması zorunlu olacak. Elektronik yolla tebligat, zorunlu bir nedenle yapılamazsa, diğer usullere göre tebligat gerçekleştirilecek. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine

after the signature is appended will be considered as the reflection of the will of its owner. If the feature of the situation does not show otherwise, the burden of proof will be on the owner of the signature; the owner will prove that the text written is inconsistent with the agreement. Nonliterate will be able to use a fingerprint, a sign made by hand or seal on condition that it is approved duly. After the Code of Obligations, we received good news about Electronic Notification on 12 January 2011. You know, the issue of the e-notification was expected to be enacted for a long time. Electronic notification, which is the fundamental basis of Registered Electronic Mail (PEP) project carried out by PTT through TURKSAT, I have written several times previously, was finally enacted. With this arrangement it becomes possible to make the notification by using e-mail addresses. ìAccording to the Law, the notification can be made electronically to people who prefer this. Notification to the joint stock companies, limited companies and companies with share capital will be made electronically. If the notification cannot be made electronically for some compulsory reason, notification will be made through other methods. Notification made electronically will be deemed to have been made at the end of the fifth day following the date when the notification reaches the electronic address

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

61


E-MAK@LE

ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacak. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilecek ve tebligat buraya yapılacak. Gösterilen adres, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine, zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edecek ve ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracak. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılacak. Adreste bulunmama sebebi mazbataya yazılacak. Yasa, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligatı da yeniden düzenleniyor. Bugüne kadar Adalet Bakanlığı aracılığıyla yapılan tebligat, ilgili temsilciliğe yapılacak. Buna göre, yetkili merciler tarafından çıkarılacak tebligatta, tebliğ evrakı doğrudan o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna gönderilebilecek. İlanen tebligat, gazetenin yanı sıra elektronik ortamda da yapılacak. Adresini değiştiren kimse, yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilmediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir örneği eski adrese ait binanın kapısına asılacak ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılacak. Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınacak. Daha önce yurt dışındaki adresinde tebligat yapılmış Türk vatandaşı, yurt dışındaki adresini değiştirir ve bunu tebliğ çıkaran merciye bildirmez, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilmezse; bu kişinin yurt dışında daha önce tebligat yapılan adresine Türkiye Büyükelçiliği ve Konsolosluğunca gönderilen bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren 30 gün sonra tebliğ yapılmış sayılacak. Sadece celse esnasında doğrudan tebligat, mahkeme, savcılık kalemlerinde ve icra dairelerinde de yapılacak. Tapuda kayıtlı veya miras, istimlâk, cebri icra veya mahke-

62

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

of acceptor. In case of the last known settlement address is not available for the notification or the notification cannot be made, the address of the acceptor stated in the address registration system will be assumed as the last address, and the notification will be made accordingly. The address in question is the address of the interlocutor in the address registration system, and even if he/she is not at that address or is permanently separated, the process server will deliver the document to the mukhtar or councilors, municipal police commander or officers of that district by singing and a copy of the document to be notified will hang on the door of the building at the address. This date will be accepted as the notification date. The reason why the interlocutor is not at the address will be written to the record. The law regulates also the notification which will be made to the Turkish citizens abroad. The notifications, which were made through the Ministry of Justice until now, will be made to the relevant representatives. Accordingly, the notification issued by the competent authorities will be sent directly to the Embassy or Consulate in Türkiye. Notification by publication will be made through the newspaper as well as in electronic media. If person who changes his/her address did not report the new address and if the settlement address cannot be determined in the address registration system, a copy of the document to be notified will hang on the door of the building at the old address and this date will be accepted as the notification date. Even if the notification has not been made previously, the address specified in the official records will be used for legal entities. If a Turkish citizen previously notified at abroad, changes his/her address and does not report the new address and if the settlement address cannot be determined in the address registration system, the notification will be deemed to have been made 30 days after the date when it is documented that the notification made by Turkish Embassy and Consulate is reached to the previous address of the relevant person. Direct notification made only during the hearing will also be made at the court, prosecution and execution offices. If


me ilamıyla, iktisapta bulunan hak sahipleri, adreslerini ve değiştirdikleri takdirde yenisini, bulundukları yerin tapu idaresine bildirmeye mecbur olacak. Davetiyle veya tebliğ evrakı, bu suretle bilinen son adrese gönderilecek. Hak sahiplerinin adresi bildirmemeleri halinde, adres kayıt sistemindeki adresleri, tebligat adresi olarak kabul edilecek. PTT Genel Müdürlüğü, elektronik ortamda yapılacak tebligata ilişkin her türlü teknik altyapıyı, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç 1 yıl içinde kurarak faaliyete geçirecek. İşleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların karıştığı trafik kazalarında oluşan zararlara ilişkin davalara adli yargıda bakılacak. Kanun, Kadastro Kanununa madde ekliyor. Kadastro işlemiyle oluşan tespit ve kayıtların iptali için devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı, kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda, davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderleri alınmayacak. Elektronik ortamda tebligata ilişkin hüküm yürürlük tarihinden 1 yıl sonra, sermaye şirketlerine elektronik yolla tebligat yapılması zorunluluğunu getiren hüküm ise 2 yıl sonra yürürlüğe girecek.” Borçlar Kanunu ve Elektronik Tebligat Yasalarından hemen iki gün sonra da 14 Ocak 2011’de ağırlıklı olarak kamunun vergi ile sosyal güvenlik prim alacaklarını yeniden yapılandıran ve çalışma hayatına ilişkin düzenlemeler içeren ‘’Torba Tasarı’’, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. Aralıklarla yaklaşık 1 aylık süreçte komisyonda ele alınan tasarıya göre, 31 Aralık 2010 tarihine kadar olan ödenmemiş vergiler, trafik cezaları, idari para cezaları, gümrük vergileri, sigorta primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, damga vergisi, özel işlem vergisi, eğitime katkı payı, belediyelerin su bedeli alacakları, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık su bedeline ilişkin alacaklar yeniden yapılandırma kapsamında olacak. Bu kamu alacaklarının ödenmemiş kısımları, TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak yeniden hesaplanacak. Borcun ödenmesi halinde, vergi cezalarından ve buna bağlı gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecek. Uygulamadan yararlanmak isteyenlerin dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gerekecek. Sevgili Dostlar, gördüğünüz gibi 2011 hızlı yasal düzenlemelerle başladı. Gelecek ay size yeni uygulamalardan söz edeceğim. Gelecek ay görüşmek dileğiyle, sağlıcakla kalın…

rights holders who acquire a property through registry of deeds or through inheritance, expropriation, enforcement and court notice change their addresses, they will have to notify their new address to the real estate registration office. Invitation or notification document will be sent to the last known address. If the right owners do not notify their address, their addresses in the address registration system will be accepted as a notification address. General Directorate of PTT will establish all kinds of technical infrastructure related to the electronic notification within at least 1 year from the date when this regulation enters into force. The suits related to the traffic accidents of the vehicles, operator or owner of which is the government or other public institutions, will be tried by the judicial court. The law adds an article to the Law on Cadastre. In lawsuits tried by cadastral courts or general courts, which is filed by the government or other public institutions and organizations against the beneficiary in order to cancel the detection and the records as a result of cadastral process, trial costs including the attorney fees against the defendant will not be collected. The provision related to the electronic notification will come into force after 1 year from the effective date, and the provision that brings the necessity of making electronic notification to the corporations will come into force after 2 years.î After just two days from Code of Obligations and the Law on Electronic Notification, the draft regulating mainly the tax lien and the social security contribution lien of the public sector and including regulations on working life was accepted in Parliament’s Plan and Budget Commission on 14 January 2011. According to the draft negotiated approximately for 1-month, taxes, traffic fines, administrative fines, customs duties, insurance premiums, pension contribution, unemployment insurance contribution, social security support premium, stamp duty, special transaction tax, contribution to education, water bill receivables of the municipalities, water and sewage bill receivables of the water and sewage administrations of the metropolitan municipalities, which were not paid until the date of 31 December 2010 will be restructured. The unpaid part of the public receivables will be recalculated on the basis of monthly rates of WPI/PPI. Upon payment of the debt, the penalties and the related late fee will not be collected. Those who want to take advantage of the application should not open the case, should cancel the existing cases and should not go to the court. Dear friends, as you see 2011 came with new legal regulations. Next month I will mention about new applications. See you next month, take care of yourself ...

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

63


ÖZEL HABER

2010'un ardından

Global anlamda zor bir yıl daha geride kaldı. Özellikle Amerika ve Avrupa'da ciddi anlamda hissedilen kriz Türkiye'de etkilerini gösterse de sektör, başarılı bir şekilde bu krizin üstesinden gelerek büyümesine devam etti. Elbette durumun böyle gelişmesinde hükümet, sektör, kurumlar ve STK'lar arasında oluşmuş konsensusun da önemli bir rolü var. Türkiye'nin Bilgi Teknolojileri ve İletişim'le dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına gireceği ülküsü, artık herkesin ortak paydası...Yılın ilk sayısında biz de sektöre sorduk, 2010 yılı sizin için nasıl geçti diye... “2010 sizin açınızdan nasıl geçti?” 2010 yılı mobil iletişimde pazardaki yüzde 55’lik payı ile sektöre liderlik eden Turkcell adına çok özel bir seneydi. Temmuz 2009’da Türk insanıyla buluşturduğumuz 3G ile 1 yılda mevcut şartlara rağmen bir başarı öyküsü yarattık. Geçtiğimiz 7,5 senede yaptığımız yatırımların toplamı kadar bir rakamı sadece 1 senede 3G altyapısına akıttık. Bu sayede Türkiye için dünyanın en hızlı 3G şebekelerinden birini kurduk. 3G’nin hayatımıza getirdiği hız sayesinde, insanımız mobil internetle tanıştı. 2010’un 3. çeyreğinde geçen yılki rakamlara nazaran Kullanıcı Başı Aylık Ortalama Mobil İnternet Kullanımı % 343 oranında rekor yükselme kaydetti. 9,4 milyon kayıtlı 3G abone sayısıyla Turkcell, 3G ve mobil internette de sektöre liderlik etmeyi sürdürdü.

birçok ödüle layık bulunduk. Bunlardan sadece birkaçını sıralamak gerekirse: - World Finance Magazine - “Kurumsal Yönetişim Ödülleri - “En İyi Kurumsal Yönetişim Ödülü” - IR Global Rankings - “Mali Özel Durum Açıklaması” dalında Avrupa’nın en iyisi - Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği IPRA - “2010 Altın Dünya Ödülü” (3G lansmanı ile…) - Contactcenterworld.com - Turkcell Global Bilgi – Dünyanın En İyi Çağrı Merkezi - Golden Drum Ödülü – “En İyi Kurumsal PR”, “En İyi PR Ekibi” ve “En İyi PR Etkinliği” (3G Paris-Diyarbakır Hız Testi ile…) - Capital Dergisi – “En Beğenilen Şirket” - Digital Age – “Dijital Lovemark 2010” araştırmasında “En Sevilen GSM Operatörü”

2010 yılında odak alanımız genişbantın nimetlerinden faydalanarak müşterilerimize özel ürün ve servisler geliştirmek ve onların beğenisine sunmak oldu. Gelecek dönemde de müşterilerimizle birebir iletişim halinde olarak, onların ihtiyaçlarına uygun mobil çözümler geliştirerek, daha avantajlı fiyat ve teklifler sunarak, en kaliteli hizmeti sağlayarak, sosyal sorumluluk projelerimizle fırsat eşitlikleri yaratarak; müşterilerimizin hayatlarını dolu dolu, daha kaliteli ve daha özgür yaşamalarını istiyoruz. Geçtiğimiz yıl, Turkcell’in küresel düzeyde bölgesel gücünü arttırdığı bir dönemdi. 2010 yılında temellerini attığımız Turkcell Europe ile birlikte 9 ülkede 242 milyonluk toplam nüfusa hizmet ulaştıran bölgesel bir güç haline geldik. Almanya’da operasyonumuza 2011’de başlıyoruz. 2010’da Turkcell yönetişim, istihdam, yatırım, sosyal sorumluluk projeleri ve kurumsal iletişim açısından birçok başarıya imza attı. Türk insanına en iyiyi sunma ve en iyi şekilde hizmet etme gayretimiz yerli ve yabancı kuruluşlarca da fark edildi; uluslar arası ve ulusal arenada

64

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

Koray Öztürkler Turkcell Genel Müdür Yardımcısı


abstract

2

Ar-Ge yatırımları dikkat çekici Investments for R&D is noticable

010 yılında telekomünikasyon sektörünün oyuncuları krizin etkilerinin devam etmesine rağmen yenilikçi çalışmalarına ve müşteri memnuniyetini arttıracak katma değerleri servislerini sunmaya ve geliştirmeye devam ettiler. Yatırımlarına hız kesmeden devam eden telekomünikasyon sektörü 2010 yılında özellikle Ar-Ge’ye yoğunlaşarak altyapılarını geleceğin teknolojilerine hazırlarken böylece Türkiye 2023 yılı hedefine bir adım daha yaklaştı. Yalnızca bölgesel yatırımlar ile kalmayan birçok firma ise yurtdışı iştiraklerine devam ederken yeşil ve sürdürülebilir çevre gibi önemli sosyal sorumluluk projelerine de imzalarını attılar. Sahip oldukları bilgi ve birikimi geleceğe taşımak isteyen telekomünikasyon sektörünün oyuncuları birden fazla yenilikçi projeleriyle birlikte 2011 yılında da müşterilerine katma değerleri bir hayat sunmayı hedefliyorlar.

P

layers of telecommunication sector has continued to offer and develop their innovative and added-value services which increase customer satisfaction, in spite of effects of crisis in 2010.While telecommunication sector which has continued their investments continuously, has prepared their infrastructure for Technologies of the future by focusing on especially R&D, by this way Turkey has got a step closer to its target for 2023. Many of companies who didn’t contended with only investments in region have continued their overseas investments and have signed many of important social responsibility project such as green and sustainable environment. Players of telecommunication sector who want to move their experiences and knowledge to the future, aim to offer added-value life to their customer with their lots of innovative project in 2011.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

65


ÖZEL HABER

2010 sizin açınızdan nasıl geçti? Alcatel-Lucent Teletaş olarak, 2010 yılında telekom pazarındaki varlığımızı sürdürürken, stratejik endüstriler olarak adlandırdığımız enerji, ulaştırma, kamu sektörlerinde de yeni kontratlar imzaladık. Sahip olduğumuz ileri teknoloji ürünlerimiz ve kapsamlı uzmanlık hizmetlerimizle, büyümekte olan Türkiye ve Azerbaycan pazarlarındaki müşterilerimizin iş gereksinimlerini en etkin, hızlı ve verimli çözümlerle karşılamayı, daha yüksek değer yaratmayı hedefliyoruz. 2010 yılında özellikle Application Enablement (Etkin Uygulama Açılımı) stratejimiz doğrultusunda önemli adımlar attık. Application Enablement kavramını, operatörlerin şebekelerinden gelen değer ve kabiliyetlerini medya ve reklam ajanslarına, üçüncü parti uygulama geliştiricilere ve buna benzer diğer kanallara kontrollü bir biçimde açarak, bu değerlerin bahsi geçen kanallar tarafından farklı amaçlar için kullanılmasını ve bu sayede gelir elde edilmesini temel alan bir iş modeli olarak tanımlayabiliriz. Geçtiğimiz iki yıl içerisinde, Application Enablement kavramı, AlcatelLucent’ın global stratejisi olarak benimsendi. Bu konu, ArGe ve satınalma yatırımlarımızın merkezi haline geldi. Bu alanda son dönemde ProgrammableWeb ve OpenPlug satınalmaları ile daha da kuvvetlenen şirketimiz, WAC (Wholesale Applications Community) tarafından 2010 yazında bu konu ile ilgili yayınlanan şartname sorularından en yüksek puanı alan Telco sağlayıcısı olarak bu alandaki üstünlüğünü kanıtladı. Finansal verilerimize gelince, şirketimizin 30 Eylül 2010 itibariyle sona eren üçüncü çeyrek döneme ilişkin global gelirleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,5 artarak 4,074 milyar avro oldu. Şebekeler işkolunda geçen yıla göre çift haneli gelir artışı yaşadık. Bu sonuçta, IP ve kablosuz şebekelerdeki hızlı büyüme etkili oldu. Optik şebeke ekipmanları alanında gelirlerimiz, bu dönemde neredeyse sabit kaldı. Uygulama gelirlerimiz, hem şebeke uygulamaları hem de kurumsal uygulamalarda tek haneli artış gösterdi. Servis gelirlerimizde, yüksek tek haneli büyüme kaydedilirken, Yönetilen ve Dış Kaynak Kullanımı çözümlerinde yüksek performans sağladık. Coğrafi açıdan bakıldığında, Kuzey Amerika’da çift haneli büyüme elde ederken, özellikle Asya Pasifik ve Doğu Avrupa’da satış trendlerimiz tek haneli oranlarda arttı. Hindistan ve Rusya’da ciddi seviyede büyüme kaydettik, Çin pazarında ise büyümeye bıraktığımız yerden devam ettik.

zümlerimiz, müşterilerimiz nezdinde büyük takdir görüyor. Yeni nesil ürün satışlarındaki payımız hızla artıyor. Kuzey Amerika’daki güçlü büyümenin yanı sıra Hindistan, Çin ve Rusya’da imzaladığımız son sözleşmelerle önemli büyüme kaydettik. Ürün karması ve coğrafi karma bu yılın ikinci çeyreğine kıyasla daha az avantajlı olmasına rağmen toplam kârlılığımızı geçen yıla göre artırdık. Ar-Ge ve çevre konularına bakış Araştırma-geliştirme faaliyetleri 2010 yılında da şirketimiz için önemini korudu. Geçtiğimiz yıl uluslararası projelerde görev alan yaklaşık 400 Türk mühendis, Alcatel-Lucent’ın tüm dünyadaki teknik destek, Ar-Ge, entegrasyon ve aktarım projelerine destek verdi. Ar-Ge bölümümüz, 2009 yılı içerisinde Femto, HLR, IN, Ödeme Sistemleri, Touchatag RFID tabanlı uygulama geliştirme çalışmalarına önemli katkılarda bulundu. 2009 yılında EMEA (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) bölgesinin en büyüğü olan Uluslararası Teknik Destek Grubu’muz 130 değişik ürün için 165 ülkedeki operatörlerin yıl boyunca karşılaştığı 10.000’e yakın problemi çözerken yüksek müşteri memnuniyeti de sağlamayı başardı. Alcatel-Lucent olarak, yeşil bilişim konusuna da büyük önem veriyoruz. Çevreci teknolojiler ve girişimler firmamızda dikkatle ele alınıp özenle uygulanan konular olmayı 2010’da da sürdürdü. Öncülüğünü yaptığımız Green Touch™ inisiyatifi, iletişimde yeşil ve daha sürdürülebilir bir geleceği hedefliyor. Green Touch™, Bell Laboratuvarları tarafından düzenlenen global bir konsorsiyum olarak, iletişim ağlarını bugün olduğundan bin kat daha fazla enerji tasarrufu sağlayan hale getirecek teknolojileri hayata geçirmeyi amaçlıyor. Green Touch™ ile iletişim ağlarının üç yıl boyunca kullandığı enerji miktarının bir günlük enerji miktarına eşit olmasını hedefliyoruz.

2010, gelecekte çok daha başarılı ve kârlı bir şirket olma hedefiyle başlattığımız dönüşüm yolculuğumuzda olumlu gelişmeler kaydettiğimiz bir yıl oldu. Üçüncü çeyrekte artan satışlarımız ve verimliliğimiz bunun bir kanıtı. Çö-

Ali Kançal Alcatel-Lucent Yönetim Kurulu Başkanı

66

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


2010 sizin açınızdan nasıl geçti? Bildiğiniz gibi telekomünikasyon sektörü, ülkemizin bilişim hedeflerinin gerçekleştirilmesi açısından büyük önem taşıyor; ekonomik durgunluğun söz konusu olduğu zamanlarda bile büyümenin tekrar sağlanması, ekonomik verimlilik ve etkinliğin artırılmasında anahtar rol oynuyor. Kriz dönemlerinde dahi dinamizm ve büyümeye büyük katkı sağlıyor. 2010 yılı da telekomünikasyon sektörü açısından oldukça hareketli, rekabetin kendini hissettirdiği bir yıl oldu. Bu durum, tüketicilere verimlilik ve fayda yaratan çözümlerle yansıdı; özellikle Avealılar birçok yenilik ve ilklerle tanıştılar. Türkiye’nin en genç operatörü olarak biz de 2010 yılını büyük başarılara, sektörümüz ve müşterilerimiz için ilk olan birçok projeye imza atarak geçirdik. Hedefimiz; müşterilerimizin yaşamına kolaylık ve keyif katan bir mobil yaşam ortağı olmak. Bu doğrultuda daha iyi hizmet vermek ve mevcut hizmet kalitemizi daha da yukarılara çekmek amacıyla altyapıya olduğu kadar, inovasyona da büyük önem verdik. Gerek kurumsal gerekse bireysel hizmetleriyle hızla büyümeye devam ederken, teknolojiye ve çalışanlarımıza da sürekli yatırım yaptık. Odak noktamıza koşulsuz müşteri memnuniyetini alarak güvenilir, özgün, şeffaf, yenilikçi, topluma ve gelecek nesillere değer katan, dinamik ve işbirliğine açık bir hizmet anlayışını benimsedik. Avantajlı tarifelerimiz ve ürünlerimiz ile sektörün dinamiklerini değiştirmeye devam ettik.

Mayıs 2010 tarihinde Garanti Ödeme Sistemleri işbirliği ile hayata geçirdiğimiz NFC teknolojisi çalışmasıyla, sadece Türkiye’de değil dünyada da ödeme sistemlerinde yeni bir dönem başlattık. Son olarak Aralık ayında yine dünyada bir ilke imza atarak NFC teknolojisi ile çalışan temassız banka ve kredi kartı uygulaması olan BonusluAvea’yı müşterilerimizin hizmetine sunduk. Her yıl yönetim, yeni ürün, yaratıcılık, müşteri hizmetleri, insan kaynakları, pazarlama gibi farklı kategorilerde başarılı olan uluslararası şirketlere verilen prestijli 2010 Stevie Ödülleri’ne damgamızı ı vurduk. “Yılın İnsan Kaynakları Departmanı” kategorisinde büyük ödüle, “Yılın İnsan Kaynakları Ekibi” ve “Yılın Müşteri Hizmetleri” kategorisinde ise onur ödülü olmak üzere 3 kategoride ödüle layık görüldük. İngiltere’nin en saygın ödül organizasyonlarından “En İyi İş Ödülleri 2010” kapsamında, “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” alanında verilen “En İyi İş Ödülü”nün de sahibi olduk. son olarak da Brüksel’de gerçekleştirilen II. Uluslararası AB Kalite Zirvesi’nde, Mobil İletişim ve Telekom Kategorisi’nde, kalite ve inovasyon uygulamalarında AB normlarını uygulayarak örnek teşkil eden markalara verilen “2010 AB Kalite Ödülü”ne layık görüldük. 2011 yılında da Avea olarak, müşterilerimizin hatta tüm vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştıracak başka yenilikçi uygulamaları da sektörümüze kazandıracağız.

Rakamlara baktığımızda da 2010 yılındaki sergilediğimiz performans ve sektörde yarattığımız dinamizm göze çarpıyor. 3. çeyrek’te açıklanan rakamlar çalışmalarımızın karşılığını aldığımızı gösteriyor. Bu yılın ilk yarısında piyasada kârını en hızlı artıran operatör olduk ve aynı dönemde kârlılığımızı % 11’e yükselttik. Avea olarak üçüncü çeyrekte ortaya koyduğumuz performansla ciromuzu 677 milyon TL’ye yükselttik. Abone başına düşen gelirimizi 19,7TL’ye çıkardık, EBİTDA’mızı 12 kat artırdık. Son bir yıllık sürede kârlılığımızı 12’ye katladık. Bu başarımızla grubumuza da önemli bir katkı sağladık. 2010 yılan damgasını vuran başarılarımızdan bazılarını sıralamak gerekirse; Ar-Ge merkezimiz ile 2010 yılında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından verilen Ar-Ge Merkezi Belgesi’ni almaya hak kazanarak sektörümüzde bir ilke imza attık. Bugün, Ar-Ge Merkezi Belgesi”ni alan tek operatör olma gururunu yaşıyoruz.

Erkan Akdemir Avea CEO’su

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

67


ÖZEL HABER

2010 sizin açınızdan nasıl geçti? 2010 yılı Global İletişim için kurumsal pazarda hizmet yelpazemizi genişlettiğimiz ve yatırımlarımıza devam ettiğimiz bir sene oldu. Özellikle MVNO lisansımız ile Mobil katma değerli servisler kapsamında sunduğumuz hizmetlerimizden birisi olan Araç Takip Sistemi’nde yılın son çeyreğinde önemli bir satış başarısı yakaladık. Veri merkezi hizmetlerimiz kapsamında Cloud Computing çözümlerimizi de pazara sunmuş bulunmaktayız. Global İletişim olarak sene içerisinde alanında uzman kişileri kadromuza katarak %30 istihdam sağlamış bulunmaktayız. 2010 yılında kendi fiber optik altyapımız dahil 100 km’ye ulaşarak, yaklaşık %65 büyüme ile kapatmayı bekliyoruz. Yalın ADSL, Sabitte Numara Taşınabilirliği ve Numara Tahsisi uygulamalarında ilk adımlar, şirket birleşmeleri sektörde yaşanan kayda değer gelişmeler arasında yer alıyor. MVNO tarafında, çifte vergilendirme sorunu çözülmüş bulunmaktadır. Şehir içi görüşmelerde ise fiili olarak serbestleşme gerçekleşmiştir. Geniş bant erişim alanında ise mobil hizmetlerin payını önemli ölçüde artırdığı bir sene yaşadık.

müşterilerimize sunduğumuz hizmetler arasında yer almaktadır. Global İletişim olarak 2011 yılında kendi fiber altyapımız üzerinden Cloud Computing temelli çözümlerimiz kapsamında sunduğumuz IaaS (Infrastructure as a Services), PaaS (Platform as a Services) ve SaaS (Software as a Services) çözümlerimize yeni hizmetler de ekleyerek Dudullu veri merkezimiz için yeni bir datacenter satış ekibi kuracağız. MVNO lisansımızın devreye girmesiyle M2M (Machine-to-Machine) teknolojilerinde uçtan uca servis temelli hizmet alanında güçlenmek, bu kapsamda Mobil katma değerli servisler altında hizmete sunduğumuz Araç Takip Sistemleri alanında bayi kanalıyla büyümek, yurtdışı trafiğimizi artırmak ve toplamda %60 büyüme hedefimizi gerçekleştirmek 2011 yılında odaklanacağımız konular arasında yer alıyor.

2010 yılında; Fulya veri merkezi ile Maslak arası ve Fulya veri merkezi Çobançeşme, hava alanı arasında kendi fiber altyapımızı döşemiş bulunmaktayız. Dudullu’da hizmet verecek olan, 900 metrekare alana sahip 3. veri merkezimizin inşasını tamamladık. Ayrıca teknik altyapımızda, kurumsal pazarda hizmet verdiğimiz müşterilerimizin ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebilmek amacıyla yatırımlarımızı gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Vermiş olduğumuz hizmetlerimizi incelediğimizde ise, 5651 sayılı kanun kapsamıda şirketlerin internet erişim konusunda firma içi internet erişimini yönetebileceği ve iç IP dağılımlarını saklayabilecekleri LogIT hizmetimizi müşterilerimize sunmaya başladık. 2010 yılı içerisinde hizmet vermeye başladığımız bir diğer ürünümüz ise firmaların ısı ve nem değerlerini takip edebilmelerini sağlayan GSM/GPRS tabanlı telemetri hizmeti. Hem sabit hem de mobil hatlar ile uyumlu çalışarak kullanıcıya kesintisiz erişim imkanı sağlayan 3G yedekleme hizmetimizde yine bu sene içerisinde

Murat Küçüközdemir Global İletişim Genel Müdürü

68

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


Bekleme bitti, 2011 uydu iletişiminin yılı olacak Uydu haberleşmesi dünyanın vazgeçemeyeceği ve ilerleyen iletişim teknolojisine ayak uydurabilen bir teknolojidir. Her türlü doğal afet, savaş ve olağanüstü hal durumlarında ya da GSM veya karasal şebekelerin ulaşamadığı her türlü alanda uydu haberleşmesi devreye girer. Dünyanın lider uydu haberleşme firması olan Globalstar, bu gelişen teknolojiye ayak uydurmak amacıyla 2006 yılında yeni yapılanmasını planlamaya ve faaliyete geçirmek üzere iletişim devleriyle anlaşmalar imzalamaya başladı. Planlamanın ardından adım adım uygulayamaya geçen Globalstar, ilk uyduların 2010 yılının Ekim ayında Kazakistan’ın Baykonur Uzay Üssünden Soyuz Roketi ile fırlatarak müşterilerinin kullanabileceği seviyeye getirdi. Yani kısacası 2010 yılı, uydu haberleşmesinde yeni ufukların açıldığı bir sayfa olarak karşımıza geldi. Yapılan yatırım miktarının 750 milyon Euro’yu aştığını düşünürsek, bu işin adım adım ve yıllara bölünerek uygulanmasının gayet doğal ve Globalstar tarafından başarıyla yürütülen bir süreç olduğunu ifade etmemiz yanlış olmaz. 2011 yılının sonuna kadar 24 yeni nesil uydusunu uzaya gönderme işini tamamlayacak olan Globalstar, ikinci nesil olarak adlandırılan bu uydularlarla müşterilerine yepyeni hizmetler sunmaya başlayacak. Globalstar müşterileri, bu sayede uydu haberleşmesinde bas-konuş, multimedya mesajları, küresel yer belirleme sistemleri, yüksek hızlı internet, görüntülü konuşma gibi yepyeni özelliklere de kavuşmuş olacaklar.

- Globalstar Avrasya’nın diğer operatörlere göre bilinirliği daha az olduğu için kurumsal vizyon ve imajını güçlendirici çalışmalar yapıldı. - Globalstar Avrasya, 2010 yılında TSE ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi ve 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi belgelerini aynı anda almaya başaran tek operatör firma oldu. - Küresel iletişimde tamamlayıcı rolü bulunan Globalstar Avrasya, diğer operatörler ve hizmet sağlayıcılarla yaptığı anlaşmalarla halkın kesintisiz iletişime ulaşmasını kolaylaştırıcı tedbirler aldı. 2011 yılında da yeni jenerasyon uydulara uyum için Uydu Yer İstasyonunda güncelleme çalışmaları yapacak olan Globalstar Avrasya, özellikle 2011 yılında çok büyük ve önemli projelere imza atmaya hazırlanıyor. Bu projelerin aynı zamanda bir kısmı sosyal sorumluluk projeleri olarak da karşımıza çıkacak. Henüz ülkemizde iletişim olanaklarından tüm vatandaşlarımız malesef eşit olarak faydalanamıyor. Tüm vatandaşlarımızın aynı iletişim olanaklarına kavuşabilmesi için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

Globalstar’ın bağımsız operatörlerinden birisi olan ve kurulduğu 1997 yılından bu yana “Türkiye’nin tek mobil uydu haberleşme operatörü” olarak hizmet veren Globalstar Avrasya, da bu gelişmeleri yakından takip ederek, müşterilerine adım adım duyurdu. Türkiye ve Ortadoğu ülkerine hizmet sunan Uydu Yer İstasyonu ile oldukça önemli ve stratejik bir konumda bulunan Globalstar Avrasya, 2010 yılını yapılacak yeni yatırımlara hazırlayarak geçirdi. Bu yatırımların bazılarını örnekleyecek olursak: - Şirketin teknik altyapısını ve personelini güçlendiren Globalstar Avrasya, yeni uyduların tam anlamıyla devreye girmesiyle birlikte müşterilerine kesintisiz, hiçbir doğal koşuldan etkilenmeyecek yeni iletişim çözümleri hazırladı.

Atilla Özçelik Globalstar Avrasya Yönetim Kurulu Başkanı

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

69


ÖZEL HABER

2010 sizin açınızdan nasıl geçti? Bugün dünya ekonomisini tetikleyen, diğer pek çok sektörün gelişimine katkıda bulunan telekomünikasyon sektörü, hayata geçirdiği uygulamaların bir sonucu olarak teknolojinin de hızla gelişimini teşvik eden en temel sektör durumunda... Hızlı tüketim pazarından ağır sanayiye, otomotivden inşaat sektörlerine kadar her alanda telekomünikasyon sektörünün imkânlarından yararlanılıyor. Yatırımcılar telekomünikasyon teknolojilerini kullanarak işletme maliyetlerini rekabet edebilecek seviyelerde tutabiliyor, yeni ve karlı alanlara yatırım konusunda motive olabiliyorlar. Günümüzün taşıyıcı sektörleri arasında yer alan bu sektör öncelikle sosyo-ekonomik açıdan ülkeyi güçlendiriyor ve geleceğe taşıyor. Global ekonomik krizde bile, 2008 yılı ortasından itibaren bilişim sektörü yıllık ortalama yüzde 7-10 arasında büyüdü. Kısacası global rekabetten kopmak istemeyen ülkeler, bilgi ve iletişim teknolojileri alanındaki gelişmelere ayak uydurmak zorunda. Türkiye’deki bilişim sektörü şu an hala büyüme dönemini yaşıyor. Projeler ve yatırımlar ile Türkiye, gelecekte bilişim sektörünün en büyükleri arasına girecek. 2010 yılının Huawei Türkiye için özellikle bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişimindeki en önemli faktörlerden biri olan Ar-Ge konusunda büyük atılımların gerçekleştirildiği bir yıl olduğunu söyleyebiliriz. Huawei, her yıl gelirlerinin %10’undan fazlasını Ar-Ge faaliyetlerine ayıran bir şirket. Dünya genelinde 17 Ar-Ge merkezi ve 43.000’den fazla çalışanı bulunuyor. Huawei olarak bu yıl, en büyük ikinci uluslararası Ar-Ge merkezini İstanbul’da açtık. Temmuz 2010’da Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ndan almış olduğu Ar-Ge lisansı ile ülke standartlarında da geçerliliği onaylanan Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi’nde bugün, neredeyse tamamı mühendis olmak üzere 200’ün üzerinde Türk çalışan bulunuyor. Ar-Ge Merkezimizdeki sayısal büyümeyi satın almalarla değil, tamamen organik şekilde gerçekleştiriyor ve bu sayede istihdama katkıda bulunuyoruz. Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi olarak, sadece Türkiye’nin değil tüm Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT)’nin yazılım geliştirme sorumluluğunu üstlenmiş durumdayız. Huawei’nin bu konuda elde ettiği başarıda Ulaştırma Bakanımızın, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanımızın ve kurulun diğer değerli üyelerinin katkısı büyüktür. Bakanlığımız da BTK da bilişim sektörünün dinamizminin sağlanması, sekötürün fayda yaratma ekseninde yönlendirilmesi ve adil rekabet ortamının oluşturulması bakımndan başarılı çalışmalarıyla, Türkiye’nin bu konuda katettiği olumlu mesafede anahtar rol üstleniyorlar.

70

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi kapsamında; hedeflerimiz arasında katma değerli servisler, ücretlendirme ve faturalandırma, çağrı merkezi ve müşteri ilişkileri yönetimi gibi ürün ve hizmetler yer alıyor. Ayrıca, yazılım ürünleri, kablosuz teknolojiler ve ALL-IP; sabit mobil yakınsama, yeni nesil şebekeler alanlarında analiz ve araştırmalar; ürün planlama, optimizasyon, performans iyileştirme ve pazar adaptasyonu gibi uygulamaların yürütülmesi de bulunuyor. Yalnızca Türkiye operasyonları ile sınırlı kalmayan Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi, Avrupa ve BDT ülkelerine yakın olması nedeniyle, bu bölgelerdeki müşterilerin ihtiyaç ve taleplerini karşılama açısından önemli bir üs oluşturuyor. Türkiye üzerinden Rusya, Kazakistan, İspanya, Fransa, İrlanda, Almanya ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkelere yazılım geliştirme desteği veriyor. Avrupa ve BDT’yi kapsayan Bölgesel Ar-Ge Müdürlüğü olarak çalışan Huawei Türkiye Ar-Ge merkezinin diğer ülkelerle işbirlikleri her geçen gün artıyor. Hatta öylesine ki uzmanlık alanımızdaki konularda sorumlu olduğumuz bölge dışındaki Filipinler ve Güney Afrika gibi ülkelerdeki projelere de destek oluyoruz. Huawei, Türkiye’de açtığı Ar-Ge merkeziyle her şeyden önce kaliteli işgücüne istihdam olanağı sağlıyor. Yalnızca bir çalışma ortamı olarak değil, aynı zamanda bir eğitim yuvası olarak da görülmesi gereken Ar-Ge merkezleri, çalışanların uzmanlıklarının gelişiminde kuluçka merkezi işlevi görür. Yetenekli Türk mühendislerine uluslararası bir şirkette çalışma deneyimi sunarak onların dünyaya açılmasına da destek oluyoruz. Ar-Ge merkezimizin tüm dünyadaki operasyonlarımız için hizmet üreten nitelikte olması, ülke öz kaynaklarına yapılan bir ek yatırım olarak da değerlendirilebilir. Yaptığımız doğrudan yatırımın yanı sıra sürekli üreten bir yapıya yatırım yapmış olmamız, ülke ekonomisine de sürdürülebilir bir katkı sağladığımız anlamına geliyor.

Tufan Ünal Huawei Türkiye Pazarlama Direktörü


2010 sizin açınızdan nasıl geçti? Bireylerin hayatlarının her evresinde ve hayatın her alanında teknolojik yeniliklerle var olmayı hedefliyoruz. Temel amacımız, Türkiye’de herkesi internetle tanıştırıp dünyaya bağlamak. Genç ve dinamik bir şirket olarak genç neslin hayatının her anına dokunacak projeleri planlıyor ve uyguluyoruz. Yeni “dijital yaşamda” müşterilerimize “rehberlik” etme misyonunu ile hareket ediyoruz. 2010 yılında “TTNET’le Her Şey Mümkün” diyerek başlattığımız yeni dönemde, müşterilerimizin tüm iletişim ihtiyaçlarını tek elden karşılama hedefiyle, iletişim teknolojilerinin üç temel bileşeni olan internet, televizyon ve telefonu birlikte sahiplendik. Sinema ve televizyonu taşınabilir hale getiren Tivibu ve genişbant internet bağlantısı üzerinden alıcı aracılığıyla yüksek kalitede yayın yapan yeni nesil TV platformu IPtivibu’nun yanı sıra, Avea işbirliği ile TTNET Mobil markası altında 3G mobil internet ve cep telefonu hizmetlerini müşterilerimizle peş peşe buluşturduk. Yayına başladığı ilk günden itibaren yayıncılıkta bir ilk olan; gücü izleyicinin inisiyatifine veren yeni bir dönemi başlatan Tivibu’nun abone sayısı bugün 500.000’den fazla. Televizyon alanında Tivibu ile başlattığımız dönemi IPtivibu ile bir adım öteye taşıdık. 24 Eylül 2010’da satışa sunduğumuz IPtivibu’yu, yüksek müşteri memnuniyeti sağlamak adına ilk olarak İstanbul, Ankara ve İzmir’de pilot olarak uygulamaya aldık. IPtivibu’yu bugüne kadar 2000 test kullanıcısı deneyimleme fırsatı buldu. Abonelerimize yönelik gerçekleştirdiğimiz IPtivibu demolarından sonra aboneliği kabul etme oranının yüzde 95’lerde olduğunu görüyoruz. 2011’de 30 ilimizde IPtivibu servisini hayata geçireceğiz.

Bahsettiğim gibi Türkiye’de iletişim teknolojilerinin liderliğini üstlenen bir kurum olarak müşterilerinin tüm iletişim ihtiyaçlarını tek elden karşılamak ve interneti ülkemizin her köşesine ulaştırmak öncelikli hedeflerimiz arasında. Bu doğrultuda sürdürdüğümüz çalışmalarımıza bir yenisini ekleyerek, internetin herkes için faydalarını öne çıkaran ve çok değerli sanatçılarımız Şener Şen ve Olgun Şimşek’in rol aldığı “Mümkünlü Reklam Kampanyası”nı kısa süre önce hayata geçirdik. Yine kısa süre önce, iki yıldır yürüttüğümüz Türk Futbol Milli Takımları Ana Sponsorluğu’nun ardından futbola verdiğimiz desteği bir adım öteye taşıdık. Ülkemizin önde gelen dört spor kulübü ile işbirliği içerisinde geliştirdiğimiz, internet gelir paylaşım ortaklığı modeline dayanan projemizi hayata geçirmenin mutluluğunu da yaşadık. Bugün 6 milyonu aşan abone sayımız ve Point Topic’in* açıkladığı dünyanın en fazla DSL abonesine sahip şirketler listesinde onunculuğa ulaşmamız da doğru bir strateji izlediğimizin en önemli göstergesi… Geçmişten bugüne edindiğimiz deneyim ve birikimi, gelecek yıllara taşımak için bir dizi proje üzerinde çalışıyoruz. Rekabet alanımızı genişletirken katma değerli servis ve ürünlerimizi artırıyoruz. Önümüzdeki dönemde de yeni ürün, servis ve hizmetlerimizle müşterilerimizin hayatına değer katmaya devam edeceğiz. Kaynak: Point Topic, 2010 2. çeyrek verileri

Son olarak Ekim ayında TTNET Mobil’i tüketicilerle buluşturduk. İletişim teknolojilerinin üç temel unsuru olan internet, televizyon ve telefonun bir arada sunulduğu Üçlü Oyun’da; TTNET Mobil ile ADSL’in yanı sıra abonelerinin mobil iletişim ihtiyaçlarını da karşılayarak, iki farklı hizmeti tek faturada ödeme dönemini başlattık. Avea ile işbirliğinde hayata geçirdiğimiz TTNET Mobil ile abonelerimiz avantajlı mobil iletişim çözümlerine de kavuşuyor ve bu yeni uygulama ile iletişim ihtiyaçlarını tek fatura üzerinden karşılıyor.

Tahsin Yılmaz TTNET Genel Müdürü

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

71


ÖZEL HABER

2010 yılı GSM sektörü açısından nasıl geçti, hangi gelişmeler etkili oldu?

gür” tarifesi ile onların hayallerini gerçekleştirdik ve pek çok avantajlar sunduk.

2010 yılında yüzde 85’lik penetrasyon oranını gören Türkiye, toplam mobil abone sayısında 62 milyon, 3G abonesi sayısında ise 17 milyona yaklaştı. 2010’un en çok dikkat çeken gelişmelerinden birisi 3G abone sayısındaki yükseliş oldu. 2010’un ilk çeyreğindeki abone sayısı, 2010’un sonuna gelindiğinde iki katına ulaştı. Bu, mobil internetin dünya genelinde yaptığı patlamanın da ülkemize sıçramasının bir göstergesi oldu.

Medline işbirliği ile faaliyete geçen 546 344 40 40 numaralı Vodafone Sağlık Hattı’ndan, Vodafone abonelerine tıbbi danışmanlık hizmeti vermeye başladık. Elazığ’da 8 Mart tarihinde meydana gelen depremde zarar gören vatandaşlarımızın iletişim ihtiyaçlarını ücretsiz karşılayarak, tüm teknik olanaklarım seferber ettik.

Dünyada Apple iPhone ve Google Android’in pazardaki büyük yükselişi, diğer cihaz üreticilerinin de akıllı telefon üretimine yönelmesi mobil internet kullanımını tetikledi. İlk 9 ayda sabit ve mobil birlikte toplam telekom sektörü yaklaşık yüzde 5 civarında büyüme gösterirken, GSM sektöründeki büyüme yüzde 7 olarak gerçekleşti. Özellikle data servisleri bu büyümede önemli bir role sahip oldu. Sesli görüşmelere baktığımızda Türkiye’nin Fransa ve İrlanda’nın ardından ortalama 239,4 dakika ile aylık kullanım miktarı ile Avrupa’nın en çok mobil konuşan üçüncü ülkesi olduğunu görüyoruz. 2010’da özellikle akıllı telefonlar, tabletler ve onları takip edecek diğer akıllı cihazlar, dijital platformun haritasını hızla değiştirecek unsurlar olarak öne çıktı: - GfK satış paneli verilerine göre Ocak 2010’da telefon satışları içindeki akıllı cihazların payı %13 iken, Eylül 2010’da % 19’a ulaştı. Bu oranın 2014’de yüzde 50’yi geçmesi bekleniyor. - Bugün sayısı 5 milyar olan mobil cihazların, 2020 yılında 16 milyara ulaşması bekleniyor, yani 3 kat artış göstererek dünya nüfusunun da üç kat üzerinde bir sayıya ulaşacak. 2010 yılı Vodafone açısından nasıl geçti, hangi yenilikler yapıldı? 2010’un Vodafone için istikrarlı büyümeye geçtiğimiz önemli bir yıl olduğunu söyleyebiliriz. Abone sayısındaki artış, numara taşımada elde edilen başarılar, yapılan yatırım miktarındaki yükseliş, mali performanstaki artış vb. gibi birçok farklı parametre 2010 yılının Vodafone için sıçrama yılı olduğunu gösteriyor. 2010’da neler yapıldığına kronolojik olarak göz atmak gerekirse, önümüze uzun bir liste çıkarmamız gerekiyor. Bu tabi ki çok da mutluluk verici bir durum. 2010’un başından itibaren Sayın Orhan Gencebay ile reklam ve tanıtım çalışmaları yapmaya başladık. 50 yılı aşkın müzik hayatı ile Türkiye’nin en büyük sanatçılarından olan Orhan Gencebay’ın rol aldığı reklam çalışmalarımız çok beğenildi ve marka algısı anlamında son derece olumlu katkıları oldu. Daha sonra segmentlerle ilgili çalışmalara yönelik olarak gençlerin sesine kulak vererek “Cep Öz-

72

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

Mart ayında önde gelen bağımsız marka değerlendirme kuruluşlarından Brand Finance tarafından her yıl hazırlanan en değerli 500 marka sıralamasında, 28,9 milyar dolarlık marka değeri ile 2009 yılında dünya telekomünikasyon sektörünün en değerli markası olduk. Tüm sektörlerin dahil edildiği genel sıralamada 2008 yılına göre bir sıra yükselerek, 500 dünya markası arasında en değerli 7. marka olarak yerimizi aldık. Mart ayında yine önemli bir başarıya imza atarak, Dual Carrier HSPA+ OTA teknolojisiyle 43.1 Mbps hıza ulaşarak Türkiye 3G hız rekorunu bir kere daha kırdık. Türkiye’de en yüksek 3G veri indirme hızına önce 30 Nisan 2009’da 21.1 Mbps ile, daha sonra 1 Temmuz 2009’da saniyede 28.8 megabit sınırını aşarak ilk defa ulaşmayı başarmıştık. Ayrıca, Mart ayında Cep Avantaj tarifelerinin lansmanını gerçekleştirdik. Nisan 2010’da sektörde çok önemli bir değişiklik olarak uygulanmaya başlayan lira sistemine geçişi başarıyla tamamladık. Faturasız hat sahibi abonelerimiz için Türk Lirası bazlı fiyatlandırma sistemi için bir kampanya düzenledik. “Hoş geldin Lira Kampanyası” ile 2 – 30 Nisan 2010 tarihleri arasında tek seferde yaptıkları 20 TL ve üzeri yüklemelerinde, abonelerimize yüklediklerinin yüzde 50 fazlasını hediye ettik. Ardından kurumsal iletişimde önemli bir satın almaya imza attık, Rekabet Kurulu’nun onayını da aldıktan sonra Borusan Telekom’u resmen bünyemize kattık. Yine aynı dönemde 15. İnsan Kaynakları Zirvesi kapsamında verilen 9. İnsana Saygı Ödülleri’nde “En Beğenilen Firma” ve “En Beğenilen 10 İnsan Kaynakları Yöneticisi” ödüllerini kazandık. Türkiye Vodafone Vakfı’nın yürüttüğü en önemli sosyal sorumluluk projelerinden birisi olan İlk Adım’ın Adana’daki ana sınıfının resmi açılışını Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun da katılımıyla yaptık. Günde 50 kuruşa herkese mobil internet keyfi sunulmaya başlamasından kısa bir süre sonra da Türkiye’de en gelişmiş 3G teknolojisiyle, genişbant mobil interneti yeni Vodemnet Paketleriyle haftalara, günlere ve hatta saatlere bölerek abonelerimize ihtiyaç duydukları kadar internet kullanma imkanı verdik. Mart ayında kurumsal müşterilere yönelik olarak çok


önemli bir programın startını verdik ve işletmelerin rekabet güçlerini artırmalarına katkıda bulunacak yeni kurumsal hizmet paketi Vodafone İş Ortağım’ı açıkladık. Vodafone İş Ortağım çözümlerini kurumlara daha iyi ulaştırmak için Vodafone Türkiye bünyesinde yeni bir satış kadrosu oluşturarak çalışmaya başladık. Özel eğitimden geçirilen bu ekip, kurumsal ihtiyaçları en iyi şekilde karşılayan çözümleri sunmaya başladı. Mayıs 2010’da İstanbul Kültür Sanat Vakfı’na sponsor olduktan sonra yine bu ay içinde İstanbul’da en yüksek ve düzenli prim ödeyen 3 şirketten biri olarak Türk ekonomisine yaptığımız katkıyı bir kez daha ortaya koyduk. Gençlere yönelik staj ve iş imkanları sağladığımız Vodafone All Stars projesi bu dönemde 9 bin başvuru ile büyük ilgi gördü. Türkiye Vodafone Vakfı’nın en önemli kurumsal sosyal sorumluluk projeleri arasında başta gelen Düşler Akademisi’nin verdiği mezun sayısı beş yüze ulaştı. Gençlere yönelik Özgür Festivalimiz 1,7 milyon üniversiteliyi coşturdu. Haziran ayında ise reklamcılığın en prestijli ödülü Kristal Elma’da iki birincilik ödülüne layık görüldük. Temmuz ayında pazarda yine bir ilke imza atarak kendi markamızı taşıyan ilk cep telefonunu 1 TL’ye piyasaya sunduk. Ki bu Türkiye’de daha önce yapılmamış bir şeydi. Telefonun tanıtım toplantısına katılan Orhan Gencebay, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray’a 1 TL vererek ilk cep telefonun sahibi olmuştu. Daha sonra Türkiye’nin öncü ve lider otomotiv üreticisi Tofaş ile Türkiye’de bir ilke daha imza atarak, Türkiye’nin bir kurum için geliştirilmiş en kapsamlı sabit ve mobil iletişim yakınsama çözümünü hayata geçirdik. Tofaş’ın tüm kurum içi mobil telefon, sabit telefon ve internet bağlantılarını birbirine mobil platform üzerinde entegre eden çözüm sayesinde hem tasarruf imkanı sağlarken aynı zamanda iletişim hızı ve çalışan verimliliğinde de artış sağladık.

hizmet seçenekleriyle müşterilerimizin beğenisine sunduk. Telefonlarını Vodafone Cep Merkezleri’nden aylık 65 TL’den başlayan fiyatlar ile alan iPhone 4 meraklıları, Vodafone’un sunduğu avantajlarla eşsiz bir iPhone 4 deneyimi yaşadı. Vodafone Çiftçi Kulübü’nün son teknolojilerle donatılmış Eğitim Tırı, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in de katılımı ve desteği ile Ekim ayında yola çıktı. 300 bin çiftçimize yüzyüze eğitim vermeyi hedefleyen Eğitim Tırı, 2010 yılı içinde 40 bin kilometreden fazla yol kat ederek, 50 bini aşkın çiftçimize uygulamalı tarım eğitimleri verdi. Bundan çok kısa bir süre sonra dünyanın en gelişmiş yazılım ve mobil cihazlarını kullanarak, Uzun Vadeli Evrim (Long Term Evolution – LTE) mobil iletişim teknolojisinin testini gerçekleştirdik. Vodafone Türkiye Şebeke Planlama ve Strateji Bölümü tarafından gerçekleştirilen test sırasında, LTE teknolojisi kullanılarak test şebekesi üzerinden yüksek hızlı Data Bağlantısı kuruldu. LTE bağlantısı aracılığıyla, yüksek veri yükleme ve düşük paket gecikmesi özellikleriyle birlikte, yüksek veri indirme hızları sergilendi. Test kapsamında, internete video yüklenmesi ve büyük dosya eklenerek e-postaların gönderilmesinin 10 kata kadar daha hızlı olduğu gösterildi. Yine Ekim ayı içinde Vodafone olarak İngiltere, İrlanda, Portekiz ve Avustralya’da başarıyla sunmakta olduğumuz bir hizmeti Türkiye’ye taşıdık. Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, alınan tüm mobil hizmetleri ihtiyaca göre çalışanlarına dağıtmak isteyen firmalara yepyeni “Vodafone İş Ortağım Ortak Havuz Tarifesi”ni kullanıma sunduk. Ortak Havuz Tarifesi sayesinde kullanılmayan hizmetler bir sonraki aya otomatik olarak devrediyor ve firmalar ay içinde tarife paketini istediği gibi büyütüp küçülterek iletişim ma-

Vodafone’un Türk tarımına destek olmak üzere çalışmalar yaptığı projesi Vodafone Çiftçi Kulübü üyelerine arasında yapılan çekilişle ilk traktör talihlisi belli oldu ve traktörü sahibine Eylül ayında teslim edildi. Çekim kalitesi ve altyapımıza ne kadar güvendiğimizi ortaya koyarak, numarasını ilk kez Vodafone’a taşıyan faturalı hat sahiplerine çekim kalitesini 1 ay boyunca deneme fırsatı sunduk ve bu kampanyamız büyük bir ilgi gördü. Ardından tüm zamanların en iyi cep telefonu olarak tanıtılan iPhone 4’ü, 24 Eylül’de müşterilerimizle buluşturduk. Sabırsızlıkla beklenen iPhone 4’ü, çok uygun tarife ve

Gökhan Öğüt Vodafone Genel Md.Yrd.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

73


TD HABER

Karel, Azerbaycan Telekom Altyapısının Sayısallaşması Projesi’ni Tamamladı Karel completed digitization of Azerbaijan telecom infrastructure project

K

arel önemli rol oynadığı Azerbaycan Telekom santrallerinin sayısallaştırılmasına ilişkin projeyi 2010 sonu itibariyle tamamladı. Dünyaca ünlü telekomünikasyon şirketlerini geride bırakarak önemli bir projeye imza atan Karel, bu kapsamda Azerbaycan’da 1023 santral ile toplam 432 bin portun kurulumunu gerçekleştirmiş oldu.

74

K

arel which has important role on Azeybaijan telecom infrastructure, completed digitization of Azerbaijan telecom switchboards at the end of the 2010. Karel which has signed to important Project by leaving leading telecommunication companies of the world, carried out establishment of 432 thousand port and 123 switchboards.

Dünyanın en büyük 15 PBX üreticisinden biri olan, Türkiye’nin yanı sıra Ortadoğu ve Afrika Bölgesi Pazar lideri Karel, Azerbaycan telekom altyapısının sayısallaştırılma projesini başarıyla tamamladı. Projenin tamamlanması dolayısıyla basının da davetli olduğu bir kutlama yapan AZtelekom, Karel’e de başarısından dolayı özel bir teşekkür mektubu gönderdi.

Karel which is one of the largest 15 PBX producer and market leader in Middle East and Africa region as well as Turkey, completed digitization of Azerbaijan telecom infrastructure successfully. AZTelecom has made celebration where pres is also invited, and send letter of thanks to Karel because of its success.

2002 yılından bugüne kadar Azerbaycan’da ülkenin telekomünikasyon altyapısının modernleşmesinde önemli rol üstlenen Karel, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından onaylanan devlet santrallerinin sayısallaştırılmasına ilişkin projeyi toplam 1023 santral ve 432.bin portun kurulumunu gerçekleştirerek tamamladı.

Karel which has been taking important role on the modernization of the country’s telecommunications infrastructure in Azerbaijan since 2002, completed digitization of the state switchboards that approved by President of Azerbaijan İlham Aliyev, by establishing 1023 switchboards and 432 thousand port.

Proje kapsamında 2003 yılından itibaren şehir merkezleri ve köyler Karel santralları üzerinden yerel ve uluslararası aramalara başladılar. Proje kapsamında, transmisyon altyapısı olmayan dağlık bölgelerdeki 104 köy için kurulan santraller sayesinde uydu üzerinden haberleşme imkanı sağlandı. Yeni yapı sayesinde Azerbaycan’da kullanılan

In the scope of the Project, city centers and rural have been making local and international calls through Karel switchboards since 2003. Within this Project communication is provided through switchboards established for 104 villages in rural which have not transmission infrastructure. While communication troubles originated from ex-

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


mevcut altyapıdan kaynaklanan iletişim sorunları giderilirken, son kullanıcılar ile telekom operatörleri sayısal teknolojinin sunduğu olanaklardan en üst seviyede yararlanma imkanına sahip oldular. AZtelekom ile yürütülen proje sonunda Karel, AZtelekom İB ‘deki şehir santralleri içindeki oranı adet bazında %75’e ulaştı.

isting infrastructure in Azerbaijan are shooting thanks to new infrastructure, end users and telecom operator have opportunity to benefit from resources offered by digital technology at the highest level. As a result of Project carried out with AZtelecom, rate of Karel in AZtelecom city switchboard reached to %75 on the basis of unit.

Proje ile ilgili açıklama yapan CIS Bölgesi Satış Direktörü Metin Cebeci şunları söyledi:

CIS Region Sales Director Metin Cebeci made a speech about the Project and said:

“Karel olarak güçlü bir Ar-Ge ve dünya ölçeğinde üretim olanaklarına sahibiz. Müşteri istek ve ihtiyaçlarına uygun esneklikte ürün ve çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım bizim fark yaratmamızı sağlıyor. 1990 yılından beri de uluslararası pazarlara Karel markasıyla ürün ve teknoloji ihraç ediyoruz. Bugün dünyada 30’dan fazla ülkede ve 9 milyonun üstünde kullanıcı tarafından tercih ediliyoruz. 2002 yılında girdiğimiz Azerbaycan pazarında ise, dünyaca ünlü birçok rakip markayı geride bırakarak bugüne kadar 21 ihale kazandık. Ürün ve teknoloji olarak gücümüzü satış sonrası servis desteğimizle de perçinliyoruz. Azerbaycan’da bunun için oluşturulmuş, özel eğitimli ekiplerimiz bulunuyor. Azerbaycan’da gerçekleştirdiğimiz bu proje sayesinde önemli deneyimler ve güçlü referanslar kazandık. Karel’in global marka olma hedefleri açısından bu bölgedeki potansiyelin değerlendirilmesinde Azerbaycan proje deneyimlerimizin katkısı önemli olacak ve rekabette avantaj sağlayacaktır.”

“As Karel, we have a strong R&D and world-scale production opportunity. We are developing solutions and products at appropriate flexibility with customer needs and demands. This approach provide for us to creation difference. We have been exporting product and technology under the brand of Karel to international markets since 1990. Today we are preferred by more than 9 million users in from more than 30 countries. We have won 21 auctions by leaving many of competitor brands behind in Azerbaijan where we entered in 2002. We strengthen our strong of technology and product with after-sales service support. There are our teams who are created and trained specially for this in Azerbaijan. We have gain important experience and references thanks to our Project in Azerbaijan. In terms of Karel’s target of being international brand, our Project experiences gained Azerbaijan Project will have important contributions for using the opportunity of region potential.”

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

75


KONUK YAZAR

SİBER GÜVENLİK TATBİKATLARI: AMAÇLARI ve YÖNTEMLERİ CYBER SECURITY APPLICATIONS: OBJECTIVES and METHODS

Mustafa Ünver 1 Giriş İçinde bulunduğumuz bilgi çağında, İnternet başta olmak üzere bilgi ve iletişim teknolojilerinde gözlenen hızlı gelişim, bir yandan hayatın pek çok alanında kolaylıklar ve fırsatlar sunarken; diğer yandan; a)Yasal mevzuatın söz konusu gelişiminin gerisinde kalmasıyla oluşan mevzuat boşlukları ve uyumsuzlukları,

munver@btk.gov.tr

b) Bilgi ve iletişim sistemlerinde (BİS) bulunan teknik ve idari güvenlik zafiyetleri, c) Siber güvenlik ile ilgili ulusal ve uluslararası kapasitenin ve farkındalığın azlığı,

1. Introduction In the information age, we live in, the rapid development observed in information and communication technologies, especially in internet, provides facilities and opportunities in many areas of life on the one hand, but on the other hand, brings many dangers threatening the information and communication systems due to the many negative aspects such as: a) gaps and mismatches in the regulations, because the legislation falls behind this development, b) technical and administrative security weaknesses in the information and communication systems, c) lack of the cyber security-related national and international capacity and awareness,

76

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


d) İdari, teknik ve hukuki alanda uluslararası işbirliğinin sağlanamaması

d) lack of international cooperation in administrative, technical, and legal fields.

gibi olumsuzluklar dolayısıyla BİS güvenliğini tehdit eden bir çok tehlikeyi de beraberinde getirmektedir.

These threats are described as ìcyber threatsî and pave the way for ìcyber-attacksî targeted at information and communication systems. Cyber-attacks can be made for different purposes. Generally, attacks such as identity theft targeted at persons and firms in order to obtain financial gain are classified as ìcyber-crimeî and organized large-scale attacks targeted at critical infrastructures of states for the purpose of political or military interests are considered within the scope of ìcyber war.î 1

Söz konusu tehditler, “siber tehditler” olarak nitelendirilmekte olup, bunlar BİS’i hedef alan “siber saldırılara” zemin hazırlamaktadır. Siber saldırılar farklı amaçlarla yapılabilmektedir. Genellikle maddi kazanç elde etmek amacıyla şahısları ve firmaları hedef alan kimlik bilgileri hırsızlığı gibi saldırılar “siber suçlar” olarak sınıflandırılırken, politik veya askeri çıkarlar doğrultusunda devletlere ait kritik altyapıları hedef alan, büyük çaplı ve organize saldırılar ise “siber savaş” kapsamında değerlendirilmektedir. 1 2007 yılında Estonya’nın ve 2008 yılında Gürcistan’ın e-devlet hizmetlerinin çökertilmesine yönelik saldırıların yanı sıra, 2010 yılında Stuxnet adlı kötücül yazılım aracılığıyla İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini yürüttüğü sistemlerde kullanılan PLC2 yazılımlarının işleyişinin bozulması en çarpıcı siber savaş örneklerindendir. Tüm dünyada, ordu komutanlıkları, askeri birlikleri savaşa hazırlamak amacıyla tatbikatlar 3 düzenleyerek, muhtemel bir savaş durumunda yeterliliklerini ve eksikliklerini tespit etmektedirler. Benzer şekilde, siber ortamda da, siber güvenlik konusunda teknik, idarî ve hukukî yeteneklerin ve eksikliklerin tespit edilmesi ve geliştirilmesi, bilgi ve tecrübe paylaşımının sağlanması ve farkındalığın arttırılması amacıyla gerek ulusal, gerekse uluslararası düzeyde siber güvenlik tatbikatları yapılmaktadır.

The most striking examples of cyber war were attacks targeted at e-Government services of Estonia in 2007 and Georgia in 2008 as well as a malware Stuxnet carried out for the purpose of corrupting the functioning of PLC2 software used in Iran’s uranium enrichment activities. All over the world, the military commands prepare exercise in order to prepare military troops and detect their sufficiency and shortcomings in case possible war.3 Similarly, in the cyber environment, both national and international cyber security exercises are performed in order to detect and develop technical, administrative and legal skills and deficiencies, to provide sharing of knowledge and experience and to increase the awareness in the field of cyber-security. 2. Objectives of Cyber Security Exercises The aim of cyber security exercises is to measure the re-

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

77


KONUK YAZAR

2 Siber Güvenlik Tatbikatlarının Amaçları Siber Güvenlik Tatbikatlarının amacı kurumların çeşitli siber olaylar karşısında verecekleri tepkileri, bu tepkiler için kullandıkları kapasiteyi ve aralarındaki koordinasyonu ölçmektir. Mevcut durum için çekilen bu fotoğraf iyileştirme önerileri için önemli bir girdi sağlamaktadır. Tatbikat sonrasında siber olaylarla mücadelede teknik, idarî ve hukukî kabiliyetlerinin artırılması için öneriler geliştirilmektedir. 3 Siber Güvenlik Tatbikatlarında Uygulanan Yöntemler Tatbikatlar sırasında gerçek hayatta karşılaşılabilecek durum ve olayların, verecekleri karşılıkları ve alacakları önlemleri görmek amacıyla tatbikat katılımcılarına uygulanmasına enjeksiyon ismi verilmektedir. Siber Güvenlik Tatbikatlarının yapı taşlarından biri olan enjeksiyonların yazılı ve gerçek enjeksiyonlar olmak üzere iki çeşidi bulunmaktadır. 3.1 Yazılı Enjeksiyonlar Yazılı enjeksiyonlar kurumlara yazılı olarak iletilmekte ve kurumların bu olaylara tepkilerini yazılı olarak tatbikat yönetimine iletmeleri beklenmektedir. Yazılı ortam, kağıt, e-posta veya tatbikat için özel olarak geliştirilmiş olan bir yazılım olabilmektedir. Yazı tabanlı olarak gerçekleştirilen tatbikatlarda katılımcıların eğitilmesi, farkındalık oluşturulması, kullanımda olan politika ve prosedürlerin değerlendirilmesi sağlanırken kullanımda olan sisteme temas gerçekleştirilmeyip ve böylece sistemlerin zarar görmesi engellenmiş olmaktadır. 4 3.2 Gerçek Enjeksiyonlar Sistemin ve personelin hazırlıklılığını test etmek amacıyla tatbikat sırasında sistemlere gerçek saldırılar yapılabilmektedir. Tatbikat esnasında çalışan sistemlere zarar verilmemesi gerektiğinden gerçek saldırılar yazı tabanlı enjeksiyonlara nispeten daha zor olmaktadır.4 Ayrıca gerçek saldırı içeren enjeksiyonlar gerek teknik kabiliyet gerekse işgücü gerektirdiğinden daha maliyetli olabilmektedir. Gerçek saldırıların avantajı ise sistem yöneticilerinin teknik yeterliliklerini ve sistemlerin güvenliğini daha iyi ortaya koymasıdır.4 Tatbikat sırasında uygulanabilecek gerçek saldırılardan bazıları aşağıda sıralanmaktadır. 3.2.1 Dağıtık Hizmet Dışı Bırakma (DDOS) DDOS saldırıları hedef sunuculara, web sitelerine veya IP adreslerine yoğun şekilde istek göndererek hedefin asıl hizmetini sağlamasının engellenmesidir. DDOS saldırıları günümüzde kurum ve kuruluşları hedef alanların en çok kullandıkları saldırı türüdür. Bu saldırıları gerçekleştirirken genelde, zararlı yazılımlar yüklemek vasıtasıyla ele geçirilmiş, dünyanın dört bir yanında yer alan köle5 bilgisayarlardan oluşan botnetler5 kullanılmaktadır.

78

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

sponses of institutions to a variety of cyber incidents as well as the capacity used for these responses and the coordination between them. This information about the current situation provides an important input to offer suggestions for improvement. After the exercise, advices are being developed to improve technical, administrative and legal capabilities to provide protection against cyber-incidents. 3. Methods of Cyber Security Exercises It is called the injection to apply the real life situation and the events to the participants of the exercise in order to measure the responses and measures of them. There are two kinds of injections, one of the building blocks of cyber security exercises: written and actual injections. 3.1 Written Injections Written injections are forwarded to the institutions in written form and the management of the exercise expects written responses from the institutions. Written media may be paper, e-mail or software developed specifically for the exercise. Text-based exercises provide training of participants, creating awareness and evaluating the policies and procedures in use and thus prevent the systems from damages. 4 3.1 Real Injections In order to test the preparedness of the system and personnel during the exercises, actual attacks can be made to systems. Real attacks on systems are difficult than text-based injections, because it is necessary to damage the systems during the exercises.4 Also injections including real attack may cost more, because it requires technical skill and labor. The advantage of real attacks is to put forward the technical competence of system administrators and the system security in a better way.4 Some of the actual attacks that can be applied during the exercises are listed below. 3.2.1 Distributed Denial of Service (DDOS) DDOS attacks are prevention of providing of the actual service by the target by sending too much request to target servers, web sites or IP addresses. Today DDOS attacks are the most commonly used type of attacks to the institutions and organizations. Botnets 5 are used consisting of slave computers captured by means of installing malicious software all around the world in order to carry out these attacks. 5 3.2.2 Web Page Defacement Modifying, destructing or tampering the content of an internet page by using the security gaps is called defacement.


3.2.2 İnternet Sayfası Tahrifatı Saldırıların bir İnternet sayfasının açıklarından faydalanarak içeriğinin değiştirilmesi, tahrip edilmesi veya tamamen silinmesi olayına tahrifat (defacement) denmektedir. Genellikle sitelerin ana sayfalarındaki resimler, yazı gibi içerik sitenin açıklığından faydalanarak kötüye kullanan kişi tarafından değiştirmektedir. Kurumların İnternet sayfaları özellikle kurum itibarına zarar vermek isteyen saldırganların hedefi olmaktadır. Bazı durumlarda ise bu kişi siteye zararlı yazılım yükleyerek siteye girenlerin bilgisayarlarına bilgileri olmadan bu zararlı yazılımları yüklemeyi amaçlamaktadır. Tatbikatlarda, katılımcı kurumların İnternet sayfalarının güvenliğini bir saldırganın bakış açısıyla denetlemek ve tespit edilebilen zafiyetleri ilgili kuruma raporlamak siber saldırılara hazırlıklı olmak açısından fayda sağlamaktadır. 3.2.3 Port tarama TCP/IP protokol kümesi içerisinde yer alan sanal geçitlere port denilmektedir. Portlar uygulama ve ulaşım katmanları arasındaki veri akışını sağlamakta ve iki bilgisayar arasında bağlantı sağlanırken geçiş noktası görevi görmektedir. Port taramanın iki amacı vardır. İlki karşıdaki sistemin özellikleri ve sistem üzerindeki açık olan servisler hakkında bilgi sahibi olmaktır. Port taramanın ikinci amacı ise açık portları bulup bunlardan faydalanarak sisteme sızmaktır. Port taramanın birden fazla yöntemi olmakla birlikte, genellikle hazır programlar aracılığıyla yapılmaktadır. 3.2.4 Kayıt Dosyası Analizi Olası bir saldırı sonrası ortaya çıkan kayıt dosyalarının (log) analiz edilmesi, saldırının kim tarafından, ne zaman ve nasıl gerçekleştirildiğinin anlaşılması açısından önem arz etmektedir. Tatbikat esnasında, test ortamında yapılan saldırılar ile oluşmuş kayıtlar katılımcı kurumlara gönderilecek olup kurumların bu kayıt dosyalarını analiz ederek saldırının ne zaman, nasıl, kim tarafından gerçekleştiğini tespit etmeleri beklenmektedir.

Usually the content of the main pages of the sites such as images and text are changed by the malicious person taking advantages of the security gaps. Internet pages of the institutions are the target of attackers who want to harm the reputation of the institutions. In some cases, attackers intend to install malicious software to the computers of the visitors entering the site without their knowledge by installing malicious software to the site. In the exercises, participatory institutions check their internet pages from an attackerís point of view and can become prepared for cyber-attacks by means of reports provided them about the security vulnerabilities. 3.2.3 Port Scanning Port is a virtual gateway in a TCP/IP protocol stack. Ports provide the flow of data between application and transport layers and serve as a transit point that ensures a connection between two computers. Port scanning has two objectives. The first one is to have information about the properties of the system and other services open on the system. The second aim is to leak into the system by finding and using the open ports. Although there is more than one method, port scanning is usually done through the available programs. 3.2.4 Log File Analysis To analyze the registry files (log) after a possible attack is important in terms of understanding when and how this attack is occurred, and by whom it is performed. During the exercise, the logs obtained during the attacks occurred in the test environment are sent to the participating institutions and it is expected from the institutions to detect when and how this attack is occurred, and by whom it is performed by analyzing the log files. Since the creation and analysis of logs are performed without affecting the working systems, there is no risk of interruption. 4. Cyber Security Exercises in the World

Kayıt dosyalarının oluşturulması ve analizi çalışan sistemleri etkilemeden gerçekleştirileceği için sistemlerde kesinti gibi bir risk bulunmamaktadır. 4 Dünyada Siber Güvenlik Tatbikatları 4.1 ABD ve Bölge Ülkeleri ABD, 2006 yılından beri iki yılda bir “Siber Fırtına” (Cyber Storm) adıyla siber güvenlik tatbikatları düzenlemektedir. 2006 yılında düzenlenen Siber Fırtına-1 tatbikatına bilgi ve iletişim teknolojileri, enerji ve havayolları sektörlerinden çok sayıda kamu ve özel sektör kuruluşu katılmış ve katılımcıların çeşitli siber güvenlik ihlallerine ve kritik altyapıları hedef alan saldırı simülasyonlarına verdikleri tepkiler ile operasyonel, yönetimsel ve halkla ilişkiler boyutlarındaki işbirliği yetenekleri test edilmiştir.6

4.1 USA and Regional States In the USA, cyber-security exercises called ìCyber Stormî are organized every two years since 2006. Numerous public and private sector organizations from information and communication technologies, energy and airlines sectors participated to the exercise called Cyber Storm-1 organized in 2006 and the reactions of the participants to a variety of cyber security breaches and simulations targeted at critical infrastructures as well as collaboration capabilities in respect of the operational, administrative and public relations.6 Besides the United States, Australia, Canada, New Zealand, England, France, Germany, Hungary, Sweden, Switzerland, the Netherlands and Japan also participated to Cyber Storm 2 exercise held in 2008. Railways, oil and chemical indus-

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

79


KONUK YAZAR

2008 yılında düzenlenen Siber Fırtına-2 tatbikatına ABD’nin yanı sıra, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, İngiltere, Fransa, Almanya, Macaristan, İsveç, İsviçre, Hollanda ve Japonya da katılmıştır. Söz konusu tatbikatta demiryolları, petrol ve kimya sektörleri de etkilenmiş olup, bu sektörlerde bulunan süreçlerin, araçların ve kurumların küresel siber altyapıyı hedef alan koordine bir saldırıya karşı koyabilme yeterlilikleri test edilmiştir.7 2010 yılının Eylül ayında düzenlenen Siber Fırtına-3 tatbikatına ise ABD’nin yanı sıra, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda ve İngiltere’den de çeşitli kamu ve özel sektör kuruluşları katılım sağlamışlardır.7 Etkilenen sektörlere bankacılık ve finans, nükleer enerji, su ve barajlar da eklenmiştir. Söz konusu tatbikatta yeni oluşturulan Ulusal Siber Güvenlik Olaylarına Müdahale Planı (National Cyber Incident Response Plan - NCIRP) ve Ulusal Siber Güvenlik ve İletişim Entegrasyon Merkezi’nin (National Cybersecurity and Communications Integration Center - NCCIC) işlerliği de test edilmiştir. NCIRP, ABD’nin siber güvenlik olaylarına müdahale hususundaki rolleri, yetki ve sorumlulukları tanımlamaktadır. NCCIC ise ulusal siber güvenlik koordinasyon merkezidir. Ayrıca, Washington merkezli bir düşünce kuruluşu olan İki Partili Politika Merkezi (Bipartisan Policy Center - BPC) tarafından 2010 yılının Şubat ayında “Siber Şok Dalgası” (Cyber Shockwave) adlı bir siber güvenlik tatbikatı düzenlenmiştir. Bu tatbikatta, devletin, ülkenin büyük bir kısmını etkileyen geniş çaplı bir siber kriz karşısında nasıl tepki vereceği test edilmiştir.7 4.2 NATO NATO tarafından ilki 2008 yılında sadece NATO organlarının katılımıyla, 2009 yılından itibaren ise NATO üyesi ülkelerin de katılımıyla gerçekleştirilen siber güvenlik tatbikatı, 2010 yılında 16-18 Kasım tarihleri arasında “Siber İttifak 2010” adıyla düzenlenmiştir.8 2010 yılında düzenlenen tatbikatta, NATO’nun ve üyesi ülkelerin siber güvenlik ihlali olaylarına müdahale yeteneklerinin, NATO organları arası işbirliğinin ve stratejik karar alma süreçlerinin yeterlilik düzeylerinin test edilmesi amaçlanmıştır. Söz konusu tatbikatın senaryosu NATO ve üyesi ülkeleri hedef alan ve aynı anda devreye giren birden fazla siber saldırıyı ihtiva etmektedir.9 Bu tatbikata ülkemizi TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) ve Genelkurmay Başkanlığı temsil etmiştir. 4.3 ENISA Cyber Europe 2010 AB çapında ilk Siber Güvenlik Tatbikatı olan Siber Avrupa (Cyber Europe) 2010 tatbikatı 4 Kasım 2010 tarihinde AB Üye Ülkeleri, Avrupa Şebeke ve Bilgi Güvenliği Kurumu (Europa Network and Information Security Agency - ENISA) ve AB Birleşik Araştırma Merkezi (JRC) işbirliğiyle düzenlenmiştir. Tatbikatın planlanması yaklaşık bir yıl sürmüştür. Katılımcı 30

80

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

tries were also affected by this exercise, and the capabilities of processes, instruments and institutions in these sectors to withstand a coordinated attack aimed at the global cyber infrastructure were tested.7 Besides the United States, various public and private sector organizations from Australia, Canada, New Zealand and England participated to Cyber Storm-3 exercise held in September of 2010. 7 Banking and finance sectors, nuclear energy, water and dams were also added to the affected sectors. Functioning of the newly created National Cyber Incident Response Plan ñ NCIRP and National Cybersecurity and Communications Integration Center ñ NCCIC were also tested during this exercise. NCIRP defines the roles, powers and responsibilities in terms of intervention to cyber-security incidents in the USA. NCCIC is national cyber security coordination center. In addition, a cyber-security exercise called ìCyber Shockwaveî was organized by a Washington-based think tank center Bipartisan Policy Center ñ BPC in February of 2010. In this exercise, it was tested how the state will react to a largescale cyber crisis affecting a large part of the country. 7 4.2 NATO NATO organized cyber-security exercises, the first of which was carried out with the participation of only bodies in 2008 and the second of which was carried out with the participation of the member countries of the NATO in 2009. The cyber-security exercise was organized under the name of ìCyber Alliance 2010î between 16-18 November of 2010. 8 In the exercise organized in 2010, it was aimed to test the response capabilities of NATO and member countries against cyber-security breach incidents and the proficiency levels of strategic decision-making processes. The exercise scenario contained more than one cyber-attacks targeted at NATO and member countries and occurred at the same time. 9 Our country was represented by TUBITAK National Electronic and Cryptology Research Institute and Turkish General Stuff. 4.3 ENISA Cyber Europe 2010 Cyber Europe 2010, the first EU-wide Cyber Security Exercise, was organized by the EU Member States, Europa Network and Information Security Agency ñ ENISA and the European Union, Joint Research Centre (JRC) in collaboration on 4 November 2010. Planning of the exercise took about a year. Among participant 30 European countries, 22 of them applied the scenario and 8 of them were observer. 70 security experts from public institutions responded more than 320 security injections; there were 50 information technology specialists at the Exercise Control Center in Athens as well as 80 specialists in the whole Europe. The detailed result report of the exercise will be published at


Avrupa Ülkesinin, 22 tanesi aktif olarak senaryoyu canlandırırken 8 tanesi gözlemci olmuştur. 70 kadar kamu kurumundan uzmanlar 320’den fazla güvenlik enjeksiyonuna cevap vermiş, 50 bilişim uzmanı Atina’daki Tatbikat Kontrol Merkezinde karşılık verirken Avrupa genelinde 80 uzmanla iletişim kurmuşlardır. Tatbikatın detaylı sonuç raporunun 2011 yılı başında yayımlanması planlanmaktadır. 10 4.4 Baltık Ülkeleri 2010 yılının Mayıs ayında, İsveç, Letonya, Litvanya ve Estonya’nın katılımıyla “Baltık Siber Kalkanı”(Baltic Cyber Shield) adıyla bir siber güvenlik tatbikatı düzenlenmiştir. Söz konusu tatbikatta kamu ve özel sektör temsilcileri ile akademik personelden oluşan takımlar, sahip oldukları bilgisayar ağlarını, sözde siber saldırganlardan oluşturulan takımlara karşı savunmuş ve belli bir puanlama sistemi kullanılarak başarıları ölçülmüştür. Tatbikat sonucunda durumsal farkındalığın arttırılmasına, teknik altyapının güncellenmesine ve işbirliğine duyulan ihtiyaç ön plana çıkmıştır. 11 5 Türkiye’de Tatbikatlar 5.1 BOME 2008 Ülkemizde ilk siber güvenlik tatbikatı “BOME 2008 Siber Güvenlik Tatbikatı” adı altında, 20-21 Kasım 2008 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir. BOME 2008 Tatbikatı, kurumsal BOME12 süreçlerinin kontrol edilmesi ve kurumun dış kaynaklı bir olaya maruz kalması durumunda TR-BOME ile işbirliği süreçlerinin kontrol edilmesi maksadıyla yapılmıştır.13 UEKAE bünyesinde faaliyet gösteren TR-BOME koordinatörlüğünde gerçekleştirilen BOME 2008 Tatbikatı’na sekiz kamu kurumun ilgili birimleri katılmıştır. Bu kurumlar, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Adalet Bakanlığı, Sayıştay Başkanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Merkez Bankası, Sermaye Piyasası Kurulu ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’dür. Tatbikat Sonuç Raporunda; a) Haberleşme bilgilerinin güncelliği kriz anında hızlı tepki verilmesini sağlar, b) Güvenlik kayıtlarını tutan sistemlerin kullanılabilirliği olaya müdahalenin etkin ve hızlı yapılmasını sağlar, c) Kurum dışıyla bağlantılı olaylarda TR-BOME ile iletişim olay müdahalenin önemli bir adımıdır, d) Kurum içi olay müdahalenin belirli politika ve prosedürlere göre yapılması devamlılığı ve izlenilebilirliği sağlar,

the beginning of 2011. 10 4.4 Baltic States In May of 2010, a cyber-security exercise was organized by Sweden, Latvia, Lithuania and Estonia under the name of ìCyber Baltic Shield.î In this exercise, teams of public and private sector representatives as well as academic staff protected their computer networks against the so-called cyber attackers and the success of the teams was measured by using a specific scoring system. As a result of the exercise, the need to increase situational awareness, to update technical infrastructure, the need for cooperation came to the fore. 11 5. Exercises in Türkiye 5.1 BOME 2008 In our country, the first cyber security exercise was carried out on 20-21 November 2008 under the name of ìBOME 2008 Cyber Security Exercise.î BOME 2008 Exercise aimed to control the institutional BOME12 processes and to control the cooperation processes with TR- BOME in case of possible extraneous incidents. 13 Relevant departments of eight public institutions participated to BOME 2008 Exercise carried out under the coordination of TR- BOME operating under UEKAE. These institutions were the Presidency, the Prime Ministry, the Ministry of Justice, Court of Accounts, Treasury, Central Bank, the Capital Markets Board and the General Directorate of Land Registry. In the Exercise Results Report, it has been stated that: a) currency of communication information allows to give fast response, b) availability of systems to keep safety records provides a quick and effective intervention to the event, c) communication with TR-BOME in events connected with outside of the institution is an important step in the intervention, d) making in-house intervention according to certain policies and procedures provides continuity and traceability e) communication between the in-house units should be developed to ensure internal coordination in case of incident. 14 5.2 National Information Security Exercise 2011

e) Olay anında kurum içi koordinasyonun sağlanabilmesi için kurum içi birimler arası iletişim geliştirilmelidir tespitlerinde bulunulmuştur.14

National Information Security Exercise 2011 aims to: a) develop the administrative, technical and legal capacity about information security in our country,

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

81


KONUK YAZAR

5.2 Ulusal Bilgi Güvenliği Tatbikatı 2011 Ulusal Bilgi Güvenliği Tatbikatı 2011 ile a) Ülkemizde bilgi güvenliği konusunda idari, teknik ve hukuki kapasitenin geliştirilmesi,

c) determine the ability to intervene to the information system incidents.

b) Kurumlar arasında bilgi ve tecrübe paylaşımına ve farkındalık oluşumuna önemli katkılar sağlanması

Exercise will be held between 25-28 January2011 under the coordination of Information and Communication Technology Authority (ICTA) and UEKAE. 34 to 39 institutions and organizations, especially public institutions, institutions from telecommunications and financial sector, and universities will participate to the exercise. In the first 2 days of the exercise, everyone will be in their own institutions and actual attacks that will not harm the systems will be carried out to the volunteered institutions, including DDOS, internet page tampering test and port scanning. In the last 2-day of the exercise will be in the Secretariat of Defense Industries and at the TOBB University of Economics. The institutions will respond the written injections during these days. A platform, specially prepared for the exercise will be used in this process.

c) Kurumların bilgi sistemi olaylarına müdahale yeteneğinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Tatbikat, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve UEKAE koordinasyonunda, 25- 28 Ocak 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir. Tatbikata başta kamu kurumları, telekomünikasyon ve finans sektöründen kuruluşlar ve üniversiteler olmak üzere 34 39 kurum ve kuruluş katılacaktır. Tatbikatın ilk 2 günlük kısmında herkes kendi kurumunda olacak ve gönüllü olan kurumlara önceden belirlenmiş zamanlarda başta DDOS, İnternet sayfası tahrifat testi ve port tarama olmak üzere sistemlerine zarar vermeyecek şekilde gerçek saldırılar gerçekleştirilecektir. Tatbikatın son 2 günlük kısmı ise Savunma Sanayii MüsteşarlığındaTOBB Ekonomi Üniversitesinde gerçekleştirilecek olup Kurumlar kendilerine iletilecek yazılı enjeksiyonlara cevap verecektir. Bu süreçte tatbikat için özel hazırlanmış bulunan bir platform kullanılacaktır. 6. Sonuç Özellikle son günlerde tüm dünyanın gündemine oturan “wikileaks” vakası, siber güvenliğin önemini belki de ilk kez bu kadar büyük bir kitleye ulaştırmıştır. Gizli ve hizmete özel pek çok diplomatik ve ticari sır ifşa edilerek sadece ait oldukları ülke ve şirketleri muhatapları karşısında zor durumda bırakmamış bunun yanında bu bilgilerin korunma yöntemlerinin yetersizliğini de ortaya koymuştur. Yakın geçmişte önemli siyasi merhaleler esnasında birkaç ülkenin maruz kaldığı siber saldırılarda bu ülkelerin e-devlet hizmetleri durma noktasına gelmiş ve ülke vatandaşları bu durumdan ciddi şekilde olumsuz etkilenmiştir. Siber Güvenlik Tatbikatları dünyada özellikle son yıllarda önem kazanarak ulusal ve uluslar arası boyutta düzenlenmektedir. Ocak 2011’de Kurumumuz ve UEKAE eş koordinatörlüğünde düzenlenecek olan bu tatbikatta kurum ve kuruluşların teknik, hukuki ve idari kabiliyetleri ortaya konulacak ve tespit edilen eksiklikler raporlaştırılarak karar alıcı makamlara ulaştırılacaktır. Bunun yanında katılımcı kamu ve özel sektör kurumlarını; yargı, kolluk kuvveti ve TİB temsilcileri ile bir araya getirecek olan bu organizasyonda adeta bir aşı gibi hafifletilmiş siber saldırılar sahneye konulacak ve gerçek hayatta karşılaşılması halinde saldırıya karşı koyma, saldırı anında koordinasyonun sağlanması gibi kabiliyetlerin geliştirilmesi hedeflenmektedir.

82

b) provide significant contributions to the sharing of knowledge and experience and the creating of awareness

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

6. Conclusion “Wikileaks” case, which is on the agenda of whole world in the last days, has shown the importance of cyber security to a large audience (perhaps for the first time). It has not only left countries and companies in difficult situations by revealing many hidden and service-specific diplomatic and commercial secrets, but also has shown the inadequacy of methods of data prevention. In the recent past, e-Government services came to a standstill in cyber-attacks during their significant political processes and the citizens of those countries affected adversely from this situation seriously. Cyber Security Exercises are organized in national and international dimensions by becoming important especially in recent years. In the exercise that will be carried out on January 2011 under the coordination of our Agency and UEKAE, technical, legal and administrative capabilities of the institutions and organizations will be determined and these shortcomings will be reported and delivered to the decision-making authorities. In addition, some cyber-attacks will be carried out, almost like a vaccine, in this organization that will bring the public and private sector institutions with representatives of judiciary, law enforcement and TIB. With these cyber-attacks, it is aimed to develop the abilities such as withstanding to an attack in real life and ensuring the coordination during an attack.


DİPNOT:

FOOTNOTE:

Tatar, Ü. (2009), “Siber Savaş ve Sanal Ortam Güvenlik Politikası”, TÜBİTAK UEKAE, Haziran 2009

Tatar, Ü. (2009), “Cyber War and Virtual Media Security Policy”, TUBITAK UEKAE, June 2009

PLC (Programmable Logic Controller – Programlanabilir Mantıksal Denetleyici): Sanayi tesislerinde, üretim makineleri veya taşıma bantlarının denetlenmesi amacıyla kullanılan özel bilgisayar. Sıradan bilgisayarların aksine PLCler çok girişli ve çıkışlı olarak düzenlenir ve elektriksel gürültülere, sıcaklık farklarına, mekanik darbe ve titreşimlere karşı daha dayanıklıdırlar.

PLC (Programmable Logic Controller): a special computer used to control the production machines or conveyor belts in industrial plants. Unlike ordinary computers, PLCs are organized as multi-input and output, and more durable against electrical noise, temperature differences and mechanical shock and vibration.

Tatbikat: Asker birliklerini savaşa hazırlamak amacıyla, arazi üzerinde yapılan geniş ölçüde savaş denemesi, manevra (Türk Dil Kurumu, Büyük Türkçe Sözlük)

Exercise: A general war experiment, maneuver carried out by military troops in the land for the preparation of war. (Turkish Language Association, Great Turkish Dictionary)

Tatar Ü. (2010), Dünyada ve Ülkemizde Siber Güvenlik Tatbikatları, TÜBİTAK UEKAE, 13.08.2010

Tatar Ü. (2010), Cyber Security Exercises in the World and in Türkiye, TUBITAK UEKAE 13.08.2010

Zombi-Köle bilgisayar: Sahibinin haberi olmadan kendisine kötücül bir yazılım bulaşmış, uzaktan erişen yetkisiz kullanıcılara kendisini kullanma ve kontrol etme yeteneği veren ve bunlardan dolayı tehlike arz eden bilgisayar “zombi” olarak adlandırılmaktadır. Botnet-Köle Bilgisayar Ağı: Botnet, İngilizce robot kelimesinin ikinci hecesi ile network (ağ) kelimesinin ilk hecesinin birleştirilmesinden oluşturulmuş bir kelimedir ve merkezi bir kontrol noktasına bağlanmış KB ya da diğer adıyla KB topluluğunu ifade etmektedir. (Ünver, M., Canbay, C., Günaydın, Y. (2010), “Köle Bilgisayar ve Köle Bilgisayar Ağları (Zombi ve Botnetler)”, s.24,25, http://www.btk.gov.tr/bt/sg/dokumanlar/kba.pdf)

Zombie-Slave Computer: “zombie” computer is a computer that can be dangerous because it is infected with malicious software without the knowledge of the owner, providing the unauthorized users with remote access and the ability to control. Botnet-Slave Computer Network: Botnet is a word created by combining the second syllable of “robot” and the first syllable of “network” in English and refers to the SC connected to a central control point or otherwise known as SC community. (Ünver, M., Canbay, C., Günaydın, Y. (2010), “Slave Computer and Slave Computer Networks (Zombie and Botnets)”, p.24, 25, http://www.btk.gov.tr/bt/sg/documents/kba.pdf)

ABD İçişleri Bakanlığı, “Siber Fırtına: Siber Ortamda Güvenliğin Sağlanması” http://www.dhs.gov/files/training/ gc_1204738275985.shtm

U.S. Ministry of Interior, “Cyber Storm: Ensuring Security in Cyber Environment” http://www.dhs.gov/files/training/ gc_1204738275985.shtm

BPC, “Siber Şok Dalgası”, http://www.bipartisanpolicy.org/ events/cyber2010

BPC, “Cyber Shock Wave”, http://www.bipartisanpolicy. org/events/cyber2010

NATO, “Siber İttifak 2010 siber savunma konusunda işbirliğini test edecek”, http://www.nato.int/cps/en/natolive/news_68205. htm?mode=pressrelease

NATO, “Cyber Coalition 2010 to exercise collaboration in cyber defence” http://www.nato.int/cps/en/natolive/news_68205. htm?mode=pressrelease

2

3

4

5

6

7

8

http://www.acus.org/natosource/nato-cyber-defense-exercisebegins-tomorrow

2

3

4

5

6

7

8

9

10

http://www.acus.org/natosource/nato-cyber-defense-exercise-begins-tomorrow 9

http://www.btk.gov.tr/bt/sg/calismalar/2010/sgtatbikati.htm 10

Kooperatif Siber Savunma Mükemmeliyet Merkezi, “Baltık Siber Kalkanı Siber Savunma Tatbikatı 2010 Raporu”, http://www. ccdcoe.org/publications/BCS2010AAR.pdf

http://www.btk.gov.tr/bt/sg/calismalar/2010/sgtatbikati.htm

11

Bilgisayar Olaylarına Müdahale Ekibi, Computer Security Incidence Response Team, CSIRT

Cooperative Cyber Defence Centre of Excellence, “Baltic Cyber Shield Cyber Defence Exercise 2010 Report”, http:// www.ccdcoe.org/publications/BCS2010AAR.pdf 11

12

UEKAE (2008), BOME 2008 Bilgi Sistemleri Güvenliği Tatbikatı Tatbikat Sonuç Raporu 13

12

Computer Security Incidence Response Team, CSIRT

UEKAE (2008), Exercise Final Report of BOME 2008 Information Systems Security Exercise 13

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

83


TD HABER

MÜSİAD Bilişim Sektörünü Masaya Yatırdı MUSIAD discussed in details of IT sector

T

ÜSİAD Bilgi Teknolojileri Sektör Kurulu Türkiye İstişare Toplantısı Ankara’da yapılırken, toplantıda Türkiye’nin bilişim potansiyeli ve geleceği tartışıldı. Toplantıda konuşan Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) Başkanı Turgut Gürsoy, bilişim sektörünün stratejik sektör ilan edilmesini isterken, DPT Bilgi Toplumu Daire Başkanı Emin Sadık Aydın, bilişimle kamu ve özel sektörde verimliliğin artacağını kaydetti. Türk Telekom Türk Telekom Satış Başkanı Celalettin Dinçer de Türkiye’de bilişimin miladın Türk Telekom ile başladığını belirterek, gelecekte bu doğrultuda öncülüğün Türk Telekom’da olacağını söyledi.

I

nformation Technologies Sector Council Turkey Consultation Meeting of MUSIAD was held in Ankara, the informatics future and potential of Turkey was discussed at the meeting. Chairman of Informatics Industry Association (TUBISAD), Turgut Gürsoy made speech at the meeting and wanted to be declared IT sector as strategic sector and DPT Head of Department of Information Society, Emin Sadık Ayhan stated efficiency of public and private sector will increase with informatics. Turk Telekom Sales Director Celalettin Dinçer stated that milestone of informatics started with Turk Telekom in Turkey and leadership of this sector will be in the hands of Turk Telekom in the future.

İNTERNETTE KREDİ KARTI KULLANIMI ARTIYOR Toplantıda konuşan TÜBİSAD Başkanı Turgut Gürsoy, bilişim sektörünün stratejik sektör ilan edilmesi gerektiğini belirterek, 2023’te ilk 10 ekonomi arasına girmeyi planlayan Türkiye’de ihracatı büyük rakamlara ulaştırmanın yolunun bilişim sektöründen geçtiğini kaydetti.

84

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

USAGE OF CREDIT CARD ON INTERNET IS INCREASING Chairman of TUBISAD Turgut Gürsoy has made a speech at the meeting and stated that IT sector should declared as strategic sector, it is planned that Turkey


Gürsoy, bu sektörün stratejik sektör ilan edilmesi gerektiğini söyledi. Tüm partilerin bir araya gelerek Yeni Ticaret Yasası’nı gündeme aldıklarını ve yasanın Meclisten geçtiğini hatırlatan Gürsoy, bunun çok önemli bir gelişme olduğunu kaydetti. Gürsoy, “Çünkü bilginin elektronik ortamda tutulması artık yasal hale geldi. Elektronik fatura, elektronik imza, noter işlemleri, hatta yönetim kurulu toplantıları artık internet üzerinden yapılabilecek. Yani iş yapma biçimleri radikal şekilde değişiyor” dedi. Geçen yıllarda internette 50-100 bin kişinin kredi kartı kullandığının görüldüğünü aktaran Gürsoy, bu yıl rakamın 2 milyona ulaşacağını bildirdi. Gürsoy, bunun KOBİ’ler için önemli fırsatlar yarattığını belirterek, “Bu sayede firmalar 1 yılda sattığını 6 saatte satabilecek duruma geliyor. İnternet, bilgi toplumu böyle bir şey… Bu nedenle bilgi ve iletişim teknolojileri sektörüyle iç içe olmak lazım” dedi. Bir ülkenin rekabet edebilmesindeki en önemli gücün bilgi ve iletişim teknolojileri olduğunu vurgulayan Gürsoy, “Toplum, sektör, kamu çalışanları birlikte hareket etmeli. Bugün şirketler, devletler kendi içlerinde ne kadar başarılı olurlarsa olsun, çevresel koşullarını yönetemiyorsa, re-

will be in the first 10 economy in 2023 the way for reach large numbers in export is IT sector. Gürsoy expressed that this sector should declared as strategic sector. Gürsoy mentioned that all parties take new Trade Act to agenda by getting together and it was a great development. Gürsoy said: "Because stocking of information in electronic environment became a legal. Electronic billing, electronic signature, notary transactions even management board meetings can be through internet. So ways of doing business is changing as radically."Gürsoy stated that 50-100 thousand people have used credit card on internet in recent years and this number will reach to 2 million in this year. Gürsoy expressed that it will create important opportunity for SMEs and he said: “By this way, companies will become can sell good which sold for a year, for 6 hours. This is internet information society... For this reason we should be intertwined with information and communication technologies."Gürsoy emphasized that the most important power of a country’s competitiveness is information and communication technologies and he said: “Public, sector and Public employees should move together.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

85


TD HABER

kabet edemiyorsa, sürdürülebilir bir büyüme yakalaması mümkün değil” diye konuştu.

Even if companies, states are successful, if they can’t manage environmental aspects, compete, it is impossible that they can caught sustainable growth.”

DPT: BİLİŞİMLE VERİMLİLİK ARTAR DPT Bilgi Toplumu Daire Başkanı Emin Sadık Aydın da kamu modernizasyonu ve AR-GE çalışmalarının DPT kanalıyla kamuda uygulanmaya başlandığını belirterek, e-devlet projelerinin bilişim sektörü ve kamu buluşmasının bir meyvesi olduğunu söyledi. Aydın, işletmelerin piyasalara erişimde tedarikçiler ve hizmet verdiği kesimlerle ilişkisinde bilişimi kullanması durumunda verimlilik artışını yakalayacağını belirterek, “İşinizde eğer yazılımı, bilgisayar teknolojilerini, bilişimle alakalı hizmetleri doğru şekilde konumlandırırsanız, pazarlara erişim artacak, kendi içindeki verimlilik de artabilecek. Bilişimin sanayiye, iş dünyasına, ticarete olumlu etkileri var” dedi. İstihdamın Türkiye’nin en önemli konularından biri olduğuna dikkati çeken Aydın, “Bilişimin istihdamla ilişkisine baktığımızda, karşımıza iki konu çıkıyor. Bunlardan birisi, bilişim sektörünün büyümesi dolayısıyla elde edeceğiniz bir istihdam var ki bu 3-4 kat artabilecek bir potansiyele sahip. Diğeri de bu teknolojileri kullanarak diğer alanlarda da ilerleme kaydedeceğimiz için diğer sektörlerde de istihdam artışı potansiyeli mevcut” diye konuştu. TT: BİLİŞİM MİLADI BİZİMLE BAŞLADI Türk Telekom Satış Başkanı Celalettin Dinçer de Türkiye’de bilişimin miladın Türk Telekom ile başladığını belirterek, gelecekte bu doğrultuda öncülüğün Türk Telekom’da olacağını söyledi. Türk Telekom’un son yıllarda büyük yatırımlara imza attığını ifade eden Dinçer, tüketici desteği GSM operatörleriyle kıyaslanmayacak kadar geniş olduğunu vurguladı. Fiber çalışmalara da hız verildiğini dile getiren Dinçer, kampanya ve destek çalışmalarıyla da Türkiye’nin bilişim markası olmaya devam edeceklerini aktardı. MÜSİAD: BİLİŞİM TEMEL İHTİYAÇTIR MÜSİAD Bilgi Teknolojileri Sektör Kurulu Başkanı Ensari Yücel de bilişimin sadece bir sektör değil birey, kamu ve özel sektör için temel ihtiyaç olduğunu kaydetti. KOBİ’lerin iç ve dış pazarda rekabetçi ve verimli olmalarının bilişime yapacakları yatırımla mümkün olduğunu ifade eden Yücel, ‘’Türkiye 2023 yılı için bir ekonomi hedefi koymuştur. Bilişimde 72 milyon geniş bant internet kullanıcısı ve 160 milyarlık bir sektör büyüklüğüne kavuşmak için bilişimi, stratejik bir sektör olarak görüp buna göre vizyoner bir çalışma yapılması gerekir’’ diye konuştu. Yücel, bu kapsamda Hükümetin başlattığı bilişim okuryazarlığının genişletilmesi ve desteklenmesinin önemli olduğunu dile getirerek, sadece bilişim ürünleri kullanan değil aynı zamanda bilişim üreten ve ihraç eden bir ülke olmak gerektiğini kaydetti. Yücel, “Bu bağlamda üretim desteklenmeli ve teşvik edilmelidir’’ dedi.

86

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

DPT: EFFICIENCY INCREASE WITH INFORMATICS DPT Head of the Information Society, Emin Sadık Ayhan stated that modernization of public and R&D activities has started to apply in public through DPT and e-government projects are results of meeting of public and IT sector. Aydın expressed that in case of enterprises use informatics on relations with supplier and services for access to markets, efficiency will increase and he said: “If you positioning software, computer technologies and services of informatics correctly, access to market will increase, and efficiency will increase. Informatics has positive effects to industry, business world and trade.” Aydın emphasized that employment is one of the most important issue in Turkey and he said: “When we look at relations of informatics with employment, we see two points. One of these is employment which got by growing of informatics, has a potential to increase 3-4 times. Another one is employment which got by other sector because we provide growing in other sectors.” TT: MILESTONE OF INFORMATICS HAS STARTED WITH US Turk Telekom Sales Director Celalettin Dinçer stated that milestone of informatics has started with them and leadership of this sector will be in the hands of Turk Telekom in the future. Dinçer expressed that Turk Telekom has signed to great investments in the recent years; consumer support is so large compared to GSM operators. Dinçer indicated that they accelerate to fiber investments and they will continue to be IT brand of Turkey with campaign and support workings. MUSİAD: INFORMATICS IS ESSENTIAL NEED MÜSİAD Information Technologies Sector Council Chairman Ensari Yücel stated that informatics is not only a sector; it is essential need for person, public and private sector. Being SMEs competitive and efficient in domestic and foreign market will possible with only their investments in informatics. He said: “Turkey has set an economy target for 2023. We should be see It sector as strategic sector and make visionary working according to this to reach 72 million broadband internet users and 160 billion sector volume. Yücel emphasized that within this context expanding and encourage to IT literacy which was started by Government, have a great importance and we should be a country which is not only using informatics but also producing and exporting informatics. Yücel said: “In this context producing should supported and encouraged.”


Xerox ePrintsourcing ile satın almanın keyfini yaşayın Xerox’un sunduğu ePrintsourcing / Baskı Tedariği Dış Kaynak Kullanım Hizmetleri ile, şirketinizin her türlü baskı satın alma ihtiyacını merkezi olarak tek elden sağlayın, hem vakit hem maliyet avantajları kazanın. İster ofset ister dijital her türlü baskı ihtiyacınızı web üzerinden kolayca ulaştırın, gerisini Xerox’a bırakın. Konusunda uzman doküman danışmanlarının her türlü teknoloji, baskı, kağıt ve tasarıma dayalı seçenekleri değerlendirerek sunacağı en kaliteli ve en hızlı sonuca en uygun fiyatlarla sahip olun. Firmanızın iş verimliliğini artırırken, toplam baskı maliyetlerinizi en aza indirmenin keyfini Xerox ayrıcalığıyla yaşayın. www.xerox.com.tr

©2010 XEROX CORPORATION. All rights reserved. Xerox®, Xerox and Design® and Ready For Real Business are all trademarks of Xerox Corporation in the United States and/or other countries.


RÖPORTAJ

C. Müjdat Alpay Elektronik sektörünün ihracatı yoğun olarak AB ülkelerine yönelik. Ancak Avrupa’da ekonomik dengelerin altüst olmaya başlamasıyla beraber, yakın gelecekte bu bölgeye ihracatta sıkıntılar baş gösterebilir. Bu noktada Çin’e yönelik ihracat potansiyelini artırmanın yollarını bulmamız gerekiyor.

Import of electronic sector is essentially intended for EU countries. With the destabilization of economic balance in Europe, some difficulties may appear in the near future. At this point, we need find ways to improve the export potential to China.

88

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

TELEKOM DÜNYASI: TESİD başkanlığında bir yılı geride bıraktınız… Bu bir yıl nasıl geçti? TESİD olarak ne gibi faaliyetlerde bulundunuz, sektörde neler oldu? C. MÜJDAT ALPAY: TESİD’de, Arçelik, Aselsan, Elektra, Savronik, Netaş, Turkcell ve Türk Telekom’un üst düzey yöneticilerinden oluşan yeni Yönetim Kurulu olarak bir yılımızı tamamlamış bulunuyoruz. Yönetim olarak, görevde kaldığımız sürece, en büyük hedefimiz, TESİD’in temel görev ve vizyonu da olan, sektörün, sürekli rekabet edebilirliğinin sağlanması, ülke ekonomisi ve insanlarına katkısının arttırılmasını teşvik etmek olacak. Bu çalışmalarımız çerçevesinde, ülkemizde kamu kesimi de dahil olmak üzere, Elektronik Sanayi, Bilgi Teknolojileri ve bunlarla ilgili hizmet sektöründe Ar-Ge ve/veya üretim yapan bütün sa-

TELEKOM DÜNYASI: After completing one year as the chairman of TESID, could you tell us how this year has passed? What activities has TESID done and what has happened in the sector? C. MÜJDAT ALPAY: We have completed our first year in TESID as the new Board of Directors, which consists of Arcelik, Aselsan, Elektra, Savronik, Netas, Turkcell and Turk Telekom’s senior managers. As long as we remain in office as directors, our biggest goal is to ensure competitiveness in the sector, which is already the main mission and vision of TESID, and to increase its contribution to country’s economy and its people. As a part of these tasks, we wish to cooperate with all industrialists, scientists and workers, who conduct R&D and/or production in Electronic Industry, Information Technologies and related service sectors, including the public sector. Increasing R&D and manufacturing


C. Müjdat Alpay TESİD Yönetim Kurulu Başkanı Chairman TESID nayici, meslek, bilim ve iş insanlarımızla işbirliği yapmak arzusundayız. İşbirliğimizde Ar-Ge ve üretim faaliyetlerinin artırılmasına yönelik çalışmalar geniş yer tutacak. Geçtiğimiz bir yılın TESİD açısından son derece faal bir yıl olduğunu söyleyebilirim. Göreve gelir gelmez, Yönetim Kurulu ve Çalışma Grupları olarak, ilk üç ay yoğun olarak çalıştık, durum analizleri yaparak, faaliyet planımızı çıkardık. Bu analizlerin ardından, Nisan – Ağustos ayları arasında, sektörümüzle ilgili Bakanlıklar başta olmak üzere, TÜBİTAK, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, İSO, KOSGEB, Devlet Planlama Teşkilatı gibi pek çok kurumu ziyaret ederek, mevcut ve gerçekleştirmeyi planladığımız TESİD faaliyetleri ve elektronik sanayinin iyileştirilmeye açık alanlarını hakkında kurumlara bilgi verdik. Bu ziyaretlerden de aldığımız geri beslemeler ışığında, ülkemizde %67’lik bir istihdam yaratan ancak buna karşın ihracatın sadece %36’sını gerçekleştiren KOBİ’ler için “Sahaya İnme Zamanı” dedik ve büyük firmalarla KOBİ’leri bir araya getirecek bir girişim başlattık. “İş Geliştirme Toplantıları” adını verdiğimiz bu toplantılarda sırasıyla, TOFAŞ, Vodafone, Aselsan, Arçelik gibi sektörün önde gelen firmalarını %80’i KOBİ’lerden oluşan TESİD üyeleri ile bir araya

activities will be a major part in our partnership. I can say that last year was an extremely active for TESID. As soon as taking office, we, as Management Board and Working Groups, have worked intensively for the first three months and we created our activity schedule by conducting status analyses. From April to August, following these analyses, we visited many institutions; particularly the Ministries that are related to our sector, TUBITAK, Undersecretariat for Defense Industries and Undersecretariat for Foreign Trade, ISO, KOSGEB, State Planning Organization and we informed them about current and planned activities of TESID and improvable areas in electronics industry. In the light of the feedbacks we received from these visits - since SMEs have 67% of employment in our country but carry out only 36% of the exportation- we said it was time to “take action” for SMEs and we attempted to bring SMEs and large companies together. In those meeting that we call “Business Development Meeting” we combined leading companies such as, respectively, TOFAS, Vodafone, Aselsan, Arçelik with TESID members, 80% of whom are SMEs. This year we will continue with determination to hold

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

89


RÖPORTAJ

90

getirdik. KOBİ’lere yeni iş alanları yaratabilme amacı taşıyan bu toplantılar, bu sene de kararlılıkla devam edeceğiz.

these meetings that have the purpose of creating new business areas.

Üye sayımızı %25 artırdığımız 2010 senesi rakamlarımız henüz kesinleşmedi. Üretimin 11 Milyar dolar, ihracatın 5,5 Milyar dolar, ithalatın ise 14 Milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiş olduğunu tahmin ediyoruz. Ancak bu veriler, sektörümüzde yerli katkı değerinin arttırılması için her türlü çabanın gösterilmesi gerektiğini gösteriyor.

Though the number of our members increased by 25% in 2010, the figures have not finalized yet. We estimate that about 11 billion dollars of production, 5.5 billion dollars of export and 14 billion dollars of import have been taken place. However, these numbers shows that in order to increase the local added value in the sector, a great deal of effort is required.

Tüm bu çalışmalarımızın yanında, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından ve ELTEK koordinasyonunda başlayan Elektrik Elektronik Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı çalışmasına katkıda bulunduk. 6 Temmuz 2010’da İstanbul’da düzenlenen Çalıştay’da, hazırlanan belge sektöre sunuldu ve görüşler alındı. Şu anda, Strateji Belgesi ve Eylem Planı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nda ve son düzeltmeleri yapılıyor.

Besides these activities, we have contributed to Electrical and Electronics Sector Strategy Document and Action Plan that is initiated by the Ministry of Industry and Commerce and in the coordination of ELTEK. In the Workshop held in Istanbul on 6 July 2010, the prepared document was presented to sector and received comments. Currently, the Ministry of Industry and Commerce has the Strategy Document and Action Plan and makes the final revisions on it.

Son olarak, 2010 senesini çok keyifli bir etkinlikle kapattığımızı belirtmek istiyorum. Yılın son günü, Kadir Has Üniversitesi’nde düzenlenen ve Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım ve BTK Başkanımız Sayın Tayfun Acarer’in şereflendirdiği Ödül Töreni’nde “KOBİ” ve “Büyük Firma” dallarında olmak üzere en başarılı olan üçer firma ödüllendirildi. Ayrıca Savunma Sanayi Müsteşarlığı Jüri Özel Ödülü ve Türk Telekom Jüri Özel Ödülü de sahiplerini buldu.

Finally, I want to mention that we end the year 2010 with a very enjoyable event. On the last day of the year, the Award Ceremony honored by the Minister of Transportation Binali Yıldırım and Chairman of ICTA Tayfun Acarer was held in Kadir Has University, and the most successful three companies in each branches of “SME” and “Great Company” were awarded. In addition, the Special Jury Prizes of Undersecretariat for Defense Industries and Turk Telekom found their owners.

TELEKOM DÜNYASI: Elektronik sanayi ülkemizde ithalat ağırlıklı bir yapıya sahip… Bunu tersine çevirmek için geç mi kaldık? Üretim ve ihracatı artırmak için bireylere, kurumlara ve devlete ne gibi ödevler düşüyor?

TELEKOM DÜNYASI: Electronic industry in our country has a structure mainly based on import. Were we too late to invert this? What kind of duties individuals, corporations and government have in order to increase production and export?

C. MÜJDAT ALPAY: Geç kaldığımız kanaatinde değilim. Doğru zamanın “şimdi” olduğunu düşünüyorum. Sektörün ithalat ağırlıklı yapıdan, ihracat ağırlıklı bir yapıya dönüşebilmesi için, Ar-Ge faaliyetlerinin istikrarlı bir şekilde artması son derece önemli. Zaten, 9. Kalkınma Planı, 59 ve 60. Hükümet programları, Devlet Kurumlarının stratejik planları gibi tüm orta ve uzun vadeli planlarda Teknoloji, Ar-Ge, Yenilikçilik ve Bilişimin öncelikli olarak yer alıyor olması, bu yapının değişebilmesi için gereken platformun oluşmaya başlandığının göstergesi. Zaten, geride bıraktığımız 5 yıl içinde ülkemizde teknoloji alanında son derece önemli kararlar alındığını biliyoruz.

C. MÜJDAT ALPAY: I do not think we are late. I think the right time is “now”. To turn the import-weighted structure of the sector into export-weighted structure, it is extremely important to have steady increase in R & D activities. In all medium-and long-term plans such as the 9th Development Plan, and the 59th and 60th Government Programs and other strategic plans of the State Institutions, Technology, R&D, Innovation and Informatics are of first priority. This shows that the platform needed for the change of structure has begun to be formed. We already know that in the last 5 years our country made extremely significant decisions in the field of technology.

Bu kararların ışığında, Türkiye, 2023 vizyonunda “ Bilim ve teknolojiye hâkim, teknolojiyi bilinçli kullanan ve yeni teknolojiler üretebilen, teknolojik gelişmeleri toplumsal ve ekonomik faydaya dönüştürme yeteneği kazanmış bir “refah toplumu” olacağının” altını çizdi.

In the light of these decisions, Turkey has highlighted in its 2023 vision that it will be “a welfare society” which dominates science and technology, has technologyawareness, produces new technologies and gains the ability to convert technological developments to social and economic benefits.

2004 – 2009 yıllarını karşılaştırdığımızda, Ar-Ge yoğun-

When we compare the years 2004 and 2009, it is satisfac-

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


luğu binde 5,2’den binde 8,5’a artarken, kişi başına düşen Ar-Ge harcaması 53 dolardan 122 dolara çıkmış olması memnuniyet verici. Sektörümüzde ise Ar-Ge’ye harcanan kaynak 200 milyon dolar civarında. Toplam ciromuzun yüzde ikisini oluşturan bu önemli yatırımın etkisini sektörümüzde artan verimlik ve üretimde görüyoruz. TELEKOM DÜNYASI: Geçtiğimiz yıllarda tüketici elektroniği perakende zincirlerinin gözde ülkelerinden biri haline geldik. Hatta bazı mağazaların açılışları olay haline geldi. Türkiye önemli bir pazar, ancak ithal ürünler fiyat açısından dünya standartlarının üzerinde. Buna rağmen penetrasyon inanılmaz. Sizce bu pazarın şartları nasıl olmalı? TESİD olarak bu duruma hangi açıdan bakıyorsunuz? C. MÜJDAT ALPAY: Türkiye’de, genç ve dinamik nüfusun da etkisiyle, elektronik cihazlar pazarının son derece hareketli olduğunu gözlemliyoruz. Bunun en çarpıcı göstergesi, cep telefonu yenileme süresinin AB ülkelerinde ortalama 3 yıl, ülkemizde sadece 8 ay olmasıdır. Ancak bu ürünlerin sadece iyi birer kullanıcısı olmak yeterli değil. Bu ürünleri üreten, içinde yazılımları yazan, katma değerli servisleri geliştiren genç beyinlere ihtiyacımız var. Türkiye’nin bu teknoloji hamlesini yapabilmesi için, Ar-Ge’ye ağırlık vermesi, üretim yapması kaçınılmaz. Zaten biz de TESİD olarak, dernek çatısı altına aldığımız firmalarda mutlaka bu iki şarttan birini arıyoruz. Türkiye’de üretmeden tüketmenin mutlaka önüne geçmeliyiz. TELEKOM DÜNYASI: Uzakdoğu, elektronik üretimi konusunda son derece etkin ancak ülkemiz de Avrupa pazarına çok yakın bir geçiş noktasında. Bu yapıda Türkiye’nin rolü ne olmalıdır? C. MÜJDAT ALPAY: Elektronik sektörünün ihracatı yoğun olarak AB ülkelerine yönelik. Ancak Avrupa’da ekonomik dengelerin altüst olmaya başlamasıyla beraber, yakın gelecekte bu bölgeye ihracatta sıkıntılar baş gösterebilir. Bu noktada Çin’e yönelik ihracat potansiyelini artırmanın yollarını bulmamız gerekiyor. Tüm sektörler göz önüne alındığında; küresel ekonomik krize rağmen, Türkiye Çin’e, 2009 yılında 1,6 milyar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Bir önceki yıla göre yüzde 11 oranında artmış olan bu rakam 2010 yılında da gelişmeye devam etti.

tory to see that R&D intensity grows to 8,5 per thousand from 5,2 while R&D expenditure increases from 53 dollars per capita to 122 dollars. In our sector, approximately 200 million dollars has been spent on R&D. We see the impacts of this significant investment, which has two percent of the total turnover, in the increasing efficiency and production in our sector. TÜRK TELEKOM: In recent years, we have become one of the most popular countries for consumer electronics retail chains. Even, openings of some stores turned into phenomenal events. Turkey is an important market, but the prices of imported products are above the world standards. Despite this, penetration is incredible. What should be the terms of this market? As TESID, what is your point of view on this issue? C. MÜJDAT ALPAY: We observe that electronic devices market is very moving with the influence of the young and dynamic population in Turkey. The most striking sign of this is that the average mobile phone renewal frequency is only 8 months in our country while it is 3 years in EU countries. However, it is not enough to be only a good user of these products. We need young brains that produce these products with their software and develop value-added services. In order to be able to take a step in this technology, Turkey has to give weight to R&D and has to produce. We, as TESID, have already concerned that companies under our umbrella should have at least one of these terms. We must necessarily prevent consuming without producing in Turkey. TELEKOM DÜNYASI: Far East is extremely active in the production of electronics, but our country is in the transition point which is close to European market. So what should be our role in this matter? C. MÜJDAT ALPAY: Import of electronic sector is essentially intended for EU countries. With the destabilization of economic balance in Europe, some difficulties may appear in the near future. At this point, we need find ways to improve the export potential to China. When we concern all the sectors, despite the global economic crisis, the amount of export to China was 1,6 billion in 2009. Increased by 11 percent over the previous year, this figure has continued to flourish in 2010.

Sektör olarak, Çin, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Türki Cumhuriyetleri ve hatta Amerika’ya yönelik ihracatımızın, saptanacak doğru yol haritaları ile kısa zamanda artacağına yürekten inanıyorum.

I believe that our sector’s export aimed at China, Middle East, North Africa, the Turkic Republics and even the United States will increase in a short time with the help of proper road maps.

TELEKOM DÜNYASI: Ar-Ge konusundaki düzenlemelerle ülkemizde ciddi bir Ar-Ge yapılanması oluştu. Sizce bunun ülkemize katkısı ne şekilde olacaktır?

TELEKOM DÜNYASI: With the regulations in R&D, a serious R & D structure has been formed in our country. How do you think it will contribute to our country?

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

91


RÖPORTAJ

C. MÜJDAT ALPAY: Global krize rağmen, son yıllarda ülkemizde Ar-Ge faaliyetlerinin hız kazandığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Özellikle, 3G, yeni nesil teknolojiler alanında, İnternet temelli teknolojiler ve askeri ürünlerdeki yerli Ar-Ge çalışmaları büyük bir ivme ile artıyor. Ar-Ge çalışmalarının, uzun vadede ekonomik büyümeye doğrudan katkı sağladığı gerçeğiyle, biz TESİD olarak, bu alanda üzerimize düşeni gerçekleştirmede son derece kararlıyız. Uygulanacak olan kararlı devlet teşvikleri ile Ar-Ge yatırımlarının daha da büyüyeceğine inanıyorum. Gerek TÜBİTAK tarafından sağlanan TEYDEB teşvikleri, gerek “Ar-Ge Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Çıkarılan Kanun” ve SANTEZ teşvik modelleri gibi atılan kalıcı adımlar, elektronik sektörünün, bilhassa uluslar arası platformda rekabet edebilirliği için çok önemli gelişmelerdir. Rekabet gücümüz arttıkça, dünya ticaretindeki payımızın da artacağına ve sağlamlaşacağı muhakkak. Dünyadaki Ar-Ge yatırım ve faaliyetlerine baktığımız zaman, Türkiye’nin çok şanslı bir coğrafi konumda olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü son yıllarda, ileri teknoloji alanında dünyada yaşanan ilerlemeler sonucunda, ekonomik dengeler değişmeye başladı. 2000’li yıllarda Ar-

92

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

C. MÜJDAT ALPAY: We are so glad to see that R&D activities accelerated in recent years in our country despite the global crisis. Local R&D activities gains great momentum especially in the field of 3G, next generation technologies as well as in internet based technologies and military products. Because of the fact that R&D efforts provide a direct contribution to economic growth in long term, TESID is extremely decisive to achieve its responsibilities in this field. I believe that R&D investments will grow even more with the help of applied steady state incentives. Both TEYDEB incentives provided by TÜBİTAK, and permanent steps such as Law on Supporting R&D Activities, and SANTEZ promotion models, are very important developments in electronic sector particularly for providing competitiveness in the international platform. The more our competitive strength increases, the more our share in world trade will increase and be firm. When we concern the world’s R&D investments and activities, we can say that Turkey has a very fortunate geographical location. Due to the advances in the world in advanced technology field, the economic balance began to change in recent years. America was the outstanding country according to the criteria such as its devoted resources to R&D in


Ge’ye ayrılan kaynak, GSMH’dan kişi başına düşen ArGe payı, bu alanda çalışan kişi sayısı ölçütleri ile öne çıkan ülke Amerika’ydı. 2008 yılından itibaren teknolojinin globalleştiğini ve global laboratuarların ortaya çıktığını görüyoruz. Büyük firmalar Ar-Ge ve üretim faaliyetlerini kendi ekosistemlerinin dışında, kaynak etkin coğrafyalarda sürdürmeye başladılar. En önemli kaynağı insan olan Ar-Ge ve üretim, batıdan doğuya kaydı ve genç ve dinamik nüfusa sahip Asya ülkelerinde yoğunlaştı.

the 2000s, per capita share of R&D from GNP and the number of people working in this field. We see that technology has been globalized and global laboratories have emerged since 2008. Large firms have begun to run their R&D and production activities outside of their own ecosystems but in the source active regions. Since R&D and productions’ most important source is human, they have shifted from West to East and intensified in Asia countries which have young and dynamic population.

Bu gelişmelerin bir sonucu olarak, Türkiye’nin şimdiden Ar-Ge yatırımlarını çektiğini ve global laboratuarların ülkemize geldiğini, ileri teknoloji ürünlerinin yerli tasarım ve üretiminin arttığını memnuniyetle görüyoruz. Biz de TESİD olarak, önümüzdeki iki yıl boyunca, özellikle sektördeki KOBİ’lerin Ar-Ge ve üretim teşviklerinin artırılmasına yönelik çalışmalarımıza hız vermeye kararlıyız.

As a result of these developments, we are happy to see that Turkey has already attracted R&D investments, global laboratories have been established in our country, and local design and production of high-tech products have increased. We as TESID are determined to speed up our activities intended for increasing incentives especially for SMEs, R&D and production in the next two year.

TELEKOM DÜNYASI: Yaratıcı yenilikleri ödüllendiriyorsunuz… TESİD olarak bu seçimde hangi kriterleri göz önünde bulunduruyorsunuz?

TELEKOM DÜNYASI: You give awards to creative innovations. What criteria would you as TESID consider for this election?

C. MÜJDAT ALPAY: TESİD’e üye olan veya olmayan tüm firmalara açık olan ödül programının tek şartı, firmaların başvurmaya karar verdikleri ürünün, mutlaka son üç yıl içinde elektronik ve bilgi teknolojileri dalında kullanıma sunulmuş, yenilikçi ve yaratıcı içeriği olan bir ürün olması veya üretim sürecini geliştirmiş olması gerekiyor. Dolayısıyla, başvurularda ticari değer ile ürünün kullanıma sunulmuş olma şartını arıyoruz. Ödüllerin sahiplerini belirlerken sistematik bir değerlendirme süreci uyguluyoruz. İlk aşamada sanayici ve akademisyenlerden oluşan Ödül Yürütme Kurulu, başvuruları inceliyor ve değerlendirmeye alınacak başvuruları belirliyor. İkinci aşamada Ödül Yürütme Kurulu tarafından belirlenen ve sanayici ve akademisyenlerden oluşan değerlendirme ekipleri başvuruları önce belgeler üzerinden sonra saha ziyareti yaparak ilgili firma tesislerinde inceliyor ve değerlendiriyor. Üçüncü aşamada, değerlendirici ekiplerinin raporları Ödül Yürütme Kurulu’nda inceleniyor ve finale kalan başvurular belirleniyor. Son aşamada ise finale kalan başvurulara ait belgeler ve değerlendirme sonuçları ödül alacak firma ve ürünleri belirlemesi için Ödül Jürisi üyelerine gönderiliyor.

C. MÜJDAT ALPAY: Award program is open to all companies whether they are members of TESID or not, its only requirement is that the product must have been made available in the field of electronic and information technology in the last three years, and it should have innovative and creative content or it should develop a production process. Therefore, as for applications, we give importance the condition of product’s commercial value and its availability. As we determine the winners, we apply a systematic evaluation process. In the first stage, Awards Executive Committee consists of industrialist and academics, examines applications and determines the applications that will be evaluated. In the second stage, the assessment teams, which are determined by Awards Executive Committee also consist of industrialists and academics, examine and assess the application firstly by looking through the document then by visiting sites of relevant company. In the third stage, the assessment teams’ reports are examined by Award Executive Committee and the finalists are determined. In the last stage, the finalists’ documents and evaluations are sent to members of Jury to decide which companies or products will be awarded.

Ödül başvuruları temel olarak dört ölçütte değerlendirilmektedir. Firmanın yaratıcılığı sistematik biçimde destekleyip desteklemediğinin incelendiği Fikrin Yaratılması, yaratıcı fikrin aday üründe ya da aday üretim yönteminde uygulanma ağırlığının sorgulandığı Ürün Özelliklerinde /Üretim Yöntemlerinde Yenilikçilik-Yaratıcılık, firmanın ürün / üretim teknolojisi geliştirme sürecinin sistematiğinin irdelendiği Fikrin Ürüne / Üretime Dönüşüm Süreci ve üründeki / üretim yöntemindeki yenilikçilikten kaynaklanan ticari başarının değerlendirildiği Ticari Başarı ölçütüdür. Bu ölçütlere uyan adaylara ödüllerini törenle sunmaktan da büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz.

Award applications are evaluated in relation to four main criteria: whether the company supports the creativity systematically or not is examined as Creation of Idea; how extent creative idea was applied on candidate product or the production method are questioned as Products Specifications/ Innovation-Creativity in Manufacturing Methods; the systematic of the process of company’s product/producing technology development is examined as Transformation Process of Idea to Product/ Production; commercial success in product / producing method in terms of innovation are evaluated as Commercial Success. We are so happy and proud of presenting the awards to winners who met those criteria by holding a ceremony.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

93


TD HABER

Vodafone CEO’su Serpil Timuray: “Türkiye’de Son Çeyrekte Tek Büyüyen Operatör Biziz” Vodafone CEO Serpil Timuray: “We are the only growing operator in the last quarter”

V

94

V

odafone CEO’su Serpil Timuray, Vodafone Türkiye’nin mali performansında sağlanan gelişmeye dikkat çekerek, “Vodafone’un Avrupa operasyonu içinde en hızlı büyüyen operatör olduk. Türkiye mobil iletişim pazarında bu çeyrekte tek büyüyen operatör biziz” dedi. Timuray, servis gelirlerini yüzde 29.5 oranında artırdıklarını kaydederken, “Vodafone Türkiye olarak 25,1’lik gelir pazar payına ulaşarak son 6 çeyrekte 6,5 puanlık bir pay artışına imza attık. 2010’u bu başarılı performansla geride bırakırken, Vodafone Group, Türkiye’yi bir büyüme pazarı olarak gördü ve 2010’un son çeyreğinde Vodafone Group Türkiye’yi Avrupa bölgesine dâhil etti” dedi

odafone CEO Serpil Timuray stands out development on financial performance of Vodafone Turkey and she said: “ We became the fastest growing operator among European operations of Vodafone. We are the only growing operator in the last quarter in mobile communication market of Turkey.” Timuray expressed that they have increased service income by the rate of %29,5 and she said: “As Vodafone Turkey, we achieved increase by 6,5 point in last 6 quarter by reaching %25,1 income market share. While we are leaving 2010 behind with successful performance, Vodafone Group has seen Turkey as growth market and include Vodafone Europe in last quarter.”

Timuray, Ankara’da bilişim sektörünü izleyen muhabirlerle bir araya gelerek, Vodafone’un çalışmaları hakkında bilgi verdi. Vodafone’un kapsama alanıyla ilgili değerlendirmede bulunan Timuray, “Herkesin gelip Vodafone’un şebekesini denemesini istiyoruz. Bir ay gelip şebekemizi kullanın, memnun kalmazsanız paranız iade. 2G kapsama alanımız yüzde 98.68, 3G kapsama alanımız ise yüzde 73.7” dedi. Timuray, son iki yılda Türkiye’de kurdukları baz istasyonu sayısının, Vodafone Hollanda’nın toplamda kurduğu baz istasyonundan fazla olduğunu aktararak, “Zamana karşı yarışıyoruz. Baz istasyonları sayısında çok ciddi fark yarattık. Baz istasyonu sayımız, iki yıl öncesine göre 3 kat arttı. Timuray, Ankara ziyaretini gerçekleştirdiği

Timuray has given information about activities of Vodafone by getting together with reporters in information sector in Ankara. Timuray has expressed about coverage area of Vodafone: “We want to everyone experience Vodafone. Experience our network for a month. If you won’t satisfy, we will refund your money to you. Our 2G coverage area %98,68 and 3G coverage area is %73,7” said. Timuray expressed the number of base station installed by Vodafone in the last 2 years is more than totally number of base station installed by Vodafone Netherlands. Timuray said: “We are competing against time. We created seriously difference about the number of base station. The number of our base station increase 3 times

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


sırada buradaki iki baz istasyonunun halk tepkisi nedeniyle kaldırıldığını belirterek, “Halkta gereksiz bir tepki ve endişe var. Toplumun bilinçlenmesi lazım… Zaman zaman yaşanan kesintilerin nedeni de halk tepkisiyle kaldırılan baz istasyonları” dedi.

compared 2 years ago. Timuray stands out two base stations in Ankara were removed because of reaction of society. Timuray said: “People have unnecessary response and concerns. People should become conscious..The reason of interrupts experienced occasionally base station removed because of public response.”

EVDEKİ EŞYALAR DAHA FAZLA YAYIYOR HOUSEHOLD GOODS EMIT MORE Halkın sağlık endişesi ile baz istasyonlarına karşı çıktığını kaydeden Timuray, “Yaşlılar ve çocukları için endişeleniyorlar. Bu kaygıyı ortadan kaldırmalıyız. Mobil iletişimden faydalanmaya devam etmemiz lazım. Evimizde kullanılan eşyaların yaydığı elektro manyetik dalgalar, baz istasyonundan daha fazla” diye konuştu. Timuray, teknik olarak bir baz istasyonu sizden ne kadar uzaktaysa, iletişimi sağlamak için o kadar fazla enerji yaydığına dikkat çekerek, “Baz istasyonunda esas çaba, arama sırasında oluşuyor. Durduk yerde bir şey yaymıyor. Uzaktaysa daha olumsuz etki yaratıyor. Biz baz istasyonlarında en son teknolojiyi kullanıyor ve AB’nin sınır değerlerinin üçte birini bile aşmıyoruz. Kaygıya sebep verecek bir durum yok. Dünyada baz istasyonu dışında mobil iletişimini sağlayacak başka bir sistem yok. ” diye konuştu. ÇAY PARASINA İNTERNET 2011 yılını “Veri Yılı” ilan ettiklerini anımsatan Timuray, bu kapsamda “Süper İnternet” kampanyasını başlattıklarını söyledi. Timuray, “Abonelerin yerden ve zamandan bağımsız olara mobil olarak internete erişmelerine

Timuray stated that people oppose to base stations because of health concern and she said: “They are worry about child and older people. We must eliminate this concern. We should continue to benefit from mobile communication. Electro-magnetic waves emitted by household goods much more than base stations. “ Timuray emphasized that technically how far away a base station from you, it emit energy much more to provide communication and she said: “The main effort occur during calls. While it is stable, it doesn’t emit anything. If it is far away, it emits much more energy. We use latest technology on base stations and we don’t pass over 1/3 of limit values of EU. There isn’t anything to concern. There isn’t anything to provide mobile communication in the world.” INTERNET FOR PRICE OF TEA Timuray mentioned that they announced 2011 as “Data year” and in the scope of this they started to campaign of “Super Internet”. Timuray said: “We provide opportunity to access time and location independent to our cus-

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

95


TD HABER

96

imkân sağlıyoruz. Mobil interneti de ‘süper internet’ olarak tanımlıyoruz. Bu, internetin süperleşmesi yaygınlaşması ve demokratikleşmesi anlamına geliyor.

tomer. We identified mobile internet as “Super Intenet”. Its mean is expansion, democratization and excelling of internet.

Abonelerin internetten daha fazla yararlanması için tarifeleri yapılandırıyoruz. Aylık, haftalık hatta günlük paketler yaptık. Çay parasına kullanım imkânı veren cep internet paketi oluşturduk

We are configuring internet to subscribers get more benefit from the Internet. We offer monthly, weekly and even daily packages. We created internet package which provide internet for price of tea.

Modemlerde de günü yakalayan en son teknolojileri Türkiye’ye getireceklerini aktaran Timuray, 43.1 megabit hızındaki yeni modemlerini de tanıttı. Timuray, modemin kısa sürede Türkiye’de olacağını kaydetti. Timuray, süper internet ile Facebook gibi popüler internet uygulamalarına ücretsiz erişim sağladıklarını da aktardı. Timuray, mobil internetin yaygınlaşması için Vodafone abonelerinin interneti bir ay boyunca ücretsiz denemesine yönelik kampanya başlattıklarını anımsatarak, “1 ay boyunca 1 milyon başvuru hedefliyorduk ama 1 milyon başvuruya birinci haftada eriştik. Gurur verici bir rakam... Aylık 7 lira 99 kuruş olan ekonomik paketimiz var. ‘Super’ yazıp 3636’ya gönderen herkes ücretsiz internetten yararlanabiliyor” dedi. Mobil internet kullanımının bir önceki aya göre yüzde 20, önceki yıla göre de yüzde 171 artış sağladığını aktaran Timuray, “En yaşlı kullanıcımızın 97 yaşında 1914 doğumlu. Kullanıcıların yüzde 71’i 25 yaş üzerinde” dedi.

Timuray stated that they bring latest technologies to Turkey on modems and she also introduce new modems with 43,1 megabits. Timuray expressed that this modem will be in Turkey in the short period. Timuray stands out them provide free access to popular internet applications such as Facebook. Timuray mentioned that they began to campaign for free a month-period of probation to Vodafone subscribers in order to widespreading of mobile internet. Timuray said: “We aimed 1 million applications for 1 month but we reached 1 million applications in a week. It is proud number..We have a economic package 7 TL 99 krs for a month. Everyone who sent message 3636 by writing ‘Super’, can benefit. “. Timuray stated that usage of mobile internet increase by %20 compared previous months and %171 compared to previous year. Timuray said:” Our oldest subscriber is 97 years old and was born in 1914. %71 of our subscribers is above 25 years old.”

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


PAZAR PAYI PERFORMANSI Şirketin mali performansı konusunda da bilgi veren Timuray, “2 sene önce ‘2009 yılı milat yılı olacak. Yeniden başlangıç yapacağız’ demiştik. Bu amaçla yepyeni uzun dönemli stratejik program hazırladık. Bu dönemde müşteri memnuniyetine odaklanarak yeni bir program icra ettik. Son iki yıl, bu uzun dönemli stratejik programın ilk iki yılıydı. İş sonuçlarımızın, bu hazırlanan strateji programı tescil ettiğini gördük. 2 yıllık dönemde iş sonuçlarımızda çok önemli mesafeler aldık. Temmuz - Eylül dönemine bakacak olursak, Vodafone’un Avrupa operasyonu içinde en hızlı büyüyen operatör olduk. Türkiye mobil iletişim pazarında bu çeyrekte tek büyüyen operatör olduk” dedi. Vodafone’un pazar payındaki gelişmelere dikkat çeken Timuray, “Müşteri memnuniyetine odaklı stratejik programımız sayesinde, son 2 çeyrektir sırasıyla yüzde 31.3, yüzde 23.7 gelir artışını takip ederek servis gelirlerimiz de geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29.5 oranında arttı. Faturalı abone sayımız yüzde 67 artarken, kurumsal müşteri segmentindeki servis gelirlerinde büyüme yüzde 47 oldu. Data gelirlerimiz de yüzde 99 oranında arttı. Vodafone Türkiye olarak 25,1 gelir pazar payına ulaşarak son 6 çeyrekte 6,5 puanlık bir pay artışına imza attık. 2010’u bu başarılı performansla geride bırakırken, Vodafone Group, Türkiye’yi bir büyüme pazarı olarak gördü ve 2010’un son çeyreğinde Vodafone Group Türkiye’yi Avrupa bölgesine dâhil etti” dedi. Timuray, numara taşımada da gelen ve giden abone farkının 1.8 milyon olduğunu belirterek, en yakın rakipleri ile arasında 1 milyon kişi bulduğunu söyledi. BATARYA KULLANIMINDA YÜZDE 10’LUK ARTIŞ Bir yandan da yeni teknolojileri kullanarak şebekedeki verimliliği artırmaya çalıştıklarını kaydeden Timuray, “Örneğin, teknoloji departmanımız akılı cihazlarda batarya kullanımında yüzde 10’luk artış sağladı. Bu sadece bir örnek... Verimliliği gözeterek kullanıcıya en iyi deneyimi sağlıyoruz. Bu yönde bir şebeke üzerinde çalışıyoruz” dedi. Timuray, akıllı cihaz kullanımın yaygınlaştırmak için de 1 TL gibi sembolik fiyata sattıkları cihazları daha da yaygınlaştıracaklarını söyledi. Timuray, makul fiyatlı akıllı cihazları portföylerine alıp ‘Vodafone’ markalı cihazları satacaklarını söyledi.

MARKET SHARE PERFORMANCE Timuray also gave information about financial performance of the company and she said: “We said 2 last ago ‘2009 will be milestone year. We will restart.’ We prepared long-period, strategic, completely new program. In this period we performed a new program by focusing customer satisfaction. The last 2 years were the 2 years of this long period, strategic program. Results of our business register officially this prepared strategic program. We had significantly progress in the 2 years-period. If we look at the period of July-September, we became the fastest growing operator among Vodafone Europe operation. We were the one growing operator in Turkey mobile market in the last quarter.” Timuray emphasized that developments of market share of Vodafone and Timuray said: “Thanks to our customer satisfaction-focused, in the last 2 quarter , we have achieved increase in income by %31,3 and %23,7 sequentially and our service income increase %29,5 compared to same period of previous year. The number of our postpaid subscribers increased by % 67, service income increased by %47 in corporate customer segment. Data incomes increased by %99. As Vodafone Turkey, we achieved increase by 6,5 point in last 6 quarter by reaching %25,1 income market share. While we are leaving 2010 behind with successful performance, Vodafone Group has seen Turkey as growth market and includes Vodafone Europe in last quarter.” Timuray stated that difference between incoming and outcoming numbers on number portability is 1,8 million and there are 1 million difference between them and their closest competitor. THE USE OF BATTERY INCREASED BY %10 Timuray stands out they are also working on occupancy on networks by using newest technologies, said: “For example; our technology department provided %10 increase on usage of battery. Is is just an example...We provide best experience by monitoring occupancy. We are working on network in this direction.” Timuray expressed that they sell smart phones by insignificant such as 1 TL for widespreading usage of smart phones and they will widespread smart phone devices. Timuray said that they will sell devices branded “Vodafone” by taking moderate-priced smart phones to their portfolio.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

97


İŞİM BİLİŞİM, BİLİŞİM İŞİM

EZBERLERDEN VE ESARETTEN UZAK ÖZGÜR BİR BT YÖNETİMİ ANLAYIŞI İLE AÇIK KAYNAK AÇIK DEVLET MODELİNİN ÜLKEMİZİN KALKINMASINDAKİ ÖNEMİ

Türkiye Bilişim’le, Bilişim Açık Kaynak Kodlu Milli Yazılımlarla Gelişir-2

The Importance of IT Management Approach Free From Routines and Bondages and Open Source and Open State Model in the Development of Our Country

Türkiye Develops with IT and IT Develops National Open Source Software - 2 (Bu yazı; Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) konusunda ülkemizin ve Avrupa’nın önde gelen BT uzmanlarından Sayın Adem Onar’ın çalışma, birikim ve tecrübelerinden yararlanılarak TELEKOM DÜNYASI tarafından hazırlanmıştır.)

Açık kaynak yazılımları, kapalı kaynak kod yazılımlarla yetenek ve performansta yarışacak konumdadır. Açık kaynak yazılımların tam rekabet ortamında kapalı kaynak yazılımlarla yarışması gerekir. Kamudaki uygulamaların platform bağımsız olması gerekir. Temel bilişim eğitiminin marka bağımlılığı yaratmayacak, kullanıcıyı tüm alternatif platform ve ürünlerde çalışabilme yeteneğini kazandıracak, ürünlere değil kavramlara ağırlık vermesi gerekir. Açık kaynak yazılımları ülkenin bilgi toplumu stratejisinde çok önemli rol oynamaktadır. Bu husus ile ilgili tüm tarafların katkıları ile katılımcı bir süreçle bu stratejilerin belirlenmesi gerekir. Ülkemizde herkesin açık kaynak yazılımlarla tanışması kritik önem arz etmektedir. İster kişisel bir kullanıcı, ister küçük ölçekli bir işletme, ister büyük ölçekli bir kamu veya özel kuruluşu olsun, açık kaynak yazı-

(This article is prepared by TELEKOM DÜNYASI on the basis of studies, knowledge and experiences of Mr. Adem Onar who is one of the leading IT Professional in our country and Europe in Information and Communication Technology – ICT.)

Open source software can compete with closed source code software in terms of talent and performance. Open source software should be able to compete with closed source software in a fully competitive environment. Applications in the public sector should be platform-independent. Basic IT training should not create brand loyalty, and should give the user the ability to work with all alternative platforms and products, and focus on the concepts, rather than products. Open source software plays a very important role in the country’s information society strategy. It is required to determine these strategies together with the all related parties in a participatory process. Introduction of open source software to everyone in our country is of critical importance. Whether you are a personal user or small-scale enterprise, or a large-scale public or private institution, you should evaluate open source software alternatives in terms of cost and efficiency.

98

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


lım alternatifini, maliyet ve verimlilik açısından değerlendirmek gerekmektedir. Ülkemizin geleceğinde bilişim önemli rol oynayacaktır. Açık kaynak kodlu milli yazılımlar çoğu sektör ve bireyler için, Türkiye’nin ekonomik krizler yaşamaması, olası ekonomik krizlerden etkilenmemesi, üretmesi ve gelişmesi için, en etkin ve verimli seçeneklerden biridir.Yeter ki bu hususta samimi, kararlı ve iyi bir motivasyona sahip olabilelim… Ulusal İşletim Sistemi Pardus tüm kesimlerin kullanımına sunulduğu halde kamuda Pardus’un yaygın kullanım imkanının olmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? ÂDEM ONAR: Öncelikli olarak ulusal bir işletim sistemimizin oluşturulmasının çok doğru ve çok ciddi bir biçimde desteklenmesi gereken bir girişim olduğunu belirtmek isterim. a. Ulusal işletim sistemiz var, ancak ulusal işletim sistemimizin kullanımını ulusal olarak desteklemiyoruz. Bunu sağlayacak program, politika ilgili birimlerce oluşturulmadı. Bunun istisnası olan bir kaç kurum ile silahlı kuvvetler dışında, her kesimin varlığını bildiği ve hatta gurur duyduğunu belirttiği Pardus’un kullanımı için hiç bir rasyonele dayanmadan özel bir çaba sarf edilmemekte, genel olarak Pardus’un kullanımı bir risk faktörü olarak algılanmakta. Aslında yok böyle bir risk. Gayet güzel çalışan güvenli, çok fonksiyonel işletim sistemimiz.

Information technology will play an important role in the future of our country. As long as we have a good motivation and act intimately and decisively, national open source software is one of the most effective and efficient options to produce and develop as well as to not to live economic crisis and not to be affected by the possible economic crises… Although Pardus, National Operating System, has been brought into use, it is not commonly used. How do you evaluate this? ADEM ONAR: First of all, the creation of a national operating system is very accurate and I would like to indicate that this attempt should be supported very seriously. a. We have a national operating system, but we do not support the use of our national operating system support nationally. The program, the policy that will provide this support has not been created by the relevant units. Except only few institutions and the armed forces, no one puts forth a special effort for the use of Pardus, without any rational reason. Everyone is aware of its presence and even proud of it, but perceive as a risk factor. In fact, there is no such a risk. Our operating system works seamlessly, safely and it is highly functional. b. Although it is (partly) open source coded software Pardus has been developed by certain developers. But now it receives much wider acceptance and is supported

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

99


İŞİM BİLİŞİM, BİLİŞİM İŞİM

b. Pardus bugüne kadar açık kaynak kodlu (kısmen de olsa) olmasına rağmen belirli bir geliştirici grubun himayesinde geliştirilmekte idi. Şimdi ise çok daha geniş kitleler tarafından kabul ve destek görmektedir, c. Pardus’un ulusal düzlemde desteğinin nasıl ve kimler tarafından verileceği hususunda çok ciddi olumlu gelişmeler olmaktadır. d. Farklı işletim sistemlerinden Pardus’a geçiş için süreçler, sihirbazlar veya bu süreci kolaylaştırıcı araçların da Pardus’un geliştirilme sürecinde dikkate alınması ve gerçekleştirilmesi gerekmektedir. e. Pardus, resmi bir kurumda resmi bir proje olarak profesyonel bir ekip tarafından geliştirilmiş olup, ulusal kripto kısmı hariç artık açık kaynak kod topluluklarına devredilmesi veya genişletilmesi, Pardus etrafında bir iş modeli yaratacaktır. Bu ise Pardus’un yaygınlaşması açısından oldukça önemlidir.. f. Sivil toplum kuruluşlarınca desteklenecek çeşitli kampanya ve programlar ile Pardus’un bilinirliliği arttırılmalı ve örneğin yerli bilgisayar üreticilerinin Pardus’u standart işletim sistemi olarak müşteriye sunmaları özendirilmelidir. Kamu İhale Kanunu’nda yerli üretimi destekleyici maddeler ve hükümlerin olmasına karşın yerli yazılım üreticilerinin korunmaması, Türk yazılım sektörünü nasıl etkilemektedir?

100

by the masses. c. There are very serious positive developments regarding how and by whom the support will be provided in national level. d. Transition processes from different operating systems to Pardus, the relevant wizards or tools that will facilitate this process should be taken into account in the process of development of Pardus. e. Pardus has been developed by a professional team in an official institution as an official project. Except the part of national crypto, it is possible to create a business model by transferring Pardus to open source communities or by expanding it. This is very important for the spread of Pardus. f. The awareness of Pardus should be increased through various campaign and programs that will be supported by civil society organizations. For example, the domestic computer manufacturers should be encouraged to submit Partus to the customer as a standard operating system Although there are articles and provisions for the protection of domestic production in Public Procurement Law, how the lack of support for domestic software producers affects Turkish software industry?

ADEM ONAR: Korunma tanımı yerine desteklenme daha doğru bir yaklaşım olur herhalde. Zira herhangi bir sektörü koruyarak geliştirmezsiniz sadece korumacı ortamdan faydalanan, kolaycı bir sektör yaratırsınız. Eğer destekleyici olursanız, sektörün gelişimini hızlandırırsınız.

ADEM ONAR: I guess, the concept of support is a more accurate than protection. Because you cannot improve any sector by protecting it, you only create a sector that takes the easy way out in a protective environment. If you support it, the development of the sector accelerates.

Yerli yazılım sektörünün dünya ölçeğinde yerinin sorgulanmasında ortaya çıkan tablo memnuniyet verici değil. Yazılım sektörümüzün mevcut hali ile hala Türkiye odaklı olmaları, kendi bilgi ve becerilerinin dünya ölçeğindeki yerini ölçecek bir skalaya sahip olmamaları gibi bazı problemler mevcut. Yazılım mühendislerimizin bireysel yetkinliğinden kişisel deneyimlerimden hareketle kimsenin kuşkusu olmamalı ancak proje temelli çalışmalarda gerekli olan metodolojilerin uygulanması, proje yönetimi gibi hususlarda ciddi yol almamız gerekiyor.

The account is not satisfactory when the place of the domestic software industry is questioned across the world. There are some problems such as our software industry in its current form still focus on Türkiye and does not have a scale to measure the place of its knowledge and skills across the world. From my point of view, no one should doubt the individual competence of our software engineers, but it is required to implement the methodologies, necessary for project-based studies and to come a long way in certain issues such as project management.

Kamu tarafında ise kapalı kaynak koduna dayalı projelerin daha başarılı olduğu ya da böyle yazılımlara dayalı çözümlerin daha garantili olduğu gibi bir inanış var sanırım. Daha da ötesi kamu projelerinde donanım temelli proje yaklaşımından yazılım temelli proje yaklaşımına geçişte hala bir sıkıntı mevcut.

I think there is a belief that projects based on closed source code are more successful or the solutions based on such software are more secure in public side. Moreover, the transition from the hardware-based approach to software-based approach still constitutes a problem in public projects.

Ancak hala kamudaki proje yetkilileri, açık kaynak koduna dayalı yazılımların ticari olmadığını ve tüm ticari yazılım-

In public sector, the project officials still think that software based on open source code is not commercial and

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK


ların kapalı kaynak kodlu yazılımlar olduğunu düşünmekte, oysa veri tabanı, ofis yazılımları, sanallaştırma, web, uygulama, portal, dosya sistemi, ERP, dokuman yönetim yazılımları gibi açık kaynak kodlu birçok uygulama mevcut. Üstelik bu uygulamalar dünyanın birçok ülkesinde ve birçok görev kritik projelerde başarı ile uygulanmakta. Açık kaynak kod etrafında oluşturulacak bir sektör, kapalı kaynak kod etrafındaki da ki eko sistemden çok daha hızlı büyüyecektir, zira açık kaynak kodlu yazılımlar için gerekli olan yatırım maliyetleri kapalı kodlu yazılımlara göre çok daha düşük olduğundan, bu konuda faaliyet göstermek isteyen ticari işletmelerin sayısının artması aynı zamanda yazılım pazarını da büyütecektir. Ayrıca açık kaynak kodlu yazılımların yaratıcılığı dolayısı ile rekabet şansını arttırdığı da unutulmamalıdır. Buna en güzel örnek Çek Cumhuriyeti ve Polonya verilebilinir. Adı geçen bu ülkelerdeki yazılım endüstrisi son 5 yılda 8 kat büyümüştür.

all commercial software is closed source software, but there are many applications based on open source code such as databases, office software, virtualization, web, application, portal, file system, ERP, document management software. Moreover, these applications are implemented successfully in many countries and many mission-critical projects. An industry based on open source code will grow much faster than the eco-system based on closed source code, because investment costs required for open source software are much less than the costs of closed source software and the increase in the number of commercial businesses wishing to operate in this area will also enlarge the software market. Also it should not be forgotten that open source software will increase the competitiveness thanks to its creativity. The Czech Republic and Poland are good examples of this. The software industry in those countries has grown 8 times in the last 5 years.

Yukarıda belirtilenlere ek olarak, sevindirici bir kaç hususu da belirtmekte fayda var, bunlardan bir tanesi artık açık kaynak kodlu işletim sistemlerinin daha sık adreslenir olması, bir diğeri ise bazı kamu kurumlarında MySQL gibi açık kaynak kodlu veri tabanı üzerinde, dünyada benzeri olmayan özel çalışmaların yapılmakta olduğudur.

In addition to the foregoing, some pleasing matters are also worth to note: open source operating systems are addressed more often, and a certain public institutions implement some unique studies on open source coded database such as MySQL.

Savunma Sanayi Sektörünün, yazılım sektörüne katkısı nedir?

What is the contribution of Defense Industry to the software industry?

ADEM ONAR: Bilişim endüstrisinde savunma çoğunlukla bir çok ciddi teşvik edici güç oluşturmuştur. Bazı istisnai durumlar hariç, çoğu tüm teknolojik yenilikler savunma sektörünün diğer sektörlerden çok daha fazla olan fon kaynakları sayesinde ilk bu sektör için gerçekleştirilmiş daha sonra ticarileşmiştir.

ADEM ONAR: Defense Industry constitutes a very serious stimulating power in IT industry. Except in some exceptional cases, most technological innovations have been implemented for defense industry and then commercialized, because of the fact that defense industry has much more funding sources than other sector.

Benzer durum yazılım için de geçerlidir. Günümüzde yazılım endüstrisinde yaygın olarak kullanılan bir çok teknoloji ve standartlar kaynağını savunma sektöründen almaktadır.

A similar situation also applies to software. Nowadays, many technologies and standards that are widely used in software industry trace back to the defense industry.

Bunun yanında Türkiye özelinde bakacak olursak, şu anda ticari olarak faaliyet gösteren birçok uluslar arası düzeyde başarısını ispatlamış yazılım evi, köklerini savunma sektöründen almakta, burada oluşturdukları bilgi ve deneyimleri sivil sektöre aktarmaktadır. Ayrıca savunma sektörü doğası gereği projelerinde belirli metodolojilerin ve standartların uygulamasını zorunlu tutmakta, bu da bu alanda faaliyet gösteren yazılım evlerinin standartlara uygun proje yapılanmasını ve geliştirme metodolojilerini uygulamasına neden olmaktadır. Böyle bir durum bu yazılım evlerinin dünya piyasalarında rekabet edebilen bir yapıya kavuşmalarını sağlamaktadır.

Besides, when we look at the case of our country, many software houses that have proven their success in international level and are currently operating commercially are based on the defense industry and transfer their knowledge and experience to the civil sector. In addition, the defense industry requires application of specific methodologies and standards in the projects by its very nature. Therefore, software houses operating in this area create projects in accordance with the standards and apply the development methodologies. Software houses have a structure that can compete in world markets.

Savunma sektörünün gereksinimi olan yazılımların içeriği çok özel durumlar hariç (atış kontrol sistemleri gibi) diğer sektörlerin gereksinimlerinden çok farklı olmadığı için diğer sektörlere uyarlanabilir durumdadır.

Except for very special cases (such as fire control systems) software content, required by defense industry are not very different from the requirements of other sectors and can be adapted to other sectors.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

101


TD HABER

Huawei ‘den bir ilk daha… LTE, 3G ve 2G şebeke destekli modem E398 piyasada Another innovation from Huawei... LTE, 3G and 2G network-supported modem E398 on the market

D

H

Türkiye pazarında daha önce Turkcell ile işbirliği çerçevesinde farklı HSDPA modemler sunan Huawei şimdi de Turkcell’in dünyada lanse eden ikinci operatör olacağı ve VINN markası ile sunduğu E372 çift taşıyıcılı ve yüksek hızlı DC-HSPA+ 43.2Mbps(DL), 11Mbps(UL) özelliği olan modemini Türkiye’de ilk kez satışa sunuyor. Çift taşıyıcı (Dual Carrier) teknolojisi aynı anda iki operatör kanalının kullanılması prensibiyle çalışarak 43.2Mb/s gibi maksimum bir gerçek indirme hızına kadar ulaşılmasına imkân sağlıyor.

Huawei offered various HSDPA modems in Turkish market in the scope of participation with Turkcell previously and now it is the first time modem which has the feature of high speed DC-HSPA+ 43.2Mbps(DL), 11Mbps(UL) and E372 dual carrier which is launched second time in the world by Turkcell with the brand of VINN, offered in Turkey. Dual carrier enables to reach maximum real download speed such as 43.2Mb/s by operating with the principle of using channel of two operators simultaneously.

E398’i İsveç’teki Net4Mobility ve Avusturya’daki Mobilkom Austria da dâhil olmak üzere çeşitli operatörlere sevk eden Huawei, E398’i Norveç, Danimarka ve Almanya’da da önümüzdeki yıl piyasaya sürmeyi planlıyor.

Huawei dispatched E398 to various operators including Net4Mobility in Sweden and Mobilkom Austria in Austria and planning to launch E398 in Norway, Denmark and Germany in the next year.

ünyanın dört bir yanındaki operatörlere yeni nesil telekomünikasyon ağı çözümleri sunan Huawei; dünyada bir ilke imza atarak, LTE şebekesiyle beraber 2G ve 3G şebekelerini de destekleyen üçlü mod LTE modemi (E398) satışa sundu.

İlk olarak, Dünya GSM Birliği’nin (GSM Association) 2010 yılının Şubat ayında düzenlediği Mobil Dünya Kongresi’nde kullanıcıların beğenisine sunulan E398’nin, saniyede 100Megabit’e varan sıra dışı veri indirme hızını sergilenmişti. Gelecek nesil tasarım anlayışıyla geliştirilen ve konsept bir yarış otomobilini andıran E398, mevcut 3G ağlarından 30 kat daha

102

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

uawei which offer new generation telecommunication networks solutions to operators around the world, offer triple-mode LTR modem (E398) which support LTE network and 2G, 3G for sale by breaking new ground in the world.

It is the first time E398 was offered at Mobile World Congress which was organized by GSM Association at February, 2010, performed extraordinary downloading speed as 100Megabit in per second. E398 which was developed with next generation design approach and resemble concept racing car, make possible data transfer rate of up to 30 times


yüksek bir veri aktarım hızına olanak tanıyor. Bu hızlarda E398 ile bir LTE ağı üzerinden 4GB büyüklüğünde bir HD videoyu indirmek sadece birkaç saniye sürüyor. 2G, 3G ve LTE ağları arasında kesintisiz bir şekilde geçiş yapmaya olanak tanıyan LTE destekli bir mimariden yararlanan E398 modem, kullanıcılara istedikleri ağ bağlantı hızını seçme özgürlüğünü tanıyor. Modem ayrıca, LTE tabanlı hizmetler yaygınlaşmaya devam ettikçe, kullanıcıların hem LTE ağlarının mevcut olduğu noktalarda bu ağlara erişip, hem de sabit bağlantılarını korumalarına; LTE ağının mevcut olmadığı hallerde ise diğer standartlara (UMTS veya GSM) geçiş yapabilmelerine olanak tanıyacak. Huawei’nin hem operatörlere hem de son kullanıcılara hızla gelişen mobil genişbant alanındaki tüm avantajları sağlama konusunda son derece kararlı olduğunu belirten Huawei Cihazlardan Sorumlu Pazarlama Yöneticisi Victor Xu, sözlerine şöyle devam etti; “E398, çok yüksek hızda mobil genişbandın yaygınlaştırılması sürecini hızlandıracak ve Huawei’nin ‘müşteri-yenilikçilik’ stratejisini temsil eden bir ürün. Huawei olarak, LTE veri kartlarını ilk çıkaran üreticilerin arasında yer alıyoruz. Şimdi de, dünyanın dört bir ucundaki müşterilere sıra dışı 4G internet deneyimini yaşatmak ve LTE teknolojisinin ticari kullanımını geliştirmek üzere çeşitli operatörlerle çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

higher than current 3G Networks. Only takes a few seconds to download an HD video to the size of 4GB with E398 over LTE network. E398 make the transition as seamless between 2G,3G and LTE possible, benefit from LTE-aided architecture and gives users the freedom to choose any network connection speed. Moreover as LTE-based services continue to wide spreading, E398 will make enable customers to access to Lte networks at existing points and at the same time protect their fixed networks in cases where the absence of LTE network, seamlessly switching to other standards (UMTS or GSM). Victor Xu, chief marketing officer of Huawei Device stated that Huawei is fully committed to offering both operators and endusers the full benefits in the rapidly evolving field of mobile broadband and continued: “The E398 is indicative of Huawei’s successful customer- innovation strategy to accelerate the commercialization of ultra high speed mobile broadband across the value chain. As Huawei, we are one of the first manufacturers in the industry to launch LTE data cards, and it is our aim to work together with operators to boost the commercial use of LTE so that consumers around the world can experience exceptional 4G internet surfing experiences.”

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

103


RÖPORTAJ Yazı ve fotoğraflar: Khalid Athar Pakistan ve Ortadoğu Haber Sorumlusu Exclusive Interview by Khalid Athar, Special Correspondent of Pakistan and Middle East

Nayla Khawam “Meslek hayatının önemli bir bölümünü Avrupa’da geçirmiş ve şu anda da Ürdün’deki en büyük telekomünikasyon şirketini yöneten Lübnan uyruklu biri olarak, kariyer yolcuğumun bana telekomünikasyonun global kültüre entegrasyonu hakkında benzersiz bir perspektif sunduğuna inanıyorum.”

“As a Lebanese national who has spent a substantial portion of her career in Europe and is now managing the largest telecom provider in Jordan, I feel that my career journey has offered me a unique perspective into the way telecoms integrate into our global culture.”

104

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

TELEKOM DÜNYASI – Ürdün ICT sektörlerinin son birkaç yılda kaydettiği ilerlemeyi yorumlar mısınız? NAYLA KHAWAM – Ürdün bölgedeki en hızlı gelişen ICT sektörlerinden biri. Bu, büyük oranda Kral Abdullah’ın bu sektör için önemli çabalar sarf etmesi ve kaynaklar ayırmasından kaynaklanıyor. Son birkaç yıldır, endüstri mobil ve geniş bant internet iletişimi alanlarında önemli mesafeler kaydetti. Bu sayede, Krallıktaki iletişim tablosunu kökten değiştirdi ve genel olarak Ürdün toplumunu belirgin bir biçimde etkiledi. Mobil penetrasyon, yüzde 100’lük penetrasyon seviyesine ulaştı ve 6.1 milyonluk bir nüfus söz konusu olduğunda, bu telekomünikasyonun Ürdün’deki gelişiminin

TELEKOM DÜNYASI - Please comment on the progress which the IT and telecom sectors of Jordan have made over the past few years. NAYLA KHAWAM - Jordan has one of the fastest-growing ICT sectors in the region, which is largely due to the fact that His Majesty King Abdullah dedicates considerable effort and resources to its development. Over the past few years, the industry has made substantial advancements in the fields mobile and broadband internet communication, which has helped revolutionize the communication landscape in the Kingdom and has markedly, affected the Jordanian community at large. Mobile penetration has just passed the 100% penetration mark, and with a population of 6.1 million, this is quite a significant indicator of the telecoms development in Jordan.


Nayla Khawam Ürdün Telekom Grubu / Orange Jordan Genel Müdürü CEO Orange Jordan çok önemli bir göstergesi. Şu anda yüzde 32’ye ulaşan internet penetrasyonunun desteklenmesi ve Ürdün ekonomisinin bilgi tabanlı bir ekonomiye dönüştürülmesi, bir başka ulusal hedef. Bu hedefe hızla ulaşılıyor.

Bolstering internet penetration — which currently stands at 32 percent — and transforming the Jordanian economy into a knowledge-based economy is another key national objective and one that is quickly becoming a reality.

TELEKOM DÜNYASI – Bu ilerlemede MoICT ve TRC Jordan’ın rolünü değerlendirir misiniz?

TELEKOM DÜNYASI - How would you evaluate the role of MoICT and TRC Jordan in regard to that progress?

NAYLA KHAWAM – Ürdün’ün düzenleyici altyapısı, Krallığın ICT tablosunu iyileştirme hedefine ulaşmak için çeşitli üst kurullarının bir arada çalışması bakımından benzersizdir. Hem MoICT, hem de TRC geniş bant ve mobil iletişimlerin Ürdün’deki gelişiminde etkili olmuştur. Her iki kurul da sağlıklı rekabet ortamını ve sürdürülebilir bir düzenleyici çerçeveyi koruyarak yerel telekomünikasyon pazarının bütünlüğünü sağlamak için değişmez bir kararlılık göstermektir. Orange Jordan’ın ICT sektörünün evriminde anahtar rol oynaması gerektiği bilinciyle, MoICT ve TRC ile sürekli olarak işbirliği yapıyoruz. Bu kurulların yıllardır oluşturduğu sağlam temelleri daha da güçlendirmeye dönük inisiyatiflerde ve projelerde rol aldık.

NAYLA KHAWAM - Jordan’s regulatory infrastructure is unique in the sense that various governing bodies operate in unison to achieve the national objective of developing the Kingdom’s ICT landscape. Both MoICT and the TRC have been instrumental in spurring the development of broadband and mobile communications in Jordan. Both bodies have shown an unwavering commitment to maintaining the integrity of the local telecom market by preserving healthy competition and maintaining a sustainable regulatory framework. Seeing as Orange Jordan is adamant about playing a key role in the evolution of the ICT sector, we continually collaborate with both MoICT and the TRC on initiatives and projects geared toward reinforcing the solid foundations they have established over the years.

TELEKOM DÜNYASI – Ürdün’ün telekomünikasyon pazarı, yüksek düzeyde rekabete dayalı ve

TELEKOM DÜNYASI - Jordan’s telecom market is highly competitive and progressive. How do you man-

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

105


RÖPORTAJ

gelişmeye açık. Pazar ve müşteri eğilimlerine nasıl yanıt verebiliyorsunuz? NAYLA KHAWAM – Orange Jordan olarak kendimizi Krallığın iletişim alanındaki amiral gemisi olarak görüyoruz; özellikle de ICT sektörünün gelişimini teşvik etmek söz konusu olduğunda. Müşteri çıkarlarını korumak için ürün yelpazemize sürekli olarak yeni teknolojiler katıyoruz. Bunun en son örneği, insanların iletişim kurma biçimini temel olarak değiştiren en ileri teknoloji ürünü 3G+ ağımız. Pazar ve müşteri eğilimlerine, bu eğilimleri bizzat kendimiz şekillendirerek yanıt vermeye çalışıyoruz. Telekomünikasyonun insanların hayatındaki rolünü aktif olarak yükseltiyoruz ve Ürdünlülerin bizim teknolojilerimizi hayatlarına yerleştirmelerine yardımcı olacak çeşitli kampanyalar sunuyoruz. İnternet penetrasyonunu, başkent Amman’ın dışındaki eyaletlere yaymak için kısa bir süre önce başlattığımız Orange Broadband Fund projesi, bunun iyi bir örneği. Şu anda, Ürdün’deki internet penetrasyonu başkentte odaklanmış durumda ve genişbant internetteki başarımızı Krallığın diğer bölgelerine de taşımak istiyoruz. TELEKOM DÜNYASI – Ürdün’deki internet pazarının lideri olarak, Krallığın çevresindeki çeşitli eyaletlerde penetrasyon hakkında hangi önlemleri alıyorsunuz? NAYLA KHAWAM – Daha önce söylediğim gibi, üç temel hedefi olan Orange Broadband Fund projesini kısa bir süre önce başlattık: eyaletlerde düşük maliyetli internet bağlantısı sunmak, başkentin dışındaki tüm bölgelerde de internet penetrasyonunu ve farkındalığını artırmak ve 500’den fazla devlet okuluna geniş bant DSL

106

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

age to keep up with the market and the consumer trends? NAYLA KHAWAM - At Orange Jordan, we regard ourselves as the Kingdom’s flagship operator, particularly when it comes to instigating the development of the ICT sector. We are continually incorporating new technologies into our product lineup in order to retain customer interest, the latest example being our cutting-edge 3G+ network which has essentially changed the way people communicate. We keep up with market and consumer trends by actually shaping these trends ourselves; we actively promote the role of telecoms in people’s lives and devise various campaigns to help Jordanians place our technologies in their own contexts. A good example of this is our recently launched broadband Fund, which will help bolster internet penetration in governorates beyond the capital Amman. Currently, internet penetration in Jordan is concentrated in the Capital and we would like to carry the success we have enjoyed in broadband internet to other areas in the Kingdom. TELEKOM DÜNYASI - As the leaders of the internet market in Jordan, what measures are you taking regarding penetration in various governorates around the Kingdom? NAYLA KHAWAM - As mentioned above, we recently initiated the Orange Broadband Fund project, which has 3 primary objectives: to provide affordable internet connection rates in governorates, increase internet penetration and awareness in all areas outside the capital, and bring broadband DSL connections to more than 500 public schools. The fund also seeks to infuse the internet into the students’ learning process. We believe this grassroots approach will help


bağlantıları götürmek. Fon, interneti öğrencilerin öğrenme sürecine de katmayı amaçlıyor. Bu geniş tabanlı yaklaşımın, eyaletlerdeki kültürü yeniden şekillendireceğine ve internetin eğitim ve üretkenlikte oynadığı bütünleyici rol hakkında farkındalığı artıracağına inanıyoruz. Temel hedefimiz, Kral II. Abdullah’ın 2011’in sonunda yüzde 50’lik internet penetrasyonuna ulaşma vizyonunu gerçekleştirmektir. TELEKOM DÜNYASI – 2010’un başlarında sunmuş olduğunuz 3G servislerinden nasıl bir sonuç elde ettiniz? Başlarken belirlediğiniz pazar hedeflerine şu an itibariyle ulaştınız mı? Halihazırdaki müşteri tabanınız nedir ve Aşama 2’nin uygulamaya konmasından itibaren süreç nasıl ilerledi? Bunları bize ayrıntılı olarak anlatır mısınız? NAYLA KHAWAM – 3G+ servislerimiz, abonelerin büyük beğenisini topladı. Son derece geniş olan ürün yelpazemizde, çeşitli tüketici kesimlerinin kablosuz geniş bant ihtiyaçlarına yanıt verdik ve her tüketici kesimine bant genişliği, indirme kapasitesi ve ödeme seçenekleri bakımından birçok özelleştirme seçeneği sunduk. 2010 yılının sonunda 100.000 abone hedefini aşacağımızdan eminiz. Mobil kategorideki abonelerimizin birçoğu, yeni teknoloji ve makul fiyatlar nedeniyle Orange’a yeni gelenler. Kablosuz bant genişliği (Internet Everywhere) abonelerimizin yarısı, internetle yeni tanışanlar ve bu kesim çevrimiçi dünyaya açılan ilk kapıları olarak bu servisi seçmiş. Bu da gösteriyor ki 3G+ ağımızın hizmete girmesi, Krallıktaki internet penetrasyonuna önemli ölçüde katkıda bulunmuştur. 3G+ planımızın üçüncü aşamasını ilk başta belirlediğimiz tarihten önce tamamladık. Halihazırda, ülke genelinde çeşitli eyaletlerde 2 milyon Ürdünlüyü kapsıyor. Yüksek talep ve servisin başarısı nedeniyle, dördüncü aşamanın hayata geçirilmesini hızlandırdık ve şimdiden uygulamaya başladık. 2011 yılında nüfusun yüzde 50’sine ulaşmayı umuyoruz. TELEKOM DÜNYASI – Pazardaki “fiyat savaşlarının” Ürdün’deki mobil endüstri ve müşteriler

reshape the culture in these governorates and raise awareness on the integral role played by the internet in education and productivity. Our prime objective is to achieve His Majesty King Abdullah II’s vision of reaching an internet penetration rate of 50 percent by end of 2011. T E L E K O M DÜNYASI - How is the response from the 3G services you has launched earlier this year. Has the targeted expected market at the start been captured by now? What is the current customer base and how has the operation progressed since the implementation of Phase 2? Please talk in detail. NAYLA KHAWAM - The reception of our 3G+ services by subscribers has been markedly favorable. The highly varied product lineup we introduced catered to the wireless broadband needs of various consumer segments and further offered each segment plenty of customization options with regards to bandwidth, download capacity and payment options. . We are confident that will exceed the 100,000-subscriber mark by year- end 2010. Most of our subscribers in the mobile category are newcomers to Orange and were attracted to the new technology and affordable rates. As for our wireless broadband (Internet Everywhere) subscribers, half of whom are new to the internet altogether and have chosen the service as their first gateway to the online world. This shows that the launch of our 3G+ network has significantly contributed to internet penetration in the Kingdom. Having completed the third phase of the 3G+ rollout plan outlined prior to our launch, the network currently covers 2 million Jordanians in various governorates nationwide. And due to the high demand and the success of the service, we have accelerated the implementation of phase 4 and have now actually started rolling it out and expect to cover 50 percent of the population when the roll out concludes in Q1 2011. TELEKOM DÜNYASI - Would you like to talk about the effects of the ‘price wars’ in the market on the mobile industry and consumers in Jordan?

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

107


RÖPORTAJ

üzerindeki etkilerinden söz eder misiniz? NAYLA KHAWAM – Bir noktanın altını çizmekte fayda var: Ürdün’ün telekomünikasyon tablosu esasen fiyat tabanlı ve fiyat savaşları, bir pazarlama tekniği olarak, son derece zararlı olabilir. Buna genellikle servis kalitesinde belirgin bir düşüş eşlik ediyor ve böylelikle pazarın güvenilirliği zedeleniyor. Halihazırda, Ürdün’ün telekomünikasyon pazarı bölgedeki en düşük fiyatlara sahip ve artık odağın müşterilere daha çok değer sunmak yönünde değişmesi gerektiğine inanıyoruz. Genel olarak, Orange Jordan’da sağlıklı rekabetin, pazarın gelişimi ve sürekli yenilik için gerekli bir motivasyon olduğunu düşünüyoruz. Son birkaç yıldır, rekabetçi fiyatlandırma şemalarının pazarda gittikçe daha az önem taşıdığına tanık oluyoruz. Bu asıl olarak yeni teknolojilerin hızlı gelişiminin, müşterileri çekmenin yeni mekanizmalarını doğurmasından kaynaklanıyor. Ürdün ICT pazarını düşündüğümüzde, bizler niteliği, sürdürülebilirliği ve katma değeri düşünüyoruz; bunlar pazarlama ve fiyatlandırma kampanyalarımız aracılığıyla korumaya çalıştığımız unsurlar. Müşterilerimize bütçelerine uygun olarak en iyi değeri sunmak için ciddi bir kararlılık gösteriyoruz. Fiyat ve değer arasındaki güvenli marjı her zaman koruduk. Örneğin, son olarak Orange Stars programını başlattık. Bu, Krallıktaki birçok bağlı şirketimizle birlikte organize ettiğimiz bir inisiyatif. Bununla, genç müşterilerimize katma değer sunuyoruz. Gençlerin ilgi alanlarına uygun olarak çeşitli mekanlar, markalar ve

108

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

NAYLA KHAWAM - It is important to underscore the fact that Jordan’s telecom landscape is predominantly price-driven, and price wars as a marketing technique can be incredibly damaging as they are often accompanied by a marked decline in quality of service and thus compromise the market’s integrity. Currently, Jordan’s telecom market features the lowest prices in the region and we believe the focus should now go towards delivering more value to customers. Generally, we at Orange Jordan welcome healthy competition as a necessary motivation for market growth and continued innovation. Over the last few years, we have seen competitive pricing schemes become less of an issue in the market primarily due to the rapid incorporation of new technologies which are inspiring new mechanisms for attracting customers. When we think of the Jordanian ICT market, we think quality, sustainability, added value; these are the elements we strive to preserve through our marketing and pricing campaigns. We have a steadfast commitment to offer customers the best value for their money and we have always guarded the safe margin between price and value. For example, we recently launched the Orange Stars program — an initiative we organized with several of our affiliates in the Kingdom — through which we deliver added value to our customers in the youth demographic by offering them a series of discounts from a variety of venues, brands and entertainment hot spots that are congruent with their interests. This is a simple example of our customer-centric approach (as op-


eğlence merkezleri için indirimler sunuyoruz. Bu, pazardaki fiyat merkezli duruşun aksine, bizim müşteri odaklı yaklaşımımızın basit bir örneği. Bunun daha sürdürülebilir olduğuna ve endüstrinin güvenilirliğini koruduğuna inanıyoruz. TELEKOM DÜNYASI – Kurul üyesi olarak katıldığınız tarihten bu yana SAMENA’nın performans ve etkinliklerini nasıl değerlendiriyorsunuz? NAYLA KHAWAM - SAMENA bölgesel telekomünikasyon endüstrisine profesyonellik, farkındalık ve deneyim sunmakta bütünleyici bir rol oynayan önemli bir konsorsiyum. Yıllar boyunca, bölgede telekomünikasyonun gelişimi ve innovasyonu desteklemek için değişmez bir kararlılık gösterdiler. Konseyin çeşitli inisiyatifleri ve ödülleri, sektörün evrimine belirgin bir etkide bulundu ve Orange Jordan gibi operatörler, bu kararlılığın etkilerini çok takdir ediyor. TELEKOM DÜNYASI – Ürdün’ün 2010 yılı mali sonuçlarını, 2009 yılının sonuçlarıyla karşılaştırabilir misiniz? NAYLA KHAWAM – 2010 yılının ilk dokuz ayındaki mali sonuçlarımız, mevcut ekonomik sıkıntılara rağmen mükemmel bir performans sergilemeye devam ettiğimizi gösteriyor. Abone tabanımız, yüzde 7.1 gibi ciddi bir artış gösterdi ve2009’da 2.75 milyon aboneye sahipken, 2010 yılının sonunda 2.95 milyon abone ulaştık. Bu artış, pazardaki rekabetçi hizmetlerimizle bağlantılı. Sunduğumuz bu hizmetler sayesinde, mobil ve geniş bant abone tabanlarımızda bir artış oldu. Grup, geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında konsolide gelirini koruyarak 299.2 milyona ulaşmayı başardı.

posed to the price-centric stance of the market), which we believe is more sustainable and preserves the integrity of the industry. TELEKOM DÜNYASI - How would you evaluate SAMENA’s performance and activities since you have joined it as a Board Member? NAYLA KHAWAM - SAMENA is a remarkable consortium that plays an integral role in bringing professionalism, awareness and experience to the regional telecom industry. Over the years, they have shown an unwavering dedication to promoting telecom growth and innovation in the region, which has massive untapped potential. The council’s various initiatives and awards over the years have had a marked effect on the evolution of the sector, and operators like Orange Jordan fully appreciate the effects of such dedication. TELEKOM DÜNYASI - Please talk about Jordan’s financial results throughout 2010 in comparison with those of 2009. NAYLA KHAWAM - Our financial results during the first nine months of 2010 show our continued ability to retain stellar performance in spite of prevalent economic bottlenecks. Our subscriber base witnessed a healthy increase by 7.1 percent, reaching 2.95 million subscribers by the end of September 2010, compared to 2.75 million in 2009. This increase is linked to our competitive offers in the market which have resulted in a growth in our mobile and broadband subscriber bases. The Group managed to maintain its consolidated revenue compared to the same period last year to reach JD 299.2 million.

3G lisansı için ödediğimiz ücret ve 3G ağı için yaptığımız yatırım nedeniyle, karımız geçen yıla oranla düştü, ama yine de 69.2 milyonluk önemli bir net kar elde ettik. Ülkenin en karlı şirketlerinden biri olarak lider konumumuzu sürdürmeye devam ettik.

Due to the fees that we paid for the 3G license and the investment in the 3G network, our profit has decreased compared to last year but we still registered a significant net profit of JD 69.2 m. This has continued to give us the leadership position as one of the most profitable companies in the country.

TELEKOM DÜNYASI – 2011 için planlarınız var mı?

TELEKOM DÜNYASI - Do you have any plans in mind for the coming year?

NAYLA KHAWAM – Mobil geniş bant, bölgede en çok tercih edilen iletişim ortamı haline gelirken, kendimizi geliştirmeyi planladığımız alanlardan biri de içerik. İçerik, talebi artırıyor ve Arap izleyicilere yönelik kaliteli içeriğin varlığı, endüstrinin evrimi için hayati önem taşıyor. Müşterilerimize, bir olasılıklar dünyası sunabiliriz. Bu bakımdan, üçüncü şahıs ortaklıklar ağımızı geliştirmeyi planlıyoruz. Kendimizi geliştirmek istediğimiz diğer alanlar ise veri kullanımını artırmak (esasen mobil olarak), daha çok bölgesel ortaklık ve işbirliği yapmak ve ayrıca “yönetilen servis sağlayıcısı” uzmanlığını tesis edip geliştirmek.

NAYLA KHAWAM - As mobile broadband is quickly becoming the preferred medium of communication in the region, one area we plan to develop is content. Content drives demand and the presence of quality syndicated content geared toward Arab audiences is crucial for the industry’s evolution. A world of possibilities can be made available to our customers and we are planning to increase our network of 3rd party partnerships in this regard. Other areas of growth for us include increasing data usage (primarily for mobile), signing more regional partnerships and alliances, in addition to building and developing the “managed service provider” expertise.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

109


TD DIŞ HABER

Hindistan Ekonomisine Mobil Genişbant Etkisi

Indian Economy to Grow by $2.7 Billion for Each Percentage Rise in Penetration

H

indistan’ın ulusal ekonomisi artan mobil penetasyon oranlarıyla büyük oranda fayda sağladı. Yapılan son araştırmalara göre mobil penetrasyondaki her bir birimlik artışın Hindistan’ın Gayri Safi Milli Hasılasına 2,7 milyon USD’lik katkı sağladığı görülüyor. Yapılan çalışmaya göre hükümetin 2015 yılına kadar hedefleriği 100 milton bağlantıya ulaşması konusunda özellikle Hindistan’ın krısal kesimlerindeki genişbant erişimin yaydınlaşması çok önemli. Bu hedefe ulaşmada mobil genişbant Hindistan’a ekonomik ve sosyal açıdan büyük katkılar sağlarken aynı zamanda en çok ölçülebilir ve uygun maliyetli unsur. Raporun ayrıntılarına baktığımızda ise, lisans başına yalnızca 5 Mhz ek spektrum tahsis edilmiş ki bu da mobil penetrasyon oranını %35, 3G kullanıcı sayısını 2015 ‘e kadar 160 milyon attırabilir. Aynı zamanda Hindistan Gayri Safi Milli Hasılasında 8,9 milyar USD’lik artışın sonucu olarak uluasal mobil penetrayon oranını da 2015’e kadar %3,3 oranında arttırabilir. Rapor, artan mobil penetrasyonun geniş ölöüde endüstriye olan etkilerini de açığa çıkarıyor. Bu etkiler tüketici, perakende sektörü, finans hizmetleri, sosyal hizmetler (eğitim, sağlık vb..), kurumsal dikey sektörlerde gerçekleşen yeni ciro artışlarını da içeriyor. Mobil genişbant erişiminin 2015 yılına kadar gelite olan etkileri aşağıdaki gibi sıralanıyor: Tüketici / perakende satış ( e-pazarlama, e-eğlence, e-ticaret): Mobil genişbantta %82 artış, gelirde ise 3,1 billion USD Finans Hizmetleri (e-ticaret): Mobil penetrayonda %67 artış, gelirde ise 3,31 billion USD Sosyal Hizmetler ( e-eğitim, e-sağlık, e-devlet): Mobil penetrasyonda %101 artış, gelirde ise 1,1 milyar USD Kurumsal/Dikey sektörler: (e-tarım, e-işletme, e-kamu): Mobil penetrasyonda %60 artış, gelirde ise 1 milyar USD GSMA Asya Direktörü Jaikishan Rajaraman konuyla ilgili: “Mobil geişbant adaptasyonu perakende, sağlık, eğitim ve finans hizmetleri gibi çok geniş bir alanda yeni servislerini kullanımını teşvik ediyor” şeklinde açıklama yaparken mevcut spektrum yetersizliğinin Hindistan’ın yeni servislerden yararlanmasının ve genişbant internet bağlantı hedeflerine ulaşmasının önünde aşılması güç bir engel olduğunu belirtti.

110

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

I

ndian Economy to Grow by $2.7 Billion for Each Percentage Rise in Mobile Broadband Penetration Increasing mobile broadband penetration in India can have significant benefits for the national economy. each percentage-point increase could contribute an estimated US$2.7 billion to India’s GDP by 2015, reveals latest study. According to the study, delivering widespread broadband access across rural and urban areas of India will be crucial if the government is to reach its connectivity target of 100 million connections by 2014. Mobile broadband is the most scalable and cost-effective means to achieve this goal, while delivering a wide variety of social and economic benefits to India. The exclusive findings of the report reveal that allocating just 5MHz of additional 3G spectrum per licensee could increase mobile broadband penetration by more than 35%, which could increase the number of 3G users to 160 million by 2015.This would also increase national broadband penetration by 3.3%, resulting in an INR538 billion increase to India’s GDP by 2015. By this time, mobile broadband could contribute a total of INR2190 billion to the Indian economy. The report highlights the impact of increased mobile broadband penetration on a wide variety of industry sectors. These include the creation of new revenue streams in the consumer and retail sectors, financial services, social services (such as education and healthcare) and corporate vertical sectors. The revenue impact that mobile broadband could have on each sector by 2015 is as follows: Consumer/retail (m-advertising, m-entertainment, m-commerce): 82% increase in mobile broadband-enabled revenue to INR187 billion Financial services (m-banking): 67% increase in mobile broadband-enabled revenue to INR205 billion Social services (m-learning, m-health, m-government): 101% increase in mobile broadband-enabled revenue to INR63 billion Corporate/verticals (m-farming, m-enterprise, m-utilities): 60% increase in mobile broadband-enabled revenue to INR60 billion. “Mobile broadband adoption will stimulate the availability of new services across a wide range of different markets, including retail, healthcare, education and financial services,” said Jaikishan Rajaraman, Senior Director, Asia Pacific, GSMA. “The current lack of sufficient spectrum remains a formidable obstacle to India benefitting from these services and meeting its broadband connectivity targets.”


IDC BT Güvenliği Konferans Serisi 2011 Bilişimde Risk Yönetimi ve Yeni Yaklaşımlar

17 Şubat 2011, Perşembe, Swissotel The Bosphorus, İstanbul

KATILIM ÜCRETSİZDİR

Ranjit Rajan IDC

Kayıt için: http:// www.idc-cema.com/events/itsecurity11tuist

Mahir Ünal CA Technologies

Mehmet Üner Microsoft

Hakan Terzioğlu Oracle

Luc Erol Alptuna HP

Firmaların iletişim ve iş yapma biçimleri değiştikçe, veri sızıntısı ve kaybını önlemek de daha karmaşık hale geldi. Dıştan gelen saldırılar değişirken, her gün ve hızla yenileri eklenmekte. Bu nedenle BT Güvenliği, �irmalar için her zaman zorunlu bir yatırım alanı olacaktır.

Küresel ekonomik krizin ardından, bölgedeki �irmalar kısıtlanan veya dondurulan bütçelerini tekrar gözden geçirmeye başladı. Bu süreç, birçok �irma için geri çekilip BT Güvenliği konusundaki eksikliklerini ve gerekliliklerini değerlendirme fırsatı verdi ve bu sayede daha bilinçli olarak yatırımlarına yeniden hareket kazandırdılar.

ular

Ana Kon

Banka ve Finansal Hizmetler, Ulaşım, Kamu Hizmetleri ve Lojistik, İletişim, Devlet ve Kamu Yönetimi ve Üretim sektörlerinde görevli: Güvenlik Yöneticileri, Kurumsal Güvenlik Direktörleri, CIO, CTO, CISO Ağ Güvenlik Müdürleri, Uygulama Müdürleri Antivirus, Email Gözetimi, VPN ve 3A Müdürleri

ri İş Modelle in iç i ğ li n Bilgi Güve nlik rede Güve ptimizasyonu v e Ç l a n a S O imarisinin Güvenlik M Güvenlik rak Hizmet ola etimleri en Güvenlik D leme Ön Veri Kaybı nlik ’de GüveKatılmalı? Kimler Bulut Bilşim

İŞ ORTAKLARI Platin

Elmas

Altın

Gümüş

Etkinlik-Sergi

Medya

LCV: +90 212 3560087 Daha fazla bilgi ve iletişim için: Zeynep Genç, Türkiye Konferans Müdürü, IDC

e-mail: zgenc@idc.com


TD DIŞ HABER

Google’dan NFC tabanlı ödeme sistemi

Google Developing NFC Based Payments Service

G

oogle, günümüzde her geçen gün daha fazla akıllı telefonlara entegre edilmiş olan ve NFC (Near Field Communications- Yakın Alan İletişimi) teknolojisi tabanlı mikro ödeme ve reklam hizmeti ile ilgili bilgi verdi. Google’ın bu atağı mobile ödeme sistemlerinde bir öncü olarak niterendirilen ve Google’ın rekabet içerisinde olduğu PayPal’a karşı Google’ın kendi mobil ödeme platformlarını zenginleştirmek için yaptığı bir hareket olabileceği ve sistemin önümüzdeki yıl devreye gireceği düşünülüyor.

The service may make its debut later this year. The move could be an attempt to boost the fortunes of Google’s own online payments platform, which has struggled to compete against PayPal’s dominance in the online payments market.

Geçtiğimiz günlerde bir teknoloji konferansında NFC hakkında bilgi veren Google İcra Heyeti Başkanı, Eric Schmidt yaptığı konuşmada: “İnsanlar gelecekte bir mağazada yürürken alışveriş yapabilecekler. Bu alışveriş sistemi eninde sonunda kredi kartlarının yerini alacak” dedi.

Speaking about NFC at a technology conference, Google Chief Executive Eric Schmidt said, “You’ll be able to walk in a store and do commerce. You’d bump for everything and eventually replace credit cards.”

NFC (Near Field Communication) telefonun yakın alanı ile iletişim kurmasını sağlayan bir teknoloji. Telefona eklenmiş bir NFC kartı, kullanıcıların finansal bilgilerinin yanında indirim kuponlarını, mağaza kartı ve üyelik bilgilerini de hafızasında tutabiliyor. Açılımı Near Field Commincation olan bu özellik ile yakın mesafedeki cihazlar arasında yüksek frekansta kablosuz iletişim kurulması hedefleniyor. Cep telefonları için geliştirilen ancak bugün toplu taşıma gibi farklı alanlarda da kullanılan NFC teknolojisi için üç farklı kullanım modundan bahsediliyor ki bunları şu şekilde sıralayabiliriz; Kart Emülasyon: NFC destekli cihaz mevcut temassız kartlar gibi davranabiliyor. Okuma Modu: NFC destekli cihaz pasif RFID kodlarını aktif bir şekilde okuyabiliyor ve bu sayede interaktif reklam mümkün kılınıyor. P2P Modu: NFC destekli iki cihaz birbirleriyle bağlantı kurup bilgi paylaşabiliyorlar. Google’ın Samsung ile çıkardığı son telefon Nexus S de birçok NFC özelliğine sahip. Mevcut durumda NFC özelliği olan ve eski model akıllı telefonlarda da kullanılabilecek SIM kartlar olmasına rağmen Google’ın ilerleyen dönemde daha gelişmiş bir kullanıcı ara yüzüne ihtiyacı olacağı düşünülüyor.

112

G

oogle gave information about their studies on a micro-payment and advertising service that will be based on Near Field Communications (NFC) technology, which is increasingly being included in smartphones.

TELEKOMDÜNYASI2011OCAK

NFC (Near Field Communication) is a technology provide phone to near field communication. A NFC card added to phone can store discount coupons, store card, and membership information besides financial information. It is aimed with this feature to provide wireless communication between devices in close distance and expansion of NFC is Near Field Communication. It is mentioned 3 different utilization mode for NFC technology which is developed for mobile phones but today it is used in different areas such as public transportation. These modes are as follows: Card emulation: NFC-supported device can act as contactless card. Read Mode: NFC-supported device can read passive codes of RFID as active and by this way interactive advertising is possible. P2P Mode: NFC-supported 2 devices can connect to each other and share information. Google’s latest smartphone, the Samsung supplied Nexus S supports some NFC features. There are also SIM cards now available that include NFC capability so that the service can be deploying into older handsets, although they then might lack a smartphone grade user interface.


İnternetiniz TTNET olsun, sevdikleriniz hep yanınızda olsun. Şimdi Limitsiz İnternet Paketi ilk 3 ay, ayda sadece 24,99 TL. Siz de hemen bir TTNET Satış Noktası’na gelin, uzakları yakın edin. Ayrıntılı bilgi ve kampanya koşulları için

www.ttnet.com.tr | 444 0 375

NETLİMİTSİZ Paketi‘nde, 8 Mbps’ye kadar destekleyen hız kullanılacak olup, bağlanılan yere göre değişiklik gösterebilecektir. Ay içerisindeki veri kullanımı 25 GB’yi aştığında hız, bulunulan ay için 1 Mbps’ye düşürülecektir. 30.06.2011’e kadar başvuranlar 24 ay taahhütle yararlanabilir. 24,99 TL, NETLİMİTSİZ Paketi’nin ilk 3 aylık vergiler dahil aylık ücreti olup; sonrasında tarifeden ücretlendirilir. Yeni abonelere bağlantı ücreti, ayda 2 TL taksitle 12 ay boyunca yansıtılır.


ISSN 1 303-569X

Dr. Tayfun Acarer BTK Başkanı

T E L E K O M

D Ü N Y A S I

O C A K

J A N U A R Y

2 0 1 1

SEKTÖRÜN İLETİŞİM MERKEZİ - COMMUNICATION CENTER OF THE SECTOR

8-9 Şubat 2011 - Ankara

GÜVENLİ İNTERNET GÜNÜ TELEKOM DÜNYASI’NIN RÖPORTAJLARI SES GETİRMEYE DEVAM EDİYOR Serpil TİMURAY’dan sonra K. Gökhan BOZKURT röportajı da Ortadoğu, Asya ve Afrika’da yayınlanan Teletimes International’da yer aldı

OCAK - JANUARY 2011

Telekom Dünyası Ocak 2011  

Sektörün iletişim merkezi

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you