Page 1

Munawwar Hussain Huawei, Middle East CTO SEKTÖRÜN İLETİŞİM MERKEZİ - COMMUNICATION CENTER OF THE SECTOR

3G ile geçen bir yıl...

A year with 3G technology

GençCELL ve Telpa işbirliği GençCELL and Telpa cooperation

RÖPORTAJ:

Murat Erkan - Superonline Murat Küçüközdemir - Global İletişim Alexander Kühnel & Murat Özer CeBIT Bilişim Eurasia

AĞUSTOS- AUGUST 2010


İŞTCELL’DEN

ŞİRKETLERİ UÇURAN

VINN PAKETLERİ

T PAKE İ L M İ . İR Y İND sadece 19 TLyrımı A 6 K a y a İL B n ilk 6 . arak G

l r içi 4 GB ratlı paket a irimli fiyatla t d n n ko yi 24 ay dan ilk 6 a a olm

TOPLU ALIM PA

KETİ Tek seferde 25 ve üzeri toplu VINN alımında, 12 ay boyunca in dirimli fiyatlar.

İstediğiniz yerden internete bağlanmak, şirketiniz için hâlâ problemse ihtiyacınıza uygun 4 VINN paketi İşTcell’de. Limitlere, kotalara, ay sonu fatura sürprizlerine takılmadan işlerinizi VINN hızında çözüp, İşTcell’le kazanın. 444 0 532 www.turkcell.com.tr/kurumsal *Limitini aşmayan pakette, paket limitinin dolumuyla birlikte hız 5 kbps’ye düşecek ve ek paket aşım ücreti alınmayacaktır. **Adil Kullanım Politikası doğrultusunda 15 GB’den sonra hız 128 kbps olacaktır. Kampanya, 15 Eylül 2010’a kadar geçerlidir. Kurumsal Kontratlı 3G Modem Kampanyası’ndan ödenmemiş faturası olmayan ve borçtan kapanmış herhangi bir hattı bulunmayan, Turkcell faturalı hattı olan kurumsal 3G abonelerimiz yararlanabilirler. Kampanyadan faydalanmak için 3G internet hattı aboneliği gerekmektedir. Faturalı 3G internet hatları 3G hızında internet erişimi için hazırlanmış, ses trafiğine açık olmayan sadece internet ve SMS erişimi sağlayan faturalı hatlardır. Kurumsal aboneler en fazla bir hattıyla bir kere kampanyadan faydalanabilir. Bir ay içinde kullanılmayan data miktarı bir sonraki aya devretmez. Taahhüt edilen paket bedeli, data servis bedeliyle cihaz taksit bedellerinin toplamıdır. Paket iptali ya da kampanya süresi dolmadan kampanyadan ayrılmak istenmesi durumunda, cayma bedeli kalan ayların cihaz bedeli toplamı ve çıkmak istenen aya kadar verilen internet paketi indirimlerinden oluşmaktadır. 24 ay ödemeyi taahhüt eden kurumsal aboneler, 1 GB, 4 GB, 8 GB ve Limitsiz Kurumsal Kontratlı 3G Modem paketlerinde ilk 6 ay boyunca sırasıyla 19 TL, 19 TL, 39 TL, 89 TL indirimli paket fiyatından kampanyalı olarak yararlanacaktır. Aboneler kalan 18 ay sırasıyla 29 TL, 39 TL, 69 TL, 99 TL ödeyecektir. Kurumsal toptan fiyatlar, kurumsal firma başına tek seferde 25 ve üzeri toplu satışlar için geçerlidir. 24 ay ödemeyi taahhüt eden, 25 ve üzeri VINN alımlarında kampanya katılım talebinde bulunan kurumsal aboneler, 1 GB, 4 GB, 8 GB, Limitsiz Toptan Kurumsal Kontratlı 3G Modem paketlerinde ilk 12 ay boyunca sırasıyla 19 TL, 29 TL, 49 TL, 89 TL indirimli paket fiyatından kampanyalı olarak yararlanacak, kalan 12 ay sırasıyla 29 TL, 39 TL, 59 TL, 99 TL ödeyecektir. 24 ay ödemeyi taahhüt eden kurumsal aboneler, 1 GB limitli, 4 GB limitli paketlerden sırasıyla 35 TL / ay, 45 TL / ay ödeyerek yararlanabilecektir. Kurumsal Toplu Satış Limitli fiyatları, kurumsal firma başına tek seferde 50 ve üzeri toplu alımlar için geçerlidir. 50 ve üzeri toplu kampanya alımlarında, hatlardan herhangi biri kapatıldığında/iptal edildiğinde, 50 adet pakete ait, internet paketinde o güne kadar verilen faydalar ve cihazın kalan taksidi cayma bedeli olarak yansır. 24 ay ödemeyi taahhüt eden ve 50 ve üzeri kampanya katılım talebinde bulunan kurumsal aboneler, 1 GB limitli, 4 GB limitli 3G Modem paketlerinde ilk 12 ay boyunca sırasıyla 19 TL, 29 TL indirimli


LİMİTİNDE DURAN PAKETLER* 1 GB ya da 4 GB’tan fazlasına ihtiyaç duymayanlara 24 ay paket aşım ücretsiz limitinde duran paketler.

**

LİMİTSİZ PAKET

için Limitsiz internet t. m et ı öd eyen pake 99 TL’den fazlasın

paket fiyatından kampanyalı olarak yararlanacak, kalan 12 ay sırasıyla 29 TL, 39 TL ödeyecektir. 12 ay ödemeyi taahhüt eden kurumsal aboneler, 1 GB, 4 GB, 8 GB Kurumsal Kontratlı 3G Modem paketlerine 12 ay boyunca sırasıyla 35 TL, 45 TL, 89 TL ödeyecektir. 1 GB ve 4 GB paketini tercih eden aboneler ilk 3 ay için 19 TL ödeyerek kampanyadan yararlanabilecektir. 12 ay ödemeyi taahhüt eden ve limitli paketler için 50 ve üzeri kampanya katılım talebinde bulunan kurumsal aboneler, 1 GB Limitli, 4 GB Limitli Toplu Satış Kurumsal Kontratlı 3G Modem paketlerinde ilk 6 ay boyunca sırasıyla 29 TL, 39 TL indirimli paket fiyatından kampanyalı olarak yararlanacak, kalan 6 ay sırasıyla 39 TL, 49 TL ödeyecektir. Hat açılışı sebebiyle oluşan “Yeni Tesis Özel İletişim Vergisi” 12 ay boyunca taksitlendirilerek abonenin faturasına yansır. TGM Kullanım Vergisi ve TGM Ruhsat Vergisi Faturalı hatlara ayrıca yansıtılacaktır. 3G internet paketleri yurtiçinde Turkcell kapsama alanı içerisinde kullanılabilir, yurtdışı kullanımları için geçerli değildir. Yurtdışında kullanılan data, uluslararası dolaşım tarifesi üzerinden ücretlendirilir. 3G internet paketinin 12 ya da 24 ay boyunca kullanılacağına dair taahhüt verilmesi gerekmektedir. 3G internet paketlerinde ay içerisinde kullanılmayan data bir sonraki aya devretmez. Faturalı 3G internet hatları için limitli paketlerde, 1 GB ya da 4 GB ilgili paket miktarı dolduğunda, paket hızı 5 kbps’ye düşürülecek, ilgili ay için herhangi bir paket aşım ücreti yansıtılmayacaktır. Limitsiz paketlerde ise Adil Kullanım Politikası doğrultusunda 15 GB dolduğunda hız 128 kbps olacaktır. 3G internet paketi yenilendiğinde veya bir sonraki fatura dönemi başlangıcında hız ve ücretlendirme normale dönecektir. İnternet paketi limitinden yüklenen ve indirilen tüm data miktarı düşer. 12 ya da 24 ay sonunda, internet paketi aboneliği otomatik olarak devam edecektir. Aboneliğin devam etmesini istemeyen abonelerimiz, Turkcell Çağrı Merkezi’ni arayarak, paketlerini iptal edebilir. Turkcell 3G bağlantısı, kapsama alanına ve coğrafi koşullara göre değişiklik gösterebilir. 3G hızında internetten yararlanılması için 3G aboneliği gerçekleştirilmiş hatlara Turkcell 3G kapsama alanında, 3G uyumlu cihazlarla bağlantı yapılması gerekmektedir. İnternet bağlantı hızı, 7,2 Mbps’ye çıkabilir, alt limit 3G hızı şebeke yoğunluğuna kullanılan cihaza, bağlanılan siteye göre değişebilir.


SÖZOL@

Güzel haberlerimiz var... We have good news... Nurhan Tanrıöven

Genel Yayın Yönetmeni Publishing Director ntanrioven@telekomdunyasi.com

Merhaba, Sizlerle bu ay kendimizle ilgili bizleri çok gururlandıran bir haberi paylaşmak istiyoruz. Geçtiğimiz günlerde Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden bir mesaj aldık. Prof. Dr. Güven Önbilgin, TELEKOM DÜNYASI’nı öğrencileri tarafından mutlaka takip edilmesi gereken bir yayın olarak gördüklerini söylüyor, bu yıl programa başlayacak öğrencilerin çantalarına koymak için bizden bir miktar dergi talebinde bulunuyordu. Geleceğin mühendislerinin şimdiden TELEKOM DÜNYASI okumaya başladıklarını bilmenin gururuyla bu talebi seve seve karşılıyoruz. Bir diğer önemli haber ise İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin 16 Mayıs 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliği ile faaliyete geçen, ülkemizin ilk Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü’nün “master” programı YÖK tarafından onaylanmış bulunuyor. Bu onay üzerine Bilişim ve Teknoloji Enstitüsü tarafından Bilişim ve Teknoloji Hukuku Master Programı başlatılmış olup, 30 Ağustos 2010 Pazartesi itibariyle 24 Eylül’e kadar başvuru kabul edilecektir. Program bilişim ve bilişim hukuku konusunda sektörel ve/veya akademik tecrübeye ve birikime sahip öğretim üyeleri tarafından hazırlanan güncel temalı derslerden oluşmaktadır. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Sayın Dr. Tayfun ACARER de programda ders verecek öğretim üyeleri arasında yer alıyor. Geçtiğimiz ay, ülkemizde 3G’nin birinci yılı geride kaldı. Hello, We’d like to share good news about us that made us proud. In the last days we have got a message from Faculty of Engineering Department of Electrical and Electronics Engineering of Samsun 19 Mayis University. Prof. Dr. Güven Önbilgin says that they were seen Telekom Dünyası magazine as publication that must be followed by students and he was requesting a number of magazines for students who will begin the program this year, to put their bags. We’re glad to meet this demand with pride of knowing tomorrow’s engineers began to read Telekom Dünyası magazine. Other important new is our country’s first Information and Technology Law Institute’s “master” program of Istanbul Bilgi University which, was came into operation with regulation published in the Official Gazette at May 16, 2010, was approved by YOK. Informatics and Technology Law Master Program was started with this approval and applications will be accepted at between 30 August and 24 September. The program consists of up-to-date themes of the course that was prepaid by assistant professor who have academically/ sectoral knowledge about IT and IT law. President of Information and Communication Technologies Authority, Tayfun Acarer is one of the professors who will teach in the training program. Last month, the first year of 3G in our country left behind. We

2

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


2009 kriz yılının adeta kurtarıcısı olan 3G konusunda bir dosya hazırladık.BilgiTeknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı (BTK) Dr.Tayfun Acarer, TELEKOM DÜNYASI’na yaptığı açıklamada, 12 milyon 3G abonesi olduğuna değinerek, şunları söyledi: “Gerek siyasi otorite olarak gerekse kurumumuz olarak 3G konusundaki zamanlamanın ülkemiz menfaatleri açısından çok yerinde bir karar olduğunu düşünüyorum. Bildiğiniz gibi dünyada 3G ihalelerinin yapılmaya başladığı ilk yıllarda, yani 2000’li yılların başlarında sadece lisans ücretlerine milyarlarca dolarlar harcandı, altyapı maliyetleri çok yüksekti, sadece birkaç model ürünle kullanıcı tercihlerini karşılayabilecek son kullanıcı terminali bulmak hemen hemen imkânsızdı ve 3G teknolojisi yeterli bir olgunluğa erişmemişti.” Ayın konukları arasında, Huawei Ortadoğu Bölgesi CTO’su Munawwar Hussain var. Gulraiz Khalid’in yaptığı bu özel röportajı mutlaka okuyun. Bir zamanlar, “Türkiye’de internet eşittir Superonline” sloganı ile herkesin zihninde yer eden Superonline, bugün Türkiye’yi fiber optik ağlarla örüyor adeta. “2010 yılının sonuna kadar kablo uzunluğu 23.000 km’yi bulacak” diyor Superonline Genel Müdürü Murat Erkan… Ekim ayında bölgenin en büyük bilişim etkinliği CeBIT Bilişim Eurasia 2010 başlayacak. Bu yıl bizi fuarda nelerin beklediğini Genel Müdür Alexander Kühnel ve Fuar Direktörü Murat Özer’e sorduk. Türkiye’yi gelecekte bir data center bağlantı noktası olarak görmek istedikleriniz söyleyen Global İletişim Genel Müdürü Murak Küçüközdemir, “Özellikle büyük operatörlerin bölgesel yatırımları yapması bizleri çok memnun ediyor. “ şeklinde konuşuyor. CeBIT’le birlikte Bilişim Zirvesi de, gelecek ayın önemli etkinliklerinden biri… Zirve kapsamında düzenlenecek ve sektörün önemli oyuncularının katılacağı Telekom Konferansı’nın basın sponsoru da TELEKOM DÜNYASI dergisi… Interpromedya Genel Müdürü Güldane Taşdemir, bize bu yılki zirveyle ilgili çok önemli bilgiler verdi. Avea, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından verilen ArGe Merkezi Belgesi’ni almaya hak kazanarak telekom sektöründe önemli bir ilki gerçekleştirdi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer’in katılımıyla gerçekleştirilen törende Avea Genel Müdürü Erkan Akdemir, şunları söyledi: “25 Milyon TL’lik yatırımla oluşturulan test laboratuarlarının da içinde bulunduğu Avea Ar-Ge Merkezi’nde halen 178 araştırmacı çalışıyor. Bu sayı kısa sürede 220’ye çıkacak. ‘Geleceğe teknoloji üretme’ hedefiyle büyük bir hız ile devam edeceğiz. Avea olarak tüketicilerimize ve iş ortaklarımıza daha iyi hizmet vermek için iki yıl içinde de 60 milyon TL’lik Ar-Ge yatırımı yapacağız.” Şerif Acar Beykoz’un başkanlığında YASAD, önce Vodafone, sonra Avea ile birlikte işbirliği toplantılarında yer alıyor. Özellikle BTK ve diğer sektör STK’ların desteklediği bu işbirliği toplantılarında, yazılım ve Ar-Ge’nin önemi vurgulanırken, finans, savunma ve telekom sektörlerinin yanı sıra sağlık sektörünün de yazılım ve Ar-Ge desteği bekliyor olması dikkat çekici...YASAD Başkanı Şerif Acar Beykoz, bu işbirlikleri için sektörlerden çağrılar aldıklarını, durumun son derece memnuniyet verici olduğunu söylüyor. Gündemin en önemli konularından biri de GençCELL ve Telpa’nın işbirliği yapmak üzere ortak bir şirket kurmalarıydı. Ülkemizde yerli cep telefonu üretmek için harekete geçen GençCELL, Telpa’nın dağıtım ağı know how’ı ile birlikte 2011 yılında 1 milyon General Mobile satmayı hedefliyor. Şirketin yönetim kurulu başkanı Sebahattin Yaman ve Genel Müdür Muzaffer Gölcü, bütün planlarını TELEKOM DÜNYASI’na anlattı. Gelecek ay görüşmek üzere hayırlı bayramlar...

prepared a special dossier about 3G that was the savior of the crisis year, 2009. President of Information and Communication Technologies Authority, Tayfun Acarer mentioned that there are 12 million 3G subscribes and said “Both of as political authority and as our institution we think that timing about the 3G was a fortunate decision in terms of our country’s benefits. As you know in the first years of the beginning of 3G auctions in the world that in the early 2000s billions of dollars were spent on only license fees, cost of infrastructure were very high, finding end user terminal to meet the user’s preferences was almost impossible with only a few models products and 3G technology had not reached sufficient maturity.” CTO of Huawei Middle East Region, Munawwar Hussain is one of our guests in this month. You should read this special interview by Gulraiz Khalid. Superonline which made an impression in everybody’s mind with motto of “Internet in Turkey is equal Superonline”, today built fiber-optic networks in all of Turkey. General Manager of Superonline, Murat Erkan says “Cable length will reach 23,000 km by the end of 2010…” Region’s largest IT event, CeBIT Bilişim Eurasia 2010 will start in October. We asked what we should expect this year’s fair to General Manager Alexander Kühnel and Fair Director Murat Özer. General Manager of Global iletişim, Murat Küçüközdemir said that they want to see Turkey as data center connection point in the future and said “We are very pleased to especially regional investments of large operators.” Bilişim Zirvesi is also important event of next month’s events as well as CeBIT…Telekom Dünyası is media sponsor of Telecom Conference which will held as part of the summit and an important players of the sector will participate. General Manager of Interpromedya, Güldane Taşdemir gave important information about this year’s summit to us. Avea became a pioneer by receiving Research&Development Center Certificate given by The Ministry of Industry and Trade. General Manager of Avea Erkan Akdemir said in the ceremony that Transportation Minister Binali Yıldırım and President of ICTA Tayfun Acarer participated in “Now 178 researchers still study at Avea R&D Center which includes test laboratories that were made with an investment of TL 25 million and this number of researchers will raise up to 220 persons. We will continue to grow with motto of “Producing technology for tomorrow”. As Avea, we will be realized research and development investment of TL 60 million within next two years in order to render better service to our consumers and business partners.” YASAD is a part of cooperation meetings with first Vodafone and then Avea chaired by Şerif Beykoz. Expectations of finance, defense, telecom and healthcare sectors to have R&D and software support is remarkable and importance of R&D and software is mentioned in this cooperation meetings which are supported by ICTA and NGOs. President of YASAD Şerif Beykoz emphasized that they got convocation by the sector and situation is extremely gratifying. One of the agenda’s important issue is established a joint company to cooperate by Gençcell and Telpa. Gençcell which went in to action to produce domestic mobile phone in our country, aimed to sell 1 million General Mobile in 2011 by distribution network of Telpa, “know how”. Chairman of the company Sebahattin Yaman and General Manager Muzaffer Gölcü told all their plans to Telekom Dünyası. Wishing to meet you at the next month, happy holidays...

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

3


İÇİNDEKİLER

6 Türk Telekom’da yönetim değişikliği K. Gökhan Bozkurt - Hakam Kanafani Management change in Türk Telekom

16 Murat ÖZER Alexander KÜHNEL CeBIT Bilişim Eurasia Yöneticileri Directors of CeBIT Bilişim Eurasia

30 Avea Ar-Ge Merkezi Belgeli ilk operatör Avea has received the R&D Center Certificate

4

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

42 GençCELL Telpa işbirliği

GençCELL and Telpa cooperated for a new company which will manufacture and distribute General Mobile cellphones

46 Murat ERKAN

Superonline Genel Müdürü Superonline General Manager

100 Murat KÜÇÜKÖZDEMİR Global İletişim Genel Müdürü Global İletişim General Manager


YIL : 9 • SAYI : 98 AĞUSTOS 2010 Yerel Süreli Yayın

TD HABER TÜRK TELEKOM’DA YÖNETİM DEĞİŞİKLİĞİ Management Change In Türk Telekom

Kurucu Erdoğan TANRIÖVEN

6

SİNEMA/SANAT Zümrüt TANRIÖVEN BİLİNÇALTINA SIZIŞ BAŞLANGIÇ “INCEPTION” Permeating To Subconscious “Inceptıon”

10

TD HABER KOBİLERİN RÖNTGENİ ÇEKİLDİ Smes Under X-Ray

22

26

TD HABER TURKCELL İŞTİRAKLERİYLE BÜYÜYOR Turkcell Is Growing With Subsidiaries

34

TARAFSIZ GÖZLEM Mehmet TAŞALTIN KUBBEDE BAKİ KALAN The Thing That Survives In The Dome

36

ÖZEL HABER 3G İLE GEÇEN BİR YIL A Year With 3g Technology

52

64

TD HABER BİLİŞİM ZİRVESİ’10 “OYUN YENİDEN BAŞLIYOR” Bilişim Summıt’10 “Game Is Just Begınnıng Again”

70

Haber Merkezi Sorumlusu Yasemin SAYGI

Haber Merkezi Kutay BADARI • Handan KALABAK Special Correspondent for Middle East and Pakistan Khalid ATHAR Sanat Yönetmeni Özgür ÇAKIR Danışma Kurulu Prof. Dr. İnan GÜLER • Prof. Dr. Çetin ELMAS Prof. Dr. Kerim GÜNEY • Prof. Dr. Dursun Ali DİNÇ Prof. Dr. Işık ÖZKAN • Prof. Dr. Alemdar YALÇIN Prof. Dr. Ümit ATABEK • Prof. Dr. Mehmet KESİM Prof. Dr. Kırali MÜRTEZAOĞLU • Prof. Dr. Adnan GÖRÜR Doç. Dr. Süleyman İRVAN • Doç. Dr. Peyami ÇELİKCAN Doç. Dr. Şahin KARASAR • Prof. Dr. Şeref SAĞIROĞLU Doç. Dr. Gökhan ÖZER • Doç. Dr. Serdar ULUKAN Doç. Dr. Refet RAMİZ • Dr. M. Emin BAŞER Dr. M. Emin YILDIZ • Dr. Tuncay YİĞİT Dr. Cebrail TAŞKIN • E. General Turgut NASÜN Turgay MALERİ • Selim SARPER

TEMSİLCİLER • ANKARA : Rauf AYDEMİR • İZMİR : Doç.Dr. Cem GÜZEL • KAYSERİ : Cengiz ÇAKAR YURTDIŞI TEMSİLCİLERİ Amerika : Orhan CAM Orta Asya Türk Cumhuriyetleri : Dr.Hasan KARASAR Balkan Ülkeleri ve Bulgaristan : Ramiz ÇOLAK Yazarlar konularıyla ilgili dokümanları (Slayt, dia, resim, fotoğraf, grafik, şekil vb.) baskı kalitesine uygun olarak CD’ye kayıtlı veya orijinallerini mutlaka yazılarına eklemelidir. Dergide yayınlanan yazılara telif ücreti ödenir. Dergideki yazılarda ileri sürülen görüşler ve yorumlar yazı sahiplerine aittir. Dergi Yayın Kurulu, yazılarda kısaltma ve yayın tekniği yönünden değişiklik yapabilir. Dergideki yazılar ve resimler kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

76

80

MAKALE Özgür Fatih AKPINAR – Hidayet YILDIZ MOBİL TELEKOMÜNİKASYON SEKTÖRÜNDE TAŞINAN NUMARALAR İÇİN ANONS UYGULAMASI Announcement Applicatıon For The Numbers Moved To Another Operator In The Mobile Telecommunication Sector 92 TD HABER BTK, ELEKTRONİK HABERLEŞME SEKTÖRÜNDE TÜKETİCİ HAKLARI YÖNETMELİĞİ’Nİ ÇIKARTTI A Regulation On Consumer Rights In Electronic Communications Sector

Akademik Editörler Prof. Dr. İnan GÜLER • Prof. Dr. Çetin ELMAS

TELEKOM DÜNYASI İDARE MERKEZİ Büyükdere Cad. Çayır Çimen Sokak Emlak Bankası Konutları A-2 Blok Kat:7 Daire: 28 Levent/İSTANBUL Tel: +90 (212) 270 06 00 Fax: +90 (212) 270 63 23 Web : www.telekomdunyasi.com E-posta : telekom@telekomdunyasi.com

BAKIŞ AÇISI Hüseyin ALTAŞ – Nurcihan DALCI AB ULUSLARARASI DOLAŞIM (ROAMİNG) TÜZÜĞÜ HAKKINDA BİR DEĞERLENDİRME An Assessment About The European International Roaming Regulation

TD HABER VODAFONE’DAN KOBİ’LERE ÇAĞRI Convocation From Vodafone To SMEs

Yayın Koordinatörü Cem KIVIRCIK

Çevirmen Tufan GÖBEKÇİN

E-MAK@LE Muzaffer YILDIRIM MÜJDELER OLSUN Good News

KİŞİ-CELL Mustafa AYKUT GELEMEYEN GELECEK Future That Never Happened

3T Basın Yayın Organizasyon Enerji Ltd. Şti. Adına İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni (Sorumlu): Nurhan TANRIÖVEN

TELEKOM DÜNYASI

Sektörle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, üniversitelere, derneklere, odalara, özel firmalara, yabancı misyon temsilciliklerine, Türkiye’nin dış temsilciliklerine ve Telekomünikasyon Mühendisleri Derneği’nin üyelerine gönderilmektedir.

BASKI: Başak Matbaacılık ve Tanıtım Hiz. Ltd. Şti. Anadolu Blv. Meka Plaza No: 5/15 Gimat-Ankara Tel: (0312) 397 16 17 BASIM TARİHİ: 29 AĞUSTOS 2010 Kapak Fotoğrafı:

98 Nurhan Tanrıöven

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

5


TD HABER

Türk Telekom’da yönetim değişikliği Management change in Türk Telekom

T

ürk Telekom’da, Türk Telekom Grubu Üst Yöneticiliğine Hakam Kanafani atanırken, Türk Telekom Genel Müdürlüğü görevine ise K. Gökhan Bozkurt getirildi.

Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Mohammed Hariri, yeni görevlendirmelere ilişkin olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Invitel International’ın satın alımının tamamlanmasından sonra dokuz şirketten oluşacak Türk Telekom Grubu’nun faaliyetlerinin güçlü ve sürdürülebilir bir şekilde devam etmesini sağlayacak olan bu yeni görevlendirmeler, grubun dinamik ve etkili bir şekilde yönetilmesi için atılması gereken bir adımdı.” 2006 yılından beri Oger Telecom bünyesinde bulunan Hakam Kanafani, Oger Telecom İş Geliştirme ve Sinerji Başkanı olarak görev yapmaktadır. Kanafani, Türk Telekom’un özelleştirilmesinden sonra grubun sabit, mobil ve data uygulamalarını geliştiren ve uygulayan ekipte önemli rol oynamıştır. Türk Telekom Grubu Üst Yöneticiliği görevine hemen başlayacak olan Kanafani, Türk Telekom Yönetim Kurulu ve Türk Telekom İcra Komitesi’ne bağlı olacaktır. Bu kapsamda Türk Telekom grup şirketlerinin genel müdürleri de Türk Telekom Grubu Üst Yöneticisi aracılığıyla şirketlerinin yönetim kurullarına bağlı olarak çalışacaklardır. Türk Telekom İnsan Kaynakları Başkanı olarak görev yapmakta olan K. Gökhan Bozkurt, özelleştirilmesinin ardından Türk Telekom’a 2006 yılında katılmıştır. Bozkurt, yeni müşteri ilişkileri birimi ve yeni çağrı merkezi AsissTT gibi müşteri odaklı ve bölge bazlı yeni bir yapılanma ile sonuçlanan değişim programının yönetiminde etkin rol oynamıştır. Görevine hemen başlayacak olan Bozkurt, yeni görevinde Türk Telekom sabit hat faaliyetlerinden sorumlu olacaktır.

6

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

H

akam Kanafani was assigned to Upper Management of Türk Telekom Group and K. Gökhan Bozkurtlu was assigned to General Manager position of Türk Telekom. Board Chairman of Türk Telekom Mohammed Hariri said in the statement regarding new assignment “This is an essential step for a more dynamic and efficient management of Türk Telekom Group which will ensure a strong and sustainable growth of the Group's operations which will soon reach nine companies post the Invitel International acquisition." Mr. Hakam Kanafani currently serves as Oger Telecom’s Chief Business Development & Synergy Officer, and has been with Oger Telecom since 2006. Mr. Kanafani was a leading figure in the team that has developed and implemented the business strategy and transformation of the Türk Telekom Group post privatization including the fixed, mobile and data applications. Mr. Kanafani will assume his new role as CEO of Türk Telekom Group with immediate effect and will be reporting to the Türk Telekom board of directors and Türk Telekom Executive Committee. All Türk Telekom Group CEOs will be reporting to their respective board of directors through the Türk Telekom Group CEO. Mr. K. Gökhan Bozkurt currently serves as the VP of Human Resources at Türk Telekom. Since he joined Turk Telekom in 2006 after the privatization of the Company, Mr. Bozkurt was instrumental in leading the transformation program which created a customer-centric, region-based organization with new divisions such the new customer care department and the new call centre,


Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Mohammed Hariri, açıklamasına şunları ekledi: “Gösterdiği üstün performans ve Türk Telekom’da oluşturduğu güçlü profesyonel takım için Dr. Paul Doany’ye teşekkürlerimi sunuyorum. Oluşturduğu takım, Türk Telekom Grubu’nun değişerek ve büyüyerek dünya standartlarında hizmet veren bir operatör haline gelmesini sağladı. Dr. Doany, Oger Telecom CEO’su olarak görevine devam edecek ve yeni satın alımlar, birleşmeler ve stratejik girişimlere odaklanarak Oger Telecom’un stratejik büyümesini yönetecektir. Dr. Doany Türk Telekom Yönetim Kurulu, İcra Komitesi üyeliklerine devam edecektir. Ayrıca Türk Telekom Grubu iştirakleri yönetim kurullarındaki görevlerini de sürdürecektir. Hakam KANAFANİ kimdir? Hakam Kanafani, Amerika Birleşik Devletleri’nde Maryland College Park’ta bulunan Maryland Üniversitesi’nin Ekonomi ve Bilgi Sistemleri Yönetimi bölümlerinden mezun oldu. ABD’de işletme dalındaki en yüksek derece olan Beta Gamma Sigma onur derecelerini aldı. İşletme (MBA) yüksek lisans eğitimini 4.00 not ortalamasıyla tamamlayan Hakam Kanafani, yöneticilik eğitimine Harvard Business School’da devam etti. Maryland College Park’ta bulunan Apple Araştırma Laboratuarı’nda kariyerine başlayan Kanafani, mezun olduktan sonra, NASA’nın Maryland Greenbelt’te bulunan Goddard Uzay Uçuş Merkezi’ndeki Bilgi Teknolojileri ekibine katıldı. Daha sonra Ortadoğu’ya döndü ve Mısır’ın en köklü özel holding şirketi olan MM Sons Conglomerate şirketinde İş Geliştirme Direktörü olarak göreve başladı. Kanafani, Şirketin başarılı ve hızla büyüyen bilişim ve iletişim şirketleri kurma hedeflerine ulaşmasında öncü rol oynadı. Mısır’daki çalışmalarının ardından, Filistin’in ilk özel mobil şirketi Jawwal’ın CEO’su olarak atandı. Daha sonra, PalTel Group’un strateji, birleşmeler ve finansal konsolidasyondan sorumlu Operasyon Başkanı olarak görev yaptı. 2007 ve 2008 yıllarında Avea Yönetim Kurulu Üyeliği yapan Kanafani, halen Türkiye’de TTNet, Argela, AssisTT, Innova ve Sebit’in ve Guney Afrika’da Cell C’nin yönetim kurullarında İcracı Olmayan Üye olarak görev yapıyor. Hakam Kanafani, Dünya Ekonomik Forumu’nun Genç Küresel Liderlerinden biri. Bilişim İletişim Teknolojileri ve Ulusla-

namely AsissTT. Mr. Bozkurt will assume his new role as the CEO of Türk Telekom with immediate effect and in his new role he will be leading the Türk Telekom Group's Fixed Network operating entity. The Chairman of Türk Telekom, Mr. Mohammed Hariri added "I would like to thank Dr. Paul Doany for the outstanding performance and for establishing a strong team of professionals in Türk Telekom which has led to the resounding transformation and expansion of Türk Telekom Group into a world class operator. Dr. Doany will continue in his role as CEO of Oger Telecom and will lead the next phase of its strategic growth focusing on new acquisitions, ICT alliances and new strategic initiatives, taking the Oger Telecom Group and its subsidiaries to the next level. Dr. Doany will also remain a Türk Telekom Board Director, member of Türk Telekom Executive Committee, and member of the board of directors of Türk Telekom subsidiary companies." Who is Hakam KANAFANİ? Hakam Kanafani graduated from the University of Maryland College Park with a B.A. in Economics and a B.Sc. in Management Information Systems. Kanafani holds an MBA with a 4.0 GPA and he continued his Executive Education at Harvard Business School. Kanafani worked in the Apple Research Lab in College Park, Maryland and upon graduation he joined the Information Technology team based in Goddard Space Flight, NASA, Greenbelt, Maryland. He then moved to the Middle East as the Business Development Director for Egypt’s oldest running private holding company “MM Sons Conglomerate.” He spearheaded the conglomerate’s efforts to establish successful, rapidly growing ICT enterprises. Then he was appointed CEO of Jawwal, Palestine’s first private cellular network. Later Kanafani became Chief Operating Officer of the PalTel Group, where he led strategy, acquisitions and financial consolidation for the Group. Kanafani is currently a NonExecutive Director on the board of directors of TTNET, Argela, Assist, Innova and Sebit in Turkey and Cell C in South Africa. He also

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

7


TD HABER rarası Yönetim konularında birçok makale yazdı. Independent, Forbes ve başka yayınlar, Hakam Kanafani’ye yer verdi. 2005 yılında Arap dünyasında en etkili 100 kişiden biri olarak gösterildi. Kanafani, Fatenn Mostafa ile evli ve Marwan, Ahmad ve Jenine adında üç çocuk babası. Hususi pilot lisansına sahip olan Kanafani’nin hobileri arasında dalgıçlık ve futbol yer alıyor.

served on the board of directors of AVEA in 2007 and 2008. Kanafani is a Young Global Leader for the World Economic Forum. He wrote several papers on Information Communications Technology and International Management. He was featured in the Independent, Forbes magazine and other periodicals. In 2005, he was named as one of the 100 most influential figures in the Arab Word.

K. Gökhan BOZKURT kimdir? Kamil Gökhan Bozkurt, Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde eğitimini tamamladıktan sonra yüksek lisansını ABD Johns Hopkins Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde yapmıştır. Kariyerine özel sektörde başlayan Bozkurt, 2003 yılında Ziraat Bankası Yurt Dışı İlişkiler ve İştiraklerden Sorumlu Daire Başkanı görevini üstlendi. Aynı dönemde; Ziraat Bankası Moskova’da ve Ziraat Bankası International AG Almanya’da Yönetim Kurulu üyeliklerini de sürdürdü. Bozkurt, kariyerine 2004 yılında Halk Bankası’na Organizasyon ve İnsan Kaynakları’ndan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak devam etti. Ayrıca “Proje Lideri” olarak HalkbankPamukbank birleşmesini de başarıyla yönetti. Nisan 2006’da hem Finansal Kuruluşlar hem de Uluslararası Bankacılık’tan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı’na da atandı ve her iki görevi bir arada başarıyla sürdürdü. Halk Bankası Özelleştirme Komitesi’nde aktif rol üstlendi. Ayrıca, Birlik Sigorta Yönetim Kurulu Üyeliği’ni yürüttü. Türk Telekomünikasyon A.Ş. bünyesine katıldığı 1 Kasım 2006 tarihinden bu yana İnsan Kaynakları’ndan Sorumlu Başkan görevini sürdürmekteydi. K. Gökhan Bozkurt, Türk Telekom’da çalıştığı süre boyunca, müşteri odaklı, bölgesel yapıya dayalı bir organizasyon kurulması ve çağrı merkezi alanında AssisTT adlı bir şirketin kurulması gibi yeni değerlerin oluşturulmasını sağlayan dönüşüm sürecinde etkin rol oynamıştır. Halen Türk Telekom Spor Kulübü’nün Yönetim Kurulu’nda görev almakla birlikte, AsBaşkanı ve Basketbol Şube Sorumlusu unvanlarını da taşımaktadır. 1971 yılında İstanbul’da doğan K. Gökhan Bozkurt, Ahu Bozkurt ile evli olup, Sevde ve Ömer Erva isimlerinde iki çocuk babasıdır.

8

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

Kanafani is married to Fatenn Mostafa and the proud dad of; Marwan, Ahmad and Jenine. Kanafani is a private pilot and enjoys diving and football. Who is K. Gökhan BOZKURT? Kamil Gökhan Bozkurt Kamil Gokhan Bozkurt has an economics degree from Bilkent University and a masters degree in economics from Johns Hopkins University. In 2003, after several years in private sector, Mr. Bozkurt joined Ziraat Bank as the senior manager overseeing the bank’s all financial institutions. During this period, he was a board member at Ziraat Bank Moscow CJSC and Ziraat Bank International AG. Mr. Bozkurt then joined Halkbank as the Executive Vice President of Organization and Human Resources in 2004. In this capacity, he successfully managed the merger between Halkbank and Pamukbank. In April -2006, he was appointed as the Executive Vice President who managed the bank’s both Financial Institution and International Banking units. During his tenure, Mr. Bozkurt was an active member of the Privatization Committee of Halkbank and a board member at Birlik Insurance. He has been serving as the VP of Human Resources at Turk Telekom since he joined the company on November 1st, 2006. Mr. Bozkurt was instrumental in leading the transformation program which created a customercentric, region- based organization with new assets such as new call center business, namely AssisTT. He is currently the Vice Chairman of Turk Telekom Sports Club and also the head of Basketball branch. Mr. Bozkurt was born in 1971 in Istanbul. He is married to Ahu Bozkurt and he has two kids named Sevde and Omer Erva.


SİNEMA/SANAT

BİLİNÇALTINA SIZIŞ

BAŞLANGIÇ “Inception” Permeating to subconscious

Inception

Zümrüt Tanrıöven Bilinçaltının derinliklerine inmek, başarılması en güç ve belki de en korku verici hayallerden birisi oldu şimdiye kadar. Rüyalarla oynamak ve sizi gerçeklikten koparan bir mesleğin varlığından haberdar olmak tüyler ürpertici olurdu. İşte “Başlangıç”ın da bize sundukları tüm bu saydığım hisler çerçevesinde gerçekleşiyor.

zumrut@telekomdunyası.com

Korkular, mutluluklar, anılar ve daha birçok duygu ile düşünce, en mahrem yerde, zihnimizde saklanırlar. Kimseyle paylaşmadığımız isteklerimiz ve suçlarımız da öyle. Evimizde en sevdiğimiz objenin şekli, ölüler ve sevdiklerimize dair her şey burada tutulur bizim tarafımızdan. Bu yüzden burayı kimseye açmak istemeyiz. İnsana ait en mahrem yer olan bilinçaltına girilebilinmesini onaylamayız. İşte bu olmaya başladığında, kendinizi korumak için de savunma yolları bulmaya çalışır ve farklı şeyler öğrenmek istersiniz.

To descend to the depths of the subconscious has becoming one of the most frightening dreams which is most difficult to accomplish so far. Playing with dreams and being aware of the existence of profession which alienate you from the reality could be creepy. All of things which was displayed in “Inseption” are happening within the framework of the senses. Fears, happiness, memories and many thoughts and feelings hide in the most intimate place, in our mind. Our desire and our offense which we did not share with anyone are also. The form of our favorite objects in our home, everything about deceased and our loves retained in here by us. Therefore we don’t want to uncover it yo anyone. The most intimate places of people who do not approve the subconscious to be entered. Whe it starts to become, we try to find ways to defend for protect ourselves and we want to learn several things.

10

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


İşte Nolan’ın da son mucizesi bu. Bilinçaltına tehlikeli girişlerle ilgili... Uzun zamandır bir hayal gücünün büyüleyiciliğinden uzak olan sinema perdesi, nihayet bir mucizeyle buluştu. Her ne kadar Matrix’le yarışabilecek bir tür olduğunu düşünmesem de, “Başlangıç”, başka bir tür ve kendi başına olağanüstü bir yapım. Düşündürücüden öte, hepimizin bir yerlerde aklına gelen fikre farklı bakış açıları sunan bir film. Kesinlikle uygulanması emek isteyen ve kurgusu dikkat isteyen bir senaryoya sahip…

So it is the last miracle of Nolan. Abour dangerous entrance to subconscious…Silver scree has away from the charming of imagination for along time and finally met with a miracle. Eventhough I do’t think that it can’t compete with Matrix, Inception is the different kind and extraordinary production. The movie offer a ddiferent perspective to a idea which surelly come to our mind before. implementation of the scenario absolutely require all-out effort and fiction of it require attentiveness.

Filmle ilgili çoğunlukla konuşulan şey; oyuncular. Aslında sadece Leonardo DiCaprio’nun zayıf ve pasif kaldığına yönelik. Bu konu hakkında kesin bir görüşe sahip olamayı bir türlü başaramadım aslında. Bir yanım Leonardo DiCaprio’yu özellikle de bu olgunluk döneminde çok seviyor ve rolün hakkını vermiş olduğunu düşünüyorsa da; diğer bir yanım biraz daha gösterişli bir oyuncunun rolü almış olması gerektiğini düşünüyor. Onun dışındaki hiç bir karakter için bu gel giti yaşamadığımı eklemeliyim. Özellikle Arthur karakterini canlandıran Joseph Gordon-Levitt ve karakterini canlandıran isimlere hayran kaldığım.

Something often spoken about the movie is actors.. Actually it is only directed for inadequacy and passiveness of Leonardo DiCaprio. I don’t succeed to haven’t a definite opinion about it. On the one had I like Leonardo DiCaprio especially in his maturity period and I thik that he gave a right to his role but on the other hand from my point of view a little more flashy actor should have taken the role. I should say that I don’t confront dilemma for any actor except him. I was impressed with especially Joseph Gordon-Levitt who portrayed character of Arthur and names which portrayed character.

Senaryodaki her bir karakter başlı başına harika ve çok detaylı… Bu filmin daha hareketli ve ilgi çekici olmasına neden olmuş. Bu sayede hiç izlemekten sıkılmadığınız sahneler yaratılmış. Sık detaylarla süslenmiş senaryo, bazen yolunuzu kay-

Each character in the scenario in itself a wonderful and very detailed..It caused to becomig more active and interesting. Thereby not at all tired of watching scenes were created. The scenario embellished with dense details however it causes to lose your way, end of the sto-

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

11


SİNEMA/SANAT

betmenize neden olsa da, sonunda bir yola oturtulmuş ve bilinçaltı sadeleşen bir tür gerçekliğe dönüşmüş.

ry it was fixed a way subconscious has become simply a kind of reality.

Filmin konusuna geldiğimizde, bunu anlatmak o kadar kolay olmayacak ancak kısaca özetlemeye çalışacağım. Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) yasal olarak bilinmeyen bir iş yapmaktadır çünkü insanların en savunmasız oldukları yer olan bilinçaltına girerek sırları çalar. Bir mekân krokisi, gizli bir tür anı, saklanan bir şifre, politik bir yazı buna benzer birçok şey için kiralanan bir tür rüya hırsızıdır. Bu iş için, yapabildiğini düşündüğü tek iş için tüm sevdiklerini feda etmiştir ve evine, çocuklarına dönememektedir. Bir gün bir tür bilinçaltı deneyimi karşılığında, eski hayatını geri alma şansını bulur ve bunun için imkânsız olduğu düşünülen üç kademeli bir hırsızlığa yelken açar. Ayrıca bu defa ekip arkadaşları için can alıcı nokta, bir bilgi çalmak değil, yapmaya çalıştıklarının bir düşünce yerleştirmek olmasıdır. Burada, belki de filmin en can alıcı cümlelerinden biri devreye giriyor ve bize düşüncenin, virüse benzeyen karakterinden bahsederek, bir tür fikri, akla yerleştirebilirsen, bir hastalık gibi oraya tutunabileceğinden bahsediyor.

The subject of the movie, It will not be so easy to tell but I will try to summarize. Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) has legally unknown job because he steal the secrets by entering the subconscious where people are most vulnerable. He is a kind of hired dream thief for a location map, a kind of hidden memories, stored in a password, a political post and so many things like this. He sacrificed all of his relatives for this job that he though that he can do only this and he can not return to his child and home. Then one day he got a chace to take his olden life back in exchange for some kind of subconscious experience. Then he was in three-stage thief that thought to be impossible. Moreover this time the crucial point for his team members isn’t steal information, is to place a idea. At this point one of the movie’s most crucial sentence comes into and by mentioning virus-like character it refered that if you could put a kind of idea in to head, it may hold like a disease.

Ancak bir yandan Cobb karakterinin derin kişilik ve anısal problemleri, görevi ve rüyalardaki hırsızlığını tehlikeye sokarken, bu derece zor bir fikir yerleştirme operasyonun da tehlikeleri oldukça yüksektir. Ayrıca işin içine girdiklerinde, karşılarındaki hedefin de, bilinç altı anlamda savunmasız olmadığını ve denemelerini yaparken karşılığında dört duvardan korunan bir zihin olduğunu fark ederler.

12

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

But on the other hand deep memory and personality problems jeopardize the mission and theft in dream, difficult placement of an idea that the danger of the operation are very high. Moreover Whe they got the job, they realized that the target was not vulnerable in the sense of unconscious. While doing the experiment in exchange for protection from the four walls of a mind that is.


Filmi zayıf yönleriyle eleştirmeden önce, eleştirilme ya da yorumlanma şekli ile ilgili bir kaç şey söylemek istedim. Öncelikle bir rüya senaryosu hiç bir şekilde basit olamaz. Konunun basit olduğunun düşünülmesi bana garip geliyor. Bilinçaltı uğraşılması zor bir yerdir ve bu konu üzerine bir senaryo yazmaya kalktığınızda, o kadar çok malzeme kullanmalısınızdır ki, anlaşılabilir, elle tutulur, seyirciye sadece rüya olmamasını sağlamak için etkili şekilde düzenlenebilsin. Sonuçta demek istediğim, bilinçaltı üzerine kurulu bir senaryoyu yazmak kolay değildir, bunu görmezden gelmek; filmi dikkatle incelememiş olmak demektir.

I want to say a few things about manner of criticized or comments before criticizing weaknesses of the movie. Firstly a scenerio of dream never be simple. Accordigng to me it was weird thinking that is simple. Subconscious is a place which hard to trying and when you try to write a screenplay on this subject, you must use so much material that it are documented effectively regulated for understandable, tangible, to make sure it is not just a dream to audience. Finally what I mean, writing a screenplay based on the subconscious is not easy, To ignore it means movie was not reviewed carefully.

Filmin eksilerine gelince, aslında göze batan sorunları var denilemez. Tek önemli sorunu başta da bahsettim Leonardo DiCaprio konusudur. Onun doğru adam olup olmadığı muallakta kalan bir konu oluyor filmi izlerken. Bunun dışında filmin ilk yarım saatlik kısmı alıştırmak ve konuyu kavratmak adına çok yavaş geçiyor bu nedenle biraz sıkıcı. Ancak sonra hızlanan süreç ve durmak bilmez heyecan bu açığı kapatmayı başarıyor gibi. Ancak yine de, filmi sevmeyip izlemeyi bırakan kişiler için oldukça kötü bir yan olduğu da açık.

The disadvantage of the movie, I can not say that there are glaring problems in the movie. The only major problem of the movie is about Leonardo DiCaprio as I mentioned in the begining. The issue of whether he is a right man is remain in suspense while watchig the movie. Otherwise the first half hour of the movie move too slowly to understand and to exercise on behalf of the subject. Therefore it is a little boring. But then accelerating process and non-stop excitement is able to close this gap. But still there are very bad part for people who don’t like the movie and abandonment to watch.

Usta Hans Zimmer ve David Julyan tarafından yapılan müzikler, filmin kendisinden önce ortaya çıkmıştı ve çoğu kişi tarafından da beğenilmişti. Filmle beraber daha da anlamlı hale gelen melodiler, uyumluluğu ve size kattıklarıyla başarılıdan da öte nitelikte. Görsel anlamda bir şölen olan filmin, her bir sahnesi yeniden seyredilmeye değer. Sonuç olarak “Başlangıç”, reddedilemez şekilde başarılı ve büyüleyici. İçindeki öğeler ve senaryonun işleniş şekli olağanüstü. Rüyalara ve insanın en mahrem yeri olan bilinçaltının birileri tarafından kuşatılmasının ve yeni bir tür suç üzerine yorumların filmiyle karşı karşıyayız. Başlangıç bize gerçeklikle inişli çıkışlı süre gelen bir anlatımı sunuyor. Eğer bu evrende kaybolmak sizi ürkütmeyecekse, kaçırmayın ve kendinize zaman ayırıp hemen bir sinemaya gidin.

Soundtracks of the movie was made by Hans Zimmer and David Julyan ,had appeared beforethe movie. And were liked by many people. Melodies has become even more significant with movie and more succeed with compatibility ad what you add. Movie is feast for the visual sense and each scene is worth watching again. As a result Inception is irrefutable successful and charming. Items and processing methods of the scenario are extraordinary. We are face to dreams and the unconscious man’s most intimate place be surrounded by someone and commenting on a new type of crime. Inception offer on-going, surging expression to us. If being lost i this universe is not scare you, do not miss and take your time and immediately go to a movie.

İyi seyirler. Have a nice watch.. Bu ay, her hafta bir defa sinema geceniz için dört öneri; - New York I Love You (Bir şehre farklı bir bakış açısı, farklı hayatların buluşma noktası.) - The Invention of Lying (Yalanın icadı yapılsaydı eğer?) - Avatar: The Last Airbender (Elementlerin kontrol edildiği bir dünyada.) - Back Up Plan (Komedi, romantizm ve bu ikilinin doğallığı)

Four recommendatios for four movie night at this month of you: - New York I Love You (A different perspective to a city, meeting point of different lives) - The Invention of Lying (If invetion of lyig has been made?) - Avatar: The Last Airbender (In a world of elements is controlled) - Back Up Plan (Comedy, romantizm and naturalness of this couple)

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

13


TTNET İŞYERİM’DEN

500

MB

AKILLI

3G PAKETİ AYDA

SADECE

3,99

TL

TTNET İşyerim Akll 3G Paketi’yle kotan aştğn her 500 MB sadece 9 TL*! TTNET İşyerim’liysen çok avantajlsn! Artk iş yerinde ve binlerce TTNET WiFi noktasnda ve dilediğin pek çok yerden gönül rahatlğyla internete bağlan. TTNET İşyerim Akll 3G Paketi sayesinde, 3G Mobil Modem’inle snrlar aşmaktan korkma!

TELEVİZYON

TELEFON

İNTERNET

www.ttnetisyerim.com.tr

444 0 375

*İşyerim Akll 3G Paketi Türk Telekom bayilerinde, oslerinde ve kurumsal satş kanallarnda satşa çkmştr. Kampanya 6 Ağustos 2010-31 Aralk 2010 tarihleri arasnda geçerlidir. 24 aylk taahhütlü paketin ilk 500MB’lk kullanm bedeli 3.99TL/ay’dr. Her ek 500MB’lk kullanm 9TL'dir. Esnek kademeli kotalar 2GB’a kadar geçerlidir. Aylk 2GB’ aşan mobil internet kullanmlar için kota alm bedeli 0,05TL/MB’dr. Tüm yatlara % 18 KDV ve % 5 ÖİV dâhildir. Hat açlş özel iletişim vergisi ve telsiz ruhsatname ücreti olan 44,04TL yata dâhil değildir, ayrca abone tarafndan ödenir. Yl sonuna kadar “snrsz TTNET WiFi dakikas” hediye olup, 2011’de hediye WiFi ayda 600dk ile snrlandrlacaktr. Kampanyadan yararlanmak için TTNET İşyerim aboneliği ve Avea 3G kurumsal


aboneliği başlatmanz yeterlidir. Kurumsal Avea 3G aboneliği için müşterinin tüzel evraklar istenmektedir. Avea’ya 24 ay boyunca taahhüt verilmesi zorunludur. Taahhütnamenin iptal edilmesi halinde ceza bedeli uygulanr, modemin cari bedeli olan KDV dahil 75TL ve iptal anna kadar verilmiş olan tüm indirimler aboneden geri alnr. Müşteri mevcutta TTNET İşyerim tarafnda herhangi bir kampanyadan faydalanyor ise faydalanmş olduğu kampanyadaki cezai şartlar aynen geçerlidir. Kampanya TTNET ve Avea işbirliği ile gerçekleştirilmiş olup, mobil iletişim Avea tarafndan sağlanmaktadr. 3G Mobil Modem Avea SIM Kart ile çalşr. Aylk dönem içinde kullanlmayan MB’lar bir sonraki aya devretmez. Modem görseli temsilidir. Kampanya stoklarla snrldr.


RÖPORTAJ

Alexander Kühnel

&

Murat Özer Akıllı Kentler uygulanmaya başlamış durumda. Türkiye’de şuanda aktif olarak kullanılan 250-300’ü aşkın belediye var. Türkiye genelinde toplamda 3000 kadar belediye mevcut. Yani toplamda var olan 3000 belediyenin 250-300’e yakını kullanıyor.

Smart Cities have begun to be implemented. There are currently active more than 250-300 municipalities in Türkiye. The total number of municipalities is around 3000 in Türkiye. So 250-300 municipalities among 3000 municipalities are using it.

16

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

TELEKOM DÜNYASI: CeBIT Bilişim’e çok bir şey kalmadı. Bu yıl fuarda bizi neler bekliyor? ALEXANDER KÜHNEL: CeBIT’e yalnızca birkaç hafta kaldı. Bir araya gelip CeBIT’te nelerin olup biteceği hakkında konuşmanın tam da zamanı olduğunu düşünüyorum. Elbette ki zaman akıyor ve kişiler değişiyor. Zaman değiştikçe kavramlar da değişiyor ve işte bu yüzden iki temel konuya özel olarak odaklanıyoruz. Benim favori projem akıllı şehir. Çünkü bu gelecekte bizi bekleyenlere ilişkin bir tür toplumsal farkındalık. Bu proje hepimizin “hayatını kolaylaştırmayı” amaçlıyor. Proje başladığında bu fikri sevmiştim. Akıllı şehir projesi çerçevesindeki tüm konularda katkı sağlanacak ve bunun yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığından eminim. Tüm dünyada her büyük şehirde karşımıza çıkacak. İnsanlara vergilerle neler yapıldığını göstermemiz gerekiyor. Hükü-

TELEKOM DÜNYASI: The time is close for CeBIT Bilisim. What awaits us at the fair this year? ALEXANDER KÜHNEL: It is just a few weeks before CeBIT. I think it is exactly right time to sit together and to talk about what happen in CeBIT. Of course times are changing, persons are changing. Changing times needs changing concept and that is a reason why we especially focusing on two main topics. My favorite project is smart city. Because this is a kind of socially awareness what will happen in the future. How this project can hope to say “make life easier” for all of us. I like the idea when he started the project. All the topics within that smart city project they will help and I’m sure this is not only for Turkey. That will run around the world in every biggest city. I need to show the people what they are doing with taxes. Government is taking a money and the people want to see what they do can the money. If


Alexander Kühnel CeBIT Bilişim Eurasia Genel Direktörü Director General of CeBIT Bilisim Eurasia metler para topluyor ve insanlar bu parayla neler yapılabileceğini görmek istiyor. Hayatı gerçekten kolaylaştırıyorsa, mükemmel. Her şey akıllıysa ve düzenliyse bunu ihtiyaç olmazdı. Akıllı şehir bunun için bir başlangıç. MURAT ÖZER: 1900’lü yıllara döndüğümüzde dünya nüfusunun yalnızca %13ü şehirlerde yaşarken 2050’li yıllarda bu rakamın %70 civarında olacağı tahmin ediliyor. Artan nüfusla birlikte şehirlerde trafik, yapılaşma ve hava kirliliğinde önemli artışlar görülmekte. Eğitim, güvenlik, sağlık, iletişim ve altyapı hizmetlerinde daha büyük oranda ihtiyaçlar duyulmakta. Ne güzeldirki; bilişim sektörü oluşan bu problemlere çözümler getirmekte. Kentler çok hızlı bir şekilde göç aldı. Bu göçle beraber de telekomünikasyonda, iletişimde, sağlıkta ve hemen hemen içinde yaşadığımız her ortamda bazı problemler ortaya çıktı. Dönüp baktığımızda biz bu yıl CeBIT Bilişim Eurasia’da toplumsal bir sorumluluk olarak da gördüğümüz “Akıllı Kentler Platformu” ve “Akıllı Yaşam Konseptleri”ne yer vermeyi öngördük. Türkiye’nin artan bölgesel gücü, gelişen yeni iş ilişkileri, iş modelleri ve daha da önemlisi Türkiye’nin çevre ülkeler tarafından model ülke olarak kabul edilmesi bizi özellikle bilişim tabanlı sosyal projeleri yurtiççi ve yurtdışı ziyaretçilerimizle paylaşmaya yönlendirdi. Bu aslında bizim önümüzdeki 50 yılın projesi. Biz bunu gerçekleştirdiğimiz anda yalnızca bugünü değil

that makes life easier, it is perfect. There is no need for it if every sign is clever and organized and that is smart city is entrance to that. MURAT ÖZER: In the 20th century only 13% of the world’s population lived in cities, but it is estimated that this figure will be around 70%. Due to the increasing population, there are significant increases in traffic, construction and air pollution. Also there are significant increases in need of education, security, health, communication and infrastructure services. Luckily, IT sector create solutions to these problems. There is a rapid migration to the cities. Due to this migration, some problems have emerged in telecommunications, communication, health, and in almost every environment in which we live. In CeBIT Bilisim Eurasia, we want to focus on “Smart Cities Platform” and “Smart Living Concepts” this year which we accept as a social responsibility. Türkiye’s growing regional power, developing new business relationships, business models and more importantly, acceptance as a model country by neighboring countries lead us to share especially IT-based social projects with our visitors both from our country and abroad. This is actually a project in next 50 years. When we realize that, we will combine it with the projects that will improve the quality of life in cities not only today, but also for the next 50 years. In every

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

17


RÖPORTAJ

önümüzdeki 50 yıl için içinde bulunduğumuz şehirlerdeki yaşam kalitesini yükseltecek projelerle birleştirmiş oluyoruz. Herkes her ülkede çok büyük vergiler ödüyor. Bir şekilde de vergi verdiğimiz mecralara bu vergilerin vatandaşa nasıl geri döndüğünü gösterme imkânı veriyoruz. Sonuç olarak hepimizin yaşadığı bir evimiz var. Sokağa çıktığımız anda devletin bize gösterdiği ilk yüzü aslında belediyedir. İnsan olarak yüzyüze geldiğimiz ilk kurum içinde yaşadığımız mahalledeki muhtardır. Dolayısıyla da yine belediyedir. Biz içinde yaşadığımız mahalledeki hizmeti ancak belediyenin bize verdiği kadar alabiliriz. Ödediğimiz vergilerin bize döndüğü noktayı da ilk gördüğümüz an budur aslında. Bu konseptle birlikte akıllı yaşamı CeBIT’le buluşturmaya karar vererek yola çıktık. Fuar boyunca bu proje 3 boyutlu hale dönüştürülmüş akıllı kent uygulamaları ile tanıtırken bir taraftan da seminer, konferans ve panellerle etkinlikler sürüyor olacak. Konunun da bütün paydaşları ile paylaşılmış olacak. Son yıllarda başdöndürücü bir hızl gelişen bilişim teknolojileri şehirlerde sorunları çözme, kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi ve vatandaşların yaşam kalitelerinin arttırılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Çünkü bu problemler bilişimin farklı farklı ayaklarında çözülebiliniyor. Bunlara en güzel örnek; İBB’nin son yıllarda uygulamaya koyduğu “iyi trafik” uygulaması var. Bu uygulama sayesinde vatandaşlar yola çıkmadan önce hangi yolda, kaç km hızla gidebileceklerini ve yolların trafik durumlarını öğrenebiliyor. Başka bir örnek ise Beyoğlu Belediyesi’nin kullandığı erken buzlanmayı tespit eden sensörler. Bu sensörler sayesinde yol kapanmaları, buzlanma gibi sebeplerden ötürü meydana gelen hem maddi kayıplar hem de manevi kayıplar önlenmiş oluyor. ALEXANDER KÜHNEL: Bu tür bir projeyi dünyanın çok daha büyük şehirlerinde görmeyi diliyorum. Çünkü herkese katkıda bulunuyor. Ben de bundan yararlanıyorum. TELEKOM DÜNYASI: Akıllı Kentler projenizde Sampaş liderliğinde 26 şirket yer alıyor. Peki Akıllı Kentler projesi günümüz koşullarında ne kadar uygulanabilir? MURAT ÖZER: Akıllı Kentler uygulanmaya başlamış durumda. Türkiye’de şuanda aktif olarak kullanılan 250-300’ü aşkın belediye var. Türkiye genelinde toplamda 3000 kadar belediye mevcut. Yani toplamda var olan 3000 belediyenin 250-300’e yakını kullanıyor. Aslında kullanılmaya başlamış ve iyileştirilmesi devam eden ve iyileştirmesi bitmeyecek olan bir süreç. Her zaman akıllının daha akıllısı olacaktır. Bugün bu teknolojiyle burdayız. Fakat 2012’de bu teknoloji daha da geliştirilmiş olacak ve bir üst seviyeye geçecek. Bu süreç aslında mobil telefonlara benziyor. Şuanda kullanan belediyelerden vergilerini toplayan belediyeler mevcut. Örneğin Fatih sınırları içerisinde bir trafik kazası geçirdiniz. Fatih Belediyesinin websitesi üzerinden ödemelerinizi yapabiliyorsunuz. Bayrampaşa Belediyesi’nin de güzel bir çağrı merke-

18

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

country, people are paying huge taxes. We provide an opportunity for the authorities to demonstrate how these taxes return to the citizens. As a result, we all have a house. When we go out, the municipality is the first face of the state we encounter. As human being, the first institution we encounter is our mukhtars in our neighborhood. So it is also the municipality. We can get the services in our neighborhood as much as the municipality provides. In fact, at this point we see for the first time that our taxes return to us. With this concept, we decided to combine the smart life with CeBIT. During the exhibition, we will introduce this project with the three-dimensional smart city applications, and will organize seminars, conferences and panels. The issue will be shared with all stakeholders. We believe that information technologies growing with a dizzying speed in recent years will make important contributions to salve the problems in cities, improve the public services and increase the quality of life of the citizens. These problems can be solved in different aspects of IT. The best example of these is the “good traffic” application that is implemented by Istanbul Metropolitan Municipality in recent years. Thanks to this application, citizens can learn how quick they will able to travel on the roads they will use and the traffic conditions of the road. Another example is the sensors used by Beyoglu Municipality to detect the early icing on the roads. Thanks to these sensors, both moral and material losses arising from the road closures and icing are prevented. ALEXANDER KÜHNEL: I wish such a project would in much bigger a city in the world. Because that helps everybody... I’m using as well. TELEKOM DÜNYASI: Your Smart Cities Project includes 26 companies in the leadership of Sampaş. How much Smart Cities Project can be applied in today’s conditions? MURAT ÖZER: Smart Cities have begun to be implemented. There are currently active more than 250-300 municipalities in Türkiye. The total number of municipalities is around 3000 in Türkiye. So 250-300 municipalities among 3000 municipalities are using it. In fact, it is a process which has begun to be used and the optimization of which continues and will never end. There is always smarter than smart. Today we are at this point. But in 2012 this technology will be developed and move to the next level. This process is actually similar to mobile phones. Now there are municipalities collecting taxes. For example, let’s suppose that a traffic accident happened within the boundaries of Fatih Municipality. You can make the necessary payments via the website of Fatih Municipality. Bayrampasa Municipality has a good call center application. You as a citizen can submit a request by calling the call center. There is also very interesting application of Beyoglu Municipality. For example, let’s suppose that a car was parked in front of your door and blocked your entrance and exit. When you report this case by calling the


Murat Özer CeBIT Bilişim Eurasia Fuar Direktörü Fair Director of CeBIT Bilisim Eurasia zi uygulaması var. Çağrı merkezini arayarak vatandaş olarak taleplerinizi iletebiliyorsunuz. Beyoğlu Belediyesinin de çok ilginç bir uygulaması var. Örneğin; kapınızın önüne bir araç parkedildi ve sizin giriş-çıkışınızı engelliyor. Beyoğlu Belediyesinin çağrı merkezini arayarak durumu bildirdiğinizde gerekli aksiyonlar alınabiliyor. Yani Akıllı Kentler uygulamaları başladı. Uzun zamandır bunun bir altyapısı vardı. Biz bu projeyi önümüzdeki 50 yılın projesi olarak görüyoruz. Bu proje kapsamında Anadolu’da yaklaşık 20 ili gezdik. Denizli’de de daha farklı bir uygulama olduğunu gördük. Mezarlığa gittiğinizde merhumun isim ve soyisim bilgisini verdiğinizde, gitme istediğiniz mezarlığa en kısa gidebileceğiniz yolu gözteren bir uygulama. İsterseniz bu yol haritasını basılı olarakta alabiliyorsunuz. TELEKOM DÜNYASI: Bu yıl ne tip ziyaretçiler bekliyorsunuz? ALEXANDER KÜHNEL: Geçen yıllarda yalnızca bir CeBIT Bilişim deneyimim oldu. Elbette ki bundan önceki yıllarla ilgili birçok bilgiye ulaşabilmek mümkün. Geçen yıl çok fazla genç insan vardı. Şüphesiz bu genç insanlar geleceği temsil ediyor. Onlar geleceğin iş adamları. Öte yandan, ticari anlamda ziyaret gerçekleştirenlerin sayısı

call center of the municipality, the necessary actions are performed. Therefore, Smart City applications have been already initialized. We have the infrastructure for a long time. We see this project as the project of the next 50 years. In the context of this project we visited about 20 provinces in Anatolia. We saw a different application in Denizli. When you go to the cemetery and provide the information about the deceased’s name and surname, you can benefit from an application that shows the shortest route to go to the cemetery. If you wish you can print this route. TELEKOM DÜNYASI: What type of visitors do you expect this year? ALEXANDER KÜHNEL: I think in the last years I just experienced of one CeBIT Bilişim. Of course there is a lot of information available from the year before. In the last year there were a lot of young people. Of course this young people are the future. They are business man of tomorrow. On the other hand may be a little bit didn’t keep too much for the business visitors as long. Finally business is done to be business. So B2B is the sector which we will need to focus a little bit more than we did in the past. I think if we look on the last years’ show it was already chancing that direction

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

19


RÖPORTAJ

çok değil. Ne de olsa ticaret bu şekilde gerçekleştirilebilir. Biz de geçmişte olduğundan biraz daha çok B2B sektörüne odaklanmamız gerekiyor. Geçen yıllara kısayla, halihazırda yön değiştiriyordu ve bu yıl da değişiklik devam edecek. Doğru ziyaretçilere ulaşmak bakımından, DTM projesinden çok memnunuz. Bu yönde ilerlememiz gerektiğini düşünüyorum. Doğru ziyaretçilere odaklanmak için doğru yönelimin bu olduğuna inanıyorum. MURAT ÖZER: DTM, yani Dış Ticaret Müsteşarlığı’nı açmamız gerekirse Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın ana görevlerinden biri de ihracatı arttırmayı teşvik ettirmektir. Daha önce de belirttiğim gibi Türkiye’nin artan bölgesel gücü, gelişen yeni iş ilişkileri ve iş modelleri ve daha da önemlisi Türkiye’nin çevre ülkeler tarafından model ülke olarak kabul edilmesi çok önemli bir gündem maddesi. Bu bağlamda Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın desteği şu şekilde olur. 56 ülkeden ki bunlar hep hedef ülkelerdir Türkiye’nin öncelikli ihracat yaptığı bilişim sektöründeki hedef ülkeler DTM tarafından tespit edilir. Tespit edildikten sonra o bölgelerdeki ticari ataşelere Ankara CeBIT Bilişim Fuarı’nın düzenlendiği yer, tarih içerdiği konseptler, ürün grupları ve beklediği alıcı kitleleri içeren bildiri geçer. Ateşe de bulunduğu bölgedeki Sanayi Odalarına, Ticaret Odalarına ve STK’lara duyurusunu yapar. Katılım gerçekleştirmek isteyen firmalar Ticaret ve Sanayi Odalarına, Ticaret ve Sanayi Odaları da ataşeye geri bildirim sağladıktan sonra ateşe bu firmaları inceler ve gerçekten alım gücü olan firmaları Türkiye’ye kendi bünyesinden vereceği bir harcırah ile davet eder. CeBIT Bilişim tarihinde ilk kez DTM’den destek alıyoruz. TELEKOM DÜNYASI: CeBIT’in arkasından oluşan iş hacmi ile ilgili bir veri var mı elinizde? ALEXANDER KÜHNEL: Ekibimin bana söylediğine göre geçen yıllarda yaklaşık 5 milyar Euro. Bunu nasıl yaptığımıza gelince, anket formları hazırlıyoruz, sergi açacak her kuruma gönderiyoruz ve ticari bir bağlantılarının olup olmadığı hakkında birkaç soru yöneltiyoruz. Ticari bir bağlantıları varsa, ne kadar iş hacmine ulaşmayı hedeflediklerini soruyoruz. Elimizdeki veri bundan ibaret. Daha doğru bir ifadeyle, bu CeBIT’in Türkiye’de oluşturması beklenen iş hacmi. Mevcut 2 yeni proje ve Akıllı Kent projesiyle birlikte, bu rakamın 6 milyar Euro’ya çıkmasını bekliyoruz. Ama 5 ya da 7 milyar Euro da olabilir. TELEKOM DÜNYASI: Fuardaki tartışılan konulardan birisi de fuarda yer alan özel firmalar ve kamunun katılım yoğunluğu. Bu konu hakkında bilgi verebilirsiniz? Bahsettiğiniz projeler de aslında kamuya yönelik projeler… MURAT ÖZER: B2B tarafındaki homojen yapıyı biz koruyoruz. B2B kendi içinde donanımcı, yazılımcı olarak devam ediyor. Basında ve Türkiye genelinde şöyle bir algı var. Özellikle 2008-2009 yıllarında CeBIT küçülüyor ya da güç kaybediyor gibi bir fikir ortaya çıktı. Bu algıyı kırmamız la-

20

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

and we continue. To get the right visitors we are very happy about the project DTM. I think this is the direction we need to go. I think this exactly the right direction how to focus on the right visitors. MURAT ÖZER: When we look at the tasks of the Undersecretariat of Foreign Trade, one of the main tasks of it is to encourage the increase in exports. As I said before, Türkiye’s growing regional power, developing new business relationships and business models and more importantly its acceptance as a model country by the neighboring countries are very important agenda items. In this context, the support of the Undersecretariat of Foreign Trade may be as follows: among 56 target countries, the primary export destination of Türkiye is determined by the Undersecretariat of Foreign Trade. After these countries are determined, the date and place of Ankara CeBIT Fair, the product groups and the expected visitor groups are notified to the commercial attaché in those regions. Then commercial attaché makes the necessary announcement to the Chamber of Industry, the Chamber of Commerce and NGOs in those regions. Firms that want to participate provide feedback to the Chamber of Industry and the Chamber of Commerce, and those chambers provide feedback to commercial attaché. Then commercial attaché review that firms and invite the firms that has a purchasing power to Türkiye by providing the necessary allowance by itself. CeBIT receives a support from the Undersecretariat of Foreign Trade for the first time. TELEKOM DÜNYASI: Do you have any information about the business volume that CeBIT creates? ALEXANDER KÜHNEL: As far as my team declares to me it was about 5 billion Euro previous years. But how we did it this we are asking we have a survey forms, we are sending each of exhibitors and there are few questions regarding If they have a business connection? If they have a business connection what is the volume they expecting with this connection? This is the data what we have. I mean this is the expecting business volume of CeBIT created for Turkey. With existing 2 new projects with this and with the Smart City we are expecting around 6 billion euro. It could be 5 or 7 billion Euro. TELEKOM DÜNYASI: One of the topics discussed at the trade is the density of private companies and public institutions in fair exhibition. Can provide information about this topic? In fact you are talking about projects for public institutions... MURAT ÖZER: We maintain the homogeneous structure for B2B. B2B continues in terms of hardware and software. There is a perception in the press and the public as follows: an idea emerged as if CeBIT becomes smaller or loses power especially in the years 2008-2009. We need to break that perception. Because when we look at B2B, we see that it grows in terms of percentage and square meters as well as


zım. Çünkü B2B’ye baktığımızda gerek yüzdesel gerek metrekare gerekse de firma adedi bakımından arttığını görüyoruz. Fakat 2007 yılında bir telekom firması 5000 metrekare ile CeBIT’e katılım sağladı ve genel bir kampanyayla çok fazla ses getirdi. Sektörün dışından biri olarak baktığımda orada çok büyük bir şov vardı. Şimdi böyle büyük bir şov olmadığı takdir de halkın algısı fuarın küçüldüğü, kan kaybettiği yönünde oluyor. B2B kısmı küçülmek yerine kesinlikle büyüyor. Bizde B2B’nin yanına kamuya yönelik çözümler üreten firmalar ekliyoruz. TELEKOM DÜNYASI: Son 2 yıldır TürkSAT fuarın sponsorluğunu yapıyor. Türksat büyük potansiyeli olan bir şirket. Sizin gözünüzden TürkSAT? ALEXANDER KÜHNEL: TürkSAT ile işbirliği gittikçe iyiye gidiyor. TürkSAT’ı sponsor olarak görmekten çok mutluyuz. Sponsor olma şansına kavuştular ve bunu çok iyi bir biçimde yaptılar. Şanslarını iyi kullanıyorlar ve biz de onları desteklemek için tüm kanalları kullanıyoruz. TELEKOM DÜNYASI: Dünyada B2B fuarlarında büyük gerileme oldu. Fakat tüketici elektroniği fuarları daha fazla ilgi görmeye başladı. Sizin tüketici elektroniğine dönük projeleriniz var mı?

the number of companies. But a telecom company has participated to CeBIT with 5000 square meters in 2007 and its public campaign has drawn a lot of interest. When I looked from outside of the sector, there was a huge show. Now, if there is not such a big show, people think that fair becomes smaller and loses power. B2B does not become smaller; on the contrary it is certainly growing. We are also including the companies providing solution for public. TELEKOM DÜNYASI: Last two year, TürkSAT has sponsored the exhibition. Türksat is a company with great potential. What do you think about TürkSAT? ALEXANDER KÜHNEL: The cooperation with TürkSAT is getting better and better. We are very happy to get them as a sponsor. They took the chance to be sponsor. They did it a good way. So they are using their chance and we are using all of channels to promote them. TELEKOM DÜNYASI: A great decline has been experienced in B2B fairs all over the world. On the other hand, consumer electronics began to draw much more interest. Do you have any projects related to the consumer electronics?

ALEXANDER KÜHNEL: Ne Hannover ne de Türkiye’de buna özel bir projemiz yok. Hannover’a baktığınızda, bir yıl sadece B2B sektörüne odaklanmamız gerektiği söyleniyor. B2C sektörüne yarı yarıya odaklanıyoruz. Sonra tekrar B2B sektörünün payı artıyor. Bu bizim için çok fazla. Ticarete odaklanmak istiyoruz. Dengeye ihtiyacımız var. Birbirleriyle bağlantılılar. Her zaman için pazar ve talep önem teşkil ediyor. Biz sadece platformu sunuyoruz, pazarı oluşturamayız. Pazarı oluşturan müşterilerdir. Biz insanların neler ürettiğini gösterebilecekleri uygun platformu sunuyoruz.

ALEXANDER KÜHNEL: Neither Hannover nor Turkey we do have an especially project. If you look at Hannover one year they announce we need to focus only on B2B sector than %50 we focus B2C sector. Then again they come back and increase B2B sector. This is too much for us. We want to focus on business. We need the balance. It belongs together and it depends always a little bit on the market and on the request. We are just offering the platform we could not make the market. The market is done by customers and we are offering the platform that they can show to people what they are product.

TELEKOM DÜNYASI: Fuarın bu yılki yapısında KOBİ’ler için neler var?

TELEKOM DÜNYASI: What kinds of things are provided to SMEs in the structure of the fair this year?

MURAT ÖZER: Fuarın B2B tarafının iskelet yapısı tamamen KOBİ’ye yönelik. Çünkü KOBİ büyümek isteyen, açılım yapmak isteyen orta ölçekli firmalardır. Bununla beraber dikey sektörlere de yöneldik. Dikey sektörlere de baktığımızda bilişim sektörünün yaklaşık 20 dikey sektörle de iç içe olduğunu görüyoruz. IT sektörü özellikle Anadolu’nun tamamında dikey sektöre de hitap ediyor. Anadolu’daki bütün dikey sektörler aslında gelip İstanbul’da tüm bu ürünleri satın alıyorlar. Bu nedenle Anadolu’yu tek tek ziyaret ettik, dikey sektörlere eğildik. Bu sene çok daha farklı bir CeBIT göreceksiniz. Anadolu, yurtdışı, akıllı kentler, dikey sektörler ve B2F. B2F organizasyonumuz ilk kez CeBIT’te yer alacak. Yer aldıkları fuar alanında ikili özel görüşmeler yapılacak. Fuarın katılımcılarından biri iseniz ve bir ülkeden bir işletmeci ile görüşmek istiyorsanız B2F’ye başvurarak iletişim sağlayabiliyorsunuz. Bu görüşmelerde İstanbul Sanayi Odası’nın yardımları ile tercüman desteği de vereceğiz.

MURAT ÖZER: The skeletal structure of B2B part of the fair focuses on only SMEs. Because SMEs are mediumsized firms that want to grow and do expansions. However, we also dealt with the vertical sectors. When we look at the vertical sectors, we see that IT sector is intertwined with approximately 20 vertical sectors. IT sector is addressing to all vertical sectors especially in Anatolia. All vertical sectors in Anatolia come to Istanbul and buy all these products. Therefore, we visited the whole Anatolia and focused on vertical sectors. You will see a very different CeBIT this year. Anatolia, overseas, smart cities, vertical industries and B2F. B2F will be in CeBIT for the first time. Special meetings will be organized in the fair. If you are one of the participants in the fair and want to talk with a company from a certain country, you can apply to B2F. In these meetings, we will also provide an interpreter support with the help of the Istanbul Chamber of Industry.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

21


TD HABER

KOBİ’lerin röntgeni çekildi SMEs under X-Ray

22

nterpromedya tarafından gerçekleştirilen araştırmada “kota örneklem” yöntemi kullanılarak, Türkiye’deki 12 bin 962 KOBİ’nin 2010 yatırımlarından teknolojiye bakış açılarına kadar birçok bilgiye ulaşıldı

I

F

Türkiye’deki 50-249 çalışanı olan işletmelerin teknoloji kullanım alışkanları, yatırımları ve yapılarının ele alındığı KOBİ Araştırması, Haziran ayında 23 ilde yüz yüze görüşülerek oluşturuldu. Toplam 1.4 milyon kişinin çalıştığı işletmelerin yüzde 57’sinin 99 ve altı, yüzde 43’ünün ise 100-249 personeli bulunuyor. Yüzde 45.7’sini aile, yüzde 46.1’ini kurumsal ve yüzde 8.2’sini de bir şirketler topluluğunun ait şirketlerin oluşturduğu firmaların faaliyet alanlarına bakıldığında ise; yüzde 45.8’le imalat ilk sırada yer alıyor. Sıralamada daha sonra yüzde 13.3’le toptan ve perakende ticaret, yüzde 12.5’la inşaat, yüzde 10.4’le gayrimenkul kiralama ve iş faaliyetleri, yüzde 4.9’la oteller ve lokantalar, yüzde 4.8’le ulaştırma, haberleşme ve depolama ve yüzde 8.2’yle diğer alanlar geliyor.

SME research was created in June by face to face interviews in 23 provinces with enterprises that have 50-249 employeers and habits of the use of technology, investment and structures were discussed in the research. Total number of employeers of enterprises is 1,4 million and 57 % of SMEs have 99 or less, 43 % of SMEs have 100-249 employeers. 45,7 % is family company, 46,1 % is institutional firm and 8,2 % is multicorporate enterprise. When we look at the activity area, manufacturing rates is 45,8 per cent in the first place. Then ranked wholesale and retail trade 13,3 %, building sector 12,5 %, real estate rental and business activities 10,4%, Hotels and restaurants4,9 %, transportation, communication and storage 4,8 % and other business areas 8,2 %.

Araştırmaya katılan KOBİ’lerin yüzde 67.3’ünün bilgi işlem departmanı bulunurken, bu soruya evet diyenlerin içinde yüzde 84’le en büyük grubu 100’ün üzerinde çalışanı olan şirketler oluşturuyor. Kurum üst düzey yöneticilerinin bilgi teknolojileri yatırımına bakışı sorulduğunda ise; yüzde 63’lük kesim “Devamlı destek var, verimlilik için araç olduğu biliniyor” cevabını verirken yüzde 34.7’si ise üst yönetimin yatırımların geri dönüşü konusunda yeterli bilgi sahibi olmadığını söylüyor. Firmalarda en fazla kullanılan uygulamanın muhasebe paketi olduğu görülürken, bilgisayar sayısına bakıldığında da; 50-99 çalışanı olan şirketlerde ortalama 19

67.3 %of the surveyed SMEs’ fame has the data processing department and 84 % of those who said yes to this question, the largest group within the company is generating more than 100 employees. From Corporate executives view their information technology investment; 63 % of them said “There is continuous support, productivity tools that are known for”, 34,7 of them said they don’t have sufficient information about the investment return of senior management. Most used in companies that are seen as the application of accounting packages and looking at the number of computers, avarage number of computer is 19 in companies with 50-99 employ-

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

rom inverstments to technology perspectives a Lot of information of 12 thousand 962 SMEs was reached in the research which was conducted by Interpromedya by using “ quota sampling” method.


adet bilgisayar, 100-249 çalışanı bulunan şirketlerde ise ortalama 56 adet bilgisayar bulunuyor. 12 bin 802 firmadaki toplam kurulu bilgisayar sayısı ise 445 bin 640 adet.

ees, 56 computer in companies with 100-249 employees. The total number of set up computer is 445 thousand 640 in 12 thousand 802 companies.

KOBİ’ler 2010’da en büyük kaynağı tanıtım ve pazarlamaya ayırdı!

Largest source of SMEs in 2010 was devoted to the promotion and marketing!

KOBİ’lerin yatırım yapacağı alanların başında yüzde 36’yla pazarlama – tanıtım çalışmaları ve yüzde 34’le işe yönelik cihaz alımları geliyor. Yüzde 14’ü teknoloji yatırımı yapacağını söylerken 2010 bütçesini insan kaynağından yana kullanacakların oranı da yüzde 11.

The most invested areas by SMEs are marketing and promotional activities 36 %, purchase of equipment for work is ranked 34 %. 14 % of enterprises said to invest in technology, 2010 budget plan on human resources in favor of a rate 11 %.

KOBİ’lerin büyük çoğunluğu bilgi teknolojileri yatırımı için fonlardan yararlanabileceğinden habersiz!

The vast majority of SMEs unaware about they could benefit form funds for information technology investments!

Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de 50-249 çalışanlı 12 bin 962 işletmenin yüzde 73.2’si teknoloji yatırımlarında faydalanabilecekleri BT fonları hakkında bilgi sahibi değil. Bilgi sahibi olan 3 bin 475 işletmenin ise sadece yüzde 43.4’ü bu fonlardan yararlanabiliyor. BT fonları hakkında bilgi sahibi olan firma profillerine bakıldığında, 100 üzerinde çalışanı olan firmaların yüzde 40’ı, 99 ve altında çalışanı olan şirketlerin ise yüzde 17’si bu fonlardan haberdar. KOBİ’lerin yüzde 28’i: “Teknoloji şirketleri bize sadece ürün satmak istiyor” diyor! Yüzde 28’lik kesim teknoloji şirketlerinin sadece ürün satmak istediğini belirtirken, yüzde 24’lük grup her türlü desteği aldığını yüzde 19’da teknoloji şirketlerinin kendilerini yeni tek-

According to research results; 73,2 % of 12 thousand 962 enterprises with 50-249 employees do not have information about the IT funds for technology investments. 3 thousand 475 enterprises are acquire knowledge and only 43,4 % of these can benefit from these funds. Profiles of companies have information about the IT funds, 40 % of companies with over 100 employees and 17 % of companies with under 99 employees are aware of these funds. 28 % of SMEs said “ Technology companies wants to sell us just products.” 28 % of SMEs said that technology companies wants to sell them just products, 24 % of these said that they get all the

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

23


TD HABER nolojik gelişmeler konusunda bilgilendirdiğini söylüyor. Yüzde 19’luk kesim “ihtiyacımız olan çözümü oluşturup bize sunuyorlar” derken yüzde 8’i teknoloji şirketlerinin kurumların yaptığı işler konusunda yeterli bilgi sahibi olmadığını vurguluyor. KOBİ’ler teknolojiye ne için ne kadar bütçe ayırıyor? KOBİ’lerin bilişim bütçesini de ortaya koyan araştırmaya göre işletmelerin toplam yatırımları içinde teknolojinin payı ise yüzde 14. Teknoloji yatırımları için 250 bin TL üstü bütçe ayıran yüzde 4.5, 100-250 bin TL arası bütçe ayıran yüzde 6.2, 100 bin TL altı bütçe ayıran ise yüzde 33.4’lük bir kesim bulunuyor. 2010 yılında KOBİ’lerin yapacağı teknoloji yatırımlarının başında ise; yüzde 22.5’la bilgisayar, yüzde 16’yla BT güvenliği, yüzde 15’le veri depolama, yüzde 14.1’le sunucu, yüzde 12.5’la kurumsal kaynak kullanımı ve yüzde 12’yle dış kaynak kullanımı geliyor. Araştırmaya göre 2009 yılında durdurulan ve 2010 yılı içinde devamı planlanan yüzde 19.7 oranında proje bulunuyor. Araştırmanın gösterdiği bir başka bulgu da işletmelerin teknoloji ürün ve hizmeti satın alırken gelişen yeni eğilimler. Buna göre teknoloji ürün ve hizmeti satın alırken işletmeler, yüzde 69.1’lik oranla ürünün kalitesine, yüzde 54.4’lük oranla ürünün fiyatına, yüzde 51.1’lik oranla da garanti süresine dikkat ediyor. KOBİ’ler her ay ortalama 3.353 TL’lik telefon görüşmesi yapıyor!

support, 19 % of these said technology companies had informed them about new technological developments. 19 % of SMEs said “ They create the solution and offer us what we need” and 8% of SMSe emphasized that technology companies not have sufficient information about the business of institutions. How much and what for SMEs create budget for technology? According to research that reveal IT budget of SMEs the share of technology is 14 % in the total budget of SMEs, over 250 thousand TL for investments in technology that screates the budget 4,5 %, the budget creates between 100-250 thousand TL 6,2 %, the budget creates under 100 thousand 33,4 %.Technology investments of SMEs in 2010 as follows; computer 22,5%, IT security 16 %, data storage 15 %, server 14,1 %, corporate resources usage 12,5 % and outsource usage 12%. According to research there are 19,7 rates project that were stopped in 2010 and planned to continue in 2010. Another finding of the study showed that developing new trends of companies when buying technology products and services. According to this, when buying technology products and services, companies heed at the rate of 69.1% compared to the quality of the product, 54,4 % compared to cost of product and 51,1 % compared to guarantee period. SMEs have average 3,353 TL phone call every month.

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

KOBİ’lerin aylık telefon giderlerini de ortaya koyan araştırmada, 50-99 çalışanı bulunan şirketlerin cep telefonu giderinin 1.266 TL, sabit telefon giderinin ise 896 TL olduğu görüldü. 100-249 çalışanı bulunan şirketlerde ise bu rakamların cep telefonu harcamalarında 2.777 TL ve sabit telefon görüşmelerinde ise 2.406 TL’ye ulaştığı görüldü. Sabit telefon giderlerinin dağılımına bakıldığında; 50-99 çalışanı olan şirketlerin şehir içi payı yüzde 54.97, şehirlerarası payı yüzde 37.47, milletler arası payı ise yüzde 7.56 olarak gerçekleşti. 100-249 çalışanı olan şirketlerin sabit telefon giderlerinde ise şehir içi görüşme oranı yüzde 50.26, şehirlerarası 37.33 ve milletler arası görüşme oranı ise yüzde 12.41 oldu.

Research reveal monthly phone costs of SMEs, monthly mobile phone charges of companies with 50-99 employees is 1,266 TL, fixed phone charge is 896 TL. Mobile phone charge of companies with 100-249 employees is 2,777 Tl and fixed phone charge is 2,406 TL. The distribution of fixed telephone costs as follows; innercity share of companies with 50-99 employees is 54,97 %, share of intercity is 37,47 % and international share is 7,56 %. Inner-city share of companies with 100-249 employees is 50,26 %, share of intercity is 37,33 % and international share is 12,41 %. About SME Research…

Kobi Araştırması hakkında… Araştırma evreni Türkiye’de faaliyet gösteren 50-249 arası çalışanı olan işletmelerdir. Bu kapsamda Türkiye’de 12.962 işletme vardır. Araştırmada “kota örneklem” tekniği benimsenerek Türkiye İstatistik Kurumu 2006 “Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri” verileri kullanıldı. Araştırmada kota değişkenleri olarak, işyeri büyüklüğü (çalışan sayısı), sektörel dağılım ve bölgesel dağılım değişkenleri baz alındı. Araştırmada veriler; Haziran ayında ile 23 ilde yüz yüze görüşülerek toplandı. Araştırmada; toplam 600 örneklem hacmi planlanmış ve 603 örneklemle tamamlanmıştır. Raporlama aşamasında “ağırlık katsayısı” kullanılarak veriler genele uyarlanmıştır.

24

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

Research Group is the companies that have employees between 50-249 and operate in Turkey. Within this context there are 12,962 enterprises in Turkey. “quota sampling” technique was adopted in the research and Turkey Statistical Institute in 2006, “Annual Industry and Service Statistics” data were used. Business size (number of employees), sectoral distribution and regional distribution were based on variables as quota variables in the research. The data were collected by face to face interviews in 23 provinces in June. The total sample volume of 600 planned and 603 samples was completed. In the reporting phase the data have been adapted to the general by using “weighting coefficient”.

K


E-MAK@LE

“Müjdeler olsun” “Good News”

Muzaffer Yıldırım Merhaba Sevgili Dostlar,

muzaffer.yildirim@ega.com.tr

Bu ay sizlerle yıllardır duyurmak için sabırsızlandığım bir haberi paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı (UYAP) Projesi gerçekten sadece ülkemizde değil dünyada da ödüllere layık görülen, hem hitap ettiği kullanıcı sayısı hem de işlem çeşitliliği açısından sınırları zorlayan süper bir proje. UYAP’da daha önce avukatlar elektronik imza ile işlem yapmaya başlamışlardı ve böylece dava açma, takip etme gibi birçok hukuksal işlem avukatlar tarafından zaman mekân bağımsız olarak yapılmaya başlanmıştı. Bu kapsamda avukatlarımız elektronik imzalarını aldılar ve uzun zamandır işlem yapıyorlar. Elbette zaman zaman elektronik imzadaki maliyet ya da sürücü yazılımı yükleme gibi teknik sıkıntılar nedeniyle bazı şikâyetler olsa da elektronik imzalı UYAP projesinin hayatı kolaylaştırdığı çok açık. Ancak şimdi hayat çok daha kolaylaşı-

Hello Dearest Friends, This month I want to share a news that I have looked forward to announce for years. As you know, National Judicial Network Project (NJNP) of the Ministry of Justice is an excellent project that was awarded not only in our country, but in the world and pushes the boundaries in terms of the number of users as well as the diversity of the transactions. Previously, lawyers have started to implement processes with electronic signatures, thanks to NJNP, and thus lawyers an implement many legal processes such as opening and following a law suit regardless of time and place. In this context, our lawyers have received their electronic signature and implement processes for a long time. Of course, there are some complaints due to the cost of electronic signatures or some technical difficulties such as installing software for drivers. But it is too obvious that NJNP project with electronic signature makes life easier. Now, life is much easier, not just for lawyers, but also for citizens: legal processes have met with the mobile signature.

26

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


yor, hem de sadece avukatlar için değil, vatandaş için de adalet işlemleri mobil imza ile buluştu.

“It is possible to log in NJNP Lawyer and Citizen Portal with the mobile signature.”

“UYAP Avukat ve Vatandaş Portalına artık Mobil İmza ile giriş yapılabilmektedir”.

This announcement was released on the website of the Ministry of Justice on 10 August 2010 and hundreds of citizens and lawyers having a mobile signature began to the system within a few days. From now on, citizens who log in NJNP Citizen Portal by m-signature will be able to review the information related to their case files and the documents in these files in NJNP Information System. Citizens can select the “Portal Citizen” box on the left of http://www.adalet.gov.tr/ webpage or directly use the address of https://vatandas.uyap.gov.tr/index.html . Lawyers can implement the following processes when they log in NJNP Citizen Portal by m-signature:

Bu duyuru Adalet Bakanlığı’nın web sitesinde 10 Ağustos 2010 tarihinde yayımlandı ve birkaç gün içinde hem vatandaş hem de avukat tarafında yüzlerce mobil imzalı kullanıcı sistemi kullandı. Bundan sonra m-imza ile UYAP Vatandaş Portalına giriş yapan vatandaşlar UYAP Bilişim Sisteminde taraf oldukları tüm dava dosyalarına ait bilgileri ve dosyadaki evrakları inceleyebilecekler. Vatandaşlar sisteme girmek için http://www. adalet.gov.tr/ sayfasından soldaki “Portal Vatandaş” kutucuğunu seçebilir ya da doğrudan https://vatandas.uyap.gov.tr/index.html adresini kullanabilirler. Avukatlar m-imzaları ile UYAP Avukat Portalına giriş yaptıklarında; - Vekil oldukları dava dosyalarına ait bilgileri ve dosyadaki evrakları, dosyanın safahatını inceleyebilir, evrak gönderebilir, - Vekil olmadıkları dosyaları ilgili hakimden onay isteyerek inceleyebilir, - Duruşma dünlerini sorgulayabilir, - Hukuk davası açabilirler. Avukatlar sisteme girmek için http://www.adalet.gov.tr/ sayfasından soldaki “Portal Avukat” kutucuğunu seçebilir ya da doğrudan https://avukat.uyap.gov.tr/index.html adresini kullanabilirler. Adalet Bakanlığı mobil imza uygulaması bugüne kadar hitap ettiği kişi sayısı ve kullanım oranı açısından en büyük mobil imza uygulaması... Özellikle vatandaşa sunulan en yaygın mobil imzalı hizmet olması açısından da mobil imzada dönüm noktası olacak bir uygulamadan söz ediyoruz. Uygulamanın mobil imzalı olarak sunulmasının sağlanmasında başta Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Daire Başkanı Sayın Ali KAYA ve tüm ekibine, GSM operatörü temsilcilerine ve entegrasyonu yapan

- To review the information about their case files and the documents in the file and the relevant developments, and to send a document, - To review the other case files by requesting the judge’s approval, - To query the date of hearings, - To open a law suit. Lawyers can select the “Portal Lawyer” box on the left of http:// www.adalet.gov.tr/ webpage or directly use the address of https:// avukat.uyap.gov.tr/index.html . The mobile signature application of the Ministry of Justice is the largest mobile application so far in terms of the number of people it addresses and the rate of utilization... We are talking about an application that is a turning point in mobile signature especially in terms of the most common mobile signature service offered to citizens. We would like thank especially Ali KAYA, the head of Information Processing Department of the Ministry of Justice and his whole team, the representatives of mobile operators and EGA team who makes the integration for offering this application with mobile signature. From now on, our

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

27


E-MAK@LE

EGA ekibine çok teşekkürler. Avukatlarımız bundan sonra elektronik imzaya yıllık 200-400 TL arasında değişen fiyatlar ödemek zorunda değiller, ayda KDV, ÖİV dahil sadece 5 TL’ye sağlayacakları mobil imzaları ile işlemlerini kolayca yapabilirler. Üstelik akıllı kart için sürücü yazılımı yükleme sıkıntısı da sona erdi, artık diledikleri her bilgisayardan, hatta internet kafeden ya da herhangi birinin bilgisayarından bile kolayca işlem yapabilirler. İşte şimdi UYAP uygulamaları tam anlamıyla mobil oldu. Şimdilik mobil imza servisi sadece Avea ve Turkcell tarafından sunuluyor, Vodafone aboneleri mobil imza servisinden faydalanamıyor, ancak kısa sürede Vodafone’un da mobil imza servisini sunmasını bekliyoruz. Sevgili Dostlar, bu ay sizlerle paylaşmak istediğim ikinci haber de 781 sayılı (26 Temmuz – 01 Ağustos) BT haber dergisinden. Haberin başlığı “Türkiye’nin en büyük elektronik arşivinde düğmeye basıldı” şeklinde. Haberin içeriğinin bir kısmı aşağıdaki şekilde : “Sosyal Güvenlik Kurumu’nda bulunan basılı bilgi ve belgelerin e-Devlet hizmetlerinde kullanılabilmesi için elektronik ortama aktarılarak sayısallaştırılmasına yönelik “İşbirliği Protokolü” 21 Temmuz Çarşamba günü imzalandı. İmza töreninde Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof.Dr. Ömer Dinçer yer aldı. Türksat tarafından 2011 yılı sonuna kadar tamamlanması öngörülen proje ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 81 ildeki tüm bilgi ve belgeleri elektronik ortama aktarılmış olacak.”

28

lawyers do not have to pay 200-400 TL per year for the electronic signatures. They can easily implement processes with their mobile signatures by paying just 5 TL per month including all taxes. In addition, there is no need to install driver software for smart cards; now they can easily implement processes by using whichever computer they want, even at the internet cafes or through the computer of someone else. Now NJNP applications are fully mobile. Mobile signature service is currently offered by only Avea and Turkcell. Vodafone subscribers can not benefit from the mobile signature service, but we waiting for Vodafone to offer the mobile signature service in a short time. Dear Friends, the second news that I want to share with you this month from IT news magazine No. 781 (26 July-1 August). The title of the news is as follows: “The first step was taken for Türkiye’s largest electronic archive.” The content of the news can be put in this way: “Cooperation Protocol to digitize the printed information and documents of Social Security Institution by transferring to an electronic medium in order to be used in e-Government services was signed on Wednesday, 21 July. Binali Yıldırım, the Minister of Transportation, and Prof. Ömer Dinçer, the Minister of Labor and Social Security, attended to the signing ceremony. With this project that is anticipated to be completed by the end of Turksat, all information and documents of the Social Security Institution in 81 provinces will be transferred to an electronic medium.”

Proje gerçekten arşiv ve sayısallaştırma açısından süper bir proje. Projenin faydasını irdeleyecek, içeriğini tartışacak değilim. Ancak aklıma takılan bazı sorular var: Neden Türksat yapıyor bu projeyi? Türksat bu konuda yıllardır uzmanlaştı da bizim haberimiz mi olmadı? Diyelim ki Türksat konunun uzmanı, projenin doğru yapıldığını kim denetleyecek? Arşiv konusunda Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğümüz var. Böyle bir projede mutlaka onların da olması gerekmez mi? Aslında bu büyük sayısallaştırma projesi Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nde yapılsa, pilot olarak yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı belgeleri sayısallaştırılsa, ancak bu kurulan yapı daha sonra tüm kurumların hizmetine sunulsa ülkemiz ve hepimiz için daha verimli olmaz mıydı? Arşiv ve sayısallaştırma işlemi gerçekten uzmanlık isteyen bir iş, belgeler doğru ve kullanılabilir şekilde sayısallaştırılmaz ve arşivlenmezse bu kadar emek ve para boşa gidebilir. Bu iş Türksat tarafından yapılacak olsa bile en azından denetleme ve iş tanımlama aşamalarında mutlaka Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nün de taraf olması gerektiğine inanıyorum. Ayrıca son aylarda Türksat’ın görev tanımının yeniden değerlendirilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Son zamanlarda her türlü işin yapılması Türksat’tan bekleniyor. Uydu ihtiyacı için kurulmuş özel statüde bir şirketin bu kadar uzmanlık isteyen farklı işe yetişmesi mümkün değil.

The project is really an excellent project in terms of archive and digitization. I’m not going to discuss the contents or the benefits of the project. However, there are some questions in my mind: Why the project is implemented by Turksat? Has Turksat specialized in this field for years, without providing any information to the public? Let’s suppose that Turksat has specialized in this field, who will control the project? We have a General Directorate of State Archives in this field. Why such a project does not include them? In fact, this huge digitization project could be implemented within the body of General Directorate of State Archives, again the documents of the Labor and Social Security Ministry could be digitized as a pilot scheme, and then this established structure could be used by all institutions… Won’t this scenario be more effective for our country and for all of us? Archive and digitization process really needs a specialization. If the documents are not digitized and archived in an accurate and available way, so much effort and money may go to waste. Even if this job will be done by Turksat, I believe that General Directorate of State Archives should be the party at least the process of auditing and job description phases. Moreover, I think Turksat’s mission should be reassessed in recent months. Recently it is expected that all kinds of works will be done by Turksat. But a company with special status, which was established to meet the satellite need, cannot keep up with such different jobs requiring expertise.

Sevgili Dostlar, bu aylık bu kadar. Gelecek ay size bir bomba haberim daha olacak, bu aydan küçük bir ipucu vereyim. TÜBİTAK TEYDEB projesi kapsamında mobil imzayı kullanıma sundu. www.tubitak.gov.tr. sayfasından gerekli bilgilere ulaşabilirsiniz, gelecek ay bu konuda uzun uzun tanıtım yapacağım. Görüşmek üzere, sağlıcakla kalın…

Dear friends, that’s all about it for months. Next month, I will share good news too; I want to give a small hint for this month. TUBITAK was launched the mobile signature usage in the context of TEYDEB project.You can find the necessary information from the page: www.tubitak.gov.tr . Next month I will make a long presentation on this subject. See you next month, take care of yourself...

TELEKOMDÜNYASI2010TEMMUZ


Şu anda pazar birincisiyiz, pazartesi de birinciyiz!

harikalem

Fiber optik ve bakır hatlarınızın performansı için, dün olduğu gibi bugünde en çok tercih edilen test ve ölçü aleti JDSU, Türkiye’de sadece Domino Elektronik stoklarında.

“Siz isteyin biz üretelim.” © Domino Elektronik San. ve Tic. Ltd.Şti. Merkez Ofis / Fabrika Organize Sanayi Bölgesi 33. Cadde No:23 38070 Melikgazi Kayseri / TÜRKİYE Tel / Phone +90 (352) 322 3030 Fax +90 (352) 322 3032 www.dominob2b.com


TD HABER

Türkiye’nin Ar-Ge Merkezi Belgeli İlk ve Tek Operatörü Avea Avea is First and Only R&D Center Certificated Operator of Turkey

A

vea, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından verilen Ar-Ge Merkezi Belgesi’ni almaya hak kazanarak sektöründe bir ilke imza attı. 2006 yılından bu yana toplam 65 Milyon TL Ar-Ge yatırımı gerçekleştiren ve Türkiye telekomünikasyon sektöründe “Ar-Ge Merkezi Belgesi”ni alan tek operatör olan Avea, Avea Ar-Ge Merkezi’nin resmi açılışını Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer’in katılımıyla, Avea CEO’su Erkan Akdemir’in ev sahipliğinde gerçekleştirdi. Hem telekomünikasyon sektörünün hem de Türkiye’nin teknoloji üssü olma hedefi doğrultusunda önemli bir yere sahip olacak olan Avea Ar-Ge Merkezi, toplam 1.700m2’lik alanda, konusunda uzman 178 tam zamanlı çalışan ile Türkiye için 21. Yüzyılın yenilikçi teknolojilerini geliştiriyor. Ar-Ge çok büyük sermaye gerektirmiyor Törende bir konuşma yapan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Avea’nın GSM şirketi olarak Türkiye’nin Ar-Ge merkezi sertifikasını alan ilk ve tek operatörü olduğunu, bu belgenin alınmasıyla sertifikalı Ar-Ge merkezlerinin çeşitli vergi teşviklerinden ve SSK prim avantajlarından yararlanabilir hale geldiğini söyledi.Yıldırım, Ar-Ge yatırımlarının en rahat istihdam yaratılan alan olduğuna dikkat çekerek, “Normalde diğer alanlarda 1 kişiye istihdam yaratmak için 50-80 bin TL’lik bir yatırım gerekirken,

30

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

M

aking R&D investment of more than TL 65 million since 2006 and becoming the only operator to receive a ‘R&D Center Certificate’ in Turkish telecommunication sector, Avea has made the official opening of Avea R&D Center with the attendance of Minister of Transportation Binali Yildirim, Istanbul Governor Huseyin Avni Mutlu and Information and Communication Technologies Authority President Dr. Tayfun Acarer. The event was hosted by Avea CEO Erkan Akdemir. Aimed to have an important place with the target of being the technological base of both the telecommunication sector and Turkey, Avea R&D Center is developing 21st century innovational technologies for Turkey over an area of 1700 square meters and with 178 full time expert employees. R & D does not require a huge capital Minister of Transportation Binali Yıldırım emphasized that as GSM operator Avea is the the First and Only Operator of Turkey to Get a Research&Development Center Certificate and certificated R&D center has become benefit from the advantages of social security contributions and various tax incentives. Yıldırım higlighted R & D investment is the easiest area of employment created and added “To create employment in other areas to one person, should in-


Ar-Ge alanında bir kişiye istihdam yaratmak için 5-8 bin TL yetebilir. Ar-Ge çok büyük bir sermaye gerektirmiyor. Akıl ya da akıl teri en büyük sermaye” dedi. Bakan Yıldırım, bilişim yatırımlarının şirketlere hızlı büyüme fırsatı verdiğini, bu nedenle yüzyıllık firmaların gerilerken 10-15 yıl önce kurulmuş bilişim firmalarının, internet arama motorlarının üst sıralara yükseldiğini ifade ederek, “Ar-Ge yatırımı zaman ve sabır isteyen bir iştir. Süreklilik ister, bir harcamanın arkasından hemen başarı beklerseniz mutsuz olursunuz. Ancak başarı gelince de kısa sürede abad olabilirsiniz.100 uçuk-kaçık fikirden 10’u projeye dönüşür ve bu projelerden de biri tutarsa bu da firmayı alır uçurur” şeklinde konuştu.

vest 50-80 thousand TL but create a £ 5-8 thousand may be enough to one person employed in the R & D to. R & D does not require a huge capital. Intel or Intel sweat largest capital”. Minister stated that It investments are opportunity for rapid growth, therefore while centenarian companies are becoming small, 10-15 yearly IT companies has to top positions in search engines. Minister Yıldırım “R & D investment is a job that requires time and patience. It requires continuity. If you expect success immediately behind the expenditure, you would be unhappy. But the success will be occur, you would be prosperous in a short time. 100 palecrazy idea turned into 10 projects and if the amount of this project is one that takes the company blows”

Mühendis sayısı 20 bine gidiyor The number of engineers increase to 20 thousand Ar-Ge yatırımlarına teşvik verirken yerel katma değer zorunluluğu getirdiklerini hatırlatan Bakan Yıldırım şöyle devam etti: “Gelecek bilişimle gelecek diyorsak Ar-Ge çok önemli. Bu nedenle gerek yazılım gerekse donanım yatırımlarında yerel katma değerin kullanılmasını şart koştuk. Hem tedarikçiler hem de işletmeciler nezdinde bu şart kabul gördü. Son rakamlarla Ar-Ge alanında görev yapan mühendis sayısı 20 bine doğru gidiyor. Bu sayı daha da artacak.” Ulaştırma Bakanı Yıldırım, ArGe harcamalarının son verilerle GSYH’nin sadece binde 7’si gibi çok küçük bir bölümünü oluşturduğunu belirterek, “Biz 2023 hedefi olarak Ar-Ge’nin GSYH içindeki payını yüzde 2.5’e çıkarmayı öngörüyoruz. Eğer bu başarılırsa büyük mesafe kat etmiş oluruz. 2023’te aynı zamanda 500 milyar dolarlık ihracat hedefi içinde bilişim ürünlerinin payının da minimum yüzde 2 olmasını istiyoruz” diye konuştu.

Minister Yıldırım reminded that while they are pormoting to R&D investments, they required local added value and added “If we say “Future comes with IT”, R&D is so important. Therefore we required the use of local added value in both of hardware and software investments. These conditions have accepted by both of provider and operator. According to latest figure, The number of engineers working in R & D is increasing to 20 thousand. “ He stated that according to latest figure R&D expenditures constitutes a very small portion with 7 in one thousand of GDP. And added “ We aimed to increase the share of R&D in GDP to 2,5% as the aim of 2023. If this is achieved, we will have come a great distance. We also want to the share of IT products in 500 billion dollar export target would be minimum 2%.”

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

31


TD HABER

Bilişim dili Türkçeleşmeli Konuşmasında Avea Ar-Ge ekibine de seslenen Bakan Yıldırım, bilişimin dilinin Türkçeleştirilmesi konusunda çaba harcanmasını isteyerek , “Bu benim sizden ricamdır. Yıllarca doktor ve reçete dilini anlayamamaktan çok çektik derken, şimdi de bilişim dili çıktı karşımıza. Hiçbir şey anlamayınca da aval aval bakıyoruz. Madem burada Ar-Ge yapıyorsunuz bilişimde de Türkçe isimler bulun “ dedi. Acarer: “Türkiye, 10 yılda Ar-Ge üssü olur” Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı (BTK) Tayfun Acarer de Ar-Ge yatırımlarının sonuçlarını 5-10 yıl içinde verdiğine dikkat çekerek, “Bu tür merkezlerin ve yatırımların enerjisi tüm sektöre yayılıyor ve fayda yaratıyor. Türkiye’nin gelecek 10 yılda bölgenin Ar-Ge üssü olacağına inanıyorum. Türkiye bu özelliğiyle dünyaya patent ve teknoloji ihraç eden bir konuma kavuşacak. Bilişimde artık Türkiye bize yetmeyecek. Ar-Ge alanındaki bu gelişmeler Türkiye’nin 2023 hedeflerine de ulaşmasını sağlayacak” diye konuştu. Bir teknoloji markası Gerçekleştirilen açılış töreninde bir konuşma yapan Avea CEO’su Erkan Akdemir; “Avea, bugün geldiği noktada sadece bir telekomünikasyon veya bir iletişim markası değil, aynı zamanda bir teknoloji markası. Teknoloji markası olmak ise sadece ve sadece araştırma ve geliştirme yatırımı yapmakla mümkün. Avea son beş yılda araştırma ve geliştirme faaliyetleri için 65 milyon liralık yatırım yaptı ve bu kapsamda gelirlerine oranla Ar-Ge’ye en çok yatırım yapan markalar arasında dünyadaki

32

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

IT language should be in Turkish Minister also called to R & D team of Avea in his speech and wanted to an effort becoming IT language in Turkish. “This is my request from you. For years we have suffered not being able to understand the language of doctors and prescriptions then now there is IT language. We gawk because we do not make any sense. Since you are doing R & D acitivities in here, you should Turkish names in IT. “ Acarer “ Turkey would be R&D base in 10 years” Information and Communication Technlogies President (BTK) Tayfun Acarer stated that results of R & D investments will be in 5-10 years and added “The energy of such centers and investments is spreading to all sectors and creating a value. I believe that Turkey will be technology base in the region in the next 10 years. Turkey will export patents and technology to the world with these feature. Turkey will not be enough for us in IT. These R&D developments will ensure to get 2023 aims for Turkey”. A brand of technology Making a speech in the opening ceremony, Avea CEO Erkan Akdemir says, “On the point it has come today, Avea is not only a brand of telecommunication or communication but also a brand of technology. And being a technology brand is possible only if you make investments in research and development. Avea has made an investment of TL 65 million for research and development in the last five years and within this scope, it has reached to the level of leading technology


lider teknoloji şirketler seviyesine ulaştı. Bugün açılışını yaptığımız Avea Ar-Ge Merkezi, bizim için son beş yılda araştırma ve geliştirmeye yaptığımız bu yatırımların ete kemiğe bürünmüş hali” dedi. Farklılaşmış teknolojik hizmetler

companies in the world by making the most investment in the area considering its income. This R&D Center we are opening today is the bone and flesh of these investments we have made in research and development in the last five years.” Differentiated technologic services

Avea’nın Ar-Ge çalışmalarını sürdürdüğü Avea Ar-Ge Merkezi’ni açmasının ilk amacının verimliliği artırmak olduğunu belirten Avea CEO’su Erkan Akdemir, “Verimliliğimizi artırarak, müşterilerimize daha kaliteli hizmetler üreteceğiz, müşteri deneyimini başka bir boyuta taşıyacağız” dedi.

Stating that the first aim of opening Avea R&D center where Avea carries out its all R&D studies is to increase efficiency, Avea CEO Erkan Akdemir says “We will develop more quality services for our customers by increasing efficiency and bring customer experience to another dimension.”

Erkan Akdemir sözlerine şöyle devam etti; “İkinci amacımız ise müşterilerimize ve tüketicilere, rakiplerimizden ciddi manada farklılaşmış teknolojik hizmetler üretmek. Bu hizmet ve ürünlerimizin NFC (yakın alan iletişimi) gibi ilk örneklerini yakın zamanda uygulamaya koyduk. Buna benzer hizmetler konusunda önümüzdeki dönemde daha da ivmeleneceğiz. Avea Ar-Ge Merkezi’ni açmamızın üçüncü amacı ise bütün iş ortaklarımız ve paydaşlarımızla teknoloji temelli yeni projeler üretmek. Bu anlamda merkezi, teknoloji temelli projeler için bir kuluçka merkezi olarak görüyoruz.”

Erkan Akdemir continues as follows: “Our second aim is to develop significantly differentiated technologic services from our rivals for our customers and consumers. We have recently put first models of these services and products, such as NFC, into practice. We will also accelerate such services in the forthcoming period. Third reason to open Avea R&D Center is to develop technology based new projects with our all business partners and shareholders. We view this center as an incubation center in terms of technology based projects.”

60 milyon TL’lik Ar-Ge yatırımı daha Açılış töreninde Avea Ar-Ge Merkezi’nin sahip olduğu imkânları anlatan Avea CEO’su Erkan Akdemir, Avea’nın ArGe konusundaki gelecek hedeflerinden de bahsetti. Akdemir; “Avea Ar-Ge Merkezi’nin gözbebeğini Avea İnovasyon Merkezi oluşturuyor. Avea İnovasyon Merkezi’nde, vizyoner ve teknoloji anlamında sınırları zorlayan projeler geliştireceğiz. Bu kapsamda ulusal ve yabancı üniversitelerle, kurumsal müşterilerimizle ve diğer Ar-Ge merkezleriyle ortak çalışmalar yapacağız. Merkez sayesinde girişimcilere ve başta KOBİ’ler olmak üzere kurumsal müşterilerimize kendi fikirlerini ürüne dönüştürebilecekleri teknoloji ortamı sağlayacağız. Böylece müşterilerimizin pazarlama ve satış kanallarını destekleyerek yeni markalar üreteceğiz. Avea İnovasyon Merkezi, üniversiteli öğrencilerden akademisyenlere, ulusal ve yabancı üniversitelerden diğer Ar-Ge merkezlerine kadar geniş işbirlikleri oluşturarak bir ekosistem yaratacak. Bu anlamda merkez beyin göçünü tersine çevirmede faydalı olacak” dedi. Geleceğe teknoloji üretme 25 Milyon TL’lik yatırımla oluşturulan test laboratuarlarının da içinde bulunduğu Avea Ar-Ge Merkezi’nde halen 178 araştırmacının çalıştığını ve bu sayının kısa sürede 220’ye çıkacağını söyleyen Erkan Akdemir; “Bugüne kadar uygulamaya soktuğumuz ve üzerinde çalıştığımız projelere ‘Geleceğe teknoloji üretme’ hedefiyle büyük bir hız ile devam edeceğiz. Avea olarak tüketicilerimize ve iş ortaklarımıza daha iyi hizmet vermek için iki yıl içinde de 60 milyon TL’lik araştırma geliştirme yatırımı yapacağız. Merkezimiz aracılığıyla Türkiye’ye sunacağımız inovatif hizmet ve ürünlerin tüm dünyada örnek alınmasını bekliyoruz” dedi.

R&D investment worth of 60 million TL Releasing potentials of Avea R&D Center in the opening ceremony, Avea CEO Erkan Akdemir mentioned about future targets related to R&D Center. Akdemir says “Avea Innovation Center is the pupil of Avea R&D Center. We will develop projects which push limits in terms of technology in Avea Innovation Center. We will carry out joint studies with national and global universities, corporate customers and other R&D centers. We will provide technologic environment where entrepreneurs, and corporate consumers, particularly SMEs, can turn their ideas into products. Accordingly we will develop new brands by supporting marketing and sales channels of our customers. Avea Innovation Center will create an ecosystem by creating broad collaborations, including university students, academicians, national and foreign universities and other R&D centers.” Producing technology for tomorrow Noting 178 researchers still study at Avea R&D Center which includes test laboratories that were made with an investment of TL 25 million and this number of researchers will rise up to 220 persons soon, Erkan Akdemir says “Without losing momentum, we will sustain our recent projects which we have put into operation until today and projects on which we are still working in accordance with our “Producing technology for tomorrow” slogan. We, as Avea, will have realized research and development investment of TL 60 million within next two years in order to render better service to our consumers and business partners. Through our center we will provide Turkey with the innovative service and products and we expect they will be imitated by the whole world.”

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

33


TD HABER

2. Çeyrek sonuçları açıklandı Turkcell, iştirakleriyle büyüyor Turkcell announced results for the second quarter Turkcell is growing with subsidiaries

T

urkcell reached the highest second quarter reveunue in the their history with increasing contributions of group companies and the growth of mobile data and service revenues in Turkey. Ukrainian subsidiary of Turkcell Life:) has nie fold increase on operational profitability and contribute of Turkey’s innovative telecom operator Superonline has contiued increasingly.

Turkcell, 2010’un ikinci çeyreğinde büyümeyi ve pazar liderliğini sürdürdü. Turkcell Grup gelirleri, Turkcell Türkiye’nin mobil data gelirlerindeki %79 oranındaki büyüme ve Grup şirketlerinin %34 oranında artan katkısıyla 2010’un ikinci çeyreğinde 2009’un aynı dönemine göre %1.7 artarak 2,24 milyar TL olarak gerçekleşti. Böylece Turkcell, tarihinin en yüksek ikinci çeyrek gelir rakamına ulaştı.

Turkey has continued growing and leadership in the market in second quarter. Mobile data and service revenues increased by 79.0%. Group revenue grew by 1.7% to TRY2,241.2 million (TRY2,204.4million) compared to the same period in 2009, driven by an increasing contribution from subsidiaries by %34. So Turkcell reached the highest second quarter reveunue in the their history.

A tipi lisans ve yatırımları sayesinde son bir yılda hız ve kapsama anlamında en kaliteli 3G şebekesini kurduğunu iddia eden Turkcell, 3G ve mobil internette de sektöre liderlik etmeyi sürdürüyor. Haziran ayındaki data kullanımı bir önceki yılın aynı ayına göre 16 kat artan Turkcell’de kayıtlı 3G abone sayısı da 6 milyonu aştı. Kısa süre içerisinde 3G’de %80’e varan kapsama ise 2010 sonunda %90’a ulaşacak. Turkcell net 450 bin faturalı abone kazanımıyla faturalı abone bazını bir önceki yıla göre %14 artırmayı başardı. Bununla birlikte ön ödemeli müşteri sayısında-

34

T

urkcell Grubu, Türkiye’deki mobil data ve servis gelirlerindeki büyüme ve grup şirketlerinin artan katkısıyla tarihinin en yüksek ikinci çeyrek gelirine ulaştı. Turkcell’in Ukrayna iştiraki life:) 2010’un ikinci çeyreğinde operasyonel karlılığını 9 kat artırırken Türkiye’nin yenilikçi telekom operatörü Superonline’ın sektöre ve Turkcell’e katkısı artarak devam etti.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

Turkcell maintain that they set up most quality 3G network in terms of speed and coverage in the last year by A-type 3G licenceand Turkcell is contiuning a leadership on 3G and mobile interet in the sector. Mobile data usage in June,2010 increased 16 fold compared to the same month in 2009 and Currently, registered 3G subscribers reached 6.0 million. Turkcell provides high quality data and voice services to approximately 80% of the Turkish population with its 3G and EDGE technology supported network ad this rate will reach to 90% in the short time. Throughout the quarter, Turkcell maintained our value fo-


ki azalmayla Turkcell’in Türkiye’deki abone sayısı 33.9 milyon oldu. Müşterilerine en şeffaf kontör-TL geçişini yaşatan Turkcell’in Abone Başı Aylık Kullanım Dakikası (MoU) yeni kampanyaların olumlu etkisiyle 2009’un ikinci çeyreğine göre %33,7 oranında artışla 171 dakikaya ulaştı. Abone Başı Aylık Geliri (ARPU) ise mobil data servis gelirlerinde ve kullanım oranlarındaki artışın sonucunda bir yıl öncesine göre %4,3 oranında artarak 19,4 TL’ye yükseldi. Turkcell’in 2010 ikinci çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını değerlendiren Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, Turkcell’in sunduğu en üstün değer tekliflerinin yanı sıra, yatırımları ve yaratıcı mobil servisleriyle rekabete karşı fark yaratmayı sürdürdüğünü ifade etti. 3G uygulamasının ilk yılında, hem Türkiye’de, hem de dünyada sayılı 3G şebekelerinden birini kurduklarını söyleyen Ciliv; “2010 yılının ikinci çeyreğinde, özellikle Türkiye’de regülasyonun fiyatlama alanındaki kararlarına ve çetin rekabet ortamına rağmen büyüme devam etti. Grup şirketlerimizden özellikle Superonline ve Astelit güçlü bir ivme yakalayarak, karlılıklarını artırdılar. Grup şirketlerimizin konsolide finansallarımıza katkılarının ilerleyen günlerde daha da büyüyeceğine inanıyoruz.” dedi.

cus and further improved the proportion of postpaid subscribers 14% of the total subscriber base, with 450,000 net additions. At the same time Turkcell’s total umber of customers is 33,9 million with decreasing number of prepaid customers. In the second quarter of 2010, Turkcell’s blended minutes of usage per subscriber (MoU) increased by 33.7% to 171.0 minutes compared to the second quarter of last year, driven by the effective communication of our tariffs and campaigns. Blended average revenue per user (ARPU) increased by 4.3% year‐onyear to 19.4TL mainly due to higher data revenues and the increasing share of postpaid subscribers. Geeral Manager of Turkcell Süreyya Ciliv commented on the second quarter 2010 financial and operational results of Turkcell and stated that Turkcell has continued to make a difference against the competition with the superior value proposition and offered the investment and innovative mobile services. Ciliv said that In the first year of 3G in Turkey, they established one of the world’s and Turkey’s leading 3G Networks and added “ In the second quarter of 2010 we continued to grow despite desicions of regulation in the field of pricing and aggressive competition enviroment. Our group companies, particularly Superonline and Astelit, showed significant progress in profitability. We believe that the contribution of our subsidiaries to our consolidated financials will further improve in the future”

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

35


TARAFSIZ GÖZLEM

Kubbede Baki Kalan (Baki kalan kubbede hoş bir seda imiş) The Thing That Survives in the Dome (It is said that the thing that survives is a pleasant sound in the dome)

Mehmet Taşaltın 1989 yılı: Ankara Aydınlıkevler semtinde cumhuriyetin ilk yıllarında yapılmış, bakımsızlıktan her yanı dökülen iki bina ve etrafında 4-5 adet baraka içinde PTT’ye ait donanım fabrikası (İMODSAN) faaliyet gösteriyor. Marangozhaneler, demir atölyeleri, depolar vs. Fabrika için Macunköy’de yeni tesis yapılıyor.

mtasaltin@ttmail.com

İmar planında fabrikanın Aydınlıkevler’deki yeri yeşil alan olarak tahsis edilmiş. Yani fabrika yeni yerine taşınırsa buradaki iki bina ve barakalar yıkılacak.

In 1989: An equipment factory (IMODSAN) belonging to PTT was operating in two buildings and 4-5 sheds, which were built in the early years of the Republic and are in a very bad situation because of the lack of maintenance, located in Aydınlıkevler district, Ankara. Carpenters, iron workshops, warehouses, A new facility was built in Macunköy for the factory.

etc…

In the development plan, the location of the factory in Aydınlıkevler was dedicated as green area. So if the factory is moved to the new location, these two new buildings and sheds will be demolished. There is no problem so far.

36

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


***

Zaten buraya kadar bir sorun da yok

In the same year, local elections were held in Türkiye.

*** Aynı yıl Türkiye genelinde mahalli seçimler yapıldı. Ankara büyük şehir ve merkez ilçelerin belediye başkanları değişti. Hemen tamamı muhalefet partilerine mensup… Altındağ’ın yeni seçilen belediye başkanı fabrikanın yerinin derhal tahliyesini istemeye başladı… Bununla da yetinmeyerek belediyenin iş makinelerini getirip fiili yıkma teşebbüsünde bulundu… Ankara Başmüdürlüğü’nde idareci olarak görev yaptığımız yıllar... - Arsa Ankara Başmüdürlüğü’nün envanterinde… - Fabrika, müstakil ünite ve doğrudan Genel Müdürlüğe bağlı, - Fabrikanın yeni binasını Genel Müdürlük yaptırıyor. Kısacası konunun sahibi de belli değil Bazı üst yöneticilerin “problemi çözmek sizin göreviniz” diyen yaklaşımları ve komediye dönüşen bürokratik yazışmalar da ilavesi… Yeni belediye başkanı “Üst yöneticileriniz beni hiç aramıyorlar…” diyerek gücünü göstermek istiyor. Anlaşılan o ki üst yöneticililer de muhalefete mensup bir belediye başkanına ricada bulunmak istemiyorlar. İşte tam bu esnada yıkılacak binanın cumhuriyetin ilk yıllarında yapıldığından hareketle tarihi özelliği aklımıza geldi. Öyle ya: Tarihi eser olarak kayıtlı olsaydı belediye yıkmaya teşebbüs edemezdi.

In Turkey, local elections were held the same year. Ankara Metropolitan Municipality Mayor and also the mayors of central districts changed. Almost all members were from the opposition parties... Newly elected mayor of Altindag asked for immediate release of the place of the factory… He even attempted to destruct the buildings by bringing the construction vehicles. Those were the days when we were serving as the administrator at Ankara Regional Directorate… - The land was in the inventory of Ankara Regional Directorate... - Factory wass a separate unit and connected directly to the General Directorate, - The new building of the factory would be built by the General Directorate. In short, the owner was not clear. In addition the approaches of some top managers who were saying “it is your job to solve the problem,” and the bureaucratic correspondence which turned into a real comedy... The new mayor wanted to show his strength by saying “Top managers do not call me at all...” On the other hand, the executive managers did not sue to a mayor from the opposition party. It was exactly at that time, we remembered the historical feature of the buildings, which were built in the early years of the Republic. After all: The municipality could not attempt to destroy a building if it was registered as a historical building. ***

*** Binalar cumhuriyetin ilk yıllarında (telsiz işletmeciliği amacı ile) bir Alman firmasına yaptırılmış. Binalardan birinin üstten görünüşünün haç işareti şeklinde oluşuna bakılırsa projeyi yapan Alman mimar dindar bir Hıristiyan olmalı… Projeyi onaylayan o günkü Türk idareciler hakkında bilgi ve kanaatimiz yok. ***

Buildings were built by a German company in the early years of the republic (for wireless operations). As the top view of one of these buildings is cross-shaped, German architect who prepared the project should be a devout Christian... We do not have any information or idea about Turkish managers who approved the project at that time. ***

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

37


TARAFSIZ GÖZLEM

Şüphesiz Binaların birkaç açıdan tarihi değeri var. Acaba tarihi eser olarak kaydı mümkün olur muydu? Amaç: Belediye başkanının yıkım teşebbüsünü önlemek…

No doubt, some aspects of the buildings have historic value. I wondered whether these buildings can be registered as a historical building.

Anıtlar yüksek kurulu uzmanlarına (Sn. Adnan Aydemir’in kişisel gayreti ile) şifahi bir ön inceleme yaptırıldı.

Objective: to prevent the attempted destruction of the mayor…

Uzmanlar “şayet müracaat edilirse bu binaların tarihi eser olarak kaydının mümkün olacağını” söylediler. Hemen müracaat yapıldı ve tarihi eser olarak kaydı sağlandı. Böylece belediyenin yıkım tehdidi önlenmiş oldu. Bu arada bazı üst birimlerden “niçin bizden habersiz yaptınız?.. İmar tadilatı yaptırıp ek bina veya lojman yaptıracaktık …” benzeri eleştiriler de geldi *** Daha sonraki yıllarda fabrika taşındı. Barakalar yıkıldı. Adı geçen binaların orijinal haline uygun restorasyon projeleri hazırlandı. Ve Anıtlar yüksek kurulunun onayı ile restorasyon işlemlerine 1995-96 yıllarında başlanıldı birkaç yıl içinde tamamlandı. Mahalle yoldan geçen herkesin beğeni ile baktığı bir görüntüye kavuştu. İtiraf etmek gerekir ki belediye başkanı yıkım için teşebbüs etmese idi bu binaları tarihi eser olarak değerlendirmek bizim de pek aklımıza gelmezdi. Fabrika taşındıktan sonra bu binalar da yıkılır yerine Ankara’nın diğer yerlerinden farklı olmayan bir düzenleme yapılırdı.

38

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

A preliminary investigation was carried out by the expert of High Council of Monuments (thanks to the personal effort of Adnan Aydemir). Experts said that “if an application is made, it is possible to register these buildings as a historical building.” The application was made immediately and the buildings were registered as historical building. Thus the threat of destruction was prevented. Meanwhile, some of the top units criticized us: “Why did you make it without giving us information?.. We can make additional building or public housing by completing the structural conversion...” *** In later years the factory has been moved. Sheds were destroyed. Projects were prepared to restore the building mentioned above according to the original state. Finally, the restoration processes were began in 1995-96 with the approval of High Council of Monuments, and were completed in a few years Now, the neighborhood has a nice view admired by every passerby. It should be admitted that we would have never thought that these buildings may be utilized as historical buildings if the mayor had not attempted to destruct them. After the factory was moved, these buildings might be destructed and the land might be regulated as the other parts of Ankara.


TD HABER

Telpa ve Gençcell’den güçbirliği 2011’de 1 milyon General Mobile satılacak! Gençcell and Telpa Cooperation 1 Million General Mobile will be sold in 2011!

B

ir tarafta, yıllardır Türkiye’de birçok cep telefonu markasının dağıtıcılığını üstlenmiş Telpa, öbür yanda Türkiye’de cep telefonu üretimine başlamış olan Gençcell… Bu iki firma geçtiğimiz günlerde Çırağan Sarayı’nda yaptıkları basın toplantısında güçlerini birleştirme kararı aldıklarını, bunun göstergesi olarak da, Gençcell Teknoloji Ürünleri San. Ve Ticaret A.Ş. adlı şirketi kurduklarını açıkladılar. Toplantı sırasında, ortada Telpa Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yaman, hemen sağında ve solunda Gençcell Yönetim Kurulu Başkanı Necati Genç ve Gençcell Teknoloji Genel Müdürü Muzaffer Gölcü, objektiflere poz verirken “troyka” bir yönetim anlayışını benimseyeceklerini de gösteriyorlardı. Toplantıdan birkaç gün sonra, Sebahattin Yaman ve Muzaffer Gölcü ile Telpa’nın Levent’teki binasında buluştuk. İlk sorumuz, neden böyle bir güç birliğine gitme ihtiyacı hissettikleriyle ilgili oldu.

40

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

O

n the one side Telpa, has under taken distributor of many mobile phone brands for many years in Turkey and on the other side Gençcell, has star ted to produce mobile phones in Turkey… In their press conference at the Ciragan Palace this two companies announced that they had decided to join forces and they had created a cor poration named Gençcell Teknoloji Ürünleri San. Ve Ticaret A.Ş. as the indicator. During the conference while Chair man of Telpa Sebahattin Yaman and on the right side of him Chairman of Gençcell Necati Genç and on the left sight of Yaman General Manager of Gençcell Technology, Muzafer Gölcü were posing for the cameras, they were demonstrating that they would adopt “ troika “style management approach. A few days after the meeting, we met with Sebahattin Yaman and Muzaffer Gölcü in the building of Telpa in Levent. Our first question was why they need to join forces?


Gençcell Teknoloji Yönetim Kurulu (soldan sağa) Muzaffer Gölcü, Sebahattin Yaman ve Necati Genç Şirket yeni ama dostluk eski Geçmişten bu yana 17 yılı aşkın bir süredir dostluk ilişkileri olduğunu söyleyen, birlikte oldukları süreç içinde ortak çalışma fikrini sürekli gündeme getirdiklerinin altını çizen Telpa Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yaman şöyle konuştu: “Yerelleştirme, üretim ve en önemlisi akıllı telefonlarla beraber yazılım tarafında bir Ar-Ge ekibimiz var. Bu kapsamda çözüm üretmek anlamında Gençcell’in çok ciddi bir tecrübesi bulunuyor. Telpa’nın da dağıtım tecrübesi var. Bu ikisini birleştirip bir güç ve daha verimli bir atmosfer yaratmak istedik. Bu nedenle de bir birlikteliğimiz oldu. Bu birlikteliği bir aslında çok uzun süredir görüşüyorduk.” Gençcell Teknoloji Genel Müdürü Muzaffer Gölcü ise “Bizim penceremizden baktığımızda ise 3 yıl içerisinde belli bir noktaya gelinmiş, marka bilinirliği artmış fakat dağıtım kanalı, servisi ve pazardaki bilgilerin akışı tarafında sıkıntılarımız vardı. Bu bağlamda ortak bir sinerjide birleşip iki tarafında yaşadığı belli sıkıntıları, eksiklikleri gidermeyi öngördük. Bu yapı henüz çok yeni kurulmuş bir birliktelik. Önümüzdeki aylarda bunun meyvelerini alacağımızı ümit ediyoruz.”

The company is new but the friendship is old Chairman of Telpa Sebahattin Yaman said that since the past more than 17 years they have been friendship, highlighted that they always bring up the idea of collaboration in the period and said “We have R&D team in the side of localization, production and most important one software with smart phone. In this context Gençcell has significantly experience in this sense. Telpa has also experience in distribution. We want to create a power and more efficient atmosphere by combining these two experiences. Therefore we had collaboration. We were thinking about this collaboration for very long time. "Technology General Manager of Gençcell Muzaffer Gölcü also said “If we look from our side, in three years we have come to a certain point, our brand awareness increased but we had a problems in distribution channel, services and the flow of market information. In this sense, we predicted to solve the particular difficulties experienced by both sides and to correct deficiencies by collaborating in common synergy. This structure is very newly-established association. In the coming periods we hope that it will be efficiently.”

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

41


TD HABER

2011’de 1 milyon General Mobile satılacak Gençcell Teknoloji ile bugüne kadar 2500 noktada satılan General Mobile, 6500 noktada tüketiciye ulaşacak. 2007 yılında 157.500, 2008’de 198.600, 2009’da 286.500 ve 2010’un ilk yarısında 169.000 adet satılan General Mobile’ın 2011 için satış hedefi ise 1 milyon. Peki, bu iddianın arkasında ne var. Sebahattin Yaman, “Bu işin üç ayağı var. Dağıtım, teknik servis ve ürün…” diyor ve devam ediyor: “Biz işin ürün tarafına da katkıda bulunmak istiyoruz. Şuan birçok markada hem operatörler hem tüketici ve bayiinin bir takım beklentileri var. Küçük beklentiler fakat verimlilik anlamında büyük değerler yaratanlar beklentiler. Bu küçük beklentileri küçük yazılımlarla veya bir Ar-Ge ekibiyle hayata geçirebilirler. Ama bunlar bir şekilde yapılamıyor. Eğer bunları biz yapabilirsek çok büyük fark yaratacağız. Örneğin bugün yaşlı insanların rakamları büyük olan tuşlara ihtiyacı var. Bu gibi tüketicinin küçük talepleri yapılmıyor. Çünkü global bir yazılım yapılıyor. Ülkelerin de farklı beklentileri var. Uzakdoğu müşterisiyle Avrupa müşterisinin ihtiyaçları çok farklı olabiliyor. General Mobile markası da bu işte yerelleşmeye önem veriyor. Biz de bu fırsatı değerlendirmek için elimizden geleni yapacağız.”

42

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

1 Million General Mobile will be sold in 2011 Until now, General Mobile was sold in 2500 points and by Gençcell Teknoloji and it will reach to customers in 6500 point. General Mobile was sold 157,500 units in 2007, 198,600 in 2008, 286,500 in 2009, 169,000 in the first quarter of 2010 and they have 1 million sales targets for 2011. So, what is behind these allegations? “There are three main section of this business. Distribution, technical service and product..” Sebahattin Yaman said and continued “We want to contribute in the side of product. Today in many brands operator, consumer and vendor have a expectations. Small expectations, but those expectations create tremendous value in terms of efficiency. These small expectations can be implemented by R&D teams or small software. For some reasons theses expectations cannot be done. If we could do this, we will make a big difference. For example; today old persons need great numerical keys. Small expectations of consumers like that do not meet. Because a software is made globally. There are different expectations in the country. Far Easterner consumers’ expectation could be very different than European consumers. General Mobile brand pay importance to getting locally in this business. We will do our best to use this opportunity.”


Lokal Pazar ve yerelleştirme konusunda Muzaffer Gölcü de hedeflerini açıklıyordu: “Lansmanlarda sürekli lokal pazarın lokal ihtiyaçların bahsettik. Burada gerçekten bu ihtiyaçlar ve bu ihtiyaçlardan doğan fırsatlar var. Bir dönem çift telefon taşıyan birçok kişi vardı. Çift sim kartlı telefon o ihtiyaca yönelik bir fırsattı. Bunun gibi akıllı telefonlarda gittikçe revaçta olacak. Bu akıllı telefonların içindeki uygulamalar bir ihtiyaç. Biz de bu ihtiyaca bir cevap verip bir çözüm noktası yaratmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda artık Türk tüketicisinin ihtiyaçlarını, bayilerin isteklerini, operatörün isteklerini, kullanıcının küçük isteklerini cihazla birleştirip kullanıcını kullanırken zevk aldığı, eğlenerek kullandığı, kullanmayı sevdiği ve tavsiye ettiği bir ürünü tekrardan sunmak istiyoruz.” Gençcell’den Android uygulama dükkânı Storoid Muzaffer Gölcü’nün de altını çizdiği gibi, ülkemizde bir dönem çift sim kartlı telefonlar önemli bir ihtiyaç oluşturmuştu ve General Mobile da çift sim kartlı modelleriyle bu boşluğu doldurmuştu. Peki, artık ihtiyaç ve beklentiler, nasıl bir telefonu işaret ediyordu? Bu konuda Sebahattin ve Muzaffer Bey, “Elbette ki akıllı telefonlar…” diyordu. Fiyatı hesaplı, kaliteli, sosyal ağlara bağlanan, 3G özelliği olan akıllı telefonlar… General Mobile Android işletim sistemli modeli DSTL1’e yenileri eklenecekti anlaşılan… Ancak uygulama olmadan akıllı telefon neye yarardı ki? Bu konuda bizle aynı fikirde olan Muzaffer Gölcü, bizzat kendi cep telefonu üzerinden uygulamalı olarak göstererek “Google market biliyorsunuz henüz Türkiye’de destek vermiyor. Şöyle bir sistem var; Amerika’da bunu operatörler üzerinden, ödeme sistemi tamamlanmış ülkelerden yapıyor. Türkiye’de henüz böyle bir sistem olmadığı için, bu boşluğu doldurmak için kendi marketimizi oluşturduk. Storoid’teki uygulamaların tamamı şuan ücretsiz. İleriye yönelik baktığımız zaman tabii ki ücret sistemi olacak. Çok daha kaliteli uygulamalar da koymak istiyoruz. Şu anki noktada % 90’ı ücretsiz belki ilerde %10 kadarı ücretli olabilir. Her geçen gün bizim uygulama dükkânımıza birkaç tane uygulama ekleniyor.” dedi. 10 telefondan biri General Mobile 2011’de 1 milyon General Mobile telefon satma hedefi koyan Sebahattin Bey’e 2011’de bizleri nasıl bir pazarın beklediğini sorduk. “Benim tahminim toplam pazar büyüklüğü 11-12 milyon büyüklüğünde olacak. Eğer bu iyileşme beklentisi olacaksa, aksi halde 10 milyon seviyesinde olacaktır.”… Yani Sebahattin Bey’in tahminine göre 2011’de piyasada satılacak 10 telefondan biri General Mobile olacaktı. Ancak General Mobile’ın üretim hattı ve Türkiye’nin çevresindeki ülkelere de satış yapma hedefleri vardı.

Muzaffer Gölcü was also explaining his target about local market and localization "We mentioned consistently about local need of local market at the launch. There are these needs and opportunity arising from these needs. There were many people who use a dual phone. Dual SIM card phone was an opportunity for those needs. Smart phones will also be increasingly in demand. Applications of these smart phones are a need. We give an answer to this need and are trying to create a solution point. At the same time we want to offer again product which users having fun to use, like to use and recommend a product by combining needs of Turkish consumers, dealers’ requests, operator’s wishes with devices. “ Android application store from Gençcell, Storoid Dual SIM card phones had created a need in last period in our country as Muzaffer Gölcü highlighted that. General Mobile filled the gap with the dual SIM card mobile models. New expectations and needs, what kind of phone is pointing? Sebahattin Yaman and Muzaffer Gölcü were saying "Of course, smart phones" Affordable price, quality, con be connected to social networks and with 3G features Smart Phones.. Apparently newest ones would be added to Android operating system model of General Mobile, DSTL1. What were the benefits of smart phones without applications? Muzaffer Gölcü was agree with us and showed us hands on via his own phone "Market of Google hasn't yet support in Turkey. There is a system like this; they do this via operators and countries where payment system has been completed. We created our market to fill this gap because there aren’t such a system yet in Turkey. All of applications on Storoid are free now. The system will be charged in the future. We want to create more quality applications. Today 90% of applications are free, maybe in the future %10 of these could be charged. We are adding a few applications to our application store every day. “ The one of 10 mobile phone is General Mobile Sebahattin Yaman set the target to sell 1 million General Mobile phone in 2011 and we asked to him how the market will be in 2011? “I guess total volume of the market will be 11-12 million. If these expectations of improvement will be done, otherwise it will be level of 10 million..”So as Sebahattin Yamans’s guess, one of 10 mobile phone will be General Mobile in 2011. But General Mobile had a target for selling to neighboring countries of Turkey and production lines. What kind of channel will be used in there? “By this time we have been working together with only operators. Firstly our product send to test to overseas opera-

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

43


TD HABER Burada nasıl bir kanal kullanılacaktı? “Dışarıya bugüne kadar sırf operatörlerle çalıştık. Üretilen ürünlerimiz öncelikle yurtdışındaki operatöre teste gönderiliyor. Şuanda yurtdışında sahiplenemeyeceğimiz bir yapıda distribütörlüklerine değil de daha çok operatörlerle kanala girme yapısındayız. Bu süreci şimdilik bu şekilde yürütmek istiyoruz.” diyordu Muzaffer Gölcü. Hatta kendisinin İranlı bir operatör temsilcisinin yanından geldiğini, Necati Genç’in şu anda onunla ilgilendiğini söylüyordu. Türkiye’deki operatörlerle çalışma konusunda bir gelişme var mıydı acaba? Yurtdışındaki bu sistem, acaba yurtiçinde de işleyebilir miydi? “Hedeflerimiz içerisinde 3 büyük operatörden biriyle çalışmak var.” diyen Sebahattin Yaman şöyle devam etti: “Şuanda böyle bir çalışmamız henüz yok. O konuda operatörün isteklerini karşılayabilecek bir ürünle böyle bir çalışmaya başlamak isteriz. Altyapımızı biraz daha oturtup, servis ve kanal tarafını geliştirdikten sonra böyle bir çalışmaya da hazır olacağımızı düşünüyoruz.” “General Mobile’ı 3. marka yapacağız” Türkiye’ye hangi modeller gelecekti? Bununla ilgili bir çalışma yapılmış mıydı? “Biz her yıl Ağustos- Eylül aylarında Amerika’ya gidip orada gelecek sezonun ürünleriyle alakalı piyasa analizi yaparız.” dedi Muzaffer Gölcü ve devam etti: “Önümüzdeki haftalarda bu analiz için bir yolculuğumuz olacak. Bu seyahatte şu çok önemli… Biz istediğimiz AR-Ge’ye artık Türkiye’de bu tarz telefonlar olmalı diyebileceğiz. Bu ortaklığın en büyük getirilerinde biri de bu aslında.” Telpa, son birkaç yılda Samsung’un ikinci marka olmasını sağlamış pazar payını artırmıştı. Bilişim 500’de son iki yıldır, distribütörler sıralamasında birinci olması da tesadüf değildi. 550 milyonluk cirosuyla krize rağmen başarılı bir yıl geçirilmişti. “General Mobile’ı 3. marka yapacağız” sloganıyla yola çıkılır-

44

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

tors. Today we want to enter the channel by operator s rather than distr ibutor s. We eant to perfor m this process in this way.” Are there any developments in working with operators in Turkey? Is the system which is operating in abroad handle in our country? “One of the our targets is working with one of the three major operators.” Said Sebahattin Yaman and continued “We have not project intended for this yet. We think, we will ready for these project after we will improve our infrastructure, service and channels.” General Mobile will be third brand What kind of models will come to Turkey? Are there any workings intended for this? “We go to USA every year and analyze the market about next season’s products. " Muzaffer Gölcü said and continued "We will have e travel for this analyze. It is the important thing in this travel.. We could say that this type of mobile phones should be in Turkey. This is one of the biggest benefits of this partnership." Telpa ensured to Samsung to being second brand and increased the share of market. Being in a first place in Bilişim 500 in the category of distributor wasn’t unforeseeable. Telpa had a successful year with 550 million turnovers despite the crisis. While they were starting with the slogan of “General Mobile will be third brand”, we asked how Samsung’s look to this partnership? Sebahattin Yaman answered “Other distributors except us are working with multi-brands in Turkey. We are working with single-brand because we think that we are more efficient in this partnership. We can also work with multi-brands. Because the market is going to this way. In addition distributor of Vodafone is working with 11-12 brands. While Turkey is going to structure of multi-branded distributor, we can discuss to we are selling a different brand. But here’s something else we’ve done. These two com-


ken, Samsung’un bu ortaklığa nasıl baktığını sorduk. Sebattin Bey’den yanıt geldi: “Bugün Türkiye’deki biz hariç diğer dağıtıcılar çoklu marka ile çalışıyor. Biz bu işbirliğinde daha verimli olduğumuzu düşündüğümüz için tek marka ile çalışıyoruz. Biz de birden çok marka ile çalışabiliriz. Çünkü pazar oraya doğru gidiyor. Hatta Vodafone’un distribütörü 11-12 marka ile çalışıyor. Türkiye çoklu markalı distribütör yapısına doğru giderken bizim başka bir markayı satıyor olmamızı belki tartışabiliriz ama biz burada bir şey daha yaptık. İki firma birbirinden tamamen bağımsız Telpa ayrı bir firma General Mobile-Gençcell dağıtımı ayrı bir firma.” Fantezi bu ya, Samsung, Türkiye’de üretim yapmaya karar verse ve ortaklık teklif etse, Sebahattin Yaman ne yapardı? “Kesinlikle olumlu bir yaklaşımımız olurdu.” diyor ama böyle bir umudu yok bile… Ve devam ediyor: “Ama Samsung’tan kısa vadede böyle bir teklifin gelme ihtimali çok zayıf. Çünkü Dünya’da şuan üretim statüsünü belirlemiş. Türkiye’nin bu konuda geç kaldığını düşünüyorum. Bugün Samsung’un Vietnam’da da Çin’de de artık üretimi var.”

Sebahattin Yaman, “Bu işin üç ayağı var. Dağıtım, teknik servis ve ürün…” diyor ve devam ediyor: “Biz işin ürün tarafına da katkıda bulunmak istiyoruz. Şuan birçok markada hem operatörler hem tüketici ve bayiinin bir takım beklentileri var."

“iPhone’a bile talibim” Gençcell Teknoloji işbirliğinden sonra, fısıltı gazetesinde yayılan bir dedikoduya göre Sebahattin Yaman, Amerika’daki General Mobile’ı satın almak istiyormuş deniyor. Açıkça soruyoruz, var mı böyle bir şey? Gülüyor Sebahattin Bey, “Ne demek…” diyor, “iPhone’a bile talibim…” Sonra Türkiye’de üretim yapmanın güçlüğünden söz ediyor: “Aslında beklediğimiz şey vergi indirimi değil. Beklediğimiz şey farklı bir avantaj, bir teşvik, destek… Biliyorsunuz bugün ithal ettiğimiz ürünün %8 vergisini ödüyorum. Ama imalatta her şeyi ödedikten sonra son kesilen faturadan ödüyorum. Bu durumda otomatik olarak 1-0 yenik başlamış oluyoruz. Bunlar ilgili bir vergi avantajı getirilmeli. Türkiye teknoloji üssü olmaya aday fakat bunun için devletin desteği gerekiyor. Otomotive nasıl bir dönem büyük yatırımlar yapıldı bu sektöre de yapılırsa Türkiye bölgenin teknoloji üssü olur.” “Son olarak eklemek istedikleriniz” diyoruz… “Türkiye gerçekten iyi bir beyine sahip ve genç nüfusa sahip… Bu gençlerin biraz elinde tutmak gerekiyor. Üretime destek vermek, üretimde yerli katkı payını arttırmak lazım… Yazılım uygulamaları ve katma değerli hizmetlerde çok büyük fırsatlar olduğunu düşünüyoruz.” diyorlar.

“There are three main sections of this business. Distribution, technical service and product..” Sebahattin Yaman said and continued “We want to contribute in the side of product. Today in many brands operators consumer and vendor have a expectations."

panies are completely independent of each other. TELPA is a different company; General Mobile-Gençcell is also different distribution company. If Samsung decide to make a production in Turkey and propose a partnership, what would Sebahattin Yaman do? He said “We certainly would have a positive approach” but he hasn’t such as hope… and continued “Samsung likelihood of such an offer in the short term is too weak. Because it has determined the status of production in the world. I think is is so late for Turkey in this issue. Today, Samsung is now producing in China and in Vietnam.” I even aspire to iPhone After Gençcell Technology Cooperation, according realm of r umor, Sebahattin Yaman want to buy American General Mobile. Wa asked clearly, do you have such an intention? Sebahattin Yaman smiled and said “Of course.., I even aspire to iPhone...” Then he mentioned about difficulties of production in Turkey “Actually, tax cuts are not what we expect. We expect an advantage, an encouragement, a suppor t… You know I pay taxes 8% of impor ted products. But in manufacturing I pay on last cut invoice after I pay all the bills. In this sense automatically we star ted 1-0 defeat. There should be a tax advantage intended for these difficulties. Turkey poised to become a technology base, there are needs to government suppor t. Major investments were made in the automotive era, if investments will be made in this sector, Turkey will be technology base in the region.” “Finally, you want to add...” we said. “Turkey has a good brain and young population. These young people need suppor t... To suppor t production and increasing the share of local content in production should be…We think there are huge oppor tunities in software applications and value-added ser vices.”

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

45


RÖPORTAJ

Murat Erkan “İlk başladığımız yıl 160 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdik. Sonraki yıl 260 milyon TL’lik yatırım yaptık. Bu yıl da 520 TL’yi buldu. Bu herkesin cesaret edebileceği ve iş planını tutturabileceği bir yatırım değil.”

“In our first year we made an investment of 160 million TL. Next year we made an investment of 260 million TL. It has reached to 520 million TL this year. This is not an investment that everyone can dare and plan.”

46

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

TELEKOM DÜNYASI: Superonline Türkiye’de internet denilince akla gelen ilk markalardan biri... Ancak şirket önemli bir dönüşüm geçirdi. Özellikle Tellcom ile birleşme bir dönüm noktasıydı… O günleri ve bugünü bize biraz anlatabilir misiniz? MURAT ERKAN: 2 yıldan daha uzun süredir şirketin Genel Müdürlüğü pozisyonundayım. Göreve başladığım dönemde hem Superonline, hem Tellcom vardı. Göreve bu iki şirketin de Genel Müdürü olarak başladım ve benden iki firmayı bir çatı altında toplanmam bekleniyordu. Süreç aslında böyle başladı. Yapıya baktığımızda Tellcom altyapı odaklı bir şirket, Superonline ise üst yapı odaklı bir şirketti. Yaptıkları işlerin farklı olması sebebiyle çok keyif alarak gerçekleştirdiğim bir proje oldu. Sürecin sonunda şunu gördük ki, bu sektörde başarının asıl sırrı kendi altyapı-

TELEKOM DÜNYASI: Superonline is one of the most prominent brands in Türkiye when the internet is in question... However, your company experienced a significant transformation. Especially the merger with Tellcom was a turning point... Could you tell us those days and today? MURAT ERKAN: I am General Manager of the company for more than two years. When I started to serve as General Manager, there were both Superonline and Tellcom. I was appointed as General Manager of these two companies. It was expected from me to bring these two companies under the same roof. The process began as follows: Tellcom was a company focusing on the infrastructure, whereas Superonline was a company focusing on the superstructure. Since their areas of activity are different, this project gave me a pleasure. At the end of the process, we saw that the real secret of success in


Murat Erkan Superonline Genel Müdürü Superonline General Manager na sahip olmaktır. Kendi altyapına sahip olmadığın zaman özellikle Türkiye gibi regülasyonların yeterince rekabetçi olmadığı ortamlarda çok ciddi riskler ortaya çıkıyor. Ancak kendi altyapına sahip olduğunda fark yaratabiliyorsun. Tabii bu da çok büyük yatırımlar gerektiriyor. Biz de fark yaratabilmek için rekabet ettiğimiz diğer firmalardan farklı olarak çok büyük altyapı yatırımları gerçekleştirdik. Başlangıçta 1-2 km derken bu yılın sonunda 22 bin km.ye ulaşan bir altyapımız olacak.

this sector is to have its own infrastructure. When you do not have your own infrastructure, very serious risks emerges in the environment that is not competitive enough like Türkiye. But it is possible to create a difference when you have your own infrastructure. Of course, this requires very big investments. Unlike other companies that we compete with, we have made very big investments to create a difference. In the beginning there was 1-2 km, but now we will have an infrastructure that reaches 22 thousand kilometers.

Bu şirketin başına geldiğimde koyduğum hedeflerin başında “ ipek yolunu fiber yoluna çevireceğiz” geliyordu. O zamanlar söylediklerimiz şimdi yaptığımız altyapı yatırımlarının geri dönüşüyle anlam kazanmaya başlıyor. Bunun yanında dedik ki, bakır teknolojileri elektrik iletimi için iyi bir teknoloji ama bilgi teknolojilerinin kullanması gereken fiberdir. Bu nedenle yatırımımızın tamamını fiber üzerine kurduk. O zamanki koşullarda fiber teknolojisi çok pahalıydı. Ama bugün geldiğimiz noktada anlamlı olduğu daha çok ortaya çıkıyor. Çünkü bugün internetteki hız ve kapasite ihtiyaçları her yıl birkaç kat artıyor. Böyle devam edeceği de aşikâr. Dolayısıyla bakırın yetmeyeceğini tüm dünya kabul etmiş durumda.

When I was appointed to the head of this company, the main aim was “to transform Silk Road to the fiber path” The things we said at that time is beginning to make sense together with the return of our infrastructure investment. Besides, we said that copper technologies are good for transmission of electricity, but the fiber should be used for information technologies. Therefore, our investments were entirely on the fiber. The fiber technology was very expensive at that time. But we can see its significance more clearly at the point we have arrived. Because the speed and capacity requirements in the internet are increasing every year. It is obvious that it will continue in the same way. Therefore, it is accepted by everyone that copper will not be enough.

TELEKOM DÜNYASI: İddialarınızdan biri de

TELEKOM DÜNYASI: One of your aims is to create

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

47


RÖPORTAJ

48

“Türkiye’de dijital kentler yaratmak”. Dijital Kentler bu yıl CeBIT’in de ana teması. Buna artık bir sosyal sorumluluk projesi olarak bakılıyor. Siz bildiğim kadarıyla 35 ili fiber optikle donattınız. Yılsonuna kadar da 22-23 bin km. hedeflediğinizi söylediniz. Yılsonuna yaklaştığımız bu dönemde bu hedeflerinizin ne kadarı gerçekleşti? Ne durumda şuanda?

digital cities in Türkiye.The main theme of CeBIT is digital cities this year. It is now regarded as a social responsibility project. As far as I know 35 provinces have been equipped with fiber optics by you. You said that you aim to reach to 22-23 thousand kilometers at the end of the year. While we are approaching to the end of the year, how these goals were realized? To which level they have reached?

MURAT ERKAN: Bu konuda çok önemli hedefleri yakaladık. Bunlardan biri; bu yılın başlarında Botaş ile bir sözleşme imzaladık. Bu 22-23 bin km.lik hedefin içerisinde Botaş’ın altyapısını kullanmakta vardı. Şuanda geldiğimiz nokta 18 bin km. civarında.35 il aslında geçek yılın hedefiydi. Bu yıl 74 ile ulaşıyoruz. Ama bizim dijital şehir dediğimiz kavram ile ulaşmaktan ziyade o ilin bütün unsurlarına fiberin avantajlarını götürmek. Bu noktada da biz 10 ili hedefledik. Şu anda da bu 10 ilin hepsiyle sözleşmelerimizi yaptık. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, İzmit, Gaziantep, Adana, Mersin, Antalya, Samsun şuanda bizim altyapı çalışmalarımızı bütün hızıyla devam ettirdiğimiz iller. Bu illerde evlere, kurumlara, devlet kuruluşlarına kadar bu altyapıyı götürüyoruz. Bunu yaparken de e-belediyecilik, dijital reklam, kamu kuruluşları, sağlık hizmetlerini de bu yapının içerisine sokuyoruz. Bu bence çok önemli bir misyon.

MURAT ERKAN: We have achieved very important goals in this regard. One of them is that we signed a contract with BOTAS at the beginning this year. The target of 22-23 thousand kilometers includes the ability of using the infrastructure of BOTAS. It is around 18 thousand kilometers now. 35 provinces is actually the aim of next year. We have reached to 74 provinces this year. But our digital city concept is not only to reach to these provinces, but also to offer the advantages of fiber to all constituents of these provinces. At this point that we’ve targeted 10 provinces. We have made contracts with all these 10 cities. Istanbul, Ankara, Izmir, Bursa, Izmit, Gaziantep, Adana, Mersin, Antalya and Samsun are cities where our studies on infrastructure continue with all speed. In these cities, we provide this infrastructure to homes, institutions and government agencies. We also include e-municipality, digital advertising, public agencies, and health services to these structures. I think this a very important mission.

TELEKOM DÜNYASI: Birçok noktada sizin fiber optik kazılarınıza rastlıyoruz. Özellikle yeni kurulan uydu kentleri tercih ediyorsunuz. Bunun dışında eski kentin göbeğinde yaşayan insanlar ne zaman Superonline fiber optik interneti kullanabilecekler?

TELEKOM DÜNYASI: We see your studies on fiber optic at many points. Especially you prefer the new satellite towns. Apart from that, when people living in the heart of the old city will be able to use Superonline fiber optic internet?

MURAT ERKAN: Bu konuda gerçekten çok yoğun çalışıyoruz. Bu kazıları yaparken ileri teknolojiler kullanıyoruz. Fakat yine de şehrin eski kısımlarında kazı yapmak gerçekten çok zor. Belediyeyle ruhsat konusunda her gün çalışmalar yapıyoruz ve bu kazılarımızı “long zone” şeklinde gerçekleştiriyoruz. Yani bir kazıya başladığımızda o bölgeyi tamamen kazıp fiber optiği döşüyoruz. Aksi takdirde parça parça çok daha maliyetli ve uzun süre alan bir proje haline geliyor. Şehrin eski kısımları için de belediyelerle çalışmalarımız devam ediyor. Yakın zamanda projelendireceğimizi düşünüyorum.

MURAT ERKAN: We are working intensively on this issue really. We are using advanced technologies while making this excavation. But making excavations in the old parts of town is really difficult. We are working with the municipalities on the relevant licenses every day and are making our excavations in the form of “long zone”. When we start an excavation, we dig the whole area and lay the fiber optic. Otherwise, making this study piece by piece is much more expensive and requires longer time. We continue to work with the municipalities for the old parts of the city. I think our projects will be ready in a short time.

TELEKOM DÜNYASI: Çok fazla rekabet ortamının olmadığı bir sektörde olduğunuzu söylediniz. Buna rağmen Superonline olarak yatırımlarınızı arttırarak büyümeye devam ettiniz. Rekabet olmamasına rağmen bu büyümenin sırrı nedir?

TELEKOM DÜNYASI: You said there is not much competition in your sector. But you have continued to grow by increasing your investments as Superonline. Although there is no enough competition, what is the secret of this success?

MURAT ERKAN: Öncelikle biz 2-2,5 yıl önce stratejimizi kendi altyapımıza sahip olmak üzerine kurduk. Bu altyapıya sahip olabilmek için de yatırım yapmak gerekiyor. Telekomünikasyon sektöründe yapılan büyük yatırımların da uzun soluklu olması gerekiyor. Bununla beraber ilk başladığımız yıl 160 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdik.

MURAT ERKAN: First, our strategy we have determined 2-2.5 years ago depends on our own infrastructure. In order to have this infrastructure, it is necessary to make investments. Long-term investments are required in the telecommunication sector. However, in our first year we made an investment of 160 million TL. Next year we made an investment of 260 mil-

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


Sonraki yıl 260 milyon TL’lik yatırım yaptık. Bu yıl da 520 TL’yi buldu. Bu herkesin cesaret edebileceği ve iş planını tutturabileceği bir yatırım değil. Bunları çok da fazla dillendirmedik çünkü önce altyapımızı kurmamız gerekiyordu ki sesimizi duyurabilelim. TELEKOM DÜNYASI: 520 milyon TL’lik yatırımı detaylandıracak olursak; bu yatırımın ne kadarı insan kaynağı? Ne kadarı altyapı yatırımı? MURAT ERKAN: Bu 520 milyon TL yalnızca fiber optik cihaz ve kazı yatırımıdır. İnsan kaynağı ayrı bir yatırımdır. Sahada çalışan işçilerimizle beraber birçok mühendis, üst düzey ve orta düzey yöneticimiz yer alıyor. Toplumun her kesimine istihdam sağlamış oluyoruz. İstihdamımız geçen yıla göre yaklaşık %40 oranında arttı. İnsan kaynağı, kiralar, projede kullanılan ulaşım araçları bu bütçeye dâhil değil. TELEKOM DÜNYASI: Superonline olarak şu an altyapıya yatırım yapıyorsunuz. Bunun üzerinde başka hizmetler, katma değerli servisler vs neler var gündeminizde? MURAT ERKAN: Fark yaratan birçok ürünlere giriyoruz. Kurumsa tarafta özellikle data centerlar, yönetilebilir hizmetler, internet hizmetleri… Bu konuda çok ciddi fark yaratan hizmetlerimiz var. Bireysel tarafta da geçen yıl bunu gösterdik. Lig TV maçlarını HD olarak yayınladık. Şimdi de film, video on demand konusunda ciddi yatırımlarımız var. Superplay adını verdiğimiz bir hizmetimiz var. Aslında fiber optiği eve kadar götürdükten sonra üzerinde birçok ekosistem yaratabiliyorsunuz. Çünkü fiber optik eve girdiğinde serviste sınır kalmıyor. Tabi ki abone bazı genişledikçe bu servislerin tutunabilirlik ve kullanılabilirlik oranı da artacak. Bu da bizi daha çok yeni servisi ortaya koymamızı sağlayacak. Özellikle üçlü oyun dediğimiz internet, ses ve görüntü hizmetlerini bir arada götürüyoruz. Şunu çok net söylemek lazım; Telekom operatörü için ses ve telefon hizmetleri aslında yemek yediğiniz bir yerin ekmek ve suyu gibidir. Yalnızca ekmek ve suyu güzel diye orada yemek yemezsiniz. Aynı şekilde ses ve telefon hizmeti veriyor diye bir operatörü de tercih etmezsiniz. Asıl fark hizmettedir, müşteriye verilen değerdedir. Ciddi bir şekilde Telekom operatörü çözümleri üreten bir vizyonumuz var.

lion TL. It has reached to 520 million TL this year. This is not an investment that everyone can dare and plan. We did not utter this too much, because our voice can be heard only after we built our infrastructure. TELEKOM DÜNYASI: Could you give more detailed information; how much of this investment of 520 million TL is in human resources? How much of it is infrastructure investment? MURAT ERKAN: This 520 million TL is only fiber-optic devices and excavation investment. Human resources is a separate investment. Apart from the employees working in the field, we have many engineers, senior and middle level managers. We provide employment for all sections of society. Our employment rate has increased about 40% compared to the last year. Human resources, rents, transportation equipments used in the projects are not included to this budget. TELEKOM DÜNYASI: Superonline makes investments in infrastructure at the moment. Apart from this, which other services, value-added services, etc. are at your agenda? MURAT ERKAN: We provide many products that create difference. For the institutions, there are data centers, manageable services, Internet services in particular... We provide services that create serious differences in this respect. We show the same trend in the services we provide to individuals. Lig TV matches can be watched with HD quality. Now we have serious investments in film, video on demand. We provide a service called SuperPlay. In fact, you can create many ecosystems after you provide the fiber optic to the houses. Because when the fiber optic enters into the houses, there can be no boundary in the services. Of course, as the subscriber base expands, the availability and usability rates of these services will also increase. In this way, we will able to provide new services. In particular, we combine the internet, voice and video services, which we call 3-game. It should be said very clearly that voice and video services are actually bread and water at the restaurant for the telecom operator. You do not prefer a restaurant only because its bread and water are good. In the same way, you do not prefer an operator only because it provides voice and telephone services. The main difference is in the service, in the value given to the customers. We have a vision that produces serious Telecom operator solutions.

TELEKOM DÜNYASI: Superonline IPTV konusunda çalışmalar yürüten öncü kurumlardan biri. Bu yılın ve gelecek yılın en önemli konularında biri de zannediyorum IPTV olacak. Bu konuda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

TELEKOM DÜNYASI: Superonline is one of the leading institutions in IPTV. I think IPTV is one of the most important subjects for this year and next year. What kind of studies you are carrying on?

MURAT ERKAN: Teknik ekibimiz bu konuda çok yoğun çalışıyor. Özellikle WebTV, over the top TV gibi yayınlara çok önem veriyoruz. Eski televizyon izleme alışkanlıkları çok dramatik bir değişime uğruyor. Bu değişime adapte olmamız lazım. Dünyanın her yerinde olan ekranla olan ilişkinin

MURAT ERKAN: Our technical team is working intensively on this issue. Especially services such as WebTV, over the top TV are very important for us. Old television habits have undergone dramatic changes. We need to adapt to these changes. There is no standard relationship with a screen that may be

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

49


RÖPORTAJ

50

bir standardı yok. Artık son kullanıcı bir programın ona hazırladığı düzene bağlı kalmak istemiyor. İzlemek istediği programı istediği zaman izlemek ve bu arada internetteki diğer içerikleri de aynı ekran üzerinden görebilmek istiyor. Son kullanıcı kendisinin yayın akışına uymasını değil de yayın akışının kendisine uymasını istiyor. Bu teknoloji biranda paket şeklinde sunulacak bir teknoloji değil.Yavaş yavaş üstüne eğitim, müzik vs. ekleyerek kullanıcılarımıza götürmeyi düşünüyoruz.

anywhere in the world. End users do not want to stay connected to the scheme prepared by a program for them. They want to watch the program they want, but in the meantime also want to see the other contents in the internet by using the same screen. End users do not want to comply with a broadcast stream; they want a stream that complies with them. This technology cannot be presented instantly in the form of a package. We will provide it to our users by including education, music etc. gradually.

TELEKOM DÜNYASI: Superonline olarak Türkiye’nin en fazla aboneye sahip GSM operatörlerünün bünyesindesiniz. Aynı bünyede çalışmanın avantajı tabi dörtlü oyun. Turkcell ile ne gibi işbirlikleriniz oluyor?

TELEKOM DÜNYASI: Superonline is within the body of GSM operator that has the most subscribers in Türkiye. The advantage of being in a same body is certainly 4-play. What kinds of cooperation you are making with Turkcell?

MURAT ERKAN: Müşteriler artık yavaş yavaş toplam telekom çözümlerine adapte oluyorlar. Tüm Telekom çözümlerini tek bir elden almak istiyorlar. Türkiye’de regülasyonların da bazı gelişmelere müsaade etmesi gerekiyor. MVNO lisanları verildi fakat çifte vergilendirme konusu da yavaş yavaş çözüldü. Biz de burada kardeş şirketleriz. Müşteriye hem mobil ve sabit tarafta ve bunun üzerine dikey ve yatay servislerde ortak çözümler üretip son kullanıcıya götürmenin çalışmalarını yapıyoruz. Bu konuda da her geçen gün gelişmeler olacaktır. Fakat regülasyonun ve diğer vergi vs gibi konuların da önünün açılması gerekiyor. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bunun tek elden verilebilecek alt yapının hazır olması lazım.

MURAT ERKAN: Customers are now slowly adapting to the total telecom solutions. They want to receive all telecom solutions from one source. The regulations in Türkiye should allow some improvements. MVNO licenses were given, but the double taxation issue was resolved gradually. We are subsidiary companies. We are creating common solutions in both mobile and fixed lines, and both vertical and horizontal solutions, and want to offer these solutions to the end user. There will be developments in this issue every day. But regulation and other issues such as taxes need to be handled. As in developed countries, a single source of infrastructure should be ready.

TELEKOM DÜNYASI: Superonline’ın diğer firmalardan önemli bir farkı da hem bireysel hem kurumsal anlamda servis vermesi. Gelecekte de bu böyle mi devam edecek?

TELEKOM DÜNYASI: An important difference of Superonline from other companies is to provide both individual and corporate services. Will it continue like that in the future?

MURAT ERKAN: Bizin üç tane ana işimiz var. Bireysel, kurumsal ve operatörlerin operatörü olmak… Operatörlerin operatörü olmaktan kastım ise; biz bölgesel bir oyuncuyuz. Bu sınırlarımızı genişletmek istiyoruz. Farklı iş ortaklıklarıyla operatörlerle de bulunduğumuz stratejik konumu kullanarak ilişki halindeyiz. Bu bağlamda da gerek yerli gerekse de yabancı operatörlere belirli ölçülerde hizmet veriyoruz. Hizmet verdiğimiz operatörlere örnek ise Turkcell. Baktığımız zaman Turkcell’in bu kapasitelerinin %40’ını biz sağlıyoruz. Bu altyapı çalışmalarımız bittikçe bu oran daha da yükselecek. Türkiye’de ki gerek diğer mobil operatörlere gerekse de alternatif operatörlere de hizmet

MURAT ERKAN: We have three main jobs: being an operator of individuals, being an operator of institutions and being an operator of other operators… I mean that we are a regional player. We want to expand our borders. We have relationships with different partners, operators by using our strategic position. In this context, we provide services to both domestic and foreign operators to a certain extent. For example Turkcell is among the operators we provide services. 40% of Turkcell’s capacity is provided by us. When our studies on infrastructure complete, this rate will increase. We provide services to other mobile operators as well as alternative operators in Türkiye. We also provide services to the operators that want to expand

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


veriyoruz. Hizmetlerini Türkiye üzerinden diğer ülkelere taşımak isteyen operatörlere de hizmet veriyoruz. Bildiğim kadarıyla şuan işbirliği içinde olduğumuz operatör sayısı 50’nin üzerinde. Bu da bizim üçüncü görevimiz.

their services to other countries. As far as I know we are now in cooperation with more than 50 operators. This is our third mission.

TELEKOM DÜNYASI: İpek Yolunu fiber yoluna çevireceğiz dediniz. Bunun için neler yapıyorsunuz?

TELEKOM DÜNYASI:You said you will transform Silk Road to the fiber path. What are you doing in this respect?

MURAT ERKAN: Birinci önceliğimiz; şu an yedi komşumuz var. Bu yedi komşumuzdan fiber optik şebekemizi götürmek. Önce oralara gitmemiz lazım ki bu süreci hızlandırabilelim. Bu noktadan sonra süreç hızlanmış ve kolaylaşmış olacak zaten. Çünkü çok stratejik bir konumumuz var. İş birlikleriyle bu stratejik konumumuzu daha etkin kullanmak istiyoruz. Tek bir şemsiyenin altına girmek yerine tüm işbirliklerine açığız mesajını veriyoruz.

MURAT ERKAN: Our first priority; we now have seven neighbors. We want to expand our fiber optic network to our neighbors. We have to go there to facilitate this process. After this point the process will become faster and easier already. Because we have a very strategic position. We want to use our strategic position more effectively with these collaborations. Rather than going under a single umbrella, we are open to all collaborations.

TELEKOM DÜNYASI: Genişbandın geleceğiyle ilgili öngörünüz nedir? 2011’de bizi neler bekleyecek?

TELEKOM DÜNYASI: What is your prediction about the future of broadband? What we will see in 2011?

MURAT ERKAN: Bundan sonra hangi kullanıcının ne izlediğini bilip ona göre hedef yapılabilinecek. Artık sistem ve dünya o yetkinliği veriyor size. “Recommendation Agent” dediğimiz sistemlerle artık sizin neden hoşlandığınızı bilen yapılarla teklifler sunulacak. Müşterisinin kim, kaç yaşında olduğunu ve nelerden hoşlandığını bildiğiniz zaman ona özelleştirilmiş hizmet sunabilirsiniz. Bunu yapan firma zaten fark yaratmış olacaktır. Bunu yapabilecek altyapıya sahip firmalar öne çıkacaktır.

MURAT ERKAN: From now on it will be possible to follow the preferences of the user and determine the targets accordingly. Now the system and the world give you that competence. Thanks to the systems called “Recommendation Agent” it is possible to make proposals through the structures that know what you like. When you know who is your customer, how old is is he/she, and what he/she likes, you can provide customized services. The company that can provide customized services will create differences. Companies that have the necessary infrastructure will come to fore.

TELEKOM DÜNYASI: Superonline kullanıcıları adil kullanım gibi bir uygulamayla karşılaşacaklar mı? MURAT ERKAN: Adil kullanım bizim de çok üzerinde durduğumuz bir konu. Çünkü gerçekten adil kullanıma ihtiyaç var. Verilen hizmetin servis seviyesini yanlış yerlere çekmemek lazım. Bizim de amacımız müşterilerimizi sıkıntıya sokmamak ama yapmak istediği işi bireyselden çıkartıp kurumsal bir işi bireysel gibi yapmaya çalışıyorsa da doğru pakete geçmesini sağlamamız lazım. Dünyadaki bütün operatörler adil kullanımı kullanıyor. Bu konuda cömert bir firma olduğumuzu düşüyorum ve cömert olmaya da devam etmek istiyoruz. TELEKOM DÜNYASI: Servis sağlayıcı olarak Türkiye’de önemli sorumluluklarınız da var. Özellikle zararlı içerikler, bunların filtrelenmesi, propaganda yapan siteler gibi... Bu konuda ne gibi teknolojiler kullanıyorsunuz? MURAT ERKAN: Bu konuda bizim zaten çok yetkin bir altyapımız var. Ama bu konuda kararları biz vermiyoruz aslıda. TİB’in oluşturduğu bir sistem var. Belirli bir yaşın altındaki çocuklar için ise çok cüzi miktarlara satılan koruma paketlerimiz mevcut. Fakat bunların pazardaki kabul oranları çok düşük... Tatmin edici hizmetlerimiz var. Ama bu hizmetlerin müşteri tarafından gördüğü kabul bizi tatmin etmiyor.

TELEKOM DÜNYASI:Will Superonline users confront with an application such as fair use? MURAT ERKAN: Fair use is an issue in our agenda. Because fair use is really necessary. Service level of service provided should not be taken to the wrong place. We do not want to bother our customers, but we should ensure that if a customer tries to make a corporate job as if he is acting in individual level, we have to move him/her to a right package. All operators in the world apply fair use. I think we are a generous company in this regard, and we want to continue to be generous. TELEKOM DÜNYASI: You have some important responsibilities as a service provider in Türkiye. Particularly harmful content, their filtering, propaganda sites ... Which technologies you use in this field? MURAT ERKAN: In this respect, we have an infrastructure that is already very competent. But we do not make decisions on these matters. There is a system created by TIB. For children under a certain age, a protection package is offered with a very modest cost. But the acceptance rate of these packages is very low in the market... Our services are satisfactory. But the acceptance of these services by the customers does not satisfy us.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

51


ÖZEL HABER

3G'yle geçen 1 yıl 2009 yılının Ağustos ayının son günlerinde tanıştık 3G’yle… Adeta bir çağ yıkılıyor, yeni bir çağ başlıyordu. GPRS, EDGE derken, artık 3G hızıyla veri iletişiminde bulunacaktık. Hatta görüntülü görüşme bile yapabilecektik… Ve 3G hayatımıza girdi… “Kriz yılı” denen 2009’da telekom sektörüne bereket getirdi. Belki yüz yüze konuşmayı o kadar sevmedik ama 3G’nin nimetlerinden doyasıya yararlandık. 12 milyon 3G abonemiz var. Twitter, Facebook, filan sosyal ağlarda fink atıyoruz. Yolumuzu bulmamıza çoğu zaman Google haritaları yardımcı oluyor. Cep telefonumuzun çektiği her yerde e-postalarımıza ulaşabiliyor, yanıtlayabiliyoruz. Dileyenler, radyo dinleyebiliyor, hatta TV bile izleyebiliyor. 3G hepimizin hayatını değiştirdi. Peki nasıl? İşte 3G’nin ülkemize gelmesinde ve bugün var olmasında en önemli rolleri paylaşanlardan 3G’nin gerçek öyküsü…

“12 milyon 3G abonesi olduğunu görüyoruz.” Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, düzenleyici otorite olarak 3G sürecini farklı bir pencereden yaşadı. Dosyamızı hazırlarken, BTK Başkanı Sayın Dr. Tayfun Acarer’e de konuyla ilgili birkaç soru sorduk.

Yeni bir hazırlık sürecinin ardından, netice itibarı ile 3G yetkilendirme ihaleleri 28 Kasım 2008 tarihinde Kurumumuzca gerçekleştirilmiş ve yapılan ihaleler sonucunda, mevcut üç GSM işletmecisi de ülkemizde 3G hizmetlerini de vermek üzere yetkilendirilmişler. TELEKOM DÜNYASI: 3G’ye geçen 121. ülke ola-

TELEKOM DÜNYASI: 3G’ye geçiş süresinde kurum olarak neler yaşadınız? DR. TAYFUN ACARER: 3G hizmetlerinin ülkemizde sunumuna yönelik çalışmalar daha öncesinde başlamakla birlikte özellikle 2006 yılı 3G’ye yönelik çalışmalarda somut adımların atıldığı ve 2007 ve 2008 yılları ise 3G ihalelerine yönelik çalışmaların ve ihale hazırlık sürecinin yoğun olarak yaşandığı yıllar olarak geçti. İlk önce 16 Şubat 2006 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararı ile IMT-2000/UMTS hizmet ve altyapılarına ilişkin yetkilendirme planı onaylanmış ve yetkilendirmenin asgari değeri belirlenmiştir. Müteakiben ilk 3G ihaleleri 7 Eylül 2007 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Bu ihalelere şartname satın alan dört katılımcıdan sadece biri teklif verdiğinden, rekabet şartlarının oluşmaması sebebiyle ihale iptal edilmiştir. Müteakiben 10 Kasım 2008 tarihinde 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu yürürlüğe girmiş ve söz konusu kanuna göre ulusal çapta yapılabilecek bir 3N yetkilendirme ihalesini Kurumun yapabileceği gibi, Ulaştırma Bakanlığının gerekli görmesi halinde doğrudan kendisinin de yapabileceği hükme bağlanmıştır.

52

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

Dr. Tayfun Acarer BTK Başkanı


abstract

A year with 3G

L

ast year, the last days of August… We have met with 3G technology for the first time in Turkey. It was like ending an era and also beginning a new era. We hardly knew about GPRS, EDGE contents. However, we will have been doing data communication via 3G speed. We had chance to visual communication also… Then 3G has penetrated to our lives. It has brought prosperity to telecom sector in 2009 as called “Crisis Year”. Maybe we did not like visual communication but we gained the best from 3G favors. Now there are 12 million 3G subscribers in Turkey. We are jumping on social networks as Twitter and Facebook. Most of the time, Google Maps help us how to find our way. We can reach our e-mails and reply them wherever our cellphones are working. People can listen to the radio even watch TV on their phones. 3G has changed our lives. How, then? Here is the real story from leading roles who is part of the reason of bringing 3G technology to our country.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

53


ÖZEL HABER

rak sizce geç mi kaldık? Daha önce geçseydik, durumda bir farklılık olur muydu? DR. TAYFUN ACARER: Bazı konularda yeterli tartışmayı yaptıktan sonra hızlı hareket etmek, hızlı karar vermek; kişilere, kurumlara hatta ülkelere birçok faydayı da beraberinde getirebilir. Bazı konularda da yine tartışarak, gelişmeleri takip etmek ve gelişmelerin sonucuna göre hareket etmek gerekmektedir. Bu kapsamda, gerek siyasi otorite olarak gerekse kurumumuz olarak 3G konusundaki zamanlamanın ülkemiz menfaatleri açısından çok yerinde bir karar olduğunu düşünüyorum. Bildiğiniz gibi dünyada 3G ihalelerinin yapılmaya başladığı ilk yıllarda, yani 2000’li yılların başlarında sadece lisans ücretlerine milyarlarca dolarlar harcandı, altyapı maliyetleri çok yüksekti, sadece birkaç model ürünle kullanıcı tercihlerini karşılayabilecek son kullanıcı terminali bulmak hemen hemen imkânsızdı ve 3G teknolojisi yeterli bir olgunluğa erişmemişti. Bunlar, o zamanki şartlarda, 3G pazarının gelişimine negatif etki yapan unsurlar olarak ilk akla gelenlerden ve bunlara daha başka ilaveler de yapılabilir. Bütün bu negatif unsurların etkisi sebebiyle ilk lisans veren ülkelerde 3G teknolojilerinden 4-5 yıl gibi bir süre faydalanılamadı. Ancak, 2006-2007 yıllarına gelindiğinde bütün bu negatif unsurların yavaş yavaş ortadan kalktığını ve 3G teknolojisinin artık kullanılmaya başladığını gördük. Biz de Kurum olarak bu noktada harekete geçerek ihale sürecini başlattık ve gerekli yetkilendirmeleri yaptık. İşletmecilerimiz 3G hizmetini en yeni teknoloji ile başlattılar. 3G hizmetinin başladığı tarihten bu yana geçen 13 aylık sürede geldiğimiz noktada yaklaşık 12 milyon 3G abonesi olduğunu görüyoruz ve bugün bu aboneler 3G’nin getirdiği imkanlardan faydalanabiliyorlar. Pazarın gelişimi açısından olumlu şekilde ilerleme kaydediliyor. TELEKOM DÜNYASI: 3G ile birlikte mobil iletişimde neler değişti? DR. TAYFUN ACARER: Aslında 3G ile birlikte mobil iletişimde nelerin değiştiğini daha net görebilmek için çok kısa da olsa 3G öncesinde mobil telekomünikasyon sektörüne bir göz atmakta fayda görüyorum. Ülkemizde mobil telekomünikasyon sektörünün ilk uygulamasını oluşturan 1G sistemleri üzerinden sadece ses hizmetlerini sunabilmek mümkünken, 2G Sayısal sistemler daha kaliteli ses hizmetlerinin yanı sıra SMS gibi basit veri hizmetleri de sunulabilir hale gelmiştir. 2.5G olarak adlandırılan geçiş döneminde ise, mobil şebekeler üzerinden İnternet’e erişim imkanı sağlanmış ve veriye dayalı hizmet türlerinde artış kaydedilmiştir. Yani, her kuşakta ses hizmeti sunulabilirken, bir sonraki kuşak daha kaliteli ses hizmetinin yanında daha hızlı ve zengin içerikli veri iletişimine imkan sağlamaktadır. 3G sistemlerinde ise hızlar artık Mbitlerle ifade edilmekte ve 2Mbps hızına, bugün ülkemizdeki 3G işletmecileri tarafından

54

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

da kullanılan ve 3G’nin bir sonraki sürümünü oluşturan HSDPA’de de (High Speed Downlink Packet Access) 14 Mbps veri iletim hızlarına ulaşılabilmektedir. Hızdaki bu artış özellikle bilgiye erişim açısından alışageldiğimiz erişim kavramına yeni bir boyut getirmektedir. Yani mobil ortamda görüntülü telefon hizmetleri, e-posta alıp gönderme, bankacılık hizmetleri, yüksek hızlarda İnternet erişimi, etkileşimli oyunlar, canlı radyo TV yayınlarına erişim gibi birçok hizmetler, 3G mobil terminal cihazları tarafından rahatlıkla sağlanabilmektedir. Basit birkaç örnekle 3G’nin iletişim hayatımıza neler getirdiğini örneklendirecek olursak; bugün birçok mobil abone mobil terminalleri veya 3G veri kartları ile internete bağlanarak bilgiye erişebilmekte ve bu da bilgi toplumuna geçişte önemli bir etken olmaktadır. Belki bilgisayarı olamayan veya bilgisayar kullanmayı bilmeyen birçok vatandaşımız, kolayca kullanabildiği cep telefonları vasıtası ile internete erişerek istediği bilgiye ulaşabilmektedir. Bu da internet kullanımının yaygınlaşmasına katkı sağlamaktadır. Bugün 3G şebekeleri üzerinden sunulabilen birçok katma değerli hizmetler yerli firmalar tarafından geliştirilmekte ve bu açıdan bakıldığında aslında 3G hizmetlerinin istihdama da katkı sağladığı görülmektedir. Yine 3G şebekeleri üzerinden görüntülü haberleşme imkanı ile televizyon muhabirleri haber stüdyolarına anında görüntü aktarımı yapabilmekte, bu da özellikle habercilerin işlerini büyük ölçüde kolaylaştırmaktadır. Bu örnekleri daha da artırmak mümkündür. TELEKOM DÜNYASI: Teknolojide hız sürekli artıyor. 4G ya da diğer adıyla LTE için fikriniz nedir? DR. TAYFUN ACARER: Talep ve teknoloji arzı birbirini tetikleyen iki unsur ve mobil telekomünikasyon sektöründe hizmet alan aboneler de her geçen gün daha hızlı, daha kaliteli ve daha çeşitli hizmetlere doğru taleplerini yenilemektedir. Malum, ITU, hem karasal hem de uydu sistemlerini kullanabilen, 2G ve sabit sistemlerle uyumlu çalışabilen ve bunun yanında hız gibi, kalite gibi bazı teknik özellikleri karşılayabilen sistemleri 3G olarak kabul etmişti. Bununla birlikte 3G teknolojileri daha çok hızlı veri transferi ve görüntülü iletişim ile ön plana çıkmaktadır. 3G data hizmetlerine olan talep yoğun bir şekilde artmaya devam etmektedir. GSMA’a göre, her ay milyonlarca yeni abone ile 3G data hizmetleri dünyada en hızlı gelişen genişbant hizmetidir. Ancak 3G sistemleri de teknolojik gelişimdeki son noktayı oluşturmamakta, teknoloji üreticileri yeni teknolojiler geliştirmeye devam etmektedir. 3G’den sonraki adımı mobil telekomünikasyon sistemlerindeki kapasite ve hız artışı sağlamayı hedefleyen “dördüncü nesil” (4G) sistemler oluşturmakta ve bu sistemler aynı zamanda LTE (Long Term Evolution) olarak da bilinmektedir. 4G


teknolojilerinin sağlaması gereken hız ve diğer teknik özellikler konusunda ise hâlihazırda Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) gibi uluslar arası otoriteler tarafından kabul edilmiş bir tanımlama bulunmamaktadır. Bununla birlikte, 4G teknolojilerinin 100 MB ve üzeri hızlarda mobil genişbant uygulamalarını desteklemesi beklenmektedir. 3G hizmetlerinden daha hızlı ve tamamen IP tabanlı bir şebeke mimarisine sahip olacak 4G teknolojileri ile birlikte kullanıcıların mobil genişbant hizmetlerinden daha fazla ve daha düşük maliyetli olarak yararlanmaları beklenmektedir.

“AVEA çekirdek şebekesini hem 2G hem de 3G için tamamı ile Next-GenerationNetwork (NGN) standardında yani full-IP yapısına geçiren ilk operatördür.” 2009 yılı, sunulmaya başlanan 3G hizmetleri ve yenilikçi tarifeler ile beraber sektörün yeni bir boyut kazandığı bir yıl oldu. Bu durum 2010 yılında da gelişerek devam etti. 3G ile mobil iletişimin hayatımızın her alanına getirdiği yeniliklere; eğitim, sağlık, finans gibi alanlara sağladığı katkılarla yaşamlarımızı kolaylaştırdığına şahit olduk ve olmaya da devam ediyoruz.

rumdayız ve kapsama alanımızı da hızla genişletmeye devam ediyoruz. Avea olarak, 3G’yi müşterilerimize katma değerli hizmetleri sunacağımız teknolojik bir platform olarak değerlendiriyoruz ve bu anlamda Avealılar’a en geniş kapsamlı katma değerli hizmetleri sunuyoruz. Türkiye’de teknolojiye son derece meraklı, gelişmeleri takip eden ve genç bir nüfus var. Müşterilerimiz, cep telefonlarından, akıllı telefonlarından, netbook veya Jet Mobil Modem’lerinden diledikleri anda ihtiyaç duydukları bilgilere, 3G teknolojisi sayesinde çok daha hızlı ve kolayca ulaşabiliyorlar. Ayrıca, son dönemde 3G’li cihazların hızlı bir şekilde pazarda yer almaya başlaması da önümüzdeki günlerde görüntülü görüşmenin daha da önem kazanacağını göstermektedir. Ortalama 1 Mbps bağlantısını mobil olarak kullanmaya imkân veren 3G teknolojisinde hareket halinde televizyon izlemekten yüksek hızlı internet bağlantısına kadar birçok yenilik kullanıma sunuldu. 3G, 2G teknolojisine göre en az 10 kat daha hızlı. Ancak tek başına hız rekabette belirleyici etken değil. Çünkü 3G’de hız çok farklı etkenlere bağlı. Baz istasyonuna bağlı abone sayısından, hava durumuna, istasyona olan mesafeden hareket halinde olup olmamaya kadar bir dizi etken 3G hızını etkiliyor. Avrupa ve ABD’de ise 3G hızları bu kadar yüksek değil. Bunun en önemli sebeplerinden biri adı geçen yerlerde abone sayılarının

Bu süre zarfında 3G teknolojisi temelli yeni çözümlerin teknolojiden eğitime, sağlıktan ulaşıma kadar birçok farklı alana yeni bir boyut kazandırdı. Hayatımızın her alanına “hız” ve “kolaylık” kavramlarını getirdi. Ülkemizin bilgi toplumuna dönüşümünde önemli bir adım olan 3G teknolojisi sayesinde mobil iletişim hizmetleri hayatın içine çok daha fazla entegre olmaya başladı. Özellikle mobil internet kullanımı oranlarında artış gözlendi. 3G teknolojisi, geniş bant internetten yararlanma, bilgiye ulaşma, veri indirme, görüntülü konuşma ve daha birçok katma değerli servisi hayatımıza katarken, Türkiye’nin dijitalleşmesi ve bilgi toplumuna dönüşmesi yolunda hızla ilerlemesine katkıda bulunuyor. Genel olarak Türk kullanıcısının yeniliklere açık, teknolojiyi seven bir profili var. Dolayısıyla 3G sayesinde yeni tanıştıkları ürün ve hizmetleri de hemen kullanmaya başladılar. Avea olarak 2010 ilk çeyreği itibarıyla yaklaşık 11,5 milyon aboneye sahibiz. 3G abone sayımız da toplam abone sayımızın %10’unu oluşturuyor. Avea olarak toplam mobil internet kullanımımızın %70’e yakını artık 3G şebekesi üzerinden yapılıyor. Tüm il merkezlerimizde 3G kapsaması sağlamış du-

Coşkun Şahin AVEA Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

55


ÖZEL HABER

yüksek ve teknolojinin Türkiye’dekine göre eski olması. Örneğin Avrupa’da mobil aboneler içinde 3G kullanıcılarının oranı yüzde 30 iken Türkiye’de bu rakam yaklaşık yüzde 14 civarında. Ayrıca 3G’ye abone olan herkes bu teknolojiyi kullanmıyor. Geçen yıl, yeni şebeke yatırımlarımızı yaparken Ericsson firması ile gerçekleştirdiğimiz LTE denemelerinde kullanıcı başına 150Mbps hızlara ulaştık. Bugün 81 ilde 3G yatırımımız var ve tüm Türkiye’de kapsama ve servis kalitemizi arttırmak için yatırımlarımıza devam ediyoruz. Şu an 3.9 G olarak bilinen, HSPA+ teknolojisiyle 21Mbps hızlarda hizmet sunabiliyoruz. İhtiyaca göre bunu 42 veya 84 Mbps’a çıkarmaya hazır şekilde şebekemizi kuruyoruz. Dünyadaki 63 HSPA+ destekleyen operatörden biriyiz. Bu da Avrupa ve Amerika’daki 3G şebekelerine kıyaslandığında çok daha hızlı data trafiği imkanı sağladığımız anlamına geliyor. AVEA çekirdek şebekesini hem 2G hem de 3G için tamamı ile Next-Generation-Network (NGN) standardında yani full-IP yapısına geçiren ilk operatördür. Bu yapı ile ileride beklenen LTE (Long Term Evaluation) gibi teknolojilere hazır durumdadır. AVEA şebekesi diğer kablosuz teknolojilerden biri olan WiFi şebeke datasını üzerinden taşımaya ve yönetmeye uygun hale getirilmiş tek şebekedir. 3G’nin taşıyıcı frekansı olan 2100MHz’e çok yakın bir 2G frekansına sahibiz. Bu bize 3G yatırımlarımızın planlamasında, hızımızda, kalitemizde ve maliyetlerimizde rakiplerimize göre avantaj sağlıyor. Bu avantaj ayrıca AVEA müşterilerine şebekedeki 3G- 2G geçişlerinin sırasında diğer operatörler göre daha az çağrı kesilmesi ile karşılaşmalarını sağlıyor. 3G kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla altyapı yatırımlarımızı sürdürüyoruz, ayrıca netbook, 3G cihaz kampanyaları hayata geçiriyoruz. Son olarak başlattığımız kampanyalarımızdan birini örnek vermek gerekirse; 31 Ağustos tarihine kadar numarasını Avea’ya taşıyarak ÜCRETSİZ 3G abonesi olan müşterilerimize, 3 ay boyunca kullanabilecekleri ücretsiz 1GB internet hediye ediyoruz. 3G yıldönümüne özel olarak hazırladığımız Jet Mobil Modem Kampanyamız kapsamında Jet Mobil Modem’e sahip olmak isteyen müşterilerimiz 29 Temmuz – 30 Eylül 2010 tarihleri arasında sadece 12 aylık abonelik avantajı ile 1 GB Internet Paketi’ne ayda 29 TL yerine sadece 19 TL sabit fiyata, 4 GB Internet Paketi’ne ayda 39 TL yerine sadece 29 TL sabit fiyata abone olduklarında ücretsiz Jet Mobil Modem kazanıyor. Ayrıca, 3G destekli Jet Mobil Modem’in yanında, 12 ay boyunca ücretsiz TTNET WiFi ve 6 ay boyunca ücretsiz Eset Smart Security Bilgisayar Güvenlik Çözümü hediye alıyor. 3G’nin 1. yaşına özel düzenlediğimiz iki kampanyamız

56

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

daha bulunuyor: Samsung S5503 Cihaz Kampanyası. 29 Temmuz- 30 Eylül tarihleri arasında geçerli olacak bu kampanya ile müşterilerimize 3G destekli, çift kameralı, 3.2 mp özelliği olan Samsung S5503’ü sadece 259 TL’ye sunuyoruz. Ayrıca 3 ay boyunca aylık 1.000 dakika Avealılarla ücretsiz konuşma ve aylık 1GB internet paketini de hediye ediyoruz. Maksimum karta sahip olan müşterilerimiz bu fırsattan peşin fiyatına 12 ay taksitle, ayda sadece 21,6 TL ödeyerek faydalanabiliyor. Kampanyadan yararlanmak isteyen müşterilerimizin Avea İletişim Merkezlerinden alacakları cihaz kutularının içinden çıkan şifreyi 5503’e SMS olarak göndermesi yeterli oluyor. 3G’nin yıldönümü ile birlikte tüm müşterilerimizin 3G dünyasının hizmetlerinden yararlanabilmesi için cazip teklifler sunan ‘‘3G Yıldönümü Hediyesi’’ kampanyasını da hazırladık. 29 Temmuz- 30 Eylül tarihli kampanyamız ile Avea İletişim Merkezlerinden 3G destekli Nokia 5800 XpressMusic, Nokia 3710, Nokia 7230, Nokia C5 cihazlarından birini alan müşterilerimize 6 ay boyunca aylık 100MB internet paketi ve 30 dakikalık görüntülü konuşma hediye ediyoruz. Müşterilerimizin kampanyadan faydalanabilmesi için şifre kartlı cihazlardan almaları ve çıkan şifreyi 2606’ya SMS olarak göndermesi yeterli oluyor. 3G kampanyalarımız ile müşterilerimiz ihtiyaçlarına uygun kampanya alternatifini seçerek 3G dünyasına cazip teklifler ile adım atabiliyor ve 3G’li cihazlara avantajlı fiyatlar ile sahip olabiliyor. Farklı İnternet Paketlerimiz sayesinde de, müşterilerimiz, internete çok daha cazip fiyatlara bağlanabiliyor. Müşterilerimiz, internete bağlanmak için ihtiyaç duydukları süreyi günlük, haftalık ya da aylık olarak belirleyerek, tercih ettikleri internet paketine abone olabiliyor ve mobil internet keyfini her an her yerden yaşıyorlar. Örneğin cepten internet tarafında Günlük Internet Paketi’ne günde 1,5 TL’ye, bilgisayardan internet için ise Günlük Internet Paketi’ne günde 9 TL’ye abone olabiliyorlar. Bununla birlikte 3G teknolojisi ile geliştirilen ürün ve hizmetler eğitime, sağlıktan ulaşıma kadar birçok farklı alana yeni bir boyut kazandırdı; hayatımızın her alanına “hız” ve “kolaylık” kavramlarını getirdi. Biz de Avea olarak bu süreçte, mobil iletişim çözümlerimizi hayatın farklı alanlarına yaymaya odaklandık ve başta sağlık, belediye, eğitim, güvenlik ve mobil ödeme olmak üzere farklı proje çözümleri geliştirdik. Müşterilerimizi mobil internetin yanı sıra görüntülü konuşma, cep telefonundan TV izleme, video paylaşma, uzaktan kamera, mobil oyun, mobil müzik gibi yenilikçi servisler ile tanıştırdık. 3G Netbook, 3G Wireless Router, 3G Jet Mobil Modem ve 3G cihaz kampanyalarını hayata geçirdik. Sağlık sektöründe Acıbadem Hastanesi ile birlikte Alo Doktorum projesini hayata geçirdik. Proje kapsamında müşteriler sesli veya 3G teknolojisi ile görüntülü arayarak doktorlarına anında ulaşıyor; sağlık konularında


danışmanlık ve acil durumlarda anında yönlendirme alabiliyorlar. Servis, teşhis öncesine yönelik tedbirleri ve tedavi tanımlandıktan sonrasına yönelik koruyucu önlemleri kapsıyor ve hastalık durumları dışında tıp literatüründe yer alan bilgilendirici genel sağlık ve hastalık bilgilerini içeriyor. Ankara Keçiören Hastanesi ile yapılan proje sayesinde de hasta yakınlarının hastaları ile 3G üzerinden görüntülü olarak görüşmesi, hastane görevlilerinin ilgili birimleri 7x24 izlemesi, “mobil ambulans” uygulaması ile kritik hasta bilgilerinin hastadan önce hastaneye ulaştırılması, hastane personelinin mail trafiklerinin mobil olarak yönetilmesi ve hasta laboratuar sonuçlarının SMS ile ulaştırılması sağlıyoruz. Sağlık sektörünün yanı sıra ulaştırma sektöründe hayata geçirdiğimiz projelerimiz bulunuyor. Ankara – Eskişehir ‘Yüksek Hızlı Tren’ hattında 3G altyapısı sunuyoruz. Bu sayede abonelerimiz bu hatta seyahat ettikleri zamanlarda da 3G teknolojisinden faydalanabiliyor. ‘Yüksek Hızlı Tren’ yolcuları, 1,5 saate kadar inen yolculukları esnasında Avea 3G teknolojisini kullanarak Hızlı Mobil İnternet, Görüntülü Konuşma, Mobil Televizyon gibi tüm Avea servislerinden yararlanabiliyor. Şehirlerarası seyahatlerde yolculara hızlı ve kesintisiz mobil internet hizmeti sunmak amacıyla da MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş ile işbirliği yaptık. Bu sayede MAN ve NEOPLAN otobüslerinde seyahat eden yolcular Avea 3G Wireless Router ile 3G hızında ücretsiz internete bağlanıyor.

iş yapma tutkumuz sayesinde, büyük gayret ve takım oyunuyla bir rüyayı gerçeğe dönüştürdük: Turkcell 1 yıldır 3G ile dünyadaki teknoloji trendini eşzamanlı olarak Türkiye’deki müşterilerine yaşatıyor. 3G hızı ve mobilite avantajıyla Türkiye’de internet alışkanlıklarını değiştirdik ve internet kullanımını arttırdık. Dört frekanslık A tipi lisansı satın alarak en geniş frekans spektrumuna sahip olduk. Turkcell aboneleri 3G’yle buluştukları anda daha yüksek data hızlarına ulaştı. Bu yüksek hız, sadece veri indirmede değil, aynı zamanda veri yüklemede de geçerli oldu. Turkcell’li Hayat vizyonumuz ile, 3G sayesinde, hayatı kolaylaştıran yeni uygulama, ürün ve hizmetleri hayata geçirdik: Müşterilerimizi sevdikleriyle görüntülü görüştürdük, Turkcell MobilTV uygulaması ile televizyonu ceplerine taşıdık. Video Haber ve Spor paketleriyle Türkiye’den ve dünyadan günün önemli gelişmelerinin videolarını cep telefonlarına getirdik. Videom-Fotoğrafım Facebook’ta servisleri ile video ve fotoğrafların Facebook profiline kolaylıkla yüklenebilmesini sağladık. 3G’li mobil uygulamalar arasında en çok tercih edilen “cepten internet” hizmeti oldu. İş dünyasına hız ve verimlilik sağlayan hızlı mobil internet ve mobil e-posta gibi uygulamalar, bu yeni teknolojiyle birlikte sosyal ve ticari hayata önemli

TRT ile gerçekleştirdiğimiz proje sayesinde Avea aboneleri, mobil ortama özel olarak hazırlanan haber içeriklerini; Türkiye’den ve dünyadan günün önemli gelişmelerini cep telefonlarından takip edebiliyor. Projede, Türkiye’nin streaming altyapısına sahip tek video haber servisi ile 30 kişilik TRT mobil haber ekibi tarafından hazırlanan haber içerikleri yine TRT spikerleri tarafından sunuluyor. 3G tecrübesini yaşamak isteyen müşterilerimize özel olarak, tüm 3G hizmetlerimizi bir arada sunuyoruz. 3G Hoş geldin Paketi ile tek seferde hızlı internet, Görüntülü Konuş, Seçİzle ve MobilVizyon servislerinin hepsini ayda 7 TL’den başlayan fiyatlarla abonelerimizle buluşturuyoruz.

“Turkcell aboneleri 3G’yle buluştukları anda daha yüksek data hızlarına ulaştı.” 3G, son bir yıldır yaşamımızı kolaylaştırıp zenginleştiren, mobiliteyi keyfe dönüştüren, cep telefonlarına değer katan, iş dünyasını yeniden yapılandıran ve iş yapış biçimlerini değiştiren, kısacası hayatın her alanına dokunan ve kullanan herkese bir daha “onsuz” olamayacağını hissettiren müthiş bir yenilik oldu. Faydalı

Lale Saral Develioğlu Turkcell Genel Müdür Yardımcısı / Pazarlama

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

57


ÖZEL HABER

katkılar sağladı. Turkcell Pusula, Turkcell Seyahat veya Dünya Kupası’nın gollerini maç sırasında abonelerimizin telefonlarına gönderdiğimiz Turkcell Dünya Kupası gibi uygulamalarımızla abonelerimizin hayatlarını kolaylaştırdık ve renklendirdik. Ayrıca Turkiye’de bir operatöre ait ilk uygulama dükkanı olan “Turkcell Uygulamalar”ı lanse ederek 500’den fazla model telefondan kolaylıkla uygulama indirilebilmesine olanak sağladık. Yılın ilk 6 ayında toplam 4,6 milyon uygulama indirildi. Bunların yanı sıra özel önem verdiğimiz ve hayata geçirmekten gurur duyduğumuz bir hizmetimiz daha var: 3G ile engelleri kaldırdık. 3G’nin hizmete girmesinin ardından işitme engelli yurttaşlarımızı görüntülü konuşma sayesinde ilk kez telefon görüşmesi yapma imkanına kavuşturduk. Müşteri Hizmetlerimizde iletişimi görüntüyle destekleyerek işlem kolaylığı sağladık, müşteri hizmetleri deneyimini çeşitlendirip renklendirdik, işitme engelli müşterilerimize işaret diliyle hizmet verdik. 5 bin tanesi işitme engelli müşterilerimizden olmak üzere 15 binden fazla çağrı cevapladık. Tüm bunların yanı sıra, interneti mobilize etmekte önemli bir başarıya imza attığımızın altını çizmek isterim. 1 yılda 450 bin VINN, netbook ve notebook satışı yaptık. BTK’nın 1. çeyrek raporuna göre bilgisayardan internet kullanıcı sayısındaki payımız yüzde 52. VINN kullanıcılarının %15’i, VINN aldıkları için internet aboneliklerini kapattı; yüzde 84’ü de tek internet bağlantısı olarak mobil interneti tercih ediyor. Abonelerimiz, mobil internet deneyimini ve mobil hayatı dolu dolu yaşamayı kısa sürede benimsedi. Örneğin 3G ile görüntülü görüşme hizmetimizden şu ana kadar 1,4 milyon abonemiz faydalandı. Abonelerimiz toplam 1,3 milyon saat görüntülü görüşme yaptı. Mobil data kullanımı, 1 yıllık dönemde (6. aydan 6. aya) 16 kat artmış durumda. Bir yılda Turkcell 3G şebekesi kullanılarak yaklaşık 4.500 Terabyte data alışverişi yapıldı. Bu miktarda veri, yaklaşık 7,5 milyon CD, 1 milyon DVD, 200 bin Blu-Ray DVD, 1,5 milyar şarkı ve 7 milyon filme karşılık geliyor. En çok data kullanan ilk üç ilçemiz ise Çankaya (Ankara), Kadıköy (İstanbul) ve Şişli (İstanbul) oldu. Turkcell 3G geçtiğimiz yıl 30 Temmuz’da lanse edilmeden önce, daha ön başvuru aşamasında 1 milyonuncu abonemizin kaydını alıp bu rakama ulaşmıştık. Bugüne kadar 6 milyondan fazla Turkcell’li, 3G’nin teknolojik ayrıcalıklarından yararlanabilmek için Turkcell 3G’li oldu. Müşterilerimize en yeni teknolojileri en yaygın şekilde sunmak için çalışıyoruz. Bu sebeple 3G şebekemize yaptığımız yatırımla bir yılda nüfus kapsamamızı yüzde 80’e ulaştırdık. Ayrıca yatırımlarımızı en son teknolojiye yaparak sunduğumuz 3G hızında da öncü olduk. Bugüne dek kazandığımız sayısız ödül ve 1 yılda gerçekleştirdiğimiz çok hızlı ve yüksek kaliteli şebeke kurulum performansı sayesinde 3G şebekemizle aldığımız “en hızlı

58

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

mobil internet” sertifikaları, Turkcell’in dünya ölçeğinde liderliğinin altını çiziyor. Bağımsız ölçüm ve değerlendirme firması IRIS Telekom tarafından 45.450km yol güzergâhı ve 233 yerleşim yerinde gerçekleştirilen testler sonucunda, en geniş 3G kapsamasını Turkcell’in sağladığı belirlendi. 3G şebekemizde 2010 yıl sonu için kapsama hedefimiz yüzde 90. Kapsama bizim için yalnızca rakamlardan ibaret değil. Turkcell 3G hızını ve kalitesini ülkemizin her yerine götürmek bizim için toplumsal bir görev. Turkcell 3G’nin avantajlarla dolu dünyasından müşterilerimize herhangi bir ek maliyet yüklemeden sunuyoruz. Bir yıla dönüp baktığımızda datada birim fiyatların 8’de bir oranında düştüğünü görüyoruz. İletişim sektöründeki vergilerin düşürülmesiyle fiyatların da ha da uygun seviyelere geleceğini söyleyebiliriz. 3G’nin yaş günü şerefine müşterilerimize çok avantajlı kampanya ve teklifler sunuyoruz: - 3G’li Olana 3G Servisleri Bedava Kampanyası ile Turkcell 3G’ye yeni geçen herkes, cihazları da 3G destekliyorsa 3G servislerini ücretsiz deniyor, - Ücretsiz 100 MB internet paketiyle cepten internete giriyor, - 1 Günlük MobilTV paketi ile cepten TV izliyor, - Turkcell’lilerle tam 8 saat bedava Görüntülü Görüşme süresi kazanıyor. Müşterilerimizin kampanyaya katılmak için 3G yazıp 2222’ye göndermek gerekiyor. Eğer müşterimizler 3G’ye geçtikleri halde cihazları 3G’yi desteklemiyorsa, her bütçeye uygun 3G’li cihaz kampanyalarımızdan yararlanabilirler: - 3G’li Cihaz Kampanyası: 15 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında Turkcell’den diledikleri 3G’li cep telefonunu satın alan müşteriler her yöne konuşma, mesajlaşma ve hediye internet paketi ile birlikte World’e özel 10 taksit imkanından da faydalanabilecekler. Böylece Nokia, Samsung, LG, Sony Ericsson, Huawei gibi lider markaların onlarca modelinden istediğini Turkcell avantajlarıyla alabilirler. - Kampanya kapsamındaki 3G’li telefonlardan birini satın alan bireysel ön ödemeli Turkcell müşterileri, 30 Kasım 2010 tarihine kadar her 20 TL’ye 30 gün boyunca HER YÖNE hem konuşurken hem de mesajlaşırken kullanabilecekleri 200 TL ve hediye 100 MB internet paketi kazanıyorlar. - Aynı tarihler arasında 3G’li telefon alan bireysel faturalı Turkcell müşterileri ise, 3 ay boyunca aylık 20 TL karşılığında 30 gün süresince HER YÖNE konuşurken kullanabilecekleri 1000 dakika ve hediye 100 MB internet paketi kazanıyorlar.


Cepten yanı sıra bilgisayardan internet kullanmak isteyen müşterilerimiz için de cazip tekliflerimiz mevcut: - VINN E182 Kampanyası: 24 ay kontrat veren herkes ön ödemesiz olarak; 1GB internet paketi ile birlikte ayda 35 TL’ye, 4GB internet paketi ile birlikte ayda 49 TL’ye ya da 8GB internet paketiyle ayda 75 TL’ye VINN’lanacak. - 31,78 TL tutarındaki yeni tesis özel iletişim vergisini de Turkcell karşılıyor. İletişim ve teknoloji çok dinamik sektörler ve baş döndürücü gelişmelere sahne oluyorlar. Bu yüzden düzenli ve verimli yatırım yapılması gerekliliği sektörümüzün en önemli özelliği. Turkcell olarak biz, teknoloji alanındaki liderliğimizi sürdürmek için çalışmalarımıza tüm hızıyla devam ediyoruz. Altyapı ve teknoloji yatırımlarımızın yanında tüm dünyada en yeni teknolojileri çok yakından takip ediyor, üyesi olduğumuz kuruluşlarla bilgi alışverişinde bulunuyoruz. 3G’den bir sonraki mobil teknoloji olan LTE (Long Term Evolution) konusundaki gelişmeleri de çok yakından takip ediyoruz. Bu bağlamda, dünyanın en hızlı mobil genişbant teknolojisi olan LTE testlerinde Türkiye’deki en yüksek veri hızına ulaştık. Ericsson’la birlikte yaptığımız LTE testlerinde veri hızımız, saniyede 170 Mb/s’yi aştı. Turkcell olarak 3G için aldığımız A tipi lisans ile LTE’ye geçildiği an müşterilere rakiplerimizden hızlı LTE teknolojisini sunabilecek altyapıya sahibiz.

“Herkese mobil internet” misyonuyla, ülkemizde sayısal uçurumun kapanmasına, tüm ülkemize fırsat eşitliği getirmeye en büyük katkıyı yapan kurum olmayı hedefliyoruz.” 3G teknolojisi Türkiye’de yeni bir sayfa açtı. 3G teknolojisinin açtığı bu yeni sayfada cep telefonu kullanıcıları artık diledikleri her yerden çok daha hızlı şekilde internete bağlanabiliyor, resim ve videoları anında paylaşabiliyor, en son haberleri cep telefonlarından izleyebiliyor. 3G ile gelen mobil internet, sabit hatların bile ulaşamadığı kırsal bölgelere internet erişiminin yolunu açıyor. Ayrıca, lokasyon bazlı servisler, mobil pazarlama, mobil ticaret ve eğitim alanlarındaki farklı servisler, kişilerin ve iş dünyasının hizmetine sunuluyor. Bu servislerin önümüzdeki dönemde daha da çeşitlenmesi planlanıyor. Bu değişim süreci içerisinde Vodafone Türkiye, 3G hizmetlerini Türkiye’de, bu teknolojinin tüm dünyada öncülüğünü üstlenmiş ve küresel ölçekte en geniş 3G şebekesine sahip mar-

ka olmanın bilgi birikimi ve uzmanlığıyla sunuyor. 3G+’ın lansmanının 1. yılını geride bırakırken, önümüzdeki dönem için yepyeni, vizyoner bir 3G programını devreye aldık: mobil interneti Türkiye’de yaygınlaştırmak, dileyen herkese, her an, her yerden internetin faydalarını sunmak amacıyla, yepyeni bir dönem başlattık. ‘Herkese mobil internet’ misyonuyla çalışacağımız bu dönemde, 3G+ teknolojisine ülkemizde yaşayan herkesin ulaşabilmesi ve faydalanabilmesi için altyapı yatırımlarımıza devam etmeyi ve maddi erişilebilirliliği kolaylaştırmayı ve kusursuz bir kullanıcı deneyimi sunmayı hedefledik. Türkiye’de her gelir grubundan tüketicimizin, beklentileri ve bütçeleri doğrultusunda çağın bu en büyük nimetinden yararlanmasını sağlamak amacıyla, mobil iletişimin en hızlı gelişim gösterdiği internet ve multimedya alanlarında üstün yeteneklere sahip 3G’li telefon “Vodafone 840”ı ayda 1 TL’ye müşterilerimize sunduk. 3G’li Türkiye’nin ilk operatör markalı telefonu: Vodafone 840 Türkiye’nin 3G+ teknolojisine geçişinin 1. yıldönümünde, mobil interneti yaygınlaştırmak için, Vodafone markalı 3G’li akıllı telefon “Vodafone 840”ı ayda 1 TL’ye pazara sundu. Facebook, Twitter, Windows Live Messenger gibi uygulamalara kolay erişim; cep telefonundan internette gezinme tecrübesini daha da zevkli kılan Webşın Opera Mini web tarayıcı ve elektronik posta gibi özellikler ile donatılmış olan Vodafone 840’da 3G, 2.8” Dokunmatik

Gökhan Öğüt Vodafone Türkiye Genel Müdür Yardımcısı /Pazarlama

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

59


ÖZEL HABER

TFT Ekran, 262.000 renk, 320 x 240 çözünürlük, 2 MP CMOS kamera, 8x dijital zoom özelliği, 140 MB dahili hafıza, 8GB’a kadar mikro SD desteği, Mini USB 2.0 1150 mAh Pil ve Medya Oynatıcısı bulunuyor. Vodafone; 3G’nin Türkiye’ye gelmesiyle beraber birçok alanda günlük hayatı kolaylaştıran uygulamalar geliştirdi. Sağladığı çözümlerle şirketlere farklı bir iş yapma deneyimi kazandıran Vodafone İş Ortağım, VOX cihazı ile şirketlere hem ADSL hem de 3G+ ile kesintisiz internet erişim hizmeti sunuyor. VOX cihazı, istenildiği yerde mobil internet bağlantısının birden fazla kişiyle paylaştırılmasını sağlıyor. Böylece firmalar ADSL bağlantısı olmayan yerlerde, geçici mekân ve ofislerde internet erişimi sağlayabiliyor ve bu erişimi paylaştırabiliyor. “Etrafımda Ne Var?” ise iPhone kullanıcılarına, bulundukları bölgede en yakından en uzağa, tüm önemli noktaları kategorilerine ayırarak sıralayabilen, adres ve telefon bilgisini veren, haritada göstererek konumlandırma imkânı sunan lokasyon bazlı bir bilgi servisi. iTunes Store üzerinden ücretsiz olarak indirilebilen “Vodafone Etrafımda Ne Var?”, tüm iPhone kullanıcılarına en yakın akaryakıt istasyonu, eczane, ATM, kafe, restoran, hastane, alışveriş merkezi ve sinema gibi önemli noktaların mesafesini, iletişim bilgilerini ve yerini harita üzerinde gösteriyor. Böylelikle kullanıcı en yakın noktayla ilgili aradığı tüm bilgilere tek bir dokunuşla anında ulaşabiliyor. Türkiye’de son dönemde Vodafone 3G+ teknolojisinin veri transferindeki muazzam hızı Mobil Sağlık uygulamalarını ayrı bir boyuta taşıyor. Vodafone, Cep Hastane servisinde SMS altyapısını kullanarak, web tabanlı güvenilir iletişim ile hastaların sisteme dâhil hastanelerden SMS yoluyla kolayca randevu almalarını sağlıyor. Böylece, hastaların randevu almak için erken kalkıp hastane kuyruğunda saatlerce beklemeleri ya da meşgul hatlar nedeniyle telefon başında oturup, defalarca arama yapmalarına gerek kalmıyor. Hastalar, cep telefonlarıyla bu sisteme dahil olan ve randevu almak istedikleri hastanenin kodunu, “TC Kimlik Numarası”nı ve randevu almak istedikleri bölümün kısa adını bir boşluk bırakıp yazarak 3443’e SMS atarak kolayca randevu alabiliyorlar. Birkaç dakika içinde hastaneden randevu günü ve saatini içeren bir cevap mesajı iletiliyor. Bu sistem 2 kısa mesaj üzerinden ücretlendiriliyor. Ayrıca rahatsızlığa ilişkin görseller MMS veya e-posta ile doktora gönderilebiliyor ve doktorların hızlıca değerlendirmesine sunulabiliyor. Röntgen, MR, Tomografi ve analiz sonuçları ise, hastaneye gitmeye gerek kalmadan 3G+ teknolojisi ile hastaneye, mobil uygulamalar üzerinden de uzaktan doktora ulaştırılabiliyor. 3G+ teknolojisi sayesinde şeker ve tansiyon gibi takip gerektiren ölçüm sonuçları da doktor ile anlık olarak paylaşılabiliyor. Böylece doktor değerlendirmelerinin yine anlık olarak

60

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

alınması sağlanarak hasta evindeyken bile koruyucu tıp yöntemi ile erken müdahale gerçekleştirilmiş oluyor. En son 3G teknolojisi ile yapılandırılan 3G Mobil Kamera Cingöz ise, otomatik olarak görüntülü çağrı alma kapasitesine sahip. Kullanıcı 3G Mobil Kamerayı, herhangi bir görüntülü çağrı almayı destekleyen WCDMA terminali ile tuşlayabilir ve sonra her zaman için ve her yerde 3G Mobil Kameranın yakaladığı sesli görüntüyü izleyebiliyor. Vodafone 3G+ markamızla diğer 3G paketlerinden farklılaştığımız bu servislerimizin yanında görüntülü konuşma, mobil internet, mobil TV gibi standart ürünleri de en yüksek veri kalitesiyle abonelerimize sunuyoruz. Vodafone Mobil TV servisi ile istenilen yerde cep telefonundan televizyon izlenilebiliyor. Artık sevilen dizi veya uzun süredir beklenilen heyecanlı bir maç hiç kaçırılmıyor. Üstelik Mobil TV Standart Paket’e, Spor Eğlence Paketi’ne veya Süper Paket’e abonelik ilk 1 ay ücretsiz olarak gerçekleşiyor. Ayrıca Vodafone’un Webşın hizmetiyle, web sayfalarına telefondan hızlı ve rahat bir şekilde ulaşılabiliniyor. Webşın, Opera Mini 5.0 tarayıcısı verileri sıkıştırdığı için transfer edilen verinin boyutu %90’a kadar küçültülebiliniyor. Bunun sayesinde, cep telefonunda web sayfalarına erişim çok daha hızlı olabiliyor. Web sayfaları cep telefonunun ekran boyutuna uygun olarak adapte edilebiliniyor. Böylece, bir web sayfasını cep telefonunun ekranında bütün olarak görüntülenebiliyor. Yeni kullanıcı arayüzü ile birden fazla sayfayı aynı anda açılabiliyor. Şifre yönetimi ile kullanıcı adı ve şifre istenilen web sayfası için kayıt edilebiliyor. Her giriş için tekrar yazmak gerekmiyor. Sayfa içerisinde arama yapılabiliyor, istenilen bir kelime sayfadan çıkmaya gerek kalmadan arama motorlarından aratılabiliyor. Vodafone Live! portalına bağlanılabiliyor. Türk tüketicisi her zaman için fiyat ve hizmet kalitesi konusunda hassas olmuştur. Bizim de verdiğimiz hizmet konusunda ne kadar titizlendiğimizin farkındalar. Son bir sene içinde hem teknik altyapımızı hem de hizmet/servis kalitemizi kat be kat arttırdık. Buna göre şu anda 16.1 milyon abonemiz bulunmakta. Yaptıklarımızın bu şekilde takdir edilmesi ve tüketicinin bizi tercih ediyor olması büyük gurur kaynağı. Şu anda var olan abonelerimizden 5.6 milyon kadarı 3G abonesi var. 1.yılın sonunda, 3G abonelik payı toplam abone bazımızın %32’dan fazlasına ulaşmış olarak, bugün itibarıyla Vodafone, “Türkiye’nin aboneleri tarafından 3G’si en çok tercih edilen operatörü” konumuna erişti. Yaklaşık her 3 Vodafone abonesinden biri 3G’li olurken, şebekemizdeki aylık data kullanımı 3G lansmanından itibaren 28 kat arttı. 3G teknolojisinin cep telefonundan görüntülü konuş-


mayı mümkün kılması ilk adımda en çok ilgi çeken kullanım alanı oluyor, tüketicilere 3G teknolojisini anlatmak açısından da önemliydi. Karşınızdakiyle görüntülü olarak konuşabiliyorsunuz ve bunu her yerden yapabiliyorsunuz. Bu başlangıçta oldukça ilgi çekici bir uygulama. Ancak, Vodafone olarak bu hizmetin çok ön plana çıkmayacağını biliyorduk ve beklentilerimiz de bu yöndeydi. Yurtdışındaki tecrübe de bu yönde. Data trafiğinde 3G’nin başlamasından bu yana en çok trafik artışı gördüğümüz şehirler Siirt, Hakkari ve Bitlis. Vodafone 3G+ hizmetlerimizden herkesin yararlanabilmesi için ürün, tarife, kampanya gibi birçok farklı alanda çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Vodemnet Paketlerimizin saatlik, günlük, haftalık alternatifleri; kontrat, formalite, megabayt veya gigabayt hesabı yapmadan herkesin mobil internete erişimini kolaylaştırma çabamızın bir yansımasıdır. Abonelerimiz Vodemnet paketleri ile sadece ihtiyaçları kadar ve kendi belirleyecekleri kadar mobil internete bağlanabilecekler. Saatlik, günlük veya haftalık seçenekleri bulunan Vodemnet Paketleri, herkese mobil internet keyfini, kontrat veya formalite ile uğraşmadan ve megabayt sınırı olmadan sunuyor. İster saatlik, ister günlük, isterse haftalık sunulan Vodemnet Paketleri hem faturalı hem faturasız hatlar için geçerli. Bir saatlik internet tüm vergiler dahil 99 kuruş, günlük kullanımlar 3,99 TL, haftalık kullanımlar ise 18,99 TL, olan Vodemnet paketlerine abone olmak için Vodemi bilgisayara takarak bir kısa mesaj atmak yeterli oluyor. Aynı zamanda Vodafone’un Cepözgür tarifesini kullanan gençler son derece avantajlı koşullarla mobil internet aracılığıyla arkadaşlarıyla bağlantıda kalabiliyorlar. Cepözgürlü gençler Cepnet’e abone olarak internete özgürce bağlanırken, Cumartesi günleri de internette bedava dolaşma olanağına sahipler. Ayda 7,99 TL ödeyerek Cepnet’e abone olan Cepözgürlüler ilk ay yaptıkları ödemeden sonra ikinci ay hiçbir ödeme yapmıyorlar. Cepnet aboneleri özgürce, diledikleri gibi internete bağlanarak facebook veya diğer sosyal ağlardaki arkadaşlarıyla ve tüm sevdikleriyle iletişim kurabiliyor, Google’da istedikleri anda arama yapabiliyor, e-postalarını istedikleri sıklıkta kontrol edebiliyorlar. Fiyatı 100 TL’den daha düşük fiyat grubunu tercih edenlerin 2010’un ilk çeyreğinde payı yüzde 28,6’dan yüzde 4,4 seviyesine geriledi. Buna karşın fiyatı 200-400 TL olan grubun payı da yüzde 32,8’den yüzde 40,8 seviyesine yükseldi. Geçen sene payı yüzde 6,7 olan fiyatı 400-600 TL olan grup ise bu yılın aynı döneminde yüzde 19,2’ye çıktı. Yüksek fiyat bandındaki artışlar 3G etkisiyle beraber artan akıllı telefon satışlarından kaynaklandı. Teknolojisi çok yeni olan 3G uyumlu telefonların oranı 2009’un ilk çeyreğinde yüzde 15’i bulurken, bu yılın ilk çeyreğinde iki katın üze-

rinde pay kazanarak yüzde 32,9’a çıktı. Türkiye’nin 3G+ teknolojisine geçişinin 1. yıldönümünde, ülkemizde mobil interneti yaygınlaştırmak amacıyla, Vodafone markalı 3G’li akıllı telefon “Vodafone 840” ı satışa sunduk. 3G destekli akıllı telefon özelliklerine sahip bir telefon olan Vodafone 840, tüketicilerin tercih ve beklentileri doğrultusunda, pazarın da ihtiyaçlarını göz önüne alarak pazara sunuldu. Vodafone markalı telefonla ilgili ilk tanıtımımızın ardından müşterilerimiz tarafından telefon ve e-posta yağmuruna tutulduk. Özellikle çağrı merkezimiz ve internet sitemize Vodafone 840 ile ilgili birçok soru geldi. Telefon almak isteyen müşterilerimizden ön talep alarak, cihazın satış süreci ile ilgili olarak kendilerine geri dönüş yaptık. Satış rakamlarından gördüğümüz kadarıyla çok önemli sayıda abonemizi Vodafone 840 kullanıcısı haline getireceğimize inanıyoruz. Öncelikle söz konusu olan 3G-2G geçişinden kaynaklanan sorunların genel bir sorun olmayıp lokasyon bazlı, gerek kapsama gerekse kalite kaynaklı olduğunu belirtmek gerekir. Operatörler bu alanda yaptıkları çalışmalarla birbirlerine kıyasla lokasyon bazında farklı kalitede servisler sunabilirler. Bu farklılığı genele yaymak ya da genel bir sorun olarak yorumlamak doğru değildir. 3G ile 2G şebekeleri gerçekte iki farklı şebekedir. Her iki şebekenin de kullandığı pek çok farklı ekipmanlar ve sistemler söz konusudur. Hem 2G hem de 3G servisi sağlayan operatör bu iki şebekenin birbiri ile tümleşik çalışmasını da sağlamakla görevlidir. İki ayrı şebekenin tek bir şebekeymiş gibi servis verebilmesi için teknolojik altyapıların birbirleri ile uyumlu olması gerekmektedir. Gerek 2G gerekse 3G şebekeleri uluslararası standartlara uygun olarak tesis edilir ve yerel regülasyon yükümlülüklerine istinaden işletilip geliştirilirler. 3G Hizmetlerinin kalitesi pek çok faktöre bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Bu faktörler arasında, testin yapıldığı lokasyon, zaman, noktadaki trafik yoğunluğu, şebekeyi kullanan abone sayısı, hava şartları vb yer almaktadır. Operatörlerin şebekeleri arasında yukarıdaki etkenlerden dolayı lokasyon ve zaman kapsamında farklılıklar oluşabilmektedir. Şunu da göz önünde bulundurmak gerekir ki; 3G Hizmetleri Avrupa’da yaklaşık 10 yıldır sunulmakta iken, ülkemizde sadece 1 yıldır sunulmaktadır. Bu sebeple Türkiye’de bir operatörün ve yurtdışındaki operatörlerin şebekelerinin kapsama alanı ve üzerindeki yoğunluk açısından farklılıklar vardır. Vodafone Türkiye olarak kapsama alanımız hem 2G hem 3G için her geçen gün artmakta ve abonelerimize en iyi servisi sunmak üzere yatırımlarımıza devam etmekteyiz. 2010 yılı Mart ayı sonu itibariyle Türkiye’de yaklaşık % 86 penetrasyon oranı ile 62 milyona yakın mobil abone bulunuyor. 2010 yılı Mart ayı sonu itibariyle 3G abone sayısı ise 8,7 milyona yükseldi. (Kaynak BTK 2010 1. Çeyrek raporu)

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

61


ÖZEL HABER

Bu dönemde toplam mobil internet kullanım miktarı yaklaşık 2000 TB olarak gerçekleşti. Şu anda 5.6 milyon olan Vodafone 3G+’li var. 1.yılın sonunda, 3G abonelik payı toplam abone bazımızın %32’den fazlasına ulaşmış olarak, bugün itibarıyla Vodafone, “Türkiye’nin aboneleri tarafından 3G’si en çok tercih edilen operatörü” konumuna erişti. Yaklaşık her 3 Vodafone abonesinden biri 3G kullanıcısı olurken, şebekemizdeki aylık data kullanımı 3G lansmanından itibaren 28 kat arttı. Biz internet kullanımını; uygun fiyat, erişilebilir hizmet, kolay kullanım ve hız faktörleriyle birleştiriyoruz. Abonelerimizin 3G kapsamında en çok “data” hizmetini kullandıklarını görüyoruz. Şu anda en fazla tercih edilen Vodem diyebiliriz. Data dışında en çok tercih edilen hizmetlerimizin başında televizyon dünyasını cebe indiren Mobil TV uygulamamızı görüyoruz. Müşterilerimize tıpkı sesli görüşmelerde olduğu gibi uygun koşullarda sunduğumuz Görüntülü Konuşma hizmetimiz de tercih edilen hizmetler arasında yer alıyor. Görüntülü Konuşma hizmetimiz çerçevesinde müşterilerimizden ilave ücret almıyoruz ve bu hizmeti normal konuşma ile aynı fiyattan sunuyoruz. Popüler 3G hizmetlerimizden bir diğeri de cep telefonunuzla internette gezinmek için en iyi, kullanımı en kolay tarayıcı niteliğini taşıyan Webşın uygulaması. 3G uyumlu cihazlarda internette gezinmeyi, bilgisayarla internette gezinme tecrübesine yakın bir hale getiren uygulama ile internet adeta cebinize ışınlanıyor. Ayrıca Vodafone Live!’ı da unutmamak gerekiyor… Bu servisimiz de abonelerimiz tarafından oldukça fazla ilgi görüyor. 3G’ye ağırlıklı olarak “profesyonel iş yaşamı olan “çalışan” ve “genç” kesimdeki abonelerimizin ilgi gösterdiğini söyleyebiliriz. Şu anda 3G abonelerimizin % 50’si 31 yaş üzerinde, data kullanımı yaş grubu ortalaması ise 25’i gösteriyor. Kadın kullanıcılarımızın sayısının en yüksek olduğu iller ise sırayla Sinop, İzmir, Kırklareli, Balıkesir ve Mersin. Çalışan kesimdeki abonelerimizin %14’ü; genç kesimdeki abonelerimizin ise %11’i 3G’ye kayıt yaptırmış durumda. 3G kullanımında yaş ortalaması en geç iller ise Bingöl, Şırnak ve Hakkari olarak sıralanıyor. Diğer taraftan yeni Vodafone abonesi olmuş müşterilerimizin de 3G’ye ilgisi hayli yüksek. Ek olarak 1 yıl içerisinde 3G ile birlikte Ağrı, Hakkari, Siirt ve Bitlis gibi şehirlerimizde veri trafiğinin yaklaşık yüzde 6 bin civarında artmış olması çok ilginç ve memnuniyet verici. Bu olumlu sonuçlara ve internet kullanımında dünyada yükselen sıralamamıza rağmen ülkemizin bilgi toplumuna ulaşması için önümüzde hala çok önemli bir süreç var. Ülkemizin, daha hızlı kalkınarak ileri refah düzeyine ulaşması için, en önemli önceliklerinden biri internet erişiminin yaygınlaştırılmasıdır. Dünyada internet erişim oranlarına baktığımızda ge-

62

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

lişmiş ülkelerdeki oran, gelişmemiş ülkelere göre neredeyse 4 kat daha fazladır. - İnternet refah düzeyinin artması için kaçınılmaz itici güçtür; McKinsey’in 2009 yılında yaptığı araştırma da göstermektedir ki dünyada internet penetrasyonundaki %10’luk artış, GSMH’yi %1,4’lere kadar artırmakta; 14,1 milyona yakın ek istihdam sağlamaktadır. GSMH’deki bu artış çarpan etkisi yaratarak yabancı sermaye akışını, üretkenliği ve kaliteli insan kaynağı oluşumunu kayda değer bir biçimde artırmaktadır. İşte bu sebeple, Vodafone Türkiye olarak, 3G’nin lansman yılını geride bırakırken, önümüzdeki dönem için yepyeni, bir misyon üstlendik : “Interneti demokratikleştirmek” uğrunda, dileyen herkese, her an, her yerden internetin faydalarını sunmak amacıyla, yepyeni bir dönem başlattık. “Herkese mobil internet” misyonuyla, ülkemizde sayısal uçurumun kapanmasına, tüm ülkemize fırsat eşitliği getirmeye en büyük katkıyı yapan kurum olmayı hedefliyoruz. 3G ile İlgili, ilginç çekici kullanım hikâyeleri Türkiye’de şu anda iş dünyasına sunduğumuz ‘İş Ortağım’ ve sağlık alanında gerçekleştirdiğimiz öncü projelerimiz var. Önümüzdeki dönemde bu örnekleri daha da çoğaltarak çeşitlendireceğiz. Vodafone İspanya, Qualcomm ve İspanyol Kızıl Haç işbirliği ile ‘Tüm Nesiller İçin 3G’ projesini yürütüyor. Bu proje kapsamında yaşlı insanların kablosuz mobil genişbantı kullanarak aileleriyle televizyon üzerinden video konferans yöntemiyle görüşmeleri sağlanıyor. Proje yoğun ilgi görüyor. Vodafone’un İngiltere’de ambulanslar için geliştirdiği sistem sayesinde ilkyardım ekipleri, hastanelere ve merkezi kontrol birimlerine kablosuz bağlantıyla anında ulaşabiliyor. Hastalığa dair bilgi ve fotoğraflar doğrudan ilgili yerlere gönderiliyor. Pek çok hastaya olay yerinde, güvenli ve acil müdahale şansı artıyor, doğru tanı konabiliyor. Portekiz’de ise taksilere konulan kameralar ve görüntüleme sistemleri sayesinde taksi şoförlerine yönelik saldırı ve cinayetler azalma gösteriyor.

“Huawei olarak Türkiye’de Vodafone, Avea ve Turkcell’e 3G şebeke altyapı hizmeti sağlıyoruz” 100’den fazla ülkede, dünyanın önde gelen 50 operatörünün 45’ine hizmet veren global bir şirket olarak, Türkiye’de de mobil operatörlerin tamamıyla iş ortaklığı yürütüyoruz. Bugün Türk Telekom, Turkcell, Vodafone,


Avea, Superonline, TeliaSonera Eurasia, Alb Telecom ve Eagle Mobile gibi Türkiye’nin ve bölgenin en büyük telekom operatörlerine yönelik geniş bir hizmet portföyümüz bulunuyor. 2009 yılından itibaren de Türkiye’de Vodafone, Avea ve Turkcell’e 3G şebeke altyapı hizmeti sağlıyoruz. Avea’ya, Orta Anadolu Bölgesi ve Akdeniz Bölgeleri’nde 3G altyapı hizmeti veriyoruz. Yatırımların içeriğinde; 3G teknik yatırımları, 3G yönetim ve denetim sistemleri, 3G yedek parça yönetimi, 3G eğitim ve profesyonel destekleri gibi birçok kalem bulunuyor. Vodafone’a, Türkiye’deki 3G altyapısının kurulmasında ve 3G bazlı hizmetlerin sunulmasında çözüm ortağı olarak hizmet veriyoruz. Turkcell’in ise Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde 3G şebekesi ve merkezi yönetim sisteminin kurulum ve entegrasyon çalışmalarını yürütüyoruz. Bundan 1 yıl önce 3G’nin hayatımıza girmesi ile ülkemizde tüketici davranışları açısından ciddi değişiklikler oldu. Türk toplumu genç nüfusu ve yeniliklere kolay adapte olan yapısı ile teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyor. Bu açıdan 3G teknolojisinin Türkiye’de devreye girdiği Temmuz 2009’dan Mart 2010’a kadar olan kısa sürede, 3G abone sayısının yaklaşık 8,7 milyona ulaşmış olması da bunun en iyi kanıtlarından... Üstelik dünyayla karşılaştırıldığında Türkiye’de daha geç hayata geçmesine rağmen 3G uygulamaları, gerek operatörlerin çok hızlı şekilde gerekli altyapı çalışmalarını tamamlamaları, gerekse toplumun ilgisiyle gelişmesi açısından ciddi yol kat etti.

Mobil TV, RBT, E-Kitap, Dosya Paylaşımı, IP Telefon, Baby Online, Dijital Ev hizmetleri de Huawei platformları aracılığıyla sunulan hizmetlerden bazılarını oluşturuyor. Önümüzdeki 10 yıla LTE teknolojisinin damgasını vuracağını düşünüyoruz. LTE teknolojisi, çok daha yüksek hız ve kapasite sağlayarak tüketicilere mobil ortamda televizyon ve film seyretme, online oyun oynama gibi günlük yaşamın içinde yer alan tüm servislere erişme imkanını sağlayacak. Tamamıyla IP-tabanlı bir sistem olacak olan LTE’de sabit ve kablosuz teknolojiler kombine edilecek. Böylece, güncel mobil veya sabit şebekelerden çok daha yüksek hızlar sağlanacak. LTE’nin hayata geçirilmesiyle, tıpkı GSM’den 3G’ye geçişte olduğu gibi, 3G’den de gelecek nesle doğru bir evrim yaşanacak. LTE’de en büyük global sağlayıcı ve endüstri lideri olan Huawei olarak, LTE teknolojisi ile mobil operatörlerin yeni abone hedeflerini karşılamalarına yardımcı olurken, pazara hareketlilik getirecek yeni servisler sunmalarını, kapasitelerini artırarak yeni iş fırsatları yaratmalarını sağlayacak çözümler sunmaya devam edeceğiz.

Bugün tüketiciler, dilediği zaman ve dilediği yerden kesintisiz iletişim sağlama konusunda ciddi deneyim kazanıp talep yaratırken, operatörler de yenilikçi çözümleriyle farklı ihtiyaçları karşılamaya çalışıyorlar. Bu karşılıklı etkileşim, şüphesiz hem sektörün hem de toplumun gelişmesinde önemli bir yol oynuyor. 3G teknolojisi ile birlikte mobil genişbant erişimi farklı bir boyuta ulaştı. Daha düşük maliyetle kullanıcıların her zaman ve her yerde bu teknolojiyi kullanma imkâna sahip oldu. 3G’nin uygulamaya başlamasının ardından operatörler tarafından sağlanan katma değerli servisler önem kazandı ve gelir getiren bir yer edindi. Kullanıcılar her zaman ve her yerde ‘online’ olmak istiyor. “Parmaklarımızın ucundaki dünya” konsepti artık her yerde görülmekte ve bununla sağlanan uygulamalar çeşitlenmekte... Huawei olarak kendimizi şirketlere müşterileri için uzun vadeli ve potansiyel değerler yaratmayı hedefleyen müşteri odaklı ürünler, uçtan uca hizmetler ve esnek, etkili ve özelleştirilmiş entegre iletişim çözümleri sunmaya adıyoruz. Huawei Yazlım Ürünleri, yaşamı renklendirecek eğlence, mobil ofis çözümleri, dijital müzik, yakınsamış mesajlaşma ve video konferans çözümleri, eCity Dijital Şehir Çözümü, Endüstriyel Çözümler sunuyor. Ayrıca

Tufan Ünal Huawei Türkiye Pazarlama Direktörü

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

63


MAKALE

AB ULUSLARARASI DOLAŞIM (ROAMİNG) TÜZÜĞÜ HAKKINDA BİR DEĞERLENDİRME AN ASSESSMENT ABOUT THE EUROPEAN INTERNATIONAL ROAMING REGULATION Prof. Dr. Hüseyin Altaş GİRİŞ

huseyin@telekomdunyasi.com

Nurcihan Dalcı

90’lı yılların başlarında cep telefonları, sayılı kişinin sahip olabileceği lüks aksesuarlar olarak görülmekteydi. Ardından gelen ise, genellikle büyük cep telefonları ve astronomik abonelik ücretleri oldu. Teknolojik gelişmelerin ve pazardaki rekabetçi ortamın sonucu olarak, bugün toplum tarafından mobil hizmetlere makul fiyatlarla ulaşmak mümkün hale gelmiştir. Hayatın her alanında kullanımı giderek artan mobil telefonlar, sadece sesi ileten bir araç olmaktan öte, bilgi ekonomisinin temel erişim araçlarından biri haline gelmektedir. Teknolojinin sağladığı mobilite sadece ülke içi ile sınırlı olmadığından, iş, eğitim veya turistik amaçlı olarak yurt dışına çıkan her mobil kullanıcı uluslararası dolaşım hizmetlerinin potansiyel kullanıcısı olmaktadır. Uluslararası dolaşım hizmeti sayesinde mobil telefon kulla-

INTRODUCTION

nurcihan.dalci@law.ankara.edu.tr

64

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

Mobile phones were seen as luxury accessories that few people could have in the early 90s. Then big mobile phones and astronomical subscription fees came. But thanks to the technological developments and the competitive environment in the market, it is now possible to receive mobile services with reasonable prices. Mobile phones, which are being used in every area of life, are not only tools transmitting sound, but become one of the main access tools of information economy. Since the mobility provided by technology is not limited within the boundaries of a country, every mobile user who is abroad for business, education or holiday is the potential user of international roaming services. Thanks to international roaming services, mobile telephone users can receive services outside of their countries. However, high tariffs for these services reduce the rate of use and lead


nıcıları yerleşik oldukları ülke dışında diğer ülkelerde de hizmet alabilmektedirler. Ancak bu hizmetlere ilişkin yüksek tarifeler, kullanımı azaltmakta ve tüketici şikâyetlerine sebep olmaktadır. Her ne kadar cep telefonları ulaşılabilir ve Birlik içerisinde seyahat etmek nispeten ucuzlamış olsa da; çoğu abone, yurtdışındayken yüksek dolaşım (roaming) bedelleri nedeniyle cep telefonlarını kullanmaktan kaçınmaktadır. Bir dolaşım alıcısının diğer bir ülkenin ağ (network) kapsamındayken yaptığı telefon konuşması, kendi ülkesindeki networkden yaptığı konuşmaya göre oldukça fazladır. Bu alanda ilk olarak 29 Haziran 2007 tarihinde Avrupa Birliği Resmi Gazetesi’nde (Official Journal of the European Union-OJ), 717/2007 sayılı dolaşıma ilişkin bir tüzük yayımlanmıştır. Tüzük, sesli konuşmalar için mobil network operatörleri tarafından, Birlik içerisinde yurtdışına seyahat eden abonelere dayatılan yüksek uluslararası roaming ücretlendirmelerini kademeli olarak azaltmayı amaçlamamaktaydı. Söz konusu bu tüzük 29 Haziran 2009 tarihinde Avrupa Birliği Resmi Gazetesi’nde yayımlanan 544/2009 sayılı Tüzük ile değiştirilmiştir. Bu çalışma, Tüzük (EC) No 717/2007 ve bunu değiştiren Tüzük (EC) No 544/2009 (kısaca Tüzük olarak anılacaktır)

to consumer complaints. Although mobile phones are accessible and travelling within the Union is relatively cheap, most subscribers avoid using mobile phones because of the high roaming costs in other countries. The call made by a receipt of roaming within the network of other country is much more than the call made within the network of his/her own country. In this context, a regulation No. 717/2007 on roaming has been published in the Official Journal of the European Union-OJ on June 29, 2007 for the first time. The aim of the regulation was to reduce gradually the high international roaming charges imposed to the subscribers who travel abroad for voice conversations by mobile network operators. This Regulation was amended with Regulation No. 544/2009 published in the Official Journal of the European Union-OJ on June 29, 2009. The aim of this study is to evaluate the Regulation (EC) No. 717/2007 and the Regulation (EC) No 544/2009 (briefly referred to as the Regulation) that amends it. The first part of the article will define the roaming, and then the Regulation will be examined thoroughly. In the last section, the likely impact of the Regulation will be discussed.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

65


MAKALE

hakkında değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Makalenin ilk kısmı, dolaşımı tanımlayacak, akabinde ise Tüzük kapsamlı olarak incelenecektir. Son kısımda, Tüzük’ün muhtemel etkileri ele alınacaktır. ROAMING TANIMI Yaklaşık olarak 800 mobil network operatörünü temsil eden GSM Birliği (GSM Association), roamingi “cep telefonu kullanıcısının, kendi ülkesinin coğrafi network kapsamı dışarısında seyahat ederken, başka bir network vasıtasıyla, otomatik olarak sesli konuşma yapabilmesi&alabilmesi, veri alış&verişinde bulunabilmesi veya diğer hizmetlere ulaşım yeteneği” olarak tanımlamaktadır. Roamingin bu tanımı hem ulusal hem de uluslararası roaming için kullanılmaktadır. Ulusal roaming, bir operatörün alıcısının aynı ülke içerisinde asıl servis sağlayıcı tarafından doğrudan hizmet sağlanamayan başka bir ağ alanına girmesi halinde; örneğin, X operatörünün alıcısı Y operatörü tarafından yönetilen bir networke girerse, ortaya çıkar. Bu tip roaming, operatörün geniş bir coğrafi alan kapsayan networkü olmaması ve bu nedenle alıcılarına hizmet verebilmek için diğer operatörlerden kiralaması halinde söz konusu olur. Diğer taraftan, uluslararası roaming, abonenin yurtdışına seyahat ettiği ve diğer bir networkde cep telefonunu kullandığında ortaya çıkar. Bu dolaşım hizmeti, farklı ülkelerde faaliyet gösteren işletmecilerin uluslararası dolaşım anlaşması yapmaları ile mümkün olmaktadır. Başka bir anlatımla bir mobil operatörünün yurtdışında roaming servisi sağlayabilmesi için, operatörün diğer operatörler ile sıklıkla karşılıklı ticari çıkarlara dayanan ve karşılılık dereceleri içeren ikili anlaşmalar yapması zorunludur. Uluslararası Roaming Anlaşmaları (International Roaming Agreements) her operatörün roaming aboneliklerini sürdürmek için uygulayacağı toptan satış fiyatlarını (Operatörler Arası Tarifeler/ Inter-Operator Tariffs) detaylandırmaktadır. Uluslararası Roaming Anlaşmaları için Standart Terimler (Standart Terms for International Roaming Agreement-STIRA) ve GSM Mutabakat Zaptı (GSM Memorandum of Understanding-MoU) gibi belgeler müzakere sürecini kolaylaştırmak için getirilmiştir. Yabancı ülke işletmecileri, ziyarette olan abonenin işletmecisine uluslararası dolaşım nedeniyle toptan ücretleri gösteren fatura göndermekte ve işletmeciler kendi aralarında hesaplaşmaktadır. Böylece hem yerli hem de diğer network operatörleri roamingden önemli gelir elde etmekte ve genellikle birçok mobil network operatörü diğerinin abonesine fatura ettiği yüksek bedellerden kâr elde etmektedir. Kullanıcı tarafında ise, uluslararası dolaşım ücretleri, aboneye kendi işletmecisi tarafından fatura edilmektedir. Bu doğrultuda, Avrupa Komisyonu, bir tüzük kabul ederek operatörlerin roaming için yapacakları ücretlendirmeleri sınırlamaya yönelmiştir. TÜZÜK Tüzük, elektronik iletişimin genel ilkelerini, amaçlarını ve

66

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

THE DEFINITON OF ROAMING GSM Association that represents approximately 800 mobile network operators defines the roaming as follows: “cell phone user’s capability of making and receiving voice calls automatically, exchanging data or accessing other services while travelling outside of the geographical network coverage of his/her own country.” This definition related to the roaming is used for both national and international roaming. National roaming is in question when the client of an operator enters to the other network area where the real service provider cannot provide service directly within the same country; for example, the client of X operator enters to a network managed by Y operator. This type of roaming occurs when an operator has not a network that covers a large geographical area and therefore rents from other operators to serve its customers. On the other hand, international roaming occurs when the subscriber is traveling abroad and uses his/her mobile phone in other networks. This roaming service is possible when operators operating in different countries make agreements on international roaming. In other words, a mobile operator should make bilateral agreements often based on mutual business interests and containing the degrees of reciprocity to provide international roaming service to the subscriber who is traveling abroad. International Roaming Agreements determine the wholesale prices that will be applied by each operator to continue their roaming subscription (Inter-Operator Tariffs) in detail. Documents such as Standard Terms for International Roaming Agreement-STIRA and GSM Memorandum of Understanding-MoU have been introduced to facilitate the negotiation process. Operators of foreign countries send a bill showing the wholesale prices for international roaming to the operator of the visitor, and operators make the necessary transactions between themselves. So both domestic and other network operator get significant revenue and generally many mobile network operators get a high profit from the subscribers of other operators. International roaming charges are collected by the subscriber’s operator. In this context, the European Commission adopted a regulation to limit the pricing for roaming. THE REGULATION The Regulation is a separate official document supported by 2002 Regulatory Framework that consists of five regulations setting out the general principles, objectives and procedures of communication. The European Commission has revealed that 2002 Regulatory Framework cannot resolve the problem of high roaming charges for international activities and the fact that National Regulatory Authorities-NRAs are not authorized to regulate the markets of other Member States.


usullerini ortaya koyan beş tane yönetmelikten oluşan 2002 Düzenleyici Çerçeve Çalışması (Regulatory Framework) tarafından bütünüyle desteklenen ayrı bir resmi belgedir. Avrupa Komisyonu, sınır dışı kaynaklı faaliyetlerin yüksek roaming bedelleriyle faturalandırılması problemini ve Ulusal Düzenleyici Otoritelerin (National Regulatory AuthoritiesNRAs) diğer Üye Ülkelerin pazarlarını düzenleme yetkisi olmadığı gerçeğini Düzenleyici Çerçeve Çalışması’nın bağımsız olarak çözemediğini ortaya koymuştur. Tüzük, Birlik’e hem toptan hem de perakende roaming bedelleri için geniş fiyat sınırları sunarak bu kusuru gidermeye çalışmaktadır. Tüzük, perakende fiyatların bir anlamda garantisi olmak ve tüketici fiyatının düşük kalmasını sağlamak üzere toptan seviyede de tavan fiyat belirlemektedir. Tüzük’ün 3. maddesi, toptan satış bedelleri söz konusu olduğunda mobil network operatörleri arasındaki sözleşme özgürlüğünü kısıtlamaktadır. 717/2007 sayılı Tüzük ile Network operatörlerinin, roaming alıcıları tarafından yapılan düzenli konuşmalar için diğer mobil operatörlerine 2007 yılı için dakikada 0,30 Cent’ten daha fazla ücretlendirme yapması yasaklanmıştır. Bu fiyat sınırı 2008 yılı için 0,28 Cent, 2009 yılı için 0,26 Cent, 2010 yılı için 0,22 Cent, 2011 yılı için 0,18 Cent olarak belirlenmiştir . Bu tavan fiyatlar, inter alia, sağlama, iletme ve sona erdirme harçlarını da (origination, transit and termination fees) içermektedir. Azami toptan fiyatın üstüne çıkmamak şartıyla, operatörler, işin yoğun ve nispeten az olduğu dönemlere göre roaming ücretlendirmesi yapmaya izinlidirler. Tüzük’ün 4. maddesi, perakende ücretlerle ilgilidir. Üç yıllık bir dönem için oluşturulan perakende seviyedeki tavan fiyatları, giden aramalar yani yurtdışında yapılan aramalar için 717/2007 sayılı Tüzük ile 2007 yılı için 0,49 Cent, 2008 yılı için 0,46 Cent, 2009 yılı için 0,43 Cent olarak belirlenmişken; 544/2009 sayılı Tüzük ile 2010 yılı için 0,39 Cent, 2011 yılı için 0,35 Cent olarak belirlenmiştir. Yurtdışında gelen aramalar için bu fiyatlar 2007 yılı için 0,24 Cent, 2008 yılı için 0,22 Cent, 2009 yılı için 0,19 Cent olarak belirlenmişken; 2010 yılı için 0,15 Cent, 2011 yılı için 0,11 Cent olarak belirlenmiştir. 544/2009 sayılı Tüzük ile SMS dolaşımı da ayrıntılı olarak düzenlenmiş ve SMS dolaşım ücretleri ile ilgili olarak da tavan fiyat belirlemesine gidilmiş, toptan satış halinde her bir SMS için 0,04 Cent; perakende satış halinde ise her bir SMS için 0,11 Cent belirlenmiştir. Servis sağlayıcıları, roaming alıcılarını bu fiyatlar üzerinde yükümlü tutmaktan yasaklıdır. Örnek olarak bir roaming alıcısı (2010 yılı için) Birlik içerisinde her yerde 5 dakikalık bir konuşmasında giden araması için 1,95 (+KDV) Euro ve gelen araması için ise 0,75 (+KDV) Cent ödemeyi beklemelidir. Perakende fiyat, dakika bazında düzenli konuşmalar için izin verilen ücretin üzerinde olacak şekilde abonelik ücreti, sabit veya tekerrür eden harçlarla birleştirilemez. Roaming alıcıları, genellikle faturalarındaki fiyatlandırmayı görene kadar roaming sırasında bir konuşmaya tam olarak ne kadar ödeyeceklerini bilmezler. Tüzük, şeffaflık ölçütleri getirerek bu probleme yönelmiştir. Tüzük, bir

Regulation tries to fix these flaws by providing a wide price limits for both wholesale and retail roaming charges to the Union. Regulation determines a ceiling price at the wholesale level to guarantee the retail prices and keep the consumer prices low. Article 3 of the Regulation restricts the freedom of contract between mobile network operators in terms of the wholesale costs. According to Regulation No. 717/2007, in 2007 network operators cannot request more than 0.30 cents per minute from other mobile operators for regular calls made by roaming clients. The price limit has been determined as 0.28 cents for 2008, 0.26 cents for 2009, 0.22 cents for 2010 and 0.18 cents for 2011. These ceiling prices include inter alia origination, transit and termination fees. Operators are allowed to determine roaming charges according to the periods when the usage is relatively more or less compared to the other periods, provided that they do not exceed the maximum wholesale price. Article 4 of the Regulation is related to the retail prices. According to Regulation No. 717/2007, the ceiling prices at the retail level determined for a three-year period cannot be more than 0,49 cents for the outgoing calls, in other words the calls made abroad, in 2007. This ceiling price has been determined as 0,46 cents for 2008 and 0.43 cents for 2009. Regulation No. 544/2009 the ceiling price has been determined as0.39 cents for 2010 and 0.35 cents for 2011. The price of incoming calls from abroad has been determined as 0.24 cents for 2007, 0.22 cents for 2008, 0.19 cents for 2009, 0.15 cents for 2010 and 0.11 cents for 2011. SMS roaming has been also regulated in detail by Regulation No. 544/2009. The ceiling price has been also determined for SMS roaming charges. The wholesale ceiling price has been determined as 0.04 cents for every single SMS and the retail ceiling price has been determined as 0.11 cents for every single SMS. Service providers cannot impose higher prices on the roaming clients. As an example, a roaming client should expect to pay 1.95 (+ VAT) Euros for a 5-minute outgoing call and 0.75 (+ VAT) cents for a 5-minute incoming call (in 2010) within the Union. Retail price cannot be combined with a subscription fee, a fixed or recurring charges in such way that it exceeds the allowed charge for the regular calls per minute. Roaming clients often do not know exactly how much they will pay for a call during roaming until they see the pricing in their bill. The Regulation has been directed to this problem by introducing transparency measures. According to the Regulation, it is necessary to provide detailed information to the roaming client about the roaming pricing that can be automatically applied by the operators when he/she enters to a different network. With this notification, the total price of incoming and outgoing calls should be reported to the client, and a free number to obtain further information should be provided. Roaming clients will be entitled to request information about voice calls, SMS, MMS and other data services. In accordance with the third paragraph of Article 3 in the Regulation,

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

67


MAKALE

roaming alıcısının başka bir networke girdiği zaman operatörlerin ona otomatik olarak uygulanabilir roaming fiyatlandırmaları hakkında detaylı bilgi sağlamasını zorunlu kılmaktadır. Bildirimle, alıcıya gelen ve giden aramaların toplam ücreti bildirilmeli ve daha fazla bilgi alabilmesi için ücretsiz bir numara sağlanmalıdır. Roaming alıcılarının sesli aramalar, SMS, MMS ve diğer veri servislerinin fiyatları hakkında bilgi isteme hakkı olacaktır. Tüzük’ün 6. maddesinin 3. paragrafına göre, mobil operatörleri, yeni alıcıları abonelikleri sona erdiği zaman uygulanabilir roaming ücretleri hakkında bilgilendirmeye zorunludur. Ağustos 2007’den itibaren, mevcut roaming alıcıları azami perakende ücretini veya servis sağlayıcısı tarafından sunulan başka bir roaming planını seçme imkanına sahiptir. Alıcı tarafından yapılan seçim bir ay içerisinde aktif olacaktır. Bir alıcı iki ay içerisinde seçim yapmazsa, zorunlu perakende ücreti otomatik olarak uygulanacaktır. Tüzük, servis sağlayıcılarının 30 Haziran 2007 öncesi bir roaming planı seçen alıcısına o planın hüküm ve şartlarının hatırlatmasını gerektirmektedir. Roaming alıcısı zorunlu perakende fiyatlara geçmeyi her zaman isteyebilir. Bazı operatörler yüksek roaming fiyatlarının etkilerini azaltmak için roaming paketleri teklif etmişlerdir; ancak bunlar genellikle uzun dönem sözleşmeleri ve paket kapsamında işleri olan aboneler içindir. Ödeme yapmış aboneler ve tesadüfi olarak yurt dışına seyahat ettiği için hiçbir roaming paketine üye olmayan aboneler genellikle indirimli tarifelerden yararlanamazlar. Tüzük, bu tip roaming alıcıları operatörleri ile önceden bir anlaşma yapmış olmasa dahi net olarak koruyucu azami ücretlerden yararlandırarak her tip aboneyi makul olmayan roaming bedellerine karşı korumaktadır. Tüzük’ü yürürlüğe koymaya Ulusal Düzenleyici Otoriteler yetkilidir. 9. Maddeye göre, Üye Devletler Tüzük’te yer alan hükümlere uymamaları halinde mobil operatörleri cezalandıracak kurallar getirmeye yetkilidir. Konulan cezalar ölçülü ve etkili olmalıdır. İNCELEME Tüzük, azami fiyatlar koyarak operatörlerin birbirlerine karşı ileri sürebilecekleri ve alıcıya yansıtacakları roaming ücretlendirmelerini sınırlayacaktır. GSMA, operatörlerin toplam 4.3 milyar Euro gelir kayıpları olduğunu tahmin etmektedir. Operatörler, kaybolan gelirin bir kısmını, rekabetin zayıf olduğu network kapsamında alıcılara verilen fiyatların artmasına neden olacak şekilde ağ içi mobil hiz-

68

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

mobile operators should inform the new clients about the applicable roaming charges when their subscriptions end. Since August 2007, the current roaming clients have the opportunity to select the maximum retail roaming fees or another roaming plan offered by the service provider. The choice made by the client will be active within a month. If a client does not make a choice within two months, the mandatory retail price will be applied automatically. According to the Regulation, the service providers should re-inform its client who chose a roaming plan before June 30, 2007 about the terms and conditions of that plan. Roaming client may always prefer the mandatory retail prices. Some operators have offered roaming packages to reduce the effects of high roaming prices; but these packages are generally for subscribers who have long-term contracts and have jobs within the scope of the packages. Subscribers, who made a payment and did not become a member of any roaming packages b they are incidentally travelling abroad, cannot benefit from these tariffs in general. The Regulation protects every types of subscriber against the unreasonable roaming fees; roaming clients can benefit from the preventive maximum fees although they made an agreement with their operators previously. National Regulatory Authorities are authorized to enforce the Regulation. According to the Article 9, the Member States have the authority to make rules to punish the mobile operators that act against the provisions of the Regulation. The penalties should be proportionate and effective. REVIEW The Regulation will limit the roaming charges that operators may request from other operators or reflect to the client by determining the maximum rates. GSMA estimates that operators lost 4.3 billion Euros revenue in total. Operators may attempt to regulate the fees of mobile services provided within the network with the aim of compensating the loss of revenue where the competition is weak. This attempt may increase the prices offered to the clients within the scope of network. These kinds of price regulations should be minimal, because operators


metlerinin ücretlerini tekrar düzenlemeye kalkışabileceklerdir. Bu fiyat düzenlemeleri asgari düzeyde olmalıdır çünkü operatörlerin alıcı sadakatini korumakta çıkarları vardır ve her türlü ciddi kötüye kullanım Ulusal Düzenleyici Otoriteler tarafından soruşturulacaktır. Kaybolan geliri telafi etmek için operatörlerin kullanabileceği diğer bir taktik ise, üçüncü ülkelerdeki abonelerin roaming ücretlerini arttırmaktır. Birlik dışındaki alıcılar Tüzük tarafından korunmamaktadır ve Avrupalı abonelerden daha yüksek ücretlendirmelere tabi olabilirler. Aynı şekilde, Birlik dışındaki operatörler kendi networklerindeyken Avrupalı abonelerden yüksek oranlı roaming ücretleri isteyebilirler. Mobil operatörleri arasında karşılıklı bir ilişki olduğundan status quo çoğu Avrupalı turistin güzergâhında olan ülkelerde değişmeyecektir. Her operatörün kayıp gelirini tazmin etme çabası geçici olmalıdır. Alıcıların düşük roaming fiyatları hakkında bilinci yükseldikçe ve onlar roaming hizmetini düzenli kullanmaya başladıkça, ilk baştaki kayıp gelir artan roaming kullanımı ile giderilecektir. Birlik içerisindeki roaming hizmetlerine talep arttıkça, operatörler uzun dönemde gelirlerini arttırabileceklerdir. SONUÇ Tüzük, makul olmayan roaming ücretlerine son vermekte ve Avrupalı aboneler için iyi düzeyde tüketici koruması sağlamaktadır. Tüzük, operatörleri kâr oranlarını korumak için toptan roaming fiyatlarını düşürmeye ve yaratıcı fiyat planları önermeye teşvik etmektedir. Bazı operatörler, yakın gelecekte alıcılarına, sabit-fiyat (single-rate), aylık değişken ücret (flat monthly free), peşin fiyatına dakika bazlı konuşma (bundled minutes) şekillerinde olabilecek daha fazla roaming paketi sunmaya başlayacaktır. Bu paketlerin çoğu zorunlu Avrupa Tarifeleri’nden (Eurotariff) daha iyi anlaşmalar önerecektir. Eurotariff sabit bir roaming fiyatı değil; bir fiyat tavanı olduğundan operatörler Eurotariff altında roaming ücretleri önermeye teşvik edilmektedirler. Roaming alıcıları, alış veriş yapacak ve bir servis sağlayıcı seçtiklerinde bilinçli bir tercihte bulunacaklardır.

have interest in maintaining the loyalty of the clients and any serious abuse will be investigated by the National Regulatory Authorities. Operators may use another tactic to compensate the loss of revenue; they may increase the roaming charges of the subscribers in the third countries. The clients outside of the Union are not protected by the Regulation and may be subjected to higher charges than European subscribers. Similarly, operators outside of the Union request high rate of roaming charges from European subscribers while these subscribers are within their network. Since there is a mutual relationship between mobile operators, a status quo will not change in the countries visited by many European tourists. The effort of each operator to compensate the loss of revenue should be temporary. The awareness of the clients about the low roaming charges will increase and the roaming services will be used regularly. In this way, the loss of revenue will be resolved with the increasing use of roaming services. When the demand for roaming services will increase within the Union, the operators will be able to increase their income in the long term. RESULT The Regulation terminates the unreasonable roaming charges and provides a good level of consumer protection for European subscribers. The Regulation encourages the operators to decrease the wholesale roaming prices and offer innovative pricing plans to maintain their profit rates. Some operators will begin to offer more roaming packages such as single-rate, flat monthly free, bundled minutes in the near future. Most of these packages will propose a better deal than mandatory Eurotariff. Eurotariff is not a constant roaming price; but a ceiling price. Therefore, operators are encouraged to propose lower roaming charges than Eurotariff. Roaming clients will make shopping and will make an informed choice when they select a service provider. FOOTNOTES

DİP NOTLAR 1 Regulation (EC) No 717/2007 of the European Parliament and of the Council of 27 June 2007 on roaming on public mobile telephone networks within the Community and amending Directive 2002/21/EC, OJ L171, 29.6.2007.

1. Regulation (EC) No. 717/2007 of the European Parliament and of the Council of 27 June 2007 on roaming on public mobile telephone networks within the Community and amending Directive 2002/21/EC, OJ L171, 29.6.2007.

2 Regulation (EC) No 544/2009 of The European Parliament and of the Council of 18 June 2009 amending Regulation (EC) No 717/2007 on roaming on public mobile telephone networks within the Community and Directive 2002/21/EC on a common regulatory framework for electronic communications networks and services, OJ L167, 29.06.2009.

2. Regulation (EC) No. 544/2009 of The European Parliament and of the Council of 18 June 2009 amending Regulation (EC) No. 717/2007 on roaming on public mobile telephone networks within the Community and Directive 2002/21/EC on a common regulatory framework for electronic communications networks and services, OJ L167, 29.06.2009.

3 2010 ve 2011 tavan fiyatları 544/2009 sayılı Tüzük ile belirlenmiştir.

3. The ceiling price for 2010 and 2011 was determined by Regulation No. 544/2009.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

69


TD HABER

Bilişim Zirvesi ’10 “Oyun Yeniden Başlıyor” Bilişim Zirvesi ’10 – “Game is just beginning”

2010’da 10’uncu yılını kutlayan Bilişim Zirvesi’nin içeriği; bireylerden topluma, sektörlerden ülkelere kadar en önemli konulara dokunacak şekilde 10’uncu yıl için yeniden tasarlandı. Gelecek 10 yılın stratejilerinin, ulusal ve uluslararası uzman konuşmacılar tarafından ele alınacağı Bilişim Zirvesi’10’un ana teması ise “Oyun Yeniden Başlıyor”. Bu yıl Zirve’de oyunun ve oyuncuların değişeceği Yeni Dünya modelinde; ticari coğrafyaların değiştiği, sermaye yapılarının el değiştirdiği ve bölgesel güç olmanın önem kazandığı yeni oyunun kurallarına ışık tutulacak. Bu sene 4-5 Ekim 2010’da Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda başlayacak olan Bilişim Zirvesi’10, 6-9 Ekim 2010’da İstanbul Tüyap Büyükçekmece Fuar ve Kongre Merkezi’nde devam edecek. Bilişim Zirvesi’10, bu yıl Türkiye’nin yanı sıra Orta Doğu, Türk Cumhuriyetleri ve Balkan ülkelerinin siyasi liderlerini ve iş adamlarını da ağırlayacak.

70

2

010 is the 10th anniversary of the ICT Summit and its content redesigned for 10th year in such a manner that touch to most important issues from individuals to society, from sectors to countries. The main theme of Bilişim Zirvesi’10 is “Game Begins Again” and the strategies for the next 10 years will discussed by national and international expert speakers. In a world model, in which capital structures pass through many hands and where the fact of being a regional power is important, Bilisim Zirvesi has positioned itself as an international event. The event will take place at the Lutfi Kirdar Conference and Exhibition Center during October 4-5, 2010 and in the meeting rooms of the Istanbul Tuyap Buyukcekmece Exhibition and Conference Center during October 6-9, 2010. Bilişim Zirvesi’10 will host political leaders and businessmen from Middle East, Turkish Republics and Balkan countries besides Turkey in this year.

Hedef, Avrasya ve Ortadoğu’nun en güçlü etkinliği olmak

Target is being the most powerful event of Eurasia

Bu yıl daha da büyüyerek bir haftaya yayılan Bilişim Zirvesi’10’un ilk günü Ana Tema Günü olarak planlandı. “Oyun Yeniden Başlıyor” temasıyla 21’inci yüzyılın ikinci 10 yılının anlatılacağı Bilişim Zirvesi’10’da, bölge gündemine küresel bir gelecek stratejisiyle dikkat çekilecek. Katılım beklenen ülkeler; Makedonya, Arnavutluk, İran,

This year Bilişim Zirvesi’10 will spread over a week and first day was planned as the Main Theme Day. It was discussed second 10 years of 21 century and draw attention to agenda of region with future global strategy under the theme of “Game Starts Again” in Bilişim Zirvesi’10. It’s expected participation of following countries: Macedonia, Albania,

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


Irak, Suriye, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün. Türkiye’nin en büyük bilgi, iletişim ve eğitim platformu olan Bilişim Zirvesi’10’da, hedef Avrasya ve Ortadoğu’nun en güçlü etkinliği olmak.

Iran, Iraq, Syria, Azerbaijan, the United Arab Emirates, Jordan. Our target is to become most powerful events in Eurasia and Middle East as Turkey’s largest information, communication and training platform, Bilişim Zirvesi’10.

Türkiye ve bölge ülkelerin iş, siyaset ve teknoloji liderlerinin buluşacağı Ana Tema Günü’nde dünyanın gündemindeki siyasi, ekonomik ve toplumsal gelişmeler ele alınacak. Oyun Yeniden Başlıyor ana teması çerçevesinde enerjiden çevreye, ekonomiden teknolojiye, siyasetten inovasyona uzanan küresel konular, uzman konuşmacılar tarafından ele alınacak ve gelecek 10 yılın stratejileri belirlenecek. İlk günde aynı zamanda sosyal etkinliklerin de yoğun olacağı, Türk iş dünyası ile bölge ülke yöneticilerinin iş ve iletişim geliştirebilecekleri, işbirliği yapabilecekleri zengin bir ortam da sunulacak.

The world’s agenda, political, economic and social developments will be discussed in the Main Theme Day where Turkey and other countries’ business, politics and technology leaders will meet. Global issues such as energy, environment, economy, technology, politics and innovation will be addressed by expert speakers under the theme of “Game Stars Again” and the strategy of the next 10 years will be determined. And we will also offer efficient environment where Turkish business world and regional countries’ managers could develop business and communication, cooperation’s and many of the social events will be.

Ana Tema Konferansı’nda bu yıl yurtdışından önemli konuklar ağırlanacak.Yönetim ve teknoloji ekseninde dünyanın etkili üç küresel düşünürü Bilişim Zirvesi için Türkiye’ye geliyor! “Dünyayı Nasıl Bir Gelecek Bekliyor” sorusunun cevabı 4 Ekim’de Lütfi Kırdar’daki Ana Tema Konferansı’nda tartışılacak. Dünyanın etkili üç küresel düşünürünü Kevin Kelly, Charles Leadbeater ve Dennis Anderson; kuralların değiştiği 21. yüzyılın ikinci 10 yılında, “Oyun Yeniden Başlıyor” temasıyla

It will be hosted very important visitors from regional countries at the Main Theme Conference. Three global thinkers who effective in the world in the axis of management and technology are coming to Turkey for Bilişim Zirvesi’10! Answer of the question of “How is the future waiting to the World? Will discussed in Lutfi Kirdar Conference and Exhibition Center at 4 October in Main Theme Conference. World’s three effective global thinkers, Kevin Kelly, Charles

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

71


TD HABER dünyayı nasıl bir geleceğin beklediğini anlatacaklar. “Kimse herkes kadar zeki değildir” WIRED Dergisi’nin kurucularından ve efsanevi editörü Kevin Kelly, “Düşünür, çevreci ve olağandışı bir filozof. Doğanın tek kişilik bir gücü…” olarak tanımlanıyor. “Kimse herkes kadar zeki değildir” diyen Kelly’nin “Out of Control: The New Biology of Machines, Social Systems, and the Economic World” kitabı Matrix filmine ilham veren kitaplardan biri olmuştu. Bugün Kelly, yaşamının ana sorusu olan “Yeni teknoloji ortaya çıktığında nasıl düşünmeliyim?” sorusunun yanıtlarını içeren ve ‘What Technology Wants’ adını taşıyan yeni kitabı üzerinde çalışıyor. Bilişim Zirvesi’10’da “Oyun teknolojiyle yeniden başlıyor: Kaçınılmaz geleceğe nasıl daha iyi hazırlanabiliriz?” başlığında konuşacak olan Kevin Kelly, değişen senaryolardaki yeni rolleri anlatacak. BBC, Vodafone, Microsoft, Ericsson, gibi dünya çapında kurumlara danışmanlık yapan Charles Leadbeater, Accenture Yönetim Danışmanlığı tarafından “Yönetim alanında dünyanın en büyük düşünürlerden biri” seçildi. Leadbeater, New York Times’ın verdiği “Yılın en iyi fikrini üreten ödülü”nün sahibi oldu. Bilişim Zirvesi’10’un iş ortaklarından British Council’ın desteğiyle Türkiye’ye gelen Leadbeater, zirvedeki konuşmasında gelecek yıllarda etkisi her alana yayılacak olan “Bulut kültürü, inovasyon ve kitlesel yaratımın gücü”nü anlatacak! Birleşmiş Milletler Bilgi ve İletişim Teknolojileri Gelişimi Küresel Birlik Birimi’nde üst düzey danışman olarak görev yapan Dennis Anderson, sürdürülebilir gelişim, BT teknolojileri, bilgi politikaları, küresel dijital farklar, insanbilgisayar etkileşimi, multimedya, yapay zeka, matematik, uzaktan eğitim, yeni medya ve e-reklam konusunda araştırmalar yapıyor. Anderson, St. Francis, City, Pace, New York ve Boğaziçi gibi birçok üniversitede eğitmenlik yaptı. Anderson, Bilişim Zirvesi’10’da “Gelecek 10 yılda CIO’ları neler bekliyor” başlığıyla iş dünyası ve teknolojinin gelecekteki beraberliğinin nasıl şekilleneceğini anlatacak.

72

Leadbeater and Dennis Anderson will explain the future of the world in the second 10 years of 21th century where rules have changed under the theme of “Game Starts Again”. Nobody is as smart as everybody One of the WIRED Magazine’s founder and legendary editor Kevin Kelly is known as “Thinker, environmentalist and unusual philosopher... A single force of nature...” He is One of the inspirers of the movie “The Matrix” with his book of “Out of Control: The New Biology of Machines, Social Systems, and the Economic World” and he say “Nobody is as smart as everybody “. Today Kelly is working on his new book which includes the answers of “How should I think when new technologies emerge?” and named “What Technology Wants”. Kevin Kelly will speak under the theme of “Game is starting against with technology: How we are prepare better for the inevitable future?” and explain new roles in the changing scenario. Charles Leadbeater who is consult to worldwide institutions such as BBC, Vodafone, Microsoft, Ericsson, chosen as “One of the world’s greatest thinkers in the field of management” by Accenture Management Consulting. He has been awarded as the Best Idea of the Year by New York Times. Leadbeater will come to Turkey with the support of Bilişim Zirvesi’s partner British Council ad he will explain “Cloud culture, innovation and the power of mass creation” whereof effect will be spread to all areas in future years. Dennis Anderson who serves as senior adviser in United Nations Global Alliance for Information and Communication Technology Development Unit, is making a research about sustainable development, IT technologies, information policy, global digital differences, human-computer interaction, multimedia, artificial intelligence, mathematics, distance learning, new media and e-advertising. Anderson has taught at St. Francis, City, Pace, New York, Pace University and Boğaziçi University. Aderson will explain the unity of business and technology in the future under the theme of “What is waiting for CIOs in the next 10 years?”

Türkiye’ye ilk kez gelecek olan Kaspersky CEO’su Eugene Kaspersky Bilişim Zirvesi’nde “Dijital güvenliğin Geleceği” konulu bir konuşma yapacak. Küresel siber suç pazarını geliştiren ana faktörler üzerinde duracak olan Kaspersky, uluslararası toplulukların karşı karşıya kaldığı zorluk ve tehditleri tek tek sıralayacak. Online hizmetlerin network’lerin ve dijital cihazların hızlı evrimleşmesiyle ortaya çıkan olası yan etkiler gibi konular hakkında da bilgiler verecek olan Eugene Kaspersky, küresel siber suçların çözülmesi ve azaltılmasına yönelik vizyonunu da dinleyicilerle paylaşacak.

CEO of Kaspersky Eugene Kaspersky has never been in turkey befor and he will make a speech under the theme of “The future of digital security” in Bilişim Zirvesi. He will emphasize the main factor for global cyber crime market development and sort the challenge and threat facing by international community. Eugene Kaspersky will give information about issues such as possible side effects that emerged by the rapid evolution of digital devices, online services and networks and he will share his vision intended for dissolving and reducing the global cyber-crime.

Ana Tema Konferansı dışındaki tematik konferanslarda da uluslararası kurumların yöneticileri konuk konuşmacı olarak yer alacak. Bunun yanı sıra Orta Doğu, Türk Cumhuriyetleri ve Balkanlar’dan siyasi ve iş liderleri Zirve’de olacak.

Our thematic conferences except Main Theme Conference will host the managers of the international institutions as a speaker. At the same time political and business leaders from Middle East, Turkish Republics and Balkan countries

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


Zirvede düzenlenecek etkinliklere bakıldığında ise; son krizde güçlü yapısıyla dikkat çeken Türkiye finans ve bankacılık sisteminin de anlatılacağı Finansta Bilişim Konferansı’nda gelecek on yılda finans dünyası nasıl büyüyecek, bilişimin bu süreçteki katkıları neler olacak gibi önemli soruların yanıtları tartışılacak. Telekom Konferansı Ulaştırma Bakanlığı, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumu - BTK ve Tüm Telekomünikasyon ve İşadamları Derneği - TÜTED’in destekleriyle yapılacak olan Telekom Konferansı’nda; genişbant ve fiber teknolojilerin iş dünyasının büyümesine etkileri, toplumların refahına nasıl katkıda bulunduğu; acil durum ve kamu güvenliği haberleşmesinin nasıl sağlanması gerektiği, bu alanda geliştirilen yeni hizmet ve servisler ve bunların dünya sorunlarına nasıl bir açılım yaratacağı konuşulacak. Ayrıca telekom sektörünün önünü açacak düzenleme ve standardizasyon konularına değinilecek. Birey merkezli sağlık uygulamalarının inceleneceği ve Sağlık Bakanlığı, Tıp Bilişimi Derneği ve SABİYAP’ın desteklediği E-sağlık/Tele Sağlık Konferansı’nda ise ülkemizdeki hastane bilgi yönetim sistemlerinin standardizasyonu, birlikte çalışabilirlik ilkeleriyle elektronik hasta kaydı, sağlık bilişimiyle hizmet kalitesinin yükseltilmesi ele alınacak. Ayrıca sağlık kurumlarında başarı hikâyeleri yaratacak yeni teknolojiler ve uygulama süreçleri aktarılacak. Medyanın dijitalleşme sürecinin ele alınacağı Yeni Medya Forumu ile bölge ülkelerin devlet ve kamu yöneticilerinin katılacağı ve başarılı e-devlet uygulamalarının paylaşılacağı Devletlerarası e-Devlet Forumu, Bilişim Zirvesi’10’un dikkat çeken etkinliklerinden olacak. Çevre ülkelerden parlamenterlerin katılacağı Ülkelerarası Parlamenterler Forumu’nda ülkeler arasındaki sayısal uçurumun giderilmesi ve teknolojik barışın sağlanabilmesi için yapılabilecek karşılıklı işbirlikleri gündemde olacak. Savunma Sanayi Müsteşarlığı, TESİD ve SASAD’ın destekleriyle düzenlenen Savunmada Bilişim Konferansı’nda, savunma teknoloji ve projelerinin kamu ve sivil hayatta uygulanması ve teknoloji paylaşımı konularında deneyimler paylaşılacak. Ayrıca siber dünyada güvenlik, siber tehditler ve savunma stratejileri ile Türkiye’nin siber güvenlik politikaları ve yatırımları konuşulacak. TÜYAP’ta üç gün boyunca 30’u aşkın içerikle İş ve Teknoloji Çözümleri Oturumları düzenlenecek. Zirvenin son gününde ise her yıl olduğu gibi bu yıl da gençler ağırlanacak. Genç Zirve’de, USTA Kampüste En İyi Gelecek Yarışması ile teknoloji ışığında gelecek yeniden tanımlanacak. Genç Zirve’de, iş dünyasının resmi çizilerek başta enerji olmak üzere diğer alanlarda yenilikçi ve rekabetçi projelerin nasıl geliştirilebileceği aktarılacak.

will be in the conferences. The events will be held at the summit; How will the financial world grow in the next decade, what kind of contribution of IT will be in this process will discussed in IT at Finance Conference and Turkey’s financial and banking system that remarked in the recent crisis with a strong structure, will also presented. Telecom Conference Broadband, the effects of fiber technology to the growth of the business world, what kind of contribution it have to the welfare of society, How should emergency and public safety communications be supported, new services developed in this area and these will create an opening to world’s problems will be discussed in Telecom Conference that will be held with support of Transportation Ministry, Information and Communication Technologies Authority (BTK) and All Telecommunications and Businessmen’s Association ( TUTED). Moreover regulations and standardization which will pave the way for telecom sector will be mentioned. Individual-centered health care practices will discussed in e-health/tele health Conference supported by Ministry of Health, Medical Informatics Association and SABIYAP. Standardization of hospital information management system, electronic patient record with interoperability principles, improving the quality of health with IT services will addressed in the conference. Moreover new technologies that will create success stories in health institutions and implementation process will emphasized. New Media Forum where the process of new digital media recovery will addressed in and Interstate e-Government Forum where state and public administrators of regional countries will participate and successful e-government applications will shared, will will draw attention in Bilişim Zirvesi’10. Eliminate the digital divide between countries and possible mutual cooperation for technological peace will be on the agenda in Transnational Parliamentary Forum. Defense technologies, implementation of projects in public and civic life and technology sharing will discussed in the IT at Defense Conference with support by Undersecretariat for Defense Industries, TESID and SASAD. Moreover security in cyber world, cyber threats, cyber security policies and investments of Turkey with defense strategies will be discussed. Business and Technology Solutions Session will be held with more than 30 content during 3 days in TUYAP. In the last day of the summit this year as well as each year young people will be hosted. The future will be redefined in the light of technology with Best Future Contest in Master Campus at Young Summit. The picture of business world will drew and it will discussed how can the development of innovative

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

73


TD HABER Telekom Konferansı’nda hangi konular ele alınacak? 5 Ekim’de düzenlenecek “Telekom Konferansı”nda, geleceğe yön verecek olan telekomünikasyon teknolojilerinin iş dünyasına ve yaşama katkısı, uzman konukların katılımıyla ele alınacak. Telekom Konferansı, Ulaştırma Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı, Tüm Telekomünikasyon İş Adamları Derneği’nin destekleriyle düzenlenecek. Telekom Konferansı’nda, dünyanın en hızlı gelişen sektörlerinin başında yer alan telekomünikasyon sektörünün ve dördüncü nesil iletişiminin geleceğine dair ipuçları da ele alınacak. Konferansta fiber teknolojinin yaygınlaşması ve bant genişliğinin artmasının iş dünyasının genişlemesine katkısının yanı sıra fiber teknolojinin, ekonomilerin, ülkelerin ve toplumların dönüşümünde, refah düzeyinin artmasında, sayısal uçurum, iklim değişikliği, işsizlik, yoksullukla mücadele vb. dünyanın sorunlarına çare bulmadaki etkenleri de konuşulacak. Üçüncü nesil iletişim teknolojilerinin kullanımının ağırlıkta olduğu günümüzde, dördüncü nesil iletişim teknolojilerinin uygulamaları ve cihazları sayesinde bilgiye erişim ile hayatımızda gerçekleşecek olan değişiklikler de tartışılacak.

and competitive projects primarily in the field of energy. Which issues will be discussed in Telecom Conference? Telecommunications technology which will guide the future, contributions of its to business world and life will discussed with the participation of specialist guests in Telecom Conference that will be held at October,5 and with support of Transportation Ministry, Information and Communication Technologies Authority and All Telecommunications and Businessmen’s Association. One of the world’s fastest-growing sector, telecommunication sector and the clues about the future of the fourth generation communication will be discussed also in Telecom Conference. Wide spreading the usage of fiber technologies and contribution of increasing the bandwidth business expansion will discussed in conference. The effects of the usage of fiber technologies to finding remedies to the problems of the world such as transformation of technology, economies, countries, societies and increasing of welfare levels, digital divide, climate change, unemployment, poverty will addressed. Possible mutual cooperation and joint project with Middle East, Turkish Republics and Balkan countries will discussed at the same time as in other areas in conference.

Konferansta aynı zamanda diğer alanlarda olduğu gibi telekomünikasyon alanında da başta Orta Doğu olmak üzere, Türk Cumhuriyetleri ve Balkanlar bölgesinde geliştirilebilecek işbirliği ve ortak projeler ele alınıp tartışılacak. - Telekom Konferansı’nda bu sene ele alınacak konular:

The issues will be addressed in Telecom Conference as follows: - Emergency and public safety communication

- Acil durum ve kamu güvenliği haberleşmesi,

- Progressive regulation and standardization in telecom

- Telekomda atılımcı düzenleme ve standardizasyon

- R & D and entrepreneurship policies in telecom sector

- Telekom sektöründe Ar-ge ve girişimcilik politikaları

- Efficiency of communication technologies to business life

- İletişim teknolojilerinin iş hayatına sağladığı verimlilik

- Technology and the future of fiber technologies, fiber to home

- Fiber altyapı teknolojisi ve geleceği, evlere fiber - Effects to base stations and environment, new regulations - Baz istasyonları ve çevreye etkileri, yeni düzenlemeler - The usage methodology of universal service funding - Evrensel hizmet fonunun kullanım metodolojisi - Development partnership strategy of 3G and WiMAX - 3G ve WiMAX’ın iş ortaklığı geliştirme stratejileri - Genişbant teknolojileri dünya refahına nasıl katkı sağlayacak

74

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

- What kind of contribution of broadband technologies will be for world welfare


KİŞİ-CELL

Gelemeyen Gelecek Future that never happened

Mustafa Aykut ‘İnsanoğlu hayal ettiği müddetçe yaşar’. Hepimizin bildiği, sık sık kullandığı bu deyim bizi iki farklı sonuca götürüyor. İnsanoğlu varlığını sürdürdüğüne göre hayal etmekten vazgeçemiyor ya da hayal ettiği için varlığını sürdürebiliyor. Sonuç ne olursa olsun, işin felsefe kısmını bir yana bırakırsak, hayal etmekte sınır olmadığına göre ortak hayallerimizin hepsinin gerçekleşmediğini biliyoruz. Gelecekkurgu’nun (Futurizm) önemli dergilerinden WIRED son sayısında bu konuyu ele aldı ve gelemeyen gelecek nelerdi, bize bir kez daha hatırlattı.

mustafa.aykut@turktelekom.com.tr

Hap şeklinde yiyecekler Dünyanın nüfusu neredeyse 7 milyara yaklaştı. Peki, yiyecek kaynakları da aynı hızla çoğalıyor mu? Ne gezer! Açlık sınırının altında yaşam sürdüren insan sayısı katlanarak artıyor. Yiyecek stokları yeterli olsa bile bunları saklamak, bir yerden bir yere

“Man lives as long as he imagine.” This phrase, which is known and used often by all of us, leads us to two different conclusions. Since human continues to exist, he cannot stop dreaming or he is able to survive since he imagine. Regardless of the conclusion, if we leave the philosophic aspect of the issue aside, since there are no boundaries for imagination we know that all our common dreams are not realized yet. The latest issue of WIRED magazine, which is one of the important magazines of Futurism, has discussed this issue and once again reminded us the futures that never happened. Tablet foods The world’s population is nearly seven billion. So, do the food sources multiply with the same speed? Certainly not! The number of people living below the poverty level continues to increase exponentially. Even if there is enough food stocks, with today’s technology it seems impossible to keep and transform from one

76

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


besin değerlerini koruyarak ulaştırmak ve en önemlisi geniş kitlelere hızlı dağıtımını yapabilmek bugünün teknolojisiyle olanaksız gözüküyor.Yıllardır bilim adamlarının üzerinde çalıştığı çözüm en uygunu gibi dursa da bir türlü gerçekleşemedi. Aspirin büyüklüğünde tabletler alarak günlük gıda gereksinimimizi karşılayacaktık. Ortalama boy ve kilodaki bir yetişkin insanın bir günde 2000 kaloriye ihtiyacı olduğu hesaplanıyor. Karbonhidrat ve proteinlerin bir gramında 4 kalori olduğuna göre günlük ihtiyaç kadar kaloriyi saklayacak bir tablet yaptığınızda, tabletin ağırlığı en az 230 gram olmalıdır. Böyle bir tableti yutmak fizik kurallarına aykırıdır. Bölerek yutulabilecek büyüklüğe getirdiğinizde elinizde 460 tablet olduğunu görürsünüz. Bu hesaplamaya günlük mineral, vitamin ve diğer ihtiyaçlarınız katılmamıştır. Her şey bir yana, bu ümitsiz hayal gerçekleşse bile yiyeceklerden aldığımız o lezzet ne olacak?

place to the other without losing its nutritional value and most importantly, to deploy them rapidly to the public. Although it look like the best solution the project, on which scientists are working for years, has not completed yet; we would meet our food requirements by taking aspirin sized tablets. It is calculated that an adult human being with an average height and weight needs 2000 calories a day. Since one gram of carbohydrate and protein contains 4 calories, the weight of the tablet that is expected to meet the daily need should be at least 230 grams. To swallow such a tablet is contrary to the laws of physics. If you divide it to the size that is possible to swallow, you will see 460 tablets at your hands. The daily mineral, vitamin and other needs are not included to this calculation. After all, even if this hopeless dream is realized, is it possible to get the same taste from food? Self-running cars

Kendi kendine giden arabalar Araba sayısı mı daha hızlı artıyor yoksa yollar mı? Galiba herkesin cevabı aynı... Gittikçe çekilmez hal alan büyük şehir trafiğine çözüm ne olabilir? Uzaktan kumandalı, kendi kendine giden arabalar. Böylece tüm sistem merkezi bir kontrol ile denetleneceği için kaza olasılığı da sıfır olacak.Yollara döşenen sensorlardan gelecek bilgiler anında bilgisayarlara aktarılıp işlenecek, araçlara gönderilen komutlarla hem yakıt tüketimi en aza indirilecek, hem yolların kapasitesi en verimli biçimde kullanılacak, hem de en kısa yoldan en güvenli araç seyri sağlanmış olacak. Kulağa ne kadar da güzel geliyor. Zaten üreticiler kısmen de olsa tek tek arabaları otomatik hale getirdiler. ‘Adaptive Cruise Control’ denilen sistemlerle donanan lüks arabalar hızlarını o anki pozisyona, örneğin öndeki arabanın hızına göre kendi kendine ayarlayabiliyor. Ne var ki; öndeki

Is the number of cars is increasing faster than the roads or otherwise? I think that the answer is same for everyone… What could be the solution of the big city traffic that becomes increasingly unbearable? Remote-control, self-running cars. Since whole system can be controlled centrally, the possibility of accidents will be zero. The information coming from the sensors laid on the roads would transferred to the computers and be processed instantly by the computers, and through the commands sent to the vehicles, the fuel consumption would be minimized and the road capacity would be used most efficiently as well as the most reliable vehicle navigation will be available through the shortest route. It sounds beautiful! Manufacturers have already automated their cars partially. Luxurious cars equipped with socalled “Adaptive Cruise Control” systems can set their speed according to their current position, for example the speed of the

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

77


KİŞİ-CELL

araba tamamen sürücüsünün kontrolündeyse ne olacak. O sürücünün yaptığı hata elbette arkasındaki lüks aracın seyrini de etkileyecek, kaza belki kaçınılmaz olacak. Tümüyle şoförsüz araç üretmenin çok pahalıya mal olacağı açıktır. Ayrıca hukuki sorunlarda kimi suçlamak gerekeceği belirsizdir. Araç sahibini mi, merkezi trafik yönetimini mi, aracı üretene mi, yoksa aracın kendisini mi? Haydi bunlardan vazgeçtik. Kim ister hayatı boyunca yavaş yavaş giden aracın içinde olmayı, sollama zevkinden vazgeçmeyi? Nükleer Uzay Gemileri Daha astronot Neil Armstrong aya ayak basmadan uzay çalışmaları yapan bilim adamları uzun uzay seyahatlerinin gerçekleşmesi için farklı yakıtlardan yararlanmanın gereğine işaret etmişlerdi. En çok önerilen uzay yakıtı nükleer enerjiydi. Bunca yıl sonra bile henüz nükleer enerji kullanan bir uzay aracı yok. 1958 yılında Orion Projesi adıyla başlatılan bir çalışmada arkasından küçük atom bombaları fırlattıkça kendisini öne doğru ittirecek uzay gemileri tasarlanıyordu. Bu sayede ışığın hızının %5’ine kadar ulaşılabileceği, yani saniyede 15,000 km hızla giden bir uzay aracı yapılabileceği varsayılıyordu. Hemen üretim çalışmalarına başlanırsa 1965 yılında bitecek proje sayesinde 258 günde Mars’a gidilebilecekti. Ancak, ne var ki; 1963 yılında birçok ülke tarafından imzalanan ‘Uzayda Nükleer Patlamaları Önleyen Uluslararası Anlaşma (Partial Test Ban Treaty)’ bu projenin sonu oldu. Lazer Silahlar Hughes Research Lab firması 50 yıl önce lazeri tanıttıktan sonra ışık demetlerini toplayarak iletilme esasına dayanan bu teknolojiyi günlük hayatımızda pek çok alanda kullanmaya başladık. CD/DVD okuyucular, göz cerrahisi, sunumlarda küçük kırmızı noktalı işaretleyiciler. Aynı anda, özellikle Amerika Ordusu için milyarlarca dolar harcanarak yapılmaya çalışılan lazer silahları. Ancak, bu güne kadar lazer silahları sadece havadaki füzeleri ve savaş uçaklarını yakalamaya yarayan sistemlerde başarılı olabildi.

car in front of them. However, what if that car can be controlled by the driver? Of course, the fault of this driver will affect the course of the luxurious car and the accident may be inevitable. Production of cars that is totally free from driver would be very expensive. Legal issues will also be unclear: who would be responsible for the problem? Vehicle owner, the traffic management center, producer or the vehicle itself? Even if we solved these problems, who prefers to be in a vehicle going slowly to the pleasure of overtaking a vehicle? Nuclear Space Ships Before Astronaut Neil Armstrong set foot on the moon, scientists pointed to the need of different fuels for the realization of long space travels. Nuclear energy was the most prescribed aerospace fuel. Even after all these years, there is no spacecraft using nuclear energy. In 1958, a spacecraft throwing small atomic bombs from the behind in order to push itself to the front was designed in a study called Orion Project. It was supposed that it would be possible to reach 5% of the speed of light and to build a spaceship that goes 15.000 km per second in this way. Thanks to the project that would be completed in 1965 if the production was started immediately, it would be possible to go to Mark in 258 days. But, however, the International Agreement on the Prevention of Nuclear Explosion in Space (Partial Test Ban Treaty), which was signed by many countries in 1963, was the end of this project. Laser Weapons Since the laser was introduced by Hughes Research Lab company 50 years ago, we have began to use this technology based on collecting and transmitting the laser beams in many areas in our daily life. CD / DVD readers, eye surgery, small red dot markers used at presentations. At the same time, especially laser weapons that cost millions of dollars for the U.S. Army. However, until now, laser weapons could be successful only in the systems to capture the air missiles and war planes. Flying Cars

Uçan Arabalar Tampon tampona akan trafiğe çözüm olarak önerilen kendi

78

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

Flying cars are another solution to the traffic flowing bumper to bumper traffic flow. Flying cars were as popular as the self-


kendine giden arabalar kadar ilgi gören, hala da görmeye devam eden bir başka öneri de uçan arabalardır. Aslında, Wright kardeşlerin en büyük rakibi Glen Curtiss’in 1900’ün başında yaptığı üç kanatlı uçak uçaktan çok uçan arabaya benziyordu. Çünkü araç, uçmaktan çok kanguru gibi sıçrayarak gidiyordu. Türünün ilk en başarılı örneği ise 1949 yılında yapılan ve hala uçurulabilen Taylor Aerocar’dır. Onun başarısı Ford Motor Şirketine ilham verdi. Çünkü şirketin kurucusu Henry Ford daha 1926’da tek koltuklu deneysel bir uçan araç tasarlamış ve adına ‘Sky Flivver’ demişti. Ford çalışanları 1950’de araştırmalara başladılar. Elde ettikleri sonuç şaşırtıcıydı. Uçan bir araba yapmak, Ford Şirketi için teknik olarak mümkün, ekonomik olarak üretilebilir ve müşteri açısından pazar oluşturabilecek kapasiteye sahipti. Ancak, bütün bu olumlu beklentilerin yanında uçan arabalar için hava trafiği düzenlemek hemen hemen imkânsızdı. Kurallara uymayan sürücü/pilotları durdurma ve denetlemenin nasıl olacağına bir çözüm getirilemedi. Havada arızalanan uçan arabaların yaratacağı tehlikeleri kimse üstlenmek istemedi.

running vehicles, and still a popular solution. In fact, the threewing plane developed in the by Glen Curtiss who was the biggest rival of Wright brothers looked like a flying car rather than an aircraft. Because the vehicle was leaping like kangaroos rather than flying. The most successful example in this respect was Taylor Aerocar, which was developed in 1949 and can still fly today. The success of him gave inspiration to the Ford Motor Company. Henry Ford who was the founder of the company, designed a single-seat experimental aircraft and called it “Sky Flivver” in 1926. Researches were initiated by Ford employees in 1950. Results were surprising. For the Ford Company, it is technically feasible to make a flying car, economically it is possible to produce it, and it has the capacity that can create its market in terms of customers. However, despite all these positive expectations, organizing the air traffic for the flying cars was almost impossible. The problems such as stopping and checking the drivers/pilots who violate the rules could not be solved. No one took the responsibility of the possible dangers that flying cars will create when they break down in the air.

WiMAX WiMAX Amerika’da IEEE 802.16 numaralı standart ile tanımlanıp, 2001’de kurulan WiMAX Forum aracılığı ile tüm dünyaya tanıtılan, ama bir türlü yaygın biçimde hayata geçirilemeyen kablosuz genişbant teknolojisi WiMAX beklentileri GSM teknolojisinin devamı olan LTE’ye (Long Term Evolution) kaptırmış gibi gözüküyor. Büyük hayallerle her yerden hızlı erişim sağlayacağı söylenen WiMAX teknolojisinin en büyük çıkmazı operatörleri yeni şebeke altyapıları kurmak zorunda bırakmasıydı. Bugün 5 milyara yaklaşan kullanıcı nüfusuyla dünyanın en yaygın iletişim teknolojisi olarak bilinen GSM’in kendinden sonraki ileri ve gelişmiş aşamaları, 3G ve LTE ile tam uyumlu olarak çalışması, mevcut altyapıyı bir kenara atma ve bilinmeyen yeni bir teknolojiye belki de aynı miktarda yatırım yapma lüksünü ortadan kaldırıyor. Oysa bundan 5-6 yıl önce yapılan varsayımlarda 2011’e dek 1 milyar insanın WiMAX kullanıyor olacağı anlatılıyordu. Bundan bir süre önce, Bangkok’ta WiMAX ile ilgili bir konferansta, Buzz Broadband adlı Avustralya’lı operatörün CEO’su Garth Freeman yaptığı konuşmada WiMAX’ten tam bir felaket (disaster) diye sözediyordu. WiMAX’e büyük ümitler bağlayarak altyapıya önemli miktarda paralar yatıran şirketin tepe yöneticisine göre WiMAX antenlerden 2 km. uzaklaşınca bina içinde çalışmıyordu. Gecikme 1 saniyeden daha uzundu, böyle olunca, bazı İnternet servisleri ve VoIP ile ses görüşmesi yapmak imkânsızlaşıyordu.

It seems that the expectations related to WiMAX, a wireless broadband technology, that was identified according to the standard numbered IEEE 802.16 in America, was introduced to the world through the WiMAX Forum established in 2001, but failed to be implemented widely, has replaced with Long Term Evolution (LTE), which is continuation of GSM technology. The biggest dilemma of WiMAX technology, which is said to provide quick access from everywhere, was the necessity of building new network infrastructure for operators. GSM, which is known as the world’s most popular technology with 5 billion user population today, is wholly compatible with its advanced stages 3G and LTE. So there is no need to put the existing infrastructure aside and to make perhaps a same amount of investment to an unknown technology. Yet, according to the assumptions made 5-6 years ago, it was being told that 1 billion people would be using WiMAX in 2011. Recently, at a conference related to WiMAX that was held in Bangkok, Garth Freeman, CEO of Australian operator called Buzz Broadband said in his speech that WiMAX is certainly a disaster. According to the top manager of the company that invested a significant amount of money to WiMAX infrastructure with great hopes, WiMAX does not work inside the buildings at the regions two kilometers away from the antennas. Delay is longer than one second, and due to this delay, making voice calls with VoIP and some Internet services become impossible.

Diğerleri Others Genetik müdahalelerle kişiye özel tasarlanmış bebekler, robot hizmetçiler (roboservant), CO2 çıkarmayan temiz kömür, Kuantuma Dayalı Bilişim (Quantum Computing), Kişiselleştirilmiş ilaçlar (personalized medication), Supersonik Havayolları, İnsanı Uçuran Sırtçantaları (Jetpack), Görünmezlik (invisibility) ve son yıllarda gündemden hiç düşmeyen Nano-teknoloji. Örneğin Nano-teknoloji ile üretilen robotların kan damarlarında dolaşarak hastalıkların üstesinden gelmesi. Gelemeyen, gelmesi geciken teknolojiler deyince bunlar da akla geliyor.

Personalized dolls designed with genetic interventions, robot servants (roboservant), clean coal without CO2 removed, Quantum Computing, personalized medication, Supersonic Airline, Jetpacks, Invisibility, and Nano-technology, which does not fall from the agenda in recent years. For example, to overcome the diseases by using robots produced by nano-technology robots in the blood vessels. These come to mind when the technologies that are delayed or cancelled are in question.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

79


TD HABER

Vodafone’dan KOBİ’lere çağrı Convocation From Vodafone to SMEs

T

80

S

elekomünikasyon alanında Türk yazılım sektörünün sunabileceği çözümlerin tartışıldığı “KOBİ’lerle İşbirliği” toplantısı İstanbul’da düzenlendi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Vodafone Türkiye ve Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) işbirliğiyle gerçekleşen toplantıya, BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer, Vodafone Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Regülasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hasan Süel, YASAD Başkanı Şerif Acar Beykoz ve sektörden bir çok şirket temsilcisi katıldı. Bilişim sektörünün önde gelen meslek kuruluşları, BİYESAM, MOBİLSAD, TEDER, TÜBİDER, TÜBİSAD etkinliği destekleyenler arasında yer aldı.

olution of Turkish software industry in the field of telecommuication was discussed in “Cooperation with SMEs” meeting was organized in Istanbul. President of BTK Dr. Tayfun Acarer, Vodafone Turkey Corporate Relationsand Regulation Assistant General Manager Dr. Hasan Süel, Presidet of YASAD Şerif Acar Beykoz and representatives of many compaies from the industry atteded to meeting which was organized with collaboration of Information and Communicatio Technologies Authority (BTK), Vodafone and YASAD. The IT industry’s leading trade associations BİYESAM, MOBİLSAD, TEDER, TÜBİDER and TÜBİSAD supported the organizatios.

Toplantıda konuşma yapan BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer, “Lokomotif olma ve altyapı sağlama özelliğinin olması nedeniyle, bilgi ve iletişim sektörünün, diğer sektörlerin gelişiminde oluşturduğu etkilerin çok daha fazla katma değer yarattığını belirterek, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Ar-Ge faaliyetleri, yerli fikri mülkiyet hakları ve yerli üretimi desteklediğini” vurguladı.

President of BTK Dr. Tayfun Acarer emphasized that information ad communication technologies’ effects on other sectors’ developments have created more added value because of having property of being locomotive and to ensure infrastructure. He also stated that Information ad Commuication Technologies Authority support R&D activities, indigenous intellectual property rights and domestic production.

Toplantıda söz alan Vodafone Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Regülasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hasan Süel şunları söyledi: “Vodafone’un Türkiye’de geçirdiği 4 yıla baktığımızda, teknolojiye 10 milyar TL yatırım yaptığını, sadece 2009-2010 mali yılında yaptığı yatırım bedelinin 1,5 milyar lira olduğunu görüyoruz. Vodafone Türkiye’de 2. en büyük doğrudan yabancı yatırım yapan kuruluş. Bu büyük yatırım

Vodafone Turkey Corporate Relationsand Regulation Assistant General Manager Dr. Hasan Süel also had a speech “ When we look at the 4 years of Vodafone in Turkey, we see that Vodafone has 4 billion TL technology investmet and amount of investments is 1,5 billion TL in fiscal year 2009-2010. Vodafone is the second the largest foreign investor in Turkey. This major investment enthu-

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


hevesi en iyi ve en son teknolojiyi müşterilerimize sunmamızı sağlıyor. Teknolojiye yaptığımız ve bundan sonra da kararlılıkla sürdüreceğimiz yatırımlar için Vodafone ile YASAD üyelerinin de içinde olduğu bilişim firmalarını bir araya getiren bu platform potansiyel işbirliği alanlarını ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde faaliyet gösteren KOBİ’lerle geliştireceğimiz bu diyalog sadece Vodafone Türkiye ile sınırlı kalmayıp, bu işbirliği Vodafone’un faaliyet gösterdiği ülkelere de taşınacaktır. Vodafone Türkiye için baz istasyonu konteynırı ve mobil araç üreten İzmir merkezli bir KOBİ olan BSS Boray, bugün Vodafone Katar’ın Alcatel ile yürüttüğü bir proje için mobil konteynır üretiyor. Bu örnek Vodafone’un global gücünün KOBİ’ler için nasıl bir itici güç olabileceğini ortaya koyuyor.” YASAD Başkanı Şerif Acar Beykoz ise Türkiye’nin Bilişim sektörünün ve özellikle yazılım ve yazılımla ilgili hizmetler sektöründeki katma değerin yüksekliğini vurguladı ve bilişim sektörünün öncelikli sektör ilan edilmesi, sahip çıkılması ve desteklenmesi halinde ülkemizin içinde bulunduğu işsizlik ve cari açıklar gibi birçok sorunun çözülmesine önemli katkılar yapacağını belirtti. 3G imtiyaz sözleşmesinde araştırma ve geliştirmeye ilişkin maddelerin bilişim ve iletişim sektöründe çalışan birçok şirkete kaynak yarattığının altını da çizen Beykoz, Vodafone gibi uluslararası anlamda 200 milyar dolar cirosu olan bir şirketle yapılacak olan bir işbirliğinin bilişim şirketleri için çok önemli olduğunu, bir anlamda faz atlama imkânı olabileceğini ve çok ciddi olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “KOBİ’lerle İşbirliği” toplantısında, KOBİ’lerle işbirliği sinerji alanları konu başlığının yanı sıra; Network & IT Alt Yapısına Yönelik Çözümler, Son Kullanıcıya Yönelik Ürün ve Servisler, Ar-Ge Projeleri başlıkları altında atölye çalışmaları yapıldı.

siasm to allow us to offer the best and latest technology to our customers. This platform reveal potential areas for cooperation has bring together IT members included Vodafone and YASAD for our investment in technology that we have made and will continue in the future determinedly. This dialog that between us and SMEs, will not only limited to Vodafone Turkey, this collaboration will be moved to countries where Vodafone operates. BSS Boray is a SME which produce base station container and mobile devices for Vodafone Turkey and İzmir-based, today produce mobile container for a project carried out by Vodafoner Qatar and Alcatel. This example reveals how Vodafone’s global power could be a driving force for SMEs”. President of YASAD Şerif Acar Beykoz also emphasized that the high value added in the field of Turkey’s IT sector and especially in software and software-related service sectors and stessed out declaring IT sector as priority sector, claiming ownership and supporting is an important contribution to resolving many problems of our country such as unemployment and current account deficit. Beykoz stated that contractual clause relating to research and development of 3G contract has created resources for may information and communication company and emphasized, aggrement with Vodafone which has a turnover of 200 billion dollars internatioally, is so important for IT companies and in a sense it could be mean the upgrade phase and should be regarded as very serious. Workshps were held under the theme of cooperation with SMEs, synergy, IT&Network Infrastructure Solutions, End User Oriented Products and Services and R&D Projects.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

81


RÖPORTAJ Özel Röportaj: Gulraiz Khalid Exclusive interview by Gulraiz Khalid

Munawwar Hussain Veri iletişiminin gelecek olduğu şüphe götürmez. Bu yalnızca ses, internet, multimedya dosyalarının indirilmesi ya da elektronik postaların okunması gibi tipik iletişimlerle sınırlı da değil. Telekomünikasyon öylesine evrildi ki...

There is no doubt that data communication is the future, and it is not only limited to typical communication which we perceived as voice, internet and downloading multimedia files or reading e-mails etc. Telecommunication has evolved so much...

82

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

Munawwar Hussain, Huawei Ortadoğu Bölge Müdürlüğünde Baş Teknoloji Yöneticisi olarak görev yapıyor. Huawei Ortadoğu için stratejik bir merkez olarak bölge müdürlüğünde, Huawei’nin 14 ülkedeki bölge ekiplerine destek sağlıyor. Bu destek, müşterilerin çözüm kavramından son kabul ve projelerin nihai kabulü ve tamamlanmasına kadar tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Huawei, bölgenin Sabit Ağlar, GSM, UMTS, 3G WiMax & LTE gibi Telekom altyapılarının geliştirilmesinde ve geleceğin teknolojileri için yolun açılmasında önemli bir katkıda bulunuyor. Sorumlulukların arasında Huawei’nin ürün ve hizmetlerini tanıtmak için müşterilerle ve bölge müdürlükleriyle bir araya gelmek, müşterileri teknolojilerdeki olası ilerlemelere karşı hazırlamak, atölyeler ve seminerler düzenleyerek yol haritaları çizmek ve Huawei’nin bölgedeki konumunu sağlamlaştır-

Mr. Munawwar Hussain is working as Chief Technology Officer for Huawei Middle East regional office, a strategic center for Huawei where his function is to provide support to Huawei’s regional teams in 14 countries. This support is geared towards catering customer’s requirements from conception of solution to final acceptance, completion of projects where Huawei is making phenomenal contribution in the development of region’s telecom infrastructures such as Fixed Networks, GSM, UMTS, 3G WiMax & LTE and paving the way for future technologies. Responsibilities include interfacing customers and regional offices to promote Huawei’s products, services and update clients with upcoming advances in technologies, road maps by conducting workshops and seminars leading to strengthening Huawei’s standing in the region.


Munawwar HussaIn Huawei Ortadoğu Baş Teknoloji Yöneticisi Huawei Middle East region mak var. Munawwar Hussain, teknik ve ticari anlamdaki derin kavrayışıyla telekomünikasyon sektöründe 22 yıllık çok çeşitli deneyimler edinmiş. Huawei’de bugün üstlendiği rolden önce, Cable and Wireless Europe, Asia and USA, Ericsson UK, Ericsson Nigeria, Ericsson Saudi Arabia, MTN Nigeria ve STC Saudi Arabia gibi operatörler ve satıcılara anahtar roller üstlenerek hizmet etmiş. Karachi’deki NED Üniversitesinden mezun olup İngiltere’de Bilgisayar Mühendisliği ve Mikro Elektronik dalında yüksek lisans yapmış ve daha birçok profesyonel eğitim kursuna katılmış. İslamabad’da düzenlenen “Pakistan’da Yeni Nesil Genişbant Ağ” başlıklı bir zirveye katılmışken kendisiyle görüşme fırsatımız oldu ve Telekom Dünyası’yla Huawei’deki başarıları ve etkinlikleri hakkında konuşmayı kabul etti. Kendisiyle yaptığımız röportajdan bölümleri okuyucularımızla paylaşıyoruz. TELEKOM DÜNYASI: Birçok firma, fiyatları normalin ötesinde kar marjlarına çektiler. Ama Huawei gibi şirketlerin piyasaya girişiyle birlikte, dünya çapındaki Telekom operatörleri ve özellikle de yeni piyasalardaki operatörler bunun en çok faydasını görenler oldu ve son kullanıcılar da telekomünikasyon

Mr. Munawwar Hussain has over 22 years of wide ranging experience in telecommunication with strong technical and business in-depth understanding, prior to his current role in Huawei, he served for operators and vendors such as Cable and Wireless Europe, Asia and USA, Ericsson UK, Ericsson Nigeria, Ericsson Saudi Arabia, MTN Nigeria and STC Saudi Arabia in key roles. He graduated from NED University Karachi and further studied Computer Engineering and Micro Electronics from United Kingdom besides attending many professional training courses. He was attending a summit in Islamabad on “Next generation Broadband Network in Pakistan” where we caught him and he was kind to speak to Telekom Dunyasi, on Huawei’s achievements and activities. The excerpts from his interview are given below for the readers. TELEKOM DÜNYASI: Where many firms were charging prices with supernormal profit margins. But since the arrival of companies like Huawei, telecom operators world-wide and specially in emerging markets have benefited most and end users are enjoying telecom services at affordable prices, Please talk to us about the pricing strategy

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

83


RÖPORTAJ

hizmetlerinden makul fiyatlarla yararlanabiliyor. Bize Huawei’nin fiyatlandırma stratejisi hakkında bilgi verir misiniz? HUSSAIN: Evet, geçmişteki karlar ve marjların olağanüstü olduğu yönündeki tespitinize katılıyorum. Bu, piyasada çok az sayıda Telekom satıcısının bulunmasından kaynaklanıyordu. Bunlar da günümüzde artık tarihe karışan fiyatlarla ekipman ve hizmet sağlıyordu. Neredeyse tekel olduklarını söyleyebiliriz. Ayrıca belirli teknoloji alanlarını kendi aralarında paylaşmışlardı ve her biri belirli teknolojilerde uzmanlaşmıştı; örneğin sabit, mobil, IP, Radyo ve aktarım ağı. Böylece rekabet daha da düşüyordu. Operatörler arasında seçim yapabilme eksikliği, Huawei gibi doğulu şirketlerin piyasaya girişiyle ortadan kalktı ve böylece çok daha adil bir rekabet ortamı sağlandı. Operatörler artık çok uygun maliyetleri ağlardan ve telekomünikasyon teknolojilerindeki ilerlemelerden faydalanabiliyor. Bu onların fiyatları daha da aşağı çekmesini kolaylaştırıyor. Dünyanın değişik bölgelerinde Ar-Ge, üretim, dağıtım ve destekle ilişkili maliyetlerden kaynaklı, batılı ülkelerdeki şirketlerin bu fiyat farkını koyduklarını hatırlatmakta da fayda var. Bu, ticari stratejilerinde büyük bir değişiklik getiriyor. Nortel gibi şirketler piyasadan çekilirken, bazı şirketler de birleşiyor. Huawei’deki stratejimiz hakkındaki sorunuza gelince, çok basit: genel giderleri azaltmak ve Ar-Ge, üretim, dağıtım ve satış sonrası destek gibi tüm ticari süreçleri iyileştirmek. Görebildiğiniz gibi, çok geniş bir müşteri yelpazesine hitap ediyoruz. Kullanıcı başına düşen ortalama gelir (ARPU) Pakistan’da birkaç Amerikan dolarından, Ortadoğu ülkelerinde 50 Amerikan dolarının üzerine kadar değişiyor. Müşterilerimize bir şeyler satmayı amaç edinmek yerine, onların ihtiyaçlarına dayalı çözümler geliştiriyoruz. Böylece tüm dünyadaki müşterilerimizin güvenini kazanıyoruz ve müşterilerimizin çoğu bizi bir satıcıdan çok, stratejik ortakları gibi görüyor. Müşterilerimize en iyi hizmetleri en uygun fiyatlara ve ihtiyaçlarına en iyi yanıt verecek biçimde sunmak, bizim uzun vadeli vizyonumuz. TELEKOM DÜNYASI: Gelişmekte olan ülkelerin rakamlara odaklanması gerekiyor. Telekomünikasyon altyapısını geliştirmek için ödenenler ve bu altyapının uzun vadede gelecek hizmetlere yanıt verebilmesi çok önemli. İyi bir uzun vadeli strateji oluşturabilmeleri çok büyük bir önem taşıyor. Bu konuda söylemek istedikleriniz neler? HUSSAIN: Gelişmekte olan ülkelerdeki telekomünikasyon operatörlerinin göz önünde bulundurması gereken birçok faktör var. Biz de İslamabad’da düzenlenen bu zirvede bu konuları tartışıyoruz. Örneğin ülkenin coğrafi büyüklüğü, nüfusunun büyüklüğü ve dağılımı, genel müşteriler ve ticari topluluk için e-bilgiden faydalanmayı engelleyen farkındalık ve eğitim eksikliği, kişi başına düşen gelir bakımından dü-

84

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

of Huawei? HUSSAIN: Yes, I agree with you about the profits and margins made in the past were phenomenal. This was due to limited numbers of Telecom vendors who were supplying equipment and services at the rates which are a thing of the past in current times. They had almost a monopoly in this arena. Also certain areas of technologies which were divided among them or their expertise in specific technologies among them reduced competition further, for example fixed, Mobile, IP, Radio and transmission networks etc. This lack of choice to operators has been removed by entrance of companies from east such as Huawei and brought much fairer competition. Now operators are enjoying deployment of networks which are highly cost effective and advances in telecomm technologies have further facilitated price reductions. It will be worth mentioning that due to costs associated with R&D, production, delivery and support in different part of the globe, companies from western countries had this price difference. This in fact brought a great degree of change in their business strategies and some companies merged, while others like Nortel went out of business. Coming to your point about our strategy in Huawei, its very simple, reduce the overheads, optimize all business processes, like R&D, production, delivery and after sales support etc. As you can see we are catering to a wide spectrum of customers, where average revenue per user (ARPU) ranges from few USD dollars like in Pakistan to over 50 USD in some ME countries. We devise solutions based on what customers need, rather than what we aim to sell. This has won us trust of our customers around the world and many of our clients do not see us as a vendor rather than their strategic partner. This is our long term vision to be customer focuses in providing best services at most cost-effective manors to their needs. TELEKOM DÜNYASI: Developing countries really need to concentrate on the figures, what they are paying for to develop telecom infrastructure which can cater upcoming services on long-term basis. Rationalize their thinking in order to establish a good long-term strategy. Would you like to say something in this regard? HUSSAIN: There are many factors to be considered for telecom operators in developing countries, like we discussed in this summit here in Islamabad. For example, geographical size of the country, the spread of its population and its large size, lack of awareness and education to draw benefits of e-info for general consumers and business community, low spending power as per GDP, lack of infrastructure which limits deployment, how to provide good network coverage, low penetration in general and


şük alım gücü, dağıtımı sınırlandıran altyapı eksikliği, iyi bir kapsama alanının nasıl sağlanacağı, genel anlamda düşük kullanım yaygınlığı ve değerli kullanıcıların sayısının daha da düşük olması, pazara sürüm süresi gibi önemli faktörleri gündemimize alıyoruz. Elbette ki bu liste daha da uzatılabilir. Ama yerel operatörler de iyi bir iş çıkarıyorlar ve ticaret ile son kullanıcılara hizmet götürme arasında iyi bir denge kuruyorlar. PTCL (Pakistan Telekomünikasyon Şirketi) geniş bant kullanıcılarının yüzde altmışının 30 GBit ve 40 GBit arasında veri tükettiğini duyunca çok şaşırmıştım. Bu, PTCL’nin yüksek hızlı geniş bant sunmakta iyi bir iş başardığını ve Pakistan’da internet kullanımınız yüzde onun biraz üzerinde olduğu dikkate alınırsa büyük bir gelişme potansiyelin olduğunu gösteriyor. Uzun vadeli strateji söz konusu olduğunda mevcut işlerle sürdürülebilirlik arasında iyi bir dengenin nasıl kurulacağını düşünmek gerekiyor. Bazen uzun vadeli bir karar almak masraflı gibi görünüyor, ama aslında diğer türlü daha çok para gidiyor. Örneğin, eski bir ağı çalıştırmanın yüksek işletim maliyeti, hizmette kesintilere yol açması ve hepsinden önemlisi de servis paketlerinin dağıtılmasındaki yetersizlik düşünüldüğünde, bu öğelerin modernize edilmesi daha karlı. Böylelikle işletme giderleri azalıyor, verimlilik artıyor ve yeni servisler sayesinde daha çok gelir elde edilebiliyor. Özellikle Pakistan gibi bir ülkede, yüksek kapasiteli ekipmanlar ve bunların önemli bir değişiklik olmaksızın yeni hizmetlere uyumluluğu ve gelişimi, düşük enerji tüketimi, daha küçük ayak izi, güneş ve rüzgar enerjileri gibi alternatif enerji kaynaklarının kullanılması gibi faktörler telekomünikasyon stratejileri için kritik önem taşıyor. Huawei’nin Yeni Nesil Ağı tanıtması, bunun için Pakistan’da parlak bir örnektir. TELEKOM DÜNYASI: Okuyucularımız Huawei’nin dünyanın farklı bölgelerinde uygun maliyetli ağlar sağlamak için geçmişte geliştirmiş olduğu çeşitli politikalar hakkında bilgi almak isteyeceklerdir. HUSSAIN: Daha önce de açıkladığım gibi, genel giderleri düşürüp Ar-Ge’den dağıtıma tüm işlemleri en iyi hale getirmek önemli. Bu yaklaşım bizim başarımızda ve müşterilerimizin güvenini kazanmamızda önemli bir rol oynadı. Huawei’nin bunu çok kısa bir sürede başardığını da eklemek istiyorum. Ürünlerimizi geliştirirken bilindik bir eğilimi takip etmedik; yepyeni bir yol izledik. Birçok disiplinde, çekirdek ağımızı koruyup geliştirdik; çok yüksek bir değiş-tokuş kapasitesine sahip olmamız ağ modernizasyonunda önemli bir rol oynadı. Çok fazla metre kareye yayılan eski ekipmanları birkaç metre kareye indirdik ve birçok durumda ayak izini yüzde doksan düşürdük. Doğal olarak, yerleşkelerimizin toplam sayısında masraflar düşmüş oldu. (İster gelişmiş ülkelerde, ister yeni gelişen marketlerde olsun, inşaat her telekomünikasyon operatörü için en pahalı bileşendir.) Operasyonlar için kullanılan elektrik miktarı azaldı. Soğutma ihtiyacı azaldı. (Karbon emisyonları da azaldı.) Alternatif enerji kaynaklarına yöneldik. Bu yalnızca yakıt ihtiyaçlarını azaltmakla kalmadı, aynı zamanda

even lower numbers of valued users, Time to market, etc. are some of the key factors. Of course, this list can go on. But at the same time the local operators are doing a great work and making a good balance between business and service provisioning to end users. I was pleasantly surprised that 60% of the broadband users in PTCL are consuming between 30 GBits and 40 GBits data. This shows that PTCL has done a great work in providing good high speed broadband and there is a good scope for growth, as in Pakistan internet penetration is just over 10%.. In regards to long-term strategy, one has to think how to balance between current business and how to sustain Sometimes making a decision for a long-term strategy appears to be costly but in reality, they pay more. For example, if running an old network is costing high operational costs, service interruptions due to age and most of all incapability to deliver service packages, then its worth to modernize those elements, to save OPEX, increase efficiency and revenue with new services. Especially in a country like Pakistan, high capacity equipment and its evolution and adoptability to upcoming services without any major changes, low power consumption, small foot print, introduction of alternate electric power sources like solar and wind energies, etc. will be critical for telecom strategists. Introduction of Huawei’s Next Generation network (NGN) is a shining example in Pakistan for this. TELEKOM DÜNYASI: Our readers would like to know about the various policies of cost reduction Huawei has developed in the past to provide cost-effective networks in different regions of the world. HUSSAIN: As I explained earlier that if you can reduce your overheads and optimize the processes from R&D to delivery, this approach has played a key role in our success and winning the trust of our customers. I would also like to add that what Huawei has achieved this in a very short space of time. By thinking out of the box, we didn’t follow the typical trend when we developed our products. In many disciplines, we set the precedent like in our core network; a very high capacity of our exchanges has played a major role in network modernization, where we replaced legacy equipment comprising of many squares of meters to merely few square meters, reducing the foot prints by 90% in many cases. Naturally, this has reduced costs in the total number of sites (where civil work is the most expensive component for any telecom operator, irrespective of being in developed countries or in emerging markets), electric power for operations and cooling (reducing carbon emissions) and offering alternate power, which not only reduces the requirements of fuel but also reduces the number of visits to a site. Moreover, by offering converged network solutions such as Single Radio Access for different technologies

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

85


RÖPORTAJ

bir yerleşkeye yapılan ziyaretlerin sayısını da azalttı. Dahası, Single Business destek ve yönetim sistemi; mobil, sabit hat ve genişbant kullanıcıları için Single Subscriber (Tek Abone) veri taban; Single Core (Tek Çekirdek) ağlar ve GSM, 3G, WiMax gibi farklı teknolojiler için Single Radio Access gibi yakınsamalı ağ çözümleri sunarak, telekomünikasyon ağları kurmak ve işletmek için gerekli masrafları düşürdük. Huawei tarafından sağlanan bu çözümler test edilmiş ve kanıtlanmış teknolojilerdir ve bunlar dünyanın dört bir yanındaki müşterilerimizin iş ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli desteği sunmamızda önemli bir rol oynadı. TELEKOM DÜNYASI: Viva STC Kuveyt ve Bahreyn projesi gibi başarı öykülerinizden bazılarını okurlarımızla paylaşır mısınız? HUSSAIN: Müşterilerimizin bir kısmını seçip ayırmanın çok güç olduğunu düşünüyorum. Dünya çapındaki tüm müşterilerimiz ve özellikle de Ortadoğu’dakiler birer başarı hikayesidir! Başarı, müşterinin güvenini ve sadakatini kazanmaya bağlıdır. VIVA Kuveyt ve VIVA Bahreyn projelerimizden söz ettiniz. Bunlar sadece iki proje ve başarı öyküsü değildir. STC ile aramızda çok köklü bir ilişki var. Huawei’nin çekirdek ağını, 2006 yılında hacılara kapsama alanı sağlamak için kutsal Mekke şehrinde kullanıma soktuk. Bu hem bizim için hem de STC için büyük bir başarı öyküsüydü. Daha sonra, başarı öyküsü olarak dikkat çektiğiniz bu iki proje gibi öykülere takılıp kalmadık ve hep önümüze baktık. TELEKOM DÜNYASI: Kurumsal okuyucularımızdan bazıları, Huawei’nin ngHLR’si ile çok ilgileniyor. Bize ayrıntılarıyla anlatır mısınız? HUSSAIN: Çok geniş bir yelpazeye yayılan telekomünikasyon ürünlerimizin içinden neden sadece ngHLR (yeni nesil Home Location Register) üzerine odaklandığınızı bilemiyorum. HLR son kullanıcılara telekomünikasyon hizmetleri sunmakta önemli bir rol oynayan kritik bir ağ unsuru. HLR fonksiyonu hakkında bazı ayrıntıları paylaşmak istiyorum. Abone bilgilerini bir servis profili olarak kaydediyor. Örneğin belirli bir aboneye hangi hizmetlerin sağlandığı kaydediliyor. Mobil kullanıcılar için, dünyanın herhangi bir yerinde olabilecek kullanıcının konumu hakkında bilgi ediniyor. HLR aynı zamanda kullanıcılara çağrı yapmakta da temel bir rol oynuyor. Bu ağ unsurunun önemini tahmin edebilirsiniz. Hizmet verilmezse, verileri HLR ile kaydedilen aboneler çağrı alamazlar. Bir Çekirdek Ağ tasarımı arka planına hakim olduktan sonra, Huwaei’nin ngHLR ya da bizim adlandırdığımız şekliyle USC (Birleşik Abone Merkezi) beni gerçekten etkiledi. Geleneksel olarak yüzbinlerce aboneden birkaç milyon aboneye kadar destek sunmak için HLR kullanılıyordu ve bu da fiziksel olarak 6 ila 8 telekom kabininden oluşuyordu. 15 milyonun üzerinde aboneye sahip ve Ortadoğu ve özellikle de Pakistan’da 30 ila 40 milyon aboneye ulaşan operatörler,

86

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

GSM, 3G, WiMax etc, Single Core networks, Single Subscriber data base for mobile, fixed line and broadband users, Single Business support and management system has reduced cost to build and operate telecom networks. These solutions are provided by Huawei as tested and proven technologies which are playing a key role to support our customers in their business requirements all over the world. TELEKOM DÜNYASI: Please share with our readers some of your success stories, such as the Viva STC Kuwait & Bahrain project. HUSSAIN: I think singling out few of our customers is hard. All of our customers worldwide and especially in Middle East are all success stories! The success is based on winning the customer’s trust and confidence. As you mentioned about two projects VIVA Kuwait and VIVA Bahrain, these two are not just two projects and success stories. There is a very old relationship between us and STC. We deployed Huawei’s core network in the Holy city of Makah to provide coverage for the Hajj pilgrims in 2006, which proved to be a great success for both of us. Since then, we didn’t look back and stories like the two projects you highlighted just kept increasing. TELEKOM DÜNYASI: Some of our corporate readers would be very interested in Huawei’s ngHLR. Please talk in detail. HUSSAIN: I am not sure why you picked up only ngHLR( next generation Home Location Register) from a wide range of our telecomm products. HLR is indeed a critical network element which plays a major role in delivering telecommunication services to end users. Please allow me to give some details on HLR function. It stores subscriber information as a service profile, like what services are provisioned to any individual subscriber. In the case of mobile users, it retains information about user location who can be roaming anywhere in the world. HLR also plays a basic role in setting up a call to users, so you can imagine the significance of this network element. If this goes out of service, all subscribers whose data is in HLR will not be able to receive the calls. Having a Core Network design background, Huawei’s ngHLR or how we call it USC (Unified Subscriber Centre) has really fascinated me. Traditionally HLR used to support from hundreds of thousands to few millions subscribers, and physically comprising of 6 to 8 standards telecomm cabinets. Till few years back operators who had large numbers of subscribers like over 15 million and some reaching 30 to 40 Millions in ME and especially in Pakistan, had to spend large amounts of CAPEX and OPEX to maintain their subscribers’ data. This included large footprints, high electric and cooling costs, not to mention the cost of system upgrades to support new ser-


birkaç yıl öncesine kadar, abonelerinin verilerini korumak için büyük miktarlarda sermaye gideri ve işletme giderine katlanmak durumundaydı. Buna büyük ayak izleri, yüksek elektrik ve soğutma masrafları da dahil. Yeni hizmetleri desteklemek ve operasyonları sürdürmek ve bakım sağlamak için sistemde yapılan iyileştirmeler de dahil. Halbuki Huawei’nin ngHLR sistemi 100 milyon aktif aboneyi ve 200 statik aboneyi destekleyebiliyor, üstelik yalnızca iki kabinden oluşuyor ve birkaç metrekarelik ayak izi kaplıyor. Yönetim seviyesinden ağ öğesi seviyesine kadar birçok düzeyde yüzde yüz esneklik sunuyor. Hatta geo-yedeklenebilirlik bile sağlanıyor. Örneğin, coğrafi olarak ayrı iki özdeş düğüm birbirinin yedeği olarak işlev görebiliyor. Bu çözümü dünyanın dört bir yanında uyguluyoruz. Bu sayede operasyonel masraflarımız azaldı ve HLR kesintilerinden kaynaklanan kayıplarımızın önüne geçerek gelirimizi arttırdık. Örneğin İngiltere’de önemli operatörlerden biri 2009 yılında HLR fonksiyonu dört saatliğine kesintiye uğradığı için 10 milyonlarca dolar gelir kaybına uğradı. Huawei’nin ngHLR fonksiyonu, geleceğe yönelik ATC (İleri Düzey Telekom İşlem Mimarisi) standardına dayanıyor. Bu yeni nesil donanım için geniş ölçüde kabul gören bir standart. Yazılımların geliştirilmesinde ve yeni servislere uygun hale getirilmesinde serbestlik sağlıyor. Böylece operatörler çok daha uzun bir süreç için yatırımı güvence altına alıyor ve HLR düğümlerinde güncelleme ve iyileştirmelerin neden olduğu servis kesintileri azalıyor. Ayrıca yüksek kapasite ve esneklik, çok seviyeli veri yedekleme, çok fonksiyonlu varlıklara olanak tanıyan dağınık yapı, operatörlere ağlarını yapılandırırken daha çok esneklik sunacak biçimde HLR’ın birkaç mantıksal HLR’a ayrılmasına olanak tanıyan Sanal HLR fonksiyonu, veri ve hizmet işlemlerini ayırma, çeşitli tipte servislerin yakınsamasına olanak tanıyan pürüzsüz veri yakınsaması, standart ve açık veri erişimi arayüzleri ve mobil numara taşınabilirliği (MNP) gibi özellikleri de destekliyor. Liste daha da uzatılabilir. Umarım kurumsal okuyucularınız için yeterince ayrıntı verebilmişimdir. TELEKOM DÜNYASI: Veri İletişim ve Genişbant Ağlar bu endüstrinin geleceği. Genel olarak genişbandın toplum için önemi hakkında neler düşünüyorsunuz? İhtiyaçları karşılamak için hangi tip ağ modernizasyonunu gerekiyor ve bölgesel telekomünikasyon operatörleri gelecek için hazır mı? HUSSAIN: Veri iletişiminin gelecek olduğu şüphe götürmez. Bu yalnızca ses, internet, multimedya dosyalarının indirilmesi ya da elektronik postaların okunması gibi tipik iletişimlerle sınırlı da değil. Telekomünikasyon öylesine evrildi ki hayatlarımızı gerek bireysel, gerek kurumsal, gerekse de hükümet seviyesinde çok derinden etkiliyor. Bundan hepimiz etkilendik ve bu evrimden kendimizi yalıtamayız. Ekonomik, eğitimsel ve toplumsal gelişmemizi hızlandırmak için bu “araç”tan en iyi şekilde faydalanmak durumundayız. Gelişmiş ülkelerden yeni ortaya çıkan ülkelere kadar bir çok hükümet, genişbandı desteklemek ve uygulamak için

vices and keep operations and maintenance. Whereas Huawei’s ngHLR can support 100 million active subscribers and 200m static subscribers consisting of only two cabinets and covering few square meters of footprint. It offers 100% resilience at many levels, from board to network element level, offering even geo redundancy. For example you can place two identical nodes geographically separated while working as a back-up to each other. We have implemented this solution around the world and have saved operational costs and increased revenue, which were lost due to HLR failures. For example one of the major operators in United Kingdom lost HLR function for 4 hours in 2009 loosing 10s of millions of dollars in revenue. Huawei’s ngHLR is based on future oriented ATCA (Advanced Telecomm Computing Architecture) standard which is a widely accepted standard for next generation hardware. This gives freedom to software development and adaptation to new services thus securing operators investment for much longer period and reducing service interruptions caused by upgrades and amendments in the HLR nodes. It supports features like high capacity and resilience, multilevel data back-up, distributed structure allowing multiple functional entities, Virtual HLR function which allows HLR to be divided into several logical HLRS giving operators more flexibility to configure their networks, separate data and service processing, smooth data convergence allowing various types of services convergence, standard and open data access interfaces and MNP (Mobile Number portability), the list goes on and on. I hope that was detailed enough for your corporate readers! TELEKOM DÜNYASI: Data Communications & Broadband Networks are the future of this industry. In your opinion, what are the significance of broadband for the society in large and what type of network modernization would be required to serve the needs and to what extent do you think are the regional telecom operators are ready for the future? HUSSAIN: There is no doubt that data communication is the future, and it is not only limited to typical communication which we perceived as voice, internet and downloading multimedia files or reading e-mails etc. Telecommunication has evolved to such an extent that it has impacted our lives to a great degree, either as an individual or business enterprise or at government levels. We all are impacted and can’t stay isolated from this evolution and take full advantages from this “Tool” to accelerate our economical, educational and social development growth. Many governments from developed and emerging nations have taken serious initiatives to promote and implement broadband. It is estimated that national broadband deployment will contribute from 0.5%

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

87


RÖPORTAJ

ciddi inisiyatifler alıyor. Ulusal genişbant dağıtımının, dünya çapında gayri safi milli hasılada yüzde 0.5’ten yüzde 4’e kadar katkısının bulunduğu tahmin ediliyor. Zira genişbant yatırımına harcanan her dolar, topluma 10 kat daha çok gelir sağlıyor. Ağ modernizasyonuna gelince, bu çok ilginç ve önemli bir soru. Telekomünikasyondaki gelişme öylesine hızlı ki dünya çapındaki birçok gelişmiş ve deneyimli operatör “Veri Tsunamisi” olarak adlandırdığım şeye hazırlıksız yakalandı. Ağı çalışır halde tutabilmek ve bütünlüğü koruyabilmek için müthiş gayretler sarf etmeleri gerekti. Örneğin İngiltere’deki bir operatör ağını canlı tutabilmek için 100 milyon dolar harcadı. Ama akıllı telefonların piyasaya girmesiyle veri trafiğinde büyük bir artış yaşandı ve operatör yetersiz performanstan ötürü abonelerinden özür dilemek zorunda kaldı. Performans yetersiz kalmıştı, çünkü akıllı telefonlar abonelerin ağı daha çok kullanması ve ağda daha çok kalmasına neden oldu. Bu bölgede bu tür senaryolardan kaçınmak için, birçok operatörün muazzam veri trafiğine yanıt verecek biçimde konumlandığına inanıyorum. Gerçekten de bölgesel operatörlerden bazıları halihazırda çok yüksek bir veri trafiği gelişimi kaydediyor. Ama eski ağları modernize etmek için daha çok çalışmak gerekiyor. Çekirdek ağ, sabit ve mobil erişim ve tüm IP aktarım ağları gibi yeni teknolojileri sunabilmek için bu şart. Bu operasyonel masrafları düşürecek, performansı zenginleştirecek ve böylece son kullanıcılara kaliteli deneyim sunabilmemizi sağlayacak. Ağları eski ekipmanlardan oluşan operatörlere tavsiyem, satıcılarla yakın bir ilişki içinde olmaları, ağ analizleri gerçekleştirmeleri, ağları modernize etmek için uzun vadeli stratejiler oluşturmaları ve “Veri Tsunamisi” olarak adlandırılan şeye kendilerini hazırlamaları. Olayların akışına kendini kaptırmak yerine, olayları kontrol etmek daha iyidir. TELEKOM DÜNYASI: Telekomünikasyondaki evrim, özellikle de radyo erişimi aracılığıyla son kullanıcıya emsalsiz bir hareket imkanı sağlanması hakkındaki görüşleriniz neler? HUSSAIN: Telekomünikasyon alanındaki gelişmeler ve evrimin hızı olağanüstü. Son yirmi yılda radyo erişimi ağı hareketliliğe yeni bir anlam kattı ve bu hayatlarımızı birçok bakımından etkiledi. Analog hücresel sistemden günümüzün 3G teknolojisine ve LTE (Long Term Evolution) teknolojisinin sunulmasına kadar, hareket halindeki insanlara Internet aracılığıyla yüksek kalitede ses, görüntü ve grafik sunuluyor. Kimi 2G cep telefonlarından 200 kata kadar daha hızlı olan veri hızları, büyük dosyaların hemen hemen anında aktarılmasına olanak tanıyor ve elektronik posta kartları ve mobil video görüşmeleri gibi yeni uygulamalar yaygınlaşıyor. Bu yeni e-yaşam stili, 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın ilk kısmında yaşanan sanayi devriminden ve 20. yüzyılın ikinci yarısındaki dijital evrimden kat be kat daha devrimci.

88

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

to 4% in national GDPs around the world, and for every $ spent on broadband investment, the society would get 10 times the return. About the network modernization, this is very interesting and important question. The development in telecommunication has been so fast that many matured and experienced operators I world have been caught unprepared for what I call “Data Tsunami”! They ended up taking evasive actions to keep network operational and save their integrity. For example, one operator in UK had to spend in access of 100m USD just to keep their network alive and apologized to their subscribers for poor performance after experiencing huge rise in data traffic generated by the launch of smart phones, which made subscribers use more and stay more on net. To avoid such scenarios in this region, I believe that most of the operators are well positioned to take care of such a huge flux of data traffic. In fact, some of the regional operators are already registering very high data traffic growth. But still a lot more work is required to modernize legacy networks by introducing new available technologies in the areas such as core network, fixed and mobile access and all IP transport networks. This will bring down operational costs; enhance performance while offering quality experience to end users. I will strongly recommend that operators whose networks consist of legacy equipment should work closely with vendors and conduct network analysis, establish long-term strategies to modernize networks and prepare themselves for the so called “Data Tsunami”. It is better to be in control of the events rather than being controlled by the events. TELEKOM DÜNYASI: What are your views regarding the evolution in telecommunication especially through radio access providing unprecedented mobility to end users? HUSSAIN: If you see development in the field of telecommunication and speed of evolution, it has been phenomenal. Radio access network in the last two decades has given mobility a new meaning, which has impacted our lives from many aspects. Starting from analog cellular system to today’s 3G and arrival of LTE (Long Term Evolution) has brought the Internet, with high quality audio, video and graphics to people on the move. Data rates up to 200 times those of some 2G mobile phones have enabled large files to be transmitted almost instantaneously and new applications like electronic postcards and mobile video conferencing has become a commonplace. This new e-lifestyle is many folds more revolutionary than what world saw in the industrial revolution of the 19th and early part of the 20th centuries, and the digital evolution in second half of 20th century.


Gulraiz Khalid, Munawwar Hussain ile görüşürken... Bu hızın devam edeceğine inanıyorum. Telekomünikasyondaki gelişmelere hiç olmadığı kadar bağlı olduğumuzu göreceğiz. Daha da ilginç olanı, eskiden olduğu gibi teknoloji piyasasını üreticilerin belirlemeyecek olması. Müşteriler adeta sihirli bir küreye sahip olacak ve teknolojideki gelişmeleri belirleyecekler. Yani, evrim hizmet odaklı olacak ve müşterilerin istediği hizmetleri sunmak için tüm teknolojiler birleşik platformlarda yakınsayacak. Bu bölgede, bu zirvede tartıştığımız gibi, hükümetler ve düzenleyici kurumların servis ve içerik sağlayıcıları teşvik etmesi gerekiyor. Servis ve içerik sağlayıcılar, bu bölgelerde eğitim, ticari girişimler, eğlence, sosyal ağ ve yerelleşmiş uygulamalar gibi yerel ihtiyaçlara yanıt verebilir.

I believe, this pace will continue. We will see ourselves far more dependant on telecom developments than ever before. What is even more interesting is that it will not be manufacturers that will be driving the technology market, which historically has been the case, but consumers will virtually possess a genie lamp and will dictate the advances in technology. Hence, the evolution will be service oriented where all technologies will converge on unified platforms to deliver services commanded by consumers. In this region as we discussed in the summit, governments and regulatory bodies must encourage the service and contents providers who can cater the local needs, in the areas such as education, business enterprises, entertainment, social networking and localized applications.

TELEKOM DÜNYASI: Huawei müşterilerinin ihtiyaçlarına en iyi şekilde yanıt vermesiyle tanınıyor. Günümüzde birçok satıcının sağlayamadığı satış sonrası hizmetleri sağlıyor. Müşterilerinizle ilişkilerinizdeki temel stratejinizi okurlarımıza anlatır mısınız?

TELEKOM DÜNYASI: Huawei is becoming wellknown for its customer care and after sales services which many vendors lack nowadays. Please tell our readers about your basic strategy towards dealing with customers.

HUSSAIN: Halihazırda tüm dünyada tanındığımıza inanıyorum. Esneklik ve uyumluluk bizim temel güçlerimiz arasında. Müşterileri ticari hedefler olarak değil, iş ortaklarımız olarak görüyoruz. Başarıları ve başarısızlıklarını paylaşıyoruz. Onlarla omuz omuza duruyoruz. Müşterilerimizin iyi hizmet almasını sağlıyoruz. Onların spesifik ihtiyaçlarına göre çözümler sunuyoruz. Ağlarının, onlara stratejik ve ticari hedeflerine ulaşmalarını sağlayacak biçimde çalışmasını hedefliyoruz.

HUSSAIN: I believe that we are already well known world-wide. Flexibility and adoptability are some of our key strengths. We do not see customers as business targets but as our partners. Their successes and failures are ours to share, as we stand shoulder to shoulder with them. We ensure that our customers are well served and depending on their specific needs we offer solutions and deliver them so that their networks are performing to achieve their strategic and business targets.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

89


RÖPORTAJ

TELEKOM DÜNYASI: Huawei’nin çalışmaları sadece ekipman tedarik edilmesiyle sınırlı değil. Huawei’nin sağladığı farklı hizmetler ve şu anki operasyonlarınızdan bazılarını ayrıntılı olarak anlatır mısınız? HUSSAIN: Bu soruyu yönelttiğiniz için çok memnunum. Evet biz sadece ürün sağlayıcısı değiliz; çok geniş bir ürün ve hizmet yelpazesine sahip olmanın dışında uçtan uca çözümler sağlıyoruz. Daha önce söz ettiğim gibi, pek çok ürün sağlayıcının iddialarının ötesinde sabit, mobil, IP ve ulaşım gibi tüm teknolojileri içeren ispatlanmış ürün ve hizmetlerimiz var. Sağlayabileceğimiz hizmetlerin neler olduğuna gelince: müşterilerimiz lisans alma aşamasının öncesinden tam olarak işlevsel ve iyileştirilmiş ağlara sahip oldukları ana kadar bizimle çalışıyor. Bunların tümü Huawei tarafından yönetiliyor. Buna BOT (inşa, işlet ve aktar) diyoruz. Ürün listemiz çok uzun olduğu için hepsini sayamayız, ama müşterilerimize hizmet sunduğumuz bazı temel alanları şöyle sıralayabiliriz: Danışmanlık Hizmeti: Lisans için hazırlanmaktan, ağı inşa etmeye ve işletip en iyi hale getirmeye kadar ticari ve ağ danışmanlık hizmetleri. Yönetim Hizmeti: Tüm ağı yönetiyoruz ve bu yalnızca kendi ürünlerimizle de sınırlı değil. Çok satıcılı bir ortamdaki hizmetleri de yönetiyoruz. Müşteri Deneyimi İyileştirmesi: Araçlarımızı kullanarak değerli bilgiler ve veriler sağlıyoruz. Böylece ağ arzu edilen müşteri deneyimini sağlayabiliyor. Ağ Sunumu ve Entegrasyonu: Karmaşık prosedürleri azaltıp hizmetleri tam zamanında dağıtarak sürecin hızlandırılmasını sağlıyoruz. Müşteri Destek Servisi: Ağların operasyonlarda kullanılabilirliğini sağlamak için 7 gün 24 saat teknik destek sağlıyoruz. Dünyanın dört bir yanında bu hizmetleri sağlayan çok yetenekli mühendislerin görev aldığı destek merkezlerimiz var. Teknoloji Servisi: Ürün Yaşam Döngüsü aracılığıyla hizmetlerimiz, ağ gelişim aşamalarının her birinde Tasarım ve İlk Düzenlemeden, Performans Yönetimi, Hizmet & Veri Göçü, Kontrol ve Kıyaslamaya kadar tüm ihtiyaçları karşılıyor. Her zaman ağların kalitesine odaklanıyoruz. Uzmanlık Geliştirme: Müşterilerimize eksiksiz bir bilgi transferi sunuyoruz ve sınıflarda ya da alanda teknik ya da teknik dışı eğitim kursları düzenliyoruz. Operatörün spesifik ihtiyaçlarına dayalı olarak, özelleştirilmiş eğitim materyalleri geliştirip dağıtıyoruz.

90

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

TELEKOM DÜNYASI: Huawei’s work has not been limited to just equipment provision. Please talk about the different services Huawei is providing and some of your current operations, in detail. HUSSAIN: I am glad you asked this. Yes, we are not just a box supplier; we have wide ranging products and services ensuring end to end solutions. As I mentioned earlier, we have proven products and services covering all technologies such as fixed, mobile, IP and transport, which not many suppliers can claim. Coming back to what services we can provide! Our customers work with us from pre-license acquiring stage to having fully operational and optimized networks, all handled by Huawei in the form of so called BOT (Build, Operate and Transfer). If I have to list the service that is very long, but below are some key areas where we are busy serving our customers. Consultancy Service: Business & network consultancy services covering support for how to prepare for license, how to build network and how to operate and optimize. Managed Service: We manage the entire network and this is not limited to only our products but we also manage services in a multi vendor environment Customer Experience Evolution: Providing valuable information and data using our tools, so network can be tuned up to produce desired customer experience. Network rollouts and Integration: We offer this service to accelerate the process by reducing complicated procedure and delivering in very timely manner. Customer Support Service: Providing 24x7 technical support t to ensure networks are maintained in operations. We have support centers around the world with highly competent engineers who are delivering these services. Technology Service: Our services through the Product Life Cycle meet all requirements at each network development stage, ranging from Design & Initial Tuning to Performance Management of Service & Data Migration, Audit and Benchmarking. We always focus on the Quality of Networks. Competence Development: We offer complete knowledge transfer to our clients and run technical and nontechnical training courses, either in a class room or in the field. Based on operator’s specific requirements, a customized training material is always developed and delivered.


MAKALE

Mobil Telekomünikasyon Sektöründe Taşınan Numaralar için Anons Uygulaması Announcement Application for the Numbers Moved to Another Operator in the Mobile Telecommunication Sector Ö.Fatih Akpınar 1 - Giriş

ofakpinar@btk.gov.tr

Hidayet Yıldız

Bilindiği üzere 25.06.2010 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonunda kabul edilen Karar ile “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan (Kurum), her türlü telefon görüşmesine başlamadan önce tüketicinin aldığı hizmetin birim fiyatının bilgilendirilmesi adına hizmeti sağlayan işletme tarafından kısa bir anonsun yapılmasına yönelik” düzenlemelerin yapılması talep edilmektedir. Kurum tarafından söz konusu Karar değerlendirilecek olmakla birlikte, anılan Karara neden olan hususun daha ziyade taşınan numaralara doğru yapılan aramalarda tüketicilerin hangi işletmeciyi aradıklarını bilememeleri nedeniyle yüksek faturalar ile karşılaşmaları olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda bu yazının konusunu tarife şeffaflığının sağlanmasını

1. Introduction

hyıldız@btk.gov.tr

92

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

As is known, the Decision adopted by the Petition Committee of the Grand National Assembly of T¸rkiye on 06 May 2010 requests from Information and Communication Technologies Authority (Authority) to make the necessary arrangements on ìproviding a brief announcement by the operator to the customer before any phone call about the unit price of service that the consumer receives.î This decision will be considered by the institution in question, but it is understood that the reason of the referred decision is the high bills due to the fact that consumers do not know which operator they call in the calls made to the numbers moved to another operator. In this context, the aim of this article is to examine the measures taken by the regulatory institutions on number portability to ensure the transparency of tariffs. Accordingly, first the transparency of tariffs in number


teminen numara taşınabilirliğinde düzenleyici kurumlar tarafından alınan önlemlerin incelenmesi oluşturmaktadır. Bu amaçla öncelikle numara taşınabilirliği uygulamasında tarife şeffaflığı ve önemi, uluslar arası uygulamalar incelenerek ülkemizdeki durum hakkında bilgi verilecektir. 2 - Tarife Şeffaflığı ve Önemi Bilindiği üzere tarife şeffaflığı, tüketicinin almış olduğu ürün veya hizmetin bedeli dâhil olmak üzere söz konusu hizmeti tercih etmesine esas teşkil edecek unsurları bilmesi şeklinde tanımlanabilir. Dolayısıyla şeffaflık sorununun yaşandığı en temel durum bilgi eksikliğidir. Mobil telekomünikasyon sektöründe bilgi eksikliği, son kullanıcıların tercihlerini yaparken bilmek isteyebilecekleri; aynı hizmeti sunan alternatif işletmecilerin varlığı, işletmeciler arasında geçiş imkânı, hizmetin sunumuna ilişkin koşul ve şartlar, tarife ve faturalandırma bilgileri, hizmet kalitesi ve arıza durumunda yaklaşık onarım süresi gibi bilgilere ulaşamamaları halinde ortaya çıkmaktadır. Anılan eksikliklerin en başında da tarife bilgilendirmesinin tam olarak yapılamamasıdır. Numara taşınabilirliği uygulamasında tarife şeffaflığının önemi şebeke içi ve şebekeler arası perakende arama ücretleri arasında büyük farklılıklarının olduğu ve şebeke içi ücretlerinin çok düşük veya ücretsiz sunulduğu durumlarda daha ziyade anlaşılmaktadır. Nitekim söz konusu durumlarda tarife şeffaflığının olmaması nedeniyle tüketici mağduriyeti daha büyük boyutlarda ortaya çıkabilmektedir.

portability application and its importance, and then the situation in our country compared to the international applications will be examined. 2. The Transperancy of Tariffs and Its Importance As is known, the transparency of tariffs can be defined as the customerís knowledge about elements that will constitute the basis of preferring a product and service, including the cost of that product or service. Hence the most basic case in which a transparency problem arises is the lack of information. The lack of information in mobile telecommunication sector arises when the end users cannot reach the information that they want to know when they are making their preferences such as the presence of an alternative operator offering the same service, the possibility of moving from one operator to the other, the terms and conditions related to the service delivery, tariffs and billing information, service quality and the approximate repair time in case of failure. The most prominent problem in terms of the lack of information is to provide the tariff notification fully. The transparency of tariffs in number portability application is important especially when there are big differences between the retail call charges within the network and outside the network, and when the calls within the network are very cheap or free of charge. Indeed, in such cases because of the lack of tariff transparency the grievance of consumers may arise in a larger size.

Numara taşınabilirliği uygulamasına ülkemizde 9 Kasım 2008 tarihi itibarıyla fiilen başlanılmıştır. Söz konusu uygulama ile birlikte aboneler numarasını

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

93


MAKALE

değiştirmeden hizmet aldığı işletmeciyi veya adresini veya aldığı hizmet türünü değiştirebilme imkânını elde etmişlerdir. Nitekim yapılan düzenleme ile tüketiciler, numaralarını değiştirmeden ve hizmet alımında kesinti yaşamadan işletmecilerini değiştirebilme imkânına kavuşmuşlardır. Bu durumun ise pazarda rekabetçi bir yapının oluşmasına ve tüketicilerin daha iyi hizmeti, daha ucuza alabilmelerine yol açabileceği düşünülmektedir. Bununla birlikte ülkemizde tüketici nezdinde numara blokları ile işletmeciler arasında kuvvetli bir bağ kurulduğundan ve şebeke içi ile şebeke dışı çağrılar arasında büyük ücret farklılıklarının bulunması ve birçok işletmeci tarafından şebeke içi ücretlerinin çok düşük veya ücretsiz olarak sunulması nedeniyle tüketiciler yüksek faturalar ile karşılaşmışlar ve tüketici mağduriyetleri oluşmuştur. Bu mağduriyetin ortadan kalkması ve numara taşınabilirliği uygulamasının kendinden beklenen faydaları tam olarak sağlayabilmesi açısından tüketicilerin aradıkları numaranın hangi şebekeye ait olduğunu veya şebeke dışına arama yapıp yapmadıklarını bilmeleri gerekmektedir. Bu bağlamda tarife şeffaflığının sağlanmasına yönelik olarak alınan düzenleyici kurumlar veya idari otoriteler tarafından alınan tedbirlere aşağıda yer verilmektedir.

However, consumers have faced with high bills and consumer grievances have arisen, because there is a strong bond between the number blocks and the operators in our country, as well as there is a big price differences between the calls made within the network and outside the network, and the calls within the network are very cheap or free of charge. In order to prevent the grievances and to offer the benefits of number portability application in real sense, consumers should know which operator the numbers belong to or whether they are making a call beyond the network or not. In this context, we will review the measures taken by the regulatory institutions or administrative authorities to ensure the transparency of tariffs are reviewed below.

3 - Tarife Şeffaflığına Yönelik Uluslararası Uygulamalar

3. International Applications for the Transparency of Tariffs

Numara taşınabilirliğinde tarife şeffaflığının sağlanmasına yönelik çeşitli ülkelerde alınan tedbirlere aşağıda yer verilmektedir.

The measures taken in various countries to ensure the transparency of tariffs in number portability are reviewed below.

Mobil Numara Taşınabilirliği (MNT) uygulaması nedeniyle tüketiciler herhangi bir tedbir alınmadığı takdirde aradığı numaranın hangi şebekeye ait olduğunu bilememektedir. Bu durum MNT uygulamasının tarife şeffaflığına zarar vermesine neden olmaktadır. Söz konusu zararın ortadan kaldırılabilmesi için düzenleyici kurumlar tarafından çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Anılan yöntemler a) tüketicinin ücretsiz olarak arayacağı bir numara veya b) işletmeci tarafından gönderilecek bir SMS ile aranan numaranın hangi işletmeciye ait olduğunun bilinmesi, c) internet üzerinden numaranın taşınıp taşınmadığının veya hangi işletmeciye ait olduğunun sorgulanabilmesi , d) taşınan numaralarda akustik bir çağrının (ton sesinin) duyurulması ile son olarak d) aranan numaranın taşınması durumunda taşınan numaranın hangi işletmeciye ait olduğunun çağrı kurulmadan önce bildirilmesi yöntemleridir.

If no measure is taken in Mobile Number Portability (MNP) application, consumers do not know which network the number they have called belongs to. This situation affects negatively the tariff transparency in MNP practice. In order to eliminate this negative situation, various methods are applied by regulatory agencies.

2002/22 sayılı Evrensel Hizmet Direktifi’nin 41 no’lu dibacesinde numara taşımanın etkisinin arayan ve aranan tüketiciler için geçerli olacak şeffaf bir tarifelendirme yapısı ile güçleneceği belirtilmiştir. Dolayısıyla numara taşımanın başarılı olabilmesinin bir şartı da basit

94

The number portability application has actually started as of November 9, 2008 in our country. With this application in question, subscribers have achieved the opportunity to change the operator they receive the service or his/her address or the type of service without changing the number. Indeed, consumers have been achieved the opportunity to change their operators without changing their numbers and without interruption in service. It is expected that this situation may create a competitive structure in the market, and in this way, consumers may receive better services with lower prices.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

These methods are a) a free number that consumers may call; b) a SMS message sent by the operator to the customer to notify which operator the dialed number belongs to; c) the ability to question via the internet whether the number is moved from one operator to the other or which operator it belongs to; d) notification with an acoustic tone (sound) of the numbers that are moved from one operator to the other; and finally e) notification of which operator the dialed number belongs to for the number that are moved from one operator to the other before the call. In Preamble 41 of the Universal Service Directive No. 2002/22, it is stated that the effect of number portability will be strengthened with a transparent tariff structure that will be available for both the consumer who makes


ve ucuz bir şekilde taşıma işleminin yapılması yanında şeffaf tarifelendirme yapısının mevcut olmasıdır. Tarife şeffaflığının sağlanmasına yönelik olarak AB üyesi ülkelerde uygulanan yöntemler aşağıda özetlenmiştir. Tarife şeffaflığına yönelik tedbirler

Uygulayan ülkeler

Eş zamanlı sesli uyarı

Avusturya, Portekiz, İtalya,

Ton ile uyarı

Belçika, İrlanda, Letonya,

Kısa mesaj ile bilgilendirme

Almanya, İtalya, İsviçre, İrlanda,

Telefon bilgi servisi İnternet üzerinden bilgilendirme

the call and the consumer who is dialed. Therefore, apart from a simple and inexpensive transaction to move a number from one operator to the other, the transparent tariff structure is necessary for a successful number portability practice. The methods applied in the EU Member Countries to ensure the transparency of tariffs are summarized below. Measures for the transparency of tariffs

Countries that take these measures

Simultaneous voice prompts

Austria, Portugal, Italy

Finlandiya, Almanya, Danimarka, İspanya, İngiltere, Yunanistan, Hollanda, İrlanda,

Warning with a tone

Belgium, Ireland, Latvia

Avusturya, Finlandiya, Danimarka, İtalya, Almanya, Hollanda

Notification with a text message

Germany, Italy, Switzerland, Ireland

Telephone information service

Finland, Germany, Denmark, Spain, Great Britain, Greece, Holland, Ireland

Notification over the internet

Austria, Finland, Denmark, Italy, Germany, Netherlands

Tablo 1: AB Üyesi Ülkelerde Tarife Şeffaflığının Sağlanmasına Yönelik Önlemler Kaynak: Portekiz Düzenleyici Kurumu İnternet Sitesi (Anacom)

Table 1: Measures to Ensure the Transparency of Tariffs in the EU

Tablo’nun incelenmesinden de görüleceği üzere farklı bir şebekeye doğru yapılan aramalarda sesli uyarı sisteminin Avusturya, Portekiz ve İtalya gibi ülkelerde görüldüğü anlaşılmaktadır. Örneğin Portekiz’de farklı bir şebeke yönüne doğru yapılan bir aramada “‘Uyarı: Aradığınız numara ….işletmecinin şebekesine aittir ” şeklide bir bilgilendirme ile birlikte yapıldığı anlaşılmaktadır. Tonlu uyarı sisteminin (bip şeklinde) ise Belçika, Letonya, İrlanda gibi ülkelerde uygulandığı anlaşılmaktadır. Finlandiya ve Almanya gibi ülkelerde ise numaranın taşınıp taşınmadığını öğrenmek amacıyla ücretsiz arama yapılabilecek numara ve ücretsiz SMS hizmetleri bulunmaktadır. Son olarak bir çok ülkede tüketiciler, (Avusturya, Finlandiya, Danimarka, İtalya, Almanya, Hollanda) internet üzerinden numaranın taşınıp taşınmadığı sorgulanabilme imkânına sahiptir.

As can be seen in the table, the audible warning system for calls made to a different network are applied in countries including Austria, Portugal and Italy. In Portugal, for example, the notification for calls made to a different network is as follows: ìWarning: The number you have dialed belongs to the network of .... operator.î Tone alert system (in the form of beep sound) is applied in countries including Belgium, Latvia, and Ireland. In countries such as Finland and Germany, there is a free number and free SMS services that can be used to learn whether the number is moved from one operator to the other. Finally, in many countries (including Austria, Finland, Denmark, Italy, Germany, and Netherlands) consumers has the ability to query whether the number is moved from one operator to the other via the internet.

4 - Ülkemizde Tarife Şeffaflığının Sağlanmasına Yönelik Alınan Önlemler

4. The Measures Taken in Our Country to Ensure the Transparency of Tariffs

Numara taşınabilirliğine ilişkin olarak 02.07.2009 tarih ve 27276 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Numara Taşınabilirliğine İlişkin Yönetmeliğin Tarife Şeffaflığına İlişkin Yükümlülükler başlıklı18 inci maddesinde

In Article 18 of the Regulation on Number Portability, which entered into force by being published in the Official Gazette No. 27276 dated 02.07.2009; the obligations related to the tariff transparency are stated as follows:

“(1) İşletmeci, tarife şeffaflığına ilişkin Kurum tarafından belirlenen her türlü tedbiri almakla yükümlüdür. İşletmeci, arayan abone için ayırt edici olacak şekilde Kurum tarafından belirlenen uyarı tonunu verir. Kurum, tüketicilerin korunması amacı ile tarife şeffaflığına yönelik olarak, işletmecilere uyarı tonunun yerine ilgili mevzuat kapsamında başka yükümlülükler getirebilir. (2) Ayrıca, işletmeci abonelerine, şebekesinden veya

“(1) The operator should take all kinds of measures designated by the Authority relating to tariff transparency. The operator gives a warning tone which is determined to the Authority and which is distinguishable by the subscriber. The Authority may bring different obligations to the operator instead of warning tone under the relevant legislation with the goal of consumer protection through the transparency of tariff. (2) In addition, operator may provide an information service to its subscribers about the numbers transported

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

95


MAKALE

şebekesine taşınan numaralar ve bu numaralara uygulanan tarifeler ile ilgili olarak telefonla, internet üzerinden duyuru yoluyla veya kısa mesaj gönderilmesi suretiyle de bilgilendirme hizmeti verebilir.” hükmü kapsamında taşınan numaralara ilişkin aramalarda uyarı tonunun uygulandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte işletmeciler tarafından taşınan numaralara ilişkin alternatif diğer yöntemlerin kullanılmadığı değerlendirilmektedir.

to its network or transported from its network to another network and the tariffs applied to these numbers, via the internet announcements or by sending text messages.” According to this provision, it is understood that a warning tone is applied for calls made to the numbers moved to a different network. However, it is seen that alternative methods related to the numbers moved to another network are not applied by the operators.

5 - Sonuç 5. RESULT Tüketicinin, almış olduğu ürün veya hizmetin bedeli dâhil olmak üzere söz konusu hizmeti tercih etmesine esas teşkil edecek bütün unsurları detaylı olarak bilebilmesini sağlayacak bilgilerin işletmeciler tarafından sunulması, tüketicinin haklarını talep edebilmesinin yanında rekabetçi bir piyasa yapısının oluşması açısından da önemli olduğu düşünülmektedir. Tarife şeffaflığının sağlanmasına yönelik olarak birçok düzenleyici kurumun ve idari otoritenin çeşitli yöntemleri uyguladıkları anlaşılmıştır. Anılan yöntemlerin sırasıyla eş zamanlı sesli uyarı sistemi, ton ile uyarı sistemi, kısa mesaj ile bilgilendirme yöntemi, telefon bilgi servisi yöntemi ile internet üzerinden bilgilendirme yöntemlerinin oldukları görülmüştür. Bu çerçevede numara taşınabilirliğine ilişkin tüketici şikâyetlerinin gerek Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu tarafından alınan Kararın, gerekse uluslar arası tecrübelerin değerlendirilmesinin tarife şeffaflığı sorunun ortadan kaldırılması açısından önemli olduğu değerlendirilmektedir. KAYNAKLAR 1 ERG (2009) Report on Transparency of Tariff Information, syf,12 http://erg.eu.int/doc/publications/2009/ erg_08_59rev_2_report_on_transparency_of_ tariff_information.pdf. 2 Government of Bermuda Ministry of Energy, Telecommunications & E-Commerce,Local Number Portability for Bermuda Second Consultation Paper, 2009, syf,25. 3 Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği, Tanımlar Md.4; www.btk.gov.tr

96

It is thought that notification of the every element that will constitute the basis of preferring a product and service as well as the products or service price in detail by the operators to the consumers is important for both demanding the consumer rights and creating a competitive market structure. It is understood that various methods applied by many regulatory institutions and administrative authorities to ensure the transparency of tariffs. It is seen that these methods are simultaneous voice prompts, warning with a tone, notification with a text message, telephone information service, and notification over the internet. In this context, it is evaluated that reviewing the consumer complaints about the number portability, the Decision taken by the Petition Committee of the Grand National Assembly of T¸rkiye and international experiences are important to eliminate the problem of tariff transparency. SOURCES: 1 ERG (2009) Report on Transparency of Tariff Information, pg.12 http://erg.eu.int/doc/publications/2009/ erg_08_59rev_2_repor t_on_transparency_of_tariff_information.pdf. 2 Government of Bermuda Ministry of Energy, Telecommunications & E-Commerce, Local Number Portability for Bermuda Second Consultation Paper, 2009, pg. 25 3 Regulations on Number Portability, Definitions, Article 4 ; www.btk.gov.tr

4 Portekiz Düzenleyici Kurumu İnternet Sitesi (Anacom) http://www.anacom.pt/render. jsp?categoryId=124881

4 Portugal Regulatory Authority Website (Anacom) h t t p : / / w w w. a n a c o m . p t / r e n d e r. jsp?categoryId=124881

5 Hibbard Consulting, A Cost-Benefit Analysis of Implementing Mobile Number Portability in Bahrain, 2008, syf 20.

5 Hibbard Consulting, A Cost-Benefit Analysis of Implementing Mobile Number Portability in Bahrain, 2008, pg. 20

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


TD HABER

BTK, Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’ni çıkarttı A Regulation on Consumer Rights in Electronic Communications Sector

2

2/12/2004 tarihli ve 25678 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Telekomünikasyon Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu (EHK) çerçevesinde revize edilmiş ve Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği 28.07.2010 tarihli ve 27655 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yeni Yönetmelik ile tüketici hakları, şeffaflık ve bilgilendirme, abonelik sözleşmeleri, haksız şartlara ilişkin hususlar EHK’nın getirdiği yeni hükümler kapsamında geliştirilmiş ve tüketici haklarının belirlenmesi kapsamında işletmecilere getirilen yükümlülükler detaylandırılmıştır. Bu çerçevede, istenmeyen mesaj ve iletileri almayı reddetme, faturalara üst sınır getirebilme, görme engellilerin abonelik sözleşmelerini ve faturalarını kendilerinin faydalanabilecekleri şekilde talep edebilmeleri gibi ilave koruyucu haklar getirilerek tüketici haklarının kapsamı genişletilmiş, doğru tüketici algısının oluşması amacıyla tarifelerin yalnızca tüm vergiler dâhil değerinin bildirilmesi, yüksek faturalarla karşılaşılması nedeniyle şikâyete konu olan 900’lü hatların ancak abonenin talep etmesi halinde ve yazılı başvurusu üzerine açılması, kampanyalı hizmet alan tüketicilerin kazanılmış haklarının saklı kalması kaydı ile taahhüt edilen edimler nedeniyle bir tüketicinin mağdur olduğunun anlaşılması durumunda kampanyadan benzer şekilde etkilenen tüm tüketicilerin mağduriyetinin giderilmesi esası getirilmiştir.

98

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

R

egulation on Consumer Rights in Telecommunications Sector published in the Official Gazette No. 25 678 dated 22.12.2004 has been revised in the framework of Electronic Communications Act (ECA) No. 5809 and Regulation on Consumer Rights in Electronic Communications Sector has came into force by being published in the Official Gazette No. 27 655 dated 28.07.2010. According to the new regulation, the provisions related to consumer rights, transparency and information, subscription contracts and unfair terms have been developed with the new provisions brought by ECA and the obligations of operators are detailed in the scope of the determination of consumer rights. In this framework, with additional protective rights such as refusing the unwanted messages, applying an upper limit for the bills, special subscription contracts and bills for sight-disabled persons, the scope of consumer rights has been extended. In order to create the right consumer perception, the tariffs will be notified with all taxes included. 900 lines that lead to consumer complaints will be available only with the written request of subscriber. On the condition that the acquired rights of a customer using a certain campaign are reserved, if a customer is affected negatively due to the promised acts, all affected consumers’ grievances will be eliminated.


Tarife değişiklikleri nedeniyle tüketici menfaatlerinin ihlalinin önüne geçilmesi amacıyla İşletmecilere, tarife değişikliklerini abonelerine değişiklik yürürlüğe girmeden duyurma yükümlülüğü getirilmiş, işletmecinin sunmadığı hizmetin bedelini aboneden talep edemeyeceği düzenlenmiştir. Özellikle son yıllarda internet kullanımının da artışıyla sıklıkla gündeme gelen kotalı ya da sabit ödemeli tarifeler kapsamında hizmet alan tüketicilerin sınıra ulaşmaları halinde beklemedikleri bir fatura ile karşılaşmalarını teminen İşletmecilere tüketicileri bilgilendirme yükümlülüğü getirilmiş ve abonenin kendi kullanımına ilişkin değerlendirme yapması açısından işletmeci tarafından bilgilendirme yapılırken verilen bilginin teknik imkânlar dâhilinde en güncel şekilde olması sağlanmıştır. Tüketici şikâyetlerinin etkin ve hızlı bir yöntem ile çözümlenmesi amacıyla tüketici şikâyetleri çözüm mekanizmasının oluşturulması öngörülmüş ve işletmeciler tarafından tüketicinin şikâyetine çözüm bulunamaması ya da yeterli cevabın verilmemesi halinde Kuruma başvurabilmesi imkânı tanınmıştır. Tüketicilerin abonelik sözleşmelerine kolay erişebilmesi amacıyla, abonelik sözleşmelerinin İşletmeci internet sitelerinde yayınlanması yükümlülüğü getirilmiş; abonelik sözleşmelerinin tesisi esnasında abonenin gerçek iradesini yansıtması anlamında temel hizmetler dışında kalan hizmetler için onayının alınması ve hizmetin sunumu esnasında yapılması gereken teknik değişikliklerin işletmeci tarafından ücretsiz olarak sağlanması hükme bağlanmıştır. İşletmeci tarafından tek taraflı olarak abonelik sözleşmesine taahhütnamelere veya kampanyalara getirilen dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde abone aleyhine dengesizliğe neden olan hükümlerin geçersizliği hükme bağlanmış ve haksız şartlara ilişkin koruma alanı belirlenmiştir.

With the aim of preventing the breach of consumer interest due to the tariff changes, operators are obliged to notify the tariff changes before that change is put into practice, and also operators could not request the cost of service that is not provided. Especially in the scope of tariffs with quota or fixed payment that are used frequently in recent years, it should be reported to the costumers that they have reached the limit to prevent the unexpected bills, and it is ensured that information provided by the operator to the costumer will be up-to-date within the bounds of technical possibilities, and the consumer will be able to review his/her own usage in this way. In order to solve the consumer complaints effectively and quickly, it is prescribed to establish a solution mechanism for consumer complaints. If the complaints cannot be solved or the satisfactory answer cannot be provided by the operators, consumers can apply to the Authority. In order to provide an easy access to the subscription agreements, operators are obliged to publish the subscription agreements in their websites. While the subscription agreements are signed, an approval of the customer is needed for the services that are classified outside of the basic services, with the aim of reflecting the actual intent of the subscriber to the agreements. It is also decided that technical changes necessary for the service delivery will be provided by the operator freely. It is decided that the provisions affecting the subscriber negatively on the contrary to the honesty rule in subscription agreement undertakings or campaigns will be dull, and the conservation area is identified about the unfair conditions.

Abonelik sözleşmesi yapmaya yetkili her temsilcinin, aynı zamanda abonelik sözleşmesinin feshine ilişkin başvuruları da kabul etme ve fesih işlemlerini başlatma yükümlüğünü düzenleyerek tüketicilerin abonelik işlemini gerçekleştirebildikleri her noktadan fesih işlemini de gerçekleştirmeleri mümkün kılınmıştır. İşletmecilere abonelerin asgari üç aylık kullanım detayı veya ayrıntılı faturalarına internet üzerinden ücretsiz olarak erişebilmelerini sağlama yükümlülüğü getirilmiş olup, ayrıntılı faturalarda yer alacak hususlar genişletilmiştir.

Each representative authorized to make subscription agreement will be able to accept the applications related to a subscription agreement termination and to initialize the termination process. In this way, costumers will be able to make the termination transaction at the points where they can realize their subscription transactions. Operators are obliged to provide the three-month usage details or a free access to a detailed bill via the internet. In addition, the matters in the detailed bills are being extended.

Yönetmelik ile internet servis sağlayıcısı değişikliklerinde abonelere hizmet aldıkları işletmecileri teknik imkânlar dâhilinde hizmetin en az sürede kesintiye uğrayarak değiştirme imkânı tanınmış ve böylece, numara taşınabilirliğinde olduğu gibi hizmet sunan işletmeciler arasında değişiklik yapmak isteyen tüketicilere kolayca değişiklik yapma olanağı sağlanmıştır.

According to the regulation, customers who want to change their internet service provider can change their operators with the minimum interruption within the bounds of technical possibilities, and thus, changing the operator will be made easily as in the number portability.

Yeni Tüketici Hakları Yönetmeliğinin sektörde hizmet alan tüketiciler açısından getirdiği kapsamlı ve etkin koruma ile birlikte uygulamada sektörün dinamizmi ve hızlı gelişimi karşısında gelişen ihtiyaçlara büyük ölçüde cevap vereceği düşünülmektedir.

It is considered that new Regulation on Consumer Rights will respond the emerging needs due to the dynamism and rapid growth of the sector to a large extent, thanks to the comprehensive and effective protection it provides to the customers receiving services in the sector.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

99


RÖPORTAJ

Murat Küçüközdemir “Bizim Global İletişim olarak hayalimiz Türkiye’nin bölgesel olarak ve AB’deki ICT pazarının alması gerektiği payı almadığını ve alabileceğini görüyoruz. Özellikle büyük operatörlerin bölgesel yatırımları yapması bizleri çok memnun ediyor.”

“Our dream, as Global Communications, is to see that Türkiye takes its share in ICT market in its region and in the EU. Especially we are very pleased to see that large operators make regional investments.”

TELEKOM DÜNYASI: Global İletişim 2003 yılında kuruldu fakat ticari faaliyetine daha geç başladı. Aslında çok uzun bir geçmişi olmamasına rağmen çok farklı konularda iş yetkinliği var. Bize birinci elden, Global İletişim’i biraz anlatabilir misiniz? MURAT KÜÇÜKÖZDEMİR: 2005 yılında altyapı kuruluşları gerçekleşti. 2006’da gerçek anlamda servisler verilmeye başlandı. 2007 itibariyle de büyüme trendine girildi. 2006-2007 ile başlayan ürün gamı zenginleştirmede temelde kurumsal pazara odaklanmaya karar verdik. Çünkü Türkiye’de bireysel pazardaki regülasyonların hala rekabete yeterince olanak sağlamadığı görüşündeyiz.

TELEKOM DÜNYASI: Global Communications was founded in 2003, but started its commercial activities later. In fact, although it has not a long history, it has job competencies in very different fields. Could you give some information about Global Communications as firsthand accounts? MURAT KÜÇÜKÖZDEMİR: Our infrastructure institutions were built in 2005. Services were initiated in real terms in 2006. As of 2007 a growth trend has begun. Starting with the 2006-2007, we enriched our product range and we decided to focus on the corporate market. Because we think that the regulations in individual market are still not competitive enough in Türkiye. Our first product in the corporate market was MetroEthernet over fiber optic networks. When we look

100

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


Murat Küçüközdemir Global İletişim Genel Müdürü General Manager of Global Iletisim Kurumsal pazarda da ilk ürünümüz fiber optik ağlar üzerinden metroethernet servisi oldu. 2007 yılından itibaren bugüne kadar gelen sürece baktığımızda metroethernet kullanıcıları ciddi bir rakam ulaşmış gözüküyor. Son açıklanan BTK raporuna göre 3000 firmadan fazla olduğunu görüyoruz. Metroethernet ile birlikte simetrik DSL ile şube bağlantıları ağına ağırlık verdik. Bu pazarda da önemli oyunculardan biri haline geldik. Daha sonra bu hizmetleri verdiğimiz müşterilerimize ses hizmeti de vermeyebaşladık. Temel stratejimiz bir müşteriye bir hizmet değil birden fazla hizmet sunmak üzerine kurulu... Dolayısıyla metroethernetle ulaştığımız müşterimize internet bağlantı, şube bağlantı ve ses hizmeti verdik… Ve bu şekilde data ve ses hizmetlerinde başarılı olan bir firma haline geldik. Aynı zamanda yine yatırımlarına 2005-2006 yılında başladığımız data center işimiz de metroethernetle birlikte stratejik önem verdiğimiz diğer bir hizmetimiz. Şuan da üç tane data center alanımız mevcut ve sektördeki önemli oyunculardan biriyiz. Fulya’da 500 m 2, Ankara’da 500 m 2 ve Dudullu’da da 1000m2 lik data centerımız var. Data center hizmeti dünyada da çok ciddi noktalara gidiyor. Teknoloji data center üzerinden yürüyen yazılımlara

at the process from 2007 until today, the number of MetroEthernet users has reached a serious figure. According to the recent report of Information Technologies and Communication Authority, we see more than 3000 companies. We focused on a network of branch connections and symmetric DSL in conjunction with MetroEthernet. We have become one of the major players in this market. Then, we begun to provide voice services for our customers receiving these services. Our basic strategy is based on providing more than one service to a customer… Therefore, we provide Internet connection, branch connection and voice service to our customers receiving MetroEthernet service… And in this way, we became a successful company in data and voice services. At the same time, our data center, the investment of which was also started in 2005-2006 is another service of strategic importance. Now, we have three data center spaces and we are one of the key players in the sector. Our data center in Fulya is five hundred square meters, the one in Ankara is also five hundred square meters, and the one in Dudullu is one thousand square meters. Data center service is going to a very serious point in the world. There is a transition towards software run-

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

101


RÖPORTAJ

doğru bir geçiş yapıyor. Son 2 senedir ağırlıklı olarak 2010 yılında mobil gelirlerimizi arttırmaya yönelik bir strateji izliyoruz. Bu noktada da sanal mobil operatörlüğü lisansımızı aldık. Çifte vergilerin de kalkmasıyla bu konuda önemli gelişmeler olacağını tahmin ediyoruz.

ning through data centers. The last two years, mainly in 2010, we follow a strategy to increase our mobile revenues. At this point, we take our virtual mobile operator license. As the double taxation is remitted, we estimate significant developments in this field.

Genel olarak iş alanlarımızdan bahsetmem gerekire telemetri kapsamında ısı-nem kontrolleri, soğuk hava depolarının, farklı lokasyonların ve araçların uzaktan ısı-nem kontrollerini yapıyoruz. Diğer taraftan da araçların yönetimini de yapabiliyoruz. Sadece lokasyonunu belirleme değil, mesai saatlerinde aracın ne zaman çalıştırıldığı, depo kapağının açılıp açılmadığı, kullanıcı tanımlı araç çalıştırabilme özelliklerini mobil hizmetlerle birleştiren çözümlerimiz var.

In general, we are carrying out temperature-humidity control in the scope of telemetry and remote temperature-humidity control of cold stores, various locations and vehicles. We can also implement the management of the vehicles. We have solutions that combines the mobile services with not only the determination of the location, but also when the vehicle is running, whether the warehouse door is opened or not, and user-defined running features.

TELEKOM DÜNYASI: Portföyünüze baktığınız zaman ne tür müşterileriniz var? KOBİ’ler mi yoksa büyük ölçekli işletmeler mi çoğunlukta?

TELEKOM DÜNYASI: When you look at your portfolio what kind of customers you have mainly? Large-scale enterprises or SMEs?

MURAT KÜÇÜKÖZDEMİR: Şuan kayıtlı 3000 civarında müşterimiz var. Bu müşterilerimizin içinde Türkiye’nin ilk 50’sinde yer alan firmalar olduğu gibi KOBİ kategorisindeki firmalar da yer alıyor. KOBİ’lerin teknolojiye yatırım yapmaların sektörün şuanki halinin ivme kazanması için çok önemli bir nokta olduğunu düşünüyoruz. KOBİ’lerin de yatırımlarımları konusunda maliyetleri aşağıya çekecek çözümler önemli. Data centerlarımızdaki cloud computing çözümleri aslında tamamen KOBİ’lerin düşük maliyetli teknoloji yatırımları yapmasını sağlayan bir araç olarak görülüyor. Bu çerçevede de dağıtım kanalları büyük şirketlerle birlikte broadband erişimi yazılımlarla entegre edecek çözümler üzerine bir takım çalışmalar yapıyoruz. Sonuç olarak erişimi uygulamayla birleştirebilecek şirketler KOBİ pazarında kazanacaklardır. Bu kapsamda biz de CRM yazılımlarının kolay alınabilmesi, IRP adımlarının Kolay atılabilmesi yada bunların yönetimlerinin kolay olabilmesini sağlayan data center temelli çözümlere yatırımlar gerçekleştiriyoruz.

MURAT KÜÇÜKÖZDEMİR: Now we have around 3000 registered customers. There are companies, which are classified in SME category as well as companies, which are Türkiye’s first 50 companies. We think that investments of SMEs on technology are very important for improving the current status of the sector. Solutions should be provided to decrease the investment cost of SMEs. In fact, cloud computing solutions provided bay our data centers are seen as a tool to facilitate SMEs’ job in order to make low-cost technology investments. In this context, we are working on some solutions to integrate the broadband access and software together with major companies and the distribution channels. As a result, companies that can combine access and application will be successful in the SME market. In this context, we are making investments on data center-based solutions to make it easy to buy CRM software, to take IRP steps and or to manage them.

TELEKOM DÜNYASI: Bunların yanında çok önemli fiber optik ağ yatırımları gerçekleştiriyorsunuz. Bunlardan biraz bahseder misiniz? MURAT KÜÇÜKÖZDEMİR: İstanbul’da BeşiktaşMaslak hattımızın yanında Havalimanı-Beşiktaş hattımızı da devreye aldık. Müşterilerimize metroethernet servisi vermek üzere 500 km’nin üzerinde fiber erişim sağladık. Bizim burda metroethernet servislerimizi kendi hattımızdan verdiğimiz gibi diğer operatörlerle de işbirliği yapıyoruz. İlk aşamada metroethernet kullanan müşterilerimizi daha sonra kendi altyapımıza alıyoruz. Önümüzdeki dönemlerde Türkiye’den yurtdışına olan projelerde de fizibiletisini yaparak yatırım yapmayı düşünüyoruz. Başlangıçta İstanbul’daki altyapımızı Av-

102

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

TELEKOM DÜNYASI: In addition to these investments, you are making very important investments on fiber-optic network. Could you mention those investments? MURAT KÜÇÜKÖZDEMİR: In addition to our Besiktas-Maslak line, our Airport-Besiktas line is also active in Istanbul. We have an investment of around 50 km in total. We are planning to increase it to 100 km. We provide more than 500 km fiber access to provide our customers with MetroEthernet services. We are providing our MetroEthernet services through our line as well as in collaboration with other operators. We channel our customers who use MetroEthernet in the first phase into our own infrastructure. In the coming periods, we want to make investments abroad by making feasibility. At the beginning, we are


rupa yakası olarak sınırlandırmayıp Anadolu yakasına genişletmeyi planlıyoruz. Bugün Global İletişim ayda 10-20 arasında fiber uç ile yeni müşteriye ulaşıyor. Bu da bizim fiber olanaklarımızın genişlemesine olanak sağlıyor. TELEKOM DÜNYASI: Kendi grubunuza da hizmet veriyor musunuz? MURAT KÜÇÜKÖZDEMİR: Özellikle 2005-2006 yılında kendi grubumuza hizmet vererek bu işe başladık. Bugün geldiğimiz noktada Yıldız Holding bünyesindeki şirketlere ve Yıldız Holding’e kestiğimiz toplam faturaların değeri toplam cironun içerisinde %10 değerinde. Dolayısıyla gelirimizin %90’ı grup dışı şirketlerden geliyor. Ama Yıldız Holding’in ekonomik olarak yarattığı güç belirli projeleri hızlı bir şekilde başlatmamıza olanak sağlıyor. Yıldız Holding bizim için Türkiye’de bilişime yatırım yapan en başta gelen holdinglerden biri olması nedeniyle çok rahat ettiğimiz bir ortam. Yıldız Bilişim gurubunda bizim dışımızda 5 şirket daha var. Bu 5 şirket ile birlikte olan projeler, aramızdaki sinerji ve büyüme stratejileri ki; 2015 yılına kadar 5-6 milyar dolarlık bir büyüme hedefleniyor, bu anlamda da Yıldız

planning to expand our infrastructure from European side of Istanbul to Asian side. Today, Global Communications reaches new customers with 10-20 fiber ports per month. This allows us to expand our fiber facilities. TELEKOM DÜNYASI: Do you serve to your own group? MURAT KÜÇÜKÖZDEMİR: Especially in 2005-2006, we started this business by serving our own group. At the point we have reached today, the value of our total invoice for Yıldız Holding and the companies within the body of Yıldız Holding is 10% of our total turnover. Thus 90% of our revenue comes from companies outside the group. But the economic power created by Yıldız Holding allows us to start the specific projects quickly. Yıldız Holding provides us a very comfortable atmosphere, as it is one of the leading companies making investment in IT in Türkiye. There are five more companies within the body of Yıldız IT. We are carrying out projects with these companies. We create synergy and growth strategies. 5-6 billion dollar growth is expected until 2015. In this sense, Yıldız Holding stands behind these projects and gives us a trust as a strong structure.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

103


RÖPORTAJ

Holding bunların arkasında sonuna kadar destekçi, güçlü bir yapı olarak bize güven veriyor. TELEKOM DÜNYASI: Çalışmalarınızda yalnızca İstanbul’a mı odaklısınız? MURAT KÜÇÜKÖZDEMİR: Türkiye’de ilk altyapı lisansları verilmeye başlandığı zaman Marmara Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi için lisanslarımızı almıştık. Daha sonra bu lisanslarımızı ulusal boyut geçti. Sadece İstanbul’da değil diğer illerimizde de fiber yatırımlarımız var. Bugün toplam 300 tane ulusal fiber müşterimizin yarıdan fazlasını İstanbul’da diğer kısmı ise Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa başta olmak üzere diğer illerde. Müşterilerimize değer yaratabileceğimizi düşündüğümüz her bölgede yatırımlarımızı devreye sokuyoruz. 2010 yılındaki hedefimiz İstanbul. Bu yıl içerisinde diğer iller için kendi fiber altyapımızı yapma planımız bulunmuyor. TELEKOM DÜNYASI: Fiber kablo döşemek, son derece zor ve zahmetli bir iş… Yerel yönetimler bu konuda kolaylık gösteriyorlar mı? MURAT KÜÇÜKÖZDEMİR: Geçiş hakları ile ilgili düzenlemeler her belediye belediye sınırları içerisinde kendisi yapıyor. İstanbul’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin baştan doğru planladığı verimli işleyen bir yapı var. İBB ilk yapan operatör altyapı yaparken diğer operatörlerin de bunu kullanabilmesini sağlayan altyapıyı baştan yaptırıyor. Dolayısıyla biz

104

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

TELEKOM DÜNYASI: Do you focus only on Istanbul in your studies? MURAT KÜÇÜKÖZDEMİR: When the first infrastructure licenses were given in Türkiye, we got our licenses for Marmara Region, Central Anatolia Region and East Anatolia Region. Then we got the license at national level. We have investments not only in Istanbul, but also in other cities. Today, more than half of our 300 national fiber customers are in Istanbul, the remaining are in other cities, mainly in Ankara, Izmir, Antalya and Bursa. We make investments in every region where we can create value for our customers. Our goal in 2010 is Istanbul. We do not have any plan to make our own fiber infrastructure in other cities within this year. TELEKOM DÜNYASI: Laying a fiber cable is an extremely difficult and laborious work... Do local governments provide convenience in this regard? M U R A T KÜÇÜKÖZDEMİR: Arrangements relating to the transition rights is made by each municipality within their municipal boundaries. There is a structure functioning efficiently in Istanbul, which was planned accurately at the beginning by Istanbul Metropolitan Municipality. According to the approach of IMM, when the infrastructure is built by the first operator, the infrastructure to be used by other operator is also built from scratch. Thus we have built a part of this 50 km investment ourselves. In this way, the infrastructure to be used other companies got ready. The remaining part was leased from the infrastructure


de bu 50 kmlik yatırımın bir kısmını kendimiz kazdık. Bunu kazarken başka firmaların da bunu kullanabilmesi için altyapı hazır hale geldi. Bir kısmını da diğer firmaların altyapısını kiralayarak kullandık. Dolayısıyla bizim şuana kadar ki İstanbul’da yaşadığımız deneyimler iyi organize olmuş bir altyapıyı paylaşmak ve paylaşıma açılmasıyla ilgili düzenlemeleri yapmak yönünde oldu. TELEKOM DÜNYASI: Sizin ayrıca STH ve MVNO yetkinlik belgeleriniz de var. Bu konuda çalışmalar sizce ne zaman hızlanacak? MURAT KÜÇÜKÖZDEMİR: Açıkçası bunların tamamı gecikmiş konular. Yurtdışındaki örneklere baktığımız zaman alternatif telekom operatörlerinin AB ülkelerinde toplam pazardan aldıkları payların %20-50 arasında olduğunu görüyoruz. Türkiye’de bu rakamlar hala %2-3 mertebesinde. Dolayısıyla özellikle bireysel pazarda büyümek için gerekli olan regülasyonların hala tamamlanmadığını görüyoruz. En son BTK raporundan da gördüğümüz değerler bütüm alternatif telekom oyuncularının sadece yerleşik operatörün hizmet gamına baktığımızda payının %9 olduğu görülüyor. Katma değeri olan çağrı başlatma trafiği veya internet trafiği payının da %5lerde olduğunu görüyoruz. İlk etapta bu oranın %20 lere çıkması için regülasyon tarafındaki eksik noktanın tamamlanması gerekiyor. Örnek olarak; yalın ADSL’de rekabet edici fiyatların uygulanması, numara taşınabilirliğinin mobil hatlarda nasıl hayata geçirildiyse sabitte de hayat geçirilmesi.. TELEKOM DÜNYASI: Son olarak eklemek istedikleriniz... MURAT KÜÇÜKÖZDEMİR: Bizim Global İletişim olarak hayalimiz Türkiye’nin bölgesel olarak ve AB’deki ICT pazarının alması gerektiği payı almadığını ve alabileceğini görüyoruz. Özellikle büyük operatörlerin bölgesel yatırımları yapması bizleri çok memnun ediyor. Türkiye’yi, İstanbul’u, Ankara’yı nasıl Almanya’da Frankfurt Avrupa’nın bir data center üssü ise, burda da firmaların bu gücü yaratabileceği inancındayız. Yeterki regülasyon ve rekabetteki uygulamalar herkese eşit bir şekilde uygulansın. Türkiye’deki yeni oyuncuların büyüyebileceği ortamların hazırlanmasını bekliyoruz ve bu konuda da üzerimize düşen yatırımı yapmaya hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum.

Türkiye’de ilk altyapı lisansları verilmeye başlandığı zaman Marmara Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi için lisanslarımızı almıştık. Daha sonra bu lisanslarımızı ulusal boyut geçti. Sadece İstanbul’da değil diğer illerimizde de fiber yatırımlarımız var.

When the first infrastructure licenses were given in Türkiye, we got our licenses for Marmara Region, Central Anatolia Region and East Anatolia Region. Then we got the license at national level. We have investments not only in Istanbul, but also in other cities.

of other companies. Thus we have shared the well organized infrastructure and made the necessary experiences to share them. TELEKOM DÜNYASI: You also have STH and MVNO capability certificates. When do you think these works will gain speed? MURAT KÜÇÜKÖZDEMİR: Obviously all of these issues are overdue. When we look at the examples abroad, we see the market share of alternative telecom operators is between 20-50% in the EU countries. This figure is still 2-3% in Türkiye. Therefore, it is seen that especially the necessary regulations for growing in the individual market have still not been completed. According to the recent report of Information Technologies and Communication Authority, we see the share of all alternative telecom players is 9% in contrast to the service scale of established operator. We see the share of the value-added call origination traffic or Internet traffic is 5%. In the first place, the missing point in the regulation should be completed in order to increase this rate to up to 20%. As an example, competitive prices should be implemented in lean ADSL and the number portability should be realized in fixed lines as in the mobile lines. TELEKOM DÜNYASI: And finally, do you want something to add? MURAT KÜÇÜKÖZDEMİR: Our dream, as Global Communications, is to see that Türkiye takes its share in ICT market in its region and in the EU. Especially we are very pleased to see that large operators make regional investments. As Frankfurt is a data center in Europe, Istanbul and Ankara may become a data center. We believe that companies can create this power. It is possible when regulation and applications in the competition will apply everyone evenly. We look forward to see the environment in which new players can grow in Türkiye and we are ready to make the necessary investments that fall to us.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

105


TD DIŞ HABER

MTS Ukrayna’ya Alcatel-Lucent çözümü Solution of Alcatel-Lucent to MTS Ukrain

U

krayna’nın lider mobil operatörlerinden MTS Ukrayna, yeni nesil mobil genişbant servislerini desteklemek ve mobil müşterilerine kaliteli IP servisleri sunabilmek amacıyla Alcatel-Lucent’ın IP/MPLS tabanlı mobil taşıma çözümünü seçti. Şirket, ülke genelinde LTE (Long Term Evolution) denemesi için de Alcatel-Lucent ile çalışacak. IP/MPLS ile yeni nesle geçiş MTS Ukrayna, IP/MPLS ile daha uygun maliyetli bir mobil aktarım şebeke altyapısına geçiş yapıyor. Mevcut servisleri destekleyen bu altyapı, yeni çoklu ortam servis ve uygulamalar sunuyor. MTS Ukrayna, birden fazla teknoloji alanında uçtan uca yönetim entegrasyonu sağlayarak, operasyonlarında önemli ölçüde kolaylık sağlayacak, işletim maliyetlerini (OPEX) azaltacak ve son kullanıcılarına en kaliteli ve ileri düzey IP servislerini sunacak. MTS Ukrayna ayrıca, daha işlevsel ve ölçeklenebilir ekipman kullanmanın avantajını da yaşayacak. Söz konusu ekipman, hem LTE hem de mevcut CDMA EVDO üçüncü nesil teknoloji için temel oluşturuyor. Alcatel-Lucent, MTS Ukrayna’ya, IP dönüşüm projelerinden edindiği geniş deneyime dayanan ve entegrasyon ve test alanlarını içeren profesyonel hizmetler de sunuyor. Şirket, MTS Ukrayna için şebekenin basitleştirilmesine yönelik destek vermeye ve bir yandan maliyetleri düşürürken bir yandan da yüksek kapasiteli servisler ve güvenilirlik sunmaya devam edecek. Alcatel-Lucent, proje kapsamında, 7750 Service Router (SR), 7705 Service Aggregation Router (SAR) ve AlcatelLucent 5620 Service Aware Manager (SAM) ürünlerini kullanacak. Şirketin IP portföyü, MTS Ukrayna’ya ölçeklenebilir, geliştirilebilir, uygun maliyetli ve tam yönetilebilir IP tabanlı aktarım sağlama imkanı veriyor. Böylece mobil

106

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

U

kraine’s leading mobile operator MTS Ukraine chose Alcatel-Lucent’s IP / MPLS-based mobile transport solution in order to To support nextgeneration mobile broadband and offer high-quality IP services to mobile customers. Transition to new generation with IP / MPLS MTS Ukrain is switching to more cost-effective transfer of a mobile network infrastructure with IP / MPLS. This infrastructure support existing services and offer new multimedia services and applications. MTS Ukrain will provide significantly convenience in operations, reduce operating costs (OPEX) and offer the best quality and advanced IP services to end users by providing end to end management integration of multiple technologies. MTS Ukrain will also get benefits of using a more functional and scalable equipment. The equipments as mentioned, is a basis for both of LTE and existing EVDO CDMA third generation technology. Alcatel-Lucent offer professional services including integration and test area and based on acquired extensive experience in IP transformation projects to MTS Ukrain. The company will continue to support intended for simplification of the network, high capacity services, reducing costs and reliability. In the scope of the project Alcatel-Lucent will use product of 7750 Service Router (SR), 7705 Service Aggregation Router (SAR) ve Alcatel-Lucent 5620 Service Aware Manager (SAM). IP portfolio of the company will offer scalable, can be developed cost-effective, fully managed IP-based transport providing to MTS Ukrain. Therefore while mobile operators are reducing operating costs, they can rapidly implement revenue generat-


operatörler, işletim maliyetlerini düşürürken, gelir getiren gelişmiş servisleri hızla uygulayabiliyor.

ing advanced services. The step to fourth generation with LTE

LTE ile dördüncü nesle adım Alcatel-Lucent, MTS Ukrayna için LTE denemesi de yapıyor. 2010’un ikinci yarısında başlayacak LTE uygulaması, MTS Ukrayna bünyesinde geliştirilen yüksek hızlı veri aktarım servislerinin bir sonraki adımını oluşturuyor. LTE deneme çözümü, şirkete, 4G teknolojisinin yararlarını yalnızca teorik açıdan değil, gerçek uygulama deneyimi olarak da değerlendirme imkanı sunacak. Alcatel-Lucent, uçtan uca bir çözüm sunmak için sektör lideri LTE deneyiminden yararlanacak. Çözüm kapsamında, LTE baz istasyonları (eNodeB), Evolved Packet Core (EPC), IP servis yönlendirme şebeke elemanları ile operasyon, yönetim ve bakım (OAM) sistemleri sunulacak. Alcatel-Lucent, proje yönetimi, planlama, kurulum, entegrasyon, görevlendirme ve test dahil bir dizi profesyonel hizmet de sağlayacak.

Alcatel-Lucent is also making a LTE trials for MTS Ukrain. LTE application which is the next step of highspeed data transmission services developed within MTS Ukrain, will start in the second quarter of 2010. LTE trial solutions will provide assessment opportunities of the benefits of 4G technology in not only the theoretical aspects also with real practical experience. Alcatel-Lucent will benefit industry-leading LTE experience for offer end-to-end solutions. As part of the solution, LTE base station (eNodeB), Evolved Packet Core (EPC), IP service routing network elements and operations, administration and maintenance (OAM) systems will be offered. Alcatel-Lucent will also support a range of professional services including project management, planning, installation, integration, commissioning and testing.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

107


TD DIŞ HABER

Hindistan Cihaz Paket Stratejisini Değiştiriyor India Shifts to Device Bundle Strategies

3

108

G’nin gelmesi ve numara taşınabilirliğindeki kurallarla birlikte Hindistan’da satılan mobil servis paketlerinde düzenlenme gerçekleşti.

T

he way mobile service packages are sold in India is set to change with the introduction of new 3G services and rules for mobile number portability.

Önümüzdeki dönemlerde Hindistan pazarında paket mobil cihaz ve servis satışlarında büyük bir yükseliş yaşanacak gibi gözüküyor. Amerika ve Avrupa’da servis ve cihazların paket satışları standartken Hindistan pazarında öyle gözükmüyor. Pazardaki kaynaklardan alınan bilgiye göre ülkedeki paket satışları tüm pazarın yalnızca %57’sini oluşturuyor.

In the coming months, the Indian market is likely to see an increase in bundled offers for mobile devices and services. While bundling handsets with services is the norm in the US and Europe, this is not the case in the Indian market. According to informed market sources, bundling constitutes only about 5 to 7 percent of the entire handset market in the country.

Hindistan’daki operatörler 3G’ye geçişteki engelleri kaldırmanın yollarını arıyorlar ki yakın zamanda sonuçlanan ihalelerde 3G lisanslarına çok büyük yatırımlar gerçekleştirdiler. Paket cihaz teklifleri uygulanabilir bir seçenek, bu teklifler aynı zamanda son kullanıcıya yansıyan toplam maliyeti de düşürüyor.

Indian operators are looking for ways to bring down the entry barrier for 3G services, since they have made huge investments in 3G licenses in the recently concluded auctions. Bundling offers a viable option for them to offer handsets and thus bring down the total cost of ownership for the end customer.

3G maliyetleri ülkede 3G’ye uyumun önünde büyük bir engel teşkil ediyor. Basit bir 3G cihazının fiyatı ülkede 6,500 INR (US$140,78)den başlarken sektördeki kaynaklar bu fiyatın kitle pazarına yönelik INR4,000 ($86.63)’e düşürülmesi gerektiğini söylüyorlar.

The cost of 3G handsets is still a big deterrent to the adoption of 3G services in the country. The average cost of a basic 3G handset starts from 6,500 Indian rupees (US$140.78). Industry sources say that the price should come down to INR4,000 ($86.63) to address the mass market.

Devletin mülkiyetinde olan Mahanagar Telephone Nigam Ltd. önceki yıl Ocak ayından itibaren 3G servisi veriyor ve paket satış anlaşmaları devam ediyor. MTNL kullanıcılarına daha az maliyetli 3G cihaz ve paketleri sağlamak için Micromax Informatics Ltd. ve Nokia Corp. (NYSE: NOK) ile birlikte çalışırken daha fazla ortaklık hedefliyor.

One carrier that is pursuing bundling deals is government-owned Mahanagar Telephone Nigam Ltd. (MTNL) , which has been offering 3G services since January last year. MTNL has teamed with Micromax Informatics Ltd. and Nokia Corp. (NYSE: NOK) to offer 3G handsets at cheaper rates to its customers. The company is now targeting more such partnerships.

MTNL Bombay Yetkili Direktörü J.Gopal konuyla ilgili “Son kullanıcı için paket satışlarının önündeki engelleri kaldırmanın yollarını arıyoruz. Bu engellerin sebeplerinden

“We are definitely looking at bundling to reduce the entry barrier for the end customers,” J. Gopal, MTNL’s executive director in Mumbai, told “The main reason for this is

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS


biri 3G cihaz fiyatlarının hala oldukça yüksek olması ve biz de 3G’ye adaptasyonun sağlanabilmesi için bu fiyatları düşürmek istiyoruz.” Şeklinde açıklama yaptı. 3G’ye giriş paket satışlarındaki artış için tek etken değil. Yılsonuna kadar başlayacağını tahmin ettiğimiz mobil numara taşınabilirliği de operatörlerin paket satış anlaşmalarını tercih etmesinde önemli bir faktör. Numara taşınabilirliği pazarda bazı karışıklıklara yol açacağa benziyor ve paket satış anlaşmaları operatörlere rakiplerinden taşıyacakları numaralar konusunda müşterilerini korumak için yardımcı olacağa benziyor. Ülkede bir 3G ortamı yaratabilmek için cihaz üreticileri ile operatörler her zamankinden daha fazla birlikte çalışmak zorundalar. HTC dünya çapında paket satış stratejisine uyum sağlamış durumda. Fakat Hindistan’da durum biraz farklı. HTC’nin müşterilerine bazı uygulama ve özellikleri sunabilmesi için operatörlerle işbirlikleri var. Örneğin;Bharti Airtell LTD. ile yalnızca Bharti müşterilerinin kullanabildiği bazı özellikleri sağlayan bir iş birliği içeriside.

the price of a 3G handset is still very high, and we want to bring the cost down to increase the adoption of 3G.” And the introduction of 3G is not the only driver for an increase in the bundling deals. Mobile number portability (MNP), which is likely to be introduced by the end of the year, is another factor that might make an operator opt for bundling deals. Number portability is likely to cause some churn in the market, and bundling deals could help an operator to prevent its subscribers from moving to a competitor. The handset manufacturers and service providers have to work together more than ever to create the ecosystem for 3G services in the country. HTC has adopted a bundling strategy across the world. But in India, the process is different. HTC has partnerships with operators through which some features or applications are available to the subscribers. For instance, the company teamed with Bharti Airtel Ltd. HTC Smart, wherein some applications are available only to the subscribers of Airtel. HTC Smart is available through its distribution channel as well.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

109


TD DIŞ HABER

Yeni Zelanda mobil çağrı sonlandırma fiyatlarında düzenlemeye gidiyor New Zealand to regulate mobile termination charges

Y

eni Zelanda Hükümeti mobil çağrı sonlandırma ücretlerinde düzenleme yapmaya karar verdi.

Yeni Zelanda Telekomünikasyon ve İletişim Bakanı Ticaret Komisyonu’nun fiyatlarda değişiklik yapma önerisini kabul ettiğini söyledi ve değişikliğin mobil operatörler arasındaki rekabeti arttırırken mobil telefon kullanıcılara da daha düşük ücretlerin yansıyacağını belirtti.

Communications minister, Steven Joyce, said he had accepted a Commerce Commission recommendation to regulate the charges, and said the move would improve competition in the mobile market and result in lower prices for mobile phone users.

“Bir sonraki adım regülasyon tarafından mobil çağrı sonlandırma erişim hizmetleriyle ilgili olan kanundur. Devamında Ticaret Komisyonu mobil operatörlerin sunduğu fiyat ve diğer ücretlerde düzenleme yapacak. Bu sürecin yalnızca 1-2 ay süreceğini düşünüyoruz.”

He added: “The next step is to add mobile termination access services to Schedule of the Telecommunications Act by regulation. The Commerce Commission will then go through a process to set prices and other terms which mobile carriers must offer. This process will likely take a few months.”

Mobil çağrı sonlandırma henüz düzenlenmemiş bir uygulama. Ücretlerin ticari kısmı mobil operatörler ve diğer operatörler (sabit, mobil..) arasında tartışıldı. Nisan 2007 yılından itibaren Yeni Zelanda sabit operatörlerinden Telecom ve Vodafone’ye yapılan mobil sesli aramalar bir ücrete tabii tutuluyor.- fahri anlaşma Telecom ve Vodafone arasında imzalandı.

Mobile termination is currently an unregulated service. Prices, and other terms are negotiated commercially between a mobile network operator and another (fixed or mobile) network operator. Since April 2007, voice calls from New Zealand fixed-line networks to Telecom and Vodafone mobile phones have been subject to price .voluntary agreements signed by Telecom and Vodafone.

Telekomünikasyon ve İletişim Bakanı Mr. Joyce Komisyonun önerisini kabul etmenin testlerle örtüştüğünü ve bu bağlamda bu önerinin daha düşük mobil çağrı sonlandırma ücretlerine ve müşterilere sunulan fiyatların daha rekabete dayalı olacağı bildirdi.

110

T

he New Zealand Government has decided to regulate mobile termination access rates

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

Mr Joyce says he considers that accepting the Commission’s recommendation meets this test and in this case will lead to lower mobile termination rates and more competitive mobile pricing plans for consumers.


CeBIT Bilişim Eurasia’da hedefi kaçırma ihtimaliniz yok!

ÇÜNKÜ HEDEFİNİZ SİZE GELİYOR! Rusya

Kanada

Finlandiya

İsveç İngiltere

Polonya

Ukrayna Romanya

Kazakistan

Almanya

ABD

Fransa

Hırvatistan

Kosova Bulgaristan

İspanya

Arnavutluk

Meksika

Cezayir

DÜNYA’DAN! Dünyanın dört bir yanından gelen profesyonel ziyaretçilerin yanı sıra DTM desteğiyle 56 farklı ülkeden satın alma heyetleri masrafları karşılanarak fuara davet ediliyor.

Libya

Mısır

Gana

Irak

Ürdün Katar

BAE

Umman

Pakistan

Hindistan

Yemen

Vietnam

Nijerya

Malezya

Kenya

Endonezya

Tanzanya

Peru

G.Kore

İran

Suudi Arabistan

Sudan

Senegal

Çin

Türkmenistan

Suriye

Lübnan İsrail

Tunus

Özbekistan

Azerbaycan

Yunanistan

Fas

Gürcistan

Brezilya Güney Afrika Cum.

Şili

ANADOLU’DAN! CeBIT Bilişim Eurasia ziyaretçi çalışmaları çerçevesinde düzenlenecek olan “Anadolu VIP” ve “Anadolu KOBİ” programlarıyla Anadolu’nun farklı şehirlerinden satın alma heyetleri masrafları karşılanarak özel olarak fuarda ağırlanıyor.

AKILLI YAŞAM KONSEPTLERİ! Bu yıl fuarda ilk kez yer alacak özel bölümde “Akıllı Yaşam Konseptleri” uygulamaları ve dönüşümleri sergilenecek. Bu bölümde, sektör duayenlerinin konuşmacı olarak yer alacağı forum ve seminerlerde sektör temsilcileri bir araya gelecek.

• e-devlet • e-belediye • Green IT

• Yeşil Belediye Çözümleri • Marka Şehirler • Altyapı ve Kentler

SEKTÖRLERİN BULUŞMASI! CeBIT Bilişim Eurasia, Bilişimin yanı sıra diğer hedef sektörleri de siz katılımcılarımız ile buluşturuyor! • Gıda • Otomotiv • Tekstil • Lojistik • Sağlık

• Mücevherat • Güvenlik • Medya • Ambalaj • Finans

• Turizm • Mobilya • İnşaat • Enerji • Ayakkabı

Organizatör

• Kamu • Eğitim • Diğer

Fuar Ana Sponsoru

CeBIT Bilişim Eurasia Uluslararası Bilgi ve İletişim Teknolojileri Fuarı ile paralel

www.cebitbilisim.com Tüyap, Büyükçekmece, İstanbul, 6 -10

Tel : (0212) 334 69 00 Faks : (0212) 334 69 34 info@cebitbilisim.com

Bilişim Zirvesi:

desteği ile

Resmi Tasarım Departmanı Matchmaking Etkinliği

Digital Reklamlar Çözüm Ortağı

Ekim 2010 6 -9 Ekim 2010

Teknik Ekipman Çözüm Ortağı

tv.cebitbilisim.com

myspace.com/cebitbilisim

BU FUAR 5174 SAYILI KANUN GEREĞİNCE TOBB (TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ) İZNİ İLE DÜZENLENMEKTEDİR.


TD DIŞ HABER

ZTE ve NSN’den LTE anlaşması ZTE, NSN win European LTE deals

K

ordic carrier TeliaSonera continued to spearhead the adoption of LTE, with an announcement on that the company’s Uzbekistan subsidiary, UCell, has constructed a 4G network.

UCell 7,5 milyon abonesiyle sektör liderliğini sürdüren MTS’nin ardından 5,4 milyon abonesiyle Özbekistan’ın en büyük ikinci mobil telefon operatörü. Ucell adıyla mobil telefon hizmeti veren firma Temmuz ayında LTE (Long-Term Evolution) Protokolü doğrultusunda çalışan 4G (Dördüncü nesil kablosuz telefon teknolojisi) için lisans aldığını duyurdu.

UCell is the second largest mobile operator in Uzbekistan, with a total of 5.4 million subscriptions, trailing market leader MTS with 7.5 million users. UCell was awarded a 4G license by the government of Uzbekistan in July.

Firma SDR teknolojisinde ve LTE networkü için gerekli olan Uni-RAN çözümlerinde Çinli tedarikçi ZTE ile anlaştı. Ülkenin başkenti olan Taşkent’te yapılan testlerde UCell internet erişimini, video akış hızını, dosya indirmeyi ve yüklemeyi ve VoIP hizmetini kanıtlamış oldu.

The company contracted Chinese vendor ZTE to deploy its SDR technology and Uni-RAN solution for the LTE network deployment. During tests in the nation’s capital of Tashkent, UCell demonstrated internet access, streaming video, file uploads and downloads, and VoIP.

ZTE’nin TeliaSonera’nın altyapı sağlayıcı olarak seçilmesindeki teklifle diğer LTE altyapı sağlayıcıları olan Ericsson, Huawei ve Nokia Siemens’te ilgilendi. Ne var ki altyapı sağlayıcı seçiminde tartışma konusu olmadan en düşük teklifi veren firma kazandı. Çünkü verilen teklifler arasında teknik açıdan bir fark gözükmüyordu.

The choice of ZTE as the infrastructure vendor for this deployment is interesting, given that TeliaSonera has handed out other LTE contracts to Ericsson, Huawei and Nokia Siemens. However, the company has made no bones about the fact that it will go with the cheapest vendor as it sees no technical difference between the offerings.

Konuyla ilgili olarak, NSN Telefonica O2 Almanya ile Halle, Doğu Almanya’da pilot LTE networku kurma konusunda anlaşt ve kurulum 2,6GHz ve 800MHz bandında Eylül ayında başlayarak yılsonunda da faaliyete geçecek.

In related news, NSN has scored a deal with Telefónica O2 Germany to supply a pilot LTE network in Halle, East Germany, with deployment to start in September in the 2.6GHz and 800MHz bands. The network will go into operation by the end of the year.

NSN Lexi Multiradio Base Station ve the Enhanced Packet Core (EPC) da içeren tüm LTE networkunun dağılımını gerçekleştirecek. Network şuan limitli genişbant erişimi olan Teutschenthal’a ve Halle’yegenişbant erişimi ve kapsama alanı sağlayacak. Sağlayıcı firma networkü kurmanın yanında yönetecek ve işletecek. O2 Germany aynı zamanda yakın dönemde ulusal LTE hizmeti verebilmek için Digital Dividend (800MHz)ve 2,6 GHz spektrum lisansını elde etti.

112

N

uzey Avrupalı telefon operatörü TeliaSonera LTE adaptasyonuna ön ayak olmaya devam ediyor. TeliaSonera’nın Özbekistan’daki iştirakı olan Ucell geçtiğimiz günlerde 4G netwokunu kurduğunu açıkladı.

TELEKOMDÜNYASI2010AĞUSTOS

NSN will deploy the complete LTE overlay network comprising of Flexi Multiradio Base Stations and the Enhanced Packet Core (EPC). The network will provide broadband capacity and coverage in Halle and its suburb Teutschenthal, an area where there is currently limited broadband access. The vendor will also manage and operate the network. O2 Germany recently won both Digital Dividend (800MHz) and 2.6GHz spectrum licenses to launch nationwide LTE services.


We’ve found a way to accelerate your journey into the future with LTE.

Just as a bridge enables high volume traffic, Huawei’s LTE solutions deliver equivalent benefits: accommodating high capacity and the ability to evolve networks from GSM, UMTS, TD-SCDMA and WiMAX. Huawei’s LTE solutions are backed by considerable experience gained from building commercialized LTE networks for many of the world’s leading telcos, including the world’s first and fastest LTE network in Norway. These are the values your business needs to for a faster bridge to the future. Please visit www.huawei.com/broadband/lte.do to find out more about our LTE solutions.


Telekom Dünyasi August  

Communication center of the sector