Issuu on Google+

Dýþ ticaret açýðý rekor kýracak

Türkiye polis devleti oldu! Ankara’da polisin açtýðý ateþle ölen Ethem Sarýsülük’le ilgili rapor açýklandý: “Ölümüne polis kurþunu sebep oldu.” Hatay’da ölen Abdullah Cömert’le ilgili jandarma raporu da hazýr: “Cömert, yakýn mesafeden atýlan gaz bombasýyla öldü.” Okmeydaný’nda bakkala ekmek almaya giderken polisin attýðý gaz bombasýyla beyin kanamasý geçiren 14 yaþýndaki Berkin Elvan yoðun bakýmda. Taksim olaylarý sonrasý gözünden kör olan, dayak yiyen, kolu bacaðý kýrýlan, kafatasý çatlayan yüzlerce sivil var.

ithalatý karþýlama oraný yüzde 57.4’e geriledi. Mayýs ayý sonu itibariyle son 12 ayda yaklaþýk 90 milyar dolar dýþ ticaret açýðý veren Türkiye; ABD, Hindistan ve Ýngiltere’nin ardýndan dünyada 4. sýrada yer alýyor.  4’TE

8 680746 416215

Türkiye’nin 5 aylýk dýþ ticaret açýðý 42 milyar dolarý aþtý. Böyle giderse yýl sonunda açýk 100 milyar dolarý bir kez daha geçmiþ olacak. Cumhuriyet tarihinin dýþ açýk rekoru 2011’de 105 milyar dolarla kýrýlmýþtý. Ýhracatýn

@muharrembayrak4 Muharrem BAYRAKTAR

BAÞYAZI  6'DA

www.yenimesaj.com.tr

Fiyatý: 0,50 €

29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

Hýz yapan sürücünün cebi yanacak Ýstanbul’da sürücüleri ve hýz limitlerini denetleyen Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) Hýz Koridoru Radar Sistemi geniþletiliyor.  7’DE

TETÝKÇÝ ARANIYOR

Esad yönetimi isyancýlara darbe vururken, CIA ve MOSSAD boþ durmuyor

ABD bir taraftan Rusya ile uzlaþýrken, öte yandan Aðustos ayýndan itibaren isyancýlara silah sevkiyatýna baþlayacaðýný ilan etti. CIA ve MOSSAD ise isyancýlarý takviye etmek üzere Afrika ve Orta Asya’dan paralý isyancý devþirmeye çalýþýyor ÝKÝ YÜZLÜ POLÝTÝKALAR ABD’nin Suriye konusunda ikiyüzlü politikalarý devam ediyor. Rusya Dýþiþleri Bakaný Lavrov ile ABD’li mevkidaþý Kerry, 2. Cenevre Konferansý’nýn düzenlenmesi konusunda mutabakata varmýþlardý. Esad yönetimi konferansa katýlacaðýný deklare ederken, isyancýlar katýlým konusunda sürekli yan çizdi.

BTP Gaziantep il teþkilatý eðitim ve siyasi çalýþmalarýný yoðunlaþtýrdý. Þahinbey Ýlçesi’nde düzenlenen iki ayrý etkinlikte BTP yöneticileri, parti politikalarý ve BTP’nin Türkiye’nin sorunlarýna getirdiði çözümler konusunda katýlýmcýlara detaylý bilgi sundu.  7’DE

AÝHM’den utanç kararý

ÝSYANCI TOPLUYORLAR

Bosna Savaþý sýrasýnda BM’ye baðlý Hollandalý askerlerin korumasý altýndaki Srebrenitsa kentinde soykýrýma uðrayan Müslüman Boþnaklarla ilgili, Hollanda Yüksek Mahkemesi’nin “BM’nin yargý dokunmazlýðý olduðu” yönündeki kararý için AÝHM’e yapýlan itiraz reddedildi.  5’TE

Suriye’deki isyancýlarýn dostlarý, teröristlerin sayýlarýný artýrmak için giriþimlerini yoðunlaþtýrýyor. Bu çerçevede CIA ile MOSSAD, Afrika ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nden daha fazla terörist devþirmeye çalýþýyor. Kýrgýzistan, Suriye’ye gönderilmek üzere camilerde gençlerin devþirildiði iddialarý üzerine dini örgütlerin faaliyetlerini kontrol etmeye baþladý. Tacikistan’da da ayný önlemler alýnýyor.  RECEP BAHAR’IN HABERÝ 7’DE

BTP Gaziantep teþkilatý çalýþmalarýný yoðunlaþtýrdý

Suriyeli isyancýlarýn dostlarý son olarak geçen hafta Katar’da bir araya gelmiþti. Toplantýya katýlan 11 ülke isyancýlara silah sevkiyatý konusunda uzlaþmýþtý.

Bu camide abdest ücretli Serhat illerimiz içinde yoksulluðun bariz þekilde öne çýktýðý Aðrý’da kentin en iþlek caddesinde bulunan Ulu Cami’de abdest almanýn bedeli 25 Kuruþ. WC’ye bakan görevli buna gerekçe olarak AKP’li Aðrý Belediyesi’ne ödedikleri su parasýný gösterdi

Açýlým sürecinde TSK’ya kritik hamle TSK Ýç Hizmet Kanunu’nun kritik 35. maddesi ‘açýlým süreci’nde deðiþiyor. Yeni düzenlemeyle eski Kanun’da yer alan TSK’nin “Türk yurdunu ve Türkiye Cumhuriyeti’ni koruma ve kollama” görevi sona eriyor. TSK, Türkiye’yi sadece yurtdýþýndan gelen tehditlere karþý koruyacak.  8’DE HOCA NASRETTÝN’iN YENÝ MESAJI

ALIÞ! -Evlat, bak sen de yanýldýn? -Nerede yanýldým Hocam? -Bu Veziriazam ülkenin nesi var nesi yok cümlesini veriyor. Aldýðý bir þey yok demiþtin ya evlat… -Evet Hocam! Yine ayný görüþteyim. -Ama alýyor iþte! -Ne alýyor Hocam? -Öcalan ve Karayýlan'dan talimat alýyor ya evlat!? Hasan Hüseyin TÜRKOÐLU

Genç iþsizler AB’nin kabusu

Serhat ilimiz Aðrý’da PTT Aðrý Þubesi’nin hemen karþýsýnda yer alan Aðrý Merkez Camisi’nde (Ulu Cami) abdest almanýn bir bedeli var: 25 Kuruþ. Aðrý’nýn en iþlek caddesi olan Cumhuriyet Caddesi’ne yakýn noktada bulunan camide önce abdest alýyorsunuz, ardýndan da 25 Kuruþu ödüyorsunuz. Bunun nedeni ise su parasý. AKP’li Aðrý Belediyesi abdest suyundan para alýyor.

AB liderleri rekor seviyelere ulaþan genç iþsizlik oranýný düþürecek tedbirler için toplandý. AB Konseyi Baþkaný Herman Van Rompuy ‘Toplumlarýmýz için en acil endiþe olan genç iþsizliðiyle mücadele için buradayýz’ dedi.  5’TE

 HABER 6’DA

Alma mazlumun âhýný Safa AKTAÞ

Ýstismar etmeyin! Uður KEPEKÇÝ

Özelleþtirilen tesisler için cenaze töreni

HABERÝ 4’TE

HABERÝ 8’DE

9’DA

“Cümle âlem duysun bu sefer oyum Haydar Baþ’a” Adem BÝRÝNCÝ

8’DE

Baþlar ne zaman ayak görünür? Yusuf KARACA

8’DE

Mehmetçik Soros’un askeri mi olacak? Orhan DEDE

Lapseki þeftalisi marka oluyor

10’DA

5’TE

O zaman neyin açýlýmý? Sinem KARADAÞ

3’TE

Böyle olur sözde akilin raporu!

Zillet Ehl-i Beyt’ten uzaktýr Ýmam Hüseyin (a.s.) buyurdu ki: “Bizi iki þeyden birini seçmeye mecbur býraktýlar: Din veya zillet. Zillet bizden uzaktýr. Ne Allah, ne Resulü, ne mü’minler, ne bizi yetiþtiren pâk etekler ve ne de izzetli ölümü alçak kimselere itaate tercih eden onurlu kimseler bunu bizden kabul etmezler.”  2’DE

Bayram COÞKUN

2’DE

Hacým hazýr ol pikniðe gidiyorsunuz Aziz KARACA

2’DE


YENÝ MESAJ 29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

YAÞAM

SAYFA

Aziz KARACA

Hacým hazýr ol pikniðe gidiyorsunuz BENGÝSU

editor@yenimesaj.com.tr

Sayýn baþbakan Erzurum’da söyledi, kulaklarýmla duydum, dedi ki: “Cudi daðýnýn eteklerinde kardeþlerim piknik yapýyorlar.” Yýllardan beri koþan, koþturan, her ortamda cansiperane baþbakaný ve partisini savunan biri olarak ümit ediyorum ki sen de sayýn baþbakanýn kardeþleri arasýnda yer alýrsýn ve piknikçiler arasýna tez zamanda katýlýrsýn. Sayýn baþbakanýn sürekli kavga halinde olduðu kimi basýn yayýn organlarý, sözü edilen daðlarda ve benzerlerinde piknik yapanlarýn eli silahlý terör örgütü elemanlarý olduðunu yazdý çizdiler ama onlar baþbakandan iyi mi bilecekler

caným. O haddini bilmez basýn yayýn organlarý daha iki gün önce Cizre ilçemizde PKK “öz savunma gücü” adý altýnda polis teþkilatý kurduðunu, saatlerce halkla beraber tören yaptýklarýný, diploma daðýttýklarýný, vatandaþa kimlik kontrolü yaptýklarýný uzun uzun anlattý durdular, hatta konu Mecliste de gündeme geldi. Bütün bunlara sen asla kulak asma hacým sen, hazýrlan, on yýllýk gayretlerinle sen çoktan pikniði hak ettin. Cudi daðýnýn eteklerinde piknik yapan kardeþlere katýlmakta acele et. Terör örgütünün siyasi uzantýlarý Kuzey Kürdistan Kongreleri topluyorlarmýþ,

yüksek sesle bölünmeyi dillerine doluyorlarmýþ, devleti tehdit eder mahiyette kararlar alýyorlarmýþ… “Önce vatan gitti ve PKK geldi” Bu baþlýk Yalçýn Doðan’ýn 25 Haziran 2013’te Hürriyet’teki köþesinin baþlýðýdýr. Bu kýsa baþlýk PKK ile müzakere ve mütareke yani ateþkes sonrasýnda Güneydoðu Anadolu’nun durumunu anlatmak için yeterlidir. Öcalan ile baþlatýlan son mütareke ve kirli barýþ süreci sonrasýnda PKK büyük bir moral üstünlük kazanmýþ durumdadýr. Türkiye’nin bu duruma sürüklenmesinin fikir mimarlarýndan birisi olan Mehmet Altan, Güneydoðu Anadolu gezisi sonrasýnda þöyle demektedir: “Orada fiili bir durum doðmuþ. Hükümetle Ýmralý arasýnda, BDP’nin de dahil olduðu süreç, þimdi tek baþýna kalmýþ, kendi kendine iþliyor. ‘Buralarý bizim’ eðilimi aðýr basýyor. Sanki, Ankara orayý býrakmýþ.”

 

2

Baþbakan Erdoðan’ýn terör ile müzakere ve mütareke politikasýnýn Türkiye’yi getirdiði nokta budur. PKK’ya katýlýmlar patlamýþtýr. Örgüt, Güneydoðu Anadolu’da yönetimi devralacaðý havasý içine girmiþtir. Bu atmosfer halka da yansýmýþtýr. Yýllardan buyana devletin yanýnda PKK’ya karþý mücadele eden insanlar, bundan sonra ne olacak, baþýmýza ne gelecek endiþesi içindedirler. Bir korucubaþý þimdi þöyle dert yanmaktadýr: “Ne olacak þimdi, PKK’lýlarýn babalarýndan özür mü dileyeceðim?” (Ümit Özdað, Yeniçað, 27.06.13). Hacým sen bütün bunlarý boþ ver, on yýllýk gaflet uykunu sakýn bozma, el birliði ile ülkeyi getirip býraktýðýnýz uçurumun yüksekliðini, korkunçluðunu sakýn ölçmeye kalkma, sen heybeni kilimini, mangalýný hazýrla, oluþturduðunuz barýþ ortamýnda Cudi daðýnda piknik yapacaksýnýz. Koþ Ahmet efendi sen de koþ, piknikçilere katýl!..

Zillet Ehl–i Beyt’ten uzaktýr Ýmam Hüseyin (a.s.) buyurdu ki: “Bizi iki þeyden birini seçmeye mecbur býraktýlar: Din veya zillet. Zillet bizden uzaktýr. Ne Allah, ne Resulü, ne mü’minler, ne bizi yetiþtiren pâk etekler ve ne de izzetli ölümü alçak kimselere itaate tercih eden onurlu kimseler bunu bizden kabul etmezler” ÐÜ EHL–Ý BEYT GÜNLÜ Ýmam Hüseyin (a.s.), Kûfe halkýnýn vefasýzlýðýna karþýlýk þöyle bir hutbe irad etmiþtir: “Allah’a hamd, Peygamber’e salat ve selamdan sonra, Ey cemaat, kahrolup kederden kurtulmayasýnýz. Bizi yardýmýnýza çaðýrdýðýnýzda biz koþarak size yardým etmeye geldik; sizse elimizdeki kýlýcý kendi aleyhimize çektiniz; ortak düþmanýmýzý yakmak için tutuþturduðumuz ateþi bize karþý alevlendirdiniz. Dostlarýnýzýn aleyhine ittifak edip, düþmanlarýnýza destek oldunuz. Hâlbuki onlar ne aranýzda bir adalet yaymýþlardýr, ne onlarýn geleceðine bir ümidiniz vardýr ve ne de bizde bir bid’at ve hata görülmüþtür. Yazýklar olsun size! Kýlýç kýnýnda iken, kalp rahat ve karar kesinleþmemiþken bizi kendi

halimize býrakmadýnýz; çekirge seli gibi süratle geldiniz ve kelebekler gibi uçuþup kaçtýnýz. Ey ümmetin taðutlarý, hiziplerden ayrý düþenler, Kur’an’ý atanlar, þeytanýn tükürükleri, sözleri tahrif edenler, sünnetleri söndürenler, zinayý nesebe karýþtýranlar, ve Kur’an’la alay edip onu parçalayanlar! Yazýklar olsun size! Allah’a and olsun ki bu vefasýzlýk, sizin herkesçe bilinen tavrýnýzdýr; damarlarýnýza iþlemiþtir bu. Kökleriniz bundan kuvvet almýþtýr. Sizler, sahibinin boðazýnda kalan, ama gasýba tatlý bir lokma olan en kötü meyvesiniz. Allah’ýn lâneti, antlaþma kesinleþtikten sonra, Allah’ý kefil kýlmakla birlikte onu bozanlarýn üzerine olsun. Bilin ki, zinazade oðlu zinazade (Ziyad oðlu Ubeydul-lah) bizi iki þeyden birini seçmeye mecbur býrakmýþtýr: Din veya zillet. Zilletse bizden uzaktýr. Ne Allah, ne Resulü, ne mü’minler, ne bizi yetiþtiren pâk etekler ve ne de

izzetli ölümü alçak kimselere itaate tercih eden onurlu kimseler bunu bizden kabul etmezler. Ben düþmanýn yýrtýcýlýðýna ve sayýsýnýn çokluðuna ve yardýmcýnýn yardýmýný kesmesine raðmen, bu az sayýdaki ailemle onlara doðru yürüyeceðim. Bilin ki, (bu kavim benden sonra) ancak süvarinin bineðe bindiði bir süre miktarýnca eðlenip durur ve daha sonra savaþýn

deðirmeni onlarýn aleyhine dönüp boyunlarý dara çekilir. Ýþte bu, babamýn bana ilettiði bir vasiyettir. Kararýnýzý alýn ve bana mühlet vermeden planýnýzý uygulayýn. ‘Rabbim ve ve Rabbiniz olan Allah’a tevekkül etmiþim. Bütün canlý varlýklar, O’nun kudreti altýndadýr. Gerçekten Rabbimin yolu doðru ve muhkem yoldur.’ (Hud/56).”

Çýldýr Gölü’nün rengi deðiþti DÜNKÜ ÇÖZÜM

Birden fazla sonuç çýkabilir

HAZIRLAYAN: Osman Nuri YILMAZ

SUDOKU

Çevre ve Þehircilik Bakanlýðý, Ardahan’da bulunan Çýldýr Gölü’ndeki renk deðiþiminin nedeninin alg patlamasý olduðunu bildirdi Bakanlýktan yapýlan yazýlý açýklamada, Çýldýr Gölü’nde yaþanan renk deðiþimi ve yosun yoðunluðuna iliþkin incelemenin tamamlandýðý ifade edildi. Ýnceleme sonucunda gölde alg patlamasý yaþandýðýnýn belirlendiðine iþaret edilen açýklamada, Çýldýr Gölü’ne akarsular ve derivasyon kanalýyla ulaþan kirlilik yükünün, su seviyesinin azaldýðý ve kýyýdaki sýð suyun normalin üstünde ýsýndýðý dönemlerde azot ve fosfor oranýnýn artmasý nedeniyle alg patlamasýna neden olabildiði belirtildi. Göl etrafýndaki muhtarlýklarýn, 2010’da, evsel atýk su ve hayvansal atýklarýn gölü besleyen akarsulara ve derivasyon kanalýna dökülmemesi konusunda uyarýldýðý vurgulandý. Bu kapsamda son olarak, kirliliðe sebebiyet verdiði belirlenen civar köylerin muhtarlýklarýna yazý gönderildiði belirtilen açýklamada, þunlar kaydedildi: “Köy Kanunu gereðince

gölü besleyen akarsulara ve derivasyon kanalýna evsel atýk sularýn akýtýlmamasý, hayvansal atýklarýn dökülmemesi konusunda gerekli önlemlerin alýnmasý istendi. Yapýlacak kontrollerde, önlemlerin alýnmadýðýnýn tespiti halinde köy tüzel kiþiliðine yaptýrým uygulanacaðý belirtildi.”

Alg patlamasý, özellikle su sýcaklýðýnýn yüksek olduðu yaz aylarýnda, evsel atýk sularýn döküldüðü su kaynaklarýnda gözlenen, sudaki besin elementlerinin bol olduðu bölgelerde “fitoplankton” adý verilen mikroskobik canlýlarýn hýzla çoðalmasýnýn yol açtýðý olay olarak biliniyor. AA

editor@yenimesaj.com.tr

Bayram COÞKUN

Böyle olur sözde akilin raporu! PARANTEZ

@baycoskun

- Sürece zarar veren dil (terör örgütü, bebek katili vb.) býrakýlmalý. - Öcalan serbest býrakýlmalý. - Tekçilikten vazgeçilmeli (tek din, tek dil gibi..) - Türk bayraðý, Türk milleti, ‘Ne mutlu Türküm diyene’ gibi kalýplaþmýþ deyimlerden vazgeçilmeli. - Yerel yönetimlere daha fazla yetki verilmesi, yerel parlamentolar olmalý, eyalet sistemine geçilmeli. - Terörle Mücadele Kanununu kaldýrýlmalý. - Karakol ve kalekol yapýmlarý durdurulmalý. - Koruculuk kaldýrýlmalý. - Yer isimleri iade edilmeli - Cadde, okul, havaalaný gibi yerlerde Ýnönü, Fevzi Çakmak, Sabiha Gökçen gibi isimlendirmeler terk edilmeli. - Irkçý, þoven ifadeler daðlardan ve tabelalardan kaldýrýlmalý. - Andýmýz kaldýrýlmalý. *** Yukarýdaki 12 madde sizce kime ait? PKK? BDP? ABD? AB? Deðil, hiç biri deðil. El cevap: Akillere. Evet, Erdoðan’ýn akillerine. *** Terörle müzakere sürecini halka hazmettirme görevi verilen akil insanlarýn görev süreleri doldu. 2 ay faaliyette bulunan ve çalýþmalarý boyunca gittikleri her yerde protesto edilen sözde akiller final toplantýsýný Baþbakan Erdoðan ile yaptý. Akiller bu toplantýda Erdoðan’a raporlarýný sundu. Baþkanlýðýný Can Paker’in yaptýðý Doðu Anadolu grubunun raporunda giriþte sýraladýðýmýz talepler yer alýyor. *** Geldiðimiz noktaya bakar mýsýnýz? “PKK’ya terör örgütü, Öcalan’a bebek katili denmesin, Türk bayraðý, Türk milleti gibi kavramlar kullanýlmasýn, Öcalan serbest býrakýlsýn, eyalet sistemine geçilsin” þeklindeki skandal talepleri ardýna ardýna sýralayýp bu ülkenin baþbakanýna rapor diye sunuyorlar ve bu taleplere Türkiye Cumhuriyeti’nin baþbakaný ses çýkarmýyor. *** Sayýn Erdoðan’a AKP grup toplantýsýnda söylediði þu sözleri hatýrlatýrýz; “Kutsal deðerlerimize, bayraðýmýza el uzatacaklar, dil uzatacaklar ve biz bunu hoþ görüyle karþýlayacaðýz öyle mi? Böyle bir dünya yok.” Haklýsýnýz Sayýn Erdoðan böyle bir dünya yok! En iyisi bunlarýn akil olduðu yerde çapulcu olmak galiba. Ne dersiniz?

Nanoteknoloji için kaynak ayrýlmalý Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, “9. Uluslararasý Nanobilim ve Nanoteknoloji” adlý konferansta yaptýðý konuþmada þöyle konuþtu: “Geliþmiþ ülkeler nanobilim ve nanoteknoloji alanýna büyük harcamalar yapýyor. Türkiye’de TÜBÝTAK aracýlýðýyla nanobilim ve teknoloji araþtýrmalarýný öncelikli araþtýrmalar alanlarý içerisine koymuþtur. Atatürk Üniversitesi olarak bilim ve teknolojideki araþtýrmalarýn büyük öneminin farkýnda olan bizler bunun bir göstergesi olarak son zamanlarda birkaç yeni araþtýrma merkeziyle Nanobilim ve Nanoteknoloji Uygulama Araþtýrma Merkezi’ni kurduk.” Bilgi teknolojileri, medikal, kimya, enerji ve nanoteknolji alanlarýndaki onlarca projeyle yatýrýmlara baþlandýðýný ifade eden Koçak, “Araþtýrma fonumuz araþtýrma projelerini her yýl yaklaþýk 12–15 milyon TL ile desteklemektedir” diye konuþtu.


ÝSTANBUL Tel: 0090 (0212) 425 10 66 Fax: 0090 (0212) 424 69 77 editor@yenimesaj.com.tr BERLÝN

29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

Tel: 0152 15 43 14 51 - info@yenimesaj.de www.yenimesaj.com.tr

SAYFA

3

Ýmsak

Güneþ

Öðle

Ýkindi

Akþam

Yatsý

3 18

4 42

13 17

17 39

21 40

22 53

3 47 3 50

5 13 5 18

13 36 13 37

17 52 17 52

21 46 21 44

23 03 23 01

3 50

5 18

13 34

17 48

21 37

22 55

 FRANKFURT  MANNHEIM  STUTTGART  BERLÝN

Tabure kavgasý can aldý Bursa’da gençler arasýnda baþlayan tabure kavgasýnda ortalýk savaþ alanýna döndü. Silahlarýn ve býçaklarýn konuþtuðu kavgada 1 kiþi öldü 6 kiþi de yaralandý ursa’da iki genç arasýnda tabure yüzünden baþlayan kavgada 1 kiþi hayatýný kaybederken, 6 kiþi de yaralandý. Olay, önceki gece merkez Osmangazi ilçesi Soðukkuyu Mahallesi Fulya Sokak’ta meydana geldi. Soðukkuyu Mahallesi’nde ikamet eden emekli Mehmet Emin Ö.’nün oðlu Cenk Alparslan Ö. (33), gittiði büfede Kasým Ç.’nin oðlu Ahmet Ç. ile tabure sebebiyle tartýþtý. Kavga polise yansýmadan sona ererken, Mehmet Emin Ö.’nün oðlu, tartýþmayý akþam babasýna anlattý. Bunun üzerine Ahmet Ç. (20), babasý Kasým Ç. (47) ve yeðeni Oðuzhan A.’yý (21) da alarak Mehmet Emin Ö.’nün (61) evine gitti. Kýsa sürede kavgaya dönüþen olayda oto kira-

B

lama iþi yaptýðý öðrenilen Kasým Ç. (47) silahýna sarýlýp 9 el ateþ etti. Býçaklarýn da kullanýldýðý kavgada Kasým Ç., oðlu Ahmet ile yeðeni Oðuzhan A. býçakla yaralanýrken, karþý taraftan Mehmet Emin Ö., oðullarý Ali Volkan Ö. (34), Ozan (33), Fatih ve Hasan Hüseyin Ö. (28) ise silahla yaralandý. Yaralýlar, olay yerine gelen 112 acil servis ambulanslarý ile Çekirge Devlet Hastanesi ve Uludað Üniversitesi Týp Fakültesi Hastanesi’ne kaldýrýlarak tedavi altýna alýndý. Çekirge Devlet Hastanesi’ne kaldýrýlan aðýr yaralýlardan Mehmet Emin Ö. (61) yapýlan müdahalelere raðmen kurtarýlamadý. Acý haberi alan Mehmet Emin Ö.’nün yakýnlarý hastaneye akýn

ederken, olayda yaralanan bazý kiþilerin de ayný hastanede tedavi altýnda olmasý sebebiyle Bursa Emniyet Müdürlüðü ekipleri hastane çevresinde geniþ güvenlik önlemleri aldý. Bursa Emniyet

Müdürlüðü Olay Yeri ve Ýnceleme Þube Müdürlüðü ekipleri tarafýndan olay yerinde 9 adet kovan bulundu. Cumhuriyet Savcýlýðý olayla ilgili geniþ çaplý soruþturma baþlattý. ÝHA

Gurbetçi aileyi ölüm ayýrdý atil için Avusturya’dan Türkiye’ye gelen gurbetçi ailenin bulunduðu minibüsün devrilmesi sonucu 2 kiþi öldü, 3 kiþi yaralandý. Ýlhan Arý (59) yönetimindeki yabancý plakalý, içinde Avusturya’dan tatil için gelen gurbetçi ailenin bulunduðu minibüs, Konya-Ankara karayolunun 60. kilometresinde, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, yoldan çýkarak devrildi. Kazada, minibüste bulunan Yakup Arý (40) ile oðlu Ýsmail Samet Arý (7)

T

Konya’da gurbetçi ailenin içinde bulunduðu minibüsün takla atarak devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 1’i çocuk 2 kiþi öldü, 3 kiþi de yaralandý

TAZÝYE

Baðýmsýz Türkiye Partisi Bursa Ýl Yönetim Kurulu Üyeleri

Cengiz Keskin ve Osman Keskin’in çok kýymetli valideleri

Nurcan Keskin Hanýmefendi’nin vefatýný teessürle öðrenmiþ bulunmaktayým. Merhumeye Cenab-ý Hak’tan rahmet ve maðfiret, kederli ailesine ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz ederim.

Prof. Dr. Haydar BAÞ Baðýmsýz Türkiye Partisi Genel Baþkaný

olay yerinde hayatýný kaybetti. Yaralanan sürücü Ýlhan Arý ile Mihriban ve Tuðçe Arý (8), ambulanslarla Konya’daki farklý hastanelere kaldýrýldý. Ýlhan ve Mihriban Arý’nýn durumunun aðýr olduðu öðrenildi. Cumhuriyet savcýsýnýn incelemeleri sonrasý cesetler otopsi için Selçuk Üniversitesi Týp Fakültesi Hastanesi morguna kaldýrýldý. Araçtakilerin Avusturya’da yaþadýðý, tatil için memleketleri Mersin’e gitmek için yola çýktýklarý öðrenildi. AA

Bu acýya yürek dayanmaz

onya’nýn Beyþehir ilçeK sinde evinin önündeki bahçede oynayan 1 yaþýndaki bebek, kendisini fark etmeyen babasýnýn kullandýðý traktörün altýnda kalarak hayatýný kaybetti. Kaza, Beyþehir ilçesine baðlý Karaali beldesinde meydana geldi. Gümüþpýnar Mahallesi’ndeki evinin önünde bulunan traktörüne binen evli ve 3 çocuk babasý Muammer Erdal (25), an-

nesi evde yemek yaptýðý sýrada bahçede oynayan 1 yaþýndaki kýzý Fatma Erdal’ýn traktörün iki lastiði arasýna girdiðini fark edemedi. Traktörü hareket ettirdiðinde arka lastiðin vücudunun üzerinden geçtiði 1 yaþýndaki küçük kýz aðýr yaralandý. Beyþehir Devlet Hastanesi’ne kaldýrýlan Fatma bebek, yapýlan müdahalenin ardýndan Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Týp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. Minik kýz, sevk edildiði hastanede doktorlarýn tüm müdahalesine raðmen kurtarýlamayarak hayatýný kaybetti. Çocuklarýný kaybeden aile ise hastane önünde sinir krizleri geçirdi. ÝHA

Ambulansýn çarptýðý bisikletli öldü amsun’da ambulansýn çarptýðý bisikletli vatandaþ hayatýný kaybetti. Kaza, Samsun’un Tekkeköy ilçesinde Samsun-Ordu karayolu üzerinde meydana geldi. Namýk Kemal D. (40) yönetimindeki 28 ED 741 plakalý ambulans, Giresun’un Bulancak ilçesinden hasta Kazým Ödemiþ’i Samsun Gazi Devlet Hastanesi’ne götürdüðü esnada Tekkeköy ilçesi Ordu-Samsun karayolu üzerinde bisikletiyle yolun karþýsýna geçmekte olan Erdin Güldane’ye (64) çarptý. Çarpmanýn etkisiyle Erdin Güldane olay yerinde hayatýný kaybetti. Daha sonra kaza yerine gelen baþka bir ambulans, kaza yapan ambulanstaki hastayý alarak Gazi Devlet Hastanesi’ne götürdü. Kaza yapan ambulans sürücüsü Namýk Kemal D. gözaltýna alýnýrken, kazayla ilgili soruþturma baþlatýldý. ÝHA

S

HÝCRÝ 20 ÞABAN 1434

NAMAZ SAATLERÝ

Kaynak:

www.diyanet.gov.tr

Sinem KARADAÞ

O zaman neyin açýlýmý? SEHER VAKTÝ

editor@yenimesaj.com.tr

AKP hükümeti açýlýmlar yapmayý seviyor. Aylarca terör açýlýmýndan bahsettiler. Bunun öncesinde Ýmralý ile önce gizli mektup teatileri ve görüþmeler gerçekleþtirildi. Niye görüþüyorsunuz dendiðinde, inkâr ettiler. Sonra kabul ettiler. Devlet herkesle görüþür dediler. Ýþ daha da resmileþti. Terörist tanýmý deðiþtirildi, bizim teröristimiz aktivist oldu! Anayasa yazým çalýþmalarýnda fikirleri alýnmadan kalem oynamadý. Onlarýn temsilcileri ile defalarca gizli ve aþikâr görüþmeler yapýldý. Fikirleri alýndý. Hatta o kadar anlayýþlý olundu ki, kandil’de, Cizre’de farklý baþlarýn olduðunu kabul ettiler. Çözüm sürecinde biz onlarla anlaþýyoruz, onlar kendi aralarýnda anlaþamýyorlar gibi birkaç baþla muhataplýðý bile onayladýlar. Bu açýlým, hoþgörü ortamý, diyalogla devam ederken, hükümet bir de Alevi açýlýmýna baþladý. Bu güne kadar toplum içinde zaten beraber yaþadýðýmýz ama hep öteki gösterilen Alevileri bu açýlým sürecinde istedikleri noktaya taþýyacaklar herhalde diye düþündük. Alevi açýlýmýnýn konuþulduðu günlerde önce 3. köprünün adý olay oldu. Yavuz Sultan Selim adýnýn verilmesine Aleviler ayaða kalktýlar. Arýnç, son açýklamalarýnda, köprünün adýnýn deðiþmeyeceðini bir kere daha belirtti. Cemevleri meselesi de ikinci bir darbe oldu, Alevilere. Yýllardýr, cemevlerini ibadethane olarak kabul ettirmeye çalýþan alevi kardeþlerimize, yine Sayýn Arýnç, “Cemevlerinin ibadethane sayýlmasý, bir dinin ibadetinin yapýldýðý yer anlamýna gelmesine, hükümet olarak sýcak bakmamýz mümkün deðil” diyiverdi. Neden acaba? 2005 senesinde imar kanununda yapýlan deðiþiklik ile cami kelimesi ibadethane olarak düzeltildiðinde, bunun açýklamasýný yapan Baþbakan, “Ola ki, baþka dine inananlarýn böyle bir talebi olursa diye düzenledik” þeklinde deðiþimi izah etmiþti. Hýristiyan’a ve Yahudi’ye ibadethane açýlýmý serbest de, Müslüman Alevi’ye neden deðil? Ve bu açýklamalarý, Alevi açýlýmýnýn neresine sýðdýrdýnýz? Terör açýlýmý nasýl aktivistlerin dedikleri dikkate alýnarak gerçekleþmiþse, Alevi açýlýmý da Alevilerin isteklerine göre þekillenmelidir. Siz eðer, Alevilerin toplumda sayýlmamasýnýn en büyük nedenlerinden olan cemevlerini hukuki ve meþru zemine çekmezseniz, bu sorunu halledemezsiniz. Dedelere maaþ baðlamaktan bahsetmek, temeline inilmemiþ mesele de çok tali bir konudur. Cemevini ibadethane görmeyen sen, o evin dedesine mi deðer vereceksin? Bu, seçim zamaný bir seçim yatýrýmý olarak bulgur, makarna daðýtýlan, bir ton kömür ile oyu için kandýrýlan; oyu alýndýktan sonra bir dahaki seçime kadar unutulan, hatta vergiler ile inletilen vatandaþlara yapýlan muamelenin aynýsýdýr bizce… Burada Alevi kardeþlerimizin ayýk olmasý gerekiyor. Alevi açýlýmý ancak, Ýmam Ali efendimizi seven, Hz. Fatýma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile beraber olmaktan memnun olan bir lider ve kadro ile gerçekleþebilir. Samimiyetten uzak ve oy kaygýsý ile atýlan adýmlara eðer kanarsanýz yine hiçbir þey elde edemeyeceksiniz… Bu noktada Alevi olmasýna raðmen, gerektiði þekilde bu hassas konunun arkasýnda durmayan CHP lideri de meseleyi halledemeyecektir. Öyle bir niyeti olduðu da gözükmüyor. Ýmam Ali efendimizi, Alevileri bir kere aðzýna aldýðýný duydunuz mu? Eðer sizler bu meseleyi temelden çözmek istiyorsanýz, Baðýmsýz Türkiye Partisi ve lideri Prof. Dr. Haydar Baþ ile beraber olmak zorundasýnýz. Bugün Aleviler, 3. köprü için; biz Aleviyiz ve bu ismi Alevileri katlettiði için istemiyoruz diye, tepki verebiliyorlarsa, bu Sayýn Baþ’ýn Alevileri toplumda getirdiði nokta iledir. Bir Sünni olmasýna raðmen, yazdýðý Ehli Beyt külliyatý ve her konuþmasýnda yer verdiði Ehl-i Beyt’e olan hürmeti ile Sayýn Baþ, samimiyetle bu konuyu halledecek tek merkezdir. Çünkü onun Alevilerden oy kaygýsý deðil, Hakk’a hesap derdi vardýr.


YENÝ MESAJ. 29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

4

EKO / FÝNANS

SAYFA

BTP Genel Baþkaný Tüketimin eksik kalmasý yani Prof. Dr. Haydar Baþ'ýn üretim karþýsýnda yetersiz kaleminden olmasý, zaman içerisinde üretimi

MÝLLÝ EKONOMÝ MODELÝ Tüketim eksik kalýrsa, üretim de azalýr

-48-

de azaltacaktýr. Azalan üretim gelirlerinin azalmasýna ve tüketimin daha da düþmesine neden olur. Bu, zincirleme reaksiyon gibi devam eder. Çözüm olarak kamu harcamalarýný arttýrmak anlýk bir çözüm getirir. Oysa asýl olmasý gereken bu zincirleme tüketim daralmasýný tetikleyen yukarýda ifade ettiðimiz problemleri çözüme kavuþturmaktýr. Ayrýca belli bir hesap dahilinde yapýlmayan, hele hele faizle alýnan maliyetli para ile yapýlan kamu harcamalarý ekonomileri borç ve faiz bataðýnýn içine sokmaktadýr. Buna mukabil arttýrýlan

Hazar gazý Avrupa’ya TAP ile taþýnacak Azerbaycan’dan Avrupa’ya doðalgaz taþýyacak Trans Adriyatik Doðalgaz Boru Hattý (TAP) projesiyle ilgili Yunan hükümeti ve Þah Deniz Konsorsiyumu arasýnda anlaþma imzalandý. Atina’da düzenlenen törende, söz konusu anlaþmayý, boru hattýný konuk edecek ülke olarak Yunanistan adýna Maliye Bakaný Yannis Sturnaras ile Çevre, Enerji ve Ýklim Deðiþikliði Bakan Yardýmcýsý Makis Papageorgiu ve TAP Genel Müdürü Kjetil Tungland imzaladý. Maliye Bakaný Sturnaras, imza töreninin ardýndan yaptýðý konuþmada, TAP projesinin tercihi konusunda kesin kararýn açýklanmasýyla Yunanistan’ýn bölgede enerji kavþaðý olacaðýný söyledi. Ana kaynaðý Azerbaycan’ýn ‘Þahdeniz 2’ yataðý olan doðalgazýn, Türkiye aracýlýðýyla Bulgaristan, Romanya ve Macaristan üzerinden Avusturya’ya aktarýlmasýný öngören ‘Nabucco West - Batý’ boru hattýna alternatif olarak hazýrlanan TAP projesi, doðalgazýn Türkiye’nin mevcut boru hattý aracýlýðýyla Yunanistan ve Arnavutluk üzerinden Ýtalya’nýn Tarando bölgesine aktarýlmasýný öngörüyor. EKONOMÝ SERVÝSÝ

Risk merkezi faaliyete geçti Merkez Bankasý, Türkiye Bankalar Birliði (TBB) nezdinde kurulan Risk Merkezi’nin faaliyete geçtiði belirtilerek, Risk Merkezi nezdindeki tüm kayýtlarýn bu merkeze devredildiðini bildirdi. Merkez Bankasý’ndan yapýlan yazýlý açýklamada, Risk Merkezi faaliyetlerinin sona ermesine iliþkin bilgi verildi. Türkiye Bankalar Birliði nezdinde kurulan Risk Merkezi’nin (TBB-RM) 28 Haziran 2013 tarihinde faaliyete geçtiðine dikkat çekilen açýklamada, Merkez Bankasý’nýn Risk Merkezi nezdindeki tüm kayýtlarýn TBB-RM’ye devredildiði dile getirildi. Açýklamada, “Bu itibarla, bankamýz bünyesinde bulunan Risk Merkezi faaliyetleri anýlan tarihten itibaren sona ermiþ olup kredi ve kredi kartlarýna iliþkin limit ve risk bilgileri, protestolu senet ve karþýlýksýz çekler ile negatif nitelikli ferdi kredi ve kredi kartý borçlularýna iliþkin kayýtlar hakkýndaki bilgi talepleri bu tarihten itibaren Bankamýzca karþýlanmayacaktýr. Söz konusu bilgi taleplerinin aþaðýda iletiþim bilgileri verilen TBB-RM’ye yapýlmasý gerekmektedir” denildi. EKONOMÝ SERVÝSÝ

Lapseki þeftalisi marka oluyor Türkiye’nin meyve üretim merkezi konumunda bulunan Lapseki’de yetiþtirilen þeftali, hem üretim yönünden hem de fiyat açýsýndan adeta altýn yýlýný yaþýyor. Lapseki Ziraat Odasý Baþkaný Sadýk Özdem Lapseki þeftalisinin dünya çapýnda marka olduðunu söyledi. Þeftalinin markalaþmasý için baþlatýlan çalýþmalarýn tamamlandýðýný ve patent alma aþamasýna gelindiðini ifade eden Özdem, bundan böyle þeftalinin her yýl güzel fiyatlara satýlacaðýný bildirdi. “Çünkü biz markalaþtýk. Bu yýl þimdilik fiyatlar güzel, ihracatçý firmalar daha gelmedi, gelince daha da artar” diyen Özdem, geçen yýl Lapseki merkezi ve köylerinden yaklaþýk 50 bin ton þeftali üretiminin gerçekleþtirildiðini kaydetti. Özdem, “Bu yýl 60 bin tonun üzerinde üretim bekliyoruz. Bunun 20 bin tonu aðýrlýklý Rusya olmak üzere, Ýran’a ve diðer ülkelere ihraç ediliyor” diye konuþtu. AA

vergiler sonuçta daha fazla bir tüketim daralmasý ve ayný zamanda maliyet enflasyonuna sebebiyet vermektedir. Bunun adý da stagflasyondur. Üretim mukabili piyasada bulunmasý gereken beli bir para miktarý vardýr. Para bahsinde bunu formülize etmiþtik. Ancak tüketim sadece piyasadaki para miktarýna deðil ayný zamanda hane halklarýnýn gelir düzeyine de baðlýdýr. Para miktarýnýn artmasý demek tüketimin ayný paralellikte artmasý demek deðildir. Bu para miktarýnýn ayný zamanda herkesin sahip olacaðý þekilde ekonominin çarklarý içerisinde dolaþýmda olmasý zaruridir. Ancak bu þartla tüketim harcamalarý piyasayý dengeleyecek seviyeye

ulaþabilir. Özetle istenilen tüketim harcamalarýnýn yakalanmasý için hem belli miktarda paranýn dolaþýmda olmasý, hem de gelir daðýlýmýnda belli bir dengenin kurulmasý gerekir. Aþaðýda da görüldüðü üzere belli bir gelir düzeyine kadar bireyler elde ettikleri gelirleri harcarlar, çünkü normal geçim noktasýnýn altýnda gelirleri vardýr. Bu noktadan sonra ise artýk hane halklarý elde ettikleri gelirin bir kýsmýný tasarruf etmeye baþlarlar. Bu nokta tasarruf noktasý ya da normal yaþam noktasý olarak da ifade edilebilir. Bu noktadan sonra gelirin marjinal tüketim eðilimi azalacaktýr. Yarýn: Düþük gelirlilerin gelirleri artýrýlmalýdýr.

MÝLLÝ EKONOMÝ MODELÝ ÝÇÝN NE DEDÝLER:

Doç. Dr. Elþad Semedzade Azerbaycan Devlet Ýktisat Üniv.

Bugün beþeriyet düþünüyor, hangi yolu seçelim diye? O beþeriyet ki bazýlarý altýn içinde yüzerken, bazýlarýysa içmek için su bile bulamýyor. Dünyada zengin ülkelerle fakir ülkeler arasýndaki farklar giderek artmakta, zenginler giderek zenginleþmekte, fakirler

ise daha da fakirleþmekte... Bu bakýmdan insanlýk için çok önemli bir eserdir “Milli Ekonomi Modeli”. Çözümü sistemleþtiren ve insanlýða ilan eden þahýs Prof. Dr. Haydar Baþ oldu. Büyük Rus bilim adami Çiolkovskiy dünyada artan nüfusun yaþam þartlarýný iyileþtirmek için uzay’a yöneldiyse, Prof. Dr. Haydar Baþ dünya’yý iþaret etti. Tükenmez enerjinin kaynaðýný Karadeniz’in dalgalarýnda ve iþte bu Bakü Zirvesinde buldu. Maltus beþeriyetin ilerlemesini insanýn ölümünde gördüyse, Prof. Dr. Baþ onun yaþamýnda gördü. Düne kadar Maltus, Maltus diyen Avrupa, bugün doðu’nun artan nüfusu karþýsýnda nüfusum azalýyor, artmýyor’ diyor.

Dýþ ticaret açýðý rekor kýracak Türkiye’nin 5 aylýk dýþ ticaret açýðý 42 milyar dolarý aþtý. Böyle giderse yýl sonunda açýk 100 milyar dolarý bir kez daha geçmiþ olacak. Cumhuriyet tarihinin dýþ açýk rekoru 2011’de 105 milyar dolarla kýrýlmýþtý YENÝ MESAJ / ÝSTANBUL Türkiye Ýstatistik Kurumu, 2013 Mayýs Dýþ Ticaret Ýstatistikleri’ni açýkladý. Türkiye Ýstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlýðý iþbirliðiyle oluþturulan geçici dýþ ticaret verilerine göre; ihracat 2013 yýlý Mayýs ayýnda, 2012 yýlýnýn ayný ayýna göre yüzde 1.4 artarak 13 milyar 316 milyon dolar, ithalat yüzde 6.7 artarak 23 milyar 209 milyon dolar olarak gerçekleþti. Ýhracatýn ithalatý karþýlama oraný 2012 Mayýs ayýnda yüzde 60.4 iken, 2013 Mayýs ayýnda yüzde 57.4’e geriledi. Mayýs ayýnda dýþ ticaret açýðý yüzde 14.8 artarak 8 milyar 619 milyon dolardan 9 milyar 893 milyon dolara çýktý.

5 aylýk açýk 42 milyar dolar 2013 yýlýnýn ilk 5 aylýk döneminde ihracat geçen yýlýn

ayný dönemine göre yüzde 2.9 artarak 62 milyar 829 milyon dolar, ithalat yüzde 8.1 artarak 104 milyar 790 milyon dolar olarak gerçekleþti. Ocak - Mayýs döneminde dýþ ticaret açýðý yüzde 16.9 artarak 41 milyar 961 milyon dolara çýktý. Ýhracatýn ithalatý karþýlama oraný 2012 yýlý 5 aylýk döneminde yüzde 63 iken, 2013 yýlý Ocak-Mayýs

döneminde yüzde 60’a geriledi. Takvim etkilerinden arýndýrýlmýþ seriye göre; 2013 yýlý Mayýs ayýnda önceki yýlýn ayný ayýna göre ihracat yüzde 1.2, ithalat yüzde 6.9 arttý. Mevsim ve takvim etkilerinden arýndýrýlmýþ seriye göre ise; 2013 Mayýs ayýnda bir önceki aya göre ihracat yüzde 4.2 arttý, ithalat yüzde 4.5 azaldý.

Türkiye dünyada dýþ ticaret açýðý veren ülkeler arasýnda üst sýralarda yer alýyor. Mayýs ayý sonu itibariyle son 12 ayda yaklaþýk 90 milyar dolar dýþ ticaret açýðý veren Türkiye; ABD (721 milyar dolar), Hindistan (200 milyar dolar) ve Ýngiltere’nin (165 milyar dolar) ardýndan dünyada 4. sýrada yer alýyor.

Lüks cipine LPG taktýrdý Dünyadaki en yüksek benzin fiyatlarýna sahip Türkiye’de son zamanlarda lüks araç sahiplerinin bile araçlarýný benzinliden LPG’liye çevirdikleri ortaya çýktý Marmaris’te bir otel iþletmecisi “Porsche” marka lüks cipini yakýt tasarrufu için benzinliden LPG’liye dönüþtürdü. Ýçmeler beldesinde otel iþletmeciliði yapan Ayhan Tevkur, Marmaris Oto Sanayisi’nde faaliyet gösteren bir tamir ve bakým servisinde sahibi olduðu lüks aracýn motorunu benzinliden gazla çalýþýr hale dönüþtürdü. Yakýt tasarrufu için aracýna LPG taktýrdýðýný belirten Tevkur, “Cipim çok fazla yakýt yakýyor. Yaptýðýmýz bu deðiþimle yüzde 40 ile 45 arasý bir yakýt tasarrufu edeceðim. Aracýmý çok fazla kullanýyorum, kilometrede 1 lira yakýyordu bundan sonra yaklaþýk 60 kuruþ yakmasýný bekliyorum”

dedi. LPG yakýt tüpü takýlmasýnýn ardýndan cipini test eden Tevkur, oldukça memnun kaldýðýný vurguladý. Deðiþimi gerçekleþtiren servisin sahibi Recep Kurt ise otomobillerin yaný sýra teknelere de LPG taktýklarýný

söyledi. Benzin fiyatlarýndaki artýþ nedeniyle son zamanlarda lüks araçlarý olanlarýn da kendilerine baþvurduðunu ifade eden Kurt, bir gün içinde deðiþimi gerçekleþtirdiklerini kaydetti. EKONOMÝ SERVÝSÝ

Merkez Bankasý’nýn rezervleri hýzla eriyor TCMB 2013 Mayýs dönemine iliþkin “Uluslararasý Rezervler ve Döviz Likiditesi” verilerini açýkladý. Buna göre, mayýs ayýnda TCMB’nin resmi rezerv varlýklarý tutarý 128 milyar 862

milyon dolar oldu. TCMB tarafýndan alým satým konusu yapýlan dövizlerin tutarý ise bir önceki aya göre 5 milyar 3 milyon dolar azaldý ve 112 milyar 174 milyon dolardan 107 milyar 171 milyon dolara geriledi. 2013 yýlý nisan ayýnda 170 milyon dolar

olan IMF rezerv pozisyonu mayýs ayýnda 169 milyon dolar düzeyinde gerçekleþti. Söz konusu dönemde altýn rezervleri de 20 milyar 76 milyon dolar olarak hesaplandý. Altýn rezervleri nisan ayýnda 20 milyar 197 milyon dolar düzeyindeydi. HABER MERKEZÝ

Reklâmlar internete yöneliyor IAB Avrupa tarafýndan yaptýrýlan ‘IAB AdEx Benchmark (Kýyaslama) Araþtýrmasý’na göre dijital reklam yatýrýmlarý büyümesini sürdürüyor. Araþtýrma, internetin tüm reklam sektörü içinde en iyi performansý gösteren mecra olduðunu ortaya koydu. Avrupa’da toplam reklâm pazarý 24.3 milyar Euro’ya ulaþýrken, dijital yatýrýmlarda en fazla büyüyen iki ülkenin yüzde 34’le Rusya ve yüzde 30.4 ile Türkiye olmasý dikkat çekti. 2012 yýlýnda yüzde 50.6 büyümeyle yaklaþýk 661.9 milyon Euro’ya ulaþan online video reklamcýlýðý, yakaladýðý çarpýcý yükseliþle reklam verenler için bir cazibe alaný oluþturdu. Avrupa’da online video yüzde 12.9’la ilk defa çift basamaklý pazar payýna ulaþtý. Bir baþka önemli büyüme de mobil reklam tarafýnda yaþandý. Mobil reklam, yüzde 78.3’lük artýþla toplamda 392 milyon Euro deðere ulaþarak büyümesine devam etti ve Avrupa’daki bütün online display yatýrýmlarýnýn yüzde 5’ini oluþturdu. EKONOMÝ SERVÝSÝ


YENÝ MESAJ 29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

DÜNYA

AÝHM’den Srebrenitsalý anneleri üzen karar Bosna Savaþý sýrasýnda Birleþmiþ Milletler’e (BM) baðlý Hollandalý askerlerin korumasý altýndaki Srebrenitsa kentinde soykýrýma uðrayan Müslüman Boþnaklarla ilgili, Hollanda Yüksek Mahkemesi’nin “BM’nin yargý dokunmazlýðý olduðu” yönündeki kararý için Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi’ne (AÝHM) yapýlan itiraz reddedildi

osna Savaþý sýrasýnda BM tarafýndan güvenli bölge ilan edilen Srebrenitsa’yý 11 Temmuz 1995’te iþgal eden Ratko Mladiç önderliðindeki Sýrp birlikleri, kentteki 14 yaþ üstü erkeklerden 8 binini katletmiþti. BM’ye baðlý Hollandalý askerlerin korumasý altýnda olan Srebrenitsa kentinde katledilen Müslüman Boþnaklarý temsil eden 6 bin kiþi, 11 Ekim 2012’de Strasbourg Mahkemesi’ne baþvurarak Hollanda’dan þikayetçi olmuþtu. Srebrenitsa kentinde soykýrýma uðrayan Müslüman Boþnaklarla ilgili, Hollanda Yüksek Mahkemesi’nin “BM’nin yargý dokunmazlýðý olduðu” yönündeki kararý için Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi’ne (AÝHM) yapýlan itiraz reddedildi. Srebrenitsa ve Jepa Anneleri Derneði Munira Subaþiç, AÝHM kararý için, “Hakimlerin, savcýlarýn, hepsinin utanç duymalarý lazým. Onlar kurbanlarý bir kere daha öldürdü” dedi.

B

‘Soykýrýma uðrayan Hýristiyan olsaydý’ Fransa’nýn Starsbourg kentindeki AÝHM, 1995’te Bosna Savaþý sýrasýndaki Srebrenitsa katliamýnda yakýnlarýný kaybeden ve Srebrenitsalý anneleri temsil eden Srebrenitsa ve Jepa Anneleri Derneði tarafýndan yapýlan itirazý deðerlendirerek karara baðladý. AÝHM’den yapýlan açýklamada, Hollanda Yüksek Mahkemesi’nin daha önce verdiði BM’nin yargý dokunmazlýðý olduðu yönündeki kararý için sunulan itiraz hakkýnda, derneðin þikayet ettiði

konudan doðrudan etkilenmediði ve bu kuruluþun kendini “insan haklarý ihlalinin maðduru olarak” tanýmlamayacaðý ifadeleri kullanýldý. Karara göre, Srebrenitsa anneleri Strasbourg’daki mahkemeye bir daha itirazda bulunamayacak. Srebrenitsa anneleri, AÝHM’e yaptýklarý itirazla Sreberenitsa soykýrýmýnda Birleþmiþ Milletler’in dokunmazlýðýnýn denetlenmesini istemiþti. Srebrenitsa katliamýnda ölenler Hýristiyan olsaydý,AÝHM’nin kararýnýn ayný olacaðý þüphelidir. Kararýn açýklanmasýnýn ardýndan yaptýðý açýklamada Srebrenitsa ve Jepa Anneleri Derneði Baþkaný Munira Subaþiç, “Bu dünya çapýnda utanç verici bir karar. Mahkemenin böyle bir karar verdiðine hala inanamýyorum” dedi. Subaþiç, “Böyle bir karara inanmak istemiyoruz, çünkü bu þekilde tüm insan ve ahlak haklarý ihlal edildi. Bu yüzden bütün bunlarýn sadece Müslüman olduðumuz için yapýldýðýný söyleyebiliriz. Böylelikle, Müslümanlar ölüme mahkum edilmiþtir. Onlara göre, bizim sadece öldürülmemiz deðil, temel haklarýmýzý istediðimiz için de cezalandýrýlmamýz lazým. Kurbanlarý bir daha öldürdüler” diye konuþtu. Mahkeminin kararýný kabullenmelerinin mümkün olmadýðýný ifade eden Subaþiç, “Hakimlerin, savcýlarýn, hepsinin utanç duymalarý lazým. Onlar kurbanlarý bir kere daha öldürdüler ve Srebrenitsa’da soykýrým iþleyenlerle hiçbir farklarý yok. Bu hukuki deðil, siyasi bir karardýr” ifadelerini kullandý. AA

Genç iþsizler AB liderlerini DÜÞÜNDÜRÜYOR AB liderleri rekor seviyelere ulaþan genç iþsizlik oranýný düþürecek tedbirler için toplandý. AB Konseyi Baþkaný Herman Van Rompuy ‘Toplumlarýmýz için en acil endiþe olan genç iþsizliðiyle mücadele için burdayýz’ dedi B liderleri rekor seviyelere ulaþan genç iþsizlik oranýný düþürecek tedbirler için toplandý. AB Konseyi Baþkaný Herman Van Rompuy, AB zirvesinin açýlýþ konuþmasýnda, “Milyonlarý ilgilendiren meselelerde somut eylemler için toplandýk. Toplumlarýmýz için en acil endiþe olan genç iþsizliðiyle mücadele için burdayýz” dedi. AB’de ortalama her 4 gençten biri iþsizken bu alanda baþý çeken ülkeler, genç iþsizlik oranýnýn yüzde 63’e dayandýðý Yunanistan ve yüzde 56’ya dayandýðý Ýspanya. Genç iþsizlik oranlarý, krizdeki diðer ülkelerden Hýrvatistan’da yüzde 52, Portekiz’de yüzde 43, Ýtalya’da yüzde 41 ve Kýbrýs Rum kesiminde yüzde 33 düzeyinde bulunuyor.

A

Yunanistan’da iþsizlik fiþek gibi fýrladý Taslak zirve kararlarýnda AB fonlarýnýn öncelikle genç iþsizliðiyle mücadeleye yönlendirilmesi, bu amaçla AB ortak bütçesinden önümüzdeki 2 yýlda 6 milyar euro ilave kaynak ayrýlmasý, uygulamalý mesleki eðitimin teþvik edilmesi ve istihdamda vergi yükünün azaltýlmasý talep ediliyor. Yunanistan Baþbakaný Antonis Samaras, zirveye girerken yaptýðý açýklamada, “Bizim gibi ülkelerde iþsizlik gerçekten fiþek gibi fýrladý. Derhal sert önlemler alýnmalý” diye konuþtu. Avusturya Baþbakaný Werner Faymann ise AB’nin her yýl yüzbinlerce

gence istihdam yaratabilmesi için sadece 2 yýllýðýna 6 milyar avro ayýrmak yerine her yýl 6 milyar euro tahsis etmesi gerektiðini belirtti. Bu arada Avrupa Parlamentosu’yla AB üyeleri arasýnda sürdürülen bütçe müzakereleri, zirve öncesinde anlaþmayla sonuçlandý. Gelecek 7 yýlda 960 milyar euro olarak belirlenen bütçe, mevcut 7 yýllýk bütçeye göre yüzde 3 küçülmeye karþýlýk geliyor. DIÞ HABERLER

ABD’den Suriyeli muhaliflere silah yardýmý Obama’nýn Kongre’nin onayý olmadan Suriyeli muhaliflere silah yardýmý yapmasý tartýþmalara neden oldu. ABD Kongresi’nde her iki partiden bir grup Kongre üyesi muhaliflere yardýmý engellemeye dönük tasarýlar sundu

dair net bir anlayýþ yokken Suriye’de tehlikeli bir angajmanýn içerisine giriyor olmasýndan aþýrý derecede kaygý duyduðunu” belirten Gibson, “Libya’da gördüðümüz gibi, karmaþýk durumlarýn içerisine müdahil olmak çok pahalýya mal olabiliyor. Bu aþamada, Suriye’ye askeri anlamda müdahil olmamamýz ve bireyler ya da gruplara silah saðlamamamýz gerektiðine inanýyorum” diye konuþtu.

‘Suriye’de taraf tutmak riskli’ ABD Kongresi’nde her iki partiden bir grup Kongre üyesi, ABD Baþkaný Barack Obama’nýn Kongre’nin onayý olmadan Suriyeli muhaliflere silah yardýmý yapmasýný engellemeye dönük tasarýlar sundu. Tasarýyý sunan üyeler, Kongre’de düzenledikleri basýn toplantýsýnda, ABD’nin Suriye’deki krizin içerisine sürüklenmesinden endiþe duyduklarýný ifade etti. Cumhuriyetçi milletvekilleri Chris Gibson, “Eðer askeri olarak müdahale edersek, durumu daha da kýzýþtýrmýþ olacaðýz” dedi. “ABD’nin, Kongre’nin onayý olmadan ve sahadaki koþullara

Demokrat milletvekili Peter Welch de Irak ve Afganistan’dan çýkarýlan derslerin farkýnda olunmasýnýn hayati önem taþýdýðýný kaydederek, “Suriye, acýmasýz ve trajik bir iç savaþýn içerisinde. Yardým edebileceðimiz ölçüde yardým etmeliyiz. Ancak bazýsýný desteklediðimiz, bazýsýný desteklemediðiniz Suriyeli muhaliflere doðrudan askeri yardým göndermek, bir Sünni-Þii iç savaþýný Amerikanlaþtýrma baðlamýnda ciddi bir risk taþýyor” dedi. Senatör Rand Paul de Senato’da sunulan tasarýyla ilgili açýklamasýnda, “Suriye’deki iç savaþa müdahil olmaya karþýyým. Ama halkýn temsilcileri yoluyla bir oylamasý olmadan bunu yapmaya özellikle karþýyým” diye konuþtu. AA

Irak’ta þiddet durmuyor Irak’ýn Bakuba kentinde meydana gelen iki ayrý patlamada 12 kiþinin hayatýný kaybettiði, 33 kiþinin yaralandýðý belirtildi. Edinilen bilgiye göre, Baðdat’ýn kuzeyindeki Bakuba kentinin giriþinde bomba yüklü bir araç ile Han Levalibe bölgesinde bulunan kafeteryanýn önünde bulunan bomba yüklü araç eþ zamanlý olarak infilak etti. Araçlarýn uzaktan kumanda ile patlatýldýðý, olayda 12 kiþinin hayatýný kaybettiði, 32 kiþinin yaralandýðý ifade edildi. Yaralýlarýn bazýlarýnýn durumunun aðýr olduðu bildirildi. Olayýn sorumluluðunu üstlenen olmadý. Irak’ýn çeþitli kentlerinde son günlerde bomba yüklü araçlarla düzenlenen saldýrýlarda artýþ yaþanýyor. AA

SAYFA

5

Orhan DEDE

Mehmetçik Soros’un askeri mi olacak? DÜÞÜNCE ÇEMBERÝ

orhandede@yenimesaj.com.tr

Hükümet, Türk Silahlý Kuvvetleri Ýç Hizmet Kanunu’nda deðiþikliðe gidiyor. TSK Ýç Hizmet Kanunu, Askerlik Kanunu ve Ýl Özel Ýdaresi Kanunu’nda da deðiþiklik öngören Sözleþmeli Erbaþ ve Er Kanunu ile Bazý Kanunlarda Deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Kanun Tasarýsý TBMM’ye sunuldu. Tasarý yasalaþýrsa Türk Silahlý Kuvvetleri’nde son 10 yýlda yaþanan hýzlý deðiþim ve dönüþümde son nokta konulmuþ olacak. Hükümet attýðý adýmlarla Türk Silahlý Kuvvetlerini bildiðimiz anlayýþtan çok uzaklaþtýracak. Hangi deðiþiklikler olacak? Eski hali, “Askerlik: Türk vatanýný, istiklal ve cumhuriyetini korumak için harp sanatýný öðrenmek ve yapmak mükellefiyetidir” þeklinde olan TSK Ýç Hizmet Kanunu ikinci madde, þu þekle getiriliyor: “Askerlik: Harp sanatýný öðrenmek ve yapmak mükellefiyetidir.” Silahlý Kuvvetlerin vazifesini düzenleyen TSK Ýç Hizmet Kanunu 35. Madde ise “Silahlý Kuvvetlerin vazifesi: Yurt dýþýndan gelecek tehdit ve tehlikelere karþý Türk vatanýný savunmak, caydýrýcýlýk saðlayacak þekilde askeri gücün muhafazasýný ve güçlendirilmesini saðlamak, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararýyla yurtdýþýnda verilen görevleri yapmak ve uluslararasý barýþýn saðlanmasýna yardýmcý olmaktýr” þeklinde deðiþtirilmesi planlanýyor. Hükümetin planladýðý gibi “askerlik harp sanatýný öðrenmektir” þeklinde bir askerlik tarifini kapsayan yasal düzenlemeler gerçekleþtiði takdirde genellikle emekli olduktan sonra sanata ilgi gösteren TSK mensuplarý artýk görevdeyken de “sanatçý” gibi olacaklar. Eskiden “Türk vatanýný, istiklal ve cumhuriyetini korumak” için harp sanatýný öðrenen askerlerimiz þimdi amaçsýz bir þekilde öðrenecek. Yahut da amaçsýz demeyelim hükümetin ABD, Ýsrail ya da baþka yerlerin vereceði talimatlara göre belirleyeceði görevler için asker yetiþtireceðiz. Tasarýda baþka tehlikeli deðiþiklikler de var. Yeni düzenlemede TSK’nýn temel görevi olarak “yurtdýþýnda verilen görevleri yapmak ve uluslararasý barýþýn saðlanmasýna yardýmcý olmaktýr” ibaresi dikkati çekiyor. Bu ibareyle Amerikalý para sihirbazý George Soros’un “Türkiye’nin en iyi ihraç ürünü askeridir” sözü temellendirilmiþ oluyor. Türkiye’nin bugün Afganistan’da, Lübnan’da, ve Afrika’da barýþ gücü kapsamýnda askeri unsurlarý bulunuyor. Bu yeni düzenlemeyle Meclis’ten bir karar çýkarttýktan sonra Türk silahlý Kuvvetleri’ni dünyanýn her tarafýnda görevlendirmek mümkün olacak. Bunun gerekçesi de sözde “uluslararasý barýþýn saðlanmasý” olacak. Afganistan’da olduðu gibi dünyadaki barýþýn birinci tehdidi ABD’yle birlikte mi saðlayacak uluslararasý barýþý Türkiye? Eðer öyleyse Libya’ya Kaddafi’den sonra barýþ mý geldi diye sormak gerekiyor. Irak’ta ve Afganistan’da barýþ mý saðlandý? Barýþ, büyük bir yalan. Hele bu söz ABD gibi bir ülkeden duyuluyorsa bu yalanýn daha da büyük olduðunu gösteriyor. Kore savaþýnda Türk askerleriyle yakýn bir bölgede askerlik yapan bir Amerikalý subay geçtiðimiz yýllarda Türkiye’yi ziyaret etmiþ ve “Türk askeri cephedeyken rahat uyuyorduk” demiþti. Ýþte hükümet yapacaðý bu deðiþikliklerde Amerikan askerlerinin Afganistan, Libya, Irak, Afrika ve belki de Suriye’deki iþgallerinde rahat rahat uyumasý için cephede Mehmetçiði feda edecek.

Çin’in zorunlu iskan politikasý Ýnsan Haklarý Ýzleme Örgütü tarafýndan yayýmlanan raporda, 7 yýlda 2 milyon Tibetlinin evlerinden edilerek, Pekin yönetimi tarafandan inþa edilen konutlarda yaþamak zorunda býrakýldýðý bilgisine yer verilirdi. Raporda Çin yönetimi, Tibetlilere karþý yürütüðü zorunlu iskan politikasýna son vermeye çaðrýldý. New York merkezli Ýnsan Haklarý Ýzleme Örgütü tarafýndan yayýmlanan raporda, 2005-2012 yýllarý arasýnda 2 milyon Tibetlinin Çin yönetimi tarafýndan yaptýrýlan toplu konutlarda, rýzalarý olmaksýzýn yaþamaya zorlandýklarý ifade edildi. Raporda, resmi açýklamalarýn aksine, inþaat maaliyetlerinin yüzde 75’e varan oranlarda Tibetlilere yüklendiði bilgisine yer verilirken, Tibetlilerin geçimlerini ve kültürel kimliklerini sürdürme konusunda endiþe yaþadýklarý üzerinde duruldu. Çifçi ve göçebeleri de içine alan zorunlu iskan polikalarýnýn, Çin’in Tibet üzerindeki siyasi otoritesini artýrma çabasý olduðu ifade edilen raporda, pek çok insan için yeni yerlerindeki yaþam koþullarýnýn sürdürülebilir olmadýðýna ve piskolojik baský oluþturduðuna dikkat çekildi. AA


YENÝ MESAJ 29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

6

GÜNCEL

SAYFA

Bu camide abdest ücretli Serhat illerimiz içinde yoksulluðun bariz þekilde öne çýktýðý Aðrý’da kentin en iþlek caddesinde bulunan Ulu Cami’de abdest almanýn bedeli 25 Kuruþ. WC’ye bakan görevli buna gerekçe olarak AKP’li Aðrý Belediyesi’ne ödedikleri su parasýný gösterdi RECEP BAHAR / AÐRI Serhat ilimiz Aðrý’da PTT Aðrý Þubesi’nin hemen karþýsýnda yer alan Aðrý Merkez Camisi’nde (Ulu Cami) abdest almanýn bir bedeli var: 25 Kuruþ. Aðrý’nýn en iþlek caddesi olan Cumhuriyet Caddesi’ne yakýn noktada bulunan camide önce abdest alýyorsunuz, ardýndan da 25 Kuruþu ödüyorsunuz. Bunun nedeni ise su parasý. WC’ye de bakan görevli, suya para ödedikleri için abdest almanýn bir bedeli olduðunu ifade etti. AKP’li Aðrý Belediyesi abdest suyundan para alýyor ki, camide abdest almanýn bir bedeli olsun. Biz de görevliye abdest bedeli olarak 25 Kuruþ ödedikten sonra namazýmýzý eda ettik. Çýkýþta ise fotoðraf makinemizin deklanþörüne bastýk. Görevli bu kez “Niye çekiyorsun?” diyerek, ücret tabelasýný kapatmaya çalýþtý. Ortaya daha da ilginç bir fotoðraf karesi çýktý!

Aðrý’nýn vaziyeti aðrýma gitti! Aðrý, güzel Anadolu’muzun en eski illerinden biri olmasýna raðmen en geri kalmýþ olanlarýndan biri. Üniversiteye giriþ sýnavlarýnda (YGS ve LYS) son sýralar için Hakkâri, Þýrnak, Ardahan ile çekiþiyor! Þehir merkezine ‘il’ diyebilmek için 40 þahide muhtacýz. Þehrin ana arterlerinden birini oluþturan Yeni Van Caddesi ile Kaðýzman Caddesi virane durumda. Doðru dürüst yürüyecek kaldýrým bile bulunmuyor. Caddenin her iki

tarafýnda her haliyle dökülen iþyerleri, inþaat halinde çarpýk çurpuk binalar dikkat çekiyor. Yollarýn durumu da içler acýsý... Her yer delik deþik. Aðrý Belediyesi’ni yaklaþýk 4.5 yýldýr AKP’den seçilen Hasan Arslan yönetiyor. Yerel haberlere aðýrlýk veren Ýhlas Haber Ajansý’ndan Baþkan Arslan’ýn son 1 yýllýk performansýna baktým. Hakkýnda 31 haber yer almýþ ve bunlardan sadece bir kaç tanesi icraatlarla ilgili. Gerisi etkinliklere katýlma ve teþrifatla alakalý. 5 Temmuz 2012’de çýkan haberde Aðrý Belediye Baþkaný Hasan Arslan, Kent Ormaný’nýn, mesire alaný olarak halkýn hizmetine hazýrladýðýný ifade etmiþ. Geçen yýl Kurban Bayramý’nda belediye otobüslerinin bayramda ücretsiz taþýmacýlýk yapacaðýný bildirmiþ. 26 Temmuz 2012’de de gece yapýlan kaldýrým çalýþmalarýný yerinde incelemiþ. Aðrý Þehirlerarasý Otobüs Terminali’nin durumu da içler acýsý. Van Otogarý’nda firma elemanlarý depremden sonra konteynýr bürolarda çalýþmaya baþlamýþlardý. Üstelik geçiþ

Çocuklar ekmek peþinde! Aðrý’da dikkatimizi çeken noktalardan biri de maddi durumu yetersiz ailelerin çocuklarýnýn okullarýn kapanmasýyla birlikte ailelerinin bütçelerine katkýda bulunmak amacýyla ekmek peþinde koþmalarý oluþturdu. Ulu Cami çevresini mekân tutan çocuklar genelde boyacýlýk yapýyor. Tartýcýlýk ve seyyar satýcýlýk yaparak para kazanmaya çalýþan çocuklar da var. Aðrý genelinde yaþayan nüfusun 3’te birinden fazlasý öðrenci. Bu sene 136 bin 151 öðrenci karne almýþ. Aðrý’nýn ekonomisi tarým ve hayvancýlýða dayalý. Türkiye’de tarým da, güzergâhýnda olan Aðrý Otogarý’nýn durumu ondan daha da kötü. Her yer virane, her yer dökük! Aðrý Belediye Baþkaný ve baðlý olduðu AKP iktidarý, bu tabloyu nasýl içine sindirebiliyor.

hayvancýlýk da çile çekenine para kazandýrmadýðýndan Aðrýlý da çareyi göç de bulmuþ. Þehir merkezinde rastlanýlan biraz iyi arabalar ya 34 (Ýstanbul) ya da 06 (Ankara) plakalý. Aðrý gibi Anadolu’nun çok sayýda ilin ayaða kalkabilmesi için tarým ve hayvancýlýðýn çok ciddi þekilde teþvik edilmesi gerekiyor. Kentte hiç mi göze çarpan bina yok... Erzurum Bulvarý’ndaki hayýrseverler tarafýndan yaptýrýlan iki okul, Alparslan Ýlköðretim Okulu ile Alparslan Anadolu Lisesi gösteriþli binalarýyla dikkat çekiyor.

Uyuþturucuda yeni rota Irak BM Uyuþturucu ve Suç Bürosu’nun “2013 Dünya Uyuþturucu Raporu” yayýmlandý. Rapora göre sakinleþtirici ve yatýþtýrýcý haplarýn týp dýþýnda kullanýlmasý açýsýndan Türkiye dünya ülkeleri arasýnda 13’üncü oldu

Þoförlüðe standart geliyor Türkiye Þoförler ve Otomobilciler Federasyonu, Ticari Araç Sürücülerinin Bilgilendirilmesi ve Bilinçlendirilmesi nedeniyle Diyarbakýr’da TASPÝT toplantýsý gerçekleþtirdi. TÞOF Baþkaný Fevzi Apaydýn, görevlerinin yol ve trafik güvenliði konusunda þoför esnafýný bilgilendirmek olduðunu belirtti. Þoför esnafýnýn ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip olduðunu belirten Apaydýn, öðrenci ve iþçi servis araçlarýnýn kullanýmýnda çalýþan þoförlerin oranýn yüzde 80 olduðunu, yüzde 20’sinin ise mal sahiplerinin oluþturduðunu ifade etti. Apaydýn, önemli gördükleri “Þoförlük Meslek Standartlarýnýn” hazýrlanmasý ve uygulanmasý için harekete geçtiklerini ve bu çalýþmanýn baþlatýldýðýný belirtti. Þoförlük Meslek Standartlarýnýn hazýrlanmasý için Türkiye Esnaf ve Sanatkârlarý Konfederasyonuyla birlikte hareket ettiklerini ifade eden Apaydýn, “Mesleki Yeterlilik Kurumu nezdinde TESK ile birlikte bu çalýþmamýz baþlatýldý. Baþlatýlan bu çalýþmalarda, Taksi, minibüs, kamyon, okul servis aracý þoförlüðü meslek standartlarý, kamu personeli servis aracý þoförlüðü ile ilgili çalýþmalar tamamlanarak gerekli taslak raporlar hazýrlandý” dedi. ÝHA

Birleþmiþ Milletler Uyuþturucu ve Suç Bürosu’nun “2013 Dünya Uyuþturucu Raporu” yayýmlandý. Raporda dünyada ele geçen morfin ve eroinin arttýðý Türkiye ile Batý ve Orta Avrupa’da ele geçen miktarda ise azalma görüldüðü bildirildi. Rapora göre, 2008-2011’de iðneyle uyuþturucu alanlar arasýndaki HIV yayýlmasýný önlemede en baþarýlý ülke Türkiye oldu. Filipinler’de enjeksiyonla HIV bulaþma yaygýnlýðý yüzde 12 arttý. Bu ülkeyi Çekoslovakya, Belarus, Yunanistan, Tunus, Romanya, Finlandiya izledi.

Uyuþturucu Avrupa’ya ulaþýyor Afganistan’dan daha fazla afyonun Ýran ve Türkiye’yi içine alan Balkan rotasý ile Orta Asya ve Rusya’yý içine alan kuzey rotasý yerine, Pakistan ve Ýran’ý kapsayan “güney” rotasýyla Avrupa’ya ulaþtýðýna iliþkin belirtiler olduðu kaydedildi. Güvenlik faaliyetlerinin artmasý sonucu Avrupa’da eroin arzýnýn azaldýðýný, bunun kendini ele geçen eroin miktarlarýnda düþüþ biçiminde gösterdiði belirtildi. Afganistan-Avrupa rotasýndaki Türkiye’de, 2011’de yakalanan eroin

miktarýnýn yüzde 43 azalarak 7 tona indiði de kaydedildi.

Eroinde kaynak Afganistan Raporda Orta Doðu’daki yeni uyuþturucu kaçakçýlýðý rotalarý konusunda ise þu bilgi verildi: “Irak ve Orta Doðu yeni kaçakçýlýk rotalarý olarak ortaya çýkabilir: Giderek daha fazla ülke ele geçen eroinin kaynaðý olarak Afganistan’ý gösteriyor.”

Türkiye hap kullanýmýnda 13’üncü sýrada BM raporunda sakinleþtirici ve yatýþtýrýcýlarýn týp dýþýnda kullanýlmasýnýn yaygýnlýðýna iliþkin bir tablo da yer aldý. Türkiye bu listede 13’üncü oldu. Sýrasýyla

nüfusun; Estonya’da yüzde 12.9’u, Norveç’te yüzde 12.6’sý, Portekiz’de yüzde 12’si, Litvanya’da yüzde 11.9’u, Ýtalya’da yüzde 10.4’ü, Makedonya’da yüzde 1.0’u, Kanada’da yüzde 9.1’i, Meksika ve El Salvador’da yüzde 7.7’si, Bolivya’da yüzde 6.9’u, Macaristan’da yüzde 6.7’si, Hollanda’da yüzde 6.7’si, Türkiye’de yüzde 5.1’i, Almanya’da yüzde 4.3’ü, Nikaragua’da yüzde 4.1’i, Polonya’da yüzde 3.3’ü, ABD’de yüzde 2.6’sý, Finlandiya’da yüzde 2.3’ü, Venezuela’da yüzde 2.1’i, Avustralya’da yüzde 1.9’u sakinleþtirici ve yatýþtýrýcýlarý týbbi amaç dýþýnda kullanýyor. HABER MERKEZÝ

Türk Kara Kuvvetleri 2 bin 222 yaþýnda Türk Kara Kuvvetleri kuruluþunun 2 bin 222’nci yýldönümünü kutluyor. Türk Kara Kuvvetleri’nin kuruluþ yýldönümü çeþitli kültür ve bilimsel etkinliklerle kutlanacak. Genelkurmay Baþkanlýðý kutlamalar dolayýsýyla hazýrlattýðý afiþlerde, “Bayraðýmýzýn Dalgalandýðý Her Yerde Daime Güçlü, Daima Hazýr”, “Gücünü Türk Milletinden, Iþýðýný Atatürk’ten Alan

Kara Kuvvetleri Komutanlýðý 2222 Yaþýnda” ibarelerini kullandý. Afiþlerde Atatürk’ün Mareþal formasýyla portresi bulunurken içlerinde bir kadýn askerin de bulunduðu Kara Kuvvetleri birliklerinin operasyon-tatbikat görüntülerine yer verildi. Afiþler yüksek çözünürlüklü olarak Genelkurmay Baþkanlýðý’nýn internet sitesine konuldu. HABER MERKEZÝ

Muharrem BAYRAKTAR

Türkiye polis devleti oldu! muharrembayrak4

BAÞYAZI

mbayraktar@yenimesaj.com.tr

Ankara’da polisin açtýðý ateþle ölen Ethem Sarýsülük’le ilgili rapor açýklandý: “Ölümüne polis kurþunu sebep oldu.” Hatay’da ölen Abdullah Cömert’le ilgili jandarma raporu da hazýr: “Cömert, yakýn mesafeden atýlan gaz bombasýyla öldü.” Okmeydaný’nda bakkala ekmek almaya giderken polisin attýðý gaz bombasýyla beyin kanamasý geçiren 14 yaþýndaki Berkin Elvan yoðun bakýmda. Taksim olaylarý sonrasý gözünden kör olan, dayak yiyen, kolu bacaðý kýrýlan, kafatasý çatlayan yüzlerce sivil var. Bütün bu ölümlerin, aðýr yaralanmalarýn, travmalarýn sorumlusu olan polise vur emrini kendisinin verdiðini göðsünü gere gere açýklýyor baþbakan. “Polis, Taksim’de destan yazdý” diyor. Oysa ortada destan yok. Ýnsanlýk suçu var, ölüm var. Polisi masum sivillerin üzerine acýmasýzca salarak katliama sebep olan baþbakan, destan diye bununla övünüyorsa varsýn övünsün. Oysa ortadaki tablo bir hukuk devletinden çoktan uzaklaþtýðýmýzý gösteren örneklerle dolu. Haber Ötesi programýný birlikte hazýrladýðýmýz Prof. Dr Ünal Emiroðlu haklý olarak þöyle diyor: “Anayasanýn 2. maddesine göre Türkiye bir hukuk devletidir ama gelinen nokta gösteriyor ki, Türkiye artýk bir POLÝS DEVLETÝNE dönüþmüþtür.” Son olaylardan sonra baþbakan, MÝT ve emniyet mensuplarýndan oluþan, kendisine baðlý 15 bin kiþilik güvenlik birimi oluþturmayý düþünüyormuþ. Suriye’de Esad’a baðlý Þebbiha biriliklerine ne kadar da benziyor bu birim. Daha çok polis, daha çok baský, daha çok özel birim, daha çok güvenlikle nereye kadar gidilebilir? Ethem Sarýsülük’ü öldüren polisin gözaltýna alýnmasýndan 2 gün sonra baþbakanýn “polisimiz destan” yazdý açýklamasýnýn hemen ardýndan “meþru müdafaa” gerekçesiyle serbest býrakýldýðý bir ülkede açýlým adý altýnda atýlan her adýmýn “polis devletine doðru atýlan adýmlar” olduðunun ortaya koymuyor mu? ***

Cizre’de neler oluyor? Cizre’de bir grup PKK’lý yol kesiyor, kimlik kontrolü yapýyor. Bu olay yeni deðil. Ben bunu bir hafta evvel Cizreli dostlarýmdan aldýðým bilgiler doðrultusunda Twitter’den duyurmuþtum. Hükümet ve hükümetin valisi olayýn duyulmamasý için elinden geleni yaptý. Þýrnak Valisi önce yalanladý sonra kabul etmek zorunda kaldý. Þimdi de kimlik kontrolü yapan PKK’larla” polis arasýnda çatýþma çýktý. Peki, ne oluyor Cizre’de? Çok basit. APO’nun yol haritasýnda da adý geçen, PKK’lýlarýn AKP ile yaptýklarý silah býrakma pazarlýklarýnda sürekli masada olan “öz savunma gücü” devreye giriyor. Alýþtýra alýþtýra. Bunlar Kürdistan’ýn öz savunma gücünün ayak sesleri. Taksim’deki gençleri biber gazý sýkarak daðýtmakla “destan yazdýðýný” ilan eden baþbakan Cizre ile ilgili tek kelime konuþmuyor. Destan yazmak istiyorsan git Cizre’de yaz! PKK, açýkça sokak denetimine baþlamýþ sen Ýstanbul’daki gençlerin baþýný gözünü kýrarak devletin gücünü ispatlamaya çalýþýyorsun.

Harp okullarýndan 2 bin 396 öðrenci ayrýlmýþ Milli Savunma Bakaný Ýsmet Yýlmaz, 20082013 yýllarý arasýnda harp okullarýndan çeþitli nedenlerle 2 bin 396 öðrencinin ayrýldýðýný bildirdi. Bir soru önergesini yanýtlayan Milli Savunma Bakaný, 2008-2013 yýllarý arasýnda harp okullarýndan çeþitli nedenlerle (kendi isteði, disiplin, akademik yetersizlik ve saðlýk) 2 bin 396 öðrencinin ayrýldýðýný bildirdi. Milli Savunma Bakaný, “Öðrencilerin dini inançlarý ile ilgili olarak kayýt tutulmamaktadýr” diye de ekledi. Milli Savunma Bakaný, 2013 yýlý Haziran ayý itibarýyla 4 bin 887 öðrencinin Harp okullarýnda eðitim gördüðünü, bunlarýn 273’ünün misafir askeri öðrenci olduðunu söyledi. HABER MERKEZÝ


YENÝ MESAJ 29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

GÜNDEM

Suriye’de çatýþacak isyancý aranýyor ABD bir taraftan Rusya ile 2. Cenevre Konferansý konusunda uzlaþýrken, öte yandan Aðustos ayýndan itibaren isyancýlara silah sevkiyatýna baþlayacaðýný ilan etti. CIA ve MOSSAD ise isyancýlarý takviye etmek üzere Afrika ve Orta Asya’dan paralý isyancý devþirmeye çalýþýyor RECEP BAHAR HABER - ANALÝZ ABD’nin Suriye konusunda ikiyüzlü politikalarý devam ediyor. Rusya Dýþiþleri Bakaný Lavrov ile ABD Dýþiþleri Bakaný John Kerry, 7 Mayýs’ta Moskova’da yaptýklarý görüþmede 2. Cenevre Konferansý’nýn düzenlenmesi konusunda mutabakata varmýþlardý. Esad yönetimi konferansa katýlacaðýný vakit geçirmeden deklare ederken, isyancýlar katýlým konusunda sürekli yan çizdi. Sonuçta Mayýs ayý sonunda düzenlenmesi beklenen konferans, Haziran ayý sona ermesine raðmen gerçekleþmedi. Dahasý konferansýn ne zaman düzenleneceði konusunda Birleþmiþ Milletler’den (BM) de bir açýklama gelmedi.

Ýsyancýlara açýk destek Rusya’nýn, Suriye’de þu ana kadar BM verilerine göre 94 bin kiþinin hayatýný yitirdiði çatýþmalarý sonlandýrmak için diplomatik çabalarýný yoðunlaþtýrdýðý bir süreçte Avrupa Birliði’nin iki önemli üyesi Fransa ve Ýngiltere, Haziran ayý baþýnda Suriyeli isyancýlara Aðustos ayýndan itibaren silah teminine baþlayacaðýný ilan etti. ABD Baþkaný Obama da geliþmiþ silahlarý isyancýlara vereceklerini açýkladý. Bu silahlar arasýnda tanksavar ve füzesavarlarýn olmasý dikkat çekiyor. Böylece Esad yönetiminin kara ve hava üstünlüðü sonlandýrýlmak amaçlanýyor.

Þimdi isyancý toplanýyor Suriye’deki isyancýlarýn dostlarýnýn Katar’da geçtiðimiz hafta yaptýklarý toplantýda ABD, Ýngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, Türkiye gibi Esad yönetimi karþýtý ülkeler, isyancýlara daha geliþmiþ silah sevkiyatý konusunda uzlaþmýþlardý. Söz konusu ülkelerin uzlaþtýklarý bir konu da, isyancýlarýn sayýlarýný artýrmak için giriþimlerini ve çalýþmalarýný yoðunlaþtýrmaktý. Bu çerçevede ABD Merkezi Haberalma Teþkilatý (CIA) ile Ýsrail Ýstihbarat Servisi MOSSAD, Afrika ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nden daha fazla terörist devþirmeye çalýþýyor.

Hedef Orta Asya Kýrgýzistan’da kamu kurumlarý, Suriye’de çatýþmalara gönderilmek üzere camilerde gençlerin devþirildiði iddialarý üzerine dini örgütlerin faaliyetlerini kontrol etmeye baþladý. Tacikistan’da da ayný önlemler alýnýyor. Þu anda Suriye’de isyancýlarýn saflarýnda kaç Orta Asyalý militanýn savaþtýðýný söylemek zor. Tahminlere göre sayý 100’ü geçmiyor. Özellikle Kuzey Afrika ülkelerinden gelen binlerce isyancýyla kýyaslandýðýnda bu rakam þimdilik küçük kalýyor. Ancak Afrika’daki kaynaklar kurudu, Orta Asya ise bakir! CIA ve

Ýsyancýlar zor durumda Suriye’de stratejik önemi haiz Kusayr kasabasýnýn düþmesinin ardýndan isyancýlar zor durumda kaldý ve büyük sorunlarla karþýlaþýyor. Suriye ordusu, yabancý ülkelerden gelen paralý askerleri, yeni gruplarla takviye edilmeden adeta yok ediyor. Bu yüzden isyancýlar ve hamileri (Türkiye, ABD, Suudi Arabistan, CIA, MOSSAD vesaire), kayýplarý telafi etmek için seri hareket etmeye çalýþarak yeni paralý askerleri tutmakta acele ediyor. Bugünlerde Suriye’de faaliyet gösteren mobil isyancý bir gruptan söz ediliyor. Bu grup sadece kendi komutanlarýnýn emirlerine uyuyor. Komutanlar ise kimin düþman, kimin ise dost olduðuna karar veriyor. Gençlerini yurt dýþýndaki çatýþmalara gönderilmesini MOSSAD ajanlarý, Orta Asya dâhil her yerde yeni savaþçýlarý toplamak için aktif bir þekilde çalýþýyor. Bu tehlikeyi sezen Orta Asya Türk

teþvik eden ülkelerin mantýðý ise belli: Ne kadar çok iþsiz ve sorunlu genç giderse, o kadar iyi olur. Ancak geçmiþe bakýldýðýnda bu rahatlýk geçici. Bunu, vaktiyle deðiþik fonlar aracýlýðýyla Afganistan’da Kabil yönetimine karþý ‘mücahitleri’ destekleyen ülkeler de anladý. Evet, Afganistan’dan herkes dönmedi. Ancak dönenler, hemfikirleriyle birlikte memleketlerinde silahý yerli devlet kurumlarýna karþý çevirdi. 1990’lý yýllarda Körfez monarþileri, topraklarýndaki yeraltý örgütlerini ‘demir yumrukla’ ezdi. Ancak, þimdi, tarih tekrarlanýyor gibi. Suriye’deki durum ne olursa olsun, vatandaþlarýnýn paralý asker olarak Suriye’ye gitmesine göz yuman ülkeler eninde sonunda problemlerle karþýlaþacak. Cumhuriyetleri’ndeki Ýslam âlimleri, özellikle gençlere Suriye’de hükümete karþý silahlý mücadelenin cihad olmadýðýný anlatmaya çalýþýyor.

BTP Gaziantep teþkilatý çalýþmalarýný yoðunlaþtýrdý Trakya’da çevre tehdit altýnda Tekirdað Milletvekili Candan Yüceer, doðal güzellikleri ile ülkemizin en müstesna bölgelerinden biri olan Trakya’da son yýllardaki plansýz ve saðlýksýz sanayileþmenin insan saðlýðýný tehdit eder boyutlara ulaþtýðýnýn inkâr edilemeyeceðini bildirdi. Yüceer, “Özellikle Çerkezköy ve Çorlu’daki fabrikalarýn býraktýðý kimyasal ve evsel atýklar nedeniyle içinde canlý barýndýrmayan Ergene Nehri’nin etkileri bertaraf edilmeden Tekirdað, yeni bir çevre felaketi ile karþý karþýya býrakýlmaktadýr” dedi. Yüceer, siyasi iktidarýn çevreye yönelik çaðrýlara duyarsýz kaldýðýný kaydetti. YENÝ MESAJ/ANKARA

BTP Gaziantep il teþkilatý eðitim ve siyasi çalýþmalarýný yoðunlaþtýrdý. Þahinbey Ýlçesi’nde düzenlenen iki ayrý etkinlikte BTP yöneticileri, parti politikalarý ve BTP’nin Türkiye’nin sorunlarýna getirdiði çözümler konusunda katýlýmcýlara detaylý bilgi sundu Yaklaþan yerel seçimler öncesinde BTP Gaziantep Ýl Teþkilatý siyasi Baðýmsýz Türkiye Partisi (BTP) Gaziantep Þahinbey ilçe baþkanlýðý tarafýndan tertiplenen seminer Karþýyaka Eti Park Düðün Salonu’nda gerçekleþtirildi. Yoðun katýlýmýn olduðu seminere BTP Genel Baþkan Yardýmcýsý Prof. Dr. Ömer Eyercioðlu, MYK Üyesi Ersin Polat, Adana Ýl Baþkaný Ahmet Haznedar, Þehitkâmil Ýlçe Baþkaný Hasan Elmas, Þehitkâmil Kadýn Kollarý Baþkaný Sema Ekþi konuþmacý olarak katýldý. Seminerin sunumunu Gaziantep BTP Ýl Sekreteri Ejder Karaduman yaptýlar. Etkinlikte yapýlan konuþmalarda, BTP Genel Baþkaný Prof. Dr. Haydar Baþ’ýn ülke meselelerine vakýf olduðuna ve kadrosuyla

SAYFA

7

Hýz yapan sürücü elini cebine atacak Ýstanbul’da sürücüleri ve hýz limitlerini denetleyen Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) Hýz Koridoru Radar Sistemi geniþletiliyor Ýstanbul Trafik Denetleme Þube Müdürlüðü’nün 2013 yýlýnýn baþýnda E-5 Karayolu’nda Bahçelievler ve Ýncirli Mevkileri baþta olmak üzere ana arterlere de yerleþtirmeye baþladýðý sistem, 2013 yýlýnýn ilk beþ ayýnda 200 bin 227 sürücüyü yollarda aþýrý süratli seyrederken yakalayarak ceza kesilmesini saðladý. Ataköy Sahil Yolu, Baðdat Caddesi, Sarýyer, Kaðýthane ve Dolmabahçe Tünelleri, D-100 Karayolu ile Vatan Caddesi’nde de uygulanan Elektronik Denetleme Sistemi Hýz Koridoru Radar Sistemi, Ýstanbul genelinde yaygýnlaþtýrýlacak. 116 noktaya yeni EDS’ler kurulacak ve farklý kurallarý ihlal eden sürücülere ceza kesecek olan kameralar yýl sonuna kadar aktif hale getirilecek. EDS Sistemi içerisinde yer alan Hýz Koridorlarý ise 2013 yýlý içerisinde sekiz farklý noktaya daha yerleþtirilecek. Sistem içerisindeki sekiz kamera, sadece hýz denetimi yapacak. 2012’de EDS Sistemleri’ne 522 bin 624 sürücünün yakalandýðý ve sürücülere 76.6 milyon lira ceza kesildiði ifade edildi. 2013 yýlýnýn sonunda Ýstanbul genelinde toplam 310 EDS Sistemi ve sistem içerisindeki 21 adet Hýz Koridoru aktif hale getirilecek ve belirlenen noktalarda sürücüler denetlenecek. Hýz Koridoru Radar Sistemi’nin uygulanmaya baþlamasý ile birlikte son iki yýlda hýz ihlallerinden kaynaklanan ölümlü kazalarýn yüzde 9 oranda azaldýðý, yaralanmalý kazalarýn ise yüzde 21’lik oranda düþüþ gösterdiði ifade edildi. HABER MERKEZÝ

Mühendisler cetvel kýrdý

Antalya’da bir grup mühendis, teknik öðretmenlerin mühendis olmalarýný saðlayan uygulamaya karþý eylem yaptý. Öte yandan basýn açýklamasý sýrasýnda bir kadýn grubun yanýna gelerek “Arkanýzý Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e dönüyosunuz, önünüzü dönün” diyerek gruba tepki gösterdi. Bazý eylemciler ile isminin açýklanmasýný istemeyen kadýn arasýnda kýsa süreli tartýþma yaþandý.

Güven endeksi dipte GFK Türkiye tarafýndan gerçekleþtirilen araþtýrmaya göre, Mayýs ayýnda 90.8 puan olarak ölçülen Tüketici Güven Endeksi, Haziran ayýnda 89.8 puan ile 2013’ün ilk 6 ayýnýn en düþük seviyesinde gerçekleþti. Araþtýrma Kuruluþu GFK Türkiye, Tüketici Güven Endeksi Haziran 2013 sonuçlarýný açýkladý. Buna göre, Mayýs 2013’de 90.8 puan olarak ölçülen Tüketici Güven Endeksi, Haziran ayýnda 89.8 puan ile 2013’ün ilk 6 ayýnýn en düþük seviyesinde gerçekleþti. Gezi Parký odaklý geliþmeler Haziran ayýnda öne çýkan konu baþlýðý oldu. Endeksin alt kalemlerine ve deðiþim oranlarýna bakýldýðýnda haziran ayýnda gelecek 12 ay için hanenin maddi durumuna yönelik beklenti 1.6 puan artarak 105.8’e yükseldi. Genel ekonomik duruma yönelik beklenti 4.1 puan azalarak 111 puan olarak kaydedilirken, iþsizlik oranýnýn azalacaðýna yönelik beklenti 0.3 puan düþüþle 84.2 puan oldu. Tasarruf eðilimi ise 1 puan azalarak 58.3 olarak izlendi. Avrupa Birliði Tüketici Güven Endeksi’nde ise haziran ayýnda geçen aya göre 2.7 puanlýk artýþ gerçekleþti. Ülkelere bakýldýðýnda Ýtalya’da 13, Ýspanya’da 6, Ýngiltere’de 2 ve Almanya’da 1.3 puan artýþ, Fransa’da 1 ve Bulgaristan’da ise 0.6 puanlýk düþüþ gözlemlendi.

Altýn ihracatý uçtu birlikte sorunlara detaylý çözümler üretildiðine iþaret edildi. BTP Gaziantep Ýl Baþkaný Ö. Faruk Boztepe, bundan sonra sýk sýk bu tarz programlarýn tekrarlanacaðýný ve teþkilat olarak günden güne daha güçlü bir hale geldiklerini dile getirdi. Öte yandan Gaziantep yine BTP Þahinbey Ýlçe Teþkilatý tarafýndan Sultan

Düðün Salonu’nda düzenlenen eðitim seminerinde Baþkan Yardýmcýsý Prof. Dr. Ömer Eyercioðlu, Kahramanmaraþ Ýl Baþkaný Zühtü Kazancý, Kilis Ýl Baþkaný Aladdin Özkar, Gaziantep Kadýn Kollarý Baþkaný av. Gülþen Polat, Gazeteci - Yazar Uður Kepekçi konuþmacý olarak yer aldý. YENÝ MESAJ / GAZÝANTEP

Ekonomi Bakaný Zafer Çaðlayan, Mayýs ayýndaki ithalat artýþýnda en önemli kalemin, 2.2 milyar dolarlýk altýn ithalatý yapýlmasýndan kaynakladýðýný söyledi. Türk Dili Konuþan Ülkeler Ýþbirliði Konseyi (Türk Konseyi) tarafýndan düzenlenen Ekonomiden Sorumlu Bakanlar 3. Dönem Toplantýsý sonrasýnda basýn mensuplarýnýn sorularýný cevaplayan Çaðlayan, Mayýs ayý ihracatýnýn 13.3 milyar dolar, ithalatýnýn ise 23.2 milyar dolar olduðunu anýmsatarak, yakýn ve Ortadoðu dýþýndaki tüm bölgelerde ihracat artýþý olduðunu söyledi.


YENÝ MESAJ. 29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

8

GÜNCEL

SAYFA

Adem BÝRÝNCÝ

“Cümle âlem duysun, bu sefer oyum Haydar Baþ'a” MÝLLETÝN EFENDÝSÝ Milletin efendisi programý çekimleri için Ýzmir Menderes ilçesi Develi, Tekeli ve Çileme köylerindeyiz. Bu köylerde örtüaltý sebzecilik yapýlmakta ve þu an salatalýk hasadý gerçekleþmekte. Çiftçiler adeta kan aðlýyorlar. Salatalýðýn fiyatý þu an 8 kuruþ. Toplanan salatalýklar maalesef Menderes nehrine dökülmekte sevgili okurlar. Ürünlerin sersebil olduðu para etmediði bir dönemden geçiyoruz. Bu acý tabloyu

adembirinci@gmail.com

köylüye yaþatan elbette oy verip baþýna getirdiði iktidar. Köylülerimizin söylediði þekliyle birinci suçlu biziz, ikinci suçlu iktidardýr. Köylülere bu gidiþatý nasýl tersyüz edeceksiniz þeklinde sorduðumuzda; bu sefer aldanmayarak bu topraklarýn sesi olan Prof. Dr. Haydar Baþ'a oy vereceklerini söylüyorlar. Develi köyünden Ahmet Uysal bey; “þu an ülkemizin meselelerini ve çözüm yollarýný en iyi bilen özellikle de tarým kesi-

mine eþsiz çözümler sunan tek insanýn Haydar Baþ olduðunu gördük anladýk ve idrak ettik” diyor. Ve ekliyor Ahmet Bey; “yaþým 60, þu ana dek iki yakamýz biraraya gelip yüzümüz gülmedi. Ýnanýyorum Haydar Baþ yüzümüzü güldürecektir. Bu adam misali Atatürk… Bu sefer tüm köylü olarak Haydar Baþ'ý iktidar edeceðiz inþaallah.” Develi köyü merkez kahvehanesinde 20'yi aþkýn köylü topraðýmýz, emeðimiz ve geleceðimiz adýna Prof. Dr. Haydar Baþ'ý destekleyeceklerine namus sözü veriyorlar. Develi'den sonra Tekeli köyündeyiz. Tekeli köyünden Baykal Bozdemir adlý genç bir çiftçi ürün para etmediðinden topraða küstüðünü ekip biçmediðini söylüyor. Prof. Dr. Haydar BAÞ'ýn iktidar olduðu gün tarýma, ekip biçmeye baþlayacaðýný dile getiren Bozde-

mir; Haydar Baþ'ý iktidar için var gücümüzle çalýþacaðýz deyip ezberlemiþ olduðu MEM projelerini soluksuz bir þekilde sýralýyor: “Tarýmda tüm kotalar kalkýyor. Ürün ekiminden evvel yüzde 50 avans veriyor ve ürün alým garantisi var. Taban fiyatýný bizler belirliyoruz. Ýlaç, gübre, mazot desteði var. Sigortamýz yapýlacak, emeklilik hakkýmýz var. Ayrýca vatandaþlýk maaþý alacaðýz. Var mý bundan ötesi?” Çileme köyüne vardýðýmýzda ise köy TV logosunu gören 40 yaþlarýnda bir aðabeyimiz; “iþ aþ Haydar Baþ” þeklinde baðýrarak bizleri masasýna davet ediyor. Yüksek sesle bu sefer yemin olsun ki, cümle âlem de duysun oyum Haydar Baþ'ýn... Köy halleri bu þekilde sevgili okurlar. Yeni köylerde buluþmak üzere...

Özelleþtirilen tesisler için cenaze töreni Özelleþtirmeye kurban edilmiþ olan kamu kurumlarý için Muðla'da temsili bir cenaze merasimi düzenleyen vatandaþlar, temsili imamýn özelleþtirilen tesisler için “Haklarýnýzý helal ediyor musunuz?” sorusuna hep birlikte ‘Hayýr’ diye cevap verdi Türkiye’de ilginç eylemleriyle dikkat çeken Muðla’nýn Yataðan ilçesindeki Maden-Ýþ Sendikasý ve Tes-Ýþ Sendikasý üyeleri, yine ilginç bir eyleme imza attý. Türkiye’de özelleþtirilen kamu iktisadi teþekküllerine ait tesisler için temsili imam ve tabut hazýrlayan sendika üyesi iþçiler, madenci heykeli önünde özelleþtirilen tesislere haklarýný helal etmedikleri açýkladý. Yataðan þehir merkezinde sloganlar atarak yürüyen sendika üyelerine bazý vatandaþlar alkýþlarla destek verirken, yürüyüþ Madenci Heykeli önünde sona erdi. Temsili tabutlarý sýrasýyla dizen sendikalar adýna açýklamayý Maden Ýþ Sendikasý Baþkaný Süleyman Girgin yaptý. Girgin, Ulu Önder Atatürk'ün “Söz konusu vatansa gerisi teferruattýr" dediðini hatýrlatarak þöyle konuþtu: "Evet söz konusu vatansa gerisi teferruattýr. Her ülkenin topraðý deðerlidir ama bizim vatan topraðýmýz hem deðerli hem de kutsaldýr. Çünkü, her karýþ topraðý þehit kanýyla sulanmýþtýr. Emperyalizme karþý savaþan vatan evlatlarý, Erzurum’da Nene hatun, Maraþ’ta Sütçü Ýmam, Ýzmir’de Hasan Tahsin, Ankara'da Mustafa Kemal

olmuþlar ve emperyalizme geçit vermemiþlerdir. Vatan demek sadece bir avuç toprak ve üzerlerindeki çakýl taþlarý demek deðildir. Vatan, madenlerdir, santrallerdir, limanlardýr, derelerdir, otoyollardýr, köprülerdir, barajlardýr, KÝT’lerdir."

Özelleþtirme kýyýma dönüþtü Girgin, maalesef son 30 yýldýr batýnýn dayatmalarýyla devlet politikasý haline getirilmiþ olan ve adeta yaðma ve talana dönüþen özelleþtirme uygulamalarýyla, vatanýn parça parça satýldýðýný, tek

kurþun atmadan emperyalizme teslim edildiðini söyledi. Þimdi de sýrada iþtah kabartan kamu santralleri ve kömür iþletmeleri olduðunu belirten Girgin, þöyle konuþtu: "Bu güne kadar enerji alanýnda daðýtýmýn tamamý, özelleþtirilmiþ durumdadýr. Üretimde ise doðalgazýn, termiðin ve hidroelektriðin özelleþtirilme süreci de devam etmektedir. Yataðan termik santrali ve Güney Ege Linyit Ýþletmeleri yýllardan bu yana Yataðan ekonomisini besleyen iki önemli arterdir. Ayný zamanda bölge halký için iþ kapýsýdýr da. Bu kurumlar Özelleþtirilirse, istihdam-

da küçülme olacak, Seyitömer'de olduðu gibi kadrolu ve taþeron iþçiler iþten çýkartýlacak, iþsizlik artacak, ilçeye giren nakit azalacak ekonomik daralma kaçýnýlmaz olacaktýr. Bu kurumlarýmýz satýlýrsa bundan köylü de, esnaf da, memur da olumsuz yönde etkilenecektir. Bu dava sadece santral ve kömür iþçisinin deðil, Yataðan'da yaþayýp, Yataðan'da ekmek yiyen herkesin davasý olmalýdýr. Bugün burada bu zamana kadar yapýlan özelleþtirmelere bir kez daha dikkat çekmek için özelleþtirmeye kurban edilmiþ olan kamu kurumlarýmýzý temsilen bir cenaze merasimi yapýyoruz. Maalesef giden geri gelmediði gibi yerine de yenisi konmuyor. Bundan dolayý Yataðan’dan iktidara bir çaðrýda bulunarak özelleþtirme kýyýmlarýna bir son verilmesini, Yataðan-Yeniköy -Kemerköy termik santrallerimizin ve kömür ocaklarýmýzýn özelleþtirme iþlemlerinin durdurulmasýný istiyoruz.” Konuþmalarýn ardýndan temsili cenaze töreninde temsili imamýn özelleþtirilen tesisler için “Haklarýnýzý helal ediyor musunuz?” sorusuna sendika üyeleri ‘Hayýr’ diye cevap verdi. ÝHA

Açýlým sürecinde TSK'ya kritik hamle TSK Ýç Hizmet Kanunu'nun kritik 35. maddesi 'açýlým süreci'nde deðiþiyor. Yeni düzenlemeyle eski Kanun'da yer alan TSK'nin "Türk yurdunu ve Türkiye Cumhuriyeti'ni koruma ve kollama" görevi sona eriyor. TSK, Türkiye'yi sadece yurtdýþýndan gelen tehditlere karþý koruyacak

Brezilya'daki gösterilere þiddet bulaþtý Brezilya'da yolsuzluk ve kamu hizmetlerinin yetersizliðine tepki duyan binlerce kiþi, ülke çapýnda üç hafta önce baþlayan protesto gösterilerini sürdürürken, önceki gün FIFA Konfederasyonlar Kupasý yarý finali karþýlaþmasýnýn yapýldýðý Fortaleza kentinde polis ve göstericiler arasýnda çatýþma çýktý. Fortaleza'da aralarýnda öðrencilerin de bulunduðu yaklaþýk 5 bin kiþi protesto yürüyüþü için sokaklara döküldü ancak küçük bir grubun polisle çatýþmasýyla gösterilere þiddet bulaþtý. Yerel yetkililer, polisin göstericilere göz yaþartýcý gaz ve plastik mermiyle müdahale ettiði olaylar sýrasýnda, en az sekiz kiþinin yaralandýðýný, 70'ten fazla kiþinin gözaltýna alýndýðý bildirdi. AA

HABER MERKEZÝ Hükümet, 'sivilleþme ve demokratikleþme' gerekçesiyle 1 Nisan 1961'de yürürlüðe konulan TSK Ýç Hizmet Kanunu'nun 2, 35 ve 43'üncü maddelerinin yaný sýra Ýl Ýdaresi Kanunu ve Yüksek Askeri Þura Kanunlarýnda önemli deðiþiklikler öngören düzenlemeler için yasa deðiþikliði çalýþmasý baþlattý. TBMM Baþkanlýðý'na sunulan Tasarý'ya göre TSK Ýç Hizmet Kanunu'nun 2. maddesindeki "Askerlik, Türk vatanýný, istiklal ve Cumhuriyetini korumak için harb sanatýný öðrenmek ve yapmak mükellefiyetidir. Bu mükellefiyet özel kanunlarla vaz'olunur" cümlesi “Askerlik, harp sanatýný öðrenmek ve yapmak mükellefiyetidir” olarak deðiþtiriliyor.

Yeni düzenlemeyle birlikte TSK'nin terörle mücadele yetkisi de önemli ölçüde törpüleniyor.

Açýlým sürecinde kritik hamle Askeri darbelerin yasal dayanaðý olarak gösterilen 35'inci maddedeki, "Silahlý Kuvvetler'in vazifesi, Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiþ olan Türkiye Cum-

huriyeti'ni korumak ve kollamaktýr" ibaresi, "Silahlý Kuvvetler'in vazifesi; yurtdýþýndan gelecek tehdit ve tehlikelere karþý Türk vatanýný savunmak, caydýrýcýlýk saðlayacak þekilde askeri gücün muhafazasýný ve güçlendirilmesini saðlamak, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararýyla yurtdýþýnda verilen görevleri yapmak ve uluslararasý barýþýn

saðlanmasýna yardýmcý olmaktýr" þeklinde deðiþtiriliyor. Ayný kanunun 43. maddesindeki "Türk Silahlý Kuvvetleri her türlü siyasi tesir ve düþüncelerin dýþýnda ve üstündedir" cümlesi “Türk Silahlý Kuvvetleri mensuplarý siyasi faaliyette bulunamaz” þeklinde düzenleniyor. Tasarý'nýn Ýl Ýdaresi Kanunu'nda yaptýðý deðiþiklik ile birden fazla ili içine alan olaylara müdahalede, kuvvetler arasý koordinasyon, iþbirliði ve emir komuta iliþkilerinin Genelkurmay Baþkanlýðý ile Ýçiþleri Bakanlýðý tarafýndan deðil, Hükümet tarafýndan yürütüleceði hükme baðlanýyor. Tasarý'yla YAÞ Kanunu'na, “Yüksek Askeri Þura kararlarý Cumhurbaþkanýnýn onayý ile tekemmül eder" ibaresi de eklendi.

Yusuf KARACA

Baþlar ne zaman ayak görünür? KÝTABIN ORTASINDAN

@yusufkaraca34

kitabinortasindan@hotmail.com

Aklýma bir hikâye geldi… Adamýn biri bir çeþme baþýnda suyunu içtikten sonra biraz dinlenir. Etrafý gözleriyle tararken topraða bakar. Topraðýn üzerinde bir böcek, pislik yuvarlýyor. Ona kibirli bir bakýþ atarak içinden “bu kadar pis bir canlý neden yaratýlmýþ ki” der. Bu durum Gayretullaha dokunur. Adam o gün evine gittikten sonra ansýzýn bir hastalýða yakalanýr. Çeþitli tedavi yollarýný, kendince dener ama hastalýk hýzla ilerler. Ciddi, ciddi bu hastalýktan öleceðine inanmaya baþlar. Bütün varýný, yoðunu hastalýðýna çare için harcar, ancak nafile… Nerede bir doktor duysa çare diye yapýþýr, ancak derdine bir türlü derman bulamaz. Neyse bir gün, ilginç bir insanla karþýlaþýr. Adam doktor deðil fakat ilim ehli bir zat olduðu, her halinde belliymiþ… Çaresiz, bu kiþiye de derdini açar. Bu zat hasta adama, “Ben senin derdinin çaresini biliyorum. Ancak, benim þartlarýma uyman gerekir” der. Tabi hasta adam, þifa bulmak için her türlü þartý yerine getirmeye zaten dünden razý… Hasta adam dinlemeye baþlar, esrarengiz adamý… Esrarengiz adam, ona bir dað ve bir de çeþme tarif eder. Hasta adam tarif edilen yeri çok iyi bildiðini hatýrlar. Sonra bu çeþme baþýnda bekleyerek, burada pislik yuvarlayan bir böceðin getirdiði pisliði tam kýrk gün yemesini ister. Hasta adam bu duyduklarý karþýsýnda, tam bir þok geçirir. Evine gider uzun uzun düþünür. Bir yandan istenilen þeyin imkânsýzlýðýný, öbür taraftan yapmazsa öleceðini… Sonra hayatta kalma duygusu aðýr basarak, denileni yapmaya karar verir. Kýrk gün bu pisliði yiyen talihsiz adam, kýrk günden sonra gerçekten iyileþir ve bu hastalýktan tamamen kurtulur. Sonra çok düþünür “neden bu b.ku yedim” diye… Ama olayý kavrar tabi! Adam bir gün gemi ile bir yolculuða çýkar. Okyanusun ortasýnda büyük bir fýrtýnaya yakalanýrlar. Gemi içinde herkes büyük bir korku içerisinde saða sola düþüp kalkarken, adam ise hiç týnmýyor ve oldukça soðukkanlý… Bu hali yolculardan birinin dikkatini çekiyor. “Be adam! Sen ne biçim insansýn? Hiç týnmýyorsun boðulup gideceðiz þurada… Nasýl bu kadar soðukkanlý olabilirsin, hiçbir þey yapmýyorsun?” diye sorar. Adam cevap verir: “Yok arkadaþ ben Allah’ýn iþine karýþmam. Bir kez karýþtým, bana kýrk gün b.k yedirdi. Ýster gemiyi batýrsýn, ister dünyayý hiç umurumda olmaz. O’nun bileceði bir iþ neyime lazým, tövbe, ben karýþmam…” *** Demek ki böcek bile olsa küçük görmemek gerekir. Hele insanlarý hiçbir zaman… Üstelikte devletinin buharlaþtýrýldýðýný, topraklarý üzerinde ameliyat yapýldýðýný, ülke kaynaklarýnýn peþkeþ çekildiðini görerek yürüyen, tepki koyan insanlara “çapulcular” dememek gerekiyor. Her gün iftira edip, “ayaklar ne zaman baþ oldu?” gibi ipe sapa gelmez laflar etmemek lazým. Vallahi çarpýlýrsýnýz! Allah’týr bu… “Ne oldum dememeli, ne olacaðým demeliyiz” kendimizi baþ görürken birden ayak olduðumuzu hatýrlatabilir. Hem baþlar ne zaman ayak görünür? Bir: Ýnsan tepe taklak düþtüðü zaman… Ýki: Baþlara þaþý bakýldýðý zaman… O yüzden “Hor bakma sen” hiçbir canlýya… Kibirden þaþý olmuþ gözlerimiz bizi yanýltabilir, dillerimiz yanlýþ konuþa bilir. Bu da her þeyin sahibi olan Allah’ýn zoruna gider, insanýn baþýna ne getireceði hiç belli olmaz…

Hükümlülere izin çýktý Adalet ve Ýçiþleri Bakanlýklarýnca hazýrlanan Hükümlü ve Tutuklulara Yakýnlarýnýn Ölümü veya Hastalýðý Nedeniyle Verilebilecek Mazeret Ýzinlerine Dair Yönetmelik, Resmi Gazete'nin dünkü sayýsýnda yayýmlanarak yürürlüðe girdi. Yönetmelik, ceza infaz kurumlarýndaki hükümlü ve tutuklularýn yakýnlarýnýn ölümü veya yaþamsal tehlike oluþturacak önemli ve aðýr hastalýðý halinde kullanacaklarý mazeret iznine iliþkin usul ve esaslarý düzenliyor. Buna göre, aðýrlaþtýrýlmýþ müebbet hapis cezasýna mahkum olanlar hariç, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarýnda bulunanlar da dahil olmak üzere, güvenlik bakýmýndan sakýnca oluþturmamasý koþuluyla tehlikeli olmayan hükümlülere, ikinci derece dahil kan veya kayýn hýsýmlarýndan birinin ya da eþinin ölümü halinde, cumhuriyet baþsavcýsýnýn onayýyla yol süresi dýþýnda 2 güne kadar cenazeye katýlmasý amacýyla izin verilebilecek. Soruþturmanýn veya kovuþturmanýn selameti ve güvenlik bakýmýndan sakýnca oluþturmamasý þartýyla tutuklulara, ikinci derece dahil kan veya kayýn hýsýmlarýndan birinin ya da eþinin ölümü halinde, soruþturma evresinde soruþturmayý yapan cumhuriyet savcýsý, kovuþturma evresinde ilgili hakim veya mahkemece ayný sürede izin verilebilecek. AA


Anayurt

“Resulûm Muhammed, biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik” (Enbiya, 107)

ÝMAN ve ÝNSAN

Doðudan batýya Han gibi uzanýr, bu Anayurt!

e–posta: info@yenimesaj.com.tr

Kalma geceye; Erken dön evine! Karanlýðý sever aç olan kurt!

Uður KEPEKÇÝ

Derler: “Açýn kapýyý, Gece dýþarýda kaldýk!” Ýçten aralandý kapý! Aþina, tanýmadýk hep içeriye daldýk! Destur deyip zili çalmazlar! Bilirler ki, bu saatte! Kapý açýp yabancýyý içeri almazlar! Dost olanlar! Vaktinde gelir; akþama kalmazlar! Sarsarlar kapýyý derler ki: “Belki açarlar!” Ýçerden itekleyip devirirler! Muallaktaki duvarý! Gizlice kaçarlar! Birbirlerini Ancak haince suçlarlar! Bizimkiler! Ve de zavallýlar, naçarlar! Ayýptýr canlar! Külotsuz gezilmez, bir pijama giyelim! Haramýn binasý olmaz; Alýnteri! Helalinden kazanýp yiyelim! Nasýl Ýslam’ýz? Hakka, hak, bâtýla bâtýl diyelim! Kemeri Amarikan Bu ecnebi pantolonu Kim bize layýk görmüþ! Duvarýnda çürüðü çýkabilir amma Temel bozuk mu ki? Bu abide yýkýlacak! Ki demiþ! Bu ‘kot’u ören usta! Ustaca örmüþ! Bu keþkülde, kuzgunun da hakký vardýr! Soðuða dayanýr aç karga! Kýþýn günü! Kapýyý saran borankardýr! Merhametli olan nefsinden bilir; Er olup, er meydanýnda, Hakka yâr’dýr! Sahipsiz deðil bu âlem; Bu mülkün illa ki bir Sahibi vardýr! Pir dedi: “Getirin þu dosyayý Pantolonun davasý nic’oldu?” Bozuldu nesil, Vicdan feryat kabul etmez, piç oldu!

Ýsraf haramdýr Beyler! Banyo ederken bile Bir tas suyunu boþa dökmeden! Güneþ çoktan yükselmiþ Þafak da sökmeden! Hizmetleri unuttuk! Hatalarýmýzý kollamaya olduk birer aç kurt! Deðil sadece suçluyu, çökerse üstümüze Mazlumunu da alýr altýna Bu heybetli Anayurt! Dr. Mustafa Karakuþ

Ýstismar etmeyin! SAÐDUYU AKP iktidarý koltuðunu saðlamlaþtýrmanýn yolunu arýyor. Yeri geldiði zaman her türlü istismarý da yapýyor. Son istismar Alevi açýlýmýdýr. Ýktidar sahipleri; yeni bir gündem oluþturarak Alevi dedelerine maaþ baðlanmasý, üniversite açýlmasý, Cem evlerinin ibadethane kapsamýna alýnmasý gibi bazý konularda yeni sözler vermeye baþladýlar. Bu gündem, Alevi vatandaþlarýn istismarýndan baþka bir þey deðildir. Ýstismar diyoruz, çünkü bugüne kadar Muaviye siyaseti güdüp de birden bire Alevi vatandaþlarý hatýrlamýþ gibi görünmek olsa olsa yine Muaviye siyasetinin göstergesidir.

ukepekci@hotmail.com

Ýktidarlarýnýn 10 yýlý aþkýn bir zaman olmasýna raðmen ülkemizde bulunan Alevi vatandaþlarýn bugün hatýrlanmýþ olmasýnýn altýnda ideolojik sebepler vardýr. Ancak Alevi vatandaþlarýmýz bu oyuna gelmeyecektir. Çünkü Ehl-i Beyt davasý sýradan bir dava deðildir. Ehl-i Beyt meselesini anlamak ve Ehl-i Beyt’i dava edinmek bunlarýn ötesinde bambaþka bir þeydir. Ehl-i Beyt’in yolu ve davasý mutlaka anlaþýlmasý gerekmektedir. Ehl-i Beyt bir imandýr, hayat tarzýdýr, kýyamete kadar kesintisiz devam edecek olan hidayet yoludur. Nuh’un gemisidir. Kurtulmak için gemiyi

bilmek, gemiyi seyretmek deðil gemiye binmek; yolunu yol, davasýný dava etmek lazýmdýr. Öncelikle Ehl-i Beyt kimdir? Peygamberimiz Ehl-i Beyt’in kim olduðunu açýkça beyan ettikten sonra kimse kendince yorumlarla baþka baþka kimseleri onlarýn arasýna almaya kalkýþmamalýdýr. Ýnsanlýk içerisinde birçok hayýrlý kimseler vardýr. Ehl-i Beyt, baþkadýr. Onlardan sonra da kýyamete kadar gelecek insanlar içerisinde hayýrlý kimseler mutlaka bulunacaktýr. Zaten bu dini gerçek manada yaþayan ve savunan kimseler kalmayýnca kýyamet kopacaktýr. Hayýrlý insanlarýn dünyada var olmasý ayrý bir þeydir, Ehl-i Beyt’in varlýðý ve iþaret edilmesi çok daha ayrý þeydir. Ehl-i Beyt Peygamberimizin abasý altýndakilerdir. Peygamberimizin abasý altýndakilerin kimler olduðunu Peygamber’imizin eþleri Ümmü Seleme ve Hz.

“Biz sana gerçeði müjdeledik. Sakýn ümitsizlerden olma, dediler. (Ýbrahim) Dedi ki: Rabbinin rahmetinden, sapýklardan baþka kim ümit keser?” (Hicr, 55-56)

Ayþe þöyle nakleder: “Bir gün Peygamber sýrtýnda yünlü bir aba ile evden çýktý. Onu gören Hasan bin Ali yanýna geldi, Peygamber ona abasýnýn altýna girmesini söyledi. Sonra Hüseyin geldi. Peygamber onu da abasýnýn altýna aldý. Sonra Fatýma geldi, peygamber onu da abasýnýn altýna aldý. Daha sonra da Ali geldi, peygamber onu da abasýnýn altýna aldý. Sonra peygamber “Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden günahý gidermek ve sizi tertemiz kýlmak istiyor” (Ahzab, 33) mealindeki ayeti okudu.” (Sahih-i Müslim, c.4, s.1883, hadis. 2424 Kitab-ý Fezâili’lSahabe, bab-ý fezâil-i Ehl-i Beyt, 44500)

Tirmizî, “Menakýb-ý Ehl-i Beyt” adlý eserinde (c. 2, s. 308) Ömer b. Ebî Seleme’den þöyle naklediyor: “Tathir Ayeti, Ümmü Seleme’nin evinde nazil olduðunda Peygamber (s.a.v.); Fatýma, Hasan, Hüseyin ve Ali’yi çaðýrarak onlarýn üzerine bir aba örttü

ve þöyle buyurdu: “Allah’ým, bunlar benim Ehl-i Beytimdir; onlardan her çeþit pisliði ve kötülüðü gider ve onlarý tertemiz kýl.” O sýrada Ümmü Seleme; “Ya Resulallah! Ben de onlarla birlikte miyim?” diye sordu. Peygamber (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Sen kendi mevkiine sahipsin ve hayýr üzeresin.” Görüldüðü gibi O abanýn altýna diðer aile fertleri dahi alýnmamýþtýr. Çünkü onlar yüce Allah’ýn seçtiði özel bir gruptur. Bunun sorgulanmasý Allah’ýn kaderine itirazdýr ve vebal getirir. Bize düþen görev, bu seçilmiþ ve sevilmiþ kimseleri rehber edinmek, düþünce ve davranýþlarýný hayatýmýza tatbik etmektir. Ýstismar etmek deðildir. Bu konuda yeri gelmiþken bir hakký sahibine teslim etmek zorunayýz. Prof. Dr. Haydar Baþ, yazdýðý Ehl-i Beyt Külliyatýyla tertip ettiði Ehl-i Beyt sempozyumlarýyla Ehl-i Beyt’i anlamayý, anlatmayý ve dava edinmeyi bayraklaþtýrmýþtýr.

Ýmamlar, Allah’ýn hidayet ýþýklarýdýr Ýmam Seccad’ýn (a.s.) dualarýndan anlýyoruz ki; Ýmamlar, Allah’ýn hoþnutluðuna yani rýzasýna ulaþma vesilesi, hidayet ýþýðýdýr. Onlara itaat farzdýr. Onlarýn emirlerinin yerine getirilmesi, yasaklarýna uyulmasý Allah’ýn emridir Ýmam Seccad’ýn (a.s.) Cuma günleri okuduðu bir duasý vardýr. Ýmam (a.s.), her Cuma kendisi ile namaz kýlmaya gelen cemaate bu duayý yapmaktadýr. Duanýn içinde Allah, Peygamber, din ve bu din üzere kalmasý için kiþiye yol gösterecek imamdan bahsetmektedir. Her Cuma ayný duanýn yapýlmasý, ümmetin aklýna bu konularý yerleþtirmek içindir. Yani, Ýslam çizgisinde kalabilmek için hak bir imam þarttýr. “(…) Ey insanlar! Allah’a karþý takvalý olunuz, unutmayýnýz ki, hepiniz Allah’a döneceksiniz. O gün (kýyamet günü) herkes iyi ve kötü ne yapmýþsa, hepsini yanýnda bulacaktýr ve kötü amelleriyle arasýnda, fersahlarca mesafe olmasýný arzu edecektir. Kabirde Nekir ve Münker meleklerinin soracaklarý ilk þeyler, senin ibadet ettiðin Allah, sana gönderilen Peygamber, senin tâbi olduðun din, senin okuduðun Kitap ve velayetini kabul ettiðin Ýmam olacaktýr.” (Tuhafu’l Ukûl, Hasan Ali b. Þube, s. 249)

Ýmamlara neden baðlanmak gerekir? Ýmam Zeynelabidin’in (a.s.) dua kalýplarý içinde imametin önemi anlatýlmaktadýr. Bunun yanýnda, imamlara neden inanmak, baðlanmak gerektiðini de öðreniyoruz: “Allah’ým! Sen her zaman dinini, kullarýn için hakkýn bayraðý ve þehirlerde hidayet ýþýðý olarak diktiðin bir imamla güçlendirmiþsin. Onun ipini kendi ipine baðlamýþ, onu hoþnutluðuna ulaþma vesilesi kýlmýþ; ona itaati farz etmiþ; ona karþý gelmekten sakýndýrmýþ; onun emirlerini yerine getirmeyi, yasaklarýna uymayý, ondan öne geçmemeyi, ondan geri kalmamayý emretmiþsin. O sýðýnanlarýn koruyucusu, inananlarýn sýðýnaðý, tutunanlarýn saðlam kulbu ve âlemlerin güzelliðidir. Allah’ým! Velin olan o imamý, kendisine verdiðin nimetlerin þükrünü yerine getirmeye muvaffak et. Bizi de ayný þeye muvaffak eyle. Ona, Kendi

katýndan yardýmcý bir güç ver. Ona kolay bir fetih nasip et. Onunla Kitabýný, sýnýrlarýný, yasalarýný ve Resulü’nün (s.a.v.) sünnetlerini ayakta tut. Dininin zâlimlerce öldürülen niþanelerini dirilt; yolundaki zulüm paslarýný zorluklarýný gider.” (Sahife-i Seccadiyye, Arefe Günü

‘Kalbinle yükseklere baðlan’ “Kimin yükseklere baðlýlýðý daha çok olursa, rahatý daha çok, bilgisi daha tam ve kalbi daha geniþ olur. Mesela iman tatlýdýr, ibadetle iman yalnýz imandan daha tatlýdýr. Zühd yalnýz ibadetten daha tatlýdýr. Nefsi bilmek, tek baþýna zühdden daha tatlýdýr” Niyazi Mýsri Hazretleri þöyle buyurdu: “Cenab-ý Hak bir ayette kullarýný þöyle ikaz ediyor: ‘Hrkesin yöneldiði bir yön vardýr. Hayýrlý iþlerde birbirinizle yarýþýn. Nerede olursanýz olun, Allah sizi bir araya toplar. Allah þüphesiz her þeye kadirdir.’ (Bakara, 148). Bin yetmiþ altý senesi Þevval ayýnýn onuncu günü idi, ricasý benim yanýmda farz derecesinde olan ihvandan biri, tarikat ve hakikat erbabý nokta-i nazarýndan bu ayetin iþaretini açýklamamý rica etti. Þifahen bu ricayý kabul ettikten sonra bütün kemalleri zatýnda toplayan Allah’a yöneldim. Araþtýrma yapmadým. Hiçbir kitaba bakmadým. Tamamen O’na yönelip ilhamýný bekledim. Nihayet Yüce Allah sýrrýma bu sofrayý indirdi. Yedim, içtim ve bize lutfettiði nimetlere ve hidayete karþý Allah’a hamd ve þükrettim: ‘Allah bize hidayet etmeseydi, biz hidayete eriþemezdik.’ (A’raf, 43). Muvaffakiyetimiz Allah iledir. O’na dayanýrýz, O’na güveniriz. Ýstedim ki, ‘Ýnsanlarýn en þerlisi yalnýz yiyendir’ tehdidinden kaçmak, ‘Rabbinin nimetini söyle’ (Duha, 11) emrine uymak için sofrayý kâðýtlara yazýp

Ayet–i Kerime

sereyim de hazmetmeye kabiliyetli kardeþler ondan yesinler ve Yüce Allah’a þükretsinler ki O da onlara nimetlerini artýrsýn, huylarýný, vasýflarýný güzelleþtirsin. Allah Teala buyurdu: ‘Herkesin bir yönü vardýr.’ Ümmetlerden her birinin, fertlerden her ferdin, uzuvlardan her uzvun, nefis ve ruh kuvvetlerinden her birinin bir yönü, maksadý ve belirli bir kýblesi vardýr. Bu kýble veya yön, Allah’ýn isimlerinden bir isimdir. O kiþi ona yönelir. Görünüþte insan yönelmektedir ama hakikatte yöneldiði maksadýn cezbesi kendini çekmektedir. Amel insaný Allah’a çeker, nitekim Allah Teâlâ þöyle buyurmuþtur: ‘Güzel kelime O’na çýkar ve salih amel O’na yükselir.’ (Fatýr, 40). Artýk anla. Bunu bildinse bilirsin ki insanlardan hiçbiri maksadýndan ve kýblesinden sapmaz. Ancak kendisini o cihete döndüren ve önce kendisine maksat olan kimse, Allah’ýn diðer bir ismi galip gelirse o zaman ilk maksadýndan döner. Allah’ýn ismi onu, birinci maksadýnýn elinden alýrsa ona, ‘Yüzünü Mescid-i Haram tarafýna çevir’ (Bakara, 150) der. Bütün vecihleri döndüren isimlerle,

insanlarýn hoþ görüp yöneldikleri maksatlarý kastediyorum. Yani bu maksatlar, onlarýn yüzlerini mýknatýs gibi cezbe ile çeker, ona yönelirler. Bundan dolayý ‘ilim, maluma tabidir’ demiþlerdir. Ýnsan bir þeyi hoþ görürse ona yönelir. Sonra baþka bir þeyi birinci maksadýndan daha hoþ görürse, haddi zatýnda o þey birincisinden hoþ olmasa da o adam birinci maksadýný býrakýr, ikinci

maksadý kendisine maksat edinir. Çünkü ikincisi kendine göre birincisinden daha güzeldir. Ona bakmaktan, ona yönelmekten zevk alýr. Bir þeyin peþinden giden kimse, ondan daha cazip bulduðu baþka bir þeyin peþine gider, ikincisi birincisinden daha cazip göründüðü için birincisinin yerine bu defa onu maksat edinir. Çünkü o þey kendini çeker. ‘Allah iþini yerine getirendir.’ (Yusuf, 21). Allah güzeldir, O, maksat olmak ve bilinmek ister. Bunu bildinse bil ki yüksek masat, alçak maksattan daha tatlýdýr. Zira onda güzellikler, alçaktakinden daha toplu ve daha tamdýr. Çünkü yükseklik tarafýnda letafet daha çoktur. Alçaldýkça kesafet artar. Her latif, letafeti oranýnda kesifi kuþatýr. Her þey, yüksekliði oranýnda latifdir. Bir þey ne derece kesafetten kurtulursa o derece daha kuþatýcý, rahat, iç açýcý, sevinç verici ve lezzetli olur. Kimin yükseklere baðlýlýðý daha çok olursa, rahatý daha çok, bilgisi daha tam ve kalbi daha geniþ olur. Mesela iman tatlýdýr, ibadetle iman yalnýz imandan daha tatlýdýr. Zühd yalnýz ibadetten daha tatlýdýr. Nefsi bilmek, tek baþýna zühdden daha tatlýdýr.”

okuduðu duadan) . Ýmam Seccad’ýn (a.s.) bu duasýndan anlýyoruz ki; imamlar, Allah’ýn hoþnutluðuna yani rýzasýna ulaþma vesilesi, hidayet ýþýðýdýr. Ona itaat farzdýr. Onun emirlerinin yerine getirilmesi, yasaklarýna uyulmasý Allah’ýn emridir.

Hadis–i Þerif Ebu Hureyre (r.a.) þöyle dedi: Resûlullah (s.a.a.) þöyle dedi: “Allah-u Teâlâ þöyle buyurdu: ‘Ben, namazý kulumla kendi aramda iki kýsma ayýrdým, istekte bulunduðu kýsým kulumundur.’ Kul, ‘Elhamdu Lillahi Rabbi’l-Alemîn (Hamd âlemlerin Rabbine aittir)’ dediðinde, Allah-u Teâlâ, ‘Kulum Bana hamdetti’ buyurur. Kul, ‘Er-Rahmanirrahim (O, Rahman’dýr, Rahim’dir)’ dediði zaman Allah-u Teâlâ, ‘Kulum Beni sena etti övdü’ buyurur. Kul, ‘Malikiyevmiddin (Din gününün sahibidir)’ dediði zaman ise Allah-u Teâlâ, ‘Kulum Beni temcid etti (yani beni büyükledi iþini Bana havale etti)’ buyurur. Kul, ‘Ýyyake Na’budu ve Ýyyake Nesta’in (yalnýz Sana ibadet eder ve yalnýz Senden yardým isteriz)’ dediðinde Allah-u Teâlâ, ‘Bu Benimle kulum arasýndadýr ve istekte bulunduðu kýsým kulumundur’ buyurur. Kul, ‘Ýhdina’s-Sýrate’l-Mustakîm, Sýratallezine En’amte Aleyhim, Ðayri’lMaðdubi Aleyhim Vele’d-dâllîn (Bizi doðru yola ilet! Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uðrayanlarýn ve sapanlarýn yoluna deðil)’ dediði zaman, Allah-u Teâlâ, ‘Bu da kulumundur, kuluma istediði verilmiþtir’ buyurur.” (Müslim 395/38, Malik Muvatta 39)

Prof. Dr. Haydar BAÞ – Ýmam Zeynelabidin

Feryat edip kanlý gözyaþý dökmeden! Tedbirini alalým, Bu han bel verip üstümüze çökmeden!

YENÝ MESAJ / SAYFA 9 29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ


YENÝ MESAJ 29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

10

KÜLTÜR VE SANAT

SAYFA

Sahaflar Anadolu insanýyla buluþtu

Gaziantep’te düzenlenen Anadolu Sahaf Festivali, 200 yýllýk kitaplardan nostaljik film afiþlerine, ender bulunan dergilerden eski plaklara kadar her türlü materyale ulaþma imkaný sunuyor arihi Bey Mahallesi’nde, Ýstanbul, Ankara ile Gaziantepli sahaflarlarýn stant açtýklarý festival kapsamýnda, nostaljik sinema afiþlerinden plaklara, eski kitaplardan nadir bulunan dergilere kadar çeþitli materyaller sergileniyor. Son döneme ait kitaplarýn da yer aldýðý festival çerçevesinde, eski evraklara, takvimlere, gazetelere, belgelere, posterlere, para ve pul koleksiyonlarýna ulaþmak mümkün. Bazý stantlarda ise kime ait olduðu belli olmayan siyah beyaz fotoðraflar tanesi 2,5 liradan satýlýyor. Gaziantep’te 1935 yýlýnda basýlan “Gaziantep Halk Broþürü” adlý salname (yýllýk), 78 yýl sonra yeniden geldiði kentte bin liradan satýþa sunulurken, Hüseyin Rahmi Gürpýnar ile Ahmet Rasim’in 1908’de çýkardýðý 36 sayýlýk “Boþbogaz ile Güllabi” adlý haftalýk mizah dergisi

T

Eski kitaba olan aþk ahaflýðý “eski kitaba olan aþk” olarak niteleyen Bingöl, “Sahaflýk için 15 yýl, S çýraklýk, 10 yýl da kalfalýk dönemi gerekiyor. Ancak 25 yýldan sonra ustan ‘tamam sen bu iþi yapabilirsin’ dediðinde dükkan açabiliyorsun ama günümüzde maalesef bu algý deðiþti. Belli bir kütüphanesi olan ‘ben sahafým’ diyerek dükkan açýyor ama bu pek uzun ömürlü olmuyor” diye konuþtu. Her eski kitabýn deðerli olmadýðýna dikkati çeken Bingöl, kitap koleksiyonerleri ve kitap meraklýlarýn kendilerini yurdun her köþesinde takip ettiðini sözlerine ekledi. AA

Yerebatan Sarnýcý'nda ziyaretçi rekoru Dan Brown'ýn son kitabý Cehennem’in etkisiyle, Yerebatan Sarnýcý'nda ziyaretçi rekoru kýrýldý. Kültür AÞ'nin yazýlý açýklamasýna göre, Yerebatan Sarnýcý, geçen hafta 240 bin kiþi tarafýndan ziyaret edilerek tarihi rekorunu kýrdý. Dan Brown'ýn kitaplarý ile turizmi ve bilinirliði artan yerler arasýnda Cern Bilim Merkezi, Paris Louvre Müzesi de bulunuyor. AA

ise 2 bin 500 liraya alýcýsýný bekliyor. Osmanlýca 1927 basýmý orijinal Nutuk’un yer aldýðý festivalde, Rýza Tevfik’in 4 bin adet basýp hepsini imzaladýðý ve bir daha basýlmasýna izin vermediði “Serabý Ömrüm”, Neyzen Tevfik’in Azabý Mukaddes’i de bulunuyor. Osmanlýca ve Türkçe eski gazete ve dergilerin yer stantlardaki, plaklar da dikkat çekiyor.

Güneydoðu Anadolu’daki ilk sahaf festivali Ýstanbul’dan gelerek stant açan Halil Bingöl, festivalin Güneydoðu Anadolu’da yapýlan ilk sahaf festivali olduðunu söyledi. Festival kapsamýnda açýlan stantlarda her türlü okuyucu kitlesinin yaný sýra koleksiyonerlere de hitap ettiklerini belirten Bingöl, kendisinin de Gazian-

tepli sanatseverlere birbirinden ilginç eserler getirdiðini anlattý. Kentte 1935 yýlýnda Halkevi Fýrkasý matbaasýnda basýlan salnamenin aradan geçen 78 yýlýn ardýndan yeniden Gaziantep’e getirerek, sanatseverlerin beðenisine sunduklarýný vurgulayan Bingöl, “Temennimiz bu kitabýn basýldýðý kente kalmasýdýr” dedi. Elinde en eski Ýtalya’da 1794 yýlýnda basýlan iki ciltlik kitap olduðuna iþaret eden Bingöl, þöyle devam etti: “Bunun yaný sýra Hüseyin Rahmi Gürpýnar ile Ahmet Rasim’in 1908’de çýkardýðý Boþboðaz ile Güllabi adlý mizah dergisi de 36 sayý tamamý nadide eserler arasýnda yer alýyor. Çünkü bu eserin tamamý sadece bir bizde bir de Milli Kütüphane’de bulunuyor. Tek fasikülleri ise birçok yerde bulmak mümkün.”

Deriden yaptýðý sazýn patentini alacak ahin, gazetecilere yaptýðý açýklamada, Kars yöresinde, Orta Asya’nýn müzik geleneklerine, halk müziði karakterlerine ve edebiyat özelliklerine rastlamanýn mümkün olduðunu ifade ederek, bu kültürün de buradan Anadolu’ya yayýldýðýný belirtti. Tar adlý müzik aletinin sadece Kars’ta bulunduðuna dikkat çeken Þahin, “Tar, Azerbaycan’dan Gürcistan’a, Orta Asya’dan gelmiþtir. Biz burada onun beþikliðini yapýyoruz” dedi. Bu çalgýlarýn yaný sýra baðlama ile tar arasýnda bir enstrümana ihtiyaç duyulduðunu gözlem-

Þ

lediðini anlatan Þahin, “Tarla bazý ezgileri çalýyoruz, baðlamayla bazý ezgileri çalýyoruz. Bazen de hem tara hem de saza uygun ezgilerin çalýnmasý için enstrümana ihtiyaç duyulduðunu, baþka bir renge ihtiyacýmýz olduðunu hissettim. Albüm çalýþmam var, bu çalýþmada kendim yaptýðým ve adýna ‘Sazuta’ dediðim bu enstrümaný kullanacaðýz. Daha sonra bunu yaygýnlaþtýrýp patentini alacaðým. Bizim yöremizin müziðini ortaya koysun istiyorum. Sazý deriyle aðaçla yaptým. Bu yörenin doðasýnýn sesini ifade ediyor.” AA

Kars Oyunlarý, Türküleri ve Ozanlarý Derneði (KOTODER) Baþkaný Salih Þahin, hayvan derisinden yaptýðý ve “Sazuta” adýný verdiði sazýnýn patentini almaya hazýrlanýyor

Safa AKTAÞ

Alma mazlumun âhýný MÝSAFÝR KALEM

editor@yenimesaj.com.tr

Dýþ güçlerin onayý olmadan bir adým atmayanlarýn, Taksim Gezi Parký’nda baþlayýp milli bir uyanýþa vesile olanlarý ‘dýþ güçlerin’ oyununa gelmekle suçlamasý acziyetin ifadesinden baþka bir þey deðildir. Eðer ‘birilerinin’ dolduruþuyla toplanmýþ olsaydý o insanlar mutlaka bastýrýlýrdý. Ama vicdanlarý susturmak zordur. Hal böyle olunca tek sermayesi zor kullanmak olanlarýn ilk baþvuracaðý þey de þiddettir. Yüreði olmayanýn veya küçücük bir yüreði olanýn nefreti, nifaký, geliþmemiþliði veya az geliþmiþliði araç olarak kullanýp empoze ettiði bir yönetim biçimidir diktatörlük. Ekmekleri küçük tutmayý hedefler çünkü ekmek küçük olduðunda akýllar büyüyemez. Dolayýsýyla böyle toplumlar sürekli ekonomik kriz, belirsizlik, hep bir kaos ortamý ve güvensizlik içinde geçirirler günlerini. Diktanýn en büyük düþmaný akýl ve sevgidir. Çünkü birazcýk düþünebilen tüm ülkeyi ayaða kaldýrabilir. Ve biraz sevgi… Ulu Önder’e ve bayraða baþbakanýn dara düþtüðünde sarýlmasý gibi deðil, yüreðinden gelen derin muhabbetle saygýsýný gösteren, ‘dik duran bir adam’ tüm ülke insanýnýn takdirini kazanabilir. Peki, bilinçli bir halk kitlesini hazmedemeyen bu demokrasi aþýðý(!) diktatörlerin akýbetleri ne oldu? Tarihteki örneklere bir göz atalým. Ýtalya’nýn faþist lideri Mussolini, 2. Dünya Savaþý’yla halk desteðini de kaybetti. 23 yýllýk diktatör 28 Nisan 1945’te Alman üniformasýyla kaçarken yakalandý. Ýtalya Kurtuluþ Komitesi’nin hakkýnda aldýðý idam kararý hemen uygulandý, cesedi Milano’da ayaklarýndan asýlarak sergilendi. ABD’nin Irak’a 2003 yýlýndaki müdahalesinin ardýndan 9 ay aranan Saddam Hüseyin memleketi Tikrit’te bir çukurda bulundu. 26 Aralýk 2006’da idama mahkum edilen 24 yýllýk diktatör, 4 gün sonra asýldý. Tunus’un 24 yýllýk devlet baþkaný Zeynel Abidin bin Ali, 2010 yýlýnýn Aralýk ayýnda üniversite mezunu iþsiz bir gencin kendisini ateþe vermesi ile tetiklenen halk isyanýnýn ardýndan 14 Ocak 2011’de yönetimi býrakarak eþiyle Suudi Arabistan’a kaçtý. Milyonlarca kiþinin ölümünden sorumlu tutulan Hitler, 2. Dünya Savaþý sýrasýnda Ruslarýn Berlin’e girdiði haberini alýnca 12 yýllýk iktidarýnýn bittiði gerçeðiyle yüzleþti. 30 Nisan 1945’te intihar etti. 24 yýl iktidarda kalan komünist lider Nikolay Çavuþesku baský ve zulüm rejiminin ardýndan idama mahkûm edildi. Devrim meydanýndaki konuþmasý yuhalanýnca eþiyle parti binasýna sýðýnan Çavuþesku helikopterle kaçmaya çalýþtý ama yakalandý. 25 Aralýk 1989’da kurþuna dizildi. Mýsýr’da 2011’de baþlayan yönetim karþýtý protestolara direnemeyerek 30 yýl süren iktidarýný býrakan 83 yaþýndaki Hüsnü Mübarek önce tutuklandý. Daha sonra saðlýk problemlerinden dolayý duruþmaya sedye ile getirilen devrik lider, duruþma salonunda demir kafes ardýndan yatarak ifade verdi. 1975-1979 arasýnda Kamboçya’nýn baþbakaný olan Pol Pot, kurduðu baský rejiminden dolayý bir milyon kiþinin ölümünden sorumlu tutuldu. Kendi destekçileri tarafýndan ömür boyu ev hapsine mahkûm edilen Pol Pot, 18 Nisan 1998’de kalp krizinden öldü. Ölümünden hemen önce vicdanýnýn rahat olduðunu ifade ederek ‘tek baþýma yapmadým’ dedi. Sayýn baþbakana Neml suresinin 44. ayetinde geçen “Gerçekten ben kendime yazýk etmiþim” ifadesinin muhatabý olmamasýný ve son fýrsatý kaçýrmamasýný öneririz buradan. Yýllardýr inançlarýný sömürdüðünüz bu aziz millete ve yaptýðýnýz onca yanlýþa raðmen o eþsiz gönlüyle hâlâ size kucak açan Prof. Dr. Haydar Baþ’ýn tarihi uyarýsýna kulak verin sayýn baþbakan. ‘Büyük Ortadoðu Projesi’nden istifa edin. “Yanlýþ yaptým” deyin ve bu milletten özür dileyin. Emaneti ehline tevdi edin. Siz de kurtulun, millet de kurtulsun!’

Ýnsanlarý gölgede býrakan sergi Sefaköy Kültür-Sanat ile Küçükçekmece Halk Eðitim Merkezleri Fotoðraf Kursu Öðrencilerinin Sergisi ‘Silüet’ sanatseverlerle buluþtu Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleþtirilen serginin açýlýþýna Halk Eðitim Müdürü Necmettin Okumuþ, Halk Eðitim Merkezi Fotoðraf Eðitmeni Seda Özcan baþta olmak üzere pek çok kursiyer ve Küçükçekmeceli vatandaþ katýldý. Açýlýþta konuþan Halk Eðitim Müdürü Necmettin Okumuþ, kültür ve sanat faaliyetlerine verdikleri önemi belirterek, “Artýk yeni bir nesil yetiþiyor ve bu nesil çok üretken. Ancak bu nesli doðru yönlendirmek de çok önemli. Bu nedenle biz kültür, sanat ve sporu buluþturucu bir merkez olarak düþündük. Ýþte tüm bu sebeplerden dolayý Kendi kursiyerlerimizin sergilerini görmek

benim için çok büyük bir anlam ifade ediyor” dedi. “Ýnsanlarý sýnýflandýrmadan, onlarý gölgede býrakmak istedik. Ne kýyafetlerini, ne saçlarýný, ne de güzelliklerini ortaya çýkardýk. Bu nedenle ‘Silüet’i seçtik” diyerek serginin yapýlýþ amacýný açýklayan Halk Eðitim Merkezi Fotoðraf Eðitmeni Seda Özcan ise, sergide sadece Þubat’tan Haziran’a kadar 96 saatlik bir çalýþma ile daha önce hiç fotoðraf çekmemiþ insanlarýn çalýþmalarýnýn yer aldýðýný söyledi. Ters ýþýk yöntemiyle çekilen fotoðraflarýn yer aldýðý ‘Silüet’ Sergisi, 11 Temmuz tarihine kadar Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyaret edilebilir. HABER MERKEZÝ


YENÝ MESAJ 29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ  

e d i t ö r :

n i h a t

SPOR

g ü l e r

SAYFA

Atletizmde doping depremi!

11

Türk atletizmini sarsan doping olaylarýnýn yankýsý devam ediyor. Son 1 hafta içinde 15 sporcunun dopingli çýkmasýný deðerlendiren Avrupa Atletizm Birliði Yönetim Kurulu Üyesi Salih Münir Yaraþ, “Hayal kýrýklýðý içindeyim” dedi Son bir hafta içinde 15 sporcunun dopingli çýkmasý ve sayýnýn 30’u da geçebileceði bilgisi caimada þok etkisi yaratýrken, yýllarca büyük emekler verilerek yetiþen atletlerin bir bir dopinge kurban gitmesi, doping maddelerinin kullaným yaþýnýn gitgide düþmesi Türk atletizminin geleceði ile ilgili endiþeleri artýrdý.

Hayal kýrýklýðý içindeyim Avrupa Atletizm Birliði Yönetim Kurulu Üyesi Salih Münir Yaraþ, “Ömrünü atletizme adamýþ biri olarak büyük hayal kýrýklýðý içindeyim” dedi. Bir yandan yarýþmalarda alýnan sonuçlara sevinirken diðer yandan gelen bir doping haberiyle sarsýldýklarýný anlatan Yaraþ, “Uluslararasý Atletizm Federasyonlarý Birliðinin haber bültenlerinde alt alta 15-20 Türk atletin adý yer alacak. Yapýlan hatalar yüzünden sabýkalý hale geldik” diye konuþtu.

Ödül yönetmeliði deðiþmeli Sporcularý bu hale getiren bir dizi yanlýþ olduðuna dikkati çeken Yaraþ, “Bir kere ödül yönetmeliði kesinlikle deðiþmeli, bizdeki ödüller insanýn hayatýný deðiþtirecek nitelikte. Sporcu ödülle resmen hayatýný kurtarýyor” ifadelerini kullan-

dý. Doping maddelerinin çok kolay temin edilebildiðini kaydeden Yaraþ, þöyle devam etti: “Bugün gidin, istediðiniz eczaneden bu ilaçlarý alabilirsiniz. Ýlaçlar konusunda büyük bir cehalet ve bilgi eksikliði var. Bulgaristan’dan gelen eski atletler tarafýndan ayak üstü bilgiler alýnýyor. Sporcularýmýzda cahil cesareti var. Kontrol yapýlacaðý kesin olan müsabakaya rahatlýkla ilaçlý giriyor çünkü vücudunun o maddeyi attýðýný sanýyor. Ayrýca bu maddelerin kullanýmýnýn çok küçük yaþlara kadar inmesini gerçekten çok endiþe verici buluyorum.”

U20’de bugün 4 maç var

Kontroller sýký tutulmalý

Tek sorumlu federasyon

Doping kontrollerinin artýk çok sýký tutulduðunu belirten Yaraþ, “Bu iþ daha sýký tutulmalý, federasyon teknik kadrosu dopingin üzerine daha cesurca gitmeli ve Disiplin Kurulu ceza vermekte daha hýzlý davranmalý. Ben bir hesap yaptým, Avrupa Takýmlar Þampiyonasý’nda en yüsek puaný Eþref Apak almýþtý. Yani þu ana kadar açýklanan isimlerin aldýðý puanlar silinse bile toplamda 20 puan ediyor. Bu da þampiyonada elde ettiðimiz 9’unculuðu etkilemiyor. Bu sporcular federasyon tarafýndan sürekli uyarýlýyor ama fayda etmiyor, sonuç deðiþmiyor” þeklinde konuþtu.

Atletizm Milli Takýmý antrenörlerinden Ertan Hatipoðlu ise konunun ödül yönetmeliðine baðlanmamasý gerektiðini savunarak, “Ben bu durumdan federasyonu sorumlu tutuyorum” dedi. “Sorun verilen ödüller olsa golf, tenis, futbolda dopingten geçilmezdi” diyen Hatipoðlu, þunlarý söyledi: “Devletin verdiði sýnýrsýz imkanlar federasyonun yanlýþ politikalarý nedeniyle heba ediliyor. Artýk bu sporculara ‘doping yapma’ demek yetmez, yol göstermek ge-

rekiyor. Sporcula kýlavuz olup, performansýný nasýl artýracaðýný, hangi maddeleri kullanýp hangilerini kullanmayacaðýný anlatmak gerekiyor.” Atletizm Federasyonunun baþarýyý sahiplendiði gibi bu durumu da sahiplenmesi gerektiðini kaydeden Hatipoðlu, “Federasyon gereðini yapsýn. Suçu sadece sporcu ve antrenörün üstüne atmasýnlar. Bu olanlarýn ardýndan bu yönetim nasýl hala orada duruyor, anlamýþ deðilim” diyerek sözlerini tamamladý.

Bojan Jokic’te sorun yok Mehmet Bektur

Buca’dan UEFA’ya þike baþvurusu Bucaspor Kulübü Baþkaný Mehmet Bektur, UEFA’nýn Fenerbahçe ve Beþiktaþ’a verdiði þike cezalarýnýn ardýndan, maðduriyetlerinin giderilmesi için UEFA’ya yarýn (bugün) dilekçe vereceklerini açýkladý. Bektur, CAS’ta Fenerbahçe ve Beþiktaþ’ýn cezalarýnýn onanmasý halinde Bucaspor’un maðduriyetinin giderileceðine inandýðý söyledi. Bucaspor Kulübü Baþkaný Mehmet Bektur, “UEFA, 16. Aðýr Ceza Mahkemesi’nin aldýðý kararlarla Fenerbahçe ve Beþiktaþ’a yaptýrým kararý alýyorsa, ayný mahkemenin kararýyla Bucaspor’un maðduriyetini de referans alsýn ve maðduriyetimiz giderilsin. ” ifadelerini kullandý.

Turksat Fre.12729 S.30000 Yatay (H) 06:00 MÝLLETÝN EFENDÝSÝ 07:00 KURAN ÖÐRENÝYORUM 07:30 SABAH AKTÜEL 08:30 HATM-Ý ÞERÝF 09:30 HAYAT VE SAÐLIK 10:30 GÜLDESTE 12:00 GÜN ORTASI 12:30 TÜRK SÝNEMASI 14:00 BENÝM HÝKAYEM 14:45 TÜRK SÝNEMASI 16:15 HAYAT VE SAÐLIK 17:00 YABANCI SÝNEMA 19:00 MÝLLÝ KAHRAMANLARI ANMA PROGRAMI 00:00 HAYAT VE SAÐLIK

Ýdare Yeri Telefon Fax Ýstanbul Baskýsý Ankara Baskýsý Trabzon Baskýsý Yayýn Türü Daðýtým

Yaprak dökümü

Yeþil-beyazlý kulübün prensip anlaþmasýna vardýðý ve resmi internet sitesinden duyurduðu Slovenya Milli Takýmý ve Ýtalya Serie A takýmlarýndan Chievo Verona’nýn 27 yaþýndaki sol beki Bojan Jokic ile ilgili Sloven basýnýnda henüz anlaþma saðlanmadýðý iddia edildi. Sloven basýnýn da çýkan ve Bursaspor’un resmi internet sitesinden yaptýðý açýklamayý ‘yalan’ olarak nitelendirilen haberlere iliþkin yeþil-beyazlý kulüpten yanýt geldi. yor. Bursaspor’a yakýþacak isimleri kadromuza katacaðýz” dedi. Öte yandan ikinci baþkan Rýdvan Þen, yeþil-beyazlý kulübün Ýtalyan ekibi Pescara’da forma giyen Vladimir Weiss ile ilgilendiði yönünde çýkan haberlerinde gerçeði yansýtmadýðýný dile getirdi.

Hiç bir pürüz yok Ýkinci Baþkan Rýdvan Þen, “Bojan Jokic ile her konuda anlaþma saðladýk. Hiçbir pürüz yok. Kendisi bugün Bursa’ya gelecek. Hocamýzýn istediði oyuncular üzerinde transfer çalýþmalarýmýz sürü-

Turksat Fre.11878 S.2600 Dikey (V) 05:00 HATMÝ-Ý ÞERÝF 06:30 KUR-AN ÖÐRENÝYORUM 07:15 DOKTORUN MESAJI 08:00 HATM-Ý ÞERÝF 09:00 DOKTORUN MESAJI 10:00 NAZIM USTA ÝLE MUTFAK KEYFÝ 11:30 DOKTORUN MESAJI 12:30 MAÇ ZAMANI 13:30 SÝNEMA (YABANCI) 15:00 DOÐRUDAN SATIÞ 16:00 NE OLDU NE OLACAK 16:50 SÝNEMA 18:00 DOKTORUN MESAJI 19:45 MESAJ SPOR 20:00 HAFTA SONU ANA HABER 20:45 DOKTORUN MESAJI 21:12 DOÐRUDAN SATIÞ 21:30 HABER ÖTESÝ 22:00 YABANCI SÝNEMA 00:00 DOKTORUN MESAJI 00:30 BELGESEL 02:30 TÜRK SÝNEMASI 03:30 DOKTORUN MESAJI

ÝCMAL YAYINCILIK REKLAMCILIK SAN. ve TÝC. LTD. ÞTÝ Ýmtiyaz Sahibi Bilal KARAMUS

ISSN 1301 – 9646

29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ YIL: 15 SAYI: 4848

01:00 YABANCI SÝNEMA

Bursaspor Kulübü Ýkinci Baþkaný Rýdvan Þen, prensip anlaþmasýna vardýklarý Bojan Jokic ile ilgili bir sorunun olmadýðýný söyledi

: Yeþilköy Mah. Þehit Özcan Canik Sok. No: 4/A Kat: 2 Florya - Bakýrköy - ÝST : (0212) 425 10 66 : (0212) 424 69 77 : Esmat Matbaacýlýk - 0212 637 10 35 M.Nezih Özmen Mah. Yüksel Sok. No: 19 Güngören/ÝSTANBUL : Esmat Matbaacýlýk - 0312 527 52 78 Esenboða Protokol Yolu 13. km No:70 Pursaklar - ANKARA : Yavuz Selim Mah. Arsin O.S.B.5 Nolu Cadde No: 8 Arsin - TRABZON : Yaygýn Süreli Yayýn : YAY – SAT DAÐITIM

Turksat Fre.12562 S.25000 Dikey (V) 07:00 ÝSTÝKLAL MARÞI 07:10 ÇÝZGÝ FÝLM KUÞAÐI 08:00 BASIN EKSPRES 08:45 BÝR ÖMÜR SAÐLIK 10:00 AKIL OYUNU (T) 11:30 DOKTOR – ANKARA 12:30 NANE LÝMON KABUÐU 14:00 TÜRKÇE BAKIÞ (T) 16:00 DOKTORUNUZ SÝZÝNLE 17:00 YABANCI SÝNEMA 18:00 TELE-ALIÞVERÝÞ 18:30 HAFTA SONU ANA HABER 19:15 SPORVÝZYON 19:30 DOKTORUNUZ SÝZÝNLE 20:30 SAKLI TARÝH (T) 22:00 SAÐLIKLI GÜNLER 23:00 YABANCI SÝNEMA 00:15 NANE LÝMON KABUÐU 02:00 ANA HABER (T)

Turksat Fre.12562 S.25000 Dikey (V)

Turksat Fre.12729 S.30000 Yatay (H)

Turksat Fre.12562 S.25000 Dikey (V)

07:30 BELGESEL SAFARÝ 08:00 ÇÝZGÝ MASALLAR 09:30 KLÝP SAATÝ 10:00 POLIS AKADEMISI 10:30 SAÐLIK 11:30 BELGESEL ÜLKELER VE KRAT 12:30 SAÐLIK 13:30 KLÝP SAATÝ POP 14:30 DÝZÝ GERÝ SAYIM 15:30 DOKTORUNUZ SÝZÝNLE 16:00 EHLIBEYT PROGRAMI 17:00 DIZI KAÇAK 17:45 OZEL SAÐLIK 19:00 ANA HABER 19:45 SPOR 20:00 MERCEK 21:00 SAÐLIK 22:00 SÝNEMA 23:30 FARKLI BAKIÞ - T 00:30 DÝZÝ GERÝ SAYIM - T 01:30 SAÐLIK 02:00 EHLÝBEYT PROGRAMI 03:00 GECE SÝNEMASI 04:30 SAÐLIK 05:30 KLÝP SAATÝ TÜRKÜ 06:30 SAÐLIK

06:00 HATM-Ý ÞERÝF 07:00 HABERLER 08:30 KLÝP 09:00 ÇÝZGÝ FÝLM (Marsuplami) 10:30 DOKTORUNUZ SÝZLERLE 11:00 GÖNÜLDEN GÖNÜLE 13:00 13 AJANSI 15:30 SAÐLICAKLA 17:00 KLÝP 18:30 BAÞ BAÞA 20:00 ANA HABER BÜLTENÝ 21:00 NOSTALJÝ SAATÝ 21:30 SÝNEMA 00:00 HABERLER

07:45 HATMÝ ÞERÝF 07:55 ZÝRAÝ HAVA DURUMU 09:00 HAL FÝYATLARI 10:00 TARIM HABER 11:00 BAÐCILIK 11:45 ÞÝFALI BÝTKÝLER 13:30 SULAMA EÐÝTÝM FÝLMLERÝ 14:30 ZÝRAÝ HAVA DURUMU 16:00 TARIM HABER 17:00 EKOANALÝZ 18:30 NANE LÝMON KABUÐU 18:45 TARIM TEKNOLOJÝLERÝ 19:00 HAYVANCILIK 20:00 TARIM "ÖZEL" - Canlý 21:00 SEBZECÝLÝK 21:30 ÞÝFALI BÝTKÝLER

Genel Yayýn Yönetmeni Mehmet Emin KOÇ

TEMSÝLCÝLÝKLER:

Genel Koordinatör Sabri TERZÝ Muhasebe ve Finans Hasan GÜNDOÐDU Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Recep BAHAR Haber Müdürü Orhan DEDE Spor Müdürü Yenal ARMAN Teknik Müdür M. Yasin ERKOL

Bursaspor’da Teknik Direktör Hikmet Karaman’ýn isteði doðrultusunda yönetim tarafýndan kendilerine kulüp bulmasý istenen 21 futbolcudan 5’inin sözleþmesi karþýlýklý olarak feshedildi. Ýbrahim Kaþ, Teteh Bangura, Prince Tagoe, Petteri Forsell, Mehmet Sak, Ahmet Arý, Ýlhan Depe, Barýþ Örücü, Onur Akbay, Yavuz Özkan, Aykut Turan, Bilal Þeflek, Ýsmail Haktan Odabaþý, Aziz Eraltay, Yenal Tuncer, Anýl Sarak, Tunay Acar, Berat Satýlmýþ, Bedrican Özdoðan, Hakan Aslantaþ ve Barýþ Sinan Üstün’ün yer aldýðý listede, Mehmet Sak, Ýlhan Depe, Yenal, Ýsmail Haktan ve Bedrican’ýn sözleþmesi karþýlýklý olarak feshedildi.

Politika

: Þevket TEPETAÞ

Güncel

: Ahmet ÞÝMSEK

Ekonomi

: Murat ÇABAS

Dýþ Haberler : Mehmet KELEÞ Kültür–Sanat : Okan EGESEL Toplum

: Eyüp KABÝL

Spor

: Nihat GÜLER Reklam Direktörü Selim AYANOÐLU

ANKARA : Çankýrý Cad. No: 24 Kat. 4 Ulus / Ankara Tel: (0530) 347 32 19 Faks: (0312) 468 74 98 ÝZMÝR : 1303 Sok. No:2/201 Çankaya/Ýzmir Tel: (0554) 204 70 71 (0532) 597 08 27 TRABZON : Ýskenderpaþa Mah. Gazipaþa Cad. Þehit Ercan Aygün Sok. No:4 Kat2 Tel: (0462) 326 31 30 / 32 ADANA ANTALYA ARTVÝN AKÇAABAT BALIKESÝR

: (322) 359 22 99 : (541) 413 33 69 : (466) 212 10 54 : (462) 228 17 48 : (553) 227 07 10

GÝÞE FÝLMLERÝ 17:00'da MELTEM TV'DE...

BURSA : (532) 130 01 66 ERZÝNCAN : (537) 240 79 95 ERZURUM : (532) 415 95 01 ELAZIÐ : (531) 491 03 79 G.ANTEP : (532) 711 08 68 GÝRESUN : (535) 742 55 08 ÝZMÝT : (532) 460 76 99 K.MARAÞ : (507) 338 11 52 KASTAMONU : (534) 886 16 78 KAYSERÝ : (537) 978 20 70 KONYA : (537) 344 34 64 KÜTAHYA : (542) 518 92 38 MALATYA : (532) 391 81 31 MARDÝN : (532) 381 75 02 SAFRANBOLU: (370) 712 36 38 SAKARYA : (541) 484 40 34 SAMSUN : (535) 614 61 81 Þ.URFA : (532) 384 49 18

TOKAT : (505) 519 19 93 KIBRIS : (392) 228 75 85 AKSARAY : (534) 015 23 38 KÝLÝS : (348) 813 18 74 DÖRTYOL : (326) 712 55 18 UÞAK : (535) 680 22 88 RÝZE(Ardeþen) : (464) 715 72 53 SÝVAS (Yýldýzeli): (534) 831 58 58 KIRIKKALE : (543) 549 22 76 Avrupa: Impressum Press Media GmbH i.G. Segelflieger-damm 89 D-12487 Berlin Telefon: 0152 15 43 14 51 info@yenimesaj.de Avrupa Baski / Druck: IMTC D-64546 Mörfelden-Walldorf

FIFA 20 Yaþ Altý Dünya Kupasý’nda E ve F gruplarýnda üçüncü ve son maçlar bugün oynanacak. E Grubu’nda birer galibiyet ve beraberlik sonucunda topladýklarý dörder puanla ilk iki sýrada yer alan Irak ve Þili, Antalya Akdeniz Üniversitesi Stadý’nda saat 21.00’de karþý karþýya gelecek. Grupta iki beraberlikle üçüncü sýrada bulunan Ýngiltere ise oynadýðý iki maçý da kaybeden Mýsýr ile Bursa Atatürk Stadý’nda ayný saate karþýlaþacak. F Grubu’nda bir galibiyet ve bir beraberlikle 4 puanla averajla zirvede yer alan Özbekistan, bir galibiyet ve bir maðlubiyet sonucunda hanesine yazdýrdýðý 3 puanla üçüncü sýrada bulunan Uruguay ile Antalya Akdeniz Üniversitesi Stadý’nda saat 18.00’de karþýlaþacak. Grubun diðer maçýnda ise bir galibiyet ve bir beraberlikle 4 puaný bulunan ikinci sýradaki Hýrvatistan, oynadýðý iki maçý da yitiren son sýradaki Yeni Zelanda ile Bursa Atatürk Stadý’nda ayný saate mücadele edecek.

Sivas kaptanýný gönderdi Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Sivasspor sözleþmesi sona eren kaptan Uður Kavuk ile yollarýný ayýrdý. 2009-2010 sezonunda Antalyaspor’dan Sivasspor’a gelen Uður Kavuk 82 kez formasýný giydiði Sivasspor’da 2 kez fileleri havalanmýþtý. Baþkan Mecnun Otyakmaz, hizmetlerinden dolayý Kavuk’a teþekkür etti. Öte yandan Sivasspor’da teknik direktör Roberto Carlos’un raporu doðrultusunda transfer çalýþmalarý sürdürülüyor.

David Villa Tottenham’da Tottenham, uzun süreden beri peþinde koþtuðu David Villa ile anlaþmaya vardý. Ýspanyol golcünün Ýngiltere’de oynamak için istekli olduðu ve Tottenham’dan gelen teklifi kabul ettiði belirtildi. Barcelona ile görüþmelere baþlayan Londra ekibinin, Katalan ekibinin istediði 12 Milyon Pound’da indirime gitmesini bekliyor. Konfederasyon Kupasý’nda oynanacak final maçýndan sonra kararýný vereceðini söyleyen golcü oyuncunun, Barcelona’dan haftalýk 140 bin pound alýrken, Tottenham���dan 100 bin pound alacaðý iddia edildi.

Celtics-Nets takasý Boston Celtics, Kevin Garnett, Paul Pierce ve Jason Terry’yi takasla Brooklyn Nets’e gönderdi. Doðu Konferansý ekiplerinden Boston Celtics, baþantrenör Doc Rivers ile yollarý ayýrmasýnýn ardýndan kadroda revizyona gitti. Kevin Garnett, Paul Pierce ve Jason Terry’i Brooklyn Nets’e gönderen Celtics, bu üçlüye karþýlýk Kris Humphries, Gerald Wallace, Keith Bogans’ý alma ve 2014, 2016, 2018 draftlarýnda ilk tur draft seçim hakkýný aldý.


Sezgin Özcimbomlu vefat etti

www.yenimesaj.com.tr

29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

Galatasaray tribünlerinin sembol isimlerinden Sezgin Özcimbomlu, tedavi için kaldýrýldýðý hastanede verdiði yaþam savaþýný kaybetti. Tekerlekli sandalyesiyle 30 yýldan fazla bir

süredir Galatasaray tribünlerinde yer alan Amigo Sezgin, ‘Kaçmaz’ olan soyadýný, 2008 yýlýnda dört aylýk mahkeme sürecinin ardýndan ‘Özcimbomlu’ olarak deðiþtirmiþti.

Trabzonspor Kulübü Eski Baþkaný Sadri Þener ’den Aziz Yýldýrým’a cevap:

‘Þike yaptýn, bitti!’ Trabzonspor Kulübü eski Baþkaný Sadri Þener, Fenerbahçe Baþkaný Aziz Yýldýrým’ýn þike sürecine iliþkin davada Trabzonspor’un da olduðuna yönelik açýklamalarýna iliþkin, mahkeminin üzerinde bir makamýn olmadýðýný söyledi Þener, þikeye iliþkin davanýn mahkeme‘Fenerbahçe de görüldüðünü dile getirerek, þunlarý söyledi: “Mahkeme bir karar verdi. Ondan daha üst bir makam yok. Tam 6 ay yargýlandýk, cezasýný çekecek’ gittik geldik. Herkes birbirlerine sorularý sorYýldýrým’ýn “Trabzonspor’da kin gütme üzerine kurulmuþ bir politaka var” sözüne cevap veren Þener, þöyle devam etti: “O hala benim Sadri ile arkadaþlýðým vardý, yaptýklarý ortada. Ben bir kulübün baþkanýyým. Niye sessiz kalmadým ben? Nasýl kalayým, geçmiþ olsun. Bunlar artýk gündem deðil. Bundan sonra gündem Türkiye Futbol Federasyonu’nun bir an önce kararýný vermesi. 2010-2011 sezonuyla ilgili Fenerbahçe UEFA’dan ceza almýþtýr. Ona ceza verecek neyse þike maddesi. Þike yaptýðýndan dolayý þampiyon Trabzonspor’dur diyecek bitti gitti.

du, söyledi, bitti ve bir karar verildi. Mahkeme dedi ki; Trabzonspor’da baþkan, yönetici beraat, öbürlerine ceza. Þimdi ben buna cevap vereyim. Hakim yanlýþ karar verdi olur mu böyle bir þey. UEFA da verdi kararýný, peki ne yapalým, söylesinler onu yapalým. Ýnsan böyle bir suç iþleyince birilerini daha yanýna almaya çalýþýrsa belki suç ortaklaþa bölünür. Hepsi bir hayal ürünü.”

Türk futbolu temizleniyor Ýnsanlarýn hata yapabileceðini ifade eden Þener, “Hepimiz hata yapýyoruz. Bunun da bir cezasý var, bir taraftan Yargýtay boyutu da var ama olayý þöyle büyütüyorlar, Fenerbahçe, Beþiktaþ olayý. Türkiye’de baþka takýmlar da var, onlara da saygý duymak lazým. Bence UEFA’nýn verdiði karar Türk futbolunun kara günü deðil, ak günüdür. Türk futbolu burada temizleniyor. Fenerbahçe’nin bu iþlerden ceza almasý kara gün olur mu? ‘Þike yapmýþtýr’ diyor Türk makamlarý. Niye onu ak gibi düzeltmeye çalýþacaksýn, onu da anlamýþ deðilim” diye konuþtu.

‘Hala þike yapmadýk diyor’

Halil Altýntop ile yollar ayrýldý Trabzonspor, Halil Altýntop ile yollarýný ayýrdý. Bordo-mavililer, 1 yýl daha sözleþmesi bulunan Halil Altýntop’un sözleþmesini karþýlýklý olarak feshetti. Bordomavili kulü le yollarýný ayýrarak

bonserivisini eline alan 30 yaþýndaki oyuncu, 2 sezon önce Almanya’nýn Frankfurt takýmýndan transfer olmuþtu. Trabzonspor formasý altýnda 84 maça çýkan Halil, toplam 16 gol attý.

Yanal Fenerbahçe’de F.Bahçe, Ersun Yanal ile 1 yýllýk sözleþme imzalandýðýný duyurdu Fenerbahçe, Ersun Yanal ile 1 yýllýk sözleþme imzaladý. Sarý-lacivertli ekip, Yanal ile 1 yýllýk sözleþme imzalandýðýný borsaya bildirdi. Ersun Yanal’a 1.5 milyon dolar ödenecek. KAP’a gönderilen açýklamada þu ifadelere yer verildi: “Profesyonel Futbol Takýmý Teknik Direktörlüðü konusunda Ersun Yanal ile 1 yýllýk (2013-2014 futbol sezonu sonuna kadar) sözleþme imzalanmýþtýr. Sözleþme çerçevesinde ödenecek sezounluk ücret 1 milyon 500 bin dolardýr.”

Oscar Cardozo geri adým atýyor! Fenerbahçe’ye transfer olmasýnýn an meselesi olduðu iddia edilen Oscar

Cardozo’nun menajeri Pedro Aldave Paraguaylý forvet Oscar Cardozo’nun teknik direktör Jorge Jesus’la aralarýndaki iliþkiyi tekrar canlandýrmak için özür dileyeceðini ifade etti. Paraguay’da bir radyo kanalýna konuþan Aldave,

“Cardozo ile Jesus arasýndaki iliþkinin ne durumda olduðunu bilmiyorum, bu sorun kendi aralarýnda, burnumu sokmak bana düþmez. Ama Cardozo uzun süredir Avrupa’da oynuyor ve aptal deðil.” þeklinde konuþtu.

Beþiktaþ’ta tatil bitiyor Beþiktaþ, 2013-2014 sezonu hazýrlýklarý için bugün toplanacak BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde bir araya gelecek siyahbeyazlý oyuncular, yeni sezon hazýrlýklarýna baþlayacak. Geride kalan sezonun tamamlanmasýnýn ardýndan milli takým kamplarýna giden oyuncular Almanya kampýnda takýma dahil olacak. Hýrvat teknik direktör Slaven Bilic de takýmýn baþýnda yarýn ilk antrenmanýna çýkacak.

Ýstanbul’da kýsa süreli çalýþacak siyah-beyazlý ekip, 1 Temmuz Pazartesi günü Scharmutzelsee bölgesinde kamp yapmak üzere Almanya’ya gidecek. 11 Temmuz’a kadar burada kalacak “Kara Kartallar”, 12 Temmuz’da Hamburg’da Alman ekibi St. Pauli ile hazýrlýk maçý oynayacak ve bu karþýlaþmanýn ardýndan Ýstanbul’a dönecek.

Adam diyor ki ‘þike yaptýn’, hala þike yapmadýk diyemiyorsun ki, Fenerbahçe yapmýþ. Bunun cezasýný da verecek federasyon. Sulandýrýyorlar bu iþi. Trabzonspor’un hakký yendiði için o yýllarda bunun için yapýlan bu iþlemlerde taraftar buluyor kendine. Taraftar bulan iþlemler vardýr, bulmayan iþlemler vardýr, bunlar taraftar buluyor, niye, Trabzonspor’a haksýzlýk yapýlmýþtýr. Vicdanen bunu da hiçbir Fenerbahçeli diyemez, haksýzlýk yapýlmamýþtýr diye, diyebiliyor mu? Mahkeme görevden alýyor mu baþkanýný, alýyor. Benim iþim deðil ama hala orada çalýþýlýr mý? Anlamakta müþkülat çekiyorum. Fenerbahçe çok büyük bir camia, hala bakýyorum bana göre yanlýþ yapýyorlar, kendileri bilir.”


Yeni Mesaj Gazetesi 29.06.2013