Issuu on Google+

Dünkü makalemizde, Ýmam Gazali’nin Ýhya eserinden, Kur’an okumanýn adabý ve faziletleri hakkýnda bilgi vermiþtik. Bugün de ayný eserden yararlanarak namaz üzerinde duracaðýz. Namazýn dinin direði, Allah’a yakinin dayanaðý ve ibadetlerin en parlaðý olduðuna þüphe yoktur. Bir hadiste Hz. Peygamber (sav), namazýn diðer ibadetlere olan üstünlüðünü þu örnekle buyurmuþtur: “Tevhitten sonra namazdan daha sevimli bir ibadeti Allah-u Teala kullarýna farz etmemiþtir. Eðer namazdan çok sevdiði bir ibadet olsaydý þüphesiz melekler onunla ibadet ederlerdi. Hâlbuki meleklerin kimisi raki, kimisi sacid, kimisi kaim ve kimisi de kaiddir.”

ALEVÝLERDEN BAÞBAKAN’A BÜYÜK TEPKÝ:

Erdoðan’ýn hali vahim Ankara’da “Eðer Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse, ben dört dörtlük bir Aleviyim” diyen Baþbakan Erdoðan’a Aleviler, “Baþbakan Alevi olmak yerine hak hukuk tanýyan iyi bir yönetici olmayý hedeflemelidir” þeklinde tepki gösterdi Baþbakan Erdoðan’ýn açýklamalarýna tepki gösteren Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneði Baþkaný Ali Kenanoðlu, “Kendini Alevi ilan etmekle yetinmeyen

Baþbakan’ýn Alevilerle dalga geçer tarzda kendisini dört dörtlük Alevi ilan etmesi de komedi ötesi vahim bir vakadýr” dedi.  6’DA

8 680746 416215

Dinin direði namaz

@HBhaydarbas PROF. DR. HAYDAR BAÞ

YAZISI 6’DA

www.yenimesaj.com.tr

19 TEMMUZ 2013 CUMA

Fiyatý: 0,50 €

Papaz Malthus’un liberal-kapitalist anlayýþýna talim eden AKP’nin vatandaþa faturasý...

60 yolla büyük soygun Bankalar EFT ücretlerinden havale ücretlerine tam 60 yolla vatandaþlarý soyuyor. Bankalar bu sene ilk beþ ayda bu yöntemle vatandaþlardan 12.9 milyar lira gelir elde etti. Hükümet ise soygunu sürdürüyor ve seyrediyor VATANDAÞIN CEBÝ BOÞALTILIYOR

ÝÞTE ESERÝNÝZ ‘FAÝZ LOBÝSÝ’ Türkiye’de AKP Hükümetinin uyguladýðý ‘bankalarý merkeze yerleþtiren’ kapitalist ekonomik modelle vatandaþlar resmen soyuluyor. Türkiye’de bankacýlýk sektörünün Mayýs sonu itibariyle beþ aylýk faiz dýþý gelirleri 12 milyar 954 milyon lira olarak gerçekleþti. Mayýs sonu itibariyle bankalarýn net faiz gelirleri ise geçen yýlýn ayný dönemine göre yüzde 22.33 oranýnda artarak 20 milyar 164 milyon liradan 24 milyar 667 milyon liraya yükseldi.

Türkiye’de bankalar tüketicilerden faiz dýþýnda çeþitli isimler altýnda toplam 60 çeþit ücret ve komisyon tahsil ediyor. Bu 60 kalem içinde adeta ‘yok’ yok... Referans mektubu düzenleme, mobil iþlemler, mevduat araþtýrma ücreti (1.5 - 750 TL arasýnda), rehin kaldýrým ücreti, kasa depozitosu, iþlemsizlik ücreti (1 - 8 TL), SMS þubesi iþlem ücreti (0 - 20 TL), hediye çeki düzenlenmesi, þifre gönderim ücreti ( 0 - 25 TL), kasa ziyaret masrafý (5 - 35 TL)...

 RECEP BAHAR’IN HABERÝ 7’DE

isi” Erdoðan’ýn “faiz lob ine, üreti-

tin helal emeð Masanýn üzerinde mille lý dünyanýn baþ tacý mine ve alýn terine daya . Haydar Baþ’ýn Milli edip uyguladýðý Prof. Dr k… Sen kalkacaksýn, ca Ekonomi Modeli buluna eral kapitalizmine lib i izc Papaz Malthus’un fa rk milletini 296. sarýlacaksýn. Böylece Tü aksýn. Sonra ac 7 milyar TL borca batýr lobisinden da iftar sofrasýnda faiz pacaksýn... yakýnarak iþgüzarlýk ya 7’DE

Mehmet Emin KOÇ

Bugünün JÝTEM’cileri ve Erdoðan! Kýzýltepe Cumhuriyet Savcýlýðý, JÝTEM’le ilgili yaptýðý soruþturmayý tamamladý. Savcý, dönemin Kýzýltepe Jandarma Ýlçe Komutaný Hasan Attila Uður döneminde birçok faili meçhuller yaþandýðýný, köylerin boþlatýldýðýný, bu olaylarýn arkasýnda JÝTEM’in ve JÝTEM’i koruyan bazý devlet görevlileri ile siyasetçilerin bulunduðunu yazdý fezlekesine. Bu iddiasýný ispatlamak için dosyada ne gibi deliller var bilmiyoruz ama aslýnda dünü býrakýp biraz da bugünün JÝTEMvari uygulamalarýndan bahsetmek lazým.

Ceylanpýnar diken üstünde Suriye’nin Haseke kentine baðlý Resuleyn ilçesindeki çatýþmalar aralýklarla devam ediyor. Çatýþmalardan Þanlýurfa’nýn Ceylanpýnar ilçesi olumsuz yönde etkileniyor. Ceylanpýnarlýlar ihtiyaçlarýný karþýlamak için dahi dýþarý çýkamýyor. Suriye’nin Haseke kentine baðlý Resuleyn ilçesindeki çatýþmalar aralýklarla devam ediyor. Türkiye sýnýrýna yakýn mesafedeki Resuleyn bölgesinde, PKK ile isyancý Nusra Cephesi arasýndaki çatýþmalarýn þiddeti bir miktar azaldý ancak Ceylanpýnar ilçesinde, zaman zaman uzaktan gelen silah sesleri duyuluyor.  7’DE

@muharrembayrak4 Muharrem BAYRAKTAR

BAÞYAZI  6'DA

Dövizde dev açýk HABERÝ 4’TE

Ford bir fabrikayý daha kapatýyor HABERÝ 4’TE

Kan stoklarý tükeniyor HABERÝ 8’DE

Gözler Mýsýr’da Mýsýr’da resmen göreve baþlayan geçici hükümeti zor günler bekliyor. Ekonomik alanda kara tablo devralan yeni hükümet çok kýsa sürede Mýsýr ekonomisini canlandýrmak zorunda.  8’DE

Türkiye, Mýsýr krizine girebilir Ýran Meclisi Milli Güvenlik ve Dýþ Politika Komisyonu Sözcüsü Seyyid Hüseyin Nakavi, Dýþiþleri Bakaný Salihi’nin, son Ankara ziyaretinde Türk yetkililerinden Mýsýr halkýnýn taleplerini dikkate almalarýný istediðini belirterek “Ankara Mursi’yi destekliyor ama bu tavýr bu ülkeyi krize sürükleyebilir” görüþünü öne sürdü.  5’TE Böyle çözüme can kurban! Bayram COÞKUN

10’DA

Bir harfe kýrk yýl kölelik Yusuf KARACA

8’DE

Türkiye’nin baþý belada Orhan DEDE

5’TE

Baþbakan, terör, trafik kazalarý ve kredi kartlarý Murat ÇABAS

4’TE

Bumerang Dr. Ahmet Hamdi KEPEKÇÝ 3’TE

HOCA NASRETTÝN’iN YENÝ MESAJI

TERSLÝK! -Eþeðe niye ters biniyorsunuz Hocam? -Allah'ýn nazar ettiði kalplere sýrtýmý dönmemek için evlat! Hasan Hüseyin TÜRKOÐLU

‘En çirkin kul, kötü dilli olandýr’ Ýmam Musa Kâzým (a.s.) buyurdu ki: “Kullarýn en kötüsü, kötü dilli olduðundan dolayý kendisiyle birlikte oturulmasý sevilmeyen kimsedir. Acaba halký yüz üstü cehennem ateþine atan, dilin ürünlerinden baþka bir þey midir? Saçma sözleri terk etmek, kiþinin dininin güzel olduðunu gösterir.”  2’DE

Söz dinlemeyenin, sözü dinlenmez! Mustafa ASLAN

2’DE

Hem kitap okuyorsunuz hem de… Aziz KARACA

2’DE


YENÝ MESAJ 19 TEMMUZ 2013 CUMA

YAÞAM

SAYFA

Aziz KARACA

Hem kitap okuyorsunuz hem de… BENGÝSU

editor@yenimesaj.com.tr

Hem kitap okuyorsunuz hem de ayný kýbleye yöneldiðiniz, ayný inancý paylaþtýðýnýz, ayný kitabý okuduðunuz kardeþlerinizin canlarýna okunmasýna sessiz kalýyorsunuz, hatta destek oluyorsunuz. Bu nasýl okumaktýr? Hem kitap okuyorsunuz hem de haçlý iþgalciler tarafýndan evleri, yurtlarý yuvalarý iþgal edilen kardeþlerinize el uzatmýyor, kol kanat germiyorsunuz da tam aksine iþgalcileri ve katilleri için dua ediyorsunuz. Bu okumak nasýl bir okumaktýr? Hem kitap okuyorsunuz hem de her zaman ve

zeminde canýnýza okumak için fýrsat kollayan ülkelerle ve milletlerle ve dahi dahildeki uzantýlarý ile beraber yol, beraber iþ tutuyorsunuz. Hem kitap okuyorsunuz hem de okuduðunuz kitapta en çok yerilen, lanetlenen, ateþe sürükleyeceði haber verilen iþler yapýyorsunuz. Hem kitap okuyorsunuz hem de okuduðunuz kitapta yerilen, yerden yere vurulan fiillerin faillerini baþ tacý ediyorsunuz, talancýlar baþ tacýnýz, yalancýlar baþ tacýnýz, bölücüler baþ tacýnýz ve bölücülerin iþlerini kolaylaþtýranlar baþ tacýnýz. Ya bu nice okumaktýr? Hem kitap okuyorsunuz

hem de okuduðunuz kitabýn ana ilkeleri ile, kesin hükümleri ile ters düþenlerle düþüp kalkýyorsunuz, dost oluyorsunuz. Bu nice okumaktýr? Hem kitap okuyorsunuz hem de okuduðunuz kitabýn kesin hükümlerini ihlal eden, helalini harama çeviren, haramýný helal ilan edenlerin þakþakçýlýðýný yapýyorsunuz. Bu okuma biçimini kimden okudunuz? Hem kitap okuyorsunuz, kitabý dinliyorsunuz hem de okuduðunuz kitabýn buyruklarýný haçlý–siyonist dostlarýnýn hatýrý için kale almayan, kulak ardý edenlerle dava arkadaþlýðý yapýyorsunuz. Böyle bir okumanýn sizi nereye götüreceðini hesap ediyor musunuz? Hem kitap okuyorsunuz hem de okuduðunuz kitapta özellikle dikkat çekilen yetim hakkýný, yoksul hakkýný, kul hakkýný asla gözetmiyorsunuz, tüyü

 

2

bitmemiþ yetimlerin de haklarý olan kamu kaynaklarýný üç yýllýk karlarý karþýlýðýnda yandaþlarýnýza peþkeþ çekiyorsunuz. Ya bu nice okumaktýr? Hem kitap okuyorsunuz hem de okuduðunuz kitabýn uyarýlarýný asla dikkate almýyorsunuz; yasakladýðý ne kadar fiil varsa hayatýnýzda, emrettiði ne kadar iþ varsa adeta unutmuþ gibisiniz. Böyle bir okumak, bu haliniz devam ettikçe kitabýn tilavetini dinlemek size ne fayda saðlayacaktýr? Mesela, Ramazan’dan önceki halinizle, hayatýnýzla sonraki haliniz, hayatýnýz arasýnda gözle görülür bir deðiþiklik olacak mýdýr? Mesela bundan böyle dostlarýnýzý okuduðunuz, dinlediðiniz kitabýn ölçülerine göre seçebilecek misiniz yoksa eski tas eski hamam devam mý edecek? Hem kitap okuyorsunuz hem de…

‘En çirkin kul, kötü dillidir’ Ýmam Musa Kâzým (a.s.) buyurdu ki: “Kullarýn en kötüsü, kötü dilli olduðundan dolayý kendisiyle birlikte oturulmasý sevilmeyen kimsedir. Acaba halký yüz üstü cehennem ateþine atan, dilin ürünlerinden baþka bir þey midir? Saçma sözleri terk etmek, kiþinin dininin güzel olduðunu gösterir” ÐÜ EHL–Ý BEYT GÜNLÜ Ýmam Musa Kâzým (a.s.) þöyle buyurdu: “Ebuzer (r.a.) þöyle diyor: ‘Ey ilim isteyen (insan), bu dil hayýr ve þerrin anahtarýdýr; altýn ve gümüþünü mühürlediðin gibi aðzýný da mühürle.’ Ýkiyüzlü ve iki dilli olan kul ne de kötü kuldur. Kardeþinin huzurunda onu över, gýyabýnda (gýybetini ederek) etini yer; kardeþine bir nimet verildiðinde kýskanýr, sýkýntýya düþtüðünde de onu yalnýz býrakýr. Sevabý bütün hayýrlardan daha çabuk ulaþan þey ihsandýr. Cezasý bütün günahlardan

daha çabuk oluþan þey de zulümdür. Kullarýn en kötüsü, kötü dilli olduðundan dolayý kendisiyle birlikte oturulmasý sevilmeyen kimsedir. Acaba halký yüz üstü cehennem ateþine atan, dilin ürünlerinden baþka bir þey midir? Saçma sözleri terk etmek, kiþinin dininin güzel olduðunu gösterir. Korku ve ümit içerisinde olmayan, mü’min deðildir. Korktuðu ve ümit ettiði þey için çalýþmayan da korku ve ümit içerisinde deðildir. Allah–u Teâlâ buyurmuþtur ki: ‘Ýzzetime, celalime, azametime, nuruma ve makamýmýn yüceliðine and olsun ki, isteðimi kendi isteðine tercih eden her kulun gönlünü ihtiyaçsýz (tok) kýlarým, gayretini ahireti için sar-

fettiririm, iþinde baþarýlý yaparým, gökleri ve yeri rýzkýna kefil kýlarým ve her tacirle ticaretinde onu muvaffak ederim.’

Gazap þerrin anahtarýdýr. Ýman yönünden, mü’minlerin en kâmil olaný ahlaký en güzel olandýr.”

Mustafa Kemal’e gölge olmuþtu Kurtuluþ Savaþý sýrasýnda 3 Eylül 1922 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaþlarýnýn gölgesinde mola verip karargâh kurduklarý 185 yaþýndaki tescilli meþe aðacý, bakýmsýzlýk ve ilgisizlikten kurumaya baþladý

DÜNKÜ ÇÖZÜM

Birden fazla sonuç çýkabilir

HAZIRLAYAN: Osman Nuri YILMAZ

SUDOKU

Uþak Orman Ýþletme Müdürlüðü, Takmak köyü Mezikler mevkiindeki 16 metre boyunda, gövdesi 58 santimetre, tepe tacý 27 metre olan 185 yaþýndaki palamut aðacýnýn anýt aðaç olarak tescil edilmesi için 4 yýl önce rapor hazýrladý. Hazýrlanan rapor, Ýzmir 2. Kültür ve Tabiat Varlýklarýný Koruma Bölge Kurulu’na sunuldu. Kurul, Atatürk ve silah arkadaþlarýnýn Kurtuluþ Savaþý’nda 3 Eylül 1922 tarihinde karargâh kurup gölgesinde tarihi kararlarý verdikleri aðacý, 13 Þubat 2009 tarihinde anýt aðaç olarak tescil etti. Aðacýn bulunduðu Hazine’ye ait 5 bin 400 metrekare arazide, rekreasyon alaný olarak kullanýlmak üzere

Uþak Ýl Özel Ýdaresi’ne tahsis edildi. 2008 yýlý Eylül ayýnda yýldýrým düþmesi sonucu zarar gören aðacýn korunmasý için tescilin ardýndan aðacýn üze-

rine, aðacýn en az 10 metre uzaðýna dikilecek bir direk üzerine takýlmasý gereken paratoner takýldý. Durumun basýn organlarýna yansýmasý üzerine paratoner, aðacýn yanýna alýndý ve aðacýn kurumamasý için etrafýnda bir su havuzu oluþturuldu. Ancak bulunduðu bölgeye rekreasyon yapýlmayan aðaç, koruma çemberine de alýnmayýnca gölgesi, alkol ve uyuþturucu madde baðýmlýlarýnýn mekaný oldu. Yanýndaki su havuzu zamanla yok olup giderken, etrafý içki þiþeleri ve atýklarla çöplüðe döndü. Bakýmsýzlýktan kurmak üzere olan anýt aðacýn içler acýsý durumu Uþaklýlarý ve çevrecileri endiþelendirdi. ÝHA

Alerjik göz hastalýklarýna dikkat Yaz aylarýnda alerjik göz hastalýklarýnda bir artýþ olduðunu belirten Opr. Dr. Murat Mallý, deniz ve havuz suyu kaynaklý doðabilecek mikrobik göz hastalýklarýna karþý özellikle dikkatli olunmasý konusunda vatandaþlarý uyardý. Yaygýn olarak alerjik veya bakteriyel bir enfeksiyon sonucu oluþan konjonktivit (konjonktivanýn iltihaplanmasý) hakkýnda bilgi veren Göz Hastalýklarý ve Cerrahisi Uzmaný Opr. Dr. Murat Mallý, tedavide erken teþhisin önemli olduðunu söyledi. Göz yüzeyini nem-

lendirmeye yarayan maddeler salgýlayan ve gözün beyaz kýsmýný ince bir zar gibi kaplayan tabakanýn iltihaplanmasý sonucu konjonktivit oluþtuðunu kaydeden Murat Mallý, bu iltihaplanma sonucunda bu tabakanýn içinde bulunan ince damarlarýn belirginleþtiðini ve göz kýzarýklýðý meydana geldiðini belirten ve enfeksiyonun sürdüðü ilk on günlük süreçte bulaþma tehlikesi bulunan rahatsýzlýðýn, direkt temas veya hastanýn temas ettiði eþyalarla bulaþabileceðini de söyledi. ÝHA

editor@yenimesaj.com.tr

Mustafa ASLAN

Söz dinlemeyenin, sözü dinlenmez! MEYDAN

tokkali@gmail.com

Gezi Parký olaylarýnda tutuklanan (seyyar satýcý) Ali Sarýçiçek’in eþi Merhamet Sarýçiçek, Ýstanbul Adalet Sarayý önünden sesleniyor; “Tamam benim kocam örgüt kurdu! 7 kiþiyiz biz, örgütüz! 5 tane çocuðum var, biz örgütüz! Eþim Kazlýçeþme’de de bayrak sattý. Orada neden tutuklamadýnýz?” diye soruyor, duyan var mý? “Bu bayraklarý Taksim’e hediye etmek için mi gitmiþ? Bunu hiç mi hakim savcý düþünmüyor? Onlarýn okuduklarý günlere yazýklar olsun. Adaletsizce, vicdânsýzca okumuþlar’ Beni maðdur etmenin bir anlamý yok ki! Örgüt kurmuþ! ... Biz örgütüz! Adamýn evinde çocuðunun tiþörtü yok ya! ... Ýlkokuldan okumasý, yazmasý yok! Bu nasýl örgüt kurmak? Bir ceza kesilecekse, Ali Sarýçiçek’e mi kesildi, 5 tane çocuðuma mý kesildi? Sen diyon ki Baþbakan ‘Ben baþörtülü hanýmýn arkasýndayým, baþýndayým’ diyon! Ben daha fazla zarar gördüm! Bizden ne istedin ki?” diye haykýrarak soruyor; duyan veya cevaba tenezzül edecek bir vicdân var mý? Merhamet Sarýçiçek; “Bir oðlum var o da bayraðý alýp iþe de gidemiyor! Korkuyor! Eli palalýyý serbest býrakýn, onlara öyle adalet, bize böyle adalet! Ýki türlü adalet var! Mazlumun yanýnda olmuyorlar. ... 50 milyon insan gördü suç iþleyen eli palalýyý!” diye haykýrýyor, duyan var mý? Ali Sarýçiçek’le birlikte 8 kiþi, 8 Temmuz da “2911 sayýlý Gösteri ve Yürüyüþ Kanunu’na muhalefet etmek” ve “Polise mukavemet” iddiasýyla tutuklanmýþlar! Haksýz deðiller be Ali Sarýçiçek! Sen, TOMA’nýn o güçlü tazyikli suyu karþýsýnda yýkýlmayýp, ekmek param dediðin sattýðýn bayraklarý býrakýp kaçmazsýn ha? Polisten korkup kaçmayýp direnirsin öyle mi? General de olsan, Ýleri Demokrat Sultan gelince ayaða kalkmazsan; yazar da olsan Baþbakan aleyhinde yazarsan; zengin de olsan, medya patronu da olsan Baþbakan’a yaðcýlýk yapmazsan, bedelini ödersin! Kaç kere söylemedi mi Sayýn Baþbakan? “Yargýya talimatýmýzý verdik!” diye söylemedi mi ekranlardan gözümüzün içine baka baka? Beðler! Merhamet Sarýçiçek; söylenmiyor, söylüyor farkýnda mýsýnýz? Söylerken de “Bu kadar cehâlet ancak tahsil ile mümkündür!” tezini ispatlayan okumuþlarýn inâdýna, çarýklý erkân–ý harb ferâsetiyle ders veriyor! Kutadgu Bilig’de anlatýlan, bu gidiþle daha çook anlatmak zorunda kalacaðýmýz bir öðreti var ya! Hani millet, Hakan’ýn üç maddelik isteðine, ilk kurultayda cevap verirler ya! Hakan’ýn; “Yasalarýma uyun!” isteðine ahali; “Yasalarýna uyarýz ama âdil olursa!” diye cevap verir ya! Hem de bin yýl önce!... Merhamet Sarýçiçek, okuyup–yazmasý olmayan bir seyyar satýcýnýn eþi ama Türk teâmüllerinden, Türk Töre ve adâletinden haberdâr! Yazýk ki, eyvah ki BOP Eþ Baþkanlýðý ile övünen ve büyük bir ihtimalle bol vaatler ve Allah ile aldatarak Merhamet’in de oylarýný almýþ olan ve “Ben kitap okumam! Danýþmanlarým özetini getirirler!” diye ne kadar okuduðunu kendisinden öðrendiðimiz Baþbakan’ýn bu teâmül ve töreden haberi yok! Baþbakan’ýn danýþmanlarý; Allah rýzâsýndan önce Baþbakan’a yaðcýlýk yarýþýnda olduklarýndan, bu töresel öðütleri özetleyip haberdâr etmemiþler! Sadece Allah için biz; millet adýna danýþmanlýk yaparak okuma tembeli Baþbakana Kutadgu Bilig’den özetle hatýrlatmalar yapalým! Bizi duyar–duymaz veya duyar ama uyar–uymaz kendi bilir! Bir þeyi de biz çok iyi biliriz ki; Türk milleti, ne zaman, ne yapacaðýný, çok iyi bilir! Kutadgu Bilig’den Türkçe öðütler: “Hakaným! Beðlik iþini hep beðler bilir! Kanun ve nizâm, örf ve adet onlardan gelir. Bu beðlik iþi, beðlerin iþidir. Babasý beðse oðul, beð doðar; o da babalarý gibi beð olur. Ötüken Beði ne der, dinle: “Beðin çok seçkin olmasý lazýmdýr; özü sözü doðru ve tabiatý güzîde olmalýdýr. Bilgili akýllý, halka davranýþý iyi, cömert, gözü tok ve gönlü zengin olmalýdýr. Her türlü iyiliðe el uzatmalý; hayâ sahibi, yumuþak huylu ve asîl tabiatlý olmalýdýr. Beð, halký bilgi ile elinde tutar; bilgisi olmazsa aklý iþe yaramaz! Beðler iþlerinde yanýlýrlarsa, onlarýn beðliði hastalanmýþ demektir, tedâvi etmelidir. Beðlik hastalýðýnýn ilâcý akýl ve bilgidir. Beð; bilgili, akýllý ve zeki olmalýdýr; beðliðin hastalýðýna ancak bunlarla bir çare bulunabilir. Bilgili ve akýllý hükümdarýn her iki dünyada da makamý yüksek olur.” Beð, takvâ sahibi ve temiz olmalýdýr; aslý temiz olan daima temizlik ister. Eðer beð, takvâ sahibi ve temiz kalpli olmazsa hiçbir vakit temiz ve isâbetli hareket edemez. ... Ýþe bilerek baþlamak ve baþarýyla tamamlamak için beðin, çok akýllý olmasý gerekir. Ýþi akýllý insanlar baþarýrlar; akýlsýz kimseleri iþten uzak tutmalýdýr.” Merhamet Sarýçiçek’in, doðaçlama yaptýðý Türkçe uyarýlar ile bin yýl öncenin Türkçe öðütleri arasýndaki bað ve benzerlik, tesâdüf olabilir mi? Ve biz; bu içgüdüsel Türkçe tavýrlarý da gördükten sonra Türk Milletinin ferâsetine, dirâyetine, celâdetine güvenmeyelim mi? Beðler! Tarihin en kadîm ve en teâmüllü Milleti’nin söylenmelerine kulak vermeyenlerin, bu millet kulaðýndan tuttuðu zaman “kapýnýn önüne” koymaz! Vallahi aklýný alýr! “Türk Milleti söylemez, söylenir.” Biz de söylentileri, aktarýrýz! Duyarsýnýz–duymazsýnýz, uyarsýnýz–uymazsýnýz, siz bilirsiniz! Bu millet de size edeceðini, bilir vesselâm... “TÜRK’ÜM. BU AD, HER ÛNVANDAN ÜSTÜNDÜR.” Selâm, sevgi, duâ...


ÝSTANBUL Tel: 0090 (0212) 425 10 66 Fax: 0090 (0212) 424 69 77 editor@yenimesaj.com.tr BERLÝN

Tel: 0152 15 43 14 51 - info@yenimesaj.de www.yenimesaj.com.tr

19 TEMMUZ 2013 CUMA

HÝCRÝ 11 RAMAZAN 1434

NAMAZ SAATLERÝ SAYFA

3

 FRANKFURT  MANNHEIM  STUTTGART  BERLÝN

Ýmsak

Güneþ

Öðle

Ýkindi

Akþam

Yatsý

3 34

5 02

13 20

17 36

21 26

22 44

4 02 4 05

5 32 5 35

13 39 13 40

17 50 17 50

21 33 21 31

22 53 22 51

4 05

5 35

13 37

17 46

21 26

22 46

Kaynak:

Tarým iþçilerini taþýyan minibüs devrildi Mersin’in Erdemli ilçesinde, tarým iþçilerini taþýyan minibüsün yoldan çýkarak devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 16 kiþi yaralandý. Kaza, Çiriþ köyü yakýnlarýnda meydana geldi. Tarým iþçilerini taþýyan Ýslam B. yönetimindeki 01 BYM 03 plakalý minibüs, Erdemli istikametinde seyir halindeyken keskin virajý alamayarak yoldan çýkýp devrildi.

Ters dönen araçtaki 15 iþçiyle minibüs þoförü yaralandý. Yaralýlar ilk müdahalenin ardýndan kaza yerine ulaþan ambulanslarla Erdemli Devlet Hastanesi acil servisine kaldýrýldý. Yaralýlardan Zehra Bilir ile Berivan Atak’ýn ayaklarýnda kýrýklarýn bulunduðu belirlenirken, diðer yaralý iþçiler ise ayakta tedavi edildi. ÝHA

Uyuþturucu nakli ‘Ares’e takýldý Konya’da ev eþyasý yüklü bir kamyonda arama yapan güvenlik güçleri, narkotik köpeði Ares’le yaptýðý aramada 40 kilogram esrar ele geçirdi Þanlýurfa’dan imam ve öðretmenin eþyalarýný taþýyan, evden eve taþýma þirketine ait kamyonda arama yapan Konya polisi, narkotik köpeði Ares’in yardýmýyla 40 kilo satýþa hazýr esrar buldu. Konya Kaçakçýlýk ve Organize Suçlarla Mücadele Þube Müdürlüðü Nar-

kotik Büro Amirliði ekipleri, Adana yolu üzerinde belirli noktalarda uygulama yaptý. Polis, uygulamada evden eve taþýmacýlýk yapan Mustafa K. (37) idaresindeki kamyonu durdurarak, narkotik köpeði Ares’le arama yaptý. Yapýlan aramada polis köpeði Ares, kýsa süre-

Karadeniz sahil yolu felce uðradý Çömlekçi Tüneli’nde bariyerlere çarpan TIR’daki boya ve tiner varillerinin yola savrulmasý sonucu Karadeniz Sahil Yolu uzun süre trafiðe kapandý Trabzon’da Çömlekçi Tüneli’nde bariyerlere çarpan TIR’ýn sürücüsü yaralandý. Kaza nedeniyle Karadeniz Sahil Yolu uzun süre trafiðe kapandý. Rize yönüne giden Erkan Topal’ýn (39) kullandýðý, boya ve tiner yüklü 53 KA 2034 plakalý TIR, dün sabah saatlerinde Karadeniz Sahil Yolu’nun Çömlekçi Tüneli çýkýþýnda bariyere çarptý. Kazada yaralanan sürücü Erkan Topal, ambulansla Kanuni Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi Numune Kampusu’na kaldýrýldý. Topal’ýn saðlýk durumunun iyi olduðunu belirtildi. Kazada içlerinde boya ve tiner bulunan çok sayýda varil yola savruldu. Bazý variller patladý ve boyalar yola döküldü. Kaza nedeniyle Karadeniz Sahil Yolu’nun Rize yönü trafiðe kapandý. Olay yerine gelen polis ve itfaiye ekipleri, týr çekildikten sonra varilleri yol kenarýna kaldýrdý. Dökülen boyanýn kaygan olmasýndan dolayý baþka kazalara yol açmamak için üzerine kum serpildi. Bu sýrada Rize yönüne gidecek araçlar þehir içerisine yönlendirilince, kent merkezinde trafikte yoðunluða baðlý aksamalar yaþandý. Uzun süren çalýþmalarýn ardýndan Karadeniz Sahil Yolu yeniden ulaþýma açýldý. AA

Kardeþler arasýnda baltalý kavga Sarýkamýþ ilçesinde iki kardeþ arasýnda çýkan kavgada kardeþlerden biri öldü, diðeri gözaltýna alýndý. Alisofu köyünde yaþayan Murat G. (44) ile Serhat G. (35) adlý kardeþler arasýnda alacak verecek meselesi yüzünden tartýþma çýktý. Tartýþmanýn kavgaya dönüþmesi üzerine Serhat G, aðabeyi Murat G’yi baltayla boynundan yaraladý. Olay yerine çaðrýlan 112 Acil Servis ekiplerince Sarýkamýþ Devlet Hastanesi’ne kaldýrýlan Murat G, yapýlan müdahalelere raðmen kurtarýlamadý. Murat G’nin cenazesi otopsi yapýlmak üzere Trabzon Adli Týp Kurumu’na gönderildi. Serhat G. ise gözaltýna alýndý. AA

de eþyalarýn arasýna gizlenen uyuþturucu maddeleri buldu. Polisin eþyalarýn arasýndan çýkarttýðý siyah poþetlerde satýþa hazýr 40 kilo esrar çýktý. Görevini baþarýyla tamamlayan dedektör köpek Ares’i, eðiticisi oyuncaðýný atarak ödüllendirdi. Oyuncaðýný alan Ares, bir

süre koþturduktan sonra oturup oynamasý dikkat çekti. Polis olayla ilgili kamyon sürücüsü Mustafa K.(37) ile yanýndaki Enver Ö. ve Mehmet Reþat D’yi gözaltýna aldý. Eþyalarýn Þanlýurfa’dan tayini Aydýn’a çýkan Ýmam ile öðretmene ait olduðu öðrenildi. ÝHA

19 yaþýndaki genç yanarak öldü Baþakþehir’de kontrolden çýkan otomobil korkuluklara çarparak alev aldý. Alev alan aracýn sürücüsü aðýr þekilde yaralanýrken araçta sýkýþan 19 yaþýndaki Ferdi Yýldýz ise yanarak feci þekilde can verdi

Ýstanbul Baþakþehir’deki kazada bir kiþi yanarak can verirken bir kiþi aðýr yaralandý. Kaza, Atatürk Bulvarý Hava limaný Ýstikameti, Dolapdere Sanayi Sitesi önünde meydana geldi. Dolapdere Sanayi Sitesi’nde bulunan özel bir restorantta komi olarak çalýþan Uður Tozkoparan (23) idaresindeki 34 UK 1701 plakalý otomobil, Tozkoparan’ýn direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çýktý.

Araç önce yol kenarýndaki korkuluklara daha sonra aydýnlatma direðine çarparak yolun karþý þeridine geçti. Kazanýn ardýndan araç bir anda alev alan araca bölgede bulunan taksi þoförleri ile vatandaþlar müdahale etti. Sürücü Uður Tozkoparan’ý araçtan çýkartarak araca yangýn tüpleri ile müdahale eden vatandaþlar daha sonra itfaiye ve saðlýk ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen itfaiye ekip-

OTOMOBÝL GÖLETE DÜÞTÜ 2 ÖLÜ

lerinin söndürdüðü araç sürücüsü Tozkoparan ambulans ile Baðcýlar Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi’ne kaldýrýldý. Tozkoparan’ýn durumunun aðýr olduðu ifade edilirken Araçta þýkýþan ayný þirkette þef garson olarak çalýþan Ferdi Yýldýz ise alevlerin arasýnda kalarak feci þekilde hayatýný kaybetti. Ýtfaiyenin araçtaki soðutma çalýþmalarýnýn ardýndan savcý ve polis olay yerinde incelemelerde bulundu. Kaza sonrasý olay yerine gelen Ferdi Yýldýz’ýn yakýnlarý olay yerinde sinir krizleri geçirdi. Kaza da hayatýný kaybeden Ferdi Yýldýz’ýn cesedi otopsi yapýlmak üzere Adli Týp Kurumu Morgu’na kaldýrýldý. Kaza ile ilgili soruþturma sürerken bir görgü tanýðý “Karþý þeritte hýzla geliyorlardý. Bariyere çarptýlar sonra araç alev aldý. Yanan bir kiþiye buradaki taksiciler ile biz yardýmcý olmaya çalýþtýk. Diðer kiþiyi kurtaramadýk” dedi. ÝHA

Kýrklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde bir otomobilin gölete uçmasý sonucu 2 kiþi hayatýný kaybetti. Birol Hart’ýn kullandýðý 34 DM 4749 plakalý otomobil, Kayabeyli köyünde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu gölete düþtü. Çevredeki vatandaþlarýn haber vermesi üzerine olay yerine gelen jandarma ve Kýklareli Valiliði Ýl Afet ve Acil Durum Müdürlüðü ekipleri sivil savunma gölete uçan aracý çýkarmak için çalýþma baþlattý. Yaklaþýk 1 saat süren çalýþma sonunda göldeki otomobil çekici yardýmýyla çýkarýldý. Otomobil sürücüsü Birol Hart ve yanýndaki Kemal Birdal Aðdaþ’ýn boðularak öldüðü belirlendi. Cesetler Lüleburgaz Devlet Hastanesi morguna kaldýrýldý. AA

www.diyanet.gov.tr

Dr. Ahmet Hamdi KEPEKÇÝ

Bumerang TAKÝP

posta@ahmethamdikepekci.com

Suriye’de yaþananlarýn etkisini daha çok görmeye baþladýk. Daha dün Ceylanpýnar’dan can kaybý ve yaralý haberleri geldi. Suriye tarafýndan sekerek gelen kurþun evinde oturan muhtarýn yaralanmasýna sebep oldu. Bir söz vardýr komþuda piþer bize de düþer diye. Ýþte yaþadýðýmýz budur. Sayýn baþbakan Suriye konusunda son günlerde konuþamýyor. Konuþmasa da bugüne kadar söyledikleri hafýzalarda tazeliðini muhafaza ediyor. Süratle geliþen olaylar her defasýnda AKP hükümetinin icraatlarýnýn yanlýþlýðýný ortaya koydu. Sayýn hükümet bu kadar yanlýþý bir arada nasýl yapabilir bunu anlamak da mümkün deðil, nereye elini atsa orayý karýþtýrýyor. Suriye ile üst düzey dost bir dýþ politikadan, üst düzey düþman bir dýþ politikaya yýldýrým hýzýyla geçerek zaten tarihi bir rekor kýrdýlar. Halkýyla bütünleþen Esad’ýn çaðrýlarýna kulak týkayan hükümet isyancýlara her defasýnda destek verdi. Suriye topraklarý üzerinde hesabý olan batýlý güçleri dost olarak gördü, onlarýn ipiyle kuyuya inmek istedi. Sonuçta viraneye dönmüþ bir Suriye ortaya çýktý. Türkün kültür mirasýna dünyada belki de en çok sahip çýkan bir ülke harabeye döndü. Ýnsanlarý yaþanan iç savaþtan canlarýný kurtarmak için vatancüda oldular. Birleþmiþ Milletler bile son derece kaygýlý. Mülteciler yüksek komisyonu Suriye’den günde 6 bin kiþinin ülkeyi terk ettiðini, ayda 5 bin kiþinin ise öldüðünü açýkladý. Suriye’de yaþananlar Ruanda’da yaþanan soykýrýmý hatýrlatmaya baþladý. Önce sömürge haline getirdiler, sonra ülke içinde iç savaþ çýkardýlar. Neredeyse hiçbir devlet kurumu ortada kalmadýðý için ortalýk tam bir kaosa teslim edilmiþti. Neticesi ise, yüzbinlerce Ruandalýnýn ölümü ile sonuçlanmýþtý. Tarihi ise 1994. Ýþin bir baþka ilginç tarafý ABD ve Fransa’nýn geliþmelere çanak tutmasýydý. Bölge üzerinde gözü olan devletler coðrafyamýzý puzzle tahtasý olarak görüyorlar. Hedefleri büyük resme ulaþmaktýr. Bunun için bu olmadý diðer parça deyip deðiþime gidiyorlar. Batýnýn eline geçen her bir puzzle parçasý kendisini seçilmiþ kabul ettiði için fecaatin boyutu artýyor. Bakýn Suriye’ye; artýk isyancýlarýn kendi içinde çatýþmalarýna þahit oluyoruz. Özellikle terör örgütünün AKP hükümetine karþý elde ettiði üstünlük, TSK’nýn adeta bölgeyi boþaltmasý sonucunda PKK’nýn elinin rahatlamasý Suriye’deki dengeleri de deðiþtirdi. Türkiye’ye komþu Suriye topraklarýnda PYD (PKK) hâkimiyeti ele geçirmiþ durumda. PYD’nin El Busra (El Kaide) ile çatýþmasý bütün þiddetiyle devam ediyor. Genelkurmay Baþkanlýðý yaptýðý açýklamada sýnýr kasabasý Rasulayn’da PYD’nin kontrolü ele geçirdiðini açýkladý. PYD, Suriye sýnýr kapýsýnda asýlý Özgür Suriye Ordusu bayraðýný indirdi. Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt bölgesi özerkliðinin ilanýna doðru gidilmektedir. Bu sonuçtan merkezi otoritenin gücünün azalmasýna yol açan AKP hükümeti sorumludur. Barýþ süreci adý altýnda güneydoðuda da benzer geliþmeler yaþanmaktadýr. AKP’nin Suriye politikasý tam bir bumerang etkisi yapmaya baþladý. Suriye politikasý artýk hükümeti de toprak bütünlüðümüzü de tehdit eder hale geldi. Yeni anayasa adý altýnda yaþanan bu geliþmeler hukuki bir zemine oturtulmak istenmektedir. Hadi hükümet ne yaptýðýný biliyor, peki AKP’ye destek veren seçmen, Ýslam coðrafyasýnda akan kanlarýn ve bölünen coðrafyanýn hesabýný nasýl verecek?

Alanya’da uçurumda can pazarý Alanya ilçesinde meydana gelen trafik kazasýnda, otomobil sürücüsü ve yanýnda bulunan eþi aðýr yaralandý. Karaman’ýn Sarýveliler ilçesinden kullandýðý 07 NP 448 plakalý otomobili ile yola çýkan Ali Çoban, Kuþ Yuvasý yolunun 18’inci kilometresinde otomobilinin direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çýkan otomobil, 150 metrelik uçuruma takla atarak yuvarlandý. Kazada emniyet kemeri takýlý olmayan sürücü Ali Çoban ve eþi Anakadýn Çoban aðýr yaralandý. Yoldan geçen bir vatandaþ tarafýndan fark edilen kazanýn jandarmaya ihbar edilmesi üzerine, olay yerine jandarma ve saðlýk ekipleri sevk edildi. Uçurumdan jandarma ve saðlýk ekipleri tarafýndan çýkarýlan Ali Çoban ve Anakadýn Çoban ambulansla Alanya Devlet Hastanesi’ne kaldýrýldý. Jandarma kazayla ilgili soruþturma baþlatýrken, yaralýlarýn hayati tehlikelerinin sürdüðü öðrenildi. ÝHA


YENÝ MESAJ. 19 TEMMUZ 2013 CUMA

4

EKO / FÝNANS

SAYFA

BTP Genel Baþkaný Önceleri geliþmiþ kabul Prof. Dr. Haydar Baþ'ýn edilen ülkelerde baþ gösteren kaleminden bu problem bugün baþta

MÝLLÝ EKONOMÝ MODELÝ Kapitalist ekonominin ciddi yanýlgýsý

-68-

ülkemiz olmak üzere dünyanýn hemen hemen her yerinde en önemli hastalýk olarak dünya ekonomilerini tehdit etmektedir. Öyleyse hastalýðý tedavi etmeden önce hastalýðýn sebeplerini teþhis etmek gerekir. “Her arzýn kendisine yetecek talebini oluþturacaðý” düþüncesi ciddi bir yanýlgý idi. Eðer büyüyen bir ekonomiye sahipseniz yakaladýðýnýz bu büyümeyi karþýlayacak tüketim miktarýnýn üretimden elde edilen gelirle saðlanmasý mümkün deðildir. Her dönem bu büyümeye mukabil eksik kalan tüketim miktarýnýn emisyonla birlikte dengelenmesi zaruridir.

Bu temel ölçüye sahip olmayan ülkelerde belli bir büyüme trendi yakaladýðýnda, büyüme olduðu her yýl talep eksikliði daha da artmaktadýr. Birkaç yýl sonra artýk bu talep yetersizliði büyüyen ekonomilerde kendi içine doðru bir çöküþü baþlatacaktýr. Bu durumu vücudu büyüyen bir insanýn o bünyeyi taþýyacak kemik yapýsý geliþmediði için bütün bünyenin bu aðýrlýk karþýsýnda kýrýlýp daðýlmasýna benzetebiliriz. 90’lý yýllarýn baþýnda bu konuda ilk görüþlerimizi bildirdiðimizde henüz dünya deflasyon ile tanýþmamýþtý. O günlerde gelecek on yýllarda dünya ekonomilerinde çok ciddi bir pazar problemi yaþanacaðýný

Murat ÇABAS

Baþbakan, terör, trafik kazalarý ve kredi kartlarý PERSPEKTÝF

mcabas@yenimesaj.com.tr

“Türkiye’de gündemi ben belirlerim” havasýnda olan Sayýn Baþbakan, çözüm süreci denilen terörle müzakere sürecinin bir meyvesi olan “PKK’nýn devletmiþ gibi davranmasý” haberlerinin son zamanlarda ayyuka çýkmasýndan rahatsýz olmuþ olacak ki yine gündem belirleme, asýl gündemi sümenaltý etme telaþýna düþtü. Bu sefer iki gündem maddesini ortaya attý: Birincisi, trafik kazalarý; ikincisi ise kredi kartlarý… Üstü örtülmeye çalýþýlan terör gündeminde; PKK’nýn gümrük kapýlarýnda ikinci bir gümrük kapýsý oluþturup gümrük vergisi almasý var. PKK’nýn “asayiþ timleri” kurmasý ve bunlar için sözde eðitim okullarý oluþturmalarý var. PKK’nýn yol kesip kimlik kontrolü yapmasý var. PKK’nýn peþmerge ordusu benzeri düzenli ordu kurma giriþimleri var, PKK’nýn siyasal uzantýlarýnýn Türkiye’nin illerinde “Kuzey Kürdistan” ismini kullanarak konferanslar yapmasý ve bu toplantýlarda bölgesel bir meclis kurma teþebbüsleri var. PKK’nýn sözde bir þehitlik(!) kurmasý ve bunu siyasal uzantýlarla beraber þova dönüþen bir törenle açmasý var. Var oðlu var ve bunlar sadece terör gündemiyle ilgili olanlar… Baþbakan Erdoðan, þehit yakýnlarýnýn katýldýðý bir iftar programýnda yaptýðý konuþmada, trafik kazalarýnda ölenlerin terör sebebiyle ölenlerden daha fazla olduðunu belirtti. Trafik sorununa girmeden önce þu gerçeði belirtmeliyiz ki, terörde yaþanan kayýplarýn da, bu kadar þehide raðmen yapýlan bütün mücadeleleri sýfýrla çarpan “teröre taviz politikalarý”nýn da, trafik kazalarýnda hayatlarýný kaybedenlerin çok olmasýnýn da müsebbibi siyasi iradenin yetersizliði ve yanlýþlarýdýr. Türkiye’de yollar, trafik ýþýklarý, þeritler, ehliyet eðitimi, kavþaklar birçok yanlýþlarla ve eksiklerle doludur. Buna sürücü hatalarý da eklenince katliam gibi kazalar yaþanmaktadýr. Türkiye’de hala çift yönlü þehirlerarasý yollar mevcuttur. Aðýr vasýtalarla beraber bu yollarý kullanan sürücüler ya çok yavaþ gitmek zorunda kalmaktadýr ya da birçok kazanýn sebebi olan hatalý sollamanýn kurbaný olmaktadýr. Ucuz malzemelerden seçim yatýrýmý olarak yapýlan göstermelik duble yollar ise sýk sýk tadilata maruz kaldýðýndan bu yollar da doðal olarak çift yönlü yola dönmektedir. Bu þekilde olunca diðer çift yönlü yollardan çok daha tehlikeli olmaktadýr. Çünkü tek yönlü yolda hýzlý giderken bir anda yol yapýmýyla karþýlaþabiliyorsunuz. Bazý sürücüler bu yol yapýmlarý sebebiyle hayatlarýný kaybettiler ve bu noktada tanýdýðým dostlarým var. Ýstanbul gibi büyük þehirlerde hala þeridi olmayan yollar var. Bugünlerde trafik ýþýklarýnýn sýk sýk arýzalandýðýný görüyoruz. Ulaþýmý rahatlatma adýna Ýstanbul’un en iþlek otobaný olan E-5’in tam ortasýna, caddedeki þeritler daraltýlarak ve emniyet þeridi iptal edilerek metrobüs yolu yapýldý. E5’te araçlar neredeyse birbirine teðet vaziyette seyrediyor. Eminim ki sizler de siyasilerin trafik konusundaki yanlýþ uygulamalarýyla ilgili binlerce misal sayacaksýnýz. Siyasi irade, sorumlusu olduðu terör meselesini yine sorumlusu olduðu trafik kazalarýyla mukayese ediyor. Bunu bir “baþarýsýzlýk itirafý” olarak deðerlendiriyoruz. Gelelim Baþbakan’ýn kredi kartlarýyla ilgili açýklamasýna… Baþbakan, “Kredi kartý almayýn, ayaðýnýzý yorgana göre uzatýn” ifadelerini kullandý. Sayýn Baþbakan, asgari ücreti açlýk sýnýrýnýn, memur maaþlarýný yoksulluk sýnýrýnýn altýnda tutarak, saðlýðý paralý hale getirerek, ulaþýmý, elektriði, benzini, mazotu dünyanýn en pahalýsý haline getirerek milleti faiz lobilerinin kucaðýný iten, kredi kartlarýna mahkum eden sizsiniz. Þimdi de kullanmayýn diyorsunuz. Bir de diyorsunuz ki, “ayaðýnýzý yorgana göre uzatýn”, yorgan mý kaldý ki millet ayaðýný ona göre uzatsýn? Espri yapýyorsunuz herhalde…

özellikle hýzlý büyüyen ülkelerin gerekli emisyon ayarlamalarýný yapmamalarý sonucunda deflasyon ile karþý karþýya kalacaklarýný ifade etmiþtik. Hatýrlanýrsa 90’lý yýllarýn ortalarýndan sonra önce Japonya deflasyon sürecine girdi, nominal faizler sýfýrlanmasýna raðmen reel faiz oranlarý pozitif kaldý. Japon hane halklarý satýn alma güçleri düþtüðü ve geleceðe de güvenle bakamadýklarý için harcamalarý daha da kýstý, bu da fiyatlarýn düþmesini, stoklarýn artmasýný ve buna baðlý olarak iþçi çýkarýmlarýný tetikledi. Yarýn: Japon mucizesi deflasyonla çöktü.

MÝLLÝ EKONOMÝ MODELÝ ÝÇÝN NE DEDÝLER:

Prof. Dr. Ali Rýzayev Azerbaycan Ýktisat Üniv.

Ekonomi önemli bir sorundur. Prof. Dr. Haydar Baþ’ýn bu eserinin ekonomik sistemleri oluþturan diðer eserlerden en önemli farký insan faktörüne azami derecede önem vermesidir. Dünya ekonomisi insan faktörünü gözardý eden sistemlerin sýkýntýsýný çekmektedir. Dünya ekonomisini ellerinde

bulunduran güçlerin aksine, üretim nasýl olmalý, masraflar nasýl olmalý ya da gelir toplamý nasýl olmalý, masraflar ile son netice arasýndaki oran nasýl dengelenmeli, bunun modelini vermiþ. Kendim de metodoloji eðitimini almýþ ve metod ve model iþleriyle uðraþan biri olarak diyebilirim ki bütün ekonomi modellerini incelediði ortada olan bu kitap, dünya ekonomisinde gerçekleþen niteliksel ve niceliksel deðiþimleri analiz eden bir eser özelliði taþýyor. Onun için bu kitap bütün ekonomi uzmanlarý ve müteþebbisler tarafýndan okunmasý gereken bir kitaptýr. Bu kitap gelecekte tatbikinden kaçýnýlmayan bir kitaptýr. Prof. Dr. Haydar Baþ, kitabýnda iþlediði modelinin uygulanma aþamasýnda iþin baþýnda bulunmasý gerektiðine inanýyorum.

Dövizde dev açýk Yabancýlarýn Türkiye’deki yatýrýmlarý ve alýnan dýþ krediler gibi uluslararasý yükümlülüklerin dýþ varlýklarla karþýlanamayan kýsmýný ifade eden uluslararasý net yatýrým pozisyonu açýðý 5 ayda 25 milyar dolar birden artarak 450 milyar dolar açýk verdi EKONOMÝ SERVÝSÝ Merkez Bankasý Mayýs 2013 Uluslararasý Yatýrým Pozisyonu Geliþmeleri’ni açýkladý. Merkez Bankasý’nýn açýklamasýna göre yabancýlarýn Türkiye’deki yatýrýmlarý ve alýnan dýþ krediler gibi uluslararasý yükümlülüklerin dýþ varlýklarla karþýlanamayan kýsmýný ifade eden uluslararasý net yatýrým pozisyonu açýðý 450 milyar dolara yaklaþtý. Türkiye’nin yurtdýþý varlýklarý 2013 yýlý Mayýs ayý sonu itibarýyla 2012 yýlý sonuna göre yüzde 4.5 oranýnda artýþla 222 milyar 132 milyon dolara, yükümlülükleri ise yüzde 5.5 oranýnda artýþla 667 milyar 41 milyon dolara yükseldi. Türkiye’nin yurtdýþý varlýklarý ile yurtdýþýna olan yükümlülüklerinin farký olarak tanýmlanan net uluslararasý yatýrým pozisyonu ise bu dönemde yüzde 6.1 oranýnda artýþla 444 milyar 909 milyon dolar düzeyinde açýk verdi. Türkiye’nin uluslararasý varlýklarý 5 aylýk dönemde 9 milyar 499 milyon dolar

tutarýnda artýþ gösterdi. Yurtdýþý varlýklarý Nisan ayý sonuna göre ise 4 milyar 308 milyon dolar azaldý. Türkiye’nin yurtdýþý

yükümlükleri Mayýs 2013 itibarýyla, 2012 yýlý sonuna göre yüzde 5.5 oranýnda, 34 milyar 959 milyon dolar tutarýnda artýþla 667 milyar 41 milyon dolara yükseldi. Türkiye’nin

yurtdýþý yükümlülükleri Nisan ayýna göre 11 milyar 354 milyon dolar tutarýnda azalýþ gösterdi.

Açýk 5 ayda 25 milyar dolar artý Türkiye’nin yurtdýþý varlýklarý ile yurtdýþýna olan yükümlülüklerinin farký olarak tanýmlanan net uluslararasý yatýrým pozisyonu, Mayýs 2013

itibarýyla 444 milyar 909 milyon dolar düzeyinde açýk verdi. 2012 yýl sonunda uluslar arasý yatýrým pozisyonu açýðý 419.4

Türk Telekom’un kârý azaldý Yüzde 55’i 2005 yýlýnda yabancý sermayeye satýlan, yüzde 15’i halka arzedilen Türk Telekom’un net kârý azalýyor. Geçen yýl son çeyrekte 620 milyon TL olan net kârý, 2013’ün ikinci çeyreðinde 270 milyon TL’ye indi YENÝ MESAJ / ÝSTANBUL AKP Hükümeti döneminde 2005 yýlý Kasým ayýnda özelleþtirme kapsamýnda yüzde 55 hissesi Lübnan kökenli Oger Telecom’a 21 yýllýðýna 6 milyar 550 milyon dolara devredilen, yüzde 15’i ise halka açýk olan Türk Telekom, 2013 yýlý ikinci çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarýný açýkladý. Türk telekom’un gelirleri Avea dahil 2012 yýlýnýn ikinci çeyreðine kýyasla yüzde 6 artarak 3.4 milyar TL’ye ulaþtý. Türk Telekom’un son 9 aylýk bilançosu analiz edildiðinde “Amortisman ve Ýtfa Giderleri Öncesinde Faaliyet Kârýnda (FAVÖK)” önemli bir deðiþiklik olmamasýna raðmen, net kârýnýn azaldýðý gözlemleniyor. 2012 yýlýnýn son 3 ayýnda (Ekim, Kasým, Aralýk) FAVÖK’ü 1 milyar 273 milyon TL olan, faaliyet kârý 840 milyon TL olan Türk Telekom, 620 milyon TL net kâr elde etmiþti. Ancak 2013 yýlýnýn 2. çeyreðinde (Nisan, Mayýs, Haziran) FAVÖK’ü 1 milyar 252 milyon TL olan Türk Telekom’un net kârý

vergi gideri ve yatýrým harcamalarý daha az olmasýna raðmen 270 milyon TL’ye geriledi.

Gelirin önemli bölümü internetten Sabit telefon müþteri sayýsý 13.9 milyona gerileyen Türk Telekom, fiber internet müþteri sayýsýný 2013’ün ilk çeyreðine oranla ‘Nisan, Mayýs, Haziran’ döneminde yüzde 31 artýrdý. Türk Telekom’un geniþ bantta gelirleri yýldan yýla yüzde 9 büyüdü ve 2. çeyrekte net 34 bin geniþ bant abonesi kazandý. Türk Telekom Grubu CEO’su Hakam Kanafani, verilere iliþkin þunlarý açýkladý: “Fiberle beslenen üst

paketlere geçiþ trendi bu çeyrekte de devam etti. Fiber abone tabanýmýz ikinci çeyrekte yüzde 31 artýþ göstererek 361 bine ulaþtý. Perakende kolumuz TTNET’in geniþ bant aboneleri arasýnda sýnýrsýz paket kullananlarýn payý her geçen çeyrek artarken ortalama aylýk veri kullanýmý 33 GB’a ulaþarak büyük artýþ gösterdi ve pazardaki daha fazla data tüketiminin ve hýz iþtahýnýn somut bir þekilde devam ettiðini göstermiþ oldu. Mobil tarafta Avea yýllýk bazda yüzde 17 gelir büyümesi ile çift haneli büyüme baþarýsýný sürdürdü. Mobil abone sayýsý ikinci çeyrekteki net 161 bin abone kazanýmý ile 13.9 milyona ulaþtý.”

milyar dolar düzeyinde bulunuyordu. Varlýklar alt kalemleri incelendiðinde, rezerv varlýklar kalemi 2012 yýlý sonuna göre 9.7 milyar dolar artýþla 128.8 milyar dolar seviyesinde gerçekleþirken, diðer yatýrýmlar kalemi ise 1.3 milyar dolar azaldý. Diðer yatýrýmlar alt kalemlerinden bankalarýn Yabancý Para ve Türk Lirasý cinsinden efektif ve mevduatlarý, 2012 yýlý sonuna göre yüzde 8.2 oranýnda azalýþla 22.1 milyar dolar oldu.

1.5 yýlda yüzde 138 arttý 2011 yýlý sonunda Türkiye’nin uluslararasý net yatýrým pozisyonu açýðý 321 milyar dolardý. 2012 yýlý sonunda söz konusu açýk, 419 milyar dolar seviyesindeydi. Mayýs 2013 itibarýyla ise söz konusu açýk 445 milyar dolara ulaþtý. Bu durum Türkiye’nin uluslararasý net yatýrým pozisyonu açýðýnýn 17 ayda yüzde 138 gibi rekor bir oranda artarak Mayýs 2013’te 445 milyar dolara ulaþtýðýný ortaya koyuyor.

Ford bir fabrikayý daha kapatýyor Geçen yýl ekim ayýnda açýklanan önlemler çerçevesinde kapatýlma kararý alýnan Ford Motor Company’nin Transit üretimini yaptýðý Ýngiltere’deki Southampton fabrikasýnýn yaný sýra kaporta malzemelerinin üretildiði Dagenham fabrikasýndaki bölüm 26 Temmuz’da kapýlarýný kapatacak. Yaklaþýk bir asýrlýk geçmiþe sahip olan ve bir dönem savaþ uçaðý üretimi de yapan Southampton fabrikasýnda 531, Dagenham’daki kaporta tesisinde de 750 çalýþan bulunuyordu. Ford, bu çalýþanlarýn gönüllü emekliliði ve motor fabrikasýnda deðerlendirilmesi konusunda görüþmelere devam edildiðini bildirdi. Ford, Belçika’daki Genk fabrikasýný da kapatacaðýný açýklamýþtý. 40 yýlda yaklaþýk 2.2 milyon adet Transit üreten fabrikanýn kapanmasýyla birlikte Gölcük’teki Ford Otosan tesisleri, Transit’in Avrupa’daki tek üretim üssü haline gelecek. EKONOMÝ SERVÝSÝ


YENÝ MESAJ 19 TEMMUZ 2013 CUMA

DÜNYA Akýn AYDIN

Sona mý yaklaþtýk ne oluyor? KURÞUN KALEM Ne oluyor? Sona mý yaklaþtýk? Bu gidiþ nereye? Akan kan, neden hep Müslüman kaný? Akýtanlar ise neden hep haçlý-Siyonist ittifaklarý ve de günümüz Yezid’leri. Mübarek aydayýz. Hani nerede? Bu akan kan ne? Irak’ta Þii Camii bombalandý. (…) ölü. Sünni pazar yerinde bomba patlatýldý. (…) ölü. Bomba yüklü araç uzaktan patlatýldý. (…) ölü… Bu tür haberler hani AKP desteðiyle, ABD’nin girip, demokrasiyi yerleþtirdiði Irak’tan gelen her günkü haberler. Bir gün Þii bölgesinde bomba patlatýlýyor, diðer gün Sünni bölgesinde. Ve hala bazý aptallar, bu bombalarýn altýnda Sünni ve Þiileri arýyor. Afganistan ve Pakistan’da ayný… Her gün halk arasýnda, caddede, pazarda bombalar patlýyor. Yüzlerce masum katlediliyor. Kim patlatýyor bu bombalarý? Ya diðer Müslümanlarýn yaþadýðý Ýslam ülkeleri! Hepsi ayný. Düþman belli. Hem de 1400 yýldýr. Canýna, malýna, dinine kastetmiþ. Ha! Göremiyorsun! Geçmiþ olsun… Bak! Dünyanýn en eski medeniyetlerinin var olduðu Mý-

aakin.aydin@hotmail.com

sýr’a, bir bahar rüzgârýyla demokrasiyi getirdiler. Hatta Sayýn Erdoðan, bizzat gidip; demokrasi yetmez ayný zamanda laik olmanýzda lazým, diye telkinde bulundu. Ama bu baharýn (Arap Baharý) estirdiði demokrasi rüzgârý, sana bana anlatýlan demokrasi polenlerini taþýmýyordu. Bu demokrasi kitabýnda; vereceksin almayacaksýn, itaat edeceksin itiraz etmeyeceksin, meclisinde, ordunda, ekonominde, sivil toplum kurumlarýnda, bana hizmette yarýþacaksýn. Yoksa kafanýzý birbirine tokuþtururum, maddeleri deðiþmez ve deðiþtirilmesi teklif dahi edilemez yazýyordu. Bu demokrasiyi kitabýný ABD sözcüsü, Erdoðan’a özetlemiþti; “Her sandýk demokrasi deðildir.” (ona göre…) Ýþte AB’nin, ABD’nin bu demokrasi sandýðýna bir tek Suriye girmedi. Haliyle Türkiye dâhil bu demokrasi havarileri; Sen nasýl sandýða girmezsin, diye Suriye’nin baþýna uçuþtular. Hala uçuþuyorlar. Pek konacaklar gibi de gözükmüyor. Ortadoðu kaçak silah kaynýyor. Hepsi illegal güçlerin

elinde… Bu silahlarý saðlayan hükümetlerden biri de AKP hükümeti. Yemen’liler, Türk bandrollü silah ele geçirmekten býktý. Ülkemiz üzerinden, Suriye’deki isyancýlara silah ve daha baþka yardýmlar yapýldýðý sýr deðil. Bizzat Erdoðan açýkladý. Yalnýz þu gerçek var ki; Suriye, BOP’un parçasý olmadý. Ýsyancýlar kaybediyor gibi gözükse de, kaybeden BOP ve sahipleridir. Kaybeden ve Türk tarihiyle yüzleþecek olan AKP hükümetidir. Son geliþmelerden sonra Ýngiliz Ordu komutanlarý, Suriyeli teröristlere silah gönderilmesinin kötü sonuçlar doðuracaðý konusunda baþbakan David Cameron’u uyarmýþlar. Baþbakan Cameron’unda, Suriyeli muhaliflere silah yardýmý yapmama kararý alýndýðýný, doðruladý. Not; Asker siyasete karýþmýþ, görüþ belirtmiþ. Demokrasiye de bir þey olmamýþ. Ýlgililere… Bu haberler ve Suriye’li teröristlerin açýk kayýplarý sonrasý, sözde Özgür Suriye Ordusu Genelkurmay Baþkaný Selim Ýdris, “Batý, vaat üzerine vaat ediyor. Artýk iþ bir þakaya dönüþtü… David Cameron’a, bizi öldürmeleri için yalnýz mý býrakacaðýný, þahsen sormak için bir fýrsatým olmadý… Yakýnlarda silahlandýrýlacak bir Özgür Suriye Ordusu kalmayacak. Her þeyi Ýslamcýlar kontrol altýna alacak.” Diyor. Kim ayartmýþ bu Özgür Suriye Ordusunu? Batý ve

SAYFA

ABD… Özgür Suriye Ordusu kaybedince meydan kime kalacakmýþ? Ýslamcýlara. Siz, senelerce milleti, hangi slogan ile meydanlara döküp, oy avcýlýðý yaptýnýz? Hayati olan soru ise siz, Suriye’de Ýslamcýlardan yana mýsýnýz, yoksa haçlý desteðiyle ayakta duran ÖSO’dan mý? *** Biri bildik, diðeri þaþýrtýcý çýkýþ Bildik olaný Erdoðan’a ait. Katýldýðý her iftara siyasetini de götüren Erdoðan, geçenlerde yine bir iftar yemeðinde þöyle dedi; “Olayý þiddete taþýmayacaksýn. Þiddete taþýdýðýn anda þiddeti görürsün. Bunu bir defa herkes böyle bilsin. Kim ne yazarsa yazsýn, kim nereye þunu sýkýþtýrýrsa sýkýþtýrsýn eðer þiddet varsa þiddetin karþýlýðý þiddettir. Bunu herkes böyle görecek”. Diðer çýkýþ ise Türkiye’nin atanan en genç rektörü olma unvanýný elinde bulunduran, okyanus ötesi görüþlerden etkilendiði her daim konuþulan ve Þia hakkýnda (aleyhte) yaptýðý açýklamalar nedeniyle bir ara bayaðý gündem olan Prof. Sedat Laçiner Sayýn Laçiner diyor ki; “Bir diktatör için insanlarýn sesi gürültüdür ve susturulmasý gerekir. Ama demokratik bir rejimde, insanlarýn sesi duyulmasý gereken bir þarkýdýr, melodidir.” Artýk varýn kýyasý siz yapýn…

Ýran ile Türkiye arasýnda MURSÝ KRÝZÝ Suriye’den sonra Mýsýr’ýn da Türkiye ile Ýran arasýnda anlaþmazlýk konusu oluþturacaðý görünüyor. Ýran Meclisi Milli Güvenlik ve Dýþ Politika Komisyonu Sözcüsü Nakavi “Ankara Mursi’yi destekliyor ama bu tavýr bu ülkeyi krize sürükleyebilir” görüþünü öne sürdü Ýran Meclisi Milli Güvenlik ve Dýþ Politika Komisyonu Sözcüsü Nakavi, Dýþiþleri Bakaný Salihi’nin, son Ankara ziyaretinde Türk yetkililerinden Mýsýr halkýnýn taleplerini dikkate almalarýný istediðini belirterek “Ankara Mursi’yi destekliyor ama bu tavýr bu ülkeyi krize sürükleyebilir” görüþünü öne sürdü. Suriye’den sonra Mýsýr’ýn da Türkiye ile Ýran arasýnda anlaþmazlýk konusu oluþturacaðý görünüyor. Ýran Meclis Milli Güvenlik ve Dýþ Politika Komisyonu Sözcüsü Seyyid Hüseyin Nakavi, “Ankara Mursi’yi destekliyor ama bu tavýr bu ülkeyi krize sürükleyebilir” iddiasýnda bulundu. Seyyid Hüseyin Nakavi, Komisyon üyeleri ile kýsa bir süre önce Ankara’yý ziyaret

eden Dýþiþleri Bakaný Ali Ekber Salihi ve Yardýmcýlarý arasýnda yapýlan ortak oturumun ardýndan yaptýðý açýklamada “Bu toplantýda Türkiye, Mýsýr ve Birleþik Arap Emirlikleri’yle ilgili konular ele alýndý” dedi. Mýsýr’ýn durumu ve Ýran’ýn tavrýyla ilgili bir soru üzerine Nakavi, “Biz Mýsýr’daki geliþmeleri dikkatle takip ediyoruz. Bizim çabamýz Mýsýr’ýn kaderinin bu ülkenin kendi halký tarafýndan belirlenmesi yönünde. Muhammed Mursi döneminde biz Mýsýr’la iyi iliþkiler kurmaya çalýþtýk. Fakat o bize pek uymadý. Hatta iþgalci Ýsrail ve Suriye konusunda doðru bir tavýr sergileyemedi” þeklinde konuþtu. Ýran Meclisi Milli Güvenlik ve Dýþ Politi-

ka Komisyonu Sözcüsü Nakavi ayrýca, Ankara’nýn Mýsýr’a yönelik tavrýyla ilgili bir soruyu yanýtlarken de “Türkiye, Müslüman Kardeþlerle bazý ortaklýklarý olduðundan Mursi’nin dönmesini istiyor. Dýþiþleri Bakanýmýz Sayýn Salihi, son Ankara ziyaretinde Türk yetkililerinden Mýsýr halkýnýn taleplerini dikkate almalarýný istedi. Ankara Mursi’yi destekliyor ama bu tavýr bu ülkeyi krize sürükleyebilir” iddiasýnda bulundu. Seyyid Hüseyin Nakavi, FHA tarafýndan yansýtýlan açýklamalarýnýn son bölümünde “Tabi biz kendi görüþümüzü Türkiye’ye dayatma niyetinde deðiliz. Biz sadece görüþme yoluyla bir uzlaþmaya varmak istiyoruz” sözlerini de kullandý. ANKA

Yunanistan IMF hapýný yuttu Silah yüklü K. Kore gemisine dava açýldý Panama Kanalý’ndan geçtiði sýrada alýkonulan Kuzey Kore bandýralý gemide ortaya çýkarýlan silahlarýn ardýndan Panama geminin mürettebatýný, ‘yasadýþý yollarla savaþ malzemesi taþýyarak kamu güvenliðini tehlikeye atmakla’ suçladý. Savcý Javier Caraballo tarafýndan geminin 35 kiþilik mürettebatýna yöneltilen suçlamalar, Kuzey Kore’nin bu kiþilerin acil olarak serbest býrakýlmalarý çaðrýsýnýn ardýndan geldi. Konuyla ilgili ilk defa açýklama yapan Kuzey Kore dýþiþleri bakanlýðý Küba’nýn ‘eskiyen’ silahlarý tamir için kendilerine gönderdiðini ve yasalara uygun bir kontrat doðrultusunda onarýmýn ardýndan silahlarýn ülkeye iade edileceðini söyledi.

Baþbakan Antonis Samaras liderliðindeki koalisyon hükümeti, ülkeyi içine düþtüðü dar boðazdan çýkarabilmek için ‘acý reçete’ uygulamaya devam ediyor koalisyon hükümeti, ülkeyi içine düþtüðü dar boðazdan çýkarabilmek için, bu ‘acý reçeteyi’ uygulamaktan baþka seçeneði olmadýðýný söylüyor.

Yatay geçiþ havuzu

Ülkenin Avrupa Birliði ve Uluslararasý Para Fonu IMF’den aldýðý 6,8 milyar Euro’luk kurtarma paketinin þartlarýndan birisi olan yasa 140’e karþý 153 oyla kabul edildi. Oylama öncesinde yapýlan müzakereler sýrasýnda binlerce kiþi Parlamento önünde protesto gösterileri yaptý. Kamu sektöründe yapýlacak kesintilere karþý ülkede peþ peþe grevler düzenlenmiþti. Baþbakan Antonis Samaras liderliðindeki

Parlamento tarafýndan onaylanan yasaya göre, aralarýnda öðretmenler ve memurlarýn bulunduðu dört binden fazla kiþi bu yýl içinde iþini kaybedecek. Buna ek olarak 25 bin kiþi de, yine yýl sonuna kadar, ‘yatay geçiþ havuzuna’ konulacak. Bu uygulamada, çalýþanlar, sekiz ay boyunca maaþlarýnýn yüzde 75’ini alacaklar ve bu süre boyunca baþka birimlerde iþ arayacaklar. Sekiz ay sonunda baþka bir bölüme ya da kuruma tayin olamamýþlarsa iþten çýkarýlma tehlikesiyle karþý karþýya kalacaklar. Pek çok Yunanlý, isimlerinin ‘yatay geçiþ ha-

vuzuna’ girmesi ardýndan sonunda iþlerini kaybedeceklerine inanýyor.

Borç yükü artýyor Yunanistan’da hükümetin uyguladýðý tüm kemer sýkma önlemlerine raðmen, Yunanistan’ýn borç yükü, hâlâ ülkenin altýndan kalkamayacaðý kadar büyük. Yunanistan’ýn yakýnda borçlarýndan bir bölümünün silinmesi konusunda bir tartýþma baþlayabilir. Bu durumda, kurtarma paketine katkýda bulunan ülkelerin paralarýný geri alamama tehlikesinin olduðu düþünülüyor. Dört yýlda dört hükümet deðiþtiren Yunanistan’da iþsizlik yüzde 27 oranýnda. Atina hükümetleri, 2010 yýlýndan bu yana Avrupa Birliði, Avrupa Merkez Bankasý ve IMF’den aldýklarý borçlarla ayakta durmaya çalýþýyor. DIÞ HABERLER

5

Orhan DEDE

Türkiye’nin baþý belada @orhandd

DÜÞÜNCE ÇEMBERÝ

orhandede@gmail.com

Suriye’nin kuzeyinde yaþanan geliþmeler Türkiye’de hükümeti korkutuyor. Burada tam anlamýyla “besle kargayý oysun gözünü” hadisesi yaþanýyor. Suriye krizi baþ gösterdiðinden beri aslýnda böyle olacaðý belliydi. Ama gemi azýya alan hükümet Suriye’deki ateþi ýsrarla körükledi. Suriye’nin kuzeyini PKK’ya Türkiye bizzat kendi elleriyle ikram etmiþ oldu. Sözde geri çekilmeye PKK, Suriye’nin kuzeyi rüþvetiyle evet demiþ olabilir. Þimdi ise ne yapacaðýný bilememenin þaþkýnlýðýný yaþýyor bizim hükümet. Suriye’nin Türkiye sýnýrýndaki Resulayn kasabasýnda Nusra Cephesi ve PKK’nýn uzantýsý PYD çatýþýyorlar. Çatýþmalar, Ceylanpýnar’da önceki akþam 17 yaþýnda bir gencin ölümüne yol açtý. Biri aðýr dört kiþi ise yaralandý. Ve çatýþmalar sonucunda Resulayn’ý PYD’nin yani PKK’nýn eline geçmiþ oldu. Bu ne anlama geliyor? Bunun anlamý þu: Irak’taki tarih Suriye’de tekerrür ediyor. Türkiye’nin Irak’ýn kuzeyinde kýrmýzý çizgileri vardý. Bunlarý aþmak savaþ sebebiydi. Türkiye’ye raðmen Kuzey Irak’ta bir yapýlanma oluþamazdý. Bunlar söylenirdi geçmiþte. Þimdi ise Türkiye’nin Kuzey Irak’taki kýrmýzý çizgileri tarihe karýþtý. Ne Musul kaldý, ne Kerkük. Geldiðimiz nokta, Türkiye’nin Irak’ýn kuzeyindeki çýkarlarýný yerle bir eden peþmerge Barzani, “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganlarý arasýnda AKP’nin kongresine onur konuðu olarak katýldý. Ýþte tekerrür ettiðini dile getirdiðim þey bu. Irak’ýn kuzeyinden Güney Kürdistan diye bahseden bölücü çevreler, sözde Kürdistan’ýn Suriye’deki parçasýný oluþturuyorlar. Bu konuda ezeli müttefik olan Barzani ve PKK’ya uygun ortam ve þartlarý yaptýklarýyla saðlayan ülke maalesef Türkiye oldu. Irak’ta olanlarý seyreden, Suriye’deki ateþi Türkiye’nin çýkarlarý aleyhine destekleyen Türkiye’de devletin zirvesini Kuzey Suriye’deki geliþmeler alarm durumuna geçirmiþ. Yazlýk çalýþmalarýný Tarabya Köþkü’nde sürdüren ve söz konusu geliþmeler üzerine Ankara’ya dönen Cumhurbaþkaný Abdullah Gül, Baþbakan Erdoðan ve Genelkurmay Baþkaný Özel olaðanüstü bir toplantýda dün bir araya geldiler. Bu üçlü zirveye niçin gerek duyuldu? Suriye kuyusuna kendi attýðýmýz taþý çýkarmak için… Türkiye üç yýla yakýn bir süredir Suriye’deki ateþi körüklüyor. Körüklediði ateþ kendine dönünce þimdi alarm verip, olaðanüstü toplantýlar yapmaya baþlýyorlar. Bu toplantýlara ve verilen sözde alarmlara kimse kanmasýn. Türkiye Kuzey Irak’ta nasýl Barzani’nin önünde diz çökmeye mecbur býrakýldýysa böyle giderse þimdi de Kuzey Suriye’de ayný mecburiyeti yaþayacak. Türkiye’de hükümet, ABD ve Ýsrail’in uydusu gibi davrandýðý sürece devletin zirvesi ne kadar yüzsek zirvelerde toplantý yaparsa yapsýn bunun hiçbir anlamý olmayacaktýr. Türkiye’nin kaygýlarýný giderecek kesin etkili bir yol var. O da Beþar Esad’ýn ülkenin diðer bölgelerinde asayiþi saðlayýp, kuzey Suriye’deki PKK yapýlanmasýna da dersini vermesidir. Fakat Esad’ýn bunu yapabilmesi için Türkiye’nin hükümet olarak Suriye’deki militanlara verdiði desteði artýk bitirmesi gerekmektedir. Bunu yapmayýp burnunun dikine gitmeye devam ederse Türkiye, Barzani’yi nasýl verdilerse Güney Kürdistan’ýn Suriye’deki parçasýný da Türkiye’nin kucaðýna vermeleri yakýndýr.

Putin’in muhalifi sahtekârlýktan ceza aldý Rusya Devlet Baþkaný Vladimir Putin’e karþý düzenlediði protestolarla tanýnan aktivist lider Aleksey Navalny, yolsuzluk suçlamalarýyla çýkartýldýðý mahkeme tarafýndan 5 yýl hapse mahkûm edildi. Protesto lideri Aleksey Navalny (37)’e karþý, 2009 yýlýnda Kirov Valisi Nikita Belykh’in danýþmaný olarak görev yaptýðý sýrada Kirovles isimli bir kereste fabrikasýndan 500 bin dolar civarýna tekabül eden 16 milyon ruble deðerinde keresteyi zimmetine geçiren bir gruba liderlik ettiði gerekçesiyle açýlan davada sona gelindi. Rusya’nýn Kirov eyaletindeki mahkemede görülen davada, yargýç Sergey Blinov, Navalny’nin 5 yýl hapis cezasýna çarptýrýlmasýna hükmetti. Karara göre, önümüzdeki Eylül ayýnda Moskova Belediye Baþkanlýðý seçimlerine aday olan Navalny bu seçimlere katýlamayacak. Aleksey Navalny 2011 yýlýnýn Aralýk ayýnda Rusya Devlet Baþkaný Vladimir Putin ve Kremlin’e karþý toplu protestolara liderlik etmesiyle Rus muhalefetinin önemli figürleri arasýna girmiþti. ÝHA


YENÝ MESAJ 19 TEMMUZ 2013 CUMA

6

GÜNCEL

SAYFA

Prof. Dr. Haydar BAÞ

Dinin direði namaz @HBhaydarbas

Dünkü makalemizde, Ýmam Gazali’nin Ýhya eserinden, Kur’an okumanýn adabý ve faziletleri hakkýnda bilgi vermiþtik. Bugün de ayný eserden yararlanarak namaz üzerinde duracaðýz. Namazýn dinin direði, Allah’a yakinin dayanaðý ve ibadetlerin en parlaðý olduðuna þüphe yoktur. Bir hadiste Hz. Peygamber (sav), namazýn diðer ibadetlere olan üstünlüðünü þu örnekle buyurmuþtur: “Tevhitten sonra namazdan daha sevimli bir ibadeti Allahu Teala kullarýna farz etmemiþtir. Eðer namazdan çok sevdiði bir ibadet olsaydý

editor@yenimesaj.com.tr

þüphesiz melekler onunla ibadet ederlerdi. Hâlbuki meleklerin kimisi raki, kimisi sacid, kimisi kaim ve kimisi de kaiddir.” Ýslam’ýn beþ þartýndan biri olan namazý kýlan kulun mükafatý hakkýnda Resulullah’dan (sav) gelen bir hadis þöyledir: “Kul namaza durduðu zaman, Allah-u Teala aradaki perdeleri kaldýrýr ve kulu tam karþýsýna alýr. Ona zatý ile tecelli eder. Ýki yanlarýndan göklere kadar melekler saf baðlar. Onunla namazý kýlar ve âmin demek sureti ile duasýna katýlýrlar. Göklerdeki ilahi rahmetler üzerine saçýlýr. Bir münadi bu zat kime

münacat ettiðini hakkýyla bilseydi, katiyen baþka tarafa iltifat etmezdi diye baðýrýr. Namaz kýlanlara sema kapýlarý açýlýr, Allah-u Teala meleklerine karþý, namaz kýlan kullarý ile iftihar eder.” Cenab-ý Hakk (cc) ayette, “Beni zikretmek için namaz kýl” buyurmuþtur. (Taha, 14.) Allah’ý anmak manasýndaki zikir halinin namazda yakalanmasý, huþu ile huzurda olduðunu bilerek saðlanabilir. Bedenimiz huzurda olduðu halde kalplerimiz Allah’tan uzak ise, kýldýðýmýz namaz deðildir. “Peygamber Efendimiz kýldýðý bir namazda bir ayet atlamýþtý. Namazdan çýkýnca “ne okudum” diye sordu ve herkes sukut etti, kimse bilemedi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (sav) Ubey ibn-i Kab’a sordu. Ubey, “falan sureyi okudun ve falan ayeti atladýn, ayet mensuh mu oldu, yoksa kaldýrýldý mý bilemedik” dedi. Peygamberimiz (sav)

“Senin aklýn baþýnda sen bildin ya Ubey!” buyurduktan sonra diðerlerine dönerek, “Ne oluyor bir kavim ki namaza hazýrlanýr, saflarýný düzeltir de Peygamberleri önlerinde okuduðu halde onlara Allah’ýn kitabýndan ne okuduðunu bilmezler” iþte Ýsrailoðullarý da böyle yaptý ve Allah-u Teala peygamberlerine vahyetti ki, “ümmetime söyle bedenleriniz ile hazýrlanýr ve dilleriniz ile okursunuz fakat kalpleriniz baþka tarafta bu yaptýðýnýz batýldýr.” Dünyalýktan gönlüne bir þey geçmeden huzur ile iki rekât namaz kýlan kimsenin geçmiþ günahlarý baðýþlanýr buyrulur, hadiste. Ramazan ayý farz namazlarýn yanýna eklediðimiz sadece Ramazan’a mahsus Teravih namazlarý ile de farklý bir ibadet mevsimidir. Bu mübarek günlerde huþu ile Allah’ýn huzurunda olduðumuzu düþünerek namaz kýlmaya çalýþalým.

Alevilerden Erdoðan’a tepki Ankara’da “Eðer Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse, ben dört dörtlük bir Aleviyim” diyen Baþbakan Erdoðan’a Aleviler, “Baþbakan Alevi olmak yerine hak hukuk tanýyan iyi bir yönetici olmayý hedeflemelidir” þeklinde tepki gösterdi HABER MERKEZÝ Ankara’da bir iftar yemeðinde “Eðer Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse, ben dört dörtlük bir Aleviyim” diyen Baþbakan Erdoðan’a tepki gösteren Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneði Baþkaný Ali Kenanoðlu, “Sayýn Baþbakan dört dörtlük bir Alevi olmak yerine iyi bir Baþbakan, hak hukuk tanýyan iyi bir yönetici, ayrýmcýlýðý ortadan kaldýran, vicdan sahibi iyi bir insan olmayý hedeflemelidir” diye açýklama yaptý. Açýklamasýnda “Bir Baþbakan’a düþen görev, inançlarý tanýmlamak tariflemek, o inancýn mensuplarýný kategoriye ayýrmak, kendini de o inancýn dört dörtlük timsali ilan etmek deðildir��� diyen Ali Kenanoðlu þu açýklamada bulundu: “Alevilerin toplumsal talep, inanç

Toplu iþ sözleþmesinde 4. görüþme bugün Yaklaþýk 200 bin iþçiyi ilgilendiren toplu iþ sözleþmesi görüþmelerinde Türk-Ýþ, Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakaný Faruk Çelik ile bugün 4’üncü kez buluþacak. Türk-Ýþ görüþmelerden önce kamuda sözleþmeli olan 20 sendikanýn genel baþkaný ile Türk-Ýþ Genel Merkezinde bir araya geldi. Türk-Ýþ, toplu iþ sözleþmesi görüþmelerinde Bakan Çelik ile yapýlan son görüþmeleri deðerlendirildi. Yaklaþýk 200 bin kamu iþçisi için Türk-Ýþ, tüm iþçilerin maaþlarýna yüzde 10 zam istemiþti. Ayrýca brüt maaþý bin 800 liranýn altýnda olan düþük ücretlilerin maaþýnýn bin 800 liraya yükseltilmesini de istemiþti. Toplu iþ sözleþmesinin birinci ve ikinci yýllarýnda iþçilerin yýl boyunca yüzde 15 gelir vergisi ödemeleri; bunun üzerindeki vergilerin iþveren tarafýndan ödenmesi de istenmiþti. 1 Temmuz’dan itibaren ikinci 6 ay içinse, 6 aylýk geçmiþ tüketici fiyatlarýndaki artýþýn 2 puan üzerinde zam talep edilmiþ, 2014 yýlý için de 6 aylýk süreçte geçmiþ enflasyona ilave 2 puan zam istenmiþti. Yapýlan toplantýda hükümet adýna Çelik bu tekliflere karþýlýk kendi tekliflerini açýkladý.

özgürlüklerini, gasp edilen haklarýný hukuklarýný, eþit yurttaþlýk haklarýný teslim etmenin yolu kendini Alevi ilan etmekten geçmez. Kendini Alevi ilan etmekle yetinmeyen Baþbakan’ýn Alevilerle dalga geçer tarzda kendisini dört dörtlük Alevi ilan etmesi de komedi ötesi vahim bir vakadýr.”

‘Alay etmeyi býrak görevini yap’ Baþbakan Erdoðan’ýn Alevi toplumuna alay etmeyi býrakýp görevinin gereðini yerine getirmesini isteyen Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneði Baþkaný Ali Kenanoðlu, “Hacý Bektaþ Dergahý baþta olmak üzere Alevi ibadethaneleri Alevilere teslim edilmeli. Aleviler Demokratik bir ülkede olmasý gerektiði gibi her türlü

alanda eþit haklara sahip olmalýdýr. Devlet inançlarý, ibadetleri ve onlarýn mabetlerini tanýmlamaktan, tarif etmekten vazgeçmelidir. Sayýn Baþbakan dört dörtlük bir Alevi olmak

yerine bu talepleri yerine getirerek iyi bir Baþbakan, hak hukuk tanýyan iyi bir yönetici, ayrýmcýlýðý ortadan kaldýran, vicdan sahibi iyi bir insan olmayý hedeflemelidir” dedi.

En büyük korku yangýn ve hýrsýzlýk Yapýlan bir araþtýrmaya göre Türk toplumu, yaþadýðý mekânlarý seyahat için uzak kaldýðý dönemlerde en fazla hýrsýzlýk ve yangýndan korumak için sigorta ettiriyor Yapýlan bir araþtýrmaya göre, Türk halký en fazla hýrsýzlýk ve yangýndan çekiniyor. Türkiye’den her 5 haneden 1’i hýrsýz maðduru... En popüler para ve ziynet eþyasý saklama yerleri ise gardrop, þifonyer, komodin ve kasalar olarak öne çýkýyor. Üç kiþiden biri evinden uzak kaldýðý dönemde risklere karþý sadece ‘kapýsýný kilitleyerek’ önlem alýrken, erkekler evini ‘komþuya emanet etmeyi’ tercih ediyor. Toplumun yüzde 26’sý hiçbir önlem almaz iken, sadece yüzde 5’i önlem olarak “ev - eþya sigortasý” yaptýrýyor.

Yaþlýlar yangýndan Araþtýrma Þirketi Ipsos’a yaptýrýlan CATIBUS yöntemi ile Ýstanbul, Ankara, Adana, Ýzmir, Gaziantep, Bursa, Kayseri, Malatya, Balýkesir, Samsun, Erzurum ve Trabzon’da yaþayan

Muharrem BAYRAKTAR

Bugünün JÝTEM’cileri ve Erdoðan! muharrembayrak4

BAÞYAZI

mbayraktar@yenimesaj.com.tr

Kýzýltepe Cumhuriyet Savcýlýðý, JÝTEM’le ilgili yaptýðý soruþturmayý tamamladý. Savcý, dönemin Kýzýltepe Jandarma Ýlçe Komutaný Hasan Attila Uður döneminde birçok faili meçhuller yaþandýðýný, köylerin boþlatýldýðýný, bu olaylarýn arkasýnda JÝTEM’in ve JÝTEM’i koruyan bazý devlet görevlileri ile siyasetçilerin bulunduðunu yazdý fezlekesine. Bu iddiasýný ispatlamak için dosyada ne gibi deliller var bilmiyoruz ama aslýnda dünü býrakýp biraz da bugünün JÝTEMvari uygulamalarýndan bahsetmek lazým. JÝTEM’e, þahsen, baþlangýçta terörle mücadele için kurulmuþ zaman içinde hukuki yapýsýnýn dýþýna çýkmýþ bir örgüt olarak bakýyorum. Terörün en azgýn döneminde yapýlan bütün faaliyetlerin hukuk içinde olmasýný zaten bekleyemezsiniz. Ama yargýsýz infazlar ve faali meçhullere giden süreci de desteklemek mümkün deðil. Etrafýnýza biraz bakýn. Devlet, kendisine karþý zararlý olduðunu mütalaa ettiði kiþi ve kurumlara karþý mücadelesinde ne kadar “hukuka uygun davranýyor bugün? JÝTEM’ciler bir köylünün evine izinsiz giriyorlardý da, bugün Gezi olaylarýna katýldý diye ellerinde yargý kararý olmayan polislerin rastgele ev basarak suçlu aramasýnýn mantýk olarak ne farký var? JÝTEM’ciler adam öldürüp korundu da, bugün eli sopalý iktidar yanlýsý katillerin sopayla gençleri katledip sonra da etraftaki yüzlerce kameraya raðmen sýrra kadem basmasýnýn JÝTEM’e biçilen misyonla ne farký var? JÝTEM’ciler köylüyü dövüyordu da, AKP’den aldýklarý sinyalle ellerin geçirdikleri palalarla vatandaþýn üzerine saldýran ve mahkemeye çýkýnca da ‘hemen serbest býrakýlan’ þehir eþkýyalarýnýn JÝTEM’cilerden ne farký var? Türkiye’nin her yerinde sivil polis adý altýndaki bazý kiþilerin “asayiþi saðlamak için” sokaklarda alenen sivil halký dövmesinin, vatandaþýn dükkânlarýna, otellerine mahkeme kararý olmaksýzýn girerek kendilerine göre suçlu olan kiþileri pataklamalarýnýn JÝTEM’in yaptýklarý ile ne farký var? Üstellik bütün olan bitenler týpký Kýzýltepe Savcýsýnýn fezlekesinde yazdýðý gibi “devlet görevlileri ve siyasetçiler tarafýndan açýkça korunuyor.” “Þiddete karþý þiddetle karþýlýk verilir” diyen bir baþbakanýn, Ali Ýsmail Korkmaz’ý kendi arkadaþlarý sopayla öldürüp polisin üzerine attý” diyen valilerin mülki amir olduðu bir ülkede siz asýl her tarafta gezen “JÝTEM ruhundan” korkun. Dünkü JÝTEM’ciler ülkenin bölünmemesi için bir takým hukuk dýþý olaylara karýþtýlar, bugünün ‘JÝTEM ruhu’na sahip olan eli sopalý, devlet destekli sivil-resmi takýmý ise ne yaptýklarýný bilmeden kontrolsüz bir þekilde ülkeyi iç savaþ sürüklemek için çabalýyorlar. Siz asýl bunlardan korkun. Yargýnýn kontrol altýna alýndýðý, dayak ve iþkencenin doðal olaylar haline geldiði, eli sopalý eþkýyanýn arkasýna devleti alarak sokaklarda terör estirdiði ve bütün bunlar olurken 80 yaþýndaki ihtiyarlara tencere eylemi cezasý verildiði, bayrak satanlarýn örgüt üyesi diye gözaltýna alýndýðý bir ülke tesis edenler asýl bu yeni “JÝTEM ruhunun peþine düþsünler.” Bir ülkede hukuk hâkim deðilse, yargý siyasetin kontrolüne girmiþse, ‘ben iktidarým, her þeyi yaparým’ mantýðý yönetime hâkimse siz asýl oradaki JÝTEM’den korkun.

Su ürünleri üretimi azaldý

15 - 60 yaþ grubuna dahil toplam 600 vatandaþ ile gerçekleþtirilen araþtýrmaya göre, Türk halkýnýn yüzde 34’ü evini hýrsýzlýk riskine, yüzde 36’sý yangýn riskine karþý korumak istiyor. Hýrsýzlýk ve yangýn riskini, yüzde 19 ile

deprem riski takip ediyor. Araþtýrmaya göre, yangýn korkusu 30 yaþ üzerinde daha baskýn iken, hýrsýz korkusu 15 19 yaþlarýnda daha sýk (yüzde 49) görülüyor. HABER MERKEZÝ

Türkiye Ýstatistik Kurumu (TÜÝK) 2012 yýlýna iliþkin “Su Ürünleri” istatistiklerini açýkladý. Buna göre, su ürünleri üretimi 2012 yýlýnda bir önceki yýla göre yüzde 8,34 azalarak 644 bin 852 ton olarak gerçekleþti. Üretimin yüzde 48,95’ini deniz balýklarý, yüzde 12,51’ini diðer deniz ürünleri, yüzde 5,6’sýný içsu ürünleri ve yüzde 32,94’ünü yetiþtiricilik oluþturdu. Su ürünleri avcýlýðý, 2012 yýlýnda yüzde 15,99 azalýrken, yetiþtiricilik üretimi ise yüzde 12,51 arttý. Avcýlýkla yapýlan üretim 432 bin 442 ton olurken, yetiþtiricilik üretimi ise 212 bin 410 tona yükseldi. Yetiþtiricilik üretiminin yüzde 52,52’si içsularda, yüzde 47,48’i denizlerde gerçekleþti. Yetiþtirilen en önemli türler içsularda yüzde 52,42 ile alabalýk, denizlerde yüzde 30,84 ile levrek, yüzde 14,47 ile çipura oldu. Avcýlýðý yapýlan deniz ürünleri üretim miktarý, geçen yýl bir önceki yýla göre yüzde 17,03 oranýnda azalarak 396 bin 322 ton olarak gerçekleþti. EKONOMÝ SERVÝSÝ


YENÝ MESAJ 19 TEMMUZ 2013 CUMA

GÜNDEM

SAYFA

Ýþte IMF yanlýsý, kapitalist ekonomik modelin sonucu...

60 yolla büyük soygun Bankalar EFT ücretlerinden havale ücretlerine tam 60 yolla vatandaþlarý soyuyor. Bankalar bu sene ilk beþ ayda bu yöntemle vatandaþlardan 12.9 milyar lira gelir elde etti. Hükümet ise soygunu sürdürüyor ve seyrediyor RECEP BAHAR / ÝSTANBUL Türkiye’de bankacýlýk sektörünün Mayýs sonu itibariyle beþ aylýk faiz dýþý gelirleri 12 milyar 954 milyon lira olarak gerçekleþti. Baþbakan Erdoðan’ýn Salý günü ‘sözde’ eleþtirdiði bankalarýn faiz dýþý gelirleri BDDK verilerine göre, 2013 Ocak - Mayýs döneminde, geçen yýlýn ayný dönemine kýyasla yüzde 16.74 oranýnda arttý. Bankalarýn toplam faiz dýþý gelirleri söz konusu dönemde 11 milyar 96 milyon liradan 12 milyar 954 milyon liraya ulaþtý.

Faiz gelirleri de artýyor Mayýs sonu itibariyle bankalarýn net faiz gelirleri ise geçen yýlýn ayný dönemine göre yüzde 22.33 oranýnda artarak 20 milyar 164 milyon liradan 24 milyar 667 milyon liraya yükseldi. 2012 yýlýný 23 milyar 649 milyon TL kârla kapatan bankacýlýk sektörü 2013 yýlýnýn ilk 3 ayýnda ise 6 milyar 953 milyon TL kâr elde etti. Mayýs 2013 tarihi itibariyle toplam kredi kartý sayýsý 56 milyon 361 bin 749 adede, banka kartý sayýsý ise 95 milyon 129 bin 839 adede yükseldi.

Vatandaþ þikâyetçi ama... Gümrük ve Ticaret Bakaný Hayati Yazýcý, 2012 yýlýnda bakanlýðýn hakem heyetlerine yapýlan 446 bin 54 adet

baþvurunun 263 bin 428 adedinin (yaklaþýk yüzde 59) bankacýlýk sektörüne iliþkin baþvurulardan oluþtuðuna iþaret ederek, sektöre iliþkin tüketici þikâyetlerinde geçmiþ yýllara göre artýþ gözlemlendiðini belirtti. 2013 yýlýnýn ilk dört ayýnda ise hakem heyetlerine yaklaþýk 135 bini (yüzde 68) bankacýlýkla ilgili olmak üzere 198 bin 314 adet baþvuru yapýldý. Bakan Yazýcý, þikâyetlerin nasýl sonuçlandýðý konusunda ayrýntý vermedi.

60 kalemde vatandaþýn cebi boþaltýlýyor Türkiye’de bankalar tüketicilerden çeþitli isimler altýnda toplam 60 çeþit ücret ve komisyon tahsil ediyor. Bu 60 kalem içinde adeta ‘yok’ yok... Referans mektubu düzenleme, mobil iþlemler, mevduat araþtýrma ücreti (1.5 - 750 TL arasýnda), rehin kaldýrým ücreti, kasa depozitosu, iþlemsizlik ücreti (1 - 8 TL), SMS þubesi iþlem ücreti (0 - 20 TL), hediye çeki düzenlenmesi, þifre gönderim ücreti ( 0 - 25 TL), kasa ziyaret masrafý (5 - 35 TL)...

Ne yapýlacaðý belirsiz Gümrük ve Ticaret Bakaný Hayati Yazýcý, dün yaptýðý açýklamada, “Bütün bu hususlar dikkate alýnarak Bakanlýðýmýzca 4077 sayýlý Tüketicinin Korunmasý

Hakkýnda Kanun Tasarýsýnda konuya iliþkin düzenlemeler yapýlarak bankalarýn tüketiciden faiz dýþýnda aldýðý ücret, komisyon ve masraflarýn Bakanlýðýmýzýn görüþünün alýnarak Bankacýlýk Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafýndan belirleneceði hükmüne yer verilmiþtir” ifadelerine yer verdi. Açýklama irdelendiðinde, bu çerçevede ne zaman, nasýl düzenleme yapýlacaðý ise belirsizliðini koruyor.

Alýnan ücret ya da masraf kalemi

Ücret Aralýðý (TL)

EFT ücretleri Havale Ücretleri Swift (Döviz Transferi) Ücretleri Ýpotek Tesis Ücreti Ýpotek Fek (kaldýrma) Ücreti Ekspertiz Ücreti Acil Ekspertiz Ücreti Dosya Masrafý Hayat Sigortasý Konut Sigortasý Ferdi Kaza Sigorta Ücreti Kredi Faiz Ýndirim Komisyonu Ekstre Ücreti Mil Puan Hizmet Ücreti Hesap Cüzdaný Yazdýrma Kiralýk Kasa Ücretleri Hesap Yýllýk Bakým Ücreti Çek Bildirim Ücreti Çek Tahsilâtý Çek Karnesi Para Bozma ve Tümleme

0 - 500 0 - 500 10 - 1000 150 - 400 100 - 1.500 225 - 3.200 1260 - 3.200 0 - 5.000 27 - 1.063 88- 170 450 - 2000 100 - 1.500 0 - 40 15 - 100 1-5 150 - 1.000 0 - 24 0 - 150 5 - 750 1 - 1.000 10

Diyarbakýr’da 5.5 milyon kök kenevir imha edildi

Diyarbakýr Valiliði, Lice’de 2 gün süreyle yapýlan operasyonda, toplam 555 dönüm arazi üzerinde, 270 ton kubar esrara eþ deðer, 5 milyon 550 bin kök kenevir bitkisi imha edildiðini bildirdi

Acil servislerde iftar yoðunluðu Þanlýurfa’da mide rahatsýzlýðý, tansiyon ve þeker gibi kronik hastalýðý olduðu halde iftarda yörenin aðýr yemekleriyle oruç açan birçok kiþi soluðu hastanelerin acil servislerinde alýyor. Mehmet Akif Ýnan Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi Baþhekim Yardýmcýsý Dr. Kadri Burak Ethemoðlu, Ramazan ayýnda vatandaþlarýn iftar vaktinde yöreye has ‘aðýr yemekleri’ hýzlý tüketmesi nedeniyle zaman zaman saðlýk sorunlarý yaþayabildiklerini belirtti. Ramazanda sýcaklarýn da etkisiyle gündüzleri poliklinik ve acile gelen hasta oranýnýn büyük ölçüde düþtüðünü, iftardan sonra ise yoðunluk oluþtuðunu aktaran Ethemoðlu, “Poliklinik oranlarýmýz kýþ aylarýnda 5 binlere kadar çýkarken þimdi 2 bin 500 3 bin civarýnda hasta kaydýmýz var. Bu oran ayný þekilde acillere de yansýyor. Acilde iftardan sonra ciddi bir yoðunluðumuz oluyor” dedi. AA

Diyarbakýr Valiliði, Lice’de 2 gün süreyle yapýlan operasyonda 5 milyon 550 bin kök kenevir bitkisi imha edildiðini açýkladý. Valilikten yapýlan açýklamada, Diyarbakýr Cumhuriyet Baþsavcýlýðý’nca yürütülen narko terör soruþturma dosyasý kapsamýnda, Diyarbakýr Jandarma Bölge Komutanlýðýnýn sevk ve idaresinde, Lice ilçesi Tepe, Kutlu, Duruköy, Yolçatý ve Sýðýnak köylerinin civar arazisinde, uyuþturucu ile mücadele çerçevesinde yasa dýþý kenevir ekimi yapýlan alanlarýnýn imhasý amacýyla 16 - 17 Temmuz’da 28 tim kuvvetle planlý operasyon icra edildiði belirtildi. Operasyona 500 jandarma personelinin katýldýðý, Jandarma Bölge Komutanlýðýnca havadan insansýz hava aracý (ÝHA) ve Skorsky tipi helikopterlerle; karadan ise 15 kobra ile 10 kirpi tipi

zýrhlý araçlarla destek saðlandýðý belirtilen açýklamada, þu ifadelere yer verildi: “Operasyon neticesinde, toplam 555 dönüm arazi üzerinde 5 milyon 550 bin kök kenevir bitkisi imha edilmiþtir. Yaklaþýk 270 ton kubar esrara eþdeðer olup, piyasa deðeri 270 milyon liradýr. Ayrýca arazi aramalarýnda 50 kilo 100 gram kubar esrar, 50 kilogram toz esrar, 7 su motoru, 2 jeneratör ve 10

kilometre uzunluðunda sulama borusu ele geçirilmiþtir. Ele geçirilen yasa dýþý kenevir bitkisi cumhuriyet savcýsýnýn talimatýyla yerinde imha edilmiþ, 1 þüpheli þahýs gözaltýna alýnmýþ, arazi sahiplerinden kimliði tespit edilen 6 þüpheli þahýs hakkýnda adli iþlemler baþlatýlmýþtýr. Diðer parsel arazi sahiplerinin kimlik tespit çalýþmalarý ise devam etmektedir.” AA

Ceylanpýnar diken üstünde Suriye’nin Haseke kentine baðlý Resuleyn ilçesindeki çatýþmalar aralýklarla devam ediyor. Çatýþma sesleri zaman zaman Þanlýurfa’nýn Ceylanpýnar ilçesinden de duyuluyor Suriye’nin Haseke kentine baðlý Resuleyn ilçesindeki çatýþmalar aralýklarla devam ediyor. Türkiye sýnýrýna yakýn mesafedeki Resuleyn bölgesinde, PKK ile Nusra Cephesi arasýnda önceki günkü çatýþmalarýn þiddeti azaldý. Ceylanpýnar ilçesinde, zaman zaman uzaktan gelen silah sesleri duyuluyor. Belediye hoparlöründen, vatandaþlarýn mecbur kalmadýklarý

sürece dýþarýya çýkmamalarý ve pencerelerden uzak durmalarý yönünde yapýlan anonslar dün daha az tekrarlandý. Vatandaþlarýn sýnýr hattýna çok fazla yaklaþmadýðý ve bölgede güvenlik güçlerinin önlemlerini arttýrdýðý görüldü. Ceylanpýnar’daki vatandaþlar, yaþanan olaylardan duyduklarý üzüntüyü dile getirerek, bir an önce

Suriye’deki iç savaþýn son bulmasýný beklediklerini ifade etti. Bu arada Ceylanpýnar ilçesinde nereden atýldýðý belli olmayan merminin baþýna isabet etmesi sonucu aðýr yaralanan 16 yaþýndaki Mehmet Gündüz, tedavisinin tamamlanmasý için Saðlýk Bakanlýðý tarafýndan GAP Havaalaný’na gönderilen ambulans uçakla Ankara’ya sevk edildi.

7

Mehmet Emin KOÇ

Erdoðan’ýn “faiz lobisi” iþgüzarlýðý AYNA

kocmehmetemin@gmail.com

Baþbakan R. T. Erdoðan’ýn iftar sofralarýndaki piþkin nutuklarý ve politik iþgüzarlýklarý, kör inadýn, cehalet ve basiretsizliðin bir insaný nerelere sürükleyebileceðinin en can alýcý örneklerindendir. Erdoðan’ýn, sadece son günlerdeki “faiz lobisi” yakýnmalarý ve “þu faizcilerden kredi kartý almayýn caným” þeklindeki keyif baðýþlamalarý, vaziyetini idrak etmek için yeterlidir. Dün, Yeni Mesaj gazetemizin manþetinde “kart komedisi” baþlýðýyla bu konu vardý. Masanýn üzerinde milletin helal emeðine, üretimine ve alýn terine dayalý dünyanýn baþ tacý edip uyguladýðý Prof. Dr. Haydar Baþ’ýn Milli Ekonomi Modeli bulunacak… Sen kalkacaksýn, Papaz Malthus’un faizci liberal kapitalizmine sarýlacaksýn. Böylece devleti 900 milyar TL, Türk milletini 296. 7 milyar TL borca batýracaksýn. Sonra da senin birkaç icraatýna karþý yarým aðýz üç-beþ çýkýþ yaptý diye DÝBS’lerle bizzat semirttiði faiz lobisine karþý, ayný devlet ve milleti sopa olarak kullanacaksýn, bunlarýn kartlarýný kullanmayýn diye iþgüzarlýk yapacaksýn. Erdoðan, vatandaþýn sýrtýndan ve kredi kartýndan sadece bir bankanýn 600 trilyon TL kazandýðýný söylüyor ve ekliyor: Oynanan oyunun ne kadar büyük olduðunun görüyor musun? Kim ödüyor bu parayý, zengin deðil, benim fakir kardeþim. Bayýlýyor, bir tane kredi kartý elime alayým… Þu kredi kartlarý filan falan diyorsunuz ya, bunlarý almayýn. 10 yýldan bu yana devleti ve vatandaþý parasýz býrakýp faiz lobilerine mahkum eden sen, bunlardan kart almayýn, ayaðýnýzý yorganýza göre uzatýn diye keyif baðýþlayan da sen… Devlet ve milleti bu faiz ve borç bataðýna saplayan sensin sayýn Erdoðan! Geliri açlýk seviyesinin altýna düþmüþ vatandaþ artýk ekmeðini bile faiz lobisinin daðýttýðý kartlarý ve plastik para ile temin etmeye çalýþýyor. Esnaf, sanayici ve iþadamlarý bile kartlarý döndürerek, karttan karta aktarmalar yaparak ayakta durmaya çalýþýyor, ayakta batýyor. BDDK’nýn verdiði bilgi ile Bakan Ali Babacan, Erhan Akçay’ýn 14823 sayýlý soru önergesine þu cevabý veriyor: Aralýk 2002 dönemi itibariyle bankalara olan toplam kredi kartý borç tutarý 4.557 milyon TL’dir. AKP iktidara gelemeden vatandaþýn kart borcu, 4.5 milyon TL’ydi. AKP’nin 10 yýllýk iktidarýnda, bugün, vatandaþýn bankalara olan toplam borcu ise 296.7 milyar TL… Toplam banka kartý sayýsý ise 85 milyon 274 bine fýrlamýþ. Bu tablo, AKP’nin liberal kapitalist ekonomi anlayýþýnýn neticesidir. Faiz lobisi, AKP hükümetinin ekonomi lobisidir. Faiz lobisi, Papaz Malthus’un ekonomisini baþ tacý eden Erdoðan’ýn kendi lobisidir. Bu sistemin en büyük yanlýþý, parayý tüketici kesime ulaþtýrmamasý, sadece belli ellerde toplamasýdýr. Vatandaþýn eline, harcamalarýný saðlayacak para miktarý geçmediði için ihtiyaçlarýný plastik para ile karþýlayamýyor. Neticede mevcut kart borçlarýný da ödeyemiyor, borçlar katlanarak artýyor. Erdoðan ise, iftar sofralarýnda “faiz lobisi karþýtlýðý”na soyunarak iþgüzarlýk yapýyor, piþkin nutuklar atýyor. Vatandaþ da batýyor, devlet de batýyor. Prof. Dr. Baþ’ýn Milli Ekonomi Modeli’nde paraya, bilinen “deðiþim aracý” ve “tasarruf aracý” olmasýnýn yanýnda iki yeni özellik tanýmlanmýþtýr. Prof. Dr. Baþ’ýn modelinde para, ayný zamanda “emeðin-üretimin karþýlýðý”dýr ve “tahrik unsuru”dur. Para, emeðin ve üretimin karþýlýðý olmasý ile devletlere senyoraj hakký tanýyor. Devlet, küresel ve yerel faiz lobilerinden borçlanmak durumunda kalmýyor. GSMH’sý karþýlýðýnda gerekli oranda emisyonunu geniþletiyor. Her yýl büyüyen ekonomilerde büyümeye baðlý olarak emisyon hacminin arttýrýlmasý gerekiyor… Bu hayati konunun detaylarý ve formülleri, Prof. Dr. Baþ’ýn modelinde anlatýlýyor. Ülkemiz için düþünürsek, piyasanýn para ihtiyacý senyoraj gelirinin devreye konmasý ile deðil, dýþarýdan alýnan borç para ile, “hard currency”lerle karþýlanýyor. Yanýsýra, devletin GSMH karþýlýðýnda Türk parasý basmadýðý alanda, Erdoðan’ýn faiz lobileri ve bankalar kredi kartý namlý plastik para basýyor, vatandaþa yýllýk yüzde 55-60 oranýnda bileþik faizle satýyor. Yani devlet ve millet, faiz lobisine çalýþýyor. Milli Ekonomi Modeli ise, hem kamu maliyesine, hem de vatandaþa, GSHM karþýlýðýnda maliyetsiz para saðlayan bir mekanizma ortaya koyuyor. Milli Ekonomi Modeli’nin sosyal devlet projeleri ile para, tüketen kesime adaletli þekilde ulaþýyor. Böylece hem toplumun yaþam standardý yükseliyor, hem de tüketim kabiliyeti devreye giriyor. Tüketim kabiliyeti, üretici kesim için gereli olan pazarý oluþturuyor. Birbirini destekleyen ve büyüten bu yapý, tam istihdamý saðlýyor. Parayý emeðin ve üretimin karþýlýðý olarak piyasalarda bulunduracak olan da, paranýn emeði tahrik ederek mal ve hizmet üretimini saðlayan bir araç olarak devreye koyacak olan da, Milli devlet anlayýþýdýr. Çünkü yalnýz milli devlette para “maliyetsizdir”. Rusya baþta olmak üzere 150’yý aþkýn ülke Prof. Dr. Baþ’ýn modelini uygulayarak ekonomilerini þahlandýrýrken; Türk milleti bu gerçeði idrak etmez, hakký sahibine teslim etmezse, Papaz Malthus’un faizci ekonomisine talim eden Erdoðan’ýn iþgüzarlýklarý ve piþkin nutuklarý arasýnda devlet ve millet olarak battýkça batarýz. Tercih milletin…


YENÝ MESAJ. 19 TEMMUZ 2013 CUMA

8

GÜNCEL

SAYFA

Gözler Mýsýr’ýn üzerinde Mýsýr’da resmen göreve baþlayan geçici hükümeti zor günler bekliyor. Ekonomik alanda kara tablo devralan yeni hükümet çok kýsa sürede Mýsýr ekonomisini canlandýrmak zorunda EYÜP KABÝL HABER ANALÝZ Mýsýr’da, Hazým El Biblavi’nin baþbakanlýðýnda kurulan geçiþ hükümeti, geçici Devlet Baþkaný Adli Mansur’un huzurunda yemin ederek göreve baþladý. Genelkurmay Baþkaný ve Savunma Bakaný General Abdülfettah El Sisi, hükümette bakanlýk görevinin yaný sýra baþbakan yardýmcýlýðýný da üstlendi. El Sisi’nin hükümet içinde görev almasý sert eleþtirilere sebep oldu. Öte yandan Ordunun müdahalesinden bu yana Mýsýr’da sular hiç durulmadý. Mursi yandaþlarýnýn öfkesi, El Sisi komutasý altýndaki ordu yönetimine yönelmiþ durumda. Yeni kabinenin yemin töreninden sonra da sokaklarda polis ile göstericiler arasýndaki arbede devam etti.

Birinci görev ekonomiyi canlandýrmak Yeni hükümetin öncelikli görevlerinden biri, zor durumda olan ekonomiyi yeniden canlandýrmak olacak. Fakat yeni hükümetin ekonomik enkaz devraldýðý ve iþlerinin hiç de kolay olmadýðý belirtiliyor. Baþbakan El Biblavi bir iktisat uzmaný. 35 kiþilik kabinedeki bazý bakanlar ise Mursi’nin iktidarý döneminde de bakanlýk görevi yapmýþ kiþiler. Ýçiþleri ve Enerji bakanlarý görevlerinde kaldý. Ancak bu bakanlar Müslüman Kardeþler örgütüne mensup

deðildi. Yeni hükümette saðlýk, çevre ve enformasyondan sorumlu üç kadýn bakan da bulunuyor.

Mýsýr’ý kuruttular Mýsýr’da ordu tarafýndan yönetime el konulmasýna kadar giden süreçte bozuk ekonomi büyük rol oynadý. Mýsýr’ý yaklaþýk 30 yýl yöneten Hüsnü Mübarek’in 2011’de Arap Baharý gösterileri sonrasý istifasýnýn ardýndan Haziran 2012’de cumhurbaþkaný seçilen Muhammed Mursi’nin yaklaþýk 1 yýllýk iktidarý boyunca daha da kötüye gitti. Elektrik kesintileri, benzin kýtlýðý ve yükselen gýda fiyatlarý üst üste eklenince Mýsýrlýlar krizi

iliklerine kadar hissetmeye baþladý. Ýþsizliðe de çare bulamayan Mursi yönetimi Arap Baharý öncesi yüzde 8.9 olan iþsizlik oranýnýn yüzde 13.2’ye çýkmasýný engelleyemedi. 1 yýl içinde Mýsýr Lirasý’nýn deðeri dolar karþýsýnda yüzde 15’e yakýn deðer kaybetti. Bu durum enflasyonu artýrarak özellikle halkýn en fakir kesimlerini vurdu. Ekonominin can damarlarýndan turistler de ülkedeki kargaþadan dolayý son dönemde uzak durmayý tercih ediyordu. Mursi yönetiminin zayýflýðý etkin karar almasýný zorlaþtýrýrken Mübarek döneminde 30 milyar dolar olan dýþ borçlar 40 milyar dolar

civarýna yükseldi.

IMF’ye umut baðlandý 84 milyonluk Mýsýr, dýþ borçlara bel baðlayýnca Katar ve Suudi Arabistan’dan 3’er milyar dolar, Türkiye’den 1 milyar dolar ve Libya’dan 2 milyar dolar borç alýndý. Ülkenin nakit rezervleri Arap Baharý öncesi 34 milyar dolar seviyesinden 16 milyar dolara geriledi. Mýsýr son olarak benzin, pirinç ve ekmeðe zam yapmak pahasýna IMF’den 4.8 milyar dolarlýk kredi almanýn peþindeydi. Mursi’nin 1 yýllýk iktidarýndan devralýnan bu ekonomik tablo karþýsýnda yeni kurulan hükümeti zor günler bekliyor. Mýsýrlýlar ise artýk huzur istiyor.

Türk polisine eleþtiri Ýnsan Haklarý Ýzleme Örgütü, Türk polisinin protestolar sýrasýndaki tutumunu eleþtirdi. Polisin biber gazýný insanlarý hedef alarak sýktýðý suçlamasýnda bulundu

22 bin kiþiye ‘pardon’ Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakaný Faruk Çelik, kira geliri nedeniyle sehven sosyal güvenlik destek primi kesilen kiþi sayýsýnýn 22 bin 282 olduðunu bildirdi. Sezgin Tanrýkulu’nun soru önergesini yanýtlayan Çalýþma Bakaný, kira geliri nedeniyle sehven sosyal güvenlik destek primi kesilen kiþi sayýsýnýn 22 bin 282 olduðunu, bu kiþilerin hatalý kayýtlarýnýn program aracýlýðý ile otomatik olarak sonlandýrýldýðýný, yersiz yapýlan kesintilerin ayný ödeme döneminde ilgililere iade edildiðini söyledi. ANKA

Gine’de etnik çatýþma: 54 ölü Afrika ülkelerinden Gine’nin güneydoðusunda çýkan etnik çatýþma nedeniyle 54 kiþinin öldüðü bildirildi. Yetkililer, ülkenin ikinci büyük kenti Noumandjan Camara’deki bir köyde Guerze ve Konianke etnik grubu üyeleri arasýnda benzin istasyonundan gerçekleþen hýrsýzlýk yüzünden çýkan tartýþmanýn büyüyerek kavgaya dönüþtüðünü belirtti. Olayda 54 kiþinin hayatýný kaybettiði, çok sayýda yaralýnýn olduðu kaydedildi. Eylül ayýnda seçimlere hazýrlanan ülkede þiddet olaylarýnýn artmasýndan endiþe ediliyor. AA

New York merkezli Ýnsan Haklarý Ýzleme Örgütü, Türkiye’de hükümetin protesto edildiði eylemlerde polisin insanlarý doðrudan hedef alarak biber gazý sýktýðý çok sayýda vakanýn tespit edildiðini bildirdi. Göstericilerin doðrudan hedef alýnmasýnýn ölümcül yaralanmalara yol açabileceðini belirten örgüt yetkilileri, mayýs ayýnýn sonunda baþlayan gösterilerin ilk haftalarýnda Türk Tabipler Birliði’nin bu yönde 11 vakayý belgelediðini ifade etti. Bu vakalarda biber gazý kapsülleri ya da plastik mermiyle vurulan insanlarýn gözünü kaybettiði belirtildi. Ýnsan Haklarý Ýzleme Örgütü,

polisin kapalý alanlarda yoðun biber gazý kullanmasýný da eleþtirdi. Bir otel, bir hastane ve bazý kliniklerin bu durumdan etkilendiði açýklamasýna yer verildi. Biber gazýnýn ‘hiçbir tehdit teþkil etmeyen insanlara

karþý kullanýldýðý’ eleþtirisinde bulunan örgüt, Türk yetkililerinden polisin doðrudan insanlarý hedef almamasý ya da kapalý yerlerde biber gazý kullanmamasý için talimat vermesini istedi. DW

Kan stoklarý tükeniyor Türk Kýzýlayý Ege Bölgesi Kan Merkezi Bölge Sorumlusu Gökay Gök, her Ramazan ayýndaki kan stoðu düþüþünün bu sene de yaþandýðýný belirtti Ege Bölgesi’nde 155 hastanenin kan ihtiyacýna cevap verdiklerini belirten Türk Kýzýlayý Ege Bölgesi Kan Merkezi (BKM) Bölge Sorumlusu Gökay Gök, hiçbir gelir elde etmeden vatandaþlarýn güvenli kana ulaþmasý için çalýþtýklarýný söyledi. Kan stokunun istenilen seviyede olduðu sürece koordinasyonla ilgili sýkýntýlarýnýn olmadýðýný belirten Gök, sýkýntýnýn kan bittiðinde yaþandýðýný belirterek sadece insan kaynaklý bir madde olduðu için vatandaþlara çaðrýda bulundu. Ramazan ayý ve sýcaklarla birlikte kan baðýþýnda bulunmanýn vatandaþlar tarafýndan ertelendiðini söyleyen Gök, þöyle konuþtu: “Vatandaþlar kan baðýþýný

erteliyor ama hastaneler kan baðýþý taleplerini ertelemiyor. Stoklar bittiðinde hastaya ve yakýnlarýný ‘kan yok’ cevabýný nasýl vereceðiz. Yardýmlaþmanýn en yüksek olduðu bu ayda hasta yakýnlarý kapý kapý dolaþýp kan mý arasýn?”

Kritik seviyeye ulaþmýþ durumdayýz Hemþirelerin haftada 2 bin kiþiyi arayarak kan baðýþýnýn faydalarýný ve kan baðýþý yapýlacak yerlerin bilgisini verdiðini belirten Gök, sözlerini þöyle sürdürdü: “Bu kadar çalýþmaya raðmen kan baðýþý Ramazan ayý sonrasýna ertelendiði için stoklar azaldý. 5 bin ünitelik kritik seviyeye ulaþmýþ durumdayýz. Bu hýzla

azalmaya devam ederse, Ramazan ayýnýn son haftasý ve Aðustos ayý baþýnda hiçbir hasta için kan bulunamayacak. Vatandaþlarý yarým saatlerini ayýrarak TC kimlik numaralarýyla birlikte kan baðýþý yapmaya davet eden Gök, kan baðýþý yapmanýn orucu bozmadýðýný hatýrlattý. ÝHA

Yusuf KARACA

Bir harfe kýrk yýl kölelik @yusufkaraca34

KÝTABIN ORTASINDAN

kitabinortasindan@hotmail.com

Ýnsan çok enteresan bir varlýktýr. Bu güne kadar insanýn ne olduðu konusunda, çok yorumlar yapýlmýþtýr. Ýnsaný düþünen bir hayvana benzetmekten tutun da, insaný tanrýlaþtýrmaya kadar götüren görüþ, düþünce ve yorumlara rastlamak mümkün… Ýnsaný tarif etmek aþký tarif etmek gibi, çok zor olsa gerek… Ýnsaný tarifte, en cahil laflarý Batý etmiþtir. Çünkü Batýnýn çok cahil olduðu bir konudur insan… Dr. Alexis Carrel Liyon, “Ýnsan denen meçhul” dediði için Nobel Týp Ödülü kazanmýþtý. Ýnsanýn “meçhul” olduðunu söyleyene ödül veren Batý, insanýn ne olduðunu çözen bir aydýna sahip olmuþ olsaydý acaba neler vermezdi? Prof. Dr. Haydar Baþ Bey onlarca yýl önce; insanýn asla meçhul olmadýðýný, insanýn “gönül” olduðunu izah buyurmuþlardý. Meltem TV ekranlarýnda, “Ýnsan gönüldür, gönül…” diyerek Batýnýn cahili olduðu bu mevzunun, âlimi olduðunu dünyaya haykýrmýþtý. Onun dünyaya mal olan ilmi tespitleri, sadece bununla sýnýrlý deðil þüphesiz. Dünyanýn önde gelen iktisatçýlarýnýn, önünde þapka çýkartarak eðildiði, bir baþka tezi de þüphesiz ‘asrýn tezi’, “Milli Ekonomi Modeli” tezidir. Bu tez ile insanlýk Ýktisadýn doðru tarifini de ondan öðrendi. “Ýhtiyaçlar sýnýrsýz, kaynaklar sýnýrlýdýr” görüþünün bir safsatadan ibaret olduðunu gördü. Uluslararasý, tam yedi kongre ile “Kaynaklarýn sýnýrsýz, ihtiyaçlarýn sýnýrlý” olduðu hakikatini, dünyaya ilan etti. Bu tezin her bir satýrý, ayrý bir keþif ve devrim niteliðindedir. Paraya yüklenilen yeni manalarý, dünya ilk kez duydu. Para hürriyetine, bu tezle kavuþtu. Bir düþünelim! “kaynaklarýn sýnýrlýlýðý” görüþü dünyaya yüzyýllardan beri hâkim olan bir anlayýþtý. Bundan dolayý bir yüz yýl içerisinde, tam iki tane dünya savaþý çýkmýþ ve milyonlarca insan hayatýný kaybetmiþtir. Bu gün yine kaynaklarýn paylaþýmý konusunda, büyük oyunlar oynanmakta ve kaynak sahibi zayýf ülkeler, güçlü ülkelerin sömürgesi olmaya devam etmektedir. Buna direnenler ise, Suriye örneðinde olduðu gibi aðýr bedeller ödeyerek, büyük acýlar çekmektedir. Bunun ana nedeni ‘Kaynaklarýn Sýnýrlýlýðý’na olan inanç ve paylaþým sorunudur. Çaðdaþýmýz bir insan çýkýyor, mevcut iktisat anlayýþýnýn yanlýþ olduðunu söylüyor. “Güçlü olanýn zayýfýn elindekini, almasýna gerek yoktur. Bunun için savaþlar çýkarmaya da, gerek yoktur. Çünkü ‘kaynaklar sýnýrsýz, ihtiyaçlar sýnýrlýdýr’, sýnýrsýz olan kaynaklar deðil, ihtiraslardýr” diyor. Ve insanlýk âleminin girdiði çýkmaz sokakta, önüne bir cadde açýyor. Ýhtiraslarýn sýnýrsýzlýðýný, ihtiyaçlarýn sýnýrsýzlýðý ile karýþtýran Batýya, ancak Müslüman bir Türk yol gösterebilirdi. Ýnsaný tarifte bu kadar cahil olan Batýnýn, ihtirasla ihtiyacý karýþtýrmasýysa, çok normal! Dünya, Baþ’ýn durduðu yere gelmeye mecburdur. Ülkemizde bazý yarasa gözlülerin, bu Müslüman-Türk güneþinden kaçmalarý, görmezden gelmeleri veya ona iftira etmeleri bu gerçeði asla deðiþtirmez. Ona selam duran bilim adamlarý, Prof. Dr. Haydar Baþ’ýn bu ilmi nereden aldýðýný araþtýrýrken, bizim cahiller profesörlüðünü nereden aldýðýný, araþtýrýyor. Bu kadar nasipsizler ve NATO kafalýlar. Onlar bu ilmin kaynaðýný kavrayýp, bir bir Müslüman olurken, bunlar; hasetlerinden çatlayýp, hukuk duvarýna tosluyorlar. Yandaþ medyanýn Sayýn Baþ’ý gündem etmediði bir ortamda, kendi gazete ve televizyonunda konuþulmasýna, gündem edilmesine tahammül edemeyip internet üzerinden hakaret eden, haçlý artýklarýna söyleyecek söz bulamýyorum. Bunlarýn Obama’nýn elini sýkmak için, kuyruða girmiþlere söyleyecek sözleri olmadý. Angelina Jolie’nin elini tutmak için kendini paralayanlara da edecek laflarý olmadý. Ancak dünyaya elini öptürmüþ, Müslüman bir Türk’e olan sevgi ve muhabbetimiz, bu beyleri rahatsýz ediyor. Bizlere attýklarý mesajlarda, “Haydar Baþ’ýn köleleri” olduðumuzu iddia ediyorlar. Sayýn Baþ’ýn bizim köleliðimize ne müsaadesi, nede ihtiyacý var. Kölelik mi kaldý, hangi çaðdayýz? Kaldý ki bunlarýn kölelik diye kastettiði, aslýnda Baþtürk’e baðlýlýktýr. Kendi adýma söylüyorum, keþke onun kölesi olabilme þerefine nail olsaydým. Haydar Baþ’a köle olan, nefsine hükümdar olur. Üstelik “Bir harf öðretene, kýrk yýl köle olmak” Ali ahlaký, Ýslam ahlakýdýr. Hünkâr Hacý Bektaþ yoludur. ‘Bir harfe, kýrk yýl kölelik’ gönül sahipleri için hiç bir þey... Ýhtiraslardan kurtulup, insanlýðýn ihtiyaçlarýna çare olma yoludur. Haydar Baþ olmanýn adýdýr.


e–posta: info@yenimesaj.com.tr

Hikmetler “Kendisi için en iyi durumu seçmeyi Allah’a býrakan kimse, Allah’ýn kendisi için seçmiþ olduðu durumdan baþka bir durumu arzulamaz.” Ýmam Hasan (a.s.)

Fýkýh Köþesi

Orucu bozan ve bozmayan þeyler: Bir kusuntu, kendi kendine gelince bakýlýr. Eðer aðýz dolusu olmayýp kendi kendine içeriye giderse, ittifakla orucu bozmaz. Fakat içeriye iade edilirse, orucu Ýmam Muhammed’e göre bozar. Çünkü orucu bozan þeylerden sakýnmak yok olmuþ olur. Ýmam Ebu Yusuf’a göre bozmaz. Zira bu az olduðundan, abdesti bozmayacaðýndan orucu da bozmaz. Fakat bu kusuntu aðýz dolusu olup içeriye kendi kendine dönecek olursa, orucu Ýmam Ebu Yusuf’a göre bozar. Çünkü bu, abdeste manidir. Ýmam Muhammed’e göre bozmaz. Zira orucu bozan þeylerden sakýnmak kasten terk edilmiþ deðildir. Fakat içeriye kýsmen veya tamamen iade olunursa, orucu ittifakla bozar. Bir kusuntu kasten getirilince bakýlýr: Eðer aðýz dolusu ise, orucu ittifakla bozar. Çünkü bu hal, abdeste ve orucu bozan þeylerden sakýnmaya manidir, Bu halde içeriye az-çok bir þey geri gider. Bu bakýmdan orucun kazasý lazým gelir. Fakat aðýz dolusundan noksan olup içeriye kendi kendine dönerse, orucu Ýmam Muhammed’e göre bozar. Çünkü bu orucu bozan þeylerden sakýnmaya manidir. Ýmam Ebu Yusuf’a göre bozmaz. Zira az olduðundan abdeste mani bulunmaz. Bu kusuntu, içeriye iade edildiði takdirde ise, hem Ýmam Muhammed’e hem de Ýmam Ebu Yusuf’tan bir rivayete göre orucu bozar. Ýmam Ebu Yusuf’tan diðer bir rivayete göre ise, bozmaz. Aðýz dolusu kusuntu hakkýndaki bu açýklama, kusuntunun yiyecek, su veya safra olduðuna göredir. Balgam olduðu takdirde Ýmam-ý Azam ile Ýmam Muhammed’e göre orucu asla bozmaz.

AYLARIN EN EFDALÝ

Hadis–i Þerif

Adiy bin Hatim (r.a.) þöyle dedi: Allah’ýn “... Sizin için beyaz iplik siyah iplikten seçilinceye kadar yiyiniz ve içiniz...” ayeti inince, bir siyah bir de beyaz iplik edindim ve yastýðýmýn altýna koydum. Geceleyin onlara bakmaya baþladým. Bana bunlarýn hangisi siyah, hangisi beyaz belli olup gözükmüyordu. Sabah olunca Resûlullah’a (s.a.a.) gittim ve bunu kendisine anlattým. Resûlullah (s.a.a.), “Bu beyaz iplik ile siyah iplik, gecenin karanlýðý ile gündüzün aydýnlýðýdýr” buyurdu. (Buhari 1786, Müslim 1090, Tirmizi 2970, Ýbni Huzeyme 1925, Ýbni Hibban 3462, Beyhaki 4/215, Tabarani Mucemu’lKebir 17/178).

“Ey insanlar! Þüphesiz Allah’ýn vaadi gerçektir. Sakýn dünya hayatý sizi aldatmasýn. Sakýn çok aldatýcý (Þeytan) Allah hakkýnda sizi aldatmasýn.” (Fâtýr, 5)

YENÝ MESAJ / SAYFA 9 19 TEMMUZ 2013 CUMA

Oruç sabretmeyi öðretir Oruç, sabýr konusundaki eðitimin belki de en önemli þeklidir. Çünkü oruçlu kimse imsak ile iftar vakitleri arasýnda kimsenin görmediði yerlerde bile yemekten içmekten sakýnmaktadýr Bir hadis-i þeriflerinde Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed (s.a.a.), “Sabrýn imandaki yeri baþýn vücuttaki yeri gibidir” buyurmakla sabrýn önemine dikkat çekmiþtir. Sabýr hakkýnda o kadar çok ilahi emir ve tavsiyeler vardýr ki haliyle imandaki yeri ve önemi kolayca anlaþýlmaktadýr. Sabýr bilgi olarak bilinir ama yerine getirilmesi gerçekten de çok zordur. Bu zorluk “sabýr acýdýr ama meyvesi tatlýdýr” sözüyle ve “sabrýn sonu selamet” sözüyle sabrýn sonunun güzel olacaðý iþaret edilmiþtir. Sabýr hakkýnda çok þeyler söyler çok þeyler yazarýz ama sabýr hakkýnda kimsenin bilgisiz olduðunu zannetmiyoruz. Sabýr konusundaki sýkýntý, yaþanan olaylar karþýsýnda tavýr olarak sabýr ortaya konamamaktadýr. Biz bu yazýmýzda sabýr hakkýnda bilgi vermekten çok sabýrlý olmak fiilini nasýl gerçekleþtiririz onu bulmaya, onu anlamaya çalýþacaðýz. Sabýr yüce Allah ve O’nun Yüce Resûlü tarafýndan üzerinde özenle durulan ve gerek bu dünyada ruhi olgunluk kazanmak, gerek ahirette yüksek dereceler elde etmek için gerekli bir unsur olarak iþaret edilmiþtir. Akýllý olan kimseye düþen görev odur ki, gerek bu

“Yanýmda bir þeyler olsaydý, onlarý sizden esirgemez, verirdim. Kim dilenmekten çekinir, iffetli davranýrsa, Allah onun iffetini arttýrýr. Kim tok gözlü olmak isterse, Allah onu baþkalarýna muhtaç olmaktan kurtarýr. Kim de sabretmeye gayret ederse, Allah ona sabýr verir. Hiç bir kimseye, sabýrdan daha hayýrlý ve büyük bir lutufta bulunulmamýþtýr.” (Buhârî, Zekât 50, Rikak 20; Müslim, Zekât 124)

dünyada gerek ahirette sabýr hakkýndaki mükâfatlara eriþmenin çabasýný göstermelidir. Bu konuda kiþiyi doðruya sevk edecek en önemli güç Allah’a, Peygambere ve ahiret gününe inanmaktýr. Bu yolda atýlacak adýmlar “ilmel yakin”, “aynel yakin”, “hakkal yakin”dir. Öncelikle sabýr hakkýnda bilinmesi gereken ilahi buyruklar öðrenilerek “ilmel yakin” mertebesine eriþilir. Sonra sabýr ehli kimselerin olaylar karþýsýnda gösterdikleri sabýrlý davranýþlar gözlemlenir, örnek alýnmaya çalýþýlýr. Gözlemle elde edilen bu mertebeye “aynel yakin” denir.

Her þeyin aslýný öðrenmek belli bir eðitimden geçmekle elde edilir. Oruç sabýr konusundaki eðitimin belki de en önemli þeklidir. Çünkü oruçlu kimse imsak ile iftar vakitleri arasýnda kimsenin görmediði yerlerde bile yemekten içmekten sakýnmaktadýr. Bu sakýnýþ onu sabýr konusunda adým adým ilerletmekte, sabrýn meyvelerine ulaþtýrmakta, günlük hayatýnda gerekli olan sabrý da öðretmektedir. Rabbim cümlemize sabrýn sýrrýna ermeyi, hakiki bir imaný ve sonunda cennetini ve cemalini nasip eylesin. Âmin.

Sonra da günlük hayatýmýzda yaþadýðýmýz olaylar karþýsýnda sabýrlý tavýr sergilemeyi denemek suretiyle sabrýn meyvelerini toplamaya gayret göstermeliyiz. Buna da “hakkal yakin” denir. Sabýr öyle bir nimettir ki insanlarýn bir önceki olayda gösterdiði sabýrlý davranýþ, ayný zamanda bir sonraki olaydaki sabrýnda ona destek olacaktýr. Sabrýn zirvesine, sabýr göstererek adým adým çýkýlýr. “Sizi korku, açlýk, mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz eksiltmekle elbette deneriz. Sabredenleri müjdele!” (Bakara, 155). “Allah sabredenleri Uður KEPEKÇÝ sever” (Al-i Ýmran, 146).

Ehl-i Beyt’i küçültmek için hadis uydurdular Zührî’nin aðzýndan nakledilerek, ümmete söylenen hadislerden maksat Ehl-i Beyt’i, Ýmam Ali’yi (a.s.) ve O’nun soyundan gelen mâsum imamlarý küçük düþürmektir “Ýslam Halifesi” makamýný, dünyalýk bazý menfaatlere ulaþmak için kullanan Emevi zihniyeti, bu makamý elinden alacaðýndan endiþe ettiði Ehl-i Beyt’e karþý her türlü yolla saldýrmýþtýr. Zührî’nin aðzýndan nakledilerek, ümmete söylenen bu hadislerden maksat Ehl-i Beyt’i, Ýmam Ali’yi (a.s.) ve O’nun soyundan gelen mâsum imamlarý küçük düþürmektir. Abdülmelik döneminde onun emri ile saraya alýnan ve hayatýný burada devam ettiren Zührî, sadece onun devrinde deðil, Velid b. Abdülmelik, Yezid b. Abdülmelik, Hiþam b. Abdülmelik ve Ömer b. Abdülaziz dönemlerinde de saraydaki konumunu korumuþtur. Abdülmelik döneminde Abdullah b. Zübeyr ile aralarýnda devam eden hilafet kavgasýnda,

Abdülmelik yanýnda yer alarak, onun iþini kolaylaþtýrmak için büyük bir cinayete imza atmýþtýr. Uydurduðu hadisle, hac yapýlabilecek yerlere yenisinin ekleyen Zührî, halkýn Abdullah b. Zübeyr’in himayesindeki Mekke’ye gitmesini engellemiþtir. Halký Abdülmelik’in tasarrufunda bulunan Filistin’de haccetmeye ikna etmiþtir. Bu konuda uydurduðu hadis, Tarih-i Yâkubî’de þöyle yer almaktadýr: “Hz. Peygamber (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: “Üç mescid için yolculuk yükü tutunuz: Mescidü’l Haram (Mekke’de), Benim mescidim (Mescid-i Nebi) ve Mescid-i Aksa. Mescid-i Aksa sizin için Mescidü’l Haram hükmündedir.” ( Tarih-i Yâkubî, Ýbn Vazih, c. 3, s. 8).

Dikkat edilirse, bu yalan hadise göre, hac vazifesi için Mekke’ye gitmeye gerek yoktur, Mescid-i

Aksa’ya yapýlacak bir yolculuk da ayný sevabý getirir, denmektedir. Hadisin esasý ise þu þekildedir: “Sadece üç mescid için yolculuk yükü tutunuz: Mescidu’l Haram, benim þu mescidim (Mescid-i Nebi) ve Mescidi Aksa.” (Sünen Ebu Davud, s. 216, Sünen Nesai, c. 2, s. 37-38).

Mekke’yi hâkimiyetinde bulunduran Abdullah b. Zübeyr’in

yanýna kendi tebasý gitmesin diye uydurulan bu hadisin sonunda, Abdülmelik, Mekke’ye göndermediði halkýna þöyle demiþtir: “Ýbn-i Þehab Zührî, Peygamberin (s.a.v.) þöyle buyurduðunu naklediyor: Sadece üç mescid için yolculuk yükü baðlayýnýz: Mescidü’l Haram, Benim mescidim ve Mescid-i Aksa. Mescidü’l Aksa sizin için

Mescidü’l-Haram hükmündedir.” Ve, Resulûllah (s.a.v.)’in Mirac’a gittiði gece ayaðýný bastýðý bu taþ Kâbe’nin yerini almaktadýr.” Abdülmelik’in emriyle o taþýn üzerine bir kubbe yapýldý, etrafýndan perdeler sarkýtýldý, hadimler tayin edildi ve halkýn onu tavaf etmesi saðlandý. Bu gelenek Emevi dönemi boyunca devam etti.” (Ýbn Vazih, c. 3, s. 8).

Ramazan yazýlarý

Bereket ayý Ramazan Merhum Abdülbaki Gölpýnarlý 1962 yýlýnda kaleme aldýðý “Ramazan Geldi Hoþ Geldi” baþlýklý yazýsýnda bakýn eski Ramazanlarý nasýl anlatýyor: Ramazan günlerinde birbirlerine rastlayanlarýn, birbirlerine sorduklarý soru aynýydý: “Ramazanla nasýlsýn?” Bu

soruya çeþit çeþit cevap verilirdi. Kimisi günlük olaylarý anlatýrdý. Mesela fessiz sokaða çýkmýþ da gülenleri görünce aklý baþýna gelmiþ, gerisin geriye, eve dönmüþ. Namaza durmuþ da bitirdikten sonra abdestsiz olduðunu hatýrlamýþ. Yahut camide mukabele dinlerken uyumuþ da lastiklerini çalmýþlar. Kimisi, mütevekkil bir tavýrla “Ýki gözüm Rabbim derdi, sabrýný

veriyor, zaten duyulmaz ki, bir gelir, bir gider mübarek!” Bu cevap, çok defa yaz Ramazanlarýna, uzun günlere ait bir cevaptý. Ramazanýn on beþinden sonra iftar baþlardý. Öyle konaklar vardý ki kapýlarý, ardýna kadar açýlýrdý. Her giren, kendine layýk gördüðü sofraya otururdu. Yemekten sonra da diþ kirasý denen, az çok bir para ile çýkýlýrdý bu konaklardan. Ýftar deyip geçmeyin; o iftar sofrasýnda, hem de iftariye olarak neler yoktu? Ýnsan onlarla doyardý da yemekler artýnca þaþmaz hükmünü verirdi: “Mübarek, bereket ayý vesselam.” Ýftariyeden sonra çorba, et, sebze, börek, sütlaç, yahut muhallebi, iki tatlýnýn arasýný

ayýrmak için araya giren pilav, derken baklava, yahut bir hamur tatlýsý, yahut da kaymaklý güllaç. Bu verdiðim liste, her konakta, her konak yavrusu evdeki liste. Öylesine iftarlar olurdu ki yemeklerin ardý arkasý bir türlü kesilmezdi. Sanki on bir ayýn bir sultaný, on bir aylýk yiyeceði, tatlýsýyla, tuzlusuyla, etlisiyle, sütlüsüyle, çeþit çeþit, bir araya getirir de bir bir, fakat birden sunardý insana. Ýftardan sonra sade kahveler, derken teravih. Teravihi hatimle kýldýran imamlar vardý. Cemaat birinci secdeden kalkmadan ikinci rekatý bitiren imamlar vardý. Bahariye Mevlevihanesi’nin imamý (Hafýz Zýndýk da derlerdi), Karagöz’e gideceði geceler otuz üç rekat namazý on beþ dakikaya sýðdýrýverirdi.

Büyük konaklara imamlar tutulur, teravih, konaðýn salonunda kýlýnýrdý. Bu da Ramazan’ýn bir baþka þerefiydi. Teravihten çýkýldýktan sonra herkese, meþrebince bir seyran vardý. Kimisi mahya seyrederdi. Gerçekten de bu, zevkine doyum olmaz bir seyirdi. Usta mahyacýlar, Ramazan’ýn on beþ gecesi, iki minarenin arasýný kandillerden yazýlarla bezerlerdi. Ýlk günlerde “Merhaba”, “Hoþ geldin”, derken ayetler, hadisler. On beþinden sonra resim baþlardý. Gül, karanfil lale... Yirmi yedinci gece ve bazý camilerde bayram gecesi, minareye kaftan giydirilirdi. Yani külahýndan þerefesine kadar dizi dizi kandilden duvaða bürünürdü minare. Devamý yarýn…

Prof. Dr. Haydar BAÞ – Ýmam Zeynelabidin

Ýmam Ali (a.s.) buyuruyor ki: “Ey insanlar; Allah’ýn ayý bereket, rahmet ve maðfiretle size gelmek üzeredir. O Allah’ýn katýnda aylarýn en efdalidir. Onun günleri en efdal günlerdir, onun geceleri en efdal gecelerdir, onun saatleri en efdal saatlerdir, o öyle bir aydýr k, onda Allah’ýn ziyafetine davet edilmiþsinizdir. Onda Allah’ýn ikram ettiði kimselerden kýlýnmýþsýnýzdýr. Onda nefesleriniz tesbih etmek sayýlýr, onda uykunuz ibadet sayýlýr, onda yaptýðýnýz ameller kabul edilir, dualarýnýz müstecab olur, dolayýsýyla sadýk niyetlerle ve pak kalplerle Rabbiniz olan Allah’tan sizleri onda oruç tutmaya ve Kitabýný tilavet etmeðe muvaffak kýlmasýný isteyen. Zira þaki (bedbaht) bu büyük ayda Allah’ýn maðfiretinden mahrum kýlýnan kimsedir. Onda olan açlýk ve susuzluðunuzla kýyamet gününün açlýk ve susuzluðunu hatýra getirin. Fakirlerinize yardým edin, büyüklerinize aðýrlayýn, küçüklerinize rahmetin akrabalarýnýzý ziyaret edin, dilinizi koruyun, gözlerinizi bakýlmasý helal olmayan þeylere bakmaya kapatýn, kulaklarýnýzý dinlenmesi helal olmayan þeyleri dilemeye kapatýn, halkýn yetimlerine karþý þefkatli olun ki sizin de yetimlerinize karþý þefkatli olunsun.”

Ayet–i Kerime


YENÝ MESAJ 19 TEMMUZ 2013 CUMA

10

KÜLTÜR VE SANAT

SAYFA

Ezan sesi müzik sesine karýþýyor

Bayram COÞKUN

Böyle çözüme can kurban! PARANTEZ

Muðla’nýn Fethiye ilçesinde, 55 yýl önce yapýlan bir mahalle camisi, bölgenin turizmle geliþmesiyle bar ve diskolarýn ortasýnda kaldý. Ramazan ayýnýn baþlamasýyla birlikte kýrmýzý çizgisi olmayan caminin minaresinden yükselen ezan sesleri çevredeki bar ve diskolarýn müzik sesleriyle karýþýyor

Fethiye’nin Ölüdeniz beldesi Hisarönü Mahallesine 1958 yýlýnda yapýlan Hisarönü Camii bölgeye 1984 yýlýnda gelen turizm nedeniyle bar ve diskolarýn ortasýnda kaldý. Yeni yasaya göre içkili mekanlarýn en az 100 metre mesafede olmasý gerekirken daha önceki yýllarda alý-

Boþnaklar Türk yazarlarý okuyor Bosna Hersek Ýle Ýliþkileri Geliþtirme Merkezi’nden yapýlan açýklamaya göre, son yýllarda ülkedeki yayýnevlerinin, Türk yazarlarýn eserlerini Boþnakçaya çevirmesiyle, Bosnalý okurlar Türk edebiyatýna daha fazla ilgi duymaya baþladý Bugüne kadar 48 kitap Boþnakçaya çevrilirken, Türkçeden yabancý dillere çevrilen eser sayýsý bakýmýndan Boþnakça 7. sýrada yer aldý. Kitaplarý Boþnakçaya çevrilen Türk yazarlardan Zülfü Livaneli ve Ahmet Hamdi Tanpýnar, Bosna Hersekli okurlarýn ilgi gösterdikleri isimlerin baþýnda geldi. Bugüne kadar Türkçeden Boþnakçaya, Ahmet Hamdi Tanpýnar’ýn “Huzur”, “Saatleri Ayarlama Enstitüsü”, Kürþat Baþar’ýn “Baþucumda Müzik”, Reþat Nuri Güntekin’in “Yaprak Dökümü”, Yunus Emre’nin “Aþk Bülbülü”, Zülfü Livaneli’nin “Serenad”, Tuna Kiremitçi’nin “Git Kendini Çok Sevdirmeden” ve Ýlber Ortaylý’nýn ise “Son Ýmparatorluk Osmanlý” adlý eserleri çevrildi. Öte yandan, Bosnalý okurlar, Yunus Emre Enstitüsü ve Ziraat Bankasý’nýn ortak yürüttüðü “100 Türkiye Kütüphanesi Projesi” kapsamýnda Saraybosna’da açýlan kütüphane sayesinde, Türk edebiyatý kaynaklarýna daha kolay ulaþabiliyor. Ülkede en çok satan kitap Ýngiliz yazar E. L. James’in “Grinin Elli Tonu” adlý eseri olurken, Luca Mozzati’nin Ýslami sanat kültürü ve medeniyet tarihini mercek altýna alan “Islamic Art” kitabý, okurlarýn ilgi gösterdiði kitaplar arasýnda 5. sýrada bulunuyor. Ülkede önemli bir yere sahip olan Bosna savaþý hakkýnda yazýlan kitaplar da gerek Bosnalý gerekse dýþarýdan gelen yabancý okurlardan büyük ilgi görüyor. AA

nan ruhsatlar nedeniyle cami ile disko ve barlar yan yana geldi. Yoðun bir turizm sezonunun yaþandýðý þu günlerde Hisarönü barlar sokaðýnda barlarýn arasýnda kalan camide teravih namazý kýlýnýp ilahiler okunurken, hemen bitiþikteki bar ve diskolardan da yerli ve yabancý müzik sesi yükseliyor. Cami imam hatibi Þükrü Girgin, çevre esnafý ve mahalle sakinlerine teravih ve diðer vakit namazlarý kýldýrýrken çevreden gelen müzik sesi oldukça fazla olsa da cemaat ibadetini sürdürüyor. Akþam saatlerinden itibaren yerli ve yabancý turistlerin akýnýna uðrayan Hisarönü barlar sokaðýndaki camide özellikle ezan sesi baþlayýnca bazý turistler yol ortasýnda durup minareden gelen ezaný dinlerken çevredeki bazý bar ve diskolarda müzik yayýnlarýný keserek saygýlarýný ortaya koyuyorlar. Hisarönü Camii’ne teravih ve vakit namazý kýlmaya gelen vatandaþlar ibadet esnasýnda camiye dolan müzik sesi nedeniyle “Ýmamý mý dinleyeceðiz yoksa müziði mi? Ýnanýn zihnimiz daðýlýyor. Camiyle barýn yan yana olduðu böylesine bir baþka yer yoktur inancýndayýz. Gerçekten zaman zaman çok rahatsýz oluyoruz. Namaz kýlarken dýþarýdan yayýlan müzik ibadeti etkiliyor” dediler. Bir vatandaþ, caminin barlarýn ortasýnda kaldýðýný belirterek þöyle konuþtu: “Dýþarýdan gelen bir kiþi burayý küçük Ýngiltere gibi zanneder. Biz, çevredeki barlardan ezan okunurken ve farz namazý kýlýnýncaya kadar müzik sesini en aza indirmelerini istedik. Ýþletme sahipleri buna uyuyorlar. Zaten yapýlacak baþka bir þey yok. Barý kaldýrmaya kalksak hemen sosyal medyada þeriat geliyor diye yaygara yaparlar. Burada iþletmelere ilk ruhsat verilirken düþünülmeliydi. Yasalar o zaman uygulanmalýydý. Biz namazýmýzý kýlarken dýþarýdan gelen müziði duymamaya çalýþýyoruz. Baþka yapýlacak bir þey de yok. Eðer Ýngiltere’de olsaydý kilise ya da okul yanýnda içki satýlmazdý. Fakat ülkemizde bu tür olumsuzluklar yaþanabiliyor.” ÝHA

@baycoskun

Yýl 2005. Terörün adýný Kürt sorunu koyarak bölücü örgüte en büyük kýyaðý yaptýlar. Teröre etnik bir kimlik kazandýran bu açýklama PKK’ya 30 yýldan bu yana görmediði bir halk desteði saðladý. *** Yýl 2009. Açýlým yapýyoruz diyerek teröristleri Habur’da davul zurnayla karþýlattýlar, hukukun iðfal edildiði skandal bir yargýlama yapýldý. O tarihten itibaren PKK’lýya derin bir hoþgörü ile bakan hukuk anlayýþý türedi. Türk bayraklarýyla yürüyenlerin terörist, teröristlerin hak arayan vatandaþ sayýldýðý bir yeni düzen. *** Yýl 2013. Asker büyük oranda bölgeden çekildi, meydan ite kopuða kaldý. Sýnýr dýþýna çýkacak dedikleri teröristler þehir merkezlerinde asayiþ uygulamasý yapmaya bile baþladý. Lice’de sözde pkk þehitliði törenle açýldý, neredeyse devlet töreni yapýlacak! Ne yazýk ki düne göre her açýdan daha güçlü bir örgüt var karþýmýzda. Katýlýmlarýn zirve yaptýðý örgüt hiç olmadýðý ölçüde maddi kaynaklara ulaþtý ve en önemlisi moral açýdan zirve noktaya çýktý. Ýþte hükümetimizin sürekli ismini deðiþtirdiði ve son olarak çözüm süreci adýný verdiði projenin Türkiye’yi adým adým sürüklediði nokta. Bebek katili Öcalan’dan bir Kürt halk önderi (!) çýkarma operasyonu. Hedef adým adým bölünme... 30 küsur yýldýr baþaramadýklarýný

açýlým süreci, çözüm süreci, barýþ ve kardeþlik projesi gibi kelimelerle süslenen süreçle baþarmak üzereler. *** Artýk hedeflerine her zamankinden çok daha yakýnlar. Hükümet süreci biz baþlattýk diyor, BDP de Öcalan. Her ikisi de doðruyu söylemiyor. Zira süreci ABD baþlattý!. Obama TBMM konuþmasýnda (6 Nisan 2009) “Türkiye’nin Kürtlerine eðitim ve diðer imkanlarýn saðlanmasýný bekliyoruz. Bugüne kadar ki olumlu açýlýmlara ekler yapýlmalý” demiþti. Bu açýklamanýn ardýndan süreç baþladý, Habur baþta olmak üzere bir dizi rezalet yaþandý ve bugünlere geldik. Bugün karþýmýza çýkan tablo ortada. Güneydoðu’nun adýnýn Kuzey Kürdistan ilan edilmesi. Özerklik talepleri, Öcalan serbest býrakýlsýn talepleri, Terörle Mücadele Kanunu kaldýrýlsýn çaðrýlarý, Ana dilde eðitim dayatmalarý vs. ve en önemlisi de bu taleplere yeþil ýþýk yakan bir hükümet. *** Þimdi diyorlar ki “bakýn kaç aydýr Doðu ve Güneydoðu’dan þehit haberi gelmiyor.” Askeri çekip bölgeyi onlara býrakýrsanýz elbette þehit haberi gelmez. Ver kurtul mantýðýyla çözülemeyecek hiç bir sorun yok! Haklarýnýzdan vazgeçip, taviz üstüne taviz verdiðiniz anda sizden iyisi bulunmaz! Böyle çözüme can kurban!!!

250 yýllýk sarnýç hayat buldu Yataðan ilçesinde Osmanlýlar döneminde konargöçer Türklerin su ihtiyacýný karþýlamak amacýyla yaptýrýlan tarihi Sazak Sarnýcý, yapýlan çalýþmalarla toplantý salonuna dönüþtürüldü

Tarihi ve kültürel deðerleriyle ön plana çýkan Yataðan’da bulunan, Osmanlý Dönemi’nden kalma

250 yýllýk tarihi su sarnýcý sergi ve toplantý salonu olarak deðerlendirilmesi amacýyla restore edildi.

Tarihi binalar yenileniyor Tekirdað Ýl Özel Ýdaresi Genel Sekreteri Mustafa Yel, Cemal Nadir Sokak ve Meserret Sokak’ta restorasyonlarý devam eden tarihi binalarý yerinde inceledi

Osmanlý döneminde konargöçerlerin su ihtiyacýný karþýlamasý amacýyla yaptýrýlan tarihi su sarnýcýný kültür turizmine kazandýrmak için kollarý sývayan Yataðan Belediyesi tarafýndan 8 Þubat 2013 tarihinde yapýlan restorasyon ihalesinin ardýndan sarnýç ve çevresinde yürütülen çalýþmalar büyük ölçüde tamamlandý. Muðla Tabiat Varlýklarý Koruma Kurulu tarafýndan tescilli olan sarnýcýn 34 metrekarelik kapalý alana sahip olduðu öðrenilirken, sarnýç ile birlikte etrafýndaki 1565 metrekarelik alanda da düzenlemeler yapýldýðý belirtildi. Ayrýca söz konusu restorasyon iþi için Muðla Valiliði Kültür Fonu’ndan da 80 Bin TL kullanýlabilir ödenek ayrýldýðý da edinilen bilgiler arasýnda yer alýrken, projenin Yataðan’da turizmi 12 aya yayma planlarýnýn bir parçasý

Ýl Genel Sekreteri Mustafa Yel, Tekirdað Ýl Özel Ýdaresi’nin 8 Þubat 2013 tarihinde 669.840,65 TL sözleþme bedeli ile ihalesini yaptýðý, 4 Mart 2013’ te yer teslimini gerçekleþtirdiði, 30 Aðustos 2013’te iþ bitim tarihi olan Meserret Sokak 323 ada 6 parseldeki tarihi bina ve 7 Mayýs 2013 tarihinde 1.033.552,17 TL sözleþme bedeli ile ihalesini yaptýðý, 13 Haziran 2013’te yer teslimi yaptýðý, 8 Ocak 2014 iþ bitim tarihi olan Cemal Nadir Sokak 2 ve 4 parseldeki tarihi evlerin restorasyon çalýþmalarý hakkýnda bilgi aldý. Yel, Ýl Özel Ýdaresi Ýmar ve Kentsel Ýyileþtirme Müdürü Dilþad Ergin, Mimar Büþra Karadeniz ve Ýnþaat Mühendisi Tolga Göçmen’ den çalýþmalarýn

olduðunu belirten Hasan Haþmet Iþýk; “Ýlçemizde bulunan mevcut tarihi yapýlarýn korunmasý ve gelecek nesillere aktarýlmasý amacýyla gerekli çalýþmalarý yapýyoruz. Önceliðimiz gençlerimize kültürümüzü sevdirmek ve tanýtmak. Geçmiþini bilmeyen geleceðe yön veremez. Bu kültürel yapýlarýmýz yeþil alanlarýyla, kafeteryalarýyla ve çocuk parklarýyla halkýmýzýn hizmetine sunulacaktýr. Tarihi su sarnýcýnýn aslýna uygun þekilde restore edilmesi kültürel olarak çok önemli. Atatürk Kültür Evi (Hacý Ömerler Evi) projesi de bu proje ile bir bütün özelliði taþýyor” ifadelerini kullandý. Bilindiði üzere, daha önce ihalesi yapýlan ve aslýna uygun olarak restore edilen tarihi Hacý Ömerler Evi projesi hizmete açýlmýþ, Atatürk Kültür Evi adýný almýþtý. ÝHA

son durumunu öðrendi. Ýmar ve Kentsel Ýyileþtirme Müdürü Dilþad Ergin ayrýca Ortacami Mahallesi 95 ada 79 parselde bulunan tarihi evin 16 Mayýs 2013’te 584.070,52 TL sözleþme bedeli ile ihalesi yapýlýrken 24 Haziran 2013 tarihinde yer teslimi yapýlarak iþe baþlandýðýný belirtti. ÝHA


YENÝ MESAJ 19 TEMMUZ 2013 CUMA  

e d i t ö r :

n i h a t

SPOR

g ü l e r

SAYFA

11

‘Fenerbahçe gönderirse giderim’ Fenerbahçe’nin Brezilyalý yýldýzý Cristian Baroni, hakkýnda çýkan transfer söylentilerini deðerlendirerek, sarýlacivertli kulüpte mutlu olduðunu, Fenerbahçe’nin kendisini göndermek istediði takdirde ayrýlabileceðini söyledi Hepimizin ortak hedefi, Fenerbahçe’yi en seviyeye taþýmak” dedi.

Fenerbahçe’nin Brezilyalý yýldýzý Cristian Baroni, Topuk Yaylasý’nda düzenlenen basýn toplantýsýnda gündeme iliþkin açýklamalarda bulundu. Kamplarýn yorucu geçtiðini vurgulayan Baroni, “Tabii ki böylesi kamplar her zaman yorucu geçer, bizim de o þekilde. Yeri geldiðimiz zaman çok yoruluyoruz, aðrýlarýmýz oluyor ancak baþarýlarý elde etmek için sezon öncesinde çok iyi çalýþmamýz gerekiyor.” dedi.

Kýyaslama yanlýþ Aykut Kocaman’ýn ayrýlýk sürecini de yorumlayan Brezilyalý futbolcu, “Aykut Kocaman ile Ersun Yanal’ý karþýlaþtýrmanýn doðru olmadýðýný düþünüyorum. Her hocanýn kendisine ait özellikleri vardýr. Aykut hoca ile iyi bir dönem geçirdik ve þu anda da Ersun hoca ile antrenmanlarda limitlerimizi zorluyoruz” ifadelerini kullandý.

UEFA’nýn kararý üzdü UEFA’nýn verdiði kararý da yorumlayan Baroni, “Çok üzücü bir durum oldu, ikinci kez böyle bir kararýn alýnmasý bizi de taraftarlarýmýz da çok üzdü. Bu baþarýlarý yakalamak için çok mücadele ettik, sahada ter ettik. Ancak Fenerbahçe bu sorunlarýn hepsini aþacak güce sahip, Fenerbahçe her þeyden büyük. Þu anda takýmda büyük bir birlik ve beraberlilik var. Biz de bu sezon hem taraftarýmýz hem de futbolcularýmýz arasýnda bir sinerji yaratarak baþarýlara ulaþacaðýz” þeklinde konuþtu.

F.Bahçe’yi seviyoruz

Kontenjan sýkýntý olmaz TFF’nin yabancý kontenjaný hakkýnda da konuþan Baroni, “Bizim için önemli olan konu, Fenerbahçe’yi þampiyon yapmak ve en iyi seviye

getirmek. Bu sebeple sahada hangi yabancý futbolcunun oynayacaðý önemli deðil. Þu anda birbirinden önemli kaliteli isimler var ve bu isimlerin hepsinin de ortak hedefleri var.

Sezon baþýnda kendisi hakkýnda ortaya atýlan transfer iddialarý hakkýnda da konuþan Baroni, “Burada önemli benim ne düþündüðüm. Ben ve ailem Ýstanbul’da olmaktan mutluyuz, Fenerbahçe’yi çok seviyoruz. 2015 yýlýna kadar sözleþmem var ve bu süre sonuna kadar da takýmda kalmak istiyorum. Þayet, Fenerbahçe Kulübü takýmdan ayrýlmamý ister ve bu yönde bir taleple gelirse o zaman oturup konuþurum” dedi.

Raul Meireles’e Ada’dan talip var! Fenerbahçe’nin Portekizli yýldýzý Raul Meireles, Ýngiliz basýnýna göre Premier Lig’e Sunderland formasýyla geri dönüþ yapabilir. Daily Mail’in haberine göre, Sunderland Teknik Direktörü Paulo Di Canio yönetimden daha fazla transfer yapýlmasýný istiyor ve Ýtalyan antrenörün bu yöndeki taleplerinden biri Raul Meireles. Premier Lig ekiplerinden Sunderland, Fenerbahçe’nin UEFA’dan aldýðý iki yýllýk men cezasý sonrasý sarý-lacivertlilerdeki geleceði tartýþýlmaya baþlanan Meireles’i kadrosunda düþünüyor. 2010’da 12 milyon sterlin karþýlýðýnda Porto’dan Liverpool’a transfer olan Portekizli futbolcu, bir sonraki yýl da yine ayný bonservis bedeliyle Chelsea’nin yolunu tutmuþtu.

‘Fikstür bizim için fark etmez’ Bursaspor Teknik Direktörü Hikmet Karaman, yeni sezon fikstürü ile ilgili yaptýðý açýklamada, “Biz büyük takýmsak, çekilen fikstür bizim için fark etmez” dedi

Telekom iddialý geliyor Yeni sezon hazýrlýklarýný sürdüren Türk Telekom Basketbol Takýmý’nýn bütçesi geçtiðimiz yýla göre 2 kat artýrýlýrken, takýmda Turkish Airlines Euroleague’de Final Four hedefleniyor. Yeni transferler antrenör Josip Vrankovic, oyuncular Hüseyin Beþok, Ümit Sonkol, Polat Kaya ve Fikret Can Akýn’ýn da basýna tanýtýldýðý toplantýda bütçesi geçtiðimiz yýla göre 2 kat artýrýlan Türk Telekom Basketbol Takýmý’nýn hedefinin yeni sezonda Beko Basketbol Ligi’nde üst sýralarda yer almak ve üç yýl içinde Euroleague’de Final Four oynamak olduðu açýklandý. Türk Telekom Ýnsan Kaynaklarý, Destek ve Regülasyon Baþkaný Þükrü Kutlu, yeni sezona çok iyi hazýrlandýklarýnýn altýný çizerek hem Beko Basketbol Ligi’nde hem de EuroLeague’e katýlmak için büyük hedefler koyduklarýný belirtti. Türkiye’de basketbolun giderek daha fazla ilgi çektiðine ve rekabet kalitesinin üst düzeyde olduðuna dikkati çeken Kutlu, “Yeni antrenörümüz Josip Vrankovic ile birlikte Turkish Airlines Euroleague’de Final Four oynayabilecek bir takým kuruyoruz.” dedi.

Yeþil-beyazlý kulübün tecrübeli teknik patronu Hikmet Karaman, 2013-2014 sezonu fikstürünü deðerlendirdi. Bursaspor’un Avrupa takýmý olduðuna dikkat çeken Karaman, “Bursaspor’u diðer Anadolu takýmlarýnda ayrý tutuyoruz. Þehir olarak, son 4 senesindeki geliþme olarak, þampiyonluðu kazanmýþ bir takým olarak, Anadolu’dan farklý. Bazen fikstür çekimlerinde Fenerbahçe, Beþiktaþ, Galatasaray üst üste gelebiliyor. Kadrosu geniþ olmayan takýmlar peþ peþe bu maçlarda fizik olarak, sakatlýk olarak, kart olarak dezavantaj yaþýyorlar” diye konuþtu.

Alvaro Negredo Manc. City’de

Önemli olan mücadele Ligin ilk maçýna Eskiþehirspor karþýsýnda çýkacaklarýný hatýrlatan baþarýlý teknik adam, “Önemli olan iyi mücadele etmek. Öyle bir meslek yapýyoruz ki, siz kazanýrken diðerinin kaybetmesini istiyorsunuz. Ýkinci maç da Galatasaray ile içeride olmasý, iyi baþlamak gerekiyor. Ondan önce bizim Þampiyonlar Ligi maçlarýmýz var. Lig çok önemli ama ligden önce vereceðimiz sinyal ve alacaðýmýz sonuçlar da önemli. Vatana millete hayýrlý olsun” diye konuþtu.

Transferlerimiz önemli isimler Genoa’dan transfer edilen kaleci Sebastian Frey ile ilgili de konuþan Karaman, “Frey’in ilk býrakmýþ olduðu gözleme bakarsak, 3-4 tane çýkardýðý top var ki farklý uzanýþ stili var. Orada ne kadar deneyimli ve tecrübeli olduðunu gösteriyor.

Transferlerimiz önemli isimler. Emeði geçen herkese çok teþekkür ediyoruz. Ama bundan sonra artýk top bizde. Bir arkadaþ daha bekliyoruz. Yönetimimiz, jest yapar, yanýnda tatlý lokum gibi ikram yapabilir. Onlar da güzel bir þey yapabilirler. Þu ana kadar iyiyiz. Oyuncularýmýz müthiþ çalýþýyor” þeklinde konuþtu.

Turksat Fre.12729 S.30000 Yatay (H)

Turksat Fre.11878 S.2600 Dikey (V)

Turksat Fre.12562 S.25000 Dikey (V)

Turksat Fre.12562 S.25000 Dikey (V)

Turksat Fre.12729 S.30000 Yatay (H)

Turksat Fre.12562 S.25000 Dikey (V)

06:00 MÝLLETÝN EFENDÝSÝ 07:00 KURAN ÖÐRENÝYORUM 07:30 SABAH AKTÜEL 08:30 HATM-Ý ÞERÝF 09:30 GÜNDEM ÖZEL 10:30 DÝZÝ “HZ. YUSUF” 12:00 KURAN ÖÐRENÝYORUM 12:30 PARANTEZ 13:30 NAZIM USTA ÝLE MUTFAK KEYFÝ 15:00 B.KRAL GWANGGAETO 16:00 HAYAT VE SAÐLIK 17:00 KUM SAATÝ 18:00 ONBÝR AYIN SULTANI 19:30 PROF. DR. HAYDAR BAÞ ÝLE ÝFTAR SOHBETÝ 21:00 ANA HABER BÜLTENÝ 21:30 B.KRAL GWANGGAETO 22:30 DÝZÝ “HZ. YUSUF” 23:30 GECE HABERLERÝ 00:30 HZ. HÜSEYÝN’ÝN FEDAÝSÝ MUHTAR 01:30 SAHUR VAKTÝ 04:15 HATM-Ý ÞERÝF

05:00 HATM-Ý ÞERÝF 06:30 KUR-AN ÖÐRENÝYORUM 07:45 DOKTORUN MESAJI 08:00 HATM-Ý ÞERÝF 09:00 YENÝ GÜNE MERHABA 10:00 DÝZÝ (BÜYÜK KRAL) 11:00 DOKTORUN MESAJI 12:00 GÜN ORTASI 13:00 DOKTORUN MESAJI 13:30 DÝN VE MEDENÝYET 14:45 DOKTORUN MESAJI 15:30 NAZIM USTA ÝLE MUTFAK KEYFÝ 16:45 DOÐRUDAN SATIÞ 17:00 DÜÞÜNCE ÇEMBERÝ 18:00 DÝZÝ (KRAL SEJONG) 19:00 DOKTORUN MESAJI 19:45 MESAJ SPOR 20:00 ENVER SEYÝTOÐLU ÝLE ANA HABER 20:45 DOÐRUDAN SATIÞ 21:00 ESAS GÜNDEM 22:00 DOKTORUN MESAJI 23:00 DOÐRUDAN SATIÞ 23:15 ÝRFAN VAKTÝ 00:00 DOKTORUN MESAJI 00:55 YABANCI SÝNEMA 01:45 DÝN VE MEDENÝYET 04:45 ÝLAHÝLER

07:00 ÝSTÝKLAL MARÞI 07:10 ÇÝZGÝ FÝLM KUÞAÐI 08:00 BASIN EKSPRES 08:45 SPORVÝZYON 09:00 SAÐLIKLI GÜNLER 09:30 SAKLI TARÝH (T) 11:00 11.SAAT (HABER) 11:15 DOKTOR – ANKARA 12:00 12.SAAT (HABER) 12:30 DOKTORUNUZ SÝZÝNLE 13:00 13.SAAT (HABER) 13:30 VÝDEO MAKÝNASI 14:00 14.SAAT (HABER) 14:15 NANE LÝMON KABUÐU 15:00 15.SAAT (HABER) 15:30 SAÐLIKLI GÜNLER 16:00 16.SAAT (HABER) 16:15 DOKTORUNUZ SÝZÝNLE 17:00 17.SAAT (HABER) 17:15 NANE LÝMON KABUÐU 18:30 ANA HABER 19:15 SPORVÝZYON 19:30 DOKTORUNUZ SÝZÝNLE 20:30 AKIL OYUNU 22:00 NANE LÝMON KABUÐU 23:00 TELE-ALIÞVERÝÞ 23:15 DÝZÝ-KRAL SEJONG 00:15 SAÐLIKLI GÜNLER 00:45 TÜRK SÝNEMASI 02:00 ANA HABER (T)

07:00 KLÝP SAATÝ 08:30 ÇÝZGÝ FÝLM KUÞAÐI 09:30 GAZETE MANÞET 10:30 SAÐLIK 11:30 KLÝP SAATÝ 12:30 DÝZÝ EFSANE PRENS 13:45 SAÐLIK 14:30 ARA HABER 14:45 DOKTORUNUZ SÝZÝNLE 15:30 ARA HABER 15:45 TERMAL SAÐLIK 16:00 BELGESEL SAFARÝ 16:30 ARA HABER 16:45 KLÝP SAATÝ 17:30 SAÐLIK 18:45 ALF DÝZÝ 19:00 ANA HABER 19:45 SPOR 21:00 ANKARA KULISI 22:15 SAÐLIK 00:15 DÝZÝ E. PRENS - T 01:00 SAGLIK 02:00 ALF 03:00 SAGLIK 04:30 KLÝP SAATÝ TÜRKÜ 05:30 SAÐLIK 06:30 BELGESEL SAFARÝ

06:00 HATM-Ý ÞERÝF 07:00 HABERLER 08:00 NAZIM USTA SÝZLERLE 11:00 DOKTORUNUZ SÝZÝNLE 11:30 MÝLLETÝN EFENDÝSÝ 13:00 13 AJANSI 14:15 KLÝP SAATÝ 15:30 SAÐLICAKLA 17:00 KLÝP 18:00 DOKTORUNUZ SÝZLERLE 20:00 ANA HABER BÜLTENÝ 21:00 GÖNÜLDEN GÖNÜLE 22:30 SERDAR BALÝ ÝLE FUTBOL ZAMANI

07:45 HATMÝ ÞERÝF 07:55 ZÝRAÝ HAVA DURUMU 09:00 HAL FÝYATLARI 10:00 TARIM HABER 11:00 BAÐCILIK 11:45 ÞÝFALI BÝTKÝLER 13:30 SULAMA EÐÝTÝM FÝLMLERÝ 14:30 ZÝRAÝ HAVA DURUMU 16:00 TARIM HABER 17:00 EKOANALÝZ 18:30 NANE LÝMON KABUÐU 18:45 TARIM TEKNOLOJÝLERÝ 19:00 HAYVANCILIK 20:00 TARIM "ÖZEL" - Canlý 21:00 SEBZECÝLÝK 21:30 ÞÝFALI BÝTKÝLER

Ýdare Yeri

ISSN 1301 – 9646

19 TEMMUZ 2013 CUMA YIL: 15 SAYI: 4868

ÝCMAL YAYINCILIK REKLAMCILIK SAN. ve TÝC. LTD. ÞTÝ Ýmtiyaz Sahibi Bilal KARAMUS

Telefon Fax Ýstanbul Baskýsý Ankara Baskýsý Trabzon Baskýsý Yayýn Türü Daðýtým

: Yeþilköy Mah. Þehit Özcan Canik Sok. No: 4/A Kat: 2 Florya - Bakýrköy - ÝST : (0212) 425 10 66 : (0212) 424 69 77 : Esmat Matbaacýlýk - 0212 637 10 35 M.Nezih Özmen Mah. Yüksel Sok. No: 19 Güngören/ÝSTANBUL : Esmat Matbaacýlýk - 0312 527 52 78 Esenboða Protokol Yolu 13. km No:70 Pursaklar - ANKARA : Yavuz Selim Mah. Arsin O.S.B.5 Nolu Cadde No: 8 Arsin - TRABZON : Yaygýn Süreli Yayýn : YAY – SAT DAÐITIM

Genel Yayýn Yönetmeni Mehmet Emin KOÇ

TEMSÝLCÝLÝKLER:

Genel Koordinatör Sabri TERZÝ Muhasebe ve Finans Hasan GÜNDOÐDU Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Recep BAHAR Haber Müdürü Orhan DEDE Spor Müdürü Yenal ARMAN Teknik Müdür M. Yasin ERKOL

Politika

: Þevket TEPETAÞ

Güncel

: Ahmet ÞÝMSEK

Ekonomi

: Murat ÇABAS

Dýþ Haberler : Mehmet KELEÞ Kültür–Sanat : Okan EGESEL Toplum

: Eyüp KABÝL

Spor

: Nihat GÜLER Reklam Direktörü Selim AYANOÐLU

ANKARA : Çankýrý Cad. No: 24 Kat. 4 Ulus / Ankara Tel: (0530) 347 32 19 Faks: (0312) 468 74 98 ÝZMÝR : 1303 Sok. No:2/201 Çankaya/Ýzmir Tel: (0554) 204 70 71 (0532) 597 08 27 TRABZON : Ýskenderpaþa Mah. Gazipaþa Cad. Þehit Ercan Aygün Sok. No:4 Kat2 Tel: (0462) 326 31 30 / 32 ADANA ANTALYA ARTVÝN AKÇAABAT BALIKESÝR

: (322) 359 22 99 : (541) 413 33 69 : (466) 212 10 54 : (462) 228 17 48 : (553) 227 07 10

BURSA : (532) 130 01 66 ERZÝNCAN : (537) 240 79 95 ERZURUM : (532) 415 95 01 ELAZIÐ : (531) 491 03 79 G.ANTEP : (532) 711 08 68 GÝRESUN : (535) 742 55 08 ÝZMÝT : (532) 460 76 99 K.MARAÞ : (507) 338 11 52 KASTAMONU : (534) 886 16 78 KAYSERÝ : (537) 978 20 70 KONYA : (537) 344 34 64 KÜTAHYA : (542) 518 92 38 MALATYA : (532) 391 81 31 MARDÝN : (532) 381 75 02 SAFRANBOLU: (370) 712 36 38 SAKARYA : (541) 484 40 34 SAMSUN : (535) 614 61 81 Þ.URFA : (532) 384 49 18

TOKAT : (505) 519 19 93 KIBRIS : (392) 228 75 85 AKSARAY : (534) 015 23 38 KÝLÝS : (348) 813 18 74 DÖRTYOL : (326) 712 55 18 UÞAK : (535) 680 22 88 RÝZE(Ardeþen) : (464) 715 72 53 SÝVAS (Yýldýzeli): (534) 831 58 58 KIRIKKALE : (543) 549 22 76 Avrupa: Impressum Press Media GmbH i.G. Segelflieger-damm 89 D-12487 Berlin Telefon: 0152 15 43 14 51 info@yenimesaj.de Avrupa Baski / Druck: IMTC D-64546 Mörfelden-Walldorf

Jesus Navas’ý Sevilla’dan koparan Manchester City, ayný takýmdan bir diðer yýldýz futbolcuyu renklerine baðlýyor. Dört sezondur Sevilla formasý giyen Alvaro Negredo, artýk Manchester City formasý giyecek. Bir basýn toplantýsýyla Ýspanyol ekibine veda eden 27 yaþýndaki golcü oyuncu, hedefleri olan büyük bir takýma transfer olduðu için çok mutlu olduðunu dile getirdi. 20 milyon sterlin karþýlýðýnda City’ye transfer olan Negredo, bugün saðlýk kontrollerinden geçtikten sonra resmi sözleþmeye imza atacak.

‘Wayne Rooney’i istiyoruz’ Ýngiltere Premier Ligi takýmlarýndan Chelsea’nin teknik direktörü Jose Mourinho, Manchester United’ýn forvet oyuncusu Wayne Rooney’i kadrosunda görmek istediðini ifade ederek, “Teklifimizi yaptýk, gerisi Manchester United’a kalmýþ” dedi. Kulübün internet sitesinde yer alan açýklamaya göre, Chelsea’nin, Ýngiliz forvet Rooney için yapýlan teklifin Manchester United tarafýndan reddedildiðini duyurmasý sonrasý konuþan Mourinho, 27 yaþýndaki hücum oyuncusuyla ilgilendiklerini belirterek, “Resmi teklifte bulunduk. Kamuoyuna duyurmak istemiyoruz ama teklifin meblaðý bellidir ve herhangi bir oyuncu ya da oyuncularý içermemektedir. Þu aþamada söylenecek baþka bir þey yok. Oyuncuyu (Rooney) istiyoruz. Teklifimizi yaptýk, gerisi Manchester United’a kalmýþ” diye konuþtu.


Blatter’den Dünya Kupasý itirafý

www.yenimesaj.com.tr

19 TEMMUZ 2013 CUMA

 FIFA Baþkaný Sepp Blatter, Brezilya’da yaþanan protestolarýn, FIFA Dünya Kupasý’nýn düzenleneceði 2014 yýlýnda da tekrar etmesi durumunda, kupanýn ev sahipliðini Brezilya’ya

vermenin yanlýþ bir karar olduðunun sorgulanabileceðini söyledi. Blatter, Brezilya’da yaþanan gösterilerin, geçen ay düzenlenen FIFA Konfederasyonlar Kupasý’ný etkilediðini hatýrlattý.

Aslan pençesini attý Galatasaray, transferi için yoðun çaba sarf ettiði S.Lizbonlu Bruma’ya senelik 1.3 milyon avro garanti para, ilk 20 maçtan sonra da 250 bin avro önerdi  Türkiye’de düzenlenen 20 Yaþ Altý Dünya Kupasý’nda Portekiz formasý altýnda gösterdiði performansla Avrupa devlerinin dikkatini çeken Bruma, Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’in de büyük beðenisini kazanmýþtý.

Teklif doðrulandý Bruma’nýn menajeri Catio Balde, Galatasaray’ýn, Bruma’yý istediðini doðrulayarak, Portekizli futbolcunun öncelikle kulübüyle olan sorunlarýný çözmesi gerektiðini söyledi. maraton.com.tr’ye konuþan Balde, Bruma’nýn kulübü Sporting Lizbon’la kontrat sorunu var. Transfer olabilmesi için öncelikle kulübüyle olan problemi çözmesi lazým. Galatasaray dýþýnda Avrupa’nýn bir çok kulübü Bruma’yý istiyor” dedi. “Bruma, Galatasaray’da oynamaya sýcak bakýyor mu” þeklinde soruya cevap veren Balde, “En baþta dediðim gibi Bruma’nýn kulübüyle olan kontrat sorunu var. Bunu çözmesi lazým. Ondan sonra Galatasaray’la görüþmelerimizi yaparýz” ifadelerini kullandý.

1.3 milyon avro teklif etti Portekiz basýnýndan Correio da Manha, Galatasaray’ýn Bruma’ya yaptýðý teklifi okurlarýyla paylaþtý. Galatasaray’ýn Portekizli genç yýldýza yýllýk 1.3 milyon avro garanti para önerdiði belirtilirken oyuncuya ayný zamanda sarý-kýrmýzýlý forma altýnda çýkacaðý ilk 20 maçtan sonra 250 bin avroluk ek bir ödeme yapýlacaðý kaydedildi. Haberde Bruma’nýn kontratýnda “baþka özel bonuslar” da bulunduðu vurgulanýyor. Correiro da Manha ayrýca Portekiz devi Porto’nun da Galatasaray’ýn önerisiyle eþit bir teklifle Bruma’nýn kapýsýný çaldýðýný iddia etti. Galatasaray ise Bruma için Sporting’e 8 milyon avro ödemeye hazýr.

Serdar Beþiktaþ’a dönüyor Beþiktaþ, milli futbolcu Serdar Kurtuluþ’un transferi için Gaziantepspor Kulübü ile görüþmelere baþlandýðýný borsaya bildirdi  Beþiktaþ Futbol Yatýrýmlarý Sanayi ve Ticaret AÞ’den Borsa Ýstanbul’a yapýlan ve Kamuyu Aydýnlatma Platformu’nda da yer alan açýklamada, “Serdar Kurtuluþ’un transferiyle ilgili olarak Gaziantepspor Kulübü ile görüþmelere baþlanmýþtýr” denildi. Daha önce Beþiktaþ’ta 2006-2009 arasýnda 3 sezon görev yapan 26 yaþýndaki futbolcu, 13 kez A Milli Takým’da forma giydi.

Erkan Kaþ Karabük’te

Beþiktaþ, genç futbolcusu Erkan Kaþ’ý bir sezonluðuna Kardemir Karabükspor’a kiraladý. Beþiktaþ Futbol Yatýrýmlarý Sanayi ve Ticaret AÞ’den KAP’a yapýlan açýklamada, “Profesyonel futbolcularýmýzdan Erkan Kaþ, 2013-2014 sezonu için 125 bin lira bedel karþýlýðýnda Kardemir Karabükspor’a kiralanmýþtýr” denildi.

Kulüpler baþkanýný seçiyor  Süper Lig takýmlarýnýn oluþturduðu Kulüpler Birliði Vakfý’nýn yeni baþkaný bugün belli olacak. Vakfýn seçimli olaðan genel kurulu yarýn Ankara’da yapýlacak. Vakfýn Balgat’taki merkezinde saat 14.00’te baþlayacak

genel kurulda Halil Ünal’dan boþalan baþkanlýk koltuðunun yeni ismi belirlenecek. Türkiye Futbol Federasyonu’nun “6+0+4” olarak belirlediði yabancý oyuncu kontenjanýnýn da genel kurulda görüþülmesi bekleniyor.

Faizci sponsora ‘hayýr’  Newcastle United ile golcüsü Papiss Cisse’nin arasýna kara kedi girdi. Cisse, yüksek faizle borç veren bir þirketin sponsoru olduðu antrenman formalarýný giymeyi reddedince Portekiz kampýna götürülmedi. Faizle borç para vermenin

günah olduðuna inanan Cisse, üzerinde söz konusu þirketin logosunun bulunduðu antrenman formalarýný ve takým elbiseleri giyme konusunda geri adým atmayýnca menajer Alan Pardew tarafýndan Portekiz kampýna götürülmedi.

Ürünlerimizin tamamý Akçaabat’tan günlük olarak gelmektedir. Yeþilova Mah. E-5 Yanyol / Cennet / Küçükçekmece Tel: 0212 426 00 61 (E-5 yanyolda, metrobüs Florya duraðý ile cennet duraðý ortasýnda)

Avusturya’da ilk idman

Ýkinci etap kamp çalýþamlarý için önceki gün Avusturya’nýn Lienz bölgesine gelen Beþiktaþ, sabah antrenmanýyla yeni sezon hazýrlýklarýný sürdürdü. Teknik direktör Bilic yönetiminde basýna kapalý gerçekleþen antrenmanda siyah-beyazlý futbolcularýn taktik aðýrlýklý çalýþtýðý belirtildi. Yaklaþýk 1 saat 15 dakika süren idmanda Ýsmail Köybaþý’nýn takýmdan ayrý çalýþtý.

Ýtalyan devi Sneijder’e talip  Wesley Sneijder’in Inter’le problem yaþadýðý dönemde de oyuncuyu Milan’a kazandýrmak için giriþimlerde bulunan kulübün ikinci baþkaný Adriano Galliani, Hollandalý yýldýzdan vazgeçmiþ deðil. Goal.com’un haberine göre; Adriano Galliani, kiþisel olarak ilgilendiði Wesley Sneijder transferi için Galatasarayla görüþmelerini sürdürüyor. Galliani, Inter’deki döneminden hayran olduðu Hollandalý yýldýzý kadrosuna katarak Silvio Berlusoni ile teknik direktör Massimiliano Allegri arasýnda tartýþmalara neden olan 4-3-1-2 sisteminde forvet arkasýný doldurmayý hedefliyor. Haberde Sneijder’in de Milano’ya geri dönmeye sýcak baktýðý belirtilirken Hollandalý yýldýzýn transferinin zor ancak imkansýz olmadýðý belirtildi. Adriano Galliani, Ocak transfer döneminde Wesley Sneijder’in transferi için Inter Baþkaný Massimo Moratti’yle görüþmek istemiþ ancak ezeli rakibinden ret yanýtý almýþtý


Yeni Mesaj Gazetesi Avrupa 19 Temmuz 2013