Page 1

Ramazan geldi hoþgeldi

Kime göre demokrasi Gezi Parký olaylarý sýrasýnda halk ile polisi karþý karþýya getiren görüntüler konuþulmaya devam ediyor. AKP’nin demokrasi anlayýþý konusunda önemli bir sýnav olan bu eylemler Batý basýnýnda da “Türkiye’deki demokrasi anlayýþý açýsýndan” geniþ yer bulmuþtu. Fransa’nýn Le Monde gazetesi, “Türkiye: Mösyö Erdoðan ya da iktidar sarhoþluðu” baþlýðýný taþýyan yazýda, Erdoðan’ýn orantýsýz güç kullanýmýna izin vermesini eleþtirirken, eylemlerin nedenleri arasýnda ülkedeki kamu kurumlarýnýn iktidar tarafýndan ele geçirilmesi de dâhil olmak üzere bir dizi antidemokratik uygulamayý sýralamýþtý.

On bir ayýn sultaný, rahmet ve bereket ayý Ramazan, dün akþam kýlýnan ilk teravih namazý ve kalkýlan sahurla baþladý barýndýran Ramazan ayýnýn baþlamasýný tüm dünyada heyecanla bekleyen milyarlarca Müslüman bugün ilk iftarlarýný yapacak.  6’DA

8 680746 416215

On bir ayýn sultaný mübarek Ramazan ayý dün akþam kýlýnan ilk teravih namazýyla baþladý. Ýçinde bin aydan hayýrlý Kadir Gecesi’ni

@HBhaydarbas PROF. DR. HAYDAR BAÞ

YAZISI 6’DA

Mýsýr’daki darbenin sorumlusu Türkiye’dir Türkiye, dýþ politikada aktif ve oyun kurucu olma hayalinde en büyük hezimetlerinden birini Mýsýr darbesi ile yaþadý. Darbeye günler kala baþýna gelecekleri kestirip “milli mutabakat hükümeti kurmayý” teklif eden Mursi’ye “sen sandýktan çýktýn, ancak sandýkla gidersin” diyen Türkiye’deki Ortadoðu’yu zerre kadar tanýmayan kýt akýllý “Mursi dostlarý” darbenin oluþumuna zemin hazýrladýlar. @muharrembayrak4 Muharrem BAYRAKTAR

BAÞYAZI  6'DA

www.yenimesaj.com.tr

9 TEMMUZ 2013 SALI

Fiyatý: 0,50 €

Ramazan bereketi Rahmet ayýna kavuþtuk, hamdolsun… Hoþ geldin Þehri Ramazan! 11 ay olmuþtu bizden ayrýlalý… Özledik. Hasret kaldýk. Yolunu gözledik. Rahmete, maðfirete, istikamete, basirete, birliðe ve kurtuluþa dünden daha muhtaç hale geldiðimiz bu günlerde hasretle bekledik yolunu! Gönlümüze, vatanýna, vatanýmýza hoþ geldin! Adýný adýmýz yaptýk; ruhunu ruhumuza sindirdik… Sen bize aitsin, bizim medeniyetimize; biz de sana! Seni bilenler bilir: Oruç ayý, Kur’an ayý, mukabele ayý, teravih ayý, zekat ayý, sadaka ayý, iftar ve ikram ayý… @mehmeteminkoc53

Mehmet Emin KOÇ

Yazýsý 7’DE

BOP ateþi Mýsýr’ý yakýyor BOP’un çok parçalý haritasýnýn öngördüðü ‘Bölünmüþ Mýsýr’da çatýþmalarýn þiddeti her geçen gün artýyor. Kahire’deki Cumhuriyet Muhafýzlarý Karargahý’na saldýran Mursi destekçilerine açýlan ateþ sonucu 50’den fazla kiþi öldü, 300’den fazla kiþi de yaralandý

BOP SÜRECÝ ÝÞLÝYOR Büyük Ortadoðu Projesi’nin (BOP) sýnýrlarýný ve rejimlerini deðiþtirmeyi hedeflediði 22 Ýslam ülkesinden biri olan Mýsýr’da yaþanan askeri darbeden sonra baþlayan olaylar þiddetleniyor. Halk fiilen iki parçaya bölünmüþ durumda. Bir tarafta Mursi’ye destek gösterileri düzenlenirken diðer tarafta Mursi karþýtlarýnýn Mýsýr ordusuna destek gösterileri sürüyor.

KAN GÖVDEYÝ GÖTÜRÜYOR

Tercih maratonu baþladý Lisans Yerleþtirme Sýnavý (LYS) sonuçlarýnýn açýklanmasýnýn ardýndan, öðrencilerin puanlarýna göre üniversite tercihlerini hazýrlama heyecaný baþladý.  6’DA

Çatýþmalarda ölü sayýsý her geçen gün artýyor. Dün Mursi’nin gözetim altýnda tutulduðu öne sürülen Kahire’deki Cumhuriyet Muhafýzlarý Karargahý’ný ele geçirmeye çalýþan Mursi taraftarlarýna açýlan ateþ sonucu 50’den fazla kiþi öldü, 300’den fazla kiþi de yaralandý. Önümüzdeki günlerde olaylarýn daha da þiddetleneceði tahmin ediliyor. Ýhvan-ý Müslimin Teþkilatýnýn ateþe körükle gitmesi çatýþmalarý þiddetlendiriyor.  ORHAN DEDE’NÝN HABERÝ 7’DE

Muhammed Mursi’nin eski danýþmaný Halid Alimuddin, Mursi’nin tekrar görevine iadesinin mümkün olmadýðýný belirtti. Ýhvan-ýý Müslimin Teþkilatý’nýn bu gerçeði kabul etmesi gerektiðini ifade eden Alimuddin, “Saat geri döndürülemez” ifadesini kullandý.

Eczacýlar da dert küpü Rumlardan Maraþ hamlesi

TEÝS Baþkaný Nurten Saydan, eczane ekonomilerinin ciddi anlamda alarm vermeye baþladýðýný ifade ederek, eczanelerin eczacý kârlýlýklarýyla yoksulluk sýnýrýnýn altýnda kaldýðýný belirtti

Kýbrýs Rum tarafý, kapalý bölge Maraþ’ýn iadesine iliþkin hazýrladýðý öneriyi AB Geniþlemeden Sorumlu Üyesi Stefhan Füle’ye sunmaya hazýrlanýyor.  5’TE

Tüm Eczacý Ýþverenler Sendikasý (TEÝS) Baþkaný Nurten Saydan, eczane ekonomilerinin ciddi anlamda alarm vermeye baþladýðýný, bu konu ile ilgili Ekonomi Koordinasyon Kurulu baþta olmak üzere Saðlýk Bakanlýðý ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ciddi adýmlar atmasý gerektiðini ifade etti.

Gençler þiddet maðduru 50 bin lise öðrencisinin katýlýmýyla yapýlan bir araþtýrmada, gençlerin hem evde hem de okulda çeþitli þekillerde þiddete maruz kaldýðýný ortaya koydu.  7’DE

 4’TE

Yemen’de yine Türk silahlarý yakalandý Yine silah yüklü bir Türk gemisinin Yemen karasularý içerisinde durdurulduðu ve silahlara el konulduðu öne sürüldü.  5’TE

-Eþeðe niye ters biniyorsunuz Hocam? -Terslik bende deðil evlat! -Terslik nerde Hocam? -Eþekte evlat! Hasan Hüseyin TÜRKOÐLU

‘Peygamber’e salavat getirmek rahmettir’ Ýmam Ali (a.s.) buyurdu ki: “Þehadetle cennet elde edilir, cehennemden kurtulmak ve sýrat köprüsünden geçmek mümkün olur. Peygamber’e salavat getirmekle rahmete nail olursunuz. Öyleyse Peygamber’inize çok salavat getirin; ‘Þüphe yok ki, Allah ve melekleri salavat getirir Peygamber’e, ey inananlar siz de O’na salavat getirin, tam teslim olarak da selam verin.’”  2’DE

10’DA

Bir muhasebe fýrsatý: Ramazan Uður KEPEKÇÝ

9’DA

Dualarýmýz boþa veya BOP’a gitmesin Yusuf KARACA

8’DE

Taksim’den Tahrir’den daha iyi sandýk mý var? Ahmet ERÝMHAN

Akýn AYDIN

7’DE

5’TE

Böl, parçala, çatýþtýr ve yut taktiði

Namazlarýnýz ‘defolu’ olmasýn HABERÝ 8’DE

Murat ÇABAS

4’TE

Bunlar Ahmet SEVÝNÇ

HOCA NASRETTÝN’iN YENÝ MESAJI

NEFS!

Aziz KARACA

Yine “one minute” yine “sorry”

Merkez Bankasý beyin yýkadý Merkez Bankasý, dün bankalarýn ekonomistlerine sunum yaptý. Sunumda önümüzdeki aylarda enflasyonda aþaðý yönlü trendin yeniden kendisini göstereceði ileri sürüldü. Sunumun piyasa gerçekleriyle örtüþmediði gözlendi.  4’TE

Biz oruç tutalým ki oruç da bizi tutsun

3’TE

Yaz’da Ramazan Ahmet BEKTAÞ

3’TE

“Bir baþkadýr benim memleketim” Mustafa ASLAN

2’DE


YENÝ MESAJ 9 TEMMUZ 2013 SALI

YAÞAM

SAYFA

‘Peygamber'e salavat getirmek rahmettir’ Ýmam Ali (a.s.) buyurdu ki: “Þehadetle cennet elde edilir, cehennemden kurtulmak ve sýrat köprüsünden geçmek mümkün olur. Peygamber'e salavat getirmekle rahmete nail olursunuz. Öyleyse Peygamber'inize çok salavat getirin; ‘Þüphe yok ki, Allah ve melekleri salavat getirir Peygamber’e, ey inananlar siz de O’na salavat getirin, tam teslim olarak da selam verin’”

ÐÜ EHL–Ý BEYT GÜNLÜ Ýmam Ali (a.s.) bir hutbesinde þöyle buyurdu: “Vehimlerin, O’nun varlýðýný idrakten öteye ulaþmasýna ruhsat vermeyen ve akýllarý zatýný hayal etmekten engellemiþ olan Allah'a hamd olsun. Çünkü O'nun zatýnýn benzeri ve þekli olmasý muhaldir. O'nun (mukaddes) zatýnda bir deðiþiklik olmaz; kemal (nitelikler)inde sayý bölünmesi gibi bölünme bulunmaz. Her þeyden ayrýlmýþtýr ama mekân (mesafe) ayrýlýðýyla deðil; her þeyde vardýr, karýþým olarak deðil. Her þeyi bilir ama göz, kulak gibi bir organ vasýtasýyla deðil. O'nunla bildiði þey arasýnda, bir baþkasýnýn ilmi vasýta deðildir. Eðer, var idi,

denirse bu varlýðýnýn ezeli olduðu manasýnadýr. Ebedidir, denirse, yokluðu O'ndan nefyetmek anlamýnadýr. O'ndan gayri bir mabud seçip ibadet eden kimsenin sözünden çok

çok yüce ve münezzehtir O. O'na mahlûkatýndan beðendiði ve kabulünü kendisine farz kýldýðý þekilde hamd ediyoruz. Allah'tan baþka bir ilahýn olmadýðý, O’nun tek ve

þeriksiz olduðuna þehadet ederim ve Muhammed'in de (s.a.a.) O'nun kulu ve elçisi olduðuna þehadet ederim. Bu iki þehadet, sözü yüceltir, ameli aþaðý indirir (yani amel terazisinde ameli aðýrlaþtýrýr). Bu iki þehadet hangi teraziden kaldýrýlýrsa, o terazi (amel bakýmýndan) hafif kalýr. Bu iki þehadet hangi teraziye konulursa, o terazi aðýr olur. Bu iki þehadetle cennet elde edilir, cehennemden kurtulmak ve sýrat köprüsünden geçmek mümkün olur. Bu iki þehadetle cennete girersiniz ve Peygamber'e salavat getirmekle rahmete nail olursunuz. Öyleyse Peygamber'inize çok salavat getirin; "Þüphe yok ki, Allah ve melekleri salavat getirir Peygamber’e, ey inananlar siz de ona salavat getirin, tam teslim olarak da selam verin."

Soðan tüketimi kanseri önlüyor Diyetisyen Kübra Akýn, kanserden korunmak için kuru soðan tüketilmesi tavsiyesinde bulundu Diyetisyen Kübra Akýn, soðanýn antibiyotik özelliðinin yaný sýra, kan þekerini düzenleyici etkisi olduðunu, özellikle þeker hastalarýnýn yemekle birlikte soðaný tüketebileceklerini söyledi. Soðanýn karaciðer ve baðýrsaklarý da temizlediðini ifade eden Akýn, "Mide mukozasýndaki bezlerin salgýsýna uyarýcý etki yaptýðý için iþtah açýcý yönü de vardýr. Bronþit öksürük, boðaz iltihabý için etkilidir. Ýlaç sanayinde de balgam söktürücü olarak soðanýn içindeki cystein maddesi kullanýlýr" dedi. Soðanýn C vitamini için çok iyi bir kaynak olduðunu belirten Akýn, "Araþtýrmalar taze soðanýn HDL dediðimiz iyi kolesterolün seviyesini art-

týrdýðýný göstermiþtir. Yüksek kan basýncýný önler. Damarlarýn geniþlemesini saðlar. Kanserden koruyucu etkisi vardýr. Çok iyi bir antioksidandýr. Vücutta tümör ve benzeri zararlý oluþumlarýn oluþmasýný engellemede yardýmcýdýr. Kansere karþý koruyucudur. Zengin içeriðinden dolayý güç ve saðlýk veren bir besindir. Soðanda bol miktarda A, B ve C vitaminleri, fosfor, iyot, kükürt gibi vücuda çok faydalý maddeler bulundurur. Antibiyotik özelliði gösterir. Kan þekerini düzenleyici etkisi vardýr. Özellikle þeker hastalarý yemekle birlikte tüketebilirler. Karaciðer ve baðýrsaklarý temizler. Mide

mukozasýndaki bezlerin salgýsýna uyarýcý etki yaptýðý için iþtah açýcý yönü de vardýr" diye

konuþtu. "Soðan kokusundan rahatsýz olanlar, kokuyu gidermek için maydanoz tüketsin" diyen Akýn, "Birçok insan soðaný kokusundan dolayý tüketmekten kaçýnýr. Aðzýn kokmasýný önlemek için soðan yedikten sonra muhakkak çið maydanoz yenmelidir, aðýzda iyice çiðnenmelidir. Soðandaki kükürtlü bileþenler ýsýyla parçalandýðý için çið tüketilmelidir. Soðan doðrandýktan sonra en geç 30 dakika içinde tüketilmelidir. Havayla temas etmesi içerdiði yararlý maddelerin kaybýna yol açar ve geç tüketilmesi midede gaz, ekþime ve aðrýlara neden olabilir" þeklinde konuþtu. ÝHA

Ýþe araba yerine otobüsle git Hayat tarzýnda yapýlacak küçük deðiþikliklerle doðayý korunmasýna katký saðlamak mümkün. Bir yýl boyunca 15 kilometrelik mesafede iþe araba yerine otobüsle gidilmesi, karbondioksit salým miktarýnda 2 tonluk azalmaya neden oluyor

DÜNKÜ ÇÖZÜM

Birden fazla sonuç çýkabilir

HAZIRLAYAN: Osman Nuri YILMAZ

SUDOKU

Dünyadaki tüketim alýþkanlýklarýnýn deðiþmesiyle, sýnýrlý doðal kaynaklar da her geçen gün azalýyor. Bu nedenle doðaya saygýlý yaþam tarzýný benimsemek gün geçtikçe daha çok önem kazanýyor. Bunun için insanlarýn, gereksiz tüketimden kaçýnmaktan plastik kullanýmýný azaltmaya, elektronik faturalara abone olmaktan toplu taþýma kullanmaya kadar çevreye yapabilecekleri birçok katký bulunuyor. Daha saðlýklý çevrede yaþamak için alýnacak önlemlerden bazýlarý þunlar: - Bir plastik eþyanýn doðada kendiliðinden yok olmasý için bin yýl beklemek gerekiyor. Bunun için plastik tüketimini azaltmak, plastikleri normal atýklardan ayrý toplamak ve geri dönüþümünü saðlamak önem taþýyor. - Naylon poþetlerden de uzak durmak gerekiyor. En çevre dostu yöntem ise alýþveriþe tekrar kullanýlabilecek bez torbalar ve filelerle çýkmak. - Gereksiz tüketimden kaçýnmak, dünyanýn ekolojik ayak izini azaltabilir. Tek fincan çay içmek için ýsýtýcý dolusu suyu

kaynatmamak, kullanmadýðýmýz elektrikli aletleri kapatmak kaynak israfýný engelleyebilir. - Dünyadaki toplam enerji tüketiminin çoðu ýsýtma ve soðutma amaçlý kullanýlýyor. Isýtma ve soðutma sistemlerini çalýþtýrmak için kullanýlan enerjinin yüzde 95'i fosil yakýtlardan saðlanýyor ve bu da ortaya çýkan sera gazý emisyonunu artýrýyor. Bu nedenle evin yalýtýmýnýna özen gösterilmesi gerekiyor. - Evlerde aylýk elektrik faturalarýnýn yaklaþýk yüzde 20'si aydýnlatma amaçlý kullanýlýyor. Bu nedenle aydýnlatma seçeneðinin tasarruflu ürünlerden yana kullanýlmasý önem taþýyor. Örneðin, 75 vatlýk akkor lamba yerine 75 vatlýk floresanýn kullanýlmasýyla, ayný aydýnlatmanýn yüzde 80 daha az enerjiyle elde edilmesi mümkün. - Türkiye'de günde yaklaþýk 65 bin ton çöp birikiyor. Eþyalarýn ekonomik ömrünü tamamlayýncaya kadar ayný ya da farklý amaçlarla kullanýlmasýyla, çöp miktarýný azaltmak mümkün oluyor. AA

 

2

editor@yenimesaj.com.tr

Mustafa ASLAN

“Bir baþkadýr benim memleketim” MEYDAN

tokkali@gmail.com

Ülke nüfusunun beþte birinin týkýþ týkýþ doluþtuðu; yalnýz yaþayan, kendine yeten becerikli kiþilerin, yalnýzlýktan korkanlardan oluþan kalabalýkta boðulmaða baþladýðý Ýstanbul'da âsâyiþi saðlamak elbette kolay deðil! Asayiþi saðlamak kolay deðil diye Ýstanbul gibi binlerce yýllýk dünya þehrinde yaþamayý, "mecbûriyet ve iþkence"den etmek de yöneticilik deðil! Ta ki cevap alýncaya kadar veya kendim cevap buluncaya kadar sormaða devam edeceðim: "Þehr-i Emîn" denilen Belediye Baþkaný, Ýstanbul'da da var mý? Varsa ne iþ yapar? Yoksa; Ýstanbul Büyükþehir Belediye Baþkanlýðý tabelasý asýlý olan kocaman bina niye var? Sabah 08.00'den, akþama kadar binlerce kiþi, o binada niye oturur ve bu yüzden dolayý, devlet bütçesinden niye maaþ alýrlar? Kadir TOPBAÞ adlý seçilmiþ, ne iþ yapar? AKP'nin Genel Baþkaný olmasý hasebiyle Ýstanbul'un her türlü iþiyle bizzat ilgilenen; park yýkýmý, yapýmý, bakýmý ve umûmi tuvaletler dahil her iþe müdahale eden bir Baþbakan olduðu için Ýstanbul þanslý mý, þanssýz mý? Parti Genel Baþkaný'nýn, partili Belediye Baþkanlarýnýn iþlerine müdahil olmasý, demokratlýk ise; Y-CHP'nin ve Y-MHP'nin Genel Baþkanlarý niçin yapmazlar? Veya Baþbakan; Eskiþehir gibi bir bozkýrý, Dünya Þehri yapan, ülkenin yaþanabilir þehirleri arasýnda birinci sýraya yükselten Yýlmaz BÜYÜKERÞEN'in iþlerine niye el atmaz? Aksine, -partizanca- iþlerini zora sokturur? Veya Ýzmir gibi, dünya þehri ve binlerce yýllýk yerleþim merkezinde, bürokratik engellemeler yüzünden bir türlü bitirilemeyen iþlere neden müdahale edilmez? Merak ettiklerim çok ve çeþitli! Meselâ; Taksim Gezi Parký'yla baþlayan "Ýnadýna Tayyip!" muhalifi hareketler sýrasýnda, Baþbakan'ýn söylediði gibi, evlerinde zor tutulan yüzde ellilik kesimin tamamý, evlerinde satýr mý bileðiliyorlar? Evinden çýkan, yüzde elliden her bir "Tayyiban"ýn elinde de satýr, pala olacak mý? "Kýrk katýr mý, kýrk satýr mý?" uygulamasýna; döndük mü, dönüyor muyuz, dönecek miyiz? Üretimin sýfýrlandýðý, büyüme rekorlarý kýran ülke(!)mizde; satýr üretimi var mý? Yoksa satýrda da, Çin üretimi kopyalara mecbûr muyuz? PKK'lý bebek katillerine raðmen, otuz yýldýr Kürt komþusuna kîn beslemeyen, komþuluk iliþkilerinde deðiþiklik yapmayan Türk Milleti'nin, "AKP'liyim" diyenlere karþý, husûmet beslediðinin farkýnda olan bir AKP kurmayý, yok mu? Varsa varlýðýný, ne zaman hissedeceðiz? Bir baþka merakýmý da, Enerji Bakaný Sayýn Taner Yýldýz'a iletmeliyim: Sayýn Bakan! Altý gün önce size ulaþmaya çalýþtým. 0. 312. 215 82 39 numaralý Bakanlýk telefonundan aradým. Akþam saatleriydi. Bana cevap veren görevli, Bakanlar Kurulu'nda olduðunuzu, Özel Kalem Müdürünüzün de sizinle birlikte olduklarýný söylediler. "Sayýn Bakan'ýn þahsýný ilgilendiren, önemli bir konuda bir bilgilendirmem olacak" diye not býraktým. Zannýmca yandaþ, yalaka, dolma kalemlerden olmadýðým için, zât-ý âlileriniz cevâba tenezzül buyurmadýnýz! Olabilir! Sayýn Bakan! Biliyorum ki; "Mahkeme, kadýya mülk kalmaz!" Yarýn, "Eski Bakan" sýfatýný aldýðýnýzda, eminim ki siz bana ulaþmakta zorlanacaksýnýz! Bu zorlanma, benden olmayacak! Sizin rehbersiz yürüme alýþkanlýðýnýzýn olmayýþýndan, karanlýkta tek baþýnýza yürüme cesaretinizin olmayýþýndan olacak! Ama inanýn ki; Yozgat ve Yozgatlýlara olan özel sevgimden de hareketle en yakýnlarýnýzýn bile sizi terk edeceði o günlerde ben sizi; Türk Milliyetçisi ve Türk Milletçisi karakterimle kucaklayacak ve Türklük karakteri olan korumacýlýðýmla size haksýzlýk yapýlmasýna mani olmaya çalýþacaðým! Belki aradýðýmdan ve býraktýðým nottan haberiniz olmamýþtýr düþüncemle -þimdiliksizi neden aradýðýmý, açýklamýyorum ama Allah nasip eder ve ömür verirse seçim sath-ý mâilinde, Yozgat'a bizzat gelerek, Yozgatlý Dostlarýn evinde konaklayarak, sizin ve mensûbu olduðunuz AKP'nin aleyhinde, özellikle bizzat bildiðim olaylarý anlatarak Türk'lük görevimi, fazlasýyla yapacaðým, emîn olabilirsiniz! Biliriz ki insan, insanýn aynasýdýr ve aynaya nasýl bakarsanýz, aynadaki de size öyle bakar! Vesselâm! "OLAMAZ TÜRK'E BAÞ, TÜRK'ÜM DEMEYEN." Selâm, sevgi, duâ...


ÝSTANBUL Tel: 0090 (0212) 425 10 66 Fax: 0090 (0212) 424 69 77 editor@yenimesaj.com.tr BERLÝN

9 TEMMUZ 2013 SALI

Tel: 0152 15 43 14 51 - info@yenimesaj.de www.yenimesaj.com.tr

HÝCRÝ 1 RAMAZAN 1434

NAMAZ SAATLERÝ Ýmsak

SAYFA

3

Güneþ

Öðle

Ýkindi

Akþam

Yatsý

 3 25

4 50

13 19

17 38

21 35

22 50

FRANKFURT  3 53

5 21 5 25

13 38 13 38

17 52 17 52

21 42 21 40

23 00 23 00

5 25

13 35

17 48

21 34

22 54

BERLÝN

 3 55 STUTTGART  3 55 MANNHEIM

Kaynak:

Ahmet SEVÝNÇ

Bunlar @ahmetsevinc16

GÜNDEM Bunlar… Baþbakan her cümlesinin sonunda bunlar diyor!.. BUNLAR KÝM? Bunlar Cumhuriyet Halk Partililer… Bunlar Taksim Gezi parkýndaki genç direniþçiler… Bunlar tüm illerimizde direniþ yapan gençlerimiz… Bunlar camilerimize, dindarlarýmýza saldýranlar!.. Bunlar yaðmacýlar, barbarlar ve vandallar!.. Bunlar çapulcu, ayyaþ ve tinerciler… Bunlar ülkenin baþarýsýný çekemiyorlar… Bunlar yerli ve yabancý faiz lobileri… Bunlardan sonra “ONLAR” geliyor… ONLAR KÝM? Onlar MHP’liler ve Ülkücüler… Onlar ýrkçý… Onlar kafatasçý… Onlar milliyetçiliði pazarlý-

ahmetsevinc16 @gmail.com

yor… Onlar PKK barýþ sürecinden rahatsýz… Onlar þehit cenazelerinden besleniyor… Onlardan sonra “ÞUNLAR” geliyor… ÞUNLAR KÝM? Þunlar PKK’lýlar ve BDP’liler… Þunlar önce; Habur’da teröristlerle kucaklaþanlar… Þunlar dokunulmazlýklarý kaldýrýlmak istenen BDP’li vekiller… Þunlar daha sonra; birlikte Ýmralý barýþ müzakeresi yapanlar… Þunlar Anayasa’dan Türklüðü ortadan kaldýranlar… Þunlar geçen hafta Meclis Baþkaný’ný Meclis’te birlikte seçenler… Þunlar Ýmralý bölünme sürecinde AKP ile kanka olanlar… BÝZ KÝM? Biz Baþbakan Erdoðan, iktidar, Adalet ve Kalkýnma Partisi…

Biz demenin içinde bir de BEN var; BEN Baþbakan’ýn ta kendisi… Benim Komutaným, benim Valim, benim Emniyet Müdürüm… Biz % 50 oy aldýk her istediðimizi yaparýz, size mi soracaðýz!.. Biz istersek doðayý katleder, termik santralleri de yaparýz… Biz Taksim’e Topçu Kýþlasý da yaparýz, AVM de yaparýz… Biz Taksim’de eylem yapanlara karþý % 50’yi evde zor tutuyoruz… Biz þerefsiz deðiliz; teröristlerle müzakere yapmayýz!.. Biz gerekirse Öcalan, PKK ve BDP ile müzakere yaparýz!.. Biz Öcalan’a televizyon verdik, spor aletleri gönderdik!.. Biz Devletin elinde ne varsa fabrika, baraj, liman hepsini sattýk!.. Biz IMF’ye borçlarý ödedik… Ödedik de sonrasýnda ne yaptýk?… Biz Türkiye’nin en büyük iç ve dýþ borcunu yaptýk!.. Biz her aileden üç çocuk istiyoruz, kürtaj istemiyoruz!.. Biz, bunlar, onlar ve þunlar derken toplum dört parçaya bölündü. Her lafýnda biz diyerek toplumun diðer % 50’si yok sayýldý. Her konuþmanýn sonunda karþý tarafý aþaðýladý, biz ve

ben dedi. Ýþte sonunda toplumda sýkýþan gaz da böyle büyük gürültüyle patladý. Uyuyan millet uyandý birden bire, caddeleri ve meydanlarý doldurdu. Direniþçilere, biber gazý, plastik mermi ve TOMA’larýn suyu výz geliyor! Milletimiz Baþbakan’dan övündüðü Avrupa kriterlerini bekliyor… Hapishanede yatan askerler, gazeteciler ve aydýnlar özgürlük bekliyor… Milletimiz tam demokrasi, özgür basýn, hak, hukuk ve adalet bekliyor… Siyasi partiler seçim kanunu ve seçim barajýnýn düþürülmesini bekliyor… Biz yalnýz, siz deðilsiniz; biz Türkiye vatandaþlarý hep beraber biziz. Biz Müslüman’ýz, biz Ehl-i Beyt sevdalýsýyýz, Alevi’si ve Sünni’si kardeþiz… Biz tek vatan, tek millet ve tek bayrak ve Kur’an diyoruz… Yeter artýk! Sen de kendine gel; biz ve ben demeyi býrak. Her sözünde, benim Milletim deme, Millet senin deðil! Mustafa Kemal Atatürk’ün dediði gibi söyle… Yüce “TÜRK MÝLLETÝ” de.

Adana’da akýl almaz ölüm Sulama kanalýnda yüzme öðretmek için 11 yaþýndaki oðlu ve yeðenini bir iple aðaca baðlayan kiþi, ipin kopmasý sonucu boðulma tehlikesi geçiren çocuklarý kurtarmak isterken, boðularak hayatýný kaybetti dana’da sulama kanalýnda yüzme öðretmek için 11 yaþýndaki oðlu ve yeðenini bir iple aðaca baðlayan kiþi, ipin kopmasý sonucu boðulma tehlikesi geçiren çocuklarý kurtarmak isterken, boðularak hayatýný kaybetti. Yüreðir ilçesine baðlý Ýsmailiye köyünde meydana gelen olayda, seyyar tüpçülük yapan Ýbrahim E. D. (45), oðlu Murat (11) ile kardeþi Ersan D.’nin (41) ayný yaþtaki oðlu Emre’ye yüzme öðretmek için, çocuklarý DSÝ’ye ait sulama kanalýna götürdü. Ýbrahim E. D., çocuklara yüzme öðretmek için ilginç bir yöntem deneyerek, kanalýn yaný baþýnda bulunan aðaca baðladýðý ipi çocuklarýn beline baðlayarak, suya soktu. Çocuklar burada bir süre ipe baðlý olarak yüzme öðrenmeye çalýþýrken, ancak 10 dakika geçtikten sonra ipin kopmasýyla, kanalda sürüklenmeye baþladýlar. Boðulma tehlikesi geçiren

A

Boðulmaktan son anda kurtulan 11 yaþýndaki Mert (saðdaki) ve Emre D. (soldaki), taziye evinde hüzünlü gözlerle bekledi. (Mert ölen Ýbrahim E.D.’nin, Emre ise kardeþinin oðlu)

çocuklarý kurtarmak için suya atlayan Ýbrahim E. D. ise, çocuklarý suyun yüzeyinde tutmayý baþarsa da,

Yeni aldýklarý kamyonet sonlarý oldu Muðla’da meydana gelen trafik kazasýnda 2 kiþi öldü, 3 kiþi yaralandý. Ahmet Gezen (49) idaresindeki 34 ECL 59 plakalý kamyonet, Milas-Bodrum karayolunun 10. kilometresinde seyir halindeyken yoldan çýkarak, karþý þeritte bulunan Abdulvahap Taþ’ýn kullandýðý 48 UR 694 plakalý otomobil ile çarpýþtý. Kazada, kamyonet sürücüsü Gezen ile eþi Fatma Gezen olay yerinde hayatýný kaybetti. Yaralanan otomobil sürücüsü Taþ ile araçta yolcu olarak bulunan Mehpare Balcý ve Yaren Balcý ise 112 Acil Servis ekibince olay yerinde yapýlan ilk müdahalenin ardýndan 75. Yýl Milas Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Kaza nedeniyle Milas-Bodrum karayolu yaklaþýk 2 saat trafiðe kapandý. Gezen çiftinin kamyoneti bir hafta önce satýn aldýklarý öðrenildi. AA

kendisi batýp çýkmaya baþladý. Bu arada, yoldan geçen vatandaþlar suya atlayýp iki çocuðu çýkardýlar an-

cak, Ýbrahim E. D.’yi ise bulamadýlar. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine, jandarma ekipleri ve sualtý polisleri geldi. Sualtý polisi kanalda yaptýðý aramada, þahsýn cesedini yaklaþýk 300 metre uzaklýkta buldu. Ýbrahim E. D.’nin cenazesi, otopsi için Adana Adli Týp Kurumu morguna kaldýrýlýrken, burada otopsi yapýldýktan sonra ailesi tarafýndan alýnarak Asri Mezarlýk’ta topraða verildi. Olayýn þokunu üzerinden atamayan çocuklar ise, evde taziyeleri kabul etti. ÝHA

www.diyanet.gov.tr

Ahmet Emin BEKTAÞ

Yaz’da Ramazan KATRELER

@ahmetemnbkts61

Otuz yýl önce… Yine yaza gelmiþ Ramazan... Çocukça telaþ… Ýlk oruçlar... Herkes o zaman hayatta… Dede-nine, ana-baba, amca-hala… Köy yeri… Bir dað köyü... Müslüman olmanýn lezzetini ilk tattýðýmýz dönem... Çocuksun... Susuyorsun “su” içmiyorsun… Acýkýyorsun, caným yaðlý ekmeklere bakýp akþamý bekliyorsun... Akþam deyince... Ezaný kim okuyacak yarýþý da var… Bütün emsaller arasýnda rekabet… Bazen o, bazen diðeri… Tatlý mýzmýzlýklar… Arada ben okurdum… Cami ev arasý 120 adým… Koþarak… Hacýbabam (babamýn babasý), ben gelmeden iftar açmazdý. Rüzgâr gibi yamaçtan iner kuþ gibi koltuðunun altýna girerdim. “Ula herif, ezan okuyan aðzýný yiyim senin” der, öper koklardý. O benim ilk örneðimdi... Yüzündeki çizgiler uzun beyaz sakalý ve daima düþünceli hâli gözlerimin önünde hâlâ... *** Yaz Ramazanlarý bir baþka güzeldir. Çocuða da, gence de, yaþlýya da… Tatil moduna girmiþ insan uzun ayrýlýklarýn sona erdiði günlerde buluþuyor sevdikleriyle… Sahur, iftar, teravih, gece sohbetleri… “Hususi ibadetler” derken bir ay devrilir gider... Anlayamadan, doyamadan... “Merhaba” bitmeden “elveda” gelir... Bugün ilk gün… Her anýný, her nefesini “Kadir” bilip farkýndalýðýmýzýn yoðunlaþtýðý bir Ramazan idrak etmek hepimizin ortak dileði... Geciktirmeden fitrelerimizi verelim. Dargýnlýklarý berekete çevirelim. Etrafýmýza biraz daha fazla özenelim. Hepimizin iyiye-güzele, Rahmete-merhamete sevgiye çok ihtiyacý var. *** Bu mübarek iklimde bolca düþünmek, ülkede ve dünyada olan bitenleri tefekkür etmek için müsait zamanýmýz çokça olacak. Ýman, iz’an ve samimiyet süzgecinden geçirerek yaþanan acýlarý, Ýslam coðrafyasýnda bugün bile akan kaný, sürdürülen iþgali ve bunun sebeplerini iyi düþünelim. Ne bu mübarek ülkede, ne de ezan okunan diðer beldelerde deðerlerini özünden alan iradeler mi iktidar? Yoksa inancý sömürmekten beslenen uþak takýmý mý? Allah ayýktýrsýn! Dolu dolu yaþanan bir Ramazan dileðiyle…

SAVAÞ GÝBÝ mahalle kavgasý Þanlýurfa’da yüzlerce kiþinin karýþtýðý mahalle kavgasýnda 4 kiþi aðýr yaralandý. Polis, olayla ilgili 10 kiþiyi gözaltýna aldý Ýki kiþi arasýnda çýkan kavgaya aileler de karýþýnca, ortalýk adeta savaþ alanýna döndü. Sebebi bilinmeyen kavgada yaklaþýk 200 kiþi taþ, sopa, silah ve býçakla kavgaya tutuþtu. Çýkan kavgada 2’si silahla, 2’si de býçakla olmak üzere 4 kiþi aðýr yaralandý. Çok sayýda hafif yaralýnýn yaný sýra yaklaþýk 10 kiþi de gözaltýna alýndý. Kavganýn büyümesi üzerine olay yerine çok sayýda polis ekibinin yaný sýra çevik kuvvet ekibi de sevk edildi. Güvenlik güçleri, mahal-

le sakinlerini ayýrmakta güçlük çekti. Ýddiaya göre, bir kiþi polisten kaçmak için evin çatýsýndan baþka bir evin çatýsýna kaçmak isterken aþaðý düþtü. Yere düþen þahýs, bacaðýný kýrdý. Güçlükle polis ekipleri ve saðlýk görevlileri tarafýndan hastaneye kaldýrýlan þahsýn saðlýk durumunun, ciddiyetini koruduðu öðrenildi. Güvenlik güçleri mahallenin giriþ çýkýþýný kapatýrken, olaya karýþan ve kaçan þahýslarýn yakalanmasý için çalýþma baþlattý. ÝHA

Baba ile oðlunu trafik kazasý ayýrdý Sivas’ýn Gemerek ilçesinde meydana gelen kazada 1 kiþi öldü, 1 kiþi de aðýr yaralandý Kayseri-Sivas karayolu üzerinde seyir eden Selami Öztemir yönetimindeki 38 ET 249 plakalý kamyonet, yola çýkan köpeðe çarpmamak için sürücünün yaptýðý manevra sonrasý kontrolden çýkarak aydýnlatma direðine çarpýp takla attý. Karþý þeride geçen araçtaki sürücü Selami Öztemir aðýr yaralanýrken, 14 yaþýndaki oðlu Emre Öztemir ise olay yerinde hayatýný kaybetti. Olay yerine gelen ambulansla Gemerek Devlet Hastanesi’ne kaldýrýlan Selami Öztemir, yapýlan ilk müdahalenin ardýndan Numune Hastanesi’ne sevk edildi. Emre Öztemir’in cesedi ise otopsi yapýlmak üzere hastaneye kaldýrýldý. Gemerek Cumhuriyet Savcýlýðý kaza ile ilgili soruþturma baþlatýrken, kaza bir akaryakýt istasyonunun güvenlik kamerasý tarafýndan da saniye saniye kaydedildi. ÝHA


YENÝ MESAJ. 9 TEMMUZ 2013 SALI

4

EKO / FÝNANS

SAYFA

BTP Genel Baþkaný Dar Bölge Yaygýn Kalkýnma Prof. Dr. Haydar Baþ'ýn Modeli’nin önemli bir özelliði de; kaleminden sanayinin yaygýnlaþtýrýlmasý ile

MÝLLÝ EKONOMÝ MODELÝ Dar Bölge Yaygýn Kalkýnma Modeli

-58-

milletin topyekûn bir atýlým hamlesine baþlamasý ve her bölgenin devreye girmesi ile üretimin ve sermayenin tabana yayýlmasýdýr. Ayrýca ülkemizde atýl duran birçok arazi çok rahatlýkla halkýn kullanýmýna açýlabilir. Ýsterse devlete veya bireylere ait olsun hiç kimsenin, sahip olduðu bir araziyi boþ tutmasýnýn ekonomiye bir katkýsý olmayacaktýr. Öyleyse atýl duran yerler için daha yüksek bir vergi uygulamasý ile her yerin üretime katýlmasý teþvik edilmelidir. Teknoloji ise son derece önemli bir baþka konudur. Eðer bir ülke gerçekten kalkýnmaya karar vermiþse teknolojiye yatýrým yapmak zorundadýr ama bu yeterli

Murat ÇABAS

Böl, parçala, çatýþtýr ve yut taktiði PERSPEKTÝF

mcabas@yenimesaj.com.tr

Mýsýr’da yaþanan kaos ve çatýþma, Büyük Ortadoðu Projesi kapsamýnda bulunan baþta Türkiye olmak üzerinde 22 Ýslam ülkesi için ibret vericidir. Tabi, ders çýkarmasýný bilenler için… Mýsýr deyip geçmeyin. Ýslam ülkeleri içerisinde, AKP’li Türkiye’nin son 12 yýlda ortaya koyduðu hizmetleri(!) saymazsak, Mýsýr kadar Batýya hizmet eden bir ülke olmamýþtýr. Mýsýr, ABD’den önce dünyanýn sömürü düzeninin sahibi olan Ýngiltere’nin merkez üssüydü. Hatýrlarsanýz, Çanakkale savaþlarýnda Türk milletinin üzerine gönderilecek olan küresel katillerin eðitim ve aktarma merkezi Mýsýr’dý. Dahasý, Ýslam ülkelerine fitne için gönderilecek Ýngiliz ajanlarýnýn ve onlarla beraber hareket eden Müslüman görünümlü gizli misyonerlerin ve de günümüze kadar fitnelerini taþýmýþ olan bir takým din adamý müsveddelerinin merkezi Mýsýr’dý. Mýsýr bu kadar hizmete(!) raðmen, hizmet ettiði Batýlý efendilerinden gereken ödülünü alabildi mi? Elbette ki hayýr. Yunanistan Hýristiyan olmasýna raðmen, yýllarca Türk milletiyle Batý için çarpýþmasýna raðmen, üstelik Batý medeniyetinin temeli olmasý raðmen yaþadýðý ilk krizde tekme tokat kapý dýþarý edilmeye çalýþýldýðýna göre, Müslüman Mýsýr’a kim bakar? Zaten Batýnýn bu noktadaki tavrýný gayet iyi biliyoruz. Batý kendi menfaati için kullanýr kullanýr, kullaným süresi dolunca da gözünün yaþýna bakmadan harcar. Þimdi bu gerçeklerden yola çýkarak Mýsýr’da yaþananlarý deðerlendirmeye çalýþalým. Mýsýr’ýn devrik lideri Hüsnü Mübarek, yýllarca ABD’ye hizmet etti, bir dediðini iki etmedi ama merkezi bir otorite olmasý hasebiyle ABD’nin bundan sonraki BOP amaçlarýna uygun bir lider deðildi. ABD, BOP kapsamýnda Mýsýr’ý birkaç parçaya bölmek istiyordu ve Mübarek’in varlýðý buna engeldi. ABD, ajanlarýný ve de çýkarlarýna hizmet eden sivil toplum kuruluþlarýný devreye koyarak düðmeye bastý ve Mýsýr’da “Arap Baharý”ný gerçekleþtirdi. Tabi, sadece Mübarek’in devrilmesiyle iþ bitmiyordu. Arap Baharý’nýn Mýsýr’daki taþeronu olan Müslüman Kardeþler de, kýsmen de olsa, Hüsnü Mübarek gibi bir otoriteydi. ABD’nin, perde arkasýnda ise Ýsrail’in gayesi, Mýsýr’ýn bir otorite tarafýndan idare edilmesi deðildi; birkaç parçaya bölünerek, birbirine düþman olan zayýf otoritelerin oluþmasýydý. Böl, parçala, çatýþtýr ve yut taktiði… ABD, bu projenin gereði olarak Müslüman Kardeþlerin liderini devletin baþýna geçirdi ama perde arkasýnda ona karþý da bir Arap Baharý organize etmeyi ihmal etmedi. Ve bugün Mýsýr’da iki kutup oluþtu: Birincisi, Müslüman Kardeþlerin taraftarlarý; ikincisi, ona karþý olanlar… Hadiselerin mimarý olan ABD ve Batýlý ülkeler ise “Mýsýr’da hiçbir partinin yanýnda deðiliz” tavrýna bürünerek çatýþmalarýn körüklenmesinin önünü açtý. Mýsýr’da çatýþma ortamýný yakalayan Batý emin olun ki bundan sonra her iki tarafa da silah verip iç savaþýn baþlamasýný saðlayacaktýr. Ve bu arada, bu savaþýn tozu dumaný içinde Ýsrail’in arzu ettiði Kýpti Devleti Ýsrail sýnýrýnda kurulacaktýr. Ýþte BOP bu… Irak’ta Barzani bölgesi, Þii ve Sünni çatýþmasý, Mýsýr’da Kýpti bölgesi, Mursi taraftarlarý ve aleyhtarlarý çatýþmasý… Türkiye’de ise Kürdistan bölgesi, alevi ve Sünni, laik ve anti laik ve daha bilumum çatýþmalar… Ne zaman akýllanacaðýz?

deðildir. Önemli olan bu teknolojinin ilmine sahip olmaktýr. Bu bilgiyi elde etmeden her yýl teknoloji transferi yapmak elde edilen gelirlerin her yýl dýþarýya transfer edilmesi demektir. Teknoloji ayný sermaye ve emek miktarýnda daha fazla hasýla demek olduðu için hem emeðin, hem de sermayenin marjinal verimini arttýracaktýr. Her ülke için özellikle kendi ülkemiz için muhakkak bilim üretim üslerinin kurulmasý, üniversiteler ve özel sektör ile entegreli çalýþýlmasý gerekir. Buralarda elde edilecek yeni teknolojiler yerli sanayiye uyarlanarak hem maliyetler aþaðýya çekilmeli, hem de dýþ pazarlarda yerli sanayicinin rekabet þansý arttýrýlmalýdýr. Sadece özel sektör bünyesindeki AR–GE çalýþmalarý

bunun için yeterli olmayacaðýndan muhakkak devlet tarafýndan bu bilim üslerinin finanse edilmesi gerekir. Çünkü bazen araþtýrmalarýn bütçesi ancak devlet tarafýndan finanse edilecek kadar yüksek düzeydedir. Bir diðer konu da devletin üretimde yer alýp almayacaðý meselesidir. Devlet sadece ekonomiyi düzenleyici olarak görev almak yerine özellikle kamuya ait ve stratejik sahalarda muhakkak üretici olarak piyasada bulunmalýdýr. Yüksek sermaye gerektiren sahalara yatýrým yapmalýdýr. Böylelikle monopol piyasalarýn oluþumu da engellenmiþ olacaktýr. Ülkemizde sanki bir ekonomi kuralý imiþ gibi savunulan özelleþtirmenin ne iktisadi izahý, ne de fiili uygulamasý vardýr.

MÝLLÝ EKONOMÝ MODELÝ ÝÇÝN NE DEDÝLER:

Prof. Dr. Hortenzia Hosszu Macaristan Miskalic Üniveritesi

Bugünkü konumuz küreselleþme ve sosyal güvenlik olacak. Bir siyaset bilimci olan Prof. Dr. Haydar Baþ Bey sisteminde özellikle güçlü bir milli refah devletinin oluþacaðýný ortaya koymakta. Macaristan’ýn çok büyük mali harcamalarý var. Bunlar büyük açýða neden oluy-

or. Bunun neticesinde çok büyük vergiler koyuluyor. Hükümet bu çerçevede masraflarý kýsmak gibi bir uygulamayý hayata geçirdi. Ve bununla beraber bazý büyük sýkýntýlar da meydana geldi. Uluslararasý Para Fonu (IMF), Dünya Bankasý ve Birleþmiþ Milletler Macaristan’a deðiþik önerilerde bulundular. Bu tür reformlar hiçbir þekilde etkinlik saðlamýyor, yine bundan dolayý küreselleþmenin þart koþtuðu düzenlemeler özel durum oluþturmaktadýr. Ýktidardaki hükümet, serbest pazar kurallarýný tam olarak uyguladý, ne hükümet ne de Macar halký böyle bir deðiþime hazýr deðildi. Uluslararasý kuruluþlarýn empoze ettiði politikalara baktýðýmýzda sosyal politikalarýn çok dar bir çerçevede kaldýðýný görüyoruz.

Eczacýlar da dert küpü TEÝS Baþkaný Nurten Saydan, eczane ekonomilerinin ciddi anlamda alarm vermeye baþladýðýný ifade ederek, eczanelerin eczacý kârlýlýklarýyla yoksulluk sýnýrýnýn altýnda kaldýðýný belirtti Tüm Eczacý Ýþverenler Sendikasý (TEÝS) Baþkaný Nurten Saydan, eczane ekonomilerinin ciddi anlamda alarm vermeye baþladýðýný, bu konu ile ilgili Ekonomi Koordinasyon Kurulu baþta olmak üzere Saðlýk Bakanlýðý ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ciddi adýmlar atmasý gerektiðini ifade etti. Saydan, Türkiye genelinde 24 bin 309 eczane bulunduðunu, Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapmýþ olduðu sözleþmeye göre birinci kategoriye giren eczanelerden aylýk 50 bin TL’ye kadar satýþ hasýlatý yapan eczane sayýsýnýn toplam 12 bin olduðunu bildirdi. Saydan, bu eczanelerin eczacý kârlýlýklarýyla dört kiþilik bir ailenin asgari geçim haddinin altýnda kaldýðýný, eczane masraflarýný düþtükten sonra kalan kârlýlýklarýyla da tek kiþilik yoksulluk sýnýrýnýn altýnda olduklarýný belirtti.

Yarýsýnýn aylýk geliri 1500 TL Sendika olarak yaptýrdýklarý hesaplamalara göre ülke genelindeki 12 bin eczanenin aylýk gelirinin 1500 liraya kadar olduðunu, eczacýlarýn yaklaþýk yüzde 10’unun aylýk ortalama bin

lira gelir elde ettiðini öne süren Saydan, “Son dört yýlda TÜFE enflasyon artýþ oranýnýn TÜÝK verilerine göre toplamda yüzde 33 civarý olduðu göz önünde bulundurulduðunda ilaç sektörü ve eczane ekonomileri enflasyon karþýsýnda yüzde 40 ‘a yakýn bir oranda erimiþ ve ezilmiþtir” deðerlendirmesinde bulundu.

Borç bataðýnda bulunuyorlar Eczacýlarýn kredi kullanýmýnin

ise 2005 yýlýndan bu yana 14 kat arttýðýný, bankalar hariç Türk Eczacýlarý Birliði Yardýmlaþma Sandýðý’ndan eczacýlarýn yaklaþýk yüzde 70’inin kredi kullandýðýný ifade eden Saydan, þunlarý kaydetti: “Eczane ekonomileri ciddi anlamda alarm vermeye baþlamýþ durumdadýr. Bu konu ile ilgili Ekonomi Koordinasyon Kurulu baþta olmak üzere Saðlýk Bakanlýðý ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ciddi adýmlar atmasý, eczacýlarýn kamuya yapmýþ olduðu

Merkez Bankasý beyin yýkadý Merkez Bankasý, dün bankalarýn ekonomistlerine sunum yaptý. Sunumda önümüzdeki aylarda enflasyonda aþaðý yönlü trendin yeniden kendisini göstereceði ileri sürüldü. Sunumun piyasa gerçekleriyle örtüþmediði gözlendi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasý’nýn (TCMB), banka ekonomistlerine yaptýðý sunumda, “Enflasyondaki yükseliþ daha çok iþlenmemiþ gýda fiyatlarýndaki oynaklýða ve baz etkilerine atfedilebilir. Önümüzdeki aylarda enflasyonda aþaðý yönlü trend yeniden kendisini gösterecek” denildi. TCMB’nin, banka ekonomistleri ile yapýlan bilgilendirme toplantýsýnda yaptýðý sunum, bankanýn internet sitesinde yayýmlandý.

Sýcak para akýþý durdu Geliþmiþ ekonomilerdeki parasal politika görünümündeki belirsizlik nedeniyle sermaye akýþlarýnýn zayýfladýðý belirtilen sunumda, halen kredi büyümesinin referans oranýnýn üzerinde seyrettiðine deðinildi. Manþet enflasyondaki son yükseliþin geniþ tabanlý olmadýðý belirtilen sunumda, þunlar kaydedildi: “Enflasyondaki yükseliþ daha çok iþlenmemiþ gýda fiyatlarýndaki oynaklýða ve baz etkilerine atfedilebilir.

Önümüzdeki aylarda enflasyonda aþaðý yönlü trend yeniden kendisini gösterecek. Son kur hareketleri ticaret ürünleri fiyatlarý üzerinde geçici etki oluþturabilir. Kredi büyümesi ve fiyatlama davranýþý üzerinde etkili iç taleple birlikte kur hareketlerinin etkisi yakýndan izlenecek. Merkez Bankasý tarafýndan saðlanan likidite kompozisyonu bir sonraki Para

Politikasý Toplantýsýna kadar kademeli olarak net yabancý varlýklardan net yerli varlýklara kaydýrýlmaya devam edecektir. Bu sadece likidite kanallarý yoluyla hýzlý kredi büyümesini kontrol altýna almayacak, ayný zamanda TL’nin deðerini de destekleyecek.” Sunumun bankalarýn ekonomistlerini ne kadar etkilediði bilin mez ama piyasa gerçekleriyle örtüþmediði ortaya çýkýyor.

iskonto oranlarýnýn deðiþtirilmesi, reçete baþý almýþ olduklarý 25 kuruþluk hizmet bedelinin daha makul bir seviyeye yükseltilmesi ve reçete baþý meslek hakký uygulamasýnýn bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir. Son 8 yýldýr karsýz hatta zararýna çalýþan eczanelerden ilaç ve eczacýlýk hizmeti alýnmasýný saðlayan yetkililer bilmelidir ki iflas edip kapanan eczanelerden ilaç ve eczacýlýk hizmeti alýnmasý mümkün deðildir.”

Haliç’e 5 yeni otel geliyor Osmanlý döneminden bu yana Ýstanbul’un en deðerli alanlarýndan birisi olan ve þehrin tam merkezinde konumlanan Altýn Boynuz Haliç’e, yeni turizm yatýrýmlarý geliyor. 2011 yýlýnýn son aylarýnda, Hilton’un hizmet vermeye baþlamasýnýn ve olumlu sonuçlar almasýnýn ardýndan, yerli ve yabancý yatýrýmcýlar da turizm projelerini harekete geçirdiler. Bölgede gelecek yýl içinde 5 yeni otel daha hizmete geçmeye hazýrlanýyor. Yaklaþýk olarak 500 milyon dolarlýk turizm yatýrýmýnýn yapýldýðý bölgedeki yatak kapasitesi de 1500’e çýkacak. Yabancý yatýrýmcý Amplio’nun 2011 yýlýnda bölgeye Hilton’u getirmesiyle baþlayan süreçte, yerli ve yabancý birçok yatýrýmcý Haliç’te yatýrýma baþladý. Bölgede yakýn zamanda faaliyete geçecek otellerden biri, sektörün önemli markalarýndan Mövenpick. Ayrýca mobilya sektörünün önemli firmalarýndan yerli Lazzoni de bölgede bir otel yapýyor. Ýsimleri henüz belli olmayan 3 otelin inþasý ise sürüyor. EKONOMÝ SERVÝSÝ


YENÝ MESAJ 9 TEMMUZ 2013 SALI

DÜNYA Akýn AYDIN

Yine “one minute” yine “sorry” KURÞUN KALEM Geçen hafta Mürsi’nin gölgesinden ikinci bir týrsi olayý yaþadýk. Daha doðrusu AKP iktidarýnýn, Ýsrail’e (Yahudilere) ikinci “One Munit” inden sonra ki, 2. sorry dileyiþiydi. Ýktidar Gezi olaylarýnýn önüne bakma yerine hala arkasýný merak ediyor. Bu olaylarý, birisine fatura etme gayretinden vazgeçmiyor. Tabi ilk faturayý Erdoðan, CHP’ye kesmiþti. Kurmaylarý da ayný istikamette gidiyor. Ýþte bu mealde geçen hafta Cihan Haber ajansý, Baþbakan Yardýmcýsý Beþir Atalay’dan bir haber geçti. Habere göre Atalay, “Gezi Parký olaylarýnýn arkasýnda Yahudi diasporasý” olduðunu iddia etmiþ. Ya sonra ne oldu? Erdoðan’a, Yahudi üstün hizmet madalyasý (cesaret ödülü) veren ADL örgütü, yap-

aakin.aydin@hotmail.com

týðý açýklamada; Atalay’ýn sözlerinden dehþete düþtüklerini, ifade ettiler. Yine Amerikan Yahudi Komitesi (AJC) yayýnladýðý bildiriyle, Atalay’ýn sözlerini kýnadý ve “AJC, Türk hükümetini, Yahudilere karþý komplo teorileri yaymaya son vermeye çaðýrýyor” diye seslendi. Türk Musevi Cemaati ise kaygýlarýný belirtip, bu tip çýkýþlarýn ortaya çýkaracaðý sonuçlara dikkat çekip, üzüntülerini dile getirdiler. Ve ertesinden bekledikleri “sorry” aldýlar. Beþir Atalay bu haber ve tepkiler üzerine yaptýðý açýklamada, sözlerinin bir ajans tarafýndan bilinçli olarak çarpýtldýðýný ifade etti. (Bu ajansýn pensilvanya aþkýný biliyorsunuz) Devamýnda ise þöyle dedi; “Yahudi lobisi veya Musevi-

lere yönelik bir itham söz konusu deðil. Ancak bu olaylarý büyüterek veren yabancý bir medya kuruluþunun arkasýndaki sermayeye atýf yaptým. Yoksa Musevilerle ilgili onlarý incitecek bir söz söylemem. Böyle sunulmasý kasýtlý… Ben kelimeleri seçerken çok dikkatliyimdir. Üzüntü duydum.” Erdoðan, Atalay veya hükümetten baþka isimler Ýsrail’i, Musevileri incitecek bir söz söyleyebilir mi? Bence söyleyemez. Neden? Çünkü AKP hükümeti ile Ýsrail ve Yahudilerin dostluklarý perçinlenmiþ vaziyette. Örnek mi istiyorsunuz? Erdoðan ve AKP kurmaylarýnýn geçmiþteki Ýsrail ve Yahudilerle ilgili söylem ve çýkýþlarý kayýtlý… Ama bu Ýsrail ve örgütleri, Erdoðan’a “üstün hizmet madalyasý” verdiler. Neden? AKP hükümeti, iki Kýbrýs adasý büyüklüðünde ki, güney sýnýrýmýzý (Suriye sýnýrýný) mayýnlarý temizlesinler diye 49 yýllýðýna Ýsrail’e vermeye kalktý. Galataport ilk olarak Yahudi Ofer ailesine ihale edildi. Tepkiler üzerine vazgeçildi. Tüpraþ’ýn % 15’i yine çaktýrmadan

SAYFA

Yahudilere gitti. AKP iktidarý ilk olarak Lübnan’a asker gönderdi. Kimin için? Sonra topraklarýmýza füze kalkanýna evet, dedik. Kimin için? Erbakan döneminde israil ile imzalanan askeri ve ekonomik anlaþmalar daha da geliþtirildi. Gazze’yi bombalayanlar, Konya ovasýnda eðitim alýyordu. Mavi Marmara olayýnda vatandaþlarýmýz katledildi. Hükümet celallendi. Rakamlarda celallenmiþ. Son üç yýlda Ýsrail ile ticaretimiz % 40 artmýþ. Mavi Marmara’dan üç yýl sonra Obama aracýlýðýyla Ýsrail telefondan özür diledi ve Türkiye’nin onayýyla, NATO tatbikatlarýna katýlma hakkýný aldý. AKP iktidarýnýn çýkardýðý petrol ve maden kanunlarýyla, ülkemizde maden arayan ve çýkaran þirketlere baktýðýnýzda, çoðunu Yahudi iþ adamlarýna ait olduðunu görebilirsiniz. Hülasa AKP, Ýsrail ve Musevileri üzmez, üzemez. Ama Erdoðan þöyle çýkýþlar yaptý, tepkiler verdi vs. Diyenler olabilir. Doðru. Ama peþine “sorry, sorry, sorry” demeçlerini de iyi algýlamamýz lazým...

Yemen’de yine Türk silahlarý yakalandý Yemen’de daha önce tam altý kez Türk menþeili silahlar yakalanmýþtý.Yine silah yüklü bir Türk gemisinin Yemen karasularý içerisinde durdurularak silahlara el konulduðu öne sürüldü rüldü. Bu arada, Yemenli yetkililerin ayrýca “Yemen Yüksek Güvenlik Konseyi halen meseleyi incelemekte ve sonuç yakýnda kamuoyuna duyurulacaktýr” dedikleri belirtildi.

Türkiye’nin siyasi tarihinde bu olaylar ilktir

Yine silah yüklü bir Türk gemisinin Yemen karasularý içerisinde durdurulduðu ve silahlara el konulduðu öne sürülüyor. Ýran Fars Haber Ajansý, “Yemenli yetkililer, Türkiye’ye ait silahlarý taþýyan ve bu silahlarý Yemen’e transfer etmeyi amaçlayan bir gemiyi

kendi karasularýnda durdurduklarýný ilan etti” dedi. Haberde Sky News’e dayanýlarak “söz konusu silahlarýn ilk önce küçük kayýklar aracýlýðýyla Yemen etrafýndaki adalara ve daha sonra oradan da Yemen topraklarý içerisine transfer edilmesi amaçlandýðý” öne sü-

Yemen’de daha önce tam altý kez Türk menþeyli silahlar elegeçirilmiþti.Bunlardan ilki bisküvi adý altýnda Türkiye’den Yemen’e gönderilen ve Aden Gümrüðü’nde yakalanan kaçak silahlarýn altýnda Gümrükler Genel Müdür Yardýmcýsý’nýn akýl almaz bir yazýsý çýkmýþtý. Genel Müdür Yardýmcýsý, 2011’de verdiði bir emirle, fiziki muayeneye gönderilmiþ ihracat mallarýnýn kontrol edilmeden iþleme tabi tutulmasýný istemiþ. Bu emir çerçevesinde de bis-

küvi denilerek kolilere konan kaçak silahlar, kontrole tabi tutulmadan Yemen’e gönderilmiþ. Silahlarýn yükleme, boþaltma iþleminde de Mersin Gümrüðü’nde kameralar çalýþmamýþ. Skandal olay, geçen aralýk ayýnda Yemen Gümrüðü’nde yapýlan operasyonla ortaya çýkmýþtý. Türkiye’den bisküvi diye gönderilen 382 koli içinde 2 bin 500’den fazla “Glock” marka tabanca yakalanmýþtý. Konu tüm dünya ajanslarýna ve medyaya yansýmýþtý. Türkiye’nin siyasi tarihinde bu olaylar ilk defa bu iktidar döneminde görülmüþtür.Müslüman halklarýn kardeþ kavgasýnda kanlarýnýn akmasýna sebep olacak silahlarýn Türkiye’den gönderilmesinin BOP’tan üstlenilmiþ görevlerle alakasý olduðu görüþü, siyasi gözlemcilerin ortak kanati olduðu paylaþýlýyor.

5

Bosnalý gazilere arýcýlýk desteði Bosna savaþý gazileri, Türk Ýþbirliði ve Koordinasyon Ajansý (TÝKA) tarafýndan yürütülen organik arýcýlýk projesiyle hayata tutunuyor. TÝKA’nýn, Bosna Hersek’in Zenitsa kenti yakýnlarýndaki Zeljezno Polye bölgesinde yürüttüðü proje kapsamýnda, çoðunluðu Bosna savaþý gazisi 150 kiþiye organik arýcýlýk eðitimi verildi ve bin 620 kovan hibe edilerek geçim kaynaðý saðlandý. Organik Arýcýlýk Projesi’nin ikinci etabýný tamamlanmasý dolayýsýyla Zeljezno Polye’de tören düzenlendi. TÝKA Ýnsan Kaynaklarý ve Destek Birimi Dairesi Baþkaný Gökçen Kalkan, burada yaptýðý konuþmada, organik arýcýlýk projesinin baþarýyla uygulanmasýndan duyduðu memnuniyeti ifade etti. Projenin, 2 yýldýr sürdürüldüðüne iþaret eden Kalkan, bu sürede, Bosna savaþýndan büyük oranda etkilenen, Zeljezno Polje’de yaþayan savaþ gazileri, terhis olmuþ askerler ve iþsizlere alternatif geçim kaynaðý saðlandýðýný belirtti. Kalkan, proje kapsamýnda 150 kiþiye organik arýcýlýk eðitimi verdiklerini ve bu kiþilere toplam bin 620 kovan ile arýcýlýk mesleði için gerekli tüm ekipmanlarý hibe ettiklerini belirtti.

‘Türkiye’ye duacýyýz’ Zeljezno Polje Arýcýlar Birliði Baþkaný Muyo Aganoviç, birliðin üyelerinin çoðunlukla gazilerden oluþtuðunu ve kendisinin de bir savaþ gazisi olduðunu söyledi. Projeyle birlikte, savaþýn ardýndan geçim telaþýna düþen gazilere ve ailelerine alternatif bir geçim kaynaðý saðlandýðýný anlattý. Aganoviç, Zeljezno Polye’nin arýcýlýk için oldukça uygun doðaya sahip olduðunu, bu sayede bal hasadýnýn yüksek olduðunu ifade etti. Proje kapsamýnda, balýn yaný sýra arý sütü, polen ve arý üretimi de yapýldýðýna iþaret eden Aganoviç, bunun bölge halkýna hem iyi gelir getireceðini hem de arýcýlýðýn hýzla yaygýnlaþtýrýlmasýný saðlayacaðýný kaydetti. Türkiye’nin, geçmiþten günümüze kadar Bosna Hersek’e büyük destekler verdiðini dile getiren Aganoviç, ‘’Türkiye’ye her zaman dua ediyoruz. Ebediyen dostluk ve kardeþlik içinde yaþamasýný diliyoruz’’ diye konuþtu. AA

‘Palalý’ dünyaya haber oldu

DIÞ HABERLER

Rumlarýn Maraþ hamlesi Çin’de tuhaf uygulama Çin’de ebeveynleri ziyaret etme yasasýnýn yürürlüðe girmesinin ardýndan Çinli bir giriþimci, ebeveyn ziyareti hizmeti vermeye baþladý. Ulusal basýndaki haberlerde, Çin’in en büyük e-ticaret portalý ‘taobao.com’da bir giriþimci, saati 100 yüene (yaklaþýk 32 TL) ebeveynlerin ziyaret edilebileceðini belirtti. Ülkede 1 Temmuz’da yürürlüðe giren yasanýn ardýndan böyle bir servisi hizmete koyduðuna iþaret eden giriþimci, yaþlýlarý ziyaret, doðum günlerini kutlama gibi hizmetlerin yaný sýra istenmesi halinde deðiþik organizasyonlar düzenleyebileceklerini ifade etti. Giriþimci, ulaþým, hediye ve organizasyonlarýn ‘ekstra’ olduðunu kaydetti. Konu hakkýnda yorum yapan uzmanlar, birinin bedel karþýlýðý baþkasýnýn ebeveynini ziyaret etmesini yapay buluyor. Yasa, ülkenin artan yaþlý nüfusunun sorunlarýný çözmek için atýlan adýmlardan biri olan hazýrlanmýþ ve ebeveynlerinden ayrý yaþayan aile üyelerinin düzenli olarak yaþlý akrabalarýný ziyaret etmesini karara baðlamýþtý.

Kýbrýs Rum tarafýnýn, kapalý bölge Maraþ’ýn iadesine iliþkin hazýrladýðý öneri, Türkiye’nin doðalgaz ve Ercan Havaalanýnýn tanýnmasý þartýna takýldý

Kýbrýs Rum tarafýnýn, kapalý bölge Maraþ’ýn iadesine iliþkin hazýrladýðý öneriyi AB Geniþlemeden Sorumlu Üyesi Stefhan Füle’ye sunacaðý ifade edildi. Kýbrýs Rum Kesiminde yayýnlanan Fileleftheros gazetesi, Rum Dýþiþleri Bakaný Yoannis Kasulidis’in Füle’yle gerçekleþtireceði bir sonraki görüþmede, Kýbrýs Rum tarafýnýn kapalý bölge Maraþ’ýn iadesini öngören önerisini, Türkiye’ye iletmesi amacýyla Füle’ye vereceðini yazdý. Gazete, Kasulidis-Füle

görüþmesinin ne zaman gerçekleþeceðini belirtmediði haberinde, Rum hükümeti ile AB’nin, Füle’nin öneriyi Türkiye’ye iletmesi konusunda uzlaþtýklarýný iddia etti.

Türkiye öneriye sýcak bakmýyor Füle’nin Maraþ önerisine iliþkin Türkiye’ye yönelik yaptýðý ilk nabýz yoklama giriþimlerinin, Türkiye’nin öneriye sýcak bakmadýðý izlenimiyle sonuçlandýðýný yazan gazete, Füle’nin “sürece müdahale

etme ve bir aþamada kendi önerisini sunma baðlamýnda arabulucu rolü üstlenmeyeceðini, buna Güney Kýbrýs’ýn da sýcak bakmadýðýný” ifade etti. Gazete, Kýbrýs Rum tarafýnýn kapalý bölge Maraþ önerisinde, Ercan Havaalanýnýn açýlmasýna iliþkin herhangi bir unsur bulunmadýðýný ancak bazý uluslararasý çevrelerin, Ercan’ýn “BM gözetimi altýnda faaliyet göstermesi ve uçuþlarýn Güney Kýbrýs tarafýndan kontrol edilmesi” þeklinde önerileri kulislerde dile getirdiklerini yazdý. Haberde, Türkiye’nin bu öneriye sýcak bakmadýðý, Türk diplomatlarýn temaslarý sýrasýnda, Maraþ önerisinin ancak doðalgaz ve Ercan Havaalanýnýn tanýnmasýyla iliþkilendirilmesi durumunda görüþülebileceði mesajýný verdikleri iddia edildi. ÝHA

Ýstanbul’da Taksim Dayanýþmasý’nýn çaðrýsýyla Cumartesi günü düzenlenen gösteri sýrasýnda Gezi Parký’na yürütmek isteyen kalabalýða polis basýnçlý su ve biber gazýyla müdahale ederken bazý kiþilerin kaçan göstericilere “pala” ile saldýrdýðý belirtilirken BBC, protestoya iliþkin haberinde “eli palalý” kiþinin görüntüsüne yer verdi. BBC, haberinde “Müdahale sýrasýnda Taksim Talimhane bölgesinde çekildiði belirtilen ancak gerçekliði doðrulanamayan bir görüntü kaydýnda, elinde pala ve sopalar bulunan bir grup kaçan kalabalýða saldýrýyor. Sosyal medyada kýsa sürede yayýlan görüntülerde bu kiþilerden biri bir kadýna vururken görülüyor” dedi. Haberde Ýstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun Twitter’de yaptýðý açýklamasý da yansýtýlýrken Mutlu’nun “Taksim’de izinsiz gösteri sonrasýnda çýkan olaylara karýþan eli satýrlý ve sopalý iki kiþi yakalanarak gözaltýna alýndý, iþlemi yapýlmaktadýr. Bu tür saldýrý giriþimlerine karþý polisimiz, görevini dikkatle ve titizlikle sürdürecektir” dediðine dikkat çekildi. (ANKA)


YENÝ MESAJ 9 TEMMUZ 2013 SALI

6

GÜNCEL

SAYFA

Prof. Dr. Haydar BAÞ

Kime göre demokrasi @HBhaydarbas

Gezi Parký olaylarý sýrasýnda halk ile polisi karþý karþýya getiren görüntüler konuþulmaya devam ediyor. AKP’nin demokrasi anlayýþý konusunda önemli bir sýnav olan bu eylemler Batý basýnýnda da “Türkiye’deki demokrasi anlayýþý açýsýndan” geniþ yer bulmuþtu. Fransa’nýn Le Monde gazetesi, “Türkiye: Mösyö Erdoðan ya da iktidar sarhoþluðu” baþlýðýný taþýyan yazýda, Erdoðan’ýn orantýsýz güç kullanýmýna izin vermesini eleþtirirken, eylemlerin nedenleri arasýnda ülkedeki kamu kurumlarýnýn iktidar tarafýndan ele

editor@yenimesaj.com.tr

geçirilmesi de dâhil olmak üzere bir dizi antidemokratik uygulamayý sýralamýþtý. Hollanda basýný da gezi eylemlerini demokrasi açýsýndan ele alarak, “demokrasiyi koruyan ve kollayan yurttaþlarýn olmasý Türkiye demokrasisi açýsýndan önemli bir kazanýmdýr” þeklinde yorumlara yer verdi. Bu yorumlarda mevcut iktidarýn demokrasiden uzak icraatlarý eleþtiriliyordu. Türkiye, AKP iktidarý döneminde, BOP sürecinde Ortadoðu’daki Müslüman ülkelere ileri demokrasi konusunda model ülke örneði

seçilmiþtir. Ancak Gezi eylemlerindeki orantýsýz güç ve halkýn taleplerine karþý sergilenen duyarsýzlýk, ülkemizdeki demokrasiyi sorgulatýrken, modellik vasfýnýn da aslýnda gerçek olmadýðýný gösterdi. Model ülke Türkiye’nin, Mýsýr’ý da demokrasi uygulamalarý konusunda etkilediði yazýlmýþtý. Hatta darbeden sadece üç hafta önce “Türkiye ile Mýsýr: Ýkili Ýliþkiler ve Demokrasi Tecrübeleri Çalýþtayý” düzenlenmiþti. Çalýþtaydan beklenilen, ülkede demokrasi adýna gerçekleþtirildiði iddia edilen devrimin güçlenmesi idi. Burada söz alan Mýsýr Stratejik Çalýþmalar ve Gelecek Çalýþmalarý Merkezi’nden, General Adil Süleyman, Mýsýr ordusunun siyasete karýþmadýðýnýn altýný çizmiþti. Bu konuþmalardan sadece üç hafta sonra Mýsýr’da ordu yönetime el koydu, demokrasi ile geldiði iddia edilen lider darbe ile

indirildi. Ýleri demokraside model ülke Türkiye’de ise, son dönemde özellikle adalet mekanizmasýndan duyulan endiþe, baðýmsýz yargýya güvenin azalmasý, yandaþlara yapýlan farklý muamele örnekleri, kamu kurumlarýnýn ele geçirildiði yönündeki eleþtiriler, halkýn tepkilerine duyarsýzlýk maalesef Türk demokrasini sorgulatmaktadýr. Kendinden etkilendiði iddia edilen Mýsýr’da, seçimle gelen darbe ile gitti. Bu geliþmeler “kime göre demokrasi ve ne için demokrat” sorularýný akla getirmektedir. Batý bir yandan demokrasi yanlýþlarýný eleþtirirken, diðer yandan ülkelere ne kadar demokrasi geleceðini kendi takdir etmektedir. Ve bu demokrasi anlayýþý, halklarýn taleplerine göre deðil, sadece ABD menfaatlerine göre hayata geçirilmekte…

Ramazan geldi hoþ geldi On bir ayýn sultaný, rahmet ve bereket ayý Ramazan, dün akþam kýlýnan ilk teravih namazý ve kalkýlan sahurla baþladý On bir ayýn sultaný mübarek Ramazan ayý dün akþam kýlýnan ilk teravih namazýyla baþladý. Ýçinde bin aydan hayýrlý Kadir Gecesi’ni barýndýran Ramazan ayýnýn baþlamasýný tüm dünyada heyecanla bekleyen milyarlarca Müslüman Ramazan bugün ilk iftarlarýný açacak. Ramazan ayýnýn ilk sahuru, en erken Ardahan’da 02.39’da en geç ise Muðla’da 04.02’de imsak vaktinin girmesiyle bugün sabaha karþý yapýldý. Bugün ilk iftar ise en erken Hakkari’de 19.38’de, en geç ise 20.59’da Edirne’de akþam ezanýnýn okunmasýyla yapýlacak. Baþkent Ankaralýlar 03.27 ile 20.28, Ýstanbullular ise 03.35 ile 20.47 saatleri

arasýný oruçlu geçirecek.

Mahyalar camileri süslüyor Türkiye’de Ramazan ayýnýn sembollerinden biri haline gelen ve bir Osmanlý geleneði olan mahyalar da camileri süslüyor. Diyanet Ýþleri Baþkanlýðýnca temasý “Helal Kazanç - Helal Lokma” belirlenen Ramazan ayý için hazýrlanan mahyalarda, þu ifadelere yer verilecek: “Helal kazanç, ibadettir”, “Ramazanýnýz mübarek, kazancýnýz helal olsun”, “Doðru ölç, doðru tart kazancýn helal olsun”, “Ramazanýnýz bereketli, lokmanýz helal olsun”. HABER MERKEZÝ

Glikozlu ürünlere dikkat! Tercih maratonu baþladý Lisans Yerleþtirme Sýnavý (LYS) sonuçlarýnýn açýklanmasýnýn ardýndan, öðrencilerin puanlarýna göre üniversite tercihlerini hazýrlama heyecaný baþladý. Tercihler, 18 Temmuz 2013 tarihine kadar yapýlabilecek. Üniversite adaylarý tercihlerini yaparken ÖSYM’nin internet sitesinden ulaþabilecekleri ‘2013 ÖSYS Yükseköðretim Programlarý ve Kontenjanlarý Kýlavuzu’ndan yararlanabilecek. Adaylarýn tercih iþlemlerine baþlamadan önce bu kýlavuzu dikkatli bir þekilde okumalarý gerekiyor. Tercih iþlemleri baþvuru merkezlerinden veya TC Kimlik Numarasý ve internet þifresiyle ÖSYM’nin ‘http://www.osym.gov.tr’ adresinden bireysel yapýlabilecek. Bu yöntemler dýþýnda posta, fax, elektronik posta gibi yöntemlerle tercih bildiriminde bulunulmayacak.

ÇETKODER Genel Baþkaný Göktaþ, piyasada her tür hile ve desiseye kaçan art niyetliler olduðunu ifade ederek, “Özellikle et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, þeker ve glikoz ürünlerine çok dikkat edin. Reçel, bal gibi gýdalara da çok dikkat edin” dedi ÇETKODER Genel Baþkaný Mustafa Göktaþ, bugün baþlayan Ramazan ayý ile ilgili olarak tüketicilere hatýrlatmalarda bulundu. Piyasadaki sahte indirimlere kanýlmamasý gerektiðine iþaret eden Göktaþ, “Ýndirimin yasal boyutu var. Ýzin gerektirir” dedi. Özellikle gýda ürünlerinde etiketlerin incelenmesi gerektiðini hatýrlatan Göktaþ, þunlarý söyledi: “Aldýðýnýz her tür yiyecek ve içeceðin ambalajýna bakýn, etiketini okuyun, üretim ve son kullaným tarihlerine bakýn, fiyatlarýna bakýn. Etiketlerin çýkarýlýp üzerine yeni etiket yapýþtýrýlýp yapýþtýrýlmadýðýný, oynama olup olmadýðýna bakýn. Piyasada her tür hile ve desiseye kaçan art niyetliler var. Unutmayýn. Özellikle et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, þeker ve glikoz ürünlerine çok dikkat edin. Reçel, bal gibi gýdalara da çok dikkat edin.” Alýþveriþlerin ‘tok’ karnýna yapýlmasý gerektiðini hatýrlatan Mustafa Göktaþ, “Aç iken lütfen alýþveriþ yapmayýn. Açlýk hissi sizi yanlýþ alýþ veriþe ve tüketime sevk edecektir. Tok karnýna alýþveriþlerinizi yapmaya özen gösterin. Önceden ihtiyaçlarýnýzý belirleyin, buna göre alýþveriþe çýkýn. Lüzumsuz alýþveriþ yapmayýn. Tüketeceðiniz kadar

yiyecek ve içecek alýn” dedi.

Ýstismarcýlara ve hilekârlara dikkat! ÇETKODER Baþkaný Mustafa Göktaþ, devletin imkânlarý ile çadýrlar kurarak, aþhaneler açarak, halkýn faydalanmasýna sunmanýn güzel ve ulvi bir iþ olduðunu ifade etti ve þunlarý söyledi: “Ancak bu iþ ifa edilirken, devletin imkân ve olanaklarýnýn israf edilmesi, çarçur edilmesi, beytülmal dediðimiz yetimin hakkýnýn

bulunduðu devlet kasasýnýn tarumar edilmesi, bir kýsým uyanýklar ile el ele verip bu iþi geçim kaynaðý haline getirmenin ve devleti soymanýn da bir anlamý yoktur. Yardým ve iyilik ile baðdaþmadýðý gibi bu kanunen de, ahlaken de suçtur” dedi. Göktaþ, ÇETKODER Genel Merkezi olarak Ramazan ayý boyunca 81 ilin 64’ünde gönüllü denetçiler oluþturduklarýný sözlerine ilave etti. HABER MERKEZÝ

Muharrem BAYRAKTAR

Mýsýr’daki darbenin sorumlusu Türkiye’dir muharrembayrak4

BAÞYAZI

mbayraktar@yenimesaj.com.tr

Türkiye, dýþ politikada aktif ve oyun kurucu olma hayalinde en büyük hezimetlerinden birini Mýsýr darbesi ile yaþadý. Darbeye günler kala baþýna gelecekleri kestirip “milli mutabakat hükümeti kurmayý” teklif eden Mursi’ye “sen sandýktan çýktýn, ancak sandýkla gidersin” diyen Türkiye’deki Ortadoðu’yu zerre kadar tanýmayan kýt akýllý “Mursi dostlarý” darbenin oluþumuna zemin hazýrladýlar. ABD, Ýhvaný Müslimin’in iktidarýný kerhen kabul etmiþti. Onlarýn asýl amacý Atom Enerjisi eski Baþkaný Baradey’i Mýsýr’ýn baþýna getirmekti. Baradey, Amerika’nýn Irak’ý iþgalinde en büyük desteði veren kiþilerden biriydi. Uluslararasý Atom Enerji Ajansýnýn (UAEA) o günkü baþkaný Hans Bilix, ABD’nin iddia ettiðinin aksine Irak’ta kitle imha silahý bulunmadýðýný söylüyordu. Bu durum ABD’yi fena öfkelendiriyordu. Hans Bilix, derhal görevden alýndý. Yerine “Irak’ta kitle imha silahý var” diyen Mýsýrlý Baradey getirildi. Baradey, UAEA’nýn baþýna geçince resmi olarak yayýnladýðý “Irak’ta kitle imha silahý vardýr” açýklamasýyla Irak’ýn iþgaline giden yolu açtý. Ýþte o Baradey, darbe sonrasý Mýsýr’da baþbakanlýða getirildi! Yani Mýsýr ordusu yaptýðý darbe ile Amerikan yanlýsý bir iktidarý devirdi “daha çok” Amerikan yanlýsý olan bir baþka ismi iktidar koltuðuna oturttu. Zaten dikkat ederseniz Beyaz Saray’ýn Mýsýr’daki darbeye tepkisi neredeyse ihmal edilebilecek kadar hafifti. Arap Baharý’nýn “öncü kuvvetlerinden olan” Suudi Arabistan’dan darbe sonrasý gelen açýklama da çok ilginçti. Suudi Arabistan Kralý Abdullah Bin Abdülaziz, Mýsýr’da yönetime el koyan ordunun yaptýðý yol haritasý uyarýnca cumhurbaþkanlýðý seçimi yapýlana kadar ülkeyi yöneteceði duyurulan Mansur’a tebrik mesajý gönderdi. Abdülaziz, Genelkurmay Baþkaný Abdulfettah es Sisi’yi de kutladý. Hatta orduya “Mýsýr’ý nereden geldiði belli olmayan bu tünelden çýkarmasý için” dua etti. Arap Baharý’nýn aktör ülkelerinden Suudi Arabistan, Arap Baharý ile gelen Mursi’ye “güle güle” deyip, Arap Baharý sürecinde “nereden geldiði belli olmayan bir tünel” ifadesini kullanarak, “bahar denilen rezilliðin” Ortadoðu’da iç savaþ çýkarmaktan öte bir sonuç doðurmadýðýný ima ediyor adeta. Türkiye baþbakaný ise bu hengâmede Birleþmiþ Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon’u arýyor ve “Mýsýr’da taraflarýn aklýselim ile hareket etmesi için aracý olmasýný” istiyor. Oysa daha birkaç gün öncesine kadar Mursi ile direkt görüþme imkânýna sahip iken O’na “askere diren, sen sandýktan çýktýn, muhaliflere taviz verme” diye akýl veren Baþbakan darbe sonrasý zurnanýn son deliði olan kiþileri arayarak “aklýselim” tavsiye ediyor. Mursi bir an önce milli mutabakat hükümeti kursa idi ya da darbeyi önlemek için istifa etse idi bugün Mýsýr’da darbeyi konuþmayacaktýk. Tabi bu durum, Suriye’den Mýsýr’a kadar dýþ politikalarý “patlamýþ mýsýra” dönen Türkiye için tam bir fiyasko. Baþbakan bir yandan “ben de hata yapmýþ olabilirim” derken yaptýðý hatalara bir yenisini daha ekledi ve Mýsýr’a da burnunu sokup demokrasi nutuklarý atarak bu ülkede darbeye sebep oldu. Yukarýdaki tespitlerimi okuyanlarýn “AKP, Ortadoðu’da Amerikan ekseninin dýþýna mý çýktý” diye kafalarý karýþmasýn. Böyle bir eksen kaymasý yok. ABD, bugüne kadar Büyük Ortadoðu Projesi gereði Türkiye’ye ne görev verdiyse yerine getirildi. Bu görev ifasý içinde bazen AKP’liler Mursi’ye akýl vermek gibi Gazze’ye gitmek gibi özel dostluklarla ilgili ataklar yapýyorlar ama anýnda kulaklarý çekiliyor. Bu baðlamda mesela BAÞBAKAN GAZZE’YE GÝDEMEYECEK. ZÝRA CAN GÜVENLÝÐÝ KONUSUNDA KENDÝSÝNE GARANTÝ VERÝLEMEDÝ. Daha baþýndan “köle olmayý kabul edenlerin” bu cenderenin dýþýna çýkma, kendi inisiyatifini kullanma hakký yoktur. Türkiye’nin baþbakaný, eli palalý ve sopalýlarla kendi ülkesinde “dünyada örneði olmayan” bir demokrasi tesis etmeye çalýþýrken, 90 yaþýndaki ihtiyar kadýnlara “tencere tava gürültüsü yaptý” diye para cezasý kestirecek kadar gözü dönmüþ ve küçük politikalar ortaya koyarken, makro dengeleri ve politikalarý okuyabilme yeteneði elbette olmayacaktýr.


YENÝ MESAJ 9 TEMMUZ 2013 SALI

GÜNDEM Ahmet ERÝMHAN

Taksim’den Tahrir’den daha iyi sandýk mý var? @ahmeterimhan

ARTI + / - EKSÝ Demokrasinin kurucu veya kurucularý Baþbakan’ýn ve oluþturduðu medyanýn “demokrasi havariliði”ni görse emin olun mezarlarýndan iki kere kalkarlardý. Birincisi “vay be ne evlatlar yetiþtirmiþiz, Ýngiliz’i, Fransýz’ý geçti” diye demokrasiye olan imanlarýndan dolayý bunlarý gözlerinden öperdi! Ýkincisi de “demokrasinin içine ettiniz, bizim anlattýðýmýz demokrasi bu deðil ki” diye lanet okumak için! Gerçekten ikisi de doðru! Katar ile ayný çizgide buluþsak da öyle bir demokrasi nutuklarý atýyorlar ki zannedersiniz demokrasiyi bunlar icat etti! Öyle bir demokrasi imaný sergiliyorlar ki yýlýn demokratý ödülü verilse “demokrasi büyük ödülü”nü de kimseye kaptýrmazlardý! Ama bunlarýn demokrasi anlayýþlarý biraz tuhaf, kendilerine özgü, basit ve þark kurnazlýðý ile yoðrulmuþ! Kürþad Bumin’in hani Yeni Þafak’tan ayrýlýrken Salih Tuna

editor@yenimesaj.com.tr

için “Egemenlik denilince anladýðý tek þey, egemenlik kayýtsýz þartsýz milletindir sözünden ibaret birisi” dediði çapsýzlýk durumu ile karþý karþýyayýz anlayacaðýnýz. O açýdan iþimiz epeyce zor! Benim beklentim Baþbakan’ýn ve þürekasýnýn Taksim tecrübelerini(!!!) Mursi’ye veya örgütüne anlatmasý... Mýsýr’a demokrasinin gelmesi açýsýndan bu husus çok faydalý olacaktýr! Mesela böylece Adeviye “direniþ kalesi”, Tahrir “sicili bozuk 3-5 çapulcu”; Mursi “halkýn adamý”, El Sisi “lanet darbeci” haline dönüþüverir ve Mýsýr demokrasisi kazanýr ve hatta büyür. Olmadý tomalarla, coplarla, Allah ne verdi ise… Vandallara karþý hücum yani anlayacaðýnýz! Bu arada ufak bir soru durumu var ama Baþbakanýmýz Aristo mantýðý ile onu da atlatýr evvel Allah ama biz gene de soralým: Deðerli Baþbakanýmýz halk halk diyor ama pardon,

Taksim’deki Tahrir deki halk deðil mi acaba? Yani Erdoðan’ý, Mursi’yi desteklerseniz halk oluyorsunuz da, protesto ederseniz halk olmaktan çýkýyor musunuz? Vandal ile yandaþ olmanýn arasýndaki ince çizgi galiba burasý oluyor! Bu arada Baþbakanýmýza hatýrlatalým Taksim’de 2.5, Mýsýr’da 30 milyon vatandaþ hükümetleri protesto etti ve etmeye de devam ediyor! Peki, bu protestolarýn hiçbir kýymeti harbiyesi yok mu? Baþbakanýmýzýn demokrasi anlayýþýna göre evet hiçbir kýymeti harbiyesi yok! Halk ille de sandýktan çýkarak “git” diyecek, baþka türlüsünü Baþbakan anlamýyor! Yahu kardeþim demokrasilerde halk tepkisini bazen sandýkla koyar, bazen meydanlarla! Halk tepkisini sadece sandýkta mý gösterecek? 30 milyonun “Mursi istifa” diye baðýrmasý “ git” deðil de nedir acaba? Taksim’de, Tahrir’de halk size ve Mursi’ye ne yaptý zannediyorsunuz? Halkýn dediðini anlamak için illa Taksim’e Tahrir’e bir sandýk mý koymamýz gerekiyor? Tahrir’den, Taksim’den daha iyi sandýk olur mu? Asil gelirse vekilin vekâleti düþer, konu bu kadar net! Sen koltuðun sahibi deðil, asilin vekâleten oturttuðu

adamsýn ve iktidarý halkýn sana müsaade ettiði ölçüde ve vade kadar kullanabilirsin! Halk sana git demeyi bazen Noter’den gönderdiði azilname ile yapar, bazen Mahkeme’de bayan eder ama önemli olan iradesini belli etmesidir! Nedir bu sandýk fetiþizmi Allah’ýnýzý severseniz? Hukuk devletine filan girmiyorum bile ama hatýrlatalým ki demokrasi geldiðin gibi gitmesini de bilmendir. Halkýn seni gönderme mekanizmalarýný ortadan kaldýrmamandýr. Ýktidarý aldýðýn oy oranýnda kullanman ve iktidarý paylaþmandýr. Milli iradenin önündeki engelleri ortadan kaldýrman, halkýn tercihlerinin sandýða yansýmasýný engellememendir. Halkýn sana verdiði temsil yetkisini aþmaman ve kendini asil yerine koymamandýr ve o asil sahaya inince de sahne dýþýna çýkmayý bilmendir. Ama hayýr, bunlarýn þark kurnazý demokrasi anlayýþlarý verirse iyi, alýrsa kötü. Niye öyle? Çünkü hükümet zihniyeti ve medyasý Mýsýr’da yaþanýlan þeyin aslýnda kendi kaderleri olduðunun farkýnda! Çünkü Taksim’e eklenmiþ Tahrir, Erdoðan’ýn fiyakasýný yerle bir etti. Son söz: Halk getirmesini bildiði kadar deliðe süpürmesini de biliyor!

BOP ateþi Mýsýr’ý yakýyor BOP’un parçalanmasýný öngördüðü ülkelerden olan Mýsýr’da çatýþmalarýn þiddeti her geçen gün artýyor. Kahire’deki Cumhuriyet Muhafýzlarý Karargahý’na saldýran Mursi destekçilerine açýlan ateþ sonucu 50’den fazla kiþi öldü, 300’den fazla kiþi de yaralandý ORHAN DEDE Büyük Ortadoðu Projesi’nin (BOP) sýnrýlarýný ve rejimlerini deðiþtirmeyi hedeflediði 22 Ýslam ülkesinden biri olan Mýsýr’da yaþanan askeri darbeden sonra baþlayan olaylar þiddetleniyor. Bir tarafta devrik Cumhurbaþkaný Muhammed Mursi’ye destek gösterileri düzenlenirken diðer tarafta darbe yapan Mýsýr ordusuna Mursi karþýtlarýnýn destek gösterileri sürüyor. Çatýþmalarda ölü sayýsý her geçen gün artýyor. Dün Mursi’nin gözetim altýnda tutulduðu öne sürülen Kahire’deki Cumhuriyet Muhafýzlarý Karargahý’ný ele geçirmeye çalýþan Mursi taraftarlarýna açýlan ateþ sonucu 50’den fazla kiþi öldü, 300’den fazla kiþi de yaralandý. Mýsýr Ordusu ise “göstericilerin Cumhuriyet Muhafýzlarý Karargahýný basma giriþimi sýrasýnda göstericilerle askerler arasýnda çatýþma çýktýðýný, 1 komutanýn öldüðünü, 40’a yakýn askerin de yaralandýðýný açýkladý. Önümüzdeki günlerde olaylarýn daha þiddetleneceði tahmin ediliyor. Ýhvaný Müslimin Teþkilatýnýn ateþe körükle gitmesi çatýþmalarý þiddetlendiriyor.

Mýsýr’ýn yeni Baþbakan’ý Bahaüddin Mýsýr Sosyal Demokrat Partisi lideri ve ekonomi uzmaný Ziyad Bahaüddin, baþbakanlýk görevine getirildi. Mýsýr devlet televizyonuna açýklama yapan geçici Cumhurbaþkaný Adli Mansur’un Basýn Danýþmaný Ahmed el-Muselmani, Ulusal Kurtuluþ Cephesi lideri Muhammed el-Baradai’nin geçici cumhurbaþkaný yardýmcýsý, Mýsýr

Sosyal Demokrat Partisi lideri ve ekonomi uzmaný Ziyad Bahaüddin’in ise baþbakanlýk görevine getirildiðini belirtti. Mursi yanlýlarý ise alýnan kararý reddettiklerini açýkladý. Selefi Nur Partisi Genel Baþkaný Yunus Mahyun, “Baþbakanlýk makamýna gelecek ismin teknokrat ve baðýmsýz bir aday olmasýný þart koþuyoruz. Ne Baradai ne de Bahaüddin’in bu görevler için uygun adaylar olduðunu düþünmüyoruz. Her iki ismin de adaylýklarýný reddediyoruz” dedi. Ziyad Bahaüddin, devrik Mýsýr lideri Hüsnü Mübarek döneminde Yatýrým ve Mali Denetim Kurumu Baþkanlýðý görevini yürütüyordu.

Selefi Nur Partisi desteðini çekti Mýsýr’da yapýlan askeri darbeye ilk etapta destek veren Selefi Nur Partisi, Cumhuriyet Muhafýzlarý Karargahý önünde yaþanan ölümlere tepki olarak görüþme sürecinden çekilmeye karar verdiklerini açýkladý. Nur Partisi Baþkaný Yunus Mahyun, yaptýðý açýklamada Genelkurmay Baþkaný ve Savunma Bakaný Abdulfettah Sisi ile ekibinin duyurduðu ‘yol haritasý’ sürecindeki yapýlan tüm görüþmelerden çekilme kararý aldýklarýný açýkladý. Ordunun halka ateþ açmasýný “Cumhuriyet Muhafýzlarý katliamý” olarak nitelendiren Mahyun, geçici Cumhurbaþkaný Adli Mansur ile görüþmelerini durdurduðunu ifade etti.

Uçaklardan broþür atýldý Mýsýr’ýn baþkenti Kahire’de meydanlarda toplanan Muhammed Mursi destekçileri ve

karþýtlarýna savaþ uçaklarýndan broþür atýldý. Askeri darbe ile görevinden uzaklaþtýrýlan Mýsýr’ýn seçilmiþ ilk cumhurbaþkaný Muhammed Mursi’ye destek için Nahda Meydaný’nda bir araya gelen göstericilere atýlan broþürlerde, “Mýsýr’ýn vefakar halký. Silahlý kuvvetlerin asker ve subaylarý sizin için çalýþýyor. Vatandaþlarýmýza güç ve þiddet kullanmamaya söz verdik. Özgürlük, devrimin hedeflerinin gerçekleþmesi için bir sorumluluktur. Görüþlerin dayatýlmasýna, Mýsýr halkýnda korku uyandýrýlmasýna, kamu mallarýna zarar verilmesine izin vermedik, vermeyeceðiz. Allah, Mýsýr’ýmýzý korusun” ifadeleri yer aldý. Tahrir Meydaný’nda toplanan Muhammed Mursi karþýtý göstericilere atýlan broþürlerde ise “Onurlu göstericilerimiz, gösterilerin barýþçýl olmasýna özen gösterin. Yasa dýþý eylemler yapanlarý ve þiddeti tahrik edenleri bildirin” þeklinde ifadelere yer verildi.

Mursi’nin geri dönüþü mümkün deðil Muhammed Mursi’nin eski danýþmaný Halid Alimuddin, Mursi’nin tekrar görevine iadesinin mümkün olmadýðýný belirtti. Ýhvan’ýn bu gerçeði kabul etmesi gerektiðini ifade eden Alimuddin, “Saat geri döndürülemez” ifadesini kullandý.

Her yerde çatýþma var Mýsýr’da ordunun yönetime el koyarak cumhurbaþkaný Muhammed Mursi’yi görevinden almasýnýn ardýndan ülkenin bazý bölgelerinde Mursi karþýtlarý ile

destekçileri arasýnda çatýþmalar yaþanýyor. Mýsýr’ýn üçüncü büyük kenti Mansura, Kuzey Sina, Ýskenderiye, Tanta ve Kahire’nin Matatiya bölgesinde çatýþmalar yaþandý. Bu arada Mýsýr Baþsavcýlýðý’nýn, Müslüman Kardeþler Teþkilatý (Ýhvan) Genel Sekreteri Mahmud Hüseyin’in de aralarýnda bulunduðu 7 Ýhvan lideri hakkýnda “Göstericileri öldürmek ve þiddete teþvik” suçlamasýyla yakalama emri çýkardýðý belirtildi. Mýsýr Baþsavcýlýðý, “Göstericileri öldürmek ve þiddete teþvik” suçlamasýyla Ýhvan Genel Sekreteri Hüseyin ile 6 Ýhvan lideri hakkýnda yakalama emri çýkardý. Baþsavcýlýk önceki gün de “Terör ve þiddete teþvik” suçlamasýyla gözaltýna alýnan Ýhvan’ýn eski baþkanlarýndan Muhammed Mehdi Akif’in de aralarýnda bulunduðu 4 Ýhvan lideri hakkýnda 15 günlük ihtiyati hapis kararý vermiþti.

Gençler þiddet maðduru Üsküdar Üniversitesi Þiddet ve Suçla Mücadele Uygulama ve Araþtýrma Merkezi (ÞÝDAM) ve Hayatboyu Eðitim ve Þiddetle Mücadele (HEGEM) tarafýndan gerçekleþtirilen “Çocuk Odaklý Sosyal Risk Araþtýrmasý”nýn Marmara Bölgesi sonuçlarý açýklandý. 50 bin lise öðrencisinin katýldýðý anket sonuçlarýna göre

gençler hem evde hem de okulda þiddete maruz kalýyor. Bu durumun doðal bir sonucu olarak da birbirlerine þiddet uyguluyorlar. Öðrencilerin henüz ilkokul sýralarýndayken kavgaya karýþma oranlarý yüzde 62. Öðrenim hayatý boyunca sýra dayaðý cezasýna çarptýrýlmýþ olanlarýn oraný ise yüzde 63,69 olarak belirtiliyor. Çocuk

Odaklý Sosyal Risk Araþtýrmasý’nýn verileri, her iki lise öðrencisinden birinin okulda öðretmenleri veya okul yöneticisinin sözel þiddetine maruz kaldýðýný gösteriyor. Araþtýrmadaki çarpýcý bir baþka bulgu da aile içinde de sözel þiddetin ayný oranda uygulanmasý. ÞÝDAM araþtýrmasýnda sözel þiddet; ad takýlmasý, alay edilme, iðneleyici

söz söylenmesi, takýlma, laf atýlmasý, hakarete uðrama, küfür edilmesi, dedikodu yayýlmasý, tehdit edilme, kýzma ve benzeri davranýþlar olarak adlandýrýlýyor. Buna göre anneleri tarafýndan sözel þiddete maruz kalan öðrencilerin oraný yüzde 56,65 iken, babalarý tarafýndan sözel þiddete maruz kalanlarýn oraný ise yüzde 47,05.

SAYFA

7

Mehmet Emin KOÇ

Ramazan bereketi AYNA

kocmehmetemin@gmail.com

Rahmet ayýna kavuþtuk, hamdolsun… Hoþ geldin Þehr-i Ramazan! 11 ay olmuþtu bizden ayrýlalý… Özledik. Hasret kaldýk. Yolunu gözledik. Rahmete, maðfirete, istikamete, basirete, birliðe ve kurtuluþa dünden daha muhtaç hale geldiðimiz bu günlerde hasretle bekledik yolunu! Gönlümüze, vatanýna, vatanýmýza hoþ geldin! Adýný adýmýz yaptýk; ruhunu ruhumuza sindirdik… Sen bize aitsin, bizim medeniyetimize; biz de sana! Seni bilenler bilir: Oruç ayý, Kur’an ayý, mukabele ayý, teravih ayý, zekat ayý, sadaka ayý, iftar ve ikram ayý… Medeniyet ve insanlýk ayýsýn sen! Rahmet, maðfiret ve ateþten kurtuluþ ayý… Salat ü selam ayý… Muhammed Mustafa ile, Ehl-i beyti ile, âl ü ashabýyla, dostlarýyla ve elbette cümlesine milyonlarca salât ve selamlarýn ile hoþ geldin, tekbirlerinle sefalar getirdin! Hep beraber, çoluk-çocuk, milyonlar-milyarlar, tek yürek halinde “Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’inin Nebiyyi’l Ümmiyyi ve alâ Âlihi ve sahbihi ve sellim” demeye hasret kalmýþtýk! Muhammed Mustafa’ya ve onun Ehl-i Beytine, âline-ashabýna salat ve selam getirmeyi özlemiþtik. Ýslam Ýslam diyerek koltuk kapanlar, Muaviye ve Yezid siyasetine soyunarak Ýslam’ýn ve Müslümanlarýn cellatlýðýna soyundular. Selama-sabaha, huzura hasret kalmýþtýk. Muhammed Mustafa’ya ve Ehl-i Beyt’ine sýrtýný dönüp gayr-ý müslim ve müþriklerle ayný safta buluþan Türkiyeli Ýslamcýlar, koltuk kapmak ve koltuklarýnda kalmak uðruna iþgalci Amerika’nýn BOP’unda stratejik uþaklýða razý oldular. Küresel þefleriyle iþbirliði içinde Afganistan’dan Irak’a –Suriye’den Libya’ya uzanan Ýslam coðrafyasýnda Müslümanlara namlularýný doðrulttular, Ýslam coðrafyasýný kan gölüne çevirdiler, iþgalcilerle iþbirliði içinde Müslümanlarýn hanelerini baþlarýna yýktýlar. Konjonktüre göre de Müslümaný Müslümana kýrdýrtmak için kýþkýþlýyorlar. Keser döner, sap döner; gün gelir hesap döner, dedik, dinlemediler! Mýsýr aynasýnda hesabýn nasýl döndüðünü seyrediyorlar! Deccallar ve ahir zaman fitneleri Ýslam kýlýðýna bürünmüþ kol geziyor. Zifiri karalýk bulutlarý kaplamýþ gök kubbeyi. Kasvet baðlamýþ adeta gönülleri ve yerküreyi! Yaþadýðýmýz sürecin “ahir zaman” olmasý münasebetiyle yüzlerini perdeledikleri dört parmak sakalla, üzerlerine geçirdikleri sarýk, cübbe ve þalvar kostümüyle “evliya” pozuna bürünerek Müslümanlarý gayr-ý Müslimlere emir eri ve köle yapan, Rasulullah’ýn beyanýyla “kuzu postuna bürünmüþ kurt”lar elbette var olacaktýr (Taberanî, el-Evsat, V/126; Hakim, elMüstedrek, III/386). Gönüllerini ve paçalarýný bu Ýslamcý kurtlara kaptýranlarýn Ramazanlarýnda huzur olmaz, bereket kalmaz… Ýslam ümmetinin Ramazan ve bayramýnda bile kesilmeyen kan ve gözyaþý bundandýr. Herkesin Ramazaný kendi gönlü kadardýr. Oruç, iftar, ikram, tevbe, istiðfar, Rasulullah’a ve Ehl- Beyt’ine salat ü selam, Kur’an-ý Kerim tilaveti, Hak dostlarýnýn sohbeti ve zikrullah meclislerine devam etmek, gönüllerdeki kasvetin daðýlmasý için güzel fýrsatlardýr. Bu ibadetlerle istikamet ve gönül kývamýný yakaladýðýmýzda, Ramazanlarýmýz eski Ramazan olacak, eskilerimizin Ramazaný olacak, göreceksiniz… Gönülleri basan bu deccal fitnesi, bu kasvet seninle, salat ve selam ile, tekbirlerinle daðýlýyor ey Þehr-i Ramazan! Muhammed Mustafa’mýzý getirdin bize, Ehl-i Beyt’ini getirdin… Ehl-i Beyt’inin ve onlarýn yaranlarýnýn nefesiyle geldin, Horasan erenlerinin mayasýyla mayaladýn yeniden yüreklerimizi… Basiretler getirdin, istikamet, ayýkmak ve hidayetler getirdin, rayihalar getirdin, nispet kokularý getirdin bizlere! “Oruç benim içindir, onun mükafatýný ancak ben veririm” (Buhari, Sahih, Savm, 9; Müslim, Sahih, Sýyam 164) diye ilan eder Yüce Allah. “Kim inanarak ve mükafatýný Yüce Allah’tan umarak oruç tutarsa, geçmiþ günahlarý baðýþlanýr” (Buhari, Sahih, Ýman, 28; Müslim, Sahih, Sýyam 3; Ebu Davud, Sünen, Ramazan 1) buyurur Alemlere Rahmet Hz. Muhammed... Amenna; inandýk ve tasdik ettik. Bu müjdeyi alarak karþýlýyoruz seni, hoþ geldin! “Oruç ve Kur’an, mahþer gününde þefaat edeceklerdir” (Ahmed Ýbn Hanbel, Müsned, 2/174) buyurur þefaatçýlarýn þâhý Muhammed Mustafa... Sen ki, Muhammed Mustafa ve Ehl-i Beyti’ne salat ve selamýn yaný sýra sair her iki þefaatçýyý da baðrýnda barýndýrýyorsun; þefaatçýlarýn þâhýna ve evlad ü iyaline salat ve selam okuyarak, oruçlarýmýzý tutarak ve Kur’an’ýmýzý hatmederek tam bir iman ve istikamet ile þefaat talep ediyoruz. Þefaatçýlarýnla hoþ geldin ey Þehr-i Ramazan! Rahmet Peygamberi’nin “Kim mazeretsiz ve hastalýksýz olarak Ramazan’dan bir günün orucunu yerse, bütün bir ömür boyu oruç tutsa bile, o Ramazan orucunu ödemiþ olamaz, Ramazan orucunun bereketine eriþemez?” (Tirmizi, Sünen, Savm, 27; Ebu Davud, Sünen, Savm, 38; Ýbn Mace, Sünen, Sýyam 14) ikazýný iþittik ve itaat ettik… Þimdi seni baðrýmýza basma vakti ey oruç ayý! Fazla söze ne hâcet; hoþ geldin sefalar getirdin ey Þehr-i Ramazan, ey Þehr-i Gufran! Ramazanýmýz mübarek olsun!


YENÝ MESAJ. 9 TEMMUZ 2013 SALI

8

GÜNCEL

SAYFA

Namazlarýnýz ‘defolu’ olmasýn Adana Müftüsü Arif Gökce, kamuoyunda ‘jet imam’ olarak bilinen din görevlilerinin hýzlý kýldýrdýðý teravih namazlarýnýn ‘defolu’ olduðunu söyledi. Gökce, teravih namazýnýn en az 50-55 dakika sürmesi gerektiðini bildirdi Özellikle teravih namazlarýnda imamlarýn namazý hýzlý kýldýrmamasý gerektiðini belirten Adana Müftüsü Arif Gökce, hýzlý kýldýrýlan namazýn defolu olacaðýný ifade etti. Gökce, “Teravih namazlarýnda bir kýsýr döngü oluþuyor. Cemaat imamý tetikliyor, sanki böyle hýzlý kýldýran imamlar ‘aferin’i fazla alýyorlar, onlar aferini fazla aldýkça imamlar hýzlanýyor, imamlar hýzlandýkça cemaat aferini çoðaltýyor. Böylece bizim kýldýðýmýz namazlar yüzde 95 oranýnda Allah bizi affetsin caminin dýþýna çýkamýyor, bu þekliyle çýkamaz. Çünkü teravih, yavaþ yavaþ, dinlene dinlene, soluklana soluklana, ruhumuza sindire sindire kýlýnmasý gereken bir namazdýr. Teravih gece namazýdýr. Gecenin bir bölümüne yayýlmasý gereken bir namazdýr” diye konuþtu. Cemaatin ibadet etmek istediðini, Allah'ýn rýzasýný elde etmek istediðini söyleyen Gökce, þöyle devam etti: “Ama bizim kýldýðýmýz namazlar biraz adetin ötesine geçemiyor. Ýmam kardeþlerim, hoca kardeþlerim, lütfen. Bu cemaatin günahý aðýrdýr, bunu üstlenmeyin, namazý hýzlý kýldýrarak bu vebali siz de üstlenmeyin. Kardeþlerim ne olur, imamýmýz böyle bir hata yapýyorsa güzellikle uyarýn. Bu, ibadet olsun; adet olmasýn, yattým kalktým olmasýn.” Jet imamlara da seslenen Gökce, “Böyle jet imamlarýn olduðu þehre Allah hidayet, himmet, þefaat ve merhamet de etmez. Böyle bir ibadetin yüzüne de bakmaz. Çünkü ibadet ibadet deðil. Lütfen namazý usulüne

Jet imamlar takip altýnda Burdur Müftüsü Osman Artan, teravih namazlarýný hýzlý kýldýran personelin takip ve ikaz edileceðini, uyarýlara uymayanlar için idari iþlem uygulanacaðýný bildirdi. Artan, yaptýðý yazýlý açýklamada, Ramazan ayý nedeniyle imam açýðý bulunan camilere gerekli personel takviyesi yaptýklarýný, bu ayda imamsýz cami býrakýlmayacaðýný kaydetti. Namazlarýn tadili erkana uyularak kýlýnmasý için personeli uyardýk uyardýklarýný söyleyen Artan, "Teravih namazlarýný hýzlý kýldýran personel takip edilip ikaz edilecek, uymayanlar için idari iþlem uygulanacak" ifadelerini kullandý. Burdur Müftüsü Osman Artan, Ramazan ayýnda camilerin kadýn ve çocuklar için cazip hale getirileceðini, imam hatiplerin bu konuda uyarýldýðýný da sözlerine ekledi. uygun kýldýrýn” dedi.

‘Resûlullah'ýn kýldýðý namaz bu namaz deðil’ Arif Gökce teravih namazlarýnýn yatsý namazlarýyla birlikte hemen hemen 1 saat sürmesi gerektiðini vurgulayarak þunlarý kaydetti: "1 saatin altýna düþen 50-55 dakikanýn altýna düþen namazlarda problem var demektir. Bu namazlar defolu namazlardýr. Sizler bir eþya aldýðýnýzda

o eþyada hata görseniz, maðazaya deðiþtirmeye gidersiniz, deðiþmezse yerine göre kavga edersiniz, onu deðiþtirmek için ilgili yerlere baþvurup hakkýnýzý ararsýnýz. Þimdi defolu bir namazla nasýl olacak bu. Olmaz. Allah'ýn bizden istediði Kur'an-ý Kerim'in ön gördüðü, Resulallah'ýn kýldýðý namaz bu namaz deðil. Akýl problemi olan insanlarýn yaptýðýný yapýyoruz biz. Ne yaptýðýmýz belli deðil."

Adana Müftüsü Arif Gökce, teravih namazýnýn illa ki 20 rekat olmasý gerekmediðini önemli olanýn düzgün ve usulüne uygun namaz kýlýnmasý olduðunu ifade ederek, "Ýllaki 20 rekat kýlmayýn, 8 rekat, 12 rekat, 16 rekat, 20 rekat kýlýn, dört dörtlük kýlýn. Ruhunuza sindire sindire kýlýn. 20 rekatlýk namazý 10 dakika yerine 10 rekat namazý 30 dakika da kýl ve namazýn içinde olun" þeklinde konuþtu. HABER MERKEZÝ

Piyasada iþler kesat!

Bu sertifikayý alan iþ buluyor

Genç Yönetici ve Ýþadamlarý Derneði (GYÝAD) üyelerinin yüzde 41’i, 2013’ün ilk yarýsýnda iþlerinin beklentilerinin altýnda kaldýðýný, yüzde 43’ü ise ikinci yarýnýn daha da kötü geçeceðini açýkladý. Yüzde 70’lik kesim yüzde 4 olarak açýklanan ekonomik büyümenin yakalanamayacaðý görüþünde. GYÝAD Baþkaný Burcu Akdarý Toprak, toplam 30 milyar liralýk ciroya sahip dernek üyeleri arasýnda gerçekleþtirilen ankette genç patronlarýn 2013’ün baþýnda taþýdýklarý heyecanýnýn yerini karamsarlýða býraktýðýný söyledi. 2013 baþýnda yapýlan ankette üyelerin yüzde 64’ünün iþlerinde yüzde 5-15, yüzde 34’ünün ise yüzde 15’in üzerinde büyüme beklediðini hatýrlatan Akdarý Toprak, þunlarý kaydetti: * 2013 baþýnda yaptýðýmýz anketin tersine bir karamsarlýðýn hakim olduðunu görüyoruz. Üyelerimizin yüzde 70’i Türkiye ekonomisinin yüzde 4’lik büyümeyi yakalayamayacaðý görüþünde. Yüzde 23’lük dilim ise büyüme hedefinin yakalanacaðýna inanýyor. * 2013 yýlý ilk yarýsýnda iþlerinizi geçen yýlýn ayný dönemi ile karþýlaþtýrýrsanýz nasýl deðerlendirirsiniz? sorusu karþýsýnda üyelerimizin yüzde 39’u daha zayýf, yüzde 36’sý ayný, yüzde 25’lik kesim ise daha canlý olduðunu ifade etmiþ. * Üyelerin yüzde 41’i 2013’ün ilk yarýsýnda iþlerinin beklentilerinin altýnda kaldýðýný yüzde 45’i deðiþmediðini, yüzde 14’ü ise mevcut pozisyonlarýnýn üzerine çýktýðýný açýkladý. HABER MERKEZÝ

Ýþsizlik oranýnýn yüzde 10,5 olduðu Türkiye'de bazý sektörler ise istihdam edecek personel arýyor. Son günlerde genç kadýnlarýn ilgilendiði kurslardan biri olan Hasta Kayýt Kursu’na talepte adeta patlama yaþandý Türkiye genelinde açýlan hasta kabul iþlemleri personeli yetiþtirme kurslarýnda adeta kayýt patlamasý yaþandý. Özellikle genç kadýnlarýn ilgi gösterdiði kurstan belge alanlar hastanelerde kolaylýkla iþe baþlayabiliyor. Hastanelerin hasta kabul ve hasta kayýt sekreteri için zorunlu tutulan sertifikayý almak isteyen vatandaþlar Halk Eðitim Merkezi’ne giderek kayýt yaptýrdý. Tatile gitmek yerine kursa giderek sertifika almayý ve hastanelerde iþ sahibi olmak isteyen kadýnlar kurstaki sýnýflarý doldurdu. Hasta kayýt iþlemleri sýrasýnda kullanýlan programlarýn neler olduðunu, hastaya protokol numarasýnýn nasýl verildiði, iþlem önceliði konularýnda dersler gören öðrenciler, 3 ay sonunda sertifika sahibi oluyor. Öðrencilerin sahip olduklarý belgelerle hasta-

nelerin birçok bölümünde çalýþabildiklerinin altýný çizen kurs hocasý Fatma Yýldýz, “Bu sertifikayý alan öðrencilerimiz baþhekim sekreterliðinde, danýþma, mobil sekreterlik, týbbi sekreterlik bölümlerinde ve doktorlarýn yanýn-

“Deniz meltemi” tatbikatý Karadeniz’de baþladý Sea Breeze (Deniz Meltemi) 2013 Davet Tatbikatý, Ukrayna'nýn ev sahipliðinde, Türkiye, ABD, Almanya, Azerbaycan, Bulgaristan, Gürcistan, Ýtalya, Kanada, Romanya ve NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) unsurlarýnýn katýlýmýyla, dün baþladý. Tatbikat 20 Temmuz 2013 tarihine kadar Karadeniz'de icra edilecek. Tatbikatýn amacý “barýþý destekleme harekâtý ve deniz güvenliði konularýnda, çok uluslu kuvvetler arasýnda karþýlýklý iþ birliði ve birlikte çalýþabilirliði geliþtirmek” olarak açýklandý. Genelkurmay’dan yapýlan açýklamaya göre Deniz Kuvvetleri Komutanlýðý tatbikata, TCG Meltem (P-334) hücumbotu, TCG Yzb. Ýhsan Tulunay (A-572) akaryakýt tankeri, bir karargâh subayý ve iki gözlemci subay ile iþtirak ediyor. ANKA

da çalýþabilirler. Biz onlara kurslarda týbbý terimleri, hastane polikliniklerini doktorlarýn uzmanlýk alanlarýný ve problem çözme tekniklerini öðretiyoruz. Öðrencilerimiz haftanýn 5 günü gelerek ders görüyorlar” dedi.

Hindistan'da otel çöktü Hindistan'ýn güneyinde 2 katlý bir otelin çökmesi sonucu 10 kiþinin öldüðü bildirildi. Yetkililer, Andra Pradeþ eyaletinin baþkenti Haydarabad kentindeki City Light Oteli'nin sabah erken saatlerde henüz bilinmeyen bir sebepten çöktüðünü açýkladý. Arama kurtarma ekipleri, enkaz altýndan 20 kiþinin kurtarýldýðýný, yaralý olan 12'sinin hastanelerde tedavi altýna alýndýðýný söyledi. Binanýn çok eski ve bakýmsýz olduðunu belirten görgü tanýklarý ise önce mutfak duvarlarýndan birinin çöktüðünü ve mutfakta çalýþanlarýn enkaz altýnda kaldýðýný ifade etti. Olay sýrasýnda otelde 25 personelin bulunduðu sanýlýyor. Enkaz altýndakileri bulmak için çalýþmalar devam ediyor.

Yusuf KARACA

Dualarýmýz boþa veya BOP’a gitmesin @yusufkaraca34

KÝTABIN ORTASINDAN

kitabinortasindan@hotmail.com

Bugün On bir ayýn sultaný Ramazan ayýnýn ilk günü… Milletimize ve Ýslam dünyasýna hayýrlar getirmesini yüce Allah’tan niyaz ederim. Ramazan hayýr ayýdýr, þüphesiz hayýr getirir. Ancak Müslümanlar olarak hayýr kapýsýnda bulunup, hayrý talep etmemiz þartýyla… Þer kapýsýna varýp, burada hayýr dilemek hem hayýr getirmez, hem de Müslüman olarak inandýðýmýz Ýslam’ýn ölçülerine ters olur. BOP kapýsýnda Müslüman’a hayýr gelir mi? Gelmez. Bu kapýda hayýr ummak ahmaklýktan baþka bir þey olamaz. BOP ne demektir? Bunu bilmeyen yok zaten… Büyük Ortadoðu Projesi… Bu projenin maksadýný ve mahiyeti bir kez daha hatýrlatalým: BOP, yirmi iki Ýslam ülkesinin rejimlerini ve haritalarýný deðiþtirmeyi amaç edinmiþ bir Amerikan projesidir. Projenin amacý ‘Büyük Ýsrail’i kurmak… Bu projenin Eþ Baþkanýnýn Tayyip Bey olduðunu söylemeye de gerek yoktur. Engelli olmayan herkes biliyor. On bir Eylül bahanesiyle Baþkan Bush çok uzun sürecek bir Haçlý savaþýný baþlattýðýný dünyaya ilan etmiþti. Bugün bazýlarý Obama ile bu projenin devam etmediðini iddia etse de, bu tamamen bir saptýrmadýr. Ýslam ülkelerinde çýkartýlan isyanlar, devrilen yönetimler, parçalanan topraklar bu iþin acýmasýzca devam ettiðini gösteriyor. Obama ile makyaj yenilemesi yapan Amerika, yoluna durmadan devam ediyor. Asrýn Haçlý savaþý baþladýðýndan beri Ýslam ülkelerine bir göz atalým. Sudan, güney ve kuzey diye ikiye bölündü. Irak fiilen bölündü ancak bir tek ilan edilmedi. (Türkiye ve Suriye’nin bölünmesi bekleniyor) Tunus ve Yemen’in rejimleri deðiþti. Libya’da þimdilik sadece rejim deðiþti. Suriye direniyor. Türkiye ayný anda hem bölünüyor hem de rejimi deðiþiyor. Mýsýr içeriden patlatýldý… Eðer Suriye düþmüþ olsaydý, Türkiye çoktan düþmüþtü. Esad çetin ceviz çýkýnca planlar biraz gecikmiþ oluyor. Þimdi bir düþünelim, Türkiye iktidarý hangi safta? Yani Amerika ile birlikte Suriye yönetimini devirmek isteyen tarafta mý, yoksa “Suriye yönetimi düþerse bu ülke üçe bölünür ve Türkiye’de bölünür. Biz bunu kabul edemeyiz” diyerek Suriye’nin bölünmesine ve rejiminin yýkýlmasýna karþý çýkan tarafta mý? Bunu dünya biliyor. Amerika ve Ýsrail ile ayný safta Suriye rejiminin düþmesi için çalýþýyor. Hem de, olayý kiþiselleþtirip kan davasýna dönüþtürerek… Üstelik de, Suriye bölünürse sýranýn kendine geleceðini bile bile... Geçen yýl Ramazan ayýnda camilerde Esad’ýn devrilmesi için dualar bile edildi. Ramazan’ý böyle idrak eden Müslüman’a hayýr gelir mi? Kýsaca Ramazan bile Amerikan projelerinde kullanýlýyor. Allah’tan geçen Ramazan’da yapýlan dualar kabul olmamýþta, Suriye henüz ayakta ve direnmeye devam ediyor. Türkiye’nin hem rejimi deðiþiyor, hem de topraklarý bölünüyor demiþtik. Rejim deðiþikliði þimdilik Anayasa engeline takýldý. Bir de hükümetin “Gezi”de önüne bir taþ düþtüðü için korkup sersemledi! Ancak “Çözüm Süreci” dedikleri parçalanma süreci devam ediyor o henüz hiçbir þeye takýlmadý. Süreç tamamlandýðýnda Türkiye’de bölünmüþ olacak. Hem Anayasa deðiþikliði, hem de sözde ‘çözüm süreci’ Amerika’nýn çok ümit baðladýðý sýfýr maliyetli bir projesidir. Þuan bu süreçleri bizzat Amerikan elçisi takip ediyor. Ramazan öncesi elçinin camiye gitmesi, yandaþ basýnýn “Elçi camiye girerken ayakkabýlarýný çýkardý” haberleri vererek iþi saptýrmasý, hep ayný projenin unsurlarýdýr. Sanki büyük bir lütufta bulunmuþ Sayýn elçi… Ahýra girmiyor ya, tabi ki ayakkabýsýný çýkaracak… Bu ülke böyle bölünüyor iþte. Cami ve Cemaat edebiyatýyla… Ýslam ülkelerinden Mýsýr’dan bahsetmeden geçmeyelim. Mursi’yi getiren ABD, götüren yine ABD… Bu çok tuhaf deðil mi? Ýþte bu tuhaflýðýn nedenini söylemek istiyorum. Amerika, bu ülkede baþýndan beri iç savaþ planlýyordu. Dün yazmýþtým… Parçalanmamýþ bir Mýsýr, Büyük Ýsrail’e engeldir. Mýsýr büyük bir iç savaþ yaþadýktan sonra, içinden bir Kýpti devleti çýkaracaklar. Sina bölgesinde bu devleti Ýsrail’e bekçi yapacaklar. ‘Büyük Ýsrail’ uðruna Müslüman dünyasý kan gölüne çevrilirken, ayarlanmýþ taþeron ve kukla idareler Müslümanlarý kandýrarak, BOP yoluna mucur yaptýlar. Müslümanlar bu kuklalar sayesinde, bölünmeye çözüm, çatýþmaya barýþ, ayrýlýða demokrasi, hukuksuzluða adalet, sömürüye kalkýnma, gerçek Müslümanlýða ve milliliðe marjinalleþme, etnik parçalanmaya çoðulculuk demekteler. Ayrýca Hak ve batýl birbirine karýþtýrýlýyor. Hiç olmasa bu Ramazan’da milli olalým. Hakký hak görelim, batýlý batýl… Dualarýmýz boþa veya BOP’a gitmesin. Aksi halde Müslümanlar olarak, Küresel kurtlara kurban olmak için, sýrada beklemek dýþýnda, bir duruþ sahibi olamayýz.


e–posta: info@yenimesaj.com.tr

Hikmetler Âdemoðullarý ayný vücudun uzuvlarýdýr. Çünkü ayný cevherden yaratýlmýþlardýr. Bir uzva elem gelirse, öbürlerinin huzuru kalmaz. Ey baþkalarýnýn acýsýyla kaygýlanmayan, sana insan demek yakýþýk almaz.” Sadi-i Þirazî

Ramazan’da cemaate devam etmek Ýslam dininde üzerinde durulan ve Müslümanlara tavsiye edilen, özellikle de Ramazan aylarýnda daha çok tavsiye edilen bir amel de namazlarýn cemaatle ikame edilmesidir. Enes b. Malik, Resul-i Ekrem’den (s.a.a.) nakleder, Allah Resulü (s.a.a.) þöyle buyurdu: “Kim Ramazan ayýnýn baþýndan sonuna kadar namazý cemaatle ikame ederse þüphesiz ki o kimse Kadir gecesinden nasibini almýþtýr.” Ýmam Cafer Sâdýk da (a.s.) sabah namazýný cemaatle ikame eder ve namazdan sonra da belirli bir vakte kadar namazýn takibatýnda okunan zikir ve dualarla meþgul olurdu. Resûlullah (s.a.a.), O’nun seçkin ashabý ve Ehl-i Beyt Ýmamlarý (a.s.) en zor þartlarda bile ve özellikle Ramazan gecelerinde sabah namazýný cemaatle ikame etmeyi terk etmezlerdi. Hz. Ali (a.s) þöyle buyurmaktadýr: “23. gece þiddetli yaðmur yaðmasýna ve Mescid-i Nebevi’nin sular ve çamurlar içinde kalmasýna raðmen Allah Resulü (s.a.a) bizi namaz kýlmaya teþvik ediyordu. Resûlullah’ýn (s.a.a.) burnunun ucu çamura batmasýna raðmen o halde bizimle (cemaat) namazý kýldý.” (Biharu’lEnvar, c. 95, s. 10).

TASAVVUF

Hz. Mevlana ve oruç

Hadis–i Þerif Ebu Hureyre (r.a.) þöyle dedi: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi): “Her kim imanla ve ecrini Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa, onun geçmiþ günahlarý baðýþlanýr” buyurdu. (Buhari 190, Müslim 760/175, Ebu Davud 1371, Nesei 2202, 2203, 2204, Tirmizi 808, Darimi 2/26, Ýbni Mace 1326, 1641, Ýbni Hibban 3432, Ahmed 2/232, Albânî Ýrva 907).

YENÝ MESAJ / SAYFA 9

“Ey iman edenler, sizden öncekilere yazýldýðý gibi, korunmanýz için oruç sizin üzerinize de yazýldý.”

9 TEMMUZ 2013 SALI

(Bakara, 183)

Bir muhasebe fýrsatý: Ramazan Özelde milletimizin, genelde Ýslam âleminin rahmet ve berekete, morale çok ihtiyaç duyduðu bir zaman diliminde gelen Ramazan ayýný çok ciddi bir muhasebe fýrsatý olarak deðerlendirmek gerekiyor Ramazan’a eriþtik elhamdülillah… Rahmet ve bereket ayý Ramazan ayýna kavuþtuk. Böylelikle de Ramazan orucunun ilkine baþlamýþ olduk. Rabbim saðlýk ve esenlik içerisinde nice Ramazanlara eriþmeyi nasip eylesin. Tutacaðýmýz oruçlarý, kýlacaðýmýz teravihleri, okuyacaðýmýz Kur’an ve takip edeceðimiz mukabeleleri, yapacaðýmýz hayýr ve hasenatlarý kabul eylesin. Gerek milletimiz, gerek Ýslam âlemi olarak rahmet ve berekete, morale çok ihtiyaç duyduðumuz bir zaman diliminde gelen Ramazan ayýný çok ciddi bir muhasebe fýrsatý olarak da deðerlendirmek gerekmektedir. Çünkü gerçekten her þeyin deforme olduðu þu zamanda kulluk þuurunun da bozulduðu herkesin malumudur. Ramazan’ý fýrsat bilip ciddi bir muhasebe yaparak gerçek kulluk þuuruna eriþebiliriz. Bu ay içerisinde yapacaðýmýz ibadetler sayesinde gönül iklimimiz daha zengin olacak, daha doðru ölçüye eriþecek ve dolayýsýyla da kulluk muhasebesinden hayýrlý

neticeler elde edilecektir. Ramazan ayý içerisinde, diðer zamanlara göre daha fazla ibadetle meþgul olunacak, ibadetler sayesinde kalpler iyilikle dolacak, iyilikler bütün vücudumuzu kaplayacaktýr. Ýyilik adýna elde edilen kazanýmlar sayesinde de gerek fikir gerek beden olarak hayýrlý iþlerde yoðunluk

kazanýlacak, hayýr ve bereket artacaktýr. Ýbadet ayaðýyla yol alan kalpler daha hassas bir hale gelecek; açlar, muhtaçlar, mazlumlar hatýrlanacak, eller ve gönüller onlarýn sýkýntýsýný çözmek için harekete geçecektir. Ramazan ayýna bu gözle bakmaya çalýþmak lazýmdýr. Bu

ayý hayýrlý olan her þey için fýrsat ayý olarak görmek lazýmdýr. Hayýrlarýn fetih olduðu, þerlerin yok olduðu bir fýrsat olarak görmek lazýmdýr. Ramazan’da bu ölçüyü kendimize rehber edinmeliyiz. Tutulacak oruçlara, yapýlacak ibadetlere, hayýrlý kazanýmlara eriþme kapýsý olarak bakýnca da oruç kiþiye daha sevimli gelecektir. Sahurlar, iftarlar, namazlar, okunacak Kur’an ve dualar sadece bugünler için deðil gelecek günlerde de fayda saðlayacaktýr. Ramazan ayýný bu mantýkla deðerlendirenlerin, hazýrlýðýný bu düþünceyle yapanlarýn elde edecekleri manevi zenginlikle geçmiþin günahlarý silinecek, geleceðe daha kazançlý bir þekilde yol alýnacaktýr. Rabbim bu þuurla Ramazan’ý deðerlendirmeyi cümlemize nasip eylesin.

Uður KEPEKÇÝ

Hastalýk da, þifa da þükür vesilesidir Allah’ýn verdiði her nimet için þükretmek, Ýmam Seccad (a.s.) için çok önemli bir ibadetti. Ancak, nimetler kadar mü’minin hastalanmasý da bir þükür sebebi olarak dualarý içinde yerini almýþtýr Ýmam Seccad (a.s.) bir duasýnda buyurdu ki: “Ey Rabbim, þu iki durumdan hangisi için Sana daha çok þükretmem gerektiðini ve þu iki vakitten hangisi için Sana daha çok hamd etmem icab ettiðini bilemiyorum. Temiz rýzýklarýndan afiyetle istifade etmemi, rýzaný ve fazlýný elde etmek için neþeyle çalýþmamý ve yerine getirmeye muvaffak kýldýðýn itaatlere güç yetirebilmemi saðlayan sýhhat zamaný için mi? Yoksa günahlardan temizlenmeme, üzerimdeki hatalar yükünün hafiflemesine, içine gömüldüðüm kötülüklerden kurtulmama, tevbe etme gerekliliðini anlamama ve

günahlarýn üzerimde býraktýðý izleri silmem gerektiðini hatýrlamama yarayan illet zamaný için mi?” (Sahife–i Seccadiyye, hastalandýðý zaman okuduðu duasýndan bir bölüm) . Ýmam Zeynelabidin için kulun günahlarý sayýlamayacak kadar çoktur. Ancak, Allah’ýn büyüklüðü ve lutuflarý karþýsýnda her zaman umut ile O’ndan af dilemek de kulun vazifesidir. “Ey Rabbim, günahlarým o kadar çok, eserlerim o kadar çirkin, fiillerim o kadar kötü, bâtýla dalýþým o kadar pervasýzca, itaatin hususunda o kadar bilinçsiz, azap vaadinin karþýsýnda o kadar umursamazým ki, ayýplarýmý saymaktan, günahlarýmý söylemekten bile âcizim.

Allah’ým iþte boynum; günahlarýn kölesi olmuþ! O halde, Muhammed (s.a.a.) ve âline salat eyle ve günahlarýmý affederek beni bu kölelikten kurtar! Ve iþte sýrtým, hatalarýn aðýrlýðý altýnda ezilmiþ! O halde, Muhammed ve âline salat eyle ve lutf u kereminle yükümü hafiflet!” Nasýl af dilemek gerekir? Ve insan af dilenerek mi Allah’ýn rahmetine kavuþur? Yoksa, O’nun fazl–ý keremi ile mi? Bu sorunun cevabý da þu kýsýmda verilmektedir: “Ýlahi, eðer göz kapaklarým dökülene kadar Sana yalvarýp aðlasam; sesim týkanana kadar feryat etsem; ayaklarým þiþene kadar Sana ibadet etmeye dursam; belkemiðim yerinden ayrýlana kadar Sana rükû etsem; gözlerim

çanaklarýmdan çýkana kadar Sana secde etsem; ömrüm boyu yerin topraðýný yesem; hayatýmýn sonuna kadar kül suyu içsem; bu arada dilim tutulana kadar Seni ansam ve utancýmdan baþýmý göðe doðru kaldýrmasam; bütün bunlarla tek bir günahýmýn bile affýný hak etmiþ olmam. Eðer, maðfiretini hak ettiðim zaman beni baðýþlýyorsan, affýna layýk görüldüðüm zaman beni affediyorsan, bu kesinlikle hak ederek kazandýðým, layýk olarak hak ettiðim bir þey deðildir. O halde, uzun bir süredir aðlayýp sýzlamama, çaresizliðimin had safhaya ulaþmasýna ve durumumun vahametine bakarak bana acý!” (Günahlarýn baðýþlanmasý için yaptýðý duasýndan).

Prof. Dr. Haydar BAÞ – Ýmam Zeynelabidin

Hz. Mevlânâ’ya göre “Oruç sevdasý bambaþka bir sevdadýr.” O’na göre, Ramazan sadece yemek ve içmekten kaçýnmanýn deðil, kötü söz söylemekten ve kötü iþ iþlemekten kaçýnmanýn da ayýdýr. O þöyle buyurur: “Kulluk, düþünce ve mânâdan ibaret olsaydý, bize oruç ve namaz lüzumlu olmazdý. Oruca sarýl, sabret; orucu terk etme, her an Hak’tan rýzkýný bekle! Cihad ve oruç güçtür, çetindir. Fakat bu güçlük ve çetinlik, Allah’ýn, kulu kendinden uzaklaþtýrmasýndan daha iyidir. Ýnsanýn namaz kýlmayý arzu ediþi, oruç tutuþu, hep Hakk’ýn kulunu kendine çekisindendir. Oruç yüzünden bizim canýmýz dirilik elde edecektir! Ramazan geldi; aþk ve iman padiþahýnýn sancaðý eriþti! Artýk maddî yiyeceklerden elini çek! Çünkü göklerden manevî rýzýk geldi ve can sofrasý kuruldu! Can, bedenin hantallýðýndan kurtuldu; tabiatýmýzýn isteklerinin eli baðlandý! Aþk ve iman ordusu geldi, sapýklýk ve imansýzlýk ordusunu kýrdý geçirdi! Bir bakýma oruç, bizim kurtuluþumuzun kurbaný sayýlýr; bizim canýmýz, onun yüzünden dirilik elde edecektir! Mademki gönül evine misafir olarak can geldi, onun uðruna bedenimizi tamamýyla kurban edelim. Sabýr, hoþ bir buluttur; ondan, hikmet, manevî lutuflar yaðar! Bu sebeptendir ki, Kur’ân-ý Kerim de bu sabýr ayýnda nâzil olmuþtur! Bizi kötü iþler, günahlar iþlemeye teþvik eden kirli nefsimiz, arýnmaya, temizlenmeye muhtaçtý! Ramazan gelince, günah zindanýnýn kapýsý kýrýldý; can, nefsin esaretinden kurtuldu, miraca çýktý, sevgiliye kavuþtu!”

Ayet–i Kerime

Ramazan yazýlarý

Ah o eski Ramazanlar… Refik Halit Karay bir yazýsýnda çocukluðunun Ramazanlarýný þöyle anlatýyor: “Benim çocukluðumun Ramazanlarý karakýþa rastlamýþtý. Onun içindir ki, kulaðýmda kalan ilk davul sesi oldukça kof ve hayli neþesizdir. Zira deri, rutubetten porsumuþ bulunurdu; ayrý-

ca kapalý camlar ve kafesler ardýndan ses, içeriye boðuklaþarak girerdi. Fakat annemin kýþ Ramazanýný yazýnkilere tercih ettiðini iyice hatýrlýyorum. Kýþýn günler kýsadýr; insan, bir de bakar, top vakti yaklaþývermiþ. Hâlbuki yazýn, hararetten bunalmanýzý, dudaklarýnýzýn susuzluktan böcekkabuðu gibi kaskatý kesilmesini bir tarafa býrakýnýz, bir türlü akþam olmak bilm e z

ki. Allah iþ, güç sahibi olanlarýn yardýmcýsý olsun! Yaz Ramazanýný sevenler de þöyle derlerdi: Gündüzün zahmet çekilir amma kýrda, bahçelerde kurulan sofralarda oruç açmak pek hoþtur. Ýftar masasý da çeþit çeþit salatalarla, cacýk ve domatesle, þeftaliler, karpuzlar, kavunlarla daha renkli, daha iþtah çekici ve keyifli olur! Kýsmetimde iki mevsim Ramazaný da görmek varmýþ; hatta iþte tekrar kýþýnkine de giriyorum. Lakin ikimiz de Ramazan ve ben ne kadar deðiþtik. O Ramazanlar beni tanýyamazlar; kendileri ise benden daha tanýnmaz halde! Berat Kandili geçince evde Ramazan hazýrlýðýna baþlanýrdý; iki haf-

ta süren bu hazýrlýk esnasýnda evler, baþtanbaþa yýkanýr, günlerce tahta gýcýrtýlarý. Ýstanbul þehrine, sokaklarýndan kaðnýlar geçen bir Anadolu kasabasý ahengi verirdi. Asýl ehemmiyet verilen yer, mutfak ve kilerdi. “On iki ayýn sultaný” unvanýyla anýlan Ramazan, her þeyden evvel, boðaz ve mide ile alakadardý; bu ayda, israf denilebilecek bir bolluk hüküm sürer, Ýstanbul, en nefis yemeklerin her “merhaba” diyene sunulduðu muazzam bir imarethaneye dönerdi. Büyük konaklarýn iftar sofrasýnda yer almak için tanýdýk olmaya lüzum yoktu ki... Gözüne kestirdiðine girerdin. Kimse kim olduðunuzu, nerede, ne münasebetle tanýþýldýðýný, isminizi ve iþinizi sormazdý. Sadece, kapýda duran aða, kýlýðýnýza, ký-

yafetinize bakarak, size yer gösterirdi: Ya büyük sofrada, ya orta sofrada, yahut da alt katta, kahve ocaðý sofrasýnda. Otur masanýn bir kenarýna; istersen ne konuþ, ne dinle; yaranmaya çalýþma; sekiz on türlü yemekten, týka basa karnýný doyur; kahveni iç; usulcacýk sývýþ, git. Kimse farkýnda olmaz, onlar dahi iþi acayip bulmazdý. Otuz gün Ramazaný böylece, yabancý konaklarda iftar etmek suretiyle lord gibi yiyip içerek geçiren binlerce adam vardý! Þurasýný da unutmamalý: Bugün, þayet iyi bir lokantada ayný yemeði, ayný bollukla yemek icap etse hususiyle o yemeklerin bulunmasý kabil olsa her öðünde altý lira ile on lira arasýnda bir masraf ihtiyar etmeniz lazým gelir!” Devamý yarýn…


YENÝ MESAJ 9 TEMMUZ 2013 SALI

10

KÜLTÜR VE SANAT

SAYFA

Aziz KARACA

Biz oruç tutalým ki oruç da bizi tutsun BENGÝSU

editor@yenimesaj.com.tr

Elimizi tutsun kul hakkýna, kamu hakkýna uzanmasýn diye. Elimizi tutsun haramýn her çeþidine eriþemesin diye. Elimizi tutsun mazlumun aleyhine asla bir satýr dahi yazamasýn diye. Elimizi tutsun hak ve hakkaniyet ölçülerinin dýþýna taþmasýn, sýnýrlarý aþmasýn, istikametten þaþmasýn diye. Biz oruç tutalým ki oruç da

bizi tutsun. Dilimizi tutsun yalana dönmesin diye. Dilimizi tutsun yalancýdan yana dönmesin diye. Dilimizi tutsun yalan þahitliðine dönmesin diye. Dilimizi tutsun hak ve hakikati haykýrmanýn dýþýnda dönmesin diye. Dilimizi tutsun, vatan, bayrak, din namus ve mukaddesat uðruna haykýrmaktan baþ-

ka þeye dönmesin diye. Dilimizi tutsun gýybete, dedikoduya, fitneye fesada dönmesin diye. Dilimizi tutsun Kelamullah’ý tilavetten, elçilerine selamdan, ehli beyte selamdan baþkasýna dönmesin diye. Biz oruç tutalým ki oruç da bizi tutsun. Gönlümüzü tutsun zalimlerden yana kaymasýn diye. Gönlümüzü tutsun sýratý müstakimden sapmasýn diye. Gönlümüzü tutsun Allah ve peygamber düþmanlarýna meyletmesin diye. Gönlümüzü tutsun zalimlerin ve zorbalarýn muhabbetine kapalý olsun diye. Biz oruç tutalým ki oruç da bizi tutsun. Gözümüzü tutsun harama

bakmasýn diye. Gözümüzü tutsun yad ellere akmasýn diye. Gözümüzü tutsun bizi günaha sevk ederek ateþe yakmasýn diye. Biz oruç tutalým ki oruç da bizi tutsun. Malýmýzý tutsun þerre alet olmasýn diye. Malýmýzý tutsun Karun’un akýbetine bizi uðratmasýn diye. Malýmýzý tutsun zalimlerin altýna at, atlarýna nal, nallarýna çivi olmasýn diye. Malýmýzý tutsun öte dünyada sýrtýmýza ve alnýmýza yapýþacak ateþ parçalarý olmasýn diye. Biz oruç tutalým ki oruç da bizi tutsun.

Somuncu Baba’nýn sýrlý fýrýný

Bursa'da Somuncu Baba'nýn gizemli fýrýný ve çilehanesi restore ediliyor. Her gün Ulucami'nin inþaatýnda çalýþan yüzlerce iþçiye küçücük fýrýnýnda somun piþirip büyük kerametler gösteren Somuncu Baba Hazretleri'nden yadigar kalan bina ve çevresinde düzenlemeler yapýlýyor Ulucami’nin inþasýnda çalýþan ustalara çilehanesindeki fýrýnda günde yüzlerce ekmek yapan Somuncu Baba’nýn çilehanesindeki fýrýnlar Osmangazi Belediyesi tarafýndan restore edilerek eski ihtiþamýna kavuþturulacak. Her gün yüzlerce ziyaretçinin akýn ettiði çilehanede vatandaþlar dua ederek hatýra fotoðraflarý çekiyor. Burasýný inanç turizmi haline getirmeyi amaçlayan belediye, ziyaretçilerin daha rahat etmesi ve çilehanenin çevresinin geniþletilmesi için

kollarý sývadý. Fýrýnýn hemen yanýnda dünyanýn en eski evi unvaný da bulunan kerpiç ev de bedeli ödenerek korumaya alýndý. Çilehane ve kerpiç evin yanýndaki diðer evler ise satýn alýnarak yýkýlacak. Somuncu Baba çilehanesinin bahçe duvarlarý yýkýlarak, kamulaþtýrýlan alana dahil edilecek. Yapýlan çalýþmalarda hanýmlarýn namaz kýlmasý için bir bölüm ile misafirlerin oturmasý için bir salon planlanýrken, tuvalet ve abdest alma yerleri de yapýlacak.

Somuncu Baba fýrýný ve çilehanesi, Mollafenari, Üç Kuzular ve Üftade Tekkesi’nin bir birine baðlantýlý olarak yapýldýðýna dikkat çeken yetkililer, belediyenin buralara ulaþým imkaný saðlayacaðýný söyledi. Somuncu Baba çilehanesinin özel mülkiyet olduðunu hatýrlatan yetkililer, “Bizler bunu uzun bir mücadele sonunda mahkeme kararýyla kamulaþtýrdýk. Biz burayý kamulaþtýrdýktan sonra proje üzerine çalýþmaya baþladýk.

Projelerle burasýný aslýna uygun bir þekilde ihaleye çýkardýk. Ýhale kesinleþtikten sonra restorasyon çalýþmalarý baþlayacak. Çabuk bir þekilde burayý restore ettikten sonra burasýný halkýn hizmetine açacaðýz. Amacýmýz buraya yoðun bir þekilde ziyaretçi getirmek” dedi. Somuncu Baba çilehanesinin yanýndaki binalarý kamulaþtýrdýktan sonra yýkacaklarýný ifade eden yetkililer, buralarýn dini açýdan önemli olduðunu söyledi. ÝHA

Sararan yapraklara gravür yapýyor Nevþehir'de grafik ve resim sanatçýsý Yaþar Alan, çeþitli bitki yapraklarýnýn üzerine rapido kalem ve çini mürekkeple Kapadokya’nýn büyülü görüntüsünü gravür olarak iþliyor Nevþehir Anadolu Teknik ve Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun olduktan sonra kara kalem eserler üretmeye baþlayan Yaþar Alan, daha sonra sanat yaþamýný gravür, grafik, resim ve fotoðraf ile sürdürdü. Alan, emekli olduktan sonra da Nevþehir’in merkez ilçeye baðlý Nar beldesindeki ikamet ettiði evin graj bölümünü sanat atölyesine dönüþtürdü. Burada Fotoðraf baþta olmak üzere grafik ve

gravür çalýþmalarýna aðýrlýk verdiðini belirten 55 yaþýndaki Yaþar Alan, ilk etapta ayva yapraðý üzerine rapido kalem ve

çini mürekkep kullanarak Kapadokya bölgesinin farklý güzelliklerini yansýtmaya çalýþtýðýný söyledi.

Daha sonra deðiþik bitkilerin yapraklarý üzerinde de bu kapsamlý çalýþmalar yürüten Alan, halen ayvanýn yaný sýra söðüt, kavak, ýhlamur, kayýsý, çalý, çilek, süs bitkileri ve ev çiçeklerinin de yapraklarý üzerine, Kapadokya bölgesinin deðiþik merkezlerini gravür olarak yansýtmayý sürdürüyor. Alan, Kapadokya bölgesinin tarih ve doða güzelliklerini olanaklar kapsamýnda sanatseverlere aktarma çabasýný sürdürdüðünü

dile getirerek, “Dünya kültür ve doðal miras listesinde bulunan Kapadokya bölgesinin ihtiþamlý ve büyülü görüntüsünü sanatseverlere oldukça farklý bir açýdan yansýtmak istedim. Bunun için de ilk etapta ayva yapraðý ile baþladýðým bitki yapraklarý ile gravür çalýþmasýný çok çeþitli bitki yapraklarý ile devam ettiriyorum. Oldukça zor ama bir o kadar da insana rahatlýk veren bir çalýþma” dedi. ÝHA

Aslýna uygun restore edildi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde Ulupýnar Köyünde yer alan ÇOMÜ Köyevi, aslýna uygun olarak restore edildi

Ulupýnar Köyü’ndeki tarihi Cevat Paþa Okulu, 2004 yýlýnda Milli Eðitim Bakanlýðýndan tahsisi alýnarak Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi tarafýndan etkinlik alaný olarak kullanýlmak üzere onarýlmýþ ve 2005 yýlýnda ÇOMÜ Köyevi olarak hizmete açýlmýþtý. ÇOMÜ Gözlemevi Kurucu Müdürü Prof. Dr. Osman Demircan, eskiden okul olarak kullanýlan tarihi binanýn ÇOMÜ tarafýndan aslýna uygun olarak restore edildiðini ifade etti. Demircan , “Ulupýnar Köyü tarihi okul binasý, savaþ yýllarýnda Çanakkale’de esirlere

yaptýrýlan altý Cevat Paþa okulundan biri olarak 1915 yýlýnda hizmete girmiþ, 75 yýl hizmet verdikten sonra taþýmalý eðitim uygulamasýyla 1990 yýlýnda terk edilmiþ ve

2004 yýlýnda çatýsý çöktükten sonra ÇOMÜ’ye tahsisi gerçekleþmiþti. Bu bina, aslýna uygun onarýlýp ÇOMÜ Köyevi olarak üniversiteye kazandýrýldý” dedi. ÝHA

Tahir Paþa Konaðý açýldý Bursa’nýn Mudanya ilçesinde restore edilen Tahir Paþa Konaðý açýldý 2012 yýlýna kadar kütüphane olarak kullanýlan Tahir Paþa Konaðý, 1985 yýlýnda Kültür Bakanlýðý’nca kamulaþtýrýlarak Mudanya Belediyesi’ne devredilmiþti. Konak, Agah Bursalý’nýn desteði ile onarýlarak yeni hali ile kent müzesi olarak hizmet verecek. Lale devri mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan Tahir Paþa Konaðý’nýn iç duvar ve tavanlarýndaki çiçek kabartmalý gravürleri günümüze kadar gelmeyi baþardý. Bilhassa baþ odadaki tezyinatý ile göz kamaþtýran yapýnýn restorasyonunu üstlenen Tahir Paþa’nýn Torunu Agah Bursalý, “Bu bir arzu ve gönül iþidir. Ýnsanlar güçlerinin yettiði kadar doðru iþlere destek vermeli. Benzer hizmetlerle vatandaþlarýmýza ve ülkeme faydalý olmaya çalýþtým. Ömrüm oldukça bu tür çalýþmalara destek vermeyi sürdüreceðim. Mudanyalýlarý ve Mudanya’yý çok seviyorum. Ýnþallah bu müze Mudanya ve Mudanyalýlara hayýrlý olur” dedi. ÝHA

Ýzmir'de Akdeniz Film Festivali yapýlacak Bu yýl ilk kez düzenlenecek Akdeniz Film Festivali’nin 1-9 Kasým'da yapýlacaðý bildirildi 1-9 Kasým tarihlerinde düzenlenecek olan 1. Akdeniz Film Festivali'nin yurtiçinden ve dýþýndan çok sayýda sanatçýyý Ýzmir'de buluþturacaðý belirtildi. Festivalde "uzun metraj kurmaca", "belgesel film" ve "kýsa film" bölümlerinin yen alacaðý, dereceye gireceklere, kentin Akdeniz kültürü ve denizle olan iliþkisini vurgulayan "Uçan Balýk" ödüllerinin verileceði kaydedildi. Ödüller, "En iyi film", "En iyi yönetmen", "En iyi kadýn oyuncu", "En iyi erkek oyuncu" ve "Jüri Özel" dallarýnda olacaðý, "Uçan Balýk” ile birlikte çeþitli para ödülleri de takdim edileceði bildirildi. Ayrýca Sinema Yazarlarý Derneði tarafýndan "En iyi film" ödülünün de verileceði, gösterimdeki filmlerin "yarýþmalý" ve "yarýþma dýþý" kategoriler þeklinde olacaðý belirtildi. Festivale 2012'den önce gösterime giren filmler ve Türkiye'de ticari daðýtýma çýkmýþ olan filmlerin yarýþmaya kabul edilmeyeceði kaydedildi. Festivale katýlým için, filme ait 3 adet DVD (PAL formatýnda) ve film ile ilgili basýlý malzemelerin (basýn kiti, basýn dosyasý, broþür, vb.) Ýzmir Sanat Merkezi, Ýzmir Akdeniz Film Festivali-Kültürpark adresindeki Festival Bürosu’na gönderilmesi gerektiði, baþvurularýn 19 Temmuz'a kadar kabul edileceði bildirildi. HABER MERKEZÝ

‘Menzil’ sergisi devam ediyor Yaklaþýk yirmi yýllýk bir geçmiþe sahip Sarp Evliyagil Koleksiyonu’ndan seçilen çarpýcý eserlerin bir araya geldiði ‘MENZÝL’, m1886’da sergilenmeye devam ediliyor. M1886, birinci kuruluþ yýldönümünde, önde gelen çaðdaþ sanatçýlarýn son dönem çalýþmalarýnýn temsil edildiði sergilere koleksiyoner/sanatçý/izleyici arasýndaki zayýflamaya yüz tutmuþ baðlarý güçlendirecek önemli bir proje ekliyor. Düzenli olmasý hedeflenen koleksiyon sergilerinin ilkinde m1886 Sarp Evliyagil’i misafir ediyor. Bu açýdan yaklaþýldýðýnda, birincil sözlük anlamý ‘bir yolculukta dinlenmek üzere konaklanan han’ olan MENZÝL sözcüðü yalnýzca koleksiyonu deðil, projeyi de tanýmlýyor. Sarp Evliyagil’in mesleði gereði doðal olarak ilgi duyduðu özgün baský dizileri ve koleksiyonunu farklýlaþtýran dev ölçekli heykeller dahil sahip olduðu yaklaþýk 150 eser içinden seçilen ve 40 farklý sanatçýnýn imzasýný taþýyan 60 eser 24 Aðustos'a kadar görülebilir. HABER MERKEZÝ


YENÝ MESAJ 9 TEMMUZ 2013 SALI  

e d i t ö r :

n i h a t

SPOR

g ü l e r

SAYFA

Sezer Öztürk Beþiktaþ’ta

11

‘Ýstikrara oy verdiler’

Transfer çalýþmalarýný sürdüren Beþiktaþ, Fenebahçe’de forma bulamayan Sezer Öztürk’ü resmen kadrosuna kattý. Siyah-beyazlýlar, bu transfer için sarý-lacivertli kulübe 1,5 milyon avro ödeyecek Beþiktaþ, Sezer Öztürk’ün transferi için kendisi ve Fenerbahçe Kulübü ile anlaþmaya varýldýðýný açýkladý. Siyah-beyazlýlar, Fenerbahçe Kulübü’ne sözleþme fesih bedeli olarak 1,5 milyon avro ödeme yapacak. Sezer Öztürk ise 3 yýlda toplam 3 milyon avro alacak. Beþiktaþ Futbol Yatýrýmlarý Sanayi ve Ticaret AÞ’nin Borsa Ýstanbul’a gönderdiði ve Kamuyu Aydýnlatma Platformu’nda (KAP) da yer alan açýklamasýnda, Fenerbahçe Kulübü’ne sözleþme fesih bedeli olarak 1,5 milyon avro ödeme yapýlacaðý bildirdi. Siyah-beyazlý takýmýn yeni transferi Sezer Öztürk, ilk sezonunda 900 bin avro, ikinci sezon için 1 milyon avro ve son sezon için de 1,1 milyon avro garanti ücret alacak. Sezer’e, ayrýca her sezonda 12 bin 500 avro maç baþý ücret ödenecek. Bu arada Fenerbahçe Kulübü de Sezer Öztürk transferinin gerçekleþtiðini KAP’a bildirdi.

Eneramo ile görüþmelere baþlandýðýný borsaya bildirdi. Beþiktaþ Futbol Yatýrýmlarý Sanayi ve Ticaret AÞ’den Borsa Ýstanbul’a gönderilen ve Kamuyu Aydýnlatma Platformu’nda da yer alan açýklamada, “Futbolcu Michael Eneramo’nun transferi için oyuncunun kendisiyle görüþmelere baþlanmýþtýr” denildi.

Tolga bitiyor Eurosport’un haberine göre Beþiktaþ, Tolga Zengin transferinde mutlu sona ulaþmak üzere. Siyah-beyazlý ekip, Trabzonspor’dan ayrýlmak istediðini açýklayan milli kalecinin transfer görüþmelerinde büyük aþama kaydetti. Daha önce ödeme koþullarý ve bonservis miktarýnda anlaþamayan iki takým bu sefer ortak noktada buluþtu. Beþiktaþ’tan bonservis bedelini peþin isteyen Trabzonspor, baþkanlar seviyesinde gerçekleþen transfer görüþmelerinin ardýndan 3,5 milyon avroyu iki taksitte almayý kabul etti. Öte yandan Beþiktaþ, Tolga Zengin ile daha önce 3 yýllýk ön protokol yapmýþtý.

Eneramo da borsada Beþiktaþ, geride kalan sezonu Sivasspor’da geçiren Nijeryalý golcü Michael

Beþiktaþ Kulübü’nde Divan Kurulu Baþkanlýðý’na yeniden seçilen Yalçýn Karadeniz, üyelerin istikrara oy verdiðini söyledi. Adaylardan Affan Keçeci’yi geride býrakarak baþkanlýða seçilen Karadeniz, Beþiktaþ Divan Kurulu tarihinde önemli bir seçimi geride býraktýklarýný belirterek, “Yeni dönemde Divan Kurulu’nun üye sayýsý daha fazla olacak. Beþiktaþ’ta üyeler istikrara oy verdi” ifadelerini kullandý. Yönetim kurulu ile iyi iliþkileri sürdüreceklerini kaydeden Yalçýn Karadeniz, “Dünyanýn hiçbir yerinde denetim sevilmez. Tansiyonu yükseltmeden, seviyeyi düþürmeden birliktelik olmalýdýr. Divan Kurulu da tavsiyelerini ve telkinlerini bu yönde yapmalýdýr” diyerek sözlerini tamamladý.

Galatasaray Ýngiltere’ye gitti Yeni sezon hazýrlýklarýna geçtiðimiz hafta baþlayan ve 1 hafta Ýstanbul’da çalýþan Galatasaray, ikinci etap kamp çalýþmalarý kapsamýnda Ýngiltere’nin Birmingham kentine gitti

‘Kadromuzu ayarlayacaðýz’ Kayserispor Teknik Direktörü Robert Prosinecki, federasyonun almýþ olduðu yabancý oyuncu kararýyla ilgili, “Bu karara saygý göstererek, kadromuzu ona göre ayarlayacaðýz” dedi. Futbol Federasyonu’nun almýþ olduðu yabancý oyuncu kararýnýn deðerlendiren Hýrvat teknik adam, “Federasyonun almýþ olduðu bir karar olduðu için bizim bu konu üzerinde çok fazla fikir beyan etmemiz zor. Onlarýn takdirinde olan bir þey, onlarýn kendi görüþleri. Biz kendi mevcut kadromuzu bu karara göre en iyi þekilde ayarlamaya çalýþacaðýz. Bununla alakalý çok fazla söylenecek bir þey yok. Direk muhatabý biz deðiliz. Yapmamýz gereken, onlar böyle bir karar aldýysa ona saygý göstererek kendi icraatlarýmýzý yapmaktýr” cevabýný verdi.

Galatasaray, yeni sezon hazýrlýklarý kapsamýnda dün Ýngiltere’nin Birmingham kentine gitti. Sarý- kýrmýzýlýlar, Atatürk Havalimaný’ndan kalkan özel bir uçakla Birmingham’a hareket etti. Ýngiltere Futbol Federasyonu’na ait St. George’s Park Ulusal Futbol Merkezi’nde kampa girecek olan Galatarasay, 13 Temmuz Cumartesi günü Swindon Town, 16 Temmuz Salý günü de Notts County ekipleriyle birer hazýrlýk maçý yapacak. Sarý- kýrmýzýlýlarýn Notts County maçýnýn ardýndan ayný gece Ýstanbul’a döneceði bildirildi.

Sola yeni aday Digne Galatasaray, yeni transferi Aurelien Chedjou’nun Lille’den takým arkadaþý

Turksat Fre.12729 S.30000 Yatay (H)

Turksat Fre.11878 S.2600 Dikey (V)

06:00 MÝLLETÝN EFENDÝSÝ 07:00 KURAN ÖÐRENÝYORUM 07:30 SABAH AKTÜEL 08:30 HATM-Ý ÞERÝF 09:30 GÜNDEM ÖZEL 10:30 GÖNÜL PINARI 11:00 NAZIM USTA ÝLE MUTFAK KEYFÝ 12:30 PARANTEZ 13:30 KURAN ÖÐRENÝYORUM 14:00 HAYAT VE SAÐLIK 15:00 B.KRAL GWANGGAETO 16:00 HAYAT VE SAÐLIK 17:00 KUM SAATÝ 18:00 ONBÝR AYIN SULTANI 19:30 PROF. DR. HAYDAR BAÞ ÝLE ÝFTAR SOHBETÝ 21:00 ANA HABER BÜLTENÝ 21:30 B.KRAL GWANGGAETO 22:30 HZ. HÜSEYÝN’ÝN FEDAÝSÝ MUHTAR 00:00 GECE HABERLERÝ 02:00 SAHUR VAKTÝ 04:15 HATM-Ý ÞERÝF

05:00 HATM-Ý ÞERÝF 06:30 KUR-AN ÖÐRENÝYORUM 07:15 BENÝM HÝKAYEM 07:40 ÇÝZGÝ FÝLM 08:00 HATM-Ý ÞERÝF 09:15 YENÝ GÜNE MERHABA 10:00 DÝZÝ (BÜYÜK KRAL) 11:00 DOKTORUN MESAJI 12:00 GÜN ORTASI 13:00 DOKTORUN MESAJI 13:30 DÝN VE MEDENÝYET 14:45 DOÐRUDAN SATIÞ 15:30 NAZIM USTA ÝLE MUTFAK KEYFÝ 16:15 DOKTORUNUZ SÝZÝNLE 17:00 DÜÞÜNCE ÇEMBERÝ 18:00 DÝZÝ (KRAL SEJONG) 19:00 DOÐRUDAN SATIÞ 19:45 MESAJ SPOR 20:00 ENVER SEYÝTOÐLU ÝLE ANA HABER 21:00 HAFTANIN SOHBETÝ 22:00 DOÐRUDAN SATIÞ 22:15 DOKTORUN MESAJI 22:45 NUN VE KALEM 00:15 DOKTORUN MESAJI 01:00 TÜRK SÝNEMASI 03:20 DÝN VE MEDENÝYET 04:15 MESAJ HABER -T04:45 ÝLAHÝLER

ISSN 1301 – 9646

9 TEMMUZ 2013 SALI YIL: 15 SAYI: 4858

ÝCMAL YAYINCILIK REKLAMCILIK SAN. ve TÝC. LTD. ÞTÝ Ýmtiyaz Sahibi Bilal KARAMUS Ýdare Yeri Telefon Fax Ýstanbul Baskýsý Ankara Baskýsý Trabzon Baskýsý Yayýn Türü Daðýtým

Ümit Erkekler Avrupa Basketbol Þampiyonasý bugün Estonya’nýn baþkenti Tallinn’de baþlayacak. Ümit Milli Takým’ýn da mücadele edeceði þampiyona, 21 Temmuz Pazar günü sona erecek. Ay-yýldýzlýlar, Avrupa Þampiyonasý’nýn ilk turunda B Grubu’nda Hýrvatistan, Ýsveç, Ukrayna ve Karadað ile mücadele edecek. Milliler, bugün TSÝ 18.00’de Hýrvatistan ile karþýlaþacak. Grubun diðer maçýnda ise Ukrayna ile Karadað TSÝ 20.15’te karþý karþýya gelecek. Avrupa Þampiyonasý’nda 4 grupta toplam 20 takým mücadele edecek.

Terim’den 6 kesik Galatasaray Kulübü’nün kafilesinde yer almayan Sneijder, Drogba, Chedjou ve Muslera’nýn Ýngiltere’de takýma katýlacaðý belirtildi. Gözündeki rahatsýzlýðýn devam etmesi nedeniyle Semih Kaya da kadroda yer almadý. Fatih Terim, Yiðit Gökoðlan, Sercan Yýldýrým, Ufuk Ceylan, Mehmet Batdal, Emmanuel Culio ve Furkan Özçal’ý kamp kadrosuna dahil etmedi.

: Yeþilköy Mah. Þehit Özcan Canik Sok. No: 4/A Kat: 2 Florya - Bakýrköy - ÝST : (0212) 425 10 66 : (0212) 424 69 77 : Esmat Matbaacýlýk - 0212 637 10 35 M.Nezih Özmen Mah. Yüksel Sok. No: 19 Güngören/ÝSTANBUL : Esmat Matbaacýlýk - 0312 527 52 78 Esenboða Protokol Yolu 13. km No:70 Pursaklar - ANKARA : Yavuz Selim Mah. Arsin O.S.B.5 Nolu Cadde No: 8 Arsin - TRABZON : Yaygýn Süreli Yayýn : YAY – SAT DAÐITIM

Turksat Fre.12562 S.25000 Dikey (V) 07:00 ÝSTÝKLAL MARÞI 07:10 ÇÝZGÝ FÝLM KUÞAÐI 08:00 BASIN EKSPRES 08:45 SPORVÝZYON 09:00 SAÐLIKLI GÜNLER 10:00 TÜRK SÝNEMASI 11:00 11.SAAT (HABER) 11:15 DOKTOR – ANKARA 12:00 12.SAAT (HABER) 12:30 DOKTORUNUZ SÝZÝNLE 13:00 13.SAAT (HABER) 13:30 VÝDEO MAKÝNASI 14:00 14.SAAT (HABER) 14:15 NANE LÝMON KABUÐU 15:00 15.SAAT (HABER) 15:30 SAÐLIKLI GÜNLER 16:00 16.SAAT (HABER) 16:15 DOKTORUNUZ SÝZÝNLE 17:00 17.SAAT (HABER) 17:15 NANE LÝMON KABUÐU 18:30 ANA HABER 19:15 SPORVÝZYON 19:30 HAFTANIN SOHBETÝ 21:00 TÜRKÇE BAKIÞ 22:00 TELE-ALIÞVERÝÞ 22:15 NANE LÝMON KABUÐU 23:15 DÝZÝ-KRAL SEJONG 00:15 SAÐLIKLI GÜNLER 00:45 TÜRK SÝNEMASI 02:00 ANA HABER (T)

07:00 KLÝP SAATÝ 08:30 ÇÝZGÝ FÝLM KUÞAÐI 09:30 GAZETE MANÞET 10:30 SAÐLIK 11:30 KLÝP SAATÝ 12:30 DÝZÝ EFSANE PRENS 13:45 SAÐLIK 14:30 ARA HABER 14:45 YENI DR. 30 DK 15:30 ARA HABER 15:45 TERMAL SAÐLIK 16:30 ARA HABER 16:45 KLÝP SAATÝ 17:30 SAÐLIK 18:15 ALF DÝZÝ 19:00 ANA HABER 19:45 SPOR 20:00 SAÐLIK 21:00 FUTBOL KIRÝTÝK 00:15 DÝZÝ E. PRENS - T 01:00 SAGLIK 02:00 ALF 03:00 SAGLIK 04:30 KLÝP SAATÝ TÜRKÜ 05:30 SAÐLIK 06:30 BELGESEL SAFARÝ

Genel Yayýn Yönetmeni Mehmet Emin KOÇ

Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Recep BAHAR Haber Müdürü Orhan DEDE Spor Müdürü Yenal ARMAN Teknik Müdür M. Yasin ERKOL

Politika

: Þevket TEPETAÞ

Güncel

: Ahmet ÞÝMSEK

Ekonomi

: Murat ÇABAS

Dýþ Haberler : Mehmet KELEÞ Kültür–Sanat : Okan EGESEL Toplum

: Eyüp KABÝL

Spor

: Nihat GÜLER

Turksat Fre.12562 S.25000 Dikey (V)

06:00 HATM-Ý ÞERÝF 07:00 HABERLER 08:00 NAZIM USTA SÝZLERLE 09:20 ÇÝZGÝ DÝZÝ (coco bill) 09:45 KLÝP 11:00 DOKTORUNUZ SÝZÝNLE 12:35 ADRENALÝN 13:00 13 AJANSI 14:15 KLÝP SAATÝ 15:00 ÇÝZGÝ DÝZÝ (Adibo) 17:00 KLÝP 18:00 DOKTORUNUZ SÝZÝNLE 18:30 SPOR HATTI 20:00 ANA HABER BÜLTENÝ 21:10 ARKA PLAN

07:45 HATMÝ ÞERÝF 07:55 ZÝRAÝ HAVA DURUMU 09:00 HAL FÝYATLARI 10:00 TARIM HABER 11:00 BAÐCILIK 11:45 ÞÝFALI BÝTKÝLER 13:30 SULAMA EÐÝTÝM FÝLMLERÝ 14:30 ZÝRAÝ HAVA DURUMU 16:00 TARIM HABER 17:00 EKOANALÝZ 18:30 NANE LÝMON KABUÐU 18:45 TARIM TEKNOLOJÝLERÝ 19:00 HAYVANCILIK 20:00 TARIM "ÖZEL" - Canlý 21:00 SEBZECÝLÝK 21:30 ÞÝFALI BÝTKÝLER

HZ. HÜSEYÝN’ÝN FEDAÝSÝ MUHTAR

RAMAZAN BOYUNCA HER GÜN 22:30 MELTEM TV’DE

Reklam Direktörü Selim AYANOÐLU

ANKARA : Çankýrý Cad. No: 24 Kat. 4 Ulus / Ankara Tel: (0530) 347 32 19 Faks: (0312) 468 74 98 ÝZMÝR : 1303 Sok. No:2/201 Çankaya/Ýzmir Tel: (0554) 204 70 71 (0532) 597 08 27 TRABZON : Ýskenderpaþa Mah. Gazipaþa Cad. Þehit Ercan Aygün Sok. No:4 Kat2 Tel: (0462) 326 31 30 / 32 ADANA ANTALYA ARTVÝN AKÇAABAT BALIKESÝR

: (322) 359 22 99 : (541) 413 33 69 : (466) 212 10 54 : (462) 228 17 48 : (553) 227 07 10

Lucas Digne

Turksat Fre.12729 S.30000 Yatay (H)

TEMSÝLCÝLÝKLER:

Genel Koordinatör Sabri TERZÝ Muhasebe ve Finans Hasan GÜNDOÐDU

Lucas Digne’nin transferini tamamlýyor. L’Equipe’in haberine göre Galatasaray, sol bek transferini Fransa’dan tamamlýyor. Uzun süredir bu bölgeye oyuncu bakan Galatasaray’ýn Lille formasý giyen Lucas Digne’yi kadrosuna katmaya çok yakýn olduðu ifade edildi. PSG ve Monaco’nun da istediði söylenen oyuuncu için Galatasaray’ýn 15 milyon avro bonservis bedeli ödemeye hazýr olduðu da yazýldý. Cimbom, 2017 yýlýna kadar sözleþmesi devam eden oyuncu için yýllýk 3 milyon avro da maaþ önerdi.

Turksat Fre.12562 S.25000 Dikey (V)

BURSA : (532) 130 01 66 ERZÝNCAN : (537) 240 79 95 ERZURUM : (532) 415 95 01 ELAZIÐ : (531) 491 03 79 G.ANTEP : (532) 711 08 68 GÝRESUN : (535) 742 55 08 ÝZMÝT : (532) 460 76 99 K.MARAÞ : (507) 338 11 52 KASTAMONU : (534) 886 16 78 KAYSERÝ : (537) 978 20 70 KONYA : (537) 344 34 64 KÜTAHYA : (542) 518 92 38 MALATYA : (532) 391 81 31 MARDÝN : (532) 381 75 02 SAFRANBOLU: (370) 712 36 38 SAKARYA : (541) 484 40 34 SAMSUN : (535) 614 61 81 Þ.URFA : (532) 384 49 18

Ümitler basketbol þampiyonasý baþlýyor

TOKAT : (505) 519 19 93 KIBRIS : (392) 228 75 85 AKSARAY : (534) 015 23 38 KÝLÝS : (348) 813 18 74 DÖRTYOL : (326) 712 55 18 UÞAK : (535) 680 22 88 RÝZE(Ardeþen) : (464) 715 72 53 SÝVAS (Yýldýzeli): (534) 831 58 58 KIRIKKALE : (543) 549 22 76 Avrupa: Impressum Press Media GmbH i.G. Segelflieger-damm 89 D-12487 Berlin Telefon: 0152 15 43 14 51 info@yenimesaj.de Avrupa Baski / Druck: IMTC D-64546 Mörfelden-Walldorf

Liverpool’dan Arsenal’e ret

Ýngiliz basýnýnýn önde gelen gazeteleri; Arsenal’in Luis Suarez için Liverpool’un kapýsýný çaldýðýný yazdý. Londra kulübü 30 milyon sterlin teklif ederken; Liverpool’un bu rakamý düþük bulduðu ifade edildi. Gazeteye göre; Arsenal geçtiðimiz ay içerisinde Liverpool’a oldukça cazip bir teklif yaptý. Suarez için 30 milyon sterlini gözden çýkaran Londra ekibi, buna karþýn Liverpool’dan ret yanýtý aldý. Liverpool’un Uruguaylý oyuncu için 50 milyon sterlin istediði belirtiliyor. Bununla birlikte Suarez’e Real Madrid’in de talip olduðu biliniyor. Liverpool, daha önce yaptýðý açýklamada Suarez’in satýlýk olmadýðýný açýklamýþ; buna karþýn Uruguaylý golcüye yeni sezon hazýrlýk kampýna katýlmasý için 22 Temmuz’a dek süre tanýmýþtý.


Aykut Demir imzayý atýyor

www.yenimesaj.com.tr

9 TEMMUZ 2013 SALI

Trabzonspor, Davraz kampýnýn 10. gününde taktik aðýrlýklý çalýþma yaptý. Antrenmana hafif aðrýlarý bulunan Emre, Abdülkadir, Caner ve kaleci Fatih ile Janko katýlmadý. Kampta, mazereti

bulunmayan Zokora ve Bamba da yer almadý. Öte yandan Trabzonspor’un, yeni transferi Aykut Demir ile kampýn devam ettiði otelde bugün sözleþme imzalayacaðý öðrenildi.

Þampiyonluk kazanýlmýþ haktýr BTP Genel Baþkaný ve Trabzonspor Onur Üyesi Prof. Dr. Haydar Baþ, Trabzonspor’un 2010-2011 sezonu þampiyonluðunu, Þampiyonlar Ligi’ne direkt gitmesi nedeniyle hem UEFA’nýn, hem de TFF’nin kabul ettiðini belirterek, “Þampiyonluk kazanýlmýþ haktýr” dedi YENÝ MESAJ / ÝSTANBUL  Baðýmsýz Türkiye Partisi (BTP) Genel Baþkaný ve Trabzonspor Onur Üyesi Prof. Dr. Haydar Baþ, Ýstanbul’da Meltem TV’de yayýnlanan Açýk Tribün programý yorumcularý Mustafa Kahraman, Rýfký Soysal ve Yalçýn Dümer’e konuþtu. Ýþte Prof. Dr. Haydar Baþ’ýn sorulara verdiði cevaplar… Mustafa Kahraman: Hocam siz 2010 -2011 sezonundan sonra yaptýðýnýz açýklamalarda sürekli 2010 - 2011 þampiyonunun Trabzonspor olduðunu söylemiþtiniz. Tabi iktidar tavrýný baþtan koymuþtu, Türkiye’de þikenin kapatýlmasý üzerine gitti. Son günlerde sýcak gündem olduðu için soruyorum; Milliyetçi Hareket Partisi Genel Baþkaný Devlet Bahçeli ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Baþkaný Kemal Kýlýçdaroðlu UEFA’nýn verdiði bu kararlarýn yanlýþ olduðunu söyledi. Siz neler söyleyeceksiniz?

Þampiyonluk kazanýlmýþ hak Prof. Dr. Haydar Baþ: Geçmiþte söylediklerimize yeni bir þey ilave etmemiz mümkün deðil. Olay arkadaþlarýmýzýn yani siyaset yapan arkadaþlarýmýzýn yanlýþý… Trabzonspor’umuzun 2010-2011 yýlý Þampiyonlar Ligi’ne iþtirak etmesi Trabzon’un iradesiyle olmuþ bir iþ deðil. Türkiye Futbol Federasyonu Avrupa Þampiyonlar Ligi’ne Trabzon’u seçiyor biliyorsunuz, iki takým sahaya çýktýðýnda herhangi bir durumdan dolayý hakem hükmen bir takýmý galip, bir takýmý maðlup etme yetkisine sahiptir. Olaylý bir maç olursa buna benzer bir durum olmuþtu, þike adý altýnda bir durum olmuþtu Türkiye’de. Dolayýsýyla Türkiye Futbol Federasyonu hükmen Trabzonspor’u þampiyon kabul ediyor. Artý UEFA’da Þampiyonlar Ligi’ne Trabzon’u davet ediyor. Yani bu hukuken kesinleþmiþ sonuçtur. Bu tartýþýlabilir, bu mahkemenin konusudur. Buraya kadar olan mesele Trabzon þampiyon olarak Türkiye Futbol Federasyonu tarafýndan Þampiyonlar Ligi’ne gönderilmiþ bir takýmdýr. Sen bunu kabul etmezsin ya da edersin, bu senin kendi problemin ama hukuk bunu böyle diyor. Ne diyor; eðer sen ilk seçilmiþ takým olarak Türk Futbol Federasyonu tarafýndan Þampiyonlar Ligi’ne gönderiliyorsan, o ülkeyi temsil eden Þampiyonlar Ligi’ne giden þampiyon takýmsýn. O ülkenin þampiyon takýmýsýn. Türkiye de Trabzon’u gönderdiðine göre Trabzonspor o yýl þampiyondur, Türkiye þampiyonudur. Eðer elemelere kalmýþ olsaydý ikinci Bursaspor ön elemeye katýldý, elendi. Bu elenmeyebilirdi de efendim ileri gidebilirdi de ama Trabzon’u doðrudan aldýlar. Þimdi hukuken bunun izahýný ne federasyon yapabilir ne de UEFA. Bu muktesep (kazanýlmýþ) bir haktýr. Bu hakký hem UEFA’nýn vermesi lazým, hem Türkiye Futbol Federasyonu’nun ama þu ana kadar bunu vermediler. Bu ne olur þu ana kadar verilmedi diye bu hak gasp olunmaz. Bu kazanýlmýþ haktýr, kazanýlmýþ hak kesinlikle iade edilmez. Peki bundan Türk Futbol Federasyonu’nun çýkabilmesi için ne yapmasý lazým? Benim bildiðim usule göre; Futbol Federasyonu’nun Disiplin Kurulu’nu toplamasý, talimat vermesi, Disiplin Kurulu’nda bir karar almasý, yapýlan hatalara bu þekilde þike var, yok neyse küçük bir ceza keserek hakkýn kime ait olduðunu tespit etmesi lazým. O takdirde bunun arkasýndanda hak edilen 2010-2011 kupasý lig kupasý Trabzonspor’a verilmiþ olur. Yapýlacak basit iþlem budur, bu iþi uzatmaya gerek yoktur. Devlet Bahçe-

li’nin konuþmasý, ilaveten Kýlýçdaroðlu’nun konuþmasý tamamen bir tarafgirliktir. Bu futbol takýmlarý sahada oynanýrken yapýlacak olan iþtir. Ama sonuçlarý ortaya çýkmýþ bir neticenin hakkýnda aleyhte karar vermeleri müsaade edelim de bu onlarýn yetkisinde deðil. Burasý hiç kimsenin oyuncak sahasý olamaz, olmasý da mümkün deðil. Bunlar neticede devleti yöneten idaredir, bu konularda da saygýlý olmalarý lazýmdýr diyorum. Mustafa Kahraman: Tabi Hocam UEFA’dan gelen Fenerbahçe’ye 2+1 ve Beþiktaþ’a 1 yýl þeklinde verilen ceza geçmiþteki yönetim iradesi Türkiye Futbol Federasyonu siyasi Türkiye içerisinde bu ceza verilmiþ olsaydý, bugün UEFA’dan da bu takýmlarýn Avrupa’da bu kadar yüksek bir cezada almazdý diye düþünüyorum. Siz bu konuda neler söylersiniz? Prof. Dr. Haydar Baþ: Dediklerinize yüzde yüz katýlýyorum. Hatýrlarsanýz bendeniz, geçmiþte yaptýðým

kulüplerimizdir. Trabzonspor ortada yokken, ben þahsen Beþiktaþlýydým. Hatta çocukken mahallede takým kurardýk, ben Beþiktaþ’ýn takým kaptanýydým. Beþiktaþ’ýn þimdiki haline gönlümde razý olmuyor ama bu hata yapýldý. Bana göre burada suç Türkiye Futbol Federasyonu’na aittir, suç siyasetindir. Bu suçun iþlenmesine vesile Federasyon’dur artý siyasettir. Milletimizin bunlarý hesaba çekmesi lazým. Kimsenin kulüplerimizi ilzam etmeye, haksýz çýkarmaya hakký da yoktur haddi de yoktur. Yalçýn Dümer: Hocam yalnýz bir yanlýþa düþmüyor muyuz? Diyoruz ki A takýmýyla B takýmý þike yaptý. Peki, þike tek baþýna yapýlacak kural dýþý bir olay deðil. Karþýda þike yapan takýmda var ya da yapýlan! Bunlar nerde Hocam, bunlarý nasýl bulacaðýz? Prof. Dr. Haydar Baþ: Tabi þimdi faili bulursan, yapaný bulursan yapýlaný da bulursun. Nasýl bulur-

Kimliðimizi kaybettik, aidiyet duygumuzu kaybettik. Bu haliyle spora da yansýyor. Ýnþallah zaten bunlar yeri geldiði zaman göreceðiz ki, sporda hakikaten milli bir spor dalý olarak kulüplerimizde Türk

Rýfký Soysal

Mustafa Kahraman

Yalçýn Dümer

yorumlarda yani Türk Federasyon’u istese de istemese de bu kupayý verecek ha bu yýl vermedi gelecek yýl, o yýl vermedi, iki sene, üç sene, elli sene sonra da olsa bu kupa verilecek. Bunun sahibi Trabzon’dur! Sonra kaldý ki hatýrlarsanýz; 2010 - 2011 sezonu yanýlmýyorsam iki veya üç averajla beraber ikisi de 82 puanda yani onlar da tartýþýlabilir. Futbol kurallarýna göre yani puanlar eþit averaj farkýyla beraber kupasýný almýþ yani yýlýn 2010-2011 kupasýný Fenerbahçe olarak almýþlar. Kalkýyor mahkeme þikeyi tespit ediyor. Þikeyi yapaný tespit ediyor, bizimkiler de siyasette diyorlar ki; þikeyi yapaný ilgilendirir, kulübü ilgilendirmez. Þahýslarla kurumlarýn ayrýlmasý mümkün mü? Bu adam kimin için yaptý? Bu þikeyi atýyorum A kulübü için puaný kim aldý, A kulübü aldý, kaç puan aldý üç puan, karþý takým kaç puan kaybetti üç puan. Diyorsun ki, kulübün burada alakasý ilgisi yoktur! Yani hele bir ülkeyi idare eden siyasetin bu derece duyarsýz davranmasý, hukuk dýþý kararlar vermesi hiçbir zaman kabul edilen bir iþ olacaðýna benim inancým yoktur. Mustafa Kahraman: Bu tutumlarý, Fenerbahçe ve Beþiktaþ’ýn Avrupa’dan bu kadar cezalar almasýna sebep oldu?

Milletimiz Federasyonu hesaba çekmeli Prof. Dr. Haydar Baþ: Tabi gerek Beþiktaþ gerekse Fenerbahçe Türkiye’nin sevilmiþ, seçilmiþ bugüne kadar alýnlarý açýk bugüne kadar gelmiþ

sun? Yapan kimdir? Atýyorum Ahmet’tir. Kaç tarihinde yaptý, filan tarihte kimle oynadýlar? Maçý filan takýmla iþte bulundu. Yani o kadar zor bir iþ deðil ki… Yalçýn Dümer: Ama iþte, hep iki takým öne çýkýyor. Diðerlerinin adý saný çýkmýyor. Ýnþallah eðer bir þey varsa tabii ki bunlarýnda cezasý verilmeli mi sizce? Prof. Dr. Haydar Baþ: Tabii caným adaletin yerini bulmasý lazým. Bir tanesine ‘evet’ diyorsun, bir tanesine ‘hayýr’ diyorsun. Bu ikilem kesinlikle adalette hiçbir zaman olamaz. Cezayý az verebilirsin. Atýyorum bir yýl men verecektin de, verirsin bir gün ama vermen lazým. Eþitlik ilkesine adaletin uymasý gerekiyor. Eþitlik ilkesine uymadýðýnýz zaman dananýn kuyruðu o zaman kopar. Yalcýn Dümer: Hep Avrupalýlar hep göbeðimizi kesiyor, biz göbeðimizi kesmesini bilmiyor muyuz? Yýllardan beri düzen böyle, buna nasýl son vereceðiz, nasýl son bulacak bu olaylar? Hep Avrupa elimize cetvelle vuruyor, biz ondan sonra doðruyu buluyoruz. Bu da bizi Türk insanýný üzüyor.

Türk milleti kimlik kazanacak Prof. Dr. Haydar Baþ: Ýfade ettiðiniz husus çok doðru bir konu. Esasen bu sadece bu sahada deðil. Biz ülkeyi idare ederken bile gerek ormancýlýkta, madencilikte, tarýmda, hayvancýlýkta, sanayide bizim aklýmýz yok, planýmýz, programýmýz, tezimiz yok. Avrupa bize versin, Batý versin!

milletine ait olarak kimlik kazanacak. Bu derece yanlýþlar içerisinde olmayacak. Rýfký Soysal: Hocam Trabzonspor’da yeni bir yönetim var ve bu kupanýn Trabzonspor’a gelmesi adýna bu yönetimin öncelikleri neler olmalý?

Trabzonspor’a siyaset bulaþtýrýlmamalý Prof. Dr. Haydar Baþ: Valla bu yönetim hakkýnda bana soru sormazsanýz daha iyi olur. Bunun önceliði sonrasý yok. Biz “Trabzonspor’a siyaset girmesin” diye çalýþýrken ve düþünürken, adam kalkýyor kendi kendisini iktidar yanlýsý insan olarak ilan ediyor. Kamuoyuna deklare ediyor. Hepimiz hayal kýrýklýðýna uðradýk. Öncelikle Trabzonspor’a siyaseti dahil etmemeleri ve Türk sporuna hizmet edebilmek içinde siyasetin dýþýnda tamamen sporla ilgili bir dünyayla yoðrulmasý lazým hele Trabzon’un. Trabzon çocukluðumdan itibaren futbolda çok önde olan bir þehirdir. Futbolda mesela Çolak Ýbrahim... Allah rahmet eylesin. Onu durduran bir insan yoktu. Voleybolda mesela çok meþhurdu. Futbolda santrfor oynardý. Sebat’ta, Trabzonspor’da bunlar bizim çocukluðumuzda iftihar ettiðimiz haller, hareketler, insanlar, kulüpler. Kimin hakký vardýr, bunu yok etmeye, elimizden almaya? Eðer siyaseti iþin içine dahil edersen Ýbrahim de kalmaz, Celal de kalmaz, þu da kalmaz, bu da kalmaz. Sporun içine lütfen siyaseti

Baðýmsýz Türkiye Partisi (BTP) Genel Baþkaný ve Trabzonspor Onur Kurulu Baþkaný Prof. Dr. Haydar Baþ

koymayalým. Bende bir partinin genel baþkanýyým ama hiçbir zaman Trabzon’un yanýna diðer bir siyasi partiyi koymam. Ve buraya yaptýðým hizmete karþýlýk da hiç kimseden bir tane oy talep etmedim. Bu ilkeye sahip olacak bir Trabzonsporlu veya sporu seven insanýmýz bu dalda hizmet edecekse o þekilde edecek. Baþka türlüde hizmet etmesi de mümkün deðil. Ben seni kulüp baþkaný seçeceðim Trabzonspor’a, bunu derken siyaseti de hor görmüyorum. Dediðim gibi; içindeyim ama Trabzonspor’da baþkan olmak, bir vekil, bir bakan olmak demektir. Eðer sen bunu takdir ediyorsun da valla senden de hiç bir þey olmaz. Rýfký Soysal: Hocam taraftarlarýn sesi olduðunuza inanýyorum. Çünkü son dönemlerde Trabzonspor taraftarlarý infial halindeler. Çünkü kulübe yüzde yüz siyasetin girdiðini inandýklarýn için bu soruyu sordum taraftar adýna teþekkürler ediyorum. Prof. Dr. Haydar Baþ: Ben de teþekkür ediyorum. Bizim taraftarýmýz çok saf, çok temiz ara sýra sohbet ediyorum görüyorum. Bütün þikâyetleri yerinde afâki hissi duygusal bir þikâyetleri yok. Trabzon’un enteresan da bir taraftar kitlesi var. Türkiye’nin hemen hemen her yerinde taraftarlarý var. Böyle bir zengin kulüpte samimi diyorum. Evet, Galatasaray’ýn, Fener’in olmasý çok tabi. Niye bunlar Türkiye’nin en temelli futbol kulüplerinden ama Trabzon onlardan yýllar sonra Birinci Lig’e çýkmýþ takým, bakýyorum ki hemen hemen onlara denk taraftarý oluþmuþ, seveni oluþmuþ. Anadolu kitlesi acayip seviyor. Allah’ýn verdiði bir lütuf. Trabzon’umuzu, Trabzonspor’umuzu kulübümüzü lütfen siyasete bulaþtýrmayýn diyorum. Mustafa Kahraman: Hocam son soru. Türkiye’de Trabzonlu bir genel baþkan ve Trabzonspor Onur Þeref Kurulu üyesisiniz… Taraftarlara nasýl bir mesajýnýz olacak? Prof. Dr. Haydar Baþ: Benim taraftara mesajým þu; olaylar onlarý yýldýrmasýn! Her ne kadar aþýlmasý mümkün olmayan gibi görülen hadiseler olsa da olsun. Bunlarý Trabzon taraftarý aþacaktýr. Trabzonspor Kulübü aþacaktýr. Ýnþallah yönetimde yaptýklarý yanlýþlara böyle uzaktan bakýp hakikaten biz yanlýþ yaptýk deyip; halktan, taraftardan özür dileyip, kendisini bulacaktýr diyorum ve taraftarlara sevgilerimi, hürmetlerimi, saygýlarýmý arz ediyorum.


Yeni Mesaj Gazetesi Avrupa Baskisi  

9 Temmuz 2013

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you