Page 1

TARİH VE TEKNOLOJİ

Tarih Öğretiminde Teknoloji Nasıl Kullanılır?

Eğitimde

17

Bir Oyundan Fazlası

20

24

Çanakkale’de Dedelerimizi Vurmak

Tarih Derslerinde Kullanılması

Nusrat

Battlefield: 1

Civilatizion

mayıs 2017

saYI: 2

OYUNlaştırma

1


Tarih ve Teknoloji Dergisi Tarih öğretimi çerçevesinde yayınlar yapan bir eğitim dergisidir. Aylık olarak dijital ortamda yayınlanır. Bedelsiz olarak dağıtılır.

Genel Yayın Yönetmeni: İsmail Hakkı Ergüven Yayın Kurulu: Ayşin Kahya, Başak Gün, Bilal Pektezel, Burcu Çıngay Culha, Cansu Sert, Cihat Baran, Ebru Yılmaz, Eda Özmutaf, Emre Taş, Esra Uluz, Figen Kumral, Hasan Yüce, Kadir Dal, Okan Aydoğan, Onur Tüt, Serkan Özçakır, Tülay Güneş, Volkan Tezer Grafik Tasarım: Yunus Karadeniz

İletişim Web: www.tarihveteknoloji.com/dergi E-Posta: bilgi@tarihveteknoloji.com WhatsApp: 0546 246 2580 2

Sosyal Medya /tarihteknoloji

/tarihveteknoloji


EDİTÖRDEN İNSANLIĞIN EN MASUM İCADI:

T

OYUN

eknoloji hayatı kolaylaştırmak için üretilen her şeyse; oyunlar teknolojinin ilham kaynağı ve hayatı en masum öğrenme biçimidir. İnsanlığın başlangıcından beri var olduğuna inandığımız oyun geleneği elbette ki ilk halini koruyamadı. Her geçen gün dijitalleşen dünyada sokakta top oynamak, yerini atari salonlarına; atari salonları yerini internet cafelere; internet cafeler yerini tabletlere bıraktı. Yeni dünyada oyunlar aynı anda birden fazla insana dokunur oldu. Oyunların bağlayıcı ve öğretici yönleri daha da görünür oldu. Bilgiyi seven, araştıran, bulan ve kullanan yeni nesiller doğdu. Teknoloji çocukları ortaya çıktı. Oyunlar değişti ve gelişti. Artık oyunları sadece çocuklar oynamıyordu. Oyunlara olan bakış açımız değişti. Günümüzde hemen hemen herkesin oynadığı bir oyun; sosyal medyada fotoğraf paylaşıp belirli aralıklarla kaç beğeni aldığımızı takip etme oyunu ya da alışverişlerimizde kullandığımız kredi kartları harcama yaptıkça biriken puanlar bu tarz günlük hayatta oynadığımızı fark etmediğimiz o kadar çok oyun var ki... Teknolojik yenilikler bizi çocuk yıllarımıza geri götüremiyorsa da çocuklukta yapmaktan büyük keyif aldığımız oyun kültüründen de uzaklaşmayı önlüyor. Birlikte yaşamaya alıştığımız “oyun” eğitimde de karşımıza çıkıyor. Oynarken öğrenme kavramına uzak değiliz, aslında çocukluğumuzda da bir çok şeyi

böyle öğrenmiştik. Gelişen teknoloji bizlere farklı çocuklar farklı eğitim teknikleri ile daha kalıcı ve etkileyici öğretme yolları gösterdi, oyun kurarak öğrenme bunlardan biri oldu. Her yeni doğan güneş bir önceki doğan güneşten daha parlak doğacak ve daha fazla aydınlatacaktı etrafını, dijitalleşme bunu gerektiriyordu. Oyun kurarak öğrenme ortamlarını kendileri yaratan bireyler, hem etraflarında dönen teknolojiden uzaklaşmayacak hem de öğrenme yolunda onlara ışık olan teknoloji ile kalıcı ve faydalı bir öğrenme gerçekleştirme fırsatı bulacaktır. Oynarken öğrenme insanlığın keşfettiği en harika buluş; teknolojiye kattığı en önemli değer olacaktır. 21. yüzyılın mucitlerine sevgilerimizle...

ebru yılmaz

3


İÇİNDEKİLER 6

8

Burcu Çıngay Çulha Karanlık Çağdan Sırlar Kütüphanesine

Hasan Yüce Örnek Materyallerle Sosyal Bilgiler Dersini Zenginleştirme

Esra Uluz Smyrna’dan İzmir’e Digi Tur

Başak Gün Sosyal Bilgiler Sınavlarını Oyunlaştırmak

Bilal Pektezel Eğitsel Oyunlarla Kurtuluş Savaşı

EĞİTİMDE OYUNLAŞTIRMA

İsmail Hakkı Ergüven David Rumsey’in Harita Koleksiyonu

17 20 24

Okan Aydoğan ‘‘Nusrat: Asrın Harbi Çanakkale’’ Oyunu ile Tarih Öğretimi Emre Taş Battlefield:1 ‘‘Çanakkale’de Dedelerimizi Vurmak!’’ İsmail Hakkı Ergüven Strateji Oyunu Civilatizion’un Tarih Derslerinde Kullanılması


26

30

Kadir Dal Tarih Derslerinize Renk Katacak Bir Uygulama: Plickers

Serkan Özçakır Bilim Dünyasını Aydınlatan Bir Kuruluş: Beyt-ül Hikme

28

32

Figen Kumral Web Siteler ile Tarih Öğretiminde Harita Kullanımı

Cihat Baran Mimar Sinan

Derslerimizi öğrencilerimize boğucu gelen kitapların ötesine taşıyabilecek miyiz?

38

Onur Tüt

42

Eda Özmutaf 19 Mayıs 1919’u Sınıfımıza Taşımaya Ne Dersiniz?

40

Volkan Tezer Oyunların Tarihsel Değişimi ve Eğitimde Kullanımı

34 46 49 50

48

Cansu Sert Sosyal Bilgiler Dersinde Sanal Müzeler

Eda Özmutaf İzmir İnternet Haftası

Değerlendirme Anketi Tarih ve Teknoloji Dergisi Ödüllü Bilgi Yarışması

Tülay Güneş Öğretmen 2.0. Kitabı


DERS PLANI

KARANLIK ÇAĞDAN SIRLAR KÜTÜPHANESİNE DERS: Tarih SINIF: 9 ÜNİTE: İslam Tarihi ve Uygarlığı (13. Yüzyıla Kadar) KONU: İslam Kültür ve Medeniyeti

B

Beceriler: u ders planının temel hedefi öğrencilerimizin karşılaştırmalı bakış açısıyla Ortaçağı değerlendirmeleri ve Avrupa-merkezli tarih anlayışı yerine bütüncül bir anlayışı ile dünya tarihini sorgulamalarıdır. Öğrencilerin, bilim ve teknoloji tarihi hakkında bakış açılarını geliştirmek, bilimsel gelişmelerin tüm insanlığın mirası olduğunu kavramlarını sağlamak üzere kısa film analizi yapmaları beklenmektedir. Film analizinin ardından öğrendiklerini pekiştirmek üzere 21. yüzyıl becerilerinden yaratıcılığın yanı sıra bilgi ve iletişim teknolojileri okuryazarlığını geliştirmeleri için poster hazırlamaları beklenmektedir. Ders planı ayrıca metin analizi ve disiplinler arası iş birliğine katkı sağlamak üzere fen bilimlerini tarihsel bakış açısından yeniden düşünmeye dayalı becerileri kazandırmayı hedeflemektedir. Kazanımlar: 1) İslam devletleri döneminde bilimsel ve kültürel gelişmeleri ve İslam medeniyetinin diğer Avrupa devletleri ile olan etkileşimini kavrar. 2) İslam bilginlerinin bilim dünyasına katkılarını değerlendirir.

Etkinlikler: Birinci derse EDPuzzle’da hazırladığım çok kısa bir video ile başlanır. (Videoya https://edpuzzle.com/ media/58f75bf9c8c6913e2ccd4410 linkinden ulaşabilirsiniz.) Bu video ile öğrencilere karanlık çağ kavramı hakkında sorular sorularak öğrencilerin dikkatleri konuya çekilecek ve Orta Çağ Avrupası ile ilgili hazır bulunuşluk seviyeleri tespit edilecektir. EDPuzzle yardımıyla uygun yerlerde video duracak ve sorular ekranda yer alacaktır. Kısa videomuzda yer alan ilk soru ile öğrencilerin Batı Roma egemenliğinin çöküşüne giden süreci ve Kavimler Göçü’nü hatırlamaları sağlanır. İkinci soru da ise öğrencilerin aşağıdaki metni analiz ederek Ortaçağ Avrupası’na neden karanlık çağ adı verildiği tartışılır. “Belki karanlık ortaçağ deyimini duymuşsundur. Bu deyimle şu gerçek belirtilmek isteniyordu: Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra Avrupa’da büyük bir bilgisizlik egemen oldu. Okuyup yazma bilenlerin sayısı parmakla gösterilecek kadar azdı. Dünyada olup bitenleri açıklama güçleri yoktu bu insanların. Her şeyi masallarla, akla aykırı söylentilerle açıklamaya çalışıyorlardı. O zamanlar evler küçük ve karanlıktı. Romalıların yaptıkları mükemmel yollar ve caddeler bozulup kaybolmaya yüz tutmuştu. Bir zamanların cıvıl cıvıl hareketli Roma kentleri sınır boyu kasabaları; üzerlerinde yabani otların büyüdüğü harabeler haline gelmişti. Adil ve mantıklı Roma yasaları unutulmuş, güzel Yunan heykelleri kırılıp dökülmüştü.”

Araç ve Gereçler: Film analizi sırasında cevaplanacak sorular için EDPuzzle isimli Web 2.0 aracından yararlanılacaktır. Öğrencilerin posterleri hazırlaması için başka bir Web 2.0 aracı olan Canva’dan yararlanılacaktır. Her iki araca da Google e-posta adreslerinizle kolayca üye Kaynak: Gombrich, E H, and Ahmet Mumcu. Genç Okurlar Için Kısa Bir olabilirsiniz. İlk ders için akıllı tahta ve öğretmen bil- Dünya Tarihi. 2009. sayfa:139 gisayarı yeterlidir, ikinci dersin uygunsa öğrencilerin Hiç vakit kaybetmeden yine EDPuzzle yardımıyla kendi cihazlarını (tablet, dizüstü bilgisayarı, vs.) ge- hazırladığım 1001 İcat ve Sırlar Kütüphanesi isimli tirmeleriyle veya okulun bilgisayar laboratuvarlarının kısa filmin analizine geçilir. 1001 icat projesi kapsakullanımı ile yürütülebilir. mında hazırlanan bol ödüllü film öğrencilerin çok ilgisini çekmektedir. (1001 İcat ve Sırlar Kütüphanesi Süre: 40+40 dakika (İki ders saati) 6


film ve sorularına https://edpuzzle.com/media/58f750f0f2c6983e1b459139 linkinden ulaşabilirsiniz.) Film sırasında yine EDPuzzle yardımıyla sorular ekrana gelecek ve o anda öğrenciler tarafından cevaplanabilecektir. Film analizi için yöneltilen sorular şunlardır: Öğretmenin öğrencilerine proje çalışmaları için yönelttiği soru nedir? Ortaçağ’a neden karanlık çağlar adı verilmiştir? Bir önceki belgeselden yola çıkarak yanıtlayınız. Yunanlılar ve Romalılar dünya tarihini değiştirecek neler icat etmişlerdir? Daha önceki derslerimizden hatırlayarak yazınız. Ortaçağın bilim ve kültür dünyasını antik çağ ile birbirine bağlayan ve yeni bilimsel icatlar geliştiren medeniyet hangisidir? İbn-i Heysem neyi icat etmiştir? Sizce hangi bilim dalları ile ilgilenmiş olabilir? Abbas ibn Firnas neyi icat etmiştir? Sizce hangi bilim dalları ile uğraşmış olabilir? Ebu’l Kasım El-Zehravi neyi icat etmiştir? Sizce hangi bilim dalları ile uğraşmıştır? Meryem el-İcliyye veya Meryem el-Usturlabi neyi icat etmiştir? Sizce hangi bilim dalları ile uğraşmıştır? El Cezeri neleri icat etmiştir? Sizce hangi bilim dalları ile uğraşmıştır? Dersin sonunda sınıf beş gruba ayrılır ve grup-

lardaki öğrencilere İbn-i Heysem, Abbas ibn Firnas, Ebu’l Kasım El-Zehravi, Meryem el-Usturlabi ve El Cezeri araştırarak bir sonraki derse gelmeleri söylenir. Bu araştırmanın ana sorusu bu bilim insanlarının icatlarının günümüz dünyası üzerine etkileri nelerdir olacaktır. Her öğrencinin araştırdığı bilim insanın icatlarından en az beş farklı görsel bulması ve açıklaması istenir. İkinci dersin başında öğrencilerin araştırmaları kontrol edilir ve bilgisayar laboratuvarında/sınıfta araştırdıkları bilim insanlarının günümüz dünyasına etkileri hakkında akademik bir poster hazırlamaları istenir. Canva kullanımı oldukça kolay bir tasarım programıdır. Öğrenciler e-posta adresleri, Google veya Facebook aracılığıyla kolayca Canva’ya üye olarak tasarımlarına başlayabilirler. Tasarım oluştururken afiş seçeneğini kullanarak ücretsiz afiş şablonlarına araştırdıkları bilim adamlarıyla ilgili görselleri ekleyebilirler. Posterlerinde daha fazla yazı kullanmak isterlerse A4 seçeneğindeki şablonlardan yararlanabilirler. Posterlerine görsel bulmakta zorlanan öğrencilerimizin imdadına ise 1001 icat projesinin web-sitesi (http://www.1001inventions.com/media/press/official-pictures) yetişebilir. Yaratıcılıklarını kullanmak üzere geçirdikleri ikinci dersin sonunda posterlerini süreç değerlendirme için teslim edebilirler. Posterlerin çıktılarını alarak okulda panolar hazırlayabilirler.

Bu ders planının temel hedefi öğrencilerimizin karşılaştırmalı bakış açısıyla Ortaçağı değerlendirmeleri ve Avrupa-merkezli tarih anlayışı yerine bütüncül bir anlayışı ile dünya tarihini sorgulamalarıdır. Videodan görüntü.

BURCU ÇINGAY CULHA

7


ÖRNEK DERS ETKİNLİĞİ - 1

SMYRANA’DAN İZMİR’E

DİGİ TUR

İyi planlanmış bir gezi öğrenmeye çok fazla katkı sağlar. Öğrenciyi sınıfın dışına çıkartır, yaşantı kazandırır, bakış açısı geliştirir, düşündürür, hissettirir, empati yaptırır, keşfettirir, öğrenmeyi zevkli ve kalıcı hale dönüştürür.

D

üşünüyorum da öğrencilik yıllarımda en çok keyif aldığım ve hatırımda en fazla yer tutan şeylerden biridir okul gezileri. Geziler, eğitim ve öğretimin sınıf ve okul dışındaki en güzel uygulamasıdır. İyi planlanmış bir gezi öğrenmeye çok fazla katkı sağlar. Öğrenciyi sınıfın dışına çıkartır, yaşantı kazandırır, bakış açısı geliştirir, düşündürür, hissettirir, empati yaptırır, keşfettirir, öğrenmeyi zevkli ve kalıcı hale dönüştürür. Sosyal bilimler alan olarak gezilerle desteklendiği zaman bütünsel bir anlam kazanır. Tarih, coğrafya, sosyoloji, sanat kültürün birer parçası olarak birleşir. Bazen bir gezi pek çok dersin yerini tutar. Geziler ile bu kadar çok hedef gerçekleşirken öğrencilerin de süreci paylaşmaları önemlidir. Gezide atıl kalan öğrenci öğrenme alanının dışında kalır ve gezi süreci öğrenci için sadece gezmek olarak anılır. O zaman bir gezinin öğrencide beklenen öğrenmeyi gerçekleştirmesi için nasıl olması gerektiğini düşünürsek; Gezinin mutlaka bir öğrenme hedefi olmalı, Akademik sürecin tamamlayıcısı olmalı, Çok iyi planlanmalı, Geziye katılan her öğretmen gezinin içeriğine hakim olmalı, Gerekirse rehberlerden yardım 8

alınmalı veya rehberli geziler yapılmalı, Öğrenci için mutlaka gezi yönergesi hazırlanmalı Öğrencinin gezi süresince aktif kılınması sağlanmalı, Bütünsel ve kalıcı öğrenmeye yönelik olmalıdır. Bizde her yıl geleneksel olarak yapılan kent tarihi gezimizi planlarken bütün bu unsurları dikkate alarak çalıştık. Öğrencileri aktif kılmak için gezimizi teknoloji ile bütünleştirdik. Her öğrencinin telefonunun olduğunu genellikle de bunları ellerinden bırakmadıklarını düşünürsek telefonların gezide aktif kullanılmasını sağlamak hiç fena bir fikir değildi. Gezimizi nasıl gerçekleştirdiğimize gelirsek; Hazırlık Aşaması: Gezimiz Lise 1 müfredatının İlk Çağ Uygarlıkları ünitesi ile ilişkilendirilerek planlandı. Rotamız İzmir’de ilk yerleşimin başladığı Yeşilova Höyüğü, kente ismini veren Smyrna “Bayraklı Höyüğü’’, Hellenizm Dönemi’nde kurulan Pagos Tepesi “Kadifekale” ve Roma Dönemi şehre ‘Özgür Kent’ unvanı verilen Agora’ya gitmek şeklindeydi. “Smyrna’dan İzmir’e Kent Yolculuğu’’ başlıklı gezimiz için öğrencilere gezi öncesi bir sunum yaptık ve öğrencileri bilgilendirdik. Sunuyu Google Drive üzerinden onlarla paylaştık. Gezi süresince öğrencilerin aktif

kalmalarını sağlayacak online bir yönergemiz olsun istedik. Google Form’dan hazırladığımız yönergeyi öğrencilerin mail adreslerine gönderdik. Yönergenin içeriği gezi süreci ile birebir ilişkiliydi ve öğrenmeyi kolaylaştırıcıydı. Yönergenin gidilen her tarihi yerde aşama aşama tamamlanması hedefimizdi. Yani Yeşilova Höyüğü’ndeyken telefonlarına orası ile ilgili sorular gelecek ve onları yanıtlayacaklar, Agora’dayken Agora ile ilgili soruları görecek ve yanıtlayacaklardı. Geziyi aktif kılmak için öğrencilerimiz için bir etkinlik daha planladık. Her sınıf kendi “Kent Tarihi Belgeselini” çekecek, bir kent tarihi afişi ve broşürü tasarlayacaktı. Bu yüzden onlarla paylaştığımız sunuyu gezi öncesi çalışmalıydılar. Sınıftaki her öğrencinin belgeselde katkısı olmalıydı. Bu yüzden herkesin kendi ilgi alanı ve yeteneğine göre görev dağılımı yapıldı ve çizelgeye isimleri yazıldı. Gezi Süreci: Gezi günü önceden planlandığı gibi herkes çok çalıştı, görev ve sorumluluklarını yerine getirdi. Gittiğimiz her tarihi yerde kameramanlar, fotoğrafçılar, sunucular, tiyatrocular, müzisyenler, ressamlar iş başındaydı. Herkes alanda bir yere dağılmış çalıştı. Hem eğlenip hem de öğrendiler. Grup halinde çalışırken bireysel görevleri olan yönergelerini de tamamladılar.


Gezi Sonrası: Bireysel yönergeler gezi biterken daha otobüslerden inmeden tamamlanmıştı ve öğretmenlere online olarak ulaşmıştı. Belgesel, afiş ve broşür için ise öğrencilere süre tanındı. Bu sürede yönetmen olarak görev alan öğrenciler arkadaşlarından materyalleri topladılar. Tüm çekimler, anlatımlar, resimler, müzikler birleştirildi ve şimdi tam 7 tane belgesel filmimiz oldu. Grafik tasarımda

yer alan öğrencilerde kent tarihi depolama alanlarının yetmemesi, afiş ve broşürlerini tasarladılar. internetin kullanılamaması, yönergelerin açılamaması gibi sorunlarıSonuç: mızda oldu. Bu sorunları planlama Gezimiz fikir aşamasından uy- aşamasında öngördüğümüz için gulama aşamasına kadar oldukça yanımızda basılı yönergelerimizde iyi planlandı ve gerçekleştirildi. Gezi; sınıfta başlayan sunumdan, gezi günü ve sonrasında belge- Gezi; sınıfta başlayan sunumseller, afişler ve broşürler tamam- dan, gezi günü ve sonrasında lanıncaya kadar yaklaşık bir aylık belgeseller, afişler ve broşürler sürecin ürünü oldu. Hem bireysel tamamlanıncaya kadar yakhem de grup olarak öğrencilerin laşık bir aylık sürecin ürünü aktif olması geziye dinamiklik sağ- oldu. Hem bireysel hem de grup ladı. Bir kentin tarihinin öğrenil- olarak öğrencilerin aktif olması mesini hedeflediğimiz bu gezide geziye dinamiklik sağladı. Bir içeriğin teknoloji ile bütünleştiril- kentin tarihinin öğrenilmesini mesi hem öğrenmeyi kalıcı kıldı hedeflediğimiz bu gezide içerihem de eğlenceli hale getirdi. ğin teknoloji ile bütünleştirilOlumlu pek çok kazanım olmak- mesi hem öğrenmeyi kalıcı kıldı la birlikte gezimizde teknoloji kul- hem de eğlenceli hale getirdi. lanımını sınırlılıklarını da yaşadık. Telefonların şarjlarının bitmesi,

vardı. Onları dağıtarak öğrencilerin süreçten kopmalarını engellemiş olduk.

ESRA ULUZ

9


ÖRNEK DERS ETKİNLİĞİ -2

örnek materyallerle sosyal bİLGİLER DERSİNİ ZENGİNLEŞTİRME 2005-2006 eğitim-öğretim yılıyla beraber eğitim sistemimiz yapılandırmacı yaklaşımla artık süregelmeye başlamıştır. Yapılandırmacı yaklaşım sisteminde okul derslerinde belki de en çok ders içeriğini zenginleştirilebilecek ders sosyal bilgiler dersi her konusu her kazanımı için birçok etkinlik, gezi, film, söyleşi, belgesel, maket yapımı, örnek materyal kullanımı, drama vb. etkinlikleri kullanabiliriz. Bu sayede öğrencilerin kazanımları daha kolay öğrenmeleri içselleştirmeleri sağlanabilir. Bu kapsamda 6. sınıf ülkemizde

kaynaklar ve ekonomik faaliyetler konusunun “Ülkemizin kaynaklarıyla ekonomik faaliyetlerini ilişkilendirerek bunların ülke ekonomisindeki yerini ve önemini değerlendirir.” kazanımı ve 7. sınıf yaşadığımız yerler konusunun “Görsel materyaller ve verilerden yararlanarak Türkiye’de nüfusun dağılışının neden ve sonuçlarını tartışır.” kazanımı kapsamında öğrencilere konuları iyi kavratabilmek için Maden Tetkik Arama Enstitüsü ve Eti Maden İşletmeleri’nden maden örnekleri e-mail yoluyla istenebilir. http://www.madenseti.com adlı özel bir siteden

de ücret karşılığı maden örnekleri alınabilir. Ayrıca Maden Tetkik Arama Enstitüsü sitesinden Sanal Tabiat Tarihi Müzesi öğrencilere online olarak gezdirilebilir. Eti Maden İşletmeleri’nin web sayfasından bor madeninden yapılmış çeşitli ürünleri tanıtabilirsiniz. (örneğin: Etimatik) Sınıfta gelen maden örneklerini öğrencilere göstererek yaparak yaşayarak öğretim modeli uygulanabilir ve öğretilmek istenen kazanımlar daha kalıcı hale getirilebilir.

MTA Tabiat Tarihi Müzesi

HASAN YÜCE

10

Eti Maden İşletmeleri


ÖRNEK DERS ETKİNLİĞİ - 3

SOSYAL BİLGİLER sınavlarıNI

E

Oyunlaştırmak

ski çağlarda çocuğuna avcılığın tekniklerini öğreten ebeveyn bazı taktikleri oyunlaştırarak vermiştir. Bugün tarih seviyorsak oynadığımız tarihsel oyunların payını hiçe sayamayız. Oyunlaştırma ile öğrencilerin sıkıcı buldukları bir konuyu keyiflendirir, zor bir konuyu daha iyi öğrenmelerini sağlayabiliriz. İtiraf etmeliyim ki bir öğretmen olarak oyun oynamaktan ve öğrencilere oyun hazırlamaktan çok keyif alıyorum. Bir gün TEOG sınavına hazırlanan 8. sınıf öğrencileri deneme çözmekten çok sıkıldıklarını ve yorulduklarını dile getirdiler. Bende ertesi gün deneme sınavını oyuna dönüştürdüm. Hazırladığım QR Codeların içine sorularımı sakladım ve her birine yönergeler yazdım. Öğrenci soruyu cevapladığında ip uçları bulup yönergeleri takip etti ve bir sonraki soruya ulaştı. Tüm soruları doğru cevaplayarak sınıfa giren ilk beş kişi yarışmayı kazandı.

başak gün

11


ÖRNEK DERS ETKİNLİĞİ -4

EĞİTSEL OYUNLARLA KURTULUŞ SAVAŞI PISA’da başarılı olan, eğitim kalitesi yüksek olan, bu anlamda dünyaya örnek olan ülkeler incelendiğinde eğitim sistemlerinin salt akademik bilgilerle yoğunlaştırılmadığı tam tersine yoğun akademik bilgiler yerine öğrencinin aktif olduğu eğitsel uygulamalara ağırlık verdikleri görülmektedir.

E

ğitim araştırmaları için referans alınan saygın uygulamalarından biri de PISA sınavlarıdır. PISA’da başarılı olan, eğitim kalitesi yüksek olan, bu anlamda dünyaya örnek olan ülkeler incelendiğinde eğitim sistemlerinin salt akademik bilgilerle yoğunlaştırılmadığı tam tersine yoğun akademik bilgiler yerine öğrencinin aktif olduğu eğitsel uygulamalara ağırlık verdikleri görülmektedir. Bu ülkelerin eğitim sisteminde eğitsel oyunlar ve oyun yolu ile eğitim kavramları büyük önem taşımaktadır. Şimdi oyun ve eğitsel oyun kavramlarına bir bakalım. Oyun, insan hayatının her evresinde var olan bir etkinlik olmakla birlikte yaşamın ilk yıllarında çocuğun yaşadığı dünyayı tanıması, sevgilerini, kıskançlıklarını, mutluluklarını, düşmanlıklarını, iç çatışmalarını, hayallerini, düşüncelerini ifade edebilmesi için en uygun “dil” olarak kabul edilmektedir. Çocuk için işten kaçmak ve oyun dünyasına girmek, özgürlüğünü kazanmak, gelişmek ve yaratma sevincini duymaktır oyun. Aslında oyun çocuğun işidir. Kendi çocukluğumuza döndüğümüzde oyunun bir çocuk için ne kadar önemli bir etkinlik olduğunu hatırlamamız zor olmayacaktır. 12

Piaget’e göre oyun bir uyumdur. Oyun, çocuğa hiç kimsenin öğretemeyeceği konuları kendi deneyimleriyle öğrenmesi yöntemidir. Çocuk oyun ile birlikte kendisini bulur ve yeteneklerinin farkına bu sayede varır. Çocukların gelişimleri sırasında olgunlaşma ve sosyal boyutun erken gelişmesinde oyunun önemi büyüktür. Ayrıca içinde yaşanılan kültürün önemli etkilerinden olan araştırma duygusunun ve kurallara uymanın öğrenildiği, geliştirildiği yer de oyunlardır. Çocuk oyun ile birlikte kendisini doğal ve düzgün bir şekilde ifade eder. Çocuk oyun oynarken hem temel ihtiyacını gidermiş olur hem de eğlenirken, oyun oynarken bir şeyler öğrenme fırsatı bulur. Bu nedenle eğitim ortamında oyundan sıkça faydalanmalıyız. Oyunla eğitimde çocuk, yaparak ve yaşayarak öğrenir. Dokunur, görür, koklar, dinler, tadına bakar ve hisseder. Bütün duyularını kullanır. Böylece daha kalıcı ve doğal bir öğrenme gerçekleşir. Çocukların sürekli oyun oynadıkları ve oyun oynamayı ne kadar çok sevdikleri düşünülürse oyunun eğitimde kullanıldığında eğitim üzerindeki olumlu etkisi anlaşılacaktır. Eğitsel oyunlar sayesinde, öğrenilen kavram denenebilir ve akılda daha kalıcı bir hal alır. Ayrıca yeni öğrenmeler oyun oynayarak tekrar edebilir ve pekiştirilir. Eğitsel

oyunlar öğrenme ortamını renklendirerek öğrencilere eğlenerek öğrenme fırsatı sunar. Öğrenciler eğitsel oyunlar yoluyla ilgili konuları daha etkili şekilde öğrenirler. Çünkü oyun yoluyla öğrenme onların seviyesine daha uygundur. Eğitsel oyunların eğlenerek öğrenmeyi sağlamanın yanında birçok faydası vardır. Bu özellikler MEB Eğitsel Oyunlar dersi öğretim programında temel beceriler olarak sıralanmıştır. Bu beceriler: 1. Eleştirel düşünme becerisi 2. Yaratıcı düşünme becerisi 3. İletişim becerisi 4. Araştırma becerisi 5. Problem çözme becerisi 6. Bilgi teknolojilerini kullanma becerisi 7. Girişimcilik becerisi 8. Türkçeyi doğru, güzel ve etkili kullanma becerisi 9. Sınıflandırma becerisi 10. Planlama becerisi 11. Kendini kontrol etme 12. Çabuk karar verme 13. Uyarlama becerisi 14. Risk alma becerisi 15. Hakkını koruma becerisi 16. Görev paylaşımı yapma 17. Özeleştiri yapma 18. Sunu Yapma 19. İlişkilendirme Becerisi 20. Çok Yönlü Düşünme Sosyal Bilgiler ve Tarih derslerinin birçok konusu eğitsel oyunların kullanımı için uygundur. Bu çalışmamızda 8.sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin 3. ünitesi olan “Ya İstiklal, Ya Ölüm!” ünitesini eğitsel oyunlar yoluyla işledik. Öncelikle ünitede yer alan konularla ilgili öğrenci-


lere ön bilgiler verildi. Öğrenciler yeterli hazır bulunuşluk seviyesine ulaştığında 3’er kişilik gruplara ayrıldılar. 3’er kişilik gruplar dayanışma içerisinde özgün ürünlerini ortaya koydular. Öğrencilerin birbirlerinin yaptıkları farklı eğitsel oyunlarla oynayarak öğrendiklerini pekiştirme fırsatı buldular. Bu etkinlik esnasında sınıfta küme oturma düzeni oluşturuldu. Küçük gruplar birbirleriyle yer değiştirip farklı eğitsel oyunlarla tanışma fırsatı buldular. Etkinlik sonunda rubrik değerlendirme ölçeği uy-

gulandı ve öğrenciler birbirlerinin oyunlarını değerlendirdiler. Ayrıca etkinlik ile ilgili öğrenci görüşleri de alındı. Öğrenciler genellikle bu tip etkinliklerin devam etmesi yönünde görüş belirttiler. Okulda açtığımız ve yaklaşık 3 bin kişinin ziyaret ettiği okul sergimizde bu yıl “Sosyal Bilgiler Sınıfı” da yer aldı. Öğrenciler ve veliler sınıfımızda yer alan tam 32 sosyal bilgiler oyunu ile bir yandan eğlenirken bir yandan da öğrenme fırsatı buldular. Oyun sınıfımız tüm ziyaretçilerden tam not aldı.

Piaget’e göre oyun bir uyumdur. Oyun, çocuğa hiç kimsenin öğretemeyeceği konuları kendi deneyimleriyle öğrenmesi yöntemidir. Çocuk oyun ile birlikte kendisini bulur ve yeteneklerinin farkına bu sayede varır. Çocukların gelişimleri sırasında olgunlaşma ve sosyal boyutun erken gelişmesinde oyunun önemi büyüktür.

Eğitsel Oyunlarla Kurtuluş Savaşı etkinliğimizden kareler:

BİLAL PEKTEZEL

13


BİR DERS KAYNAĞI

D av İ d R u m s e y ’ İ n H a r İ ta K o l e k s İ y o n u

B

üyük bir harita koleksiyonuna sahip olan David Rumsey, koleksiyonunu dijital ortamda herkesin kullanımına açtı. Amerikalı koleksiyoncu David Rumsey’in otuz yıldır topladığı koleksiyonunda 150.000 kadar eser bulunmakta. Bu eserlerden 70.000 kadarı dijital ortama aktarılmış durumda. 1550’lerden günümüze değin binlerce haritanın yer aldığı koleksiyon, tarih öğretiminde kullanılabilir durumda. Yüksek çözünürlüklü bu haritalar ücretsiz ve herkesin kullanımına açık. Sosyal Bilgiler ve Tarih derslerinde bu haritalar bir çok konu başlığında kullanılabilir. Koleksiyona ulaşmak için www.davidrumsey.com adresini ziyaret edebilirsiniz. Türkiye tarihi ile ilgili 1.000 kadar eserin yer aldığı koleksiyondan bazı haritalar aşağıda yer almakta.

D A V İ D R U M S E Y K O L EKSİYO N U ’ N D A N TÜ RKİYE HA RİTA L A RI

14


İSMAİL HAKKI ERGÜVEN

15


KAPAK oyunlaştıırma OKAN AYDOĞAN

EMRE TAŞ

Nusrat Oyunu

Battlefield 1; Çanakale’de Dedelerimizi Vurmak

16

İSMAİL HAKKI ERGÜVEN Strateji Oyunu Civilatizion Tarih Derslerinde Kullanılması


kapak - 1

‘‘NUSRAT: ASRIN HARBİ ÇANAKKALE’’ OYUNU İLE TARİH ÖĞRETİMİ ‘’Hazır ol Asker! Çok zorlu bir serüvene çıkıyoruz! Görevimiz Çanakkale! Kimi zaman Nusrat Mayın Gemisiyle, gecenin zifiri karanlığında boğaza mayın döşerken, kimi zaman Düşman Ağır Zırhlılarına karşı Top bataryalarımızla cansiperane atışlarda bulunacağız. Seddülbahir sahillerini binlerce askere karşı bir avuç Mehmetçik olarak savunurken, kimi zaman da Kirte de! Arı Burnunda! Conk Bayırında! Göğüs göğüse bu vatan için, bu millet için, bu ezan seslerinin susmaması için Savaşacağız!

Çanakkale Geçilmez!’’

T

eknolojinin gelişmesi ile dijital araçların hayatımızda kapladığı yüz ölçümü her geçen gün artmaktadır. Bankacılık işlemlerinden, sosyal ilişkilere kadar hayatımıza etki birçok şey teknolojik aygıtlarla yürütülmektedir. Bu aygıtlardan en

çok ilgi görenlerinden biri, keyifli zaman geçirmeye imkân tanıyan “oyun”dur. Gelişen teknoloji ile birlikte gerçekliğe daha yakın tasarımlar içeren oyun sektörü her

yaş gurubundan milyonlarca insanı kapsayan, büyük bir ağ haline gelmiştir. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de 22 milyon kişi aktif olarak bilgisayar oyunu oynamakta, günde 39 bin saatini oyun oynayarak geçirmektedir. Bu sayının önemli bir kısmını ise öğrenciler oluşturmaktadır. Nitekim İnal ve

gereken bir sektör haline getirmiştir. Öğrencilerin günlük hayatlarında önemli bir rol oynayan oyunların öğretim faaliyetleri ile ilişkilendirilmesi eğitimin niteliğini artıcı bir unsurdur. Öztürk, Ünal ve Gürel’e göre bilgisayar oyunları içinde öğrencilere gerçek dünyada yaşama imkânı olmayan durumlar

Çağıltay’ın yaptığı araştırmaya göre, öğrencilerin %80-%85’i haftada en az bir gün bilgisayar oyunu oynamaktadır. Bu durum bilgisayar oyunlarını dikkatle izlenmesi

ile karşılaşır ve sanal anlamda aktif olarak bu durumların içinde yer alabilirler. Farklı rollere bürünüp, farklı bakış açıları geliştirebilirler. İçinde birçok kişi, yer ve olayı 17


barındıran tarih öğretimini soyut ve sıkıcı bir iklimden çıkarak somut, öğretici ve eğlenceli hale getirmek için bilgisayar oyunları önemli bir fırsat olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada Gençlik ve Spor Bakanlığının katkıları ile hazırlanmış olan “Nusrat” önemli bir örnek olarak gösterilebilir. “NUSRAT: Asrın Harbi Çanakkale” Oyunu Türkiye’nin ilk milli oyunlarından biri olan Nusrat, Dünya tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Zaferi’nin 100. yılı münasebeti ile, Gençlik ve Spor Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi tarafından geliştirilmiştir. Gençlik ve Spor Bakanlığı bu çalışmanın amacını “günümüz teknolojilerinden gençlerin en çok tercih ettiği platform ve mecra olan mobil oyun aracılığıyla tarihimizi gençlere yaşayarak öğretmek ve etkili bir şekilde Çanakkale Mücadelesinin ruhunu yaşatmak” olarak açıklamıştır. Oyunun kurgusu yerli ve yabancı kaynakların detaylı araştırılarak yazılmış, oyunda kullanılan askeri objeler ve savaşın gerçekleştiği koylara ait 3 boyutlu harita modellemeleri gerçekliğe uygun olarak tasarlanmıştır. Bu durum “Nusrat” ile gençlerin Çanakkale Muharebesi içine girerek savaşın gerçeklerini dijital dünyada deneyimlemesini, böylece tarihimizde bir dönüm noktası olan bu döneme yönelik empatik bir bakış açısı kazanmasını kolaylaştırıcı bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Çanakkale Savaşı’nın deniz ve kara savaşlarını iki ayrı bölüm 18

olarak ele alan oyun, Çanakkale Boğazı’nda başlamakta, oradan Gelibolu’daki siperlere uzanmakta ve Conk Bayır’ında sonlanmaktadır. Adını Çanakkale Savaşı’nın kaderini değiştiren Nusrat Mayın Gemisi’nden alan oyunun ilk bölümü tarihi misyonuna uygun olarak Nusrat gemisinin 26 mayını Çanakkale Boğazı’na yerleştirilmesi ile başlamaktadır. Oyun daha sonra ise Onbaşı Seyit’in top atışı ile boğazdan geçmeye çalışan savaş gemilerini durdurmaya çalışması

etabı ile devam etmektir. Sonraki bölümlerde ise Tekke Koyu Çıkarması, Kirte Köyü Muharebesi, Arıburnu Çıkarması ve Conk Bayırı Mücadeleleri tarihsel gerçekliğe uygun olarak oyuna yansıtılmıştır. 2015 yılında piyasaya çıkan oyun kısa zamanda büyük ilgi görmüş, bir hafta içinde, Google’ın ‘Global

Top 500 En Yeni Uygulamalar’ sıralamasında 24. olmuştur. Birkaç ay içinde 600 binden fazla kişi tarafından indirilme başarısı yakalayan oyun, günümüzde milyonlarca indirilme oranına ulaşmıştır. “Nusrat” aynı zamanda “Kristal Pixel 2015” ve “Gamex en iyi yerli mobil oyun 2015” ödüllerini almıştır. Nusrat Oyununun Tarih Eğitimindeki Rolü “Nusrat” oyunu incelendiğinde birçok açıdan tarihsel düşünme becerilerine hizmet ettiği söylenebilir. Örneğin oyun içinde yer alan tarihsel karakterler ve oyuncuların bunlar ile özdeşleşmesi empatik düşünme becerisine, tarihsel olayların oyun içinde kronolojik sıra ile verilmesi, kronolojik düşünme becerisine, savaşların gerçekleştiği tarihsel mekânların gerçekliye uygun olarak tasarlanması mekânı algılama becerisine hizmet etmektedir. Nitel araştırma yöntemleri kullanılarak yapılacak yeni çalışmalar ile bu örnekler artırılıp detaylandırılabilir. Nusrat oyunun tarih bilinci ve öğretimi açısından önemli bir girişim olmakla birlikte sadece öğrencilere ve eğitimcilere tavsiye niteliğinde kalmıştır. Sınıf ortamında ya da sınıf dışında eğitsel olarak nasıl kullanılabileceği ile ilgili eğitsel bir çalışma mevcut değildir. Öğrenciler oyunun eğitsel amaçlarından haberdar olmadıklarında öğrenme sadece örtük öğrenme ile sınırlı kalmaktadır. Çünkü oyunu oynayan oyuncuların öncelikli amacı oyunu bitirip keyif almaktır. Peki “Nusrat” oyunu tarih öğretiminde daha işlevsel nasıl kullanı-


labilir? “Nusrat oyunu” ders kazanımları ile ilişkilendirilerek belirli bir plan ile eğitim faaliyetlerine dâhil edilebilir. Bu aşamada eğitimcinin oyunu önceden oynayarak oyunda yer alan karakterleri, tarihsel mekânları, tarihsel sözleri tespit etmesi eğitimciye plan hazırlamada yardımcı olacaktır. Oyun içindeki her bir bölüm eğitsel amaçlarla eşleştirilerek bir etkinlik hazırlanabilir. Örneğin; Öğrencilere Çanakkale Boğazı haritası verilerek boğaz üzerinde Nusrat mayın gemisinin mayın döşediği yerleri, Onbaşı Seyit’in top bataryasının olduğu yeri, Arıburnu, Conk Bayırı, gibi mücadelelerin yaşandığı yerleri, işaretlemeleri istenebilir. Böylece öğrenciler Çanakkale Savaşı ile ilgili mekânı algılama becerisi kazanacaktır. Öğrencilerden, oyun içindeki tarihsel gelişmeleri tarih şeridi yapmaları istenebilir. Böylece öğrenciler Çanakkale Muharebesi kara ve deniz savaşı ile ilgili kronolojik düşünme becerisi kazanacaktır. Öğrencilerden oyun içinde yer alan tarihsel karakterlerin hikayesini yazması ya da bu tarihsel karakterleri sınıf ortamında canlandırmaları istenebilir. Böylece öğrenciler empatik düşünme becerisi kazanacaktır. “Nusrat” oyunu ile tarih eğitimini ilişkilendiren bu tür etkinlikler çoğaltılabilir. Gençlik ve Spor Bakanlığı “Nusrat” oyunu ile ilgili yayımladığı http://nusrat.gsb.gov. tr/ web adresinde “Nusrat” oyunun tarih derslerinde kullanımı ile ilgili bir başlık açarak, örnek etkinlik planları yayımlaması eğitimcilere faydalı olacaktır. Sonuç Gençlerimiz vakitlerinin önemli bir kısmını bilgisayar oyunu oynayarak geçirmektedir. Bir çoğu tarihsel arka plana sahip bu oyunların bir çoğu yabancı kökenlidir ve gençlerimiz üzerindeki olumlu

etkisi kısıtlıdır. Böyle bir dönemde Kaynaklar Y. & Çagıltay, K. (2006, March). Turkish fe“Nusrat” gibi yerli bir girişimin ol- maleİnal, students’ attitudes toward internet, computers ması memnuniyet vericidir. Nusrat and game play from the view of cultural perspectiSITE Conference, Orlando, FL, USA, 20-24. oyunun gördüğü yoğun ilgi bu tür ves.Öztürk , Ünal ve Gürel (2009, Ekim), Tarih öğgirişimlerin işe yaradığını kanıtlar retiminde bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılkonusunda bilimsel çalışmalar ve yaklaşımlar. niteliktedir. Bu tür girişimlerin İs- ması IV.Sosyal Bilimler Eğitimi Kongresi’nde sunulmuş tanbul’un Fethi, Kurtuluş Savaşı ya bildiri, Marmara Üniversitesi, İstanbul da Malazgirt Savaşı gibi tarihimize https://newzoo.com/about/press/ mal olan diğer önemli olaylar yada press-releases/turkiye-dijital-oyun-patoplumsal gelişmeler ile ilişkilendizar-2012-de-450-milyon-dolara-ula-arilerek oyunlaştırılması tarih öğrecak/ timimize katkı sağlayacaktır.

OKAN AYDOĞAN

19


kapak - 2

BATTLEFİELD 1;

ÇANAKKALE’DE DEDELERİMİZİ VURMAK

İ

nsanlığın mağara duvarlarına çizilen resimlerle başlayan tarih yazma serüveni Sümerlerle birlikte çok kullanışlı bir araç edinmişti. Kil tabletler üzerine yazılmaya başlanan tarih, Mısırlılarla birlikte papirüse, 19. yüzyıla gelindiğindeyse sinematografa kavuşmuştu. Sinema çok sesli bir enstrüman olarak insanlığın ifade orkestrasında eşsiz bir yer edindi ve popüler tarih yazım faaliyetini neredeyse tekeline aldı. Öyle ki tarihlerini sinemadan okuyan ABD

vatandaşlarının büyük kısmı Vietnam Savaşı’ndan ülkelerinin galip çıktığını sanmaktaydı. Muhataplarına kahramanlarıyla duygudaşlık/empati kurdurabiliyor olması sinemayı tarih yazımında eşsiz öneme sahip kılıyordu. O sadece bilgilerin değil, hislerin de yeni nesillere aktarıcısıydı. Ancak günümüzde bu tahtın yeni bir ortağı var gibi görünüyor: Bilgisayar oyunları, muhataplarını kahramanın ve onun serüveninin hem şahidi hem de faili kılarak dramanın empati sağlama kabiliyetini bir

sonraki evreye taşıyor. ABD menşeli Electronic Arts (EA) video oyun şirketi ve onun İsveçli geliştiricisi EA Digital Illusions Creative Entertainment (DICE) 21 Ekim 2016’da piyasaya sürdüğü video oyunu Battlefield 1 ile I. Dünya Savaşı tarihini yeniden yazıyor. Türkçe dil destekli bu oyunun senaryosundaki beş ana bölümden ikisi Osmanlı topraklarında, Çanakkale ve Mezopotamya’da geçiyor ve Osmanlı askerleri Türkçe konuşuyor.

Teslim olan olursa merhamet gösterin.

Türk askerlerinin konuşmalarından.

Elbette yazı ile icra edilen tarih yazım faaliyetinde olduğu gibi dramada ve video oyunlarında da tarafsızlık sorunu -hatta belki çok daha fazla olarak- varlığını sürdürmekte. DICE, savaşın ve insanlığa verdiği zararların bilançosunu gözler önüne sermek gibi içten bir amaca sahip olduğuTürk askerlerinin konuşmalarından. nu ispat etmekle birlikte, senaryonun tamamı İtilaf Devletleri mensubu askerlerin gözünden ilerletiliyor, yani bilgisayar başındaki

oyuncular birer İtilaf askeri oluyorlar. Battlefield 1’deki Hikâyeler ve Oyuncunun Büründüğü Roller: Giriş. Çelik Fırtına: Fransa’da Almanlara karşı savaşan ABD askerlerinin gözünden, 1918. 1. Çamur ve Kan İçinde: Fransa’da Alman hattını yarmakla görevli İngiliz Tankçı Danny Edwards, 1918. 2. Rütbeli Arkadaşlar: Britanya Hava Kuvvetleri’nde gönüllü pilot Clyde Blackburn, Fransa-İngiltere,

Alman uçaklarına karşı, 1918. 3. Avanti Savoia: İtalya Alplerinde İtalyan Arditi Birliği mensubu Luca V. Cocchiola, Avusturya Macaristan’a karşı, 1918. 4. Haberci: Çanakkale’de ANZAC mensubu Frederick Bishop, Osmanlılara karşı, 1915. 5. Hiçbir Şey Yazılı Değil: Lawrance’ın müttefiki Bedevi isyancı Zara Ghufran, Osmanlılara karşı, 1918. Battlefield 1 Hikâyelerinde Tarafsızlık ve Gerçekçilik Sorunu

Battlefield 1, yüz yıl önce gerçekleşmiş gerçek olaylara dayanır.

Giriş bölümünden ön deyiş.

20


DICE tarafından geliştirilen senaryo oldukça etkileyici bir açılışla başlıyor. Almanlar karşısında eriyen ABD kuvvetlerinin askerleri bir bir ölüyor ve oyuncu, ekran her karardığında yönlendirdiği karakterlerin değişen isimleri ve sonu 1918’le biten doğum-ölüm tarihleriyle karşılaşıyor. Böylece savaşın kahramanlık ve hamasetten önce kan ve acı demek olduğu sarsıcı bir biçimde hatırlatılıyor. Belki de bununla, üzerine ağıtlar yakılmış acı hadiselerin eğlence sektörüne malzeme yapılmasının hicabından arınmak isteniyor, kim bilir? “Bütün savaşları bitirecek savaş’ta 60 milyondan fazla asker savaştı. Biten bir şey olmadı... Macera yerine savaşta korkuyla tanıştık; eşitleyici olan tek şey ise ölümdü... Her nişangâhın arkasında bir insan evladı var. İşte biz, o insanlarız... Yorgun olan, masum olan, onurlu

manlı vatanının işgali için planlar yapılır. Saldıracak donanma gücü bugüne kadar kurulmuş en büyük filodur.”/ “Vahşi çatışma 9 ay sürdü ve sonunda Osmanlılar, uğruna çok şey feda ettikleri zafere ulaştılar. Gelibolu’yu vermediler. Yüz bine yakın Osmanlı askeri vatanlarını savunurken can verdi. Onların arasından sonrasında Türkiye Cumhuriyeti’ni kuracak deneyimli liderler çıktı. Bu savaşta Avusturyalılar ve Yeni Zelandalılar ilk kez ülkeleri için savaştılar. Kahramanlık ve kardeşlik öyküleri bu ülkelerin ulusal kimliklerinin oluşmasında büyük rol oynadı.” 4. bölüm ilk ve son deyişler. “Lanet İngilizler, geri çekilenleri koruyacağız diye kendi mevkilerini vuruyorlar... Geri zekâlı İngilizler, kendi adamlarını bombalıyorlar.” F. Bishop, 4. bölüm. Arap çöllerindeki savaşların ir-

ya Savaşı’nda kullanılan alev makinelerine sahip fantastik Osmanlı askerleri görülüyor. Dahası Arap çöllerine halktan toplanan yardım paralarıyla inşa edilen demir yolu ve trenler oyunda dev istihkâm topları ve ağır makineli silahlarla donatılmış, Arap aşiretleri yok etmek üzere gönderilen çelikten bir canavar suretinde. Osmanlı birlikleri çöllerde tank ve envai çeşit zırhlı vasıtalara da sahip. “İsyanı bastırmak için Osmanlılar en gelişmiş teknolojilerini kullanır. İmparatorluk topçuları, muharebe uçakları ve zırhlı vasıtaları ile at sırtında tüfek kullanan asilere karşıdır.... 400 yılı aşkın bir zamandır Osmanlı İmparatorluğu bu topraklarda hüküm sürüyor. Tüm kaynaklarını denetim altında tutuyor. Fakat Osmanlılara karşı çıkanlar da var. İsyankâr Bedevilerden oluşan küçük çeteler, İmpar-

ve suçlu olan. Biz hem efsaneleşecek hem de tarih sayfaları arasında yitip gideceğiz. Biz gökyüzünde şövalye, çölde hayalet ve çamurda debelenen fareyiz. Bunlar bizim hikâyemiz.” Giriş prologlarından. Çanakkale Muharebesi’nin konu alındığı 4. Bölüm’de samimi bir objektiflik gayreti gözleniyor. Osmanlıların vatan müdafaası yaptıkları teslim edilip ANZAC bakış açısından Britanya İmparatorluğu ağır bir dille eleştiriliyor. “Britanya İmparatorluğu savaşa yeni bir cephe açmayı planlar. Görülmemiş bir donanmayla Os-

delendiği 5. bölümde Osmanlılar kesif bir düşman olarak resmedilmekle kalınmayıp Lawrence ve Bedevi asilerin eylemlerini meşrulaştıracak biçimde “devasa” teknolojik güç ve imkânlara sahip, Arap aşiretlerini yok etmek ve sömürmeye odaklanmış olarak betimleniyor. “Ortadoğu’nun çöllerinde Arap aşiretleri uzun yıllar altında ezildikleri Osmanlı İmparatorluğu’na karşı ayaklanır.” Lawrance (anlatıcı), 5. bölüm. Oyun içerisinde zaman zaman baştan aşağı zırhlı ve hatta II. Dün-

atorluğu devirmek için birleştiler. Birdenbire vuruyor ve çölün içinde kayboluyorlar. Onların yanında kahramanlıklarıyla ün salmış yalnız bir İngiliz subayı var. Dünya bu adama ismini çoktan vermişti bile: Arabistanlı Lawrance.” Lawrance (anlatıcı), 5. bölüm. Osmanlıların Bölge komutanı ise kötücül özellikleri olan Tilkici lakaplı sevimsiz bir subay, yagâne amacı Arap aşiretlerini katletmek ve kadın kahramanımız Zara’yı tahrik etmekmiş gibi. Öyle ki ona “Ahu gibisin.” diye laf atınca Zara, “Senin gibiler olmasaydı ahu gibi 21


v

değil, hür olurdum!” demekte. Böylece kahraman Lawrance ve asi lider Zara’yı canlandıran oyuncu için gereken motivasyon da sağlanmakta. “Hür mü? Sen ancak ahirete gittiğinde hür olacaksın. Ve ne mutlu ki İmparatorluk alayınızı tez vakitte hür kılmaya niyet etti. Halihazırda bir tahrip makinesi bütün çölü perdahlıyor. Önünde duran tüm müttefiklerinizi, ailelerinizi, yuva-

larınızı yakıp yıkıyor. Tez vakitte kaçacak bir yer ve saklanacak bir delik vaki olmayacak. Tez vakitte aşina olduğunuz ve sevdalandığınız her bir zat kül olacak. Ve siz de hür olacaksınız, gebermeye... Makinelerin terakkisini asla ve kat’a durduramazsınız... Arabistanlı Lawrance efsanesi bu akşam sona erecek.” Hayalî Osmanlı Subayı Tilkici, 5. bölüm. Oyun senaryosunun beş

bölümünün ikisinde namlunun ucunda Osmanlılar, Türkler var. Çanakkale’de vatan müdafaası yaptıkları teslim edilen muzaffer Türkler, kaybettikleri Arap coğrafyasında birer istilacıdır. Bunun yanı sıra Batı da Arap coğrafyasında savaştan sonra oluşan statüko ile ilgili olarak çuvaldızı değilse bile iğneyi kendine batırır: “I. Dünya Savaşı sonrası Osman-

Çanakkale de donanma. lılar Arabistan’dan çıkarıldı. Fakat İngiliz ve Fransız İmparatorlukları Araplara verdikleri bağımsızlık sözünü tutmadılar. T. E. Lawrance tartışmalı bir kişilik olmayı sürdürüyor. Petrol savaşı ise bugün dahi devam etmektedir.” 5. bölüm son deyiş. Örnekleriyle daha vazıh açıklamaya çalıştığımız gibi, video oyun endüstrisi çağımızın duygudaşlık sağlama gücü en yüksek tarih yazım mecrası olarak aynı tahtı paylaştığı sinemayı bile tedirgin etmeye aday. Az-çok iddia sahibi olan tüm dünya devletlerinin tarih yazım kabiliyetine güvenerek sinema sektörüne yaptıkları harcamalar çok yakında oyun sektörüne 22

de sebil edilebilir ve bu vesileyle Çanakkale Savaşı gibi pek çok önemli tarihî olayı başka perspektiflerden dijital olarak yaşamak mümkün olabilir.

KAYNAKÇA

■Özcan Demir-Namık Çencen, “Tarih-Sinema Etkileşiminin Popüler Kültürdeki Yeri”, Kafkas Eğitim Araştırmaları Dergisi, II/I, Nisan 2015, s.13-18. ■Senem A. Duruel Erkılıç, “Kurmaca Filmler Üzerinden Sinema ve Tarih İlişkisine Bakış”, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Yayını, 2 Haziran 2005, s.71-87. ■Seray Genç, “Toplumsal Tarih Anlatımı ve Sinema,” (Yayınlanmamış Doktora Tezi, Marmara Üniversitesi, SBE, 2010), s.51-94 ■Marc Ferro, Sinema ve Tarih, Çev. Turhan Ilgaz-Hülya Tufan, İstanbul 1995 ■ Robert Toplin, “A Filmmaker as Historian”, AmericanHistoricalReview, AHR Forum, 93/5 ■ Taha Turhal, “Battlefield 1 İnceleme-Bölüm 1: Senaryo”, oyunfest.com, 18 Ekim 2016


Karaya çıkartma.

Namlunun ucunda Osmanlı.

Oyun kapak resmi.

Sıhhiye

EMRE TAŞ

23


v

Stratejİ Oyunu CIVILATIZION’un Tarİh Derslerİnde Kullanılması

F

iraxis Games’in geliştirdiği ve 2K Games’in yayımladığı sıra tabanlı strateji oyunu Sid Meier’s Civilization V, geliştirilen CivilizationEDU ismindeki yeni versiyonla birlikte Kuzey Amerika‘da bulunan liselerde ders olarak sınıflara giriyor. Eleştirel düşünme ve tarihsel olaylar üzerinde yeni kurgular geliştirebilmek adına geliştirilen yeni oyun yakında derslerdeki yerini alacak. Oyunun öğrencilere en büyük yararı ise, coğrafi bölgeleri ekonomik ve teknolojik açıdan geliştirerek hem tarih öğrenmek, hem de politika ve sosyoloji kavramları üzerinde durarak yeni kurgular oluşturmak.

24

Avrupa’daki okullarda yürürlüğe girip girmeyeceği konusunda bir bilgi verilmeyen oyunun 2017 sonbaharında Kuzey Amerika’daki okullarda ders olarak kullanılması bekleniyor. CivilizationEDU ismi verilen bu eğitim amaçlı sürüm Civilization 5’ten biraz farklı olacak. Yapımcı Sid Meier, oyunun ders materyali olarak kullanılmasını böyle değerlendirdi:


CivilizationEDU ile öğrencilerin kritik düşünme becerilerini geliştirmeyi ve tarihsel olayları gözlerinde canlandırabilmelerini hedefliyoruz. Ayrıca öğrencilerin, ekonomik ve teknolojik kararların coğrafi etkilerini değerlendirmelerine yardımcı olmak ve ülkelerin aldığı askeri, siyasi, sosyoekonomik kararların sebep sonuç ilişkilerini tecrübe etmelerine olanak tanımak istiyoruz..

Eğitim için bu tarz popüler oyunların kullanılması hem öğrenciler hem de öğretmenler için oldukça eğlenceli yöntem. Oynarken öğrenme yönteminin dünya geneline yayılması ne kadar süre alır bilemiyoruz ama Türkiye’deki okullarda uzunca bir süre Civilization oynandığını göremeyeceğimiz ortada.

İSMAİL HAKKI ERGÜVEN

25


AYIN UYGULAMASI

Ta r İ H D E R S L E R İ N İ Z E R E N K K A TA C A K B İ R U Y G U L A M A

PLİCKERS

Bir anda tahtaya kaldırılan öğrenciler, her soruyu soluk almadan arka arkaya sıralayan öğretmenler, ter döken, üzülen, heyecanlanan ve bildiğini de unutan öğrenciler. Tüm bu geleneksel yöntemlerden sizleri uzaklaştıran ve geri dönüt almayı heyecanlı ve eğlenceli hale getiren bir web 2.0 aracı Plickers.

21. yüzyılda öğrencilerin ihtiyaçlarına cevap verebilmek için teknolojiyi eğitim öğretim amaçlı kullanıp ders esnasında zor konuları avantaja çevirebiliriz. Sosyal Bilgiler ve Tarih öğretmenleri olarak teknolojiyi derslerimizin her aşamasında kullanarak derslerimizde fark yaratabiliriz. Eski dönemden kalma sözlüleri değerlendirelim. Biraz öğrencilik yıllarına gittiğimizde ne sıkıntılı sözlülerden geçtiğimizi hatırlamamız çok da zor olmaz. Bir anda tahtaya kaldırılan öğrenciler, her soruyu soluk almadan arka arkaya sıralayan öğretmenler, ter döken, üzülen, heyecanlanan ve bildiğini de unutan öğrenciler. Tüm bu geleneksel yöntemlerden sizleri uzaklaştıran ve geri dönüt almayı heyecanlı ve eğlenceli hale getiren bir web 2.0 aracı Plickers. Plickers aracını kullanmak tamamen ücretsiz. Sizin önceden hazırlayıp verdiğiniz QR Code dışında başka bir teknolojik ara26

ca ihtiyacınız yok. Uygulamanın nasıl kullanıldığını görsel olarak inceleyelim. Plickers uygulamasını kullanmak için ilk başta “plickers.com” adresine girerek uygulamaya kayıt olmanız gerekiyor. Plickers uygulamasının web sitesine giriş yaptıktan sonra sağ üst köşede “Sing Up” butonuna tıklıyoruz. Plickers web 2.0 aracında açılan sayfada ad, soyadı, mail ve şifremizi oluşturduktan sisteme giriş yapmış oluyoruz. Yazmış olduğunuz mail adresine gönderilen aktivasyon linkini onayladıktan sonra artık kullanıma hazır. Plickers sisteminin ortasında oluşturduğumuz sınıfların kısa yolları listelenmektedir. Üstte de sistemin menüsü (Library, Reports, Classes, Live View) bölümleri bulunmaktadır. Şimdi ise bu bölümleri teker teker inceleyelim. Plickers uygulamasında Library bölümü sorularımızı oluşturarak kaydettiğimiz sorulardan sınav oluşturacağımız bölümdür. Ayrıca bu bölümde yeni dosya ekleye-

bilme özelliği sayesinde sınavlarınızı ya da sorularınızı konulara göre sınıflandırabilirsiniz. Soru oluştururken çoktan seçmeli veya doğru/yanlış olarak sorunuzu oluşturabilirsiniz. Oluşturduğunuz sorular Library bölümünde saklayabilirsiniz.

Plickers web 2.0 aracında Reports bölümden daha önce yaptığımız sınavların detaylarını inceleyebilirsiniz.Detayların içinde hangi çocuğun hangi soruyu yanlış yaptığına kadar ayrıntılı bir şekilde görerek inceleyebilirsiniz.


Plickers web 2.0 uygulamasının Classes bölümü sınıflarınızı, öğrencilerinizi ve öğrencilerinize vereceğiniz cevap anahtarını oluşturabileceğiniz bölümdür.

Yeni sınıf oluşturmak için “Add New Class” butonuna tıklamalısınız. Açılan pencerede sınıf adını, sınıf seviyesi, sınıf rengi gibi ayarları yaparak sınıflarınızı oluşturabilirsiniz. Sınıfımızı oluşturduktan sonra sınıfın içerisine girerek öğrencilerimizi ekleyebilirsiniz. Öğrencileri isterseniz tek tek isterseniz de E-okuldan almış olduğunuz Excel öğrenci listesini “Add Roster” butonuyla toplu olarak ekleyebilirsiniz. Sistem her eklenen öğrenci için öğrenciye özel cevap anahtarını otomatik olarak oluşturur. “Print Roster” butonuna tıklayarak öğrencilerinize özel oluşturulmuş cevap kağıtlarını çıktısını alıp öğrencilerinize dağıtabil-

Plickers’la yapacağınız ölçme ve değerlendirmeye bütün öğrenciler katıldığı için derse ilgisiz olan öğrenci sayısı azalmıştır. Sonuçları anında değerlendirip dönüt verdiği için hangi öğrencinin doğru cevap verdiğini hangisinin yanlış cevap verdiğini, hatta yanlış cevap verenlerin hangi seçeneği işaretlediğine kadar kısa bir zaman içerisinde çok yönlü bireysel analiz yapabilirsiniz. Sınıfların kalabalık olması nedeniyle, her öğrencinin bireysel olarak değerlendirilmesi çok uzun zaman almaktadır. Tamda bu noktada Plickers uygulaması size irsiniz. yardımcı olarak hem zaman kaPlickers web 2.0 aracının “Live zanmamızı sağlayacak hem de derView” bölümünü test sırasında slerde başarılı olamayan öğrencilesoruları ve cevapları yansıtmak rinizi tespit edip çözümler üreterek için kullanıyoruz. öğretim aksaklıklarını giderebilSosyal Bilgiler ve Tarih ders pro- menizi sağlayacaktır. gramında öğrencilerin istenilen başarıyı gösterip göstermediği, öğrencilerde beklenen bilgi, beceri ve tutumların gelişip gelişmediği ölçme değerlendirme yoluyla belirlenmektedir. Plickers uygulaması sayesinde çocuklar için sıkıcı ve korkutucu olan klasik değerlendirme yöntemleri yerine öğrencilerinizin motivasyonunu artıracak yüksek katılımlı ve eğlenceli değerlendirmeler gerçekleştirebilirsiniz. Sosyal Bilgiler ve Tarih öğretmenlerinin ölçme ve değerlendirmede eşleştirme, kısa cevaplı soruları, çoktan seçmeli soruları, performans ödevlerine daha fazla yer verdikleri gözlemlenmektedir. Farklı ölçme metotlarının kullanılması öğrenmeyi pekiştireceği gibi öğrencilerimizin ilgisini ve dikkatini de artıracaktır. Plickers uygulaması sayesinde çocuklar için sıkıcı ve korkutucu olan klasik değerlendirme yöntemleri yerine öğrencilerinizin motivasyonunu artıracak yüksek katılımlı ve eğlenceli değerlendirmeler gerçekleştirebilirsiniz.

KADİR DAL

27


AYIN WEB SİTESİ

WEB SİTELER İLE TARİH ÖĞRETİMİNDE HARİTA KULLANIMI

ATLAS OF WORLD HİSTORY Bu doğrultu da biz tarih öğretmenleri teknolojinin gelişiyle birlikte tarih öğretimini daha somut hale getirebiliriz. Bu doğrultu da yapılmış iki web sitesinden bahsetmek istiyorum. Bu siteler tarih haritasını sınıfa getiriyor. Böylelikle hem siz ders aralarını harita aramakla geçirmemiş oluyorsunuz. Hem de size bir çok avantaj sağlayan sitelerin bilgilerinden faydalanmış oluyorsunuz.

T

arih öğretiminde harita kullanımının önemini öğrencilik yıllarımızda da hocalarımızın üstünde durduğu bir konuydu. Öğretmen olduktan sonrada kendi öğrencilerimizin anlamalarını pekiştirmek için bizde gerekliliğini deneyimledik. Tarih dersi, öğrencilerin hayal gücüne bağlı gelişme gösterir. Bu doğrultu da biz tarih öğretmenleri teknolojinin gelişiyle birlikte tarih öğretimini daha somut hale getirebiliriz. Bu doğrultu da yapılmış iki web sitesinden bahsetmek istiyorum. Bu siteler tarih haritasını sınıfa getiriyor. Böylelikle hem siz ders aralarını harita aramakla geçirmemiş oluyorsunuz. Hem de size bir çok avantaj sağlayan sitelerin bilgilerinden faydalanmış oluyorsunuz. Bahsedeceğim ilk site www.atlasofworldhistory.com. Bu sitenin kurucusu Amerika’da New Jersey’de yaşayan bir tarih öğretmenidir. 1985 yılında bu siteyi kuruyor daha sonra Amerika’da eğitim bakanlığına bağlı bir fon alarak siteyi daha da geliştiriyor. Şu an da Youtube’da 2013 yılına kadar gelen animasyonlarda eklemiş. Atlas of World History sitesinde ise harita M.Ö 3000 Sümerlerle başlıyor ve M.S 1000 yılına kadar geliyor. Her devletin kurulma tarihi ve ismi yazıyor bu yazılara tıkladığımızda ise devlet hakkında bilgiler alabiliyo28

ruz. Türkçe dil seçeneği olmasına rağmen çok sağlıklı olduğunu söyleyemeyeceğim. Devletler hakkında alınan bilgilerle ilgili olarak sitenin hedefi yılları saniyeler içerisine sıkıştırmak, zamanı geçiş serüveni haline getirmek, ülkeleri kolaylıkla tanıtmak yükseliş ve düşüşlerine tanık olmak, önemli fikir ve buluşların ilk nerede ve ne zaman yapıldığını Dünya’ya göstermek. Bahsetmek istediğim diğer bir sitenin adı www.geacron.com tarih bilimiyle ilgilenen herkesin ziyaret etmesi gereken bir site ancak site Türk kullanıcılarına zorluklar getirmektedir. Bu sitenin Türkiye’de kullanımı ancak cep telefonunuza belli bir ücret karşılığı indirilen bir uygulama olarak ortaya çıkıyor. Kendi bilgisayarınızdan görüntülemek isterseniz Hotspot shield indirmenizi tavsiye ederim. Sitenin kurulum yeri İspanya Madrid. Kurucusu Luis Múzquiz. Kendisi Tarih, Coğrafya Fakültesi, Tarih bölümü mezunudur. 1980 yılından itibaren fikrini geliştirmeye başlıyor ve 2011 yılında beş arkadaşıyla birlikte siteyi kurmuşlar.

“örneğin, belirli bir imparatorluğun nasıl büyüdüğünü ve dünyanın geri kalan bölümlerinin bu dönemde nasıl geliştiğini bilmek istersiniz. Sunduğu muazzam zorluğu göreceksiniz. Herhangi bir tarihsel dönem için, dünyanın herhangi bir bölgesinin tarihsel olaylarını ve jeopolitik haritalarını temsil edecek bir sistem yarattık. GeaCron, vektör yapılı bir veritabanına dayanan bir coğrafi veri uygulamasıdır. Gerçek zamanlı CBS sistemi geliştirdik. Raster görüntüler veya KML veya şekil dosyaları gibi vektör dosyaları oluşturabiliriz. Bu tasarım, GeaCron’un interaktif, doğru, yapılandırılabilir, esnek, ölçeklenebilir olmasını ve neredeyse sınırsız tarihsel bilginin arttırılmasını kolaylaştırır. Haritalar, dünyanın tarihi durumunu göstermektedir.” Kurucu Luis Múzquiz “Geacron nedir?” başlıklı anlatımından anlaşılacağı gibi site bize karşılaştırmalı tarih algımızı arttırıyor. Biz Osmanlı’da 1726 yılını anlatırken o sırada Dünya’da neler olduğunu öğrencilere gösterirsek daha geniş açıyla bakan daha çok soru soran

FİGEN KUMRAL


gençlerin olmasını sağlayabiliriz. İçeriğindeki açıklamaları Wikipedia’ya link bulunması gibi birçok bilgiye ulaşma ayrıntılı bir şekilde düşünülerek tasarlanmış. Dil seçeneklerine gelecek olursak İngilizce, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Almanca, Çince, Portekizce’dir. Sitenin kullanımıyla ilgili ayrıntılı

anlatımı site içerisinde bulabildiğiniz gibi Youtube’da video olarak bulunmaktadır. Umarım biz tarih bilimcileri ve yazılım uzmanlarımız bir araya gelir bu siteden daha muazzamını yapmayı başarırız.

29


TEKNOLOJİNİN TARİHİ

BİLİM DÜNYASINI AYDINLATAN BİR KURULUŞ:

BEYT-ÜL HİKME

B

ilimsel faaliyetlerin ortaya çıkmasında önemli etkenlerden biri olan araştırma etkinliğinin, kuramsal-teorik bir yapıya kavuşturulmuş olmasıdır. Bu amaçla geçmişte kurulmuş uygarlıkların en temel faaliyetleri de bu doğrultuda olmuştur. İslam dünyasında da bu minvalde hareket eden, önce çeviri faaliyetlerini sistemleştiren, ardından bilimsel bilgi ve düşünce sistemlerini oluşturacak hekimleri, astronomları, jeologları, eczacıları, filozofları, matematikçileri yetiştiren bir kurum olan Beyt el Hikme (Beytü’l Hikme) önemli bilimsel buluşların, katkıların ve başarıların merkezi konumunda bir kurum olarak tarihe adını yazdırmıştır. Teknolojinin gelişimi açısından değerlendirildiğinde Beytü’l Hikme, Çin, Hint, Fars, Grek, Mısır gibi uygarlıkların elde edip sistematik hale getirdikleri bilimsel bilgileri, önce mütercimleri vasıtasıyla Arapça’ya çevrilmesine vesile olmuş, ayrıca sadece meydana gelen bu çeviri hareketiyle sınırlı kalmamış aynı zamanda felsefe, mantık, matematik, astronomi, tıp, coğrafya, jeoloji gibi ilim dallarının İslam topraklarında yayılmasını sağlamıştır. Böylece İslam dininin yayıldığı doğuda Maveraünnehir’den, batıda Atlas Okyanusu kıyılarındaki İspanya ve Fas’a kadar olan mesafede ilim ortamlarının kurulmasına ön ayak olmuştur. Bu kurumun çalışmaları ve pratik faaliyetleri sonucunda İslam bilimi parlak zaferlerin mimarı olan bir dirilişin sembolü olmuş 30

ve bilginler tarafından, özellikle 9. – 14. yüzyıllar arasında yapılan bir çok çalışmayla günümüz teknolojik ilerlemenin temeli oluşturulmuştur. Tabii ki bu faaliyetlerin yaşandığı dönemde Fars, Grek, Mısır ve Hint uygarlığındaki İlkçağ bilim merkezlerinin, fetih hareketleriyle İslam devletlerinin sınırları içerisinde yer alması ve yine bilime ve teknolojiye değer veren hükümdarların, halifelerin iş başında olmaları da bu kurumun faaliyetlerinin ve etkilerinin yayılmasını sağlamıştır. Yine bu dönemde bahsedilen fetih hareketleriyle birlikte ele geçirilen yerlerde bulunan gayrimüslim-veya sonradan Müslüman olan düşünür ve bilim insanları da bizzat halifeler tarafından koruma altına alınmışlar ve çalışmalarına belirlenen güven ortamında devam etmişlerdir. Harun Reşid’in, bir Yahudi olduğu bilinen Yuhanna b. Masevevh’e tıp kitaplarının tercümesi görevini vermesi ve yine Beyt el Hikme için çok önemli faaliyetlerde bulunan Abbasi halifesi Memun’un Bizans İmparatorluğu’nda yaşayan ünlü matematikçi Leon’u Bağdat’a davet ederek ondan ondan yapmasını teklif etmesi de bu duruma bir örnek teşkil etmektedir. Farklı kültürel başarılardan yararlanma ve onları özümsemeyle birlikte İslam uygarlığı giderek parlak bir yapıya dönüştü. Akdeniz’i kapsayan topraklardaki uygarlık mirasının önemli merkezlerini birer birer fark etmeye ve kısa zamanda fethetmeye başlayan Müslümanlar olağanüstü bir hızla

bilimsel eserleri Grekçeden Arapçaya çevirdiler ve bu kaynağı ciddi bir biçimde özümlediler. Yabancı bilim ve kültür mirasının aktarılması süreci 8. yüzyılın başlangıcından itibaren hem niteliksel hem de niceliksel olarak hızla gelişti ve çağın hemen hemen bütün bilim dallarını kapsayacak boyuta ulaştı. Çeviriler büyük ölçüde Grekçeden veya daha önceden Grekçeden çevrilmiş Süryanice eserlerden yapılmakla birlikte, Farsçadan ve Hintçeden de yapılmaktaydı. Bu gelişim sürecinde astronomi, geometri, fizik, optik, coğrafya, simya gibi temel bilim dallarındaki çevrilerek elde edilen mevcut bilgiler yeni bir yaklaşımla anlaşılmaya ve anlamlandırılmaya başlandı. Antik kültür birikiminin İslam dünyasına aktarılmasının entelektüel ortamın gelişmesinde önemli bir rolü olmakla birlikte, kuşkusuz yeni bir din olan İslamiyet’in de bu süreçte ciddi katkısı olmuştur. Çünkü bilgiyi, bilimi, araştırmayı ve düşünmeyi sürekli vurgulayan İslamiyet, sonuçta bilgi ve bilimi peşine düşülmesi ve elde edilmesi gereken bir değer olarak entelektüellere telkin etmekteydi. Bilimi, düşünceyi ve bilimsel tutumu öven ve teşvik eden bu olumlu iklimin etkin olduğu 8. ve 16. yüzyıllar arasında tüm bilim dallarında önemli buluşlar gerçekleştirildi. İslam düşüncesinin klasik dönemi olarak tarihe geçen bu zaman dilimindeki diğer bir önemli gelişme ise bilimin yapısı, niteliği ve yöntemi üzerine etkisi günümüze kadar süren, felsefi


genellemelerin oluşturulmasıdır. Bilimin temelinde yer alan önemli bazı ilkeler ve kurallar vardır. Örneğin kuram, deney, gözlem, matematikselleştirme vb. Müslüman bilginler bilimsel gelişmenin temelinde yer alan bu kavramları geliştirdikleri gibi, bunlar arasındaki ilişkinin nasıl olması gerektiğinin kurallarını da oluşturdu. Bu bağlamda kuram ile deney arasındaki ilişkiyi ifade eden mizan (ölçü) kavramını ortaya koydular. Bilim geliştikçe, kuram ve deneye bir de imgelem eklenebildi. Böylece araştırmacının araştırmaya başlarken önce imgelemle kurgulayacağı ve düşüncenin yaratıcılığıyla işleyip geliştirip kuram oluşturacağı kurala bağlanmış olmaktadır. En sonunda da kuramı deneyle sınamak söz konusudur. Genel hatlarıyla Beytül Hikme’nin faaliyetleri ve bilim dünyasına katkıları? 1-) Sadece çeviri çalışmalarının yapıldığı bir kurum değil, aynı zamanda halka açık bir kütüphane ve günümüz bilimsel çalışmalarına temel oluşturmuş olan gökyüzü,uzay, coğrafya ve tıp alanlarında araştırmalar için kurulmuş bir öğretim merkeziydi. 2- Özellikle Halife Memun döneminde Beytül Hikme içerisinde bir rasathane kurulmuş ve zamanın önemli astronomlarından oluşan bir araştırmacılar heyetine ev sahipliği yapmıştır. 3-) Yapılan çalışmalara, ünlü Yunan düşünür ve alim Batlamyus’un eserleri tahkik edilmiş, güneş üzerindeki lekeler incelendiği örnek teşkil edebilir. Ayrıca deneysel çalışmalara önem verilmiş, deneyle ispat edilememiş verilere itibar edilmemiştir. 4-) Münazara adı verilen meclislerde ise bugün adına çalıştay veya sempozyum diyebileceğimiz tartışma ortamları oluşturulmuş ve ilmi çalışmalara öncülük ettiği bilinmektedir. Bu ortamların belki de

en güzel yönü muhalif taraflarında dinlenmesi ve görüşlerinin uygulanmasıdır. Sonuç olarak değerlendirecek olursak, daha bir çok özelliğini sayabileceğimiz Beytül Hikme için döneminin en önemli bilim, teknoloji ve öğretim kurumları arasında yer aldığı ve bu minvalde pozitif ilimler kategorisinde çalışmalar yapılmasına vesile olduğu, Harezmi ve El Kindi gibi bir çok bilim adamının yetişmesine ön ayak olduğu söylenebilir. Yukarıda da değinildiği gibi bu kurumun İran coğrafyasından Atlas Okyanusu kıyısındaki İspanya ve Fas’a kadar olan bölümde ilmi faaliyetlerin gelişip ilerlemesine katkısı sonucu, modern bilimin öncüsü kabul edilen Rönesans ve sonrasındaki döneme ön ayak olması da bir başka özelliğidir. Beytül Hikme’nin sunumunda öğretmenlere tavsiyeler: Web 2.0 araçlarıyla hazırlanabilecek materyallerle Beytül Hikme’nin özellikleri öğrenciler açısından daha kalıcı bir hale getirilebilir. 1-) Padlet kullanılarak; Eğitimcilere serbest bir sunum ortamı imkanı tanıyan PADLET ile Beytül Hikme’nin, yazıda belirtildiği gibi genel özellikleri, hedefleri ve son olarak da yapılan faaliyetlerine yer verilebilir. Bu süreçte öğrenci etkileşimiyle, sanal bir pano hazırlamak istenirse de Beytül Hikme’nin öğretmen tarafından kısa bir tanıtımından sonra, öğrencilerden gelen fikirlere göre birlikte de hazırlanabilir. 2-) Beytül Hikme ile ilgili günümüze ulaşan görsel materyal sayısı hemen hemen yok denecek kadar azdır. Bu konuyu öğrencilerde daha kalıcı bir işleyiş haline getirmek amacıyla animasyon hazırlamak için kullanılan Web 2.0 araçlarından Moovly veya Powtoon programları kullanılabilir. Burada önemli olan nokta ise, öğretmeni-

mizin Beytül Hikme’nin genel hatlarını ve hedeflerini tasvir edebilecek ortamın oluşturulmasıdır. Örneğin; bir münazara odasındaki farklı mezhep,din veya ırktan gelen bilim insanlarının tartışma sahneleri sergilenebilir. KAYNAKÇA AVCI Necati : “İslam Dünyasında Kütüphaneciliğin Doğuşu ve İlk Örnekleri”, ERDEM Gazi: “İslam Kültür Tarihinin İlk İlimler akademisi: Beytü’l-Hikme”, Dini Araştırmalar, Cilt: 16, Sayı: 42, 57-77, 2013 TOPDEMİR Gazi Hüseyin: “Ortaçağ Uygarlıklarında Bilgi ve Bilim”, Bilim ve Teknik Dergisi, Ocak 2012

SERKAN ÖZÇAKIR

31


İZ BIRAKANLAR

MİMAR

SİNAN

Z

Mimar Sinan (1489-1588) ekâsı, ileri görüşlülüğü, feraseti gizemi ve sanat yeteneği ile dünyada eşsiz bir yetenek olan bir şahsiyet olan mimar Sinan’ı anlatmakta şimdiye kadar kitaplar aciz kalmış durumda burada onu tanıtmak ve zihinlere nakş etmeyi bir nebzede olsa başarabilirsek ne mutlu bize. Dilerseniz sabrınızı daha fazla zorlamadan bu büyük şahsiyet ile sizi baş başa bırakalım. 99 yıl dünyada dur durak bilmeyen Mimar Sinan Kayserinin Gesi kasabasının Ağırnas köyünde doğmuştur. Sırasıyla II. Bayezid, I. Selim I. Süleyman(Kanuni), II selim ve III. Murat dönemlerinde yaşamıştır. 1512 senesinde devşirme olarak Enderun’da eğitim aldığı sırada yeteneğine göre Dülgerlik (Ahşap bina eğitimi) eğitimi verilmiştir. 1514’te Yavuz Sultan Selim ile İran ve Mısır Seferlerine katıldı. Bu her iki seferde de köprü kurma, kale onarmak gibi işlerde görev aldı. Yavuz vefat ettikten sonra yerine geçen I. Süleyman (Kanuni) döneminde 1535’te katıldığı İran seferinde Kalyonlara (savaş gemilerine) top yerleştirerek kalenin ele geçirilmesinde büyük rolü olmuştur. Bu başarısı üzerine kendisine Haseki unvanı verildi. Kara Boğdan Seferi sırasında, Prut Nehri üzerine yaptığı köprü ile dikkatleri bir defa daha üzerine toplayan Sinan, 1538 yılında Baş Mimarlığa terfi ettirilerek hak ettiği makama kavuşmuştur. İlk eserini Halep’te yaptığı Hüsreviye Camii’sidir. Şehzade Camii 32

Mimar Sinan 300’den fazla eseri olduğu bunlardan önemli olan eserlerine değinecek olursak; çıraklık eserim dediği “Şehzade Camii” Kanuni’nin küçük oğlu 22 yaşında vefat eden Şehzade Mehmed için yapılmıştır. Lakin 1990 yıllarda Cami bahçesini çevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler başlar. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Restorasyonu yapan inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşaat edildiğini biliyordu fakat taş kemer inşası ile ilgili pratikleri yoktu. Kalıbı yaptıktan sonra sökmeye kemerin kilit taşından başlayan görevliler. Taşı yerinden çıkardığında hayretle iki taşın birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladılar. Şişedeki mektupta: “Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir. Bu müddet zarfında bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum” diye başlayan mektubunda dehasına bir kez daha hayran bırakıyor insanı. Süleymaniye Camii Yine Kanuni döneminde kalfalık eserim dediği “Süleymaniye Camii” inşaatına başlamış bu camii inşaatı 1551-1557 yılları arasında inşa edilmiş. Süleymaniye de günümüzü bile

kıskandıran teknolojiler mevcuttur ve bu teknolojilerin bir kısmı günümüzde kullanılmakta: İs Odası: Bu oda da camide yakılan kandillerin isleri camiye zarar vermesin diye isler bir odada toplanması sağlanmış elde edilen is caminin süslemelerinde, yazılarında hatta bu islerle Kuran da yazılmıştır. Günümüzde bu teknik modern hale dönüştürülmüş, araba egzozuna takılan bir aparat yardımı ile is kullanılıp mürekkep olarak kullanıla biliniyor. Deve Kuşu Yumurtaları: Ne alaka dediğinizi duyar gibiyim. Deve kuşu yumurtalarının bulunduğu yerlerde örümceklerin ve diğer haşerelerin barınmadığını sebep olaraktan hissetleri koku diyebiliriz. Lakin biz insanlar bu kokuyu hissetmeyiz bu şekilde örümcekler ağ örmemekte haşerelerde camii de barınamadı için bir nevi doğal haşere önleyicidir. Biz bugün aldığımız kimyasal ilaçları kullanıp bu haşereleri def etmeye çalışıyoruz. Turşu Küpleri: Camiinin yapımı esnasında kanuni sultan Süleyman’a haber gider, giden haber Mimar Sinan’ın camii de nargile içtiğidir. Bunun üzerine camii ye gidip bakıldığında durumun gerçek olduğu görülür bunun üzerine Sinan sadece suyu fokurdattığını bu şekilde akustik hesaplamasını yaptığını turşu küplerinin ağızları açık şekilde camiinin içine yerleştirip imamın sesinin minberden her yere ulaşmasını sağlamıştır. Çağımızda kablolarla çeşitli aletlerle camilerde imam ancak sesini ulaştırırken Mimar Sinan bunun pratiğini hem de bozulmadan günümüze kadar gelen ses sistemi di-


zayn etmiştir. Cevahir Minaresi: Ağır masraflar yüzünden caminin yapımına ara verildiğini zanneden İran Şahı Tahmasp, inşaatın devamı için, kıymetli mal yüklü bir kervanı ve içinde değerli taşlar ve mücevherlerle dolu bir kutuyla, bu hediyeleri göndermesinin sebebini açıklayan bir mektubu Kanuni’ye yollar. Bu mektuba ve üsluba sinirlenen padişah, malları elçinin gözleri önünde bahşiş olarak dağıtır ve kutuyu Sinan’a vererek içindeki mücevherleri yapının taşlarına karıştırmasını ister. Güneşte parladıkları bu minareye böyle bir isim verilir Alttan Isıtma Sistemi: ustalık eseri olan bu camiinin bir diğer gizemi caminin altında bulunan hendeklerdir bu hendeklerden hamamlarda kaynayan sular bu hendekleri dolaşarak camiinin ılık kalmasını sağlamıştır. Bu teknoloji günümüzde hemen hemen aynı mantıkla çalışan futbol sahalarının ısıtma sistemleri elektrikli battaniyeler vb. kullanılmaktadır tek farkı caminin altındaki kanallardan sıcak su geçiyorken günümüzdeki teknolojide elektrik geçmektedir. Selimiye Camii Şimdide büyük dehamızın ustalık eseri olan “Selimiye Camii” üzerine konuşalım ve teknolojileri beraber öğrenelim. Şunu unutmadan Mimar Sinan bu camiyi inşa ederken 80 yaşında olduğu idi. Zemin Oturtma: Mimar Sinan Selimiye Camii inşası için getirilen taşları camiinin yapılacağı meydanda toplayıp 8 yıl beklemiştir. Bu beklemesinin sebebini zeminin oturması için yaptığını bu sayede camide çatlak kaymaların önüne geçilmiştir. Raylı Sistem: Bugün dünyanın hayranlıkla baktığı Japonların depremlerde beşik gibi sallanan yapılarının nasıl yıkılmadığını, bu teknolojiye nasıl ulaştıkları herkesin merak ettiği bir konu. Bunun sırrı Mimar Sinan’ın inşa ettiği minare-

lerde kullandığı raylı sistemlerdir bu sayede olası depremde minareler sallanmakta lakin raylar sayesinde devrilmesi engelleniyor Selimiye ve Çağrışımlar: Selimiye Camii’nin 31.25 m çapındaki tek kubbesi Allah’ın tek olduğuna işaret eder. Benzer şekilde, Selimiye Camii’nin pencerelerinin 5 kademeli oluşu İslam’ın 5 şartını, 4 vaaz kürsüsü 4 hak mezhebini, Selimiye Külliyesi’ndeki toplam 32 kapı İslamiyet’in 32 farzını, arka minarelerde 6 yolun olması imanın 6 şartını, 12 şerefesi ise on ikinci padişah tarafından yaptırıldığını ifade etmektedir. Minarelerdeki Merdivenler: Selimiye cami minarelerine aynı anda 3 kişi farklı yollardan birbirini görmeden çıkabilmektedir. Ters Lale: Rivayete göre Mimar Sinan’ın Selimiye camiisini yapacağı alan bir Gayrimüslim’e ait lale bahçesidir. Devlet bu araziyi almaya denemiş ise de vatandaşı ikna edememiş, Koca Sinan kadına eğer bu alanı kendilerine verirlerse burayı hatırlatacak bir sembol karşılığında kadını ikna etmiştir. Bu ters lale günümüzde yerli yabancı turistin ilgisin çekmeyi başarmıştır. Kelepçeler: Selimiye’nin minareleri yıkılma tehlikesi geçirdiği bir zaman Türkiye de mimarlar bir araya gelip minarelerin temellerini güçlendirmek için kelepçeler üretmişlerdir. Minarelerin temellerine kelepçe takmak için zemini kazdıklarında temelde gelecekte kullanılmak üzere kelepçelere rastlanılmıştır. Burada Mimar Sinan’ın ileri görüşlülüğünü bir kere daha görmüş olduk. Mimar Sinan’a kıskançlık Mimar Sinan’ı kıskananlar zaman zaman çıkmıştır. Bu yukarıda yazdığımız metinde de geçmekte bu kıskançlık o derece çoğalmış ki bazı mimarlar, onu zaman zaman Kanuni Sultan Süleyman’a çekiştirmeye ve onun yaptıklarını biz de yapardık, demeye başlarlar. Va-

ziyeti anlayan Hükümdar, bir gün Mimar Sinan da dâhil, hepsini huzurunda toplar ve Sinan’ı çekiştiren mimarların önüne birkaç tane küçük bilye koyarak onlardan, bu bilyeleri üst üste koymalarını ister. Fakat bilyeler hiç üst üste durur mu? Çaresiz kalır, hiç biri yapamazlar. Bunun üzerine padişah, Mimar Sinan’a döner ve Şimdi sen yap bakalım Sinan, der. Koca mimar, hemen parmağındaki yüzüğü çıkarıp yere koyar, üstüne de bir bilye koyar. Bir yüzük, bir bilye daha bir yüzük, bir bilye daha. Bilyeler üst üste konmuştur. Kıskanç mimarlar hemen itiraz ederler: Bunu bizde yapardık sultanım. O zaman sultan, onlara hak ettikleri cevabı verir: Daha önce yapsa idiniz ya. O, Orijinalini yapar, siz taklidini yaparsınız. Derste materyalin kullanımı: Mimar Sinan tanıtılarak bir Osmanlı vatandaşının dikey hareketlilikle üst kademelere gelebildiğini Osmanlı devletinde yetişen ilim adamlarının teknolojileri günümüzde taklit edildiğini örneklerle açıklanabilir. Camilerin İslamiyet’teki önem ve rollerine dikkat çekilip, öğrencilere benimsetilebilir Başarılı insanların hürmet gördüğü, yetenekli insanların önemli devlet adamlarından saygı gördükleri vurgulanabilir. Kaynaklar: Turgut Cansever, Mimar Sinan Albaraka Türk Y., İstanbul 2009 Reha Günay, Mimar Sinan, YKY, İstanbul 2005. Doğan Kuban, Çağlar Boyunca Türkiye Sanatının Anahatları, YKY, İstanbul 2004.

CİHAT BARAN

33


İŞTE BURASI

SOSYAL BİLGİLER DERSİNDE

SANAL MÜZELER

G

ünümüzde her kurumda olduğu gibi eğitim ortamında da bilgisayar ve iletişim imkanları öğretim ortamını zenginleştirmesi yanında öğrencilerin anlamlı öğrenmelerine katkı sağlamaktadır. Eğitim ortamlarında bilgisayar destekli eğitim, uzaktan eğitim uygulamaları, okullarda tablet ve akıllı tahta uygulamaları birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de kullanılmaktadır. Teknolojinin eğitim alanında kullanılması öğrencilerin çok yönlü gelişimlerine destek olmakla birlikte eğitim öğretim ortamlarının da zenginleşmesini sağlamaktadır. Teknoloji sayesinde ulaşmak istediğimiz veriye bilgisayar ve diğer teknolojik araçlarla daha rahat ulaşmaktayız. Bugün okullar sadece geleneksel öğretim araçları ile 34

değil; çağımızın gerektirdiği iletişim olanaklarıyla donanımlı eğitim öğretim faaliyetlerini yürütmektedir. Bilgisayar teknolojilerinin gelişimi ve iletişim olanaklarının kullanılması sonucu bilginin ulaşılabilirliği daha kolay hale gelmiştir. Günümüzde bilgiye ulaşmak kolay ve bir o kadar risklidir, bu riskin nedeni ise sitelerde yer alan bilgilerin kaynaklarının güvenirliği konusunda yaşanmaktadır. Öğrencilerin gerek araştırma ödevleri gerek başka sebeplerle internet üzerinden bilgi edinme süreçlerinde onlara rehberlik yapmak ve doğru bilgiye ulaşma konusunda yardım etme görevi öğretmenlere düşmektedir. Çağdaş öğretim yaklaşımları doğrultusunda öğretim teknikleri zenginlik göstermektedir. Bu teknikler kullanılarak eğitim ortamı

zenginleştirilebileceği gibi aynı zamanda hem görsel hem işitsel öğrenmeler sağladığından öğrenmenin kalıcılığı üzerinde de etkilidir. Eğitim ortamında kullanılan simülasyon, gösteri, film gösterimi, sanal müze gezileri gibi görsel ve işitsel öğrenme yaşantıları ile öğrencilerin bütünsel gelişimleri sağlanarak verimli öğretim gerçekleştirilebilir. Peki nedir bu sanal müze? Sanal müze, değişik medya olanaklarından yararlanılarak hazırlanmış sayısal nesneleri ve bunlara ait bilgileri içeren, ziyaretçi ile iletişimin kesintisiz olması ve çeşitli erişim şekillerini karşılamak için alışılmış iletişim yöntemlerinin ötesine geçen, dünya genelinde erişimini olanaklı kılmak amacıyla fiziksel anlamda


bir mekana gereksinim duymayan müzelerdir. Bazen işlenen konular tarihte yolculuk yapmayı gerektirecek bir kanıtın gösterilmesine ya da eskiden bu yapılar şu amaçla kullanılmaktaydı diyerek öğrencilerimize canlı kanıtlar sunmamız gerekmektedir. Fakat bunlar çoğu zaman bulunduğumuz coğrafi bölgelerde değildir. Bu noktada bize ulaşamadığımız, gidemediğimiz bölgelere ulaşımımızı sağlayacak sanal müzeler sosyal bilgiler dersi için önemli kaynak olarak karşımıza çıkmaktadır. Sanal müzelerin yararları şu

şekilde sıralanabilir: Sanal müzeler, dünya çapında erişim sağlarlar. Bugün bir müzenin sahip olduğu birikiminin sadece içinde bulunduğu toplumun değil dünyanın mirası olduğu kabul edilmiştir. Sanal müzeler, ziyaretçiler ile kesintisiz iletişim sağlar. Yani gün boyu iletişim sağlanır. Sanal müzeler, doğru tasarlandıkları takdirde uzaktan eğitim, hayat boyu eğitim amacıyla kullanılabilirler. Sanal müzeler, doğru ve güvenilir bilgi kaynaklarıdırlar.

leyici ve geliştirici bir bakış açısı getirmiştir. Bu yaklaşımla öğrenci odaklı, dolayısıyla etkinliği merkez edinen, sosyal bilgiler yönünden bilgi ve beceriyi dengeleyen, öğrencinin kendi yaşantısını ve kişisel farklılıkları ön plana alarak çevreyle interaktif iletişime olanak sağlayan yeni bir anlayış getirilmeye çalışılmıştır. Sosyal bilgiler öğretim programında bulunan zaman ve kronolojiyi algılama, değişim ve sürekliliği anlama, empati, iletişim, araştırma ve yaratıcı düşünme ve gözlem gibi beceriler müzelerde geliştirilebilir. Müzelerde yer alan pek çok nesne, öğrencilerin

günümüzde kullandığı nesnelerin gerçektir. tarihsel süreçteki ilk örnekleridir. Böylece öğrenciler kendi kullandıkları nesnelerin geçirdikleri gelişime tanıklık ederken, empati becerisiyle birlikte insanlığın tariSosyal bilgiler öğretim proghsel süreçte gelişimini de kavrayaramında bulunan zaman ve caktır. Sosyal bilgilerin bilimsellik, kronolojiyi algılama, değişim duyarlılık ve estetik gibi değerleri ve sürekliliği anlama, empati, müze ortamında kolaylıkla kazaniletişim, araştırma ve yaratıcı dırılabilir. Sosyal bilgiler öğretim düşünme ve gözlem gibi beceprogramında yer alan beceri ve riler müzelerde geliştirilebilir. değerlerin kazandırılmasında etMüzelerde yer alan pek çok kili bir müze eğitimi önemli rol nesne, öğrencilerin günümüzoynamaktadır. Ayrıca sosyal bilgilde kullandığı nesnelerin tariher dersi içeriğinde yer alan tarih ve sel süreçteki ilk örnekleridir. arkeoloji konularının öğretiminde müzelerin işlevi yadsınamaz bir

2005-2006 eğitim ve öğretim döneminde uygulamaya giren, yapılandırmacı görüşe göre hazırlanan sosyal bilgiler programında öğrenciyi merkez alan bir yaklaşımla; öğretmenlerin konuları çok yönlü işlemeleri, öğrencilerde ulusal bilinç ve tarih duyarlılığı oluşturulmasını amaçlamıştır. Yeni sosyal bilgiler programı, bütünüyle davranışçı yaklaşımların ötesinde, bilginin taşıdığı değeri ve bireyin mevcut deneyimlerini göz önünde bulundurarak, yaşama aktif katılımını, doğru karar vermesini, sorun çözmesini destek-

35


Kurtuluş Savaşı Müzesi Ankara

Eğitimde müzelere gezi düzenlemek bazı konuların öğretimi için özellikle gerekirken bir takım sınırlılıklardan (veli izni, ulaşım problemleri, maddi zorluklar, planlama sorunları…) dolayı gerçekleştirilememektedir. Fakat eğitim ortamlarında sınıf içinde zamanda yolculuk yaparak, müzeye gidemezsek müzeyi sınıfa getirerek öğrencilerimizin konuları ezbere olmadan daha anlamlı öğrenmelerine rehberlik edebiliriz. Çünkü müzeye gidememe durumu yukarıda da bahsettiğim gibi sınırlılıklar dışında sadece kendi bulunduğumuz bölgede değil, gerekirse ülkemizin birçok yerindeki farklı müzelere ulaşım açısından da önemlidir. Bunun dışında sadece ülkemiz değil aynı zamanda insanlık tarihinde ortaya çıkarılan evrensel tarihi kanıtlar yani diğer ülkelerde bulunan sanal müzelere de erişim sağlanarak örnekler çeşitlendirilebilir. Sosyal bilgiler öğretiminde kullanılan pek çok müze Ankara ve İstanbul’da toplanmıştır. Sadece bu durum bile göz önüne alınırsa ülkenin her yanındaki okullar için sanal gezileri kaçınılmaz bir hale getirmektedir. Programın yapıldığı yıllarda sanal gezinin yapılacağı müze ortamı sınırlı iken, hızla gelişen teknoloji ile birlikte oluşan imkânlar ve anlayış değişikliği ile 36

sanal gezi yapılabilecek müze sayısı giderek artmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından 2008 yılında yayınlanan 1-8. sınıflar Sosyal Bilgiler, Matematik, Türkçe, Hayat Bilgisi ile Fen ve Teknoloji öğretim programlarında müze ile eğitim kapsamındaki ilaveler dikkate alınarak öğretmenlerin derslerinde buna yer vermeleri önemlidir. Bu konuda öğretim programından örnek vermek gerekirse 5. sınıf Hepimizin Dünyası ünitesindeki “Çeşitli ülkelerde bulunan ortak miras ögelerine örnekler verir.” Kazanımı için programda yer verilen açıklama şöyledir: Sanal ortamda çeşitli ülkelerde bulunan doğal varlıklar ile tarihi eserlerin yer aldığı eski yerleşmeler, milli parklar ve açık hava müzeleri ile nesnelerin yer aldığı arkeoloji, etnografya ve çeşitli ülke müzelerine gezi yapılabilir. Sosyal Bilgiler programında yer alan bazı öğrenme alanları ile bu öğrenme alanları doğrultusunda gerçekleştirilebilecek müze gezileri şu şekilde örneklendirilebilir: İnsanlar, Yerler, Çevreler: Uşak Arkeoloji Müzesi, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Kültür ve Miras: Beylerbeyi Sarayı Sanal Müzesi, Topkapı Sarayı Sanal Müzesi

Bilim Teknoloji Toplum: ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi, Endüstriyel Tasarım Sanal Müzesi. Ülkemizde müze ile ilgili faaliyetlerde ilk olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı akla gelecektir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın internet sayfasına bakacak olursa sanal müze ve sanal alan gezintilerinin “Sanal Gezinti” başlığında toplandığı görülür. Kültür ve Turizm Bakanlığı sitesinde yer alan bazı sanal müzeler şöyledir: Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Çorum Müzesi, Denizli Hierapolis Arkeoloji Müzesi, Efes Müzesi, Gaziantep Müzesi, Kapadokya Açıkhava Müzesi, Yeşilırmak Havzası Sanal Müzesi… Bu sanal müzenin kullanımı 4. sınıf Geçmişimi Öğreniyorum, 5. sınıf Adım Adım Türkiye, 5. sınıf Bir Ülke Bir Bayrak ünitelerinde kullanılabilir. Sosyal bilgiler dersinin içeriğini oluşturan konuların öğrenciler için daha anlamlı hale gelmesi, programda yer alan beceri, değer ve kavramların aktarılması amacıyla günümüzdeki tüm olanaklar işe koşulmalıdır. Çağdaş yöntem tekniklere hakim, teknoloji alanındaki yenilikleri takip eden öğretmenler çok yönlü düşünme


becerileri gelişmiş, öğrendiklerini transfer eden, gözlem, mekanı algılama gibi becerilere sahip öğrenciler yetiştirmek için teknolojinin olanaklarını kullanarak sınıflarını dönüştürmektedir. Sanal müzelerin kullanımı da diğer teknolojik araçların kullanımında olduğu gibi dersi görsel-işitsel anlamda verimli kıldığı gibi tüm öğrencilerin katılımını sağlayacak etkinliklere de ortam sağlayarak öğrencilerin aktif olacağı bir ders yapma olanağı sunmaktadır.

KAYNAKLAR

Ata, B. (2002). Müzelerle ve Tarihi Mekânlarla Tarih Öğretimi: Tarih Öğretmenlerinin Müze Eğitimine İlişkin Görüşleri. Doktora Tezi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü: Ankara. Çolak, C. (2006). “Sanal Müzeler”. İNET-TR, 11. Türkiye’de İnternet Konferansı. 21-23 Aralık. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Ankara. Güleç, S. ve Alkış, S. (2003). “Sosyal Bilgiler Öğretiminde Müze Gezilerinin İletişimsel Boyutu”, Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 17, 1, 63- 78). MEB. (2005). İlköğretim Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı Ve Kılavuzu (4. ve 5. sınıflar).

Çağdaş yöntem tekniklere hakim, teknoloji alanındaki yenilikleri takip eden öğretmenler çok yönlü düşünme becerileri gelişmiş, öğrendiklerini transfer eden, gözlem, mekanı algılama gibi becerilere sahip öğrenciler yetiştirmek için teknolojinin olanaklarını kullanaraksınıflarınıdönüştürmektedir.

Sanal müzelerin kullanımı da diğer teknolojik araçların kullanımında olduğu gibi dersi görsel-işitsel anlamda verimli kıldığı gibi tüm öğrencilerin katılımını sağlayacak etkinliklere de ortam sağlayarak öğrencilerin aktif olacağı bir ders yapma olanağı sunmaktadır.

CANSU SERT

37


BEŞ SORUDA

HATAY SORUNU Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde kalamaz

Hatay Adı Nereden Gelmektedir? atay adının kaynağına ilişkin ilk bilgiler İ.Ö. 1200’le başlayan Genç Hitit prenslikleri dönemine tarihlenmektedir. Bu dönemde, Amik Ovası´ndaki Hitit Prenslikleri’nin birleşerek Hattena Krallığı adını aldıkları bilinmekte, Hatay adının da buradan geldiği sanılmaktadır. Yöreye bu adı 1936’da Atatürk vermiştir. Hattena Krallığı’nın başkenti, bugünkü Kırıkhan yakınlardaki Kanula (Çatalhöyük) te kalıntıları bulunan yerleşim yeridir. Hatay ilinin merkez ilçesi olan Antakya’nın ise İ.Ö. 300 yılında Seleukos, 1. Nikator’un babası Antiokhos’un ismi verilerek Antiokheia ismi verilmiştir

H

menliğine geçecekti. 1098 yılında hatay tekrar el değiştirerek bu kez haçlıların kontrolüne geçti. 1268 yılında Memlüklerin eline geçen Hatay 1516 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı hakimiyetine girdi. 7 Aralık 1918 günü Antakya 11 Aralık 1918 günü de 400 Ermeni’den oluşan bir Fransız taburu Dörtyol’u işgal etti.

Hatay ve Misaki Milli Arasındaki Bağ Nedir? Sivas Kongresi ile milletin ve memleketin bütünlüğü, Millî Mücadele’mizin asaleti dünyaya ilân edilir. Sivas Kongresi Beyannamesi’ nin ilk maddesiyle de: “1. Madde – 30 Ekim 1918 tarihindeki hududumuz dahilinde kalan vatan parçasını bir bütün ve bu vatanda yaşayan İslâm vatandaşların bölünmez bir bütün olduğu musarrahtır” diyerek Misak-ı Millî belirHatay’ın Türk Tarihi’ndeki Yeri lenir. 28 Ekim 1918’de İskenderun Nedir? Sancağı – ki Hatay ve mülhakatıHatay bulunduğu konum itibari hudutlarımız içindeydi. Bölgede ile anaduloya güneyden açılan en yaşayanlar Türktü; Hatay da bir önemli kapı durumundadır bu jeo- Türk yurduydu. politik önemi sayesinde de sürekli el değiştirmiştir. Büyük Selçuklu Hatay Cumhuriyeti’nden Hadevleti haçlılar Memlükler ve son beriniz Var mıydı? olarak Osmanlı devleti hakimiyetiEvet yanlış duymadınız “ Hatay ne girmiştir. Cumhuriyeti”. Hatay’a Türkler ilk olatak 9 ve Fransa’nın Hatay ve çevresini 10. Yüzyıllarda gelerek yerleşmeye boşaltarak Suriye yönetimine bıbaşlamışlardır. rakması Ankara antlaşmasını boz12 Aralık 1084 yılında Kutal- duğu anlamına geliyordu ve bu mışoğlu Süleyman Şah tarafından durum Milletler cemiyetine intikal hatay alındı. Fakat 1086 yılında etmiştir. 27 Ocak 1937’de CenevHatay tekrar Büyük Selçuklu ege- re’de toplanan Milletler Cemiyeti, 38

Hatay’ın bağımsızlığını kabul etti. Önce bir seçimle nüfus ekseriyetini tespite karar verdi. 13 Ağustosta seçimler yapıldı; Meclis ekseriyetini Türkler kazandı.(31’i Türk (9’u Alevi) 2’si Arap 5’i Ermeni 2’si Ortodoks 40 mebus seçilmiş oldu.) Böylece de bağımsız Hatay Cumhuriyeti 12 Eylül 1938’de kuruldu. Hatay, Anavatana Nasıl Katıldı? Hatay Devlet Meclisi’nin 5 Eylül tarihli oturumunda Devlet Reisi Tayfur Sökmen Dr. Abdurrahman Melek’i Baş Vekil olarak Hükümet Kabinesini kurması için görevlendirdi. Kurulan hükümet Meclisin 6 Eylül 1938 tarihli oturumunda güven oyu aldı. Sancak Anayasası Hatay Anayasası olarak kabul edildi. Devletin adı da Hatay Devleti olarak değişti. Bundan sonraki Hatay Meclisinin düzenleme ve çalışmalarıyla Hatay Devleti Türkiye ile münasebetlerini arttırdı. Sonuçta; Fransa ile Türkiye arasında 23 Haziran 1939’da Hatay Mıntıkasının Türkiye’ye iadesine Dair Hatay Antlaşması imzalandı. Hatay Millet Meclisi 29 Haziran 1939 tarihinde olağanüstü toplanarak Hatay’ın Anavatana kavuştuğunun bir kararla tespitini isteyen 39 imzalı önerge üzerine Hatay Millet Meclisinin dağıtılması teklifi oybirliği ile kabul etti.


‘‘Hatay’’ Konusunun Ders Anlatımında Neler Yapılabilir? http://ders.eba.gov.tr/proxy/VCollabPlayer_v0.0.77/index.html#/main/curriculumContent/8/inky?currID=f6129c20a4279043c827d7574911d7fc • Dış Politikada Hatay konusu akıllı tahta vasıtasıyla sınıfta öğrencilere izletilir. • Türkiye siyasi haritasında Hatay’ın yeri gösterilerek Jeopolitik önemi ile ilgili beyin fırtınası yapılır. • “Atatürk’ün hastalığını ve tedavi sürecini inceleyerek Hatay’ı ülkemize katmak konusunda yaptıklarını fark eder.” Kazanımı çerçevesinde Gazi Mustafa Kemal’in Hatay konusunda yaptıkları ders kitabından faydalanarak örneklendirilir. • Hatay’ın ilk Başbakanı Dr. Abdurrahman MELEK tarafından ya zılan “Hatay Nasıl Kurtarıldı” isimli kitaptan kesitler okunarak verilen mücadeleye dikkat çekilir. • Hatay’ın ilk ve Tek Cumhurbaşkanı Tayfur SÖKMEN’in hayatı örnek araştırma ödevi olarak verilir.

Hatay Cumhuriyeti’nin, Türkiye Cumhuriyeti’ne katılması. (Dönemin gazeteleri.)

ONUR TÜT

39


DÜN- BUGÜN

oyunların tarİHSEL DEĞİŞİMİ VE EĞİTİMDE KULLANIMI

40


“Teknoloji” hayatımızın her anında duymaya alıştığımız bir kavram haline geldi. Kafamızı hangi yöne çevirsek bir teknolojik ürün görüyoruz. Bilgisayar ve onun türevi olan internet her yerde, 7’den 70’e herkesin elinde akıllı telefonlar. Sokağa çıkmak yerine dijital oyunlarda onlarca saat geçiren yeni bir nesil var. Oyun anlayışları “Teknoloji Çağı” ile beraber değişti. Oysa bizler yardımlaşmayı, dayanışmayı, iş birliğini ve daha nicesini oyunlar yoluyla öğrenmiştik. Şimdi ne yapacağız? Biz eğitimciler tüm bu olanları görmezden mi geleceğiz? Derslerimizi öğrencilerimize boğucu gelen kitapların ötesine taşıyabilecek miyiz? Yapılandırmacı Yaklaşım ile birlikte yıllar önce öğretmen merkezli eğitimden, öğrenci merkezli eğitime geçiş yaptık. Bu konuyla alakalı yapılmış bir araştırmayı sizlerle paylaşmak istiyorum. “İnsanlar okuduklarının %10’unu, duyduklarının %20’sini, gördüklerinin %30’unu, hem görüp hem duyduklarının %50’sini, görüp duyup söylediklerinin %80’ini hatırlıyor”. Bu araştırmayı her eğitimci kendisine referans almalı diye düşünüyorum. Bu bağlamda artık bizlerde “Ça-

ğımızın Çocukları”nın bizlerden farklı öğrendiklerini kabul etmeliyiz. Öğrencilerimizi aktif kılmalıyız. Tabi bunu yaparken elimizdeki en büyük kozdan yani “Teknoloji”den faydalanmalıyız. Ne kadar çok ilgilerini çekiyor görmüyor muyuz? Artık teknolojinin onlara zarar verdiğini söylemeyelim. Biraz çözüm odaklı olmaya çalışalım. Mesela biz onlara teknolojinin nasıl doğru kullanılacağını anlattık mı? Bence ilk önce bunu bir deneyelim. İşe “Model Olmak” ile başlayalım. İlk önce düşünmemiz gereken konuya gelirsek: Teknolojiyi eğitime nasıl entegre edebiliriz? Dergimizin amaçlarından birisi de aslında bu sorunun cevabını bulmak. Eğitimde “Oyunlaştırma” çok önemli bir yere sahiptir. Madem artık “Teknoloji Çağı” dedik. Bizlerde oyunlarımızı teknolojiyle bütünleştireceğiz. Bu konuda tasarlanmış birçok oyun var. Dergimizin farklı bölümlerinde bunlara değineceğiz. Hepimizin bildiği gibi en kalıcı ve etkili öğrenme en çok duyu organına hitap etmeyle oluyor. Bu nedenle artık geleneksel öğrenme araçları yerine dijital oyunları bir eğitim aracı olarak görme zamanıdır.

VOLKAN TEZER

41


ESKİ MAYISLAR

19 mayis 1919’U

SINIFIMIZA TAŞIMAYA NE DERSİNİZ Bu vatanın nasıl kurtulduğunu, atalarımızın yaşadığı zorlukları her evlat öğrenmeli; ama şunu da öğrenmeli; bu vatanı kurtaran en büyük güç Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında duran halktır. Etnik köken ayırt etmeden omuz omuza savaşmış bir halk ülkesini zafere taşımıştır. Bu bağlamda birlik ve beraberliğin insanı başarıya taşıdığını hatırlatmalıyız.

M

ayıs ayı içinde umudu barındırır. Çünkü bahar umuttur, barışı sever, rengarenktir, aydınlıktır. Emeğe sahip çıkılan, baharın gelişi kutlanılan, ateşler yakılıp, birlik beraberlik için dilekler tutulan ama en önemlisi gençliğe armağan edilen “MAYIS”tan söz ediyorum. Umut dedim ya; bir ülkenin umudu onun gençliği değil midir? Eski Mayıslarda anlatılacak çok gün var aslında, aralarından seçim yapmak kolay olmadı ama sonunda 1919 yılı Mayıs ayında karar kıldım. O günleri gözümüzde canlandırmaya ne dersin? Derslerde savaşlardan, mücadelelerden bahsettiğimizde genellikle sınıf hüzünlü bir ortama dönüşür. Çünkü savaş içinde acıyı, kaybı barındırır. Öğrencilerimizde var

42

olmasını dilediğimiz vatanseverlik duygusunu pekiştirme görevi ailelerden sonra en çok öğretmenlere, en çok da tarih/sosyal bilgiler öğretmenlerine düşüyor. Onlarda yaratmak istediğimiz bilinç asla kin, nefret, düşmanlık barındırmamalıdır. Bu vatanın nasıl kurtulduğunu, atalarımızın yaşadığı zorlukları her evlat öğrenmeli; ama şunu da öğrenmeli; bu vatanı kurtaran en büyük güç Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında duran halktır. Etnik köken ayırt etmeden omuz omuza savaşmış bir halk ülkesini zafere taşımıştır. Bu bağlamda birlik ve beraberliğin insanı başarıya taşıdığını hatırlatmalıyız. Öğrencilerimizin anlattıklarımızdan çok etkilendiklerine eminim, ama bilginin kalıcı olmasını desteklemek için anlatımımızı teknolojiyle desteklemeliyiz.

Size tavsiyem www.samsunsanaltur.com ve www.samsun.gov.tr/ gazi-muzesi sitelerinden yararlanarak anlatımınızı görsellerle pekiştirmeniz. İlk sayımızda ve bu sayıda da yer verdiğimiz sanal müzeler artık o kadar yaygınlaştı ki, sınıflarımızdan çıkmadan bir müzeyi tüm detaylarıyla gezebiliyoruz. Yukarıda linklerini paylaştığım müzeler Samsun’da bulunmaktadır. Ama günümüz teknolojisi sayesinde dünyanın neresinde olursanız olun sanal olarak gezebileceğimiz müzeler arasında yer aldıkları için çok şanslıyız. Şimdi sanal gezimize başlayalım! Samsun Sanal Tur sitesine giriş yaptığınızda sizi karşılayan manzara Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının Samsun’a varış görüntüsüdür:


Kırmızı okları takip ederek 360 çekimi sayesinde gezintiye başlayabilirsiniz. Arkasında yer alan arkadaşlarını sıralayıp, gemiyi gezebilirsiniz. Kurtuluş Yolu İzleme

adıyla anılan bu bölüm bittikten Bandırma Gemisi Açık Hava Müsonra sağ üstte yer alan menüyü zesini gezdirebilirsiniz: tıkladığınızda önünüze bir harita açılacaktır. Bu haritadan öğrencilerinize

Önerim önce dış mekanı gezip sonra Güverteyi tıklayarak geminin içini gezmenizdir. Özellikle geminin içinde yer alan Atatürk’ün Odası ve Karargah Merkezi ile Gemi Altı Müzelerini gezdikten sonra sınıfta keyifli sohbetlerin gerçekleşeceğine eminim. Bu gezintinizi Atatürk’ün doğduğu evin müzesini gezerek tamamlayabilirsiniz. Samsun’da

Mustafa Kemal Atatürk’ün Sela- com linki aracılığıyla müzeyi eski nik’te doğduğu ve çocukluğunu haliyle hala gezebiliyoruz. geçirdiği evin birebir aynısı müze olarak inşa edilmiş. Ancak okuduğum haberlere göre, geçtiğimiz yaz bulunduğu konum uygun olmadığı için Samsun Büyükşehir Belediyesi binanın yerini değiştirme kararı almış. Müzenin daha uygun bir konuma taşınma çalışmaları sürerken biz www.samsunsanaltur. 43


Samsun Sanal Tur sitesindeki turunuzu menüde yer alan haritadan takip ederek tamamladıktan sonra www.samsun.gov.tr/gazi-muzesi sitesine girerek Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a gittiğinde konakladığı Mıntıka (Mantıka) Palas olarak bilinen, daha sonraki yıllarda Samsun halkı tarafından Atatürk’e hediye edilen, 1940 yılında müzeye dönüştürülen binayı resimleriyle öğrencilerinize tanıta-

EDA ÖZMUTAF

44

bilirsiniz. Bahsi geçen müze 1998 yılında geçirdiği restorasyon sonrası 2006 yılında yapılan çalışmalarla çağdaş müzecilik anlayışına uygun hale getirilerek ziyarete açılmıştır. www.samsunkulturturizm.gov. tr/TR,59859/muzeler.html linkinden detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. Bir ders saatini ayırdığınız sanal gezi sonrasında kullanabileceğiniz etkinlik kağıdını da sizlerle

paylaşmak istedim. 19 Mayısın da içinde yer aldığı 1919 Mayısındaki diğer önemli günlere de vurgu yapmanızı tavsiye ederim. Çünkü öğrencilerimizin Kurtuluş Savaşını hazırlayan zemini ancak o günleri öğrenerek anlayabileceğini düşünüyorum. Keyifli ve yararlı olması dileğiyle...


45


ETKİNLİKLER

İZMİR İNTERNET HAFTASI

İ

zmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Bilgi İşlem ve Eğitim Teknolojileri Bölümü 2006 yılında başlattığı İzmir İnternet Haftası etkinliklerinde bu yıl Sanal Gerçeklik ve Artırılmış Gerçeklik temasına yer veriyor. Eğitim alanında henüz yeni bir uygulama olan bu konularda öğretmen ve öğrencilere 10-21 Nisan tarihleri arasında çeşitli eğitimler verilmeye başlandı. Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçekliğin ne olduğu, sınıfta nasıl uygulanabileceği, eğitim alanına nasıl kazandırılabileceği gibi konular uzman kişiler tarafından konferanslar, atölye çalışmaları, sunumlar, seminerler aracılığıyla aktarıldı. İzmir ili içinde bulunan okullarda Sanal Gerçeklik ve Artırılmış Gerçeklik etkinlikleri düzenlenerek İzmir İnternet Haftası çalışmaları uygulamalı olarak sürdürüldü. İzmir EBA ekibinin yıl boyunca devam ettireceği bu çalışmalar sayesinde teknolojiye oldukça aşina olan öğrencilerimizde derslere karşı büyük merak uyanacağını ve öğrenecekleri bilgilerin daha kalıcı olmasını sağlayacağını düşünüyoruz. Bu iki teknolojik yöntemle ilgili eğitimler öğretmen, öğrencinin yanı sıra stand çalışmaları gibi halka açık çalışmalarla da desteklenerek daha geniş bir kitleye ulaşması hedefiyle devam edecektir. Bu etkinliklerin yanı sıra 21-23 Nisan tarihleri arasında Afyonkarahisar’da YEĞİTEK’in düzenlediği 81 ilden katılım sağlanan EBA çalıştayı da oldukça verimli geçti. Çalıştay açılışında YEĞİTEK Genel Müdürlüğü Eğitim Yayınları ve İçerik Yönetimi Daire Başkanı Mehmet RÜŞEN “Merkezden değil sahadan yönetim anlayışıyla EBA içeriklerinin geliştirilmesi amacıyla böy-

EDA ÖZMUTAF

46

le bir toplantıya ihtiyaç duyulduğunu, illerdeki çalışmaların memnun edici özelliklere sahip olduğunu, önemli olanın bunu merkez aracılığıyla tüm Türkiye’yle paylaşmak” olduğunu dile getirdi. Bu konuşmadan yola çıkarak EBA yetkilileri ile biz öğretmenlerin iş birliği sayesinde eğitim teknolojisi konusunda büyük adımlar atılacağına inanıyoruz. Haberimizi sonlandırırken, 22-30 Nisan tarihleri arasında İzmir’de düzenlenen Kitap Fuarında yer alan İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı standlarında görev alan İzmir EBA Ekibini yoğun ilgi gören etkileşimli tahta kullanımı ile ilgili örnek ders anlatımı etkinlikleri ve sanal gerçeklik tanıtımlarından dolayı tebrik ediyoruz. Gelecek sayılarımızda dergimizde yer vermeyi planladığımız sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik uygulamalarının Tarih ve Sosyal Bilgiler derslerinde oldukça keyifli bir biçimde yer alabileceğini düşündüğümüz için bu haberi sizlerle paylaşmak istedik. 2017 yılı boyunca bu temalarla ilgili devam edecek çalışmaları http:// www.eba.gov.tr/ adresinden takip edebilirsiniz. Detaylı bilgi için: http://www.izmirinternethaftasi.org/ Etkinliklerle ilgili haberler: http://www.eba.gov.tr/haber/1491920363 http://www.eba.gov.tr/haber/1492950705 http://meb.gov.tr/fatih-projesi-ve-eba-izmir-kitap-fuari8217nda/haber/13454/tr http://www.eba.gov.tr/haber/1492778711 http://www.eba.gov.tr/haber/1492026689 http://www.eba.gov.tr/haber/1491739787 http://www.eba.gov.tr/haber/1492146839


47


ÖNERİ

Öğretmen 2.0 Kİtabı Öğretmen 2.0 Kitabı Değerli meslektaşlarım ve kıymetli takipçiler bu sayıdaki önerimizde öğretmenlik mesleğini daha iyi idrak edebilmek ve daha fazla can’a dokunabilmek amacıyla naçizane okuyabileceğimiz bir kitaptan bahsetmek isterim: “Öğretmen 2.0’’ 6 Adımda Teknolojiyi Sınıfınıza dönüştürün! Burcu Aybat / Abaküs Yayınları Bazen öğretmenlik hayatımızda öğretme ortamının monotonlaştığı olur. Bizler öğretmen olarak ve öğrencilerimiz keyif alamaz hale geliriz. Aklımıza bazı sorular takılır. Biz ve öğrenciler her gün aynı şeyleri yapmaktan sıkıldık mı? Öğrenciler tarih dersine ya da sizin dersinize ilgisiz mi kalıyor? Kendinizin öğrencilerden daha çok çalıştığını mı düşünüyorsunuz? Biz öğretmenler ve dijital yerli olarak adlandırdığımız yeni nesil öğrencilerimiz bu çağa hazır mı? Ya da başka bir soru aklımıza takılıyordur! Teknolojiyi sınıfta nasıl kullanmalıyım? Eğer her gün bu soruları kendimize soruyorsak! Zor bir durum içerisinde olma ihtimalimiz yüksek. 21. yüzyıl öğretmeni olmanın getirdiği zorluklarla başbaşayız demek. Bütün bunları ortadan kaldırabilmek için sınıfımızda rüzgar farklı bir yönden esmeli, düşünme becerisi, sorgulayabilme yetisi, eğlenerek öğrenme öğrenmenin bir parçası olmalı. Teknoloji, sınıfımıza yeni bir atmosfer, dirilik, heyecan, uyanış, merak duygusu ve sanki bir başka yolculuktaymışız hissini uyandırmalı. Kıymetli okuyucular, tavsiye niteliğindeki bu kitapta yukarıdaki soruların cevaplarını ve bazen bir öğrencinin bazen bir öğretmenin görüşlerine ayna tutarak birbirimizi anlamamızı ve okullardaki eksikliğimiz olduğunu düşündüğüm empati becerimizi geliştirmemize katkı sağlıyor. Çünkü yeninesil gençlik zaten teknolojiye bağımlı ama okuldakine değil! Buradaki husus okuldaki teknolojide değişmeli. Bu değişimi nasıl gerçekleştirebileceğimizin yollarını bu kitapta şahsım adına bulduğumu düşünüyorum. Bunu çok değerli buluyorum ve siz kıymetli eğitim camiasının da bu kitapla öğretmen, öğrenci, teknoloji, öğretme, öğrenme kavramları arasındaki ilişkileri başka bir bakış açısıyla değerlendireceğinizi düşünmekteyim. Değerli takipçiler, peki siz bu filmde yer almaya hazır mısınız? Öğrencilerinize ulaşmanın yolu sınıf ortamında teknolojiyi aktif bir şekilde kullanmaktan mi geçiyor? Mucizevi küçük dokunuşlarla her birimiz kendi sınıflarımızda harikalar yaratabiliriz. Tek yapmamız gereken şey bu sorumluluğu üstlenip sahip olduğumuz o klasik sahneden inmek ve öğrenmenin sahipliğini öğrencilere vermek. Bu kitapta anlatılanlara dair çok şey bulacaksınız. Saygıyla selamlıyorum.

tülay güneş

48


okurlardan

OKURLARDAN

49


YARIŞMA

TARİH VE TEKNOLOJİ DERGİSİ ÖDÜLLÜ TARİH YARIŞMASI Tarih ve Teknoloji Dergisi olarak her ay yeni bir tarih yarışması düzenliyoruz. Oyun ve oyuncak temalı yarışmamıza başlamak için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz. https://goo.gl/vOZjIY Yarışma koşulları şöyledir; 1. Ödüllü Tarih Yarışması, Tarih ve Teknoloji Dergisi tarafından düzenlenmektedir. 2. Ödüllü Tarih Yarışması, 10 sorudan oluşmaktadır. Her soru 10 puandır. Her sorunun dört şıkkı ve bir doğru yanıtı vardır. 3. Ödüllü Tarih Yarışması’na katılıp tüm sorulara doğru yanıt verenler (100 puan alanlar) arasından bir kişiye çekilişle hediye verilecektir. 4. Ödüllü Tarih Yarışması, Google Form üzerinden yapılacaktır. Dolayısıyla yarışmaya katılanlar Google’da oturum açmak durumundadır. 5. Ödüllü Tarih Yarışması’na katılanlar adlarını soyadlarını ve e-posta adreslerini doğru yazmak zorundadır. Eksik veya yanlış bilgi verenler ödül kazanamayacaktır. 6. Ödüllü Tarih Yarışması, 15 Mayıs 2017 Pazartesi günü saat 08:00’da başlayacaktır ve 10 Haziran Cumartesi günü saat 24:00’da bitecektir. 7. Ödüllü Tarih Yarışması’na katılmak ücretsizdir ve bu yarışma herkese açıktır. 8. Ödüllü Tarih Yarışması’nda ödül kazanan tarihveteknoloji.com’da ve tarihveteknoloji.com’un sosyal medya hesaplarında 14 Haziran 2017 Çarşamba günü saat 20:00’da duyurulacaktır. 9. Ödüllü Tarih Yarışması’nda ödül kazananla e-posta adresleri üzerinden iletişim kurulup kazandığı hediye verdiği adrese gönderilecektir. 10. Yarışmayla ilgili herhangi bir sorunuzu bilgi@tarihveteknoloji.com adresine gönderebilirsiniz.

Tarih ve Teknoloji Dergisi olarak hazırladığımız kısa değerlendirme anketi doldurabilir misiniz. Dergimizi geliştirebilmemiz adına değerlendirmelerinizi bizimle paylaşmanız oldukça önemlidir. Değerlendirme anketini doldurmak için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz. https://goo.gl/2zm7RF

50


TEKNOLOJİ BİR FİKİR DEĞİL, FİKİR ELDE ETME YOLUDUR. O yüzden teknolojİYE AŞIRI HAYRANLIK DUYMAMALI, ONDAN KORKMAMALISINIZ. John Hegarty

51


52

Tarih ve Teknoloji Dergisi (2. Sayı)  

Tarih dersinde teknoloji destekli ders planları ve ders etkinlikleri başta olmak üzere Tarih öğretiminde teknolojinin her türlü kullanımı üz...

Tarih ve Teknoloji Dergisi (2. Sayı)  

Tarih dersinde teknoloji destekli ders planları ve ders etkinlikleri başta olmak üzere Tarih öğretiminde teknolojinin her türlü kullanımı üz...

Advertisement