Issuu on Google+

Taraf Kültür ve Sanat

24 TEMMUZ 2013 ÇARŞAMBA

AKORTSUZ HAKAN TÖRE

Bandista na akım medyada röportajları yayınlanmaz, klipleri dönmez... Genellikle “arkadaş aracılığıyla” tanışılan bir gruptur Bandista. Ve o ilk bakışın ardından derhal sevilen, samimi olunan, her fikrine katılmak mümkün olmasa da “can” defterine yazılan bir “tayfa”dır. Dinlediğim ilk Bandista şarkısı Haydi Barikata ’ydı. Tamam, melodi tanıdıktı, A Las Barricadas ’tı; lakin yorum dikkat çekiciydi. Sanki Gogol Bordello o heybetli direniş marşını söylemiş ama Türkçe sözlerle! Neyse işin gerçeğini öğrendim, 2009 tarihli De Te Fabula Narratur adlı albümlerini yutup hazmettikten sonra da fan pozisyonumu aldım. “Eylem bandosu” Bandista devrimci bir grup. Ama müzik üslubuyla, daha önce bu köşede detaylı olarak incelediğimiz muhalif sanatçılarımızdan farklı bir yerde duruyor. Ekibi sıradışı kılan bir başka şey ise, albümlerini CD formatında yayınlamayıp kendi sitesinde paylaşması. “Copyright” sözcüğünden hareketle, şöyle muzip bir not düşmüşler bununla ilgili: “Copyleft, Bandista. Armağandır. Çoğaltınız! Dağıtınız! Copy! Distribute!”

A

Kesin bilgi: Muhteşem Yazıya başlamadan önce, Bandista’nın tüm şarkılarını kronolojik olarak tekrar dinledim; ki külliyatıyla ilgili bir bellek azizliğine uğramayayım. Süreç sonunda ortaya çıkan şu “kesin bilgi”yi aktarayım: Yukarıda adını andığım ilk albüm muhteşem. Haydi Barikata dışında Özgürlüğe Manuş, Her Şeyin Şarkısı, Maya ve İlle de Rumba çok güzel. Ama bir Kızılordu + Bandista ürünü olan Hiçbir Şeyin Şarkısı olağanüstü: “Şimdi bayrak üstünde salınıyor/ Bize cismi değil fikri yetiyor/ Mahir kalkıyor hesap soruyor/ Güneş güneş yine doğuyor/ Sabah oluyor sabah oluyor...” Bandista aynı yılın içinde bir albüm daha yayınladı: Paşanın Başucu Şarkıları. Bu mini albümde üç şarkı vardı: Çarpıcı “Benim annem pazarları uyandırmaz yavrusunu ” mısrasıyla açılan Benim Annem Cumartesi, Pardon Afedersiniz Mr. Genelkurmay ve ekibin en sevdiğim parçalarından Yan Babilon. Grup, 2010 ile 2012 arasında beş albüme imza attı: Şu Anda! Şimdi!, Dikkat Askersiz Bölge, Daima!, Sokak Meydan Gece ve Sınırsız Ulussuz Sürgünsüz. Her albümü tek tek incelemeye yerim yetmeyecek ama bunlardaki favorilerimi saymadan geçemeyeceğim: Birinci Rollama, Ciao Bella’nın Chumbawamba esinli Bandistacası Hoşçakal, Selam Size, Enternasyonal yorumu Her Yerin Şarkısı, İsyan, 2007’de karakolda polis silahından çıkan bir kurşunla hayatını kaybeden Nijeryalı Festus Okey anısına Enzo Ikah ile birlikte yazdıkları Haymatlos ve büyük usta Cem Karaca’nın Almancılar adlı parçasının “rollaması” Kim Yerli Kim Göçmen. Grubun bazı sıkı dinleyicileri, “Aaaa, İnkârın Şarkısı ’nı unutmuş” diyebilir. Unutmadım. Güzel şarkıdır, lakin kusurlu bir güzelliktir bu; ben sevmem.

Nerede bu Bandista! Birkaç hafta önce, Gezi Eylemleri için yapılan şarkıları anlattığım Direniş Şarkıları başlıklı yazıyı hazırlarken gözlerim Bandista’yı aramıştı. Taksim’e gidip eylemlere destek veren ekipten bir çapulcu bestesi çıkmamıştı hâlâ. Oysa ilk hareket onlardan beklenirdi. Hem üzülmüş hem kızmıştım. Yoksa “salt ulusalcı aksiyonu” yalanıyla koskoca bir halk hareketini marjinalleştirmeye çalışan kara propagandacıların oyunlarına onlar da mı gelmişti? Olmazdı tabii öyle şey, zeki ve vicdanlı çocuklardı onlar. Meğer, epey geç duyduğum şu açıklamayı yapmışlar: “Dostlar... 27 Mayıs gecesinden beri Gezi Parkı’ndaki direnişin örgütlenmesi, pratik ihtiyaçların giderilmesi ve izleyen polis saldırılarına karşı sokakta olduğumuz için müzik yapmaya ve duyuru geçmeye vaktimiz olmadı. Bandista’yı arayan gözler ve kulaklar, direnişin içindeki her bir yüz, beden ve gırtlakta bizi bulabilirler. Bu daha başlangıç! ” Okuyunca içim ferahladı. “Bandista dinlemeye devam” dedim. Hatta “Dinlemekle kalmayayım, bir de yazayım” dedim, ortaya bu yazı çıktı. Güzel okuyucuya not: Akortsuz ’u yazamadığım haftalarda sağolsun kimi okuyucular merak ediyor. E-postayla “Hayırdır, niye yazın yok bu hafta, bi sıkıntı mı var” türünden mesajlar gönderiyorlar. O nedenle söyleyeyim dedim: İki hafta yokum ama bir sıkıntı da yok çok şükür. İzne çıkıyorum. Görüşmek üzere... tore.hakan@gmail.com

Halkın Portakalı film atölyesi 5

0. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gerçekleştirilecek 5. Halkın Portakalı Film Atölyesi’ne başvurular başladı. Çalışma gruplarına, senaryo, kurgu, ses, görüntü, film yapımı, sinematografik anlatım ve oyunculuk eğitimi verilecek. Tamamlanan filmlerden birincisi ekibe 15 bin, ikinciye 10 bin, üçüncüye 5 bin lira ödül ve “Halkın Portakalı” heykelciği verilecek. Son başvuru 26 temmuz. AA

17

Paylaşmak ne büyük keyif İki Grammy’li Jason Mraz, İstanbul konseri vesilesiyle konuştu. Mraz’ın küresel ısınmadan, gelir dağılımı eşitsizliği ve Gezi direnişine kadar söyleyecekleri var...

Ç

evreci duyarlılığıyla tanınan ünlü yıldız Jason Mraz, İstanbul’daki ilk konserinde 6 bin kişilik bir kalabalığa aşk ve birlik mesajları verdi. Tüm dünyada 21 milyondan fazla albüm satan Mraz, San Diego’da kafelerde şarkılar söylerken keşfedildi. Artık dünya turnelerinde stadyumlarda konser veriyor. Billboard Hot 100 listesinde 76 hafta kalarak rekor kıran şarkısı I’m Yours sayesinde uluslararası şöhretini iyice artıran Mraz İstanbul’daki ilk konserini coşkulu bir atmosferde gerçekleştirdi. Akustik pop devi Jason Mraz, İstanbul’un en yeşil konser alanı LifePark’taki konserinde özellikle Lucky ve I’m Yours şarkılarına dinleyicilerin de eşlik etmesiyle romantik bir yaz gecesi yaşattı. Sıklıkla Gezi Parkı’na göndermeler de yaparak, bir yandan barışçı protestoları desteklerken, bir yandan direniş mesajları verdi. Eşitsizliklere duyarlılığa kurduğu vakıfla dikkat çeken yıldız, her fırsatta, imkânlarını “ihtiyacı olanlarla” paylaşmaktan duyduğu mutluluğu da dile getiriyor. Antarktika seyahatiyle küresel ısınma konusundaki tehlikeyi dillendiren Mraz, İstanbul’a ilk kez geldi. Son albümü Love is a Four Letter Word ile aşk dolu şarkılar yazan Mraz, şarkılarını “Ruh halini değiştirmek ve umutla bakabilmek için” yazdığını söylüyor... Başlangıçta sadece kafelerde şarkılar söylüyordunuz, şimdi iki Grammy ödülünüz birden var ve bir süperstar olarak dünyayı da turluyorsunuz. Peki

Zenginlik yeniden dağıtılmalıdır...

kariyerinizin ilk günlerinde hiç bu kadar büyük bir başarı hayal eder miydiniz? Hem ettim hem etmedim. Umut edebilirsiniz ve düşleyebilirsiniz ama olacağını hiç beklemezsiniz. “Şans tüm hazırlığınızın fırsatlarla buluşmasıdır” diye bir laf duymuştum o zamanlar. Dolayısıyla ben de hazırlandım, fırsatları kaçırmadım ve şans buldum. Dünyayı konserlerle dolaşırken, yepyeni şehirlerde yeni insanlarla tanışıyorsunuz. Hiç yeni bir şarkı yazmak için herhangi bir şehirden ilham aldığınız oldu mu? Her zaman. Birçok şarkım

yollarda doğuyor ve evde bitiyor. Ama geçen sene yollarda Asya turunda, evimi özleyerek şarkı yazdım; adı da Half Here. Yazdıktan birkaç gün sonra grubumla şarkıyı iTunes Asia albümü için canlı çaldık ve kaydettik. Uzun zamandan sonra ilk kez kısa bir sürede yazdığım bir şarkıyı dinleyicilere ulaştırmış oldum. Artık bir İstanbul konserine hazır mıydınız? İstanbul’u fotoğraflarından çok iyi biliyordum ve mutlaka şehri gezmek istiyordum. Şarkılarımı paylaşmak benim için büyük keyif ve kendimi ilk kez İstanbul’daki arkadaşlarımla da buluşuyor

gibi hissederek geldim. En başından beri Gezi Parkı ile ilgili olanı biteni takip ettiğinizi de biliyoruz; bu süreci Amerikalı bir sanatçı olarak nasıl yorumluyorsunuz? Gençlerin Gezi Parkı’nı özellikle barışçı protestolarla korumaya çalışmaları ve birlik olmaları, çevreci tüm gençlerin ve neredeyse tüm İstanbul’un yeşili ve parklarını korumaya çalışmaları bende olağanüstü bir hayranlık uyandırıyor. Ancak barışçı protestolar ne kadar güzelse, protestoculara karşı uygulanan şiddet de o kadar üzücü... CENK ERDEM

Hayatınız sadece müzikten ibaret değil; ayrıca kendinizi adeta vakıf çalışmalarına adıyorsunuz. Popüler bir şarkıcı yaşadığı toplum adına ne tür görevler üstlenebilir sizce? Zenginliğin yeniden dağıtılmasına inanıyorum. Temel ihtiyaçlarınızdan fazlası gelmeye başladığında bol kazancınızı sürdürecek şekilde çalışmaya devam ediyorsanız, ihtiyacı olan ve karşılayabilmek için mücadele edenlerle paylaşmak çok kolay ve önemli. Bir sanatçı öncelikle kendi sanatıyla ilham vermeli. Ama çok paralar kazanan bir sanatçı insan sevgisiyle de ilham verebilmeli. 148 bilim insanı, araştırmacı ve çevreciyle birlikte Al Gore’un davetiyle Antarktika’ya seyahatinizden sonra, herkesi küresel ısınmaya karşı uyaran bir makale de yazdınız. Bu seyahat size tehlikeyi yakından mı hissettirdi? Küresel ısınma rahatsız edici. Büyük moral bozukluğu ve tehlikeli. Fidan dikin. Organik beslenin. Dönüştürülebilir enerjiye geçin. Ayağı sağlam basan liderlere oy verin. Şefkatle yaşayın.

Oscar’ı nasıl kapı dışarı etti

Chomsky ABD’ye karşı 2

2 yaşında Akademi Ödülü kazanan Jennifer Lawrence, Oscar heykelciğini “garip bir enerjisi” olduğu için annesine verdiğini açıkladı. Lawrence, San Diego’daki çizgi roman fuarı Comic Con’daki Hunger Games ve X-Men: Days of Future Past’ın tanıtımında; “Heykelciği Los Angelas’taki banyoma koydum. Annem ‘Burada duramaz’ dedi ve Kentucky’deki evine götürdü” dedi. T24

Noam Chomsky, “Nükleer Savaş ve Çevre Felaketi” kitabında ABD’ye dönük eleştirilerini sürdürüyor

D

ev şirketlerin üniversite ve araştırmacı kurumlara “bilimsel araştırmalara destek” görüntüsü altında maddi destek verdiğini dile getiren Chomsky, “Bunun karşılığında öğretim üyesi seçimlerinde etkin rol oynama şansına kavuşan şirketler, araştırmaları lehlerine yönlendiriyor” diyor. Adları politik manipülasyon iddialarıyla anılan Koch Biraderleri de işaret ediyor. ABD Başkanı Obama’ya savaş açtığı iddia edilen ve 80 binden fazla çalışanı olan Koch Biraderlerin, şirketlerinin benzen (en tehlikeli kanserojen maddelerden) salınımı konusunda üniversite ve araştırma kurumlarını yönlendirdiğini dile getiriyor. ABD’nin enerji politikalarının özellikle gelecek kuşaklar üzerinde son derece önemli etkileri olduğunu belirten Chomsky, “Şah döneminde İranlı öğrenciler açık bir biçimde ABD’ye getirildi ve MIT’de nükleer mühendislik eğitimi almaları sağlandı. Bu öğrenciler İran’ın nükleer silah üretimindeki bilimsel gücü oluşturdu. Reagan ve Bush, Saddam Hüseyin ile yakın ilişkideydi. İranIrak Savaşı’nı ABD’nin yardımıyla Irak’ın kazanması sağlandı. Bush 89’da Iraklı nükleer mühendisleri ileri düzeyde eğitim görmeleri için ABD’ye davet etti; ABD, Irak’ı nükleer silah bulundurduğu gerekçesiyle dünya kamuoyunun desteğini de arkasına alarak işgal etti” tespitinde bulunuyor. Iraklı ve İngiliz doktorların incelemelerinde ise tüm kanser vakalarında dört kat, 14 yaş altı çocuklardaki kanser vakalarında ise 12 kat artış görüldüğünü söyleyen Chomsk: “Irak istilası, tüm savaş suçlarının kötülüğünü içeriyor. Bu söylem, Nazi savaş suçlularını ölüme mahkûm eden Nürnberg Mahkemeleri’nin ifadesi. Bush, Tony Blair ve suç ortaklarının Nürnberg’de oluşturulmuş yasal ilkelere tabi olması gerekli. En azından ABD ve İngiltere; Irak’a karşı işledikleri suçlar için ağır savaş tazminatları ödemeli.” TARAF

Günümüzün en önemli düşünürlerinden Noam Chomsky.

T.C. ANKARA 7. AİLE MAHKEMESİ Sayı : 2012/235 Esas İLAN Davacı , SATI ÇELİK ile Davalı , SAİM ÇELİK arasında mahkememizde görülmekte olan Boşanma davası nedeniyle; Bayburt ili, Bayburt Merkez ilçesi, Demirkaş Mah./Köyü, Cilt No: 69, Hane No:23, BSN:73'de nüfusa kayıtlı Abdullah ve Havise'den olma Sungurlu 24.10.1976 d.lu davacı Satı Çelik (Evlenerek geldiği yer: Sungurlu ilçesi, Demirşeyh, Cilt No:56, Hane No: 16, Kızlık Soyadı: Karaaytu) ile aynı yer BSN:41"de nüfusa kayıtlı Abdurrezzak ve Keziban'dan olma Bayburt 01.01.1965 d.lu davalı Saim Çelik'in TMK'nun 166/1-2 maddesi uyarınca BOŞANMALARINA, Tarafların ortak çocukları 2000 d.lu Büşra'nın velayet hakkının davacı anneye verilmesine, davalı baba ile ortak çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına, bu amaçla tarafların aynı şehirde yaşamaları halinde her ayın 1.ve 3.Cumartesi günleri saat 10.00'dan ertesi gün saat 10.00'a kadar, her yıl 1-31 Temmuz tarihleri arasında, MEB.ca belirlenmiş resmi yarı yıl tatilinin ilk haftasında, ayrı şehirlerde yaşamaları halinde her yıl 1-31 Temmuz tarihleri arasında, MEB.ca belirlenmiş resmi yarı yıl tatilinin ilk haftasında, bunlardan ayrı olarak dini bayramların 2.günü saat 10.00'dan ertesi gün saat 10.00’a kadar, babalar günü saat 10.00'dan saat 18.00'e kadar, tek sayı ile biten yılbaşlarında 31 Aralık günü saat 18.00’den, ertesi gün saat 10.00'a kadar, ortak çocuğun tek sayı ile biten doğum günlerinde saat 18.00'den ertesi gün saat 10.00'a kadar davalı babanın ortak çocuğu yanına aldırtırıp görüşmelerine, Talep olmadığından yoksulluk - iştirak nafakası ile maddi - manevi tazminat konusunda karar verilmesine yer olmadığına, Dair Yargıtay yolu açık olarak verilen kararı davalı SAİM ÇELİK'e 15 gün içinde temyiz etmediği taktirde kesinleşeceği hususu ihtar olunur. 18/07/2013 Resmi İlanlar : www.ilan.gov.tr’de B.N : 45016 (www.bik.gov.tr)


24.07.2013 Sayfa 17