Page 1

Taraf Politika

24 TEMMUZ 2013 ÇARŞAMBA

11

Müşavir: Bana komplo kurdular Danıştay’ın başörtüsünü özgürleştiren kararını temyiz ettiği ve bu nedenle görevden alındığı iddia edilen Milli Eğitim Müşaviri Osman Çelik konuştu: Kendi isteğimle emekli oldum. Komplo kuruyorlar

B

aşbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, başörtülü bir öğretmenin göreve iadesine karşı çıktığı için işine son verildiğini açıkladığı Milli Eğitim Bakanlığı 1. Hukuk Müşaviri Osman Çelik, hakkındaki iddiaları yalanladı. Taraf ’a konuşan müşavir Osman Çelik, “Bana komplo kuruyorlar. Hakkımda söylenenlerin hepsi yalan, palavra” dedi. Danıştay, 28 Şubat döneminde görevinden uzaklaştırılan başörtülü öğretmenin mesleğe iadesi yönünde karar vermiş ancak Milli Eğitim, bu kararın iptali için yargıya başvurmuştu. Öte yandan Milli Eğitim Bakanlığı’nın, başörtüsü yasağının sürmesi yönündeki temyiz dilekçesinin altında imzası bulunan Milli Eğitim Bakanlığı Hukuk Müşaviri Harun Kaman’ın hâlâ görevinin başında olduğu ortaya çıktı. Ancak önceki günkü Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklama yapan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Danıştay’ın başörtüsünü özgürleştiren kararını yargıya götüren müşavirin görevden alındığını söylemişti. “Taraf ’ın haberi maalesef doğru” diyen Arınç, şunları dile getirmişti: “Sayın bakanımızdan habersiz hukuk müşavirliği sürecin devamı bakımından Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’na bir temyiz dilekçesi vermiştir. Daha sonra sayın bakanımız tarafından konu farkedildiğinde hem adı geçen hukuk müşaviri görevden el çektirilmiş hem de Danıştay Başkanlığı 12. Dairesine dilekçe verilmek suretiyle bu temyiz talebinden vazgeçildiği bildirilmiş bulunmaktadır.”

“Haberim olsa bakana mutlaka götürürdüm’’

Osman Çelik

“Haberim ve bilgim yok” “Emekli olacağı gün Danıştay’a itiraz dilekçesi göndererek, yasağın devam etmesini istedi, Bakan Nabi Avcı’ya komplo kurdu” denerek hedef tahtasına oturtulan MEB 1.Hukuk Müşaviri Osman Çelik, kendi isteği ile emekliye ayrıldığını ve emekliliğinin, başörtüsüne yasak konusuyla alakası olmadığını söyledi. Çelik, hakkındaki iddialar için, “Hepsi yalan, hepsi palavra. Bu bir komplo. İtiraz nisanda edilmiş, ben 4 temmuz itibariyle emeklilik dilekçemi verdim. Üç ay önceden nasıl bir komplo kuruyorum? Ayrıca, itirazı

gönderen hukuk müşavirinin adı belli. İtirazdan yemin ediyorum haberim yoktu. Maddi-manevi tazminat davası açacağım” dedi. Çelik, göreve, 2003 yılında AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ile beraber başladığını da belirtti.

“Kaman’ın imzası var’’ Danıştay’ın, 28 Şubat sürecinde görevinden ihraç edilen başörtülü öğretmen için göreve iade kararı vermesine rağmen MEB’in yasağın sürmesini talep etmesine ilişkin Taraf ’ın haberi üzerine hükümete yakın çevreler, Bakanlığın 1.Hukuk Müşaviri Osman Çelik’in,

“Danıştay’a itiraz dilekçesini gönderdiği, geçtiğimiz günlerde emekliliğini istediği ve böylece, giderayak Bakan Nabi Avcı’ya komplo kurduğu” iddiasında bulundu. Ancak MEB, geçtiğimiz nisan ayında, Danıştay 12. Dairesi’nce verilen kararın “karar düzeltme” yoluyla incelenerek bozulmasını talep etmişti. Ankara İdare Mahkemesi eliyle Danıştay 12. Dairesi’ne sunulmak üzere Samsun 1. İdare Mahkemesi Başkanlığı’na yazılan itirazda, MEB Hukuk Müşaviri Harun Kaman’ın imzası yer almıştı. Taraf‘a konuşan Osman Çelik de

bu duruma işaret ederek, “4 temmuz itibariyle ayrılacağım hususunda dilekçemi yazdım, gönderdim. 18 temmuzda emeklilik işlemleri için bilgi-belge istediler, 19 temmuzda ayrıldım, emekli oldum. Nisanda olan bir olay, yazan-gönderen müşavir belli, adam da bunu inkar etmiyor, o tarihte gelişmiş bir olay niye bu tarihe monte ediliyor? Aradan üç ay geçmiş, niye bağlantı kuruluyor? Yazan belli, niye ben imzalamışım gibi algılanıyor? Bu bana yapılan bir komplo” dedi.

OSMAN Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Danıştay’ın başörtüsüne özgürlük getiren kararını temyiz etmesinden önce yaşananları şöyle anlattı: “Şu an Bakanlık’ta 20 bin derdest dosya var. Karar doküman yönetim sistemine geliyor doğrudan, 659 sayılı KHK ile de hukuk müşavirleri, avukatlar doğrudan Bakanlığı savunuyor, onlar vekaleti aldılar, doğrudan bu arkadaşa (Harun Kaman) düşüyor. Arkadaş bunu, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne gönderiyor. Müdürlük bize yazıyor, arkadaş da bunu mahkemeye gönderiyor. Benim haberim olsa bakana mutlaka götürürdüm ama 659 sayılı KHK’ya göre yetki var. 659, kısım kısım görevleri dağıtmış, her dava gitmez bakana. O arkadaş bana getirse, ben tedbir alacağım, geri Din Öğretimi’ne soracağım.”

HÜSEYİN ÖZKAYA / ANKARA

Çankaya’ya sürpriz başkan adayı Y

erel seçimlere kısa bir süre kala, siyasi partilerin kritik yerleşim birimleri için düşündüğü veya pazarlık masasına oturduğu adayların isimleri netleşmeye başladı. Bu kapsamda, devlet zirvesinin oturduğu Ankara’nın Çankaya İlçesi Belediye Başkanlığı’na sürpriz bir aday çıktı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, kayıp trilyon davasından, Başbakan Erdoğan’ın da, “Sayın Öcalan” sözünden dolayı yargılanmasına karar veren Sincan Ağır Ceza Mahkemesi eski Başkanı Osman Kaçmaz da, Çankaya belediye başkan aday adayı oldu. Kaçmaz’ın, MHP ile Çankaya adaylığı

CHP’den İstanbul için ilk aday Doğan

G

aziantep’te üç dönem büyükşehir belediye başkanlığı yapan eski milletvekili Celal Doğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için başvuran ilk isim oldu. Doğan, dün CHP İstanbul İl Başkanlığı’na resmen başvurdu. Doğan, 12 Eylül öncesi CHP milletvekiliyken darbe sonrası avukatlığa dönmüş, 1989’da CHP’den Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilerek üç dönem üst üste seçilmişti. CHP İstanbul İl Başkanlığı’na sunduğu başkan adaylığı başvurusuyla, başkanlık yarışında ilk sırada yer alan Celal Doğan’ın İstanbul için aday olacağı tartışmaları geçen yıl gündeme gelmişti. Uzun süredir aday olmaya hazırlandığı konuşulan Doğan, dün buna hazır olduğunu il başkanlığına yaptığı başvuruyla gösterdi. TARAF

“Türkiye’de polis şiddeti sistematik”

A

vrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2006’daki 8 mart eyleminde yaralanan Nergiz İzci’yi haklı bulurken, Türkiye’deki polis şiddetinin sistematik olduğunu belirtti. Son bir ay içerisinde 3. kez Türkiye’deki polis şiddetini mahkum etti. AİHM, İzci davasında Türkiye’yi 20 bin avro tazminata hükmederken, “orantısız polis gücü” sorununun Türkiye’de sistematik bir nitelik kazandığını belirtti. AİHM, 6 Mart 2006‘da Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla İstanbul’da düzenlenen miting sırasında polis tarafından yaralanan Nergiz İzci’nin başvurusunu karara bağladı. Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kötü muamele ve toplanma özgürlüğüne ilişkin maddelerinin ihlal edildiğini belirterek, Türkiye’nin 20 bin avro maddi tazminat ödemesine karar verdi. TARAF

Osman Kaçmaz

İçişleri Bakanı, polisi genelgeyle uyardı G

ezi Parkı eylemlerinin ardından İçişleri Bakanı Muammer Güler’den polise üç konuda uyarı geldi. Valiliklere genelge gönderen Güler, polisi gaz bombası, sopa ve pala gibi materyallere karşı uyardı. Genelgede, “40 metreden yakın gruplara tüfekle gaz bombası atmayın. Sopa gibi mevzuata aykırı materyallerle müdahale etmeyin. Eylem yapan gruplara karşı tepki gösteren kişilerin, sopa, pala gibi materyallerle müdahale etmelerine izin vermeyin” maddeleri yer aldı. Güler, valiliklere gönderdiği genelgede son günlerde meydana gelen toplumsal

olaylarda sivil polislerin mevzuat dışı tutum ve davranışlar sergilediğinin gözlendiğine dikkat çekti. Bu tür eylemlerde görev alan sivil polislerin mutlaka polis yeleği giymeleri ve mevzuata uygun araç-gereçlerle görev yapmaları uyarısında bulundu. Eylemlerde bazı kişi ve grupların eylemcilere, sopa ve pala gibi materyallerle saldırıda bulunduğunu hatırlatan Güler, bu tür girişimde bulunan kişilere derhal müdahale edilmesi ve adli makamlarca haklarında işlem yapılmasının sağlanması talimatı da verdi. TARAF

Kaçmaz, Cumhurbaşkanı yürüten kayıp trilyon ve Başbakan’ın davasında yargılanmasına Cumhurbaşkanı Gül’ün şüpheli karar veren olarak Sincan Ağır Ceza yargılanmasını istedi. Kaçmaz’ın Mahkemesi eski bu kararı Başkanı Osman hükümet büyük Kaçmaz, Çankaya tarafından tepki çekti ve Belediye Başkan Kaçmaz bu süreçte adayı oldu emekliliğe

konusunda halen görüşmelerde bulunduğu bildirildi. Kaçmaz, CHP’nin kalesi olarak bilinen Çankaya Belediye Başkanlığı’nı kazanırsa, Köşk’ün yeni sahibinin de belediye başkanlığını yapacak. MHP kulislerinde ise, Osman Kaçmaz’ın adaylığının henüz kesinleşmediği, ancak bazı temasların olduğunu kaydedildi. Yerel seçimlerde MHP’den Çankaya Belediye Başkanlığı’na aday olmak isteyen Osman Kaçmaz, bir dönem verdiği kararlarla büyük yankı uyandırmıştı. Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı görevini

ayrılmak zorunda kaldı. Kaçmaz ayrıca, Başbakan Erdoğan hakkında, “Sayın Öcalan” sözü nedeniyle yargılama kararı vermiş ve makam odasına da telefon dinlemelerini önlemek için jammer yerleştirmişti. Kaçmaz, ayrıca MİT eski Müsteşarı Emre Taner ile RTÜK üyeleri hakkında da görevi ihmal iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu.

Öte yandan AKP ve CHP de, kritik belediye başkanlıkları için aday arayışlarını sürdürüyor. Bu çerçevede, 2009 yılı yapılan yerel seçimlerde yüzde 27 oy alan MHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş’a, iki partiden adaylık için teklif geldi. Parti yönetimi ile bir süredir arası gergin olan Yavaş, parti yönetimine, büyük şehir adaylığı konusunda Ramazan ayı sonuna kadar karar vermesini istemişti. Parti yönetimi, Yavaş’ın bu talebine bugüne kadar yeşil ışık yakmadı. Mansur Yavaş’ı kendi saflarına katmak isteyen AKP ve CHP ise Mansur Yavaş’ı, Ankara’nın ilçelerinden aday göstermek istiyor. Örneğin AKP, Yavaş’ı Çankaya için CHP de, Keçiören belediye başkanlığı için düşünüyor.

HÜSEYİN ÖZAY / ANKARA

Gezi eylemlerinin bilançosu ağır oldu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gezi protestolarında 715 kişinin gözaltına alındığını, 41 kişinin tutuklandığını ve tutuklananlardan 10 kişinin tahliye edildiğini açıkladı. Açıklamada, Gezi eylemleriyle ilgili 715 kişinin gözaltına alındığını, bunlardan 179’unun tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildiği ifade edildi. Açıklamada, 57 kişi hakkında ise denetimli serbestlik kararı verildiği bildirildi. Açıklamada, basın veya sosyal medyada, hakaret ve benzeri nitelikte suç oluşturabilecek yayınlar sebebiyle de 110 soruşturma başlatıldığı kaydedildi. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporuna göre, Gezi protestolarında polisin biber gazı kullanımı sonucu bir kişi hayatını kaybederken, 10 kişi de ağır yaralandı. TARAF

24.07.2013 Sayfa 11  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you