Issuu on Google+

Taraf Dünyanın Gündemi

2

24 TEMMUZ 2013 ÇARŞAMBA

Küçük prens çılgınlığı her yerde İngiltere’de tahtın üç numaralı vârisinin doğumu için yapılan kutlamalar çılgınlığa vardı. Binlerce kişi hastaneye akın etti. Trafalgar, Niagara mavilere büründü. The Sun gazetesi adını bile değiştirdi

İsıradaki vârisi Cambridge

ngiltere kraliyet tahtının ikinci

Dükü William ile eşi Kate, dün dünyaya gelen erkek çocuklarıyla hastaneden ayrıldı. Kate, hastanenin kapısından çıkarken, kucağında İngiliz kraliyetinin yeni vârisiyle kameralara gülümsedi. Kraliyet bebeğini daha sonra Cambridge Dükü William kucağına alarak, basının sorularını yanıtladı. Çocuk sahibi olmanın çok duygusal ve özel bir an olduğunu belirten William, “Kime benziyor?” sorusuna, “Ne mutlu ki Kate’e benziyor” yanıtını verdi. William, bebeğin kendisinden daha çok saçı olduğunu söyleyerek gazetecileri güldürdü. Prens’in doğumu İngiliz basınına da damgasını vurdu. Ülkenin en çok satan tabloid gazetesi The Sun ise logosunu İngilizcede “erkek evlat, oğul” anlamına gelen “The Son” olarak değiştirdi.

25 bin tweet atıldı Trafalgar Meydanı erkek çocuğun simgesi mavi renk ile aydınlatılırken, TB Kulesi’ndeki mesaj panosunda “It is a boy!

En favori isimler George ve James

(Bebek bir erkek!”) mesajı yayınlandı. İngiliz halkı, bebeğin doğduğuna ilişkin Buckingham Sarayı önüne asılan resmi açıklamayı ‘okuyabilmek’ için uzun kuyruklar oluşturdu. Yurtdışında da Kraliyet bebeğinin doğumu sebebiyle farklı kutlamalar yapıldı. New York’taki ünlü Times Square, Niagara

Şelalesi, Toronto’daki CN Tower da mavi renklerle bezendi. Doğum haberinin ardından Twitter’da konuyla ilgili dakikada 25 binden fazla tweet paylaşıldı.

Liderler kutladı Dünya liderleri de bebeğin doğumunun ardından Kraliyet Ailesi’ne kutlama mesajı

gönderdi. ABD Başkanı Barack Obama, “Bebeğin ailesine mutluluklar getirmesini dilerim” ifadelerini kullanırken, Avustralya Başbakanı Kevin Rudd, “Kraliyet kardeşlerimize iyi dileklerimle” mesajı gönderdi. İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in yolladığı mavi tulum ise bebeğin ilk hediyesi oldu. TARAF

ADI henüz konulmadığı için şimdilik ‘Cambridge Prensi’ olarak çağrılan bebeğin isminin ne olacağı da büyük merak konusu. Kraliçe’nin oğlu Prens Charles’ın doğumunda, isminin ne olacağı yaklaşık bir ay boyunca halkın tahminler yürüttüğü gizli bir muamma olarak kalmıştı. Charles ile Diana’nın ilk oğulları 1982’de dünyaya geldiği zaman, bu kadar bekletmeyip, ismini doğumdan yedi gün sonra William olarak açıklamışlardı. Müşterek bahsi çok seven İngilizler, bebeğin ismi konusunu da bahis açtı. En çok para konan iki seçenek, George ve James. BBC

Niagara Şelalesi’nin Kanada’da bulunan kısmı Kraliyet bebeğinin dünyaya gelmesiyle mavi renge dönüştü.

Dünya Bankası’na insan hakları eleştirisi İ

nsan Hakları İzleme Örgütü, Dünya Bankası’nı, insan haklarına zarar veren projelere maddî destek sağlamakla suçladı. Örgüt tarafından hazırlanan raporda, Dünya Bankası’nın, yürütülen projelerin, bu projelerden etkilenen kişilerin haklarını ihlâl etmediğini garanti altına alacak kontrol mekanizmalarından yoksun olduğu, gerekli kontrollerin yapılmadığı belirtildi. Örgütün raporunda, bu tür projeler çerçevesinde, o bölgelerdeki insanların maruz kaldığı kötü muamele ve zorunlu göç uygulamalarından örnekler veriliyor. Bunlardan biri, Dünya Bankası’nın maddi destek sağladığı, Vietnam’daki

uyuşturucuyla mücadele merkezlerinde yapılan kötü muameleler. Örgüt ayrıca, Dünya Bankası’nın Etiyopya’nın Gambella bölgesinde eğitim, sağlık ve diğer temel ihtiyaçlar için maddî kaynak sağladığı bir proje devam ederken hükümetin aynı bölgede zorunlu göç politikası uyguladığını belirtiyor. Dünya Bankası, Etiyopya’daki projeyle ilgili ithamlar karşısında bir soruşturma başlatıldığını ve bu soruşturma sonuçlanana kadar bir yorum yapamayacaklarını açıklarken, Vietnam’daki projelerin çok sayıda kişinin yaşamını kurtarmaya yardımcı olduğu belirtildi. BBC

Karayipler’de görevde bulunan Kraliyet Donanması askerleri, Kraliyet bebeğinin dünyaya gelmesini, ‘Bir erkek” koreografisi oluşturarak kutladı.

Ziyareti Brezilya’yı ikiye böldü Papa’nın ilk yurtdışı gezisi Brezilya’yı karıştırdı. Halkın bir kısmı Papa için birbirini ezerken, diğer yanda ziyareti protesto eden bir grup polisle çatıştı

K

atolik âleminin ruhani lideri Papa Francesco, göreve seçildikten sonra yaptığı ilk dış ziyaretinde protestolarla karşılaştı. Vatikan tarafından genellikle iki yılda bir organize edilen ve bu yıl ev sahipliğini Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinin yapacağı Dünya Gençlik Günleri’ne katılmak için ülkeye giden Papa, Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rouseff ve üst düzey yetkililer tarafından karşılandı. Papa, Rio de Janeiro’nun caddelerinden geçen konvoyunda aracının açık camından halkı selamladı.

Maliyeti 53 milyon dolar Güvenlik güçleri on binlerce kişiden oluşan kalabalığı konvoydan uzak tutmakta zorlandı. Yoğun güvenlik önlemleri ve 30 bin asker görevlendirilmesine rağmen yüzlerce Brezilyalı Papa’nın konvoyuna ulaşmayı ve arabasının penceresinden kendisine dokunmayı başardı.

Plajlarda sigarayı yasaklayalım F

ransa’da yaz sıcaklarının etkisini iyice göstermeye başladığı günlerde Sağlık Bakanı’nın, yerel yönetimlerden parklarda ve plajlarda sigara yasağı uygulamalarını istemesi ülkede bir tartışma başlattı. Sosyalist Bakan Marisol Touraine, Journal du Dimanche gazetesine verdiği demeçte, çocukların sağlığını korumak için daha çok ‘dumansız bölge’ görmek istediğini söyledi. Touraine, okulların dışında ve üniversite kampüslerinde de

sigaranın yasaklanmasını umduğunu ifade etti. Fransa’da son yıllarda sigara içilmeyen plajlar ortaya çıkmaya başladı. Akdeniz sahilinde Marsilya yakınındaki La Ciotat kasabası, 2011 yılında plajlarda sigara yasağı uygulayan ilk yerlerden birisi oldu. Bu kasabada yasağa uymayanlara 38 avro para cezası uygulanıyor. Başta New York olmak üzere dünyanın bazı başka kentlerinde de 2011 yılında park ve plajlara sigara yasağı getirilmişti. BBC

Ekonomik sıkıntılar nedeniyle bir süredir protesto eden gençler, Papa’nın 53 milyon dolara mal olan ziyareti için sokaklara döküldü.

Ancak Papa’nın ziyaretinden hoşlanmayan bir grup da vardı. Bir süredir ekonomik sıkıntılar yolsuzluk ve artan işsizliğe karşı eylemler yapan Brezilyalı gençler, Papa’nın bir haftalık ziyaretinin ülkeye 53 milyon dolara mal olduğunu savunarak yine sokaklara döküldü. Largo do

Machado Meydanı’nda toplanan göstericiler arasında eşcinsel eylemciler ve üstsüz kadınların yer aldığı görüldü. Katolik Kilisesi’nin kadın hakları, eşcinsellik ve kürtaj karşıtı tavrını eleştiren göstericilere polis sert müdahale etti. Papa ile Brezilya lideri Rouseff’in görüşmesi

sırasında da toplantının yapıldığı Rio Valiliği binası önünde toplanan protestocular göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su ile dağıtıldı. 1970 yılında gerçekleştirilen bir ankette Katolik oranı yüzde 70 olan Brezilya’da bu oran yüzde 57’ye düşmüş durumda. TARAF

Snowden’ın kaderini paylaşıyor

Florida’da evsizlere hapis cezası verilecek

E

ski CIA ajanı Edward Snowden, bir aydan uzun bir süredir Moskova’nın Şeremetyevo Havaalanı’ndaki transit geçiş bölümünde yaşarken, Rusya’nın komşusu Kazakistan’da da benzer kaderi paylaşan biri var. Irak doğumlu 26 yaşındaki Filistinli Muhammed el Bahiş, tam dört aydır Almatı Havaalanı’nda yaşıyor. Filistinli mülteci, yetkililerin ‘steril alan’ olarak adlandırdıkları ve yalnızca yolcular ile havaalanı personelinin kullanımına açık olan bölgeye hapsolmuş durumda. Muhammed, Dubai’de tanıştığı Kazakistan’da yaşayan kız arkadaşı Olesya Grişenko’yla

evlenmek için Kazak makamlarına başvurmuş. Bu başvuruyla aldığı seyahat belgeleri yolculuk sırasında kaybolmuş. Kazakistan vizesi olmadığı için ülkeye girememiş. El Bahiş’in

hiçbir ülkeye giriş vizesi yok. İsrail, Filistin topraklarına uçuşuna izin vermiyor. BM de, Irak’ta hayatta kalan hiçbir akrabası olmadığı gerekçesiyle doğduğu ülke olan Irak’a dönmesinin de ‘güvenli olmayacağını’ kabul ediyor. Kazakistan vizesi yenilemek için Türkiye’ye uçan Muhammed, burada da sınırdan döndürülmüş. “Vizem olmadığı için İstanbul’dan sınır dışı edildim. Beni Almatı’ya geri gönderdiler. Burada da geçerli bir vizem olmadığı için beni doğrudan İstanbul’a geri gönderdiler. Bu iki şehir arasında dört defa gidip geldim” diyen El Bahiş, “Delirmeye başladığımı hissediyorum” diyor. BBC

A

BD’nin Florida eyaleti, Trayvon Martin davasındaki tartışmalı beraat kararından sonra yeni tartışmalara neden olabilecek “evsizlere hapis cezası” kararıyla gündemde. Florida’ya bağlı Tampa’nın “Şehir Konseyi’’nde 3 ‘’hayır’’ oyuna karşın 4 ‘’evet’’ oyuyla kabul edilen karar polise, kamu alanında uyuyanları ve kamu alanını kendi özel kullanım alanı yapanları tutuklama izni veriyor. Tampa bölgesi, 7 bin 419 kişilik evsiz vatandaş oranıyla bu alanda eyaletin zirvesinde bulunuyor. ABD’nin en popüler mekanlarından biri olan Florida eyaletine bağlı Miami şehrinde de evsiz olmanın suç kapsamına alınması tartışılıyor. AA


24.07.2013 Sayfa 02