Issuu on Google+

5

Dünya

CUMARTESİ 1 ARALIK 2007

FOTOĞRAF:AP

Clinton’ın ofisinde rehine eylemi

T

ABD’de 2008 Başkanlık seçimlerinin favori Demokrat aday adayı Hillary Clinton’ın New Hampshire’daki kampanya bürosunu basan bir saldırgan büroda bulunan en az dört iki kişiyi rehin aldı BD’de gelecek yıl yapılacak seçimlerde Demokratlar’ın aday adaylarından olan Hillary Clinton’ın New Hampshire eyaletindeki seçim kampanyası bürosuna giren bir saldırgan büroda bulunanları rehin aldı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre üzerinde bomba bulunan saldırgan iki kişiyi serbest bıraktı. Baskın, Hillary Clinton’ın seçim çalışması nedeniyle Virginia eyaletinde bulunduğu sırada gerçekleştirildi. Eyalet polisinin verdiği bilgiye göre üzerinde bomba taşıdığı iddia

A

Gergin anlar yaşayan Clinton’ın kampanya gönüllüleri rehineler için dua etti.

KORKULAN RENKLİ DEVRİM

edilen saldırgan Hillary Clinton’ın New Hampshire eyaletinin kuzeydoğusundaki Rochester’daki seçim kampanya bürosuna gelerek içeridekileri rehin aldı. Eyalet Polisi’nden Binbaşı Michael Hambrook, “Rochester Polisi, yanında patlayıcı madde bulunan bir kişinin yaya olarak büroya girdiğini açıkladı. Şahıs, iki kişiyi serbest bıraktı.

Ancak hâlâbinanın içinde insanların olduğunu sanıyoruz” açıklamasını yaptı. Hambrook, bomba imha uzmanlarının olay yerine konuşlandırıldığını da sözlerine ekledi. Rochester Polisi’nden bir başka yetkiliyse saldırganın içeri girdikten sonra herkesi yere yatırdığını ardından bir kadın ve bebeğini serbest bıraktığını söyledi. Seçim bürosunun yakınında mağazası bulunan Lettie Tzizik yerel bir televizyon kanalına, bir

genç kadının gözyaşları içinde dükkanına gelerek kendisine seçim bürosuna giren birinin ceketinin önünü açıp üzerindeki bombayı gösterdiğini, içeridekileri rehin aldığını ve derhal 911’i araması gerektiğini söylediğini anlattı. Kampanya gönüllülerinden Bill Shaheen ise yaptığı açıklamada New York’tan iki kampanya gönüllüsünün büroda olduğunu söyledi. Polis ve bomba imha ekipleri olay yerine geldi ve binanın çevresi boşaltıldı. Bu arada Clinton’ın da Virginia’daki konuşmasını iptal ettiği açıklandı. AP/BBC

Rusya’da dağ taş Putin Rusya’da halk yarın yeni milletvekilleri ve hükümetini belirlemek için sandık başı yapıyor. Anketlere göre Devlet Başkanı Putin’in partisi Birleşik Rusya yüzde 60 oy alacak. Komünistler’inse yüzde 14 oyla ikinci olması bekleniyor SEZİN ÖNEY usya, yarın yeni milletvekillerini ve hükümetini belirlemek üzere sandık başına gidiyor. Devlet Başkanı Vladimir Putin’in desteklediği ve şu anki Duma’nın büyük çoğunluğunu oluşturan Birleşmiş Rusya’nın (Yedinaya Rossiya - BR) seçimlerden büyük zaferle çıkması bekleniyor. BR dışında Duma’ya sadece Komünist Parti’nin (Kommunisticheskaya Partiya Rossiskoy Federatsii- KP) gireceği öngörülüyor. Bağımsız gözlemciler şimdiden seçimlere “hile” karıştığını, bu seçimlerin Sovyetler Birliği’nin dağılmasından bu yana Rusya’da yapılan en “hileli” seçim olacağını öne sürüyor. “Byudzhetniki”, yani devlet için çalışan herkesin BR’ye oy vermesi için baskı altında olduğu öne sürülüyor. İddialara göre, yerel yönetimlerde çalışanlar, memurlar, öğretmenler ve öğrenciler Putin’in partisini desteklemeleri ya da “destek vermemelerinin sonuçlarına katlanmaları” yönünde tehditler alıyor. PUTİN’İN KURNAZLIĞI • Putin, seçimlerin tartışmasız en büyük yıldızı. Putin, aslında hiçbir partinin üyesi değil fakat BR’yi açıkça destekliyor ve partinin aday listesinde birinci sırada yer alıyor. BR’nin seçim sloganı da Putin’in tüm süreçteki ağırlığını ve lider-parti bağını ortaya koyuyor: “Putin’in planı, Rusya’nın zaferidir”. Rus anayasası, bir kişinin üstüste en fazla iki kez devlet başkanlığı yapabilmesine izin verdiğinden Putin’in Mart 2008’deki başkanlık seçiminde aday olması mümkün değil. Bu sebeple de seçim için nasıl bir siyasi plan uygulayacağı hala meçhul. Rus liderin “yol haritası” konusundaki senaryolar çeşitli ancak gözlemcilerin birleştikleri nok-

SİSTEM NASIL İŞLİYOR?

Kasparov ve eşi Darya Putin’in en büyük korkusu insan haklarına ve demokrasiye saygı taleplerinin ülke çapında siyasi harekete dönüşüp Ukrayna ve Gürcistan’da olduğu gibi demokratik “renkli devrime” yol açması. Bu nedenle ülkedeki demokrat muhalifler zor günler yaşıyor. Temel hak ve özgürlükleri savunan avukatlar, sivil toplum örgütleri şiddete maruz kalıyor, sürekli takip ediliyor ve haklarında dava açılıyor. Muhalifler, Çarlık Rusyası ve Sovyet döneminin baskıcı mekanizmalarının yinelenmesinin toplumsal patlamaya neden olabileceğini öne sürüyor. RUSYA KAOSA GİDİYOR • Baskıların ülkeyi çıkmaza soktuğu görüşünü savunan muhalif lider Garry Kasparov da, beş günlük hapis sonrasında önceki gün serbest kalmasının ardından Rusya’nın kaosa doğru gittiğini söyledi. Eski dünya satranç şampiyonu Kasparov, baskılara rağmen muhalefet koalisyonu “Öteki Rusya”nın (Drugaya Rossiya), Kremlin ve hükümete karşı protestoları sürdüreceği mesajını verip “İktidarın yasaları hiçe sayması felakete yol açabilir” dedi. Birleşmiş Sivil Cephe lideri Kasparov, eski başbakan ve Halkın Demokratik Birliği Hareketi lideri Mihail Kasyanov, Rusya Cumhuriyetçi Partisi lideri Vladimir Rizkov, Ulusal Bolşevik Partisi lideri Eduard Limonov ile aşırı soldan Kızıl Gençliğin Öncüsü Hareketi normal şartlarda bir araya gelmese de “Acil demokrasi” talebiyle Öteki Rusya çatısı altında, Putin karşı birleşmiş durumda.

FOTOĞRAF: REUTERS

R

Kremlin’in kurdurduğu Putinci gençlik örgütü Naşi, Moskova’da Birleşmiş Rusya için seçim mitingleri düzenliyor. Seçime hile karışacağı iddiaları da ayyuka çıktı. İddialara göre, yerel yönetimlerde çalışanlar Birleşmiş Rusya’ya oy vermeleri için baskı görüyor. ta, Putin’in güç mücadelesinden ve Rus politikasının en ortasında yer alma tutkusundan kolay vazgeçmeyeceği. Özellikle de popülerliği bu kadar yükselmişken. TEK PARTİLİ RUSYA RİSKİ • Son anketlere göre oyların yaklaşık yüzde 60’ı BR’ye gidecek. İkinci sıradaki KP’nin oy oranının yüzde 14 civarında kalacağı tahmin ediliyor. Ancak bazı yorumcular Komünist-

ler’in yüzde 7’lik barajın altında kalabileceği fikrinde. Eğer bu gerçekleşirse tek partinin yönettiği bir Rusya ortaya çıkabilir. BR’nin ezici zafer elde etmesi elbette Putin’in başkanlık seçiminde elini güçlendirecek. Halk arasında popülaritesi yüzde 80’lere ulaşan Rus liderin, tekrar Kremlin’e çıkabilmek için gerekli yasal düzenlemeleri yapabileceği öne sürülü-

yor. Seçim zaferi, ABD ve Avrupa’da Rusya’nın giderek “diktatoryal bir rejime dönüştüğü” yönündeki artan eleştirilere karşı da Putin’in elini güçlendirecek. Putin’in kaçınılmaz zaferini baltalayacak tek şeyse, oy veren seçmen sayısının düşüklüğü olabilir. Anketler, siyasetçilere güvensiz olan halkın en az yarısının oy vermeyebileceğini ortaya koymuştu.

 Rusya’da yürütme gücü büyük ölçüde devlet başkanında. Sovyetler sonrası dönemin iki devlet başkanı Boris Yeltsin ve Vladimir Putin de bir partinin üyesi değillerdi. Bu durum, iki liderin de ülkedeki sorunlar ve krizlerden hükümetleri ve milletvekillerini sorumlu tutmalarını mümkün kılan ve güçlerini pekiştiren bir taktik olarak niteleniyor.  Parlamentonun iki kanadı var. Üst kanat Rusya Federal Konseyi, federasyondaki tüm birimleri temsil eden delegelerden, alt kanat olan Duma ise halkı temsil eden milletvekillerinden oluşuyor. Duma, devlet başkanlığının engin yetkileri karşısında oldukça güçsüz. Bu da, halk arasında parlamentoya karşı güvensizlik yaratıyor. Bir araştırmaya göre halkın yüzde 37’si, Rusya’nın parlamentosuz da idare edilebileceğini düşünüyor.  Milletvekili seçimi, dört yılda bir yapılıyor. 35 yaşın üzerinde, Rusya’da en az 10 yıl yaşayan ve başka ülke vatandaşı olmayan her Rus, parti tarafından aday gösterilip veya iki milyon imza toplayıp milletvekili adayı olabilir.  Duma’da 450 milletvekili var. Önceki seçimlerde vekillerin yarısı nisbi temsil usulüyle seçilmiş, geri kalanlarsa yerel bazda bireysel olarak oylanmıştı. Ancak 2005’te Putin’in çabalarıyla değişen seçim yasası uyarınca, artık vekillerin hepsi nisbi temsille seçilecek. Yüzde 7’lik barajı aşan partiler, oy oranlarına göre temsil hakkına sahip olacak. Böylecebarajı geçemeyen partilerin oyları da, geçen partilerin oylarına eklenecek.

Prodi: Sarkozy akıllı olsun ürkiye’nin AB üyeliğini destekleyen İtalya Başbakanı Romano Prodi, “Akil Adamlar Komisyonu” kurulmadan önce Türkiye ile müzakerelerde yeni başlık açılmasına izin vermeyeceğini açıklayan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’ye “Akıllı ol” mesajı verdi. Prodi, Sarkozy’ye AB’de büyük krize yol açan yeni kısaltılmış Avrupa Anayasası’nın tüm ülkelerde onaylanmasından önce bu komisyonun kurulmasında ısrar etmemesini önerdi. Prodi, Le Figaro’daki röportajında müzakereleri “Akil Adamlar Komisyonu’nun Avrupa’nın sınırlarını çizmesi” şartına bağlayan Sarkozy’nin bu önerisini “zamansız” bulduğunu söyledi. Prodi şöyle konuştu: “Akil Adamlar kadar akil olmak lazım. Bu fikri kısaltılan Avrupa Anayasası’nın onaylanmasından sonra açıklamak daha akıllıca. Akil adamlar, akıllıca hareket etmeli.” TARAF

T

ran’ın nükleer konulardaki başmüzakerecisi Said Celili ile AB Ortak Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana İran’ın nükleer alandaki programlarıyla ilgili olarak dün Londra’da beş saatlik bir görüşme gerçekleştirdi. Solana görüşme sonrası yaptığı açıklamada görüşmeye ilişkin beklentilerinin çok daha yüksek olduğunu dolayısıyla hayal kırıklığına uğradığını söyledi. Said Celili ise görüşmenin olumlu geçtiğini belirtti ve “Sayın Solana ile olumlu müzakerelerde bulunduk ve bu müzakereler gelecek ay devam edecek” diye konuştu. İran’ın

İ

endişeleri gidererek Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile işbirliği yaptığını hatırlatan Celili, İran’ın nükleer alandaki programlarını, BM Güvenlik Konseyi İran’a yeni yaptırımlar getirse bile bırakmayacağını da söyledi. Bu arada ülkenin resmi haber ajansı IRNA’ya konuşan İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mottaki ise İran’a gerçekleştireceği saldırının ABD için maliyetinin çok yüksek olacağını belirtti. İran’ın nükleer programıyla ilgili olarak BM Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesi temsilcilerinin bugün bir araya gelmesi bekleniyor. REUTERS/AA

Javier Solana

Said Celili

TARAF 05

FOTOĞRAF:AP

AB İran’ı yine ikna edemedi İsrail Polisi soruşturma sonucunda Olmert’in (ortada) Bank Leumi’nin özelleştirilmesinde usülsüzlük yapmadığına karar verdi.

Olmert “tertemiz” çıktı İsrail Başbakanı Olmert, maliye bakanı olduğu dönemde Bank Leumi’nin özelleştirilmesinde iki arkadaşının çıkarına uygun davranmakla suçlandığı davada aklandı srail Başbakanı Ehud Olmert hakkında İsrail Polisi Yolsuzlukla Mücadele Birimi’nin açtığı dava delil yetersizliğinden düştü. Olmert, 2005’te Maliye Bakanı olduğu dönemde ülkenin en büyük ikinci bankası Bank Leumi’nin özelleştirilmesinde Avusturalyalı Westfield emlak grubunun sahibi olan yakın arkadaşı Frank Lowy’nin çıkarına uygun hareket

İ

S‹YAH MAV‹ KIRMIZI SARI

etmekle suçlanıyordu. Ancak Lowy ihaleye teklif vermemişti. Polis açıklamasında “Soruşturma ekibi oybirliğiyle Olmert’e yöneltilen suçlamaları doğrulayacak yeterli kanıtların olmadığı sonucuna vardı” dendi. Başsavcılıksa konuyla ilgili kararını hâlâ vermedi. Olmert, iki defa ifade verirken Lowy ise davayla ilgili hiç suçlanmamış sadece tanık olarak değer-

lendirilmişti. Olmert’in Bank Leumi davasından kurtulmasına rağmen hakkında Winograd Komisyonu’nun yürüttüğü ve geçen yılki 34 günlük Lübnan savaşıyla ilgili soruşturma sürüyor. Nisanda yayımladığı ön raporda Olmert’i şiddetle eleştiren ancak istifasını gerekli görmeyen komisyonun son raporunu gelecek haftalarda açıklanması bekleniyor. TARAF

Ingrid’in hayatta olduğunun resmi olombiya televizyonu, Kolombiya Silahlı Devrimci Güçleri’nin (FARC) kaçırdığı Kolombiya asıllı Fransız gazeteci Ingrid Betancourt’un yaşadığına ilişkin video görüntülerini yayımladı. Betancourt’un yaşadığına ilişkin delili Fransa ziyaretinde sunacağını açıklayan Venezüella lideri Hugo Chavez Paris’e eli boş gelmişti. Kolombiya Devlet Başkanı Alvaro Uribe de Chavez’in arabulucuğunu reddettiğini açıklamıştı. Sonunda Uribe ve Chavez arasında tartışmaya yol açan kaset Kolombiya televizyonunda yayımlandı. 24 ekim tarihli kasette Betancourt’un son derece zayıflamış ve yorgun görünmesi dikkat çekti. Ancak kaset beş yıldır esir olan Betancourt’un kurtarılması çabaları yönünde yeniden umut yarattı. Uribe’yi arayan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy bu konudaki çabalarını iki katına çıkaracaklarını açıkladı. TARAF

K

Fransa liderine Çin’den talip var şi Cecilia’dan boşandığından beri hakkında sürekli yeni ilişki dedikoduları çıkan Fransız Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy bir Çinli şarkıcıdan evlenme teklifi aldı. 41 yaşındaki Çinli şarkıcı, yazar, eski model ve televizyon yıldızı Yang Erçe Namu, Sarkozy’ye beslediği aşkı hazırladığı özel bir videoyla ilan etti. Namu, videoda İngilizce konuşarak şunları söylüyor: “Fransa Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum. Beni seç. Senin için mükemmel bir eş olurum. Aşkım seni kendi tarzımla seveceğim. Tenini ve ağzını çok beğeniyorum. Eminim ki çok iyi öpüşüyorsundur. Biliyorum, Sarkozy’nin eski eşi ona hiçbir anlamda yardımcı olmuyordu. Yani ben ona daha çok yakışırım”. TARAF

E

Teslime Nesrin’den iki ileri bir geri slamiyet’e eleştiriler yönelttiği için hakkında ölüm fetvası çıkartılan ve gittiği her ülkeden ayrılmaya zorlanan Bangladeşli yazar Teslime Nesrin kitaplarından birindeki tepki çeken bölümleri çıkaracağını açıkladı. Tehditler nedeniyle sürekli memleket değiştiren Nesrin, son olarak geçen günlerde, yaşadığı Hindistan’daki Batı Bengal eyaletinin başkenti Kalküta’da yaşanan protestolar üzerine farklı eyaletlere gitmiş ardından da başkent Yeni Delhi’ye gelmek zorunda kalmıştı. Hindistan hükümetinin korumaya aldığını açıkladığı Nesrin, Delhi’de yaptığı açıklamada 2003’te yayımladığı otobiyografik kitabındaki Müslüman gruplarca eleştirilen bazı bölümleri kaldıracağını açıkladı. Nesrin kitaplarında kimsenin dini inançlarını incitmek istemediğini de söyledi. BBC

İ

ABD Mahmud Abbas’ı üzüyor BD’nin önceki gün Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne sunduğu ve Annapolis zirvesini destekler nitelikteki karar tasarısını dün geri çektiği iddia edildi. Adının açıklanmasını istemeyen bir ABD’li diplomat, konseye sunulan karar tasarısının geri çekildiğini söyledi ancak tasarının geri çekilmesine açıklık getirmedi. Zirve dönüşünde Tunus’a uğrayan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise dün erken saatlerde ABD’nin karar tasarısını sunmasının bu konuya verdiği önemin bir kanıtı olduğunu belirtip “Bu, ABD’nin Annapolis’te başlayan sürece verdiği desteğin derecesini gösteren ciddi bir davranıştır” diye konuşmuştu. AA, AFP

A


0111trf05istr layout 1