Page 1

ŞUBAT 2011 / 1

Microsoft’un CIO e-dergisi

1


OCAK 2011 SAYI: 1

İçindekiler 3

Lanetli Yeşil Peri’nin yolculuğu Yasaklarla geçen yıllardan sonra sanatçıların iksiri absent (Yeşil Peri) geri döndü.

7

Samuray sofrası: Suşi Suşinin varlığını teknolojinin yokluğuna borçluyuz desek, yeridir. Yüzyıllar önce balığı saklamanın bir yolu olarak icat edilen suşi, bugün Japon mutfağının dünya çapında en çok rağbet gören lezzeti…

9

Teknolojik kâhin: CES 1967 yılından beri teknolojinin nabzını tutan CES, bu yıl 10-13 Ocak tarihleri arasında gerçekleşti.


21

13

Şubatı küçümsemeyin, gezin! Şubat, cüce aydır. Kışın son ayıdır, bitsin istenir. Bahar özleminin tavan yaptığı zamanlardır.

23

27

Büyüklere oyuncaklar

Gezegenimizde yeşil adımlar: Green IT Green IT çok yeni bir kavram değil; neredeyse on senedir üzerinde çalışılıyor.

Raflardakiler

Uyku dostu: WakeMate

25

Etkinlikler Konferanslar

AKIL KÜPÜ

29

28

Kronoloji Yalnızca erkek çocukların istendiği bir ülkede, her aile erkek çocukları olana dek çocuk yapmaya devam etmektedir. Eğer bir kız çocukları olursa, başka bir çocuk daha yaparlar. Eğer bir erkek çocukları olursa, bir çocuk daha yapmazlar. Bu ülkede kız ve erkek çocukların birbiriyle orantısı nedir?


Yasaklarla geçen yıllardan sonra sanatçıların iksiri absent (Yeşil Peri) geri döndü. Farklı bitkilerden dikkatlice distile edilmiş, yüksek alkollü ‘absent’in ortaya çıkışıyla ilgili birçok teori var. Bunlardan en yaygın olanı, 1792’de Fransız Doktor Pierre Ordinaire tarafından ticari amaçlı üretildiği. Dr. Ordinaire mide hastalıklarına iyi gelecek bir ilaç üretme fikriyle dağ-bayır demeden dolaşıp bitki topladı. Top-

3

ladığı bitkileri karıştırarak yaptığı ilaç, absentten başka bir şey değildi. Yeşil Peri’yi şifa niyetine insanlara sunan Dr. Ordinaire, formülü Henriod kardeşlere kaptırdı. Ancak absentin seri üretimini yapanlar onlar da değildi. 1797 yılında Major Dubied adlı girişimci formülü kardeşlerden satın aldı ve Dubied’in oğlu Marcellin ve damadı Henry-Louis Pernod ilk absent damıtımevini kurdular: “Dubied Père et Fils”


Lanetli Yeşil Peri’nin Yolculuğu

4


5

Absentin yaygınlaşması 1840’larda Cezayir Savaşı dönemine denk gelir. Fransız ordusu, tıbbi amaçlı kullandığı absentin dolaylı da olsa yaygınlaşmasını sağladı. Savaş sırasında bu tada alışan askerler evlerine dö-

tüketilmekteydi. Bu yayılmada; Mark Twain, Oscar Wilde, Charles Baudelaire, Vincent Van Gogh gibi isimlerin absent tutkusu da şüphesiz etkili oldu. Absent o dönemlerde bohem yaşamın simgesiydi.

nerken yanlarına da birer şişe absent alınca yayılma hızlandı tabii. 1850’lerden itibaren absentin altın çağı olarak bilinen III. Napolyon dönemindeyse, absent modası bir çılgınlığa dönüştü. 1880’lerden sonra absentin büyük ölçekli fabrikalarda üretilmesiyle “Yeşil Peri” dünyaya yayılmaya başladı. 1910 yılında sadece Fransa’da yılda 36 milyon litre absent

Absentin sırrı Ünlü barmen ve yazar Vefa Zat, absenti şöyle anlatıyor: “Absent, sarımsı yeşile çalan renkte, damıtılmış ve özel olarak tatlandırılmış tutkunluk yapan bir içkidir. Suyla karıştırıldığında buğulu ve sedefimsi beyaz bir renk alır. Üretildiği pelinotundan dolayı keskin kokusu


ve meyankökünden dolayı da acımtırak bir tadı vardır. Diğer içkilere oranla alkol derecesi çok yüksektir. Kimi zaman alkol derecesi 70’e varır, hatta 70 derecenin üstüne bile çıkar. Ancak, burada küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum. Benim verdiğim alkol oranları orijinal absent için geçerlidir, bugün birçok ülkede üretilmekte olan absent türleri pek tabii ki daha düşük derecede alkol ihtiva ediyor.”

“İlk kadehten sonra olayları istediğiniz, ikincisinden sonra istemediğiniz gibi görmeye başlarsınız. Üçüncü kadehten sonra ise, olayları gerçekte olduğu gibi görmeye başlarsınız ki, bu da dünyanın en korkunç şeyidir…” Oscar Wilde

bir düzenleme olmadığını fark etti ve Çek Cumhuriyeti’nden absent getirmeye başladı. Son yıllarda tüketimi artan Yeşil Peri’nin içeriğinin değiştiği biliniyor. Piyasada bulabileceğiniz absentlerin birçoğunun alkol oranı eskiye oranla daha düşük. Ayrıca Avrupa Birliği düzenlemeleri absentteki thujone miktarını, alkol oranı %25 ve üstüyse en fazla 10mg/litre, alkol oranı %25’in altındaysa en fazla 35mg/litre olarak sınırlamakta. Absent, günümüzde özellikle Fransa, Çek Cumhuriyeti ve Polonya’da üretiliyor, tartışmalar devam etse de Yeşil Peri uçmaya devam ediyor.

Yasaklı yıllar Absentin yaygınlaşmasıyla bazı dindar örgütler ve şarap üreticileri tarafından karşıt kampanyalar başladı. Absentin suç işleme potansiyelini artırdığı, bağımlılık yaptığı hatta epilepsi gibi rahatsızlıklara neden olduğu söylentileri yaygınlaştı. Bardağı taşıran damla ise 28 Ağustos 1905’te İsviçreli Jean Lanfray’ın kanlı eylemi oldu. Lanfray içkinin dozunu kaçırdıktan sonra tüm ailesini kurşuna dizdi. Lanfray’ın cinayeti işlemeden önce 2 kadeh absent içmiş olması ve şarap üreticilerinin karşıt kampanyaları sonucunda yasaklar başladı. İsviçre’de başlayan yasakları diğer ülkeler takip etti ve absent 1914’te anavatanı Fransa’da da yasaklandı. Yeşil Peri artık Yeşil Lanet’e dönüşmüştü. 1990’larda ise girişimci bir ithalatçı Britanya’da absentin satışını engelleyen

Yeşil Peri nasıl içilir? Bir kadehe absent konup özel bir kaşık üzerine bir parça kesme şeker yerleştirilir. Absente batırılıp ıslatılan şeker, kadehin üzerinde yakılır. Şeker karamelleştiğinde yavaş yavaş bardağa damlar. Ardından buzlu suyla yarı yarıya sulandırılan içkiniz içime hazırdır. Dilerseniz sadece soğuk suyla da içebilirsiniz. Ernest Hemingway “Death in the Afternoon” kitabında ise farklı bir absent içimi anlatır: “Bir ölçü absenti şampanya bardağına dök. Sütsü bir matlığa ulaşana kadar buzlu şampanya ekle. Bunlardan 3 - 5’ini yavaşça iç.”

6


Susi

Samuray sofrası:

Suşinin varlığını teknolojinin yokluğuna borçluyuz desek, yeridir. Yüzyıllar önce balığı saklamanın bir yolu olarak icat edilen suşi, bugün Japon mutfağının dünya çapında en çok rağbet gören lezzeti… Japonya’nın Nara döneminden günümüze taşınan suşi, artık kocaman bir endüstri.

Sipariş verme sanatı ● Mutlaka suşi barda yiyin. ● Barda oturan diğer insanlara selam verin

ve onlarla sohbet edin. Suşi sosyal bir yemektir! ● Eğer barda yiyemiyorsanız o zaman sipariş vermeden önce mutlaka bara uğrayıp balıkları kontrol edin. ● Barda oturmasanız bile itamae’ye yani suşi şefine selam verin. ● İtamae’lerin yalnızca “aşçı” olmadığını unutmayın. Onların samuray dönemlerine dek uzanan bir gelenekleri var. Bu insanlar zamanında Japonya’nın en sert savaşçılarını beslediler! Dolayısıyla saygıda kusur etmeyin ve böylece en iyi suşiyi garantilersiniz. ● İlk önce  sashimi  (taze balık dilimleri) ısmarlayın. Balık tercihini suşi şefine bırakın. Ne de olsa en taze balığın hangisi olduğunu o sizden daha iyi bilir. Yaratıcı olmasına izin verin. 7

● İstediğiniz suşileri itamae’ye söyle-

yin, geri kalan bütün siparişlerinizi servis elemanlarına bildirin. ● Her seferde bir çeşit suşi ısmarlayın, eğer bar çok kalabalıksa maksimum üç adet isteyin. Büyük tabaklar masalar için hazırlanır. ● Menüde listelenmeyen bazı parçaları istemekten çekinmeyin. Büyük olasılıkla şef, suşiden gerçekten anlayan sizin gibi insanlar için tezgâhının altında başka çeşitler de bulunduruyordur. Kazunoko, inago, hebo ve idtakko bu kategorideki suşilere örnek. ● Suşinizi ölçülü yiyin. 10 çeşitten fazla balık, yengeç ve midye ağız tadınızı yitireceğiniz için çok fazla olacaktır. ● Suşinizle birlikte yeşil çay, bira ya da sake için. Alkolsüz gazlı içecekler suşinin tadını bozar, şarap ise turist işidir. Unutmayın ki 300 çeşitten fazla sake bulunmakta! ● Eğer sake içmeye karar verdiyseniz, sakenin tüketilmeden önce ısıtıldığını unut-


mayın. Nigori yani süzülmemiş sake süte benzer ve soğuk tüketilir. Sıcak sake içmek istiyorsanız Sho Chiku Bai iyi bir tercih olacaktır. Gerçek altın parçalı altın sake gibi daha egzotik lezzetleri  itamae’ye sorabilirsiniz. ● Eğer suşi güzelse ve iyi vakit geçiriyorsanız, itamae’ye ve yardımcılarına birer içki ısmarlamayı önerebilirsiniz. Öğle yemeği esnasında bu öneride bulunmayın, şayet bu bir akşam geleneğidir. ● Itamae’niz size tezgâhının altından çıkardığı bir şişeden sake verirse şaşırmayın. Bunu suşiden anladığınız ve sipariş vermeyi bildiğiniz için yapar. Ona teşekkür edin ve kadehinizi kaldırarak “Kampai!” demeyi ihmal etmeyin. ● Hesabınızı kredi kartıyla ödemediğiniz sürece  itamae  ve asistanları ayrı ayrı bahşiş alırlar. En fazla bahşiş  itamae’ye gitmelidir.

bancılar karşısındaki tepkileri sizi hoş karşılamaktan kaba davranmaya ve dükkâna kabul etmemeye kadar değişebilir. Bunun sebepleri arasında işletmenin yabancı dil konuşan çalışanı olmaması gibi durumlardan gelenekselci, geri kafalı tutumlara dek pek çok neden bulunabilir.

En iyi suşi adresleri Japonya’da balık pazarında bir mekân bulmaya çalışın ve orada yiyin. Tokyo balık pazarı Tsukiji shijo metro durağında; duraktan çıktıktan sonra sola dönün, yaklaşık beş metre sonra yeniden sola döndüğünüzde balık pazarının girişi karşınızda! Sunset Grill & Bar, İstanbul’da en iyi suşinin adresi. Hafta sonu hariç her gün açık olan suşi barda hem suşinin hem de şahane İstanbul manzarasının tadını çıkarın! Ankara Gaziosmanpaşa mevkiindeki Wok, ellinin üzerinde çeşit suşi bulabileceğiniz bir mekân.  Wok, 11:00 – 24:00 arası hizmet veriyor.

Suşinin kelimesi arkaik bir gramer formundan geliyor. Kelime “bu ekşi” olarak çevrilebilir.

Bunu Japonya sınırları içerisinde sakın yapmayın, şayet Japonya’da bahşiş yoktur!

Japonya’da suşi Japon kültürü, yabancılar için kavraması zor bir kültür olabilir. Suşiya sahiplerinin ya-

Suşi, kurutulmuş balıkları saklamak için geliştirilmiş bir yöntemdi. Balıklar, iki parça sirkeli pirince sarılırdı. Nori, yani yosun, bu yemeği yiyenlerin elleri yapış yapış olmasın diye sonradan eklendi. Geleneksel suşi, balık pirinçten çıkarılarak servis edilirdi.

8


Teknolojik kâhin:

1967 yılından beri teknolojinin nabzını tutan CES, bu yıl 10-13 Ocak tarihleri arasında gerçekleşti. Fuarın bu yılki ziyaretçi sayısı geçtiğimiz yıllara göre oldukça yüksekti. Katılımcı firma sayısının fazlalığı ve her geçen gün artan teknoloji çılgınlığını düşünürsek bu durum şaşırtıcı sayılmaz. CES’te geçen yıl Tüketici Elektroniği Fuarı’na 2010’da üç boyutlu televizyonlar, monitör ve readerlar damgasını vurdu. Samsung’un inanılmaz incelikteki (1/3 inç) 3D televizyonu heyecan yaratan ürünlerdendi. Sony’nin OLED 3D TV’si de dikkat çeken bir prototipti. Toshiba ise standart 2D videoları üçüncü boyuta taşıyan Cell TV’yi tanıttı. Gözlüksüz 3D teknolojisi stantlarda yoğun ilgi gördü, bu ilgi ne yazık ki mağazalara yansımadı. Geçen yıl heyecan yaratan bir başka ürün de herhangi bir yüzeyi dokunmatik ekrana çevirebilen kompakt projektördü. Dahili WiFi ve Bluetooth donanımlarına sahip Light Touch, 10 inç’lik bir alanda etkili. Ancak yansıtılan alanın pürüzsüz ve düz olması gerekiyor.

9


Şık tasarımıyla dikkat çeken 649 Dolar’lık Que e-Reader’ın ise 139 Dolar’lık Kindle ile rekabet etmesi zordu. E-kitap okuyucuları, e-reader dünyasının Cadillac’ına beklenen ilgiyi göstermediler. Ağustos ayında üretici firma Plastic Logic, ürünü piyasadan çekti.

PC World yazarı Ginny Mies’ın “Windows uyumlu en iyi cep telefonu” olarak yorumladığı HTC HD2, ultra ince tasarımı ve 1GHz’lik Snapdragon işlemcisiyle bu bahar T-Mobile aracılığıyla dijital marketlerdeki yerini alacak. 2010 CES, 2011’e tablet bilgisayarların Microsoft CEO’su Steve Ballmer, HP ile ortaklaşa ürettikleri Windows 7 uyumlu dokunmatik ekranlı tablet PC’yi duyurdu. Önümüzdeki yıllarda tablet bilgisayar savaşlarının kızışacağı kesinleşti.

10


2011: Tabletlerin yılı Geçen yıla damgasını vuran 3D televizyonların yerini bu yıl tablet bilgisayarlar aldı. Asus’un tablet ve dizüstü bilgisayarı birleştiren Eee Pad’leri fuarın öne çıkan ürünlerinden. Toshiba’nın Android uyumlu tableti, isimsiz olmasına rağmen teknoloji dünyasına tanıtıldı. Fuarda en büyük etkiyi Nvidia Tegra 2 yaptı. Aralarında Samsung, Asus, MSI, Motorola, LG Electronics ve Acer gibi isimlerin yer aldığı 20’den fazla firmanın kullandığı Tegra 2’nin bu yıl en az 15 milyon satacağı söyleniyor. Tegra 2, elektronik üreticilerinin yanı sıra otomobil firmalarının da yakın takibinde bulunuyor. Audi, özellikle lüks modellerinde araç içi bilgi-eğlence sistemlerinde Tegra 2 platformunu tercih ederken, elektrikli spor otomobil üreticisi Tesla da Roadster S modelinde aynı platformu kullandı. Motorola ve Verizon ise çift çekirdekli Xoom tabletini tanıttı. Xoom, 10.1 inç’lik HD ekranıyla tablet bilgisayarlar içinde öne çıkan modellerden. Microsoft Surface’in tanıtımında da katılımcı sayısı oldukça yüksekti. Masanın üzerine yerleştirilen, çoklu dokunmatik özelliğe sahip interaktif bir bilgisayar olarak tanımlanan Surface, 40 inç’lik bir boyuta sahip. İlk sürümün aksine dik olarak da yerleştirilebilen Surface 2.0, böylece kullanım alanını da genişletmiş oluyor. Yeni nesil kablosuz Touch Mouse ise şık tasarımıyla dikkat çeken ürünlerden biriydi.

11

2012 kehânetleri 2011 CES’in yankıları sürerken, teknoloji severlerin gözü önümüzdeki yıla çevrildi bile. Uzmanlar video alanındaki büyümenin hem yazılım hem de donanım alanında artarak devam edeceği konusunda hemfikir. Özellikle eş zamanlı görüntü sağlayan teknolojiler ön plana çıkacak. Bu gelişmeler yüz tanıma sistemleri ve yüksek çözünürlükte kayıt yapan kameraları da beraberinde getirecek. 3D televizyonlar geçen yıl tüketiciye sunuldu ancak pazar şu anda çok da hareketli değil. İki boyutlu görüntüyü üçüncü boyuta taşıyan ekranlar artarken bazı ayrıntılar hâla çözülemedi. Arka planda binaların bulunduğu, önde arabanın seyir halinde ilerlediği bir sahne düşünün. Araba camından yansıyan binaların görüntüsünü 3D’ye dönüştürmek yazılımcıları zorlayan konulardan bir tanesi. Uzmanlar 3D görüntünün izleyicilerde baş ağrısı yapması gibi yan etkileri de ortadan kaldırmak için çalışıyorlar. Firmaları rekabete zorlayan bir başka konu ise kullanıcıların günden güne artan verilerini saklamak için daha etkili yöntemler talep etmesi. Bu durum kuantum teknolojilerinin önünü açacağa benziyor. Önümüzdeki yıllarda Silikon Vadisi Kuantum Vadisi’ne taşınacak mı, hep beraber göreceğiz.


CES tarihine kısa bir bakış 1967

İlk CES gerçekleşti. Katılımcı sayısı 17.500’dü.

1970 Video kaset kaydedici (VCR) tüketicilere sunuldu. 1981

Philips ve Sony işbirliği yepyeni bir ürün yarattı: CD!

1982

Commodore 64 tanıtıldı. Bu ürün oyun dünyasında yepyeni bir çağın habercisiydi. Fiyatı 595 Dolar’dı.

1983

Coleco “Video yarış arabası”nı tanıtırken Atari Susam Sokağı oyunlarını sundu.

1984

Commodore, Amiga bilgisayarları tanıttı.

1985 Amiga yeni teknolojilerinin tanıtımını, Andy Warhol’un bilgisayarda Debbie Harry fotoğrafını bir Pop-Art eserine dönüştürmesiyle gerçekleştirdi. 1988

Hank Rogers’ın “Tetris”i gameboy dünyasını kasıp kavurdu.

1990

CES, Nintendo ve Sega’nın şovuna dönüştü.

1996

Çok amaçlı sayısal disk (DVD) yüksek kayıt kapasitesi ile CD’yi solladı.

2001

Bill Gates CES’te The Rock ile Xbox’ın tanıtımını yaptı.

2004

Blue-ray diskler teknoloji dünyasına tanıtıldı. 12


Şubatı

13


küçümsemeyin, gezin! Sömestr tatili sizin için bir şey ifade ediyor mu? Etmiyorsa da şubat deyip geçmeyin. Şubat, cüce aydır. Kışın son ayıdır, bitsin istenir. Bahar özleminin tavan yaptığı zamanlardır. Bir yandan da aynı sebeplerden dolayı “güzel, farklı gezmeler” için şahane bir zamanlamadır. Sizin için küreyi çevirdik ve şubatta nereye gidilir sorusunun yanıtını aradık

14


Herkes doluşmadan

Katar

İster 4x4 turları yapın, ister kışın ortasında denize girin. Dilerseniz özenle korudukları camileri, kaleleri gezin. Uçsuz bucaksız çöllerde kamp yapıp çölde çay içmeyi unutmayın. Renkli gece hayatını da ıskalamayın. Temizliğiyle ve güvenliğiyle ünlü Katar’da, arabanızı çalışır durumda bırakıp markete gidebilirsiniz; ülkede suç oranı çok düşük. Ancak dağ taş Katar resimleriyle dolmadan gitmenizi öneririz. Her geçen gün biraz daha popüler olan Katar’da 2022 Dünya Kupası yapılacak. Ve bunun için harcanmak üzere 150 milyar USD ayrılmış bile.

15


Curaçao ve Sint Maarten Yunuslarla yüzün:

Hollanda Antilleri’nin en kalabalık ve en geniş alanlısı Curaçao’da sadece petrol işlenmiyor. “Şifa Adası” olarak da bilinen adada tropik savan iklimi hâkim, iliklerinize kadar ısınacaksınız. 38 tane sahili olan adaya kadar gidip de sahilde Blue Curaçao içmeden olmaz. Bu özel likör Curaçao’da yetişen turunç benzeri ‘lahara’ bitkisinden yapılıyor. Daha farklı, daha Avrupa mimarisiyle bezeli bir rota olsun, derseniz Sint Maarten’e (Saint Martin) uğrayın deriz. İki farklı milletin bir arada yaşadığı en küçük ada olan Sint Maarten’de 350 yıldır birlikte gelişen Fransız ve Hollanda mimarisi tam size göre... Toplam 87 km²lik alana sahip olan adayı köşe bucak gezip güzel fotoğraflarla döneceğinizi garanti ediyoruz. 2010 Ekim’inde kısmi bağımsızlığını ilan eden bu adaları merak edenler otel zincirleri dolmadan önce gidip görmeli. İngiltere ve Hollanda’nın etkisi altındaki adaları bir sonraki ziyaretinizde aynı bakirliği göremeyeceğinizi garanti ederiz. Rüzgârı kovalayıp sörf yapabileceğiniz ya da at sırtında turlayabileceğiniz bu iki cennet parçasında dilerseniz köşenize çekilip ada keyfi de yapabilirsiniz.

16


Cortina d’Ampezzo’da kayak:

Alpler’de kayak yapmak için ille de İsviçre’ye gitmenize gerek yok. Pembe Panter’den James Bond’a birçok filme set olmuş İtalyan kasabası Cortina d’Ampezzo, aynı zamanda dünyanın en iyi kayak pistlerinden biri. 1944 Olimpiyatları’nı İkinci Dünya Savaşı yüzünden ıskalamış bu enfes mekânda manzaraya da kayağa da doyacaksınız. Kayak konusunda çok iyi değilseniz Cortina d’Ampezzo’da usta kayak hocalarından ders alabilirsiniz.

17

87 mili aşan kayak bölgesi ve 51’den fazla teleferik ile karın tadını bolca çıkaracağınıza şüphe yok. Oraya kadar gitmişken “İtalyan rakısı” olarak anılan 600 yıllık Grappa’nın da tadına bakın, içiniz bolca ısınacaktır.


Marco Polo boşuna “dünyanın en iyisi” dememiş, Sri Lanka, bu soğuk günlerde sıcak bir tatil yapmanız için en ideal yerlerden biri. Elbette beklenmedik yağmurlara yakalanmamak için muson haritasını iyi takip etmelisiniz. Sri Lanka dünyanın en renkli adalarından biri. Bu renkler adanın dört yanına yayılmış Budist tapınaklarından ve kök boyalarından geliyor. Tapınakları ziyaret edip yerel hayatı gözlemleyebilir, Horton Plains Ulusal Parkı’nda 750 bitkinin yaydığı oksijeni içinize çekebilirsiniz. Adrenalin seven bir bünyeniz varsa ‘Dünyanın Sonu’na da bir göz atın. 870 metrelik uçurumdan aşağı baktığınızda neden bu ismin verildiğini anlayacaksınız.  Eğer tatilinizi 28 Şubat’a denk getirirseniz ‘Medin Dolunay Poya Günü’ kutlamalarını da görebilirsiniz. Buda’nın babası Kral Suddhodana ve diğer akrabalarını ziyaret edip aydınlanmaya davet ettiği gün, Budistlerce kutsal sayılıyor.

Hint Okyanusu’nun İncisi:

Sri Lanka

18


Evliya Çelebi’nin bir değil iki kez uğradığı Antep, çok eski çağlardan beri yerleşim bölgesi olduğunu her sokağında hatırlatıyor. Roma ve İslam mimarisinin güzide örnekleri şehrin dört bir yanına yayılmış. Antep’e gittiğinizde fark edeceksiniz ki mutfağının sadece kebap ve lahmacunla anılması büyük bir haksızlık. Şehrin muazzam bir mutfağı var; muhammara, tike, beyran, şıveydiz, maş, yuvalama, ötçe, omaç, pirpirim aşı… Saydıklarımız Antep tencerelerinde pişen 500’ün üzerindeki yemekten yalnızca birkaçı. Antep’te kahvenizi 400 yıllık Tahmis Kahvesi’nde içip sokaklarda dolaşın, Medusa Cam Müzesi’nde doğal cam eserleri görün, Zeugma’da Çingene Kızı’nın gözlerine bakın. Yorgunluğunuzu da şehrin tarihi hamamlarından birinde bırakın.  

19

Antep’i yeniden k


keĹ&#x;fedin

20


Gezegenimizde yeşil adımlar:

Gree

Küresel ısınmanın kaçınılmaz sonuçlarını yaşamaya başladık bile. Değişen mevsimler, ardı arkası kesilmeyen felaket haberleriyle tuhaf birşeyler olduğu kesin. Bunun için bireysel olarak bazı değişiklikler yapanlarımız da var, toplumsal olarak bazı çözümler arayanlar da. İşte “Green IT” yani Türkçe mealiyle “Yeşil bilgi teknolojileri” bu noktada devreye giriyor.

IT’nin üzerine düşen nedir? Bilgi teknolojilerinin tükettiği enerji miktarı bir şirketin tüketiminin %10 ila %30’u arasında bir miktarı kapsar. Dolayısıyla bu alanda yapılacak bir iyileştirme çalışması toplam enerji harcamalarında gözle görülür bir fark yaratacaktır. Bilindiği gibi IT ekipmanlarının hem üretim hem de geri dönüşüm aşamaları dünya çapında su kaynaklarının kirlenmesine ve toksik atıkların artmasına neden olmaktadır.

Yeşil IT’nin faydaları: ● Enerji harcamalarınızı ortalama %15’e

kadar düşürür. ● Verimliliği artırarak işletme giderlerini azaltır. ● Çalışanlarınızın ve müşterilerinizin şirketinize olan sadakatini artırır. ● Şirketinizin sürdürülürlüğünü artırır. ● Gezegenimize fayda sağlar.

21


en IT Neden IT? IT departmanlarının, enerji tüketimini azaltarak karbon salınımını düşürerek bir şirketin sürdürülebilirlik çalışmalarına katkı sağlama şansı oldukça yüksektir.

Bunları biliyor musunuz? ● IT’nin küresel karbon salınımı, hava yolu

şirketlerine neredeyse eşittir. ● Katı atık sahalarında bulunan ağır metallerin yaklaşık %40’ını elektronik eşyalar oluşturmaktadır. ● Bir şirketin elektrik harcamalarının %10 ila %30’unu IT ekipmanları oluşturmaktadır. ● İnsanların %80’i çevreye saygı duyan şirketlerde çalışmayı tercih etmektedir.

Nereden başlasam? ● Bir “Yeşil IT Değerlendirmesi” hazırlayın

● Hedeflerinizi belirleyin. ● Bu hedeflere ulaşmak için hangi strateji-

leri kullanacağınızı kararlaştırın. ● Çalışanlarınızı konuyla ilgili olarak bilgilendirin ve bir görev dağılımı yapın. ● Programınızı gerçekleştirmeye başlayın.

Neler yapılabilir? ● Ürün ve hizmetler enerji verimliliğini

artırmak üzerine tasarlanmalıdır. ● Çok fonksiyonlu cihazlar daha az kaynağa gereksinim duymaktadır, dolayısıyla cihaz seçimi yaparken çok fonksiyonlu makinelere yönelmek enerji tüketimini düşürecektir. ● Ürün veya hizmetleri alan tüketiciler arasında bir geri dönüşüm farkındalığı yaratılmalıdır.

ve temel hatları ortaya çıkarın.

22


Büyüklere oyun 16 milyon “yaşayan renk” Kavisli monitörle ekrana tam hâkimiyet Ostendo CRVD 43” Curved Display, bilgisayar oyunu meraklılarını olduğu kadar teknoloji severleri de baştan çıkaracak bir monitör. Bu dev, kavisli oyuncak; 2880 x 900 piksel çözünürlüğe sahip. Çözünürlük oranı 43 inç bir ekran için çok yüksek olmasa da görüş kaybının minimum olması bu özelliğini bertaraf eder cinsten. CRVD’ın kavisli tasarımı sayesinde kullanıcılar ekranın her tarafını görebiliyor. Bu da monitörün tümünde olan bitene hâkim olmayı garantiliyor. Genişliğiyle aynı zamanda iki ekrana ihtiyaç duyanların da imdadına yetişiyor.

23

Bu minik lambanın sade görüntüsüne bakmayın, tam 16,777,216 renk üretiyor. Lambanın 7 renkli LED ampulleri; 256 farklı ton, 256 farklı satürasyon ve 256 parlaklık ayarına sahip. Ayrıca uzaktan kumandası üzerindeki ‘renk halkası’ sayesinde haleti ruhiyenize göre renk ayarı da yapabilir, ördek başı yeşilinden gece mavisine, limon sarısından patlıcan moruna dilediğiniz rengi seçebilirsiniz. Philips’in Living Colors LED’i, renklerin ruh üzerindeki etkisinin varlığına ikna ediyor insanı. Minimal tasarımı ve farklı renk seçenekleriyle dekorasyonunuza uyması da kolay olacaktır.


ncaklar

Uyku dostu: WakeMate İyi bir uyku ancak güzel bir uyanma ile tamamlanabilir. Herkesin güzel bir uyanma tarifi vardır elbet. Güzel bir müzik, sevdiğiniz birisi tarafından uyandırılmak… Pek çoğumuzun kullandığı çalar saatler bu listede en sonlara gider muhtemelen. Fakat güzel bir uyanmanın esas anahtarı doğru zamanda uyandırılmak olabilir mi? Bu konuya yoğunlaşmış yepyeni bir ürün var: WakeMate. WakeMate, yumuşacık bir bileklik ve bir aplikasyondan oluşuyor. Telefonunuza aplikasyonu yüklüyor ve USB’li bilekliği bileğinize takıp yatıyorsunuz. WakeMate, uykunuzu analiz ediyor ve sizi en uygun saatte uyandırıyor.

Taşınabilir tarayıcı: ScanSnap S1100 Küçük tarayıcı çok yapıldı. Ama Fujitsu’nun bu en mini ürünü, büyük işler beceriyor. Araba anahtarınızın 2-3 katı büyüklüğündeki bu mini tarayıcı hem hızlı hem de yanınızda olduğunu unutturacak kadar hafif. PC ve Mac uyumlu tarayıcı, Renkli bir A4 dokümanı 7.5 saniyede tatmin edici bir çözünürlükle tarayabiliyor. Derhal aranabilir bir PDF dokümanı haline getiriyor, kolayca Word yahut Excel’e aktarılabiliyor.

24


Kahve mi dediniz? Osmanlı Kahvehaneleri: Mekan, Sosyalleşme, İktidar Kahve deyip geçmeyin! Dünya tarihini uyanık tutan katkı maddesidir kahve. Hangimiz bu kadar çok çalışabilirdik ki o olmasa? Nasıl konsantre olurduk işlerimize? Tarihçi Ahmet Yaşar, kahvenin yerli tarihine bakıyor. Osmanlı Kahvehaneleri: Mekan, Sosyalleşme, İktidar adlı kitap, kahvenin ortaya çıkışının hemen ardından küre üzerinde yaptığı yolculuğa ve Osmanlı’daki duraklarına göz atıyor. Kahvehanelerin toplumun çeşitli kesimlerini nasıl bir araya getirdiğini, kahve alışkanlıkları üzerinden farklı sınıfların birbirleriyle kurdukları ilişki biçimlerini, dahası devletin ve diğer iktidar biçimlerinin bu ilişki biçimlerinden ne anladığını özetliyor. Bir fincan kahveyle birlikte zevkle okuyacağınız bir kitap…

25

Meselesi uzun bir kitap Adı da meselesi kadar uzun bir kitap: How to Survive the End of the World as We Know It: Tactics, Techniques and Technologies for Uncertain Times. Kabaca özetlemek gerekirse teknoloji ve onun pazarlanması konusunda bildiğimiz dünyanın sonuna geldik. Ve bu yeni zamanın kurallarını henüz bilmiyoruz. Dahası belki de o kuralları biz koymak zorundayız. Peki, nelere dikkat etmeli, nasıl hedefler gözetmeliyiz? James Wesley Rawles işte bu soruların cevaplarını arıyor. Kitabın temel meselesi gündelik hayatın her alanına sızan teknolojiyi doğru ve bizim olduğu kadar dünyanın da yararına kullanmanın yollarını araştırmak. Sudan, iletişime, bahçecilikten güvenliğe kadar her alanda ipuçları sunuyor Rawles. Yazar askeri bilimler, tarih ve askeri tarih konularında eğitim almış bir güvenlik uzmanı olunca özellikle bu mesele ön plana çıkmış. Kitaba bir tür geleceğe dönük hayatta kalma rehberi gözüyle bakmak mümkün. ABD’de çok satanlar listesine girmesini de karmaşık meseleleri basit bir dille anlatmasına borçlu.


Raflardakiler

Bülent Ortaçgil’den “Sen” Türkiye’de şehir müziğinin önemli isimlerinden Bülent Ortaçgil, “Sen” isimli yeni albümünü Ada Müzik’ten çıkarttı. Her zamanki gibi tüm söz ve bestelerde sanatçının imzasını taşıyan “Sen”, çok özel Ortaçgil şarkılarıyla bezeli. Bülent Ortaçgil, yoğun bir sahne programıyla müzik hayatına devam etmesine rağmen yedi yıldır yeni bir albüm kaydetmemişti. Son çalışması “Sen”de yer alan yeni şarkılar sanatçının sevenlerini ziyadesiyle memnun edeceğe benziyor. Albümde müziklerin yanı sıra şarkı sözlerinin şiirselliği de göze çarpıyor.

Alien Anthology Özel Set 6 Disk / Özel Kutu / Kitapçık Esprilerimizde “Alyen” olarak yer eden efsane seri Alien’in dört filmi bir arada. Toplam altı diskten oluşan bu özel sette filmlerin hem sinemada gösterilen hem de kesilmemiş versiyonları bulunuyor. Blu-ray formatında sunulan bu koleksiyon malzemesini özel kılan etkenlerden biri de daha önce hiçbir yerde izlemediğiniz video ve görmediğiniz binlerce fotoğrafın da gün ışığına çıkıyor olması.

26


Etkinlikler 1 Hindi Zahra 08 – 09.02.2011, 21:30 Babylon

Geçtiğimiz yıl yayımlanan Hand Made adlı albümünü tek başına hazırlayan Hindi Zahra, iki gece üst üste Babylon sahnesinde parlayacak. Geleneksel Fas müziği ile cazı harmanlayan Zahra, daha önce Akbank Caz Festivali’nde sahne almış ve uzun süre adından söz ettirmişti. Hindi Zahra’nın önceki performansını kaçıranlara ve bu mucizeye yeniden tanık olmayı dileyenlere duyurulur.

2 Eliane Elias Quartet 17.02.2011, 20:00 İş Sanat Kültür Merkezi

İstanbul şubat ayının ortasında Bossa Nova esintileriyle ısınıyor. Başarılı vokalist ve piyano virtüozu Eliane Elias, gitar, bas ve davuldan oluşan grubuyla Bossa Nova klasiklerini yorumlarken orada olmanızı tavsiye ederiz.

3 Bob Marley Birthday Celebration 05.02.2011, 20:00 Babylon

Küçücük bir adadan çıkarak adını tüm dünyaya duyuran Bob Marley’in 66. yaş gününü kutluyoruz. Türkiye’nin sayılı başarılı reggae DJ’lerinden Ras Memo ve Selekta Firuzağa’nın seçtiği parçalarla canlandıracağı gecede Neşeli Milis ve Iya Waves sahne alacak.

1

2

3

4

5

6

4 Zimbalista 23.02.2011, 21:00 Salon İKSV

Kırkın üzerinde enstrümana hakim bir sanatçı Chen Zimbalista. Ödüllü virtüoz, İstanbul’da vereceği bu ilk konserde J. Sebastian Bach’ın ölümsüz eserlerini yorumlayacak.

5 Cirque du Soleil 19.02.2011 - 04.03.2011 Abdi İpekçi Arena

Yıllardır beklenen an geliyor ve “Güneş Sirki” bu kez Türkiye’ye doğuyor! Bugüne kadar imza attıkları sayısız gösteriyle gönülleri fetheden Cirque du Soleil, bir hayli kalabalık bir ekipten oluşuyor. Gerek canlı orkestrası gerekse icat ettikleri yepyeni sirk oyuncaklarıyla, sirk kavramına yeni bir boyut getiren Cirque du Soleil, fantastik bir dünyanın kapılarını aralıyor. Sirkin Saltimbanco adındaki bu gösterisini kaçırmamanızı tavsiye ederiz.

6 Disney Live! Mickey’nin Müzik Festivali 02 – 06.02.2011 Haliç Kongre Merkezi

Disney’in unutulmaz kahramanları ilk kez Türkiye’de! Dünya prömiyeri İspanya’da yapılan gösteri bu kez İstanbul’da hayat bulacak. Aladdin’e, Mickey Mouse’a, Küçük Deniz Kızı’ndan, Oyuncak Hikayesi’nin unutulmaz karakterlerine dek çocukların gözdeleri sahnede olacak. Disney filmlerinden bölümler ve popüler şarkılarla belki de çocuğunuzdan daha çok eğleneceğiniz birkaç saat sizleri bekliyor!

27


Konferans CIO Perspectives

16.02.2011 Dallas, Teksas, ABD IT liderlerini bir araya getiren CIO Perspectives, bu yıl Dallas’ta gerçekleşecek. Son teknoloji, çözüm ve ürünleri tanımak ve IT liderleri ile bilgi paylaşımında bulunmak için oldukça iyi bir fırsat.

IDC IT Security Roadshow 2011 Bilişimde Risk Yönetimi ve Yeni Yaklaşımlar 17.02.2011 Swissotel The Bosphorus

Güvenlik tehditleri asla sona ermeyecek. Her ölçekteki organizasyonun önceliği IT güvenliğini sağlamaktır. Konferansta Bilgi Güvenliği için İş Modelleri’nden Bulut Güvenliği’ne pek çok konu uzmanları tarafından masaya yatırılacak.

Gartner CIO Leadership Forum 21-23.02.2011 JW Marriot Desert Ridge Resort Phoenix, ABD

İş, teknoloji ve liderlik stratejileri bu forumda konuşulacak. Dünyanın dört bir yanından IT yöneticilerini bir araya getirmeyi amaçlayan konferansa katılım için ön kayıtlar başladı.

28


1

Şubat

4

Şubat

1999 - Hugo Chavez, Venezuela devlet başkanı seçildi.

1997 - Susurluk Kazası’yla ortaya çıkan “derin devlet” ve onun tuhaf ilişkilerini protesto etmek isteyen sivil toplum örgütleri Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık Eylemi’ni başlattılar. 1979 - Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi, Mehmet Ali Ağca tarafından düzenlenen suikastle öldürüldü.

2

Şubat

5

Şubat

1998 - Dünyanın en popüler arama motoru Google, Standford’da doktora yapan iki öğrenci Larry Page ve Sergey Brin tarafından kuruldu. 1936 - Charlie Chaplin’in son sessiz filmi Modern Zamanlar vizyona girdi.

6

Şubat

2000 - Fildişi Sahili Milli Takımı’nın Afrika Kupası’nın ilk turunda elenmesi üzerine, ülkenin diktatörü General Robert Guei futbolcuları bir askeri kampta hapsederek cezalandırdı. 1880 - Gece saatlerinde cadde ve sokakların aydınlatılması şeklindeki kamu hizmetine ilk kez Hindistan’ın Wabash kentinde başladı.

3

Şubat

1956 - Şarkıcı, söz yazarı, besteci Nazan Öncel doğdu.

7

Şubat

1947- ABD’li yazar Paul Auster doğdu. 1815 - Dünyanın ilk peynir fabrikası İsviçre’de kuruldu.

29

1985 - Steve Wosniak, Apple Computer’dan ayrıldı.

1964 - The Beatles, New York’un JFK havaalanına ilk ABD turnesini vermek üzere indi.


8

Şubat

1958 -15 yaşındaki Bobby Fischer Dünya Satranç Şampiyonu oldu. 1906 - Fotokopi makinesinin mucidi Chester Carlson doğdu.

9

Şubat

11

Şubat

2006 - Şanlıurfa’nın Göbeklitepe Mabedi’nde kazı yapan Alman arkeologlar, insanlığın en eski haber sistemi olarak tanımladıkları ve günümüzde kullanılan yazının ilkel biçimi olabilecek işaretler buldular. 1998 - Türkiye’de kumarhaneler yasaklandı. 1946 - Ajda Pekkan doğdu.

13

Şubat

1926 - Savurganlıkla mücadele amacıyla Men-i İsrafat Kanunu kabul edildi.

1968 - İlk kadın trafik polisi Marie Owens, Chicago’da göreve başladı.

10

14

Şubat

Şubat

1998 - IBM’in ürettiği süper bilgisayar Deep Blue, satrançta Garry Kasparov’u yendi.

270 - Aziz Valentinus adlı, Roma İmparatoru II. Cladius tarafından başı kesilmek suretiyle öldürüldü. 496 yılında Papa Gelasius, 14 Şubat’ı Aziz Valentin Günü ilan edildi. 19. yüzyılda ise Amerikalı Esther Howland, bu günde ilk Sevgililer Günü kartını göndererek küresel bir geleneği başlatmış oldu.

15

Şubat

2005 - YouTube kuruldu.

30

Microsoft’un CIO e-dergisi: CIOLOG  

CIO, Microsoft

Advertisement