Page 1


TAHSiN PASA ' ESBAK MABEYN BAŞKATIBi

••

ll

ABDULHAMIT YILDIZ HATIRALARI

IIIUALLIM AHMET HALIT KITAPHANESI S T A N B U L 1 9 3 1 '


MİLLİVET j MATBAASI


Mukaddeme (Milliyet)

gazetesinde

tefrika

suretile intişar etmiş olan ları - bazı tashih

bu yazı­

ve ilavelerle 7

rihinde

balıbaşına biı· devir

eden ve bilhassa

siyasi

teşkil

tarihimiz

noktasından sayısız ibret levhalarile

kitap şeklinde tab'a başlarken ufak

meşhun olan Abdülhamidin zamanı

bir mul1addemeyi faydadan hali bul­

saltanatı dahili, harici, idari ve içti­

muyorum.

mai, bulasa bütün teferrüatile zabıt

Tefrikanın başlangıcında da söy­

ve tesbit ve umumi tarihin sahasına

lemiş olduğum veçhile bu yazılara

tevdi edilebilmek

"Hatırat,

''Hatırla­

hiyel ve kudret sahiple�inin teşriki

münasiptir.

mesai etınelerine, yerli ve ecnebi bir

demekten ise

dıklar..m, demek daha Filhak�ka

bunlarda

devrinin tam

Abdülhamit

bir tarihini

veyahut

için birçok sala­

çok vesaikın gözden

geçiritmesine

ihtiyaç vardır. Ne yazık ki, bu uğur­

hakiki manasile bir hatırat

kitabı­

da ciddi bir adım atılmamış ve bü­

nın bütün şeraitini aramak

doğru

tün neşriyat hertürlü tarihi ve ilmi

olmaz; ben bunları öyle bir maksat

kıymetten mahrum ve masal nev'in­

ve iddia ile yazmadım;

den yazılara munhasır kalmıştır. Is­

takip

etti­

ğim gaye o devrio yaşamış olduğum

tikbalin müverrihleri bu yalan yan­

senelerinde gelip geçmiş hadiseleri,

lış, bu uydurma ve msaal

mahiye­

seyir ve istikametine şahit olduğum

tinde neşriyata istinat edecek olur­

meseleleri hakikati üzere

larsa tarihin bu kısmı hata ile dolu

tesbit ve

Abdülhamit devrinin tarihini yaza­

olarak ahlafa intikal etmiş

cak müstakbel

tır.

müverrihleri

azçok

tenvir ebnekti. Esasen otuz beş se­ nelik bir saltanatın ve serapa vuku­

Hatıralanmı tesiri

rihini yazmak

vüz ve

uzak olduğu gibi

benden çok

bunu tek

her hangi bir devlet

başına

adamının ya­

hut her hangi bir müverrihin başa­

başlarken:

"Bunlarda hiçbir tarafın

atı mühimme ile dolu bir devrio ta­ iddiası

neşre

ve

hiçbir

taarruz

demiştim.

olacak­

telkin ve

kimseye kastı da

teca­

yoktur,

Bu teminalım pek sami­

mi .olduğu ve yazılarıma hakikat ha

rabileceğine de ihtimal verenlerden

ricinde hiç bir şey karışmadığı hal­ de yine bazı tarafların bunlardan

değilim. Osmanlı imparatorluğu ta-

rencide olduklarını ve bazı hakikat-


4

TA H S I N

PA Ş AN I N

H AT I R ATI

Ierin ortaya atılmalarına ve bazı maskelerin çarnaçar yere düşürül-

ayı istilzam etmesini bekliyordum..

müş olduLiarma

hevvürler,

hiddet eden birta­

kım kimselerin de tehevvüre

kapı­

·ıarak nezaket ve nezaheti i�timaiye ye yakışmıyacak bir lisanla şahsıma tecavüz ettiklerini

gördüm.

Şahıs

Halbuki buna bedel tecavüzler, te· lıyacak

mantık ve idraki parça­

mecnunane

mukabeleler

gördüm. Ben vicdanen müsterih ve yazılarıının hakikatinden

emin ol­

duğum için bu çılgmlıklara

sadece

ile uğraşmaktan ne derece muhteriz

gülmekle iktifa edeceğim. Çünkü ya-

olduğumu , vazife

zdarımda hakikatten başka memba

ve vicdanımın

telkinatma ne mertebe riayetkar bu­

ve hakikate

lunduğumu beni

ye

ederler.

tanıyanlar teslim

Hissiyat ve infialatı şahsi-.

yeyi terviç için o devrin

en müsait

makamlarından

birini

senelerce

müddet

etmiş

olduğum

işgal

ve

hizmetten

hedefim

başka ga­

yoktur;

kapan-

mış bir devrin, maziye intikal etmݧ: hadiselerin, efkan umumiyece �k edilip hükümleri

tet­

verilmiş ef'::ıl

ve harekatın hikaye ve teşı-ihinde ga

halde nefsimi bu kabil küçüklükler­

rez veya fikri intikam

tasavvur e­

den daima uzak tutmuştum. Bugün yaptığım şey o meslekin bir deva-

denler ancak ve ancak

hakikatierin

mından ibarettir. sarayında

en

Sultan Hamidin

yüksek

makamlar­

dan birini on dört sene mütevaliyen işgal etmiş ve nice nice

hadisatın

küzergahında bulunmuş

olmak sa­

lahiyetile gördüğüm, işittiğim, okuduğum ve öğrendiğim

hakikatleri

son derece bir muhakeme ile tahlil ve en mutedil bir !isan ile ifade ve tesbit ederken bundan bazı kimse­ lerin güeeneceklerini ve bazı sahte iddiaların mahiyeti meydana cağını hesap etmiştim.

çxka­

Müşahede-

lerimin noksan olabileceğini, muha­ kemelerimin yanlış

yoldan gidebi­

leceğini de ihtimal

dahiline almış­

işaasından korkanlardır. (Milliyet) te intişar eden

zer ettimse şimdi bu

tesirinden uzak kalınağa o kadar iti­ na

cidd·iyetine

Ş.ahsiyatı baş­

kalarına bırakıyorum. böyle şeylerle

Ne ahlaknn

uğraşmağa

ne de karilerin. nezaheti

müsai4

bunları o­

kumağa mütehammildir. (Milliyet) teki tefrikanın nisyan­ dan kurtarılarak kitap şeklinde tab'­ ına birçok

teşvik ve iltifat netice-

sinde karar vermiş olduğum için

o

lutufkar teşvik ve muhabbetlere bu­

edenlerden

addederim.

Bu itibar ile

Mevzuun

ettim.

yakışmıyan o kabil

rada alenen

değilim.

kitabı neşre­

derken de o tecavüz ve taaruzların

tım. Aczimi muterifim; şahsırnda kemal ve malumatımda şümul iddia neşriyatımın mütekabil bir müdafa-

tefrikalan şahsiyat

vadisine sürüklemekten nekadar ha­

teşekkürü

vecibedeııı,

TAHSiN


Saraya nasil girdim? Mabeyin başkatibi

Süreyya Pa­

şanın yerine tayin edilişim şu suret­

safir muamelesi

yapılmıyacağı

... e

izaz ve ikram edilmiyeceği tabii idi.

Paşa

Bu yirmi dört saatlik intizarın se­

1310 Teşrinisanisinin 12 inci günü

bebini bilahare anladım: Sarayda az

le vuku bulmuştu:

Süreyya

konağında füceten vefat etmişti. O

çok ehemmiyetli bir hizmete alınma­

tarihte Bahriye mektupçusu bulunu­

ları takarrür eden kimseler ilkönce

yordum. Süreyya Paşanın vefatı ha­

bu suretle davet olunur, misafir edi­

berini Bah.riye N ezaretinde vazifem

lir, bu müddet zarfında

başında duymuştum.

tahkikat İcra olunarak ondan sonra

Dairenin ak­

haklarında

şam tatili üzerine evime avdet ettim.

tayin muamelesi yapıhrdı.

Çok geçmeden Maiyeti Seniye çavuş

kikatı daha evvel ve daha başka su­

larmdan bir zat gelerek Yıldız sarayına azimetim iradesini Arnirim olan

tebliğ etti.

Bahriye Nazırı

fından resmi bir tezkereyi

tara­

takdim

veya resmi bazı maruzatı arz ve teb­ liğ için Yıldız sarayına birkaç defa gönderildiğim sen ve bir ğum yoktu.

vaki ise de böyle re­

irade ile davet

olundo­

Çavuş Efendi ile birlikte gittim. Beni malıeyin dairesinde bir odaya götürdüler ve burada tebliğ olu"na­ cak h·adei seniyeye intizar söylediler.

etmemi

Bu intizar ertesi

günii

ayni zamana kadar, yani tam yirmi dört saat

devam etti.

zarfında ne bi:r İrade

Bu müddet tebliğ

ne de görrneğe gelen oldu. akşama doğru

eden, Yalnız

retle yapmak

Bu tah­

mümkün il(en alaka­

cların saıraya celbi ve adeta göz hap· si altına

alınarak o veçhile

tahki­

kat icrası abes olmakla beraber sa­ rayda bu itiyat daima

mahfuz kal­

mıştır. Ertesi gün akşama doğru, mabe­ yincilerden Bekir Bey olduğunu son radan anladığım bir zat odaya gele­ ı·ek: - Efendimiz ferman buyurdular. Bi.rşey yazmız, takdim edeceğim. N e yazmak lazım geleceğini tayin de mütehayyir

iken Bekir

Bey şu

sözlerle müşkülümü halletti: - Hatırımza ne gelirse onu yazınız. Bir hizmete tayin olunacağimı his­ settim. Belli ki zatı şahane

yazımı

tanımadığım bir zat

ve tarzı ifademi görüp anlamak isti­

gelerek geceyi burada müsafereten

yordu. Icabı zamana muvafık bir a­

geçirmekliğim irade huyurulduğunu

riza yazdım. Bekir Bey

söyledi ve esbabı istirahatim temin

gitti. Bir saat sonra tekrar geldi ve

olundu. Bu dakikadan itibar.en

en­

dişem zail olmuştu; çünkü fena bi:­

bunu

beni alarak vaktile hasbelvazife

alıp bir

defa gitmiş olduğum Başkitabet da­

maksatla ve fena bir akıbete gitm?.k

iresine götürdü.

Üzere getirilmiş bir adama böyle mi

sus odaya girdik. Bekir Bey: ''Zalı

Başkatipiere mah­


TAHSiN PAŞANIN

6

§ahanenin beni mabeyni

HATiRATf

humayun

geçtik. Tam karşımıza gelen bir sa­

buyurduğuınu,

lonun kapısı açıldı. Girdim. Sultan:

tebliğ etti ve masama oturtarak çe­

Hamit, salonun ortasında ve ayakta

kildi gitti.

duruyordu. Şık bir sivil elbise giyin­

başkitabetine tayin

Ferdası gün,

bir

odaya yaşi�ca

zat geldi. Bunun gidiş müdürü Haci

mişti. Resmi tazimi ifa ettim. lik sö­ zü �u o!mıı§ tU: - Hüsnü halinizi işiHim ve sizi

Mahmut Ef. olduğunu bilahare öğ­ rendim. Gidil'! müdüdüğü Hünkarın

başkatipliğe kendim

araba veya atla bir tarafa azimetin­

Müstckimane hizmet edeceğinizi ü­

intihap ettim.

de buna ait tertibat ile meşgul olan

mit ederim.

makamdı. Hacı Mahmut Efendi Sul­

Sultan Hamidin bana yeni vazife­

Pa

mi tebliğ ederken "sizi kendim inti­

tan Hamidin emektarlarındandır.

dişahm itimadını kazanmiştı:. Gece­ leri

Hünkar İstirahat odasına çeki­

lip yatağa yatınca karyolanın önün­

hap ettim, demekten

idi: - Siz vazifenizi

maksadı

hiçbir

§U

tarafın

şayanı

tavsiye ve himayesine, hiçbir maka­

itimat oian bendegamndan biri otu�

min iıı'ar ve inhasına medyun değil­

rarak Padişahın

siniz. Bu !utfu munhasıran

deki paravananın

arkasına uykusu

gelinciye

benden

kadar roman okurdu. Hacı Mahmut

gördünüz. Binaenaleyh benden baş­

Efendi bu vazifeyi de ifa ederdi.

ka merciiniz, benim irademe inkıyat­

Hacı Mahmut Efendi zatı şahane­ nin beni kabul buyuracağıni etti, İkimiz birlikte

hafif

yokuşlu

bir yoldan çıkarak tek katlı bir da­ ireye girdik.

Burası Çit köşkü idi.

Biribirine geçme birçok salonlardan müteşekkil

tan ba§ka gayeniz olmıyacaktır.

tebliğ

olan bu dairenin kapısı

Sultan Harnit için bu, bir siyaset idi. Hel·kesin

kendisine ve makamı

Saltanata merbut ve minnettar yaşa­ dığım isterdi. Bu sebepledir ki her­ şey için kendisine müracaat d'uğunu ve her lutfun

kendisinden

önünde ve methalinde yave:r!erden,

beklendiğini memnuniyetle

tüfekçilerden ve haı:·em ağalarından

eder, gene

mürekkep bir kalabalık vardı.

kırı görülen

Sul­

olun­ tela.kki

bu. sebepledir ki en ay­ istitafları bile reddet­

tan Harnit gibi bir Padişahın sara­

miyerek h<lzan bir suretle tatmin

yında

demediği kimseleri herhangi

omuzlarıma

mes'uliyetli

cidden ağır ve

bir vazife

mi§ olmasından

tahmil edil­

dolayı zaten müte­

bir §ekilde hoşnut etmek cihetine gi­ derdi.

heyyiç idim. Çit köşkünün öıtündeki bu dekor heyecanımı tezyit edecek mahiyette idi. Bahriye mektupçulu­

diğer

Ilk kabul resmi bu suretle ve vaznfem başına avdetime

oldu müsa­

ade olundu. Biraz sonra gene gidiş

ğunun asude muhiti ile §imdi girdi­

müdürü Hacı Mahmut Efendi oda­

ğim bu yeni muhit arasında müthiş

ma gelerek

bir fark vardı.

taltif

mle sini müteakıp şu sözleri söy­

Hacı Mahmut Efendi ile birlikte bu kalabalığın içinden

birkaç tebrik ve

durmıyarak

ledi:

- Zah �ahane sizi kabul buyur-


TAHSiN PAŞANIN HATIRATI madan evvel Sadrı sabık Sait Paşa huzura çıkmıştı. Ben de hazır bulu"' nuyordum.

Hünkar sizi başkitabete

tayin ettiğini söyleyince S�t

Paşa

da hakkmızda bir hayli hüsnü şeha­ dette bulundu. Mahmut Efencli,

başkatipliğe in­

tibabımdııı Sait Paşanın oynadığı ro­ lü �u suretle anlattı: Süreyya

Paşanın

vefatından iki

saat sonra tarafı şahaneden Sait Pa­ §aya bir zarf gönderilmiş ve bunun muhteviyatı hakkında beyam müta­

7

Başkitabet dairesi: Ötedenberi

Yıldızda

ba§kitabet

dairesi saray dedikodu ve entl"İkala­ rmdan uzak, vakar ve ciddiyeti, va­ zifei resmiyesine sadıkane merbuti­ yeti He tanınmnşt[, Başkatipliğe ta­ yin olunarak resmi vazifeırJe ilk te­ mas ettiğim ve mesai arkadaşlarımı yakmdan ilk tam d !ğım gün başkita­

bet dairesinin bu temiz şöhreti pek

yerinde olduğunu anladrm. Ba§kita· het dairesini teşkil

eden ve herbiri

kıymet ve

meziyet arkadaşlarırom bir kıs·

a n ayrı birer

lea etmesi irade buyurulmu§tu. Bu

sahibi olan

:ı.:arfm İ ginde bir pusu!a vardı.

mı rahmeti hakka inti.kal

sulada başkaipliğe nan;zet

Pu­

gösteri­

ebıniştir,

diğer bir kı�nn da dyevm herhayat

gibi biı­

olup muhtelif vazifelerde bulunuyor­ lar. H atıraiarım a başlarken bunların

hükümdara kendi mes'ı.diyeti altında

ölenlerini rahmel:le, sağları hürmet­

len bazi kimselerin

yazdı

esamisi

idi. Sait Paşa, Abdülhamit

bir başkatip tavsiye etmenin neka­ dar tehlikeli birşey olabileceğini dü� §Ümniyecek bir adam değildi.

Her­

halde böyle bir hareketin avakıbin­ den hazer edecek kadar vehham bir

zat idi.

Maamafib

diğer

taraftan

Sultan Hamidin ilk başkatibi olduğu için bir başkatipte bulunması gelen

evsaf ve

şeraiti

Hünkar kani idi. Sait

lazım

biieceğine Paşa ilkön-

ce:

Yıl d ız

yeti

mukayyet ha

sarayında

resmi mahi­ salnamesinde

Devlet

haiz,

birtakım

var idi s e de

daireler

hakiki

da­

rnanasile

resmi ad dolunabilecek yegane daire Başkitabet dairesi idi. vazifesini ifaya

Başkatiplik

başlad!�i"!m

zaman

dairenin umur ve muamelatmr, va­ zifcler�n tarzı taksim ve İcrasını tet­

kik ettim. Daire muamelat:mm

maz­

bul ve muntazam olduğunu gördüm.

- Pusulada esamisi muharrer o­ lanların

le yad etmeği veeibeden addederim.

hangisi tercih

buyrulursa

isabet ondadır.

idclia

ede­

intizam, inzibat, muamelaUa sadelik

diye cevap vermiş; fakat

Sultan

Hamit behemehal bunlardan birinin tercihi için pusulayı tekrar Sait Pa­ §aya gönderince

Hiç aldanmış olmak sızın

bilirim ki o zaman Başkitabet dairezi

artık çare kalma­

ve sürat itibarile

ve di­

Babıaliye

ğer nezaretleıre faik idi. Burada hiç­ bir kağıt parçasının

kayhclmasına,

hiçbir muamelenin kontrolden

kaç­

dığını gören Sait Paşa diğer iki kişi

ınasma imkan

ile beraber benim de hatıra geldiği­ mi arzetmiş, Sultan Harnit te bunun

sürüncemede kaldığı da vaki değil­

üzerine beni intihap eylemiş

• • •

lmadığı gibi

o

işlerin

di; çünkü Başkitabet dairesine girip çıkan

mesaili

bizzat

Abdülhamit


8

TAHSIN PAŞANIN HATIRATI

bulunabilirlerse de

kontrol ederdi. Dairei kitabete gön­

maruzatta

derilen

maruzatm adına

herhangi bir tezkere

arizayı vürudu akabinde başka taraflardan haber

veya

Hünkara verirlerdi;

Dairei kitabet vas!tasile tebliğ olu­ nan iradeler hakkında günügününe

( husu si ) derlerdi

bu ve

bunlara icabında gene küçük kağıt­ larla ve

hususi

tezkerelerle

irade

tebliğ olunurdu. Manıza t ya resmi ya hususi tez­

Abdülhamide h�sap vermek mecbu­

kerelerle vak:i

riyeti de vardı;, bu itibar ile bir ta­

resmi tezkerelerin

raftan

(hamiş) lerle yahut hususi tezkere­

Padi§ahın sıkı murakabesi,

diğer taraftan katip beylerin samimi

ler §eklinde

olur,

iradeler de ya

zeyline

tebliğ edilirdi.

yazılan Sultan

vazifeşinaslıkları daire muamelatuu

Harnit takdim olunan tezkereleri ya

bir makine gibi işietmekte idi.

l:iizzat okur, yahut bir

Başkitabet dairesinin vazifesi hü­ kümdar ile devairi resmiye arasmda tebliğ ve tebellüğa vasıta olmaktan ibaretti. Ikinci kaip, mabeyinciler,

başmabeyinci,

hususi şifre

kalemi

mabeyinciye

okutarak dinlerdi. Ekseriya akşama

doğru

kitabette bulasaten bir deftere kay­ dolunur.Bu defter ve o tezkereler bir

vasıtalarile Hünkara arzolunan bazı

torbaya konulur, ertesi

muamelat ile bendegan ismini

torba etü makinesine

taşı-

saraya

gönderilen maruzat, geceleri dairei

sabah

bu

gönderileı-ek

yan kimselerin vas!ta oldukları jur­

muhtemel mikroplardan tecrit edilir

nallar miistesna olmak üzere bütün

ve bir musahibe verilerek Hünkann

maruzatı resmiye başkitabet

mesai odasına bırakı!ırdı.

kana­

hndan geçer, burada kaydoluoarak

Sultan Hamidin

tasdik ve kabul

Hünkara takdim olunur, gerek bun­

işareti tezkerelerin arkasına ve ba�-

ların cevaplan gerek resen sadır o­

tarafa yazdığı Arabi tarihten ibaret­

lan iradei seniyeler bu daireden la­

tir.

zun gelenlere tebliğ edilirdi.

başka hiçbir işaret yoksa o tezkere

Eğer bu tarihin

yaru başında

gelik'­

ile istizan edilen madde aynen kabul

di: Mülki işleri Sadrazam, ilmiyeye

olunmuş demektir. Eğer tarihin ya-

müteallik umuru Şehislam,

nmda (C) İ!tareti varsa bu takdirde

Maruzat şu suretle saraya

yeye ait kağıtlan

Bahriye

bahri­ Nazırı,

umuru askeriyeye taallıik eden ma­

Hünkann bir mütaleası, bir cevabı olacak demektir. Bu miitaleayı ya

o

Tophaneye ve me.,.

tezkereyi buzurda okuyan malıeyin­

katibi askeriyeye ait olan evrakı Top

ci yahut başkatip getirir ve ona göre

hane mü�ürü, Hazinei

cevap yazılır.

ruzatı Serasker,

bassaya ait

umuru Hazinei hassa Nazırı takdim

�din pek dikkat ettiği

Sultan Ha

�derdi. Padişaha resmi tezkere gön­

noktalardan biri de verdiği iradele­

dermek, yani büyük kağıda

yazdı

rin tamamen tebliğ olunmasıdır. Bu­

resmit maruzatta bulunmak

hakkı

bu nezaretlere mahsus idi. maada

diğer

nezaretlerin

Bundan kaffesi

nun için dairei kitabettten

yazılan

tezkereterin bir sureti kendisine tak· dim olunurdu.


TAHSIN PAŞANIN HATIRATl

Sultan Hamit Babıaliden ve diğer nezaretlerden gelip torba içinde kendisine takdim olunan tezkereler• den kabul ettiklerini, herbirinin aı·­ kasına tarih koyarakp gene diürei ki­ tabete iade ettiği zaman bunları bir zarf içinde gönderirdi. Sultan Ha­ mit zarf içinde kaç tezkere varsa zarfm üstüne bunu ve saat kaçta tes­ lim olunduğunu işaret eder, zarfın arkasına da imza yerine (malum) kelimesini yazar. Bu zarfı getiren adamın vazifesi bir makbuz senedi almaktır. Bu makbuz senedine zarf­ tan �rkan tezkerelerin adedi ve her­ birinin numarası, getiren adamın is­ mi ve saat kaçta getirdiği ya­ zılır, altına başkatip imza eder. Sultan Hamit bu makbuz senedine okadar chemmiyet verirdi ki behe· mehal eline teslim olunduğunu ister­ di. Hulasa kendisine arzolunan şeylerle kendisinden sadır olan emirle­ rin zıyaa veya tahrife uğrarnamasına pek dikkat ederdi. Buna bir de Sul­ tan Hamidin fevkalade denrneğe ıa. yık olan kuvvei hafızası ilave edile­ cek olursa kontrol teclbirinin neka� dar sı:kı ve müessir olduğu tezahiir eder.

Veliaht A bd ülhamit Efendi: Sultan Hamit, malum olduğu üze­ Sultan Muradın fetvayı şer'i ile

re,

hal'ini müteakıp 1293 te Padişah ol­ muştur. Şehzadeliği ve veliahtli.ği zamanında Dolmabahçe sarayının veliahtleı·e mahsus dairesinde ika­ met ederdi, Ovakit Dolmabahçe sa­ rayında Sultan Hamidin diğer biraderleri de birer daire işgal

9

ederler ve bunlar aledelevam yaz­ h kı!!h bu dairelerde otururlar­ dı. Halbuki Abdülhamit Efen­ di senenin birçok kısmını bu sa­ ray haricinde ve kah Tarabya Üstün­ deki çifftliğinde, kah Kağıthanedt:ki köşkünde, bazan valideliğinin Maç­ kadaki konağında ve hemşiresi Ce· mile Sultanın sarayında geçirirdi.Ab dülharnit Efendiyi buna sevkeden sebep onun Daimabahçede veliaht dairesindeki münzevi hayattan ziya� de faal hayata merakı idi. Abdülha­ mit Efendi Osmanlı saltanatının en yakın varisi olduğunu görerek Pa­ dişahhğa ait hazırlıklar cümlesinden olmak üzere pek �ok kimselerle te­ mas etmek ister, vukuab aleme ya­ bancı kalmamak için hemen her meseleyi ledüniyatına varıncıya kadar öğrenmeğe çalışırdı. Veliahtliği za­ manında devletin mühim mevkileri­ ni işgal eden rical ile, fikir ve kaleın erbabile, yerli ve ecnebi ileri gelen simalarla sık sık görüşür, hülasa ya­ şadığı devri aleddevam takip e­ derdi. Valideliğinin konağı:na ve hemşiresinin sarayına karşı bü­ yük bir muhabbet ve merbuti­ yeti vardı. Bu iki daireye heves ve zevk ile giderdi. Cülusundan sonra bu dairelerdeki emektarlar­ dan bazılarını Yıldız sarayına ala­ rak onları hususi hizmetlerin en yüksek payelerine çıkarması validc­ liğine ve hemşiresine karşı beslediği muhabbetin birer delilidir. Abdülha­ midin ilk devri saltanatında kızlara­ ğalığına nasbettiği Belnam Ağa -ki bir aralık azİm ş�hret ve nüfuz sahibi olmuş ve en büyük devlet iş­ lerine kanşacak kadar ileri gitmiş-


lO

TAHSiN

PAŞANIN

li- Cemile Sultanın ağalanndan idi; bilahare başmabeyinciliğe kadar çıkan Hacı Ali Paşa V alideliğinin Maçkadaki konağında tanıdığı ben· degandan idi;hatta ilk başkatibi olan Sait Paşayz da en önce Cemile Sul­ tanın zevci Mahmut Celalettin Pa· şanın deHileti!e tanımı§, Sait Paşa­ nm zeka ve iktidarını Mahmut Ce· lalettin

Paşadan dinlemi§, Sait Pa­

şayı o sarayda sık sik görerek be· ğ·cnmiş idi. Abdülhamidin veliahtli­ ği zamanmda bu suretle hariçie vu­

HATIRATI

O zamanın vükelası içinde Abdiil­

hamidin en çok temas ettiği zevat Saffet ve Etem Paşalardı. Abdülha­ mit Ef enel i bu iki zat tan Fransızca deı·si aldığı için bunlar da sık sık veliaht dah·esine gdir-lerdİ. Gerek bunlarla ve gerek o devrin rical ve ekabiı.-i i le temaslarmda A bdiilhami t bilhassa memleket işlerini, umumi ve husösi hayatı öğremneğe çah§ır· dı. Abdülhamit daha o zamandan kendini gösteren hissi tecessüs ica­ bmca herşeyin künhünü ve herkesin

kubulan temasları biialıare devri sal­ tanatında pek işine yaraımştı. Bh·­

lediiniyatı ahvalini öğrenmek mera· kmda olduğundan kendisini ziyare­

çok ahval ve muamelatta mütalea yürütür ve karar verirken mazideki bu temaslarm tesirine tabi kaldığı görülmüştür.

üzerinde konu�makla iktifa etmez; §Unun bunun ve bilhassa rical ve e­ kabirin al::ı.vali hususiye!erini, seı-·

Abdülhamit Efendi, diğer bh·ader­ lerinin meslekleri hilafına olarak ikametg&hım geceligündüzlü ziya· retçilere açık buhmduı-urdu. Meha­ fili ecnebiye hakkında aldığı malu­ mahn ba!!lıca memba ve menşei İn· giltereli Mösyö (Tomson) idi. Bu Mösyö (Tomson) Abdülhamidin Trabya üstündeki çiftliğinin yanıbaşında bir kö§kÜn sahibi idi. Mös­ yö (Tomson) Sik sık Abdülhamit Efendiyi ziyarete gider, onunla uzun

uzadxya görüşür, birlikte tenezzühe çıkılır, bu ziyaret ve tenezziihler esnasında memleket ahva{i:nden bah­ sedilirdi. Abdülhamidin bu Mösyö

te gelenleı-le yalnız umumi meseleler

vetlerinin derecesir-..i,

konaklarnun

tarzı idaresini tahkik ederdi. Kuvvei hafızası barikulade denecek bir de­

recede olduğundan bilahare fu·sat düşüp hikaye edeı·ken o zamana ait malumat ve mahfuzatım noksansız anlatn·dx. Abdülhamit Efendiyi bira:Ierle­ rinclen ve diğ er §ehzadelerden ayı­ ran sıJat y�!mz bu değildi. Geırç;i yaşadıkları clevrin hiçbir hadisesini ve zamamn rical ve ekabirinden hiçbi­ rini bilip i:aıı.ımryan ve vukuah ci­ handan yüksek saray duvarlarile ay-

(Tomson) ile görüşmekten büyük bir haz ve �laka duyduğunu daha o·

rılarak büsbütün münzevi bir hayat ya§ıyan diğer §ehzadelere nispetle bu da büyük birşeydi; ancak Abdül­ hamit Efendi kendi hayalı hususiye-

vakit maiyetinde bulunan ve bilaha­ re Padişahlığı zamanında saray hiz­ metine alınan bendeganı hikaye e­ derlerdi.

si ve mai§et ve idare tarzı itibarile de öteki �ehzadelere benzemezdi. Diğer §ehzadeler günlerini gaflet ve israf içinde şuursuz bir suretle ge-


TAH S IN

PAŞ A N I N

ll

H ATI R A T I

çirirkeo. Abdülhamit Efendi munta­

dülhamit Efendinin Mösyö (Zarifi)

zam bir büt�enin dahilinde ve muk­

yi sık sık kabul ederek her ziyarette

tesİdane şeraitle imı·arı hayat eder,

dairresinin en ufak masrafiarına va­

rıncıya kadar her muameleyi- kendi

tüğünü ve servetinin tarzı idaresini aleddevam

ettiğini

teftiş ve takip

bulundu­

bilahare bazı emektarlaı"Indan işitti­

son derece te­

ğim gibi bazz frrsai:larda bizzat ken­

teftiş ve nezareti altmda rur, blhassa israftaıı

kendisile para işleri hakkında görüş­

vazi.yeti

vakki ederdi. Binaenaleyh

disi de bunu anlatır dururdu. Şuı-ası bida­

maliye itibarile diğer şehzadeieırden

muhakakt!r ki Sultan Harnit

yüksek bir mevkie malikti.

yeti saltanatmda ciilus masrafı ola­ dünya

içinde

Kendi dairelerinin

ile alakalar: kesilmiş bir halde yaşı­

rak sarfedilen altmrş bin lirayi i.(en­ d� kesesinden vermişti.

Başka şeh­

kapa-

zadeler aldxkiarı maaşlarla ay sonu-

bilhassa

nu getiremezken Sultan Hamidin le.

para hususunda sıkıntı çekerierken

delhacce altmiş bin lil"a tedarik ede�

yan ve iradarile masraflannı tam!yan öteki

şehzadeler

Abdülhamit Efendi bir taraftan ta­

bilecek kadar miiddahar bir se:rvete

sarruf ve diğer taraftan iradım ten­

malik olmasE hep bu fHı;ri ikilsat

roiye ve idare sayesinde hem müref..

ve

intizam sayesindedir.

hem de para

Sultan Harnit kendisini bu ikt1sa.t

birikt�rerek kardeşlerine muaveııet­

yolunda teşvik ve tenvir eden Mi::s­

feh bir hayat geçirir,

te bulunurdu. Bilhassa Murat Efen­

kadar

yö ( Zarifi) ye karl} ı: sonuna muhabbet

beslemişti.

diye �ok defalar ikraz suretile para

teveccüh ve

verdiğini bana bizzat hnkaye etmiş­

Mösyö (Zarifi) nin vefatından son­

ti.

ra oğlu birkaç defalar arzı Abdülhamit

hazinei

Efendinin

tazimat

için saraya gelmiş ve Sultan Harnit

maliyeden şehri bin liıra maaşı var­

babasının habrasma hünneten oğlu­

dı. Ancak o zamanda maaşlar mun-

na herdefasmda iltifatta bulunmuş-

tazaman çdonadiğmdan Abdülhamit

tu.

Efendi maaşını

(750)

linde sarraf Mösyö

mukabi�

lira

(Zarifi) ye is­

konto ettirirdi.

AbdüUıamidin cümlece malum ri saltanatmda

Sarraf Mösyö (Zarifi), Abdülha­

o�

1 lan bu iktısatperverliği ile onuın dev­

bendegaı:nna,

hususi hizmet erbabma,

haz�

jurnalcıla­

mit Efendinin bu suretle iskonto et-.

ra mebzul atiye ve İhsanlar dağitma­

nezdin­

sını telif edem.iyen!er zevahh·e kapı-

tiği maaşlarını gene kendi

aldamrlar.

deki hesabıcarisine kaydeder ve bun­

larak

lara bir faiz yürüteı·ek gerek bunun

tan Harnit

hasılım ve gerek çiftliğinden ve di-

fak

ğer bru:ı emlak ve akarından varidat

ile birlikte

bütün

nakliyesini gene Mösyö

aidığı serveti

Zarifi de­

IaletiJe karlı işlerde kullanırdı. Ab-

Sul­

Filhakika

kendi siyaseti

muvaf­

olmak ve mem.leketi sikı

-koı1trol

çemberi

altında

durmak için ta sarayın

bir

bulun­

kapısından

başhyarak hertarafta kuvvetli bir is­ tihbar şebekesi

vücude getirmiş ve


TAHSIN PAŞANIN HATlRAT!

12

bazan göze

'bu şebeke de çalışanlan kesesinden

idi. Işte Sultan Hamidi

birçok nimetiere garketmişti. Ancak

batacak derecede

bu atiye ve ihsanların beyhude ye-

mağa sevkeden sebep bu idi. Bunun

re sarfolunınayıp bir maksadı İstİh­

ise hususi hayatta İktısat ve tasar­

sal ve kendi siyasetini

ruf ile hiçbir münasebeti yoktur.

malum olan

gayeye isal içi� bezledildiği•düşünü-

Sultan Hamit,

fazla para dağıt­

biraderleri içinde

lecek olursa bunların israf manasına

en ç ok Murat Efendiyi sever, en zi­

telakki etmek doğru olamıyacağı ve

yade onunla görüşürdü.

hizmet mukabili verilmiş ücret diye

Hünkarm

teslim

bana bizzat anlatlığına göre Murat Efendi açıidikirli bir zat imiş; er­

olunur. Saltanatın, taç ve tahtın, ni­

babı ilim ve irfan sık sık onun dai­

haye §ahsın

resine gider, hürriyeti fikir ashcı.bile

kabul etmek lazım

geleceği

selametini temin

için

sarfedilen bu paralar haricinde Sul­

müsahabetten zevk duyarmış.

'tan Hamidin kendi husasi ve ailevi

rat Efendinin bu evsafını hikaye e­

hayatınd� hiçbir israfı

yoktu. Padi­

den Sultan

şahhğı zamanında da

muklesidane

Murat

yaşar, her fırsatta iktisat ve intiza­ mın faydalarını

söyler,

lüzumsuz

sarfiyatın ve bilhassa borçlanmanın

Harnit

ayni

Efendinin

pek

Mu­

zamanda haris

ol­

duğunu da ilave ederdi. Sultan Ha­ midin ifadesine bakılırsa

Murat E­

fendi fikren terakkiperver olduğun­

aleyhinde bulunurdu. Sultan Harni­

dan ve zamanın teceddüt ve taali ce­

de israf isnat edenler işin yalnız bir

reyanlannı hüsnütelakkİ ettiğinden

cephesini görerek

muhakeme eden­

meclisinde bu fikir ve maksatla her­

lerdir. !sraf diye telakki olunan bu

türlü mübahasal ve tenkidabn vuku­

sarfiyat mutlak ve müstebit bir ida­

una müsaade edenniş. Sultan Harnit

-renin levazımı zaruriyesinden sayıl­

bunları hikaye

ebnekle

kendisinin

i

mak icap eder. Yaşadığı devri ve et­

böyle bir muhitte

rafındaki insanların ahlak ve istida­

kan ahrarane ile daima temasta ve

dmı, hangi noktaların ne gibi :1era-

onlara karşı muhabbet ve teveccüh

ite karşı zayıf olduklarını iyice tet­

vaziyelinde olduğunu anlatmak

kik etmiş olan Sultan Harnit ve meııfaat ba

vasıtasile

muvaffak

ğinden .susta

ve ilk

olacağını

ğinden kadar bur idi.

artık bu

kestirdi­

tecrübeleri

muvaffakıyet

bu hu­

temin

saltanatının

yolda

para

celbi kulu- ,

devama

etti­

sonuna mec­

Nimetin ihsanın, atiyenin,

yetişti ini ve ef­

is­

terdi. Filhakika Sultan Hamidin iia­ ha Osmanlı tahtına çıkmadan evvel birçok vakayi ile temas

ettiği, bir­

çok efkan müteceddide erbabiie rüşüp münakaşalar yaptığı, devrinin

hadisabna

müstemirren alakadar

gö­

bulasa

yakından

ve

olduğu şüp­

hesiz idi.

bulasa menfaatin arkası kesilirse şe­

Sultan Hamidin vehmi, ister yara­

.bekenin gevşiyeceği, hatta dağılaca­

dılışı icabı olsun, ister bilahare muhi

ğı ve hasbessadaka

tinin tesirile husule gelmiş bulunsun

. •

arzulunan hiz­

metlerin nihayet bulacağı muhakkak

herhalde alelade denecek

derecenin


TAHSIN PAŞANIN HATJRATI

çok fevkında idi. Bizzat Sultan Ha­

vehme alabildiğine vüs'at

midin anlatlığına göre Murat Efen­

ler, hatta çok defalar

di küçük biraderinin bu müfrit vehhamlığı ile eğlenir dururmu§. tan

Sul­

Hamidin ta şehzadelik -zama­

nındanberi hizmetinde

bulunan ve

vermiş-·

ortada hiçbir·

sebep ve vesile yok iken onun vehmini körükliyecek hadiseler icat et­

mişlerdir.

Sultan Hamidin tarihini kabahatle­

yazanlar onun kusur ve

saltanatında tütüncübaşılığa

rini tesbit ederken bütün bu kusurlu

kadar irtika edip daima te"·eccüh ve

ve kabahatli i§lere saik olan vehmin

devri

itimadını muhafaza etmiş olan Ali E-

memba ve men�ei hakkında tetkikat

fendi hikaye ederdi:

yapmadan mütalea yürütecek

Murat Efendi

küçük biraderine takılmaktan,

onu

larsa hatalı bir yoldan

kızdıracak latifeler yapmaktan .hoş-

lar. Suitan

landığı için bazan gene bu maksat­

damlarla,

la Abdülhamit Efendiye: - "Birader! Bugün benziniz ge­

Hamidi

gitmiş olur­ etrafındaki a­

sadrazam ve

saray bendegan ve

nazırlarile,

mensubini

ilev

hulasa bir dakika peşinden ayrılma­

ne biraz bozuk, ne oldu gene?, der,

mış olan muhiti ile

bu. latife, Sultan Hamidin

mek elbette en doğru yoldur.

vehmini

olur­

muhakeme et­

tahrik ettiğini ve telaşını artırdığını görerek hiç ciddiyetini bozmadan la­ ifede ısrar edenniş.

Sultan Hamidin e§kali : Sultan Harnit ortaboylu,

Sultan Hamidin herkesçe

maliinı

cevvaL

bakışlı, gür ve kalın sesli idi. Hafı-

olan ve hertürlü ahval ve İcraatında

zası pek nadir insanlarda

hükmünü gösteren bu

lecek kadar kuvvetli idi. Zekası şa-

vehim

bütün hayatında biran bile memiş,

bilumum

onu

terket­

yanıdikkat

idi.

Nazari

malumatı

bu

noksan idi; hatta bir hükümdar için.

vehmin mühim ve bazan aciklı tesiri

pek az denilecek ve muasır hüküm-

olmuştur,

harekatında

bulunabi­

Bu vehmin

kısmen bir

yaradılış icabı olduğunda şüphe ol­ mamakla beraber

fırsat

düştiikçe

teşrih ve izah edeceğim veçhile şurası da muhakkaktır ki

gerek şeh­

darlarla mukayese edilerniyecek ka-· dar az okumuştu. Onun bütün kuv-· vetini arneli malumatında, tecrübele-­ ırinde, görgülerinde, fasdasız �emRslarından husule

gelen

bilgilerinde·

zadeliği ve veliahtliği ve gerek padi­

aramak lazımdır.

şahlığı zamanında etrafını kuşatan

den zengin

insanlar onu bu vehim yolunda tah­

tecrübeye malik idi. Görüşlüğü kim­

rik ve teşvikten geri durmamışlar, o-

seler üzerinde nafiz

na daima vehmini kızıştıracak hadi­

uyanık zekasile bir tesiri mahsus bı­

seler göstermişler, her tarafta onun

raktığına şüphe yoktu. SeEirierin ve•

hayat ve saltanalına düşmanlai" J,u­

ecnebi ınİsafirlerin

malırumiyel ve ölüm tehlikelerile bu

tur.

lunduğunu

söyliyerek

saltanattan

Bu itibar ile cid­

denilecek

bir

hazınei.

nazarlarile

ve

bu hususta mü­

teaddit ve riyasız şehadetleri olmu§�


T AH S i N

14

Sultan Harnit vücutça

PA Ş A NIN

zinde ve

H A T IR A T I

ı-inci fincanı bitirdikten sonra ikinci­

çevik idi. Balaetten hi� hoşlanmaz­

sini ayni fincanda

dı. Zarafete

temiz

meftun idi.

Temiz ve

itinalı giyiıunek hayatta bir intizam

ifade ettiğini

söylerdi.

kıyafetlerind�

ihmal

insanların

gö'stenneleri

kendilerinde fikri intizam bulunmayışından ileri geldiğine kanidi. Nite­

fincana

içmeyip

koyarlardı.

diğer Sultan

Hamidin içtiği su ikinci kilarcı Hü­ seyin Efendi ye konulur

tarafından bir sürahi­ ve bu sürahi

mühürlü

bir çanta içinde takdim oiunuı·du. Sarayda biri (rnatbahı amire) de­

kim sehiv denilen şeyin gayriihtiya­

n,ilen ve hergün birkaç bin

ri olabileceğine

yemeğini pişirip hazırlıyan b1r mut­

bir tezkerenin

inanmazdı.

Bazan

tebliğinde bir ismin

fak, bir de

zatı şahanenin

kişinin hususi

yerine başka bir isim yazmak sure­

mutfağı vardı. Hususi mutfaktcı. bü­

tile sehvett!ğiın olurdu.

yük bir itina ile hazırlanan yemı:.k­

Bunun bir

sehiv eseri olduğunu söyliyerek iti­

I�r birinci ve ikinci

zar ederdim.

fetile ve her günün yemekleri yazı­

Bir defa bana şu söz­

kilerciler mari­

h bir liste ile dairei hümayuna gön-

leri söylemişti: - Insanda sehiv olmaz, sehiv ya

derilir,

zatı şahanenin

bu lbteden

kasten olur yahut dikkatsizlik neti­

intihap ettikleri,

cesinde vukua gelir. Kas'ten yapılan

s�tasile al:ınarak kadmlara verilir, bu

. sehivler mücazatı müsteizim bir k<\·

suretle servis yapılırdı. Sultan Ha·

bahattir.

Dikkatsizlik

vukua gelen

sehivlerin

neticesinde kabahati o

haremağaları va­

mit bilhassa hafif yemekleri

tercih

eder ve her defasında az yerdi. Ye­

dikkatsizliği yapana raddir. Dikkat­

rnekten sonra bir paı·ça İstirahat et-

sizlik mazeret sayılabilir mi?

mek mutadı idi.

Sultan Harnit sıhhatine pek itina ettiği için çalışma ve istiı·ahat

saatleri,

zamanları son

Sultan Hamidin yatak odası ken­

yemek

disine mahsus dairenin

derece

tında idi. Bu daireye çimento döşe­

birinci ka­

muntazam idi. Geceleri erken yatar,

li bir yoldan ve

sabahları erken kalkar, sabah

girilirdi. Bu kapının iç tarafı kiiçük

yosunu hiç ihmal etmezdi.

ban­

Her sa­

bah namaz blar, dua okur, hafif �e Pek çok sigara ve kahve

içerdi.

Sigaralarını tütüncübaşı Ali Efendi emektarlanndan

olan zat tedarik ve takdim Kahvesini

bir taşbk idi, buna dan iki

ile

açılan bir kapı­

hasamaldı bir

merdivcnle

bir salona çıkılırdı. Işte Sultan Ha·

az yemek yerdi.

denilen ve en eski

camlı bir kapı

kahvecibaşı

bir tepsi içinde iki beyaz

ederdi.

hazırlar ve fincan ve

midin yatakodası bu salonun sol ta­ rafında idi.

Yatakodasına

girilince sol taraf­

ta bir paravana, bunun arkasında da Hünkarm karyolası vardı. Hünkarın muayyen

bir yatakodası

olmadığı

bir cezve ile gönderirdi. Sultan Ha­

ve yerde yattığı hakkındaki rivayet­

mit her defasında

ler hurafedir.

behemehal

iki

fincan kahve içmeği sevdiği için bi-

Abülhamidin en çok okuduğu ve


TA H S i N

P AŞA N I N

15

H ATlR A Ti

daha doğrusu okutmak suretile din­

baha kadar beklettirilmesi cai:oı: olmı­

lediği. kitaplar zabıta romanları, ci­ nai hikayeler ve seyahatnameler idi.

yan veya Hünkarın fevkalade chem­

Yıldız saraymda bir müterci,m daire­ si vardi. Buraya memur edilen zeva­ bn unvanı (Mabeyini humayun mütercimi) idi.

Bunlar arasında Sad­

razam Hakkı Paşa, rüsumat müdü­ rü Sırrı Bey, hariciye tercüme kale­ mi müdürü Nişan ve Safer Efendi··

ler gibi

zevat ta

vardı.

başlrca vazife!ed

Bunların

Avrupada intişar

eden romanların dikkate şayan olan­ larını ve bilhassa zabıta romanlarını tercüme

etmekti.

Bu

tercümeler

Sultan Hamidin yatak odasında ve paravana arkasında Roman okuma­ ğa memur olan zevata tevdi olunur­ du. Hünkar yatağa girdikten sonra bu roman okuyacak zat -ki evvdl­ leri gidiş müdürü Mahmut

Efendi

idi ve ondan soınra bu vazife esvapçı­ başı Ismet Beye ve mabeyinci Emin Beye intikal etmişti.- paravananın .arkasına oturur,

Hünkarm uykusu

gelinciye kadar romanı okur; yet Hünkar

niha­

�'kafi!, deyince dışarı

çıkar, yatak odasının kapısı içerden kapanır, odanın dış tarafmda ve ka-

miye atfettiği bir meseleye

taalluk

eden herhangibir tezkere için Hün­ karı uyandırmak lazım gelince o tez­ kere dı:ş kapıdan içeriye rek Hünkarın yatak

gönderile­

odası önünde

yataıt haremağasına verilir, harema­ ğası kapıyı

vurarak

Abdülhamidi

uyandırır, kimden g�ldiğini söyliye­ rek kağıdı takdim eder. Abdülhamit bu kağıdm muhteviyatına rnuttali olduktan sonra eğer derhal tebliğ edilecek bir iradesi olursa ya nöbetçi mabeyincilerden birini, yahut başka­ tibi çağırtır. Fevkalade ahvelde veya son derece

müstacel bir iş için bu

suretle geceyarısı

evimden alelace­

le çağrıldığım ekseıriya vuku bul­ muştur. Bu takdirde başkatip veya başınabeyinci yatak odasına

Paravana arka­

sini telakki ederdi. sında Hünkarın

yatağı

meyilli ve

yüksek olduğu için Padişah parava­ nanın kanatlannın ittisal noktasın­ dan görünerek konuşurdu. Böyle ge­ celerde bile Abdülhamit itiyadını bozmaz, bazan yarım ve hatta bir bir buçuk saat o rnüstacel iş için irade

pınm önüne yapılan yer yatakların­

tebliğ veya cevaba intizar

da bir haremağasile bir boşnak

sonra da tekrar yatar, fakat

tü­

fekçi veya Söğütlü alayı efradmdan

sabah gene

biri yatarlardı.

kalkarak

Sultan Hamit1 müstacel bir iş zu­ hurunda gecenin herhangibir tinde

kendisinin

vak­

girer,

paravana arkasında Hünkann irade­

vaktinde

çalışmağa

ettikten ertesi

ve erkenden başlardı.

Bu

yeknesak hayat hiç değişmeden bu suretle devam edip dururdu.

uyandırılmasına

Sultan Harnit ehemmiyetli hiçbir

müsaade etmişti. Bir işin müstaceli­

hastalık geçirmemişti. Sıhhatine pek

yetini ve Hünkarı

uykudan

uyan­

itina ettiğinden bütün ömrü arızasız

dınnağa değeri olup olmadığını tak­

geçmişti. Bir aralık böbrek hastalı­

dir

ğından

etmek hak ve mes'uliyeti

onu

arzeden zata ait idi. Bazan ertesi sa-

rnuztarip

olmuştu.

günleri selamlık resmi

Cuma

yapılmak ve


TAHSIN PAŞANIN HATIRATI

l6 Hamidiye

camünde Cuma

namazı

Ekseriya çok çalıştığı ve zihnen yo-­

kılınmak adet idi. Padişah ile mem­

rulduğu günlerde tiyatro

leket arasında vasıtai ittisal bayram

di. Sarayda bir tiyatro

namazlarile bu Cuma selamiıkların­

dı.

dan ibaretti.

müteşekkil idi.

Abdülhamidin ilkönce

(azla

istı­

rap vermiyen böbrek rahatsızlığı bir aralık

ekadar arttı ki

nihayet bir

Cuma selamiık merasimi yapılama­ dı. Ancak Padişahın

hastalığı hak­

kında yanlış fikirler

hasıl olmasın-

dan tevellüdü melhuz tehlikeler gö­ zönüne

getirilerek keyfiyetin

bir suitefehhüme

hiç­

meydan verıniye­

cek ve hastahğın pek ehemmiyetsiz olduğunu gösterecek

şekilde

ilam

emrolundu; dairei kitabetten matbu­ ata gönderilen tebliğnarnede şahanenin bir soğuk

(zatı

algınhğından

dolayı doktorların tavsiyesi üzerine dairei humayunlarından çıkmadıkla­

n)

yazıldı. Bir taraftan da Alman-

ya imparatorunun itimadım haiz e­ bbbadan

profesör

(Bergman) ve

muavini doktor (Bir) celbolunarak tedavi ettirildi.

Bunlardan

doktor

(Bir) in liyakati mazharı takdir olarak lsanbulda ahkonuldu,

kendisi­

ne bir yalı ve yüksek bir maaş tah­ sis edildi. Sultan Harnit bu hastalıktan sori­ radır ki yatak odasım değiştirdi ve ayni katta, fakat bahçe üstünde ge­ niş ve havadar bir

odaya

nakletti.

Sultan Hamidin hergece başka bir o­ dada yattığı ve muhafazai nefis en­ dişesile yatak odasının tasıl değiştirip

yerini mut­

durduğu

şayi olan rivayetler

hakkında

bundan

galet

olsa gerektir. Sultan Harnit tiyatroyu

Bunlar

!talyan Bu

emreder­

heyeti var­

artistierinden artİstler

garp

piyeslerini oynarla�dı. Maamafih a­ laturka oyunlar için de muzikayi hu­ mayun denilen kadroya dahil san'� alkarlar

vardı.

Son

zamanlarda.

komik Abdürrezak Efendi de bunlar meyanına alınmıştı. Şimdi olduğu da Avrupadan

gibi o zamanlarda. meşhur

artistlerin,

şehrimize geldikleri vaki idi. Tiyat­ ro işleri esvapçıbaşı İlyas Beye mev­ du olduğundan böyle meşhur artİst-­ ler geldiği zaman zatı şahaneden is­ tizan olunarak saray

tiyatrosunda:

bunlara oyun verdirilirdi. (Mönesül-li), (Sarabernar) (Ermete Nevelli) bu suretle

oynamışlardr.

kah nişan veya madalye,

Bunlara.

kah mebzul

atiye verilirdi. Tiyatro bazan, sefirler ile mülakata. vesile olmak için de tertip olunurdu. Sefirler cuma günleri minden

sonra

Çit

Selamlık res-· köşkünde ka­

bul olunduklan gibi hususi ziyafetlerden sonra tiyatroda görüşöldüğü de vaki idi. Bu mülakatlarda tercü­

roanı divanı humayun

denilen

zat

hazır bulunur, bazan saatlerce süren mülakatlar bu zat tarafından aynen zapt ve Padişaha takdim olunurdu. Sultan Harnit şehzadeliği zamanında hernekadar Etem ve Saffet

Pa-·

şalardan Fransızca ders almış idise­ de bu husustaki

kudreti pek malı­

dut olduğundan ve başka hanedan-· lardaki prensler gibi ecnebi müreb­

severdi.

biler marifetile tekellüme alışmadı-


17

TAHS i N P AŞAN J N HATIRATI

ğından fransızca konuşması yoktu ;

·ş ısında şaşaladım,

esasen böyle de

yalnız sefirlerle muhaverelerinde ba­

olmasa Üsküpteki

Bulgar nüfusu­

Zi

keiimelere son derece

ti inden bunlardan tercüme esnasında yahut

dikkat et­

herhan i birisi onutulacak olur

sefirin bir tabiri yanlış ter­

cüme edilirse derhal tercüman paşanın dikkatini celbeder ve tashih et­ tirirdi. Sultan Hamidin

hizmetinde

(Tercümanı divanı humayun) vazi­ fesini ifa etmi§ olanlardan

bilhassa

Münir Paşa Fransızcaya kemali vu­ kufu ile tamnmış idi. Münir Paşanın kudreti pek ziyade

her iki Iisanda olduğundan

gerek

fransızcadan

türkçeye ve gerek türkçeden

fran­

sızcaya nakil ve tercümede ku;sursuz olduğunu Sultan na söylemişti.

Harnit bizzat ba­

Bu itibar ile Münir

Paşaya karşı Sultan Hamidin büyük bir teveccühü vardı. Tiyatro Sultan

,_Hamit için

çok

çalıştığı ve fazla yorulduğu günler­ de bir istiı:.ahat ve eğlence

�esilesi

olmakla beraber Joeasında bazan iş­ ten bahsettiği, hatta bazı kere mü­ him muamelat için burada

iradeler

nun ne miktar olduğunu bilmemek­ Iiğim pek tabii idi.

Zatı şahanenin

bu sualden maksadı

Osküpteki

gar nüfusunu tahkik ettirmek oldu­ ğunu anladım. - Müsaade buyurursanı:z tahkik edip arzedeyim. dedim. Hünkarın bir tiyatro sey­ rederken Üsküpteki Bulgar nüfusunun adedini sorması o aralık Bulga­ rİstana müteallik bir

mühim iş ile

münasebattar olduğunu

kestirrnek

güç değildi. Nitekim çok geçmeden bunun hikmetini

ben de

anladım.

Bulgarlar Rumelide bir metropolit­ lik tesisine müsaade itasınl Babuiliden talep ediyorlar ve bu taleplerini bilvasıla Sultan Hamide arzeyliyor­ lardı. Sultan Harnit Bulgarları elde etmek için bu talebi is'afa karar ver­ mişti. Ancak bu karann esbabı mu­ cibesi meyanında o havalİdeki Bul­ gar nüfusunun

kesafeti ileri sürüi­

mekle olduğundan anlamak

ciheti

Abdülhamit bu

istiyordu.

verdiği de vaki idi. Sultan Hamidin

emir Üzerine dairei kitabete timde Üsküp

duğunu bir tarihte tiyatro esnasında

telgraf

bir hadiseden anlaınıştım. Ogün Av­

tım

rupadan gelen ecnebi bir artİst tara­

tesi sabah

fından bir oyun oynamyordu. Hün­

ledim.

kar oyunu merak ve dikkatle

küp

ederken bir aralık

bana tevcihi hi­

tap ederek: - Başkatip Paşa, Üsküpte neka­ dar Bulgar nüfusu var? dedi. Bu gayrimuntazar sual kar-

O ge­

ce tiyatro Joeasında telakki ettiğim

kuvvei hafızası ne derece sağlam ol­

takip

Bul­

ve

valisi Hafız

makinesi

başına

iradeyi tebliğ cevap

Fiihakika

valisi

binden fazla

avde­ Paşayı çağırt­

ederek er­

istediğimi ertesi

Bulgar

gün

nüfusunun

olduğunu

söy­ Üs­

üç

bildirmişti.

Bunu Hünkara §İfahen arzettim. A­ radan bir hayli sonra bir gün

müddet

geçtikten

Osküpte bir Bulgar

metropolitliği vekaleti tesisi hakkın-


ıs

TAHSiN

da Babmliye bir �rııde

tebliğı sıra­

sında Hünkir meselenin mabnı

hikaye

O sküpteki

PAŞAN I N

mukadde­

ederek o meyanda

Bulgar

nüfusunun

binden fazla olduğunu

üç

söyledi. Bi­

lahare bunun gibi daha p � k çok mi­ saller bende Sultan Hamidin

yük­

sek bir kuvvei hafıza sahibi olduğu kanaatini uyandmnıştır. Sultan Harnit ya dairenin

boş zamanlannda

önündeki

bahçede bir

gezinti yapar, yahu t hususi marangozhanesine giderek marangozlukla uğraşırdı. Marangozluğa ve çini ma­ mulata

fazla

merakı

olduğundan

saray dahilinde bir marangoz9 bir de çini fabrikası vücude getirmݧti. Av­ rupa hükümdarlanna

bu fabrikalar

mamulatmdan hediyeler gönderirdi. At ve güvercini çok severdi. Ha­

lisüddem ve fevkalade

kıymetli at-

ları vardı. Bu atlardan hükümdarla­ ra ve bazı muteberana ve

süferaya

hediye ettiği vakidi. Vakit buldukça gidip aHa•mı

görürdü.

zamanmda ata çok

Şehzadeliği

bindiğini ve bu

bapta pek büyük mehareti

olduğu­

HATIRATI

Yıldızda teşkilat : Ydd ız sarayında biri resmi ve di­ üzere

ğeri hususi mahiyette olmak

iki

sınıf

berat

vardr.

teşkilat

teşkilat doğrudan ve

Resmi

doğruya

muamelatı

muha­

ile

resrniye

iştigal eden dairelerden, hususi teı­ kilat ta sırf Hünkarm

hususi işle-

rine bakan dairelerden ibaretti. Hususi teşkilata dahil olan daire­ ler esvapçıbaşıhk,

seççadecibaşdık,

ibriktarbaşılık, tütüncübaşılık,

kah­

vecibaşılık kilercibaşılık, kitapçıbaşı-

lık idi.

Bunlar isimlerinden de an­

laşılacağı lerle

veçhile

meşgul

hususi

olurlardı.

hizmet­ Bu

dai­

relerde bulunan kimselerin leşrifatta mevkileri

ve devlet

isimleri yoktu.

salnamesinde

Esasen bu hizmette

kullandanlar Hünkarın

şehzadeliği

zamamndanberi maiyetinde

bulun-

muş ve uzun tecrübelerle itiınat ka­ zanmış kimselerdir. Bunların eksen­

si kendi vazifelerinden başka işlerle vakit

iştigal etmez ve refah içinde geçirmekten başka

birşey

düşiin­

nu emekdarlarından işitmiştim. Gü-

mezlerdi.

veı·cinlikler kuşçubaşmın nezaret ve

veccüh ve menfaat eelbini başka yol­

idaresine mevdu idi. Bunlardan ar�­

da arar ve jurnalcılığa vesatat eder­

sıra vilayetlere göndererek üretilme-

di. Bunlaı· bahse değer kimseler ol­

lerini emrederdi.

madığı için sükiit ile geçiyorum.

Sultan Hamidin spor ve tenezzüh işlerile münasebeti bundan ibaretti.

Maamafih bazıları da te­

Resmi mahiyetieki daireler

Yukarda izah ettiğim veçhile resmi

lardı:

ve hususi i�ler sabahtan akşama ka­

1

şun-

- Malıeyin Müşürlüğü dairesi,

dar onun bütün saatlerini ݧgal etti­

2

- Başkitabet dairesi,

ğinden bunlardan vakit bulup spor

3

- Mabeyinci Beyler dairesi.

S

- T efti.§.İ askeri komisyonu.

ve tenezzülıle idi.

uğraştığı pek

nadir

4 - Teşrifat nazırlığı dairesi.


T AHS l N P A Ş A N I N H A T 6

-

Maiyeti seruyye erkanı har--

7 - Yaverl er dairesi. 8 - lz:zet Paşa dairesi.

19

Bayram alaylarında arabada

Hün­

Gazi Osman Paşanın

sına serasker paşayı almıştır. Cuma

1 1 - Kamphoner Paşa dairesi. 12 Aleksandır Kara T odori Pa-

'!8 dairesi.

13 - Mütercim Nişan Efendi da-

iresi.

selamiıkiarında camiye avdet merasimi resmi

mahiyette

15 - Malıeyin mütercimleri dai­ �resi.

olduğu için

Hünkarın karşısında şehzade

Bür­

haneddin ve Serasker Paşa bulunur, avdet merasimi hususi mahiyette ol­ duğundan o vakit

Hususi şifre dairesi.

-

vefatından

sonra zatı şahane arabasının karşı-

9 - Derviş Paşa dairesi. ·ıo - Şakir Paşa dairesi.

zat kullandığı

zatı şahane biz­

bir faytonla saraya

avdet ederdi.

Gazi Osman Paşanın bir diğer va­

1 - Mabeyin Müşürlüğü da­

.iresi :

Gazi Osman �aşaya mahsus olan

bu daire bir nevi Saray Nazırlığı va­ zifesile miikellefti.

Ancak

Paşanın kimse üzerinde

hakkı idarisi yoktu.

Osnıan

nüfuzu ve

Mazideki şöh­

retine bili-meten Hünkar onu bu va­ zife ile saraya

almış ve iki oğluna

iki Sultan vermişti. Gazi Osman

Paşanın

saraydaki

dairesi cidden çok muhteşem ve mü­ ·::zeyyendi.

Gazi Osman Paşanın bir

vazifesi de Hünkara takdim olunan arzuhalleri ait oldukları nezaretlere havale ve irsal etmekti. Bu arzuhal­ ler birer zarf icinde gönderilir ve ar-

lmsına ( Maruzatı rikabiye iberesi

l

kann karşısmda otururdu.

biyesi.

14

1 RAT

yazılı bir mühür

Maruzatı

't.

dairesi) basılırdı.

rikabiye, zatı şahane Cu­

ma selamlığına ve Bayram alayları­

alaylannda tah­

zifesi de muayede

tın yanındaki saçağı tutmaktı . Bu münasebetle hatırlatmak iste­ diğim bir nokta vardır:

Sultan Ha­

midin hükümran olduğu devirde o­ nun teveccüh ve iltifatına mak, ondan rütbe veya

nail ol-

nişan

veya

atiye koparmak için saray daireleri­ nin kapılarını aşındıran ve hatta bu­ günkü müı·effeh

vaziyetterini o za­

manın in'am ve eltafına medyun o­ lan

kimselerin

meşrutiyet

ilanını

müteakıp ilk bayram alayında o saw

karşı cidden

çağa

takındıkları.

kar

teessüfe

tavrı isti.h­

şayandır.

Bu

zemaneperestleri teşhir etmek milli ahiakın tasfiyesi

namına pek lazım

bir keyfiyet olmakla

beraber bahse

değer yerleri olmadığı için

geçiyo­

rum.

Başkitabet dairesi :

tak­

Mabeyin başkalibinin idare ve ri­

dim olunan arzuhaller demektir. Bo­

yaseti altında bulunan bu daire yir­

yunlannda cantatar asılı

mi kadar katİpten

na giderken rikabı humayuna

memurlar

·bu arzuhalleri toplar ve maruzatı ri­ :kabiye dairesine tevdi ederlerdi. Osman Paşa Cuma

selamlık

Yıldız sarayında

mürekkep hakiki

olup

manasil e

resmi sayılan ve Devlet salnamesine ve

mukayyet

olup sair memurini dev·


T A HS 1 N

20

P A ŞAN

IN

H A T l' R'A T r

tabi olan ye­

meşgul olurlardı. Dairede yatan nö;..

gane daire budur. Başkitabet daire­

betçi beylerin ya Hünkar tarafından�

sinin vazifesi Padişah ile devairi res­

gönderilen müstacel bir iradeyi te),.,.

let gibi tekaüdiyeye

roiye arasındaki münasebatı tahriri­

liğ yahut

yeyi ifa etmektir. Resmi maruzat ile

leri hal için yataklarından kalkıp sa-·

makamatı resmiyeden gelen

atlerce çalıştddarı nadir değildi.

i

hususi

tezkereler hep bu daireden geçerek

Dairei

müstacel

işaretli

kitabetin en biiyük mezi-­

kayit ve bulasaları bir deftere zapte­

y etlerindl:mbiri de o devrin

dildikten sonra Hünkara takdim ve

cdığına

Padişahın gene o devair ve

haniiman söndüren bu

maka­

mata hitap eden iradeleri bu dairece

şifre­

karışmamış,

karşı daima nefretle

jurnal-·

canyakan ve ahlaksızhğa bakınış olma- .

Sultan

sıchr. Katip beylerin bu mülevves ݧm·

Harnit Başkitabet dairesinin vezaifi

lere karıştığını hiç kimse iddia ede­

bu itibar ile pek mühim olduğunu ve

mez.

tahrir ve tebliğ

olunurdu.

Katip beylerin bu temizliğine

umuru tciliririyenin liyakatli ellerde

ve saray içinde bir pırlanta gibi yaşa.

bulunması icap

dıklarına şahsen

ettiğini bildiği için

şahit ve vakıf ol­

başkitabet dairesine alınacak katip­

duğum ve jurnalcılara karşı

Ierin intihabına

odasında nasd

dikkat ve ehemmi­

yet atfeder, ekseriya Meld:ebi mülkiyeden birineilikle

neşet

edenleri

bu vazifeye alırdı. Başkitabet dairesi kendisine atfedilen bu ehemmiyetle mütenasip un­ surlardan

teşekkül ettiği gibi katip

beyler de vazifelerinin vakar ve ciddi yetini muhafazaya son derece ederlerdi.

Yukarda da

itina

söylediğim

veçhile dairei kitabet intizam ve in'­ zıbab muaınelat itibarile sair Devlet dairelerine nümunei imtisal

olacak

kalem.

taşkın bir gayz

nefret yaşadığını

ve ·

dcfaat ile işitmi�

bulunduğum için çok kıymetli mua­ etmiş ve�

venetlerile vazifemi tesbil kendilerine

gösterdiğim

itimat ve'

emniyeti hiçbir zaman ve hiçbir tesir altında suiistimal vicdanlı

ve

etmemݧ olan bw

namuslu insanlara bura-·

da alenen feşekürü kendime en mu�· kaddes bir borç addederim.

Mabeyinci Beyler dairesi : Sarayda bir Mabeyincileır

dairesi:�

bir halde bulunduğu gibi seeiye düz­

vardı. Bu daire bir başmabeyinci, bir·

günlüğü ve ahlak temizliği

ikinci mabeyinci ile müteaddit

itibarile

ma--

de o devrin içinde parmalda gösteri­

beyin.ci beylerden müteşckknldi. Sulm·

lecek bir mevkii

tan Harnit mabeyincilerini bizzat in-­

müstesnaya malik etmiş

tihap edenli. Bunların vazifeleri ma�·

olmaksı:z!:rı: söyliyebilirim ki Devlet

beyine gelen vük:ela, vüzera, erkanı

idi. Diğer taraftan mubalağa

dairelerinin hiçbiri dai.rei kitabet ka­

devletle sair zevatın maruzatını hu.,.

dar faal değildi. Dairei kitabet gece­

zuru humayuna arz ve aldıkları ira­

li gündüzlü çalışır, her gece on ka­

deleri lazım gelen mahallere tebliğ:

dar katip bey dairede kalarak ekse­

etmetken ibaretti.

riya gece yarılarına kadar vazife ile

lenler, resmi v.eya. hususi işler

Saraya gidip ge... için,


T A .HS :t

21

HAT1 RAT 1

bulunmak İsti­

Teşrifat nazırlığı dairesinin veza­

�oktu ki .mabey:inci

ifi mahdut, gailesi az, muamelatı ba­

-padişaha maruzatta yenler okadar

N :P .A. .� A N 1 N

�yler bilafasıla meşgul olurlardı. Yıldız sarayında

merasi� dairesi

sitti. Sarayın gürültülerinden

uzak

yaşardı.

·denilen binanın üst katında biri Baş­ mabeyinciye, diğeri ikinci .mabeyin­ ciye mahsus olmak üzere iki .oda Vai'

Teftişi askeri dairesi : Yunan muharebesi zamanında ha­

dı. Diğer mabeyinci beylerin .odalan

rekatı harbiyeyi saraydan

ikinci katta idi. Mabeyindler müna­

idare maksadile teşkil edilen bu da-

vebe suretile sarayda ,kalırlar ve nö­

irenin birinci reisi zatı şahane, ikin­

takip ve

betçi. oldukları günün gecesi odala­

ci reisi Gazi Muhtar Paşa idi. Aza­

rmda yatarlardı.

yi asliyesi erkan ve ümeradan olmak

Gene bu merasim dairesinde vezir

üzere kn-k üç, azayi fahriyesi de altı

-odası denilen .ve . Sadrazam ile v.üke­

idi.

vali müstacelede Meclisi Vükela ve

Şemseddin Sami Bey

bazan Sadrazam riyasetinde

birkaç

nun başkatibi idi.

nazırdan

Encii­

laya mahsus olan bir oda vardL Ah­

mürekkep

olan

meni Vükela bu odada 'toplaniJ"dı. Vükeladan olmıyan ricali

devlet

Başmabeyincinin veyahut ikinci .ma­ :beyincinin odasına giderlerdi. Bunlar öğleden evvel geldikleri vakit o­ :rada yemek yerlerdi.

Fransızca lug-at

kitabının

sahibi

bu komisyo­

Teftişi askeri ko­

misyonunun vazifesi kendisine

ha­

vale olunan masaili tetkik etmekten ibaretti.

Maamafih

haddizatinde

muayyen bir işi yoktu. Sarayda bir de Komisyonu askeri denilen ve az �ok muntazam bir su­ rette Çit köşkünde toplanan bir he-

Teşrifat Naztrhğı dairesi :

yet vardı ki buna Serasker

riyaset

ederdi. Azası Müşür Etem ve Ömer

Hükümdarıo sefirlerle ve ecnebi­

Rüştü ve Şakir Paşalarla Ferik Şa-

]erle mülakatında 'tercümanlı'k vazi­

kir Paşadan iharetti. Bunun vazifesi

fesi (Tercümanı .Divanı Humayun) denilen teşrifat Nazırına mevdu ·i di. ' Teşrifat işleri de bu daired-e ]ürdü. Sultan Harnit

görü­

sefirlerle mü-

Iakatına pek elıemrriiyet verdiğinden 'bu mülakatlarda gerek safirlerin ifa­ datı, gerek kendisinin beyanalı ter-

erkanı harbiye riyasetinden takdim olunan raporları tetkik ve icap eden mukaırreratı ittihaz etmekti.

Maiyeti seniye Erkanı harbi­ ye dairesi : Bu dairenin

vazifesi Balkan Hü­

--cüman paşalar tarafından aynen zap­

ki'imelerinin ahvali askeriyelerini tet

tolunarak mülakattan sonra kendisi­

kik ve ona göre planlar

ne takdim edilirdi.

mekti. Maiyeti seniye erkanı harbi­

Sefaret baştercümanlan da bazan

ye dairesi arasıra

tanzim et­

tensikatı askeri­

·umuru resmiye için teşrifat namlı­

ye hakkında da Hünkara rapor tak­

,iına

dim ederdi.

müracaat ;ederlerdi.


22

T A H S İ N P_A Ş A N 1 N H A T 1 R A T

tensİkatı askeriye için

Husus1 şifre dairesi: Zatı şahaneye

mahsus

ve intizam için neler yapmak lazım geleceğini teemmül ve arasira Hün­

mif­

kara arzetmek

tahları mevcut olduğu halde bir de

de zabitanı askeriyeden

Hamidin

devleti

kuyudu resmiyeye

vücude

yakzşan kıyafeti askeriyesile

onu

Kam­

phofner Paşa Yddız saraymda

tabi olmıyan ve

sinde işiiyen bir şifre dairesi ihdasz­

Av·

rupakari bir süs idi.

Bunu kendisi

de bilir ve müreffeh

bir hayatın a­

hengini bozmamak için işin ilerisine,

sevketmiştir.

gitmez di.

Valiler, kumandanlar, sefirler, va­ li muavinleri, sefaret

Uzun

ve mevzun endamile� vücudüne pek

sırf mahremiyet ve hususiyet daire­ na

müteaddit

gösterişten ibaret kalmıştır.

toplamak ve her tarafa şamil bir is­ tihbar ve kontrol şebekesi

mükellef

zevat vardı; ancak oynadığı rol bir·

sarayda

getinnek hususundaki siyaseti

vazifesile

olan Kamphofner Paşanın maiyetin-­

ayrıca hususi şifre dairesi tesisi ga­ bütün muamelatı

ve·

rek tavzif etmişti. Askerlikte terakki·

vardı. Mabeyin başkitabetinde vila­ yet ve sefaretl�rin resmi şifre

getirmiş

kendisine yaveri ekrem unvanı vere­

dairenin

yanı başında bir hususi şifre dairesi

rip gibi gelirse de Sultan

I

müsteşarları,

öteye beriye bir memuriyeti mahsu­

Kara Todori Paşa dairesi :

sa ile gönderilen zevat bu daireden

Berlin kongresinde

birer miftah alırlar, bu suretle dişaha · doğrudan

doğruya

Türkiye mu--­

rahhası sıfatile bulunmuş ve Harici-·

Pa­

ye Nazırlığı etmiş olan

ittisal

Aleksandır Hamit:

Kara Todori Paşayı Sultan

peyda ederlerdi. Bu muha'beratın bir kısmı muamelatı resmiyeye müteal­

vukufu siyasisinden dolayı

Iik olmakla beraber hususi şifre da­

ve

emekdarlığına

beğenir·

hürmet

ederdi.

iresi daha ziyade jurnal mahiyetinde

Bundan dolayı sarayda ona bir daire·

iş'arat ve ihbarata vasıla olurdu. Da­

tahsis olunmu�tu. Hünka� bazı

irenin bu istikameti almı� olma ı o·

saili si yasiye hakkında Kara Todo-

rada jurnalcılık keyfiyelini

ri

ku.vvet­

lendirdiğinden Istanbuldaki haliye­

mütaleasını

sorar

ve:

Fransızca mühiin evraktan bazılan­

lerin birçoğu burada kendilerine ha-· mi hulabilmekte idiler.

Paşanın

me-­

nı ona tercüme ettirirdi. i

,,

Derviş Paşa dairesi : Bu daire Arnavutluk ahvalini ta­ kip ve tetkik eder ve icııbatına göre tedbirler düşünerek " azreylerdi.

zah şahaneye

Kamphofner Paşa dairesi : Sultan Hamit bu Alman Paşasını

Nişan Efendi dairesi : Sarayda Nişan Efendi isminde bir· Ermeni vardı. Babıaliden

yetişmiş­

olan ve türkçe ve fransızcanın ikisine de mükemmel bulunan bu Nişan

surette vakıf

Efendi

Avrupa gazetelerini

her·

her gün

okur, bizi ala­

kadar eden makale ve fıkraları ter­ cüme ederdi. Gerek bunlar

ve

gerek:


TA H S I N

ajans telgraflarımn tercümeleri gü­ nügününe zab §ahaneye

takdim o­

lunurdu. Nişan Efendi vefat ten sonra bu vazife küçük

ettik­

.biraderi

cimliği denilen

mabeyin

du. Ingilizler ise bu hattın Mısırdaki

müter­

daire vardı ki vazi­

siyasetleri

noktasından

nesi her fırsattan

istifade ederek a­

ve zaranm ıza

birtakım

meseleler ihdasından hali kalmıyor­ lardı. Hatta bir Akabe

meselesi çı­

fesi Hünkar için roman tercüme et­

karmışlar ve Bahriahmer

mekten ibaretti.

(Ta be) timanına bir- aralık

Sadrazam

Pa§a bu dairede

Hakkı

çah§anlardanbiri

idi.

inşasmı

hiç arzu etmiyorlardı. Londra kabi­ leyhimize

Sefer Efendiye havale edilm�ti. Sarayda bir de

23

PA Ş A N I N HAT I R A T I

zırhlısmı göndererek nümayiş siyaseti

sahilinde Diyana

bir tehdit ve

yapmağa da kal­

kışmışlardr. s�rası gelince izah ede­

İzzet Paşa dairesi: Sultan Hamidin

son

ceğimiz veçhile Sultan Harnit Ingil-

on beş sene­

lik devri saltanatında hayli rol oynamış olan

mühim

!zzet Pa§a Şurayı

tere ile mesele �ıkarmaktan içtinap ettiği i�in (Akabe)

daima hadise­

sinden çok telaşa düşmüş, Yddız sa­

devlet azalığındanbeı-i sarayın tanı­

r ayı

dığı simalardan idi. Daha

Bir taraftan işin büyümemesine

o

vakitler­

de Yıldız'a sık sık gelir, ihbarat ve

pek sıkıntılı günler geçirmişti.

diğer taraftan

ve

in§aatın bu yüzden

maruzatta bulunurdu. l şgüzar bir a­

teahhura uğrarnamasına dikkat ohı­

dam olduğu

narak ve bir hayli uğraşılarak iş ge­

aşikar idi.

Hünkarın

hizmetine ikinci katip olarak

alın­

mıştı. Ayrıca mabeyinci unvanını da haiz idi.

çiştirildi ve inşaata devam olundu. Islahatı maliye lince,

l zzet Paşanın

saraydaki

çok kalabalık olurdu.

dairesi

Ricali devlet­

komisyonuna ge­ gitmiyordu.

bunun işleri iyi

Komisyon varidatımızın

tezyidi ve

havalelerin tanzimi hususunu

aled­

ten bir!:ok kimseler buraya gider ge­

devam takip etttiği halde muvaffak

lirlerdi. lzzet Paşa

olamamıştı. lzzet Paşa dairesi bun­

bunlar�n maru-

zatma vasıta olur, Hünkarın irade­

dan başka devletin sair umuruna ve

lerini tebliğ ederdi.

bilhassa büyük maliye işlerine

ka-

rışırdı. İzzet

bir

Sarayda bazan Sadrazarnın

riya­

Paşa çok büyük

setinde encümeni vükela toplanırdı.

servet iktisabma

l zzet Paşa encümeni vükela He Hün­

tur.

kar arasında

vasıtai arz ve

olmuş­

tebliğ

Yaverler dairesi :

olurdu. lzezt Paşa dairesinde biri

Hicaz

Hünkarın yaverleri

hattı inşaatile, diğeri ıslahatı maliye

rdırd ı :

işlerile iştigal etmek

alelade yaverler.

üzere iki ko­

misyon toplanırdı. Hicaz şimendile­ rinin inşaatı biran evvel bitarn masım

muvaffak

Yaveri ekrem,

üç sınıfa ay­ yaveri has,,

Yaveri ekremlik müşür

rütbesini

bul-

haiz olanlara tevcih olunan bir un­

Hünkar pek iltizam ediyor-

van idi. Yaveıri ekremliğin ayrı bir


TAHStN

24

imtiyazı ve vazifesi yoktur.

P A Ş -A N 1 N H A T I R A T I Bir te­

veccüh, bir taltif olmak üzere tevcih olunurdu;

yüksekçe

bir tahsisatı

halde idiler. Gerçi hususi

muallim­

lerin idaresine mevdu bir mektepte tahsil ettirilirler ise de bu

tahsilin

mahiyeti malıdut olduğunda

vardı. Yaveri has unvanı da o kabil bir­

şüphe

yoktu. Şehzadelere mahsus mektep­ te bazı ecnebi lisanlanna itina olu­

şeydi. '

Diğer yaverlere gelince, bunların bir kısmı mahza koliarına

bir kor­

don takıp Padişaha intisaplarını ilan etmek ve caka satmak, bazıları bu· nun aidatından istifade eylemek için

nur idise de bunun da pek parlak ol­ madığı görülürdü. Şehzadeler hemen bütün vakitle· rini dairelerinde geçirirlerdi. Bu mu­ hitte

nasıl

imrarı hayat

ettikleri

bu unvana talip olurlardı. Diğer bir

bence meçhul ise de herhalde kema­

kısım yaverler de doğrudan

latı zatiyeyi temine matuf ve ecnebi

ya Seryaverliğin

maiyetinde

doğru­ bulu-

pl"enslerile kabilimukayese

bir tar­

nurlardx. Bunlar muhtelif rütbeleri

zı iştigale malik olmadıkları

haiz idiler. Sadrazaına,

idi. Esasen

Şehislama,

aşikar

Sultan Hamit te şehza­

Seraskere ve Bahriye Nazırına gide­

delel"in tahsil ve terbiyelerine

cek tezkereler

terdiği itina nisbetinde bir netice el-

yaverler

marifetile

gös­

gönderilirdi. Bunlardan m.aada Na-

de edilemeyişinden

zırlara gidecek iradeleri maiyeti se­

tahsil seviyelerinden sık sık şikayet

niye çavuşlan götürürdü.

eder dururdu.

Maiyeti seniye çavuşluğu yaver­

lazımdır ki

ve çocuklarının

Ancak itiraf

etmek

şehzadelerin

aldıklan tesiratile

lik için bir mahreç idi. Maaınafih bir

tahsil ve terbiye muhitin

aralık bu çavuşluk o de!ı"ece iptizale

de az �ok alakadar idi. Şehzadelere

düşmüştü ki bazı saray

mahsus metkebin muallimlerini her

mensubini

ve hariçteki rical ve ekabir daha be­

nekadar Sultan Harnit bizzat ve bir

şikteki çocuklartma maiyeti

itinay� mahsus ile intihap eder idise

çavuşluğu rütbesi

seniye

istida ve istihsal

ederler di.

de bu intihapta araınılan başlıca şart muallimlerin liyakat ve kifayetinden ziyade kendilerinin hissiyalı

Abdülhamidin §ehzadeleri : Şehzadelere o devirde

( Efendi)

demiirdi ve Abdülhamidin şehzade­

sada­

katleri ve icabatı zamana derecei in­ tıbakları olduğundan hocalık

vazi-

fesini bu cepheden gören kimselerin

leri kamilen Yddız sarayı dahilinde­

elinde şehzadeler, tabiidir ki, başka

ki dairelerinde İkarnet ederlerdi. Her

türlü yetişemezlerdi.

şehzadenin ayrı dairesi,

maiyeti ef­

Sultan Hamit, şehzadelere

mah­

radı ve teşkilatı vardı. Bunlann Av­

sus metkebe bazı ekabir

rupa prensleri derecesinde tahsil ve

nın devamına da müsaade

terbiye gördükleri kat'a iddia oluna­

Nitekim bilahare Mekke Emiri olan

çocuklan­ etmişti.

maz, hele bazıları seviyei ilmiye ve

Şerif Haydar Paşa gençliğinde

fikriye itibarile son derece basit bir

mektebe devam etmişti.

bu


PAŞAN I N

TAHSIN

delayısile müste�it olurlar ve nev'a­

Sarayın m uhafiziarı: Yıldız sarayının,

doğrusu

daha

'§ahsı humayunun muhafazası Arna­ vut, Arap, Türk, Boşnak mill�tlerin­ den müntahap taburlara ve tüfekçi­ lere mevdu idi. Sırası geldikçe ken­ bahsedeceğim bu

dilerinden ayrıca

gerek

teşkilat içinde gerek adet ve

nüfuz ve kudret itibarile Arnavutlar birinci safı işgal ederlerdi. Abdülhamidin Arnavutlara ve bunlarm

oldukça itimadı sadakatleri

şecaat ve

hakkında kuvvetli bir kanaatİ vardı. Sultan Hamidin

Arnavutlara karşı

onun için bir

bu itimadı

siyasetin Rumelide

temelini teşkil ediyordu.

siyasetinin

Arnavutlar Abdülhamit

bir istihkamı gibi tela.kki olunurdu.

O derece ki 1 ttihat ve terakki cemiYıldız sarayını taz­

yeti Rumeliden

yik ettiği zamanlarda Sultan Harnit her ne olsa

kendine

Arnavutlarxn

sadık kalacaklarından ve

ledelhace

iltihak ile

cemiyete

kendi tarafına

karşı hatta silahla mukabele edecek­ lerinden şüphe etmemekle idi.

Ar­

navutlardan sonra sarayda Boşnakların bir mevkii mahsusu vardı. Ma­ amafih Sultan Harnit bunların hep­ sinden ziyade Söğütlü alayı run temiz

yüreklerine ve

25

HAT IRAT I

efradı­

payansız

ma Hükumete kafa tutarlardı.

dülhamit bu

Ab­

Arnavutlukta

suretle

kendine sadık ve her emrini infaza getirmiş

hazır bir teşkilat vücude

olduğu zehabını taşırdı. Bilahare vu­ kuat bu zehabın nekadar

yanlış ol­

duğunu göstermiştir.

Merkeziyet siyaseti : Sultan Hamit

cülusun­

bidayeti

dan başlıyarak devletin bütün omu­ runu saraya toplamak siyasetini ta­ kip etmiştir. Bunun içindir ki idari, iktisadi, mülki, askeri, mali, ilmi ve dini bütün mesail ile temas

etmek

imkan1nı bulmuş ve bu sayede tecrü­ besini pek çok genişletrneğe muvaf­ fak olmuştur. Sultan Harnit her me­ seleyi öğrenmek ister, herşeyi sorar, herkesin ahvalini istiknah eder,tayin leı-i iradei seniyeye mütevakkıf olan her memurun tercümeihal varakasını okutturur ve bazan

bunlardanbiri­

nin muhteviyatı nazan dikkati eel­ bedecek

olursa o memurun

tayini

iradesini vermezdi. Mülki ve askeri biiyük

memurla­

rın intihap ve tayinlerini

yakından

ve alal(a ile takip ederdi. Hünkar bu tayinierin bazılarını şifahi

iradeler­

Araplar sık

le iade, bazı mühim memuriyetlere

c�ıık gürültü çıkarırlardı, pek okadar

de münasip gördüklerini resen tayin

sadakatierine emin idi.

nüfuz ve kıymetleri yoktu ve silsilei

ederdi. Herhalde sefir, vali, kuman­

meratipte ileri götürülmezlerdi.

danların ve hatta bazı mühim muta­

Arnavutlar gerek ikinci fırka teş­

sari·rfların

tayinleri

arzolunmadan

kilatında ve gerek tüfekçiler kadro­

evvel

istimzaç

olunurdu.

iltifata

alinin

umur ve

salahiyetine

sunda her tiirlü

in'am ve

mazhar idiler1 hatta memleketlerin­

dahale demek

Babı­ mü­

olan bu siyaset Yıl­

deki akraba ve ahbapları, mütealli­

dız merkeziyet siyaseti

kat ve mensubini bile bunimetlerden

idi, Bütün kuvvet ve kudret, olanca

icabatından


TAH SIN

26

P A ŞA N I N

HATIRATI

hüküm ve salah.iyet saraya intikal et

ekseriya bizzat açar, bazılarının al­

tikten veya ettirildikten sonra işlerin

tındaki imzayı makasla keserek mev­

başka türlü ternş iyet olundoğu bek­

kii muameleye koyar, yani iradesini.

lenemezdi. Sultan Hamidin müdaha­

vererek dairei kitabete gönderir.

le etmediği bir sınıf memurin vardı

Hünkar

gerek

resmi

manızat.

ki o da hakiml�r idi. Bu tayinleri ar­

ve gerek jurnal ihbaratı üzerine dik·

zolundukları

te suretile verdiği

tereddüt

veçhile aynen ve bila­

tasdik

ederdi.

Hatta bir

defasında Adiiye Nazm Abdurrah­ man Paşa münhal bir hakiınliğe bir kaç isim teklif ve bunlardan birinin

tercihini arzettiği halde Abdülhamit bu tezkereyi reddetmiş ve o maka­ ma kim münasip ise onun arzını em­ reylemişti. Sultan olunan

Hami t kendisine

takdim

mazrufları ekseriya

bizzat

açmayıp ya bir mabeyinciye

yahut

başkatibe açbrtır ve bunlara

oku­

tarak münderecaına ıttıla

hasıl et­

tiken sonra iradesini dikte

suretile

iradelerd e §B:YB-·

nı dikkat bir kudreti beyan gösterirdi. Ben bunlan bir el defterine

ay­

nen zapteder ve dairei kifabette ka­ tip beylerden herhangi

birine vere-­

rek müsveddesini yaptmrdım. Yor� gun zamanları harİ!; olmak üzere

ve

bilhassa sabahları dikte suretile yaz­ dırdığı notlan rötuşa hacet kalmak­ sızın müsvedde kağıdına nakldmek kabil olurdu.

Sultan Ifam it Sultan

Sait Paşa :

ve

Harnitten

bahsolununc:a:

verirdi. Jumallann Hünkar tarahn­

Sait Paşayı hatırlamamak, daha doğ-

dan açılıp okunduğu ve Sultan

rusu Sait Paşanın hususi v e

siyasi

hayatmı

idarei

midin hergün irade verdiği

binlerce

Ha-

jurnal alıp

hakkındaki

haberler

Sultan

Hamidin

mutlaka ve müstebiddesinden ayır-

uydurmadı:r. Sultan Hamidin bilhas-

mak mümkün değildir.

sa jurnallaı·a el sürmediği hal'inden

karda da beyan ettiğim veçhile Sul­

sonra kendi

tan Hamide daha şehzadeliği zama­

dairesinde

sandıklarla

kapalı jurnal bulunmasile Hünkimn ehemmiyet

sabittir.

verdiği

jur­

nallar bunları takdim eden adamla­ rın şahısiarına

ve mevkilerine bağ­

bdır. Sadrazamlardan, dan,

Şehislamlaı·­

Nazıriardan ve mühim mevki

işgal eden ricaiden

gelen ve resmi

kanallardan geçmeyip hususi suret­ le Hünkara takdim edilmeleri ( Has­ bessadaka vuku bulmuş

Çünkü yu- ­

nmda ve Cemile Sultanın zevci Mah­ mut Celalettin Paşa delaletile

inti-­

sap etmiş olan Sait Paşa bidayeti cü­ lusta mabeyin başkatibi sıfatile Pa­ dişahın hizmetine tisap daima

girmiş ve bu in- .

mütezayit

bir surette

meşruliyetİn ilk senesine kadar de­ vam emişti. Sait Pa§a iş başında bu- · lunmadığı zamanlar bile Sultan Ha­ mitle temas ve münasebetini kesme­

ihbaraltan

mişti. Sait Pa§ada garip bir hasJet

madut) olduklarını ispat eden maru­

vardı:- Daima halden müşteki görü­

zat hakikatte birer jurnaldan başka

nür, ve biran evvel saclareti

bir şey değil idiler. Hünkar bunları

mak ister, fakat ne zaman iş batın-·-

bırak-­


PAŞAN I N

TAHSiN

dan uzaklaşbnlsa tekrar mak esbabmr

yakıniaş­

(Teveccühü

arardı.

27

H A TIR A T I

ıiamile ticaret nezareti medisi riya·, setin de bulunuyordu.

Bu miiııase­

kaybetmemek) : Işte Sait Paşanın ef'

betle Sait Paşa Mahmut Cela.Iett:in

al ve harekatında en büyÜk amil bu

Pa�nın

idi. Bir aralık İngiltere sefarethane­ huma­

sine iltica etmesi teveccühü

konağına

ederdi.

devam

Mahmut Ceialettin Paşa o aralık şeh zade bulunan ve hemşiresi

Cemile

yunu kaybetmiş olmaktan mütevel-

Sultanın sarayına sık sık gidip

lit bir korku neticesi idi; nitekim se­

len Abdülhamit

avdet

farethaneden çıkıp konağına etmesi de

büsbütün

bu teveccühü

zevale mahkum etmemek endişesin­ den mütevellit idi.

Buna

Sultan Hamidin de Sait

mukabil

Paşaya bir Aşa­

meyli mahsusu, bir zafı vardı.

ğıda hikaye edeceğim veçhile Padi­ §ah bir gün bana:

''Bilmem neden

benim bu adama bir meylim var" de­ mişti. Yıldız sarayının mercii yegane ha­ line getirilmesi, merkeziyet

usulü­

nün Yıldızda hükümran olması, sarayın etrafında hususi bir kuvvei as­ keriye teşkil edilmesi ve memlekette hafiye tertibatı yapılması Sait Paşa.., nın eseridir.

Bunlar Sultan

gibi vehham bir Padişahın

Harnit hoşuna

gidecek şeyler olduğu ve bu tedbirleri teklif eden zatın mergup olaca­ ğı ve artık arada karşılıklı bir

mu­

habbet teessüs edeceği aşikardır. Sa­ it Paşa ilk

sadarelinde bir

teşkilatı talimatnamesi

hafiye

kaleme alıp

bunu ilmedi kaleminde bir zata yaz­ dırdığı ve İradesini alarak tatbik et­ tirdiği bir hakikattir.

Babrali hazi­

Efendiye Sait Pa­

şanm zekasından, belagatinden, isti­ kalemiyesinden

kuvvei

dadından,

Ab­

hatta Sait Paşa

bahsetmişti ;

dülhamit Efendi tarafından ızhar o• lunan arzu üzerine

Daimabahçeye

ve Tarabyadaki daireye gidip daha ııehzadeliğinde tanışıruşlardı. Sultan Harnit tahta geçince bunu hatırhya. rak Sait Paşayı başkatipliğe getir­ di. Halbuki

Muradm hal'i

Sultan

ve yerine Sultan

Hamidin tahta ic­

Iası müzakerelerinde yeni Padişahm başkatipliğine Sadullah Beyin geti­ rilmes i Mithat Paşa ve rüfekası ta­ rafından

kararlaştırılmrşti.

Sultan

Harnit tahta �ıkınca Mithat Paşanın namzedini bırakarak Damat Paşanın

malımisini başkatipliğe tayin etti. Sait Paşanın Sultan

Alıdülhami­

de yaradılış itibarile pek

benziyen

ciheti vehhaınlığı idi. Ancak

itiraf

e�k lazımdır ki, Sait Pa§a bu susta Hünkarı

geç·

fersah fersah

herkesçe ma­

miştir. Sait Paşanın

lum olan ve adeta darbnnesel

hali­

o mertebe idi

ne gelen vehhaınhğı ki, onu yakından

hu­

tanımıyanlar

bu

vehhamlığa ait menkıbeleri mubala-

nei evrakı bunu ispat eder. Sait Paşanın Sultan Hamide hu­ lôl etmesine vasıla olan zat

damat

Mahmut Celalettin Paşadır.

O tarih­

te Mahmut Celalettin

ge­

Paşa ticaret

nazıtlığında, Sait Paşa da Sait Bey

galı addetmekte tereddüt ebnezleı·. Halbuki Sait Paşayı

az

çok tanryan-

lar onun emsaline nadir tesadüf olu­ nur derecede vehmine

mağlôp

bir,

zat olduğunu bilirler. Öyle ki, Sait:


TAHSIN

: 2s

PAŞANIN

':Paşanın bilcümle muamelatı bu veh­

şaya raci olmak lazım gelir. Sait Pa­

. haınlığın tesiri altında cereyan etti­

şanın yerinde başka birisi

_ ğini iddia etmek bile caizdir.

yani Sultan Harnit tahta geçtiği za-

Hatıratımı zaman ve vukuat silsi­ lesine pek tabi tutmıyarak

yazmış

-olduğundan , Sait

Paşa'dan

sık

mecbur

bahsetmer,-e

cağun. it

ola-

Bu bahisler esnasında

Paşanın

sıfatı

sık Sa­

mümeyyizesin­

den birisi ve başlıcası vehmine fartı

olsaydı,

Sman hariçle münasebat ve muame­ latına vasıla olan başkatiplik maka­ mına başka bir zat getirilseydi vazi­ yet, hiç şüphe türlü olurdu.

yok ki, çok Henüz yeni

başka

Padişah

olmuş, henüz mevkiinde kuvvet ve istikrar kazanamamış bir hükümdan

merbutiyeti olduğunu ve onun bilu­

mukarrebin ve mensubini diledikleri

mum ef'al ve harekatında

yola

min külli dahlütesiri

bu veh­

bulunduğunu

hikaye edeceğim. Vehim Sait Paşanın yalnız söyle­ diklerinde, yazdıklannda ve yaptı�-

götürebilirler.

mit daha ilk şamn

Sultan

zamanında

vehhamlığile

Ha-

Sait Pa­

karşılaşmış ve

kendi temayülatı fıtriyesi de bu yol­ da olduğundan bilahare

memlekete

lannda değil, hatta duruşunda, dü­

çok zararları dokunan

�ünüş tarzında, sükutunda,

vesvese daha o vakitten kökleşmiş­

bir işi

dinlerken takındığı tavırda, herhan­ gibir hadiseye karşı vukua gelen te­

o vehim ve

ti. On dört

buçuk seneye

baliğ

zahürlerinde, hulasa müspet ve men-

lan başkatipliğim

1i bütün harekat ve sekenatinda ken­

Paşanın Sultan Harnit ile münase­

dini apaşikar gösterirdi.

betlerinin hemen her safhasına şa-

Sultan Harnit te yaradılış icabı veh . ham idi ve bu vehim daha şehzade­

zamanında

Sait

hit oldum. Kah Padişah tarafından bir iradeyi tebliğ veya bir

mütalea

liği zamanında, daha Sait Paşayı ta­

istifsarı için Paşanın konağına gön­

nunadığı tarihlerde vardı. Büyük bi-

derilmek, kah Sait Paşanın Saclare­

raderi Murat

ti zamanında hasbelvazife kendisini

Efendinin

hikaye ettiğim üzere

yukanda

onunla !atife

· etmek isterken vehmini kurcalaması bunun bariz delillerinden biridir• Ancak şurası muhakkaktır tan Hamidin

ki, Sul­

bu vehhamlığında if­

rata sevkeden arnillerden ·Paşanın kendisine

·

HATlRAT!

biri Sait

mukareneti ol­

sık sık görmek suretile

vazifei ta­

vassutu ifa ettim. Sait Paşaya ait bır çok

menkıbeleri de

kardan lemek

işittim. isterim

bizzat

Şurasım da ki,

Sait

Hün­ söy­

Paşadan

şahsen bir fenalık görmedim,

hatta

gidiş müdürü Mahmut Efendinin ifa

muş tur. Sait Paşa Sultan Hamidin

desine nazaran başkitabete

vehmini arttımıağa

ne

günü Sait Pa§a huzuru humayunda

çalışmakla

gibi bir maksat takip etmiş

olursa

bana hüsnü şahadette de bulunmuş­

bu veh­

tur. Binaenaleyh Sait Paşa aleyhine

tevellüt eden ahvalin

kasten bir yazı yazmak, ona kendi­

olsun her halde Hünkarın hamlığından

tayinim

· mes'uliyeti, büyük mikyasta, Sait Pa

sinde mevcut

olmıyan

noksanlan


TAH S I N isnat etmek hatır

ve

P A ŞA N I N

hayalimden

geçmiyeceği gibi bu tarzı hareket ka

29 •

H AT I RA T I

buyurulur, pılarak

kah

şifahi tebligat ya�­

tahriren veya şifahen

mü­

vaidi ahlaka da muvafık düşmez.An­

taleası ahnırdı. Hatta

cak hakikati söylemek ve ta�ihi ha­

mit beni de üç defa bunun için Sait

kikat yolunda

Paşanın kona,ğına göndermişti.

tenvir

etmek vazi­

fem olduğundan bu itibarla diyece­ ğim ki, Sait Paşa Sultan

Hamidin

şahsı ve siyaseti üzerinde icrayı te­

Sultan

Ha­

Sait Paşa gerek benim tarafı şa­ haneden vuku

bulan

tebligatıma,

gerek huzuru htimayunda

sorulan

sir eden ve Sultan Hamidin ePal ve

şeylere verdiği cevaplarda son dere­

harekatından mütevellit

ce dikkat ve ihtiyata riayet eder, he­

mes'uliyet­

lerin en büyük kısmını omuzlarına a­

le teveccühe halel getirecek

lan arnillerin başlıcalarındandır. Ta­

maruzatta bulunmamağa pek

itina

nıdıklarnndan

gösteırirdi. Sait Paşanın zatı

şaha­

zarif bir zat

birgün

Sait Paşadan bahsederken:

yolda

neye takdim ettiği arizalarda da bu

- Paşada vehhamlık bir

hasta­

Iıktır ve bu hastalik aşılama suretile Hünkara telkin edilmiştir.

(:·

ihtiyatkarlık aşikardı. Sultan Hamit, Sait Paşanın sıkıntı. çekmemesini arzu eder ve pek muk-

demişti.

tesit olduğunu bildiği

Sait Paşa, başkitabetten sonra Ad­

maişeti

esbabını teminden geridur­

mazdı.

Nişantaşında oturduğu bü­

liye ve Dahiliye Nezaretlerinde bulunmuş ve Sultan Hamidin mutla­

yÜk konak Hazinei

kiyet devrinde

rılmıştı.

yedi defa

makamma geçmiştir.

Sadaret

Hiç bir dev-

olduğu

için

refahı:

hassaclan yaptı­

Memuriyette olsun mazul zamanlarda

olsun,

saray

let adamına nasip olmıyan bu maz­

mutfağmdan Paşanın

hariyet Sultan Hamidin Sait Paşa­

bah akşam muntazaman yemek gi­

ya olan

derdi.

temayül ve

merbutiyetini

gösterir. O derecede ki, Sultan Ha­

Başkitabete

konağına sa�·

tayinimi

müteakıp

mit, Sait Paşanın mazuliyet zaman­

Nişantaşında Hayrettİn Paşa kona­

larında da

ğının bir kısmı

onunla temas ve müna­

sebeti kesmemiştir. Sait Paşa, ''arzı

ikametime

edilmişti. Saraydaki ubudiyet, için

·

tahsis ·

vazifem icabz

olarak geceleri geç vakit e\' e döner-

·

saraya geldiği zamanlar huzura ka­

dim. Evime gitmek üzere Sait Paşa­

bul olunurdu. Hatta denilebilir ki,

nın konağı önünden geçerken ekse-··

Sadrazam ve Nazırlar dahi dahil ol­

riya bir mum aydınlığının

duğu halde Sultan

dolaşlığını görürdüm. Heı- gece bu

Hamidi en çok

gören ve huzura en çok

giren zat

Sait Paşa idi. Abdülhamit

mühim

odalan

suretle odaları kim dolaşırdı?. bana merak olmuştu.

Bu .

Nihayet me­

işlerde Sait Paşanın reyini sormayı

rakxmı hallettim : Bir gece Sait Pa­

adet edinmiş olduğundan kah ken­

şaya gönderilmek üzere

bir iradei

seniye tebelluğ ettim ve

tezkeresini

disine evrak gönderilir, kuyup mütaleasıru

bunları o­

yazması

irade

yazarak Paşaya götürmesini yaverec


30

TAHSIN

P A ŞA N I N

HAT I RATI

tembih eyledim. Avdet eden Yaver

her İ!f saraydan geçecek, her şey sa­

Bey tezkereyi bizzat Paşanın eline

rayda karar kılacak, herkes

· verdiğini ve daha uyumamış

oldu-

sarayı

melce tanıyacakb. Bundan dolayıdır

ğunu söyledi. Ertesi sabah iradenin

ki hergün

gidip gitmediğini soran zatı şahane­

insanlar, Yıldız telgrafhane ve pos­

ye Yaver Berden aldığmt malumatı

tahanesinden geçen telgraf ve mek-

Yddı:z kapısından

giren

aynen arz ve esasen geceleri konağın

tuplar sayılınıyacak

önünden geçerken bir mum aydınh­

Sadrazam ve

iımn odalan dolaşmakta olduğunu

da dairelerio mümeyyiz ve katiple-

ilave ettim. Abdülhamit gülümsiye­

rine, mahalle muhtar ve ima.�Iaı-ma

rek :

kadar herkesin Yddızda gelip ziya­

- Paşanın adetidir,

geç

vakte

kadar elinde bir mumla odaları do­

laşir,

hatta bazı gece karyolanın al­

bnda yatar.

derecede

nazıriardan

idi.

tutunuz

ret ettiği bir oda, tutunduğu bir el, istinat ettiği bir hami vardı.

Insan­

lar memuriyetlerile değil, hamileri­ nin ismile kendilerini tanıtmışlardı.

dedi. Paşarun bu kabil

ahvali hu­

. susiyesini bile Hünkara bildirmekle

bir zevkı sadakatperveraıııe

duydu-

Bunlara ''mabeyinde filan beyin, fi­ lan Pa�nın adamı, derlerdi . Sadrazamlarm

ve Nazırlarm da

i-una bükmebnek zaruridir. Gecele­

böyle hamileri vardı. Bir Sadraza."'ll ­

re karyolanın üstünü bırakıp altına

adamıdır,

ri mumla odalan dolaşmak, bazı ke­ ginnek evham neticesi olduğu aşi­

kardır.

dan balısolunurken

Sultan Harnit kuvvetli bir merke­

Paşanın

ayıp birşey

değildi. Bu tarzı siyaset kendiliğin­ den

ziyetçi idi. Mülki, askeri, siyasi, dini

"......

denilmek

son

derece kuvvetli ve geniş bir

istihbarat şebdtesi vücude getirmiş­ ti. Bununla Sultan Harnit her işten,

Y ddızda

her şeyden, her hareketten vaktinde

topla..>nışb. istibdat idaresinin icaba­

haberdar olabiliyordu. N azil'ın ahval

ve içtimal bütün mesaili

b tabiiyesinden olan bu sistem Sait

ve İcraatını müsteşarı,

Paşanın eseri himmetidir. Mabeyin

hal ve şanını kalem müdürü, bunun

başkatipliği

zamanında Sait

Paşa

Sultan Hamidi bu yola sevkebnişu.

müsteşar!D

yaptığını ötekisi, şunun söylediğini herikisi

saraydaki

hamisi

vası­

Sait Paşa kudreti ilmiye ve kalemi­

tasile Hünkara yetiştirirdi. Babası­

ye salıibi ve son derece cerbe:zeli ol­

nı jurnal etmiş evlat, damadının fe­

duğundan Sultan Hamidi bu

tarzı

laketine sebep olmuş kayınbaba, bi-

olmuştur.

' ribirinin aleyhine ihbaratta bulunan

hale gelmiştir ki, dev­

kardeşler eksik değildi. Sultan Ha­

idareye sevka muvaffak Nihayet iş

o

let mesailinin

tamamen

saraydan

midin herşeyi bilmek ve bütün kuv­

geçmesini, sarayın ıttılaına vasıl ol­

vetleri sarayda toplamak siyaseti bu

madan hiç bir kararın ittihaz edil­

hali teşvik ve teşçi ediyor, diğer ta­

memesini Sultan

raftan da bunların ulu orta hareket­

Harnit adeta bir

wnde olarak kabul

etmiştir. Arbk

leri Sultan Hamidin vehmini ve bu


TAHSiN

PAŞAN IN

11İyasete irtibatını çoğaltıyordu. Bu

31

HATlRAT!

dururlarılı. Y ddız sarayının faaliyet­

munhasır de­

siz geçen günü yoktu. Kapılarda faz­

ğildi. Viiayetlerde valiler ve bir çok

l.aca takayyüt tedbirleri alınan cuma

memurlar, memaliki ecnebiyede se­

günleri müstesna olmak

hal yalnız lstanbula

mensubini de

firler ve sefarethane

bu şebekeye dahil idiler, Yıldız &a•

kah açık veya

rayı kah mektupla,

yamı adiyede

üzere ey­

Beşiktaştan

Yıldıza

uzanan Serencebey yokuşu bir ka­ rıncalık ı:ibi durmadan işlerdi.

tifreli telgrafla taşranın ve memali­

ki ecnebiyenin halinden de haberdar oluyordu.

Saraya gelip (arzı ubudiyet) et­

mek .ka.t

birçok icabı

kimseler

olduğu

için

gibi

Daimi misafirler : Abdülhamidin bir de "daimi ıni­ safirleri, vardı. Bunlar memleketin

sada-

muhtelif kıt'nlarından celbolunmuş

Sadrazam

Kürt rüesası, Arap uleması gibi in­

"'Ye Nazırlar için bir vazife, bir mec-

sanlardı. Bunların bir kısmı

buriyet idi. Sadrazam cumartesi ve

firhanei humayun )

salı günleri, Nazırlar da pazartesi perşembe günleri

saraya

ve

gelirler,

merasim dairesiıı:ıin Ü!it kahnda ken­

dilerine rnab.sus odada bir oturdıı.ktan ve "selarm

müddet

§ahane ile

taltif olunduktan,, ve yemek yedik­ ten soil!"a avdet ederlerdi. l'In

Nazıria­

geldikleırini mabeyinci beyler ya-

Jifahen ya tahriren arzeder!er, ilti­ fatı şahımeye

gene bunlar

vasıta

(ınisa­

denilen

v e az

çok bir imarethane demek olan dairede otururlar dı.

Yemekleri

saray

mutfağmdan gider, hazinei hassadan kendilerine maaş verilir,

çocukları

mekteplerde meccanen tahsil ettiri­ Iirdi.Bunlarm daha mer'iyyülhatır o­ lanlarına hususi konaklar tahsis oiu­ nurdu.

Şeyh Cemadeddini

Şeyh Cevat, Fazh

Paşa

Afgani,

Maskat Emiri vesaire

Seyit

bunlardandır.

ka­

Abdülhamit bu siyaset sayesinde o

bul o!uı:ı.dukları ender idi. Sadrazam

adamların bulundukları mahaller a­

da ancak mühim bir ݧ olursa kabul

halisinin isticlabı kulubuna

edilirdi.

fak olduğu kanaatinde idi.

olurlardı;

nazıriarın

huzura

muvaf­

Huiii sa memuriyette olsun mazul bulunsun pek çok kimseler için ara­

Baştercümanlar:

&ıra saraya gitmek bir adet olmuştu.

Sarayın devamlı ziyaretçilerinden

Saraya 1..-imlerin geldiğinden, ne is-

bir kısmını da sefaret baştercüman­

tediklerinden, Hünkar haberdar edi­

ları teşkil ederdi. Bunlann iki mer­

lirdi. Bunlann kimine bir selam, ki­

cii vardı: Tercüman Paşa, Başkatip.

mine bir atiye, kimine nİyazı daire­

Abdülhamidin merkeziyet

sinde bir cevap verilir,

yalnız umuru dahiliyede değil, umu­

bazısına bir

hususi hizmet ve vazife,

bazılarına

ı-u hariciyede de hüküm

si yaseti

sürdüğün­

yine husu.si mahiyette emirler teb­

den sefaretler Yıldız sarayı ile bazan

liğ olunurdu. Bu suretle Padişah t�

Babıaliden fazla temas ederlerdi. Te­

maiyeti de bilMasıla

meşgul

olup

baalarına nişan isternek gibi adi ve


32

TAHSIN

PAŞA N I N

ehemmiyetsiz şeylerden tutunuz da diplomasi mesailinin en mühimleri­ ne varıncıya kadar her işi Yıldız ka­ nalından geçirmek adet olmuştu. Abdülhamit bunlan hüsnü telakki ederdi. Baştercümanların sefaretlere ve tebealara ait işten maada hususat hakkında ve mesela şahısiarına mü­ teallik mesailde de hükümdara ır.ü­ racat ve istirhamatta bulundukları vaki idi. Hatta meşrutiyetin ilanın­ dan birkaç gün sonra ufak elçilerden biri Beyoğlu klübünde kaybettiği bir para için Hünkara ariza takdim et­ miş ve bu ariza Sadrazama gönderilmişti. Esasen bunlar içinde bazıları ve I stanbuldaki rüesai ruhaniye "atiyei seniye, namı altında avaTebeaya nişan al­ it alırlardı. mak keyfiyetinin bir aralık hayli karlı bir ticaret işi haline sokulduğu da rivayet olunurdu.

Yıldız ve Sefirlerimiz : Yukarda da yazdığım veçhile vi­ layetler ve memaliki ecnebiyedeki sefaretlerimiz birçok mesaili Babıa­ liden evvel saraya arzederlerdi. Dai­ rei kitabette valilerin, sefirlerin, ku­ mandanların, resmen bir vazife ile gönderilen zevatın şifreleri vardı. Hergün bunlardan gelen şifreli tel grafnameler ekadar çoktu ki sabah­ tan akşama ve gece yarılarına kadar nöbetçi katip beyler bunları hallet­ mekle yetiştiremezlerdi.Bu telgrafna melerin kaHesi siyaseti ha.riıı:iyemi­ ze ait olduğu zannedilmesin. Pek azı siyasi ve ciddi meselelerden bahse­ den bu şifreli telgrafnamelerin kıs-

HAT I RA T I

mı azamı ''Türkiyeye ithali mene­ dilmesi lazım gelen Avrupa gazete-· lerinin tarih ve numaralarmı, veya erbabı fesat denilen firarilerin ahval ve harekatına müteallik İstihbara­ b muhtevi bulunurdu. Bunlara bak­ tıkça sefirlerimizin birer mümessili. siyasi mi yoksa Istanbul zabıtasınm memaliki ecnebiyede birer ajanı mr olduklarını tayinde insan mütehay­ yir kalırdı. Uzun yazmakla meluf olan Mü­ fettişi Umumi Hüseyin Hilmi Pa­ şanın şifreli muhaberatı fasılasız idi� Muamelatı mülkiye, harekatı aske­ riye, hudut mesaili, eşkıya vukuatı., asayiş ve inzıbat işleri, bulasa nlemleketimizin dahilinde olup biten her­ şey ait bulunduğu dairelerio daha malumatı olmadan Hünkarm kula­ ğına giderdi; nezaretler bu işler hakkında saraya malumat verdik­ leri zaman saray esasen bundan ha­ berdar idi. Bazı mesail de vardı ki Babıalinin ıttılaına vasıl olmadan sarayda halledilip bitmiş bulunur­ du. Istanbulda Zapliye Nazırı, Beyoğ­ lunda Beyoğlu mutasarnfı hergün zabıta işleri hakkında hem tahriren. hem şifahen arzı maliimal ederlerdi. Diğer kimseler gibi bunlarxn da sa­ rayda bir vasıtaları vardı; çünkü bunlar da birinin "adamı, idiler ve bu vasıta ile maruzatta bulunurlar­ dı. Abdülhamidi bu tarzı idareye alrş­ tıran ve sarayı herkesin ve her işin merci ve merkezi haline getiren zat Sait Paşa olduğu hakkındaki kana­ at okadar kuvvetli idi ki seleflerim-


TAHSIN

PAŞA N I N

den Ali Fuat Bey Sait Paşanın sadarelinde hattı humayunu len Sait Paşa ile birlikte

ilk

hami­

Babıaliye

giderken : - Paşa Hazretleri, sarayı

buma­

yunun merkeziyet usulünden en ev­ vel zatı devletiniz şikayet edeceksi­

niz.. diyerek Sait Paşanın

sarayda te­

sis ettiği merkeziyet sisteminin bir Sadrazam için tahammülfersa birşey c.Iduğunu ima etmek istemiştir. Bu merkeziyet siyaseti Sultan Hamidin umuru devlet üzerinde

kontrolunu

temin ettiği nekadar aşikar ise Ba­ bı:alinin kuvvetini adeta sıfıra indir­ diği de oderece

bedihidir.

Binaen­

aleyh idarei memlekete ait

mes'uli­

yetleri düşünürken bu noktanı:n na­ zarı dikkate alınması icap eder.

Sarayın inzıbatı çok dikkat ve iti­ na edilen mesaiiden idi. Bilhassa hü­ kümdarın şahsı ve dairei hususiyesi ve İstirahat odası tertibatı mahsusa ile muhafaza altmda bulundurulur­ du.

Geceleri

yatakodasının

da şayanı itimat tüfekçiler gibi harem

daİresile

haberi üzerine büsbütün teşdit edil­ miş idi. Yıldız tepelerindeki kışlalara yer­

dışınyattığı

dış mabeyin

vazifesi

leştirilen ikinci fırkanın sasen bundan mensup

ibaretti.

askerlerin

hariçte

Bu fırkaya

hal ve şanına,

ihtilat ve münasebetlerine,

istibdallerine

pek

dikkat

edilirdi.

Bunların maaş ve istihkakları teda­ hiilde

kalmamasma,

şikayet ve sı­

zıltı çıkmamasına bilhassa itina olu­ nurdu.

Sultan Harnit bu

kuvvetin ledelhace

muhafız

saraya

hücum

için elde edilebileceği ihtimalini her zaman derpiş ederdi. Meşruiyetİn ilanını müteakıp lt­ tihat ve terakki cemiyeti Selimikten Sultan Hamide bu fesli sarıkh latın

Sarayın inzıbatı:

33

HATIRATI

haber

göndererek

karmakarışık teşki­

dağıtilmasım

teklif ve §ahsı

humayunun muhafazası

cemiyetin

akdemi vezaifi olduğunu

beyan et­

mişti.

Hünkar bundan fena

halde

kuşkulanmış ve o dakikadan

itiba­

ren cemiyetten itimadı münselip ol­ muştu. Sultan Hamidin muhafazai hayat ve saltanat endişesine

pek merbut

olduğunu ve bu maksada hizmet e­ den veya eder gibi görünenleri

hi­

arasındaki kapılar tüfekçi ve asker­

maye ettiğini bilen birtakım menfa­

den mürekkep nöbetçiler tarafından

atperestler hem bu yoldan ihbarat­

muhafaza edilirdi.

ta bulunarak

Padişahın maiyetinde Türk, Arna­

temin

teveccüh ve menfaat

ederler, hem de

Padişahnn

vut ve Arap efrattan müteşekkil pi­

vehmnni gündengüne tezyide sebep

yade ve süvari muhafız

olurlardı.

kıtaatı da

vardı. Sarayda ve _ş ahsı humayuı.mn mu­ lıafazası hususunda

gösterilen

Sadrazam

C ev at

Pa§a :

bu

Başkitabete tayin olundoğum za­

itina bir arrahk Belgratta Kıra! Alek-

man Sadaret makamını Cevat Paşa

5andrr ile Kıralnça Draganın katilleri

işgal ediyordu. Cevat Paşa Saclarete

3


TAH S İ N PAŞA N I N HAT I RAT I

34

getirilmeden evvel Giritte memuri­

Hanrabmda münasebet zuhur et­

Sul­

tikçe bahsedeceğim Ermeni meselesi

tan Hamidin bu zatı nasıl tanıd!ğmı

son yaı:-nn asrın sayılı harekatı ihti­

yeti mahsı1sa ile bulunuyordu.

ve ne gibi esbap ve :ıevaikie Giritten

laiiyesindendir.

getirierek Sadaret mevkiine oturt­ tuğunu bilem�zse..-n de za�anı rne­

daretten infisaline sebep olan

eden

tesadüf

muriyeime

ddetince

sadareti

büyük hiı- teveccüh ve şahit

İkbale nail olduğuna

olmuş­

Sultan

tı..ım. Fiiliakika Cevat Paşa

Hamidin içinde

tanıd:ğım

Sadrazamları

manen ve maddeten en çok

in'am ve

olanlar

ihsa:una mazhar

dan biri idi, Gene diyebilirim ki hiçbir Sadraza.-n onun kadar bu tevec­

ciih ve muhabbetten

istifade etme­

nin yolunu bilmemiştir. Cevat Paşa Hünkardan

herne istese diriğ edil-

miyeceğine emin olduğu için gerek kendisi gerek

ailesi ve

müteallikatı Padişaha

akraba ve

müracaatten,

lıituf ve atıfet dilemekten, niyaz ve hacette bul unmakan geri dunnazlar­ olu.mduğu günden

ta�in

Sadarete

dı. Cevat Paşanın

infisali

tarihine

kadar konağının kiler masrafı ve di­ ğer bütün ihtiyacatı hazinei dan temin olunurdu

hassa­

.

Cevat Paşa bütün saclareti müd­

detince Padişahın meslek ve mizacı­ etti�

na son derece uygun hareket

ğinden hiçbir zaman iğbirar ve menkiibiyete uğramamıştL Cevat Paşa­ mn

infisaline Ermeni meselesi sebep

olmuştu. Sultan Harnit bu meselcde

Cevat Paşanm Sa­

meni hadisesi S am sunda baş lamzşi:ı

.

Esasen Ermeni milletinin

rupadaki ihtilal

komitelerinden al­

dıkları para ve silahiara güvenerek

memleketimizin muhtelif noktalann da kargaşalıklar

Avnıpaya aksetti­

rerek bir müdahalei ecnebiyeye yol açacakları

ötedenberi

Samsunda Ermeni

lunca Sultan Hamit

malum

ziyade

geldiğini

tek�sül

vukua

anlamış ve bu sebeple Ce­

vat Paşayı azletmiştir.

telaşa

kıyamınm asker ve

düştü. Ermeni

jandarma kuvvetile hastınlabileceği şüphesizdi;

Avrupadaki Er­

fakat

meni rüesayı fesadı Türk

milletini

hunhar, Ermeni

milletini

zalim

ve

de mazlum ve zevale mahkum gös­ termek için

muttasıl

propaganda

yapmakta ve bilhassa kadın mahafi­ linden hayli istifade etmekte olduk­ larından Samsun ne sevkolunacak

Ermenileri üzeri­ vasıtasile

kuvvet

yapacağunız tenkil harekatı Avrupa­ ca bir Enneni katliamı taı·zında tef­

sır

Böyle lubini tan

olunma s ı bir

tini tahkika

vardı.

tefsir ve telkinin

mahiye­

meselenin lüzum

Sultan Harnit gerek

ava­

alan Sul­

dikkate

nazarı

Hamit,

ihtimali

gördü.

Zaten

merkeziyet si­

edemernek

birlerin ittihazında

idi.

vak'ası hadis o­

yaseti, gerek hiç kimseye

ted­

­

yapacakları ve bu

suretle meseieyi

diğini ve meseleden vaktü zamanile gelen

hariçten

gördükleri teşvika kapılarak ve Av­

Cevat Paşanın kifayetsizlik göster­ haberdar olarak lazun

Er­

emniyet

adeti icabınca bu kabil

mühim hadiseleri kendi tahkik ettirirdi.

Samsun

vesaiti ile vak'asını

karşılıyabilmek için oraya bir tahki­ kat heyeti gönderrneğe karar verdi.


T A H Si N P A Ş ANlN

Şefik

ve Cela.J.

Paşalarla Mecit E­

fendi ve Omer

Beyden

mürekkep

bir heyet teşkil olundu, kendilerine

Jaznn gelen direktif verilerek, derildi.

ihtilill

Bu heyetin

gön­

tahkikatından

hazırlıklarını n

gittikçe art­

dince tebdili

tasile kendisinden mührü

Artık o dakikadan

Sarlareti

aldırdı ve Sadaret Sait Paşaya tev­

cih olundu.

Hacı Ali Paşa kimdir?

ıUZetmekte idi. Sultan Harnit Cevat olduğuna

lüzumuna karar vere­

rek l\o1abeyinci Hacı Ali Paşa vası­

tan da Samsun vak'ası kanlı safhalar

terememekte

35

tık kifayet gösteremediğine hükme­

maka olduğu, anlaşılmıştı. Bir taraf­

PaŞamn Iüzumu kadar kifayet

H AT I R A T I

Bir Sadrazam dan Sadaret mührü­

gös­

nün alınması ve ona vazifei Sadare­

hükmetti.

ti hitam bulduğunun tebliğ olunma­

itibaren

Paşa hakkındaki iômat zail

Cevat olmuş­

sı hayli ehemmiyetli bir Bu İ!}i ifaya memur

meseledir.

edilecek zevat,

tu. Hünkarm halinden, sözlerinden,

Sadrazaının karşısına bir heykel gi­

Babmlinin maruzatını

bi çıkıp ''Sadaret mührünü

tarzı telakki­

sinden, verdiği emirlet"den, Sadra­ � zam Paşa saraya geldikçe vaki olan tebligattan anlıyordum ki Cevat Pa­ �arun ikbal

günleri sayılı idi ve

ze­

vali yakla§rmştı. Sadarette ikbalin idbara

ink.ılabı Birgün

evvel konağının içinde ve

arabası­

etrafında ihtişam ve debdebeden

�eçilmiyen

emaneti geri veriniz., tar­

zmda basit ve haşin bir !isan kullan­ ır.a:z, elbette Hünkar tarafından ba­ zı

esbap ve mütaleabn

tebliği vazi-.

fesi de bu vasıtaya tevdi olunur. Yu­

bakikaten feci ve hazindir. mn

gelelim,

almağa

Sadrazam birgün sonra

herşey birden sö.. herkes birden el çeker. lkbalin

karda hikaye ettiğim veçbile Cevat Paşadan Sadaret mührünü

almağa,

yani ona Saclaretten infisalini liğ ebneğe başınabeyinci

teb­

Hacı Ali

Paşa memur edilmişti. Bu Hacı Ali

GUkut ediverince

·Pa§a •kimdir? Öyle bir vazifeyi ifa­

ner,

ya !iyakati var mıdır?

nihayet bulacağı gün, mesela Sadra­ :mc:ıın bermutat saraya geleceği güıne

müsadif ise konağına

bir yaver

Jk:oşturulur, o gün saraya gelmeme­

si fennan huyurulduğu nur. Sadrazam

duğunu

tebliğ olu­

bunun ne demek ol­

bilir ve bu srrada

Sadaret

kime tevcih olunacak ise onun nağına, başka bir vasıta

n

sayılır derecede mühim vazifeler­

den olmasına bulunan

ve bunlann

zatın kafalı ve

başıında

malumatlı

olması lazım geleceğine nazaran Ha­ cı Ali Paşanm başmabeyinci ve rüt­ besinin vezaret olduğunu

işitenler

ko­

bu zab yüksek tahsil görmüş, birçok

gönderile­

umur ve muamelat içinde büyümüş

rek elinden teminat senedi yani

"n-

zayı aliye muvafık hareket edeceği­ De

Bir Padişahın rnabeyinciliği hatı­

dair yemin varakası, alımr ve sa­

raya davet edilirdi.

S ultan Hami� Cevat Pa§BDm

farzederler. Halbuki hiç te öyle değildir. Hatn-atınun ilk Harnit

ar-

taraflarında

da anlatmış olduğum veçhile Sultan Hacı

Ali

""aki valideliğinin

Paşayı

Maçka­

sarayında

gör-


36

P .A $. A N I. N

TA H S I N

.

HA T I R A T I

tebliğ vazifesini tahmil etmez,

bu­

yesinden birini ifa eden bu emekda�

nun vasıtasile resmi muamelata

rı valideligine hürmet ve mubabbe­

bir irade göndermezdi.

ait

müştü; orada sarayın hidematı idari

ti dalayısile yanına almış, tahta cü� hJ.s ettiği gün

gerek

valideliğiDin

Fikir ve kaleme mütevakkıf olan meselelerde bir mabeyinci tavsit et­

konağından ve gerek hemşiresi Ce­

mek lazım gelince Emin Bey,

mile Sultanın sarayından intihap et­

Bey, Bekir Bey gibi metkepte oku­

ti ği emekdarlar meyanında o zaman Hacı Ali Ağa olan bu zatı da odun amban emini yapmıştı.

Arif

muş ve tahsil görmüş mabeyinciler­ den birine bu işi havale ederdi. Ni­ tekim bir zamanlar billimum irade­

Liyakati ilmiye ve fikriyeden ziya­

ler mabeyinci Arif Bey vasıtasile ve

de sadakat ve mutavaata kıymet veri

tahriren dairei kitabete tevdi edilir­

len devirlerin şianndan olmak üzere

di. Ancak her ne de olsa Başmabe­

bu odun

amban emini de Hünlli

nezdinde kazandığı itimada

binaen

bir aralık inhilal eden ikinci

mabe­

yinciliğe ağalıktan yetişme bir zatın. getirilmesi tevil edilerniyecek gara­ betlerden olduğu muhakkaktır.

yinciliğe getirilmiş, nihayet Şişlide­

Bi"r istitrat:

ki mahalleye ismini veren Başmabe­ yinci Osman

Beyin vefatı üzerine

uhdesine vezaret

rütbesi

fevcihil'e

Başmabeyinciliğe .terfi edilmişti� Şurası şayanıdikkattir ki o devir"

Burada

istitrat

kabilinden

bir·

noktayı zikretmek: isterim: Kayma-·

kam ve Mutasarrıf intihabına dair o­ larak Babıaliden gelen istizan

tez­

de diğer mabeyincilerin hemen· hep-

kerelerine, intihap olunan

kimsele-

görmüş, ecnebi Ii­

rin tercümeihal varakaları

raptedil­

si yüksek tahsil

ilmiye

mek usuldendi. Bu istizan tezkerele­

ile meşgul ve değerli insanlardı. lç"

rini zatı şahaneye okuyan mabeyin­

sanlanna

aşina, tetebbüatı

lerinde bilahare paşalığa terfi edilen

ci veya Başkatip bir kere de

Emin Bey gibi cidden liyakati

fik-

meihal varabsını okur;Sultan. Harnit

riye ve ilmiye sahibi zevat ta vardı. Böyle olduğu halde emekdarlığa bi-

bu zevatın Mektebi mülkiyeden me­ zu� olup olmadıklarına. dikkat eder­

naen ve sadakatine

di. Hünkar Mektebi Mülkiyeyi ken­

itimaden Haci

Ali Paşaya saraydaki

meratibi me-

muriyetin en yükseğini mekte tereddüt

tevcih et­

olunmamıştı.

An­

cak şunu da ilave edeyim ki Sultan Harnit herkesin neye kabiliyetli ol­

tercii­

disi tes�s etn:ıiş olduğu için bu rnek­ tebin mezunlarma bir kıymeti mahsusa. verir; her

s

ene tevzii mükafat:

merasimine saraydan bir Müşür ile bir

malıeyin

katibini

göndererek:

duğunu pek iyi bildiğinden mesela

mektep mezunlarını saat gibi hedi-

Hacı Ali

Sadl."azamdan

yelerle teşvik ederdi. Hatta rnekatİ­

mührü Saclareti istirdada gönderdi­

bi aliyeden birinci ve ikincilikle ne-­

ği halde bu Hacı Ali Paşaya resmi

şet edenlere verilmek

bir mesele

etmi� olduğı.ı altın ve �ümüş maarif

Paşayı bir

hakkında

herhangj.bir

üzel."e

ihdas.


T A H S .t N -P A Ş A :N l N

· madalyesini ilkönce Mektebi mülki­ ye mezunlanna vennişti. Hulasa Bab:ıaliden Mutasarrıflık:­ Iara ve kaymakamhklara inha olu­ nan zevatın Mülkiye mektebinden mezun olup olmadıkianna dikkat eder ve böyle olmıyanların memuri­ yetlerini tasdik etmiyeırek iade ey­ lerdi. Birgün gene huzuru homayurı.da böyle bir istizan tezkeresi okuyor­ dum. lrı.ha olunan zatın Mektebi Mülkiyeden mezun olmadığı tercümemal varakasından anlaşılmıştı. Sultan Harnit tezkereyi reddetti ve salonda bulunan bir masayı göstererek şu sözleri söyledi : : - Mektebi Mülkiyenin nizamna­ mesini ben bu masa üzerinde dikte ettirerek Sait Paşaya yazdırmıştım. Bu mektepten çıkanları daima . teş­ vik ederim, Mülkiye mezunlarının terakki ebnelerini isterdim. Bidayet­ te işe alışmaları için bunların deva­ irde beş yüz .kuruş maaşla istihdam­ larını söylemiştim. Sait Paşa büt­ çeden bahsederken bu maaşı iki yüz kuruşa tenzil ettirdi. Eskiden Kay­ makamiıkiara ağalardan tayin o1u­ nurdu. Şimdi bu işlerde Mülkiye mezunları bulunuyor. Bu satırları yazmaktan maksaclım Devlet memuriyetlerine tahsil" gör­ müş insanların geçmelerini bu su­

;etle iltizam etmiş olan bir Hüküm­ darın nasıl olup ta Başmabeyinciliğe Hacı Ali Paşa gibi bir ümmiyi ge­ tirmiş olmasını tefkik etmektir. Yukarda da söylediğim veçhile bunu şu suretle izah edebiliriz : Sultan Haıriit kendi yakınmda bu-

H A T I RA T I

37

lunan ve hasbelvazife sık sık huzu­ ra giren kimselerin bir kısmında va­ zifeleri icabroca ehliyeti ilmiye arar, fakat diğer kısmında malumaltan ziyade sadakate ebemıniyet verirdi. Vükela ile kendisi arasında vesatet vazifesini ifa eden mabeyincilerin okur yazar, söylenen sözleri iyi kav­ rayıp layilcile tefhim ve tebliğ ede­ bilir liyakat ve kabiliyette olmaları hususuna itina ederse de bunlardan maadasında aradığı şey bilakaydü­ şart bir sadakat ve itaatti. Valideli­ ğinin konağından alıp ta Başmabe­ yinciliğe kadar yükselttiği ve Veza­ ret rütbesi tevcih edip hertürlü in'­ am ve ihsaruna garkettiği bir ada­ mın kendisine sadık, muti ve mer­ but kalacağına şüphe etmemekle haklı idi.. Hacı Ali Paşa çalışkan ve saray işlerine alışkan idi. Maamafih Padi­ şa:hın en eski emekdarlarından olma­ sına rağmen bir aralık Sultan Hamit kendisinden şüphe etmişti. Bu şüphenin neden ileri geldiğini soruş­ turmamıştım; yalnız Hacı Ali Paşanın itiban ve mevkii sukut ettiği­ ni görüyordum. Sultan Harnit bir a­ damdan şüpheye düşünce ve ondan teveccühü zail olunca o adam lehine şefaatte bulunmak hayli cesarete mütevakkıftı.Bir jumal üzerine göz­ den düşmüş ve mevkii sarsılmı, kimseler için teveccühü iadeye te­ şebbüs etmek şöyle dursun, onlarla fazla temas etmek bile tehlikeli idi. Bu hususta ufak bir dikkatsizlik in­ sanı rabatından edebilir, menfalara gönderebilirdi. Saffeti halinden ve vazifesi harici


P A ŞA N I N

T A H S f: N

38

HATIRATI

işlere kanşmamak hususundaki mes­

rur

lekinden

ziyane bir tebessümle: "Anlat baka­

dolayı

Hacı Ali

Paşaya

hürmet ederdim.

Bilahare

muttali

olduğum bazı ahval sebebile fikrimi değiştirmek mecburiyetind� kaldım. Bu alıvali izaha lüzum görmüyorum,

Esasen kendisinin ne şahsen ne de siyaseten bir kıymeti olmadığından tevakkufu da fai­

bu noktada fazla

oturmaz Murat Efendi müsteh­

lım Ziver Bey ne var

ne yok; bizim

amca bugün de neler yaptı,

dedi.

Ziver Bey Murat Efendinin hoşuna gidecek şeyler anlattı. Sultan Azizin nanü nimetile perverde olmuş bir a­ damın

bu

hareketi

nankörlükten

ba§ka neye hamlolunabilir?.

Dün­

desiz addederim. Kendisini sarayda

yada böyle adamlar da vardu, insan

ihtiyar bir emekdar

bundan İbret almalıdır.,

olarak tanıdi­

ğım ve bu itibar ile hakkında

mu­

habbet ve hürmet beslediğim

sıra­

Şunu itiraf etmek laznndrr ki Sul­ tan Hamidin bir adamdan

şüpheye

Iarda idi ki Hacı Ali Paşa nagehan

düşmesi için

Padi.şahın teveccühünden düşmüıtü.

bir sebep bulunmak icap etmez. Bir

Bu menkubiyetin se�M!bini

taraftan vuku bulan herhangibir ih-

bilmedi­

mutlaka ortada

ciddi

ğim için şefaat maksadile tavassutta

bar, bir jumal, Hünkarın hüsnü

bulunmağa pek

lakki edeceği bir zan1anda

cesaret

edemiyor­

dum. Maamafib ihtiyar bir emekda­ nn

bu suretle menkubiyette kalma­

bir fitnelik şüpheyi davete Bunu Sultan Hamidin

te­

yapılmış kafidir�

yaradılışma

sını gönlüm tecviz etmedi; bu men­

hamletmek icap eder. Kendisinin de

kuhiyetin fena bir akıbete

tahtı itirafında olduğu

olması ihtimali ile Sultan

münceı· Hamidin

üzere o, hiç

kimseye emniyet edemezdi.

Kendi­

neşeli bir zamanında şu suretle şefa­

sinden evvel gelen padi şahlarm na­

atte bulundum :

sıl tahttan indirildiklerini, ne suretle

-Hacı Ali Paşa kulunuz emekdar­

i çin bir­

gafil avlandıklarını bildiği

dır, mazhar olduğu nimet büyüktür,

gün kendisinin de böyle bir hadise

hayat ve nceatı doğruluktadır.

karşısında kalabileceğini daima dü­

dedim. S. Harnit buna cevaben ba­ Ziver Bey ismin-'

de bir başmabeyincisi vardı. Beyin Abdülazizden aldığı rın haddi hesabı yoktu.

Ziver

İhsanla­

Böyle iken

bir akşam Murat Efendinin Kurba­ ğahderedeki köşküne gelmişti. de

orada

buna göre

ittihaz ederdi. Jumalcılığın hikmeti

na şu vaktayı anlattı : - Abdülazizin

şünür, bütün tedbirlerini

Ben

bulunuyordum.

icat ve inkişafı bundandır. Hacı Ali Paşaya ait olup seneler­ ce müddet meçhulüm

kalmış

-

detmek isterim. Bir aralık Hacı Ali Paşa hastalanmı§ id i İ ş için sık sık. .

saraya gelen ve umuru

Hünkar tarafından bir vazife gönderilcliğine zahip olarak

ile

odadan

olan

hayretle kay

bir meseleyi burada

resmiyede

ekseriya dairei kitabetin tavassuttt ­ na müracaat eden

baştercümanlar­

Efendi bı­

dan İngiltere sefareti baştercürnaru

rakmadı. Ziver Bey içeri alındı. Otu-

Mösyö (Adam Blok) -ki bilahartt

çıkmak istedim.

Murat


TA H S İ N PAŞA N I N Düyunu umumiyede Ingiliz

dayin­

senelerin

ler vekili olmuş ve son

vu­

39

HAT I RATl

timpotla Sirkeciye çıkarlar, da at üstünde

oradan

Babraliye giderlerdi.

kuatı maliyesinde hayli roller oyna�

Sadrazam

mıştır- birgün

Mabeyin Başkatibi refakat eder, Ba­

Başkitabet

sir.z

sinde ziyaretime gelmişti. sında Hacı Ali Paşadan du. O tarihlerde

daire­ ara- .

bahsolun­

Hacı Ali Paşadan

ve Şeyislama

bu alayda

b[alide Hattı humayun okunduktan sonra

Başkatip bu sefer Şeyhislamla

birlikte Meşihat

dairesine

giderdi.

sıtkmı sıyrılmış olduğu için başter�

Sadaret Sait P aşaya, Meşihat ta Ce­

cümanın

maleddin Efendiye tevcih clunmu ş

ımaline

boşa

gitmiyecek

tarzda cevap verdim. (Adam Blok)

srkddı ve derhal şu

buı cevab�mdan sözleri söyledi :

mahsusa ile Babraliye

Başkitabete yeni tayİn

Müddeti ömrümde bukadar retefza bir söz

Merasimi

geldik. Hattı humayun okundu.

- Yoo. . . O bizimdir. işitınemiştim.

-

tu . .

Ben ol-

edilmiş

hay­

mak münasebetile bu usulleıin ace­

Hacı

misi idim. Hattı humayunun

Ali Paşa gibi bir ada:::ır Ingilizierin

kıra­

etini müteakıp saraya döndüm. Me-

kendilerine mal edinmeleri ve onun

şihat dairesine gitmedim. Bu, ehem�

hakkmda tesahupkar

lisan ku.Han­

miyetli bir hata ve gaflett.i. Bir tek­

maları, yani hiçbir mevkii aiyasisi ol­

dir' ve tevbih işitmeli idim. Abdülha­

mıyan bir adamın sİy<asete kar!şmı�

mit beni görünce: ''Çabuk geldiniz,,

bulunması halcikaten hayret cek şeydi.

edile­

Demek oluyor ki bunlar

ecnebilerle temaslarında ke ndilerine

isnadı si yaset ediyorlar,

taraftarlık

demişti. Ben de Babıalide Hattı hu

­

rı:ıayunun kıraeti merasimi hitanı bu­ lunca avdet ettiğimi söyledim. şihate gitmemiş olduğumu

Me-

anlayın­

asarı gösteriyorlar, bu suretle ecne-

ca Padi§B.h ta bundan memnun

bi devletlerin nev'ama sahabet ve hi­

du. Evvela Ba§katibin saray haricin­

mayesini isticlap neşeti, derece!

eyliyorlar.

tahsili ve

Tarzı

marifeti

malum olan Hacı Ali Paşayı bir In­ giliz sefareti

baştercümanının

bu

ol­

de uzun boylu dolaşması hoşa gider birşey değildi. Sanİyen Meşihat iresi

Abdülharnidin en çok

ve tarassut

altında

da­

dikkat

bulundurduğu

içinde

bir makamdı; biı:- fetva ile Padişah�

ecnebi entrikasının şayanıdikkat bir

Iarın yarım saat içinde yu.varlandık-

delili dir.

larmı biliyordu. Meşihatle

derece tesahup etmesi saray

Sadaret alayı :

bulunmak bir insan

Yiıllarda izah ettiğim

veçhile Ce­

vat Pa�adan alınan mührü

Sadaret

Sait Paşaya tevcih olundu. Sadaret alayları malumdur.

münase­

batı olmak, hatta orada biı.- tanıdığı

Yeni Sadrazam

ve Şehislam Yıldız sarayından ara­ balarla Beşiktaşa inerler. Oradan is-

için

tehlikeli

idi. Meşihate ait haberler� jurnaUar, hele fetva hikayelerini c!e ihtiva

derse büyük bir ehanmiyetle telakki otunurdu. Şehislam

Efendi saraya

günler yolunun üstünde

geldiği

tesadüf

e-


TAHSIN

40

P A ŞA N I N

HATI RATI

denler bile selam vermek

mecburi­

Meşihat dairesinde olup biten

yelinde kalmamak için ya

başlarıni

leri vakit ve zamanile ve arzuyu hu-

şey­

çevirirler, ya yollan:m değiştirirler­

mayuna muvafık bir tarz ve

di. Şeyislama selam vermiş

ile haber vererek daha o zamandan

hele onunla birkac -

olmak,

kelime teati et�

rnek herhangibir kimse için şüphey.i ve hatta tehlikeyi davet Şehislfun

Efendi

edebilirdi.

saraya

doğru Çit köşkünün

gelince

yanındaki bir

oııliı.ya gider, tarafı şahaneden olmayınca kimse yanına

emir

uğranmz,

biı- müddet oturduktan sonra mabe­

bendegam şahane sn·asına

üslup

giı-mişti.

Selefinin yeri inhilal edince

buraya

silsilei meratip ve derecei liyakat iti­ barile daha başka müstahaklan geti­ rilmek icap ederken bir

rnektopçu­

nun tayin olunması teveccüh ve itimadı şahanenin

bariz bir delilidir.

Maamafih Meşihat makamının neza­

yinci veya musa.i1iplerden biri gele-

keti ve bintürlü tehlikelerle mulıat ol

rek selamı şahaneyi

dugu ve

tebliğ eder, c­

ğer ay başı ise maaş namile munta­ zaman verilen ihsanı

şahaneyi ahr

ve taam ederek giderdi. Fetva Emi­ nİı Rumeli

ve

Anadolu Kazaskerle­

ri ve Sadaret müsteşariarı da bu su­ retle eyyamı mahsusada gelip maaş­ larını abrlardL

Cemalettin Efendinin

yedi sene bu makamı herdem mütezayit

on

bilMasıla ve

bir ikbal ile mu­

hafaza etmiş bulunduğu diişünülün­ ce kendisinin nabızgirlikte ten müstesna

hakika-

bir kabiliyete

malik

olduğu bililiereddüt teslim edilir. E­ sasen sarayda uzun müddet yaşam1ş ve nice nice

insaniann ikbal ve id­

Cemalettin Efendi :

barlarına şahit olmuş bulunan bütün

Sultan Harnit devrinin en kuvvet­

emekdarlarm tahtı itirafında olduğu

li, en ;nüfuzlu Şehislamlarından bi­

üzere Cemalettin Efendi kadar Sul­

ri Cemalettin Efendidir. Cemalettin

tan Hamidin

Efendi makamı meşihat gibi her da­

hizmet etmiş bir devle recülü nadir­

kika şüphe ve tarassul altında bulu­ nan ve en tehlikeli vukuatın

güze­

mizacına ve arzusona

dir. Cemalettin

Efendi

ahlakına bihakkın

Padişahın

vakıf ve kendisi

ran ettiği bir mevki olan Şeyislam­

hilkaten pek uysal olduğundan ser­

lıkta on yedi sene bilmasıla kalabil- '

vet ve ikbale giden yolunu bir defa

mek ve bu müddet zarfında hiç te­

tayin ettikten

veccuh ve itimadı kaybebneyip da­

zerre kadar inhiraf etmemişti.

sonra artık

bundan Ma­

ima mergup olmak için ne gibi has­

kamı Meşihat aynİ zamanda makamı

Iellere

Hünkann

fetva olup burası fitne ve fesat, de­

meslek ve mizacına ne derece müla­

dikodu ve tehlike kaynağı bulundu-

yim

malik olması ve

ve mutabık yürümesi

pek ko­

ğundan burada

en yüksek

laylıkla anlaşıhr. Cemalettin Efendi Meşihat mektupçuloğunda iken, ma­

içinde yaşıyacağı tabiidir. Bunu pek

ruzatı

hususiye ve sadakatpervera­

nesile,, kendini saraya

tarubnış ve

heran

mevkii

işgal eden bir zab:n

tehlike

iyi takdir etmiş olan Cemalettin E­ fendi

itimadı

humayunu

celbet-


PAŞANIN

TAHSIN

yapmış ve bu

mek i�in n e lazımsa

.$uretle makamını sarsılmaz bir hale

41

HATIRAT I

müddettenberi hasta olup yataktan çıkmamakla olduğu haberini getirdi

Esasen Musa Kazım ve Hasan Efen­

getirmiştir. Hünkar

Efendinin

Cemalettin

ispat

nezdindeki mevki ve itibarını

için atideki misale bakmak kafidir: aley­

Birgün Cemalettin Efendi

verilmiş­

hinde Padişaha bir jurnal

ti. Bu jurnalda Musa Kazım ve Ka­

jurnalın

dilerin istifsarı da verilen

Neti­

asılsız olduğunu göstermişti. ceyi bu suretle

Serbest

arzettim.

Bila­

bıralulmaları irade buyruldu.

hare işittiğime göre Musa Kazım E­ fendi

Meşrutiyet

Şehis­

devrinde

Şeyisla­

lam iken Meclisi Vükelada bu vak'­

mın yalısına devam etmekte olduk­

ayı arkada.§lanna hikaye ve hakkın­

lan ve Hünkarın aleyhinde

da gösterdiğim hüsnü

lender Hasan

Efendilerin

müza­

kere yapıldığı bir tekke şeyhinin de

dolayı beyaru

bu müzakerata iştirak ettiği bildiri­

ımı§.

liyordu. idi.

mühim ve dehşetli

ihbar

mak, Padişah

toplan-

yahsında

Şehislfurun

konuşmak

aleyhine

muameleden

memnuniyet

Cemalettin Efendinin Ahmet Mub­

tar Bey isminde bir oğlu vardır. Sul­ tan Harnit devrinde pek

gözde ve

derhal hatıra fetva ve hali. meselele­

nüfuzlu bir Şeyislamın oğlu

rini getirirdi. Hünkar cidden telaşa

tan başka hiçbir meziyeti

düşmüştü.

Ancak işin dağdağalan­

dırılınasını da arzu etmiyordu. Böy­ le bir jurnal başka

olmak­ olmıyan

ve babasının kuvvet ve nüfuzuna gü­ venerek pek çok

şımarmış olan bu

aleyhine

Muhtar B. Şehislam Efendinin zayıf

ikametgahı

tarafı idi.Hatıratımda bilahare kendi

birisi

·verilmiş olsaydı hemen

etmiş

bastırılır, evrakı elde edilir, kendisi

sinden bir nebze daha bahs ve hakiki

de geceye gündüze bakdıruyarak tev

mahiyetini teŞrih edeceğim bu Muh­

kif olunur, ya sarayda yahut Beşik­

tar Bey için Cemalettin Efendi iki­

sü­

oğlunun tedavisi için Avrupaya se­

taş karakolunda istiçvabı

yapıldık­

tan sonra behemehal bir tarafa

de bir Hünkara ariza takdim

eder. İstir­

rülürdü. Halbuki bu sefer işin için­

yahatine müsaade olunmasını

de Cemalettin Efendinin şahsı var­

ham eylerdi. Cemalettin Efendi ya­

dı. Şayet ihbarı vaki doğru çıkınazsa

şadığı devrin icaba tma ve hele Sul­

gücendirilmiş o­

tan Hamidin ahlak ve mizacma heı·­

Cemalettin Efendi

lur müla.Jıazasile zatı şahane K8.zmı Efendiyi

Musa

ve diğerlerini dağ­

dağasızca saraya davet ve merasim

kesten iyi vakıf olduğu cihetle Av­ rupa seyahatlerine Hünkarın müsa­ ade etmiyeceğini bilirdi.

Avrupada

dairesinde kimsenin hissederniyece­

Sultan Hamidin daima telaş ve endi­

ği bir surette meseleyi

şe ile takip ettiği birtakım kimseler

·mekliğimi emretti. Kalender Hasan

istifsar

et­

Musa Kazım ve

Efendileri bu su­

memleket

dahili

gi­

lip dururken buradan bir Şehislam­

hayli

zadenin Avrupaya gitmesine ve on-

retle davet ettim. Tekke şeyhine den memur bu şeyhefendinin

vardı ki bunların

ile olan münasebetleri tarassul edi­


TAH S i N PAŞA N I N H A T I RA T I

42 larla

ihtilat

iı:nkinım

bulmasına

Hünkar asla razı olamazdı. lettin Efendi bunu

Cema­

bildiği ve diğer

mahdumu olup balcikaten muhtaç olan Kemalettin

tedaviye

menfaat sayesinde isticlap olunabi­ lir. Sadrazam ve Şehislanun Padi­ şahtan heray hususi olarak aldıklan maa� biner lira idi. Cemalettin Efen­

babasını

Beyi Av­

dinin oğlu

Muhtar Bey,

rupaya göndennek için hiçl)ir leşeb­

müdafaaya

tahsis ettiği

büs ve müracaatte bulunmadığı hal-

guya Cemalettin Efendinin

de bu Muhtar Bey için arasira istir­ hama kalkışması vehleiulada

garip

ve Cemalett!n Efendinin zeka ve fa­ tanetile gayrikabilitelif gibi

görü­

dan

kendisine

kitabında

verilmek

saray­

istenilen

maaşı bir istiğnayı alicenabane

ile

&:

reddetrneğe karar vermiş iken o lu­ nun ve etrafmdakilerin ısrarı üzeri­

nürse de hakayikı ahvale vakıf olan­

ne kabul ettiğini ve bu

lar bunun cerri menfaat ve isticlabı

yüz liradan ibaret olduğunu yazıyor­

teveccüh ve atıfet için bir vesile ol­ duğunu bilirler.

Bu kabil

arİzalarını daima bir am,

istirham

'

atiye, bir in ­

herhangibir imtiyaz veya saire

işindeki müşkülatın izalesi

misillit

sa

maaşın üç

da Sultan Hamidin ihsanmı red­

cledecek ve ona karşı müstağni kalabilecek

hiçbir zaman kalanuyacak!arr ve

kimselerin

Şehislarnhkta suretle kafa

tar Bey geçenlerde sahifeler dolusu

bulunmadığı cümlece malum

sini müdafaaya kalkışmıştır. Kendi­ sinin hiçbir kıymeti siyasiyesi olma­

tutacak

bir

bir lutuf ve atıfet takip ederdi. Muh­ bir kitap yazarak pederini ve kendi­

bu

herhalde o zamanın Padişahına

kabadayi oldu­

ğundan Muhtar Beyin bu husustaki iddiası

bir tafrafuı-u�luktan

başka

birşey değildir. Şehislam Cemalettin

dığı için kitabının kendisine taalluk

·Efendinin Padişahtan gelen herhan­

eden kısımları

gibir ihsaru

herhalde

bahse

Şehisliim

fendi Abdülhamit

değmezse de Cemalettin E ­

devrinin

kabili­

reddetmek şöyle

dur­

sun her yeni atıfet ve atiye karşısm­ da nasıl iğilerek minnettarlık

asaı"J

müdafaa olmıyan ricalindendir, bu­

gösterdiği sarayda yaşamış olanlar­

na şüphe yoktur.

ca malum bin lira

H ususi maaşlar: Sultan Harnit

olmayıp

üç

Maaşm

yüz lira

oldu­

ğu bahsine gelince pedeı-nin üç yüz

Sadrazam ve

Şe­

hislamdan itibaren birçok vükdaya, ricali devlete, büyük askeri kurnan­ danlara, bazı mühim memurlara ve hatta bazı ecnebi

bir keyfiyettir.

sefaretlerin

ileri

gelenlerine kendi kesesinden munta­ zaman maaş verirdi. Sultan Hamidin

lira aldığı Muhtar Beyin tahtı itira­

fmda olduğuna nazaran üç yüz lira-

yı kabul eden bir Şehislfunın bin li­ rayı reddetrniyeceği

aşikaı-dn·.

maaş meselesi kayde müstenit

Bu

oldu-

ğundan Muhtar Beyin bin lirayı üç­

yÜze indiırmek suretile

tasavvur et­

kanaatine göre para her vicdanı sa­

tiği müdafaayı kuyudata müracaatle

tınalahilir, biç değilse bazı

vicdan­

her zaman çürütmek

ları yumşatır ve herhalde

insanlar

mün1kündürw

Maamafih mesele bunda olmayıp

a�


TAHSi N

sıl aranılacak

şey Sultan

PAŞAN I N

Hamidin

Sadrazam, Şehislam ve nazıriara ke­ sesinden maaş verdiği

k�yfiyetidir,

Hususi maaş alan vükela §�nlar­ Sadrazam,

Serasker,

Bahriye

Nazrrz Hasan Paşa, birinci ve ikinci

fırka kumandanları,

Hassa müşiirü

Rauf Paşa, Hariciye Nazırı Paşa

.

.

yamı ve bu kıyam münasebetile ko-­

mitacıların ika vilayetlerde de

ettikler

fecayi b3n

olmuş ve ayni

za­

manda Istanbul sokaklarında da vu­

bu da muhakkaktır. dı:

43

HATlRAT!

Tevfik

Veliaht Reşat Efendinin de

ku bulmuştur. Sait Paşa bunun önii­ ne geçemedi_ Ihtilal şehrin muhtelif noktalannda ve

kanlı bir tarzda ce­

reyan ed�yordu.

Ermeniler

halka silahla tecavüz müsellah taarruz

masum

ediyoı-lar, bu

karşısında ne ya­

hususi maaşı vardı. Mabeyinci Bey­

pacağım şaşıran, ve hiçbir hazırlığı

lerden bazılan ve daha birçok kim­

olmıyan

seler hususi maaş alırlardı. aşların miktarı Efendinin

muhteliftir.

Müslümanlar da

elleı-ine

Bu ma-

egçen sopa: odun, balta gibi vesaitle

Reşat

kendilerini müdafaaya tevessül eyli-

maaşı ayda bin lira

idi,

yorlardı. Bu vaziyet

karşısında bü­

bilahare bin beş yüz liraya çıkarıldı.

kUmete terettüp eden vazife, isyanın'

Hariciy e Nazırı Tevfik Paşa üç yüz

üstüne yürümek ve bir taraftan ,id­

lira ahrdı.

Bu maaşlar ayın birinci

günü bireı.· zarf içinde

olduğu hal­

de doğrudan doğruya Hünkar tara­

detli tedbirlerle asileri ken diğer taraftan

tenkil eder­

metanet ve va­

karını kaybetmiyerek halka emniyet panik denilen

felakete

fından gönderilir, Apdülhamit bun­

vermek ve

ların teslim ve tesellümü

mahal bırakmamak idi. Halbuki bii­

muamele­

kılmetin başında bulunan Sait Paşa

sine pek ehemmiyet verirdi. Sait Paşanın bu saclareti zamamn­ da Ermeni

vak'ası

zuhiir

etmişti.

bu metaneti gösteremedi, can ve baş telaşma düştü, o derecede ki

yolda

Ermeni komitelerinin hariçte ve bil-

bir taarru za uğramak endişesile Ba-

toph�­

bıaliye de gidemez oldu. Bu hal Sul­

hassa Cenevre ve Londrada

ih­

tan Hamidin fena halde canını s:ı:k­

hançerlerle

tığı: görülüyordu. Ancak ne çare ki

nan rüesası Türkiye dahilindeki tilalcilerini rovelver ve

teslih etmişlerdi. Ihtilal rüesası türk

Sait Paşaya za.fı dalayısile ses çıkar­

topraklarında patiatacakian

isyanı

mıyordu. Sait Paşa o esnada kona­

haklı ve Emıeni milletini mazur ve

ğile saray arasında mekik dokuyor­

mağduı· göstennek için varkuvvetle­

du. Birgün gene saraya gelmişti. Ta­

rile neşriyatta bulunuyorlar,

rafı şahaneden nezdine gönderildim..

knn nüfuz!u mahafile

birta­

buliii ve bil­

Daha ben söze başlamadan Sait Pa­

hassa Avrupa kibar kadınlannm rik­

şa birgün bana Ermenilerin kendisi­

kat ve merhametlerini

tahrik ede­

rek efkarı umunı.iyeyi aleyhimize

a

yaklandmnağa çalışıyorlardı. Niha­

ne de suikast etmeleri ihtimali cut olduğunu söyliyerek gidip gelirken Mabeyİn

meY­

Babıaliye çavu§ların­

yet ihtilal başgösterdi. Bunun taEsi­

dan birkaçnun arabası

latı herkesçe malıimdur. Ermeni kt-

lunmalarma müsaade istihsal etmek-

yanında bu­


PAŞA N I N

TAHSiN

44

]iğimi rica etti. Keyfiyeti Padişaha arzettim. Müsaade buyruldu. Maiyet çavuşlarının amiri olan Seryaver Pa­ şaya tebligat yaptım.

Sait Paşanın

muhafazasına tayin olunan çavuşlar­ dan birini akşilm geç vakit eelbede­ rek malumat sordum. izahatı verdi:

Bu çavuş şu ·

- Seryaver- Paşa Sadrazarnın

Babıaliye gidip gel­

rabası yanında

mekliğimizi ve muhafazasına dikkat Arka-

etmekliğimizi tebliğ etmişti.

daşlarla birlikte Sait Paşanın (,onağı na gittik.

Araba hazır idi.

HAT I RA T k

mit artık Sait Paşanın selameti ted­ biri �aybettiğine ve vaziyete hakim olaınıyacağına

hükmetmeğe

başl�­

mıştı. O gün bir hayli düşündökten sonra idarei memleketi başka bir e­ le tevdi etmek lüzumuna karar verdi ve akşama doğru Kamil Paşa davet olunarak Sadaret kendisine

tevcih

edildi.

Hayrrhah bir ingiliz : Ermeniler İstanbul

sokaklarında

silah ve bıçakla, kur§un ve dinarnit­

Biz de

le isyan çıkarıdarken zavallı Müslü:­

ko-

manların odun ve sopa ile kendileri

hazırlandık. Derken Sait Paşa

naktan çıktı, bir kira arabası getirt­

ni müclafaa etmeleri, yani milletimiz-

ti, kendisi bu

de galeyan ve feveran hasıl

Bize

arabaya bindi.

boş arabanın etrafında ve kira ara­

basının peşi sıra gelmekliğinüzi söyBir Devlet adamında korkunun bu Vak1a

görülemez.

muhafazai nefse riayet lazımdır, an­ içinde

cak halkın telaş ve heyecan

yaşadığı günlerde herkese nümunei metanet ve cesaret olması lazmı ge­ len bir Sadrazarnın böyle korkaklık göstermesi ve gülünç vessül

etmesi

tedbirlere te­

halktaki

çoğalmasına sebep

heyecamn

olabilirdi� bu da

fena bir hareketti. Vuku bulan sual üzerine

Padişaha arzı malumat et-

1:im. Abdülhamit bunu menetti.

Ancak Ermeni ihtilali Sait Paşayı

okadar korkutmuştu ki bir gün

sa­

raya gelerek ailesinin saraya alınma­ sını Mabeyinci

Arif Bey

vasıtasile

zatı şahaneye arzettirmişti. Ayni za­ manda da Ermeni asker kuvvetile tutulmasmı

patrikhanesinin

ihata olunup

teklif etmişti.

dehşet verecek şeylerdi.

muvaffakıyetine

raptı kalp etmiş olanları şaşırtmış­ tı. Bazı sefaretlerde telaş asan gö­

ledi. Babıaliye bu suretle geldik. derecesi mazur

isyanının

Ermeni

olması

topa

Bunlar

Abdülha-

rülmeğe başladı. Ezcümle Rus Baş­ tercümaıııı melhur ( Maksimof)

bu

esnada bir gün dairei kitabette oda­ ma girdi. telaşlı

Zahiren çok hiddetli

görünüyordu.

ve

Elinde koca­

man bir sopa vardı. Bu sopayıı masa­ mın üstüne koyarak : : - Türkler zavallı Ermenileri sopalarla sokak ortalarında

lm

öldürii­

yorlaı-, bu hal Avrupada pek fena te­ sirler ve alyeyhinize cereyanlar ha­ sıl eder.

dedi. ( Maksimof) un bu safsatası nekadar çürük, nekadar

ağraz

allide olduğunu göstennek

ile

pek ko­

laydı. Fakat zaten üst tetikte bulu­ nan bu adamı büsbütün kizdırıp bir­ d e sefaret Baştercümanının sarayda hakaret gördüğü yolunda nin vukuuna meydan

bir hadise­

bırakmamak

için sükunet ve ilidalimi

muhafaza

ettim. ( Maksimof) un mizacını

bi-


TAH S I N

lirdim.

PAŞANIN

Çok geçmeden onun da ha­

45·

HATIRATI

tahrik

etmekte ve bilhassa

Ingiliz:

line bir sükun ve yorgunluk

geldi.

ekabiri nisvanının muavenetinden is­

O vakit ben söze başladım;

Erme­

tifade eylemekle olduklarından türk.

nileri silah, bıçak, bomba ve d�namit

muhibbi ( Sir Arşmit Bartlet)in dela

ile yaptıklan isyana mukabil Müslü­

letile bu kilisede çıkan silalılar Lan­

manların sopa ile müdafaai nefis et­

draya gönderiterek

parlamentonun

meleri en tabii ve meşru bir hak ol­

yanında teşhir ve bu suretle efkarı

duğunu ve bu haclisede acınacak ve

umumiyede

zavallı denecek bir halk

gayz ve gazabın mecrası tahvil olun­

varsa o da

Müslümanlar bulunduğunu, kendisi­

bize karşı

uyandırılan

du.

nin bir defa da Ermeni asilerine tev­ cihi hitap etmesi muvafıkı hakkani­ yet olacağını söyledim. (Maksimof) un alevini bu suretle aldım. Rus baş­ tercümanı getirdiği

sapayı birlikte

alarak gitti. Bu

Ermeni

kıyamın.da

papazlannın büyük

rolü

Ermeni

olduğunu

ve kiliselerin ibadetten ziyade fesat ve şekavete hizmet ettiklerini haber almıştık. Ancak Ermeni ihtilalcileri bazı sefarethanelerin de yardımile o derece mahirane

tertibat

almışlar,

silah ve kornitacıları memlekete sok­ mak hususunda temin

öyle müzaheretler

etmişlerdi ki ipucu

mÜmkün

alamıyordu.

bulmak

Nihayet bir

Kamil Paşa : Kamil Paşa gösterişi severdi. Bil- ­ hassa kendisine Ingilizierin pek muhabbet ve itimadı olduğu ve kendisi mevkii iktidara geçer geçmez İngi­ liz politikasının derhal lehimize döneceği efsanelerini tenmiye

sile birlikte Babraliye gidip hattı hü­ mayun okundu. Avdetim

dirrnek ve Hünkar üzerinde bir tesir - Ingiliz sefiri şimdi tebrik için , gelecektir. Bu mülakatta mühim birm şey aniaşılmak muhtemeldir, Keyfim

ettigirniz bazı vasılalar

arzetmenizi rica ederim.

kilise­

sinin duvarında saklı olduğunu

ha­

ber vermişti. Bunun üzerine Zaptiye Nazırına emir gönderildi, bir heyet marifetile kilise basılarak duvar yı­ kddı.

Silah deposu meydana çıktı,

bir ibadethaneyi eşkıya tahassunga· hı haline sokan Ermeni ihtilalcileri­ nin bu fesat ve hiyaneti den eelbedilen zevata hemen bir zabrt

sefaretler­

gösterildi ve

varakası

ver­

has d etmek için şu sözleri söyledi. :

yeti bu suretle

lahların Beyoğlunda Ermeni

strası:nda

kendine büyük bir ehemmiyet

gün gene kendi aralarından tedarik bize bu si­

etmek­

ten hoşlarurdı. Sadareti günü kendi

huzuru

Bunun bir blöften

humayuna

başka

birşey ·

o!madığı İ ngiliz politikasının haki­ katini bilenlerce malum idi. Nitekim ne o zaman ne de ondan

sonra İ n­

giltere politikası an'anevi

İstikame­

linden inhiraf etmemişir. Bu, olsa ol­ sa Kamil Paşanın muhafazai mevki için tuttuğu şahsi bir politika sayı� labilir. Ermeni vak'ası esnasmda kornita­

yapıldı.

cıların bizim aleyhimize silah olarak

Lan­

kullandıkları en Ic:uvvetli delil İstan­

Ermeni kornitaları en ziyade

drada efkarı umumiyeyi aleyhimize

buldan dördüncü ordu �üşürü Zeki


TAHS i N

46

PA Ş A N I N

Paşaya gönderilen bir telgrafta er­ babı şekavetin meyyiten

derdest e­

H A TI R A T I

vaplar getirmiş. Sultan Harnit ''Pe­ tersburg, taki sefiriıniz Hüsnü Paşa

AvN

vasrtasile Rusya Haric:iye Nazırı Lu­

rupadaki Ermeni rüesayı fesadı bu­

kanof nezdinde de teşebbüsatta bu­

dilmelerine dair olan fıkra idi. nu her tarafa maksanı ortadan

yayarak

Ermenilerin külliyen

Türklerin 'Vücudünü

Luba­

ol­

nof imale edilerek Rus politikası ni­

maz­

hayet bize karş� müsait bir şek!e gir­

kaldii'Inak

duğunu ve Ermeni milletinin

lunclu. Rusyanın bu meseledeki siya' seti hiç te lehimize değilken

lum ve zevale mahkum bulunduğu­

di. Ruslar ilkönce huduttan RusyaN

nu işaa ediyorlardı. Avustuya sefiri

ya geçen Ermenilerin R!.ls topı-akla­

Baron Kaliçe de hükumeti metbua­

rında kalmalanna muvafakat

sma çektiği bir telgrafta Ermeni -ha­

yorlar, bunları tekrar bize iade ede­

.disesinin mes'uliyetini Sultan Hami­

ceklerini söylüyorlardı. Halbuki Sul­

din şahsına

atfederken

-ordu Müşürüne

Dördüncü

gönderilen o emir­

etmi­

tan Hamit bunların iadesinde büyük mahzurlar tasavvur ediyordu.

Rus-

den cle bahsetmişti. Baron Kaliçenin

ları bundan vazgeçirmek için Babıa­

.telgrafı Sultan Hamidi pek

telaşa

li vasıtasile bir hayli teşebbüsat ya­

kendisine

pıldığı gibi o aralık Yaltaya gelmiş

atfı mes'uliyet olunduğunu hiç iste-

olan Rusya Çarına tarafı şahaneden

düşürdü. Sultan

Hamit

mezdi. Her mes'uliyetin olabileceğini

bir akıbeti

fena akıbetieri gözönüne telgrafın tesiratını

etmek azmine düştü.

memur

olan Mabeyin katiplerinden Ali Ce­

getirirdi.

vat Bey de bu iş için imparatordan

.Baron Kaliçe'yi behemehal ikna ve o

birtakım herlayayı takdime

en

düşünür ve daima

ricada

bulunmağa

memur

Ruslar gene !sırar ediyorlardı. O de­

Bu

vircle "taviz siyaseti, moda olduğunN

maksat!a

ikinci katip Kazıin Beyi Avustuı·ya

dan ve bizim Rus hududuna

sefiri nezdine gönderdi. Fakat sefir

şimendifer

-bir türlü kani olmuyor, zarmı

edildi.

mutlaka izale

noktai na­

hiç değiştirmiyordu.

yapmak

doğru

tasavvuı-umuz

malum bulunduğundan Ruslar

Al­

Kazım

manlara verilen imtiyaz misillu ken­

Beyin Avusturya sefarethanesinden

dilerine de bu hudut hatlarının inşa­

iyi haber getirmemesi üzerine o ara­

sı imtiyazının verilmesini

hk hizmete yeni alınan ve pek işgü•

Almanlaı·a verilen imtiyaz dalayısile

zar görünen lzzet Paşa ayni

Rusyada hasıl olan

mak­

talep

ve

suitesiratın bu

satla tekrar Avusturya sefarethane­

suretle zail olacağını

sine gönderildi ve Avusturya

sefi­

Bundanki mahzur ve tehlike aşİkarN

sefiri Sir Filip

dı. O hattın imtiyazını Ruslara ver­

·rinden sonra I ngiliz

Kürri'yi görmesi emrolundu. hzet Paşa bir müddet bu mesele için sefaretlere gidip geldi. Mesmu­

beyan ettiler.

mek, bizi atiyen çok fena

hadiseler

karşısında bulundurabilirdi.

Ancak

Rusyayı kxzdırmamak ve Petersburg

.atmıa nazaran her defasında Sultan

siyasetini lehiınize

Hamide tesliye verecek ve hakikat­

lazundı. Nihayet (Bu hatalar

·te kendi mevkiini takviye edecek c�

letçe yapılmadığı halde

imale

etmek te Dev­

Rus serma-


TAHSİN PAŞANIN HATIRATI yerlarları

marifetile

yaptırılmak)

tarzmda i§ tatlıya bağlandı ve Erme­

,nilerin iade edilmemeleri ke}'-fiyeti hayli pahalıya satmalındı. lstanbulda

Ermeni vak'asııı.ın en

yılırdı. Bunlara

47 olacak

karşı vaki

her taarruz, bunların

uğrıyacakları

her zarar behemehal bize ödetilirdi.

Yıldız sarayı bu Bankı Osmani selesini nasıl

me­

düşün­

halledeceğini

mühim safhası Bankı Osmaniye Yaki

mekle meşgul iken Rusya

sefareti

selesini nasıl halledeceğini

düşün­

lı: Bar.kasına hücum etmişler, direk­

mekle

olan hücum idi. Kornitacılar Osman­

meşgul

Baş­

Rus

iken

Maksimof

tercümanı

pusla muhteviyab kabul olunmadı­

muş ta başka bir iş takibi için

lhava edeceklerini söylemişlerdi. Ban

bütün o harekatta Rus

bir metalip

puslası v ermişler,

di. Guya biçbir şeyden haberi yok­

bu

miş gibi

ğı takdirde bankayı bombalarla ber­

bir hali vardı.

gel­

Hakikatte

sefaretinin

dahli ve Maksimofun parmağı oldu­

dolu idi

karun içerisi kornitacılarla

gel­

saraya

ter E.dgar Vensarun odasına girerek

ğunda şüphe yoktu. Maksimof-u elde

ve yer yer bombalar duruyordu. Di­ rektör Edgar Yensan azim bir tela§

etmek pek ekadar güç birşey değil-

tan Harnit derhal Meclisi Vükelayı

Bankaya giren Ennenilerin

di Onunla açdı:ça konuşulabilirdi.

içinde saraya geldi, işi anlatb. Sul­ saraydaki Vezir

ce kabul etmemek istedi, fakat an­

Bütün fikirler kuvvei zabıta ve as­

yarım mn

herhava edilmesinden

yordu.

korkulu­

Ermeni kornitacıları

fedeyı

nefisten çekinmez insanlardı. Beyoğ­ lunda ihtifa

ettiği mahal

etti; bankaya gidip geldi, haklann­

Bu da

saatlik bir işti. Ancak banka­

keşif ve

üzerine kuvvei zabıta sevkolunan çe­ te efradından biri zabıtaya teslim ve

kabul

layacağı lisanla konuşulunca

keriye ile kornitacıların tenkili etra­ rafmda temerküz ediyordu.

çıkarıl­

ması kendisine teklif olundu. İlkön­

odasında toplattı.

·

vapura

da bir ceza yapılmamak ve

bindirilerek harice gitmelerine

mü­

saa de olunmak şartile bankayı

ter­

kedeceklerini söyledi. Bu mesele de bu suretle kapandı. Ermenilerin nasıl bir maksatla ha­ reket ve

silah

hariçten ne suretle

meydanda

celbettikleri

lkomitanın esrarmı ifşaya mecbur ol­

tedarik ve

mamak için polisin gözü önünde bi­

iken Devletin istiklaiini muUasıl bal­

Osmanlı

Wamak siyasetini takip eden Avru­

Iatereddüt intihar etmi§ti. Bankasının herhava

edilmesi zaten

pa DevJeleri bu meseleyi de

müda­

Avrupada efkarı umumiyeyi aleybi­

haleye bir vesile ittihaz ederek guya

mize tahrike çalışan ve kısmen mu­

tebaalannın bu yüzden birtakım za­

vaffak olan Ermeni

rüesayı fesadı­

mn ekmeğine yağ sürmek

olacaktı.

rarlara uğramış oldukları

beyanile

Babıaliye müracaat etmişler ve taz­

Osmanlı Bankası o zamanlar Avru­

minat talebinde bulunmuşlardı.

panın nev'ama müşterek bir sefaret­

talebin kabulü

lıanesi, mahiyetinde

idi.

Osmanlı

Bankası ile Düyunu umumiye kuvvetin fevkmda birer kuvvet

her sa-

Ermeni

Bu

hadiscsinin

bütün kabahatini Devletin omuzuna yükletmek demekti. lptidaları bu ta­ lebi §İddetle reddettik. Fakat lstan-


48

TAHSIN

buldaki sefirler muttasıl

PAŞAN I N

müracaat

ve ısrar ediyorlardı. Hatta bir aralık

HATJ RATI

Saclaretten

aziolundoğu şayiası Be­

yoğlu mehafilinde malum olunca A­

Amerikanın bu talebi teyit ve islih­

vusturya Baştercümanı saraya koş­

harp

tu, beni gördü, Kamil Paşa hakkın­

gemisi göndereceği şayiası da iş itil­

da malilmat sordu, cevap vermedim.

sal için

Türkiye sulanna bir

Dev­

Maamafih bu hadiselerde en faal ro­

letlerle aram�ın açılmasına meydan

lü oynıyan Avusturya Hükumetinin

di. Meselenin büyümesine 'Ve

vermemek için Ingiltere, Fransa ve

bir memuru resmisi

Arnerikaya

mil Paşanın vaziyeti tahkik edilmek

bazı gemiler

sipariş o­

lundu, bu gemilerin bedeli tesbit dilirken o Devletlerin

zararlan da

tarafından Ka­

istenilmesini garip buldum. Devletlerin bizim Devlet

Ecnebi

adamiarı­

dahili hesap edildi. Avrupanın o ta­

mızla bukadar alakadar oluşu tarihi

lebi nekadar haksız idise bu

siyasiınİzin herhalde acıkir hadisele­

sureti

tesviye de okadar acip ve çirkindi. gerek Ana­

Gerek lstanbulda ve

rinden addolunsa gerektir. Kamil Pa.§a hakkında benden ce­

doluda kıyam ve ihtilal her nekadar

vap alaınıyan Avusturya

bastırılmışsa

işlerine

manı birkaç saat sonra Babıalide Sa­

müdahale fikri sükun bulmamış, bi­

daret alayını müteakıp tekrar yanı­

da

Türkiye

lakis bu hadisattan istifade

ederek

ma gelerek gene Kamil

Baştercü­

Paşayı sor­

teşebbüsatı siyasiye sahasına girmiş­

du. O vakit yeni Sadrazam Halil Ri­

ti. Anadolunun altı vilayetinde tatbi­

fat Paşa · yanımda bulunuyordu.

kı teklif olunmak ve tazyikı

cevap verdi ; Kamil Paşa Aydın va­

siyasi

yol u ile Babıalinin muvafakatİ istih­ sal edilmek üzere bazı

mukarrerat

ittihaz olunmuştu.

mukarrerat

Devletin menafii

Bu

siyasiyesine külli­

yen muzır şeylerdi.

Bunun

�eçilmek ve o havalinin

önüne

ihtiyacatı­

O

Iiliğine tayin buyuruldu, dedi.

Halil Rifat Pa§a : Halil Rifat Paşa memur sınıfından yetişıniş, derece derece

yükselmiş,

idare işlerinde tecrübe sahibi olmuş,

nı tetkik ile lazım gelen ısiahat ted­

bulunduğu yerlerde

birlerini teemmül ve arzetmek üzere

yadettirecek eserler bırakınış bir zat

ismini

hayırla

Müşür Şakir Paşanın riyasetinde bir

idi. Ancak bir Sadrazamda

heyeti mahsusa

ması lazım gelen kudı·eti siyasiyeye

teşkil olunarak A•

nadoluda dolaştırıldı. Ancak bu ted­

malik değildi.

Saclareti

bulun­

zamanmda

birler meselenin vahametini bir tür­

kendisince mucibi şöhret olacak bir­

lü izale

Sefaretlerde

şey yapmamıştı. Böyie olmakla be­

söylenen şeyler hiç te iyi değildi. Bu

raber arzuyu şahaneye fa.-b inkıya-

vaziyet karşısında Hünkarın Sadra­

dı kendine meslek

edemiyordu.

edinmiş

olduğu

zama emniyeti sarsıldı. Bu işi başa­

için vefatına kadar

ram!yacağma hükmolundu. Nihayet

veccühü şahaneyi muhafaza

mevkiinn ve te­

aziolunarak Sadaret o vakit Dahili­

ti. Kendisi ve efradı ailesi Hüınkarın

ye N azırhğmda bulunan Halil Rifat

mütevali ve mebzul in'am ve İhsan­

Paşaya tevcih edildi. Kamil Paşanın

Ianna mazhar olmuşlardı.

etmiş­


TAHSIN

PAŞA N I N

Türk - Yunan muharebesi Halil R�fat Paşanın saclareti zamanına mu­ sadir�ir. Yunanlılar Türk ordusunun zayıf ve teçhizattan mahrum olduğu ve Avrupa efkan umumiyesinin Yu­ nam kadim muhabbetile me§hun bu­ lunduğunu ''e Yunan ordularının az zaman zarfında Selanik önüne ka­ dar geleceği kanaatlerine okadar bağlanınışiardı ki bir harp zuhur et-

HAT I RA T I

49

iki asırdanberi böyle bir telgraf yaz­ dıklan vaki değildir, demişti ki bu söz o zaman Rus nüfuzunun l stanbulda ne dereceye kadar ilerlemiş olduğuna bir delildir. Ne yazık ki Türk ordusunun kazandığı askeri zaferi diplomatlar ikmal edemediler; müzakeratı sulhiyede Girit meselesi lehimize intaç olunamadı ve Girit

gailesi bilahare malum olan feci akı­ memesi maksadile Babıalinin göster­ bete uğradı. diği bütün temayülatı sulhcuyane Yunan muharebesi esnasında Yan ya cinetlerinde bir intizamsızhk olve itiiafperveraneye ve Rusya dahi dahil olduğu halde Avrupa devlet­ muştu. Serasker Rıza Paşa bu inti­ lerinin kaffesi tarafından vukubulan zamsızhğın kabahatini Müşür Etem ihtarat ve nesayiha ehemmiyet ver­ Paşaya atfediyordu. Serasker Pa§a miyerek Türkiyeye ilanı harp etmiş­ tarafından vaki olan maruzat üzeri­ lerdi. Az zaman zarfında Yunan or­ ne Mabeyin Müşürü Gazi Osman dusunun, başta Veliaht Kostantİn Paşa o havaliye gönderildi. Osman olduğu halde, nasıl perişan ve firara Paşanın vazifesi tahkikat İcra ve in­ mecbur olduğu malumdur. Kahra­ tizamı iade etmekti. Ancak Osman man Türk ordusu filhakika birçok Paşa daha Selaniğe vasıl olmadan nevakısı harbiyeye rağmen Atina Etem Paşa Yanya kumandanını de­ yoluna girmişti. Şarlatan Yunanlı­ ğiştirmiş, §_iddetli tedabir ittihaz e­ lar hesaplarında pek fena aldandık­ derek o havilide intizamı iadeye mu­ larım görünce Rus Grandüşeslerin­ vaffak olmu�tu. Harbin ınu.vaffakı­ den olan Kıraliça Olga ile Çardan yet ve muzafferiyelle devam etmek­ istimdat ettiler. Derken bir akşam te olduğu bir sırada mahalli bir haÇar Nikoladan Abdülhamide bİr , disenin tahkiki için Istanbuldan Ga­ telgraf geldi. Rusya Çan Türk or­ Osman Paşa gibi yüksek rütbeli zi dusunun iktisap ettiği zaferi tebrik ve Etem Paşadan çok bdemli bir za­ ettikten sonra daha ileri gidilmesi tm izamı başkumandanhkta bulunan teşevviişatı siyasiyeyi mucip olabile­ E tem P aşayı fütura rlüşüı-ebilirdi. ceğinden bahisle ordunun fazla iler­ Sultan Harnit kendi adam!armı Iemiyerek tevakkufu için emir veril­ kullamrken böyle noktalara çok dik­ mesini rica ediyordu. Bu telgrafna- ' kat ederdi. (Meyusiyeti mucip olma­ meyi Aleksandr Kara Todori Paşa mak) keyfiyeti bir amil olmuştu.-. tercüme etmişti. Sultan Harnit bir kimsenin memnun Ayni zamanda tarihşinas bir dip­ edilmemiş olmasından ziyade yese lomat olan Kara Todori Paşa tel­ düşürülmüş olmasına ehemmiyet ve· grafnamenin tercümesini tevdi ve rirdi. Binaenaleyh Osman Paşaya takdim ederken "Rusya Çarlannıın


50

TAHSIN

Selanikle tevakkuf

PAŞA N I N

etmesi emri ve­

rildi. Şimdi de Osman Paşanın hay­ siyel ve izzeti nefsi rencide

olmuş­

tu. Pilevne kahramanı bu tarzda ya­ n

yoldan çevrilmeğe tahammül ede­

H A. T l R A. T I

arabaya binmiyordu.

Kendisine tevakkuf iradesini peı·­

la azİrnet cevabını aldım, arzettim, memnun

Padişaha

oldu ve arabasr­

na binerek selamlık alayına çıktı. Hamidin bu kabil vehiın­

leri nekadar şayanı

tenkit ise onun

bilenlerin ikide bir Av­

şembe günü tebliğ etmiştik. O gece

bu vehmini

Paşadan bir

rupaya kaçmak tehdidile onu

telgraf geldi.

Bu tel­

grafta Selanikle kalması pek müteessir ve ahvali

kendisini sıhhiyesini

Os­

man Paşadan muvafakat ve I stanbu­

Sultan

mezdi.

Nihayet

daha

vehham yapmaları ondan fazla ten­ kit ve teessüf� şayandır.

Bu Avru­

muhtel ettiğinden bahisle Avrupaya

paya kaçmak meselesi

azİmetine müsaade olunmasını

mit devrinde hiç eskimiyen bir mo­

ediyordu. Bu telgraf Sultan din vehmini azami

derece

rica

Hami­

Paşa gibi tanınmış

kumandanın ve bir saray

Ha­

da halinde devam edip durmuştu.

tahrike

kafi idi. Yunan muharebesi esnasın­ da Osman

Sultan

bir

adamının

Bulgarlarm yardımı: Yunan

muharebesinde

ordunun

bütün mühimmat ve levazımı

kara­

Avrupaya azİmetini Sultan Hamidin

dan sevkolunuyordu. Bulg�rlar

havsalasx lcabul

fırsattan istifade ile Türkiyeye hay­

edemezdi.

huzura çağrıldım.

Derhal Paşanın

li müşkülat ika edebilirlerdi. Abdül­

avdeti esbabını temine memur edil­

hamit bunları idare etmek lüzumu­

dim.

Osman

b<ı

Telgraf başında

muhabereye

saclareti za­

nu anladı. Ali Paşanın

koyulduk. Paşa ısrar edip duruyor­

manında Rumelinin bazı mahallerin­

du. Sabaha kadar muhabere

de Metropolitlikler teşkiline

etti. Ertesi gün cuma idi.

devam

Selamlık

müsa­

adeyi havi bir ferman verilmişti. Yu­

alayı tertibaı hazırlanmıştı. Padişah,

nan muharebesi zamanmda bu

Osman Paşadan

man tahattur edilerek bunda

muvafakat

almadan arabasma

binrnek

cevabı istemi­

yordu. Osman Paşanın muvafak:ıt

deriç

üç

metropolitHğİn

harpten sonra

müsaade

fe•·­

mün­

ihdasına olunacağı

veya ademi muvafakat cevabı ile se­

yolunda

lamhk alayının yapılması veya

ya­

Kethudası Müsyü Markafa bir tez­

münase­

kere yazıldı. Müsyü Markof bu teı:­

pılmaması arasında hiçbir bet yoktu.

Bulgar

Kai)J

kereyi bir muvaffakıyeti siyasiye ol­

Ancak Gazi Osman Paşa gibi ara­

basında karşzsına

Babısliden

aldığı bir adamın

Avrupaya kaçmış olması veya böy­

mak üzere hükumetine lİ. Harbin Türk

göndermiş­

galebesi ile netice­

lenınesi Bulgarlığın milli emellerin­

le bir haberin şuyu bulması Abdül�

den biri olan o metropolitliklerin .ih­

hamidin hiç arzu etmediği şeylerden

dasına fırsat vereceğinden M. Mar­

idi.. Yollarda asker bekliyor, herkes

kof Türk ordusunun zafer haberle­

merak içinde ne olduğunu biribirin­

rini sevinç ile takip ederdi. Diğer ta­

den soruyor, fakat Hünkiu- bir tüdü

raftan

kilise

meselesinden

dolayı


'"if A H S l N :P A Ş A N I N H A T I R A T I Bulgartarla 'Y unanlıların

arası fev­

içine Karadağ prensi de karış b. Hat­

kalade açıktı. Yunanlılar Bulgar met

ti P etersburg'tan da teşebbüsler vu­

ropolitliklerinin açılmaması için h�r

ku buldu. Fakat bunların herbiri bir

tedbire başvuruyorlar, Bulg�rlar ise

suretle geçiştirilerek F ermelyan üç

milliyetlerinin inkişafını bu . metro­

sene metropolitlikte kaldı.

politliklerin açılmasından

bekliyor­

metropolitliğe bir Rum ve;ra bir Bul­

lardı. l stanbulda çok akıllı, çok dip­

gann tayininden ibaret gibi görünen

lomat ve son derece çalışkan bir Bul­

bu mesele kilise

gar Eksarhı vardı.

hası idi. Ve bu ihtilal uyuşulamıya·

Bulgarlığın

Bütün

Ömrünü

inkişaf ve itilasına

Bulgar istiklalinin esbabı

ve

tahakku­

kunu istihsale hası·etmiş olan bu Ek­ sarh Efendi Üsküpte Bulgar

nüfu­

cak derecede

Zahiren

ihtilalının bir saf·

olduğu

için

Babıali

bundan layıkı veçhile istifade edebi­ lirdi. Esasen Bulgar

m ill eti sevimli ve

sun Rumiara nispetle ekseriyet teş-

Türkleı·e karşı hissi ünsiyetle meluf

kil ettiği halde meropolidin Rum ol­

olduğundan ve içlerinde bize cidden

ması Bulgar

muhabbet besiiyen rical de bulundu­

tebaai

sadıka ( !) yı

dilhun ettiğini ikide bir arzeder du­ rur

ve Bulgarların

lisanlaı·ile icrayı

ciddiyet ve sami­

kendi

edebilmeleı·i

setiniTürkler lehine müfit bir tarzda

kilisede

ayin

ğundan bunların

rniyetine itimat ederek Bulgar siya­

için o aralık inhilal eden Üsküp met­

imale etmek mümkündü. I ki memle

.

l"OpolitJiğine bir

ket arasında anlaşmağa

­

Bulgarın

hükumetin adaletinden

tayinini

niyaz eder

medar ol a

cak müşterek . esaslar b ulu nd u ğu da

'idi. Fırsat düştükçe de bunun iyi bir

görülüyordu.

tesir yapacağını ilave etmekten hali

bapta

kalmazdı. Bulgarlal"I elde etmek

Bulgar ordusunu Türkiye hizmetine

ve

Y unanlılarla birleşmelerine mfmi ol­

mak arzu edildiğinden yukarda

kaye• etmiş olduğum şahane bir

akşam

hi­

zatı

veçhile

Hatta bir

müzakereye de

aralık

giri şilmi şti

tahsis taahhüdünü mutazammxn Bulga r pı·ensinin

bu .

ve

im z ası nı havi biı·

vesika da vardır; aransa hazinei ev­ rakta bulunabilir. Ancak o vakit Da­

tiyatroda

bana

Üsküpteki Bulgar nüfusunun

tah-

hiliye

Pa­

Hünkarın vehmini tahrik edecek ba­

kıkını emretti. Üsküpte

Hafız

şa isminde bir vali vardı. Hemen tel­ graf makinesi ba şına davelle iradeyi tebliğ ettim. Ertesi sabah cevap gel ­

di : Üsküpte üç bin kadar Bulgar ha­ nesi varmış. B u nun Üzerine m e tropolitli ğ i n e ( Fermelyan)

Üsküp

Nazırı

olan Mem du h

Paşa

zı maruzatta bulunduğundan bu h�­ yırlı müzakere akim kalmıştı.

R usya ve Ingiltere : Sultan Harnit bilhassa

iki devlet­

ten son derece tehaşi ederd i :

vekalet

suretile

isminde bir

Bulgarın

ya ve Ingiltere. Türkiyenin başından

Derken

gaile eksik olmaması, Türk ordusu­

tayinine müsaade

olundu.

Ru�;­

Rum patrikhanesi şamalaya

başla­

n un techizat ve teslihat itibarile da­

dı; müracaatler,

tazal­

ima zayıf kalması, nihayet devletle­

şikayetler,

lümler, biribirini velyediyordu. I şin

rin müdahalesini icap edecek bir m e

-


T A H S I N P A Ş A N I N H A T 1 R A 1: -l

52

sele budusuncia Rus

donanmasının

Boğaziçine gelip Istanbul

meselesi­

çekinit­

kaYiıktan, hiçbir masraftan

memesi Hünkann müteaddit emirle­

nin halledilmesi Rus siyasetinin ana

rile tekrar· olunmuştur.

hatlarından olduğu malum idi. Ingil­

mit bu seyahatte

tere ise Mısır ve Hindistan dolayısi­

mabahçe nhtımından istikbal etmݧ

le Türkiyenin �yıf, heran hleşgul,

ve ikametlerine mahsus olmak üzere

daima gailelerle muhat olmasını

Yıldız bahçeleri içinde bilahare Yıl

terdi. Sultan Harnit bunlardan

is­ ln­

Sultan Ha­

misafirlerini Dol...

..

mahsusayı:

dız gazinosu olan dairei

giltereyi daha tehlikeli görürdü, hat­

inşa ettirmişti. Almanya imparatoru.

ta bir aralık

da bu seyahate

İngilizlerle

anlaşmak

için Hariciye Nazırı Tevfik

Paşayı

Ingiltere sefiri ( Sir Okonor) a göndermişti. Tevfik

Paşa sefir ile bh·­

verdirrnek için

siyasi bir

mahiyet

Almanya

Hariciye:

Nazınru birlikte getirmişti. Imparator I stanbulda bulunduğu

kaç defa sureti mahremanede görüş­

müddetçe hergün sabahları

tü ve sefir bu iş için muhaberede bu­

dan

lundu ise de bir netice hasıl olmadi.

mahallerini gzer, öğle vakti

Sultan Harnit bu vaziyet karşısın­ da Almanya ile anlaşmaktan

başka

çaı·e kalmadığına hükmetti. Alman­ yanın

muaveneti ile askerliğimizin

ilerletilebileceğini düşündü.

Alman

siyasetinin lstanbulda hakim bir va­ ziyet alması ve iktısadiyesinin

Alman

teşebbüsatı

rekabetsizce revaç

bulması bundan mütevellittir. Haki­ katen büyük ve

dirayetli bir diplo­

mat olan sefir ( Baron Marşal) in de bu hususta külli yardımı olmuştur. Türkiye ile Almanya münasebatı bir kat daha

arasmdaki takviye

den en mühim sebep Almanya impa­ ratorunun lstanbulu ikinci ziyareti- , dir. Sultan Harnit Alman taraftarlı­ ğını sarih surette ızlıara karar verdi� ğinden imparatorun bu seyahati son derece parlak

olmuştu.

Sadrazam

Halil Rifat Paşanın Sadareline mu­ sadif olan bu ziyaretin lafsilatı ma­ lumdur.

Yalnız şunu söylemek iste­

çıkarak

şehrin

ederek imparatoı-iça ile am ederdi.

saray­

şayanıtemaşa. avdet.

birlikte ta..

lmparatorun bu tenez­

zühlerinde tertibatı lazimenin

alın­

masına tarafı şahaneden ben memur· edilmiştim.

lmparatorun

her akşam hükümdann

başkatibi ertesi sa­

bah gidip göreceği yerlerin esamisini bana

bildirdi, ben de

teşrifat.

ve zabita memurlanna lazım gelen. talimatı verirdim. lmparator bu ziyaretinde

Sultan.

Harnit ile müteaddit defalar görüş­ müştür. Bu mülakatlarda daima si� yasiyattan, iki memleket arasındaki dostluğun takviyesinden, Türk

dusunun tekemmülüne

or­

Alman za­

bitanı ve fabrikalarm.ı:n muzaheır�­ tinclen bahsojunurdu. Bir defasında İmparai:or Rusyanm tensil.:atı aske­ riyesi günden güne ilerlemekte

ol-

duğunu ve Türkiyenin bunu şimdi� den düşünmesi lazım geldiğini söy-·

rim ki imparator ve imparatoriçanm

lemiş ve icabmda boğazların kapa­

bu seyahatten çok memnun

ve mü­

tılması için Sultan Hamidin fikrini

feda-

yoklaımştı. Diğer bir mülakatta Sul-·

tehassis kalmaları için hiçbir


T A H S i N .P A Ş A N

IN

HAT1 RAT

53

1

sını açmış ve Rusyamn bu mesele•

la sorunuz, bu hususu da imparato­

de Yunan amaline mütemayil oldu­

ra arzediniz.

ğunu söyliyerek kiye lehine

i.mparatorun Tür­

muzaberetini

titlep et­

Ferdası gün lmparator l stanbulu terkedecekti.

Akşam

ziyafetinden

mişti. Türkiyedeki tasavvurab İktı­

sonra lmparatorun dairesine gittim

sadiyesini

çıkarmak

tan Harnit imparatora Girit mesele­

esasen bu

başmabeyinci marifetile kabul olun­

gayesini

sahai tatbika takip eden ve

maksatla seyahat ebnekte olan lm­

dam. Sefaret baştercümanı

parato:r Sultan Hamidin bu talebini

( Testa) tercümanlık vazifesini ifa et

hüsnü telakki etti ve yeğeni

ti. Hünkarın iradesini tebliğ ettim.

Rusya lmpcu·aoruna bir mektup yazdı. tanbuldaki

Rus

olan

derhal o gün

Bu mektubu I s­ seEiri

(Zinovief)

vasıtasile Petersbaı-ga göndermişti. Pek tabii olarak

bundan bir netice

çıkmadı.

çok memnun ve

hatte elde ettiği en mühim

muvaf­

fakıyet Bağdat hattı imtiyazının ·bir

Alman grupuna ihalesini

Hünkar­

dan koparmaktı. lmparator bu hat­ tın inşaatı Almanlara verilmesi pek ziyade hüsnü tesir hasıl edeceğini ve devlet

arasındaki

münasebab

sarsılmaz bir hale getireceğini -ve .bu

hassis oldu, teşekkür etti. Bu keyfi­ yetin Almanyada pek ziyade hüsnü tesiri mucip olacağının ye arzını

söyledi ve

suretle Almanlar

teşekküratını

Türkiyenin

mu­

Ferdası günü şimendifer hakkın­ daki iradeyi Babıaliye tebliğ ebuek­ le beraber Nafia Nazırı Zihni Paşa­ yı da saraya davet ederek hattın in­

şası şeraiti Junurken isterse

müzakere ve

bittesviye

hattı

iştiraya hakkı olabileceğinin)

şartı

esasi olaı·ak lcabul ettirilmesi ve bu­

larak Türk

resmi bir vesika

ordusunun

tensikı v-e

Almanya için biı·

lüzum

teşkil edeceğini söylemişti. Bir gün beni huzu­

runa çağırarak şu sözleıi söyledi: - .Şimdi imparatorun nezdine _gi­ diniz, Anadolu şimendiler Almanlara ihalesi şeraitinin

Almanya

Hükumetinden

istihsal

edilmesi

irade bayurulduğunu söyledim. Bu vesika elde edilmişti. Son defa hat­

lmparatorun telkinatı Sultan Ha­ mi di ikna etti.

tesbit o­

( Hükümetin her ne vakit

masarifini

nun için

hattının

.kar.ar­

laşbnlmasını Babıaliye irade ettiği­ mi söyleyiniz, bir de imparalor haz­

retleri

zatı şahane­

ve etti.

kadderatı siyasiyesinde alakadar o­ takviyesi

müte­

bizzat ve şifahen arzedeceğini de ila­

Almanya Imparatorunun bu seya­

iki

lmparator

Baron

Kudüste bir Protestan kili­

tın Türkiye Cümhuriyeti tarafından mübayaasını bu vesika temin etmiş­ tir sanırım� Bağdat hattının müntehası Basra körfezinde kain caktı. Burada

Küveyt limanı ola­ Mubareküssabah is­

ıninde bir Şeyh vardı. Bu adam I n­ gilizierin ma.lımisi idi. Alman senna­

yesi :ile yapdmış bir hattın münteha

bunun

noktası I ngilizierin kontrolu altında

için münasip bir mahal olup olmadı­

kalacak demekti. Almanlar bu nok­

ğını Kudüs mutasarrıfından telgraf-

.taya

sesi yaptırmak istiyorlardı;

çok eh emmiyet

veriyorlardı.


T A R S I N P A ŞA N I N

54

HATIRATI

lmparator (Küveyt) in Mu'bareküs­

addit müracaatlerde bulunduğu gibi

sabahtan, tabiri aharla Ingiliz nüfu­

bir gün cuma selamlığından

sonra

zundan kurtanlması lüzumuna Sul­

huzuru şahaneye girerek ( Bahriah'­

tan -Hamidi ikna için çok

merde Alman

çalışmış­

gemileri için kömür·

tr. Onun da Sultan Harnit g;pi seEir­

tedariki müşkül olduğunu ve lmpa­

lerile doğrudan' doğruya muhabere­

ratorun Hudeyde civarındaki hali a­

si ve şifresi vardı.

Bu hususi

şifre

dayı kömür deposu olmak üzere Al­

ile Baron Marşala talimat göndere­

manyaya teı·k ve tahsisine müsaade

rek Mubareküssabahın kuvvei aske­

buyuracaklarını zatı şahanenin zeval

çıkarılması fik-

napezir dostluğundan ümit etmekte

rini kabul ettirmeğe bir hayli uğraş­

bulunduğunu ) söyledi. Hünkar bu­

tiye ile Küveyt'ten

b.

Sultan Harnit Ingiliz

kuşkulandınnaktan

siyasetini

çok korkmakla

beraber Baron Marşalın

telkinatma

nun üzerine hemen o gün beni çağı­ rarak : F eyzi

- Yemen Vali si

Paşaya

kapıldı ve o tarihte ( Hail) de bulu­

şimdi bir telgraf çekiniz o adaya ka­

nan N ecit Emiri lbnürreşide hususi

fi miktar asker göndersin, lazım ge­

şifre ile bir telgraf gönderildi, vey t üzerine yürümesi lbnürreşit

Kü­

emrolundu.

Ceziretülarabın en kuv­

ticeyi en kısa ;ıaman zarfında bildir­ sın. dedi. Iradeyi tebliğ ettim. I ki gÜn:

vetli Emirlerinden idi ve Sultari Ha­ mide sadık görünüyordu.

Aldığı e­

mir üzerine harekete gelen l bnürre­ §it az zaman zarfında Küveyt'e yak­ laştı. Ancak bu hareket İngilterede fevkalade suitesiri

mucip olmuştu.

Londra matbuatı ateşler püskürüyor du. Bu halden son derece telaşa dü­ şen l mparator bizzat Sultan Hami­

yapılsın ve ne­

len tesisatı askeriye

sonra F eyzi Paşadan istenilen ceva­ bı aldık.

Ve ( Baron

Marşal ) e de

Hudeyde civarında öyle hali bir ada bulunmadığını ve yalnız bir tek ada mevcut olup onun da mevkii askeri olduğunu Hariciye N azın marifetile· söylettik. Baron askerinin

Marşal bir mevkii

ile Almanlara_

tabiiyesi

de ve Baron Marşal marifetile Babı­

tahsisini İstiyecek kadar ileri gitme­

aliye müracaat ederek lbnürreşidin

di.

durdurulmasını rica etti. Bunun üze­ rine ikinci bir telgraf çekilerek Ha­ ile avdeti lbnürreşide tebliğ olundu. O tarihlerde Almanya imparatoru donanmaya büyük

ehemmiyet veri­

yordu. Müstakbel bil· harpte Alman

:(.

lif.

:(.

Bir sabah acele huzura çağrıldım� H ünkar pek telaş lı görünüyord u : - Haberiniz

var m ı Sait

dün gece İngiltere

Paşa

sefarethanesİne

kaçmış.

gemilerinin kömürsüz kalmamaları­

dedi, hayret ettim. Hünkarm te­

nı temin için uzak denizlerde kömür

laşı anlaşılmryacak şey değildi. Esa­

depoları aramakta idi.. Bu meyanda

sen bir sefarethane veya

Hudeyde civarında bulunan hali bir

haneye iltica etmek veyahut

adayı zatı şahaneden istedi.

Baron

paya firar etmek hatta

Marşal bunun için Babraliye

müte-

yahati için müsaade

konsolos­ Avru­

Avrupa se­

isternek

bile.


TAHSIN

P A ŞA N IN

55

HAT I RATI

Sait Paşa Ingiltere Sefarethanesine

her nedense Sultan Hamidin hiç ho­ şuna gitmezdi. Bunun kendi aley­

ayak hastıklan dakikadan

hinde çalışmak veyahut kendi aley­ hinde çalışanlara kuvvet vermek ma­

ridirler. Arzu ettikleri kadar otura­

nasına geleceğini zannederdi. Sait Paşa gibi

dahilde ve

Hele

·

hariçte

itibaren

Kıraliça Viktorya Hz. nin misafirle­ bilirler. Konaklarına Ingiltereye

veya

avdet e�yip

Avrupanın

her­

teşeb­

hangi bir memleketine gitmek ister­

büs etmesi bir�ok kılükali ve Avru­

lerse Ingiltere Sefiri kendilerini ya­

pa gazetelerinde türlü türlü neşriya­

nına ve arabasına alıp rıhtıma indir­

pek tanınmış bir zatın buna

mek ve sefaı·et istimbolu ile Ingiliz

tı davet edeceği aşikardı. Sultan Harnit

Sait Paşayı

sefa­

retten çıkıp evine avdete ikna Hariciye Nazırı Devlet reisi Sait

için

bayrağını

�amil

bir vapura

bindir­

rnek için emir almıştır., Bu vaziyet

Şurayi

karşısında Sait Paşayı Sefarethane­

Paşaların sefaret­

den cebren çıkarmak veya yolda gi­

Tevfik ve

haneye gönderilmelerini emretti. Bu

derken çevirmek

iki zatı acele çağrrttrm. [radeyi teb­

diğer taraftan Hünkar behemehal Sait Paşanın sefaretten çıktığını is­

liğ ettim. Gittiler. Avcietlerinde Sa­ it Paşayı iknaa muvaffak olamadık­ larını ve Paşanın kendisini tedavi ve oğlu Ali Namık Beyin

tahsili

için

Avrupaya azİmetlerine müsaade bu­ yurulması ricasında

olduğunu söy­

lediler. Keyfiyeti Hünkara arzettim. Ragıp Paşayı

çağırdı.

Ayni vazife

ile İngiliz sefarethanesine gönderdi.

gayrimümkündü,

iyordu. Binaenaleyh Paşayı kandır­ mak lazımdı. Sait Paşa

benden ev­

vel gidenlere söyledikleı·ini bana da tekrar etti ve kendisinin tedavisi ve oğlunun tahsili için

Avrupaya azİ­

metine müsaade istihsali delaletimi ı·ica eyledi.

zımnında

Ben cevaben

şu sözleri söyledim :

getir-

- Paşa Hazretleri böyle bir ihti­

mişti. O gün akşama kadar daha ba­

yacmız olduğu kabul olunsa bile bu­

sefarethaneye

nu doğrudan doğruya huzuru huma­

Paşa hepsine

yunda şifahen veya bir ariza iie tah­

O da avdetinde menfi cevap zı zevat ayni iş için gönderildiler.

Fakat

riren talep

ayni cevabı veriyordu. Ikinci gün zatı şahane beni gön­ derdi. Sir O'konor sefir, Adam Blok baştercümandı. Paşanın bulunduğu odaya götürüldüm.

Hava son dere­

ce sıcaktı. Buram buram

terliyor­

buyunnayıp bu sefaret­

haneden bildirmeniz nasıl tecviz olu­ nabilir?

Siz zatr şahanenin en eski

emekdarlanndansmız, mizacİ huma· yunu herkesten iyi bilirsiniz.

Bina­

enaleyh devlethaneye avdet

buyu­

duk, Ali N amık Bey Paşanın yanın­ da oturuyordu. Paşanın sefarethane kapısından

ki buyurulacağına şüphe yoktur.

girip iltica ettiğini sefire

rursanız maruzatınızın hüsnü telak­ Sait Paşanın sefarethaneye iltica­

söyledik­

sı Hünkardan Avı-upaya azİrnet mü­

ten sonra Ingiltere Hükumeti namı­ na kendine şu tebligat yapılmış ol­

tenit olmadığı aşikardır; ne Sait Pa­

duğunu da biliyorduk: ''Sadn sabık

şa Avrupaya gitmek

saadesini koparmak maksadına müs­ isterdi, ne de


56

TAHSIN

PAŞANIN

H A T I RATI

Bu­

ğındatı nasıl kaldırıhp vapurla Istan­

nun elbette başka bir sebebi olacak­

buldan teb'it olunduğunu düşündüm

Hün.kar buna müsaade ederdi.

tı. Sait Paşa nihayet iltica sebebini atideki sözlerile izah etti : - Bir sabah lzzet Paşa tarafı şa­

benim de böyle bir

felakete

uğra­

maklığım ihtimali bulunduğunu der­ pi§ ettim. Böyle nahoş bir vaziyete

Zatı

sebebiyet vermeği arzu etmedim, bi­

şahane buyurmuşlar ki: "Babıaliden

naenaleyh oğlumu yanıma alarak se­

bu arahk pek mühim evrakı siyasiye

farethaneye gelrneğe karar verdim.

haneden beni ,görmeğe gel3i.

geliyor. Bunlar hakkında Sait Paşa­

Sait Paşa bu sözleri büyük bir te­

nın mütaleasını almağa lüzum görü-

laş ve helecanla söylüyordu ; bütün

yorum.

halinde ciddi bir

Bunun için ya o evrakı Pa­

şamn konağına göndermek icap edi­

emareleri

korku

endişe ve

vardı; herhalde

sefaret­

yor bu suretle vakit kayboluyor, ya­

haneye ilticası İ:ı:zet Paşanın o teb­

hut Paşayı

liğinden mümbais ve muhafazai nef­

ildde bir saraya çağırt­

mak lüzumu hasıl olacak, bu da ken­

se ait bir mülahaza neticesi olduğu­

disi için rahatsızlığı mucip olacağını

na şüphe yoktu. lzzet Paşanın böy­ le bir iradeyi kendiliğinden

uydur­

zıra zail oluni::ıya kadar paşanın sa­

masına ihtimal verilemezdi;

demek

düşünclüm. Binaenaleyh mesaili ha­ rayda kendisine tahsis

ettireceğim

oluyor ki zatı şahane Sait Paşayı sıtutmağa ve

bir dairede İkarnetini tensİp ettim.,.

kı bir tarassul altında

hzet Paşanın bu tebligatina

kendisi hakkında hasıl ettiği şüphe­

ceva­

ben ''her nerede bulunsam Padişaha

ler zevai buluncıya . kadar

hizmet etmek vazifemdir irade buy­

riçle

rulan şel�ilde de arzı hizmet kabildir.

vermişti.

onun ha­

münasebetini kesrneğe

Ancak makamı saltanat ile makamı

makta pek haklı idi.

Sadaı·et arasında

tesadüf olunacak derecede

dası

bir memuriyet ih­

demek olan bu şekil ınünasip

karar

Sait Pa§a da bundan kor­ Misline

nadir

vehham

olan Sait Pa§a bu suretle Hünkirın

Türlü türlü tefsiratı davet

kendisini hapis ve belki de telef ede­

edebilir., dedim. İzzet Paşa gitti bi­

ceğini düşünebilirdi. Şayet itaat edip

ol amaz. raz

sonra tekrar geldi, ayni

sözleri

saraya gelmiyecek olursa Kamil Pa­

tekrar etti, Bu sefer son söz olarak

§anın hasta

bana : Paşa

vapura bindit·ilmesi gibi

Hazretleri

aramızdaki

yatağından

kaldırılıp kendisinin

hukuka hinaen arzediyorum. lradei

de birkaç memur

seniyeye inkıyat etmemeniz

ğından alınıp Yıldıza naklolunabile­

nızda hayırlı olmaz dedi.

hakkı­

Filhakika

marifetile

ceği ihtimalini derpi§

kona­

etmesi

tabii

İzzet Paşa daha Şurayı Devlette aza

idi. Maamafih ben vazifem icabı onu

iken ara sıra ziyaretime gelirdi, me­

kand!rmağa çalışacaktım. Dedim ki :

yanede bir hukuk teessüs etmi§ idi. İ radei seniyeye

ademi itaat

benim

için hayırlı olmıyacağını söylemesile bir tehlikeyi ihsas etmݧ Vaktile

oluyordu.

Kamil Paşanın hasta yata-

- Paşa Hazretleri bir defa lzzet Paşamn iradeyi tebliğde eksik veya fazla söylemi§ olması Maamafih Padi§aha

muhtemeldir.

hiç eksik te olmasa ta

siz

bidayeti cülustanberi


TAHSIN

PAŞANIN

57

HAYlRATI

intisap etmiş bir zatsımz. Teklif bu­

tiğim veçhile işin künhüne vakıf olsa

yurulan

idi cidden pek zeki olan

hizmetin ihdasım muvafık

bulmuyorsanız yahut

buıııu bir ve­ aleyhiı;ıize yü­

sayet teiakki ederek

rüyeceklerini zannediyorsanı.Z bu ci­

Sait Paşa

hakkında o sözü söylemezdi. Sait Paşanın böyle bütün bulu velveleye verecek

lstan­

bir

tarzda

hetleri bizzat arzetmekte ne mahzur

sefarethaneye ilticasından sonra ko­

vardır? Halbuki Ingiltere sefaretha··

nağına avdet etmesi nasıl oluyor da

nesine iltica

dahilde ve

cezasız kalıyor? Hatta ne sebepledir

hariçteki tesiratı nazarımızdan kaç·

ki bu hadiseden pek az müddet son­

maz. Zatı şahane hakkında birtakun

ra zatı şahane onu tekrar mevkii sa­

etmenizin

sözlere meydan vennesi pek muhte­

darete getirmişti. Sait Paşadan baş­

mel olan bu vaziyetİn idamesine sa­

ka her kim olsa ya nefyedilir, ya ko­

dakat ve reviyetiniz manidir. Size ko

nağında ikamete memur

olur, hele

nağı nıza avdeti kemali hulôs ile tav-·

saraya hiç uğral!lmazdı.

Sait Paşa

siye ederim.

Sait P3§a

için böyle yapılmak değil, bilakis dܧÜndü ve

se­

oldu.

farethaneden avdetini müteakıp ma­

Ben bunu sözlerimin kuvvei iknaiye­

aşlannı muntazam alabilmek için rü­

razı

sine hamlebniyorum; bence Paşayı

sumata havale ettinnişti. Sultan Ha­

sefarethaneye kaçıran sebep

mit Sait Paşanın sıkıntı çekmemesi­

korku

olduğu gibi sefarethaneden çıkmağa

ni ötedenberi arzu ettiğinden

buna

saik olan sebep te korku idi. Bu kor­

derhal muvafakat etmişti. Mazuliyet

kunun adına ( teveccühü kaybetmek

maa§ı bir

korkusu) derler.

Sait Paşa

saraya

haktır ve herkes

hakkını

istiyebilir. Hatta memurların

kısmı

eelp ve orada ilmmeti emrolunduğu­

azammın

nu işittiği dakikada

hülde kalması bile bir insanın kendi

emniyet ve te­

veccühü şahanenin münselip

oldu­

senede altı aylıklaı·ı teda­

maaşını istememesi için mazeret teş­

ğuna hükmederek bundan korkmuş­

kil etmiyebilir. Binaenaleyh Sait Pa­

tu. Bu korku onu sefarethaneye ka­

şayı bu hususta tenkit

çı:rdı. ingiliz sefirinin

arahasile ve

bir Ingiliz vapurile Türkiyeyi

ter­

etmek iste­

mezsem de sefarethane hadisesinden sonra bu iltifatı

şahaneye

nailiyet

ketmesine hiçbir kuvvetin mfmi ala­

Paşanın Sultan Hamide fartı intisa­

mıyacağını bildiği

bına

halde bunu yap­

ve

Sultan Hamidin Paşaya zaf

mayıp konağa avdet etmesi Avrupa­

ve temayülüne bir delil

ya firar halinde akıbetinin

ğini ileri sürenlere verilecek

ve irat

ve akarının fena bir şekil alması kor­

nağına

geldi o gün sarayda

:;.

bir iş

Sadrazam

:{.

:f.

Halil

Rifat

Paşanın

hastalığı artıyordu. Babıaliden

için beni ziyaret eden I ngiliz başter­

len tezkerelerin

cümanı

Halil Rifat

Adam Blok pek hiddetli bir

hiçb.ir

cevap yoktur.

kusundan mütevelitti. Sait Pa� a filhakika ertesi gün ko­

teşkil etti­

altındaki

Paşanın

ge­

imzalar

dermansızhğl

tarzda "bu adam deli midir nedir?,

son dereceye geldiğini

demiştir.Adam Blok yukarda izah et

du. Nihayet bir gÜn Paşa ölüm dö-

gösteriyor­


TA H S I N P A ŞA N I N H A T I RA T I

58 şegıne

yatb.

Tarafı

şahaneden

gönderilen doktorlar artık Babıaliye gibnek şöyle dursun evrakı okumak ve anlamak ta Paşa için mümkünsüz olduğunu arzettiler. Bu gibi ahvalde

Musahip A­

çeşmeden geliyordum. ğa : - Efendimiz

acele sizi

ferman

buyurdular. dedi. Süratle dairei h umayuna yü:.

bir Sadaret kay�akamı ile Devlet iş­ lerini muvakkaten görmek usulden­

rüdüm. Nöbetçi arzetti. Içeı·i çağrıl­

dir. Adiiye Nazın Abrürrahman Pa­

rabman Paşa ile mülakatım neticesi­

şa Sadaret kaymakamı oldu. Bir giin

ni sormadan şu sözleri söyledi : :

Abdürrahman Paşaya irade tebliğine

sarayda

memur

bir

olmuştum.

Paşa söz arasında bana dedi ki : - Halil Rifat yet bir emrihak

Abdür­

- Şimdi mabeyinci beylerden bi­ ri hemen Kuruçeşmeye

gitsin. Ab­

dürrahman Paşayı görsün.

Paşanın bu hasta­

lıktan kalkmıyacağı anlaşılıyor.

dnn. Hünkar beni görünce

Şa­

vaki olur da maka­

Yalısın-·

da intizar etmesini söylesin. Huzurdan çıktnn. kir Beyi

Mabeyinci Be­

çağırttım.

Kuruçeşmeye

mı Sadaret inhilal ederse bu hizmeti

gönderdim. Bekir Bey gidip

asla

Paşayı bulmuş, iradeyi tebliğ etmiş.

kabul etmemek

azınindeyirn.

Kulağınızda bulunsun. Çok geçmeden

geldi. .

Y absında bekliyecek imiş. Bu ceva-

Halil Rifat Paşa

vefat etti, zatı şahane Ragıp Paşayı ve beni Sadaret teklifi için rabman Paşanın yalısına

Abdür­

gönderdi.

bı zatı şahaneye arzettim.

Ve ayni

zamanda Abdürrahman Paşanın Sa­ dareti kabul hakkındaki şeraiti havi arizayi

Hünkara

takdim

eyledim.

Hünkar oku­

Iradeyi tebliğ ettim. Paşa bana yu­

Paşanın bu arİzasını

karki sözlerini hatırlatarak ve ayn;

madan masamn üstüne koydu. Ben,

fikri muhafaza

söyliyerek

Abdürrahman Paşaya

Saclareti ka­

teklifi reddetti. Saraya döndük. Pa­

bul ettirdiğimizi arza

hazırlanıyor­

şanın cevabını arzettik. Hünkar tek­

dum.

rar

gidip

ısrar

ettiğini

etmemizi

emrctti.

Sultan Harnit gibi bir Padişahın ıs­ rarı kolay

kolay

Abdüı·rahman

reddolunamazdı.

Paşa yumuşadı. An ­

Hünkar buna vakit brrakma­

dan : : - lsmet Beyi Sait

Pa§aya gön�

derdim, şimdi gelecektir. dedi. Sait

Paşaya

I sınet

Beyin

cak Babıalinin muamelatına sarayın

gönderilmesi Sadaret teklifi demek­

müdahale etmemesini şart olarak ile­

ti. Sait Paşanın

ri sürdü ve bunu imzası altında bir

bu teklifi kabul ettiğine delildi. Sul­

saraya

gelmesi de

ariza ile bana verdi. Biz bu arizayı

tan Hamit,

hamilen saraya döndük, huzura git-

iki tekiifte kabul ettirdiği

Abdürrahman

Paşaya Saclareti

mek için Hünkarın dairesine doğru

Sait Paşaya bir tekiifte kabul ettir­

yürüdüm.

mişti. Ben huzurdan çıkarken

Kapıdan içeri

gireceğim

Sait

sn·ada arkadan bir mosahibin koşa­

Paşanın kartviziti geldi. Saraya vü­

rak bana doğru

kelil, ve vüzera ve ekabirden herkim.

geldiğini

gördüm.

Bu musahip beni aramak için dairei

gelecek olsa cümlekapısı denilen bü­

kitabete gibniş,

yük kapıdan

halbuki ben Kuru-

içeri

ayak basınca

o


T A H S IN

PAŞANIN

kapıda mubafız vazifesini ifa eden tüfekçiler dairesi : ''. . • • Pa§a kulunuz mabeyni hu­ mayuna geldiği maruzdur, i�aresini havi bir kart yazarak Hünkira tak­ dim olunmak kaide idi.. Bu suretle zatı şahane saraya kimin ve saat kaçta geldiğini bilirdi. Sait Paşanın kartı gelince zatı şahane hattı huma­ yunun hemen hazırlanmasını emret­ ti, Iki saat sonra Sait Paşa Sadra­ zam, Cemalettin Efendi Şehislam ta­ yin olunarak Babıaliye gittik. Dahiliye Nazırı Memduh Paşadan şu hikayeyi işitim: Mısırlı Prenses Zeynep Hanımefendinin zevci Ka­ mil Paşa bir hafta memuriyetten mahrum kalınca huzur ve rahatı kaçmış; ne yapacağını bilmez bir hale gelmiş. İkinci hafta içinde o vaktin Sadrazamı olan zat, Memduh Paşayı -ki o vakit Memduh B. idi­ Kamil Paşanın konağına göndererek Adiiye N azırlığı tevcih o­ Iunduğunu tepşir etmiş. Kamil Paşa bundan ekadar sevinmiş ki Mem­ duh Beyi ta salonun kapısına kadar teşyi ederek : - Oğlum sizi temin ederim ki bu geceye kadar rahat uyuyamıyordum. demiş. Halbuki Kamil Paşa ilmü İrfan sahibi bir zattı. Zeynep Hanı­ mefendi fevkalade zengindi, nazırlık maaşı araba uşaklarına bile kafi gel­ mezdi. uhdesine

Mcmduh Paşanın bu hikayesi in­ sanlarda ikbal hırsının derecesini gösterir. Yukarda söyİediğim veçhi­ le ben huzurdan çıkarken Sait Pa­ şanın Mabeyine geldiğini mübeyyin kartı takdim ettikleri zaman Hünkar yüzüme bakarak mütebessimane:

59

HATIRATI

- Bu adama karşı bende bir me­ yil var amma bilmem nedendir?. . demişti. Halbuki bunu bilmek pek kolaydı. Sultan Hamille Sait Paşa birçok cihetlerden biribirierine ben­ zerlerdi. Bu benzeyiş onları yekdi­ ğerine yaklaştırırdı. Bu keyfiyet Sultan Hamidin şehzadelik zama­ nından başlamıştı. Abdülhamit Efen di, bu fevkalade zeki adamın ken di ­ sine pek lazım olacağını daha o va­ kit anlamış; Sait Paşa da fartı ze­ kasile vaziyeti kavramağa muvaffak olmuştu. :{.

:{.

:{.

Sultan Harnit bir gün bana : - Basiret emniyetin babasıdır : evvela basiret, sonra emniyet. demişti. Bundan dolayıdır ki Sul­ tan Harnit lazım gelen bütün ted­ birleri almadan hiçbir şeye ve hiç kimseye emniyet etmezdi. Padi�a­ hın en çok itimadını haiz tabirine layik birkaç isim saymak kabil olsa bile bunların da emniyetsizliğe uğ­ radıkları zamanlar olmu ştu. Sultan Mecidin "kuruntulu oğlum, tabirini fersah fersah aşacak derecede veh­ ham olduğu gibi etrafındakiler otuz beş sene mütema'diyen bu vehmi art­ tırmış ve bununla celbi menfaati kendilerine san'at edinmiş oldukla­ rından Sultan Harni t daima kendisine suikast edileceği, her içtimada mutlaka kendisi aleyhine sözler ko­ nuşulabileceği, hulasa her tarafta kendine müteveccih pusular bulun­ duğu kanaatini zihnine yerleştirmi§­ ti. Bundan dolayıdır ki cuma gün­ leri selamlık alayı ve bilhassa bay­ ram ve hırkai saadet alayları nefsi humayunu muhafaza ile mükellef o-


l A H S i N PAŞAN I N H AT I RATI

'60

1anlar için bir gaile, jurnalcılar için

geldikçe Hünkara maruzatı hususiye

de arzı hizmet ve celbi menfaate bir

ve

'Vesile olurdu .. Böyie günlerde birta­

sadakatperveranede

kım kimseler ya faraza köprünün al­

muhabbetini

tında bombalar bulunduğunu

meslek edinen

haber

verirler, yahut , Dolmabahç� sarayı­ nın kubbesinin çatlak

olduğunu ya­

zarlar, bulasa Padişahı bir kat daha ·koı·kutup onda memlekete karşı bir :hissi tevahhuş besletirlerdi. aslı faslı olmıyan

bulunmağı

ve bu suretle Padişahın teveccüh ve kazanmağı

kendine

simalardan

biridir.

Bir gün Muhtar Bey saraya gelerek seççadecibaşı lzzet Efendiye

gider

ve bir zarf vererek : - Bu zarfı hemen

zatı şahaneye

Bu hiç

takdim ediniz.Ereyli madenierine ait

daima

pek mühim maruzalım vardır; vakit

haberler

hüsnü telakl(i olunur, hervakit teda­

kaybedilmeksizin huzuru humayuna

biri inzıbatiye tezyil edilir ve ekseri­

kabul istirhamında olduğumu ai"ze­

ya birçok kimselerin canı yakılırch.

diniz.

Hünkarın daİresile Hamidiye

ca­

dcr. Seççadecibaşı

mii arasındaki mesafe pek kısa oldu-

bana bu meseleyi

ğu halde cuma selamlıkları için bile

yolda anlattı :

mühim tedbirler alınmak

adet

İzzet

Efendi

hemen ogün

şu

idi.

- Zarfı efendimize takdim ettim,

Her cuma ordudan ve donanmadan

açıp okudular ve Muhtaı- Beyi huzu­

hangi zabitler selamlık resmine gele­

ra getirmekliğimi ferman

cek ise birgün evvel daireleri

lar.

tara­

fından isimleri arzolunur, cuma günü memurini mahsusa bu defterlerin ·muhteviyatile

selamlığa

gelenlerin

Muhtar Bey

huzuru

beni çağırdı ve şimdi Muhtar Beyin huzurdan

kik eder, merasimi görrneğe gelen ec

şahaneye gittim;

nebilerin arasına sivil memurlar ika­

sözleri söyledi :

mam olduğu Padişaha

şahaneden

çıktıktan sonra bir musahip gelerek

biribirine mutabakatini sessizce tet­

me olunur; ondan sonra herşeyin ta­

buyurdu­

çıktığını ilave etti, nezdi H ünkar

bana §U

- Dolmabahçe sarayının kubbesi

bildirilir ve

çatlak olduğunu haber aldım. Bu ha­

·sultan Harnit bundan sonra arabası­

lile muayedenin orada icrası tehlikeli

na binerdi.

görünüyor. tamirhane n<>.zırı Nazım

Sultan

Hamidin muhafazai nefis

· hususundaki

takayyüdatını

ve bu

Paşa yanına bir iki adam alıp gitsin, kubbeyi ve salonu güzelce tetkik et­

takayyüdata gündengüne inkişaf ver

sin keşfi yapılsın,

diren vehammlığını bazı kimselerin

sın.

celbi tevcccüh ve menfaal maks:ıdili! nasıl istismar

ettiklerini

yukarda

yazmıştun. Aşağıda hikaye edeceğim · vak'a bunun bariz delillerinden biri­

ni teşkil eder : .Şehislam

Cemalettin

Zatı şahane

Ereyli

Efendinin

madenierine

dair bana hiçbir şey söylemedi. Eğer Muhtar Bey

hakikateıı E­

reğli madenine ait bir zarf gönder­ miş ve Padişahın

oğlu Ahmet Muhtar Bey saraya her

tamirata başlan-

huzurunda

dan bahsetmiş olsaydı

bun­

Abdülhamit

bana buna dair irade verirdi.

Bina-


T A H S I N P A Ş A N I N H .A. T l lt A T I

6f

enaleyh Muhtar Beyin Daimabahçe­

lü ahlak ve insaniyet

nin kubbesine ait maruzatta

yakalbna alan oğluna bir türlü

bulun­

kaidelerini a­ söz

duğu muhakkak, bunun da ne mak­

geçiremiyordu.Vakıa F ehiın Paşa sa

satla olduğu aşikardır.

ray dahilinde hiç

mide güzergahta

Sult�n Ha­

suikasttan,- dina­

nüfuzu

olmıyan

bir adamdan başka birşey

değildi.

mitten, bombadan, bayram ve hırkai

okadar kuvvetli tanınmış

saadet alaylarında tehlikelerden bah­

rağmen huzuru humayuna hiç

setmek, buna dair istihbarat titlaatı havi jurnallar

ve is­

vermek

pek

memişti. Yalnız Sultan

olmasma gir­

Hamidi en

korktuğu noktadan yani veliaht Re­

ı·evaçh ve karlı bir iş olduğunu Muh­

şat Efendiden yakalamış ve bilhassa

tar Bey pek ala bilirdi.

bunu kendisine iş güç edinmişti. Bir

midin ogün

Muhtar

Sultan Ha­ Beyden

çok

aralık gerek Fehim Paşanın ve

memnun kaldığına, bu hizmeti mü­

rek her milletten etrafına

kafatsız bırakmadığına,

adamların ahvaline

bu doymak

dair

ge-·

topladığı şikayetler·

hilmiyen şımank Şehislamzadeyi ye-

geln1eğe başladı ve bu bal Fehim Pa-·

ni bir atiye ile memnun ettiğine şüp­

şadan emniyetin insilabını mucip ol-:

he etmemelidir. Muhtar Bey bu ha­

du. Ancak jurnalcıhğı takviye eden

kikati gizlemek ve kendini guya dev­

bir keyfiyet vardı ki o da velev bü­

letin büyük bir menfaatini

sıyanet

tün ihbaratı yalan dahi olsa herhan­

ve hazinei millete

büyük bir hizmet

gibir jurnalcının

etmek maksadile

huzura

idi.

girdiğini

sahifeler dolusu bir kitapla müdafa­ aya teşebbüs Beyin

etmiş ise de

Sultan Harnit

ceza

görmemesi

bir jurnalcıya ya�·

Muhtar

Ian ihbaratından dolay: ceza verecek

nasıl bir adam olduğunu ve

olursa istihbarat şebekesinin gevşe­

ne derece iki yüzlü bir sıyaseti sisekarane

ile ceplerini

de­

mesinden korkard!.

Bu yüzden Fe-·

doldurmak

him Paşa masun kaldı. Ancak teca­

sistemini takip ettiğini bilenler onun

vüzlerini bir aralık ecnebilere kadar

bu miidafaasının içyüzünü anlamak­

teşmil ettiğinden Almanya ve İngil­

ta güçlük çekmezler.

tere sefaretleri bilvasıla ve pek

Sultan Hamide jumal namı aitın­

essir surette şikayette

mü­

bulundukla­

da maruzatta bulu11mak bir aralı:k o­

rmdan Sultan Harnit F ehim Paşayı

derece revaç kesbetmişti ki jurnalcr­

Bursaya teb'it etti. Maamafih orada

lığın can

yakmak ve hanüman sön­

dürmek nev'inden

gayriahlaki

bir

da refahı maişeti temin olundu. Hafiyelik denilen şey Sultan Ha-·

hareket olduğu adeta unutulmuştu.

midi ilkönce cülusu müteakıp

Dal­

Bu meyanda Fehim Paşayı

mabahçeden Y ı:ldıza nakle ve

bunu

birinci­

lerıden addedebiliriz. Fehim Paşanın

müteakıp Yıldız tepelerinde ikinci

babası

fırkayı teşkile sevketmişti. Jurnalcı­

esvapçıbaşı

İsmet Bey çok

haluk ve terbiyeli bir zat idi. Bilhas­ sa tevazuu

ile herkesin

hürmet ve

lık hanedan arasında da etmişti.

taammüm

Bilhassa Vabdettin

muhabbetini kazanmıştı. Fakat Hün­

jurnallarla hanedan hakkında

kardan yüzbulup şımaran ve hertür-

ratta bulunuyordu.

Sultan

daimi ihba­ Hamit.


TAHSIN

62

PAŞA N I N

HAT l RA T �

§İnde huzuruna kabul ederdi. Damat

man tersane konferansında hazır bu­ lunan İngiliz murahhası ( Lord Salis

Paşalardan da jurnalcı vardı.

bori) Ingilterenin Türkiyeye muave­

:kendisini pek sever, saraya her geli­

Sultan Harnit Veliaht Reşat Efen­ dinin

birtakım vesait ile el altından • ve memlekette taraftar

·çalıştığına

söylemişti.

nette bulunamıyacağını

Bundan dolayıdır ki Rusyaya

karşı

idarei masiahat siyasetini takip eder­

peyda etmek için uğraşlığına kaildi.

di. Rusya Çarı Karadeniz sahilinde­

Bu kanaat sevkı ile Beşiktaş

ki sayfiyesi olan Y alta sarayına gel­

fızlığının bütün teşkilatı tan Reşat

muha­

bir taraf�

Efendiyi ve diğer taraf­

tan Çırağan sarayında Sultan

Mu­

radı karadan ve denizden, dahilden ve hariçten tarassul

ederdi.

Reşat

. Efendinin adamlarmdan hirine tesa­ düf

etmek bir tehlike idi.

Onlarla

görüşme k İ5e felaketle neticelenirdi. Fehim Paşa bilhassa bundan çok is­ tifade etmişti.

hoşamediye göndere­

zevatı beyanı

rek münasebatı dostanenin

teyidine

çalışır dı. çekindiği

Sultan Hamidin en çok

devlet Ingiltere idi. Hatta bir aralık Hicaz hattından dolayı Akabe lizlerce

izam

mimi dostu

de mesleki şu idi : Rusyayı idare et­ mek, Ingiltere ile asla mesele çıkar­ mamak, Almanyaya istinat gözü

etmek,

Makedenyada

olduğunu unutmamak diğer devlet­ lerle mümkün

mertche hoş

geçın­

�ek, Balkanları biribirine karıştırıp Bulgarlar ve Sırplar ve Yun�nlılar arasında nifak ve ihtilaf Sultan Harnit

yaratmak

Rusların vakit vakit

baş!mıza getirmiş oldukları felaket- ' leri halırdan çıkaramaz, onun en ya­ gayet büyük ve korkunç

bir düşman olduğunu sık sık söyler · di. Sultan Hamidin

kör­

fezinde tahaddüs eden mesele lngil­ edildiğinden

Sultan Ingil­

tere devleti zahiren devletimizin sa­

Sultan Hamidin siyaseti hariciye­

kınımızda

Turhan Paşa gibi

Harnit pek telaşa düşmüştü..

HaricJ. siyaset:

Avusturyanın

dikçe Fuat Paşa,

Rusyaya karşı

olduğunu

her fırsatta

tekrar ettiği halde Mısır Üzerindeki hukukumuzu esasından yıkınağa Bahriahmer

taraflarında

ve

birtakım

hadiseler çıkarınağa çalıştığı

aşikax

idi. Bir aralık Mısırda fevkalade ko­ miserimiz olan Gazi Muhtar

Paşa­

dan saraya bir mektup gönderilmiş­ ti ; bu mektupta

Suriye

klıvvei kafiye ile Mısıra ğimiz

üzerinden yürümekli�

tavsiye ve bu takdirde mu­

vaffakıyet ve muzafferiyet şüphesiz olup bununla

I ngilizierin

Mısırda

ikametlerine nihayet verileceği yaz!­ lı idi. halyanların Trablusgarpte nüfuza çalıştıkları ve istila

teııisi

fikirleri

İ ngiltereden muavenet beklenemiye­

besledikleri aniaşılmakla idi. Roma

ceği hakkındaki

kabİnesi Trablustaki halyanların ço­

kanaatİ

sarsılmaz

bir halde idi. Vaktile Ruslar Devle­ ti aliyeye karşı gayrikabili kabul bir­

cukları için bir mektep gene İtalyanların umuru

inşasına ve ticariyede

· takım metaJip serdile

hudutlarımiz-

kolaylık görmeleri için bir banka kü­

da tahşidatı askeriye

yaptıkları za-

şadına müsaade olunması talep olu-


TAHSIN

PAŞAN IN

uuyoa·du. Bu taleplerin önüne geçil­ mek için uğraşıldığı

sırada

oraya

63

HATIRATl

manlarmda da muavenete şitap ede­ rek kendisine iki defa 20 bin

altın

kuvvei askeriye ihracı maksadile Ro­

hediye etmişti. Karadağ prensliğinin

mada bazı tertibat yapılmakta oldu­

l stanbulda M. ( Bakiç)

isminde 'ilir

ğu işitildi.

maslahatgüzan vardı. Prensin adam­

O

vakit ( M. Hanoutaux) Fransa

Hariciye Nazırı idi. Paristeki rimize şifreli bir

telgraf

seEi­

yazılarak

hemen Hanoutaux'yu görmesi ve 1talyanların bu hazırlıkları Fransanın noktai nazarına muvafık olmıyacağı anlatılarak Paris kabİnesi tarafından Romada teşebbüsat

İcra

ettirilmesi

bildirildi. Sefirimiz aldığı talimat da. iresinde hareketle Hanoutaux'yu ik­

naa muvaffak olmuş ve Fransa

hü­

kumeti bir taraftan Romadaki sefiri vasıtasile l talya Hariciye

Nazırına

ve diğer araftan Paristeki İ talya se­

firine noktai nazarımıza muvafık be­ yanatta bulunmuştur. Maamafih 1 t:alyamn nagehani bir tecavüzüne karşı Trablusa bir teşkilatı askeriye vücude getirilmesi zaruri

görüldü­

ğünden oraya on altı bin mavzer �ü­

larından olan bu zat iki

hükümda.r

arasındaki münasebatın takviyesine çok çalışmıştı. Karadağa karşı takip edilen siyaset Sırhistan ve Karadağ hükumetleri arasındaki rekabeti art­ ırmaktan

hali kalmıyordu.

Esasen

Karadağ prensi ( Nikola) nın gayei emeli Sırhistan ile Karadağı birleşti­ rip Sırhistan Kıralı

olmakb. Bu e­

meli lstanbulu ziyaretinde Hünkara da açmıştı.

Sultan

Harnit

Prens

Nikolayı meyus edip elden kaçırma­ mak i�in Prensin bu emelini idare e­ der dururdu. Bulgarlar hiç rahat durmuyorlaı-, Makedonya meselesini gittikçe alev­ lendirerek müdahalei düveliyeyi cel­ betmeğe ve binnetice büyük Bulg-a­ rİstanın teşekkülü imkanını hazırla­ rnağa çalışıyorlardı.

feği gönderilmiş ve ahali teşvik o:: d i­

Muhtelif mahallerde yapınağa ka­

lerek süvarİ ve piyade kıtaatı vücu­

rar verdikleri ihtilaliere bir mukad­

de getirilmişti.

deme olmak üzere Selanikte

:{.

:{.

:{.

kıyam

nev'inden bir harekette bulundular.

Balkan devletlerine karşı takip e­

dil en siya setin esaSJ bunlar

arasın­

Selanik şehri

Rumelinin en mühim

kasaba)arındandı ; orada her devletin

daki rekabet, zıddiyet ve münafese­

konsolosu ve tebaası vardı. Bulgar­

ti m u i:tasıl körüklemek

lar bu kıyam esnasında

rin anlaşmalarına

bu devl etle­

imkan

bırakma-

. ınıyacak meseleler çıkarmak idi. Bu

ecnebilerin

can ve malı zarar görbileceğ!ni

ve

Avrupaya aksederek nihaye t Make­

hususta Sultan Harnit en ziyade Ka-·

donya meselesi orada sakin milletie­

radağ prensi Nikoladan istifade

et­

rin arnali dairesinde halledilmek üze­

mişti. Prens Nikola l stanbula geleli­

re miizakeratı siyasiyeye kapı açıla­

ği zaman kendisine fevkalade ikram

cağını hesap etmişl erdi.

edilmişti. Zatı şahane prense Boya­ cıköyünde

güzel bir yalı

Herne de olsa Selanik kıyarnı bir­

vermişti.

şey değildi. Vali bundan vaktile ha­

S &Jltan Harnit prensin muzayeka za-

berdar olup malumat verseydi daha


64

TAHSIN

PAŞA N I N

çabuk bastmlır, hatta vukuuna mey­ dan bile verilmezdi.

Selanik

bu

gösterdiğinden

hususta

atalet

valisi

H A T I RA T l

Bir aralık Bulgarlann Ingiltereye doğru temayül göstermeleri Sultan. Hamidi

fena

halde

korkutmuştu.

tebdiline karar verildi. Oraya tecrü­

Sultan Hamidin fikrine göre Ingil­

beli, çalışkan

terenin Balkan işlerine karışışı

ve

nüfuzlu bir

vali

da­

göndermek lazond!..

Hasab F ehmi

ima Türkiye aleyhine neticelenirdi;

Paşa bu işin

idi. Sadrazam

hatta Şarlri Rumeli vak'asında Rus­

� ebli

Sait Paşa dahi bu beraber

fikirde

olmakla

Hasan Fehrni Paşanın Se­

lanik valiliğini kabul edeceğini

hiç

zannetrniyordu. Hasan F ehrni Paşa­

yadan ziyade Ingilterenin olduğunu

söylerdi.

parmağı

Bulgaristan

prensi Ferdinandın nekadar

ihtiras

ve entrika sahibi olduğunu bildiğin­

yı saraya davet ederek Selanik vali­

den onu daima okşamak

liğini teklif ettim. Pa!a ibtiyarlığın­

takip ederdi. Balkaniann en faal uz­

daı:ı, yorgunluğundan bahisle

itizar

vu olan prens Ferdinant Makedon­ ya Üzerindeki ama.Iini sahai bakika­

etti. Zatı şahane ikna

siyasetini

ısrar ve

etmekfiğimi

Fehmi

Paşa,

behemehal

emretti.

devletini

memleketinin hayrım

Hasan

seven

ve

düşünen eski

ricaiden idi, işin ehemmiyetini, Av­ rupanın müdahale için fırsat gözet­ tiğini, bukadar vazifeden

nazik

bir

kaçınmanın

zamanda

harniyyete

rnuvafık düşmiyeceğini anlattım. Ni­ hayet ikna ettim. O gün hazırlanan bir treni mahsus ile Hasan

hareket

etti.

Fehmi Paşanın Selanik so-

kaklarında ufak bir jandarma zabiti gibi dolaşarak halkm heyecanını tes­ kin ve asayişi iade hususunda terdiği yararirk

gös­

takdir ve hürmetle

zikre şayandır. Balkanlar Sultan Harnit için

da­

imi ve esaslı gailelerden biri idi. Bu­ rada İstatakoya halel gelecek ve bil­ hassa İngiltere işin içine olursa

bu yangımn

müşkül ve hatta kanaatinde idi.

karışacak

söndüriilmesi

imkansız Balkan

olacağı

yangınrnın

te çıkaracak

siyasetine devam

cemilekarhk göstermekten hali kal­ mazdı. Prens Ferdinant'tan senenin rnuayyen günlerinde Sultan Hamide gelen tebrik

telgraflarının sonunda

ve Ferdinant imzası üstünde (Abdi memlukleri müşür) ibaı·esi görülür­ dü. Bir taraftan da F erdinandm anne­ si oğlunun başında mek sevdasile

Kıral taci gör­

propagandadan

hali

kalmazdı. Bu gaye Avusturya

ma­

hafilinin de amaline muvafık idi. Bunlar Yddızca malum

olduğun­

dan Bulgaristamn rüesayı hükumeti daima tatyip edilirdi. Maamafih Bal­ kan cihetinde bir harp zuhıir edecek ve ha­

olursa buna karşı tedariksiz

zırlıksız bulunmanın tehlikeleri gay­ rikabili telafi olacağı

bilindiğinden

sarayda Mün'akit askeri

komisyon

-ki Seraskerin riyasetinde

Müşür

Etem ve Ömer Rüştü ve Şakir Pa­

kıvılcımları payıtahta ve hatta ma­

şalarla Ferik Şakir Paşadan

kamı

şekkildi- daima ikaz

vardı.

saltanata

sıçramak

ihtimali

et­

mekle beraber o da Sultan Hamide

müte­

olunur,

ihtimale karşı hinihacette

her

nekadar


TAHSİN

PAŞAN I N

65

HAT I RATl

vakitte ne miktar asker toplanabile­

Avrupadan

mütehassıslar

eelbini

ceği ve Rumeliden çarçabuk cemolu­

tavsiye ederdi. Bir taraftan ise mese­

nacak kuvvetin ne miktarda olacağı

lenin ehemmiyeti gittikçe artıyordu.

ve bunun tezyidi çaresi olup c;.l madı­

Hünkar ile Sadrazam artık biribirile

ğı ve Anadoludan asker yetişinciye

aniaşamaz olmuşlardı. Sait Paşa mu­

kadar hududun

tat olan günlerde de saraya

muhafazası ve düş­

manın tevkifi neye mütevakkıf oldu­ ğu muttasd

komisyondan

sorulur,

karar istenilirdi.

Arif Bey gidip ge­

liyordu. Sait Paşanın ikbali nihayet bulmak üzere olduğu

:{. :fo :{.

Bulgar çeteleri bir durmuyorlar,

yor, mabeyinci

Rumelinin her

fında asayişi ihlal

hissolunuyor­

du. Bir gece Sait Paşanın türlü

gelmi··

konağına

rahat

gönderildim. Sait Paşa ertesi

sabah

tara­

saraya geleceğini söylemişti.

Fakat

ediyorlardı. Ru-

hissolunuyordu ki işler sarpa sardı­

meli ve bilhassa Arnavutluk ahvali

ğı için Sait Paşa mes'uliyet yükünü

-başta Avusturya Hükumeti oldu­

atmak yolunu arıyordu. Esasen Pa­

ğu halde- Avrupanın şikayetini da­ vet etmekte ve bu şikayetler günden güne çoğalmakla idi. rio başlıcası

Bu şikayetle­

jandarma ve polise ve

maaş meselesine aitti. Filhakika Rumeli jandarma ve polis teşkilatında intizam · yoktu, maaşlar da

munta­

zam verilemiyordu. Alman sefiri Baron Marşal bir defa buzurda hetleri anlatmış,

bu ci­

herşeyden

evvel

maaş tediyatının intizama sokulma­ sını tavsiye, bu

suretle işin

önüne

geçi.lmek mümkün olacağını

beyan

etmişt!.

Müşkül zaman­

fa iş başından

uzaklaşınca

tekraı•

mevkie gelmek yollarını arar durur­ du. Sait Paşanın konağından saraya avdetimde mabeyinci Ragı:p Paşanın Ferit Paşaya gönderilmiş

olduğunu

öğrendim. Ferit Paşa bir müddet ev­ vel Konya

valiliğinden

İ stanbula

getirilmiş, Mercii tetkik komisyonu adlı bir teşekkülün

başına

geçiril­

mişti. Bu vazife Ferit Paşayı l stan­ bulda büyük bir

mevkie

getirmek

için bir nevi hazırhk demekti.

Hünkar bu

mülakatı

Sadrazam

Sait Paşaya tebliğ ettirdi. nin ehemmiyeti muttasıl

şanın adeti bu idi:

larda vazifeden kaçrnır, fakat bir de­

hasebile

tezltere

Mesele­ Babraliye

yazıyorduk.

Bir

Ma-

beyinci Ragıp Paşanın Ferit Paşaya gönderilmesi Sadaret tevcihi halinde marzii aliye mavafık hizmet ğine dair teminat

senedi

edece­ almaktı.

gün saydım : Bu iş i$ in gönderdiği­

Sultan Harnit bu kabil senetler, ta­

miz tezkerelerin adedi

ahhütler, imzalarla bir adamın rabı­

muştu. Sait tanzim ve

on biri bul­

Paşa umuru maaşların

maliyeyi

rnuntazaman

tesviyesi esbabını temin için

telki-

tası temin edileceği zehabını taşırdı. Ferit Paşanın

mahiyetini

kendisinin Sadaret

bilenler

sandalyesine o­

kat ve teşebbüsat İcra edilmekte ol­

turmak için biı:- değil, binbir

duğunu bildirir, bazı

imzalamakla bir dakika tereddüt et-

vazifeler

için

senet


TAH S i N PAŞANI N HATIRATI

66

miyeceğini

H ulasa

takdir ederler.

ferdası gün Ferit

Sadaret

Paşaya

tevcih ve Nişantaşındaki Cevat Paşa konağı İkarnetine tahsis olundu. Ferit Paşa

memuriyetleriqde ve Şurayl Devlet

Sadı·azamın

Paşa

mütalea­

H ünkarca boşa gitmiyen

larını getirip arzederken Sadrazarnın noktai nazarı

Adiiye

Avlonyahdır.

mekte idi. İzzet

Padişahın

yanlış ve

mütaleası musip olduğunu da söyle­ mekte idi.

lzzet

Hünkar bir daha

azalığında bulunmuş, Halil Rifat Pa

Paşayı gönderdi. lzzet Paııa

şanın sadarelinde Konya valiliğine

ten sonra :

gittik­

tayin edilmişti. O aralık ikinci katip

-Şimdi görürsünüz, bu defa Sad­

aza

ı·azam ile beı·aber olur, o fikiı·le ge­

lzzet Paşa da Şiirayı Devlette

idi. Ferit Paşanın lzzet Paşa ile mü­

lir.

nasebeti ve Yıl dız saraymda her iki-

dedi ve filhakika öyle oldu. lzzet

sinin yekdiğerile şayanı dikkat dere­

Paşa bu sefer gelişinde ağzını deği§­

cede ülfet ve ünsiyeti bundan neşet

tirmiş, Sadrazarnın noktai

etmiştir.

terviç eder bir lisan takınmıştı. iken

Ferit Paşa Şiirayı Devlette

nazarını

Ferit Paşa Konya valiliğinde iken

l zzet Paşa ile fena halde bozuşmuş,

oranın imarma müteallik birçok

adeta kavga etmişti. İ kisi de saraya

raata

ahval hak­

gider gelir ve Hünkara

olduk­

kında haber verir takımdan

başlamış

İcraatından

Ancak kendisi bu resmi ziyade

ic­

söylenirdi.

olduğu

ihbaratile

hususi iş'arat ve

saraya kadar ak­

saraya huliil etmişti. Bilhassa Konya

settirilmişti. O zaman rivayet olun-

Mevlevi dergahı şeyhinin tarassudu

adamının

alıvali hususunda gösterdiği dikkat

ları için bu kavga

duğ-.ına göre bu iki saray

bakacak

artık biribirinin yüzlerine

halleri yoktu. Herkes bunları yekdi­ ğerinin can düşmanı tanırdı. Ancak Ferit Paşa

Sadrazam olduktan son­

ve ihtimam

Ferit Paşa için

vesilei

ikbal olmuştu. Sultan Ha­

Maliitn olduğu üzere

tarassut

midin pek sıkı bir surette

ra sarayda tutunduğu el lzzet Paşa

ettirdiği zevattan biri de Veliaht Re­

olmuştu. Buna birçok k

şat Efendi idi.

kseler hay-

ret ettilerse de Ferit Paşanın

ahla­

olmadı-'

kını bilenler hiç müteaccip

lar. Ferit ve İzzet Paşaların biribirlerile ne derece ve

nekadar

kolay

Saltanatm. kendi elinden sinde

herkesten

ziyade

gitme­

velialıtın

menfaat ve alakas! o!duğunu ve ma­ zide Padişah aleyhindeki

entrikala­

uyuştuklarına atideki mesele ile biz­

rın hep veliaht dairelerinde yapıldı­

zat şahit olmuştum. Bir gün, şimdi

ğını bildiği için gerek

hatırımda

kalınıyan bir

meseleden

dolayı, İ zzet Paşa Hünkar ile Sadra­ zam arasında

bir vasıtai

tebliğ ve

muhavere olmuştu.O mesele Hiinka­ ı·ın istemediği

şekilde cereyan

et-

Reşat Efen-

di gerek onun tablakarlarına

varm­

cıya kadar bütün adamları tarassul ettirilirdi. Okadar ki Reşat Efendinin terzisi olan

Beyoğlundaki (Vi­

doviç ) in dükkanına girmek bile teh-


'T .A H S İ N P A Ş A N I N

61

HATlRAT!

velialıtın a­

nin altına imzasını attığı zaman de­

ôamlarından birine tesadüf olunahi­

ğil, adi zabıta raporu kabilinden bit·

lirdi. Veliaht Reşat Efendi

jurnala imza koyduğu zaman hakiki

Jikeli idi, çiirikii orada

mevlevi

tarikatine mensup olduğundan

Sul­

şahsiyetini gösterirdi. Bunun birçok

tan Harnit mevlevilerin en büyiİğü

misali olmakla beraber yalnız bir ta­

olan Konyadaki Çelebi

nesini zikredeceğim :

Veliaht Reşat

Efendi

Efendinin

ile

arasında

Malum olduğu üzere

Sultan Ha­

sıkı münasebet olabileceği zehabına

mit "evlerde toplanma, ların

düşmüştii.Hünkara o kanaat gelmiş­

manı idi. Ekabir

ti ki Reşat Efendi Konyada

timaları tarassut ettirirdi. Hatta Be­

:Efendi

delaletile

Çelebi

memleketin

�noktasındaki mevlevileri i:elbedebilir, bu suretle

sair

kendisine

kuvvetli ta­

yoğlunda ( S�rkl Doryan) a ve o va­ kit { İngiliz klübü ) namile

maruf o­

lan şimdiki { Istanbul klübü) ne her

.raftarlar meydana çıkar ve herhangi

akşam kimlerin geldikleri

bir harekete önayak olur. Bu itibarla

mutasarrıfı tarafından

Çelebi Efendinin

ihbar edilmek usulden idi.

ahval ve harekatı

niütemadiyen tarassul altında tutul­ makta ve birçok

kimselerin bu yüz­

-den canını yakmakta idi. Veliahta karşı vehmini bilen

Beyoğlu

muntazaman

Hünkar kimlerin evinde

"toplan­

ma,, lar olduğunu, buraya

kimlerin

gelip �ittiğini bilmek isterdi. Sultan

Hünkarın

birtakım

düş,;

konaklarındaki iç­

fazla

jurnalcılar

Reşat Efendiye ait mevzuları yaka·

1ayınca fırsat kaçırmazlardı. "bulrla memur bulunduğu

l stan­

zamanlar

Hamidi bukadar şiddetli ve sıkı ted­ hatıraları idi. Filhakika Sultan amcası

Sultan

bu hakikati öğrenmiş olan Ferit Pa­

biraderi

şa da Konya valiliğinde

indirilmelerine

Çelebi E-

maziye ait

birlere sevkeden sebep,

Hamit, vaktile

Azizin

Sultan

ve

Muradın Sadrazam

büyük tahttan

konakla­

fendi yolile hayli yükseklere çıkabi­

rmda, Şehislam yalılarmda aktedilen

leceğini kestirmişti.

içtimalar ve müzakereler neticesinde

Yukarda söylediğim veçhile Ferit Paşa Şurayı Devlette olsun,

Konya

valiliğinde olsun kazandığı teveccühü vazifei ınemuriyetini

ifada g·ö ;.

karar verildiğini biliyordu. Kendisi­ nin de ayni akıbete

uğraması ihti­

mali olduğunu bir dakika bile

hatı-

rmdan çıkarmazdı. Hünkarın bu hu­

terdiği liyakat ve gayrete değil, zab

sustaki evhamını bilen birtakım gay­

Ilahanenin mizacına hizmet hususun­

retkeşler

daki meharet ve kabiliyetine

meşrularına da

yun idi,

Makamı Sadaret

yüksek mevkie ve ikbalin

med­

gibi

en

zirvesine

çıktığı halde bile bu huyundan vaz-

içtimaların en

masum ve

müdahale

hatta sünnet düğünü

ederler,

cemiyetlerine

bile ilişirlerdi. Ferit Paşa bu tarz ihbaratta bu­

geçemiyordu. Ferit Paşa ıriühim bir

lunmanın Sultan

devlet işine ait herhangibir tezkere-

memnuniyetle

Harnit

telakki

nezdinde

olunduğunu


TAH S i N PAŞA N I N HATlRAT!

68

Sadaı-et

li kalmazdı. Ferit Paşanın bu tedbi­

konağından tıpkı bir zabıta memuru

ri nihayet tesirini gösterdi, bir defa

gibi komşularını tecessüs eder ve bu

Baro n ( Marşal )

meyanda Münire Sultamn zevci Sa­

Konya valisini uzun uzadıya methü

lih Paşanın hiç eksik olmıyan ziya­

sena etti,

bildiği ıçın Nişantaşındaki

ı·etçilerini P'adişaha

bildirirdi.

Bir

Artık Ferit

huzuru

Paşanın

şahanede

l stanbula

gün Hünkar beni çağrrarak Münire

getirileceği ve sad�ret makamına ka

Sultanın kahyası Hafız Ihrahim

dar çıkardacağı hissolunuyordu. Fil­

fendiyi saraya davet etmemi ve Sul­

hakika

tanın dairesinde fazla

( mercii tetkik komisyonu )

toplanmalar

olduğunu ve bunun iyi bir madığım

söylememi

şey ol­

tembih

etti.

Ayni zamanda Beşiktaş muhafızı Va sıf Paşaya tbligat ifasına memur e­ dildim.

Vasıf Paşa

bu tebligatımı

dinledikten sonra şu sözleri söyledi: - Artık bizim tarassul

memur­

larzmıza iş kalmadı. Sadrazam Paşa bu vazifeyi mükemmel

surette ya­

pıyor, Muttasıl jurnal verip

duru­

çok

geçmeden

Babıalide namile

bir vazife teşkil olundu ve Ferit şa Konyadan

getirilerek

Pa­

bu vazife

başına geçirildi. Bu vazife mahza Fe­ rit Paşayı yakında

bulundurmak ve

vakti huliılün&e tasavvur

buyrulan

hizmet tevcih edilebilmek için ihdas olunmuş lüzumsuz biryeşdi. Sait Paşa ise esasen bundan kuş­ kulanmaktil idi. Bir akşam üstü Hariciye Nazırı Tevfik Paşa dairei ki­ tabete geldi. Nazırlar tarafı şahane-

yor. Ferit Paşa daha Konya valisi iken

den sureti mahsusada çağo.-ılmadıkça

Anadolu şimenfifer hattı münasebe­

pazaı·tesi

tile Almanya sefiri Baron ( Marş al)

günlerde saraya

in gözüne girrneğe çalışmış

Hariciye Nazırının

vaffak olmuştu. Alman

ve mu­

siyasetinin

ve

perşembeden

maada

gelmezlerdi. hilafı

Hele

mutat ve

geç vakit saraya gelmesi ancak çok

o zamanlar mevkii kuvvetli idi. Al­

ehemmiyetli bir hadise

man dostluğuna

olabilirdi. Ben de telaş ettim ve se­

atfedilen

kıymet

neticesinde

ve ehemmiyet itibarile bahusus Ba­

bebi ziyaretini merak ile

ron ( Marşal) gibi dirayetli ve mer­

Tevfik Paşa şu sözleri söyledi:

gup bi:r Alman seEirinin hüsnü şeha­

- Ferit

Paşa

için

sordum.

geliyoı·um.

deti eibette müessir ve rnüsmir olur­

Sadrazam bu biçareye hiç iş vermi­

du.

yor. Çok fena

Ferit Paşa tab'an son derece ha­

sis olmakla

beraber Baron

( Mar­

bir vaziyette

kaldı.

Dün bana gelmişti, adeta ağlıyordu. Merhameti

şahaneye iltica etl:iğini

şal) a ve zvcesine hediyeler takdim

söyledi, benim tavassutumu rica etti,

etmekten ve Alman menafiini

haline acımamak kabil değil,

sıya­

net hususundaki işgüzarlığım bu su­

onun

için bu hususu arzettirmeğe geldim.

cemileperverane

Bundan daha çocukça bir hareket

muarnelelerle ilmarn eylemekten ha-

nasıl tasavvur olunabilir? Bir Hari-

retle

zarifane ve


TAHS i N

ciye Nazırının geç vakit

P A ŞA N I N

ve muatat

hilafı saraya gelmesi sebebini Hün­ kar benden soracak

olursa: "Ferit

HAT I RATI

zamanı Saclaretine miısadiftir. Ru­ meli

müfettişi

Hilmi Paşanın

umumisi

Hüseyin

muvaffakıyetsizliği

Paşa kulunuza iş vermiyorlar. Ağlı­

için onun iş'aratını kasten tehire uğ­

yormuş, Hariciye Nazırı Paşa bun­

rattığı görülüyordu.

bulunmak için

Hüseyin Hilmi Paşa memur mes­

gelmiş, diyebilir miyim? Diplomasi­

dan dolayı

sefaatte

lekinden yetişmiş ve memuriyet di­

mizin başında bulunan bir zatın bu

siplini içinde büyümüş bir zat oldu­ ğu halde Babıaliden gördüğü müş­

yaptığı şey kocaman

bir gaf değil

de nedir? İ şin fenalığı şundaki Ha­

ı·iciye Nazırı Paşa Mabeyin kapısın­ dan içeri girer girmez muhafız tü­ fekçiler onun kartını H ünkara tak­

külat Üzerine bir aralık her işi sara­ ya yazar olmuştu. Ferit Paşanın pek büyük gayret­ le iltizam ettiği

mesaiiden

biri de

manasız ve lü­

tevhidi düyun projesi idi. Bu proje­ yi tasdika Hünkarı imale için had­

zumsuz ziyaı·eti sebebini nasıl arze­

siz hesapsız maruzatı vardır. Osman­

dim

etmişlerdi.

Binaenaleyh

Tevfik Paşanın bu

deceğiınİ düşünürken gelerek huzura

ben

bir musahip

çağırdı.

Şimdi

ne

yapmalı? Canımın sıkıntısmı sakh­ yamlyarak Tevfik Paşaya : - Paşa Hazretleri, mahza bu iş yapmalı?

Canımın sıkıntısını saldı­

bilmem nasıl olur? Dedim. Tevfik gafm farkına

Paşa

da yaptığı

varmıştı.

Nihayet o

gün İngiliz sefiri ile bir iş için vuku bulan mülakatı lafsilatı ile bildirmek Üzere gelmiş olduğunu arza

karar

verdik. Huzura gittiğim zaman Pa­ dişaha bu suretle arzettim

ve öteki

meseleden bittabi bahsetmedim. Sadrazam Ferit Paşa Sadaret va­ 'kavı ile hiç

mütenasip

olmıyacak

Herkesin alıvali hususiyesile, ser­ karıştırı­

cılıktan bir zevkı mahsus duyardı. Gümrük resmine

yüzde

meclisinin çok hararetle arzu ettik­ leri bu işi terviç

etmek

için Ferit

Paşanın sarfettiği mesai hayli müd­ det akim kalmış, zatı şahane bu pro­ jeyi tasdika yanaşmamış idi. Ferit Paşa bir taraftan

resmi

ve hususi

mazbata ve tezkerelerle bunu sık sık arzeder;

diğer

taraftan

mabeyne

geldikçe İzzet Paşa vasıtasile

veya

huzura kabul olunduğu zaman şifa­ hen maruzatını teyit ederdi. Ferit Paşanın Saclareti hayli vam etti. Fakat devlet

de­

işlerinde hiç

dirayet ve faaliyet gösteremedi, bil­ akis oı·tahk gittikçe fenalaşıyordu. Arnavutlar hükômetin evamir ve mukarreratını dinlemernek tarzında

derecede dedikoducu idi. vetile, sarfiyatile uğraşır,

h Bankasının ve Düyunu Umumiye

üç zam

harekete başlamışlardı. Yeni bir gaileye, yeni

bir vesilei

müdahaleye

meydan vermernek içinArnavutlukta tedibatı askeriye icras!Da mecbur;yet

mukabilinde gümrüklerimize ecne­

hasıl oldu. Konyada büyük

bi kontrolu vaz'ı ve İstikiali devletin

başladığı

mühim bir darbeye uğraması

söylenen Ferit Paşa

onun

ve icraat

sahibi

işlere olduğu

Sadarette hiç-


T A H S i N P A ŞA N I N H A T I RA T I

70 bir eseri

faaliyet

Müfettişi

umumi

gösteremiyordu. Hilmi

icabında ( Babıali öyle· münasip gÖr·

tedabiri

müş, ben de tasdik ettim ) diyebile­

Hüseyin

Paşanın Babraliye yazdığı

yani mes'uliyeti hiç üzerine almayıp

ıslahiye akim kalmakta i.di.

cek pürüzsüz bir vaziyete çekilmek.

Ferit Paşanın Hünkam karşı tut­ , tuğu meslek, tabasbuskarane bir ita­

takip ettiği bir siyaset

at ve her suretle marzii aliye tevfikı hareket olduğu halde saray haricinde şuna buna hep sarayın

aleyhin­

fenahğından,

jurnalcı­

de,

işlerin

lığm mazarratından şikayet eder du­ rurdu. Bu iki yüzlü politika onun is­ tikameti ve ciddiyeti hakkında bazan ötedenberi işitilen olmuştu. Bir aralık

şayialara sebep Feı·it

Paşanın

saraya kafa tuttuğu bile söylenınek­ şöyle

te idi. Halbuki kafa tutmak dursu.n muhafazai mevki den güne tabasbusu

için gün­

çoğalttığı bir

hakikat idi.. Ferit Paşa bir taraftan lisi Kamil Paşa

Üe

İzmir

va­

yollu

hasbıhal

muhaberelerde bulunarak saraya da­ ir bir takım imalarda bulunur,

ğ·er taraftan Kamil

Paşanın

ve harekatı şüpheyi dair

di­

ahval

olduğunu

ve İzmird e bırakilması münasip ola­ mıyacağmı ikide bir arzeder dururdu. Esasen Hünkar da bu fiki.rde idi. Kamil Paşanın İ ngilizlere

fartı te­

mayülü Sultan Hamidin insilabı �m­

niyetini mucip olmuştu. Ferit

bu ciheti de bildiğinden I<amil şa aleyhindeki ihbaratile

Paşa Pa­

Padişahın

Sultan Hamidin ötedenberi dikkatle olduğundan

Kamil Paşanın Radusta ikarnete

me­

bir

Babıci.liden

mur edilmesini de

tezkere ile istizmı ettirdi. Ferit Paşa böyle bir tezkere takdimi için kendi­ sine verilen emri derhal infaz etmݧti. Irade çıktı, Kamil Paşaya tebliğ­ Kamil Paşa

olundu, fakat

Radosa.

gitmemek için İzmirdeki İ ngiliz kon­ soloshanesine kaçtı. Paşayı

konso-­

loshaneden çıkarmak için birçok mu­ Paşa.

Kamil

haberat cereyan etti.

kuvvefli teminat verilmedikçe kon­ soloshaneden çıkınağa muvafakat et­ miyordu. Nihayet

istediği

temina.t

verildi ve konsoloshaneden çıktı. Ferit Paşa

karışık

ve

karıştıncı

bir politika ile muhafazai mevki yo­ Nihayet iş o radde­

lunu tutmuştu.

ye gelmişti ki bir Sadrazamda

bu­

lunması 1-&znn gelen vakar ve ciddi­ yetten kendisinde hiçbir eser kalma­ mıştı. Saraya egldiği ve bilhassa hu­

zura kabul olunduğu gün!er herkes

"Bakahm Sadrazam

gene ne mari­

fetler gösterecek?, diye soruşturur­

du. Ferit Paşamn "ihbaratı sadakat­

karanesin�, tavassut eden zat ibrik­ tarbaş! Kamil Ağa idi.

efh1:r ve temayülabm büsbüti.in ok­

ruzab Hünkara

Bu nevi

yetiştirmektc

ma­

pek

derece

şamakta idi. Nihayet SlSltan Harnit

mahir ve bu kabil işlere son

Karnil Pa§ayı Izmirden kaldınp da­

teşne olan bu

ha emin bir mahalde ikamete memur

Ferit Pa§amn en çok sevdiği adam-

etmeğe karar verdi. Fakat bu kabil

dı. Kamil Ağa

İcraabm resen yapmayıp resmi ma­ kamların istizanı üzerine

yapmak,

Kamil Ağa

sarayda

ümmi ve iptidai in­

sanlaı·dan idi. Osmanlı imparatorDu­ ğunun en. bü'yük memuru. olan

bir.


TAHSİN PAŞA N I N zatm Kamil Ağa

gibi bir insan ile

bu derece sevişip kaynaşması Paşaispata kafi­

mn efkar ve hissiyatını

birinde

Hünkaı-ın itimat ettiği jur­

nalcılardan biri Sahip

aley-

Molla

bulunmuştu. Bu

hinde bir ihbarda

jurnalda Sahip Mollanın Metr Salem

dir. Sultan Hamit, Ferit

Paşamn

bu

"ubudiyetkarane ve sadakatpen'er-a­ ne, hizmetinden

memnun

olmakla

beraber devlet işleri noktasmdan hiç bir

71

HAT I RA T [

olmadığını

kıymeti

anlamışti.

Sadrazam Paşa, dedikoduculuğu ile,

televvünü efkarı ile Hünkarı düşün­ düı-rneğe başlamıştı. Zab şahanenin

fesadi­

vasıtasile Avrupadan evrakı

ye almakta olduğu bildiriliyordu.

O

devirde evrakı fesadiye getirip

da­

daimi

bir

ğıtanlar, alıp okuyanlar

tarassut altında idiler. Postahaneler, gümrükler bilhassa bu evrakm mem­ Iekete girmemesine nezaretle mükel­ lef bulunuyorlardı.

sözlerinden, Babıalinin bazı maruza­

Memaiiki ecnebiyedeki sefirlerimi

tma karşı aldığı vaziyeHen Ferit Pa­

zin en rnühim vazifelerinden biri de

şanın son günleri yaklaştığı ve Sait

evrakı fesadiye hakkında

Hünkara

temayi.il

ma!umat vermekti. Memleket ve bil-

uyandığı aıılaşılıyordu. Arıcak hı>.ri­

hassa Sultan Hamidin şahsı aleyhin­

Paşaya doğru yenidePo bir

ci siyasette olduğu gibi clahili siya­

muhafazasına

sette de istatükonun

de yazıları ihtiva eden gazete, mec­

tarafta•· olan Sultan Harnit

kahine­

saraym malumu

tebeddülleı:den

hoşlan­

tarafa

de sık sık

akibinde

nma ve kitaplar intişarları emirler

dört

olur, derhal

bunların

verilerek

dahiline

sokulmamaları

mazdL Sait Paşa ise kabinede seras­

memleket

ker Rlza Paşa ile hiç sevişmezlcrdi.

esbabr temin edilirdi. Cebinde, evin­

Hünkar Rıza Paşadan ordunun idaresini

memnundu ; gibi

Rıza Paşa

tecrübe edilmiş ve sadakati hakkın­

de veyahut yazıhanesinde bu

kabil

evrakı fesadiye zuhı1r ettiğinden do­

layı cam yakılmış

hadsiz

insanlaı·

da emniyeti tamme hasıl olmuş bir

hesapsrz idi. Sultan Hamit, bu ev­

zattan ahp başka birine vermek H ün

rakı fesadiyenin memleket dahilinele

karm kolay yapabileceği işlerden de­

intişarım doğrudan

doğruya

şahsr

ğildi. Bundan dolayı Hi.i.nkar karaı-ı­

aleyhinde bir hareket telakki

eder,

nı veremiyordu.

Avrupadaki serbest fikirlerin bu

Feri t Paşanın Sadaı·eti

sonlarma

Beyin başından

doğn( Sahip Molla bir felaket geçmişti.

Sahip

Molla

Bey haşin mi.zaçh tok sözlü, düşün­ dülderini açıktan

söyler. efkar

ve

sıtalarla memleketmizide revaç bul­ mamasma

çahşrrc!ı.

Sahip Molla aleyhine verilen

Mehmet ve

Tatar

Beyin

taharriy�t

bi.-

icrasile bulacakları evrakın

hip Molladan

Sa­

ho§ianmazdı. Günün

Paşalal"

Şakir

yalısmda

Molla

lum olduğundan Sultan Harnit

jı.ır·

na l derhal tesirini gösterdi : Çerkes

hissiyatınr saklamağa liizum görmez zat idi. Bu haBeri Hünkarca ma­

va�

eelbine

memur edildiler . .Şaki:r Paşa şeylerde fazla

işküzarhk

böyle

gösteren


TAH S i N

72

bir adamdı. Hilkaten

katı

PAŞA N I N

yü:rekli

HAT I RATI

icraya koyduğunu, tezkereyi

te�ri­

olduğu için eline bir fırsat geçint:e

fat dairesine göndermiş

olduğunu,

kıyasıy a ileri gider ve sebep olacağı

devair kapandığı için bunu aratlp çı­ karmağa imkan olmadığını,

kendi-

di. Sahip Molla işinde de böyJe hare­

sinin de esasen Molla Beyin

muta­

ket etti ve yalıefa çıkan evrakın tak··

sarrıflığı hakkındaki

dimi münasebeti!e mübalağalı maru­

dim etmiş bulunduğunu arzetti. Er-

elem ve felaketleri

hesap

zatta bulundu.Sultan

etmez-

Harnit

ıçın

tezkereyi tal'­

tesi gün cuma olmasma rağmen teş­

bunda:1 iyi fırsat olamazdı. Hemen

rifat dairesi memurunu

ogün, Sahip Molla Beyin rütbeyi il­

kalem odasını açtırarak birinci tezke

miyesinin

reyi geri

mülkiyeye bittahvil

mutasa:rrıflığa izamını

bir

getirttim.

buldurdum, Mutasarrıfhk

ve

haklundal'i istizan tezkeresi de Ba­

bu irade derhal Babn:i.liye tebliğ olun

bıaliye aynen iade olundu. Ferit Pa-

dıı. Şurası muhakkak idi ki bu tarz­

şanın, Sahip Molla gibi bir şahsiye­

emretti

da bir i�·ade alan Ferit Paşa

azami

süratle haı·eket edecek ve Molla Bey

li felakete gönderen bir iradeyi ten­ fiz hususunda gösterdiği

bu islica­

Anadolu iı;ederinde ve mümkün ol­

lin manası şudur:

duğu kadar İ s tanbuldan ve sahilden

tarz iradeleri infaz ve tatbik husu­

uzak bir

yere

bir

mutasai"rıfhğa

göndeı·ecekti. Memleketimizin

en a­

Ferh Paşa

sunda Hünkarın memnuniyetini mu­ cip olacak bir tehalük göstermeği u­

sil ve muhteı-em ailelerinden birine­

budiyet ve merbutiyet icabı

mensup ve fez<J.ili ahlakıyesi

mektedir.

maruf

bu

addet­

olan Sahip Molla Beyin bi:r iftiraya, bir mubalağaya, bulasa bir işgüzaı·· lığa kurhan gittiği,

daha

doğ1·usu

Tatar Şakir Paşanın zulmüne uğra­ dığı anlaşı!ıyordu.

I kinci bir tahki-

kat ile bu cihet meydana çıktı. Bunu

da zatı şahaneye

arzettim.

Sultan

Hamidin sert v e merhametsiz taraf­ ları olduğu gibi yumşak ve şefkatli noktaları da vardı.

İkinci

tahkikat

hakkındaki maruzalım birinci

JUr­

Midilli hadisesi : O devrin garip olduğu kadar ib­ biri Mi­

rete şayan meselelerinden dilli vak'asıdır.

Bir sabah

mutasarrıfı Reşit

Midilli

Paşanın beni tel­

graf makinesi başına çağırdığını haber verdiler. Gittim. Reşit Paşa bir Fransız filosunun Midilli önüne gel­ diğini ve arniralin karaya çıkaı·dığı bir müfreze bahriye efradile Midilli

naldan daha çabuk tesirini gösterdi.

gümrüğünü işgal

Sahip Molia hakkındaki tezkerenin

yeti Babıaliye

gerialınmasını irade etti.

söyliyei"ek bu vaziyet karşısında na­

Hala ha­

ettiğini ve keyfi­

bildirmiş

tırımdadır : Bu, perşembe günü olu­

sıl biı· hattıhareket takip

yordu. Aldığım iradeyi Ferit Paşaya

istizan etti.

telgrafla tebliğ ettim. verdiği cevapta ilk

Ferit

iradeyi

Paşa mevkii

Keyfiyeti derhal tim.

olduğunu edeceğini

Padişaha arzet­


TAH S İ N

PAŞANIN

HAT l RAT !

73

Fransa

- Paşa Hazretleri, mahkeme ila­

tebaasından ( Lorando ) namında bir

mına merbut bir alacağın tahsil olu-

zatın hazineden mühimce miktar bir

namamasım ve bir ilamın icrasız kal­

matlubu vardı. Buna dair mahkeme­

masını siz, Adiiye Nazırı sıfatile na­

den bir de ilam istihsal etmişti. ·Ha-

sıl tecviz edebilirsiniz?

Mesele §Undan

:zinei

maliye bu

ibaretti :

dedi. Bittabi Abdürrahman

parayı hernedense

Paşa

vermiyordu. Mesele saraya da akset­

bu suale verecek cevap

bulamamış­

mişti. Fransa sefiri Mü s yü ( Kons­

tı. Bu alacak meselesinin mahkeme-

Sadrazam

den sadır olmuş bir ilam bulunması­

nezdinde müteaddit teşebbüsler yap­

na rağmen tesviye olunamaması, da­

tığı halde parayı tahsil etmek ı,abil

ha doğrusu bunun tesviyesi lüzumu-

tan) Hariciye

Nazırı ve

olamıyordu. Müsyü

( Konstan) bir

aralık bu teşebbüslerinde daha mü­ essir ve

acı bir

başladı : llama

lisan

kullanınağa

merbut biı· alacağın

tahsil olunamaması ve Fransa t ebaa­ smdaırı. birinin hukulm mas ı matbuatça

tanıttuılma-

türlü türlü

yata sebebiyet vermekte

neşri­

olduğunu

ve alacak sahiplerini hükumete mü­

ı·acaatle şikayet etmekte bulunduk­ larını ve bu keyfiyetin Fransa efka­ ı·ı

umumiyesinde suitesirlere yol aç-

tığım söyledi.

Bu mükerrer

teşeb-­

büslerden bir netice çıkmarlığını gö­ ren Müsyü ( Konstan) bir

mülakat

istedi

Hünkardan ve bir

günü selamlık alayından z u ra

cuma

sonra hu­

girerek Babıaliden şikayet yol-

lu bir lisanla meseleyi anlatı. O gün Sadl·azama bir irade tebliğ

olundu.

Anca!, bu da neticesiz kaldı. Diğer taraftan Sultan Harnit Ad­ liye Nazırı Abdünalıman ve ve

Ragıp Paşalardan

İ zzet

mürekkep bir

na dair sarih bir korkudan

hatve

mütevellit

Lorandodan

atılmaması idi.

Vakti!e

alınmış olan bu

Sultan Azizin hal'inde

para

kullanılmış­

tı. Bunu ortaya atmak şöyle dursun, bahsini etmek bile tehlikeli di.

O

caiz

p

devirde ağıza olmıyan

birşey-

alınmaları bile

kelimelerden biri de

( hali) idi. Telaffuz itibarile ( hal' ) e benzediği için (hal ve tesviye) tabi­ ri kullanılamaz, bunun yerine

(fas­

lü tesviye) denilirdi, Nasıl ki ( Hamit) adlılara ( Hamit ) , ( Murat) ad­ lılara ( Mirat) derlerdi.

Hangi cü:;.·'­

etli nazır veya Sadrazam çıkıp ta P a dişaha: - Bu parayı amcanızı hal' etmek için istikraz etmişler. Yollu maruzatta bulunabi.iirdi!' De rnek ki herhangibir

sarraftan veya

bankadan para istikraz edilerek bir padişahı hal' etmek mümkündür; bu ihtimal varidi hatır

olunca

Sultan

Harnit aleyhinde ayni tedbire teves­

!komisyonda meselenin tetkikini em-

sül olunınağa ne mani var? I şte tet­

oretti. Sefiır Müsyü ( Konstan) bu a­

hiş siyaseti altında yaşıyan o devrin

rahk gelmişti. Adiiye Nazm Abdür­ rabman Paşaya tevcihi

:reik :

hitap ede­

ricali bu mülahazaları gözönüne getirerek

kendi nefis ve

mevkilerini

sıyanet i�in bu Lorando işini sürün-


TAHSİN PAŞANIN HATIRATI

74

cemede bırakıp duruyorlardı. O

aralık Rıhtim

şirketİle

de

bir

ihtilaf hadis olmuştu. Bunun üzeri­

him ve Selim Melhame Paşaları Sir­ keci istasyonuna göndererek sefiri. iknaa çalişmalarını emretti. ti met:buasından aldığı

Hüku­ emir

Fransa sefareti Fransız menafii­ nin haleldaı· edilmekte olduğu iddi­ ' asile Fransa Hükıirnetini tahrik et-

me

ti ve teşebbüsatı siyasiye yolundan tazyiki siyasi yoluna geçilmeğe

gelmiş olan bir sefirin geri dönmesi gayrikabil olduğu rnaliim iken Sul­ tan Hamidin bu çareye neden teves­

ne

Fransa Hükumetince karar verildi. Bu karar üzerine Müsyü (Konstan) hükumeti metbuası tarafından geri çağrıldı. Münasebatı siyasiyenin ' nev ama inkrtaı demek olan bu kara­ Müsyü (Konstan) Haneiye Neza­ retine tebliğ etti. Keyfiyet zatı �arı

haneye arzolundu. Hünkar bunun Üzerine Müsyü �Konstan) ı saraya davetle huzuruna kabul etti ve bu mesele hakkında kendisile uzun u­ zadıya görüştü. Sultan Hamit:, sefiı-i il-maa muvaffak olamamış olacak hi ertesi gün Müsyü ( Konstan) lstan­ bulu terketti.

Bu Lorando işile sarayda İzzet Paşa� hariçte de Selim Melhame Pa­ şa çok meşgul oluyorlardı. ( Laran­ do) nun alacağı namı altmda hazi­ nei maliyeden istenilen ve faizi mürekkebinin

ilavesile fahiş bir

yekiina iblağ edilen paradan o vakit birçok kimselerin miitena'im oldukları dil­ lerde dolaşan bir hakikattir. Ceple­ rine girecek üç beş kuruşa kavuş­ mak iç�n bir adanın Fransız do­ nanması tarafından işgaline ve hay­ si.yeti devletin açıktan açığa ihlaline lakayit kçı.lmak o zamanın ahlakını gösteren parlak b�r misaldir. Müsyü ( Konstan) ın azimeti gü­ nü :zab şahane Teşrifat Nazın Ihra-

ve

talimat üzeı-ine lstanbulu terketrne­ ğe hazıdanmış ve istasyona kadaı-

siil ettiği bilinemez. Nitekim Miisyü (Konstan) Hükumeti seniye hak­ kındaki hissiyalı dostanesine dair teminat vererek ve fakat hükumeti metbuasmdan alm1ş olduğu talimat baricine çıkmağa imkan olmadığını söyliyerek gitti. Sefir, rnaslahatgü­ zarldda kalan sefaret müsteşarının teklif edeceği sureti tesviye Babıali­ kabul olunduğu halde ortada me­ sele kalmıyacağmı, kendisinin de az zaman zarfında lstanbuia döneceği­ ni ilave etti. Sefirin buradan hareketi He do­

ce

nanmanın Midilliyi işgali yekdiğeri­ ne merbut ve evvelden mukarrer şeylei" idi. Meselenin al dığı had ve şekil Üzerine Babıali ile sefaret arasındaki müzake>at ilerle-

gayritabii

di ve nihayet esasmdan haksız ol­ mamakla beraber miktarı itibarile çok muhtekirane bil· deı·eceye çika­ r dan Lorando alacağı haUedildi. MidiHi işgali çok siinned:i, derhal mu­ tasarnfa bir telgraf yazarak mesele-

nin faslu tesviye edildiğini

ve

key­

fiyeti sefaretten sorup anhyabilecc­ ğini amirala

tebliğ etmesi biidirikdi�

Filhakika sefaretten amirala bu yol­ da tebligat vuku buJınuş ve donan­ ma Midi l li d en çekilip gitmişti.


saltnatına

Sultan Hamidin devri ait neşriyat,

itibarile, o

ekseriyeti

75

HATIRATI

PAŞANIN

TAHSİN

sıra gözetmiyerek berveçhi ati yazı­ yorum:

devrin hakayıkını hilmiyen ve bütün

Sultan Harnit zamanmda terfiler� saraydan çı­

malumatı kıymetsiz dedikodulara is­

nişanlar, taltifler, hep

tinat eden kimseler tarafından yazıl­

kar, devletin şirazesi sarayda bozu­

mış eserlerdir. Bu eserler okunduğu

lur denilmektedir.

zaman insana öyle gelir ki Abdülha-

hakikat vardır.

mit devrinin bütün seyyiatı Padişa­ Harnit çok

ha aittir. Vakıa Sultan

hayat ve

müstebit bir padişah idi; saltanat onun için bir gayeyi tehlikeye

gaye idi ; bu

düşüreceğini zan­

nettiği her hadiseye karşı son dere­ ce müteyakkız

bulunur ve her kö­

Evet, bunda bir ihtiya�

Lüzum ve

gÖzetilmeksizin,bütçenin vaziyeti ve dikkate

nazarı

hazinenin istilaatİ

alınmaksızın hergün birçok terfiler yapılır, maaşlar

nişanlar

arttrrrhr,

tevzi olunurdu. Fakat mubalağasız­ ca

an­

iddia edebilirim ki bunlann

cak yüzde onu Hünkarın karİbasın­

şede bu gaye aleyhine kurulmuş pu­

dan çıkardı. Yüzde daksanı en

mu­

sular tasavvur ettiği için her ne pa­

acciz dilenciler gibi padişaha mutla­

basma olursa olsun "selamet ve em­

sıl arİzalar yazıp duran rical ve eka­

niyet tedbirlerine, müracaat ederdi.

birin bu mütevali

müracaatleri

Ancak şurasını da itiraf

ticesinde verilmiş

şeyleı:di.

etmek la­

ne­

Amma

zımdır ki Abdülmecidin "kuruntuiu

denilecek ki P adişah arzu etse buna

Efendi-

meydan vermezdi. Ancak düşünme1i.

oğlum, clediğ Abdülhamit

vehham

den o tanıdığımız Sultan Hamidi çı­

ki Sultan Harnit hilkaten

karacak sebepler yalnız onun vehmi,

ve korkaktı. Ve onun tahta

korkakhğı, hayat ve saltanat sevgisi

değildir. Memleketin

en

ucra k<işe­

sinden sarayın en kuytu noktalarına sefaleti

kadar her tarafa girll"..ݧ bir

ahlakıye vardı ki bu nihayet bir sel halini alarak Padşa!u önüne

katrp

sini icap eden hadisat bu vehmİ bir kat daha arttnmuştı. Her

aıt

ni, heı·

an ve

dakika tahttan indİriJ­

mes ihtimali olduğunu tutan Sultan Hamit,

göz önünde

kendisinin teessüs

zusı.ma muvafık surette

me ise bütün şehadetler onun müva­

den bir şebekenin çarnaçar

cehesinde ifade

olmuştu.

edilmek

lazımdır;

zacak müverrihler

için bu şehadet­

leı· son derece kıymetli zım geliı·.

olmak

la­

Ben o devrio en yüksek

ve da­

kika hayatına suikast yapılabileceği­

götürmüş tü. Tarih eğer bir mahke­

Sultan Harnit devrinin tarihini ya­

gelme-

Müstebit

ar­ e­

zebmıu

hükümdaı.-laı-ın.

hiçbiri kendisini bu şebekeden kuır­ taramamış, hiçbiri bunsuz yaşıyamamıştır.

Bu şebeke içinde

lar namussuzlaı·, iyiler

namushı­

kötüler, sa­

ve

miıniler, ı-iyakarlar, hulasa her çeşit

bütün devlet işlerinin Padişaha git-

insanlar vardır. Bunlar bir iradesile

tarassut

tiği yolun

mevkilerinden birinde

ortasında bulunduğum ci­

hetle bazı notlarımı

laalettayin ve

devlet hazinesinin bir

emri iie

kapıları

açılan,

insanlan en yüksek mer-


TAHSiN

76

PAŞAN IN

HAT I RATJ

tebelere çıkaran, bir sözü ile göğüs­

Gene o zaman meşhur doktorları­

leri sn·maya ve nişana garkeden bir

mızdan birisi, zorba paşalardan biri-

hükümdardan elbette istifade

yolu­

tecavüz ve ha­

nin kendi aleyhine

karetinden dolayı Hünkara

nu arıyacaklardır. Bunları reddetmek Sultan Hami­ din işine gelm�z di.

Jurnalblığa ce­

vaz ve revaç: vermek

suretile mem-

leke t i�inde kuvvetli bir şebekei

is­

tihbarat tesis ettiği gibi herkesin ta­ lep ve niyazını is' af etmek

suretile

ve aclaleti şahaneye

şikayet

dehalet

tahki­

zaman Sultan Harnit derhal kat yapılmasını emredince bu

bir pusla la

takdim

etmiş ve bu pus­

muhteviyatının

lutfen

ı,abulü

halinde hatırı tatyip edilmiş

ni temin

ğını bana

Kendi

rlevrinin psikolojisini iyi biliyordu. Fiihakika

nişan ilc

para, rütbe ve

kendi işine lazım olanları bendelrne­ ğe muvaffak olmuştu.

Bim:.enaleyh

bu hadiseyi yalnız bir cepheden değil, iki cepheden tetkik etmek daha hakşinasane bir hareket olur. Henüz doğmuş erkek çocuğuna

daha be­

şikte iken ı:;avuşluk rütbesi

İstiyen

falan nazır bu rütbeyi veren

Sultan

Harnitten daha

cı.z

mı kabahatlidir?.

Sait Paşanın, ikide bir

saraydan

me§­

hur doktor zatı şahaneye vasıtamla

de kalplerin minnet ve merbutiyeti­ ettiğine kani idi.

ettiği

söylemişti.

olaca­

Bu puslada

akrabasından birkaç kişinin

rütbe,

zammı maaş ve nişan ile taltifi ni­ yaz olunuyordu. Sultan

Harnit

istenilen

şeyleri

verdi, bundan dolayı şayanı tenkit­ tir. Ve bu tarzda iradelerle

§l!i·azeı

intizamın bozulduğuna şüphe tur. Ancak

yok­

Sultan Hamidi bu hu­

suslarda muahaze ederken Sait Pa�anın da o meşhur doktonın da his­ sei mes'uliyetini tayin etmek lazım­ dır.

gelen bu terfii rütbe iradeleri aley­ hinde bulunduğu işitilirdi.

Filhaki­

ka taburu, alayı, fırkası yokken şuna buna terfian binbaşrlık, lık, livahk rütbeleri tevcih

miralay­ olunup

Intikal ve tevsii intikal muamele­ leri yapılırken tapu idaresi müterakim vergileri

arar ve

bu

vergile�·

tahsil olunroadıkça intikal ve tevsii

duruyordu. Bu terfiler orduda şira­

intikal muamelelerine

zei intizamı ihlal ettiği gibi bütçenin '

mezdi. Sait Paşanın

müvazenesini de bozmakla idi. An­

sında bir gün Babıaliden bir istizan

cak gene bu Sait Paşa bir gün

zatı

tezkeresi geldi :

müsaade et­ saclareti esna­

Bunda intikal

ve

şahaneye �ususi bir ariza takdim e­

tevsü intikal muamelelerinin

derek � "Kerimesinin

müterakim vergilerin tahsiline mu-

ehliyet ve liyakat

vazıharnlinde

göstermiş

icrası

olan

allak tutulması, halkı o muameleleri

be� doktm:-uıı terfii rütbelerini, İstir­

yaptırmamağa sevkettiği ve bu yüz­

ham ve istihsal etmişti. Demek olu­

den birçok şikayetler vukubulmakta

yor ki o itirazlar, o şikayetler bii·er

olduğu beyan ve binaenaleyh bu u­

gösterişten ibarettir.

sulün ilgası teklif

ediliyordu. Sul-


TAH S i N

PAŞANIN

77

HAT I RA T I

tan Harnit bu tarz idare işlerine iti­

Sultan Harnit ile hükfımetin başın­

Paşanın tek­

da bulunan Sait Paşanın mutlakiye­

lifi kabul olundu. Beş ay sonra Sait

ti idareyi idaıne hususunda hemfikir

Paşa ikinci bir tezkere ile e_ski usu­

ve hemkanaat olduklarına bence as­

raz etmediği için Sait

lün iadesini istizan ediyordu.

Eski

la şüphe yoktur.

Halil Rifat Paşa­

usul muvafık idise neden ilgası tek­

nın saclareti sonlarmda bir gün zatr.

lif edilmişti?.

şahane beni Sait

Muvafık değil

idise

Paşanın konağına

neden iadesi talep olunllyordu?. Bu

göndermişti.

nokta esasen teemmüle şayan oldu­

bilhassa Fransrz ve I ngiliz

ğu gibi araya bir de jurnal girmişti.

atı müthiş surette aleyhimizde

Hünkar şüpheye

düştü.

Dahiliye

riyatta bulunuyorlardı. Bir taraftan

Nazırr Memduh

Paşa bu

hususta

zatr şahane halkın ahvalden hoşnut

tahkikat icrasına memur edildi. İki

olmadığına dair rivayetler işitmekte

raporunu

idi. Bunlar Hünkarı endişeye sevke­

veı-di : Bu raporda eski usulün ilgası

diyordu. Filhakika Sultan Harnit na­

gün sonra Memduh Paşa

Ecnebi

gazeteleri ve matbuneş­

en ziyade Sait Pa.ş �nın işine yaradı-

zarında bu iki hadise yekdiğerine da

ğı,

İma bağlı yü.-üyen ve biri

filhakika o usul

beraber vergi

Sait

lağvedilmesile

Paşanın

borçlarını

müterakim

verrneğe

mecbur

diğerini

sürükliyerek nihayet fena bir akıbete yol açabilecek olan iki mühim amil­

kalmaksızın bilcümle emlakinde tev­

di. Sultan Hamidin şahsı, saltanatı

sii intikal

ve tarzı idaresi

muamelesini

yaptırdığı

muhtevi gazete ve risale ve kitapla-

muharrerdi. Hünkar bu

aleyhine neşriyatı

okuttu.

rın hudutlarımızdan içeri girmeleri­

bir tebes­

ne son derece itina olunması halkın

raporu bana

Kıraat bitince müstehzi sümle şu sözleri söyledi : - Paşa bunu

hoşnutsuzluğu

yapacağına müte­

rakim vergilerden borcu

olduğunu

söyleseydi ben onu kendisine

atiye

ederdim.

üzerinde

yapabile-

cekleri suitesir korkusu ile idi.

Bu

neşriyat halka çekmekte olduğu ıs­ brabı tasvir, zihinleri tenkit ve mu­ halefete teşvik, nihayet istenilmiyen

Bu yol daha kolay değil mi idi?. Sultan Harnit devrinde kanun ve u­

bazı hareketleri tesbil edebilirdi. Sa­ it Paşaya

Hünkarın bu

endişesini

sullerin ikide bir değiştirilmekte ol-

tebliğ ettikten sonra bu baptaki mi.i­

duğu iddiası ileri sürüldüğü zaman

taleası istifsar huyurulduğunu

bu hakikatierin de bilinmesi

lazım

gelmez mi?. Sultan Hamit, gerçi müstebit bir

söy-

ledim. Sait Paşanın mütaleası Hün­ kara idare sisteminin teb dil i ' Iüzumunu arz yolunda olsaydı

ınüessir

padişahtr; ancak bu nekadar doğrı..ı.

olur mu idi?. Onu bilmem. Sait Pa­

ise Hünkarın istibdat yolunda mut-

şa ahrarane bir nasihat verseydi ga-

tasıl teşvik edildiği de ekadar doğ­

zabı şahaneye çarpdmaktan

rudur. Makamı saltanatı işgal eden

lur mu idi?.

Bunu da

kurtu­

kestiremem�


TAHSiN

78

PAŞAN I N

Yalnız bildiğim şudur ki Sait Paşa beni

dinledikten

sonra,

ekseriya

HATIRAT I

mez bir hakikatti. Rumelide

1 ttihat ve

terakki ce­

uzatarak,

miyeti idarei mutlakaya yer yer is-

parmaklarını açarak, yüzünü boruş­

yan ettiği sıralarda o havalinin muh­

turarak ve pencereden sokak tarafı­

telif şehirlerinden saraya

yapbğı veçhile,

kolunu

gralları

göstererek: , Be!'! bu cevabı

aynen arzettim.

Bu cevap

Sultan Hamidin

endişesi zail

gelen tel­

şahane Sait

Paşaya

gönderirdi. I ttihat ve terakki cemi­

- Bu ahali mi, bu ahali mi? diye cevap verdi.

zatı

üzerine

yetinin gizli bir teşekkül

olmaktan

çıkıp alenen faaliyete girdiği zaman

olup

dan Kanunu Esasinin mer'iyeti ilan

olmadığını bilmezsem de Sait Paşa

olunduğu 10 Temmuza kadar geçen

gibi tecrübedicle bir

kısa, fakat çok enteresan

zatın bu beya­

natı Sultan Harnit gibi yalnız lakiyete istinat

eden bir

gittiği yolda devama

doğTu bir tarihi yazılmamıştır.Bu ta

padişahı

rih yazılacak olursa görülür ki sonra

teşvik

olduğuna şüphe yoktur.

müddetin

mut­ etmiş

Sait Paşa

ları kendilerini birer hürriyet kahı·a­ manı veya hiç değilse

hürriyetin a-

bu beyanatile halkın efkar ve hissi­

Ş!kı gibi göstermiş olanlar ilanı meş­

yatı atfı ehemmiyet edilıneğe gayri­

rutiyete takaddüm eden günlerdeRu

liyık bir kemmiyet olduğunu anlat·

melinin harekatı ahraranesini

mıyor muydu?.

mağa çalışanlar arasında bulunuyoı·­

93 Kanunu Esasisinin tatili mer'­

iyeti hakkındaki beyannameyi im­ zahyan gerçi Sultan

Harnit ve

du. Her halde bunlann tırabı Sultan

boğ­

telaş ve ıs-

Harnitten pek

aşağı

bu

değildi. Sultan Harnit bu işin sonun

beyannameyi Meclisi Meb'üsanda o­

da taç ve tahtı ve hatta şahsı mev­

kuyan zat Ahmet

Vefik Paşa idi;

zuu bahsolduğunu hissediyordu. Ta­

ancak Ahmet Vefi k Paşanın Sadare­

tar Osman Paşanın dağa kaldırrlma­

te getirilmesinde ve Hünkarı Mecli­

sı, Şemsi Paşanın katli ve müfettişi

si Meb'usandan

umumi

kurtulup

sarayda

merkeziyet usulünü

tesis için o be­

yanname ile Kanunu

E sasiyi mer'i-

yetten kaldırmağ sevketmekte Paşanın

oynadığı rol

Sait'

Hüseyin

"benden başka

Hilmi

Paşanın

İ ttihat ve terakkiye

girmedik kimse kalmamıştır,

mea­

lindeki iş'arı, askerle beraber

polis

maliimdur.

ve jandarmanın da cemiyete iltihak

Sultan Harnit her ne pahasına olur­

ettiği haberleri Sultan Hamidi Itti­

sa olsun, meb'usları dağıtıp istibda­

hat ve terakkinin arzusuna mümaşa-

dı idareyi tesis etmeğe vakıa karar

ta icbar ettiği bir hakikattir. Yoksa

vermişti. Hürriyeti fikir ve kaleme,

sarayda toplanan

hürriyeti lisana tahammül

karın etrafında dolaşan

edemez­

meclisler,

Hün­

mukarrep-

di. Burası böyle olmakla beraber bir

ler meşrutiyetin ilanına taraftar de­

takım kimselerin

ğildiler. Sait Paşa Rumeliden gelip

ona bu

yardım ettikleri de inkar

hususta kabul et-

kendisine havale olurian

telgrafları


TAH S i N P A ŞA N I N H A T I RA T I

79

menfi mütalealarla, yani meşrutiye­

olmadığını,

tin iadesine lüzum olmadığı

merbut emekdarlarından bile

cevap-

larile Hünkara iade ediyordu. Paşayı bu yolda beyanı

Sait

mütal�ya

sevkeden sebepleri araştıracak deği­ iste­

lim. Yalnız şurasını söylemek

kendisine en sadık

ve

ledel­

hace şüphe ettiğini yazmıştım.

O-

nun emni:reti nerede başlayıp nere­ de biteceğini, hangi şeyle

memnun

olup bu memnuniyelinin ne

zaman

rim ki meşruliyelin ilanı keyfiyetin­

ve hangi sebeple zail olacağını kes-

de kahraman geçinen bazı kimseler

tirrnek güçtür. Mesela bir meselenin

tarihe karşı

şöyle veya bu suretle

tahrifi hakikat

etmiş­

hallolunması

arzusona düşer, bu arzunun husulü-

lerdir. Sultan Harnit meşrutiyeti

idare­

ne vasıla olacak çare ve tedbirlere

yi kerhen ilim etti ; buna şüphe yok­

tevessül

tur. Ancak bu iş olup bittikten son-

arzuyu şahane dairesinde

ra onun da başına geçip dizginlerini

di

mı,

olunur,

bunun

nihayet o mesele halledil­

zararlı

ve

fena

vaziyete

cihetlerini düşünrneğe koyulur, ode­

hiı.kim değilse bile onunla yanyana

recede ki arzusunun tahakkukundan

bu suretle

eline almak ve

yürüyerek hürriyetin kendi şahsı ve Hltanatı aleyhine bir kuvvet iktisap etmemesine

dikkat

halini etmek,

tabiri aharla Rumelinin bu heyeca­ nmı yavaş yavaş· uyuşturmak Sultan Harnit için bir gaye olduğunda da te reddüt edilemez. Binaenaleyh riyeti, meşrutiyeti,

hür­

kanunu esasiyi,

Meclisi Meb'usanı benimser tarzm­

mütevellit memnuniyet bu düşünce­ lerin tesiri altmda zail olur. Hidivi Mısır Abbas

Hilmi

Paşa

bir gün Hünkiira hoş görünmek için Mısırdaki

Jon Türklerin

bir yelkenli çıkarmıştı.

birkaçını

ile memleket Abbas

baricine

Hilmi

Paşanın

böyle halleri vardı. O bazan Sultan Hamide pek yaklaşır, onun emelleri­ müddet

daki ef'al ve akvali bu suretle tevil

ni tervice gayret eder, bir

ve tefsir olunabilir. Bir gün bana şu

sonra

.sözleri söylemişti :

dişahtan uzaklaşıcı bir hattıhareket

- Kamil Pa�anın Saclareti zama­

meslekini

değiştirerek

pa­

tutturur, daha sonra yeni bir uysal­

okunan

lıkla gene teveccühii şahaneyi kaza­

hatta "bazı tarafların ihtaratına rağ­

nır. Mısır toprağından Jon Türkleri

men kanunu esasi tarafımızdan ilan

çıkarmak Hünkarın

edilmiştir.,, diye

vardır.

mucip bir iş görmekti. Filhakika öy­

kastetmiştim.

le olmalı idi. Sultan Harnit yeni fi.

Sultan Hamidin bu sözü, yukarda

kirlerle me§bu ve ecnebi memleket�

nında Meclisi

meb'usanda

bir

fıkra

Bununla Sait Paşayı

memnuniyetini

1 ttihat ve te­

lerde Osmanh idarei mutlakası aley­

rakki cemiyetini avutmak siyasetile

hine neşriyat ve tahrikat ile meşgul

tevil ediiebilir.

Türkleri takip eder,bunlardan mem­

izah ettiğim veçhile,

*

*

*

Sultan Hamidin kimseye emniyeti

lekete avdetl�rini temin

edemedik­

lerine oralarda birer memuriyet ve-


TAHSiN

80

PAŞAN I N

ya münasip bir maaş tahsis

ederek

HATIRATI

haneleri de

bulunacaktı.

Memaliki

onları susturur, buna razı olmıyan­

ecnebiyeden bu köylere gelecek olan

ları türlü türlü vasıtalarla

Yahudiler Devleti aliyenİn kavanin

sıkıştı­

Paşanın birkaç

ve nizamatma tabi olacaklardL Bu­

Jon Tü!."kü Mısır topraklarından çı-

na mukabil hükümete düyunu umu­

karmak suretile ifa etti i hizmet ar�

miye meselesinde hizmet ve

rırdı. Abbas HHmi

teshi­

zuyu �ahane dairesinde bir hareket

lal arzedeceklerini

ve bunun

olmakla beraber

tahriri ve muteber

teminat ta veri�

Sultan

Abdülha­

mit bu Jon Türklerin başka lardakilere

iltihak

ederek

taraf­ onların

ıçın

Ieceğini söylemişti. Gerek bu Viyanah Mosevinin şah­

kuvvet ve faaliyetlerini arttıracakla­

san haiz olduğu

rı mülahazasile müteessir olmuş ve

rek düyunu

Abbas Hilmi Paşanın yararlığı aksi

teklifteki ciddiyet hasebile mesele�i

tesir göstermişti.

zatı şahaneye

*

*

Sultan Hamidin

"emniyetsizlik., siyaseti Si­

meselesinde pek bariz biı:­

surette tezahür etmişti.

Türkiyede

bir Yahudi yurdu tesis

etmek öte­

denberi siyonist aleminin büyük gayelerinden biri idi.Siyonistler bu ga­ yeye viısul için birkaç defalar faali­ yete geçmişler ise de hiçbirinde muvaffak olamamışlardı. Her defasında Sultan Harnit bu yeni

hadise ve te­

şekkülün

neticesinden

§Üpheye

maksat

ve

düşerek işi

geçiştirmݧtİ.

Bir aralık Istanbula Avusturya Mu­ sevilerinden ve

erka­ nından bir zat geldi, tercüman Mü­

siyonistlerin

nir Paşayı görerek Kudüste bir Mu­ sevi yurdu tesisine müsaade istedi. Bu müracaat siyonİstler nanuna İcra ediliyor ve işin bankerlerelen du.

arkasında

(Roçild)

arzettik.

müteallik Bir Cuma

sela.mlığından sonra H ünkar o Mu­

*

esasından mülhem olan yonistlik

ehemmiyet ve ge.

umumiyeye

meşhur

bulunuyor­

Talebin esası şu idi : Filistinele

hükümetin irae edeceği bir mahalde musevi köyleri tesis edilecek, hüku­ met arzu ederse bu köylerde

Islam

seviyi kabul etti. Viyanalı

siyonİst

meseleyi taEsilatile Sultan

Hamide

izah etti. Fakat Sultan Haınit bunda birta· kım mahzı.ırlar gördü. F ilistin hava­ mubareke do-

lisi esasen makamatı

layısile siyasi ihtiraslara

zemin oJ­

makta idi; her sene kilise ve

ayin

işleri münasebetile türlü türlü niza­ lar çıkıyor, hükümete daimi baş ağnsı oluyordu.

Buna bir de Yahu di H ünkarm ho­

meselesi ilave etmek

şuna gitmedi. Viyanalı

siyonİst bir

netice elde edemiyerek memleketine döndü. Bu sefer Sultan Harnit işin peşine düştü

ve o aralık

muamelatı Almanyaya

merkezi

nakledilmiş

olan siyonİst cemiyeti ile görüşmek. üzere Şiirayı Devlet azasıından Bo­ hor Efendinin Almanyaya gönderilmesini emretti ; maamafih

bilahare

bundan vazgeçildi. *

*

Sait Paıanın batırab neşrolundu­ ğu günlerde idi. Mizan gazetesi sa�


TAHSiN

hibi bundan bit> nüsha

P A ŞA N I N

göndererek

81

HAT J RAT I

ai·izesinde bu ihtimale karşı ne yapı­

mütaleamı sormı..ı ştu. Babıaliden sa­

lacağı gösterilmiyordu.

raya takdim

bu istizan tezkeresi üzerine Padişah

olunan

suretleri münderiç

muhat>reratın

olduğun�

gör­

taYafından ne irade

Sait Paşa,

huyurulduğunu

düm. Bu meyanda Fransa hükumeti

da yazm>yordu. Halbuki on beş se­

nin Tunusa asker göndereceği İstih­

nelik hayatı memuriyetimin te.ı;riibe

bar olundoğundan bahisle baz1 teda­

lerine istinaden söyliyebilirim ki Sul

biri havi bir

tesadüf et-

tan Hamit, mesleki icabınca, her tez­

muhtevi ol­

kereye behemehal bir cevap verirdi.

tezkereye

tim. Bu tezkere gerek

duğu efkar ve mütaleat gerek tarzı tahriri itibarile parlak Yalnız

bunda bir

bir eser idi.

nokta

bence ihatası mümkün

vardı ki

olamam(şh.

Binaenaleyh bu ciheti dım. Fransmlar

anlıyama­

tarafından Tunusa

vukubulan tecavüzü kuvvei askeri­ ye sevkı suretile def�tmemizi

Hün­

O da Fransanın Tımusa asker sev­

kara tavsiye ve teklif eden Sai.t Pa­

ketmiş olması üzerine bizim de iki

şa, iki devletin kuvvetleri arasındaki

gemiye asker koyarak Tunusa izam

farkı ve koskocaman Fransız donan­

ve bununla

ması önünde iki Türk gemisinin hiç­

oradaki

müdafaa etmemizi

hukukumu�u

istizan

etmesi­

birşey yapamıyacağı

hakikatini te­

dir. Fransa donanmasının himayesi

emmül etmeden Hünkara nasıl böy­

altında Tunusa

le bir tekiifte bulunabilmişti?.

çıkarılan

kuvvei askeriyesi bizim

Fransız

gönderece-

Halbuki gene ayni Sait Paşa

ha-

ğimiz bir tabur kuvvetle karşılaşın­

tıratının 344 Üncü ve ondan evvelki

ca ne olacaktı? Bu cihet anlaşılama­

ve sonraki sahifelerde, Madrit sefiri

dı. Filhakika

Fransanın

bir hareketle eczayi

memalikimiz­

tecavüzü emrivaki

den bir kısmına olduktan sonra bindireceğimiz

gasıbane

bizim

iki

gemiye

ufak bir kuvvet

suretle

karaya

Bunda

yapılaca),

ne

çıkarılabilecekti? şey,

meseleden

lzzet Pa§anın

Rusya

muharebesi

münasebetile yazıp neşretmiş oldu­ ğu kitaba

cevap verir ve

kendini

müdafaa ederken büsbütün aksi bir mantık kuHanmıştır.

Madırit

sefiri

İzzet Paşa Rus muharebesinde mağ­ lubiyetimizin sebepleri

sarayın ha­

vaktü zamanile haberdar olup tama­

rekatı askeriyeye müdahalesinde a­

rniyeti mülkiyemizin

mahfuziyetine

ranmak lazım geleceğini

ait muahedenameye

vaz'ı imza et­

Sait Paşa,

miş olan devletlere müracaat etmek, yani teşebbüsatı siyasiye yolile işin

hatıratında

yazmıştı. bu noktayı

müdafaa sadedinde : 410rdunun efrat,

top, tüfek, mü­

önüne geçmekti. Yoksa Frans!z do­

himmat ve erzak cihetlerinden pek

nanması gemilerimizi sahile

çok noksanlaırı

yanaş­

vardı; zatı

şahane

aske­

bunların ikmali için emirler verirdi,

karşılaşrr­

ben bu emirleri tebliğ eylerdim,bun­

sa o vakit ne olacaktı? Sait Paşanın

dan dolayı methul değil, meşkur ol-

tırmaz veyahut karaya çıkan rimiz Fransız asekeri ile


82

TAH S i N P A Ş A N I N

H A-T I R A T I

malıyım, demektedir. Sait Pci.şanm

emirler verilmekte

hatıratmda bu meseleden dolayı 15

ret bulunduğunu ve kendish:ı.in bu e­ mirleri tebliğe tavassut etmiş olması

Mart 324 tarihinde

Babıaliye gön­

derdiği mufassal bir tezkere vardır:

delayısile tenkit ve tariz değil, tak­

dir ve tahsin beklediğini yazıyer ve

Paşa bu tezkeresinde: "Rusya ile muharebenia mukad dematmı tervlce,

olmasından iba­

lzzet Paşamn ki­

Rus harbinde

mağlıibiyetimizin iki

tarafm kuvvetle:ri arasındaki

müsa­

tabında medayihi mastuı.- ve kemal

vats•zlıktan ileri geldiğini ve kendi­

ve iktidar ile beraber hasbelbeşeriye

sinin mahza bu sebeple harbi terviç

hatas� meşhut olan, Mi.that Paşa olmuştur. Mithat Paşanın

etmemiş olduğunu makamı müdafa­

sebep

acla ile:ri sürüyor.

Londı:ada iken ıneş:rettiği Fransızca risaleclcn -ki bunun tercümesi 1295

vetçe bize kat kat faik olan Fransa­ ya kaı-şı asker sevkım

evrakı: havadisinde intişar

te vukubulacak

senei hicriyesi sonlarmda harbin tasvip

mukaddematim ve

İstanbul

etmişti­

kendisinin

terviç eylediği

nümayan

Böyle iken rı.ası:

kuv­ teklif

ettiği anlaşılamaz. Vak;a memlek::!­ tecavüzü ve

istila

te§ehbüs!erinİ dunlurmak ve devlet ve milletin hukukunu muhafaza et­ mek i�in ledelhacce tedabiri askcri­

olur.,

dedikten sonra şu mütaleatı ilave

yeye de müracaat: olunur ise de bu­

1'E vam mağliibiyet

vetlerini ınazarı mütaleaya almak bir

ediyor :

ve zarurette

bile kuvayı azİrneyi tahtı

silaha al­

na girişıneden evvel tarafeyn zaruret olduğu da aşikardır.

kuv-

Fran­

mağa memaliki vesiasmın nüfusu ve

sanın arnali tecavüzkaranesinden va­

onları idareye serveti mülkiyesi mü­

kit ve zamanile haberdar olmamak

sait bulunan bir devletle muharebe­

ve buna karşı siyasi vesait ile teda­

muvafık

biri kafiye ittihaz etmemek biı· ha­

vuku bu­

ta idi; bu hata işlendikten sonra te­

lan sual Üzerine ben bu yolda beya­

cavüzü vakii bir tabur askede dere

yi gÖze

kestirmekliğimiz

değildi. Tarafı şahaneden m

mütalea etmiştim. Lakin o vaktin

Heyeti Vükelası tarafından cellidane sözler söylendi. yet kumandaya

müte­

Mağliibi­

müdahaleden ileri

geldiği beyan olunuyarsa da

haki­

nasıl imkan olabilir? Sait Paşanın vehmi keyfiyet olup bunu

malum

tekrar

bir

tekrar

izaha hacet yok ise de Paşanın gene vehim saikasilc ve şahsını

istihdaf

muharebeyi

edeı·ek yazdığı bir meseleyi tashibe

kaybetmemize sebep iki tarafın kuv­

vicdanen mecburiyel hissettim. Sait

vetleri müsavi olmamasıdır..,

Paşa beşinci defa sadaretten infisa­

kati hal böyle olmayıp

Görülüyor ki Sait müdahalesi

Paşa

sarayın

mühimmat ve levazımı

lini hikaye ederken buna benim se­ bep olduğumu maruzatının

benim

askeriyenin noksarunı ikmal maksa­

tarafmdan akim

bırakıldığmı yazı­

dile tarafı padişahiden mütevaliyen

yor. Bu, serapa iftiradn·. Zatı şaha-


TAHSIN

PAŞAN IN

neye takdim olunmak

üzere

tevdi edilen maruzatı

vakit fevtet­

bana

83

HATIRATI

Cevat

Paşanın

Ermeni

iğtişaşatı

neticesinde, Sait Paşanın da Rumeli

meksizin aYzetmek vazifern icabı idi.

meselesini vakit ve zamanile halle­

Bu hususta teahhur vukuu ne dere­

dememek dalayısile Sa.daretten infi­

ce mucibi ınes'uliyet olduğunu Sul-

sal ettikleri malum bir keyfiyettir.

'

mahiyetini ve

Sait Paşa fikren ve kalemen yük­

sarayın iç yüzünü bilenler teslim e­

tan Harnit devrinin

sek bir zat olduğu halde muazzama­

derler.

Bütün memleketi

kuvvetli

tı umur arasmda birtakım

ve şümuHü bir istihbarat

şebekesi

dulara

ile kuşatmış olan

Sultan

Hamidin

vesaiti istitiaiyesi okadar çok idi ki

atfı

ehemmiyet

dediko­ etmekten

kendini a!amazdr. Bu yüzden birçok işe yarıyacak fırsatları kaçırımştı.

üzere

Çok yazar, muttasıl tezkere ve la­

gönderilen maruzat hakkmda muh­

yiha yağdırırdı; bu yazılar birer be­

telif yoUardan

lagat nümunesi

·.kendisine

takdim

edilmek

malumat

alabilirdi.

Resmi maruzata gelince bunlar dai­

addolunmağa

şa­

yandır;fakat hangi tedabiri filiye ile

rei kitabete vürutiarı tarihine göre

hangi seyyienin önüne geçt�ği, me­

.sıralamp numara altma alındıklarm­

sela Sadareti

zamanında

dan Babraliden gelen tezkereleri te-

Rumeli viiayati

bire hiç imkan

idaresi için neler yapbğı

yoktu.

Hayat

·meslekimi bilenler maruzatı yeyi, bunlara muhaHf

ve

resmi­

müta!ealarla

;akim bıraktıracak mahiyette bir a­ dam obnadrğxmı teslim ederler. Maamafih Sait Paşayr böyle

-zanna diişmekte

mazur

bir

gorurum ;

1rünk � Paşaya bunu telkin eden zat

maheyinci Arif Bey

olduğunu bili-

Sait Paşanın saclaretten in­

yorum.

fisaline benim sebep olduğum

me­

selesine gelince sadaret tebeddülle­

alevlenen

alıvalinin

tanzimi sorulursa

alımacak cevap şudur :

ben düşünclük­

- N e yapayım, lerirıii yazdım. Buna mukabil :

- Yazdıklarınız kabul olunmadr ise ne için istifa etmediniz?. denecek olsa şu

cevabı

verecek­

tir : - İstira ettim. Sait Paşanın hatıratından anlaşıl­ dığma

göre

Rumeli

meslesinden

-rinde Sultan Hamidin tal�dir ve iı·a­

dolayı Sarlaretten

desinden başka hiçbir kuv�etin nafiz

ben olmuşum; onun

-olmadığını Sait Paşa herkesten

kim bıraktırmağa çalışmişım; ç�inkü

bilir.

iyi

Bahusus cuhisu hunıayundan

·beri Sait

Paşanın nezdi

şahanede

bir başkasını Sadaret makamma ge­ disine Mabeyinci

kından bildiğim için böyle bir cür'­

miş ve benimle

Sultan Hamidin :madım

kazanmış

sebep

maruzatını a­

tirtmek istiyormuşum. Bunları ken­

haiz olduğu teveccüh ve itimadı ya­ ette bulunmıyacağım da aşikardır.

infisaline

Arif Bey

hikiJ.ye

görüştüğü

zaman

şayet ben kendisine hilafına teminat

teveccüh ve iti­

verecek olursam

Sadrazamlardan

ilaveten söylemiştir.

inanınamasını

da

Sait Paşa Sa-


84

TAHSIN

PA ŞA N I N

HATIRATI

daret makamına okadar

merbut ve

kadar emniyeti şahaneye nail olmuş

haris değilse başkasının

Sadrazam­

bir zat iken yirmi beş seneden faz­

lığa getirilmeğe çalışılmakta olduğu haberinden teessür

duymasına

ne

mahal vardı? Kendisile gö ı;ü ştüğüm zaman

verdiğim

teminat

itimada

la bir müddet işgal etttiği makamında memleketin

Sadaret

terakki ve

tealisine ait hangi eseri vardır? Mil�

letin

refah ve saadeti hakkında ne

şayan değil idise mülakatırnızın er­

gibi İcraatta bulunmu�tur? Buna ce­

tesi günü Mabeyne gelmemesi icap

vap verilemez. Halbuki Sait Paşa a­

ederdi; halbuki o gün mutattan çok

yaı·ında bir Sadrazam neler yapmaz­

erken saraya gelmişti.

dı?

Maruzatının terviç olunmamasın­

Yukarda bir nebze bahsetmiş

ol­

dan münfail olarak makamı Saclare­

duğum veçhile Halil Rifat Paşamm

ti terkeden Sait Paşa, ne gariptir ki,

vefatı

Üzerine

Sadaret

makamı­

red­

m teklif için mabeyinci Rag!p Paşa

detmemişti. Sultan Hamidi daha cü­

ile biı-likte Adiiye N azırı Abdiirrah­

Ii'isundan evvel

man Paşanın yalısına gitmi§tİk. Ab­

Sadaret tekliflerinin hiçbirini tanımış

ve bütün

müddeti saltanatında müteaddit de­

dürrahman Paşanın bu rnühim vazi�

falar tecrübe etmiş olan Sait Paşa­

feyi kabule pek mütemayil

nın her defa teklifi Sadarette bu va­

ğını, hatta Halil Rifat Paşanın has­

zifeyi kabule şitaban olması dar değil midir?

mani­

Herhalde bu haki­

talığı ağırlaştığı

bir

olmadı­

sırada

şayet

makamı Sadaret inhilal edip te ken­

kati gören ve bilen memleketin eka­

disine teklif vuku bulursa

kabul e­

biri Sait Paşanın

demiyeceğini bana bizzat

söylemiş

Sultan

Hamide

nisbeti kadime ve merbutiyeti

dai­

olduğunu bildiğim

cihetle

Paşayı

mesini enzarı dikkat ve intibahta bu

kandırmak hayli güç olacağım

lundururlar,

sap ediyordum. Bu itibarla zatı şa­

tebecldüiü

Saclaretle

Sait Paşanın hali mazuliyete geçme­

hanenin

sine bir hulle nazarile

madından bahsettim. Abdül·rahman.:

na mazuliyeti

bakarlar, o

zamanında takarı·üp

ve temas etmekten çekinirlerdi, çün­ kü gene Sadaret mevki!ne

getirile­ '

ceğini düşünürlerdi.

Bütün bu tafsilattan çıkarılabile­ cek yegane mühim

netice

şudur :

kendisine

he-·

Paşa emniyeti

emniyet ve iti­

şahaneye ait

beya­

nat ve teminatımızı sükunetle dinle­ d�kten sonra her ikimize tevcihi hi­ tap ederek : - Siz, ki zat! şahanenin en yakı­ nında

bulunuyorsunuz, siz

kendi

Sait Paşa Sultan Hamidin devri sal­

hakkımzda emniyet

tanatınd a yedi defa Sadrazamlık et­

neder misiniz? Zatı şahane

miş, zeka ve talakatile tanınmış, Pa­

den emin değildir, bunu iyi bilmeli.

olduğunu zan­ kimse­

ka­

demişti. Sait Paşa, ki Sultan Ha­

zanmış, mazuliyeti zamanlarmda bi­

midi otuz senedenberi tanır ve onun

le sık sık huzura

mizaç ve ahlakını yakından bilir bir

dişahın

teveccüh ve itimadını kabul

olunacak


TAHSIN

PAŞAN IN

zat idi, elbette bu emniyet meselesi­

85

H A T l lt A T I

yecek olsa bunun kabahatini başka­

ne de ''akıf olması lazımdı. Hünka­

larına atfederek kendini tebriye et­

rın hiçbir

mek ve gayrimusip İcraatın netayi­

şeye ve hiçbir

emniyeti olmadığını, ve her şahıstan gelebileceği

kimseye

her hadiseden

kendisine

kanaatini

fenalık

taşıdığını

cini ahaı-e Sultan

yükletmek mutadı

Hamidin

en büyük

idi. emeli

devletin borçlarını ödemek idi.

Bir

olması

zamanlar Avrupa devletleri borçlar

ve gerek çok fetanetli bir zat bulun­

meselesinden dolayı umuru maliye­

mak hasebile herkesten iyi

mize

gerek Padişahın mukarrebi

bilmesi

icap eden Sait Paşa lc:endisi için em­ niyet aramak ve bu emniyeti

bula­

müdahaleye

kalkışmışlardı.

Sultan Harnit buna meydan verme­

mek ve alacaklılara emniyetbahş bir

durmağa

çare olmak üzere düyunu umumiye

katlanmak icap ederken her Sadaret

idaresini teşkil etmiş idi. Gerçi Dü­

teklifine icabet etmesi şayanı dikka.t

yunu umumiye idaresi, mahiyeti iti­

idi.

barile az çok bir

mayınca Padişahtan uzak

Sait Paşanın hem ahvalden müş­ teki, hem de iş başına

gelrneğe ta ­

lepkar o!ması kendisince bir düstur olmuştu.

Başı

sıkışınca

kalkışu·, fakat teveccühü

şikayete kaybedip

müdahale

demek

idise de bundan daha fenasına betle gene bir çarei salah

nis­

sayılabi­

Iirdi. Cümhuriyet Hükumetinin çok meşkur bir kaldırdığı

gayretle

meydanadan

bu Düyunu umumiye o

mevkiden uzaklaştırılınca bu tevec­

deviı-de devletlerin fili müdahaleler

cühün büsbütün zeval bulmaması es­

rine kısmen mani olduğu için mem­

babrna t:evessül ederek ikbaiin tekrar

lekete ifa olunmuş

bir hizmet de­

yüz göstermesine intizar ederdi; hu­

rnekti. itiraf etmeli ki. bunun husu­

lasa idareli bir yol tutturmuştu.

lüne Sultan Hamidin azim ve irade-

seyyieden külliyen ari ve cidden na­

si sebebi yegane olmuştur, böyle iken Sait Paşa bu nu kendisinin mu­

muskar idi.

vaffakıyeti olmak Üzere

Sait Paşa

mürtekip değildi, Memlekete

bu

yarıyacak

zeka ve iktidara ınalikti ; uzun müd­ det ik.tidar mevkiinde de bulunmuş­

Sait Paşanın başkalarına ait

tu. Ne yazık ki bunlara rağmen bir­

vaffakıyatı kendisine

şey yapdamamıştı.

hususundaki

Sait Paşa mağ­

ruru kemal idi. Memlekette rüt daiyesine düşmüş erbabı .iktidarı

çekemez ve

yetişfiğini istemezdi.

tefer­

olduğu Saffet

için

yetişmiş olanların da birer

Bağdat demiryolu velenamesindeki kendi

Paşa,

göstermesidir.

suretle

Bu

sayi

bir

imtiyazı faideli

delili muka­

ve muvaffakıyeti

mukavelename

mu­

maddeleri gibi

akit ve teati

olundoğu zamanlar Zihni

Paşa Na­

hali akamette kalmalarına gayret e­

fia Nazırlığında

.derdi. Hasbelbeşeriye bir

Paşanın bu iddiasına cevap

hata işli-

et­

mal edinmek

itiyadının

adam

Cevat Paşa, Arifi Paşa vesaire gibi

tasviı·

mektedir.

bulunuyordu. Sait olarak


86 Zihni

P.. A Ş A N I N

TAHSIN

hakikat) un­

Pa§a ( beyanı

vanlı bir kitap neşrebnişti.

Bu ki­

tapta Sait Paşanın iddiası muvafıkı hakikat olmadığı sarihan

yazılıdır.

HAT I RA T I

lan müdekkikini ahlafa mevdudur.,ır nefsini

Sait Paşanın tarihe karşı müdafaa için tekrar edip

durduğu

terane şu suretle ifade olunabilir :

Filhakika o z�man Alman .• siyaseti

"Ben yazdım çizdim, vazifemi ifa

bu hattm iki tarafına Alman muha­

ettim, fakat ne çare ki saray müda­

cirleri iskan ve buralarını bir Alman

hale etti, akim bıraktı.,

müstemlekesi haline

etmek,

ifrağ

Ancak Sait Paşanın yazıp çizdiği

açık tabir ile Hindistan yolu üzerin­

ve H ün kara

de Alman siyaset ve kuvvetinin mü­

hangi tedbirler akim bırakıldı deni­

mak­

dahalesine zernin hazırlamak

arz ve takdim

lecek olsa buna ne cevap

ettiği

i lir?

verileb

sadını takip ediyordu. Alman muha­

Sait Paşa, iddiasında haklı çıkabil­

yerleşmele­

mek için ya maruzatınıın yakılıp yok

cirlerinin hat boyunda rine müsaade etmek

çok

tehlikeli

bir şeydi. Sultan Hamit buna büku­ edilemiyeceğim

rnetçe asla müsaade

nin kat'i ve açık ibare ile hiçbir şek ve tereddüde

mahal

bırakınıyacak der­

bir sarahatle mukavelenameye

cini emretınişti. Diğer taraftan hü­ kumetçe her ne vakit arzu olunursa bedeli

hattxn

bittesviye

edilebileceğine dair

mubayaa

mukavelename­

ye bir fıkra ilavesi ve bunun

impa-

rator tarafından musaddak bir sene­ di resmi ile Almanya HükUmetince

tevsikı için Zihni

Paşaya

talimatı

kat'iye verilmişti. Gere!t bu madde­

ler ve gerek saiır esaslar Zihni Paşa tarafından

bilmüzakere

hayli

ve

müşkülat ile temin edilmiş idi

.

Bu

hakikatler meyclanda ikeı'l S ait Pa­ şamn bunları da kendine

maledin­

roesi Zihni Paşayı o kitabı yazmağa

edildiğini ispat,

yahut o

akim bıraltacak

iradei

l<aydini irae etmek

maruzatı seniyelerin

mecburiyelinde

dir. Ev•·akm yak!hp yok edilmiş ol­ ması ihtimali varit değildir;

ç ün kü

buna Suitan Harnit gibi müstebit ve mutlak

bh·

bu

hükümdarm

b�l tedbirlere

ka­

tevessül etmesini a­

k ıl kabul edemez, Emriinehiiy

mut­

lak surette yedi ik t1dm·mda bulunan. bir Padişah, arzu etmediği §eyi sa­ rihan söylemekten çelcinmez. Şu. halde

ols a olsa Saiıı:

maruzatı Sultan Hamit

hilafma iradelerle akim

Paşanm.

tarafmdan bırakıldığı

meselesi öne sürriilebilir.

Bütün ha

­

yatı meınuriyetinde yazdığı

ve al­

dığı kağitlarm surederini muhafaza etmeği adet edinmiş olan

Sait Pa­

şa bu noktada hiçbir vesika ibraz

dememi§tir. Binaenaleyh Sait Paşa­

sevlcetmiştir. Zihni Paşa, kitabıını şu

mn iddiası kavii mücerreU.e kalma­

cümle ile bitirmektedir:

ğa bizzarure mahkumdur.

"Sait Paşanm taalluk

etmiyen

hatıratmda aksam

bana

hakkında

harfi vahit söyliyecek değilim.

Bu

vazife asrı hazır tarihini yazacak o-

Sait Paşa Sultan Hamidin

istib­

dat ve inadmı Heri sürerek Saclareti zamanında bir İş görülememesi memleketin

hayrma

ve

muvaffakıyet


TAHSIN bundan

elvermernesi

P A ŞA N I N

tevellüt

et­

tiğini söyliyecek olursa o vakit bilis­ tiklal mevkii

Sadaret:te

bulunduğu

87

HATIRATl

ve l evazımı askeriyenin ikmali mak­

sadile muttasıl Maliyeden para ister durur, Sait Paşa ise bu talebinin cid­

müddete ait icraat ve muvaffakıya­

di bir lüzum mukabili

tın hesabı sorulabilir.

rafına giderdi. Sultan Hamidin Bal­

Hulasa Sait Paşanın

efkarı am­

olmadtğı ta­

kan siyaseti ve Bulgarİstanın istih­

meyi bu noktada tenvir etmemiş ol­

zaratı askeriyesi dalayısile

masının esbabı biı· türlü anlaşılamı­

malum olduğundan Sofya kahinesi­

yor.

nin askerliğe müteallik

Sait Paşa, rnabeyin katiplerinden bazılarının

mutasarrıfhklara ve va­

liliklere tayinleri keyfiyeline de iti­ raz etmektedir.

�u itiraz

hiç

haklı

endişesi

ahvalini a-

Ieddevam tefahhus eUirirdi.

Fiiibe­

deki memurumuz miralay Fethi Bey Bulgadann ohus alayları meleri üzerine bunun

teşkil et­

tekemmülatı

celbetmek

değildir. Mabeyin katiplerinden mu­

hakkında nazarı dikkati

tasarrıflığa ve valaiğe . tayin olunan

maksadile

zevatm kıymeti

ib_.-,��'" ve meziyeti aMakıye itibarile Babdinin inha et­

toğraHan bir albiiı.m halinde zatı şa­

tilderinder. yüksek olduklarını inka-

mil: Fethi Beyin bu hizmetini takdir

ra imkan vm· mi? Her biwi mekatibi

etmişti. Çünkü Bulgarlar her ne ya­ parlal!"sa bizim mıdan valı::it ve zama·

aliyeden neşe( te

uzun

etm

iş , dah·ei kitabet­

seneler

tecrübe

gör­

müş, ecnebi I isan!ai"ma hakkile aşİ­

na olan bu zevatm

dei'ece

derece

yükselerek devletin en yüksek ma­

kamlarım işgal edebilmelerine eğer.· ben vas!ia olabxlclim ise lnıı:ıunla da­ ima iftihar ederim, Ali bi.r

mektep­

ten bir.im:iHkle neşet etmiş ve dah·ei kitalbette masaiih� devletin her nev?.

ine temas edeırel' vukuf ve n'liimai"e· sesini arl:t!nmş zevata mı.d:asan.·rfh­

blitün o teşkilata ait fo­

haneye takdim etmişti.

Sultan Ha­

ırıile haberdar olmam:z ve terakkiya­ b asker."i.yede ona gi:;re

hareket et­

memiz laz�m geleceği fikrinde idi. ; bu fikrini s>k srk tekrar edip durur­ dıJ. Serasker fhza Paşa Fethi Beyin

iş'a:r�tn;dan mülhem ola!."ak b�zim de ist�hzarab askeriyemizi tesri

etme­

miz !iizu.mv..nu ve bunun için i.cap e­ den pa;·amr.ı tedar�ki. zaruretin; Ba­

büıliye muttı.s�l yazaırdx. Sat.!: Paşa, hahr-ai:mda

bumdan

bahsederken :

ğıı çolı: gören ve b-ı.mda ith·aza şayan

"Bı.ı. babeder askerlik

noktalar bulan Sait Pa§a yirmi

istil-[§afata mü.steınit olmamakla ben­

üç

yaşmdalü mahdumu AH Namdı: Be­

ye rütbesi vezerat lnındaki

Sait Paşa Serasker Rxza Paşa�ra hid­

yohmzluğu

det1nden Fethi Bey gibi 'lı·azifeşirıas erba!:n harniyeti de miinkcsir etmek­

neden dܧÜ.nmedi? Sait Paşamn Seı.-asker Rıza

ile geçinernediğini

demektedir.

acaba

isterken

hab!zhğı ve

ce ehemmiyeti yo�du,

nokl:asmdan

Paşa

evvelce de yazu

mıştım. Serasker Rıza Paşa techizat

te

idi. Bu da kendisinin

reze ne dereceye kadar

duğ-unu gösterir.

kin ve ga­

rnağlUp ol­


PAŞANIN

TAHSIN

88

Makedonya me­

Sultan Hamidin

selesile ve bilhassa Bulgaristan ah­ valile bu derece hakkı aşikardı.

meşgul olmaktaki Çünkü Makedonya alakadar

meselesi bütün Avrupayı

eden ve Devleti aliyeyi bir ·felakete sürüklernesi melhuz olan bir şeydi.

H A T I RAT I

Emaretinde yegane müessir kuvetti. Hükumet, siyaset, asker hep

onun

elinde idi. Bu itibarla Prens Nikola­ nın meyil ve muhabbetini celbe

bil­

hassa ehemmiyet verildi. yedikleri dayak

Yunan harbinde

Yunanldarı n gözünü hayli yıldırmış dereceye

cihet bir

Hele İngiltere Hükumeti Bulgaris­

olduğundan bu

tanı ele almak siyasetini takibe baş­

kadar emniyetbahş görünürdü. Bul­

ladıktan sonra Sultan Hamidin dilt­

garistan ve Karadağ

Prensleri

İ s­

artmıştı.

tanbula her gelişlerinde tatyibi kalp

Rusya muharebesinden sonra Avus­

lerine ve istihsali memnuniyetlerine

kat ve

büsbütiin

telaşı

tecavü­

turyanın Yenipazara kadar

en­

zünü uzatmış olması Rusyanın zarı harisanesi

fazlala§ması,

daha

Makedonyadaki milletierin hariçten gelecek teşvil,at ve tahrikatı

kendi

arnali mahsusalarını tatmine

medar

olur mahiyetinde farzederek

heran

çahşıldığ� için daima

memleketleri­

nin hissiyalı okşanmış olduğu halde avdet

ederlerdi.

bunların Türkiye

Sırplara

gelince karşı

siyasetine ziyade

hoş­

ittihadı

lçın

vaziyetleri şikayetten nutluk ifade ederdi. Bir aralık, Balkan

müstaiddi iştial bir halde bulunma­

mü.zakereye de giırişilmiş, hele Bul­

me­

garlaria bu müzakere büsbütün iler­

ları ayr[ ay:rı haizi ehemmiyet

selelerdendi. Buna karşı o milletleri hüsnü idare ederek elden

kaçırma­

mak ve bir taraftan da orduyu tanzim ve tensik edip filhal

müracaat

edilebilecek mahalli ve kafi bir kuv­ elzem

vet vücude getirmek ğundan kuvvete

ve

siyasete

biri

müstenit

hattıhareket

takip

Binaenaleyh

o

oldu­ diğeri

liyerek müstakbel bir harpte ve Bulgar

yekdiğerile

ordulaı·mın

teşı-iki mesai etmeleri

Türk

keyfiyeti ka­

ğ !t üstüne bile geçmişti. Ancak o zaman Dahiliye

Nazırı

bulunan Memduh Paşa Hünkara bir jurnal takdim

Türkiyenin

ederek

iki cepbeli

bir

metbu ve Bulgarİstanın tabi bir dev­

edilmelde

idi.

let olduğundan ve bu iki

vakit

Bulgaristan

ittifak

abitnamesinde

sıfatın bir birleşmesi

Prensi olan Ferdinandın Türkiyeye ,

Bulgaristan istiklalinin devleti aliye

temayülü temin olunmak

tarafından tanınması manasma gele­

Bulgar te­

tevessül ve bu meyanda baasının hüsnü

idare

esbabına

edilmelerine

itina olunur ve diğer taraftan kilise mesailinden dolayı Rumlarla arala­ rındaki ihtilafattan istifade olunına­ ğa çahşıhrdı. Karadağ Prensi Nikola

ceğinden bahsetmiş ve bu suretle Paşanın bu jurnalı

bir fikri zati

mahsulü müdür, yoksa bir eseri tel­ kin ve teşvik midir, mem

Karadağ

o

müzakereler akim kalmıştı.

•.

burasını

bil­

Hulasa Makedenyada mevki­

imizi muhafaza için siyaset yolları-


TAHSIN

P A ŞA N I N

89

H A T I RATI

na müracaat edildiği gibi teçhizatı

ğu aşikardı. Prens Ferdinand hep bu

askeriyenin ikmali lüzumu da gözö­

gayeye vusul için çalışıyordu.

nünde tutulduğundan miktarı mer­ tebei kifayede kıt�adaki

bulunmıyan

mavzer

küçük

tüfeklerini�

ve

Avusturya mahafili de buna mü­ temayil idi. Hatta Ferdinandın vali­ desi Avusturya imparatorunun sara­

bunlara muktazi fişekierin yeniden

yında bir gün:

sipariş ve mubayaası suretile

mü­

Bulgar kırallİğı tacını görmeden Al­

olun­

lah canımı almasın, demişti. Vakıa

himmatça noksanrmız ikmal

"Oğlumun başında

dediği oldu1 ancak Allah evvela ka­

muştur. Cümhuriyet gazetesinin yakın za­ manlara ait bir nüshasında Bulgaris­

dının canını aldı, ondan sonra Fer­ dinandm başına taç giydirdi.

mümessiilerin­

Bunu hiltaye etmekten maksadım,

den Müsyü Keşof ile vuku bulan bir

biı· zamanlar Devleti aliyeye merbu­

mül�.kabn lafsilatını

tiyetini tarihi bir taahhüt senedi ile

tanın eski Istanbul

okudum. Bunda

havi bir yazı

ilanı

meşrutiyeti

müteakıp Kamil Paşanın sadaret.i za

teyit etmiş olan Bulgaristamn Babı­ alinin idaresizliği ve siyasi

hataları

manmda tahaddüs eden bir ziyafet

dolayısile elden kaçırılmış olduğunu

meselesinden bahsolunuyordu. Esas

anlatmaktır.

Filhakika Bulgaristan

mesele şu imiş : O vakit İstanbulda­

Pı·ens! bir aralık Türkiye siyasetine

ki süferayı ecnebiye şerefine bir zi­

okadar sadık ve hadim idi ki bütün

yafet verilmiş.

Bulgar ordusunun ledelhacce devle­

Bulgaristan o tarih­

te biı- emareti tabia idi ve I stanbul­

timizin kumandasında

daki mümessilinin

ması esasatını ihtiva eden bir taah­

unvanı

( Kapı

bulundurul­

kahyası) idi. Bundan dolayı Bulgar

hütnameyi kendi

kapıkahyası Müsyü ( Keşof) ziyafe­

man Istanbuldaki kapıkahyası Müs­

te davet olunmamıştı.

yü Maı·kof vasıtasile Hünkara tak­

Bunu hüku­

meti metbuası için bir hakaret telak­ ki eden

Müsyü ( Keşof)

protesto

imzasile ve o za­

dim etmişti. Cümhuriyet muharririnin

görüş­

yaya gitmiş, müteak;:ben de Bulga­

tüğü Müsyü (Keşof) hakikaten di­ rayet!i, mümtaz ve İtilafperver bir

rİstanın

devlet adamı idi, Hasbelmaslaha sık

makammda lstanbulu terk ile İstikiali

ilan

Sof­

olunmuştu.

Cümhuriyet gazetesi muharı-iri tara­

s1k saraya gelir, vasıtamla zatı şaha­

fından vuku bulan

neye müracaat ederdi.

suale

cevaben

Müsyü ( Keşof) : - Öyle bir

vesile

Bulgaristan ilanı

Babıali du­

rurken ecnebi diplamatların verilmeseydi

ist§klali bir müd­

det daha teahhur ederdi. demiş. Prens Ferdinandin kırallık tacına pek heveskar olduğu hele va­ lidesinin bu sevda ile yanıp tutuştu-

saraya

gidip işlerini orada hallettirmelerini Sultan Hamidin uınuru devlete mü­ dahalesine bir delil olduğunda şüp­ he yoktur. Suhan

Hamidin

gerek

f�tra­

ten müstebit ve mutlak bir hüküm-


90

TAHSIN

PAŞA N I N

HAT I RATI

dar olması gerek Sait Paşanın ta bi­

yorum : Bulgaristan Prensi

dayeti cülustan beri tesir ve telkini

nandi n yevmi

altmda · kalması

l e Sereze merbut Menlik kazasında­

dolayısile

tesisi merkeziyet etmiş hakikattir.

Dahilde

lup biten şeyleri

sarayda

olduğu bir

ve

sıkı bi

hariçte o­

/ kontrola

mah su su

Ferdi­

münasebeti­

ki Bulgar acentasırun ikametgahına bayrak keşide olu nmu ştu

.

Menlikte

bir Bulgar acentahğı teşkiline dair

tabi tubnak siyasetinin neticei tabi­

hükumet:çe bir malumat oimadığm­

i yes i olaral' mesaili hariciye ve siya­

dan kaza

kaymakann bu

hususta

siye dahi, tıpkı mesaili dahiliye gibi,

Bulgar acentasının nazarı dikkatini

Yddız sarayına müntehi olurdu. Ba­

eelbederek bayrağın

bıalinin salahiyelini ve kuvvei İ crai ­ yenin nüfuz ve kudretini hiç menzi­

kaldn-ılmasıru

talep etmiş. Bu talep is'af

olunma

­

dığından polis marifetile bayrak in­

lesine indiı·en bu tarzı idareden do­

dh·ilmiş, bayrak ·direği

layı Sultan Hamidin hissei mes'uli­

ve Bulgarlarm iddialarına

yeti araştırdırrken hükumetin başm­

direğin üstünde prense ait

da bulunanların bundaki methal!eri­

lis tarafından

ni tetkik etmek te

Bunun üzerine Serezdeki Bulgaı· mü.

laz;mdır.

Rus

harbi n d e esbabı mağlubiyetimizi pek

doğru olarak meydana çıkaran Sait Paşa, mevcudiyet:i. siyasiyesini ordularının zaferine

medyun

Bu�garistanm İngiltere

Rus

olan

tarafından

elde ediKmeğe çall!şırldığı zamanlarda

yere

kaichrılmış

göre bu arma

pc­

atıhp çiğnenmiş.

messili bayl'"ağa hakaret olunduğu­ nu iddia ve Serez

mutasarrıflığma

müracaatle tarziye talep etmiş, mü­ sebbıipıierinin

tecziyesini

i s temiş ;

mutasarrıf ta bu takbe karşrr Bakayit durmuş.

ve Bu!gadarm başka taraflaı-a tema­

Bir akşam Saıdırazamı Sait Paşa­ dan husu:si bir tezkere geldi. Sait Paşa bu tezkeırede vukuu hali hika­

leti aHyeye !smchrnlmalarmr

ye

Bulga.-istan ahvaline dik�tat

etmek

yüHerine meydan verilmiyeı.-ek dev­ temin

eylemek laz!meden iken bu hu susta hiçhiır şey yapmamış ve bi.ı·çok alı­

vald e Babıaiinin hatası Y ddliz sara­

ymda tamir ohuı;muştur. l'..Iüsyü Ke­

şofun sik s�k saraya gelip işlerini g�rdii:ırmesıi devlet idaresi noktasın­ dan

zararlı

olmakla

beraber

Yunan harbi gibi miişkül zamanlar da bu siyasetin Bı.ıılgaıriarz bize mü­ �

ettikten

smıı-a

kapıkahyasmın

Ba[naliye miiracaai:le arınayı çiğ·ni­

yen polisin aziini

ile bayra­ ğm yerİne kcnuhı..-ıcsım ve muU:asar­ rrfm Serezdeki Bulgar tüccar vekili­ ne

ve anna

tarziye vermesini talep

ve bu bapta tahknkatıı

ettiğini

lazİmeye te­

vessül oh.mduğu. gibi ledelicap Sof­

yadaki ko:nise:re talnmat vcrsı·e!-ı: me­ talibi vakrasmm hertaraf edileceğini

Filhak:ka

bir

m�ddet

temayil ve teşvikatı hariciyeye ka­

yazryordu,

pdmalttan muhterriz tutmakta büyük

sonra makam• Sadarerten Sofyadal'i

faidesi olduğu da aşikardır. Tarihini pek iyi tahattur edemi-

komisediğe o ydda talimat verildi­ ği saraya takdim olunan

evrak su-


TAHSİN

PAŞA N I N

91

HAT I RAT I

retlerinden anlaşılmıştı. Fakat mese­

d emi

le bir türlü kapanım:yor,

Hünkar nazarında beceriksizlikle it­

Bulgarlar

taleplerinde ısrar edip duruyorlardı. Bir gün Müsyü Keşof daire} kita­

bete geldi.

Meseleyi

bidayetinden

muvaffakıyetle

neticeinmesi

ham olurunaklığımı mucip ve

belki

hakkımda ademi hoşnudiyi müstel­ Bu tarihten

zim olabilirdi.

biı:-kaç

itibaren hikaye ederek Sofya hüku­

gün sonra Sait Paşa bir tezkerei hu­

metinin kendisini tazyik etmekte ol­

susiye göndererek"Komiserlikk

duğunu ve kendisi ijin bir an evvel

haberat ve Kapıkahyasile

bitirilmesi taraftarı ise de Babıalinin

ve müzakeratın akamete

aramızda

çıkarmak ve Bulgar efkan

duçar ol­

söy­

duğunu ve Müsyü Keşofun BalııaJi­

mesele

ye m üracaat ederek şayet hükume­

muhabere ile vakit geçirdiğini ledi. Bulgarlarla

mu

mülakat

umumi­

tinin metalibi kabul

e dilmi yecek o­

yesini lehimize imale etmek siyaseti

lursa ertesİ günü

en muvafık olduğundan Müsyü Ke­

avdet için. emir ald:ğrm söylediğini

şofun beyanatını Sultan Hamide ar­

ve artık Balnalice yapilacak

zettim. B ulg ar kap:ıkahyasıınıın sara-

kalmadığım

ya geldiği ve benim vasıtamla maru­ zatta bulunduğu pek tabii clarak,Sa it Paşanm kuıl ağına gitmişti. Yıld ız­

da merkeziyetçilik sisteminin mües­ sisi oian Sait Paşa,Babıaliye geçince

bı.ı sistemin kendi nüfuz ve

salahiye­

ti a!cyhine devamını istemiyeceği ve binaena!eyh Miisyü Keşofun saray­

''e

Safyaya

akşamı

birşey

Kaprkahyasmm dai­

rei kitabete eelbile iş i n orada intacı

için irad en seniyeye ihtiyaç hasıl ol­

duğunu, bildiriyordu. Bu tezkereye Sultan H ami d i n canı sıkı:ldı.

Sofya

hükumetile Bab�ali arasmda tahad­ diis

e tmi ş

müddet

ihtilafın

bir

günierce

had bir

halioh.mamryarak

devreye girdikten sonra

Pacli§ahın

la görüşmeı;ini menetmeğe çalışaca­

Bulgar Kap ;:kahya sı

ğı aşikar idi, Bu sebeple bir gün ma

k encli saraymda teşebbiisat

nezdinde

ve

lfasına

beyne gddi.ğhı.de mabeyinci Arif B.

mecbur h•rakdmas�

vasıtasHe "bu işten dolayı

komiser­

değildi. Manmafih zarureti rnas!ahat

bulunduğunu ve

icabı: ola::-ak bı..n:ıa da katlandı:h. Sul­

!ii:tde muhabıeıratta kapd-ı:ahyasmi rek meseleyi

ede­

celp ve davet bitireceğinden

şayet

elbette iyi birşey

tan Ham!t Müsyü Keşofu dai;.·ei ki­

tabete davet

etmekliğimi

emretti.

Miisyü Keşof daE.rd kitabete miira­

Müsyü Keşof geldi. Esasen Müsyü

caat edecek oiuı.-sa iş .Babıaliye

Keşof hay!rh ah

ha­

vale oh.mduğun.un söylenmesini�, ar­ zetti.

zat idi.

şüphe yoktu.

Hüı:ıkaı- bu mütaleayı tas vip etti

ve iti!afperver

Ti.i.rk muh�bbi

Memleketinde

geçer ve hahrı sayılır

ve bana o yolda emir veı.-di. Ben de

dan olduğu için

kendi hesalıırma

haHi meseleye kafi idi.

bu pi.irüznü

işten

kurtulduğuma memnundum. Çünkü Müsyü Keşofla müzakerelerimin a-

bir

olduğunda sözü

cliplomat!ar­

onunl.a

an laşmak

Hatırabmda birkaç defalar yazdı­ ğım veçhile Bulgaristam

D evleti a-


- 92

TAHSIN

PAŞA N I N

HAT I RAT I

imale etmek

" sultan

s eri olup başkatipken meydana. koy­

Hamidin siyaseti icabından

olduğu

duğu bu eserden Sadrazam

. liye tarafına

,gibi Bulgarların Makedonyadaki va­ ziyetleri ve askeri kuvvetleri iktıza­

zaman şikayete kalkışmak doğru

lup olmadığının takdrini efkan umu­

esasen doğru

idi.

miyeye bırakarak yalnız şunu söyle­

Türkiyeye i tabi

bir

mekle iktifa edeceğim ki haddi

sınca bu siyaset Bulgaristan

olduğu

za­

Prenslik olduğuna nazaran tarafeyn

tinde kuvvei icrayenin nüfuz ve sa­

münasebatını idare ederken tabi ile

Iahyetini hiçe indirmek itibarile şa­

metbu vaziyetlerini nazarı dikkatte

yanı muahaze olan bu sistem

bazı

bulundurmak ve Bulgarİstana Ber­

defalar faide temin

hali

lin abitnamesinin kabul ettiği dere­ ceden fazlasını tanımamak

siyaset

icabı idise de hiçbir müzahereti ha, riciye temin etmeksizin giriştiğimiz Rus harbinden

doğan ve hatırı sa­

yılır bir kuvvete

malik ve bu kuv­

etmekten

kalmamıştır. Nitekim beyan ettiğim bayrak ve anna hadisesinde Babmli lüzumu kadar

dirayeti

siyasiye

göstennediğinden M. Keşof

istan­

bulu terketmek derecesine varmış­ Bulgar­

tı. Halbuki o arahk bizim

vetleri az zaman içinde hudutlarımı-

larla bozuşmamız hiç muvafık

. za sevketmesi

ğildi. İngiliz

mümkün olan

garları Rusya ve Ingiltereye

Bul­ tema­

. YÜl etmelerine meydan bırakmadan kendi tarafımıza celbe muktazi te. dabirden ve Sofya hükumetini okşı­ yacak

bir siyaset

tal,ibinden

hali

siyaseti

de-

bu fırsattan

behemehal istifadeye koşacaktı. E­ sasen Sait Paşa dahi Babıalinin aciz ve Hünkarın

tavassotunu

muztar kaldığını resmen

talebe arzetmiş

bulunuyordu. Aldığım irade

üzeri­

durmamaklığımxz da o derece elzem ­

ne Müsyü Ke.şofu davet ettim ; gel­

di. Bu siyaset Yunan harbinde Bul­

di. Dostane konuştuk.

- garların bize mütemayil

olmalarını

ve hatta sevkiyatı askeriyemizi tes­ . hil etmelerini mucip olduğu gibi hi­ lafına tutulan yol da Balkan harbini intaç ettiği malumdur. Esasen Bul­ garistan prensi F erdinand ve

Bul­

gar eazımı ricalinden I stivilof,

Na·

çoviç ve Keşof gibi zevatın efkar ve

Kapıkahya­

sınm itilafperverliği ve itidali efka­ rı

aşikardı.

Kendisine

hadisenin

mahalli vukuu olan Menlik kazasın­ da bir tüccar vekilliği tesisi için Ba­ bıaliden resmen müsaade istihsal e­ dilip

edilmediğini

kahyası buna

sordum.

Kap�

bittabi menfi

cevap

verdi. Çünkü henüz öyle bir müsa­

mütaleatı Bulgarlarla iyi geçinebile­

ade istihsal olunmamıştı. Burası ta­

ceğimizi ve bunda iki tarafın menfa-

hakkuk edince iptida bu yanlışlığnı

ali olduğunu

tashihi lüzumuna kani oldu. Bunun

Cümhuriyet

göstermişti. N itekim gazetesindeki

makale

de bunu müeyyit idi. Mesaili hariciyenin dahi Yıldızda rüyet ve temerküzü Sait Paşanın e-

için müracaat vukuunda ·usul ve

em­

sali veçhile muamele olunacağını ve ondan sonra işin mecrayı gireceğini söyledim.

tabiisine

Müsyü Keşof


TAHSIN

P A ŞA N I N

kendi hükumetinin henüz müsaadei resmiyesi alınmadan

bir

mahaldc

tüccar vekaleti tesis ve anna

talik

etmek gibi haksız bir harekette bu­ lunulmuş olduğunu

teslim

edince

meydanda mesele kalmıyordu. Bu­ nun üzerine tarziye itası gibi şeyle­ re hacet kalmadan iş

neticeleındiril­

di.Ancak Sait Paşanın şiddet ve nah vetten mütevellit gayzı baki kaldı. Bu münasebetle akim kalmış olan Balkan İttihadı

meselesini

tekrar

H A T l ll A T I

Binaenaleyh bu meseleyi müzakere · faideyi mucip olacağı tabii ve zayiatı istilzam ettiği

minküllil­

vücuh şayanı muaheze olan ve Sul­ tan Hamidin vehmine

hitap

eden

mahut jurnalı üzerine Balkan

İ tti­

cümlenin

malumudur. Babıali bu hususta

seri muvaffakıyet gösterernedİğİ gi­ bi Rumelinin alıvali maliyesini tan­ zim meselesinde ibrazı liyakat ve ki­ fayet edemedi. Rumeliyi elden ka­ çıırmamizın sebeplerini

araştıru·ken

bu noktaların tarih huzurunda

te-­

nevvür etmesi lazımdır.

mevzuubahsetınek isterim. Dahiliye

Nazm Memduh Paşanın

iken a­

kamete uğratılması negibi ma:zarı.-at

*

*

*

Devri meşrutiyette ayan na tayin olunan

azalığı- -

Müşüı- ·Fuat Paşa.

nın başmdan son zamanlar bir ma­ cera geçmişti. Ilanı hürriyete l(adar

lıadı tasavvuru suya düşünce bizim

menkubiyet

için yapılacak şey Bulgarİstanın ve

denecek kadar sıkı bir muhafaza al­

Romanyanın

sahai

arazisi bütün

içinde ve

mahpusiyet­

tmda yaşamasını mucip olan bu ma­

kuvvetlerini az zaman zarfında hu­

cera Sultan Harnit devrinin jurnal­

dutlarımıza sevlc:a müsait olduğunu

cılık garabetlerine bir nümune oldu­

göz önüne

getirerek

Anadolunun

uzak yerlerinden mahdut vesaitimiz le, asker celbolununcaya kadar Ru­

ğu için birkaç satırl a yazınağı mü­ nasip gördüm. Müşür Fuat Paşa liyakati askeri­

melide Jruvvei kafiye bulundurmak

yesile, mertliğile,

esbabını temin etmekti. Sultan Ha­

sözlülüğü ile tanınmış Ümerayı as­

mit bu endişe ile gerek komisyonu

keriyedendir. Rus harbinde Çar or­

askeriye ve gerek maiyyeti erkanıharbiye müşürlüğüne

seniye müte­

addit emirler verir dururdu. Komis­

cesareti

ve tok

duları İstanbula yürürken payİtahtı müdafaa eden askerin kumnadanlı­ ğında bulunmuş ve Rus kumandanı

yonu askeri bu emirler Üzerine tet­

Şovalof ile karşı karşıya gelmiı;ıtir.

kikat neticesinde Rumelide her ih­

Sultan Harnit Fuat Paşayı sever mi

timale karşı büyük bir kuvvet bu­

idi, ondan çekinir mi idi, onu yanın- ­

lundurulması için bazı tensİkatı as­

da mı yoksa uzakta mı

keriyeye lüzum olduğunu ve bunun

mak isterdi bunu tamamile kestir­

tahakkukuna kadar vakit

rnek kabil değildir.

kazanıl­

mış olmak için Balkan lttihadı fa­

aliyetlerine devam

olunması

lazi­

meden bulunduğunu arzetmekte idi.

muhakkaktır ki kinmiyen ve

bulundur­

Yalnız

hiçbir

sozunu

şurası.

şeyden çc­ esirgemiyen

_

Fuat Paşanın bilumum ahval ve ha- -


TAHSIN

94

P A ŞAN I N

HAT I RA T I

rekatmı, nereye gidip kimlerle gö­

lenceli idi.

rüştüğünü, evine kimlerin gidip gel­

sohbetler, çalgı alemleri

eksik de­

ğildi.

şeylerden

diğini sıkı bir tarassul alıtnda

bu­

Konağında

Hünkarın

içtimalar,

böyle

lundururdu. Diğer taraftan muaye­

hoşlanmadığım ve bugibi içtimaları

de merasiminde tahtın saçağını tut­

şüpheli na:zarla

gördüğünü

gayretkeşler ve

ezcümle

turmak gibi

i]-

mühim

b

Müşii!' Osman Paşanın sonra Fuat Paşaya

vazifeyi

vefatından

vermişti.

Esa­

sen Fuat Paşaya hoş muamele edi­ lirdi. Fransızcaya vakıf ve Fransız şivesile konuşmak melekesini

haiz

olduğundan l{endisine hariçte

bazı

muvakkat

memuı·iyctler

mişti. Ezciimle Rusya

tevdi et­

imparatoru Yaltadaki

yazm tebdili hava

için

&ayfiyeye taşındığı

zaman

komşu

devlet hükümdarının D evleti aliye­ sularına yakın bir mesi

mmf:akaya gel­

vesilesile

beyanıhoşamedi

zı:mıunda nezaketi

siyasiye

ibraz

etınek ve ayni zamanda münasebatı dostanenin teyidine

medar

olmak

üzere tarafı şahaneden Çar nezdine biır heyeti mahsusa gönderilmek a­

d et olduğundan Sultan

Harnit bu

vazifeyi birkaç defalar Fuat Paşaya , tevdi etmişti. Fuat Paşa Mısır

cihetinden bir

serveti olmakla beraber refah içinde yaşaması maksadile tarafı

şahane­

den kendisine bazı maden imtiyaz­ ları da İhsan edilmi�ti. bir kısmı zengin

eseri talih

damarlı

Bunlarditn olarak

çıktığından

pek Fuat

Paşa bu vesile ile de külliyetli para ele geçirmişti. Fuat

Paşa çok cö­

mert, debdebe ve darata fazla mey­ yal, tabiri mahsusile hanedanca ya­ şamayı sever bir

zat

. muhiti daima kalabalık,

bilen

o aralık

pek şımarmış olan Fehim Paşa mut­ tasıl Fuat Paşa aleyhinde ihbaratta bulunurlardı. Fehim

Paşa

bir za�

manlar Fuaf: Paşa ile uğraşrnayı

deta kendisine iş güç edimni.�ti. Ge­

rek kendisi ve gerek etrafındaki a­ damlar Fuat Paşamn ve onun yara­ nımn peşine düşmüşlerdi. Bu yüzden can sikacak hadiseler, hatta çaı·­ pışmalar olduğu da va(,j idi. Bir

a-·

ı·ahk Fuat Paşa tok bir ifade ile Fe­ him Paşaya tembihatta muştu. Sultan Hamit

da bulun­ esasen Fuat

Paşaya şüpheli bir nazaırla

baktı­

ğından F ehim Paşanın srk sdi: ma­

ı-uzat

ve

ihbaratı bu şüpheyi arttu­

malda idi. Hatta bir defa Fuat Pa­

şanııı. hu �uı-u humayunda -ihtiya­

ı·i veya gayriihtiyari - yaptığı bir hareket Sultan Hamidi

telaşa dü­

şürmüştü. Bu hareket pek fena bir neticeye müncer

olabilmek

gayet

mümkün iken geçiştirilmişti. Paşanın ergeç bir siyasete gideceğini görüyordum. şımarık F ehim Paşayı ne de Fuat Paşanın

Fuat

kurba11

Ancak ne durdurmak,

eeladetini tes­

kin etmek mümkün olmuyordu. Bir cuma günü

idi,

Fuat Paşa

rahatsızlığından bahsederek

selam-

lığa gelemiyeceğini arzetmişti. Bunu Fuat Paşanın bir

tasavvu­

olduğundan

ru mahsusuna atıf ve Hünkara key­

daima eğ-

fiyeti o suretle arzeden Fehim Paşa


TAHSIN o

PAŞA N I N

gün kendi adamlaı·ile Fuat Paşa­

nın adamları arasmda ehemmiyetli

95

H A T I RA T I

takd!m olunduğu zaman huzuru hu­ mayunda

bulunuyordum.

.Sultan

bir müna:.ı:aa çıkartmıştı. Derhal sa­

Hamitle Fuat Paşa

raya akseden bu mesele Fuat Paşa­

ekser tavassut vazifesini ben ifa et­

nın o gün cuma selamlığına g.elme­

tiğim cihe!:le Fuat

arasında alei­ Paşa

hakkında

mesile Hünkar nazarında büsbütün

yapdacak

evhamı tahrik edecek bir

sormuştu. O dakika anladığıma gö­

şekil al­

mışti.

muameleyi

yine benden

re Hünkar henüz Fuat Paşa hakkın­

Fehim Paşa takdim ettiği Jurnal· da Fuat Paşanın konağında kım si.lahlı avene

da bir karar vermemişti. Ancak Fu­

birta­

at Paşanın etrafında müsellah ave­

bulundurduğunu

nesi bulunduğuna dair olan maruzat

ve bunun bir kastı mahsusa müste­

Sultan Hamielin

nit olduğunu yazıyordu. Bu jurmı.l­

miş olduğu da görülüyordu.

da mesele o suretle tasvir olunmuş­

Paşayı nerede oturtmak lazım ge!�­

art�ıştı.

ceği Hünkarı düşündürüyordu. Bir­

tu ki Hünkarın

endişesi

Selamlık merasimini müteakıp Fuat

zihninde

yer et­

den Sultan Harnit bunu bana sordu.

Paşa saraya eelbolundu ve kendisi­

Ben de düşünmeden:

nin hi� sevmediği ve daima aleyhin­

- Çit köşkünde!

de atıp tuttuğu İzzet Paşaının daire-

Demiş bulundum. Derhal

sinde Hassa Müşürü Rauf Paşa

ve

Fuat

ğım hatamn farkına

yaptı­

vardım.

Fuat

daha birkaç zat tarafından isticvap

Paşanın tasavvuratından fena suret­

edildi, Bu isticvabat

te şüpheye düşen Sultan

ve

tahkikat

Hamide,

neticesi Fuat Paşanın menkubiyeti­

Fuat Paşayı sarayın içinde ve ken­

ne ve teb'idine müncer olmıyabilir­

di hususi dairesinin

di. Vakıa

Sultan Harnit bir kimse

hakkında işi bu dereceye get�rclik­

ittisalinde bir

köşke oturtmasını teklif etmek öyle teemmülsüzce

söylenmiş

bir söz, Hünka­

ten sonra onu lstanbulda ve işinin

öyle bir gaflet eseri idi ki

başında bıraktığı nadir idi. Bu kabil

rın o anda benden de şüpheye düşe­

insanlara mukadder olan en mutedil

bilmesi ve beni Fuat Paşa ile hem­

ceza

ve

akıbet bir memlekete

fiy ve teb'it olunmaktı.

ne­

Vakıa bu

nefiy ve teb'it sırasında onlara meb­ zul maaş tahsis etmek, bol harçlık

fikir addetmesi pek muhtemel

idi.

.Şayet o esnada işgüzarlardan biri : - Fuat Paşanın Tahsin Paşa ile samımı

münasebetleri

olduğu

ve

vermek gibi şeyleri yapınağı da u­

Fuat Paşanın evinde olup biten şey­

nutmazdı; ancak

lerden Tahsin

teb'it

cezasmm

değişiirildiği pek olmazdı. Böyle ol­ makla beraber Fuat Paşa bu hadire­

hitam bulup evrakı

malumatı

Yollu bir jurnal vermiş

olsaydı

Fuat Paşanın Çit köşkünde İkarneti­

yi de belki atlatacaktı. Fuat Paşa aleyhindeki

P aşanın

bulunduğu haber alınmıştır.

tahkikat

ni tavsiye ve teklif eden bu Tahsin

zatı şahaneye

P aşa, muhakkak, ertesi gün ya Sr-


96

HAYlRATI

T A H Sl N P A Ş A N I N

vasa vali, yahut Malatyada ikamete

tar Şakir Paşanm vapura girip Fu­

memur olur giderdi.

at Paşayi görmelerini emretti.

Va­

Maamafih Sultan Harnit hala ka­

pura parolasız hiç kimsenin yanaş-·

rar veremiyordu. Nihayet her ne ol­

tınlmaması hakkındaki iradeyi ben

du ise oldu1 Hünkar tekrar beni ça­

aldığım için parolayı da ben tertip

ğırtarak İzzettin vapurunun ihzar ettirilmesni �e Fuat Paşanın bu va­

etmiş tim. Fakat bütün bu

bana.

tertibatı

purla Beru.ta, oradan muhafaza al­

yaptn·an

tınna Şama gönderilip . ikamete me­

karşı bir kontrol icrası

mur edilmesini emretti. Sultan Ha­

Müşür Şevket Paşayı İzzettin vapu­

mit bu kabil işlerde kararznz verdik­

runa gönderirken

ittihaz e­

tedbirlerini azami derece derdi.

takyil

muhafaza,

ten sonra artik

namile

Dragon

Faik Paşa İzzettin Fuat Paşa hemen vapuruna

maksadile benim

bundan

malumatım yoktu. Filhakika Paşa­

lar

bir kayıkla vapura gittiler. Ka­

maruf

yık vap�ra yaklaşınca kaptan ken­

Fuat

dilerinden parola sordu. Onların ise·

vapurile

yoktu.

böyle bir şeyden haberleri

Paşayı Şama isale memur edildi. lzzettin

Sultan Harnit her ihtimale

olunan

Tarafı şahaneden memuren geldik­

gönderildikten

Ierini söyledirler, fakat kaptanm al­

kimse­

dığıı emir mutlak ve kat'i idi. Çar­

ihzar

sonra taraftarlarından bazı

va­

naçar avdet ve Hünkara arzı keyfi­

pura girip kaçırınası ihtimali hatı­

yet ettiler. Sultan Harnit tekı·ar be­

lerin Paşayı ziyaret maksadile

tesbit e­

ra geldiğinden bir parola

dildi ve bu parolayı veremiyenlerin müsaa­

vapura takarrüplerine dahi de olunmaması için kaplana

emir

vapura .

ni çağırttı; paşaların niçin

alınmadıklarını sordu; parola mese­ lesini söyledim. Nihayet

parolayı

paşalara da verdik; gittiler, gördü­ Ier,saraya dönerek paşayı gördükle­

verildi. Fuat Paşa eline pek çok para ge­ çirmiş bir insan

beraber

olmakla

son derece cömert olduğundan Şa­ ma teb'idi sırasında ailesine bıraka­ muhakkaktl.

cak parası

olmadığı

Müterakim

istihkaklarmdan

bin lira kadar

bir matlubu

Bunun tesviyesi irade

beş vardı,

buyuruldu.

Bir aralık Fuat Paşanın İzzettin va­

rini arzettiler. Ondan

sonra

vapu­

run hareketi emrolundu. Şamda Fuat Paşa gayet sıkı mu­ hafaza altında idi.

Hususi bir

dahilden ve

ko­ hariçten

adeta mahpus vaziyelinde

idi. Bir·

nak

içinde,

aralık buna okadar ehemmiyet ve­ rilmişti ki her akşam Suriye

vali­

muhafazasına·

sinden Fuat Paşanın

bindirilmediği

itina edilmekte olduğuna dair şifre-

vehmi Hünkarın zihnine

girdi. Ih­

li telgraf g�lir ve bu telgraf Sultan

timal lci böyle bir jurnal

da veril­

puruna

bindirilip

mişti. Sultan Harnit ikinci fırka ku­ mandanı Müşür Şevket Paşa ile Ta-

Hamide arzolunurdu. Fuat Paşa gibi

vatanına

harp

meydanlarmda hizmet etmiş ve bü-


TAHSIN PAŞAN I N HATI RATl tün ailiesi efrac:hm en yüksek vatan

ve ke­

terbi.yesile yetiştirmiş, mert

gibi

şı­

siyase�ne

ve

rim bir askeri Fehim Paşa marık bir

jumalcmın

şunun bunun ihbaratina feda".ederek senelel·ce müddet bir ı,onak

hapis ve kahretmek güç

içinde

affolunur

şiddetlerindendiı·. Sarayın bu. hare­

ketinden sonra jurnalcdık �aha revaç

bulmuştu;

bil· kat

bu da pek

tabii: idi.

Saırayda tüfekçiler

namr altında

yaşamrş olanlarda bu

teşkilata a it

hatıralar çok acıdır; çünkü Padişa­ sar�yu:u

muhafaza

maksadile vücude get�riimi� olan bu teşkilat gitgide öyle şımarık bir :ıe­

kii almıştı ki pek çok kimseler bun­

dan cidden bizar olmağa başlamış­

!ardlı. Tüfekçiler1 yahut

o

devrio hu-

susi bir i:abiri ilet silahşorler Arna­

vut, Boşnak, Türk ve Çerkezlerden

mürekkep olup ancak ekseriyeti a­ zimeyi

Arnavutlar

teşkil

:St.ıinlann amiri tüfekçibaşı

ederdi. Tahir

Paşa idi. Tahir P aş a Sultan Hami­

de cü!usundan evvel intisap

etmiş,

Hünkarm muhabbet ve itimadım kazanmış biı· zat idi. Saraym

inzı­

bab Tahir Paşanın idaresi altında­

k;; tüfekçilere mevdu idi. BıırJar raym kapısından başlıyarak ta

Itan Hamidin yat�k odasiruııı SI

emir ve teb­

di ; hiçbir makamdan

ligat telalrki etmezdi. Gerek mevki­ ...

rıiifu­

İnİn ehemmiyeti, gerek şahsi zu

hasebile hariçten Tahir Paşa da­

iresine bir�ok çok

Hünkara

gelir, bir­

kimseler

maruzat bu

vasıtasile

dair-e

arzolunurclu.

siı-i mha�usu vaı·dı:.

teşkilatı vardı. O devri

hın şahsnu ve

erkanile müna:sebeti yoktu. · Hiçbir daireye mer-but değil­ I\1abeyin

Samydaki

du olduğundan bunlar üzerinde te�

Tü.fekçiler teşkil atr:

muhafrz

man doğı:udarı doğruya gidip H.ün­

kari görebilen saray �kanından idi.

Arnavutlarm idaresi kendishı.e mev�

*

bit·

97

sa­

fu·kaya

ğu mevkie riayctl:e ve

Tüfekçibaşı

daiı·esiııe devamda kusur etmezler­ di. Tahir Paşa zararsız bir zat idi;

mevkiinin ni:ifmmnu _§llnun

hunun

cemını yakmakta ,,.e şerre det ol­ makta kuHanmazdr. Mertirği buna

mani idi.

flmcak tüfekçi silkine dahil

olan

ve kimisi s:vii kimisi muhtelif aske­

ri rütbeieri haiz hulunan

kimselet· şrı:mı:nkhkta pek

birtakını

ileri .gi­

Heie bazİia.-ı okadaıc taş� kmhk ede.-lerdi ki ra.\atsrz olma­ mak kabil değildi. Bunların bir nevi derlerdi.

masuniyete malik olduklan ve her

ne ya:paria.-sa yanlarına kar kalaca­ ğı kanaatİ zihinlere

o

derece yerleş·

mişti ki herkes korku belası bunlar­

dan uzak dunnağa bcJc:ardz. Bı:.ı gi­

Sul-

bileıt zapturapt dinlemezlel."di > doğ­

kap;­

ı·u:dan doğn.ı:ya Sultan Han-ıidin hi­

önüne kadar her noktada muhafa­

za vazüfesiEe mükellef idiler. Tiifek­

çnbz.şE Taı.l'-..nl"' Paşa her 'ste:diği

İkinci

merbut oran Arnavut tabtı.ı.·!aı.-ı za� b�tam da Tahir- Pa�anm haiz oldu�

zcıı-

mayesirııe m.aİik oiduklanndarıı hh· Pa�a l!ıih: bu.rıim·a dr.

sö,z

Ta­

geçi;·emez­

7


98 Itiraf

PAŞANI N

TAH S İ N

etmek

ki buna

lazımdır

Sultan Hamidin siyaseti sebep

ol­

sarayını

muştur. Bunlar vasıtasile

HAT I RATI

layı Padişahı mes'ul

pek

tutmak

kendisi

beraber

doğru olmamakla

edilen

teşvik

tarafından terviç ve

o taşkınhklara

sisteminin

ve §ahsmı muhafaza ettirmekte ol­

kontrol

duğuna kani ve bunlann sap akat ve

yol açtığı da inkar kabul etmez ha­

Sul­

merbutiyetleritıden emin olan

kikatlerdendir.

tan Harnit bu tüfekçilerin doğrudan etme­

doğruya kendisine müracaat

lerine müsaade etmişti. Böyle olun­ ca

*

Zabitlerin teriii meselesi :

Ta­

senei devriyesinde Istanbuldaki bi�

ve riayet

rinci ve ikinci fırkadan ve saraydaki

mıyacağı tabiidir. Tüfekçi.başı hhrmet

gununun

Bayramlarda ve cülus

dissiplin denilen şeyden eser kal­

hir Paşa şahsan

*

terfi ve taltif

edilen biı· amir olmakla beraber le­

maiyet zabİtanından

delhace o taşkınlara hadlerini bildir­

liste ve arizaları yağmur gibi

mek veyahut onlar hakkında bir ce­

ğardı. Senelerdenberi Sultan Hami­

haiz de­

za tatbik etmek kudretini

ya­

din bu vesilelerle rütbe, nişan, ma­

ğildi. Esasen bu siyaset sarayın işi­

dalya, zammı maaş dağıtması

öyle

n e gelmezdi. Bütün tüfekçilerin tam

bir itiyat halini almıştı ki iş

tasdi

manasile bir amire bağlı ve her hal

derecesine varmıştı. Bir taraftan da

ve hareketleri hakiki surette ona ta­

makamı seraskeri, Tophane Müşiri­

muga­

yeti ayrıca defterler tanzim ve tak­

bi olması kontrol sistemine

yirdi. Rabıta ve teşkilat zahiri keyfiyett:i ; asıl lazım olan her

teşkilata dahil olanlarm

bi•·

şey bu

lutfu

ve binaen­

Hünkardan beklemeleri aleyh doğrudan doğruya

Hünk�.ra

Bu noktadan

bağlı bulunmalarıdır.

hareket edilince tüfekçileı-İn kendi­ lerini kanun fevkmda

gÖrmeleri ve

taşkmhklarını gittikçe

arttırmaları

pek tabiidii·. Gerci

bunların

bizar eden alıvali tamamen

halkı Sultan'

dim ederlerdi. Ondan sonra

olanları, yani

Bu maruzatın resmi tamamen, hususi

e�enleri

vürut

devairi resmiyeden

hususi

gelmezdi.

istirhamların ardı arkası

istirhamların da bayramdan

pek çoğu is'af olunur, evvel iradeler tebliğ

edilir,

gün

o

herkes yeni nişanını takardı. Halbu­ ki ordularda teı-fie istihkak kespet­ miş zabitan senelerce

beklerdi ;

oı·­

du Müşürlerinin bu husustaki müra

Hamidin kulağına gitmezdi; çünkii

caatları hernedense is'af

bu tarzdaki şikayetlerin pek miismiı·

dı.

olunmaz­

sonra

Son zamanlarda Üçüncü Ord;.ı Mü

şikayet eden veya ş!kayeti Hünka­

şürü İbrahim Paşadan mabeyne biı·

olduğu vaki değildi. Ondan

ra isal eyliyen kimse kendi aleyhine

tahrirat geldi. İbrahim Paşa bu �ab­

bir intikam cereyam uyandırmaktan

riratında terfie istihkak

kespetmiş

tüfekçilerden

zabitan hakkında on Üç defa defter

bazı kimselerin bütün taşkınlıkları­

tanzim ve makamı Seraskeriye tak­

koı-lı::ırdı. Bu itibaı-la nı

Hünkaı-a atfetm'<'lk

ve

bundan do-

dim edildiği halde bım.l rın her

srene


99 piyade dalresince tanzim edilen def­

derilmesi ihtimali bulunduğunu gö­ bir tedbiri

ihtiyati

terlere ithal olunmadığından �ika­

rüp anlıyarak

yet etmitti. Hele Altıncı :ve Yedinci

olmak Üzere Avrupaya firar etmiş­

ordu gibi uzak mahallerdeki '.zabit­

tir.

Murat Bey Avrupadan

Mısıra

Jer terfi hakkından .büsbütün "mah­

geçti, bir müddet te orada kaldı. Ni­

xum kalmakta idiler.

hayet Şiirayı Devlet dahiliye dairesi

l stanbulda ve gözönünde bulunan :zabitlerin sıksık terfi etmeleri hüt­

azalığı ile lstanbula avdeti temin o­ lundu. Evvelce

de

söylemi.§

oldu­

ediyorsa

,ğum veçhile SultanHarnit Avrupaya

.memleketin uzak aksamında asker­

firar edenlerden endişe eder bunlar­

lik vazifesini yapan zabitlerin

la aleddevam meşgul

·seyi

ne derece haleldar

terfi

olur,

kimirıi

halde bu

menfaat mukabilinde sükilta, kimi­

haktan mahrum ;kalmaları intizamı

ni bir memuriyelle avdete ikna için

.askeriy.i

uğraşırdı. Muvaffak

:zamanlan gelip

idi.

o

geçtiği

mertebe

ihlal

,etmekte

Sultan Harnit idaresini

yıkan

Rumeli kıyamının en mühim arnil­

olamadıklarını

da muttasıl takip eder dururdu.

Unvanı memuriyeti serhafiye ol­

lerinden biri bu ,adaletsizl�ğin tevlit

duğu halde bu vazifenin

•ettiği meyusiyet oldu.ğundan şüphe

zıddına olarak Avrupa

.edilmemelidir.

tatyibi isticlabını kendine iş güç e­

.düşüniir mü

Sultan Harnit bunu idi bilinemez. Ancak

4:aç ve tahtın y.akınında ve şahıs 'Ve .saltanatının muhafazası

mevkiinde

dinmiş olan Ahmet

büsbütün

firarilerinin

Celaleddin P ş.

bu hususta hayli meşkilr hizmetleri ifa etmişti.Murat Bey de bu suretle

bulunanların tatyip ve .taltifi siyase­

temin edilerek Türkiyeye getirilrnil!­

ti hiçbir zaman zafa

:ti. Murat Bey arasıra mabeyne gel­

hütün devri

uğramaksızın

saltanatı

müddetince

,devam etmişti.

·:lo

dikçe dairei kitabete uğrardı. Ara­ mızda bir samirniyet vardı. Benim­

· �·

;t.

le hasbıhal eder, işlerin tarzı tenı­

Murat Beyin firarı::

·§iyetinden dolayı

Mizan gazetesi sahibi Murat Bey :rnemle:ketimizin tanınmış simaların­

Şiirayı Devlet

.dandır. l zezt .Pş. ikinci

J:ş'lerinde ciddiyet

katip sıfn­

tile mabeyne alındiktan · biı· �müddet

şikayette

,n urdu. Bir gün hasbıhal dahiliye

bulu­

sırasında dairesinin

gönnediğini

ve

mesela herhangi bir meselenin mü­

-sonra Murat Bey .Avrupaya . firar et­

.zakeresi

mişti. Murat Beyi bu ·suretle ihtiya­

•doğru bir fikir gelip te bunun orta­

.

TI

gurbete sevkeden sebepleri hilmi­

yorum ve araştırmamış'tım.

Maamafih oyle .hiikınedilebilir ki

esnasında hatıra

ya alllmasına

intizar

olunurken

fik olur mu olmaz mı?., mülahaza­ �sı meydana çıkarak derhal

kat vuku bulmakta oldUğunu ve DU­

!Sin tereddüt ve tevakkufa

-nun neticesinde iliğer

bazı

:efk.:ı.rı

ve

"'Acaba bu fikir marzii aliye mı.ıva­

Murat B. aleyhinde ih'barat ve 'tahr.i

ahr.aı'D.ne sahipleri gibi ..menfay� �'Ön-

iyi

herke­ mecbur

·olduğunu anlattı. Ben böyle müla-

Jıaza1a:r:a mah.al

olmadığ·ıru Tfe

bu


TAHSIN

ıoo

PAŞANIN -

garip :zihniyde

kapilarak

iyi

ve

doğn.ı fikirlerin revacına halel

ve­

rilmemesi lazım

geleceğini

dim.. Ancak Murat Beyi ikna

söyle­ ede­

mağa başladığrn yazılı idi., Bu paşa niçin çağrıldığı hastayaı:

koşmuyordu? O devrin.

vaziyetine:

göre düşünülürse şi)yle bir

muha­

keme yürütmek icap ederdi:

mediğimi anlıyordum. Murat Bey, '"marzii ali.ye muva­

fık hareket,, etmek zihniyeti

H A T I R A- T l

dahi­

Çünkü bu hasta

Murat

Beyin.

Ve Murat Beyin ta­

hemşiresi idi.

liye dairesinde pek bariz bir şekilde

rassut a ltı nda

hükümran olduğuna kuvvetle kana­

yalısına gitmek tehlikeli bir oyuna.

at

getirm iş ti. Halbuki ayni çatı al­

b:nda bir de tanzimat dairesi

var

­

dı; bu dairede müzakeratm en ;;er­ cer eyan ettiği k a yclen

best surette

olduğu

zannedilen.

girmek idi. Bu yüzden iurnal edil­ mek hatta bir doktor için ele mim-­ lenrneği ve �Iki de menkubiyeti icap edebiliYdi. Bu noktada doktor

sabit idi. Bunu Murat Rey de tes­

Paşaya hak vermernek insafsızlık o-­

lim ediyordu. Herhalde Murat Be­ yin ayn[ zama nda bir müverrih sıfa­ t:i(e yaptığı bu müşahede ve muka­

lurd u

yese calibi dikkattir.

Biır aralık Muı·at Beyin hemşire­ si hastaianmış idi. Kendisinden al­ dlığrm bir telgrafta hastalığın k esbi vaharnet etmek Üzere ol du ğu

ya

-

zılı idi. Sultan Hamidin bu kabil ah valde

-samimi

veya

gayrisami­

mi- gösterişe taraftar olduğu ma­ lfun idi. Murat Bey gibi vaktile Av­ rupaya firar ve kendisine nev'ama Ham isyan etmiş bir zata avdetinde

ilişrnek şöyle dursun

onun

hemşiresinin müdavatma

ha H ,,

şitap et­

mek yollu kadirşinaslık dahi göster­

Tethi§.

.

siyasetinin

büwn.

memlekete neşrettiği korku en me­

tin kalplileri, en sağlam seciyelileri bile ihtiyat ve basiı·ete derecede i di

.

sevkedecek

Murat Beyin t elgrnfı­

nı Hünkaı.-a arzettim. Doktor Paşa.­ nın hemen hastaya gitmesi için ira­

de çıktr. Tebliğ.. ettim. Bir. müddet Bey tekrar müracaat

sonra Murat

etti. Doktor Paşanın tarzı sinden.

fayda

tedavi­

görüldüğünü,

cak tekrar davet

olunduğ-u

an­

halde,

Paşanın gene gelmekte tereddüt E-t­ tiğini söyledi. Doktm.·u Murat Be­

yin hastasına gitrneğe sevk için bi-­ ri.nci İl·a.deyi tekı-ara mecbur oldum-

yukarda söylediğim veçhile dok­

.:meği ve bu haı·eketinin şüyu buldu­

toru n

ğunu isterdi. Bununla bilhassa husa:

gösterdiği ilk tereddi.it rn<J.zur görii­

mayı siyasiyesi üzerinde bir

lebilir� ancak ikinci tei."eddüt IUzu­ mundan fazla bi.r ga::ırret sayılmaz. mr?

tes!ı·i

mahsus yapabileceğine zahip· olurdu. Murat Beyin telgrafmda "celbettiği doktorların tedavisinden istifade c­

!unarmadığı ve her nekadar meşahi­

ri ehbbadan dertııl.i§ ise de .

ve

Paşaya hab€r gön­ bu zatın

hastarunı hali mucİbi

gelmediği

eııdişe ol�-

Murat Bey yalısına gitmekte

Satname

\7e

Kanumt Esasi:

Baliiıalide sicilli memuriri namile bİr Komisyon vardi. Devlet sain�

_mesimin h.er.

s,E>ne.

yeniden

tatlma


T A ·H S I N P A Ş A N I N H A T l R A T !

101 o�an

edinmiş

meslek

�ezaret etmek bu komi;;; yona mev­

bozn1amayı

·du idi. Devri meşrutiyette

Sultan Hamit şu cevabı verdi :

ayan azalığına tayin 'Tevfik

meclisi

olan

edilmiş

Paşa bu "komisyonun.

reisi

idi. Bir sabah Tevfik Paşa dairei ki­

ha­

tabete gelerek yerii salnamenin

zır olduğunu beyan etti ve salname., nin başında yazılı bulunan kanunu

-esasi metninin y:eni <Salnameye der­ eedilip

edilrriiyeceğinde

tereddüt

-eylediğinden bcilıisle istizana geldi-

-ğini söyledi.

D evlet salnamesi her-

"Şmdiye kadar yazılmıyor mu i­ miş ki istizan ediliyor? Kanunu E­ sasi

kaldırılmadı, mer'iyeti tatil e­

dildi., Sultan Hamidi

böyle kestir­

m e yoldan cevap verrneğe sevkeden diğer

te işin

bir sebep

dedikodu

mevzuu teşkil edecek

surette uz.a­

ağızlarda

delaşmasına

masına ve

meydan vermemek mülahazası idi. jurnalcılardan

işgüzar

Nitekim

baş

birisi, o vakit Sadrazam olan :ı:3.t!rıı

tarafma kanunu esasinin metni der­

bazı evrakı ı·esmiye Üzerine basılan

colunmak mutat olan -ı-esmi bir ki­

mülu-ündeki (Veziriazam)

:Jik Paşanın .bunu "keoôine iş edine­

üzerinde Hünkarın dikkatini eelbel­

her

sene basılan ve

tab'ında

taptır; bu nokta malum iken

T ev-·

rek istizana gelmesi hayretten baş­

ka ne suretle telaklri

olunabilirdi?

'Kendisine bunun tabii bir

keyfiyet

olduğunu söylemek tarİkını "ihtiyaı· ·etsem,

yarii

·sormadan

"Padişaha

halle

müŞkülünü

Tevfik Pa§anın

'kanaldan

baŞka

·kalkışsam mesele ve belki de ba§ka

-şekil ve surette

'Hünk.ara arzedilmek ·muhakkak bu derece mühim bir ·meseleyi ·zana gelmiş 'bir · vezir'in

ve

isti­

·ıriüracae.ti

ne işaret

ederek

(azam)

ibaı·esi­ kelimesi

miş ve bu jurnal o zaman hayli u­

zayan bir mesele olmuştu. Bunlar o devrin ıiblakıyatım gös­

teren ve saray

tesiri

politikasımrıı

nekadar derinlere vardığını anlatan basit, fakat

�ok manidar

misaller­

dir. *

*

*

.Krzlarağasr : Yıldız sarayında

elkabı:

resmisi

mua­

( Darüssaade ağası) olan bir Kular

'tep olmak ta pek mühtemel idi. Ko­ alelade

ağası vardı. Bütün Araplar bunun. nıaiyetind e ve buna merbuttu. Da­

"biı· "buluskarliktan "ibaret olduğu a­

rüssaade ağabğı Kanuni Sulta., Sü­

�ikar idi, fakat ne çare 'ki 'keyfiyeti

leyman zamanında ihdas edilmi� es�

..ıeden arzolunmadiğı sualile misyon reisinin

·müracaati

Padişaha arzetmek

mecburiyetinde

idim. Sultan Hmriit, Tevfik

Paşa­

nın 'bu müracaatinden, Clıiba doğru­ su mariii aliye 'teya]muzdan

muvafik

'kalben

"Diuştur sanırım.

olan 'bu

memnun df­

'Fakat ·uyuyan 'ha­

·diseleri uyandırmamağı ve berhan­

�i

i§'ie ıılursa

olsu:m

-istatükoyu

ki saray usulünde kamların biri idi.

en mühim

ma­

Osmanlı impara�

torlarının sarayında Silahtaı·ağalığı ile Darüssaade ağahğı

sarayın bü�

tün erkan ve müstahdemininin fev­ kında olduğu gibi devlet teşrifatın­

da da Sad razam ve Şeybülislamdan

,sonra gelen biı· memuriyet idi. Kız�·


T A H S 1 N P A Ş A.. N 1

1 02

larağası haremi humayuna ait husu­

N'

R A TT - R A T i'

Cemile

Sultan

sarayıncfan:

i&

satm kalfesine nezaret ederdi.Gerek

Kızlarağası alarak Sultan Hamidin

sultanlar dairelerinin, geerk baltacı

sarayına gelen Bebram ağa emsali­

ve teberdarlann amiri Kızlarağası i­

ne nadir tesadüf olunur

di. Yavuz Sultan Selim zamanında

ve şöhret kazanmıştı. Behram ağa-­

Haremey ne ait

vakıflara j bakmak

mn dairesi bir aralık. vüzera, ekabir

vazifesi de Kızlarağasına verilmişti.

ve ricalin ziyaretgahı olmuştu. Der­

Eskiden

Kızlarağasına

( Büyük

ağa) deı·lerdi. Bunlann kendilerine mahsus üniforması ve kenan sırmalı sineabi

Selimi amame. Hil'at,

kürkten

bir

ibaretti.

bir nüfuz.

viş Paşa, Rasim Paşa; Mazhar Pa­ şa gibi tanınmış_ devlet adamlarr bu. dairenin: müdaviinler.iiıdenı idi. Beh­

de.

ram ağanın de\':let işlerine de miida­

Bel­

dahale ettiği ve ehemmiyetli azil ve'

lerinde mücevherli ve altın zincirli

nasıplara. parmağını

bir hançer bulunurdu. Her sene Hi­

liyordu.Her· halde bir aralık Sultan,

c:aza giden Sürrei humayunun

ter­

tibine hizmet etmek vazifesi de Kız larağasına mevdu idi.

Sürre hazır­

lanıp hareket edeceği gün �zlara-

Da­

ğası üniformasım giyer, eline rüssaade ağalığına ma�sus

uzun a­

sayı alır ve Sürrenin önünde gider­ di. Bu asa, haremağalarının terbiye­ sine memuriyetlerinin

alimeti

ol­

soiCtuğu

işiti­

Hami{ sarayının en nüfuzlu adamr

bu Behram ağa: idi; B.u tahriten sonrca Suftan Hamit. Kızlarağasının nüfuzunu kırmıştı

o. det·ece·

ki Haremağalarına

mercı.

otmaktan başka hiçbir vazifesi

ve

ehemmiyetleri kalmamışti. Yalnız en son

Kızlarağası

Abdülgani ağ� jiırnalcılıkla

olan: temini

mak üzere ihdas olunmuştur. Kızlar

mevki ve nüfuza çalıştığından

ağası bu asayı yalnız Sürrenin hare­

faaliyeti mahsusa ibraz eder olmuş­

bir­

keti günü taşıyabilirdi. Sultan Mah­

tu. Birçok. jurnalcılar kağıtları Ab­

muttan sonra Kızlarağasının kıyafe­

diilgani ağaya getirirler onun vas!-·

ti değişmiş ve gitgide azaltılarak ni­

tasile takdime muvaffak.

olUrlardı­

hayet alelade bir süs haline getiril­

Sultan Hamii1ii:ı ji.ırnalcıhğa veı·diğt.

mişti.

itibar ve şebeliei istihbarabn.

Sultan Hamit,

cühisunda hemşi­

mülünde gösterdiği itina

teki­

dalayısile·

resi Cemile Sultanın başağası Beh-.

Abdülgani ağa- bir aralık hayli mer­

ram ağayı

gup olmuştu.

Darüssaade ağalığına ta

yin etmişti. Sultan Harnit şehzade­ liği

zamanında

henışiresi

Sultanın daiı·esine

Cemile

pek çok

ve bu hemşiresini pek sevdiği tahta cülusunda bu daire

gitiği için

müstah­

Yıldiz haricindeki hanedan saray­ lannın haremağaları hasbelicap Y d­ dıza geldiilçe Kizlarağaşma

müra­

caat ederlerdi. Yalnız Veliaht-

Re-­

şat Efendinin haremağaları gelmez­

demlerinden bazılannr hizmetine al­

di. Esasen Veliaht dairesi men-subi­

mış

ninden hiç kimsenin Yrldıza gelme-.

ve kendilerine

büyÜk mevki

ve

madamelhayat

nimetler vermişi:i.

sine müsaade

olunmazdı.. En. çok


TAH S I N

P A ŞA N I N

1 03

HATlRAT!

yen, oı·ada iftaı- eylemiyen

hazer edilen temas ve münasebet bu idi. Bunlarla hariçte bilmiyerek

kirası namile atiye almıyan

müstelzim

la, rical, ümerayı askeriye,

temas etmek bile korkunç bir keyfiyet

avakıbi

sayılırken

o daire men su bininin Yıldıza gelip herhangibir kimse ile görüşmelerine müsaade olunnuyacağı

idi. Veliaht

pek aşikar

Reşat Efendinin

müs­

tahdemin ve mensubini şöyle

dur­

sun, bi zzat Reşat Efendi bile saraya gelemezdi. Iki kardeşin yegane mü­ nasebetleri her ay iptidasında Reşat Efendinin baş

adamlarından

mabeyinci

gelip tarafı

Hacı

Ali

şahaneden

ulenıa,

patrikler, rüesayı ruhaniye,

süfeı-ai

ecnebiye Sultan Hamidin ift ar sof­

rasına davet olunurlardı. O derece­

de ki bu davetler bir adet, mul(arreı·

ve muka nnen bir keyfiyel olmuştu. Ramazanın

ilk

gününden başlıya­

rak sonuna kadar her

sarayın

hemen

sof­

daiı·esinde kurulan iftar

raları

Paşaya

çok defa otura cak yer

almasm­

kimse

yok denilse mubalağa olmaz. Vüke­

birinin

verilen bin

beş yüz lira hususi maaşı

ve c!i��

o

olurdu ki

derece kalabalık

bularnıya n­

lar görülürdü. Sultan Harnit Payİtahtın

ve

ma­

dan ve Reşat Efendinin başka

bir

kamı saltanatın muhafazasnıa

me­

arzusu varsa bunu gene

Ali

Pa.ş a vasıtasile arzettirmekten iba­

ye­ mek ve atİyesinden mahrum b ırak­

retti.

mazdı. Ramazanın muayyen günle­

Hacı

Veliaht Reşat Efendiden

maada

mur -olan askerleri de bu ift:ar

rinde, birinci ve ikinci fırkaya"men­

hanedan azası gerek bir istirhamda

sup ümera, zabitan ve efrat müna­

bulunmak ve gerek eyyamı mahsu ­

vebe sur etil e ve iki.nci fıı-ka kuman­

�a da

arzı tebrikat etmek için saraya

geldiklerinde doğruca Çit . köşküne gideı-let·di. Sultan

Harnit

bazan kabul eder,

bazan

bunları bilvasıla

selam gönderirdi. Yalnız Ramazan miinasebetile geldikleri zaman iftar­

dan s&nra kendilerini kabul eder ve

herbirine ayrı ayrı atiye verirdi. *

*

aş nisbetinde atiye dağıtılirdı.

Düveli muazzama sefirleri de kı­ dem s ı ra s ile birer ak ş am davet edi­

lerek yemekten t'onı·a huzura kabul edilir ve geı·ek

kendilerine,

Sarayda i!tar merasimi : Yıldız sarayının Ramazan

iftaı-­

t:arlan malumdur. Bu iftarların ge­ rek bütün bir ay saraya gelenlerin

cebihunıa­

mayumlan sarfiyatı itibarile cidden

cı.krUaı-a hayret velt'ecek bİrşeydir. .Ramazamlla Yddrz sarayma gelmi-

gerek

refakatleı·inde bulunan baştercüman­

lara kı.ymettar

hediyeler

verilirdi.

Ramazanda atiye a lanl arın

*

adedi. gerek mutfak ve

danı del&.Ietile iftara davet olunur,

mun­

tazam bir cetvelİ vardı. Bunlar

sa­

ray erkanından kimin odasında itfa­

ra gidiiirse

o

zat marifetile arzolu­

tiyesi ni alırdı. Maar.-ıafih hİrç ok kimselerin atiye almak ıçın nur ve

a

saı·ayı iz'aç edeı·cesine müracaat et­

dolaş­ tık�an vardrr. Bı.ı yüzden hiç uınul­ mlyacak llcimstEleF"in öyle tezcHlll kiu.tiklei·i ve sa.-ayda kapı kapr


TAH5!N PAŞAN IN HAT I RATI

W4 haBea-i

görüliirdü ki

iğr.enmemek

kabil değildi. Hülasa her senenin ramazam ha­

:zinei hassa için azim bir yük teııkii

ederdi. Gerek atiye namile lan bu paralar, gerek

mutfak'

rafı hazinei hassayı

ciddi

yer­

ğüt ve Es�ehiır havalisinde

leşmiş eski Türk kabilelerinden Ka­ rakeçili aşireti mertliği, cesareti ah­

laluyesi itibarile Sultan

Hamidin

dağıtı­

nazn dikkatini celbetmişti. Bu aşi­

mas­

ret çoculdarmın damarlarında dola­

surette

şan temi z Türk kanı muhitin ve za­

sıkbğım bir gün hazinei hassa nazı­

manın fena tesirlerinden masun kal­

rı Portakal Mikail Paşa söylemişti.

mış ve hiçbir suretle bozulmamışb.

Ramazandan maada Padişahm şu­ na,

buna atiye dağıtması

mutat o­

lan :giinler cülusu humayunun

se­

Sultan Harnit kendi sarayının için­ de ve envaı ihsan ve nimetlerle ya­ şattığı muhafaza teşkilatının nibaye­

nei devriyesi, bayram ve yeni sene

tülemir

günleri idi. Bu fırsatlar hululünde

lerle bağlı olduğunu ve bu bağlarm

pek çek kimseler manzum

kaside­

leı-le yahut süslü arizalarla

teorik­

kendisine maddi menfaat-

derecei samimiyeti meşkuk

duğunu bilir ve vaziyeti

bulun­

ona

göre

nameler yağdır1rlar ve kimisi atiye

idare ederdi.Bilatereddüt denilebilir

ile kimisi

taltif o­

ki sarayın çaltıl taşı nevinden tezyi­

bağlıyan S e ­

libatı arasında "Söğütlü maiyet bö­

rütbe ve nişanla

lunurlardı.

nalını teşkil eden

Beşiktalqı Yıldıza ı·ence Bey yokuşunun, yında iftara başlıyarak

ramazan a­

yakın bir teravi

zamandan

azı

nam

vaktine

kadar öyle bir kaynaşması,

saraya

boş mide ve hoş kese ile gelen yüz­

muhafaza ter­

lüğü, bir pırlanta idi. Sultan

Ha­

mit Kaı·akeçili aşiret efradından ve hepsi güzel ve levent dan mürekkep mızraklı maiyet

delikanlılar­

il.ı:i yüz kişilik

bia·

bölüğü teşkil

et­

leı·ce insanın her gece dolu bir mi­

mişti. Bunlar kimisi sirnalarına pek

de ve dolu bir kese ile öyle bir av­

yakışan

det etmeleri vardı ki hakkile tarifi

ırkımn bütün revnakını taşıyan ge­

mümkün değildi. Bidayeti:e mutedil

olarak

başlıyan

ıyı ve bu usul

sonraları ekscriya tahammül oluna­ mıyacak manzara

kadar

fazla

bayağı

biı·

*

kimisi

cephelerile, asil bir

Türk

tevazu ve

mahviyete bürünmüş cesur ve gür­ büz hallerile dikkati

celbededeırdi.

, Sultan Hamidin bu mızraklı

bölü­

ğüne fevkalade teveccüh ve itimadı

almıştı. *

niş

sakallarile,

vardı. Bunların zabiti Mehmet Efen

*

Kahraman bir Türk bölüğü : Sultan Harnit sarayının en şanh,

di isminde bir zat idi. SafEeti ahlakı­ ye ve cesaı·eti fıtriyenin timsali mücessemi olan bu

Mehmet

efendi

en asil ve civanmert teşkilatı ''Sö­

bölüğe mensup bir arkadaşile

ğütlü, namile maruf olan maiyet sü­

likte Sultan

vari bölüğü

asır

yanında yatardı. Sultan Harnit ha­

mukaddem Anadolunun Bilecik, Sö-

yatının muhafazasını bunlara tevdi

idi. Bunda:n

altı

Hamidin

bir­

yatak odası


TAHSIN

PAŞANIN

>etmişti. Padişahm huzuruna girmek

1 05

HATIRATl

tatbikıruı muvaffak o!amadığ� irade­

ve dairei humayun civarına yaklaş­

lerini habrlanm. Muhakkak olarak

tabi

memleketi­

mak ne gibi ahval ve

yatak

bilenler

olduğunu dası

şeraite

nöbet beklemenin

önünde

takdir eder-

ne demek olduğunu

denilebilir ki o devirde

arazisinden,

mizin vasi ve mümbit

zengin ormanlanndan ve madenie­ ı-inden istifade

edemeyişimizin

ve

1er. Sultan Harnit Söğütlü bölüğün­

ötede heride sık sık baş gösteren şe­

den daima memnuniyet ve sitayişle

kavet ve isyanlan imha

bahseder, onlarla gö:rüştüğü zaman "'Öz hemşerilerim!., diye hitap ey­ lerdi.

in­

saraymda

Yalnız

sanların her çeşidini, ahlak tecelli­ yalının her rengini, iyilik ve kötü­ lüklerin her derecesini görmüş

bir

insan sıffatile şunu söylemeyi ken­

ve biçare

halkı cşkıya ve derebeylerin tas-::ıllu­ tundan

sıyanet

ey!iyemeyişimizin

en mühim sebebi yolsuzluktu. Halil Rifat Paşa, !ri

memleketi·

mizde her nereye gitmiş ise en ev­ vel oranın yollarını yaptırmak retile hem vatanına hizmet

su­

etmiş

bilirim ki da­

hem de halktan hayır dua kazanmış

-ınubarek kanı dolaşan bu Karakeçili

zamanmda bütün valilere gÖnt�erdi­

bölüğünden hiçbir fert hiçbiı· şekil

ği bir tamirnde ''herşeyden evvel ve

ve surette ne şahsan, ne de bilvasrta

herşey için yol lazımdır, ibaı·ei meş

fenalik etmemiş ve fenalığa alet ol­

huresini kullanarak yolların

borcu

dime vicdan

marlarında Türk

nesiinin temiz ve

büyük valilerimizden

Sadaı·eti

idi.

ehem­

Yddaz

sarayına

miyeti üzerinde valilerin nazarı dik­

hulul

katlerini celbetmişti. Bu defa l smet

edince yine bir kaya gibi

tertemiz

mamıştır. Bunlar bir kaya gibi

girdiler, vakti

ve lekesiz çıktılar. Allah kendilerin­

*

dirşinaslık göstermişlerdir.

*

Halil Rıfat Paşa bu meşhur tah�

Herşeyden evvel yol : Şimendifer

Halil

ile yadederek cidden büyük bir kaa

den razı olsun ! . *

Paş a Hz. Sıvas nutuklarmda

Rıfat Paşa merlıumun ruhunu hay1r

ve yol

gibi.

riratmda Konya kıtlığının şiddet vesaiti

telef

dehşetini ve bu yüzden

ve

olan

nakliyeyi bazan heı- ne pahasına o­

binleı·ce halkın

lursa olsun ternin etmek devlet için

tasvir ettikten sonra zahiresi

öyle bir zarurettir ki bundan tega­

zul vilayetlerden

fül eden hükumetler bu ihmalin za­

bilseydi kıtlığın mazarratı pek malı­

rarını görmekte çok gecikmemişler­

dut kalacağını ve

dir. Sıvas hattının küşadına muvaf­

fak olan hükumeti hazn·ayı

tenkit

sadedinde söylenen sözleri işittikçe Sultan

Hamidin vesaiti

nakliyeyi

vaktü zamanile

azap ve

ıslirabını meb·

zahiı-c celboluına­ zahire

tev:zi

cdp

ve

edileme�nesi

mütevellit

olduğunu

hikaye etmiş ve valileı-i

dairei vi­

yolsuzluktan

layetlet·i hududu dahilindeki yolla­

biran evvel inşa ve ikmal için şık

rm ısiaiıma ve yeniden yol İnşasma

sık tekı·ar ettiği ve fakat bii;r

davet eylemiştia·"

tüı·lü


106

TAH SIN

PAŞANIN

Rugün Türk ordularının parlak zaferile imha edifen Ağrıdağı §eka­ veti Sultan Harnit zamanmda da sık sık başgösteren hadiselerdendi. Sultan Harnit Iran ve Rus hudutları cihetinde he� hükumeti işgal hem de halkı bizar eden bu hadisatı şe· kavetkaranenin men'i ve masum hal­ kın sıyaneti i çin bir hayli iradeler verdi ise de yolsuzluk dotayısile bunların hepsi evrak dalapiarında mahfuz kaldı. Yollaı·ın ve babu­ sus şim�ndiferlerin gerek siyasi ge­ rek askeri ve iktısadi nokt.adan faydalarını izaha hacet olmayıp A­ nadoluda Devleti aliyeye şimendi­ feı· yaptırmamak maksadile Çar hü­ kumetlerinin çevirdikleri entrikalar ve gerek Anadolu ve gerek Bağdat demiryolları etrafında kopan ihtiras fırtınaları bunun en vazıh delilleri­ dir. Vatanın mahfuziyeÜ, halkın re­ fah ve ı·ahatı, iktısadiyatının tanzim ve terakkisi, hatta maarifinin ne§rÜ tamimi hususlarında §İmendifer ve yoUann tesiratı bedahet derecesin­ de bir hakikat olduğu içindir ki Ha­ lil Rıfat Pa§a merhumun "Her şey­ den evvel ve her şey için yol lazım­ du·, sözü bir veeize olarak erkan,ı hazırai hükumetin hafızasına nak­ §edilmelidir. Dahili isyanlarm mahiyeti :

Gerek bundan beş sene mukad­ Şark vilayetlerimizde haşgös­ teren Şeyh Sait isyanını ve gerek bııı: sefer İran hududunda imha edi­ len harekatı şekavetkaraneyi, mahi­ yeti hakikiyele-ri itibariJet tetkika dem

H A T I R .A T I

sıfabm müsait olmadığı gibi buna: bence i�an dahi yok ise de herhal­ de aldanmıyarak iddia edebilirim ki bu isyan ve şekavetleri fertlerin uğ­ radıkları haksızlıklardan mütevellit, tabiri aharla halkın samimi galeya­ nına müstenit gibi göstermek yan­ h§tır. Bütün bu hareketler yüksek men­ faatiere kavu§mak emelile, yahut gayrime§ru lokmalardan mahrum e­ dilmek üzere olduklarını görrnekten mütevellit bir yeisle bazı rüesanm ve kısmen de ecnebi tahrikatma a­ let olan birtakım sefil ruhlu insan­ Iann kasten ayaklandırdıkları ırc­ kavetlerden başka birşey değildir. Sultan Harnit zamanında Yemen havalisinde de bu kabil bir isyan ve kıyam vukua gelmişti. O zaman Yemen valiliğinde bulunan Hüse­ yin Hilmi Efendi ki bilahaı·e Hü­ seyin Hilmi Paşa olmuştu - tarafı şahaneden biı· heyeti nasıha ve rou5lihamn başında Yemene gönderil­ mişti. Hüseyin Hilmi Efendi Ye­ men ahalisinin hissiyatını okşamak ve halkın taassubu dindaranesine uygun biı· yolda yÜrÜmܧ olmak için başına sarık sardı, arkasına cÜp· pe giydi, vasi salahiyeti ile birçok vaitlerde bulundu, fakat n1uvaffak olamadı.lmam Yahya isyandan vaz­ geçmiyor, memlekette emniyet ve asayiıt bir türlü teessüs edemiyor­ du. Nihayet Yemen isyanının esbabı hakikryesi aniaşılmak ve halkın ne­ lerden §ikayet ettiği ve neler istediği bilinip ona göre tedbirler almmak iizere Yen1en ahalisinin ileri gelen•


TAHSiN leı-inden bir hayli zevat davet olundu.

PAŞAN I N

I stanbula

Bunlara bir

dairei

HAT I RATI

1 07

ve celbolunuyorlar, haricin efkar

"\'e

amaline hizmet ediyorlar ve bu s.a.ye­

mahsusa tahsis ve esbabı İstirahat­

de kendi menfaatlerini temine mu­

leri temin edildi.

vaffak oluyorlardı.

Kendilerine I stanbulun şayanı te­ maş a yerleri gezdirildi; ı·am

bulasa ik­

Rüesanın

tatmin edilmesi

veya._

isticlaplarına muvaffakiyet elverme­ si halinde kıyam ve isyanın durdu­

ve izazda kusur edilmedi.

Nihayet bir gün zatı şahane l zzet Paşa ile beni bu misafiı-lerin bulun­

ğu ekseriyetle görülmüş şeylerden­ dir.

duğu daireye gönderdi. Ne gibi bir arzt.t ve emelleri

olduğunu

ve ne­

lerden şikiı.yetçi olduklarını sorduk. lzzet Paşa bu iradei

seniyeyi ken··

Sultan Hamit Sultan Hamit,

Hidiv :

ve

Mısır

hidlvlerini

dilerine Arapça tefhim etti. Sultan

hçibir vakit hoş bir nazarla görme­

Hamit bu zevatın arzu veya

miştir". Vakıa Kavalalı Mehmet Ali­

yetleı·ini

tahriren

şika­

yazmalarını

ve

nin malum olan siyasetinden

ve

hü­

bizzat gelip kendisine buzurda tak­

kumeti metbuaya

mahut kıyam ve

dim etmelerini emretmişti. Bu cihe­ ti de kendilerine- anlattık. Birkaç

sır Hidivlerine emniyet edememesi

hareketinden dolayı Padişahın Mı­

gün sonra yine l zzet Paşa ile birlikte

ve onlal'I daima dikkat ve teyakkuz

gidip kendilerini aldık, saraya getir­

altında bulundurması pek tabii

dik, Sultan Hamidin bulunduğu da­

Ancak

ireye gittik, cemaat halinde huzuru

Arabi

hadisesinden

idi.

sonra

Ingilizierin Mısırda tesisi nüfuı. et­

olundular,

yazmış

meleri ve Mısır ahvalininLondradan

oldukları arzuhalleri bizzat

takdim

idare olunması, daha doğrusu

şahaneye kabul

Mı­

ettiler. Bunlar için arzuhal tabirini

sırda I ngiliz

siyasetinin hakim ve

kullanıyorum ; çünkü hiçbirinde Ye�

müessir bulunması Sultan Hamidin

men isyanının mahiyetini siyasi biı·

vesvesesini büsbütün artıran bir se­

şekilde gösterecek bir tek fıkra bile

bep idi. Hulasa denebilir ki Sultan

yoktu; hepsi ht�susi istiı·hamlardan

Hamidin kalbinde Mısıra karşı hiç­

ibaretti. Halbuki Yemen luyamı bir

bir zaman tam, bir itimat yoktu.

bakışta siyasi

görünüyor ve kıyam

eden halka siyasi emeller atfolunu­ yordu.

Gerek bu arzuhallerin muh­

teviyatından ve gerek Yernenin nü­ fuzlu tabakaları arasından

seçHrniş

olan zevatın ifadelerinden

anlaşıh­

yordu ki

İmam Yahya vesaiı-e gibi

rüesa idaresinde vuku bulmakta o­ lan o kıyam halkın arzusuna müste­

rut değildi. o rüesa hariçten

itma

Arabi hadisesi üzerine çıkanlmış olan Hidiv

Mısırdan

İ smail

Paşa

l stanbula kabul olunmadığından bir müddet halyada

vakit geçiı-ınişti.

Nihayet oğlu Hasan Paşanın verdi­ ği sadakat

tenıinatı üzerine

gelip

ikamet etmesine müsaade buyurul­ muştu. Tevfik Paşadan

sonra Mısır Hi­

divi olan Abbas Hilmi Paşa genç bir


TAH S I N

1 38

IP A !} A N I K

mafih lstanbula gelmesi ehveni şer­

zat idi. Gençlik ve tecrübesizlik sa­ ikasile lngili;lerin teşvikına kapıla­

addolunurdu.

cağı ve esasen haris bir zat olduğun­

burada ahval ve harekatı daha ya­

dan bazı emellerinin tatminini İ ngi­

kından tarassut edilirdi.

liz siyasetine itaat

Abbas Hilmi Paşa l stanbula geldik­

yacağı Sultaç

yer etmişti.

inkıyatta arı­ ' Hamidin kafasında Ye

Ingiliz siyasetinin Mı­

·sada ve Arabistanda ne gibi gaye­ ler takip ettiği hünkarca malum

bu siyasete karşı

ve

Sultan Harnit da­

ima müteyakkız olduğundan Abbas Hilmi. Paşanın Ingilizler elinde siyasete

bazice olabileceğine

bu

dair

vesves eler heran ve dakika mevcut

idi. Hünkarın bu temayülünü bilen

birtakım işgüzarlar da hem zatı şa­

haneye hoş görünmek, hem de hiz­

met mukabilinde menfaat temin et­

mek emelile muttasd bu vadide ma­ ruzatta

bulunurlardı. Hulasa

Sul­

tan H amidi Mısır ahvaline karşı mü teyakkız ve endişenak buiundurmak ve Abbas Hilmi Paşanın şahsı üze­ rinde şüpheleri eksik etmemek için ne lazım ve mümkünse yapılmakta idi.

Çünkü

hiç

olmazsa

Filhakika

çe hakkında bir eseri hürmet olmak

Üzere maiyetine

mihmandarlar

ve

yaverler tayin olunur, bu zevat Ab­ bas Hilmi Paşanın misafirliği müd­ detince onun

yalısında

kalırlardı;

ancak hakikatte bütün bıı merasim­ den maksat Hidivi s•kı ve daimi bir tatarassut ve nezaret altında bulun­ durmak olduğu aşikar idi. Abbas

Hilmi

Paşa

Istanbuida

bulunduğu müddetçe arasıra saraya gelir, taam a davet olunurdu. Birkaç defa da huzura kabul ve müteaddit suretlerle hatırı tatyip edilmişti. Bir aralık büyük bir iltifat olmak üzere mihmandarlığına

vüzeradan

Raif

Paşa tayin olunmuştu. Ancak

sık

sık verilen jurnaHar tesirile bazı te­ dabirin

ittibazından Abbas

Hilmi

Paşa müteessir olmuş, ilk zamanla­ rın samimiyeti ortadan kalkmış, a­

Malum olduğu üzere yazın Mısır­ da ikamet mümkün değildir.

Mlsı­

·rın zengin tabakası yaz mevsimleri­

ni Avrupada ve kısmen I stanbulda

geçirirler. Hidivi Mısır yazın bu su­

·

HATIRATI

raya bazı

dedikodular

Bu samimiyetsizlik bir aralık o de­ vaz.i­

yeti sabıkanın iade15İ zaruret halini almıştı. Abbas

rupa memleketlerinden herhangi bi­

Türkçe,

.de Londraya uğraması ihtimali var­

girmiş,

receyi bulmuştu ki izalesi ve

retle bir sayfiyeye gittiği zaman Av- ' ·.rini sayfiye olarak İntihabı takdirin­

da

bundan hünkarın da canı sıkılmıştı.

Hilmi Paşanın

vardı. Arapça

katibi

biri

iki

katibi

Şefik

P<ışa

diğeri Arapça

isminde bir zat idi. Bu Şefik

Paşa

dı ; böyle yapmay1p l stanbula gele­

Viyanada Abbas Hilmi Paşa ile bir­

.cek olursa burada rahat dunnarnası

likte tahsil etmiş ve Hidivin ta:lebe­

- varidi hatır olurdu. Biri ötekinden

liktenberi muhabbet

V<!

samimiyeti­

fena ve her ikisi ayni derecede na-

ni kazanmıştı.

hoş görünen bu

Sultan

bir adamdı. Tarafı şahaneden aldı­

' H am.it için birer ıneşgale idi. Maa-

ğım em.h· üzerine Şefik Paşayı sa-

ihtimaller

Dirayetli,

ağn·başlı


T A H S i N P A Ş A N I N H A T I R. A T I raya davet ettim, uzun uzadıya gö­ vüştük. Bütün dedikoduların mahi­ yeti anlaşıldı. Şefik Paşa samimi bir kanaatle Mısn·a gi tti, Abbas I:Iilmi Paşayı gördü, hakiki

vaziyeti ' izah

taşıd ığı

beynen�

söylemekte olduğunu

y:ıznnş­

f.Ürmek arzusunu nas

tı.

1 09

Hatta

hanedandan

bir

Kalender köşküAde taam

bu kule

zat ta.

ederken

nazarı dikkatini celbettiği­

etti, bundan sonra eski samirniyetİn

ni ve keyfi yet i bu suretle Hünkara

avdet e ttiği birçok asari!e göründü.

arzetmesini mima ndar

jurnalcıhğın

de bu

ibı·ete şayan bir hali

mü nasebetle

görülmüştür.

Abbas H i l mi Paşa l stanbula geldik­

lerin bunu körüklemek iç in nder dü.

şüpheli

gösteren, hulasa Sulian Ha­

midin bu husus taki vesvesesini tez­ yide medaı· olacak surette haberler bi ı· takım Hidiv

kimseler da

Paşaya

mektuplar yazıp arz ı İhlas ederler­ miş. Sultan Harnit ile Abbas Paşa arasmda eski samirniyet

teessüs

dince Hidiv Paşa k endi

aleyhinde

Hünkara maruzatta bulu nmuş olan­

ların mahi yetinİ teşhir ve

kendile­

rini terzil maksadile bunların kendi­ sine göndermiş

meleri

ol d ukları

Hünlı:ara

takdim

Ahlak sukutunun bu

hulusna­ etmişti

derecesi

cid­

den korkunç birşeydir! :>[.

münasebetile

tuhaf

dit ederken civarındaki araziye biı·­ kaç yüz arşın t�cavüz Civarındaki

imiş

etmiş

•.

bu aı·azi, o zaman Sa­ ş;ıhaneden.

ihsan

huyurulan veya alarivayelin

onun

it Pa§aya tarafı tarafından iştira

suratile

tasarruf

edilen biı- koruya a�t imiş. Bu

bir­

kaç yüz ar§ın t oprak meselesi

Ab­

Paşa

ara­

bas Hilmi Paşa ib Sait

mucıp

Hilmi Paşaya uzun bir telgraf yaza­

Paşa Çu bukludaki

Bu

köşkün ta uzaklardan görünen

bir

ku lesi vardı. Kulenin inşaatı hitam o

köşkü

bir vak•a olmuştu. Abbas Paşa Çu-­ bukluda satınaldığı bn araziyi tah­

duğunu iddia edEn Sait Paş a Abhas

yaptı.rmtştı.

bulunca

Abbas Hilmi P aşanın Çubukluda­

ki bu

sında hayli telgraf t:eat isini

:;.

arazisİne bir köşk

şündükleı·ini bu kule meselesi irae­ ye kafidir.

olmuştu.Arazisine tecavüz vukubul­

Abbas Paşa - Sait Paşa : Abbas Hilmi

Hünkarm Hidive ve Mısıra kaı·ş·ı

ahvalü harekatını

Hidivİn

zamanda

Seççadedbaşıya

hissiyatmı ve hal et i ruhiyesini bilen

veren,

a yni

bulunan

söylemişti.

jurnal

Hünkara

çe onun aleyinde

veren ekabiı·den

yet inde

sıfatile mai­

devrin büyük bir memuru

rak Mısrr mehakimine müracaat ede­

ceğini bildirmiş; Abbas Hilmi Paşa buna yine tefgraHa verdiği cevapta: "Elyevm ikimiz de l staııbuld a ika­ met ediyoru z ; müddei ve müddea­

-isim tasrihine lüzum görmüyorum­

aleyh ve mevzuu

Hiinkara bir jurnal vermiş, bu kule­

Istanbuidadn·; Türk mehakimi miis­ takildir, bir hakk• kanuniniz varsa

nin sarayiara mahsus olduğunu

ve

Abbas Hilmi Paşanın Istanbulda bir

sar-ay yaptınp içinde saray saltanatı

iddia olan

arazi

Istanbul mehakimine müracaat edi­ n-iz . ., aemiş.Abbas Hilmi Paşa, bu tet


1 1�

TAHSiN

PAŞANIN

H AT I RA T I

yil'lı olmu� ve hepsine elden geldi­

.grafları Türkçe katibi lzzet B. vası­ tasile bana göndermişti.Hünkara ar­ zettim. Padişah için bu mesclede

firar edenlerin birçoğu bunun dela­

yapılacak şey tarafeyne İtilaf t2vsi­

letile orada

ye etmekten ibaretti. Nitekim öyle yapıldı ; ; fakat netice ne ôldııi!un.ı

nakdiye bulmuşlar, bir kısmı da yi­

'

öğrenemedim ve esasen olmadım.

me:}gul de

ği kadar yardım etmiştir. Avrupaya. vazife ve

muaveneti

ne Paşanın delaletile Türkiyeye av­ det etmişlerdir.

Ahmet

Celaleddin

P aşanın iki hasmı canı vardı: Feh­ mi Paşa ve l zzet Paşa. Bunlar Pa­

A bbas Paşanın hulU.skarlığı : Abbas Hilmi

Paşanın

Hünkara

m ütekarrip ve arzuyu şahane daire­ sinde hizmete mütemayil olduğu za­ manlaı· ne suretle ibrazı hulus etti­ ğini ve ezcümle bir aralık Mısırda yeı-leşmiş olan Jon Türklerden ba­ zılarını b�r yelkenliye bindirerek Ça nakkaleden içeri soktuğunu evvelce yazmıştım. Bunun diğer bir misali de Ahmet Celalettin Paşanın Mtsırh prenses İ smet Hanımla izdivacı ve Prenses İ smet Hanımın vefatı üze­ rine Abbas Paşanın zatı şahaney� ·vuku bulan maruzatıdır. Ahmet Celaleddin Paşa

kayden

tüfekçiler silkinde idi, fakat unvanı memuriyeti serhafiye idi, Sultan Ha mide intisabı çol' eskidir. Efendisi­ ne sadakat hislerinden hiç ayrılma­

şayı gözden· düşürmek için met Celaleddin Paşa Mısırlı ses Hanımın kerimesi

Pren­

Pı·enses İ s­

met Hanımla izdivaç etmişt. Mısıra ve Mısırlılara karşı hiç te teveccüh­ kar olmıyan Sultan Harnit

bu izdi­

vaçtan hoşlanmadı, adeta canı sıkıl­ dı; ancak Ahmet Celaleddin nın

Paşa­

sadakatinden ve merbutiyetin­

den emin olduğu için bu izdivacın vukuuna

ses

çıkarmamıştı.

Maa­

mafih eski muhabbetine geldiği aşikaı· idi" Paşanın

nakisa ınaıye­

tinde kadri B ey isminde biri vardı. Kurnaz ve işgüzal:' bir adam olan bu kadri Bey bir gün

Ahmet

Celaleddin aPşa aleyhinde_ ehemmi­ yetlice bir juı.·nal tertip ve takdim

mış ahiakan nezih bir zat idi, memu riyetinin unvanı serhafiye olduğuna

etti. Bu jurnal

bakarak bu zatın hafiyelik

masını mucip oldu.

işlerile ,

hiçbir

fırsatı kaçırmazlardı. Bir aralık Ah­

Paşaya

Ahmet

Celaleddin

tevecciihü şahanenin azal­ Paşa

buncian

meşgul ve şunun bunun canını yak­

sonra I stanbulda oturmak tehlikeyi

ınağa memur olduğunu zannedenler

İstilzam

aldanll'lar. Esasen Ahmet

Avrupaya gitti; fakat sonra tekrar

Celaled­

di_n Paşanın böyle şeylerle hiçbir va

},it şaibedar olmam:ş olduğunu bil­ miyen yoktur. Ahmet Celaleddin

Paşa, nuvanı

memuriyelinin hilafına ra.kkiperveran hakkında

olarak

te­

daima ha-

edebileceği

mülahazasiJe

avdet etti. Ahmet Celaleddin Paşanın katibi Kadri Beyin ekmeğine yağ sü&­ dü ; ondan inhilal eden serhafiyel.ik Kadri B.

e

tevcih ve Celaleddin Pş.­

nın saraydaki dairesi

Kadri

Beye


TAHS1N

P'A Ş A N I N

riyasetine kadar

:Mahkemei temyiz

tahsis olundu. Evvelleri Padişaha takdim edilen jurnallar

lll

HAT 1 RAT1

serhaliyelik

makamına

gönderilirmiş. Sarayda bu unvan. ile

irtik a ederek tekaüt olmuş namuslu bükkarnı nalı

adliyemizdendirl·

bu jur­

okuduktan sonra :

bir makam teşkil edilmesinin hikıiıe­

-Prenses İ smet Hanım vefat e­

ti de bu imiş. Başkitabete tayin o­

deli beş sene olmuştur; fethimeyyit

lunduğum zaman jurnallan

tetkik

icrası kabil değildir; jurnalda Pren­

isticvap

sesin bir ameliyat neticesinde vefat

ve lazım gelenleri celp ve vazifesi hususi şifre

katibi Boşnak

.Kamil Beye mevdu olduğunu gör­ düm. Bu

vazife Beşiktaşta

Pa�a karakolhanesinde

Hasan

ifa

olunur,

ettiği

bildiriliyorsa

da

lstanbulda

kendisini tedavi etmiş doktorlardan sual

olunarak

merhume

Üzerinde

hiçbir ameliyat yapılmadığı sarihan

jumal edilen biçareler karakola eel­

beyan edilmiştir;

bolunarak buradan menfalarına gön­

larla tahkikat ve İslicvabat

derilirdi.

maz mütaleası ile Hidivin jurnalia­

Daha sonraları bu vazife

A diiye nazırının riyaseti altında rü­ esayı .zatten

memurını mürekkep

adiiyeden bir

böyle vahi isnat­ yapıla ­

rını iade etmişti.

biı·kaı;

Yıldıza a tılan bomba :

komisyona

Üç

tevdi olundu. Ahmet Celaleddin Paşa Avrupaya

yüz yirmi bir senesi

Ağust­

sunda bir cuma günü Sultan Hamit

firar ettikten bir müddet sonra Ml­

camiden

sıra gitmişti.

da müthiş bir infilak ile bir bomba

Abbas

Hilmi

Paşa

saraya avdet edeceği sn·a­

Sulta n Hamide bir arize takdim e­

patlamış ve yirmi

·derek Celaleddin

miş ve elli sekiz kişi mecruh olmuş­

Paşanın

Mısırda

Jon Türklere para dağıtlığını ve Zn­ tı şahane aleyhinde çalıştığını ve bit· kadın

vasdasile l stanbula

mektup­

lar gönderip ve ayni vasıla ile

Is­

üç kişi vefat el­

tu. Sultan Hamidi itlaf maksadile ya­ pılan bu suikast Ermeni erbabı ihti­ lalinin eseri tertibi olduğu tahakkuk

tanbuldan mektuplar aldığını bildir­

etmiştir. Bunun için

di. Abbas Hilmi Paşa bu

komisyonun belki bin sahife teşkil

arizasın·

da Ahmet Celaleddin Paşanın

gay­

teşkil

den tetkikat, tahkikat

olunar C·

ve isticvahat

ri me§ru bir tarzda mirasından miis­

dosyasından anlaşıldığına

tefit olmak emelile zevcesini öldü-r­

tilalcilerin maksadı şu idi : Y ıldı�da

düğünü de yazmıştı. Abbas

Hilmi

Paşanın arizası hem Hünkarın ves­ veselerini tahrik, hem de Ahmet Ce­ laleddin Paşayı katil ile itharn ede­

Sultan Hamidi itlaf muvaffak olduktan

gÖre ih­

etmek, sonra

bıma

ortalığa

arız olacak kargaşalıktan ve hüku­ met kuvvetlerinin düçar olacağı şa�­

cek şekilde idi. Sultan Harnit bu a1·i

kınlıktan istifade ederek

zayı da adliyedek� komisyona hava­

sefarcthane, banka, klüp, tünel, köp­

le etti. Komisyon azasımlan müstan­ tik Ali Rıza Beyefendi ki., bilahare

rü gibi resmi, hususi, yerli ve ecne­

Babıaliyi.

bi müessesa'l:ı herhava ederellı:

mem·


lR2

TAHSİN

P A ŞA N I N

. leti:eUe emniyet \'e asayişi mubtei gösternıek ve A\TU.p-a devletlerinin f��i müdahalelerini davet ederek

HAT IRATI

hayİt yardmı etmişler

ve

Avrupa.

efkaı-ı umumiyesinin bir kışmını

neticede hayalhanelerinde besl e d ik ­

]eyhimize tahı-ike mı.ıvaffak olmut� lardı. Ermeni ihtilal komitesi hariç­

maktr.

nin muhtelif

leri emelleri sahai tC'.hakkuka çıkar­ Tiiırkiyede ' Ermeni f!Uö&elesi

pek

eskidir. Enneniteı- merhum Ali Pş.

zamanındanberi leri himayeden

hariçten

gördük­

şımararak

ve bazı

devletlerin kendi arnali s.iyasiyeleri­ ne bunları alet edi nm ek hususundaki te�viikierine kap[larak

bir

Ermeni

krrc:ıihği vücude getiro:ıek hulyasına dü�müşler ve bu hulya uğrunda ı;e­ rıdeırce müddet ilitilalcil.ik etmişler­

dir. Ermeniler Avı.·upada baı:x maha­

filld\en gö�·dülderi bu himaye vik ve bazı

taraflaı-dan

ve

teş­

mebzuien

muaveııeti ı1aktiye İ[e hariçte

ve

da­

hilde komiteler teşkil edeı·ek heı-·­ t:iidü teşebbiisat ve neşriyat salıa­

sma atzhruşlardi.

Planları Türkiye-

Ot; çıkaracakian hadiseler ile mem­ leketin emniyet ve asayişini muhtei göstermek ve suihu alem narnma

bir Avrupa müdahalesine kapı aça-

ırak bunun neticesinde Enneni arna­

lini is' af ettirmekti. Et·meni erbabı ihtilalini teşvik siye

milli

eden mehafili siya­

gayeleı:-inİn

tahakkuku

iiçin bundan başka tevessüi edilecek çare o]madığma kendilerini

m�şfr.İ.

Eıtmeniıeri

ikna et­

et bu suretle

en

çok himaye edenler

bulunuyordu ; komite­ nin nafiz rei:s(eri de Londracia yer

bU!Imu.ş!ard!ı. A vrupamn bazr gaze­

t:e�eıri bu hlilisuısta Eırmeıııi i.MHaHne

noktalarında emniyet

ve asayişin muhtel olduğu yolunda neşriyata vesile veı:-mek için Türkiye dahilinde

E rmenileri yeryet"

yak!andm;nakf:an da geri

a-·

drı.ıı:maz­

Iaı·dı. Merzifon, Sis, Zeytun,

Sam­

sun isyanları bu maksatla teı·tip

o�

Iunmuştu. Kumkapr hadisesi,

Babı­

ali vak'as!, Osı.n;,.nh

teca­

cavüzü

Bankası

yİne ayni ınaksadm

dimeleri.

mukad­

addolunabilir. Hmcak

ve

Tcıı·c-sak komite!eı·i Türk zabıtası­ mn

t:a kyidatma rağmen ihti lal gaze­

teleti çıkarınağa ve Ermeni ahaliye dağ!tarak fikirlerini karxşbrmağa. muvaffak

oluyorlardı.

Ermeni erbabı

ihtilali

Yddızda

patıatacakları bomba ile beraber ls­ tanbuMa yerii ve ecnebi, resmi

ve

hususi birtakım müessesatı da ber­ ha�ra ederek büyük bir mikyasta hir kargaşahk ika ve bu suretle ınüda­

halei ecnelıiyeye vesile ihdas etmek için hariçte içtima! umumiler aktetIhtilalcilik ve anarşist­ maruf olan muharriderdeıı

mişlerdi.

lilde

( Peribiyar) ve diğer birçok En.neni rüesayr ihtilali bu içtimalara ݧt:irak ettiler.

( Perihiyat·)

fesadiyesini

lngi!Eterede

çabştığ' gibi Türkiye­

neşiı·

( Pt�o Aı-meniya)

Ermeni efltarı

ve

ten"İç

için

namile çıkarmakta

olduğu gaztede, bu içtimaı umumi­

mn kararları

kaeı� şedit

ve

nihai

olduğunu yaz11yordu. Ermeniler heı·­

çibada,bat sHaha saniacaklar,

orla-


TAHS I N PAŞA N I N H A T I R A T I bğı kan ve ate§

içinde

bırakarak

Yıldızda bomba patladıktan son­

meydana çıkararak

failierini

cezalariRI '.tertip

�üddei

etmek üzere o vakit lstinaf

Kostantin

Kabulyan

üçüncüsü de Smoil Kayın'ın kızı

maksatlarına yÜrÜyeceklerdi. ra bu hadiseyi tahkik ve

İsmi de

ğer

1 13

umumisi olan Necmeddin Molla Be­

lara k gösterilen Robina Kayın Bunlar lstanbula geldikleri Beyoğlunda Moraviç

idi.

zamaıt

apartımanını

kiralamışlar ve bura da bir ay kada\" kalmışlardı. Istanbulda bu üç ihtil alci y e

Bel­

teşkilini Hünkar emretmiş ti. Bu ko­

rikası memurlarından ( Jores )

illi­

misyona Yıldız civarında

hak etmiştir. Bu (Jores) bomba ha­

yefendi ile Necip Melhame Paşanın

dahil

bir

bulunduklan

komisyon bir dairei

m.ahsusa tahsis olundu. Komisyon uzun

müddet

çahşt,,

birçok kimseleri tevkif ve

isticvap

etti, bin sahifeye yakın bir tahkikat fezlekesi yaz dı . Bu fezleke, Ermeni ihtilalcilerinin bomba hadisesine ta­ kaddüm eden mesai ve teşebbüsatı­ nı ve memleket dahil ve harcindeki faaliyetlerini, muavenet

teşvik

ve-

membalarmı, bulasa işin en

hurda

kadar

hirçok

teferruatına

varıncı; y�

taEsilatı camidir.

Komisyonun tahkikat

fezlekesi

o

kadar mufassaldn- ki velev icmal su­ reti

le de olsa burada neşrine imkan

olmadığı gibi es as en bunda bir isti­

fade de yoktur, Maamafih meseleye dair mücmel bir fikir

husulü

için

vak'amn tarzı ikaı hakkında birkaç söz

öy� emek münasiptir. ihzar

ve bu

tedabiri

ittihaz

hadi s esini

bapta lazım gelen

anarş istlerden ve Singer fab­

disesinin ruhu, ile

lstanbulda

ne hizmet edecek kimseleri hazırla­ YIP gitmi ş ler, iki

ay

sonra

tekrar

gelmişlerdir.

Jores ile rüfekasmın

l stanbulda

tedarik ve icraat komitesi

nann al­

tında tertip ettikleri heyeti faaieye

şunlar dahiidi : Arnavutköylü Viram Şaboh Ken­ diryan, arahacı Jorj Petri Varş amof

-ki

Şarl

asıl ismi

Ki rkor

Varşamdıı·-,

Yuvanoviç Aşot -ki namı diğe­

riKarabet veledi. Ohannestir-, Tera­ se Yuvanoviç Torkom -ki

asıl ismi

Ardaş· veledi Haçik Kaptanyandır-,

çi "ki Kö se Aristidi, Karlo, Alfons Vugan isimlerini

evvelinde lstanbula üç Ermeni gel­

Garpyan, seyis

mişti. Buniaı·ın biri Bakıi

yan.

Ermeni­

lerinden ve Troşak Cemiyeti

ida­

ırei merkeziye rüesasmdan namı di­ ğeri Hiristofor Mİkaelyan olan ( Si namı

iltihak

eden Jüres bir ay burada gizli mü­

arahact

rinden olup

üç Enneni

k end il erine

zakerelerle çalışmışlar ve kendileri­

ve ikmal etmek üzere 1321 Teşı·ini­

moil Ka yın) diğeri Rus

arnili ve en başlıca

faili idi. Hariçten gelen

Tiflisli Madam Ancuva, Silviyoı-iyi­

s

Bomba

çikalı

E rmen il e­

diğeri Safo ve di-

de taşımaktadıı·-,

Mığırdıç

Sedd

veledi

Yervant

Daryanda

Sergiz.

Fı·ar.kol­ haderneden

Bitli.sli Manok ve saire. Mikaelyan

ile kızı

olarak tamttı­

ğı Robina Kayin ve Liparis ve zevce

si Madam Sofi Liparis vak'adan ev­ vel iki defa gayet muntazam gıyın-

8


1 !4

TAHSiN

mݧ, kibar kılıkJı birer ecnebi

PAŞANIN

gibi

HAT I RAT I

ve hangi nama irsal edildiği hakkın­

ecanibe mahsus mahalden selamlığı temaşa etmişler ve tetkikatta bulun­ mu§lardır. Kendilerinin mazbut ifa­

daki maliimat Viyana sefaretimizin iş'arına müstenittir.

delerinden anlaşıldığma göre bu üç

nişanlısı Mari Paskalın İkarnet ettik­ leri evde Milinit dolu paketler bu­

elebaşı tetkikatı vakıada şu, neticeye

Esaslı elebaşılık Silviyoriçinin ve

lunduğu ve arabayı gümı·ükten

va sıl olmuşlardır : Sulta Harnit binek taşından ara­

çı­

kararak Mıgırdıçyanın kardeşiOhan

baya bindikten bir dakika ka·k iki

nes ve yeğeni Osep ve

saniye sonı·a carniin dış kapısı önü­

vant marifetile Şişlide bir ahıra bı­

seyis

ne vasd olur. Binaenaleyh saatle iş­ liyen bi.- bombanın mal,inesi Sultan

raktıkları sabit olmuştur.

Hamidin binek taşmda arabaya bin­

ciler Belçikah Joresin evinde

diği dakikada harekete getirilip bir

ken·eren içtirna etmişlerdi.

dakika kırk iki saniye snnra saatin ibı·esi infiiak noktasında ate:ı verin­ ce Sultan Harnit tam bu infilakın bizasma gelmiş ve bütün maiyeti ile herhava olmuş olacak idi. Elebaşılar bu tetkikatı yaptıktan ve ikinci defa selamlık merasimini görmek behanesile gene ayni ma­ halle gelip tecrübelerini tekrar et­ tikten ve sıhhatine kanaat geth·dik­ ten sonra l stanbulu terkederek Vi­ yanaya gitmişler. Orada ( Nesel Do­

Yer­

Bomba vak'asından evvel ihtilal­

Jores fıtraten anarşist

mü­

yaratılmış

bir adam olduğundan komisyon hu­ zurunda hiçbir hakikati saklamamış, herşeyi apaçık itiraf etmiştir. Jores müstebit hükumetiere ve hüküm­ darlara esasen isyankar

olduğunu

ve kendisine müı·acaatle müstebit bir hükümdarı öldürmek için mua­ venetini istedikleri zaman bunlara elinden gelen yardımı ifadan çekin­ mediğini söyledi. Joı·esin zevcesi de bu işte

hayli

fer) araba fabrikasına Meylor nev­

faal bir rol oynamıştır.

inden ve ' çizdikleri plan dairesinde

Vak'ayı ika ettikten sonra araba­ y ı sevk ve idare eden ve Yıldızdaki

bir aı·aba sipariş etmişleı·di. Arabanın

l stanbula

çıkarılnıcısı

vazifesini buradaki komiteciler v� bilhassa altı muhtelif isim taşıyan ve çeşit çeşit kıyafetlere

girnıekte '

Sil­ viyeriçi deruhde etmiş ve bunu nni­ vaffakiyet!e başarmıştn·. mehareti mahsusa sahibi olan

Viyanada imal edilen arabanın ko­ nüşmentosu Fransız postahanesinde

mahalli mahsusuna malcinesini Jorj

·getirip

kadar

kurmuş olan

Yervant,

Varşanof,

Madam

Tepri,

Robi­ Mıgınhç, Matmazel Kayın şeki! ve kıyafetlerini na tebdil ederek eskiden elde etmiş ol­ Sofi,

dukları salon mürürtezkeı·esile biı· kismı denizden, bir kısmı karadna

firara muvaffak olmuşlardı.

( Ranter ) namına mukayyet adrese

Arabadaki infilak makinesine ko­

gönderilmişti. Arabamn kimler ta­

nulan maddei nariye ve müştaile en kuvvetli melinitten mamul olup

rafından siparş ve

ne

suretle

imal


T A H S I N :P A Ş A N I N

1 15

HAT l RA T !

ihtilalciler

bundan

kırk sekiz

kilo ithaline

muvaffak

ile görüşrneğe koyuldu. Bu müw.kat

-olmuşlardır. Bu milinitin

bir kısnıı

mutattan bir parça fazla sünnüşt ü.

I stanbula

yüz

Azapkapısında ve Avusturya lıasta­ hanesinde•

od-.ısın-

kapıcı Arakilin

Serkl

·da; diğer kısmı Beyoğlunda

bod­

Doryanm ve Kroker otelinin

rum ve kovU:klarında bulunmuştur. Bankasım,

lhtlalcilerin Osmanlı Köprüyü

üzere

etmek

herhava

hafı·iyat yaptıkları komisyonun .mü­ �ahedatile tesbit olunmuııtur. lhtilalc::ilerden

tahtı tevkife

.nan eşhastan birinin

esrara

bütün

vakıf olduğu ve bu adam

ah­

söyletti­

;ı·ilecek olursa pek ·çok hakikatierin ·meydana çıkacağı anlaşılmıştı. Ko­

misyon bu Ermeniyi

..

isticvap etti.

Sıkıştırdı, fakat arzu ·olunduğu veç­ rule ifade vermiyordu.

Tam mana­

sile bir komiteCi olan 'bu adam komi­ tenin esrarını verrneğe icbar olunm· "korkusile bir gün m evkuf bulundu­ ğu mahallin aptesanesinde

.intihar

•etrnݧtir.

lunan Şeyhülislam

Ef.

Cemalettin

Hün­

Halbuki hesapça o dakikada

kapısmda

kiır arahasile camiin dış bulunacaktı. Bundan

dolayıdır

ki

bomba patladığı zaman Sultan Ha­ mit arabaya binrnek üzere

merdi­

venlere teveccüh etmişti. Bombanın ı,orku

infilakı Hünkarın yüreğinde

uyandırdı mı uyandınnadı mı Sul­ tan Harnit o anda ne

duydu

bunu cesaret

bilmezsem de zahiren pek

gösterdiği kabili inkar değildir.

Bu aralık Sultan Hamidi sinirten­ diren yegane hadise, bomba patla-­ dıktan sonra hasıl olan

kargaşaiık

arasında Arap taburu efradından bi­ rinin şaşkınlıkla havaya bir el silah atması olmuştu. Iddia olunabilir ki bu hadis1:! Sul­ lan Hamidi daha çok meşgul etmiş­ 'tir. Çünkü muhafız taburlarının bu tarzda silahla oynamaları Hiinkarın hiç

hoş

şeyleı·dendi.

görmediği

Bomba patladıktan ve ilk kargaşa­

Bombalı aı·abayı, Y ıldızda camiin

pekaz

lık geçtikten

Sultan

sonra

yeni

Harnit bermutat arabaya bindi, yine

.mahalleden gelen yolun müntehasın­

kendisi kullanarak askerin ve seyir­

-dışkapısı karşısına musadif ve

daki noktaya getirip bırakanla\· infilak makinesini o suretle kumm�­ lardır ı,i Sultan Harnit selamlık dö­ ·nüşünde mutadı veçhile

:kenrli lı:ul­

landığı payton!a dış kapıdan tam çı­ karken bomba pathyacak

ve

Hün-

.kru· bütün rtkapta g:idenleı"le bidikte herhava olacaktı.

Halintki 'te sadü­

·cilerin

alkışiarı

Yıldıza

arasında

ö­

doğru ilerledi. Merasim

dairesi

nünden geçerken süfera

tarafından.

·selamlandı.

Her vakitki gibi

Çit­

köşkü önünde durarak arabadem in­ di ve yine her cuma olduğu gibi se­ firleri kabul etti. Sefirlerle mülakat hayli

uzun

o

günkü

sü rm ii ştü. O

gün ve ertesi sabah Sadrazam, Vü­

.fen o gü.n Sultan Harnit namaz kıl­

�cela, Ulema, Ricali sai:re M;ıbeyne

dorda ale!iısı:d selama muntazır hı.ı.-

pa

dığı mahalden kapıya müntehi kor·i ­

gelerek arzr tebrikat ettiler.

Avru­

hükümdarlan tarafından da teb-


rik telgraflan geldi.

Bir gec:e Brükselden Ylld'ıza bir te[..

hadisesini

Bomba

müteakıp

Ei istida ediliyordu. Telgraf rica ve: tehdit ile karışık bir ifade ile yazıl­ mıştı.

taharri ettirilmesi emrolund u. Ayni z amanda da tahkikat ifa·' edilerek fa.H ve

eshabına

tevessül edildi.

Yukarda

aliyete ba:iladı. Hadisenin ipucu ogün

başmüd­

cleiumumi Necmettin Molla Bey ile

istinaf müddeiumumisi ele geçinniş­ lerdi. Be§ik­

Bu zatlar o gün Yıldızdan

taşa inerken yolda bir lastik parçası bulmuşlardı. Bu lastik, araba teker­ leği lastiği idi; ancak ogüne

kadar

görülmemiş birşeydi. Bu ipuoı:u

ile

gidilerek mesele tamamen meydana çıkarılmış, elde edilen failler bütün hakikati meydana koymuşlardrr. Mahut Fehim Paşa böyle bir fn·­ satta boş duramazdı. Günün birinde o da Hünkara bir

jurnal vererek failierin içerde ınlmasını arzetti.

Bu telgraftan

ara­

Hadiseyi Ermeni

vanncıya

sabit olduğu halde Fehim failieri

içerde

aramak

getirip fitili

yo!undaki

mahiyetini iraeye kafidir.

ada. Fe:

hayret-

ateşlemiş ve

nihayet

heı.-şeyi itiraf ederek idama mahkum olmuş olan bu Jores idam olunma­

dı, hapsolunmadı, hatta

mahfuzan

hudut baricine de tardolunınadı, bi­

likis affedildi, hapishane hücresin­ den Saraya getirildi, Padişahla bil­

vasıta görüştü, E'nn eni

komitaiaı·ı

aleyhine çalışmak ve bunlann ahva( ve harekatı hakkında_ Hünkara ma� liimat vermek üzere para

mukabi­

linde Sultan Hamidin hizmetine gir­ di, beş yüz altın harcırab ihsan edi­ lerek Sirkeciden. şimendifere bindi� Sultan Hamidi

itlaf

etmek için vazife kabul etmiş

olari

rildi

ve

gitti.

(Jores) çok geçmeden Sultan Ha-· midin hafiyeliğini alarak Avrupaya. döndii ve hayli hizmet etti.

Sultan H amit

buat:·

Sultan Harnit

Paşanın

jurnalı bu can yakıcı şımarık mm

lı::adar

Sultan Ha­

tir. Hayatına suikast etmiş, bon1ba.

erbabı ihtilalinin tertip ettikleri en ufak tefenuatına

sonra.

midin oynadığı rol ş,ayanı

ele geçirilmesi

hikaye ettiğim komisyon derhal fa­

Bu telgrafta Jor.esin af­

graf geldi.

o

gün ilk tedbir olmak üzere şimendi­ fer, vapur ve sair vesaiti nakliyenin

mürettiplerin

H A T I R A T I!

P A ŞAN I N

TAHSJ N

1 16

ve ecneb.i mat­ Matbuata

çok e­

hemmiyet verirdi. Dahilde olsun ha.­ riçte olsun gazetelerin dikkat ve

alaka

neş�iyatını

ile takip

ederdi.

him Paşa bu yoldan faaliyete geçe­ rek temini istifade etmeği düşündii

Dahi.Ede

ise de jurnalına

bitmek mümkün idi; ancak Avı-ui.Ja­

ehemrniyet

veı·en

.Bomba hadisesinde en mühim l"o­

li! oynıyan adam Belçikalı (Joreıo) iıdi. Birçok kimselerle beraber bu te idama

sansür usulile

eden

gazeteleri

takyit altında

tu.ta­

da çzkan ve gerek mensup oldukla­

olmamxştı.

(Jores}

intişar

mahkum olmu�tu.

n

biikumetler ve gerek hitap ettiler

icra,_ yapa�. cak bir�ey olınad!ğından bunları ya-leri efkarı umumiye üzerinde

YI tesir eden gazetelere karşı


T AH S I N P A Ş A.. N I N

kmdan "takip ettirir, bunların neş­ riyabna muhtelif suret ve vasıtalaı·­ .la cevap verirdi. Ecnebi gazeteleri içinde bilhassa ehemniiyet ı;rerdiği ·Taymis, Tan, Kulnişe şunlardı·: çaytung, Tribuna, !standart, Viye­ demusti. Bu gazetelerin siyasi maka le ve mütaleaları günü gününe ter­ cüme ve takdim olunurdu. Bunlar içinde tashibe ;muhtaç ·gördüklerine -veya cevap verilmek icap edenlere Matbuatı ecnebiye müdiriyeti, ·saray müterCimleri ve "bazı maruf mu­ lıarirler vasıtasile lazım gelen ce­ vapları tanzim ve neşrettirirdi. Avrupa gazetelerinden bazıları­ nın Istanbuldaki muharrir ·ve mu­ olunarak lıabideri saraya davet :muhtelif surellerle taltifleri unutul­ :mazdı. Bu ·.Siyaset:ten 'hi!iyli .'fayda .görülmüş ve birçok makaleler mu­ vafık surette yazdırılmı§tı. Sultan Hamit, .Şehzadeliği zama­ :nında intişar eden Ceridei H«vadis, Tasviriefkar, Basiret, Çaylak, Çın­ gıraklı 'Ta:tar 'Vesaire gibi gazetele:rin serbest neşriya:tı halk üzerinde nasıl tesirler yaptığını bilirdi. Esa­ ·.sen dahili .politika işlerile daha o­ vakitten meşgul olan ve muhtelif mehafil ve cşhas ile sık sık temasta :bulunan Şehzade Aptülhamit Efen­ -di bu gazetelerin neşriyatına yaban­ cı değildi. Bunların muharrirlerini dairesine davet eder ve kendileı-ile gizlice görüşürdü. O zaman mema­ Iiki ecuebiyede intişar eden ve atey­ lıimizde neşriyatta bulunan Avrupa ·gazetelerini de meşhur kıratane sa­ hibi Sarafim Efendi ve 'kitapçı El­ :nioo vasıtasile ge.tirtip o'kuturdu.

HATI RATI

l l7

Matbuat yolile efkan umumiye üze­ rinde müessir olmuş olan Aptülha­ mit Efendi saltanata geçtiği zaman bu hususta hayli tecrübe edinmiş Binaenaleyh kendi bulunuyordu. saltanatı zamanında bu kabil alıra­ rane neşriyata cevaz venniyeceği ve ilk fırsatta hürriyeti matbualı takyit ve hatta refedeceği tabii idi. Maamafih saltanatın daha ilk sene­ lerinde Matbuatın elinden hürriyeti almakla işe başlamağı muvafıkı ih­ tiyat ve hasiret görmemişti. Bu iti­ barta birkaç sene matbuatı serbest hıraknuştı. Ancak bu serbesti anbe­ an kuvvetleşmekte olan mutlakiyeti idare ile bir arada yürüyemiyece­ ğinden üç yüz beş tarihinden itiba­ ren sansür usulü ile teşdit edilmeğe başlandı ve Rıdvan Paşanın Dahili­ ye müsteşarlığı zamanında büsbü­ tün korkunç bir şekil aldı. Bir ara­ lık o hale gelmişti ki gazetelerde marzii aliye muhalif yazılar şöyle duı-sun tertip hataları bile ga'l;ete sahipleri için tehlikeyi davet eder olmuştu. Dahiliye Nezaretinde bir matbu­ at müdiriyeti vardı. Bu müdiı·i}·et teşkilatı itibarile Dahiliye Nezare­ tine merbut idi ise de hakikattc sa­ raydan emir alır ve saraya hesap verirdi, Birçok işgüzarlar da sık sık gazeteler hakkında jurnallar verir­ ler, herhangibir gazetede intişar e­ den bir makale, bir fıkra, hat:ta bir kelimeden türlü türlü man:Uaı: çı­ kararak vehim ve vesveseyi tahrik ederler di. Istaribulda çıkan gazeteler tab' o­ lunmadan evvel sansür edili�ı·di. Her gazete yazılann provalannı Matbu-


T A H S I N P A ŞAM I N

H8

at müdiriyetine gönderir, bunlaı· sı­

kı bir kontroldan geçeı-ek basıhrdı. Matbuat müdiriyeti mühim gördü.

HAT lRATI

''marzii aliye

mugayir,

yazılar da.

çıkardı. O vakit bir tarafın

j•.!rnalr.

ve ihbarı üzerine bunlar birkaç gün

ğü bazı yazıların provalarını saraya

müddetle tatil edilir, ondan

takdim eder yahut bizzat geth·irdi. ' Ecnebi gazetelerden bazılarının

tekrar çıkınalarına müsaade olunur­

ithali alelıtlak memnu idi. Diğerle­ rinin de aleyhtaı· yazıları denleri

Avrupadaki

ihtiva e­

sefaretlerimiz

tarafından şifreli

telgrafla

malUnıat üzerine

menedilirdi.

kabil gazetleri gizli

verilen Bu

vasıtalarla ge-

tiı·tip okuyanlar hakkında Hünkara jumallar verildiği ve bunun netice­ sinde birtakım

kimselerin

yakıldığı vaki idi. ler umumiyet!e namil e

Bu nevi gnzete­

( evrakı

yadolunurdu.

Serkl doryana ve

canları

fesadiye)

Beyoğlunda

İngiliz

klübüne

sefarethane ve ecnebi postahaneleri marifetile bu gazetelerin tarafından okunduğu

gelip az?.

malum oldu­

ğundan oralara devam eden azı:ı ta­ rassut altında bulunur1 isimleri her gece Hünkara arzedilirdi.

FiEıı E ·

O taı-ihlerde lstanbulda

Çerçilden

Tarik

gazetesi,

sonra Ceridei

Havadisi

çıkuan Mehmet Efendinin gazetesi, Ahmet Mithat

yin İkdam

Saadet

Efendinin

Tercümanı Hakikat, Mihran dinin Sabah ve Ahmet

Efen­

Cevdet Be­

gazeteleri intişar eder­

di.

Haftalık Serveti fünun ve Malii­ mat gazetelerinin

Bazan bunlar

dikkatsizlikle veyahut

renkli ve resimli maa­

olarak çıkmaları ve Fünun ve

riften bahsetmeleri Hünkarın muci­ bi memnuniyeti olurdu. Sultan Ha­

mit bu gazetelerde intişar eden ro­ manlan muntazaman okuttururdu. Sultan Harnit bir taraftan

hürri­

yeti matbuatı azami derece

takyit

ve adeta külliyen rerü ilga ederken diğer taraftan -malôm olan mak

siyaseti

icabınca-

okşa­

bunlara

maddeten yardim etmek fırsatlarını da kaçırınazdı. Bir aralık gazetele­ rin tabi oldukları pul resmi

bunlar

için bir külfet teşkil ettiği kendisine arzolunmuştu.

Hünkaı·

bunların

''Maarifi umumiyeye hizmetleri ha­ sebile mazhan muavenet ve

teshi­

mütaleasile gazetelerin pul resnıin­ den muaf tutulmalarını emretti. Bu emir Üzerine pul

iı;inde

varidatmm

mu­

hassas bulunduğu Düyunu umumi­ ye nezdinde teşebbüsat ifa olunarak gazeteler ' pul ilsakı

mecburiyt:tin­

den affedildi. Sultan Hamidin çok beğenip tak­

dir ettiği muharrirlerden biri met Mitat Efendi idi. Ciltler su roman,

Bunlar arzu dairesinde neşriyatta bulunurlardı.

du.

lal olmaları lazİmeden bulunduğu,.

Sultan Ham it ve yerli mat­ bua t : fendinin çıkardıği

sonra

hikaye , makale

Ah­

dolu­ yazan

Ahmet Mitat Efendi için ''usanmaz. bir say ile maarifin intişarına çalı­

sahiplerinin

şırt> derdi. Ahmet Mitat Efendi Sul

gözünden veya sansörün kontrolun­

tan Hamidin şahsan ve mükerreren

dan kaçmak

taitifat ve tergibatına

suretile intişar

etmiş

mazhar

ol-


TAH S I N P A ŞA N I N

mt.t§tur. Kemal Paşa zade Sait Beyin ilim ve irfanmı, Fransızcaya vukufu tam mını takdir ettiği için Avrupa gaze­ telerinin neşriyatına muka�ele ve cevap yazmak lazım geldiği zarrıan Sait Beyi saraya çağırtır ve siyasi müdafaanameler yazdırıFdı. Sait Be­ yin hidvde kuvvetli olduğunu ve o c:ievrin vükelasını tehzil ettiğini bil­ diği için bu hicviyeleri getirtir, zevk ve lez:zetle dinler, maamafih intişa.r etmemeleri için mülayimane ihta· ratta bulunurdu. Sultan Harnit gençliğinde Sait Beyin pederi meşhur Kemal Paşa­ dan Farisi dersi almış olduğundan Sait Beyi hem bu hatıra dalayısile hem de kendisinin iktidarı sebebile takdir ederdi. Maamafih günün bi­ ripde bu zatı bir jurnala kurban e· derek senelerce zindan köşelerinde inietmekten çekinmedi. Sait Beyin uğradığı bu zulüm Sultan Hamidin kendi saltanatını hürriyet ce· reyanlarından masun tutmak ıcın ledelhace nerelere kadar gidebile�e­ ğini gösterrneğe kafidir. A ptülhamit

niçin münzevi

ya§ardı?

Sultan Hamit, herkesin bildiği veçhile, sarayın içine çekilmiş ve hariçle ihtilalını en mahdut şekle indirmişti. Yüksek duvarlar ve mu­ azzaın kapılarla hariçten ayrılan daire içinde Hünkann geçirdiği ha­ yat yeknesak denebilecek halde idi. Resmi muamelat için huzuruna kabul ettiği başkatip, ikinci katip ve nöbetçi mabeyinciler hariç olmak

HAT I RAT I

l l9

üzere Hünkan, hususi hinnetlere bakan kahvecibaşı, seççadecibaş� ibrikdarbaşı, tütüncübaşı, ikinci ki­ lerci, esvapçıbaşı nev'inden adamlar ve haremdeki kadınlardan ba�ka hiç kimse görmezdi. O devrin nüfuzlularından ve pa­ dişahın en gözde mukarreplerinden addolunanlar, mesela Fehim Paşa, Çerkez Mehmet Paşa, Tatar Şakir Paşa, İsmail Paşa gibi zevat geeeli gündüzlü sarayda yatıp kalktıkları halde Sultan Hamidin huzuruna hiç çıkamazlar ve Padişahı yalmz me­ rasirn günleri Ve merasim Sil.'a.sında görürlerdi. Bımların en kabadayıla­ rı bile Hüınkara hususi bendegan­ dan biri marifetile kağıtlarmı gön­ derirlerdi. Şımarıklığı bir aralık haddi gayeyi bulmuş olan F chiın Paşa Hünkarı herkes gibi Cuma günleri selamlık alayında görür ve arabası arkasından yürüyerek Çit köşküne geldikten sonra herkes gi­ bi döner giderdi. Fehim Paşanın babası İsmet Bey her gece Hiinka­ rrn yatağı önündeki paravamı aı·ka­ sında oturup Hünkara uyuyunc�ya kadar roman okuduğu ve herzaman Sultan Hamidin dairesine gidebildi­ ği halde Fehim Paşa dairei humayu­ nun dış kaprsmdan bile giremezdi. Halbuki hariçte mevcut olan malu­ mat ve kanaate göre bu zevat ne za­ man arzu etseler ellerini, ImHanın saihyarak huzura girerler, Pac:lişah­ la konuşurlardı. Hünkarı böyle bir tarzı hayat iın­ rarına sevkeden sebepleri mutlaki­ yeti idarenin tesiratında aramahdır. Senelerce müddet Hünkara veı·ilen juı·nallaı: dolayısnle onda harice kar-


TAH S I N PAŞANIN HATIRATl

1 20

şı öyle bir his hasıl olmuştu ki he­ men

heryerde

kendi

aleyhine bir

memnun olurum.

Bunu

pusu ve herkeste düşman olabilmesi

selerle mülakat

muhtemel bir insan tasavvur

merasimi münasebetile sizinle

eder­

ed.,._

arzu

rim. Vaktile çok görüşür, çok kim­ ederdim.

lzdivaç mü­

di. Yaradılı ş icabı kuruntulu ve veh­ , ham olduğu içiR muhitin tesiratı o­

lakatımdan çok haz duydum.

nu büsbütün vesvese içine bn·ak-nrş­

kim olduğunu İstizah etti. Zeki bir

tl.

zat olduğu hakkındaki maruzat ü:r.e­ Maamafih Sultan Hamidi bu tanı­

dığımız hale

getirrnek

etrafındaki insanların olduğunu teslim Çünkü

hususunda

büyük

etmek icap

kendisine pek hizmetine

bendeganın

eder.

eskidenberi

mensup olan ve şehzadeliği nında

rolü

girmiş

zama-

bulunan

ifadelerine

bakılırsa

Sultan Harnit hariçle ihtilal ve mü-­ nasebeti

sever, bu

münasebetlerin

çok faideli olduğu kanaatini

taşır­

mış. Esasen şehzadeliği

zamanında

yerli ve ecnebi pek çok

kimselt!de

mütemadiyen görüşlüğü malumdur. Devri saltanatının ilk zamanl.:ırında bu minval üzere

devam ettiği hika­

ye olunurdu. Ikinci kerimesi N aime Sultanm izdivacı münasebetile

sa­

rayda taama davetli bulunanlan ye­ mekten sonra takım takım bir londa kabul eder, kendilerile

görü­

şür, herkese tatyipkar bir söz lurdu. Bir akşam bu davetliler rasında Ahmet Mithat

sa­ bua­

Bu mülakattan sonra Ali

Beyin

rine bana hitaben : - Yarın kendisini dairei kİtabe­ te davet ediniz. dedi. lradei seniyeyi infaz ettim. Ali Bey, geldi, mazharı taltif oldu. Sultan Harnit

evvelleri

Avrupa

ricalinden birçoklarını muhtelif fır­ satlarla kabul ederdi. Bu siyaset, ahvali memleket hak­ kındaki

malumatının

mahdut

ve

muayyen menabia munhasır kalma-­ sını ve hiç kıymet ve

salahiyeti ol­

mıyan birtakım kimselerin Padi§ah­ la hariç arasında temas ve

rnünase­

bet vasıtaları olmalarını intaç etmiş­ tir ki bunun zararları muhtacı lafsil ve izah değildir. Bu mülakatlar saatlerce Hariçte

ihtilat

ve

süreı·di.

münasebetten

hoşlandığının bu da bir delili labilirdi.

sayı­

Bilahare bu da azaltıla a­

zaltda nihayet cuma

selamlığından

sonra Çit köşkünde Y,apılan katlara inhisar

etmişti.

müla­

Bir lüzum

Efendi

ve

' hasıl olmazsa bu mülakatlar da ekse­

Düyunu umumiyedeki Ali Bey

ve

riya kısa sürer, az 'bir zaman zarf_ın­

daha birkaç zat vardı. Hünkar bun-

da iki üç sefirle görüştükten sonra

. larla konuşurken sorduğ-u Ali Bey tartfından verilen

suallere cevap­

lardan ve Ali Beyin zekasından pek mahzuz olmuştu. Bu mülakattn ver­ diği memnuniyetle şu sözleri söyle­ mişti : 1

- Ben bu kabil ihtilatla.rdan pek

tekrar dairesine çekilirdi. Bu münasebetle bir yan etmek

isterim :

hatıraını b'-"­ Kanunu esasi­

nin ilanından sonra Yıldızın önüne

fevç fevç ahali gelir, Hünkar lehin­ de nümayişler yapılırdı. Bunlar ba­ zan Padişahı görmek

arzusunu ız-


.121

T A H S I N P A ŞA N I N H AT I RA T I har ederlerdi. Meşrutiyeti

takip e­

.den cuma gününde selamlık balığı işgüzarlan telaşa

kala­

düşürecek

zaran, cüliisundan evvel biraderleri içinde en ziyade

Murat Efendi ile

Kemalettin Efendiyi severdi. Kem'l­ lettin Efendi sıhhatine itina

.kadar fazla idi. Bir hafta müddet

bu

işgüzaı-lar

etme­

mek ve müskirata fazla müptela ol­

hep bu kalabalık hakkında fikir ve

mak yüzünden genç yaşında

mütalea arzedip durdular.

etmişti. Sultan Harnit bundan t«:&·

İ kinci cuma günü kalabalığın da­ ha fazla olacağı, alay esnasında da­ ha bir cemınİ gafir bulunacağı anla­ şıldığından Sadrazam Sait Yıldıza çıkan sokakların

Paşamn methaline

süvarİ ikame edilerek seddolunması, §ayet ahali bunu dinlemiyerek geçme ğe kıyam ederlerse cebren menedil­

Daha

mesi lüzumunu tavsiye etti.

evvel makamı saclaretten takdim

o-

lunan ve dairei kitabet evralu

ara-

sında mahfuz bulunması lazım

ge­

len bir tezkerede suikast vukn

bu­

lacağına dair bir ihbar hakkında ar­ zı malumat olunmuştu. mit Sait Paşanın

Sultan Ha­

sokak

başlarına

asker ikamesi ve ahalinin selamhğa gelmekten men'i hakkındaki müta­ leasuu tecviz kat'iyyen

etmiyerek

gelenleı·e

ilişilmemesini

emretti.

Filhakika o cuma pek kalabalıle idi. Yalnız şu var ki Hünkar o gün arabada karşısına Sait Paşayı

oturta­

rak camiye gitti. Hiç vaki olmadığı halde Sadı·aza­ mın arabada Hünkarla beraber git­

mesi suikast haberine karşı bir ıed

..

biri ihtiyati mi idi yoksa Sait Paşa­ y a karşı bir muziplik yapmak fikri­ ne mi ınüstenit idi bunu

anlıyama­

dun.

vefat

sürle bahsederdL Murat

Efendinin

KadıköyÜnde Kurbağalı

derede bf.r

köşkü vardı. Sultan Harnit şeh7.ade. liği zamanında buraya sık sık gelir, kışın da Dolmabahçedeki dairesinde Sultım A­

ziyaret edip görüşürdü. ziz A vı·upa seyahatine

çıktığı

Efendi­

leri de birlikte götürmüştü.

Sultan

Harnit bu seyahat hatıratım hikaye ederken Murat Efendinin yamndan hiç ayrılmadığını, yalnız hastalanarak

refakat

Viyanada

edemediğini

söylerdi. Sultan Harnit bu hastalığı esnasında

Avustuı·ya

imparatoru

Fransova Jozeften gördüğü nezake­ ti hiç unutamadı.

Bundan

daima

memnuniyetle bahseder di. A vustur­ ya

imparatorunun

Sultan

Harnit

hakknıda gösterdiği bu nezaket v e insaniyel sağlam bir dostluk temeli atmıştı. Sultan Harnit tahta geçtik­ ten sonra her fırsatı:a

bu

vadeder,

muhaberele­

imparatorla

hatu·ayı

rinde çok nazik tabirler kullanırdı. lmparator da ayni suretle mukabele ederdi. Sultan Harnit müsrif olduğunu

Murat

Efendinin

Sultan

Azizden

müteaddit defalar külliyetli atiyeler aldığı halde bir habbe tasarruf

A ptülhamİt ve Hanedan :

et­

mediğini, halbuki kendisi topu topu bir defa on altı bin lira İhsan

Sultan Hamit, kendi ifadesine na

za­

man Murat ve Abtülhamit

iktısada riayeti

alıp

sayesinde

epeyce

para biriktirdiğini ve hatta

Murat


PAŞA N I N

TAH S l N

t Z2

bulun­

Efendiye sık sık yardımda

duğunu söylerdi. E sasen Sultan Ha­ midin bini cülusunda Istanbul gaze­ teleri yeni Padişahın mezayası sıra­

smda tasarruf ve iklısada

§

riavetin­

i

den de sitayişle bahsetmi lerd . Sultan Hamidin Daimabahçedeki dairesinden ve Tarabyadaki

çiftli­

köyünde

ğinden maada Kağıthane

de bir köşkü vardı. Bu köşkiin civa­ rında iyi bir memba

ctkardı.

suyu

nefaselini

Sultan Harnit bu suyun

bittecrübe bildiği için zamam salta­ natmda külli masraflar ederek bunu ettirmiş­

lstanbula mebzulen isale ti. Sultan

Kağıthane suyu­

Harnit

nun membaından alınıp lstanbulun getirilmesine

muhtelif mahallerine

ve çeşmeler yapılarak halkın ihtiya­ çok

cının temin edilmesine gösterdiğinden bu

Nazırı

alaka Adiiye

hususa

Abdürrahman Paşayı memul·

etmişti. Sultan Hamit, küçük biradeı-i Re­ şat Efendiden pek hoşlanmazdı. Ba­ na anlattığı hatıralar arasında şun­ lar vardı : Sultan Hamidin İyi talim görmüş biır kanaı-yası varmış. Bir gün Reşat Efendi büyük biradeıri

AptüJhaınit

Efendinin ziyaretine gelmiş. Kanar­ yayı salona getirmişler; kuş Efendinin mtisadifi

nazan

Reşat olunca

birdenbir e yere düşmüş ve ölmüş . . .

HATlRATI

göstermi ş;

o

günün akşamı bu at bi::

birdenbire ölüvermiş. . . Sultan Ha­ midin kızı her ne zaman amcası Re->­ şat Efendiyi ziyarete gitse hastala­ nımuş, o derecede ki nihayet vali4 desi bundan teşeüm ederek krzını

oraya göndermez olmuş Sultan Hamit bana bu hatıı-aları· •

.

nı padişahlığı zamanında anlattığın­ dan acaba bakikaten bunlara inana­ Reşat Efendiyi gayet sıkı bir taı-as­ sut altında bulundurduğu ve alıva­ bunun tesirile mi öyle bir lisan ku};..

siyaset delayısile onun ahvali

tek arabaya koşulan

fevkalade gü­

bir atı

birnderine

bulun­

haklı gösterecek beyanatta mak fırsatını kaçırmazdı�

Bir gün

gene Reşat Efendiden bahsederken:: seYer.

- Birader, görünüşü pek

müttaki

Etrafındakilerin kendisini

ve mütedeyyin tanıdıklarını isterdi. Daimabah­

Bu maksatla her sabah

çedeki dairesinde iç bahçeye

nazır

penceresi önüne oturur ve elinde dı­ şardan görünecek surette delail tabını

tutarak

okurdlı.

hizmete giren haderne halde

gcrdüklerini

ki­

Sahahla:rı

kendisini bu ıaderdi.

arzu

Bundan maksadr halk arasında ken­ disinin ibadet ve takva ile

fendinin harem dairesinden

:ı:el ve kıymetli

hak­

kında hüsnü nazarı yoktu ve bunu�

lar beslerdi. Bir gün gene Reşat E� lçlerinc!e

ettiği

takip

Reşat Efendiye karşı

demişti. Sultan Hamit,

gitmişler.

var ki

ş urası

olamamıştır. Yalnız

dı. Ahn·ında çok güzel, çok cins at­

birlikte ahıra

kabil

lanırdı bunu anlamak bence

olduğunu işaa ettinnekti.

geldiğinde

için

olduğu

linden daima şüpheli

Sultan Hamidin ata çok merakı var­

fendi kendisini ziyarete

yoksa:

rak samirniyetle mi söylerdi,

evlendirdİğİ

cariyelere

meşı;ul Reşat E­ hariçte·

baltacıları

vasdasile ayda ikişer mecidiye para gönderdiğini söyler ve: - Reşat Efendi

bu sayede halk:


TAH SİN

PAŞA N I N

ile temas ve rabrta teşkili mi,mkün olur zehabında bulunuyor. derdi. Reşat Efendiyi ve onun da­ iresi muamelatını tarassut ett!rmeğe memur olan Beşiktaş muhafızı

Ha-

san Paşa bazı kimselerin türlü tür­ lü kıyafetlere girerek veya

mektup

göndererek Reşat Efendi ile müna­ sebette bulunduklarını

iddia

eder

dururdu.

1 23

HAT IRATI

ınedim,

fakat sık sık

muhabere e­

derdim. Bu da gösteı·iyordu ki

Ri::ŞU� E.­

fendi hariçle muhabere ve

münase­

bet tesisinden ve taraftar

peyda e­ için

derek maksadına vusul

sarfı

mesaiden hali kalmazdı.

V eliahl ol·

Sultan Hamit, gerek

ması ve saltanatın tebeddülünde di­ alaka­

ğer azayi hanedandan fazla

Ben o vakit Hasan Paşanın bu bE"­

dar bulunması itibarile, gerek gizli­

yanatını uydurma şeyler telakki e­

den gizliye çahştığı kanaatini taşı­

derdim. Bunca takyidat arasında ve

ınası sebebile Reşat

birçok mehaliki göze

sıkı bir takayyüt

aldırarak bir

kimsenin Reşat Efendi ile

münase­

Efendiyi

Maamafih kendi kesesinden her ay be� yüz altın

bette bulunabileceğine ihtimal vere­

verdiği bin

mezdim. Bilahare muttali olduğum

muntazaman tesviyesine

bir

derdi. Bir sabah

mesele

Hasan Paşanın

beya­

pek

tuf:ardı.

altında

maaşın

dikkat: e­

huzura kabul

cıı­

natı sıhhate mukarİn olduğunu

an­

lunduğum zaman o gece Reşat Ef.­

lattı. lnkılaptan sonra merkez

ku­

nin ziyade hastaianmış olduğu ken­

mandanlığı

daiı·esinde

oda arkadaşlarından

bulunurken

Reşit

Paşaya

disine haber verdiğini ve hastalığın mühim olduğunu söyledi

v·�

bundan

gelir gider bir zat vardı. Bu zat be­

he>berim olup olmadığını sordu. Ha­

Reşit

berim yoktu, ademi maliimat beyan

bir gençti.

Arif

Vaktile

ettim. Sultan Harnit Reşat Efendi­

Mektebi Harbiyede talebe

iken bir

gözlerinden yaş gelmişti. O müthi�

nimle de görüşmek istemiş ; Paşa vesatet Bey

etti,

isminde

görüştük.

jurnal üzerine Tarablus Garbe nef­ yolunmuş, oradan bir yolunu

rak

Avrupaya

firar

etmiş,

bula­

il8.nı

hürriyetten ve affi umumiden bilisti

hikay·.; ederken

nin bu hastalığını takyit

ile

etmek

hayli

bu

gözyaşlarını

güçtür.

mit, biı·aderinin

telif

Sultan

Ha­

hastalığından

çok

müteessir olduğunu ve başmüsahibi

fade l stanbula dönmü ... Merkez ku­

Dolmabahçeye göndereı·ek Reşat E­

mandanhğmda

fendinin tedavisine pek dikkat

bulunduğum

müd­

ve

detçe arasıra Reşit Paşayı ziyarete

it.ina edilmesi için doktoru Rıza Pa­

geldiğinde benimle de görüşürdü.

şaya sıkı emirler

Bir gün söz arasında bahsi mazi..

etti.

- Reşat Efendi daireaile de mü­

demedim.

ye intikal ettirerek :

nasebetiniz var mı idi? dedim.

Şu

cevabı verdi:

- Reşat Efendi ile bizzat 1arüş-

Bunları

verdiğini

bana

hikaye

anlatmaldan

maksadı ne olduğunu cl."!. pek keşfe­

Şurası

muhakkak

ki başkitabette

aevam eden on dört buçuk

senelik

memuriyetim müddetince Reşat

E-


PAŞA N I N

TAHSIN

1 24

fendinin bir defa olsun Yıldıza gel­ değildi.'ll.

diğini görmüş ve işitmiş

Sultan Harnit Reşat Efendinin sara­ bendegan ile

ya gidip gelirse

da

mahzurlar , mülahaza

Reşat

bun­

düşünerek

edeceğini

mas

·'

ederdi.

Harnit

Sultan

.Eefendinin

te­

ilf' münasebatına başmabeyinci

Ha-·

ederdi. Reşat

cı Ali Paşa tavassut

Efendinin Masiakla güzel bir köşkü ve

vasi bahçeleri vardı; arada sn·ada

tenezzüh için buraya gelirt bir müd­

det İstirahat

ettikten

yine

sonra

HATlRAT�

Abdülhamide jurnal ettiği

ne bek­

Efendiden

Kezalik diğer

demişti.

lerlerdi?.,

"bil­

arasında

babis Reşat

mem ki

mü­

bir

Hamit,

dururdu. Sultan

nasebetle

söylenip

bir · münasebetle Vahd�ttin için Reşat Efendiden daha muktedir ve di­ rayetli demişti.Sultan Hamidin biı: ta raftan Reşat Efendiyi çürütıneğe ve Efeueliyi

diğer taraftan Vahdettin

ondan yüksek g-Östernwğe matuf

lan bu sözleri, olsa olsa enzarı dik­

kati Reşat Efendiye initaftan çevir­

Fil­

Daimabahçeye avdet ederdi. Bu gi-

mek maksadına hamledilebil�r.

d i;: gelişlerde halk ile t.-emas etme­ mesine pek çok itina olunurdu. Be­

hakika Reşat Efendinin ne şahsa, ne dairesi, ne mensubin ve mukanebini mevzuu

lerinden biri bu idi. Nitekim Fehim

Daimabahçenin bu

Taşanın vesilei ikbali ve en y üksek

unutulmuş

membaı İstifadesi de bu olmuştu. Sultan Hamidin en çok hoşlandığı ,.e mizacına en ziyade muvafık bul­ duğu jdi.

biraderi

Vahdettin

Vahdettin

Efendinin

Efendi

Dolma­

bahçede bir dairesi, Çengelköyünde bir köşkü vardı. Sonraları

bunlara

ilaveten Ortaköydeki fer'iye

daire­

adeta

ve

bahsolmaması

şiktaş zabıtasının en mühim vazife­

dairesi külliyen

olması

Hamit

Sultan

için matlup ve mültezem idi. Sultan

Vahdettin

Hamit

E-

fendi hakkında b u derece teveccüh­ kar bulunmakla Çünkü

pek

aldanryordu.

Efendi

Vabdettin

Sultan

Hamide bir maksat ve menfaal mu­ ediyordu,

kabilinde hizmet Sultan Hamide

�roksa

hiç muhabbet

ve

inkm­

lerinden biri de ikametin� tahsis o­

meı·butiyeti y:oktu. Nitekim

lunmuştu.

laptan sonra Sultan Harnit aleyhin­

Vahdettin Efendi Yıldıza sxk sık

gelir, bazan akşam taamından sonra H ünkarı görürdü. Sultan Hamit ek­ seriya Vahdettin

Efendiyi tiyatro­

ya davet eder. kendisile orada uzun uzadıya görüşiiı·dü.

Vahdettin

de en ileri gidenlerden biri Vahded­ din Efendi , olmuştu. Hikaye ederler: Bir gün Reşat vapurla adalar nezzüh ediyonnuş.

Sofrada

dan azasından bazdarı

Sultan

civarında te­ ve

Hane­ bu me­

muttasıl

yanda lzzettin ve Vahdettin Efendi­

havadis taş•yıp getiı.-diği mevsukan

ler de varm�ş. Bir aralık Vahdettin

fendinin

Sultan Hamide

rivayet olunurclu ki alıktan bir farkı

bunun jurnal­

yoktu.

Hanedan

azasının ahvalini, sar::ıyda olup �ten

şeyleri

Vahdettin

bi­

Efendinin

Efendi:

"Abdülhamit bizi

böyJec.e

toplu görse mutlaka çddırır., clemiş. İ zzettin Efendi, ki Sultan Hamidi ötedenberi sevmezdi, bir

zamanlar;•

_


125

TAHS I N PAŞAN I N H A T I RA T I Yılchza temelluk

eden ve havadis taşımakla kendini sevdirrneğe çalı­ şan Vabdettin Efendinin Sultan Harnit ortadan kalkıp ta şevket ve ikbali zeval bulunca aleyhind� ida­ rei kclarn etmesine canı sıkılmı� ve VahdeUin Efendinin suaiine cevap 1•enniyerek Sultan Reşada hitaben : - Sayei şahanenizde eğleniyo­ ruz. demiş ve bu suretle Vahdettin Efendiyi susturmuştu. Vahdettin Efendinnn redaeti ah­ Iakıyesi daha o zaman malum olup Hanedan arasmda hiçbir kıymet ve iyi şöhJ:"eti yoktu. Bu ı-edaet bilahare bütün fecaatile kendini göstermiş ve makamı saltanata geçince mehif olduğu te­ meHuk ve müdahenekarlık icabınca bu sefer kuvvet ve nüfuz sahibi gör­ düğü ecnebi ve düşman devlete hu­ liil meslekini tutmuş ve mel'anette daha ileri giderek vatanlarını düş­ man İstHasından kurtarmak için ga­ za ve bu uğurda canlarını feda eden Türkleri vurdurmaktan çekinme­ miştir. Sultan Hamidin Yusuf İzzettin ve Mecit Efendilere pek muhabbetti yoktu ve bunlara bir kıymet atfet­ mezdi. Her halde sözleı-inden anla­ şdan bu idi, Bununla beraber Mecit Efendiye Çamhcada güzel bir köşk ilisan etmişti. Sultan Hamidin Süleyman Efendi isminde bir biraderi daha vaı·dı. Hiinkar bununla okadar meşgul ol­ mazdı. Zaten Süle)-man Efendi de Bebek Üstündeki köşkünde münzevi bir- çiftçi haıyatr g·eçiırir, kendi ale-

minde ve kendi işlerile rne§g-ul o!ur­ du. Sultan Harnit kendi çoeuklaı-mm: tahsiline itina eder, bunların kema­ latı ilm ile mücelıhez olduğunu is­ terdi. Fakat her nedense buna mu­ vaffak olamaz ve bu yüzden pek canı sıkılıyor görünürdü. Şehzadelerin

iyi

yaızamalarıru

ve her türlü esbabı rahat ve refahtan müstefit olmalannı itti­ zam ettiğinden dairelerinin ihtiya­ catını tamamile temin ederdi. Bun­ lar aı·aba ile Yıldız parkmda te-nez.. züh ederler, Ramazanda camilere gideı-lerdi. Fakat şehirde gezint;i yapmalarına müsaade etmezdi. Bir aralık pek sevdiği çocuklarından Şehzade Gürhanettin Efendiye cu­ ma günleri şehirde araba ile tenez­ züh yapması için müsaade olundu ise de can sıkacak bazı ızeyler iızıtti"' ğinden menetti. Sultanların izdivaç-' laı:-ında bu sultanlar gerek kendi kız. ları ve hemşireleri olsun, gerek di­ ğer şehzadelerin veya sabık padişah ların kızlan olsun ayni derecede se­ mihane davranır, herbirine ayni tan tana ve refahı muhtevi saraylar ve­ rirdi. Esasen, bu tarzda İhsanlar yapmaktan, atiye dağıtmaktan ken­ disine müracaat edenleri boş çevir­ meyip kalplerini tatyip etmekten hem zevk duyar, hem de bunu siya­ setine muvafık görüı-dü. İyi hatırlarım : Birgün makamı sadarette bulunan zatın haremi zah şahaneye arzolunmak üzere bana kapalı bir zarf içinde bir arize gön­ dermişti. Bu arizeyi öylece takdim ettim. Bir müddet

sonra

huzuı·a

ça-


P A ŞA N I N

TAHSİN

i. 2 6

ğırıldım. Hünkar zarfı açnuş tı. Için ­

den çıkan arizeyi bana okuttu.Sadra

zam Pş.run haremi bu arizasında

bir

güzel

kuyumcu dükkanında gayet

bir broş gördüğünü, fakat kuyumcu çok para istedi ğinden alamadiğını ya zıyor, atıfeti şahaneyi niyaz ediyor­

H A T l R A T .!

lar, hem de göze girip teveccüh ve

İhsandan mütena'im

olmak yolunu

ararlardı. Bir sene Ramazanın on beşi cuma

gününe tesadüf

Hünkar

etmişti.

deniz tarikil e Y ah köşkünün

tımı na çıkacak,

oradan

rıhtı­

araba

ile

du. Ben böyle bir tasdie tavsit olun­

Topkapıya gidecekti.

Bundan

bir

duğumdandolayı

iki gün evvel Sultan

Hamide

bir

pel<

sıkılmıştım.

sıkıntnnı

Sultan Harnit yüzümden

anladı ve gülümseyerek :

jurnal verdiler ; bu jurnalda Mekte­

bi Tıbbiyeden

t kl e infHak

elek ı·i

müracaatlardan

d en bir bomba atılacağı

memnun olurum.Sordurunuz o broş

Sultan Hamidin vehmh

Ben

böyle

bedelini

her ne fiata ise

yazılı idi. ve

vesve­

çantadan

sesi icabınca bu jurııaldan sonra yo­

Pa§a­

lun değiştirileceği ve kara ta\·ikının

verdirip alınız ve Sadrıazam

ihtiyar olunacağı, yahut hiç değilse

.mn haı-emine gönderiniz, dedi.

Tıbbiye mektehinin güzel·gaha eberniyet

fazla

na­

zır olan cephesi sıkı bir tarassut al­

Hırkai saadet alayı: Sultan Hamidin

e-

tına alınacağı hatıra gelirdi. Sultan

verdiği merasimden biri de heı· rama

Harnit bunların hiç birin i yapnmdı.

Hrrkai saadet alayı idi. Ogün Sultan

zifem icabı olara(, tertibatı liı.zimeyi

·zarun on beşinci günü İcra Harnit Yıldızdan 'tarikile yahut

olunan

kalkarak ya kara

denizden

istimbotla büyük

Topkapı sarayına gider ve

'·teşrifat ile Hırkai

saadeti

ziyaret

merasimini yapardı. Vükela, ulema. ümera ve bilumum ricali d evlet

ve

haremi humayun erkanı bu merasi­ me davet olunudardı. Sultan Harnit bu merasime

dini

verdiği

gibi

noktadan ehemmiyet kendisini

Yıldızdan

mahalle gitrneğe

denizaşırı bir

mecbur etmesi i­

tibarile de pek ziyade �ikkat olu.nan hadiselerden

Ramazanın

sayıhrdı.

Her

on beşi yaklaşınca

·-takım işgüzarlar bu

ve s i

l ed en

istifade türlü t üd ü suikast

sene

bir bil­

e fsane

leri uydurarak hem Hünl<arın veh

­

.•

mini ve teclabiri tazyikiyeyi arttıru-

Ramazanın on beşi hulul etti.

Va­

yaptırmak üzere hangi tarikın ihti­ yar olunacağını zatr şahaneden i s ti­ zan

ettim.

İ stimbotla

gideceğini

söyledi. Ona göre tertibat alındı ve vakti muayyende ınutat olan zevat

vemaiyeti erkanide isti,mbota binildi.

O gün hava soğuktü ;

aralıkta kar

da yağıyordu.

Yalı l<Ö§kÜ dcni.bn mahallin sahi­

lindeki iskele)•e çılüxk. Sultan Ha­

mil: arabasına himli. Maiyeti erkanı yaya olarak aı·abay� takip ediyor­ lardı. Yolda gidedcen sevkı ile gözlerim Tıbiye

me

meral<

k t ebine müte­

veccih i d i Yolun tam mel.:tep 1.i niine .

tesadi.if eden kısmma gelincıa Sultan

Harnit arcı.hayı d.mdm·du.. Eğer jur­

nalda denilen şey sahih ise biz tam

hedef noktasmda durmuş bu l unuyor


TAHSIN

PAŞAN IN

duk. Hünkar beni çağırttı arabanın yanma gittim. Namaz vaktine neka­ · dar zaman olduğunu sordu.Saate bak ton; on dakika vakit vardı.Bu cevabım üzerine Sultan Harnit hiçbl}·şey

söylemeden alayı o hı lde durdurdu. 'Tahminen sekiz on dakika o vazi­ yette beklenildi. Ondan sonra hare­ ket emri verdi.Ayasnfy<ı camiine gi­ -dildi. orada namaz: kılındıktan son­ .ra Topkapıya azimet olundu ve Hırkaisaadeti ziyaret meraııimi ya­ plıdi. Tıbbiye mektebinden elektrik­ le infilak eden bir bomba atılacağı hakkındaki ihbar üzerine fazla ta­ kayyüde intizar olunurl,en

Sultan

arabasını Tıbbiye mektebi önünde sekiz on dakika durdurması bazı jurnallardak\ ih­ barata nekadar ehemmiyet verdiğini ispat eden bir keyfiyettir. Filhakika Sultan Harnit kendisine veı·ilen jur­ nalların pek çoğunu böyle telakki eder, hele bir takımlannın zaı·Flarını bile açmazdı. lnkılaptan sonra 2.m·f­ ları açılmamış yığınlarca jurnal bu­ lunmuştu. Hamidin bilakis

Bir de bunun taban tabana zıdclına .c:Jiğer bir hadiseye şahit olmuş!:um. Yine bir Hırkai saadet alayı gunu idi. Sultan Harnit karadan Topkapı­ ya gidiyordu. Arabası Dolmabah ­ c; e sarayı önüne gelince atlardan bi­ rinin ayağı tökezledi ve araba bir­ kaç saniye tevakkuf etti. Bu tevak ­ kuf olunan mahal tam Reşat Efen­ dinin dairesi önüne musadifti. Ara­ hanın Reşat Efendi daires i bizasın­ da durması Hünkarın vehınine do­ kurunuştu. E vhamh insanların

hayalhanderi

1 27

H A T I RAT I

çok işlek olduğundan Sultan Haı.nit te harekete gelen vehminin sevkilc kimbilir ne uzak ihtimalleri düşü n­ müş olacak ki arabayı kullanan ve hayli emekdarlardan olan aı·abacı­ başının vazifesine hitaın verdi. E-

lektrikli bomba ile kendisine suikast olunacağı haber verilen mektcbi hbbiyenin tam önünde sekiz on da­ kika kasten durmak suretile bu ih­ barı akla yakın bulmadığını göste­ ren SultanHan1idin hiçbir kasta makı-un olmıyarak bir hayvanın tö­ kezlemesi neticesinde arabasının iki üç saniye Reşat Efendi dairesi önünde tevakkufunu gizli bir leşeb­ büs il e alakadar tasavvur ederek ara hacıyı azietmesi yekdiğerile kabili telif olmıyan iki harekettir. Ben bu­ nu ancak şu suretle izah edebiliyo­ rum: Sultan Hamit, Reşat Efendiye ve onun dairesine karşı çok müte­ yakkız bulunduğunu ve bu hususta kast ile tesadüfün kendisince müsa­ vi olduğunu her fırsatta anlatmak siyasetini takip ediyordu. Herkes bilmeli idi ki Reşat Efendi dairesite uzaktan ve yakından, bilerek veya bilmiycrek temas ve münascbette bulunmak bir tehlike teşkil eder, an cak bu sayededir ki Reşat Efendi­ nin meınlekette bir kuvevt teşkil et­ mesine ve taraftar peyda eylemesi­

ne mani olabilecekti. *

*

*

Cuma selamlJğı:

Sultan Hamidin haftada hi� de.fa Hamidiye camiine ve senede iki defa Dolmabahç e sarayına gitmesini icap eden merasim gerek inzıbat ve ge ­ rek teşrifat memurları ıçın hay!�


TAH S i N

ll 28

gaile teşkil ederdi.

HAT I RA T I

l" A Ş A N l N

Tabiidir ki bu

dan geçerek cam.ie muvasalet eder�­ Hünka.n

Efendi

Şehislam

gaİlenin en ağır ve mes'uliyetli ci­

Camide

heti inzıbata taalluk eden kısmı idi.

ile Evkaf Nazırı ve Feraşeti

Teşrifat meselesi merasime

iştirak

edecek zevatın hazır olup olmadık­ Iarını tetkik ve arzetmekten ibaret­

vekili

Şerife

istikbal ederler.

Camide namaz

odadaki.

k,Iınan

seççadelerin birincisinde Sultan Ha­

ti. Maamafin bir defasında selambk

mit, ondan sonrakilerde sıra ile Bür

alayına gelen erkan ve ümeranın az

hanetin Efendi, şehzade

dikkatini cel­

lığı Hünkann nazarı

Süleyman

Efendi, Başkatip, lzzet Paşa,

Eyip

betmiş ve canını sıkmış olduğundan

Paşa zade DamatFuat B. F raşeti Şe

buna da itina olunurdu.

rife vekili namaz krlarlar.Namazd<ı.n

lnzıbat ve teşrifat tertibatının tam

olduğunu zatr

şahaneye

arzetmek

vazifesi bana mevdu idi. Bu aı.-izemi almadan Hühkar arabaya

binmez­

di. Cuma ve bayram alayları t-e�rifat

meı·asimi hakkında bazı tafsilat itası faydadan hali değildir

Cuma selamlığında inzıbat ve teş­ rifat tertibatının tam olduğuna dair

arizamrn zatı şahaneye takdim olun masını müteakıp

saltanat

ı:.ı·abası

dairei humayunun kapısı önüne ye­

Iir. Bu arabaya hangi

hayvanların

koşulacağını her defasında Hiinkar irade eder. O aralık Serasker Pş. a ­ rabasının önünde ve yüzü H Ünkar • n kapısına

müteveccih vaziyette ahzi

mevki eder.

Zab şahane, maiyetinde

şehzc1de

Bürhanettin Efendi olduğu halde çı­ kar, arabaya biner,

emir ve i�cıreti

üzerine Serasker Paşa da karşı:;ı ıra oturur, istab!i amire

musahiplerden

müdürü

ve

mürekkep bir mev­

kip i!e araba hareket

eder, dış ka-

pıda ciamat

mabeyinciler

paşalar,

ve yaverler bu. mevkibe iltihak ey­

lerieı· ve alay erkan ve üme!·ayi as­ keriyeden miif:eşekkil saflar a�·asm-

sonra Sultan Harnit bazan Efendi ve Evkaf Nazırı

Şehisliun kısaca

ile

görüşür ve bu sefer saltanat araba­

sma bedel kendi kullandığı bir pay•·

köşküın�

tonla saraya dönerek Çit

gelir, bundan ıı.onra ecnebi sefirleri�­ ni kabul eder.

Byram alaymdaki saltanat aıaba­ sı dörtatlıdır. Ayni merasimi !:eşri­ gelinip

fatiye ile Beşiktaş camiine gene ayni teşrifat ile ve

karşısında:.

Bürhanettin Efendi ve Serasker Pa­ şa olduğu halde Dolmabahçe yına azimet olunur.

sara­

Vükela at üs&·

tünde ve Hünkarm arabası önünde

giderler. Saraya yaklaşıldığı zaman vükela atlardan inerler

ve

Hünkarın

arabasına doğru ilerliyerek istikbal ve resmi taz.imi ifa ederler. H ünkar Dolmabahçede muayede

salonunun

yanındaki odada bir müddet

hatten sonra muayedenin sım

İstira­

başlama­

emreder ve odadan çıkarak tah­

tın bulunduğu mahalle gider. İlkön­ ce

Reisüh1Iema ve Nakıbüleşraf tah-­

tın önüne gelerek muhtasar bir dua

İlı"at eder, bundan sonra Te§rifat Na.

zm delaief:ile baştaSadrazam olduğu halde vükela huzura dahil

olur ve

saçağı öpmek sureti!e ı·esmi tehriki


'F A H S İ N P A Ş A N I N Bu merasimden sonra HüınkB.r hazrrunu selamhyarak oda­

iifa ededer. sma

çekilir

ve

bir müddet istiı-aha-

1li müteakıp tekrar salo na gelerek lbu sefer saray erkanının ve husus) tebri kat ı nı

bendeganının

der, badehu ayni meı·asim

kabul e­ ve

teşri­

fat İle Yıldıza avdet olunur. Bayra­

mın ikinci günü baştercümanlar, rü­ esayE ruhaniy e ve bilumum rical Yzl­

ahza gelerek arzı tebrikat edeırler ve

bilvasrta mazharı iltifat olurlar.

.Şehislam ile vükelaya ait

muharre­

sonı.-akHerin muharremiyeleri

daha

az idi. Daha ufak memurlara çil ku­

minden

Başmabeyinci, Başkatip, İ kin ci ma­ beyinci, İkinci

ka.tip,

biri de huzuru

kitapçıbaşı,

Ser yav er gibi mabeyin erkam huzu­ ru

humayunda ve diğer

mabeyinci

beylerle bendegan s al on a

muttasıl

odada kezalik

ü·c:erindı;;

minderleı·

ahzi mevki ederlerdi. Bazan u!e·-;ıa­ olunanla r da

rerdi. Deı·ste iptida muk a rri r efendi başhyarak heı·hangibir ayeti

tefsii·

edeı·, bunun üzerine mu h ata p efen­

soı arlar,

diler sua:l

·

o

cevap verir,

ders bir ınunazara ş e kli alırdı. ) şit­ tiğime göre biı· zamanlaı· hazımııun bah se karı§arak sual irat etmelerine de cev az

var

imiş. Hatta Hayı·ettin

Paşa ile bir mukarı-ir arasında epey­

ce mubahaseler ceı·eyan etmi ş imiş. Mukarrirleı· içinde Tikveşli Efendi ve ders vekili

Ahmet

Asım Efendi

gibi meslekleı·inde ihtısas sahibi ze­

*

Huzur dersleri : Yıidız sai"aymın senelik

v <.­

1\Hi'?ii�ü

Huzur dersleri iki saat kadaı· sü­

miyeler ziyade miktarda idi. Ondan

-'• ·�

sekçe bir mevkide ve diz çöknıe ziyetinde oturur, Mabeyin

bulunui·du.

Her sene Muharremin ilk gunu ttebrik için vü k ela ve ulema ve rica­ Ht devletin saraya gelme!eı·i mutat iıdi. O gün bunlara ( MuharT�ıt"'i�re) denilen yartın ve çeyrek altmlar ve­ rilirdi. Bu altınlar kırmızı atlas ke­ seler içinde dağıtılırdı. Sadrazam ve

*

devam ettiği müddet zarfınd.:ı yiik­

mat paşalardan davet

Muharrem alayı :

veı:-i!irdi.

leler bulunurdu. Sul.tan Harnit d ers

dan, vükeladan, rnüşirandan ve da­

*

ruş

1 29

HAT IRATI

vat var idi. mei·asi­ humayun

diers!eı·i idi. Her sene ramazan zar­ Jfu'kda mukarrir efendiler hu:z:unı şa­ hanede ders takriı- ederleı·di. Her

mukarririn yanında biı·kaç mt.\hatap buiunuı·du. Huzur dersleri Çit köş­ künde kıraat olunuı·du. Mukani.- ve muhatap efendiler kendilerine m<:>h­ s,us mevkide ve minderler Üzerinde .ottururlardı. Onreri.nde kitap koymak için rah-

Dersin hitamı Üzerine Hiinki.n· ta­

rafından verilen işaretle mukarı-i;· efendinin bir duasım müteakıp Sul­ tan Harnit ayağa kalkaı·

ve

haza·un

Hünkarı selamhya:rak dışarı çıkardı.

Huzuı: dersle�·i haftada iki gün iti­ bal" i!e bir ramazanda sekiz eün idi. *'

A vrupaya firaır : Büyük mevki İşgal eden ze vat•n mem uı·iyetlerirı.den istifa etme1eri Sul tan Hamidin hoş gÖrmediği ah-

9


PAŞANIN

TAH S i N

i JO

valden idi. Bir Sadı-azamın, bir Na· zınn veya ehemmiyetli mevkide bu­ lunan herhangibir memurun istifası ınüste­

hakikaten ahvali sıhhiyeye

nit olmayıp ta masiahattan nıiimba­ is ise

H ünkar b:.ı

istifa etrafında te­

. vellüt edecek münakaşatrn

dedi­ b•ına

ve

koduların tesirini dü ş ü n erek

mahal bırakmamak

..

istifayr a-

için

kim bn·aktrrmağa gayret ederdi. Bu maksatla muhabere ve münazara dilir, istifa sahibi iknaa

çalışıhrdr.

Sultan Harnit i s tifa d a ısrar vukuu­ nok­ diye te­

nu ve istifanın kabulünü kendi tai nazaı·mm mağlfibi.yeti

lakki ettiğinden ve iş üzerinde mağ­ lup olmağı is t emedi ğin den beherı.1P. hal

istifadan vazgeçilirdi;

·

HATIRATI

Arif Beyin tirarı : Sultan Hamidin

mabeyincilerinm

den Arif Bey de bir aralık,

retaka­

tinde enişlesi Ahmet Rıza ve onun biraderi Ahmet Şevket

Paşalar ol­

duğu halde Avrupaya firar

etmişti .

Arif Bey Sultan Hamidin en gözde mabeyincileı.-inden idi. Hatta bir za­ manlar sarayın yegane nüfuzln şah­ siyeti Arif Bey idi. O tarihlerde ira­ mabeyin­

dei seniyeleı· munhasıran

ciler vasıtasile dairei kitabete tebliğ olunurdu. Başkatipierin vazifesi bunlan de­ vaire yazmaktan ibaretti.

Devlet:n

muazzamatı urouruna ait

bilumum

iradeler Arif Bey vasdasile ya t ah·

maama-

riren başkitabete, yahut şifahen-- ait

fih ekseriya bu keyfiyet istifa veren

oldukları makamat ve zevata bildiri.

zatın azlile de neticelendiği valddi.

liyordu.

Bir de istifayı istiğna suretinde gös­ termek İstiyen veya bu suretle emel

Arif Beyin enişlesi Paşa

ile

bunun

Ahmet Rıza

büyük

biraderi

takip eden kimseler de yok dcğ·il di.

Ahmet Ş evket Paşanın haremi

Avrupaya

mayunda

fir�r

meselesi de

ziyade ehemmiyete

mcsa\1-

alman

den idi. Avrupaya firar

daha

edenler

zaktan başka tüı·lü göı·ünmek ve bir t;akmı dedikodular yapmak yoUarını

Hünkaı bunu bundan bilhassa Esasen bu seb�ple idi

takip ettiklerinden

·

bir

hemşireleri

hu­

vardı.

İkinci hazinedar idi. Gerek Arif Be­ ye münasebetleri ve deki bu

gerek

hemşireleri

harem­

münasebetile

Ahmet Rıza ve Ahmet Şevket Paşa­ lar bir araiı k çok yüz

bulmu§lardı.

hiç hoş görmez,

Cümlesi Padişahın iltifat ve in'amı·

kocunurdu.

na müstağrak olarak yaşarlardı.

ki firar tarikına

tevessül

edenleı·

çoğahmştr. Doğrusunu söylemek la­ zım gelirse Avrupaya firar ederıle­

rio k�smı azamı memleketin i daresi­ ne veyahui Sultan Hamidin siyasc.­ tine ilam isyan İçin ıdeğ·ii, ya faz!a bir menfaat celbi maksadını yahut teveccü.h ve

iltifahn

nı müşahede ettikleri için lardı

takip,

:uyam iuı.c;;mış··

Günün birinde Aı·if Beyin ikbaJi

hiısufa yü.z tuttu, Bu esnada Sultan

Harnit İkinci hazinedan da Konya­ ya teb'it etmişti, Ara: Beyi tevecü.h. ten

düşüren

ve i kinci

hazine�arı

Konyaya gönderen sebepleri yorum ;

tahkik

etmedim

.

bilmi­

Yalnız

şu vak'ayi biliyorum : B ir gÜn Sad· razam Cevat P a şadan

bi�·

tezkere

geldi. Sadrazam Paşa bu te.,.keresin·


TAHSIN

PAŞAN I N

131

HATIRATI

de mutasavver olan bir istikraza ait

bundan pek sinirlendi;

istizamna henüz cevap

huzura girerken Arif Bey dairei bu­

halde Kırkkilise

verilm�diği

telgrafhanesinden

mayundan

esasen ben

çıkıyordu.

Yüzü

kor­

kunç bir halde idi. Kuvvetli bir tek·

Avrupaya

çekilen bir telgrafta

istikrazın

akline tarafı

şahaneden

müsaade

huyurulduğu

muharrer

tarihten

olduğunq

bildiriyordu.

Filhakika

mabeyinciler vasıtasile gönderilmesi

Saclaretten o istikraz için bir istizan tezkeresi gelip

bn

evvelce arzolun­

muş, fakat henüz iıradeııi çıkmamış­ tL

O tarihlerde istizan

kağıtlanm

dir ve tevbih i�ittiği a§ikar idi. sonra

iradei

Bı:ı

seniyelerin

usulü lağvedilmi§ti. Arif Beyin mebdei bilir; yahut

idbarı bu ola­

bilmediğim

bepler teveceühten

başka se­

düşmesini intaç

mabeyinciler okur, iradei seniyeleri

etmiş olmak muhtemeldir. Heı· h ale

yine onlar getirirlerdi.

de

bete hiç bir iradei Junmadığı halde hanesinden

Dairei kİta­

seı1iye tebliğ o­

Kırkkilise telgraf­

"istikraza

müsaade

o-

Arif Bey ikbal

sandalyesinden

sukut etmişti. Saırayda teveccüh

iltifattan

mahrum

kalmak

içinde insana yüzlerce

herkes onun aleyhine dönerdi.

ratır,

kilmesi filhakika

Arif Beyin ikbalden suku.tu

Cevat

Pa.§anın bu ikinci tezkeresi-

Rıza

bir an

düşman ya-

lunmuştur, yolunda bir telgraf çeşayaıııı dikkat idi.

ve

ve

Ahmet Şevket

Ahmet

Paşaları da

ıııi huzuru humayuna takdim ettim.

fena halde

sarsmıştı.

O tarihler&.�

Hünkar beni huzura

parlamağa

başlıyan

Çerkes Meh-

çağırdı ve İ'!l-

tikraza ait iradei seniyeyi

sabahle-

met,

Tataır .Şakir ve Fehim

yin Arif Bey vasıtasile daiırei kitabe-

lar hareket e geldiler.

te gönderdiğini söyledi. Ben bittabi

Şevket

ademi malômat

beyan ettim.

Beyin bu iradei

seniyeyi

Artrk Rıza ve

Paşalar için ne dahilde, ne

Arif

de hariçte bir istinatgah kalmaımşb.

nezdinde

Mehcur oldukları teveecüh ve ikba­ daha kolay te­

alıkoyması ve Babıa.Jiye tebliğ olun-

lin aı•detini hariçten

madan

min edecekleri zehabına

hususi

kanallarla

mebafiü maliyesine

Paşa-

Avrupa

malUınat veril­

için roiı

düştükleri

yoksa her taraftan

saran

mesi bir borsa speküli.syonu için ol­

düşmaniara

bafazai

nefis

duğuna

ve haysiyet edemiyeceklerini

anla-

§Üphe yoktu.

Sultan Harnit

kar§ı

mu


1 32

PAŞANIN HATlRAT!

T A H S 1N

chldarı için mi hernedense

bir gün

Bey avdete razı oldu ve geldi.

Ha­

bu üç zat I stanbulu terkederek Pari­

linde pişmanlık görünüyordu.

Av�

se kaçtılar.

detinde ilk huzura kabul

Sultan

Harnit ilk önce

bundan

gün ben de nezdi şahanede bulunu· yordum.

çok telaş etti.

olunduğu

Salona girer girmez

fartJ

müddet

teessürden yere dü:ttü,baygınlık ala�

sarayında ve en mahrem

muamela­

ınetleri gösterdi, ekadar ki zatı şa-

tmda bulunmuş bir zatın

Avrupada

hane de

Arif Bey gibi senelerce

müteessiı- oldu ve yandaki

kalması ve kendi aleyhinde çalışan­

hususi daireye girerek bizzaı kolon­

larla temas veya teşriki mesai etme­

ya getirdi.

si Hünkarı kuşkulandırıyordu. Arif Beyi lstanbula avdete için bir hayli uğraşıldı;

Arif Bey bu tarihten ikna

kendisinin

gördüğü nimet ve iltifatlar,

tevec­

zifesine

ruya

bunu doğrudan doğ�

zatı şahaneye .

arzedebileceği

izah olunarak giriştiği hatalı yoldan rücuu Bey

için nasihatler verildi.

kendisini firara

Arif

sevkeden se­

bepleri ba§ka biı· vasıta ile H ünkaıi'a yazmış olduğundan bu�lann

muh­

teviyatı meçhuiiim kalmıştır.

Esa­

sen aramızda ihtilafi efkar olduğundan

mevcut

Paristen yazdıklarında

benden şikayet etmiş olması da vari­ di hatır bulunduğundan mektuplarını benim dermediği

gibi

kendisi bu

vasıtamla gÖn·

Hünkar da

bana

fuzu yoktu.

Hulasa

bir müddet

sonra

Sultan

Hamidin

hoşlan:madığı

şeylerden biri de Avnıpaya

azimet

için mezuniyet isternek idi.

Bu ka­

bil talepler birer suretle geçiştirilirw di. Hatta bazı zu

ve

eaznm devlet

Arif

bir ar­

istida!arının is'afında müşkü-

lata düştükleri

zrın:ııan mahdum bey­

lerinin hastahk sebebile azimetleırine isth·ham

müsaade

Avrupaya olumnasıBı

ed eder ve nev'ama

ıvaz

mahiyetinde de aı-zıdannı elde ede-

rek mezuniyet talebinden vazgeçer­ Eeı·di.

Bu, gülünç ve şayanı esef bir

yoldu: fakat ne çare ki ekseıriya mu-­ vaffakryete i�al ederdi.

bunlardan bahsebnemişti.

gelir gider�

di; fakat işe karıştırılmazdı ve nü­

cüh ve ihsanlar hatırlatılarak ve bir şikayeti varsa

kemafissabık

sonra va­

*

*

*


1 33

TAH S I N PAŞAN IN HATIRATJ

Ermeni hadisesi : Kum­

Sultan Harnit, İstanhulda kapı vak'asile

başlıyan

ketin muhtelif

no ktal arina

ve memle­

rak br.rç�k yerl eri ateşe

meni

yayıla­

veren Er-

sonra Ernıenilere

ihtilalinden

karşı !>1ddetli bir siyaset takibine ka-

i

tasarrttlıklara

tebligatx

ifa olundu.

tedbir

Bu

fevka!ade sarsmrştı.

kat'iye Ermenileri

·

Enneni

miHeti

yıllarca çah§ıp kazandığı ticaretten, piyasadan,

hükumet

ol uyordu .

mahrum

memnuiyeti

kapı s mdan

Ermeniler

ve

kaldırtmak

bu eski

e muvaf­

mevkile:!.'ini tekrar ele geçirebilmek

fak olrna.k için Ermeni miUetine iktE­

için çok, çahşt!lar, biı·çok istil·ham!a

sadi sahada darbe

Hünkarm

ra.r vermiş ve bu

siyas et nd

vurmak

yolunu

tutmuştu. Otarihte Ermeniler gerek

ettiler.

merhametine

müracaat

Fakat Hünkar Ermeni ihti­

ticaret aleminde

ve

gerek hükumet­

le müteahhitlik

lô.ldlerine ve bu ihtilalcilere yardım

işlerinde çok esaslı

eden Ermeni mHletinc okadar gayz

ve kuvvetli mevkileri işgal

ediyor­

ve gazap taşıyordu ki o istirham ve

lard!. Sultan Hamit, Ermeni ihtila­

niyazlar

linin bu membalardan kuvvet ve pa­

dursun bazan buna

ra aldığına

ler bile fena muamele göriiyorlardı.

kani ve

hakikat te bu

merkezde olduğundan ilk tedbir ol­

semere

bahşolmak şöyle

Ermeni milletini

mak üzere Ermenilerin badema hiç­

felaketli akibetten

bir münakasa

bir taraftan Ermeni

edilmemelerini

ve

muameleye

ve

hesap olunmasım

kendilerile sureti

kabul

tavassut eden­

maruz

olduğu

kurtarmak için Patriki, diğer

kat'ı

taraftan da Haneiye müsteşarı Aı·­

kaeiyede

tin Paşa ve Hariciye hukuk müşa­

emretti. Hünkarın bu iradesi layıkı

viri Gabriel

veçhile tatbik edilip

edilmediği sık

aralıkta saraya gelirler, Ermeni ko­

olunmakta idi. O vakit

mitelerine mektup yazarak Türkiye

sık kontrol sarayın

Kuyumcubaşdığı

Ermeni­

Noradonkyan

dahilinde ihtilal

Efendi

faaliyetlerine

de­

lerde idi ve bu yüzden külliyetli is­

vam etmeleri Ermeni milleti için ne·

tifade ederlerdi. Sultan Hamit bun­

kadar tehlikeli olduğunu onlara bil

lan da saraydan çıkardı.

Bu mem­

direceklerini ve buradaki Ermenileri

vilayetlere de

de o komitecilerin peşi sıra yürümek

teşmil edilerek billimum vali ve mu-

ten men ve tahzir etmekte oldukla-

nuiyet

Istanbuldan


T A H S I_ N P A Ş A N I N H A T l R A T !

1 34 rmı

beyan ederler, bu suretle Hün­

kara karşı sadık görünerek

Sultan

Hamidin Enner.iler aleyhindeki gay

ka!kış%rlar, yahut

Padişaha

öyle

göriir.ürlerdi. Esasen sarayda siyaset bunu icap

Bilhassa

ederdi. Sultan Harnit saray dahilin­

Ermeni patriği saraya daha sık ge­

cleki resmi ve hususi bütün memur

lir, mul:tasd

ve bendeganın ef'al

7..Im

teskine

çahşxyorlar;h.

sadakat ve ubudiyet

teminabm tekra:r ederdi. Artin Pş. bu mesele hakkında maruzatta bu­ lunmak için saraya geldiğinde Mı­

sn-daki Nobar Paşa E mıeni ihtilali­ nin Avrupada en kuvvetli amil ve ha­ misi olduğundan

Artin Paşa gerek

buna ve gerek Cenevredeki rüesasma yazdığı

komite

melttupları,

ver­

iliği nasihatleri anlatırdı. Ancak dip­ lomasi meslekinden

yetişmiş

olan

bu iki zatın hakiki maksat ve gaye­ leri malum olduğundan

Sultan Ha­

mit te maruzatı vakıayı

hüsnü te­

lakki ediyor gibi görünmekle bera­ ber siyasetini hiçbir

suretle

değiş­

tirme:ı:di.

ve

alıvalinden

efkar veakvalinden haberdar olmak

içiu bunlan biribirine kontrol ettir­ mek usulünden daha muvafık tedbir bulamamıştı.

Sarayda

iki

kişi-

nin yekdiğerile sıkı fıkı dost

veya

hemfikir olmalan bir ittihat ve itti­ fak ifade ederdi; Sultan

Harnit bu­

na hiç razı olamazdı. Herkes biribi­ rinin rakibi, hasmı,

mütecessisi ol­

malı, herkes biribiı·ini jurnal

etmeli

idi, Yalnız ekabir biribirini değil, uşakların bile efendilerini jurnal ettik­ leri vaki idi, bu kabil ihbarat ta

na-

zarı itibara alınn-dı. Sarayda hiçkim­ se diğeriniden emin olmamak ve her­ kesin bilip

öğrendiğini,

işitip gör­

düğünü Hünkara yetiştirmek bir

Padişah sarayları ikbale

vusul

için yegane vasıta olduğundan bit'

sas, bir vazife teşkil ettiği zihinlere

ye!ı."leşmişti

ki

ekadar hilkaten

tabi istirkap cereyanlarının en kuv­

bundan hoşlanmıyanlar bile öyle gö­

vetlileri de

rünmek ve kendilerini Hünkara öy­

burada idi.

Okadar ki

saraya duhul ve huliil etmeden ev­ vel yekdiğerile dost ve samimi olan kimseler sarayda

bir

teveccüh ve

le tanıttırmak isterlerdi. Sarayın bir

Ebülhüda

vardı. Aslan Halepli olan bu zat gü­

mevki kazandıktan sonra biribirine

nün birinde bir rüya

hasmı

başınabeyinci

olurlar,

biribirini

şikayete

Efendisi

hikayesile ve

Osman Bey delaletiJe


TAH S i N P A �A N I N HAT I RA T I Istanbuia

g elmi ş,

saraya

çatmı ş ,

liünkara hoş görünmüş . . . .

0 tarih te Başkitabet dairesinde yine Halepli Kadı·i Efendi jsminde bir katip var d ı ; bu

Kadri

Efendi

de Hünkara hui·Ul etmeğe muvaffak

1 35

Ebülhüda Efendi Sadrazam

Ka­

ahbap

mil Paşa ile eski zamandan

idi. Mısır meselesinden dolayı

Ka·

mil Paşanın i kbali idbara mii11kalip

olup ta azli yaklaştığmı görür gör-

mez Ebülhüda Efendi hem bu suku·

olanlardan dı.

tu tesri etme k, hem de Hünkara bir

Ebülbü d a Efendi sarayda bu Kad­ ri Efendi ile teşriki mesai etmiş ve

hizmette bulunarak buna mükafaten

tal akat ve zekaveti de yardım

ede­

rek çarçabuk parlanuştı. Ebülhüda Efendi büyüklerle uğraşmaktan ve H ünkara sık sık jurnal

vermekten

Ebülhüda Efend i sarayda

mevki

ve nüfuz sahibi iken Izzet Paşa konağının

müdavimlerin­

den idi ; bu itibar ile aralarında biı· dostluk olacağı: tabii idi ; diğer taraf­

tan

ikisi de

Arap

olduklarmdan

daha iyi anlaşıı-lardı.Ancak bu dost­

luk, bu münasebet İzzet Paşanın i­ kinci katip sıfatile saraya

ah11ması

üzerine nihayet buldu. Artık

l zzet

Paşa

Ebülhücla E­

fendi aleyhinde bulunur, Ebülhüda Efendi İzzet Paşayı

kabahatli 'JÖS·

teı-ıneğe çalışırdı. Başkatip oluncaya kadar Ebülhii­ da Efendi yi tanımazdım ; Başkİtahe­ tİm zamanmda da hayli müddet ta­

mşmamışbk.

Ancak masiahat üze.

ı·inde lzz et Paşa ile aramızda ihtila­ fıeflci.r olduğunu öğı·enince

nal tertip ve takdim etmiş. Bu fırsat bir veraset meselesi idi. Şöyle ki : Adamcağrzın biri hukuku

derhal

benim!e ahbaphk tesisi esbabma te­ vessül eti . O dakikadan i tibaı·en her

duğunu teva t üren ispata hazır oldu­

ğ u ndan bahisle muamelei lazimenin

ifası iç i n Sadarete bir arzu hal Paşa tarafından

alelusul

meşihate

havale olunmuştu. Ebülhüda Efendi akla hayret verecek bir şeytanetlear­ Idda tertip ettiği jurnailarında : ''Tevatür davasını ispat

için

bir­

çok insanın bii'" araya toplatıhp mc­

şihate gönderileceğini ve ştı kadm·

ki Kamil Paşanın meşihate

havale

ettiği arzuhaldeki veı:aset davası bir

vesi1e olup ac!l maksat birçok ahali­ meşi­ hat dairesine getirildikteh'l! sonra Padişahm zulüm \'e istibdadm.ı te­ yi oraya tcplamak ve bunlar

vatüren ispat ederek hai'a fetva af­

mak

olduğunu, arzetmişti. Bu

nal Üzerine Hüııkiirın ne hale

jur­

gel­

miş loacağı ve İşe nekadar ehemmi­ yet:le sarılacağı

tahmin

edilebilir.

juı·nalım müte­

Ebülhüda Efeı-ıdinin

leyhinde bulunurdu.

akıp tahkİkata giı-işi.!mi�r,

Ebülhüdanm gayei arnali Ş ehi s ­ lam olmaktı. Bu maksada vusul için

ver-

miş ve bu aı·zuha!i Sadrazam Kamil

görüşii.şümüzde bana İzzet Paşa a­

hiçhtr fxrsatı ka.çırmazdı.

iı:siye.

sinin temini için kendisinin varis ol­

geri dunnaz dı.

bülhüda

Şehislamhğı 3-·akalamak için mithim bir fırsattan istifade ederek bir jur­

filhakili::a

öyle bir arzuhalin SadaYet ten .Meşi­

hate havale ohmduğu an!aş!!mış ve

Sadraza..>n K0.mii

Paşa

ile

Şehis-


PAŞANI N

TAH SiN

Jim Efendi de�·hal sukut etmiştiı:. Hiç şüphe yok ki Sultan Harn i t

o

ait ol d u ğunu ve halkı Meşihate top­ h aF ettirmek

kendisini

intikaD

O gün bah si kendi �ahsına

arzuhalin filhakika bir veraset işine l ıyarak

HAT I RATI

ne

ettirerek birkaç yerden maaş almak­

ta olma sı vicdanını muazzep eUiğinn söyledi. T ensikı ınaaşat kanunu na rnugayir olan bu vaziyetten kurtul­

Sadrazamın, ne de Ş ehislamıp akılla

manın bir

rı n dan

sordu. Hem kendisini vicdanen

cak

geçmediğini

ınesele

tı l d ı ktan

bilirdi '

tahkikat

ve

An­

sahasına

ağı­

sözü

tevatür

za düştükten sonra ne o

Sadt·azaın

ne de o Şeyhülislam sandalyelcrind��

vaı·­

kalamazlardı. Bazı meseleler

dır ki onların tahakkuklarına

değil

gölgelerine ve ihtimallerine de ceza

e-

tertip olunmak Sultan Hamidin saslı siyasetini teşkil

ederdi. HaHi

mesel esi bunlardan idL

Bunun y.-, .

iftirası da doğru s u kadar itibara alımı-dı. Ebülhürla E­

lanı da, nazan

fendinin bu j urnal uı da n

sonra

her­

hangi mesele hakkında ohıı·sa olsun tevatür beyyİnesi ikame etmek şiu­ detle n1emnu idi.

Hükkamı

şıeı'iyc

bundan fevkalade hazer ederleı:di.

çaresi

olup

olmad:ğım mu­

azzep eden hem de lmnuna muhalif olan bu işten dolayı zatı müracaatle yalnız iktifaya

şahaneye

nazu!ık

maa�ile

müsaade olunmasını a;.-z.e­

decek olursa bunun istiğnaya

ham�

ledilmesinden, infiali davet etmeıin­ den korktuğunu söyledi.

Bu mülu­

haza pek te öyle gayri varit değild�. Kendisine mü rac aat olunduğunu

ve

kendisinden lutuf ve ihsan istenildi. ğini hüsnü telakki eden Sultan Ha .. mit, istiğnaya dela.let eden etvar ve muamelattan hiç hoşlanmaz,

hatta

buna fena

bakardı.

Zihni

olduğu

azabı

Paşayı

nazarla

hissetme'de

vicdani içinde bıral,mak ı·eva değ'il­ di ; diğer taraftan onu Hünkara

bu

ve

suretle müracaat yolunda teş v ik et­

kıymetli bir fırsat yakalam!ş, ihbarı

mek te Pa:şa hakkında hayn·lı olmx-

Ebülhüda Efendi çok mühim

pek fazla müessir olmuş, fakat ken­ disi maksadına nail olamamtş, yeni

bi­

kabİnede Şeyhülislamlığa başka

risi getirilmişti. :{.

Zihni Paşa

ve

yabiiirdi. Binaenaley ikisi ortası bi�.· mütalea olmak

'' B u

Üzere :

dhet

takdir e bağlı bir iştir, dedim. Zihni Paşa bahsi islahatı maliye komi�yo­

:{.

İ zzet Pa şa :

Biı· gÜn Zihni Pş. dairei kitabete

geldi. Zihni Pa§ a bir zamanlar

Sa­

nuna in t i kal

ettirı:l i.

O

tarihlerde

devletin urouru maliyesini ıslah ve havaleleri tanzim vazifesile lef olmak üzere İzzet

miike!­

Paşanm

da

daı-et müsteşarı iken ben Babıalide

dahil olrluğu bir maliye komisyonu

memur idim, Kendisinden o vakitler

vardı. Zihni Pa�a

bu

komisyonda

heın iyilik, hem de iltifat ve muhab­

aza idi. I slahatı maliye na.•nına Jıjç­

bet görmüştüm. Zihni Paşa

bir hayırlı iş görmemiş ve

daiı-ei

kitabete geldikçe ve yalnız kaldıkça samimi hasbıhal eder, dertlerini

k er, azap ve ıstlraplaı-mı

di;­

anlatn-dı..

birtakım hususi menfaatlere daha çok hizmet

etmiş olan bu komisyonda

yeg;ine

nüfuzlu şahsiyet lzzet f'aıp. idi. Bi-


TAH S i N PAŞA N I N dayette kom i s y on d an uınuru maliye�

bekliyen Sultan Harnit yavaş yavaş hakikati

.miz için faydalı hizmetler

görmüş ve nihayet komisyonun

ne

gibi umura hiz met etmekte old_:.ığu­

1 37

HAT I KATi

rum kalarak uzak bir vilayete gön­ derilmekten

korkuyordu.

cidden endişenak ve

Paşay�

g(,>r­

rnu ztari.p

dürn.

ol­ hususun­

Mütead dit yedeı-den almakta

nu anhyarak bir gün h i ç beklenıne­

duğu maaşları terketmek

diği halde o komisyonu lağvetmişti.

daki tasavvuru çok doğru bir ha!·e­

Benimle

hasbıhal

sırada

et tiği

komisyond aki elim vaziyetini de izaha ko yo l d u Zihni

.Zihni Paşa bu

.

.Paşa h ernekadar

komisyonda

sahibi addolunuyorsa da

rey

hakika tte

ket olmakla beraber Hünkara karşı böyle

takınma­

müstağni bir tavır

nın ha l-ı:ika te n zaraı-la n eticelenehile

­

ceğini düşündüğüm için kendisini

o

yolda teşvik etmemiştim ve bu yolda

H ünkarın

r olü İ zzet Paşanın tensİp ve takdi­

bir m üra ca ati

· rine mutavaatten

teı·vice cür'et edemezdim. Fakat baş­

ve

ibaret

olclu.(-unı.;.

İ zzet Paşa bugün muvafakat et­

medi ğ i şeye yarın temayül

edin<:e

nezdinde

kalarının menfaatine alet olmak

is­

temediğimden dolayı lzzet Paşanın

kendisi de peşi sıra gidip m üt emayil

veya h e rhangi diğer bir

görünmek mecburiyetinde kaldığmı

siayetine uğrıyacak olursa onu ya!­

anlattı. Mesela bir müteahhi.din

teral(ün:ı

etmiş matlubatı hakkında vaki ohm

müı acaat l zzet Paşanın ademi ·

mu­

vafakatile reddolunuyor, derken

er­

tesi gün İ zzet Paşa o müteahhiclin alacağı olan paranın tediyesi

lüzu­

rnunu komisyonda izah ederek bıı para nm havale olunduğu vilayetc terliye emrini havi telgrafı Zih1ıi Paşaya imza için u za tıyor Bu ta­ .

havvülün

hikmeti, bu l<abil

içinde oynanan

oyunlar

işlerin

aşikardır.

Zihni Paşa bu t elgraflara imza ko­ yarsa vicdan azahı duyuyor ; imza­

makamın

nı z brrakmıyabilirdim. Vaktil e ken­

di si nd en iyilik görmüş olduğum i.çin şimdi ona hizmet etmek vazifem idi. Bilaterecldüt l?U cevabı verdim : - Paşa

hazretleri,

kormayım;ı;,

kanunun ve vicdanınızın

emrett�ği.

yoldan ayrılmayınız ; muztar sanız k om isyonu

kahı·­

da terkedebilini­

ben

niz. İ cap ederse zatı şahaneye

arzederim.

Bu ha sbı h al bukadarla kaldı. Zih­ ni Paşa başka bir defa gelişinde yine ayni mevzua temas ve yine ayni *i­ kayetleri tekrar etti.

Ben

cevabı verdim. Paşanın

de ayıı�.i

bu suretle

dan istinkaf eder5e gizliden gizi.iye

g elişi ve İzzet Paşadan o tarzda �i­

takip edilen menfaatler

kayet edişi l zzet P aşa ile aramızda

muhtel ola­

P aş anın bundan ınünfeil olarak şika yet etmesi ihti­ mali vard ır Bir zamanlar yine böy ­ le bir s iyase t yüzünden Halep vali� .l iğini boyladığı g ibi şimdi de ah iri İ zzet

cağından

.

.ömründe huzur

"·e

rahattan

ımah-

ihtiliifı efkar mevcut ol d u ğu nu

bil­

diği iç in eı;ki alıbabını tatyip mak­

sadile mi idi, yoksa kanaatİ

o

yalda

id i de onun iç in mi idi d iye düşün··

düm. Paşanın samirni yetine hi.ik· metmek zaroretinde kaldım.


1 38

TAH S i N

PA Ş A N I N

Zihni Paşa gibi iyi yürekli bir in­

sandan böyle huluskarhk memul de­ ğildi. Çünkü lzzet

Paşanın

siaye­

tİ.ne uğramak muhakkak ve bu ayetine

müessir

olması

st­

kuvvetle

lzzet Paşa Sulta'n Harrıidi Maliye Komisyonunu sebepleri

layetlerde

teşkile ileri

için

ikna

dururlardı. Bu cihet kendi beyanatı ile de teeyyüt

ederdi.

merkeze geth·ilecek

para azalmak­

natı el<seriya esrnam veriimemektedir. Bir komisyon teşkil ve o

yüzde yirmi beş noksanına sarrafZa .

tevdi

işlsr

olunursa

miş ve

büt�esini bu suretle ele ge­

mişti. Tarabya

üzerindeki

çiftliği­

nin işlerine bizzat kendisi

nezaret

eder ve başka

şehzadeler

köşk ve çiftliklerini zevk israf ve sefahet halde

ıçın

Abdülhaınit

sayede servetini

edilerek hem suiistimalin önü ahnn

olurdu.

mnş hem de merkeze para celbi tan­

zim edilmiş olur.

Efendi

Bunöan

tezyide

görünecek

istikametperve­

''idarepeı·ver,

vasfını

Zamanı saltanatmda

ınuvaffak

nEhayet kcmisyonun teşkiline Hi.i�­

mak Üzeı-e bir

ldhn ikna etmişti.

Ancak çok geçmeden

m.ünfeı·it

Bu

( Cebi

dairenin

komisyon

Başınabeyineinin emri Cebihumayun

ve

Paşanm vicda1.1ını muazzep meııfaat:ler·e

mahsus ol­

humayun ) da­

nüfuz

irradesİ albna girdi.

şahsi

iı·esi vardx.

kullanmıştı. .

Padişahm em­

ı-ile verilecek atİyelere

eden haHer ve

bilfıkis

ki cülusunda

dolayıdır

rane bir tarzda hikayele:r anlatmış,

Zihni

sefa,

ve

kullandıkları

Tasviri Efkar gazetesi kendisi için

hzet Paşa bu mealde ve Hünka­

Izzet: Paşanın

bu kabiL

bu çiftlikten varidat teminine ve bu

'tediyatta adalet ve intizama riayet

hoş

aylıklarını

çen mebaliğ Üzerinden tanzim eyle­

paralar

ta, memurların maaşatı ve muayye­

komisyona

zaınsizlıktan vikaye için

gönderilen

olunan

laalettayin

havaleierle kapatılmakta, bu yüzden

ra

E vvelce de

yazdığım veçhile, şehzadeliğ-i zama­

rifi Ef. ye kırdırmağı usul ittihaz et­

bi;;-çok suiistimaller vuku bulmakta.,

bu

söyler­

ket ettiğini eski emekdarları

Vi­

sürmüş tü :

tahsil

merkezden

talarmda bir intizamı tam ile hare­

mnda kendi dairesinin umurunu inti.

muhtemel idi.

şu

HAT I RA T I

sarfiyatı

altmda

dairesine

idi.

lüzurnu

ay

gönderilirdi.

kendisine

Sultan

mahsuus

Hamidin

olmak

üzc:ı:-e

hizmet eden suiistimaller

aiabild!­

Şehri dokuzbin altın tahsisab va1·dı;

diğh-ıe tevali etti. Nihayet

HünkEu·

her ay ipti.dasmda

Hazinci

hassa

komisyonu il gaya mecbur oldu.

nazırı bu parayı

Düyunu umumiye : Suitan Hamit. intizamı çok sever­ di. Hayatı hususiyesine ait muame­ latta, dah·esinin işleı-inder alrşveri­ şinde, iı:·at ve masl!'ahru ida.re nok-

hususi: atiyele•·, hususi maaşlar

!>[.

!>[.

:;.

·

olan mehaliğ Hazinci ha s sa cl an her

bizzat

getii·erek

Sultan Hamide takdim edeırdi. Bazı ve

hal"em dairesindeki masraflar bu do­

kuz bin liradan tesviye olunurdu. . Velihat Reşat Efendinin ayhğım al­ dırmak ıç:rn resmi dairelere adam


TAH S I N

P A ŞA N I N

H A ı

i K A ı ı

göndermesini ve Reşat Efendi men­

sis olunduğu ve

subininin bu vesile ile öteye

tesbitinde vari d a tnnı z nazan dikka­

beriye

gidip gelmelerini arzu etmediğinden Reşat Efendinin

ayhğını da bu do­

·ird i

koz bin lira içinden

v eı

Sultan Hamit tasarrufa

riayetkar

telkikinden

idaresini bilen

ve masrafını iradına uyduran adam­ lal" gibi Sultan Harnit

korkar, b orçl arını tediye edeı:di. vasdasile

te

vaktü

Bazan

azim a­

çık bulunur ve bu yüzden memurin ve asker maaşahnın büyük bir kıs�­

.•

bin liradan külli para biriktirmiş ol­ anlaş ılam ı ştı. Bütün

masal."ifİn·

te alınmadığı için bütçeele

mı tedahülde kalırdı. :fo

olduğu için he!( ay aldığı bu dokuz duğu bilahaı·e kasanın

esasen

borçta11

:fo

:fo

Sultan Harnit tam manasile müs�­ tebit ve mutlak bir hükümdar idi , onun arzusurıa ve rızasına halif birşey

yapılamazdı.

zamaniie

ali y e mugayir) bir hareket ( mukta­

mabeyinciler

zayi kanuna muhalif) hareketlerden.

vaki olan sipari ş ve mu­

daha fazla tehlikeyi rnucip

olurdu

Bununla beraber

rını celbettiriır ve bedellerini ö diye­

dahili siyasette

aleddevam

ettiği bazı zayıf

noktalar

rek makbuz aldırrrdı. Bu itiyat sevkile olsa gerektiı· ki devlet istikrazlarının ötedenberi bulunurdu.

kalroadıkça isbkı:aza

P ek

müsaade

olan İstıkrazların

muztaı·

mezdi. Sultan Aziz zamamoda tedilmiş

mu­

( Rızayı.

bayaalara gelince bunlaı·ın faturala­

leyhinde

idi.

Kendi İl:"adesi her kanunun fevkında

Sultan

ahval ve İcraatmdan

•.

Hamidin, dikkat vardı ki

kimseye

hiç

hesap vermel< mecburiyetinde ohnı­ yan Padişahın bu noktalarda

gös-­

et­

terdiği alaka ve telaş kolaylıkla ka­

ak­

bili i(h·ak ve tevil edeğildi.

faizleri

Bu cümleden olarak E stanbuldaki.

verilmemesi yüzii.nden husule gelen

askerin erzak ve tayinatı

mize ika

ayyenatın noksan kalmasi veya vak-·

cereyanları ve bunların mem leketi ­ ettiği

za,·arlan

sıksık

söylerdi. Sultan Hamidin birlayeti cülitsun­

da Devietin borcu iiç yüz milyon al­ tın lira olup Rus harhi neticesinde

kesbi is tiklal eden mahallere hisse­

meselesi'

sayılabilir. Ordularda e!l'zak ve

tii. zamanile verilmemesi

ğildi. Halbuki

rnn­

nadir de­

Sultan Harnit İ stan­

buldaki birinci ve ikinci frrkalar ve donanma efradr

haklıanda bu kabil

noksanlara asla

müsamaha

etmez,

leri aynidıktan son:ra bizim boı·cu­

hunlan ne balıasma olurı;a olsun ik­

muz iki yüz on küsür milyon liraya

mal ettirirdi. .

tenezzül etrrıişti. Sultan Harnit bo:rç

Bir altşam geç vakit Bahriye Na­

ödemek itiyadının tesirile bu husu­

zırından bir tezkeı-e geldi. Bu tezke­

sa mütemadiyen dikkat etmiş ve bor

renin meali şu idi : Maliye N ezareti

cun

muayyerıatı askeı·iye için

dörtte üçünü öderneğe muvaffak

olmuştu.

Şu

da var ki va:ridatı dev­

letin mühim bir krsmı bu

İstıkraz

faiz ve resülmalleı·rni öderneğe

tah-

olan

haftahğ�

miirettep

vermediğinden

un

müteah.hidi matlubunu alamadr, bil­ mukabele

un

itasım kesti, fır-mlardao


TA H S i N PAŞAN I N HAT l RAT !

HO

-un yoktur, yarın askeı·e ekmei' tev ­

rnek narhının beş para inip çıkması,

zi olunanuyacaktır. Meselenin müs­

yahut bir mahallede suyun

taceliyetini ve hele Hünkar tarafın­

kalması sarayı meşgul edebilecek e­

dan buna

hemmiyettc mesaiiden

atfolunacak

ehemmiyeti

·anlamak için uzun düşünrneğe ihti­

:yaç

yoktu.

�eec

Böyle bir tezkere

yarısı veya sabaha ' kar �ı gelrni!! ol­ saydı Sultan Hamidi uyandırmakta bir dakika tereddüt etmezdim. Tez­

Bir tarihte kasaplar

azalıp

ma d ut

idi.

gemi azıya ai.

mışlar, et fiatını alabildiğine

yük­

seltmişlerdi. Dairei

askeriye

müteahhitlerin­

den miktarı kafi koyun ahnsı n,

ge­

kereyi hemen takdim ettim ve deı·­

ceden her kasap dükkanının yanına

hal huzura çağrıld!m. Sultan Harni­

salaştan bir sergi yapılsın,

di pek canı sıkılmış gördüm.

laı· kesilerek bu sergi yerlerinde Şeh

Bana aynen şu iradeyi verdi :

- Nizarniye ambar ve fıı-ınlarm­ bahri­

da kafi miktarda un vaı·dır; yenin ihtiyacatı için "lüzumu kadar un sabaha kadar

hemen

verilsin,

çalışsın,

:l;amanile tevzi olunsun, kat'idir, hiçbir

şimdi fırınlar

sabahleyin

llehernehai ekmek yetiştirilip

vaki:ii

Bu emı·im:

behane ile

teahhur

kabul etmem. I radeyi deı·hal

Paşaya

Serasker

tebliğ ettim, un verildi, fırınlar çalış­ tı, ertesi sabah el,mek tevzi olundu . Hürikarın bu meseleye n e deı·ece ehemmiyet atfettiğini bilen Bahriye Nazırı ertesi sabah bir' tezkere gön­ dereı-ek

aşkerin

ekmeği

koyun­

temin ve

tevzi olunduğunu arzetmişti. Istanbul halkmın ekmek, et ve

su

gibi ihtiyaçları da Hünkaı-ın dikkat­

remaneti marifetile ve

fiat!a

ucuz

ahaliye et satılsın. Bu irade kat'i idi. Ciheti

askeri­

ye ye ve Şehremanetine derhal tebli­ gat yapıldı.

Ertesi gün hall;:

ucuz

fiatla et tedarikine muvaffak Kasaplar hiç

hatır ve

oldu.

hayaBerine

gelmiyen bu tedbirin temadisi Iten­ dileri için büyül, zararı mucip olaca­ ğını anbyarak insaf ve itidale gelrli­ ler. I stanbul

halkının su

ihtiyacı ve

bilhassa yangın zamanlarında

selesi de ehemmiyetle nazarı dikkat­ te tutuluyordu. Istanbulun

herhan­

gibir noktasında yangın haber veri-­ lince derhal saraydan işin ehemmi­

yetine göre bir iki ve hatta üç yaveı· yangın yerine gideı·, yangının biran

le göz önünde bulundurduğu mese­

evvel söndürülrnesi tedabirine

lelerden idi.

rak eder, yangın sönmeden

Bilhassa fakir halkın bu kabil ha­ vayici zaruriye yüzünden düşmesi muh telif tabakalar

sıkıntıya

arasın­

da dedikoduyu mucip olacağını

ve

·bundan gayrimuntazaı· neticeler Ç!­ 'kabilceğini düşünen Sultan

Harnit

bun l ara sıkı bir alaka gösteriı-di.Ek-

Ter­

kos suyunun kafi derece isalesi me­

i:ıti­

saı·aya

dönmez ve harikten müteessiı· ol an­ ların miktarı

ve ihtiyaçları hakkın­

da malfımat verir. Büyük yangınlar­ la Sultan Harnit yakından aiakada1 olmağı k endine daimi bir meslek

t'··

dinmişti.

Ru:;

muharebesi

mür.aseh•<!t�b


T A H SI N P A ŞA N I N mevkii tedavüle çıkarılmış olan k�i ­ melerin krymeti

gittikçe

sukut et­

mesi ortalıkta müşkülat ve şikaya­ trn al.'"tmasına sebep oluyordu . . Celep esnafma bir aalatılamıyordu.

tüdü

HAT I RAT l

Ralkanlarda Rus

siyasetinin

vusturya siyasetile daimi bi r cadele halinde

A­ mii­

bulunduğu ve muh­

telif mı:ntakalaı·da bu iki siyasetten .

meram

Hal kın mühim bir

her birinin diğeri ganda yaptığı

aleyhine

propa­

malumdur.

Viyana

kısmı et tedarik edernemektc oldu­

kabinesinin Sırp hükumetine

ğu

ittihaz ettiği tazyik siyaseti Peters­

Hünkara

arzedilmişti.

Sultan

Harnit bundan hem teessür, hem de telaş göstererek şu iradeyi verdi ;

O tarihlerde Hayrettİn Paşa Sad­

buı·g kabinesinin

Sırplaı·ı

himaye.

siyaseti ile çarpışmaktan bir an hali

değildi. Balkanlarda bu iki siyaset­

razam idi. Sultan Harnit halkın bu

ten birinin nüfuzuna halel

şİkayet ve ıstırabı ne gibi

diğer siyasetin tefevvuku ve

neticeler

Hem

doğuracağmı tahmin etmişti.

gelmesi taraf­

tarlarının çoğalması demekti. Bir a�.

bu netİcelerin tahaddüsüne meydan

ralrk Rumelide bir

vermemek, hem

katledilmişti.

de halkın sıkıntısını

kar�ı

konsolosu

Rus

Petersbuı·g

kabİnesi

izale ederek memlekette bir hoştm­

bu suikasti Viyana kabinesinin ese­

di havası yaratmak için kaime

ri tahrikatı olmak üzere telakki et­

metlerinin sukuttan run

kı y­

esbabr­

vikayesi

düşünülerek bir çare arzı iracl€

edilmişti. H ayrett İn

Paşa işi uzat­

tı, halbuki onun bu işteki

telakkisi

ile Hünkarın noktai nazarı aı·asında büyük fal"k vardı.

Sadrazam

nihayet biı· tedbiri mali

ıçın

derecesini

geçmiyen kaime meselesi Sultan Ha

mit için esaslı bir siyaset idi. Kaime kıymetlerinin mütemadiyen s u ku t u milletin ı stırabını gitgide .arttırarak hiç istenİlm�yen bir akıbet tevlit: e­ debilirdi. Babralinin ataleti

yüzün­

den işin u z aması Sultan Hamidi biz­

zat tedbiı.- taharrisine

sevketti

gerek l stabli amirede, gerek

beride bulunan gümüşleri

ve

ötede

toplata­

ırak mecidiye ve gümüş sikke

darp

ve altm akçe ihzar ettirdi. Bu ted­ bir tamam olunca hir gün içinde al­ tm ve gümüş para mevkii tedavüle çıkarılarak kaime para ortadan kai­ ıdlırdck

tiğine şüphe yoktu.

Bu

hadisenin

aksülameli olmak üzere P etersburg Hükumeti Babraliyi tazyik

etıneğe

başladı. Balkanların o kısmında Rus nüfuzunun iadesi ve konsol a s u n kat­ li dolayısile

mütefevvik bir

mevki

kazandığı farzedilen Avusturya nü­ fuzunun inkişaftan

men'i için kon­

solosu katiedenlerin şiddetle talep olunuyordu. makamı Sait

tedibi

Metroviçe

Bey -ki Kara

kay­ Sait

Paşa namile tanınmıştır-, bu teai­ batı icraya

memur edildi.

Peteı·s­

buı·g lcabinesi Babıalinin hÜsnü ni.­ yel:ine ve konsolasun katlinde

hali olmadığına Ancak iadei

kanaat

nüfuz ve

met-

getirmişti. itibar kazi­

yesi Petersbuı·g Hükumetini

tazyik

siyastinde ileri götürüyordu. Tam bu sn·ada Manastır Rus konsolosu da bir jandarma neferi

tarafmdan

martin kurşunu ile öldürüldü.

Bu hadisenin tafsiliitına

girişme� .


TAH S i N

1 42

-den evvel malum olmalıdır ki P eters burg

ve

taı·afından

katH

Rusya Hükumetini büsbütün

iğzap

jandarma

Hükumetlerinin

Viyana

HAT I RA T I

PAŞAN I N

Rumeli vilayetlerine gönderdiği kon

neferi

etmişti.

· soloslar talimatı mahsusa ile geldik­

Rus seEiri pek şid­

I stanbuldaki

. lerinden mesele ç_ıkarmak ve tıban-

detli teşebbüsata başladı.Rusya Hü­

.başı koparmakian haii kalmazlardı.

kumeti konsoloslara karşı yapılat�ak

Hükih:neti

merasimi ihtiramiyeye mütea!Hk ta­

Bunların hedefi mesai:ıi

metbualarının ikide bi.r Rumeli işk­

. rine müdahalesini

limatta yanlışlık bulunması bu ha­

edecek

istilzam

diseye sebep olduğunu ileri sürerek

meseleler ihdas etmek ve Makedon­ ya üzrindE'

Rus ve Avusturya nü­

daret makamını da ݧgal etmiş olan

kur­

Ali Rıza Paşa için de haysiyetşiken

konsolos bu nevi

metalipte bulundu. Cenaze merasimi

Manastırdaki jandannanın bir .şunla telef ettiği

danlığmda bulunmuş ve ahiren Sa­

ettirmekti.

fuzunun tesirini temadi

karıştırıcı, .şamatacı insanlardan idi, hadise şöyle olmuştu : Rus konsolo­ su bir gün

ne büyük üniforma ile bütün

katilin idamı, maktulün ailesine bü­

önü­

yük bir tazminat itası

bu

haşin bir lisanla

merasimi

talimatnamesinde de

ihtiramiye

bir

yanlışhk

Valinin karakoliara verdiği

jandarmaya

yoktu.

durmadığmı

talİmatta, maiyetlerinde kavas

dan tehevviire gelerek selam

olmadığı gibi

bun­

için selam durmaz, konsolos

Hükü­

kikatte jandarmanın hiçbir kabahati

bilmediği

zatm lıı:onso!os olduğunu

Rus

metinin ci.imlei metalibinden idi. Ha

ne tesadüf eder, kapıda nöbet be!-di.­ yen jandarma kavassız dolaşan

erka­

iştiraki,

nı askeriye ve mülkiyenin

münasebetile

tenezzüh

sokağa çıkar, yolu bir karakol

yaklaşır, niçin

lluman­

o tarihte Manastır vali ve

neferi kendisinin konsolos

bu­

lunduğu halde karakol önünden ge­

janda�·ma

sorar,

çen konsoloslara resmi selam

olduğu­

ırası

nu bilmediğini söyler, bir Rus kon··

merkezinde idi. Halbuki o gitn Ma­

linmediğine büsbütün

olınadığ·ı halde tek başına

solasunun nasıl olup ta hüviyeti bi­ hiddet

rek konsolos elindeki kamçı ile jan� darmanın suı·atma vurur. Haysiye­ ti askeriyesine bu

suretRe

tecavüz

edilen jandarma ko n solos ı..m bu ağn· hakaret ve tecavüzü karşxsmda dalini kaybederek tüfeği ile lrr ve biı- kurşunda

n

iti­

i şan

korısolosu yere

serer.

Daha

ınaiyetinde kavas

nastır konsolosu

ede··

önünden geçmiş ,

ve

kendisini tanımadEğından bittabi selam durmamrştı. Konso!osuırı metini

o

katlİ Rusya

derece

Metı·oviçe

konsolasunun

tatmin edecek derecede

bastı:rılma­

ınış iken Mcn:ıastu· konsol asunu n bir

Hükiım

hiddete

.getir­

Rus seEiri oka­ bulun­ teşebbüsatta

miş, Istanhu�ciaki dar

şiddet]i

muştu ki jandarma

katli hadisesi Petershurg kab�nesini

karako!

jandarma neteri

neferinin

ida­

nu gibi çok acı biı.· alnhete bile rıza

gÖsteriimiş ve cenaze merasimi en yükselt bir tarziye manasma gele­ cek suı·ette yapılrrn§, konso!osun a-


TAHS i N P A Ş A N I N H AT l RA T !

i 4J

verilmiş

graf gelmişti. Bu telgrafta (pek mü­

hakkındaki

him maruzatı olduğundan l stanbula

talbe gelince bunu kabul etmek rüt­

celbi) istirham olunuyordu. Bu yol­

ilesine büyük biı· tazminat .idi. Vali Ali Rıza Pa�a

bei askeriyeyi haiz bir zatın şe�·ef ve

da maruzat ile vilayetlerden I stan­

haysiyetini kırdırmak olacaktı. 'Rus-

bula

ya Hükumeti bu noktadaki talebin­

rülvuku idi. Konyadan telgra.f

de ısrar ediyordu. P etersburg kabi­ nesinin maksadr vali ve

kumandan

adam

celbolunduğu

k en ''Muhbiri sadık,

ın

kesiçe­

maruzatı

Hırkaisaadet alayile alakadar oldu­

ettire­

ğu ve bu adamın behemehal bu işe

rek o havalide Rus nüfuzunun kuv­

ait bir haber vereceği aniaşılmakla

-aleyhine bir mücazat tertip vet ve

ehemmiyetini

göstermekti.

Buna mahal kalmamak için Ali fh.. za Paşa Trablusgarba gönderildi

ve

hemen hareketi için emir verlidi.

idi.

Telgraf

.Padişaha

arzolundu.

Valiye bir irade gönderilerek nıuh­ biri sadık her kim ise harcu·ahl bit­ tesviye İstanbula izamı tebliğ olun ·

Bütün bunlar idarei masiahat si­

du. Iki gün

sonra

telgraf

sahibi

yasetinin netayİcinden idi.Ancak bu

geldi. Maruzatı ne olduğu

siyaset müstakil bir devlete yak!şa­

daki istifsara cevaben : "Hırkaisaa-

cak şey olmadığı da aşikar idi.

Biı-

*

*

det dairesine

*

aralık o

gidiiirken

bahçenin

yol Üzerindeki set duvarı içinde gö­

jurnal maskaralığr:

Jurnalcılık bir

hakkm­

ze görünmiyecek bir mahalle

ı,-addeyi

.bulmuştu ki Hünkara yaranma!< ve­

şahane

bunun

için

infilak

ettirileceğini, kendisi

ya herhangibir külah kapmak en

akla sığınıyacak maskaı-ahklar da

jurnal şeklinde Padişaha

arzedilir,

önünden

kileri

humayunda müstahdem iken bu ter­ tibe ittıla hasıl edip huzuru şahane­

hiçbir kxymel: ve mahiyeti olmıyan

ye arz için müracaat kilercihaşı

bu jurnallar bazen bütün biı:- muha­

Konyaya s evkolund u ğ·u nu,

ettiği

tarafından

Kilercihaşı Osman

Evvelce de yazdığım veçhile H!i'·

zatı

geçerken

-esaf!l tarafından da jurnal verilir ve bere silsilesi açardı.

bom­

ba yerleştirilmiş olduğunu ve

halde

çıkarılarak

Bey

söyle

di.

ciilustan

evvel Sultan Hamide intisap etmi�

kaisaadet ve bayram alaylari jurnal­

bendegandan idi.

çok

iken ikinci kilerci Hüseyin Bey bir-

cıların marifetlerini gösterıniye yan y an vesileler idi.

Bu

]arın i cra sı günü yaldaşm.ca cdar faaliyete geçerler,

en

:a!ay-

ju:rnat­

hayalhane­

lerinde uydurdukları çeşit ç eşi t ya­ lanl arla hem Sultan Hamidin mini tahrik, hem de

veh­

menfaatlerini

temin ederlerdi. Bir

sene

Hırkaisaaclete

teveccüh ve ikbale

Bir arahk mazhar

hayli olmuş

den parhyarak kendisi gözden düş­

tüğü için bundan müteveilit iğbir�r ile bİr suikast tertibine dahil olması

muhtemel görüldü. Osman B. zevk ve rahatı:m

sever

gürültülü işlerden

muhteı·iz bir zat olmak itibarile, birkaç

_gün kala "Muhbiri sadık, bir

tel-

lev iadei tevecciih için de olsa, güzeştcuyane

hareketlerde

ve­ ser­

buRun-


TAHSiN PAŞANIN HATIRATI

144

mıyacağı cümlenin malumu idi. Aıl­

tali oluyor, bunu kiierbaşıya bildiri­

cak ''Muhbiri sadık,,

yoı·, kilercihaşı bu haberi

ın

alayına

Hz("kaisaadet

maruzatı müteallik,

Hünkarın bu husustaki vehmi de malum olduğundan zatı şajıane mu­ ı:naileyhi isticvaba hzet

Paşa

il e

beni memur etti. Osman Bey o a("alık hasta bulunuyordu. Buna

ı-ağ­

Padişaha

arzetmiyor, muhbiri Konyaya gön­ deı· iyor . Sultan Hamidin evhamh mantrkı kendi kileı·cibaşısının Reşat Efendi ile teşriki mesai ve ona hiz­

hiç tereddüt etmezdi, Bu öyle nazik bir

met ettiğine hüküm

vermekte

evine haber göndererek saraya

mesele idi ki herhangibir zatın otuz

celbettik. Osman Bey gibi Hiinka­

kırk senedenberi maiyetinde bulun­

men

rın

hizmetine

vakfı

eski hiı.- emekdan yesine

oturtmak

karşı suikast

hayat

isticvap ve

etmiş sandal­

velinimetine

töhmetile zan altında

buiundurup ona göre

sual

so:nnak

çok acı hirşeydi. Osman Beyin öyle suikastten hatta h aberdar bile o!macilrğmda şüphem yoktu. Böyle bir e­ mekdan isticvap mahiyetinde

sual­

Iede meyi.ıs ve müteessir etmek onun alıvali sıhhiyesini birdenbire fenalaş tırabilirdi; esasen hasta yatağından kalkıp gelmiş idi. Güçlükle teneffi.is

€'diyordu. İş hüsnü idare olunma:r.sa nagehani bir teessürle

ölmesi ihti­

mali de ''al.'"dı. Binaenaleyh isticvap için değil de mahza biı· mesele hak­ kında malumatma müracaat için sa­ ıraya gelmesini rica ettiğimizi söyliyer ek

o

"muhhiri sadık, denilen he­

ı·ifin kim olduğunu

ması ve nanü nimetile perveı ·de ol­ ması, sadakat ve merbutiyeti

mü­

cerrebesi gibi mülahazalaı·ı silip sü­ pürüp götürebilirdi. Osman Beyin baladaki

ifadesin­

den sonra o muhbiri sadık adaının

bir

kendisine

birşey

denilen

tertibatından

suikast

açıp

açmadığı

hakkindaki sualimize Osman B. çok samimi bir telaş ile ve

yemin

ademi malumat beyan etti. Beyin beyanatı zerre kadar

doğru

şüphe

Hünkann vehmini dan gelen ilıbarm ispat için İzzet

ile

Osman

olduğunda

yoktu.

Aı1cak

izale ve Konya­ yalan

Paşa

olduğunu

ile

birlikte

Hünkara muhhirin söylediği malıal­ de taharı.·iyat icrasmx

teklif

ettik.

Hünkar ı·az1 oldu, hususi yaverler­ den Tatar Şakiı- Paşayı gönderdik.. Şakir Paşa gidip

geldiğinde

öyle

d uk . Osmaı1

birşey görmediğini arzetti. Hünkara

humayunda

kanaat geldi. Esasen b i z bu tedahire

müstahdem iken Reşat Efendi dai­

tevessül etmeden evvel Osman Beyi

JB,ey bu adamın

l!'e&iie alakası

so r

kileri

anlaşdal."ak

kendisinin

hanesine iade

etmiştik. Öyle zan­

emriie Konyaya gö-nderildiğini ifade

nederim ki nasıl büyü!t bir felaket

etti. Esasen Hünkal'ın vehm.ine do­ ku:nabilecek nokta bu idi. Reşat Ef. daiıresile az çok alakası olan bir acılam Hırkaisaadet aJaymrn gi.izer� gabmda bir suikast tertihatma mut-

uçurumunun kenarına gelmiş

oldu­

ve mühim bir isticvap maksa­ dile saraya çağınldığnu hissetmemiş

ğunu

ti. Biz bu noktaya azami der"ece dİk­

kat ehnİştik.Konyadan gelen heı·ifin.


T A H S i N PAŞ A N I N

145

H ATIRATI

ihbaratı yalan ve kendisinin filhaki­

terfi ve taltif suretile Konya vaım.

ka ahlakslz olduğu sabit olmakla be

ğine irtika etmişti.

raber Sultan Harnit

her

ihtimale

karşı müteyakkız bulunmuş

Bu zat Konya Mevlevi

şeyhininı

olmak

Yıldız sarayında nasıl telakki olun·

için Hırkai Saadet alayının ierasın­

duğunu ve sarayın mizacını elbette

dan bir gün evvel

Şakir

Paşanın

biliyordu. Konya Mevlevi

şeyhinin

Topkapı saı·ayına gidip geceyi ora­

aşçıbaşısı Istanbula gelip başka biiır

da geçirmesini ve takayyüt tedabi­

işgüzar tarafından daha evvel

rinin takviye

olunmasını

emretti;

öyle de yapıldı.

saraı­

ya malumat verilirse kendisinin l!:ııu husustaki ihtimamsı:zlığı göze

Konya Vilayeti gerek mevlevi Çe

ça.r·

par mülahazasile atik davranmış

ve

lebisi Efendinin meı·kezi ikameti ol­

şifreli telgrafla keyfiyeti arzetmişti..

mak ve gerek Reşat Efendi dairesi

Zamanın terbiyei siyasiyesi bununla

mensubininden

yuğrulmuş

birçokları o vilayet

dahilinde mukim bulunmak hasebile oradan gelecek bu

habeı-lere

gibi

dikkat ve ehemmiyeti mahsusa folunurdu. Reşat Efendinin

at­

lVIevle­

vi tarikatine mensup olmasr dalayı­ sile Konyadaki Çelebi Efendinin ve bilumum

Mevlevilerin

tarassul al-t

tında tutulduklarını evvelce yaznuş­ tım.

.

Konyada oturup

ta saraya

ho;ş

görünmek idiyenler bu fırsattan a­ lelekser

istifade

edegelmişlerdir.

Bir Ramazan günü idi, Konya vali­ sinden şifreli bir teigraf aldik: Bu telgrafta Konya Mevlevi der­ gahı aşç1başısının lstanbula hareket ettiği yazılıyordu.

Buna

hayretler

ettim. Bir vilayetin umur ve mesaii­

yüttsek

lıini temşiyet bahsinde

en

memur olan valinin bir

aşçıbaşmm

seyahati meselesini §İfreli

,telgrafla

olduğundan ve bu kabiili

hareketler birçok

kimseleri ikbale

götürdüğünden Konya valisinin td-­ grafı ııayam hayret görülmekle be­ raber

devre göre

umuru

den sayıhrdı. Süleyman Nazif merhum ikanıete memuriyet suretile Bursa çuluğunda senelerce

mıştı::r. Sultan Hamidin bu kir ve kalem, bulundukları bu keyfiyel herkesçe bir kağıt göndererek

malum

ve

ike"'

''mektupçulu­

ğundan ve Süleyman Nazif ise bu itimada liyakati ğmdan, bahisle O

.vıç

vali bu

aziini

kabil

ohmmadığmı

Nazif Beyi azil veya

onun

Beyhı_;

bulunmadı.� arzetmi!it�.

maruzatın

etmesi

ilave etmeliyim ki bu vali vaktile

mahaıö­

ğun emniyet ve itimat mevkii oldu ..

le telgraf tellerini meşgul hayret ve istiğraptan başka m

suretlie

Bursaya yeni giden bir vali saraya

di; ancak

dairei kitabette bulunmuş, buradan

kaR..

lerde ilelebet kalmağa mahkum

habeı·­ ne sus

mektu.p­

müddet

öteye beriye yerleştirdİğİ erbabı ii­

saraya bildiı-rnesi ve bu adi

retle karşılanabilirdi. Ancak şuı-ası­

tabiiye..

bilemez

maksadı

teıt-· değiE.

Süleyman

tebdH etth·me!k:

değil, Süleyman Nazif gibi ahnnn ümmetle imti.zaç edemi.yeceğini gö[,. tererek Hünkarın teveccüh ve ihi· fatmı temin etmekti.

lO


146

TA H S i N

PAŞA N I N

Bu tahrirat cevapsız kalınca vali telaşa düştü; çünkü o maruzatından maksadr Süleyman Nazif Beyi Bur­ sadan kurtanp İstanbula getirtmek olabileceği yolunda bir zehap uyan­ dırabilirdi; bu, da vali için ıhucibi fe­ laket olabilirdi. Vali derhal ikinci bir tahrirat göndererek Süleyman Nazif Beyin aziini tekit ve şu ka­ dar ki ahval ve harekatı tarassul altında bulundurulmak için bh· maaş tahsisile Bursada ikamete memur edilmesini teklif etti. Ancak heı· işte Istatükonun

muhafazası

oları. Sultan Harnit

mur.i.yetle gönderilirlerdi. Uhdeleri­ ne bir vazife ve memuriyet tevdi o­ lunarak gönderilenler başka vilayet veya memuriyelle iyi iş görecek ka­ biliyette olsalar bile bunlan inha et­ rneğe kimse cesaret edemezdi.

Bir kimsenin nefiy suretile vilayetlerde herhangibir memuriyete tayini o kimsenin orada uzun müddet kal­ ması demekti; bu kabil insanları ika­ mete memur edildikleri yerden baş­ ka mahalle naklen memur etmek kendileri üzerindeki meııfiıik sıfatr­ nı yavaş, yavaş umıthırabileceği ve günün birinde bunların İstaninda da gelmeleı·ine yol açabileceği için bu­

taraftaı·ı

Süleyman

Na­

zif Bcyi değiştinnedi ve Bm.·sa mek­ tupçuhı.ğunda hlraktı. Ayni vali Sultn Hamide boş gÖıtÜmı:ı.ek ve marzii

ta­ rassut ile meşgul bti!h.mduğımu gii>>··· terT.-.d;;: için Konya valisi Fe�tit Pa­ şayı cia jı.ornal etmeği unutmaz, Fe­ rit Pa�amr.ı Konya reji müdürü va­ sıi:asile Avrupadıu1: memmı gazetele ri getirtmekte oldı..ı.ğmm araım·a bii­ cliri2"di. Bir zatm dediği gibi bun­ laır

o

aliye

zaman

mugayir

esen

hava idi ve birçok

Zan1::ı.n değişince hava da değişti

ve

bütün o halleı: taribin h uzurumda bi­

rer istihza

ve

na müsaade olunmazdı.

Bu ci�mleden olaırak Müşi.ir Feyzi Paşaclaı.1 sonra Yemen ahvalinin bo­ zulmasıı Üzeri;ıe oraya ümerayı as-

ahvali

kimsel.er bu havadan gı:da alır, Yxl­ dız sarayı da bu havadan hoşlann·dı.

takbih mevzuu

oldu.

Sürgün siyaseti:

Sultan Harnit Istanbuldan birçok kimseleri jurınallar üzerine vilayei­:. lere teb'it etmişti. Bu teb'it edilen­ lerin bir kısmı hiçbir vazifeyi haiz olmiyarak sadece bir maaşla ikame­ te memur edilirler� bir l(ısmı da me-

H ATIRATI

keri.yeden muktedir hi.. zatın tayini

!azım ge!miştL Badehu münasip bir rniiş�1· göndm·i!mek üzere

şimdilik

orduya ericim harbiye reisi ınfat�le muktedi.r bjır zatnı komisyonu askc­ IL"ice inı.:ihap ve arzednhuesini Hıii.:n·

kar irade etmişti. Ru ir:::ıdeyi kmnis­ ymlla tebliğ eU�m. Günier ueçtiği halde biı· türlü inti.hap yapılamıyo•·­ du. Bizzat komnsyona gittim, sebe-

bini sordum. Cevaben: Mönasibini bulduk amma arzedemiyoruz dedi­ ler. Taaccüp ettim. Kimlerden diye İstizah ettim. Üç isim söylediler ve bunlar içinde en muktediri Şamda erkanı harp kaymakamı lzzet Bey olduğunu da ilave ettiler.. Bu zat Saclrı esbak lz:ı:et Paşa idi. Ancak bu tarzda izam edilmiş, yani yal,a­ sına menfi yaftası yapıştırılnuş ol­ d uğu için komisyonu askeri cesaı·et


T AH S İ N PA·ş A N I N HAT I RA T I

-edip te arzedemiyordu. Ismini al­ dım, arzettim, terfii rütbe ile memu­ riyeti irade buyruldu ve alelusul teb­ ligat İcra olundu. Ertesi gün keyfi­ yeti komisyonu askeriye söylediğim zaman azanın üzerinde hala eseri tahaşi vardı. Bu da gösteri}ror ki Hünkann vehmini hüsnü idare et­ mek mümkündür. Binaenaleyh Sul­ 'tan Hamidin tarihini yazanlar onun fıtrat ve kabiliyetini muhakame e­ der"lerken onu çileden çıkaranların mesuliyetini de unutmamehdırlaı:. Sultan Hamidin muhiti başka türlü olsaydı onun siyaseti değişir miydi değişmez miydi pek bilemezsem de Sultan Harnit üzerinde bu muhitin hayli müessir olduğunu bilaterecl ­ düt iddia edebilirim. Sadrazam Cevat sadaretinde ve

tayinimden

Paşamn zamanı

benim

başkit:abete

mu.kaddem bi.rr

tarihte

e�miş bti:' hB.diseye bitte:;a­ d.üf muUafn olmuştum. Bu hadise yukarda heyanı ettiğim keyfiyeti iza­ cerreyan

h.a rneclar olacak mahiyette

olduğu

Hüı:ıkaı:m ira­ deleri biri resmi ve diğeri husı.!si tabiı· oiunan tezkerrderle tebliğ edi­ lirdi. Mahiyet itibarile bu iki tarzı tehli ğ arasmda bir fark olmamak la­ zım geliı·se de isimlerinin delaletin­ için yazmak isterim.

den de anlaşılacağı üzere birinci kı­ smı tebligat büsbütün resmi addolu­ nurdu. Cevat Paşanın zamanı sada­ relinde Bağdat ve Suriye defterdar­ larının becayişleri hakkında bir ira­ dei s eniye saı:hr olmuş ve bu irade makanız saclarete bir tezkeı- ei husu­ s�ye ile tebliğ edilmiş idi. Bu irade­ nin husus! tezkere ile tebliğ olur.-

147

ması o iki defterdarın becayişlcri math.ibu ali olduğuna bir işaret ve bundan sonra yapılacak şey alelusul bir tezkere ile keyfiyetin makamı sadaretçe arz ve inhasından ibaret­ ti. Cevat Paşa böyle hareket etsey­ di, yani iradei seniyeyi Maliye Na­ zrrına bildirerek o tarik ile bir isti­ zan tezkeresi tanzim ve arzetseydi yolu ile hareket etmiş olurdu. Hal­ buki Cevat Paşa böyle yapmamış, hususi tezkere ile tebliğ olunan ira­ dei seniyeyi kat'i ve nihai mahiyet­ te telakki ederek Bağdat ve Suriye defterdarlarınm becayişlerini mev­ kii icı-aya vaz ile ilan etmişti. Sadaı·et müsteşan muamelatı res­ roiyenin tabi olduğu usulü bildiği için tezkerenin resmi olmayıp husu­ si olduğunu ve hususi tezkerelerle gelen iradeler üzerine yapıla cak mu­ amele bu olmadığını Sadırazama :fa­ de edince Cevat Paşa: ''Padişah iı-a­ clesidir tezkerenin

hususi

eya :res­ mi olması iradei se1:ıiyenin mahiyet ve ka.t'iyeti:ni değiştirmez.•, demiş v

geldiğinde ''1raclei seniyeyi aimca İcra ve iSan et­ tim ve miisteşarın ihtarına rağmen bu yolda hareketi vazi�ei sada­

ve ertesi gün saraya

kat

bildim,.

yolunda

maruzatta

bulunmuştu. Cevat Paşa böyle yap­ mayıp hususi tezkerelede tebliğ o­ lunan irradei seniyelerin mevkii tat­ bika vaz'ı için ötedenberi mevcut o­ lan usule riayet etseydi .Hünkar bu­ na hiçbir şey demezdi; ancak Cevat Paşanın tarzı hareketi Sadrazamttı sadakat ve itaatini göstermek itiba­ rile Hünkarın hoşuna gideceği tabii idi. Ni.tekim öyle oldu

ve

Cevat Pa-


148

TA H S I N PAŞA N I N

H A TIR A TI

şanın bu hareketine mükafaten ken­

rek Cuma selamlığını müteakıp ha­

disine yaveri

nesine

ekremlik unvanı tev­

avdetinde

cih ve hazinei hassadan yüz elli al­

kahyasına

tın maaş tahsis olunmuştu.

takdim eder.

Bu ha­

dise ibrete şayandır.

mezkur

bittevdi

zatı

avizeyi

şahaneye

Cemaleddin Efendi zeki bir zat ol­

Şehislam Cı;:.maleddinEfebdi bir ta

duğundan vaziyeti derhal kavramışJ

rihte Viyanadan gayet zarif bir avi­

Hünkar da bundan memnun kalarak

ze sipariş ve

kahya efendiye mühim miktarda ali­

celbetmişti,

avizenin

konuşmentosu Reşat Efendi ismin­

ye vermişti. Bilahare tamiki

de bir komisyoncunun namına

kat olunarak jurnal sahibinin ihbarı

tan­

tahki­

zim ve avize bu nama irsal olunmuş­

yalan olduğu ve avizenin

tu.

minde bir komisyoncu marifetile ge

Veliaht Reşat Efendiye

münase­

beti olmak şöyle dursun onun adaşı olmak dahi caiz olmadığından

Re­

şat adlıların Neşet diye çağnlıp hat­ ta o suretle imza attıkları ve kezalik Sultan Muradı hatırlatmamak Murat adlılara

Mir'at

ıçın

denildiği o

devri idrak etmiş olanların malumu­ dur. Şehislam

Efendiye ait olan a­

vizenin Reşat

isminde bir

komis­ gören

yoncu naınına vürut ettiğini

iş güzar gümrük memurlarından biri derhal bir jurnal

yazarak

Veliaht

Reşat Efendinin Viyanadan bir avi­ ze mtibayaa ve eelbederek Şehislam Efendiye hediye ettiğini arzetmişti. Işin garabetine bakınız ki, Iedettalı­ kik o günl erde gümrükten çıkarılan bir avizeıtin Meşihat kapısına g ittiği anlaşılmışt ı. Bu ihbarı

takip

edc;;_n

cuma günü zatı ş ahane camide her­ mutat .Şehislam Efendi ile görüşlüğü sırada alelıtlak avizelerden bahs açar, Cemaleddin Efendi

zum ve münasehet yokken

hiçbir lü� Hünka­

rm avizeden bahsetmesine hayrette

kahr ve üç giin evvel Viyal1adai'l

eel

­

belmiş olduğu avizeden Sultan Ha­ mide haber verildiğine intikal ed�-

Reşat is­

tirildiği anlaşılmış ve ilk telaş

zail

olmuştur.Cemaleddin Efendi kalıya� nın yüksekçe bir atiyei şahaneye na· il olduğunu ve saraydan memnunen avdel ettiğini görünce ''kahya efen­ di! Bizim avize size ışık verdi, diye latife etmiştir. Bu vak'a jurnalcılığm nerelere ka� dar götürüldüğünü ispata Sultan Harnit gibi

bir

delildir. Padişahın

Şehislamı Reşat Efendi gibi her hal ve hareketi tarassut altında tutulan bir VelAahtın semtiı:ıden gelecek rüzft gardan bile tahaşi

ederrken

ondan.

hediye kabul etmesi rninküHilvücuh ihtimalden bait olduği! halde Reşat

isminde bir komisyoncunun getin1i-· ği avizenin Şehislam d airesine

git·­

miş olmasını jurnal mevzuu yapan­ lar vardı. Garibi şu ki bu jurnal yrr­ tılıp atılm•yoır, sahibi çağrılıp yalan­ cılık ve müfterilik cürmile cezalan­ dırılmxyor, biiakis

bu kabil

işle1·de

miiteyakkı:z davrarı.dıği için taltif lunuyor.

Bu kadar müsait bir

hitte jurnalcı:hk elbette

mu�

bütün fey-­

zi.le neşvünema bulacaktı. :{.

:{.

:{.

Sultan Hamidin son on beş sene-


T AH S I N

PAŞA N I N HATI R ATl

1ik devri saltanatında jurnalcılıgrn ibraz ettiği mergubiyet yalnız bu yolda feyiz ve terakki arıyan ufak insanlan değil, Devletin ekabiri ri-, calini de ayni tarik üzerinde v� yek­ diğerile müsabaka edercesine arzı hizmete teşvik eder olmuştu. Top­ hane müşürü ve mekatibi askeriye nazırı Zeki Paşa malumatı askeriye ve siyasiye sahibi bir zat diye tanın­ mıştı. Zeki Paşa uzun müddet bu iki mühim vazifeyi ifa etmişti. Çok zen­ gin bir kütüphaneye malik, fünuııu miitenevviada mahir ve ayni zaman­ da meratibi askeı·iyenin en yükseği­ ne nail olan bu zat bile Hünkara ha­ vadis yetiştirmek illetinden nefsini kurtaramamıştı. Dahilde kendi ve­ saiti istihbariyesi marifetile aldığı haberleri ve hariçten Avrupa gaze­ telerinde muttali olduğu havadisi Hünkara bildirir, bu hususta başka­ larından geri kalmağı istemezdi. Öyle anlabrlardı ki dalıile ait ve jurnala mevzu teşkil edebilecek o­ lan herhangibir haberi kendisinden evvel başka birinin Hünkara yetiş­ tirmiş olduğunu öğrenince geç kal­ dığı vahiınesile müteessir olur ve hıu vesvese ile başına soğuk su döli:­ türünnüş. Türkçede bir darbımesel vardır: Sakman göze çöp kaçar derler. Bunun gibi Zeki Pş. da marzii aliye muvaf!k harekette bulunmağa son derece itina gösterir bir zat olduğu halde günün birinde hayli mühim bir tehlike atlatmıştı. Malum oldu­ ğu üzeı·e bayram günleri beş vakitte alılan toplar bayram arifesinde ikin­ ,diden başlar, bayramın son günü

149

ikindi vakti nihayet bulur. Bir bayram arifesinde ikindi vak­ ti atılmak lazım gelen toplar Topha­ nenin depolarından cephanenin geç çıkarılması sebebile teahhur etmiş ve ikindi ile akşam arasında vakitsiz bir surette atılmağa başlamıştı. O vakitler gerek sipariş üze:rine Avrupadan cdbolunan ve geerek Zeytinburnu fabrikasında imal edi­ len mühimmatı nariye tophane de· polarma konulur ve irade olmadık­ ça bir tarafa çıkardamazdı. Mevzuu bahsettiğim bayram için cephane çıkarılmasına müsaade edilmesi hakkındaki istizan tezkeresinin ce­ vabı geç çıktığmdan cephaı'le yak­ tinde yetiştirilmemiş ve tam ikindi ezanile beraber atılması lazım gelen bayram topları akşama doğru atıl­ mıştı. Haddi zatinde hiçbir ehemmi­ yeti ve manası olmıyan bu hadiı>e bazı jurnalcılara vesilei fesat olmu� ve bunlar Sultan Hamide takdim et­ tikleri jumallarda böyle vakitsiz top atılması halk arasında tebeddii.­ Jü saltanat ve yeni cülus diye telak­ ki olunarak hayreti mucip olduğunu yazmışlar dı. Bu meselenin tahkikatından çr­ kan netice §U' idi� Bayram toplaı·ı mevakii muhtelifede atılıyor, her mevkideki toplarm cephanesi top­ hane

deposundan

gönderiliyordu.

Ikinci fırka kumandanlığına mer­ but olan bir mevkide toplara ait cephanenin vürudu teahhur edince topçu zabiti keyfiyeti kumandan Paşaya arzetmiş, kumandan Paşa ne vakit cephane gelirse o vakit atarsınız demiş.


ıso

TAHS I N

P AŞA N I N HATIRA T I

Bu muhavere ikindiye yakın ce­ reyan etmiş. İkindi ezanı vakti hu­ lul edince cephanelerini vaktü za­ manile almış olan bazı mevkilerden ikindi topu atılmış, ikinci fırkamn cephanesi geç gelmiş ve·' gelir gel­ mez topçu zabiti kumandan P�şa­ dan alclıği emre binaen topu attn·­ mış; bunu işiten mevakii sairedeki topçu zabitleri ikinci fırkadan top atıldığına göre ı,endilerinin de buna ittibaan tekrar top atmaları icap edeceğine hükmetmişler,

bunlar da

top attırmışlar,hulasa Tophane depo larının bir teahhuru sebebile İstan­ bul afakı ikindi ile akşam ezam ara­ sı hayli sarsılmıştı. Gerek bu vakit­ siz toplar, gerek jurnalcdarm tezvi­ rab Zeki Paşayı fena halde korkut­ muş, o gün biçare adam bir hayli Zeki Paazap ve ıslirap çekmişti. şanın telaş ve ıstıraba düşınekte hakkını teslim etmelidir; çiinkü bu hadise Zeki Paşayı bir kumandanlığa veya ikamete memur sıfatile uzak bir vilayete göndertmeğe ka.fi gelebilirdi. :{.

:{.

:(.

Arabistan siyaseti: Sultan Hamidin Irak, Yemen gibi uzak memleketler hakkında tat�ik ettiği hususi bir siyaset vardı ki bu­ nun adına müstemleke siyaseti de­ nilebilirdi, Boraların halkı

memle­

ketin diğer aksamında oturanlar gi­ bi ve ayni kanun ve şekillerle idare olunamıyacağını takdir etmiş olan Sultan Harnit ora ahalisinin kabili­ yellerine göre bir idare sistemi ka­ bul ebnişti.

Irak cihetinde (Hail) nam mev-· kide nüfuz ve kudreti itibarile pek büyük bir şöhreti olan Ibnirreşit vardı. lbnirreşidin kuvveti ve taraf­ tarları çok olduğundan Sultan Ha­ mit bunu kendi tarafına celp ıçın lbnirreşit hakkında pek cemileka­ rane muamele ederdi. lbnirreşit ile daimi temas ve münasebette bulun· mak için İstanbula bir mutemet göndermesi tensİp olunmuştu. Ib­ nirreşit bu vazifeye (Reşit) isminde· birini memur etır>işti. Hünkar bu zata paşalık unvanını tevcih etti; kendisi Maçkada kain misafirha­ nei hurr..ayunda İkarnet ettirildi; sa­ ray mutfağmdaı1 sabah akşam ye-· rnekleri gideı·di. Reşit Paşadan sonra başka bir zat mutemetliğe geldi, o da ayni muameleyi gördü. Ibnirreşit ledelhace doğrudan doğruya muhabere edebilmek için kendisi.ne saraydaki hususi şifre da­ iresinden bir şifre miftahı gönderil-­ mişti. Bir zamanlar Küveyt sahilin­ deki (Mubareküssabah) ı oradan kaçırmak ve Bağdat hattının mün­ teha noktası olan Küveyti Ingiliz­ nüfuzundan kurtarmak için lbniı-re­ şit, Sultan Hamidin bir iradesile vebütün kuvvetlerile harekete gel­ miş idi. lbni.rreşit zah şahaneye arzı ta­ zimat için 1322 tarihinde Hailden lstnbula bir heyeti mahsusa göncler­ mişti, Bunlar lbnirreşit kabailinin muteber meşayihinden intihap olun­ muşlardı. Bu heyet Istanbula gelin­ ce çok mültefitane bir hüsnükabul gördüler, izaz ve ikram olundular, bu heyet lbnirreşit tarafından zatı:.


T AH S I N şahaneye takdim olunan

ab i le bazı memur

Arap

iki

hediyeleri

de

bulunuyorlaı·dı.

tevd ie

Istanbula günü Sul­

muvasalatlarımn üçüncü tan Harnit heyeti kabul

etti, Ken­

dilerile kabail adeti veçhile musafa­

ha

tercüman

etti,ellerini sıktı, bir

v asıta sile

atları

hayli görüştü,

hediyeleri görerek beyaın niyet etti,

kendilerine

151

PAŞA N I N HAT I R A T I

ve

memrn.ı­

sırmalı

ve

ve bunUarı bizzat

Ibnissuda

tevdie

N ecit mutassarıfını memur etmişti..

lbnissut bundan son derece müte­ olarak bir arizai teşekküriye t anz im ve yine mutassarıf vasıtasile zatı şahaneye takdim eyleınişti. ib­ nir reşit ile İbnissut arasınd aki ihti­ Iaf devam edegeldiği halde Sultan

hassis

Hami.t iki tarafı idare siyaseti saye­ sinde bu ihtilafı rnevzii bir

sahada

olundu,

bıraktınnağa

muvaffak

nişan verildi, nakten atiyeler dağı­

Mesmuatmıa

nazar:an

tıldz

Meşrut!yetin ilanından smıra da hü­

ipekli hil'atlar

ihda

iksa

ve

huzura kabulden mukad­ dem ihzar edilen ve herbiri sırmzı.h müzeyyen kitap cüzdanı için de birer mushafi şerif hediye edildi. Huzura kabul o ımı-etle lertip oh.mmuştu ve

ki bir müddet sonra ikindi namazı vakti huiUI etmiş bulunuyordu. Hep bi:rlild:e namaz luhnth. Gerek

gör�

dülderi ikrarn ve iltifattan ve gerek Padi§ah ve Halifenin yanı başında namaz kılmaktan çek mütehaasis ol­ dular. Avdetlerinde çok mesrur gö­

ı·ünüyorlardı.

Hiinkaırm

maksadı

lbnirreşide bu haH nakıil ed ecek

olan

ve

hikaye

heyeti tamamen

edeırek kendilerinin

elde

kabileleri Üze­ merbuti­

riodeki nüfuzları itibaı ile ·

kümete sadık kalmış mutemedi Reşit

olmuştu. -İbiniTe§it

ve buna

Paşanm

hayli yaı· dim etmişti. *

*

*

ldarei maslalıat siyaseti: Sultan Hamidin siyasetinde

ztlb

çıkarınamak)

koparmamak) tedbirleri hakim

He�·iye d oğm hamlelerden koya halel

getirecek

ve

yeniliklerilen

hHkaten müçtenip

olan

mit

meselenin

herhangibir

şeklini almadan halline Bu

sebepledir ki pek

Sultan Ha­

ait olduğu dairelerde müzakerat ve

vet ve nüfuızu da şayanı ihmal

lbnirre­

şide iltifat ve gönderdiği heyeti

rasimi mahsusa ile kabul evvel lbnissudaı gayet

ziynetli yeşil bir hil'at ıritbeden Mecidi

nişanı

sa­

rayda hal ve tesviye olunurdu. Karadağ Prensi Nikolanm Sultan Hamide ne sebeple mütemayil oldu­ duğunu ve Hünkarm bu Prensi elde muamele

muavenet ettiğini evvelce tım. Berlin

kongresinde

ve

yru:mıı:ş­

Karadağ

etmeden

hududu tah dit ve tesbit olunurken

ve

Gosinenin hayvanat otlrunağa mah­

birinci

olan (Eşkürlava)çayın Karadağ tarafm da gösterilmişti. Halbuki bu

kıymeli ile

me­

gaile

taraftar idi. çok mesail,

tutmak için ona nasıl

madığ ından Sultan Harnit

idi.

istatü­

muhaberat ile uzayıp dururken

ol­

(sı­

( çd:ıanba:,ıı

ve

tahb temine almah:tıı. Diğer taraftan N ecit cihetinde Umissuut var dı:. Ibnirreşit!e Ibnis · suut ara sında mahalli ihtilaflar ek· sik olmazdı. Ancak İbnissudun kuvyetlerini

ilk

vesateti

göndermiş

sus


152

T AH S i N

PAŞAN I N HA T I RA'f l

�çayır GosineHlerin hayvanatı için relzem ve yegane vasıta idi. Gosine­ n.ı.ıer Karadağ hükumetinin bu çayırı <Gosine hayvanalına kapamasından v.:ı çayırdaki otları toplamalarma mürnanaat etmesinden şikayet eder :dururlardı. Hatta bundan dolayı lhududun karşılıklı iki yaka halkı :arasında münazaat ve bazan da kan­ Uı hadisat vuku bulurdu. Sultan Harnit haddizatinde hiçbir luymeti haiz olmıyan bu çayır işinden dola­ yı Karadağlılan meyus etmemek 'll"<e Prens Nikolayı nazik bir mevkie r�üşürmemek için meselenin müna­ :sip bir :;;ureti halle raptını mütead­ ,dit defalar irade ettiği halde iş bir :tıiidü neticelendirilmiyordu. Niha­ yet yine kendisinin bulduğu bir ted­ ihir olmak üzere Gosinelilerin ·hay-

üzerine Karadağ köylerinde bazı ev­ ler de yanar ve iş adeta bir harp şeklini alır. Bu hadise Çetineye aksedince pek ziyade heyecan hasxl olur, Karadağ halkı ayaklamr. Prens Nikola bu isyanı durdunnak imkansız bir hale geldiğini görünce bir telgrafla doğrudan doğruya Sul­ tan Hamide keyfiyeti bildirir. Meseleyi Çetindeki Rus sefiri de Petersburga yazar ve bunun iizerine Rusya sefareti bir taraftan Babıali­ ye müracaat ve diğer taraftan sa'ta­ ya gönderdiği baştercüman Maksi­ mof (Maximoff) vasıtasile şikayet eder. Karadağ maslahatgüzarı Müs­ yü Bakiç ( Bakitch) te dairei kita­ bete gelerek ayni mealde teşebbü­ satta bulunur. Prens Nikoladan gelen Fransızça

·••anları (Eşkürlava) çayırında otla­ ınasma vev Gosine halkının burada yetişen çayırları kesip toplamalan­ na mukabil her sene Karadağhlara :o:tlama ve ot bedeli olarak üç yüz alt:m verilmesi takarrür etti. Buna !K.aradağlxlar da razı oldu ve bir müddet bu para tesviye olundu, bir sene bu üç yüz lira her nedense ve­ ·riimemişti. Karadağlılar bedeli ve1·iamiyen çayırlarına tasarruf etmek ve bu çayırlaı-ı kesip götürmek için ıcemmi gafir halinde (Eşkürlava)

telgrafnameyi derhal tercüme etti­ rerek huzuru humayuna takdim etti­ ğim gibi Maksimof ve Bakiçin ifa­ delerini de arzetmiştim. Bir müddet sonra huzura çağnl­ dım. Sultan Harnit hemen telgraf­ haneye giderek ve Arnavutların ileri gelenlerini makine başına ça­ ğırarak tarafı şahaneden vesaya ve nesayihi lazime icra etmekliği.mi emretti. Doğru tel ile Gosineyi bui­ durdum ve kaymakamlık vazifesini de ifa eden kumandan Harndi Beyi

gelirler; Gosine ahalisi hakkı h'· :sarruflarına bu suretle tecavüz vuku unu bizzat men için silaha sarılırlal", IGu hali işiten ve gören etraftaki Ar­ l!ilavut ahali Gosinelilere yardıma ll(oşarlar, bu suretle teşekkül eden -orzim bir kafile müsellehan Karadağ :aırazisine girerler. Atılan silahla-r

çağırdım; iradei seniyeyi tebliğ et­ tim ve bunu harfiyen Arnavutlaı-a tefhim etmesini söyledim. Sultan Hamidin Arnavutlar üzerinde bir nüfuzu mahsusu vardı. Aleliimum ora halkı pek şımarmış ve hükiime­ tin evamir ve tebligatina ehemmiyet verınemeği ve saraydaki adamları

ya


TAH S i N ·vasıtasile iş görmeği adet olduklarından

edinmiş

nüfiızu

bunlar üzerinde

153

PAŞA N I N HA T IRATI diğını

ve meselenin

bitarn

buldu­

hükumet

ğunda şüphesi kalmadığını söyliye­

müessir olamıyor­

rek telgrafı yazdı ve imzalayıp git­

Ferdası

du. Yalnız P adişah iradesini. tanır­

ti.

lardx.

reler gelrneğe başladı. Sultan Hanıit

Gosine narnma rini

kaymakamının vukubulan

gösterdi ve

rağma tecavüz

Padişah

tebligatı

Karadağ

edenlerin

tesi­ topra­

avdetleri

gün Babıaliden

meselenin tafsilatile

Sultan Hamidin hudut idare işlerine sefil'lerle,

habe�·

ya­

boyunda

bir çayır meselesine varıncıya kadar

ternin olundu. Bunun üzerine Kaı:-a­ ederek (Eşkürlava) hadisesi

Sadarete

zılmasmı emretti.

dağ

maslc:Jıatgüzarını saraya davet

tezke­

müdahale etmesi

maslahatgüzarlarla,

teı·cümanlarla sarayda

ve baş­

müzakereler

alı:nır alınmaz mahalline telgraf ya­

cereyan ederek

zılarak vesayayı lazime ifa

bittikten sonra malumat alması dev­

ğunu ve avdete

olundu­

Babralinin iş olup

mütecavizlerin

yerlerine

let noktasından doğru

başladıklarını ve

mahallin­

olmadığı aşikar ise de ne

bir hareket çare

ki

den o suret!e cevap geldiğini, esnayı

Karadağ hududunda bir

zamanlar

muhasamada yanmış ve yıkılmış o­

hiç eksik olmıyan

hadiseler

lan evlerin yapılması için

ancak bu kabil tedbirlerle idare

iktıza e­

kanlı

den masarifin tesviye olunacağını ve

dilebilmiş ve Prens Nikolaya

buniarı

tatbik olunan siyaset birçok mesail­

hemen

söyledim.

Prense

yazmasını

Zatı şahane

Petersburg

kabinesinin bu mesele

münasebeti­

le müdahalesine de nihayet verilmiş olmak için da ihtilafın

Rusya

baştercümanina

hallounduğunu

mekliğ!mi emretmişti.

Bu

sövie­

Karadağ maslahatgüzarı zatı

tereddüt tavn

*

*

Sisam hfidisesi: Bir arahk

Sisarn

adasında

bazı

bu işin

miş olan idarei hususiyesinden cesa­

şahanenin

mii.:daha!esile meselenin hertaraf ol­ duğuna inanmıyordu;

*

tebligat

hallolunabileceğini

zannetmediğinden

de hayırlı neticeler vermiştir.

uygunsuzluldar vuku bulmağa baş­

ta ifa olundu. bukadar süratle

karşı

halinde

vardı. Ben

bir

masla­

lamiştı. Sisarn ahden

taayyün

et-

ret alan ada

halkı kalplerinde sak­

h tuttukları

i:ftirak

haki.ka'l:e

kalp içiıı

taşkmlddara

ve

temayüllerini zaman

zaman

hatta isyanlara git-

tilderi görülmekte idi.

Babıali fer­

et­

manlar rnucibince ha!km hükumeti

miş olmak için, Prense göndereceği bu

methu�ya karşı borçlu oldukları ita­ ati ve evamiri devlete inkıyadını te­

vasr­

min için mi.ikerreren ve alenen İhta­

Çetineye

ratta bulunmaktan hali kalmıyordu.

hatgüzarı daha

ziyade

temin

telgrafı sarayda yazmasını

ve

telgrafın saray

telgrafhanesi

tasile doğrudan

doğruya

Maslahat­

Sisamlılar bu ihtarab devleti aliye­

gii:zar artık tereddüde mahal olma-

nin aczine hamlederek meluf olduk-

çektirileceğini söyledim.


154

T AH S İ N

ları şımarı:klık icabınca

PAŞANI N HAT I RAT I

itaatsizliği

sam halkına hitaben bir beyanname

gitgide arttırmakta idiler. Bir taraf�

ısdar olunarak

tan da bazı sefaretler

verilmesi ve evamiri devlete inkıyat

arzularını terviç

Sisamlıların

yolunda

gizliden

edilmesi talep

taşkınlığa

nihayet

olunacakhr.

Ademi

gizliye tesiratta ve Babıaliye de su­

mutavaat halinde ada bombardnnan

reti haktan görünerek guya dostane

edilecek ve asiler

beyanatta bul� nuyorlardı.

celbedilecektir.,

Sisamlılann

merkezi

karşı itaatşikenane

hükuınete

hareketlerinden

dairei

inkıyada

Halil Pa�a kumandasındaki olveçhile gitti. Adaya

filo

muvasalatin­

ve bazı devletlerin gizli gizli tahri­

de Halil Paşa bir beyanname neşre­

katmdan fena halde münfail olamağa

derek bir mühlet verdi.

başlıyan Sultan Harnit mülayim bir siyasetle ݧİn hallini istiyordu.

Ba�

bialiye tebliğ ettiğimiz iradeler hep bu noktadan mülhem oluyordu. An� cak ınesele yab§mak şöyle günden güne ta§kınlrklar

dursun artmakta

idi. Sisarn Beyinin

mevkii ve nüfuzu

gittikçe giiçleşmekte ve sarsdmakta idi. Bu vaziyetİn daha fazla devamı günün birinde Sisarn adası

üzerin­

cleki hakimiyelimizi izale edebilirdi. Nihayet Sultan bizzat

Asiler şunamuş ve Babıaliden �id­

det görıneğe alışmamış

o!dukiarın-

dan Ham Paşanın beyanatım kuru tehdit tdakki ettile.- ve

mühlet hi­

tam bulduğu halde dairei itaate gir­ mediler. Halil Paşa hemetı

İcraata

geçe­

rek bombardımana başladı, zırhlıla-

rm şiddetli ateşi karşısmda asilerin cesareti çarçabuk

kırıldı ve

asayi�

temin olundu.

Harnit

meseley-i

Bu hareket sefaretleri şaşıil."tmıştı.

halletmeğe ve en

kestiı-me

Bunlar Babıaliden böyle bir hareket

yoldan gitrneğe karar verdi. Bir ak­

sadır olabileceğine hiç ihtimal

ver­

şam Bahriye Nazırını saraya çağır­

memişleı-di. Sultan Harnit

dı ve hiı; belli olmadan, kimse birşey

N ezaıreti vas:ı:tasile

sezmeden Mes'udiye

yaptırdığı tebligatta ''Hükumeti se­

gaınbotun

zırhlısı ile üç

hazırlanmasım

emretti.

niye Sisarn adası

Hariciye

sefarethanelere

hakkındaki

ahdi

mu.karrerata ve olbaptaki taahhüda­

Nazırı va­

tma sadık olduğundaı'l bu mukarre­

purların harekete müheyya oldukla­

rat: ve taahhüdata muhalif gördüğü

rını ve kumandanlığına Halil Paşa­

harekatı asayişşikenaneyi izale

nın tayin olunduğunu arzetti. Halil

asayişi iade için

Bu hazırlık

tertibatı üç günde

mam olmuştu.

Bahriye

zaruri

ve

adeblunan

Paşa saraya çağrılarak kendisine şu

tcdabirin ittihaz kılındığını, bildir·

talimat verildi:

di. Sefaretler bu tebligat karşismda

''F erdası günü şafakla beraber fi­

verecek cevap bula..-rnarnışları:h.

Si­

lo köprüden çıkıp Akdenize açılacak

sam meselesi de bir gaile şeklini al­

ve doğruca Sisarn adası önüne gidip

mağa meydan bulamadan

demirliyecektir. Bunu müteakıp Si�

gitti.

kapandı:


TAH S IN PAŞANI N HAT I RATI

Sultan Hamidin hususiyeti: Sultan Hamidin na,

hususi

hayatı­

itiyat ve meraklarına dair şim­

diye kadar neşrolunan yazdar ekse­ riya hakikatten uzak şeylerdir. Pek doğru olarak şurası söylenebilir ki Sultan Hamidin muhafazai hayat ve hırsı saltanattan başka esaslı hiçbir meşgalesi yoktu. Onun bütün faali­ yeti, bütün didişip uğraşması bu jki gaye için idi. Bunlar

haricinde olarak

Sultan

Hamidin tarihe büyük merakı vardı. Bilhassa Osmanh tarihini müteaddit memha!ardan

okumuştu.

Icabında

maziye ait vukuatı herkesin

malu­

mu olmnyan bazı teferrruat ve tafsi­ latile hikaye ederdi. Sultan HarnitJ

evvelce de yazdığım veçhile, roma-

na çok

meraldı

idi.

Malıeyindeki

mütercimlerin terciime ettikleri ro­ manlar bir

kütüphane

dolduracak

kadar idi. Tercihen zabıta romanla­ rı, cinai romanları ve seyahatnarne­ ler tercüme edilirdi. At,

silah, kuş gibi şeylere de hu­

susi bir alaka ile merbut idi. Maranguzluğa

daha gençliğinde

merak etmiş ve bunu pe-lt ileri götür­ müştü. Cülus ettikten sonra Yddız­ da kendine mahsus olarak mükem­ mel bir atelye yaptxrdı, Avrupadan en son sistem marangoz alat

ve e­

devab getirtti, müteaddit ustalar ve çıraklar bu atelyede çahşırlardı

.•

Yıldıız marangozhanesinde cidden enafisten denilecek getirilirdi.

şeyler

Bir aralık

vücude

Beyoğlunda

lolar celbederdi.

155 Bir gün

(Şaven)

mağazasında son derece san'atkara­ ne yapılmış bir yazıhane görüldüğü Hünkaı·a arzolunmuştu. Hünkar bu­ nu saraya aldırdı ve bir müddet Jii.'l· rayda kaldıktan sonra dökkana iade ettirdi. Aradan bir

müddet

geçti,

bir gün zatı şahane mağaza salıibi­ nin saraya davet olunmasını ve gel­ diğinde o yazihanenin ayni kendisinin imal ettiği

ola>:ali

yazıhanenin

gösterilmesini emı·etti. Mağaza sah­ hibi

il,-.i yazıhane

arasında

hiçbir

fark görmediğini samimi bir hayret­ le söylemişti. Yunan

mecruh.

muharebesinde

düşen efradı askeriyeyi tedavi

Yıldızın karşısında

bir

vücude getirilmişti.

Sultan

için

hastahane Harnit

bir aı·ahk mecruh gazileırİn ziyareti­ ne gitti, kovuşları birer birer gezdi, askerlerin hatirım sordu ve

ları yara itibarile bas tonla

alddi­ ge:zmek

mecburiyelinde

kendisi·

nin imal ettiği

olanlara

bastonlardan

birer

tane hediye etti. Yıldızdaki maran­ gozhanenin yetiştirdiği erbabı san•­ atte�l

hariçte de istifade

olunabil�

rnek için Tophane taraflarında bun­

lara mahsus bir atelye ve mağzalar tesisi Tophaneye emrolundu ise de bu mesele heı.- nedense pek ileri gö­ türülmedi Yıldızda bir de çini fabrikası

te­

sis oluninuştu. Bu fabı·ika Avrupa­ daki fabrikalar derecesinde nefis eş­ ya imal eder,

hatta

bunlardan

bazı

hükümdarlara ve muteberana hediye

(Şaven) namile meşhur bir mağa;:a

ler gönderilirdi. Sultan

vardı. Bu mağazanın sahibi Avrupa­

tahyanın tarihi çini

dan fevkalade zarif mobilyeler, bib-

yasını pek arzu ederdi.

Hamit Kil­

imalatının ili­


156

T AH S i N

PAŞ A N I N HATIRAT I

H ereke fabrikası da Sultan Hami­

Sultan Hamidin tababete

itinayı

din iltizam ve himaye ettiği müesse­

mahsusu vardı. Doktorluğun ilerle­

selerden idi. Burada cidden çok ne­

mesine pek

fis ve kıymetli halılar imal olunur­

Memlekette şöhret

du. Hünkar bazan bu halıların

torlarla bizzat görüşürdü. Nafiz Pa­

dellerini kendi�i

tertip

mo­

etti�ir

ve

ehemmiyet

verirdi.

kazanmış

dok­

şa, l smet Paşa, Mavrayani Paşa ile

. imalat safahatını muntazainan takip

her

ederdi. Bu fabrikanın müdürü Akif

kiyatı hakkında kendilerinden

Bey çok çalışkan bir zat idi ; Hereke

lumat alır,

fabrikasının faaliyeti

hernedense doktorların ilacını ken­

ve muvaffakı­

yeti müdür Akif Beyin

himmetine

disi

mülakatında

tababetin

ancak

ı,ulanmazdı.

vehminden Hünı,a.r

çok medyundur. Fabrikanın faaliye.­

vücutça bir

tini Sultan Hamidin alakai mahsu­

eski

sa ile takip ettiği malum bulundu­

yaptırarak kullanırdı.

ğundan müdür Akif Beyin

teşvilu

rahatsızlık

kocakarı

terak­ mi

arasıra

hissederse

ilaçlarını

Dişi ağırdığı vakit

ma­

haremde

diş doktoru­

ile fabrikada çalışan kızlardan Me­

nun ilacını istimal etmedi �i gibi ya­

diha ve Agavni Hanımlar Bursannı

bancı bir elin kerpetenle

manzarasını gösterir bir İpek seçça-.

rıştımasına da razı olmazdı. Hal'in­

de yapmışlar ve bunu

den sonra kendisinin muhafızhğına

bir

yevmi

ağzını. ka­

mahsusta Hünkara takdim ettirmiş­

tayin olunan bir zata şu sözleri söy­

lerdi. Sultan

lediğini işitmiştim :

Harnit

mahzuz oldu ve

bundan

seççadeyi

çok

işiiyen

o iki hanımı sanayi madalyasile tal­ tif etti. Sultan Harnit kıyafethanelerin ta­ rihe hizmetlerini takdir ederdi.

Bu

maltsatla bir ask�ri kıyafet müzesi tesisine teşebbüs

ve

bu

vazifeye

Mahmu t Şevket Paşa merhumu me­ mur etmişti. Mahmut Şevket

Paşa

bu iş için çok çalıştı, bir hayli asar topladı ve nihayet 700 tarihinden güne kadar ve zabitan ve

sunufu askeriye ümera ve

o

efrat

erkanının

üniforma ve silahlarını gösterir bir müze tertibine muvaffak oldu. Sultan Harnit bundan evvel Mah­ mut Şevket Paşa marifetile bir lehai atika kolleksiyonu

es­

yaptırmiŞ

ve bunu 1 talya Kıralına iade etmişti.

- Benim ağzıma hiçbir dişçi eli girmemi§tir. O zat belki bu söze

inanmamış­

tır; fakat bunun bir hakikat olduğu­ nu ben beyan edebilirim. Bir

gün

huzuru humayuna girdiğimdeSultan Harnit bana heniiz

çıkarılmış

yükçe bir diş ile bil" kerpeten terdi ve benim kendi diş çıkarıp

kendime

çıkaramıyacağnnı

bü-· gös­ bir sur­

duktan ve bittabi menfi cevap aldık­ tan sonra: - I şte ben şu kerpetenle bu ko­ caman dişi kendim çıkardım. dedi. Doğrusu bu yapıhr şey de­ ğildi. Sultan Hamidi bu tarzda ha­ rekete şevkeden sebep dişçi elinden iğrenmesi veya

gayı·isıhhi bir ker­

petenin vereceği zarardan hazer et­ mesi mülahazası değildi; her ne o-


T AH S I N

157

PA � A N I N HA T I RA T I

lursa olsun muhafazai nefis endişesi

ne ve mualece günleri vardı ;

idi. Ağız ile boğaz arasındaki kısa

rayı ahali bundan

mesafe ve kerpetenin bir onu

madde

ucuna zehirli

sürülebileceği

bu ihtiyatkarlığa

ihtimali

sevkettiğine

şüphe yoktu. faide gördüğünü söylerdi. pek korktuğu ve bunlara karşı ta­ esbabını

müşkül

temizlenmelerine

pek

dikkat olunurdu.. Sari hastalıkların tedavisi için Avrupadan bilhassa bu hastalıklarda ihtısas sahibi olanları celp ve mebzul ınaaşlarla

istihdam

ederdi. Haydarpaşa

Tıbbiye

mektebi

binası yapılacağı

zaman

mimarlar

tarafından tanzim

edilen plan

ve

resimler Hünl,ara takdim olunmuş-· tu.

kendisine

arzolunmuştu;

ü­

Sultan

Sultan Harnit bu

tı p tedı·isatı

binada

İcra hem de

hem

hastalar

tedavi olunacağından plan ve resim­ lerin bir kere de mütehassıs doktor­ lar tarafından görülmesini emretmiş ve dershaneele oturacak

talebe

kovuşlarda yatacak hastaların

ile ade-

cline nazaran bunların fazla havadar olmaları lazım geleceğini ve binaen­ aley tavanlarm

yüksekliğine

olunmasım sureti

va­

kit belediyeye devrettirdi ve mecca­ mafissabık devam

mahsusada

itina ten­

olunmasım

em­

retti.

bulduğu

için hariçten gelen eşyanın temiz ol­ ve

Fakültenin Haydarpaşaya nakli

zerine bu kolaylık ortadan kalktığı

ni muayene ve mualece usulüne ke­

Sultan Harnit sari hastalıklardan

masına

fıka­

ederdi.

Harnit Gülhane müessesesini o

Arasıra ( Key) yaptırır ve bundan

haffuz

istifade

*

Hünkar yemek meselesine

gerek

nefaset gerek itidal noktasından çok ehemmiyet verirdi.

Her gün kiler­

cibaşı ve ikinci. kilerci marifetile ih� zar ve takdim olunan yemek liste­ sinde her biri ayrı

ayrı

ve

nens

yemekler mevcut olduğu halde Sul­ tan Harnit bunlar içinde hafif, haz­ mı kolay olanları intihap ederdi. Sultan Harnit yemekierin terkiba­ tile vücudün sıhhati rasındaki

aia­

kayı derpiş ederek askere iyi yemek verilmesi için sık sık tebligatta lunurdu, o zaman mer'i olan

buusule

göre bütün kışlalarda pişen yemek­ lerden nümune olarak vana

her

lir, bunlar

gün

birer

saraya

kara·

gönderi­

dairei humayunun

pısı önüne getirilerek

ka-

yanyana di­

zilir, Hünkaı· vakti muayyende çıka­

rak buraya gelir, doktorlara yemek­

bih eylemişti.

leri muayene ettirirdi.

Sultan Hamidin bu. iradesi nazarı dikkate almarak tavan!ar yüksek yapıldı ve bedii noktadan zarafeti

de talebeye verilen

Harbiye ve Bahriye mekteplerir•­ yemekierin nii­

mv.neleri hergün mektep

talebesin­

lıı::almadı, fakat doktorlaı· bu sayede

den iki efendi vasitasHe saraya gon­

icabatz sıhhiyenin temin edilmiş ol­

derilir, bunlar da diğerleri gibi da­

du ğ u nu

söylerlerdi.

Gülhanedeki

Tıp fakültesinde meccanen muaye-

irei humayun önüme getirilerek ayene ettirilir

ve

mu­

bu talebenin behe-


1 58

T AH S I N P AŞ A N I N H A T I RA T I

rine her defasında ikişer altın veri­ lirdi. Sultan Hamidin iptila derecesin­ de kullandığı mükeyyifat tütün ve kahve idi. Hünkar pekçok sıgara ve kahve içerdi. ,Hünkarın erl eski e­ mekdarlanndan olan ve mizacma pel' iyi aşina bulunan tütüncübaşı Ali Erendi muhtelif harmanlardan sigara yaptırxp kutu içinde Sultan Hamide takdim ederdi. İçeride siga­ ra yapmayı bilen mahir adamları vardı. Fevkaiade nefis tütünlerden bu adamlara yaptırdığı sigaralaı· mabeyin erka.nma ve m!safirlere ve­ rilir, bazan en nefis cins tütünlerden hükumclarlara hediye gönderilirdi. Sultan Harnit muayyen zamanlaı:­ da saçını lı;estirir, fakat sakalma el sürclünnezdi. Sıdi:an Hamidin Mustafa Bey is­ mind<! bir berberbaşısı vardt. Saçla­ rı: u:.zadxğı zaman Mustafa Bey çağı­ rdrr, ondan evvel Malıeyin el'lı:amn­ dan biri de davet olunarak saçı ke-­ sili.-cli. Başkatip bulunduğum müd­ detçe bu saç kesme merasiminde hep beni çağıı.-n.·dr. Ya berl:ıerbaşı gelmeden yahut onuı1la beraber hu­ zura girerdim. Hünkar bir sanda!­ yeye oturur, bana da bir iskemle gösterir. Berberbaşı saçmı keserke:ı Sultan Hamit bilafasda konuşur,şen ve şuh görünürdü. Saç kesme me­ rasimi bitip Mustafa Bey Hünkarın bizzat verdiği . bahşişi aldıktan son­ ra ben de huzurdan çıkardım. O va­ kit HünMl.r Harem dairesine çekile� rek kendi sakalım kendisi keserdi. Sakalı berbeı- Mustafa Beye em­ niyet etmemesinin sebebi bunda vıı-

kua gelecek bir hatanm simayı rle­ ğiştirmesi endişesi idi. Saç kesme merasiminde başka bi­ rının hazır bulunmasına gelince Hünkar berberbaşıdan emin olmak­ la beraber her ihtimale karşı bir ih­ tiyat tedbiri olmak üzere buna dik­ kat ederdi.

Halka karşı silah maz!

kullaml­

Bir gün lzzet Paşa ile bidikte huzuru şahanede bulunuyorduk. sabah tercüme ve takdim olunan a­ jans telgı-aflarından biri şu havadi si veriyordu :

"Dumamn teşekkülünden soıu-a bir sabah erkek kadın bir cemmi gafir Rusya Çarının sarayı onune gitmişler ve Çara maruzatları oldu­ ğunu söyliyerek içlerinden bir hey­ etin fi:abuHinü rica etmişlerdir.Saray muhafrzlarx halkın bu suretle saray önünde toplanınasma ve hükümdar tarafından bi.r heyetin kabulü tale­ binde bulunmasma mürnanaat ede­ ;.·ek kendilerine dağdmalarm:ı: sÖy·· lemiştir. Halk bu ihtara riayet et­ meyip dağılınadı:ğından silah istimal ile Üzerlerine ateş edilmiş ve bir hayli kimseler mecruh ve maktul olmuştur.., Sultan Harnit bu telgrafı okuttuk­ tan sonra bana hitaben·: ''lmperator nasıl bir adamdır?, diye sordu. Mesele mühim idi. Rusya lmpera­ torunu, tebaasmm maruzatıni din­ lemernek ıçın ları manfetile

bunları kırdırıp

muhafız­ geçıı·me -


1 59

T AHS i N PAŞAN I N HA T IRA TI ğe

gösterecek

rıza

kadar

müs­

hazıflaı-ının harekatını takbih

eden

tebit ve cebbar bir hükümdar olarak

cevabım üzerine ademi memnuniyet

tarudığımı mı yoksa halkın

ızhar etmesi

bir hü­

lazım gelirdi..

kümdar saray! karşısında inat ve ıs­

Haı:nidin cevabınıdan

rarı küstahane bir hareket olduğunu

duymadığını

mu

söylemek

o

dalrika için daha mu­

vaf!k olacağı kestirilemezdi.

Hatıra

ilk gelen

şey

müstehit

ve müstakil bir hükümda­

Sultan

rm huzurundta ayni

Harnit tarzı

gibi

idareyi

Sultan

hoşnutsuzluk

şu sözlerinden

anla­

dım: - Hıı.lk müracaat etmiş, bir ma­ ruzatı varmış, silah münasebet yoktu

istimaline

hiç

.

izzet Paşa sükıit ediyordu.

methetmekti. Maamafih Sultan Ha­

midin benden malumat

istemesi de

şayanı dikkatli. Rusya Çarınm nası:l bir adam olduğunu elbette

benden

öğrenecek değildi. Avrupanın diğer

b'i.itün

hüküm­

darları gibi Rusya İm:peratoı·unu da bildiğine şü p h e yoktu. Bu noktadan çar-çabuk bir muhake�e yürüterek şimdi. hayli cür•etkarane bulduğuı:u şu cevahx ven!im : "b ııperator veliaht!iği zamanmda aiem seyahaı:i yaparken Ja­ ponyaya da ugı·5mZ:;?1 orada bi.r anarşist trafmda kafas:ma şiddet­ dewi

li

bir

sopa

clm.-hesi.

yemış,

bu

darbeden di.ma.ğı hayli müteessir cl­

muştur d erl er. Validesinin İmpera�

tor üzerinde büyük nüfuzu olduğu mualli­

da mah1mciur. Bir Rus olan miniııl de lmperator üzeı-inde söylenmektedir. vaye t kabilinden

bunlar ri­

Ancak olup

kadar muvafıkı hakikat

tesiri

ne dereceye olduklarını

Bir günFransa mam

M. Rue ( Rouet) dairei kitabete

gelek·ek ıto sabah gayet erken iki ha­ nımın sefaı·ethaneye müracaat ettnk­

lerini ve sebebE ziyaretleri hakkında sefaret kapıcısma vaki olan ifade­ lerinden

anlaşıldığ:ma göre

Cevabxm Sultan Harnit

üzerinde

kendi­

leı·inin Reşat Efendi dairesinde

ve işin nezaketine binaen beyant haJ

için sefir taırafmdan

göndeı-i!diğini

söyledi. Mesel e

hak�katen nazikti.

aht dairesinden iki kadmm nebi sefarethanesine iltica

Vdi­

bir

etmeleı-i

lolunabilirdi.

Maamafi.h

tarza göre kadınların sarayından firar

ve

anlatilan

Dolmabahçe sefarethaneye

iltica etmeleri o dairede gördükleri suimuameleden mümbais olacaktı. saraylarda bulunanla­

rın bu ımretle sefarethaneye kaçma­ ları

Hamidin

aramaları çok çirkin idi. Sultan

mesleki ica­

cc­

türlü türlü maksat ve manaya ham­

fena tesir yapmadı. H albul(i Sultan malum olan

ol­

dvJdaıtm• ve hemen sefa1·ethaneye ahs-ım·al( bir odaya o�nırtulduk!aı-mı

Her halde

bilmem.t,

sefak"eti başteı·cü­

ve orada

kendilerine

himaye

Ha­

bınca bu cevaptan hoşlanrnamast ve

midin fena halde canı sıkıldı.. Ben­

is­

clegandan ihtiyar ve emin bir adam

mu-

sefarethaneye gönderileı-ek kendile-

Rus Çarına maluliyeti dimagiye nat ve dolayisile

Rus

saı·ayı


160

TAH S I N P AŞA N I N HA T IRA T I

ri temin olundu çıkanldıktan verilerek

v e sefarethaneden

sonra yol

Bursaya

masrafları

izamları

emro­

olaıruyanlar da menfalarda sürünüp­ dururlardı. Avrupadaki Türk genç­ lerine

Mısırlı

Mustafa

Paşanın

Iundu ve Bursa Valisine bir tahrirat

naklen külli muavenette bulunduğu

yazılarak vali konağında

anlaşıhyordu. Bu Mustafa Paşanın

misafir e­

dimeleri ve kendilerine •birer '

bulunması ve birer hane

zevc �

satınalın-

ması irade olundu.

bir

is e

erkeğe

bir

kaçıp

tabii

ve

tarihte

ecnebi

onunla

evle­

nen meşhur hanımlarımızdan birini tabiiyelten ıskat v.e emvalü

emla­

kini musadere etmek, ondan

sonra

bu emval

ve emiakin

parçasım

o ıskat ve musadere

en

kıymetli

ira­

desini alan zata ihsan eylemek oka­ dar gayri tabii ve

gayri

adil

bir

harekettir. Her halde §'urası muhak­ kaktır ki ecnebi bir erkekle lirar ve ivdivaç eden

o hanım hakkında bu

muamelei şedidenin lunmasaydı

tatbiki

Hünkar öyle bir

arzo­ mu­

ameleye kalkışmazdı. Fakat ne çare ki

Babıaliden o yolda

arz gelmiş,

bu da Hünkarın mizacma

muvafık

düşmüştür. Bundan sonra o ı:misadere edilen emiakin ihsan suretHe verilmesi bir neticei tabiiye ve zaruriye olmuştu. *

Sultan Arizin devri

ve Ali Paşanm zamam

saltanatı;._da sadarerinde

memlekette hürriyeti fikir ve Iisan­ larını

za

khyamıyan

ve

halkı: bu "'yol­

da tenvire çahşan gençler aley­ hine şiddetin takibata tevessül oh.ı.rı.duğun.dan

hal'i vak'asından dolayı Sultan Ha­ adamdı.

mit nazarında şüpheli bir

Bu muamele nekadar rnüşfikane

biraderi Halim Paşa Sultan Azizin

bunlarm

bir kısmi

Ancak müruru zamanla ve fartı ki­ yasetle Halim Paşa bu şüpheyi tas­ hibe muvaffak olmuş ve ahırı

öm­

rür.ıe kadar İstanbulda kalmıştı. Bir aralık Halim Paşanın

ikbali

arttı­

ğından Hünkar sık sık kendini sara­ ya çağırır ve huzuruna ı,alıul eder-­ miş. Ancak Halim Paşanın

oğulla­

rından Abbas Halim Paşa aleyhinde Hünkara muttasıl ihbaratta bulunul duğundan

Sultan

Harnit

Istanbulda İkarnetini

arzu

bunun etmez­

olmuştu. Nihayet saraydan Izzet Paşa ma­ rifetiie tebliğ edilen bir

emir

rine Sadrazam Ferit Paşa

üze­

bir tez­

kere göndererek (Abbas Halim P<:.­ şanın l stanbulu terk ile Mısıra azi­ met ve orada ikameti) istizan olun­ du. Bunu haber alan ve I stanbuldaki hayata iptila derecesinde meırbut bulunan Abbas Halim Paşa mabey­ ne

koşarak

müsaade etti

istizamna

buyurulmamasını

ise de

etmedi

Babıalinin

ve

Hünkar Babıalinin

bunu

myaz

kabul

tezkeresini

ta sd i k ettiğinden Abbas Halim Paşa istnbulu terke mecbur oldu. Ve ip­ ti.da MEsmı, m1don sonra Parise git­

nasılsa bir yolunu bularak Avrupa­

ti. Sulta Harnit Mısır zeengin!eırinin

ya firaı· etmişlerdi ; firara muvaffal�

Avrupada kendi aleyhinde tahrikat


TAH S I N PAŞAN IN H A T l RA T I ve

faaliyetimi

v e nerelerde toı:.lanıp

r.ıeleır .konuştuklanru Ögrenm e k için

161

karileri meyanında bu�unduğu

an�

la ş ılan Müsyti ( Keşof) ahiren bana

gayet mükemmel vesaite malik bu­

gönderdiği bir mektupta

hllnduğundan Abbas Halim P�ş anın

mın ihtiva ettiği pek enteresan me­

( hatrratı­

methü

Parise azimetinden sonra kendisini

bahis arasnula

adun adım takip ettirdi. Bir tarihte

sena ile bahsedişimden dolayı beya�

Mıısnl'hların ve onlarla birlikte çalı­ lışan firarilerin prograrnları neden

mektubu eski dostum Miisy-ü Keşo­

ibaret olduğu hakkında birço k cvra­

fun bana karşı bir

kı muhtevi bir zaı:f alnuştır. Sultan

diye telakkİ etmekle beraber

Harnit

bu zarfı

açmadı ve

halile

m

kendisi11deıı

memnuniyet) etmekte idi.Ben bu eseri

taı-zı telakkisi itibarile

te§kimtın faaliyeyti h ak

Türklere karşı taş�dılclar�

_kı

zarfmı

dahi

nda

aldığı

açtırmaması

buınun muhteviyatı hakikat olmadİ­ kendini

ğım ve mahza

mek­

tubun şekli tahriri ve hatıralarmıın

saklauı. Kendi aleyhinde çalışan bir kağıdın

n ezaketi

dostaneye bir delil

Bulgarların hissiyah

t:mekte

hiç

hizmetinde

gee

ad de

tereddüt etmiyorum.

şaşırtrnak

Sultan Hamidin

hayatı

için rnürettep şeyler olduğunu 7an­

çen on beş senelik

netmesinden

riyetim esnasmda ben bu hissiyatın

mütevellit

olsa

ge­

rektir.

memu­

delailini defaat ile görmüş, tecrübe

Filhakika en uzak ve en ufak ih­

et�i.ştim

•.

Bulgarlaırla siyaset

salıa­

Hamidin Avrupadaki f!ırarilere kar­

smda vaki olan temaslar Sofyada Türk dostluğuının ddden şayarn al·­

şı ifı:tiliaz ett i ği tedbirielrde kendisi­

zu oiduğu kanaatini vermiştir.

ni şa§ııartmak ve faa!iyeti.e.-inin izini kaybehnek için �,aıhte bir program

M. Ke§ofun mektubu nazaı-ı:

timali hile hatırından geçiren Sultan

teırtip edilebifeceğ·iınİ düşünmesi ak­ yalım gelen bh· mülahazadn·. '�

*

*

!Hatrırabm a.-asmda

Bulgaristana

ait bit" bah�s rniinasebetile Bulgar� larda pek krymei:li ve faziletli dev!ei: adamlaı·ı yetişmiş olduğmau

söy]e­

mi� ve bu meyanda Müsyii Keşofım zdci

ve

fatanetiıni, Türk clcıstlı.ığun­

layaknı gelen b?.r mülahazadn·. tiln-i itRdalini sitayişle kaydetmiş­ ilim. Bu� bir hakikat ohıp benim yapbğun şey bu ha!dkati hi.r şahidi slfatile beyan etmekteırıı ibaret oldu­ ğRJı haM e

( MiU!yef:} ıiın S<e>fyadaki

ha­

yalimde maziyi ihyaya vesib oldu­ ğı.mıilan ve şu günlerde Cürnhuriyet I-·Hikihneti.ıı>.irrı

Bulgar

dozduğuna

layd� ve !&znn olduğu kıymet ve ehemmiyeti verı:Hğ�ni gö�·di!ğümden ayai bahse avdet ctmeği hiiH. addei:medim.

faideden

Bulgaırbrm Tikk dostkığ<.ma at­ fc�nade?� k:ymd:iı:ı naz�rle e n p-m·,ak ddmerir-ıden l:ıi;ri Tes.::ı.ly::ı ••'!:uharebe­ zarnaı:-m;da Se>fya hük{),metinin buttı l:n:ıırdı:er:li idi.fil.hnki.ka Tc:.ıruya­ daki ordumuz"t.1iı ce!)ha!.'1!.e V;� lieva.zr­ n:ı:r kaşesı kamiAen kara yoHarile si.

sevk ve temin oh:mduğu ve bundan başka ernrfiyc��k vcH?-ttamrz mevcıit ll


T A H S I N P A ŞA N I N H A T I RA T I

1 6.2

olmadığı cihetle eğer Sofya meti balcikaten Babıaliye

hüku­

müşkülat

çıkarmak meslekini ihtiyar

etseydi

o zamanki fırsattan kendi lehine ve bizim zaranmıza

�ok

jstifade

edeı·

mağlubiyetimizin neticesi ve Berlin

et­

kongresinin kararı ile te§ekkül mi,ti.

Sırp, Ulah ve Karadağ gibi Bul­ garlan da cismi devletten ayırıp bir

ve bizim için buna nza göstermek­

hükumeti

mahsusa halinde

ten başka

de getiren

o karar biı· akıbeti fecia

çare kalmazdı.

Bulgarlar bu tarika

Halbuki etmek

tevessül

idi. Kuvvei

şöyle dursun Türk oı·dusunun zafe­

zin kat kat

rini kendi arnali

malik

hakkuku için

milliyelerinin

ta­

vesile addederek bize

azami muzaheret etmişlerdi. Evvelce de

söylediğim

askeriye ve maliyenıi­ fevkında

olan Rusya

bir

gibi

kudrete muazzaın

bir devletle muharebeyi sırf kabada­ yılık hissiyatile

vevçhile

vücu­

devletimize

kabul

ettiren o zamanın mütecellit vükela­

Yıldızın Bulgarlara karşı takip etti­

sı Balkanlal"l bu

ği siyaset

sonra bu vaziyete varis olan devle­

(istimale siyaseti )

idi.

Bulgarları idare etmek, onlan hoş­

hale

timizin yapacağı şey,

getirdikten hüsnü

idare

nutsuzluğa sevkelmemek, Bulgarla­

politikası takip etmekten ibaret ol­

rın kalplerinde daima

malı idi. Başka türlü harekete esa-

minnet

ve

şükrol!n hisleri yaşatmak bu siyase-·

sen

tin esaslanndan idi. Gerçi her ne de

kansızlığı pek

olsa Bulgarların bizim hatırımız için

kumetleri

veya bizim kendilerine

celp ve imale etmek basireti

miz

cemileperverlik

gösterdiği­ mukabilinde

arnal i milliyelerini feda hatıra getirilemezdi.

edecekleri milliye

Arnali

imkan da yoktu. Ancak bu im­

siye

hissetirmeden

Devleti

icabatmdan

aliye

i>

hü­

tarafına :nya­

§Üphe

olduğuna

yoktu.

Bulgarlar

bir hükumet

halinde

herşeyden mukaddemdir, her miHet

teşekkül ettikten sonra gerek bu te­

bu

şekkülüu

emellerinin

tahakkukuna

şır ve bunun komşu neye ve kaça

çalı­

milletler

için

mal olabileceği mese­

lesi ikinci derecede kalır.

Bina�ına­

icabı

olarak

ve

gerek

hilkaten çalışkan bir millet olmaları ,,dolayısile bir faaliyeti

mah susa ız­ har edecekleıi ve durmadan işleyip

Bulgaı:lığa

çalışacakları aşikar idi.

Bulgarİsta­

karşı idarei mashıhat politikası ta­

nın teşekkülünü kendi

ordularının

kip olunurken Bulgarların buna ka­

zaferi ile

olan

pılarak milli emelleıini feda ede•:ek­

ların

leri rarzolunamazdı. yalmz hik­ meti siyasiyeye tevfikan bu milli emellerinin bize zarar verecek şe­

pişdarlık vazifesini Bulgadara

kilde tecellisine meydan

raftan Ingilizierin

lehy

Yıldız

sarayında

vermemi­

ye çahşılıyordu. Bulgaristan reti

Rusya ile

giriştiğimiz

temin etmiş

Balkanlardaki

Rus­

siyasetlerine gör­

dürmel{ için Sofyayı elde tut:rnağ·a gayret edeceği malum idi .. Diğer ta­ Ruslardan fazla

Ema­

bir gayretle Sofya kabiı�esini kendi

haı·pte

tarafına imaleye çahşacağı tabii idi.


T A HS I N PA$A N I M H AY l RA T I

1 63

Yunanld�ı�rın it­

Bulgari stan taze bir Hükumet oldu­

olup ta Bulgarlada

tundan ve esasen işle�ip çalışılmak

tifaklanna meydan verilmiş olduğu­

için yaradıldığından büyük devletle­

nu sual ve bunu fevkalide bir bay­

lmu ş

rinSofyadaki mesaisi müsmir olabil­

relle talikki ettiği mesmuum

mek kuvvetle muhtemel idi. Ancak

tu. Geı·çi idarei masiahat politikası­

Bulgarlar p ek zeki bir millet ol�u­

nın da bir haddi var ise de her halde

ğundan birtakım devletlerin baziçei ve

hevesat

maktan ise Devleti

ine menetmek ve

metbua ile

iyi

önünü almak mümkün idi.

olacağını

·takdir ettiklerinden Yıldız siyaseti­ yardımile

de

Türk - Bulgai'

Balkan

Sultan Harnit bir tehlikesini sız

· tile d evam

ha tehalükle arzu

.dostluk Prens

okadar

ileri

Ferdinant

bu

gitmişti

ki

Ferdi­

(Prince

askeri mahi­

nand) kendi imzasile yette ve pek mühim bir me

aralık

taahhütna­

de vermişti.

Bulgar.istana karşı tutulan

Al­

müteveccih olduğu Viihelmin I stan­ bul

seyahatinde

anlaşılmıştı.

bütün

Almanya

mes­

lar meselesini atmıştı.

­

fikir

ve hislerini

ara�aki

münasebatı

takviye ederek dönerlerdi.

Müsyü

Keşof bunlann en ba§ında

ve

en

kıymetli.lerinden sayılabilir. Kendisi Istanbulda bulunduğu müddetçe bü­ me sa

kat da­

edeceği ve

manya ipmaratorunun siyaseti buna

ek se

risi Istanbula gelirler, Türkiye baL:­

.kmdaki kıymetli

tün

ittifakından sonra bir

vuzuhile

imperatoru

Sultan Hamitle mülakatında boğaz­

lek sebebile Bulgar ricalinin

iblig ederler,

umumi

idi. Bu har­

bi Almanya hükUm.etinin Rus-Fran­

dostluğu günden güne arbnak sure­ etmişti. Bir

harbinin

harbı

görmekte

­

birleşmek­

ol­

·geçinmek daha muvafık .nin

Bulgarlan Yunanlılarla

ihtirasatı

vasıtai

o

il tarafeynin arzusuna mu­

vafık ve meyanedeki dostluğun

te­

bu maksatla

lmparatoı·

ortaya

F ra nsızlan n

Ruslara ikraz ettikleri

külli

para

ile Rus ordusunun leehİzatı askeri

­

yesi ilerlemekte olduğunu ve günü n birinde bu techrzatın

ve teşkilatın

önüne geçilemeyeceğini tikten sonra şayet bir ederse

devleti

hikaye et­ harp

aliyece

zuhur

boğazlara

verilecek vaziyet ne olacağı hakkın­ da H ünkinn filo·ini s onnu ş tu

.

Sul­

yidi ne hadim şekillerle tes v iye olun­

tan Harnit

muştu. Her halde Rus siyasetine ve

g eçiknıemişti. Almanya Imparatoru

bilhassa bundan daha tehlikeli vlan

boğazlar vasıtasi!e

I ngiliz siyasetine kapılmanın

vaha­

meti lüzumu veçhile tesbit ve takdir e d il mi ş

ti

ise tehlikeyi

g önn ekt e

Rusya Üzerinde

yapılacak

tazyikın ve Rusyayı Av­

rupadaki

müttefiklerinden

tecrit

etmek sisteminin pek azirn fevaidi­

.

ve

ni bildiği için Sultan Hamidi bu yol

Sırp, Yunan ve Bulgar hükumetleri­

üzeı·inde anlaşmağa sevkederse harp

nin T.ürkiyeye karşı ittifaklarını haber alan Sultan Hamidin nas1l

endişesi Almanlar

hesabına

hayli­

den hayli azalmış

olacaktı.

Fakat

Balkan

harbinin

zuhu ru nu


T A H S I N P A Ş A N I N H A T l lt A T l

1 64

Sultan Harnit bir harb11umumi

E veiemi.rde

zu­

şurasmı

arzedeyim

hôrunda Türkiyenin buna karışması

ki bu meseiede mevzuu bahsolacak

ve

zat hakkında bir kasti tarizi

bitarafiıktan ayniması mucibi fe­

yok­

laket olacağı kanaatinde bu lun duğu n

tur. Asarı münteşire ve

dan ve esasen BağdatDemiryolunun

ratr resrniyeye i s tinat ederek hika­

menafü üzerinde Alman1arla arzu

srzlan:n anlaşmalarını

Fran­

muharre-.

yeyi hal ediyorum. Sait Paşa hatıratında bir ( Frem.­

etmesi

bahsediyordu�

ve hatta o zaman Fransız sefiri bu­

liyan) meselesinden

hınan Müsyü Konstan ile bu husus­

O sküp Bulgar metropolidi olan bu,

ta teatü

efkar ve mülahazat

oluı1-

masx hep bu kanaate müstenit oldu­ ğundan Alman ya

Imparatoru

bo­

ğazlar hakkın da Hünkardan muva,..

hk

Maamafih

alamamıştı.

cevap

Sultan Harnit mi�iri has olan Al­

sualini ce­

man y an imparatorunun vapsız bırakmaımş

olmak

leti aliye bağaziann hafız!

sahibi ve mu ­

olbaptaki

ol up

Avrupa

için Dev­

ahitnamede imzaları

de

devietlerinin

buiunduğundan l e delhace bir tedbir

laznn

aimrnak

gelirse

devletlere

m.alum at verileeeğim) ihsas yani

boğazların

erka m

etmiş,

vaziyeti Alman

harbiyesinin

i.-ade ve tak·

d!rine tev di. olunmıyacağım

buna binayi emel

parato:run

hakkında. evvelce de

" F remliyan,.

da

arz ve

Bala­

yazmıştım.

birkaç satır yazı

izah ettiğim veçhile idarei.

maslahat ve Bulgarları celp ve ima­ Ha­

le siyaseti icab! olarak Sultan

mit taralından Üsküp Met:ropolitli­

ğme tayin

e dil en

(Fı-emliyaıı)

tanbuldaki Bulgar garları Bab:ı:a liye

Is­

eksarhınm Bul­ ısmdn:mak zemi­

ninde vaki olan mütevali müracaat­

ları üzerine ve bu işin

Petersburg:

kabin esi eline g eçm esine mani

mak maksa dile

Üskübe

ol-.

gönderil­

mişti. Fremliyanın Üskübe

gönde­

rilmesi. Rumların bir metropolitlik­ ten mahrumiyeti demek olduğundan

ve im­

Rum patı-ikhanesi fer-yat ve şikaye�.

etme•

te başlamış:, Rtısya hükumeti de bu­

mesi lazım geleceğini sarahate ya­

ııa yard!m ederek bu işiı.ı. aki.m kal�­

kın bir tarzda söylemişti. .Bu saf:ır·

masma hayli çah!im!Ş idi. Ha!buki�

kendi zamamma

Ü s!ıı::üpte üç b�rı. kadaı; Bulgar haı;.ıe-­ si rnevc'i.<t olduğundan ve lBF.ılgarla­

lardan maksadrm

ait hatu·abmı tesbit etmek o1duğuR1-

dan Sultan

Hamidin

bu.

siyaseti

bilahare ne şekil!erde te d v ir

ettiği

ve neticenin nei!e karar knldığı sadet haricindedir.

beraber

küçük

büyük keyfiyetle&e vazrh

buna pek çok ehemmiyet

dHderi ve

son

derece

ve:r�

mütehassis.

Ha­ mit Bu�gar ek.saı:-lm:ıım" niya:;mu ter­

olacakları 'bi!indiğ2nden Sultan

hadise

vzce muvafakat etmişti. Bulgarlığın

işaretler

baliitSİ olan Rus hi.Hi::umeti.nin ıne se� bepie Buiga;r am;;o.ıi.ne mı.dlıalP.f bir·

Haddi zatinde küçük bir

olmakla

rm

delaleder

FrernHiyanm

te�ki.E ettiğinden b;r meselenin tav­

siyaset tdd.IJ

zihine liiızum has!! olmuştur.

küpten kaldrrxlınasmı neden

ve

Us­

dolayı;


T A. H S İ N

terviç ettiği meselesine gelince Saf­ ya ile i stanbul arasındaki

münase­

batm günden güne iyile§mekte duğunu

gören

Ruslar

ol­

Bulgarları

Türkleı·den ayı'i:"'lla k ve kend.ilerine

1 65

H A T I R .Iı.. T l

PAŞANI N

HatıraUa bu bahse ait bile göremedim.

bir

satır

Bütün yazdıkBarı­

nın suretini kemali itir.a ile muhafa­

za eden hatırat sahibi Fremliya:ı işi için

lMa

elbette

Müsyü

Zinovi­

her şeyİıt Rus muzaberetinden gele­

yefle mü!akatını tasvir ve Fremliya­

'Ceğini ispat

nın kaldırılmasını terviç eden o tez­

ederek Sofyayı .Peters­

burga bağlamak için nın

Rus tazyiki­

Babiali üzerinde hala

olduğunu

göstermek

'bulunuyordu.

müessir

zaruretnide

Filhakika

Peters­

·burg kabinesi buna muvaffak olsay­ dı hem Bulgarlar "bizim dan

hoşnutsuzluğa

tarafımız­

sevkedil �iş,

"hem de arnali milliyelerinin 'kuku Rusların

tahak­

muzabereti ile

ka­

kerei hususiyenin suretini de muha­ faza etmiştir.Halbuki habratta Rus­ ya hükumetinin ahiren tebdili

te­

ederek Fremliyanın tasdikı

şebbüs

memuriyetini Babıaliden istediği

ve

Babıalinin de bunu arzettiği muhar­ rerdir. Bulgarların bualarına

hükumeti met­

müracaatle arzetmiş

dukları bir

istirhamm

ol­

bükılırnetçe

bil olacağını görerek o tarafa tema­

kabulü suretile muvaffakıyetpezir o­

yüileri tesri olunmuş olacaktı.

lan istic!ap ve istimale politikasmın

Sul­

tan Harnit ne Rum . patrikhanesin!n

bilahare Rusya eline geçmiş olması

feryat ve Şikayetirii, ne de Rus sefa-

ve

-retinin teşebbüs ve müracaatini din­

let i

Bulgarların

bu

rnetbualarına

yüzden

değil,

dev-

Rusyaya

lemiyerek ve leyteleal!e ile vakit ge­

meclup

çirerekFremliyanın memuriyetini üç

ı,umetinin Bulgarları ele almak için

Rifat Pa­

tahrikat ve teşvikata k!yam etmeleri

sene idame ettirdi. Halil

�anın vukuu vefatile ma1<amı

sada­

rete gelen za:tı tebrik için ilk

ziya­

retinde Rusya sefiri Müsyü

(Zino­

-viyef) O sküp metrepolitliği

mese­

lesini yeni sadrazama açarak Frem­ liyanm Üsküpten

"kaldırılması mu­

söylemişti.

vafık olacağını teyiden

olması

ve

I ngiltere

hü­

her halde Bulgarları iyi tanımayan bir siyasete delalet eder. Müsyü Ke­ şofun mektubu

bende mazinin

bu

hatıralarını tazelemiştir. *

*

Sultan Harnit gerek

Sadrazam Paşa o gÜn bunu bir tez­

ve gerek

·kerei . hususiye ile Hüı:ıikara

saı-aya yakın yerlerde oturmalarına

arzet­

mişti ; olup bitmiş, senelerce devam etmiş ve hüsnü tesiri görülmüş olan bu işin bozulması

tarzındaki

yeni

-sdrazamdan aldığı bu tezkereye . Sul­

bendeganımn

vükelasırun

pek itina ederdi.

hebernehai

Maslahata ait ira­

delerin kendilerine süratle lunabilmesi ve manda

saraya

tevdi o­

cevaplannın

az

gönderilmesi

za­

için

Fakat ne

bunların saraya uzak taraflarda ika­

ki sadrazam Paşa Müsy.ii Zino­ viy.efe söz vermişti.

met ebuemeleri lazımdı; bir de ba­

tan Hamidin canı s zk ıl d ı

.

�re

zan bir lüzum üzerine sadrazaım ve-


TAH S I N P A Ş A N I N HAT I RATI

1 66

ya vükeladan herhangibirini saraya

şunlardı: Yıld ız. sarayı, meşibat ka:..

davet icap ettikle bunlann derakap

pıs� Meclisi Vükela

gelebilmeleri saray civannda bulun­

bayram ve hırkai saadet alaylannda

malanna mütevakkıfb.

Daimabahçe ve Topkapı

Hele sadra­

zam, Şebislam ve Seraskerler

hak­

kında bu noktaya bilhassa dikkat dilirdi. Bu s�bepledir ki şehislam

ve

sadrazam,

seraskerin

-masarifi hazinei

konakları

hassadan

veril­

mek üzere-- yaptırılıp ve

mükem­

melen tefriş ettirilip ihsan

suretile

kendilerinin uhdelerine

teffiz

olu­

muamele

edilirdi.

Sait

sarayları.

Boralardan maada hiçbir yere gid� mezdi ve gitmek hatınna gelmezdi. O derece ki bir gün hasta

bulunan

kerimesini ziyaı·et ve derhal

avdet

etmek üzere operatör Cemil

Paşa­

nın Fenerbahçe civarındaki köşküne gitmek için bir tezkerei hususiye ile arzı maliimal etmişti.

nu.rdu. Bazı bendegan hakkında da

bu suretle

gÜnleri Babı8Ji.

Serasker Rıza Paşa Sultan Hami­ din arzu ve nzası dairesinde

bare­

Pll§a, Cevat Paşa ve Halil Rifat Pa­

kete son derece itina eden

şanm konakları bu cümledendir.An­

dan idi. Yıldıza yakın bulunması

cak vükelanın ve bendeganın kalfe­

umuru askeriyeye ait irade ve

sine böyle konak

yaptınp ve

içini,

vükela-­

ı·uzatrn gecikmemesi için zatı

ve

nla­ şaha­

tefriş ettirip İhsan suretile kendile­

ne Yıldtz civarında yeni mahalle de­

rine vermek

nilen s�mtte Rıza Paşaya son dere­

imkansız

olduğundan

bunlann ev kiralan hazinei

hassa­

ce

büyük ve mükellef

bir

konak­

dan tesviye olunmak suretile kendi­

yaptıTıp ihsan etmişti. Rıza Paşanın

lerine yardım edilirdi.

Çamlıcada vasi arazi

Şehislam

Cemalettin

Kuruçe§medeki

yalısı

hassa manfetile

inşa ve

Efendinin da

hazinei

tefriş

kendisine teffiz olunmuştur. Hamidin meşihat

işlerine

ve

Sultan atfettiği

dahilinde

bir

köşkü vardı ; Yaniköyünde Mustafa Paşa �iahsı denmekle n1aruf eski bir yalıyı satın alıp mükemmelen tamir ve ıslah ettirmişti; ancak ne

Çamh­

cada ne de yalıda İkarnetine müsaa­

ehemmiyet fetva mesailinden dolayı

de olunmıyacağını bildiğinden bun­

idi; bu itibar ile şehislamın

lara nakletmemiŞli. Yalnız bazı gün­

göz önünde ve yakınında bulunma­

ler dairei askeriyeye

sına itina ederdi.

şiktaş iskelesinde rülı::ii.buna mahsus

Zahiren şehislam hafazasına ve

Efendinin mu­

hakikatte

giderken Be­

olan İ5tiınbota binerek

Yaniköyün­

şehislam

deki yahya gittiğini ve orada sabah

gidenle­

taammı ederek daireye avdet ettiği­

rin tarassuduna memur olmak Üzeı·e

ni hikaye ederdi. Serasker Rıza Pa-·

iki tiifekçi geeeli gündüzlü konakla

şa Sultan Hamidin ihsan ve atıfeti-.

bulunur ve şebislam Efendinin ara­

ne

konağının ve buraya gelip

.

daima

bası arkasında atla giderdi Şehiıı­ Tıiım Efeadinin gidebileceği yerler

en

çok mazhar olmuş vükeladan

dn·. Bu husu:staki müracaat ve İstir­ hamatı

ıredcı:!edildiği

vaki

değildL


TA H S I N P A ŞA N I N H A T l R A T l Seraskerliğe getin1meden

evvel E­

1 67

nine tedariki hayli zamana mütevak­ kıf olduğundan sütsüz ve aç kalmak tehlikesi başgöstenniş, tam bu esna­ da evlerinde oturan bir kadının -hikmeti Huda- sütü gelerek aç­ lıktan kurtulmu§. . . Rıza Paşa bu hikayeyi anlattığı sırada tarafı şaha-

diı-nede 'bulunuyordu.Bir aralık ora­ dan kaldrnlarak uzak bir mahalle nakli takarrüı· ettiğini habe• almca Hiinkira müracaat etmiş ve bu mü­ racaati ne tarzda olduğu malum de­ ğilse de herhalde Hünkarın dikkati­ ni eelbedecek mahiyette bir şeyler yazmış olmalı ki derhal l stanbula eelbine iradei seniye çılanış ve ipti­ da ikinci fırka kumandanlığına, bir müddet sonra da seı·askerliğe tayin olunmuş tu.

neden mazhar olduğu atafet ve ina­ yellerin minnettarlığını ebediyen ta­ şıdığını taE sil a til e söylerdi. .Bundan ınaksadı bu hikayeleri dinleyenler vasıtasile sadakat ve merbutiyetini Hünkann kulağına iriştinnekti. Rı-

Sarayın ve şahsı humayunun ınu halazası vazifeaile mükellef olan ve mevcudunun kı5mı azamı saray ci­ varındaki tepelerde oturan ikinci frrkanın kumandanhğı Hünkarın bilhassa emniyetini kazanmı� zeva­ ta tevcih olunabileceği düşünülünce serasker Riza Paşa hakkındaki iti­ madı humayunun derecesi kolaylık­ la anlaşılır.

za Paşanın bu siyaseti hiç te yanlış değildi ; çünkü Sultan Hamit bu su­ retle kendisine merbut ve minnettar kahndığını ister ve kalplerinde '!.u hissiyalı taşıyaniara ihsan ve atıfet­ ten geri durmazdı. Meşrutiyetin ilanından evvel Sul­ tan Harnit Sait Paşayı yedinci defa olmak Üzere sadarete getirrneğe ka­ rar verdiği zaman Sait Paşa, iyi ge­

Serasker Rıza Paşa, Sultan Ha­ mitten pek çok ihsan ve atıfet gör­ düğünü ve onun sayesinde pek çok mal ve mülk ve servet sahibi oldu­ ğunu inkar etmek şöyle dursun bi­ lakis bunu alenen ve defaat ile söy­ lemişti. Rıza Paşa Sultan Harnit devrinin en mukbil ve makbul si­ malarından biri olmasını zatı şaha-

çinememekte olduğu Rıza Paşa se­ raskerlik makamında bırakıldığı tak dirde Sadaret vazifesini kabul ede­ miyeceğini söylemişti. Bunun üzerine Sultan Harnit se­ ı-askerliğe Ömer Rüştü Paşayı ge­ tirmişti. Rıza Paşanın seraskerlik­

n.eye fartı sadakat ve merbutiyetine ve Hünkann bununla mütenasip su­ rette teveccüh ve muhabbetine at­ fettiği gibi bunda kendi taliinin biı· tesiri mahsusu olduğuna da kani idi. Kendisinin aıılattığına göre Rı­ za Pa§a daha süt emen bir çocuk iken valiidesi vefat etmiş ve bir süt-

ten infisalinin iki.nci günü cuma idi. Senelerce miiddet her cuma gü n ü Hünkarın araba:.mda ve karşısmda

ahzı mevki etmiş olan artık bundan

Rrza

Paşa

mahrum olacaktı.

za Paşa i�in b�, pek ağrı-

O cuma günü

sabahı

Rı­

h:rşeydi.

mahdumlan

Şükrü Pa�ay[ daİırei kitabete gönde­ rerek ''sencleace müddet Pad.i şalun muvacebesinde bulunmakla

mi.işeır-


1 68

TAH S I N

P AŞAN I N H A T I R A T I

rcf olduğu halde §İmdi bundan mah­ rum kalması kendisi için pek büyük .hüzün ve kederi mucip olacağını .arz ve yine selamlık resminde bu­ .lunmasına müsaade edilmesini istiı·­ ham etti, R1�a Paşanın bb istirhamı­ nı Hünkara arzettim ; ancak muva­ fık cevap zuhiir etmedi. Meşrutiyetin ilanmaan sonra beı1i menfaya götüren vapurda Rıza Pa­ §a da vardı; Ratip ve Zeki ve Şeh­ remini .Reşit Paşalar da ayni vapur­ la menfalanna gönderiliyorlardı.

b•mlaı·1 Padişaha teklif etmek şöyle dursun ezkaza ağza almak bile ıııı­ıu. cibi felaket idi. Rıza Paşanın buau bile bile hilafma cür'et edebilece­ ğine imkan mutasavver değildi, Bu miinasebet!e hatırnna gelen bir vak'ayı hikaye etmek isterim: Eskiden Babıalide bir siciliiahval komisyonu vardı. Maruf işgüzarlaı·­ dan Hüseyin Harnit Bey bu komilli­ yonun azasından idi. Bir gün Hü­ seyin Harnit Bey rüfekasından biri­ ne hiddet etmiş ve birçok sözler

Rıza Paşa bir gün yoida Ratip ve Zeki ve Reşit Paşalara tevcihi hi­ tap ederek kendisinin makamı Ser­ askeride bulunduğu esnada bir gün zatı şahaneye bir ariza takdim ve Sultan Hamidin bilcümle hanedan azasını ai;;u·ak ve süferayı davet ede­ rek Babıseraskeriye azİmetle orada Kanunu Esasiyi ilan etmesini teklif ettiğini ve hımun üzerine saraya

arasında : "Burasını Meclisi Meb'u­ sana çevirdin,, demişti. Resmi bir komisyonda ve birçok kimseler arasında ( Meclisi Meb'usan) sözü­ nün ağza alınmış olması saraya ih­ bar edilecek olursa bundan ne fena neticeler çıkabileceğini tahmin e­ den komisyon reisi Tevfik Pş. müt­ hiş surette telaşa düşerek hemen sa­ raya ko§muş ve şayet bu sözün ken-

gelmesi irade olunarak bilahare ikinci bir tezkere He gelmeyip evin­ de intizaı- etmesi emırolunduğunu hikaye etti, R.iZa Paşa Sultan Ha­ mide farb inkıyadı ile maruf ve n­ zayı humayundan zerıre kadar inhi­ raf etmediği malum bir keyfiyet i­ ken gfıya Kanunu Esasinin ili.nını teklif etmiş olduğu yolunda atıp tut ması kendi hesabına bir eeladet sa­ yılsa buna kimsenin inanmadığ·ı aşi­ kar idi. Rıza Paşanın bu sözleri mu­ hataplarını ahmak yerine koyduğu­ nu .gösteriyordu. Meşrutiyet, hürriyet, kanunu esasi, medisi meb'usan kelimeleri o .devirde öyle korkunç şeyierdi ki

disi tarafıından söylendiğine dair bir jurnal verilir de başı belaya uğrar diye hakikati hali anlatmış ve sözüım kendi ağzından çıkmadığının zab şahaneye arzı ricasmda bulunmuş­ tu. Bu korku o devrin bütün rica­ line şamil idi. Binaenaleyh yirmi seneden fazla bir müddet ikinci fır­ ka kumandanlığı ve Seraskerlik gibi makamlan işgal etmiş olan Serasker Rıza Paşarum mazhar olduğu bunca ihsan ve nimetleri ve payansız hu­ zur ve rababm ayaklar albna alarak Hünkara Kanunu Esasİ ili­ nını teklif edemiyeceği aşikar iken menfa yolunda ızhan celadete kal­ kışması muhataplaırını ahmak far-


TA H S I N P A ŞAN I N H A T I R A T i

zetmektcn ba§ka neye hamloluna� bilir? Serasker Rıza Pa§anın Hünkara derecei merbutiyet ve inkıyadını ve liarekterini yakından bildiğim için menfaya giderken ızhar etmek iste� diği celadete içimden gülmelde iktifa ettim. Filhakika Serasker Rı� zaPaşa hemen her gÜn sabah akşam birer defa komisyonu askeriye ge� lirdi ; ben komisyona tahriren ol­ ·duğu gibi şifahen de irade tebliğine sıksık p1emur edildiğİrnden hemen hergün komisyonun münakit bulun­ duğu Çit köşküne gider, Rıza Paşa ile görüşürdüm. Komisyon azasm� dan olup bazan geç gelen Etem ve Omer Rüştü Paşaların bulunmadığı -zamanlarda Rıza Paşa bana hep Sultan Hamide karşı minnettarh­ ğından bahsederdi. Rıza Paşanın komisyon azasımlan Ömer Rüştü Ye bilhassa ElemPaşalardan hoşlan­ mamasına ·sebep Etem Paşanın iki� de bir dairei askeriye alıvalinin bo­ zukluğundan, ordulardaki zabİtanın terfileri ihmale uğradığından, piya­ de dairesinin ordulardan gelen terfi cetvellerini hasır altı etmesinden şi­ kayet etmesi idi. Basrada Küveyt Eıniri Mubare­ küssabah'ın İngiliz himayesine gir­ mesi ve İngiliz amaline aÇıktan açı­ ğa hizmet etmesi 1 ngilizlerin gerek orada ve gerek Necit sahilleri üze� Tİndeki nazariyalı siyasiyelerini büsbütün meydana çıkarmıştı. Esa­ sen İngilizlerden fena halde kuşku­ lanan Sultan Hamit bu badiseler izeriııe Babıaliye ve mainallerine sık

sık iradeler tebliğ ettinni§

1 69 ve Ingi­

liz siyasetinin o havalide hakimiye­

timize vurmak

istediği darbelere karşı müteyakkız bir vaziyet alınııt­ tı. İngilizlerin o havalide günden güne artan bu faaliyetleri bir aralık Fransız matbualına aksederek Paris gazetelerinde bu yolda neşriyat baş­ lamıştı. Bu neşriyatın o zaman Babıalice nasıl telakki olunduğunu Sait Paşarun hahratından anlamak mümkündür. Filhakika Sait Paşa hatıratmin İkinci cildinin 370 inci sahifesinde şu sabriara tesa düf ediyoruz : • ''Küveyt meselesi mütehaddis ve Mubareküssabah'ın Ingiltere mahııni yeti zahir olduğu esnade Fransız matbuatının bir kısmı dediler ki İn� gilizler Garbı cenubide büyük bir A­ rap devleti zuhur ile Mekkeyi zap­ tetmesini ve Arabistanın bir kısmı­ nın da hükumeti devleti aliyeden çıkmasını arzu ediyorlar.Fransız ga­ zeteletri böyle yazıyorlarsa da bir milletin diğer bir millet aleyhinde ağrazı siyasiyeden rnümbais neşri­ yatına inanmak caiz olamıyacağın­ dan Ingilizlere isnat olunan bu gibi ama! benim reyirne göre itimada gayr.i.salihtir., Sait Paşanın bu iddiası nekadar yanlış olduğu daha kendisinin haya­ tında sübut bulmuş ve bizzat Sait Paşa bu rey ve içtihadının makô.su. vukuata şahit olmuştur. Harbı umu­ mi 1ngilizlerin Arahislanda büyük bir Arap devleti meydana çıkamıak ve Mekkeyi bu devlete vererek bü­ tün Arahistam De.leti aliye idare-


TAH S I N PAŞAN I N HAY l RA T I

1 70

sinden nezetmek hususundaki siya­ setleırini ızhara vesile teşkil et­ miştir. Sait Paşa,

nasebetile bu sütunlarda

mek

mucibi elem

çare ki muttali yine hatıratında

Ali

oluyorsa da ne­

olduğum meseleler

hakkında nefsülemre

mugayir neş­

Pil§& zamanındanberi Yemene muh­

riyat görülünce bunları

tariyeti idar verilmemiş olması bir­

mek

takım mazarr�tlar tevlit ettiğini ve diğer bazı vilayetlerin de merkezi­ yet usulile idare

edilmeleri iyi ol­

madığım ve altıncı geldiğinde

defa

Sadarete

Yemen için bir

e tanzim ve takdim

nizam­

te§orih et­

tashih et­

veeibe

olduğundan ve Sait defa Sadaret makamına Paşa dokuz geçmiş bir zat olmak itibarile son yarun asırlık vukuata en çok kan­ §Ctnlardan bulunduğundan srk sık kendisinden bahse mecburiyeyf ha­

etmiş ise

sıl olmaktadır; bunu başka maksada

de iradesi çıkmadığını yazıyor. Bu noktada Sait Paşaya altıncı defaya getinciye kadar bu tavsiyenizi ne­

hamletmek doğru olamaz. Ezcümle Sait Paşanın hatıratında

den tatbik etmedinfz denilecek olsa bilmem ne ce,•ap ver.ir? Sait Pa'}a

§ı muhalefet tarıkına tevessül ve·. diğer kazalrdaki Ermenilerle birle-

nam

Yemen için

muhtariyetten,

diğer

bazı vilayetler için merkeziyeti ida. re tarzının kaldırılmasından bahse­ derken vilayetterin

şöyle

dursun,

I stanbuldaki dairelerio bile kendi­ sinin Mabeyin başkatipliği zama­ mnda her türlü istiklalden mahrum edileır-ek her türlü nüfuz ve kuvve­ tin sarayda toplanmış olduğunu

Muştaki Ermenilerin hükuınete kar­

§erek o civardaki dağlardan birine tahassun etmeleri üzerine mabeyin­ dnen asker ve top sevkı hakkında bir irade gelmiş ise de bu cihet Ba­ bıalice tasvip olunmıyarak bilvasıta. icra !ulman nasihat üzerine Ermeni­ lerin tahassungahlanndan çıkarılma­ ları muharrerdir. Muş gibi dağlık bir yerde büku­ mete filen ve müsellahan isyan et­

unutuyor. Bu keyfiyet okadar ma­ lum ve şayidir ki hatıratımın baş­

miş erbabı şel«:aveti tenkil ve mem­

langtçlarında yazdığım veçhile eski Malıeyin başkatiplerinden Ali Fuat

leketin huzur ''e asayişini tesis için asker ve top sevlnnı münasip gör­

Bey, ilk clefa Sadarete tayin olunan hami­

miyen Sait P aşamn bu ifadesi haki­ katen muvafık olf.a bile ayni Sait

"Paşa

Paşanın

Sait Paşayı hattı humayunu len Babıaliye götürüı·ken

Hazıtetleri sarayda tesis huyurdu­ ğunuz rnerkeziyeti idare usulünden en evvel şikayet edecek yine zatı devle�leri olacaktır. , demişti. Sait Paşanın hatıratında

tesadüf

·'

Istanbuldaki

Ermeni ha­

di sesi esnasmda Ermeni Patrikha­ nesine toplanan komitecileri tenkil için payitahtın göbeğinde patrikha­ neye

Bey

top atrlrnasını mabey!nci Arif vasıtasile Hünkara teklif et­

ecillen tezatlan, kendisil'le karşı pek

ınݧ olması şayanı dikkat olduğun­

Thit�r<u·mkaraı\e olan duygu,la.rım m�i-

dan Saİt Paşal'lrn htanbulda top kui--


TAHSiN

lamlmasını teklif ettiğini

P A ŞA N I N

171

HAT I RAT l

Kırk-.

Bundan sonra Istanhulun

unutarak

Mu� Ermenilerini nasihatle yola ge­

çeşme ve Halkalı sulannın esaslı

tirdiğini iddia ve sarayın zeeri ted­

rette ısiaha muhtaç olduğu ve

birlerini akim

otuz lüle suyun boş yere

bırakbrdığını

etmeğe kalkışması

ispat

sükut ile ·geçiş­

tirilemez.

yirmi. git­

akıp

gelmediği

ve

bu yüzden I stanbul halkının srkmtı :;.

Terkos

su

:;.

çekmekte

:;.

şirketinden

halkını kurtarmak için mumiyece

Istanbul

cemiyeti u­

hararetli ve çok faydalı

müzakereler cereyan etmekte oldu­ ğu şu sıralarda suya ait hatıratımı yazmak muvafık olur. su meselesine çok

Sultan Harnit ehemmiyet

verirdi.

şikayetler onu

Halkın

baş

kalması yü zii n deıı.

cidden

susuz

gösterecek gocunduran

şeylerdendi. Sultan Harnit şehzade­ liği zamanında Kağıthanedeki köş­ küne sık sık gidip geldiğinden ve o havalide alelekser gezintiler yap­ tığından bu tenezzülıleri

esnasında

müruru zamanla taş, toprak altında kalıp kaybolmuş ve semti

meçhule

doğru ak an sular bulunduğunu öğ­ renmişti. Suniann da keşfedilerek asıl Ka­

ğıthane

tiği ve ana mccraya

su­

suyuna

ilave ve hepsinin

birlikte şebre isale olunmasını em­ retmişti. Filhakika o tarihlerde Bey­ oğlu ve Beşiktaş ahalisi susuzluktan çok ıstırap

çekiyorlardı.

Bu emir

üzerine lazımgelen tertibat ve inşa­ ata Adliye

nazı r ı

Aptürrahman Pa­

bulunduğu

bunun

dan,

anlaşıldığm­

için de bir komisyon

teşkil olumnuştu. Bu komisyon üç ay

çalıştı,

Kırk ç eş me

ve Halkalı

sularının asıl membalarında ve meş­ hur betntler civarında tetkikat yap­ tı. yalnız Kırkçeşme suyundan bir lülenin yer

on

kaybolan

altından

gözlerini buldu ve bunları ana mec­ raya katarak teleften kurtardı bir kısmını da demir dırdı.

ve

bonılarla al­

Bu komisyonun yaptığı tet­

kikattan anl aşıl d ı ğına göre

on beı

yinni bin lira masraf ihtiyar olun­ duğu halde lstanbulda ( 168) meye su i�.�ale

edilebilecek

suların artırılması

kabil

çeş­

surette

olacak

ve

Yerebatan havuzu ile Çukurbostan­ da ve Silalıtarağada büyük mikyasta olunduğu

ve

dört

takdirde

Taksirnde tesis

depo

I stanbul

ve

Beyoğlu taraflarının bütün

büyük

ca ddeleri

suretle

sulanacak ve bu

Şehremanetinin beyhude

yere Ter­

kos şirketine verdiği su

parası ta­

imiş

Komisyon

sarruf

e dl

olacaktı.

bu ınܧahedat ve tetkikatını olbap­ taki kef!İfname

ve

planlarl a birlikte

şanın riyasetinde bir komisyon me­

takdim etmiş, Evkaf nezareti ve

mur edildi. Aptiirı·ahınan Paşa hem

remaneti ile de muhabereye giritmiŞ

hayrühasanatı

ise de sürüncemede bıı·akılmıştı. Bu

seveı·, hem de

ve istikametle meluf bir zat ğundan

işe

canla

başla

intacına muvaffak oldu..

iffet oldu­

sarıldı

ve

keşifname

ve

p lanlar

Şeh

ve olbaptaki

ma.zhatalar evrak mahzenlcrinden çr.kanl!a bugiin bile buL-ılardan isti-


ı 72

P AŞA N IN H A T I R A T i

TAHSiN

Buna rağmen yangınlarm önü ah­

"fade mümkün olur fikrindeyim. Bu su meselesile beraber yangm­

dan da bahsetmek münasiptir. hususta

evvelce birka�

mıştım.

O

zaman da

Bu

satır yaz­

söylediğim

Iyor, itfiyenin noksarundan

IU\rn.

s uyun fıkdanrnda:11

dolayı

ve

memle­

kette araiık aralık büyÜk yangmlar oluyordu.

Sultan

Harnit

bir gün

veçbile yapgin Sultan ' Hamidin si­

Ziçeni

nirine dokunan

Miralay :Refet Beyi huzuruna çağır­

şeylerden

biri idi,

hele büyükçe yangınlar

onun

iş güç oluı·du. Yaverler,

memurlar,

için

-telgraf telleri hep bu maksatla işler,

Paşa ile itfaiye

kumandanı

dı. Yangınları söndürmek

di hatırma gelen ettirdi9 bunlar

için ken­

maddeleri

bilahaı·e bir

dikte komi&�

dururdu. Eğ·er yangın saraydan gö­

yonda mütalea olunarak talimatna­

Tülecek bir yerde ise kendisi

me şekline ifrağ olundu.

dür­

bünle bakardı ve yangın sönünceye 'kadar uyumazdı. Yangın

bir fefla­

1 - Yangın yerlerinde yapdacak taksimat arasmda aı·azi,

tulü

metreden eksik olmamak

üzere es-

elli

'ket olduğundan ve her felaket gibi ·bu da ortalığı telaşa vereceğinden

habından istimlak

Sultan

alınarak her mahallede birer mahal­

Harnit

bilumum

telaşiara

·karşı miiteyakkız bulunmak

itiya­

suretile

le bahçeçsi vücude

arsalar

getirilmesi

ve

dının sevkile yangınlarda da teyak­

ortalannda birer havuz

kuz

hem yangma hattı mani te kil eder;

üzere

dururdu.

İ stanbı.ılun

"1281 tarihinden sonraki yangınlar!­

yapılması ;

Ş

hem de su bulunmuş olur.

sırası

2 - Yangın duvarlarının herhal­

·düştükçe bunları teferıruatile hikaye

de evlerin çatılarını birer metre aş-

oederdi.

masn.

m

bizzat

tetkik

etmiştir ;

O zaman ve:;;aiti itfaiye

malıdut

olduğunda ve evlerin kısmı

azamı

:ahşap yapıldığından ufak bir yangın derhal tevessü ederek birçok hanü­ manlarm

sebep

-

Evlerin hacaları

yapılll'ken

aşagıdan yukarıya kadar ağaç habf konulmaması.

4 - Itfa işi bugün bir fen ve ihtı­

olurdu.

sas meselesi olduğundan yangın es­

"Mahalle tulumbaları ve kırbalı saka­

nasında gerek beııdeganı şahane ve

"larm

mahvına

3

taşıyacaklan

sularlada

bir

gerek büyük küçük memurlar tara­

yangının ne dereceye kadar söndü­

fından itfaiye alaymun

rülebileceği muhtacı izah

değildir.

idaresine karış!lmaması.

itfaiyenil!'l

5 - Avrupadan yeni

Sultan Harnit

vesaiti

Avrupadaki emsaline kıyasen ıslahı

getirilerek

için Macarlı Kont (Ziçeni) yi getir­

nevakısm.

di ve uhdesine feriklik rütbesi tev­

Hünkarın

harel--.it

makineler

itfaiye alayının doktoru

ve

ikmali

Mavrayani

·cih ederek mürettebatı efradı aske­

Pa§a sarayda kendine

-riyeden müteşekkil bir itfaiye alayı

dairede ikamet ederdi. Bir

teşkil olundu.

daireden kazaen

mahsus

bir

gÜn bu

bia· yangın

�-


TAH S i N PAŞA N I N HATI RAT I

UzBktaki

bile sinide­

yang:mlardan

nen Sultan Hamidin kendi

sarayı

içinde vukua gelen bir yangm üze­

·. tasavvur

rine ne hale gelebileceği

ohmabilir.

Bu yangın Mavroyani . Paşamn saraydan çıkrp dı�aı·da ay­

bir

n

konakta

oturmasına

s ebep

olimuştu.

En;nenİ

vak!ası

üzerine meclisi

Amerika

azasmdan

ve müsteşriklerden

ayan

Bunlara

zat gelmi�ti.

iki

Amerikanın

mühim gazetecilerinden biri de re­ fakat ediyordu. Seyahatten maksat­

lan Enneni vakayii hakkrnda

tah­

kikat yapmak ve

me­

gerek siyasi

hafilde ve gerek mat:buat aleminde

vakayiin hakikatini Amerika

efkarr

umumiyesine bildirmekti.

Sultan Ha.mit bilhassa

ecnebi

mehafilin

matbuati!il

tesirlerine

pek ehernmiyet veı.·cliği için Ameri­ k.adan

gelen bu

heyeti

tehalük!e

kabul etmiş, bunların yanma temyiz

hkemesi reisi Şefik

ma

iki

Beyie

diğer

Anadoluya

zat katarak Şadı::i

göndermişti. Ame!:"ika efh:ar!

umu­

miyesi Ermeni fesaı:: rüesasmm teş­ vik

ve

Iediier, njhayet Amerikadaki

anhyarak

hakikati

şayiatxn asılsız

oldu­

ğuna da�L· bir rapor tanz im

ettiler.

Bu rapor o zaman neşrettirilmişti. Bu misafirler İ stanbulda bir hafta kalmışlardı. Istanbul kend il eri

için

hüı.biitün yeni ve yabancı bir al em

Istanbula

ve

lar, hel.'�eyİ gördüler, herltesi din­

eldiuğundan şehri.n şayanı

*

İE!inci

1 73

teHdni ile Tüırt·deırhı. şiddetle

aleyhinde idi.Bizim katli am yaptığr­

mxza, yer yeı- zulii.im ve il:isaf

i.cra

mahalleı-ini

görmek

Hamidin emrile

t�ma�"i

Üzere

Sultan.

Şurayı Devletten

bir zat ve bii" Hiinkar yavek·i. ı,endi­ let·ine

Hep

mihınam:'ar tayin olundu. biTlikb c::ı.mileri, kiliseleri, asarı atikayı ve

ınektepleri,

adiiye

dairesini gezdiler. Kiliselerde

serbest ib.;ıdet e;.tik!erine, muhakeme

ll sullerine

Bilhassa adiiye mahkemesiııde

hayret ettiler.

dairesinde sam

cinayet

iine mahsus ma·

muhakemeyi dinlerken ha y- ­

halden

ı·etleri büsbütün artı.mşh. ye-nda

halkın ,

adliyede

en

lan cinaJ�el

iki zatm

Bı.ı. me­

çok dikkate şayan bulduk­

n1ahkcmesi azasmdan

Hıristiyan ve

bunlardan

birinin E:nneni olması idi. Kendileri

Türklerin E1·meni.le1ti ke:mıekie

du!dan hakkndd�i

şayia

o�­

üzerjne

tahR�ikat: yapmağa ı;e!mi�ledı:eu

en

büyük mahkemenin

bir

Ern1eni

azalığında

buhnınmsr akla s>ğar §ey­

lerden ckğiHi. Hk Öt:lcce buna �nan­

ettiğim.ize, Ermeni m.met:il!'l.in tama­

maı{ istemedi!er. Fakat

hig-ünah olduğuna adeta kanaat getiı"'T.!işti Hakikatın

müzakere ode.sma kabul oh.u:ıdukları

men

mazlum

ve

·

bitti k tm'!.

so:m: ı

muhakeme

heyeti hal�imenin

orada Ermeni aza ile bizzaft gö­ rü�tiikıe:ri zaman h<:.kikati adarmş-

bıı merkezde �lmaclığm.: ispat etmek liümndı:. Amell'i.kadan gelen heyetin

·;.:e

azas� ciddi, hitalfaf ve hakperest

lar, ç:;ık rniiteh�ssis ohnuşhı.ır, A..me& ri.kan efld""" uınum!,yesini yanlıi

İn­

saırı!arch. İstanbuldan refakatlerine '\•�!:!ıdlen zevat i�e her tarafi dolaştr-

yola ısevkede�ı

l:nneni

p-ropagan-


T A H S I N P A ŞA N I N H A T I RA T I

1 74

·-cla-eılarına feru\ halde kızmışlardl.

ve muntazaman

mütemadiyen berler aldığı

tebeddül

Rusyada zuhura gelen

ier ve isyanla<"

Rusyanın

üzerine

Potemicin hadisesini müteakıp ateşenavalın gözünden bittabi

den

kalaınazdı.

limandan

zırhlısı

serseri

çıkarak Karadenize açılmış, bir

surette

bir hayli

dolaştıkian Bir sefi­

- sonra Boğaza yaklaşmıştı. nei harbiye

mÜn'ttebatının

endişe et­

Sultan Hamidin bilhassa tiği

Asi bir

mesaildendi.

iııyanı

' kendi ta}rfaları ınaı-ifetile

geminin kaldınlıp

hodbehot yo!a ı;. ıkanlmasr İstanbul­ da şü y u

bulursa bunun bize de si­

rayet etmesi ve Istanbul askerlerin­ de de isyan

hislerini

uyandırması

ihtimal i velev pele cüz'i

dahi

olsa

Bo­

ğazda tahkim faaliyetinin ba�laması

Karadeniz iilo�um. mensqp gemiler­ Potemkin

ha­

mahsus idi.

kuvvetle

sefaretj Babıa li y e

gizli Rusya

Çok geçmeden

müracaat ederek

Karadeniz boğazmın tahkimine şebbüs olunduğu haber

te­

al ınd ı ğından

ve bu tahkim munhasıran Rusyaya karşı biı·şey devl et

nazaran iki

olacağına

telifi

dostlukla

arasındaki

ser­

kabil olamıyacağından bahisl e zenişte bulundu. Vkıa Rusya

&efareti

teşebbüsü

siyasi yolunda

bundan

ileri gide­

tahkimi Devleti

mezdi. Boğazların

aliyenin hukul(u

cümlesinden

idi.

cevap

Sultan Hamidin uykusunu kaçırma·

Ancak Rusyaya sert ve ters

ğa kafi idi. Rusya hük umeti bu asi

veı·mek te i şe gelmiyordu. İ ki ınüla­

Potemkin zırhhsı üzerinde bir tesir

hazayı telif etmek lazımdı.

R u s ya

cevaben

teşebbiisüne

icra edemiyordu. Zırhlı Boğaza yak­

sefaretinin

laşmak üzere idi. Ya girrne ğe teşeb­

Potemkin zırhlısını yolundan geri çe

. büs ederse ne olacaktı.. Sultan Ha­

virmek Rusya hükumetinin

mit

derhal

filiyata geçti ve Karade­

riyan e bir surette Boğaza

"topların \'az, ı T ophaneye emredildi.

ihtimal hadcinde

Bu işe topçu dildi ·

·

bulunmadığı cihetle zırhlının serse­

niz planının hemen tatbilu ve büyük kumandanlarından

Yaku p Bey isıni:-ı.de biri ve bu zzıt topçu

memuı:-

f eriki

e-

olup

ahiren Meclisi Ayan azalığına tayin

durduı-n:ıak meydan

olduğu ifade

lstanbul da belli

boğazlarm tahkimi keyfiy�tiui tarass ut altm.da bulundurmaktt.

Boğaza nazır

bir

taraf­

amel i yatı n ı n

tesrii

eınrolunarak çarçabuk bitirilmişti.

Bu tarihten evvel Ka ı a d eniz bo­ ·

ğazınm müdafaasını

iskat i ç in bo­

ğazın Rumeli fenerinden başlıyarak Karaağaca kadar içeriye

ahvalinden

lazİmeden

edilmiş ve bir

valının para ile kullandığı casuslar

boğazların

zorlamasına

ittibazı

mevkide ikamet eden Rus ateşena­ vasıtasile

ve

bırakmamak i ci n evvelden

tedabiri lazime lan da tahk�m

Rusya sefaretini.a

B o ğa z ı

ve

mühim istihkamat inşa sına ba ş la dı ha�lı vazifelcrind�r:ı biri

g elmesi

olamıyacağı

böyle bir hadise vukuunda zırhlıyı

olu nan RızaPaşanın nezareti altında .

elinde

uzanan

sahilden

doğnı yerlede bir Enneni­

ni n uhdei tasarrufun da bulunan Ka-


PAŞAN IN

TAH S I N

çiftliği ile diğer bir takım

rapınar

tarlalann ecnebi bir devlet tebaasın­ dan zengin bir adam namına

iştira

g �yinmi�

edilmekte olduğu ve sivil

HATlRAT!

O skiidru-da kalkı-­ yordu. I stihbarat memurlanmız bu

decek biı· yeri

Surçıhaç

l anmak vesilesile

lere

arazinin harita ve

planlarmı

yap­

makta oldukları haber verildiğinden Beşiktaş

zabıtasından

iki

avcı kıyafetine sokularak

memur oralarda

gezdirilmiş ve bunlar o iki ecnebiye tesadüf

ederek o gün

mabirane

kendilerini

surette takip etmiş,

yatip

Ermeni

yanında

papaz Efendinin komitelerinin

dolaşıp

yoktu.

kilisesinde

iki ecnebi erkanı harp zabitinin av­ oralarda

1 73

Türkiyede

dağılılmak

üzere

Enneni­ hazırlayıp

gönderdiği evrakı muzn-ra bulundu­

ğunu haber vermişlerdi. Bunun

üzerine

sivil bir memur odasını

mumaileyhin kilisede yatak

taharri için gönderildi, memur efen­ di paılazın yattığı odayı

layıkile a­

ak­

raştırdı, kağıt saklanması mümkün

şama doğru ecnebiler Beyoğlundan

olan her tarafı karıştırdı, birşey bu­

dönerken tarassul

lama d ı ve böylece arzı maliımat etti .

memuruları

da

.arkalarına takılarak gelmiş, geceleri Beyoğlunda ikamet ettikleri haneyi Bir aralık za

•tesbit eylemişlerdiı·.

tai hafiye bu haneye adam -o

plan

ve krokileri

sokaral<

elde

muvaffak olmuşlardı.

etmeğe

Ecnebi zabit­

lerin mesaisi bu suretle akim kıldıktan sonra tarlalar Tophane

­

bıra­

mezkiır çiftlik namına

ve

istimlak

olunmuştu. eBşikta§ zabıtasının bila­ hare verdiği

malumata

ve planiann çalındığını

göre kroki gören o iki mey­

zabit kendilerinin casusiuğu

dana çıkarıldığını anlayınca bulu terk etmişlerdi

l stan

­

Sis

daima vesveseli davrandığından sivil

memurun tahaıTiyatını kafi gönne­ di. Papaz Efendinin tarassut altında tutulmasını ve hakkında aleddevam

tahkikat yapılmasını rabman

emretti.

Adliye Nazm

taraftan da

sıfatile mumaileyhi

celp ve

ederek görüşmesi ve

Katogikusluğunda

Nersis Ef isminde

davet hak­

kında maliımat alması İrade olundu. Abdürrahman

Paşa

vakit mezahip havale

etti.

bu vazifeyi o

müdürü

Mezahip

olan zata müdürünün

bir

katında o vakit azasından

istinaf

ve Ermeni

mahkemesi

Artin Efendi de hazır

Papaz Nersis Efendi Ermeni

komiteleri temasta

Bir aralık bu papazın

teleri

hakkmda

çok

müla­

milletinden

papaz vardı. Bu adam Avrupada bir

bulunmuştu.

Nazın

komite

hayli dolaşmış, Ermeni

\"Üesa ve efradile bir hayli

Bir

Abdür­

Mezahip

Pa�anın

len p apa z N ersiıı Ef. nin bu

*

Adanada

ahvalde

gibi

daveti Üzerine Adiiye dairesine ge­

.

bulunmuş

Sultan Harnit bu

bulunmuştu. komi­

ehemmiyetli

beyanatta bulunmuş ve Ermeni

ko­

vaziyetleri ve

lstanbula geldiği haber alındı. Ken­

mitelerinin hariçteki

disinin l stanbulda bir alerabası filan

devletlerin bu baptaki muzaberetle­

-bulunmadığından ikametgahı ve gi-

ri bakınnda hayli kıymetli malumat


1 76

TA H S I N

P A ŞA N I N

har-aretli

Gaınon, un rn.ezarıı:ıda çok

veırmi!l!t:İr. Nersis

H A T I R. A T I

Efendi

bu

beyanatında

nutukiaı· irat ettikleri N ersi s Efen­

Si:s Katcgikusluğu hakkında Adiiye

dinin vevdiği

ve Mezahip Nezaretile Enneni pat­

mişti. Gene Ne!·sis Efendinin ifade­

arasinda

rikhanesi

cereyan

muhaberat k�ndis�nce

ancak bu mselenin yan Efendi

eden

mhlum olup

Patrik Orman­

marifetile

halli

kabil

olamıyacağmı söylemişti.Papaz Nel·· göre Erme­

sis Efendinin ifadesine

ıı:nühim ruhanı kürsü vardi. rm

en esaslı

ve

en

nazaran

habbet ve muzaharet

Sis

mefku­

görmektediı·.

D�ğ er iki Katogikus!uğun

biri Aç­

mıyazrn ve ikincisi Ahtimar

gikusluğu olup bunlar da

Ameri­

muallim­

leri, Uizarist ve Kapüsen papazları Eı.-menilere

taraftar

olduklanndan

ve Avrupadaki telkinat ve neş•İyatı

orada daima mu­

resine hadimdir;

I ngiliz

Bun!a­

nüfuzlusu

Garbm siyasi

muht

sesatı hayriyeyi idare eden kan misyonerleı·i,

buradan muhtelif suretlerle

Kato­ Ruslara

meclup ve Rusya hükumetinin mu­

zaheretine naildir.

terviç.

ededermi.ş.

ten İngİltereye ve Fransaya medtip ve

elif

Anadolunun

mahallerindeki me-ktepleri ve mües­

bunlar lehinde propagandalar yapar

Katogikusluğudur. Bu kürsü hassa­

ve merbut

anlaşıl­

üç

acidolunan

niiercı= seri mezhep

sine

maliimaUan

*

*

*

Sultan Harnit bir aralık mühimce bir böbrek hastalığı geçirmiş, bunun tedavisi için

Avrupadan

iki

fesöı· getirilmiş ve hatta cuma

pro­

se­

lamhğma da çıkrrı.amıştr. Bu sıralar­ da Avı:-.ıpa gazetelerinden biri Sultan Haınidin hastahğı vahim ve

ölümü

yakın olduğu

yolmıcla

bir

ingnltereye,

teşebbüs vuku bulduğunu da ilave

diğer tarafın da Rusyaya medubiyi­

eyiemi§ti. Gazetenin bu habet":i ara­

yeti i�i tarafa

smda hernedense o vakit Hariciye­ Nazırı huiu:rııan Tevfik Paşanm da isrrı.i nıünderiçti.

Biir ta:rafm Fransa

ve

kuvvetlerin

ınensup

ayıı:ı.i sebepten dolayı Şarkta tesadümlerini

istilzam

Devletçe kemali

ruhani

etmektedir.

ehemmiyetle takip

olmurı Ermeni komite'leri bu i.ki :ıııiif·uz tesadümü.-ı.den istifade ederek Londra, Cencvt':;;,

ve

Paı:i.s şehir'le­

rin içtimaJar yapmakta

rnaz:J:mı- oMu!da"t't teshilat

or.aEaırcia nle kütap,

risab

muhtelif

ve

mecmualaı·

ve

ve

şekilde hey&:nna.meler neşıtederek ef­ kfu:-r umm:n.i.yeyi çahşiddaı.-r,

keıtdikrine

h.aua

vaktiie

Paıtise giderek orada

ceUıe Sisten

tavaUun

\"e

biialıare "\'efat etmi§ olan ''Takavur

VerHen haber sonra1, kaydini nazaran

"Suhan Haınitten

rnuhtevi.

olduğuna

Hiünkann sağhğmJa

taht­

mahı�um ediReceği mev:nı:u bahis degHse de saiı-anat meselesinin her !.'le sı.u·etie o!uı·.c;a olsun mevzmı bah­

tan

sedimess SuHaı:ı Hamidi fena halde düşi.h·en mesai.lderıı o!döli­ ğu gibi g-azete havadisi içinde Hari­

vesvc�:seye

Naz;;c-mm ı.sıru geçmesi de. ht.isbiit'iin me1·akım davet etmişti.

caye

HürıJkarm

rni.i!aha.zaya

ciüşmeaıf,


T A H S i N P A ŞA N I N

de varit idi : Sultan Harnit §t".hzade Biii:rhaneddin Efeı:ıdiyi diğer- �ehza­ dele-ine tel!"cih eder, onu her cuma seliw:ılığmda a:rabasmda karş%srna oturtur du. Bu

kardeşleı:inin

kalbinde bi.r hi ssi hu­

şehzadelerin

sumet iemei

Bürhaneddin Efen­ ve diğer

keyfiyet

diye kar.-ş< ve

istirkap uyanchrına::'ı muh­

idi. Biirhanedilir

Suh.aın Harnitten

diğer er­ tahta geçi

sonr..ı. ve

baln !stihkaka tercihen rilmıcsi yolunda

Efendinin

·

vuku­

te§ebbüsler

buldu.ğunun ı;:-azet� s>ıhite!eli"ine düş·

mesi di ğer şehzadeleri

aleyhtarane

ve belki de

hall'eketleı-e

hiç

olurumyan gizli te�ebbiislere

Keyfiyet

çcli. fena biY§ey idi

tahriı:en

Paşadan

T�vfik

r-oruldu. kabil

velvelelerden

müçtenip olan Tevfik Pa§a bu suale

cevaben

kendisinin de o gazetede böyle birşey gördüğünü fakat haizi ehemmiyet olmadığından hLçbir k!y­ met vermediğini yazdE. Meselenin Sultan Hamit nazaı-ında

haiz oldu­

ğu ehemmiyete nazaran bukadar bir

Hünkarı

tatmine kafi değildi.

Aldığım irade üzerine Tevfik P aşa­ yı s.a1·aya

davet ettim. Meseleyi sor­

dum. Tevfik :rar

etti ve

ise de

Ren bu haberi bir

muzibin eseri

tasnii otarak tdakki etmiştiin. An­ cak bu telakkiyi ceffelkalem ortaya d eğildi. Hünkan:n derece ehemrniyet veYı;Hği bir mes­

atmak ta kabil p

eleyi ayni

ehemmiyetle

telakkİ

ve.

kabul etmiş görünmek ve onun endi­

§esi

l oluuıcaya kadar meselenin yürümek Hi:ı:ımdL

zai

tahkikı üzerinde Nitekim

de

ooyle

yapıldı

bir

ve

hayli. dağdağayı mucip olan bu

me­

sele nihayet hükmünü kaybetti. *

*

*

Istanbul nhtmu� cibaptaki

imti-­

yaz §artnamesinde muhan-eır olduğu

veçhile Halice kadar tem dit mak

lazırndı.

olun­

Bu imtiyazı istihsal

etmiş olan kumpapnya Halice kadar

bu

Tab'an

cevap

şahsiyetlerden addolıı nmazdı. Bu­ rağmen her iki1:,i de hayli sıkmu geçirmişIerdi. na

sevk­

gazete siitunlarmd& ini işarı - Sultan

ın

te

arzu

edebilirdi. Her halce böyle birşeyin �amide göre -

HATIRATI

Paşa ayni cevabı tek­ soğukkanlılık

onun da telaşa

rüiüyordu.

Bereket

gösterdi

diiştüğü gö­ versin

Bürhaneddin Efendi. ne de

ki

ne

Tevfik

Paşa Sultan Hamit nazarmda o ka­ bil teşebbüslere yanaşa.cak mahiyet-

bir

uzatılacak

faide

rıhtınun

kendisine ve bu

temin edemiyeceğini

uğuı-da sm-fedHecek sennayer..in me­ mul ve muntazar olan faizi bile geti­ ı emiyeceğ

ini anladığından imtiyazna

meden bu şartın kaldınlarali olbap­

taki taiilihütten vaı:este kalması esba bmı taharri etmekte idi. Bir müddet sonra bunun çaresini buldu. Ancak bu çare irtikap

ve jurnacılığın

sefil bir tarzda

birle�mesi

en

suretile

hulunabildi. bundan o zaman irtikap ve jurnalcılrk bir fikir

i

seyyieleri

e d nme

hakkında

k mümkündür.

Rıhtım �irketi o tarihte ekabirden bir :tata müracaat e derek Sultan

Ha­

midin biı: jurnaHa tethlş ve rıhtımm 12


TAH S i N PAŞA N I N HATIRATI

178

sayılabilirse de

meşkur

Haliç taraflarına temdidi hakkında­

da hizmeti

ki taahhü dün l:'ef'ini terrt.İn mukabi­

üç beş kuruşluk hasis bir menfaal mukahilinde ekabirdein bir zabn ec­

linde maddi bir

menfaat vadetmiş.

Bu zat hemen Pad�şaha bir göndererek i:nmda-. linde yani

�<·B:aya

jurnal

sahi­

"I stanbul

ayak basma arne­

liyesine yardım edecek rıhtxm

gib�

bir vasıtamn boydan boya bi.r

ecne­

bi

elinde buhmması n;;; ktasında<-ı. itız•b<\tr

l-nımpanya

memleketin

dikkate �ayan ve tehlike!i olduğunu

nebi sermayedarların amaline hadim olması ve Hünk2u· makamrrta

şahsı ve

kendi

farzettiği

mütevvecih

mevhum bir tehlikeden telaşa düşü­

ehemmi­

rerek böyle bir imtiyazın

şirketi va­

yetli. taahhiidatından bu

l'este bı:rakması ibrete şayan bir key­ fiyettir.

ve Galata nhtimı lıernekadaı:- taras­ sut ai�mcla buh.n:1ıiuı·;.dabiBr dıza

mÜltasebeti

ve

rıolctasıımdan

zak sayılabilirse cle

Yıl­ u­

Haliç ta:a·aflar1

vaziyeti coğrafiyesi itibaı-ile

Istanbul ve Kağxthane tarilcile diZI kuşatmağa müsait ve

adeta Yd­

bu yüz­

den tevellüt edebilecek mahzur pek

alduğundan buna müsaade edilmemeşini ve bir taıraftan ı-ıhtı-

azim

tutulmak üzere

mın cıdc

mubayasma arzetmi�ti..

devletçe

ohıı nmasınr,

tev-essiil Bu zatın

jurnallarıncla

taıraftım kuşatdabi!­

Yılclazr� arka

mesi ihtlimalini gi)st.eren vehmine

tan Hamidin

ve ortaya bu vehim

fıkra Sui­ dakunacağı

çıkınca

artırk

başka mülahaza1ara yer kalmıyacağx tabii idi. Su l tan Harnit işe ehemmi­ yeti mahsusa atfeti:i ve neticede şir­ ket rıhtum Halice uzatm.ak taahhü­ d ün d en kurtuldu. R.ıhbmm devletçe mubayaa si ve

hazasile hu işin

esbabı siyasiye müla­

Fıransıztara verilmiş

olan

ve

gerek

kaçakçd.ığı;:ı men'ine hizmeti

aşildr

olduğundan ecnebi şiı·ketten

alına­

gerek

umrarıa

rak devlete mal edilmesi pek doğı-u ve binaenaley o jurnahn bu maksa-

Sultan Hamit,

cülusundan sonra

Sultan Mm·adı ve o nu n dairesini

ve

mensubinini gayet sıkı bir taırassut

altmda bulur2dua.·n:ıakla berabeı- cülu­ sundan evvel biraderleı·i içinde en çok oım sver, Hünlcih·

onunla

Sultan

gÖrܧÜrdü.

Murada karşı bu

muhabbeti fırsat düştükçe bazı vu­ kuat:ı hikaye taril..ile bana ap.latırdı. sonra

vefatından

Sultan Muradın

aı-tık o dairede kendisi için endişeyi mucip

birşey

Sultan

kalmamıştı.

Muradın oğlu Salruıaddin

Efendiyi

sı:k sık t:altif ederdi. Sultan Muradın kerimelerini Sultan Harnit evlendir­ miş

ve

kendi

bunların izdivacında

kızları derecesinde masraf

ve itina

olunmuştu. Şehzadeleroin gezmeleri­ ne müsaade edildiği vaki değil iken Salahaddin Efendinin

tenezzühleı·i­

ne müsaade eder. Şu şartla ki Sala­ haddin

Efendi her neı·ey-e

arzu edeı·se bunu

gitmek

evvelden arz ve

müsaadesini istihsal etmeğe mecbur idi. Hünkarın müsaadeyi diriğ etti­ ğini bilıniyorurn. Yalnız bu

tenez­

l zzet

Bey

Salahaddin E fendi ile birlikte

aza-

zühlerde Seççadecibaşı


TAHSIN

PAŞANIN

H AT I RA T I

1 79

met ede.-, bunlar için istimbat tahsis

Babıalinin dikkatsizliği eseri olarak

ve saray mutfağından yemekler ib­

mukavelenameye

zar eUirilirdi. Her

sadıyatı

defasında

haddin Efendi lzzct Bey zatı şabaneye şükran ve lığını arzedercli.

Sala­

vası_tasile minnettar­

Salahaddin Efendi

bazı

muzır

maddeler dercolunmuştu. büyük imtiyaziara

iktı­

memleketin

noktasından ait

Bu kabil

mukaveleie­

rin tanzim ve müzakereleri

sırasın·

bir gün Boğaz içinde Kalender köş­

da alakadarları daima suiniyetle ve

;&üne gitmişti. Dürbünle

bir kastı menfaatle mütehanik ve

maşa ederken Mısrr

etrafı

Hidivi

te­

Abbas

ecuebi

sermayedarların

menafiine

Hilmi Paşanın Çubukluda yeni yap·

müsait farzetmek muvafıki insaf ol-

tınnış olduğu

köşkün

mazsa da bizden o kabil imtiyaz al­

dikkatiıli

mak için gelen şirketlerin başların­

tepesindeki

celbett.i.

köşk ve bu

kule nazarı

mimari

da çek dirayetli iş adamlan ve yan­

'icabmdan ve herkesin kendi binası­

larmda çok tecrübeli ve kurnaz hu­

-na

Bu

kule

usulü

yaptırabileceği

-.olduğu

halde

mܧtemilattan

Salihaddin

"'böyle kuleler Pa€!işah

Efendi

sarayianna

mahsustur, demiş. lzzet Bey Sala­ haddhl

Efendiye refakatinde

olup

Ibitenleri aynen nakil ve arzetmekle mükellef olduğundan bu kule

mes­

:selesini de arzetmişti. Esasen şehre­ mini Rıdvan Paşa da bir aı·ahk Hün­ kara bu kuleden

dolayı bir

jurnal

v.encişti. Sa!ahaddin Efendi He Rul­ van Paşanın görüş tarziari arasında­

::J{j bu müşabehet

şayaru

dikkattiı·.

.Salahaddin Efendi her sözünün Sul­ tan Hamide yetişt:irileceğini bildiği , -�çın

Padişah

saraylanna

mahsus

olup ta bir Mzsn· Hidiviı1in kendi köşküne yaptn·dı­ bir kuleyi nasıl

ğını hayı·etlc telakki etmesi Hünkar

olaca­ ğını ve bu yüzden teveccüh ve ilti­ nezdinde mucibi mahzu:riyet

fatı şahanenin artacağuu dahili he­

yoktu!". Bu da

sap ettiğinde şüphe

hayli ibrete lu�nk bir hadisedir. *

Tütün reJısı imtiyazı verilir­ ken alakadar daireleı-in ve nihayet

müşavirleri

kuk

bulundurdukları

halde bizim taraftan bu

noktanın

hiç nazarı dikkate alınmadığı ve çok defa onların

dirayet ve dikkatleri

bizim vukufsuzhığumuzu gafil av­ iıyarak mazarratlan bilahaı·e şılan birtakım fena şartlar bul

ettirdiideri inkar

anla­

bize ka­

kabul

etmez

haknJ,ı:atlerdendir. Reji mukavelenamesi de böyle

olmıış, tiitün ziraatile iştigal

eden

ahali bu yüzden külii zarar görmüş­ tü. Bir taraftan da kaçaltçıhğın ö­

nünü

almak

vesilesile

kolcuların

yaptıkları fecaat nıeıınlekette yer yer

şikayetlere

meydan vermekte idi.

Gerek bu fecaatlerden ve gerek hal­ km Reji memurları tarafından gör­

haksızhi-dardan ve zarar­ lardan dolayı saraya gelen telgraf dükleri

ve

aı·zuhaller

haklı şikayet

okadar

maddi

ve

mevzularını muhtevi

idi ki nazarı dikl[ate almmamaları­ na imkan yoktu. Bunlar hakkında

Babıaliye mü­

kcı-ı·eren tebliğ edilen iıradelc&·, heı:-


1 80

TA H

nedense,

infaz

S i N P A Ş A N l N H A T 1 R A T (:

ohınanuyor,

Reji

dön elle gayrete koyuldular�. Tasav

.....

idaresi gerek Babıa.Ii ve gerekse vi­

vur ve teşebbüs doğrudan

layetlerde Padişahm iradesinden da9

saraydan

ha müessir tedbir-lere müracaat ede­

göre hiçbir kimse bunun aleyhinde

rek halkın §İkayetlerini hasıraltı etti­

" meğe muvaffak oluyordu; O zaman­

ki Reji idaresinin bu gayeye ne gibi tedbirlerle

olduğu ve buyüz­

vasıl

doğruya.

ve Hünkardan. geldiğine.

Padişaha

maruzatta

bulunamazdı,.

binaenaleyh . Rejj için bu yol kapalı: idi.

Şu

halde emsali işlerde ekseriya.

muvaffak olan "taviz, çaresine baı:

den memleket içinde nasd bir ihlal

vurmak la:;um geliyordu .. Reji idare­

§ebekesi

si bunun için kaçakçıların'

kurduğu

cümlenin

malu­

mu bulunduğundan burada iza.hma

rekatından

lü.zum görmüyonım.

cezayinaktilerin

taraf­

Reji mukavelenamesi bir

tan halkın şikayetini ve iktısadiya9

bazı lıa­

ve mahkum

olunmama­

tahsil

masından dolayı

olduklan

hükumetten

bir

alacak davası ortaya attı, kurnazlık:.

tımıznı zararını mucip olurken diğer

göze batacak. kadar aşikar v.e acemi­

taraftan hazineye de pek

ce

az

bir men

icli"

Ancak Reji

için

yegane

faat temin ediyordu. Bu noktalar­

tevessül edilecek. çare bu olduğun­

dan bakılınca Reji inhisarınm mev­

dan gerek Babmlide gerek.

cudiyeti zarardan başka ğildi.

Imtiyaz

birşey de­

müddetinin

bitann

pek uzak değildi. Sultan Ha.mit, Re­

bulduğu taraftarlarile fmda işlenrneğe

bunun etra,..

baş.anch.

ağzmı kapatmak,

Rejinim.

Fransızların mü . ...

ji aleyhtarlanrun da teşvikile, imfi­

dalıalesine

yazın tecdit olunmaması

mesele çıkarmamak gibi

noktasma

sarayda

meydan

bll'almıanıak,. sebeplerle:

temayill etti ; binaenaleyh mukavele

muhtelif taraflardan Hünkara' nasi,..

müddetinin hitamında imtiyazm tec­

hatler verenler. oldu. Ancak. Sultan.

dit olunmayıp devletçe idaresi mü­

Harnit işin iç yüzünü ve bu mesele­

nasip görülerek bunun şekli idaı·e­

deki para dolabmı bildiği için

sini düşünmek ve icap eden nizam­

ların hiçbirine ehemmiyet vermedi,._

name tanzim olunmak üzere bir ko­

herne babasına olsa

misyon teşkil olundu. Bu komisyon

zının temdidine muvafalmt. ebnedL..

Şlirayı devlet tanzimat dairesi reisi Hacı Akif ve Rüsumat emini

Mib­

Reji

bun­

imtiya­

Reji şirketi pek çok.. sonra muvaffak. olduğu

bu temdit

keyfiyeini

Sul­

el Portakal Paşalar ile Maliye müs­

tan Hamitten koparmak . için: hatır­

teşarı Rıza Beyden müteşekkil idi.

ve hayale gelmez teşebbüslere

Komisyon Babıalide toplanarak me­

vurduğu halde

saisine başladı. Bundan bittabi ha­

olamamıştL .

birtüriii ;

baF,

muvaffak:.

berdar olan reji idaresi ve onun yar­

dımedarı telaşa düştüler. Her ne babasına olursa olsun bu tasavvuru

akim

bıraktınnak

için

Rama:zanm fevltalade liallere mü;.. sait olmaı;ı

ve

geceleri herli:esiiı� a�


T A H S I N -P A Ş A N I N H A T I R A T I

yakta- bulunması ve iftar vesaire ve­ .silelerile içtimalarm kolay olması Sultan Hamidi .her vakitten ziyade teyakkuz ve itinaya sevkederdi. Bunun için zapüye nezareti ilc birinci, ikinci fırka kumandaniıidan ve Beyoğlu ve Osküdar mutasarrıf­ lıkları ve Şehremaneti ramazana -mahsus inzıbati tebirler ittihaz e-derlerdi. Son senelerde .buna bir de bir komisyon -ݧtirak etmiıti. Bu komisyon tarafından tanzim ve hünkara takdim edilen mazbata eski devrin garaibini gösteren vesa­ ikten olduğu ve idare zihniyetini gösterdiği için aynen neşrediyo­ rum: Şerefbah§ı yümnü hulUI olan Ra­ mazaru gufranfiravanda payİtahtı Jevketbahtı :humayunlarında beledi­ ye ve zabıtaca icrası zaten lazime­ .deıı:ı bulunan takyidata bir kat daha mtimam ve itina muvafıkı kaidei :lıazmü ihtiyat olacağı derkar olma­ sile olhapta ıereftelakkisi ile müba­ hi olduğumuz iradei seniyei Hazreti -Hilafetpenahilerine imtisalen vari-di hatm acizanemiz olan hususatı aliyenin arzına içtisar kılındı. Sekenei payİtahtı alinin ihtiya­ mübremei hayatiyeleri bulunan ekmek ve et misillu havayici zaru­ riye için hertürlü tedabiri tesbiliye­ mn tesı-ii ittihazı mütevaliyen ve müekkeden iı·ade ve ferman buyu­ :rulmuş ve devairi ·aidesince icaba­ tma bakılmakta idüğünden bele­ di memurlannca bir kat daha dik­ kat ve itina ve hükmü emrü fermanı ub

181

Hazreti veliyyiinwiamilerinin har� ve ifası ve halk iİe fırmcılar ve kömürcüler arasmda gerek fiat ve gerek nefaset ve bali­ siyel ve noksam vezinden dolayı bir guna niza çıkmasına asla ve kat'a meydan ve imkan bD"akılma­ ması ve belediye memurlarmın esnaf ile halk arasında ifasile mükellef bulundukları vezaifi gayet müste­ kimane ve edihane ifa ile hoşnutsuz­ luğu mucip halata mahal verilme-­ mesi ve saniyen Ramazan gecele­ rinde ekseri nasın akıamdan sonra edayı teravih için cevami ve mesa­ cidi şerifede bulunacaklan ve bade­ fiyyen tatbik

bu kahve, gazino ve kıraathane ve tiyatrolarda vakit geçirecekleri ci­ hetle haneleri hali kalacağından ley­ len malıallatta ve sokaklarda inzi­ bata daha ziyade dikkat olunarak barik ve sair guna ahval zuhur et­ memesi ve zuhurunda sürati itfası esbabmın temini ve beledi ve polis memurlarmdan münavebe ile me­ mur bulundurulacak ikişer ve üçer memurdan gayrisinin geçen seneler­ de yaptıkları gibi bilamezuniyet tiyatro ve kahvehanelere dolarak zinhar vazifelerini muattal bırakma­ malan ve memur olduklan ݧi terk ile böyle yerlerde vakit geçirenlerin mücazata duçar edilecekleri ihtarile menolunmalarıriı ve salisen eksen­ sinde bıçak ve kama ve usturpa nev'inden alatı cariha bulunduğu halde geçen sene sokaklarda babri­ ye ve berriye kanunlan tarafında� derdest edilen bahriye haddelıaDesi şakirdanile sair efradı müteferrika-


T A H S I N P A Ş A N I N H A T I R. A T I

182 nm sıkı

bir intizamı askeri

altına

almarak o misillu ahval ve harekatı gayri maraziyenin vuku bulmaması

tmı takınmış

idi. Bu hale

Berlie.

kongresinde Almanlar karşı gelmek istediler,

bu

suretle

ötedenberi

şerife

derun ve

Şarkta nafiz olan Fransızlann siyasi

birunlarmda tebdili ziyyü

kıyafetle

mevkü Almanlara

ve rabian cevamü

eşhası muzxrranın bir guna

isaette

bulunamamalan için ka un memur­ lan ve polisler tarafından edep terbiye

ve

dairesinde tafahhusat icrası

ve hamisen fekki sıyam

ve kumar

ve diğer guna seyyiata devam

için

Al­

geçiyordu.

manlar Sultan Hamidin takviyede menfaatler

politikasmı gördüklerin­

den Berlin kongresinin yimıi üçün­ cü maddesine istinat

ederek Make­

donyada ısiahat namile muhtariyet­ ler tesisine çalışan Rusya ile Avus­

mahalli müsait olması itibarile Ga­

turyanın

lata ve Beyoğlunda bazı mahallerde

müştereken Bab�aliye verdikleri no­

bulunacak müslümanların

talar ve bahusus Rumeli maliyesine

nazarı tetkikten

dur

zabıtaca

tutulmaması

kontrol

1905 ve 1908 tarihlerinde

vaz'ı hakkındaki

ve bimennihi teala Ramazanı muba­

akim bırakıhyordu.

rekin on beşinci

madde şöyledir:

ruzu

mes'adetef­

ruzu için dahi geçen sene müttehaz tedabiri takyidiyenin tatbikı abkamile

muntazaman

beraber

Topkapı

"Bu muahede tayin için

ile şekli

olunmıyan hükumeti

teklifler

Yirmi

üçüncü idareleri

Rumeli

vilayeti

Osmaniye

vergisi

sarayı alisi sahiline hilafı memnui­

müstesna olmak Üzere Girit eyaleti�

yet olarak sefaini ticariyei ecuebiye­

ne şebih bir şekil taahhüt eder, Bir­

nin

ve gaz

vesaire

sandallarının

çok esbabı vazıha

ile Rumelide bu

takan-üp ettirilmemesi ve sahilsara­

maddenin iabili tatbik olamayacağı

yı alii mezkur rıhtımındaki nöbetçi

da anlattırıhyordu. Müfettiş

sa­

Paşanın memuriyeti üç sene temdit

vaz'ile

olunmak ve jandarmaca tensikat ya­

barakalannın ikişer üçer metre ğında birer

fener Iambası

tenviri ve nöbetçilerin geceleri na­

pılmak ve ecnebi muallim

zan

alınmak şartlarile bir

dikkatlerinin

teshili mekşufi­

yeti kullarınca münasip gibi zanne­ dilmiş ise de .•••. *

Doksan üç

ettiriliyordu.

kabul

Şarkta Alman siyase­ meselesinde

ve Yunan ve Makedonya hadisele­

*

harbinden

zabitler

proje

tinin tezayüdü Ermeni

, *

Hilmi

rinde muzahareti hasebile Rusyanm

tarafından

muvafık

Hünkar

görülmüş

galebe iie çıkması şarktaki nüfuzu­

Rusya ve Avusturyanın

nu arttırmıştı.

filen tazyik teşebbüsleri hertaraf

Sabık Osmanlı im­

peratoı-luğuna karşı hakim

vaziyeti

almış ve Balkanlarda kendi yetiştir­ diği küçük hükUm.etlerin ve bütün hıristiyanlarm bamisi ve vasisi sıfa-

larak devlet

tehlikeden

ve

Türkiyeyi o­

kurtulmu1

idi. Bu sırada Bağdat şimendiler hat� tmm

imtiyazı temdit olunamıyordtı.


TAHSIN PAŞAN IN HAT l RAT! kadar

Sultan Abdülhamit Bağdata

Paşa olduğundan

1 83 hal ne

hakikati

uzatılacak hattaki istasyonların yal­

merkezde olduğu bence malum d e­

nız en zaruri mebanisinin vergiden

ğildir. Sait Paşanın tetkikat ve işti­

mpaf tUtulup istasyon civarında ya­

galatı neticesinde teklif etmiş oldu­

ve

ğu tevhidi düyun şekli ile Ferit Pa�

mahallinin vergiye tabi tu­

§a zamanında yapılan muamele ara­

pıl�cak herhangi bir meskerun ticaret

tulmasını bizzat kaydettirmişti.

smdaki

farkı

gisinin

Devlet

muvafxk Sait Paşa, hatıratının

ikinci cil­

dinin ikinci kısmının 3 1 2 numaralı sahifesinde ve diğer sahifelerde ken­ disinden evvel yapılmış olan tevhidi düyon muamelesinden bahsettiği sı­ rada kendisinin, zamanı sadaretinde vaki olan iştigalat

ve

tetkikab üze­

rine basıl ettiği neticei hesabiye ile Ferit Paşa

zamanında

yapılan ve

Hünkar tarafından kabul ve tasdik edilmiş olan muamelei maliye ara­

smda yüz binlerce liralık bir

fark

olduğunu ve bu yüzden hazinei dev­ letin zarara girdiğini beyan etmekte ve bu iddiasım kavli mücerret şek­ linden kurtarmak için bir takım ra­ kamlar göstermektedir. Bundan an­ laşılan mana şudur: Ferit Paşanın sa dareti

zamanın­

da tevhidi düyun muamelesi tetkik ..-e müzakere edilirken ya gaflet ve ya sui niyet eserile devletin menfa­

mek

ve bunlardan

han­

menfaatine

daha

olduğunu

mevzuumun

bix

yalnız

ve

noktayı

mukayese

saJ.ahiyetimin

izah

etmek

Sait Pa�a hatiratmzn daha

isteı·im :

maliye�

yukarı �ahifderinde ahvali

m!zm tanzimi için üç çareyi olarak gÖ:;te,rmektedir. 1

et­

-

esas

Varidatın tezyi di,

Suiistimalatın men'i, 3 - lVlasarifin tenzilİ.

2

--

Suiistima!in

men' i

hakkında

Hiinkih... tarafından kendisinin mü�

teaddiit sadarei:i zamanlannda veril­ miş olan iradeler

yi n e o hatıratta

münderiçti.r. Varidatı tezyit ve ma­ sarifah tenzil etme!" hükfımetin ya­ pacağı şeylerdir. Sait Paşa mütead­ dit defalar hükümetin başına geç­

miştir.. Sultan Hamidin teveccüh, muhabbet. itimat ve emniyetini haiz olduğu

ve

Hi.inkaı-ın

diğer sadra­

zamlardan s;ok fazla olarak Sait Pa­ şanm maruzatma ehemmiyet ve dik­ kat, atfettiği

cümlenin malumudur.

ali düşünülmemiş, yanlış yoldan gi­

Sultan Hamiilin bazx iradelerine ta­

dilmiş, fena neticeye gelinmiş, bun­

biri mahsusile kafa tuttuğunu mü­

dan da Devletin hazinesi yüz bin­

kerreı·en hikaye eden Sait: Paşa ah­

lerce lira zarar ve

etmiştir.

müzakerat Babıalide cereyan et­

tiğinden

ve Ferit Paşa zamanında­

ki tetkikatm hazinci Devlet ne

Tetkikat

vali maliyemizin ıslahı için varidab tezyit ve masarifatı tenzil yollarına gitmiş

midir?

Gitmemiş ise sebep

aleyhi­

nedir? Devletin varidabnı arttmnak

Sait

ve masraflarını azaltmak hususunda

yürütöldüğünü iddia eden


1 84

T A H S i !'l

.Sultan

Hamide ne tedbirler

arzet­

bunları

miş te Padişah veya saray .akim bırakmıştır?

P A ŞA N I N

Nazariyat

vadi­

.sinde söylenen sözlerin hangiı;i fili­ yat ve maddiyata intikal ettirilmiş­ tir?

I stenil(liği yolda kalem oynat­

:mak kolaydır, ancak Sait Paşa gibi

HAT I RATI ettiği

Sultan Azizden tevarüs

üç

milyon alhn lira borcun dörtte üçü­ nü tesviye ve itfa ebniş olması

bu­

nun bariz bir delilidir .Şu hale göre .

Fil­

iş tezyidi varidata kalıyordu. hakika

Padişahtan alınan

direklif

ile bir taraftan borçlar ödenip

aza­

şöhreti şayia ve

kudreti

mahsusa

lırken diğer taraftan Babui.linin di.­

sahibi insanların

mahza kendilerini

rayet ve faaliyeti ile varidat artacak

gösteı-ınek

ve

olursa urouru maliyenin ıslahı

başkalamu küçük

ve kabclıatli

ta-

fiyeti hasıl olmuş demektir.

nıtmak için efkarı

umumiyeye

bu

_yüksek ve

masum

Sultan

Hamidin

evhamı

key­ kendi

ne

şahsının ve saltanatının muhafazası

dereceye kadar muvafıkı insaf olaca­

endişesinden mütevellit olmakla be­

ğının tayinini gene efkarı umumiye­

raber unsuru asli olan Türk m.ülleti­

tarzda yazılarla hitap

etmeleri

ne halei gelmesi ve bu unsurun

ye bırakalnn.

Bir de Sait Paşa Rı.mıc!i hakkmda ·devletler

tarafından

malum teklifleri

diğer

bulan

ve

hariçte

ettiğinden

ve

muavenet

vuku

kabul

yıflayıp

dolayı Ferit Paşayı itharn etmekte­

nafiz

dir. Sultan Harnit

Sadaret

yaşamış

devrini

olmaları

dahilde

gördükleri

teshilat

ile

ve Hünkan yakmdan tanımış olan­ ların malılınudur

mini

memleketin

iki şeyden pek biri borç,

korkardı.

diğel·i

Bunların

de unsuru

halel gelmek idi . Onun

asli müslüman Türkler idi. siyasiyede

noktai

asliy�

nazarında Urouru

nazarı bu

idi.

Borçtan ne dereceye kadar korktu­

ğu

ve

borç öderneğe nekadar mu n

­

tazam surette çalıştığı ta liği zamamndanberi zatiyesinde

takip

şehzad'e-

kendi hesabatı ettiği

meslekle

malum idi. Sultan Hamİtte biı· akide haline gelmiş olan bu meslek dola­ yısiledir

ki

her ne vakit ona

bir

ile telif

korkuturdu .

onu

zevat

Harnit

idarei bükuroete işgal

mı>�.kammı

olan

ki Sultan

za­

aıııası:rın

edeydiler

etmiş

bu vehmi�

Padişahın

ciheti

selameti

birçok

faydalı

tasavvurlar filiyat sahasına çnkardı. Mem!eketimizde filhakika çok bü­ yük olduğundan dolayı Büyük Reşit Paşa namile yadolunan

ve hakika­

ten erbabı iktidaırdan bulunan Sad­ razam Reşit Paşanm mukarrebinin­ den Rıza Paşa hikayet etmişti : zaman Devleti aliye arasında

pek

dostane varmış

ile

samimi

O

İngiltere

münasebatı

ve Reşit

Paşa bu

samirniyete istinat etmeği kendisine esası siyaset ittihaz etmişti. Okadar ki bir vali tayini lazım

gelse Reşit

istikrazdan bahsolunmuş, ne zaman

Paşa Ingiliz sefirile mülakatta bun­

hariçten para tedariki

dan

teklif

edil­

miş ise bunu geçiştirrneğe çalışırdı.

nev'ama

istimzaç

bahseder� söz olurmuş.

şeklinde

Reıtit

Paşa


TAHSiN PAŞANIN HATIRAT i 'Ingiliz dostluğl.ı.nu bu derece

;götünnes.i

ve umuru

ileriye

dahiliyemiz

hakkında dahi I ngiliz sefirile görüş­ mesi

hikayesinden gün Sultan

bir

bahsolunduğu

Harnit

petlerinin

zamanında bir ecnebi sefirin devet işlerine bu dereceye kadar rılmasımn pek aleyhinde

kanştı­

olduğunu

:söylemişti. Esasen devlet memurla­ nnın

sefaretlerle münasebete girme­

lerinin ve hatta

dostluk,

ahbaphk

gibi münasebetler tesis etmelerinin dahi aleyhinde bulunmasi ve

sefa­

retlere girip çıkanları, hatta

klüp­

lerde ve ziyafelerde sefaret mensu­ bini ilc fazlııı. ettinnesi

tarassul

görüşenleri bundan

hep

için

idi Bazı idareler

ınütevellit Avrupadan

ınütehassıs eelbine liizurn

görüldü­

ğü zaınan bunlarm mensup oldukla­

rı devlet sefarethanesiie atakalarmı 'kesmelerine ve aynen bir memuru na

devletimizin

vaziyelinde kalmaları ­

son deırece dikkat ederdi. Görü­

lüyor ki, Sultan Harnit haricin fuzundan çok korkar mertebe buna meydan

ve

nü­

mümkün

vermerneğe

lin en yüce basamağına çıkmış

duğum için başka emelim de

Sırası gelmişken arzedeyim : Harnit hasbelvazife beni

ol­ yok­

tu. Vazifemi bunun hududu dahüiııı ­ de ifa ettiğim müddetçe meYkiimin

emniyetina hiç bir taraftan aırıza ve darbe

ika

olu nanııyacağ·x da

ma­

lum idi. O devri yaşanu� olanlardan bugün herhayat bulunanlar

vardır,

hatta bunlardan bazılarile pek yakm

münasebet ve arkaclaşlığJm da

ol­

muştur. Bu sözlerimin hakikale ınu­ vafık olup

olmadığına

kendilerirrıi

işhat ederim. Burası böyle olduğu halde Paşa batiratında

Sait

benim tarafı şaha­

neden gidip kendisine tebliğ ettiğim iradelerden ve bazan telaşını mucip bir hadise zuhurunda gene Hünkar nemuna

verdiğim teminattan bahs-e­

derken şu cümleyi yazıyor : - Bu kimselerin meslekleri ica­ lnnca sözlerine inanılamaz. Sait Paşanın bu nabemahal hücu· munu cevapsız bırakmak (Bu kimseler ) tabiri

ile

istemem. kastettiği

ben, aczimi muterif olduğum cihetie Sait Paşa gibi bir

�ışırdı. Sultan

1 85

zat

nazaı"Inda

deni­

küçük görülmekliğiıne

bh:·şey

lemezse ele meslekimi

istihfaf

bu

'bazı iradeleri tebliğ için Sait Paşa­

ınesleke yalancılık isı1at etm ek yollu

nın konağina gönderirdi. Bu

ziya­

beyanatile Sait Paş anın

·ı-etierimde yalnız Hiinkardan

aldı­

ğım iradeleri tebliğ ile iktifa eder"'

bizzat ke�di

kendini hançeriemiş olduğunu

söy�

lemeği bir vazife addederim. Çünkü

dim. Esasen meslel, ve ahlakımı bi-

malıeyin başkatipliği itimada gayri­

1enlerce malum olduğu üzere vazi­

layık söz s öyliycn ve

femin hududu baricine çıktığım ve

n ı lm ak

böyle

bu meslekte kendileri

müşevveş

menfaat takip

ybllarda

ettiğim

vaki

ikbalü

değil.

dir. Sultan Harnit devrinin en yük­ -sek makamlarmdan

birine ve

ikba-

sözlerine ina�

caiz olmıyan bir mesl ek

ise buhınmama­

hydı! Bu meslek Sait Paşa ile şöh· ret kazanıru:şbr. Sait

Pa§a Sultan

Hamit istibdadını bu mesle!.de tei>is


T A H S i N P A ŞA N I N

Jl 8ô

HATlRATI

etmi�tir; nihayet §Urası muhakkak­ tır ki, meml eketimizd e adetleri üç beşi g�miyen zenginleriir.izden biri

tehlikeye

olmakla maruf bulunan

yaşadığ ı Artin isminde bir

Sait Paşa,

irtikap seyyiesioe düşmeksizin iddi­

uğrayacağını

söze başlıyan Madam

beyan

ile­

( Katina) üç

dört senedenberi dostu olup beraber sigorta

simsannın iki ay evvel başka bir kız­

har etmiş oldu ğu seı-veti -bu meslek­

la s eviş er ek kendisini terkettiğini ve

te emniyeti 'hurnayunu

beraber

tan sonra,

kazandık­

P a d işahtan aldiğr in'am

yaşadrkları

adamın on beş yirmi

bu şerik­

müddetçe

kadar

saraya getiren mukarrebinin en göz­

lerile teşkil eylediği bir yangiDcı komitesi tarafmdan İstanbulda otuz beş kadar kiiçük, büy ük yangm ya­ pıldığını bunlar evvela bazı sigorta­ cıl ar ile uyuşarak bin lira değeri olan bir mülkü beş bin liraya sigorta ettirip badebu yakarak parayı pay­ la§tıklarını anlatmış br. Komitenin içinde kimyagc:r, ecza-­

desi olan Sait Paşanın bir zamanlar

cı,

ve ihsanlarla, payansız atiylerle, lü­ zumunclan çok fazla ınaaşlarla vü­ cuda

getinniştir.

inaml ­

Sözüne

mamakla ittiham ettiği adam bir akıbet içinde puyan drr.

fakh·

Sultan Hamidin ilk başkatibi, merkeziyeti idarenin ilk müessisi, nüfuz ve kudreti hükumetten alan

bu dal Üstünde kendisinin

de otui··

muş olduğunu unutarak sı:rça köşh­ ten sağa sola böyle taşlar savurma­ Si

paşanın ihtiyatkarhğı

dişliği ile telif kabul

ve duren­

etmiyen

bit"

gaflet sayılır. *

"Katina,

*

*

namın da

bulunmak

hafifmeşrep

istediğini

sureti

maıhremanede saray erkanından bir vası:ta ile arzetmiş kadınEn Başmüddei

olduğundan umumi

bu

Cemal

Eeyin Koskadaki kartağına getiril�­ rek ifadesinin alınmasr ve sının

bulasa­

arzı emrolunmuştu.

Bu emir üzerine bir gün akşam­

dan

( Katina )

çi.si ve tulumbaı:::.larmdan ve sigorta­ cdarnı adarnlarından yirmi kadar İ:jg-Üzaı:- kimscrıİn mevcut bulun­ duğunu haber vermiş ve emrolu­ l1Ul'Sa huda.ı-ı cüı-mü ıneşhut halinde derdest ettirmenin Ça!"esım dahi temin eyliyeceğini ilavei:en del-me­ yan eylemiştir.

serbest bir kadm mühim bazı maru­ zatta

be[ediye ve polis ve mahalle bek-­

Fi!hakika ( Katimı)

mn

haber

ver­

diği bazı yangmiaı· hakkında vakti­ le ı::ebkeden polis tahkikatı lıu!du­ rulmuş v e şüpheli vaziyetlede meç­ huliyette kaldığı anlaşılmıştır. Bu­ nun Üzerine dediği veçhi le cürmü meşhut: halinde komite erk�mmm derdesti çaresine teves s ül olunarak kendisine on be� gün mühlet veril­ miştir.

Başmüddei

On beş gün sonra komitenin Bey­

umumi Beyin konağına eelbolu­ narak ifadesi alınmıştır. Evvel emir­ de kendisinin ele verilmemesini ve ihbarının if�asr balinde haya.l':mın

oğlunda bil" geceyarısı bir haneye

sonı:-a

kunciak koyup yangın ikaına müca­ ( Kati­ na ) tr.rafuıdan haber verilmi ş ve seret etmek üzere oldukları


T A H S i N P A ŞA N I N H A T I RAT l

1 8T

polis ve itfaiyece daha evvelce her­

fevkalade hiddet etmiı ve bir mak.._

türlü tedbir almarak vak'a ihdas ve

sadı ma..':ısus ile dolaşan bu adamJD;

ikaını müteakıp o hanenin kain bu­

seyahati cebren menolunması hak..

lunduğu mahallenin münasip köşe­

kmda mahalline !? id detli emiı-ler ve.

leri ve sokakları hiç bellisiz s_urette

rilmişti. Bu emirlerden sonra Aziz

tarassul altma alınmış ve yangın çı­

Paşanın ayağı o lıavaliden kesilmiş.,.

kar ç:ı:kmaz söndürülrnüş ve o civar­

tir.

hakkında

Sultan Hamidin teşebbüsile ve mü­

polisçe ve adliyece kemali itina ile

tevali bir dikkat ve takip ile inşa e­

tahkikat yapılarak yangmc!ların cü­

cHlmekte olan Hicaz şiınendiferi in­

da yakalanan dört şahıs

rümleri meydam sübuta

çıkarılmış·

giliz siyase ti nokatai nazarnı.dan çok

Bilahare mahkemeye

sevkolu­

mühim idi.

narak alelusul ınuhakeme

ve müca­

lesi münasebetile bu cihetten Osman.

tır.

lı imparatorluğu arazisine

zatlan icra olunmuştur. Sultan Harnit bu kadıru naldiye

İngilizler Akabe mese­

mükafa­

ile taltif etmi§ ve kendi

talep ve arzus::.ı üzerine bir müddet

etmek

istiyorlardı.

siyasetlerine guya

tecavüz

İngilizler

bu

olınok üzere hul;;ukuna tecavüz·

sebep

Mısırın

İ staıı.hulda bulunmamak üzere ihti­

edilmiş

yar edeceği mahalle gidebi.leceğini

ve bu siyasete bir zarı.n·et hasıl

ve orada polis tarafından hayatı mu­

duğunu iddia ediyorlardı. İngilizler-­

hafaza olunacağını

olduğ-unu

ileri

sürüyor ol­

eylemi§

den ötedenberi son derece gocunan

ve Madam Katinanın yol masarifi de

ve İngiltere iie Devleti aliye arasın­

başkaca verilerek taşraya gitm.işti.

• pek dik­ da bir mesele çd•-mamasnıa

*

temin

kat eden Sulta."l Harnit bundan çok

*

Mısır perensleı·inden Aziz Paşa

müteessir olrnuş ve Suriye hududu­

bir aralık Hidiv Abbas Paşanın

nun tehlikeye girdiğine zahip olarak

nnı

emrile Suriye taraflarmda dolaştığı

fena halde telaş etmişti. E sııı sen İn­

Hünkara haber verilmiş

gilizlerin bu Akabe meselesini ilidas

ve o

vakit

Suriye' de vali bu lunan Kazım Paşa

etmeden evvel

bu seyahatlerin l:ııi1· ma!.:sadı mahsus

duna müntehi salıiiiere yelkenli ge­

la alakadar huh.mduğunu bildirmiş

milerle silfJı çıkardıkları ve bu si­

olduğundan evvel emirele harekab­

lahları urbana tevzi

nın

takip ve ta:rassut ettirilmesi eru­

rediimiş ve bilahare Aziz Paşanın urban

meşayihi

kıyafetinde

dolaş­

tığı tesbit olunarak bu seyahat

ve

saiti

Cebeli Lübnan

hususiye

Hamide

hu­

ettirdikleri ve­

tarafından

bildirilmişti.

Hünkar

haber üzerine o salıillerin noktalarmi tarassut albnda

filhakika

Sultan bu

münasip bulun­

azİrnet menolunmuştu. Hünkarın bu

clurtmuş ve

iradesine rağmen Aziz Paşanm er­

yelkenli

tesi sene yine ayni suretle ve ayni

silahlar yolda yakalanarak yer.i sis­

k1yafetle seyahat teşebbüsüne koyul­

temde İngiliz ınamulatmdan olduk­

duğu görüldüğünden Hünkar buna

ları anlaşılmıştır.

gemilerle

İngilizlerin: gönderdikleri


P A ŞA N I N

TAHSiN

1 88

Artık Sultan Hamit için tereddü­ -de mahal kalmamı§tı. Dalıa büyÜk

HATlRAT!

maamafih iki

hazırladığını,

iiç aya

ltadar vasıl olmak üzere muntazaai bir fırkanm yola çddığını ve esasen

·bir mesele zuhiiruna meydan bırak­ ·mamak ve meydana İngiliz siyaseti

vatana sadık ve her türlü fedakar­

işi bastırmak

lüzumuna

lığı ifaya hazn· yirmi beş bin kişilik

miralay

kabile fedailerinin ilk emiı· üzeriile

gönderdi. Bi­

harekete arnade bulunduklannı an­

çıkmadan

·:tam.i olarak Y.averlerindeıt' Rüstü Beyi Akabeye lahare

miriivalığa terfi

edilen

bu

zat son zamanlarda Maluller pazarı

ifa eden

müdüdüğünü

Rüştü Paşa gözüpek, -sur ve ayni

zattır.

ciddi ve ces­

zamanda

idareli

bir

Paşa maiyetine al­

adamdı. Rüştü dıği iki

bir

tabur asker ve bir

top ile

Akabe civarına gitti. Rüştü Paşanın oraya

vusulü pek iyi tesir

yaptığ

;anlaşıldı. Bir gün urbandan bir müf­ rezenin hududumuza doğru -:metke olduğunu gören Rüştü derha!

harekatı

askeriyeye

iler.le­ Paşa geçti,

latmış ve pa�nm ciddiyetinden kor­ kan

casuslar

gitmişlerdi.

defolup

bu

İngiltere hükumeti

meseleden

dolayı Babıali Üzerinde ve

bilhassa

tesir

yapmak

bir

Sultan Hamitte için oraya

namında bir

( Diyana)

Hünkar

zırhlı da göndenniş ise de

hiçbir suretle karanndan dönmemiş ve Rüştü Paşanın ciddiyet ve cesa­ reti sayesinde mesele kaparunıştı. Hatıratımda miş

kaydet­

mutasaran

olduğum

bomba

hadisesinin

tahkikatina memur olan ve

yazılan

komisyon tab'oluruın

top dahi istimal ederek mütecaviz­

tarafından

leri fiı-.u·a mecbur etti. İ ngiliz casus­

fezleke ve vak'arun kimler taırafın­

larmdan iki Arap şeyhi bir gün Pa­ şarun çadınna

gderek Padişaha sa­

dan ve

ne maksatla

ika olunauğu

gösteı-ilmi§ ve haki!-QI.t meydana çı­ rnektum

dakatlerini beyan ile sureti haktan

karılmıştı. Fakat iç yüzü

görünrneğe çahşmışlar, Paşanın ora­

kalmıştı. Çünkü o tarihlerde bunla­

ya

ne fik.iı.· ve maksatla

kararmda kat'iyet olup

geldiğini, olmad�ğını

an1aınak ist ..nıişler. Bunların

birer

ların meydana çıkardması tecviz

clunmuyordu. Ben vazifem hasehile muttali olduğum

hususlar[

bugün

Ingiliz casusu olduklarını ve kendi­

neşirde bittabi biı- malızur görmedi­

sini iskandil etmek fikrile geldikle­

ğimden enzarı umuı.niyeye arzedebi­

rini anhyan Rüştü Paşa bu Ingiliz ' şeyhlere ga-

liyorum.

-casusu ve vatan haini

yet sert ve kat'i bir ifade ile hareka­ bnın pek ciddi olduğunu, Padişah­ tan

son

deı·ece açık ve kat'i emirler

aldığını, hiçbir şeyden çekinmiyerek tecavüze topla mukabele en ufak edeceğini ve kendi maiyetindeki as­

bakarak taliltierini denemek isliyeniere .fena akıbetler

-kerin azlığırıa

Vak'adan evvel istilıbarat : Firaren serhafiye

Mısırda bulunan

esbak

Ahmet Celaleddin

Paşa­

dan başkitabet vasıtasile atebei

al­

yaya gönderilen sureti aşağıda müıı­

deriç arizada zatı şahaneye sui kas­ tm tal--.arrü r ettiği bildirilmişti.. *

*


T A H S i N P A ŞA N I N H A T l R A T ! Mruzu çakeri kadimleridir : Kul!an her

nekadar

Jah:anelerinden mehcı:.ır

teveccühü

ve

kimzelerin haysiyet!me

bir takım

tecavüzleri

yÜZÜnden münke�ir ve mağdur isem

de

ya ştanberi

pek kiiçük

humayuniari.le

peı-verde

nimeti

old

u ğum­

dan Jön Türk ve Ermeni komiteleri-

nin

birleşmesi

neticesi olarak

nova) dan son verilen karar

(Ce­

muci-

1 89

Rus ve Fransız

setaretieı-ine·

mensup olan Hacr Piyer Efen-­ dinin merhum Zihni aşa

vasıtasiie maruzatr

Hacı Piyer

Efendi

tahı-iri

bir

ifadede bulunmağı itiyat etmemiş ve. ara sı:ra mesmuatıru sadakat ve ha­ lisiyetle şifahen a:rzeyliyerek tevec­ cühü §ahaneyi

isticlaba sii bulun­

muş olduğundan bomba hadisesin

ci�n

-

ifii ay evvel Nafıa Nazrrı Zihni

bnıu:e nefııi

Paşa merhuma müracaatla JönTürk

için

humr.yunlarma suikast tertibat almdxğmı arzetmeği kendime bir nimet borcu bildiğim

komitesinin pek yakmda filiyata ge­

çerek lstanbulda bir vak'a çıkarmak

ve bendegaru şahanelerinden Diran

istediklerini sefaretlerden

Kelt:kyan Efendinin bu haberi teyit

şih haberlere istinad en

ettiğini

arzederim ferman.

•.

1 321 Mayıs 1 7 Kahire

surette b.aver verrnr�tı.

A tina sefareti maslahatgüzar­ lığının 8

342

A lman

Hanri

sosyalistlerinden

Adolrun

Hernekadar Osmanb

Eylul 905

tarihli ve

numaralı tahriratı sureti

Memaliki şahanede huzur ve asa­

ihbarı

yl§İ umumiyeye karşı Ermeni komi­

imparatcı-u

Sulta.!ı Harnit Han Hazretleri

mütereş­

mahremane

sos­

tesi tarafından mürettep bir

fesadı

hafinin zahire ihracına medar olacak.

yalist urodelerine karşı menfi hare­

malumatı

ket buyurmakta ise de Alman

me-

Anağnosti ) nammda birinin Dersaa­

:na.fiinin kendi şahsı ile alakası

bu­

lunma sı

ve

Alman

sosyalistlerin

prensip noktasından umumi Alman �afiine

hadim

olması

hasebile

Jön Türk ve Ermeni ve Bulgar ko­ mitelerinin nefsi şahane icrasım tasavvuı-

çok geçmeden

aleyhinde

tikleri

et

ikaına

eylediğini bil diı.nıeği

suikastın

intizar icap kendime

bir

vazife bildiğimi arzederm.

s - l l - 1904

mühimmeyi

hamilen D.

clete mi�teveccihen hareketini geçen Ağustosun altıncı tarihli ve iki yetmiş yedi numaralı

yÜz

telgrafnamei

acizanemle arz ve iş'ar eylemi:ıtim. Merkumun bu hususa dair bendeni­ ze ita etmiş olduğu malumatı müc­ mel eyi bura polis prefeliğine tebliğa müsaraat ettiğimden mezkıir

perefenin

olvakittenberi

gözünü

açarak

Atina ile Pirede bulunan mazannai

su' eşhas hakkında takyidatı mües­

sire icra etmiş

\'e o sırada

da İz-


�rde bombalar meydana olması

-

P A ŞAN I N H A T I R A T I

T AH S I N

:1 90

ise

Y unaniyeye

hükumeti

tekid i vcsayaya

çkanlmış

bendenize

:bahşolrnuştur. Zabıtai

vesile­

mahaUiyece

leri leffen takdim kılmdı. İşbu mek­ tuplardan

ikiı;İnin

mürselünileyhi

olan 'Jan Jakop, ( Sarafi i:ımile da­ hi ya dolunmaktadır) n&.rn

kimseyi

derdest ve tevkife maattessüf

�arfolunan dikkat ve faaliyetin neta­ yİcİ çok geçmeden göriiirneğe başh­

vaffak

yarak geçen cuma günü Pire zah�­

merkum bura komitesinin

olarnam:ştıır.

mu-­

Galiba

şah.ıı

reisi

olup

tası şehri mezkiırda bir kömür ma­

bir hareketi fesadiyeyi idare etmek

ğazasmda bekçHik.

eden

üzere

yan ) namında bir

Ermeninin

( Premni­ ika­

.metgahmda bomba!arla memlu dört .adet çantayı ele geçirmi§ lrum ile beraber

ve meı·­

diğer iki

Ermeni

dahi tevkif olunmu!?tur ki bunların işbu çantaları ( Preminyaıı) a tevdi

·ede..11 \'e kayıkçdık ile rne!Uf bulunan <liğeyi de çantaları nakleyliyendir. Zabıta bu suretle bir iz bulduktan :sonı-a biı- kat daha saı-fı ga)f'."et ve

ikdam ederek ferdası günü Atinada bir hayli Ermeni daha tevkif edil:miştir ki bunların ikametgahlarında bombalan havi müteaddh çantalada ·elektril' aHit ve edevatı:, ımevaddı infilakıyeden ve

ı;.irçok

esliha ve

bahis resail

evırakx muhabeı·e

vesaıre

bulmuştur. Bu tevkifata birkaç gün devam olunarak otuz kadar Em1eni

<derdest

e

dilmiştir ki içlerinde

meni komitesinin

bilfiil

Er­

azasından

olduklarına kanaat hasd olan bir ta,­

izam

olunmuş ve mekatibi

mezkurenin biı·ind e muharrer oldu­ ğu veçhile buradan bir limana

mü­

teveccihen hareket etmesi ınukarreı­ bulunmuştu. ( Bu liman tabirinden maksat hmiı: limanı

olması ağiebi

ihtimaldiı-) Fakat zabıtanın

Pirede

bombaları meydana çıkardığı günün ferdası bir İngiliz pasapci"tile Mısıra firara muvaffak o�muştu.

Merkum

esnayı gaybubetindc iiçüııcü mektu­

bnuda (l<�rist)

na."TIÜe

yadolunan

"Leon Kerkinyan, m kendisine gayet ağır ithrunat tevcih etmekte­ dir. Bu tevkifat Atinaca b�r tesiri azim husuie getirmiş ve Yunaniler şu miihlik mevaddı muhriben.in pa­ yitaht!armda ve gayet vasi bir mik­

tarda dağdmiş ettikçe

olmasmı

hiddetlerinden

tefekküt< titremekte

ve bu tertibatı denactkaraneye Bul­ garr komitelerinin

bigane

olmadık­

lan zehabilc nefret ve iğhirarlarıı bir

:kım eşhas mevcuttur. Tahb: tevkife

kat daha

artrnaktadn·.

gazeteler

bile işh:.ı

..alınan başlıca eşhasnı esarnisini mü-

karşı t:edabiri şedidc itti.hazı talebini

beyyin bir kıt'a zın

işine

cef:vel

ile zabitamı­

yarayabilecek

ad!'esleı:i

En serbest

erbabi

şuriıı�

havi mütehevvirane makalat deı·cet­ tihleri gibi Atina ile bütün Şarkta

"havi ilı:i adet zarf ve Ermeni rüesayı

birinci derece haizi rağbet ve revaç

fesadiyesinden birinin

olan "Embros,,

fotoğrafı ve

gazetesi

neşrett.:iği

bir de merkum Ermenilerin adresi­

bir bendi mahsusta ''tevessül

ne gönderilip

leri vesaitten naşi bütün alemi inza­

ahiren

postahanede

:zaptediien üç k1ea mektubun suret-

saniyetten matrudiyete

ettik­

kesbi istih-


191

TAHSIN PAŞANIN HATI RAT I kak eden ,iddetlle

Ennenilerle taarruz

muhafaza

Bulgarlara

ederek,,

unsurlaı-ım

Şarkın

teşkil

eden

Müslümanlarla Rum!a:r bu anarşist­

bei sübut olmuş ve bugüne ele

geçirilen

bombalaı-ın

dört yüz, dört yüz bulunmuştur.

işe

miktarı

raddesinde

elli

Bu

kadar

pek

ziyade

lere hadlerini bildinnek için elbirliğ-i

ehemıniyet veren reisi vükela polis

ile saı·f: mesai

prefesini tahkikatı

etmelidirler,. demiş­

tir. Burada ezhanı o deırece

havfü

memur

idareye

bizzat

eylemiştir. Tahkikat ikmal netayici zatı alii asafane­

dehşet istila etmiştir ki bazı gazete­

olunursa

.ler Ermenilerin "Paı:-tenon,.u he.-ha­

Ierine arz ve iş'aı- edei:eğim derkar­

va etmek niyetinde

dır emir ve fenilan hazreti

bulunmuş

ol­

duklarını da iddia eylemektediı:-. Bi­ raz

hülemrindir.

müfritane olan. bu havfü endi­

şeleri tahfiften

tamamile

HAŞİYE

teırakki

ve içtinap ettim. Bura efkarı umu­

Şimdi İstihbar ettiğime göı·e polis

miyesi Ermenilere ne derece mün-

prefesi tahkikatım ikmal

fail bulunursa hükumeti

müttehemin

Yunaniye

de onlaı:- hakkında o nisbette ted:a­ 'biri �edide Eşhası

ittihazına mevkufenin

-bulunan evrakın bir de

sureti

olunan

meccburdur. üzerlerinde

tetkikatmdan

hususiyede

ve

istihsal

malumaUan bura komitesi­

menle­

eh"Diş

muhakemesine

nılmak üzere müddei umumiye vale olunmuştur.

Eşhası

maksadile

içtima etmiş

ve asa­

hafiyen

olmalanndan

akti

doJay•

muhakeme olunacaktır. Kanunen şu

nin Avrupa ile Amerikadaki büyük

ahval birr aydan bir

komitelerin bi.r şubesi olduğuna ve

hapis cezasını istilzam etmekte

ınemaliki şahane ile kui"biyeti hase­ bile onlara pişclarhk

vazifesini

ifa

ettiğiıle bendenizce kanaat hasd ol­ duğu cihetle memali.ki şahaneye ez­ cümle İzmire ithal olunan

bomba­

larla diğer mevaddr müşteilenin kaf­ Iesinin Atina irsal

komitesi

ediimiş olması

tarafından

rehini

sübut

olacak olursa hurasi bendenizce daii

ha­

mevkufe

dinarnit saklamış ve huzur yişi ihlal

ve

ba�Ia­

seneye

kadar ise

de hükfımetiı1 bunlarr daha şiddetli

bir

surette tedip

ett:İrmek

üzere

ciheti adliyeyi icbar eyliyeceği ün-ıi­ dindeyim. Polis pt·efesi kinyan,

nam

şahsm

''Leon Kel!"­ kendisile rü­

fekasımn muhafazası:na

memur :za­

biti Batum komitesinden celbettirc­ ceği yüz bnn dralımi raddesinde bir meblağ

vadile

iğfale

ka!kışbğını

istiğrap olmıyacakbr. Mezkur bom­

bendenize bildirmiştir. Bu da Atina

balarm burada imal olunduğunu ve

komİtesinin Eı-menileı· nazarmda ne

Atinadaki silahçdardaı1 birinin dük­

derece ehemmiyeti aziıneyi haiz bu­

kanından mubayaa

lunduğunu irae ve ispat eder.

olunan dinarni­ edildiği ve

Atina ve Pirede tevkif edilen e§­

yalnız bunların imallerinde ku!lam­

hasın esamisini mübeyyin olup polis

tin bu hususta

istimal

lan alat ve edevatın Marsilya tari­

prefeliği ' tarafından tebliğ edilen cet

'kile gönderildiği. dahi ı-ehini merte-

veldir :


TAHSIN PAŞA N I N HATIRATI

1 92

veya

infilaklyeyi patıatmağa mahsus alet­

''Premyan, mevkufurı ikametgahın­

ler, elektrik kapsülleri, fişek ve Jıoı..

da üç bağh

ba imaline mahsu s müteaddit alab

1

"Simon

-

Krinikos�,

dinarnide

ı:nemlu dört

2

diğer

biı:- şahıs

Ermeı:ıj

yanm da halde

kum Yorgopulodan mevaddı infilakı-­

bulcnduğu

''Premyan,, a tes-

mczkG.r çantaları

lİm etmiştil:", 3

-

"Ağop Kamacıyan,, merkuro

geçen Temmuzun

Dersaadetten

yirmi

tar t

sekizinde

ve teb'it

olulil-

""Leon Kerkinyaı�,

4 -

ikametgahmda

merku­

Nevyoı·k'tan

gönderilmiş bir takım evrak ve bir takım

yeyi havi iki çanta alızetmiş ve mu­ ahhc.:.ren bu çantaları ona iade eyle-­

miştir. Bu çantalar Pirede yan,,

meva

ddı infilakıyeden

OOhis

m

"Prem­

ikametgahmda ele geçirilen

çantalardır. 8

muştur.

mı.m

ve

müteaddit E nnerıice kitaplar. 7 - ''Yadik Mardokyan,, mer­

- "Mişel Paskali., kayık sahibi

bulunan medrum

sandık

ınutevi bir

ve edevatı

adet çanta ele geçirilmiştir.

-

"Davit

"Davidis,

-

Avadisyan,

veya_

p apazlarm dan

Enneni

olan merkum Goiosa

müteveccihen

azimet ettiği sırada tevkif olunmuş­ tur.

Eı:-meni kilisesinin zemin katın­

resaili ve anarşisdiğe müteallik ve diyanet al eyh inde kitaplan h avi

da ( C ) usulünde mi.1teharrik

mih�

verli zatülhareke

adet

bir çanta

iştial edici di nam o

ve

bir elektırik pili ve cere­

yaru elektrikinin ·tevessüünü

tetki­

ka malısus bir alet, müteaddit fotoğ­ raflar, Ermernce

gazeteler, bir ro­

tetHdi dört

aleti ile

bomba­

kalı:plarznı9 müteaddit elektrik alatı­ ru,

altı

adet çmgıraklı

saati

bavi

büyük bir çanta ile beş adet rovel­

velver ve birkaç kutu fişek bulmuş­

ver ve i�arete mah su s üç adet ufak.

tuır.

hayrak ve birkaç yüz rovelver fişe­

5

--

"Baltazar Doktoryan,, mer­

kumun Atinadaki Ermeni komitesi­ nin

ei r.o i olduğu zannedilmekte olup

r

ikametgahmda siyah barutu havi iki sandık

"Bisk fort,,

usulündeki fi­

tillerden bir miktar ve

Cenevred en

gönderilmiş "Troşak,

nam.

ihtilal­

ğini havi bir sandık, elektrik

süllerini havi on kadar kutu mevad­ dı infilakıyeyi

patiatmağa

trikiyeyi havi tellel"'e Bisk fort fiti(-..

9 - "Jan Nikolaon,

nice gazeteler, fotoğraflar, mektu p ­

hmda

geçiril­

miştir. 6 - ""Salamon Doryan,,

-

Merkumun ikametgahın­

da yüz kiloluk

mnamiti

İlyas

üç numaralı

havi bir

çanta

yağlı

mevaddı

3 numar al ı

ile memlu iki

Enneni ve ikametga­

yağlı

dinarnit

nta ile bir�ok

ca

mek­

tuplar ele geçirilmiştir.

10 Yoırgopulo

elek-­

leri. hakimk olan m erkumu n

tmdan biihis bir varalta ele

mahsus

aletler, m iktarı külli cereyanı

cuyane gazete ve mütead dit Enne­ lar ve Ermeni komitelerinin teşkila­

kap­

-

''Jan Osrisyan, merkurouno

ikametgahında

3 numaralı yağlı di-·

narnit ile iki çanta ele geçirilmiştir. Yukarda

münderiç

müteaddit

membalardan varit olan haberler ile


T A li S i N P A Ş A N i N il A T I R A T I Istanbul zabrtasmm isbtlaah ve Ru-

1 93

verdikleri haberler

hiçbiı·

asıl

ve

" .

esasa müstenit olmadığı ve müfteri­

üç

yat kabilinden olduğu anlaşxlmıştır.

kıt'a telgrafnamesi muhteviyatı zatı şahaneye suikasti istihdaf eden

§Üphesi devam etmekte ve bu cina­

umumısı

müfetti�i

viiayati

meli

Hüseyin Hilmi Paşanm

şifreli

·

Maamafih Sultan Hamidin dahili

bir hareketi caniyanenin karibül'ilta

yette Jön Türklerin ve Veliaht Re­

olduğunu ve bunun Jön Türkler ile

şat Efendinin ve

E remni komiteleri tarafından tertip

kendi kadni ve ınutemedi

edilmiş

bulunduğunu

göstermişti.

Sultan Hamit Jön Türklerin Erme­ niler ile teşriki ehemmiyet

mesaı

vermekte

etmelerine olduğundan tamikım

tahkikabn bu cihetten

ve

dahilde Jön Türklere hizmet ve de­ lalet edecekleri zannolunan lerin şiddetle

tarassul

etmişti.

Bu sırada mühim mevkiler ve aşağıda

yazılan

isimleri

zabıtaru askeri­

yeden

masum

tal..-ım

bomba hadisesinde iştirak iftira olunması

işin

A tina maslahatgüza.rliğmın bahsolunan

tahriratinda

vesaikteu birincisi

1

numaralı

Sevgili Sarat : Atinada eanayı ikametirnde

la}'t beyam te§ekkür ederim.. Mektu­

asıl izleri üzerinde en ince tetkikat­ dahi §Una buna isnadatta

taraftan bulunan­

larm isticvap ve İstiknahile makta idi. Mesela: Meş'um

hak­

isnat ve

cinayetin

ve dnğer

mektup :

Filibe 29 Temmuz 905

tubun

teahhuru

Hank, ta temadi

bulunmakta

olduğ-.ı

kımda gösterdiğiniz nezaketten do­

arttırmıştı.

ta

olaruar­

dalıilleı.-i

zevata

ehemmiyethıi

Komisyon bir taraftan

mabeyinde

zehahmda bulunmakta idi.

işgal

paşalar tarafından bir

bazılaYının

kimse­

ve takip ve

derdest olunmalarını irade eden

dan

hatta

uğraş­

sizin

'' Voske

eden ikametiruz­

dir. Görüyorsunuz

ki Voske Hank

seyahatiniz iyi oldu. Çünkü

eşyayı

emin Mr yere tevdie ve arkadaşlar He görüşrneğe

muvaffak

l dunuz.

o

.Ben ve arkadaşlar işlere dai!i' malu­ mat bekliyoıruz. Ne yapacağzmızı ve

mütareke ve iş­

ne ile iştigal etmekte

olduğunu sa­

gal musibeti esnasında Harbiye Ne­

bırsxzhk!a öğrenmek isteriz. Bu se­

zaretine kadar getirilmiş

ferki teşebbüsümiizün akim

elliliklerden

Süleyman

olan

yüz

Şefik Paşa

kalma­

mas:ıı için her türlü tedbirleıi

alma­

ve merhum amirallardan Hüsnü Pş.

lıyız. Komiteden dahi haberler bek­

taraflarmdan

leriz. "R.evolveıiniz, Dikranyan ta­

verilen

jumallarda

bomba işinde askeriden bazı zevatın

rafından V arrı.a

''Ertakç, e gönde­

dahil olduklan ihbar olunmuş ve bu

rilmiştir. İlk fırsatta size

göndere­

paşalar komisyon huzuruna getirile­

ceğim. Kitapları Berı-gosa

Çlkarken

rek kemali itina ile islievap olunarak

gemide bırakmış:ım. Buna

müf:ees-

13


sifim, ne yapayım

karaya

ki acele

mecbur o!dum. Arkadaş­

çıkınağa

H AT I RA T I

PAŞAN IN

TAH S I N

1 94

HAŞİYE

Zataryan Doktor Tomko Sako,

numaralı mektup :

müsaade­

nu aldık. Galiba heyetin

sini almadan limana girmek istiyor­

sunuz. Belki heyet limana ginnenize müsaade etmez. Bunun için limana ginr.ekteki faydayı ispat etmelisiniz.

Iş geç kalmamak

cel­

üzere sizi

betmesini he yete yazacağız.

Şayet

"Kı·ist , orada ise gaybubei:inizde size reıfakat eder. İyi Rumca biliı·. İmza ittihadiyesi

Robe-r

diğer

Köse Aristidi namı

Rişo esasen Emıeni ihtilal cemiyeti azasmciandır. Bu şeytan herif türlü tüı·lü şekillerde görünmüş ve hacli­ sede eın mühim ırolü oynamıştır.

Mevaddı

getirten,

infilakıyeyi

alan, paraları postahane!crden tesei­ lüm eden, evrakı muz!rrayı dağıtan

Ekseı-iya girip

Avusturya çıktığı

postahane­

anlaşıldığından

vasıtas Üe A­

vusturya sefaretine müracaat oluna­ rak malfı.nıat talep edi!mnş ve hal ile sefa�·et

Sevgili arkadaş,

canibinden

güç

mezkuır

postahaneye emir veYdirilerek malii­ Filibeye hareket

etmek niyetinde iseniz de bu

mek­

vaki:ile yet:işeceğini

mit edh-roruz. Şayet Sarat Atiııacla

Batuma

nakiHeıri

sait ve şeraitine dair icap almamz!

Merkumandan

malumat alabilir:.iniz.

ü­

yapılan esli.ha

mubayaatile bunların

mali'Umatx

Bomba cinayeti müı·ettip ve fail­

Ierinden Silviyoı.-içi namı diğer Joırj,

sme

Cenevre 2 5 Temmuz 9 0 5

edeıriz.

Av·usturya postahanesi

Hariciye Nezaı-et:imiz

3 n umaralı mektup :

cümle

göndere­

mektup

budur.

Ermeni ihtilal cemiyeti

. gitmiş ise

çıktdar.

Silviyoriçi

temmuz yirmi dört tarihli mektubu­

tubumuzun

onlar da kanben

gönderdiğiniz

Hanktaıı

Gerçek kaı-iben

salimen

ceklerdir.

Sevgili arkadaş ! Voske

Ropino

Buradadırlar. Sarat, Zare, Emil gibi

Temmuz 90 S

29

ederiz.

davet

Selam.

İmza

2

olduğundan

hükmünde dikkatinizi

nazan

Iara selam.

mese!ei

bir

bu cihet

Şimdilik hayatiye

ve­

matı kafiye almabilmiştir. Sefaretten

Ha1·iciye

N ezaı·et:ine

g·e!en 25 leşrinievvel 9{)5 tarihli .ve 74

numaralı taki·İıı·i

cevahide Avus­

turya pestanesirün Galata şubesine

merkum Siiviyoriçi namına

müte­

eden bil­

adclit mandapostlru·, kıymeti mukad�

tavsiye

de!·eli mdı::tuplar ve paketler geldi­

mükemmel

ği ve bunlan:n Bulgarya ile Y una­ nistandan gÖ1ıderildiği. mevrıı.de vıa


TAHSiN PAŞA N I N HATIRATl

1 95

:U:evdiııt defteı-leri tetkikatından müs­

hicaıp ve istırap duy u lduğunu da iti­

. teban olduğu bildiril.D""i§ ve mezku:r

raftan geri kalamam

talrrire me:rhut numaraian

cetvelde

yazılı

tarih ve

olarak

Pek

cem'an

bir ihbar M elinit m ürekkebatını havi bombalı balon

4499 frank miktarında Filibe, Var� na, Sofya ve Atinadan irsalat vuku

bclduğu kayit ve zikı-edilrniştir.

Kumkapı vesair Ermeni

münasebetile

Türk

miiletinin kazanemın büyüklüğünü takdir ve şükranlar ile tezkir etme­ mek kabil

değildir.

Maz�i muziimde kapitülasyon be­ !asile Türk milleti ve Türk hüku­

meti giinagiin mahrumiyeilere mah­ kUm idi.

Kendi yurdunda bilıaklı:m

sahip ve hakim

olmaktan

idi. Hiçbir' ahide

ve haldı:a mü pteni

mehcur

oimıyarak rnernlekette keyfemayeşa, teessüs ve ticaret eden ecı.ıebi posta··

_neleri

leketin hayatını

mem

kemiri.­

yordu. Poı:ıta paketleri içinde kaçm­ lan mücevherai:tan gümrük resmi

larak milyonlarca ziyan

görülüyor-

du.Bu mali zayialtan başka fesat ko­ mitelerini n memleket

dahiline iste­

dikleri alat ve meveddı nariye ve seınmiyeyi ithale mü sai t yol bulduk­ ları ise §.U vak'a ile

hadise­

leri üzerine Ermenilere itimat edi­

HA TIRAİ ŞÜKRAN B u hatıra

garip ve korkunç

it oluyordu.

sab

Binaenaleyh Lozan muahedei niuzaf feranesile milletin bu belalarcian kur

lemediğinden meşhur Musevi taeiri Haronaçı ve oğlu Jak rnyın

Efendiler sa­

kuyumıcubaşılığım ibraz

et­

mişlerdi. Jak Efendi ya, gider,

ir

hemen hergün

murassa

hediyelik

sara­

niş anlar vesa­

mücevher

siparişleri

var ise alırdı. Bu münasebetle sara�

yın malıeyin kısmı ile diğ·er dairele­

rine girer,

çıkar ekseri

bendegan

ile temas ederdi. Bomba hadisesinden iki ay evvel şitte katibi merhum Kamil Bey va­ sliasile takdim olunan bir jurnalda :

Jak Efendinin

saray halkı ile çok

temasından ve yalan yanlış havadis alarak bazı ecnebi gazet elerine mu­ habiirlik ettiğinden bahsolunmuş ve ledettahkik bu ihbarın ticaret rakip­ Ieri taı:-afından tasni ve tertip ettin­ Ierek F ehim Pa;:a tarafmdan limen­ faatin terviç

anlaşdmı§

olunduğu

idi. Bombanın infiiakından so111ra mu­

tuluş ve servet ve samanına destres

tecasirleri

oluşu bilhassa şayam şükran ve ifti­

lamhğT sırada Atina sefirimiz Rifat

hardı:r. Bugün hı.t fahir ve

tru'ı:arri olurmıağa

baş­

Paşa nıerhuma verilip kemali müs­ süruru duy�

taceliyet ve ehern..-niye!:le başkİtabe­

m-akla beraber o vakit başkatip sı­ :fati!e Avusturya sefaretine ve min­ lıeder ile baladaki malumatı istih­ ,sa�de l.'lğramlan rniişkiilatt:an dolayı

te gönderilen bir ihhanıamecle: Mu maileyh Jalı; Efendinin bu

meselad e

zirnethal o!cluğu ve b'!JI seferli:i ademi

muvaf-fatnyet

üze�·�ırıe

koır.-.ıitelerca


TAHSiN PAŞA N I N HATIRATI

1 96

verilen son karara göre: Sözde kö­ mür getirmek için Jak Efendi tara­

banu muhik ve mazur görmüştüm..

sm

bir

Çünkü hiç amulmıyaıı

gecikmemişti..

fından isticar olunan bir şilebe ma­

kastın vukuu henüz

şin enfernali havi ve melinitli bom­

O müthiş infilakın şiddeti kulaklar­

balar ile mücehhez baloıilar konul­

da idi.

duğu ve şilep Akdenizdea, Karade­ nize

geçerk�n

Beşiktaş,

sahilleri bizasma

Bereket versin

komisyonu

mahsus azasından müdekkik hukuk­

Ortaköy

ş inaslar tarafmdan icrasma devam

balonla­

olunan tahkikat az zamanda Hün­

gelince

rtın Yıldıza doğru. sevk ve is'at olu­

kann endi§elerini hertaraf

nacağıın ve esasen Jak

surette neticelendi.

Efendinin

edecek

saraynı her tarafını bildiği ve Padi­

Atina sefaretine yazılan İstizaha­

ge­

tı havi telgrafnameye verilen cevap­

nerede yattığını

ta Pire Polis idaresince bazı ahval

§ahm gündüzleri nerede vakit çirdiğini, geceleri

öğrenerek maksadı temine kafi bir haritai mevziiye yaptırdığı

cihetle

muvaffakıyet şüphesiz olduğu taE­ silen yazılmıştı. Ledelarz

ve harekatından dolayı tevkif

olu­

nan '' Leon Aparyan , ın üzerinde zuhur

tercüme

eden ve sefaretçe

ettirilen kağıtlarda " Jak Efendi "

kemali ehemmiyet ve

şiddetle tahkikat icrası ve her saat malômat arzolunması irade

huyu­

aleyhinde ihbann ayni bulunmuş bunun

Sultan Abdülhamidi

ve komitenin izini

ve

fethiŞ­

saklamak

için

mahsusunca,

yapıldığı zikredilmiş ve diğer taraf­

olunarak

tan dahi filhakika Jak Efendi namı�

istiçvabı.na başlanmış ve haricen de

na bir şilep kiral anmış ise de bu Jak

tahlükata devam olunmakta bulun­

Efendinin öteden�ri kömür ticare­

muş idi.

tile meşgul İspanyal1 bir kimse ol­

rulmuş ve komisyonu

hemen Jak Efendi tevkif

Jak Efendinin hanesinde ve ya­

duğu mahalli kapİtan dö Port Nava­

taharriyattan

li canibinden beyan ve tasdik kılm­ diğı bildirilmişti.

zıhanesinde

yapılan

bu işe .temas edecek hiç bir bulunamamış, ancak

vesika

Ereğliden kö­

mür getirmek üzere isticar

olunan

bir şilebin icar konturatosunda im­ zası olduğu anlaşılmıştı. Tahkikatın arzolunmuş

ve

bu derecesi

bittabi

Hünkar bu son

liariciye N ezaretinin

istanbul

daki ecnebi sefaretlerine vuku bulan

iş'aı· üzerine

muhtelif

bankalardan Silivriyoçi namına

t:e­

çekilen paralar

büsbütün

Viyana -Engul Avusturyan bank··

şüphetenerek görülmeyen bir telaş ve endi§eye düşmüş, ötedenberi mu­

Galata Üzerine 3000 frank Sof­ ya Bank nasyonal Bulgari - Galata-

tat olan oturuş ve yatxş veziyet

üzerine 3000frraılk, Atina

şebbüsünün sıbhatinden

ve

miatlarım değiştirmek için bazı ter­

Bank

libat almıştı la ben kıyas� nefs

frank,

i!e

limtit Paris -

Yünyen

üzerine

meçhul şahıs Filibe

-

2000

Davit


1 97

T A I;I S I N P � Ş A t;f i N H A T I R A T I

Çarsı şürekası - Galata ü�erine 5000 frank? Filibe tüccarnıdan Ervant AJacacıyan tarafından mubayaa edil :.miştir. Filibe - Ervan Alacacıyan tara­ edilmiş 3500 frank, keza J enu de Kre diliyone bank Ga­ la� ü zerine 2000 frank bir şahsı hndan mubayea •

meçhul. Liparisi namma çekilen

Atina Yünyen bank limtit . Pa­ ı� üzerine 2500 frank diğer 2500.400() - 3000 bir şahsı meçhul. Filibe Davit Çrasi şürekası Galata üzeri­ ne 1000 frank, Jenu - KrediHyone •

-bank,

6000.

4000-

7400-

2600-

2000- 60000- 4000. dir ki, bu para­ lar 1005 senesi nisan, mayıs, hazi­ ıran, temmuz, eylul, te§rinievvel, ka­ num.ısani, şubat aylan zarfında mer­ kuman tarafından ahnmıştrr. Yukarda dereettiğim viis1,1ka ş a­ yan haberlerden ve Zaptiye N eza­ ,retile Beyoğlu, Üsküda!l' mutasarrd­ lı:hları: ve şehremaneti ve birinci fır­ h kumauıdanbğı ve sarayın hususi istihbarat şebekesi taıı·afmdan müs­ temirYen vuku bulan ishdaata müs­ tenit

maruzattan

ve

Ruılgalı"istan

lmmisediği canibinden tevaro.ıt eden

ma.lil.mattarı pek yakın vakitle:rde bir su�kasb n, yahut isyan ve ihtila­ lin zuhura geleceği anlaşıılmakta ol­ masile bütün alakadar devaire ve mabeynin basusi memurlarina her 7.BIDa.Ddan ziyade müteyakkız olma1arı ve icap eden bilcümle teciabiıri -maıy ıia ı ittihaz etmeleri sureti kat' İ· ye ve mii,eddeclede tembih ve ol-

hap� müekketi olunmuş idi.

radatı

seniye teblii .

İstanbula denizden gelecek olan­ Iann rüsumat ve liman zabıtasmca ve karadan geleceklerin şimendifer istasyon zabıtasınca sıkı bir tetkik ve takibe maruz tutulmalan ve han. apartıman, pansiyon, otel gibi umu� mi mesakinin misafir defterlerinin günü gününe kontrol edilmesi ve ݧ.· siz, güçsüz, şüpheli kimselerin mem­ leketten ib'adı emre dilmiş olduğu misillu bilhassa Beşiktaş zabıtası geeeli gündüzlü Yıldız sarayı civar ve etrafını tarassul etmekte ve he­ le cuma günleri camii §erİfin d ah i­ li ve harici şiddetli surette teftit ve muayene edilmekte idi. Bukadar te­ dabiıri mania ve takayyüdab inzıba­ tiyeye rağmen bomba cinayeti fail­ le:;-i müteaddit defalar Yıldız sarayı­ nın methalindeki set üzerine gelerek misafirini ecınebiye arasına kanşıp ı. selamlık resmini tema§a vesilesi ile yapacaldaı-I :nııikıuıtın tertibatmı mü­ talea ve fenni surette tetkikatı te­ caribiyede i:nıılunmuşlaı·, ve set üze­ rinden el bombalan atmak suretile muvaffal;ayeti me§kuk gördüklerin· den

aşağıda

yazacağmıız veçhile harnil araba ile

''Maşin eırnfernali,

ikaı ciıııayeti kararla§tırmışlardır.

Sultan Abdiilhamidi müteessir

ve

iğzap eden şey cinayetin dahilden el tu tulmaymca ikaı mümkün olamr­ ya cağı zehabile bu zan ve zehabnııa kuvvet veren jurnallardır. Evvelce yazdığmı veçhile

Süley­ man Şefik, Hüsnü, İsmail ve Fehint Paızalar ve saire taraflanndan veııi-


TAH S I N .P A ŞA N I N H A T I R A T I

1 98

len jurnallaı·da bu ݧte dahili bir iha­

şubesin�

lstanbulcla Kredi Liyone

net şebeke si olduğu ihsas edilmesi­

tediy esi emrolunduğu anlaşılrm§

ne mebni komisyonu mahsusa o yol­

bunların

da talimat verilmݧ ve işin bu nokta­

merkumanın

dan takibi ve İstanbu!da bul unan ta­

9000

havi o!duğu

üzerine ise de en son ola­

müracaatleri

tesviye olunmuş

rak gönderilen 5000 frank için mü­

raftarl arırun ve velialıtın

adamları­

nın ve mühim bir sefaret

mensup­

racaat vaki

lan:nm takibi emir buyrulmuş, Hün­

tevdi etmiş

kfu·ın dahilden şüph es ini

yet ve ikametgahlarının

hisseden

ve·

frank

Pariste

olmadığından

olduğu

kimseden hüvi­ tahkik

ve

seler daima dermeyanı tezviral ola­

i ş' arı zımmnda müstacel telgrafııa· me yazdmış ve fakat münelünileyb· ler gibi mürsilleri de esrar içinde

rak jurnallar yağdmnağa ve işi dal­

kaybolmakla tesviye olu.namanuştır.

evhama hiz­

ve öteden beri tahriki

metle temini menfaate çalışan kim­

landrrıp

budaklandırmağa

tehalük

göstermişlerdi.

Mebaliği mezburenin

tarihi te-tr­

dileri tetkik olundukta vak'ayı mü­ teakip pek acele firar

5014 Bu bapta bir fikir hasıl edebilmek için eberniyetle

ettiklerinden.

yevmi mezkurda bankaya münı.caa­

kayde şayandır

bomba haclisesi gününden

ki

te Riçinin vakit bulamadığı anlaşıl­

mıştır.

Sefarethaneler marifetile banka­

ba,hya­

rak tahkİkatın had devresi geçinci­

larrdan alman resmi malumaUan

ye kadar verilen resmi ve hususi ili­

kaddema Liparis tall"afından İzmirde·

mu- ·

be§ bin on

mukim Dikran Nalbantyana iki de­

dört nurnaraya baliğ olmuş ve bun­

fa da 744 lira gönderildiği ve Dikraw.

yekunu

barnarnelerin Dann

sıra

komisyonu

numaraları:

mahsusun kayıt defterinde

murak­

tebey­

Bunun üzerine

*

Şu.ralömı da ge1-ıe d emiyetle ö:ti) elederim ki,

J...iyoua·

YÜn etıı..ıiştir-.

k:im bulunmuştur. *

Nalbantyanın İzmir Kredi şubesinden bu parayı aldığı

komisyon

tarafından

bibakkın İcra olunan tahkikat ve tel­

kikab

muşikafane neticesinde bu 5014 ihbarnameden ekserisi yalan

yanlış tasniat kabilinden olduğu te­ zahür ederek iptal edilmiştir.

rak verilen mebaliğin

icrasile

ola­

2-15911 ve

hemen tevkif ve !stanbula .

izami Başkitabetten !:mür vilayetine yazılmıştı. 18 Temmuz 1321 - 993 İzmir vilayetinden gel en 27, 29, 30, 1321 tarihli

telgrafnamelerde Nal�

bant oğlu Dikran ve kardeşi Ander• ile iştigal etmekte oldukları ve ledet�

tahani hanelerinde

san­

ve bir gaz sandığı dolusu diııamit

"'ontuar

fitili

tarafmdan

büyük bir

dık içinde kapsollü dinarnit bombala.

4-151913 numaralı çelder ile Paris Deskont bank

Nalbant­ tahkikatm

yasın rıhtım boyunda sığır kasapbğı

Yukarda geçen rakamlardan baş­ ka "Liparis ve Riçi namlarma

Dikran

yan hakkında icap eden

ve

57 adet dinarnit paketi ve

·

�··


TAHSiN

P A ŞA N I N

adet dinamitli bomba saati ve foyesi we iki §İşe eczayı

nariye ve

bu!u;.ımuş

muznTa

lu olarak 1 15

ve

yİl: ve ݧaretten

tibyan)

el

gönderi!cliği

topçu

humbarası kumandanlı­

jamna

(Tefsiri

a

namında ve

dahilinde

Kayseri

dolaşan komitenin

bittadat mem­

adet

vesaire mahalli

evrakr

H J9

HATIRATI

bir

rnücelladin

bunun içinde: Nitro­

glisrin, potas, melinit mürekkebatmı

ğına teslim ve meı·kuman tevkif ve

havi eczayı nariyei şedide

Istanbu!a izarn kıhnchklan

ğu an!aşzlmas! üzerine mahaiii idarei

biidiril­

miştir

bulundu­

mülkiye ve adliyesine olbapta icrayı:

Telsil-İ tipyan şeklinde mücellet bomba

tahkiliat

olu.runasx

İstanbul

adliyesinden

emrolurum.ışhı. de Beyoğlu

mü;;.tantıkı Şevket .Bey

tayin kılın­

mıştı. Mahallince t:aharriyat ve tet­

Dört hocamn beı:Iıava ve

helak

kikatı lazİmeye tevessül edilmi§ ve Dikran Nalbantyamn o civarda kim­

olmaları

Kayseri civarında bir köyden

cer

münasebetile geçerı. ciCi·1: arkadaş sa­ nklı kimseye çerçi denilen gezgiııu::i

esnaftan Artin nammda biri tesadüf ederek üzeri�de

yaldızh

ibare

ile

Tefsiri Tibyan yazılı ''e güzel me§in c:iltli bir kitap vermiş ve bı.t kitabın diğer bir köyde bulunan Alırnet Ef.

isminde bir zata götüı·üimesini rica etmişti. Hocalar bu ricayı kabul ile kitabı

alıp

yola revan

koyarak

heybelerine olmuşlar,

birkaç

saat

olduğu ara§tırılmağa başian­

ler ile temas ve muhaberatı ehernmiyetle

hisseder

ınıştı, ta.harriyati vakı:ayı

mezkih·

etmez merkum çerçi Artin

kitabı ba§ından savmak üzere çare aradığı sırada bu yolcu h.ocala:ra rasgelmiş ve hiçbir şeyden haber­ leri olınryan zavalhlara bir

behane

ile tevdi ederek · başlarını naFe yak­

mıştır.

Sultan Harnit komitecilerin bu misilli esrarengiz hareketlerini gö­

yÜrüdükten sonra hocalar biraz din­

rüp öğrendikçe "zabıtai sİyasiyenin

leımıek için bili" ağ aç altına

oturup

tekenmıülü

heybelerinden

ekmek,

yet kesbetmeki:edir.

8\ğacm

dalına

heybe nasılsa müş

çıkardıkları asmi§lar.

O sırada

ağaçtan

yere düş­

ve ( Tefsiri

bombalı

tibyan)

denilen

kitap pathyarak zavallı

damlar herhava ve helak olmuşlardı. Bu dört kişiden biri iki gün kadar yaşayabilmiş ol duğundan

ke§fi

maceranın

müyesser olmuştur.

Şöyle

ki : İ zmirde yakalanan Dik­

ran Nalbantyanm

evrakı meyamnda

zahiir eden bir cep defterindeki ka-

ası·m

icabatile miibremi­

Görüyorsunuz

ki ceraimin eşkşali pek şeytanatka­ ranedir, tler idi.

Filibeden

''Yervant Alacacıy�,

tarafından "Kredi Liyone,. Bankası vasıtasiie

Istanbuldaki

hayli paralar

korniteye

gönderilmiştir.

gar ''Nasyonal Ba�, çeklerile

Bul ­ de

''Kırmızı mağaza,, sahibi "Takoı: A­ gopyan, dahi

bomba

hadisesinin

ikamda mühim bir rol alllll§tır.

Bu

adam anasıl Bulgar ahalisin den olup


TAHSIN

200

I;' AŞA N I N

"Ma.nifaturacı Takvor, diye maruf

H AT I R ATI

kôrede taEsilen zikredilmiştir.

idi. Filibeden Sofyaya gelmiş, orada

bir

Sofya şehrinde o gün umumi

(Kmnızı mağaza) yı açmış,

az vakit­

fevkaladelik görülmesine ve şehrin

kazanmakla

beraber

bütün arabaları cenaze alayma tah­

ihtilalcilerine çok

yard ımı

si

te çok

para

Enneni

ve Jenev erbabı mefsedeti ile

olmuştur.

Eski Babıaliye Bulgaristan komiserliğinin 26 Mart 1321 tarihli tahriratr Vak'adan �ltı ay evvelki te�ebbii­ satı on

cinaiyeyi

bin

s olunarak münakalatın durmasına

göstermekle beraber

ki�inin iştirakile yapılan

bir

cenaze alayım da bildirmi�tim. Istanbul­

dan Fmbeye iki km ilc geldiklerini ve orada komite en·kaınile

mühim tezahüı-atta bulunmasma lmır şı Bulgar Hükumeti tah ammül ede­ miyerek rüesayı

mefsedetin

yirmi

dört saat zarfmda Bulgarİstanı ketme!.eırhıi

emretmiş

tea-­

ve Hükiimeti.

Osmaniye komiserliğinin vesayasrnıı hüsnü kabul ile iyi bir cemile

1321 Şubatı içinde "Topal., !aha­ bile maruf bir Ermeninin

Tro­

şak komitesinin orada birleşerek bu

görüştük-

gös­

termiştir.

Rüesa)·ı merkumenin salcin bul� dukları otelde

mahfuz

olan

yedi

sai!B.dık derunundaki eşyayı muzRTa

ten sonra Sofyaya geçerek Ceııova­

bir takrip ile ihtilal

dan gelen genç bir Eı·meni iie birle­

fınclan gece yarısı kaçınlmış

şip şehri mezkfı.r civarmda kain Ba­

:ğundan Bulgar zabxtası ele geçirme·

li Efeı:ııd!y, köyünün il erisin d e diraa-

ğe muvaffak olamam!şbr.

mlitH bomba tecriibele1·i yapbklru·xm ve bu tecrübeleri esnasmda iki miif­

sit şahsın telef olup lnz!arm bir ti meçhd<) gi.ttHder!ııi

ve

sem­

bı.mlaı-m

Troşak komite;;i. reirıleri.nden olduk­

Iarım ve birisinin

Belçikalı bi;r mü­

hendi\s idaği ve nevicat: bi.ı:

maddei

infi!al<�yenin. mürei:tip ve anıili huılu­

nan fabrika tarafından gönderiicliği . biidi.rilmi§

ve

meı-k>..Imamn

dokuz

Mart taı-ihinde cenaze meı-asimi yapıldı,ğı ve kiliseden mezarlığa kadar binlerce komite efrat ve mensuhi.ni­ mn cenaze arabasını takip

leri ve yüzlerce

çelenkler

eyledik­ takdim

olunarak gayet muhteşem ve mutan­ tan merasim yapıldığı tahrirab mez-

Yukarda lafsilen zılan

cenaze

komitesi taıı:a�

oldu-­

sureti icn·as� ya­

alayının

için

kiml6"

yapılcl!ğı sonradan aınlaşdmıştır. Bu !ki cenazet'l ! n biri Rus Ermenıi

ihti!ili komitesi

ı-eis!erinden

olup

Yı:ldıza karş r '$Cehennem makinesi.,

istimalini tavsiye

eden ve bu uğuıı-­

da. tec:dibder yaparken

telef

oLm

Hiri!!ti­

Semoel F ay m, namı diğeri

for Mikaiiyandrr. Diğeri yerli Eımııe­ ni komitesi seı:-gerdelerinden vutköylü Viram

Arna­

Şambuh

Kendir�

amaHni

istilıısal

yandır. Bunlar Ermeni

için çok mühim hizmetlerde bulun� mU§ ve bomba cnnayetini

tertip et�

ıni' olduklarindan haklannda büyük bir tezahür yapılmışbır..

öyle


TAH S I N

P AŞA N I N

Pro Ermeniya gazetesi

aralık ta

BQ gazete altı ay evvel suikastın ikaı karargiı· oldu ğunu yazmıştı.

15 Şubat ve 1 Mart 1904 taı_:ihli nüsbalarında münderiç iki makale­ de : Ermenilerin

hukuku milliyele­

rinden ve tarihi hayatlarından uzun uzadıya bahsettikten sonra Osman­

h Hükumetinden

kötülük,

Sultan

derece

bizu

ol d u klarmr,

bundan

mefkuresini

istihsal etmek icin her türlü fedakar­

Iıkları ihtiyara karar verdiklerini ve pek yakm vaki. tte İstanbulda ve ba­

miihim vilayetlerde filiyata geçe­ rek evvelemirde Hün!d""In şahsını z�

..

itlaf ve imha ve badehu her tarafta ikat eyliyecekleri

nairei ihtilal

ve

iğtişaş iJe Avrupa devletlerinin Me­ maliki Osmaniyeye kru-§ı fili müda

­

halelerini davete çahşacaklaruu yaz­ ıwş. Mezkur gazete Pal-iste

ş!r olup Ermeni

münte­

komitelerinin mü­

reı:vici efkarı olduğu ve zikroluınan iki makalenin me§htur

Ermeni mu­

harriri "Pirik:var�, tarafmdan yazıl­ dığı< dhetie haizi ehemmiyet görül­

düğ'.ine:kn o vakit canibi sefaretten Haı-iciye � ezaret:ine görıd.eriimi� ve

başkitabde ve.-iler.ek

Hüınkara ar­

zolunmuştu. Bunun üzerine

''Pirikyaı·.,

tanbulda buhuıduğu sirndaki

m

İs­

meş­

guliyeti hakkmda malumat istihsali Beyoğlu ve

mutasarnflığma

mutasa:rıfldrtan

yaz!lmış

gelen

mumaileyh Pirikyarın

cevapta

mukadelema

Beyoğlunda kain "Losadoviç, rnek­ feDin de muallim

bulunduğu

ve

bir

Nagan,,

Galatada .. Ketro

ettiği ve bu

mektebinde muallimlik

mekteplerde haftada iki defa müfsi­ dane konferanslar verdiği ve bilaha­ re metkepten tardolunarak savuştu­ ğu bildirilıni.şti.

Zaptiye Nazırı Şe/ik Paşa merhuma Paristen gelen son mektup

Haınitten mezalim gördüklerini, son kurtulmak ve Ermeni

201

H AT I R A T I

Paşa

Hazretleri,

Hükumeti

Osmaniyenin

eden mezaliminden

devam

müteessir olaııı

Ermeni ihtilal komitesi yakında ken­ di maksadı:nı i st i.h sale muvaffak ola­

caktır. Zaptiye N ezaretimzin bize

karşı

ittihaz ettiği bütün tedbirleri. günü gününe haber almaktayız. Bir takım

iftiralar ile hiçbir

boş sı.ııizanlar ve

şeyden malfunatı olmıyan Ermenileri beyhude işkencelere maruz

yüzlerce

yere tevkif ve bırakmadan size

fayda yoktur. Komitemiz sureti mahsusada izam

İcraabm

ed eceği bir

heyeti icı-aiyeye tevdİ etmiştir. Bun­ larm İstanbula

mak

gh·mesine mani ol­

kabil olamıyacağını

zat! alilerhıe bildirmekle

riır.izi takdim ederiz

şimdiden hü:ı:metle­

efen&i.m b.az­

retleri. 1 7 Haziı:an 905 An Paris

T-X-K

Ayan reisi merlıum A lırnet Rıza Beyin vatanperverliği Ermeni komiteleri Cenovada, Pa·· ris'te birkaç defalar Ahmet Rıza Bey


T A H S i N. P A Ş A N I N

H A T I RA T I

ali'kada§larx ile temas ederek tev­ hidi amai ve efa! teşebbüsünde bu­

mış ve bizim istıtai ve inzıbati vesa­ itimiz işi takipte noksan göstermi§.

lunmuşlat"

olduğundan 1321 senesi

temmuzu­

nun sekizinci cuma günü

öğle vak­

ve

ve

en

defa

son

kongre

halinde iç.tima etmişlerdi. Hariciye

hususi

memurlarmu:ı: ile

memhala1·dan

bu

bazı

hususta

başkitabete malıiınati mafassala va­

tlni müteakıp mahut ''Maşin Enfer­ nalf yani cehennemİ makine

infilak

etmiştir. En büyük çapta

toplarm

çıkar­

rit olmu§tu ki bunlann hikayesi u­ zundu!:". Ancak balısimize taalli!k e­ c]en ve merhum Ahmet Rıza Beyin

drğ-ı tan-akalardan daha gürültüiii ve akisli seda çlkaran ve havai i.hti­

ı:ııiHi,vatanİ pak h�ıısini ifade eyiiyen

zazat husule

biır habrayı kaydermeden geçemiye­ ceğim.

uzak yerlerinden duyulan bu infi­ fak Sultan Abdiilhamidi ve o saha­

Bomba hadisesinden iki ay evvel vuku bulan bir İçtimada Alırnet Rı­ :za

Bey

Ermeni

komitesinin

esas

rnefkih•esi Osmanlı heyeti İçıimaiye­ sinden ayrı bir hükumet teşkil olun­

dağunu ve bunu İstilisal için leketin birçok

yederinde

gayrimücavir ec:nebi müdahalesini davet

isyan

ve

mem­

mücavir,

devletlerin fili: edecek şekilde

iğtnşaşlar çıkarmak istendi­

ğini anlıyarak "bunun neticesi yÜz­ de do ksan dokuz vatan ve

milleti­

min aleyhinde olur, muhteris ecnebi devletlerini kendi elimizle k en di evi­

mize musallat etmek istiyemem, di­ yerek mezkur içtimadan mufarekat

etmiştir. Sultan Harnit bunu İstihbar edin­ ce çok memnun olmu§ ve

Rıza Beyi

tekrar davet etmiş i se de gelmemiş­ tir.

:zere tedabiri mania ve

şehrimiziıı

da bulunan binlerce insanlan tethlş

etmiş

ve herkes ne oluduğunu, na

olacağmi anlayamıyarak pek hayre­ tengiz bir dakika geçirmiştir. Hünkar o dakikada camü §erifteııı çıkıp arabasina

binerek saraya av­

det için binek taşına müntehi divenlere doğru ilerliyordu. lam merhum Cemalettin

mer­ Şehis­

Efendi ile

birkaç kelimelik bir musahabe

:mn­

mnda tevakkuf etmişti. Mutat te§f'i.. fat usulünce sağda, solda bendeg� ricali askeriye ve yaveran

sıralan­

ıruşlardı. Kıtaatı askeriye selam ziyeti ihtiramiyesini alımş yordu, set

üzerinde ve

va­

bulunu­ talimlıaıM

meydanında bulunan yerli,

yabaucs

halk ta teşrifi humayunu temaşa ha­

linde pürsükun

duruyorlardı.

Pek

tabii bir tarzda cereyan eden bu me­ rasimi Maşin Enfemalin hesapla Im­ nılan saatinin cereyam elektriki aa­ niyesi ihlal etti.

İnfi/8k TaEsilatı sabıkadan

getirerek

anlB.§ıldrğı

Çünkü cinayeti hazırlıyan komite Ü·

takayyüdatı

e!'karu

t

ddit defalar

mü ea

resmini set üzerinden

seifunlık

tetkik

edip

şeriften avdetinde mesafeyi.

irızıbatiyeye rağmen komitenin icra

Hünkirm camü

§ebekesi hazırlıldanm mahirane yap

av!u kapısına kadar olan


T A H S i N PA ŞA N I N H A T l RA T I

203

dakika 42 &<.niyede katetti!ğini tes­

Zaptiye Nazırma vesair alakadar

pit etmiş ve cehennem makinesinin

ınemurlara beheınehal hadise müte­

1

saatini ona gözoe kurmuş olduklann­

casirlerinin buldurulmasıı:u ve liman

dan saate verilen cereyanı

şimendifer istasyonlarına

eı'�ktrik

tembihatı

i:am o lal-.zada vazifesini

yapmıştı.

§edide icrasile firarlarma meydan bı�

Hünkar infilakın müthiş

sadrnesin­

rakzlmamasını iı·ade ettiğinden teb­

den ve havada uçuşan bazı parçalar­ dan pek mühim ve tehlikeli bir ha­

liğ eylediın.

.Şurasını

kayde­

ayrıca

derim ki, havaya silah atan

neferi

disenin vuku.unu anlamıştı. Fakat hiç

unutmamxşti. Bana tekrar bunun sı�

korku

göstermedi,

kı surette tahkik olunmasını emir ile

N e var diye sordu.

beraber ''askerin ruhu kumanda ile harekettir. Bu nizarn ve intizama halel gelirse maksat kaybolur, onua

ve telaş

yalııızz benden :

eseri

Arabasına atladı,

sxrada camii

dizginleri aldı, o

şerifin avlu

bulunan Arap

kapısında .

Zuhaf alayı efradın­

dan biri havaya bir el silah boşalt­

Ruııııa çok canı sılnldr,

tL

hadisenin

ehemmiyetle tahkik olunarak kendi­ sine arzolunmasmı emretti ve araba­ yı sürdü. Araba kapıdan çıkıp sara­

ya doğru çıkıyordu. Set üzerinde ve süferaya mahsus merasim

köşkün­

de bulunanlar tarafmdan geçmiş ol­ sun makamında "çok yaşa,, avazele­

rile sürekli alkışlandı. Bunlara mü­

tebessimane temennaiarla mukabeie­ de bulunarak

geçip

doğruca

Çit

kö;küne vasıl ve dahil oldu. Köşkün

harem cihetiııe musadiE kapısına ge­ lerek telaş ve heyecan ızhar eden Kadınefendiler ile Sultanları teskin Te taltif eyledi. Badebu bermutat sillerayı

kabul

edip yirmi dakika kadar konuştu, se­ firler Hünkarı hali tabiide buldukla­ mu tercürıı:ıa.n

paşaya

söylemişler­ mabeyin

dairesine gelmiş olan Sadrazam

Fe­ rit Paşaya vesair vükelaam afiyet selamet tebriklerine bilvasrta memnumyelini tebliğ ettirdi

Ye

mel tahkikat yapılmasını

isterim_

demişti. ikinci fı:rka kuman danlığın­ ca yapılan tahkikat neticesinde

kum neferin

nagehani

mer�

vuku bulau

vak'adan heyecana kapılarak şaşlmı­

ldda silah boşaltmış olduğu ve nef­ sülemirde hüsnühal sahibi bulunda­ ğu anlaşılıruş ve keyfiyel

arzolwa­

muştu. Asıl infilak hadisesi hakkında ilk

rapor Beşiktaş zabıtası

lrumandan­

lığı ile dairei belediye müdüriyelin­ den varit olmuştu.

Bu raporda lıi­

diseden üçünün asker olmak

yirmi altı kişinin

üzere

telef ve elli sekiz

kişinin ağır, hafif mecrub olduklan ve birçok arabalarm dahi enkaz haline geldikleri ve yirmi kadar hayva­ mn da heliık olmuş bulunduklan JJe-., yan ve yaralılarm Yıldız Etfal ve Gü

müşsuyu hastahanelerine sevkolun­

dir. Sefirler gittikten sonra

için mezkur nefer haklanda mükem­

duklan ve mahalli

hadiseye

gelea

müddei umumi ile beraber tahkikata. devam edilmekte olduğu

dermeyaa

kılmmıştı. Bu raporu arzettiğimde

Hünkir-


TAH S I N

204

PAŞA N I N

HAT I RAT I

"bizzat intihap ettiği zevattan mürek­

ye uğradıklan taEsilen beyan

kep olmak

miştir.

üzere bu iş

için bir ko­

edil�

emir ile

Mevkii hadisede hasd olan çukur­

derhal içtima ve tetkikata iptidar et­

da kalmış olan araba demir parçala­

melerini tembih eyledi.

nnın muayenei fenniyesini havi

misyonu mahsus

teşkilini

Bittabi icabı �cra olunarak' komis­ Bir taraftan

hane heyeti Paşa ile

yonu mahsus işe başladı.

maktullerin tahkilo

fenniyesi reisi

Top

Hul"§it

Bahriye ve Tophane

memurlarmdan

miralay

fea

Apti

hüviyetleri ve mecruhlann ifadeleri­

kaymakam İbrahim Etem Beyler

nin zabıt ve tetkikı, diğer

sai!"

taraftan

mütehassıslaı·dan

ye ye­

müteşekkil

infilakın milırak mevzü ve enkaz ha­

heyeti fenniye

line gelen arabalarm kimlere ait ol­

raporda berveçhi ati mütaleat ve tak­

duğunun tesbit ve te!ef ve mecn.ıh

dirat arzedilmiştir.

olanlarm

esbap ve arazn

1 - Çukurun umku 70 santimet­

mari­

redir.Eğel!." hafrile t ertip edilse umbı

esaslarından

tutarak vazifesini ifaya geeeli

verileııı

ve

mevt

cerhlerinin mütehassıs etıbba fetile teşhis ve tayini

tarafından

gün­

daha derin olurdu.

2

- Çukur etrafı sutuhunun amu­

düzlü saı-fı mesai ile cürmün mahi­

da karip olması iştialin fevkazzemia

yetini ve bütün

olduğuna delil dir.

alat ve avamil

ve

Yere gömülmüt

müt:er..asirlerini meydana çıkannağa

olsa idi sutuhu mezkfire mailen vaki

muvaffak olmuştur.

olurdu.

Şöyle ki : 9 Temmuz 321 tarihli ve

3 - Çukurnn karnında

29 numaralı olaYak Yıldız has�ahane

gömülmüş demirler

sind en ve

a!in fevkazzemin

2'1 numaralı olal."ak Etfal hastahanesinden ve geı-ıe tari.m rnez­

·ırurda 30 numaralı �larak Gümüşsu·

toprağa

bulunması işti­

hatta bir

araba

içinde vukuunu gösterir. 4 - lğrilmiş araba elfingilinin

aa­

yu l::na. stahanesindan verilen raporlar

vali sağlam bir arabadaki d iğer IB­

da makbıılleı.-in muayenesinden lıazı­

dingilin vaziyetHe mukayes e

obı!ll­

lar.mm cerha!arı

ıdukta

dingil.

dalıiiinden

demir

iğ>.·ilme

keyfiyetinin

parçalan çrkru-�Mıği ve sehpayıhayat

üzerinde icrayı tesir

oiaıa

bir tazyik neti<Cesi

azaı

üzeri;ı;,de etiruhu nafi.ze gÖ·

eden fevkalade

olduğunu ve

riildii,ğii ahşayıı batniye ve suveı·iye

mine gömülmüş bir tertip

ve dimagiyelerinin dağıldığı ve bazı­

madığmx göstennektedir.

:larınm hiçbir yerinde

mevti mucip

esbabı haneiye

görülemeyip

ağızlarmdan ve

burunlarmdan

ancak kan

5 - Tahribatın derecei şiddeti ve uzak mesafelerden toplanan levbavi parçalarm eşkali madeni bir zarf de­

aka.rak telef olduklarr, gayet müthiş

rununda tertip olundağuna

bir aleti nariyenin patlamasından hu­

etmektedir.

sule gelen imbisatı havamn

ze­

eseri ol­

delalet

tazyikı

6 - Şu emmarat ve deliiili fe�­

ve ihtizazatı şedidede:r.. sektei kalbi­

yeden maddei mıllıribenin tahtelanı:

·ye ve zağzaai dima.giye ve asabiye-

bir gö�qıe clmayJp mı:ıdeni bir z� '

.

.

. ,

"

.·. ,


TAHS

i N- P A Ş A N 1 N H A T I R A T 1

tidlal edilir. Memurini

imzalarmı

fenniyenin

havi ikinci rapor: 1 - Maddei müştailenin tallriba­

tr asarı meşhudesine

her

nazaran

tarafta müsavidir. kiiıı-e ve mütevazi

müstatilat yani sandukça dir. Çukurun şekli

Bomba Cuma günü patlamış, ara­

dan iki gün geçmiş

halde

olduğu

mütecasirlerden kimsenin derdest o­ lunamaması, hatta mühim bir iz ve emmare

bulunamaması

Sultan Ha­

midin canını sıkmı§tı.

2 - Patlatmak için ihzar olunan bombalar alelade

Hünkar hiddetlenmişti

bulunduğu is­

içinde patlattmlmış

205

şekli:nde­

bendesisine

na­

zaran bu da o kabildendir.

Yatsı

namazından

sonra beni ça�

ğırdı. Zaptiye N ezaretinin ve

tah­

Icik komisyonunun bir iş göremedik� lerinden ve cinayetin fail ve 1 müret­

tiplerini yanlış yoldan aramalda bey­ vesait

3 - İş'al için mütenevvi

vardEr ki, maddei nariyenin tabiati­

hude vakit

sert.

geçirdiklerinden

sert, acı acı bahs ile kendi

şahsına

Doğı·u.dandoğruya e­

ihanet vaki olduğunu söyledi, hemen

lektrikli, fitilli kapsol, yclıut

delkü

Zaptiye Nazmru ve komisyon heye­

lektrikli, fitilli kapsul, yahut

delkü

tini çağırarak

ne

tabi oluı:-.

temas ile patlar, zamana göre kuru­ �tıır saat gibi bir alet ve tapa ile ya­ pılabilir.

tebliğ

bu iıradesitı.in

ve ihtar olunmasını emretti. Zahirde Hünkar haklı görünüyor­

du. Bizzat nefsine karşı koca bir ara­

Heyeti fenniye raporunda bomba­

ba ile uçrktanaç!ga işlenmiş azim bir

um mahalli iştialine nazaran ikaı ci­

tecavüz� bir cürmü me§hut vardı ve

nayet eden caninin camii şerif cihe­

vukuundan iki gün geçtiği halde bir

tini görmek için t:ertibat almış ve ca·

senişte bile elde edilemernişti. Sara­

camekanma

yın eh·afını ihata eden binlerce asker

doğru arabasını tevcih ebniş ve av­

ve tüfekçi, polis, jandarma, belediye

deti şahanede takriben otuz kırk sa­

memurlan, sivil hafiyelerin

niyelik bir zamanda patlamak üzere

önünde o hiyanet ika edilmiş

miin sokak tarafındaki

iken,

wkuundan evvel, ne de sonra bir

makinesinin tapasım tanzim edip sı­

ne

rası gelince ateş verip savuşmak ve­

yararlık gösterilememişti.

yahut serıuna kadar bekleyip kendi­

gözleri

Kitabet dairesine geldim. Odamda

si de telef olmuş bulunacağı ve çu­

kimse yoktu.

kur derununda bulunan büyük din­

kapısı açddr. Başmüddei umumi mer

gilin ilkönce gören memur tarann-

hum Cemal Bey acele ile girdi, aşa­

dan ledelmuayene çıkarılıp çukura konulduğu ifadatı

O sırada ansızın

oda

badebu

ğnda tafsilatı yazdacağı üzere cina­

vakıadan

yetin esrar perdesini açmaya delalet

bom­

eden bir anahtar bulunduğunu söy­

anlaşıldığı ve şu hallere göre

"1 1 123,

rakkarnı

banın bir araba derununda patiattı­

ledi. Bu anahtar

riidığı kanaali hasıl olmu� bulundu­

ile Viyana ''Neseldorfer, markası i­

ğu zikredilmekte idi.

di.


206

TAHSIN

PAŞANIN

Baş müddei umumi Viyana sefa­ retine yaz:dmak üzere bir de telgraf­ name müsveddesi getirmişti. Dairei humayuna gittim, keyfiye­ ti arzettim. Hünkar çok memnun oldu. Baş müddei umumiye s�lfun ve iltifat tebliğini emreyledi, daireme avdet ile telgrafnameyi mabeyin şif· resile Viyana sefaretine çektirdim.

Arabaların muayene ve tetkiki

KomisY.on hadise mahallinde en· bulunup Be§iktaşta belediye nin kum ambarında muhafaza edilen arabaların miktarını, sahiplerini, nu­ mara!anru tetkik ve yekd�ğerine tat­ bik ettirdi, on yedi araba ha�a uğ­ ramıştı. Belediyece on altı arabanm kayıt numaraları bulundu, sahipleri celbolundu, fen memurları ve araba imal eden san'atkarlar ile Bidayet müddei umumisi Etem Bey ve iki mü&tantık bey huzurunda tatbikat ve mukayesat yapilarak on altı ara· banm sahipleri taayyün etti, ancak on yedinci arabamn numarası kaydi ve sahibi bulunmadı, kimse tarafın­ dan da bilinemedi, bu arabanın te­ kek·lekleri dört köşeli lastikli idi ki, lstanbulda o tarihte böyle lastikli tekerleWi olan araba yok gibi idi, dingilinden çıkardan tasın markası "Neseldmfer, ve fabrika imalat nu­ marası ''l l 123,, idi. Arahacı esnafı kahyası ve sürücülerin değnekçileı-i ve araba tamir ve imalcileri bu ara­ banın lstanbulda külliyen meç�ul olduğunu ve herhalde yeni gelmiş birşey olacağını ifadede ittifal' gÖs· termişler. kazlan

Viyana sefaretine İstizahı havi tel grafnaııne çekildiği gibi rüsumat e-

H A T I IR A T I

manetine de gümrük kayıtlarına na­ zaran mevrude muamelesinin bittah� kik iş'an yazılmıştı. Rüsumat emanetinden gelen ce­ vapta : Ash gönderilen konuşmento ile Galata emaneti ecnebiye gümrü­ ğü nezaretinin mührü resmisini havi muayene ve manifesto ve ambar def­ terleri sureti musaddakalan, huHl.sa� sında mezkiiı· arabanın Tiryesteden Luit kv.mpanyasının Dalmaçya va­ puriie ayni marka ve nurnarada te­ kerlekli lastik çemberli ve çuha dö·­ şemeli faytonun iki kap derununda olarak 9 ve 10 Mayıs 1321 tarihin­ d e Silviyoı-içi namına vürut etmi� olduğu halde bilahare Silviyoriçi is­ minin çizilerek simsar M. Lafranka nanu yazılmrş ve bunun adamı Ma­ teo va:ntasile gümrükten çıkanlmq olduğu tezahür etmişti. Viyana sefaretinden vaıit olan ce­ vapta dahi: Mezkiir 1 1 123 numaralı arabanın Neseldorfer Wagenbean fabrikası Geselschaft nam araba fab rikası tarafından imal olundoğu ve geçen efrenci nisarun ikinci hafta­ sında ''Marya Zayiç,. namında bir kadm refakatiı1de uzunca

boylu bir' ı;.ahıs ile fa.brikaya gelerek resmi gönderilen faytonu beğenip ancak ön tarafmda seyisin oturacağı ma­ hallin biraz daha biiyük olmasım ar­ zu edip 40, 50 santimetre genişii­ ğinde tevııiini talep etmişlerdir. Fab­ rika müdürü okadar büyük· kıt'ada yapdırsa kaba ve sakil görüneceğini ihtai" ey!emiş ise de kadının ısrarı iizeri.ne geniş yapılıp 26 Nisan 905 tariliinde sattıklarmı ve iştira ohm.· duğu zaman nereye gönderileceği


TAHSİM

söylenmemiş iken sonra-dan

P A ŞA N I N

Istan­

liviyo,

nam

h·sali ve konuş­

şahsa

olunmuştur.

vam

bulda •ss. Ranter vasıtasile "Riçi Si­

21!b1

H A T l RAT I

Gümrük tellallanndan

Mateo is­

ticvabında kendisi ekseriya

simsar

mentasunun l stanbulda Fı·ansiz pos­

Lafrankanun mallarını

tahanesine ayni nama gönderilmesini

çıkarmalda meşgul olduğunu ve Sili­

beyan eylemişleı·dir, bunun üzerine

vir-içi

araba Viyanadan

Mihal ile beraber

kavf,

nam

Jozef, J.

komisyoncu

ve Triyeste

tankile

Uıyin­

marifetile

sevkolunmuş­

tur. yazılı idi.

Fakat konuşmento Fı.-ansız postaha nesine gönderilecek iken sehven

vtısi.:urya postahanesine gönderilmiş ve bu yüzden biraz teahhuı· etmiş bu

iunduğundan 21 Mayıs 905 tarihin­

de cevaph taahhütlü ve Zayiç imza­ k Filibeden fabrikaya telgraf çekile­ rek arabanm niçin lstanbula gönde­ rilmediği sorolmuş ve

Bulgaristan­

da Plovdiyoda "Zayiçe yazınız, di­ ye adı·es gösterilmiştir.

Beyoğlu

telgrafhanesinden

d.ahi

29 Mayıs 1905 saat 12 dakika 30 da 4598 numaralı ve 19 kelimeli ve Riçi imzalı bir telgrafnamede ise ''Triyes­

te acentes1ne maliimat veriniz,

ara­

harun kmıuşmentosunu serian Rante re göndersin, adres Fransız postaha­ nesi olcı.rak gösterilmiş ve fabrika ta­ rafından beı·mucibi iş'ar icabı İcra c­ h:mduğu

bildirilmiş ve Siiviriçinin

faytom.ı. aMnğı

h mertebei :sübut

vası

olarak heı· iki haber yekdiğe:rini tev ­

sik eylemiştir.

Maluınat ve iş'aratx

mezkih·eden arabayı gümrükten çı­ kardığı anlaşdan gümrük

simsarla

­

rmdan Lafrankanun adarm "Mateo, derhal Beyoğlunda Yazıc! da tevkif ve istn.cvap altıl!'!.a ve Silvirigin;ın dahi

s okağ m­

almmış

taharri.sine de-

nanuna

gümrükten

gelen arabayı arkadaşı çıkardıklanm

ve

Silivriçi denilen mal sahibinin bey

..

girleri ve arahacıyı

getirerek

alıp

gitmiş ise de nereye gittiklerini bil­ mediğini

söylemiş

ve

merkumulll

Hiysüz, uzun boylu ve gözünün biri büyük, öbürii küçük ve çukur,

sesi

kadın sesi gibi ince ve yanakları çö­ kük ve esmer ve otuz beş yaşlann­ da göründüğünü ve arabacısının kı­ sa

boylu bir kimse olduğunu

hatır­

byorsa da göı·se tanıyanuyacağını ve Silviriçiyi Üç dört kere Balıkpazarlll da Manolun birahanesinde tesadüf­ le teşhis ettiğini ve fakat ne işle meş­ gul olduğunu bilernediğini ve kime sormuş ise Rusyada zengin tüccar­ dan babası olup kendisine çok para gönderdiğini ve Manolun birahane­ sine tütiincü Mateo ve matbaacı Di­ mistokli Sema Efendiler ile beraber geldiklerini ifade eylemiştir. Tütüncü Mateo Galatada

Mano­

lun birahanesinde beş aydanberi Si­ iivriçiyi tesadüfle görüp

tamdığmı

ve kendisinelen sigara ve tütün aldı­ ğını

ve

ismini Aristidi olarak öğren­

miş ise de ne milletten olduğunu bil­ mediğini ve dai."l:.'la Rumca konuştu­ ğunu ve san'ati meçhul olup mukad­

dema fotoğraf a!ilı:� ve kartpostal gi­ bi

şeyler sattığmı

işittiğini ve öteki­

ne berikine ikramda

bulunduğunu

söylemiştir. Göriilen lüzum üzerine tekı·ar is-


208

T A H S I N P A ŞA N I N

ticvabıııda : Geçeıı Ateş gecesi mer­ kum Silviyoriçi namı diğer köse A­ ristidinin teklifi üzerine Tarabyaya giderek Katina ve Eleni narnındaki fahişelerle panay;:ra gittiklerini ve mezburelerin ,İkarnet eylediideri A­ nika kadmın amamhanesinde birkaç defa eğlendiklerini ve Riçinin Anas­ tasiye isminde bir dostu olduğunu ve Soma ve terzi Grigorla mezkur umumhanede birleştiklerini ifade eylemiştir. Merkumun bu ifadatı üzerine Ga­ latada Ş ehsüvar sokağında 37 numa ralı matbaanın sahibi Dimistokli So­ ma Efendi ve birahaneci Sisamlı Ma­ nol Efendi celbolunarak istintak o­ lunmu§lardır. Bunların ifadelerinde Silviyoriçi ile tesadüfen birleştiklerini İsmını Aristidi olarak öğrendiklerini ve ek­ seriya Fransız lirası sarfettiğini, Rumca konuşma.kla beraber aslen İ­ talyan olduğunu söylediğini ve yal­ nız o birahanede günde bir Fransız lirası sarfeylediğini ve zahiri halin­ ne nazaran merkumun ahlakça bo­ zuk takımından göründüğünü ve pederi Rusyada olup validesinin ahi­ ren vefatı ile başka bir kadin alma­ smdan geçinerneyüp İstanbulcia ya­ şamağa mecbur kaldığını ve bir haf­ tadan beri görünmediğinden hasta olduğunu zannettiklerini ve ikamet­ gahını bilmediklerini beyan etmiş­ lerdir. Lastik teke�·Jekli arabanın esrarı O truiht:e lstanbulda IastHt teker-

HATİRAYI

leldi araba pek az idi. Bazı maruf zevat tarafından getirtilmiş ve adet· leri malum ve mahdut bulunmuş idi.

Bahusus bu cinayet arabasının las­ tikleri dört köşeli ve içi başkaları gibi hava ile dolu olmayıp basit bir şekilde idiğİnden sühuletle bulun­ ması mümkün görünüyordu ve fil­ hakika da kolaylıkla bulunabilmi.ş· tir. Beyoğlunda 42 ve mükerrer 43 nu maralı arababklar miistecirleri Yu­ nanlı Mihal ve şeriki Vafyadis Efen­ diler derhal celp ve malumatianna müracaat olunarak kendileri araba icarile meşgul olduklarından geçen sene müşte�ileri meyamnda Yeme­ nİcİ sokağıında 33 numaralı hanede ikamet eden ve defterlerinde ''Mos­ koflu Ripis, diye kayıtlı olan uzun­ ca boylu, şişmanca sarışm bir şah­ sm on sekiz liı·a mukabilinde ken­ dilerinden hayvanlarile beraber bir · araba isticar ederek bir ay sonra terkettiklerini ve merkumun araba� yı hini isticarmda kendisinin bir ko­ şucusu olduğundan bahs ile arabacı­ ya ihtiyacı bulunmadığmı söylediği halde bilahaı-e on kuruş gündelikle kendi aralıacılarından Mehmet Ağa­ yı on beş gün için gönderip araba koşmasını ve bu suretle hayvanları­ ah:ştıırmasıru teklif ederek olveçhile Mehmet Ağanm on beş gün yanla­ rında kalıp badebu çıkmış olduğu­ nu ifade etmelerile hemen mühen­ dis Bertiye Paşanm yanında araba� cıhkla müstahdem olan Mehmet A­ ğa getirilerek isticvap olunmuştur. Mehmet Ağa: Mezkur 42 ve mü-­ lterrer 43 numaral ı arabalık müste--


TAHSiN

P A ŞA N I N

lerin ifadei mazbutalaı·mı tasdik ile beraber ınerkum

Ripisin

yanında

hizmet ettiğini ve kendisine

araba

HATIRAT I

209

ğmda kain hanelerine götürdüğünü ertes i

günü Ripisin yazıcısı olduğu

arabact Mıgırdiç

tarafından beyan

Ermeni

olunan şahıs on beş günlük ücretini

Mıg:rrdiç olduğunu

tahattur

etmiş

Mığırdıç olduğunu

tahattur

etmiş

V afyadise bıraktığı cihetle kendisi de parayı alıp onların yanından ay­ ı·ı!d:ğnu bir daha gitmediğini ve gör mediğini izah etmiş ve komisyon

koşmasını öğrettiği şahsın

ve

me:ı-kum

IVhgınli.çi

Beyoğlunda

Yeniçarşıcia doı-u hayvaniara koşul­ muş lastik

tekerlekli bir

arabanın

sandalyesinde görüp evvelce birlik­

te çahştıklannı, Moskofiunun yarun­ da bu!unup bulunmadığını ve

şimdi başkasının

sormuş

yanmda oldu­

ğunu, efendisinin sokak içinde haneye girmiş

olduğu

bir

cihetle onu

beklediğini ve arabanın

s

ahibi Mi­

cirleri Mihal ve şeriki Vafyadis Ef.

tarafından kendisine gösterilen ara­ ba enkazmm on beş gün

gırcliçi

Yeniçarşıda

merkumun rakip beyan eylemiştir.

Mehmet Ağanın ifadelerinde ismi

geçen ve mahut arabayı tine

kara

Mıgı:ı-diç Gı·ipiyan

Fransızca ve Rumca şahsın Moskoflu

konuşan

Ripis naıruna

defasında

Fransız

sma ve l stanbulda Uzun Çarşıya ve bir gün de Şi.§li taraflarına gittikle­ rini ve bir de mezkU.r arabaya Bel­

Mm

Anna Jorrisin ve mahut Ripisin ma­ damı binerek Edirnekapısı

tarikile

sur baricine çıkıp Topkapi ve Şehre­ mini semtinden avdet

eylediklerini

ve ertesi günü saat on bir raddele­ rinde gene Ripisin Madaım arabaya rakip olarak Edvaı·

Jorisin

evine

geirniş ve Edval"d Jo:rrrisin zevcesini alarak her üçünü

Yemenici

iştigal

ettiği ve bir

söyliyerek gidip bir daha göriinme·

Mos­

Jorris ile karısı

Sıvaslı

olduğu ve araba

hafta evel Büyükadaya

postabanesine�Kredi Liyoıne Banka­

çtkah Edvar

sürücülüğü ile

merkumun

on

koflu denilen Ripisin iki defa arabaya binerek bir

bilipticlar

bir

sekiz lira Ücretle tuttuğunu ve Ye­ menici sokağındaki haneden

kullandığı

anlaşılan Mıgu.·diçin tahki.kı hüviye­

Orta

Türkçe

arabanın

ayni enkazı bulunduğunu kat'iyetle

arabay ı :

gözlü, uzun esmer benizli,

gördüğünde

olduğu

boylu, kabaca ve kara bıyrklı,

hal ile Vafyadisten

evvel Mı­

soka-

gideceğini

diği ve Ohanes Gripiyan

isminde

bir kardeşi olduğu ve Şişlide bir A­ vusturyahmn yanmda

müstahdem

bulunduğu anlaşılmış ve hemen bul­ durularak ifadesi alınmıştır. lfadesinde

Avusturyalının

Şişli dhetinde olduğu

miş

ve

ledetteı:ldk

ahın

tebeyyün et­

aı-ahac! M�gırdi­

çin Şişlide Tatavla caddesinde vaki '4Hazarosun, ahırmda bulunduğunu

ve mevzuubahs lastik tekerlekli ara­ ba ile hayvanlarmin bu ahırda kal­ miŞ olduğu anlaşılmış ve bunlar ile

temas ve taalluklan olan arpacı Zam ba oğlu Yosef ve seyis Jorj ve Mı­ gırdiç haldarmda baz� malumat alın­ mış ve nihayet iş meşhur komik Kel Hasan Efendiye intikal edip muma­ ileyh Hasan Efendi celbedilerek ma-

14


TAHSIN PAŞAN I N HAT lRAT I

210

yani üç kişi

lUmatı sorulmu§tur.

Komik Hasan Efendi anlatıyor Mal sahibinin adamlarından oldu­ ğunu kendilerine söyli.yen ve doru renkte hayvanların tiyatrocu

meş­

hur Hasan Efendiden alınğığını b e­ yan eden merkumanın

ifadatı maz­

butasi üzeı:-ine HasanEf. bileelp istic vap oh.ınmufıl, Hasan Ef. böyle eliı:n ve mühim ve Padişaha ait bir cina­

yeti ::-.zimden doi.ay� v•dev esasa te­ mas etsin etmesin kendisinin mm

maz­

gibi -ı:dp ve isticvaba maruz ol­

masından son derece de

mükedder

olarak ağlamağa başlamış ve

yirmi

dakika kada.r bihuş bir halde

tarip ve mephut kalmış. Mii.stantik azadan lhsan

muz­

Bey bir

g-elerek

a§ağı

yukarı

pazarlıktan so nra kırk altı lira bedel

ile mezkur iki hay-vanı satm aldEkla­ rml ve

kendisi hayvanları

aldığuuz

gibi bari şu a1·abamı da almız teklift·� bulunmuş ise de

diye

müştex-iie­

rin yen.i bato araba yaptırmakta ol-

duklarından arabaya

maclığmı

izah

ihtiyaçlan ol­

eyleıniş ve o sırada

nezdinde bulunan �-!asan Efendinin

aırabac,sı Mehmet Ağa dahi beyana­ tı vakmyı teyi t etmi:ş, mezkur hay­

vaııı larm mubayaaz;ma

delalet eden

sakin ve arabacı­

§ahsın Tataviada

Mda meşgul l spiro V eledi Mihal ol­ duğu tahkik kılmdığmdan

merkum

clahi buldurularak ifadesi alınmış. ( Mığırdıç) na­

MihaJ ifi!desinde

müddet İstirahat etmesini, limonata

mmda bir Ermeninin kendisine mü­

ve !<ahve gibi heıme al"zu ederse verilereh hali heyecanı geçtikren

racaatla bir çift beygir almak istedi­

ifadesinin ahnmasml erı.weUi­

olmasH:ıı arz u ettiğini ve bunun Üze­

sonra

ğinden Hasan Efendi bili"

saa

t ka­

dar dniı·enin misafiı· salo;-ı.ı.mda ist&­

badehu

rahcıt etti:rilmiş ve

ifadesi

ahmmş. lı:al."şrsı:na

İhsan doru

geti.rHerek

renkte hayvanlarını kime ss.thğı: so­

ı-uhnuştur.

Hasan

Efendi :

$)ze

başhyarcık geçen Mayısm iptidasm­ da uzun bo:rhı bir Ermeni ile şişrman

knı:mzx feııli mm

ve

usta ve alışkın Eksenefon

vastıasile tiyatrocu Hasan nin beygirleri

münasip

lira bedel ile

ğmı ve Mığırdı:çın

Efendi­

gö:rüleı·ek

satmahndı­

hayvanları Şiş-

lide bi.r alura götürmüş ise de orada araba görmeyince vukubulau sualhıe cevaben efendisinin arabayı ten getirteceğini

hare

Paris­

söylemiş ve bil&­

M!ğırdıçın lastik tekerlekli ye­

bir ada­

ni bir araba koştuğunu sokakta gör­

Kadiköyiinde aı·abacrlar teHalh­

müş ve bir ay sonra M�ğ1rdıçı tesa­

ve

sa:nb!yddı

beygi:rlerin

rine Kadıköyünde tellal

kırk altı

Hasan Efendi : Mi.i.stantik Beyhı

ğini

ğmda çahşan bir hiır.Bst!yan ile kendi hanesin e gelerek malik olduğu koyu kestane donuı:ıda iki

hayvanını

al­

mağa talip olcluklarim ve o gün uyu­ şulamayıp e:ı-tesi

ile bidikte

günü

merkuman

hasırşa!lkah bir

kimse

düfen kahvede gördüğünde efendi­ sinin dişardan bir arahacı rek kendisine yol

eelbede­

verdiğini

tezkar

ve komisyonda mevcut enkazı terildiğinde

Mığırd:ı:çm

arabamn enkazından

gös­

kullamhğı

bulunduğunu


P A Ş A N I N H A T I RA T I

TAH S I N

tekrar

eylemiş.

Tellru

Eksenefon

321 tarihli müzekkeı·esinde merkum Y eı·vantm validesine verilmek üzere

dahi ayni ifadatta bulunmuş. Mezkur alıırın sahibi Hazaros E ­

fendinin ına!umatına müracaat olun­ dukta 1 Mayıs 321 tarihinde ( Mığır­

dr.ç Garipyan) nammda bir

şahsın

Unkapanında demirci Hacı l stepan namına Varnadan üç liralık bir çek ile bir kıt'a mektup geldiği bildiril­ miş ve Hoca Hayreddin mahallesin­

yüz elli kuruş kira ile ah;:rını tutup

de 2S numaralı

üç aylığım peşin

Istepan

verdiğini ve icar

mukavelesi tanzim

21 1

ettiğini ve ken­

disi Büyükdereye gideceğinden ikin­

diikkanda demirci

Süngüciyan

veledi

Ohan

celbohmarak kendine Varna dan ge­ len çek ve mektup

sorulmuş ise d e

ci iiç ayhk taksiti orada sakin akra­

Yervant'm hükumet tarafı:ndan ara­

basmdan Agavniye

Mı­

nıldiğmı işittiğinden mezkur çek ve

gitmiş ve temmuz

mektubu kabul etmediğini ve posta­

iptidalarmda bir kere daha alııra git­

emın ihtarı üzerine ademi kabülünü

tiğinde orada m·ta boylu, esmer buğ­

havi şerhi imza eylediğini söylemiş

g:;rdiçe söyleyip

vermesini

day benizli kn·k yaşlannda kadar bir adama rasgeleı-ek

lVlrğ-ırdıçı sordu­

ve keyfiyeti yevmi mez:kikda bizzat Beşiktaş

zabı tası na

bildirdiğini ila­

ğunda efendisi olan Avusturyalının

ve etmiş ve bu ahvale vakıf olan Ve­

hanesinde hizmet etmek üzere gidip

li kahya

yerine kendisinin

tasdik eylemiş.

geldiğini

hikaye

e�rlemiş.

dahi I stepamn ifadelerini

Yervantın bu mektubımda gös­

Alıırın civarl!nda kahveeilik

eden

terdiği

Ağ·ya ve!edi Markarın ifaclatı

maz­

IVhğırdıç der Haçadoryandır.

butasından dahi arabaci Sıvash ğlrchç Garipyanm

Hasköylü

Mı­

fayton ile

IG.ğıt­

hane ve Büyükdere taraflarmda ge­

Varnada

Saboı·is

Hünkarm bir hadesi

Yer­

vani: namında bir arkadaşı olup las­ tik tekerlekli bir

(adres)

Cereyan etmekte oian tahki.katın safahahndan Hünkara icmalen arzı w...aliimat

olunurdu.

Silviyoriçi ve

zindi!deri ve vak'ai dnaiyenin saba­

Rips gibi eşimsı şe;riı.·enin türlü tür­

lü isimler ve kıyafetler ile

on

ikisi

sularmda

Ycrvant'ın

kahvehaneye gelip bir ltahve

içtik­

lunda ve diğer

semtlerde

Beyoğ­ dolaştık­

ten son�·a köye gidiyoruz diye söyli­

ları ve biYçok hususi hanelerin birer

yerek ayn:Idı:ğmz ve o gündenberi gü

odasında

rümnediği anlaşılmış. Merkum Yer­

saklanıp izlerini ve fiiHerini gizledik

vant'ın Hasköyde

leri

validesi

oturan

Peruz kadın ceip ve hanesi

taharri

olunarak Y ervant'm fotoğrafile Er­

meni amaHni ve

efkarı

muzırreyi

ifade eden bir manzume bulunmuş. Beş;ktaş

zabıta sının 17 Temmuz

misafiır ve kiracı

nazarı

dikkati

sxfutae

celilettiğinden

umumi eteHer ve hanlardan başka mobilyeH, mabilyesiz oda kiralıyan hane ve apartirnan ve pansiyonlalı"ın badema muntazam bir nizama tabi olmalarmı ve hiçhiı· hanenin bu ni-


HAT lRAT!

TAHSİN. PAŞAN IN

212

kiracı kabul

laşılmış ve �hitlerden AH Ağanın

dairesinde ka­

dahi vak' adan on beş gün evvel mez­

yıt defterleri tutulma:nnı ve bu def­

kuı· arabayı Beyoğlunda Tokatlıyan

terlere nüfus tezkereleri ve tarih ve

gazinesunun önünde

zama mugayir sm·ctte etmemesini ve usulü

mahalli

vürutları

nıuvazzahan ya­

zılmasını emr�tmiş ve bunun

için

selamlık res­

dönen arabalaı·

minden

sırasmda,

içinde iki kimse olduğu halde gör­ doğru gidip

sonra bir ni zamnamei mahsus yapıl­

düğünü ve Tepebaşma

mıştır.

beş on dakika sonra beş olarak av­

Tahkiltatı

ve sn--asile

valuadan

det ile Şişliye dağı-u gittiğini ve görse

a-

bir

istiçvap olunan Bedos, Bogcs ve ara

rahacısmı

hacı Ali Ağa ve bahri ye muhasebe­

Ennerıi olduğunu ·ve

cİsİ Bahaddin Beyin arabacısı Rus­

lerinde arabaemın yanında tanrya­

çuklu Ramazan Ağa ve bahr.iye çark

w...; yacağı bir adam bulunup hal ve

tanıyacağmı

tekl:'ar dönüş­

çı mülazim!erinden Rıza Efendi ar­

tavnrlaYından birinin öbii:riinep aı·aba

Mehmet Ağa

kcşmasım öğretrneğe çalıştığını is­

pacı Zarnba

ve

ve Hazaresun

arp<!-CI

ifadatı ve

beyanatı

tidlal etmiş olduğunu söylemiştir.

mazhutalarmdan şimdiye kadar İ s­

Bir mecrulıun ifadesi

tanbulda emsali görülmemiş şekilde

lastik tekerlekli bir faytonun Bey­

Bomba haclisesinden mecruh o­

oğlu,Galata. Şişli, Kağıthane semtle

lu.p Gümiişsuyu hasianesinde tahtı

rinde müşahede olunduğu ve araba­

tedavide bulunan esnaftan Karlova­

Mıgırdıç Ga­

ripyan ve Hasköylü Y ervant Fı.-an­

h Hasan bhti İbrahim Ağanın yara­ lan zf-aket bu.larak vazıh surette ifa­

gülyanın bu lun du ğu ve bu arabamn

deye kudreti buh.m.masir.l.a

cı mevkiinde

Sıvash

yinni gün ev­

bomba hadisesinden

vel seiamhk resmi mevknincle

bulu­

t.mp avdetinde TaHmhane kapısına

müstmıtik

İhsan

Bey

binaen

tal'afmdan

hastahanede ifadesi almmKştı:ı:-.

Merlmm H:ırahnm Ağa : Ben ara­

çarpara..4:: okı..ı. r:-aun ka·ılması üzeYine

bamla

müşte:ri

orada hazır bı:: !unan ayak kahveeisi

gunu

TaHrnhane

Bağdat:h Hüseyin ve elli numaıG'Ih

saat kı.des!nin 1-ı:a:rşnmıdaki ka�:nsının

araba sahibi I slahiyeli Mustafa bini

sekiz

l smail araba sürücüsü Lofçah

Hacı

Mehmet ve kilerci E tem Efendinin seyisi Araçh Hüseyin

taraflarmdan

yardım edilip mezkur arahıaum oku­ nu yerıne yukarıda

koyduklaı:-I

ve

arabanın

söylediğimiz ahn·da mu­

hafaza olum:luğu ve Beyoğlu daire­

meydanının tam

adrm aşağısmda doru bey­ g!r koşulu, tckıoriek!eri clö:rrt kö şe on

lastik1i bir aı·aham:n teşrifi şahane­ den biı.-az evve! adı:a kaprdan girdi­ ğ-ini göı:dtim ; içinde miş� süslü, g·enç

beyazlal::'

güzel bir

giy­

madam

etekleri kaharıık bir ha!de oturraak­ ta idi.

kaydolunmamış

A�·abacr.sı şrşmı.mca, sarı bıyrklı

numara konmamış bulunduğu an-

açık renk kostümiii bir adam idi, bi-

since usulü veçhile ve

vakta

getirm.iştim,


TAHS I N

PAŞANIN

zim esnaftan ol madığı n da n kim ol­ duğ-unu

tamyaınadım.

Namazdan

HAYlRATI

2 13

nilen Moskofl u şahıs ile münasebat­ ta bulunan

ve

bilahare

Mığn-dıçı n

sonra av deti şahane sırasında a;;ker­

lastik tekerlekli

lere selamdur kuma ndası sadasım müteakııp dehşetli birşey p�tladı, artık ne ol d u ğumu bilmedim,- ken­ dimi kaybetmişim ben Plevne mu­ haı·ebesinde bulunmu§, kaç kere a­ ğlr surette şarapueller ile yaralan­ mış eski bir askerim. Böyle patla­ yış işitmedim, görmedim. Diye macerayı m eşh u dün ü hil(�.­ etm!ş ve roadamın etekleri kabar­ ye

şıda vaki sokak başında beklediği gene meı·kum tarafından habeı· veri-

mış \'aziyette bulunmasmdan birşey anlryamadığmı ie d essual

söylemiş­

tir.·.

araba il e Yeniçar­

len mahalli mezkurda C e zayi r

ğmda

( Muradoviç )

soka­

aparinnanında

mukim ve Singer fabrikasının

Be­

yoğlu idarehanesinde müstahdem o­

lan ''E dvar J orri s, derdest

oluna­

rak tahtı istiçvaba alınmıştır.

Belçika seliri ve baştercümam Edvard Jomsin isticvabında biz ­ zat hazır bu l u nmak arzusunu

izhar

terkedip avdet etmediği yukarda is­

ve ısrar ettiklerinden o zamanki ka­ pitülasyonlar bdiyyesi de buna mü­ sait bulunduğundan Jon·is'in birin­ ci defaki isticvabında sefir bizzat bu­ lunmuş ve baş tercüman da hazıı· ol­ muş ise de sonraları yalnız tercüman Müsyü Margenih kalmış tı r.

mi geçen kimselerin ve bahusus ma­

Bu E dva:rd Jorris 1876 senesinde

hani mezkıi'r kuı·bundaki kahve eini n

Belçİkada Anveı-ı; ş ehrinde doğmuş­ tur. 13 yaşma kadar "Ekol Moray­ yan, da okumuş, ondan sonra hiçbir

Ar�bacı Mıgırdıç ve Yervant' ın yanlarına sonrad an iitihak ed en Jorj isminde bir şahsa araba koşma­ sım öğrettikleri ve vak'adan bir haf­ ta evvel Mığ:�rdıçın ınezku;r ahır ı

ifadesinden a nlaşılmış ve ahır tahat"­

ri olunarak merkum Jorja aidiyeti İ<:ap eden iki şapka Rusça üç kitap

mektebe girmemiştir. Mektep ten çı­

ismini havi bir varaka ve bir Erme­

kar çıkmaz İft Kompani nam nakli­

nice ki tap bir törpü, iki adet araba

din d e ve An­ vers'te beş sene hizmet edi p badehu

falak:as ı ve madenieri beyaz bi.- ko­

şum bul unmuştur. Ennenice kitabın

terci.imeı;indcn

yatı bahı-iye şirketi

nez

''Jita Ohdi, şirketine int:isap etmiş, işleri iyi gitmedi­

bu kumpanyanın

Rusça üç kİtabm isimlerini havi

ğinden çrkara k "Libı·eri Zlanoz, ki­

varnkadan bunların Kafkas anar§İst

taphanesine yaz l!: l olmuş ve bir sene

Ermeni cemiyetinin

de orada kahp sonra ''Levita, tuğ­ ' la cimento ticaı-ethanesine muhasip

ve

efkar ve niyatı miifsidaneledn mübeyyin olduğu te­ zahür etmiştir. Mevcut ıahitlerden arabacı

met

Ağanın

ifadei

lVIeh­

mazbutasmda

mu.harl"e.r old'Ulğu üzere ..Ripis, de-

orada da bir müdd e t istihdam edilerek "Fasyo, nakliyatı bahriye kumpanyasına ir­ salat memuru sıfatile girip altı sene sıfatile dahil

olarak


TAHSIN

214

P A ŞA N I N

HATIRATI

kalmış, nihayet ''Doyçe Levantline,

kat ederek kendilerine gelip

yapur §İrketi ajanı bulunan

Rus Matmazellnin petrol

Tonele kendisine

Müsyü

mezkur

I stanbuldaki şubesinin

şirketin

yazıcılı:ğım

me

giden

ticaretile

ş gul olup İstanbulda bu ticaretin

revacım temin için kaldığını

esnayı

teklif ettiğinden bilkabul

dört sene

musahabede Öğt"enmiş ise de gör üş­

evvel Istanbula gelmiş tir.

Sir sene

tükleri müddetçe böyle bir mesaide

kumpanyasin­

bu.lunmaınasmdan ve masarifi azime

kadar mezkur vap ur

da istihdarı1 olunduktan sonra ger kurnpanyasına kabul on iki Hra ayhkia

Sin­

edilmiş ve

orada

istihdam

olunmuştur. Müsyü Joi"ris konsolatosu ınaırifetiie üç

Belçika

sene al<­

dem Anversli "Anna Nellens ile ev­ lenmiştir. 1904 senesi

Teşrinievve­

ihtiyar etmesinden

şüpheler-miş ise

de bilahare zengin bir petrol madeni biıısedarlarmdan

olaca ğ;:nı

zan

tahmin ile şüphesi zail olmuş

ifade

miş tir.

ve

idiğini

eyl e

Edvard Jorris'in

derdestile istic­

berveçhibala de­

vabına başla.:mhp

linde Beyoğlunda Akarca sokağında

vam c!umnakta iken Rumeli viiayati

Hil-..met

müfetti�i umumiliğinden varit olan

B ey apart•:manında

olduğu strada zevcesi

sakin

''Anna

Nel­

ve aşağıda sureti yazdan şifreli tel­

lens terziiik etmekte olduğu cihetle

grafnam e calibi

anasd Almanyalı ve İsviçre

Çünkü telgrafnamede evsaf ve eşka­

tebaa­

söyliyen

ve

nazar

olmuştur.

pek güzel Almanca k orııu ş an Madam

li muharrer kadm JoiTisin tarif etti­ ği �ekle temas etmekte bulunmuş­

Ripis nammda bir kadın ikametgah­

tur.

smdan

bulunduğunu

ısmarlamış ve

Iarına gelerek elbise zevces!nin

diktiği

elbiseden

pek

memnun olmakla tekrar birkaç tane daha sipariş etmiş ve bu suretle ara­ larında münasebet ve dostluk

haszi

olmuş bulunduğundan görüştükleri­

R umeli m üfettişi umumisi Hü­ seyin Hilmi Paşadan varit olan şiireli t_elgrafname sureti

Be.-mudhi emı-ü fermam humayun cinayei:i

mePumuıe

mütecasirleri

Madam Ri­

hakkın d a vilayatı ııe!asece icap eden

:ı;ıise refakat eden ve Almanca ve bi­

taharı:iyat ve tafahhusata devarn o­

ni ve bir gün mezbure

raz Fransızca

bilen

genç ve zayıf

yapıli biı- Rus Matmazelinin geldiği­ ni

ve

bunu kendilerine takdim eyle­

diğini ve arada hasıl olan Üzerine gelip gittiklı::rini

muarefe ve bir ay

sonra mezbure Matmazelin Fransız­ ca öğrenmek arzusunu ızhar etmesi­ le memnuniyetle kabul

lemiştir. Ledelistizah Madam

ettiğini

söy­

lunmali:tadı:ı:-.

Müfett:ݧlik polis mü­

fettişliğin d e n alınan

Çiviciyan ve Armenak Aramjrau namında iki şahm ile Hiropsima

na­

mında bir kadmm maktul Hiristefor Miltaiiyamn rüfelıo:asından olup viia­ yatı selasede icrayı

mefsedet

eden

komite reisierinden birinin delaleti­ le 8 Temmuz dan

Ripise refa-

raporda ''Aşot

buldan

mukaddem İ stan­ ve oradan da

Romanyaya


TAHSIN PAŞAN IN SelB.niğe geldikleri v e Selaniktc

dert gün

kalarak

üç

herbiri müstear

HAT I RATI

215

icra kıhnmış ve komisyonu mahsusa

cla malumat verilmişti.

Bunun üze­

isimler ile birer pasaport ve

nüfus

rine Zaptiye Nezaretince şime�ıdifel."

tezkeresi elde ederek tekrar

··İ stan­

garı ve deniz zabıta memur ve mü­

bula dönclii.k!eri ve bunların herhal­

fettişleri ve gümrük muhafaza heye­

de yeni bir haclise ikaı maksadile ha­

ti taraflarmdan laznn gelen

reket etmiş bulunduklan bildirilmiş

yüdat yapılmış ve Adalara dahi me·

ve merkumların eşkali

muru mal-ısus gönderilmelde

berveçhiati

kaydedilmiştir.

ber bizzat Aclalar kaymakarnı da ta­

Polis sivil memurunun zaptettiği

ve takibat

N eticei tahkikat

yamn otuz yaşlarında, tıknazca, es­

harriyatta yukarki

rner

kimse bulunarnayıp

orta

bera­

fahhus ve taharriye memur edilmiş.

evsaf ve eşkale nazaran Aşot Çivici­

ve

takay­

boylu,

ka:ragözlü

Arma;:mk Araınyanın

yırmı

beş yaşlarında, bıyıksız, beyaz

li uzunca boylu,

ve ;•dnşıkh

§ahıs oldukları ve Hiı.-opsrma

ve

ve ta­

eşkal ve evsafta anc&k

Rumeli

yirmi

şimendiferile Selanikten gelen iki er­

renk­

kek ve bir kadın üç

birer

namm­

mecede

yolcunun

tİkleri ve h albuki bilet konh·oliinde

daki kadının yirmi otuz yaşlarnula,

harnil oldukları biletierin

vücutçe zayıf ve fakat

kadar kesilmiş

sİrnaca pek

güzel ve tıp(u bir lngiHz kadını gibi

jandarma

sade ve kibar tuvaleıli

anlaşdmrşbr.

bulunduğu

Çek­

vagondan inip gaybubet et­

İ stanbula

bulunduğu

binbaşElığmın

mahalli

iş'armdan

Keyfiyetin tarzı ceı-e­

ve Rusça, Almanca, biraz da Fıran-

yam ve m�muırini aidesi

tarafların­

sızca li::onuştuğu ve her üçünün

dan yapilan takibat ve

taharriyatr

tanbula birlikte giderek

ls­

Büyükada­

serianm huiasai bisucli Hünkara ar­

da Yorgolu semtinde bir otelin bü­

zolunduktan soı-ıra Hünkar

fecis�

ketimizde polisin noksamna bundan

ohEl Agyanın nezdinde misafir

olacaldan başkaca haber tiı·. İşhu malumatı sunun

biiyiik biirhan olamaz diyerek izharı

ile icaı> eden

teessüf etmiş ve herşeyden evvel bu

ıcrası

husu­

noksamn İzalesini ve po!is şifre teş­

buyrul­

kili"itmm ikrnalini irade eylemiştir ki

arz

takihatı:n müstacelen

verilmiş­

memle­

lazım gelenlerre emir

b�]ahare yapılan polis nizamnamesi

masuu istit·ham ederim.

1 9 Temmuz 321 Müfettişi Umumi Hüseyin Hilmi

bunun semeı·esidiır. maksat için

Ayni

Fransanın en

polis erkanından

gaye ve

meşhur

Paıı·is sabık polis

müdürüsanisi Müsyü ( Bonin) e ev­ Hüseyin Hilmi Paşa merhumun bu lielgrafnamesi Iedelarz

manzuru ali

buyrularak muktezasının

ehemmi­

velemirde sefaret vasıtasile

mütale­

ası alına:rak polis tensikatı

hakkm­

da bir layihai hususiye tanzim

etti­

yetle İcra ve takibi ferman

buyrul­

riimiş ve bir müddet: geçtikten son­

makla Zaptiye

tebligat

ra tahsisatı kaliye He l stanbula eel-

Nezaretine


216

TAH S I N

bol u nmu ş t u

PAŞANIN

H A T I R A T l-

İstanbul

vii memur verilı:ni§ ise de

.

8 Recep 1325 ve 4 Ağustos 1323

vilayetinin vüs'atine ve deniz ve ka­

tarihli olup 167 maddeden müteşek­

ra yollannın tabii

müsaadatma na­

kil bulunan polis nizamnamesi sali­

zaran kafi değildi.

fülbeyan teşebbüsün neticesidir. " ".Müsyü Bonin, l stanbu!a getiril­

ınelede ıslah ve ikmal olunarak

diğinde Zaptiye Nazırı bulunan malı

lis teşl>;ilatim[z mudbi iftihar olacak

kemei tem�iz reisi sab:kı Şefik Pa­

hale gelmiştir

Nitekim sonradan sureti mükera­ po­

.

ŞiirayıDev­

Edvard Jorı·is kendilerile muarefe

azasmdan Ya!lko Vitinos ve Na­

hasıl edip Fransızca okumak İstiyen

zif Süruı'İ Beyleı·in işi:irakile teşek kü! eden heyet marifetile mezkur polis nizamnamesinin layihası tan­

Rus Matmazelinin o tarihte Beyoğ­

şa merhum ile Harndi ve

Jel

­

zim olumnuştuı•. 1VJ.ahalle polisi Müsyü Bonin : Polis teşkilatmda

de ''Mahalle

polisi, namile

şekil tavsiye etmi§ ise de

bir

İ stanbul,

Beyoğlu, lJşküdar mahalltıtmın çok­

luğu hasebile faz!a masarifi

mucip

olacağından icraat tehir edilmiştir. Fransah polis mütehassısmın de­ diğine göre "mahalle polisi, her ma­ hallede heyeti ihtiyariyeye dahil o­ lacak, daima o mahallede bulunacak

ve bütün mahalle sekenesinin hü vi

­

yet ve meşguiiyet ve ahval ve hare­

ketlerini tetkik edecek, mutasarrıf, müsteciı-, misafir olarak bulunanları ve şüpheli

gördülderini

olduğ·u polis

müdiriyetine

bildirecekti ki umuru

i nzıba ti ye ele

tanıyacak

merbut

faidesi memul bir tedbiı·diı·. Mezkiir nizamnameye tiye N ezareti

göı·e Zap­

maiyetine 35 s ivil 15

müfettiş ve Beyoğlu mutasaıTıfhğı­ na

Mad�m

Devonun mektebine yakm bir hane­ de oturan Ripis ve Madam Ripisin yanında ikamet eylediğ·ini ve mez­ bure Rus Matmazclinin tebdiH hava

Polis phive de quartier

bir

lunda Yemenici sokağında

20 sivil, 4 müfettiş Üsküdar için

2 müfettiş 15 sivil, I stanbul polis müdürlüğü için de 2 müfettiş, 10 si-

için İstaninıia gelerek biı·kaç ay ka­ lacaklarını ve biraz müddet Kroker

otelinde kalmışlar ise de yemegına beğenmedikle:l"inden Muradoviç a­ partlmamnda hir daire isticar ve iki odasını Moskofluya icar ettiğini ve Moskofiunun hasta bulunan

kızına

kart!; zevcesi Madam Anna Nellens

Jorriste bir muhabbeti mahsusa ha­ sd olduğunu ve birlikte

İkarnetleri

esnasında merkumMoskoflunun ''Sa moel Fayin,,

nammda

mezhebinde ve Rus

ve

musevi

tebaasından ve

pasaportlarmda da Samoil Fayin

familyası diye yazılı olarak

ve

gördü­

ka­ rısımn birlikte ve işlerile meşgul o­ ğünü ve Verosun kızı ile kendi larak çok vakitler merkum

Samoel

Fayine haı·içten dostları gelip Ruııça konu�tuklarını hikaye etmiş tir. Müstantik taralmrlan

olunan is­

tizah üzerine : Bir ay sonra yani1904 Kanunuevvelinin ortasında Fayin icar hesabanı tesviye

Samoel edea�ek


TAHSIN

P A ŞA N I N

217

HATIRATI

-ve kizının tebdi l i havaya ihtiyacı ol­

ta gaybubet edecekleri akşam

duğunu beyan ile hanelerinden ayrı ­

için yanında kadm

lıp gittiklerini ve Ripis ve

hanesin e gelip Rusça

Ripise

gelince

Madam

bunlarm da

,

geçen

Mart içinde bir daha ders almıyaca­

ve

veda

Ripisin adamile konuştuğunu

kendisine Ripisin adamı

manlık yaptığını ve esnayı

terdi­ mükale­

Avrupaya

nıede y anında kadının kardeşi olup

gideceğini söyliyerek mufarakat et­

beraber Odesaya gidecekleri ve ken4

ğını ve

bazı işleri için

miş olduklarını ve

zevcesinin

Ma­

dam Ripisten Viyana adresile sela� ım

havi bir iki kartpostal aldığmı ve

tarihi ifadesinden yani 15 Temmuz bir ay mukaddem Ripis ve

321 den

Madamınm avdetle Roayal otelinde

misafir kaldıktan sonra mezkur ote­

lin sokağında kain 12 numaralı pan­ siyona nakledip mütealnben kızları da gelmiş ve Ripis ile birlikte otur­ muş ve ktınafissahık kendisinin mat­ mazele den; venni§ olduğunu ve ek­

seriya bu nların nezdine gideı·elt va­ kit geçirdiğini ifade etmiştiı·. Edırard Jorris vuku

bulan gelen

cevaben Ripisin yanına dostlarile yuka:rki

odada

görüştüğünü ve bu çok gelip �Jiden uzun

suale bazı

yalnızca

dostlardan

en

btlylu pek az

bıyddı ve sakalsız kuru

yüzlü, sol­

disinin musevi mezhebinde dul olup isminin "E kova,.

olduğunu

i ştir. Diğer taraftan da Ripis ve karııu

m

ile Mo'O\koflu kızın hadisei

bet edip o sırada hane sahibine mat­ ınazelin ağırca hastalanmasmdan üç gün kadar

köye

gitrneğe

lemiş ve apartırna n

bulunduğunu bildirmiştir.

Tavukları hane sahibine teslim ediniz Madam Ri pis

alelacele giderken

kur§un kalemile küçük

üç gün sonra avdet

dışarıya

ka uzu n boy!u, bıy ıkları pek çok ve uzun ve sarı

simalı hir

Ripis ile göriişmetke

adamın da

bulunduğunu

bir

kağı:da

bı­

edeceğiz,

vukları hane sahibine teslim

ediniz

diye yazıp masanın üstüne bErakn:ıı ş·­

maksat ne olduğunu

dema Ripisin

dairesinin kapı

anahtarımn kapıdaki hasırın altmd:ıı

tanıdı:ğmı, hatta bu şahsın

Yemenici sokağındaki mahut apar­ turumda otıuciuğunu ve ondan baş­

mecbuır

kaldıklarını tebliğ etmesini rica ey­

tır. Ve ledelistifsar

azimetinde

dnaiye­

günü akşammda bi ı·d en bire gaybu­

gun benizli ol up Ripisin katibi diye mukad­

söyle�

bu tavuklardan

bilmediğini

ve

faltat mezkih· haneele şimdiye kadar hiçbir tavul;;: görmediğini ifade

et­

miştir. Erlvard Joı.·ıris : Miistant!.kin : kadar sıkı

ve

Bu

samimi bideşip koıııuş.­

tuğunuz Ripis hakkındaki

ihtisasa�

ve bazan Lüksemburg gazinos und a

tımzı söyler misiniz? Diye vuku bu..

Şatı·anç

lan s ua.line cevaben merkum Ri.pisin

oynadıklarını ve

e ks eri

kitlerde yanlarmda bir de ltadın

dpğunu

ve sonradan Ripisin

va­

ol­

bu a­

�a gaybubst eylediklerini v� hat-

''galeyanı efkara malik ve tarzı işeti pek acip

olduğunu

ma�

beya� e�­

melde beraber ifadesiı;ıe ııfevamla ha-


2Hl

TA H S I N

PAŞAN IN

HAT l RAT!

dis gecesi saat biı· sulannda Ripisin

biliyordum ve bunu ı ' Ripisin k�.tibi

yaruna girerek bir saat kadar bera­

diye tanıyorum. Bir gün Ripise bir

ber bulunduktan

mektup verdiği sıracia zaı-fın üstün­

sonra

merkumun

işi olduğ·unu behane edip çıktığını ve (,endisi

yukarıya

Madam

Ripis

de ''Silviyoriç, yazıiı olduğum.1 gör­ düm ve ittinci defa cla

merkmnun

ve Matmazel Rollina ile aşağiki oda­

cehinden çıkardığı cüzdamn

da kahp gece saat dört buçukta ha­

de Silviyoriçi namı muharrer bulun­

nesine döndüğü ve

duğunu görerek bu

pek

me ş gul

Ripisin o gece

ve zihni perişan gerün­

düğünü ve aşağıda

bulunduğu srra­

dcı. aldi, fikri tamamile yukarki oda­ ya

matuf bulunup

yukarda

g�zirımelerinden mevcut

seslerinden

ve Cuma günü

kişi

Üç

geldiğini

olması luzrm

bımlann hep Rusça

ve ve

konuştuklarını

on

sabahleyin

iki

raddderi.nde Ripisin hanesine uğra­ d�ğıncla merkumun halinden, yÜzÜn· den� gözünden çok mayan

yorgunluk

nü­

l duğunu ve o akşam

ders

o

alamıyacağını söylemesinden ancak on beş dakika kadar kalıp işine tiğini

ve

git­

ak şam saat on bir suların­

da Singe;.· idarehanesinden çiktığın­

dn Y dd:ı:zdaki bomba hadisesini duymuş

ve

tafsiU\t

almak için

giderken Ripisin evine

çarşıya

uğramış ise

de hulamadrğını ve fakat kapıcı Mar komuı ifadesh1den öğle

vaktine ya­

Inn bunların haned en çdup henüz dönmediklerini ve hane sahibi Mu­ radoviç da.hi Matmazel Robina

Fa­

yiniıı hastalanımş olması hasehile a­ lelacele gitmiş ve üç gün için

köye

gideceklerinin kendisine söylenmesi­ ni tembih ettiklerini ifade eylediğini beyan eylemiştir. Jor:ris diyor ki : Ekseriya Ripisin nezdine gidip gelen, mahremane ku­ no§an şahsın ismini "Karlo, olarak

adamm

Silviyoriçi

içinde

Kaırlo

denilen

olacağını

islid­

Ial ettim. Şahsi mezkurun sakal, bıyığı ta­ hiaten yok, sesi zayıf, gözleri ve ziyade

kara

asabiyetten çok açıp ka­

pardır, pek mütecessis, hırçın, hassas görünüyordu. Ripis

İ stanbula

ilk

gezme!" için ayhkla aralıası vard!.

biı· arabaya

Son

gel diğinde

tutulmuş bir

gelişinde

bindiklerini

nasrl

görmedim.

Hanede Madam ve Matmazel Ripis­

ten başka kadın yoktu.

Bir hizmet·?

lı::a dm hıtmak lüzumundan

bahset­

tiğimde her hizmetçiye emin olmıya­ caklak·ım beyan ile muvafakat etme­ d�ier.

R.ipis

daima

Fransız

altını

sarfederdi, sarfiyatı ziyade idi., Bunlardan şüphelenmiş ise de zev­ cesi Anna NeHensin onlar

leh inde

idarei kelam ederek §Üphesini def'e

çahştrğinr söylemiştir Beşiktaşta bir hane tutulacaktı Bir gün esnayı schbctte oh;ırduk­

ları haneden memnun olmadıklannı ve daha iyi ve geniş Mr hane tutup

nakletmek istediklerini Semoil Fa­

yİn ve kerimesi Robina ve Ripis ve madamas� söyleyip ertesi günü Be: şiktaş a Ortaköye doğru giden cad­

dede bir hane

bulunduğunu beyan

ile beraberce gidip haneyi görmüş-


TAHSIN

PAŞA N I N

219

HATIRATI

ler-dir. Bu hane on iki oda:lı v e do­

masmdan son

kuz lira kiralı olup

mükedder olduğunu

kira veremiyeceğini miş ve p ara

m erk umu

işine

n

kendisi okadar

derm eyan et­

lederlerse civarda mmları

birçok islam ha­

bulunacağından

de istifade edeceğini

terzilikten

ileri

sürerek

nakli iltizam etmiş ise de kiranın faz­

lalığından ve kumpanyadan aldığı maaşa göre bunu yapamıyacağmdan bahs ile vazgeçmiştir. Karısmın bunlara

okadar

lup oluşu ve hizmetlerine

mec­

hahişger

bulunu§u neden ileri geldiği

soru­

lunca zevcesinin parayı çokça sev­ mesinden ve kendigine çok iyilikler­ de buh.maı:aklar:ı hc;kkmdal{i vaitle­

rine inanmasından onlara

temayül

ettiğini dermeyan eylemiş ve

zevce­

sinin şimdi nerede olduğu sualine de nerede olduğunu bilmiyorum, anbe­ an

sabırsızlıkla bir

hıp bekliyorum,

haber ve rnek-

fakat geçen hafta

telgrafname Atina adiiye tevkifhanesi bir cür­ mü adiden dolayı

diğini ve yevmi mezkurda Sirkeciye kadar Madam Ripis ile beraber oldu­ ğu halde giderek zevcesini trene bin­ dirdiğini ve o gün Viyanaya kadar

bilet vermediklerinden mezhurenin Belgrada

kadar

bilet

kestirdiğini

hikaye etmiştir. Edval"d Jorıris karısını en har bir

mev­

edilen Lankazalı Tayfur Efendi se­ farethaneye

gelerel{

tevkifhaneden

çıkacağı gün mevkuflardan iki Er­ meninin Ermenice kunuştukları sı­ rada "emanctlerin bugün hareket edecek A

--

Pireden

T vapuruna ko­

nulduğu ve mezkur vapurun doğru­ ca Karadenize

geçeceği

ve

geçer� sahi�

keu Ayastafauos

''Yeşilköy,

Hnde beldiyecek

olan bir balık ka­

yığı tarafmaan almacağı, hakkında sözler söyleyip

merak ve endişeli

vaziyeHer ızhar eUikleı·ini ve bun­

dan şüphelendiğinden hasbessadaka

ihbara m ü saraat ettiğini ifade etmiş olmasile aı·zı kenfiyet olunur.

RİFA T

çikaya gitmek üzere bir sandık ve

tırarak İ stanl:midan rr.uifarekat eyle­

maznunen

kuf bulunup fktisabı beraetle tahliye

salı günü validesini göı·mek için Bel­

bir ça.ni:a ve kırk lira para alarak ve pasapoı-tunu konsolcshar.eclen yap­

ve

A tina sefaretinden

v ermemesi

söylenilmiş ve zevceısi de oraya nak­

ınuztarip

müstantik be­

ye yana yakıla anlatmiştır.

tarafında� dahi

ehemmiyet

derece

Bu te!grafname de şifre edilel'ek arzoi uımm ş ve tedabiri lazimeye te­

vessül olunması Zaptiye Nezaretile Rüsumat cmanstine ve liman idare­

sine emir ve

tebliğ edilmiştir.

Li­

man idaresince ledettahkik filhaki­ ka

bu

narnda bir vapurun on beş yir­

mi günde bir defa Karadenize geçip kereste hamulesile avdet ettiği, li­ mannnızda tevakkuf etmediği bildi­ rilmiş ve rüsumat emaneti

tarafın­

dan da sahil muhafaza müfettişleri­ tarasudatı: lazimede bulunmalan

aşk ve muhabbetle se\'tllekte bulun­

ne

duğunu ve henüz hir haber alama-

tenbih edilmesi

üzerine

Ayastafa--


220

PAŞAN lN

TAHS 1 N

sahili

H A -T ı R A T ı

müfettişliğinde bulunan

Tahkika t komisyonunun icra etti·

Hac• Haf.an Fehmi Efendi gece sa-

ği tahkikab amika ve tetkikatı istin­

.at üç buçuk raddelerinde muhafaza

taloye ile Viyana, Atina, Filibe, Sof­

.nos

sandalı ile mezkur sahilele dolaştığı

ya ve Paris ve Jeneveden alınan ma­

sırada bir şilebin

yarım

lıjmatı mahsusadan ba§ka İ stanbul­

mil kadar açikta tevakkuf e_dip ve

da müteaddit defalar kendisini ma­

sahilden

oralarda dolaşan bi:r kayığm da şi­

hut ve enkazı

komisyon

nezdinde

ışığı

mahfuz ve mevcut arabanın

sahip­

i!e görerek hemen üstÜne gitmiş ve

leri ve adamları ile beraber

göt•en.

mehtap

lebe doğru ilerlediğini

ııilep yoluna devam ettiği cihetle a­

cleı·­

çılmak İstiyen mezkuı- kayığı

desr.: edip salıile getirmiştir. Sahilde !edelmuayeı:ıe kayik de­

runu!ıda iki sandıh: bulunmuş ve san diklar açdmayıp doğruca gümrüğe getirilerek u�ulü veçhile ledelmua­ yene içlerinden yirmi

dört

küçük

paket dinarnit ve kırk sekiz adet ro­ velver zuhur etmiştir Kayıkçı

Ha­

: zaros isminde bir Ermeni olup ana­ sıl Tiflis ahalisinden bulunduğu ve

nefsülemirde balıl,çı mayıp mücerret

için

esnafmdan ol­

bunlan

kaçırmalt

Atinadan aldığı talimata

bina­

en hareket eylediği anlaşılmıştrr. Jorris

uzunuzadıya

vaki

olan

ifadatından Atina, Pire, Filibe, Var­ na taraflannda bulunan koinitecile­

ı·in gunagôn hiyel ve vessül ile ikaı

desayise

mefsedet ve ci naye

te çalıştıkları ve bu vapurla lıula gönderilen

te­ -

İ stan­

dinarnit ve rovel­

veı·leı-in vak'adan sonra

vünıduna

şahideYİn şehadatı vakıası

muvace­

hesinde E dvard JoıTis hakikati ket­ mü inkara imkan kalmadığmı takdir

ve idrak ile şifahen bazı ikrarlarda bulunmuş ve ifadatı Iisaniyesi

zap··

tı mahsusuna geçirilmiş olduğu gibi aşağıda tercümesi yazılan ifadei tah­ ririyesini

Fransızca

olarale

yaup

kornisyona tevdi etmiştir.

A narşis t Jorrisin el yazıs1 ile itirafları Benim fikir ve emel arkadaşlarmı­ dan olup çok zamanlar buluşup soh­ betler ettiğim

Arnavutköylü

''Vi­

ram Şabuh Kendiryan, esasen müf­ rit hür fikirli ve başı taçlı müstebit­ lere karşı son derecede

kinli bir a­

dam idi. Ben de küçük

yaşımdan-

beri ayni fikir ve emele sahip ve

narşistliğe salik olduğumdan aramrz­ da ittihadı efkar ve kanaatİ

vicdan.

hükümfemıa idi. Teatii efkar ve hikayei ahval et­ tiğimiz sırada bilmünasebe Ermeni komitelerinin gayei arnali

mevzuu

nazaran hala mel'anetlerinde devam

bahsolur ve bunlann harekatı

edip yeniden yeniye birşey yapmak

deye tevessülleri düşünülürdü.

şedi.­

istedikleri maddeten mahsus olmak­

Viram Şabuh Kendiryanın bu hu­

la Sultan Hamidin canı sıkılmışbr.

susta bana ika ettiği tesirden başka

Binaenaleyh takyidatı inzıbatiye­

ekseriya mütalea ettiğim "Pro Ar­

nin sıkı§tırılması hakkmda tekra;­ -eıpirler ısdar olunmuştur.

menia,, gazetesinin neşriyatı da di­ mağmıa müessir olurdu. Mezkur ga-


TAHSIN

PAŞA N I N

HATIRATl

zete Osmanlı Hükumetinin Enneni

değildi. Bunlar

milletine

narşistleridir.

yaptığı

mezalimi acı bir

ın.ıı ırette teşrih ederek

her okuyana

bir nevi heyecan ve asabiyet verebi­ lirdi, hele ( Sultan Ruj) lunarak

namile yado­

Eırmenilere zulmettiği ya­

zılan Sultan

Hamide kar_§ı

bende

büyülı: biı· infial uyandmyordu. büyük bir hareketi

cinaiyede bulunmağa karar verdiği ve bazı fedailerini bu işe memur ey­ lediği anlaşı:ldi. Hazırlanan bu hare­

ketierde mesela Osmanlı mn

ve

mühim

Ermeni a--­

İhtilal terbiyesi görmüş,

Ermeni

ihtilal cemiyetine girmiş kimselerdi.­

yemenici

sokağında 30 numaralı a­

parhmanda isticar

ettikleri dairede

büyük salonda birçok defalar Samo­ il Fayin, Matmazel Robina ve Ripi­

O sırada Ermeni ihtilal komitesi­

nin I stanbulda

22 1

sİn zevcesi, Kendiı-yan, Trase

Yu-

vanoviç, Silviyoriçi ve Şarl Yuvano­ viç T orkom,

Madam Aşoya

hazır

bulundular, daha birçok kimse mev­ cut ise de isimlerini ve kim

olduk­

Bankası­

lannı öğı-enmek mümkün olmadı di-

Galata, i stanbul köprüsünün

yerek onları saklamıştu·. Komisyon

berhava etiilmesi düşünülerek Ran­ kı Osmani civarında tramvay yolu üzerinde bir fotoğraf makinesi mağazasımn ve köprübaşında eski Kre di Liyone ve şimdi Fransız Banka­ smm bulunduğu binamn az ilerisin­

de Ömer

Abit hanı sokağının başın­

daki ''eskiden şemsiyeci, mişçi, diil>:kaı:m:un hafriyatma

isticar

başlamidığım

yandan işitiyordum.

Hbede diğer bazı meni fe&at

geldiğini ihtar

etmiş ise cle Jon·is

meçhuHei" hakkında

o

birşey ifşa et­

memiştir. Bunlardan bir lusım fedailer geçen kanunuevveide İ stanbuldan gittiler.

Pa�·iste ve Bulgaristandaki içtima­ larda delege sıfatile bulundular ve

Kendir-

fevkalade

mühim bir içtimaı oldu.

nihayet bomba tecrübesi

sıl(asmda-

Sofya civarında bir köyde

ikisi te­

lef oldular. Bilahare umuru

fesadi�·

yenin icra riyaseti Liparipse intikal.

Bu içtimada pek çok erbabı ihtilal Annenia,,

gazetesi haşmuharriri Pirkiyar dahi bizzat iştirak ederek

yetleı.·ini bilmesi ve söylemesi lazım­

olunarak

Bu esnada Fi­

hazıır bulunmuıı ve ''Pro

hüvi­

ve her halde onlarm isim ve

şimdi ye-

komi tel er ile Er-

komitesinin

heyeti bu saklamanın iyi olmadığını

İcraatm

YEl­

etti. Liparips eski te;.·tibat

dairesinde

hal·eket edip birkaç defa yeni el bom balanın tecrübeye gitti, bizzat tec�

dxzda cuma selamhğı esnasında ikaı

riibeler

takardir etmişti.

bombalarm l{abili istifade ve istimal

Zaten Viı:-am Şabuh Kendiryan be­

yaptı

ise de mezkur

olmadığını anladığından

ondan vaz�

ni Samoil Fayin ve kızr denilen Ro-

geçerek karısi.Ie

birlikte

bina ile

gitti. Viyanada

( Neseldorf)

görüştürmüştü.

halde Robina

Hakikati

Samoil Fayinin

kızı

yeni

Viyanaya fabri­

kasına mahut arabayı yaptırdı. Ara--


TAHS I N

222

PAŞA N I N

ba tipkı komisyonun öğrendiği uu·z­ da ve vasdalar ile l stanbula g-etiı-i.l­ di. Arabanın l stanbula gelişin.del.l bir­ kaç gün sonra Ripis ve karısı da gel­ diİeı-, otel Ru!'yale indiler/ Mezkiü· otelde temdidi ikamet iş­

gelmediğİnden üç gün sonra

lerine

İngiliz sefai"ethanesi kurbün d e

2

kain

maralı aparl!manı tuttular. Ori

nu

H A T I RATI

Kullanılan melinit 80 kilodur Sureti mahsusada yaptn-ılan banın muakkar mahallinin

ara­

ölçülen

eb'adına göre ısmarlanıp hazırlanan sandık taın yüz kiloluk 100

hacmi

İstiabiyi havi olduğundan işbu me­ vaddı iştialiyeye

bazı çelik

ve

"mitray,

denilen

demir parçaları ilave e­

dilmiş ve vak'a g ecesin d en bir gün

di. Ripis ile berabeı· me:ıkur apartı­

evvel bu sandık ağ·ıdrğı nisbetinde taşlar doidıu:ularak Şişli haricinde

manda kalddar. Bilahare gör•iinen lü­

araharun derecei tahammül ve mu.­

gün sonra Matmazel

zuma

Ribina da gel­

mebni benim ikamet

ettiğim

kavemeti tetkik kılmmı�tı.

Yeniçarşrda kain Muracloviç aparb­ nın itti.salindeki ltüçük eve nak­

ve sandığın vaziyeti matluba muva-

li mekan eyelediler.

f!k çrktığınclan cuma günü sdamhk

ınanı

Hepimiz

vak'ai cinaiye

gününe

kadar orada ikamet ediyorduk. Vak' ai

me

zkure başlıca Kafkas

Ermeni

İndettecrübe arabamn tahammülü

resminden az evvel her türlü

teda­

rikat bilikmal tayin olunem saat ve dakikada

Ripis ile kızı

Robinanın

İhti!al cemiyeti ile Hmçak Jenev ko-

haı:eket ettik!eı·ini ve Maşin

mitesinin eseridir.

nali bizzat bu ikisinin iş'al eyledik­

Biz evveke selamhlt reıımi alisi esnası.nda misafirini ecnebiyeye mah­ sus set üzerinden bomba atmağı ten­ sip etmi§ iclik. kıyet

Bu tarz ile muvaffa­

mümkün olup

pek kestiremediğimi.:z

olaı:myacağmı gibi

evvelce

birer hile ve desise imalile Rus sefa­ retİnden alabildiğimiz müsaade va-

rakasmı üçüncü defa da alabilmemiz, meşkuk göründüğünden bundan sar-

fı nazar ile ''Maşin Enfernal, teda­ rik ve eelbine karar verilmiş ve ma­ lum olduğu üzere icra olunmuş

öylece tatbik ve

ise de

muvaffakıyeti

Enfer­

le.-ini biliyorum. Hadisenin cereyanı esnasmda bun­

larm

vaziyetlerini

memiş ve firara

bittabi

ger­

muvaffak,

yahut

infHaktan helak olup olmadıklan da­ hi meçhuldür demiş ve kendisinin bunlara iştiraki tab'an ve

esasen a­

narşist meşrep olup bahu.sus Sultan

Hamidin komite gazeteleri

tarafıo­

clan mütemadiyen yazılan kİtallerin­ den müteessir olup kuvvei fikriye ve

muhakemesi icabatmdan bulunduğu­ nu ve komisyon tarafından nin bütün asar ve delaili

meydana

çıkarıldığı

hadise­ tamamen

cihetle

artık

maksuda istihsal edHemiyerek birçok

saklamağa lüzum

habersiz kimselerin hayatı heder ol­

hayet yaptığımı biliyorum, layık ol­

muştur.

duğum cezayı çekrneğe c!e arnade bu-

görm üyorum nim


TAHS I N PAŞANIN HATIRAT l

223

lunuyorum. diyeı-ek ifadei tahririye­ sini ilanal ey!emiştir.

ı·i iki yüz elli frank alarak ı:rtaiietiai temin ederdi.

Edvard jorris komite arkada§­ larrmn isimlerini söylemiyor

1901 senesinde Belçikadan İstan­ lıula gitmiştir. Orada 1871 10 teşri­ nisanİ tevellütlü f\.1atmazel Nellen­

Bu itirafaltan sonra Jorristen ko­ mite arkadaşlarının ve bu işte diğer çalışanların kimler oiduğu soruldu­ itında hiçbirisinin hakiki isim ve şöhı·etini bilmediğini hatta komite nizamnamesini Viram Şabuh Ken­

sen KorneH ile 1902 senesinin 26tem muzuncia resmen izdivaçları vuku bulmuştur. Ne kendisinin ne de zev· cesinin sabıkaları yoktur. Jorris Anveı·ste anarşist efkarı es­

dii'ym.1ın kendisine tebliğ eylediği sırada Ripis ile Sarnail Fayinin bile asıl isimlerini bildirmediğini ve mez· kur nİzamnamenin bu bapta pek

habımian olarak tanınmıştır. Kendi­ si bu fikri taşıdığım saklamazdı. Fa­ kat filiyat ile tatbik ve tamimi aley­ hinde bulunduğunu söylerdi. Meı·­ kum son mutarakati tarihine kadar

kat'i ahkamı havi olup aksine hare­ ketin en şiddetli ve seri mücazata duçal:" edileceğ-ini ihtar etmiş bulun­ duğunu ifade etmiştir.

( U nitas ) nam ticaı-et müstahdemin klübünün katibi olup iyi ahlak ve saffeti kalp sahibi olduğu zannolun­ duğundan öyle bir ana•·şist cinayeti-

Samoil Fayinin hakiki adınm Hi­ ristofer Mikailyan olduğunu bilaha­

ne iştirak edeceği farzolunamıyor­ du, Bilvesile aı-zr ihtiramat olunur.

re Sofya civarında helakinden bah­ seden gazeteleı·den öğrendiğini der­ meyan eyiemiştir.

(Anvers müddei umumiliği)

Brüksel Osmanlı sefareti va­ sıtasile B elçikanın (Anvers)

m üd dei umumisi yazıyor : Osmanlı Hükumeti başmüddei u­ mumisinin istifarına cevaptır. Joı-ris Şad

E dvard

nam

kimse

26 Ağustos 1321 tarihli 264

numaralı Belçika sefareti nin takriri Yukarda ( '� ) işaretli Osmanlı Ban· kasının ve Galata köprüsünün her­ hava edilmesi hakkında Jorris'in hi­ kaye ettiği tasavvurları lr;aydetmiş idik.

''Jorris Jera.r Jan ile Sens Katerin nam lı:adından, 1 1 şubat 1876 sene­ sinde Anverste doğmuştui". 1894 sc-

Bunlar nerede ve nasd yapılacak­ tı?..

nesinden 1900 senesine kadar vali­ desile birlikte hanelerinde ikamet et­ miştir.

nında kain ''Voyvoda, ham

vaki içerlek mağazayı komitenin is­ ticar edip Karagözof namı altında

O tarihe kaclar "M.•• Foryo, na­ mıncla birinin ticarethanesinde şeh-

küşat ve derununda fotoğraf alat ve edevab satarak guya ticarelle işti-

Galatada Osmanlı Bankası

yakı­ altmda


�24

TAH S I N

PAŞAN I N

HAT I RATI

gal ettikleri ve Karagözofun Rusya­ ya gitmesi hasebiie mağazada veka­ leten mahut Silviyoriçi kalarsk İcra­

tan bir mağazada hiç lüzum ve mü­ nasebeti olmadığı halde otuz kadar boya fıçısı bulunup bunlann bazı-

yı ticaret eylediği İstihbar kdınmış ve Zaptiye Nezaretinden evvelemir·

larmın içi toprak bakiyesile siyah­ lanmış olduğundan delinen duvardan

de merkum Karagözofun tayini

çıkarılan toprakların bu vasıta ile harice taşındığı tahmin edilmiştir.

hü­

viyeti hakkında malumat istihsali iş' ar edilmekle varit olan cevapta Be­ yoğlu mutasarrıflığının tetkikatına

Galata köprüsüne yapılacak teca­ vüz için de mezkiir köprünün tam

İstinaden Karagözofun hüviyeti mu­

Galata başlığından on on beş metre

kayyedesinin Karakin veledi Takfor

ilerisinde kain Fransız Bankasından

Karagözof

olup ahiren Rus vapur

sonra, Ömer Abit hanma giden so­

kumpanyasımn Ejof vapurile Batu­ ma gittiği anlaşxlmış, işbu dükkanda mukaddema çırak olarak bir sene ka­

kağm köşesinde vaki ve elyevm ye­ mişçi dükkanı olarak kullamlan ve ol tarihte şemsiyeci dükkanı olan

dar çalışan "Ojen Daliçyo veiedi A­ ieksandu.·, celbolunarak ifadesi alın­

mahallin intihap edildiği ve komite tarafından hilekarane surette bilisti-

cM,ta : Filhakika aragözofun Rusya­ ya gittiğini ve gitmesinin sebebi Rus

car derunundaki küçük badınırnun köprÜ istikametine doğru tevsi olun-

yada aslı:erlik kurasının çıkması olup giderken Silviyoriçiyi mağazaya ve-

duğu

kil olarak bı:raktığmı ve Silviyoriçi­ ni.n ekseriya mağazaya gelerek usta

Karagözof ile görüşen uzun boylu, tüysiiz, kadm sesli bir adam olduğımu ve merkum narnma Fransız postası: vasıtasile birçok mektuplar

ve paralar alıp verdiğini tir.

söylemiş­

Mağaza dahilinde İcra kılınan tae­ haı-riyat ve hafriyatta Bankı Osmaniyi istihdaf eder ist:ikamette ga­ yet kalın kagir dıvarın delinip altın· dan çok miktarda taş ve toprak çı­ kai"ilacak bir ''karalağım, hazırlan­ makta iken tehir olundu!u görül­ müştür. Kezalik fotoğraf alat ve edevatı

sa-

çıkarılan toprakların sabah, akşam biiyük bir el çantasile, bazan ve

şemsiye paket sandığı şeklinde taşı­ mp Azapkapısına giden Kürekçiler salıilinden denize döküldüğü tetki­ katr amika neticesinde anlaşdnuş­ hr.

Burada kullanılacak

"Kara lağı­

fitilieri gayet musanna olup üs­ tü ipekli ve sudan, rutubetten müte­ essir olmıı�racak surette içieri boş ma­ deni biı:- zarf şeklinde yapılmıış iki kangalı kırmızı ve üçü siyah, beşi beyaz turadan mürekkep bulundu­ ğu bilahare Azapkapısındaki Avus­ turya hastahanesinden çıkarılan me· vaddı infilakıye meyanında görül­ müştür ki, erbabı mefsedetin nelere teşebbüs etmek istedikleri anlaşıl­ maktadır. nu�,


TAH S I N

P A ŞAN I N

H AT l RA T l

225

Sakınılan göze çöp kaçar

Abdülhami.din bütün eğlencesi ara sura

parkta kısa bir

tenezzühten ve

nadiren tiyatroda oyun

teı;ı ihaı·et

seyretmek­ söylem�ştim.

olduğunu

Yddrz parkının iç kısmında tulani ve hayli büyükçe biı· havuz. bu havu­ zun müntehasında da küçük ve zat·if biır köşk vat·dr. Abdülhamit yazın ve ağaçlarm çİçek

açtığı bahar mevsi­

minde bu parka gider. havuz başın­

da dolaşırdı. Bir gÜn dairei kitabette otunu·ken Hünkarın beni havuz ba­ şında bekl ediğine dair bir

emir te­

lakki etmiştim. Hemen yetiştim. Ha­ vuzda alüminiyumdan

yapılmış bir

saıtdal duruyordu. Sandal pek hafif olduğu İçin binilirken pek

dİkkatlİ

da'i.rranmak lazımdı. Kendisi itina ile

saıııdala bindi ve bana da binmemi emretti. Sandal gayet hafif olduğun­ dan oturmak ta, ayakta durmak ta tehlikeli idi. O gün geçirdiğim hale­

can cidden ziyade idi.

Abdülhamit

metanet gösteriyordu. Sahİidc Hün­

karın mutemetlerinden bahriyeli Tu­ fan Paşa ile diğer emekdarları vardı. Sunlarm da simalarında tdaş ve ha­ leean asarı vardı. Bir kaza vukuun­ da akıbetin ne olacağr malum değil­

di. Her ne ise sahilden ac;:lldık ve e­ peyce ilerledik. Tehlike

olmaksızın

karşı sahile yanaştık Ancak sanda­ .

sözü i ş te

böyle şeylerden çıkmıştır. Havuzun müntehasındaki köşk de­ nize nezareti

etrafmm

ve

nefaseti

itibarile cidden fevkalade bir

şeydi.

Oı·adan Marmaraya uzanan nazarlar emsalsiz bir di.

manzara temaşa eder-

Hünkar esasen çok çalışkan bir

adamdı, hadisat ve vekayi karşısın­ da tam iş başmda ve müteyakkız bu­

lunmak isterdi, bu itibar ile sarayın o

kabll bedayünden

vakit bulamazdi.

istifadeye pek

Ancak müsait va­

kitlerinde de vehim

ve

vesvesenin

galebesile parka çıkmaz,

havuzdan

me naz ı rı

tabiiyeye

istifade etmez,

.

bigane ya�ardr.

Maamafih inzivayı

ve evham perdesi arkasında saklan­ roağı okadar

severdi ki hayatın en

zevkli ihtiyaçlarmdan olan bu tenez­ zühlerden nefsini mahrum edişi on­ da bir eza tevlit etmezdi, adeta böy­ le ş eyl eı· hatn·ından geçmezdi. :to

:(.

:J{o

Tüt·kiyeyi ( Coloniser ) etmek öte­ denberi bazı

devletlerin

siyasetine

dahil olan mesaiiden idi.

Abdülha­

mit ise bundan bilhassa tevahhuş e­ derdi. Muhaceret tarikile Türkiyeye

gelip

yerleşecek

ecnebilerin kendi

devletleri için daima bir vesilei mü­ dahale teşkil edeceklerini szk s!k tek­ raı· eder dururdu.

Im hafiffiği sebebile karaya çıkar­ ken ayni tehlike başgöstermişti. San­ dal muttasıl oynayıp duruyordu. Bu benim için bir tenezzüh değil, bir iş­

yüz bin kadar muhacirin gelip

kence olmuştu.

sağ salim

leşmesi hakkında bir teşebbüs vukua

sandaldan çıktık. Ayni havu zd a ge­

g el mişti Hünkar bu meselenin tetki­ kinı l zzet Paşanın riyaset ettiği bir

Nihayet

ne alüminyumdan mamul ve elektrik le

müteharrik bir istimbotla Hünkar­

la dolaşırken yangın

zulııur etmişti.

Bir aralı k Rusya Hükumeti. de bu sevdaya düşmüş ve Rusyadan iki yer­

.

komisyona havale etmişti.

Bir ara­

lık komisyon her nedense işi

hafif

15


T A H S I N P A ŞA N I N H A T I R A T I

226

telakki etmeğe ve sefaı·etin teşebbü­

ni birer hürriyet kahramanı diye sat­

süne mümaşatkar görünrneğe başla­

ınağa kalkışanlar cinsinden

mıştı. Ötedenberi

Rusyadan da ge­

len muhaciı-ler hükUmeti

metbuala­

dir. Bunlar

devı·in

birşey­

değişmesinden

ve maziyi bilenlerin ya vefat etmiş,

rından izin almıyarak hicret etmek­

yahut bir köşeye çekilmiş ohnaların­

te, bir kısmı haç vesilesile g�lip kal­

dan istifade ederek "Köpeksiz köy­

dola�mak,,

malda idiler. Bazı Rus tebaası tica­

de çomaksız

ı·et maksadile veya seyahat

eeladet göstermektedirleı·.

filn·ile

geldiklerini pasaportianna

kaydet­

tirerek geldikten sonra artık etmiyorlardı. Bundan dan fiı·aren

maada

gelenler de

avdet Rusya­

oluyordu.

te bunlar dersi

İ stibdat

hğın aleyhinde bulunacak o

devrin seyyiatına

nanlar

addediyoı·du. Bu noktai nazarın ka­

yalnız

bu l olunmaması iki devlet arasında,

miyorlar.

zıddiyeti, kabul olunması ise Rusya

man bu fenalıklara karşı

imparatorluğunun Türkiye hudutla­

ettiklerini de

dahilinde sakin yüz binlerce Rus­

tan müteşekkil bir nüfus

kütlesine

malikiyelini icap edecekti. Abdülha­ mit buna bir türlü meydan

vermek

istemiyordu. Rus tabiiyelinden

ala­

kalarını kat'etmeden gelen muhacir­ lerin kabul olunmamasından yol yoktu.

Rusları g·ücendiı"lllemek mukabil te­

te lazımdı. Bu sahada şebbüsat yapıldı. Rusya bu

cihete

başka

Hükumeti

yanaşmadığından o

iki

yüz bin kişilik kafile de gelmedi.

olmarnalıdn·. o

fena-

insanlar

karışmış bulu­

istinaden bunları kendi tebaasından

n

malıiın

olmakla beraber herhalde bu

dine ve bazı

ahkamına

İbret

devrinin

yaptığı fenalık

Rus Hükumeti hukuku düvel kavai­ muahedat

Hakikat­

milletimiz için bir

olmalıdır.

memlekete

kabilinden

Bu

insanlar

fenahğı teşrih ile iktifa et­ Guya kendilerinin o za­ mücadele

yazıyorlar ki yalanın

bu derecesi tahammülfersadır. Abdülhamidin Nuri Paşa isminde bir ikinci mabeyincisi

vardı ki bila­

hare başınabeyinci olmuş,

meşruti­

yet devrinde de siyasi bir

fırkanın

erkanı arasına girmişti. Bu Nuri Pa­ şanın Yıldız saraymda hiçbir nüfuz ve mevkii yoktu. Arasn·a şifahi bazı iradeleri tebliğ

ederdi.

Bir arabk

her nedense Hünkar bu Nuri

Paşa­

dan hoşlanmamağa başlamı:rtı. Sebe­ bini anlıyamadığrm luk günün birinde

bu

hoşnutsuz­

hiddete

inkılap

intişar

etti. Bir sabah padişahın huzurunda

etmişti. Bunu yazan zat duvar ilim­

bulunuyordum.Başmabeyinci Ali Pa­

Son zamanlarda bir risale

larile hu risalenin elıemıniyetini hal­

şa ile İ zzet aşa da orada idiler.

ka ilan etmişti. Risale sahibi Abdül­

dülhamit :

hamit devrinde saraya

mensubiyet

ve padişahı fartı itaat

merbutiyet

le tanımış

olduğu

ve

halde

bilahare

meşrutiyetin ilanı üzerine kendileri-

Ab­

- Nuri Paşayı Kastamonu valili­ ğine tayin ettim. Babriliiye tezkere­ sini yazınız, kendisine tebliğ ediniz, hemen vaizfesi başına gitsin.


TAHSlN PAŞANIN HAT IRATI ·dedi. Huzurdan çıkarak mabeyin

227

lürn ınanzarasına dayanamıyarak bir

r.dairesindeki salona gittim, Nuri Pa­

daha arzettim.

:şayı çağırttım ve iradeyi tebliğ et­ tim. lstanbulda yerleşmiş, sarayda

katini, nedametini, ıstırabını, merha­

Nuri Paşanın sada­

);,ir mevkie ve her türlü refah ve ra­

ledim, nihayet affetirmeğe muvaffak

hata malik iken apansızın Kastamo­

oldum. Meşrutiyetten !'onra bir gün

meti şahaneye dahalet

ettiğini söy­

nuya sürgün edilmek bir felaket idi.

Boğaziçinde Şirlceti

Bahusus bu suretle

bir

rile bir tenezzüh yapryordum. Nuri

İ stanbula

Paşa da o vapurda imiş. Beni görün­

gidenlerin

·müddet sonı-a aziedilerek ,avdetlerine müsaade

olurunadığı

ve

bulunduklan yerlerde ikamete

me­

mur edildikleri ve bu ikametİn

ba­

zan ölünceye kadar ::malum .idi.

devam

Yılduımla

ettiği

vurulmuşa

dönen Nuri Paşa çocuk gibi ağlama­ ğa ve affine delalet için yalvarınağa 'başladı.

Ancak iı·ade kat'i

teşeb­

büsün faideli olamıyacağını,

bilakis

'benim hakkımda gazabı davet edebi­ leceğini biliyilrdum. Ancak Nuri Pa­ Ja

o derece ağlıyor, öyle yalvarıyor­

du ki, bir aile babasının, yaşlı başlı bir adamın bu haline dayanamadım. Hacı Ali Paşa bu Nuri Paşayı çeke­ mez, Nuı·i Paşanın başınabeyineilik­ 'te gözü olduğunu ve günün birinde .ayağını kaydıracağını

düşünerek

Nuri Paşayı daima tevecciihten dü· 'jÜrmeğe çahşırdı. Hünkar nezdin­ deki delaletimin Hacı Ali Paşa tara­ fından akanıete

uğratılacağını bil­

'lllekle beraber gene şefaatte bulun­ dum, fakat semere vermedi. �Nuri

Paşa yalvarıp

du. Hünkarın ademi :zerıne

tekrar

Ancak

duı·uyor,

vasıtasile de niyazını tekit

aile

ediyor­

muvafalcati ü­

-şefaatte

bulunmalt

doğru olmamakla beraber

miitema­

.diyen şahit olduğ·um

ve

azap

ce yanuna geldi. Birçok hasbihalden sonra bu Kastamonu valiliği mese­ lesine nakli keliım

etti.

Ben

Nuri

aPşadan o münasebetle geçirdiği ıs­ tırabi ve benim kendisine ettiğim hizmeti dinliyeceğimi zannederken paşa : - Sarayda yaşamak bir azap olu­

şekilde

idi. Bunu geri aldırmak için

Hayı·iye vapu­

yordu, çıkıp kuı·tulmak için

Kasta­

monu valiliğine bile razı oldum, fa­ kat Abdülhamit

buna da

müsaade

ebnedi. demesin mi, o dakika ne hale gel­ diğim tasavvur olunabilir. Sakızcia menfı

bulunduğum

da benimle beraber ayni

sıra­

vaziyette

olan A bdülhaınidin nazıriarından bi­

ri

şaibelerinden münezzeh göstermek maksadile ba­ na karşı bile celadetkarane bir lisan kendini

o

devrin

kullanır dı. Maahaza bu nazır paşa kendisinin her halini bildiğimden emin olduğu tçin bana karşı sahte celadf'!ti kull"'.n­

dıktan sonra gene Sakv:dö

l.ulunan

menfa aı·kadaşlarından diğeı: bir zat

ile ı::ö riiı�ı·ken benim keodi�i lından verilmiş olan jurnallaı· kıında birşey söyleyip

tara­ hak­

söylemediği­

mi sararmış.

tazal_ _

j


T A H S t N P A Ş A N i N H A T I R A- T l Meşrutiyetin

Abdüİha­

ilimı nda

hizmet

midİn oynadığı rolü tenviı·e

müsait vakitler-de dünya liülrumetle� rini-n eş kali hakkında

görüşürdüm.

taraftan ve hü­

eder fikrile atİdeki hatll"ayı kaydedi­

Bana karşı kıralh"

yoı·um: Meşrutiyetin ilanından hay­

kümdaı.-lık idaresine mü temayi l gibi-­

Mit­

li zaman evvel biı· gün Ahmet

v<J

to u s u l ü ne taraftar olduğı.ınu anla­ mak güç değildi. Bu zatlan öğrendi­

ede­

ğime ve 1 293 meclisinden hasıl etti­

hat Efendi Amerika parlamentosun­ da cereyan etmiş olan

g ürült ül tı

rezaletli bir müzakereyi tasvir Hakikat )

rek (Tercümanı

görünürdiyse de hakikatte parlamen­

gazete­

ğim tecrübey e gö r e

sin d e bir makale yazmıştı. Bu maka­

faydalı birşeydİi·.

lenin sebeb i tahı-iri

cadeleleri iyi

parlamen to de­

nilen müesseseyi gözden

düşürmek

ve Abdülhamidin siyasetine

gitmek olduğu

uygun

zannedilebilir.

Ah­

M.

Meclisleri

Fakat . parti

mü­

değil dir.

birşey

mes el eyi akıl, mantrk,

Bir

edep ve ter­

biye, ilim ve fen nokt asından müza­

kere ve müşaveı.-e etmek

baş ka şey-

met Mithat Efendi o devı;n iyi yazı

dir. Şahsi husumet. ve emellerle par­

yazan ve üslubile mevzulan canlan­

tizanhk etmek

başkadır.

faydalı, ikincisi

fena ve

olduğu

drra.bilen muharrirlerinden

Biı;ncisi zararlıdır.

için bah s ettiğim makalesini de calibi

Bahusus muhtelif amal v.e efkir bes­

dikkat bir ş eki lde

almıştı.

liyen unsurlann i� tima ettikleı-i yer­

okudu ve

lerde fırka münazaal anndan memle­

kaleme

A�dülhaınit bu makaleyi

bi ttabi pek memnun oldu. Kendisini izazda

saraya davet etti, ikram ve

O esnad a Mithat Efendiye telkin edilmek üzere şu sözleri söyledi : ''Amcam Abdülaziz merhum!a Pa­

rize gittiğimiz zaman Fransa Hüku­ meti Fransa ordusu binbaşılarından "Dresset, isminde diı·ayetli bir zabi ­

ti bana milımandar

tayin

etmi şt i.

Bu binbaşının iktidar ve kabil iyeti ­

davet e ttim,

kendisini [s­

hizmetiıne al­

dım, Yddızda,- kendisine

tahsis ettirdim,

Bizim.

ilk

acı tecrübeleri ol­

Bereket veı·sin Ahmet Ve­

fik ve Has an Fehmi Paşalaı· iyi ida­

ettiler. Ahmet Vefi k Paş�-

re

doğıu

sözEü ve muhatapları Üzerinde nüfuz .

lu, ağ ırbaşlı bir zat:idi Hasan· •.

Feh­

mi Pa�a hukuk ulemas mda n idi. Bu_

i k i zat Osmanlı akalliyetlerii:ıin oy­ namak istedikleri oyunlara _ meydan: vermediler.,

anladığımdan Pa,

ell işah olduktan sonr a

tanbula

Mecli s te huıtun muştur.

bulundu.

ni daha o zaman

kete daima zarar gelİi".

rütbesini

bir

daire

tedricen

Abdülhamit İstanbuldaki; sefirle­

rin

ha tırlarını hoş etmeğe ve icabın­

da bunları minnet taı·

bırakacak cö-­

mei"tlikler göstermeğ_e pek.

itina. e­

terfi ettim. Dresset Paşa alim ve mü­

derdi.Srk sık nmavenette bulunduğu,

tefekkir bir Frans ız idi, bilhassa

bazı ufak elçi ve

iyi

ınaslahatgiizarlar­

tarih bilirdi. Parlamento ve kanunu

dan başka büyük elçilere de arasıra,

esasi ilmine de vakıf idi.

cemilekarhk yapardi. Hindistan. va..-

Kendisile


T A H S I N

P AŞAN I N

Iii umumisi Lord Dön·en ev,·elce l s­

229

HATI RAT I

lamlık günü Fransız sefiri M. Kons�

tanbulda İngiliz sefiri idi. Abdülha­

tans'ın pek beğendiği bir çift al ara­

mit ramazanda

ba atı ferdası günü sefire tarafi

bilumum

süferayı

ecnebiyeyi iftara davet eder v:e ken­

şa­

haneden bi'!' hediye olmak üzere gö�

dilerine diş 'kirası namı ile hediyeleı·

türülmüştü. Amerika sefiri M.Leyş­

verirdi. Lord

man'ın zevcesine gene böyle bir mü�

Döfrenin

İstanbulda

bulunduğu tarihte bir ramazan

ak­

nasebetle pırlanta işlemeli

giranba­

şamı sefirin zevcesi Ledi Döfren ile

ha bir yelpaze hediye etmişti. Mese­

kerimesi haremi humayunda

le hediyenin kendisinde

davet olundu.

iftara

. Sefirlerin

mabeyini

humayun dairesine clavet

olunması

vaki

ise de

?=evce ve

kerimelerinin

harem� davet olunmaları

fevkalade

bir haldi Abdülhamit bununla

değil, tarzı

itasında idi.

1 ngiliz seEirinden bahsettiğim

bu

fıkı·ada bilmünasebe şu hatırayı kay­ debnek isterim :

İn­

Transuval muharebesi zamanında

giliZ sefiri hakkında son derece bü­ yük bir e�eri nezaket göstermiş olu­

idi. Transuvallılar mili bir ordu vü­

yordu. Haremi

harebelere girişmişler ve memleket­

humayunda

ecnebi

lisanı bilen olmadiğı -gibi Ledi ren

ve .kerlmesi Tür."k�e

Döf­

bilmedikle­

cude getirerek lngilizlerle kanlı

mu­

lerinin hukuk ve hududunu cansipa­ rane müdafaaya koyulmuşlardı.

Bu

rinden o zaman Mariciye müsteşar­

iş hayli devam

lığında bulunan Artin Paşanın keri­

adeta mağlup

mesi tercümanlılı:

İ şitildiğine göre Transuvallıların bu

·vazifesini ifa için

etmiş ve

İngilizler düşmüştü.

vaziyete

haremi ·humayunda hazır

bulundu­

vatanperverane cihatlan l stanbulda

.rulmuştu. lftardan sonra

Al?dülha­

gizli gizli sevinç tezahürlerine vesile

mit kendi tabiri ·veçhile bir

( souve­

olurken

İ smail

Kemal ile o aralık

nir) olmak üzere 'bir tepsi derunun­

İ stanbulda müsafereten bulunan bir

da Ledi Döfrene ve ' kerimesine kıy­

muallim tarafından vuku bulan leş­

mettar bediyeler

vika t üzerine seksen

gönderdi.

Sefirin

dokuz kişi bir

kerimesine ait hediye fevkalade kıy­

gün toplanarak müçtemian

ınettar bir pembe inci idi. Bunun da

lundaki İngiliz sefarethanesine

sebebi şudur:

O vakit sefarethane­

lerle temasta bulunan Madam "Plaskova isminde bir kadın bir gün

giliz

sefirinin

kızı ile

Ma'tmazel Döfreıii n

görüşürken

pembe

'inciye,

nümayiş­

ler yapmışlardır Bunlar icabında In­

giliz hizmetine gönüllü olarak

kay­

da arnade olduklarını da sefire

söy­

lemişlerdir. Bu garip ve nabeca nümayişi ha­

Bunu başka bir mecliste bilmünase­

ber alan Abdülhamit Ingiliz siyase­

'be söylemiş,

olduğunu

git­

öğrenıriiş.

pek

meraklı

In­

mişler ve İngiltere lehine

Beyoğ­

oradan da

Hürikarın

kulağına gelmiş. Abdülhamit

böyle

jj.es.tleı-i pek severdi. Nitekim bir se-

tine bu suretle taraftar bir ve cemiyetin vücudünden ederek derhal tahkikat

cemaat tevahhuş

İcrasını em-


T A H S I N P A Ş A N I N H A T I R. A T I

230

retmiş ve Ata Efendi_

isminde olan

resmi selam ve ihtiramı ifa

o mualim ile I sınail Kemal Bey tah­

lerdi.

tı isticvaba alınmıştı.

rıhtımına inerek

Bilahare işin

Abdülhamit te

edecek­

Dolmabahçe

misafirini

oradan

uzatilması İngilizleri münkesir ede­

karşılayacaktı.

ceği düşünülerek vazgeçilmişti.

sarayı netarneli olduğundan ve Hün­

Ancak Dolmabahçe:

karın her türlü evhamı burada top­ Hatıratımın bu kısmının

mukad­

demesinde Almanya Başvekili Prens etmiş o­

( Bülow) un ahiren intişar

lan hatıratında bize taalluk eden ba­ zı cihetler hakkında bildiklerimi ya­ zacağımı

va detmiştim.

( Milliyet)

gazetesinde tercüme suretile dilen o kısım hatıratı

neşre­

okudum.

Ilk

önce gözümün önüne Abdülhamidin imparator (Wilhelm ) i istikbal mesi merasimine ait manzara

et­

geldi.

Gerçi bunun bu hatıı·atta bir yeri ol­

landığından vaktinden evvel Dalma­ bahçeye gidip orada beklemek istemezdi. Abdülhamidin

bu

vehmine

sebep ne olduğu tamamen kestirile­ mez, esasen vehimlerinin

pek çoğu:.

ınanasız idi. Herhalde Velialıtın İka­ rnet etmekte olduğu bir saraya gidip< orada uzun müddet kalmak son de­ rece vehmine

dokunmuş

olmalı kb

karadan ve denizden bir�ok vesaitle tertibat alınmasını ve

imparatoruru

gemisi görününce tam vaktinde ken­

madığı zannedilir ve tarihe kanşmış

disinin rıhtıma inebilmesi için

bir teşrifat

hal işaretler verilmesini emretmişti

meselesinin

ihyasi ne

•.

düşünenler

Artık bütün iŞ güç durmuş,

bulunabilirse de bunlar devirler ara­

bu işe sarılmıştı. Telgraflar,

fayda tevlit eder sındaki zihniyet

diye

haber·

gÖster­

ler biribirini takip ediyor;

nisyana

hepsi dakikası dakikasına

Hünkara

arzolunuyordu. Bir aralık

geminin

lcarışmalarından is� bir tarafta kayyet ve mazbut

herkes bunlann

farklarını

rneğe hizmet ettikleı·i için

der'­

mu­

bulunmalan el­

bette faidebahştır. İmparatorun I stanbula muvasala­

takarrüp ettiğine

dair

telgraf

bir

geldi, arzettim. Fakat sarayda yüksek bir mevkiden denizi

tarassuda

tı günü yaklaşmıştı. I stikbal merasi­

memur edilen lzzet Paşa bu telgra­

minin fevkalade

fm hilafına olarak

parlak, her

türlü

geminin

henüz:

tertibatın tam ve mükemmel olma­

görünmediğini arzetmiştİ.

sım Hünkar bilhassa emretmişti.Os­

toru istikbal i�in mürettep asker ge­

Impara­

manh Padişahımn misafiri hassütha­

minin göründüği.i haberi üzerine ha­

emsa­

reket eUirileceği gibi Hünkar da bu.

line her veçhile faik bir tarzda teza­

haberi müteakıp saraydan çıkip Dol:..

sı olan Almanya I mparatoru

hürat gönneli idi. Yapılan program

mabahçeye inecekti. l zzet

mucibince Sadrazam ve hirçol(

telgraf haberini tekzip eden maruza­

na­

zırlar (Hariciye Nazırı bu meyanda

b Hünkarın

dahi.ldi) Imparatoru

yalan bir haberle

hanul

gemiye gidecekler, Hünkar

olacak namına

zihninde

Paşanıre

''kendisinin

vaktinden

evvel

Daimabahçeye indirilmek istenildi,.,.


23 1

TAHSIN P A ŞA N I N HATIRATl ği,., vahİmesini

uyandırdı.

Dolma­

retkeşlik yalnız bu gibi istikbal me­

bahçe, asker, bütün bunlar onun na­

ı·asiminde değil, devletin en

zarında en koı·kunç şeylerdi. Kimbi­

işleri·nde de tesirini göstennekte idi.

mühim

lir belki de bu asker kuvvetile ken­ disini hal, ve Dolmabahçede hapse­ derek oradaki Veliahtı tahta etmek istiyenlerin bir

iclas

tasavvuru ol­

duğunu da düşünmüş olabilirdi.Der­

hal iş ehemmiyet kesbetti.

Padişa­

hın eh·afında bulunanlar dahi

tüı-lü

türlü tefsirlerle vahimeyi genişletti­ l zzet Paşa

ler. Bunun üzerine

ve

dairesinde ve­

Nadir Ağa mabeyin

Prens (Bülow) un hatıratında A­ nadolu demiryolları hattına ait olan kısımları

okurken

daha o vakit bu

mesele hakkında Abdülhamide gön­ derilmiş ola.n iki arizayı hatırladım. Bunların

biri o devirde

Müsyü

Necip Pa�a denrnekle maruf olan Fe rik Necip Paşa tarafından

takdim

edilmiş, diğeri başmühendis

sair mürtefi dairelerio üst katiarına

Herman tarafından

Baron

Viyanadaki se­

koşturuluyor, gemi tarassut ettirili­

fiı·imize verilip onun vasıtasile sara­

yordu. Ortalığı biı· telaş almıştı. Ge­

ya gönderilmişti.

minin göründüğü

tel­

kunduktan sonra Almanların vaktile

için

Anadolu

grafı ben

hakkındaki

arzetmiş

olduğum

hakkımda şüpheler artmıştı. ket versin çok süı·meden ründü, ondan sonra

Bere­

gemi gö­

bozuk

düzen

Bu mektuplar o­

demiryolu

imtiyazını

ne

maksatla istihsal etmiş oldukları ve Cümhuriyet

Hükumetinin bugünkü

şimendifer siyaseti

nekadar

musip

bir alay ile aşağıya inildi� Abdülha­ mit daha yolda iken impartor ıçın

kat daha tezahür eder. Hele Anado­

selam topları

lu hattmın hükumetçe

çünkü

atılmağa

imparatorun

başlamıştı ;

gemisi

selarn

menziline girmiş bulunuyordu.Hün­ kar kemali istical ile

rıhtıma

misafirlere yetişebildi, zumsuz telaş

tedbir olduğu

dilmiş olmasındaki

mubayaa e­

isabet

tamamen taayyün etmiş

bununla demektir.

Hükumetimizin şimendifer siyaseti­

lü­

ne arasıra ilişenler mazinin bu dos­

Sadrazam

yalarından bihaberdirler ; esasen si­ uğraşanlarımıZin

ve nazn·lar gemiye gidemediler, is­

yasetle

tikbal merasiminin bu kı:smı noksan

maziyeyi

kaldı. Bu fıkrayı yazmaktan maksa­

dan takip etmelerindeki

dım birtakım işgüzarlarm Padişahta

ihtiyaç buna müstenittir.

vehmi tahrik etmek ve bu suretle sa­ dıkane hizmet etmekte olduklar' ka­ na.atini uyandırarak

bir

indi,

fakat o

yüzünden

ve rlurendiş bir

kendilerine te­

vecc:üh ve iltifat celbeylemek

mak­

sadile yalan yanlış maruzatta bulun­

vukuatı

yakından ve membaların­ lüzum ve

Eski zamanda Müsyü N ecip Paşa denmekle maruf ferik Necip

Paşa­

nın aı·izasr sureti :

Şevketmeap

Efendimiz

Hazret­

Jeri,

malarından ne gibi neticeler tevellüt

Almanların kemali hırs ve teha­

edebileceğini göstermektir. Bu gay-

Iükle temd:idine taiip oldukları Ana-


T A H S i N P_A Ş A N 1 N H A T 1 iR A T 1

232

dolu demiryolu hakkında

vuku bulan

kullarına

Tabsin Paşa

başkatip

ifadei çakeranemin tahriren arzı feı·­ man

müşarünileyh

huyurulduğu

nezdi

bu

yanlışhğı

dim.

Ammi

ekremi

humayunları

olan

hat ise şayanı ehemmiyet değildir.

kullan tarafından tebliğ olul)malda müsaraat eyle­

Vezirhana kadar

Şu halde Alfred KauHa mahudesinin

arizeyi takdime

maliim dur.

humayunl.arında

Sahancadan

rüfekayı

ve

gösterdikleı-i

muhtacı izah

hesabın

addoluna-

maz. Ki.lometı·e başına yüz elli

bin

Sultan Abdülazizin Avrupa seyahat­

frank masraf kaydeden

lerinde hasıl ettikleri umranı bilad

bazı mültezimlere azami olarak meb­

siyasetine ve bunun yesinde husule

şimendifer sa­ hakkındaki

geldiği

kanaate binaen Viyanada bazı müte­ hassıslar

Rumeli

görüşerek

ile

mendiferini te s i s

-ron dö Hiı-ş'in ayni sebeple meti Osmaniyeyi

şi

e·: f:irdikleri ve Ba­ mühim

Hüku­

borçlara

soktuğu malumu :jahaneleridir.

Za­

bu

müsyü

veı·mek

lağı mezbuı·un altıda birini

gayretindedirler ki şimendifer inşa­ atı ilmine vakıf olan herhangibir taraftan sual buyrulursa

manızatı­

mın sıhhati sabit olur. Ciheti yesinden ziyade bu işi n siyesi sezavarı dikkattir.

bi­

mali­

ciheti siya­

ehemmiyet ve calibi

Şimdiden muzır

eserleri

.man geçtikç e BarQn dö Hiı·ş'in ah­

Anadoluda görülmeğe

vali gayrimarziyesi a n laş ı lmış ise de

oralara Alman Yahu dileri dolmakta

Hükumeti Osmaniye

bi�

kere yaka­

y ı ele veı-mi. ş olduğundan mamıştır ki

lafsilatı

kurtula­

ınucibi

tasdi

olacağından hazfedilmiştir. tevsiarı

ve

bulunmuştur. Bunlardan başka mü­ saadei müliikaneleri şayan huyurul­ duğu halde şifahen zatı huınayunla­ rına arzedeceğim

Hali hazırda Almanların

başlamış

diğer bazı

esbap

daha vardır. N eti ce olarak A nadolu

terndielini istedikleri An?.dolu şimen­

lut'ası devleti aliyenin m enşei ve ru­

diEeri gene

hu oldu ğ unda n her ne suretle olur­

Hirş'in tuzağına düşmek tehlikesirı�

sa olsun ağyarın yerleşmesine mey­

Baron

muma5leyh

maruz bulunmaktadır. Çünkü Ba.ro ­

dan bırakılmaması elzem bulunmak­

nun on yedi senedir Rumeli

şımen­

la şimendiferlerin bassaten hükUme­

diferleri müdü;·ii

Müsyü

ti

Külman ve

i

umum si

muavini

Müsyü

ve Kont Vitali

vt:'

rar i ş haşma

gelmişlerdir.

Hika,_n

s eni

yel eri nam ve hesabı alisine

, yapılması ve bunu Ziraat

Bankası-

telo:­

nın tevsii ile her sene üç yüz bin al­

Doyçe

tın karşılık gösterilerek hariçten mü

Bank Baron dö Hi ı·ş'in emri ve Al­

sait şerait altında biı· İsiikı·az akdi

Müsyü Kap

man müstemlek'! grupunun fikri il•.!

ve bilumurn memurin ile ahaiii şaha­

meselenin kuvvei maliyesini deruh­

neleri his�edar olmak Üzere

beheri

de etrniştiı·.İzmittenAnkaraya kadar

birer ve ikişer buçuk ve beşer lira

olan hattın budü

kıymetli tahvilat çıkarılarak

mesafesi

485

ki­

dahili

lometre olduğu ve bunun Sabancay-:ı

bir inşaatı nafia şirketi tesisi müna­

kadar olan kıo;mı evvelce

sip olacağım arzey)erim ferman.

yapıldığı


TAHS I N PAŞANIN

Ba�mühendis Baron Hennan'ın Viyana sefareti marifetile Sultan Abdülhamide gönderdiği müt�leaname : Almanyadan Amerika kıt'asına se­ nevi binlerce kişi muhaceret suretile gibnektedir. Amerika kanunu mu­ cibince Arnerikaya giren muvakkat bir zaman için tahiiyeti asliyesinde kalmakta ise de sonradan Amerikalı addolunmakta ve bahusus bunların tevellüdatı doğrudan doğruya Ame­ rikalı olmaktadırlar.Binaenaleyh Al­ man devleti askeri ve mali menfaat­ lerini kaybetmektedir. Halbuki Al­ manyadan ve sair anemaliki ecnebi­ yeden biladı şahaneye gelenler ve sülaleleri kapitülasyon sayesinde ta­ büyeti asliyelerinde kalıyorlar. Bu yüzden Alman devleti muhacereti vakıadan zarar görmeyip hatta ka­ zanmaktadır. Çünkü kendi mükelle­ fiyeti askeriye ve maliyesi mahfuz kalmaktadır. Memaliki şahanenin vüs'ati ve tabii serveti hasebile se­ nevi yÜz bin muhacir gelse de kafi ve vafidir. Ancak Rumeli ve hele A­ nadolunun vesaiti nakliyesi olmadı­ ğından muhacirini ecnebiye istifade ecdememektedir.Alman hükumeti bu­ nu mütalea ederek Anadolu kıt'asm­ da kendi elile bir şimendifer tesisini münasip görmüştür. Bu fikri takviye eden bir sebep vardir ki o da yir­ mi yirmi beş senedenberi Suriye kıt'asına muhaceret eden ve şimdiki halde haylice çoğalan Alman nesii­ nin memleketlerine gösterdikleri fa­ idelerdir. Ankara hattının sahibi im­ tiyazı olup anasıl Alman bulunan Ba

HATIRATI

233

ron dö Hirş'in amcaza desi Müsyü Alfred Kaulla bu milli menafii cem' ve istihsale hizmet için Kayset'in emirlerini telakki etmiştir.Türkiyede iş gönnek için adet olduğu veçhile sarayı humayundan, Babıaliden mü­ sait eller tutarak zei:J1.İni hazırlam!!f• tır. Benim zatı şahaneleı·ine tazirnal Ve sadakatim malumu ali bulundu­ ğundan Alman ııimendifer siyaseti­ nin Türkiyeye ait mahzurlarını ar­ zetmeği arzu ettim. Eğerçi Alman­ ya ile Türkiye arasında fasıl birkaç hükumet mevcut olup cari mülasık bulunmadığı cihetle doğrudan doğ­ ruya karadan ve denizden sa,rlet e­ decek vaziyette olmayan düşmandan korkulmaz ise de bir tarzı musliha­ nede memlekete sokulacak ve tedri­ cen çoğalacak her kavi bir kavmin efkarı müstakbelesinden endişe et­ mek muvafıkı hikmeti hükumettir. Almanların perverde ettikleri mena­ fii aliye emelleri tesisini istedikleri Anadolu şimendiferlerile vücut bu­ lacaktır. Eskişehirden başlıyarak birçok mutena mahallerde ikamet­ gah ittihaz ve Alman efrada illihak eyliyecek muhacirler ve bunlarm tevcllüdatı günden güne istilai bir vaziyet alacaktır. Kendilerine mahsus mektepler, mabetler, hastaneler ''e eğlence yerleı·i tesis eyliyecekler­ dir. Diğer taraftan Alman Hükumeti istirnlak protokolunu imza eden hültumetlerden olmakla tebaası iste­ dikleri kadar araziyi de teferruğ ede bilecekleı·dir. Anadolululardan zcn-


T A H S I N P A ŞA N I N H A T I RAT I

234

gin oldukları cihetle bu bapta

güç­

mak ve

ezcümle bu sefer

keyfiyetine

lük çekmiyecekleri tabiidir. Şu maruzatıını teyit için

arzede­

mubayaa

esas teşkil eden

fıkra.

dereedilmek gibi tedabiri ihtiyati­

rim ki Rusya Hükumeti gibi kuvvet­

yede kusur edilmedi ise de ne çare­

li bir devletin

muhacirlere

ki esas itibarile imtiyaz Türkiye için.

karşı son vazettiği kanun ile• Rusya­

çok ağır ve Almanlar için çok müsa­

ya gelecek Alın'anların bir

it şerait tahtında verildi.

Alman

müddet

Binaena-

denilebilir ki Al­

kaldıktan sonra Rusya askeri kanu­

leyh bilateı-eddüt

nu mucibince askere alınacakları ve

manya I mparatoru İ stanbul ve Tür­

vergi1erce dahi Rus vergi kanunları­

kiye seyahatine

na hafiyen mutavaata

ınecburiyet-

Ill;uvaffak olmuştu.Bu emellerin Tür

leri kayıt ve tasrih edilmiştir. Netice

ldyeyi nev'ama kolonize etmek deı·e­

olarak Anadolu şimendiferinin

cesinde geniş olduğu peyderpey

tev­

saik olan

amaline

vu ­

sian Almanlara verilmesinden evvel

ku bulan neşriyat ve ifşaattan anla­

diğer tedbirler

şılmaktadn·.

alınması

lüzumunu

kemali tazimat ile arzederim. Biı· devletin

istikbal ve

emniyet altında

İstikiali

bulunabilrnek

haricin müdahalesine

için

sebebiyet ve­

recek vesilelerin mevcut

O vakit

olmaması

habbet ve Türkiyeye karşı yet

perdesi

guya

arkasında

ikbsadi

sahada

Türkiyeye muzabereti

şarttır. Buna riayet etmiyen devlet­

parator tarafından

ler ergeç o kabil

malda idi.

miidahalelere

ruz kalrrlar. Şimendifer aleıtlak istikraz edilmesi,

Wilhelm bu

emelleri Abdülhaınidin şahsına mu­

ma­

samirni­

saklanarak Almanların suretile im­

müdafaa

Abdülhamit

olun�­

bu hususta.

siyasetinde

imparatorun

siyasetine son

tarikxmı müracaat

mümaşatkar

davrandı ve bu sebep­

yani bu işin

ecnebi sermayeden

münhasıran

beklenınesi çok

derece

lediı· ki Almanlar o tarihte Türkiye üzerinde bir faikiyet kazandılar. Al­

defalar şimendiferden intizar olunan

manya

hizmeti gölgede bırakacak birtalum

nüfuzu, bilhassa sarayda haiz

müşkülatı

ğu teveccüh nadir görülmüş bir tarz

siyasiyenin

tevellüdüne

sebep olabilir. Abdülhamit bu

da idi. Wilhelm bu Anadolu

demir­

yollan işinde Almanya Imparatoru­ nun

sefaretinin mevkii,

vaitleri.n e kapılarak Alman gru­

itibarı.

meseleyi

bir tehlike, boğazların

oldu­ azim

kapanmasını

bu tehlikeye karşr yegane çare ola­ rak tasvir ettiği halde

Abdülhamit

puııa çok müsait bulundu ve Müsyü

bun un bir muahedei düveli.yeye müs

Necip Paşanın arizasında ismi geçen

tenit olduğunu ve

alakadadar

ha­

( Hirş) gibi adamların hile tuzağın­

berdar edilmeden buna teşebbüs et- .

dan farkı olmayan Alman şirketinin

rnek muvafık olanuyacağını ileri sü­

tuzağına düştü. Her nekadar hattın

rerek işi geçiştirmişti.

mukavelenamesi tanzim

olunurken

birtakım mevat ve kuyut: ilave olun-

Prens

( Bülow)

un

hatıratında.

Ermeni vul,ı;uatr rnünasebetile buı·a-·


T A H S I N P A ŞA N I N

23$.

HAT IR A T l

da yapdan muamele ve ittihaz edilen

nin hakikatini söyletmek için

tedbirlerin

bulan sual ve tazyika cevaben : ''Ko­

telakkiye

Almanyada ne uğrad2ğı

suretle

hakkında

bazı

vum

mitenin ne yapt!ğını söyledim, fakat

tafsilat görüldüğünden bu ba,hse bir

ne yapacağını, tertipleri

kere daha avdet etmek isterim. Tür­

ret olduğunu söyliyemem, beni assa­

kiyenin muhtelif

mahallerinde

menilerin ika ettikleri

Er­

cinayetler ü­

zerine bunlar hakkında

yika maruz kalır da söyle�eğe mec­

Avrupada

bur olur korkusiie tevkifanenin ap­

ne gibi tesirler hasıl ettiğine dair faretlerirnizden peyderpey

se­

malumat

gelmekte idi. Abdülhamit bu ݧ'arata ehemmiyet

atfeder­

di. Berlin sefaretinin iş'arab Ermeni hadisesi münasebetile ittihaz ettiği­ miz tedbirlerin

ağzımdan söz

alamazsınız, demiş ve fazla bir taz�

hükumetçe

ittihaz olunan tedabirin

pek dikkat ve

nız gene bu hususta

neden iba­

Almanyada aleyhi­

mize bir cereyan uyandırmamış ol­

tesanesinde teneke parçalarile

inti­

har etmi§ti. Bu hareket Ermenilerin Türkiyeye karşı efkarı

caniyane ve·

hainanelerinde nekadaı· ileri

gittik­

lerini ve ne gibi zalimane tasavvur�. lar beslediklerini ispata kafidir.

Malum

olduğu üzere

Sultan Azizin zamanı

Ermeniler­

saltanatında

duğunu teyit ediyordu. Abdülhamit

Fuat ve Ali Paşaların saclaretleri es­

bu hakikate

nasında Babıaliye müracaat

vakıf olduğundan

bu

Ermeni Patrikanesindeki

noktada tevahhuşü zail olmuştu. Ermeni erbabı ihtilalinin Türkle­ re karşı ika ettikleri cinayetler ma­ liımdur; hatıratımın bundan evvelki kısımlannda fırsat

düştükçe bu ci­

nayetlerden bahsetmiştim, bomba hadisesine ait

bilhassa

tafsilatı oku­

yanlar Ermenilerin Türkiyede

ihti­

lal çıkarmak ve hem kendi

milli e­

mellerine nail, hem de bazı

ecnebi

ernellerin husulüne alet

olmak için

yer yer vukua getirdikleri kıyam

ve

kİtallerin ne derece şümullü bir pla­ na müstenit bulunduğunu

anlamış­

lardır. Ermeni erbabı ihtilali vurlarını saklamak

dar azİmkar davranmatka bunların

tasav­

hususunda oka­

rüesasından olup

hadisesi münasebetile

idiler ki bomba

tevkif ve ko­

misyonu mahsus tarafından isticvap

olunan ( Nişan)

nam

şahıs

mesele-

ederek

ruhani ve

cismani heyetierin içtimaile bir mec­ lis i umumi akdi.ne miisaade olunma-.

sım hükumetten rica etmi§lcrdi. Ma­ beyin başkatibi bulunduğum zaman. bir gün :ı;iyaretime gelen esbak ha­ riciye müsteşarı Artin Pa�a bana bu meseleyi hikaye etmiş ve Ermenile­ ı-in bu müracaatleri o vakit Babıci.li­ ce is'af edildiğinden bu keyfiyet Er­ meni milleti nezdinde büyük bir sü­

ruru rnucip olmuştu. Ermeni ihtil�Ji sergerdeleri

Tür­

kiyenin muhtelif

yerlerinde karışık­

lrklar, kİtall er ve

cinayetler ika ve

bu suretle düveli ecnebiyenin müda­ halesini davet için

tertibat ve

teş­

vikattan bir an geri kalmamakta idi­

ler. Bu tertibat ve teşvikatın ilk se­ ıneresi Samsunda görüldü.

Samsun isyanım Zeytun,

Diyarı-


236

fAŞA N I N HAT I RA T l

TAHS I N

bekir, Sıvas, Trabzon,Eğin kıyamla­ n takip etti. Manzara

Türkiyenin

birçok noktalannda tutuşturolan ve­ ya tutuşturolmak istenilen bir yan­ gın levhası arzediyordu. Samsun is­

olduklari

giliz kadnılarmm önayak

galeyanı efkarı bir dereceye

kadar

lehimize imaleye hizmet etmitşi. tahaddüs ettiği

Samsun vukuatı

zaman sadaret mevkiinde Cevat Pa­

yanını müteaklp Sultan Harnit ora­

şa bulunuyordu. Babıali bu mesele­

ya bir heyeti tahkikiye göndermişti.

yi ariz ve amik tetkik

ettirmiş

ve

mahal

şüpheye

Meseleyi bütün teferruatile tetkika

hiçbir tereddüt ve

ve hiçbir noktası kapalı bırakılmıya­

bırakmayacak surette meselenin kün

memur

hünü meydana çıkarnıa ğa muvaffak

yüz

olmuştu. Sadrazam Cevat Paşa tara­

rak hakikati zahire ihraca

edilen bu heyet Samsunda tam doksan beş şahit

Bunların

dinledi.

fından o vakit Hünkara takdim olu­

-ifadatı Ermeni erbabı ihtilalinin ma­

nan

sum ahaliye ve hükumete karşı yap­

Ermeni erbabı ihtilali istiklai sevda­

bir

tezkerede:

''Hernekadar

tıklan fecaat ve cinayetleri meydan::ı

sile ve siyasi emellerle hareket ettik­

çıkarmış, komitecilerin bu maksatta

lerini söylüyorlarsa da

kullanılmak üzere hariçten ve Türkiyeye

ithal ettikleri

tedarik tüfek,

Erınenilerin mahal­

elyevm sakin bulundukları

lerde bir guna alakai siyasiyeleri ol­

eslihai

madığı ve oraları ötedenberi

Türk­

nariyenin büyük bir kısmı ele geçi­

lerin :ziri idaresinde bulunan

yerler

·rilmişti. Ermeni asilerini bu suretle

olup Eı-meniler

rovelver, kama, bomba gibi

Devleti aliye tara­

bükuroete

fından balışedilen müsaadatı mahsu­

karşı ateş etmeğe teşvik eden rüesa

sa Üzerine gelmiş olduklarını ve esa­

silahlanmağa

Türklerle

arasmda bilhassa Baı·on Kıt, doktor

sen bu yerlerin hiçbirinde ekseriyeti

Boyacıyan, Dikran ve

haiz bulunmadıklarını ve ekseriyeti

H aınparsom

Minas Çıraz isimleri zikredilmek la­

kahire Tiirklerde olup buna nispetle

zım gelir. Abdülhamit Samsun

he­

Ermeni kesafeti hiç mesabesinde ol­

yeti tahkikiyesi tarafından meydana

duğunu, tahkikat ve tetkikatı arni­

çıkarılan cinayetleri musavvir levha­

kaya müsteniden arzeylemişti. Hün­

ların ve Ermenilere ait olup

büku-

karın emrile

ve

diğer

vasıtalarla

rnetçe ele geçirilen alat ve

vesaiti

yapdan tahkikat dahi Babıalinin

kolleksiyoııu

tanzim

iş'annı teyit ediyordu.

-cinayetin bir

olunmasını emretmişti. Bu kolieksi­

Enneni komitesinin başlıca Londra ve

kez noktaları

yesine teşhir edilmek üzere Londı·a­

şehirleri idi. Bunlardan başka

Londrada

A vam

Karnarası civarında teşhir olunan bu cinayetler

o

vakit aleyhimizde bulu­

nan İ ngiliz efkarı umumiyesini bay­ liden hayli yatırmı.� ve bilhassa 1 n-

mer­

Cenevre

yon yapılmış ve cihan efkarı umumi­ ya gönderilmişti.

bu

Rus­

yada da bir ihtilal komitesi vardı ki Osmanlı Bankasına hücum

edenler

bu komitenin mensuplan idileı·. Tarihin şu garip cilvesine bakınız ki Bitlis

Ermeni isyanında en mü�


T A H S i N

hi...vn cinayetlere

mü tecas ir olmuş

''e

bu cinayeti bilmuhakeme tahakkuk

ederek idamına hükmedilmiş olan hir E rm eni kadınının affini İ ngiliz :.ıefiri müteveffa Siı· E dvard Okonoı­ bir cuma günü selamlık merasimin­ den sonra HünkB.rdan bizzat İstir­ ham etmiş idi. Sultan Harnit Enne­ nilere karşı

şefkat ve

meı-hametle

muamele etmentn hiçbh· faideyi müs telziın

buôhi rnii­ Ermeniler nez­ şükran uyandır­

almıyacağma ve

samahakarlıklann dinde hi�bir hiss i

237

PAŞAN IN HATIRATI ne hizmet ettiklerinden

lstanbulda

vilayetlerde vukua gelen Erm eni kryarnlan üzerine bazı dev­

ve diğer

letler buı·adski

vasıtasile

sefirieri

bulun­

B abrali nezdinde teşebbüste

muşlardı. O vakit Rusya sefiri olan. Müsyü ( Zinoviyef ) te onlaı·dan ay­ sü.feranm

rılmamıştı. Sultan Harnit

bu mܧterek tcşebbüslerin�

Rusya

sefirinin de iştiı·ak etmesini hiç hoş görmediğinden

Petersburg'taki se­

firimiz Hüsnü Paşayı Haı-iciye zm

Müsyü ( Labanof) u

Na­

görerek

( Labanof) u görerek

Müsyük

rnıyaca ğı na kani olduğu için İngiliz

zırı

sefirinin bu İstirhamını: bi ı

mur etmişti. Esasen Ermeni isyanı­

müddet

·

avutmuş ise de sefir

tekrar

iistirhaında bulunduğundan

tekrar nihayet

o kadını affetmişti. I dam mahkumu­

nun affi hakkındaki İradesini tebliğ ederken Sulnayet

bana

ayetinden

mn

ci

heti siyasiyesi Rusyadan ziya­

de İ n g ilterenin işine yarama.kta ol­

duğundan Petersbut�g kabinesi bıali n ezdin de ifa ed i len

teşebbüsü

siyasiy e pek gönül hoşluğu ile işti­ rak etmenıişti. Hüsnü Paşa bu

başka biı·şey söylemişti :

Ba­

esas

- Bak dünyada neler oluyor? Bu

üze<inden ve Hünkarm verdiği tali­

komitecileri kimlerin siyasi maksat­

mat dairesinde ( Labanof) un nazarı

Ianna alet nihayet

ikleri İngiliz sefirinin

ett

maskesini atarak

şefaatte

dikkatini celbetti. SeEirimizin Rusya Hariciye Naz1rı nezdinde İcra ettiği

bulunmasile sabittir. Ermeni isyanı­

bu teşebbüs hüsnü telakki

mn nı.ah iyet ini bundan

ğu gibi derhal tesirini de göstermiş­

Bu komiteciler bazı

anlamalıyız. devletlerin el­

lerinde birer cinayet aletinden

baş­

ka birşey değildir.

ti. Filhakika

o

tarihle rde bir ffÜn cu­

ma selamlığından sonra sair m i siHfi Rus sefiı·i

İngiliz sefiri Sir Okonaı·'un bala­

olundu­

süfera

Müsyü ( Zinovi.­

yef) h uzı�ra kabul olunmuş ve Ab­

da hil,ayet ettiğim teşebbüsile de sa­

dülhamit bahsi Ermeni

bit olduğu üzere Ermeni

intikal ettirerek sefire uzun uzadıya

ihtilal ce­

meselesine

miyet ve reisieri Londrada mazharı

beyanatta bulunmuştu.

himaye oldukları gibi

Hünkann bu beyana tını lazım oldu­

Rusyada da

kendilerine melce ve himaye

bul­

makta idiler. El"nteniler kendi gaye­

lerini temine matuf olan isyan hareketlerile bazı

ihtilal ve

devletlerin

dalayısile hususi ve siyasi emelleri-

Rus

ğu ve�hile telakki etmetke

sefiri

teahhur

göstermemişti. Yukarda izah ettiğim

veçhile Er­

menilerin harekatı cinayetkaraneleri İngiltere ve Rusyanın arnali

siyasi�.


T AH S i N

238

kullan­

bi; İstanbula civar bir mahalde do­

bu devletlerin

laşmış olması Abdülhamidin vehmi­

�yesine alet ve vasıta olaral{ :mak istenildiğinden

PAŞANIN HATlRAT!

ni uyandn·mağa kafi idi.

mütea­

.:sefirleri Ermeni isyanlarını

Hünkru·

]up Babıa!iye bir mnhtıra vermişler­

derhal bu papazın tevkifini emretti.

·dİ.

Zaptiye N azın papazın elinde mun­

Bu

..

htırada gfiya Anadoh.mun

mu u

·

:iiç vilayetinde Ermenilerin haizi ek­

halışettiği imtiyazlardan biri olan bu

( Hout Commissaire) e havale edilip

l•eyfiyet bir gaile memba! olabilirdi;

·oralarc!aki valilerin bu fevkalade ko­

Zaptiye Nazu·ı böyle cevap gönder­

:niiser tarafmdan nasp ve tayin edil­

meyip te derhal iradeyi infaz etsey­

mesi ve buıia · mümasil birtakım tek­

di bilahare

Jifat miinderiç idi. Babıali bu muhtı­

kendi

gaileyi

çıkacak

mevkü ile ödemesi ve

'Ü gün

etmişti.

mucip

Kapitülasyonlar;n ecnebi tebaaya

muazzamanın intihabi.!e bir

· rayı saraya takdim

bulun­

duğu gibi tevkif ve isticvabı

bir hali de görülmediğini arzetti.

seriyet oldukları ve oralann i daresi - düveli

tazam bir İ ng·iliz pasaportu

hatta

daha

büyük bir felakete uğraması muhte­

.Sadrazam ve Hariciye Nazırı saraya

mel idi. Bunu düşüneı·el<:

davet olundular. Meselenin lafsilatı

'' Kuyum­

zabıtaca

tevkifine

·ve Petersburg kabİnesi nezdinde ya­

cıyan Efendinin

·pdan teşebbüsatın netayici, ·nihayet

imkan alamadığını, aı·zetti. Bunun

Rus seEirinin mülakatı ve Hünkann

Üzerine Sultan Harnit sefarethaneye

: sefire

haber göndererek mumaileyhten ba­

anlatılarak

beyanatı etrafile

'buna g·öre muhtıraya 'bir cevap hn­

maliimat alınmak

Üzere ya onun

hiçbir ta­

saraya gönderilmesi yahut bulundu­

· l'"afta haizi ekseriyet olmadıklarının

ğu mahalle gönderilecek bir memu­

zırlaması ve Ermenilerin

<muhtıraya ayrıca ve tasrihan ilave

ru mahsus ile görüş türülmesi arzusu

·edilmesi tebliğ olundı.ı.

bildirildi. Sefarethane Hünkarın bu arzusunu is'af et ti.

O aralik bir gün Zapliye N azırın­

efendi bir İ ngiliz şilebine binmiş bu­

, dan bir tezkere geldi. Bu tezkerede

isminde

lunuyordu. Hünkaı· elyevm dava ve­

İ zmit taraflarına gide­

kaleti ile iştigal etmetke olan o vak­

'( Vaı·ahtat Kuyumcuyan ) 'bir papazın .

O aralık papaz

rek Erşe manastırını ·ziyaret ve bii"

''hafta kadar ikamet ettikten

sonra

'

tin hakimlerinden

biri ile

··ıstanbula d öndüğü ve Londraya av­

derdi. Bunlar vapurda papaz

. det etmek Üzere bulunduğu, 'bu ada­

diye şu sualleri sormuşlardı:

. mın anasil hniit ahalisinden ·mukaddema Londraya

·giderek Ox­

ford daırülfünununun ilahiyat ·•sinde tahsil gördüğünu ··olduğu bildiriiiyordu.

olup -şube­

sôy]emekte lngiltereden

�gelen bir Ermeıü pap.azımıu I.zmit gi

Surayı �

Devlet azasından biı·iıü vapura gön-

1

efen­

- Seyahatinizden memnun mu­

·sunuz?

2 - Memleketin hali hazırını

na­

sıl buldunuz, intibaatınız ne merkez­

dedir? 3

- E rmeni komitesinin asıl ga-


TAHS I N

ye

ve

P A ŞA N I N

malu­

ma.ksadı hakkında bize

zamanda

239

sonra Abdülhan1it bu adamın

hüvi­

yetini tahkik ettirdi, bu hususta ge­

mat verebiliı· misiniz? Hünkar

H A T I R A T I

bu sualleri irat ve

tarafı şahaneden

ayni

gönderi­

len bir hediyeyi mumaileyhe teslim etmelerini vapura gönderilen iki

za ­

rek İzmit

mutasarrıflığından ve ge­

rek Ermeni P atrikhanesinden malu­ mat istedi. Ta eski zamanlara kadar nüfus defterleri

la emrebnişti.

bütün

kanştırıldı,

diğer

hediyeyi

bazı tetkikat ta yapıldı, papazın hiç­

tevdi ettiler, üç sualin cevabını rica

bir yerde kaydı bulunamadı, herhal­

eylediler. Papaz Efendi hediyeyi te­

de İzmit ahalisinden

şekkürle kabul ettikten sonra şu ce·

men

vaplan vermişti :

( Kuyumcıyan) ın kendisini

Bunlar vapura

gittiler,

tebeyyün

olmadığı res­

etti.

Binaenaleyh İzmit­

memnun ola­

li diye tanılması doğru değildi, bir

2 -Memleketi eski halinden fark­

bunun da bazı arnali siyasiyeye hiz­

1

-

Seyahatimden

İ ngiliz pasaportile

-rak avdet ediyorum. sız buldum, hep eski sistem ve man­ zara devam etmetkedir.

Şimendifcr

tir. -

Ermeni komitelerile

müna­

fakat A­

sebet ve temasım yoktur;

nadoluda birtakım mezalim yapıldı­ ğından şikayet ediyorlar, buna mut­ 'talüm. İ ngiltere ve Amerikada teş­ hir edilen fecayi tabloları ve bu me­ zalime ait neşriyat bir Ermeni sıfat ve seciyesile beni müteessir etme�­ tdir.

Benim şahsi

kanaatime göre

bütün bu mezalimin sebebi

müsta­

killi Sultan Abdülhamittir.

Ermeni

komitelerinin tek bir gayesi olduğu­ nu bilirim ki o da Ermeni milliyetini müstakil bir şekilde ihya

etmesi

met ettiğini gösteriyordu.

ler memlekete oldukça faide vermiş­

3

seyahat

etmek

ve

bunu devleti aliyeye kabul ettirmek­ tir.,

Meşru�iyctin ilanına talr.addüm Memleketin ahvali

dahiliyesi aı·tık

en gafil gözden bile saklanamıyacak derecede bozulmuş,

Abdülhamidin

idarei maslah-at politikası mez olmuştu.

Hastalık

para et­

okadar ele­

rinde, illetler okadar çok idi ki gün­ delik tedbirlerle, muvakkat ilaçlarla bunun önü alınamıyacağını görüyor

ve

akıbel:in

herkes

fenahğı bütün

kalpleri endişeye düşürüyordu. Bu­ nu

Abdülhamit te biliyor,

anlıyor,

görüyor, işleı-in gitgide fenalaşınası günün birinde kendisine de dokuna­ cağından ve hatta belki

bu uğurda

taç ve tahtını kaybedeceğinden kor­ kuyordu. O taı-ihlerde Avrupada in­

Papaz Efendi nezdine gönderilen iki zat bu muhavereleri

sual ve ce­

tişar ve Sultan

Hamidin

şahsı ve

iradesi aleyhine birçok şiddetli yazı­

vap tarzında yazmışlar ve altını im­

ları ihtiva eden

zalıyarak Hünkara

bu korkuyu bir kat daha teşdit

lerdi.

den devre ait hatıratıma geçiyorum.

takdim

etmiş­

Papaz I stanbulu terkettikten

gazete ve

risaleler et­

mekte idi. Türkiyeden firaı- ederek


TAH S [ N

PAŞAN I N HAT IRATI

Mısıra ve Avrupaya giden bazı .kim­

sdeı-in orndo

içtimafar

aktettikleri

miyeti haiz

bana

bususi vesaiti İstihbariye

dan

tarafın­

hildi:ri!mekte

peyderpey

id i

.

olınadığrm

ş� merrJeketill

d ikkat

ve

ehemın iyeti celbet­ Abdülha­

nu esasinin iadei mer'iyeti meselesi

kalıl"

H atta Avrupa

kanunu

retmışti.

;tabeyin

mu

mr

Türkün menfaati mahfuı..

hurası:m kestiremıyorum.

Hünkarrn bu sözleri kanunu esa­ siye hakilmten taı·aftar olduğuna mı delalet ederdi, yoksa Abdülhamit bu

tercümeler�ni e m­

nun!a o zamamu icabatma muvafrk

Alman

hepsini

k<munu

i

esa sİsi n

bir siyaset takip ederek

ortalığın

mütercimlerinden Veli Bey

şiddet ve hicldetini tef'kin etmek ga­

Hatta işittiğim sa­

yesini mi takip ediyordu, yahut büs­

tercüme etmişti.

hih ise Abdülhamit

memleketin ha­

li ne münasip bir kanunu esasİ müs­ veddesi yapmak üzere

�nlarının gözden

Avrupa ka­

;

geçirilmesini b -------�----���--��------tarafİara sureti hususiyede emir

;;. havate etmişti.

bütün başka bir emeli mi vardı ; bu­

ıii("ta

nu anlayamamıştnn ve anlarn

mümkün değildi. Yalmz muhakkak olarak şu

dr ki Hünkal·ın bu söz­ ister caii olsun leri ister samimi, var

memleketin inhitata doğru g itmek

­

Mesmuatıma nazaran Şemseddin

Sami.

,

ya­

birçoklarzni getirimݧ, runda toplatarak

esasilerinin

ilanın-

da ise o da yapdıyor ;fakat iyi tatbik

olur.ur

dü şü ncel ere koyulmuştu.

Eğer

ınenfaatidiL·.

bu menfaat kanunu esasinin

mit bir aralık bunlarm tesirile kanu­

Üzerinde

eh emm i eti

ükuınC:aı· için la.zım olan

yo i;

iclarei hükumet usulünün t�be d dülü nazan

Paşa

Sait Paşa ; htmlann biri gitmiş 9tc­

!7lsı g-clmış bl: nun hiç

Rusyada Dom<mm te�<:: kkülü.h·anda

mekten hali ka!mıyordu.

anlatmak için.

sözlerİ söylemişti :

Neme lazım benim Ferit

ve faaliyet programları haztrladıkla­ n

şu

Murat ve İ s mail Kemal Sev­

ii: bu zevat meyanında

C:

bulunuy r­

İf; olmasma kar ş ı

bir çare düşünül­

müyor, fenalık günden güne artlyor. hergün Devlet

felaket uçurumuna

du. BiiMlare İsmail Kemai Bey Pa­ risten bu hususa daiı- Hünlciira uzun

bir pal"ça daha yuvarlamyordu.

bir telgraf göndermiş ve buna cevap

ise bu hale

ta

ve

rilmişti. Abdülhamit ahvalin

al­

İ daı·ei Devleti ellerinde tutanlaı·

makta

ve

s ey

ir ci mevkiinde

bak­

yahut günlerini gün etmek

d!ıği fena İstikametten tevahhuş ede­

l e vakit geçirmekte idiler. Memleket

rek bu kanunu es a si meselesile oka­

her tar af ta n tecezziye maruz idi. Ru Ordular yok­

dar meşgul ol ma ğa başiamıştr ki. Av­

meli elden gi di yor du

lonyah Ferit Pa ş anin saclareti sonla­

luk i çi n de idiler. Alıvali maliyemize·

ı-nıda bu zatın devlet umurunu ted­

gelince o bü sbütün berbat biır man­

.

vir edemiyeceği anlaşılması ve sada­

zaı·a arzediyordu. Düyu nu umumiye

edi l mesi

i daresi en rnühim menabii vaı-idata

Abdülhamit

vaz'ıyet etmişti. Kapitülasyonlar be­

ırclin Sait Paşaya

tevcih

crllü şünüldüğü sıralarda

liir sadrazanun gelmesi hrçbı:r ehem-

lası

yüzünden

rekabeti

hariciye:


T A H S I N P A ŞAN I N HATIRAT l memleketin tüccaı-mda çalışmak ve kazanmak imkanını

Halkın

birakmamı§tı.

ziraat ve saireye sevk ve ik­

vahimesini

24 1

büsbütün

artırdığından

idarede teceddüt yapacak olursa ne­ ticenin

korkulu bir §ekilde

tecelli

Masraf irat­

etmesi ihtimali şekli sabıkta devainı

tan kat kat ziyade idi. Bütçe naniına

bir kat daha teyit ediyordu. Diğer

danm düşünen yoktu. biçbir şey yoktu.

Varidat memba­

lan:ndan ne gelebileceği düşünülme

taraftan erkanı hükumet

padişahın

idar�i mutlakasına muhalif bir Ş{)kli

sizira sadece masraflar.

ihdas veya

teklif şöyle dursun

eskileri tezyit olunup

duruyordu.

etmeği bile habrdan

hatta

tasa,•vur

geçinniyordu.

Memleketin çekmekte olduğu istı­

Böyle birşey

düşünenler olsa

hite

rap tahammül edilmez bir dereceye

bunlar da neticenin memleket

için

�el.mişti. Gençlik tamamile sönmüş

hayırlı bir yol açmağa vesile mi, yok

kara bir cehalet ortalığı kaplamıştı.

sa kendileı·inin felaketine bir sebep

Fikir ve vicdanlar ya tazyik altmda, yahut bin türlü tehlike korkusu ile

mi teşkil edeceğini

bir köşede idiler.

it dahilinde memleketin

kestiremedikle­

rinden ses çıkannıyorlardı. Bu şera­

terakki yo-

Saray padişahın ilk başkatibi o­

lunda bir hatve bile atmasma imk3.n

lan Sait Paşa zamarnnda kurulan bir siyaset neticesi olarak devletin bü­

olmadığı aşikardır. Toprağımız ser­ vet hazineelrile dolu

olduğu

halde

seneler zarfında imar, ten�kki

tiin kuvvet ve kudretlerini nefsinde

uzun

cemetmi� bütün rm.ıaınelatın mer­

ve teceddüt narnma

kez ve mercii

herhangibir taraftan teklif edildiği­

lu.

Amal

ve

Yıldız sarayı olmuş­ ikbalin

tecelligahıJ

rekabetierin sahnesi hep burası idi. Resmi ve gayriresmi, iyi ve kötü,

ne şahit olamadmı.

bir tek

eserin

Babırui denilen

ve devletin siyasetine

tecelligah ol­

mak lazmı gelen yerde

ne gibi fi.

aciz ve muktedir1 hayrrhah ve bed­

kirler neşvünema bulduğunu göster­

bab, masum

mek için eski

ve mücrim birçok kim­

sadrazamlardan Ce­

sıder sarayın içinde Devletin ınukad

vat Paşanın

derütİle

yaln§ır, bunu onlara barakahm)

oynuyorlardı.

Sarayın içi

( Siyaset

Padişahlara di­

böyle olduğu gibi dışmda ve hatta

ye sartettiği bir

sözü burada

memaliki

latmak kafidir.

Artık bir sadrazam

birçok

ecnebiyede bile

mensupları vardı.

sarayın Bunlann

böyle söyler ve bu tarzda düşünürse

saltanatma hizmet vesilesile vehmi­

devlet umurunun

Di çoğaltıyorlar ve memleketi daimi

kolaylıkla kestirilebilir.

bir kabus altmda yaşabyorlardı:.

hatır­

ne hale

gireceği

Ahval bu elim merkezde iken Pa­

Sultan Hami4 Almanyadan pro­

dişaha gelen maruzattan ve aledde­

fesör ( Bergman) ve doktor ( Bir)in

vam işitilen haberlerden gerek memw

eelbini istHzam eden büyük hastalx­ lığmdan sonra artık eskisi gibi � olmuştu.

Bu hastalık

çalı­ onun

leket dahilinde ve gerek

memleket

haricinde idare tebeddülünü

istih­

daf e-den birtalmn ,�ellerin günden

16


TAHSIN

242 güne kuvvet marzii

aliye

P A ŞA N I N

olduğu ve

bulmakta

görülmiyen

muvafık

hayli yol al-

birtakım faaliyetleı-in

Bu ihbarat arasında Se!anikte mü­ Ailmi Paşa­

dan gelen şifreli telgı-afnaıne Abdül­

hamidin bilhassa

celbet­

dilikatini

rece kuşkulandırmış

iken buna

za­

mimeten biı· de Göriceden l stanbula ettiği

gelen üç zatın takdim

ariza

meselenin vehamet ve ehemmiyetini

dıkları anlaşılınağa başlamıştı. fettişi umumi Hüseyin

H A T I R A T I

büsbütün

arizada

Bu

arttırmıştı.

maruzatı

müfettişi umumi paşanın

teyit olunuyor, isim ve mahal tasrih olunamamakla

içlerinde

beı·aber

Sultan Hamidin müfettişi u­

Türkler de bulunduğu halde muhte­

mumi H üseyin Hilmi Pa§anm dira­

lif milletiere mensup ihtilal komite­

mişti. ye!:İne,

gayretine ve sadakatine iti­

lerinin birleştikleri ve hepsinin Pa­

esaslara

risten talimat almakta bulundukları

istinat etmiyen haberleri vermiyece­

merkez

madı vaı·dı. Bahusus ciddi

ğini biliyordu. Hüseyin Hilmi Paşa­ dan 19 Mayis 324

gelen

tarihinde

şifreli telgraf şu idi : ''Jön Türk1 Ermeni,

Makedonya

fesat komitelerinin son

umumi içti-

..

malarmda verdiWeri kaı·ara tevfikan Selanik yahu t

Manastır

dahilinde

bir mahalli mahsusta "Merkez İcra­ at komitesi, namile bir

heyeti ihti­

laliye teşkil edip pek yakm filiyata başlıyacakları

vakitte

malum

olan

1 talyan membamdan İstihbar edildi. tahkİkatı

Bu bapta

mahremaneye

devam olunuyor, almacak malumatı arzederi.m., Müfettişi umumi

HÜSEYiN HiLMi Hüseyin Hilmi Paşaya bu

malu­

ve ağiebi ihtimal Manastın

ittihaz edecekleri bildiriliyordu, arizayı veren Göriceliler

Bu

Selaniktc

mason cemiyetine mensup ve maruf birtakım zevahn bunlara yardım et­ masonluğun

ve

mekte olduklarını

gayet hafi ve fakat son derece kuv­ vetli teşkilatmdan

ihtilalcilerin çok

istifade ettiklerini, komitenin l stan­ bula da kol atarak burada teşkilata başladığını ve bu işe iki üç zatın me-. muı.· edildiğini şifahen ifade ettiler. Gene

bu Göricelileri.n

beyanatma

nazaran komitenin maksadı kanunu ıner'iyetini iade

esasinin

ettirmek,

lll eelisi Meb'usam toplamak ve meş­ ımış.

rutiyeti idareyi tesis eylemek Bunlal"

şimdiye

ka daı-

Avrupanın

muhtelif mahalleı-inde çıkan gazete­ leı-le ve

doğrudan doğruya

saraya.

matı veren İ talyan membaı müfetti­

takdim ettikleri arizalarla bu mese­

ş i umumiliğin vesaiti İstihbarİyesin­

leyi padişaha arzetmişler ise de Ab­

nedense

den idi. Rumelide rekabeti düveliye­

dülhamit her

den bu suretle istifade olunmak fır­

etmediğinden ve bundan fazla

bunları kabul bek­

birçok mesail­

lerneğe memleketin ve vazi:,reti siya­

de bundan pek faideli neticeler elde

siyenin tahammülü olmadığından e­

satı kaçınlmamıştı edilmişti.

ve

Müfettişi umumiliğin bu

telgı·afı esasen ..-.ıı d ülhamidi kafi de-

ğer son bir netice

teşebbüsleri üzerine

gene

çıkmazsa filen ve cebren


TAHSIN PAŞA N I N

:243

nıaksatlarını istihsale

azmetmişler­

malar bütün

nüfuz ve kudretlerine

rağmen birşey yapamıyorlaı-dı.

,iJir. kara aynen

arzettiğim gi�

taı·aflardan ayni

mesele

Ko-

mite vaziyetİn kendilerine bu derece

Göricelilerin bu maruzatını Hün­

.gelen

HAT I RATI

birçok

liakkında

malumat ve tafsilatı da bildi­

:riyordum. Bir müddet sonra

Atina

sefirimizden 9 Haziran 324

tarihli

bir mektup aldık. Bunda sefaretha­

müsait olmasından bu nüfuzlu

istifade

ederek

Arnavutlari da tehdide

başlamıştı. Artık

Sultan

Hamidin

Arnavutlukta birer karakol vazifesi­ ni gören mutemetleri ateşin geçemiyorlar, bilakis

önüne

onlar da cere­

.nenin hususi istihbarat memurunun

yanın önünde gitmek mecburiyelini

Makedonya komitecİsİ

hissediyorlardı.

kıyafetine

.sokularak ve komiteci yazılarak ih­ tiial heyetinin içine sokulduğu

be­

Abdülhamit uzun müddet

yan edildikten sonra bu zatın komi­

raşmEş,

teden topladığı şu malumat

malumat edinmiş bir

Jiyoı:du : lkind

ve

üçüncü

mensup zabİtandan

bildiri­

ordulara

birçoğu

ihtilal

salta­

nat sürmüş, her nevi masalih ile uğ­

İşler

Avrupa

Üzerinde

hakkmda az padişah

bir nüfuzu

çok idi.

nazara

. malik olduğu görülüyordu. Buna bi-

;komitesinin fikir ve maksatlarına ta­

naen memleketin

asri

ihtiyacatını

:raftardıriar, bunlar da idarei

takdir etmesi ve idarei

hükumet a­

hükfı.

..

metin tebeddülüne ve meşrutiyetin

leyhinde dört taraftan haberler gel­

:iadesine çalışmak için söz vermişler­

rneğe başladrğını

.dir. Arnavutlardan nüfuzlu birtakun

esasinin Hamnda bir dakika

�ahsiyetler de ikna edilmiş ve mua. .. v enetleri temin olunmuştur. Bu su­

düt etmemesi icap ederken ne çare­ ki fıtraten istibdada taraftar bir hü­

·ı·etle alınan tertibat y.akında

kümda!" olduğundan

mutlakiyeti i­

dareyi bir türlü elden

bırakamıyor­

sahasına

çıkarılaeaktır.

Rumelide ve bahusus

filiyat

Hünkarm

Arnavutlukta

itimat ettiği pek çok kimseler vardı, :Sultan Harnit bunların

kendi aley­

görünce

kanunu tered­

du. Abdülhamit bütün bu hareketler­

hine bir harekete iştirak etmiyecek­

de haricin ve ezcümle l ngilizlerin parmağı olduğ·una ((ani idi. Esasen

lerinden emin idi. Ancak mutlakiye­

Arabistan alıvalinden dolayı lngiliz­

ti idarenin fenalikları herkesi bJldıı·­

leı·i daimi bir tarassut altında bul:un­

mış, usandırmış, ecnebilerin

müda­

durmakta idi.

halelerine :karşı

hükumetin

vaiiye!:inde "kalması ve tinin mutlasıl ezilmekte halkı yeise düşürmüş

Hatırabmm bu nok­

seyirci

tasına gelince Sultan Hamidin Ara­

Türk mille­

bistan siyaseti hakkınd� bazı izahat

·bulunması

vermeği faideden hali bulmuyorum.

gibi

Abdülhamit devrinin tarihi siyasisi­

�rdu zabitanı da "komiteciler tarafı­

olôuğu

ni yazacak olanlar bu izahatta ken­

na geçmiş ·bulunduğundan Arnavut-

dileri için pek lüzumlu malumat bu­

1ukta Sultan Hamidin güveneliğ-i si-

lacaklardu·.


T A H S I N P A ŞA N I N

244

idi. 60 bi n kişilik bir ordu ile kar§ı­

Arabistamn idaresi Hicaz,

Yemen,

Bağdat,

H A T I R A T I·

Basra,

Sadrazam

sına giden

P&§B.

Reşit

Kütahyaya kadar­

Suriye, Beyrut, Cebelilübnan, Tara­

mağlup olmu§tu.

bulusgarp işleri Sultan Hamidi çok

gel en Mısır ordusu nihayet Ru sların

' üzen, uğraşuran

mesaili

dahiliye-

dendi.

z, = i

Bunlar hep haricin tesirab altında

meş'um müdahalesile tevkif

bilmiş, Osmanlı Devleti inhizamdan, güç hal ile kurtulmuştu. Sultan Ha­

hatır ve hayale gelmez dolaplıır, en­

mit bunu hiç unutmuyordu. İngiliz-­

trikalar ile tezahürlerde bulunurlar,

leı-in

giinagun hileler, bud'alar icat ve ih­

mariretile Mehmet Ali Paşaya

tira ile Sultan Hamidi üzerler, meş­ gul ederlerdi. ben

Teşpihte hata olmaz derlei·,

de bu darbı mesele istinaden söy!i­ yebilirim ki iki taraf pek mahir·ane bir cambaz oyunu oynuyorlardı.

.Bir tarafta müstakil bir

dar gibi yaşıyan Yemen imamı, Mı:· 'sır

Hidivi,

Kürt şeyhi,

Necit, Zafer Mekke

Emirleri,

Şerifi,

Lahiç

Sultanı, Basra Nakibüle§rafı, Cebeli Düruz Reisi Tarabulusgarp

Sünusi

§eyhiilmeşayihi,

Maskıt

Barzan,

�eyhleri vesaire diğer tarafta hilafet izafesile bütün alemi Islama görünen Osmanlı Padi§ahı

sahip

bulunu­

yordu. Bu ilci km•vetli taı-afın arasına gi­ ren

,

her biri başka

ba§ka

menafii

siyasiye ve İktısadiye takip eden ln­ gilizt Fransız, halyan

devletleri ise

çizdikleri program dairesinde istifa­ delerini temine say ve ihtimam eyli­ yorlardı. Ingilizler bu oyunda oynayandır.

birinci rolü

Tarihimizin acı bir sa­

hifesinde görüldüğü üzere 1 831

''Mancester

de

Ticaret

Odası,.. ver­

dikleı-i altın madalyenin fotoğrafı da. Sultan Hamidin yazıhanesinde mah­ fuz idi.

Bu madalyenin bir taı:afında! İ n-· gilizce olarak : "Hindin kara

hüküm­

.

oluna­

tan, . düsmaıı

yolunu serbest tu�

devletleriıı

tebaasını,,

nizam, tica­

mallarını himaye eden,

ret, ilim dostuna, ibaresi Diğer tarafıncia

yazılıdır.

İ ngiliz firması var­

du·. Fransa Hükumeti dahi daha o za-­ manlarda Mehmet Ali Pa§aya böyle bir madalye vermişti, o madalyenin iizerinde ''Memleketinin §erefini ne-­ cabetile müdafaa etmeği bilen

dos·

ta !, cümlesi mahkU.ktu� Mehmet A-·

li Paşanın m, devresinde her şubei

İngilizler·

idare için mütehassıs mü­

şavirler göndermi§lerdi.

Bu müte­

,h asszs müşavider İngilizlerin Mısır. kıt'asına matuf siyasetinin

temelle­

rini atmağa memur idiler. Eski, yeni bir İ ngiliz sisteminden

hahsedec:e·­

ğim. İ ngilizler, ve onları takliden di­ ğer bazı hükumetler

şarktaki siya­

Ali

setlerini ba§Iıca iki tarik ile takip ve

Pa§anın bize kaı."§I açtığı muharebe­

idare eder,er ki bunu bilmek, daima

de yegane arnili

hatrrda tutmak hervakit hü kumet ·zi

Mıs�r valisi Kavalalı

Mehmet

müessir

Ingilizlel·


PAŞANIN HATIRATI

TAHS IN :mam daranının faydalarnu

mucip o­

245

ye umumiyetle içerilere sevkolun­ makta ve Cebeli Düruz ehalisi vesa­

aur. Dahilde belli başlı cemaat ve a§Cl­

ire tarafından alınmakla olup fiat­

reisierini

ları ise yok pahasına verildiğini gös­

-okşıyarak, aliyeler v-ererek Jcabında

terecek derecede ehven bulunmakta

-yir ve kabailin ileri gelen edeceklerine

himaye

·kendilerine

inandırarak ederler.

celp ve imale

Bu işi başarmak

için sureti mahsu­ kıya­

sada yetiştirilmiş, 'türlü türlü

idi. Yukarda yazdığım veçhile

Ingiliz

ve Fransızlarda Arabistan hakkında vardL Bir

birtakım iunali siyasiye

-:fetlere ginniş memurlar gönderirler.

taraftan aşayir ve kabaili fikren

iz­

o memurlar -lisan 'Ve adatı mahal­

lal ve kendilerine celp ve imale

et­

Me-­

-liyeye gerçekten ·a§ina olurlar. mur olduklarını

hiç hissettinneksi­ ifsada ve hükıi­

·zin efkarı safiyeyi

'rneti metbualarından tavhişe ve so­

içeriere si­

lah naklederek ucuz fiat ile urban e­ line vermekte idiler. Sultan

Abdülhamit bir gece ak­

şam yemeğinden sonra huzuruna ka

_ğutmağa çalışırlar. 8 ve

mekte ve diğer taraftan

9 Temmuz

ı323 "tarihinde

:SOO gra ısoo fişek 8 sandık -ver 4 küçük sandık dinarnit

rovel­

Vasiliki

·vapurile Nebi Yusuf sahiline

çıka­

·bul ettiği Kamil Papya §U

sözleri

söylemişti. ceneralı

Fransız

Malumdur ki

:mahut Sonapart ı213 senesinde an­ 'sızın Mısm istila etmişti. Büyük de-

nlmıştD'.

25 Mayıs ·323 ve 1 Haziran 1323 'bir yelken gemisi ile ·3500 gra tüfekleri

ıso

·soooo

mavzer fişek ıo

dem Sultan Selim ile Fransa hükıi­ ·meti hoş geçiniyorlardı, arada nizaı ve muhasamayı

olacak bir

mucip

Iki

devlet a­

osandık dinarnit ve 5 paket lağon fi­

hadise ve sebep yoktu.

·tili, 250 torba barut, ıs sandik

-ro­

ı-asmdaki münasebet böyle olduğu

·velver Sayda sahilinde Sarrafiye li­

halde Sonapartın elli bin kişilik bir

'manına çıkarilmıştır.

ordu ile bağteten bi�e hücum

Dahiliye N ezaretile ·rusuma:t ema­ 'netinden intihap edilen iki müfettiş

edip

zapt�tmesi ve Kahi­

I skenderiyeyi

reye doğru yürümesi o sırada Fran­

·ile ciheti asKeriyeden iki zattan mii­

sızların işaa ettikleri üzere Hindis­

Tekkep olarak mahallerine gÖnderi•

tana savlet için değildi. Doğrudan

len heyeti tahkikiye Beyrut ve Cebe

doğruya o mühim ve zengin

ii Lübnan taı-aflarında hafi,celi İcra­

istila için kurulmuş sergüzeştcuya­

yı tetkikat ederek

pek mühim

liaçakçı takımı ele geçirmiş ve

bir ma­

kıt'ayı

ne bir tecavüz idi. Bereket \fersin ki Cezal'

Ahmet

·halli konsoloslarile tema&ta bulunan

ve Sadrazam Yusuf Ziya ve J.ı:aptan

'bu adamlar vasıtasile silah ithalatı­

küçük Hüseyin

na devam olunduğu tahakkuk

'tir. Bu silahlar

ve

etmiş­

'mi.ihimmab nari-

Pa§alar iyi hareket

ederek Bonapal"tı firara titler. Yoksa

Frnnsız)a._..

mecbur et­

Mıs�ırdan


TAHSIN

P AŞAN I N

ha§ka Suriyeyi de tesbire karar ver­

tıia hasıl olmadı. Bir aralık Fransızlar Mısırın İn­

mişler ve Akkayı zorlarruşlardı. Binaenaleyh gerek bu eski hadi­ se ile, gerek yeniden izhar

HAYlRATI

olunan

teşebbüsat ile her iki bükilmetin Mı­ sırda, Suriyede, , bütün Arab1standa

gilizler tarafından tahliyesini talep­ ten vazgeçtiklerini

ilan

ettiklerin­

den Sultan Harnit ''Dediklerim nasıl tezahür ediyor.

Müsyü Fresine ve

istilakarane emeller takip ettikleri

Lord Slais- Müsyü Kresite ve Lord

sabittir.

Salisebori : Mısırda İngiliz askerinin.

Fransızların Beyrut, Cebeli Lüb­

muvakkaten bulunması eski vaziyeti

nan, Suriyede Fran&ızhğı tesise ça­

tebdil etmiyeceğini söyliyerek

lıştıkları, külliyetli paralar

mali Iisanı

sarfile

ınektepler, hastahaneler,mabetler ya­

hiyel etmeleri

isti­

üzerine

mademki eski vaziyet tebeddül et­

pıldığı, hatta bir de tıbbiye mektebi

memiştir. Yani Osmanlı hükumeti­

vücude getirildiği malumdur.

Mu­

nin Mısır üzerindeki hukuku 1856

mebani ve

ve 1 878 muahedeleri mucibince ke­

kaddema Beyrut valisi

müessesatın bir fotoğrafi

kolieksi­

yonunu göndermişti ki şayam hay­ rettir. Şu aralık Fransızların bütün

makan baki ve mer'idir !

Şu halde

Fransızların Mısır meselesinden fe-· rağat etmeleri ve I ngilizierin Mısır­

hırs ve emelleri Suriye taraflarında

da yerleşrneğe çalışmaları ne demek

görülüyor. Bu menviyata �arşı icap

oluyor, mütaleasım da

eden tedbirlerin bilmütalea bana bil­

sert ve beyan eylemişti.

dirilmesini istiyorum.,

Abdülhamit

Abdülhamit memleketin aksann

Kamil Paşa Hünkarın bu beyana­

mühimmesinin maruz olduğu tehli�­

tı üzerine meselenin ehemmiyeti ci­

keleri biliyordu. !VIerhum müşir Şa­

hetile ariz ve amik mütalea olunarak

kir ve Derviş ve Muhtar Paşalar ilec

ittibazı icap edecek tedbirlerin arz­

sair

olunacağını beyan ve ancak bunun

İstİhsal ettiği kanaale binaen Hicaz

Meclisi vükelaca mı

şimendifer hattını tesise çoktan ka-­

yoksa

bizzat

kendisi tarafından mütaleası mı ira­ de huyurulduğunu istizan

erbabı ihtısas ve malılmaUan

rar vennişti.

eylemiş

Şamdan Hicaza, Medinei Münevve

Hünkar hayırr ! Meclisi vükelaca de­

re ile Mekkei Mükerrerneye bir hat

ğil, ikimiz arasında bir düşüncedir. Bizzat kendiniz mütalea ve arzeder­

terndidin i ve bu tedbir ile harici te­ cavüzlerden oralarının muhafazası

siniz cevabını vermiştir.

esbap ve vesaitinin teminini muva�

Kamil

Paşa

merhum dört beş

gün sonra bir tezkerei hususiye ilc

fık bulmuştu. Arabistan şibih

ceziresinin iki

ikinci bir zarfa mevzuan ve memhu­

mühim sahillerinde yani

ren Hünkara maruzatta bulundu ise

mer ve Basra körfezi

de bir irade ile dairei kitabete gön­

mesela Küvit te Tayada, Yenbuda,

derilmediğinden münderecatına it-

Akabede İngilizlerin oynamakta ol�

Bahriah­

taraflarında


TAHSIN

PAŞANIN

dukları oyunun bir safhası pek mel­

247

HATIRATI

Daha evvelce telgraf hatları tem­

huz görülüyordu. Küvit'te Şeyh Mü

didine ve sonraları şimendifer yapı­

bareküssabahı elde etmi§lerdi. Hat­

lırken kabaili

ta konağının balasına İ ngiliz b�yra­

''Bu hatlar yüzünden sizin eski an'­

Araptan

bazılarına :

ğı çektirmişlerdi. Basra eşrafından

anat ve adatmız bozulacak, her selle

bazılarının gençlerini herayı tahsil

hazineden almakta olduğunuz avait

andraya

kesilecek,

götürmüşler ve oı·ada Iri­

misini donanınaya verntişler, kimisi­ ni siyasi mesleklere kaydetmişlerdi. Diğer taraftan da

''Lord

Gür

zon, Basra civarında mühim seya­ hatler yapıyor, Fav telgrafhanemiz­

develer ile atlar ile

İcra

ettiğiniz seyrüseferler muattal kala­ cak, . karvan kafile ticaretleri kaldırı· izlalat ve iğ­

lacak diye tiirlii türlü

falatı bedbahane de bulunul arak ve şeyhlerine bol bol paral ar, hediyeler,

de muhaberatı mühimme ile iştigal

silahlar dağztdarak kaç defalar inşa­

ediyor, Karun nehrinin

at aleyhine sevkedi.lmi§tİ. Bunun ü�

seyrüsefer

zerine vulm bulan tebligat neticesin­

imtiyazını İranhlardan alıyordu. Sultan Harnit bunlardan

günü

de ciheti asl�eı-iyece mahallen

ıcap

gününe haber alıyor ve bazı siyasi

eden te�dabh·i i.nz�batiye ittihaz olun�

hatalarma yanıyordu.

muş

"Hicazdan vari.t olan bir telgrafname, İ bniı-ı·eşit

şifreli

Eseyyit E­

mir Mehmet kendi dayısı tarafından o

esnada öldürülmüştür. Tafsilatım

ve

beşinci ordu ile Hicaz fn·ka­

sımian tertip edileı-ı

Şeyhülharem birinci fe1rik ya­ veri Hazreti şehriyari Osman Bundan Hünkar müteessir

oldu

es­

l:ersüvar kitaat Maan saı.tcağma Ka­

demi şeı·if mevkiine sevk kdınmıştı. Ayni zamanda kabaili mütecavire şeyhleri dahi taltif

badebu arzederim ferman.

hecinsüvar.

edilmiş ve ken-

dilerine nesayihi münasibe yapıldığı gibi Tabe mevkiine de biı· tabur as­ ker ikame olunmuştu.

ve küçük çocuğu ile haremi Hicaza

Rumeli ahvaline avdet ediyorum.

geldiklerinden iaşe ve hüsnü muha..

Müfettişi umumi Hüseyin Hilmi Pa

fazalarma dair mahalline emir verdi.

şamn telgrafnaınesinde ve

lbnirreşit ve onun pederi daima

yideıt alınan haberlerde

bunu te­ Bulgar ve

hükumete sadakat göstermişlerdi ve

Ermeni çeteleri arasında

bazı gaileler de hizmet eylemişlerdi.

mitecileri de bulunması calibi dikkat

Necit meşayihi ile aralarında zıd­

olmakla

beraber bir

Türk ko­

hakikat

idi;

diyet vardı. Ceziretülarabnı mühim

çünkü Rumeli alıvalinin bozulmasin�

unsurlarından Şemmar ve Anze

dan ve devletlerin

Beni harp aşiretleri de mesleki

ve

sa­

tahrikat ederdi.

ve

ilkaatr

a§ayir hariciye

en çok zarar gören unsur Türk un� suru idi. Rusya ve Avusturya ve İn­

dakatten ayrılmazlardı.

O bavalide ve

müdahalesinden

arasmda devam

giltere devletleri Balkanlarda yekdi· ğerine tefevvuk daiyesini takip ede­ rek zahiren dostane, fakat hakikatte


T A H S I N P A ŞA N I N H A T I R A T I

248

menfatperestane hareketlerle ortalı­

şatın uzun müddet verilemiyerek za­ bitan ve efradın zaruret

içinde kal­

ğer bazı devletler de kendi hesapla­

malanndn tevellüt ettiği

mliimdur.

rnıa göre oynamaktan geri

Abdülhamit Almaoya

gibi di­

ğı büsbütün karıştırdıklaı·ı

durmu­ birşey

yorlardı. Babıali buna karşı yapamıyor, �arayın

nüfd.zu ve mÜ·

hükumetinin

bu suretle izhar ettiği hayırhahlığın Almanyanın

ve

takdir

derecesini

kıymeti

gelen

dahalesi kafi gelmiyordu. Bulgaris­

müzaheretine lazım

tan Babıalinin revişine bigane dur­

atfediyorsa da fakat Rusya ile hem­ Ingilterenin

makta, Babıali örümcekağı gibi bir­

hudu t bulunmamız ve

çok teşkilatı tahririyeye fedayı vak­

her tarafta ve hususile Hint

tü masiahat ederek ve sarayla da an· , Iaşamıyarak

içinden

çıkılmaz

bir

üzerinde aleddevam çalışmakta ;ol­ ması Rusya

tane teyidine

büyümekte idi.

le çıkarmaktan

O aralık Reva! mülakatı olmuştu. kuşkulandı

ve

hayli

bir cuma günü Rusya

seEirinden bu mülakat hakkında i za­

hat istedi. Rusya sefiri Reval müla­ katının Tibet arazisi

üzerinde

gilizlerle bir anlaşmadan

İn­

ibaret ol­

duğunu söylemiş ve meseleyi ehem· miyetten ari ve sırf iki

devlete ait

gibi gösterrneğe çalışmıştı.

Abdül­

hamit buna ne dereceye kadar inan· dı bilemezsem de

herhalde işin va­

hametini layıkile takdir

ettiği gö­

rülüyordu. Diğer taraftan Almanya sefiri Baron Marşal herşeyden evvel tayİnatm

muntazaınan

verilmesi

lüzumunu imparator namına Sultan Hamide

söylemiş ve bu

Babıaliye müteaddit

maksatla

iradeler tebliğ

�ıunmuştu. Almanya seEirinin meli meselesini bi:r asker tayinatı mahiyetinde

maaş

görmesi

Ru·

ile münasebatı dos­

Çan

rnevkie dü ş mekt e ve tehlike gittikçe

Sultan Hatnit hu mülakattan

yolları

Ingiltere ile mese­

ve

ihtiraza da

�k bu­

lunuyordu. göre si­

Abdülhamidin kanaatine

yasi vaziyet o merkezde ve Rusya, siyasetleri­

İngiltere ve Avusturya nin ı·ekabet ve zıddiyeti

o raddede

idi ki, Rumeli kıt'asında zuhiir cek herhangibir meselesi

halini

Bunun

alabilirdi.

Hünkarı

içindir ki, Selanik vak'ası fevkalade telaşa

ede­

badise bir Avrupa

düşürmüş ve dira­

yetine itimat ettiği

Hasan

Fehmi

yalıştırd­

Paşayı meselenin derhal

ması için oraya göndermişti. Abdülhamit bu sıralarda re ile anlaşmanın

Ingilte­

faydasını " takdir

ederek son derece mahrem tutulmak kaydile bu

anlaşma

müzakeresini

Hariciye Nazırı Tevfik Paşaya vale etmişti : Hünkarın

ha­

emri ile bu

vazifeyi Tevfik Pş.ya tebliğ ettikten

ve

bir müddet sonra tekrar paşa ile gö­

Al­

rüştüğümde bu işi başaramıyacağını

manların. oradaki vesaiti istihbariye­ lerinden aldıklan malumata müste­

anlamıştım, nitekim öyle oldu. Bu tarihlerde

idi ki,

Selaniktea

nit olacağı tabii idi; esasen Rumeli­

Talat Bey ve Emanoel Karasu Efen­

-deki haı·ekata ordunun iltihakı maa-

dinin l stanbuia geldikleri

haber

a-


249

T AHS I N PAŞA N I N H AT I RA T l lınmıştı. Sarayın tarassul memurla­ n

ve zapliye nezaretinin vesaiti hu­

s usiyesi bu iki zatı takibe koyuldu­

lar.

Hal ve hareketlerin� en

günü

edildiklerini ve meyus

olarak

geri

döndüklerini de istemiyordu.

Bina­

enaleyb ifadelerinin tamamen

mah­

rem kalacağnu ve hususi bir sut"ette

-gününe malômat alınıyordu. Bu ma­

dinleneceklerini

lumata nazaran Talat Bey ve Kara­

etmemi emretti ve bu işe başmüdde­

su Efendi Mason cemiyetine

iumumi Cemal Beyi memur

sup bazı zevat ile beraber

men­

ricali il­

miyeden oldukça mühim kimselerle

kendilerine

tebliğ eyledi.

bu­

Cemal Bey bunların ifadelerini

susi bir mahalde ahz ve istiına ede­

Bunlar

İstanbulda

cek ve mazruf bir ariza ile Hünkara

üç gün kaldıktan sonra

avdet etti­

takdim eyliyecekti.

. görüşmüşlerdi.

Göriceden

ge­

ler. Karasu Efendi celp ve islievap

lenler buna razı oldular, Cemal Bey­

olundu ise de birşey elde edilemedi,

le bir mev'idi

hiçbirşey ınaksatla birtaknn

söylemedi,

takip olunan

hiç münasebeti

olmıyan

işler için geldiğini

beyan

telakide

görüştüler,

ifadelerini verdiler, bu ifadeler erte­ si gün Cemal Bey tarafından

maz­

rufen Hiinkara takdim olundu. Zarf

etti. Maamafih layikı veçhile şüplle

açıldığı zaman içinden çıkan

kağıt­

hasd olmuş olduğundan burada gö­

ta muhbirleıin

rüştükleri t'İcali ilmiye hakkında ta­

usulü idarenin tebdili için fikirler ve

kibat yapılmakta devam edildi.

sözler cere an etmekte olduğu mu­

Göriceden

geldiklerini

yukarda

Rumeli taraflarında

y

harrer idi. Muhbirler

bı.mdan baş­

söylemiş olduğum üç zatın ihbarlan

ka birşey söylememişler,

esasen esrarengiz bir tarzda cereyan

him ve

etmiş olduğundan

bunları

takiben

işin

mufassal safahatını

Hünkara arzetmek

mü�

bizzat

istediklerini ve

Talat Bey ile Karasu Efendinin ls­

başka kimseye emniyetleri olmadığı­

tanbula gelerek bazı

nı ifade etmişlerdi.

masonlarla ve

Hünkar ilkönce

bahusus ricali ilmiye iel görüştükten

birkaç gün buna ses çıkarmadı, Ce­

.sonra

mal BeY-in takdim etmi ş

başka

hiçbirşey

tekrar Selaniğe

yapmadan

oldugu o

avdet etmeleri Ab­

ınazruf hakkında bir irade gelmedi.

dülhamidin fena halde vehmine do�

Nihayet bir sabah erkence evimden

kunmuştu. Göricedn gelen bu üç zat

davet olundum. Abdülhamit nıüsta­

arzolunacak mühim haberleri

oldu­

.ğımdan bahisle bunları bizzat Hün� kara

söylemkle

ısrar

ediyorlardı.

Abdülhamit her ne de olsa den o arahk gelmiş

Rumeli­

kimseleri huzu­

cel ahvalde

bazan

ekseri zamanlar

geceyarısı

sabahleyin

ve

devarn

saatinden evvel beni evimden çağırt­ tığı olurdu. O gün huzuı·a girdiğint zaman H ünkarın

elinde bir

kağıt

ı·una kabul etmeği muvafıkı ihtiyat

vardı. Kağidı göstermeden bana şu

hulmamı ştı; ancak

sözleıi söyledi :

bunların faideli

bir haber vermeleri ihtimali de mev­ eut olduğundan koendiler!nin rencide

"-Serasker paşayı çağırttım, köşkünde bekliyor, kendisini

Çiit

gidip


TAHS I N

250

PAŞA N I N

peyderpey ve

görünüzt Rumelide bazı zabitan aı·a­ smda inkılap fikirleri,

HAT I RATI

membalar­

muhtelif

dan gelen habeı·Ieri diğer

cereyanlaı-ı,

vesait ile

kanunu esasinin iadesi arzuları var­

kontı·ol ettirmeğe lüzum görmüş o­

mış, mütaleası nedir, sorunuz.

lacak ki dairei kitabetin

Huzurdan çıkıp Çit

nalı

köşküne git­

haricinde bir de

resmi ka­

nimresrni ve

t im . Filhakika Seı·asker Rızai Paşa gelmiş, bekliyord� . I radeyi tebliğ

hususi vasıtalara müracaat etmiş ve

ettim. Ben sözümü bitirince Rıza Pa

mahsusa gönderdtği gibi İzzet Paşa

şa şu cevabı verdi :

vasıtasile Hüseyin

- Mütaleam şuduı· : Ceza ka n un u

bu

meyanda

Selaniğe

bir heyeti

Hilmi

Paşadan

ve hususi şifre kalemi müdürü E sat Bey vasıtasile üçüncü orduda Şükrü

mucibince muamele ! B u söz I stanbulda v e idare başm­

Paşadan keyfiyeti sordurmuştu.Hü-­

da bulunanların na s ıl bir gaflet için­

seyin Hilmi Paşa İzzet Paşaya gön­

de gezdiklerini ispat eden bir

deill­

qir. Yeni fikirler, yeni cereyanlar, u­ sulü idareyi tebdil

sözleri

orduyu

derdiği

cevapta

yemin ile

ademi.

maliimat beyan ediyordu. Izzet Pa­ ş a Hü s eyin Hilmi Paşanın bu ceva­

sarmış o!duğu halde Serasker Paşa

bı:m getirdiği zaman

el'an bunlarra karşı ceza kanunu mu­

bulunuyordum. Şükrü Paşadan Esat

cibince

muamele

yapzlabileceğini

ben

huzurda.

Beye gelen cevapta ise fi.lhal-ı:ika öy•

tat­

le bir cereyan mevcut olduğu

sak-

bik etmek şöyle dursun, saray tara­

lanmanuştı. Bu cevabı ilkönce

gör­

zannediyordu. Ceza kanununu fın dan gönderilen biı· müşür

dağa

medim, bana bilmünasebe E sat Bey

kaldırdmıştı. Ben Serasker Rıza Pş.

anlattı, bilahare cevabm m et:n ini de

ile gÖl"Üşürken

gördüm, Şükrü Paşanın cevabı ihba­

Müfettiş

Arap lzzet Paşa ile

İ smail Paşa da

geldiler,

Onların da ayni suretle irade oldukları tarzı

almış

ifade ve tebliğlerin­

den anlaşıldı. Rıza Paşa bana s öyl e

­

diklerini onlara da tekrar etti. Fakat bidayeten benimle konuşurken ğukkanlılığını muhafaza Rıza Paşa

so­

etmiş olan

bilahare lzzet ve İsmail

Paşalar geldikten sonra canı sEkılrruş gibi görünüyordu. Rıza Paşanın ce. vabını alarak üçümüz birlikte hu zu ra

­

gittik, seı·askerin mütaleasını ar­

:ı:ettik. Abdülhamit seraskere

haber

ratı vakıayı teyit ve tasdik mah iy e

­

tinde idi,

O tarihte Selanik

valiliğinde bu­

lunan Rauf Paşadan da bir tahrirat gelmişti. Ancak

Rauf Paşanın

bu

tahriratı başkitabet dairesi vasılasi­ le gönderilmeyip hernedense kızlar­ <ağası marifetile

takdim

Kızlarağası Abdülgani gibi işlere

edilmişti. Ağanın bu

tavassut ettiği ve

Rauf

Paşanın Abdülgani Ağa ile münase­ bet ve irtibatı bulunduğu malum idi. Abdülhamit

buzurda

bulunduğum

göndererek dairei askeriyeye gitme­

sirada bu tahriratı açıp okumakirğı­

sini tebliğ ettirdi

mı emretti Rauf Paşa tahriratında :

.

Abdülhamit bu

.

mesele hakkında

Seli\Dik taraflannda müteaddit Ma-


T A H S i N P A ŞA N I N' H A T I R A T I

25f

son cemiyetleri bulunduğunu, bu ce­

mühim sefaretlerin

miyetler mensubininin muhtelif mil­

İhtaratı padişahın fıtraten suizan ve

liyetlere mensup olduğunu

hikaye

ediyor, bu bapta uzun uzadıya

müphem manalı­

vehim ile malul olan

dİmağını ezi­

taf­

"yordu.Bu müessir esbap lOTemınuz

silat ve izahat veriyordu. Memleket­

arifelerinde kendisinin mutat haya­

te bir inkılap vücude getirmek, şek­

tnun tarzını ihlal etmişti. Hünkarın

esasıyı

kocaman Yddız sarayında ötedenbe­

ilan etmek hususunda bazı şüpheli

ri işgal ettiği yalnız üç odadan iba­

hallerin Rumelide hissedilrneğe baş­

ret bir dairesi vardı.

landığı da bu tahı-iratta yazılı

gündüzü burada geçeı-di.

li idareyi tebdil ve kanunu

idi.

Daima gecesi Bu daire

Esasen bu noktayı üçüncü ordu mü­

iki katlı olup yapıldı yapılah ·ikinci

şürü İbrahim Paşa da evvelce

katı hiç kuHanılmamıştı.

yaz­

mış, Sela.niğe izam olunan heyet ta­ rafından da bazı raporlar

gelmişti.

Ancak şifre müdürü Esat Bey nez­ dinde mahfuz olan bu raporun mün­ derecatına muttali olamamıştım. manzarası cid­

den dikkat ve haşyeti calip idi.

cekti.

Bunu

gorup

methal ve

yücek bir masa mevcuttu. Mefruşatı H ereke kumaşından

yapılmış

bir

kanape, iki koltuk, bir de küçük san­

Abdülhamit için ahvalin hararetli tecelliyalı bugünlerde

ında olan alt katında bir

üç odadan ibaret olan bu dairenin bir pencereli odasında kendi imal et­ tiği küçük bir yaı:ıhane, ortada bü­

İlanı meşruti.yete takaddüm eden bu günlerin umumi

Zeminden bir buçuk metre irtifa­

daliyeden

ibaret

olup ayna

falan

tezahür ede­

yoktu. Masasının üzerinde Avrupa­

hissetmemek,

mn büyük şehirlerinde çıkan h,afta�

Yıldız sarayının başı üstünde

dola­

şan haileyi sezmemek mümkün de­ ğildi. Böyle zamanlarda hadiseyi so­

hk ayhk resimli gazeteler, mecmua­ lar bulunurdu. Hünkar bunlara çok meraklı idi.

ğukkanlılıkla karşılayıp ona göre en

Abone mucibince

salim tedbirleri almak lazım iken ne

len mezkur gazeteleri daima takip ve

çare ki bütün kim olan

Devri Hamidiye ha­ tesirini

tetkik eder ve bazan münderecatını

bütün

nıüteı·cim Beylere tercüme ·ettirirdi.

göstermiş

Kaç defa kendisinden aynen şu söz­

vehim ve vesvese,

idarede meş'um

muntazaman ge­

olan jurnalcılık bilafasıla işleyip du­

leı-i işittim: Her resim bir fikirdir.

ruyordu.

Bir resim

!şin en müthiş ve müz'ici Alıdül­

yüz sahifelik yazı ile ifade olunamı­

hamidin heı·kesten,herşeyden teveh­

yacak siyasi ve hissi manaları telkin

hümü ve itimatsızlığı idi.

eder. Onun için ben tahriri münde­

Rumeliden gelen

haberler, heye­

recatlarından ziyade

resimlerinden

istifade ederim.,

canlı talpler; Burada

Sadrazam ve

Vükelanın kaçarnaklı

surette vuku

Hünkarın bazı defalar bulunduğu

bulan maruzatı, hususi bendegan ta­

iki daire daha vardır ki biri süferay ı kabul ettiği ''Çit köşkü", diğeri bir

rafından vuku bulan

ihbarat,

bazı


TAHSIN PAŞAN IN HATIRATI

252

Fransız nıimanna yaptırdığı

küçük

·mabeyin dairesidir. Küçük mabeyin dairesinde de bir yazıhanesi vardı; bunun üstünde de o resimli gazete­ -ler bulunurdu.

vet ederdi. Süfera ile locasında hadi­ satı cıariyei siyasiyeye dair

musaha­

beler yapardı. Tiyatronun artistieri ekseriyetle talyanlardan intihap olunurdu.

Ba­

Bunu aynca kaydedişin'ıin sebebi

zan da Avrupadan yeni gelmi§ tur·

kendisinin re imli gazetelere verdi­

neci kumpanyalardan başka artistler

ği ehemmiyeti göstermektir.

de kabul edilirdi.

Burada bizzat tersim

ettiği

�asvir levhası vardı. Levha

bir

Sonralan

Osmanlı sahne artistie­

Sadra·

rinden bazılan da alınmış ve Osman­

zam merhum mütercim Rüştü Paşa

lı müelliflerinden birkaçının eseri de

ile Mithat Paşayı gösteriyordu. Her

temsil olunmuştu.

iki sadramın bir

na da meşhur komik Abdürrazak Ef.

sandalda

kürek çekiyorlardı.

tersine

Tersim ve tas­

kabul

Muthike kısmın­

edilmişti ki Abdürrazak

ile eski

tazam birşey değildi. Lakin iki nevi

imtiyazı Tahir Beyin Istanbul Bida­

politika cereyanını ifade

yet ceza mahkemesinde rüyet edilen

etmek su­

retile Osmanlı Devletinin eski

şıarı­

Harnit bunlan gazetelere

arifelerinde ihmal etti.

bakmaz oldu,

Sultan Resimli

postadan

dövüşme muhakemeleri oynatılmı§tı.

Sultan Hamidin güvercinlere vesa. ir kuşlara ve hayvaniara da

mit bu tiyatrosunu da unutmuş. ar­ tık sahnei zevkiyatı

merakı

kapatmış olu­

yordu. Ecnebi

peyderpey gelenleri istemiyordu.

musikişinasların bile be­

ğendiği o mükemmel mabeyin muzi­ ka takmıının mutat terennümatı da emri mahsus ile kısa kestiriliyordu.

'•ardı. Dünyanın her tarafından

sureti

mahsusada getirilmiş o güzel kuşla­ n

sahibi

10 Temmuz arifesinde Sultan Ha­

nı ifade ediyordu. 10 Temmuz

Malumat gazeteleri

Ef.

vir san'ati itibarile levha pek mun­

sever i. Iyi bakılmaları, beslenme·

leri için kuşçubaşıya emir-ler verirdi. Sık sık kuşhanelere, muntazaın

tel

örgülü paviyonlara gider, eğlenirdi. ' Bir haftadanberi bunlan da unuttu. Sultan Harnit

sarayında

küçük

mikyasta, fakat muntazam bir tiyat· ro yaptırmıştı.

Avrupanın en meş­

Yalnız jurnalcılık mişti. Hatta daha maliki

ecnebiyedeki

Me­

valiler­

den, kumandanlardan, merkezde N e­ zaretlerden resmi iş'ar ••manızatı

hu­

susiye,,ile bazı zevat tarafından yağ dırılan jurnalları görürdü.

Bunlar­

dan hadisei hazıraya tealliik edenler üzerine

tebliğ olunuyordu.

alakadar

devaire

iradeler

O sırada alman resmi, hususi ili­

hemen umumundan çı­

timai ve cinai mevzulardan ibaretti.

barnarnelerin

Bazan Süferayı ve Şehzadeleri

kan mana mem.lekette

da-

ihtimam

süferamız dan,

başkonsoloslardan, dahilde

disinin intihap ettiği

sil ettirirdi. Bu parçalar ekseriya iç·

değişme­

ve tehalükle devam ediyordu.

hur tiyatro piyesleri meyanında ken­ parçalan tem·

hiç

ziyade

şümullü bir


T A H S I N P A ŞA N I N H A T I RA T I ihtilal havası

esmelde ve yakın bir

253'·

azalmı§, Rumeliden gelen

haberler­

günde mühim ve müthiş hadiselerin

den çok sıkıldığı, üzüldüğü besbeliii

iıııfilakı zaruri görünmekte idi. Nite­

Acaba? N e

kim öylede oldu.

hiç olmazsa biraz azalsa diye sizin·

lla§ağa, Darüssaadetişşerife ağa­ sı

namlarile yadolunan ve

eskiden­

beri Osmanlı Padişahlannm

saray·

larmda büyük bir mevki işgal eden bendegandan biri de

yapılsa da bu üzüntüsü

le hasbihale geldim. ) dedi. yukardanberi

arzettiğim

Bu da cereyanı

halin bir bürhanıdu-. 1 0 Temmuz arifesinde Cuma se­

Kızlarağası i­

lfunlığı manzarasında riazarı dikkati calip bir eksiklik görünüyordu. Iki

di. Enderon tarihinde tafsilen muhar­

üç haftadanberi Cuma selamlığının

ırer olduğu üzere bu zatlar Haremi

eski hali değişmişti. Selamlığa ber­

humayuna ait hususi umurdan ba§•

mucibi münavebe gelmeleri lazımge­

ka saray dahilinde

diğer işlere de

nezaret ederlerdi. Gene tarihimizde yazddr-ğı veçhile bunlardan bazdan­

BabW.li işlerine de müdahale etmiş­

len sunufu selaseye mensup ümera-­ dan ve müteferrik hidematı askeriye-. de bulunan zevattan haylisi meyda­ nı ihtiı·amda göriinmüyorlardı.Hatta

elr ve istibdada alet olmuşlardı. Sul­

maruf simalardan bile bazılan nöbet­

tan Hamidin hengrum

lerini ihmal edip gelmiyorlardı. Biz­

saltanatında

me§hur Hacı Behram Ağadan baş·

zat Hünkar buna dikkat etmiş ve i­

kası, harerne ait vazifesinden başka

cap eden makamlara ihtarı keyfiyet

bil'§eye girişmemiş, kendi

olunmasmı

ballerin·

de sakinane hizmet etmişlerdi. Kızlarağası Abdülgani Ağa idi.

Son Bu

zat iyikalpli hüsnühal sahibi, efen­

emreylemişti ki

bu da

ınemlekette hasıl olan halatı ruhiyec­ nin bir tercümanıdır. Rumeliden gelen haberl�r arasm­ da orduya ve zabitana taaUuk

disine sadık bir zatb.

10 Temmuz arifesinden birkaç gün

eden

kısmı bilhassa Abdülhamidin telaşc

akdem bir gece alaturka on bir sula­

ve endişesini mucip olmatka idi. Ha

ı·•.nda dairei kitabete gelmişti.

kikaten ihtilal fikri zabitana sirayet

Odamın kapısını hafifçe

vurarak

etmiş miydi?

Bu fikri

besiiyenler

narin, munis sesile "destur, diyerek

bir kuvvet teşkil edecek derecede mi­

içeri girdi.

dirler, yoksa kafaları Avrupadan ge­ gibi

len fikirlerle dolmuş bir ekalliyetten

kru"şımdaki kanapeye oturmayıp ya­

ibaret midir? Abdülhamit bu ciheti

Ba§ka zamarJarında olduğu

müteaddit vesaitle tah ki ka

çalışbğı

tıığa oturdu.Halinden pek müteessir

gibi bir aralık üçüncü ordu

erkanı

gÖrünüyordu. Hayırola Ağa · Efendi !

askeriyesi

Dedim. Cevaben (birkaç gündür ve­

renmek kabil olup olmadığını telki­

linimeti çok endişeli,muztarip görü­

ka tevessül etmişti.

yarum. içerden anladığıma göre uy­

çüncü orduya mensup erkanı askeri­

kusu da bozulmuş, yemesi,içmeai de

yeden iki zahn l stanbu1a eelbini ira�

masasının yakinmdaki küçük kol­

marifetile de birşey öğ­ Bu maksatla ü­


TAHSIN

254 de eylemişti.

PAŞAN IN

Bu irade ordu müşü­

HAT IRAT l

de komisyonu

askeri inikat ederdi.

cevapta

O gün kendilerinden bazı

Rıza ve

alındı. Ali Rıza Beyin biradeı-i mira­

topçu miralayı Hasan Rıza Beyle­ rio İ stanbula gönderilclikleri bildiri·

A vlonyalı Ferit Paşanın damadı idi.

rüne tebliğ olundu, gelen erkanı harp miralayı Ali

liyordu.

maliimal

lay Halil Bey o vakit Sadrazam olan Hasan Rıza Beyin de i stanbulda bir

Ali Rıza Bey, uzun müddet Taşlı­ kumandanlığında

bulunmuş ve

akrabasr bulunduğu tahkik edilmiş­

Yıldız saraynun tetkikat ve tahkika­

ti. Hünkaı·dan telakki. ettiğim emir üzerine kendilerine gidip evlerinde İstirahat etmelerini ve ertesi sabah gene Çit köşküne gelip Müşür E tem Paşayı görmelerini tebliğ ettim. Ay­ ni zamanda Etem Paşaya da malu­ mat verdim. Filhakika ferdası gün Etem Paşa kendileı:ini görmüş ve

tını yanlış bir istikamete sevketmek ve ordunun hakiki vaziyetim sakh­

bazı sualler sormuştu, fakat alıvali malıalliye hakkında birşey öğrene­

yarak ihtilal hareketinin açığa vura­

memişti.

cağı zamana kadar sarayın fikrini o­

edilen ı;uallere o suretle cevap veri­

yalamak maksadile bilhassa intihap ve izam edildikleri bilalıara arıJaşıl­

ordu erkanı harbiyesinde vazifei as­

ca

bilahare mülga meclisi ayan azalığı­ na tayin edilmiş olan Süleyman Pa­ şamn mahdumu idi. Topçu miralayı Hasan REza Beyle beraber bu Ali Rıza Bey İttihat ve Terakki cemiye­ tinin azasımlan oldukları ve esasen

mı.ştır. Ali Rıza ve Hasan Rıza Bey­ lerin -ki ilanı meşrutiyetten sonra

Bu iki zat kendilerine irat

yodardı ki Ali Rıza Beyin Selanikle keriyesile, Hasan Rıza Beyin de top­ çu krşlasında askerin talim ve terbi­

herikisi mirlivalığa terfi etmişlerdi­

yesite meşgul oldukları,

İstanbula gönderilclikleri

hakkında

ortada olup biten işlerden haberleri

üçüncü ordu müşüründen gelen tel­

dahi bulunmadığı fikri hasıl olmuş­ tu.Hele Hasan Rıza Bey için dünya­

graf üzerine kendilerinin Sirkeci is­ tasyonuna muvasalatlerinde bir me­

hiçbirinin

dan bihaber diye biT söz dahi çıkmış­

mahsus tarafından alınarak merkez kumandanlığına g'ötürülme­

tı:.

leri dairei askeriyeye

olun­

lakaydi vardı ki bir aralık kendileri­

Rıza ve Ha­

nin vücutleri bile unutulmuş idi. memuriyetlerine avdetleri meselesi hiç kimseyi alakadar etmi­ yor, ortalığı kasip kavuran diğer ha­ berleı· arasında bu iki zabitin de o­ lacağını Hünkardan sormak kimse­ nin akimdan geçmiyordu. Esasen Y ddızın bir siyaseti de merak ve haraı·etle sarıldığı herhangibir işi bi­ lahare müruru zamanla deı-in bir

muru

muştu.

Filhakilta Ali

san Rıza Beyler

tebliğ

gelerek o surede

memuru mahsus tarafından istikbal ve merkez kumandanlığına isal edil­ diler. Keyfiyeti Abdülhamide arzet­ tim. Saraya celbedilmelerini emret­ ti. Gene bir memuru mahsus refaka­ tile saraya geldiler ve memur geri gönderilerek

kendileri Çit kö!!küne

alındılar. Çit köşkünün bir dairesin-

Y dd!zda bu iki zata karşı öyle bir

Mahalli


TAHSIN

P A ŞA N I N

Bu siyaset

rusyan içine atması idi.

HAT l RAT!

255

"cemiyete girmemiş hiç kimse kalma­

üçüncü ordudan gelen o iki miralay

rlığını kat'iyyen iş'ar ediyordu. Bun­

hakkında da tesirini gösterrneğe baş­

dan sonra Ali Rıza ve Hasan

ladı. Bunlar irade

olmaksızm geri , dönemezlerdi, kimse de padi şaha bu

Beylerin hakiki vaziyetleri anlaşıldı

ciheti arzedemiyordu.

sarsılmış olduğundan Rumeliden ge­

Hasan

Rıza

Ali Rıza ve

Beylerin

İ stanbulda

ise de ne çare ki merkezin len talebe mümaşattan

Rıza

nüfuzu

başka

çare

imtidadı İkarnetleri kendilerinin sa­

yoktu ; nitekim öyle oldu ve iki mi·

ray tarafından bir rehine olarak alı­

ralayın geldikleri yere

konulmak istenildiği zehabını uyan-

müsaade edildi.

dırmış olacak ki Rumeliden

müra­

avdetlerine

Abdülhamit bu meyancla ahvalin

caatlar başladı. O vakit Yıldızın gö-

tahkikı için

zü açıldı. Bu iki miralaym öyle zan­

heyeti mahsusaya fena halde

Rumeliye

gönderilen kızı­

nedildiği gibi dairei askeriye ve kış­

yar, bunların oraya

ladaki işlerinden başka şeylerle uğ­

birşey olmadLğını görerek ızlıarı ne­

uğrarnaları iyi

ra§maz, dünyadan bihaber takımdan

damet ediyordu. Hatta birkaç

olmadıklan anlaşıldı. Başka

bu heyetten bahsederken içlerinden

vakitte

olsaydı bunları tazyik ve tehdit söyletmek mümkündü.

mezdi. Müfettiş Hüseyin bir telgrafta

bazıları için ''şarlatan, münasebetsiz adamlar, tabirini de kullanmıştı. Bu

gidile­

heyeti mahsusa dairei kitabetle mu­

Hilmi Pa­

habere etmiyordu. Sarayın bunlarla

bu tazyik ve tehdit yoluna ıadan gelen

ile

Fakat şimdi

defa

bunların

olan münasebet ve muhaberesi

hu­

İ stanbulda daha fazla alıkonulmala­

susi şifre dairesi denilen ve Hünka­

suitesiı·atı mucip olacağı ehemmi­

rın dairesi civarında bulunan kalem

yetli bir ifade ile bildiriliyordu. Bu­ nu müteakıp

Hüseyin Hilmi Paşa­

dan ikinci bir telgraf alındı.

Bunda

vasıtasile yapılmakta idi.

Bu itibar

ile cereyan eden muhaberattan

ha­

berdar değildim. Yalnız Abdülhami-

ınİralay Ali Rıza ve Hasan Rıza Bey

din bu heyet hakkında ızhar

lerin avdetleri için gün bile tayin o·

hiddete. nedamete ve bunlardan ba­

lunduğu ve şayet o gün iade

zıları hakkında şarlatan ve münase­

edil­

ett�ği

mezler ise fena şeyler tahaddüs ede­

betsiz adamlar tabh·ini kullanmasına

ceğine dair kendisine

bakarak cam

tehditkarane

haberler gönderildiği yazılı idi.

Ab­

dülhamit gibi mutlak ve müstebit bir

sıkıldığına

hükmedi­

yoı·dum. Aradan birkaç gün geçmişti.

Bir

hükümdara bu derece açık bir tehdit

gece huzurdan avdet ederken küçük

lisanı kullanabilmek için işlerin hayli

malıeyin denilen ve

ilerlemiş olması laz'ımdı.

Bu tebliğ­

lerin, bu tehditierin hafi bir cemiyet ten

geldiği

malum idi,

cemiyetin

Sadrazam

vükelanın saraya geldikleri

ile

zaman

oturduklan odaları da muhtevi olan dairenin önünden geçerken vükela o­

kuvveti oderece mahsus idi ki Hüse­

dasında aydınlık gördüm.

yin Hilmi Paşa kendisinden

vükela buraya gündüzleri gelirlerdi.

başka

Halbuki


T A H S I N PAŞA N I N HATJRA T I

256

Geceleyin bu odada aydınlık

olma­

sı orada ya Sadrazanun mevcudiye­ tine yahut bir Encümeni Vükelamn inikadına, yani fevkalade bir hale de­ lilet ederdi.

Dairei kitabete giden

yol üzerinde vük�Ia

dairesi b'ekçisi

dım. O günlerde sabahları erken ça­

ğınlmak, geceleri pek geç vakte ka­

umuru

dar iş başmda bulunmak biiyeden olmuştu.

ta·

O gün de böyle

bir davete intizar ediyordum.

He­

men geldim ve dairei kitabete

uğra­

Halil Ağaya tesadüf ettim, aydınlı·

madan huzura gittim. Hünkar Ömer

ğın sebebini sordum. "Sait Paşa var,

Rüştü Paşa komisyonu

dedi. Sait Paşanın böyle gece

vakti

smdan idi; bu komisyon Çit kö§kÜn­

saraya davet olunması Rumeli işleri­

de toplandığından ve Pa§anın başka

le alakadar olduğuna şüphe

bir vazifesi olmadığından

yoktu.

askeri aza­

ekseriya

Abdülhamit mühim meselelerde Sait

Çit kö:;ıkündeki dairede

Paşanın fikrini sormak itiyadını sa·

Derhal tahkik ettirdim, Ömeı· RܧtÜ

dakaile muhafaza ederdi.

Paşa Çit köşküne gelmişti.

Bunu müteakıp gecelerde bu ay­ dmlık tekrar vaı·dı. Bekçi ğaya bir daha sordum :

Halil A­

Sait ve Ka­

mil Paşaların bulunduğunu ve şifre katibi Esat Beyin bunlarla

Hünkar

arasmda arz ve tebliğa tavassut et­

tiğini

söyledi.

Bilahare Esat Beyle

görüştüm; Rumeliden gelen ve ken­ disinin nezdinde

mahfuz

bulunan

evrak! bu iki paşaya gösterip müta­

lea etmeleri için Hünkardan

iı·ade

aldığı� bunun üzerine kendileri sa­ raya davet olunduğunu, bu evrakın muhteviyatı Rumelide

fikirleı-in ka­

nunu esasiyi ilan ve Meclisi Meb'u· sam

içtimaa davet merkezinde oldu·

ğunu söyledi. Bilahare Hünkar hana bu işten

bahsederek

kendisine ilk

Sait

Paşanın

mülakatında

lmnunu

esasinin iiam aleyhinde arzı mütalea etmiş olduğunu söyledi, fakat Kamil Paşadan hiç bahsetmedi, Kamil Pa· şanın ne fikirde olduğunu Ciğrenerrte­

dim, Hünkar söylemeyince bittabi sormak ta cai2 değildi.

Bu tarihten birkaç gün sonra bir

sabah erken evimden saraya

çağn:l-

bulunurdu. Bunun

üzerine Hünkardan şu iradeyi aldım: - Omer Rüştü Paşayı

görünüz,

kendisini seraskerliğe tayin

etmeği

düşünüyorum. Esasen dün müfettiş İsınail Paşa vasıtasile istimzaç ettir.:­ miı;; tiın. Si.z de görüşünüz, bu tasav-, vurumu anlatmız. Huzurdan çıkıp Çit köşküne git-

tim. Ömer Rüştü Paşayı komisyon odasında buldum.

Yandaki

odaya

çekilclik. I sti.mzaç suretinde iradeyi t"'bliğ ettim.

Ömer

Rüştü

Paşa_

Hürı!carın biı- eseri itimat ve tevec­ cühü olan bu tasavvura karşı birçok teşekküı-ler9 tahassüsler, minnettar­

lıklar beyan etti ve ellerini oğuştu­ rar-ak ızhı.wı acze başladı. ' lik vazifesinin

pek ağır

Seraskerolduğunu,

kendisinde bu vazifeyi ifaya liyakat

göremediğini, alıvali maliye hasebile haftalık ınürettebatı askeriyeııin te­ diyesinde teahhurat vukua gelmekte bulunduğunu ve bu teahhuratm te­ madisi halinde müteahhitlerin

Ianmaları ve belki de

sız­

taahhütlerini

ifadan İrntina etmeleri ve bundan rı--


TAHSIN

PAŞAN I N

aliye mugayir neticeler husule gelmesi muhtemel olduğunu, böyle bir netice karşisında teveccühü şa­ haneyi kaybetmektcn�tehaşi ettiğini söyledi. Elhasıl Seraskerliği i,.:abul­ de beyanı itizar etti. Tekrar huzura çıkarak Ömer Rüştü Paşanın itiza­ arzeyledim. rmı, esbabı mucibesi!e, Hünkar teln·ar gidip ısrar ve Paşayı ikna etmemi emretti. Gene Paşayı gördüm, iradeyi tekrar tebliğ ettim, kendisini seraskerliği kabule imale edecek bir hayli şeyler söyledim, Paşa gene kabulde mazeret beyan etti. Keyfiyeti tekrar arzettim. Bu­ nun üzerine Hünkar şu sözleri söy­ ledi : - Sadarete Sait Paşayı getirece­ ğim, ancak Sait Paşa kendi kabine­ sinde Rıza Paşa ile birlikte bulun­ mak istemiyor. Rıza Paşa serasker­ likle kaldıkça sadareti kabul edemi­ yeceğin söylüyor, binaenaleyh Rıza Paşanın tebdili zaruridir. Ömer Rüştü Paşayı tekrar görünüz, Har­ biye N ezaretine tayini nezdimizde takarrür etmiş, iş olup bibniştir, mazeret kabul etmem, kendisine böyle tebliğ ediniz ve irademin kat'i olduğunu söyleyiniz.

zayı

Abdülhamit Ömer Rüştü Paşa ü­ zerindeki nüfuzunu ve Paşanın böy­ le son söze karşı ademi mukaveme­ tini bildiği için nihayet bu çareye tevessül etmi§ti. Hünkarın bu kat'i iradesini tebliğ ettim, filhakika Ö­ mer Rüştü Paşa için kabulden baş­ ka yapacak şey yoktu, teşekkürler ederek kabulünü beyan etti. Birkaç saat sonra mutat gündelik maruzatı

H A T I RA T I

257

huzuru humayuna takdim için git­ tiğim zaman mabeyinci Rıza Beyin sadaret mührünü istiı·dat ve vazi­ fesine hitam verildiğini tebliğ için Avlonyalı Ferit Pa§aya gönderildi­ ğini haber aldım. Ben huzurda iken Rıza Bey geldi, sadaret mühriinii Hünkara takdim etti. F eri t Pa§amn saclaretten azil kararını dinleyip mührü Rıza Beye tevdi ederken : - Şevketmaap efendimizin çok elmıeğini yedim� fakat hizmet ede­ medim. Dediğini Hünkara arzetti. Bu bir hakikati mahza idi; Avlonyah Ferit Paşa Hünkal."dan çok lutuf ve atıfet görmüşP fakat kısmen aczi, kısmen seciyesi sebebile hizmet edememişti. Herhalde sadaret mevkiine getiril­ diği zaman kendisinde toplanan Ü· mitleri inkisara uğrattığına şüphe yoktu. Ferdası çarşamba günü Sait Pa­ şaya sadaret tevcih olundu, Cema­ leddin Efendi meşihatte ipka ve Ömer Rüştü Paşa Harbiye Nezare­ tine tayin edildi. Bermutat hattı hu­ mayunu hamilen ve Şehislam Cema­ leddin Efendi ile birlikte merasimi malume dairesinde Babıaliye gidil­ di. Usulen sadaret tebeddülünde ye­ ni Sadrazarnın Babraliye geleceği ve hattın okuoacağı gün bildirilir; ora­ da merasim hazırlığı yapdırdı.Ogün de Babraliye malumat verilmiş idi. Bu merasirnde vükelanın arz odasın­ da bulunmaları usuldendir; çünkü o devirde Sadrazanun tebeddülü vü­ kelanın dahi tebeddülü demek olma­ yıp kabine usulü mevcut olmadığın-

17


TAHSIN

258

dan yeni Sadrazam eski

PAŞANIN

vükela ile

HATIRAT I

zırlar ır.abeyinde toplaı1m:ş bulunu­

de teşriiii mesai edebilirdi. Binaen­

yorlardı. l.zzet Paşa ile ben buzurda

aleyh Sadrazarnın

idik.

Ben telgrafnameleri okuyor­

dum.

!zzet Paşa da Meclisi Yüke­

tebeddül etmesi

-eğer vükela için ayrıca bir

mua­

mele yapılmamış ise- nazıriarın te­

beddülü deme� olmadığından

eski

laya götürüyor ve bunların meclis­ te kıraat edilerek müzakeresi

Sadrazarola birlikte bulunmuş olan

kındaki

nazı:rlar yeni Sadrazaqıın hattı

Meclisin müzakeresi hayli

hu­

mayun kıraati merasiminde, üzerle­ rinde sıfatı

memuriyederi

olduğu

iradeyi

tebliğ

hak­

ediyordu. uzamış­

tı. Hünkar tekrar lzzet Paşayı istet­ ti ve mecliste ne

cereyan

ettiğini

halde, hazır bulunurlardı. Binaena­

sordu. (zzet Paşa vükelanın telgraf­

leyh o gün serasker

lan birer birer okumakta oldukları­

Babıaliye gelmişti.

Rıza Paşa da Hünkara bu ci­

lıet bildirildiğinden

Rıza

Paşanın

Abdülhamidin devri saltanatı mü­

hakkında

him bir dönüm noktasına geldiği a­

Babıaliye bir

şikar idi. Hünkarın dahilden ve ha­

hemen mabeyine azimeti telgrafhane vasıtasile

nı söyledi.

irade geldi, bu iradeyi Rıza Paşaya

riçten

tebliğ ettiler. Rıza Paşa hattı huma­

karşısında

yun kıraatİ merasimini

şiddetle mi, yoksa mülayemetle ser­

beklemeksi­

devam

edegelen

tazyikler bunlara

ne yapacağını,

zin Babraliden çıktı, saraya gelirken

füru mu edeceğini kestirrnek

Harbiye Nezaretinden infisalini mü­

kün değildi.

Bu hususta

beyyin iradei seniyeyi havi tezkere

bir kelime _bile çtkarmıyordu.

bunu isale memur olan

halde inkılabı vücude

yaver bey

tarafından yolda arabası durdurula­ rak kendisine tevdi olunmuştu.

Her­

getirmek için

dahiien ve haricen cereyan eden fa­ aliyetleri gayet dikkatle

Sait Paşa ferdası Perşembe günü

müm­

ağzından

takip et-

mekte oldu�na §Üphe yoktu.

Bil­

bermutat saraya geldi. Sadrazarnın

hassa Pariste ve Mısırda .,u maksat­

ve vükelanın haftada iki gün malıe­

la vuku bulan içtimaları pek yakın­

yine gelmeleri adetti. O aralık Sela­

dan tarassut ettiriyor,

nikten, Manastırdan ve bazı

muta­

bunların ne

yaptıklarmı ve ne yapmak tasavvu­

ög�

sarrıflıklardan ve Kosova tarafların­

runda olduklarını muntazaman

dan kanunu esasinin ilanı

.reniyordu. O zamanın tabiı·i veçhile

talebini·

havi telgrafnameler gelrneğe

başla­

( erbabı fesat) denilen ve memleket­

mıştı. Huzurda bulunuyordum. Sul­

te hür bir idarenin teessüsü gayesini

tan Harnit bu telgrafnameleri birer

takip eden mileli muhtelifeye men­

birer okuttu, ondan sonra lzzet Pa­

sup Osmanlıların çıkannakta olduk­

§ayı çağırtarak mabeyinde

bulunan

lan gazeteleri muntazaman celbetti­

Sait Paşaya gönderdi ve Meclisi Vü

rir, münderecatına lttıla hasıl eder­

kelanın hemen mabeyinde inikadını

di.

emretti. Çok geçmeden bütün

( Sadayı Millet) , ( Errakip ) , (Türk),

na-

Bunlar

(Osmanlı) ,

(Yıldız) ,


TAHSIN

PAŞAN IN

H A T I RA T I

.( Şurayı Ommet ) , ( Meşveret) , ( Mi­

de hoşuna gitmiş ve fikrine mülaye­

zan ) , (Ahali) ,

(Terakki) ,

(Hila­

fet ) , ( Sancak) , ( Havatır) ,

(Yıldı­

met gelmişti. Ancak bundan sonra yekdiğerini takip eden haberler me­

(Selamet) ,

selenin öyle çarçabuk bastıı·ılacak

rım ) ,

(Arnavutluk) ,

(Hak) ,

( lstikbal ) ,

( Emel) vesaire idi.

( Meşrut�yet) , Bunların ·mün­

dereca.tı bir taraftan Hünkarı

şekilden çok

uzaklaşmış ve inkılap

fikrinin orduya tamamile yerleşmiş

ı,or-

olduğunu ve artik buna karşı yapı­

Jrutmakta ve diğer taraftan bu gaze­

lacak bir§ey kalmarlığını teyit edin­ ce Sultan Harnit Rumeliye heyeti

telerin

memleket alıvali

neşriyatı onu fena fena

hakkında düşündür­

tahkikiye gönderdiğine

pişman ol­

melke idi. En sonra (Abdülhamidin

muş ve

son günleri) namı altında bir risale

edenlerin yanlış düşünmüş oldukla­ rını söylemişti. Bir aralık bu heyeti tahkikiyeye mensup bazı zevat hak­

çıkmıştı.

Bu risalenin

muhteviyatı

büsbütün dehşet veriyordu. Diğer taraftan Rumeliden peyder­ pey gelmekte olan malumat ve tafsi­

kendisine bu fikri

kmda ''şarlatan, ve

"münasebetsiz

adamlar, tabirlerini kullanması da bu nedamet ve hiddetten mütevel­

lat usulü meşruliyetİn kabul ve ila­ nı için kat'iyyet telkin ediyordu. Ar­

lit idi. .

tık Yıldız sarayında anlaşılmıştı ki bu işte vakit geçirmek siyaseti para

tamına ve kanunu esasinin

etmezdi, d.ikkatli davranmak ve ak­ :sülarnellere meydan vermemek

Ia­

telkin

Işte bu kuvvet ve

bunun

verdiği işaret idarei mutlakanın hi­ ilanma

sebep olmuştur. l}inaenaleyh Sul!Juı Hamidi kanunu esasiyi ilana ve

zımdı. Halktaki tehalüki:en ziyade

Meclisi Meb'usanı içtimaa davet et-..

ordunun azmi aşikar idi, ordu behe­

tiren en büyük,

mehal maksadı istihsale karar ver­ mişti. Abdülhamit ilkönce ordunun bu derece samimi bir tarzda

iştira­

kini hatıra getirmemişti. Herne de olsa ordunun ekseriyeti kendisi ta­ rafından gelecek bir emir ile hadise­ yi bastıracak ve ordu içindeki ekalli­ yet tedip olunacak zannediyordu. Nitekim meselenin bidayetinde 0-

'

-

en mühim, en kuv·

---

vetli saik ordu olduğu bilatereddüt_

iddia edilebilir.Yoksa AbdülhamitSa it Paşayı sadarete getirmeden evvel kanunu esasinin ilanı mıyacağı hakkında

muvafık ola­

müşarünileyhin

vaki olan maruzat ve vasayası üze­ ı'lnde iştigal etmiyerek başka yollar­ la temini muvaffakıyete çalışırdı. Sait Paşanın kanunu esasiyi ilan et­

çiincü Orduya mensup bazı zabİta­

tirmemek ve

nın işte methaldar oldukları

vesaiti münasibe ile durdurmağa ça­ lışmak hususundaki vesayası ne gibi mütalealara müstenit olduğunu bil­

alınması üzerine

bunlar

haber

hakkında

Rumelideki

ne düşündüğü serasker Rıza Paşa­ dan sorulduğu zaman Serasker Paşa -'Ceza kanunu mucibince muamele,,

miyorum.

demiş ve bu cevap Hünkinn belki

Pa§Byı sadarete

Yalnız

vakıf

harekatı

olduğum

nokta şudur ki Sultan Harnit getirmeden

Sait evvel


TAH S t N

260

P A ŞA N I N

ve Rumeli alıvalinin hararet kesbet­ tiği günlerde müşarünileyhi

sık sık

saraya çağırtıyor, kendisi ile İstişare ediyor,

vaziyete hakim olabilmek

çarelerini düşünüyordu. Padişahın daima yanında bulun­ mak ve muhakemelerinin seyrini ta­ kip imkanına

malik olmak

sıfatile

elde ettiğim kanaat budur.

Işte or­

dunun azmi, şiddeti, kararı

bunları

zirüzeher etmiştir. Bu hakikat bilahare Fondergolç

Paşa ile Mahmpt

Şevket Paşa arasında cereyan etmiş �lan muhaberelerden bir kat daha anlaşılmaktad!r. Bu muhaberelerin bazı aksarnı mevzuun tarihin

tenvirine ve

daha iyi tetkikine

hizmet

edeceği için aynen naklediyorum:

On ü'çs ene devam eden bir ayrılığı müteakıp Abdülhami­ din bir daveti üzerine De,rsaa­ deti 1908 senesi ilkbaharında yen-iden ilk defa olarak ziyaret ettiğim zaman dahi Mahmut Şevket Paşayı görmemiştim. İdarei müstebiddenin son gün­ leri idi.Haricen payİtaht haya­ tında pek az tebeddülat husule gelmişti. Bütün büyük şehirler gibi o da müşkülatı ve münaka Iatı umumiyesi noktai nazarın­ ' dan, diğerleri kadar seri ve calibi nazarı dikkat olmamakla beraber iyice ilerliyordu. Zu­ huru pek karip aTan hadisatı mühimme hiçbir kimsenin ha­ tırına gelmiyordu. Eski umuru inzıbatiye usulü bir kat daha kesbi şiddet etmi� muamelatı

HAT I R A T I

umumiyenin sarayı padi§ahide. temerküzü iyiden iyiye terak­ ki etmişti. Eski dostlarımin bir çoğu bu halin müddeti medidedevam edemiyeceğini bana te­ min ediyorlardı. Halbuki ben ayni sözleri bundan yirmi beş sene evvel işittiğim halde ayni hal olduğu gibi devam ey/emiş ti. . Makedonyadaki galeyana dair ilk haberler, payİtahta ak­ setmeğe başlamştı, fakat pek mahrem olan mehafilde mev­ zuu bahsediliyordu. Yalnrz bir kişi, ailesi müddeti medide· Şarkta İkarnet eden payİtahtın en muteber tüccarından müte­ veffa ( Vilyam Vitol) o zaman «yakın bir hadise karşısında· bulunduğumuza hiç şüphe yok­ tur, memleketi tamyan bütün dostlar bu fikirde müttehittir­ ler. Fakat bu hadisenin hariçten mi, yoksa dahilden mi ge­ leceği meselesinde fikirler biri birinden ayrılmaktadır., de­ mişti: O vakit Mahmut Şevket Pa­ samn ismi hiçbir yerde· geçmi­ yordu. O müşkül vazifesini sa­ kitane ve fakat kemali muvaf-· fakryetle ila ediyordu. Daima· isyan eden, rahat ve huzur ver'­ miyen A rnavutları o, tahtı inti zama almak gibi bir meharet göstermişti. Halbuki bu ada­ mm on altı ay sonra memleket­ te en birinci rolü ila edeceğini o esnada kalkıp biri iddia eyle=­ miş olsaydı şüphesiz kimse


TAHSiN PAŞANIN

kendisine havalei sem'i itibar etmiyecekti. Böyle olmakla beraber hiç ümit edilmiyen şey vukua -gel­ di. Ehemmiyeti Jüzumundan fazla takdir edilen 1908 sene­ .sindeki (Reval) Hükümdaran m ülaka.tmın bütün m emleket dahilinde tevlit ettiği endişei vatanperverane, Makedonyada ittihaz edilen vakitsiz tedabiri şedide ve efkarı um umiyede hasıl olan galeyan, intizar o­ lunduğundan daha az bir za­ man zarfında 23 temmuz 1908 lnkılabı kebirini zuhura getir­ di. Herkesin birçok zamandan­ beri gayrimümkün olarak te­ lakki ettiği mucize vuku bulu­ vererek herkesi hayrete ilka etti. Tarihi ceditte görülen en kuvvetli idarei müstebidde bir­ kaç gün zarfmda ifrat derecede bir idarei m eşruta . halini kes­ petti. Ve b u ani tebeddül, ciddi tezelzülata sebebiyet vermeden hasıl olabildi. A bdülhamit em­ ri vakii kabul ve bütün hareke­ tin mehdi zuhuru olan Se18.nik te Genç Türk cemiyetine ken­ disini fahri reis tayin etti! Devleti Osmaniyenin bil­ ·CÜmle aksamında ve hususile payİtahtı ile A vrupayi Osma­ ninin büyük rıehirlerinde ızhar edilen azım sürur ve şadıman1ye işte alakadar olanların cüm­ lesi bilakaydü şart kapılıp git­ mediler. Fiıkri son derece mü­ nevver olduğu halde ve millet ve memleketi için serbestii ha-

HAT lRAT!

261

reketin eşeddi J.ü zumunu takdir etmekle beraber M. Şevket devri cedide bilaşek ve şüphe atılmıyan ihatalı zevat meya­ nmda bulunuyordu. Genç Türk ta:raftarlarının ibraz ettikleri galibiyeti müte­ akıp müşarünileyh 27 temmuz da Üsküpten bana bir mektup yazdı. Bu mektubu yalnız ken­ disinin zeka ve dirayetini ispat etmek için değil, onda inkılabı devlete negibi arnali nezihe ile ibtidar olunduğunu da gös­ terdiğniden dolayı buraya der­ cediyorum. «Size karşı büyük bir hissi hürmet perverde eyliyen tale­ benizin eski Türk hükumetini idarei müstebiddei meş'umeyi terk ve meşrutiyeti kabule m cc b ur ettiklerini zatı a.Iinize teb­ liğ ile kesbi şeref eylerim.» Osmanlı miiietinin meşru­ tiyet ile idare olunacak kadar henüz kemale ermediğini tas­ dık eylerım. Fakat Türkiye ah­ valine vakıf olan bir kimse, Sa­ ray hükumetinin istimal ettiği desayİs ve veliaht ile bilcümle Osmanlı azayı hanedanının ta­ mamen mahpus bir halde bu­ lundurulmalarmdan dolayı bir gün ibraz edecekleri mevkii ali için lazımolan talİm ve ter­ biyeyi iktisap edemedikleri na­ zari dikkate alınacak olursa he1r iki usulü hükumeti yekdi­ 'ğerile mukayese edip meşruti­ yetin her halde idarei . müste­ biddeden daha ziyade vatanı


262

TAH S I N PAŞANIN

tah/is etmeğe kabiliyeti oldu­ ğunu tasdik edeceğine şüphe yoktur. Talebenizin İcraatı bu sebepten şayanı takdirdir. İhtimal ki ordunun bir hare­ keti siyasiyeye iştirakini bazı kimseler hüsnü suretle telakkİ etmiyeceklerdir. B u doğru ola­ bilir. Fakat harekette süratle bir neticei kat'iye vermek, ala­ kadar Düveli ecnebiyenin mü­ daha/ei muhtemelesine mani olmak ve Türkiyeyi bir taksim tehlikesinden kurtarmak için ' biçare, muhakkar millet yainız çok iş göremezdi. Onun için or­ dunun önayak olması mutlak lazımgeliyordu. Kosva valii umumisi oldu­ ğum için doğrudan doğruya ha rekete iştirak etmedim. Fakat icrayı harekete müsaade ettim. 'O nun için üç ay devam eden heyecanlı zamanlarda malum olduğu veçhile bütün ahalinin müsellah olduğu vilayetimde bir vak'ai cinaiye bile zuhur etmedi. A çılan mücahedei azimeye Üskübün şimali garbisinde ve şehirden elli kilometre hudii­ mesafede kain Ferizvikte içti­ ma eden (6000) A rnavudun ke:. şide ettiği telgrafname kararı kat'iyi ita eyledi. A rnavutlar bu telgrafnamede sadakat ve ubudiyetlerinden emin olun­ masını padişaha temin eyliye­ rek meşrutiyet ilan edilmiye­ cek olursa kendilerine iltihak edecek (50,000) Arnavutla İs­ tanbul üzerine yürüyecekle,rini

HAT I RATI

bildirdiler. Bundan sonra cere-.,. yan eden ahvale dair gazeteler­ den maiU.mat almışsmızdır. B ukadar izahat ita edildik�· ten sonra size mektubumun maksadını bildireyim. Osmanlı zabitleri h ususile üÇlincü Kolordudaki/er bugün Osmanlı Ittihat ve Terakki ce­ miyetinin a.'zalarındandır. Böy­ le olmak J.§.zmgeJiyordu. Zira yukalrda da bahsettiğim veem­ le meşrutiyet başka türlü ceb­ ren ıstıhsal olunamazdı. Falrat mademkı artık maksat hasıl ol muştur, ordudaki itaati aske­ �yı ıhlal etmemek için, zabi­ !!!n bundan bÖyle siyaset ile iştıgal etmeme1İdir. B ununla beraber gene müteyakkızane hareketten geri durmamalıdır­ Iar. Çünkü vücude getirdikleri' eserin idcıı·ei sab1ka taralından tek1rar mahvü harap edilmesi bugün baidülihtimal değildir.>' Mahmut Şevket Paşanın bahsettiği maksa t siyasiyat ile iştig=aı etmemeleri için heyeti zabitana icrayı tesir etmemi rica eylemesi idi. Hemen ayni günde kendisine yazdığım ce­ vap ta bıı arzusunu yerine geti­ receğimi söyledim. Çünkü ben de tamamile ayni fikirde bulu­ nuyordum. Vadimi yerine ge­ tirmek için meseleye dair ma­ kale yazdım. Berlindeki Os­ manlı seliri ile' kısa bir müza­ kereden sonra mezkur makale Şarkta en ziyade münteşir ve muteber olan (Naye Fraye


TA H S I N P A ŞA N I N H A T I R A T J

Presse) gazetesinde neşredil­ di. �MalUm olduğu veçhile ma­ kalede, heyeti zabitanrn vaziye ti bizde olduğundan büşbütün başka bir mahiyeti haiz b ulun­ duğu, çünkü zabitamn adeden Devleti Osmaniye dahilinde yegane bır ef.Jrarr munevvere ashabı tabakası teşkil ettiği ve memlekette bir hareketi fı'k.­ riye ve siyasiye ancak onlar tiiİafından zuhÜra getirı'lebile­ ceği mevzuu bahsolmuştu. Rumeli alıvalinden devletlerin şi­ kayet ve teşebbüsleri devam etmek­

te ve ordunun azim düde

mahal

ve

kararz tered­

bıraknuyacak

derece

kendini hisseUirmekte olduğu

sıra­

da muhtelif yeı-lerden gelen telgraf­

263

vültelahk mevkiinde bulunan ve va­ ziyetin müzakeresile zatın hala o miskin

mükellef

bir

jurnalczhk

zih­

niyetile meşgul olması ve padişahın vehmi üzerinde çalışmaktan vazge­ çemernesi

ddden

keyfiyettir.

ibreteşayan

Başka bir zamanda

saydı bu jurnal çok makbule ve onu yazan adam çok rürdü;

ol­

geçer

iltifat gö­

Abdülhamit

fakat o arahk

vaziyetİn böyle ufak tedbirler kat mülahazalarla

bir

ve

sa�

kurtardamıyaca·

ğını, meselenin hakikaten

çok büc

yük ve mühim olduğunu,

mutlaki­

yel idaresinin

yaklaşbğııu

hitamı

anlamış olduğu için bu jurnal hasır· altı olmuştu; tabiri mahsusile padi­ şah can baş kaygusuna düşmüştü. Rumeliden

gelen telgrafnameler

namelerin sarahat ve kat.:'iyeti de ca­

içinde en ınühimmi Manastır İ ttihat

libi dikkat göı·ünüyordu. Hatta bun­

ve Terakki. merkezi imzasile

lardan biri.:ı.de -Serezden gelen tel­

edeııdi. Bunda Sulı:an Hamide kar§ı

grafnamede- ltanunu esasinin ila­

son derece tazimkar bir lisan kulla­

nma müsaade edilmediği halde "Tec

mlmakla beraber ayni derece kat'iy­

didi biat, olunacağı yazdı idi.

yeti ifade de vardı. Ve askerden es­

tan Abdülhamit

Rumeliden

Sul­ gelen

r.afa kadar lıeı.- zümrenhı

iade

vünıt

kanunu e­

bütün mektup ve telgrafnameler gi­

sasiyi

bi bu telgrafı ''İzzet Paşa vasıtasile

ile biribirine bağlanmiş olduğu mün­

malıeyindeki heyeti vükelaya

deriçti.

O aralık

dermişti.

gÖn·

vükeJadan biri

padişaha bir arizai mazrufe takdim .

ederek bu "Tecdidi biats,

zarı

Bu telgrafnameyi aynen nakledi­ yorum.

tabirinin

§Ümulü ve ehemmiyeti üzerinde

Huzuru akdesi Hazreti Padişahiye

na­

dikkati eelbelmiş ve veliaht Re�

§at Efendi dairesine ait ve takayyüt

muhafaza

tedabirinin

takviyesi

lüzumuna işaret eylemişti.

Memle­

ettirmek yolunda yemin

lradatı seniyeleri.le

buyuru­

lan kanunu esasinin� tatbikatı filiye­

ketin bir kısmında ihtilaf ve inkalap

sine

ateşi başgöstermiş ve hele bazJ nok­

huyurulması

talarda işbu alev saçağı

budiyetimizin

sarmışken

tebaa ve ziri

destaniarına bah§ ve ihsan

müsaade ve icabı halin

irade

suretile sadakat ve u· halelden

vikayesini


TAHSIN

264 istirham ederiz. Pazar dar Meclisi

PAŞANIN

gününe ka·

Meb'usanın

küşadma

fermanı humayunları istar huyurul­ madığı halde nzayı

şehriyarilerine

muhalif ahvalin vukuu derk r olup Manastır vilayeti dahilinde

elyevm

HAT I RA T I

sirler yapmakta oldukları habea- ıdı· nıyordu. Sultan Hamidin bu meselede de işin had devresi

lir; çüukü

ve erkan ve ümera ve zabitanı

vukuatı

keriye ve efradı şahanelerile

ulema

velhasıl kibar ve sıgar edyanı muh­ telife mensubininin bilaistisna vah­ daniyeti hudaya

karşı ahdü

misak

altında bulunduğunu arzederiz. 9

Cemi;Sreti

..

değildi.

Rızayı aliye muhalif ahvalin vukuu istenilmiyen

şeyin

cebren

yaptrrılacağı detnekti. Ayni zaman­ da Abdülhamidin o havalide istinat edebileceği hiçbir kuvvet kalmadığı da sarihan

anlaşıhyordu.

olur. Her işin bir

vakti merhunu

vardır, o gelince iş yapılır, derdi.

vukuatı

tarafından Hünkira verilmit bir ül

demek

uoevlet işlerinde buhı-anı geçiştirin­ ceye kadar itidal ile hareket hayırlı

naai:lcrden idi. Binaenaleyh Rumeli

Osmanlı 1 ttihat ve Terakki Cemiyeti Manastır Merkezi

timatomdan başka bir §ey

arasıra fırsat düşüp te

tarihiyeden bahsederken :

Bu Abdülhamitte yer eden ka­

Temmuz 3 2 4

Buı Ittihat ve Terakki

kadar

mek istediği kaviyyen zannolunabi·

mevcut bulunan memurini mülkiye as-

geçineeye

itidal ile hareket siyasetini takip et­

Nitekim

Müşür Osman Paşa kumandası altın

bu

derece

vüs'at kesbetmeyip

ehemmiyetle bilfarz

bütün

s<lltanatı müddetince sık sık gÖrü· nen hürriyet fikirleı·inin mevzii bir tezalıüründen iberet kalsaydı

Sul­

tan Harnit bunu da itidal meslekile geçiştirrneğe çalışırdı. Fakat yukar­ da da izah ett�im veçhile Rumelide baş g·österen mevzii bir şey

hadise

münferİt ve

değildi.

Dünyanın

başka memleketlerinde de mutlaki­ yel, idareleri birer bireı- devrilmek­

�<)

!,tusyada

t�şekk:ü.l, � şc;kli idare tebeddül etmişti.

te idiler.

Doma

da Manasbra memur edilmiş olan

Iran Petersburg'ta halkın imparator aa­

kuvvei askeriye Manastıra muvasa­

rayının önüne giderek metalibatta

let edeı· etmez Müşür Paşanın bir za­

bulundukları ve kendilerine sil.ahla

bitan heyeti tarafından evinden ve

mukabele edildiği, maamafih

vazi­

kumandan mevkiinden alınarak Res­

yetİn otokrasi aleyhine günden gü4

ne dağianna götürülmesi hüküm ve

ne fenalaştığı malum idi. Sultan Ha­

İcra kuvvetinin tamamen

cemiyet

mit bu hallere bakarak idarei mas­

eline geçmiş olduğuna bir alametti.

lahat politikasında bir faide olmıya­

n

lstanbulda da ( Hüseyin Avni )

cağmı ve hele Rumeliden gelen ta·

( Süleyman Paşa) komiteleri na­

lepleri cevapsız bıraionak çok fena

mı altında teşekkül eden komitele­

neticeler vereceğini anlıyor, bunun

lerio çalıştıkları ve ötede beride te-

akıbeti kendi şahsı ve saltanatı için


TAHS l N PAŞA N I N iyi olmıyacağını görüyordu. Bunun­

la beraber itiraf ederim ki zihnin­ den neler geçtiğini keşfetmek müm­

HAT l RAT!

265

telgraf gelmedi ve Rumeli telgrafha­ nelerinden de soruldukta başka bir telgraf Ôlmadığı cevabı alındı. De­ mek

ğıt arzedip iradeler telakki ve bun­

Cemiyeti yazacağı şeylerin

ları lazımgelenlere

tebliğ

ettiğim

Terakki

oluyor ki Ittihat ve

kün olamıyordu. Bazan saatler_ce ka­

yazmış,

arzu ve fikrini

hepsini tamamen

halde asıl fikir ve mütaleası ne ol­

bildirmiş,

duğunu anlıyamıyordum. Kendisi de

Huzurda işim kalmadığından veri­

buna dair sarih bir tek kelime olsun söylemiyordu.

len müsaade üzerine çıkıp dairei ki­ tabete geldim. O gün

Sultan .Hamit o aralık bu işte pek çok istihdam ettiği şifre katibi Esat Bey-ki meşrutiyeti müteakıp mül­

kiye hizmetlerinde bir müddet bu­ lunduktan sonra Meclisi lemlerinden

şimdi cevap bekliyordu.

birinde

Ayan ka­

mümeyyizliğe

tayin olunmuş ve orada vefat etmiş­

Hünkar bir

aralık Sadrazam Sait P aşayı huzu­ runa kabul etmişti. Gene o gün hu­ zura celbolunduğumda Sultan Ha­ mit bana ( Sait Paşayı huzuruna ka­ bul ederek sadarete tayininden ev­ vel arzeylediği mütaleasını muhafa­ za edip

etmediğini

sorduğunu ve

tir-, Saraya yeni gelmiş, daha doğ­

Sait

rusu şifre katibi Asım Beyin vefa­

Rumeliden gelen taleplere mümaşat

tından sonra bu işe yeni tayin olun­

olunmaması ve kanunu esasinin ilan

muş bir zat idi. Ahlakına itimat olu­ nur bir adam olup entrikalardan an­ lamazdı. Sarayın

alıvali

hakkında

Paşanın ayni mütaleayı yani

edilmemesi mütaleasını tekrar etmiş olduğunu söyledi. Bunu bizzat P adişahın ağzından

ondan işittiği ve bittakip aldığı söz­

işittiın.Sultan

ler dahi Hünkarda bir tesiı· uyandır­

fırka kumandanı paşanın da bu yol­

Harnit o gün ikinci

makta ve bu halden ayrıca muztarip

da bir ariza takdim ebniş olduğunu

olmakta idi. Bu tesirat altında olsa

söyledi. Sultan Hamidin bana (Sait

gerektir ki bir gün Sultan

Paşa kanunu esasinin ilanma taraf­

Hamit,

Esat Beyin istimzaçkarane beyana­

tar değildir) dediği zaman bunu ne

lına cevaben : ''Suyun akıntısına gi­

maksatla

deceğim.., demiş olduğunu bilahare

Vak!a Sait Paşayı kanunu esasİ ila­

Esat Beyden işitmiştim.

söylediğini

bilmiyorum.

nma taraftar olmadığı için sarlarete

İşte Rumeliden telgrafiar

pey­

derpey geldiği sıralarda Abdülhami­

getirdiği kabul olunabilirse de ka­ nunu eı;asiyi ilan ederken buna ta·

din haleti ruhiyesi bu merkezde idi.

raftar olmıyan bir sadrazaını neden

Telgrafhane bunları alıp içeriye gön­

iktidar mevkiinde tuttuğunu anlıya­

birer

madım. Bilahare Meclisi Meb'usanın

okuyordum, ondan sonra heyeti ,YÜ·

küşadı günü irat olunan nutku hu­

kelaya gönderiyordum. Nihayet

mayunda münderiç ve "muhalif mü­

derdikç e ben buzurda

birer

bü­

tün telgraflar okundu, yeniden de

talealaı·a rağmen

kanunu

esasiyi


TAHSIN

266

PAŞANIN

ilan ettiğine, dair cümle ile

( Sait

HAT I RATI

Paşaya keyfiyeti tebliğ etmiş, buna

Paşa kanunu esasinin ilanına taraf­

rağmen meclis

tar bulunmuyor)

yor, teı·eddüt içinde bocalayıp duru·

diye

bana

vaki

faaliyet

gösteremİ·

olan ifadesi aı·asında bir münasebet

yoı-muş, nihayet

bulunmak lazımgelir.

dikte etmek su.retile mazbatayı yaz­

"'

9 Temmuz '324 günü akşam yalı;:­

meclisin

katibine

dırmış, mazbat:a hazırlanıp

vükela

laştığı halde henüz Meclisi Vükela­

tarafından mühürlenince buzura gi­

nın ne karar verdiği

cl!p keyfiyeti arzetmiş.

hakkında bir

arz vaki olmamış, İzzet Paşa huzura

l:ı:zet Paşanın bu

arzı

bir

üzerine

gelmemişti. Bunun üzerine Hünkar

huzura çağirddım,

musahip Nadir

İ zzet Pa§a mazbatayı alıp getirme·

Ağayı göndereı-elı;:

taraftan da

sordu. !zzet

ğe memur edilmişti. Çok geçmeden

Paşa telgrafnameleri okuyoriar, da­

mazbata geldi, okundu, Hünkar ma­

ha bir ı,arar veı.·mediler

sasının başına otuı-du,

! zzet Paşayı çağiı-ttı,

cevabında

kalemi aldı

bulundu. Hünkar ayakta duruyordu.

ve mutat olan tarih vaz'ı

Karşısında !zzet Paşa ve ben, sakit,

mazbatayı tasdik ederek .bana verdi,

bekliyorduk. Sultan Harnit gözlerini

hemen saclarete tebliğ

sabi.t bir noktaya

irade etti. Bunu müteakıp İzzet Pa­

rekzederek

bir

Ne düşünüyordu? sonra lzzet Paşaya

ederek

Bir müddet tevcihi

hitap

ukanunu esasinin ilanı benim

zamanımda olmuştur. Bunun mües· sisi benim; bir müddet hasbellüzum meriyet:i tatil edilmişti. Heyeti vüke­ !iiya gidiniz, bunları söyleyiıniz ve ilanı için

olunmasını

şa vükelanın mabeyinde

müddet düşündü.

mazbatanın

yazılmasx.nı

sm·etile

kalmaları

m! yoksa konaklarına dönmeleri mi irade huyurulduğunu sordu.

Hün·

k�u.· cevaben : - Gidip sadrazam Paşayı

goru·

nüz, başkatip şimdi irade tebliğ ede· cektir, vükela da konaklanna gide­ bilirler. Dedi. Bunun üzerine izzet Pata

dedi.

sadrazaını görmek, ben de mazbata­

!zzet Paşa huuzurdan çıkıp gidince

nm iradesik'li yazdırmak üzere hu­

bana hitaben :

iı·ade ettiğimi tebliğ ediniz!,

vükelamn

;;mrdan çıktık. Derhal iradeyi yaz­

mazbatası gelince hemen getiriniz !,

dırdım ve nöbe�çi yaverini çağıra­

emriıni verdi.

rak mabeyhıde

uMeclisi

Muztarip ve

meyu

bulunan

Sadrazam

olduğu halinden pek aşikar idi. Ba­

Sait Pa�aya gönderttim, giden ya­

na bu emri verdikten sonra salonun

ver Sadrazarnın imzasım havi mak­ buz ilmühaberini getirdi, bunun ü­

yamndaki odaya çekildi. Meselenin bundan

sonraya

ve

Meclisi vükelaya taalluk eden safha­

zerine evime döndüm. Sait ve Kamil Paşaların

batırala­

s�nı lzzet Paşadan §U veçhile işit­

rında kanunu esasinin mevkii meri­

tim: lzzet Paşa iradeyi aldıktan son­

yete vaz'ı ve Meclisi meb'usanın kü­

ra Meclis odasına gitmiş. Sadrazam

şadi hakkrrnda verilen karann ava·


TAHS I N

P A ŞA N I N

mili müessiresi ve olbaptaki mazba­ tanın

keyfiyeti

tahriri

bahsinde

müncleriç yazılar yekdiğerini

nakız

267

HAT I RAT I

gayri mülhakaya dahi tebliği tasvip olunınakla Padişahi

iı:adei

seniyei

şerefsuclur

hazreti

huyurulduğu

olduğundan ve tağHti ezhan edece­

halde icapı icra kılınacağı

ğinden İ§İ olduğu gibi bildirmi§ ol­

ilmi ali buyuruldukta olbapta,

mak için ınazbataların suretleri der­ ci sütun kılınmıştır.

Meclisi

vüke­

laya tevdi olunmuş olan evrakı �ü­ himmeden ve anifen arzolunan

taf­

silattan vazıhan anlaşılacağı

üzere

kanunu esasinin ilan kararrnı

müs­

muhatı

24 Cemaziyelahir 326 ve 10 Tem� 324.

muz

Sadrazam

Sait,

Adli ye

Nazırı

Abdürrahman,Meclisi vükelaya me­ mur Kamil, Harbiye

Nazırı

Ömer

Rüştü, Şurayı Devlet Reisi Hasan

arzuyu memlem

Fehmi, Hariciye Nazırı Tevfik, Da­

lı:et ve ordunun azim ve kararında­

hiEye Nazm Memduh, Maliye Nae

telzim olan hakikat

ki d.ddiyettir. Mazbataıun esası da l zzet

Paşanın

Hünkardan

aldEğı

emir üzeı·ine medise giderek

dikte

etmesile yazılmiştır.

z!n Mehmet Ziya,

Ticaret

Nazın

Zihni, Maarif Nazırı Haşim, Erkanı Harbiyei Umumiye Reisi Şakir. Rumeliden gelen haberler arasın­ da Sultan Hamidi pek 'Ziyade telaşa dü§iiı·enlerden biri de Şemsi

Heyeti Vükeia mazbatası "Rumeli vilayeti selasesinde ce­ reyan eden af'ali ihtilaliyeye müte­ allik olup 8, 9 Temmuz müverrehan

adet telgraf vesair dei

tarihlerile

gelen 77 yetmiş

seniyeyi

yedi

muhaırrerat ira­

mülukaneleri

Paşa­

mn bir İ ttihat ve teı·akki gönüllüsü

veçhile

tarafından katli olmuştu. Ş emsi Paşa Sultan dığı emirleri

Harnitten al­

sürat ve gayretle

ettiği için Hünkarın

ifa

kendisine te­

veccüh ve itimadı fazla idi.

Müşür

Osman Paşanın bir zabitan

heyeti

meyanei bendeganemizde yegan ye­

tarafından kumanda mevkiinden ahc

gan mütalea olundu. Hadisatı mev­

narak dağa kaldırılması üzerine Ab­

cudenin esbabı daiyesiru teşrihe mu­

dülhamit, Şemsi · P aşaya

hab ilmi alii hazreti Padişahi olan

deki Arnavut efrat ile bir tedip ha­

hal : icabınca zaman kafi olmaması­

reketi yaptırrnağı düşünmüş ve ken­

na nazaran esbabx mucibesi ayrıca

disine bu hususta mclu·emane

ınaiyetine

tali­

ba mazbata derdesti arz ise de mü­

mat göndermişti. Filhakika bu efra­

tehakkikullüzum olan sürat hasıl ol­

dın Manastır tarikiie ihtilal merkez­

mak için iki

leri üzerinde yapacağı tazyik ve te­

nüsha olarak

leffen kıt'a

dip ameilyesi bir muvaffakıyete va­

müsveddeye tevfikan vilayeti selase

racak olursa meselenin vahamet ci­

müfettişi umuıniliği ile valilere

heti hayli hafiflemiş olurdu. Saray­

takdim

ohma.n

mümza

ilı:i

se­

rian telgrafnameler tastiri ve kararı mebhusun

sair

vilayat ile elviyei

da bazı kimseler ve bilhassa

Hün­

kann etrafındaki yüksek rütbeli si-


TAH S I N

_

PAŞAN I N

lahşorlar bu fikirde bulunuyorlardı. na gideceğini

gösteren bir delil olduğu gibi bütün

akıntısı·

muhaberatın esrarı 1 ttihat ve terak­

söylemiş ise de bu a·

ki cemiyetine açık bulunduğuna bir

Hünkar hemekadar suyun kıntmın

H ATI R A T I

değiştirmek

istikametini

alarnet idi.

Sultan Hamidin bütün

imkanı mevcut oldukça bundan isti­

Rumelide yegane

fade fırsatını fevtetmek

teşkil eden Arnavutlar da sarsdmış·

istemiyece­

tı. Onlardan da nahoş haberler geli­

ği de aşikar idi. Şemsi Paşanın sadakat ve vaatı, Hünkarın

istinat kuvvetini

muta­

yordu. Bilhassa Firezovikteki içtima

ihsan

açıktan açığa bir tehdit ifade etmek­

türlü türlü

ve müsaadelerine

mazhar olmuş

O•

te idi. Vakıa ( İsa Polatin) denilen

lan Arnavutların Yıldızdan gelecek

ve nev'ama derebey

emirlere inkıyatları dahili

hesap e-.

yan zattan gelen telgrafta hilafı sa­

zahiren bir

dakat birşey olmadığı yazılı idise de

dilerek Şemsi Paşanm nümayiş hareketi . ve

hakikatte bir

Hünkar buna hiç

tarzında yaşı·

ehemmiyet

ver·

·tedip arneliyesi yapmak üzere şaya­

memişti; çünkü

nı itimat bir kuvvet ile ihtilalin kar­

natı bir kavli mücerretten ibaret idi.

l sa Polatinin temi·

·şısına çıkması münasip görülmüştü.

Hatta daha ileri gidilerek

denilebi­

Şemsi Paşa aldığı emir üzerine mai­

lirdi ki ( İ sa Polatin) in sarayda ha·

yeti efradile Manastıra geldi,

izi itimat olduğunu bilen l ttihat ve

tel­

grafhaneye gitti, Y ıldızla muhabere

terakki cemiyeti bir

etti, iradei

hilei

siyasiye

işe

olmak üzere ( lsa Polatin) e öyle bir

· başlamak için hareket etmek

üzere

telgraf yazdırmıştır. Herne de olsa

bulunduğunu beyan ederek

birçok

seniye

iltifatı şahaneye

dairesinde

mazhar

sonra telgrafhaneden

olduktan

çıktı;

tam o

( İ sa Polatin) in teminalına Hünkar ehemmiyet atfetmemişti. Bu ( İsa Polatin)

denilen

adam

esnada 1 ttihat ve terakki gönüllüle­

saraydan gördüğü

rinden Atıf Bey tarafından atılan bir

bet üzerine hakikaten

kurşunla kalbinden

şımarmış ve nev' ama derebey

vurularak der­

hal vefat etti. Manastır valisi Hıfzı

himaye ve saha· aşırı

derece

zında harekete koyulmuştu.

Paşa bu haberi şifreli telgrafla sara­

le memleketinde nüfuz sahibi

ya bildirdi. Telgrafnameyi

Sırp milletine

okudu­

mensup

köylüleri iz'aç ve tazyik ettiği

miyetini kavramakta tereddüt etme·

Sırhistan

d im.

Belgrat kabinesinin müracaati

Şemsi Paşa kuvvetli bir ümit idi. Bunun yüzlerce

Arnavut

efrattan

mürekkep bir kuvvet arasında perva

katiolunması

bir mülazİm

ve

bila­

kurşunun

tarafından atılmış bu­

lunması ordu?un

azim ve

kararım

olup

Hıristiyan

;ğum zaman meselenin bütün ehem·

hükumeti,

tar­

Vakti­

ondan

için sonra üze·

rine Rusya hükumeti tarafından ( l­ sa Polatin) aleyhinde Babıaliye sık, sık şikayetler vuku bulmağa başla· dı. Rusya sefareti, hükumetin vei askeriye ile bu tedip

kuv·

( lsa Polatin) i

etmesini ve herhalde

oradan


çıkarılarak halkın emniyet ve rabatı ediyordu.

talep

temin olunmasını

269'

H A T I RA T I

TAHSIN PAŞAN IN

ki

Meclisi vükela mazbatası üzerine:

sadır olan iradei seniyeyi Sadrazamc

Bahriıli bu talebe binaen tedabiri la­

Paşaya gönderip makbuz ilmühabe­

zimeye tevessül etti ise de muvaffak

rini

kulesine çe·

olamadı. ( İsa Polatin)

aldığımı

yazmıştnn.

yukarda

Medisi vükeladan

ayni

zamanda daveti

kilerek mukavemet ediyordu. - Gerçi

Meclisi Meb'usanın içtimaa

bu kuleyi y>kmak ve ( l sa Polatin) i

hakkında takdim olunan mazbata da�

tenkil etmek

ergeç

arzu olununca

hi tasdika

iktiran

etmişti.

Şimdi

An·

meselenin gazetelerle ilanı geliyor­

cak Sultan Harnit Arnavut unsuru·

du. Bunun için de atideki mazbaia

nu bu suretle

takdim olunmuştu.

buna vasıl olmak mümkündü.

kırmak cihetine pek

yanaşmıyordu. Hem siyasi bir sele çrkannamak,

me­

hem de (İsa Po­

latin) gibi ledelhace

kullanılabile·

cek bir kuvveti dilgir etmemek isti· yordu.

Bunun

doğrudan

Üzerine

doğruya ( l sa Polatin) le muhabere­ ye girişildi, vaziyetİn nezaketi ken· disine aniatıldı ve tarafı

şahaneden

hilafetpenahi

Tesisi eelili cenabı olan _ kanunu

esaside sureti

beyan olunan içtimaa

teşkili.

Meb'usamn

Meclisi

davet olunması

hakkında

bilistiza n şerefsuclur huyurulan ira­ dei seniyei hazreti Padişahi hükmü eelili

bilcümie

viiayati

şahane ve.

elviyei gayri mülhakaya ba telgraf

teminat verilerek lstanbula gelmesi

tebli ğ kdınmış ve keyfiyetin Dersa­

( İ sa Polatin) bu te·

adet evrakı havadisi iel dahi resmen

minata itiınat ederek lstanbula gel­

ilanı ikbzayı masiahattan görünmüş

di, hayli müddet Y ıldızda kaldı, bir·

olmakla muvafıkı emrü fermanı hu­

mesele bu

mayunu hazreti Padişahi buyurul­

tekrar

dVığu halde ifayı muktezasının Da­

tebilğ olundu.

çok iltifatlara nail oldu, suretle

yatıştı ve

nihayet

memleketine döndü.Balada zikri ge­

hiliye Nezareti celilesine havale kı­

sadakat

lıanacağı ve Rumeli ahvaline müteu

olmadığına dair te•

ferri olup tevdi huyurulan evrakın

ç.eı1 telgı·afname, ki hilafı bir hal mevcut

minatı muhtevi idi, bu avdeti müte­

takımile takdim

balada

muhatı ilmi ali

akıp gelmişti;

ancak . gene

beyan olunduğu veçhile Sultan

Ha­ ( İ sa

Polatin) in telgrafnamesi hiçbir te· sir göstermedi. Hatta bunun I ttihat ve terakki cemiyeti tarafmdan

mÜ·

racaat edilen bir hilei siyasiye oldu­

ğu yolunda bir zehap ta

zihinlere

geldi. Kanunu esasinin

kıhndığı.

buyuruldukta ol­

bapta. Ayni imzalar

mit vaziyetİn mahiyet ve vahametini layıkile kavramış olduğundan

iade

ve

24

Cemaziyelruur

Temmuz

1326

ve

324

İradei seniyeyi mübelliğ hami§ sureti Meclisi vükelanın manzuru

ilanı hakkında·

lU

huyurulan işbu

mazbatası

ali'

üzerine


.T A H S l N

270

PAŞANIN

mucibince iradei seniyei cenab1 hi­ lafetpenahi şerefsuclur huyurulmak­

HAT I RATI

ikamet ettiği

mevk.ii abluka ederek

Osman Paşayıahzü tevkif

eyledik­

leri ve işbu harekatın kanunu esasi­

la olbapta. Serkatibi hazreti şehriyari

TAHSIN

nin

meriyeti

alıkarnile

Meclisi

Meb'usanın içtimaa davet ettirilme­ si esasına müstenit olduğu bu bapta

ilan için ya.,.zdan işbu mbhatayı

hergune. nasayihi isga etmeyip git­

takdim ettiğimde Hünkar tabii de­

tikçe tevsii dairei iğtişaş edecekleri anlaşılmış ve eğerçi kanunu mezkur

ğil midir diye gülümsemiştir.

mer'i olup

Diğer mazbata sureti umumiyesinin

orduyu humayunlarının

bazı

mezkurun

bir

müddeti muvakkate için tatili ilca­

Manastı:r ve Kosova ve Selanik vilayetleri ahaiii

meclisi

ve

mın­

atı haliye ve mukteziyatı memleket­ ten olmasile bir müddettenberi da­ vet olunmamış

ise de beynelahali

takalarmda bulunan asakiri şahane

sefki dimanın vukuunu

efrat ve zabitanının şu son günler­

ve düveli ecnebiyenin müdahalatına

menetmek

de ittihaz ettikleri harekatın mahi­

sebebiyet verilmemek vacibatı umur­

yetine dair vilayat ve manatıkı mez­

dan bulunduğundan mezkiir mecli­

kure vülilt ve kumandanlarından ve

sin küşadı zaruri olmakla keyfiyetin

müfettişi umumilikten 8,

meyanei

10

Tem­

muz 324 tarihlerinde varit olan 77 .adet telgraflar ile muharrerat ber­ mantukuiradei seniyei cenabı Padi­ phi meyanei bendeganemizde ye­ gan yegan mütalea olundu .

ubeydanemizde

bittezek­

kör kararının arzı şerefyabı telakki ol duğumuz iradei seniyei cenabı mü­ lôkane icabı alisinden olup filvaki memleketin istikrarı asayişi

nokta­

sından matuf olan mütaleatı seniyei

E vrakı varideye nazaran ekseri

hazreti şehriyari mahzı isabet bu­

mahallerde bulunan ahalinin kıya­

lunduğundan intihap hakkında

mı ve mevakii kesirede zabitan ve

ten mevcut olan usule tevfikan sıfa­

efradı askeriyenin onlara iştiraki ile

tı lazimeyi haiz

azanın intihabile

bazı askeri depolarının kapılan şi­

peyderpey i§'arı

hususunun

za­

tami­

kest edilerek birçok esliha ve cep­

men viiayati şahane ve elviyei gayri

hane ve tabur sandıklarından me­

mülhakaya tebliğ ve bu karann eş-

baliği mevcude alınarak ve kendile­

hası merkumeye tefhiıni ile cemi­

rine muhalefet edenleri eşeddi uku­

yetlerinin

tehdit ve

dağıtılması

tezekkür ve

nihayet

tensip kılınmış ve olbapta kaleme

toplar endahtile ve nutuklar iradile

alman telgrafname sureti leffen arz

ilam

ve takdim olunmuş olmakla olbapta

bat ve

itlif ile

hürriyet

nümayişlerde

sadedinde birtakım bulundukları ve dün

emrü fermanı humayunu

şehriyari

gece Manastırda bazı kumandania­

her ne veçhile şerefsudur huyurulur

nn ve hatta Müşir Osman Paşanın

ise isabet onda olmakla katıbei

ah-


TAHSIN PAŞANIN -.alde emrü ferman

Hazreti

veliy­

yülemir efendimizindir.

24 Cemaziyelahır Temmuz 1324

1 326

ve

10 ,

Bu mazba. ta üzerine iradei

seniyei mübelliğ yazılan hamiş

Meclisi vükelanın manzuru a.Ii huyurulan ݧ_bu

ğinden matbuat müdiriyeti umumi­

yesinin mercii olan Dahiliye N eza­

mazbatası

üzerine

Sadrazam

telgrafla

reti keyfiyeti Sait

" Ayni imzalar

2il

H A T I RATl

Dahiliye

sormuştu.

Paşadan

bu telgra­

Nazırı Meınduh Paşa fında hernekadar matbuatın

kanun

dairesinde serbest olacağı kanunu esaside

musarrah ise de bu serbes­

tinin derecesi ne olacağı tayin edii­ mediğindein İstizah ve istizana lü­ zum görüldüğünü yazıyaordu. Sait

mucibince iradei seniyei hazreti hi­

Paşa

lafetpenahi şerefsuclur huyurulmuş

cevap verememişti. Binaenaleyh ida­

olmakla olbapta emrü ferman haz­

rei masiahat tedbirlerine

reti veliyyülemrindir.

olundu ve iş yine saraydan soruldu.

Seı·katibi Hazreti Şehriyari

TA HSiN

sarih ve kat'i bir müracaat

Abdülhamit matbuatın kullanacağı lisanı düşünerek pek endişe ediyor­ du. Zaman pek nazik, halkın efkar

Bunun üzerine ertesi sabah çı­ kan gazetelerle keyfiyel ilna olundu. O günün sürur ve şadümanisi hatır­ lardadır. Halk fevç fevç saraya ge­ liyor, hissiyalı teşekküriyesini padi­ şaha arzetmek istiyor, padişahı biz­ zat görmek için talep ve ricalar vu­ ku buluyordu. O tarihe kadar gazeteler

bu telgrafa

sansür

ve hissiyalı son derece

galeyanda

olduğundan matbuatın neşıriyatı bu nezaket ve galeyanı fena yola sevk edebilirdi. Böyle

olmakla

matbuatın hürriyetine

beraber

riayet

edil­

mek nolıtai nazan terviç olunmuştu. O aralık Osmanlı matbuatı namına atİdeki telgraf geldi : Tesisi eelili hilafetpenahileri olan

usulüne tabi idiler. Her gazetede in­

Kanunu esasinin

mevkii tatbik

ve

tişar edecek yazılar tab'ından evvel

icraya vaz'ile hukuku ammenin tah­

zahiren Dahiliye Nezaretine merbut

tı temine alınmasından dolayı bütün

ve hakikatte Yıldız sarayının emir

milletin hissiyatı şükranına iştirak

ve iradesile müteharrik olan matbu­

ile matbuatı Osmaniye naımna arzı

at müdiriyetinde görülür, ya aynen,

minnet eyleriz ferman.

yahut tadil ve tashih suretile tab'ına

*

müsaade edildikten sonra intişar e­ der, bazı yazıların da tab'ına hiç mü­

*

*

lstanbulda, Kadıköyünde,

Bakır­

saad e edilmezdi. Kanunu esasi ilan

köyünde,

olunduktan sonra sansür usulü tabi­

yoğlunda sokaklarda, Tepeba§ı cad­

Osküdarda bahusus Be­

atile kalkmış olmak lazımdı. Ancak

desinde Tokatlıyanda, sair

makamatı aidesi bunu

larda gunagun

kestiremedi-

nümayişler

gazino­ cuş

ve


272

TAHSIN PAŞAN I N

huruşlar oluyor, iskemle, masa üs­ tüne çıkan sunuf ve tabakatı muh­ telifeden kimseler tarafından istib­ dat hükumeti ve bizzat Hünkar a­ leyhinde nutuklar, hitabeler irat olunuyordu. •

Birtakım khnseleıin önüne düş­ tükleri müteferrik kütleler canibin­ den dahi Babüı.liye, Adliye, Maarif vesair devaire müracaatlar yapilarak birçok metalip dermeyan ediliyordu ki, bu meyanda bazı nazıriarın ve saray erkanının, valilerin azil ve ih­ racı, hafiyeliğin ilgası, bütün ma."l­ busin ve mevkufinin affi ve ihlası gibi şeyler mevzuubahs ve makal o­ luyordu. Ortada cereyan eden -bu nümayişlerin önüne düşenler I ttihat ve terakki cemiyetinin erkan ve mensubininden olup ötedenberi sa­ rayın bende ve bende zadesi ve bin­ bir vesile ile huluskar ve lutufdidesi olan eşhası marufeden bulunuyor­ du. Yeni Dahiliye Nazm Hacı Akif Paşa pek muhterem bir zat idi. Sul­ tan Abdülhamit Han ile arası hoş de ğildi. Doğru sözlü, doğru özlü, sert tabiatli bir devlet recülü idi. Nezaret sandalyesine oturur otur­ maz Babıalide kendisini görrneğe gelen nümayişçi destelerin hükumet urouruna müdahale tarzında vaki o­ lan beyanat ve metalibatından biza.r olarak istifaya mecbur olmuş kendi­ sine müracaat eden nümayişçiler valilerden on beş zatın tebdilini ve yerlerine falan filan zatların hemen tayinini havi bir pusla vermişler; Hacı Akif Paşa puslayı okuduktan

HATIRATI

sonra gözlüğünü kaşlarına doğru kaldırarak : Efendiler ! Ben meşruti­ yet idaresinin Dahiİiye Nazınyım, meşruti hükumetlerde Nazırlar, me· murlar kanunların, nizarnların yaz­ dığı şerait, çizdiği hudut haricinde haı·eketten memnudur. Siz baııa bu usul ve kaideyi bozmağı mı teklif ediyorsunuz? Lutfen çıkııuz ! Ben vazifemi bilirim demiş. Memlekette cereyan eden bu ah· val ve akvalden Sultan Harnit günü­ gününe haberdar oluyordu. Saray mensuplarından ve hususi bende.. gandan bazı zevat hariçteki müşa­ hede ve mesmuatı şifahi ve biliriri olarak kendisine arz ve isma ediyor­ lardı. Padişah bunlardan mütehas­ sis olarak icap eden ihtiyati tedbir� lerin ittihazını emretti. Ezcümle: ( 1 ) Bir gôna hakarete maruz kalmamak üzere Şehzadeler Beyoğlu, Istanbul taraflarına gitmi­ yecekler.

(2) Tüfekçilerden Arap, Arnavut. taburlarından mezun efrat §ehi_r da­ hilinde dolaşmıyacaklar. (3) Hususi yaver, Paşalardan ve Beylerden ve ikinci fırka Ümera ve zabİtanından vesair bendegandan herhangisi hariçte gerek Hünkann, gerek kendi şahsı aleyhinde bir hi­ taba maruz kalırsa kat'iyen muka­ bele etmiyecek, sabır ve sükiinetle çekilecektir. (4) Hafiyeliğin ilgası mukarrer olduğundan resmi polis ve jandar­ ma memurlarından başka hiçbir kimsenin ihbarnamesi kabul olun­ ımyacak, zabıta ve Adliye, Rüsumat


TAHSIN kantın ve nizarnları

PAŞA N I N

mucibince her

273

HAT IRATI

Vahdettin ile miilakattan

sı:kılmaz­

Vabdettin

nevi ceraimin ve kaçakçıhğxn tahar­

dı, fakat o günü

ri ve ihbar ve takibi ait olduğu mer­

eyledikten sonra Hünkar düşüneeli

ci ve makamlarca

görünüyordu. Akşamdan sonra ku­

alelusul

yapıla­

avdet

mandan Şevket Pa§ayı istediği, gö­

caktrr. (5) Meşrutiyetin ilanile bükuroe­

rüştüğü işitildi.

Bilahare anlaşı!dı­

tin idare sistemi değişmiş olduğun­

ğına göre memleketteki

dan büyük, küçük

s�faretler ve ec­

galeyan ki, zaten Hünkarca hergün

nebi müessesalı maliye ve patrikha­

haber alınıp bilinen işi erdi, V abdet­

neler tarafından

tin tarafından

tercümanları,

ve­

killeri vasıtasile Başkitabet dairesi­ ne vuku bulacak miiıracaatlara

bit­

tarzmda

ve

bir

feveran ve

hadisei

ecdide

mul::ı alağalı şekilde tasa

vir ohınmuş, Padişahın

evhamz art­

tabi bitanı verilmi§tir, okabil müra­

brılmış, hatta ikinci fxrkanm

caatlar vukuunda

hüku­

kında şüpheyi tevlit edecek mütale­

sureti na­

at i! e-ri sürü!miiştü. Vahdettin adeta

alakadar

met makamiarına ifadesi

Sultan

zikanede tefhim olunacaktır. Hünkar

§ekli

idarei

cedidenin

icababm takdirde gecikmemişti, sa­ ray

haricinde

muhafazai

sükunet

hak­

AbdüHıamidi korlrutmuştu.

Fakat Vahdettiniııı ötedenberi

çok

§eyler arzeyiediği halde çoğunun as­ lı çıkmadığma

Sultan Abdülhamit

içinse ikinci fırka mensubinine ber­

bittecrübe vakıf olduğundan

veçhi muharı·er tenbihat

ve iradatı

ce Vahdettiııin bu maruzatile hasıl

kat'iyede bulunduğu gibi saray da­

olan telaş ve korku bilahare itidale

hilinde de maiyet bölüğü ve tüfekçi

münkalip olmuştur.

bölüğü vesaire evamiı-i kat'iye alım§

llam hül"ı-iyet olunduktan

ilkön­

sonra

olduklanndan bir sükunu tam görü­

usulü meşrutiyete tevfikan

liiyordu.

zam Sait Paşa heyeti vükelayı teş­

Bir

Vabdettin

aralık

Vabdettin sair

gelmi§ti.

şehzadeler

gibi ol­

mayıp sık sık gelirdi, geldikte doğ­ ruca Çit köşküne dahil olurdu. Ora­

dan dairesine celp ve kabul ederdi.

Sadra­

kil etmişti. Kanunu esasinin mahfu­ ziyeti mer'iyeti mucibi bahis olmağa ba§laımş ve bu bapt:a Sultan Abdiil­ hamidin

yemin etmesi

istenilmiş,

Şeyhtilislam Cemaleddin Efendi da­

Mülakat hayli devam ederdi. Da­

irei meşihatte yemin etti ise de hün­

ha ziyade akşama yakın geldiğinden

karrn yemin etmesi bahsi devam ey­

ayrıca taam eder ve sonra dairesine alınırdı. Sultan mit havadis

meraklısı

tiyatro

Abdülha­

olduğundan

Iemişti.

Sultan Abdülhamit Sadra­

zam Sait Paşaya bir irade yazmakb­ ğmu emretti. Ka.'lunu

esasinin de-

18


274

PA�AN I N HAT I RA T I

TAHSİN

vamı meriyeti hakkında

yemin et­

dolmuş, trenlere binip g elmeğe ba­

mek mi, yolua hattı hıama;y-u n ıs da­

zırlarunış olduklan anlaşılıyor. Hün

rile maksadı temin eylemek mi mu-

karın tehlikede olduğunu işittik, gi­

fıktir; hava s sı 'rii kela ile

müzakere

bi birtakım sözlerle gelmek için ıs· gelmek­

Hepsinin

ve mütalea olunarak verilecek kara, nn bamazlıata arzını ire.de ettiğimi

rar ediyorlardı.

tebliğ ediniz, dedi. Bu iradeyi Sait

bir kısım efrat göndermelerini ve bu

Paşaya tezkere ile tebliğ eyledim.

veçhile kısmen ve mürabbasan gel­

Hattı humayun ısdarı müttefikaı:ı

k..Vi olacağı dair

karala::ıtırdd[ğına

biır arz mazbatas• geldi. Bunun üze­ rine hünkar bir hat müsvf�ddesinin tanzimini bittarif bu acizc emretti. Hazır

huzı.U"a

sahdıJeyin

ettim,

celbluncluğ-umda takdim ediyordum.

Nedir diye euale ccvabcn vaki olan arz

ve

beyanın i.izeri ın e ·•sadrazam

Paşaya da

Mazrufen

söylemiştim.

göndermiş, açımz, diyerd;: okunma­ sını emretti. Paşanın

Okudum

yazdığım

''Sadrazam

gönderelim,

siz

telgrafhaneye gidiniz .. Edirneden as­ ker müracaat ediyor, onu anlayınız. Hattı hiımayunu ikinci mabeyin­ ci Nuri Paşa

götürsün Sadı·azama

malumat veriniz.

Usulen

lazımge­

len şeyler yapdsın, emrini

v rdi.

e

Tertibat yapx! dı, Nuri Paşa da hat b alarak Babıaliye

gitti. Telgraflıan�­

ye gittimt askerin

zah eyledim.

müı·acaatuu isti­

Hünkfm görmek,

İs­

tanbula gelmek istediklerini söyle­ diler, E d�rne mühim yel.'"dir, orasını bırakıp l stanbula gelmek doğru de­ ğildirt maksat ııe ise söyleyiniz. Pa­ dişaha arzedeyim diye

telgrafla ce­

vap verdim. Telgrafhanenin içi dışı

ten

vazgeçirilmesini

taraflanndan

kısmı

melerini emretti. Trenle bir asker geldi. Sultan Abdülazizin hal'inde

Ye­

mene ge nderilece k diye bir vapur

içinde Kızkulesi önünde asker bu­ Iundurulmuş olduğunu Abdülhamit söyler ve sevkiyatı askeriyeye dai­ ima atfı enzaı·ı di kkat ve ehemmiyet ederdi. Vaktile Almanya imparatoru nun Preveze korbinde Yunanistan ellietindeki

dola�

§atosuna azİmeti

yısile ve civariyet cihetile merasimi laz.imede

�ulunmak

üzere gönderil­

mi§ olan askerin iadelerine başlandığı sll"a da iki taborun vapura irki­ ben gönderilmek üzere bulunduğu­ nu kumandaya memur Rahmi Paşa

telgrııfla

yazmıştı. Bu

iş'arı

tabii

gÖrmüş, evrakı saire sırasmda o his ve telakki ile

okumuştum.

Derhal

infial vaki oldu,

askerin

çıkarılması i zam

olunduldan

iadesi

ve

vapurdan gibi

vap urun l�ilen tahliyesi

şedit bir surette irade ve beyan ve böyle şeylere dikkat olunması lüzu­ mu gene Abdülazizin halti esnasın­

da vapurda

asker bulundurulmuş

olduğu hakkındaki

hatırat

tekrar

edildi. Nuri Paşanın Babıaliye g.ö türdü-


TAHStN

P A ŞA N I N

275

H A. T I R A T I

ju hatti hümayun ki Sait Paşa ta­

da gazetelerde hakkımda bazı §ey­

rafından müsveddesi kaleme alm·

su­

ler gördüğünü ve bunlara cevap

!mJ§b. Sait Paşa Harbiye ve Bahri-

retin de

ye Nazırlarmm Padişah tar.afından

zılacağını

intihap ve tayin olunacaklarını hat-

ettim. Gazetelere birşey yazmamak­

ta dereetmiş

lığnn emir huyurulmuş

olduğundan kıylükali

.davet etmiş ve Şeyhülislam Cema­ leddin Ef. Sait Pll§aya hitaben ve iti ;razen Harbiye ve Bahriye Nazıria­ rının

Padi§Bh

tarafından

kelimesini ya siz yahut

intihabı Başkatip

yazmıştır, demi§. Sait Paşa birtakım izahat ve beyanata kalkışrmş; Nuri Paşa avdetinde arzeyledi. Hakikati hal yani bu kelimenin benim ıfmıdan

yazılmadiği ve hattın

tara­ Sait

Pa� a tarafından tan:iim edilmiş ol­

�uğu malum olmuş . idiyse de aciz hakkında muabezeli neşriyat Hünkai"

gazetelere

birşey

oldu.

yazma­

maklığmu emir ve irade eyledi. Şey-

tarafından bazı mütaleat ya­ söylediğinden

teşekkür olduğunu

beyan ettim. Memleketimizi

z{ fıtarihi

siyasısım

tetkik etmi§ olanlaica malUın bulun­ duğu üzere eskiden gelip geçmiş hü kUınetler memlekette salim bir ida­ re tesisi ve Türklüğü layık olduğu mertebei kemale isal edecek ve ha­ ricin aleyhimize besiernekte olduğu

·amaJ ve ihtirasatı ııiyasiyeyi kökün­ den kesecek esaslı tedbirler zma

ittiha­

çalışmaımş ve bu uğurda çok

kıymetli günler ve el e geçmez fırsatlar fevtedilmiştir.

Reşit

Paşa,

Fuat Paşa Ali PaŞa gibi tarihimizde birer

§Öhreti

mahsusayı haiz bu­

hülislam Ef. olvakit Sultan Abdül­

lu nan ve müteaddit defalar sadaret

hamide takdim ey!e di ği arizada Sait

mevkiini işgal eden zevat, ellerinde

Paşadan şikayet eylemişti.

İnkılaptruı sonra

Kamil

namütenahi kudret ve salahiyel bu­

Paşa

lunduğu halde bile ecnebi devletle­

nıerhum mabeyne gelmişti; hünkaı·

rin topraklarunız ve istiklalimiz ü-

"'Kamil Paşayı göı-ünüz ; kendisini

zerindeki

kabul edecek olursam Sait Paşa ves

ti. O vakitler

vese edeı-, bi:r :arizaları varsa sıze

bir aralık

tevdi etsinler., diye irade

Babrali vali tayininde bile bir sefiri

etti. Ka­

llerine set çekilmemiş­

eme

o

müdahaliltı ecnebiye

dereceyi

ı:nil Paşa mabey:in dairesinde vezir

kehirin

odasında idi.

tilısale mecbur

Iradeyi �eyler

tebliğ

wrdı,

eyledim. mühiın

arzedecektim,

dedi.

Hünkara arzettim, di.ger bir ·gün gö­

rey

ve

bulmuştu ki

muvafakatini

olmak

ıs­

derekesine

düşiiriihnüştü. Gerek ecnebilerin bu :kabil

müdahalelerine

ve

gerek da­

hilden vuku bulan şikayetlere karşı

rüşeceğini beyan etı.nesile Kamil P ş.

o

mn bulunduğu odaya gelerek tebliğ

lahat tedbirlerile ve manevra nev'­

eyledim. Karnil Paşa gidec�ği

.inden bir siyasetle vakit geçinniş-

.sır..a-'

zaınarun hükumetleri idaırei mas­


T A H S I N P A Ş A N I N H A T I R. A T; I

276 !erdi.

Memleketimiz ba§lan aşağı

tım olmadıığını beyan etmi§tim. In­

bir servet hazinesi olduğu halde dev

gilizierin

!etin hazinesi , sıkıntıdan ve borçtan

olan Mısırı hotbehot işgal ebnele­

kurtulamıyor, topraklarımıZin layu­

rindeki haksızhk aşikardır.

eczayı

memalikimizdeıt<

at ve layuhsa menabiinden bir tür-

Babıali ile I ngiltere hükUıneti.

lü istifade olunniuyordu. Ecnebi dev

arasında olvakit bu mesele için bir·

letlerin bize karşı tatbik edegeldik-

çok

leri shraset gün gibi aşikar idi :

Kamil

Memleketimizin

her

cihetinde

muhaberat

cereyan

etmiş veı:

Paşanın o zamanki sadare-­

linde Ingiltere murahhası Sir uoro-

türlü türlü tesvil.at ve tahrikat ile

mond Wolf, ile bilmÜzakeı·e I ngil�·

Türkiyeyi

terenin iki sene sonra Mısın aske--

rahat

b!ralanamak, bu

kargaşalıklar arasında kendi

efkar

rinden tahliye için bir mukavelena­

ve arnali harinsanelerini tatbika im­

me tanzimi tahtı karara alınmı§ ol-­

' kan bulmak. Bu siyaset onlarca bir umdei esasiye idi. Memleketin hiç

duğu işitilmişti.

Vakıa olvakit ba.ş­

kitabete tayin olunmamış olduğum.

bir noktası bu siyasetin tesirinden

cihetle mesele ba§k�i:abette gördü-­

hali, değildi.

lstanbulda bu siyaset

ğüm ve hatrrladrğım şeylerden ol--

vilayetleı·imizde gene bu

mamasına binaen o cümle meyanın­

cari, uzak

siyasetin tesiri hakim idi. Hele Ara­

da olarak bu hatıratta ona mahalli

bistandaki tahı·ikat göz ile görüle­

beyn olmadığ� derkar ise de Arabis­

cek derecede aşikar idi. Gerek ora­

tan ve minelcümle Mısır işleri hak­

lardakl memurlarımızın

peyderpey

k."lld a Yddızda bulunduğum tarihte­

vuku bulan iş'aratı,gerek sureti mah

Sultan Abdülhamidin muttali oldu­

susa ve hususiyede yaptınlan tel­

ğum düşüncelerini yukarda

kikat ve tahkikat ecnebi tahrikatı­

ken zihne tebadür eden mezkur mu­

nın derecesini apaşikar göstermekte

kavelename hakkında tereddüt teş­

idi.

kil eden bir müiahazanın arzı müna... Sultan Hamidin Arabistan hak­

sebetsiz

birşey

yazar...

addolunmıyacaÇ.

kı:nda, ve bazı devletlerin Arabistan

zanmnda bulunduğumdan mülaha­

siyaseti

zai mezkureyi arzeyledim. Mısır ec­

babsindeki

düşüncelerini

bundan evvelki yazılarımızda teşrih ederken Kamil Paşa ile mül�katm­

da ona neler söylediğini ve Kamil

zayı memaliki devletten olup bu sas ile beraber

devlet

tarafından;

vaktile Mısıra verilmiş olan ferman­

Paşamn Hünkardan aldığı emir ü­

lar alıkarnının mahfuziyeti lngilte­

zerine bir ariza yazarak

rece beyanatı resmiyelerile teyit

mazrufen

Sultan Hamide takdim ettiği'ni ve

.bu ariza dalı-ei kitabete uğramadı­ ğnıdan

mündericatmdan

malU.ma-

o-

lunmuş olduğu daima söylenirdi ve.· Mısra dair indelicap bir irade tebliğ,

olundukta bu keyfiyet teyidi müd-


TAHSiN PAŞA N I N

.3ea sadedinde tekrar ediliyordu. Za 'ten Mısır Ingiltere tarafından zapt­

277

H A T I RAT l

Hünkann hergün her membadan topladığı

malumata

göre

bunlar

,olunmamxş hukuku rnülkiyeti dev­

başlıca üç noktadan hukuk ve hudu­

:Ietten nasp ve tayin edilmekte bu­

dumuza fena emeller

besliyorlardı.

Trablusgarp, Bingazi,

lunmuş idi. Şu hale göre Babralinin

1

'4'devletin bir mülkü üzerine hiçbir

2

--

Masu, Zıl, Sevakin sevahili,

3

-

Akdenizin

:ahde ve hakka müstenit olmıyarak ahar bir devlet tarafından

çıkard­

mış olan kıfayı işgaliyeyi iki ;sonra

tahliye

etmesi,

sene

yolunda o

.devletle mukavelename

tanzim ve

-

İzmir, lskende·

ron, Antalya tarafları. Tı-ablusgarp ve Bingaziye

ait

larak peit çok evrak gelirdi. Resmi, hususi vürut eden telgraflar, tahri�

teati eylemesi bu ahar devletin ora­

ratlar İtalyanların Trablus, Bingazi

�a baizi hukuk olduğuna kail olmak

ülkeelrine taallıik eden teşebbüsati­

-manasında tefsir edileceğine

naza­

Tan Babiilinin olvakit böyle bir mu­ -kavele akdi mütaleasında bulunma­ sı

fahiş bir hatayı siyasi teşkil etti­

-ii şüphesizdir. Sultan

Hamidin bu

le, bunun taraf taraf sureti tatbikat ve İcraatını musavvir bulunurdu. Mesela son zamanlarda Müşür Recep

merhum

Paşadan varit

.hususi adresli bir arizede

olan

Trablus­

mukavelenarneyi kabul ve tasvip et·

garbin "Oclecalo,

denilen bir ka­

·memesi cayi nazardır.

.zasında yakalanan

bir

Maamafih harbi

umumi bu me­

·aeleyi kökünden halletmiş

olduğu

<eihetle işin münakaşa edilecek cibe­

l talyabdan

bahisle merkum hakkında olunacak muamele istizan olunuyordu. Bu 1 talyalı adeta

Arap

lisanına

"li kalmadı ise de tarihi siyasi nokta-

aşina bir misyoner idi. Sünusi şeyhi

esrndan zapta geçmesi

kıyafetinde ''Oclecalo, da yakalan­

faideden hali

mıştır. "Oclecalo, Trablusgarp

.değildir. Ba§ta ingiltere olduğu halde Fran .u

ve ltalya devletlerinin Arabistan

<ihetlerinde

beslediideri .amali ve

Sultan Hamidin bunlara· karşı itti­

layet merkezinden

vi·

''yaya, ile otuz

'beş günlük mesafededir. Merkum İ­ talyan misyoneri eshabına

Sünusi zaviyeleri

mahsus kıyafete

girerek

'haz

ettiği siyaseti yukarda yazmış­

ve yürüyerek "Oclecalo, ya

kadar

tım.

Şimdi

gelmiştir. Asıl ismi "Sinyor

Bone­

ti Salvadora, olduğu

Şeyh

halyaniardan bir nebze

bahsetmek isterim : ıtalyanlar pek sinsi ve pek haki­ mane hareket

ediyorlar.

Ingilizler

'Fransızlar gibi açık surette memali­

halde

Haşimülurcavi, namı rnüstearile se­ yahat eylediği anlaşılmıştır. Uzerinde zuhur geştiigüzar

eden cep defte­

kimize fili tasallut ve tecavüzlerde

rinde

ettiği yollariDs

bulunmuyorlardı.

vahalarm, tilalin, su bulunan yerle-


TAH S I N P A ŞA N I N H A Y l RA T I

271

rin küçük mikyasta bir krokisi rüldüğü iş'ar olunuyordu.

gö­

Bu şeyh

Haşimülurcavi namı müsteannı ta­ şıyan sinyor misyoner gibi dört beş İtalyan seyyahı?In

Trablusgarp ve

Bingazi taraflarında

dolaştığı Sü­

nusi şeyhlerine sokularak bulunduğu Cebeligarbi Arnavut Şevki Paşa

ifsadatta

mutasarrıfı

tarafından ha­

ber alınarak Dahiliye Nezareti vası­ tasile arzolunmuştu. Bunlardan halyanların

Trablus­

garp ve Bingazi cihetleri hakkmda­

ki niyatı anlaşıldığından tebliğ olu­ nan iradei seniye mucibince meclisi mahsus vükela kararile ittihaz edi­ len ihtiyati

tedbirler

mahallerince

mevkii fiil ve tatbika konulmuştu. Ezcümle Trablusgarp fırkai aske­ riyesinin

yeniden

topçu ve bir takviyesi ve

iki batarya

süvarİ alayı esliha ve

ve

ilavesile

mühimmab­

nın tezyidi gibi tedabir ittihaz kılm­ mış ve Trablusgarpte

"Kuloğulla­

nndan,, milli mahalli teşkilatı aske­ riye için irade çıkmış ve işin dağda­ gasıız tatbik edilmesi hakkında tali­ mat verilmişti. Eski salnamelerde duğu üzere

münderiç ol- '

''Kuloğlu

başağalığı"

mühim bir makam olup kaymakam­ lık derecesinde addohınmUJ ve mei­ lrur başağalığa Trablusgarp vilayet merkezinin

Menşin, Sahil,

Refiat,

Alavne, Ci.varı namlarında beş nahi­ yesi tahsis kıhnmışti. Bu beş nahi­ yeden müteşekkil

mmtakada topçu

kaymakamı

Hacı Ali Bey

kıdemli

Başağa olarak irade ile rnansup bu­ lunuyordu. Hacı Ali Bey ihtiyatkar

bir zat idi.

anasıl Türk

tecrübeli,

Kuloğulları

evladından olup

zamanlardanberi

oralarda

çok

yerleş­

ıni� ve yerli kadınlar ile izdivaç ede­ rek teselsül ve tenasiü

etmiş

cesur cündi bir sınıf halk

ceri,.

olduğun-

dan ekseriya hükômetin postacılığı. tahsildarlığı, ve jandarma

zabitliği

gibi hidematını ifa ederler,

herbiri

hayvan beslemek §artile vergice ba­ zı muafiyete mazhar olurlardı.

Pek

kıyınetli ricali askeriyemizden olan Recep Paşa merhumun gayretilc

h.immet ve:

"Kuloğullanndan,

kişilik bir süvari alayı

1200·

vücude gel­

mişti. Kezalik Kuloğullanndan ve yerli ahaliden mürekep olmak

üzere be­

beri 1 00 er nefeı· gönüllüden ve be­ şer bölükten ibaret 5000 kişilik bir de piyade livası yerli ahaliden

teşkil olunmuş vesaiti

ve

mahsusa ile:

uyandırdan muhafazai vatan ve an'­ ane his ve fikrinin netayici filiyesi görülıneğe başlamıştı.

1 talyanların nagehani bir tasallôt ve tecavüzleri vukuunda

Osmanlı

lruvvei askeriyesi yetişineeye kadar malıalien müdafaaya imicim lan�ıştı.

Akşam geç vakit idi,

hazır..

Sultan Ab­

dülhamit sabahleyin Bank: Osmani direktörünün eelbini ve herhalde bu ay içinde vilayetinde

geldiğinde

Trab!usgaı-p

Bankı Osmani

için bir-


279

T A H S I N P A Ş A N IN H A Y l R A T I ıube açılmasını, masarife tekabül

decek hasılat olmadığı takdirde hü­

mi için

ihmal yapılıyor. Diğer

kUnıetçe icabı hale bakılacağını em­ Ertesi günü Bankı Osrnani- direk­ törünü davet ve tebliği keyfiyet et­ tim, şube de açıldı. bunu taeilen

masına sebep orada göstererek

yaptn·­

lüzumu

ticari

İtalyanların açmak te­

tebbüsünde

taraftan da

Tüı-kiyedeki

katalilderin himayesini çok eski ta­

rü irade eyledi.

Hünk.arın

yapilmak lazımsa bila­

ne

1 talyan

bulunduklan

bankasma mani olmak idi. Aleliimum hankalann umuru ti­

rihtenberi Frans;zlar deruhde etmiş ve bunu lmımen

bazı

muahedelere

bile kayit ve dereetmiş olduğundan

1 talyanlar bunu almak arzu suna düş müşler ise de meşhur Papa

13 üncü

Pix Leon razı olmamış, bilakis ka­ talilderin bimayesi Fransaya müiev vazdil', diye bir de emirname neşr· reylemişti. Gaı-iptir ki� ahiren vukubulan bir

cariye ve iktısadiyedeki hizmetleri

maliim olup doğrudan doğruya hü­

hadhe neticesinde ( Papalık) maka­

kUıneti mahalliyenin morakabesi e­

mının İtruyan katalik müessesatını

linde bulunmayan veyahut milletin

mal ve sermayesi ile teşekkül etme­ mݧ olan ecnebi bankaların herhan­

gi bir memlekette icrayı muamelat etmesi

mahaziri

görülmüş

ahval

cümlesinden bulunduğu cihetle hü­ . kumeti cümhuriyernizin bir ••oevlet Bankası,

tesisi

hakkındaki

karan

alisinin Türk vatan ve milletine ik­ tısaden,

mülken,

siyaseten

temin

edeceği fevaide payan tasavvur olu­

1 talya hükfunetinin himayesine al· masını tazammun eden mühim tezahürü görüldü. (Elyans nasyonali Ditali) şirkeo tinin son zamanlarda

yani

Kamil

Paşanın va.lilikte bulunduğu tarihte İzmirde inşa ettiridiği mekteplerin kü§at resminden bir gün e vvel ka�

pılarma talik olunan levbalar gece vakti tebdii olunarak ''İ talya misyo­ nerleri muaveneti

milliye

şi rketi,

havi

finnalaı·

unvanı mahsusunu

namaz.

bir

taHk kılınmış ve ü stüne bir

İ talyanlar Bahrisefitte öteden­ beri büyük · mikyasta seyriseferle­

vazı ve

re ve muamelatı ticariyeye

O gün küşat resmi İcra kıhnmı�, li­

devam

de

Papanı:n bayı-ağı

çekilmiş

idi.

manda iki �talyan gemisinden top­

edegelmişlerdir.

..M. Krispi de keınaii hararetle bu işi ileri götlinneğe ahşıyordu.

lar abhnı[Ş,

sokaklarda nümayişler

yapılmı ş idi ki hükümetin nekadar

Beyrutta

feci ve §ayam teessüf bnl' mevkii zil­

ltalyan mektepleri açılıyor. halyan

lete, aciz ve meskenete düşmüş ol­

lisanırun

duğunu ispata kafidir.

lstanbulda,

lzrnirde,

Türkiyede

Fransız_ lisanı

ile mü sabaka tarzında neşir ve tami-

As�l teessüf olunacak cihet vali.


TAHSIN

280

PAŞANIN

H AT I RA T I

paş ar>..ı:n bu merasime resmi üniEor­

hale ad ve ittihaz eyliyecekler ve bu

ma ile iştirak etm e si ve vel·il en bü­

rekabet yüzünden 1 talyanlarm teca­

yÜk ziyafette hazn- bulunmasıdir.

vüzleri akarne te d u çar ol aca k tı.

Sultan Harnit buna krzmxş ve Ka­

Hayif sad hayif ki hukuku dev­

mil Paşaya şedidühneal bir telgraf

let ve hududu memleket muhafaza

:vazdmnıştı. F!lkat iş olup ili.tmiş ve İtalyanların bu s i yasi manevrası bir

olunamıyordu.

emrivaki

haline gelmişti ki

ital ya

ülkesinde "Vat�kan,, sarayının p encerde!'inden ı:hşar: çıka.."llıyan papa­

Bu bahsi bitİmıeden evvel mem­ leketimizin bir

zamanlar

ecnebi ama

s e si ! talya menaHi narnma nafiz

li siyasiyesine nasıl cevel angah ol­

olmuştu. Bu inkılabı siyasi pek mü­

duğunu ve hüküme tin gaflet ve aciz

him bir

p erde sile örtülen ne entrikalar dön­

nm

'ad n·.

vak

�.�asu,

Sevaki:n,

Zila,

Tacura,

dürüldiiğünü,

hu las a Avrupa dev­

Asapp Berbere, Somalı sahilleri3000

letlerini n Türkiycyi

kilometre tuliinde arazH vas iayı iha­

ve menfaatlerine na s d alet ettilderi­

ta e dip

ni gösteren bir ha diseyi hikaye

i talyan gemileri oralarda ge­

celi gündüzlü dolaşmakta, dah ild en

mek isterim.

tuttuğu eller ile u yu şmakta idi. Bun

Vaktile

lardan Mısır hududı.ına civar yerler

kendi maksat

mühendishanei

et­

berri

Fransızca muallimliğinde bulumnu §

için Hidiviye, Yemen ve Hicaza ait

ve sonradan mirlivalığa kadar terfi

kısımlar hakkında mezkur vilayet­

ederek

lere tebligat yapılmış ise de hiçbir

mende hüsnü hizmetler

faydayı mucip olmamrş ve bilahare

Bekir Paşa

bu yerler halyanlar tarafından kıs­

veriş sai kasile Galataıda temas ettiği

men işgal kılınmıştır.

Babıa!iden Hidiviyete çekilen tel gı-afncınıelerde

cünudu

Mısıriyenin

mevkilerinde sehat etmesi

lüzumu

bildirilmiş ve Hidiv tarafın dan iz­

z

Ye­

etmiş olan

a de Rüştü Paşa bir alış.

Ru s tebaasından iki kimseden aldığı malumatı hususiye üzerine hünkara ihbaırda bulunmuş ve Sultan Harnit bu mes ele hakkında tahkikab mah­ remane İ cras ını emretmişti.

han aciz o�umnu§ ve biikumeti Os­ maniyece malıallerine kuvayı aske­

l stanbul da, Adanada,

Bir taraftan mumaileyh

Rü�tü

Pa�a ve diğer taraftan B eyoğlu za-

riye sevkedilemiyerek hukuku asl i­

bıtası tahkikata giri§tiler. Galatada

ye haleldar olmuştur.

kaiın ve Ru slara

ait

Andriyafeski

Halbuki diğer devl e tler i talyan­

manastınnda mühim ve cal ibi nazar

ların bu hareketlemie karşı devleti

bir cemiyetin mevcudiyetini meyda­

aliye tarafm dan ufak bir mukave­

na

met görselerdi, oun serriştei müda-

doroviç,, nam kims enin tahb riya-

çıkard ıl ar. Bu cemiyet "M. Teo­


T A H S I N PAŞAN I N

28 1

H AY l RA T I

�etinde olup mahalli mezkiirda kain

mur bir Rus rabibi vardı.

Ayas Nikola, Ayas Ligoryos, Ayas

bir şahsiyetti. Bu ralıip ve tercüman

Pandeleon, Ayas Atanasyos manas�

Ma�delston ve Kançılarya adamla-

tn·larx erkanı ruhaniye ve cismani-

rmdau küçük Haı=ı Pir Ef. yukarda

yesini dahi ihtiva etmektedir. Cemi· yetin zahiri me§galesi srrf diyaneti !seviyeye ve insaniyeye hizmetten

ibaret olduğu

gösterilmekte ise de

hak:katte vazi.fei asliyesinin s iyasi

gayelere müsten..i t

olduğu

anlaşıl­

Müthiş

zikredilen cemiyetle hemen ckseriya

temasta bulunuyordu. Ruslar şarkta

ortod ok

hakimiyetini haiz

s ların ahdi

oldı.ı.ldarınx,

Er-

menilerin dahi ortodoks mezhebine intikalleri

halinde

ayni

himayeye

mazhar olacaklarım beyan ve telkin

maktadır. Bu cemiyete dahil

olanlara on

ettiriyordu.

Tifliste,

Aleksandr

bill' vergi tarholunmaktadır. On ruh­

lunan Rus Ermenileı-i

le verenleri•ı i�im ve şöhretleri def�

emellerine hadİm ve mütemayil gö­

ahsu s una kaydedilmekte ve yirmi ruble verenlı:ııre tunçtan, yüz

rünüyordu.

ruble verenleı.-e gümüşten ve iki yüz

Ennenilere bir mevcudiyeti siyasiye

m

elli ruble verenlere altından m dal. ye ve ayı-xca da birer alame·t ve kı­ ymeti mahsusa verilmekte idi.

Madalyaların üzerinde hamille­

ekseriyetle

bu­

ruhieden iki yüz elli rubleye kadar

teri

Polde

Nançuvanda, Ruslann bu

Ruslarm maksadı esas itibarile vermek değildi, fakat devleti Osma­ ııiyeye karşı kendi menafiini temin edecek tarzda

kullanmaktan ibaret

olup lstanbulda, vilayabi şarkiyede

rinin isimleri mabkuktur.

Cemiyete

hep bunun için çalışıyorlardı. Bizim

hakkında

tahkikatı

bazı mürlEkip memurlarımızı da pa­

dahil olacaklar

hususiye İcra olunmakta ve azadan birinin kefaleti

me§ıru tutulmakta­

dur. Cemiyeti mezkureye girmiş olanların Rus devletinin nevi

himayesine

maddi, ma­

mazhar

olmaları

ra ile elde etmişleı-di. Diğer cephede ahzi mevki

etmiş

olan Ingilizler Rusların bu isticlapkarane teşebbüslerine

mukabelede

kusur etmiyorlardı. İngiltereden

mev'uttur.

sureti

mahsusada

Osmanlı tebaasmdan Rum ve Er·

lstanbula gelen ve Rum patrikanesi

menilerden girenler vardır. Rus Ça-

ile temas eden heyeti ruhaniye Tür­

rının kız

kiyedeki Rumları "Anglos Sakson,,

kardeşi,

Yunan kıralının

zevcesi cemiyetin fahri

geçen

sene

reisi

İ stanbuldan

olup

<