Page 1

Mesarya Mesar ya O vası’nın Sesi

Sayı: 5 Yıl: 1 MAYIS 2011

dergisi


Editörden M

erhaba sevgili Mesaryalılar her ay olduğu gibi yine Mesaryamın en güzel yerlerinden derlediğimiz haberlerle sizlerleyiz. Her konuşmamda vurgularım Mesarya’nın bir sevda kaynağı olduğunu… Bunu yürekten hissettiğiniz sürece sevdiğiniz topraklara emek verir ve o toprakları yüceltirsiniz. Mesarya’ya baktığımızda uzun yılların geçmişliğine karşın pek çok açıdan henüz ayakları yere yeni basan bir bölge olarak geliyor gözümüze. Betonlaşmamış köyler, yeşili bol alanlar, aile ortamını andıran mahalleler, yasemin kokan havası, dayanışma, tertemiz ve sımsıcak insanları... Mesarya budur işte… Ben yıllardır bölgemde aykırı gelişmelere şahit olmadım. Zaten ekonomik krizin yaşandığı bu dönemde de bu aykırılıkların olabileceğini düşünmüyorum bile… Ama öyle şeyler hayal ediyorum ki imkansız değil… Havasından suyundan toprağından yararlanılmalı bu bölgenin… Tertemiz havası, çeşmeden içilen suyu ve bereketli toprakları varken neden gelişme göstermesin ki Mesarya’nın kent niteliğindeki köyleri? * * * Bu ay annelere özel bir aydı. Gerçi annelere özel tek günlere karşı olsam da herkes gibi kendi annemin anneler gününü bu tek güne sığdırarak kutlamak zorunda kaldım. Annemin değerini maalesef ömrümün yarısına geldiğim bu yaşta anlıyorum. “Yaşanmışlar tecrübedir” diye verdiği öğütleri her ne kadar kulak arkası ettimse de gün geldi o öğütleri dinleyerek kendimi tamamladım aslında. Her anne iyi bir evlat yetiştirmek için çalışır. Ve çocuğu her şeyden önce gelir. Bazen fikirleriniz annenizin fikirleriyle uyuşmayabilir. Siz bu uyuşmazlığı düşüneceğinize, ‘beni düşünen bir annem var’ diyebilmelisiniz. Benim de iyi ki annem hala hayatımda etkin olarak var… * * * Bu dergiyi ilk çıkaracağımız zaman hedefimiz MESARYAnnem Mürüde Deveci ALILARDI. Aslında Mesarya o kadar büyük bir bölge ki bu dergiye istesek de sığdıramayız. Hele de Mesaryalıları. Ama biz her ay bizi arayan herkese ulaşmaya ve onlarla ilgili bölge haberleri yapmaya çalışıyoruz. Birçok farklı yerde yaşamını sürdüren Mesaryalı var. Lefkoşa, Girne, Mağusa, Karpaz hatta Güzelyurt’a kadar uzanan Mesaryalılara ulaşmak istiyoruz. Bizi okuyan ve aile geçmişi Mesarya’dan gelen olanlara ulaşmaya hazırız…

4. Sayımız

Tüm Mesaryalılara sevgilerimle

Deniz Gürgöze

Mesarya Mesarya Ovası’nın Sesi

SAHİBİ

DE - SA LTD. MESARYA AJANS

dergisi

HABERLER

ORSAN ÜLGENER AHMET OGAN

GRAFİK TASARIM SELMA BEYAZ

EDİTÖR

DENİZ GÜRGÖZE

REKLAM - İLETİŞİM MESARYA AJANS Tel: 0533 820 00 07 E-mail:

mesarya.ajans@gmail.com

KAPAK AYFER ARSLAN

BASKI

OKMAN Printing Ltd.

Mesarya Dergisi’nin 5. sayısı 6000 adet basılmıştır.


Mesarya

4

İÇİNDEKİLER

8

Kadınlar Futbolda Fark Yaratacak

24

22 Mesarya Bölgesinde bulunan ve at sevdalılarının buluştuğu ‘Yusuf Efendi Çiftliği’...

Değirmenlik Belediyesi hizmet akışında son sürat... Başkan Işısal temel ilkelerine vurgu yaptı.

Mesarya’nın büyük izcileri...

28

23 Nisan, Vadili’ de Coşku İle Kutlandı

35


5

67

Serdarlı’da tiyatro...

58 Paşaköy’deki annelerin mutlu günü

Geçitkale kadınlarının el emeği göz nuru...

47

Ulukışla’da yoğun çalışmalar devam ediyor...

Mesarya

44


Köfünye’den Geçitkale’ye... K. Kaymaklı’da doğdum. K. Kaymaklı’da büyüdüm... Adres olarak Lefkoşa’da yaşadım... Adres olarak yaşadım, ifadesini kullandım. Ancak Kıbrıs’ı bir bütün olarak sevdim. Sevmek için bilmek, tanımak önemli... Yurdumu sevmek için adım adım değil, karış karış dolaştım. * * * Doğduğum zaman K. Kaymaklı, şimdiki gibi Lefkoşa’nın bir mahallesi değildi. K. Kaymaklı, Lefkoşa’nın bir kaç mil kuzeyinde bir köydü. Köy deniyordu ama bildiğimiz köy karekteri de yoktu. Bende de kendimi bildim bile bir köy yaşamı özlemi oldu. Bu özlemimi gidermede ilk yaşanmışlık şimdi güneyde kalan Köfünye köyüdür. Köy isimlerinin Türkçeleştirilmesi sırasında Köfünye, Geçitkale oldurulmasına rağmen Köfünye ismi de hiç unutulmadı. Köfünye rahmetli anacığımın köyüydü. * * * Köfünyede çok farklılık olmasa da köy yukarı ve aşağı diye ayrılırdı. Rahmetli Arif Dedemi evi Yukarı köyde, ana yoldan köye girişte sol taraftaydı. Tipik bir köy eviydi. Avlunun etrafı taştan duvarla çevrili, bir kenarında da babutsa vardı. Sanırım hayatımda açık havada uyuduğum ilk yer Köfünye’de dedemin evinin avlusuydu. On yaşımdan başlayarak tatillerde Köfünye’ye giderdim. Arif Dedem kadara köyle bağlantılı aklımda kalan bir diğer isim anacığımın dayısı bizim de dayı dediğimiz Kasım Dayı’ydı. Çok farklı bir karakterdi. Kısa boylu olmasına rağmen heybetli bir duruşu vardı. O zamanlar sanırım herkes çakı taşırdı. Kasım Dayımızın da çakısı hiç eksik olmazdı yanından. Hatta 1974 sonrası Kuzey’e göç ettikleri zaman bayağı ilerlemiş yaşına rağmen demir garyolasında ya yatağının ya da şiltesinin altında çakıcığı hep dururdu. * * * Yılların ne kadar hızla geçtiğini herkes gibi ben de sorgularım. Köfünye’ye gittiğim zaman genelde Kasım Dayı’mın oğlu Annemin Ali Yeğeninin evinde kalırdım. Beş oğlu Mehmetsalih, Mehmet Hacıemirali (1930’larda vardı. Kasım, Mustafa, Cemal, Seyhan ve Mehmet. Yukarı Köfünye Muhtarı), Kasım Dayım... Kasım, bizden büyüktü. 15 Kasım 1967’de Rumların Geçitkale ve Boğaziçi köylerine saldırılarında şehit olmuştu. Kasım yeğenimizi, hep güler yüzüyle anımsarım. * * * Köfünye dendi mi aklıma bir de ilk eşekten düşmem gelir. Köfünye’nin bağları ünlüydü. Farklı beyaz bir toprağı var Köfünye’nin. Bağa gider üzüm toplar eşekle geri dönerdik. Bir gün bağ dönüşünü köye tam girerken eşek ürküp bizi yere savurmuştu. O benim eşekten ilk düşüşümdü. Sonra yeniden düştüm mü? Sanırım düşmedim. Zaten Köfünye dışında eşeğe de pek binmedim ya... * * * Köfünye’nin panayırı da meşhurdu. 1974 öncesine kadar her yaz olurdu. Futbol sahasında kurulan panayırda toz toprak vardı ama her şey inanılmaz güzledi. Keşke o günler yeniden yaşansa. Kapılar açıldıktan sonra Köfünye’ye pek çok kez gittim. Oraya gide hem anılarımı tazeler hem de şimdi yaşamda olmayanların varlıklarını hissederim. * * * 1974 sonrası Köfünyeliler, Mesarya’ya Lefkonuk köyüne yerleşti. Annem tarafında pek çok akrabam ismi Geçitkale olan Lefkonuk’ta yaşıyor. Onlarla birlikte benim Köfünyeliliğim de Kuzeydeki Geçitkale’ye göç etti. Ancak eski Köfünye’yi unutmadım ve unutmayacam...

Hasan HASTÜRER


Mesarya

88

Değirmenlik Belediyesi hizmet akışında son sürat... Başkan Işısal temel ilkelerine vurgu yaptı.

“ADALET ve EŞİTLİK”

D

eğirmenlik Belediye Başkanı, Belediye icraatlarını aktarırken, hizmet verdiği bölgelere adil ve eşit olarak hizmet götürdüklerini ifade etti.

‘SAĞLIK BİRİMİ TÜM YAŞLILARIMIZA HİZMET VERİYOR’

Değirmenlik Belediyesi Sağlık Birimi adı altında Beyköy’de hizmet veren birimi on altı köyde aktif olarak çeşitli hizmetler götürüyor. On bir personeli olan birimde yaşlılara yönelik rutin kontrollerin dışında ilaçlama, haşere ile mücadele gibi alanlarda da çalışmalar başlattı. Veteriner Tekniker, hemşire ve sağlıkçılardan oluşan ekip, Sağlık Birimi’nin 2007 yılından hayata geçmesi ile bölgede hizmet veriyor. Yaşlılara Hizmet Projesi altında yaklaşık 1200 yaşlıya şeker, tansiyon ölçümü yapıyor. Sağlık Birimi ihtiyacı olan hastalarımıza tekerlekli sandalye vererek onların bir nebze de olsa acil ihtiyacını gideriyor. Özellikle bölgede bulunan özürlü gençlere akülü sandalye Belediye tarafından alınarak veriliyor. Bunun yanında Değirmenlik Belediyesi yatalak hastaların ihtiyacı olan havalı yatak ve oksijen makinesi de gerek duyan hastalara temin edildi.

‘HAŞARE İLE MÜCADELE BAŞLADI’

Değirmenlik Belediyesi tarafından başlatılan haşere ile mücadele bölge köylerde haftada bir iki kez uygulanıyor. Belediye başkanı Işısal, ilaçlamayı yapan ekibin uzmanlar tarafından iyi bir eğitimden geçirildiğini ve bu işi profesyonelce yaptıklarını açıkladı. Işısal, ilaçlama ekibinin ev ev gezerek, ev içlerini ve rögar kapaklarını ilaçlandıklarını belirtti.

‘CİHANGİR’DE PARK YAPIMI DEVAM EDİYOR’ Dilekkaya’da kısmı şebeke projesinin devam ettiğini söyleyen Işısal, Yiğitler, Kırıkkale ve Erdemli’de ise su iyileştirme çalışmalarının çok yakında yapılacağını vurguladı. Cihangir’de park projesinin devam ettiğini belirten Işısal, parkın tamamlanması halinde açılış yapılacağına da değindi. Çukurova’da mezarlık yapımına başladığını aktaran Işısal, Değirmenlik bölgesinde ise yağmur suyu


9

Mesarya

kanalizasyon çalışmasının devam ettiğine değindi. Işısal, Cihangir’de boyanan büst ve peyzaj çalışması yapıldığını söyledi.

‘AVCILIK ATICILIK BİRLİĞİ TAMAMLANMAK ÜZERE’

Avcılık ve Atıcılık Birliği’nin geçen yıl başlayan binası için 50 bin TL’lik bir bütçe ayırdıklarını belirtti. Işısal, Milli Eğitim ve Spor Bakanlığı tarafından tahsis edilen yerin, eskiden İlkokul olarak kullanıldığını ve mevcut binanın bir kısmını Sağlık Ocağı ile kadın kursu binası olarak kullanıldığını, diğer kısmında ise bulunan arazisine ise gereken izinler alınıp Avcılık ve Atıcılık Binası başlattıklarını söyledi.

‘KÖY KADIN KURSLARINI DESTEKLİYORUZ’

Köy kadın kurslarımızdan yaptıkları el işlerinden alarak destek veriyoruz. Böylelikle hem kültürümüzü yansıtan el işlerini yurt dışında da tanıtma fırsatımız

oluyor. Halk dansları ekibimiz yurt dışına giderken Kıbrıs’ı anlatan yöresel el işlerini de hediye olarak götürüyorlar. Özellikle bayramlarda, yeni yılda bu hediyeleri satın alarak kadınlarımıza da destek vermeye çalışıyoruz.

‘YENİ GİRİŞİMLERİMİZ OLACAK’

İlerleyen zamanlarda eksik olan aydınlatma noktalarına özellikle Yeniceköy ve Cihangir’de bulunan noktalara hatlar çekilecek. Işısal, bölgenin tüm aydınlatma hatlarının çekilmesinin Belediye tarafından yürütüleceğini belirtti. Işısal, Cihangir’de bulunan Çivi sokak’a 13 bin 783 TL’lik, Yeniceköy Fatma Kırca Sokak’a ise 8 bin 970 TL’lik bir aydınlatma gideri kullanıldığını vurguladı.


Mesarya

10

Değirmenlik Belediyesi Halk Dansları Çocuk Ekibi, Mersin’deydi...

T

ürkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağanı olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri için Mersin Bahçeşehir Koleji’nin davetlisi olarak Mersin’e giden Değirmenlik Belediyesi Halk Dansları çocuk ekibi, dünya çocuklarıyla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlamanın heyecanını yaşadılar. Adana’ya uçan kafile oradan Mersin’e gerçek etkinliklerin tamamlanmasının ardından yurda döndü. Değirmenlik Belediyesi Halk Dansları çocuk ekibi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Değirmenlik Bayramı etkinlikleri çerçevesinde gittiği Mersin’de büyük beğeni topladı Belediye Başkanı Osman Işısal, Ercan havaalanında çocuklara gösterilerinde başarılar Halk Dansları çocuk ekibini bu tür yaptığı konuşmasında Türkiye dilerken, her zaman katkı koydukları etkinliklerde görmekten büyük Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa etkinliklere bundan böyle de hem mutluluk duyduğunu söyledi. Kemal Atatürk’ün 23 Nisan’ı tüm hizmet, hem de katkı koymaya Geleceği çocukların dünya çocuklarına armağan ettiğini şekillendireceğini belirten Işısal, devam edeceklerini ifade etti. belirterek, Değirmenlik Belediyesi

Değirmenlik İlkokulu’ndan Işısal’a Ziyaret

D

eğirmenlik Belediye Başkanı Osman Isışal, ziyarette bulunan İlkokul öğrencilerinden Neval Eyri’ye makamını kısa süreliğine devretti. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısı ile kısa bir konuşma yapan Işısal, yarının sahipleri bugünün çocukları olduğunu ifade ederek, çocukları makamında görmekten büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Işısal, ziyarette bulunan öğrencilere 23 Nisan gösterilerinde başarılar dileyerek, kendilerine teşekkür etti. Işısal, makamına oturan öğrenciye ‘bir gün Başkan olmaları halinde neler yapabileceksiniz?’ diye sordu yönelttiğinde ise Neval Eyri başkanın sorusuna şöyle cevap verdi; ‘ilk önce yeşil olan bölgemizi daha da yeşillendirmek istiyorum’ dedi.

Emine Teyze’ye Anlamlı Plaket

D

eğirmenlik Belediyesi, yaşlılar haftası dolayısı ile bölgenin en yaşlı kadını olan Emine Bulut’a bir plaket takdim etti. Bölgedeki en yaşlı kadın olan Emine Bulut bu anlamlı ve onurlu plaketi almaktan dolayı mutlu olduğunu ve Belediye Başkanı Osman Işısal’a teşekkürlerini iletti.

Değirmenlik Belediye Başkanı Osman Işısal ise yaptığı konuşmada, Belediye olarak tüm yaşlılara ayrı önem verdiklerini ve yaşlıların yalnızca yaşlılar haftasında değil yılın her günü hatırlanmaları gerektiğini savundu. Işısal, Değirmenlik’te ikamet eden en yaşlı kadın olarak belirledikleri Emine Değirmenlik Belediye Başkanı Osman Işısal, Hanıma da bu plaketi takdim etmekten onur ziyarette bulunan Değirmenlik okul Müdürü Hilmi Bağcıer duyduğunu söyledi. ile Müdür Muavini Hasan Yurdakul’a Belediyenin amblemini, çocuklara ise dosya ve boyama kalemleri armağan etti.


11

D

eğirmenlikte bu yıl ilk kez Peygamber Efendimizin 1440 yıl dönümü vesilesiyle doğum gününü anma etkinliği düzenlendi. Nisan ayı içerisinde gerçekleşen ‘Kutlu Doğum Haftası’ etkinliği saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Kuran-ı Kerim okunuşunun ardından Din İşleri Başkanı ve Din İşleri Müşaviri günün anlam ve önemine dair birer konuşma yaptılar. Öğrencilerin şiir okumasının ardından, Değirmenlik Belediye Başkanı Osman Işısal da bir konuşma yaparak günün anlam ve önemine değindi. Türkiye Diyanet İşleri Başkanı Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi Doç. Dr.ibrahim Hilmi Karşılı konuşmasının ardından ilahi okundu. Değirmenlik Belediye Başkanı Osman Işısal, günün anlam ve önemine değinirken Değirmenlik Bölgesinde ilk kez böyle bir etkinliğin yapıldığına değinerek, düzenlenen bu etkinliğin tüm giderlerinin de Belediye tarafından karşılandığını belirtti. Etkinlik için hazırlanan ses sistemi, izaz ikram, düğün salonun düzenlenmesi, çeşitli pankartlar, broşürler yanında Türkiye’den özel olarak getirilen Doç. Dr. İbrahim Hilmi Karşılı’nın uçak bileti ve buradaki masrafları Değirmenlik Belediyesi tarafından karşılandı. Değirmenlik Belediye Başkanı Osman Işısal ‘Kutlu Doğum Haftası’ dolayısıyla düzenlenen bu etkinliğin, Değirmenlik Merkez Cami İmam’ı aynı zamanda Cami Altı Muhtarı Sn Musa Suiçmez in öncülüğünde gerçekleştirildiğini belirtti. Değirmenlik Belediye Başkanı Osman Işısal konuşmasında şunlara değindi; ‘Kutlu Doğum Haftası’nın tüm insanlığa barış, huzur, mutluluk ve adalet getirmesini cenabı haktan dilerim. Peygamberimiz tüm dünyada örnek alınacak en büyük şahsiyettir. Atatürk birçok konuşmasında Peygamber Efendimizden söz etmiştir. O Allahın birinci ve en büyük kuludur. Onun önünde milyonlarca insan yürüyor. Benim ve senin adın silinir, ama onun adı sonsuza kadar anılacaktır. Bilime nasıl inanıyorsam ona da öyle inanıyorum demiştir’ Işısal, organizasyonunda emeği geçen Sn Musa Suiçmez’e ve Belediye personeline teşekkür etti.

Mesarya

Kutlu Doğum Haftası, Değirmenlik’te Kutlandı


Mesarya

12

El İşinin Sanata Dönüştüğü Yer...

Değirmenlik Halk Eğitim Merkezi

Halk Eğitim Merkezi, yirmi beş yıldır Değirmenlik, Demirhan, Mineraliköy 14. Zırh Tugay Komutanlığı ve Gökhan tabur Komutanlığından gelen tüm bölge kadınlarına hizmet veriyor. Halk Eğitim Merkezi’nde eğitmen olan Amber Unuz’un Mesarya Dergisi’ne anlattıkları: ‘1986 yılında Değirmenlik ve Demirhan Kadın Kurslarında göreve başladım. Yirmi beş yıldır bu alanda eğitim vermekteyim. Gönendere Ortaokulu’nda ve Değirmenlik Lisesi’nde eğitim verdim. Bu yıl ise ek görev olarak

Meriç köyüne gidiyorum. Pazartesi ve Salı tam gün, Perşembe ise yarım gün olmak üzere Değirmenlik Halk Eğitim Merkezi’nde eğitim veriyorum’

‘Kadınlar, gönülden katılımcı’

‘Değirmenlik Halk Eğitim merkezi’ndeki kadınlarımız oymacılık, Lefkara Nakışı, Koza işi, Lapta işi, Yorgoz Danteli, iğne teknikleri, Türk işi, Süzeni, Süryani, Panç İğnesi, Kurdele nakışı, gold world, Titanyum çalışması, takı tasarım, boyutlu gün nakış tekniği, gölge işi, black world, Endemik çalışmaları, ahşap boyama, cam süsleme, iğne Lefkara, iğne oyası, giyim, yün dolu işi, tel kırma,

goblen ve dantel anles gibi el işleri yapıyorlar.


13

Mesarya

‘Amacımız, el emeklerini değerlendirmek’

‘Amacımız, hanımların el emeğini geliştirerek yaptıkları ürünlerden bir kazanç sağlayabilmektir. Kadınlarımızın kendi ev dekorasyonlarında yenilemelerini sağlamak, üretmenin zevkini tattırmaktır. Gün içerisinde yaşanan sıkıntılardan ve sorunlardan dolayı kendimizi el işlerinde rahatlatıyoruz. Gelecek nesillere de ülke kültürümüz ile dünya el sanatlarını tanıtmaktır. Bu kurslara katılan kadınlar büyük maddi bir meblağ harcamamaktadırlar. Evlerindeki malzemeleri kullandıkları zaman bu malzemeleri ön plana koyuyoruz. ‘Daha önce başka bir alanda eğitim verilen bina, daha sonra biz kadınların ortak kullanım haline

geldi. Yeni binamızda bu yıl dördüncü yılımızı dolduruyoruz. Yeni binamıza katkı koyan Değirmenlik Belediye Başkanı Osman Işısal’a, Demirhan Muhtarlığına, Değirmenlik İlkokulu müdürüne, Kooperatiflere, Eğitim Vakfı’na, Eski Eserler Derneği’ne, Ercan Petrol’a, Lefkoşa Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları’na ve bölge halkına teşekkürlerimizi sunarız. Ayrıca yaptığımız dilekçe sonucu TC Yardım Heyeti’nin sağlamış olduğu seramik fırını içinde TC Yardım Heyetine teşekkür ederiz. Değirmenlik Belediye Başkanı Osman Işısal bizlere yardımcı olarak, el işlerinde kullandığımız oyma bıçakları hediye etti’ Halk eğitim merkezi kursuna katılan kadınlarımızın isimleri sırayla şöyle yer alıyor; Birgül Koryürek, Nejla Onbaşı, Tangül Adak, Şengül

Karakader, Zeynep Mumcuoğlu, Nergis Amacı, Filiz Cıdık, Ayşe Şehitoğlu, Songül Yetişmiş, Safet Yetişmiş, Tülay Çerçi, Betül Gülmez, Sultan Şenerli, Mühübe Sakarya, Nermin Özbarış, Nazime Kozal, Fatma Camcı, Hatice Ever, Pervin Girgin, Meyrem Rıfkı, Katliyana Kızılcık, Sevil Kesel, Emel Bolçocuk, Atike Diyar, Arzu Demirel, Pınar Güngör, Şebnem Bozkurt, Elif Kuzuoğlu, Asuman Büyükyavuz, Süheyla Terler, Hacer Bulut, Asuman Saltuk, Serpil Yağlı, Gönül Şah, Özlem Çakırca, Türkan Kaşif, Mine Manicioğlu, Gizem Tezcan, Ayhan Tezcan, Esra Göksel, Aslı Sayıl, İlkbal Karabel, Havva Koyuncu, Neriman Zabitoğlu, Şaziye Ünveren, Kanime Yılmaz, Ayşe Teçilaslan, Güler Gürses, Emel Sığman ve Hafsa Cemil.


Mesarya

14

M i n i k l e r e S ı c a k Yuva

D

eğirmenlik İlkokulu, geniş öğretmen kadrosu ve öğrencileri ile geniş bir aileyi andırıyor. Bölgenin en büyük İlkokullarından birisi olan Değirmenlik İlkokulu, yeni dönemde yeni icraatlarla öğrencilerine eğitim vermeye hazırlanıyor. Değirmenlik Belediyesi’nin de katkıları ile maddi sıkıntıları minimum düzeye indirilen Değirmenlik Belediyesi, genç kuşakların yetişmesinde en büyük payı olan

Değirmenlik İlkokulu Müdürü Hilmi Bağcıer

öğretmenleri ile en iyi eğitimi vermeye çalışıyor. Değirmenlik İlkokulu Müdürü Hilmi Bağcıer, 1984 yılında Kırnı İlkokulu’nda göreve başladığını ve 2001 yılına kadar da çeşitli okullarda görev yaptığını vurgularken, 2001 yılından beridir de Değirmenlik İlkokulu’nda müdürlük yaptığını belirtti. Değirmenlik İlkokulu Müdürü Hilmi Bağcıer, Mesarya Dergisi’ne okul hakkında detaylı bilgiler vererek öğrencilerin başarılarından, öğretmenlere, okulun maddi sıkıntılarından Belediye katkılarına kadar her şeyi anlatı. ‘Okulumuzda 10 sınıf öğretmeni, 4 branş öğretmeni, 1müdür muavini ve 1müdür bulunmaktadır. Okul şube sayımız 10, öğrenci sayımız 200’dür. Okulumuz 1975 yılında açıldı. İlk olarak Değirmenlik ve Başpınar İlkokulu olarak iki isim altında açıldı. Daha sonra Başpınar bölgesindeki derslikler okul öncesi ve ana sınıf şekline dönüştürüldü. İlkokul ise ‘Değirmenlik İlkokulu’ adını aldı ve Değirmenlik’te bulunan sınıflarda eğitim verilmeye başlandı. Okulumuzda Halk Dansları, müzik, spor, elişi, kütüphane, resim ve çevre etkinlikleri yapılmaktadır. Gösterilerimizi 23 Nisan etkinliklerinde ve okul müsamerelerinde yapma imkânı buluyoruz.


15

Mesarya

Değirmenlik İlkokulu’nda görev aldığım süre içerisinde, iki yeni derslik yapıldı. Ayrıca tarihi bina restore edilerek okulumuza 4 sınıf, 1 mutfak ve öğretmenler odası olarak kazandırıldı. Okulumuzda yeni idare odası da hizmete girdi. Okulumuza katkı sağlayan Değirmenlik Belediyesi’ne, okul aile birliğine ve köy Kalkınma Kooperatifimize teşekkür ederiz. Okulumuzdaki en büyük sıkıntı tuvalet eksikliğimizin olmasıdır. Bu konuda Milli Eğitim ve Spor Bakanlığı ile

görüşüp söz aldık. Bu yıl içerisinde tuvaletlerimiz tamamlanacak. Önümüzdeki yıl AB katkısı ile akılı tahta, projeksiyon ve bilgisayar donanımı ile eğitime geçmeyi hedefliyoruz. Okulumuzdaki kantini de okul öğretmenlerimiz yönetiyor. Okulumuza ulaşım, otobüs servisleri aracılığı ile sağlanıyor. Okulumuzdaki tarihi bina 1905 yılında Rumlar tarafından yapıldı. 2006 yılında restore edilmeye başlanarak, 2007 yılında restorasyonu tamamlandı. Bu restorasyon, Milli Eğitim ve Spor Bakanlığı ile TC Yardım Heyeti’nin iş birliği içerisinde restore edildi.


Mesarya

18


Cihangir’de Yeni Park, Açılışa Hazır

C

ihangir Muhtarı Mehmet Reis, on yedi yıldır muhtarlık görevini üstlendiği Cihangir’in Değirmenlik Belediyesi’ne bağlanması ile son iki yılda kalkındığını söyledi. Reis, bölgedeki tek Türk köyü olan Cihangir’in geçmiş hükümetler tarafından mağdur edilen bölge olduğunu belirtirken, 2004 yılından sonra birçok gidilir durumda olmayan yolun asfaltlandığını vurguladı. Bölgede su sıkıntısı olduğunu söyleyen Reis, köy nüfusunun 850 kişi civarında olduğunu fakat bölgede yaşayan yaklaşık 450 kadar işçinin bu nüfusa düşen su payını büyük ölçüde etkilediğini savundu. Reis sözlerine şöyle devam etti; ‘Bölgemizde hayvancılıkla uğraşan çok kişi var be bunların yanında çalışan işçiler gün geçtikçe artmaktadır. İnşaat işçileri de bu nüfusa dâhildir. Bizim bölgemize gelen su halkımıza yeterliydi ama zamanla artan nüfustan dolayı bu su yetersiz kalmaya başladı. İki yıldır Değirmenlik Belediyesi’ne bağlıyız.

Belediyemizin icraatlarından memnunuz. Belediyemiz, bölgemizin hayat bulması için birtakım çalışmalar başlattı. Cihangir, çocuk parkı olmayan tek köydü. Belediye’ye bağlandıktan sonra belediyemiz örnek teşkil edecek bir çocuk parkı yaptırdı. Bu park, yalnızca çocuklar tarafından değil gençler ve yetişkinler tarafından da kullanılacak park düzenlemesi yapıldı. Bölgemizde kaldırım eksikliğimiz var. Bu konu için görüştüğümüz Belediye Başkanı Sn Osman Işısal, bizlere ilerleyen zamanda kaldırım çalışmaları için de çalışma başlatılacağını söyledi. Cihangir, 4 km alan üzerinde dağınık yerleşmiş bir köyüdür. Bu dağınık düzene rağmen

Belediyemiz günü gününe temizlik ve çöp toplama işlerini aksatmadan yerine getiriyor. Son iki yıldır köyümüzde gözle görülür bir ilerleme var. 1995 yılından beridir muhtarlık yapıyorum. Daha önce muhtarlık hizmetleri ile bir takım icraatlar yapmaya çalışıyorduk. Hatta ilk belediyesiz çöp toplayan köy, bizim köyümüzdü.’

17


19

N i l g ü n Ya k u p o ğ l u l a r ı

N

ilgün Yakupoğluları Kalavaç sakinlerinden… Büyük bir özveri ile bölgedeki zenginliğe bir zenginlik katmayı başarmış bir kadın… Günümüz kadınlarının örnek alabileceği bir iş yapıyor. Kendi işini kurmuş, ekmeğini kültürüne sahip çıkarak kazanıyor...

Kalavaç bölgede fark yaratan köylerimizden biri. Gerek temizlik gerekse görsel zenginliği yüksek olan bir köy. Değirmenlik Belediyesi’ne bağlı bu şirin köyümüz, büyük uğraşlar vererek AB’e sundukları projeleri hayata geçirmeyi başarmışlar. Nilgün Yakupoğluları, kendi Nilgün Yakupoğluları emeği ile AB’den destek almadan açtığı küçük Cafe tipli lokal ile birçok kadına örnek olacak işi yapıyor. Kendi kültürünü koruyor… Nilgün Hanımla Mesarya Dergisi olarak konuştuk. ‘Böyle kültürel bir yer açmak nerden aklınıza geldi?’ diye sorduk ve Nilgün Hanım da bizleri kırmayıp anlattı. ‘Ben Kalavaçlıyım. Ev hanımı olarak zamanımı iyi değerlendirmek ve kültürümüze sahip çıkmak istedim. Yıllardır eski eşyaların merakı ile koleksiyon derecesinde eşya topladım. Bu eşyalar Kıbrıs kültürüne damgasını vuran eşyalardı. Herkes eski eşyasını atarken ben biriktiriyordum. Birkaç kez AB’den bu konuda yardım istedim fakat nedense olumlu yanıt alamadım. Kimse yardımcı olmayınca bende kendim bir şeyler yapıp bu topladığım kültür mirasımızı yaşatmak istedim.

Değirmenlik Belediye Başkanı Osman Işısal bize destek oldu. Televizyon ve sandalyelerimizi aldı. Burayı açtığımızda bazı kadınlara da evde yaptıkları el işlerini getirmelerini ve gelen turistlere satmamızı önerdim. Burayı lokal olarak kullanmaya başladık. Kalavaç Yerel Değerleri Yaşatma Derneği adı altında kullandığımız bu lokalde hem kadın günleri hem de toplantılar yapıyoruz. Evde oturan birçok işsiz bayanımız var. El işi yapanlara burada fırsat sunup satışlarına yardımcı oluyoruz. Ziyaretimize her bölgeden insanlar geliyor. Burada birçok eski kültür mirasımızı sergilerken kayın validemin ve onun kayınvalidesinin 80 yıllık gelinliği de var. Umarım bütün kadınlarımız da bu tür işleri öne çıkarıp hem kültürümüze sahip çıkarlar hem de evde kendi imkanları ölçüsünde el işlerinden para kazanıp ev ekonomisine katkıda bulunurlar.’

Mesarya

Girişimci Köy Kadınlarımızdan Güzel Örnek...


21

Ü

“Atçılık, Tüm Eksikliklere Ve Olumsuzluklara Rağmen, Bir Avuç At Sevdalısının Israrlı Mücadelesidir”

lkemizde Atçılık konusunda yeterli imkânlar olmamasından dolayı bir takım sıkıntılar yaşanırken Jokey Kulübü, tüm bunları irdeleyerek kendi alanında atılımlar yapıyor. Jokey Kulübü, ülkemizin çeşitli bölgelerinde kurulan at kulüpleri ve verilen özel binicilik dersleri ile hem küçük yaşta eğitimin başlamasına katkı koyarak hem de ülkemizde sosyal aktiviteler arasına spor dalı olarak girmeye başladı. Atlara olan tutkunun somut alanda paylaşılabilmesi adına başlatılan birçok binicilik dersleri at severlerin hayallerini gerçeğe dönüştürüyor. Jokey Kulüp Başkanı Zeki Ziya’nın anlattıklarıyla bugün atçılığın geldiği nokta;

‘Jokey kulübü başkanlığına 2010 yılında seçildim. Atlara olan merağım, 1963 yılında çocukluğumun geçtiği evin garajında beslediğimiz yarış atı ile başladı. Bu yarış atı sayesinde atlara olan ilgim gün be gün artmaya başlamıştı. Her Pazar, Rum tarafında düzenlenen at yarışlarına gidiyorduk.

‘Tüm Olumsuzluklara Rağmen Mücadele Ediyoruz’

Bugün ülkemizde atçılık mevcut yasaların olmamasından dolayı amatör bile sayılamayacak durumdadır. Yani bir başka değişle tamamen bir gönül işi konumundadır. Tüm eksikliklere ve olumsuzluklara rağmen bir avuç at sevdalısının ısrarlı mücadelesidir. Tabi bu gelecekten ümitsizlik anlamına da alınmasın… Biz bu işi ileriye götürmek için yola

çıktık ve şu ana kadar gittiğimiz mesafe de küçümsenmeyecek bir mesafedir.

‘Yasalarda Gerekli Düzenlemeler Yapılmalı’

Türkiye Jokey Kulübü ile bir toplantı gerçekleştirdik. Bunun yanında Başbakan İrsen Küçük’le de bir toplantı yaptık. Seneler sonra ilk defa hükümetin bu konuda adım atma isteğini gördük. Tabi ki bu durum bizleri çok sevindirdi ve bir o kadar da hırslandırdı. Çünkü Türkiye jokey kulübünden ciddi destek aldık ve geçmişte de verdikleri sözleri tutular. Maalesef tek engel sadece bizim yasalarımız olmuştu. Yasalarımızda gerekli düzenlemelerde yapıldıktan sonra Rum tarafının bile kıskanacağı bir hipodrom yapacağız. Jokey kulübünün görevlerinin binicilik kulüplerinden ayrı olması gerektiğine inanıyorum. Tabi ki Jokey kulübünün ana görevi de yarışlarda atlara binilmesi için lisans vermektir.’

‘Sıkıntılar Çok’

‘Ülkemizde finansal sıkıntı yaşıyoruz. Özellikle at yetiştiricileri için büyük bir sıkıntı hâkim. Toplumun ata karşı ilgisi varken olanaksızlıklardan dolayı birçoğu geri duruyor. Eğer ülkemizde gerekli yasalar düzenlenip uygulamaya geçerse bu alanda büyük bir istihdam doğacaktır. Doğru dürüst

Zeki Ziya

çalışabilinecek bir ortam yaratılması için ortalama iki bin beş yüz istihdam olanağı doğacaktır. Sadece bu durum bile bu konuda yasal düzenlemelerin yapılıp icraata geçilmesi için yeterice teşvik edicidir.’

‘Bir Hipodrom Projemiz var’

Bu dönemdeki en büyük şansımız ise Sayın Başbakan İrsen Küçük’ün atçı bir aileden gelmesi ve geçmişte jokey kulübü Başkanlığı yapmasıdır. Türkiye Jokey Kulübü tarafından hazırlanıp bize verilen hipodrom projesi ile ilgili gerekli finansman sözü de verilmiştir. Hükümetimizin de desteği ile hayata geçirilmemesi için hiçbir sebep kalmamıştır. Hedefimiz bu yıl içerisinde temelinin atılıp hayata geçirilmesini sağlamaktır.

Zeki Ziya, 1958 yılında Lefkoşa’da doğdu. İlk örgenimi Köşklüçiftlik İlkokulu’nda Orta ve lise örgenimini Kolejde tamamladı. Daha sonra Hacettepe Üniversitesi’nde İşletme eğitimi alarak 1980 yılında mezun oldu. Atçılık ve balıkçılık yanında hobileri arasında yer olan voleybol, basketbol ve atletizm ile uzun yıllar uğraştı. 2007-2008 sezonunda Çetinkaya Spor Kulüp başkanlığı yaptı. Evli ve iki çocuk babası olan Zeki Ziya, İngilizce bilmektedir. Ziya, 2010 yılında altıncı başkan olarak Jokey Kulübü başkanlığına getirildi. Zeki ziya, Pegasus Havayollarının Kuzey Kıbrıs’ın kurumsal Temsilcisi olan CYXP-LTD.’in yönetim kurulu üyesi ayni zamanda Genel Müdürüdür.

Mesarya

Jokey Kulübü Başkanı Zeki Ziya görüşlerini Mesarya’ya açıkladı:


ATÇILIK B

22

Mesarya

Atçılık sevda üzerine yapılan spor dallarından sadece Mesarya bölgesi

2

004 yılında Balıkesir bölgesinde kurulan at çiftliği, at sevdalılarına hizmette sınır tanımıyor. Özel olarak yapılmış olan at çiftliğinin direktörü Hamiyet Görgü, Mesarya Dergisi’ne atçılığın içerisinde bulunduğu konumu anlattı.

‘Bu işe başladığımız zaman altı tane atımız vardı. Yedi yıl zarfında altı tane olan atımız otuz üç tane oldu. Kurduğumuz çiftlikte at sahiplerinin atlarına da bakımı yapmaya başladık. Atları eğiterek, uzman kişiler tarafından isteyenlere binicilik dersleri vererek işlerimizi daha da ilerlettik. Haftanın altı günü hizmet veriyoruz. Hafta sonları çok yoğun ilgi olduğu için Pazar günü yerine Pazartesi günü kapalı oluyoruz. İşimizi keyifle ve severek yapıyoruz. At eğitiminin kış aylarında daha rahat bir ortamda yapılması için kapalı manej projemiz var. Bu projeyi dört mevsim biniciliği devam ettirmek için düşündük. Manej projesi yanında ileriye yönelik projelerimiz de var. Bunlar arasında yer alan engel müsabakaları için binicilerimizi yetiştirmek ve atçılığı daha da ileri seviyeye getirmek var. Genelde çiftliğimizde İngiliz atları yer alır. Ama çiftliğin bünyesinde iki adet Midilli, altı adet de Poni ve üç tanede büyük atımız mevcuttur. Atların günlük bakımı çok önemlidir. Düzenli ve saati saatine her atı beslemeniz gerekiyor. Atlarımızın bakımı sabah 06.30 da başlar. Sabah yemlenmelerinin ardından 08.30 sularında gezinti amaçlı dışarıya çıkarılırlar. Gün içerisinde çalışacak olan atların antrenmanı yaptırılır. Saat 12.00’da tekrar yemleri verilir, bir de gece saat 05.00’da son yemleri verilerek gün tamamlanır. Havanın kötü olduğu zamanlarda binicilik ya da çalışma için atların antrenmanı makinelerde (walker) yapılır. Atlarımız düzenli olarak veteriner kontrolünden geçerek sağlık kontrolleri yapmaktadır. Binicilik derslerimiz, altı yedi yaş grubundan başlıyor. Her yaşa uygun atla uzman eğitmenlerimiz tarafından derslerimiz veriliyor. Arazi gezileri düzenliyoruz. Sünnet törenlerinde de atlarımızı isteyene göre kiralıyoruz. Çiftliğimizde isteyen kişiler üye olmadan da günlük binicilik dersi alabiliyorlar. Binicilik


23

BIR SEVDADIR derslerine gelen kişiler, sıfırdan başlayıp arazi gezilebilecek ve engel atlayabilecek duruma getiriliyor. Tabi zamanla kazanılan bu eğitim için de sistemli ve düzenli eğitim almak şart. Çitlikte atlara gönül vermiş bir kişi olan Erken Oraç, atların bakımı hakkında genel bilgiler verdi… Erken Oraç, yaklaşık yirmi beş yıldır atlarla iç içe bir at sevdalısı…. Konuşmasında belirttiği yirmi beş yıl pek de küçümsenecek bir zaman değil. Oraç, atların sorunlarını gözlerine baktığı zaman anlayan kişilerden sadece birisi. Erken Oraç, Mesarya Dergisi’ne gün içerisinde atlarla olan zamanı nasıl geçirdiğine değinerek şunları söyledi; ‘Yirmi beş yıldır bu işle uğraşıyorum. Altı haftada bir ise atların nalları değiştiriyoruz. Nalı çakarken önce tırnaklarını kontrol ederiz. Atın eski olan nallarını söküp, yerine yenilerini çakmak için temizlik yapılması gerekir. Bunun yanında da atın ayağına olan nalı ata göre hazırlayıp, atın tırnaklarını temizledikten sonra nalı atın ayağına çakıyoruz. Nalı çakarken de çok dikkatli olmak gerekiyor. Atın canlı dokusuna çivi batırmamak ve hayvanı sakatlamamak için profesyonelce bu işi yapmanız gerekiyor. Bu işle uzun süre uğraştığımız için hata yapma oranımız gün geçtikçe azalmış durumdadır. işimizi titizlikle ve dikkatli bir şekilde yapıyoruz.

Çiftlikte Bulunan At Sahipleri Ne Dedi? Jan DASKIN

‘Bütün hayatım at sürmekle geçti. Yaklaşık otuz yıldır at binicisiyim. Bende, sadece at sevgisinden ziyade bütün hayvanlara karşı sevgim vardır. Hayvanlara karşı kendimi çok yakın hissediyorum. Çocukluğumda Çiftliklerde atların bakımına yardımcı oluyordum. Bir süre okulu bırakıp çiftlikte bile çalıştım. Bu arada ata binmeyi de öğrendim. Daha sonra da kendime bir at aldım. İlk atım altı yaşında genç bir kızdı. At benim çocuğum gibidir. Üç yıl önce özel bir tv programında Balıkesir’de bulunan bu at çiftliğini izleme fırsatı bulduk. Bunun üzerine bu at çiftliğine geldik. Burayı ziyaret etme amacımız atlara binmek ve zevk aldığımız sporu devam ettirmekti. Burası bizlere o kadar sıcak geldi ki ilk günden at satın aldık. Atımız eski yarış atı olduğundan üzerine binilmesi çok zor bir attı. Eğitmenimizin yardımı ile bu sıkıntılar zamanla aşıldı. Şu an mükemmel bir ata sahipsiz. Gerçekten bu çiftlikte atlara önem verilip, iyi bakıyorlar. Atlara verilen eğitim de üst düzeydedir. Bu benim için önemlidir. Atlar ilgi isteyen hayvanlardır ve burada da gerekli ilgi ve bakım istediğimiz şekilde yapılıyor. Çiftlikte, atımızın her hangi bir sağlık sorunu olduğunda ilk müdahale için bütün imkânlar

mevcuttur. Bu çiftlik benim ikinci evimdir. Hamiyet hanım, bizimle de çok sıcak ilişki kuruyor. Bu çiftlikte arkadaşlık ve aile ortamı var. At sahipleri arasında iyi bir bağ var. Hepimizin ortak noktası at sevgisidir. Bana göre Kuzey Kıbrıs’ta Hamiyet Hanım bir ilki başardı. Burası turistlerin ve yerli halkın ziyaret edebilecekleri ve dinlenebilecekleri güzel bir yer. Bu at çiftliğin de zaman geçirebilmek için sanıldığı kadar da çok fazla para harcamaya ihtiyaç yoktur. Aileler boş zamanlarında güzel vakit geçirmek için buraya gelip kahvelerini yudumlayıp, atlar ile zaman geçirebilirler. Ata binmek için at sahibi olmaya gerek yoktur. Bu çiftliğe gelip güvenli ve eğitimli atlar ile binicilik yapabilirler. Bir İngiliz olarak burada bulunmaktan ve buranın bir parçası olmaktan çok mutlu olduğumu belirtmek isterim.’

Koray GÜVENOĞLU

‘Çocukluğumdan beri at sevdam vardı. Bir yıl önce bir at aldım. Önceleri yanımda çalışan arkadaşımın at vardı. Atı çok sevdim ve daha sonra o atı satın aldım. Atımın daha iyi eğitilmesi ve bakılması için bu Çiftliğe getirdim. Bu çiftliğe gelince at sevdam daha da artmaya başladı. Ve boş zamanlarımda atımı sevmeye ve onunla daha fazla vakit geçirmek için fırsat yaratıyorum. Günden güne atıma daha çok alıştım. Bu at sevgim bana daha çok huzur veriyor. Herkesin öngörüsünde oluşan at biniciliğinin o kadar da pahalı bir spor dalı olmadığını vurgulamak isterim. Çiftlikten ve atıma olan bakımdan oldukça memnunum. Hocamızın da büyük katkıları oluyor. Benim atıma bağlanmamda büyük katkısı oldu. Ticaret ile uğraştığımdan dolayı yoğun bir iş temposundan kopup buraya gelerek stresten uzaklaşmam açısından bana çok yardımcı oluyor. Stres atmak için ve spor yapmak için at biniciliğinin seçmelerini herkese tavsiye ederim.

Mesarya

dece birisi. Mesarya Bölgesinde bulunan ve at sevdalılarının buluştuğu ‘Yusuf Efendi Çiftliği’, gesinde bulunan at sevdalılarına binicilik fırsatı veriyor.


Mesarya

24

Kadınlar Futbolda Fark Yaratacak

D

üzova Gençlik Spor Kulübü’nün Kadın futbol spor takımı, üç yıl önce kurularak başarılara imza attı… Kadınların oluşturduğu spor takımı önceleri sekiz kişi ile bu yola başladı. Yeni sezona kadar sayıları 20 kişiye kadar ulaştı. Şu anda 23 kişi ile yola devam etmeye çalışıyorlar.

Antrenör Umut Güden, kadınlardan oluşan futbol takımının bugünlere gelmesinde büyük rol oynayan kişi… Mesarya bölgesinde tek sayılabilecek takımın devamlılığını sürdürebilmesi için kadın futbolcularla düzenli ve sistemli bir şekilde antrenmanlarını yaptırarak onları yeni sezona hazırlıyor. Güden, Mesarya Dergisi’ne yaptığı konuşmada takım hakkında genel bilgiler verdi.

KADIN FUTBOL TAKIMI KURMA FİKRİ NASIL DOĞDU?

‘Aslında önce bu takımın özverili ve çalışkan kadınların var olmasından dolayı takımın bu günlere geldiğini vurgulamak isterim. Takımımızdaki oyuncuların birçoğu öğrencidir. İş giden oyuncularımızda vardır. Bu takımın antrenörlüğüne başlamadan önce bir çok Mesarya takımının formasını giyme şansım oldu. Bu takımlar arasında olan


25

Mesarya

Düzova, Aslanköy ve Yıldırım’da futbol oynadım. Antrenörlük mesleğini ise on yıldır sürdürüyorum. Antrenörlüğe başlamadan önce futbol okullarındaki takımları çalıştırıyordum. Kadın spor takımı kurulması fikri, Düzova da yaşayan ve o dönem Gaziköy Spor Kulübü’nün formasını giyen Birsel Kiriş’ten çıkmıştı. Daha sonra bir oluşuma gidilerek bugünlere geldik.’

HANGİ MESARYA KÖYLERİNDEN KADIN SPORCULARINIZ VAR?

Takımımıza gelen kadın sporcularımız Ulukışla, Alaniçi, Gönendere, Yiğitler, Meriç, Kırıkkale, Taşkent, Esentepe, Değirmenlik,

Yılmaz köy, Akçay ve Lefkoşa’dan geliyorlar. Tel ligimiz var ve dokuz takımdan oluşuyor. Fakat yabancı transferi serbest bırakıldığı için birçok kulüp ligden çekilip, takımlarını kapatmak zorunda kaldı. Şu anda ligde dört takım var. Bunlar Akdeniz Spor birliği, Ortaköy Spor Kulübü, Gönyeli Spor Kulübü ve biz bulunuyoruz. Geçen yıl lig üçüncüsü olduk. Değirmenlik Belediyesi’nden ve sponsorumuz olan Gülgün Süt Mamulleri’nden destek görmekteyiz.

KULÜBÜ KURMA AMACINIZ NE İDİ?

Bu kulübü kurarken amacımız bayanlara spor aşılamaktı. Bu sezonki amacımız ise şampiyon olmaktır. İlk yılımızda ligi dördüncü

bitirmiştik. İkinci yılımızda ise üçüncü olduk. Bu yıl final maçını ise Akdeniz Spor Kulübü ile oynayacağız. Karşılaşmamız 21 Mayıs tarihinde, Atatürk Spor Salonu’nda saat 16:00’da başlayacaktır. Takımımızdaki futbolcularımızın isimleri ise Besime Kaptan, Sabiha Kahraman, Esra Meşe, Zeynep Meşe, Sevim Yıldız, Ayşegül Atakan, Sibel Akyıl, Söğüde Semagezdi, Nahile Kali, Gizem Koruer, Nuray Karacanlı, Fatma Kangur, Şenel Mene, Nermin Kaptan, Zehra Gulle, Akile Çorba, Seval Çağlayan, Feride Soykut, Özge Yılmazoğulları, Zalihe Yılmazoğulları, Meltem Uzuner ve Begüm Ayrancıoğlu’dır.


27

Mesarya

B

eldemizin en önemli sorunlarından biri olan İçme suyu sorunu nedeniyle, özellikle yaz aylarında artan su ihtiyacımıza, şu anki kaynaklarımız yetmemekte ve halkımıza haftada bir su verilmektedir. Bu nedenle hafta bir verilen İçme suyu halkımıza yetersiz olduğundan, Belediyemiz bütün enerjisini halkımıza, su tankerleri ile gece gündüz, içme suyu taşımaktadır. Su insanoğlunun günlük yaşamı için vazgeçilmez temel unsurdur. Belediyemiz üzerine düşen görevi yerine getirmek için yeni kaynaklar ve projeler geliştirse de, Beldemizde su kaynağının olmaması nedeniyle bunlar yetersiz kalmaktadır. Son olarak, Yiğitler bölgesinde Belediyemize ait, iki adet kuyusunun birinin kuruması, diğerinin ise aşırı tuzlanması ve verimi düşüklüğü nedeni ile, Belediyemiz tarafından, iki kuyuda tamamıyla tahliye edilmiş ve yer altına döşenen

su borularında hepsi sökülerek depomuza alınmıştır. Beldemizin Ana deposuna, şu an sadece Değirmenlik bölgesinden, günde 250 Ton su gelmekte ve bu su halkımıza yetmemektedir. Halkımıza, son açtığımız verimliliği düşük su kuyusundan, Belediyemizin su tankerleri ile takviye yapılarak, evlere su ulaştırmaya çalışmaktayız. Ayrıca Bölgemizde bitimi tamamlanmakta olan 85 ünitelik Esnaf ve Sanatkarlar sitesini de göz önünde bulundurduğumuzda, nüfus bazında gelişmekte olan Beldemizin içme suyu ihtiyacının, 850 Ton gibi olacağı varsayımı göz önüne alınarak, mevcut 830 abonemize, minimum 150 abone eklenmesi ile, su sorunumuzun ne kadar daha büyüyeceği düşünüldüğünde, bu durumun böyle devam etmesi durumunda, gelecek yaz beldemizin susuzlukla karşı karşıya kalacağı kaçınılmaz olmuştur.

Vadili halkının susuzluk kaderi değildir. Temiz suya ulaşmak Vadili halkının da hakkıdır. Yaşama hakkı en mukaddes haktır ve su yaşamın temel kaynağıdır.Vadili halkı,Vadili Göleti ile, iki milyon beş yüz bin m3 suyu Türkmenköy yer altı su aküferlerini beslemiştir.Vadili halkı Türkmenköy muhtarından su isterse vermesin,Devletimize ve Bakanlığımıza teşekkür eder,25 Ekim 2010 tarihinde başlatmış olduğumuz,İnsan odaklı takviye su temini projemizi uygulamaya koymalarını saygılarımızla talep ederiz.


Mesarya

28

23 Nisan, Vadili’ de Coşku İle Kutlandı

Vadili Belediyesi ve Altın Çocuklar Eğitim Merkezi işbirliği ile düzenlenen 23 Nisan Çocuk Şenliği I. Geleneksel Çocuk Şenliği görkemli bir şekilde kutlandı.

M

esarya Bölgesi’nde yaşayan çocuklar her zamankinden farklı bir gün yaşayarak 23 Nisan’ı doyasıya kutladılar. Bölge halkının ve civar köylerden katılım gösteren çocuklarımızın bol bol eğlendiği şenlikte konuşma yapan Vadili Belediye Başkanı Mehmet Adahan, Vadili’de ilk kez düzenlenen ve geleneksel hale getirilen şenliğe gösterilen ilgiden dolayı bölge halkına teşekkür etti.

Adahan yaptığı konuşmada 23 Nisan’ın önemine değinerek, şunları söyledi; ‘Bugünün çocukları yarının büyükleridir. Çocuklarımıza Atatürk tarafından armağan edilen bugünün heyecanını bende derinden hissediyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlanırken biz kendi adımıza çocuklarımıza nasıl daha fazla bugünün heyecanını yaşatabiliriz diye düşündük. Vadili Belediyesi olarak Altın Çocuklar Eğitim Merkezi ile birlikte düzenlediğimiz bu günü geleneksel hale getirerek tüm çocuklarımıza gönüllerince bir gün geçirmelerini sağlayabildikse ne mutlu bizlere. Şenlik, bölge çocuklarımızın


29

Mesarya Bölgesi’nde ilk kez düzenlenen böylesine anlamlı etkinlikte, çocuklara ücretsiz dağıtılan mısır, pamuk şekeri ve su dağıtıldı. Vadili İlkokulu’nun bahçesine kurulan podyumda, çeşitli animasyon gösterileri ve bölge okullarından gelecek öğrencilerin çeşitli dans gösterileri sergilendi. Yüz boyama etkinliği, satranç ve daha birçok aktivitelerle çocuklara eşsiz bir gün yaşatan Vadili Belediyesi ve Altın Çocuklar Eğitim Merkezi, tüm bölge çocuklarının bu etkinliği sahiplenmesini istediler. Adahan, bu anlamlı etkinliğin gerçekleşmesine katkı sağlayan başta Vadili İlkokulu öğretmen ve öğrencilerine, maddi katkı sağlayan sponsorlara teşekkür etti.

Mesarya

sosyal yaşamlarına renk katacaktır. Atatürk’ün Türk çocuklarına armağan ettiği bu anlamlı günü, her zamankinden farklı bir şekilde kutlanması için bütün imkanlarını seferber ettik’ dedi.


Mesarya

30

Altın Çocuklar Eğitim Merkezi’nden Büyük Katkı

23

Nisan I.Geleneksel Çocuk Şenliği’ne büyük katkı koyan Altın Çocuklar Eğitim Merkezi’nin sorumlusu Esin Koral, çocuklara hazırlamış oldukları şenliğe katkı koyan öğretmenlere ve sponsorlara plaket takdim etti.

Vadili Belediyesi ve Altın Çocuklar Eğitim Merkezi’nin işbirliği ile düzenlenen şenliğe büyük katılım olurken, çocuklarda doyasıya eğlendiler.


31

Mesarya


Mesarya

32

İlk Türk Okullarından Biri… VADİLİ İLKOKULU

1981

yılında Karpaz’ın Derince köyünde göreve başladım. Bir dönem orada öğretmenlik yaptıktan sonra Çayönü köyüne görevlendirildim. 1 yıl Çayönü ilkokulu’ndan öğretmenlik yaptıktan sonra Türkmenköy İlkokuluna geldim. Sonra Paşaköy İlkokuluna geçerek 6 ay kadar da orda görev yaptım. 1984 Mayıs başında Vadili İlkokulu’na gelerek 1998’e kadar öğretmenlik görevini burada tamamladım. 1998 yılında müdür oldum ve Dipkarpaz ilkokul’una görevlendirildim. 8 Eylül 1998 yılında Vadili’de göreve başladım ve halen müdürlük görevimi burada devam ettiriyorum. Vadili İlkokulu müdürü Mehmet Menteş’in Mesarya Dergisi’ne verdiği bilgiye göre, Vadili ilkokulu hakkında bilgiler verdi. ‘Vadili İlkokulu,1830 yılında kurulan ilk Türk İlkokulları’ndan birisi olarak o yıllardan günümüze kadar kesintisiz olarak eğitim ve öğretimine devam etmektedir. Vadili İlkokulu’nda 1 müdür, 1 müdür muavini, 16 öğretmen ve 210 öğrencisi yanında bir sekreter ve 2 hademe görev alıyor. Okul öncemizde 3 ve normal sınıflarımızda 8 şubemiz vardır. Okulumuzda 1 bilgisayar odası, 18 tane bilgisayar, 1 ana bilgisayar ve bir de tepegöz makinemiz mevcuttur. Okulumuzda resim, İngilizce ve müzik

adamız mevcuttur. Okulunuzda bulunan izcilik birimimiz, 2 öğretmen gözetiminde iyi çalışmalar yürütmektedir. Zaman zaman kamplar ve dağ yürüyüşleri düzenleyerek izciliği öğrencilerimize sevdirmek için çeşitli çalışmalar düzenleniyor. Ayrıca bu yıl izcilerimiz 23-26 Şubat tarihleri arasında Ankara’ya, 26 Mart tarihinde ise Çınarlı’da bulunan tarihi eser olan İncirli Mağarasına ziyarette bulundular. Okulumuzun başarılı öğrencileri spor alanında da bir çok başarı elde ederek bizleri gururlandırdı. 28 Şubat tarihinde İskele-Mağusa bölgesinde atletizm yarışmaları yapıldı. Okulumuzu temsil eden öğrencilerden birçok dalda

Mehmet Menteş birincilik ödülü aldık. 4x75 Bayrak yarışında okulumuz temsil eden öğrencilerimizden İmirze Özer, Selahhatin Özer, Tunala Aktaş, Doğukan Kayak ve Mehmet Karadağ birincilik elde ederek bizi gururlandırdılar. Ayrıca 1000m’de Serhat Ildırar, fırlatmada ise İsmail Balcı üçüncü gelerek dereceye girdiler. Okulumuzda yılsonu müsamere yapmayı planlıyoruz. Tüm sınıfların görev alacağı müsamerede, mezuniyet balosunu da yapmayı planlıyoruz. 1 Haziran’da çocuk bayramı etkinliği çerçevesinde yarışlar düzenlenecek. Yıl içerisinde birçok gezi gözlemlerimizin yanında birçok etkinlikle çocukların sosyal becerilerini önce çıkaracak bir takım aktivitelerle eğitim yılını tamamlamayı hedefliyoruz. Okul Aile Birliği, maddi manevi her türlü yardım yapıyor. Devletinde bir takım katkıları oluyor. Okul olarak Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi’nden okulumuzun


33

Mesarya

ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Vadili Belediyesi, çok yakında 4 yaş grubunun ayrı bir eğitim alabilmesi için bir bina yapımını başlatıyor. Kapalı spor salonumuz yok. Özellikle yağmurlu ve çok sıcak günlerde büyük bir sorun haline gelen etkinliklerimizi yapamıyoruz. Hem daha konforlu hem de daha rahat bir ortamda yapılacak etkinlik sayesinde çocuklar daha verimli halde etkinliklerini devam ettireceklerdir. Okul kantinin çok dar bir alanda hizmet vermesi sıkıntı yaratıyor. Bu alanda farklı bir

çare düşünülerek bir kantin yapımına veya daha büyük bir alanda çocuklara satış yapılması öğrenciler içinde etkili olacaktır.


Mesarya

34

Kutlu Doğum Haftası Vadili’de de Kutlandı Etkinlikte, halka belediye imkânları ile çeşitli ikramlar yapıldı.

ADAHAN

Hz Muhammed’in 1440 ıncı doğum günü münasebetiyle düzenlediğimiz Kutlu Doğum Haftası etkinliğe gösterilen ilgiden dolayı teşekkür ederim. Kutlu Doğum Haftası’nın İslam dinindeki merhameti, acımayı, yardımlaşmayı, aşkı, sevgiyi, kardeşlik duygularını ve uzlaşıyı öğütlediğini; milletin birbirini kucaklayarak uzlaşıya varması gerekiyor. Ülke için kardeşliğe ve birlik beraberliğe vesiledir.

H

z. Muhammed’in 1440’ıncı doğum günü münasebetiyle kutlanan Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri çerçevesinde Kutlu Doğum Haftası Vadili’de Pazar günü, Vadili Cami’sinde düzenlenen bir etkinlik ile kutlandı. Etkinlik çerçevesinde Kuran-ı Kerim okunarak, ilahiler söylendi. Etkinliğe Vadili Belediye Başkanı yanında Paşaköy Belediye Başkanı, Milletvekili Zorlu Töre ve kalabalık bir halk topluluğu kazandı.


35

M

illi Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı İlköğretim Dairesi Mesarya İzcilik Birimi 23 - 26 Şubat 2011 tarihleri arasında Ankara’ya İzci Kültür gezisi düzenledi. Geziye bölge okullarımızdan Vadili İlkokulu, Akdoğan Dr. Fazıl Küçük İlkokulu, Paşaköy Eşref Bitlis İlkokulu, Serdarlı İlkokulu, Cihangir - Düzova İlkokulu, Beyarmudu İlkokulu ve Pile Türk İlkokulu katıldı.

Ankara’da düzenlenen İzci Kültür gezisine 44 küçük izcimiz yanlarında 10 liderle katıldıkları kültür gezisinde bölgenin paha biçilmez kültür hazinesinin derinliklerini

keşfettiler. Kültür gezisinin kafile başkanlığını Mesarya İzcilik Birimi Başkanı Sözer Özkaramehmet yaptı. İzcilerimiz kültür gezisi süresinde Ankara Gazi İzci Evinde konaklayıp; gezi programı içerisinde Anıtkabir, TBMM, Eski TBMM,

Atatürk Orman Çiftliği, Alice Harikalar Diyarı, Keçiören Belediyesi Teleferiği ve Keçiören Belediyesi Deniz Dünyası gibi birçok yeri ziyarette bulundular. Küçük izcilerimizin hayatlarında kalıcı ve de önemli bir iz bırakmak amacı ile yapılan bu Kültür gezisinin izcilerimize çok yararlı olduğuna inandığını vurgulayan okul müdürü ve İzcilik Yönetim Kurulu Başkanı Bumin Paşa, bu imkânı kendilerine sağlayan Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ve bölge belediyelerine de teşekkürlerini iletti.

Mesarya

MESARYA’NIN BÜYÜK İZCİLERİ


36

Mesarya

Vadili’de KAN BAĞIŞI

S

ağlık Bakanlığı Kan Bankası ve Vadili Belediyesi işbirliği ile Mayıs ayında kan bağışı kampanyası düzenlendi. Vadili’de Sağlık Ocağında gerçekleşen Kan Bağışı kampanyasına çok sayıda vatandaş ilgi göstererek kan bağışladı. Sağlık Bakanlığı Kan Bankası yetkilileri tarafından halka kan bağışı hakkında genel bilgilendirme yapıldı. Vadili ve Turunçlu halkının ilgi gösterdiği kan bağışı kampanyasında konuşan Sağlık Bakanlığı Kan Bankası yetkilileri, bölge halkından bu kampanyanın tekrarlanması için talep geldiğini ve bunun üzerine üç ayda bir kan bağışı kampanyasının Vadili’de gerçekleşeceklerini belirttiler. Kan Bağışı Kampanyası hakkında bilgi veren Vadili Belediye Başkanı Mehmet Adahan ise kan vermenin önemine değindi. Adahan, kan vermenin yardımlaşmayı, beraberliği, dayanışmayı ve birliği simgelediğini belirtirken,

üç ay sonra yapılacak olan kan bağışı kampanyasının daha fazla ilgi göreceğinden emin olduğunu vurguladı. Adahan, her sağlıklı vatandaşın düzenli olarak kan vermesi gerektiğini de sözlerine ekleyerek, verilen her kan bağışının bir hayat kurtarabileceğini söyledi.


B

ir süre önce Amerikan Büyükelçisi Frank C.Urbancic Jr. tarafından öngörülerek, Hareketin yürüttüğü faaliyetlere katkı yapmak maksadı için bağışlanan ekonomik ampuller AYH tarafından Vadili halkına dağıtıldı. Vadili Belediye Başkanı Mehmet Adahan'ın katılımı ile gerçekleştirilen etkinlikte, yöre halkına ekonomik ampulün ev bütçemize ve çevreye katkıları hakkında bilgi verildi. Ampullerin bir kısmını yöre halkına dağıtan Hareket, kalan ekonomik ampulleri dağıtmak için Vadili belediyesine teslim etti.

‘Yüzde 80 tasarruf sağlıyor…’

Tüm dünyada yaygınlaşan ve küresel ısınmanın önüne geçecek unsurlardan bir tanesi de aydınlatmada enerji tasarrufudur. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA)’nın yaptığı araştırma sonucunda dünyada kullanılan elektrik enerjisinin % 19’unun aydınlatmada tüketildiğini saptanmıştır. Etkinlikte konuşan AYH Asbaşkanı Muslu Akgüney ampuller hakkında bilgi verirken, 7 ile 9 Watt değerleri arasındaki bir enerji tasarruflu lamba olduğundan bahsederek 40 Watt'lık bir standart lamba kadar ışık sağlandığına değindi. 60 Watt'lık bir standart lamba (tipine göre) 11 ila 16 Watt'lık bir enerji tasarruflu lamba ile değiştirilebilindiğine değinen Akgüney, 100 Watt için ise 20 Watt'lık bir lambanın da yeterli olduğunu vurguladı. Akgüney, ekonomik ampul kullanmakla elektriğe ve aile bütçesine yüzde seksen oranda katkı sağlandığını, projenin tüm ülkeye yayılması ile toplam enerji kullanımımızın yüzde 16 oranında tasarruf edileceğini ifade etti.

Akgüney, projenin uygulanması halinde ülkemizin hem ekonomik hem de çevresel olarak ciddi kazanımları olacağını vurguladı. Akgüney, Hareketin yüksek enerji tüketimine neden olan ampullerin, bir takvim çerçevesinde imal, ithal ve kullarının yasaklanmasını; bu ampullerin yerine ekonomik (daha az enerji tüketen) ampul kullanımının teşvik edilmesini talep ettiklerini vurguladı.

Mesarya

AYH’den Vadili ve Turunçlu Halkına Ekonomik Ampül

37


Mesarya

38

Hem Eğlence, Hem Dayanışma

T

urunçlu Ulukışla Spor Kulübü Mayıs ayında Bağ Restoran’da Rakı Gecesi düzenledi. Geceye Vadili Belediye Başkanı Mehmet Adahan, Paşaköy Belediye Başkanı Habil Tülücü, Turunçlu Ulukışla Spor Kulübü’nün yönetim kurulu üyeleri, çeşitli bölgelerden iş adamları ve çok sayıda sporcu katıldı.

Rakı Gecesi adı altında yapılan dayanışma yemeğinde konuşma yapan Turunçlu Ulukışla Spor Kulübü Başkanı Cemal İnönülü yaptığı konuşmada şunları söyledi.

‘Zor geçen bir ligin ardından kulüp ve yönetim olarak birçok şeyden dersler ve tecrübeler çıkardık. Bu yıl aynı sıkıntıları yaşamamak adına daha iyi çalışacağız. Bizlere sezon boyunca desteklerini esirgemeyen Belediyemiz, camiamız, birçok sempatizanımız ve emeği geçen herkese desteklerinden dolayı teşekkürü bir borç biliriz. Düzenlediğimiz Rakı gecesinde de bir kez daha bizleri onurlandıracak düzeyde katılımınız ve katkılarınızdan dolayı da

sizlere çok teşekkür ederiz. Gecemizde sunuculuğumuzu yapan Seniha Kanatlı ve manken Hande Bozkurt’a ayrıca teşekkür ederken, bu gece aramızda görmekten mutlu olduğumuz dost spor kulüplerimizden Göçmenköy, Görneç, Serdarlı, Yiğitler, Dikmen ve Paşaköy Spor Kulüplerimize ayrıca teşekkür eder önümüzdeki sezon başarılar dileriz.’ Dr. Şevket Alptürk Gecede konuşma yapan Vadili Belediye Başkanı Mehmet Adahan, zor şartlarda ve maddi imkansızlıklarda gösterilen çabaların başarıya dönüşmesinden dolayı Turunçlu Ulukışla Spor Kulübü’nü tebrik etti. Gecede, en fazla maddi katkıyı sağlayan Dr. Şevket Alptürk’e de futbolcu figürlü bir heykel takdim edildi. Turunçlu Ulukışla Spor Kulübü’ne katkı sağlamak için mankenler tarafından promosyon ürünleri satılarak gelir sağlandı.


39

V

adili Belediyesi yeni projelere bir yenisini daha ekledi. Vadili’nin merkezinde bulunan Vadili Düğün Salonu’nuna yeni bir imaj için tadilatına başlandı. Vadili Belediye Başkanı Mehmet Adahan yaptığı açıklamada, Vadili’de bulunan Düğün Salonu’nun kullanılmayacak duruma geldiğini ve daha çağdaş bir yapıya kazandırmak için tadilatına başladıklarını açıkladı. Bu parkın başlamasıyla birlikte hayata geçecek olan Atatürk Kültür Parkı projesini Vadili ve Turunçlu halkına kazandıracakları alt yapısı iyi düşünülerek tasarlanmış bir tesis olduğunu söyledi.

Adahan, çok yakında açılışını yapacakları Atatürk Kültür Parkı’nın merkezine yerleştirmeyi düşündükleri bir heykel olduğundan bahsederek, bu heykelin güreş yapan iki kişiden ibaret olduğunu belirtti. Adahan, heykelin amacının bir zamanlar Pehlivanlığa damgasını vurmuş Vadilili Ahmet Pehlivan’ın ölümsüzleştirmek adına olduğunu vurguladı.

Mesarya

Vadili Belediyesi’nden Yeni Projeler


Mesarya

40

‘HFutbol Sahalarından Doğaya‘ Mesarya’ya hayat vermek bir kişinin elinde değildir… Eğer Mesarya’ya hayat verilecekse herkes bir şeyler yapmalı...

ayatının yarısından fazlasını futbola adamış bir adam. On altı yıl çeşitli kulüplerde futbol oynayarak geçirmiş olan Taner Samancıoğlu, 14 yıl boyunca da antrenörlük yaparak sporla iç içe oldu. Mesarya’nın ortasında, Pennara tepelerinin eteklerinde babasının bıraktığı topraklara sahip çıkarak Mesarya’nın hayat bulmasına katkı koyan Samancıoğlu, huzurun var olduğu diye nitelendirdiği yere yeniden hayat verdi.

ekmek parasına dönüşüyordu. Babasının kendisinde bıraktığı birçok hatırdan bahseden Samancıoğlu, evde odun yakmak için şu an babasından kalan tarlanın yanında bulunan Okaliptüs ağaçlarının altından babası ile birlikte yakacak topladıklarını anlattı. Henüz 9 yaşında bir çocuk olmasına rağmen babasına sık sık yardım ettiğini söyleyen Samancıoğlu, yaz tatillerinde de babası ile bala taşıdıklarını aktardı.

Aslen Turunçlu köyünden olan ve şu an Paşaköy’e bağlı Paşakent’de kalan Samancıoğlu, soyadını da babasının mesleği olan Samancılıktan almış. Samancı olan babası uzun yıllar köylerden saman alıp saman satardı. O dönemde araç olmadığından ya katır arabalarıyla ya da eşeklerle taşınan zaman zor şartlarda

Samancıoğlu geçmişin geleceğe yansımasını şöyle anlattı; ‘O yıllarda yokluk vardı. Ama altı kardeş olmamıza rağmen babam her ihtiyacımızı karşılamaya çalışıyordu. Okuldan geldiğimiz zaman ve özellikle yaz tatillerinde babama yardım etmek için çocuk yaşta çalıştığımızı hatırlıyorum. Boyumdan büyük çuvallara saman dolduruyordum. Makinden çıkan eskiden boyuna uzun olan balaları çatala takıp ya kamyonlara ya da eşek arabalarına yüklüyorduk. Babam şu an bize miras bıraktığı tarlaların yanında bulunan Okaliptüs ağaçlarının altında yakacak toplayıp eve getirirdi. Ben ona yardım ediyordum. Babamdan öğrendiğim çok şey oldu. Doğayı sevmeyi de babamdan öğrendim. Çocukken topladığımız kuru odun yakacakları ile fırın yakar ve ekmek pişirirdik. O zamanlar tüm ovalar nergis çiçekleri ile doluydu. Zaman geçtik sonra bu nergis çiçekleri yok olmaya başladı. Bu nergislerin yok oluşunu iyi gözlemleyen birisi olarak bu üzücü durumun tamamen ticaret ile alakalı olduğunu söyleyebilirim. Zamanla nergisin doğadan kökü(soğanı) ile sökülüp evlere ekilmesi onun doğadan kopmasını ve çoğalmamasını


41

Kanser vakalarının gün geçtikçe arttığı bugünlerde doğadaki temiz havanın, doğal(ilaç kullanmadan) büyüttüğünüz sebzelerin ve sessizliğin hayatınıza bir beş yıl daha kattığına inanıyorum. Doğayı ve Mesarya’yı seven herkesin bu topraklara katacağı çok şey olduğunu düşünüyorum. Her hafta sonu ailemle buraya gelip hem sporumu hem de bahçemin bakımını yapıyorum. Umarım benim gibi birçok duyarlı vatandaşımız maddi imkânları ölçüsünde Mesarya’da yeşilin hayat bulması için çalışma yapar’

sağladı. Nergis ticareti yapan birçok kişi evinin avlusunda nergis yetiştirmektedir. Tabii ki bu nergis doğada olan özelliğini yani güzel kokusunu da böylelikle yitirmiş oldu. Sokaklarda satılarak ticari hale getirilen nergis artık kokusu olmadan sırf paraya dönüştürülmek için doğadan yok edildi. Ben şu an ailemden kalan tarlaları değerlendirdim. Mesarya’nın ortasına bir bahçe yaparak bu kuru yerlere hayat vermek için çalışıyorum. Kuyu kazdırdım fakat suyun tuzlu olmasından dolayı maalesef suyu kullanamıyorum ama kurmuş olduğum büyük bir depoya taşıma su getirterek sürekli olarak ektiğim ağaçlarımı suluyorum. 120 kök ağaç ve her çeşit sebzelerimle doğanın verdiği huzuru burada buluyorum. Mesarya’nın hayat bulması ve benim yaptığım gibi 2, LİG’TE KRİTİK GÜN... Ortaköy Vadili karşısında

5

198

Mesarya

birçok kişinin de buraları ağaçlandırarak yeşile doyurması gerekiyor.


43

P

aşaköy Belediyesi mayıs ayı içerisinde başlattığı temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Bölgede yapılan etkinlerden bahseden Paşaköy Belediye Başkanı Habil Tülücü, anneler günü etkinliğinden beklenilen katılımın

sağlandığını ve her yıl düzenlemeyi düşündükleri anneler günü için ilerleyen zamanlarda Belediye imkânları çerçevesinde daha fazla katkı sağlayacaklarını ifade etti. Tülücü, Aslanköy’de son

Mesarya

Habil Tülücü: Bölge Halkımıza Hizmet Vermeye Devam Ediyoruz

çalışmaları tamamlanmak üzere olan Turizm Destek Ofisi’nin de çok yakında hizmete açılacağını söyledi. Açılışı yapılacak olan Turizm Destek ofisinin, Mesarya bölgesinde farklılık yaratacağını ve bölgenin canlandırılmasına katkı sağlayacağını söyledi. Habil Tülücü geçtiğimiz ay devreye giren su kuyuları hakkında da bilgi verdi. ‘Aslanköy yolunda bulunan ve hayvancıların kullandıkları su kuyusu Paşaköy Ağıllar bölgesine taşındı. Jeoloji ve Maden Dairesi’nin yapış olduğu araştırmalar sonucu kazılan iki kuyu birleştirilerek hayvancıların bu kuyulardan yararlanması sağlanıldı. Hayvancılarımız daha önce Aslanköy’den ağıllarına taşıdıkları suyu şimdi ağıllarına yakın bölgeden sıkıntı yaşamadan kullanabilecek. Günlük su ihtiyacını bölgeye kazandırılan ikinci kuyudan da alınan takviye ile sağlayan hayvancılar, bu suyu kullanmak için Belediyemize çok az bir para ödüyorlar. Bu para çok az olduğundan kimsenin bütçesini de etkilemiyor.’


44 42

Mesarya

Annelerin Mutlu Günü

Anneler günü organizasyonluğunu üstlenen Paşaköy Belediye başkanı Habil Tülücü, annelerin hamilelikten, hayata atılana kadar evlatlarının yanında olduğunu belirterek, “Annelerimize ne yapsak, onlarla ne kadar övünsek, onların evlatlarına yani bizlere olan hizmetlerinin bedelini ödeyemeyiz. Ben diyorum ki yalnızca bir gün değil, yılın 365 günü annelerimizindir.” dedi.

P

aşaköy’de belediye düğün parkında Anneler Günü dolayısı ile Mayıs ayının ilk haftası gerçekleşen etkinliğe Başbakan İrsen Küçük’ün eşi Gülin Küçük, UBP Gazimağusa Milletvekili Afet Özcafer, Gençlik Dairesi Müdürü Gencay Eroğlu, Paşaköy Belediye Başkanı Habil Tülücü ile Akdoğan Belediye Başkanı Adem Ademgil ve anneler katıldı.

Anneler günü organizasyonluğunu üstlenen Paşaköy Belediyesi, belediyenin Halkla İlişkiler sorumlusu Elmas İncirlili’nin katkılarıyla hazırlanan gecede izaz ikram yanında kadınlara fular da hediye edildi. Anneler günü etkinliği dolayısıyla kısa bir açılış konuşması

yapan Paşaköy Belediye Başkanı Habil Tülücü, annelerin hamilelikten, hayata atılana kadar evlatlarının yanında olduğunu belirterek, “Annelerimize ne yapsak, onlarla ne kadar övünsek, onların evlatlarına yani bizlere olan hizmetlerinin bedelini ödeyemeyiz. Ben diyorum ki yalnızca bir gün değil, yılın 365 günü annelerimizindir” dedi. Gülin Küçük de burada yaptığı konuşmada, tüm annelerin Anneler Günü’nü


45

Gülin Küçük, toplumların geleceğinin sağlam temeller üstünde yükselmesinin de annelerin eseri olduğunu ifade ederek, “Tüm anneler büyük bir fedakârlıkla her türlü sıkıntılara katlanarak çocuklarının en iyi şekilde yetişmesi için çabalar, uğraşır. Onlar bir gün değil, bir ömür boyu hatırlanmaya, saygı duyulmaya layık varlıklardır. Onlar saygının en büyüğüne layıktır” diye konuştu. Gülin Küçük, kendisinin de bir anne olarak gençlere seslenmek istediğini belirterek, şunları söyledi. “Gençler… Ülkemize, devletimize sahip çıkalım, Anavatanımıza güvenelim, Bu kararlılığımızı her fırsatta ortaya koyalım. Kazanımlarımızın değerini göz ardı etmeyelim. Adamızda yan yana komşuluk ilişkileri içinde yaşayabilir bir anlaşmayı samimiyetle ararken ve bu konudaki müzakerelere gereken desteği verirken, kimlerle bu sonuca varacağımızı unutmayalım. Güneydeki komşularımızın bu konudaki samimiyetsizliklerini, kendi ağızlarından, kendi itiraflarından duyuyoruz. Biz geleceğe güvenle bakmak için Anavatanımız Türkiye’ye inanıyor ve

güveniyoruz.” Gençlik Dairesi Müdürü Gencay Eroğlu ise yaptığı konuşmasında Paşaköy Belediyesi ile yaptıkları ortak çalışmalar sonucunda Paşaköy’de bulunan Gençlik Merkezi’nin yenilendiğini belirtirken, yaz aylarında gençlere kültür gezisi düzenleyeceklerini de vurguladı. Eroğlu, tüm annelerin anneler gününü de kutlarken annelerin bir gün değil her gün sevilmesi gereken birer çiçek olduklarını söyledi ve tüm annelerin anneler gününü kutladı. Gecede, Eşref Bitlis İlkokulu öğrencileri annelere özel şiirler okurken, okulun halk dansları ekibi de annelere özel gösterilerini sergilediler. Gençlik Dairesi’nin Halk Dansları ekibinin gösterilerinin ardından kadınlar müzik eşliğinde eğlenceli saatler geçirdiler. Paşaköy Belediyesi tarafından ise tüm annelere fular hediye edildi. Organizede emeği geçen kadınlardan Paşaköy Belediyesi Halkla İlişkiler Sorumlusu Elmas İncirlili ise tüm annelerin anneler gününü kutladı.

Mesarya

kutlayarak, dünyadaki en değerli armağanın sevgi olduğunu, annelerin karşılık beklemeden çocuklarına sevgiyle bağlı olduklarını ve bu yüce duyguyla çocuklarını koruyup kolladıklarını vurguladı.


Mesarya

46

Tarihimizden Yansımalar... 1945

yılında Paşaköy’de doğan Hasan Tavukçu, Mesarya Dergisi’ne Paşaköy’ün tarihi geçmişini anlattı. ‘Paşaköy adını çok eskilerden alarak bugünlere geldi. Pek çok kişi köyün tarihi geçmişini bilmez. Köyümüz Osmanlılar döneminde ele geçirildiği zaman, yani 1571 de, bu köyü ele geçiren Paşa köyü sever ve bu köyde kalmak ister. Bu sebeple Paşaköy adını bu Paşa’dan alarak Paşaköy oldu.

Köyümüzün tarihini inceleyecek olursak, 1nisan 1955 yılına kadar köyümüzde Rumlar ve Türkler birlikte yaşıyorlardı. Rumlar, köyün zengini olan bir Türk’ün ( Arif Besim’in) çiftliğinde çalışıyordu. Bu çiftlik Paşaköy’den Aslanköy’e kadar uzanıyordu. Çiftliğin içerisinde mandalin, portakal ağaçları vs..gibi binlerce sebze ve meyve ağaçları yetiştiriliyordu. Köyümüzde Türkler genelde samancılık ve devecilik yaparak para kazanıyorlardı. Köyümüzün altında yıkılmış bir camimiz vardı. Bu caminin havlusunda okulumuz vardı. Orada ders yapıyorduk. Okulumuzun tek sınıftı ve tek bir öğretmeni vardı. Öğretmenimizin adı Raşit Sami beydi. O dönemde Türkler ve Rumlar birbirlerine ziyarette bulunurlardı. O dönem adada İngiliz yönetimi vardı. Her Cuma günü camiye bayrak

çekerdik. Daha sonra 1 Nisan 1955’de Akdoğan’da (lisi) oturan Aksendiu ve Paşaköy’de oturan Papatobulos EOKA örgütünü kurar ve Rumlar örgütleşerek olaylar çıkarmaya başlar. ilk olarak İngilizlere karşı saldırı düzenlediler. Hedefleri ilk başta İngilizleri sonrada Türkleri adadan atıp adayı ele geçirmekti. Olaylar başlamıştı. Trodos’da Maşera ormanında Rum EOKA örgütü üyeleri ile İngiliz polisi arasında çatışma çıkar ve Rumlar ormanı ateşe vererek İngilizleri yakar. Bunun üzerinde İngiliz hükümeti Türkleri Komando ve Oksidary polis yapıp Rumlar ile çatıştırırdı. Polis olan Türklere yüksek maaş veriliyordu. Daha sonra Rumlar Türk evlerini de taşlamaya başlar ve Türklere ait evleri ateşe

veriyorlardı. Otobüslere de saldırılar oluyordu. Bunun üzerine bizim gibi bir çok Türk, kendi imanları ile zorluklarla Paşaköy’den, Kuzucuk’dan ve atlılardan kaçarak Mağusa’da çadırlar kurarak yaşamaya başladık. O çadırlarda iki buçuk yıl kaldık. Olaylar devam etti. Rumlar İngilizlerin silahlarını çalarak silahlandı. Bu olaylar üzerine herkes tedbir almıştı. 1963 yılından 1974’de kadar kimse rahat bir şekilde dışarı çıkamıyordu. Olaylar devam etti ve daha sonra 14 temmuz 1974 yılında Makaryos’a suikast düzenlendi. Rumlar kendi içerisinde çatışmaya başladı. Sağcı solcu olayları oldu ve EOKA örgütü silahlarını bu kez Rumlara çevirerek 2000 Rum’u katletti. Daha sonra 1974 barış harekâtı gerçekleşti. Bu duruda adadaki Türkler kadar Rumlar da sevinir. Türk askeri yalnız Türkleri değil Rumları da EOKA örgütünün saldırılarından kurtarmıştır.

1940’lı yılların başında Paşaköy’de çekilen fotoğrafta, Deveci Derviş ve ailesi görülüyor. O dönemde 15 -16 devesi olan Deveci Derviş, develerine saman yükleyip, Lefkoşa’ya götürür ve satardı. Çoğu zaman da samanlarını, Dr. Küçük’ün babasının çiftliğine götürürdü. Deveci Derviş’in yanındaki bayan ise, eşi Zehra Hanım idi. Turunçlu’dan Paşaköy’e gelin gelen Zehra Hanım, ev hanımı idi ve pamuk ipliğinden, çarşaf ve elbiselik dokurdu. Derviş ailesinin arka sıradaki çocuklar ise, soldan sağa şu isimlerden oluşmaktadır. Nafiya Tekbıyık (Paşaköy’de yaşıyor), Fezile Halil( Mağusa’da yaşıyor ), Ziver Celal ( Rahmetli ), Remzi Derviş (Rahmetli ). En soldaki ve en sağdaki kardeşlerin ellerindeki çiçekler ise nergisti.’


47

P

aşaköy Belediyesi belde köylerde başlattığı çalışmaları yoğun bir şekilde devam ettiriyor. Bölge halkının takdirini toplayan Paşaköy Belediyesi, Ulukışla’da başlattığı kaldırım çalışmalarını çok yakında tamamlamak üzere.

Bölgede, geçtiğimiz aylarda yapımı tamamlanan Ulukışla Cami’sinden sonra başlatılan kaldırım çalışmaları ile ilgili dergimize bilgi veren Paşaköy Belediye Başkanı Habil Tülücü, ‘Kısıtlı imkânlar içerisinde tüm köylerimize yetişmeye çalışıyoruz’ dedi. Ulukışla’da başlatılan kaldırım çalışmalarının çok yakında tamamlanacağına vurgu yapan Tülücü, bölgedeki eksiklikleri Belediye imkânları çerçevesinde tamamlayacaklarını ve sınırları içerisindeki tüm beldelere eşit imkânlarla bu hizmetleri götürdüklerini belirtti. Ulukışla’da bulunan anayol kenarlarına, mahalle aralarında ve cami meydanında devam eden kaldırım çalışmalarının tamamlanması ile bölge yeni bir çehre kazanacak. Ayrıca Paşaköy Belediyesi’nin tüm beldelerde başlatılan temizlik ve ilaçlama çalışmaları da tüm hızla devam ediyor.

Mesarya

Ulukışla’da Yoğun Çalışmalar Devam Ediyor


Mesarya

48

Mesarya’da lokantacılıkta markalaşmış bir mekan

Kahraman Restoran

A

slanköy’de uzun yıllardır meşhur ‘FIRIN KEBABCISI’ olarak bilinen Kahraman Restoran sahibi Fuat Kahraman, Mesarya Dergisi’ne konuştu. Geçmişten bugüne nasıl geldiklerini ve bu mesleği neden seçtiğini anlatan Fuat Kahraman, o günleri anlatırken hüzünlendiği de oldu güldüğü de… Ancak bir marka yaratmanın mutluluğu da hep fark edildi. İşte Fuat Kahraman’ın Kahraman Restoran’ın varoluş hikâyesini öğrendiğimiz sohbetimizin soru ve yanıtları:

Aslen Nerelisiniz?

‘Ben Goşi yani Üçşehitler’liyim. Düzova’ya göç ettik.

Peki, bu mesleğiniz nerden geliyor?

1940 yılında babamın babası yani Mahmut dedem Goşi köyünde hayvanlarla yük taşırdı. O zamanlar tabi araba yoktu. Katırlarla ve eşeklerle yük taşırlardı. Bir yerden bir yere ulaşım da bu hayvanlarla sağlanırdı. Araba yok denecek kadar azdı. Goşi’de Polis Karakolu’nun karşısında bir han yapılmıştı. Dedem, orada bulunan büyük bir Akasya ağacının üzerine mertek çakıp kasap gibi hayvan astı. Bu arada orada fırın kebabı da yapmaya başlamıştı. Bu olayları babamdan dinledik. O zamanlar Alman Harbi başlamış ve babam 1940 yılında Alman Harbine katılmış. Babam harpten dönene kadar da dedem vefat etmiş. Babam döndüğünde dedemin işi olan hem kasaplığı hem de fırın kebapçılığını devam ettirmiş. Ben o zamanlar çok küçük bir çocuktum. Babam, ilk önce 40 metre kare, taştan bir yer yapıp küçük çapta mesleğe başladı. Daha sonra Bodamyalı İbrahim Dayı tarafından yaptırdığımız 100 m2’lik badem taşından restoranı geçen zaman içerisinde büyüterek, 1974’de 180 metre kare restoran haline getirdik. Tabi bu


49

arada 1973 yılında askere gittim. 1974 yaşanan savaşta köyümüz yakılıp yıkıldı ve bizde 1974 yılında Düzova’ya yerleştik. O zamanlar Sn Rauf Denktaş bize Güney’de bıraktığımız mallarımıza karşılık bugün restoranımızın bulunduğu yeri bize verdirdi. Biz de bu restoran’ı yaparak yine mesleğimizi devam ettirmeye başladık. Aileniz bu işi yürütürken size destek oldu mu? Biz on bir kardeşiz. Annemin on bir çocuğu, atmış iki torunu var. Uzun yıllar kardeşlerimle yürüttük bu işi. Ailemden büyük destek aldım. Ailemizde birlik beraberlik var bu yüzden güçlü bağları olan bir aileyiz. 1976 yılında askerden terhis olduğumdan beridir bu işe sahip çıkmaya çalıştım. O zamandan beridir de kendi ailemle bu işi yürüttüm. 35 yılın 20 yılı ailemle birlikte devam ettirdim bu işi. Ailemin her ferdinin bu iş yerinde alın teri ve hizmeti vardır. Özellikle eşimin bana yaptığı fedakarlıkları asla ödeyemem. 36 yıllık hayat arkadaşım. Kendisine sizin aracılığınız ile tekrar teşekkür ediyorum. Sıkıntılarınız var mı? Aslanköy’de bu işe başladığımız zaman kimse yoktu. Köyün yerleşimi olmadan önce buraya gelmiştik. O günden beridir de bölge halkımıza Kıbrıs’a özgü Fırın Kebabımızla hizmet veriyoruz. Geçmiş yıllarda doğru dürüst su şebekesi yoktu. 1996 yılında şebeke çekilerek hizmete girdi. 2002 yılından beridir de tek şerit olan Lefkoşa – Mağusa yolumuz çift şerit olarak daha güvenli şekilde halkımıza hizmet veriyor ama maalesef bize gelmek isteyen müşterilerimize çift şerit olan yoldan yer verilip restoran’ımıza dönülmesi sağlanmadığından işimiz engelleniyor. Müşterilerimizin çoğu bize gelmekte zorlanıyor. Karşıda araçlarını bırakıp gelen müşterilerimiz de yolun karşısından karşısına geçerken sıkıntı yaşıyorlar. Her vatandaş gibi biz de belediyemizden yardım bekliyoruz. Olduğumuz yer yağan yağmurlardan dolayı çamur içinde kalıyor. Evimize giden yol asfalt yapılmadığı için çamur

‘Biz burada en iyi hizmeti vermek için canla başla çalışıyoruz. İşi profesyonel yapmak için kızım Bahar görevi devir alarak halka ilişkiler görevini yürütmeye başladı. Çeşitli organizasyonlar düzenliyoruz. Bu iş kültür işidir. Kıbrıs kültürünü yansıtmaya çalışıyoruz. Ben halkla İlişkiler görevini yürütüyorum. Lise yıllarımdan beri her yaz tatilimi burada geçirdim. Şu an 25 yaşındayım ve bu işi çok iyi öğrendiğimi söyleyebilirim. Özellikle müşteri ilişkilerine çok dikkat ediyoruz. Müşteri memnuniyeti bizim için çok önemlidir.

Mesarya

içerisinde kalıyor ve evimize ulaşmakta zorluk çekiyoruz. Su şebekesi olmasına rağmen suyumuz akmıyor. Su sorunumuz var. Belediyemizden bir an önce bu konuya el atmasını talep ediyoruz. Halkımıza hizmet için Belediye hizmetlerinin tam olması gerekiyor. Restoran’ımızın önünü kendi maddi imkânlarımızla asfalt döşettik. Kızınızla daha profesyonel bir işletmecilik anlayışında neler hedeflediniz?


Mesarya

50

Minik Futbolcuların Büyük Azmi

P

aşaköy’de bulunan minik sporcular, Paşaköy spor sahasında antrenmana başladı. Teknik direktör Alpay Binboğa eşliğinde üç aydır antrenman yapan minik futbolcular, U-14 Tamek Ligi’nde mücadele ediyorlar.

Minik takıma sponsor olan Ektam Kıbrıs Ltd, 25 minik sporcuyu ligdeki büyük mücadeleleri için destekliyor. Paşaköy spor kulübünün alt yapısını oluşturmak için minik sporcuları eğittiklerini ifade ederken, minik sporcuların erken yaşta sistemli ve düzenli çalıştırarak onları

geleceğin futbolcuları olmaları için alt yapı oluşturulması için ellerinden gelen yardımı yaptıklarını söyledi. Antrenman esnasında çocukların düzenli ve disiplinli oldukları için sıkıntı yapamadığına değinen Binboğa, Paşaköy Belediyesi’nin katkıları ile çocuklara eşofman dağıtıldığını belirtti.


RAŞİT ÖZSAĞLAM (Yiğitler Muhtarı)

Yiğitler köyü iki yıldan beridir Değirmenlik Belediyesi’ne bağlandı. Muhtarlık hizmetleri ile yürütülen işlerimizi artık Belediyemiz üstlendi. Değirmenlik Belediyesi’ne bağlı 16 köy vardır. Bu hizmetlerin 16 köye gitmesi hiç de kolay bir iş değildir. Ova yollarımızda bazı sıkıntılarımız var. Yaz ayında ovalarda çalışacak olan biçerdöverler için yolların bozuk olması sakıncalıdır. Bu konu hakkında Belediyemize isteklerimizi dile getirdik. Umarız ova yollarımız erken tamir olur.

MUSTAFA YEŞİLLEME (İncirli Muhtarı)

‘Köyümüzün en büyük sıkıntılarından birisi de gençlere dağıtılmayan arsalardır. Köyümüzün bir diğer sıkıntısı ise köyümüzün coğrafi konum olarak şehirlere uzak olması ve bu sebepten dolayı iş bulmakta sıkıntısıdır. köyümüzde eskiden Rum tarafinda çalışan insanlarımız vardı. Fakat işlerinden durduruldu ve işsizlik daha da arttı. Köyümüzde eskiden üretim daha fazlaydı. Sulu ziraat vardı. Hayvancılık vardı ama bu alanda da azalma söz konusu oldu. Nerdeyse bitme noktasına geldi. Üretilen mallar ihracat edilmeyerek üretimden koparıldı. Havuç ve patates üretilirdi. ithal edilen mallar sayesinde bu üretim de pek fazla sürmedi.

Raşit Özsağlam Yiğitler köyünün suyu Akdoğan bölgesinden gelmektedir. Bu su çok tuzlu ve kullanılmayacak kadar acıdır. Bölgemizin suyu acilen arıtılmalı ve çeşmelerimizden kalitesi yüksek su akmalıdır. Değirmenlik bölgesinin suyu güzel ve tatlıdır. Kalitesi yüksek olduğu için sıkıntı yaratmaz. Eğer arıtma suya geçilirse sorunumuz ortadan kalkacak ve Değirmenlik bölgesindeki su kalitesinde su kullanmış olacağız. Ayrıca Yiğitler köyünden de Belediyeye personel alınmasını talep ettik. Her köyden istihdam yapılması gerekiyor. Yirmi yıldır muhtarlık hizmeti veriyorum. Köyü en iyi tanıyan kişilerden birisi de benim. Belediye Başkanımızın çalışmaları memnuniyet vericidir. Umarız ilerleyen zamanlarda bu sıkıntılarımız da giderilecektir.

Mustafa Yeşilleme Ben İncirli muhtarı olarak devletten gençlerimize sahip çıkmasını, göç etmemeleri için bir arsa dağıtımı yapmalarını ve az da olsa bir iş imkanı sağlamasını istiyorum. Gerek devlet gerekse özel köyümüzün gençlerine iş imkanı yaratmalarını istiyorum. Kahveye çıktığım zaman gençlerimizin her zaman iş konusunda yardım talebleri oluyor. Bir çok kişi zor durumda. Belediyemizden memnunuz fakat bir muhtarlık binamız yok. Köyümüzde Belediyemizin bir şubesi yok. Bu alanlarda bize yardım edilirse çok mutlu olacağız. Köyümüz gerçekten büyük sıkıntısı içerisinde ve yalnız bizim köyümüz degil, civar köylerde de

böyle sorunlar var. Benim şahsi düşüncem bu bölgede devlet yetkilileri proje üretip bir çok köyü kurtarabilir. Mesela bu bölgelerde toplu arsa açıp toplu dagıtım yapılırsa hem hizmet etmek açısında daha kolay olur hemde bir çok genç ülkeyi terketmek yerine ülkemize katkıda bulunmak için çalışır. Böylece hem ülkemiz hem de bölgemiz gelişir. Bir de halkımızın yerli malları desteklemesini istiyorum. Yetkililerin her hangi bir yasal düzenleme yapmamasından dolayı adaletsiz bir ortam da rekabet edilmek zorunda kalınıyor. Ülkemizde yetiştirilen bir çok ürün tüketilemiyor. İşsizlikler artıyor ve gün geçtikçe sorunlar büyüyor. Her zaman üretmeyen toplumlar tükenmeye mahkumdur. Kıbrıs halkı her zaman çalışkan bir halktır fakat üretilen malların tüketilmesinde sıkıntılar yaşanıyor. Bu yüzden yerli malların desteklenmesi ve devletimizin ithal malların adaya gelmesinde gerekli ve ülkede üretilmeyen malların adaya gelmesini sağlamasını rica ediyoruz.

Ayrıca sizlerin aracılığı ile Ektam Kıbrıs LTD. yetkililerine çagrıda bulunmak istiyorum. Gerek bölge sorumlusu olan Müdürümüz gerekse Genel müdürden ricamız köyümüzden gerekli yerlere istihtam yaparlarsa bizi cok mutlu edeceklerdir.

ALİ VELİECEOĞLU (Korkuteli Muhtarı) ‘Yaklaşık yirmi yıldır muhtarlık yapıyorum. Bölgemizde örnek bir hayvancık tesisi vardır. Pek çok köyün sorunları ortaktır. Köyümüz neredeyse Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin merkezi gibidir. Ancak, bütünlüklü olarak köylere yansıyan bir politika olmadığı için bulunduğumuz yerden çok kazanamıyoruz. İşsizlik ciddi bir sorunumuzdur. Hayvancılık cazibesini kaybediyor. Dolayısı ile gençlerimize iş yönünden bir işaret yapamıyoruz.

Mesarya

Mesaryalı Muhtarlar ? ? ? Bölgeleri ile İlgili Neler Dedi????

51


Mesarya

52

Ali Velieceoğlu Bütün bunları söylerken hiç mi iyi şeyler yoktur. Mutlaka vardır. Köyümüzün geçmişini ve bir de bugününü düşünüyorum. Pek çok işlerde yapılmıştır. Bu işlerin başarılmasında TC Elçiliğinin katkısı büyüktür. Kendilerine teşekkür ediyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarının bölgemize daha yoğun destekleri olursa sorunlarımız daha da azalacaktır. Bölgedeki halk birbirlerine çok yardımcı oluyor.’

SALİH EREL (Dörtyol Muhtarı) Muhtarlık görevime 27 Haziran 2010 yılında başladım. Köydeki sıkıntılarımızın başında gelen aydınlatmaya maalesef henüz çözüm bulunmuş değil. Köyümüzün birçok yerinde aydınlatma lambaları yok ve köyümüz karanlığa mahkûm edilmektedir. “ Salih Erel Göreve geldiğim süreden beri yani 9 aydır Belediyemize, Kaymakamlığımıza, Enerji Bakanlığı’na dâhil tüm ilgili yerlere başvuru yaptık. Ama bizlere bir türlü olumlu ya da olumsuz cevap verilmedi. Köyümüzde bir diğer sıkıntımız ise ova yollarımızın bozuk olmasıdır. Özellikle kış aylarında bu sıkıntımız daha da büyüyor.

Bir diğer sıkımız ise mahalle aralarında biriken sulardır. Evlerimizin önünde su birikintisi oluyor. Kısacası alt yapı eksikliğimiz var. Kanalizasyonumuz yok. On yıldır İnönü Belediyesi’ne bağlıyız ama gözle görülür bir hizmet alamadık. Köyümüzdeki geçit köprülerimiz 2009 selinde yıkıldı ve hala daha bu konuda herhangi bir çalışma yapılmadı. Köy içerisine kamyonlarımız, şirolarımız, büyük otobüslerimiz giremiyor. Çünkü telefon hatları ile elektrik hatları alçak bir alana kadar gelmektedir. Bu da tehlike arz ediyor. Birçok direk ise çürümüş durumdadır. Muhtarlık binasının tamirini kendi imkânlarımı kullanarak ben yaptım fakat yapıldığı dönemden beridir binaya elektrik bağlanmadı. Bunun bağlanması için gereken başvuruları yaptım ama hala daha bekliyorum. Ayrıca bizim hiçbir bütçemiz yok ve desteğimizde yok 4 aydır telefon hattımız kesik. Muhtarlığın telefon parasını bile ödeyemiyoruz. Belediyemizden yardım bekliyoruz. Köyümüzde sinekler arttı sineklerin bile ilaçlanması yapılmıyor. Haftada bir çocuk doktorunun köyümüze gelmesinin sağlanmasını istiyoruz.

İBRAHİM HAKKI SABIRLI (Geçitkale Muhtarı) ‘Geçitkale muhtarlığını altı aydan beridir yürütmekteyim. Muhtar olmamdaki amaç köyümüzde birçok gözle görülür sorunları çözmekti. Muhtar oldum ama hedef olarak koyduğum sorunları hala daha çözmüş değilim. Köyümüzdeki sorunlardan bahsedecek olursak öncelikle ova yollarımız çok kötü durumdadır. Tüm yollarda çukurlar oluşmuştur. Bir an önce bu yolların düzenlenmesi gerekmektedir. Köyümüzdeki köy kadın kursu binasının sağlıklı bir bina haline getirilmesini istiyorum. Özellikle bir kültür evinin oluşturulmasına, doktor evine, yürüyüş, spor yapılabilecek bir yere ve muhtar binasına ihtiyaç vardır. Ayrıca köyümüzde İtfaiye Servisi bulunmaktadır. Bu servis 60 köye hizmet vermektedir. İtfaiye servisinden isteğimiz köyde eğitici kurslar verilmesidir. Bölge halkını bilinçlendirip, hasat zamanı çıkabilecek yangınlara halkımızın da müdahale

edebilmesi için gerekli bir eğitimi vermelerini istiyoruz. Çünkü köyümüzde her hasat dönemi yangınlar artmaktadır.

İbrahim Hakkı Sabırlı Köyümüzde bulunan camimize TC yardım heyetine seslenerek bir çardak yapılması için girişim yapmalarını istiyoruz. Kışları yağmur altında yazları ise kavurucu sıcak altında cenazelerimizi defnetmek zorunda kalıyoruz. Köyümüzde ki bir diğer sorun ise köy gençlerinin köyümüzü terk etmeleridir. Hükümetimizden talebimiz köyümüzün gençlerine kırsal kesim arsası dağıtmasıdır. Başka köylerde bu uygulama yapıldı. Köyümüzde Sağlık Ocağı var. Ama mesai saatleri dışında Doktor ve hemşire bulamıyoruz. Bunun yanında mesai saatlerinin dışında ambulansı kullanacak biride kalmıyor. En azından nöbetçi bir hemşire ve ambulans şoförümüz olmalıdır. Geçitkale’nin geniş bir alana hitap etmeleri nedeniyle buraya 24 saat hizmet verebilecek bir Sağlık Merkezi’nin oluşturulmasını istiyoruz. Ayrıca çiftçi ve hayvancılarımızın seminerler ile bilgilendirilip eğitim verilmesini istiyoruz. Köyümüzde normalin dışında kanser hastalarında ciddi anlamda artış söz konusu ve Geçitkale halkı bu hastalıkların artışını köyümüzde bulunan iki adet oldukça büyük antenlere bağlamaktadır. Etrafa oldukça fazla radyasyon yayılıyor. Ağılların köy içerisinde bulunması ise bir diğer sıkıntımız, bunların toplu bir şekilde köy dışında boş bulunan arsalara aktarılmasını talep ediyoruz.


53

On dört yıllık muhtarım özel bir şirkette dozer operatörü olarak çalışmaktayım. Köyümüz 430 nüfusu var 154 haneden oluşur.köyümüzdeki insanlarımızın geçim kaynakları hayvancılık çifçilik az da olsa özel sektör büyük çoğunluk ise emekli genç nüfusumuz az 290 seçmeni var. köyümüzde hiç göç olmamıştır. hep türk kalan bir köydür. Her yer türk topraklarıdır.

Mustafa Bostancıogulları Köyümüz son üç yıldan beridir Serdarlı Belediyesi’ne bağlandı. Belediye’ye bağlanmadan önce Muhtarlık bütçesi tarafından ova yollarına köprü yaptık. Köy içerisinde 3km kaldırım yapıldı.200m yer altı drenajı yaptık. Bunun yanında çocuklarımızın yararlanması için çocuk parkı yaptık. Fakat Belediyemiz bu tarz icraatları bütçesi olmadığından dolayı yapamıyor. Belediyelere bağlanan köyler gelişmekte sorun yaşıyor. Köyümüzün girişindeki Şehitliği TC Elçiliği ile muhtarlığımız ortak bütçe ile birlikte yaptı. Muhtarlık binamızı kendi imkânlarımız ile yaptık. Az bütçemiz olmasına rağmen bunu başardık. Belediyemizden talebimiz hayvancılığın köy dışarısına çıkarılmasıdır. Türk köyü olduğumuz için arsa sorunumuz var. Köyümüzün gençlerine arsa dağıtılmıyor. Hükümetimiz bu konuda bölge gençlerimizi yardımcı olmalı ve gençlerimize arsa dağıtılmalıdır. Arsa sıkıntısı yüzünden köyümüzün nüfusu 750’den 430’a düştü. Köyümüz merkezi bir köydür. Köyümüzde bulunan Ortaokulumuza Serdarlı, Görneç, Ergenekon,

Ulukışla, Pınarlı, Çamlıca, Sütlüce ve Tirmen’den okulumuza öğrenciler geliyor. İlkokulumuza ise Pınarlı, Tirmen, Çamlıca ve Sütlüce’den öğrenciler geliyor. İçme suyumuz Değirmenlik’ten gelir. Fakat yaz aylarında su sıkıntısı yaşıyoruz. Köyümüzün üst kısmında Barajımız var. Bu barajdaki sudan çiftçilerimiz ve hayvan üreticilerimiz yaralanmaktadır. Köyümüzdeki bir diğer sıkıntı ise gençlere yönelik hiçbir yatırımın olmamasıdır.

TÜNER ÖKSÜZOĞLU (Vadili Muhtarı) Vadili köyünde beş yıllık muhtarım. Köyümüzün 2500 nüfusu var. Köyümüzde ki sıkıntılarında birisi de arsa dağıtımının yapılmamasıdır. Köyün gençlerinin köyde kalması için arsalar verilmesi şarttır.

Tuncer Öksüzoğlu

Gençlerimizin vakit geçirebilecekleri bir kültür merkezinin veya buna benzer bir derneğin kurulmasını istiyoruz. Köyümüzdeki Sağlık Ocağını kardeşim babamızın anısına yaptırarak köyümüze bağışlamıştır. Kendisine köyün muhtarı olarak teşekkürlerimi iletmek isterim. Sağlık Ocağımıza her 15 günde bir doktor gelerek köyümüzdeki halka hizmet vermektedir. Muhtarlık döneminde köyümüzde kaldırım çalışmaları başlanıp devam etmekteydi fakat şu an bu icraat yarım kalmış durumdadır. Belediyemizden bu yarım kalan kaldırım çalışmalarımızın tamamlamasını talep ediyoruz. Köyümüzdeki evler ile ağıllar iç içe girmiş durumdadır. Etrafa kötü kokular yayılmakta ve birçok sineğin türemesine neden olmaktadır. Sağlık sorunu olan insanlarımız kapılarını kapatmak zorunda kalıyor. Bu konuda acil ve kalıcı kararlar alınıp ağılların köy dışına çıkarılmasının sağlanmasını istiyoruz. Köyümüzdeki mezarlığımızı bin metre kare gibi büyük bir alanı parke döşedik ve bunu muhtarlık döneminde başardık. Ülkemizdeki birçok mezarlık hala daha topraktır. Köyümüzdeki mezarlık yolunu ise köyümüzdeki iş adamı Mustafa kahveci tarafından yapıldı. Kendisine köy halkı adına teşekkürlerimizi iletmek istiyorum.

Ayrıca gençlerimizin işsizlik sorunu var. İş adamlarımızdan isteğimiz Vadili’ye yatırım yapıp, istihdam olanağı sağlamalarıdır. Köyümüzün daha fazla gelişmesi için yatırımlara ihtiyacı vardır. Köyümüze cenaze arabası alınması için başlatılan yardım kampanyasına gösterdikleri ilgi ve sağladıkları katkı için tüm Vadili halkına teşekkür ederim. Köyümüzün bir diğer sıkıntısı muhtarlık binamızın olmamasıdır. Fakat belediyemizden çok memnunuz. Belediyemiz köyümüzün gelişimi için çeşitli projeleri hayata geçiriyor. Köyümüzde bulunan caminin restore edilmesi gerekmektedir. Camimizde çatlaklıklar oluşmuştur. Bu konuda da ilgililerden destek bekliyoruz. Köyümüzde diğer birçok köylerde olmaya birçok devlet birimi yer almaktadır. Kültür Merkezimiz, Posta Dairesi, Veteriner Dairesi, Vagem Gençlik Derneği ve Vadili Cami Koruma ve Yaşatma Derneği vardır.

Mesarya

MUSTAFA BOSTANCIOĞULLARI (Gönendere Muhtarı)


Mesarya

54

‘Akdoğan bölgesinde adından söz ettiren Mars Restaurant & Taverna direktörü Necmi Alicik, 2003 yılında aile şirketi olarak açtıkları restoranın geldiği bugünkü konumunu Mesarya Dergisi’ne değerlendirdi ’

Üçüncü Yılın Gururu

Bir aile şirketi olan Mars Restoran’ın işletmeciliğine 2003 yılında kiraladıkları bir binada başladıklarını anlatan Necmi Alicik, 2008 yılına kadar çalışanlarının sonucunda kazandıkları müşteri potansiyelini de göz önünde bulundurarak kendilerine ait bir iş yerini hayata geçirerek bugünlere gelişini anlattı. Üçüncü yılı geçtiğimiz Nisan ayında kutlayan işletme, bu özel ve anlamlı günü tüm sevenleri ile bir arada geçirdi. Akdoğan ve civar köylerden birçok müşteri kazanan Mars Restoran, bölgedeki en cazip fiyatlarla hizmet kalitesini yüksek seviyede tutmayı başardı. Yılların tecrübesi ile her geçen gün müşterilerine daha iyi hizmet sunmaya çalıştıklarını ifade eden Restoran sahipleri, bölge halkının yanında adını farklı kesimlere duyurmuş durumda.

KENDİNİ KANITLAMIS BİR İŞLETME

M

esarya Dergisi’ne açıklamalarda bulunan Necmi Alicik, genç bir iş adamı olarak yaptıkları çalışmaları anlattı;

‘Yeni yaptığımız işletme binamızda daha profesyonel hizmet vermek için ilk olarak müşterilerimizin beklentilerini göz önünde bulundurduk. Yeni yerimizde verdiğimiz hizmet eskiye göre daha zordu. Çünkü müşterilerimizin beklentileri artmıştı ama bizdeki iş sevgisi bu zorlukları aşmamıza ve müşterilerimizin beklentilerini karşılamamıza neden oldu. Burada birçok güzel işler yaptık. Yeniliklere ve değişime açık bir işletme olduğumuz için değişik etkinlikler yaparak artan beklentileri bizde kendimizi geliştirerek müşterilerimize sunduk. Gerek yemek gerekse meze gerekse eğlencede en güzelini ve en iyiyi hedefledik ve bu konuda başarı sağladığımıza inanıyorum.

Benim yaşımda birçok genç arkadaşları ile bir yerlerde eğlenirken, ben işletmemize sahip çıkmayı tercih ettim. Babam, annem ve erkek kardeşimle birlikte işyerimizi evimizden önde tutup, dört elle işimize sarıldık. Bunun mimarı babamdır. Bize işimizi sevdiren ve bu imkanı sunan aileme de buradan teşekkür etmek isterim’ BABAMIN ADINI ÖLÜMSÜZLEŞTİRMEK İSTEDİM ‘Restoran’ın adı olan ‘Mars’’ın doğuşu babamın ismi olan Mustafa Alicik’in baş harfleri ile doğdu. Babamın ismini ve soyadını içeren

kelimelerin baş harflerini kullandık. Geri kalan harfleri de Restoran kelimesinden alarak bu harfleri bir arada kullandık. Kulağa hoş gelen ‘MARS’ kelimesi ortaya çıkmış oldu’

‘EKONOMİK KRİZ BİZİ DE ETKİLEDİ’ ‘Her sektör gibi ekonomik krizden biz de etkilendik. Bölgemizde birçok kişi KTHY ve Güney Kıbrıs Rum kesiminde çalıştığı için bu insanların bir anda işsiz kalması sonucu yaşanan sıkıntılar haliyle bize de yansıdı. Biz, ülke genelinde yaşanan bu işsizliği göz önünde bulundurarak hareket etmeye çalıştık.müşterilerimize imkanları o doğrultuda sunmaya çalışıyoruz. Her kesimden müşterimiz var. Müşterilerimizle iyi ilişkiler kurduk ve bir süre sonra bu yakınlıktan doğan samimiyet bir süre sonra onları kendimizden birisi gibi hissetmeye başladık.’ ‘ET FİYATLARI ÇOK YÜKSEK’ ‘Et fiyatları yüksek oluşu bizim gibi işletmeleri olumsuz yönde etkilemektedir. Bu duruma devletimizin bir an önce el atıp gerek hayvancılarımızı gerekse kasaplarımızı daha ucuz üretim ve satış yapma yönünde imkân sağlanmalıdır’ ‘SOSYAL HAYATINIZ KALMIYOR’ ‘Tüm sektörler arasında zorluk derecesi yüksek olan sektörlerden birisiyiz. Bu sektörde uğraşan kişilerin


55

Mesarya

sosyal hayatı kalmıyor. Uzun bir çalışma saatimiz var ve hemen hemen tüm hayatımız restoranda geçiyor. Bu durumda insan sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Müşterilerimizin yoğunluğuna göre zaman zaman sarf ettiğimiz enerjinin üzerinde enerji sarf etmemizi gerektiriyor’ ‘DAHA GÜZEL BİR AKDOĞAN YARATILMALI’ ‘Belediyemizden aldığımız rutin hizmetler dışında elbette bölgemize yatırım yapılması yönünde taleplerimiz de var. Akdoğan esnafının daha iyi hizmet vermesi için bölgemizin daha güzel bir çehreye sahip olmasını istiyoruz. Bölgemizin iyi tanıtılması için gözle görülür yeniliklerin ve gelişimlerin gerekli olduğunu düşünüyorum. Örneğin, köyde bulunan kaldırımlarımızın parke döşenerek görsel zenginlik kazanmasıyla köydeki farklılık göze çarpacaktır. Köyümüze ilk kez gelen bir kişi için ilk izlenim çok önemlidir. Bunun gibi durumlara özen gösterilmesi gerektiğine inanıyorum. Köyün girişindeki ciddi değişikliklerle köyün yeni bir görünüme kazandırılması gerektiğini düşünüyorum. Köyler artık kasaba oluyorken bizlerde köyümüzün bir kasaba havasında olmasını istiyoruz.’ ‘HEDEFİMİZ, BİR MARKA OLMAKTIR’ ‘Hedefimiz bir marka olabilmektir. Bu amaç doğrultusunda, Mars ailesi olarak tüm benliğimizle çalışmaktayız. Ayrıca hedeflerimiz arasında yer alan bir diğer önemli husus ise restoranımızda yaptığımız, kültürümüzü yansıtacak ve yaşatacak bir çehreye sahip olmaktır. Hedef olma yolunda ilerlerken, restoranımızda her cumartesi gecesi canlı müzikle halka eğlence sunmaya başladık ve bunun yanında özel günlerde de müşterinin talebine göre hizmetlerimiz var. 240 m2 iç

mekân ve 200 kişilik bir iç 160 kişilik dış kapasite ile halka hizmetimizde kusur etmeden hizmet veriyoruz. Sabah 08.00’da açılarak rutin temizlik ve hazırlıkların yapıldığı restoranımızda saat 24.00’a kadar hizmet veriyoruz’ ‘DEVLET, TURİZME KATKI YAPMALI’ ‘Devletin turizm sektörüne daha çok önem göstermesini ve bizim gibi işletmelere turizm açısından nasıl daha fazla gelişim gösterebiliriz diye bilgi sunması yönünde beklentilerimiz var. Bölgemizde bu yıl Akdoğan esnafı olarak etkinlikler düzenleyip halkımızın kaynaşmasını sağladık. Bu tür etkinliklerin düzenli olarak yapılmasını bekliyoruz’ ‘MESARYANIN DEĞERİ BİLİNMELİ’ Mesarya bölgesinin önemli bir nüfus potansiyeline sahip olduğunu belirtmek isterim. Bizim bu yönde yatırım yapmamızın en önemli bir güç kaynağı bu nüfus potansiyeli olmuştu. Mars ailesi olarak, eğlence sektöründe bölgemizde en önemli eksiklerden biri olan ‘taverna’ tarzında önemli eksikliği doldurmaya çalıştık. Bunu yaparken yapmak için yapmadık, bizim için en önde gelen müşteri memnuniyetidir. Bundan dolayı da her zaman yerimizde durmak yerine kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Müşterilerimizin isteklerine cevap vermeye çalışıyoruz. İşimizi severek yapmamızdan dolayı müşterilerimizin ilgisini ve sevgisini kazandık. Mesarya’nın geneline baktığımız zaman çok başarılı iş adamlarımız bölgemize yatırım yapmış bulunuyor. Mesarya’da yatırımların dışarı çıkmaması ve bölgeye yeni iş yerlerinin artırılarak kazandırılması gerekiyor. Mesarya’nın her geçen gün gelişerek büyümesini istiyorum. Yatırım yapmaktan korkmamalarını ama akıllı yatırımlar yaparak onu geliştirmek için daha fazla çalışılması gerektiğine inanıyorum.


Mesarya

56

Kıbrıs’ın Orjinal Sarımsağı...

O

sman Çalıcıoğlu, Kuzucuk sakinlerinden bir üreticimiz. Çalıcıoğlu’nun geçim kaynağı topraktan çıkan ve sofralarımıza gelen ve hastalıklara birebir olan Sarımsak. Çalıcıoğlu şunları söyledi; ‘2003 öncesi patates üretip İngiltere’ye satıyorduk. Fakat uygulanan ambargolar sonucu patates üretimimiz engellendi. Çok iyi dostum olan Ali Parlan ile birlikte yeni bir arayış içerisine girdik. Kendi alanımıza giren bir takım çalışmalar yaptık. Yaptığımız araştırmalar sonucu, ülkemizde eksikliği olan sarımsak’ı üretmeye karar verdik. Sarımsak, büyümesi çok uzun süren bir sebzelerimizdendir. Yaklaşık dokuz ay içerisinde büyür, gelişir ve meyve verir. Sarımsak dikimi ise Ağustos ayı içerisinde gerçekleşir. Uzun zaman alarak yetiştiği için fazla bakıma ihtiyaç duyar. Dokuz ay içerisinde en az dört kez çapalama yapılmalıdır. Ayrıca aralarında yetişen otları da tek tek sökmeniz gerekmektedir. Sarımsak nemli havayı sevmez ve Mart ayında hasadı olur.

Osman Çalıcıoğlu; sarımsak’ın bilinmeyen hikâyesini Mesarya Dergisi’ne anlattı.


57

‘Sarımsak yetiştirmek, risk almak demektir’ Sarımsak yetiştirmek oldukça maliyetli bir iştir. Bu işin maliyeti, dönüm başına iki milyar civarındadır. Ayrıca oldukça riskli bir işin olduğunu da söylemekte yarar görüyorum. Mahsul zamanı, çok az bir yağmur yağması halinde tüm sarımsaklarız çürümekle karşı karşıya kalır. Son döneme kadar sarımsaklar yağan yağmurdan dolayı çürüyebilir. Söküm aşamasında sarımsaklar süratle

sökülüp ambarda kuruluğa asılmaktadır. Bu aşamada sarımsak ne yağmur ne de güneş görmemelidir. Sökülüp eve gittikten sonra hasadı bitmiş sayılır. Sarımsakları satmadan önce bir gün güneşlendirerek üst kabuğunun soyulmasını sağlarız ve başındaki pürçüğü keserek saray haline getiririz. Yani demet şeklinde yapıldıktan sonra piyasaya sürülür. Sarımsağın tohumları başından alınır ve bunlar bir bir çizgiler şeklinde tarlaya dikilir ve damlama usulü ile sulanır. Zamanla sarımsaklar arasında çıkan otları sarımsakların sökümüne kadar sürekli olarak temizleriz. Tüm bunları insan gücü ile yapıyoruz. Özel bir aletimiz ya da gelişmiş makinelerimiz yok. Şu an yanımda dört kişi çalışıyor ve on beş günde on beş dönümü dört kişi ancak temizliyor. Sarımsak ekmesi de, bakımı da, hasadı da çok zor olan bir ürün. Ama eğer işinizi severek yapıyorsanız bu sizi yıldırmaz.

Mesarya

Bu işe başlayacağım zaman tedbirli oldum. Değirmenlik köyünden aldığım tohumları bir dönüm tarlaya ekerek başladım işe. İkinci yıl ise bu dönümden aldığım tohumlarla beş dönüm tarla ektim ve üçüncü yıl işimi büyüterek yirmi dönüm tarla ektim. Tabi bu işin birtakım zorlukları yanında hastalıklarla mücadelesi de var. Pas hastalığı diye bir hastalık sarımsakların üzerine pas renginde tozlaşma oluşturuyor.


Mesarya

58

GEÇİTKALE KADINLARINDAN EL EMEĞİ GÖZ NURU

L

eyla Bayramoğlu, yirmi üç yıldır köy kadın kursu eğitmenliğini severek yapan öğretmenlerimizden. Bayramoğlu, sekiz yıldan beridir Geçitkale’de sürdürdüğü eğitmenliğin yanında son iki yıldır Nergisli köyünün ev hanımlarına da eğitim veriyor. Bayramoğlu, el sanatlarının gün geçtikçe geliştiğine değinerek, kadınların ilgi odağı haline gelen el işi sanatını Mesarya Dergisi’ne anlattı. ‘Geçitkale’de köy kadın kursu 1975 yılından beridir bölge kadınlarına hizmet vermekte. Biz Geçitkale köy kadın kursu olarak her yıl üç veya dört proje yapıyoruz. Üç boyutlu resim yarışması, ebru çalışması ve cruwel (yün nakış) çalışması yapılmaktadır. Şu an Geçitkale’deki öğrenci sayımız yirmi kişidir. Binamız çok küçük ve çok kötü olduğundan yeterli hizmet veremiyoruz. Eğitim almak isteyen kadınlar bu durumdan dolayı sıkıntı yaşıyorlar. Eski bir bina olduğu için öğrencilerimiz binaya sığmıyor. Sizin aracılığınız ile buradan Geçitkaleli başarılı iş adamlarına ve kadınlarına seslenerek binamızın en azından tadilatı için yardım talep ediyoruz.

Geçitkale Belediyesi sergilerimizde davetiyelerimizi ve izaz-ikram giderlerimizi karşılıyor. Ayrıca binamızın bahçesi de Geçitkale Belediyesi tarafından düzenli olarak temizliyor. Kursumuzun ilerideki hedefleri arasında yer alan Kıbrıs el sanatlarını yansıtan bir sergi gerçekleştirmek. Önümüzdeki yıl bu hedefimize ulaşacağımızı düşünüyorum. Öğrencilerimiz okul giderlerini kendi maddi kaynaklarından karşılıyor. Bu meraklı kadınlara katkı sağlamak isteyen yetkilerden yardım talep ediyoruz. Umarım duyarlı vatandaşlarımızdan yardım alabilir ve köy kadın kursu için kullandığımız tüm imkânları genişleterek daha fazla kişiye ulaşabiliriz.


55

Mesarya


Mesarya

60

Geçitkale’de Uluslararası F3J Model Uçak Şampiyonası

KKTC Hava Sporları Federasyonu, 3’üncü Uluslararası KKTC F3J Model Uçak Şampiyonası düzenlendi. 26-27 Mart tarihleri arasında yapılan şampiyonada, Çek Cumhuriyeti ve İngiltere’den 3’er, Norveç ve Türkiye’den 2’şer, İsviçre’den 1 ve KKTC’den de 9 olmak üzere toplam 20 model uçak sporcusu yarıştı. KKTC Hava Sporları Federasyonu Genel Başkanı Serdar Turganer, şampiyona hakkında bilgi verdi. 2005 yılında kurulan federasyonun geçen 5 yılda havacılık altyapısını toparladığını ve başlangıçtaki niteliksiz personel yapısını disiplinli ve uzun süreçli eğitim programı ile hava sporlarına uygun bir çizgiye getirdiğini kaydeden Turganer, federasyonun uluslararası kural ve kriterlere göre faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade etti. Federasyonun uluslararası şampiyonalara katılmak yanında KKTC’de de uluslararası şampiyonalar düzenlediğini belirten Turganer, ilki 2007, ikincisi de 2009 yılında yapılan Uluslararası KKTC F3J Model Uçak Şampiyonası’nın üçüncüsünün 26-27 Mart’ta yapıldığını kaydetti.

Şampiyonanın Geçitkale Hava Meydanı’ndaki Yavrukuş Tesislerinde yapıldı. Serdar Turganer, şampiyonaya dünyanın en iyi model uçak sporcularının yanı sıra geçen şampiyonada birinci olan sporcunun da katıldığını söyledi. “Geçtiğimiz yıl sponsorlarımız sayesinde konuk olarak davet ettiğimiz yabancı yarışmacılar bu etkinliğimize daha çok katılımla ve kendi masraflarını da bizzat kendileri karşılamak suretiyle geldiler. Üstelik kurulan uydu bağlantılı yayın sayesinde yarış naklen yayınlanıp konuk yarışmacıların memleketinden de izlenmek suretiyle ülkemizin tanıtımı sağlandı.”, Yarışmada birinciliği Norveçli sporcu kazandı. Yarışmacıların, model uçakları 10 dakika süreyle havada tutmaları ve süre bitiminde belirtilen noktaya iniş yapmaları üzerinden puanlamaya tabi olan F3J Şampiyonası’nın ödül töreni, ayni gün saat 16.30’da Yavrukuş Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Ödül törenine Maliye Bakanı Ersin Tatar da katıldı. Yarışma sonunda dereceye girenlere kupalarını takdim eden Maliye Bakanı Tatar; yarışmayı organize eden federasyon yetkilileri, sponsorlar ve yarışmaya katılanlara teşekkür etti. Özellikle model uçak sevdalılarının ülke tanıtımına bu yönde koydukları katkıdan dolayı teşekkür erden Bakan Tatar, “Ülkemiz iklim koşullarının Mart ve Mayıs aylarında bu spor dalının yapılmasına çok uygun olmasından dolayı organizasyonların daha da yaygınlaştırılması spor turizmine ve ülke ekonomimize de katkısı olacaktır diye umut ediyor, yarışmada dereceye girenleri kutluyorum” dedi.


61

N

isan ayı içerisinde yaşlılarımızın yüzünü güldüren Mehmet Ustaoğlu, onların yalnızca yaşlılar haftasında değil her gün hatırlanması gerektiğini söyleyerek yaşlılarımızı bir araya topladı. Sütlüce’de Güneş Spor Kulübü’nün salonunda toplanan bölge yaşlıları, güzel bir gün geçirerek bir arada olmanın verdiği mutlulukla oradan ayrıldılar.

Yaşlılarımızın ikinci baharlarını yaşadıkları bu günlerde çeşitli bölgelere ziyaretler düzenleyen Gençlik Dairesi Müdürü Gencay Eroğlu, önce Geçitkale’de bulunan yaşlılarımızı evlerinde ziyaret etti daha sonra Sütlüce’de bir araya gelen yaşlılarımızla buluştu. Yaşlılarımızın her biri ile ayrı ayrı ilgilenen Eroğlu, yaşlılarımıza hediyeler verdi.

gün düzenlemesindeki amacın yaşlılarımızın bir günde olsa gönülden eğlenmeleri olduğunu söyledi. Evlerinden hiç çıkamayan yaşlılarımız olduğunu ve bu yaşlılarımızın farklı bir gün geçirerek moral bulduğunu belirten Ustaoğlu, ilerleyen zamanlarda bu tür etkinlikleri yeniden düzenleyeceklerini de belirtti.

Yaşlılarımızın bir araya gelip güzel bir gün geçirmesini sağlayan Mehmet Ustaoğlu, yaşlılarımızın her gün hatırlanması gerektiğine değinerek, böyle bir

Yaşlılarımız için düzenlenen günde müzik eşliliğinde şarkılar söylenip, Sütlüce Halk Dansları ekibi de gösteri yaptı.

Mesarya

Yılları Aşıp Gelen Mutluluk


63

S

“Çevreye Dikkat”

erdarlı köyünde, ‘çevre faktörlerinin kanser hastalarına etkileri’ adı altında düzenlenen konferansta konuşmacı olarak ülkemize gelen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim dalı öğretim üyesi Çağatay Güler konferans sundu. Bu konferansı Serdarlı Belediyesi, Serdarlı Sağlık ve Kültür Derneği ve Tabipler Birliği birlikte düzenledi. SER-SAD Başkanı Vicdan Karagözlü,

etkinliğe katkı koyan herkese teşekkür etti. Serdarlı Belediye başkanı Mehmet Kerimoğlu ve Tabipler Birliği Başkanı Hüda Suhaoğlu etkinliğe katılarak konferansı dinlediler.

Mesarya

Ülkemize gelen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim dalı öğretim üyesi Çağatay Güler, Serdarlı köyünde, ‘Çevre Faktörlerinin Kanser Hastalığına Etkileri’ adı altında bir konferans sundu.


65

N

isan ayı içerisinde, Serdarlı Belediyesi’nin bahçesinde kültür günü düzenlendi. Yakın Doğu Üniversitesi İlkokulu öğrencilerinin öğretmen eşliğinde katıldıkları kültür gününde, bölgenin sele-sepet ve renkli Kıbrıs yemişi yapan usta ve maharetli elleri çocuklarımıza sele-sepet işinin nasıl yapıldığını gösterdi.

Serdarlı Sağlık ve Kültür Derneği, Serdarlı ve bölgesine ait olan kültürel değerlerin yaşaması ve tanıtılmasına yönelik bir faaliyet olarak bugünü düzenlediklerini belirtti. Bu etkinliğe katılan ziyaretçiler, Yakındoğu İlkokulu’nun 130 minik öğrencileriydi. Öğrenciler ders müfredatında gördükleri kültürel miras konusunu bu etkinlik ile pekiştirdiler. Sele sepet, Serdarlı bölgesinde üç asırlık bir iş olarak biliniyor. Sele sepet annelerimiz ve ninelerimiz tarafından yapılarak bugünlere getirilmiştir. Bu etkinliğe gelen öğrenciler bu konuda SER-SAD’ın hazırladığı sele sepete dönüşen buğday parelerinin öyküsünü anlatan resimleri izleyerek evrelerini öğreniyorlar. Minik öğrenciler etkinliğin sonunda köy kadınlarının yaptığı sele sepet el işlerinden satın alarak katkı sağladılar.

Mesarya

Çocukların Kültür Buluşması


67

erdarlı ve bölge halkı, İskele Kültür ve Sanat Derneği Tiyatro Topluluğu’nun sahneye koyduğu ‘Neredesin Necati’ adlı iki perdelik komedi oyunu ile buluştu.

S

(fadime şaşmaz), Hasan Sirhan (ramiz kara), Ceren Boyacı (frau gerta), Görsel Güneysoy (hakan), Arzu Akejder (doktor). Erol Bingöl Suflörlük görevini üstlenirken, ses, müzik, ışık, efekte de Burak Gülnihal görev aldı.

Valentin Katayev’in yazdığı, İskele beldesinin sevilen, edebiyat öğretmenlerinden, Sami Yakar’ın yönettiği oyunda, her biri farklı işlerle hayatını kazanan on bir amatör oyuncu rol aldı; Mert Partalcı (necati gazioğlu), Murat Sirhan (şefik şaşmaz), Ülkü Nereli (ayten), Bilen Kılıç (figen durmaz-fifişka),Aysel Alihan (alev solmaz), Kürşat Sekmen (murat yılmaz), Özlem Partalcı

Gece, Serdarlı Sağlık ve Kültür Derneği(SERSAD) ve İskele Kültür ve Sanat Derneği(İs-Der)’nin koordinatörlüğünde düzenlenen gecede oyuncular, oyunlarını başarı ile oynadılar. Serdarlı kışla salonunda oynanan oyunun sonunda SER-SAD “Tiyatro Atölyesi” öğrencileri, oyunculara çiçek armağan etti. Oyun sonrasında sohbet edilip, anı fotoğrafı çektirttiler.

Mesarya

S E R DA R L I ’ DA T İ YAT RO


Mesarya

68

Foder’in Fotoğraf Sergisi Açıldı

K

ıbrıs Türk Fotoğraf Derneği’nin (FODER) geleneksel fotoğraf sergisi 6 Nisan 2011 tarihinde düzenlenen törenle açıldı.

Lefkoşa’da Atatürk Kültür Merkezi’nde yer alan serginin açılışını Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş yaptı. Serginin açılışına Denktaş’ın yanı sıra Türkiye Büyükelçiliği yetkilileri, Kültür Dairesi yetkilileri, diğer dairelerin yetkilileri ve fotoğraf severler katıldı. Serginin açılış töreni Lefkoşa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin keman dinletisinin ardından Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Altay Sayıl ve Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın konuşmalarının ardından derneğin en eski üyesi Necla Toptancı’ya anı plaketi verilmesi ve serginin açılmasıyla tamamlandı.

ALTAY SAYIL

Dernek adına açılışta konuşan Altay Sayıl, derneğin 20 yıllık bir geçmişe sahip olduğuna vurgu yaparak, ülkemizde en eski dernek olduğunu vurguladı. Aralıksız sürdürdüğü çalışmalarla ortaya çıkardıkları serginin fotoğrafçılığa gönül veren üyelerinin eseri olduğunu söyledi. Sayıl, derneğin amacı ve çalışmaları hakkında da bilgiler vererek, fotoğrafların artık günümüzde çok önemli bir yere sahip olduğunu, her alanda fotoğrafın ön plana çıktığını belirtti. Sayıl, serginin açılışına katılan herkese teşekkürlerini de sundu.

DENKTAŞ

Fotoğraf çekmeye merakıyla bilinen Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da, kurucularından olduğu derneğin 20 yıl önce 10 kişiyle çalışmalarına başladığını, o günlerde çekilen fotoğrafların şimdi tarih olduğunu belirterek, fotoğrafçılığın tarihi taşıma yönünden önemine vurgu yaptı. Denktaş, fotoğrafçının bir daha yaşanmayacak anları fotoğrafladığını, bu karelerin de ileride tarih olduğunu belirterek, fotoğrafın bir tutku olduğunu, özellikle fotoğrafçılıkta dijitale geçildikten sonra çok büyük bir

gelişme ve katılımın olduğuna işaret etti. FODER’e gönül vermiş fotoğrafçıların isimleri ise sırasıyla şöyle; Akın Güneş, Dağdoğan Sadrazam, Altay Sayıl, Hüseyin Sayıl, Duygu Akarsu, Fergün Ulual, Ayfer Arslan, Gizem Aksoy, Ayşe Baysal, Gülnur Tokay, Ayşe Gökyiğit, Gökhan Gökberk, Burcu Üstüner, Halil Ozankaya, Cemal Okur, Koray Üstüner, Leman Ahmetoğlu, Mehmetali Türkelman, Mehmet Gökyiğit, Neray Oykan, Necla Toptancı, Nazar Ertüngü, Nevzat Gökçe, Mehmet Toptancı, Nurperi Özgener, Mert Burhan Akbulut, Mustafa Evirgen, Seran Avukat, Tevfik Ulual, Murat Atay ve Ümit Nusret.


69

T

uzla Bölgesi Kanser Hastalarına Yardım Derneği, Meliha Önder başkanlığında 28 Nisan Cuma gecesi, Salamis By Conti Otel’de Kanser hastalarına yardım amaçlı yemek düzenledi.

Yemeğe çok sayıda yardımsever yanında, Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail ve bazı milletvekilleri de katıldı. Gecede ilk konuşmayı yapan Tuzla bölgesi Kanser Hastalarına Yardım Derneği başkanı Meliha Önder, geceye gösterilen ilgiden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirirken, Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail’e de yapmış olduğu büyük çabalardan dolayı teşekkür ederek çiçek takdim etti. Meliha önder konuşmasında şunları dile getirdi; ‘İnsan hayatında eğitim ve sağlık, her şeyden önce gelir. Bu dernek, sizlerin de destekleri ile bir yerlere geldi. Otuz altı yıl öğretmenlik hayatımdan sonra, 17 yıldır da Kanser Hastalarına yardım Derneğine severek hizmet etmeye devam ediyorum. Raziye Kocasimail ve dernekte görev alan birçok arkadaşımız benim eğitim verdiğim çok değerli öğrencilerimdi. Öğrencilerime bu konuda göstermiş oldukları çabaların yanında onların içerisinde olan ve dışa yansıyan insani duyarlılıklarına0 da çok teşekkür ediyorum. Bu dernekte yola çıkarken hedef belirlemiştim. Hedefim; hoşgörü, yardım ve paylaşımdı. Hedeflerimin çoğunu başarmış durumdaydım. Geçmişte paylaşım, yardım ve hoşgörünün olmamsı beni üzüyordu. Küçük büyük herkes uğraş verirse eski sevgileri, hoşgörüyü ve yardımlaşmayı kazanacağımıza inanıyorum’ Tuzla Bölgesi Kanser Hastalarına Yardım Derneği başkanı

Önder, duyarlılıklarından dolayı bölge halkına teşekkür etti. Önder, Tuzla bölgesinde her ay toplanan Kanser Hastalarına Yardımların yanında, aidatlarla yaklaşık 600 TL’ye yakın bir para toplandığını ve bu paranın Kanser Hastalarına Yardım Derneğine ulaştırıldığını belirtti. Bölgede bulunan halkın duyarlı ve yardımsever olduğuna değinen Önder, her ay toplanan yardım paralarının da bölge halkının ne kadar paylaşımcı olduğunun kanıtı olduğunu söyledi. Yemeği derneklerine katkı amaçlı düzenlediklerini belirten Önder, kısa sürede istenilen yardımı da toplamayı hedeflediklerini söyledi. Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail de yaptığı konuşmada, bir zamanlar öğretmeni olan Meliha Önder’in şimdi kendini Kanser Hastalarına yardıma adadığını ve bir öğretmeninden çiçek almanın da ayrıca kendisini gururlandırdığı vurguladı. Gecede kanser hastalarına katkı amaçlı özel çıkan bir müzik cd’sinin, derneğe katkı olması için satışı yapıldı.

Mesarya

TUZLA KADINLARINDAN ÖRNEK DAVRANIŞ


Mesarya

70

Ülkemizdeki en büyük sıkıntılardan biri olan ‘su’ artık tasarruf adı altında hizmete dönüşüyor. Belediyelerin en büyük sorunu haline gelerek sıkıntılı günler yaşatan su konusuna çözüm ENTA LTD’den geldi. ENTA LTD. Direktörü Engin NAŞİT

BELEDİYELERDE AKILLI SAYAÇ DEVRİMİ

B

elediyelerin yaşadığı sıkıntılardan biri olan su, su sayaçları, arıza, tıkanma, kireçlenme ve sayaç okuma sorunları artık tarihe karışıyor. Akıllı su sayaçları, belediyelerde yeni bir devrim yarattı.

Belediyelerin su ücretlerinin toplanmasında yaşanan sıkıntıların çözümü olan akıllı sayaç sistemi Mesarya bölgesinde tercih sebebi olduğu gibi adanın birçok belediyesi tarafından da destekleniyor. Akıllı su sayaçlarını belediyelere kazandıran isim Engin NAŞİT. Engin Naşit ve Pazarlama Müdürü Ayşe Keçecioğlu ile yaptığımız röportajda, akıllı su sayacının ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve ülkemize ne kazandırdığını konuştuk. Akıllı su sayaç sistemi ile ilgili girişim başlatan tek yetkili firma olan ENTA LTD. büyük bir devrim yarattı.

Siz de bu şirketin direktörü olarak sıkı bir çalışma içine girdiniz. Peki, bu fikir aklınıza nasıl geldi?

“Türkiye’de bir belediye başkanı ile yemekteyken bu konu gündemime geldi. Belediye başkanı ile ülkedeki var olan su sıkıntısından yola çıkarak yaptığımız konuşma so-

nucunda, akıllı sayaç uygulamalarını üreten firma yetkilileri ile temasa geçmem sağlandı. Tabi ilk önce bunun kafamda bir sağlamasını yaptım ve sonra bu işi daha ciddi boyutta düşünmeye başladım. Firmanın da şartlarını göz önünde bulundurarak karşılıklı bir sözleşme imzalayarak KKTC’deki tek yetkili firma oldum. Şu an istediğimiz potansiyeli yakalamış durumdayız. Tabi ki akıllı sayaç uygulamasını uzun bir süre ülkede tanıtmak zorunda kaldık. Herkesin ilk anda bunu kabullenmesini beklemiyorduk ama akıllı sayaç akıllı su tasarrufu anlamında hem ev bütçesine hem belediyelere büyük bir kolaylık sağlıyor. Bunu artık kanıtlamış durumdayız.”

Peki, halk neden bu sayacı tercih etmeli?

“Akıllı su sayacı demek ismi üzerinde akıllı su kullanımı demektir. Yani siz istediğiniz miktarda su kullanıyor ve bu su miktarı kadar Belediye’ye ücret ödüyorsunuz. Bu sayaç birçok anlamda kazanç sağlıyor. Bazen vatandaş evindeki su

kaçağının farkında olmadan onlarca ton su parasını boşa ödemiş oluyor, bazense herkesin eşit düşünmediği su ücretine tabi tutulabiliyor. Aslında bu sayaçla hem kaç ton aylık olarak su kullandığınızı öğrenebilir hem de paranızı boşa akan suya ödememiş oluyorsunuz. Ayrıca bu su sayaçlarında gecikme faizi de otomatik olarak ortadan kalkmış oluyor ve vatandaş boş yere faiz ödemiyor.” Halkımızın gece, gündüz veya tatil günlerinde 5 tona kadar yedek su kullanmaları için kartlarında kontür de mevcuttur.

Akıllı su sayaçlarının özelliklerinden bahseder misiniz?

Öncelikle akıllı su sayacı dendiği zaman akla su tasarrufu gelmelidir. Su sarfiyatını tamamen ortadan kaldırır. Hatalı sayaç okunmasını ortadan kaldırır. Kiracı ve ev sahibi arasındaki anlaşmazlıkları ortadan kaldırdığı gibi iç tesisattan kaynaklanan kaçaklarında kolayca tespit edilmesini sağlar. Akıllı su sayaçları üzerinde küresel vana sistemi mevcut olup, kir, pas ve kireçlenmeler için önlem alınmış oluyor. Rutubetli bir havamız olmasından kaynaklanan sorunlar için de düşünülmüş ve su, rutubet, kirli ve nemli ortamlardan tamamen izole edilmiştir. Sayaçlarımız IP67 koruma sınıfına uygun olarak üretilmiştir. Yani rutubet ve güneşe dayanıklıdır.


71

yararlanıyor? Akıllı su sayaçlarını sizden alan Belediyelerimize ne gibi imkânlar sunuyorsunuz? Lefkoşa, Girne, Akdoğan, Beyarmudu, Vadili, Lapta, Alsancak ve Serdarlı Belediyeleri bizden bu sayaçları alarak kullanmaya başladı. 2006’dan beridir kul-

buradan tüm belediyelerimizi ve halkımızı uyarmak istiyorum. Bu konu hassas bir konudur. Sayaçları satmakla iş bitmiyor. Teknik servis, yedek parça hizmeti de verilmelidir. Biz belediyelerimize bu sayaçları verirken her belediyeden iki kişiyi de uzman kişiler tarafından eğitilmek üzere İzmir’e gönderiyoruz. Teknik atölyelerde yetiştirilmiş kişiler tarafından kurulan bu cihazlar için de üç yıl garanti veriyoruz.

Sayaç kartlarımız kontaksız olup dış etkenlerden etkilenmez.

Baylan akıllı su sayaçları AB Standartlarında bir ürün mü?

“Evet. Baylan su sayaçları dünyanın birçok AB ülkesine ihraç edildiği gibi KKTC’de de birçok belediyemize ve özel sitelerimizde tercih ediliyor. 3 yıl garantili olan sayaçlarımız için yedek parça ve servis garantisi de veriyoruz. Hangi Belediyelerimiz bu hizmetten

Vadili Belediyesi Akıllı Su Sayacına “EVET” dedi lanan belediyelerimiz var ve henüz hiçbir sorun yaşamadık. Bize sayaçlarımızla ilgili tek bir sorun bile aksettirilmedi. Ama

Serdarlı Belediyesi Akıllı Sayaç sistemine geçti

Mesarya

Beyarmudu Belediyesi ile yapılan anlaşmaya imza atılırken


Mesarya

72 78 74 76

POLEMİKSEL BAKIŞ / Dr. Bülent Dizdarlı

Girne dağları eteklerinde, Bellapais Manastırının kurulmuş olduğu uçurumun hemen altında yerleşmiş

OZANKÖY

G

irne dağları eteklerinde, Bellapais Manastırının kurulmuş olduğu uçurumun hemen altında yerleşmiş Ozanköy, KKTC’nin en hızlı gelişen beldelerinden biridir. Özellikle Avrupa’dan gelen yabancılar burada yaptıkları evlerle köyün büyümesine neden olmuştur. Hızla büyümesi nedeni ile bir yandan Beylerbeyi, bir yandan da Girne kenti ile birleşmiştir. 1974 öncesi, karma bir yerleşim birimi olan köyün ismi “Kazafana” olarak da anılır. Ozanköy ismini, dünyaca ünlü şair Osman Türkay’ın , oralı olmasına atfen aldığı söylenir. Pekmezi çok ünlüdür. Gerçi bugün Ozanköy pekmezi, köyün içinden ziyade yine bir Ozanköylü müteşebbisin Girne Boğazında kurduğu tesiste üretilmektedir. Ancak Ozanköylüler bunu çok da dert etmemektedirler.

1963-1974 arası çok sayıda köylünün Boğaz ve Ağırdağ’a sığınarak yaşamak zorunda kaldığını, bu nedenle oraları kendilerinin bir parçası olarak algıladıklarını söylemekten nerdeyse mutlu oluyorlar. Her yıl TEMMUZ ayında yapılan Pekmez festivali ise son yıllarda giderek gördüğü ilginin artmasına bağlı olarak gelişmektedir. Festival sırasında yapılan değişik sosyal etkinlikler dışında, pekmez tanıtımı ve satılmasına yönelik çalışmalarda yapılmaktadır. Eskiden karma olduğu dönemde dahi Türklerin sayıca fazla olduğu bilinirken, bugün Ozan köylüler kendi yerlerinde azınlık durumundadırlar. Kesin olarak belirlenmemişse de, köyde 1250 dolaylarında gerçek Ozanköy’lü yaşarken, 1500 dolayında İngiliz’in, 1000 civarında ise Türkiye’li insanın yerleşmiş olduğu tahmin ediliyor.


73 75

Mesarya

Kontrolsuz nufus artışı ve yapılaşma maalesef burada da gözle görülür boyutlara ulaşmış durumdadır. Eskiden devamlı akan “Garii” deresi bu yapılaşmadan nasibini almış, içine yapılan ev ve villalardan dolayı daralmıştır. Açıkçası geçen yıl yaşanan Güzelyurt ve Lefkoşa’yı vuran seller gibi bir olay ileri tarihlerde benzer şekilde Ozanköy’e zarar verdiğinde kimsenin şaşırmamas gerekir. Bu arada bu derenin zamanında üzerinden gelinler geçirilip getirilmesinden dolayı “Gelin deresi” adını da taşıdığı bilinir. Ayni derenin bir başka ismi ise; Hacı Mustafa ailesine ait topraklardan geçtiğinden olacak, “Hacı” deresidir. Bu köyümüzün bir diğer özelliği ise “efsaneler köyü” olarak anılmasıdır. Ali Paşa yatırı ve Kara Mustafa Ali efsaneleri en çok konuşulanıdır. Ali Paşa’nın 1963 saldırıları sırasında Rum saldırıları karşısında bunalan Türk köylüleri korumak için yattığı yerden çıkıp, beyaz atı üstünde saldırganların önüne çıktığı ve bu sayede köylünün canını malını kurtardığı efsanesi dilden dile dolaşmaktadır. Kendini Rum olarak bilen ancak genç yaşında babasının Türk olduğunu öğrenerek Müslüman olan Kara Mustafa Ali destanı ise Kıbrıs’a özgü ayrı bir hikayedir. Bu ve benzer efsanelere meraklı olanlara Mustafa Kemal Sayın’ın “Efsane Toprakları” adlı kitabını öneririm. Ozanköy yukarıda bahsettiğim olumsuzluklara rağmen hala en güzel köylerimizden biridir. Birinci Futbol ligimizde mücadele eden kırmızı-beyaz formalı takımları ile gurur duyan bu köyümüzü ve insanımızı, ziyaret edip çocuklarınıza tanıtırken, nezih lokantalarında balık veya kebap yemeyi de ihmal etmemenizi tavsiye ederim.

İzninizle yazımı Osman Türkay’ın Londra’da yaşarken vatan hasreti içinde yazdığı şiiri ile bitirelim.

Beşparmak Melodileri

Bir yaz gününün bu eşref saatinde Yeşil çamlar Yalçın kayalar Başdöndürücü uçurumlar Kaleler Şatolar Saraylar Kıvrımlı asfalt yollar Ağaçlar Pınarlar Serin sular Akıp gitmede rüyalarımdan Şarkılarını dinliyorum cüce beşparmak! Şarkılarını dinliyorum binlerce kilometre uzakta Taymis`in süt mavi sisleri ortasında Evrensel sevgi, ümit ve gerçekten Beş bin müzik yılı sonra gelecekten Koparıp zevkimize armağan ettiklerin: Defne kokan, laden kokan bestelerin Öyle renkli, öyle candan, öyle derin Ezgilerin, sezgilerin, çizgilerin Senin.


Mesarya

74

E M G (Elektr omiyog r afi)

EMG, Elektromiyografi teriminin kısaltılmış adıdır. Kasların kasılmasını sağlayan elektriksel aktivitenin izlendiği ve yorumlandığı bir kas incelemesidir. Kasların kasılması sinirler aracılığıyla beyinden iletilmiş olan uyarıcı potansiyellerin kaslarda oluşturduğu Motor Ünite Aksiyon Potansiyelleri (MÜAP) olarak bilinen elektriksel potansiyeller sayesinde olur. Günlük kullanımında EMG incelemesi denildiğinde kas incelemesi anlamının yanısıra sinir incelemesinide içeren testler bütünü anlamına gelmektedir.

Uzm. Dr.Emine Akçın Tulay

Neden istenir ? • Sinir yaralanmaları • Sinir sıkışmaları • Bel ve boyun fıtıkları • Kol ve bacaklarda uyuşma ve yanma tarzında ki tablolar • Yüz felçleri • Sinirlerin fonksiyonlarını bozan hastalıkların teşhisi (Metabolik hastalıklar: Şeker hastalığı, böbrek hastalığı gibi) • Kas hastalıklarının teşhisi • Kas erimeleriyle giden omurilik hastalıklarının teşhisi için yapılır. • EMG ile sinir incelemesinde, baş, kollar, bacaklar ve beden üzerindeki çevresel sinirlerin normal fonksiyon görüp görmedikleri araştırılır. Bu yöntemde "his" ve "hareket" fonksiyonunu yerine getiren sinirler ayrı ayrı incelenir. His sinirleri (duysal sinirler) çevreden gelen temasları hissetmemizi sağlar, dokunduğumuz bir şeyin soğuk mu sıcak mı olduğunu hissetmek gibi. Hareket sinirleri (motor sinirler) ise beyinden ya da omurilikten gelen hareket emirlerini kaslara ileterek kasların kasılmasını, böylece hareketi test eder.

EMG'nin Hastalıkların Tanısını Koymada Yeri Nedir ? EMG direkt inceleme yöntemlerinin yerini tutmasa da bu yöntemlere yol göstermekte, bir çok hastalıkta ise direkt yöntemlere gerek kalmaksızın bazen tek başına bazen diğer dolaylı yöntemlerle klinisyene tanı koymada yardımcı olarak tedavinin yolunu açmaktadır.

EMG ve sinir ileti incelemeleri sırasıyla omuriliğin ön boynuz hücreleri, sinir kökleri, sinir ağları, uç sinirler, sinir kas kavşağı ve kas hastalıklarının tanısını koymada kullanılan dolaylı bir yöntem olup uygulama kolaylığı nedeniyle çoğu zaman tek başına bazen de diğer yardımcı yöntemlerle (ör: görüntüleme teknikleri, kan biokimyası) olası en kesin tanıya götürmekte ya da hekimi tanı için doğrudan diğer yöntemlere (ör: biopsi, operasyonla sorunlu bölgenin direkt görülmesi) sevketmektedir.


75

EMG Nasıl Yapılır? Duysal sinirlere yönelik incelemelerinde sinirin bir ucundan hastayı fazla rahatsız etmeyecek şiddette doğrusal elektrik akımı verilir, diğer ucundan ise bu potansiyel, kompüterize aygıtlar yardımıyla kayıtlanıp ekranda görülerek analiz edilir.

Motor sinir incelemelerinde ise sinirin değişik yerlerinden elektrik verilip, o sinirin son bulduğu kastan ya da kaslardan kayıtlama yapılır. Böylece bir kasda hareket sinirinin kesik olup olmadığı, kesik ya da kesintiye uğramışsa bunun tam mı yoksa kısmi mi olduğu anlaşılabilir. Ayrıca bu incelemeyle, sinirin iyileşip iyileşemeyeceği ya da ne kadar zaman içinde iyileşeceği, siniri tamir için ameliyat gerekip gerekmeyeceği

anlaşılabilir. EMG ile kas incelemesi ise kasların içine iğne şeklinde kayıt elektrodları sokmak yoluyla yapılır. Elektrodun sapından çıkan teller EMG aletine bağlıdır ve kasların elektriksel aktivitelerini ekranda görmemizi sağlar. İncelenen kasın sinirinin kopuk olup olmadığını, kopuk ise bunun tam mı kısmi mi olduğu hakkında fikir verir. Ayrıca, kasta anormal bir durum var ise bunun omurilikten mi, sinir kökünden mi, çevresel sinirden mi yoksa kasın kendisinden mi kaynaklandığını söyler. EMG işlemlerinde, sinir incelemesine ENG, kas incelemesine ise EMG, ikisine birden ENMG diyenlerde vardır. Kaslardaki sorunların tanısı için EMG incelemesinde iğne elektrotları kullanılır. Bu yüzden iğne EMG'si olarak da adlandırılır. Genellikle konsantrik iğneler kullanılır. Bu iğneler bilinen enjektör iğnelerinin içine çok ince bir tel konulması ile kayıt elektrodu haline getirilmişlerdir. Cihaza bağlı bir iğne ilk görüldüğünde elektrik verileceği korkusu uyandırır. Fakat iğne EMG incelemesinde herhangi bir elektriksel uyarı verilmez. Yalnız kaslarda normal veya anormal elektriksel aktivitenin kaydedilmesi için kullanılır. Araştırılan kasa iğnenin ucu direkt olarak yerleştirilir. İğne ucuna yakın olan kas bölgesinde o kasın kasılması için beyinden gönderilen uyarıların oluşturduğu MÜAP'lar veya diğer elektriksel aktiviteler çok özel amplifikatörler aracılığıyla büyütülürler ve cihazın ekranından izlenirler. Görsel incelemenin yanında aynı sinyaller hoparlör sayesinde işitilir hale getirilirler ve incelemeyi yapan doktorun değerlendirmesine önemli katkıları olur.

Mesarya

Sıklıkla bel ve boyun fitıklarının, uç sinirlerin belli noktalarda sıkışmasının neden olduğu ağrılı durumlarda ve his kusurlarında, kol ve bacak güçsüzlüklerinin görüldüğü bazı durumlarda, sınırlı veya yaygın kas erimelerinde sinir ve kasların ne kadar zarar gördüğünü ölçmek amacıyla kullanılır.


Mesarya

76

Anne Sütü ve Önemi

Uzm. Dr. Sezin A. Debeş

Ülkemizde anne sütünün önemi tam olarak anlatılamadığı için emzirme oranı oldukça düşük olması nedeniyle hastanemizde başlatılması planlanan anne sütü ve bebek dostu hastane projemizi sizlerle paylaşmak istiyoruz. Bu projeyi paylaşmadan önce anne sütünün önemi, anne ve bebeğe yararları konusunda bilgilendirmek istiyoruz Annenin yeni doğmuş bebeği için yapabileceği en değerli şey, onu emzirmektir. Anne sütü, bebeğin ilk aşısı olduğu gibi anne bebek arasında kurulan ilk köprü olması nedeniyle güncelliğini ve önemini her zaman koruyacak bir konu olması ayrıca çevreden duyulan yalnış bilgiler nedeniyle kafa karışıklığının halen devam etmesi nedeniyle sizlerle bu konuyu paylaşmak istedim. Biz çocuk hekimlerine en çok sorulan soruları toparlayarak sohbetimize başlayalım...

Yenidoğan Bebek Ne Zaman Emzirilmelidir?

En kısa zamanda, tercihen ilk yarım saat içinde, annenin memesine verilmelidir. Doğum sonrası beklemeye gerek yoktur. Anne bebek arasında emzirme ne kadar erken başlarsa, o kadar kolay sürecektir. Gelen ilk süt (kolostrum) bebeği enfeksiyonlardan koruyacak, bağışıklık sistemine destek olacak çok değerli maddeler içermektedir. Bazen yanlış uygulamalarla, kolostrum bebeğe verilmemekte, süt gelmesi beklenirken bebeğe şekerli su veya mama verilmekte, karnı doyan bebek meme emmeye ilgi göstermemektedir.

Anne Sütü Gelmezse Ne Yapılır? Özellikle sezaryen ile doğum yapan annelerde, süt hemen gelmeyebilir. Ancak eğer bebek çok düşük kilolu, erken doğan bir bebek değilse vücudundaki enerji depoları, ona anne sütü gelene kadar (birkaç gün) yetecektir. Bu sırada kolostrumu alması hem bağışıklık sistemini destekleyecek, hem de bebeğin emme uyarısıyla sütün gelişi kolaylaşacaktır.

Anne Sütünün Bebeğe Yeterli Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Öncelikle endişelenmeyin. Her annenin kendi sütü bebeğinin ihtiyacına göre ayarlanır ve mutlaka sütünüz yetiyordur. Anne sütünün yetmesi için en önemli koşul, bebeğin ilk 6 ay su dahil ek hiçbir şey verilmeden

ve istediği sıklıkta emzirilmesidir. Bebek istediği sıklıkta emzirilir ve anne endişeden, stresten uzak kalırsa günden güne sütün artacağı görülecektir. Eğer bebek bezini günde 6 defa ıslatıyorsa yani idrarını yapıyorsa kesinlikle anne sütü yeterli demektir ayrıca çocuk doktorunuz aylık kontrollerde bebeğin yeterli kilo aldığını onaylıyorsa, herşey yolunda demektir.

Anne Sütü Ne Zamana Kadar Verilmelidir? Anne sütü, ilk 6 ay tek başına bebek beslenmesi, büyümesi için yeterlidir. 6 ayda uygun ek gıdalara başlanarak 2 yaşa kadar anne sütü sürdürülmesi önerilir. Anne sütünün besleyici ve koruyucu özellikleri 1 yaştan sonra da devam etmektedir.

Anne Sütünü Nasıl Arttırabiliriz? Emzirmek, annenin bebeğine vereceği en güzel armağan, onun için yapabileceği en iyi şeydir. Bebek için en iyi beslenme, hayata sağlıklı bir başlangıç yapma yoludur. Emzirmenin başlatılıp sürdürülebilmesi için özellikle bebeğin babası olmak üzere tüm aile anneyi desteklemeli; gebelikte takibini yapan doktoru, çocuk doktoru ve aile hep birlikte olumlu, destekleyici bir tutum içinde olmalıdırlar. Bu yazıda, annelere anne sütünü arttıracak bazı önerilerimizi sıralayacağız.

1. Daha Sık Emzirin: Yenidoğan bebeğinizi en az 2

saatte bir emzirin, uyuyorsa uyandırın. Gece ise, 4-5 saatten uzun uyumasına izin vermeyin, uyandırıp emzirin.

2. Emzirmek İçin Göğsünüzün Dolmasını Beklemeyin: Göğsünüzde her zaman bebeğe yetecek

süt vardır, emzirme sırasında da, hormonal uyarıyla vücut yeniden süt üretecektir. Göğüslerin çok dolu olması bebeğin daha çok doyduğunu göstermez. Aynı şekilde, bazen pompayla sütü sağan anneler gelen miktar karşında hayal kırıklığı yaşayabiliyorlar. Pompayla çektiğiniz miktar, bebeğin memede ne kadar alabildiğinin bir ölçüsü değildir. Lütfen hemen moralinizi bozmayınız. Bebeğin yeterince beslendiğini ancak kilo alışıyla anlay-


77

3. Daha Uzun Süre Emzirin: Bebeğin belli bir süre

değil, bir göğsü bitirene kadar emmesini sağlayın, en az 15-20 dakika en fazla 30 dakika emzirebilirsiniz sonra da öbür göğse geçin. Böylece, hem önce gelen sulu sütü, hem de sonra gelen yağlı sütü alacak, bebeğiniz özellikle bu yağlı süt ile doyacaktır.

4. Emzirme Sırasında Bebeği Mümkün Olduğunca Çıplak Bırakın: Emerken kolay yorulup

bırakan, uyuyakalan bebekler; bezleri kalacak şekilde soyulup anneyle cilt teması sağlanırsa daha uzun ve etkili emmeleri sağlanabilmektedir. Üşümemesi için bir örtü ile korunarak emmesi sağlanabilir. Emerken özellikle bebeğe eldiven giydirmemeli, anneye dokunabilmesine fırsat vermeliyiz.

5. Emzirmeye ve Kendinize Odaklanın: Yenidoğan bebeğini emziren anne önceliğinin emzirme olduğunu bilmelidir. Dinlenmeye, dengeli beslenmeye zaman ayırmalı, babadan emzirme dışı işlerde yardım almalıdır. Ev işlerini de bebekle birlikte mükemmel bir şekilde yürütmesi gerekmediğini kabullenmeli, her şeyi hallederim deyip kendini strese sokmamalıdır.

6. Biberon, Emzik Vermeyin: Emzirme dengesi kurulup bebek kilo almaya başlayana kadar (tercihen ilk 1 ay ) bebeğe biberon, emzik vermeyin. Böylece tüm emme faaliyetini memede gerçekleştirecek, süt yapımını uyarmış olacaktır. Anne Sütüyle Beslenen Bebeğin Suya İhtiyacı Var Mı? İlk 6 ay sadece anne sütüyle beslenen bebeğin, çok sıcak günlerde bile suya ihtiyacı yoktur.

Anne Sütünün Yararları nelerdir? Anne sütü tek kelime ile mucizedir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde hafif veya hayatı tehdit eden ciddi enfeksiyonlara daha az rastlanmakta, allerji, ani bebek ölümleri anne sütü almayanlara göre daha az görülmektedir Bağışıklık sistemi güçlenmekte, özellikle solunum ve sindirim sistemi enfeksiyonları azalmaktadır. Anne sütü alan bebek hastalansa bile enfeksiyonu daha kolay atlatmaktadır. Annesini emen bebeğin zihinsel gelişimi, ilerideki okul başarısı daha iyi olmakta, annebebek arasındaki bağ daha kolay ve güçlü kurulmaktadır . Bebekliğinde yeterli süre anne sütü almış erişkinlerde lenfoma, lösemi, diyabet gibi bazı hastalıkların sıklığı da azalmaktadır

Anne sütüyle beslenmenin ileri yaşlara etkileri var mı? Anne sütüyle beslenmenin sağlığa olumlu etkileri sadece verildiği süreye kısıtlı değildir. Anne sütüyle beslenen çocukların yapay beslenenlerle kıyaslandığında ilerki yaşlarda

• Aşırı şişmanlık, koroner kalp hastalıkları, damar sertliği, hipertansiyon gibi durumların çok daha az görüldüğü • Çene ve ağız gelişimine ait bozukluklar, diş çürüklerinin daha az görüldüğü • Orta kulak iltihabınında daha seyrek olduğu ve oluşursa daha iyi seyrettiği • Çölyaki hastalığı, ülseratif kolit gibi barsak hastalıkları,dejeneratif beyin hastalıkları, şeker hastalığı vb gibi bağışıklık sistemi ile ilgisi olduğu düşünülen (otoimmün) hastalıkların az rastlandığı • Bazı kanser türlerine yakalanma risklerinin azaldığı ıspatlanmıştır.

Anne sütünün anneye yararı var mı? Emziren kadınlarda meme, yumurtalık, rahim kanserinin daha az rastlandığı bilimsel çalışmalarla ıspatlanmıştır. Ayrıca emzirme doğum sonrası kanama riskini azaltır.

Emzirmenin Başarısına Engel Faktörler nelerdir? Annenin emzirmede istekli ve kararlı olması şart ayrıca çevresinden, özellikle eşi ve aile büyüklerinden destek alması çok önemlidir.bebek ağlıyor diye anne sütü yetmiyor yanılgısına kapılmayın. Anne sütünün hazmı kolay olduğu için bebekler erken acıkırlar. Bu durum anne sütünün yetmediğini göstermez. Emzirmenin başarısı için endişe ve stresten uzak kalması gerekmektedir. Anne sütünü arttıran en önemli faktör bebeğin sık sık emmesidir. Emzirmenin başarısı, bebeğin kilo alımıyla görülecektir fakat ilk 2 haftada bebek doğal olarak önce kilo kaybedecek, ancak 15 günde doğum kilosuna dönecektir. İlk 15 gün içerisinde kilo artışı sağlanmadı diye, anne sütünün yetersiz olduğunu düşünmek yanlıştır. Bu dönemde bebek ödem yani vücudundaki doğum şişliklerini atacaktır anne sütü yetersizliği ile bağlanti kurulmamalıdır. Sonuç olarak hiç şüphesiz tüm anneler bebekleri için en iyisini isterler ve bir annenin bebeğine vereceği en güzel ve değerli armağan anne sütü olacaktır.

Mesarya

abiliriz.


78

Mesarya

Ahmet Ogan ile Spora Bakış

Mesarya Darts Birliği Çiftler Darts turnuvası

‘M

esarya Darts Birliği Çiftler Darts Turnuvası’ geçtiğimiz gün vadili lokalinde 35 çiftin katılımı ile gerçekleşti. Çekişmeli geçen maçlar sonunda Mustafa Avvad - Hasan Yıldıran, Halil Kara Hüsnü Vaiz ve Kenan Gümüşören - Soner Göymen yarı finale kalan sporcular arasındaydı. Yarı finalde karşılaşan sporcular Halil Kara - Hüsnü Vaiz ile Osman Cantaş - Selçuk Ulaştı çifti oldu. rakiplerini 2 - 1 skorla geçen Halil Kara - Hüsnü Vaiz çifti ilk finalist olurken diğer yarı finalistler Mustafa Avvad - Hasan Yıldıran ve Kenan Gümüşören - Soner Göymen çiftleri ise rakiplerini 2 - 1 lik skorla yenen Mustafa Avvad - Hasan Yıldıran çifti ikinci finalist oldular. Üçüncülük maçında rakipleri Kenan Gümüşören - Soner Göymen çiftini yenen cift Osman Cantaş - Selçuk Ulaştı gecenin

üçüncüsü olurken finalde karşılaşan çifti ile Halil Kara Hasan Hüsnü Vaiz çifti rakiplerini 2 - 0 lık skorla yenen Mustafa Avvad - Hasan Yıldıran çifti gecenin birincisi oldu. İkinci olan çift Halil Kara - Hüsnü Vaiz çifti, üçüncü olan Osman Cantaş - Selçuk Ulaştı dereceye giren sporcular oldu. Sporculara ödülleri Mesarya Darts Birliği Yönetim Kurulu tarafından verildi.

Mesarya’lı Gençler Hedefe Attı Şampiyon Önder Gürkan

K

uzey Kıbrıs Darts Federasyonu’nun Mesarya bölgesindeki gençleri Darts sporuna kazandırmak için organize ettiği turnuva finalinde rakibi Onur İzzigili 3-1 mağlup eden Önder Gürkan günün şampiyonu oldu. Sütlüce Spor Kulübünde gerçekleşen turnuvaya ilgi büyüktü. Toplam 25 Genç Dartsçının mücadele ettiği organizasyonda gençler kıyasıya mücadele etti. Oldukça heyecanlı ve yüksek tempoda geçen karşılaşmalar neticesinde Önder Gürkan şampiyon olurken, finalde mağlup olan Onur İzzigil ikincilikle yetinmek zorunda kaldı. Üçüncülük karşılaşmasında rakibi Mehmet

Çobanoğlu ile karşılaşan Nazım Özbil sahadan 3-1 galip ayrılarak üçüncülüğü elde etti. Günün özel ödüllerini ise, Hüseyin Kaptan 21 dartsta bitirdiği oyunla En Az Dartsta Bitirme ödülünü kazanırken, Nazım Özbil 67 sayıdan bitirdiği oyunla En Yüksek Sayıdan Bitirme ödülünü aldı. En Yüksek Sayı Atma ödülünü ise 143 Sayı atan Selim Çavuş elde etti. KKDF başkanı Uğur Barani’nın hazır bulunduğu turnuva sonrası başkan Barani gençlerin sergilediği oyunlardan memnun olduğunu dile getirirken, gençlerin yakın gelecekte sistemli çalışmaları halinde büyük Dartsçıları zorlayabileceklerini söyledi. Ailelere de seslenen Barani, misyonlarının gençler arasındaki arkadaşlık ilişkilerini ilerletmek, onlara boş vakitlerinde yarışma imkanı sağlarken bununla birlikte uygulamalı olarak dartsın temel özelliği olan Strateji yapmak ve Hedef belirlemeyi farkında olmadan öğrenmeleri ve bu bilgileri ve tecrübeleri gerçek yaşamlarında da kullanmalarını sağlamaktır dedi. Yarışmada dereceye girenlere ödülleri KKDF Başkanı Uğur Barani, MDB başkanı Ahmet Menteşoğulları ve MDB Astbaşkanı Osman Cantaş tarafından verildi.


79 79

K.K.D.F Başkanı Uğur Barani, Mesarya Darts Birliği Başkanı Ahmet Menteşoğlu ile Sütlüce Güneş Spor Kulübü’nde bir araya geldiler.

S

on dönemlerin popüler sporu olan Darts oyunları hakkında genç oyuncuları bilgilendirmek amaçlı, Sütlüce’de yapılan toplantıya bölge köylerdeki Drats Birliğinde oynayan gençler ile birlikte İnönü, Yıldırım, Geçitkale ve Sütlüce’de bu yıl kurulan darts kulüplerinin başkanları katıldı. Toplantıda konuşan başkan Uğur Barani, bu yıl gençlerin kötü alışkanlıklarından kurtulup yerine darts sporuna olan ilgilerinin günden güne arttığını ifade ederek, ilgi odağı olan darts oyunlarının bilişsizce oynanmaması için bölgedeki darts başkanların gençleri eğiterek bu sporu öğretmenlerinin önemine değindi. Barani, Bölgenin birçok gençleri bu yıl darts büyük ilgi gösterdiğini, Mesarya bölgesi, gençliğin büyük bir potansiyel olduğuna vurgu yaparak, bu gençlerin sosyal etkinlik olarak yararlanacağı en uygun sporlardan birisi de darts sporu olduğunu söyledi. Barani, kendilerine göre genç dartsçılar, 12-17 yaş aralığında olan gençlerin olduğunu, Federasyonun kurulalı bir yıl olduğunu, bu sporda en önemli şey disiplinli çalışmak olduğunu, bu yıl bir takım farklı çalışmalar yapmak istediklerini, dolayısıyle bu tür toplantılar düzenleyerek, fikir alışverişinde bulunmanın doğru olduğunu düşündüğünü, bölgesel liglerde başarı

Uğur Barani

sağlayan takımların üst liglere çıkaracaklarını, daha disiplinli ve daha sistemli çalışmaları için gençleri eğitmek

Mesarya

K.K.Darts Federasyon Başkanı Uğur Barani Mesarya Darts Birliğini Ziyaret Etti


Mesarya Dergisi Sayı 5  

Mesarya Dergisinin 5. Sayısı

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you