Page 44

boya ile yazılmış, okunmayan kara bir yazı ve

sistemi tesisleri ise, daha fazla

altında 974 (1566-1567) tarihi vardır.

çeşitli Arap, Türk vakıflarının, ayrı ayrı

Doğaldır ki, 500 yıla yakın tarihi olan cami bugünkü durumuna aslı ile değil, yapılan birçok onarımlar ile getirilmiştir. Son temel onarımı Türkiye Büyükelçisi Fethi Bey tarafından finansa

hayırseverlerin himmetiyle gerçekleştirilmiştir. Bugünkü haliyle Cami cuma günleri 700, bayramlarda ise 1200’in üzerinde cemaat toplamaktadır.

edilerek 1920’li yıllarda yapılmıştır.

2006 mayısında Bulgaristan'da ırkçı görüşleriyle

Depremlerden çatlamış olan mermer minber o

tanınan ATAKA partisinin üyeleri, başkent

zaman değiştirilmiştir. Gerek totalitarizm

Sofya'daki Banyabaşı camisinin yanına bir çadır

zamanında, gerekse de demokrasi geldikten

kurarak, camilerde ezan okunmasının

sonra yapılan sıva, boya, tabandan ısıtma

yasaklanması için imza kampanyası başlatmıştı.

Banyabaşı camii unutulan tarihin yeniden yaşatılmasını istiyor. Bulgarlarda Sırplar ve Macarlar gibi Osmanlı izlerini silmek için azimle uğraşmışlar ve komünist dönemde ayrıca tüm dini sembollere karşı bir girişim olduğundan hristiyanlar ve müslümanlara ait olan dini binalar ve semboller yok edilmeye çalışılmış. Cami çıkışında Bulgar bir arkadaşla buluşuyoruz. Kızım İkram’ın üniversiteden arkadaşı olan bir Katja’nın babası. Birlikte Sofya’yı geziyoruz ve sonra evlerinde beni yemeğe davet ediyor. Güzel bir yemekten sonra Sofya tren garına Kyra’yı almaya gidiyorum. Sonra sabah kadar deliksiz bir uyku çekiyorum. Hotel camiye yakın. Sabah kahvaltıdan sonra Banyabaşı camiini yine yanlız bırakarak yola çıkıyoruz. Bana sanki ben tüm Osmanlı döneminin yükünü sırtıma almışım gibi geliyor. Benim yüzümden bu insanlar bu camiler öksüz kalmışlar gibi. Şahsi sorumluluğum olarak algılıyorum. Cami ve cemaat sanki bu yükü bana özel vermişler gibi. Bende sizde gocunmazsanız yükün bir kısmını size vermek istiyorum. Sizde bu öksüz kalmış yerlere ziyaret edin. Sabah biraz Sofyayı dolaşıyoruz. Vitoşa caddesinde büyük dondurmalarımız yedikten sonra Vitoşa dağına çıkalım diyoruz. Kyra yolda yürüyüş bastonlarını kaybettiğinden yenilerini almak üzere bir trekking malzemeleri satan dükkan arıyoruz. Kısa bir arayıştan sonra bastonları alıyoruz. Birde Hollanda’da almış olduğumuz haritaların burada dörtte bir değerine satıldığını görünce kazıklandık hissine kapılıyoruz.

- 44 -

Sultanlar Yolu Seyahatnamesi - 2009  

Sultanlar Yolu Girişimi sürdürülebilir gelişmeye öncülük eden ve kültürel mirası koruyan bir kültür turizmi güzergâhıdır. İnsiyasifin amacı,...

Advertisement