Page 34

1809 yılında sırp komitacılar isyan çıkartmışlar. İsyan bastırılmış. Geride kalmış 952 sırp cesedin kafalarını, Niş kumandanı Hurşit paşa, ibret-i alem olsun diye kestirtip, yaptırıdığı kare biçimindeki kulede tuğla olarak kullandırtmış... Kulenin en başına ise, isyanın başını çeken Stefan Sindeliç'in kellesi konulmuş. Mithat Paşa tarafından 1900 yıllarında başında yıkılmak istense de yıkılmamıştır ve Sırplar tarafından propoganda malzemesi olarak halen kullanılmaktadır. Görmek isterseniz Niş şehrinin İstanbul yönü çıkışında ve Nişka banja kasabasına gelmeden öncedir. Eskiden şehir dışında kalmasına rağmen günümüzde şehrin içindedir. Niş Kalesi içi adeta bir panayır yerine dönüşmüş. Hamam içkili kahve olmuş, kalenin camisini sanat galerisi yapmışlar. Günlerden Cuma, Cuma namazını kılmak için cami arıyorum. Niş şehir haritasında bir tek kale içindeki camii yer alıyor. Yolda bir seyyar satıcıya cami nerede diye soruyorum. Sırp özgürlük heykelinin hemen arkasında. Kale kapısına 3-5 dakika yürüme mesafesi.

Caminin minaresi Miloseviç militanları tarafından bombalanmış. Cemaat az da olsa Türkçe konuşuyor. Şehirde Miloseviç dönemine kadar olan iki başka camiden yanlız minareleri kalmış. Zaten tüm Niş ve çevresinde mevcut 70 camiden yanlız bu cami hayatta. Bu kadar baskıya ve teröre rağmen hayatlarını ve dinlerini burada muhafaza eden bu insanlara derin saygı duyuyorum. Ben ne yapardım diye düşünüyorum. Bunu daha sonra Bulgaristan’da da soracağım kendime. Evet ;siz ne yapardınız? Benim dedem Bulgaristan’dan kaçmış. Kalanlar dayanmışlar. Bizi o dönem kurtaran dede de kahraman ama oralarda kalan ve orada müdafaaya devam eden dedeler ve neneler de kahraman. Belki de daha büyük kahraman. Buradaki insanlar benim gözümde kahramanlar ve bu kahramanlar bizim tarafımızdan hiç olmazsa bir ziyareti hak ediyorlar. Otobandan çıkmanız ve Niş merkezde bir kahve içmeniz 1 saatinizi alır. Yorgunluk atarsınız. Namaz kılarsınız. Kalp atışınız düzelir, tansiyonunuz normal seviyelere çekilir. Nazi kamplarına ve ikinci dünya savaşı döneminde merakınız varsa Niş imha kampı aynı zamanda Nazi dönemi konsantrasyon kamplarının en iyi muhafaza edilmişlerinden biri. Orijinal haliyle Almanların ve Sırpların ortaklaşa yahudileri ve müslümanları nasıl katlettiklerini anlatıyor. Niş tarihi kanlı ama bugün dostluk ve barış var.

Sultanlar yolu, artık bir savaş yolu değil bir kardeşlik yolu, barış yolu olacak. Niş Camii

- 34 -

Barış içinde yaşayan ve yaşamak isteyen insanların yolu.

Sultanlar Yolu Seyahatnamesi - 2009  

Sultanlar Yolu Girişimi sürdürülebilir gelişmeye öncülük eden ve kültürel mirası koruyan bir kültür turizmi güzergâhıdır. İnsiyasifin amacı,...

Advertisement