Page 21

Macarlar’la Türkler’i ilk defa karşı karşıya getiren bu savaş, düşmanda öyle bir korku izi bırakmıştır ki, Hammer'in ifadesiyle bu korkuyu ancak Hunyad (Kazıklı Voyvoda) gibi birisi onu izale edebilmiştir. Osmanlıların, Balkanlar’daki başarısı, Papa'yi yeni bir ittifak kurulması arayış ve teşebbüsüne sevk etti. Bizans Imparatoru, Macar Kralı ve İtalya'daki prenslerle iş birliği yapmaya çalışan Papa, Türklere karşı Haçlı seferi açıldığını bildiren bir bildiri yayınladı. Ancak buna tek ciddi cevap, Savoy Dükü U. Amadeo'dan geldi. Amadeo'ya bağlı bir filo, 1366 yılında Gelibolu'yu ele geçirip tekrar Bizanslilara verdi. Fakat bu sırada Türkler, Trakya bölgesine, durumun kendilerini pek etkilemeyeceği kadar yerleşmişlerdi. Zaten kısa bir süre sonra Gelibolu tekrar alınacaktı. Sultan Murad, müttefik düşman kuvvetlerinin Edirne üzerine geldikleri haberini alınca derhal kuvvetlerini toplayıp yola koyuldu. Fakat daha

önce yol üzerinde bulunan ve icabında Rumeli'den dönerken korsan gemileri ile kendilerini tehdid edecek olan ve Katalan'larin elinde bulunan Biga'yı bizzat kendisi karadan, Edincik ve Gelibolu'dan getirttiği donanma da denizden muhasara etmişti. Böylece hem denizden hem de karadan kuşatma altına alınan Biga zapt edilmişti. Biga'nın fethi esnasında Sırp Sındığı zaferinin haberi gelmişti. Sultan buna çok sevinmiş ve Allah'a hamd etmişti. Sultan Murad, Biga'daki evlerin gazilere taksim edilmesi ve kiliselerin cami haline getirilmesini de emr etmişti. Biga'nin fethinden sonra Bursa'ya dönen Sultan Murad, Sırp Sındığı muzafferiyetinin şükranesi olarak Bilecik'te bir cami. Yenişehir'de bir imâret ve Gazi Erenlerden Postin pus Baba'ya bir tekke; Bursa hisarında bir cami ile Çekirge'de bir imâret, medrese, kaplıca ve han yaptırmıştı. Sultan Murad'ın yaptırdığı bu hayır işleri ile ilgili olarak vakfiyesinden öğrendigimize göre o, bütün bunları ahiret azığı olarak inşa ettirmiş ve bunlara vakıflar tahsis etmiştir. Anlaşıldığı kadarı ile Osmanlılar, Trakya'da kazandıkları bu Sırp Sındığı zaferi ile gururlanıp gevşemediler. Gerçek gayeleri, Balkanlar'da yerleşip yurt tutmak olduğundan bu Haçlı seferi kendilerini ikaz ettiği için arkadan gelecek olan tehlikelere karşı daha çok hazırlıklı bulunmayı gerektiren tedbirleri almaktan geri kalmadılar. Muharebe ve dönemin siyasî olaylaı icabı 1365 yılında devlet merkezini Bursa'dan Edirne'ye nakl ettiren Sultan Murad, kılıcını yeniden kınından çıkarmak lazım geldiğini anlamıştı. Zira barut kokusunu yakından almaya başlayan Hiristiyanlik âlemi, artık kendileri için ortaya çıkan bu tehlikenin farkına varmış bulunuyordu. Bu sebeple Haçlı seferlerini bir daha denemek isteyeceklerdi. Merkezin, Edirne'ye nakl edilmesinden sonra bu yeni taht şehri, saray,

- 21 -

Sultanlar Yolu Seyahatnamesi - 2009  
Sultanlar Yolu Seyahatnamesi - 2009  

Sultanlar Yolu Girişimi sürdürülebilir gelişmeye öncülük eden ve kültürel mirası koruyan bir kültür turizmi güzergâhıdır. İnsiyasifin amacı,...

Advertisement