Issuu on Google+


Merhabalar, Biraz geç olsa da, Münih High End 2009 sayımızı sizlerle paylaşıyoruz. Münih'te gerçekleştirilen fuar Avrupa'nın en büyük fuarlarından bir tanesi. Bu sene CES fuarına ülkemizden çok az katılım olmuştu. Ama her şeye rağmen bir CES 2009 sayısı yayınlamayı başarmıştık. Münih 2009 fuarına CES'in tam aksine ülkemizden çok daha yoğun bir katılım olmuş. Çok sayıda Türk firma yetkilisi ve meraklı odyofil fuara katılmış. Bu sayımızda yine çok sektörümüzün önde gelen isimleri Stereo Mecmuası Münih High End 2009 sayısını yayınlamamız için bize yardımcı oldular. Sayın Adnan Arduman, Adnan Salihoğlu, Hamdi Ünlü ve Vefa Çiftçioğlu'na bu sayımıza özel yazıları ve/veya çektikleri fotoğraflar için içtenlikle teşekkür ediyoruz. Bu arada unutmadan ekleyeyim, Stereo Mecmuası forumlarında dergimizde sunduğumuz fotoğraflar haricinde daha 400 adet fotoğraf daha var. Eminim meraklıların ilgisini fazlası ile çekecektir. Münih fuarı galerimize ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz. Çokça sorulan bir soruyu hazır fırsat gelmişken cevaplamaya çalışayım. Bildiğiniz gibi Stereo Mecmuası gönüllü bir organizasyon olduğundan hemen herkesin bir işi var. Mecmua ortaya çıktığından beri düzenlenen hiçbir uluslararası fuara ben editör olarak katılmadım, katılamadım. Hemen her özel sayımızda sektörün önde gelenlerin desteği ile özel sayılarımızı yayınladık. Belki ileri ki yıllarda bende bir hifi fuarına katılabilirim. Yaz boyunca bir sayı daha yayınlamayı umuyoruz. Ama yaz boyunca web sitemizde, yeni tasarladığımız alt bölümlerimizde ve forumlarımızda hareket devam edecek. Ayrıca alt yapı çalışmalarımızda devam edecek tabii ki. Eylül'den itibaren normal tempomuza devam etmeye çalışacağız. Yaz aylarının bitmesi ile ekonomik krizin etkisinin azalmasını umuyoruz. Dikkatli okuyucularımızın dikkat edeceği gibi ülkemizdeki ve yurt dışındaki online hifi dünyasında ciddi bir kan kaybı yaşanıyor. Ekonomik kriz aynı şekilde devam ederse dilden bağımsız olarak hem yazılı hemde online kaynaklarda ciddi bir azalma olacak gibi. Neyse.... Sıcak bir yandan, kriz bir yandan yaz aylarında herkese kolaylıklar diliyorum. Hakan Cezayirli


Münih High End 2009 Fuarının Ardından Münih’de yapılan bu fuar gerek katılımcı firmalar gerekse ziyaretçiler açısından en kapsamlı Avrupa fuarlarından biri diyebiliriz sanırım. Amerika’da yapılan CES kadar büyük olmasa da yine de en büyüklerinden bir tanesi. İçinde bulunduğumuz kriz ortamında bu fuarda fazla bir beklenti içinde değildim. Ancak fuar alanının ünlü müzisyenlerin isimleriyle adlandırılmış sokaklarında gezindikçe tahmin ettiğimden daha fazla ilginin olduğunu gördüm. Zemin katında pek fazla kapalı ortam yaratılmadığından dinleme odaları oldukça azdı. Ancak üst kattaki koridorlarda bol miktarda dinleme odası vardı. Farklı şirketler iş birliği içerisinde kiraladıkları odalarda ürünlerini sergilediler. Geçmiş yıllarda da aynı yerde yapılan fuarlarda firmalar ve ürünleri için ayrılmış alanlar daha azdı. Bu senekinde ise çok daha fazla yer ayrılmıştı. Zaten buradan da fuarın büyüdüğünü anlayabiliyorsunuz. Genel olarak Avrupa firmalarının ürünlerinin sergilendiği fuarda Amerikan kökenli ürünlerde bol miktarda bulunmaktaydı. Katılımcı firmaların çokluğuna rağmen bazı belli başlı büyük firmaların da yokluğu gözümden kaçmadı. Bu arada Münih 2009 hi-fi fuarına alternatif olarak şehrin başka bir bölgesinde daha küçük çaplı Hi-Fi Deluxe adı altında başka bir fuar da gerçekleştirildi. Uzun yıllardır gitmeyi sürdürdüğüm bu fuarlarda her zaman enteresan ürünlerle karşılaşabiliyorsunuz. Bu seferde oldukça farklı fikirlerin sergilendiği ürünleri görmek güzeldi. Piyano şeklinde tasarlanmış pikap, keman arşesinden esinlenerek üretilmiş pikap kolları, bir renk armonisi içerisinde üretilmiş her yöne dönebilen hoparlörler, körfez ülkeleri için tasarlandığını tahmin ettiğim incikli boncuklu oldukça büyük pikaplar bunlardan bazıları. Genelde ağrı baslı bol sürücülü hoparlörlerin yer aldığı fuarda, tek sürücülü hoparlör tasarımlarının yok denecek kadar az olması dikkatimi çekti. İçinde bulunduğumuz dijital teknolojinin sonucu olarak daha fazla dijital ürün görmediği beklememe rağmen tam tersi olarak daha fazla analog ürünle karşılaşmak gerçekten ilginçti. Özellikle de plak satanların fazlalığı ve önlerindeki kalabalık gerçekten şaşırtıcı bir o kadar da plak sever biri olarak sevindiriciydi. Ülkemizde de pikaplara olan merakın arttığımı biliyorum. Ancak bu konunun plak şirketleri tarafından yeterince desteklenmediğini düşünüyorum. Ne yazık ki CD’ye ulaşmak kadar plağa ulaşmak ülkemizde pek kolay değil. Umarım ilerleyen yıllarda bu durum ülkemizdeki plak şirketlerinin de katkısıyla daha iyiye gider.


Bu tip fuarlarda ses konusunda fikir beyan etmek oldukça zor. Çünkü bildiğiniz gibi hoparlör arıyorsanız arkasındaki elektroniğin, elektronik arıyorsanız sergilendiği hoparlörün önemi çok büyük. Bu açıdan bakıldığında işin zorluğu ve sağlıklı bir değerlendirme yapmak açısından ortaya çıkıyor. Ama sık sık katıldığınızda bu konuda da tecrübe ediniyorsunuz. Ayrıca iyi bir müzik dinleyicisiyseniz o zaman işiniz biraz daha kolaylaşıyor. Çalınan parçaları iyi bilmeniz değerlendirme yapmakta büyük kolaylık sağlıyor. Zaten tanıdık parçaları farklı bir şekilde duymaya başladığınız anda o oda da daha fazla kalma isteği ve bileşenleri irdeleme durumu ortaya çıkıyor. Eğer sonuç kulağınıza hoş geliyorsa zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Yok rahatsızlık duyuyorsanız bir an önce üzerine soğuk bir şeyler içme isteğiyle kendinizi dışarı zor atıyorsunuz. Bu böylece sürüp gidiyor. İşin en enteresan tarafı ise bazı medya yazarları tarafından çok olumlu eleştiriler alan bazı ürünlerin sizi hayal kırıklığına uğrattığını gördüğünüz anda durumun gerçekten tamamen kişisel beklentilerle bağlantılı olduğu bir kez daha anlıyorsunuz. Çünkü her tasarımcının amacı farklı her dinleyicinin de beklentisi farklı. Yazılan ve çizilenlere rağbet etmektense kendi beklentilerimiz çerçevesinde kendi kulaklarımızla dinlemek her zaman daha önemli. Hamdi Ünlü


Sistemlerimizi en iyi çaldırmanın yolu Tweak mi, hayır, kablo mu hayır... Almanlar cevabı çoktan bulmuşlar!


Jean Hiraga'nın büyük sükse yapan hoparlörleri, Hanns marka pikap ve Audio Consulting elektronikler ile sergilendi. Fuarın en şanssız katılımcıları olan bu üç firmanın standı tamamen yanmış.


Acoustic Solid firmasının bu pikabı neden bu hale getirdiği konusunda herhangi bir yorumu olan varsa forumlarımıza bekliyoruz!


Tüm fuarda en çok dikkat çeken pikap. Pikabın şasisi piyanoya kol ise arşeye benziyor. Tasarımcı İtalyan olunca her türlü ilginç çözümü beklemek normal. Şaka bir yana pikabın geleneksel sorunlara oldukça ilginç çözüm önerileri var.


Fuara katılan bir çok insan için önemli bir hayal kırıklığı. Montegiro Legno pikabın özel bambu kaplamalarının sitelerindeki resimlerden oldukça farklı olmasıydı. Buna karşılık Lusso pikap önemli derecede ilgi çekmeyi başardı...


Dr Feickert pikap üzerinde iki ilginç kol. Thales Audio'nun pikap geometrisi sorunlarına ilginç bir çözüm olarak sunduğu firma ile aynı adlı pikap kolu ve efsanevi EMT banana. İğneler tabii ki EMT'den...


Pikaba gönül veren bir çok insan için bir rüya! EMT JPA-88 pikap katı. Fiyatı cepleri yaksa da dört adet iğne girişi ve RIAA öncesi döneme ait ayar seçeneklerini de içerisine alan geniş seçenekler. Darısı başımıza...


Ülkemizde bundan sonra görmek konusunda sorunlar yaşayacağımızı öğrendiğimiz ve çok üzüldüğümüz Gryphon standı. Rasmussen'in tasarımlarını uzun bir süre internetten de olsa takip etmeye devam...


Unipivot kol severlerin gönlünde taht kuran Danimarkalı Moerch firmasının kolları. Alıştığımız DP-6 ve Up-4 haricinde sol tarafta firmanın yepyeni kolu gözüküyor. Firma sahibine göre kol mükemmel ancak ayarlama süreci normal insanlardan ziyade analog delilerine hitap ediyormuş. Ürünün seri üretime geçmesi zor gözüküyor ancak özel siparişle üretilecek


Fransız Triangle firmasının Magellan serisi hoparlörleri ve Nagra monoblok amplifkatörler.


İtalyan Angelis Labor firmasının büyük gürültü kopartan pikabı ve kolları. Firma bu pikabın küçük kardeşini de Münih fuarında tanıtmış. Daha ayrıntılı resimleri forumlarımızda bulabilirsiniz.


Thorens firmasının tasarımına aşık olduğum TD-309 Tri-Balance pikabı. Pikabın kolu tamamen yeni tasarım. Bu pikap oldukça can yakacağa benziyor. İsminin neden Tri-Balance olduğu konusunda merakınızı gidermek için Resim galerimize göz atmanızı öneririm.


Kaya gibi sağlam CD player'larını artık eskisi gibi sık göremediğimiz Wadia, iPod için geliştirdiği 170i transport'u ile tanınır hale geldi. Wadia'da önemli değişiklikler olacağı konusunda duyumlar alıyoruz. Umarım eskisi kadar ünlü olurlar.


Fazla sรถze ne hacet; Koetsu...


İsveç'ten son zamanlarda piyasada görülen ürünlerin en önemli özelliği nedir sizce; muhtemelen fiyatları Gerçekten ürünlerin fiyatları uçmuş durumda, işte bir örnek LARS amplifikatör. Fiyatı mı? El yakıyor desem yeterli olur mu?


Yorumsuz !


Çok ilginç tasarımları ve üstün malzeme kalitesi ile çeken Octave standı. Ürünlerin her yerinden gerçekten kalite akıyor!


İlginç tasarımlı Vivid hoparlörler. Üretici güney Afrikalı. Elektronikler ise Luxman marka.


Wilson Audio standında Maxx 3 hoparlörler Soulution Audio elektronikler ile sürüldü...


Son yıllarda büyük ilgi toplayan İtalyan Cessaro firmasının horn tasarımları. Amplifikatörler TLA imzalı. Kaynak olarak ise TW Acoustic pikap göze çarpıyor hemen...


Ülkemizde hiç tanınmayan Digital Do Main üstün işçiliği ve ses kalitesi ile göz dolduran firmalardan. Ürünlerdeki üretim kalitesinin yanı sıra kozmetikte tam puan aldı. Fiyatlar mı? Orasını karıştırmayın!


Ülkemizde tanınmayan bir diğer marka Aura Note. Tasarımları eski bir markaya oldukça benziyor. Aura desem hatırlayan olur mu?


Kuzma geleneksel görüntüsünden farklı kapkara halde. Firmanın can yakan özel kolu bu haliyle bile fark ediliyor.


Hemen herkesin performansı konusunda birleştiği bir hoparlör JBL Everest. İnanılacak gibi değil ama Everest serisi ile JBL tekrar üst pazara bomba gibi bir dönüş yapmışa benziyor. Ürünün özellikle Japonya'da SET meraklıları tarafından büyük ilgili göreceği söyleniyor. Ülkemizde görmemiz imkansız herhalde!


Yoruma gerek var m覺? San覺r覺m yok!


Kharma hoparlรถrler ve Chord elektronikler


Chord elektronikler tasarımları. Sol tarafta rengarenk dijital stream player'lar harika gözüküyor.


erhaba dostlar, Avrupa'nın şüphe götürmez en önemli Audio etkinliklerinden birisi, Munih fuarıdır. Çok geniş bir alanda dört ana bölümde oluşan bu görkemli fuar son yıllarda Las Vegas karmaşasının ortaya çıkması ile birlikte dünyada başa oynayan fuar olma özelliğini oluşturmaktadır. Münih'in bizler için diğer bir güzel yanı İstanbul'dan iki saat, Ankara'dan 3 saate ulaşabilmemiz. Ayrıca her bütçeye uygun konaklama kolaylıklarının sunulmuş olmasıdır. Yakın Dostum ve bir odyo çılgını olan Ecvet Sayer'in de ısrarı ile yoğun işlerimin arasında Münih yolunu tuttuk. İlk güne yetişemedik. Genelde distribütör ve temsilciler ayrılan ilk gün aslında sakin ve dingin yapısı ile fuarların en güzel günü oluyor ama ne yazık ki biz ikinci gün fuarda olabildik. Fuarda ilk dolaşma prensibim “toz alma” tabir edilen genel bir dolaşımdı. İlk göze batan genel anlamda bol analog ürünleri idi. Katılım ciddi boyuttaydı ama dar alanlara sıkışmış olan yapılar herhangi bir ürünün testini çoğu kez imkansız kılıyordu. Firmalarda göze batan davranış biçimi ise bilgi vermekten ve tanıtmaktan uzak, direk satışa yönelik anlayıştı. Bu aslında çok tatsız bir durum arz ediyordu. Bilgi almak için yakınlaştığınızda önce boynunuzdaki kimliğe bakıyorlar. Bu davranış biçimini her firma için söylemek mümkün değildi tabii. Çok yakın ve sıcak ilişkilere girebileceğiniz firmalarda vardı elbette. Bizim” toz alma “ işleminden sonra detaylara girdik. Öncelikle belirtmeliyim birçok firmanın kendisinden ziyade Almanya temsilcileri fuardaydı. İhtisas sorularımıza bu nedenle kaçamak cevaplar verdiler. Ama bazı Alman firmalarından derin bilgi alma işlemini zor da olsa gerçekleştirdik. Burada tüm firmalara yer vermek yerine dikkat çekenlerle ilgili bilgileri sizlere aktarmak niyetindeyim. Ayrıca bilgi almak isteyen meraklı arkadaşlarıma özel mesajla cevap verebilirim. Vefa Çiftçioğlu


FISCHER&FISCHER www.fischer-fischer.de Tam bir Alman firması sert ,konservatif ve biraz da umursamaz.. Web sayfalarında İngilizce yok ama bir iddialılar sormayın.. SN 60 bookshelf süper bir hoparlör. Hoparlörlerinin tümü taş işçiliği kullanılarak hazırlanmış. Yerinden kalkmıyorlar. Seas sürücüler ağırlıklı en büyük modeli SL1000 benim için hayal kırıklığı oldu. İşçiliğin yanında üst düzey bir crossover işçiliği hakim. Taş işçiliği ise çok başarılı. Sordum lazer kullanıyoruz, işçilikte neredeyse %50 kırık çıkıyor bu maliyetleri etkiliyor dediler. “Zorunuz ne MDF çalışın o zaman” dedim. Güldü. “Geldiğinizden beri sizi izliyorum sesten önce taş kabini incelediniz” dedi. Haklıydı. Taş olması beni çok etkilemişti. Yine de firmanın uluslararası piyasaya çıkması zor olacak.. Çok özellikli sese sahip değildi... KEF www.kef.com Fuarın iddialı isimlerinden bir KEF reyonunda bizi bir sürpriz bekliyordu. “ Concept Blade” Yalnız konsept olarak hazırlanmış ve teknolojik olarak ne varsa kullanılan bu hoparlör seri üretimde değil. Kısa sürede de piyasaya sunulacak gibi değil. Hala araştırılıyormuş. Kabini incelerken yanıma Çinli bir adam ve kadın yaklaştı. Nasıl buldunuz dedi. Çok yakışıklı dedim. Sesini dinler misiniz dediler. Hoparlarlörün asıl işlevi bu lütfen dedim. Arcam'la sürüyorlardı. İkili simetrik dört bas ve bir Uni-q tiz ikilisinin yerleştirildiği ön panel basların tamamen yok ediyor. Karbon fiber şase MDF'yi içten ve dıştan kuşatıp minimal vibrasyona ulaşıyor. Outboard crossover bence olması gereken bir yapı. Filtre elemanları görülmemiş büyüklük ve kalitede. Tam bir konsept hoparlör. Hiç bir şeyden kaçınılmamış ama hopalörun yapısı niçin güzel bir test alanında olmayışı dinleyenler arasında çeşitli yorumlara neden oldu. Olumsuz bakanlardan biri de bendim. Toplam 8 adet bas için fuar alanındaki teşhisler yanıltıcı olabilirdi. Bunun dışında KEF hala 207'yi pazarlama peşindeydi. Misyonunu doldurmuş olan Reference serisi hızla yenilenmeli dedim Çinliye, hazırlıyoruz dedi. Muon zaten 100 çift olarak hazırlanıp bitirilmişti. Sordu “ seri üretimde en beğendiğiniz hoparlör hangisi 201 Reference dedim ve nedenlerini anlattım haklı buldu... THORENS www.thorens.com Giderek büyüyen büyüdükce de Hi end üretimlere imza atmaya başlayan firma büyük aşama içerisinde. Bir sanat eseri güzelliğindeki TD 550, çok güzel olsa da bana kalırsa bir giriş seviyesi pikap olan TD 309 ve monoblok amplifikatörü, preamplifikatörü ve pikap katı ile üst düzey bir standart yakalayan Thorens bütün bu sistemi anlamsız bir şekilde Magnat'ın sıradan bir hoparlörü ile teste sunmuştu. Bunu kendilerine de sordum Magnat'ın nesini beğenmiyorsunuz diyerek adeta terslediler. Yaklaşımları ürettikleri kalitede olmadıklarını her zaman iddia ettiğim Thorens'den sinir bozukluğu ile ayrılmama sebep oldu. Oysa 550'yi ve amplifikatörü bir süre dinlemeyi umut etmiştim


PATHOS www.pathos-loudspeakers.eu Efendim modaya uymuş Pathos, hoparlör yapmış. Sayın Zanini'ye göre Pathos hoparlör alanındaki tüm ulaşılamayanlara ulaşmış böylece. Ama ona en güzel cevabı hemen yanındaki reyonda MBL vermiş (MBL de açıklayacağım)Kimse kusura bakmasın ama bir fiyasko.. Bunu yanına Adrenalin, Synapse, Digit, Endorphe çalışmaları Pathos'u olması gereken yerde tutmuş. Çok yakışıklı ve çok başarılı amplifikatör ve CD ürünleri için kutlanmaya değer bir “range” oluşturmuş Pathos... BECKES&MÜLLER www.beckesmueller.de Uzun aradan sonra yeni üretim ve tasarımlarıyla geri dönen bir ara dünyanın en pahalı kabinini yapan firma “Yteni” modelleri ile görücüye cıkmıştı. Müthiş bir kozmetiğe sahip yeni modellerde ses nasıl derseniz. O kozmetiğe göre çok zayıf. Pek çok firma gibi Beckes&Muller de mid-tiz dengesini oluşturmuştu ama baslar büyük sorun olmaya devam ediyordu. Buna rağmen bu yeni oluşumlarla Orta Avrupa'da bir pazar payı olacağını gösteriyordu... ELAC-NUBERT-QUADRAL-CANTON Alman dörtlüsü...Kayda değer bir ilerlemenin olmadığı bu dört Alman firmasının içinde Elac yeni sürücüsü, Quadral üst modelleri Canton ise Polonya'da yaptırdığı dış kasa ile iddialı olduğu son model hoparlörü ile fuara sesten ziyade görüntü katmış firmalardı... CHARİO www.chario.it Türkiye'ye ilk kez bizim getirdiğimiz ürün gün geçtikçe İtalyan şıklığını kabinlerine yansıtmış ama sesleri dış dizayn şıklığını bir türlü yakalayamamış bir firma olarak yaşamını hala sürdürüyor. ROSSO FİORENTİNO www.rossofiorentino.com İtalyanların yeni firması. Yine İtalyan çizgileri,mükemmel ahşap işçiliği ve başarılı tasarım yakışıklı kabinlerin sesleri de azımsanmayacak başarıda ama fuar yerleşim alanının kötülüğü ilk dinleyenleri hayal kırıklığına uğratacak şekilde. CEO'dan izin isteyip hoparlörleri geri taşıdım, etrafını biraz açtım, ses dengelendi. Bu “Volterra” flor standing kabin içindi... Bookshelf modeli “ Fiesole” dar alanda çok daha başarılıydı. Nomex sürücülerin kendileri için özel imalat olduğunu söylediler. İç kablolamayı VAN DEN HUL ile yapan firma Türkiye'den distribütörlere açık ama fiyatlar konusunda araştırma yapmayı öneririm. Kişisel fikrim ülkemizde de iş yapar eğer fiyatlar uygun olursa!


GYRPHON www.gryphon-audio.dk Goldmund ile birlikte “Tüm dağları ben yarattım” edasındaki firma bu havalarını kısmen haketseler de Turkiye'deki bizlere yaşattıkları bazı sorunları kendilerine soramayacak kadar snop bir eda içerinde fuarı bitirdiler Testte en küçük hoparlörleri ve amplifikatörleri vardı. Sığmadığı için 4 parça Poseidon yalnızca görücüye cıkmıştı. Kimsenin hiçbir eleştiri getirmeyeceği düzeyde bir firma olan Gyrphon'da fazla kalmadan diğer reyonlara geçtik. AESTHETIX. Golden Ear ödüllü firma yine yapmış yapacağını... Üst düzey iki parça pre-amplifikatörünü piyasaya sürmüş. Fuarın en değerli cihazların biri olduğu şüphe götürmeyen firma mütevazı bir sunumla fuardaydı. Uzun süre hayranlıkla içini seyrettiğim pre-amplifikatör bir klasik olmaya aday. Böyle bir cihaz düşünene öneririm... AYON-LUMEN WHITE Giderek yükselen trendlerine fiyatları da eklemeye başlamışlar. Ayon'un yeni hoparlörü her ne kadar ses olarak yerlerde sürünüyorsa da elektronikteki başarıları göz ardı edilemez reyondaki en etkileyici görüntü benim için Lümen White Turntable'dı. Sıkı ve stabil yapılı pikap muhteşem bir işçilikle süslenmişti

YG –ASR Fuarın en değerli bölümlerinden biriydi. Uzun süreli dinlemeler sonucunda çoğu kez düşündüm ASR mi iyi YG mi diye ama beni bağışlarsanız, ASR'yi ön palana alacağım. Resmen bir ihtisas çalışması ve mühendislik harikası... CHORD-KHARMA.. Bu ikilinin nasıl olup da eşleştirildiği aklıma uzun süre takıldı.. Ne Chord ne de Kharma birbirlerini ifade etmekten çok uzak bir görüntüdeydi.. Tek başlarına son derece başarılı olan amplifikatör ve hoparlör ikilisi birlikte birbirini öldürmekten başka bir iş yapmadan fuarda güzelliklerini sergilediler.


EMİLLE Audio Koreliler yine her zaman olduğu gibi CNC sanatlarını konuşturmuşlar. Yetmemiş buna mükemmel bir ses de ilave etmişler. Hoparlör seçimlerinde Rethm hoparlörler doğruydu ama dinleme imkanı olmadı. Dış görünüşündeki cam metal bileşimine antik yerleşimler yapan Emille henüz ülkemizde yok. Gelirse iş yapar mı? Bu fiyatlarla ne kadar başarısı olur tartışılır!

TAD Ciddi atılımlar içerisinde olan Pioneer her konuda üst düzey cihazlara imza atmaya başlamış. KEF'in eski tasarımcısını alarak TAD serisinde büyük atılımlar yapan Pioneer hoparlör yerleşim tekniğinde de gelişmelerin sonucu derinden etkilediğini sunarak TAD testlerine bizi aldı. AUDIONOTE ile sürdüğü hoparlörleri görülmeye ve dinlemeye değer. Türkiye distribütörü bırakın TAD'ları orta sınıf audio cihazlarında bile çağ dışı anlayışla hizmete devam etmekte bu nedenle Pioneer serilerinin üst düzeylerini Türkiye'de uzun bir süreden beri göremiyoruz ve göremeyeceğiz sanırım... TİDAL AUDİO www.tidal-audio.com 2 metre boyunda genç ve dinamik o derece insancıl yapısı ile müthiş sevimli bir kişi olan Jörn Janczak kadar Tidal ürünleri de etkileyici. Sanırım yakında Türkiye'de göreceğimiz bu firmanın çalışmaları gerçekten takdir edilmesi gereken bir noktada! Accuton Ceramic sürücüleri kullandığı hoparlörlerinde sonuç mükemmele yakın ama en büyük sorun fiyatlarfiyatlar... Neden bu kadar pahalı diyorum bu sese bu fiyat az bile diyor… Kendini beğenmişliğin yaygın olduğu Munih fuarında bunu hak edenlerden biri sayın Janczak ama yine de bu fiyatlar ürünleri kolay alınır olmaktan cıkartıyor. Contriva Diecera fiyatı vereyim ne demek istediğimi anlayın evet fiyat 41.600 euroya kadar cıkıyor. Bu fiyatlara ne kabinler alınır diyenler de haksız sayılmaz! MARK LEVINSON www.marklevinson.com Mark Levinson uzun aradan sonra geriye muhteşem bir dönüş yapmış gibi görünüyor. Cihazlarına olan güvenin sağlamlaşması için tüm sergi ürünlerinin içi dolayısıyla kalitesi sunumdaydı. Türkiye distribütörünün kısa sürede Türkiye çıkarması yapmasını bekliyoruz


SOULUTION AUDIO www.soulution-audio.com Fuarın en güzel seslerinden biri Soulution reyonundan geliyordu. Wilson Audio ile kurulmuş olan 740 CD 31.000 Euro720 pre-amplifikatör 22.000 Euro,700 power amplifikatör 73.000 Euro gerçek bir Hi End formu yakalamıştı. İsviçre teknolojisi Wilson'la gerçekten çok iyi eşleşmişti. Mükemmel bir ses, çok seçkin komponentlerle oluşmuş tasarımlar ve iç dizayn ve ona eşlik eden Wilson Audio'nun dengeli açık sesi. Bol cihazlı az sesli fuarın seçkin reyonlarından biriydi. Soulution bölümü ama belki de en az ziyaretçinin olduğu bölümlerden biriydi. Bu krizde bu fiyatlarla çok zor alıcılar bulacak bir sistemdi. Bu nedenle ziyaretçiler orta sınıf cihazlarla çok daha fazla ilgileniyordu. Fuarda hangi firma ile görüşsek derin krizin Avrupayı ve üreticileri çok fena vurduğundan söz ediyorlardı. Aynı kentte Münih'te olmasına rağmen Heco-Magnat grubu fuara katılmamıştı örneğin.. Tek neden de krizdi ... GOLDMUND www.Goldmund.com Gyrphon ile birlikte burunları kaf dağındaki Goldmund ufak bir reyonda bir zahmet Eidos Reference sunarak buradayız demişler. CD player'ın başında gelen gidenin yüzüne bakmadan fuarda bitse de gitsek edasındaki muhteremlere başka ürününüz yok mu diye sordum. Beyefendi uzunca bir süre yüzüme sonra boynumdaki karta baktı ve hiç cevap vermeden arkadaşları ile konuşmaya devam etti Bir satır yazmamak lazımdı ama sevenleri varsa diye yer veriyorum... BEHOLD www.behold.eu İlk girdiğim odalardan birinde Ascendo ile birlikte karşıma çıkan Behold Avrupa'da yeni yıldızı parlamaya başlayan firmalardan birisi. Tasarımlarını tamamen bilgisayar ortamında gerçekleştiren Behold son derece modern ve görsel açıdan da etkileyici bir dizayna sahip. Ascendo'nun “System” serisinin “F” ile birlikteliği ilk anlarda çok başarılı bir sonuç sunmadıysa da yine her zaman olduğu gibi sistemi yaratma işi bize düştü. Alman firmalarının yakınlığı burada da kendisi gösterdi ve tüm tercihlerimizi onaylayarak sistemi test etmemizi sağladılar. Yanan bir doğal gaz ocağı görüntüsündeki Behold ve Ascendo düzgün ama hiçbir zaman sarsıcı bir etki bırakmadan sunum yaptılar. Popdan ziyade klasik müzik ve caz için ideal olabilecek ikili fuarın etkili bir gurubuydu...


MARANTZ www.marantz.com Özellikle Pearl serisi ile Fuara giriş yapmışlar ayrıca gizli kahramanları henüz prototip halindeki Multiplayer idi. Pearl tanıtımında İshwatayı dinlemek güzeldi, sıska ve espirili Japon tasarımcı sunum esnasında zekice kişilerin gözlerinin içine bakıyordu. Her kelimesinden analog aşkı dökülüyordu. Yakalamak istediği mantığın Solid State'de analog olduğunu açıkça ifade etti ama ne lambaya ne de hybrid yapılara değinmedi. Pearl serisi Mordaunt Short'un en gelişmiş modeli olan “Performance 6” ile sunuldu ama cihazlar kabin kalitesinin üzerindeydi Her ne kadar bazı arkadaşlarım kabul etmese de de Pearl sunumu Mordaunt Short yerine başka bir hoparlör markası ile yapılmalıydı.

Anlayışla karşılamak gerekir. Kabul edilmeli ki Marantz, Mordaunt Short'u almıştı ve sunum için başka tercihleri yoktu. Umuyorum Mordaunt Short gelecekte Audiophile yapıya tekrar geri döner...

THİEL http://www.thielaudio.com/ Fuarda JBL-THİEL-Mark Levinson üçlüsü bir aradaydı dar bir reyona sıkıştıkları için genelde testten ziyade ürün sergilemekle meşguldüler. Bu üç ünlü firma için çok akılcı bir strateji değildi. Üstelik boş odalar vardı, en azından Mark Levinson sistemi kurup her iki hoparlör firmasından seçkin örnekler buralara taşınabilirdi… Devasa boyuttaki bu cihazların tek bir reyonda göz kirliliği yarattığı da ayrı bir gerçekti! Thiel CS 3.7 yeni kabini ile boy gösteriyordu. Yüksek kalite işçilik değişik sürücülerle sanıyorum başarılı bir sese sahip. İncelemek için...


Evet sona bıraktım çünkü en büyük hata, Münih'te ilk kez MBL İŞİ BİTİRMİŞ... MBL'e girip sonra diğer reyonlara gitmekti.. MBL, Bu fuara şöyle damga vurmuştu.. “MBL ve diğerleri” MBL, Bir amplifikatör veya endüstrisinde gerçekleştirmiş.

kabin

yapmamış

Parası ve mekanı olan için MBL bir şanssızlık çünkü daha hifi sonra bir başka düzene geçmek imkansız... Daha fazla yazmak istemiyorum...

Akıl almaz bir sistem –akıllara zarar bir ses – ve çok üst Keşke dinleyebilseniz. düzey bir anlayış.. Bir sene içinde Türkiye'ye iki takım geliyor, sipariş sonrası 6 Çok iddia ediyorum ki, MBL dışında bir sistemin MBL'in ay bekliyorsunuz .. yanına yaklaşır hali yoktu.. Toplam maliyet sorarsanız; hoparlör, 4 power amplifikatör, Saatlerim bu sistemin başında gecti ve ortaya çıkan gerçek DAC, CD Transport ve pre-amp yaklaşık 800.000TL bu yapıyı bir müzik seti veya sistemi olarak iddia etmemek gerekiyor çünkü diğerlerini o durumda kategorize etmek doğru olmayacaktı. Klasikten caza poptan rock'a...


ADAM Audio www.adam-audio.de Şüphesiz Hi End dünyasının en önemli hoparlör firmalarından biri.. Çok büyük bir alan kiralamışlar. Genelde “Tensor” serisi ile tanıtıma girmişler. Birçok firmada olduğu gibi kullanılan tüm materyalleri kondansatöründen dirence kadar sergilemişler. Ciddi ve kuvvetli bir ARGE ile ürün yarattıkları ortada ama bu form içerisinde uyguladıkları yüksek fiyatlarla rakipleri olan diğer firmalarla ne dereceye kadar rekabet edecekler zaman gösterecek. Dinlediğim modeller içerisinde Tensor Beta etkileyici bir sese sahipti. Eton bas sürücü ile The ART (=Accelerating Ribbon Technology) mid ve tiz sürücüler güzel bir kombinasyon oluşturmuştu buna rağmen mid–tiz ikilisinin kendi aralarındaki düzgün balansa bas sürücü tam anlamı ile eşlik edemiyordu. Tam bir birleşik denge elde edildiği iddia edilemezdi. Aslında bu Eton sürücülü pek çok hoparlörün genel sorunuydu. Gerçek anlamda bir bas sürücü olan Etonların mid-tiz ikilisi ile çok iyi eşleştirilmesi gerekmekte Bu nedenle Kharma Grand Ceramic dünyanın en iyi ama en zor set up edilen hoparlörlerinden biri olarak tanınmaktadır Delta dinletisinde çıkan sonuçtan sunan mühendiste çok memnun kalmamış olacak ki alan hacminin set up konusundaki dezavantajlarından söz etti. JBL www.jbl.com Fazlasıyla büyümüş ürün yelpazesini çok geliştirmiş olan firma onlarca çeşit hoparlör çıkarmasına rağmen henüz meraklıların evlerine baş tacı olacak bir üst düzey hoparlörü piyasaya sürmüş değil. Üst seri Array modelleri ve çift woofer'lı bir modelinin dışında genelde hoparlör içi komponentleri ve driverları ile fuarda ilgi gördü ama demoda tek bir kabini olmayışı dezavantajdı. Hifi'den ziyade sinema sistemlerine yönelik piyasa görüntüsünü değiştirmek için yoğun çaba içerisinde olduğunu kanıtlamaya çalışan JBL, yakın gelecek için Pioneer gibi üst düzey hoparlörlerini başka bir marka veya format'ta piyasaya sürerse başarılı olacağı inancındayım Değerli arkadaşlarım daha yazacaklarım vardı örneğin analoglar vardı ama sanırım izmirli dostlar detaylıca değineceklerdir. Özetlemek gerekirse, amplifikatör ve CD yapısı artık askeri standartlara ulaşmış ama hoparlör açısından çok zayıf ve kuru sesler her yere hakimdi. MBL-Wilson-Gyrphon-YG bu tatsızlıktaki tatlardı. Ekonomik sıkıntı ciddi bir vurgun olmuş ve üretici orta sınıf alet üretip üç kuruş kazanmak yerine, adına Hi end demiş dışını süslemiş ve uçuk fiyatlarla 10 ürün satacağıma bir ürün satıp aynı karı ederim demiş. Cok yoğun pikap imalatının olduğu ortadayken plak olarak fuarı eskiciler kaplamıştı. Hala anlamıyorum nerede yeni plak basımları! Efendim şimdilik bu kadar Yeni fuarlarda görüşmek üzere! Vefa Çiftçioğlu


Stereo Mecmuası Münih High-End 2009 Özel Sayısı emeği geçenler

editör

Hakan Cezayirli dergi hazırlık, kodlama ve diğer tasarım ıvır zıvırları

Gökhan, Gür, Hakan Cezayirli ve Tolga yazılar

Hamdi Ünlü, Vefa Çiftçioğlu fotoğraflar

Adnan Arduman, Adnan Salihoğlu, Hamdi Ünlü ve Vefa Çiftçioğlu


Munih Ozel