Page 1


BAHARYORGUNLUĞUMU? O DA NEYMiŞ? Kışın bitmesi ve baharın gelişiyle hayata daha olumlu bakmaya başladığımız bir döneme giriyoruz. Psikolojimizin yanı sıra fizyolojimizin de değişimler geçirdiği bir süreç başlıyor. Havaların ısınmasına ve günlerin uzamasına bağlı olarak ortaya çıkan biyoritmik oynamalar ve hormonal değişiklikler halsizlik, kas krampları ve dikkat bozukluklarına da yol açabiliyor . Kısacası, bahar yorgunluğu diye adlandırılan bu durum, kışın ritmi düşen metabolizmanın baharın gelişine ayak uydurma çabasının doğal bir sonucu. Bu dönemi en sağlıklı biçimde geçirmeniz için Sports olarak size birkaç basit önerimiz olacak: • Protein Ağırlıklı Diyet: Yağ ve karbonhidrat ağırlıklı beslenmeye son verip protein ağırlıklı bir diyete geçerek bahar yorgunluğunu en aza indirmek mümkün. • Daha Fazla Hareket: Sports’ta düzenli olarak spor yapanlara zaten söyleyecek bir şey yok. Sözümüz diğerlerine: Metabolizmayı bahara hazırlamanın en keyifli yöntemlerinden biri de önce 15’er, giderek 30’ar, 45’er dakikalık günlük yürüyüşler ve egzersizler yapmak. • Uyku Düzeni: Düzenli uyku aslında yalnız ilkbaharda değil, yılın her dönemi çok önemli. Ancak özellikle bahar aylarında 00:00-07:30 ideal uyku saatleri. Bu arada 21:00’den sonra bir şey yememenin, sabah sağlıklı bir kahvaltıyla güne başlamanın yararını tüm Sports’lular zaten biliyor. • Bahar Rahatsızlıkları: Kişiden kişiye değişiklik gösterse de alerjik rahatsızlıklar, mide hastalıkları, tansiyon ve şeker bahar aylarında kimi sıçramalar gösterebiliyor. Bunun için doktorunuzla iletişim halinde olmanızda tabii ki fayda var. Hepinize güzel baharlar. Sports’ta ve bahar etkinliklerimizde görüşmek üzere.

Hakan TÜNAY S’DERGİ EDİTÖRÜ


SPORCULARDAN BiRLiK FESTiVALi Yeni Yılın İlk Spor Festivali “Şiddete Karşı” Düzenlendi

Ü

lkemizde yaşanan yüksek tansiyonlu günlerde, üstünüzdeki stresi atabilmenin en güzel yolu spor. Spor yaparken salgılanan endorfin ve adrenalin hormonu, harcanan efor; insanları şiddete sürükleyen, fiziksel ve zihinsel öfke patlamalarını kontrol edebilmelerine olanak sağlıyor. Sports International’ın geleneksel olarak organize ettiği “Sports Festivali”nin bu yılki teması “Şiddete Karşı Spor” olarak belirlenmişti. Tüm spor eğitmenlerinin bir araya gelerek güvercin uçurduğu ve beyaz kıyafetler giydiği “Sports Festivali” ülkemizi barış dolu günlere davet edecek. Türkiye’nin alanında uzmanlaşmış spor eğitmenlerini bir araya getiren Sports Festivali’nde, tüm gün boyunca “birlik için birlikte” spor yapıldı. Sporun hemen hemen her alanında özel dersler verildi ve vücudunu spor ile ilk kez tanıştıranlar için özel bilgilendirmeler yapıldı. Sports Festival’nin bir diğer özelliği de dünyayı kasıp kavuran SI Combat Fitness’ı, Türkiye’de ilk kez spor severlerle tanıştırmış olması. Barış teması için özel olarak seçilen SI Combat Fitness, katılımcıların fiziksel ve zihinsel ihtiyaçlarını gidermeye yardımcı bir spor. Birçok dövüş sporundan esinlenerek fitness ve dans koreografisi ile sunulan SI Combat Fitness, dövüşün sadece sokaklarda birbirini incitmek için değil, sağlık için birlikte eğlenerek, stres atarak ne kadar uyumlu ve estetik olabileceğini de kanıtlayacak. Combat, vücudun denge ve koordinasyon becerilerinin temelini oluşturarak kasları çalıştırıyor. Tekme ve yumrukları aerobik adımlarla birleştirerek kondisyonu geliştiren SI Combat Fitness’ın içeriğinde box, karate, tekvando, muay thai blokları yer alıyor; üstelik bu spor ile 50 dakikada 500 kalori yakılabiliyor. Bu ilginç ve etkili spor yöntemi; duruş, denge, koordinasyon becerilerini geliştirmek ve hızlı sonuç almak isteyenler, kuvvet ve özgüven kazanmayı hedefleyenler için birebir. Tarih: 16 Ocak 2016 Cumartesi Saat: 10:00- 15:00 Yer: Sports International/Ataköy Marina 6 sports international • birlikfestivali

youtube.com


Sports International, tüm eğitim ve gelişim faaliyetlerini “Sports International Akademi” çatısı altında topluyor.

T

ürkiye’ye 1993 yılında kurumsal olarak fitness ve spor merkezleri işletmeciliğini getiren ilk kuruluş olan Sports International, sektöründe öncü ve lider konumunu Ankara, İstanbul, İzmir ve Mersin olmak üzere yedi tesisde hizmet vererek sürdürüyor.

Büyüme hedefi içinde olan Sports International, sektöründe lider olmanın önemli kriterlerinden birinin; iyi eğitilmiş, aidiyet duygusu yüksek, nitelikli iş gücünün eğitimi ve gelişimi olduğuna inanıyor. Bu amaçla, tüm eğitim ve gelişim faaliyetlerini “Sports International Akademi” çatısı altında topluyor. 1- Sports International’a İlk Adım: Oryantasyon Programı

mine hakim, tam zamanlı ‘İç Eğitimciler’ ve ‘Profesyonel Eğitimciler’ iş birliğiyle şirket stratejilerine ve ihtiyaçlarına yönelik bir eğitim programı hazırlanmıştır. Eğitim Programı; “Temel Satış Eğitimi” ve “Sports International Satış Eğitimi” kapsamında yedi günlük eğitim olarak planlanmıştır. Bu programlara paralel olarak, akademi adayları için kişisel gelişim ve motivasyon amaçlı, kişiye özel fitness ve egzersiz programları, pilates, step aerobik, zumba ve spining, diyetisyen hizmetleri gibi tesis ürün ve hizmetlerini tanıtan aktiviteler de düzenlenmektedir. Sports International Satış Akademisi sonunda başarılı olan adaylara “katılım belgesi” verilmektedir. Fitness Akademisi

Sports ailesine yeni katılan çalışanlar için tasarlanmış programdır. Oryantayson programıyla yeni işe başlayanların sektörü ve organizasyonu tanımaları böylece şirkete ve kurum kültürüne adaptasyon sürecinin hızlandırılması amaçlanmaktadır.

Sports International, kendi kültürüne ve standartlarına uygun çalışma arkadaşları yetiştirmek, üyelerine daha iyi hizmet vermek ve fitness sektörüne geleceğin fitness profesyonellerini kazandırmak amacıyla Sports International Fitness Akademisi’ni kurdu. 2- Temel ve Mesleki Eğitim Programlarımız Satış Akademisi Sektörünün öncüsü ve lideri Sports International, satış organizasyonunun mesleki ve kişisel yetkinliklerini geliştirmek; satış sektörüne, işe alımdan ‘satış liderliğine’ doğru uzanan bir eğitim ve gelişim süreci oluşturmak amacıyla Sports International Satış Akademisi’ni kurdu. Akademide eğitim alma fırsatını yakalayan adaylara; Sports International kültürünü benimsemiş, satış yöneti8 sports international • sportsakademi

Fitness Akademisi altında uzun soluklu eğitim ve gelişimprogramları düzenlenmekte; teorik ve vaka çalışmaları ile zenginleştirilmiş uygulamalı faaliyetler, kurum içi eğitimciler ve Ankara Üniversitesi iş birliğiyle yürütülmektedir. Sertifikasyon programlarının ilki, Türkiye’de ilk defa bir üniversite ve spor kulübü iş birliğiyle “Personal Trainer Sertifika Eğitim Programı” olarak gerçekleşmiştir. Bu programda, spor ve fitness sektöründe çalışan veya meslek edinmek isteyen katılımcılara mesleki ve bireysel yeterlilik eğitimleri sunularak, başarılı olanlara sertifika ve Sports


International tesislerinde kariyer yapma fırsatı verilmiştir. Kurum İçi Hizmet Eğitimleri Sports International Akademisi altında, kurum içi hizmet veren tüm çalışanlarımızın günlük iş ve yönetimsel sorumluluklarını geliştirmeye yönelik; iş sonuçlarına etki edecek eğitim programları uygulanmaktadır. Spor ve fitness sektörüne geleceğin “fitness profesyonelleri” ve “lider satış ekipleri” yetiştirmeyi hedefleyen “Sports International Fitness ve Satış Akademisi”ne başvurularınızı bekliyoruz. Satış ve Fitness Akademisi Başvurularınız için: http://www.sportsinternational.com.tr/career http://www.sportsinternational.com.tr/academy Sports International Akademi şimdi de sosyal medyada. “Evde, İşte, Her yerde Sports!” sloganıyla, Sports International Akademi’yi facebook üzerinden sosyal medyaya da taşımış bulunmaktayız. Sports International kulüplerine veya spor merkezlerine herhangi bir nedenden dolayı üye olamayan takipçilerimize, kendi vücut ağırlıklarını kullanarak yapabilecekleri hareketleri, profesyonel eğitmenlerimiz tarafından hazırlanan videolar, görsel anlatımlar ve içeriklerle zenginleştirip, takipçilerimizin “sağlıklı bir hayat için spor”u bir yaşam tarzı haline getirmelerini hedefliyoruz. Fitness, beslenme ve yaşama dair her bilgiye ulaşabileceğiniz Sports International Akademisi’ni facebook adresinden izlemeye devam edin. Facebook https://www.facebook.com/SportsInternationalAkademi sportsakademi • sports international 9


Fotoğraf: Cemil ERDOĞAN

D

ominik Cumhuriyeti’nde gerçekleşen Survivor yarışmasında mücadele eden Sports International İzmir Pilates Eğitmeni Damla Can, tesisimizde son hazırlıklarını tamamlayarak şampiyonluk hedefiyle yola çıktı. Kazandığı dokunulmazlık ve final sembolleri ile şampiyonluğun en iddialı isimlerinden biri olduğunu kanıtladı.

8 yıldır Sports International İzmir spor departmanında çalışan Damla Can, yarışmalarda göstermiş olduğu başarı ve adadaki duruşu ile örnek gösteriliyor. Survivor elemeleri boyunca kendisine destek veren ailesi, arkadaşları ve üyelerimiz, Damla Can’ın gönüllüler takımında yer aldığı duyurulunca, yarışmanın en büyük favorisi olacağı bilinciyle onu adaya uğurladılar. Yarışmanın fragmanları yayınlanmaya başladığında Damla Can’ın sloganı, kendi kişiliğini de yansıtan “Benim için survivor hırs, mücadele ve açlık 10 sports international • damlacan

demek” olmuştu. Eğitmen arkadaşları tarafından en çok zorlanacağı kısmın açlık olduğu düşünülse de, gönüllüler takımının ilk haftalarda ödül oyunlarını kaybederek uzun süre aç kalması, hırs ve mücadelesine engel olamadı. Bugüne kadar tutkularının peşinden koşan Damla Can, hayatta imkansız diye bir şey olmadığına inanıyor. Sports International’daki çalışmaları ve sporcu kimliği sayesinde zorluklarla daha iyi başa çıkacağını düşünen Damla Can, şampiyonluk için sadece oyunlarda başarılı olmanın yeterli olmayacağının da farkında. Aynı zamanda düzgün bir kişiliğe sahip olmanın ve haksızlıklar karşısında durmanın gerekliliğini de ifade eden Damla Can, ünlüler takımındaki diğer yarışmacıların halk tarafından tanınan ve sevilen isimler olduğunu, bu yüzden kendisinin daha fazla rekabet etmek ve kendisini daha iyi tanıtmak zorunda olduğunu dile getirdi. Spor yaşantısına cimnastik ile başlayan Damla Can, bu dalda milli takıma kadar yükseldi. Sports International bünyesinde Pilates ve H.I.I.T gibi aerobik dersleri veren, aynı zamanda kişiye özel antremanlar da programlayan Damla Can’ı Sports International ailesi olarak bugüne kadarki başarılarından dolayı tebrik eder ve ona adada bol şans dileriz.


Kadın, Aile ve Toplum Sağlığının Merkezidir.

K

adınların her alanda ağırlıklarının hissedileceği 21. Yüzyılda, hayatlarının her döneminde sağlık hizmetlerinden yeterince faydalanmalarını sağlamak için dünya çapında gayret gösterilmektedir. Kadın sağlığının çeşitli nedenlerle bozulması, aile ve toplum yaşamını önemli şekilde etkileyerek ekonomik, sosyal, psikolojik sorunların yaşanmasına yol açabilmektedir. Kadın sağlığı kendi özel yaşantısıyla olduğu kadar eşini, çocuklarını da etkilemekte hatta çocuklarının ilerideki yaşamlarını olumsuz etkileyebilecek çeşitli sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilmektedir. Çeşitli genetik sorunlar, çocukluk ve genç kızlık dönemi hastalıkları, gebelikte ortaya çıkan rahatsızlıklar, doğum sırasındaki problemler, gebe kalmaktaki zorluklar (kısırlık), bakabileceğinden fazla çocuk doğurma, kanserler, menopoz, yaşlılık döneminde bireyleri hayatlarının değişik dönemlerinde etkilemekte ve sağlık sorunlarıyla karşı karşıya bırakabilmektedir. ‘‘KADINLARDA ve ERKEKLERDE KİLO ÇOCUK İSTEĞİNİ NASIL ETKİLİYOR” İnsanlığın en önemli sorunu olarak ortaya çıkan obezite ile kalp hastalığı, inme, diyabet, hipertansiyon, eklem ve safra kesesi hastalıkları, karaciğer yağlanması, gut hastalığı, bağışıklık sistemine bağlı bozukluklar, duyma ve görme sorunları artar ve en önemlisi de eğer bir çocuk istiyorsanız, bu isteğinizden sizi uzaklaştırabilir. Elma şeklinde bir göbeği olan, vücut yağ oranı artmış, sigara ve alkol tüketen, yaşı özellikle 45’in üzerinde, stresi ve iş yükü fazla olan, kendini beğenmeyen ve sportif aktiviteler yapmayan bir erkek düşünün. Bu erkek ilk önce seks sıklığında önemli bir azalma yaşar, çünkü şişmanladıkça testosteron oranları düşer. Bu hormonlar düştüğü zaman çabuk yorulma, isteksizlik, depresyon da beraberinde gelir. Ayrıca testosteron oranı düşen bir erkeğin bünyesinde ereksiyon (sertleşme) kalitesinde de ileri derecede azalma olur. Yaptığımız testlerde gördüğümüz şey; şişmanlık ve bu tip problemler birleştiğinde sperm kalitesinde ve genetik yapısında bir düşüş yaşandığı.

Dünya Kısırlık Ve Tüp Bebek Derneği Başkanı Prof.Dr. Timur GÜRGAN 12 sports international • sağlık

Kadınlarda şişmanlık arttıkça yumurtalıklarda östrojen hormonu yapımı ve erkeklik hormonu dediğimiz androjen hormonu normal sınırların dışına çıkılıyor, denge bozuklukları yaşanıyor. Vücutta artan ve daha fazla dolaşmaya başlayan androjen hormonu, kadında kıllanmalar ve sivilceleri arttırıyor. İnsülin denilen hormona karşı direnç gelişiyor ve bu hormonun da kanda yükselmesine sebep oluyor. Artmış olan androjen, östrojen ve insülin rezistansı birleşerek yumurtayı bozuyor, kalitesini düşürüyor ve çevresindeki kümülüs hücrelerinin de genetik yapısı bozuluyor, döllemeyi azaltıyor. Ayrıca rahim içi zarının gömülgenliğini olumsuz olarak etkiliyor. Yumurta kaliteli olsun olmasın, rahim içine girse dahi, rahim içi iyi olmadığı için düşük oranı yine artı-


yor. Sonuçta canlı, sağlıklı çocuk doğurma şansı giderek azalıyor. Kişiye ve çifte uygun diyet, egzersiz ve sağlıklı yaşam programlarının hayat boyu sürmesi ile obezitenin getirdiği rahatsızlıklar minimalize edilmelidir. BEYİN VE BAĞIRSAK SİSTEMİ ARASINDAKİ ETKİ İnsan beyni ile düşünüyor, hareketlerini yapıyor, hormonal dengesini ve davranışlarını gerçekleştiriyor. Son 10 yıl içinde gelişen bilgiler çerçevesinde beyni yönlendiren mekanizmanın tamamen bağırsak sistemi olduğu ortaya çıktı. Bağırsaktaki mikroorganizmaların kişiye özel olarak fazlalığı veya eksikliğinin oluşturduğu balans bozukluğunun bütün fonksiyonları etkileyebildiğini gördük. Burada oluşan ve çok fazla miktarda negatif etki yapabilecek olan toksik maddeler ortadan kaldırılmazsa yayılan maddeler bağırsaktan emilerek kana karışıyor ve hedef organlara negatif olarak gidebiliyor. İleride ortaya yeni bir denge sistemi ile çıkacağız ve bağırsakların kısırlık, hormon bozuklukları, yumurtlama fonksiyonları ve yumurta kalitesi üzerindeki etkileri ile ilgili bilimsel çalışmalara imza atacağız. Tam bu noktada sanırım piyasada son yıllarda sıkça konuşulan detoksa değinmek gerekiyor.

“Kadın sağlığının çeşitli nedenlerle bozulması aile ve toplum yaşamını önemli şekilde etkileyerek ekonomik, sosyal, psikolojik sorunların yaşanmasına yol açabilmektedir.” Detoks vücuttaki zararlı olan maddeleri temizlemektir ama burada büyük bir yanlış anlaşılma var. Detoks dediğiniz şey ile o an vücutta bulunan yabancı maddeleri atabilirsiniz, ama üretimini ortadan kaldıramazsınız. Esas detoksifiye edilmesi gerekeni temizleyemez, sadece birikmiş olanları vücuttan atar ve yapımını engelleyemezseniz. Yani detoksa tekrar ihtiyaç duyarsınız. Kaldı ki, aklınıza her estiğinde detoks yaptıramazsınız. ■ Kısırlık, yani infertilite probleminin ülkemizde görülme sıklığı nedir? Kısırlık Türkiye’de giderek artıyor. Ülkemizde yaklaşık 1 milyon çifti ve yakınlarını ilgilendiren bu sorun ne yazık ki ilerleyen yıllarda gebeliğe ulaşmakta zorlanacak pek çok çifti kapsayacak. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki, erkekte sperm sayısı ve yumurtayı dölleme kapasitesi giderek bozulurken, genel olarak döllenmenin azaldığı görülüyor. Diğer taraftan, genç kadınlarda da yumurta sayılarında ve

kalitelerinde yüzde 10 oranında bir düşüş gözleniyor ki bu son derece ciddi bir rakam. Genetik ve çevresel nedenlerle modern hayat tarzının etkisi bunu tetikliyor. “EVLENMEDEN ÖNCE DOĞURGANLIK CHECK-UP’I ÖNERİYORUM” ■ Çocuk sahibi olamamanın pek çok nedeni var. Bunlardan en önemlileri ve belki de ilk akla gelenlerle başlarsak. Kadın ve erkekle ilgili çeşitli sorunlar en önemlileri. Kadında daha önce geçirdiği bir enfeksiyona bağlı gelişen çocuk yolları ve rahim içi zarı ile ilgili yapışıklıklar, tıkanıklıklar, üreme organları gelişme problemleri, hormonal bozukluklar, yumurtlama sorunları, yumurtalık kistleri, miyomlar, rahmin gelişme anomalileleri, cinsel sorunlar, vajinismus, stres, tiroid, diyabet ve bağışıklık sistemi sorunları kısırlığa yol açabilir. Erkekte de genetik faktörler, şişmanlık, stres, sigara, alkol ve çevre kirliliği gibi kısırlığa yol açan pek çok şey sıralayabiliriz. Kadında veya erkekte veya her ikisinde de çocuğu geciktiren problemler tek tek veya birkaçı birden görülebilir. ■ Gürgan Clinic’te yaptığınız check-up’ı biraz detaylandırabilir misiniz? Kadın ve erkeği birlikte ele alıyor, gebeliği geciktirecek bir durum olup olmadığına bakıyoruz. Bazı hormon testleri, yumurta rezervlerinin değerlendirilmesi ve gebeliğin ne zaman olabileceğine dair bilgiler topluyoruz, değerlendiriyoruz. Stratejik olarak çiftleri eğer çocuk istiyorlarsa çocuğa yakın kılarak, istemiyorlarsa da ne kadar doğum kontrolü yapmalılar, hangi aralıklarla kontrollere gelmemeliler ki diledikleri zaman çocuklarını kucaklarına sorulara bu check-up ile cevap veriyoruz. Sorun varsa paniğe kapılmamalarını sağlayarak çözümler üretiyoruz. Bu incelemelerin çiftin durumuna göre 2 yılı geçmeden yapılması gerekir. ‘‘KADIN MERKEZLİ AİLE SAĞLIĞI PROJESİ TÜM DÜNYAYA YAYILACAK” Bu proje hem Avrupa’da hem de Türkiye’de daha da önemsenir bir hale gelecek ve kadının fiziki ve psikolojik sağlığı üzerine yatırım yapılan konsept geliştirilmeye de devam edecek. Çünkü kadın demek her şeyden önce aile demek, anne demek, eş demek, kısacası hayatın merkezi demek. Bütün dünya ile birlikte Türkiye de bunu daha iyi anlayacak, çünkü başka seçenek yok. Yarısı eğitimsiz, yarısı çalışmayan, yarısı sağlık ve insan olarak ikinci plana itilmiş kadınları toplum kaldıramaz. ‘‘KANSERE ÇÖZÜM GELİRSE KÖK HÜCREDEN GELECEK” Alzheimer, çeşitli psikolojik sorunlar, sinir sistemi zedelenmeleri, şeker hastalığı, kalple ilgili problemler ve kanser için kök hücre çok önemli bir açılım sağlayacak. sağlık • sports international 13


Kök hücreden sperm veya yumurta yapılıp yapılamayacağını 2017’de, ne kadar bir süre içinde yapılabileceğinin cevabını ise inşallah 2018’de açıklayacağız. Kök hücrenin kanser üzerindeki çalışmaları hangi aşamada? Kanser çalışmaları hızla sürüyor. Ve şunu özellikle belirtmek istiyorum ki, kansere bir çözüm gelirse bu kök hücre çalışmalarından gelecek. Kişilerin tüm gen haritaları çıkartılarak hangi tip kanserlere daha fazla eğilimli olduğu görülüp, risk grubuna karşı kanser aşıları geliştirilecek. Önümüzdeki dönemde tüm bu gelişmeler insanoğlunun ömrünü uzatacak. İnsanlar daha uzun, hastalıksız yaşayacak, ama bu da önemli sıkıntıları beraberinde getirecek. İnsanların uzun yaşamasına, sosyal ve politik dünya nasıl bakacak? Tıbbın veya bilimin yapılabilir dediği her şey yapılacak mı? Tüm bunlar birer dünya stratejisi. O nedenle 2016’da her şeyden önce ‘barış’ gelsin. İnsanlar bu kadar zor elde edilen sağlığı bir kurşun ile heba etmesinler. 2016’da kadın hastalıkları ve doğum ile ilgili yeni gelişmeler yaşanacak mı? Erken tanı, erken teşhis ve endoskopik ameliyatlarla hastalar daha hızlı bir şekilde sağlıklarına kavuşacak ve hayatlarına geri dönebilecekler. Doğum hekimliğinde de çok önemli bir değişiklik olacak. Hamileler, gebelik süre14 sports international • sağlık

since onları yakından takip eden güncel teşhis metotlarının yüksek teknolojinin desteği ile sunulduğu merkezlere yönelecek. Daha öncede belirttiğim gibi bu işler artık muayenehaneler yerine, özel ihtisas merkezlerinde yapılacak. Anneye ait problemlerin çocuğu etkilemesi ile ilgili olarak yapılacak incelemeler gebeliğin başından sonunu görme imkanı sağlayacak. Böylelikle anneye ait şeker, tansiyon, böbrek hastalıkları gibi problemler erkenden saptanacak. Tıbbi olarak çok iyi ve kolay bir şekilde takip edilebilecek gebelik süresince 3-4 boyutlu ultrasonlarla karın içinde neler olduğu yüzde 90 civarında görülebilecek. Çocuğa giden kan akımları, beslenmesi, gelişimi, içinde yüzdüğü sıvı ve organları incelenebilecek, o zaman da görülebilen ve görülmeden oluşabilecek problemlerin tespiti sağlanacak. ORGANİZE EDİLMİŞ GEBELİK TAKİBİ VE DOĞUM SİSTEMİ Pek çok kadının yaşadığı doğum korkusu konusunda yenilikler görecek miyiz? Tabii. Artık doğum korkusu ortadan kalkacak ve böylece kadın, organize edilmiş gebelik takip ve doğum sistemi içine girecek. Kadın hastalıkları doktoru, beslenme uzmanı, psikolojik-sosyal destek uzmanı, gebelik koçu, özel ebe gibi kişilerin yer aldığı bir takım oyunu içinde kendini görecek olan kadın, 24 saat hizmet alabilecek. Doğuma girdiği zaman sadece doktoru değil,


bu ekibi yanında görecek olan hamileler bu tip bir güvenlik sistemi içinde kendini güvende ve rahat hissedecek. 2016’da bunu da Ankara’ya getireceğiz. Kısırlık ile ilgili olarak da farklılıklar yaşanacak mı? Kısırlıkta artık limitler kalkacak. Biz 2016’da kişiye özel gebelik oranlarını uygun hastalarda yüzde 70’e yükselteceğiz. Bunu da şimdiye kadar anlattığımız balanslama sisteminin geliştirilmiş modeli ile yapacağız. Erkekteki sperm bozukluklarının erken tanınması, gerekliyse ilaç ve çeşitli destekleyici ürünlerle tedavisinin yapılması ile karısı kendi kendine gebe kalabilecek. Kadınlar da iyi bir dengeleme programıyla, tüp bebeğe ihtiyaç duymadan kendi kendine gebe kalacak. Bilimsel desteğin gösterdiği doğrularla kişi buna inanacak. Her evlenen çift doğurganlık check up’ına girecek, böylece ileride evlendikten sonra çifte özel ne problemler olduğunu çok geniş olmayan teşhis metotlarıyla kendilerine söyleyeceğiz. Çift evlendikten sonra sadece işi, gücü, kariyeri ile değil medikal olarak aldığı tavsiyelere göre de planlama yapacak. ‘Her isteyene tüp bebek’ diye bir kavramdan söz etmiştiniz. Bu kavramı sizden daha detaylı bir şekilde dinleyebilir miyiz? Evet, her isteyene tüp bebek diye bir kavram gelecek. Kişinin isteğine göre tüp bebek tedavileri giderek artacak, çünkü önümüzdeki iki buçuk sene içinde gebelik oranları yüzde 80’lere kadar yükselen bir grup olduğunu göreceğiz. Çiftler ‘oldu, olmadı’ stresinden kurtulmak için tedaviye girecek. Eğer tüp bebek tedavisinde etkili olabilen değişkenleri kendi içinde balanslayarak giderseniz yüzde 80’e ulaşırsınız. Yeni getirdiğimiz sistemler arasında embriyo kalitesinden bahsediyoruz. Görüntüsel ve genetik kalite olarak burada iki grup oluşturmalıyız. Eğer yumurta başlangıçta olgun değil ve gelişmesi iyi olmayacaksa laboratuvarda aktivasyonunu daha aktif ve genç hale getirici bir sistem geliştirdik. Örneğin erkekte sperm iyi ancak kadında yumurtası iyi durumda olmayan, ileri yaş ile birlikte yumurta rezervleri düşmüş, iki ve üstünde tüp bebek denemesi yapmış, embriyolar beklenenin aksine iyi gelişmemişse kombine yaklaşımlar yapıyoruz. İlk olarak, nazik bir şekilde yumurtalara mikroenjeksiyon yaparken lazer kullanıyoruz, delikler açıp iğnelerle çok sarsmadan yumurtaya giriyoruz. İkincisi co-culture dediğimiz yumurta geliştirici teknikler. Ama aktivasyon sağlanamıyorsa yumurtayı gençleştirecek değişik opsiyonlar sunuyoruz. Bunlardan biri, özellikle bazı karışımlar kullanarak o yumurtaların laboratuvarlarda özel sıvılar kullanarak gençleştirilmesi. Yumurtanın içinde mitokondri dediğimiz hücrelere enerji veren üniteler var. İçerideki bu mitokondrilerin sayısını arttırmanın enerji verdiği düşünülüyor. Henüz iki-üç seneye ihtiyaç duyulan ve aktif olarak kullanılmayan bu metotta mitokondriler alınarak kök hücre

gibi çoğaltılıp geri enjekte ediliyor. Şu anda hem pahalı hem de sonucu tam belli olmayan bu yeni yaklaşım çok dikkatli bir şekilde sunuluyor. Biz şu anda az önce de söylediğim gibi kimyasal maddeler veya elektrik enerjisiyle yumurtaları aktive ediyoruz ve yumurtalar yaklaşık iki-üç sene kadar gençleşebiliyor. ‘‘DOĞURGANLIK AŞISI İLE DÜŞÜKLERİN ÖNÜNE GEÇİLECEK” Peki gelişmiş embriyolardaki kromozom anomalileri ile ilgili atılacak yeni adımlar var mı? Yaş ilerledikçe veya çeşitli genetik, çevresel faktörler kişiye özel olarak yüzde 60’a kadar embriyolarda kromozom anomalisi geliştiriyor ve böylece çocuk oluşturmuyor. Bizim görevimiz; embriyolardan çocuk oluşturmayanları kullanmamak, problemli olanları ‘dikkatle kullanılacaklar listesine’ koymak, en iyi çocuk oluşturacakları ise seçip, saklamak. Bu yeni gelişen metotta beşinci güne kadar embriyoları götürdükten sonra içlerinden bir hücre alıp hangisi iyi çocuk oluşturur, yüzde kaç oranında çocuk oluşturma kapasitesi var gibi sorulara cevap verebiliyoruz ki bu son derece önemli bir gelişme. Genetik ayrıştırma ve dengelemenin yanında embriyoyu dondurup saklamayı yan yana getiriyoruz, bu da yeni bir ufuk açıyor. Spermi dengelediniz, yumurtayı aktive ettiniz, embriyoyu geliştirdiniz ve iyi olanı sakladınız. Peki rahim içi uygun değilse bunun için başlatılan yenilikler bulunuyor mu? Adını burada ilk defa söyleyeceğim rahim içine Doğurganlık Aşısı’nı geliştirdik. Kandan geliştirdiğimiz hücreleri rahmin içine koyuyorduk, ancak şunu gördük ki, beyindeki özel bir hormunu kadının kanındaki hücreleri geliştirme sıvılarının içine koyarsak çok daha etkili oluyor. Genetik olarak iyi bir şekilde rahim içini geliştirdiğinizde ve iyi embriyo yerleştirdiğinizde düşüğü önlenmiş oluyorsunuz. Adını ‘doğurganlık’ koymamızın nedeni ise bu sistemin düşüğü önlemesi oldu. Ocak ayı içinde bir basın duyurusu ile bu yenilik ilan edilmiştir. “Gürgan Clinic olarak tüm Sports International üyelerine %20 indirim” Tel: 0312 4427404 e-mail: info@gurganclinic.com.tr www.gurganclinic.com.tr

sağlık • sports international 15


Spor yapmak neden bu kadar zor gelir bazı insanlara... psikonet.com Psikoloğu Sinem ÖZER

Çalışan kişilerin en büyük bahanesi; spora vakit bulamıyorum, sağlıklı besinler tüketemiyorum ve giderek kilo alıyorum...

“Bütün gün masa başı işinin yoğunluğunu yaşayıp üzerine bir de trafik stresi çekip eve gelip şöyle ayaklarını uzatıp eline bir paket cipsini yanına kolasını alıp film izlemek varken spor da neymiş canım” dediğinizi duyar gibiyim. İş yerinde bütün gün masa başında oturmak durumunda kalıp öğle arası molasında da şirketteki yağlı yemeklerden yiyip üzerine bir 5 saat daha oturan insanlar için spor ve sağlıklı beslenme bulunmaz bir nimettir aslında. Günün kurtarıcısıdır spor, günün motivasyonudur, zindeliktir, sağlıktır, sosyalliktir aynı zamanda. Birçok bahane bulunabilir sporu ertelemek adına; arkadaşlarım buluşacak eksik kalırsam olmaz, aileme zaman ayırmalıyım, tv’de en sevdiğim dizi var hayatta kaçıramam, temizliği akşama bıraktım, hava soğuk terlersem üşütürüm, yarınki sunumumu hazırlamam lazım, yemeği çok kaçırdım, çok az yedim, başım ağrıyor, trafik vardır hiç çıkmayayım, arkadaşım da spor yapmak istemiyor ki zaten... Aynı şekilde sağlıksız beslenme adına birçok bahane bulunabilir; iş yerinde kutlama vardı; pastalar, börekler ne güzel gitti, akşam eve yorgun geldim pizza söyledim, öğle arası herkes şu meşhur kebapçıya gidiyormuş ben de katılayım, müşterim çikolata getirmiş ne iyi etmiş, sabah on dakika daha fazla uyuyayım köşedeki pastaneden poğaça alırım, kahvaltı zaman kaybı, hafta sonu mangal partisi verelim gibi... Kısa vadede bizim işimize gelen, zevk veren, kolaylık sağlayan alışkanlıklarımız uzun vadede sağlığımızı ve 16 sports international • pisikonet

psikolojimizi ciddi derecede etkiliyor. Kalp hastalıkları, damar tıkanıklıkları, kolesterol, şeker gibi birçok hastalığı beraberinde getiren fazla kilo, ruh sağlığı problemlerinde de ana etmenlerden bir tanesidir. Sağlıksız beslenme sonucu suçluluk duyguları, depresyon, anksiyete gelişebilmekte ve bunun sonucunda obezite ya da yeme bozukluğu oluşabilmektedir. Hayatımıza dair birkaç küçük değişiklik hem beden sağlığımızı, hem de ruh sağlığımızı hayat boyu en iyi şekilde korumamıza olanak verir. Duygularımıza kolayca yön veremeyiz, düşünce ve inanç sistemimizi kolay kolay değiştiremeyiz ancak davranışlarımıza kolayca yön verebiliriz. Bir davranışı yapmaya kendimizi odaklarsak duygu ve düşüncelerimiz davranıştan sonra harekete geçer. Ertelemeyin. Hayat çok kısa, yapacağınız işler çok fazla. Evet, bunun farkındayım. Ama erteledikçe erteleme davranışlarımız pekişir ve ertelediğimiz işler bir yığın haline gelir; sonunda da hiçbirini yapmadan bırakırız gider. Bir yerden başlayın. Sağlığınızın farkına varın, spor üyeliği alın ya da sabah kendinize yürüyüş yapacağınıza dair söz verin. Hepsini aynı anda yapmayın. Yapmanız gereken hayatınıza yön vermek, yeni alışkanlıklar kazanmak. Hepsine bir anda yüklenirseniz bocalarsınız. Mesela ilk önce su içme alışkanlığı kazanın. Hadi şimdi kalkın ve bir bardak su için! Susamasanız da su için, kendinizi zorlayın. Bir yerden sonra vücudunuz suyu kendi isteyecektir, göreceksiniz. Diğer gün kahvaltı alışkanlığı kazanmaya çalışın, alarmı 15dk önceye alın ve sağlıklı bir kahvaltı tabağı hazırlayın.


Bir yerden başlamak lazım, büyük hedefler koyup küçük adımlarla ona ilerlemek lazım. Bir şeyden vazgeçeceksek eğer, bir anda bocalamamak için vazgeçeceğimiz şey her ne ise adım adım kopmalıyız ondan, yıpranmamalıyız. Hayat kısa; planları ertelememek gerek. Aklınızda uzun zamandır aramayı düşündüğünüz, bir türlü fırsat bulup da arayamadığınız arayamadığınız arkadaşınız varsa eğer ertelemeyin; o anda arayın, beş dakika yaratın kendinize. Yıllardır hayalini kurduğunuz Avrupa tatili için bir şeyler yapın; en azından para biriktirmeye hayalinizi gerçeğe dönüştürmeye çalışın. Diyet için pazartesiyi beklemeyin, motivasyonu hissettiğiniz anda başlayın. Sağlığınızı ertelemeyin, ailenizi ihmal etmeyin, işinizi aksatmayın, sevdiğinizi şımartın, aklınızda ne varsa onun için çabalayın. Unutmayın; hayat bir defa yaşanır. Sağlınız için, kendiniz için bir şeyler yapın. Yeni alışkanlıklar edinin, kötü alışkanlıklardan vazgeçin. Hayatınızı değiştirmeye gerek yok; sadece farkında olun ve ona göre yaşayın. Bedeniniz ve ruhunuz daha iyi bakılmayı hak ediyor. Vazgeçin! Gece geç saatte yemek yemekten, market alışverişine aç karnına çıkmaktan, kendinize yemek ödülü vermekten, asansör kullanmaktan, fırın kullanmak varken kızartma yöntemini kullanmaktan, üç beyazı kullanmaktan, susayınca çay kola vb. İçeceklerle susuzluğunuzu gidermeye çalışmaktan, “şok” diye tabir edilen gereksiz ve sağlıksız diyetlerden, her gün tartılmaktan, paketlenmiş ürünlerden, sigaradan, alkolden, aşırı hız yapmaktan, lüzumsuz para harcamaktan, sadece iş düşünmekten uyku sürenizden kısıp internette zaman geçirmekten, gün boyu aç kalıp akşam öğününe yüklenmekten, sadece kalori kontrolü yapıp besin değerini göz ardı etmekten, güne kahvaltısız başlamaktan, zayıflama haplarından, yemeklerin yanında yağlı soslar kullanmaktan, besin çeşitliliği olmayan tek çeşit beslenme düzeninizden, hareketsiz bir yaşamdan vazgeçin.

yapıştırabiliriz. Saat 12’ye alarm kurup alarm başlığını “hadi su iç” olarak ayarlayabiliriz. Günde 3 litre su içmek büyük hedef sayılırsa hiç su tüketmeyen bir insan için günde en azından 6 bardak su ile bu alışkanlığa doğru yol alabiliriz. Gün içinde hiç hareket etmeyen bir kişinin hayatına hareket katmak istiyorsak işe asansörü bıraktırıp merdiven çıkma alışkanlığı edinmesi ile başlayabiliriz. Öğle yemeğini ofise söylemek yerine dışardaki restorana yürüyerek gidip orada yemek yemesiyle başlayabiliriz ya da arabasını kapının önüne değil de bir ara sokağa park edip sabahları beş on dakika yürüyüş imkanı bulmasını önerebiliriz. Beş dakikalık yürüyüşü on dakikaya sonrasında yarım saate çıkarmak bizi hedefe adım adım yaklaştıracaktır. Küçük hedeflerimizi küçük kar tanelerine benzetirsek bunlar birleşip büyük bir kartopu haline gelip bizi hedefe götürecektir. Yeter ki “bir yerden başlayın”. www.pisikonet.com

Alışın! Ufak porsiyonlara, spor ve egzersize, açık hava yürüyüşlerine, yeşil sebzeler tüketmeye, su içmeye, sağlıklı ara öğünler tüketmeye, evde tencere yemeği pişirmeye, fastfood’dan uzak kalmaya, cazip ikramlara hayır diyebilmeye, meyve tüketimine, yavaş yavaş tat alarak yemeye, gülücük saçmaya, pozitif bakmaya, kendinizle ve vücudunuzla barışık olmaya, bedeninize iyi bakmaya, yemeğin yanında gelen patates kızartmasını haşlanmış sebzelerle değiştirmeye, yeşil çay içmeye, günaydın demeye, arkadaşlarınızın hatırını sormaya, eleştirilmeye, hoş görmeye, kendinize vakit ayırmaya, kitap okumaya, yeni yerler keşfetmeye, hobiler edinmeye, sosyalleşmeye, karşılık beklememeye, iyilik yapmaya, yapıcı olmaya, sürprizler yapmaya, kalp kırmamaya, karar vermeden önce iki kere düşünmeye alışın. Alışkanlık kazanmayı nasıl daha kolay hale getiririz? Yapmak istediğimiz davranışı küçük bölümlere ayırmakla başlayabiliriz. Su içmeyi hayatımıza katmak istiyorsak gün içinde bize su içmeyi hatırlatacak notlar hazırlayıp çalışma masamıza ya da zaman geçirdiğimiz alanın belli yerlerine pisikonet • sports international 17


Bahar Aylarında Beslenme

Neden Kilo Vermek İçin Yazı Bekleyesiniz ki? K

ış aylarının geride kalması ve havaların ısınması beslenme alışkanlıklarımıza etki etmekte kimi zaman iştah kontrolünde problemler yaratmaktadır. MEVSİM GEÇİŞLERİNDE METABOLİZMA HIZLANDIRICILAR Kış aylarının etkisiyle yorulan vücudumuzu hareketlendirmek için serotonin hormonu oldukça önemlidir. Muz, patates, kivi ve tam tahıllı besinler bu hormonun aktif kalmasını sağlayacaktır. İyi bir bağışıklık sistemi aynı zamanda güçlü metabolizma demektir. Bağışıklık sistemimizi güçlendirip aynı zamanda yağ yakımı desteklemek için işte size “SÜPER BESİNLER”. 1- HİNDİSTAN CEVİZİ Hindistan cevizi orta dereceli yağ asidi bakımından zengindir. Orta zincirli yağ asitleri metabolizma hızınızı artırıcı etki gösterir. Sabah kahvaltılarınızda ya da ara öğünlerinizde Hindistan cevizi sütünü deneyebilirsiniz. Hem sağlıklı hem lezzetli hem de yağ yakımına yardımcıdır. 2- KARA BİBER-KIRMIZI BİBER Bibere acısını veren “capcaicin” adlı madde aynı zamanda vücudun kan dolaşımını hızlandırarak vücut ısısının artırır ve yağ yakımını hızlandırır. Karabiberdeki “Piperin” maddesi içinde hala benzer araştırmalar devam etmektedir. 3- YUMURTA Anne sütünden sonra en değerli protein kaynağı olan yumurta, kas yapımını desteklerken aynı zamanda yağ yakımı da sağlar. Amerikan Üniversitesi Dergisi’nde yayımlanan bir araştırma, kahvaltıda yumurta tercih edenlerin günlük 400 kalori daha az aldığını gösteriyor. Yumurtanın yanına maydanoz ve ceviz ekleyerek hem faydalı yağ asidi alımınızı artırır hem de demirin emilimine katkıda bulunmuş olursunuz. 4- KETEN TOHUMU

DİYETİSYENDUYGUGENCEL SportsInternationalŞişliDiyetisyeni

18 sports international • sağlıklı beslenme

Sadece bir yemek kaşığı keten tohumunda 3.5 gram lif vardır. Sindirim sistemi problemleri yaşayanlar için çözüm


Hayatın Rhythm’ini değiştir... Personal Training • Pilates • Spa • Hamam • Masaj • Buhar Odası • Sauna www.rhythmbysports.com.tr t: 0.312.266 71 34


olabilecek bir besin kaynağıdır. Çoklu doymamış yağlar içerdiği için kalp sağlığı için de koruyucudur. E vitamini içerdiği için antioksidan etkisi vardır. Vücudu toksinlerden arındırır. İyi bir sindirim sistemi aynı zamanda bağışıklığın güçlenmesi demektir. 5- CHIA TOHUMU Chia Omega-3 içeriği yüksek, lif, protein, vitamin, mineral ve antioksidan olarak zengin bir besindir. Chia tohumu insülin salınımını düzenleyerek tokluk süresini uzatır. Muzdan 2 kat daha fazla potasyum içerir. Spor sonrası yorulan kasların dinlenmesi içinde iyi bir tercihtir. Günde sadece 2 tatlı kaşığı Chia tohumu suyla karıştırıp fiziksel aktiviteden önce tüketildiğinde kan şekerinin hızlı bir şekilde düşmesine engel olur ve daha uzun süre fiziksel aktivite yapılmasına olanak sağlar.

Yeşil çay ve kahvenin içinde bulunan kafein metabolizma hızını ve antrenman performansınızı artırarak vücuttaki yağ yakımını artırabilir. Kafeinin etkisine yönelik yapılan araştırmaların sonuçlarına göre; kafein enerji harcamasında artış sağlar. Ayrıca kafein yağ hücresini küçültür, trigliserit miktarını azaltır. Bununla birlikte antrenman performansınızı ciddi anlamda artırır. Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri de günlük kafein tüketim miktarı 300 mg’dır ve gün içinde bu aşılmamalıdır. 1 fincan filtre kahve 100-200 mg 1 fincan Espresso 80-100 mg 1 fincan Cappuccino 80-100 mg 1 fincan Türk kahvesi 50-70 mg 1 fincan demleme çay 20-100 mg

6- GOJIBERRY (KURT ÜZÜMÜ) Goji meyvesi içerdiği güçlü antioksidanlarla hem mutluluk hem uzun ömür meyvesidir. Bunun yanı sıra egzersiz yapan kişilerde enerji metabolizmasına direkt etki ederek enerjiyi artırır. Asya ve Uzakdoğu ülkelerinde obezite sorunlarının tedavisi için Gojiberry kullanılır. Goji meyvesi, içerisindeki maddelerle yağ yakımını hızlandırır ve metabolizmayı hızlandırır. Günlük beslenmenizde ara öğünlerinizde 1 avuç veya 1 çay bardağı kadar tüketebilirsiniz. 7- KİNOA Protein değeri yüksek olan Kinoa temelinde tahıl grubunda yer almaktadır. Kinoanın protein değerinin yüksek olmasının yanı sıra elzem aminoasitleri bünyesinde yüksek oranda bulundurmaktadır. Yüksek lif içeriği sayesinde sindirim sisteminizi düzenlemeye yardımcı olur. Vücut yeterli miktarda B vitamini almıyorsa bazal metabolizma hızı düşebilir. Kinoa B vitamini açısından çok zengin bir besindir. Bu nedenle metabolizmanızın hızlanması için Kinoa tüketebilirsiniz. 8- KALSİYUM ALIMI Kalsiyum olmadan metabolizmanız sadece sınırlı bir şekilde çalışmasını sürdürebiliyor. Özellikle bel çevresindeki yağlanmanın en büyük düşmanlarından biri olan yoğurt, kalsiyum içeriğiyle vücuttaki fazla yağlarla savaşır. Ayrıca süt, yoğurt gibi proteini yüksek, aynı zamanda dengeli karbonhidrat içeren besinler, uzun süre tok kalmanızı sağlar. İçinde bulunan CLA (Conjugated Linoleic Acid) yağ yakımına yardımcıdır. 9- KAFEİN * Egzersizden 30 dakika önce 1 fincan şekersiz ve sütsüz içilen kahve sizin daha fazla yağ yakmanıza yardımcı olabilir. Not: Unutmayın mucize ürün yoktur. Başarı disiplin ve düzenli beslenme ile sağlanabilcektir. Bu tip besinler doğru şekilde ve uygun porsiyonda çeşitli menüler ile birlikte tüketildiğinde yağ yakımına ve kilo korunmasına yardımcıdır.

20 sports international • sağlıklı beslenme


İşte size metabolizma hızlandırıcı hazırlayabileceğiniz pratik tarifler: 1. Tam tahıllı avokadolu ve tavuklu lavaş 1 adet tam tahıllı lavaş Haşlanmış yarım tavuk göğüs eti Çeyrek avokado ve yeşillikler Olgunlaşmış avokadoyu çatalla ezip püre haline getirelim lavaşın içerisine sürelim. Yeşilikleri ve haşlanmış tavuk etini lavaşın içerisine yerleştirip baharat ekledikten sonra dürüm haline getirin. Yanına bol salata ve 1 bardak ayran tüketebilirsiniz. *Spor sonrası tercih edilebilecek hem protein karbonhidrat ve sağlıklı yağ bakımından dengeli bir ana öğün iken hem de uzun süre tok kalmanızı sağlayacaktır.

2. Ananaslı yulaf ezmesi 1 kase yoğurt 3 y.k yulaf ezmesi 2 dilim ananas 2 bütün ceviz *Egzersiz öncesi tercih edebileceğiniz bu tarif iyi karbonhidrat kaynağı olan yulaf ezmesiyle birlikte ananasın yağ yakıcı etkisi olan bromelin enzimi fit kalmanızı kolaylaşacaktır. Soğuk havalarda sağlıklı beslenerek bağışıklık sistemini kuvvetlendirebilir, dengeli beslenme ile birlikte düzenli egzersiz yaparak her dönem formda ve istediğiniz kilolarda olabilirsiniz. Hayal edin, isteyin ve hedeflerinizden asla vazgeçmeyin. Sağlıklı ve fit günlere...

sağlıklı beslenme • sports international 21


Biz Yaza Giriyoruz, Sen de Gel!

SELİMKÜÇÜKARPACI

OranSportsInternationalFitnessSporMüdürü

22 sports international • spor


İşte geldik 2016’nın ılık ilkbahar aylarına. Ülkemizde Mart ayı tam bir ilkbahar havasında geçmese de Nisan aylarında yaz kendini hafiften göstermeye başlıyor. Yine doğal olarak hepimizin isteği, yaz aylarına en formda halimizde girmek. Peki bunun için kışın bir şeyler yaptınız mı? Cevap evet ise o zaman yaza bizimle giriyorsun. Fakat cevap hayırsa panik yok. Şu an sadece bu yazı değil tüm yazı ve hatta kış aylarını bile en formda halinle geçirmek için sana yolu göstereceğiz ve o yolda gidecek olan da sensin. Zaman karar alma zamanı hem de çok geç değilken. Çoğu kişi kışın kendini öyle bir rehavete atar ki, sanki yaz hiç gelmeyecek ömür boyu kış aylarında montların içinde gezecekmişiz gibi düşünür. Ne zaman Mart ayı gelir Nisan’ın sıcakları hafiften kendini gösterir aynalarla randevulaşmalar başlar. Ben ne zaman bu kadar kilo aldım, bu halimde o bikiniye nasıl girerim, yaz tatiline bu halimle mi çıkacağım gibi sorular beyinde öyle bir elektrik akımı oluşturur ki o akımı atacak yer ararız. Şok yaz diyetleri, yoğun antrenmanlar, detoxlar, farklı besin takviyeleri gibi hızlı sonuç aldırdığını düşündüğümüz her şeyin peşinde koşarken buluruz kendimizi. Tabi ki bu durumda size yaza girerken yapmanız gerekenler diye bir tavsiye vermeyeceğim. Gelin beraber büyük bir hatayı ortadan kaldıralım ve sene boyunca fit ve sağlıklı bir vücudun keyfini çıkaralım. O zaman yapılan ilk hatadan başlıyorum. Yaz yaklaşırken kendimizi şoklamak Kış aylarında beslenme düzenimizi tamamen gelişigüzel belirlemek ve yaz aylarında ise şok diyetler ve programlarla vücudu ani form değişikliğine zorlamak hem sağlık açısından çok riskli olacak, hem de bu kadar kısa zamanda elde ettiğiniz form sizi tatmin etmeyecek. Bu yüzden düzenli beslenmeyi ve düzenli egzersizi yaşam standardı haline getirmemiz bizim için olmazsa olmazlar arasında.

yok diye düşünüyorum. Üstüne basa basa söylemek gerekirse dengeli kelimesi burda belirleyici rolü üstleniyor. Zayıflamak aç kalmak değildir. Çoğu kişi ben sadece iki öğün yiyorum yine de kilo veremiyorum diye girer konuya cevap olarak belki de bu yüzden veremiyorsunuzdur diyebilirsiniz. Vücudumuz o kadar kusursuz tasarlanmıştır ki birçok noktada sizin düşünemediklerinizi o düşünür ve yapar size sormaz. Çünkü buna ihtiyacı yoktur. Sizin onu dinlemeniz gerekiyor onun sizi değil. Vücudunu dinle o sana ne yapman gerektiğini söyler diye bir söz vardır. İnsan metabolizması açlık durumlarında kendine bir koruma kalkanı oluşturur. Çünkü açlık metabolizma için acil bir durumdur. Vücut aç bırakıldığı zaman aynen şöyle düşünür: “Bu aralar sürekli aç kalıyorum. Sanırım ben bu dönem sık sık aç kalacağım. Peki bu metabolizmaya nasıl enerji sağlayacağım. Hımmm tamam buldum. Ben yenilen yiyecekleri en iyisi yağa dönüştüreyim, tekrar aç kalırsam onlardan kullanırım, böylelikle enerji ihityacımı karşılamış olurum. Ve dertli günler başlar. Siz yiyebileceğiniz onca şey varken zayıflamak, forma girmek için aç kalırsınız ama vücut ilk yediğin şeyi yağa dönüştürmek için amansızca bekler. Büyük kısır döngüye hoş geldiniz. O zaman ne yapıyoruz doğru ve dengeli beslenmek konusunda yeterince bilgili değilsek hemen profesyonel bir yardım alıyoruz, hem açlıktan kurtuluyoruz hem de hedeflerimize koşar adım gidiyoruz. Yanlış Kalori Hesabı

Yanlış Beslenme

Tüm gıdaların kalori değerleri yaklaşık olarak bellidir ve bir tık uzağınızdadır. Bunlar beslenmenizde belirleyici rol oynar. Günlük almanız gereken kalori ve harcamanız gereken kalori bellidir. En basit ve düz mantıkla gidecek olursak günlük alacağınız kalori harcadığınız kaloriden az ise kilo vermeye başlarız. Peki alması gereken kaloriden daha az alan herkes kilo verir mi? Hayır, burada birçok etken var ama detaylarda boğulmak istemiyorsak şöyle ufak bir hesap yapabiliriz:

Güzel bir forma girmenin en büyük destekçisinin doğru ve dengeli beslenme olduğunu artık söylememize gerek

Sağlıklı bir metabolizmanın 1 kg verebilmesi, onun yaklaşık 7000 kcal harcamasına bağlıdır.

spor • sports international 23


1 kg alabilmesi için de aynı mantıkla ortalama 7000 kcal alması gerekiyor. Bazal metabolizma hızını ve günlük alması gereken kalori hesabını işin içine katarak bir kişinin günlük 2000 kcal alması gerektiğini varsayalım. Günlük alması gereken kaloriden 500 kcal daha az aldığını varsayarsak 2000-500=1500 kcal ile bir hafta geçirdiğinde toplamda 3500 kcal eder ve bunu 2 hafta devam ettirdiğinde 7000 kcal ile 1 kilosunu vermiş olur. Tabi bu en basit şekilde anlayabileceğimiz formülü. Bu kaloriyi hangi besinlerden aldığımız ne zaman ve nasıl aldığımız da oldukça önemlidir. Bu yüzden özellikle beslenme konusunda profesyonel yardım almanızı kesinlikle öneriyorum. Hedefe Yönelik Antrenman Sağlıklı yaşam için spor artık günümüz şartlarında bir lüks değil herkesin yapması zorunlu olan bir iş olarak karşımıza çıkmakta. O yüzden bundan zevk almayı öğrenmeniz sizin için çok daha iyi olacaktır. Bu işden zevk almak da emin olun ki düzenli spor ile yakalayacağınız estetik bir form ve kazanacağınız sağlıklı bir bedenden geçmektedir. Çünkü kimse çok daha güzel ve sağlıklı bir bedeni kaybetmek istemez. Tek varlığımız olan bedenimiz bizim en değerli hazinemiz. Ona en büyük değeri vermek onu korumak bizim için vazgeçilmez olmalı. Buna dayanarak yapacağınız egzersiz düzeni belli bir hedefi yakalayana kadar zaman zaman yoğun geçebilir. Bu gibi durumlarda her zaman hedefinizi düşünün ve kararlılıkla adımlarınızı atmaya devam edin başaran siz olacaksınız. Ayrıca emin olun ki spor salonu sizin eviniz gibi rahat ettiğiniz bir mekan olmaya başlayacak tüm boş zamanlarınızda orada bulunmak antrenman yapmak isteyeceksiniz. Antrenmanlarınız konusunda eğitmeninize danışmaktan çekinmeyin onlar size yardımcı olmak için daima çevrenizde olacaklar. Çabuk pes etmek Kimi insan acelecidir her şey çabucak olsun ve bitsin ister. Yalnız şu iyi bilinmelidir ki sporda özellikle düzenli yapacağınız fitness egzersizlerinde acele etmek sizin spor hayatınızı sekteye uğratabilir. Beden ani değişikliklere alışık değildir ve her zaman koruma zırhını çıkarır. Bir şekilde senin yoğun çabanı fark eder ve buna dayanarak ani bir değişikliğe uğramamak ve senin sağlığını tehlikeye atmamak için direnir de direnir. Bu sebepten dolayıdır ki hem sağlığımız açısından hem sakatlık riskini ortadan kaldırmak için eğitmenlerinizin önerileri dahilinde ve belirlenen süre içerisinde yapılacak değişikliklerle programınızda ilerlemeye çalışın. Vücut formu değişikliği egzersizle birlikte hemen başlamayabilir. Ortalama 4 ile 6 hafta arasında vücut ilk tepkilerini verir ve gözle görülür değişiklikler sizi mutlu etmeye başlar. O zaman hemen 24 sports international • spor

pes etmiyoruz.Altyapısı olmayan bilgilere güvenmek İnternet bir bilgi dünyası ve her türlü bilgiye ulaşmak mümkün. Peki bunların hangileri doğru hangileri yanlış? Sanal ortamda bir çok yazı, öneri, yaşanmış hikaye, ürün reklamı vs. görebilirsiniz. Okuduğunuz her yazının kaynağına mutlaka ulaşmaya çalışın. Güvenilir kaynaklardan ve alanında uzman kişilerden aldığınız öneriler sizi bu yolda daha emin adımlarla ilerlemenizi sağlacaktır. Bayanların Korkusu Bayanlar genelde bir fitness kulübüne ve düzenli egzersizlere başladıklarında eğitmenlerine söyledikleri ilk şey kaslanmaktan korktuklarıdır. Ben buradan garanti veriyorum kaslanmayacaksınız. Çünkü bayanlarda baskın olan östrojen buna izin vermeyecektir. Kadın doğası gereği erkeklere göre daha az kas oranına sahiptir ve bunu belli bir yere kadar arttırabilir. Tamam içinizden soruyorsunuz o zaman fotoğraflda gördüklerimiz nasıl oluyor? Haydi biraz araştıralım o zaman. Karın Kası Sorunsalı Evet! Gelelim en önemli konuya. Son yılların modası SixPack olayı. Bu konuda programınıza eklediğiniz tüm karın hareketleri o bölgede illaki kasları güçlendirerek bir sıkılaşmaya sebep olacaktır. Fakat gelgelelim dış bölgeyi kaplayan ve elle tutulan yağ bezesine. Eğer herhangi bir üniversitenin spor bölümünü ya da tıp fakültesini ziyaret edersiniz orada anlatılan ve gösterilen normal anatomide karın bölgesinde yağ oranının diğer yerlere göre biraz daha fazla olduğunu göreceksiniz. Aslına bakarsanız bu anormal bir durum değildir. İnsan doğası gereği belli bir yağ oranına sahiptir ve bu belli bölgelerde fazlalık gösterir. Bunlardan biride alt karın bölgesidir. Bu gerek son yüz yıl gerek beslenme alışkanlığımız gerek hareketsiz bir yaşam bir çok sebep bulabiliriz bu bölgedeki yağ oranının normalin üzerine çıkmasına sebep olmuştur. Eski yunan tanrılarında resmedilen o karın kaslı iri yarı tanrılar artık günümüzden çok uzak. Günümüz normal insan vücudu karın bölgesi biraz daha fazla yağlı bir anatomiden oluşmaktadır. Kısaca amacımız normal anatomiden biraz daha farklı ayrı ayrı gözüken altı tane parça ise normalin dışında bir şeyler yapmamız gerekebilir. Bayanlar üzerinden gidecek olursak bayanlar erkeklere göre daha fazla yağ oranına sahiptirler ve karın kaslarını görünür hale kılmak sanıldığı kadar basit olmayabilir. Bol bol mekik çekebilirsiniz ama işin asıl bitirici bölümü beslenmenizdeki gizli dengeye dayanıyor. Unutmayın. Karın kası salonda değil mutfakta yapılır. O zaman yemek alışkanlığımızı değiştirme vakti. Haydi neler yapabilirsiniz bir araştırın isterseniz. Beslenme uzmanınız size bu konuda doğru bilgiyi sağlayacaktır.


Futbol, basketbol, voleybol gibi sporların yanı sıra dünyada öyle sporlar var ki, adeta insanın aklını zorluyorlar. İşte okudukça şaşıracağınız bu sporlardan bazıları. BURCUÜNGÖR

26 sports international • spor


spor • sports international 27


YANARDAĞ SÖRFÜ Aktif bir yanardağın tepesinden aşağı sörf yaptığınızı düşünün. Bunu düşünmek bile tüyler ürpertici. Bu spor dalıyla uğraşan heyecan tutkunu spor fanatikleri, yanardağdan 80 km hızla, ortalama 725 metre aşağı kayıyorlar. 2005 yılından itibaren on binlerce ziyaretçi bu yeni spor çılgınlığının bir parçası olabilmek için Nikaragua’daki Cerro Negro Dağı’nın eteklerine geliyor. Yanardağ sörfü, çılgınlık ve cesaretin yanı sıra teknik ve deneyim de gerektiren bir spor dalı. Özel koruyucu kıyafetlerle, dizlik ve başlıklarla donatılmış sporcular, özel kontrplaktan yapılmış sörf aletleriyle saatte 80 kilometre hıza ulaşıyor. 726 metre yüksekliğindeki Cerro Negro, Orta Amerika’nın en genç yanardağı. Nisan 1850’de ortaya çıkan dağ, Nikaragua’nın en aktif yanardağlarından. En son ise 1999 yılında, tarihinde 20. kez patladı.

LIMBO PATENİ Cesaret ve yetenek gerektiren bu spor dalı adını limbo dansından alıyor, özellikle Çin ve Hindistan’da yapılıyor. Bu spor türü, tehlikeli olmasının yanı sıra oldukça yetenek gerektiriyor. Genellikle küçük çocuklar tarafından yapılan bu sporda denge ve güç çok önemli. Bu sporu yapan kişinin, ayaklarını ve kollarını 180 derece yana açarak, vücudunu neredeyse yere değecek kadar öne eğerek dikey bir çubuğun altından geçmesi gerekiyor. Sporcu çubuğa dokunmadan paten yapmaya çalışıyor, çubukların boyu ise 50 santimetreden fazla değil. Farklı türleri barındıran bu spor dalının en yaygını, arabalar altından yapılan limbo pateni. Bu spor türündeki rekor ise ise 45 saniyede 57 arabanın altından patenle geçen 10 yaşındaki Çinli Wu Xue, kendisi “Harika Çocuk” olarak adlandırılıyor.

28 sports international • spor


BUZKAŞİ Deshti Şadiyan mevkiinde toprak zeminli eski stadyumda 100 kadar atlı oyuncunun katılımıyla gerçekleştirilen, ne zaman ve nerede ortaya çıktığı bilinmeyen eski bir oyun olan Buzkaşi, adını “buz” (buzağı) ve “kaçırmak” kelimelerinden alıyor. Günümüzde Afganistan’ın milli sporu olarak da bilinen Buzkaşi, özellikle Orta Asya’da pek çok bölgede eskiden beri oynanıyor ve polo, cirit gibi atlı oyunlarının atası sayılıyor. Buzkaşi, geniş bir düzlükte takımlar halinde veya bireysel olarak oynanabiliyor. Oyuncularına yerel dilde “Chapandaz” adı veriliyor ve oyuncular bu oyun için özel olarak yetiştirilmiş hızlı ve dayanıklı atlar kullanıyor. Buzkaşi oyuncuları, kafası kesilmiş ve iç organları boşaltılarak dikilmiş bir oğlak veya buzağıyı, at üstünde taşıyarak belirli bir mesafeyi tamamlamaya çalışıyor. Oyun esnasında düzlüğün ortasında bulunan bayrağın etrafında belli bir sayıda tur atılıyor ve hedeflenen noktaya buzağıyı bırakarak oyun tamamlanıyor. Buzağıyı taşıyan atlı ile diğer oyuncular buzağıyı kapmak için yarışıyor. Buzkaşi oyunu için oyuncular 6 aylık hazırlık aşamasından geçiyor. Afganistan’ın Mezar-ı Şerif kentinin Buzkaşi oyunu özellikle Özbek, Tacik ve Türkmenler tarafından yoğun ilgi görüyor.

BATAKLIK DALIŞI Bataklık dalışı, orijinal adıyla “bog snorkelling”, isminden anlaşılacağı üzere bataklıkta yüzmeye dayanan bir spor. Kuralları ise çok basit, herhangi bir düz bataklıkta, gözlük ve şnorkel takan yüzücüler yarışıyor. Bataklık sağlık açısından olumsuz bir ortam olduğundan şnorkel ve gözlük kesinlikle şart. Bataklık dalışının en önemli kuralı ise klasik yüzme stillerinin yasak olması. Bu sporda sadece yunus balıkları gibi ayakları kıvırarak yüzmeye izin var. Ülkemizde yapılan bir spor türü olmamasına rağmen dünya genelinde alternatif bir spor branşı olarak epey ilgi topluyor. İlk olarak 1976 yılında Galler’de başlayan bu aktivite, 1985 yılından beri Dünya Bataklık Dalışı Şampiyonası düzenleniyor. Çoğu sporda olduğu gibi bayanlar ve erkekler şeklinde iki ayrı kategori mevcut. Herhangi bir bataklıkta yapılabiliyor ancak genellikle turnuvalar için özel parkurlar inşa ediliyor. Yarışın amacı ise parkuru en kısa sürede tamamlamak. Bu sporda dünya rekorunu 2013 yılında 1 dakika 23 saniyelik yüzüşüyle Dineka Maguire elinde tutuyor.

spor • sports international 29


ZORBEY AKTUYUN

Z

orbey Aktuyun 1985 yılı İzmir doğumlu. Ege Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Öğretmenlik Bölümü mezunu. 2000 yılında tırmanışa başlayan Zorbey, 2003 yılından beri Bafa’da yoğun olarak tırmanıp yeni boulderlar açmakta. 2007 yılında milli takıma girerek birçok kez ülkesini yurt dışında temsil etti. Tırmanışın her branşına olan tutkusuyla dünyanın farklı yerlerinde boulderdan uzun duvara kadar değişik karakterlerdeki rotaları çıkıp, ülkesinde de başta Ege Bölgesi’nde İzmir ile Manisa olmak üzere spor, geleneksel, alpin spor rotalar açmakta. Aktif olarak tırmanış yazıları yayınlayıp, rota yapıcılık, antrenörlük ve eğitmenlik yapmakta. Şu an profesyonel tırmanıcı olarak sabit bir evi olmadan tırmanış ve keşif ruhuyla farklı bölgeler ve kayalarda yaşamaya devam etmekte. “Başarının hikayesi her zaman aynı, sadece aşılan engeller daha değişken.” diyen Zorbey Aktuyun’un röportajı sizlerle.

30 sports international • zorbeyaktuyun

H.K: Ülkemizde tırmanış sporu çok yaygınlaşmış değil, gelişmesi ve yaygınlaşması için önerileriniz neler? Z.A: Bir spor dalının ya da herhangi bir şeyin yaygınlaşması ve gelişmesi için gerekli olan klasik şeyler; sporla ilgilenen bireylerin tırmanış sporuna ulaşılabilirliğini ve deneme imkanını kolaylaştırmak, halka açık yerlere ya da spor salonlarına yapay tırmanış duvarları yapmak, bu duvarlarda yeni başlayacaklara, alt yapıdaki çocuklara ve gençlere daha güvenli eğitim vermek, yayınlar yapmak, yazılar yazıp fotoğraflar çekmek vb. H.K: Bazı tırmanışlarda sert hava şartlarında zorlandığınızda vazgeçme noktasına geldiğiniz oluyor mu? Böyle durumlarda kendinizi nasıl motive ediyorsunuz? Z.A: Hava koşullarını genellikle önceden çok iyi inceleriz, ama zorlanıp vazgeçme noktası her zaman var olan bir nokta ve her zaman geçilmesi gereken bir nokta. Zorlanmayacak olsam neden o tırmanışı tercih edeyim? Zorlanmak ve daha iyisini yapmak. Ben o zorlanma için geliyorum. O yüz-


Fotoğraf: Evren KİRAZLI

zorbeyaktuyun • sports international 31


den, o anda motive oluyorum. Daha birçok farklı motivasyonum var ama biraz uzun sürebilir. H.K: Zirveye ulaştığınızda nasıl hissediyorsunuz? Z.A: Zirve çok kısa bir andır. Çok bir şey hissedemezsiniz o yüzden. Daha çok süreci hissetmeye, yaşamaya, ondan zevk almaya çalışırım. Zirveye çıkabilirsem hissettiğim şey; her şeyi doğru yaptığım ve tüm sürecin bir araya gelmiş olmasıyla yaşadığım huzurdur; ama geri dönüş olduğunu düşünmeyi unutmam. H.K: Böyle tehlikeli bir sporu yapmanıza yakın çevreniz ne tepki veriyor, korkuyorlar mı? Z.A: Sanırım insanın yakın çevresi kendine benzer insanlardan oluşuyor ya da evrimleşiyor, yani korkmuyorlar ya da pek göstermiyorlar. H.K: Hangi ülkelerde tırmandınız? Z.A: Yunanistan, Makedonya, Bulgaristan, İspanya, İsviçre, İtalya, Avusturya, Arjantin, Çin, Hindistan, Güney Afrika. H.K: Genç bir yaşta hayatınızın yarısında bu işle uğraşmış olmak sizi tatmin ediyor mu? Ömrümün tamamını tırmanış ile geçirebilirim diyor musunuz? Yoksa başka gelecek planlarınız var mı? Z.A: Şu an hayatımın yarısı değil tamamı bile olsa sadece bunu yaparım. Kesinlikle tatmin ediyor. Etmediği tek nokta, daha fazla istemem. Tüm planlarım tırmanış, yeni bölgeler, yeni rotalar, yeni kitaplar ve bu kültür üzerine. Tabi ki ekonomik kısmı biraz zor; ama doğada olup, kendinle ve doğayla mücadele edip, kendi sınırlarını genişletmekten daha tatmin edici ne olabilir. H.K: Dağcılık, kaya tırmanışı ve bouldering arasındaki fark nedir? Hangisi sizin için daha zevkli? Z.A: Kısaca özetlemem gerekirse, dağcılık: dağlarda zirve amaçlı yapılan tüm faaliyetler; kaya tırmanışı: kaya yüzeylerinde yapılan tırmanış türlerinin hepsi; bouldering: kısa kayalarda emniyetin sadece düşme minderleriyle sağlandığı kaya tırmanışıdır. (Biraz kabaca ve kısa tanımlar) Ben tırmanışın bunlar haricinde birçok türünü daha yapıyorum ve hepsi farklı zamanlarda benim için en güzel tırmanış oluyor. Tırma-

nışın bu değişkenliğini ve farklılığını seviyorum. Hepsinden ayrı motivasyon topluyorum ve istediğim her türde tırmanabiliyorum. Ama ne olursa olsun kayada olmak benim için en önemlisi. H.K: Uyguladığın özel bir antrenman programı var mı? Z.A: Dönem dönem evet. Sıkı antrenman programlarım oluyor. Özel kuvvet antrenmanları, parmak kuvveti çalışmaları, dayanıklılık vb. Ama hayatımda genellikle eksik kalmamasına çalıştığım belli başlı şeyler; esneklik, core antrenmanları, genel kuvvet, parmak kuvveti ve bol bol tırmanış. Her zaman bunlara dikkat ederim. H.K: Diğer spor dallarında kendinize yakın gördüğünüz sporcular kimlerdir? Z.A: Öyle bir şey dersem kendimi övmüş olurum. H.K: Başarı hikayesinden etkilendiğiniz biri oldu mu? Z.A: Dünya başarı hikayesi yazmış insanlarla dolu. Kendi işinde başarılı olan herkesten etkilenirim; örnek almaya çalışırım. Sonuçta başarının hikayesi her zaman aynı, sadece aşılan engeller değişken. H.K: Kitap yazarken sizi en çok zorlayan ne oldu? Z.A: Bilgisayar başında oturmak ve çıkartabilmek için gerekli parayı bulmak. H.K: Hiç ekipmansız bir tırmanış yaptınız mı? Z.A: (Free solo) Evet yaptım. Yılda bir iki kez yaparım. H.K: Geçen sene bir sakatlık geçirip 9 ay tırmanış yapamamışsınız ve crossfit gibi sporlarla ilgilenmişsiniz. Devam ediyor musunuz? Z.A: Evet öyle bir dönemim oldu. Biraz biraz tırmandım ama şu an 11 ay sonunda ancak eski performansıma biraz yaklaşabiliyorum. Crossfit’e evet, çok severek ve çok faydasını görerek devam ediyorum. Kesinlikle daha hızlı ayaklanmamda ve geri dönmemde çok büyük etkisi oldu ve çok motive edici bir branş. H.K: Tırmanmayı en çok sevdiğiniz yerler neresi? Z.A: Bafa Gölü / Milas, Datça, Sarıkaya / Manisa, Anavarza / zorbeyaktuyun • sports international 33


Adana, Geyikbayırı / Antalya, Rocklands / Güney Afrika. H.K: Bir dergide tırmandığınız her gün yoganın etkisini gördüğünüzü söylemişsiniz. Tırmanış sporları yapmak isteyenlere de yoga öneriyor musunuz? Z.A: Kesinlikle. Hiçbir spor yapmayana da yoga önerebilirim. Ama tırmanışa olan etkisi kesinlikle tartışılmaz.

H.K: Sizin gibi başarılı gençlere ülkemizin her daim ihtiyacı var, başarıya ulaşmak isteyenlere öneriniz nedir? Z.A: Türkiye’nin beni başarılı gören sizin gibi insanlara daha çok ihtiyacı var. Bu şekilde gençler başarılı olmak için daha iyi motive olup hayatlarını adayabilirler. Bir şey önermem uygun düşerse o da; her ne olursa olsun insanın kendini sevdiği yola atması ve dümdüz gitmesi. Kendini ona adaması.

H.K: Tırmanmadan önce rota belirlerken tırmanılmış yerleri mi tercih edersiniz yoksa çok tercih edilmeyen yerler mi cazip gelir? Z.A: Önceden tırmanılmamış yerlere tırmanmayı severim ve genellikle böyle tırmanırım. Özellikle izmir etrafındaki rotaları genellikle kendim açtığımdan, farklı bölgelere gittiğimde başka insanların açtığı rotalarda tırmanmak bana tatil gibi gelir. Hazır bir hattın tırmanış zevki de farklıdır. H.K: Yaptığınız en zor diyebileceğiniz tırmanış hangisiydi? Neden?

“Başarının hikayesi her zaman aynı, sadece aşılan engeller daha değişken”

Z.A: Birkaç kategoride kendi en zorumu başardım. Kimisi yüksek konsantrasyon, sabır, mükemmellik istiyordu. Kimisi daha çok kuvvet, daha çok esneklik. Ama beni en çok zorlayan 2014 yazında Aladağlar / Niğde’de tırmandığım “Red, Moon and Star” isimli 400 metrelik duvar oldu. Çünkü çok zor bir duvardı. Sadece çıkması 34 saat sürdü. Çok büyük bir mental savaştı. Her şeyimi tamamen verdim. Kısacası her şeyden “çok” tu. H.K: Zorlu tırmanışlar fiziksel olması dışında mental olarak da yoruyor mu? Tırmanırken normal hayattan bağlarınızın koptuğunu hissettiğinizi yazmışsınız bloğunuzda. Nasıl oluyor biraz anlatır mısınız? Z.A: Açıkçası bu konu biraz uzun ve tam olarak kelimelerle anlatabildiğim bir durum değil. Belki de Türkçe’yi o kadar iyi ve derinlemesine kullanamıyorumdur. Ama bazen fizik hiçbir şeydir ve her şey mental olabilir. Ben genellikle normal sayılan, hayattan bağları kopuk biriyimdir. Ancak burada bahsettiğim kopukluk biraz daha derinlemesine, yoğun ve uzun konsantrasyonla dış bağlantılarınızda oluşan bir kopukluk. Çok nadir ama böyle anlar oluyor ve olması gerekiyor. Yoksa çok büyük işler yapılamaz. H.K: Kitap yazmaya nasıl karar verdiniz? Kitabınız daha çok tırmananlar için mi yoksa başlamak isteyenler için bir rehber seviyesinde mi? Z.A: Yıllarca biriken birikimler ve bölgelerin ihtiyacından dolayı kitap çıkarmaya karar verdim. Kitaplarım rehber kitaplar. Bafa Gölü ve Sarıkaya / Manisa bölgeleriyle ilgili. O bölgelere ulaşım, konaklama tarihleri, tüm tırmanış rotaları, tırmanış sezonları, rotaların metreleri, açan kişiler vb. bilgileri içeren rehber kitaplar. Biraz tırmanıştan anlamanız gerekiyor. Kitabı elinize alıp kendi seviyenize göre istediğiniz yeri seçerek gidip tırmanabilirsiniz. Fotoğraf: Mahmut CİNCİ

34 sports international • zorbeyaktuyun


ONLINE KAYIT İÇİN

balrun.com

rumglo www.bod


ZAMANE ÇOCUKLARIYLA İLETİŞİM Günümüzde çocuklar da kabul görmek istiyor

H

epimiz değişen dünyada daha mutlu olmak ve kabul görmek istiyoruz. Bunu yaparken de bazı zamanlarda iletişim sorunları yaşıyoruz. Aile içerisinde çocuklarımızla aramızda kuşak problemleri yaşayabiliyoruz. Zamane çocuklarını, Z kuşak olarak adlandırıyoruz. Bu kuşakla, iletişim kurmak önemli bir meziyet haline gelmiştir. Gelişen teknolojiyle beraber, istekleri ve ilgileri de değişen çocuklarımızı anlamak için onlarla aynı dilden konuşmamız sağlıklı bir iletişim için gerekli olmuştur. Yapılan araştırmalarda, çocuklarıyla duyguları hakkında konuşan ebeveynlerin çocuklarının duygusal zekalarının daha çok geliştiği, büyüdüklerinde de kendi duygularını ve başkalarının ne hissettiğini daha iyi anladığı saptanmıştır. Bir olay karşısında çocuğun ne hissettiği ve hangi hisle bunu yaptığı iletişimde ki en önemli noktadır.

36 sports international • yaşam


Çocuklarımızla iletişim kurarken, onların sevgilerini bize, diğer insanlara nasıl ifade ettiklerini gözlemleyelim. Aslında bunların temelinde hep sevgi vardır. Her çocuğun kendine ait bir sevgi dili var demek daha doğru olur. Çocuklarımızın sevgi dilini çözer ve o dilden konuşursak karşılıklı birbirimizi daha rahat anlayabiliriz. Kimisi birlikte nitelikli zaman geçirmekten hoşlanırken kiminin sevgi dili onay sözlerinden geçer. Bazı çocuk için fiziksel temas önemliyken bir diğeri için hizmet davranışları önemlidir. Aslında çocuklarda bu sevgi dillerinin hepsi vardır bununla birlikte, bir tanesi dönem dönem biraz daha ağır basabilir. Ve çocuklarımızla aynı dili konuşmak iletişimin en önemli parçasıdır aslında. Zamane çocukları görsel ve duygusal zekaları çok ileri teknoloji çocuklarıdır. Onlarla iletişim kurarken “bizim zamanımızda” kelimesi birbirimizi anlamamızı engeller. Çünkü bizim zamanımız artık yoktur ve bu zaman vardır. Değişmeyen tek şey değişimdir. Biz de kendi kültür ve aile kurallarımız çerçevesinde zamanın getirdiği yeniliklerle çocuğumuzla iletişimde olursak her şey daha mümkün olabilir. Bütün anne ve babalar çocuklarının en iyi ve en doğru olmasını isterler. Bununla birlikte istemeden de olsa hepimiz zaman zaman hatalar yapabiliriz. Bunu en aza indirmek için dil kalıplarımızı değiştirerek zamane çocuklarına ulaşabiliriz. Nelerden yakındıklarına dikkat edelim. Onların da saygı ve kabul görmek istediğini düşünelim. Sevgi depoları boş olan bir çocukla iletişim kurmak zorlaşır. Biz ebeveynler önce koşulsuz sevgi ile çocuklarımızın sevgi depolarını doldurmalıyız. Onu sadece bizim çocuğumuz olduğu ve

kendisi olduğu için sevdiğimizi hiçbir şarta bağlamadan sevdiğimizi hissettirmeliyiz. Çocukların sevgi depoları çabuk boşalır ve sürekli yenilenme ister. Özellikle ergen çocukların sevgi depoları daha büyüktür. Onlarla sevgi dilini konuşmak için uğraşmak gerekir. Çocuklarımızı doğru zamanda takdir etmeliyiz. Bu, onların kendilerine olan güvenlerinin artmasını, daha fazla sevmelerini, daha olumlu, daha anlayışlı olmalarını, daha başarılı ve barışçıl olmalarını sağlar. Doğru takdir ve olumlu geri bildirimin cezadan daha etkili olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Çocuğumuzun temel sevgi diline saygı duyarak disiplini bu sevgi diliyle kuşatmalıyız. Çocuk sevildiğinden emin olursa o disiplin ona ceza gibi gelmez. En başta da dediğim gibi en temel olan sevgidir. Anne ve babalar çocuklarının ilk öğretmenleridir. En iyi çocuklarını onlar tanır ve anlar, bu bağlamda ebeveynler çocukların anahtarlarıdır. Çocuğunun tam olarak kim olduğunu farkeden anne babanın iletişimi daima daha etkili olabilir. Bunlar bir bütündür; bunu sağlarken kendimizi de iyi tanımamız, evdeki genel huzur, eşimizle olan ilişkimiz, çocuklarımızın sevgi depolarını doldurmakta çok faydalı olur. Kendimize zaman ayırmamız, öfke kontrolünü sağlayabilmemiz, onların her zaman bir çocuk olduğunu düşünmemiz gereklidir. Bu, iletişimimizi sağlıklı kılar ve gelecekte sevgi dolu çocukların yetişmesine imkan tanır. Bütünsel Yaşam ve Öğrenci Koçu Burçin Seda İlgi yaşam • sports international 37


Spor Öncesi ve Sonrası Beslenme Sağlıklı yaşam için kocaman güzel bir adım atıp spora başladınız… Öncelikle bu adım için sizi tebrik ederiz. Fitness hedefiniz her ne olursa olsun, emeğinizin karşılığını maksimum olarak görmek için beslenmenize de önem vermeniz gerektiğini biliyoruz. Peki ama nasıl? Öncelikle hepimizin bir noktada hem fikir olması gerekiyor; sporcu beslenmesi ve spor yapan bireylerin beslenmesi iki farklı konu. Neden mi? Spor yapan bireyler aktif yaşamı desteklemekten öte hem medikal sağlığı için hem de fitness hedefi için(kilo vermek, kilo almak, vücut kompozisyonu; yağ-kas oranını değiştirmek…) bulundukları fizyolojik yapılandırmayı korumaktan bir adım fazlasını istiyor oluyor ki bu çok makul bir dilek. Diğer taraftan ‘sporcu’ lar yani meslek olarak bunu yapanlar, aynı sizler gibi günde 6-8 saatini ve her şeyini performans artışı için çalışarak geçiriyor ve bir sonraki antrenman-müsabakaya daha yüksek performansta girmek için beslenmelerine önem veriyor ve genel olarak sahip oldukları fizyolojik yapılanmayı korumayı istiyor. Spesifik sporcu beslenmesi başlı başlına bir konu ki bu bireyler için bile off-sezon, sezon, turnuva dönemleri gibi beslenmelerine spesifik müdahale edilmesi gereken zamanlamalardan geçiyor oluyor. Bu iki grubun beslenmesinin farkıyla ilgili çok küçük bir 38 sports international • sağlıklı beslenme

örnek vermek gerekirsek; antrenman sonrası boşalan glikojen depolarının doldurulması hakkında konuşmak bilindik bir örnek olur. Kilo vermeyi hedefleyen bir birey ve aktif bir sporcu öncelikle çok farklı antreman sistemlerini çok farklı süreleriyle yapıyor. Örneğin spor sonrası boşalan glikojen deposunu doldurup, diğer antrenman kas kaybı olmadan yüksek performansta hazırlamak istediğimiz bir basketbolcuya bir tabak pilav ya da makarnayı, protein kaynağıyla birlikte vermek mantıklı oluyor. Fakat bizler genelde spor salonunda geçirdiğimiz 1-1.5 saatlik bir antrenman sonrası bu kadar yoğun karbonhidratlı bir öğün ile fitness hedefimiz olan yağ kütlesi azaltmaya ulaşamamaktayız. Bu noktada besin grubundan ziyade ‘porsiyonlama’ büyük bir etken oluyor.Yani neyi ne kadar yediğimiz. Nasıl ki her birimizin spor programı farklıysa, beslenme de aynen böyle parmak izi gibi çok farklı. İki farklı birey aynı beslenme programı ve sistemiyle kilo kaybı yaşıyorsa, bu genel olarak bir tesadüf oluyor. Ve ne yazık ki aslında belki de daha iyi sonuç alabilecekken daha az sonuçla konu kapanıyor. Bugün biz profesyonel sporcu beslenmesini başka bir


yazıda konuşmak üzere bırakıp, ağırlık kaybı için spor yapan bireylerin beslenmesi hakkında konuşacağız. Hem spor yapıp hem kilo vermek isteyen bireylerde spor öncesi ve sonrası düzenlenirken dikkat edilmesi gereken noktalara gelin birlikte göz atalım. Kas kaybının olmaması ve yağ yakım sürecini hızlandırmaya yönelik bir beslenme programı mutlaka size özel olarak diyetisyeniniz tarafından planlanmalıdır. Spesifik bir diyet programından ziyade porsiyonlamaların anlatılacağı, esnek, sürdürülebilir ve realistik olması gereken beslenme düzeninizi bol alternatifli şekilde talep ediniz. Hazır bir programı uygulamayı kabul etmekten ziyade, neyi, ne zaman, ne miktarda ve neden yemeniz gerektiğini öğrenmeniz size uzun vadede sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandıracaktır.

1

Spor öncesinde genelde karbonhidrat ağırlıklı bir öğünün yanına mutlaka bir protein kaynağı ekleyerek tüketin. Kompleks karbonhidrat dediğimiz tam tahıl ürünleri, kan şekerini yavaş yavaş yükseltip, yavaş yavaş düşürerek uzun vadede depo olurken, alacağınız protein kaynağı hem kas yıkımının önüne geçecek hem de doygunluğunuzu destekleyecektir.

2

n ise:

Bu bir ara öğü

meyve yanına lir bir porsiyon Kolay sindirilebi suz süt 1 bardak laktoz (Muz,elma…) + yaz peynir ya da rça az yağlı be pa r bi + ek m 1 dilim ek ton balığı küçük bir kutu 2 adet grisini +

1 kutu ayran

n ise:

Bu bir ana öğü

akarna, kinoa, ı tam buğday m ya da 2 4 kaşık az yağl iyor ise bulgur rm ve lık ız ts ha karabuğday, ra ay ekmeği dilim tam buğd k, balık Izgara et, tavu ya da cacık 1 bardak ayran

Spor öncesinde aldığınız besinler sizi rahatsız etmemesi açısından eğer büyük bir öğünse 2-3 saat önceden alınmalı, küçük bir ara öğün ise 1-1.5 saat önceden alınmalıdır. Bu zamanlama bireyden bireye değişiklik gösterse de sindirim sıkıntısı çekmeden konforlu bir spor için mutlaka dikkat edilmesi gereken bir detaydır.

3

Su tüketiminiz, hem genel sağlığınız için hem de yağ yakım süreciniz için çok çok değerlidir. Aşağı yukarı aldığınız her bir kalori başına 1 ml olarak hesaplarsak, ortalama bir birey en az 2-2.5 lt kadar su tüketmelidir.

4

Spor öncesinde içeceğiniz küçük bir sade kahve performansınızın artması için doğal bir beslenme takviyesi olabilir. Sporcu beslenmesine yönelik diğer ürünler için mutlaka diyetisyeninize başvurunuz. Mümkün olduğunca doğal yollardan besin öğelerini tamamlamaya çalışınız.

5

Özellikle akşamları iş çıkışı spor yapan bireyler, mutlaka öğle yemeğinden sonra küçük bir ara yapmalıdır. Bu en pratik şekilde iş çıkışı sütlü bir kahve + arabada kolaylıkla tüketebileceğiniz bir muz olabilir. Bunu yapmaktan biraz daha fazla zaman ve imkanınız varsa 1 bardak laktozsuz süte ya da 1 kutu sade probiyotik yoğurda 2-3 çorba kaşığı yulaf ezmesi ve bir küçük meyve ekleyerek tüketmeniz mümkün.

6

sağlıklı beslenme • sports international 39


7

Akşam sporunuz daha geç saatlere kalıyor ise öğle-akşam arası 1 ara öğün yaptıktan sonra akşam yemeğinizi de 2 araya bölmeniz mümkün. Yine karbonhidratı bol kısmı öne atıp, proteini bol kısmı spordan sonraya bırakabilirsiniz.

Örneğin: Saat 7-9 gib i spor yapaca k iseniz ve 12 gibi öğle ye meğinizi ye diyseniz; 15.00 gibi 1 küçük meyv e + 10-12 ba dem 17.30 gibi 2 dilim ekmek arası bir ton balığı/a z yağlı peyn ir/tavuk lu b ir sandviç yiyip Spor çıkışı k üçük bir yeşi l salata + 1 d ekmek ya d ilim a yoğurda k a tabileceğin 2-3 kaşık yu iz laf ezmesi v e büyük bir bardak ayra n tüketebilir siniz.

40 sports international • sağlıklı beslenme

:

Normalde

Iz

ekmek 2-3 dilim vuk/balık gara et/ta Salata

eğinizi şam yem k a n a ş olu ümkün. yran’dan ek yine m lm Yoğurt/a ö b e iy e ik ilirsiniz. bu şekild de yapab in iç ız ın i kahvalt ekmek + Aynı şey bir dilim k ü ç ü k önce ketip Spordan peynir tü tes, ta, doma r u m u y , . ynir bilirsiniz kmek, pe ya bıraka a r 1 dilim e n o s i , yeşilliğ salatalık Ya da ile spora ir kahve b ü tl ü s muz + az 1 küçük gelip, -2 dilim ızı yine 1 ın lt a v h irsiniz. da ka e yapabil il Sonrasın ir n y e p umurta, ekmek, y


En önemli nokta ise; Yaptığınız spor ve beslenme programı size bir hayat tarzından öte kısa bir süre uygulanacak bir sistem gibi geliyorsa mutlaka değiştirin. Yaptığınız egzersizin de beslenme programının da realistik, sürdürülebilir ve bireysel olduğunu unutmayalım.

Yaparken keyif aldığınız, kilo vermenin size sadece bir yan etki olarak geleceği keyif aldığınız sistemlere yönelin. Yapılan en büyük hatalardan biri her şeyi bir anda değişmesini beklemek. Süper motive şekilde sürdürülebilirlik ilkesine baktığımız zaman biraz bocalıyoruz. Çok büyük motivasyonumuzla 2-3 saat her gün spor, süper kısıtlı beslenme programları uzun vadede sürdürülebilir olmadığından bitiyor. Bunun yerine her gün düzenli yapabileceğiniz miktarda, aç kalmadan, sağlığınızdan olmadan, mutlu olduğunuz sistemler bilimin de kanıtladığı üzere daha sürekli oluyor ve hedefe ulaşılıp, bu nokta korunuyor.

Sağlıklı beslenme, aktif yaşama ve mental sağlığımız için verdiğimiz tüm emekleri daha sağlıklı, mutlu ve huzurlu olmak için yapıyoruz. Hedefiniz kilo vermekten ziyade bu olduğu için, bu yolda eğer mutsuzsanız yaptığımız şey çok anlamsız oluyor. Kendinizi, bedeninizi, yaptığını, yediğinizi sevmeyi öğrenmek yukarıda yazanlardan çok çok daha önemli. Bu olduktan sonra inanın geri kalan her şey çorap söküğü… Herkese sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler diliyorum. Uzm. Diyetisyen & Psikolog

M.Pırıl ŞENOL

Mersin Sports International Diyetisyeni

sağlıklı beslenme • sports international 41


HAN DE KA ZAN OVA 42 sports international • handekazanova

1- Oyunculuk, hayatınızda nasıl bir yere sahip? Oyunculuk beni bırakmadığı sürece, hayatımın sonuna kadar yapmak istediğim bir iş. Bir müddet ara verilebilir, geri plana çekilinebilir ama hayatında bir kere oyunculuk yapmış bir insan muhakkak yeniden kamera karşısına geçeceği günü hayal eder. 2- Model, sunucu, oyuncu, astroloji uzmanı… Peki bunlardan hangisi sizi daha iyi tanımlıyor? Hepsi. :) Çünkü hepsini yaparken büyük keyif alıyorum. Birini diğerinden ayırmam imkansız. Hepsi farklı yönlerimi besliyor ve ben, birçok konuyla ilgilenmekten mutluluk duyan meraklı bir insanım. 3- Sizin için tiyatro oyunculuğu ve dizi oyunculuğu arasında ne gibi farklar var? İkisi de çok güzel; ama tiyatro bir başka. Tiyatro daha çok anın içinde olduğunuz ve enerjiyi çok daha büyük bir etkiyle yüreğinizde hissettiğiniz bir yer. Dizi, çekildikten sonra bir sürü işleme giriyor; çok iyi oynadığınız bir sahne, yönetmen tarafından kullanılmayabiliyor ya da hızlı geçiştirilebiliyor; ama tiyatroda oradasınız ve karakterin içindesiniz, hele ki tiyatroyu bilen ve seven bir seyirci varsa enerji muazzam olabiliyor. Bir de sizi “kestik, tamamdır, şimdi yakınlara girelim” diye bölen kimse yok, her şey hayat gibi akıp gidiyor.


4- İleride sinema ile ilgili projeleriniz olabilir mi? Eğer olursa bu projede kimlerle yer almayı isterdiniz? Olabilir tabii ki, teklif gelirse neden olmasın. :) Proje iyi olduktan sonra herkesle olur, illa şu kişiyle oynarım gibi bir düşüncem yok. Elbette hayran olduğum çok insan var ama bazen hayranlık beslediğiniz veya birlikte çok iyi olacağınızı düşündüğünüz insanlarla yan yana geldiğinizde o enerjiyi alamadığınız olabiliyor, bunu bizzat yaşadım, biliyorum. Bu yüzden hiç önemli değil. :) 5- Kariyerinizde yeni alanlara yönelirken hiçbir zaman oyunculuğu bırakmadınız. Bu durum sizin için zor oldu mu? Olmaz olur mu? Hala mücadelem devam ediyor. Ama bırakmaya hiç niyetim yok. Vakti zamanı gelince yeniden işimin başında olacağım. 6- Astrolojiye merakınız tam olarak ne zaman başladı? 15 yaşımdan beri astrolojiye ilgi duyuyordum. Kendi kendime öğrenmeye çalıştım. 1999 yılının Ağustos ayında Türkiye’de büyük bir olay olacağını Türkiye haritası çalışmalarımda fark ettim ve 17 Nisan depremini yaşayınca bu işin gerçek anlamda eğitimini almaya karar verdim. 7- Astroloji ile bu kadar ilgiliyken yakın dostlarınızı, sevdiklerinizi şaşırtacak olaylar yaşadınız mı? Anılarınızı bizimle paylaşabilir misiniz?

O kadar çok ki. :) Ama en önemlisi benim şaşırdığım bir olaydı. Eşim bana evlenme teklifi ederken astrolog arkadaşım Öner Döşer’den tarih ve saat alıp bana Roma’da öyle evlenme teklifi etmişti. Mutluluktan ağladım; benim için çok anlamlıydı. Bir de nikah memurumuz tam saat 14.15’te evliliğimizi ilan etmek için 15 dakika konuşmuştu ve artık lafı o kadar dolandırıp bambaşka konulara girmeye başladığında çok gülmüştük; ama yine de tam 14.15’te “sizi karı koca ilan ediyorum” dedi. 8- Finansal astroloji tahminleriniz büyük bir ilgi gördü. Bize finansal astrolojiden ve bu alanın öneminden biraz bahsedebilir misiniz? Astroloji yurt dışında bir meslek. Türkiye’de bu konuda daha çok yol kat edeceğiz ama dünyada o kadar çok kullanıldığı alan var ki, bunlardan bir tanesi de business astrology ya da financial astrology. Matematik kaynaklı olduğu için özellikle yatırımlarımız için doğru zamanı kullanmak ve bizim kendi haritamızla uygun iş kollarına, markalara veya yatırımlara girmek hayat kurtarabilir. Yine dünyada çok önemli firmalar, eleman alımlarından tutun da, ihale zamanlarına kadar gökyüzünden faydalanıyorlar. Bizde de çok ilgi gördü, son bir yıl boyunca programımızın adını “YILDIZ ENDEKSİ” koyduk. Her hafta başı bu işi takip edenlere hangi günler harekete geçmelerinin doğru olacağını, hangi burçların o hafta zorlanacağını anlatıyordum. 3 yıl boyunca artan bir ilgiyle bu işi yaparken çok büyük bir keyif aldım.

handekazanova • sports international 43


44 sports international • handekazanova


9- Son olarak 2016 yılında hangi burcu, hangi sürprizler bekliyor? Bu yıl Jüpiter başak burcunda. Yani, Başak burcu temaları ön planda. Başak burcu çalışarak, uğraşarak, detaylandırarak, mükemmelleştirerek, kılı kırk yararak hayatına anlam katar. Ekonomiktir ve boş yere para harcamayı sevmez. Bu yıl hem Başakların yılı, hem de bizler şansı Başaklar gibi uğraşarak ve çok çalışarak elde edeceğiz. Küçülmeli, basitleşmeli ya da küçük şeylerle mutlu olmaya çalışmalıyız. Çok büyük adımlar yerine yapabileceğimiz kadarını üstlenmeliyiz. Bu yıl, Koçlar iş alanlarında, Boğalar aşk hayatlarında, İkizler emlak ve aile konularında, Yengeçler iletişimde, yakın çevre ilişkilerinde, Aslanlar parada, Başaklar her konuda, Teraziler maneviyatta, Akrepler sosyal çevrelerinde, Yaylar kariyerlerinde, Oğlaklar seyahatlerde, Kovalar ortak parasal işlerde, Balıklar evlilik ve ilişkilerde sürprizler yaşayabilirler. Şimdiden harika bir yıl olsun.

handekazanova • sports international 45


46 sports international • ahmetbaran


Farklı bir Kanuni... Senfoni orkestralarının en genç solist kanun sanatçısı... 5 Kıtada 1000’i aşkın konser... Adına konçertolar bestelenen, enstruman serileri üretilen bir virtüöz.. İngiltere Kraliçesi’nden Papa’ya, Japonya Başbakanı’ndan Mısır Kralı’na kadar 55 devlet adamının dinlediği üstat… Sınırlardan hoşlanmayan müzisyen: Ahmet Baran Müzik serüveniniz nasıl başladı? Henüz dokuz aylıkken oyuncak gitarımla Eurovision şarkısı “Life is Life”ı çalıp söylemeye başlayınca, bir aile dostumuz bana oyuncak piyano hediye etmiş; bende duyduğum müzikleri piyanoyla tekrar etmeye başlamışım. Doğum günümde dönemin meşhur şarkısı Samanyolu’nu çalarak ilk konserimi aileme vermişim. Bu ilgimin ısrarla üzerine giden ailem yedi yaşında beni TRT Ankara Çocuk Korosu’na yazdırarak müzik yolculuğumu başlatmış oldu. Sizi sınırların ötesine taşıyan kanun enstrüman hakkında neler söylemek istersiniz? Kanun sazı, gerek görselliği gerek tınısıyla dinleyicinin kalbini fetheden büyülü bir müzik kutusu. Birçok müzik türüne açık, oldukça zengin imkanları olan, Türk Müziği’nin piyanosu olarak da adlandırılan önemli bir referans enstrümanı. Kanununuzla ne konuşur, aranızda neler paylaşırsınız? Öncelikle enstrümanınızın dinamiklerinin farkında olup onunla diyaloğu iyi kurmanız oldukça önemlidir. Lisanların birbirini tutması için sazendenin, sazını sevgi ile kucaklaması; aşk ile ona dokunması gerekir. İşte böyle bir gönül bağı kurulduğu anda saz, sazendeye kendisini teslim eder. O, arada hırs olmayan katıksız bir ruh, samimi bir diyalog ister. “En güzel dinlenme şekli çalışmaktır.” diyorsunuz. Kanununuza gün içerisinde ne kadar vakit ayırıyorsunuz? Enstrüman çalmaya ilk başladığım yıllarda günde yirmi saate yaklaşan bir çalışma tempom vardı. Profesyonel hayatın sorumlulukları gün geçtikçe bu sürenin azalmasına sebep oldu. Öğreticiliğin de hayatıma girmesiyle birlikte artık egzersiz yapmak sadece notalara ruh vermeye çalışmaktan ibaret. Son zamanlarda hayallerimde ve rüyalarımda çalışıyorum. Uyandığımda rüyamda çalıştığım tekniği sazımın üstünde uygulayabilmek yeni kazandığım bir alışkanlık. Bu yoğun tempoda kendimi yenilemek adına bana umut vadediyor. Ama eskisi gibi egzersiz yapmayı çok özlüyorum. Bu, benim hayatta en iyi yapabildiğim şey.

ahmetbaran • sports international 47


48 sports international • ahmetbaran


Kanuna birden çok enstrümanın ses zenginliğini kazandıran tekniğinizden biraz bahseder misiniz? İcra esnasında sağ elinize, sol elinizin kimi zaman perküsyon kimi zaman piyano gibi eşlik ettiği, mızrabın suni tonundan uzakta, samimi dokunuşların icraya yansıdığı, beynin iki lobunu da kullanmayı öngören ve kanunilere birden çok enstrümanın ses zenginliğini kazandıran bir bakış açısıdır. Dilerseniz bu teknikle kaydettiğiniz yeni albümünüzden bahsedelim; “Kanun Namına” neler söylemek istersiniz? Kanun sazından duymaya alışık olmadığınız, Metallica’dan Chopin’e, Michel Camilo’dan Özgecan’a uzanan geniş yelpazesiyle bu alanda fark yaratacak bir albüm olduğuna inanıyorum. Duyunca herkesin geçmişte bir an’a, duyguya, yere, hatta biri’ne gidiverdiği parçaların yanı sıra kendi bestelerimin de yer aldığı ve ülkemizin yetiştirdiği virtüöz dostlarımın icralarıyla renk kattığı keyifli bir çalışma oldu. Kanun Namına herkesi dinlemeye davet ediyorum. :) Kanun Namına dokunduğunuz tek mecra Türk müziği değil. New Age ve Caz gibi türlere yakınlığınızdan bahseder misiniz? Söylemek istediklerimi kelimelere dökebilseydim, taksim yaparak anlatmaya çalışmazdım. Kendimi kısaca tanımlayacak olursam; emprovizeye tutkun bir Türk müziği icracısıyım. Asla bir caz müzisyeni olmaya kalkışmıyorum. Cazdaki doğaçlama becerilerinin kendi müziğimi yorumlarken bana zenginlik kattığını düşünüyorum. Kariyerimi farklı türlerden müzisyenlerle bir araya gelerek, müziğimize daha modern bir bakış açısı getirmek için tüketmeye gönüllüyüm. Ancak Türk müziğini başka türlerle birleştirebilmek için öncelikle bu müziğe hakim olmak gerekiyor.

olabileceğinden yola çıkıyor. Önemli olan bakış açımız. Bakış açınız, tarzınız ve etkileyici paylaşımlarınızla sosyal medya fenomenleri arasında yer alıyorsunuz. Bu durum gençlerin kanun sazına ilgisini nasıl etkiliyor? Yaptığım işlerde yaşanılan zamanın heyecanı ve yeniliklerini göz ardı etmeden teknolojinin sunduğu tüm imkanları kullanarak; sazımla, sözümle, tarzımla günceli yakalama gayretindeyim. Sazımdan sound olarak nasıl sıcak ve zengin bir geri dönüş almak istiyorsam insan ilişkilerimi de aynı sıcaklıkta tutmak için özen gösteriyorum. Müzik benim için çok önemli bir konu, ama hayatımda müzikten daha önemli olan değerler de var. Dürüst olmak, ahlaklı olmak, paylaşımcı olmak, tabiatı korumak, ve sevmek gibi... Bu işin insani boyutu. Müzisyen gözüyle bakacak olursak; Enstrüman benim için sadece kendimi anlatmaya, tanımlamaya çalışırken yardım aldığım bir araç değil. İbadetimin bir parçası. Bu tutkuya genç kardeşlerimi ne kadar ortak edebilirsem musiki geleneğimizin o kadar uzun yaşayacağına inanıyorum. Bu anlamda hiç bir mesajı cevapsız bırakmıyorum. Tüm bilgimi klişeden uzak, samimi bir dille onlarla paylaşıyorum. Eğer samimiyseniz, bir süre sonra insanların kalbine dokunmanız kolaylaşıyor. Kısaca; “Işığı önüne al ve yürü. Gölgen arkandan ister gelsin ister gelmesin.”

Müzik hepimizi birleştiren koskocaman bir enerjidir. Tüm alemi kapsayan, tüm insanlara ait bir bütündür. Biz de o büyük müziğin küçücük bir parçasıyız. Tüm tarzları irdelediğimizde müziği müzik yapan şey temelde aynıdır. Bu senfonik bir eser için de geçerli, halk müziği için de, bir blues parçası için de. Müzik ayrımı yapmıyorum pek. Hal böyle olunca benzerlikleri yakalamak kolaylaşıyor. Örneğin caz dünyayı kuşatan bir tarz. Ana unsuru da doğaçlama dediğimiz kompozisyonlar. Bu kompozisyonlar da belirli kalıpların dışında, o anda gönlünüzden geçen neyse onu yapıyor olmakla ortaya çıkıyor. Ama dünyayı saran bu tarz, yüzyıllar önce Türk müziğinde zaten vardı. Türk müziğinde enstrümantal caz formunun adı ‘Taksim’dir. Yine Gazel, Kaside gibi müziklerimiz de caz formundadır. Ama biz müziğimizi tanıtma ve yaşatma noktasında farklı adımlar atmamış olduğumuz için bunlar pek bilinmiyor. Müzik bir bütündür. Onun ilerisi gerisi yoktur. Müzik, binlerce sene önceki haliyle de ileri idi. Gerçek müzik bazen bir çobanın kavalıyla çaldığı motif, bazen Stravinsky’nin yazdığı bir duygu olur. Her ikisi de önemlidir. Benim müziğim hayatın içinden geçerken duyduğumuz tüm büyüleyici seslerin müzik

ahmetbaran • sports international 49


Zaman içerisinde müziğinizde ne gibi gelişmeler oldu? Daha iyi duyuyorum. Müzikte çok yetenekli de olsanız dinlemek zor iştir. Bazen enstrümanınıza fazlasıyla konsantre olurken, çaldığınız esere yeterince yoğunlaşamazsınız. Bu yüzden diyebilirim ki, seneler geçip yaş aldıkça çaldığım müziğe kendimi verebilme kabiliyetim arttı. Bu da benim müzikal olarak gelişme yolum. Sanat sezonu boyunca çok yoğun bir tempoda çalışıyorsunuz. Prova ve seyahatleri hesaplarsak senede 120 konser neredeyse yılın tamamı. Bu tempoda düzenli olarak spor yapmak zor olmuyor mu? Ahmet Baran için spor yapıp yapmamak bir tercih konusu değil. Her sabah 6.45’te spora başlarım. Bu benim için yemek yemek gibi bir şey ve sanki derimin içine işlemiş. Artık saati kurmadan kalkıyorum. Ayrıca sabah spor yapmak müzikal performansımı da arttırıyor. Bu aslında bir zorunluluk değil, hayatı kolaylaştıran bir hobi olarak görüldüğünde istenerek yapılıyor. Spor yapmam lazım diye düşünülürse yapılması çok zor. Sonuçta sahne üzerinde bedenimizle de para kazanıyoruz ve ona iyi bakmamız şart. Ne sıklıkla antreman yapıyorsunuz? Haftanın altı günü çalışıyorum. Bunların dördünde ağırlık antrenmanı, ikisinde de fonksiyonel antrenman yapıyor, haftada bir gün dinleniyorum. Sizin temponuzda çalışan ve aynı zamanda sağlıklı bir yaşam için spor yapan bir kişinin 24 saati nasıl olmalı? Kişiden kişiye değişse de, yaratılan her fırsat egzersiz için 50 sports international • ahmetbaran

kullanılmalıdır. Çalışan bir kişinin yorgunluğu ve yoğunluğu bahane edip hayatından egzersizi çıkarması yapılacak en büyük yanlıştır. Doğru ve sürekliliği olan egzersizler çalışma hayatı yoğun olan insanlar için bir dinlenme ve yenilenme kaynağıdır. Bence okuyucularımız çalışma saatlerine göre günün ilk saatlerinde ya da işten geldikten sonra yalnızca bir saatlerini yeterli ve doğru egzersizlerle desteklerlerse çok daha sağlıklı ve mutlu olurlar. Kamu spotu gibi olacak ama düzenli egzersiz; stresi, stres kaynaklı rahatsızlıkları, ruhsal ve biyolojik dengesizlikleri ortadan kaldırır.


Ağırlık antrenmanı yapmak enstrümanistliğinizi nasıl etkiliyor? Sizi örnek alan müzisyenlere ne tür tavsiyelerde bulunursunuz?

cüman olmak.

Antrenmanlarda çok yüksek ağırlıklara girmemelerini öneriyorum. Çok fazla ağırlık demek çok fazla kas demek değildir. Aksine eklemlerin ve fibrillerin zarar görmesine neden olur. Bu durum bir müzisyenin kabusu sayılabilir. Vücudunuzu sürekli şaşırtmalısınız aksi takdirde gelişiminiz sınırlanacaktır. Eğer uzun süredir düzenli antrenman yapmıyorsanız tüm vücudunuzu çalıştıran antreman programlarını tercih edin. Ancak iki ay buna devam ettikten sonra tek antrenmanda belli kas gruplarını çalıştırdığınız programlara geçin. Sürekli aynı programları uygulamayın. Vücudunuzu şaşırtmak için belirli dönemlerde süper setler ve drop setler yapmayı ihmal etmeyin.

Başlamak için mükemmek olmak zorunda değilsin ama mükemmel olmak için başlamak zorundasın.

Şımardıysan artık başka bir düşmana ihtiyacın yoktur.

Enstrüman çalmak yaşanmamış hayattan intikam almaktır. Amatörler doğru çalana kadar profesyoneller ise yanlış çalmayana kadar prova yapar.

Başarıya giden yolda düzenli egzersiz yapmak tek başına yeterli midir? Paylaşmak istediğiniz tüyolar var mı? Asla yeterli değildir. Düzenli egzersizin yanısıra doğru beslenme ve uyku düzeni de hayati önem taşır. Antrenman öncesi ve sonrasında yeteri kadar protein almalısınız. Ayrıca büyüme hormonu sadece gece salgılandığı için; yeterli uyku kas kütlesi oluşum zincirinin en önemli halkasıdır. Dolayısıyla tek başına egzersiz hiç bir anlam ifade etmez. Ahmet Baran’ın beslenme listesinde ilk 3 nedir? Ceviz, somon ve avokado. Vazgeçemediğim kaçamağım ise fıstık ezmesi. :) En büyük hayaliniz? Başka bir gezegeni ziyaret etmek. Son olarak kendinizi nerede görüyorsunuz? Ben neredeyim? Hiçbir yerde değilim. Yolun başında bile değilim. Akarsuyun başında, çok uzakta bir yerden sesim geliyor. Yönümü bulmaya çalışıyorum. Tam olarak oradayım. İnsanların olumlu eleştirilerini duyuyorum; tabi bu bana enerji, ümit ve güç veriyor. En büyük hedefim Türk müziğine doğru ve temiz icralarla hizmet edebilmek ve müziğimizi kitlelere ulaştırmak. Sanat bir şeye uymak için değil, bir şeyi yaratmak içindir. Beğenmediğiniz bir şeyi alkışlamak, yalan söylemenin bir çok çeşidinden biridir. Çünkü müzik; atamadığımız çığlıklar, söyleyemediğimiz sözler, akıtamadığımız gözyaşlarımızdır. İmkansıza ulaşmanın tek yolu onun mümkün olduğuna inanmaktır. Bazen dünyanın en zor mesleğidir kendi duygularına terahmetbaran • sports international 51


OKTAYSAĞNAK AtaköySportsInternationalFitnessSporMüdürü

B

en Oktay SAĞNAK. Doğma büyüme İstanbulluyum.

Spor hayatıma 17 yaşında muay thai ile başladım, sonrasında da vücut geliştirme sporuna yöneldim. Neden diye soracak olursanız, bireysel yapacağım bir spor arıyordum. Bu noktada vücut geliştirmenin bana uygun olduğunu keşfettim ve spor benim için yaşam tarzı haline geldi. Her geçen gün bedenimdeki gelişmeyi aynada görmek ve bir sanatçı gibi fiziğimi şekillendirmek en büyük motivasyonumdu. Profesyonellik anlamında ilk adımım Türkiye Şampiyonası’na katılmamla başladı; bunun akabinde farklı yarışmalara katıldıktan sonra “Almaty Open Bodybuilding” şampiyonasında Overall Şampiyonu oldum. Daha sonrasında çeşitli avrupa ülkelerinde masterclasslar verdim. 2014 / 2015 Night of Champions İstanbul Pro Show‘a katıldım. Birçok ülkede guest poser olarak aktivitelerde yer aldım. Yarışmalara katılmadan 4 ay önce diyet yapmaya başlarım. Tek odağım yarışma olduğu için beslenme düzenimi ve antrenman çalışmalarımı yarışmaya göre planlar, karbonhidrat ve protein oranlarımıda yarışma tarihine göre düzenlerim. Son 3 hafta kala ise her şeyi tamamlamış bir şekilde yarışma tarihini beklerim. Konsantrasyon için (mental olarak ) sadece kazanma düşüncesi olur kafamda.Bu arada yarışma için ihtiyacım olan şeyleri (pozlar, müzik) çoktan ayarlamış olurum. Gerçekten özveri isteyen bu zorlu süreçte, her hafta vücudumda olan değişikliği görmek bana ayrı bir motivasyon sağlar. Fiziksel görüntünüzde olumlu yönde değişim yapmak istiyorsanız, yapacağınız ilk şey konsantre olmaktır. Kendinize kısa hedefler koyarak bu hedefler doğrultusunda beslenmenize ve antrenmanlarınıza düzenli bir şekilde dikkat etmeniz gerekir. Mental olarak da kendinizi bu değişim sürecine odaklamanız çok önemlidir. Hiçbir zaman hedeflerinizden vazgeçmemelisiniz. Unutulmamalıdır ki; bir şeyi gerçekten istiyorsanız onu başarırsınız.

52 sports international • oktaysağnak


7 GÖLLER TURU

ANKARA BiLKENT

Bolu Yedi Göller turunda üyelerimiz yeşilin ve doğanın doyumsuz güzelliğiyle keyifli bir hafta sonu tatili geçirdi. Turumuza katılan tüm üyelerimize sonsuz teşekkürler.

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI BLT & SPINNING MASTERCLASS Cumhuriyetimizin 92. yılını Spinning ve BLT Masterclass derslerinde coşkuyla kutladık. Tüm üyelerimize ve eğitmenlerimize sonsuz teşekkür ederiz.

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI ÇOCUK MERKEZİ KUTLAMALARI

Sports International Bilkent’te tempo zirvede Kıyasıya rekabetin yaşandığı tenis, basketbol ve futbol turnuvalarıyla, birbirinden eğlenceli aktiviteleriyle, eğitici seminerleri ve önemli günlerin izinden giden üyeleriyle Sports, Bilkent’te doyasıya yaşandı.

54 sports international • aktiviteler

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı büyük coşkuyla kutladık. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan, fener alayı yürüyüşüyle devam eden kutlamamız; salsa ve drama ile renklendi. Gün sonunda Cumhuriyet pastamızı marşlar eşliğinde keserek ve çocuklarımıza sürpriz hediyelerini vererek kostümlü partimizi bitirdik. Bu güzel günde bizimle olan tüm çocuklarımıza, üyelerimize ve eğitmenlerimize sonsuz teşekkürler.


KARTALKAYA TURU ÇOCUK DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI Bilkent Sports International’da geleneksel hale gelen ve her ay kutlanan doğum günü partilerimizde küçük üyelerimiz eğlenceye doyuyor.

Bembeyaz cennet Kartalkaya turumuzda doğa ve kış sporu tutkunları doyasıya eğlendi. Katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz.

ÖĞRETMENLER GÜNÜ DANS GÖSTERİSİ BARFİKS YARIŞI Turkcell Barfiks Yarışması’na katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz.

PARKURDA YERİNİ AL “Parkurda Yerini Al” aktivitesine katılan üyelerimiz 5 zorlu aşamayı en kısa sürede tamamlayarak NEXT Level Turkcell’den sürpriz hediyeler kazandılar. Bu zorlu mücadelede performans sergileyen tüm üyelerimize teşekkür ederiz.

24 Kasım Öğretmenler Günü’nü dans gösterileriyle kutladık. Katılan üyelerimize sonsuz teşekkür ederiz.

SAĞLIKLI ATIŞTIRMALIKLAR WORKSHOP Sağlıklı mı sağlıklı, lezzetli mi lezzetli, pişirilmeden hazırlanan pratik tariflerin sırrını diyetisyenimiz Şeyma Yılmaz eşliğinde öğrendik. Bu leziz aktivitede bizlerle olan tüm üyelerimize sonsuz teşekkürler.

aktiviteler • sports international 55


BİLKENT BAŞARI HİKÂYESİ Kadriye KERİMOĞLU

Ben Kadriye Kerimoğlu. 2 çocuk annesi çalışan bir kadınım. Hayatın koşturmacasında tenisle tanışmam gecikmiş olsa bile bugün geldiğim noktadan oldukça memnunum. Tenise 2008 yılında başladım. Arkadaşlarımın vesile olmasıyla korta adım attıktan sonra, tenis bir anda hayatımın merkezine yerleşti. Sport International Spor Klübü tenis imkanları açısından ayrıcalıklı bir yer. Ailecek üyeliklerimizi yaptırdığımız günden itibaren, ağırlıklı tenis olmak üzere, bütün tesis imkanlarını sıklıkla kullanıyoruz. Kızım ve oğlum da tenis oynuyor. Oyuncu olarak en düşük kategori olan D kategorisinden başladım ve her turnuvaya girerek puan topladım. Kısa sürede bir üst kategoriye geçtim derken bugün A kategorisi oyuncusu olarak takımımda yerimi alıyorum. Başarılı olmak için devamlı çalışıyorum. Bu bir süreç. Hem bedenen hem de zihnen kendinizi vermeniz gereken bir spor. Tenisin bana ve aileme kattığı şeyler paha biçilemez. Bu kadar kısa sürede iyi bir seviyeye

56 sports international • aktiviteler

gelmemi verdiğim emeklere ve disipline borçluyum. Şunu da üzerine basarak söylemem gerekir ki; eşimin bana olan sağlam inancının ve desteğinin bu noktaya gelmemde katkısı çoktur. Çoğu zaman bayan liginde benden çok eşim kaptanlık yapmış; bana ve bütün takım arkadaşlarıma ayrı ayrı destek vermiştir. Eşimin de severek yaptığı bir spor ve birlikte ortak bir şey yapmaktan çok memnunuz. Çocuklarımızın da bizim kadar tenisi sevmesi büyük şans.

Tenis liginde, kurduğumuz takımla keyifle ve hırsla oynamaya devam ediyoruz. Ligde üç birinciliğimiz ve dört ikinciliğimiz var. Sports’daki ligler ve turnuvalar sayesinde farklı insanlarla sosyalleşme fırsatı bulduk. Konuyla ilgili küçük bir anekdot paylaşmak isterim. Arkadaşlarımızla double antrenman yapmak için kapalı korta girdik. Kortta oynayanlardan birinin bana seslendiğini duydum. Bir hanımefendi bana adımla hitap etti. Şaşırdım ve bir yerde tanışıp tanışmadığımızı hatırlamaya çalışırken kendisi bana onu tanımadığımı, fakat onun beni

tanıdığını söyledi. Gülümseyerek bakarken konuşmaya devam etti ve beni kortlardan tanıdığını, biz yazın maç yaparken, kendilerinin beni restorandan izlediklerini; tesadüfen bile olsa hep benim oynadığım saatlerde yemek yedikleri için beni izlediklerini belirtti. Oyunumu çok begendiğini ve izlemekten bile büyük keyif alıp tenise başlamaya karar verdiğini söyledi. Hanımefendinin güzel iltifatlarından sonra tanıştık ve birlikte oynamak üzere sözleştik. Bu sadece küçük bir örnek diyalog. Eşimin de buna benzer yaşanmışlıkları var. Evimizde bir köşe, ailecek turnuvalardan kazandığımız kupalara ayrılmış durumda. Kısaca toparlamak gerekirse bence tenis herkes için bir spor. Düzenlenen turnuvalarla yaz-kış tenis oynama imkanımız var, üstelik tenisin gitgide popülerliğinin artmasıyla sürekli yeni insanlar aramıza katılıyor ve farklı oyuncularla oynamak çok keyifli. İyi bir Veteran tenisçi olarak herkesi tenise ve Sports’a davet ediyorum. Turnuvalarda profesyonel oyuncu kıvamında olamasak bile tenis ben ve ailem için bir yaşam tarzı.


aktiviteler • sports international 57


SALON FUTBOL TURNUVASI

ANKARA BiLKENT

Salon Futbol heyecanı Sports’da yaşandı. Katılan tüm üyelerimize çok teşekkür ederiz.

SPINNING İLE GÖSTER GÜCÜNÜ Bu kez pedallar kazanmak için çevrildi. 2 takımla gerçekleşen Spinning ile Göster Gücünü aktivitesinde en çok km yapan ve push-up çeken mavi takım 1. oldu. Katılan tüm üyelerimize gösterdikleri performans için teşekkür ederiz.

TAŞ PLAK SPINNING Hızlı ve nostaljik şarkılarla Sports sevenler Taş Plak Spinning’de buluştu.

Sports International Bilkent’te tempo zirvede Kıyasıya rekabetin yaşandığı tenis, basketbol ve futbol turnuvalarıyla, birbirinden eğlenceli aktiviteleriyle, eğitici seminerleri ve önemli günlerin izinden giden üyeleriyle Sports, Bilkent’te doyasıya yaşandı.

58 sports international • aktiviteler


TENİS LİGİ VE TEKLER & ÇİFTLER KULÜP ŞAMPİYONASI 2015 Tenis Ligi ve Tekler & Çiftler kulüp şampiyonası sona erdi. Sezon boyunca yorulan tenisçilerimiz kokteyl gecesinde başarılarını kutlayarak kupalarına kavuştular ve eğlenerek yorgunluklarını attılar. Katılan tüm üyelerimizin başarılarını kutlarız.

Voleybol Turnuvası BİLKENT

YENİ YIL KUTLAMALARI Özçelik-Pelit ana sponsorluğunda gerçekleştirilen yeni yıl kutlamalarımız ile 2016’ya merhaba dedik. Türkiye’deki tüm Sports International tesislerinden gelen eğitmenlerin Spinning, Yoga, BLT Masterclass ve Fitness yarışmalarının yanı sıra masa tenisi ve dart turnuvalarıyla yeni yıla başladık. Geceye daha sonra Zumba partisiyle devam edildi. Zumba partisine dünyaca ünlü Zumba yıldızı Alicia Ginard da katıldı ve kısa bir konuşma yaparak geceye renk kattı. Zumba partisine katılım ve coşku çok yüksek seviyedeydi. Tüm üyeler ve davetliler 1 saat boyunca keyifli anlar yaşadı. Ardından Salus Restaurant’ın şık ortamında Ankara’nın ünlü DJ’lerinden Gökhan Koşar’ın canlı DJ performansıyla geceye tam gaz devam edildi. Sport International’ın yeni yıl hediyeleri geceye renk kattı. Tüm üyelerimizin yeni yılını kutluyor, mutlu yıllar diliyoruz.

TURUNCU YOGA Turuncunun ve yazın enerjisiyle içimizi ısıtıp, açık hava yoga ile kışa taşıdık.

aktiviteler • sports international 59


BİLKENT BAŞARI HİKÂYESİ Anı HUN Her şey aslında bir arkadaşımın “Abi ben spora gitmeye arkadaş arıyorum, benimle gelir misin?” demesiyle başladı. 139.7 kg ile Sports International ailesine katıldığımdaki tartı ekranını hatırlıyorum. Artık ayakkabılarımı bağlamakta zorlanıyordum; üç adım yol yürürken nefes nefese kalıyordum. O kadar kiloluydum ki ilk hedefim 110 kg’a düşmekti. İlk iki – üç hafta benim için gerçekten çok zorlu geçti. Yoruluyordum ama yaptığım işten zevk alıyordum. Bir zaman sonra öyle bir alıştım ki spora gitmediğim zaman kendimi

60 sports international • aktiviteler

huzursuz hissediyordum. Alıştıktan sonra göz açıp kapayıncaya kadar çoktan 110’un altına düşmüşüm ve duraklamak yerine tam aksine “Bunu yaptıysam çok daha iyisini yaparım.” diyerek daha da sıkı sarıldım spor yapmaya. Artık o kadar zayıflamıştım ki, nadiren görüştüğüm insanlara kendimi yeniden tanıtmam gerekiyordu. Eski fotoğraflarımı gören insanlar, fotoğraftakinin abim ya da bir başkasının olduğunu savunuyorlardı. 8 ay içinde 40 kilo verdiğime ne ben, ne de çevremdekiler inanamadı. Yaptığım spor sayesinde, hipertansiyon hastalığını yendim, kalabalık bir

ortama girdiğimde kimseyi rahatsız etmeden yürüyebilir oldum ve benim için en önemlisi herhangi bir mağazaya girdiğimde kendime göre her çeşit kıyafet bulabilir oldum. Geçirdiğim süreç her ne kadar zorlu olsa da, teşekkürü her zaman borç bilirim. Çünkü dostlarım daima; ‘’Evet. Sen bunu yaptın, daha da iyisini yapabilirsin.’’ dediler ve destek oldular. Şu an 80 kiloyum, yağ oranım %38’den %15’in de altına düştü. Bana en büyük mutluluk veren ise, beni görüp, benden feyz alıp spora başlayan insanlar oldu. Ben yaptıysam, siz neden yapamayacaksınız?


aktiviteler • sports international 61


SIKIYSA YAKALA

ANKARA ORAN

Sıkıysa yakala aktivitesine katılan üyelerimiz zorlu etaplardan oluşan parkuru en kısa sürede tamamlayarak sürpriz hediyelerini kazandılar. Bu zorlu mücadelede performans sergileyen tüm üyelerimiz teşekkür ederiz.

PLANK CHALLENGE Plank yarışmasına katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz.

YOGA MASTERCLASS Yoga dersimizin tanıtımını ve ders programımıza dahil olmasını duyurduğumuz masterclass etkinliğimize katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Sports International Oran’da Sporun Keyfini Çıkardık Sports International, Oran’da da birbirinden eğlenceli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Zorlu mücadeleler, süpriz hediyeler, yoga dersleri eşliğinde birlikte olmanın coşkusu hepberaber yaşandı.

62 sports international • aktiviteler


VALENTINES WEEKEND PİNK ZUMBA

KALP YOGASI

Pembe konsepti ile sevgililer gününü enerjik bir şekilde kutladık.

Sevgililer gününe hazırlık olarak kalp çakralarımızı açtık.

ÇOCUK PARKUR YARIŞMASI

SPINNING LOVERS

COUPLE WORKOUT

Spinning severler olarak sevgililer gününde aşkla pedalları çevirdik.

Enerjimizi eşlerimize geçirerek kalorileri beraber yaktık.

13 yaş altındaki çocuklarımız zorlu etaplardan oluşan parkuru en kısa sürede tamamlayarak tüm katılımcılarımız sürpriz hediyelerini kazandılar.

SPINNING DUELLO Eğitmenlerimizin önderliğinde 8‘er kişiden oluşan 2 takım birbirleri ile kıyasıya yarıştı. En fazla mesafe alan grup sürpriz hediyeler ile buluştu.

aktiviteler • sports international 63


ALARMA VOL 2–1 EKİM 2015

İZMİR MAViŞEHİR

7 farklı dersin aynı anda başlayıp bittiği aktivitemize rekor sayıda katılım gerçekleşti. 396 kişinin aynı anda spor yaptığı aktivitemize sponsor olan Opel’e, eğitmenlerimize ve tüm katılımcılara teşekkür ederiz.

Sports International Mavişehir’de sporun coşkusuna kapıldık Spinning, zumba, body bounce ve oryantalle fitleşirken kamp ve şenlikle keyifli vakitler geçirdik. Doğanın temiz havası Sports International’ın enerjisiyle birleşince harika anlara şahit olduk. Sports International, Mavişehir’de de farkını ortaya koydu.

64 sports international • aktiviteler

TARKAN VS MICHAEL JACKSON SPINNING MASTERCLASS – 16 EKİM 2015 Pop’un yıldızları Spinning dersinde buluştu. Emre ve Hasan hocalarımızın eşliğinde, bir şarkı Michael Jackson’dan, bir şarkı Tarkan’dan çalarak ilerleyen masterclass görülmeye değerdi.

SPORTS CAMP – 23 & 24 & 25 EKİM 2015 (LOVE YOU HOTEL) 2015 yılında 1. sini gerçekleştirdiğimiz Sports Camp, önümüzdeki senelerde üyelerimizin gözdesi olacak. Çeşme’nin muhteşem atmosferini Sports International’ın enerjisiyle birleştirdiğimiz iki günlük programın 2016 detayları çok yakında sizlerle.


GYMBALL TRAINING 12 KASIM 2015 Gymball ile neler yapılabilir biliyor musunuz? Bu sorunun cevabını Aslı hocamız harika bir masterclass ile verdi. Aktivitemize katılan tüm üyelerimize sonsuz teşekkür ederiz.

ZUMBA WHITE PARTY 17 KASIM 2015 Beyaz zumbaya çok yakışır diye düşündük, haksız da çıkmadık. Zumba yeni koreografilerini Zumba White Party ile tanıttı. Tahir hoca ve zumba ekibine enerjilerinden dolayı teşekkür ederiz.

ORYANTAL MASTERCLASS 25 KASIM 2015 Dans etmeyi seviyoruz. Hele dansın içeriği “Oryantal” ise. Ayaz hocamızın eşliğinde gerçekleşen masterclass, üyelerimizin hiç bitmesin dediği türdendi.

TABATA VOL. 1–6 ARALIK 2015 “20 saniye yüklen, 10 saniye dinlen, 8 set devam et” sistemiyle trend olan Tabata Vol. 1 sizlerleydi.

3,5 KORKU EVİ – 12 ARALIK 2015 Bir saat zamanın var. İçeride sana korku dolu anlar yaşatacaklar. Tek yapman gereken şifreleri çözerek evden kaçmak. Böyle bir evde bulunmayı düşündüğünüz oldu mu? Biz yaşadık.

BODY BOUNCE – 19 KASIM 2015 2016 yılına damgasını vuracak derslerimizden bir tanesi “Body Bounce” tanıtım dersiyle gönülleri kazandı. Denemesi Sports International’da.

KOZBEYLİ DAĞ ÇİLEĞİ ŞENLİĞİ DOĞA YÜRÜYÜŞÜ 6 ARALIK 2015 Dağ çileğinin çıktığını duyar duymaz yerinde görelim istedik. Görmeye giderken yaptığımız yürüyüşle hayatın Sports yanını da unutmadık.

KARAOKE SPINNING 14 ARALIK 2015 Daha önce hiç şarkı söylerken pedal çevirmeyi denediniz mi? Biz denedik ve çok eğlendik.

aktiviteler • sports international 65


MAVİŞEHİR BAŞARI HİKÂYESİ Alpagut GİRGİN Sports International’a 2000 yılından beri üyeyim. Yaklaşık 15 yıllık bu üyelik dönemimin son 5 yılının benim adıma çok daha verimli ve eğlenceli geçtiğini söyleyebilirim. Bu dönem zarfında, spor yapmaktan daha fazla zevk almaya başladım. İrade, motivasyon, kararlılık gibi tanımlamaları çok uç sportif başarıların konu olmadığı durumlar için kullanmak bana abartılı geliyor. Bir de “Artık özendiğim elbiselere girebiliyorum.” ,”Aynaya baktığımda tamamen farklı biri var.” vb yorumlar sanırım espri amaçlı paylaşılıyor. Kanımca spor bir noktadan sonra daha mutlu hissetmeniz, kendinizle yarışmanız ve kendinize vakit ayırdığınız terapi seansı olarak hayatınızın ayrılmaz bir parçası olabilir. Bir de belirtmek

66 sports international • aktiviteler

istiyorum ki; spor yapmak sadece kilo sorunu olan kişilerle sınırlı değildir. Spordan zevk almak ve sürekli kılmak, olabildiğince fit bir görünüme sağlıklı bir şekilde kavuşabilmek için öne çıkan ana başlıklarda ilk sıraya tartışmasız şekilde “doğru spor eğitmeni” ni koyarım. Yeri gelmişken değerli eğitmenim ve arkadaşım Hazar Çetinkalp’e profesyonelliği ve yaptığı işin hakkını sonuna kadar vermesinden ötürü teşekkür ederim. Tabi ki tesis altyapı ve imkanları yeterli değilse eğitmenin yapabilecekleri de sınırlanır. Bu anlamda tesis de bir o kadar önemli hale geliyor. Yaş grubumdaki birçok kişi gibi, iş ve ailevi nedenlerden ötürü spora düzenli zaman ayırabilmek oldukça zor bir sorun olabiliyor. Ben bu durumdaki herkese sabah

saatlerinden faydalanmalarını öneriyorum. Çok önemli bir engel ya da iş seyahatim olmaz ise, ben her sabah saat 06:00’da tesisi açan gruptan biriyim. Konuya dışarıdan bakanların düşündüğünden farklı olarak, güne sporla başlamadığım zamanlarda kendimi daha az enerjik hissediyorum. Bir de fırsat bulduğunuz her anda spor yapabilmeye hazır olmak önemli. Spor eşyalarım bavulumun ve spor çantası da arabamın ayrılmaz bir parçası. Eğer spordan fiziksel anlamda sonuç almak istiyorsanız sizinle doğru beslenme alışkanlıklarını paylaşacak bir uzman yardımı da kaçınılmaz. Aksi takdirde havuz problemi (doldur-boşalt) olmaktan öteye gidemezsiniz. Spor için yarını beklemeyin. Sağlıklı günler dilerim.


aktiviteler • sports international 67


weDANCEday (ROMAN ATEŞİ) 6 OCAK 2016

İZMİR MAViŞEHİR

2016 yılının yeniliklerinden weDANCEday kapılarını “Roman Ateşi” ile açtı. Her ayın ilk çarşamba günü, farklı bir dans konseptiyle karşınızda olacak weDANCEday serimizi kaçırmayın.

Sports International Mavişehir’de sporun coşkusuna kapıldık Spinning, zumba, body bounce ve oryantalle fitleşirken kamp ve şenlikle keyifli vakitler geçirdik. Doğanın temiz havası Sports International’ın enerjisiyle birleşince harika anlara şahit olduk. Sports International, Mavişehir’de de farkını ortaya koydu.

68 sports international • aktiviteler

SPORTS SPIN LEAGUE 7 & 16 & 25 OCAK 2016 6 eğitmenin kıyasıya mücadele vereceği “Sports Spin League”, Ocak ayı itibariyle birbirinden çekişmeli karşılaşmalarla başladı. 2016 yılına damgasını vuracak organizasyonlarımızdan biri olan “Sports Spin League” çok yakında yeni eklemelerini sizlere duyuracak.

SPORTS WARS 12 OCAK 2016 Sports savaşları Sports International İzmir’de başladı. 3’er kişilik takımlar halinde belirlenen seriyi en önce tamamlayan takımın şampiyon olduğu ilk savaş görülmeye değerdi. Farklı kategorilerde devam edecek olan “Sports Wars” için takımınızı şimdiden hazırlayın.


KUNDALİNİ YOGA – 13 OCAK 2016 Kundalini Yoga ile değişim, içinde başlar; çevrene yayılır.

SPORTS PARTY VOL. 1 (1040) 13 OCAK 2016 - 1040 Hayatın eğlence yanını da unutmayan Sports International, 2016 yılının ilk parti organizasyonunu 1040 mekanında gerçekleştirdi. Parti boyunca yerinde duramayan üyelerimiz eğlenceyi sonuna kadar yaşadılar.

H&H POWER (HIP HOP) 19 OCAK 2016

SPORTS PARTY VOL. 2 (BİZ BİZE) 20 OCAK 2016

“H&H Power” yeni sistemini Hip Hop şarkılarla tanıttı. Eğitmenlerimizden Hasan ve Hazar hocanın muhteşem enerjileriyle başlayan masterclass, üyelerimizin aynı enerjiyle cevap vermesiyle daha da eğlenceli hale geldi.

Ozan Sam eşliğinde müziğe doyan katılımcılar bir sonraki “Biz Bize” gecesini sabırsızlıkla bekliyor.

AYIN KONUĞU (SOYSAL TURHAN) 18 OCAK 2016 2016 yılının bir diğer yeniliği “Ayın Konuğu” organizasyonunda ilk misafirimiz Opr. Dr. Soysal Turhan’dı. Kendisine “Kalp Sağlığı ve Spor” hakkında verdiği muhteşem bilgiler ve sorularımızı yanıtladığı için teşekkür eder, bize katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz.

aktiviteler • sports international 69


%100 fit ATAKÖY

İSTANBUL ATAKÖY

Yalnızca Sports International’larda bulunan kuvvet antrenmanlarını içeren bu dersimizle hem şekle girdik hem de çok eğlendik.

Sports International Ataköy’de mutluluğa kucak açtık Sports International, Ataköy’de de birbirinden güzel etkinliklere imza attı. Hediye çekilişleri, yarışmalar, partiler ve turnuvalarla Ataköy’e renk kattık. Yaptığımız aktivitelerle birlikte olmanın gücünü ve coşkusunu vurguladık.

70 sports international • aktiviteler

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı minik üyelerimizle eğlenceli, coşkulu, yarışmalı ve bol şekerlemeli kutladık.

29 EKİM SPINNING MASTERCLASS 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda spinningde hediye çekilişi yaparak sporu şenlendirdik. Tüm üyelerimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarız.


31 EKİM CADILAR BAYRAMI ÇOCUK KULÜBÜ 31 Ekim Cadılar Bayramı partimize çocuklarımız farklı kostümleriyle renk kattı. Müzik eşliğinde dans, zumba, şekerleme ve konfeti yağmuruyla minik üyelerimizle beraber eğlenceli bir vakit geçirdik.

ÇOCUK KULÜBÜ 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ Tüm eğitimcilerimizin öğretmenler gününü çocuklarımızla birlikte yaptığımız panoda kutladık.

YILBAŞI PARTİSİ Yılbaşı partisini; minik üyelerimizin katılımıyla yarışmalar, sürpriz hediyeler, yılbaşı dansı ve konfeti yağmuruyla eğlenceli bir şekilde kutladık.

DART TURNUVASI 16 Aralık Çarşamba akşamı Sports International Ataköy üyelerimizin katılımıyla renk bulan dart turnuvamızı keyif ve eğlence dolu anlarla tamamladık. Katılan tüm üyelerimize göstermiş oldukları ilgiden dolayı teşekkür ederiz.

Kasım’da Sports Başkadır (Dance Step & Partnerli Pilates) Ataköy Sports International’da gerçekleştirilen “Kasım’da Sports Başkadır Dans Step ve Partnerli Pilates” aktivitelerimizle; yeni koreografiden oluşan dans step ve karşılıklı direnç uygulayarak kasların partner gücüyle çalışmasını sağlayan partnerli pilatesle hafta sonunu geçirdik. Katılan üye ve eğitmenlerimize teşekkür ederiz.

aktiviteler • sports international 71


ATAKÖY BAŞARI HİKÂYESİ Begüm ALTUNTAŞ Sports International ailesiyle 2002 yılında tanıştım. O zamanlar 11 yaşında tombiş, annesinin zoruyla spora gelen bir çocuktum. Tabii ki yaş ve fiziksel yapı nedeniyle spordan yıllarca kopuk yaşadım. 2009 yılında %40 obez, 98 kilo bir insan haline dönüştüm. Yeme alışkanlığım, fiziksel aktivitem o kadar kötü durumdaydı ki, vücudum 18 yaşında olsa da görünüşüm 35’ti. Bir gün tartıya çıkıp kilomu gördüğümde artık bunu değiştirmem gerektiğini düşündüm ve upuzun bir sürecin içine girdim. İlk 20 kilom çok hızlı gitti ama tabii ki aktif spor yapmadığım için aslında giden kas ve vücut suyu değerlerimdi. Sonrasında sporsuz

72 sports international • aktiviteler

kilo vermem durunca kendimi Sports International’ın kapısında buldum ve sanırım o saatten beridir de oradan çıkmadım. Artık orası benim evim oldu ve geriye kalan 26 kilomu Sports International’da verdim. Gerek hocaları, gerek spor imkanlarıyla benim bugünlere gelmemi sağladılar. Çoğunlukla grup salon derslerine ağırlık vermeyi tercih ettim. Orçun Cinpir ve ekibi sayesinde spor bağımlısı oldum. Hatta hayatıma yön çizmemle ve ileride ne yapmak istediğimle ilgili idol oldular. Beni bana tanıttılar diyebilirim. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Evet çok zor, acı dolu bir yol. Hem fiziksel anlamda hem de ruhsal anlamda pes etmeden yürümek gerekiyor

bu yolları. Salon derslerinde katılmadığım ders sanırım yok. Günde 5 saat kadar antrenman yapıyorum ve bazı zamanlar bu bile yetersiz geliyor. Hayat Sports International’da güzel, zaman kaybetmeden sen de gel. Spinning, Lower Body, Zumba, Rhythm, Piloxing... Bunlar benim favorilerimden bazıları. Denemeden bilemezsin. Sports International ailesinin içinde bulunmak çok güzel. Kafe bölümündeki insanlardan tutun, resepsiyondaki dostlara kadar hepsi paha biçilemez insanlar. Yani Sports International’daki mutluluğunuz daha kapıdan girdiğinizde başlıyor. Tekrar teşekkürler, sevgiler.


aktiviteler • sports international 73


Love & Peace Party

İSTANBUL ATAKÖY

Yıl sonu partimiz Love & Peace, üyelerimizin göstermiş olduğu yoğun ilgi, dans, eğlence ve çekiliş heyecanıyla renklendi. Partimize katılan tüm üyelerimize ve emeği geçen eğitmenlerimize teşekkür ederiz.

Sports International Ataköy’de mutluluğa kucak açtık Sports International, Ataköy’de de birbirinden güzel etkinliklere imza attı. Hediye çekilişleri, yarışmalar, partiler ve turnuvalarla Ataköy’e renk kattık. Yaptığımız aktivitelerle birlikte olmanın gücünü ve coşkusunu vurguladık.

74 sports international • aktiviteler

VODAFONE MARATONU Ataköy Sports International üyeleri, Vodafone maratonunda eğlenceli dakikalar geçirdi. Katılan üye ve eğitmenlerimize teşekkür ederiz.

Piloxing MİA Ataköy Sports International, üyelerini Piloxing’i oluşturan Piloxing eğitmeni Mia’yla buluşturdu. Katılan üyelerimize ve emeği geçen eğitmenlerimize teşekkür ederiz.


PILOXING VOL 4

RHYTHM VOL 3

Piloxing Vol 4 Masterclass, yeni müzik ve koreografiyle üyelerle buluştu.

Üyelerimiz Rhythm Vol 3 etkinliğinde, yeni koreografiyle dansın ve eğlencenin keyfini doyasıya yaşadı. Koordinasyon becerilerini ve aerobic kapasitelerini de artırmış olmanın mutluluğunu Türkiye’de sadece Sports International tesislerinde uygulanan Rhythm Sports” dersiyle yaşadılar. Yoğun katılım gösteren değerli üyelerimize, eğitmenlerimiz Orçun Cinpir ve Volkan Uslusoy’a teşekkür ederiz.

Sports Fest 2016

PLANK YARIŞMASI Fitness eğitmenlerimizin düzenlediği plank yarışmasında üyelerimiz dayanıklılıklarını test etmiş oldular. Heyecan ve rekabetin yüksek olduğu bu yarışmada dereceye giren üyelerimizi tebrik eder, yarışmaya katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz.

CLOSE YOUR EYES YOGA “Close Your Eyes” yoga aktivitemize katılan üyelerimiz, gözlerini kapatarak içlerindeki özleriyle buluştular. Aktivitemize katılan üyelerimize ve emeği geçen eğitmenimiz Efşar Çızıkman’a teşekkür ederiz.

Sports International’ın geleneksel olarak organize ettiği Sports Festival’in bu yılki teması “Şiddete Karşı Spor” oldu. Türkiye’nin alanında uzmanlaşmış spor eğitmenlerini bir araya getiren Sports Festival’de tüm gün boyunca salonlarda “Birlik içinde birlikte” spor yapıldı. Sports Festival’in bir diğer özelliği de Sports’a ait SI Combat Fitness’ın Türkiye’de ilk kez tanıtılmasıydı.

%100 FİT VOL 8 – ZUMBA YELLOW İstanbul Sports International şubelerinde gerçekleştirilen %100 Fit Vol 8 ve Zumba Yellow etkinlikleriyle, yeni koreografi ve müziklerin tanıtımları üyelerimizin coşkulu katılımlarıyla enerjili ve eğlenceli bir şekilde tamamlandı. Eğitmenlerimize ve katılan üyelerimize teşekkür ederiz.

aktiviteler • sports international 75


%100 FIT MASTER CLASS

MERSİN YENiŞEHİR

Ritmin ağırlıkla birleştiği performansın arttığı bu derste çok eğlendik ve fitleşmeyi hedef aldık.

Sports International Yenişehir’de enerjimize enerji kattık Zumba, step master class, piloxing master class, pilates master class ve yoga master class ile bol bol kalori yaktık. Bunun yanı sıra kendimizi doğanın kollarına bıraktığımız gezi ve bisiklet turuyla yaşam enerjimizi yükselttik.

76 sports international • aktiviteler

ZUMBA Dans, ritim ve koreografinin harmanlandığı Zumba Master Class’a katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz.

STEP MASTER CLASS Asya ve Deniz hocamızla 45 dakika süren enerjinin hiç düşmediği Double Step Master Class’a katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz.


BELEMEDİK GEZİSİ

PILOXING MASTER CLASS

BOZON BİSİKLET TURU

Doğanın eşsiz güzelliğinde yaptığımız trekkinge katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz.

Sporun ve dansın birleştiği, yağ yakımının fazla olduğu ve enerjimizin tavan yaptığı bu dersimize katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz.

Üyelerimizle Bozon Köyü’nde sporumuzu pedal çevirerek yaptık.

ÇAMLIYAYLA GEZİSİ

HALLOWEEN PARTY

PİLATES MASTER CLASS

Üyelerimizin bitmeyen enerjisiyle doğanın enerjisini birleştirip Pazar sporumuzu Çamlıyayla’da yaptık.

Mersin Sports International ailesi olarak içimizdeki cadıyı çıkarıp müzik eşliğinde eğlenmemize devam ettik.

Vücut esnekliğimizin arttığı, kaslarımızın uzadığı ve çalıştığı Advanced Master Class Pilates’e katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz.

YOGA MASTER CLASS Bol oksijen ile vücudumuzun çakralarını açıp, bedenimizi ve ruhumuzu rahatlatan bu derse katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz.

YILBAŞI PARTY Mersin Sports International ailesi olarak 2015’e parti havasında veda edip 2016’ya coşkuyla girdik.

aktiviteler • sports international 77


MERSİN BAŞARI HİKÂYESİ Yeliz ÖZBİLGİN Sevgili Sports International üyeleri, merhaba adım Yeliz, 38 yaşındayım. 170 cm boyunda ve 59 kg ağırlığındayım. 2012 yılında ikinci oğlumu dünyaya getirdiğimde tam 110 kiloydum :) İlk hamileliğimde 30 kg ikinci hamileliğimde 35 kg alarak bir rekora imza attım. Hayatının yarısını 45 kilo olarak geçiren birisi için 110 kg. oldukça fazlaydı. Bebeğim 6 aylık olduğunda artık bir şeyler yapmam gerektiğini düşünmeye başladım. Emzirme dönemi sayesinde 90 kiloya düşmüştüm ama bu da çok fazlaydı. Vücudumda fiziksel problemler oluşmaya başladı. Özellikle dizlerim ve belimde ciddi ağrılar oluyordu. Sonra Sports International ve diyet serüvenim başladı. Bir program oluşturuldu. Bir süre devam ettim fakat sonra nedenini hala bilmediğim bir şekilde spora gitmemek için bahaneler uydurmaya başladım. Eşim dahil kimsenin benim kilolarımdan şikayeti yoktu, sadece ben zayıflamak istiyordum aslında. Bilmem, belki benim de yoktu çok şikayetim. 2 doğum yapmıştım olacaktı tabi o kadar(cık) kilo. Off, hem spor çok yorucuydu; 10 dk yürüme bandında zor dayanıyor, 5 dk crosstrainer’da bayılacak gibi oluyordum. Kardio geçmişim 5–10 dk ile sınırlıydı yani, felaket :) Diyet olayı tam bir kabustu. Her pazartesi tekrar başlamaya karar verdiğim, yemek zorunda olduğum bir liste. Hiç bana göre değildi. Yapıma uygun değildi bir kere. Çok çabuk sıkıldım ve bıraktım. Sadece spor yaptığım haftalar oldu, sadece diyet yaptığım haftalar. Sonuçta hep bir başarısızlık ardından üzüntü ve 78 sports international • aktiviteler

vicdan… Sanıyorum bir 6 ay da bu şekilde gelgitlerle geçti. Ta ki oldukça önemsediğim bir arkadaşımın bir gün bana ‘Aslında 4-5 kilo versen iyi olur’ demesine kadar. İnsanlık için küçük fakat benim için büyük olan bu cümledir beni motive eden. Diğer bir arkadaşımın haydi beraber gidelim demesi diğer bir motivasyon unsurum tabi. Unutmadan, birisi de 1.5 saatlik sporla kilo veremezsin demişti :) Kimse bana bir şey hakkında ‘Yapamazsın’ dememeli. Ya da demeli. 2014 yılının Aralık ayında Sports International’a hızlı bir dönüş yaptım. Spor eğitmenim tekrar bir program hazırladı ve haftanın en az 3 günü programı uygulamamı istedi. Düzenli olarak devam ettim. Bu sefer sporu vücudum için yapıyordum, kendim için, iyi hissetmek ve güçlü olmak için. Yapmak zorunda olduğum bir aktivite olarak düşünmedim bu süre boyunca. Bunun çok yardımı oldu. Yağ kasa nasıl dönüşür? Gündemimdeki konu bu idi. Bununla ilgili okuyor, benimle ilgilenen spor eğitmenlerimi soru yağmuruna tutuyordum. :) Güçlendikçe kardio sürem arttı, arttıkça güçlendim, kendime güvenim yerine geldi. Artık kendimi daha dinç ve sağlıklı hissediyordum. Bu süre boyunca nasıl beslendim? Spora başladığım gün kendime dünyalar tatlısı bir diyetisyen buldum ve kapısını çaldım. Ondan bana diyet vermesini değil, nasıl beslenmem gerektiğini öğretmesini istedim. Kalıcı bir şeyler olmasını istiyordum artık. Sağlıklı beslenmeyi öğrenmek ve bunu sürdürmek istiyordum.

Bana inanılmaz katkıları oldu diyetisyenimin. Bu konuda da bir okuma süresi geçirdim tabi. :) Daha sonra Sports International’ın, o da dünyalar tatlısı :) Diyetisyeniyle tanıştım. Yakaladığım yerde sorular sormaya ve sosyal ortamda onu takip etmeye başladım. Yemek olayının basit bir iş olmadığını, her sunulanı yemememiz gerektiğini öğrendim ve hala öğreniyorum. Çok derin bir konu yani. :) Tüm bunlara başladıktan yaklaşık 2 ay sonra çevreden olumlu tepkiler gelmeye başladı. Başlarda olmuyor, zorlanıyorsunuz ama ne olursa olsun bırakmayın derim ben. Değişim sürecine girdiğiniz an daha bir motive oluyorsunuz. Bu süreç her insanda farklı oluyor. Bende 2 ay sonra başladı. Spor artık hayatımın bir parçası, gitmediğim zamanlarda kendimi eksik hissediyorum. Yeme düzenim değişti, benimle birlikte ailemin de değişti. Artık sağlıklı yiyecekler alıyoruz evimize. Arada kaçamaklarımız oluyor tabi. O da ödülümüz olsun. :) Gerçekten başardığımı, zayıflama hikayemin yazılması istendiğinde hissettim. Başta hedeflediğim kilonun 5 kilo altındayım şu anda. Kendimi çok iyi ve güçlü hissediyorum. Bu süre boyunca öncelikle beni bilmeden motive eden arkadaşıma, her zaman yanımda olan eşime ve dostlarıma, sonradan arkadaşım olan diyetisyenime, benimle ilgilenen Sports International’ın çok değer verdiğim eğitmenlerine ve diyetisyenine çok çok teşekkür ederim. Ama sizinle işim bitmedi henüz. :) Başınızda olmaya devam edeceğim. :)


aktiviteler • sports international 79


ÖĞRETMENLER GÜNÜ Başta Baş Öğretmenimiz Atatürk olmak üzere bütün öğretmenlerimizin Öğretmenler günü kutlarız.

İSTANBUL KADIKÖY

Katılan tüm üyelerimize ve Gürkan Hocamıza teşekkür ederiz.

Sports International Kadıköy’de keyfimize diyecek yok Sports International Kadıköy’de, üyelerimizin ve hocalarımızın yüksek enerjisiyle bayram havasında etkinlikler gerçekleştirdik. Partiler yaptık, bol bol dans ettik ve tabiki sporumuzu da yaptık. Kadıköy de Sports’a fazlasıyla doydu. 80 sports international • aktiviteler

29 EKİM SPINNING MASTERCLASS 29.10.2015 tarihinde düzenlediğimiz 29 Ekim Spinning Masterclass etkinliğimizde üyelerimiz bugüne özel kırmızı renk tişörtlerle ve günün anlam ve önemini taşıyan müziklerle güzel bir bayram geçirdiler.

2015’E VEDA SPINNING Yılın son spinning dersinde Gürkan Hocamızın hareketli müzikleriyle ve üyelerimizin yüksek enerjileriyle güzel bir masterclass geçirdik. Katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz.


29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI PARTİSİ 24.10.2015 tarihinde çocuk kulübünde düzenlediğimiz 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı partimizde; minik üyelerimizle yüz boyma, çeşitli yarışmalar ve oyunlarla keyifli dakikalar geçirdik.

YIL SONU PARTİSİ

KASIMDA DANS BAŞKADIR

Yılın son partisinde minik üyelerimizle hem eğlenceli, hem heyecanlı ve bir o kadar da bol kahkahalı anlar geçirdik.

“Kasımda dans başkadır” aktivitemiz üyelerimizin yüksek enerjileriyle eğlenceli ve bir o kadar da hareketli geçti. Sonbaharın dökülen yapraklarıyla Kasım’da Dans daha da bir başka oldu salonumuzda.

Katılan tüm minik üyelerimize teşekkür ederiz. Herkese mutlu yıllar dileriz.

Cumhuriyetimizin 92. yılını kutlar, minik üyelerimize teşekkür ederiz.

Bizlerle dans eden tüm üyelerimize ve hocalarımıza teşekkür ederiz.

ZUMBA YELLOW PILOXING VOL 4 22.10.2015 tarihinde düzenlediğimiz Piloxing Vol 4 etkinliğimizde üyelerimiz müziğin yüksek temposuyla hem eğlenerek hem de coşkuyla sporun keyfini çıkardılar. Katılan tüm üyelerimize ve hocalarımıza teşekkür ederiz.

PLANK YARIŞMASI 22.09.2015 tarihinde gerçekleştirdiğimiz plank yarışmamızda üyelerimiz hem kendi güçlerini zorlayarak hem de rekabetin coşkusuyla keyifle yarıştılar.

30.09.2015 tarihinde düzenlediğimiz Zumba Yellow aktivitemizde sonbahara merhaba diyerek yeni müzik ve koreografilerle gerçekleşen etkinliğimize katılan üyelerimiz keyifli vakit geçirdiler. Katılan tüm üyelerimize, Pınar ve Varol Hocamıza çok teşekkür ediyoruz.

RHYTHM VOL 3 29.09.2015 tarihinde düzenlenen Rhythm Vol 3 aktivitemiz üyelerimizin ilgisiyle hem coşkulu hem de Tuğba ve Volkan Hocalarımızın güzel koreografileriyle eğlenceli geçmiştir. Katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. aktiviteler • sports international 81


%100 FIT Vol 8 - Eylül 2015 ŞİŞLİ

İSTANBUL ŞİŞLİ

İstanbul Sports Internatıonal şubelerinde gerçekleştirilen %100 fit vol8 yeni koreografi ve müziklerin tanıtımları, üyelerimizin coşkulu katılımlarıyla enerjili ve eğlenceli bir şekilde tamamlandı. Eğitmenlerimize ve katılan üyelerimize teşekkür ederiz.

Sports International Şişli’de eğlence bizden soruldu Üyelerimiz ve eğitmenlerimizle birlikte birbirinden enerjik etkinliklerle ve sürpriz aktivitelerle dolu anlar yaşadık. Böylelikle Sports International Şişli’de hem spora hem de eğlenceye doyduk.

82 sports international • aktiviteler

10 Kasım Ata’mızı saygıyla anıyoruz. 10 Kasım 1938 Şişli Sports International Çocuk Kulübü

24 Kasım Öğretmenler Günü Başöğretmenimiz Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlarız.


29 Ekim Cumhuriyet Etkinlikleri 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusunu Şişli Sports’un her alanında tam anlamıyla yaşadık.

29 ekim çocuk klübü görsel pano 31 Ekim Halloween 31 Ekim Halloween etkinliğimizde minik üyelerimiz çılgın kostümleriyle oldukça eğlendi. Eğitmenlerimiz onlar için sürpriz aktiviteler düzenledi. Çok teşekkür ederiz.

Spinning Masterclass, Çocuk Kulübü etkinlikleri ve Aerobic HIIT aktiviteleri ile dolu bir gün geçirdik. Üyelerimize ve eğitmenlerimize çok teşekkür ederiz.

Kasımda Sports Başkadır / Dance Step KASIMDA SPORTS BAŞKADIR Şişli Sports International’da kasım ayı çok renkli ve keyifli geçti. Dance Step etkinliğimiz oldukça eğlenceliydi. Katılan tüm üyelerimize ve eğitmenlerimize ilgilerinden dolayı teşekkür ederiz.

Piloxing Weekend Partnerli Pilates Şişli Sports 23 Kasım Pazartesi günü en eğlenceli Pilates derslerinden birini yaptı. Partnerli Pilates ile hem sıkılaştık, hem eğlendik. Katılan üyelerimize ve eğitmenlerimize teşekkür ederiz.

Pazartesi sendromunu “Piloxing Weekend” etkinliğimizle ortadan kaldırdık. Yeni koreografi ve müziklerle Piloxing Vol. 4 üyelerimizle buluştu. Katılan tüm üyelerimize ve eğitmenlerimize ilgilerinden dolayı teşekkür ederiz.

Rhythm Sports Vol 3 - Ekim 2015 Türkiye de sadece Sports Internatıonal tesislerinde uygulanan RHYTM sports dersimizde üyelerimiz yeni kareografiyle dansın ve eğlencenin keyfini doyasıya yaşadı. Koordinasyon becerilerini ve aerobic kapasitelerini de arttırdılar. Değerli üyelerimize ve eğitmenlerimiz Orçun Cinpir ve Volkan Uslusoy’a teşekkür ederiz.

Zumba Yellow 2015 Ekim ŞİŞLİ aktiviteler • sports international 83


ŞİŞLİ

BAŞARI HİKÂYESİ Dizem EKİNCİOĞLU Herkese merhaba, Ben hiçbir zaman zayıf bir insan olmamıştım ama 1 yıl öncesine kadar ciddi sağlık sorunu oluşturabilecek bir kilom yoktu. 1 yıl önce ciddi kilo almaya başladım ve bu sürecin son 6 ayında rekor bir hızla 10-15 civarı bir kilo alarak 96 kiloya ulaştım. Bu durum görüntüden öte beni fiziksel olarak da rahatsız etmeye başladı. Ailem de bu hızlı değişimi fark edip spora başlamam konusunda ısrarcı oldular. Ben de gidişata dur demem gerektiğinin farkındaydım ancak karar alıp iradeli bir şekilde devam edemiyordum. Ağustos 2015’de Şişli Sports International’a üye oldum. İlk zamanlar alışamıyor, gelemiyor, üşeniyordum. Fakat sağlık ve vücudumla ilgili hedeflerim için biliyordum ki olması gereken tek şey sporu severek yapmaktı… spora Sports eğitmenleri sayesinde adapte oldum çünkü Sports‘un uzman kadrosu bana sağlığım ile ilgili çok şey kattı, sürekli soru soruyor, öğreniyor ve uyguluyordum. Kısa zamanda hayatımın bir parçası haline geldi. Vücudumda yavaş yavaş değişimler

84 sports international • aktiviteler

olduğunu hissediyordum. Sabır gerektiriyordu biliyordum ama değişimi görmek için sabırsızlanıyordum. Sonra ekim ayının başında Şişli Sports’un diyetisyeni Duygu Gencel ile tanıştım. Duygu Hanım ile görüşmeye başladıktan sonra sağlıklı beslenmeye ve haftada en az 3 kez spora gelmeye başladım. Bunu disipline ettim, biraz zorlandım ama değişimin farkına vardıkça sevmeye başladım. Duygu Hanım bana her hafta değişen, kişiye özel, bunalmadan ve aç kalmadan yapabileceğim listeler verdi. Beslenmenin dışında manevi desteği de çok önemliydi tabi; süreçte birinin sürekli kilonuzu takip ediyor ve sizinle birlikte sevinip sizi motive ediyor olması çok önemli bir etken. Bunun yanı sıra her hafta görüşüyor olmamız da ciddi bir kontrol mekanizması oluşturdu. Başta Efsel Kuyumcu olmak üzere tüm kadro sporu sevmemde çok yardımcı oldu. Şişli Sports’da o kadar uyumlu bir ekip var ki, kendinizi evinizde gibi hissediyorsunuz. İlgileri ve güler yüzleri sayesinde burayı çok sevdim. Sonuç olarak 3 ay

içerisinde 15 kilo verdim ancak bu bir başlangıç; hedefim en az 12 kilo daha verip bunu korumak. Hedefime ulaştıktan sonra da sporu asla hayatımdan çıkarmayacağım. Sağlıklı beslenme ve spor kendimize yaptığımız en büyük yatırım diye düşünüyorum. Dolayısıyla aynı süreçlerden geçen insanlara tavsiyem; pes etmemeleri ve vazgeçmemeleri olacaktır. Bu süreçte duraksamalarım, kaçamaklarım, kaytarmalarım oldu ama vazgeçmeyi düşündüğünüz an devam ettiğinizde asıl değişim geliyor. Hiçbirimiz mükemmel değiliz önemli olan ipin ucu kaçtı deyip bırakmamak, yeniden başlayıp toparlamak. Hayatımı olumlu anlamda değiştirmeye katkı sağlayan Diyetisyen Duygu Gencel olmak üzere, her ay yenilenen egzersiz programlarıyla hayatıma disiplin getiren ve sporu hayatımın en önemli parçası haline getiren tüm Sports eğitmenlerine ve eksik olmayan güler yüzlerinden dolayı tüm Sports çalışanlarına sonsuz teşekkür ederim. Değişim burada başlar. :) Sevgiler ve saygılar.


aktiviteler • sports international 85


Misal tarz-ı

stilinize renk katacak en taze moda kombinleri...

MALONE SOULIERS MANGO

EMILIO PUCCI

STELLA MCCARTNEY

H&M 86 sports international • trend


trend • sports international 87


Misal tarz-ı

NIKE VICTORY METALLIC

stilinize renk katacak en taze moda kombinleri...

NIKE AIR-FORCE NIKE PALM EPIC LUX

MARTONE

88 sports international • trend


trend • sports international 89


Ne izlemeli? Dünyanın En Güzel Kokusu

Mustafa Uğur Yağcıoğlu Uğur Yağcıoğlu’nun yazıp yönettiği filmin oyuncu kadrosunda Tuba Ünsal ve Rıza Kocaoğlu’nun yanı sıra Burak Altay, Esra Ruşan, Nezih Tuncay, Feriha Eyüpoğlu, Açelya Akkoyun gibi tanınmış simalar yer alıyor.

Carol Todd Haynes Todd Haynes’in yönetmenliğini üstlendiği yapımı Patricia Highsmith’in romanından uyarlayan isim ise Phyllis Nagy. Filmin başrollerini ise Rooney Mara ve Cate Blanchett paylaşıyor.

İftarlık Gazoz Yüksel Aksu

Kardeşim Benim Mert Baykal Babalarının cenazesi iki kardeşi yıllar sonra bir araya getiren yegane şeydir. Her ikisi de son görevlerini yerine getirip bir an önce kendi hayatlarına geri dönmeyi planlarken, geride kalan vasiyet her şeyi değiştirecektir. Filmin başrollerde Murat Boz, Burak Özçivit, Aslı Enver yer alıyor. 90 sports international • kültür

1970’ler Türkiye’sinin barış ve huzur dolu Ege kasabalarından birinde ailesi ile beraber yaşayan Adem, zeki ve çalışkan bir öğrencidir. 5.sınıfı yeni bitiren Adem, yaz tatilini boş geçirmek istemez ve ailesine Gazozcu Cibar Kemal Usta ile çalışmak istediğini söyler. Zor da olsa ailesinden izni koparan Adem gazozcu çırağı olarak çalışmaya başlar. Ramazan ayının başıdır ve Adem camide imamın oruç ile anlattıklarını üzerine alınır, üstelik Berna da oruç tutacaktır. Küçük olduğu için oruç tutmasına izin vermeyen ailesinden gizli oruç tutmaya başlar fakat Ege’nin yaz sıcağında, bir yandan da gazoz satarken oruç tutmak hiç de kolay değildir. Hele de bozmanın kefareti 61 gün iken ve Berna’nın aslında direk orucu tuttuğunu öğrenmişken... Susuzluk ve açlık onu çok yormuştur, seraplar görmeye başlar. Adem’in yaşadığı bu zorluklar, onu bir maceranın içine sürükler. Bitmek bilmeyen bu uzun gün, Gazozcu Ustası Cibar Kemal ve Adem için nasıl tamamlanacaktır? Filmin yönetmeliğini ve senaristliğini Yüksel Aksu üstleniyor.

Hep Yek

Ali Yorgancıoğlu

Yerli yapım bir komedi olan Hep Yek filminin yapımcılığını ve dağıtımcılığını Roll Caption firması üstleniyor. Fırat Tanış, Gürkan Uygun, İnan Ulaş Torun ve Gökhan Yıkılkan’ın başrollerinde oynadığı filmin yönetmeni Ali Yorgancıoğlu. Hep Yek’in senarist koltuğunda Alper Erze, Suat Özkan, Bilal Kalyoncu oturuyor.


Kötü Kedi Şerafettin

Ayşe Ünal, Mehmet Kurtuluş

Diriliş

Alejandro González Iñárritu Film sadece hayatın değil; onurun, adaletin, inancın, yuvanın ve ailenin içgüdüsünü keşfediyor. Michael Punke’ın kaleme aldığı The Revenant: A Novel Of Revenge kitabından beyazperdeye uyarlanan filmin başrolü ise Leonardo DiCaprio.

Dedemin Fişi Ömer Uğur Televizyon ekranlarının sevilen programı Güldür Güldür ekibini bir araya getiren Dedemin Fişi filminin hikayesi Yılmaz Erdoğan’a, yönetmenliği ise Meltem Bozoflu’ya ait. BKM’nin yapımcılığını üstlendiği Dedemin Fişi’nin başrollerinde Ali Sunal, Alper Kul, Özge Borak, Erdem Yener, Doğa Rutkay, Onur Buldu, İrem Sak, Onur Atilla, Uğur Bilgin ve Ayşen Gruda gibi isimler yer alıyor. Film Malatyalı Çirci Ailesi’nin miras serüvenini konu alıyor.

Sıradan bir mart sabahında, kötü kedilerin en kötüsü, antikahraman Kötü Kedi Şerafettin, kadim yancıları Fare Rıza ve Martı Rıfkı ile mangal hazırlığındadırlar. Fakat evdeki hesap çarşıya uymaz… Zira Şero, aynı gün, babası Tonguç tarafından evden kovulur, bir dizi düşmanının saldırısına uğrar, hayatında ilk kez aşık olur. Dahası baba olduğunu öğrenir. Sorunların çözümü ise Rıza’dan gelir: Bundan böyle hayvan değil, insan gibi düşüneceklerdir! Film, çizgi roman serisi olarak tanıdığımız ve Bülent Üstün’ün imzasını taşıyan Kötü Kedi Şerafettin ve mahallesindeki renkli karakterlerinin maceralarını beyazperdeye taşıyor. Senaryosu Levent Kazak ve Bülent Üstün tarafından kaleme alınan filmde Şerafettin’in seslendirmesini Uğur Yücel gerçekleştirirken, diğer karakterleri Demet Evgar, Güven Kıraç, Okan Yalabık, Gökçe Özyol, Ayşen Gruda, Cezmi Baskın, Yekta Kopan, Ahmet Mümtaz Taylan gibi ünlü isimler sesleriyle hayat veriyor.

Deadpool Tim Miller Eski bir özel kuvvetler görevlisi olan Wade Wilson ordudan ayrıldıktan sonra kendi çöplüğünde, kendi kurallarına göre takılan, kötünün iyisi bir adamdır. Hayatına yeni giren Vanessa ile harika bir uyumu varken bir şeylerin tam da yolunda gittiğini düşünürken, kanser olduğu gerçeğiyle yüz yüze gelir. Sevdiği kadını bu acılı süreci izlemekten kurtarmak için onu terk eden Wade, kendisine tedavi umudu sunan bir bilimsel projeye katılır. Fakat bu proje sadece bir “yan etki” olarak kansere tedavi olacaktır. Asıl amaç birtakım DNA’ları tetiklemektir. Akla gelmeyecek acılara göğüs geren Wade, her şey sona erdiğinde üstün yetenkelere sahip olur. Fakat tüm bu özellikleriyle tek bir amacı vardır, Ajax Francis’ten intikam almak! Hayatından kimi kesitleri de bizlerle paylaşan kahramanın intikam öyküsünde Profesör X’in ekibinden erdemli Colossus ve ergenlik çağındaki Negasonic Teenage Warhead de ona eşlik ediyor. Anti-kahraman Deadpool karakteri kendi filminde, X Men Origins: Wolverine’de karşımıza çıkan Deadpool’dan daha farklı bir yapıya sahip. Marvel Stüdyoları’nın hayata geçirdiği projede yönetmenliği Tim Miller üstlenirken, senaryo Rhett Reese ve Paul Wernick ikilisine ait. Filmde Wade Wilson / Deadpool karakterini canlandıran isimse Ryan Reynolds. Kadroda kendisine Morena Baccarin, Gina Carano, Ed Skrein, Brianna Hildebrand ve T.J. Miller da eşlik ediyor. kültür • sports international 91


Ne okumalı? Bir Öncünün Romanı: Nuri Demirağ

Muhittin Şimşek

Anadolu’nun bağrından çıkmış bu “Öncü” insan, dönemin “kifayetsiz muhterisleri” tarafından engelleniyor... Hayatını bu millete faydalı olmak için geçirmiş “ilklerin adamı” her engellenişte kendi kendine sormuş: Niçin? Ümitsizliğe düşmeden, her engellenmede yeniden başlamış mücadeleye...

Senden Geriye Kalan Gayle Forman Cody ve Meg ayrılmaz bir ikiliydi, ta ki ölüm onları ayırana dek. En iyi arkadaşı Meg bir otel odasında tek başınayken canına kıyınca Cody büyük bir şoka girerek yıkılır. Meg’le her şeylerini paylaşmalarına rağmen Cody bunun olacağını nasıl anlayamamıştır? Meg başka bir şehirdeki üniversiteden eşyalarını almaya gittiğinde arkadaşının ona anlatmadığı birçok şey olduğunu keşfeder: Eski oda arkadaşları ve Meg’in kalbini kıran Ben McAllister adlı serseri gitarist gibi. Cody, genç kızın bilgisayarında şifreli bir dosya bulduğundaysa, en iyi arkadaşının ölümü aniden şüpheli bir hal alacaktır.

Antigone’nin Üç Yaşamı Slavoj Zizek

Zizek bu sefer, belki de kendisinden hiç beklenmedik bir kurmaca eserle çıkıyor karşımıza: Antigone’nin Üç Yaşamı. Klasik mitologyanın en temel eserlerinden olan Antigone’yi Lacan katıksız bir arzu modeli olarak ele alır. Bu eser Platon, Hegel, Kierkegaard ve Butler gibi birçok felsefeci tarafından ele alınmış, edebiyat alanında da pek çok çeviriye ve farklı yeniden anlatımlara konu olmuştu.

Söylemeyeceğine Söz Ver

Jennifer McMahon

Jennifer McMahon’un sıra dışı romanı Söylemeyeceğine Söz Ver; arkadaşlık, aile, bağlılık ve ihanet üzerine yazılmış gerilim dolu, derin iç görüsü ve güzelce örülmüş geçmişiyle kesinlikle unutulmaz bir kitap ve bir cinayet romanından fazlası. Bu unutulmaz güzellikteki romanda, bir kadının geçmişi ve geleceği karşı karşıya gelerek beklenmedik sonuçlara yol açıyor. 92 sports international • kültür

Sonuçta, Türkiye’nin en zengin iş adamı olan Nuri Demirağ ölürken kızına, “Dünyaya otuz yıl geç gelseydim Türkiye’nin kaderi değişirdi” diyecektir. Bu belgesel roman, olmazı olduran bu “öncü adam”ı gençlere tanıtmak ve aslında bu toprakların insanlarının isterlerse neleri başarabilecekleri anlatan bir kitaptır.


Hep Seni Aradım Maria Duffy

Donna ile Will, yıllar önce aynı gün, aynı hastanede dünyaya gözlerini açtıklarında onlar için parlayan yıldızların, birbirlerine bu kadar yakın olduğunu asla tahmin edemezlerdi. Daha aldıkları ilk nefeste dokunmuştu kader kalplerine. Öte yandan geçen zaman, ikisi için gece ile gündüz kadar zıt hayatlar sunacak kadar acımasızdı. Hep Seni Aradım, doğru insana yanlış zamanda âşık olanların hikayesi.

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç Hüseyin Rahmi Gürpınar Hüseyin Rahmi Gürpınar, toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar, olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar.

Paravan Tim Weaver Bir yıl önce, Alex Towne’nın cesedi bulundu. Bir ay önce, annesi Alex’i sokakta gördü. Bir hafta önce, David Raker onu aramaya karar verdi. Şimdi ise, bu kararı almamış olmayı diliyor. Raker derinlere indikçe Alex’in hayatının, annesinin sandığı gibi masum bir hayat olmadığını keşfeder. Alex’in geçmişinde, hiçbir zaman ortaya çıkmaması gereken bazı sırlar gömülüdür. Ve bu sırları korumak için cinayet işlemeye kararlı, karanlık ve tehlikeli bir adam peşindedir artık. Kısa zamanda Raker, ölümden daha beter şeyler olabileceğini öğrenir.

Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç, yazarın 7 Nisan 1326 (1910) tarihinde yazdığı “Önsöz”le başlar. Dünyamıza çarpacağı söylenen Halley kuyrukluyıldızının, ilginç bir evliliğe tanıklık eden İstanbul öyküsüdür roman.

Kalbin Kuralları Madeline Hunter Tehlikeli. Çekici. Olağanüstü bir güç ve tutkuya sahip, her kadının içindeki şehvetli cazibeyi uyandırabilecek bir adam. Hayden Rothwell. Hayden hiçbir haber vermeden, bir teklif beklemeden, gizemli amaçları ve kudretli çekiciliğiyle Alexia Welbourne’ün evine girer. Saatler içinde Alexia beş parasız kalmıştır, ayrıca evlilik umutları tamamen yok olmuştur. Ta ki Hayden Rothwell onu yatağına alana kadar. Tutkulu bir an Alexia’yı, onu mahveden adamla evlenmesi için zorladığında, Hayden’ın onu baştan çıkarma oyunu çoktan başlamıştır. Ancak Alexia, yeni kocasının gizli amacını bilmiyordur. Hayden’ın ödemek için her şeyi göze alabileceği bir onur borcu vardır. Alexia ise bu oyundaki sürpriz oyuncudur. Onunla geçirdiği gecelerden vazgeçmek istemeyen Hayden, Alexia’yı yanında tutmanın bir yolunu bulmalıdır. Ancak bu sırada Alexia da kendi kurallarına göre oynamaya başlamıştır. kültür • sports international 93


Yıldızlar ne söylüyor? ydın Aylin gA Astrolo

KOÇ (21 Mart – 19 Nisan)

YENGEÇ (22 Haziran – 22 Temmuz)

Yeni yıla kariyer yaşamınızı sorgulayarak başlıyorsunuz. Sürekli karşılaştığınız memnuniyetsizlikler sizi dünyanın halini sorgulamaya itebilir. Son birkaç yıldır fiziksel olarak burcunuzda yer alan Uranüs ile çekiciliğiniz artıyor, yeni şeyler denemek konusunda cesaretli ve istekli davranıyordunuz. Yeni yıla yeni bir görünümle başlamak istiyor olabilirsiniz. Yeni bir imaj ya da yeni bir rejime başlamak için hazır hissediyor olabilirsiniz.

Ailesine ve evine her şeyden çok değer veren Yengeçler için Eylül ayından itibaren sevinç, mutluluk ve bereket var. Aile evine yerleşen şans gezegeni Jüpiter lüksü ve rahatlığı evlerinize taşıyor olacak. O zamana kadar yoğun bir şekilde çalışarak para kazanıyor ve en azından yıl sonuna doğru keyfini süreceğiniz bir ödüle sahip oluyorsunuz. 2016 Yengeçler için iyi organize olunması, sıkı çalışılması gereken bir yıl.

Koç burçları için 2016’nın anahtar kelimeleri: Hayata mutlu bakmak, rahatlamak, sabır dersleri.

Yengeç burçları için 2016’nın anahtar kelimeleri: Askeri düzen, ofis sınırları, bol bol para harcamak, lüks ev eşyaları.

BOĞA (20 Nisan – 20 Mayıs)

ASLAN (23 Temmuz – 22 Ağustos)

2016 yılının ilk yarısı sizin için oldukça keyifli geçiyor. Aşk, çocuklar, keyif, eğlence ve evinizde yer alan Jüpiter size mutluluk ve şans getiriyor. Eğer varsa partnerinizle geçireceğiniz dakikalar ya da çocuğunuzla geçireceğiniz mutlu anlar çoğalıyor. Bir ilişkiniz yoksa bu süreçte önünüze bir çok fırsat çıkabilir. Geçtiğimiz 2,5 yıl bu anlamda oldukça zorlayıcı olmuştu. Sizi ya hep ya hiç noktasına getirmişti. Ama bu yıl Jüpiter’in etkisiyle ilişkiler konusunda oldukça açık yürekli ve şanslı hissediyor olacaksınız.

Para evinizde yer alan Jüpiter geçen yıl size bırakmış olduğu hediyelerle akıllı yatırımlar yapmanızı istiyor. Maddi anlamda kazançlarınız yükseliyor. Bir yandan da para harcama isteğiniz artıyor. Kozmik muhasebeci Satürn, hayattan aldığınız keyif ve zevkler evinizde çok fazla para harcamanıza izin vermeyeceğe benziyor. Belki de bunun sebebi çocuklarınızın gelen paradaki payının fazla oluşu ve onların sorumluluğunu daha fazla almak istemeniz.

Boğa burçları için 2016’nın anahtar kelimeleri: Eğlence ve neşe, gerilimin serbest bırakılması, borçların ödenmesi, gizli ve derin çalışmalar.

İKİZLER (21 Mayıs – 21 Haziran)

Aslan burçları için 2016’nın anahtar kelimeleri: İhtiyatlı yatırımlar, aile harcamaları, ailevi patlamalar, gereksiz yolculuklar, büyülü şifa.

BAŞAK (23 Ağustos – 22 Eylül)

Satürn birkaç yıllığına evlilik evinize yerleşiyor ve sizi ilişkinizin sorumluluğuna davet ediyor. Bu süreçte ciddi ilişkilerinizi bir adım daha ileriye taşıyarak ya da ilişkinizin sorumluluğunu almak istemeyerek yolunuza devam edeceksiniz. Sevgiliniz dünyanın öteki ucunda da olsa sizdeki değişikliği hissediyor olacak. Ya hep ya hiç kararını vermeniz gereken bir yılın etkileri altındasınız.

Şans ve bolluk gezegeni Jüpiter bu yıl sizin burcunuzda.Her konuda ilerleme ve büyüme şansına sahipsiniz. Eğer hala bu şansı hissedemiyorsanız bir kayanın altında gizleniyor olmalısınız. Oradan çıkın ve şansı hissedin. Normalde yılda 3 kere geri giden yönetici gezegeniniz Merkür bu yıl 4 kere geri hareket ederek size içinde bulunduğunuz Başak kutucuklarının dışında düşünme ve fırsatları yakalama şansı sunuyor.

İkizler burçları için 2016’nın anahtar kelimeleri: İstikrarlı olmak, ya hep ya hiç kararlılığı göstermek, eşin karanlık tarafıyla yüzleşme, iş ortakları ve çalışma arkadaşları.

Başak burçları için 2016’nın anahtar kelimeleri: Büyük fırsatlar, ailevi sınırlandırma, küçük şeylerden doğan büyük fırsatlar.

94 sports international • astroloji


www.hayatinritmi.com hayatinritmi/twitter hayatinritmiburada/instagram hayatinritmi/facebook

TERAZİ (23 Eylül – 22 Ekim)

OĞLAK (22 Aralık – 19 Ocak)

Son birkaç yıldır ev ve ilişkiler alanında bazı radikal dönüşümler yaşadınız. Eylül ayından itibaren şans, bolluk ve bereket enerjisi burcunuza geçerek nefes almanızı sağlayacak. Terazi uyumlu ilişkilerden hoşlanan bir burçtur ve bu anlamda daima verici davranabilir. Bu davranışları geçtiğimiz 2 yıl Terazileri gerçekten zorlasa da bu sonbahardan itibaren yüzleri gülüyor.

Oğlak burçları ruhsal anlamda gelgitlerin artacağı ve çeşitli sağlık sorunları ile uğraşmaları gereken bir dönemdeler. Uzun süredir güçlü insanlarla birlikte zoru başarma deneyimleri olan Oğlakların bu yıl ruhsal anlamda kendilerini yoklamaları ve biriktirdiklerini bir bir ele almaları gerekiyor. Yoga, meditasyon ve astroloji ilginizi çekmeye başlayabilir.

Terazi burçları için 2016’nın anahtar kelimeleri: Popülarite, özgüven, zihin, beden ve ruh bağlantısı.

Oğlak burçları için 2016’nın anahtar kelimeleri: Aşk, manevi dağlara tırmanmak, daha güçlü hissetmek.

AKREP (23 Ekim – 21 Kasım)

KOVA (20 Ocak – 18 Şubat)

Son 2,5 yıldır kendinizi yalnız hissetmiş olabilirsiniz ancak bu yıl sosyal çevreniz canlanacak ve popüler hissedeceksiniz. Maddi açıdan biraz zorlanacağınız bir yıl olsa da çevreniz sizi destekleyecek ve etrafınızda daima harika insanlar olacak. Yatırım yapmak isteyeceğiniz ama bir türlü cesaret edemeyeceğiniz bir yıla hazırlıklı olmalısınız. Sosyalleşmek isterken paranızın kıymetini bilmezseniz önümüzdeki 2,5 yıl maddi açıdan oldukça zorlayıcı olabilir.

Kova burçlarının birkaç yıldır kariyer yaşamlarında yaşadıkları zorluklar onlara yeni bir vizyon sağlamış olabilir. Uzun süredir özgüveninize yüklendiler ama artık rüzgarı arkanızda hissedeceksiniz. Kendinize en uygun iş pozisyonunu bulmuş ya da yeni bir iş kurma kararı almış olabilirsiniz. Şimdi başkalarının kaynaklarına ve imkanlarına ulaşma vakti.

Akrep burçları için 2016’nın anahtar kelimeleri: Yaşama gücü, bölgesel sınırlar, hareketli, sosyal, büyük aşk.

YAY (22 Kasım – 21 Aralık) Satürn bu yıl burcunuza girerek sizi ciddi sorumluluklar almaya çağırıyor. Aileniz, işiniz, sağlığınız ve ilişkinize karşı sorumlu durmalı; sizi kısıtlayan, zorlayan durumlarda soğukkanlılığınızı korumalısınız. Değişen şartlara ayak uydurmak size zor geliyorsa biraz gevşemek ve herşeye hazırlıklı durmak işlerinizi kolaylaştırabilir. Yay burçları için 2016’nın anahtar kelimeleri: Sosyal çevrenin genişlemesi, kristal düşler.Sağlam karakter.

Kova burçları için 2016’nın anahtar kelimeleri: Arkadaşlıkları gözden geçirme, güçlü bağlantılar, gizemli hakikatler.

BALIK (19 Şubat – 20 Mart) Büyük aşkı bulacağınız bir yıla giriyorsunuz. Jüpiter aşk evinizde. Bu yıl 9 Eylül’e kadar aradığınız aşkı bulma ihtimaliniz oldukça yüksek. Hayatınızın her noktasında önemli kararlar alabilirsiniz. Kariyeriniz, dış görünüşünüz ve evlilik yaşamınız değişiyor. Balık burçları için 2016’nın anahtar kelimeleri: Karmik deneyimler, hislerin gerçekleşmesi, hırs, ortaklıklar, evlilik.

astroloji • sports international 95


Sports & Yaşam  

2016 Sayı 28

Advertisement