Issuu on Google+

01:Layout 1

02.03.2012

S P O R

00:56

Page 1

OLİMPİK AYL I K S PO R D E RG İSİ

MART 2012

Dünya Vücut Şampiyonası’na ev sahipliği yapacağız

SAYI 1

FİYAT 5 TL

Meliz’den Balkan ikinciliği Yüzmede 5 madalya 5 rekor

Suat Kılıç’ı konuk ettik

Beşparmak Gerçeği

TANITIM SAYISI ÜCRETSİZDİR, 5 BİN ADET BASILMIŞTIR.


02:Layout 1

01.03.2012

20:13

Page 1


03:Layout 1

01.03.2012

23:53

Page 1

İÇİNDEKİLER

SPOR OLİMPİK MART 2012

12

Voleybolda Durmak Yok

Spor ve Avcılık Üzerine bir İrdeleme 66

Dünya Poker Serisi 84

OLİMPİK İmtiyaz Sahibi: Girne Grafik Basım ve Yayıncılık Ltd. adına Ünal Aydoğan

56 Yılda 50 Final

36

S P O R

Yayın Kurulu Başkanı Orhan Akyüz Genel Müdür Faruk Gencer

Yayın Koordinatörü Cihan Aydın

Besim Tel’e Yan Bakılmıyor

44

Harper Orhon

Spor ve Avcılık üzerine bir irdeleme spor@sporolimpik.com

B

ritannica Ansiklopedisi, spor'u " Belirli ölçüde güç ve beceri gerektiren yarışmalı ve eğlenceli etkinlikler" olarak tanımlamaktadır. Çağımızda sporu, fiziksel faydalarının yanı sıra insanların ruhsal sağlığını da olumlu yönde etkilemek, sosyal ve moral kazançlar sağlamak amacı ile yapılan hareketler topluluğu olarak da tanımlayabiliriz. Görüldüğü gibi sporun belirli sözcükle kalıplaşmış klâsik bir tanımı yoktur. Toplum bilimciler toplumları tanımlamaya çalışırken spordan faydalanmışlardır. İkibin beşyüzyıllık geçmişi olan sporun tanımı birçok sefer yapılmıştır. Bunları özetleyecek olursak: İlk tanım insanın doğasında bulunan saldırganlık dürtüsünün sağlık ve emniyet amaçlı denetim altına alınmasıyla, savaşın barışcı amaçlı hazırlığıdır. İkinci tanım MÖ 300 yıllarında soylu ingiliz ailelerinin çocuklarını disiplin altına almak, bireyin ruh ve beden halini sağlıklı kılmak amacıyla günlük yaşamın gerginliğini baskı altında tutan bir araçtır denilerek İngilizler tarafından yapılmıştır. Üçüncü tanım ise spor devletlerinin kendi politikalarını yaymak, kabul ettirmek ve ülke insanlarının her an savaşa hazır olmak için yapılan bir eğitim amacıdır şeklindedir. Dördüncü tanım da, spor kitlelerinin

66

SPOR OLİMPİK

afyonu ve süspansuvarlı milliyetçiliktir. Yani *Francisko Franko’nun Barnebeau Stadı için söylediği söz olan “Bana yüzellibin kişilik uyuşturucu yeri yapın” demesi bu felsefi görüşün kanıtıdır. Veya Antonio Salazar’ın “ben Portekiz’i kırk yıl 3F ile yönettim” sözüdür. (Fiesta-Fadima-Futbol // Şölen-DinFutbol). Sportif ögelerin tümünde dinlenmek, eğlenmek olduğu kadar aynı zamanda sosyal bir kaynaşma da vardır. Toplumla kaynaşma ve özdeşleşme konusunda spora önemli görevler düşer. Sporun sağladığı bedensel ve ruhsal anlamdaki doyum olanakları, serbest zamanları ve yaşam seviyeleri düzenli olarak artan sanayileşmiş

ülkelerin özlemini duyduğu yeni bir yaşam şeklinin ayrılmaz parçasıdır. Bu kavramlar içinde Biritannica’nın tanımına göre satrancı veya tavlayı koyacak olursak spor yelpazesinde yerini bulmak biraz zordur. Yani şu mantığı güdebiliriz, taşı oynatmak için bir güç gerekiyorsa ve o sporsa TV komutasının tuşuna basmak da demek ki spordur. Tavlaya olimpizim gözüyle bakacak olursak, yani olimpiyat parolasıyla: Citius, yani daha hızlı. Tavlayı haydi hızlı oyna diyemezsin. Altius, yani daha yükseğe. Burada anlatılmak istenen fizyolojik olarak daha yüksek demektir. Portius, daha kuvvetli (daha uzağa). Bunlar tavlaya uymadığı gibi kilolu

insanlara hiç bir doktor zayıflamanız için spor yapın derken oturup satranç veya tavla oynayın demez. Bunları anlattım çünkü spor, kesin çizgileri olan bir tanımı olmadığı gibi kesin bir eylem de içermez. Avcılık olayı ise gerek doktorların sağlık yürüyüşü tavsiyesine benzerliği veya yukarıdaki tanımlara satrançtan daha çok uyduğunu kabul etmeliyiz. Birçok saygın sözlükte “avcılık” sözcüğünün karşısında “avlanma sporu” yazmakta olduğunu göreceksiniz. Bir iddiaya göre avcılık öğrenilen bir davranıştır. Taş Devri insanları, binlerce yıl boyunca avcılıkla yaşamlarını sürdürdüler. Mağaralarda barındılar, keskin ve sert taşlardan silahlar yaptılar. Ok, mızrak ve topuzla mamut, ren geyiği, ayı gibi büyük hayvanları avladılar. İnsanlar hayvanlar kadar güçlü ve çevik değildi, ama zekâları, silah yapma yetenekleri avcılıkta başarılı olmalarını sağladı. Ayrıca bu ilk insanlar, kendilerine avcılıkta yardımcı olması için köpek gibi bazı hayvanları da eğittiler. Çoğu zaman bir geyik ya da yabani at sürüsünü bir uçuruma doğru sürüp avladıklarında, bütün topluluğa yetecek kadar yiyecek elde etmiş oluyorlardı. Bu davranışların içgüdüsel veya öğrenilen hareketler olduğu konusunda yorum yapacak

olursak ve bu davranışlar sonradan kazanılan davranışlardır diye düşünürsek kurtların bir avı sarmasını nasıl açıklarız? İnsanlar karınlarını doyurmak için ekip biçmeyi ve hayvan yetiştirmeyi öğrendikten sonra da avcılığı sürdürmüşlerdir. Homo-eraktustan beridir insanlar avcılık faaliyetlerini yaptıklarını arkeolojik kalıntılardan ve mağra resimlerinden biliyoruz. Bu eğer öğrenilmiş bir güdü olsaydı bu insanlar nereden öğrenmişlerdi avcılığı çok merak ediyorum. Aslan sürüsünün topluca yaptığı ve yalnız bir aslanın tek başına yaptığı avcılık birbirlerinden çok farklıdır. Yani yaşam için avlanan hayvanlarda avlanmak için sadece bir metodla yetinmemektedir. Yeni bir anlayışla öne çıkan bazı çevrebilimciler avcılığı bir hasad olarak görürken, bazı çevre bilimciler de “avcılık, tedavi edilmesi gereken bir eylemdir” demektedirler. Avcılık insanın ruhunda bir duygu olduğuna göre bu tedavi de bir ruh sağlığı doktoru tarafından yapılmalıdır. Modern psikolojide insan davranışlarının kökeninde geçmişimizde yaşadığımız olaylar nedeniyle sonradan ortaya çıkan bozuk davranışlardan kaynaklandığından söz edilmektedir. Bir avcıyı pisikoloğa götürecek olursak psikolog bu eylemimizin

nedenini sanırım çocukluğumuzda arayacaktır. Tedaviye köküne inerek başlayacaksa homo-eraktusa kadar gitmesi gerekir diye düşünüyorum. İnsanların et yerken avlanan kişilere karşı takındığı davranışları anlamak mümkün değildir. Avcıları eleştirme hakkına sahip olanlar en başta vejetaryenler olmalıdır. İnsanların bazılarının vejetaryen olmasına saygı duyuyorken allahın ve/veya doğanın verdiği köpek dişinin etleri parçalamak olduğunu sanırım biliyorsunuzdur. Ama hiç kimse vejetaryenlere tedavi olması gereken kişiler gözüyle de bakmamaktadır. Birkaç şey de beslenme konusu için yazalım ki avcılığın ne olduğu ortaya çıksın. İnsanoğlunun da tüm canlılarda olduğu gibi temel iki güdüsü bulunmaktadır. Bunlar üreme yani soyunu devam ettirebilme ve hayatta kalabilme güdüleridir. Hayatta kalabilmenin, hayatını sürdürebilmenin, esas unsurlarından biri de beslenmedir. Hiç bir canlı beslenmeksizin hayatını devam ettiremez. Beslenme, besin zinciri içerisinde incelendiğinde ilk kademede yer alan ve anorganik maddeler vasıtası ile organik maddeler sentezleyen basit canlıların dışında ki, bu elementler de organik kökenlidirler, tüm beslenme faaliyetleri bir grup canlının ölmesi sonucu

Bir Futbolcu Fabrikası www.sporolimpik.com

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

74

67

Genel Yayın Yönetmeni Cemil Garip Editör Cem Dağdelen

Görsel Tasarım İlkem Aysel Aydın Katkı Koyanlar

Ahmet Özsoy Akan Keskiner Ali Dahlameroğlu Barış Uyaroğlu Cemal Konnolu Cenk Özeker Cevdet Tınazcı Coşkun Kutay Çağrı Ambarcıoğlu Enver Kaya Gökmen Öder Harper Orhon Nazım Burgul Rüştü Şahin Selda Orhon Suat Nailer

Adres Girne Grafik Organize Sanayi Bölgesi 26.Sokak No: 21 – Lefkoşa Mobil: 05338595900 Ofis: 05338276566 e-mail: spor@olimpik.com web: www.sporolimpik.com

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

3


04:Layout 1

01.03.2012

20:16

Page 1

Sizlerle buluşurken...

cemilgarip@sporolimpik.com

Spor Olimpik’te her ay birbirinden değerli kalemler sizlerle buluşacak. Fark yaratmak istediğimiz için buradayız. Kimse ile herhangi bir çekişme içerisine girmeyi aklımızın ucundan bile geçirmedik. Hatta bu tür yayınların sayısının artması ülke sporunun kalitesinin artmasına da yardımcı olacağına inanıyoruz.

4

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

ir merhaba ile başlar her yeni şey. Dostluklar, sevgiler ve hatta aşklar. Bizler de Spor Olimpik ailesi olarak bu ilk sayımızda sizlerle buluşurken herkese merhaba diyoruz. Ülkemizde spor her ne kadar amaçlanan noktada olmasa da yine de sporsuz yapamıyoruz. Dışa açılamamanın getirdiğisıkıntılar ve hayat şartları birçok yetenekli gencimizin erken yaşta spordan kopmasına neden oluyor. Ekonomik zorluklar nedeniyle üniversite döneminde sırf burslu okuyup aile bütçesine katkıda bulunabilmek için sporla uğraşan gençlerimiz vardır. Ancak üniversiteden mezun olup da hayata atılma zamanı geldiğinde sporu devam ettirenlerin sayısı yok denecek kadar azalıyor. Halbuki bu yetenekli gençlerimizin elinden birileri tutsa ve onlardan sporun alt yapısında yararlanılsa hem onların spora devam edebilmeleri, hem de hep dilimize doladığımız altyapıların gelişmesi sağlanabilecektir. Ve spor olimpik ailesi olarak bizler… Ayırım gözetmeksizin her spor dalına dergimizde yer vermeye ve herkese eşit mesafede olmayı kendimize hedef koyarak bu yola çıktık. Kolay olmayacağını bizler de biliyoruz. Her şeyde olduğu gibi bu işte de sürekliliği yakalamanın zorluklarının farkındayız. Ancak tüm bunları sizlerle birlikte aşacağımıza inanıyoruz. Bizler uzun soluklu olmak istiyoruz. Bunun için de sizlerin desteğine ihtiyacımız olacaktır. Spor Olimpik’te her ay birbirinden değerli kalemler sizlerle buluşacak. Fark yaratmak istediğimiz için buradayız. Kimse ile herhangi bir çekişme içerisine girmeyi aklımızın ucundan bile geçirmedik. Hatta bu tür yayınların sayısının artması ülke sporunun kalitesinin artmasına da yardımcı olacağına inanıyoruz. Bu ilk sayımız için sizlerden gelecek görüşleri de dikkate alarak sonraki sayılarımızda sizlere daha iyi bir dergi sunma fırsatımız olacak.

B

Gelecek sayıda buluşmak üzere şimdilik hoşçakalın…


05:Layout 1

01.03.2012

20:17

Page 1


06:Layout 1

01.03.2012

20:21

Page 1

Balkan Salon Şampiyonası 400 metre bayanlar finalinde Meliz Redif, 53.52’lik derecesiyle ikinci olurken 4x400 metrede Türkiye Milli Takımı ile bir kez daha gümüş madalya kazandı

İ

stanbul’un ev sahipliği yaptığı Balkan Salon Atletizm Şampiyonası’nda milli atletizm Meliz Redif iki kez kürsüye çıkarak iki gümüş madalya kazandı. Dünya Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak İstanbul Ataköy Atletizm Salonu’nda bir gün süren yarışmada 400 metreyi 53.52’de koşan Meliz Redif, geçtiğimiz yıl KKTC kamp yapan Bulgar Atlet Vania Stambolova’nın 52.36’lık derecesinin gerisinde ikinci olmayı başardı. Bir ikincilik de bayrak yarışından Şampiyonanın son yarışı olan 4x400 metre bayanlar bayrak yarışında Özge Akın Gürler, Merve Aydın, Emel Sanlı ve Meliz Redif’ten oluşan Türkiye, Romanya’nın ardından ikinci oldu. Bayrak yarışında finali koşan Meliz Redif, toplamda 3.41.47’de finişi geçen Türkiye Milli Takımı ile balkan Şampiyonası’nda ikinci gümüş madalyayı boynuna taktı. Balkan Salon Atletizm Şampiyonası genel sıralamada Türkiye bayanlarda birinci, erkeklerde ise ikinci oldu.

6

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com


07:Layout 1

01.03.2012

20:24

Page 1


Project2:Layout 1

01.03.2012

20:28

Page 1

YDÜ yüzücüleri 35 kulübe bağlı toplam 350 sporcunun yer aldığı “Geleceğin Kulaçları Yüzme Şampiyonası”nda 5 madalya kazanıp 5 KKTC rekoru kırdı 8

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

Y

üzme sporunun lokomotif kulüplerinden Yakın Doğu Üniversitesi, Marmaris’te düzenlenen “Geleceğin Kulaçları Yüzme Şampiyonası”ndan hem rekor hem de madalyalar ile döndü. "Geleceğin Spor Kenti Marmaris" projesi kapsamında Türkiye Yüzme Federasyonu'nun desteğiyle Marmaris Belediyesi Yüzme Eğitim Merkezi'nde gerçekleştirilen şampiyonaya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye'nin 19 ilinden 35 takım ve 350 sporcu katıldı. Kıyasıya bir mücadelenin yaşandığı şampiyonada yarışmaların ardından dereceye giren sporculara ödüllerini Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürü Burhanettin Hacıcaferoğlu, Marmaris Belediye Başkan Yardımıcısı Halil Gökovalı, Marmaris Gençlik Spor İlçe Müdürü Ahmet Kocabıyık verdi.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

9


Project2:Layout 1

01.03.2012

20:30

Page 1

Sporcularımızın yarışmalarda elde ettiği sonuçlar şöyle:

KIZLAR 50 metre Kurbağa (12 Yaş) 1.Başak Bizden.......................0.38.98 8.Gizem Karacaali ..................0.42.69 100 metre Kurbağa (12 Yaş) 1.Başak Bizden.......................1.22.30 13.Gizem Karacaali 1.33.68 4X50 metre Karışık (12 Yaş) 2.Dilahan-Başak-İlayda-İrge ...2.25.75 200 metre Serbest (12 Yaş) 2.İrge Sorun ............................2.35.53 4.Dila Ay Kocabıyık .................2.39.53 4X50 metre Serbest (12 Yaş) 3.Dila-Dilahan-İlayda-İrge .......2.13.15 400 metre Serbest (12 Yaş) 4.Dilahan Tezel .......................5.29.73 5.Dila Ay Kocabıyık .................5.30.01 100 metre Karışık (12 Yaş) 5.Başak Bizden.......................1.18.96 14.İlayda Basmacı ..................1.24.11 15.Dilahan Tezel .....................1.24.50 50 metre Serbest (12 Yaş) 6.İrge Sorun ............................0.32.53 7.Dila Ay Kocabıyık .................0.33.21 18.Gizem Karacaali ................0.36.51 100 metre Serbest (12 Yaş) 6.Dila Ay Kocabıyık .................1.12.57 7.İrge Sorun ............................1.12.58 100 metre Kelebek (12 Yaş) 6.İlayda Basmacı ....................1.23.22 100 metre Sırt Üstü (12 Yaş) 7.Dilahan Tezel .......................1.21.85

YÜZÜCÜLERİMİZİN BÜYÜK BAŞARISI

YDÜ yüzücüleri Aralık ayında yapılan sezonun ilk önemli organizasyonu “Türkiye Bireysel Kış Şampiyonası”nın ardından Marmaris’te de başarılı sonuçlar elde etmesi durağan bir dönemden geçen yüzme camiasını sevindirdi. Marmaris Belediye Spor tarafından bu yıl ikincisi

10

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

düzenlenen yarışmalarda Başak Bizden 50 ve 100 metre kurbağalamada birinci olurken bu iki mesafenin yanı sıra 100 metre karışıkta da KKTC rekoru kırdı. 400 metre serbestte Dilhan Tezel KKTC Rekorunun yeni sahibi olurken İrge Sorun ikinci olduğu 200 metre serbestte KKTC 12 Yaş

50 metre Sırt (12 Yaş) 8.Dilahan Tezel .......................0.37.58 11.Başak Bizden.....................0.38.41 17.İlayda Basmacı ..................0.39.85 23.İrge Sorun ..........................0.40.26 29.Gizem Karacaali ................0.41.96 50 metre Kelebek (12 Yaş) 9.İlayda Basmacı ....................0.37.35 Rekoruna adına yazdırdı. YDÜ sporcuları 4x50 metre serbest ve karışık bayrakta bir ikincilik ve bir de üçüncülük elde ederek yüzmenin geleceğine olan umutları yeşerttiler. Takım sıralamasında ise Yakın Doğu Üniversitesi takımı topladığı 12,335 puanla genel sıralamada 13’üncü sırada yer aldı.

ERKEKLER 100 metre Kelebek (11 Yaş) 12.Akan Can ...........................1.42.80 50 metre Serbest (11 Yaş) 17.Akan Can ...........................0.43.64 50 metre serbest (11 Yaş) 23.Akan Can ...........................0.38.86 100 metre Serbest (11 Yaş) 30.Akan Can ...........................1.27.50

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

11


Project2:Layout 1

01.03.2012

20:35

Page 1

56 yıllık mazisinde toplam 50 final gören kupa, 1963 olayları nedeniyle 1964, 65, 66, 67 ve 68 yıllarında, ayrıca 1974 Barış Harekâtı nedeniyle 1975 yılında olmak üzere toplam 6 kez kesintiye uğramış ve bu yıllarda karşılaşmalar oynanamamıştır 955 yılında Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun kurulmasıyla birlikte ilk kez 1956 yılında oynanan Federasyon Kupası (o zamanki adıyla Kıbrıs Kupası) 51’inci sahibini arıyor. 1988 yılına kadar Kıbrıs Kupası olarak anılan kupa 1989 yılından itibaren Federasyon Kupası olarak anılmaya başlandı. Ancak bu sezon kupanın isim hakkını Daikin’in almasıyla birlikte tekrar eskiye dönüş yapılarak kupanın adı Daikin Kıbrıs Kupası olarak değiştirildi. Toplam 105 bin Türk Lirası ödülün dağıtılacağı kupada çeyrek finalde elenecek 4 takım 2 bin 500’er, yarı finalde elenecek iki takım 7 bin 500’er Türk Lirası para ödülü kazanacak.

1

12

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

Buna karşılık kupada finali kaybeden takım kasa sına 30 bin Türk Lirası koyarken , şa olacak takımın kasasın mpiyon a girecek olan paranın miktarı 50 bin Türk Lirası olacak.

ÇEYREK FİNALİSTLE R BELLİ OLDU Daikin Kıbrıs Kupası’ nd finale yükselen 8 takım a çeyrek ikinci tur karşılaşmala oynanan rı sonunda belli oldu. Bu na göre 21 Mart 2012 tarihinde oynanacak çeyrek fin al karşılaşmaları da şu şekilde oluştu: Mormenekşe-Mağus a Tü Bostancı Bağcıl-Doğa rk Gücü n Türk Birliği Çetinkaya-Cihangir Türk Ocağı Limasol-K üçük Kaymaklı

İLK VE SON KUPANI N SAHİBİ ÇETİNKAYA Bu sezon 51’incisi oy nanan kupanın en güçlü şa mpiyonluk adayı Telsim Süper Li gi’nde de zirveyi kovalayan ve ayni zamanda son kupa şa m Çetinkaya gibi gözükü piyonu yo Efsane lakaplı Çetinka r. ya takımı 1956 yılında oynanan ilk ve 2011 yılında oynanan son kupaların sahibi olma özelliğin i taşıyor.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

13


Project2:Layout 1

01.03.2012

20:38

Page 1

Geride kalan 50 kupa finalinin 17’sini kazanarak bu kupayı en çok kazanan takım olma ünvanına sahip Çetinkaya en son olarak geçtiğimiz yıl Lefke ile oynanan olaylı final sonrası federasyon kararıyla bu kupayı müzesine götürmüştü. Günümüze kadar kupada toplam 18 kez final oynayan Çetinkaya takımı 1998 yılında Gönyeli ile oynadığı finali 3-1 kaybederek ilk kez bir finalden eli boş döndü. MORMENEKŞE, CİHANGİR VE BAĞCIL KUPAYI KAZANMADI 21 Mart 2011 tarihinde oynanacak olan çeyrek final karşılaşmalarında mücadele edecek olan takımlardan Çetinkaya, Küçük Kaymaklı, Doğan Türk Birliği, Mağusa Türk Gücü ve Türk Ocağı takımları önceki yıllarda bu kupayı kazanan takımlar oluken, buna karşılık Cihangir, Mormenekşe ve Bostancı Bağcıl takımları henüz bu

14

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

kupayı kazanamayan takımlar olarak dikkat çekiyor.

KUPA 6 KEZ KESİNTİYE UĞRADI 56 yıllık mazisinde toplam 50 final gören kupa, 1963 olayları nedeniyle 1964, 65, 66, 67 ve 68 yıllarında, ayrıca 1974 Barış Harekâtı nedeniyle 1975 yılında toplam 6 kez olmak üzere kesintiye uğramış ve bu yıllarda karşılaşmalar oynanamamıştır.

EN FARKLI FİNAL SKORLARI ÇETİNKAYA VE GÖNYELİ’DEN Geride kalan 50 kupa finalinde en farklı skorlar 6-0’la 1959 ve 1995 yıllarında elde edildi. 1959 finalinde Çetinkaya, Gençlik Gücü’nü, 1995 finalinde ise Gönyeli Girne Halk Evi’ni ayni skorlarla 6-0 yenerek kupanın sahibi oldular. Kupada en çok dikkat çeken final skorları ise 2-0, 21 ve 3-0 oldu.

KUPAYI KİM, KAÇ DEFA KAZANDI? Çetinkaya 17 defa (1956, 1957, 1958, 1959, 1960, 1963, 1969, 1970, 1976, 1991, 1992, 1993, 1996, 1999, 2001, 2006, 2011) Gönyeli 8 defa (1971, 1985, 1995, 1998, 2000, 2008, 2009, 2010) Küçük Kaymaklı 6 defa (1980, 1986, 1988, 1997, 2002, 2004) Mağusa Türk Gücü 5 defa (1961, 1977, 1979, 1983, 1987) Yenicami 5 defa (1962, 1973, 1974, 1989, 2003) Türk Ocağı 4 defa (1982, 1984, 1990, 2007) Binatlı 1 defa (2005) Yalova 1 defa (1994) Gençlik Gücü 1 defa (1981) Doğan Türk Birliği 1 defa (1978) Lefke 1 defa (1972)

Kıbrıs Kupası

Y ıl 1956 1957 1958 1959 1960 1961 1962 1963 1964 1965 1966 1967 1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988

Final Maçı Çetinkaya-Doğan Türk Birliği Çetinkaya-Doğan Türk Birliği Çetinkaya-Yenicami Çetinkaya- Gençlik Gücü Çetinkaya- Gençlik Gücü Mağusa Türk Gücü-Yenicami Yenicami-Baf Ülkü Yurdu Çetinkaya-Küçük Kaymaklı OYNANMADI OYNANMADI OYNANMADI OYNANMADI OYNANMADI Çetinkaya-Yenicami Çetinkaya-Yenicami Gönyeli- Gençlik Gücü Lefke-Baf Ülkü Yurdu Yenicami- Gönyeli Yenicami- Gönyeli OYNANMADI Çetinkaya-Baf Ülkü Yurdu Mağusa Türk Gücü- Gönyeli Doğan Türk Birliği-Yenicami Mağusa Türk Gücü- Gönyeli Küçük Kaymaklı-Mağusa Türk Gücü Gençlik Gücü-Yenicami Türk Ocağı-Küçük Kaymaklı Mağusa Türk Gücü- Gönyeli Türk Ocağı- Gönyeli Gönyeli-Doğan Türk Birliği Küçük Kaymaklı-Mağusa Türk Gücü Mağusa Türk Gücü-Yalova Küçük Kaymaklı-Doğan Türk Birliği

Skor 3-2 4-3 2-1 6-0 2-0 2-1 5-2 3-0

Şampiyon Çetinkaya Çetinkaya Çetinkaya Çetinkaya Çetinkaya Mağusa Türk Gücü Yenicami Çetinkaya

3-1 2-0 2-0 4-0 4-1 1-0

Çetinkaya Çetinkaya Gönyeli Lefke Yenicami Yenicami

Y ıl 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011

Final Maçı Yenicami-Doğan Türk Birliği Türk Ocağı-Doğan Türk Birliği Çetinkaya-Küçük Kaymaklı Çetinkaya-Binatlı Çetinkaya- Gençlik Gücü Yalova- Gaziveren Gönyeli- Girne Halk Evi Çetinkaya-Akıncılar Küçük Kaymaklı- Gönyeli Gönyeli-Çetinkaya Çetinkaya- Gönyeli Gönyeli-Esentepe Çetinkaya-Küçük Kaymaklı Küçük Kaymaklı- Gönyeli Yenicami-Mağusa Türk Gücü Küçük Kaymaklı-Yenicami Binatlı- Gönyeli Çetinkaya- Ozanköy Türk Ocağı-Tatlısu Gönyeli-Esentepe Gönyeli-Küçük Kaymaklı Gönyeli-Bostancı Bağcıl Çetinkaya-Lefke

Skor 0-0, 3-2 1-0 2-0 4-1 3-2 1-0 6-0 1-0 3-0 3-1 4-2 5-2 4-1 3-2 2-1 2-1 2-1 4-0 4-0 5-1 3-0 3-1 3-0 (H)

3-0 3-0 3-0 2-0 1-0 4-1, 1-0, 3-0, 0-0, 1-2, 1-1, 3-3, 2-0,

1-0 1-2 1-2 2-0 2-0 1-0 2-0 1-2

Federasyon Kupası

Çetinkaya Mağusa Türk Gücü Doğan Türk Birliği Mağusa Türk Gücü Küçük Kaymaklı Gençlik Gücü Türk Ocağı Mağusa Türk Gücü Türk Ocağı Gönyeli Küçük Kaymaklı Mağusa Türk Gücü Küçük Kaymaklı Şampiyon Yenicami Türk Ocağı Çetinkaya Çetinkaya Çetinkaya Yalova Gönyeli Çetinkaya Küçük Kaymaklı Gönyeli Çetinkaya Gönyeli Çetinkaya Küçük Kaymaklı Yenicami Küçük Kaymaklı Binatlı Çetinkaya Türk Ocağı Gönyeli Gönyeli Gönyeli Çetinkaya

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

15


16-20:Layout 1

01.03.2012

20:41

Page 1

Dünya Şampiyonası’na ev sahipliği yapacağız

KKTC Halter ve Vücut Geliştirme Federasyon Başkanı Taner Özdaş “Her şey Gençlerimiz ve Ülkemiz İçin” sloganıyla yola çıkıldığını belirterek 2013 yılında düzenlenecek Dünya Vücut geliştirme ve Fitness Şampiyonası’nın da ülkemizde yapılacağı müjdesini verdi

16

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com


16-20:Layout 1

01.03.2012

20:42

Page 2

Ü

lkemizde çok uzun yıllardır bilinen ancak son yıllarda daha profesyonelce yapılmaya başlanan bir spor dalı olan vücut geliştirme önceleri basit ağırlıklarla ve tamamen amatörce yapılırken artık en son teknoloji aletler ve antrenörlerle yapılmakta. KKTC Halter ve Vücut Geliştirme Federasyonu çatısı altında faaliyet gösteren vücut geliştirme spor dalı ülkemizde gün geçtikçe daha çok ilgi görüyor. Ülke çapında 50’nin üzerinde spor salonunda uzman eğitmenlerin kontrolünde yaptırılan vücut geliştirme sporu başarılı sporcuların yetişmesine ve yurt dışında Ülkemizi başarıyla temsil etmelerine de ön ayak olmaktadır. Federasyonunu 2009 yılında başlatmış olduğu eğitim kursları sonucunda bugün 80 in üzerinde yetişmiş vücut geliştirme ve fitness antrenörü spor salonlarında sporcuların yetişmesinde öncülük etmektedirler. Yine 20 vücut geliştirme hakemi almış oldukları eğitim çerçevesinde yılda iki kez düzenlenen yarışmalarda ve yurtdışındaki şampiyonalarda görev almaktadırlar. Federasyon çatısı altında bulunan sporcular Ülkemizde düzenlenen müsabakalarda elde edilen sonuçlara göre milli takıma seçilerek yurtdışında öncelikle Türkiye’deki şampiyonalarda, bunun yanı sıra diğer ülkelerde Ülkemizi temsil

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

17


16-20:Layout 1

01.03.2012

18

20:42

Page 3

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

etmektedirler. Federasyon milli sporcusu Yakup Çavuşgil Vücut Geliştirme -70 Kg. kategorisinde Kanada’nın Toronto Şehrinde yapılan Dünya Vücut Geliştirme Şampiyonasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsil etmiştir. Vücut geliştirme ve fitness (bay-bayan) kategorilerinde 23 ülkeden 396 sporcunun katıldığı şampiyonada sporcumuz Yakup Çavuşgil büyük bir başarı sağlamış ve sikletinde birinci olarak Dünya şampiyonluğuna ulaşmıştır. Yine Federasyon sporcusu Murat Şenyiğit Almanya’nın Hamburg şehrinde düzenlenen Dünya şampiyonasında ikinci olarak ülkemizi başarıyla temsil etmiştir. Bunun yanı sıra Türkiye’de düzenlenen şampiyona ve milli takım seçmelerinde dereceye giren sporcularımızın başarıları şöyle: 2010 yılında Gürsel Tansel -70 Kg kategorisinde büyükler Türkiye İkincisi, Yakup Çavuşgil ise 1.70 cm Klasik Vücut geliştirme kategorisinde büyükler Türkiye üçüncüsü olmuşlardır. 2011 yılında Murat Şenyiğit


16-20:Layout 1

01.03.2012

20:42

Page 4

+100 kg kategorisinde Türkiye birincisi, Mustafa Behlül Büyük Erkek Fitness kategorisinde Türkiye ikincisi, Sultan Sarıtaş Büyük Bayan Fitness kategorisinde Türkiye ikincisi ve Hasan Mamalı Genç Erkek Fitness kategorisinde Türkiye ikincisi olarak ülkemiz adına çok büyük başarılara imza atmışlardır. Bu yarışma sonuçlarına göre Murat Şenyiğit ve Mustafa Behlül Türkiye Milli Takımına

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

19


16-20:Layout 1

01.03.2012

20:45

Page 5

seçilerek Hindistan ve Estonya’daki şampiyonalara katılmışlardı. Mustafa Behlül Estonya’da katılmış olduğu yarışmada yarı finale kalarak çok iyi bir başarı elde etmiştir. Federasyon Başkanı Taner Özdaş “Her şey Gençlerimiz ve Ülkemiz İçin” sloganıyla yola çıkıldığını belirterek önümüzdeki günlerde ülkemiz ve gençlerimiz için yapmayı planladıkları bir çok projelerinin de bulunduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda 2013 yılında düzenlenecek Dünya Vücut geliştirme ve Fitness Şampiyonası’nın da ülkemizde yapılacağı müjdesini vermiştir.

20

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com


21:Layout 1

01.03.2012

20:48

Page 1


22-25:Layout 1

01.03.2012

22

20:55

Page 1

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com


22-25:Layout 1

01.03.2012

20:55

Page 2

010-2011 Sezonunda Türkiye Hentbol 1. Liginde mücadele eden ve Süper Lige yükselme müsabakalarına katılan Beşparmak Hentbol takımı, Yükselme grubu müsabakalarında oynadığı müsabakalar sonunda Süper Lige terfi edecek bir sonuç elde edemedi. Ancak Süper Lige katılma hakkını elde eden takımlardan iki tanesi ligden çekilince, Beşparmak hentbol takımına Süper Ligde mücadele etme şansı doğdu diyerek anlatmaya başlıyor Beşparmak Hentbol Takımı Teknik Direktörü ve KKTC Hentbol Federasyonu Koordinatörü Dr.Rüştü Şahin. Hedeflerinin çok çalışmayı gerektiren ve çok zaman alacak hedefler olduğunu belirten Şahin şöyle devam ediyor:

2

Görev teklif edildiğinde açıkçası önce çekindim. Ama daha önceden de KKTC’deki potansiyeli ve

heyecanı bildiğim için görevi kabul ettim Elbette ki KKTC’yi deplasmanlı Süper Lig’de temsil edebilmek çok istenen bir durum. Bu sayede yıllardır KKTC dışına çıkamamış hentbol, dışarıya açılma fırsatı bulacak, KKTC dışında oynama ve kendini gösterme şansı yakalayamamış hentbolcularımız için bir kapı aralanmış ve hatta bir KKTC takımının Avrupa Kupası oynaması ve KKTC’ye uygulanan ambargoların kaldırılması konusunda da önemli bir çıkış olabilirdi. Bu nedenle Süper Ligdeki temsil hem KKTC ve hem de Anavatan Türkiye tarafından heyecanla karşılandı. Bütün bunlar çok güzeldi. Ancak bu durum, Türkiye Hentbol Süper Ligi’nin başlamasına 3 hafta kala gerçekleşti. Elbette ki eldeki KKTC’li sporcularla Süper Ligi götürebilmek mümkün değildi. Belki ileriye yönelik hedefte, büyük oranda bu takımda

KKTC’li gençlerin oynaması önemliydi. Ancak bunun için zaman ve çalışma gerekliydi. Bu kadar kısa bir sürede takımı oluşturacak sporcuları bulmak, bunları transfer etmek ve kısa süre sonra başlayacak olan süper lig maçlarına hazırlamak çok zordu. Bu zorluklar bir yönüyle maddi zorluklar, bir yönüyle sporcu bulmadaki zorluklar ve diğer yönüyle de ilk defa mücadele edilen bir ligde kalıcı olabilmek için yeterli çalışma ve hazırlık süresinin olmamasından kaynaklanıyordu. Bana Federasyon Başkanı Barış Toprakçı tarafından görev teklif edildiğinde açıkçası önce çekindim. Ama daha önceden de KKTC’deki potansiyeli ve heyecanı bildiğim için görevi kabul ettim.” Kısa süredeki hedefimiz, bu ligde tutunabilmek ve kalıcı olabilmekti Kısa süredeki hedefimiz, çok geç

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

23


22-25:Layout 1

01.03.2012

20:55

Page 3

başladığımız ve bir sürü sorunlar yaşayacağımız bu ligde tutunabilmek ve kalıcı olabilmekti. Bir taraftan bu hedefi gerçekleştirirken, diğer taraftan da KKTC hentboluna yön vererek adadaki hentbolun gelişimine katkı sağlamayı, bu konuda bir sistem yaratmayı hedefliyorduk. Bu anlamda ilk yılki çalışmalarımız çok önemliydi. Kısa sürede KKTC’li çok sayıda genci bu takımda oynatarak Avrupa arenasına çıkarmayı düşünüyorduk. Avrupa kupaları ilk yıl hedeflerimiz içerisinde yoktu. Ancak gerek idari ve gerekse teknik ekiple sporcuların yaptıkları özverili çalışmalar sonucunda kendimizi düşme hattının üzerinde ve Avrupa Kupası yakalama noktasında bulduk. Elbette yeni lige çıkan bir takımın ilk yılda böyle bir hedefi olamazdı ama geldiğimiz noktada şartlar bizi buraya getirdi. Çok çok zor olmasına rağmen iki üç yıl sonrasında ulaşılabilecek bir hedef

24

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

için şans yakaladık. Tüm gücümüzü kullanarak ligi ilk dört içerisinde bitirip play-off oynamak istiyoruz. Fakat bu hedef bizim sezon başında belirlediğimiz hedefin çok üstünde bir hedeftir ve gerçekleştirmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.

Kısa süreli hedefe ulaşmak için neler yapmalıyız? Kısa süreli hedefimiz, bu sezonluk hedefimizdir. İlk belirlediğimiz “ligde kalma” hedefini şimdiden gerçekleştirmiş görünüyoruz. Ancak ikinci hedef olan “play-off’a kalma” hedefi için mücadele eden çok sayıda


22-25:Layout 1

01.03.2012

20:59

Page 4

takım var ve öyle görünüyor ki son haftaya kadar bu mücadele devam edecektir. Bununla ilgili olarak yöneticiler, teknik ekip ve sporcular bir takım bütünlüğü içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ancak bu konuda bizlerin dışında basının, KKTC halkının desteğine ihtiyacımız var. Bu büyük hedefe ulaşmada lütfen bizleri yalnız bırakmayınız. Yazılarınızla, yayınlarınızla, sponsorluklarınızla ve bizzat maçlara gelip seyirci olarak desteğinizle bu takıma omuz veriniz. Ancak böyle olursak başarılı olabiliriz. Uzun süreli hedefe ulaşmak için neler yapmalıyız? Uzun süreli hedeflerimiz içerisinde; a.Ligte kalıcı olmak,

b.Avrupa’da KKTC’yi temsil ederek ülkenin tanınmasına katkı sağlamak, c.KKTC gençliğinin önünü açmak hedefleri sayılabilir. Bu hedeflerimizin gerçekleşmesi doğrultusundaki çalışmalarımız devam etmektedir. Bununla ilgili olarak yapılan ve yapılacak olan çalışmalardan bazıları aşağıdaki şekilde sıralanabilir: 1.KKTC Hentbol Federasyonu’nun ileriye yönelik olarak yeniden yapılanması çalışmaları, 2.Çok sayıda KKTC’li gencimize hentbol oynatarak yetenekli gençleri bulup çıkarmak ve eğitmek, 3.Bir hentbol ekolü yaratarak okul ve kulüp işbirliği içerisinde gençlerin gelişimini sağlayacak antrenmanlar ve müsabakalar organize etmek, 4.Gençleri ileriye yönelik büyük hedefler için yetiştirecek olan çok

sayıda ve nitelikte eğitici yetiştirmek, 5.KKTC’ye uygun olması bakımından açık alan hentbolunu geliştirmek, 6.Erkekler Süper Ligi’nde mücadele eden KKTC takımının yanında, zaman içerisinde Kadınlar Süper Ligi’nde de mücadele eden en az bir KKTC takımı yaratmak, 7.Plaj hentbolu, açık alan hentbolu ve salon hentbolu konusunda ciddi turnuvalar organize ederek, ülke tanıtımına, ülke turizmine, ülke ekonomisine katkı sağlamak. Elbette ki bu hedefler çok çalışmayı gerektiren ve çok zaman alacak hedeflerdir. Ancak şurası da unutulmamalıdır ki büyük hedeflere ulaşmak kolay olmamaktadır. Ben KKTC’de bu gücü ve potansiyeli gördüğüm ve buna inandığım için buradayım.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

25


26:Layout 1

01.03.2012

21:04

Page 1

aekwondo-Karate-Aikido-KurashWushu Federasyonu çalışmalarına Girne Avrasya Spor Salonu’nda aralıksız olarak devam ediyor. Pazar günü hariç haftanın 6 günü devam eden çalışmalara günde yaklaşık 200 sporcu katılıyor. Uzun yıllar federasyonun başkanlığını yapmış olan Eyüp Zafer Gökbilen’i hemen hemen her çalışmada salonda görmek mümkün. Gökbilen, federasyonun alt yapısının hazır olduğunu, her hafta müsabakaların yapıldığını ve Uluslararası etkinliklere milli takımların hazırlandığını vurguladı. Taekwondo-Judo-Karate Federasyonu’nun kuruluş çalışmalarına 1976 yılında Lefkoşa’da başlanmış, bakanlıkta müfettiş olarak görev yapan Fadıl Sami Efe’ye tüzük ve yönetmelikler hazır oluncaya kadar gecici başkanlık görevi verilmiştir. Federasyon, tam teşekküllü olarak 1977 yılında Girne’de Eyüp Zafer Gökbilen tarafından kurulmuş olup, şu anda Girne, Lefkoşa, Gazi Mağusa, Güzelyurt, Gemikonağı bölgelerinde 23 resmi kulüple faaliyetlerini sürdürmektedir. Gökbilen yaptığı açıklamada, federasyonun uluslararası kuruluşlara üye olup, resmi ve uluslararası müsabakalara katılmakta olduğunu belirterek, federasyona bağlı bugün itibarı ile 5,911 sporcu, 1,757 üye, 208 antrenör, 132 hakem ve 244 siyah kuşak sporcu olduğunu söyledi. Yeni çıkartılan spor yasası ile birlikte MOK Başkanları aynı zamanda federasyon başkanı olamayacağından Başkan Gökbilen görevi 2005 yılı Haziran ayından itibaren federasyonun en kıdemli ikinci üyesi Mustafa Aktuğ’a devretmiştir. Mustafa Aktuğ döneminde de Federasyon, Dünya ve Uluslararası şampiyonluklara imza atmaya devam etmektedir.

T

26

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

Taekwondo-Karate-Aikido-KurashWushu Federasyonu, kendisine bağlı 23 resmi kulüp, 5,911 sporcu, 1,757 üye, 208 antrenör, 132 hakem ve 244 siyah kuşak sporcusuyla her hafta müsabakalar düzenliyor


27:Layout 1

01.03.2012

21:06

Page 1


28-29:Layout 1

01.03.2012

21:16

Page 1

spor@sporolimpik.com

evgili okurlarımız öncelikle sizlere başlıkta olduğu gibi “Merhaba” demek istedim. Spor Olimpik dergimizin ilk sayısıyla Motorsporları dalında bundan böyle sizlere birlikte olacağım. Bu yıl özellikle Karting dalında, Zet Karting tesislerinde organize edilecek olan Opendurance yarışlarına ilginin büyük olacağı şimdiden belli oldu.

S

28

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

Yenilenen formatıyla düzenlenecek olan Karting Şampiyonasında sporcular iki pilotla mücadele edecekler. Rok, Easykart ve Rotax Max olmak üzere 3 ayrı kategorinin aynı anda start alacağı yeni sezonda heyecan dorukta olacak. Şampiyonaya Türkiye’den de ilginin olduğu ve bu yıl birçok sporcunun ülkemizde yarışacağı haberi bizlere iletildi. Kartingseverler şimdiden bu heyecana ortak olmak üzere hazırlıklarına başlasınlar. Yeni sezon Mart ayı içerisinde start alacak. Bunun yanında ise Zet Karting Kulübü Başkanı Erhan Sencer yaptığı açıklamada yeni sezonda Drift Şampiyonasının da pistte organizesi için hazırlıkların yapılmasına başlandığını belirtti. Şu anda mevcut pistin Drift yarışlarına daha uygun hale getirilmesi için çalışmaların başladığını ve en önemlisi ise bu organizasyonlar içerisinde dünyaca ünlü şampiyon ralli pilotları, şampiyon motosiklet ve drift sürücülerinin de Nisan ayından itibaren yer alacağı ifade edildi. Özellikle Nisan ayındaki ilk organizasyonda yer alacak olan eski dünya ralli şampiyonlarından çok

önemli bir isim ülkemizde misafir edilecektir. Daha birçok sürprizin yıl içerisinde motorsporlarına gönül verenlerle buluşturulacağı müjdesini de siz değerli okuyucularımıza iletmek isterim. Geçmiş yıllarda Zet Karting tesislerinde organize edilen drift yarışlarında yaklaşık 3000-4000 motorspor sever yer alırken, sanırım bu tarz bir organizasyon hayata geçirilince ülkedeki en büyük izleyici kitlesini sahip olan spor organizasyonu olmaya da adaydır. Bu ünlü isimleri görmek üzere Rum kesiminden de motorspor severlerin Zet Karting tesislerine geleceğinden eminim… RALLİDE ŞAMPİYONLAR KUPALARINI ALDI… Dergimizin ilk sayısı basım aşamasındayken, 2011 yılı Ralli ödülleri de Dome Hotel’de düzenlenen baloyla sahiplerini buldu. Her kategoride ödül almaya hak kazanan sporcuları kutlar, yeni sezonda kendilerine başarılar dilerim. İkinci sayımızda yepyeni haber ve fotoğraflarla yeniden birlikte olmak dileğiyle…


28-29:Layout 1

01.03.2012

21:16

Page 2

Dünya Ralli Şampiyonası 2012 sezonu Monte Carlo Rallisi

"Dünya Ralli Şampiyonası 2012 sezonu Monte Carlo Rallisi'yle açıldı. 7 kez ard arda şampiyon olan isim Sebastien Loeb'in üstünlüğünde geçerek kariyerine yeni bir zafer daha ekledi. Şubat ayında ise tamamen karla kaplı zeminde mücadele edecek olan sürücülerin mekanı İsveç olacak."

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

29


30-31-32-33:Layout 1

01.03.2012

21:21

Page 1

Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst’ün davetlisi olarak KKTC’ye gelen Türkiye Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç; iki gençlik merkezi ile tartan pistler yapımı konusu başta olmak üzere protokol imzaladı

Suat Kılıç

eli dolu geldi 30

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com


30-31-32-33:Layout 1

01.03.2012

21:21

Page 2

Türkiye Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, KKTC ile Türkiye gençliğinin kardeş bir nesil olduğunu ve attıkları imzaların samimiyetlerini kayıt altına aldığını söyledi

illi Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst’ün davetlisi olarak KKTC’nin ilk Gençlik Çalıştayı’na katılan Türkiye Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ziyaretinde ülke sporu için önemli protokole imza attı. Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst ile Türkiye Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın imza koyduğu, Başbakan İrsen Küçük’ün de “onursal tanık” olduğu protokollerden biri, iki bölgede tartan pist ve gençlik merkezi yapılmasını içeriyor. Kemal Dürüst, KKTC gençliği, spor yaşamı ve yüksek öğrenim yaşamı açısından önemli olan protokollerin kurumsallaşmış bir ilişkiye fırsat tanıdığını, iletişim ağını güçlü kıldığını, gençlerin karşılıklı ziyaretlerde bulunma imkânı sağladığını, gençlik değişim programları yaratılacağını ifade etti. Dürüst, spora yatırım adına Lefkoşa ve Gazimağusa’da içerisinde spor salonu da bulunan iki gençlik merkezi inşa edileceğini, bu projelerden 60 tanesinin TC için planlandığını ve Türkiye’nin, KKTC’yi de bundan mahrum bırakmadığını söyledi.

M

Sporun temel taşı olan atletizmi geliştirmek için Güzelyurt Zafer Stadı ve Girne 20 Temmuz Stadı’na da atletizm tartan pistlerinin yapılacağını açıkladı.

KILIÇ: “PROTOKOLLER SAMİMİYETİMİZİ GÖSTERİYOR” KKTC ile Türkiye gençliğinin kardeş bir nesil olduğunu hatırlatan konuk bakan Suat Kılıç protokollerle samimiyetlerini kayıt altına alacağını söyledi. Kılıç, iki ülke gençliğinin birbirleriyle resmi ve gayrı resmi temasları olduğunu, bunu gönül bağını güçlendiren bir “formatla” taçlandırmayı, pekiştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Kılıç, eğitim, spor ve bu ikisinin beraberinde getirdiği değerlerini gençlikle birlikte iyi tesislerde, iyi bir şekilde buluşturulabilirse, tarihini unutmayan, geçmişini inkâr etmeyen, tarihinin zenginlikleriyle övünen ve aldığı eğitimle de geçmişinin değerlerine, geleceğe dair yeni değerler katabilecek nesillerin inşa edilebileceği, ayağa kaldırabilecekleri düşüncesinde olduğunu söyledi.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

31


Project2:Layout 1

01.03.2012

21:22

Page 1

AMBARGOLAR İÇİN GİRİŞİM YAPILACAK Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç yaklaşık iki gün kaldığı KKTC’de sporu ile ilgili sorunlar konusunda görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede bakan Kılıç KKTC’ye uygulanan ambargolar konusunda sivil toplum örgütlerinin daha etkin propagandalar geliştirip özellikle sanal ortamda bunu daha etkin kullanmaları gerektiğini vurguladı. Kılıç KKTC’deki başarılı sporcuların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurarak ses getirebileceklerini kaydetti. KKTC Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst ise ambargoların ülkemizdeki sporcuları olumsuz etkilediğini ve bu konuda girişim yapacaklarını söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan spor işbirliği protokolü şöyle:

Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst, spor alanında mevcut ilişkilerimizi, yürütülen çalışmaları değerlendirmişler ve KKTC’nin spor alanındaki gelişimini sağlamak ve desteklemek

32

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

amacıyla aşağıda yer alan maddeleri teyit ederek işbirliği için anlaşmışlardır.

MADDE 1 TC Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti gençliği ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gençliğinin sosyal, kültürel, gelenek ve göreneklerinin güçlendirilmesi için karşılıklı gerçekleştirilen Gençlik Değişim Programlarının artırılarak sürdürülmesine, MADDE 2 TC Gençlik ve Spor Bakanlığı, Güzelyurt Zafer Stadı ve Girne 20 Temmuz Stadı’nın toprak zemin olan Atletizm Pistlerinin, Tartan Atletizm Pistine dönüştürülmesinin sağlanması,

MADDE 3 TC Gençlik ve Spor Bakanlığı, KKTC Lefkoşa ve Gazimağusa illerine bağlı birer adet Gençlik Merkezi inşa edilmesinin sağlanması, MADDE 4 KKTC’de yapılması planlanan tesislerle ilgili hazırlanacak olan projelerde TC Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın uygun görüşünün alınmasına,

MADDE 5 İşbu Protokol çerçevesinde TC Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yapılacak olan bakım ve onarımlar ile inşaat

maliyetlerinin, TC Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Genel Müdürlüğü bütçesine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne aktarılmak üzere konulan ödenekten, TC Lefkoşa Büyükelçiliği tarafından belirlene usul ve esaslar çerçevesinde karşılanmasına, ayrıca, TC Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Genel Müdürlüğüne iletilecek ödenek aktarma taleplerine yapılan harcamalarla ilgili fatura ve hak ediş tutarlarının eklenmesine,

MADDE 6 Taraflarla karşılıklı yapılacak görüşmelerde, gönderen tarafın kendi delegasyonunun gidiş-dönüş yol giderlerini, ev sahibi tarafın ise iaşeibate giderlerinin karşılanmasına, Karar verilmiştir. MADDE 7 İşbu Protokol, Tarafların gerekli iç prosedürlerini tamamlamalarının ardından yürürlüğe girecektir.

MADDE 8 İşbu Protokol, 8 (Sekiz) madde ve 2 (iki) sayfadan ibaret olup, 2 (iki) asıl nüsha olarak 10/02/2012 tarihinde imzalanmıştır. TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ADINA

Suat KILIÇ

KUZEY KIBRIS TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ADINA

Kemal DÜRÜST

Gençlik ve Spor Milli Eğitim, Gençlik Bakanı ve Spor Bakanı

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

33


34:Layout 1

01.03.2012

21:25

Page 1

Dünya Bisiklet sporunun gelmiş geçmiş en büyük sporcusu olan ABD’li Lance Armstrong, Panama Yarı Demir Adam Yarışması’nda ikinci oldu

B

isikletin en prestijli organizasyonu olan Fransa Bisiklet Turu’nu arka arkaya kazanan ABD’li Lance Armstrong emeklilik kararının ardından spora triatlon ile döndü. Dünyanın en zorlu bisiklet yarışlarından bir başka dayanıklılık limitlerini zorlayan triatlonda boy gösteren Lance Armstrong, “Ironman 70,3 Panama” da “Pro Erkekler” kategorisinde yarıştı. Spora yüzme ile başlayıp genç yaşlarında triatlon sporu yapan Armstrong, bisiklette aldığı benzersiz başarılarla spor tarihinin unutulmaz isimleri arasına ismini yazmıştı.

34

İlk göz ağrısına döndü İlk göz ağrısı triatlonda daha önce Ironman Yarışlarına katılmak istediğini açıklayan Lance Armstrong dediğini yaptı ve ilk yarı demir adama denemesinde (70,3) finişi ikinci sırada geçti. 1.9 kilometre yüzme, 90 kilometre bisiklet ve 21 kilometre yarı maratondan oluşan Yarı Demir Adam Yarışmasında Yeni Zelandalı Beaven Docherty 3:50:13 ile birinci gelirken, 41 yaşındaki Lance Armstrong onun 32 saniye ardından 3:50:55 ile ikinciliği kazandı. Üçüncülük ise 3:52:19’la 39 yaşındaki

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

Avustralya’ lı Richie Cunningham’ın oldu. Yüzmeden 1922 ile ilk 10 sırada çıkan Lance Armstrong, bisiklet parkurunda 2:10:18’le en iyi üçüncü zamanı elde eden Armstrong’ koşu bölümü 1:17:01 ile tamamlayıp ikincilik kürsüsüne çıktı. Armstrong’a yarışma boyunca seyirciler ve medya mensupları büyük ilgi gösterilirken hiçbir zaman kaybetmeyi kabullenmek gibi bir kişiliği olmayan ABD’li sporcu finişi geçer geçmez yarışma alanını terk etti.


35:Layout 1

01.03.2012

21:26

Page 1


36-37-38-39:Layout 1

01.03.2012

21:34

Page 1

Şubat ayı Voleybol adına dolu dolu geçti

Voleybolda Durmak Yok

lkemizin en sevilen spor branşlarından birisi olan voleybol, Şubat ayı içerisinde de yoğun faaliyetlerini sürdürdü. Sezonun ilk kupaları bu dönem içerisinde sahiplerini buldu. KKTC Voleybol Federasyonu Ocak ayı sonunda tamamlanan büyükler klasman müsabakalarının ardından Yıldızlar Ligi klasman müsabakaları ve final serileri de Şubat ayı içerisinde

Ü

36

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

tamamlandı. 1’inci Rauf Raif Denktaş Kupası da bu dönem içerisinde yapılan etkinliklerdendi. BÜYÜKLER KLASMAN MÜSABAKALARI TAMAMLANDI, PLAY OFF EŞLEŞMELERİ BELLİ OLDU Büyüklerde klasman müsabakaları tamamlanırken, erkelerde DAÜ yapmış olduğu 9 karşılaşmayı da

kazanarak klasmanı yenilgisiz tamamladı. MAGEM klasman ikinciliğini, Vakıflar üçüncü Yeni Erenköy Belediyesi de dördüncü sırayı elde etti. Kadınlarda da YDÜ oynadığı 6 karşılaşmayı da kazanarak klasman liderliğini elde ederken, ikinci sırayı MAGEM, üçüncü sırayı da Vakıflar elde etti. Bu sonuçların ardından Play-off eşleşmeleri de belli oldu. Erkeklerde DAÜ-Yeni Erenköy Belediyesi, MAGEM-Vakıflar, Play-off yarı final müsabakalarında karşı karşıya gelecekler. Kadınlarda MAGEM ile Vakıflar, finalde YDÜ’nün rakibi olabilmek için yarı final mücadelesi yapacaklar. Erkeklerde DAÜ ve MAGEM, kadınlarda ise MAGEM rakipleri karşısında Play-off yarı final müsabakalarına 1-0 üstünlükle başlarken, ilk müsabakalarında da ev sahibi olma avantajını kazanmış durumdalar. Play-off yarı final serisinde finale ulaşmak için takımlar kazanılmış 3 maça ihtiyaç duyacaklar. Final Serisi müsabakaları da kazanılmış 3 maç esasına göre oynanacak.


36-37-38-39:Layout 1

01.03.2012

21:30

Page 2

YILDIZ KIZLARDA DAÜ, ERKEKLERDE MVİK MUTLU SONA ULAŞTI Şubat ayı içerisinde Yıldızlar Ligi klasman müsabakaları kızlarda DAÜ, erkeklerde Yeni Erenköy Belediyesi’nin birinciliği ile sonuçlandı. Kızlarda ikinci sırayı Yeni Erenköy Belediyesi, erkeklerde MVİK elde ederek final serisinde oynama hakkı elde ettiler. 17-21 Şubat tarihlerinde Atatürk Spor Salonunda oynanan final serisi karşılaşmalarında rakiplerini her iki maçta da mağlup etmeyi başaran kızlarda DAÜ, erkeklerde ise MVİK 2011-2012 Sezonu Yıldızlar Şampiyonluğunu elde ettiler. Müsabakaların tamamlanmasının ardından düzenlenen törenle takımlara ödülleri takdim edildi.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

37


36-37-38-39:Layout 1

01.03.2012

21:32

Page 3

BÜYÜK LİDER UNUTULMADI KKTC Voleybol Federasyonu Yönetim Kurulu, yapmış olduğu toplantıda, Şubat ayı içerisinde oynanması planlanan Federasyon Kupasını adını değiştirerek 1’inci Rauf Raif Denktaş Kupası adı altında oynatılması kararını aldı. 1’inci Rauf Raif Denktaş Kupası’nın açılış maçları öncesinde KKTC Voleybol Federasyonu Yönetim Kurulu büyük liderin kabrini ziyaret etti. 3-10 Şubat tarihleri arasında oynanan 1’inci Rauf Raif Denktaş Kupası’nda erkeklerde DAÜ, kadınlarda YDÜ kupayı müzesine götüren takımlar oldular. Yarı final karşılaşmaları sonucunda rakiplerini mağlup eden, DAÜ ile Vakıflar erkeklerde, Magem ile YDÜ kadınlarda bu anlamlı kupanın finalinde karşı karşıya geldiler. Kupada final karşılaşmaları 10 Şubat’ta Atatürk Spor Salonu’nda oynandı. Kadınlar finali son derece çekişmeli bir karşılaşmanın ardından 3-1 YDÜ’nün galibiyetiyle sonuçlandı. Erkekler finalinde ise DAÜ, Vakıflar’ı 3-0’la geçerek kupayı müzesine götüren takımlar oldu. ASİCS AYIN VOLEYBOL ÖDÜLLERİ ÇİĞDEM VE İSMAİL’İN KKTC Voleybol Fedrasyonu ile KKTC Asics Temsilcisi Tamer Işıksel arasında yapılan protokol gereği ilk kez 1’inci Rauf Raif Denktaş

38

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

Kupasında uygulanan “Asics Ayın Voleybol Ödüleri” sahiplerini buldu. Kadınlarda Çiğdem Taşkıran, erkeklerde İsmail Kovancı ilk kez verilen bu ödüllerin sahibi oldular. Lefkoşa Asics mağazasında 15 Şubat’ta düzenlenen törenle sporculara ödülleri Voleybol Federasyonu Başkanı Enver Kaya ve Asics KKTC Temsilcisi Tamer Işıksel tarafından verildi. “Asics Ayın Voleybol Ödülleri” uygulması, Büyükler Play-off final serisinde ve Süper Kupa finalinde devam edecek. Bu uygulama 2012-

2013 sezonundan itibaren ayın hakemi, ayın antrenörü ve ayın sporcularının seçilmesi şeklinde düzenlenecek. KKTC Asics Temsilcisi Tamer Işıksel törende yaptığı konuşmada sporcularımıza bu yönde bir katkı koymaktan duyduları mutluluğu dile getirerek, başarılı sporcuların desteklenmesinin ülke sporu adına önemli bir unsur olduğunu vurguladı. Işıksel, “Asics Ayın Voleybol Ödülleri”ne layık görülen İsmail Kovancı ve Çiğdem Taşkıran’ı tebrik ederek başarılarının devamını diledi.


36-37-38-39:Layout 1

01.03.2012

21:31

Page 4

Kupalar i n i r e l p i h a S Bulacak KTC Voleybol Federasyonu faaliyet programı çerçevesinde Mart ayı içerisinde çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ediyor. Gençler Ligi klasman maçları, büyükler play-off yarı final ve final müsabakaları, yıldız kız ve erkek karma seçmeleri de Mart ayı içerisinde gerçekleştirilecek.

K

GENÇLER LİGİ KLASMAN MAÇLARINA DEVAM EDİLECEK KKTC Voleybol Federasyonu, faaliyet programı içerisinde yer alan ve 22 Şubat tarihinde başlayan Gençler Ligi müsabakalarına Mart ayında oynanacak olan klasman maçları ile devam edilecek. Bayanlarda 6, erkelerde 4 takımın katılımı ile gerçekleşen Gençler Ligi Klasman müsabakaları deplasmanlı lig üsülüne

göre oynanacak. Klasman maçlarının ardından ilk iki sırayı elde eden takımlar 2011-2012 Sezonu Gençler Ligi Şampiyonluğu için Final Serisi müsabakalarında mücadele etme hakkını elde edecekler. Final Serisi kazanılmış 2 maç esasına göre oynanacak. Genç Bayanlar Ligi’nde DAÜ, LSSK, LTSK, Vakıflar, Yeni Erenköy Belediyesi ve MAGEM takımları mücadele ederken, Genç Erkekler Ligi’nde de YDÜ, MAGEM, Yeni Erenköy Belediyesi ve DAÜ şampiyonluk mücadelesi verecek. BÜYÜKLERDE SMAÇLAR FİNALE KALMAK İÇİN ATILACAK Büyüklerde Play-off Yarı Final ve Final Müsabakaları Mart ayında oynanacak. Mart ayı içerisinde

oynanacak olan bu karşılaşmaların tamamlanmasının ardından büyüklerde 2011-2012 sezonu Lig Şampiyonları belli olacak.

ALT YAPIDA TÜRKİYE ŞAMPİYONASI HAZIRLIKLARI BAŞLAYACAK Her yıl olduğu gibi bu yıl da Alt Yapı Yıldızlar Türkiye Şampiyonası’na katılacak olan Voleybol Yıldz Kız ve Erkek Karmaları Mart ayı içerisinde hazırlıklarına başlayacak. Özellikle Yıldız Erkeklerde hedef, geçen yılki gibi Final Grubu müsabakalarına katılma hakkı elde etmek olacak. Yıldız Erkek Karması hatırlanacağı gibi geçen yıl grup ve yarı final müsabakalarını yenilgisiz tamamlayarak, grup ve yarı final 1’incisi olarak, Türkiye Şampiyonası Final Grubu’nda yarışmıştı.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

39


40-41:Layout 1

01.03.2012

21:42

Page 1

Filedeki Kulüplerimizi Tanıyalım… Filedeki Kulüplerimizi Tanıyalım…

Yeni Erenköy Belediyesi Voleybol Spor Birliği

eni Erenköy bölgesinde 2011 yılında kurulan Yeni Erenköy Belediyesi Voleybol Spor Birliği, voleybol liglerinde Büyük Erkekler, Genç Erkekler, Genç Bayanlar, Yıldız Kızlar ve Yıldız Erkeler olmak üzere 5 değişik kategoride ülke voleyboluna hizmet veriyor. Yeni Erenköy Belediye Başkanı Özay Öykün’ün ve bölgenin voleybola olan ilgisinin artmasında en büyük emeği olan Beden Eğitimi öğretmeni Erdinç Serdahoğluları’nın girişimleri ile bu yıl kurulan bu genç kulüp, çalışmaları ve başarıları ile voleybolumuza büyük katkı sağlamaya başladı. Geçmiş yıllarda Avtepe Gençlik Spor Kulübü olarak çalışmalarını sürdüren Erdinç Serdahoğluları Yeni Erenköy Belediye Başkanı Özay Öykün’le voleybol için el ele vermiş durumda. Erenköy bölgesinde alt yapıya verilen büyük önemle hem Voleybol Federasyonu liglerine iştirak ediliyor hem de okullar arasında büyük başarılara imza atılıyor. Bu yıl Ortaokullar arası erkekler şampiyonluğunu elde eden Erenköy Lisesi, liselerde de final oynama başarısını gösterdi. Bunun yanında Voleybol Federasyonun düzenlemiş olduğu yıldızlar kategorisinde hem kızlarda hem de erkeklerde final oynayarak büyük bir başarıya imza atarak, okul-kulüp ilişkisinin önemini gözler önüne serdi.

Y

ÇALIŞMALAR ERENKÖY KAPALI SPOR SALONU’NDA YAPILIYOR Bölgede bulunan Kapalı Spor Salonunun da çalışmalarını sürdüren Yeni Erenköy Belediyesi Voleybol Spor Birliği haftanın 5 günü idmanlarını sürdürüyor.

40

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

Lig müsabakası olmayan günleri muhakkak antremanlarla geçiren Erdinç Serdahoğluları başarının çok çalışarak kazanıldığının bilinci içerisinde idmanlarını yürütüyor. Beden Eğitimi Öğretmeni Nalân Şendur da bu çalışmalarda yardımcı antrenörlük görevini yapıyor.

BİR SEZONDA 50’Yİ AŞKIN MÜSABAKA OYNUYOR Bir sezonda yaklaşık 50’yi aşkın müsabaka oynanyan Yeni Erenköy Belediyesi Voleybol Spor Birliği, deplasmanlı oynanan klasman maçları, tunuvalar ve kupalarda 30’a yakın maçta da, Mağusa, Lefkoşa, Lefke olmak üzere deplasman müsabakalarına gidiyor. Kulüp bünyesinde 50’yi aşkın sporcuya da hizmet veriyor. Yeni Erenköy halkının da müsabakaları yakından takip ederek, maçlara büyük ilgi göstermesi, bölgede voleybola olan ilginin büyümesini ve gelişmesini sağlayan diğer önemli bir faktör olarak

dikkat çekiyor. Kısacası Yeni Erenköy’de, Belediye Başkanı Özay Öykün, Erdinç Serdahoğluları ve bölge halkı gençlik için, voleybol için birlik olmuş durumda. Başarının sırrı da bu olsa gerek…


40-41:Layout 1

01.03.2012

21:42

Page 2

KKTC Voleybolunun Tarihçesi

ıbrıs’ın voleybolla tanışması, 1930 yılında Kıbrıs’ı ziyaret eden İngiliz savaş gemilerinin güvertelerinde tayfalar arasında oynanan oyun ile başlamıştır. İngilizler uğradıkları limanlarda karaya inerek halk arasında voleybolu oynamaya başlamıştı. İlk zamanlar okullar arasında oynanmaya başlayan voleybol uzun zaman bu şekilde kalmıştır. 1961-1963 yılları arasında Asım Burç Başkanlığında Girne Halk Evi kulübünde Voleybol takımı kurulmuş ve o zaman tek takım olan Girne İtfaiyesi ile maçlar yapılmaya başlanmıştır. 19631970 yılları arasında ise mücahitlerden oluşan takımlar arasında oynanmaya başlanmış, özellikle Lefkoşa ve Boğaz Sancağında Bölükler arası maçlar düzenlenmiştir. Bu dönemin en ilgi çekici ve zevkli müsabakaları Boğaz Sancağı ve Lefkoşa Sancağı arasında oynanan maçlar olmuştur.

K

1970’DE YAPILAN İLK GENEL KURUL’DA ASIM BURÇ İLK BAŞKAN OLDU Mücahitler arasında büyük ilgi gören voleybol sporunu kulüplere taşıma düşüncesi ile 11 Mayıs 1970 Pazartesi günü Mücahitler Gazinosu’nda Asım Burç, Omaç Başat, Faik Koyuncuoğlu, Cahit Canberk, Fadıl Sami Efe, Özalp Gümüş, İrfan Rifat, Ali Çerkez ve Mustafa Rezvan’dan oluşan temsilciler bir araya gelerek ilk çalışmayı başlatmışlardır. Bu çalışmalar netice vermiş ve 24 Haziran 1970’de 11 kulübün iştiraki ile ilk Genel Kurul yapılmıştır. Genel Kurul neticesinde: Asım Burç (Başkan), Omaç Başat (Genel Sekreter), Faik Koyuncuoğlu (Veznedar), Fadıl Sami Efe (Faal Üye), Özalp Gümüş (Faal Üye) ilk Yönetim Kurulunu oluşturmuşlardır. Voleybol Federasyonu’nun ilk kurucu üyeleri ise şu külüplerden oluşmaktaydı: 1.Gençlik Gücü 2.Gönyeli Türk Spor Kulübü 3.Yenicami Ağdelen Kulübü 4.Çetinkaya Türk Spor Kulübü 5.Küçük Kaymaklı Türk Spor Kulübü 6.Gençler Birliği Türk Spor Kulübü 7.Girne Halk Evi Spor Kulübü 8.Tuzla Güneş Spor Kulübü 9.Kıbrıs Türk Memurlar Kurumu 10.Şafak Haydar Paşa Spor Kulübü 11.Tepebaşı Spor Kulübü Bütün bu hazırlklar yapıldıktan sonra 1971 yılında düzenlenen ilk turnuvanın şampiyonluğunu Girne Halk Evi kazanmıştır. Federasyonun kurulması ile uluslararası alanda da sesimizi duyurabilmek için yapılan çalışmalar neticesinde 1972 yılında Uluslararası Voleybol Federasyonu’na üyeliğimiz

kabul edilerek kaydımız yapılmıştır. Üyeliğimizin kabul edilmesinin ardından 1973 ve 1974 yıllarında Cezayir’de düzenlenen Akdeniz Ülkeleri Voleybol Turnuvası’na davet edilmemize rağmen maddi imkânsızlıklar nedeni ile bu turnuvalara gidilemedi ve bugün en çok mücadele verdiğimiz üyelik konusunda büyük bir yara alınmış oldu. 1976 yılında Montreal’de yapılan uluslararası toplantıda, başkan ve heyeti Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin uluslararası federasyona üye olmak için yaptığı baskılara direnerek rumların üye olmasını engelledi. Ancak kendi üyeliğimizin de 1980’e kadar dondurulmasını engelleyemedik. 1970 yılında kurulan Voleybol Federasyonu bugün, ülke gençliğine büyük hizmetler sunmaya devam etmektedir. Adanın dört yanında modern salonları ile Lefkoşa’daki Beach Volley Arena Tesisleri ile varlığını devam ettirmektedir. Voleybol Federasyonunda bugüne kadar 6 başkan görev yaptı. Asım Burç’un başkanlığından sonra Mustafa Damdelen, Türkmen Sencer, Erhan Sucuoğlu ve Salih Tarcan bu görevi yürüttü. Enver Kaya da 6’ncı başkan olarak halen bu görevine devam ediyor.

İLK MİLLLİ TAKIM 1980’DE KURULDU 1970 yılında kurulan Voleybol Federasyonu ilk kez 29 Eylül-4 Ekim 1980 tarihleri arasında İzmir’de düzenlenen 1’inci İslam Ülkeleri Spor Oyunları gibi uluslararası bir etkinliğe Milli Takımlar düzeyinde katılım gösterdi. Oluşturulan Voleybol Erkek Milli Takımı 1’inci İslam Ülkeleri Spor Oyunları’nda 5 resmi müsabaka oynadı. Milli Takımımız Türkiye, Pakistan, Cezayir, Suudi Arabistan ve Bangladeş A Milli Takımları ile müsabaka yaparak adını tarihe yazdırırken oynadığı 5 karşılaşmayı da kaybetti. 1’inci İslam Ülkeleri Spor Oyunları’na iştirak eden Milli Takımımız bu organizasyon için 3 ay hazırlık dönemi geçridi. Antrenörlük görevini Ankara’dan gelen Vedat Üzgit, yardımcı antrenörlük görevini de Hüseyin Bilen’in yaptığı bu ilk Milli Takımızda Mustafa Damdelen, Necmi Avkıran, Osman Eryıldız, Enver Kaya, Erhan Sucuoğlu, Osman Korahan, Şenol Gürbağ, Hüseyin Eylenceli, Ersin Sonuç, Emin Özkalp, Salih Tarcan ve Tözün Tunalı oyuncu olarak yer aldılar. Voleybol Milli Takım kafilemizin yöneticiliklerini ise Türkmen Sencer ve Osman Maraşlı (merhum) yaptı.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

41


42:Layout 1

01.03.2012

21:44

Page 1

Fiziksel aktivite ve sağlık

iziksel aktivitenin sağlık ve zindeliğe yararlı olduğu konusunda giderek daha fazla bilgi edinilmektedir. Bununla birlikte optimal bir sağlık için yetişkinlerin büyük bir çoğunluğunun yeteri kadar fiziksel aktivite yapmadıkları, birçok kez yapılan araştırmalarda gözlenmiştir. Diğer taraftan dünyada yaygın olarak sağlık için ayrılan bütçe yükselmektedir. Bu sorunlar dikkate alındığında; dünya otoriteleri, fiziksel aktivitenin tüm ülkeler için önemli bir önleyici hekimlik olarak sağlığın korunmasında maliyet üzerinde etkili olacağı görüşünde birleşmektedirler. Bu potansiyeli gerçekleştirebilmek için; karar vericilerin ve sağlıkla ilgilenenlerin, farklı düzeydeki ve türdeki fiziksel aktivitenin sağlık etkileriyle ilgili bilimsel bulguların farkında olmaları gerekmektedir. Buna ek olarak, bireylerin fiziksel aktiviteye hedefleri ve bu hedeflere ulaşmadaki engelleyici etkenlerin bilinmesi ve ortadan kaldırılmasının bilinmesi gerekmektedir.

F

42

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

Doç. Dr.Cevdet Tınazcı spor@sporolimpik.com

Fiziksel Aktivite, Sağlık ve Zindelik bu bilinç ve anlayışın geliştirilmesi için planlanmıştır. Fiziksel aktivitenin herkese, her yerde ve tüm yaşam döngüsü içerisinde yararlı olabileceğini göstermektedir. Uzun bir süreden beri fiziksel aktivitenin, sağlıklı kilo korunmasında, dayanıklılık, güç ve esneklik arttırılmasında rolü kabul edilmiştir. Ancak günümüzde düzenli fiziksel aktivite yapmanın, zamanımızın hastalığı kabul edilen bir kısım önemli hastalıkların olma olasılığını riskini azalttığını; örneğin insanda kalp rahatsızlığı riskini yarı yarıya azalttığı, giderek artan bir şekilde bilinmeye

başlanmıştır. Fiziksel aktivite, fiziksel ve psikososyal sağlığı olumlu yönde etkiler, fiziksel aktivite çocukluktan ileri yaşlılığa kadar, yaşam döngüsünde bütün dönemlerde önemlidir. Sedanter bir yaşam tarzı özellikle damar sertliği, hipertansiyon ve yetişkinlikte başlayan şeker hastalığı gibi çeşitli damar ve metabolik rahatsızlıklardan toparlanmayı başlangıcını ve ilerlemesini etkiler. Fiziksel aktivite, kas iskelet sisteminin yapısal ve fonksiyonel parçalarının gelişmesine katkı sağladığı için fonksiyonel kapasiteyi dolayısıyla bağımsızlık ve yaşam kalitesini artırır. Fonksiyonel kapasitedeki yaşla ilgili düşüşün önemli bir nedeni, kendiliğinden yaşlanmaktan çok yetersiz fiziksel aktivitedir. Fiziksel aktiviteyi arttırmak için çalışma yeri, toplum ve birincil sağlık kuruluşları yolu ile yapılan müdahaleler başarılı olursa, değişim için bir potansiyel gösterebilir.


99:Layout 1

02.03.2012

00:48

Page 1


44-45:Layout 1

01.03.2012

21:50

Page 1

Bisiklette 2012 sezonun ilk yol bisikleti yarışını büyükler kategorisinde Küçük Kaymaklı sporcusu Besim Tel kazandı. Geçtiğimiz sezon katıldığı yarışmaların biri hariç tamamında ilk sırayı elde eden Tel, bisiklette geçilmiyor

44

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

B

isiklet Federasyonu’nun düzenlediği 2012 sezonunun ilk bisiklet yarışında favori isimler ilk sırayı elde etti. Gönyeli-Çamlıbel-GüzelyurtGönyeli parkurunda yapılan yarışmada büyükler ve gençler 75 kilometre, Master 30 ve Yıldız Erkek A kategorisi 45 kilometre, Master 40 ve Yıldız B kategorisindeki sporcular ise 30 kilometre pedal bastılar. Sezonun ilk yarışında Yıldız Erkek B’de Kemal Güloğlu, Yıldız Erkek A’da Soner Akbaş, Genç Erkeklerde Arda Alibaba, Büyük Bayanlarda Fezile Işık, Büyük Erkeklerde Besim Tel, Master 30+ Erkeklerde Hüseyin Esengin ve Master 40+ Erkeklerde Doğan Zorlu kategorilerinde birinci oldular. 2011 bisiklet sezonuna damgasını vuran Küçük Kaymaklı sporcusu Besim Tel, 2012’ye de bıraktığı yerden başlayıp büyüklerde birinci oldu.


44-45:Layout 1

01.03.2012

21:51

Page 2

Alınan Dereceler

Yıldız Erkek B 1.Kemal Güloğlu.......01:35:00 (MAGEM) Yıldız Erkek A 1.Soner Akbaş................01:24:38 (YDÜ) 2.Günday İnançoğlu .01:34:18 (MAGEM) 3.Birol Kılıç ...............01:34:19 (MAGEM)

Genç Erkek 1.Arda Alibaba ........ 02:14:27 (MAGEM) 2.Salih Varol .................. 02:20:55 (YDÜ) Büyük Bayan 1.Fezile Işık ......................01:22:01 (LTB) 2.Özlem Soyalp ............01:47:00 (Ferdi)

Büyük Erkek

1.Besim Tel..........02:14:37 (K.Kaymaklı)

2.Hüseyin Ball ................02:14:38 (YDÜ)

3.Enver Soyel .............02:14:40 (Tüfekçi) Master 30+ Erkek

1.Hüseyin Esengin .........01:24:36 (YDÜ) 2.Kutret Güloğlu .......01:24:37 (MAGEM) 3.Umut Şen.................01:34:16 (Denizli) Master 40+ Erkek

1.Doğan Zorlu ..........01:12:23 (MAGEM) 2.Caner Aspava..........01:15:06 (Denizli)

3.Münür Alibaba ......01:16:48 (MAGEM)

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

45


Project2:Layout 1

01.03.2012

21:53

Page 1

TC - KKTC Gençlik Çalıştay’ı gerçekleştirildi

Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı ile, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Dairesi Müdürlüğü işbirliğinde gerçekleştirilen TC - KKTC Gençlik Çalıştayı sona erdi.

ürkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Dairesi Müdürlüğü işbirliğinde gerçekleştirilen TC KKTC Gençlik Çalıştayı 10-11 Şubat tarihleri arasında Acapulco Resort Otel’de yer aldı. Ana teması “Yükseköğrenime İlişkin Fırsatlar” olmak üzere, beş ana konu başlığı çerçevesinde düzenlenen “Gençlik Çalıştayı”nın açılışına Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Başbakan İrsen Küçük, Türkiye Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça ile Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst de katılarak birer konuşma yaptılar. KKTC’de gerçekleştirilen ve Türkiye’de 16 bölge ile Almanya’da düzenlenecek olan çalıştaylarla gençlerin, bir araya gelerek sorunlarını ve önerilerini dile getirme fırsatı bulması amaçlanıyor.

T

46

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

ÇALIŞTAY 5 ANA KONU BAŞLIĞI ALTINDA GERÇEKLEŞTİRİLDİ Girne Acapulco Resort Otel’de yer alan çalıştayın son gününde gerçekleşen oturumların ardından, sonuç bildirgesi okundu ve çalıştay kapanış kokteyliyle tamamlandı. Ana teması “Yüksek Öğrenime İlişkin Fırsatlar” olan çalıştay kapsamında, “Gençliğin Altyapısı”, “Sosyal Hayatta Gençlik” , “Sağlık Spor ve Çevre”, “Etik ve İnsani Değerler ile Katılım ve Demokrasi Bilinci” konularından oluşan 5 başlıkta gençlik konusu irdelendi. Gençlik Dairesi Müdürü Gencay Eroğlu, çalıştayın tamamlanmasının ardından değerlendirmede bulundu. “AMAÇ, ÖZGÜVENE SAHİP GENÇLER YETİŞTİRMEK” TC Gençlik ve Spor Bakanlığı ile KKTC Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı işbirliğinde ilki düzenlenen

sorunlara yönelik çözüm önerilerini ortaya koyduğunu söyledi. Çalıştayın oldukça verimli geçtiğini ifade eden Eroğlu, gençlerin böyle bir organizasyonda yer almasından ve Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasındaki işbirliğinin artmasından memnuniyet duyduklarını belirtti. Açıklamasında, Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ve tüm ekibine böyle bir organizasyona KKTC’yi dahil etmesi nedeniyle teşekkür eden Gencay Eroğlu, etkinliğin gerçekleşmesine katkı koyan herkese teşekkür etti.

çalıştayda, 5 ana konu başlığı altında gençlik konusunun ele alındığını belirten Gençlik Dairesi Müdürü Gencay Eroğlu, çalıştaya yoğun bir katılım olduğunu dile getirdi. Amaçlarının; sorunlarını, çözüm önerlerini ve kendilerini özgürce ifade eden, özgüvene sahip gençler yetiştirmek olduğunu kaydeden Eroğlu, çalıştayda farklı kesimlerden gençlerin, seviyeli tartışmalarla sorunlarını dile getirdiğini ve bu

SONUÇ BİLDİRGESİ KİTAPLAŞTIRILACAK Çalıştayda, “Gençliğin Altyapısı, Sosyal Hayatta Gençlik, Sağlık Spor ve Çevre, Etik ve İnsani Değerler, Katılım ve Demokrasi Bilinci” konularında gençlerin oluşturduğu çözüm önerilerinden oluşan sonuç bildirgesinin, kısa bir süre içinde kitaplaştırılacağını ifade eden Eroğlu, bu kitapçığın, ilgili tüm bakanlık ve dairelerle, tüm paydaşlara ulaştırılacağını kaydetti. Gençlerin önerilerinin yer aldığı çalıştay sonuç bildirgesindeki kararların uygulanmasında, tüm paydaşların işbirliğinin büyük önem taşıdığını da vurgulayan Eroğlu, Gençlik Dairesi olarak çalıştayda alınan kararları bir an önce uygulamaya koyacaklarını, diğer paydaşların da bu konuda görev üstlenmesi için takipçi olacaklarını dile getirdi. Gencay Eroğlu, Gençlik Dairesi’nin Mayıs ayında Ankara’da gerçekleşecek Gençlik Şurası’na da katılacağına işaret etti.

GENÇLER ÇALIŞTAYIN VERİMLİ GEÇTİĞİNİ BELİRTTİLER Çalıştaya katılan gençler ise, gençliğin sorunlarının ele alındığı organizasyona katılmaktan ve bu sorunların çözümüne yönelik önerilerini sunmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirerek, çalıştayın konu başlıklarının, titizlikle seçilen önemli konular olduğunu kaydettiler. Gençler, çalıştayda fikirlerini, sorunları ve çözüm önerilerini özgürce dile getirme imkanı yakaladıklarını ifade ederek, çalıştayın gençlerin fikirlerine önem verildiğinin bir göstergesi olduğunu belirttiler. Etkinlikten dolayı TC Gençlik ve Spor Bakanlığı’yla, KKTC Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı yetkililerine teşekkür eden gençler, fikir ve önerileriyle, ülkenin gençlik politikalarının belirlenmesine katkı koymaktan memnuniyet duyduklarını söylediler. Çalıştaya katılan Gençlik Merkezi eğitmenleri ise; TC ve KKTC işbirliğinde ilki düzenlenen Gençlik Çalıştayı’nın oldukça verimli geçtiğine inanç belirterek, böyle bir organizasyonda yer almaktan memnuniyet duyduklarını dile getirdiler. Çalıştayda belirlenen ana başlıkların gençlik için büyük önem taşıyan ve mutlaka ele alınması gereken konular olduğunu da dile getiren eğitmenler, gençlerin çalıştayda, fikir ve düşüncelerini, sorunlara çözüm önerilerini özgürce dile getirebildiklerini kaydettiler. Bu gibi organizasyonların gençlere motivasyon ve özgüven kazandırdığını ifade eden eğitmenler, bu gibi organizasyonların artarak devam etmesini dilediler.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

47


48-49:Layout 1

01.03.2012

21:55

Page 1

Toplum ve spor gerçeği

por ve hareket eğitiminin doğuşu ve nedenleri insanın doğayla mücadelesi ile başlamış ve gelişimini sürdürmektedir. Sportif etkinlikler, dünya genelinde, çok sayıda insanın katıldığı ve çok ilgi gösterilen bir uğraştır. Olimpiyat oyunları da bunun en belirgin örneğidir. Sporun toplumlar üzerinde olumlu etkileri olduğu herkesin ortak görüşüdür. Spor, toplumun her kesimden olan insanların birbirlerini tanımalarına, dostluk kurmalarına ve ortak amaçlar etrafında birlikte çalışmalarına olanak hazırlar, insanları gruplara ayıran ırk, milliyet, din, mezhep, eğitim, kültür, sosyal konum, ya da ekonomik farklılıkları göz ardı eden bir bakış açsıyla herkese eşit bir yaklaşım ortaya koyar. Spor aynı zamanda demokratik toplum yaratılmasına önemli katkı sağlar. Özellikle takım sporları sayesinde kişi, diğerleriyle olan ilişkilerini belirli kurallar

S

Dr. Rüştü Şahin spor@sporolimpik.com

48

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

çerçevesinde yürütme, guruba liderlik yapma veya liderle birlikte hareket etme, alınan kararları kabullenme, ortak hedefler doğrultusunda birlikte hareket etme gibi değerleri geliştirir. Bu değerler ise Demokratik Toplum açısından çok önemli değerlerdir. Spor insanları sosyalleştirir; daha çok sosyal ilişkiler kurmasında ve geliştirmesinde büyük rol oynar. Nitekim yeni arkadaşlıkların oluşması, grup içinde yer edinme, yerini kabullenme ve diğer grup üyelerini tanıyabilme gibi çabalar, kişinin sosyal yaşantısını etkileyerek olgunlaşmasını ve toplum hayatına alışmasını sağlar. Spor sayesinde bu değerlere kavuşmuş toplumların yaşadığı bölgelerde sosyal yapılar (dernek, kulüp, tesisi, vb.) artar ve ortak heves ve heyecanların paylaşıldığı bir ortamdaki kişiler gelişmiş sosyal ilişkiler kurar. Sporu; performans sporu ve kitle sporu (herkes için spor) olarak ele alıp


48-49:Layout 1

01.03.2012

21:56

Page 2

incelemekte yarar vardır. Performans sporunda başarının en iyi ölçüsü olimpiyat oyunlarında elde edilen başarılardır. Sidney Olimpiyat Oyunları’nda 3 altın iki gümüş madalya kanarak 26.sırada yer alan Türkiye, Atina Olimpiyat Oyunları’nda 3 altın, 3 gümüş ve 4 bronz madalya kazanarak 22.sıraya yükselince Pekin Olimpiyatları için beklentiler yükseltildi. Sonuç ise tam bir hayal kırıklığıydı; bir altın, 4 gümüş ve 3 gümüş ile madalya kazanan 87 ülke arasında 37 nci sırada kalındı. İngiltere, 2000 Sidney Olimpiyat Oyunları’nda 11 altın, 10 gümüş ve 7 bronz ile toplamda 28 madalya kazanarak 10. sırada, 2004 Atina Olimpiyat Oyunları’nda 9 altın, 9 gümüş ve 12 bronz ile toplamda 30 madalya kazanarak 10. sırada kalmayı başarısızlık kabul edip Pekin Olimpiyat Oyunlarına yeni bir stratejiyle hazırlandı. Sonuç, 19’u altın, 13’ü gümüş ve 15’i bronz olmak üzere 47 madalya kazanarak ÇİN, ABD ve Rusya Federasyonu’nun arkasından dördüncülüktü. Türkiye Nüfusu ve Spora Katılım Kitle sporu açısından olaya bakıldığında ise; hemen her kesimden insanlara sağlık, mutluluk ve zindelik için spor yaptırmak amaçlanır. Bu kapsamda düşünüldüğünde, ülke nüfüsunun ne kadarının spor yaptığı önemli bir ölçüdür. Örneğin Türkiye çok genç bir nüfusa sahiptir. Geçmişte kahveleri, şimdilerde internet kafeleri doldurduğundan şikâyetçi olduğumuz gençlik boş vakitlerinde, hafta sonlarında, ara tatilde ve yazın alış veriş merkezlerinde saatlerce boş boş gezinip vitrin bakarken spor salonlarında basketbol ve voleybol maçları boş tribünlere oynanıyor. Türkiye İstatistik Kurumunun adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verilerine göre ülke nüfusu, 2008 yılı itibariyle 71.517.000‘dir. Ortanca yaşın 28.5 olduğu ülkemizde, toplam nüfusun % 26.3’ü 0-14 yaş grubunda, % 66.9’u 15-64 yaş grubunda, % 6.8’i ise 65 ve daha yukarı yaş grubunda olup 2008 yılı itibariyle yıllık nüfus artış hızı % 13.1’dir. TUİK’in 2008-2025 arasındaki nüfus projeksiyonuna göre ülke nüfusu 2010’da 72.698.000, 2015’de 76.598.000, 2020’de 80.257.000 ve 2025’de 83.566.000 olacaktır. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü verilerine göre 2009 yılı itibariyle

Türkiye’de lisanslı olarak spor yapan kişi sayısı 2.432.025’dir. Bu sporcu sayısının 1.595.305’ü GSGM’ye, 259.303’ü Türkiye Futbol Federasyonu’na, 577.417’si de Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı spor kulüplerinde bulunmaktadır. 2009 projeksiyonuna göre ülke nüfusunun 72 milyon olduğu ve bunun da 31.200.000’inin aktif olarak spor yapabilecek 10-34 yaş grubunda olduğu hesaba katıldığında toplam nüfusun % 3.37’sinin, aktif nüfusun ise % 7.79’unun sporcu olduğu görülecektir. “Karşılaştırma yaparsak, Almanya’da bu oran yüzde 30, İtalya’da 24.5, Portekiz’de 19, İngiltere yüzde 11.3”şeklindedir. Sonuç olarak, bu rakamlar, dünya ekonomisinde 16. sırada yer alan Türkiye’nin sahip olması gereken rakamların çok uzağında yer aldığını göstermektedir. Avrupa Birliği’nde Spora Katılım Sporu Avrupa toplulu-ğunun refah mutluluk -iyiliği için hayati önemde gören AB-25 üyesi ülkelerde, nüfusun % 60’ı düzenli olarak 700.000 kulüpte spor yapmaktadır ve

bu faaliyet ağırlıkla amatör düzeydedir. Dünya Sağlık Örgütü(WHO), yetişkinler için günde 30 dakika, çocuklar için ise 60 dakika fiziksel aktiviteyi tavsiye etmektedir. Gerek WHO ve gerekse AB fiziksel aktivite eksikliğinin, kişilerin yaşam kalitesini düşürüp hayatlarını riske atan obezite ve kronik hastalıklara neden olduğu bunun da kişiler ile devlet üzerine ağır bir ekonomik yük getirdiğinde hem fikirdir. Ayrıca, giderek artan yaşlı bir nüfusa sahip olan AB-25’in, yaşlılığın getirdiği sağlık harcamalarının yükünü spor ile azaltma gayretinde olmasını açık ve kesin bir dille ifade etmesi, topluluğun sorun çözme anlayış ve kapasitesini göstermektedir. T.C. Anayasası’nın 59. Maddesinde “Devlet her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirler alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder, devlet başarılı sporcuyu korur” hükmü yer almaktadır. Ancak şimdiye kadar uygulanan spor politikaları ve uygulamaları, anayasada belirtilen hedefleri gerçekleştirecek düzeyde değildir. Bunu hem Türkiye’de spor yapan insanların sayısına ve hem de uluslar arası karşılaşmalardan elde edilen sonuçlara baktığımızda kolayca görebiliriz. Daha sağlıklı bir toplum oluşturmada sporun çok önemli bir araç olduğu tartışma götürmez bir durumdur. Hareketsiz yaşam ve dengesiz beslenmeye bağlı obesite ile kalp damar hastalıkları günümüz sanayi toplumunun başa çıkmak zorunda oldukları önemli sağlık sorun-larındandır. Sporun sağlık harcamalarını çok önemli ölçüde azalttığı yapılan bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Sporun toplum için ne kadar önemli olduğunu ve bu konudaki politikanın ne olması gerektiğini Atatürk’ün uzun yıllar önce çok net bir biçimde ortaya koymuştur. "Türk sosyal yapısında spor hareketlerini düzenlemekte görevli olanlar, Türk çocuklarının spor hayatını yükseltmeyi düşünürken sadece gösteriş için herhangi bir yarışmada kazanmak amacıyla bir spor politikası oluşturamazlar. Esas olan, bütün, her yaştaki Türkler için beden terbiyesini sağlamaktır." Türkiye’de ve KKTC’de spor politikaları belirleme çalışmalarının yapıldığı bu günlerde Atatürk’ün bu sözleri bizlere ışık tutacaktır.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

49


50:Layout 1

01.03.2012

21:58

Page 1

Yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır

eçenlerde Peyami Safa okuyordum ve çok sevdiğim lafı aklıma geldi. “Yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır. Zaman insanları değil armutları olgunlaştırır.” Kendi haline bırakarak yaşamak bize bir şey kazandırmaz. Yaşamın insiyatifini ele alıp zaten kısıtlı olan üretken dönemimizde yapabildiğimizce üretmeye çalışmalıyız. Bu aralar Türkiye’deki şike davasına takıldım. Neresinden baksanız hayata dair dersler var. Yönetim anlam olarak ne ifade ediyor kimse farkında değil. Yakan top gibi yetkili kurum yetki almak istiyor. Bir kereden bir şey olmaz yasası çıkartmaya çalışanlar işin maddi boyutunu düşünüyor. Her zaman ki gibi kendimiz için değil başkası ne der diye çalışmalar yapılıyor. Üzerimizde hiçbir tasarrufu olmayan UEFA bizler konu olduğumuzda tasarruf sahibi oluyor. Süreç o kadar yanlış yönetiliyor ki herkesin ayrı bir komplo teorisi kurma hakkı var. TV’ler daha

G

Cenk Özeker spor@sporolimpik.com

dava dosyası yokken hukukçularla değil spor yorumcuları ile davayı çözüyor. Federasyon yetkilileri ve eski başkanın mesai arkadaşları dahil herkese hakaret ve küfürler ettiği ortaya çıkıyor. Ve en komiği ise sanıklar tarafından tazminat davası açılmış (100 milyon Euro üzerinde) TFF’nin sanıklar hakkında adil şekilde karar alması bekleniyor. Bu arada olumsuz karar 100 milyon üzeri olumlu olursa da diğer büyük bir kulüp dava açarım diyor. Kimse madem bu TFF bu kadar ciddi idi niye şike soruşturması başladıktan bir hafta sonra ligi tescil etti bilmiyor. Transfer

şikesi var deniyor ama transferi öneren kulüp yöneticileri suçlanırken transferi kabul etmiş kulüp yöneticileri hakkında hiçbir işlem yapılmıyor hatta soru bile sorulmuyor. Belki Play off oynaması muhtemel üç kulüp ihraç edilecek peki o zaman bu lig niye oynanıyor? Düşenlerin günahı ne sezon başı karar alsalar o takımlardan bazıları halen Süper Lig de oynayacak ve ciddi gelirler elde edeceklerdi. Şimdi de onların davası olacak. Yayıncı kuruluş zararı ne olacak? En önemlisi hukukun üstünlüğü ne durumda? Kıssadan hisse yaşlanmayı değil yaşamayı tercih etmeliyiz. En kötü karar karasızlıktan iyidir. Yanlış ise bedelini öderiz ama öğrenir bir kez daha aynı hatayı yapmayız. Diğer tercih yaşamı erteletir ve bize bir şey kazandırmaz. Bir fıkra ile sözüme son vereyim. Temel idama mahkûm olmuş ve asacakları zaman son sözün ne demişler. Temel de “ bu bana ders olsun” demiş.


51:Layout 1

01.03.2012

22:02

Page 1


Project2:Layout 1

01.03.2012

22:06

Page 1

Triatlonda sezonun ilk yarışı olan Sprint Duatlon’da 2011 yılı şampiyonu İnsel Üstüner; 1 saat 20 dakika 45 saniyelik derecesiyle birinci sırayı elde etti

52

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

Tüfekçispor triatletlerinin ilk üç sırayı elde ettiği yarışta ikinciliği Hüseyin Arhan kazanırken Murat Mehrübeoğlu finişi üçüncü sırada geçti Kıbrıs Türk Triatlon Federasyonu 2012 yılı faaliyetlerine duatlon yarışı ile başladı.

ılın ilk yarışı olan ve dağ bisikleti ile krosu içeren XT Duatlon Yarışının hava muhalefeti ertelenirken sporcular yeni sezonun ilk testini sprint triatlonda yaptı. Balıkesir –Ercan Havaalanı arasında etapta iki mesafe üzerinden yapılan yarışmada sprintte sporcular 5 kilometre koşu-20 kilometre bisiklet- kilometre koşu etabında yarışırken süper sprinte katılanlar yarı mesafede ter döktü. Sezonun ilk puanlı yarışma özelliği olan duatlonda birincilik 2012 yılı triatlon şampiyonu İnsel Üstüner’in oldu. Oldukça çekişmeli geçen yarışmada büyükler B kategorisinde olan Hüseyin Arhan ikinci, Murat Mehrübeoğlu üçüncü oldu. Bayanlarda birincilik Kıbrıs Rum Kesimi’nde yaşayan Carmen Macheriotou’nun olurken en yakın rakibine 23 dakika fark attı. Toplam 32 sporcu yarışmaya katılırken bunlardan 2’si yarışmayı tamamlayamadı. Bir sporcu ise diskalifiye edildi.

Y

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

53


52-53-54:Layout 1

01.03.2012

22:06

Page 3

Sprint (5 km koşu/20 km bisiklet/5 km koşu)

Büyükler A 1.İnsel Üstüner (Tüfekçi) .....................1.20.45 2.Kemal Elektrikçi (Tüfekçi) ................. 1.24.09 3.Sermet Buran (Tüfekçi) ....................1.28.17 Büyükler B 1.Hüseyin Arhan (Tüfekçi) ...................1.21.30 2.Murat Mehrübeoğlu (Tüfekçi) .......... 1.22.36 3.Murat Çif tçi (Akdeniz) ...................... 1.23.05 Masterler 1.Cem Dağdelen (Tüfekçi) ..................1.23.36 2.Cemal Şevket (Akdeniz) ..................1.33.06 3.Caner Aspava (Denizli) ....................1.40.03 Gençler 1.Çağay Malek (Tüfekçi) .....................1.36.36 2.Erda Çelik (Göçmenköy) ..................1.39.43 Bayanlar 1.Carmen Macheriotou (ferdi) ............1.22.56 2.Melek Şevket (Akdeniz) ...................1.46.22 3.Fezile Işık (ferdi) ............................... 1.54.20

54

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

Süper Sprint (2.5km koşu/10km bisiklet/2.5 km koşu)

Erkekler 1.Mehmet Silahşör (Tüfekçi) .....................46.20 2.Bülent Çıraklı (ferdi) ...............................57.50 3.Nazım Burgul (ferdi) ..............................59.03 Bayanlar 1.Bilge Küçük (Tüfekçi) ..........................1.05.00 Yıldızlar 1.Can Tavzar (Tüfekçi) .............................. 56.52 Ferdi Klasman Erkekler 1. İnsel Üstüner (Tüfekçi) .......................1.20.45 2.Hüseyin Arhan (Tüfekçi) .....................1.21.30 3.Murat Mehrübeoğlu (Tüfekçi) .............1.22.36 Bayanlar 1.Carmen Macheriotou (ferdi) ...............1.22.56 2.Melek Şevket (Akdeniz) ......................1.46.22 3.Fezile Işık (ferdi) ..................................1.54.20 Takımsal Klasman 1.Tüfekçispor ........................................4.04.51 2.Akdeniz Spor Birliği ............................4.42.33 3.Denizli ................................................4.46.15


55:Layout 1

01.03.2012

23:00

Page 1

u n o l t a i r T C T K Türkiye ve K

2.Türkiye Triatlon Şura’sına katılan Kıbrıs Türk Triatlon Federasyon Başkanı Ahmet Çelik ve Türkiye Triatlon Eğitim Komitesi üyesi Cem Dağdelen olumlu çalışmalarda bulundu

ürkiye Triatlon Federasyonu’nun düzenlediği 2. Triatlon Şura’sına katılan Kıbrıs Türk Triatlon Federasyonu Başkanı Ahmet Çelik olumlu izlenimler elde ettiklerini açıkladı. Antalya’da 21-23 Ocak tarihlerinde yapılan şuraya başkan Ahmet Çelik onur konuğu olarak davet edilirken Cem Dağdelen 2 yıldan beri görev yaptığı eğitim komitesi üyesi olarak yer aldı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, AK Parti Antalya Milletvekili Sadık Badak, Türkiye Spor Yazarları Derneği Genel Başkanı Esat Yılmaer gibi önemli konukların hazır bulunduğu şurada yeni dönemde Türkiye triatlonunun gelişimi yönünde komisyon çalışmaları yapıldı.

T

2012 ATILIM YILI OLACAK Kıbrıs Türk Triatlon Federasyonu Başkanı Ahmet Çelik, Şura süresince Türkiye Triatlon Federasyonu Başkanı Hamdi Güneş ve yönetim kurulu üyeleri ile çeşitli görüşmelerde buldu. Çelik ve Güneş; KKTC triatlonunun daha iyi noktalara gelmesi ve her iki ülke temaslarının maksimim seviyede olması için ortak çalışmalar yapılması konularında fikir birliğine vardı. Yrd. Doç.Dr. Nevzat Mutlutürk’ün başkanlığını yaptığı Eğitim Komitesi çalışmalarında bulunan Cem Dağdelen, komisyon çalışmalarının yanı sıra 2012 yılında KKTC’de triatlon antrenör kursu ve antrenör gelişim semineri yapılması için onay aldı.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

55


Project3:Layout 1

01.03.2012

23:01

Page 1

Endüstriyel futbol ve dönüşüm utbol artık bir kitle sporu değil, ‘kitleleri yönetenlerin’ sporudur mâlumunuz üzere. “Futbol en büyük kitle sporudur” diye dillendirilen klişe deyişe maalesef artık katılmıyorum. Bu saptama Hun Türkleri’nin futbol dünyası için geçerli olabilir ama günümüz futbol disiplini için geçerli değil. 300 bin futbol kulübü, 240 milyon aktif lisanslı futbolcu ve 250 milyar USD’lik finansmanı olan ‘bacası tütmeyen sanayi’ tanımlaması sizi yanıltmasın. Küresel ısınma sayesinde sayıları giderek azalan buzul dağlarının görünen yüzünde bu rakamlar var ama görünmeyen yüzünde de Titanic yolcu gemisi gibi buzula çarpıp, su almaya başlayan bir futbol dünyası var artık. Artık “Futbol kitlelerin değil, kitleleri yönetenlerin sporudur” demekte fayda var, zira perde gerisinde şike, şiddet, doping, müşterek bahis çeteleri, şantaj ve terör gibi kemiren gibi kanserli hücreler var üstümüzden uzak. Futbolun yeni sahiplerinin amacı; ‘Herhangi bir spor etiğini veya ahlâkını savunmak değil, yatırımlarını verimli kılıp, kârlarını artırmaktır’. İşte, bu duruma paralel olarak da; “Futbol artık vahşi kapitalizmin oyuncağı oldu” demişti bir köşe yazısında Spor Sosyoloğu Simon Kuper. Geçmiş dönemde futbolun yoğun bir şekilde milliyetçilik ve şovenizm tehdidi altında olduğu düşünüldü ama sınırların kalkması ile küreselleşen bu fâni dünyada futbol artık ‘ticari bir fuar’ halini aldı. Hatta ve hatta futbol artık ultra-liberal kapitalizmin emrinde bir tür Troya Atı olduğu izlenimi de uyandırıyor. Racing Club de Paris’in Kulüp Başkanı Jean-Luc Lagardere; “Ekonomi alanında savaş veren firmalar için kullanılan sportif model, başarının en önemli anahtarıdır” demişti. Haklı da, zira spor 2,5 milyar insanın direkt ilgilendiği birinci hobisi. Bu durumdan yararlanan piyasa; simgelerini, değerlerini ve yöntemlerini yaymak için futbolu kullandı. Her yeri işgal eden reklamların ve diğer mali atılımların sonucunda Nicolas Anelka, Cristiano Ronaldo gibi futbolcuların transfer ücreti, yeşil banknotlardan döşenmiş halılara dönen çim sahalarda çırpınıp duran genç insanların gelir ve servetleri artık kimseyi rahatsız etmiyor. Bununla beraber TV kanallarının reyting oranlarını ve kulüplerin kasalarını beslemeye yönelik maç yayınlarındaki sınırsız artış da usandırıcı bir hâl aldığı gerçeğiyle karşı karşıyayız. Avrupa Komisyonu genç

F

Yard. Doç. Dr.

NAZIM BURGUL spor@sporolimpik.com

56

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

oyunculara dayatılan ve uzun vadede bir tür emek sömürüsü ve modern kölecilik biçimine benzetilebilecek uygulamanın önünü almaya çalışıyor bugünlerde. O günlerde ‘Avrupa Birliği’nin (AB) kalbinde Brüksel, Brüksel’in de kalbinde de yine futbol gündemdeydi’. Biz daha o yıllarda futbolumuza ilişkin sığ görüşlerle birbirimizi didiklerken, adamlar futbolda yeni bir ‘reform’ peşindeydiler. Brüksel’in birçok liberal maske altındaki faşist kurumları bile birdenbire futbola yönelik sosyal bir yaklaşıma sürüklenmek üzereydi. Aslında bu sonucun altındaki tek neden; Avrupa Birliği Hukuku’nun düzenlediği serbest rekabet konusundaki insani açılımlardı. Artık bu çerçevede futbolcu sözleşmelerindeki geçerlilik süresi sınırlandırılacaktı. Bunun yanında 18 yaşından küçük oyunculara uluslararası transfer yasağı da getirilmesi, yaşları 18-23 arasında değişen oyuncuların transferi durumunda yetiştirici kulüplere bir bedel ödenmesi ‘futbolcu merkezli’, bir oyuncu en çok yılda 1 kez transfer

yapabilir yaptırımı da ‘kulüp merkezli’ bir açılımı öngörüyordu. Reşit olmamış oyuncuların korunması, yetiştirici kulüplerin korunması, sürekli serbest dolaşım murad ediliyordu ve bu konuda da başarılı olundu. Bu süreçte FIFA ve UEFA’ya karşın “Padişahım böbürlenme,

senden büyük Allah var” merkezli bir Avrupa Komisyonu vardı. Süreç devam ederken ‘Bosman Kararı’ dahada aktifleşti. Eğer AB vatandaşıysanız, sözleşmeniz biter bitmez AB’ye bağlı herhangi bir ülkede yabancı statüsünde olmadan mesleğinizi icra edebilirsiniz kesmedi, işin içine bir de ‘tarihi bütünlük’ meselesi girdi. Eğer oyuncunun vatandaşı olduğu ülke, transfer olmak istediğiniz ülke ile bir tarihi bütünlüğü varsa yine yerli statüde oynama şansı veriliyordu. Portekiz ve Arjantin vatandaşları da bu karardan yararlanma fırsatı buldular. Savaş henüz kazanıldı mı? Asla. Paranın, sporun özüne yaptığı müdahale konusu artık apaçık ortada. Özelde sporu, genelde ise futbolu pazarlama konusunda uzmanlaşmış medya patronları, her geçen gün daha da vahşileşmekte. Müsabaka başlama saatlerine bile müdahaleyi etmeyi görev bilen sermaye grupları, futbolu bir spor dalı değil de, bir ‘sirk’ olarak algılamakta ve algılatmakta. Futbol bir işletme modeli olabilir ancak futbol asla ‘anonim bir şirket’ modunda yönetilmeli mi ayrı bir tartışma konusu. Yazar Simon Kuper; “Futbol asla sadece futbol değildir” demişti ya maalesef hemfikiriz. Belki bir gün UEFA Başkanı Michel Platini’nin hayali gerçek olur ve cihana değer. Platini bir basın açıklamasında; “Üstünlüğün parayla kazanılmadığı bir sistem bulmak gerek. Yoksa bütün yoksullar yok olup gidecek ve zenginler baş başa kalacak. Ben bu amansız kapitalizmi futbolumda istemiyorum” demişti ama düşüncesi ile arazideki uygulamaları eş kutuplar gibi birbirini itiyor. Neyse, Sağlıkla... İyi seyirler...

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

57


58-60-61-62-64:Layout 1

01.03.2012

23:03

Page 1

olf KKTC G onu 2012 y s a r e d Fe ı bi r yılına hızl ç yaptı... başlangı

orineum Golf & Country Club’ın düzenlediği 2012 yılının ilk Monthly Medal Kadınlar ve Erkekler Bireysel Golf Turnuvası’na toplam 28 golfcunun katılımı ile Korineum Golf & Country Club sahasında yapıldı. Turnuva sonunda kadınlarda birincilik 74 puanla Moira Watson’un olurken ikinciliği 78 puanla Ritta Resch, üçüncülüğü ise 83 puanla Kathleen Gerrard elde etti. Erkeklerde 69 Puanla Cihan Aydın birinciliğe ulaşırken, 73 puanla Colin Herbert ikinci ve 74 puanla James Watson oldu.

K

Korineum Golf & Country Club

2012 Yılı İlk Monthly Medal Kadınlar Turnuvası Sonuçları

1.Moira Watson

91-17 = 74 (Kazanan) 16.2 Handicap

3.Kathleen Gerrard

116-33 = 83

2.Ritta Resch

4.Denise Arundel 5.Özcan Bundak

96-18 = 78

Away

102-17 = 85

17.3

126-36 = 90

33.2 36.0

Korineum Golf & Country Club

2012 Yılı İlk Monthly Medal Erkekler Turnuvası Sonuçları

1.Cihan Aydın

97-28 = 69

3.James Watson

82-08 = 74

2.Colin W.Herbert 4.Derek Reilly

5.Mark Arundel

6.Mustafa Sedat 7.Paul Farmer

58

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

8.Ernie Proudfoot

9.Mustafa Damdelen 10.Brian Young

89-16 = 73

(Kazanan)

84-09 = 75 89-12 = 77 95-14 = 81

103-20 = 83 111-28 = 83 101-17 = 84 96-12 = 84

26.0 Handicap 15.8 Handicap 7.5 Handicap 8.6 Handicap

11.7 Handicap 13.6 Handicap 20.0 Handicap 28.0 Handicap 16.7 Handicap 12.0 Handicap


59:Layout 1

01.03.2012

23:06

Page 1


58-60-61-62-64:Layout 1

01.03.2012

23:03

Page 2

Sırdaş’ın Şampiyonları Talay ve Damdelen

60

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

2.Sırdaş Yatak Golf Turnuvası 38 erkek ve 12 kadın golfcunun katılımı ile Korineum Golf & Country Club sahasında gerçekleşti. Kadınlarda Birincilik 35 puanla Nilüfer Talay’ın olurken, ikincilik 34 puanla Lyndsay Davies’in, üçüncülük ise 31 puanla Moira Watson’un oldu. Erkeklerde

ise birinciliği 37 puanla Mustafa Damdelen elde ederken, ikinciliği 35 puanla Burçin Dikmen, üçüncülüğü ise 35 puanla Mustafa Sedat elde etti. Turnuva sonunda Sırdaş Yatak Direktörü Hasan Kasapoğlu tarafından dereceye girenlere çeşitli ödüller verildi.


58-60-61-62-64:Layout 1

01.03.2012

23:04

Page 3

Korineum Golf & Country Club 2012 Yılı Sırdaş Yatak Erkekler Turnuvası Sonuçları

1.Mustafa Damdelen

37 pts (17)

15.9 Handicap (Kazanan)

3.Mustafa Sedat

35 pts (14)

13.4 Handicap

2.Burçin Dikmen 4.Dilek Talay

5.Soner Yetkili

6.Ernie Proudfoot

7.Phillip A.Channings 8.Matt Daley

9.Timothy J.Case

10.Ian Charles Brydone

35 pts (12) 35 pts (28) 33 pts (12) 31 pts (28) 31 pts (19)

30 pts (-01) 30 pts (09) 30 pts (10)

12.1 Handicap 27.6 Handicap 11.6 Handicap 28.0 Handicap 18.7 Handicap Visitor

8.6 Handicap

10.2 Handicap

Korineum Golf & Country Club 2012 Yılı Sırdaş Yatak Kadınlar Turnuvası Sonuçları

1.Nilüfer Talay

35 pts (31)

30.0 Handicap (Kazanan)

3.Moira Watson

31 pts (16)

16.2 Handicap

2.Lyndsay Davies 4.Linda Jones 5.Ritta Resch

6.Maire Dennis

7.Kathleen Gerrard 8.Mally Torris

9.Alison Mitchelli McLean 10.Gülay Garabli

34 pts (17) 31 pts (16) 29 pts (18) 27 pts (24) 26 pts (33) 25 pts (36) 24 pts (32) 22 pts (17)

17.1 Handicap 16.3 Handicap Away

23.9 Handicap 33.2 Handicap 36.0 Handicap Away Away

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

61


58-60-61-62-64:Layout 1

01.03.2012

23:04

Page 4

Yılın İlk Kulüplerarası Turnuvası Yapıldı Kulüplerarası Golf Müsabakasında dereceye giren tüm sporcular

Kulüplerarası Golf Müsabakası Takım Sonuçları

1.Yeşilyurt Golf Kulübü ............................................94 Puan 2.CMC Golf Kulübü Takımı ......................................93 Puan 3.Kasapoğluları Spor Kulübü...................................91 Puan 4.LAU Spor Kulübü .................................................84 Puan 5.Girne Golf Kulübü .................................................69 Puan 6.Marmara Spor Kulübü .........................................44 Puan

Kulüplerarası Golf Müsabakası Bireysel Sonuçları

Gross Birincisi Mustafa Sedat .......(Gross 25-Net 38 Puan) Net Birincisi Bertan Erçin ......................................(36 Puan) Net İkincisi Targuç Özen ...................................... (35 Puan) Net Üçüncüsü Paul Holland .................................(34 Puan)

62

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

KTC Golf Federasyonu tarafından düzenlenen 2012 yılının ilk Kulüplerarası Bireysel ve Takım müsabakası 6 Kulübün katılımı ile Güzelyurt CMC Golf Kulübü sahasında yapıldı. Güneşli bir havada başlayan müsabakalara kulüp sporcularının yanında aileleri de eşlik etti. Sabah saat 08.30’da başlayan müsabakalar CMC Golf Kulübünün organize ettiği öğle yemeği sonrasında düzenlenen ödül töreniyle dereceye girenlere ödülleri Golf Federasyonu Başkanı Ozan Bekiroğlu tarafından verildi. Kulüplerlerde arası müsabakalarda birincilik 94 Puanla Yeşilyurt Golf Kulübü’nün olurken, ikinciliği 93 puanla CMC Golf Kulübü, üçüncülüğü ise Kasapoğluları Golf Kulübü aldı. Bireysel müsabakalarda ise Mustafa Sedat Gross- Net 38 Puan ile birinciliğini elde ederken, Net birinciliğini 36 puanla Bertan Erçin, ikinciliği 35 puanla Targuç Özen, üçüncülüğü ise 34 puanla Poul Holland elde etti.

K


63:Layout 1

01.03.2012

23:09

Page 1


58-60-61-62-64:Layout 1

01.03.2012

23:05

Page 5

Cengiz Topel Açık Golf Turnuvası Sonuçlandı

Golf Federasyonu 2012 Faaliyet Programı:

Cengiz Topel Golf Turnuvasında dereceye giren tüm golfçular

KTC Golf Federasyonu’nun düzenlediği Cengiz Topel Golf Turnuvası 41 golfçunun katılımı ile Güzelyurt CMC Golf Kulübü sahasında yapıldı. Deniz havasında ve güneşli bir günde başlayan turnuva zevkli ve çekişmeli geçti. Havanın da etkisi ile iyi sonuçlar çıkınca golfçular turnuva sohbetleri ile günün sonuçlarını değerlendirirken yorgunluk kahvelerini içtiler. Turnuva sonunda düzenlenen ödül töreninde kazananlara Golf Federasyonu Başkanı Ozan Bekiroğlu tarafından ödülleri verildi. Cengiz Topel Golf Turnuvası’nda Howard Marshall 41 Puan Net ile birinciliği elde ederken, Mustafa Adalıer 39 puanla ikinciliği, Mahmut Kahraman ise üçüncülüğü 37 puanla aldı. Gross’da ise Hasan Garabli birinci geldi.

K

Cengiz Topel Golf Turnuvası Sonuçları

1.Howard Marshall ...................41 Puan 2.Mustafa Adalıer .....................39 Puan 3.Mahmut Kahraman ...............37 Puan 4.Caner Barın ...........................35 Puan 5.Hasan Garabli .......................35 Puan 6.Hasan Kasapoğulları .............34 Puan 7.Tony J. Atkinson ....................34 Puan 8.George Offord .......................33 Puan 9.Graham D.Blissett .................32 Puan 10.Must afa Damdelen .............32 Puan

64

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

7 Ocak ........Federasyon Başkan Kupası (Korineum)

5 Şubat ..............................Massey Pie Open (CMC)

11 Şubat ...Sırdaş Beds Valentines Open (Korineum)

19 Şubat ............Cengiz Topel Golf Turnuvası (CMC)

4 Mart ................................İktisat Bank Open (CMC)

10 Mart ...........3.Glenfiddich 2012 Open (Korineum)

11 Mart ............The Thesiger Memorial Open (CMC)

8 Nisan ................... .................Tempur Open (CMC) 10 Nisan............................KAUKO Open (Korineum)

15 Nisan ...................................Hundai Open (CMC)

28-29 Nisan ............KKTC Amatör Open (Korineum)

6 Mayıs .....................................Bahar Kupası (CMC)

12 Mayıs ..................Federasyon Kupası (Korineum)

13 Mayıs .............................Efes Pilsen Open (CMC)

19 Ağustos .............. ....Lefke Kurtuluş Kupası (CMC) 10-12 Eylül ....Bulgarian Amateur Open (Bulgaristan)

7 Ekim ........................Talat Çobanoğlu Open (CMC)

27-29 Ekim ......Türkiye Cumhuriyet Kupası (Türkiye)

15 Kasım ..................Cumhuriyet Kupası (Korineum)


65:Layout 1

01.03.2012

23:10

Page 1


66-67-68:Layout 1

01.03.2012

23:14

Page 1

Harper Orhon

Spor ve Avcılık üzerine bir irdeleme spor@sporolimpik.com

B

ritannica Ansiklopedisi, spor'u " Belirli ölçüde güç ve beceri gerektiren yarışmalı ve eğlenceli etkinlikler" olarak tanımlamaktadır. Çağımızda sporu, fiziksel faydalarının yanı sıra insanların ruhsal sağlığını da olumlu yönde etkilemek, sosyal ve moral kazançlar sağlamak amacı ile yapılan hareketler topluluğu olarak da tanımlayabiliriz. Görüldüğü gibi sporun belirli sözcükle kalıplaşmış klâsik bir tanımı yoktur. Toplum bilimciler toplumları tanımlamaya çalışırken spordan faydalanmışlardır. İkibin beşyüzyıllık geçmişi olan sporun tanımı birçok sefer yapılmıştır. Bunları özetleyecek olursak: İlk tanım insanın doğasında bulunan saldırganlık dürtüsünün sağlık ve emniyet amaçlı denetim altına alınmasıyla, savaşın barışcı amaçlı hazırlığıdır. İkinci tanım MÖ 300 yıllarında soylu ingiliz ailelerinin çocuklarını disiplin altına almak, bireyin ruh ve beden halini sağlıklı kılmak amacıyla günlük yaşamın gerginliğini baskı altında tutan bir araçtır denilerek İngilizler tarafından yapılmıştır. Üçüncü tanım ise spor devletlerinin kendi politikalarını yaymak, kabul ettirmek ve ülke insanlarının her an savaşa hazır olmak için yapılan bir eğitim amacıdır şeklindedir. Dördüncü tanım da, spor kitlelerinin

66

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

afyonu ve süspansuvarlı milliyetçiliktir. Yani *Francisko Franko’nun Barnebeau Stadı için söylediği söz olan “Bana yüzellibin kişilik uyuşturucu yeri yapın” demesi bu felsefi görüşün kanıtıdır. Veya Antonio Salazar’ın “ben Portekiz’i kırk yıl 3F ile yönettim” sözüdür. (Fiesta-Fadima-Futbol // Şölen-DinFutbol). Sportif ögelerin tümünde dinlenmek, eğlenmek olduğu kadar aynı zamanda sosyal bir kaynaşma da vardır. Toplumla kaynaşma ve özdeşleşme konusunda spora önemli görevler düşer. Sporun sağladığı bedensel ve ruhsal anlamdaki doyum olanakları, serbest zamanları ve yaşam seviyeleri düzenli olarak artan sanayileşmiş

ülkelerin özlemini duyduğu yeni bir yaşam şeklinin ayrılmaz parçasıdır. Bu kavramlar içinde Biritannica’nın tanımına göre satrancı veya tavlayı koyacak olursak spor yelpazesinde yerini bulmak biraz zordur. Yani şu mantığı güdebiliriz, taşı oynatmak için bir güç gerekiyorsa ve o sporsa TV komutasının tuşuna basmak da demek ki spordur. Tavlaya olimpizim gözüyle bakacak olursak, yani olimpiyat parolasıyla: Citius, yani daha hızlı. Tavlayı haydi hızlı oyna diyemezsin. Altius, yani daha yükseğe. Burada anlatılmak istenen fizyolojik olarak daha yüksek demektir. Portius, daha kuvvetli (daha uzağa). Bunlar tavlaya uymadığı gibi kilolu


66-67-68:Layout 1

01.03.2012

23:14

Page 2

insanlara hiç bir doktor zayıflamanız için spor yapın derken oturup satranç veya tavla oynayın demez. Bunları anlattım çünkü spor, kesin çizgileri olan bir tanımı olmadığı gibi kesin bir eylem de içermez. Avcılık olayı ise gerek doktorların sağlık yürüyüşü tavsiyesine benzerliği veya yukarıdaki tanımlara satrançtan daha çok uyduğunu kabul etmeliyiz. Birçok saygın sözlükte “avcılık” sözcüğünün karşısında “avlanma sporu” yazmakta olduğunu göreceksiniz. Bir iddiaya göre avcılık öğrenilen bir davranıştır. Taş Devri insanları, binlerce yıl boyunca avcılıkla yaşamlarını sürdürdüler. Mağaralarda barındılar, keskin ve sert taşlardan silahlar yaptılar. Ok, mızrak ve topuzla mamut, ren geyiği, ayı gibi büyük hayvanları avladılar. İnsanlar hayvanlar kadar güçlü ve çevik değildi, ama zekâları, silah yapma yetenekleri avcılıkta başarılı olmalarını sağladı. Ayrıca bu ilk insanlar, kendilerine avcılıkta yardımcı olması için köpek gibi bazı hayvanları da eğittiler. Çoğu zaman bir geyik ya da yabani at sürüsünü bir uçuruma doğru sürüp avladıklarında, bütün topluluğa yetecek kadar yiyecek elde etmiş oluyorlardı. Bu davranışların içgüdüsel veya öğrenilen hareketler olduğu konusunda yorum yapacak

olursak ve bu davranışlar sonradan kazanılan davranışlardır diye düşünürsek kurtların bir avı sarmasını nasıl açıklarız? İnsanlar karınlarını doyurmak için ekip biçmeyi ve hayvan yetiştirmeyi öğrendikten sonra da avcılığı sürdürmüşlerdir. Homo-eraktustan beridir insanlar avcılık faaliyetlerini yaptıklarını arkeolojik kalıntılardan ve mağra resimlerinden biliyoruz. Bu eğer öğrenilmiş bir güdü olsaydı bu insanlar nereden öğrenmişlerdi avcılığı çok merak ediyorum. Aslan sürüsünün topluca yaptığı ve yalnız bir aslanın tek başına yaptığı avcılık birbirlerinden çok farklıdır. Yani yaşam için avlanan hayvanlarda avlanmak için sadece bir metodla yetinmemektedir. Yeni bir anlayışla öne çıkan bazı çevrebilimciler avcılığı bir hasad olarak görürken, bazı çevre bilimciler de “avcılık, tedavi edilmesi gereken bir eylemdir” demektedirler. Avcılık insanın ruhunda bir duygu olduğuna göre bu tedavi de bir ruh sağlığı doktoru tarafından yapılmalıdır. Modern psikolojide insan davranışlarının kökeninde geçmişimizde yaşadığımız olaylar nedeniyle sonradan ortaya çıkan bozuk davranışlardan kaynaklandığından söz edilmektedir. Bir avcıyı pisikoloğa götürecek olursak psikolog bu eylemimizin

nedenini sanırım çocukluğumuzda arayacaktır. Tedaviye köküne inerek başlayacaksa homo-eraktusa kadar gitmesi gerekir diye düşünüyorum. İnsanların et yerken avlanan kişilere karşı takındığı davranışları anlamak mümkün değildir. Avcıları eleştirme hakkına sahip olanlar en başta vejetaryenler olmalıdır. İnsanların bazılarının vejetaryen olmasına saygı duyuyorken allahın ve/veya doğanın verdiği köpek dişinin etleri parçalamak olduğunu sanırım biliyorsunuzdur. Ama hiç kimse vejetaryenlere tedavi olması gereken kişiler gözüyle de bakmamaktadır. Birkaç şey de beslenme konusu için yazalım ki avcılığın ne olduğu ortaya çıksın. İnsanoğlunun da tüm canlılarda olduğu gibi temel iki güdüsü bulunmaktadır. Bunlar üreme yani soyunu devam ettirebilme ve hayatta kalabilme güdüleridir. Hayatta kalabilmenin, hayatını sürdürebilmenin, esas unsurlarından biri de beslenmedir. Hiç bir canlı beslenmeksizin hayatını devam ettiremez. Beslenme, besin zinciri içerisinde incelendiğinde ilk kademede yer alan ve anorganik maddeler vasıtası ile organik maddeler sentezleyen basit canlıların dışında ki, bu elementler de organik kökenlidirler, tüm beslenme faaliyetleri bir grup canlının ölmesi sonucu

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

67


66-67-68:Layout 1

01.03.2012

23:15

Page 3

gerçekleşmektedir. Bu, kimi zaman otlayan hayvanların otları tüketmesi, kimi zaman da etoburların diğer canlıları yemesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Süreç ne olursa olsun bir canlının beslenebilmesi ve hayatını devam ettirebilmesi için, diğer bir canlının ölmesi şarttır. Bizim de içinde bulunduğumuz grup, etobur ve yırtıcı gruptur. Bu sebeple insanoğlu da hayatını devam ettirebilmek için protein bazlı besinlerle beslenmek zorundadır. Tüm vücut yapısı, sindirim sistemi buna uyarlanmıştır. Hatta bir çocuğun sağlıklı gelişebilmesi için mutlak surette gerekli olan, hayatın yapıtaşları amino-asitlerin kullanılmasıdır. Esansiyel olarak adlandırılan bu grubu insan sentezleyemez ve dolayısı ile mutlaka dış bir kaynaktan, yani başka bir canlıdan almak durumundadır. Bu çerçeveden bakıldığında insanoğlu doğası gereği etobur bir avcıdır. Bu doğanın insanoğluna evrim sonucu yüklediği bir işlevdir. Dolayısı ile avcılık insanoğlunun ana

68

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

ve doğal faaliyetidir. Bu faaliyetleri yaparken bazı insanlarımız bunu sergilemekten ve bu konudaki başarılarını rakama dökmekten hoşlanabilir. Yani avcılığı ile BÖBÜRLENİR. Bu böbürlenmeyi inceleyelim: İnsanoğlunun, aralarında sınıf

ayrıcalığının yok olduğu tek sosyal faaliyeti avcılıktır diyebiliriz. Bir kralın, bir zenginin veya bir profesörün aynı sofrayı bir köylüyle ve çobanla devamlı paylaştığı tek sofra avcı sofrasıdır. Kıbrıs’ta sınıf ayrıcalığı yoktur diyorsak çok da doğru söylüyoruz diyemeyiz. Burada anlatılmak istenen yaşam düzeyi değildir. Ancak sanayileşmiş ve kapitalistlerini üreten toplumlarda da sınıf ayrıcalığı avcılıkta ortadan kalkar. Adamızda zenginin önüne fakir, okumuşun önüne cahil ancak avladığı av hayvanı sayısıyla geçebilmektedir. Burada öne çıkarılan av hayvanları rakamı da kendi ezilmişliğinin, ben duygusuyla kendine güvenme ve bu yaşamda ben de varım diyebilme tatmininden başka birşey değildir. Bırakın da bu alanlarda olsun insanlarımız, ezilen sınıflarımız, övünsün. Eğer, sınıflar arası farklılıkları kapatırsak bu böbürlenmeler de ortadan kalkacaktır. Avcılığın bir olgu olduğu gerçeğiyle, doğanın tükenmesi değil, sürdürülebilir bir avcılığın çarelerini aramak sanırım toplumumuzun her kesiminin çıkarınadır. Eğer insanlarımız kendileri için yaşamdan bir damla daha haz alabilmek uğruna başkasının hakkını çiğnemeden spor veya avcılık yapıyorsa, hizmet için göreve geldik deyen siyasetcilerin bu insanların önünü açmaları şarttır. Bu da gerçek avcıların çoğunlukta olduğu bir komisyonun av üzerinde otorite olmasıdır. *Francisko Franko:İspanyayı 36 yıl diktatörlükle yöneten İspanyol general.


69:Layout 1

01.03.2012

23:27

Page 1


70-71:Layout 1

01.03.2012

23:35

Page 1

OKÇULUK ATA SPORUMUZ

18 Ocak 2010 Tarihinde sayın bakanımız Kemal Dürüst tarafından Federasyonun kurucusu ve 11 yıl başkanlığını yapan, birçok başarıya imza atan Mehmet Çavuş’ un bu göreve tekrar atanmasıyla Okçuluk Sporu tekrar faaliyetlerine başladı.

991 Yılında kurulan Okçuluk Federasyonu 2001 yılından sonra geçirdiği şanssız bir dönemden sonra uzun yıllar atıl kalmış ve tüm faaliyetleri durmuştu. 1990' lı yıllarda ülkemizin her bölgesinde faaliyet gösteren, yüzlerce sporcusu olan ve Türkiye' deki yerel ve uluslararası dostluk yarışmalarında madalya ve kupalar almış bir spor

1

70

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

dalıydı. 18 Ocak 2010 Tarihinde sayın bakanımız Kemal Dürüst tarafından Federasyonun kurucusu ve 11 yıl başkanlığını yapan, birçok başarıya imza atan Mehmet Çavuş’ un bu göreve tekrar atanmasıyla Okçuluk Sporu tekrar faaliyetlerine başladı. 2010 yılı sonunda temel malzemeleri sağlayan federasyon sportif

çalışmalarına hız verdi ve kısa süre içerisinde, antrenör ve birçok sporcu yetiştirdi. 2011 yılında “Her ay bir yarışma her yarışma farklı bölgede” sloganıyla Lefke, Lefkoşa ve Mağusa Bölgelerinde yarışmalar düzenlendi. Türkiye okçuluk şampiyonasına da katılan okçuluk 2012 yılına kabarık bir programla başladı.


70-71:Layout 1

01.03.2012

23:35

Page 2

Okçuluk Federasyonun 2012 yılı faaliyet programı

TARİHİ

14 Ocak 2012 21 Ocak 2012 10-11 Şubat 2012 13 Şubat 2012 18 Şubat 2012 25 Şubat 2012 10 Mart 2012 12 Mart 2012 17 Mart 2012 24 Mart 2012 29-31 Mart 2012 7 Nisan 2012 9 Nisan 2012 12-15 Nisan 2012 21 Nisan 2012 5 Mayıs 2012 7 Mayıs 2012 19 Mayıs 2012 7 Haziran 2012 9 Haziran 2012 14-18 Haziran 2012 23-24 Haziran 2012 2 Temmuz 2012 12-15 Temmuz 2012 11 Temmuz 2012 19 -21 Temmuz 2012 6 Ağustos 2012 26 Ağustos 2012 3 Eylül 2012 15 Eylül 2012 8 Ekim 2012 20 Ekim 2012 5 Kasım 2012 10 Kasım 2012 15 Aralık 2012

FAALİYETİN ADI

Lefkoşa Sıralama yarışmaları 1’ nci ayak Lefkoşa Sıralama yarışmaları 2’ nci ayak Antrenör Pekiştirme Kursu Mağusa Sıralama Yarışması 1.nci ayak Lefkoşa Sıralama yarışmaları 3’ ncü ayak Büyükler Salon yarışması Lefkoşa Sıralama yarışmaları 4’ üncü ayak Mağusa Sıralama Yarışması 2.nci ayak Salon Yarışmaları Federasyon Genel Kurulu Kemal Bagatır İlkbahar Okları Lefkoşa Sıralama yarışmaları 5’ nci ayak Mağusa Sıralama Yarışması 3.ncü ayak Çankaya Dostluk yarışması 23 Nisan Yarışması Lefkoşa Sıralama yarışmaları 6’ ncı ayak Mağusa Sıralama Yarışması 4.ncü ayak Gençlik Yarışması Mağusa Sıralama Yarışması 5nci ayak Lefkoşa Sıralama yarışmaları 7’ nci ayak Kamp ve yarışma BM Kardeşlik Yarışması Mağusa Sıralama Yarışması 6.ncı ayak Yardımcı Antrenör Kursu Lefkoşa Sıralama yarışmaları 8’ nci ayak Barış Yarışmaları Mağusa Sıralama Yarışması 7.nci ayak Zafer Yarışması Mağusa Sıralama Yarışması 8.nci ayak Lefkoşa Sıralama Yarışmaları 9’ uncu ayak Mağusa Sıralama Yarışması 9.ncu ayak Lefkoşa Sıralama Yarışmaları 10’ uncu ayak Mağusa Sıralama Yarışması 10.ncu ayak İzindeyiz Yarışmaları Cumhurbaşkanlığı Kupası

YERİ

Lefkoşa Lefkoşa Lefkoşa Mağusa Lefkoşa Lefkoşa Lefkoşa Mağusa Lefkoşa Lefkoşa Antalya Lefkoşa Mağusa Ankara Güzelyurt Lefkoşa Mağusa Lefkoşa Mağusa Lefkoşa Mersin Lefkoşa Mağusa Lefkoşa Lefkoşa Lefkoşa Mağusa Mağusa Mağusa Lefkoşa Mağusa Lefkoşa Mağusa Lefkoşa Lefkoşa

NOT

Uluslararası

Özel Türkiye ile

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

71


72:Layout 1

01.03.2012

23:33

Page 1

Selda Orhon spor@sporolimpik.com

BEN YETENEKSİZMİYİM?!

evgili Spor Olimpik okuyucuları; Sizlerle spor kokan bu yeni dergide, yeniden buluşmuş olmaktan dolayı çok heyecanlıyım.Çünkü benim için spor zaten başlıbaşına bir heyecandır ve güzel bir maceradır. Macerayı sevdiğimden dolayı, ihtisasım olan branşların dışında da tüm spor dallarına herzaman merak duymuş ve öğrenmenin binbir yolunu bulup mutlaka denemişimdir.Denemediğiniz spor dalları varsa mutlaka deneyin,çok zevk alacaksınız.Değişik şeylerle uğraşmanın kendinize büyük bir canlılık kazandırdığını göreceksiniz.. K.K.T.C de öğretmen, antrenör, sporcu , hakem ve idareci olarak 23 yıllık bir geçmişim var. Bu yıllar içinde sporla ilgili de bir çok tecrübelerim ve anılarım oldu. Bunları zaman içinde konusu geldikçe paylaşmak, benim için bir zevk olacak. Okuyanlar bu yaşanmışlardan ders alacak, kimisi de kendi yaşamıyla özdeşleştirecek. Bu 23 yıl içinde hiç ara vermeden yaptığım Öğretmenlik, hem öğrencileri eğitmeme, hem de benim her gün birşeyler öğrenmeme vesile oluyor. Derslerimi uygularken, lise çağındaki gençlerin ip atlamayı çoğunluğunun bilmediğini farkettiğimde çok şaşırdım. Bunun nedenine indiğimizde ise çok büyük bir tartışma konusu ve acı gerçekler ortaya çıkıyor. Özel ders ve birçok okuldaki tam gün eğitim öğrencileri bizlerin sokakta çocukken öğrendiği sıradan hareketleri bile öğrenmelerini engellemiştir. Bilgisayar bağımlısı olan yeni nesilin, hareket ederek sokakta oynayan geçmiş nesillerden daha sağlıksız olduklarını gözlemleyebiliyoruz. Bu

S

72

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

Ayaktakiler: Hasan T , Ali Volkan , Bilgen Güner, Emine, Ayşe Baybar, Hülya Soykut , Selda Orhon, Harika Kral, Mustafa Ağa. Oturanlar: Hasan Tonyalı, Mustafa Güven, Enver Kaya, Süleyman Göktaş.

yüzden de gerçek yetenekliler keşfedilemiyor. Belki de aranızda herhangi bir spor dalında dünya rekortmeni çıkabilirdi ne dersiniz? Öğrencilerimiz yukarıdaki nedenlerden ötürü spor yelpazesindeki branşlardan çoğunu bilmediğinden veya bu sporu yapma fırsatı bulamadığından neyi seveceğini veya hangi branşa yeteneği olduğunu bulamıyor. Tabii ki bunun sadece nedeni zamansızlık veya özel dersler değildir. Bir nedenide okullarımızda gerekli alt yapının ve spor branşlarna ait aletlerinde olmayışı da büyük bir etkendir. Oysa sporun anası jimnastik babası da atletizmdir . En azından bu branşların gerekli alt yapısı ilkokullarda olsun olması gerekirdi. Öğrencilerim bilmedikleri spor dalında bana yeteneksiz olduklarını söylerler.bende onlara öğrendikten sonra bunu söylemeleri gerektiğini ve yetenek belirlemenin çok küçük yaşlarda olması gerektiğini söylerim... Bir gencin kendini yeteneksiz sanması kadar düşündürücü hiç birşey olamaz... Bu yüzden ilkokullarımız donanımlı

olmak zorundadır. Bunun devlet politikası olması gerekir. Çocuklarımız, her türlü spor kültürü aşılanmış olarak ortaokula geçmeliler... İlerlemiş yaşlarda spor yapma ihtiyacı doğduğunda, hertürlü spor kültürü almış kişiler hareket edebilmenin yollarını kolayca bulabilirler. Sağlıklı bir yaşam için yaşlandığımızda neler yapabiliriz sorusunun cevabının temelleri, ilkokuldan atılmalıdır. Özel okulların en az devlet okulları kadar öğrencileri olduğu ülkemizde, tam gün eğitim içinde bilhassa ilkokul öğrencilerini akşama kadar ders başında tutmak bu öğrencileri okuldan bıktırmaktan başka bir işe yaramaz. Oysa saat ikiden dörde kadar olan süre içinde üç gün spor, iki günde güzel sanatlarla ilgili faaliyetlerde bulunulsa toplumumuzun geleceğini çok iyi donatacağımıza emin olabilirsiniz. Sağlıklı ve sosyal bir toplum yaratmak istiyorsak eğer,bu gençlerin yeteneklerinin farkında olmalarını sağlamak ve kendilerine güven kazandırmak bizlerin görevi olmalıdır. Bunu geleceğe borçluyuz.


73:Layout 1

01.03.2012

23:36

Page 1


74-75:Layout 1

u c l o b t u Bir F ı s a k i r b a F

01.03.2012

23:36

Page 1

B

Küçük Kaymaklı Türk Spor Kulübü’nün alt yapısı adeta bir futbolcu fabrikası şeklinde çalışıyor

74

aşkentin köklü kulüplerinden Küçük Kaymaklı Türk Spor Kulübü, ülke futbolunun en büyük sorunu olarak ortaya çıkan altyapı sorununu çözmüş durumda. Adeta bir futbolcu fabrikasını andıran Küçük Kaymaklı alt yapısından yetişmiş birçok futbolcu başka takımlarda forma giyerek başarıdan başarıya koşuyorlar Başman: Alt yapılardan çıkan sporcular kulübün doğal taraf tarıdır

Küçük Kaymaklı Türk Spor Kulübü Başkanı Ali Başman

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

Küçük Kaymaklı Türk Spor Kulübü Başkanı Ali Başman göreve geldiğinde kulüp alt yapısının olmadığını, ilk iş olarak alt yapının canlandırılması ve geliştirilmesi için her türlü maddi ve manevi desteği sağladıklarını söyledi. Başman, alt yapılardan çıkan sporcuların kulübün doğal taraftarı olduğunu ve forma aşkı için oynadıkları belirtirken, Küçük Kaymaklı alt yapısında yetişen birçok yetenekli futbolcunun bulunduğunu ifade etti. Küçük Kaymaklı Türk Spor Kulübü’nün geleceğinin emin ellerde olduğunu, bunun da göstergesi olan alt yapılarında 100 sporcunun üzerinde gencin bulunmasının altını çizen Başman, tekrar başkan seçilmesi halinde amacının Futbol Akademisi kurulması ve Amatör Futbol Şubesi kurarak profosyenelliğe adım atılmasını hedeflediğini söyledi. Hedeflerinin her kulvarda başarılı olmak olduğunu, başkanlığı döneminde 25 senelik şampiyonluk hasretini bitirdiklerini, bu sezon da 8 senelik Federasyon Kupası özlemini bitirmek istediklerini vurguladı.


74-75:Layout 1

01.03.2012

23:37

Page 2

Küçük Kaymaklı Alt yapı Futbol takımı antrenörü Hasan Kargılı

Kargılı: Kulüpçülük bir ekip işidir Küçük Kaymaklı Alt yapı Futbol takımı sorumlusu D lisans sahibi ve 2008 yılında antrenörlüğe başlamış Hasan Kargılı, kulübün 6-15 yaş grubuna eğitim veren genç, dinamik ve çalışkan birisi. Kargılı, amaçlarının gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutup, ülke sporuna kazandırılması olduğunu belirtti. Sporcularla haftada 2- 3 çalışma yapabildiklerini söylerken, kulüpçülüğün bir ekip işi ve hedeflerinin gençliğe hizmet olduğunun altını çizdi. Kargılı ayrıca disiplinli ve özverili çalışmanın olduğu yerde başarının geleceğine vurgu yaptı.

Kargılı: 100’ün üzerinde sporcuya eğitim veriyoruz Küçük Kaymaklı Türk Spor Kulübü Antrenörü Hasan Kargılı, Küçük Kaymaklı’nın tarihinde böyle sistemli bir alt yapıya sahip olmadığını ifade etti. 6-15 yaş grubunda Cemil Murat ve Hasan Kargılı, 19 yaş altı grubunda da Serhat Ertük’ün antrenör olarak görev yaptığına dile getiren Kargılı, 6-15 yaş grubunda 84, 19 yaş altı grubunda ise 22 sporcuya eğitim verdiklerini söyledi. Kulüp tesislerinin eksiklerinin olmasına rağmen ülke şartlarına bakıldığında yeterli düzeyde olduğuna da dikkat çekti. Küçük Kaymaklı Altyapısında Candan Kortay ile Münevver Bereketligil’in 6-15 yaş, Tigin Kişmir ile Salahi Mısırlıoğlu da 15-19 yaş kategorilerinin yöneticiliğini yürütüyorlar.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

75


76:Layout 1

01.03.2012

23:38

Page 1

Esentepe’de Hentbol’un Mimarları

Naciye ve aciye Erdoğan Yakın Doğu Üniversitesi Beden Cemal Eğitimi ve Spor Bölümü mezunu genç ve E rdoğan yetenekli öğretmenlerimizden. Hentbolla Yakın ç i fti ailece Doğu Spor Kulübü’nde hentbolcu olarak başlamış ve h e ntbol “Esentepe Efsane Yetenek Avcıları Spor Kulübü”nde sporuna halen antrenör sporcu olarak görev yapmaktadır. Hentbol Milli takımının da birçok kez formasını giyen gönül Naciye Erdoğan, hedefinin hentbol bayan vermiş kategorilerinde tüm branşlarında şampiyon olmak ender olduğunu söyledi. kişilerden… Cemal Erdoğan ise hentbolda büyük başarılar elde kategorilerinde birçok yetenekli çocuklarımızı, hatta 2 etmiş bir sporcu. Türk Ocağı’nın şampiyon hentbol yetenekli oğlu Osman ve Şükrü Erdoğan’ı da hentbola takımında gol krallığını elde etmiş ve ayni zamanda yılın sporcusu seçilmişti. Hentbol Milli takımı forması altında da kazandırmışlar. 2011 yılında yıldız ve büyük bayan takımları kategorisinde şampiyon, gençlerde ise ikinci olan 5 yıl üst üste gol krallığına ulaşan Cemal Erdoğan, Gençlik “Esentepe Efsane Yetenek Avcıları Kulübü” antrenörleri Gücü, Esentepe ve Yükseliş Hentbol takımlarında antrenör Naciye ve Cemal Erdoğan çifti 2012 yılı içinde tüm olarak görev yaptı. Erdoğan Ailesi, 2 senedir kurmuş kategorilerde kupalara ambargo koyacaklarını iddia oldukları “Esentepe Efsane Yetenek Avcıları Spor Kulübü” ediyorlar. çatısı altında, minikler, yıldızlar, gençler ve büyükler

N

76

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com


77:Layout 1

01.03.2012

23:40

Page 1

Ülkemiz hentboluna büyük katkıları olan Türkiye Hentbol Federasyonu’nun Kurucu Başkanı Yaşar Sevim ölümünün 3. Yılında kabri başında anıldı

Yaşar Sevim Unutulmadı

T

ürkiye Hentbol Federasyonunun Kurucu Başkanı ve KKTC Hentbol Federasyonunun kurululuşunda

ve büyümesindeki en büyük destekçisi Prof. Dr. Yaşar Sevim ölümünün 3. Yılında kabri başında anıldı. Karşıyaka Mezarlığı’ndaki anma törenine eşi Mahire Sevim, çocukları Tolga ve Olga Sevim’in yanı sıra sevenleri ve yakınları katıldı. 1991 yılında kurulan Hentbol Federasyonuna desteklerini esirgemeyen hocamızı minnet ve şükranla anıyoruz.

ÜLKEMİZ HENTBOLUNA BÜYÜK KATKILARI OLDU Prof. Dr. Yaşar Sevim ülkemizde birçok branşta Kurs ve Seminerler vermiş ve ülkemiz sporuna çok büyük katkılar koymuştur. 1993 Yılında düzenlenen 1. Barış ve Dostluk Turnuvasına Prof. Dr. Yaşar Sevim’in Türkiye Hentbol Ligi Şampiyonu takımı Çankaya Belediyesi Spor Kulübü gelmiş ve Şampiyon olmuştu. 1993 yılında Avrupa Hentbol Federasyonu, Güney Kıbrıs ve Yunanistan Hentbol Federasyonlarının Tüm baskıları ve tehditlerine rağmen Prof. Dr. Yaşar Sevim’in takımı Çankaya Belediyesi Spor Kulübü KKTC’ye gelen ilk Türk takımı olmuştur.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

77


78:Layout 1

01.03.2012

23:41

Page 1

Kickboks’ta Seminer Düzenlendi

atı”nda Kickboks “Sınav Talim nen nle ze dü yapılan değişiklik lamalı gu uy e ikt seminer ve etkinl olarak gösterildi. boks Judo, Hapkido ve Kick ckboks Ki ğlı ba Federasyonu’na an nd afı tar Sınav Komitesi ckboks düzenlenen etkinlikte Ki

78

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

FEDERASYONUN MART AYI FAALİYET PROGRAMI

11 Mart 2012 2012 Kickboks Ligi 1.Ayak Müsabakaları (Lefkoşa) 17-18 Mart 2012 19. Ümitler Uluslararası Nazım Canca Judo Turnuvası (Antalya) 18 Mart 2012 10. KKTC Judo Şampiyonası (Lefkoşa) 25 Mart 2012 I. Okullararası Judo Turnuvası (Lefkoşa)

Öztürk ve Kürşad Mamalı, Cuma an pıl ya da ks kulüp ’n bo atı ck Sınav Talim Ekrem Bulut ile Ki k ati pr k, ra rdımcıları ıla ya lat r an nö değişikler nörleri, antre tre an ve r nö tre an cular katıldı. uygulamalı olarak kulüp ve yüksek kuşaklı spor klı şa ku ek ks yü zenlenen ile dü ı ar ce yardımcıl Etkinlikte daha ön ı. ıld boks Sınav lat ck an Ki a n sporcular seminerde anlatıla ks bo ck Ki u bu kez lon Sa er, ikl or Sp ğiş de Atatürk inliğe Talimatı’ndaki etk n ala r ye de ün di. lüm ril Eğitim Bö pratik olarak göste i’nden Kickboks Sınav Komites


79:Layout 1

01.03.2012

23:44

Page 1


80-81:Layout 1

01.03.2012

23:44

Page 1

Çağrı Anbarcıoğlu spor@sporolimpik.com

80

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

“İnsanın tarihi avlanmanın da tarihidir” İnsanoğlunun, tarihsel yolculuğunun başlangıcında sürdürülen, ayakta kalma mücadelesinin en zor dönemeçleri, avcı olmamızın sağladığı vasıflarla aşılmıştır. Bilindiği gibi insanlar, canlılar dünyasının en gelişmiş yaratıklarıdır. Dolayısıyla insanlaşma süreci de dünyadaki her türlü olayla sürekli bağımlılık halindedir. İnsanların ilk tarihsel işi -düşünmeye başlamadan önce- maddi gereksinmeleri giderme yolunda faaliyette bulunmaya başlamış olmasıdır. Bunun doğal sonucudur ki her geçen gün artan ihtiyaçları gidermek için bu eksiklikleri gidermeye yönelik aletler ve araçlar geliştirmeyi başarmışlardır. İnsanlık tarihinin kökenini oluşturan maddi araçların üretimi, alet kullanma dönemi, insanlaşmanın başlangıcı olarak alınmaktadır. Ana konumuz olan avcılığın başlangıç tarihinin insanlık tarihi ile eş zamanlı olarak başladığını konusunda da çeşitli bilim dallarında yazılar mevcuttur. Bugünkü anlamda ilgi alanımız olan avcılığın, özellikle denizlerde yapılan avcılık göz önüne alınırsa hâlâ çok büyük boyutta yapılması ve beslenme alışkanlıklarının değişmemesi halinde avcılık eyleminin daha çok uzun seneler devam edeceğinin somut bir göstergesidir. İşte İnsanoğlu o günlerden bu günlere gelirken, yaşayabilmek için doğal olarak avcı olmuştur. Medeniyet tarihi içerisinde avcı insanın rolü, gerçekten önemlidir. Bu rolün üstlenilmesini sağlayan avcı ruhu geçmişte hep vardır, şimdi de var, gelecekte de mutlaka var olacaktır. Çünkü avcı kimliğimiz genetik yapımızın elle tutulmasa da ayrılmaz bir parçasıdır.


80-81:Layout 1

01.03.2012

23:45

Page 2

Avcılık, güçlü bir bölgecilik gelişimi, iş bölümü ve konuşma ile yeni bir üretim biçimi de doğurmuştu. Ancak avcılığın doğrudan yiyecek üretimi olmadığını da unutmamak gerekir. Halen, doğanın hazır sunduklarının peşinde koşulmaktadır. Avcılık eyleminin uygulanma süresi içinde ortaya çıkan işbirliği, iş bölümü, topluluk içindeki bireyler arasında sorumlulukların dağıtılması, verilen görevlerin zamanında yerine getirilmesi zaman zaman da olsa düzenli besin elde edilememesi hallerinde, birlikte tüketim durumu, grup dayanışmasını ve grup psikolojisini ortaya çıkaran nesnel temellerdir. Grup içi ve farklı gruplar arası ilişkiler toplumsal organizasyonun önemli bir örneğidir. İşte tüm bunları göz önünde bulundurursak, avcılık aslında yararlı bir spordur. Kimileri avcılığı ve avcıyı doğa karşıtı olarak niteler, ancak bu yaklaşım yanlış olduğu kadar acımasızdır da. Ülkemizde doğayı katleden o kadar çok olay var ki, avcılar bunlar karşısında doğa dostu kalır. Sizce balık da bir hayvan değil midir? O da doğanın bir parçası sayılmaz mı? Sadece karada yaşayan hayvanlar mı doğayı oluşturur? Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de avcılık ikiye ayrılır. Kara avcılığı ve sulak avcılığı. Bu iki avlanma türü birbirlerinden çok farklıdır. Kara avcılığında av öldürülür ve bir daha geri dönüşümü söz konusu değildir. Avcı avını takip eder, onu kovalar, gizlice yaklaşır ve burada asıl olan av kendi oyununu avcıya karşı oynar. Bunlar avcıya da ayrıca bir heyecan verir. O’da avını yakalamak için çeşitli yolları dener. Bir kovalamaca başlar, avcı ile av arasında. Bir çekişme söz konusudur. Son tahlilde avcı oynanan oyunda son anı yakalamıştır ve bu heyecan verici oyuna bir son verir. Artık avlandığı avın etini yiyebilir veya

trofesini alıp onu ölümsüzleştirir. Sulak avcılığında da olay pek farklı değil aslında! Zıpkınla yapılan avcılığın dışında öldürme eylemi gerçekleşmese de, oltayla da tutulan balık en sonunda insanların besini haline gelir, yani ölür. Bazıları bize sormaktadır. “Eti kasaptan, marketten temin edilebilecekken niye öldürüyoruz?” Peki, o et markete ve kasaba nasıl ulaşır? Sonuçta insanın beslenmesi için gereken et, hayvanın öldürülmesiyle elde edilir. Ancak unutulmamalıdır ki, avcı avını yakalayıncaya kadar avın kaçma ve kurtulma şansı vardır. Bu şans hiç de küçümsenmeyecek kadar büyüktür.

Kasaptaki veya marketteki hayvanın ise öyle bir şansı yoktur. Buralarda satılan tüm hayvanlar özgür bir ortamda yetişmemişlerdir. Hayatları eninde sonunda son bulacaktır. Diğer şekilde ise av hayvanın hala özgür olma şansı vardır. Kasapta satılan etin maliyetini, avcının avladığı et için harcadığı maliyetle karşılaştıracak olursak, avcı zarardadır. Demek ki, o eti almak değildir sadece avcılık. Bunu insanoğlunun hoşuna giden başka bir eyleme benzetirsek eğer, bir sanatçının söylediği şarkıyı sadece dinleyeceğimize ona kötü sesimizle neden eşlik ederiz ve neden bundan hoşlanırız? Burada sanatçıyı dinleyeceğimize kendimiz söyleriz ve kendimiz tempo tutarız. Çünkü bu işi kendimiz yaptığımızda daha çok keyif alırız. Biz insanoğlunun, dünyaya geldiğimizden beridir taşıdığımız DÜRTÜLERDEN en önemlisidir AVCILIK. Çağımızda kültürlerin korunması gerektiğini söyleyen kişilerin avcılığı yok saymaları anlamsızdı. Avcılık sadece bir hayvanı öldürmek değil, o hayvanın doğadaki popülâsyonunu da korumaktır aslında. Dünyamızda insan avcılığı yaptıran savaşlar, insanoğlunu ve doğayı tehdit eden birçok felaket varken, günümüzde bir spor olarak yapılan avcılık, bu kadar karalanmamalıdır. Unutulmamalıdır ki, doğa olmazsa av ve avcı da olmaz. Bu yüzden AVCI doğanın korunması gerektiğinin bilincinde olan tek ve yegane kişidir. Saygılarımla…

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

81


82:Layout 1

01.03.2012

23:47

Page 1

Enver Kaya

Gerçeklerin Gölgesinde spor@sporolimpik.com

erhaba sevgili Spor Olimpik okuyucuları, Spor Olimpik ülkemizdeki spora, yayınları ile yeni bir çehre ve hepsinden önemlisi gerçekçi bir yaklaşım getireceğine inancımın tam olduğunu belirtmek isterim. Her yeni bir yayın hayata geçirildiğinde ilk söyelenen sözler olur hep bunlar... Ama zaman geçince aslında gerçeğin böyle olmadığı hep ortaya çıkar. İşte bu sebepledir ki Spor Olimpik’in yayın hayatına girme gereksinimi ortaya çıktı. Eee kolay değil, 35 yılınızı sporun içinde geçirdiğiniz zaman, bu süreç içinde bir çok olaya tanıklık edersiniz. Hatta tanıklıktan öte bütün zorlukları bire bir yaşar ve çözümler üretmek için çabanın ötesinde bir güç sarf edersiniz. Ancak bizler ve bizim gibi spora gerçek anlamda değer vermiş, yaşamış kişileri bünyesinde bulunduran Spor Olimpik bu nedenle sporumuza yeni bir bakış açısı ve yeni bir soluk getirecek diyorum. Sporumuzla ilgili o kadar çok sorun var ki, insan hangisine parmak basması gerektiğini şaşırıyor çoğu zaman. Hepsi de bir birinden önemli aslında. Ekonomik güçlükler mi? Yoksa sağlıklı bir ortamda spor yapamamak mı? Yoksa kurumsal yapılaşmaları olmayan daha doğrusu

M

82

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

olmasına bugüne kadar pek fırsat verilmek istenmeyen Spor Federasyonlarının içinde bulundukları durum mu? Yoksa plansız-programsız, hedefsiz, denetimsiz bir spor yapılaşması mı? Bunlar satırlarca uzatılabilir ama bilinmelidir ki bütün bunların eksikliği varken, sprou sağlam temellere oturtmak çok zor, çok zor oladuğu kadar hatta imkânsızdır. Bütün bunlara bir de bu sorunların dile getirilmekten uzak olduğu bir ortamı da ilave ederseniz vay halinize. Sporun dinamik yapısı içerisinde bu bahse konuların hiçbirisi yok aslında. Bu tür olaylara ve nedenlere ne isterse olsun, gerçek sporun yaşandığı ve yürütüldüğü yerlerde rastlamanız mümkün değil olamaz da... Ramiz Dayı der ki: “sözler verilir, sözler unutulur”. Adam haklıymış ne sözler duyduk, ne vaatler işittik yıllarca. Böylesine bir ortamda sporun temel felsefesini de konuşmak veya anlatmak da pek bir işe yaramaz diye düşünüyorum. Ama yine de kendimi alamıyor ve dile getirme güdüsünün önüne geçemiyorum. Konu spor olunca hassasiyetim bir o kadar daha artıyor nedense. Nedeni belli aslında, Kendimi tanımaya başladığım ilk günlerden bugüne kadar hayatımın ayrılmaz bir parçası

oluşu en etkili yanı diyebilirim. Böyle olunca da ona karşı yapılan haksızlıklar veya eksiklikleri pek hoş görme gibi bir tarafım olmuyor. Geç kalındı sözünü de pek benimsememişimdir yıllarca. Çünkü yeni başlangıçlar için her zaman bir ilk adım gereklidir. Eğer ters giden bir şeyler varsa, o adımı atamadığınız sürece sorunlar gölge gibi sizi takip eder. Bu benim görüşüm elbette, başkaları farklı düşünebilir. Her şeyin dört dörtlük olduğunu veya bazı eksikliklere rağmen doğru yolda olunduğu iddia edilebilir. İddia edilir edilmesine de, her iddia da doğru olacak diye bir da kural yoktur. Bir şey sakın ola karıştırılmasın. Benim dile getirmeye çalıştığım sorunların iddia ile bir bağlantısı yok. Çünkü yaşanmış ve süreç içerisinde yaşanmaya devam eden mevcut sorunlar iddiadan öte yaşanan gerçekler olarak adlandırılabilir. Sevgili okuyucular önümüzdeki süreçte sizlerle birçok konuyu daha paylaşma şansına sahip olacağım. Şunu iyi bilmenizi isterim ki özümüz ne ise sözümüz de odur. Spor adına daha güzelliklerle dolu günler dileğiyle şimdilik hoşcakalın. Şartlar ne olursa olsun, sporu bir yaşam biçimi olarak benimsemeye devam edin…


83:Layout 1

01.03.2012

23:47

Page 1


84-85-86:Layout 1

02.03.2012

00:02

Page 1

İlk Dünya Poker Serisinde, başlangıç ve bitiş tarihi önceden belirlenmiş ve kazanan kişi gizli oy ile belirlenen bir olaydı.

İ

(World Series of Poker - WSOP)

84

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

lk Dünya Poker Serisi 1970 yılında Benny Binion tarafından, en iyi altı poker oyuncusu çağırılarak The Horseshoe Casino'da Gerçekleşti. İlk başlarda bu olaya çok fazla katılım olmadı. 1982 yılında Dünya Poker Serisine ancak 52 oyuncu katıldı. 1980 li yıllarda ilk uydu turnuvaları düzenlenerek oyunculara giriş ücretlerinin yarısını kazandırmaya başlandı ve bu şekilde katılan poker oyuncuların sayısı arttı. 1987 yılında tüm serilere 2,100 poker oyuncusu katıldı. 2006 yılında ise sadece büyük turnuvaya katılan poker oyuncuların sayısı 8,773'e ulaştı. İlk Dünya Poker Serisinde, başlangıç ve bitiş tarihi önceden belirlenmiş ve kazanan kişi gizli oy ile belirlenen bir olaydı. 1973 yılında beş kart stud (fivecard stud) oyunu ona ikinci bir olay olarak eklendi. 2007'den bu yana Dünya Poker Serisinde toplam 55 olay gerçeklendi. 2008 yılında, olaylar geleneksel olarak bir veya daha fazla ardışık gün boyunca Haziran ve Temmuz aylarında gerçekleşti, Ana Karşılaşma final masası ise Kasım ayına kadar ertelendi. Her etkinlikte kazanan oyuncu Dünya Poker Serisi Altın Bilezik ve giriş paraların miktarına göre değişik ödüller alır. Dünya Poker Serisi Altın Bileziği bir poker oyuncusunun


84-85-86:Layout 1

02.03.2012

00:03

Page 2

Phill Hellmuth, 11 bilezik kazanarak, en çok bilezik kazanan oyuncu olmuştur. Dört oyuncu büyük olayı birkaç kez kazanmışlardır: Johnny Moss (1971 ve 1974), Doyle Brunson (1976 ve 1977), Stu Ungar (1980, 1981 ve 1997) and Johnny Chan (1987 ve 1988). Son yıllarda Dünya Poker serisinde bileziksiz olaylar düzenlenmektedir. Bunların arasına en önemli iki olay "World Series of Rock Paper Scissors" ve "Ante Up for Africa" dır. alabileceği en büyük ödül veya kupa olarak bilinir. Her yıl, 1976 yılından bu yana, Dünya Poker Serisini kazanan her oyuncuya bir altın bilezik verilmiştir. Bundan dolayı WSOP zaferleri ayrıca "bilezik" olarak da bilinir. Değişik poker türleri mevcuttur, fakat son yıllarda oynanan turnuvaların yarısından çoğu Texas hold 'em in çeşitleridir. 2000 yılından 2006 yılına kadar Dünya Poker serisine katılanların sayısı her yıl artmaktadır. 2006 yılından sonra, sanal kumara uygulanan bazı düzenlemelerden sonra, internet üzerinden bu olaya katılanların sayısını kısıtlanmıştır. 2007'de bu yüzyıl için oyuncu sayısında ilk düşüşe rağmen, 2008 senesinde Dünya Poker serisine katılanların sayısı bir önceki seneye göre yine WSOP artmıştır. 2000 kazanan yılında çeşitli

Hellmuth, 11 bilezik ile Dünya'da En Çok WSOP bileziği kazanan oyuncu

olaylara kayıt yapan oyuncuların sayısı 4780 iken 2005 yılında bu sayı 23 000 oyuncuya yükselmiştir. 1972 yılından bu yana, Dünya Poker Serisinde en büyük

oyuncuya verilen Altın Bilezik

etkinlik, $10,000 lık buy-in no-limit Texas Hold 'Em dir. Bu etkinliği kazanan, turnuvanın en büyük ödülünü ve altın bilezik kazanır, ayrıca resimleri Binion'da Şampiyonlar Galerisinde asılır. Geleneksel olarak büyük turnuvayı kazanan oyuncuya, gayri resmi olarak Dünya Poker Şampiyonu unvanı da verilir. Poker oyunun en büyük ustaları, son zamanlarda eklenen $50,000 lık H.O.R.S.E. etkinliğini esasen dünyanın en iyi poker oyuncusunu belirlediğini düşünmektedir. $50,000 lık buy-in turnuvasına, ana etkinlikten beş katı daha büyük giriş ücretiyle giriş yapıldığı için, çömez poker oyuncularına giriş yapma imkânı verilmemekte ve bu etkinlikte oynanan oyunların sayısı fazla olduğundan, gerçekten sadece pokeri çok iyi bilen oyuncular katılabilmektedir. İlk H.O.R.S.E. turnuvası 2006 yılında Chip Reese tarafından kazanılmıştır. Aralık 2007 de, Chip Reese 'nin vefatından sonra, etkinliği kazanan oyunculara, bilezik ve parasal ödüller dışında David 'Chip' Reese Anma Kupası da verilmektedir.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

85


84-85-86:Layout 1

02.03.2012

00:03

Page 3

World Series of Poker – WSOP 2011 Sonuçları

Oyuncu 1. Pius Heinz 2. Martin Staszko 3. Ben Lamb 4. Matt Giannetti 5. Phil Collins 6. Eoghan O'Dea 7. Bob Bounahra 8. Anton Makiievesky 9. Sam Holden

Yıl

2011

World Series of Poker – WSOP 2011 KAZANANI

Kazanan Oyuncu

Pius Heinz

Kazanan El

Ödül (USD)

A♠ K♣ $8,715,638

Katılanlar Sayısı

6,865

İkinci Oyuncu

Kazancı $8,715,638 $5,433,086 $4,021,138 $3,012,700 $2,269,599 $1,720,831 $1,314,097 $1,010,015 $782,115

Ülkesi Germany Czech Republic United States United States United States Ireland Belize Ukraine United Kingdom

Kaybeden El

Martin Staszko 10♣ 7♣ World Series of Poker – WSOP 2010 Sonuçları

Oyuncu 1. Jonathan Duhamel 2. John Racner 3. Joseph Cheong 4. Fillippo Candio 5. Michael Mizrachi 6. John Dolan 7.Jason Senti 8. Matthew Jarvis 9.Soi Nguyen

Yıl

World Series of Poker – WSOP 2010 KAZANANI

Kazanan Oyuncu

Kazanan El

2010 Jonathan Duhamel A♠ J♥

86

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

Ödül (USD)

$ 8,944,310

Katılanlar Sayısı

7,319

İkinci Oyuncu

John Racener

Kaybeden El

K♦ 8♦

Kazancı $8,944,310 $5,545,945 $4,130,049 $3,092,545 $2,332,992 $1,772,959 $1,356,720 $1,045,743 $ 811,823

Ülkesi Canada United States United States Italy United States United States United States Canada United States


87:Layout 1

02.03.2012

00:05

Page 1


88-89:Layout 1

02.03.2012

00:06

Page 1

Sporcu odaları yetersiz

Yılda 2 milyon 500 bin Türk Lirası sadece devlet tarafından para katkısı yapılan futbolda ne yazık ki sporcu sağlığına gereken önem verilmiyor

Futbolun özellikle en üst düzey liginde mücadele eden takımların yönetimleri, kendi olanakları ile ortalama 500 bin TL ile 1 Milyon TL arasında bir giderle sezonu tamamlıyorlar. Ancak sporcular antrenman ve maçlarda sağlıklı yaşam sürmüyorlar

Futbol oynanan sahaların zeminlerinin bozuk ve elverişsiz olması yanında, birçok takımın antrenman yapması için sahası da yok. Ayrıca futbolun en üst düzey liginde mücadele eden takımların sporcu soyunma odalarında da yeteri kadar teçhizat yok. Tam donanıma sahip tesis sayısı 3-4...

88

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

Ahmet Özsoy spor@sporolimpik.com

ıbrıs Türk gençliğinin spor alanındaki o meşhur ifade ile “ambargo ve izolasyon”la mücadelesi aslında çoğu zaman mazeret olarak kullanılır. Hani şu okul çağındaki bir çocuk ev ödevini yapamadığında “öğretmenin evde elektrikler kesikti o yüzde çalışamadım, ödevimi yapamadım” gibi ifade kullanır ya biz de her bir şeyi beceremediğimizde “ambargo ve izolasyon” var deriz. Veya derler... Bir düşündüm futbola verilen paraya ve gelinen noktaya da görüyorum ki iyiye gidip de daha iyileşen bir şey yok. Belki karışık bir ifade oldu ama daha açıkça yazacak olursam, eskiden toprakta, parasız, sistemsiz, tribünsüz, kampsız, kısıtlı malzeme ile idame ettirilen futbolda şimdi para çok, çim saha çok, tribünlerin uzaylısı, sistemin her çeşidi var, kamp için yurt dışına kadar çıkılabiliyor. Bu iyi bir gelişme. Ama bu iyi gelişmenin, sistematik bir şekilde iyileşerek sürdürülmediği malumdur. Sahalar ekilip kaderine bırakılıyor, sonra tarlaya dönüşüyor. Kamplara gidiliyor ama ülke şartları üzerine çalışılıyor takımlar lig mücadelesinde performans düşüklüğü yaşıyor, plansız harcama yapılıyor. Malzemenin her türlüsü kullanılıyor ama değer verilmiyor. Para o kadar çok dönüyor ki futbol içinde altından kalkılmaz borçlar ortaya çıkıyor. Devlet bile verdiği paranın denetimini yapamıyor çünkü sistemli ve proje çerçevesinde para dağıtılmıyor. Sadece 2 milyon 500 bin Türk Lirası devlet tarafından para desteği verilen futbola kulüpler de kendi olanakları ile imkân

K

tanıyor. Futbolun en üst düzey ligindeki takımların sezonluk bütçeleri ortalama 500 bin TL ile 1 Milyon TL arasında değişiyor. Süper Lig’deki 14 takım için ortalama her kulüp 750 bin TL sezonluk para harcasa 10 Milyon Türk Lirası’na denk geliyor. 2 milyon 500 bin TL de devlet veriyor. Ben bu miktarı da 10 Milyon içerisinde tutmuş olayım. İşte 10 Milyon Türk Lirası değerinde paranın döndüğü futbol en üst düzey ligindeki takımların tesisleri bu değerin karşılığında değil ne yazık ki. Buna da gereken değer ve önem verilmediği görülüyor. Yani iyi sistem, iyileştirilerek sürdürülmediği gibi zararlı şekilde yürüyor. Takımların kullandıkları sahalarda, sporcular için gerekli teçhizata sahip soyunma odası veya sporcu odası bulunmuyor ne yazık ki. Ülkemizde şu anda 14 Süper Lig takımından sporcu odası en iyi ve en kullanışlı olan kulüp Küçük Kaymaklı diyebiliriz. Atatürk Stadı’nı kullanan Çetinkaya ve Yenicami takımları da bu bakımdan en az Kaymaklı kadar şanslı. Mağusa Türk Gücü, Lefke, Doğan-Ocak takımları bu bakımdan gurbet hayatı yaşıyor desek sanırım yanlış olmaz. Sahalarımızdaki sporcu soyunma odalarının durumları şöyle: Atatürk Stadyumu (Çetinkaya ve Yenicami): Geniş ve büyük sporcu odaları var. 4 adet duş barındırıyor içerisinde. Sıcak su için ısıtıcıların çalıştırılması gerekiyor. Sporcu masaj masası var

Bostancı Yakup Özorun Stadı (Bostancı Bağcıl): Ev sahibi takım soyunma odasında 3 duş ve 1 tuvalet var. Geniş ve büyük alana sahip sporcu odasında sıcak su bulunuyor ve masaj koltuğu da var. Sporcular antrenmanlarda dahi bu imkânlardan faydalanıyor. Cihangir Stadı (Cihangir): Tribün altındaki soyunma odalarında


88-89:Layout 1

02.03.2012

00:06

Page 2

ikişer adet duş bulunuyor. Sporcuların rahatlıkla kullanabildiği odada yıkanmak, duş almak için sıcak su sıkıntısı yaşanmıyor. Masaj için yatağın olmadığı soyunma odasında sporcular son antrenmanlardan sonra bu imkânlardan faydalanıyor.

Girne 20 Temmuz Stadı (Doğan Türk Birliği ve Türk Ocağı): Rumlar tarafından kalan emektar sahada alt yapı olarak her şey mevcuttur. Ancak bu imkân ve olanaklardan faydalanmak çok mümkün değil. Şimdilerde merkezi ısıtma olarak adlandırılan sisteme benzer bir siteme içerisinde barındırıyor. Teknik adamın 18 sporcuyu da karşısına alıp konuşabileceği yeteri büyüklüğe sahip olmayan soyunma odalarında özel sporcu dolapları, 4 duş ve tuvaletler de mevcut. Ancak bunlardan faydalanmak için kalorifer sisteminin çalıştırılması gerekiyor ve haftalık maçlarda çalıştırılmadığından kullanılmıyor. Sıcak su temizi hayli zor. İçerisinde masaj yatağı da olmayan soyunma odaları çok demode. Çatalköy Nihat Bağcıer Stadı (Düzkaya): Atatürk ve Ruso Stadı’ndan sonra en kullanışlı sporcu soyunma odalarına sahip sahalardan biri. İçerisinde 3 duş ve 2 tuvalet bulunan sahadaki sporcu odalarında tek eksik masaj yatağı. Sıcak su sıkıntısı yaşanmayan sahadaki soyunma odaları hayli geniş ve özel malzeme odaları da var.

Göçmenköy Stadı (Göçmenköy): Soyunma odaları takıma yetecek kadar büyüklükte. Ne çok geniş, ne dar.

İkişer duşu içerisinde barındıran sporcu odalarında sıcak su sıkıntısı yok. Ev sahibi takım için su sebilinin de bulunduğu soyunma odalarında masaj yatağı da bulunuyor. Sporcular antrenmanlarda dahi bu olanaklardan faydalanabiliyor.

Gönyeli Stadı (Gönyeli): Ev sahibi takımın soyunma odasında masaj yatağı bulunan Gönyeli’de sporcular çok rahat değil. 1 duş ve 1 tuvaleti içinde barındıran stadyumda sıcak su bulunabiliyor ancak sporcular için soyunma odaları rahat ve kullanışlı değil. Şht.Hüseyin Ruso Stadı (Küçük Kaymaklı): Yeni yapılan sporcu odaları ile özellikle ev sahibi takım sporcuları çok rahatladı. İçerisinde 7 adet duş ve 4 tuvalet barındıran soyunma odaları yaklaşık 50 metrekare. Sıcak su sıkıntısı yaşanmayan ve masaj yatağını da içerisinde barındıran soyunma odaları içerisinde teknik direktörün ayrı odası da bulunuyor.

Şht.Şevket Kadir Stadı (Lapta): Geniş ve büyük bir alana sahip sporcu odası içerisinde tuvalet mevcut ve 2 adet de duş var. Sıcak su sıkıntısı yaşanmayan soyunma odaları içerisinde masaj yatağı yok ancak sporcular rahat bir şekilde hazırlıklarını yapabiliyor. Güzelyurt Zafer Stadı (Lefke): Süper Lig ekiplerinden Lefke hem cezası, hem de sahasının bakımda olması nedeniyle ev sahibi maçlarını Güzelyurt Zafer Stadı’nda oynuyor. Emektar sahalardan Zafer Stadı’nda 3 adet duş var. Sıcak sunun maç günleri

temin edilebildiği soyunma odalarından Lefkeli sporcular pek verim almıyor. Lefke sporcuları antrenmanlarını soyunma odası, banyo tuvalet olmayan Yeşilyurt’taki sahada yapıyor. Dr.Fazıl Küçük Stadı (Mağusa Türk Gücü): Zemini bakımda olduğundan dolayı MTG’nin kullanmadığı saha da demode olmuş durumda. Tıpkı 20 Temmuz Stadı gibi dar ve küçük olan soyunma odalarında duş ve sıcak su bulunmuyor. Tribün altındaki odaların elde geçirilerek yenilenebilmesi durumunda sahanın soyunma odaları tam donanımlı olabilecek durumda. MTG’nin şu anda antrenman yaptığı ve ev sahibi olduğu maçları oynadığı net bir sahası yok.

Dr.Ali Özsoy Stadı (Tatlısu): Banyo tuvaletleri içerisinde barındıran soyunma odalarında sıcak su sıkıntısı yaşanmıyor. Sporcuların duşlarını aldığı odaların çok geniş ve rahat olmaması dışında bir dezavantajı yok. Ev sahibi takımın sporcu odasında masaj yatağı bulunuyor. SONUÇ Yukarıda da yazığım gibi hemen her sahada sporcu odasında banyo tuvalet var. Sıcak su da bulunuyor ancak 10 milyon TL’nin döndüğü futbolda sporcular için 18 kişiye 2-3 banyo hayli yetersiz. Oyuncuların zaten birçoğu bu yüzden kullanmıyor. Özellikle yurt dışından gelen futbolcuların mutlaka kullandığı duş ve diğer imkânlardan kendi sporcularımız kullanmıyor. Bunun sebebi ise yetersizliği ve yakın mesafedeki kendi evleri.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

89


90:Layout 1

02.03.2012

00:07

Page 1

Barış Uyaroğlu Ziraat Mühendisi spor@sporolimpik.com

yun alanının en önemli unsurlarından biri olan çim hakkında kısa bir bilgi edinilmesinin bu alanlara olan bakış açısını değiştireceği kanaaatindeyim. Çünkü ülkemizde konuşulan tek konu sahaların bozuk olduğu, iyi olmadığı ve yetersiz kalitede olduğudur. Ama kimse bu sahaların çok ağır kullanıldığından ya da kullanılmaması gereken zamanlarda bile hoyratça kullanıldığından bahsetmemektedir. Futbol alanlarının kullanımı konusunda gelecek sayılarda sizlere daha fazla bilgi vermeye çalışacağım. Bu konuya kısaca değindikten sonra bir çim alanın yapımı bakımı ve kullanımı konusunda kısa bilgiler vermek isterim. Çim alan oluşturmada dikkat edilecek en önemli konular kullanılacak toprağın yapısı, suyunuzun kalitesi ve kullanılacak olan çimin çeşitidir. Bunlara dikkat edildikten sonra yapılacak en önemli konu düzgün bir proje yapılması olup, üzerinde aşırı kullanım olacak çim alanların oluşturulmasında drenaj sistemi mutlaka yapılmalıdır ve geçirgen yapıda (kum oranı yüksek) toprak kulanılmalıdır. Oluşturulacak alanda kullanılacak suyun kalitesi çok önemli olup bu suyun alana düzgün şekilde verilmesini sağlayacak sulama sistemide olmazsa olmazımızdır. Tüm bu konular düzgün bir şekilde yapıldıktan sonra hazırlanan alana ekimi yapılaca olan çim çeşidinin seçimi en önemli konudur burada yapılacak yanlış bir seçim tüm yapının boşa gitmesine neden olacaktır. Çim çeşidinin seçiminde en önemli unsur ülkenin iklimidir. İklime bağlı olarak sıcak iklim ya da serin iklim çeşitleri kullanılmaktadır. Bizim ülkemizde sıcak iklim çim çeşitleri (Bermuda grass ki halk arasında argasti diye bilinir ya da kikiyu ki halk arasında

O

90

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

Avustralya çimi olarak bilinir) ana çim olarak kullanılmaktadır. Bunların arasından da futbol oynamaya en uygun olan bermuda grass’dır ve ülkemizdeki sahalarn çoğunun ana çimi budur. Kikiyu çiminin ise daha çok peyzaj amaçlı olarak, ev bahçelerinde ve çevre düzenlemelerinde kullanılması daha uygundur. Her iki çeşit de sıcak havayı sevdiğinden ülkemizde çok iyi yaşamakta ve kaliteli bir yeşil alan oluşturmaktadırlar. Her ikisi de yüksek sıcaklığa, kuraklığa ve hastalıklara çok dayanıklıdır. Bu çeşitlerin tek dez avatajları kış aylarında dormansi (uyku hali) durumuna geçmeleridir. Bu durum renklerinin sararmasına ve gelişimlerinin yavaşlamasına neden olduğundan kış aylarında futbol alanlarının kötü görünmesine neden olmaktadır. Bu durumu gidermek için kış aylarında futbol oyun alanlarına üst tohumlama yapılarak kış çimi olan lollium perenne çim tohumu ile takviye edilmesi (ara ekim yapılması) alanın daha düzgün olması için gereklidir. Oluşturulacak alanın idamesi için en az alt yapısı kadar önemli olan diğer bir hususta alana yapılacak olan bakım işlemleridir. Bu işlemler 6 ana başlık altında toplanabilir: 1. Sulama 2.İlaçlama (zararlılarla mücadele) 3.Biçim 4.Yabancı ot mücadelesi 5.Havalandırma 6.Üst tohumlama (ara ekim). Bakımla ve futbol alanlarıyla ilgili bilgileri gelecek sayılarımızda sizlerle daha detaylı bir şekilde paylaşmak dileğiyle...


91:Layout 1

02.03.2012

00:08

Page 1


92-93:Layout 1

02.03.2012

00:10

Page 1

Merhabalar...

er zaman yapmak istediğim ve bu konuda çok istekli olduğum bilgi paylaşımı ile basketbol hakkında her şeyi artık Spor Olimpik dergisinde sizler ile paylaşacağım. Sevgili abim Cihan Aydın bana her zamanki gibi olanak sağladı.. Öncelikle kendi işim olan koçluk hakkında biraz anektod yazmak istiyorum. Koçlar normal insanlar mıdır? Ya da insanlar koçluk yaparken mi normal davranışlarının dışına çıkar? Türkiye’de koçlar normal hayatlarında nasıl insanlar? Saha ile dışarıdaki davranışlarında fark ne kadar?Türkiyede koçluk yapan arkadaşlarım ve ağabeylerim ne durumda ve nasıl? Örneğin, Oktay Mahmuti.. Fenerbahçe maçından sonra bir konuşma yaptı.. Vecize olarak salonların girişine as. Ama aynı Oktay Mahmuti, maç sırasında bağıran, çağıran, sözleri amacını aşan, yüksek atlama rekorları kıran hiperaktif bir görüntü içinde.

H

92

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

derece ağırbaşlı bir insandı.

Çetin Yılmaz.. Kollarını göğüs hizasında öne doğru kaldırıp, bileklerini aşağı kıvırır (aynısını yapmaya çalışın) ve titrerdi.

Gelmiş geçmiş kariyerli en çılgın antrenör ise kuşkusuz Bobby Knight. Hakeme sandayle fırlatmış, koridorda oyuncusunu dövmüştü. Büyük antrenördü ve galiba dünyada pek çok genç antrenör de onu örnek aldı. Sahanın ortasına oturanlar, oyuncusunu dövenler, hakeme küfür edenler normal yaşamdaki davranışlarından o kadar farklı görüntü veriyorlar ki, bazen vidodan izlediklerinde soruyorlar: “Bu gerçekten ben miyim?”

Hakan Yavuz.. bir maçta hakeme kızıp masadan “5 faul” raketini göstermiş ve Rıza Bozokluoğlu tarafından diskalifiye edilmişti.

Hepsi saha dışında centilmen ve cana yakın, ama sahada.... Önümüzdeki ay bu konuyu paylaşacağım...

Gökmen Öder spor@sporolimpik.com

Spahija.. Konuşurken ne kadar centilmen.. Ama maç sırasında, direksiyon başında canavarlaşan sürücüden farksız.

Rıza Erverdi.. Çukurova antrenörü iken gömleğini çıkarıp fanile ile kalmıştı. Oysa günlük hayatta son

Ülkemizde basketbol koçları nasıl acaba birkaç isimde hatırlatmalar yapsak belki biraz empati birazda tebessüm yapabiliriz...

Takım Oluşturmada Antrenörün Davranışları Değerli meslektaşlarım,


92-93:Layout 1

02.03.2012

00:11

Page 2

Dürüstlük olgusu çift yönlüdür. Önce siz oyuncularınıza karşı dürüst olacaksınız, sonra da oyuncularınızdan dürüstlük ve samimiyet bekleyeceksiniz.

Öncelikle bu yazılanlar sadece kendi düşüncelerimdir. Bu yazılanlara tamamen zıt görüşte olanlar olacaktır. Basketbolda bir veya iki doğru yoktur. Ben sadece 12 yıllık antrenörlük yaşantımdan edindiğim tecrübeleri paylaşmak istiyorum. Bu ilk yazımda da takım olabilmek için bir antrenörün nelere önem vermesi gerektiğini yaşamış olduklarımdan yola çıkarak sizlerle paylaşmak istiyorum. Dürüstlük:

Her şeyden önce,bir antrenörün en önem vermesi gereken konu dürüstlüktür.

Dürüstlük; teknik – taktik ,top beceresi, şut atmak veya takıma öğreteceğiniz bir son saniye oyunundan daha önemlidir. Dürüstlük olgusu çift yönlüdür. Önce siz oyuncularınıza karşı dürüst olacaksınız, sonra da oyuncularınızdan dürüstlük ve samimiyet bekleyeceksiniz. Antrenörleri hatta tüm teknik ekibi takımın bir parçası olarak kabul edersek dürüst ve samimi davranışları her bireyden bekleyebiliriz. Bir baş antrenör gerçekten bu dürüst ve samimi ortamı sağlayabiliyorsa takımın yaşayacağı zor günlerde bu kötü gidişi atlatmak çok daha kolay olacaktır. Bazı takımlardan kolej takımı diye bahsedilir veya kolej

takımı gibi olduk denilir. Bence, kolej takımı havası sinemaya gitmek, herkesin bir örnek giyinmesi veya çok maç kaseti seyretmekle olacak bir ortam değildir. Tabii ki bu saydıklarımız ve daha sayabileceğimiz birçok şey kolej takımı havasını yakalamaya yardımcı olacaktır. Ama en önemli ve birinci şart dürüst ve samimi bir ortamın yaratılmasıdır. Ben her sezon başında yaptığım ilk takım antrenmanından önce mutlaka tüm oyuncularımla bir toplantı yaparım. Sizlerinde tahmin ettiği gibi toplantının en önemli ve ilk konusu dürüstlük ve samimiyettir. Bu konunun benim için ne kadar önemli olduğu belirttikten

sonra oyuncularıma şunu söylerim, “takımına karşı dürüst ve samimi davranmayanlar sezon içinde çok şey kaybederler ve hatta takımın dışında kalırlar”. Burada en önemli olan da biz antrenörlerin davranışlarıdır. Oyunculardan dürüstlük ve samimiyet beklerken bizim aksi davranışlarda bulunmamız düşünülemez. Dürüstlük ve samimiyet sporun ruhunda yatmaktadır. Bu iki kavram sadece size ve oyuncularınıza başarılı olmanın yolunu açmakla kalmayıp günümüz fair-play anlayışında rakiplerimiz önünde de yüceltir ve örnek hale getirir. Bir antrenör dürüst ve samimiyse bundan oyuncuları da rakipleri de ve hatta hakemler dahi olumlu yönde etkilenecektir. Zaman içinde hatalarımız olacaktır. Bunlardan ders alırsak ileride yapacağımız hataları en aza indirmiş oluruz ve bu da bizim daha başarılı ve saygın bir antrenör konumuna gelmemize yardımcı olur. Saygılarımla…

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

93


40-41:Layout 1

02.03.2012

00:15

Page 1

Girne’de Satranç

atranç Eğitim Merkezi 2010 yılında Girne’de kuruldu. Kurucuların arasında deneyim sahibi satrançıların olması derneğin etkinliğini artırdı. Eğitim merkezi 3 yıla yakın bir süredir düzenli olarak haftada bir satranç çalışması yapılmaktadır. Geleneksel hale getirilen turnuvalarlada satrançıların deneyim kazanması ve oyun seviyelerinin yükseltilmesine çalışılıyor. Girne bölgesindeki bazı işverenlerin, belediyelerin, spor kulüplerinin, hatta siyasilerin desteği ile çok yararlı etkinlikler yapıldı. “Satranç Eğitim Merkezi’nin koordine ettiği 2011 Girne Satranç Ligi’ne Alsancak Belediyesi Satranç Takımı , Dome Otel Satranç Takımı, Eziç Satranç Takımı ve Fergün Denizcilik Satranç Takımı katıldı. Girne’nin en gözde turistik tesisi olan Dome Otel’de yapılan ödül törenine KKTC Meclis Başkanı Sn. Hasan Bozer, bölge milletvekilleri ve belediye başkanları da katıldı. “ Satranç Eğitim Merkezi’nin düzenlediği 2012 Girne Satranç Ligi’nde 1. turun galibi Fergün Denizcilik Satranç Takımı oldu. Girne Belediyesi Tenis Kulübü’nün ev sahipliğini yaptığı Girne Bölgesi 2. Satranç Ligi Girne Bölgesi satranççılarına eşsiz bir deneyim imkanı sunmaktadır. 2012 Girne Satranç Ligi bölgemizde satrancın gelişmesine

S

94

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

ve yaygınlaşmasına olanak sağlamaktadır. Satranç’ın Vizyonu; Yaratıcı, eleştirel, yansıtıcı düşünme becerilerini geliştirerek çok yönlü düşünebilen, Araştırma becerisi, karar verme becerisi, dikkat becerisi, yaratıcı problem çözme,

risk alma, kendi kendini yönetme becerileri ve empati duygusu gelişmiş, Toplumsal sorunlara karşı duyarlı ve yaratıcı çözümler üretebilen, Durum ve olayların çözümüne yönelik yeni stratejiler geliştirebilen, Kendisi ve çevresi ile barışık, duygusal anlamda dengeli, günlük yaşamla

Satranç çalışmalarına katılan öğrenciler satrancın yararları hakkında bilgilendirildi.


40-41:Layout 1

02.03.2012

00:15

Page 2

"Satranç tahtası insan zihninin jimnastik salonudur." Pascal

birlikte öğrenebilen ve öğrendiklerini günlük yaşamda kullanabilen, Kendisine, çevresine ve doğaya yararlı işlerle uğraşabilen ve zararlı olabilecek durumlara önlemler alabilen, Bireysel gelişime inanan ve kedisini geliştirerek, ülkemizin gelişmesine

"Satranç tahtasında tüm denizlerdekinden daha fazla macera vardır." Pierre Mac Orlan

katkı getiren, Akademik beceriler bakımından ileri seviyeyi yakalayan, Sorumluklarının bilincinde olan ve sorumluluk alabilen, Her durumda ve her şartta kendisine ve başkalarına saygı duyan ve bunu davranışlarıyla gösterebilen

Özgüveni gelişmiş, Kendi ilgi ve yeteneklerinin farkında olan ve bunları diğer insanların yararına açabilen, Beyin kapasitesini geliştirip en üst düzeyde kullanabilen vb. özelliklere sahip bireyler yetiştirilmesine katkı getirmektir.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

95


96:Layout 1

02.03.2012

00:18

Page 1

Cemal konnolu

Spor Basını ve Beden Öğretmenleri spor@sporolimpik.com

eni bir spor dergisi daha yayın hayatına giriyor. Sporun takip edilirliği ve gündemde daha fazla kalması adına son derece memnuniyet verici bir atılım. Emeği geçenleri kutluyorum. Spor camiasına hitap etme şansı için de teşekkür ediyorum. Sporun her kademesinde uzun yıllardır hizmet veren biri olarak sıkıntılarının artarak devam ettiği bir konuya temas etmek istiyorum. Spor medyasının, çok önemli bir yerde olduğunu düşünenlerdenim. Ancak son yıllarda spor sayfalarının cazibesini ve önemini yitirdiği ve okunma yüzdelerinin düştüğünü de üzülerek takip ediyorum. Bu düşüşün sebebini anlamaya çalışırken çeşitli kesimlerden insanlarla sohbet ediyorum. Hiçbirşey sebepsiz değildir ve tek bir olguya mal edilemez. Resmin bütününe bakmak gerekir. Bu resimde benim anladığım, olayların zincirleme geliştiğidir. Spor haberleri genel anlamda bir kısır döngü içerisinde seyir halindedir. Benzer ve belli konular gündeme taşınıyor ve haber yapılıyor. Hemen hemen aynı cümlelerle. Bu da insanların sporu okumasını cazip hale getirmekten uzaklaştırıyor. Peki Spor Basını haber mi bulamıyor? Güncel haberleri mi takip etmiyor? Spor muhabirleri her yere yetişemediği için kendine göre önemli olan haberleri mi kovalıyor? Bu haber acaba genele hitap ediyor

Y

96

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

mu? Ülkede yeterince spor çeşitliliği yok mu? Gazeteler yayın politikalarına göre mi haber yapıyor? Bütün bunların sebebi nedir? Soruları çoğaltabiliriz. Hepsine tek tek cevap da bulabiliriz. Buradaki mesele bakış açısı ile ilgili. Bana göre toplum olarak çok aceleci olduğumuzdandır ki merdivenin birinci basamağına basmadan zirveye varmaya çalışıyoruz. Sorunları parça parça değil de topyekün halletmeye çalışıyoruz. Bahsi konu ile ilgili mutfağa inmek lazım. Spor camiasının mutfağında kimler yer alıyor ona bakmak lazım.

BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENLERİ Her Öğretmen bir değerdir. Doğru ama belki meslekten olduğumdandır, bana göre Beden Eğitimi Öğretmenleri başköşeyi tutmaktadırlar. Yaşadığınız memleket bu kadar küçükse eğer, herkesin her şeyden (doğru veya yanlış) haberi olması çok doğaldır. Olumlu ve olumsuzları da değerlendirerek bir yorum çıkmaktadır. Yani KONUŞMAKTADIR. Konuşurken kişi eleştiriyor. Peki, kendisi ne yapıyor? Çözüm önerileri var mı? Elini taşın altına mı sokuyor, parmağının arkasına mı saklanıyor? Kendi kapısının önü temiz mi?

İyi niyetli (Çıkarı olmadan) yardım ediyor mu? Ben yoksam kimse olmasın mantığından arınmış mı? Soruları çoğaltabiliriz. Spor Adamları (Her kesimden) söze veya eleştiriye başlarken, BİZİM ZAMANIMIZDA... diye başlar ve ballandıra ballandıra 10-15-20 yıl öncesini anlatır. Ortamdaki herkesin de bu konuda en az bir anısı mutlaka olur. Anılar anlatılır ve konu değişir. İyi de hani çözüm önerisi? Bu kişiler genellikle köşe başlarında iyi bir yer tutmuştur aslında. Peki hani düzeltme çabası.. Sanırım toplum olarak biraz değiştik. Sosyal yaşamdan tutun da insani ilişkiler, örf, sadakat ve sevgi konusunda sıkıntılarımız var. Yukarıda spor camiasının mutfağındaki kişilerden bahsetmiştim. Beden Eğitimi Öğretmenlerinden. Çok değerli bir Beden Eğitimi Öğretmeni arkadaşım kendi mesleğiyle ilgili şöyle bir tanım yaptı; Beden Eğitimi Öğretmeni, sırasında öğretmen, bazen doktor, yeri gelince antrenör, bazen hakem, bazen malzemeci, bazen psikolog, istenildiğinde komutan, gerektiğine baba, abi, abla, bazen arkadaş. Daha da örnekler çoğaltılabilir. Doğru mu? Kesinlikle doğru. Bireyin yetişmesinde önemli bir yeri olan Beden Eğitimi Öğretmenleri ve yapılanları bir sonraki sayıda daha detaylı irdelemeye çalışacağım. Sporsuz kalmayın...


97:Layout 1

02.03.2012

00:33

Page 1

KKTC Voleybolunda bir marka DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ

urulduğu 1994 senesinden itibaren 18 yıldır aralıksız olarak voleybola hizmet veren kurum Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ), ilk kurulduğu yıl voleybol erkek takımı ile merhum Osman Maraşlı’nın antrenörlüğünde Başbakanlık kupasını kazanarak altın tarihinin başlangıcını yapmıştır. DAÜ voleybol erkek takımı kurulduğu seneden itibaren KKTC Ligi, KKTC Üniversiteler Ligi, Türkiye Üniversiteler Liglerinde mücadele etmektedir. 2010 senesinden itibaren de Avrupa’da ve Orta Doğu’daki uluslararası turnuvalara da katılmaya başlayan DAÜ başarılarının tesadüf olmadığını uluslar arası turnuvalarda aldığı derecelerle de artırmıştır. DAÜ kurumunun takımına olan güven ve inancının haksız olmadığını defalarca ispat etmiştir. Yıllar içerisinde DAÜ voleybolda KKTC liglerinde mümkün olan enfazla takım ile mücadelesini

K

sürdürmüş ve bünyesinden sayısız sporcular çıkarmıştır. KKTC liglerinde sayısız şampiyonluğu bulunan DAÜ, 1998 yılından itibaren düzenlenen KKTC Üniversiteler Şampiyonalarının da hepsini kazanarak kırılması güç bir rekorunda sahibidir. Türkiye Üniversiteler Süper Ligi’nde Türkiye dördüncüsü olmuş erkek takımı halen Türkiye Üniversiteler 1. Ligi’nde mücadele etmektedir. Bu yıl Federasyon Kupası olarak bilinen şampiyona Rauf Raif Denktaş Kupası olarak değiştirilmiştir. İlk kez yapılan bu son derece anlamlı kupayı alarak mutlu sona ulaşmıştır. 2010 senesinden itibaren DAÜ voleybol takımın rotasını Uluslararası arenada yer almaya

çevirmiştir. Bu vizyonla, 2010 yılında İspanya’nın Valencia şehrinde düzenlenen Uluslararası Spor Oyunları’nda DAÜ erkek voleybol takımı Avrupa üçüncüsü olmuştur. 2011 Mart ayı içerisinde Beyrut’ta düzenlenen organizasyonda final oynamış ve ikincilik elde etmiştir. 2011 Ekim ayı içerisindeki Milano Turnuvası’nda da yine final oynama başarısını göstererek ikinci olmuştur. Altyapısında çalışan antrenörlerin elde ettikleri başarılar uzun yıllardır devam etmektedir. Yıldızlar ve Gençler katagorilerinde sayısız şampiyonluklar elde eden Doğu Akdeniz Üniversitesi voleybol takımları sağlam temellerde eğitim almaktadırlar.

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

97


98:Layout 1

02.03.2012

00:20

Page 1

Beşiktaş-Fenerbahçe Cumhurbaşkanlığı Kupası Coşkun kutay spor@sporolimpik.com

6.8.1989 Ankara 19 Mayıs Stadı. Beşiktaş-Fenerbahçe arasında oynanacak Cumhurbaşkanlığı Kupasını yöneteceğim. Soyunma odasına her iki takımın lisansları ile birlikte, prosedür gereği birer adet maç topu getirildi. Her ikisini de kontrol ettim ve gözüme kestirdiğim Beşiktaş’ın topu ile sahaya çıktım. İnanılmaz sıcak bir gün ve üstelik Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in tarifeli uçakla İstanbul’a gidecek olması nedeniyle de gündüz oynanacak bir müsabaka. Seremoniyi müteakip takım kaptanları ile top-kale seçimi yapmak üzere bir araya geldiğimizde, bir dönem Alman Milli Takımı kalesini de korumuş olan Schumacher, maç topuna bakmak istedi ve Fenerbahçe’ye ait olmadığını görünce “kavun-karpuz” seçer gibi evirip çevirmeye başladı. O kadar ki, bir dibini koklamadığı kaldı. Sonunda, beğenmediğini ifade eden jest ve mimiklerle topu bana iade ederken, “mutsuzluğu” yüzünden okunuyordu. Dikkate almadım ve maçı başlattım. Ancak, top Schumacher’e her gelişinde, eline aldığı topu bana gösteriyor ve yüzünü buruşturarak değiştirmemi istiyordu. Ancak sonunda, benim kendisini dikkate almadığımı görünce, “protesto” amacıyla topu tribünlere vurdu. Sarı kartı görünce balonu

2

98

SPOR OLİMPİK www.sporolimpik.com

söndü. Diğer Fenerbahçeli futbolcuların dikkatini çekmeyen bu soğuk savaşa ilk dalan Müjdat oldu. Bir sarı kart da o’na. Ancak, peş peşe çıkan iki sarı kartın nedenini, çoğunun anlamadığına inandığım Fenerbahçe seyircisi, bir anda aleyhime döndü ve “İğde-badem!”, “İğde-badem!” sesleri, tribünlerde yankılanmaya başladı. Haksız yere reva görülen bu kötü muamele nedeniyle “adrenalim” yükseldi ve duygularımın, mantığımın önüne geçmesinden kaynaklanan “asabi” bir yönetim tarzı gündeme gelmeye başladı. Allah’tan devre imdadıma yetişti. Ancak, belli düzeydeki sayılı hakemin, hakemlik kariyerinde bir kere yönetebileceği “marka değeri” çok yüksek olan bu onore karşılaşmanın, hiç akla gelmeyen “top” tercihi nedeniyle ve özellikle Cumhurbaşkanı’nın önünde “çirkinleşmesine” fırsat vermemeliydim. Ancak nasıl? Soyunma odasına giderken, topu değiştirmeye karar verdim. Fakat “taviz” vermiş bir ortam yaratmadan. Tuvalette, kimseye göstermeden topun

havasını indirdim ve bir köşeye bıraktım. İkinci devre sahaya çıkarken, yardımcı hakem topu bana uzattı ve şaşkın bakışlarla “topun havası inmiş” dedi. Ben de uzatmadım ve “Allah Allah, nasıl olur?” diyerek, Fenerbahçe’nin topu ile sahaya çıktım. Beşiktaş’ın maç topunu da, yenisini sahaya göndermeleri için ilgililere yolladım. Schumacher, elimdeki kendi toplarını hemen tanıdı. Ve yükselmesi muhtemel “tansiyon ”, bu suretle anında düşmüş oldu. Sonuç mu? Beşiktaş’ın topu ile oynanan maçın ilk devresi 0-0 bitti. Fenerbahçe maç topu ile oynanan ikinci devresinde ise, Beşiktaş bir gol attı ve Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı müzesine götürdü. Ben de başarılı yönetimimle basından “tam not” aldım. Kupa töreni sırasında, az daha maçın “içine edecek” olan Schumacher ile karşılaştığımda sergilediğim vücut dilimi kaleme alsa idim, Editör Cem Dağdelen bu yazımın çıkmasını “kesin” engellerdi.


99:Layout 1

02.03.2012

00:20

Page 1


100:Layout 1

02.03.2012

00:21

Page 1


Spor Olimpik 2012 Mart Sayısı