Issuu on Google+


Sosyal Mecmua

Editör’den

KENAN A.. Sosyal Mecmua Dergi Editörü

M

e

r

h

a

b

a

İlkbaharı sonlandırıp yaz ayına hazırlık yaparken, bi güzellik yaptı bize ilkbahar ve yüzünü yeniden isyan ve devrimden yana çevirdi. Mayısın kutsallığı bellidir zaten devrimler tarihinde. Bitmez bi kan deryası ve hep acıtır içimizi, çiçekleriyle örtmesini de bilir etrafa saçılan kanlarımızı Mayıs ayı. Yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan halkların ortak sorunudur birbirleriyle diyolog kurup konuşamamak, sistem de böyle ister zaten.Kardeş yok düşman var, barış yok savaş var, yaşamak yok ölmek var.İşte bu olguyu kırdı gezi.Peki gezi kimdi, iç yada dış mihraklar mı ? Yoksa sadece 1,5 yıldır çevre duyarlılığıyla hareket eden 1500, 2000 kişilik bir gönüllü aktivist mi ?Unutmamak gerek , Emek insiyatifi, Atatürk kültür merkezi insiyatifi ve Taksim yayalaştırma insiyatifi’nin toplamıydı aslında gezi ( Taksim Dayanışması ) Ezilen, ötekileştirilen, marjinal olan, maddi yada manevi değerlerine saldırıldığına inanan insanların barikat da birleşmesi ve tepkilerini göstermesiydi bir ölçüde. Ve bu ruh şimdi Eylül ayına saklıyor kendini.Kırılan dallarını biraz onarıp, yeniden yeşermesini beklemek ve dallarında ki yemişleri bizlere vermek için. Şehitlerimiz Toprak da, Hasadımız Devrim Olacak.

2

;


SOSYAL MECMUA Direniş Tadında

Yayın Yönetmeni Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Editör Kenan A.

Grafik Tasarım-Animasyon Kenan A.

Bilişim Web Sorumlusu Ali Örtüs

DİJİTAL FOTOĞRAF Özgür Den Murat Tek Hakan C.

6 - 53 - Direniş’in güncesi

54 - 61 - Türkiye’de başladı dünyaya yayıldı, sivil itaatsizlik örnekleri

62 - 105 - Sosyalmedya’dan haberler, ünlüler tarafından atılan tweetler, RedHack’den gezi dahil eylemler, Gezi istatiği, tweet analizi ve Atılan Has Tag’ların Listesi

106 - 107- Taksime Sahip Çıkalım, Ebru Erdoğan

Yazar Kadrosu Ebru Erdon

mail sosyalmecmua@outlook.com

3

108 - 109 - Ayaklanamyı zafere taşımak, Kara Ahmet


Sosyal Mecmua Menüdekiler 110 - 115-

Taksim Geziparkı eylemcileri evlendi

117 - 118

116 - Ve fotoğrafın sahibi dünyaya gözlerini açtı

119- Devrimci bir önder, İhsan Eliaçık

120 - 121 Ge

- Şanlı 15 - 16 Haziran Direnişi Tarihi

rı, İmran Aydın ve İyit’den mektup va

122 - 123 - Karala sı

134 - 149 Taksim’de Bari- 152 - 153 - Taraftar kat Görüntüleri

Gurupları

160 - Diyalektiğ

150 - 151 - Gezide Yaşam

154 - 159 - LGBT Hareketinin Geleceği

161 - - Gezinin A Yarattığı Sıçrama Yılmaz

yasası, Can Soy

175- 176 -

Cumhuriyet Mitingleri Neden Kaybetti, Gezi Neden Kazandı ?

200 - 201

- Ethem Sarısülük’ün Babasının Gezi Olaylarına Bakışı

210- 211

177 - 199 - illüstrasyon, Döviz ve Stencil çalışmalar

202 - 209- Kitapkolik, Sergiler ve Konserler

212 - 213 - Askıda duyurular ve imza yaları

Ede beslenen sosyalm türettikleri

4


ezi tutsakla e Kubilay ar.

ama Tahta

124 - 129

- Gezi Direnişin de Yitirdiklerimiz !

132 - 133

- Üniversite diploma törenlerinden geziye destek

130- 131 - Gezi Direnişini anlatan şiirler

ğin Dördüncü yer

162 - 164 - Fukuyama’dan 170- 171 - Gezikondu

Anlamı, a, Gaye

165 - 166 Gezi Direnişi, Etik ve Etoloji, Turgut Uyar

Gezi Yorumu

ebiyat’dan medya ve

214 - 215- Sinevizyon ve

a olan a kampan-

216 - 217- şİİRhANE, 6 Şair’ -den Düşenlerimize 6 şiir

Gezi Direnişi Üzerine 11 Film

5

: Gezi Hareketi İçerisinden çıkacak İşgal Evleri 172 - 174 - Slavoj Zizek, Cennete Sıkıntı

218 - 219 - Doğa ve Çevre,

3. Köprü ve Nehirler Özgür Aksın


Sosyal Mecmua

DİRENİŞİN Gezi Parkı’na yıkım için 27 Mayıs gece 23.00’da çıkarma yapıldı. Erdoğan’ın Topçu Kışlası yapılacak çıkışı karşısında yurttaşlar ilk tepkisini gece geç saatlerde iş makinelerinin karşısına uzanarak yaptı. Yıkım 27 Mayıs gecesi ertelenmişti ancak polislerin söylediği gibi ertesi gün yeniden geldiler ve eylemcilere çok sert bir müdahalede bulunarak parktaki ilk kısmi yıkımı yaptılar. Bu ilk yıkım 28 Mayıs gecesini daha kitlesel hale getirmişti. İşte ilk iki gün yaşananlar: Gezi Parkı işgali başladı: Biber gazı sıktılar, ağaçları yıkıyorlar AKP’nin “Topçu Kışlası AVM” yapmak için yıkmak istediği Gezi Parkı’nda ağaçların kesilmesini engellemek için bekleyenlere biber gazı ile müdahale edildi. Yaralananlar var. Ağaçlar dozerlerle yıkılmaya başlandı... Toplumcu Mühendisler ve Mimarlar Meclisi, Gezi Parkı yıkımına ilişkin bir açıklama yayınladı: AKP, Taksim Gezi Parkını işgal ediliyor! AKP’nin taksime AVM yapmak için yerle bir etmek isteği tarihi Taksim Gezi Parkına sabaha karşı onlarca iş makinası sokuldu.

Bugün ise parkın katledilmesine karşı çıkanlara biber gazları ile müdahale edildi ve iş makinaları kolluk kuvvetleri nezaretinde Gezi Parkı’nda çalışmaya başladı… Hiçbir bilimsel görüşü ve toplumsal karşı çıkışı dikkate almayan AKP’ye karşı bugün saat 19.00’da Taksim Gezi Parkı’nda dostlarımızla birlikte olacağız. AKP’ye kentlerimizi, meydanlarımızı bırakmayacağız! Toplumcu Mühendisler ve Mimarlar Meclisi BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder yıkım sırasında yetkililerle görüştü ve kısa bir açıklama yaptı. Önder, yıkımın bugünlük durdurulduğunu belirtirken, yarın yeniden yıkımın devam edeceğini söyledi. Önder, İstanbul vekillerini Gezi Parkı nöbetine çağırdı Yıkıma engel olmaya çalışan yurttaşlara biber gazlı saldırı sürüyor. 2 kişi hastaneye kaldırıldı. Gezi Parkı’nda süren yıkımın fotoğrafları şöyle: Gezi Parkı’ndaki ağaçlar yıkılmaya başlandı. Biber gazlı müdahale sonucu çok sayıda yaralı var işmakinesi tekrar çalıştırılırken Gezi Parkı’nın duvarının bir bölümü daha yıkıldı. Yıkıma engel olmak isteyen gruba çevik kuvvet biber gazı sıktı. Gezi Parkı’na şu an ek çevik kuvvet ekipleri getirildi AKP yoğun tepki gösterilen Taksim Gezi Parkı’nın yıkımını dün gece geç saatlerde yapmak istedi ancak halkın tepkisi sonucu geri adım atmak zorunda kaldı. Dün gece saat 23.00 civarında kepçelerin girdiği Gezi Parkı’nda Elmadağ bölümündeki duvar yıkılırken, beraberinde yaklaşık 5 ağaç yıkıldı. Yıkıma karşı Gezi Parkı’na gelen “Taksim İçin Ayağa Kalk Platformu” üyeleri kepçelerin önüne geçerek yıkımı engelledi. Yıkım ekibi sabah saatlerinde yeniden geleceğini duyurdu. Şu an parkta Gezi Parkı nöbeti için çadırlar kurulmuş duruma ve bekleyiş sürüyor.

Direniş güncesi : www.solportal.com.tr

Gezi Parkı’ndaki ağaçlar yıkılmaya başlandı. Biber gazlı müdahale sonucu çok sayıda yaralı var. İş makinesi tekrar çalıştırılırken Gezi Parkı’nın duvarının bir bölümü daha yıkıldı. Yıkıma engel olmak isteyen gruba çevik kuvvet biber gazı sıktı. Gezi Parkı’na şu an ek çevik kuvvet ekipleri getirildi AKP yoğun tepki gösterilen Taksim Gezi Parkı’nın yıkımını dün gece geç saatlerde yapmak istedi ancak halkın tepkisi sonucu geri adım atmak zorunda kaldı. Dün gece saat 23.00 civarında kepçelerin girdiği Gezi Parkı’nda Elmadağ bölümündeki duvar yıkılırken, beraberinde yaklaşık 5 ağaç yıkıldı. Yıkıma karşı Gezi Parkı’na gelen “Taksim İçin Ayağa Kalk Platformu” üyeleri kepçelerin önüne Yıkım ekibi sabah saatlerinde yeniden geleceğini duyurdu. Şu an parkta Gezi Parkı nöbeti için çadırlar kurulmuş duruma ve bekleyiş sürüyor. İstanbullu Gezi Parkı’nda sabahlayacak Bugün sabah öğle saatlerinde Gezi Parkı’nın duvarının yıkılması ve ağaçların sökülme girişiminden sonra akşam saatlerinde yüzlerce İstanbullu Gezi Parkı’nda toplanmaya başladı.

6


N GÜNCESİ yaşandığı yere fidan dikti. Kalabalığın bekleyişi devam ediyor.

Gezi Parkı’nda saat 19.00’da kitle örgütleri ve çeşitli derneklerden açıklamalar la nöbete sabaha kadar devam edileceği belirtildi. Taksim Gezi Parkı’nı yıkma girişiminin öğle saatlerinde engellenmesinin ardından bir araya gelen İstanbullular bir toplantı yaparak parkta sabaha kadar nöbet tutma kararı aldılar. Konu hakkında açıklama yapan BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, “bugün yaşanan katliamın AKP’nin neoliberal aç gözlüğünün bir ürünü olduğunu belirtti. Taksim Dayanışması adına konuşan İstanbul Şehir Plancıları Odası Genel Sekreteri Akif Burak Atlar “direndik direneceğiz, direnmeye devam edeceğiz” dedi. Emek Bizim İstanbul Bizim Platformu’ndan Deniz Özgür ise “bu mücadelenin bitmediğini yeni başladığını” söyledi. İstanbul tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu ve DİSK Temsilcisi Serkan Öngel “tüm gücümüzle yanınızdayız” dedi. Sanatçılar Girişimi adına Orhan Aydın “Gezi Parkı’nı AKP’ye verecek miyiz” diye sorunca kalabalık yüksek bir sesle hayır! dedi. CHP Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt ve TMMOB İKK Temsilcisi Süleyman Solmaz ise İstanbullu’nun bugün AKP’ye büyük bir ders verdiğini söylediler.Açıklamalardan sonra çadır kuran ve halay çeken kalabalık yıkımın ve ağaç sökümünün

29 MAYIS 29 Mayıs günü Gezi Parkı direnişi fikri iyiden iyiye ortaya çıkmaya başlamış, özellikle sosyal medyada yurttaşlar parkın yıkılarak ağaçların yok edilmek istenmesine büyük tepki göstermeye başlamıştı. Bugün ortaya çıkan polis saldırısı görüntüleri ise yurttaşların polislere karşı ilk bilenişlerinin de sinyallerini verdi.Fetih 1453 filminin başrol oyuncusu olan Devrim Evin, fetih etkinlikleri yerine Gezi Parkı eyleminde olacağını duyurdu.Evin Twitter’dan yaptığı açıklamada “Beni 20 Mayıs Fetih etkinliklerine baş konuk olarak davet eden İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı, sizinle değilim. Fetih günü ‘Gezi Parkı için Taksim’e” dedi.

Dün Gezi Parkı’ndaki yıkım sırasında bir polisin yaptıkları söyleyecek söz bırakmadı. Elindeki biber gazı tabancasıyle kimi gördüyse biber gazı sıkan polis, hızını alamayarak gaz sıktığı eylemcilerden birine de tekme attı.Başbakan Erdoğan’ın Gezi Parkı yıkımına ilişkin yaptığı açıklamada kullandığı ifadeler AKP’nin 11 yıllık icraatının da özetler nitelikte...Başbakan Erdoğan 3. köprünün temel atma töreninde Taksim Gezi Parkı ile ilgili “Ne yaparsanız yapın, biz kararı verdik” dedi. 30 MAYIS 30 Mayıs sabaha karşı 05.00... Gezi Parkı’na şafak vakti AKP talimatıyla çıkarma yapan polisler parkta nöbette bulunan yurttaşlara gaz yağdırdı. Nöbet çadırları yakıldı, insanlar dövüldü.AKP’den Gezi Parkı’na şafak saldırısı! AKP’nin Gezi Parkı saldırısı sabah 05.00’da yeniden başladı. Parktaki nöbette bulunan yurttaşlara biber gazlarıyla saldırıldı. İş makinelerinin yıkımı yeniden başladı.Akşam saatlerinde ise bir eylem yapılacağı belirtiliyor.

7


Sosyal Mecmua

Basın açıklamasında konuşan Mimarlar Odası’ndan Mücella Yapıcı, “polis sabah vakti çadırlarda uyuyan insanlara saldırdı ve çadırları yaktı. Yaralı ve gözaltında insanlarımız var. Biz buradayız yapılan yıkım yasadışıdır. Mücadelemiz bitmedi, gezi parkı halkındır ve sahip çıkacağız” dedi.Gezi Parkı eylemi sonrası parkta direnişe katılan Cenk Levi gözaltına alınırken, Hazar Tunca ise polisin saldırısı sonucu yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Testislerine tekme atılan Tunca’nın ameliyata alınacağı belirtiliyor.Odatv’de yer alan habere göre, metroda “Taksim Gezi Parkı Çıkışı Valilik karararıyla kapatılmıştır” anonsu yapıldı. Gezi Parkı’na yapılan eylem çağrısının ardından toplanan kitle yeniden Gezi Parkı nöbeti için çadırlarını kuruyor. Saat 09.00’da bir basın açıklaması yapılacak.

Başbakan Erdoğan 3. köprünün temel atma töreninde Taksim Gezi Parkı ile ilgili “Ne yaparsanız yapın, biz kararı verdik” diyerek saldırının sinyalini vermişti.Saldırının ardından Gezi Parkı’nda toplanmaya çağrılar geliyor.

Ağaclara sarılan insanlar.

AKP’nin yıkıp AVM yapmak istediği Taksim Gezi Parkı için İstanbuluların direnişi devam ederken, polis bu sabaha karşı bir baskın düzenleyerek parkta nöbet tutan yurttaşlara saldırmıştı. Saldırı sırasında çıkan yangında birçok çadır da kül olmuş, ağaçlar ise yanmaktan son anda kurtulmuştu. Yandaş medya organlarının “eylemciler yangın çıkardı” gibi haberler vermesine karşılık, medyaya düşen video görüntülerde yangını çıkaranın polis olduğu açıkça görülüy

or. Görüntülerde yüzlerinde gaz maskeleri olan sivil polisler yanan çadırları yanmayanların üzerine atarak hepsini tutuştururken, bir polisin ise elindeki alevle bir çadırı ateşe vermesi dikkatlerden kaçmadı.İşte polisin ne yapacağını şaşırdığının kanıtı olan o görüntüler.İstanbul parkına sahip çıkıyor.

Gezi Parkı’na şafak baskını:Dozerler Gezi Parkı yıkımına kaldıkları yerden tekrar girerek başladı. Polis ekipleri çadır kurulan yeri çembere aldı, çadırları söktü ve saldırının ardından direnen yurttaşlara yıkımı izletiyor, polis alkışlarla protesto ediliyor. Müdahaleden ötürü alandaki çadırın tutuştuğu ancak büyük çapta bir yangın olmadığı bilgisi verildi. Polisin müdahalede ilginç bir gaz kullandığı, müdahale sonrası parktakilerin hareketsiz kalacak şekilde gazdan etkilendiği de gelen bilgiler arasında.İş makineleri yıkıma başladı.Polisin yoğun gaz bombalı saldırısının ardından çadırların bulunduğu alanda yangın çıktı. Gezi Parkı’ndaki eylem ritim grubuyla devam ediyor. “Munzur’un dağları da bizim, Taksim meydanı da Taksim Gezi Parkı da” pankartıyla Dersim Dernekleri Federasyonu Munzur Koruma Kurulu da Gezi Parkı’nda. Gezi Parkı’ndaki direnişe destek olan sanatçı Ferhat Tunç, “burada katliam yapanlar, barıştan söz edemez” dedi. Daha sonra BDP Milletvekili Sırı Süreyya Önder konuştu. Önder “kaç gündür burada polis müdahalesine karşı direniyorsunuz, sizin bu direnişinizi selamlıyorum. Onlar biber gazıyla saldırıyor biz çadırımızla direneceğiz, sonuna kadar burada olacağız” dedi. Alanda faşizme karşı omuz omuza sloganları atılıyor.

Direniş güncesi : www.solportal.com.tr

8


Direniş Güncesi 31 MAYIS- 1 HAZİRAN 31 Mayıs sabaha karşı 04.30... Bugün yapılan saldırı kelimenin tam anlamıyla bardağı taşıran son damla olmudu. Bu saldırının hemen ardından yüzbinlerce insan başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye’de alanlara inecekti. AKP’nin 11 yıllık iktidarında gerçekleştirdiği tüm saldırılar, 12 Eylül’den bu yana halkın üzerindeki baskı 31 Mayıs itibariyle artık neredeyse tamamen yok oldu. Halk artık güçlü şekilde haykırmaya başladı: BOYUN EĞMEYECEĞİZ... 31 Mayıs tüm gün kesintisiz polis saldırıları ve direnişle geçti. Saatler ve tarih ilerledi 1 Haziran’a döndü ama halk kararlı şekilde haykırdı: Hükümet istifa...Ve sonunda 1 Haziran’da halk AKP’nin yarattığı korku duvarını, TOMA’ları, gaz bombalarını aştı... Taksim bir kez daha o alanı hakedenlerin elindeydi...Gezi’nin sembolü Kırmızılı Kadın fotosunu çeken Osman Orsal gaz bombasıyla yaralandıktan sonra. Mısırlı Lavna Allani’nin yaralanma görüntüleri: http://www.youtube.com/ watch?v=bTizKSHPGsI Kardeş Türkülerin ardından Hilmi Yarayıcı sahneye çıktı. Yarayıcı konuşmasında “Onlar karanlığı, işkenceyi, tutuculuğu temsil eder, biz ise aydınlığı, mücadeleyi temsil ederiz. Onlar halkalara bomba yağdıranların temsilcisi, biz ise Hatay ve Reyhanlı halklarının kardeşliğinin temsilcisiyiz. Onlar 3. köprüye Yavuz Sultan Selim adını versinler, biz her yere Nazımların, Yılmaz Güneylerin, Ahmet Kayaların adını vereceğiz” dedi.Yarayıcı eşliğinde binlerce kişi Çav Bella’yı söyledi.Birleşik Metal İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu kısa bir konuşma yaptı. Serdaroğlu konuşmasında Hürriyet Marşı’nın sözlerini okuyarak şöyle dedi: “Bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgası”

“Taksim bizim, İstanbul bizim”, “Reyhanlı ve Roboskiyi unutturma”, “AKP halka hesap verecek” sloganlarının yükseldiği Gezi Parkı, en kalabalık günlerinden birini yaşıyor. Mücella Yapıcı okuduğu basın açıklamasında polisin saldırısı sonrasında bir kişinin ameliyata alındığı bilgisini verdi. Yapıcı şöyle devam etti: “Vazgeçmeyiz biz, korku duvarını yıktık. Hep birlikte buradayız”Gezi Parkı’nı ortadan kaldırmaya yönelik AKP saldırısına karşı binlerce İstanbullu şu an Gezi Parkı’nda toplanmış durumda. Kalabalık gittikçe artacak gibi görünüyor.Hep bir ağızdan AKP karşıtı sloganlar atılıyor. Alandan “Faşizme Karşı omuz omuza” “Tayyip istifa” sesleri yükseliyor..

Sırrı Süreyya Önder gaz bombası kapsülüyle omzundan vurularak yaralandı. Hastaneye kaldırıldıTaksim İlk Yardım Hastanesi’ne gelen yönetmen Sinan Çetin, hastanede bulunan Gezi Parkı protestocuları tarafından protesto edildi. Çetin’e “sen Ağaoğlu ile film çek burada ne işin var” denildi.

Polis İstiklal Caddesi boyunca tüm ara sokaklarda biber gazı sıkıyor. Meydandaki saldırı da sürüyor Sabah 05.00’da başlayan saldırı 10 saate yaklaştı. Şu an Taksim’deki saldırı aralıksız sürüyor. Polis metroya bile biber gazı sıktı.

Bu arada son saldırı sonrası 50’den fazla yurttaş Taksim İlk Yardım Hastanesi’ne kaldırıldı.Meydandaki saldırıda “Saldırmayın kanser hastasıyım” diyen bir yurttaş da polis saldırısına uğradı.

9


Sosyal Mecmua

Polis şu an Taksim Meydanı’nın her noktasında saldırısını Polisin biber gazlı saldırısının ardından bir grup otele sığındı. sürdürüyor.TOMA’lar aralıksız çalışıyor, biber gazı yağmuru var!

Gezi Parkı saldırısı aralıksız sürüyor.Polis Taksim Meydanı’nda toplanan kitleye çok sert bir saldırı daha gerçekleştirdi!Taksim Meydanı’nda toplanan kitle burada oturma eylemi yapıyor. 13.00’da bir basın açıklaması yapılacak. Divan Oteli önünde toplanan kitle, Taksim’e yürüyor. Yoğun saldırıların ardından bir grup Divan Otel önünde buluşurken, bir grup Şişli tarafından doğru çekildi.Birgün gazetesinden Ahmet Şık da saldırıda yaralananlar arasında.

Polis Divan Oteli yanında toplanan kitleye saldırdı.Saldırıda çok sayıda kişi yaralanırken, polis ambulansları engelliyor.

Gezi Parkı’na vahşice saldıran polislerin, sonrasında bir de hatıra fotoğrafı çektirmeleri diyecek söz bırakmadı.

Direniş güncesi : www.solportal.com.tr

Divan Otel önünde toplanan kitle Gezi Parkı’na yürürken, polis yine çok sert bir saldırıda bulundu. Divan Otel önünde basın açıklaması yapılıyor. Basın açıklamasında Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhcu, TTB Yöneticisi Hüseyin Demirdizen, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’da bulunuyor.

Taksim Dayanışması’ndan açıklama: Tüm gün ve gece boyunca Taksim Gezi Parkı’nda her yaş ve gruptan 50 bin kişinin barış içinde şarkılar söyleyerek, film izleyerek, kitap okuyarak katıldığı protestoya polis sert bir şekilde müdahale etti. Parkta bulunanlara park içinden ve caddeden tazyikli su ve gaz bombaları ile iki yönlü ani bir müdahalede bulunuldu ve orada bulunan insanlar acımasızca dağıtıldı. İnsanlık dışı bu müdahale sonucunda parkta bulunan bir çok arkadaşımız yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. Bu sırada parkta bulunan Milletvekilleri, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Valiliğe ulaşmaya çalıştılar fakat bir muhattap bulunamadı. Polise doğru görüşmek üzere müdahale öncesi yönelen arkadaşlarımız ve vekillerin arasından çıkan maskeli 4 kişi polislere şişe ve taş atarak polis müdahalesi ile koşarak polislere doğru yöneldi ve aralarında kayboldu. Provakatör olduğunu düşündüğümüz bu kişiler, Taksim Dayanışması bileşenlerinden herhangi birine üye değildir. Polis kayıtları bu kişilerin tespitini yaparak provakasyonu gerçekleştirenleri açıklamalıdır. Taksim Gezi Parkı protestosu, kurgulandığı çok net olan bir provakasyonla sona erdirilmiştir. Gün içinde Taksim Dayanışması tarafından yeni bir açıklama daha yapılacaktır. Taksim Gezi Parkında polis tarafından, barış içinde şarkı söyleyen insanlara yapılan acımasız ve insanlık dışı müdahaleyi kınıyoruz.Taksim Dayanışması “Gezi Parkı barikatlarla kapatılıyor.

10


Direniş Güncesi

Taksim İlk Yardım Hastanesi’nde bulunan yaralılara ilişkin ilk bilgiler şöyle:Atacan Şimşek: Duvarın yıkılması sonucu altında kaldı. Kolu kırıldı, yüzünde ve ayağında yaralar var.Ali Kuzgun: İki kolunda kırık var. Ameliyata alınacak.Tuğcan Kebapçıoğlu: Astımı var. Saldırı sırasında bayılıyor. Kafasında yarılma var.Polis yine saldırdı. İstiklal’de yapılan saldırı sırasında bir kişi tazyikli su ile hedef alınınca kafasını yere çarparak yaralandı. Polis saldırısı sonrasında çok sayıda yaralı olduğu belirtiliyor. Bilgi almak için ısrarla girişimde bulunan İlhan Cihaner’e de bilgi verilmedi. Gezi Parkı’nın etrafı polis tarafından kapatılmış durumda. Polis Taksim’e tüm çıkışları tutmuş durumda. Gazeteciler Gezi Parkı dışına çıkarıldı.İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 24 saat internet üzerinden canlı yayın yapan kameraları polis saldırısı sonrasında yayına kapatıldı. Taksim’in çeşitli noktalarındaki polis saldırısı sürüyor.

Ayrıca yarın saat 14’te aydın ve sanatçıların Galatasaray Lisesi civarında gözaltılar dekatılımıyla direnişin zaferinin kutlandığı vam ediyor. Sıraselviler’de polisla çatışbüyük bir şölen gerçekleşecek. Yurdun dört malar var. Barbaros Bulvarı’nda ise insanbir yanında devam eden eylemler mahal- lar toplanmaya çalışıyorŞu anda İstiklal lelere yayılmış durumdaTaksim tarihi bir Caddesi’nde sürekli olarak küçük gruplar gün yaşıyor. Meydanda hiç polis kalmadı. bir araya geliyor polis ise dağıtıyor. İstiklal Alandan iki slogan hiç eksik olmuyor. caddesinden geçen diğer vatandaşlar ise “Hükümet istifa” ve “Satılmış medya”Polisin polise tepki gösteriyor. Polis Taksim’de tek attığı gaz bombaları nedeniyle Intercon- kişi görse bile ya gaz atıyor, ya gözaltına tinental Oteli bahçesinde yangın çıktı alıyor. Beşiktaş’tan Kabataş’a geçişler engellendi. Taksim metrosunun da durdurulduğu gelen bilgiler arasında. İstiklal caddesi ve ara sokaklarda sivil polisler tek kişi bile görse gözaltına alıyor. Polis durmadan gaz bombası atıyor. Taksim sokaklarında mücadele devam ediyor Redhack, Twitter’dan yeni eylem ve dosya hazırlığında olduğunu duyurdu.Dosyalar ve diger eylemler hazirlaniyor.. O kopruleri biz çoktan attik. Bizi bekleyin Taksim’i sahipsiz birakmayin! Köprüden çıkanlara Barbaros Meydanı’nda polis

Gezi Parkı şu an tamamen polisin kontrolüne geçti. Taksim’in birçok noktasında polisin saldırısı sürüyor.Alanda bulunan tüm çadırlar polis tarafından toplandı.Taksim’de esnaftan polise büyük tepki: YETER!

Polis ve TOMA’lar Taksim Meydanı’nı kaçarcasına terk etti.Polisin vahşi saldırısı devam ediyor. Halk kararlı, geri çekildikten sonra şu anda Taksim’de yeniden yürüyüş başladı. Polis Taksim Meydanı’ndaki 10 binlerce kişiye gaz bombalarıyla tekrar saldırıyor Harbiye, Sıraselviler ve Dolmabahçe tarafından on binlerce kişi Taksim’e akın ediyor. Gezi Parkı’na giriş sürüyor.

gaz bombalarıyla sert bir saldırıda bulundu.

On binlerce kişi Boğaz Köprüsü’nden

Gezi lemler

Parkı

nöbeti mahallelere

başladı,

ey-

yayıldı...

Gezi Parkı direnişi koordinasyonu bir açıklama yaparak direnişin, Gezi Parkı nöbetine dönüştürüldüğü duyurdu. Koordinasyonun katılımcı örgütleri dönüşümlü olarak Gezi Parkı’nda nöbet tutmaya başladılar.

11

D

olmabahçe’den de 10 binlerce kişi Taksim’e doğru yürüyor. Yaşanan olaylara seyirci kalmayan sağlıkçılar gönüllü olarak sokaklara, yaralanan insanlara yardıma çıkıyor. Ayrıca TKP Beyoğlu ilçe binasında seyyar bir revir kuruluyor.

çıkış yapmaya başladı. İstikamet

T

a

k

s

i

m

!


Sosyal Mecmua Gezi

de

Hac-

sloganlarıyla Kızılay’a doğru yürüyüşe geçti. İzmir’de de

kampüsünden

geldi.

10 binlerce insan GÜndoğdu Meydanı’nda “Hükümet is-

Sosyal medya üzerinden örgütlenen yurt öğrencileri sabah

tifa”, “İzmir Tayyip’e mezar olacak”, “Şerefine Tayyip”,

saat 4’te, tencereleri ile yurt önünde buluştular. Yüzlerce

“Faşizme karşı omuz omuza”, “Gezi parkı değil, AKP

öğrenci, buluşmanın ardından “Hükümet istifa”, “Her yer

yıkılsın”, “Her yer Taksim her yer direniş” sloganları atıyor.

ettepe

Parkı

direnişine

Üniversitesi

bir

Beytepe

destek

Taksim her yer direniş”, “Kahrolsun diktatör” sloganlarını atarak yurtlar bölgesindeki arkadaşlarını eyleme çağırdılar.

P

olis

Adana’da

da

saldırıyor,

halk

direniyor

Baraj yolunda Duygu Kafe’de toplanan halka po-

lis tomalarla saldırdı. Çok sayıda gözaltı var. Ziya Paşa ve Gazi Paşa’da özel harekat polislere evleri basarak insanları gözaltına alıyorlar. Adana merkezde tüm caddeler dolu. Arabalar konvoy olmuş durumda. Çok sayıda gözaltı var ve gözaltılar devam ediyor.Polis AKP’liler ile birlikte halka saldırıyor...Atatürk Parkı civarında çatışmalar sürüyor. Türkçe Olimpiyatları dolayısıyla saldırı artarak

Ankara’da Karayolları Genel Müdürlüğü önünde buluşan Yüzüncü Mahallesi sakinleri ile ODTÜ öğrencilerine polisin sert müdahalesi gerçekleşti. Binlerce kişi Bahçeli’de tekrar toplandı. Burada yapılan konuşmada, gidip dinlenme ve akşam üzeri 16.00’da yapılacak eyleme katılma çağrısı yapıldı. Ankara’da soL Gazetesi muhabiri Fatoş Kalaçay ile TKP üyesi Uğur Kayrak da gözaltına alınanlar arasında.

sürüyor burada. Baraj Yolu ve Kuzey Adana’da binlerce kişi buluştu. AKP’ye büyük tepki var.Caddelerde barikatlar kuruldu, çatışmalar sürüyor. Polisler TKP ve Halkevleri üyelerine silah çekti. Eğitim Sen binası revir olarak kullanılıyor. Adana’da Sular, Turgut Özal ve Baraj yolunda çatışmalar sürüyor. Saat 17.00’de Abidin Dino Parkı’nda basın açıklaması olacak. Polis kent merkezini kuşatmış durumda.

Ankara Konur Sokak’ta polis kafelerden gözaltı yapmaya devam ediyor. Gözaltı sayısının 15’i geçtiği belirtiliyor. Ankara’da büyük bir kalabalık Kennedy Caddesi’nden ABD Büyükelçiliği’ne doğru yürüyor. Ankara’da 3 bin kişi Akay Kavşağı’nda oturma eylemi yapıyor. İzmir’de ise Gündoğdu Meydanı’ndaki kalabalık dağıldı. Ankara Kuğulu Park’ta buluşan binlerce yurttaş “Tayyip istifa!”

12


Direniş Güncesi

Tüm Türkiye ayakta, Erdoğan hala marjinaller masalı anlatıyor

B

aşbakan Recep Tayyip Erdoğan Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin

li açıklamada bulundu.Erdoğan konuşmasında yurdun her yerinde

toplantısında Taksim Gezi Parkı’nın yıkılmasına karşı başlayan ey-

hükümet aleyhine atılan sloganları, buluşmaları görmezden gelerek

lemler hakkında konuştu. Erdoğan onbinlerin günlerdir süren direnişi

‘Taksim Meydanı aşırı uçların cirit attığı bir yer olamaz’ dedi.Erdoğan’ın

hakkında ‘aşırı uç’ ifadesini kullanmaktan çekinmedi.Başbakan Re-

konuşmasından

cep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 20.

yapacağız. Bu gökten zembille inen proje değil”Taksim Gezi

Olağan Genel Kurulu’nda Taksim Gezi Parkı’nın yıkılması ve yerine

Parkı ile alakalı gösteriler yapılıyor. Gerekçe ne? Ağaçlar ke-

AVM yapılmak istenmesi hakkında on binlerin katıldığı eylemler ile ilgi-

siliyor, buraya Topçu Kışlası yapılacak, burada AVM olacak.

13

satır

başları

şöyle:”Biz

Topçu

Kışlasını


Sosyal Mecmua

. Biz Topçu kışlasını yapacağız. Top- sura bakmasın. Biz onu yapacağız. Yeşilin Merkezi’nde tedavi ediliyor. Polis Akay’daki çu Kışladı gökten zembille inen proje değil daniskasını,

yeni

yayalaştırma

projes- binlerce kişiye Güvenpark ve Genelkurmay

Taksim Kışlasını gördüğümüzde bu Taksim ini de yapacağız. Bunların inanın böyle yönünden saldırıya geçti. Dikmen’den 5 bin, meydanı’na çok büyük zenginlik katacak ded- derdi yok. Bunların belediyelerinin olduğu 100. Yıl’dan ise 3 bin kişi Kızılay’a yürüyor. ik. Taksim Meydanı’nda kültürel abidenin yük- yere bakın. Sahra gibidir. bu hükümeti Polis Güven Park ve Başbakanlık’ı saselmesi aslında bu konulara yönelik mimarların yeşil karşıtı diye lanse etmek haksızlıktır. vunuyor, odaların sahip çıkması gereken olmalıdır. Si- 94

öncesi

yasetçilerde bunun peşinde koşması gerekir. kirliliğinden

dönemde

İstanbul’da

dolaşabiliyor

çatışmalar

devam

ediyor.

hava Kızılay’a çıkan bütün sokaklarda insan-

muydunuz? lar var, Kızılay Meydanı’nda da halk var.

Olay burada ne Divan Oteli tarafındaki asker

Polis Güven Park’ın içinden halka gaz

ocağı caddesindeki yaya genişletme çalışması “Topçu Kışlası yapıldığı zaman is- atıyor. ile sökülen ve dikilen 5-6 ağaçla ilgili değildir. ter

AVM

Şuanda gelinen nokta, gösteriler ideolojiktir. Ama

ister

kesin

müze bir

Bütün

sokaklarda

barikatlar

var.

yapılabilir.

karar

yok”

Taksim Meydanı’nda araç görmeyeceğiz. “Polis

orda

var

bugün

yarın

da

de Orada AVM yapılacak diyorlar. Topçu Kışlası olacak” yapıldığı zaman bunun giriş katı ister AVM

Biz İBB’yi alabilir miyiz? Kılıçdaroğlu polisini ister müze yapılabilir. Ama bir karar kesin çek diyor. Polis orada bugünde de var yarın yok. Basının sansürüne karşılık NTV basıldı da olacak. Taksim aşırı uçların cirit attığı alan -

NTV Simit sat sende, onurlu yaşa.İTÜ

değildir. Polis yıllardır vardır. Güvenlik güçler- öğrencileri ve Taksim’den gelen bir grup imizin özellikle biber gazı kullanımındaki NTV önünde eylem yaptı. Yandaş basın yanlışları bakanlık tarafından inceleniyor. sloganları

atan

protestocular

Maslak’taki

Burada yanlış var. Ama yeri geldiği za- NTV binası önünde oturma eylemi yapıldı. man

yerinde

kurallarına

göre

onunda

kullanılması gerekir. Bu gerçeği de göreceğiz. “AKM’yi

dahi

yıkmalıyız”

Bu Türkiye’ye ait bir şey değil. Bize nasihatte Üzerinden asker kimliği çıkan birisi, başına isabet eden gaz kapsülü ile ağır yaralandı. Askerin bilinci kapalı. GATA’ya kaldırılması bekleniyor.

bulunanlar kendi ülkelerine baksınlar. Olay aşırılığa kaçınca bizde bunun karşısındayız. Burada aşırılık söz konudur. Şu anda Taksim Meydanı’nda yayalaştırma çalışması yapıyoruz. AKM’yi dahi yıkmalıyız. Yıkıp oraya gururlanabileceğimiz opera binasını Ankara çatışmalar devam ediyorAnkara’da farklı proje ile yapmalıyız. Burası önemli bir AKP’ye karşı sokağa çıkan binlerce kişi merkez olmalı. Taksim’e gelenler oraya ge- kararlılıkla direniyor, sokaklar protestoculince gururlanmalı. Şunu diyemeyiz biz burada larla dolu. Polis Güven Park’a sıkıştı... Polis Gezi Parkı yeter başka bir şey istemiyoruz. Bu Tunus Caddesi civarında tekrar saldırıyor. kafa Topçu Kışlasını yıkıp onun yerine Taksim “Her yer Taksim her yer direniş”, “Faşizme Stadını yapan zihniyettir. Bu stad değişmiş karşı omuz omuza” sloganları atılıyor. Tuşuandaki İnönü stadının olduğu yere alındı. nus Caddesi’ndeki grup Kızılay’a doğru İnönü’nün

olduğu

yerde

Dolmabahçe’nin yürüyüşe geçti. Polisin Olgunlar Sokak’taki

ahırları vardır. CHP zihniyeti oraya stadı saldırısı sürüyor. Sakarya Caddesi’nde ise yaptı. İyi ya da kötü. Burada da bu stad var. esnafların polis tarafından tartaklandığı iddia ediliyor. Dikmen halkı Kızılay’a yürüyor: 100. “Kimse Biz

kusura onu

bakmasın, Yıl’dan Kızılay’a yürüyen gruba AKP Genel yapacağız.” Merkezi civarında polis saldırısı gerçekleşti.

Topçu Kışlasına karşı çıkmaksa kimse ku- Çok sayıda yaralı Nazım Hikmet Kültür

Direniş güncesi : www.solportal.com.tr

14


Direniş Güncesi Ankara’daki yoğun gaz kullanımını gösteren bir kare:

Fotoğraf: Twitter (@fraksiyon_org)

ODTÜ’den Kızılay’a doğru yürüyüşe geçen binlerce üniversiteli, Dışişleri Bakanlığı duvarına “Katil Davutoğlu” yazdılar:

Beşiktaş’ta polis terörü sürüyor..

Taksim’den Beşiktaş’a ilerleyen halkın karşısına polis çıktı. Polis, göstericiler gaz bombası ve tazyikli su ile saldırdı. Çatışmalar devam ediyor. Halk Gezi Parkı’nda kutlama yapıyor. Ancak Beşiktaş’ta polis Taksim’den Beşiktaş’a yürüyen halka saldırınca çatışmalar çıktı.Dolmabahçe tarafından vatandaşlara çok sert bir şekilde saldıran polis, gözaltılara başladı. Bu arada Dolmabahçe’de İnönü Stadı yanında bir polis aracı yandı. Beşiktaşlılar neredeyse bütün sokaklarda evlerinin camlarından alkışlarla ve tencere tava çalarak eylemlere destek veriyor. Bazı sokaklarda “Hükümet İstifa” sloganları atılıyor.Karaköy’den Kabataş’a giden tramvay içinde “Kabataş’ta çıkan olaylardan dolayı Karaköy’den geri dönecektir” diye anons edildi. Yolcular buna tepki göstererek alkış tuttular ve paralarını istediler. Amacın Beşiktaş’a ulaşımın engellenmesi olduğunu söyleyerek protesto ettiler.İnönü Stadı ile Beşiktaş arasındaki yolun iki tarafını kapatan polis arada kalan binlerce eylemciye gaz bombalarıyla saldırıyor. Beşiktaş’ta internet ulaşımı

15


Sosyal Mecmua kesilmiş durumda...Çatışmalar hala sürerken çok sayıda yaralı olduğu bilgisi var... Tüm

Türkiye

sokakta,

eylemdeydi

!

Akşam 20.00 saatlerinde toplanan Sakarya halkı bir basın açıklaması yaparak AKP politikalarını eleştirildi. Açıklamasının ardından kalabalık beş dakika oturma eylemi gerçekleştirdi. Oturma eyleminin ardından Çark Caddesi’ne doğru yürüyüşe geçmek isteyen halkı polis engellemeye çalıştı. Emniyet amirinden halka tehditÇark Caddesi’ne doğru yürüyüşe geçmek isteyen halkı, polis amiri “ bu yaptığınız yasal bir yürüyüş değil. Sizi kameraya alıyoruz hepiniz hakkında soruşturma başlatacağız” diyerek tehdit etti. Polisin tavrına büyük tepki gösteren Sakaryalılar yürüyüşe devam edeceklerini bildirdiler. Katılımın güçlü olduğu ve kortejin giderek büyüdüğü eylemde sık sık “Gün Gelecek Devran Dönecek, AKP Halka Hesap Verecek” , “Boyun eğme AKP’den hesap sor” sloganları atıldı. AKP’nin

kalesinde

“Tayyip

istifa”

sesleri

Yürüyüşe devam eden kitle aralıklarla ”Tayyip istifa” sloganını attı. Bu slogan atıldığı anlarda AKP’nin kalelerinden biri olarak görülen Sakarya’da, halk büyük destek verdi ve alkışlarla tepkilerini gösterdiler. Çark Caddesi’nin sonuna kadar yürüyen kitle burada tekrar bir basın açıklaması gerçekleştirerek polisin Taksim saldırısını protesto ederek, bundan iki sene önce Hopa’da hayatını kaybeden Metin Lokumcu’yu andılar. Öte yandan eylemin sonunda emniyet amiri tehditlerini sürdürdü, eylemi organize eden kişilere “Pazartesi günü hepinizle tekrar görüşeceğiz” dedi. Mamak

halkı

gece

kendi

mahallelerinde

sokağa

döküldü

Dün Ankara Kuğulu Park’ta yapılan eylemin ardından, gece 02.30’da internet üzerinden örgütlenen ve sayısı bin olarak ifade edilen grup sabah 05.00’e kadar sokakta eylemdeydi. Eylemciler bugün saat 14.00’de Tuzluçayır’da buluşup, 16.00’da Güvenpark’ta yapılacak eyleme katılacak. Çanakkale

de

ayakta

Gezi Parkı direnişine destek olan Çanakkaleliler: “Ortadoğu’da savaş çıkaramayan AKP, çözümü halkına savaş açmakta buldu” diyor.Taksim Gezi Parkı direnişine yapılan polis saldırısına Çanakkale’de de tepki gösterildi. Çanakkale İskele Meydanı’nda çeşitli siyasi parti, kitle örgütü ve sendikalarca ortak yapılan basın açıklamasında konuşan Eğitim-Sen Çanakkale Şube Başkanı Telat Koç, “Ortadoğu’da savaş çığırtkanlığı yapan ve bir türlü savaş çıkaramayan AKP iktidarı çözümü halkına savaş açmakta bulmuştur” dedi ve hükümeti istifaya çağırdı. Taksim to

eden

Gezi Bolulular,

Parkı’ndaki dün

gece

olayları bir

yürüyüş

protesgerçekleştirdi.

Sosyal paylaşım siteleri Twitter ve Facebook aracılığıyla dün gece saat 01.30 sıralarında toplanan yaklaşık 1000 kişilik öğrenci grubu, İzzet Baysal Caddesi’nde yürüyüşe geçti. Giderek artan kalabalık, sloganlar atarak oturma eylemi yaptı. Grup üyeleri 3 kilometre boyunca yürüyerek Gezi Parkı’nda polisin göstericilere sert tutumunu protesto etti.Bursa Merkezde 31 Mayıs 22:00’de başlayan eylem gece katılımın artmasıyla sabaha dek sürdü. Nöbet bugün de devam ediyor. Bursa,

Mudanya,

Bandırma

eylemde

1 Haziran’da saat 02:00’da Nilüfer/Görükle’de başlayan yaklaşık on bin öğrencinin katıldığı eylemle saat 03:00’de, Bursa merkezde başlayan yürüyüşle devam etti. Bursa Merkez’de buluşan iki grup birlikte Bursa Valiliği önünde caddeyi ulaşıma kesti. 1 saat süren yol kesme eyleminden sonra bu akşam 17:00’de tekrar buluşmak üzere ayrıldı.

Van’da Parkı amacıyla

halk direni

Van halkı da Gezi Parkı diren

sokağa çıktı. Sanat Sokağı’n

bir oturma eylemi gerçekle

ci marşlar okunurken sık sık devran

dönecek AKP halka

halkların kardeşliği/biji bıratiy

ma eyleminin ardından Feqiy gerçekleştirildi.

Polislerin

e

‘’her yer taksim her yer dire li aşıldı.Dün akşam AKP’nin toplanan Muğla halkı bugün

buluştu.Muğla Sınırsızlık Me

insan ‘’Hükümet İstifa’’ ‘’Emp

Halk Görev Başında’’ ‘’AKP

cak’’ sloganlarıyla AKP Muğ

geçti. Bugün akşam saatle

Meydanı’nda toplanan 10 bin

beraberinde bütün ülkede ya

ka ve siyasi partilerin yanı sıra

katıldı.Gezi Parkı’nda başlay

lis saldırıları Balıkesir’de yoğu

Dört gündür aralıksız devam

edilmeye devam ediyor. Balı

Atatürk Parkı önünde bir ar terörünü sloganlar eşliğinde

ilçesinde Taksim Gezi Parkı

lis şiddetine ve AKP iktidarın

politikalara karşı halk kitlese

19.00’da siyasi partilerin, dern

ile eylem yasağı olan Atatür

en binlerce kişi, AKP iktidar

malara ve polis şiddetine te

10 bin kişinin toplanmasıyla

Dersim halkı Taksim için eyl

len binlerce kişi Taksim’e d

lemde olacak.Dersim’de bin

kalktı. Bugün saat 19.00’da S

len Dersim halkı, “Kahrolsun A

her yer direniş!”, “AKP halk

istifa!” sloganlarıyla AKP il b süre

oturma

eylemi

yapan

fa!” sloganları attı. Oturma e

Meydanı’na yürünerek, burad

Direniş güncesi : www.solportal.com.tr

16


Direniş Güncesi

Taksim Gezi işine destek sokaklardaydı.

nişine destek vermek amacıyla

nda buluşan yurttaşlar burada

eştirdi.Eylem boyunca devrim-

k ‘’Tayyip İstifa”, ‘’Gün gelecek

a

hesap

verecek’’,

‘’Yaşasın

ya gelan’’ sloganları atıldı.Otur-

ye Teyran parkına bir yürüyüş

engelleme

girişimine

rağmen

eniş’’ sloganlarıyla polis engefaşizmini protesto etmek için saat 15.00 sularında yeniden

eydanı’nda toplanan binlerce

peryalistler İşbirlikçiler Korkun

P’den Hesabı Emekçiler Sora-

ğla il binasına doğru yürüyüşe

erinden itibaren Denizli Çınar

AKP’ye karşı büyüyen direnişe Ünye’den de bin kişilik bir eylemle destek verildi. Eylem, Ünye Hasan Baba mevkiinden sahil şeridi boyunca Cumhuriyet Meydanı ve AKP ilçe başkanlığına yaklaşık bin kişilik bir halk kitlesi ile gerçekleşti. Yoğun bir şekilde “AKP istifa , boyun eğmeyeceğiz, her yer Taksim her yer direniş, selam olsun direnenlere” sloganları atılan eyleme halkın desteği de büyüktü. 2

H

A

Z

İ

R

A

N

ni aşkın kalabalık Taksim’de ve

aşananlara karşı yürüdü. Sendi-

a halk eyleme yoğun bir şekilde

yarak aralıksız devam eden po-

un bir katılımla protesto ediliyor.

m eden polis saldırıları protesto

ıkesir halkı,dün saat 19.00’da

raya gelerek, yaşanan devlet protesto etti.Tekirdağ’ın Çorlu

ı için yapılan eylemlerdeki po-

nın 11 yıldır uyguladığı baskıcı

Taksim’in halk tarafından alınması ve polisin dışarı çıkmak zorunda kalmasının ardından eylemlerin nasıl süreceği merak konusu olurken, Ankara’dan yoğun saldırı haberleri gelmeye devam etti. Ankaralılar polisin tüm vahşi saldırılarına büyük bir kararlılıkla saatlerce direndi. Benzer şekilde tüm Türkiye sokaklara döküldü, polis pek çok noktada halka vahşice saldırdı ama saldırılar kimseyi yıldırmadı.Türkiye kökenlilerin yoğun olarak yaşadığı, Berlin’in Kreuzberg semtinde yapılan protesto gösterisine binlerce kişi katıldı.İstanbul’daki direnişi desteklemek ve AKP’yi protesto etmek için düzenlenen yürüyüşe Sol örgüt ve derneklerin yanı sıra halkın yoğun katılımı gerçekleşti. Berlin’de dün de beş yüz kişilik bir eylem gerçekleşmişti. Bugün Kreuzberg semtinde 17:00’da toplanan yaklaşık beş bin kişilik halk, başlayan eylemin ardından yürüyüşe geçti. İki saaten uzun süren yürüyüş boyunca sürekli “AKP/ Hükümet istifa! Diktatör Erdoğan! Her yer Taksim Her yer direniş! Faşizme karşı omuz omuza!” sloganları atıldı. İstanbul’daki direnişe coşkuyla destek gönderen ve polis terörünü lanetleyen eylemciler çevredeki halktan yoğun destek ve ilgi gördüler.

el bir şekilde ayağa kalktı.Saat

neklerin ve sendikaların çağrısı

rk Meydanı’nda yan yana gel-

rının uyguladığı faşist uygula-

epki gösterdi. Alanda yaklaşık

a birlikte halk yürüyüşe geçti.

lemde Dersim’de bir araya ge-

destek için gece boyunca ey-

nlerce kişi Taksim için ayağa

Sanat Sokağı’nda bir araya ge-

AKP faşizmi!”, “Her yer Taksim,

ka hesap verecek!”, “Hükümet

binasına yürüdü.Burada uzun

n

kitle

sık

sık

“Hükümet

isti-

eyleminin ardından Seyit Rıza

da bir basın açıklaması okundu.

17

Türkiye’deki eylemlere bir destek de Portekiz’deki Erasmuslu öğrencilerden geldi. Bugün Türkiye saati ile 18.00’de Portekiz - Covilha’da Türkiye’den Erasmuslu öğrenciler, bazı Portekizli, İspanyol ve Polonya’lı öğrencilerin de desteği ile bir oturma eylemi yapıldı. Öğrenciler, Türkiye’deki polis şiddetine tepkilerini ve eylemcilere desteklerini ifade ettiler.İlgi uyandıran eylem için, Portekiz Devlet Televizyonu eylemcilerle röportaj yaptı, Euronews - Uluslararası Haber Ajans’a haberler geçildi. Erasmuslu öğrencilerin eyleminin, dünya basınında da yer aldığı belirtiliyor.


Sosyal Mecmua

Bodrum’da dün 15 bini aşkın yurttaş sokağa çıktı. Polisin halka saldırdığı görüntüler ise AKP’nin halk korkusunu gözler önüne serdi.Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde, Gezi Parkı eylemleriyle dayanışmak için sokağa çıkan 15 bini aşkın yurttaş polisin saldırısıyla karşılaştı.

Barselona’da binlerce kişi ‘Tayyip İstifa’ slogan

AKP Bodrum İlçe Binasına yürümek isteyen binlerce kişi polis barikatıyla karşılaştı. Polisin saldırısıyla çıkan çatışma sonrası çok sayıda kişi yaralanırken, olaylar sonrasında onlarca gözaltı yaşandı. Polis olaylar sırasında Milas’tan polis ve jandarma desteği aldı .

Dün Samsun’da yaklaşık 10 bin kişi Gezi Parkı eylemiyle dayanışmak için sokağa çıktı. AKP İl binasına yürüyen binlerce kişiye polis saldırdı. Polisin saldırısı sonu-

3 HAZİRAN 1 Mayıs Mahallesi’nde Taksim Gezi Parkı dire onbinin üzerinde insan sokağa çıktı. Bu sır bir araç SODAP üyesi genç işçi Mehmet

cunda 250’ye yakın kişi gözaltına alınırken, soL gazetesi yazarı Belma Nur Kartal da gözaltına alındı.Ankara’da Gezi Parkı eylemlerine yönelik insanlık dışı polis saldırısı sürerken, halk da bu saldırılara direnmeye devam ediyor. Ankara’daki eylemler sırasında kameralara yansıyan bir video AKP’nin öldürmek için saldırdığını ortaya koydu. http://www.youtube.com/watch?v=xA5fbm6IpmY&feature=player_embedded

3 Haziran

Onun

adı

artık

POMA!

Beşiktaş’ta

eylemciler

makinasını

ele

geçirdi...

18


Direniş Güncesi

Etiler

nları atarak AKP faşizmini protesto etti.

Kanyon

alışveriş

direniş’

sloganlarıyla

direniş’

sloganları

merkezinde protesto

atan

eylemciler

‘Her

gerçekleştirdi.’Her

binlerce

kişi

AVM’de

yer yer

Taksim, Taksim

protesto

Her

yer

her

yer

gerçekleştirdi.

00.00 Sarıgazi’deki çatışmalarda halk mobese kameralarını tahrip 00.05 Gazi’de çatışma devam ediyor. Ağır saldırı sonucu onlarca yaralı var. 00.25 Bahçelievler Soğanlı’dan başlayarak Şirinevler ve Çavuşbaşı’na doğru 3000 kişi “Hükümet istifa” sloganları ile yürüdü. Eylemin bitiş noktasında faşist bir grubun kortejin sonuna doğru yaptığı saldırı püskürtüldü. 00.30 Yenibosna Zafer Mahallesi’nde 2000 kişi yürüdü. 00.35 Sarıgazi’de çatışmalar sürüyor. 00.42 Gazi Mahallesi’nde çatışmalar bitti. Yer yer gerginlikler devam ediyor. 00.47 İnönü stadı çevresinde binlerce kişi var. Kitle Gümüşsuyu başında dirençli bir şekilde bekliyor. Trafik Kabataş’a doğru açık.

enişiyle dayanışma amacıyla saat 22.00 civarında rada bütün uyarılara rağmen kitlenin içine giren t Ayvalıtaş’a çarptı, Ayvalıtaş hayatını kaybetti.

00.52 Sultanbeyli’de halk tencere ve tavalarla yürüdü. 01.00 İnönü Stadı çevresinde biriken halka polis müdahale etti. Yoğun gaz bulutu var. 02.45 Gümüşsuyu ve çevresine yoğun gaz atılıyor. Kurulan barikatlarda halk çatışmaya devam ediyor. 12.50 Ümraniye İş Merkezleri önünde öğle arasına çıkan çalışanlar Anel iş merkezi önünde buluştu. Yaklaşık 500 kişi “Her yer Taksim, her yer direniş!” ve “Tayyip istfia” sloganları atıyor. Yoldan geçen insanlar alkışlarla araçlar ise kornalarla eyleme destek oluyor. 13.14 Bahçelievler Kemal Hasoğlu Lisesi öğrencileri okullarını boykot etti. Ücretsiz ulaşım haklarını kullanan liseliler Taksim Gezi Parkı’na doğru geliyor. 13.17 İstanbul’un dört tarafından derslerinden çıkan liseliler siyah giyinerek Gezi Parkı’na doğru geçiyor.

19


Sosyal Mecmua 12.34 İstanbul Halkevi’nde 24 saat boyunca açık olacak bir merkez oluşturuluyor. İstanbul’daki eylemler ve Taksim’deki durum hakkında hakkında bilgi almak için ve acil durumlarda ulaşılabilecek telefon numaraları İstanbul Halkevi nöbetçileri: 0212 245 82 65/ . 4 Haziran eylem programı ise şöyle: Doğanevler Caddesi’nden yürüyüşler yapılacak başlayacak Ümraniye Saat 21.00’da Çakmak, Adem Yavuz, Birlik, Mehmet Akif Mahalleleri’nden ve Mahalleleri’nde yürüyüşler başlayacak Sefaköy Cennet Mahallesi’nde, saat 20.00’da Akbank önünden yürüyüş Sarıyer, Saat 21.00 Ömürtepe Çamlık, Dağevleri 2 Temmuz Parkı, Kocataş, Cumhuriyet ve Maden buluşacak Sarıgazi, Saat 20.00’da Sarıgazi Demokrasi Caddesi’ne yürüyüş düzenlenecek Okmeydanı Okmeydanı, Örnektepe ve Hacıhüsrev halkı, saat 21.00’da Mahmut Şevket Paşa sağlık ocağı önünde yürüyüş düzenlenecek Kartal, Saat 20.30’da Kartallı Kazım Meydanı’ndan Kartal Merkez’e yürüyüş yapılacak buluşulup Atakent’e yürünecek Kadıköy, Saat 21.00’da Kadıköy’ün bütün mahallelerinden Kadık��y Meydan’a Eyüp Yeşilpınar’da, saat 20.00’da Veysel Karani’de toplanılacak İkitelli İkitelli Cemevi önünde 21.00. ilçesinde, mahallelerinde eylemler sürüyor. NTV ‘nin yandaş tavrı Maslak’ta NTV önünde yoğun bir katılımlı bir eylemle protesto edildi. NTV canlı yayın vermek zorunda kaldı. NTV’nin sahibi olan Ferit Şahenk’e ait olan Garanti Bankası için paranızı çekin kampanyası başladı. Bir günde 1500 kredi kartı iptal edildiBaşbakan Danışmanı Yalçın Akdoğan, eylemleri görmezden gelen diğer bir kanal olan Haberturk’e verdiği röportajda “Tayyip Erdoğan’ı kimseye yedirmeyiz” dedistanbul Borsası, günü yüzde 10.47 kayıpla 76 bin 983 puanla tamamlayarak son 10 yılın en büyük düşüşünü yaşadı. 3 Haziran 21:30İhsan Varol’un yönettiği Kelime Oyunu, Gezi parkına destek veriyor

-Basın yayın ve haberleşme ile sinema ve kitap yayınlarının hükümetçe kısıtlanması s a n s ü r -Bir olay bir olgu üzerine edindiği bilgiyi hazırlayıp yayın organlarında yayınlaması beklenen kişi h a b e r c i -Baş belası olarak tanımlanan bir sosyal ağ ve mikroblog sitesi t w i t t e r -Atatürk’ün gördüklerini bildiklerini düşündüklerini samimiyetle yazmalıdır dediği kişi g a z e t e c i -Çanak yalayan, dalkavukluk eden y a l t a k ç ı -Güç, tehlike ve zorbalığa karşı durabilecekken şekinme, sakınma ve ses çıkarmama hali k o r k a k l ı k -Anaakım tarafından terkedilip sosyal medyaya mahkum edilen vatandaşın tutunduğu dal s a n a l a l e m -İletişim veya yayın organlarıyla verilen, gerçek olmayan, uydurma veya çarptırılmış bilgi yalan haber -Davranışları ve sözleriyle kötü bir sonuca yol açma, ateşe körükle gitme çanak tutma -Toplumsal alanlara müdahale aracı t o m a -Ünlem haliyle “yapma”, “sakın” anlamında kullanılan bir söz a m a n -Adı kent, site, devlet, devlet düzeni anlamlarında yunanca kökenli bir sözden türeyen bir kamu görevlisi p o l i s -Kelime anlamı haklar olan toplumsal yasalar bütünü, tüze h u k u k -Yargı yolu kılavuzu a v u k a t

Beşiktaş’ta üçüncü günü geride bırakan polis saldırıları “Kelime Oyunu” programının sunucusu İhsan Varol bugün yeniden başladı. unutulmayacak bir programa imza attı. Günlerdir eylemle yatıp eylemle kalkan Türkiye’de günlük jargona yerleşen 3 Haziran 23:35 Antakya’da Abdullah Cömert (22) kelimeler yarışmacılara soru olarak yöneltildi. İşte programda katledildi. Polis tarafından öldürülen Abdullah Cömert isimli İhsan Varol’un yarışmacılara yönelttiği sorular ve cevapları: 22 yaşındaki genç CHP gençlik kolları üyesi. -Bir televizyon kanalına yakışan en güzel isim halk tv-Medya gibi çeşitli meslek kolları arasında uyulması gereken davranışlar bütünü etik -Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre hürdür sansür edilemez ifadesiyle yer alan olgu b a s ı n -Nezihe Meriç’in bin başlı ejderha olarak tanımladığı iletişim ortamı m e d y a -Onaylamak ve ikrarla eşdeğer görülen bir eylem s u s m a k

20


Ankara’da on binler polis saldırısına rağmen yürüyor

Tunus ve Bestekar’da polis ses bombaları atıyor. Ümitköy kavşaında bin kişi “Tayyip istifa” sloganı atıyor. Keçiörenden halk pankartlarıyla yürüyor.

Ankara Kuğulu Park’ta binlerce insan toplandı. Keçiören’de 5 bin kişi Kızılay’a yürüyor. 100. Yıl’daki saldırının ardından 5 bin kişi direnişi sürdürüyor. Tunus Caddesi ve Bestekar Sokak’ta polis saldırı devam ediyor.Dikmen’den 10000 kişi Kızılay’a yürüyor. KKE ve KNE: Türkiye halkının yanındayız

Yunanistan Komünist Partisi (KKE) ve Yunanistan Komünist Gençliği (KNE), Atina’da Türkiye halkının mücadelesiyle ve Türkiye Komünist Partisi ile dayanışmak ve halka uygulanan devlet terörünü kınamak amacıyla büyük bir eylem düzenledi. Atina Metrosu’nun Evangelismos durağında buluşan beş bin kişilik kalabalık, buradan Rigillis Sokağı’nda bulunan Türkiye Büyükelçiliği’ne yürüdü. Yürüyüş güzergahında polis tarafından alınan geniş güvenlik önlemleri dikkat çekti. Eylemde, ellinci ölüm yıldönümünde komünist şair Nazım Hikmet, Vasilis Kolovos’un okuduğu şiirlerle anıldı. Devamında kürsüye gelen KKE Merkez Komitesi Üyesi ve Milletvekili Hıristos Kaçotis tarafından bir konuşma yapıldı. Kaçotis, konuşmasında “bu eylem ile mücadeleci Türkiye halkıyla sesimizi birleştiriyor ve dayanışmamızı ifade ediyoruz” dedi. Kaçotis, Türkiye’deki mücadelenin ve buna karşı yükselen devlet terörünün bugüne kadarki bilançosunu açıkladı.

21


Sosyal Mecmua

Ölen gencin amcası Erdoğan’a isyan etti İstanbul Ümraniye’de 1 Mayıs mahallesinde düzenlenen eylem sırasında araba çarpması sonucu yaşamını yitiren genç işçi Mehmet Ayvalıtaş dün toprağa verildi.“Ülkenin her yerinde insanlar sokağa çıkıyor. Biz de sokağa çıktık. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın hiçbir kesimi dikkate almayan tavırları, toplumun değer yargılarına hakaret etmesi, insanların hiçe sayılması olayları bu noktaya getirdi. Başbakan’ın tavrı herkesi gerdi. Artık dayanılmaz hale geldi. Biz de Tayyip Erdoğan diktatörlüğünün yıkılması, hükümetin istifa etmesi için, ülkenin geleceği için vazgeçilmez olan şey için sokağa çıktık. TEM otoyolunu trafiğe kapatmak isterken bir kaza oldu. Kaza oldu ama bu ölümün sorumlusu Tayyip Erdoğan’dır. Erdoğan, insanlara bu kadar hakaret etmese, değer yargılarıyla oynamasa bunlar olmayacaktı. İşçiye hakaret, esnafa, memura hakaret, Aleviye hakaret… Milyonlarca insana çapulcu diyor. Tayyip Erdoğan gidecek. Başka çaresi yok. Yazık değil mi bu fidanlara. Niye bu kadar insanları aşağılıyor. Kibri aklını geçmiş. Böyle bir adam Türkiye’de başbakanlık yapamaz. Reyhanlı’da 52 kişi ölünce ABD’ye kaçmıştı, şimdi yine yurt dışına kaçtı. Yeter. Suriye’yi, komşularımızı karıştırıyor. 54 yaşındayım böyle bir başbakan görmedim. Toplumun yarısından fazlası kendisine küfrediyor. Sürü değiliz. Artık dayanılacak şey kalmadı. Patladık.” Fethullah Gülen’e göre polis ‘şefkatinden vuruyor’ Gezi Parkı direnişiyle ilgili Pennsylvania da sessizliğini bozdu. Gülen’in dediklerinin Türkçe’si şöyle; ‘polis şiddeti olmasaydı, müminlerin başına daha kötüsü -Gayretullah’ın şiddeti- gelebilirdi, bu yüzden polis şiddeti yeğdir’

kanal çalışanları ile toplantı yapan NTV yönetimi, Gezi Parkı direnişi haberlerine uyguladıkları sansür konusunda “özür dileriz, hata yaptık” dedi. Arınç’tan bildik taktik: Alttan girdi, üstten çıktı

KESK’in çağrısıyla bir araya gelen onbinlerce kişi, Cumhuriyet Meydanı’ndan Gündoğdu’ya yürüdü. Erdoğan’ın Fas’a gitmesinin ardından Cumhurbaşkanı Gül ile görüşen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç kameralar karşısına geçti. Arınç, yaptığı konuşmada polisin gaz kullanmasının olayı bu noktaya taşıdığını söylerken, çevre duyarlılığı ile eyleme gelenlerden gaz kullanımı dolayısıyla özür diledi. Erzincan’da ‘Hükümet istifa’ diyen halka polis saldırısı. Halk Cemevi önünde toplanıyor. Gözaltıların serbest bırakılması bekleniyor.Polis şu an Cumhuriyet Caddesi’ndeki Cemevi’nin bulunduğu alanda toplanan kitleye gaz bombaları ile saldırıyor. Halk polis saldırısına karşı direniyor.AKP’ye karşı başlayan eylemler bugün Erzincan’da da halkı sokağa döktü. Hükümet istifa diyerek sokağa çıkan yaklaşık bin kişiye polis TOMA ve biber gazlarıyla saldırdı. AKM’nin beşinci katından Celal Kırmaz (28) kağıt toplama işçisi düşerek öldü.

4 HAZİRAN 4 Haziran’da yine yüzbünlerce insan sokaklara çıkarak “hükümet istifa” dedi. Günün en ilginç iki haberi Bülent Arınç’ın hükümet adına “alttan girip üsten çıkmaya” çalıştığı konuşma ve Twitter gözaltıları oldu. Bugün de bazı bölgelerde polis saldırıları olurken, dünyadan da dayanışma mesajları gelmeye devam etti.

Dersimnews’in haberine göre, Dersim’de iki eylemci yaralandı. Birinin ayak bileği kırılmış, diğerinin göğsüne gaz bombası isabet etmiş durumları iyi. Dersim’de polis çekilince çatışmalar sonra erdi. Adana’da TOMA’lar Atatürk Parkı’ndan çekiliyor.İstanbul Beylikdüzü’nde AKP’ye yürümek isteyen halka polis saldırdı. Gümüşsuyu’nda yüzlerce polis ve tomalar, biber gazı, plastik mermi ve ses bombalarıyla ağır saldırıya geçti. Yaralılar var. Türkiye’nin dört bir yanındaki halk eylemleri Çanakkale’de de sürüyor. Her akşam olduğu gibi bu akşam da Halk Bahçesi’nde toplanan Çanakkale halkı Barbaros Mahallesi’ne bir yürüyüş gerçekleştirerek hükümeti istifaya çağırdı. Kastamonu’dan da direnişe destek geldi.

Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi Avukat Sarper Gürcan, dün Selanik ve Yüksel Caddesi’nin birleştiği noktada 20 metre mesafede kafasına sıkılan gaz bombası nedeniyle kafasında 4 santimlik bir yara açıldı. Görme kaybı var, kalıcı olup olmadığı müdahaleden sonra belli olacak. Antakya’da polis saldırısı öncesi Abdullah Cömert’in cenazesi için yapılan yürüyüşten bir kare:

“İstanbul Çapulcular Orkestrası Gezi Flarmoni” Gezi Parkında konser veriyor..

ABD’nin Şikago şehrindeki Gezi Parkı protestoları dördüncü gününe girdi.Bugün

www.solportal.com

Direniş güncesi : www.sendika.org

22


Antakya’da cenaze töreni sonrası polis kitleye gaz bombalarıyla saldırdı. Onbinlerin katıldığı cenaze töreni sonrası çıkan çatışma birçok noktada sürüyor İskenderun’da polisin silahlı saldırısı sonucunda araçlarıyla kanal duvarına çarpan ve yaralanan sonrasında ise gözaltında tutulan 3 TKP üyesi serbest bırakıldı.

Halkevleri’nin İstanbul’un yoksul mahallelerinden topladığı malzemelerle başlattığı dayanışma merkezi büyüyor. İhtiyaç malzemeleri için çağrı yapılıyor telefon: 0 212 245 82 65

17.56 Gezi Parkı direnişçileri dayanışmayı büyütüyor, direnişe gelenler yanlarında falza yiyecek, içecek ve diğer ihtiyaç malzemelerini getiriyor. Direnişe katılamayanlar arkadaşlarıyla, aileleriyle malzeme yolluyor, 22.35 Gazi’de binlerce kişi sokakta polisle çatışıyor. Gazi Mahallesi’nde geceyarısına kadar süren çatışmalarda en az beş kişinin kaburgalarından ve ayaklarından yaralandığı öğrenildi.

Fotoğraf: Sendika.org

00.15 İstanbul Beylikdüzü ve Gazi’de çatışmalar sürüyor. TOMA arkasında çevik kuvvetle birlikte saldırıya geçti ve Beylikdüzü Migros’un önüne kadar ilerledi. Kitle dağılmadı, tekrar yürüyüşe hazırlanıyor. 00.26 Beylikdüzü’nde saat 20-21.00 arasında 7- 8 ayrı noktadan başlayan yürüyüşlerde Beylikdüzü meydanı miting alanına döndü. Yaklaşık 20 bin kişi toplandı. Yürüyüş kollarından AKP ilçe binasına yönelenlere polis müdahale etti. Çatışmalar özellikle 500′e yakın gencin katılımı ile 2 saat sürdü. 2-3 dk önce 02.00 Beylikdüzü ve Gazi’deki çatışmalar sona erdi.

Antakya ve Ankara’daki saldırılar kınandı, dayanışma sloganları yükseldi. Bugün HDK’nın da kitlesel katıldığı eylemde, basının ilgisi kandil vesilesiyle destek için alana gelen İhsan Eliaçık ve “anti-kapitalist Müslümanlar” grubunun üzerindeydi. 5 HAZİRAN Okmeydani Halkevi Gezi Parkı’nda esnafların hazırladığı mercimek çorbasını dağıtıyor.

Kurtuluş Lisesi’nde öğrenciler okul boykotu yaparak greve katılma kararı aldı. Öğrenciler okuldan çıkacakları sırada okul yönetimi kapıları kapattı ancak liseliler kapılardan atladı ve kalan arkadaşlarını bekliyor. Kurtuluş Lisesi’ne “Bu okulda boykot var” pankartı asıldı. 17.31 Direnişin sembolü Gezi Parkı’nda direnişçiler tarafından oluşturulan kütüphaneye yoğun ilgi var

23

www.sendika.org


Sosyal Mecmua 13.46 Ntv protestoları devam ediyor. Ntv önünde yaklaşık 300 kişi ellerinde penguen oyuncaklarıyla “Yandaş medya istemiyoruz” 15.00 Halk forumu oluşturuldu ve Gezi Parkı’na gelen halk söz alarak konuşma yapıyor. Forum devam ediyor 18.00 Koç Üniversitesinin çalışanlar, öğrencileri ve öğretim görevlileri birazdan Tünel’den başlayan bir yürüyüşle Gezi Parkı’na gidecek. 17.59 Saat 19.00′da Ankara, Hatay, İstanbul’da ölenler içib anma programı yapılacak. Anma programı çerçeversinde Gezi Parkı’nda Taksim Meydanı’na oradan tekrar Gezi Parkı’na yürüyüş 21.45 İstanbul Gazi Mahallesi’nde on binlerce kişi “Tayyip istifa” sloganı atıyor. Çatışma sürüyor. 20.00 Gazi Mahallesi’nde polis, halka saldırdı. 22.35 İstanbul Çekmeköy’de binlerce kişi “Tayyip istifa” sloganı atıyor. 23.08 İstanbul Gazi Mahallesi’nde çatışma sürüyor. Yaralılar var.

Tayyip Erdoğan, bütün ülkede halkın ayağa kalktığı bir zamanda çıktığı yurtdışı gezisinden bugün İstanbul’a dönecek. AKP yetkilileri AKP’lilerin havaalanı önünde kitlesel eylem yapacağını yalanlarken, İstanbul’da kesintisiz

17.29 Dün akşam Gazi Mahallesi’nde kafasına gaz bombası isabet etmesi sonucu ağır yaralanan Duran Akbaş’ın durumu pozitif bir ilerleme kaydettiği öğrenildi. 7 Haziran programı ise şöyle; Kadıköy Yürüyüş saat 20.30’da Kadıköy İskele Meydanı’ndan başlayacak Kartal Mahallelerden saat 20.30’da Kartal Meydanı yürünecek ve meydanda Edip Akbayram konser verecek Çekmeköy Saat 21.00’da Madenler’de buluşulup yürünecek Esenyurt Yürüyüş 21.00’da Akasya Parkı’ndan başlayacak Beykoz Beykoz Devlet Hastanesi Tepeüstü’nde saat 21.00′da buluşacak olan halk, “AKP istifa pankartı” ile Paşabahçe Meydanı’na yürüyecek 21.30 Sarıgazi’de yürüyüş başladı. Binlerce kişi sokakları dolaşıyor. Yeni katılımlarla sayı artıyor 23.28 Gazi’de yoğun çatışmalar sürüyor.

23.39 Sarıgazi’de on bini aşkın kişinin katılığı yürüyüş bitti. Demokrasi Caddesi’ne direniş çadırları kuruldu 7 HAZİRAN

6 HAZİRAN

00.33 Çekmeköy’de buluşan bini aşkın vatandaş “Tayyip istifa” . 00.17 Turan Akbaş, ameliyata alındı. Doktorları durumu- sloganları ile yürüdü. . 00.49 Gazi’de nun ciddi olduğunu ifade etti. saatlerdir süren çatışma sona erdi. 08.34 Akbaş ameliyattan çıktı, yoğun bakımda Öğrenci Velilerine, Basına ve Kamuoyuna 8 Hazuyutuluyor. 00.17 iran Cumartesi sabahı saat 10.00’da başlayıp 12.24 İstikal Caddesi’nde, 12.00’a kadar devam edecek bir grup çalışan “zıpla zıpla zıplamayan Tayyip” olan 2013 Seviye Belirleme Sınavı’na (SBS) sloganlarıyla yürüyor. katılacak öğrenci arkadaşlarımızın sınav merkezlerine kolaylıkla ve zamanında ulaşmaları için her türlü özverili çalışma Taksim Dayanışması tarafından organize edilmektedir. Beyoğlu bölgesinde 11.51 Yeşil Gerze Çevre Platformu “Gerze’den Gezi’ye yüreğimiz sizinle” diyerek bugün saat 14.16 “Homofobik devlet, yıkacağız elbet” , “AVM’ye değil, sığınağa bütçe” , “Geceleri de sokakları da meydanları da istiyoruz” , “Küfürle değil, inatla diren” sloganları eşliğinde yürüyüş

www.sendika.org

24


14.20 Kadınlar oturarak ses çıkarma eylemi yapıyor 18.52 Yüzlerce Fenerbahçe taraftarı Taksim’e yürüyor 18.58 Binlerce Beşiktaş taraftarı Kartal heykelinin önünde toplandı. . Taksim Dayanışması olarak 9 Haziran Pazar günü saat 16.00′da Taksim Meydanı’nda gerçekleştireceğimiz mitinge, Gezi Parkı’na, kentine, tüm halk taleplerine sahip çıkan tüm yurttaşları bekliyoruz. Taleplerimiz karşılana kadar burada olacağız.” Taksim Dayanışması olarak 11 gündür taleplerimizi her ortamda yükseltiyoruz. Hayatını kaybeden Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş ve Mustafa Sarı’nın ailelerinin acılarını paylaşıyor, yaralanan binlerce yurttaşımıza acil şifa dileklerimizi iletiyoruz. 21.01 Çarşı meşalelerle Taksim Meydanı’nı aydınlattı. . 21.31 Beylükdüzü Belediye Meydanı’nda toplanan halk yürüyüşe başladı. 22.38 Sarıgazi halkı Yenidoğan mahallesini dolaşıyor, yürüyüşe katılım gittikçe artıyor. 22.38 Sarıgazi halkı Yenidoğan mahallesini dolaşıyor, yürüyüşe katılım gittikçe artıyor. 22.42 Gazi’de çok yoğun bir polis saldırısı başladı.

bizden değildir” yazılı. 15.32 Taksim Meydan’da gruplar yerlerini almaya başladı. ESP, EHP, EMEP, ÖDP, SDP… Alanı dolduran kalabalık, “Her yer Taksim her yer direniş”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Taksim bizim İstanbul bizim” sloganları atılıyor. 15.52 Kürsü Taksim Meydan’da olan işçileri, emeklileri, üniversitelileri, liselileri, mahallelileri selamlıyor. 15.55 Kürsüden yapılan selamlamada, “Kadınlar kürtaj yasağına karşı kendi bedenlerine, yaşamlarına sahip çıkmak için, LGBT’ler nefret suçlarına karşı çıkmak için buradalar” 15.58 Kürsüden, Tayyip’in çevreciyim yalanı teşhir ediliyor. 16.00 Miting başlıyor. İlk günden itibaren mücadelenin içinde savaşmış, direnmiş Bandista sahnede. 16.06 Abdullah Cömert’in son facebook mesajı okunuyor. 16.06 Abdullah Cömert’in son facebook mesajı okunuyor. 16.15 Bandista, “Her yerde kardeşlerimiz savaşıyor. Diren Ankara Taksim seninle” dedi. 16.29 Direniştekilere selam gönderiliyor. Direnen şehirlerin, mahallelerin isimleri sayılıyor. “Gazi, Antakya, Ankara, Dersim, Rize..” kitle ise “Direniyor” diye cevaplıyor. 16.43 Bandista, “Direniş barikatları sayesinde buradayız. Birbirimize barikatlarda da ihtiyacımız var” diyor ve 8 HAZİRAN “Haydi barikata” şarkısı . 16.54 Devrim şehitleri anısına saygı 03.00 Gazi’de çatışmalar son duruşuna geçildi. buldu. 01.30 Gazi Mahallesi’nde 16.55 Ortak basın açıklamasını çatışmalar Mücella Yapıcı okuyor. duruldu, yaralılar var. Polisin 17.00 Yapıcı, “Ben bir ceviz attığı plastik mermilerle yaralaağacıyım Gülhane nan bir kişi hastaneye kaldırıldı. Parkı’nda” şiirinin Gezi Parkı’na 14.48 Halkevciler Demirören uyarlanmış halini okudu. AVM önünde Çav Bella’yı Yapıcı, “3-5 ağaç kesince halkı söylüyor. öfkelendireceğinin ne sen 15.03 farkındaydın ne de polis Galatasaray’da Kangal farkında. İlk gün saldırdığında Dernekler Federasyonu yaklaşık sen duymadın ama biri duydu, 200 kişiyle yürüyor Sırrı Süreyya Önder nam-ı diğer 15.12 “We have Drogba, they Kepçeci sağolsun” dedi. don’t” ve “Galatasaray direniştir” 17.27 Yapıcı: “3. Köprü’ye, Alevi pankartlarıyla hassasiyetlerinin gözetilmemesGS taraftarları GS’dan meyine, HES’lere, dana yürüyor. Yürüyüş sırasında Ortadoğu’daki savaş politikasına “Çare Drogba” sloganları da itirazımız var.” atılıyor. 17.36 Ortak basın açıklaması GS Lisesi öğrencilerinin bitti. Sahne Kardeş pankartında Fatih Altaylı ve Yiğit Türküler’in.. Bulut fotoğrafı basılı. Pankartta 17.44 Kürtçe şarkılarla halaylar da, “Sorarlarsa çekiliyor.

25

18.05 Çarşı adına bir taraftar sahneden kitleyi selamlıyor. Alkışlar, ıslıklar. Kürsüden yapılan konuşmada, “Direnen bir avuç insandık. Önce 31 Mayıs gecesi korku duvarını aştık, birleştik, kavga bitmedi. 43′ü ağır 4 bin yaralı, iki arkadaşımızı kaybettik. Onlara söz veriyoruz bu daha başlangıç..” denildi. 18.14 Boğaziçi Caz Korosu, “Çapulcu musun vay vay” şarkısını söylüyor. 18.20 Boğaziçi Caz Korosu, yeni şarkı uyarlamasını ilk kez söylüyor. “Suda TOMA oynuyor, Gezi Parkı kaynıyor” 18.44 Mor ve Ötesi, “Cambaz” adlı şarkısını söylüyor. Kürsüden yapılan konuşmada, “Biz direnişçiyiz ama bizden önce direnişte olanlar var. İşyerlerinde THY, HEY Tekstil, Yurtiçi, MNG Kargo işçileri hepimiz, geleceğimiz, çocuklarımız adına direniyorlar” denildi. 19.11 Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs Marşı çalıyor.

22.05 Gazi Mahallesi’nde halk kürsüsü kuruldu.


Sosyal Mecmua 22.57 Gazi’de çatışmalar başladı. Kitlenin bir kısmı arkada konuşmalar yaparken bir kısmı da çatışıyor. 23.53 Beşiktaş Çarşı grubunun sözcülerinden Bülent Ergenç bıçaklanarak hafif yaralandı. Not: Olay sosyal medyada dolanan Kürt – Türk gerginliği değil Taksim Dayanışması’nın seyyar satıcıları dışarı çıkarma kararından sonra her örgüt gibi çArşı’nında bu kararı uygulaması esnasında olmuş üzücü bir durumdur.

9 HAZİRAN 14.00 Yeni Şafak gazetesinin Mehmet Ali Alabora’yı hedef gösteren kara propagandasına yanıt Gazeteciler Cemiyeti’nde sanatçılar tarafından yapılan basın toplantısında veriliyor. 14.18 Üniversiteliler Gezi Parkı direnişi ile birlikte alevlenen ve tüm Türkiye’ye yayılan halk isyanını düzenleyecekleri forumda akademisyenlerle tartışacak. Forum 11 Haziran Salı 17:00 Gazi Mahallesi’nde saat 21.00′de Cemevi önünde kürsü kurulacak. Kürsüye sanatçıların da şarkılarıyla, türküleriyle katılımı bekleniyor. Pınar Aydınlar katılacak isimler arasında. Okmeydanı’nda saat 21.00′de Sibel Yalçın Parkı’ndan mahalle içinde yürüyüş yapılacak. Sağlık Ocağı’nın önünde kürsü Kartal’da mahallelerden 21.00′de yürüyüşler başlayacak ve halk Kartal Meydanı’nda buluşacak. Sarıgazi’de saat 20.00′de Vatan İÖO önünden Sarıgazi Demokrasi Caddesi’ne yürüyüş

Direniş güncesi : www.sendika.org

yapılacak ve kurulan direniş çadırı bombalarını insanlara hedef alarak ateş edialanına gidilip orada kalınacak. yor. İkitelli halkı saat 21.00′de Cemevi önünde buluşup Atakent’e yürüyecek. 17.07 İstanbul Taksim’de olduğu kadar mahallelerde de direnişi büyütüyor. Sefaköy Cennet Mahallesi’nde saat 20.30’da Akbank önünden yürüyüş başlayacak 21.08 Bülent Arınç’ın Çarşı’nın eylemlerden çekildiğini açıklamasından sonra Çarşı grubu üyeleri Gezş Parkı’nda “Çarşı burada Arınç nerede?” ve “Her yer Taksim, her yer direniş” sloganları atmaya başladı. Sarıgazi halkı “Her yer Taksim, her yer direniş” pankartıyla yürüyor.

İnsan zinciri.

23.32 Gazi’de kurulan serbest kürsüde konuşan halk 3.köprünün adının değiştirilmesini talep etti 10 HAZİRAN Polis meydana müdahale de bulunuyor. Çok sayıda yaralı var.Plasti,k mermi ve gaz

26


LGBT bireyler: “Katil polis, Taksim’den defol”

Çatışma anı.

27

07.30 Çevik Kuvvet Gümüşsuyu’ndan Taksim Meydanı’na yöneldi. Gümüşsuyu’ndan gaz atıldı. 07.47 Tarlabaşı tarafında gaz atılıyor, polis ilerlemiyor. Anıtın önünde siviller var. Pankartlara müdahaleye hazırlanılıyor. 07.54 Taksim Meydanı’na gaz bombaları ile müdahale ediliyor 07.59 Polis ses ve gaz bombası ile müdahale ediyor 08.01 Direnişçiler polise direniyor 08.03 2 TOMA Meydan’dan Tarlabaşı Bulvarı’na doğru gidiyor, BEDAŞ yönüne doğru da su sıkılıyor. 08.06 TOMA’lar Harbiye yönüne su sıkıyor, Talimane girişine de müdahale var 08.09 Akrep İstiklale girdi. 08.20 Sıraselvilerde polis iş makinasıyla ilerliyor. 08.24 İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu bir saat kadar önce twitterdan “Gezi Parkı ve Taksim’e kesinlikle dokunulmayacak, sizlere asla dokunulmayacaktır. Bu sabah ve bundan sonra polis kardeşlerinize emanetsiniz” yazdı. 08.27 Polis AKM ve Taksim anıtının etrafını kuşattı. 08.35 Harbiye tarafında polise gaz bombaları geri gönderiliyor, Tarlabaşı’ndan havai fişek atılıyor, Gezi Parkı’nda “Her yer Taksim, her yer direniş” sloganları atılıyor. Polis Gezi Parkı’na “Aranızdaki marjinalleri ayırın” diyerek anons geçiyor. 08.47 Ahmet Saymadi yarım saat kadar önce twitter hesabından şu mesajı geçti: “Bugünleri de gördük! Polis telsizinden meydana arkadaşımız Hayko

Bağdat konuşuyor. Halkı telkin ediyor!” Hayko Bağdat’ın adı, Taksim Dayanışmasının ve Gezi Parkı’nın taleplerini yok sayan Tayyip Erdoğan tarafından belirlenen müzakere listesinde geçiyor. 09.53 Taksim’de polis her yere gaz sıktı, TOMAlar su sıkmaya devam ediyor 10.02 DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu: Hükümet bir adım atmalı. Konu ‘Yasadışı Pankartlar’ konusu değil. Başbakan’ın konuyu saptırmasının bi anlamı yok. 10.05 Taksim’de Meydan’ında polis savunma poziyosunda eylemciler polise havai fişekle müdahale ediyor 10.13 Tarlabaşı tarafında 1 Toma alev alev yanıyor. Diğer Toma onu söndürmeye çalışıyor

Halkevleri GYK üyesi İlknur Birol ve İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel Tarlabaşı’ndaki SDP il binası önünde


Sosyal Mecmua

10.35 Polis, SDP il binası etrafında gözaltı yapmaya çalışıyor. Taksim Meydanı’nda çatışmalar devam ederken, direnişçiler Gezi Parkı’nı bırakmıyor, nöbet sürüyor.

yapılıyor.” 10.56 Gezi Parkı’nın yanındaki barikat ateşe verildi. 10.58 İnsan zinciri kuran yüzlerce kişi polisin üstüne yürüyor. Polis, Atatürk anıtının önüne doğru çekilmek zorunda kaldı.

10.54 Gezi Parkı’nın etrafına polis gaz atmaya devam ediyor. Direnişçiler, “Hükümet istifa” sloganı atıyor. 10.55 Vali Mutlu: Polisimizle çatışan marjinal gruplara gereken

11.12 Polis, oluşturulan insan zincirine gaz bombasıyla saldırıyor. 11.22 Zincir bozuldu, kitle dağılmadı. Zinciri oluşturan yüzlerce kişi “Taksim bizim İstanbul bizim”

sloganları atıyor. 11.30 Eğitim Sen 6 No’lu üniversiteler şubesi, 12.30′da iş bırakıyor. Eğitim ve bilim emekçileri herkesi Taksim’e çağırıyor. 11.33 SDP il binasına polis saldırısı sürüyor. Polis, içeride mahsur kalan çok sayıda kişiye gaz bombası ve plastik mermilerle saldırıyor. 11.37 HDK Yürütme Kurulu üyesi ve ESP Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs polis saldırısı sonucu başından yaralandı. Altınörs, direniş alanındaki acil müdahale revirine kaldırıldı. 11.47 Taksim’de direnişçilerin arasında olduğu tespit edilen sivil polis, alandan kovuldu. 11.51 Radikal’in aktardığına göre, Enver Köse isimli bir kişi, polis saldırısıyla yaralandı. Şişli Etfal hastanesi’ne kaldırılan Köse’nin durumunun kritik olduğu belirtiliyor. 11.56 Polis, Tarlabaşı’ndaki SDP il binasına gaz bombaları ile saldırarak girdi. Binanın içindeki çok sayıda SDP üyesi polis tarafından darp edilerek gözaltına alınıyor. Taksim Dayanışması, gözaltıların bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyor. 12.07 SDP binası önünde özel harekat ekiplerinin saldırısıyla gözaltı sürüyor. Bina önüne Taksim Dayanışması üyelerinin yanı sıra İnsan Hakları Derneği (İHD) ve İstanbul Tabip Odası temsilcileri de gitti. Tabip Odası’ndan doktorlar bina içindeki

yaralılara müdahale etmek istiyor, polis izin vermiyor.

12.15 Özel harekat ekiplerinin SDP binasına yaptığı operasyon sonucu 41 kişi gözaltına alındı. 12.16 Çağlayan Adliyesi’nde, Taksim saldırısı sonrası avukatlar eylem yapıyor. Adliye, “Polis dışarı” sloganları ile inliyor.

28


12.28 Taksim Meydanı’nda 1000′e yakın kişi, TOMA’ların önünü kesiyor. 12.29 Çağlayan Adliyesi’ndeki avukatlara polis, biber gazı ile saldırdı. 12.41 Taksim Meydanı’nda bekleyiş sürerken, eylemciler yeniden flama ve bayrakları Atatürk anıtına asıyorlar. 12.48 Taksim Dayanışması, 13.00′deki eyleme gelecek herkesin yanında su getirmesi çağrısı yapıyor. 13.00 Polis, Taksim’deki Atatürk anıtına doğru ilerliyor. Eylemciler, TOMA’ların önünde duruyor. 13.26 Polis, Atatürk anıtının önünde. Kitleye gaz bombası ve tazyikli su ile saldırıyor. 13.33 Taksim Meydanı ve çevresinde polis saldırısıyla yaralanan-

lar Gezi Parkı’ndaki revire kaldırılıyor. Gönüllü hekimler destek bekliyor.

13.41 Çağdaş Hukukçular Derneği’nin (ÇHD) aktardığı bilgiye göre, Çağlayan Adliyesi’nde Taksim’deki saldırıyı protesto eden 49 avukat polis tarafından

darp edilerek gözaltına alındı.

-

14.34 Devrimci Müslümanlar adlı Twitter

-

yerde halk tarafından yuhalanıyor.

29

etkilenmiş durumda.


Sosyal Mecmua 15.17 Polis, Gezi Parkı içine

15.47 Polis Talimhane’nin

yaralanan çok sayıda kişiye

gaz ve ses bombaları atıyor.

ara sokaklarına girmiş du-

Gezi Parkı’nda ilk müda-

rumda. Rüzgar bugün

haleleri yapıyor.

direnişçilerden yana, polisin

(Fotoğraf: Elif İnce)

sıktığı gaz kendisine doğru geri geliyor. 15.50 BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, TBMM’de konuşuyor: “Artık size ‘Edi bese’ diyoruz, bu direnişi durduramayacaksınız.” Tuncel, “Tayyip Erdoğan’ın yaptığı kamplaştırma siyaseti 15.23 Polis saldırısını görüntülemek isteyen bir basın emekçisi, polis tarafından saldırıya uğradı. 15.27 ÇHD’nin verdiği bilgiye göre, gözaltına alınan avukat sayısı 73.

doğru değildir, Gezi Parkı direnişini selamlıyoruz” dedi. 15.54 Çarşı, herkesi saat 19.00′da Taksim Meydanı’na çağırdı. 16.01 TBMM’de konuşan CHP Milletvekili Aylin Nazlıaka “Başbakanın eline artık kan bulaşmıştır, ne kadar yıkarsa yıkasın o kanı temizleyemez” 16.02 CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ve Sezgin Tanrıkulu başkanlığındaki 20 milletvekili geceyi Gezi Parkı’nda geçireceklerini açıkladı. 16.16 Kadıköy-Beşiktaş arası vapur seferlerii iptal edildi.

15.31 Çağlayan Adliyesi’nde Baro Başkanı, başsavcı ile görüşüyor. 100′e yakın avukat bekleyişini sürdürüyor. Tarihi görüntü.

16.30 Gezi Parkı’ndaki yaralılar için ambulans bekleniyor. Dakikalar önce çağrılan ambulanslar parka bir türlü ulaşamıyor. 16.39 Çapul Tv’nin görüntülerine göre, ambulanslar yaralılara ulaşmak yerine, polise gaz taşıyor. 16.40 Halk, TalimhaneElmadağ tarafında polisle çatışan direnişçilere yemek götürüyor. Gönüllü hekimler, polis saldırısıyla

Direniş güncesi : www.sendika.org

17.43 Elmadağ – Harbiye tarafında işten çıkan insanların da bulunduğu yaklaşık 10 bin kişi polisin üzerine yürüyor. Polisin kitleye saldırısı sürüyor. Çok sayıda gaz bombası atıldı. 17.49 Taksim’deki çatışma 10. saatine girdi. Polis tam 10 saattir binlerce kişiye tazyikli su, gaz ve ses bombaları ile saldırıyor. 18.23 Gezi Parkı’nda Divan Otel’in olduğu girişte, polis saldırısıyla yaralananları taşımak için yeniden insan zinciri oluşturuldu 18.34 Binlerce kişi Dolapdere yakınlarındaki polis barikatını aştı. Polis, Talimhane yönüne çekilmek zorunda kaldı. 18.40 Dolapdere’den artarak gelen binlerce kişi, Taksim Meydanı’na ilerliyor. 18.42 İstiklal Caddesi’nden binlerce kişi Taksim Meydanı’na yürüyor. 18.43 Polis, Taksim Meydanı’ndan çekiliyor. Pankartlar ve flamalar yeniden direnişçiler

30


tarafından

Meydanı

yerlerine asılıyor. 18.57 İş

Gezi Parkı’ndaki revirde on-

çıkış saatiyle birlikte, gaz

larca yaralı var. Gönüllü

maskesini alan Taksim’e geli-

hekimler yaralılara ilk müda-

yor. Taksim Meydanı dolmuş

haleleri yapıyor.

durumda.

20.58 Taksim Dayanışması saat 21.00′de tüm Türkiye halklarını tencere, tavalarla gürültü eylemine ve sokaklara çağırdı. 20.58 Polis, İstiklal Caddesi’nden Taksim Meydanı’na çıkmak istey19.50 Taksim’deki polis terörünü protesto ettikleri

en gruplara gaz ve ses bombaları ile saldırıyor.

için Çağlayan Adliyesi’nde gözaltına alınan avukatlar serbest bırakıldı. 20.02 AKP’nin ayarlayacağı 19.00 Dolapdere’de

çakma görüşme sekteye

direnişçiler bir inşaat kamyo-

uğramaya devam ediyor.

nunu ele geçirdi. Kasasına

TEMA, görüşmeye Taksim

doldurduğu yüzlerce insanla,

Dayanışması’nın katılma du-

Taksim Meydanı’na doğru

rumuna göre dahil olacağını;

geliyorlar

Greenpeace ise polis terörü durmadan görüşmeye gitmeyeceklerini ifade etti. 20.14 Taksim Meydanı’nda yüz binlerce insanın üzerine gaz bombası ile saldırılıyor. 20.19 Polis, Gezi Parkı’na da saldırıyor. Park gaz altında. 20.32 Çapul Tv’nin önüne de gaz bombası atıldı, muhabirler zor durumda. Canlı yayın devam ediyor. 20.44 Taksim

19.05 Dolapdere’de ele geçirilen kamyona binenler Taksim Meydanı’na ulaştı: Direnişin kamyonu direnişin

Meydanı ve çevresine ses bombası atılıyor. Gezi Parkı içine ara ara gaz bombası atışı sürüyor.

21.01 Okmeydanı halkı sokaklarda, polis saldırısını protesto ediyor. 21.04 Gazi Mahallesi’nde halk, pencerelerinden tencere ve tava çalarak Taksim’deki polis saldırısını protesto ediyor. 21.13 Okmeydanı’nda sağlık ocağı önünde toplanan kitleye mahalle içindeki polis gaz bombalarıyla saldırdı. Halk, dağılmıyor. 21.15 Taksim Dayanışması,

meydanında!

Gezi Parkı’na kurulan sah-

19.09 Atatürk Kültür Merkezi

neden sesleniyor: “Buradayız

önünde 9 TOMA, 2 akrep ve

hiçbir yere gitmiyoruz,

500′e yakın polis var. Mey-

bu daha başlangıç mücadel-

danda toplanan on

eye devam edeceğiz.”

binlerce kişi “Tayyip istifa”

21.22 Polis, meydandaki

sloganı atıyor.

kitleyi dağıtmak için ses

19.02 itibariyle Taksim

bombası atıyor.

31


Sosyal Mecmua 21.24 Gezi Parkı’nda en acil ihtiyaçlar: Doktor, hemşire, sedye, astım ilacı, su, gaz maskesi, Talcid. 21.29 Dolmabahçe’den Beşiktaş Meydanı’na kadar yol boyunca polis otobüsleri sıralanmış durumda.Barbaros Meydanı’nı polis ekipleri otopark gibi kullanıyor, en az 100 tane polis otosu var. İnönü Stadı’nın yakınlarında da çok sayıda çevik kuvvet polisi konuşlandırılmış durumda. 21.34 Taksim Meydanı’na TOMA geldi. Halk, TOMA’yı taşlıyor, kitleye tazyikli su ile saldıran TOMA geri çekilmeye çalışıyor. 21.44 İnsan Hakları Derneği, saldırı durumunda kendilerine sığınılabileceğini belirtti. Adres: Çukur Çeşme Sokak Bayman Apartmanı – Taksim 21.48 Polis saldırısından etkilenenler ve yaralananlar TMMOB’a da sığınabilirler. Adres: Katip Mustafa Çelebi Mahallesi, İpek Sokak -Beyoğlu 22.00 İstiklal Caddesi’ndeki Ada Müzik-Kitabevi revir yapıldı.

23.02 Kartal’da halk, E-5′i trafiğe kapattı. 23.10 Aralarında Sezgin Tanrıkulu ve Gürsel Tekin’in de bulunduğu CHP milletvekilleri Gezi Parkı’na girdi. 23.13 Eğitim Sen 6 No’lu üniversiteler şubesi, yarın da iş bırakıyor. Eğitim ve bilim emekçilerinin açıklaması şöyle: “AKP günlerdir halkın hakları ve özgürlüğü için verdiği demokratik direnişe açık bir faşizmle yanıt veriyor. Biz emekçiler de ona üretimden gelen gücümüzle ve bütün demokratik direniş yollarıyla yanıt vermeye devam edeceğiz. Yarın İstanbul’daki üniversite emekçileri olarak 12 Haziran 2013 (yarın)bir günlük iş bırakma eylemi yapıyoruz.” 23.39 soL’un aktardığına göre, Kadıköy’de toplanmaya başlanan halk, yürüyüşe geçti. 23.43 Sıraselviler’den aşağı inen polis, Cihangir tarafında toplanan kitleye saldırıyor. Polisin attığı gaz bombaları Firuzağa’ya kadar etkili oluyor. 23.59 CHP MYK saat 01.00′de olağanüstü toplanacak. 27 Mayıs’ta Taksim Gezi Parkı direnişi ile başlayıp hızla AKP faşizmine karşı bir isyana dönüşerek bütün ülkeye yayılan eylemler karşısında AKP taktik değiştirdi. Bir yandan hükümete iletilen talepleri reddederken bir yandan da direnişi bölmek için psikolojik harp başlattı. 11 Haziran’da polis “aranızdaki marjinalleri çıkarın” anonslarıyla Taksim’e girerek, Gezi Parkı etrafında kuşatma girişimine başladı.

22.11 Radikal’in elde ettiği bilgiye göre, Taksim’de 07.30′dan 20.15′teki ikinci büyük saldırıya kadar olan günün bilançosu: 21 kişi

11 Haziran

kafa travması, 11 muhtelif kırık, 7 astım krizi, 1 epilepsi nöbeti, 460 gaz maruziyeti, 81 gaz bombası ve plastik mermiye bağlı travma ve yaralanma, 10 yanık, 7 kesik. 22.17 Gazi Mahallesi’nde on binlerce kişi, otobanın trafiğini kesti, yürüyüşe geçti. 22.19 CNN International muhabiri polis tarafından tekmelendi. 22.20 Kadıköy ve Bağdat Caddesi’nde halk toplanmaya başladı. 22.29 Sosyalist Feminist Kolektif, sabaha kadar açık olacağını duyurdu. Adres: Katip Çelebi Mahallesi Tel Sokak No: 20/3 – Beyoğlu Gazi Mahallesi’nde halk, Tem’i trafiğe kapattı.

00.02 Taksim ve çevresindeki direnişçiler, yaralanma ihtimallerine karşılık kollarına kan gruplarını yazıyor. 00.07 Sarıgazi Demokrasi Caddesi’nde halk Taksim’deki polis terörünü protesto ediyor. 00.24 Halka saldırmaktan yorulan polis, Atatürk anıtı etrafında oturuyor. 00.30 Gezi Parkı içindeki halk, Vali’nin “müdahale yok” ifadelerine güvenmiyor. Acil durumlar için insan koridoru oluşturuldu. Böylece, insanlar acil durumlarda kolayca geçebiliyor. 00.37 Taksim ve çevresinde polis 17 saattir saldırıyor. Halk, tam 17 saattir durmaksızın AKP faşizmine direniyor. 00.38 Gezi Parkı’nın yakınlarına ses bombası atılıyor. Parktakiler ses bombasının sesine alıştı, kitle artık tepki vermiyor. 00.59 soL Haber’in aktardığına göre, İstiklal Caddesi’ndeki TKP binası revir olarak kullanılıyor. 02.07 Gezi Parkı’nın içine plastik mermiler ve gaz bombaları atılıyor. 02.16 Polis gaz bombalı saldırıda insanlar kendini korumaya alınca, Taşkışla barikatlarını kaldırmaya başladı.

32


Parktan bir görüntü

04.37 Gezi Parkı çevresindeki barikatları polis kaldırıyor. 04.42 Direnişçiler saatlerdir saldırıya karşı mücadele ediyor, gaz bombaları seyrelince barikatlardan Gezi Parkı’na dönen eylemciler dinleniyor, ancak dinlenirken de bayrak elden düşmüyor.

05.13 Taksim Dayanışması, Divan Otel’de kurulan revirde Volteren kapsül ve oksijen tüpü ihtiyacı olduğunu duyurdu. 06.29 Gezi Parkı’ndakiler güne, polis saldırısının izlerini silmeye çalışarak başladı: Park’ta temizlik var. 10.15 Taksim Dayanışması Gezi Parkı’nda yiyecek, yağmurluk, gaz maskesi,battaniye, çöp torbası ve temiz giysi ihtiyacı olduğunu duyurdu. 02.36 Harbiye tarafında binlerce insan var “sık bakalım, sık bakalım…” sloganları atılıyor, Gezi Parkı’na da 4 koldan saldırı var 02.44 Divan otel direnişçilere kapısını açmıştı, şu an polis otele baskı uyguluyor, otel polis baskısına karşı direnişçileri vermiyor 02.51 Divan Otel revire dönmüş durumda, sedyelerle yaralı taşınıyor. Gezi içinde revir için kalanlar, barikatlarda bekleyenler var. 03.11 CHP’li 18 milletvekili ve BDP milletvekili Ertuğrul Kürkçü Divan Otel civarında bulunuyor 03.44 Taksim Dayanışması yaralıların olduğu revire bile gaz bombaları atıldığını açıkladı. Açıklamada “Bu şiddetin derhal durdurulması gerekmektedir” denildi.

33


Sosyal Mecmua 12.24 Polis, Atatürk Kültür Merkezi’ne iki devasa Türk bayrağı ve Mustafa Kemal resmini astı. Bunlar asılırken çevik kuvvet polisleri “vatan sana canım feda” sloganını attı

12.30-13.30 Barolar Birliği, İstanbul Barosu, ÇHD, Kartal Hukukçular Derneği dün Çağlayan Adliyesi’nde yaşanan saldırılar ve avukatların gözaltına alınması sonrası Gezi Parkı direnişi boyunca yaşanan hukuksuzlukları protesto etmek ve avukatlara dönük saldırıyı kınamak için bir eylem yaptı. Binlerce avukat Çağlayan Adliyesi’nde toplandı. 13.40 NTV önünde toplanan kitle Oğuz Haksever’in istifasını istiyor. Kitlenin içinde “Oğuz Ak sever” yazılı pankart taşıyanlar var. Oğuz Haksever, dün yayımlanan programında Gezi Parkı’na polisin girmediğini, gaz bombası atılmadığını iddia etmişti.

16.37 Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi bu akşam saat 18.30′da İstanbul Barosu önünde toplanıp Taksim’e yürüyor.

34


19.18 İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal meydanda basına yaptığı konuşmada AKP faşizmi için “Bu çok tehlikeli bir dikatatörlük ” dedi. 20.15 Sezgin Tanrıkulu: 20.30′da milletvekillerimizle Gezi Parkı’nda Abdullah Cömert çadırındayız 20.30 Kanadalı CBC televizyonu muhabirleri Sasa Petricic ve Derek Stoffel gözaltına alındı. Kanada Dışişleri Bakanı John Baird Türkiye Büyükelçiliği’ne endişelerini iletti. 20.46 İspanyol şarkıcı Manu Chao twitter hesabından “Türkiye’de polis şiddetini durdur” çağrısı yaptı. Chao, protestolara ve direnişçilere desteğe çağrı yaptı. 21.07 İstanbul’da insanlar tencere tavalarıyla pencerelerinde, balkonlarında! 21.24 Sarıyer Ömürtepe ve Dağevleri’nde yüzlerce insan Gezi’ye yapan saldırılara karşı sokakta eyleme başladı 21.25 Küçükçekmece Cennet Mahallesi’nde halk sokakta Hürriyet Caddesi’nde yürüyüş başladı 21.26 Kadıköy halkı Boğa’da toplanmaya başladı. 21.26 Okmeydanı’nda binlerce kişi sokağa çıktı.

35


Sosyal Mecmua 22.04 Sarıgazi’de binlerce kişi Demokrasi Caddesi’nde yürüyüş yapıyor. 22.05 Kartal’ın mahallelerinden 21.00′da başlayan yürüyüşler Kartal Meydanı’nda buluştu 22.23 Gazi Mahallesi’nde binlerce kişi halk kürsüsünde buluştu. Polis saldırısı sonucu ufak çaplı çatışma çıktı. 22.24 Okmeydanı’nda yürüyüş sayısı 5 bini aştı. Halka Yolağzı’na doğru yürüyor 22.49 Vali Mutlu’dan Gezi’ye “tanıdık” güvence: “Bu gece müdahale edileceği yönünde gene provakatif dedikodular yayılıyor. İtibar edilmesin”

23.05 Taksim’de piyano sesleri Alman sanatçıdan

AKP faşizmine karşı 17 gündür sokaklarda olan Okmeydanı halkı dün saat 21.00′da Sağlık ocağında buluşup Okmeydanı içinde yürüdü. Yürüyüşe 7 bine yakın insan katılırken Taksim’e yapılan saldırıları protesto edildi. Kadıköy Taksim’deki saldırıları protesto etmek için Kadıköy Boğa’da saat 21.00′da buluşan Kadıköy halkı Kadıköy içinde bir Gazi Mahallesi 17 gündür süren Taksim direnişi boyunca her gün sokaklara çıkan Gazi halkı dünde yine sokaklardaydı. İsmetpaşa Caddesi’nde toplanan binlerce kişi mahallede yapılan yürüyüşle polis saldırılarını ve AKP faşizmini protesto etti. 04.03 Avukatların verdiği bilgiye göre bugün İstanbul’da 47 kişi gözaltına alındı. İçinde baret satan işportacılar da var. Bunlardan üçü Türkiye vatandaşı değildi ve ifade vermeden serbest bırakıldı. İçinde bir Erasmus öğrencisi var. 72 SDP’linin gözaltısı sürüyor. 17.25 SDP yaptığı açıklamayla 14 Haziran Cuma günü tüm demokratik kamuoyunu Gezi direnişçilerine sahip çıkmak için saat 11.00′ da Çağlayan Adliyesi C Kapısı’na bekliyor. Necati Şaşmaz AKP sözcülüğü yaparke, Gürkan Uygun eylemcilere çuval taşıyor

36


19.13 Sinemacılar bugün saat 22.20 Gazi’de binlerce kişi

22.59 İstanbul Valisi Hüseyin

22.00′da Gezi Parkı merdi-

Son durağa doğru yürüyüşe

Avni Mutlu: “Bu gece yüz

venlerinde basın açıklaması

geçti

yüze görüşmek isteyenlerle

yapacaklarını duyurdular.

22.31 Kadıköy’deki yürüyüş

24.00′ten itibaren

Bahariye’den Moda’ya ulaştı.

Dolma Bahçe Saat Kule

Moda’nın sokaklarındaki

Kafe’de gruplar halinde,

yürüyüş Çarşı’ya

gerekiyorsa sabaha kadar

ilerliyor. Halkın yürüyüşe

görüşeceğiz”

katılımı artıyor

22.59 Maltepe Gülsuyu Mesut

Taksim’de onbinlerce kişi

Caddesinde toplanan yü-

direnişi büyütüyor

zlerce kişi “Faşizme karşı omuz omuza. Gülsuyu Gülensu Halkı” yazılı pankartla D-100 karayolunu kesti. Taksim direnişinde

21.13 Anneler Gezi Parkında

hayatını kaybedenler anısına

zincir oluşturdu. Biz buradayız

saygı duruşu yapan kitle daha

diyorlar. Gezi Parkı ve Taksim

sonra

alkışlarla anneleri selamlıyor.

karayolundan çıkıp yürüyüşe

21.26 Anneler”Abdullah

devam etti.

Cömert çocuğumuzdur” sloganıyla el ele parka girdi.

13 Haziran 03.46 Başbakanla yapılan görüşme biraz önce bitti. Taksim Dayanışması heyeti sabah Taksim Gezi Parkında bir toplantı yapıp sonucu tüm kamuoyuna duyuracaklarını söyledi. Kararı meydanlar verecek: Taksim Dayanışması’nın bugüne kadar bütün kararları tüm bileşenleri ve halk katılımıyla alındı. Bu akşam Başbakan’ın daveti üzerine, Türkiye’nin her ye-

37

rinde günlerdir sokaklarda, meydanlarda bera-

taleplerini bir kez

berce haykırdığımız

daha kendisine bu kez yüz yüze iletmiştir.

taleplerimiz, arkadaşlarımız tarafından bir kez

Kuşkusuz görüşmenin sonucunu değerlendirecek

daha iletilmiştir. Her zaman olduğu gibi bundan

olan 17 gündür AKP karşıtı, Tayyip Erdoğan

sonra da sürece dair tüm

karşıtı “politik” talepleriyle

kararlar hep birlikte alınacaktır. Arkadaşlarımız

meydanları dolduran halktır. Bu nedenle yarın

Taksim’e döndükten sonra görüşmeyle ilgili daha

tüm halkımızı sabahtan itibaren taleplerimizin

detaylı bilgiler

takipçisi olacağımızı

paylaşılacaktır.

göstermek ve saat 19.00’da yitirdiğimiz

Taksim Dayanışma

arkadaşlarımızı anmak üzere Taksim’e Gezi

Heyet, 17 gündür ülkenin dört bir tarafında mahal- Parkına çağırıyoruz. lelerde, sokaklarda, meydanlarda direnen halkın


Sosyal Mecmua 13.22 Sağlık Bakanlığı’nın kendilerine yönelik tehditlerine karşı yü-

20.11 Taksim direnişinde

planan onlarca in

zlerce hekim Gezi Parkı merdivenlerinde.

hayatını kaybedenler için

yer Taksim her y

düzenlenen anma biraz önce

sloganlarıyla Öm

Gezi Parkı’nda başladı.

Meydanına geldi

Anma saygı duruşu ile

ses çıkarma eyle

başladı. Sahne önünde Ethem

21.55 Esenyurt’d

Sarısülük, Abdullah Cömert ve

yürüyüşü yüzlerc

Mehmet Ayvalıtaş’ın resimleri

başladı

asılmış durumda.

22.08 Gazi Maha

20.28 Grup Yorum hayatını

binlerce insanın

kaybedenler adına “Bize ölüm

halk kürsüsü tek

yok” adlı parçayı seslendiriyor

Başbakan ile gör

20.36 Ethem Sarısülük’ün

tartışılacak 22.49

kuzeni aramızda. Ethem için

merkezden başla

yazdığı şiiri okuyor

mahallelerden ya

21.35 Sarıyer Çamlık’ta to-

yürüyüşlerle AKP

15.30 Taksim Dayanışması dün Başbakan’la yapılan görüşmenin ayrıntılarını direnişçilere anlatıyor.Süreç direnişçilerle tartışılacak. 15.58 Gezi Parkı’nda 7 ayrı noktada forum alanı oluşturdu. Direnişi sürdürenler forumlarda başbakanla yapılan görüşmeyi, direnişle ilgili önerilerini tartışacak, söz ve karar hakkı istiyoruz diyenler mücadelelerine ilişkin kararları da birlikte alıyor. Forumlar saat 16.00′da başlayacak 15.59 Sosyalist Demokrasi Partisi’nin (SDP) Beyoğlu’ndaki binasına yapılan polis baskını sonrasında binadan ve sokaktan gözaltına alınan 74 kişiden 59′u bu sabah Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne, Terörle Mücadele Kanunu 10. maddesiyle yetkili savcılığa ifade vermek üzere getirildi. SDP üyeleri ve yöneticileri, savcılığa “Anayasal düzeni alaşağı etmek”, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “halkı isyana teşvik” başta olmak üzere 20’ye yakın suçlamayla sevk edildi. 18.56 Ünlü piyanist Gülsin Onay Facebook hesabından bu akşam Gezi Parkı’nda olacağını duyurdu. Gezi Parkı’nda yedi ayrı noktada oluşturulan forumlardan biri.

DİSK” sloganlarıyla yürüyor.

ve sendikal hare

Gezi parkı alkışlarla destek

baskıyı anlatıyor

oluyor.

18.54 Kavel dire

18.15 DİSK Genel Sekreteri

Ramazan Gecen

Arzu Çerkezoğlu, kürsüde.

19.01 Hilmi yara

Çerkezoğlu: “43 yıl önceki 15-16 19.02 Taksim Da Haziran direnişini bugünkü haz-

yaptığı açıklama

iran direnişiyle buluşturuyoruz.

direnişinin sürdü

Bu mücadele ağacına, kentine,1 19.28 Taksim direnişinde hayatını kaybedenler için 19.30′da Gezi

Mayıs’ına sahip çıkanların

Parkı sahne önünde anma gerçekleştirilecek.

mücadelesidir.” 18.47 Mehmet Karaca kürsüde. Karaca, 15-16 Haziran direnişini

Direniş güncesi : www.sendika.org

38


nsan “Her

yer direniş”

birleşti, kitle

21.02 Polisin parktaki saldırısı sürüyor,

meydana doğru yürüyor.

parktakiler “Faşizme karşı omuz omuza”

mürtepe

sloganı atılıyor.

i. Burada

emi yapıyor.

21.05 Polis, Gezi Parkı girişindeki 14 Haziran

çadırları yıkmaya çalışıyor.

da gezi parkı

21.06 Polis, Harbiye tarafından da Gezi

ce kişi ile

Parkı’na saldırıyor. 14.16 AKP’nin miting otobüsü

21.07 Polis, basının parka girmesini

Sarıyer Büyükdere’de halk

engelelmeye çalışıyor.

tarafından

21.08 Polis, Talimhane tarafında doğru

yumurtalandı. Halkın tepkisi so-

gaz bombası atıyor.

rüşme

nucu otobüs bölgeden ayrılmak

21.09 İstiklal Caddesi’nden “Her yer Tak-

9 Kartal

zorunda kaldı.

sim, her yer direniş” sloganları yükseli-

ayan yürüyüş

18.05 15 – 16 Haziran’ı unut-

yor.

apılan

turmayan Disk Gezi parkı için-

21.10 İstiklal Caddesi’ndekiler Taksim

P önünde

den “İnadına sendika, inadına

Gezi Parkı’na doğru yürüyor.

allesi’nde katılımıyla

krar kuruldu.

ekete yönelik

r.

enişçisi

noğlu kürsüde.

ayıcı sahnede.

21.13 İstanbul’un birçok mahallesinde halk sokaklara çıkarak polisin saldırısını tencere ve tavalarla protesto ediyor. 21.14 Yaralılar revire taşınıyor. Divan Otel’in önünde insanlar bir araya gelmeye başladı. Polis aracı ambulansı engelliyor.

20.30 Polisin Taksim Meydanı’nda toplananlara yönelik anonsunun ardından Gezi Parkı’ndakiler insan zinciri oluşturdu.

ayanışması,

20.51 Polis, kitleye TOMA’lardan

ayla Gezi Parkı

su sıkıyor.

üğünü duyurdu.

20.52 Polis, Taksim Meydanı’na ses bombası da atıyor. 20.57 Polis, Gezi Parkı’nın içine doğru giriyor. 20.59 Bir polis akrepi parkın içine girerken polis de gaz bombları atıyor.

39

21.16 Divan Otel’in önünde buluşan kitle “Hükümet istifa” sloganı atıyor. 21.17 Sıraselviler yönünde polis saldırıları sürerken bir kişi kendini TOMA’nın önüne atarak saldırıyı engellemeye çalıştı. 21.18 Kartal’da halk, polis saldırılarına karşı Kartal Meydan’da toplanmaya başladı. Polis, parktaki revire saldırırken.


Sosyal Mecmua toplanmaya başladı.

22.18 Elmadağ’da pla

yaralananlar var. elm

imin olmadığı ifade e

22.20 Şişli Camii önü saldırısı sürüyor. 22.22 Osmanbey’de halk, “Faşizme karşı sloganı atıyor.

22.23 Samatya’da ha

saldırıyı protesto ediy

22.27 Okmeydanı’nd

Şişli’ye doğru yürüyü 21.26 Kadıköy halkı, Gezi Parkı’na po-

21.46 Harbiye yönünde kitle toplanıyor,

lis saldırısına karşı Boğa’da toplanmaya

polis saldırısı sonucu çok sayıda yarala-

başladı.

nan var.

21.28 İstiklal Caddesi’nde TMMOB’nin

21.47 Almanya’nın başkenti Berlin’de bin

reviri açık bulunuyor.

kişi sokağa çıktı polis saldırısını protesto

21.29 Polis saldırısı sürüyor, Harbiye

ediyor.

ve İstikal Caddesi’nde direniş sürüyor.

21.48 Kadıköy’de vapurların ulaşımı

21.30 Gezi Parkı’na giren polis çadırlara

engellendi. Taksim ve Beşiktaş’ta halk,

saldırıyor. Bu sırada Behçeşehir

Gezi Parkı direnişçilerinin sığınması için

Boğazköy ve Esenkent’te halk

adreslerini sosyal medyada paylaşıyor.

tencere ve tavalarla sokağa çıktı.

21.49 Harbiye’de polis saldırısını

21.31 Polis Gezi Parkı içinde çadırları

sürdürüyor, halk Mecdiyeköy, Osman-

söküyor. Tarlabaşı ve Galatasaray

bey bölgesinden sokağa çıkıyor. Maçka

civarında tencere tava sesleri yükseliyor.

tarafında çatışmalar sürüyor.

21.32 Polis saldırılarına karşı

21.56 Halk, Sarıgazi’de otoyolu trafiğe

Okmeydanı halkı Taksim’e doğru

kapattı.

yürüyüşe geçti.

21.57 Taşkışla tarafında barikatlar ku-

21.35 Cihangir’de halk, evlerinden kask

ruluyor yüzlerce kişi barikat kuruyor.

ve gaz maskeleriyle çıkarak Taksim Gezi

22.03 Alibeyköy halkı, “Hükümet istifa”

Parkı’na doğru yürüyor.

sloganları yükseliyor. 22.04 Kartal’da

21.36 Divan Otel’in önüne gaz bombası

E5′in kuzeyinden ve güneyinden bin-

atılıyor, tazyikli su sıkılıyor.

lerce kişi E5′e doğru yürüyor. Gülsuyu ve

istifa” sloganı atan kit

Meslek Lisesi’ne vard

22.37 Gazi’de on bin trafiğe kesiyor.

22.39 Çekmeköy’de o

patan halk, Sarıgazi’d kesenlerle birleşti.

21.37 Beşiktaş Akaretler’de kadınlar yolu Maltepe’de de binlerce kişi E5′e doğru

22.42 Kadıköy’de on

Caddesi üzerinde bek

Kitle “AKP mezara ha

kesti.

yürüyor.

21.41 Kartal’da halk E5′e yürümeye

22.09 Üsküdar’da halk tencere tavalarla

hazırlanıyor.

sokağa çıktı.

21.42 1 Mayıs mahallesi 15 bin kişi ile

22.10 İstanbul Tabip Odası Genel

otobanı barikatlar kurarak kapadı.Son-

Sekreteri Ali Çerkezoğlu tüm hekimleri

rada göztepe E-5 güzergahına doğru

Taksim’e çağırdı.

yürüyüşe başaldı.

22.11 Gazi Mahallesi’nde halk, TEM’e

21.43 Intercontinental Oteli’ne

doğru yürüyüşe geçti. Binlerce kişi

sığınanları polis gözaltına almak istiyor,

“Hükümet istifa” sloganı atıyor.

otel görevlileri polisin otele girişine izin

22.12 Unkapanı’nda halk yolu trafiğe

vermiyor.

kapatarak yürüyor. Nişantaşı’nda halk

Sıraselviler’de halk polis barikatına

tencere tavalarla polis saldırısını protes-

yükleniyor.

to ediyor. Sarıyer’de halk Büyükdere’de

atıyor.

22.45 KESK, yarın he çağırdı.

Okmeydanı halkı yürü

40


astik mermilerle

madağ tarafında hek-

ediliyor.

ünde polisin

22.48 Mecidiyeköy’de polis plastik mermi ve gaz bombası atıyor. Plastik mermiler metronun içine kadar geliyor Panzerlere su dolduran tankerlerin kapakları açılarak etkisiz hale getiriliyor.

ara sokaklarda omuz omuza”

alk tencere tavalarla

yor.

da yüzlerce kişi

üşe geçti. “Hükümet

tle Şişli Motor

23.17 Kadıköy Söğütlüçeşme’de on bin-

dı.

lerce kişi çevre yolunu trafiğe kapattı,

nlerce kişi TEM’i

Boğaz Köprüsü’ne doğru sürüyor. 23.18 1 Mayıs mahallesi Göztepe E-5’e

otoyolu trafiğe ka-

de otoyolu trafiğe

22.50 Polis, Divan Otel’in içine girdi. 22.55 Kartal’da E5′i trafiğe kapatan binlerce kişi Kadıköy’e doğru yürüyor. 22.56 İstiklal’de Odakule tarafında polis saldırısı sürüyor. 23.00 Okmeydanı halkı Mecidiyeköy’le birleşti. Polis saldırdı. Polis, yoldan geçen herkese saldırıyor. 23.05 İkitelli’de binlerce kişi Mahmutbey gişelere doğru yürüyüşe geçti. 23.09 Polis, Divan Otel’in önünde toplananlara gaz bombası atıyor.

ulaştı. 23.19 Hilton Oteli de kapılarını açtı. 23.20 AKUT üyelerine de polis saldırdı. 23.24 Dame de Sion Lisesi revir haline getirildi. 23.29 Polisin gaz bombaları ile Divan Oteli’ne sığınanlara saldırsından çok sayıda çocuk da etkilendi. Haftasonu olması sebebi ile park çocuklarla doluydu. 23.40 Kadıköy’den Taksim’e yürüyüşe geçen on binler Uzunçayır’a doğru ilerliyor. Polis saldırısı öncesi Gezi Parkı

binlerce kişi Rıhtım

kleyişini sürdürüyor.

alk iktidara” sloganı

erkesi alanlara

üyor. 23.10 Sine-Sen yöneticisi Galip Görür, plastik mermiyle yaralandı. 23.13 Elmadağ’da polis ara sokaklarda TOMA’larla saldırıyor. Divan Otel’in içi

23.42 Akaretler’de halk, “Gezi şehitleri ölümsüzdür” pankartı açtı. Sarıgazi halkı yürürken Taksim’e doğru. 23.43 1 Mayıs mahallesi Uzunçayır Metrobüs durağına vardı.Burda bekleyen kitleyle birleşerek yürüyüşe geçti sayı

41


Sosyal Mecmua dedi. Osmanbey’de halk barikat kurdu.

23.47 Sarıyer sahil yolundan binlerce kişi Taksim’e doğru yürüyor. Polis saldırısı öncesinde Gezi Parkı’ndan 15 Haziran

Beşiktaş’ta meydanda toplanıyor.

23.52 Binlerce kişi Nişantaşı’ndan Harbiye’ye doğru yürüyor. Teşvikiye’de halk sokakta 00.05 Kadıköy’de Uzunçayır Metrobüs Durağı yakınlarında halkın polis barikatı önünde bekleyişi sürüyor. Kartal’dan Taksim’e E-5 üzerinden yürüyenlere katılım giderek artıyor. 1 Mayıs mahallesi Acıbadem metrobüs durağına doğru ilerliyor. 00.06 Taksim İlkyardım Hastanesi’nin yakınlarında polis gaz bombası atıyor. 00.07 İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu: “Hekimler olarak ilanımızdır: Taksim’de yaralanan yurttaşların tedavisini 23.54 TEM’den ilerleyen Gazi halkı

yapacağız.”

Okmeydanı sapağına vardı.

00.08 İstiklal Caddesi Balıkpazarı’nda barikat

23.56 Alman Lisesi kapılarını halka açtı

kuruldu, ateşler yanıyor.

23.57 Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış,A

Kadıköy’de halk yürüyor.

Haber’de katıldığı bir programda “Gezi Parkı’na giden herkese terörist gibi müdahale edilecektir”

Direniş güncesi : www.sendika.org

42


00.15 Fındıkzade’de halk tencere tavalarla sokağa çıktı

00.41 Bahçeşehir-Esenkentten yürüyen bin-

00.20 Saint Pulcherie Lisesi de kapılarını

lerce kişi Ispartakule gişelerinde TEM otoy-

halka açtı.

olunu trafiğe kapattı.

00.22 Bahçelievler’den Taksim’e yürüyen-

00.48 Polis, Osmanbey’dekilere Dolap-

ler Topkapı’ya ulaştı. Harbiye’de on binler

dere yönünden gaz bombaları atıyor. Ki-

sokakta

tle dağılmadan Mecidiyeköy ve Kurtuluş bölgesine geçiyor. 00.54 Gazi halkı Sadabat Viyadüğü’nü geçti, Örnektepeliler de yürüyüşe katıldı. Polis kitleye gaz bombası attı. 00.50 1 Mayıs mahallesi ve kadıköy ve Acıbadem ile Altunuzade kitleleri birleşerek yürümeye devam ediyor. 00.55 Hrant Dink’in katledildiği yerde bulunan Detay Müzik Çav Bella çalıyor. On binlerce kişi Çav Bella söylüyor. 00.58 Örnektepe’de polis gaz bombası, plastik mermilerle halka saldırıyor. Halk

00.23 Gazi’den Taksim’e gelenler Nurtepelilerle buluştu. 00.24 Mahmutbey gişeleri trafiğe kapatan halk, Basın Ekspres Yolu’na doğru yürüyüşe geçti. 00.33 Gazi halkı TEM’i trafiğe kapatınca trafiği Gazi Mahallesi içinden yönlendirmeye çalıştılar ancak Gazi’deki yüzlerce kişi o girişi de trafiğe kapattı ve yüzlerce kişinin bekleyişi sürüyor. Trafik kapalı durumda. 00.36 Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 50′yi aşkın yaralı, Şişli Etfal Hastanesi’nde 27 yaralı var. 00.38 Hilton Otel’den Osmanbey’e kadar on binlerce kişi “Hükümet istifa” sloganı atıyor. Polis bölgeye sık sık ses bombası atıyor. Kadıköy’den Taksim’e yürüyenleri

43

çatışıyor. Redhack, TBMMTV’yi hackledi.


Sosyal Mecmua 01.02 Nişantaşı’ndaki barikat ateşe verildi.

Ramada Otel de revire çevrildi.

01.05 Yeni Sahra’dan Göztepe’ye doğru bin-

02.12 Boğaz Köprüsü’ne doğru yürüyenlere

lerce kişi Kadıköy’den gelen kitleyle buluşmak

Çamlıca’da polis saldırdı.

üzere E-5 yolu

02.15 Divan Oteli önündeki polis Harbiye’ye

üzerinde yürüyor.

yönlendirilirken, otel önüne getirilen Jandarma

01.16 Kıbrıs’ın kuzeyinde halk sabaha kadar

TOMA bir saldırı daha gerçekleştirdi.

Türkiye Cumhuriyeti elçiliği önünde oturma eylemi yapmakararı adlı. 01.28 Polis Hilton Oteli’ne girdi. 01.41 Halk, Bakırköy’deki İncirli Caddesi’ni trafiğe kapattı. 01.50 Kartal’dan E-5′i kapatarak yürüyenler Bostancı Kavşağı’nı geride bıraktı. 01.54 Uzunçayır’da önü polis tarafından kesilen kitle barikatı aştı Boğaz Köprüsü’ne yürüyor. 02.03 Taksim Dayanışması acil dört talep yayımladı:Emniyet güçlerinin bu vahşi saldırısı durdurulmalıdır. Bu gece ve yarın olacak olaylardan bütünüyle siyasiiktidar sorumludur.Basın kuruluşları açıklamalarımızın halkımıza duyurulması konusunda yardımcı olmalı, halkına savaş açan bir siyasi iktidarın dezenformasyonundan halkımızı korumalıdır. Bu sert polis müdahalesi sonucunda yaralanan yurttaşlarımızın sağlığından endişeliyiz. Gönüllü hekimlerin engellemesi durdurulmalı, 112 ambulans başta olmak üzere mevcut kamu sağlık kurumları acilen güçlendirilmelidir.İstanbul’un her yerinden on binlerce kişi Taksim’e yürümektedir. Halkımızın bu yürüyüşünün engellenmesi mümkün değildir. Almanya’daki Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth

02.20 Osmanbey’den Taksim’den yürüyüşe geçen kitleye polis gaz bombası atmayı sürdürüyor. Geri çekilmeyen kitle ara sokaklarda barikatlar kuruyor. Halk, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganı atıyor. 02.30 Senarist Emrah Serbes, İMC TV’de canlı yayında konuşurken gözaltına alınmaya çalışıldı. 02.40 Boğaz Köprüsü’ne yürüyen kitleye polis, Altunizade’de gaz bombası atarak saldırdı. Çatışmalar yoğun bir şekilde sürüyor.Polis saldırısı sonra kitle yeniden otoban kenarından aşağı inerek birleşiyor ve köprüye doğru yürümeye devam ediyor.Araçlar korna çalarak kitleye destek veriyor. 02.42 Gazi’den Taksim’e yürüyüşe geçenler Okmeydanı bölgesinde polisin saldırılarına rağmen yürüyüşünü sürdürüyor. 02.44 Osmanbey’de kitle “Taksim faşizme mezar olacak” sloganı atıyor.Sivil polisler kitleye sapanlarla taş atıyor. 02.52 Acıbadem Köprüsü yakınlarında polis saldırı sona erdi. Halk polis barikatı önünde bekleyişini sürdürüyor. 03.02 Altunizade Köprüsü yakınlarında polis yeniden gaz bombası attı ancak kitle dağılmadı.1 Mayıs mahallesi ve Uzunçayır’da birleşilen

02.06 Osmanbey’deki polis saldırısının

kitle yoğun saldırılar sonucu geri çekilirken,

ardından kitle Taksim’e doğru yürüyüşe geçti.

Maltepe, Gülsuyu kitlesi Uzunçzyıra ulaştığı

Osmanbey’deki

haberi geldi.

44


03.22 Divan Otel’i basan polis tıbbi malzemelere el koyuyor. 03.23 Altunizade Köprüsü’nün altında tuzak kuran polis bir anda on binlerce kişiye gaz bombası attı. Bir süre dağılan kitle hızla toparlandı. 03.27 Osmanbey’de polis yoğun bir şekilde gaz bombası atarak saldırıya geçti. Alman Hastanesi’ne TOMA saldırısı 03.40 Türkiye’deki polis saldırısının durdurulması için avaaz.org internet sitesinde bir imza kampanyası başlatıldı. 120 bin imzaya ulaşan kampanya, dünya halklarını Türkiye’deki polis şiddetini durdurmaya çağırıyor. Kampanya linki: https://secure.

Ergenekon Caddesi’nde halk toplanmaya çalışıyor.

avaaz.org/tr/erdogan_end_the_crac kdown_a/?tAXgPbb Bostancı’da askeri araç konvoyu

05.16 Acıbadem Köprüsü yakınlarında polisin sıktığı gaz bombalarından biri bir apartman dairesinden içeri girdi. 03.43 Gazi Mahallesi’nden gelenler,

05.30 Acıbadem Köprüsü yakınlarında

Okmeydanı’nda polisle çatıştı. Kitle, Şişli’deki

çatışmalar sürüyor.

Cevahir önüne ulaştı. Polis kitleye yoğun bir

07.50 Anadolu yakasından gelen halk sabaha

şekilde gaz bombası attı.

karşı köprüden geçti

Maltepe Gülsuyu ve bekleyen kitle birleşerek

09.00 ÇHD’nin yaptığı açıklamaya göre dün

Altunizade’ye doğru ilerliyor yaklaşık30 bin kişi. akşam saatlerinden beri polis saldırısıyla 132 03.44 Osmanbey’de jandarmanın TOMA’sı kitl-

kişi ağır yaralandı. TOMA’dan sıkılan asitli su

eye tazyikli su sıkıyor.

sebebiyle 5 yanma vakası var.

04.36 Boğaz Köprüsü’nde polis saldırısna

11.00 Mecidiyeköy’de askeri araçlar

uğrayan kitle Acıbadem Köprüsü tarafında

konuşlandırılmış durumda.

barikat kuruyor, polis gaz bombası atmayı

11.23 Taksim Dayanışması’nın aktardığına

sürüdüyor.Kartal grubu kitleyle birleşmek

göre, Pangaltı’daki barikatlarda sargı bezi, gaz

üzere.

maskesi, solüsyon ve ağrı kesiciye ihtiyaç var.

04.37 Okmeydanı’nda çatışmalar sürüyor. Po-

11.25 Okmeydanı’nda sabah saatlerinde to-

lis, Okmeydanı Metrobüs Durağı’ndan kitleye

planmaya başlayan gruba polis sert müdahale

gaz bombası atıyor.

ediyor. 14 yaşında Berkin Elvan polisin attığı

04.49 Polis, Boğaz Köprüsü girişinde kitleye

gaz bombasıyla başından ağır yaralandı.

gaz bombalarıyla saldırıya geçti. Kitlenin bir

11.50 Twitter’da #1MilyonBugunTaksime

kısmı Boğaziçi Köprüsü’nden geçmeyi başardı. hashtagi sık sık sansüre uğruyor. 12.03 Hacıosman-Taksim metro hattı, Hacıosman-Gayrettepe arası çalışıyor.

45


Sosyal Mecmua

12.24 Divan Otel’in önünde eylemciler ve polis arasında arbede

dağılmıyor.

çıktı.

15.35 Çarşı, Beşiktaş Çarşı’da saat 16.30′

12.32 Taksim Dayanışması saat 16.00′daki eylem için saat

bir araya gelecek.

15.00′de İstiklal Caddesi, Harbiye ve Beşiktaş’ta buluşulacağını

15.38 soL’un aktardığına göre, Kozyatağı’n

duyurdu.

2 bin kişi AKP’nin Kazlıçeşme mitingine se

12.39 Okmeydanı’nda polis ve halk arasında çatışmalar sürüyor.

ci taşıyan 4 belediye otobüsünün önünü ke

12.53 Polis, Harbiye Müzesi önünde Vali Konağı ve Halaskargazi

geçişine izin vermiyor.

yönünde ikiye ayrıldı, bekliyor.

15.40 Feministler, tekrar bir araya geldi.

13.05 Polis, revir olarak kullanılan Ramada Otel’e girdi. Gönüllü

İstiklal Caddesi’nde oturma eylemi yapıyor

hekimlere gözaltı yapmaya çalışıyor.

15.47 Polis, gaz maskelerini takıyor. Akrep 13.10 DÜZELTME: Ramada Otel’deki gönüllü hekimlerin gözaltına alındığı haberi geçmişti. Ancak daha sonra İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu bir açıklama yaparak gözaltına alınanların ne hekim ne de tıp öğrencisi olduğunu, direnişe “sızdırılmış” kişiler olduğunu açıkladı. Çerkezoğlu revirlere hekim ya da tıp öğrencisi olmayan hiç kimsenin kabul edilmemesi gerektiğini belirtti. 13.21 Polis, Divan Otel’e tekrar girdi. 13.32 Halaskargazi’de toplanmaya çalışanlara polis, tazyikli su ile müdahale ediyor. 13.41 Çarşı’dan iki kişinin gözaltına alındığı kesinleşti. Gözaltı sayısının daha fazla olduğu ifade ediliyor. 13.49 Cevahir AVM önünde polis, bir araya gelenlere saldırıyor. 13.53 Polis, Cevahir AVM’nin içine girdi. 14.09 Polis, Cevahir AVM’den kovuldu. Mecidiyeköy yönüne doğru ilerliyor. 14.11 Şişli’deki DİSK Genel Merkezi’nin gün boyunca açık olacağı duyuruldu. 15.26 Türk Tabipler Birliği (TTB) Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Merkezi ve Türkiye Temsilciliği ile Dünya Tabipleri Birliği’ne acil çağrı yaptı. Çağrıda, hükümeti sorumlu davranarak güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddetin bi an önce son vermeye çağırdı. 15.28 Okmeydanı’nda polis, halka tekrar saldırıyor. Kitle

TOMA İstiklal Caddesi’nde ilerliyor. Femini tlerin oturma eylemine saldırdı.

15.59 Şişli’deki Ermeni Mezarlığı önünde p lis, halka biber gazıyla saldırıyor. 16.15 Beşiktaş halkı, Akaretler üzerinden Maçka’ya doğru yürüyüşe geçti.

16.19 Galatasaray’dan Taksim Meydanı’na doğru 1 TOMA hızla ilerliyor. Kazancı’dan, Elmadağ’dan, Kurtuluş’tan gelen binlerce kişiyi engelemeye çalışacak.

16.30 Beşiktaş’tan Maçka’ya yürüyen kitlen

sayıs 10 bini aştı. Çarşı, yaptığı açıklamad 19.03′te bundan sonra yapacaklarına dair kararını açıklayacak. 16.31 Polis, TMMOB MMO’daki revire saldırdı.

16.39 Taksim Dayanışması, dayanışma içi

her apartmanın önüne ayakkabı, ıslak hav ve temiz giysi koyulması çağrısı yaptı.

16.47 Beşiktaş’tan çıkan kitle Nişantaşı’na bin kişi olarak vardı. 16.48 Yüzlerce kişi Karaköy’den İstiklal Caddesi’ne doğru yürüyüşe geçti. 16.50 Ters kelepçe ile alınan doktorlardan

biri iki gündür uyumadan hasta bakan Dr. A

Eren olduğu öğrenildi. Eren ie birlikte 3 dok torun daha gözaltına alındığı ifade edildi.

46


′da

nda

eyir-

esti,

r.

16.55 Akaretler’den yürüyüşe geçen Beşiktaş

17.48 Sıraselviler’de halk kaldırım taşlarını

halkına polis saldırıyor.

elden ele vererek barikat kuruyor.

16.56 Beşiktaş vapurları Beşiktaş’a

17.53 Feriköy Ermeni Mezarlığı’nda

uğramadan doğruca Kabataş İskelesi’ne yön-

mezarlığa sığınan eylemcilere, polis mezar

lendiriliyor.

taşlarını sökerek eylemcilere fırlatıyor.

17.06 Şişli ve Beşiktaş’ta polis, kitleye müda-

17.56 Kurtuluş’ta üniversiteliler TOMA’ları

hale etmekte zorlanıyor. Halk hızlı bir şekilde

yumurtalıyor.

bir araya geliyor.

18.00 İMC TV editörü Gökhan Biçici Şişli

17.09 KESK, DİSK, TMMOB, TTB ve TDB

civarında gözaltına alındı.

saat 18.00′de bir açıklama yapacak.

18.02 Nurtepe ve Güzeltepe’de polis, biber

17.23 Sıraselviler’de yüzlerce kişi TOMA’nın

gazı bittiği için saatler sonra mahalleden

karşısında ‘Her yer Taksim, her yer direniş’

çıkmak zorunda kaldı. Nurtepe halkı, otobanı

sloganıyla bekliyor. Bölgeye doğru polis

trafiğe kapattı.

sevkiyatı yapılıyor.

18.05 Karaköy’de bir araya gelen binlerce

17.35 Sıraselviler’de halk ‘Bu daha başlangıç, kişi, Beşiktaş’a yürüyor. mücadeleye devam’ sloganıyla bekliyor.

18.15 Karaköy’de binlerce kişi yolu kapattı.

17.39 Pangaltı’da evlerin balkonlarına ve

AKP’nin aracı kitlenin ortasında kaldı. Halk,

camlarına gaz bombası atılıyor.

AKP’nin aracını tahrip ediyor.

17.47 Sıraselviler’de Tayyip Erdoğan için “Babalar Günü” pankartı açıldı.

p ve

is-

po-

a

nin

18.35 Karaköy’den Beşiktaş’a yürüyen bin-

da Halk, dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiliyor: “Elden ele kurulan özgürlük barikatı”

lerce kişi İnönü Stadı’na ulaştı. Polis ekipleri o tarafa doğru ilerliyor. 18.43 Beşiktaş’ta Çarşı grubunun oturma eylemi sürüyor. 1 8.46 Bomonti’de binlerce kişi sokakta. Polis,

in

burada da saldırıyor.

vlu

18.54 Polis, Cihangir’e TOMA ile girdi, kitleyi dağıtmak için ses bombası atıyor. Kitleyi

a 15

dağıtamıyor. 19.00 KESK, DİSK, TMMOB, TTB ve TDHB 17 Haziran’da iş bırakma kararı aldı. 19.15 Cihangir’den Sıraselviler’e ilerlemeye çalışan binlerce kişiye polis, Alman Hastanesi

Ali

önünde barikat kurdu, saldırıyor.

k-

47


Sosyal Mecmua 19.21 Halk, Sıraselviler’de yeniden elden ele

edi.

barikat kuruyor.

çıka

19.26 Halk, polisi Odakule’de sıkıştırdı. Po-

Asm

lis, halkı geri püskürtmek için yoğun gaz

ka s

kullanıyor, halk dağılmıyor polisin üstüne

21.3

yürüyor.

lara

19.35 Sıraselviler’de Alman Hastanesi önünde

21.3

şiddetli bir çatışma var.

Mah

doğ

21.3 20.24 Polis, kitleyi hem Beşiktaş’tan hem Karaköy tarafından sıkıştırdı. Kitle, Fındıklı’ya çekiliyor. 20.28 Ergenekon Caddesi’nde bir binada polisin sıkıştırıp işkence yaptığı bir lise öğrencisi ağır yaralandı, hastaneye kaldırılıyor. Lise öğrencisi, polis saldırısından kaçarken sığındığı evdekilerin sivil polis çıkması üzerine çevik kuvvetler de binaya girdi. Çevik kuvvet ve sivil polis işbirliği ile lise öğrencisine işkence uyguladı. 19.38 Taksim İlkyardım Hastanesi önünde

20.29 Türkiye Barolar Birliği acil toplandı.

polis yoğun gaz bombası kullanıyor. Hastalar

Toplantıda alınan karara göre, Avrupa Kon-

biber gazından etkilenmiş durumda.

seyi Genel Sekreterliği’nin Türkiye’ye acil mü-

19.40 Mecidiyeköy Cevahir AVM çevresinde

dahale yetkisini kullanması yönünde bir çağrı

polis pek çok kişiyi gözaltına aldı.

yaptı.

19.43 Taksim İlkyardım Hastanesi gaz bu-

20.33 Polis, Sıraselviler’de helikopterden gaz

lutu altında. Hastanedeki hekim ve sağlık

bombası atıyor.

çalışanları dışarı çıkarak polise müdahale edi-

20.44 Karaköy’den Beşiktaş’a doğru giden

yor.

yola ve Karaköy’deki tünel yakınlarına

19.48 Nişantaşı’ndaki ValiKonağı Caddesi

direnişçiler tarafından iki tane barikat kuruldu.

TOMA ve iş makinelerinin saldırılarıyla savaş

20.48 Halk Sıraselviler’de tekrar bir araya

alanına dönmüş durumda.

geliyor, el ele barikatlar kuruluyor.

19.50 İstiklal Caddesi’nde gaz maskeli sivil

21.00 AKP’liler CHP’nin Şişhane’deki İl

polisler insanları gözaltına alıyor.

Binası’na saldırdı.

19.59 Kurtuluş’ta apartmanın çatısına çıkan

21.01 Halk orkestrası tencere ve tavasıyla

polis çatıdan halka gaz bombası atıyor.

İstanbul’un dört bir yanında pencerelerde,

20.05 Dolmabahçe’den Karaköy’e doğru il-

balkonlarda.

erleyen binlerce kişiye, polis Tophane’de

21.10 Bianet’ten Ayça Söylemez’in haber-

saldırdı. Kitlenin bekleyişi sürüyor.

ine göre, Kurtuluş’ta fotoğraf çeken iki kadın

20.15 Polis, Tophane’de oldukça sert bir

gazeteci Eylem Düzyol ile Fulya Atalay’a polis

şekilde barikat kuran binlerce kişiye saldırdı.

saldırdı, ağır şekilde darp edildiler

Kitle, Beşiktaş’a doğru ilerliyor.

21.19 Halaskargazi’de polis halka çok sert

20.17 Cihangir’de resmi ve sivil polisler ey-

saldırıyor. Halk ateşler yakıyor.

lemcileri döverek gözaltına alıyor. Gözaltına

21.24 Sivil faşistlerin saldırısı sonucu CHP

alınanlar gözaltı kayıplarına karşı ön-

İlçe binasının camları kırıldı. Bina içinde CHP

lem olarak bağırarak isimlerini söylüyorlar.

Milletvekilleri Binnaz Toprak ve Melda Onur

İstanbul’un dört bir yanında yüzlerce kişi

da var. Toprak, Halk Tv’nin canlı yayınına

gözaltına alındı.

katılarak güvenlik güçlerinin hiçbir şekilde saldırganlara müdahale etmediğini söyl-

48

doğ

21.3

akta

Müd

alın

kon

21.4

poli

21.4

gel”

güç

21.4

baş

van

ddiy

21.5

bini

güç

21.

sok

slog

22.0

dur

son

22.0

say

22.0

Cih

ara

sald

22.

lard

yürü

22.1

Pol

bom

dire

etki

Gaz

Yolu


. 21.27 Kazlıçeşme’deki AKP mitinginden

anlar Taksim’deki TRT binası önünde,

malımescit mevkiinde ve Eminönü’nde hal-

yöneldi.

saldırıyor.

22.26 Akaretler’den Taksim’e yürüyen binlerce kişi “Taksim bizim

30 Sıraselviler’de polis ekipleri, apartman-

olacak” sloganlarıyla yürüyor.

a girerek gözaltı yapıyor.

22.27 Kartal ve Maltepe’den yürüyüşe başlayan halk E5′e

32 İstanbul’da mahalleler yine ayakta. Gazi

çıkmaya hazırlanıyor.

hallesi’nde yürüyüş başladı, halk otobana

22.30 Okmeydanı Örnektepe Mahallesi’nde polis, halka

ğru yürüyor.

saldırıyor.

35 Kartal Meydanda buluşan halk E-5′e

ğru yürüyüşe geçti.

22.33 Alibeyköy’de Veysel Karani Camii’nin önünden yürüyen 1000 kişilik grup “Hükümet istifa” sloganları atıyor.

36 Çağdaş Hukukçular Derneği’nin

22.41 Gazi halkı, otobanı trafiğe kapattı. Polis, kitleye saldırıyor.

ardığına göre, 3 otobüs gözaltı Emniyet

22.49 Kadıköy’de yaklaşık beş bin kişi ‘AKP gidecek, adalet

dürlüğü’ne getirildi. Ancak gözaltıların dün

gelecek’ sloganı atarak yürüyor.

nanlar mı yoksa bugün alınanlar mı olduğu

23.15 Otobanı trafiğe kapatan Gazi Mahallesi halkına polis gaz

nusunda halen net bir bilgi yok.

ve ses bombalarıyla saldırdı. Otoban köprüsünden atılan gaz

42 Kasımpaşa da eli sopalı sivil faşistler

fişekleri birçok kişiye isabet etti. Kitle yoğun yağmura rağmen

is ile birlikte hareket ediyor.

Gazi Mahallesi girişinden ayrılmıyor. Marşlar ve sloganlarla

43 Karaköy’de direnişçiler polise “Gel,

bekleyen kitle karşısında polis otobanda geri çekilmiş durumda.

” diye bağırıyor. Barikatlar insan zinciriyle

23.00 İkitelli’den yürüyüşe başlayan halk, Mahmutbey gişeleri

çlendiriliyor.

kapattı.

45 Sabah saatlerinde Okmeydanı’nda

23.32 Evrensel’in haberine göre gözaltındaki 12 Çarşı üyesi kötü

şından yaralanan 14 yaşındaki Berkin El-

muamele gerekçesiyle açlık grevine başladı.

n ikinci ameliyattan çıktı. Durumu halen ci-

23.43 Beşiktaş’ta polis Alkım Kitabevi’nin önünde bekliyor. Halk

yetini koruyor.

çarşı içinde sloganlarla bekleyişini sürdürüyor.

52 Karaköy’de toplananların sayısı 5

i geçti. Halk şarkı ve türkülerle barikatları 16 Haziran

çlendiriyor.

.57 Merter’de tencere tavasını alan halk

kaklarda. “Her yer Taksim her yer direniş”

ganları sokakları inletiyor.

00.07 Beşiktaş’ta polis çarşı içinde bekley-

00 Karaköy’de direnişçiler polis otosunu

en kitleye gaz bombalarıyla saldırdı. Şu an

rdurdu. Otobüs, direnişçilerin müdahalesi

çarşı içini gaz bulutları sarmış durumda.

nrası kaçmak zorunda kaldı.

Polisle birlikte eli bıçaklı bazı kişilerin de

04 İstanbul Barosu’na bildirilen gözaltı

yısı 251. Sayı sürekli artıyor.

07 Şishane’dki Kasimpasa stadi civarı,

halka saldırdığı bilgileri geliyor. 01.43 Baro’nun açıkladığı rakamlara göre gözaltına alınan kişi sayısı 390′a yaklaştı. Türkiye genelinde ise gözaltına alınanların

hangir, Asmalimescit ve Tophane’nin

sayısının 450′yi aştığı belirtiliyor.

a sokaklarinda AKP’li sivil faşistler halka

11.30 Taksim yaya trafiğine açıldı ancak araç trafiğine henüz

dırıyor.

izin yok. Gezi Parkı’na girişler hala engelleniyor ve meydanda

.08 Kadıköy’de halk bu gece de sokak-

TOMA’ların bekleyişi sürüyor.

da: Binlerce kişi “Tayyip istifa” sloganlarıyla

Saat 16.00′da iş bırakma eylemleri yapan örgütlerden DİSK,

üyüşe geçti.

Şişli’deki DİSK Genel Merkezi önünden KESK ve TMMOB ise

10 Okmeydanı’nda çatışmalar şiddetlendi.

Beyoğlu Tünel’den Taksim’e yürüyecek. Gezi Direnişi’nin 87

lis mahalleye çok sayıda ses ve gaz

bileşenli tek ve ortak temsilcisi Taksim Dayanışması da 16.00′da

mbası atıyor. Okmeydanı halkı, barikatta

Şişli ve Tünel’den yürüyüş çağrısı yaptı. Halkevleri 16.00′da

enenlere evlerinden yemek ve biber gazının

Şişli kolunda yer alacak. İçişleri Bakanı Muammer Güler ise bu

isini azaltacak solüsyon getiriyor. 22.18

zi Mahallesi’nde halk su kemerine ulaştı.

u trafiğe kapatan binlerce kişi otobana doğru

49

eylemlere izin vermeyeceklerini açıklayarak gerilim siyasetini


Sosyal Mecmua sürdüreceklerinin işaretini verdi. Polisin Gezi Parkı’na yönelik saldırısının ardından halk 16 Haziran günü de sokağa çıkmaya devam etti. Şişli Halaskargazi Caddesi’nde sabah saatlerinde başlayan çatışmalar gece geç saatlere kadar sürdü. Taksim’e çıkmaya çalışanlar Sıraselviler’de polis saldırılarına karşı uzun süre direndi. Karaköy’de ve Tophane bölgesinde binlerce kişi polis saldırılarına karşı uzun süre direndi. İstiklal Caddesi’nde de sabahtan akşam saatlerine kadar çatışmalar sürdü. Saat 21.00′le birlikte mahallelerde tencere tava eylemleri ve yürüyüşler başladı. Gazi Mahallesi’nde halk TEM’i trafiğe kapattı. Çevik kuvvet halka yoğun bir şekilde gaz bombası kullanarak saldırdı, çatışmalar geç saatlere kadar sürdü. Okmeydanı’nda Piyalepaşa Bulvarı üzerinde halk barikatlar kurdu. Polisin saldırısı sonucu çıkan çatışmalar geç saatlere kadar sürdü. Nurtepe’de halk, Nurtepe

16.17 DİSK Genel Merkezi önünde emekçiler “Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganı atıyor. Emekçilere Halkevleri, BDSP, Mücadele Birliği ve EHP üyeleri de destek veriyor. 16.30 DİSK korteji Halaskargazi Caddesi’ne girdi. Çevredeki apartmanlarda oturanlar camlardan alkış, tencere ve tava çalarak eyleme destek veriyor.

Viyadüğü’nü trafiğe kapattı ve bu bölgede çatışmalar uzun süre devam etti. Polis yolu ancak 4 saat sonra açabildi. Maltepe Gülsuyu’nda içinden halka ateş açılan bir polis arabası halk tarafından kullanılmaz hale getirildi. 14.49 Osmanbey metro durağı emniyetten gelen talimatla kapatıldı. 15.39 Emekçiler Şişli’deki DİSK Genel Merkezi önünde ve Karaköy’deki Tünel’de toplanmaya başlıyor. 15.55 Polisin ve AKP’li bakanların tüm engel-

16.52 DİSK Agos’un önünden “Faşizme

leme çabalarına rağmen Tünel Meydanı’nda bin- inat kardeşimsin Hrant” sloganlarıyla geçti. ler toplandı.

16.58 Tünel’deki KESK ve TMMOB üyeleri

Feministler, baretleri ve gaz maskeleriyle patri-

tekrar oturma eylemine geçti, polisin barikatı

yarkaya meydan okuyor.

kaldırmamasını protesto ediyorlar. 17.15 KESK ve TMMOB üyeleri basın açıklamalarını sonlandırdı. 17.22 İstanbul Pangaltı’daki DİSK korteji, basın açıklamasını sonlandırdı. 17.33 Halk, Vali Mutlu’nun ve AKP’nin Taksim yasağını tanımıyor: Kitle, Galatasaray Lisesi’ni geçti. 17.41 Polis ekipleri, Fransız Konsolosluğu önünde. Tünel’den yürüyüşe geçenler Meydan’a doğru ilerliyor.

17.50 Fransız Konsolosluğu önünde slogan atan kitleye polis saldırdı. Polis ekipleri, eylemcilerin 16.08 Yüzlerce emekçi DİSK Genel Merkezi

üzerine doğru yürüyor.

önünde DİSK pankartı arkasında “Faşizme karşı

17.58 Dağılan kitle, yeniden toplandı. Polis

omuz omuza” sloganı atıyor.

barikatının önünde “Taksim bizim İstanbul bizim”

50


sloganı atılıyor 18.24 Pangaltı’da dağılmayan kitleye polis eki-

Park ve meydanlarda yapılan fo-

pleri tazyikli su ve akrep araçlarından biber

rumlar büyütülecek

gazıyla saldırıyor.

16 Haziran günü Ankara ve

18.33 İstiklal Caddesi’ndeki kitle polis barikatı

İstanbul’da yaşanan polis

önünde oturma eylemine geçti. Fransız

saldırılarında yaralanan Öğrenci

Konsolosluğu önündeki kitlenin diğer ucu Mis

Kolektifleri üyesi Dilan Dursun ile

Sokak’ta

14 yaşındaki Berkin Elvan yoğun bakımda, durumları ciddiyetlerini koruyor

18.45 Rumeli Caddesi’nde polisin kitleyi gaz bombalarıyla dağıtmasının ardından 20 kişilik faşist bir grup eylemcilere saldırdı. Sivil polislerle birlikte hareket ettiği gözlenen saldırganlar, “Polise uzanan eller kırılsın” sloganları attı. 18.54 Görgü tanıklarının ifadelerine göre, saldırganların arasında Marmaris Büfe çalışanları da bulunuyor. 22.10 Mis Sokak ve Fransız Kültür Merkezi arasında bulunan yaklaşık bin kişi gövde gösterisi yapan polisi yuhalıyor. Taksim Meydanı’nda da çok sayıda polis bulunnuyor. 22.12 Polisi yuhalayan kitle “Polis simit sat, onurlu yaşa” sloganları ile ara sokaklara çekildi. Bekar sokaktaki eylemcilere, polis coplarla saldırdı. 23.00 Kadıköy’de halk AKP İlçe Binası’nı yumurtaladı. 23.19 21.00′dan itibaren eylemde olan Okmeydanı’na polis iki taraftan saldırdı. 06.25 Kadıköy’den Beşiktaş’a yürüyüşe geçen eylemciler E5′ten gelenlerle Uzunçayır’da birleşti ve köprüyü geçti. 04.49 Taksim Meydanı’nda saatlerce duran direnişçinin eylem biçimi giderek yaygınlaştı. İstanbul’un mahallelerinden farklı kentlere yayılan durma eylemleri giderek arttı. Direnişe

n yönelik polis saldırıları ev baskınları ile sürüyor. İstanbul ve Ankara’da onlarca kişi gözaltında. Taksim Dayanışması: 21.00 eylemleri sürecek, parklarda forumlar büyütülecek. Mahallelerde düzenlenen tencere tava eylemleri sürecek.

51


Sosyal Mecmua 18 Haziran

1 Haziran’dan beri Taksim Gezi direnişine destek olmak için sokağa dökülen Gazi halkı 18 Haziran akşamı yine sokaklardaydı. Polis saldırısı sonucu yine çatışma çıktı. Parklar dile geldi: “Biz burada yeni bir dünya kuruyoruz”. Taksim Gezi Parkı eylemleriyle ilgili gözaltına alınan 100 kişi bu sabah adliyeye getirildi. Adliyeye getirilenler arasında Çarşı grubu üyeleri de yer alıyor.

19 Haziran

Gazlarla, tazyikli sularla, plastik mermilerle tarumar edilen Gezi Parkı’nın direnişçi halkı, kentin parklarına “sızmış” durumda. Taksim Dayanışması yayımladığı basın açıklamasıyla “Dayanışma toplantılarında ortaklaşıyoruz, taleplerimizin arkasındayız” dedi. İstanbul’da ise parklarda forum, mahallelerde eylemler devam ediyor

20 Haziran

18 Haziran’da ESP, Özgür Radyo ve Atılım Gazetesi’ne yönelik operasyonda gözaltına alınan 69 kişiden 27′si tutuklandı. Bugün savcı karşısına çıkanlardan 17 ESP’li tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. 18.48 Kalan 34 kişi ise bugün Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılıkta ifadeleri alınan 34 ESP’liden 17′si serbest bırakıldı. Diğer 17 kişi tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkemeye sevk edilenlerin isimleri şöyle: ESP MYK üyesi Beycan Taşkıran, Okan Danacı, Çağrı Aydoğan, Mehmet Kara, Ergün Üzüm, İmran Aydın, Uğur Polat, Mehmet Tunç, Yavsew Salcı, Emre Kaya, Sıtkı Güngör, Cemal Çakmak, Çağdaş Kaplan, Emek Ulaş Suna, Ergin Elmas, Şahin Yeşilırmak ve Yusuf Nas. Yaralı oldukları için Emniyet’ten serbest bırakılan Ümit Akdağ ve Özgür Ulaş Yıldız’ın ise savcılıktaki ifade işlemleri sürüyor. Mahkemeye dün sevk edilen 25 kişiden 18′i tutuklandı, 7 kişi serbest bırakıldı. 7 kişi hakkında “adli kontrol” uygulanacak. Tutuklananların isimleri şöyle: ESP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul İl Başkanı Çiçek Otlu, ESP MYK üyesi Dinçer Ergün, ESP İstanbul İl yöneticisi ve HDK İstanbul Meclisi Yürütme Kurulu üyesi Erdal Demirhan, ESP İstanbul İl yöneticisi Goncagül Telek, HDK Yürütme Kurulu üyesi Alp Altınörs, Pir Sultan Abdal Kültür

Red fotoğraf : necla özarslan

Direniş güncesi : www.sendika.org

52


Derneği Ataşehir Şube yöneticisi Ali Karaçay ile ESP üyeleri Ali Sönmez Kayar, Ali Haydar Akdeniz, Boran Atıcı, Emrah Gördaş, Erhan Baybekman, Ersin Topçu, Hasan Tunç, Hüseyin Şahin, Mustafa Diren Saygılı, Salih Coşar, Sercan Genç ve Ümit Yetik. Emirhan Kuş, Gökhan Değirmenci, Kurtuluş Sarıkaya, Maksut Toprak, Şafak Aykan Şimşek, Tansu Tek, Tolga Karataş ise serbest bırakıldı.

53


Sosyal Mecmua

SİVİL İTAİTSİZLİK ÖRNEĞİ #DUR “ Taksim’de akşam saatlerinden itibaren bir eylemci yerinden ayrılmadan saatlerce AKM’ye baktı. Durmanın bir direnme biçimine dönüştüğü yaratıcı direniş, Taksim Meydanı’ndan başlayarak ülkenin dört yanına yayıldı “

ardından İstanbul’un birçok semtinde 24 saati aşan çatışmalar yaşandı. Polis Taksim Meydanı’nı yaya trafiğine 17 Haziran günü açtı. Ancak meydan slogan atan, yürüyüş yapan eylemcilere kapalıydı. Akşam üzeri ise yeni bir direnme, eylem biçimi ortaya çıktı. Taksim Meydanı’nın ortasında yüzünü AKM’ye dönmüş bir eylemci, saatlerce aynı noktada kımıldamadan durdu. Polis ise duran eylemciye ne yapacağını bilemedi. Afallayan polis eylemcinin üzerini, çantasını aradı. Eylemci yine kımıldamadı. #duranadam etiketi ile twitterda kısa sürede Türkiye gündemine oturan eylemciye destek giderek büyüdü. İnsanlar, duranadam’ın yanına “durmaya” giderken, duranlara yeniler eklendi. Sayının giderek artmasından korkan polis ise “Kalabalık artarsa ve dağılmazsa müdahale edeceğiz” anonsu yaptı. Sayının artması ile, duran eylemcinin yanına gelenler etrafından zincir oluşturdu. Polis duranadam’ın yanındakileri gözaltına aldı. Yanındaki duran eylemcilerin gözaltına alınması üzerine duranadam eylemine son verdi. Duranadam açıklamasında, “Gözaltına alınma pahasına devam edecektim ama yanımdakileri alıyorlardı. Devam edemedim” dedi. Ayrıca duranadam eylemini şöyle açıkladı:

Erdem Gündüz 8 saatlik #DuranAdam eylemini gece 24.00’da bitirdi.

Benim duruşum medyaya karşı.. 4 insan öldü ve medya bunu görmedi. Benim istediğim bu sistemin değişmesi. Bu hükümetin istifa etmesi yetmez. Bugün yapılan düzenlemeler göstermelik. Bu bir çığlık! Ama bu çığlığı duymadılar. Bu olay 10 yıllık bir serüvenin sonucu. Ölen 4 tane adamın hesabı sorulmalıdır! Çevik kuvvet müdahaleye hazırlanıyordu. İnsanlar zarar görmesin diye bitirdim. Ben bir kişiyim. Yarın bir başkası gelir durur. Bu devam eder. Duran adam bir kişi değildir. Ben içimdeki acıyı, insan ölümlerini duyurmak için durdum. Duran bir başkası da olabilirdi. Duran adam bir kişi değildir!” 20.08 Taksim Meydanı

Barbaros Şansal’da eyleme destek verenler arasındaydı. 15 Haziran akşamı polisin Gezi Parkı’na girerek çadırları toplamasının

54


RANADAM VE #DURANKADIN Ethem’in vurulduğu yerde durankadın Ankara’da da Ethem Sarısülük’ün vurulduğu noktada bir kadın eylem başlattı. Eylem #durankadin etiketiyle twitterda yayıldı. Durankadın’ın yanına gelen bir çift, Ethem Sarısülük’ün vurulduğu yere karanfiller bıraktı, Kızılay’a gelenler durankadın’a alkışlarla destek verdi. Duranlar yayılıyor, sayısı artıyor Durma eylemi hızla yayıldı. İstanbul’da Samatya, Kadıköy, Beşiktaş, İstiklal, Sarıyer Büyükdere, Beylikdüzü, İzmir’de Gündoğdu Meydanı, Sivas’ta Madımak Oteli önünde duranlar var. Eylemler zamanla Tonya’ya, Edirne’ye, Antalya’ya da yayıldı. Kolektif üyesi Dilan için durma eylemi Ankara’da Numune Hastanesi’nde yoğun bakımda olan Öğrenci Kolektifi üyesi Dilan Dursun için Eğitim-Sen 5 Nolu Üniversiteler Şubesi’nden öğretim üyeleri hastane önünde durma eylemine başladı. Bugün Altunizade Capitol AVM’de de duran adam eylemi vardı. Bir “duran adam”la başlayan eylem kısa sürede alışveriş yapanların da ilgisini çekti ve eylem yapanların sayısı hızla arttı. Duran adam, duran kadın, duran bebek hepsi vardı. Bir kişi zamanla 8-10 kişi oldu. Müşteriler duranların durabilmesi icin su, enerji içeceği gibi ürünler satın alıp duranların önüne koydu.

Meriç nehrinde duran insanlar: Direnişimiz de sermaye kadar küreseldir…

Tonya’da duran insanlar…

20.05 Beşiktaş Kartal heykeli

55


Sosyal Mecmua Antalya’da gazeteci Yeşim Ersoy 10 saat duran kadın eylemi yaptı. Akşam saatleri duran insanların sayısı çoğaldı.

Beşiktaş’da DuranAdam eylemi geceyarısı.Yitirilen arkadaşları için bırakılan ayakkabılar.

Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük ve Ali İsmail Korkmaz’ı temsilen.

Ethem Sarısülük’ün vurulduğu yere, durankadın’ın yanına gelenler, karafillerle geldi Kızılay’daki durma eylemi sürerken TOMAlar geldi

56


57


Sosyal Mecmua

58


önünde halk “duran adam” eylemi yaptı. Sonrasında parkta forum ve müzik dinletisiyle direnişe destek verildi.

“duranadam” eylemi yayılıyor. Londra’da da duranlar direnişe destek veriyor. Kadıköy Boğa

Samatya

Mecidiyeköy

Fırat Tanış durma eyleminde

Ateşehir’de bu akşam Deniz Gezmiş Parkı’nda Deniz Gezmiş’İn heykeli

59


Sosyal Mecmua Şişli, Hrant Dink’in öldürüldüğü yer

İstanbul, Kanyon AVM

Ethem Sarısülük’ün ağabeyi TOMA’ların karşısında “duruyor”

İstanbul, Doğuş Center

Hatay’da #duraninsanlar, Abdullah Cömert’in vurulduğu yerde.

İstanbul, Çağlayan Adliyesi’nde duran kadınlar

Atlas dergisi çalışanları duruyor.

İzmir’de duran insanlar yolu kapattı. Sürücüler araçlarını başka yollardan geçirdi

60


Muğla Sınırsızlık Meydanı’nda #yatanadam

Pervin Buldan Meclis’te durma eyleminde

61


Sosyal Mecmua

SOSYAL MEDYA’DAN HABERLER GEZİ PARKIYLA İLGİLİ ATILAN TWETLER ÜNLÜLER TARAFINDAN

Demet Evgar@dmtevgar YAŞA .Panzer geçmesin diye yolu halk için kapatarak işini kaybedip, insanlığı kazanan otobüs şöförü; 10:20 PM - 31 Mayıs 2013

Kendi ülkenin merkezinde olup bitenden yabancı basından haberdar ol-

Ece Temelkuran@ETemelkuran Dünyaya rezil olmuyoruz, biz bugün onurumuzu kurtarıyoruz ve dünya hayranlıkla, heyecanla izliyor! #direngezi #occupygezi 8:24 PM - 31 Mayıs 2013 Balçiçek İlter@Balciceki Ya söyleyecek söz bulamıyorum mehmet güleryüz dünyaca ünlü bir ressam!! Ressam!! 8:04 PM - 31 Mayıs 2013

10:11 PM - 31 Mayıs 2013

Can Bonomo ✔@canbonomo Beyoğlu ve etrafında oturan insanlar WI-FI şifrelerini kaldırabilirler mi? 6:51 PM - 31 Mayıs 2013

Taylan Kılınç@prayapos

Can Bonomo ✔@canbonomo Öyle tatlı anlatıyorlar ki... Sanki çiçekleri sulayacaklardı da taşla kovaladık. 6:00 PM - 31 Mayıs 2013

mak. Bu utanç bizim.

Bunu paylaşın o civarda oturanlar görmeli bunu. ÇOK ÖNEMLİ. 10:19 PM - 31 Mayıs 2013

FD•@feridun_duzagac Zulmünüz karşısında insanlığımızı hatırlattınız. Siz sıktıkça gaza geliyor insanlığımız. Şüphesiz ki 31 mayıs 2013 tarihe kazınmıştır. 7:40 PM - 31 Mayıs 2013 Erdil Yasaroglu ✔@erdilyasaroglu Valiye bak, şu ana kadar Gezi Parkı’nda olumsuz bir durum yok dedi. Yeterince ölemedik demek ki. Şevval Sam @sevvalsam Duyduguma göre, insanlığını ve bir vicdanı olduğunu hatırlayan 400 POLİS istifa etmis.. 6:49 PM - 31 Mayıs 2013 metin üstündağ@metinustundag sinirlenince çok güzel oluyorsun türkiye! jehan barbur@barburjehan “TAKSİM’E GİDEN ARKADAŞLAR, POLİS, TAKSİM CİVARINDAKİ TÜM MOBESELERİ KAPATMIŞ. BU İYİYE İŞARET DEĞİL!!! RT LÜTFEN zaferalgoz@zaferalgoz @yilmazerdogan sevgili YILMAZ su olanlardan sonra Akil adamlık gorevinden bir basın açıklamasıyla istifanı bekliyoruz...vahşet bu resmen..

62


Sosyal Medyadan Paylaşımlar ahmet mümtaz taylan@taylan1789 Haksız ve pervasızca sergilenen zorbalığa gösterilen tepkiyi “AkParti düşmanlığı” diye

Greenpeace Türkiye@Greenpeace_Med Ne zaman bu kadar zalim oldunuz? #direngeziparki #occupygezi 4:47 PM - 31 Mayıs 2013

savuşturmaya kalkmak ezberciliğin en ahmak türüdür.

Abdullah Gül Türkmenistan’a ağaç dikmeye gitti ama kendi ülkesindeki ağaçlar yok oluyor! O ağaçları adamın götüne sokarlar! RedHack ★@TheRedHack Cinayete tam teşebbüs Suna bakin.. via @ papazincayiri #direngeziparkı #occupygezi 2:24 PM - 31 Mayıs 2013

Memet Ali Alabora@memetalialabora Mesele sadece Gezi Parkı değil arkadaş, sen hâlâ anlamadın mı? Hadi gel. #direngeziparkı Efe Ayhan Kılınç@damaskhiNos Maske almak için girdiğim eczanenin sahibi “Taksim’e mi?” diye sordu, “Evet” dedim. Para almadı. Benim hala umudum var. Deniz Yetis@denizyetis İstanbul barosu açıkladı: Polisler suç işlemektedir!

Deniz Eslek@DenizEslek Vicdanı olan herkesin fotografta tarif edilen antiasit solüsyonuyla yardıma gelmesini bekliyorum. #occupygezi 1:49 PM - 31 Mayıs 2013

Herkese yayın http://www.istanbulbarosu.org.tr/

Ertuğrul Günay @ErtuğrulGunay “Adalet ve Kalkında” dünyayı güzelleştirmek ,”yaratılmışı sevmek” ve yapılaşmada,varsıllaşma da,tüketmekte aşırıya gitmemek değil midir? Ertuğrul Kürkçü @ekurkcumedya (BDP Milletvekili) Sırrı Süreyya Önder’e yapılanın hesabını sormazsak namerdiz.

Detail.asp?CatID=1&SubCatID=1&ID=8183 … Iraz Yontem@irazyontem Biber gazi bacagimda patladi!!! Oldurmek miydi amac??? Neymis be, nereye gidiyoruz???

Fundalina Jolie@fundalina Bir devletin kendi milletinden bu kadar nefret ettiği - zulmettiği görülmemiştir. 4:49 PM - 31 Mayıs 2013

Özge Uzun@Ozge_Uzun Eşimin işyeri Taksim’de. Az önce konuştuk ağlıyordu. Gördüğü, şahit olduğu vahşet, şiddet karşısında. #Direngeziparki ozan gülen@joshfolkins Bu yaşananlar Gezi değil Gazze’de olsaydı Emine Erdoğan hüngür hüngür ağlar, Bülent Arınç da ona eşlik ederdi. Smarty°@bilmenlazim

63

Ümit Boyner @umitnazliboyner (İş kadını) Cem Boyner ‘müşterimi dinlemek zorundayım, halkın ve müşterilerimizin bu denli karşı çıktığı bir projede yer almamız mümkün değildir’. Müşterilerden sayısız tepki ve soru geliyor,Taksim’deki AVM’ye girecek misiniz diye. Gelen tepki ve soru boyutu hassasiyeti belli ediyor. AK Gençlik ‫@‏‬AKGenclikGM Taksim’deki Gezi Parkı’nın AVM yapılmayacağını @hc_huseyincelik açıkladığı halde eyleme devam edenlere ‘EylemBahane MuhalefetŞahane’ diyoruz Ayşe Sena ‫@‏‬mislinaGNDZ Yılbaşında bir günlük eğlence için ağaç kesenler şimdi ağaç sevdalısı.. Mesele AkPartiDüşmanlığı Devrimci Müslümanlar ‫@‏‬isyanveislam Üstümüze “Allah Allah” nidalarıyla koşan polise “La ilahe illallah” diyerek koşacağız! Bugün Taksim’e yükleniyoruz! #direngeziparkı

Selçuk Yöntem@selcuk_yontem Yazıklar olsun diyorum.Bunu yaptıranların aklı,vicdanı,yüreği yok mu?Iraz Yöntem de nasibini almış.Bu kin,nefret neden ve nereden? Okur Yazar@okuryazarlar Sen zorbalığın,yasakçı zihniyetin değil,halkın polisisin! Halkın güvenliği için oradasın.Halkı imha etmek için değil! 10:34 AM - 31 Mayıs 2013

RedHack ★@TheRedHack TAKSİM ICIN: Tıp öğrencileri: 530 923 .. .. Gaz maskesi: 212 244 .. .. Gönüllü hekim: 530 923 … #direngeziparkı #geziyegeziyekazanacagiz

İbrahim Kutluay ‫@‏‬Kutluayibo (Eski milli basketbolcu) Hangi partili olduğumuzun bir önemi yok..Burada bir yalnış var Halka karşı...Bir Adaletsizlik var.. İçişleri bakanımız istifa etmeli.. Balçiçek İlter ‫@‏‬Balciceki (Gazeteci) Polis saldırısının ortasında kaldık! Oturan sivillere saldırdılar turistler de nasibini aldı böyle orantısız güç yok pic.twitter.com/i1DpTBncLd Emniyet-Sen İstanbul ‫@‏‬Emniyet_Sen Bu olayları ve agaçlara kıyılmasını asla tasvip etmiyoruz. Ama yarın buralara yapılan tesislerden yararlanmazsınız umarız..!


Sosyal Mecmua ‫@‏‬eksihabermas “Taksim’den Tahrir olmaz”cılar bir bakıma haklılar. Tahrir’de kitleye günlerce müdahale edilmezken, Taksim’de saldırı ilk günden başladı. Güneş Duru ‫@‏‬gunesduru (Müzisyen) akp’nin anayasa değişikliğine, demokrasiye, yeni bir seçime htiyacı yok, nasıl olsa biber gazıyla her sorunun çözen bir ordusu var.

Gunce Unver @GunceUnver (Doktor) Hiçbir değeri muhafaza etmiyorlar.para için rant için camileri ağaçları insanları katlediler bunlar mı muhafazakar Mehmet Serkan Turhan @turhanserkan Korku gibi, cesaret de bulaşıcıdır... #direngeziparkı

Pınar Öğünç ‫@‏‬pinarbihter (Gazeteci) Beş saatir insanlarin kesintisiz gazlandiği bir yerin hemen dibinde sigara dumanının zararlarını anlatıyor Başbakan.

Batuhan Gümüştekin @bgmstkn Geziparki haberini sansürleme korkak olma.. @ntv @cnnturkcom @ bbcturkce @ShowTV @KanalD @atvcomtr

Gülden Sarıkaya @guldensarikaya (Sosyal Medya Danışmanı) Yazık ki sosyal medya kullanmayanların hiç bir şeyden haberi yok #direngeziparkı #occupygezi #bugüntelevizyonlarıkapat

Esra Başıbüyük ‫@‏‬esrabasibuyuk Bugün Türk meydası bitmiştir artık hepimiz gazeteciyiz#direngaziparki

Yağız Şenkal @yagizsenkal (Gazeteci) Taksim’de vatandaşlar polisi alkışlıyor, yuh çekiyor, “ artık durun, gaz sıkmayın, siz de bu milletin çocuğusunuz” diyor. Polis yine gazladı

Candaş Tolga Işık @CandasTolga Polis hala anlamadı: Biber gazı sıkarak 10 kişi dağıtır, 1000 kişi toplarsınız. Bu zulüm sürerse Gezi Parkı pazara 1 milyonu görür!

Ahmet Yeşiltepe @ahmetyesiltepe (Gazeteci) Durumun özeti: “Yaya yolu genişletmek için biber gazı sıkan polis” (bir nev’i görev aşkı)

Nihat Doğan‫@‏‬NihatDogan_ND Son Irmak Kuruduğunda,Son Ağaç Yok Olduğunda,Son Balık Öldüğünde BEYAZ ADAM Paranın Yenmeyen Bir Şey Olduğunu Anlayacak. #Ağacımadokunma

Erdil Yasaroglu @erdilyasaroglu (Mizahçı) Valiye bak, şu ana kadar Gezi Parkı’nda olumsuz bir durum yok dedi. Yeterince ölemedik demek ki.

Şebnem Sönmez‫@‏‬edihvet GEL Ne olursan ol,yine gel İster yandaş ol ister candaş İster kafir ister mümin1000 kere AKP ye oy vermiş olsan da #GeziParkiiçinTaksime GEL

Julie Cassidy @Julidy1_FLO (İngiltere) RT #occupygezi Peaceful protest to keep a local park ends in hospitalisation for many protestors. Media blackout - all news via social media (Yerel bir parkı korumak için düzenlenen barışçıl gösteriler birçok protestocu için hastanede sona ediyor. Medya karartılmış - tüm haberler sosyal medyada)

sosyalmecmua@sosyalxmecmua Doğa katlediliyor, bugün Taksim’de Yarın 3. köprüyle Garipçe’de Poyrazköy’de sessiz kalma #GeziParkıiçinTaksime

Nervana Mahmoud @Nervana_1 (Blog yazarı) Some are labelling #occupygezi demonstrators as “urbanized upper middle class, White Turks.” Utterly biased. #Turkey #Istanbul #taksim (Bazıları #occupygezi göstericilerini “kentlileşmiş üst orta sınıf Beyaz Türkler” olarak tanımlıyor. Tamamen taraflı.)

1. RedHack ★‫@‏‬TheRedHackBasbakan’in savas cikarmak istedigi Suriye halkindan, Gezi Direnişine Deniz Gezmis’li destek

Inge Wallage @IngeWallage (Uluslararası Greenpeace İletişim Müdür, Amsterdam) Can you imagine shopping mall instead of Vondelpark? Check out what is happening in Istanbul: #occupygezi @amsterdam (Vondelpark yerine alışveriş merkezi yapıldığını düşünebiliyor musunuz? Bakın İstanbul’da neler oluyor. ) Sami Ben Gharbia @ifikra (Tunus nawaat.org blog sahibi) Exportable Turkish Model to #ArabSpring countries: conservative political elite & neoliberal policies #occupygezi #gezi (Arap Baharı ülkelerine ihraç edilebilecek Türk modeli: muhafazakar siyasi elit ve neoliberal politikalar) r.yucel ‫@‏‬rmznycl harun ‫@‏‬h_cereyanx Amaçları ağaç filan değil. 10 yıldır Ak Parti tarafından yönetilmenin vermiş olduğu eziklik. Ekrem OK ‫@‏‬OkEkrem Yılbaşında hindi keser, Bayramda hayvan kesmeyn derler. Yılbaşında Çam keser, Çevre parkında çevreci kesilirler. ilker karaoğlu ‫@‏‬ilkerkaraolu1 Sorsan hepsi ataturkcu, milliyetci.. Ama suan Pkk lilarla elele Taksimde eylem yapıyorlar. Çelişkide son nokta. Özgür Çakmakçı @ozgurcakmakci Kızım bir tane fazla nefes alabilsin diye gaz solumaya gidiyorum Taksim’e #direngeziparki Mehmet Berzan Temiz ‫@‏‬mehmettemiz 1m Bugün #geziparkı nda başlayan mücadele bundan yıllar sonra dahi hatırlanacak bir başkaldırışa dönüşüyor. #direngeziparki

64


Sosyal Medyadan Paylaşımlar

65


Sosyal Mecmua

66


Sosyal Medyadan Paylaşımlar

67


Sosyal Mecmua

68


Sosyal Medyadan Paylaşımlar

69


Sosyal Mecmua

70


1. RedHack ★‫@‏‬TheRedHack Olaylarin 1.gunu TTNet ile gorusecegimizi soylemistik. Bizi yakindan takip ediyorlarmis,bizim onlari ettigimiz gibi:)

71


Sosyal Mecmua REDHACK ve @fevdi AKP ATAŞEHİR BAŞKANIN KİŞİSEL SİTESİNİ HACK’LEDİ. http://www.nimetullahtopu.com

Redhack, Diyanet’i hackledi Dün Sivas Katliamı’nın yıldönümü nedeniyle bir eylem düzenleyeceklerini açıklayan hacker grubu Redhack , gece saatlerinde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmi internet sitesini hackledi. RedHack eylemin gerekçesini twitter sayfasından “Bu eylem, 5 yıldızlı otellerde iftar yapıp 3 yıldızlı otellerde insan yakanlara cevaptir! Muslumanlari nın

giriş

AKP

tetikcisi

şifrelerindeki

açığı

Diyanet da

temsil

yaynlayan

edemez!” Redhack,

şeklinde takipçilerinin

duyurdu.Diyanet veri

bankasında

İşleri

Başkanlığı’nın

oynamalar

yapmasının

veri

bankası-

yolunu

açtı.

RedHack’in verdiği kullanıcı adı ve şifreyle sisteme girenler, Yaz Kuran Kursları listesine “3 kulfü bir elham redhack’e selam”, “Biz insan yakmasını çok iyi biliriz- AKP”, “Direndiyanet”, ‘unutMADIMAKlımda” “Diyanet kusura bakma ayakkabıyla girdim” “Ethem Sarısülük ölümsüzdür” gibi başlıklar eklediler. Redhack’in eylemin ardından açtığı #REDHACKHALKINDIR başlığı ise kısa sürede en çok bahsedilenler listesinde birinci sıraya yerleşti. 3 Temmuz 2013

72


1. TC Dr. Barış Çakır‫@‏‬CerrahiSanati4 Temmuz @theredhack diyanetin sayfasına günah sil butonu eklemek Hic hoş olmamış. RedHack’in verdiği kullanıcı adı ve şifreyle sisteme girenler “Direndiyanet” “Diyanet kusura bakma ayakkabıyla girdim” “Ethem Sarısülük ölümsüzdür” gibi başlıklar eklediler.Bazi yorumlari tam anlamadim...RedHack Israil ve Rus ajanlara diyanet islerini ve il ozel idaresini hackleyip nasil yardimci oluyormus? Namaz saati ve elektirik borcumu mu bildiriyormus? Guzel kardesim...zaten ajanlar tarafından hacklensen haberin bile olmaz...yorma kendini...

73


Sosyal Mecmua

74


75


Sosyal Mecmua

Ulkenin yarisini Nato karargahi diger yarisini da AVM’ye cevirenlere inat, sen #DirenGeziParkı ..

Anonymous, son üç gün içinde RTÜK’ün sayfasını ikinci kez hack’ledi

Twitter üzerinden açıklama yapan Anonymous Turkey, Halk TV’ye verilen 146 bin TL’lik para cezasına misilleme olarak bu eylemin gerçekleştirildiğini ortaya koydu. CİDDİ TEHDİT Anonymous Turkey, RTÜK’ün sayfasına düzenlenecek saldırının açıklandığı mesajın yanı sıra, tehdit dolu bir açıklamada da bulundu. Siber korsanlar, ‘Bundan sonra anladığınız dilden konuşacağız’ diyerek, ‘devlet kurumlarına ait sıradan sitelerin hedef alınmayacağını ve ciddi zarar oluşacağını’ belirtmişti. Gezi Parkı protestolarının başlamasıyla beraber Anonymous ile hareket eden Anonymous Turkey, RedHack ve Suriye Elektronik Ordusu’yla (SEA) birçok devlet kurumuna ait siteyi hack’lemiş ve erişimi geçici olarak kesmişti. İstanbul Emniyeti’ne Redhack darbesi Hacker grubu Redhack, gezi parkı olayları nedeniyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ndeki tüm müdür ve müdür yardımcılarının cep telefonu numaralarını yayınladı.T.B.M.M’deki 550 vekilin ayrım parti ayrımı yapmadan cep numaralarını yayınladı, şikayetinizi halk olarak vekilinize iletmeniz için. Küresel hacker grubu Anonymous, Gezi Parkı gösterilerine destek vermek amacıyla hükümet, AKP Genele Merkezi ve Cumhurbaşkanlığı’na ait sitelerin de olduğu çok sayıda siteyi hackledi. Taksim Gezi Parkı eylemine destek vermek amacıyla küresel hacker grubu Anonymous, hükümete ait siteleri hackleyeceğini açıkladı. Anonymous, bu açıklamanın ardından Cumhurbaşkanlığı’nın resmi sitesi olan www.tccb.gov.tr adlı siteyi hackledi. Grup saldırılarına AKP Genel Merkezi, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve İstanbul Valiliği‘nin internet siteleriyle devam etti. Daha sonra TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, ESHOT, Resmi Gazete ve Mersin Valiliği‘nin siteleri çökertildi. Saldırılardan Habertürk ve ntvmsbc.com siteleri de nasibini aldı. Vali mutlunun ozel sitesini Istanbul Ajansi’ni Istanbul Idaresini ve IETT’yi hackledik kalan yerleri bildirin .

76


Anonymous, Gezi Parkı gösterilerine destek vermek amacıyla video yayınlayarak saldırılara başladı RedHack ile beraber. Lice’de bir yurttaşın jandarma ateşi sonucu katledilmesinin ardından RedHack, Lice Kaymakamlığı’nın internet sitesini hackledi. REDHACK SANALDAN REDHALK SOKAKTAN, SİSTEMLERİ KIRA KIRA SOKAKTA BARİKATLARI KURA KURA GELİYORLAR.

1. RedHack ★‫@‏‬TheRedHack9 Temmuz Deface: http://gur-san.com.tr Redhack_Poizon tarafindan Cokertildi : http://www.esenyurtmuftulugu.gov.tr/ RedHack_Direnis tarafindan www.esenli.bel.tr Hala açılamıyor, aylar geçti üzerinden.

77


Sosyal Mecmua REDHACK’TEN GEZİ PARKINA SON DAKİKA DESTEĞİ! GAZİANTEP BELEDİYESİ HACKLENDİ

78


79


Sosyal Mecmua

#DÄ°RENGEZÄ°PARKI

Ă–zlem Kayra‍@â€?‏OzlemKayra Gezi parkÄąnda yine gĂśzaltÄąlar oluyor.AdÄą park ama hĂźkĂźmetçe OHAL bĂślgesi ilan edilmiĹ&#x; anlaĹ&#x;Äąlan! #DirenGeziParkÄą

RobinK78‍@â€?‏robink78 #DirenGeziParkÄą 15 kiĹ&#x;i gĂśzaltÄąna alÄąndÄą! Parkta : suçlarÄą kitap okumak ve sembolik mezartaĹ&#x;larÄą

MG‍@â€?‏mahmutgulec —Bi cisim yaklaĹ&#x;Äąyor Komutan Logar ! —Gaz fiĹ&#x;eÄ&#x;i o geri zekalÄą ! #direngeziparkÄą

Mehmet URUNLU‍@�‏perkusyonnGezi ParkĹ’nda belediye ekipleri anĹt mezarlarĹ çÜp aracĹna yßklßyor. #DirenGeziParkĹ

nabermedya‍@â€?‏Revoltistanbul Gezi’de mezar taĹ&#x;larÄąnÄąn toplanmasÄąna itiraz eden bir yabancÄą aktivist gĂśzaltÄąna alÄąndÄą #DirenGeziParkÄą

AnarĹ&#x;istin GĂźncesi‍@â€?‏AnarsistKedicik4 sa Mimarlar OdasÄą temsilcilerinin basÄąn açĹklamasÄą yapmak için geldiÄ&#x;i Gezi ParkĹ’nda yine gerginlik çĹktÄą. Tutuklamalar var #direngeziparkÄą

MK‍@â€?‏mkbuyukkayaâ€?@gazetesozcu: SON DAKÄ°KA! Gezi ParkĹ’nda gĂśzaltÄąlar baĹ&#x;ladÄą. http://bit.ly/16gxXjh “ Doymadilar, doymayacaklar. #direngezi #DirenGeziParkÄą

Ali Toprak‍@�‏AliTprkk Unutma,Unutturma !! #acab @ Taksim Gezi ParkĹ #DirenGeziParkĹ

aslÄąastarĹ‍@â€?‏asliastari Ulusoy cami duvarÄąna iĹ&#x;emiĹ&#x; â€œĂœlkede yeterince aÄ&#x;aç var. Terminal lazÄąmâ€? #direnGezi #direngeziparkÄą

GĂźlseren KĂśroÄ&#x;lu‍@â€?‏ gulserenkk#direngeziparkÄą Ah! içimdeki SEZGÄ° IĹžIÄžIM sana baÄ&#x;lÄąlÄąÄ&#x;Äąm sayesinde, BAĹžIM DÄ°K ONURLU, VÄ°CDANIM AKLIMI, AKLIM YĂœREĞİMÄ° SEVGÄ° ile AYDINLATI

☎ Marjinal Çapulcu â˜Žâ€Ť@â€?‏Luynmii Direne direne kazanacagÄąz! #direngeziparkÄą #direntĂźrkiye pic.twitter.com/AeWbbgFRr1

Capulcu İsmail KELEŞ‍@�‏ismailkeles1881 Sevgili dostlar @MilletGeziParki bakirkoy dayanismasinin duyrumu icn destegnize ihtitacmiz var. #DevrimciTakip #DirenGeziParkĹ

aylin ‍@�‏aylini07#direngeziparkĹ jÜleli den bir açĹklama.

Yunus Emre ASKIN‍@�‏YunusEmreASKIN I’m at Taksim Gezi ParkĹ #DirenGeziParkĹ (İstanbul, Tßrkiye)

Heval Hazal Kurt‍@â€?‏hevalhazalkurt Seher yeli çĹk daÄ&#x;lara, Çiçek jopla benim için. #direngeziparkÄą #direngezi #occupygezi #RedHack

Ali İsmail Korkmaz!‍@�‏ibrahimapaydn Take to foto. (@ Taksim Gezi ParkĹ #DirenGeziParkĹ

ŞİMAL ‍@�‏simalborekci Bol sĹfĹrlĹ #1milyonlira iyi olurdu . Geziye gÜnderirdim , kendim gidemesem bile . @BayEgosuz #DirenGeziParkĹ

HĂźsS‍@â€?‏husseternity YÄąllar geçse de Ăźlke olarak bir adÄąm ileri gitmediÄ&#x;imizin kanÄątÄą Ĺ&#x;arkÄąlar #DirenGeziParkÄą

euReca‍@�‏banutrn I’m at Taksim Gezi ParkĹ #DirenGeziParkĹ (İstanbul, Tßrkiye)

OFDayi‍@â€?‏OmerFarukDayi #DirenGeziParkÄą #direngezi #direnankara Ă–rgĂźt ismi koyunca gĂśzaltÄąlarÄą daha rahat yuttururuz sanÄąyorlar. Yeter ya dĂźĹ&#x;Ăźn geçlerin yakasÄąndan!

T.C Erhan‍@â€?‏ErhanKara_ #direnGezi #DirenGeziParkÄą #direndemokrasi GEZÄ° GĂ–ZALTILARI SĂœRĂœYOR!!!

GĂźlseren KĂśroÄ&#x;lu‍@â€?‏gulserenkk #direngeziparkÄą Ă–ZGĂœR Ä°NSAN Ey! yolcu, yol hazÄąrlÄąÄ&#x;ÄąnÄą yap ve koyul yola; Ĺ&#x;unu bilerek: Ă–zgĂźr kiĹ&#x;i sadece karakterinde ĂśzgĂźr olan kiĹ&#x;idir.

☎ Marjinal Çapulcu â˜Žâ€Ť@â€?‏SerdarGul34 ParkÄą açĹk unutmuĹ&#x;sun @Valimutlu? (@ Taksim Gezi ParkÄą #DirenGeziParkÄą

• klasiÄ&#x;in yeri •‍@â€?‏tugcegamzebilir BakÄąn bakalÄąm artÄąk kimlere burs verilmeyecek! #RedHack #DirenGeziParkÄą

Sibelll‍@â€?‏sibosi Suç beyanÄąmdÄąr!! “Mesele sadece Gezi ParkÄą deÄ&#x;il arkadaĹ&#x;, sen hala anlamadÄąn mÄą? Hadi gel.â€? #direngeziparkÄą

T C Çapulcu Yalcin‍@�‏BoGaCHaN_YaL-

CiN I’m at Taksim Gezi ParkĹ #DirenGeziParkĹ (İstanbul, Tßrkiye)

Murat Esmer‍@�‏muratesmerI’m at Taksim Gezi ParkĹ #DirenGeziParkĹ (İstanbul, Tßrkiye)

tanerikoo‍@â€?‏tanerikoo @ahbapfb #direngeziparkÄą de bari de kurtul iĹ&#x;in içinden : )

Chadoman‍@�‏caskazak I’m at Taksim Gezi ParkĹ #DirenGeziParkĹ (İstanbul, Tßrkiye)

Cansu Celik Akkoca‍@�‏CansuCelkHava missssss (@ Taksim Gezi ParkĹ #DirenGeziParkĹ

Melisa aydÄąn‍@â€?‏meliisaydn Çiçekleri sulamaya geldim ✌đ&#x;˜Ž (@ Taksim Gezi ParkÄą #DirenGeziParkÄą w/ 9 others)

AychA‍@�‏aycakocak I’m at Taksim Gezi ParkĹ #DirenGeziParkĹ (İstanbul, Tßrkiye

80


I HAS TAG’I

Ashleigh Cleangene‫@‏‬SydneyAshS Hala park yapacağım diyor... İlk önce şu tecavüz olaylarına bir el atsak daha iyi olmazmı? #DirenGeziParkı #DirenTuerkiye

Melancholy Man‫@‏‬Ireallydunnowhy Gunaydin (@ Taksim Gezi Parkı #DirenGeziParkı

önce özgürlük için şehit oldu.

ethem sarısülük #direngeziparkı

Aziz yalçınkaya‫@‏‬ayalcinkayaa Hiç direnen yok burda.. (@ Taksim Gezi Parkı #DirenGeziParkı

Mustafa Şahin‫@‏‬zaganozi Be hey dürzü şiirini bugünler için yazmış Neyzen Tevfik #DirenGeziParkı

Arkadaşlar istanbul da birazdan ezan okunacak acil yardım imam mikrofonla okuyacak bunu yayalım #direngeziparkı

roketyeso‫@‏‬pillowthief Bugün uzun zamandan sonra parka gittim çimlerde oturdum kitap okudum insanlara baktım ağaçlara baktım çocuklara baktım...#DirenGeziParkı

Dilek Aktaş‫@‏‬dilekaaktas “Mesele sadece Gezi Parkı değil arkadaş, sen hâlâ anlamadın mı? Hadi gel.” #direngeziparkı

Oktay Kuşlu®✌‫@‏‬OktayKuslu Türkiye Gündeminde 1. sıra #direngezi helal size Çapulcu Dostlar.. #direngeziparkı

Çapulcu Kız ‫@‏‬nevrae Prof Dr Ihsan Dağı “Gezinin amacı iktidarı değiştirmek değil iktidarın sınırlı olduğunu göstermekti” #DirenGeziParkı

Oktay Kuşlu®✌‫@‏‬OktayKuslu Hayır Mesele ağaç değil...arkadaş cümlesi ile dalga geçeceğine onun kadar yürekli olsaydın yalaka değil kahraman olurdun #direngeziparkı

yunus ege‫@‏‬yunus_ege Dolular dolduruşa gelmez, boşlar dolduruşa gelir. Ömer Tuğrul İnançer #DirenGeziParkı

Korhan Herduran‫@‏‬KorhanHerduran Göz yaşartır. Anadolu’muzu vermeyeceğiz! #anadolumuzuvermeyeceğiz #DirenGeziParkı #OccupyGezi #OccupyTurkey

Yusuf Akyürek‫@‏‬YusufAkyurek14 sa @MargreetZelle Çok severdik biz Adalet hanımı Twitlerini görünce basardık kahkayı MargreetZelle idi onun mahlası #Direngeziparkı

DileK‫@‏‬dilekeremm Vurulup düşenler yerde kalmasın,gün geliri bekleme o gün geldi yüzünü güneşe çevir artık. #DirenGeziParkı

yeter kayadibi‫@‏‬yeterkayadibiDavosamı yerleşsek?oraya gelmem demişti #DirenGeziParkı

Bilal Kartal‫@‏‬evoseq @fakeposta77 #DirenGeziParkı zaten seçim barajını AkParti getirdi. Diğer bütün sol ve sağ partiler barajı kaldırmaya çalıştı!Omurgasızsınız!

Bilgehan Yilmaz‫@‏‬wiseoldturk @cbabdullahgul sizleri tarih affetmeyecek.Bu zulmu durdurun artik yeter! #DirenGeziParkı #direngezi #direnizmir #DirenAnkara

Bilgehan Yilmaz‫@‏‬wiseoldturk Dogaya ve dogala düsmanlik neden? #direngezi #DirenGeziParkı

Gezi Parkı ve Taksim‫@‏‬thetaksimpark #DirenGeziParkı Atatürkçü düşünceden ve kesinlikle özgürlükçülükten sapmamalı.Bu millet 100 yıl

81

Unutma Diye !‫@‏‬unutmadiye İrfan Tuna, Ankara’da gazdan rahatsızlanıp kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. (temizlik işçisi) #direngeziparkı

Mustafa Şahin‫@‏‬zaganozi Biri başbakanın hesabını hacklemiş:)) @TheRedHack @baskomsernevzat #DirenGeziParkı

Mehmet Payaslıoğlu‫@‏‬ulumemo13 yine geldim :) (@ Taksim Gezi Parkı #DirenGeziParkı

Unutma Diye !‫@‏‬unutmadiye

Aybike‫@‏‬aybike_batur “S”onuç “E”rdogan “Ç”ıkacak “S”en “İ”stedigini “S”eç #seçsiskaldirilsin #seçsis demokrasi katili #DirenGeziParkı LGBT BLOK‫@‏‬LGBTBLOK Polis bugun aksam saatlerinde buyuk bir gaz bombardinina basladi. Taksim cevresi gaz bobardinanina tutuldu #direngeziparkı

Öğrenci Kolektifleri‫@‏‬kolektifler Vali açıklama yapıyor: Normalde buraya söylediklerini yazmamız lazım. Kusura bakmayın. MİDEMİZ KALDIRMADI! #direngeziparkı

tel cambazi‫@‏‬tel__cambazi ÇHD İSTANBUL KRİZ MASASI Neziha Eken 05319380448 Ceren Uysal 05332064247 İstanbul Barosu Cmk Servisi 0212 444 52 71 #direngeziparkı

Hayat Televizyonu‫@‏‬hayat_tv Nurtepe halkı Şişli Camisine varmış durumda #direngeziparkı

FKBC‫@‏‬birlesik Polis Divan Otel’in içine girdi! Yaralı çocuklar ve yüzlerce insan orada! #direngeziparkı

Diren Gezi Parkı‫@‏‬geziparkibildir İstiklal Caddesi’ndeki ara sokaklarda polisin gaz bombalı saldırısı devam ediyor #direngeziparkı

Umit ERDEM‫@‏‬mehmetumiterdem Mecidiyeköy metrobüs önü tamamen dağıtıldı. Halk Çağlayan’a doğru çekiliyor. Metrobusten inmeyin. #direngeziparkı


Sosyal Mecmua

#ihbarediyoru 1. Yiğit COŞANER‫@‏‬YgtCsnr #ihbarediyorum dün Türk kahvesi yaparken kaşığı Komşunu ihbar etme ; Komşun,eşin,dostun ile iftar cezve içinde fazla oraya buraya vurdum; ses çıktı. et #Balıkesiryeryüzüiftarı #ihbarediyorum İstemeden oldu, gerçekten.Tencere tava... Mehmet ‫@‏‬TukenmezAlem56 sn #ihbarediyorum CHP Vatana ve Halkına ihanet ediyor...

T.C. Ayss ⁵⁷⋅ᴬᶫᵃʸ‫@‏‬celmayss #ihbarediyorum abdulhamit donemi “jurnal”. oncelikle “yildiz, burun ve mucadele” denilmeyecek .. dur lan hangi senedeydik biz 1906?

hüseyin yiğit‫@‏‬hakkaadanmis #ihbarediyorum esad zalim diye nara atıp,amerikaya ırakı yoketsin diye incirliği sunanlar var.

Türker ABAKBİGAN‫@‏‬TurkerAbakbigan #ihbarediyorum gezide direnen öğrenciye burs yokmuş

Xemsar‫@‏‬rizgar_mordem #ihbarediyorum ceza evinde siyasi tutsakların tümünün cezaları bitmesine rağmen akp ve onun özel yargısı tuksakları serbest bırakmıyor.

♂ Edu™ ‹ ‫@‏ ‹‏‬cocumuyorum #ihbarediyorum @Besiktas gençliğimi yedi..

Umutis Çapulopoulos‫@‏‬pompeisapkini insanları hedef gösteriyorlar @06melihgokcek @ SafakSezer @yigitbulutt #ihbarediyorum

gan AKPyi duyarlı vatandaşlara #ihbarediyorum! Yakın zamanda APO iti doktor raporu ve hazırlanan yeni yasalarla çıkarılıp lider yapılacak!

Antalya‫@‏‬Antalya_Live #ihbarediyorum Antalya çok çok sıcak

Freud’un Hayaleti‫@‏‬hayaletfreud #ihbarediyorum kendimi. devlet büyüklerine hakaret var, cebir kullanarak anayasayı değiştirmeye teşebbüs var, daha neler var neler var..

Yaşar ÖZKALAY‫@‏‬MYOZKALAY dinden,müslümanlıktan hatta insanlıktan nasibini almamış bu adamı insanlık namına #İhbarEdiyorum bu ne kepazeliktir ?

Mesut KALKAN‫@‏‬Mesutklkn #ihbarediyorum %50 %75 OLDU SİZ HALA ANLAMADINIZMI HADİ GELİN

Çapulcu Öğretmenler‫@‏‬ogretmencapulcu Çapulcu öğretmenlerin utanmadan sıkılmadan korkmadan, kadrolu atama ve öğretmenlere itibar istediklerini #ihbarediyorum

Bayram Tan‫@‏‬Bayram321 #ihbarediyorum bu memleketi oç lar yönetiyor :)

Öteki © ‫@‏‬HuzurBUDALASI #ihbarediyorum 14 senedir görmediğim eski sevgilimle; Gezi eylemlerinde beraber direndik,gaz yedik ve kaldığımız yerden tekrar başladık :)

Az Konuşan Madam‫@‏‬azkonusanmadam

Nermin‫@‏‬nermin040909 sayın valim gezi parkında bulduğunuz prezarvatifleri ak gençliğe bağışlayında daha fazla çoğalmasınlar #ihbarediyorum

said’’e kurdi ‫@‏‬said_e_kurdi Ulusal Kanal’dan inanılmaz çarpıtma | Türkiye | Press Medya #ihbarediyorum http://www.pressmedya.com/?aType=haber&ArticleID=14969 … @ pressmedyacom aracılığıyla

Gökhan Kamil‫@‏‬gokhankamil kimi kime #ihbarediyorum . Kadıyı kadıya mı şikâyet edeceğiz...

Birgül Yağan (Asena)‫@‏‬MHP_BirgulYa-

worldtech‫@‏‬Omer_SENOL #ihbarediyorum internette çakma teller satılıyor bunlar cep tel olarakmı ithal edildi soran yokmu bu nasıl gümrük

saniye önlen‫@‏‬witchelisar #7000ingilizceatama #İhbarediyorum #7000ingilizceatama yapılmasını istiyoruz

60$ ÖTV var nasıl 30 TL satılır diye SORAN ALLAHIN KULU YOKMU

cemree ♡‫@‏‬HIMMINAA #ihbarediyorum ANTALYADAYIM KOŞUN GELİN

By V‫@‏‬binicivolkan #ihbarediyorum çarşı güneşin çocuklarını giydiriyor.

Eray Tayyar‫@‏‬eraytayyar #ihbarediyorum cordoza halen gelmedi. gelsin ulan artık...

worldtech‫@‏‬Omer_SENOL #ihbarediyorum radyo satılan uydu acılısı sadece

Mehmet Ordu‫@‏‬m_ordu1984 #ihbarediyorum; yan komşumuz ‘AK Parti’ demesi gerekirken ‘AKP’ dedi ve bunu utanmadan, sıkılmadan birkaç kez tekrarladı.

Melih Türkeş‫@‏‬trankobuskass AKPyi #ihbarediyorum Partisine oy vermeyen hiç bir bireyin düşüncesine,acısına dahi saygı duymayan akp,bundan sonra olacakların sorumlusudur

Harun Muhtaroğlu‫@‏‬HarunMuhtaroglu kendimi #ihbarediyorum önümüzde ki 2 bilemedin 3 yıl içinde Antep Üniversitesini havaya uçurabilirim.Rektörlüğe molotof atabilirim.

çArşı‫@‏‬KingCarsi #ihbarediyorum Ronaldinho”nun Menajeri istanbulda.

ÇITLIK KUŞU ©‫@‏‬k_zuzu #ihbarediyorum bütün Kuran kursları yardım adı altında tahsilatçı gezdiriyor.Buralar ticarethanemi

Çapulcu Halk Partisi‫@‏‬capulcuhalkpar Kendi çıkarlarını herşeyin önünde tutan sömürünün kölesi,yandaşı olmuş tüm insanları #ihbarediyorum

ÇITLIK KUŞU ©‫@‏‬k_zuzu #ihbarediyorum yan komşum tayyebin g.tünün kılıymış gelip bi koparın

82


um Has Tagı içiniz.. şerefimize.. Özgür Düşünce‫@‏‬komunaltoplum #ihbarediyorum Devleti yıkmak amacıyla, evimde; 3 adet profesyonel gaz maskesi, 1 adet kızıl fular, 1 adet de baret bulundurmaktayım. ;)

Ozge Atay Isik‫@‏‬ozgeisik #ihbarediyorum

TOMA‫@‏‬cicitoma #ihbarediyorum ben sıktım ...

OvErUyUz‫@‏‬OvErUyUz kendimi #ihbarediyorum.!! ayrıca rakı içtiği için bu öğretmenlere idari bi işlem yapın bi büyük içip gelicem yanınıza.!

Geyikgiller‫@‏‬geyikgiller #ihbarediyorum ülkede iliklerine kapitalizm hüküm sürüyor

Çapulcu Burcu©‫@‏‬lllBurculll Bebek katili bi yaratıkla başbakan kılıklı bi adam pazarlıklarını yaptılar,el ele vatan satıyorlar...! #ihbarediyorum

genel rahatsız‫@‏‬pisdinsiz #ihbarediyorum Çalışma Bakanlığının itirazlarına rağmen doğum izni meselesi kadın istihdamını azaltıcı biçimde ısrarla gündemde tutuluyor

patriotic citizen‫@‏‬StG_rmain #ihbarediyorum bu uygulama nazi almanyasında gestapo tarafından başlatılmıştı. komuşu komşuyu ihbar ediyordu!

KızıLSirin ★‫@‏‬byredhalk gel beni al :) #ihbarediyorum

genel rahatsız‫@‏‬pisdinsiz #ihbarediyorum kuran kursu adı altında henüz yetişme çağındaki çocuklara içinde şiddet kin ve düşmanlık ögeleri dolu bir kitap okutulmakta

nihatsirdar‫@‏‬nihatsirdar Nihat’la “İhbar Saati” başlıyor... #ihbarediyorum

müberra rüzgar‫@‏‬muberraruzgar29 Tem-

muz #ihbarediyorum Gezi eylemlerinin ilk kaybı Mehmet Ayvalıtaş soruşturması 2 aydır tamamlanamadı

diren‫@‏‬naimeeren #ihbarediyorum: Ali İsmail’in öldrülmesine polisler karışmış olabilir, hakim dedi. Polis ihbarcılığa çağırıyor http://www.sendika.org/2013/07/polis-ihbarciliga-cagiriyor-kimi-kime-sikayet-edecegiz/ …

Ekin Berkyurek‫@‏‬eberkyurek #ihbarediyorum Alabora’nın işlediği iddia edilen suçu ben de işledim. Burada gerçek ismimleyim,tweetlerimi silmedim. #DirenMehmetAliAlabora

Fatih Sanli‫@‏‬kohida #ihbarediyorum #hakaretme #saygılıolsanatÇI #saygılıeleştiri #terbiyeliolsanatÇI @orhanaydin6 @SafakSezer

ipek şenol‫@‏‬peksenol ethem’in annesinden dünyanın en masum soruları: https://www.youtube.com/watch?feature=player_ emel hazır‫@‏‬emelhazir embedded&v=xQynyEubth4 … #direngezi #ihİki bira 1500 lira - Hürriyet GÜNDEM http://www. barediyorum hurriyet.com.tr/gundem/22028522.asp … @hurriyet aracılığıyla dolandırıcı çıktık iyimi #ihbarediyorum Cihad GÖKDEMiR‫@‏‬cgkdmr #ihbarEdiyorum Catilarinda guvercin besleyenlerin bircogu #uyusturucu isi yapiyor. Mahalli karakollar DamsızGirebilenAdam‫@‏‬Damsiizadamda bunu biliyor. @TC_icisleri Hayallerime tecavüz edenleri #ihbarediyorum. Memlekette bir sürü sorun varken dizilerle uğraşan İKTİDARı da #ihbarediyorum Artık Yeter Partisi‫@‏‬AY_Parti Partimizin tüzüğüne de eklediğimiz kurulma amaçlarından biri olan muhalefet yapamıyorsak Tuğçe‫@‏‬tuelsu haftasonu parti yaparız ve içerizdir #ihbarediyorum #ihbarediyorum bankacılar da içiyor... Gözde Güloğlu‫@‏‬GozdeGuloglu öğretmenin rakısına kadar giren zihniyeti #ihbarediyorum.. Keyifle sohbetle ama mutlaka buzla

83

TC‫@‏‬hgsandal Patriotlar sınıra yerleştirilirse bölgede savaş tehlikesi var demektir!Komşularımızı tedirgin,tehdit etmek,tahrik etmektir #ihbarediyorum

TugceCavus‫@‏‬TugceCavus #ihbarediyorum bu ülkede öğrenci, öğretmen,


Sosyal Mecmua #DüğünümüzVarDostlar

burcuç‫@‏‬kirmizi_defter düğün gezideyse bu gidişle balayı nezarette #direnerekevleniyoruz Sena Akyıldız‫@‏‬senakyildiz Dugune Polis ile Tomada mi davetli. Ev sahibi gibi erkenden gelmisler.. #direnerekevleniyoruz Çağıl Şahin Sünbül‫@‏‬CagilSnbl ‘Aşk örgütlenmektir...’ (Gezi Parkı’nın bu akşamki kapanış nedeni sanırım) #direnerekevleniyoruz Selin Karabulut‫@‏‬selinkarabulut Bu düğünler dernekler hep altın lobisinin işi zaten. #direnerekevleniyoruz Feto Yldz‫@‏‬MyBoshnaQ Sn Vali damadın sırtını yumruklamayı memur arkadaşlar abartmayacaklar değil mi efenim? Biraz kalabalık gelmişler de! #DüğünümüzVarDostlar Mustafa Avci‫@‏‬mavcist Artik tam anlamiyla siril siklam aşiklar #DüğünümüzVarDostlar askidaki adam‫@‏‬CeoApulcu @stajyerlilith biz oğlan tarafıyız :)) çoook kalabalığız :)) bi ucumuz. Taksim’de,Dikmen de,Antakya’da yız :)) çoook kalabalık bi orduyuz :) stajyerlilith‫@‏‬stajyerlilith Gezi parkı düğününde geçen bir dialog :) Polis telsizi: - TOMA-7 , TOMA-2 oğlan tarafıyla ilgilenin , çok kalabalıklar! #DüğünümüzVarDostlar teymurlenk‫@‏‬teymurlenk Düğün tomasını kullanan vedat mı :d #DüğünümüzVarDostlar AşırıUçburcu vatabay‫@‏‬vatabayburcu Emiyetten büyük destek, düğün alayına TOMA eşliğinde serinleme ve koşu halayı, geline biber gazı damada gaz fişeği #DüğünümüzVarDostlar Özge Sönmez‫@‏‬sonmezozgee Geline devlet babasindan kocaman bir Toma. #DüğünümüzVarDostlar Gönüllü Basın.‫@‏‬diren_adalet vali mutlu: müdahale etmeseydik 3 çapulcu yapacaklardı #DüğünümüzVarDostlar Barış Uluocak‫@‏‬barisuluocak #ÇapulcuTakip. Vali Mutlu Gelin üzgün... İddianame hazır evlenerek halkı isyana teşvik! #DüğünümüzVarDostlar Memet Erdem Aybay‫@‏‬eraybay #DüğünümüzVarDostlar %50 nişanlıyı zor tutuyoruz evde RedHack ★‫@‏‬TheRedHack Ey herşey bitti diyenler, korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler, Bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek, Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek

Ahmet Ümit‫@‏‬baskomsernevzat Aşk hikayesi değil, bir park hikayesiydi haziranda yaşanan. Aşk olmadan da insan ruhunun yücelebileceğini öğretti, öğrenme yetisi olanlara.

Tutçuoğlu istifa etti. 26. Artı 1 televizyonunda program yapan Haluk Şahin istifa etti. 27. Artı 1 televizyonunda program yapan Ece Temelkuran istifa etti. 28. Akşam gazetesi yazarı Nihal Kemaloğlu istifa etti. 29. Akşam gazetesi yazı işleri müdürü Banu Kurt Direnişin Gazetecilere Maliyeti istifa etti. 30. Akşam gazetesi yazı işleri müdürü Süreyya Ağır Oldu; Üstünel istifa etti. İşte o Utanç Listesi 31. Akşam gazetesi yazı işleri müdürü Semra Kardeşoğlu istifa etti. 32. Akşam gazetesi yazarı Deniz Ülke Arıboğan TGS yaptığı basın toplantısında Haziran istifa etti. Direnişi’nin gazetecilere yansıyan ağır faturasını 33. Akşam gazetesi muhabiri Alaz Kuseyri istifa gözler önüne seren bir liste yayınladı. etti. 27 Mayıs 2013 tarihinden bu yana, en az 59 34. Milliyet gazetesi ekonomi servisi ekler koordibasın emekçisinin işinden olduğunu, zorunlu izne natörü Necla Unutmaz istifa etti. gönderilen en az 14 basın emekçisinin ise duru35. Milliyet gazetesi magazin müdürü Birsen munun belirsizliğini koruduğunu açıkladı. Altuntaş istifa etti. İşte Türkiye medyasının utanç listesi: 36. Halk TV haber sunucusu Aydoğan Kılıç istifa SON BİR BUÇUK AY İÇİNDE İSTİFA EDEN, etti. İŞTEN ATILAN, ZORUNLU İZNE ÇIKARILAN 37. Vatan gazetesi yazarı Can Ataklı istifa etti. GAZETECİLER 38. İHA internet editörü Diren Selimoğlu işten 1. Ntvmsnbc editörü Özkan Güven istifa etti atıldı. 2. Ntvmsnbc kültür sanat editörü Hasan Cömert 39. Bursa Olay gazetesi internet sorumlusu Beristifa etti. han Soner işten atıldı. 3. Doğuş Yayın Grubu’nun dergilerden sorumlu 40. TMSF’nin el koymasının ardından Akşam genel müdürü Neyyire Özkan istifa etti. gazetesi genel yayın yönetmeni İsmail Küçük4. Doğuş Yayın Grubu CEO’su Cem Aydın istifa kaya, görevden alındı. Yerine Mehmet Ocaktan etti. getirildi. 5. GQ Türkiye dergisinin genel yayın yönetmeni 41. Akşam gazetesi yazarı Tuğçe Tatari işten Mirgün Cabbas istifa etti. atıldı. 6. Kapatılan NTV Tarih dergisinin genel yayın 42. Akşam gazetesi yazarı Hüsnü Mahalli işten yönetmeni Gürsel Göncü istifa etti. atıldı. 7. NTV program direktörü Murat Toklucu istifa etti. 43. Akşam gazetesi yazarı Özlem Akarsu Çelik 8. NTV program editörü Burcu Doğan istifa etti. işten atıldı. 9. NTV program editörü Onur Yazıcıoğlu istifa 44. Akşam gazetesi yazarı Gürkan Hacır işten etti. atıldı. 10. NTV’de program yapan fotoğraf sanatçısı 45. Akşam gazetesi yazarı Sevim Gözay işten Mehmet Turgut istifa etti. atıldı. 11. NTV gece haber prodüktörü Ömer Faruk 46. Akşam gazetesi Ankara temsilcisi ve yazarı Aykar istifa etti. Çiğdem Toker, karşılıklı anlaşmayla gazeteden 12. NTV haber merkezinde dijital editörlük görevi- ayrıldı. ni yapan Dilara Eldaş istifa etti. 47. Akşam gazetesi genel yayın koordinatörü 13. NTV Ankara temsilcisi Nilgün Balkaç istifa Nergis Bozkurt işten atıldı. etti. 48. Yenişafak gazetesi yazarı Kürşat Bumin işten 14. NTV’de program yapan Çiğdem Anad istifa atıldı. etti. 49. Sabah gazetesinde 6 yıldır röportajlar yapan 15. NTV muhabiri Ergün Güven istifa etti. Tuluhan Tekelioğlu işten atıldı. 16. Sabah gazetesi yazarı Alper Bahçekapılı istifa 50. Sabah gazetesi ekler yayın yönetmeni Elçin etti. Yahşi işten atıldı. 17. Sabah gazetesi gece yazı işleri müdürü Erdal 51. Sabah gazetesi Günaydın eki genel yayın Erkasap istifa etti. yönetmeni Şirin Sever işten atıldı. 18. Kanal 24 spikeri ve moderatörü Remziye 52. Sabah gazetesi muhabiri Bilge Eser işten Demirkol istifa etti. atıldı. 19. Habertürk gazetesi röportaj yazarı Kutlu Es53. AA Mardin muhabiri Serkan Yücel Aydın işten endemir istifa etti. atıldı. 20. Yenişafak gazetesi yazarı Işın Eliçin istifa etti. 54. Esquire dergisi fotoğraf editörü Uluç Özcü, 21. Artı 1 televizyonu haber yayın yönetmeni Takvim gazetesini protesto eden kadınlarla Mustafa Hoş istifa etti. selamlaştığı için işten atıldı. 22. Artı 1 televizyonunda program yapan Banu 55. Kanaltürk televizyonu sabah haberleri sorumGüven istifa etti. lu müdürü Serkut Bozkurt işten atıldı. 23. Artı 1 televizyonu anahaber sunucusu Uğur 56. Artı 1 televizyonu CEO’su Tuncay Dündar istifa etti. Mollaveisoğlu’nun kanalla ilişkisi kesildi. 24. Artı 1 televizyonu anahaber sunucusu Özlem 57. Beyaz TV muhabiri Çağrı Ulu işten atıldı. Gürses istifa etti. 58. İstanbul Valiliği’nde muhabirlik yapan Metin 25. Artı 1 televizyonu program müdürü Uğur Timur Tüfekçiler işten atıldı.

84


Üstünel istifa etti. burcuç‫@‏‬kirmizi_defter 31. Akşam gazetesi yazı işleri müdürü Semra düğün gezideyse bu gidişle balayı nezarette Kardeşoğlu istifa etti. #direnerekevleniyoruz 32. Akşam gazetesi yazarı Deniz Ülke Arıboğan Direnişin Gazetecilere Maliyeti istifa etti. Sena Akyıldız‫@‏‬senakyildiz 33. Akşam gazetesi muhabiri Alaz Kuseyri istifa Ağır Oldu; Dugune Polis ile Tomada mi davetli. Ev sahibi gibi etti. İşte o Utanç Listesi erkenden gelmisler.. #direnerekevleniyoruz 34. Milliyet gazetesi ekonomi servisi ekler koordinatörü Necla Unutmaz istifa etti. Çağıl Şahin Sünbül‫@‏‬CagilSnbl 35. Milliyet gazetesi magazin müdürü Birsen TGS yaptığı basın toplantısında Haziran ‘Aşk örgütlenmektir...’ (Gezi Parkı’nın bu akşamki Altuntaş istifa etti. Direnişi’nin gazetecilere yansıyan ağır faturasını kapanış nedeni sanırım) #direnerekevleniyoruz 36. Halk TV haber sunucusu Aydoğan Kılıç istifa gözler önüne seren bir liste yayınladı. etti. 27 Mayıs 2013 tarihinden bu yana, en az 59 basın Selin Karabulut‫@‏‬selinkarabulut 37. Vatan gazetesi yazarı Can Ataklı istifa etti. emekçisinin işinden olduğunu, zorunlu izne gönBu düğünler dernekler hep altın lobisinin işi zaten. 38. İHA internet editörü Diren Selimoğlu işten derilen en az 14 basın emekçisinin ise durumu#direnerekevleniyoruz atıldı. nun belirsizliğini koruduğunu açıkladı. 39. Bursa Olay gazetesi internet sorumlusu Berİşte Türkiye medyasının utanç listesi: Feto Yldz‫@‏‬MyBoshnaQ han Soner işten atıldı. SON BİR BUÇUK AY İÇİNDE İSTİFA EDEN, Sn Vali damadın sırtını yumruklamayı me40. TMSF’nin el koymasının ardından Akşam İŞTEN ATILAN, ZORUNLU İZNE ÇIKARILAN mur arkadaşlar abartmayacaklar değil gazetesi genel yayın yönetmeni İsmail KüçükGAZETECİLER mi efenim? Biraz kalabalık gelmişler de! kaya, görevden alındı. Yerine Mehmet Ocaktan 1. Ntvmsnbc editörü Özkan Güven istifa etti #DüğünümüzVarDostlar getirildi. 2. Ntvmsnbc kültür sanat editörü Hasan Cömert 41. Akşam gazetesi yazarı Tuğçe Tatari işten istifa etti. Mustafa Avci‫@‏‬mavcist atıldı. 3. Doğuş Yayın Grubu’nun dergilerden sorumlu Artik tam anlamiyla siril siklam aşiklar 42. Akşam gazetesi yazarı Hüsnü Mahalli işten genel müdürü Neyyire Özkan istifa etti. #DüğünümüzVarDostlar atıldı. 4. Doğuş Yayın Grubu CEO’su Cem Aydın istifa 43. Akşam gazetesi yazarı Özlem Akarsu Çelik etti. askidaki adam‫@‏‬CeoApulcu işten atıldı. 5. GQ Türkiye dergisinin genel yayın yönetmeni @stajyerlilith biz oğlan tarafıyız :)) çoook 44. Akşam gazetesi yazarı Gürkan Hacır işten Mirgün Cabbas istifa etti. kalabalığız :)) bi ucumuz. Taksim’de,Dikmen atıldı. 6. Kapatılan NTV Tarih dergisinin genel yayın de,Antakya’da yız :)) çoook kalabalık bi orduyuz :) 45. Akşam gazetesi yazarı Sevim Gözay işten yönetmeni Gürsel Göncü istifa etti. atıldı. 7. NTV program direktörü Murat Toklucu istifa etti. stajyerlilith‫@‏‬stajyerlilith 46. Akşam gazetesi Ankara temsilcisi ve yazarı 8. NTV program editörü Burcu Doğan istifa etti. Gezi parkı düğününde geçen bir dialog :) Polis Çiğdem Toker, karşılıklı anlaşmayla gazeteden 9. NTV program editörü Onur Yazıcıoğlu istifa etti. telsizi: - TOMA-7 , TOMA-2 oğlan tarafıyla ilgilenin ayrıldı. 10. NTV’de program yapan fotoğraf sanatçısı Me, çok kalabalıklar! #DüğünümüzVarDostlar 47. Akşam gazetesi genel yayın koordinatörü Nerhmet Turgut istifa etti. gis Bozkurt işten atıldı. 11. NTV gece haber prodüktörü Ömer Faruk teymurlenk‫@‏‬teymurlenk 48. Yenişafak gazetesi yazarı Kürşat Bumin işten Aykar istifa etti. Düğün tomasını kullanan vedat mı :d atıldı. 12. NTV haber merkezinde dijital editörlük görevi#DüğünümüzVarDostlar 49. Sabah gazetesinde 6 yıldır röportajlar yapan ni yapan Dilara Eldaş istifa etti. Tuluhan Tekelioğlu işten atıldı. 13. NTV Ankara temsilcisi Nilgün Balkaç istifa etti. AşırıUçburcu vatabay‫@‏‬vatabayburcu 50. Sabah gazetesi ekler yayın yönetmeni Elçin 14. NTV’de program yapan Çiğdem Anad istifa Emiyetten büyük destek, düğün alayına TOMA Yahşi işten atıldı. etti. eşliğinde serinleme ve koşu halayı, geline biber 51. Sabah gazetesi Günaydın eki genel yayın 15. NTV muhabiri Ergün Güven istifa etti. gazı damada gaz fişeği #DüğünümüzVarDostlar yönetmeni Şirin Sever işten atıldı. 16. Sabah gazetesi yazarı Alper Bahçekapılı istifa 52. Sabah gazetesi muhabiri Bilge Eser işten etti. Özge Sönmez‫@‏‬sonmezozgee atıldı. 17. Sabah gazetesi gece yazı işleri müdürü Erdal Geline devlet babasindan kocaman bir Toma. 53. AA Mardin muhabiri Serkan Yücel Aydın işten Erkasap istifa etti. #DüğünümüzVarDostlar atıldı. 18. Kanal 24 spikeri ve moderatörü Remziye 54. Esquire dergisi fotoğraf editörü Uluç Özcü, Demirkol istifa etti. Gönüllü Basın.‫@‏‬diren_adalet Takvim gazetesini protesto eden kadınlarla 19. Habertürk gazetesi röportaj yazarı Kutlu Esenvali mutlu: müdahale etmeseydik 3 çapulcu selamlaştığı için işten atıldı. demir istifa etti. yapacaklardı #DüğünümüzVarDostlar 55. Kanaltürk televizyonu sabah haberleri sorumlu 20. Yenişafak gazetesi yazarı Işın Eliçin istifa etti. müdürü Serkut Bozkurt işten atıldı. 21. Artı 1 televizyonu haber yayın yönetmeni Barış Uluocak‫@‏‬barisuluocak 56. Artı 1 televizyonu CEO’su Tuncay Mustafa Hoş istifa etti. #ÇapulcuTakip. Vali Mutlu Gelin üzgün... Mollaveisoğlu’nun kanalla ilişkisi kesildi. 22. Artı 1 televizyonunda program yapan Banu İddianame hazır evlenerek halkı isyana teşvik! 57. Beyaz TV muhabiri Çağrı Ulu işten atıldı. Güven istifa etti. #DüğünümüzVarDostlar 58. İstanbul Valiliği’nde muhabirlik yapan Metin 23. Artı 1 televizyonu anahaber sunucusu Uğur Timur Tüfekçiler işten atıldı. Dündar istifa etti. Memet Erdem Aybay‫@‏‬eraybay 59. TMSF’nin el koymasının ardından Show 24. Artı 1 televizyonu anahaber sunucusu Özlem #DüğünümüzVarDostlar %50 nişanlıyı zor tutuyTV’de 212 sayılı Basın Yasası’na tabi olan isimGürses istifa etti. oruz evde lerden 90 gün ve üstü izin hakkı bulunan çok 25. Artı 1 televizyonu program müdürü Uğur sayıda gazeteci zorunlu izne çıkartıldı. Bu isimlerTutçuoğlu istifa etti. RedHack ★‫@‏‬TheRedHack in, Ciner Grubu’na satılan kanala geri dönmeleri 26. Artı 1 televizyonunda program yapan Haluk Ey herşey bitti diyenler, korkunun sofrasında beklenmiyor. Zorunlu izne çıkarılan gazetecilerŞahin istifa etti. yılgınlık yiyenler, Bitmedi daha sürüyor o kavga ve den biri anahaber sunucusu Ali Kırca. 27. Artı 1 televizyonunda program yapan Ece Tesürecek, Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek 60. Show TV haber dairesi başkanı Tuba Atav melkuran istifa etti. zorunlu izne çıkarıldı. 28. Akşam gazetesi yazarı Nihal Kemaloğlu istifa Ahmet Ümit‫@‏‬baskomsernevzat 61. Show TV haber koordinatörü Ayhan Bölükbaşı etti. Aşk hikayesi değil, bir park hikayesiydi hazzorunlu izne çıkarıldı. 29. Akşam gazetesi yazı işleri müdürü Banu Kurt iranda yaşanan. Aşk olmadan da insan ruhunun 62. Show TV haber müdürü Ozan Pezek zorunlu istifa etti. yücelebileceğini öğretti, öğrenme yetisi olanlara. izne çıkarıldı. 30. Akşam gazetesi yazı işleri müdürü Süreyya

85


Sosyal Mecmua 63. Show TV yurt haberler müdürü Nafiz Akyüz zorunlu izne çıkarıldı. 64. Show TV kamera şefi Ediz Alıç zorunlu izne çıkarıldı. 65. Show TV Ankara büro temsilcisi Funda Tuna Görey zorunlu izne çıkarıldı. 66. Show TV parlamento muhabiri Özgür Akbaş zorunlu izne çıkarıldı. 67. Show TV kameramanı Bülent Kördemirci zorunlu izne çıkarıldı. 68. Show TV kameramanı Mesut Gengeç zorunlu izne çıkarıldı. 69. Show TV çalışanı Haydaran Çelik zorunlu izne çıkarıldı. 70. Show TV iç yapımlar müdür yardımcısı Özgür Uzun zorunlu izne çıkarıldı. 71. Show TV iç yapımlar teknik sorumlusu Metin Karaaslan zorunlu izne çıkarıldı. 72. Show TV iç yapımlar kameramanı Hakan Kırboğa zorunlu izne çıkarıldı. http://direnisteyiz.org

Soyal medyadan %70 Arkadaştan %15 Televizyondan %7 Diğer %8 http://bengezideyken.com/gezi-istatistigi

Anketin kamuoyunda çokça tartışılan en önemli bulgularından biri protestolara destek verenlerin yaş gruplarına dairdi. Protestolara destek verenlerin yüzde 39.6’sının 19-25 yaş, yüzde 24’ünün ise 2630 yaşları arasında olduğu görüldü. Yüzde 63.6’sının 19-30 yaş aralığında olması, protestolara destek verenlerin genç bir kitle olduğuna dair izlenimlerimizi doğruladı. Bu kitlenin yüzde 53.7’si daha önce hiç bir kitlesel eyleme sokağa çıkarak katılmadığını belirtti. Protestolara destek verenlerin yüzde 70’i kendini hiç bir siyasi partiye yakın hissetmediğini belirtti. Bu bulgu, protestocuların siyasi profiline dair kamuoyunda konuşulan pek çok spekülasyonun asılsız olduğunun anlaşılmasına yardımcı oldu. Yüzde 14.7’nin bu konuda kararsız olması ve yalnızca yüzde 15.3’ün ise kendini bir siyasi partiye yakın Gezi İstatistigi hissettiğini belirtmesi, mevcut siyasi partilerin protestoları destekleyenlerin Twitter İstatistikleri beklentilerine karşılık veremediğine 28 Mayıs – 1 Haziran Arasında Hashtag’lere atılan yönündeki kanıyı destekler nitelikteydi. toplam tweet sayısı Ankette hangi nitelendirmelerin kendilerini #DirengeziParkı 4.468.512 tanımlarken ne derecede #OccupyGezi 1.093.582 geçerli olduğu katılımcılara soruldu. #DirenAnkara 357.223 Katılımcılardan her bir nitelendirme için Tweetlerin %85 ‘i Türkiye’den atıldı. %14′ü diğer “Kesinlikle katılıyorum”, “Katılıyorum”, “Kararsızım” ülkelerden %1′ini ‘de RedHack atmış. Nereden ve “Katılmıyorum” atıldığı bilinmiyor:) seçeneklerinden birini işaretlemeleri istendi. Buna Sağlık İstatistikleri göre protestolara katılanların Türk Tabiler Birliğinin 10 Temmuz tarihli raporudur. en çok “Özgürlükçü” nitelemesinin kendilerini Veriler 13 ilden alınmıştır. tanımlarken geçerli olduğunu Toplam yaralı sayısı 8121 düşündüğü anlaşıldı. “Özgürlükçüyüm” Ağır yaralanma 61 (2 kişini hayati tehlikesi devam seçeneğine “Kesinlikle katılıyorum” ediyor) diyenlerin oranı yüzde 81.2 oldu. Bunu yüzde 64.5 Göz kaybı 11 oranındaki kesinlikle Kafa travması 104 katılıyorum cevabıyla “Laikim” seçeneği takip etti. Ölüm 5 “Apolitiğim” seçeneğine * Ankara Kızılay Meydanı’na yakın bir dersanede katılmıyorum diyenlerin oranı yüzde 54.5 oldu. temizlik görevlisi olarak çalışan İrfan Tuna (47) Protestolara destek 5 Haziran 2013 günü çalıştığı sırada polisin eyverenler arasında, kendilerini tanımlarken “AK lemcilere yönelik yoğun gaz bombalı saldırısının Parti seçmeniyim” nitelemesine ardından rahatsızlandı ve kaldırıldığı hastanede “Katılmıyorum” diyenler yüzde 92.1 oranındaydı. geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. İrfan “Muhafazakarım” Tuna’nın ölümüne gaz bombalarının neden olup seçeneğine “Katılmıyorum” diyenlerin oranı ise olmadığı Adli Tıp Kurumu’nun raporu sonucu yüzde 75 oldu. Elde edilen anlaşılabilecektir. yanıtlar, reyting averajları baz alınarak da Diğer sıralandı. Buna göre protestoları İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre 79 ilde destekleyenlerin kendilerini nitelendirmeleri için (Bingöl ve Bayburt hariç) 2.5 milyon’dan fazla insunulan 28 seçenek arasında, san gösterilere katılmıştır. “Özgürlükçüyüm”, “Çevreciyim”, “Laikim”, Gezi Parkı içerisinden alınan istatistik oranları “Demokratım”, Gezi Parkı’na gelenlerin yaş ortalaması 28 “Türk’üm”, “Atatürkçüyüm”, “İstanbulluyum”, AntiGezi Parkı’ndaki cinsiyet oranı dağılımı : Erkekler militaristim”, “Antikapitalistim” %49.2 Kadınlar %50.8 ve “Sosyalistim” nitelendirmelerinin ilk on içinde Üniversite mezunu %43 yer aldığı görüldü. Master-Doktora mezunu %13 “Milliyetçiyim” nitelendirmesi 18. sırada yer aldı. Lise mezunu %35 Bir diğer soruda, hangi gerekçelerin protestolara Diğer %22 destek vermelerinde İlk haber nereden alındı ne derecede etkili olduğu katılımcılara soruldu.

Soruda, sosyal medyada ve kamuoyunda sıklıkla protestoların sebebi olarak dile getirilen başlıca gerekçeler sıralandı. Katılımcılardan her bir gerekçe için “Kesinlikle katılıyorum”, “Katılıyorum”, “Kararsızım” ve “Katılmıyorum” seçeneklerinden birini işaretlemeleri istendi. Buna göre, protestolara destek vermelerinde; Başbakanın otoriter tavrının etkili olduğuna kesinlikle katılanlar yüzde 92.4, Polisin protestoculara uyguladığı orantısız gücün etkili olduğuna kesinlikle katılanlar yüzde 91.3, Demokratik hakların ihlal edilmesinin etkili olduğuna kesinlikle katılanlar yüzde 91.1, Medyanın suskunluğunun etkili olduğuna kesinlikle katılanlar yüzde 84.2, Ağaçların kesilmesinin etkili olduğuna kesinlikle katılanlar yüzde 56.2, Bağlı bulunduğu siyasi hareketin yönlendirmesinin etkili olduğuna kesinlikle katılanlar yüzde 7.7 oldu. Elde dilen yanıtlar reyting averajları baz alınarak da sıralandı. Buna göre sunulan 13 gerekçe arasında “Başbakanın otoriter tavrı”, “Polisin protestoculara uyguladığı orantısız güç”, “Demokratik hakların ihlal edilmesi”, “Özgürlüklerin kısıtlanması” ve “Polis devleti uygulamaları” ilk beş sırada yer aldı. Son olarak potestoların sonucunda ne olmasını istedikleri katılımcılara soruldu. Soruda, kamuoyunda ve sosyal medyada sıklıkla protestoların hedefi olarak dile getirilen önerilere yer verildi. Katılımcılardan her bir öneri için “Kesinlikle katılıyorum”, “Katılıyorum”, “Kararsızım” ve “Katılmıyorum” seçeneklerinden birini işaretlemeleri istendi. Elde edilen yanıtlar reyting averajları baz alınarak da sıralandı. Buna göre, protestoları destekleyenler kendilerine sunulan 17 öneri arasında şu önerileri ilk beş içine koydu: “Polis şiddeti dursun” (yüzde 96.7 kesinlikle katılıyor), “Bundan sonra özgürlüklere saygı gösterilsin” (yüzde 96.1 kesinlikle katılıyor), “Özellikle kamusal alanlarla ilgili kararlar verilirken yerel yönetimler halkın taleplerini dikkate alsın” (yüzde 93.7 kesinlikle katılıyor), “Uygulanan polis şiddeti için özür dilensin” (yüzde 94.3 kesinlikle katılıyor), “AKP seçmeni olmayanların sesine kulak verilsin (yüzde 92.2 kesinlikle katılıyor).

86


Aynı soruya verilen yanıtlar doğrultusunda, protestoları destekleyenlerin “Yeni bir siyasi parti kurulsun” önerisine yüzde 37.0 oranında kesinlikle katıldığı anlaşıldı. Bununla birlikte protestoları destekleyenler “Askerî müdahale olsun” önerisine yüzde 6.6 oranında kesinlikle katılıyor, yüzde 2.3 oranında katılıyor, yüzde 11.7 oranında bu konuda kararsız, yüzde 79.5 ise bu öneriye katılmıyor. Yürüttüğümüz çalışmanın bir “keşif araştırması” olduğunun altını yeniden çizerek, elde ettiğimiz bulgular doğrultusunda büyük genellemeler yapmanın doğru olmayacağına inanıyoruz. Yine de şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki #direngeziparkı protestoları yalnızca Gezi Parkı’ndaki ağaçlar kesilmesin diye yapılmamıştır. Kanımızca, araştırmanın sonunda elde edilen bulgulara bakarak tek bir cümleyle bir değerlendirme yapabılabilir. Buna göre, protestolara destek veren gençlerin özgürlükleri için bir direniş sergilediklerini, temsilî demokrasi anlayışının onların demokratik taleplerini karşılamada yetersiz kaldığını ve katılımcı demokrasinin yollarının açılmasını istediklerini söyleyebiliriz. Son söz olarak, değerli katkılarından ötürü Halil Nalçaoğlu’na, Yonca Aslanbay’a, Alper Kırklar’a, Esra Elmas Balancar’a, Vehbi Görgülü’ye, Ulaş Bilgiç’e ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları’na teşekkür ederiz. Esra Ercan Bilgiç – Zehra Kafkaslı 12 Haziran 2013 İstanbul Bilgi Üniversitesi TABLO 1 #direngeziparkı Protestolarını Destekleyenlerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı Yaşınız? Yanıt Yüzdesi Yanıt Adedi Yanıtlanan Soru 2,996 Atlanan Soru 12 % 15.9 % 11.0 % 4.6 % 24.0 % 39.6 % 3.5 19-25 yaş 26-30 yaş 31-35 yaş 36-45 yaş 46-55 yaş 18 yaş ve altı % 1.4 56 yaş ve üstü

87

GRAFİK 2 #direngeziparkı Protestolarını Destekleyenlerin Protestolara Sokağa Çıkarak Katılma Oranı


Sosyal Mecmua GRAFİK 5 #direngeziparkı Protestolarını Destekleyenlerin Kendilerini Tanımlarken Geçerli Olduğunu Düşündükleri Nitelendirmeler

88


89


Sosyal Mecmua

http://istifhane.files.wordpress.com/2013/06/d

90


direngezi.pdf

Daha geniş okumak için anket sayfası…

91


Sosyal Mecmua

ATILAN TEWEET SA

Twitter,Facebook gibi sosyal medya platformlarının gücü Taksim Gezi Parkı eylemleri sırasında bir kez daha kanıtlandı. 31 Mayıs 2013 gününde Dünya trendlerinde ilk 10 başlıktan 9’u Gezi Parkı ile ilgili oldu. Türk yazılım şirketi Etiya, geliştirdiği SOMEMTO Sosyal Medya Takip ve Analiz uygulaması üzerinden Gezi Parkı eylemleri sırasında atılan yaklaşık 98 milyon Türkçe içerikli tweet’i inceleyerek bir analiz hazırladı.

sayıları. En çok tweet atılan saat: 728 bin tweet-19.00 En yüksek tweet alan ilk 3 hashtag:#direngeziparki-3 milyon #occupygezi-647 bin direngaziparki-645 bin

Gün bazlı #direngeziparki hashtagli tweet adetleri En yüksek olduğu gün:31 Mayıs-1 milyon 446 bin Gün bazlı #direngaziparki hashtagli 29 Mayıs 2013 - 05 Haziran 2013 tari- tweet adetleri hleri arasında atılan tweet’leri inceley- En yüksek olduğu gün:1 Haziran-310 en uygulamaya göre Türkiye’nin bir bin haftalık kelime bulutu. Gün bazlı #occupygezi hashtagli tweet adetleri En çok tweet atılan üç gün: En yüksek olduğu gün:1 Haziran-187 31 Mayıs - 15 milyon bin 01 Haziran - 18 milyon Gün bazlı #direnankara hashtagli tweet 02 Haziran - 16 milyon adetleri En yüksek olduğu gün:2 Haziran-264 29 Mayıs günü saatlik Türkçe tweet bin sayıları. Gün bazlı #SesVerTürkiyeBuÜlkeSahip En çok tweet atılan saat: 550 bin sizDeğil hashtagli tweet adetleri tweet-19.00 En yüksek olduğu gün:1 Haziran-348 30 Mayıs günü saatlik Türkçe tweet bin sayıları. Gün bazlı #direnizmir hashtagli tweet En çok tweet atılan saat: 568 bin-21.00 adetleri 31 Mayıs günü saatlik Türkçe tweet En yüksek olduğu gün:2 Haziran-236 sayıları. bin En çok tweet atılan saat: 1 milyon 680 Gün bazlı #direnbesiktas hashtagli bin tweet-20.00 tweet adetleri En yüksek olduğu gün:2 Haziran-173 1 Haziran günü saatlik Türkçe tweet bin sayıları. Gün bazlı #buvirsivildirenis hashtagli En çok tweet atılan saat: 1 milyon 359 tweet adetleri bin tweet-20.00 En yüksek olduğu gün:1 Haziran-178 bin 2 Haziran günü saatlik Türkçe tweet Gün bazlı #direngezi hashtagli tweet sayıları. adetleri En çok tweet atılan saat: 1 milyon 563 En yüksek olduğu gün:1 Haziran-50 bin bin tweet-19.00 İş dünyasının sosyal ağı Linkedin’in Türkiye Bölge Yöneticisi Ali Rıza 3 Haziran gün Babaoğlan tarafından Twitter’dan ü saatlik Türkçe tweet sayıları. alınan bilgilerle hazırlanan çalışmaya En çok tweet atılan saat: 841 bin göre, Gezi Parkı odaklı gelişmelerin tweet-19.00 devam ettiği 14 günlük süreçte 1,2 milyonu görüntülü ve fotoğraflı olmak 4 Haziran günü saatlik Türkçe tweet üzere yaklaşık 13,5 milyon Twitter

mesajı paylaşıldı. Araştırmada, “direngeziparki, occupygezi, direnankara, taksim ve direngezi” etiketleri olmak üzere beş etiket grubundan gönderilen 13 milyon 458 bin 608 mesaj ayrı ayrı incelendi. “direngeziparki” etiketi Çalışmada, “direngeziparki” etiketiyle toplam 7 milyon 285 bin 277 Twitter mesajı detaylı analiz edildi ve bunların 31 Mayıs’ta 2 milyon 619 bin 775 mesaj paylaşımı ile en yüksek sayıya ulaştığı gözlendi. Olayların başlangıcından itibaren gönderilen tüm mesajların 687 bin 708’inin fotoğraf, 25 bin 169’unun video içerik ile gönderildiği belirlendi. 7,2 milyondan fazla mesajın 5 milyon 343 bin 923’ünün Türkçe, 684 bin 324’ünün İngilizce, 84 bin 294’ünün Almanca, 21 bin 228’inin Fransızca, 16 bin 377’sinin İspanyolca ve 2 bin 848’inin Rusça olduğu tespit edildi. “occupygezi” Araştırmada, “occupygezi” etiketiyle paylaşılan toplam 2 milyon 877 bin 320 Twitter mesajının 1 Haziran’da 628 bin 841 paylaşım ile en yüksek rakamına ulaştığı görüldü. Olayların başlangıcından itibaren gönderilen tüm mesajların 265 bin 089’unun fotoğraf, 13 bin 386’sının video içerik ile gönderildiği, paylaşılan 2,8 milyondan 1 milyon 256 bin 275’inin Türkçe, 1 milyon 110 bin 340’ının İngilizce, 148 bin 683’ünün Almanca, 82 bin 751’inin Fransızca, 78 bin 799’unun İspanyolca ve 4 bin 914’ünün Rusça olduğu gözlendi. “direnankara” Araştırmaya göre, “direnankara” etiketiyle paylaşılan toplam 2 milyon 105 bin 346 Twitter mesajı 2 Haziran’da 574 bin 228 paylaşım ile en yüksek sayısına ulaştı. Olayların

92


AYI ANALİZİ

başlangıcından itibaren gönderilen tüm mesajların 192 bin 506’sının fotoğraf, 7 bin 512’sinin video içerik ile gönderildiği, paylaşılan 2,1 milyondan fazla mesajın 1 milyon 719 bin 468’inin Türkçe, 195 bin 572’sinin İngilizce, 3 bin 916’sının Almanca, 3 bin 292’sinin İspanyolca, bin 696’sının Fransızca ve 148’inin Rusça olduğu belirlendi.

#türkiyeseninledikdureğilme, #flamasızgezi, #ankarabaşbakanınıkarşılıyor, #1903tesemttengeziye, #türkiyebaşbakanınınyanında, #provokatörtayyip, #mehmetalialaborayanındayız, #provokatörünlüleriboykotediyoruz, #boykotbaşlıyor, #direngeziseninleyiz, #provokatörlereuyma, “taksim” #tayyipyalanları, #tayyibiyedirmeyiz, #yobazlarboykotta, Çalışmada, “taksim” etiketiyle #cnnmoveyourdirtyhandsfromturkey, paylaşılan toplam 341 bin 129 Twit#bumilletsiziaffetmez, ter mesajının 1 Haziran’da 66 #opturkey, #büyüktürkiyeiçinvarız, #başbakankiminlegörüşsün, #youcantbin 708 paylaşım ile en yüksek #tayyipiyikivarsın, #genelgrev, #genel- stopturkishsuccess, sayısına ulaştığı görüldü. Olayların grevedavet, #referandumahayır, #direntürkçe, başlangıcından itibaren, tüm mesajların #delilimvar, #ülkeniçinsağduyuluol, #kabataşeşkiyalarıbulunsun, 34 bin 921’i fotoğraf, 944’ü video içerik #24saatiçindeistifaet, #yalancıprovokatörler, ile gönderilirken, paylaşılan 341 bin#kavgayakargaşayahayır, #direnhayattv, #budahabaşlangıçmüca den fazla mesajın 107 bin 924’ünün #mehmetayvalıtaşölümsüzdür, deleyedevam, İngilizce, 84 bin 727’sinin Türkçe, 11 #direnafrika, #garantidenparanicek, #doktorumadokunma, bin 448’inin Fransızca, 11 bin 134’ünün #bubirdostlukçağrısıdır, #polisevedön- #cevapver, #worldmediagotoankara, İspanyolca, 10 bin 426’sının Almanca sün, #bugüngünlerdenankara, #1milyonve 483’unun Rusça olduğu tespit edildi. #bizdeğilpolisevedönsün, #acikteklif, yarintaksime, #bumilletbuoyunagelmez, #1milyonyarınkazlıçeşmeye, “direngezi” #kaybedenülkemizolur, #türkiyesokakta, #tabiatkanunutasarısınahayır, #askerkışlanadön, #1milyonbugüntakGezi Parkı odakla gelişmelerde #artıktürkiyemsakinleşsin, sime, “direngezi” etiketiyle paylaşılan to#eylemvakti, #bugünmilyonlarkazlıçeşmede, plam 849 bin 554 Twitter mesaj ise 11 #provekeyegelmetürkiyem, #direnant- #killererdogan, Haziran’da 143 bin 095 paylaşım ile rikot, #evinedön, #polisevinedön, en yüksek sayısına ulaştı. Bu etikekli #olimpiyatstadındaomuzomuza, #hepimizçarşıyız, tüm mesajların 50 bin 047’si fotoğraf, 2 #imamhatiplioyunagelmiyor, #cumhurbaşkanıkayıpgörenlerin, bin 544’ü video içerik ile gönderilirken, #evrenselbarışadoğru, #ihsaneliaçıkadestekoluyoruz, #duran843 binden fazla mesajın 629 bin 663’ü #türkiyeiçinkardeşlikvakti, adam, Türkçe, 66 bin 123’ü İngilizce, 3 bin #70milyonduadayız, #miraçkandilim#direnduranadam, #standingman, 193’ü Almanca, bin 762’si İspanyolca, izmübarekolsun, #ülkesinisevenadam, #hiçzamanıdeğil, bin 381’i Fransızca ve 429’u Rusça #eyvallahgezim, #kesinliklebugün, #bingöldekitecavüzesessizkalma, #binoldu. AA #türkiyedenözürdileyin, #dahagüzelsin- goldekitecavuzesessizkalma, türkiye, #parklarbizimdir, Kullanılan has taglar #çapulculartakipleşirse, #direneskisehir, #direneskişehir #trtözürdileyecek, #direnrize, #diren#durankadin, #direngeziparkı, #occupygezi, dersim, #direnduranadam, #geziparkı, #wearegezi, #akgönüllülertakipte, #cevapver, #geziyegeziyekazanacagiz, #direngezi, #sehitkomisermustafasari, #eylemvakti, şeklindeydi. #geziparkiicintaksime, #direngeziparki, #zamankardeşlikzamanıtürkiyem, #geziparkıcanlabaşla, #türkiyemdireni- #direngazi, yor, #weareerdoğan, #sonarzum, #direntür#sesvertürkiyebuülkesahipsizdeğil, kiye, #bubirsivildirenis, #direnturkiyetayyipgeliyor, #oyunagelmetürkiyem, #provokasyo#provokatörbaşbakanistemiyoruz,

93

nagelmiyoruz, #tayyipistifa, #direnankara, #sesverturkiye, #tayipistifa, #direnbeşiktaş, #şiddetidurdurun, #hükümetenot, #izmitdireniyor, #direnizmir, #çözümolur, #medyagreve, #cnnntvhabertürküboykotediyoruz, #tayyipsanagülegüle, #atatürkiyikivarsın, #turkeybepatientagainstprovocation, #1milletuyanıyor, #abdullahgülgöreve,


Sosyal Mecmua

#RedHackisN Yaktılar,Yakamadıkalrı İşte Buradalar. Biz de Yanlarındayız #RedHackisNotTerrorist En Çok Konuşulanlar ‫@‏‬ecktr http://ecktr.com :24303 kullanıcı tarafından #RedHackisNotTerrorist tabelasını içeren 21921 tw, 27404 rt paylaşılmıştır @TheRedHack Anonymous ‫@‏‬AnonyOpsDe Nazım Hikmet’in vatan haini ilan edildiği bir ülke de, RedHack terörist ilan edilmiş.. Bunada “demokrasi” denmiş. #RedHackisNotTerrorist

HACKHALKINDIR

CemoX ©‫@‏‬cemmox RedHack yakalanmak üzere :)) abi yapmayın ya :)) pic.twitter.com/YieQWAl2gD ;) #RedHackisNotTerrorist via

Doğan Alpaslan Demir‫@‏‬doganalpdemir RT @DPLYC Mısır’da yandaş gazete olmadığından,o görevi bile bizimkiler yapıyor:) Zavallısınız.. #RedHackisNotTerrorist

Nefesi Kesilen İnsan‫@‏‬arrayyyyy Kamu malına zarar verilmiş miş miş miş! TOMA ya suyuna kezzap karıştırsınlar hem ucuz oradan çıkartırlar zararlarını. #RedHackisNotTerrorist

Nefesi Kesilen İnsan‫@‏‬arrayyyyy 12 yıldır Kurtlar vadisi izleyen bir milletin bu kadar komplo teorileri kurması gayet normal.Fosforlu kedi gözleri! #RedHackisNotTerrorist

Doğan Alpaslan Demir‫@‏‬doganalpdemir Iyi bakın, faşizmin şiddetle buluşmasını çok iyi anlatıyor. #RedHackisNotTerrorist Doğan Alpaslan Demir‫@‏‬doganalpdemir Şiddet yalnızca kurbanlarını kahramana çevirir. #RedHackisNotTerrorist

RedHack ETC ★‫@‏‬RedHack_ETC Hacker demek sistem açıklarını bulmak demekse, bu hükümette çok açık var mecbur varız napalım... #RedHackisNotTerrorist

Hakan Yeşilyurt‫@‏‬ahakanyesilyurt Olur böyle hatalar Çapulcular yakalar:-)) #RedHackisNotTerrorist #REDHACKHALKINDIR

RedHack ★‫@‏‬TheRedHack Gerçek teroristler araniyorsa bu ulkede bolca bulunacak bir adres veriyoruz, ihbar ediyoruz: TBMM 06543 - ANKARA. #RedHackisNotTerrorist

RedHack ★‫@‏‬TheRedHack N.C, O.C gibi bircok cocuga tecavuz edenleri “rizasi var” diye serbest biraktilar. Ve onlar bize terorist dedi #RedHackisNotTerrorist

#DirenGezi Haber‫@‏‬DevSanat Fikirlerimizden Korktular,korktuklarını

KızılHack ★‫@‏‬RH_RedHack FISKİYE ??? #RedHackisNotTerrorist #RED-

KızılHack ★‫@‏‬RH_RedHack

94


NotTerrorist Has Tag’ı Makarna komur dagitmadan insanlarin sevgisini ve destegini kazandik ya, zorlarina bu gidiyor herhalde.. ‎#RedHackisNotTerrorist

Ötekilerin Postası‫@‏‬OtekilerPostasi Halkın hackerları terörist değil ! #RedHackisNotTerrorist hızlıca RT http://fb.me/1uClfYf2O

direnAnkara!‫@‏‬direnankara Memet Ali Alabora’yı hedef göster, REDHack’e terörist de. Nefret suçlarında çığır açtın! #RedhackHalkındır #RedHackIsNOTTerrorist

Kizil_Dayanisma‫@‏‬Kizil_Dayanisma Benim Adım RedHack Ve Ben Terörist Değilim #RedHackisNotTerrorist http://unutulmazfilmler. com/my-name-is-khan-benim-adim-khan.html …

BanuGuven‫@‏‬banuguven Facebook’ta biri demiş ki: “ @TheRedHack beni terörize etmiyor; sakinleştiriyor, yatıştırıyor, huzur veriyor” #RedHackisNotTerrorist Diren Gezi Parkı ve diğer 1 kişi tarafından retweetlendi

FERHAT TUNC‫@‏‬ferhatttunc 30 yıla varan sanat hayatımın en büyük ödülü, “Terörist Sanatçı” “Bölücü” veya “Vatan Haini” damgası yemek olmuştur #RedHackisNotTerrorist

Anonymous ‫@‏‬AnonyOpsDe RedHack’e Terörist diyenler, Ampul’ün icadına şeytan icadı diyenlerle aynı zihniyette insanlar.. #RedHackisNotTerrorist

rorist

Nefesi Kesilen İnsan‫@‏‬arrayyyyy Asıl teröristler %10 barajını düşürmeyenlerdir. 5 Milyon TC vatandaşı oy verse bile meclise giremiyorlar . #RedHackisNotTerrorist

RedHack ★‫@‏‬TheRedHack RedHack olarak #RedHackTarafindanHacklendik atttigimiz tum twitler RedHack’in hacklemesi sonrasinda olmustur ;) #RedHackisNotTerrorist

bilişim işçileri‫@‏‬bicda Şair burada, bilişim suçunun cezası düşük, biz bunları terörden yargılayalımda ömür boyu yatıralım demek istiyor. #RedHackisNotTerrorist

Sırrı Süreyya Önder‫@‏‬SirriSureyyaOnd insanları öldür yarala gözünü çıkar sonra utanmadan terörist ilan et. #REDHACKHALKINDIR #RedHackisNotTerrorist

Anarşist★RedHacK‫@‏‬RedHack007 Ustumuze geldiklerinde daha guclendigimizi ve daha radikallestigimizi halen anlamadilar Oyun istiyorlarsa oynayacagiz #RedHackisNotTerrorist

Şebnem Sönmez‫@‏‬edihvet Halka karşı işlediğim bir suç varsa,bunu @ TheRedhack ortaya cikarirsa,kabul eder cezami cekerim. #REDHACKHALKINDIR #RedHackisNotTerrorist !

RedHack ★‫@‏‬TheRedHack ++ @Valimutlu RedHack’i terörist mi ilan ettirdin? RedHack ★‫@‏‬TheRedHack 4’ü ölü 10 bin insanı yaralayıp 12 kişinin gözünü Uludere’de sivillere bomba atan, Reyhanli’da bom- biz mi çıkardık? #RedHackisNotTerrorist ba patlatiran, Israil icin Suriye’ye savas acan onlar, terorist biz! #RedHackisNotTerrorist

FKBC‫@‏‬birlesik #RedHackisNotTerrorist Gezi’de şimdi de ‘sanal cadı avı’ İSTANBUL - Gezi eylemleri sırasında sosyal medya ve... http://fb.me/2j7Cy2kuB

Sivil Alan Haberleri‫@‏‬sivilalan Emniyetin hazırladğı fezlekede Gezi Parkı direnişne destek veren Redhack, ‘sanal terör örgütü’ http://sozcu.com.tr/2013/gundem/redhackisanal-terorist-yaptilar.html … #RedHackisNotTer-

95

Şebnem Sönmez‫@‏‬edihvet @TheRedHack bizi kiskirtmadi! Emniyet gucleri ustumuze saldirirken bizi korumak icin calisti! #RedHackisNotTerrorist #REDHACKHALKINDIR

Anarşist★RedHacK‫@‏‬RedHack007 #redhack ne bir oterite nede bir kurumdur.Redhack bireylerin oluşturduğu gönüllü bir oluşumdur. Bundan dolayı halktir #RedHackisNotTerrorist Şebnem Sönmez tarafından retweetlendi

RedHack ★‫@‏‬TheRedHack IP’mizi bulduklarini soylemisler, Istanbul Polis’ine tavsiyemiz Ankara Polis’ine tel acin onlar anlatir bizi size ;) #RedHackisNotTerrorist

Kızıl Can Yıldız ★‫@‏‬KizilCanYildiz Yeteneklerimizle bankalari hortumlamadik ya, adam yakmadik ya, insani dogayi sevdik ya, iste bu yuzden terorist olduk #RedHackisNotTerrorist

lay lay lom‫@‏‬serrakaynak1 Her çocuk bir kahramanla büyür ama şimdiki çocuklar daha şanslı...redhack diye bi efsane var artık. #RedHackisNotTerrorist

RedHack ★Çayanist★‫@‏‬RedHack_Yol Gerçek teröristler AKlanirken devlet eliyle, “Param kadar kefilim” diyerek. Biz halk olarak, yüregimiz kadar kefiliz. #RedHackisNotTerrorist

ODTÜ Öğrencileri‫@‏‬odtuogrencileri Sistem kendisini yikma amaci tasiyan orgutlu guclere terorist damgasini vurur. Ancak RedHack halkin gozunde mesrudur. #RedHackisNotTerrorist

ece‫@‏‬ecezereycan Terörist:Toplumda 1gurubun halkın direnişini kırmak için yarattığı ortak korku olarak tanımlanır.O halde #RedHackisNotTerrorist @ TheRedHack

RedHack ★‫@‏‬TheRedHack Yandas basin ve Istanbul Emniyeti kolkola bizi Terorist ilan ediyorlar! Ankara bizle savasi denedi, sira siz de mi? #RedHackisNotTerrorist

RedHack ★‫@‏‬TheRedHack Yeteneklerimizle bankalari hortumlamadik ya, adam yakmadik ya, insani dogayi sevdik ya, iste bu yuzden terorist olduk #RedHackisNotTerrorist

Beşiktaş‫@‏‬Besiktas_CC #RedHackisNotTerrorist online herkes yazsın, hadi Redhalk klavye başına.

İstanbul United‫@‏‬istanbunited #RedHackisNotTerrorist Terrorist Kime Denir Biliyormusunuz ? 37 Kişiyi Diri Diri Yakana Denir,


Sosyal Mecmua #direnBerkinElvan Has Tag

nElvan KızılHack ★‫@‏‬RH_RedHack #DirenBerkinElvan İyileşince baban adının yanına bir de ethem ağabeyinin adını ekleyecekmiş. Hadi kalk be güzel kardeşim #DevrimciTakip

#yeryuzusofrasi

gonca erdağı‫@‏‬goncaerdagi #direnBerkinElvan diren ki umut bizimle olsun

ceren akkaya‫@‏‬crnkky Hadi uyan artik Berkin... Sana bir sey olursa hepimiz cok uzuluruz, hadi kalk. #DirenBerkinElvan #DirenBerkin

Diren Gezi Parkı‫@‏‬DirenGeziParki Evden ekmek almaya çıktığında “tehdit” görülüp, kafasından vurulan 14 yaşındaki Berkin 42 gündür uyuyor, siz uyumayın! #DirenBerkinElvan

TOMA‫@‏‬tomagrafi “Berkin Elvan 42 gündür uyuyor... Ey zalimler! siz bir daha asla rahat uyuyamayacaksınız.” #DirenBerkinElvan

the mathematician‫@‏‬umathhell “cadı masalları” çağındayız, kötülerin şiirlerini söylüyor şarkılar... inadına diren çocuk inadına #DirenBerkinElvan

M.E.‫@‏‬UMUDUNOLSUN0082 Bu ülkede 42 gündür komada yatan BERKİN ELVAN, birde onu gormeyen YAVSAK BiR MEDYA var. #DirenBerkinElvan

Ayşe Ouoki‫@‏‬gercekbirmasalUNUTMA !!! 14 yaşındaki Berkin’in uyanamayışının 41. günü ! #direnberkinelvan

Halit Kırmızı‫@‏‬kirmizihalit20 sa #yeryuzusofrasi’nda oturanların hepsine afiyet bal şeker olsun. :)

Serkan Köybaşı‫@‏‬serkankoybasi Bu röportajı o kadar çok yayalım ki Berkin’in kafasına nişan alan o polise bile ulaşsın: http:// www.hurriyet.com.tr/yazarlar/24387119.asp … #DirenBerkinElvan

Can Günay‫@‏‬Can__Gunay Bir tas humus, 3 pide ve su ile 16 kişi oruç açtık Bunun adı Halil İbrahim Sofrası. #yeryuzusofrasi

1 Londra Çapulcusu ©‫@‏‬BulentMetin #direnberkinelvan seni vuran köpek ikramiye aldı kahraman oldu yüzlerine tükürmek için uyan çocuk

Ayşe Ouoki‫@‏‬gercekbirmasal Ya sizin çocuğunuz ekmek almaya giderken kafasından vurulsaydı ve 39 gündür uyanmasaydı? AYŞE ARMAN #direnberkinelvan http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/24387119.asp?utm_source=twitterfeed&utm_ medium=facebook …

denizaksakal‫@‏‬denizaksakal1 zi parkindaki halk sofrasinda menu : Çevik, toma, akrep, biber gazi, plastik mermi ! #YERYUZUSOFRASI

Pajovsky‫@‏‬GurbetGuncesi Antakya, Armutlu’da #yeryuzusofrasi

gel‫@‏‬barisalimartik Yeniköy Dayanışma‫@‏‬YenikoyForumu Ali Tombul’dan iyi haber geldi, sırada Berkin var Forumumuz katılımcılarından Haluk Ağabeyoğlu inşallah #direnBerkinElvan http://www.radikal.com. bugün Gezi Parkı #yeryuzusofrasi na katılmak için tr/turkiye/ali_tombuldan_iyi_haber_geldi-1142760 gittiği Taksim’de gözaltına alınmıştır. …

Grup Yorum‫@‏‬grupyorum1985 Ötekilerin Postası‫@‏‬OtekilerPostasi 14 yaşında, 43 gündür uyutuluyor. #DirenBerkinEl- #DirenBerkinElvan Berkin ve ailesinin yanındayım van demek için sen de gel! Toplanma Yeri: Okmeydanı Sağlık Ocağı Önü Saat: 18.00 FSN‫@‏‬kapkeklilyekmek almaya giderken polis beynine biber gazı atar..neden beyni hedef alırki emir kulları?? #DirenBerkinElvan

guven‫@‏‬guveNNaive “sultan”in sofrasinda diz coken $afak sezer’i unutmadik! unutmayiz! #yeryuzusofrasi #direngezi

Meliiiis‫@‏‬MelisMeyni Dayanisma budur. #yeryuzusofrasi #Armutlu Ayağa Kalk Taksim‫@‏‬ayagakalktaksim “@mrtnbrs: “@diren_adalet: Bugün antakya/armutlu #yeryuzusofrasi #direnGezi @DirenGeziParki @ayagakalktaksim”

Devrim YOLDAS‫@‏‬DevrimYoldash Mehmet Ali Tombul artık uyandı ve annesine sarıldı, hadi Berkin uyanma sırası sende artık. #BerkinElvan #DirenBerkinElvan

Morten Baris‫@‏‬mrtnbrs “@diren_adalet: Bugün antakya/armutlu #yeryuzusofrasi pic.twitter.com/eIor7AuLAE” #direnGezi

Abbasağa ParkMeclisi‫@‏‬DirenAbbasaga DUYURU: Berkin Elvan’ı unutmadık! Pazar günü SSK Okmeydanı Hastanesi önünde oturma eylemi yapılacak. Sen de gel! #DirenBerkinElvan

Aydın Deniz‫@‏‬AydinDeniz10 Yenikoy Parkinda gerceklesen #yeryuzusofrasi nda misafirlik perverliklerinden dolayi @YenikoyForumu na tesekkurler. #Alevi @ihsaneliacik

Anonymous‫@‏‬Crypt0nymous Berkin Elvan için bu akşam 21’de Okmeydanı Mahmutşevketpaşa Mah. Sağlık Ocağı önünden adalet yürüyüşü gerçekleştirilecek. #DirenBerki-

Alevi Kızılbaş Forum‫@‏‬alevi_forum @ihsaneliacik : Çorum-Elbistan-Sivas’dan Aleviler #yeryuzusofrasi için davet ediyor. Sağolsunlar kapılarını bile açıyorlar, inşallah gideriz

96


Oguzhan İmamoglu‫@‏‬oguzhanimamoglu Kardeşliği ekmek, sevgiyi katık yaptık #yeryuzusofrasi nda

simgesevindik‫@‏‬simgesevindik Ihsan Eliacik konusuyor...Alevi,sunni,rum,ermeni herkes iftar soframizda bulustu! #yeryuzusofrasi

Özge Özdemir‫@‏‬ozgeozdemir Daha guzel daha anlamli Ramazan olamazdi! “Teravih namazi Bezmi Alem’de” sloganlari atiliyor #yeryuzusofrasi

Hubyar Sultan‫@‏‬hubyarsultan Yenikoy parkinda #Yeryuzusofrasi na katilim sagladik.Dernegimiz adina genel sekreterimiz @ AydinDeniz10 konusmasini gerceklestirdi.

aslı kuzu ‫@‏‬haziran111 #yeryuzuiftari #yeryuzusofrasi istiklal’in girisinde bir adet TOMA bekliyor. Hemen yaninda iftar sofrasi kurulu

Çapulcu Cem‫@‏‬cemgurer “@YenikoyForumu: Saray sofralarına değil #yeryuzusofrasi na oturduk ALLAH KABUL ETSİN...

Ksc Fuat‫@‏‬KscFuat bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Yeniköyde kurulacak #yeryuzusofrasi Halkın iftar sofrasıdır

Gerçeği.‫@‏‬turgutbeniuyar Erdem Dilbaz‫@‏‬erdemdilbaz Hiçbir peygamber gösterişli sofralarda yemek Ramazan berekettir. #yeryuzusofrasi #yeryuzuiftari yememiştir.. #yeryuzusofrasi

Irem Koker‫@‏‬ikoker Tomaya karşı ‘nerdesin aşkım’ ‘burdayım aşkım’ sloganları atılıyor #yeryuzusofrasi

İzmit DayanışmaForum‫@‏‬kocaelidirenis İzmit Dayanışma Forumu bugün #yeryuzusofrasi’nda buluştu

Pelin Cengiz‫@‏‬Pel_in_Ce İster yerde ister masada gonuller bir olsun yeter ki... #yeryuzusofrasi

RedHackSempatizanlar‫@‏‬RhTaraftar Eşit,adil ve sınıfsız bir iftar sofrası #yeryuzusofrasi

Ve @ihsaneliacik in duasıyla oruc açılır #yeryuzusofrasi

LGBT BLOK‫@‏‬LGBTBLOK #yeryuzusofrasi bu akşam saraçhane parkında, tarihi su kemerlerinin dibinde kurulacak. sofranızı alın gelin. #yeryüzüiftari #DirenLGBT

bilişim işçileri‫@‏‬bicda Bilişim işçileri , Haydi Gezi Parkı’na! BİÇDA Çarşamba Toplantısına! #yeryüzüiftarı #yeryuzuiftarlari #yeryuzusofrasi

RedHack ★‫@‏‬TheRedHack #yeryuzusofrasi ni kuranlar 5 yildizli otelde degil halkin arasindalar,yoksula yiyecek dagitmazlar,yoksullugu yok etmek isterler.

Bahar Çuhadar‫@‏‬baharca9 Temmuz Yoğurtçu Parkı’ndaki forumdan İstiklal’deki #yeryuzusofrasi na alkışlarla selam çakıldı

Ali Kılıç‫@‏‬AliKilicCHP Halka iftar sofrasında dahi rahat yok. Halk TOMA ve biber gazının tehdidi eşliğinde iftarını açıyor. #yeryuzusofrasi

97

Devrimci Müslümanlar‫@‏‬isyanveislam Sofrayı yaparda temizlemezmiyiz... #yeryuzusofrasi


Sosyal Mecmua #HepimizTaksimDayanısmasıyız has Tag’ı Serkan Altuniğne‫@‏‬serkanaltunigne Şu insanların yüzlerindeki gülümsemeyi görüyorsun ve seni en çok o delirtiyor değil mi? #HepimizTaksimDayanısmasıyız

Harun Tekin‫@‏‬harun_tekin böyle “yönetilmek” ve “yargılanmak” AKParti’ye oy veren dostlarımız dahil hepimize hakarettir #HepimizTaksimDayanısmasıyız

Ece Temelkuran‫@‏‬ETemelkuran #HepimizTaksimDayanısmasıyız #HepimizTaksimDayanısmasıyız #HepimizTaksimDayanısmasıyız

Temmuz öyle kolay değil diyorlar bizim tekerimize çomak sokmak... #hepimiztaksimdayanışmasıyız

FERHAT TUNC‫@‏‬ferhatttunc11 Temmuz Demokratik muhalefet hakkının yargı yoluyla terörize edilmesine tepkisiz kalmamızı beklemeyin! Bunun içindir ki #hepimiztaksimdayanışmasıyız

Sırrı Süreyya Önder‫@‏‬SirriSureyyaOnd 14:13 İtibari ile Taksim dayanışmasının savunmaları bitti, karar bekleniyor. Göztepe Parkı Forumu‫@‏‬Goztepeparkifrm #hepimiztaksimdayanışmasıyız Tutuklanması istenen 12 kişi “suç örgütü kurmak” ile itham ediliyor. #HepimizTaksimDayanısmasıyız

Sırrı Süreyya Önder‫@‏‬SirriSureyyaOnd Kanunları, yönetmelikleri, bütün kararları hepsi halka karşıdır! #hepimiztaksimdayanışmasıyız #direngezi

TOMA‫@‏‬tomagrafi cebini yeşille dolduranların korkusu 1 adet yeşil renk! #hepimiztaksimdayanışmasıyız

Ne Çok Konuştun‫@‏‬DurBirDinlee Suç örgütü kurmak suçuyla yargılanıyorlar. Devletten büyük suç örgütü mü var? 6 ölü ve tutuklanan kimse yok! #HepimizTaksimDayanışmasıyız

Emek Partisi‫@‏‬emekpartisi Göz altına alınanlarla dayanışma için Çağlayan Adliyesi önünde buluşuyoruz. #HepimizTaksimDayanısmasıyız

Ahmet Ümit‫@‏‬baskomsernevzat Kendi doğa düşmanlığınızı, insan düşmanlığınızı, vizyonsuzluğunuzu Taksim Dayanışması’na yükleyemezsiniz #hepimiztaksimdayanışmasıyız

Hakan Yeşilyurt‫@‏‬ahakanyesilyurt Ne meclisi,ne demokrasisi gün yollara düşme günüdür.Daha kaç canımız gidecek... #hepimiztaksimdayanışmasıyız #direngezi

Gezi Parkı Dayanışma‫@‏‬dayanismaparki Taksim dayanışma terör örgütüne bağlı teroristler. #hepimiztaksimdayanışmasıyız

hakan demir‫@‏‬suyorumcusu Naptı dayanışma? Evlere gaz mı attı, palayla mı saldırdı, cenazeye su mu sıktı, iftar sofrasına TOMA mı soktu? #hepimiztaksimdayanışmasıyız

Behzat Ç.‫@‏‬behzatc_ Taksim Dayanışma Suç örgütü kurmakla suçlanıyor. #TaksimDayanışmasınaÖzgürlük #hepimiztaksimdayanışmasıyız

muhsinAKGÜN‫@‏‬muhsinakgun Polis fezlekesinden; twitlerle ‘Polis düşman gibi lanse edildi’... Bunu attığınız gazla siz yapmış olmayasınız! #hepimiztaksimdayanışmasıyız

Serkan Altuniğne‫@‏‬serkanaltunigne11

R. İhsan Eliaçık‫@‏‬ihsaneliacik #hepimiztaksimdayanışmasıyız #AbdestliKapitalizmYıkılacak

Hukukçu Themisler‫@‏‬themislerTweet atmak,örgüt üyeliği Baret-maske, terörist ‘Çapulcular’ gözaltında Pala-satır hukuka uygun Katiller özgür! #hepimiztaksimdayanışmasıyız

ÖDP İstanbul‫@‏‬odpistanbul Çağlayan Adliyesi önündeki bekleyiş sürüyor. Kitle “arkadaşlarımızı almadan buradan ayrılmayacağız” diyor. #HepimizTaksimDayanışmasıyız

leyla alp‫@‏‬leylaalp Bütün vekillerin ‘Eğer sosyal medyadan ülke yönetilebiliyorsa biz ne iş yapıyoruz?’ diye sorması gerekiyor. #hepimiztaksimdayanışmasıyız

FişKiYeCi‫@‏‬fiskiyee11 Temmuz Gaz maskesi, gözlük ve talcid çantamda. Tweet de yazıyorum. Beni de gözaltına alın. #HepimizTaksimDayanışmasıyız

Elif Ezgi Güneş‫@‏‬elifezgigunes Ülkece iki örgüte bölündük: Biri AKP, diğeri Taksim Dayanışması adlı yasadışı olan #HepimizTaksimDayanışmasıyız #AbdestliKapitalizmYıkılacak

bilişim işçileri‫@‏‬bicda #AliİsmailKorkmaz #MehmetAyvalıtaş #AbdullahCömert #EthemSarısülük #MedeniYıldırım Katillerini yargılayın! #HepimizTaksimDayanışmasıyız

Rustem Batum ‫@‏‬RustemBatum Ali Çerkezoğlu, Mücella Yapıcı, Beyza Metin, Ender İmrek ve Haluk Ağabeyoğlu

98


#hepimiztaksimdayanışmasıyız

mailkorkmaz #MedeniYıldırım

#Aliismailkorkmaz Has Tag’ı

Fraksiyon‫@‏‬fraksiyon_org 31 Mayıs Eskişehir, Ali İsmail sonradan adını alacak park’ta kardeşleriyle yürürken... #AliİsmailKorkmaz

bejan matur‫@‏‬bejanmatur kim bu denizi içine çeken çocuk...? #aliismailkorkmaz

kısacaGG‫@‏‬gamzegksln #AliİsmailKorkmaz kütüphanesine kitap, ailesine de mektup yollamak isteyenler adres: Ekinci Beldesi Şark Cad. Ceylan Sok No:31 Antakya/ HATAY

Capulcu İsmail KELEŞ‫@‏‬ismailkeles1881 Adım #Aliismailkorkmaz. 19 yaşındayım.Öldürüldüm.Katilimi bilmiyorum.Beni unutmayın.

ZehraÖzdemir‫@‏‬ZeyraCan Bazı yaraları kaşı,kaşı ki kapanmasın,kapanmasın ki unutulmasın yer yapsın. Bugün de bizimlesin.

İpek İzci‫@‏‬ipekizci Emniyet de emin #AliİsmailKorkmaz’ın failleri arasında polisin olduğundan.Polisin eski fotosunu göndermek bu yüzden.

Özgür Gündem‫@‏‬ozgurgundeminiz #AliİsmailKorkmaz cinayetinde savcılığın gerekçeli kararında,minibüsçü saldırgan Serkan Kavak’a polislerin de suç ortağı olduğu söylendi. >>

Gazi Mahallesi‫@‏‬GaziMahallesi16 Tem-

tuba ünsal‫@‏‬tubaunsal21 Temmuz “Seni unutursak kalbimiz kurusun çocuk...”#AliIsmailKorkmaz http://everywheretaksim.net/tr/hurriyet-adim-ali-ismail-vatanim-dunyairkim-insanlik/ …

muz Eskişehir’de #AliİsmailKorkmaz’a saldıranlar arasında polisin de olduğu ortaya çıktı. İşte o polisin görüntüleri:

RedHack Rhae‫@‏‬RedHack_Rhae Eskişehir’de ‘o fırınin’ camlari.. iste #AliIsmailKorkmaz’imiz..

müştereklerimiz‫@‏‬musterekler “@ismailsaymaz: Eskişehir’de altı polis tanık karşısına çıktı http://www.radikal.com.tr/turkiye/eskisehirde_alti_polis_tanik_karsisina_cikti-1143087 … “ #aliismailkorkmaz ece‫@‏‬ecezereycan #AliIsmailKorkmaz Alimize uğurlama... 02 grup yorum uğurlama istanbul inönü stadyumu konseri 25.

Diren Gezi Parkı‫@‏‬DirenGeziParki ‘Öldüren dayağa polis de karışmış’ http://www.radikal.com.tr/turkiye/olduren_dayaga_polis_de_karismis-1142929 … #DirenGezi #aliismailkorkmaz

Hasan H. Yasar‫@‏‬HasanHYasar #AliIsmailKorkmaz Eskisehir’de, su an kendi adini tasiyan parkta. Tesadufen cekilmis bir kare. Tarih 31

RedHack ★‫@‏‬TheRedHack Bu aci hayatla bir daha barisirmi...Evet adalet icin barismali, hesap sormali... #AliIsmailKorkmaz

mustafahos‫@‏‬mustafahosz erdogan:Türkiye’de 1-2-3-4 kişi polise şiddet uygularken ölüyor #aliismailkorkmaz linc edilirken mi siddet uyguladı

RedHack ★Çayanist★‫@‏‬RedHack_Yol Unutma unutturma #EthemSarısülük #AbdullahCömert #MehmetAyvalıtaş #MedeniYıldırım #AliIs- 1. SosyalMecmua‫@‏‬SosyalxMecmua sOLAN bAHARLARIMIZ dEĞİLDİ, sADECE mailKorkmaz birer çiğlik gibi çakili kalsin zihninde çİÇEKLERDİ.yENİLERİ dİKLECEK bUNLAR bİLMEZLER gELENEĞİ #katildevlet #aliis-

99

Fraksiyon‫@‏‬fraksiyon_org ‎#direndikmen sokaklarda, polis saldırısına direniyor #AliIsmailKorkmaz sloganlarıyla...


Sosyal Mecmua =youtu.be … Anonymous‫@‏‬Crypt0nymousOtel sahibi: Hard diski sağlam verdim http://www.radikal.com. tr/turkiye/hard_diski_saglam_verdim-1141574 … #AliIsmailKorkmaz

Taksim Gezi Parki‫@‏‬TaksimGParki Tomalar karsimizda hazir ,Ali’nin olduruyesiye dovuldugu yerde oturduk bekliyoruz #aliismailkorkmaz

müştereklerimiz‫@‏‬musterekler gözseçen polise teslim et. cd’ler için sağlamdı demiş. #aliismailkorkmaz ‘ı kimler öldürdü #cevapver

yazdik... #AliIsmailKorkmaz #MedeniYildirim #EthemSarisülük #MehmetAyvalitas #AbdullahCömert

nabermedya‫@‏‬Revoltistanbul #ETHEMSARISÜLÜK ’ÜN ÖLDÜRÜLMESİ Polis Şahbaz Silahını Çekip Saldırdı Ethem Sarısülük’ü vuran polis Ahmet. Sırrı Süreyya Önder‫@‏‬SirriSureyyaOnd Ne kadar çok öldük yaşamak için ! #AliİsmailKorkmaz #MedeniYıldırım #EthemSarisülük #MehmetAyvalıtaş #AbdullahCömert

Sessiz Kalma‫@‏‬sekap_online #EthemSARISÜLÜK’ün öldürüldüğü yere astığın pankartı unutmadık İ. Melih.. KATİLLERDE HESAP VERECEK ! #sessizkalma

Aida Azadi‫@‏‬Aida_Azadi Bir evlat kaybettim, birde ne görem binlerce evladım olmuş. Nasıl oldu ben de anlamadım. #EthemSarisülük #OccupyGezi

RedHack_EN‫@‏‬RedHack_EN Benim adım ALİ! #AliİsmailKorkmaz

Emre Erbirer‫@‏‬emreerbirerDünyada “cinayet”e tanık olanın tutuklandığı, “cinayet” işleyenin ceza almadan serbest bırakıldığı başka bir ülke var mıdır? #ethemsarisülük

Tugce mi Arıöz?‫@‏‬alletuntuna Ethem evli değildi ve 6 yaşında kızı yoktu, o abisinin kızı ve bilmediğimiz son bi şey biz #ETHEMSARISÜLÜK ‘ü kendi doğum gününde kaybettik.

müştereklerimiz‫@‏‬musterekler isimlerini, sicil numaralarını, görev yerlerini, yüzlerini neden gizliyorsun #cevapver

#EthemSarisülük Has Tag’ı

Alican Soylu‫@‏‬alicansoylu190726 Temmuz Adimi anin, anin ki unutulmayayim. #EthemSarisülük

Eskişehir Forum‫@‏‬ForumEskisehir Ali İsmail Korkmaz’ı türkülerle andık. unutmayacak, unutturmayacağız. #aliismailkorkmaz http:// www.youtube.com/watch?v=dNS7l8tqtYA&feature

başak daşman‫@‏‬basakdasman Kötülüğü unutmaya meylimiz var.Ancak bu sefer İYİLİĞİ öyle kalabalık geldiki aklımız istesede kalbimiz müsade etmez başkan! #ETHEMSARISÜLÜK

Bahar Özbek‫@‏‬BaharOzbek_24 Haziran #KiralıkKatilAHMETSAHBAZ #ETHEMSARISÜLÜK vururken keşke video görüntü olsaydı.bi dakika ya hepsi var! AMA ADALET YOK! http://www.youtube.com/watch?v=0daS16bs6jY …

Zeynep Arıkanlı‫@‏‬thebrideandged24 HazSerap Alioğlu‫@‏‬serapalioglu M.Güler:”Toplumsal olaylarda orantılı güç kullanılm iran ıştır”>#AliİsmailKorkmaz #MedeniYıldırım #Ethem- BENİM ADIM #ETHEMSARISÜLÜK. ELİMDE SİLAH YOKTU. POLİS BENİ BAŞIMDAN VURDU Sarisülük #MehmetAyvalıtaş #AbdullahCömert VE ÖLDÜM. KATİLİMİ SERBEST BIRAKTILAR. #KiralıkKatilAHMETŞAHBAZ Alev Yagmur ★‫@‏‬yagmur_alev UNUTMAYACAGIZ! Isimlerinizi yüreklerimize

100


Din Dersine HAYIR!‫@‏‬dindersinehayir “Düşlerden koparak uyanıyorum, yaralıyım, yalnızım, bırakılmışım, güzel düşler sokakta sürse ne olur” #mehmetayvalıtas #ÇapulcuTakip

aylin kotil‫@‏‬aylin_kotil Bugün senin için yürüyorum.#MehmetAyvalıtas #bubarajdusecek

#MehmetAyvalıtas Has Tag’ı BanuGuven‫@‏‬banuguven16 Haziran Ethem Sarısülük’ün cenazesi artık Çorum yolunda. #ethemsarisueluek

zülem paltacı‫@‏‬zulempaltaci_Canını kurtarmak için camiye ayakkabıyla girenleri günlerce konuşanlar, cenazeye gidenlere sıkılan suyu da konuşur mu? #ethemsarisueluek

BanuGuven‫@‏‬banuguven16 Haziran Sarisuluk’un ailesi Guven Park’a gitmekten polisin Kizilay’i dagitmasi uzerine vazgecti. Yollar da kapali tutuluyor. #ethemsarisueluek

BanuGuven‫@‏‬banuguven Cemevindeki torenden sonra Ethem Sarisuluk Batikent son duraktan Çorum’a ugurlanacak. Metro kapali, yollar kapali #ethemsarisülük

Şebnem Taşırer‫@‏‬Sebnemtasirer #Ethemsarisülük mekanı cennet olsun Allah ailesine sabır versin.. Bunca insanın vebaliyle nasıl yaşıyorsun başbakan #cevapver

Çağla Başkan ‫@‏‬caglabaskan Binlerce Ankarali beyin ölümü gerceklesen #ethemsarisülük’ün evinin onunde toplandi.. Devrim sehitleri ölümsüzdür!

Fatih Iltex‫@‏‬norisknofunk Capulcu ve ya marjinal olmak suc degil, ama adam öldürmek suc. Yargi göreve, katil polis bulunsun ve yargilansin! #direngezi #ethemsarisülük

LaDy Paranoyak‫@‏‬FilizDgn Elinde mazlum insanlarin kani var Sn Tayyip #Ethemsarisülük #abdullahcoemert ve uludere

101

Diren Gezi Parkı‫@‏‬DirenGeziParki #MedeniYıldırım 18 #AliİsmailKorkmaz 19 #MehmetAyvalıtaş 20 #AbdullahCömert 22 #EthemSarısülük 26

Sevinç Eratalay‫@‏‬EratalaySevinc #AliİsmailKorkmaz #MehmetAyvalıtaş #AbdullahCömert #EthemSarısülük #MedeniYıldırım #MustafaSarı ÖLDÜRÜLDÜ.. UNUTMAYACAĞIZ!...

Halkların Kardesligi‫@‏‬YHKardesligi #MehmetAyvalıtaş: : Katilim Yargılansın!

Baran Tunçel‫@‏‬BaranTuncel #MunzurFestivali’nde @PinarAYDINLAR sahnede #EthemSarısülük #MehmetAyvalıtaş şahsında direnişte katledilenleri andı.

Kriton Curi Parkı‫@‏‬KritonCuriParki #MehmetAyvalıtaş #AbdullahCömert #EthemSarısülük #MedeniYıldırım #AliİsmailKorkmaz #5CanİcinAdaletİstiyoruz


Sosyal Mecmua #AbdullahCömert #EthemSarısülük #MedeniYıldırım ODTÜ Öğrencileri‫@‏‬odtuogrencileri #MehmetAyvalıtaş Burada!!!

R. İhsan Eliaçık‫@‏‬ihsaneliacik #MedeniYıldırım (18) #AliİsmailKorkmaz (19) #MehmetAyvalıtaş (20) #AbdullahCömert (22) #EthemSarısülük (26) <<< Artık bunlarsız olur mu?

Gazi Mahallesi‫@‏‬GaziMahallesi10 Tem-

muz Anaların öfkesi katilleri boğacak! #AliIsmailKorkmaz #EthemSarısülük #MehmetAyvalıtaş #MedeniYıldırım #AbdullahCömert

Diren Gezi Parkı‫_@‏‬duslerdiyari UNUTMA! UNUTTURMA! HEPSİ ONURUMUZDUR ! #aliismailkorkmaz #ethemsarısülük #mehmetayvalıtaş #abdullahcömert #medeniyıldırım

Anonymous ‫@‏‬AnonyOpsDe Ateş düştüğü yeri yakar, Recep tüm ülkeyi.!,#MehmetAyvalıtaş ‘ın ailesine sabır diliyoruz..

RedHack ★‫@‏‬TheRedHack Sayılmayız parmak ile tükenmeyiz kırmak ile! pic.twitter.com/PkMVhKDMQA #EthemSarısülük #MehmetAyvalıtaş #AbdullahCömert via @mustafa_suphi

RedHack ★Çayanist★‫@‏‬RedHack_Yol Ethem yoldasimizi yaklasik 40 bin kişi sonsuzluga ugurladik. #AbdullahCömert #MehmetAyvalıtaş #EthemSarısülük ölümsüzdür.

Barış Atay‫@‏‬barisatay #abdullahcomert #mehmetayvalıtas #ethemsarısuluk Onlardan korkuyorsun değil mi ? #cevapver

CeylanErtem‫@‏‬ceylan_ertem ! 13062013 #ethemsarısuluk #mehmetayvalıtas #abdullahcomert #direnturkiye #occupyturkey #occupytaksim…

Dil~u Şad‫@‏‬Dilsad_Kardelen Faşist-Katil Devlet’in 1 Yanlışı 3 Doğrumuzu götürdü! #EthemSarısülük #AbdullahCömert #MehmetAyvalıtaş

RedHackHaber ★ ‫@‏‬ DersimNews.Com‫@‏‬DersimNews RedHackHaber”Hangi dilde ağlanıyorsa odur ANAnkara’da Halk Ali İsmail için Yürüyor - CANLI Adili ayrılığın”...demişti ozan pic.twitter.com/QAmYAYIN http://dersimnews.com/manset/gundem/ ankarada-halk-ali-ismail-icin-yuruyor.html … #aliis- R2wCo8o #MehmetAyvalıtaş #REDHACK mailkorkmaz #MehmetAyvalıtaş

Selçuk Uygur‫@‏‬selcukuygur Kan ile abdest alıp,insan hayatı ile oruç açanlar: “Zâlimlerin yaptığından Allâh’ı gâfil sanmayın.” #aliismailkorkmaz #MehmetAyvalıtaş

Barbaros Şansal‫@‏‬ barbarossansal#AliİsmailKorkmaz #MehmetAyvalıtaş #AbdullahCömert #EthemSarısülük #MedeniYıldırım ÖLÜMSÜZDÜR.

Ne Çok Konuştun‫@‏‬DurBirDinlee Tek duam; Allah, katillerini tek tek yanlarına uğurlasın! #AliİsmailKorkmaz #MehmetAyvalıtaş

Durmayan Kadın‫@‏‬durmayankadin #AbdullahCömert #MehmetAyvalıtaş #EthemSarısülük halklar sizleri unutmayacak Başkatil halklar seni de unutmayacak!

Durmayan Kadın‫@‏‬durmayankadin #AbdullahCömert #MehmetAyvalıtaş #EthemSarısülük güneşe gittiler. hiç unutmayacağız direne direne kazanıp bu canlara barışı göndereceğiz

102


ilkay Akkaya‫@‏‬kizilirmakilkay Nasırlı taş yüreklerin kör sevdasına ağla sevgili yurdum #abdullahcömert #mehmetayvalıtaş #ethemsarısülük

birsen tezer‫@‏‬birsentezer Söylesem bir şarkı iyi gelir mi acıyan yerine?biliyorum duyulmaz sesim kaybolduğun yerlerde #abdullahcömert #mehmetayvalıtaş #ethemsarısülük

RedHack ★‫@‏‬TheRedHack Burdan savcilara acikca suc duyurusunda bulunuyoruz! @abdocan91’in ve #MehmetAyvalıtaş’in katili Afrika’ya kaçmistir! Interpol goreve!

aliterasyon‫@‏‬aliterasyon Devlet bu olayı katliama çevirmeden rahat etmeyecek, anlaşıldı #AbdullahCömert #MehmetAyvalıtaş

#AbdullahCömert Has Tag’ı

Bugün senin için yürüyorum.#AbdullahCömert #bubarajdusecek pic.twitter.com/FTFpKZkocF

Atın Oğlu Esteban‫@‏‬atinogluesteban #AbdullahCömert #MehmetAyvalıtaş Allah rahmet eylesin güzel kardeşlerim. Siz bu ülke için artık ölümsüzsünüz.

İnciHaticeYazar‫@‏‬DonmusOje #BuKatliamaDurDeyin Yeter artık !!! Gencecik Fidanlarımız #AbdullahCömert #MehmetAyvalıtaş gidiyor Polisler meydanlardan Çekilsin !!!

Toplumcu Odtülüler‫@‏‬toplumcuodtu #AbdullahCömert ve #MehmetAyvalıtaş polis tarafından katledildi. Katillerden ve maşalarından hesap soracağız!

çiçekci kız‫@‏‬safakciceek Ölümsüz kahramanlar #AbdullahCömert #MehmetAyvalıtaş. RTE bunların hesabını nasıl vereceksin!#24saatiçindeistifaet #direnankara #occupygezi

Neslihan ‫@‏‬nslhnclsr Kuş bile vuramayan bir cana kıydınız #AbdullahCömert ;”Kuş vuramıyoz birbirimizi nasıl vuracaz be abi” Özgürlük için‫@‏‬denizz_demir UNUTMADIK SİZİ CANLAR... #5CanİçinAdaletİstiyoruz #AliİsmailKorkmaz #AbdullahCömert #MehmetAyvalıtaş #MedeniYıldırım #EthemSarısülük

Tam anlamadim ama‫@‏‬TamAnlamadimA ma#aliismailkorkmaz #AbdullahCömert Söyleyin kanlı ellerinizi hangi ibadet temizleyecek?

FSN‫@‏‬kapkeklily #ethemsarısülük #mehmetayvalıtas #abdullahcömert #MedeniYıldırım #AliIsmailKorkmaz öldüler.. UNUTTUNUZ MU??

aylin aslım‫@‏‬AylinAsLIM Yeter artık. Gerçekten yeter! Genç insanlar ölüyor. Durdurun bu şiddeti, hemen, şimdi! @cbabdullahgul #Abdullahcömert #siddetidurdurun

Ahmet KAYA Fan‫@‏‬AhmetKaya_Fan Sen de mi vuruldun hey can !... #mehmetayvalıtas

devo‫@‏‬devrimkiziltan3 Haziran “@drmarvinliptitz: “İş öldürmeye gelince siz onu bizden iyi bilirsiniz”” #mehmetayvalıtas

aylin kotil‫@‏‬aylin_kotil

103


Sosyal Mecmua leyla alp‫@‏‬leylaalp 22 yaşında #AbdullahCömert Başbakan’ın vatandaş saydıklarında olmadığı için polis kurşunuyla öldürüldü. #direngeziparkı

M.Sait Alpaslan‫@‏‬wa_u_wext #İrfanTuna 47 eylem esnasında polisin yoğun biber gazı kullanımı sonucu, solunum yetmezliği ve kalp krizi sebebiyle hayatını kaybetti Ank

Mirza‫@‏‬MirzaErdem Bakın son sözleri ne olmuş #abdullahcömert in siz #evedönüyoruz diyenler bir kez daha düşünsün. Tarihi dönenler yazmaz

Ece Temelkuran‫@‏‬ETemelkuran #abdullahcömert

Eser YENENLER‫@‏‬eseryenenler Gölge düştü tüm sağ duyulu mesajlara..#AbdullahCömert..

Fatih Yağmur‫@‏‬fatihyagmur Fidanlara kıymayın diyen bir fidana kıydınız. Sorumluları hesap vermeli #abdullahcömert

İRFAN TUNA VE ZEYNEP ERYAŞAR.

@RH_RedHack Ankaralı işçi İrfan Tuna, yoğun biber gazından kalp krizi geçirerek öldü..Lütfen Unutmayalım #İrfanTuna

Abbasağa ParkMeclisi‫@‏‬DirenAbbasaga @ayagakalktaksim #İrfanTuna

Gizem Su‫@‏‬gizem_suyolcu Irfan TUNA adini hafizina kaziyin. Kim mi Irfan Tuna? Ankara’da yogun gazdan kalp krizi gecirip olen temizlik iscisi. #irfantuna

Balca Celener‫@‏‬honeyrydr Mesele gezi parki meslesi degil,mesele #EthemSarisuluk #abdullahcomert #irfantuna #zeyneperyasar #mehmetayvalitas ama sen yineanlamayacaksin

devrimmmm‫@‏‬sonmezz_sonmez Bon_Iver_The_Chapul‫@‏‬Bon_Iver_Chapul #İRFANTUNA Ankara’da yoğun gazdan kalp krizi #AKPartiDemek Ankara kızılay’da olayla hiçbir ilgisi olmayan dersane çalışanı #İrfanTuna nın aşırı geçirerek ölen temizlik işçisidir. ölümünden kimsenin haberi bile yok gazdan kalp krizi sonucu ölmesi demektir.

MarLa Singer‫@‏‬MarrLaSingerr Gezi şehitleri anılırken İst. direnişte kalp krizi geçirip ölen #ZeynepEryaşar ve Ank. gazdan sonra kriz geçirip ölen #İrfanTuna unutuluyor!

Emira‫@‏‬emiraugun Ankara’da biber gazi nedeniyle kalp krizi gecirerek vefat eden #İrfanTuna nin ruhu sad olsun. Ailesine sabir diliyorum

104


İJ İT A L

R

D

EV

R

İM

,T

W

EE

T

AT M

A

K LA

B A

ŞL A

Hersey ağaç ile başladı. Adem ile Havva’nın yasak meyvayı koparıp dalından yemesi gibi.Ne de olsa kimin çocuklarıyız, kural tanımayan, sistemlere karşı olan, aşk için ölmeyide biliriz, bu cennet’den kovulmayı bildiğimiz gibi.!

D

Sonra sokak’da barikat kurup, gaz bulutları içinde bi orta parmak çıkarmak polise :) Ve bağırmak ses tellerimiz yırtılırcasına, koyduk mu ? Diye..

105


Sosyal Mecmua

Ebru Erdoğan

Taksim’e Sahip Çıkalım Lütfen

T

aksim Gezi Parkı olayları artık herkesin az çok bildiği ve her defasında daha çok yanan bir ateş haline gelmiş bulunmakta. 27 Mayıs da başlayan ve halen daha devam eden. 5 ağacın kesilmesiyle başlayan insan ölümleriyle devam eden. Sevmekten çok öldürmeye bağlı bir millet olduğumuzu bir kez daha kanıtladı. Taksim Gezi Parkı’nın bir kısmının Taksim Kışlası olmasını engellemek için başlatılan fakat daha sonra hükümet karşıtlığı ile devam eden eylemler, protestolar, ölümler vs. vs. Tabi bundan diğer parti liderleri de fazlasıyla prim yapmış olmalılar. Zira AKP iktidarına yapılan eylem diğer partilerin fazlasıyla işine gelir. 3-5 ağacı veya diğer değişle Taksim Gezi Parkı’nı önemseselerdi başta oldukları sırada İstanbul’un önemli tarihi semtlerinden biri olan Taksim’i çoktan geliştirmiş olurlardı. Böylece iktidar da sizlerin zamanında yapmadığı şeyleri yapıp bu kadar kıymetli olmazdı hatta AKP diye bir parti olmazdı. Siz de zamanında sahip çıkmadığınız Cumhuriyet’inize Atatürk’ünüze şimdi sahip çıkıyormuş gibi yapmak zorunda kalmazdınız. Kararları alanlar sizlersiniz. Bunlarımda güya çok sevdiğiniz halkınıza ya seve seve ya da zorla bir güzel kabul ettiriyorsunuz. Sonra da kalkmış Cumhuriyet elden gidiyor cümleleriyle başlayıp Atatürk’e kadar bir sürü saçma sapan zırvalıyorsunuz. Aslında çok da umurunuzda Cumhuriyet, Atatürk, Özgürlük vb. Ama öyle güzel göz boyuyorsunuz ki bir kısım halk hala Atatürk’e ve Cumhuriyet’imize sahip çıktığınızı düşünmekte. Gezi Parkı falan hikâye sizler sırf Başbakana karşı kullanabileceğiniz fırsatlar peşindesiniz. Başbakanda zor tuttuğu %50 siyile yolunu devam etmekte. Yani istediğiniz kadar eylem yapın onun %50 si var gerisi önemli değil.

Şimdi AKP haricindeki tüm partilerin yanlarında olduğunu düşünerek eylem yapan halkım yaptığınız eyleme, ölümlere değdi mi? Geldiğiniz dolduruşlara değdi mi? Ben sadece çocuklara üzülüyorum. Onları hiçbir şey bilmeden daha tarihlerini öğrenmeden kendinizle birlikte eyleme sürüklüyorsunuz. Sizler gibi şiddete biber gazına maruz kalıyorlar. Hâlbuki olmaları gereken yer sıcak güvenli yuvaları veya oyun oynayıp koşturabilecekleri sokakları, mahalleleri. Böyle şeyleri düşünmek için daha çok küçükler. Onların küçük bedenlerini sevgi, şefkatle doldurmak yerine biber gazını seçen bir millet olmuşuz. Bir de işin uluslararası boyutu var tabi. Bazı yabancı ülkeler eyleme destek veriyorlarmış. Eminim onlarda niye eylem yaptığını bilmeyen Türkler gibi sadece maksat hükümeti eleştirmek olsun. Hem onların da işine gelir Türkiye’nin zor da kalması. Bize çok bayılmıyorlar şahsen bende onlara çok bayılmıyorum. Arkadaşım eylem yaparsın hükümeti eleştirirsin anlarım ama esnafın dükkânına zarar vermeni anlayamam. Sinirin kimeyse git ondan çıkar. 3-5 ağacı bahane ederek insan öldüremezsiniz, küçük çocukların beynini yıkayamazsınız, esnafın malına mülküne zarar veremezsiniz. Eylem yapacaksanız kimsenin gazına gelmeden adam gibi yapacaksınız. Son olarak şunu söylemek isterim; eğer zamanında bazı partiler üstlerine düşen vazifeleri yerine getirmiş olsaydı şu an AKP diye bir parti bile olmazdı. O yüzden eylemlerinizi sadece bir parti üzerinde kurmayın lütfen.

106


107

Foto : Özgür Den


Sosyal Mecmua

AYAKLANMAYI ZA Öğrenciler, Genç Emekçiler! Genç İşsizler, Kadınlar ! 31 Mayıs’ta başlayan halk ayaklanmasının en önünde, Taksim’de, Kızılay’da, Antakya’da, İzmir’de, Antep’te, Eskişehir’de... sokak sokak savaşan gençler ! Ayaklanmanın en önünde, müthiş bir bilinçle, ne sadece okul içi sorunlara, ne sadece parasız eğitim için, ne de sadece işsizlik ya da ekonomik iyileştirmeler için ; büyük bir cesaretle ayaklanmanın en önünde bütün sorunlarımızın temel sebebine, faşizme karşı savaştık; faşizme karşı kavgaya yüreğimizi koyduk. Büyük bir militanlık, yaratıcılık, cesaret gösterdik. “Apolitik” denilen gençliğin, ruhunun devrimci olduğunu, harekete geçebildiği zaman neler yapabileceğini gösterdik. Özgürlüğümüzü kazanacağımız o büyük güne, devrime doğru en büyük adımımızı attık; bir halk ayaklanması yarattık. Gezi ler; time,

Parkı’na Gezi

devletin

Parkı’nı

korumaktan,

geleceksizliğimize,

çalışılan

yaşam

saldırısıyla

faşizme,

işsizliğimize,

biçimine

karşı

başlayan

bir

bize

eylem-

baskıcı

yöne-

dayatılmaya

isyana

dönüştü.

Faşizmin baskısıyla karşılaşan her kesim bu ayaklanmada yerini aldı; Nazım ustanın deyişiyle, kesesinden verecek bir şeyi olmayanlar, yüreğinden destek verdi bu ayaklanmaya. Baretler, deniz gözlükleri, Talcid’ler ayaklanmacıların becerisiyle en büyük yardımcımız oldu. Özgürlüğü kaldırım taşlarının altında bulduk. Her mahalle tencere tava sesleriyle, mahallelerin içine kadar süren çatışmalarla katıldı ayaklanmaya. Bedeller ödedik. Mehmet Ayvalıtaş’ı, Abdullah Cömert’i,

Ethem Sarısülük’ü, Medeni Yıldırım’ı, Ali İsmail Korkmaz’ı faşizm katletti; hala hastanelerde omuz omuza mücadele ettiğimiz yoldaşlarımız yaşam mücadelesi veriyorlar, gaz fişekleriyle gözlerini kaybedenlerimiz, ağır yaralılarımız oldu. Çatışmalar azalınca, faşizm bu kez de ev baskınlarıyla ilk hedef olarak gençliği seçti; tutuklamalar başladı.

k y ş k

Unutmayın yitirdiklerimizi, parmaklıklar ardına düşenleri ! Unutmayın başardıklarımızı ! Unutmayın polisi kovduğumuz her yerde bulduğumuz özgürlüğü ! Unutmayın 12 gün boyunca Taksim’de yaratılan yeni dünyayı ! Eylemlerin azalmış olması azaltmasın umutlarımızı ! Ayaklanma bitmedi; sürüyor sürecek; zafere kadar!

İ e b

İ M R H g

İ g h

Ö Ayaklanma boyunca en büyük gücümüz, bütün baskıların ortak sebebine, politik iktidara karşı “Hükümet İstifa” sloganıyla birleşmemiz oldu. Ayaklanmamızın hedefine politik iktidarı koyduğumuz her yerde daha da büyüdük, güçlendik; ne zaman kendi köşemize çekilip, sadece kendimizi ilgilendiren sorunlarla ilgilenmeye başladık, küçüldük, güçsüzleştik. Bu, ayaklanmanın bize öğrettiği en önemli ders oldu; birlikte mücadelenin gücü. İşte Lice’de Medeni Yıldırım’ın katledilmesinden sonra yapılan eylemler; Kürt ve Türk halkları arasında hiçbir zaman böylesi görkemli bir bağ, bir

108

B “ ç D ö t

S h g i v b


Foto : Tarık Başoğlu Red Foto Topluluğu Yeryüzü İftarı AbbasAğa Parkı Beşiktaş.

AFERE TAŞIMAK ! • Kara Ahmet

kardeşleşme yaşanmamıştı. Sosyalşovenizmin bütün zincirlerini bir anda kırıp attık.

İşte 2 Temmuz, Sivas Katliamı anmaları; Madımak’ta kurulan kürsüden gelen “Bugün Roboski için, Reyhanlı için de buradayız” sesleri. Halkların mücadele birliği hiçbir zaman böylesine güçlü olmamıştı.

İşte Onur Yürüyüşü; türlü baskılara uğramalarına, katledilmelerine karşı hiçbir zaman LGBT bireylerle böyle bir bağ kuramamıştık.

İşte polisin elinden rakip takım taraftarlarını kurtaran tribün grupları. Yıllarca aralarına ekilmeye çalışılan düşmanlığı bir hamlede paramparça ettiler.

Öğrenciler, Genç Emekçiler! Genç İşsizler, Kadınlar !

Bu çağrı içi boş, özgürlük hedefinden uzak, kuru bir “örgütlenin” çağrısı değildir; kendi dar grupçu, küçük çıkarlarını düşünerek hareket edenleri atalım sırtımızdan. Devrimci Öğrenci Birliği ve Genç Emekçiler Birliği sizleri özgürlük dolu yarınları kurmak için ayaklanmayı zafere taşımaya, devrimi örgütlemeye çağırıyor !

Sadece bir tane hedefimiz var; talep değil, faşist hükümetten hiçbir şey talep etmiyoruz; istifa edip, gitmelerinden başka. Bundan sonra birilerinin tepemize dikilip, lütfedip bir şeyler vermelerine ihtiyacımız yok. Neyi başardıysak kendi gücümüzle

109

başardık, neyi istiyorsak öyle başaracağız ! Forumlar yoluyla kurmaya başlanılan örgütlenme, özgürce konuşarak, tartışarak, bir arada nasıl karar alabildiğimiz ve uygulayabildiğimizin küçük bir örneğidir yalnızca. 5 yılda bir sandık başında değil, her gün kendi hakkımızdaki kararı kendimizin vereceği doğrudan demokrasi, istediğimiz yönetim şekli işte bu. Yıllarca bize dayatılan ucube demokrasiye karşı, işte halk demokrasisi. Bunları daha da sağlamlaştırmalıyız. Forumlar sağlamlaştıkça, seçilen sözcüleriyle merkezi bir birliktelikle hareket ettikçe ve özgürlük ve demokrasiye kavuşacağız. Faşizmden, bu iktidardan sadece onları başımızdan atarak kurtulabiliriz. Bizi oyalamalarına, “sandık” çağrılarına kanmayalım ! Polisi, yargıyı, her şeyi tekeline almış bir güç var karşımızda; hala çöplerden çıkan oy pusulalarının hesabını verememiş bir güç. “6 ay sonra sandıkta” değil; bugün sokakta hesaplaşacağız ! Önümüzde başarmamız gereken daha çok şey var. Ama umudumuz ve inancımız dünden daha fazla. Bugüne kadar yapılanlar, yapabileceklerimizin bir fragmanı, bir özetinden başka bir şey değildi; sadece bir başlangıçtı. Şimdi ayaklanmayı zafere taşımak, Halk İktidarı’nı kurmak için safları sıklaştırmanın zamanıdır ! Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar. Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır. Safları sıklaştırın çocuklar, bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır! DEVRİMCİ ÖĞRENCİ BİRLİĞİ (DÖB) GENÇ EMEKÇİLER BİRLİĞİ (GEB)


Sosyal Mecmua Taksim Gezi Parkı

Türkiye gündemini sarsan Taksim Gezi Parkı olayları ve eylemlerinde tanışan ikili Nuray Çokol ve Özgür Kaya evlilik kararı aldılar ve Şişli Evlendirme Dairesi’nde resmen evlendiler.

Devrim Aşkı İnsan yaşamı boyunca hep öğreniyor. Bazen hayatı anlamlı kılabilmek için ama çoğu zaman maddi bir kazanç sağlayabilmek için binlerce şey yapmayı öğreniyoruz. İçinde bulunduğumuz dünyada para ister amaç olsun ister araç illa hayatımızın bir parçası olmak zorunda. Bu öyle bir zorunluluk ki “Para kazanmak için mi yaşıyoruz yoksa yaşamak için mi kazanmamız gerek bu parayı?” Sorusu bir paradoksa dönüşüyor. Mesleğimiz ne olursa olsun, yaşamak için kazanmaya mecbur olduğumuz para şeytani bir icat. Ona sahip olabilmek için katlanmak zorunda olduğumuz ilişkiler koca bir boşluğa yol açıyor anlam dünyamızda. Değerler sistemimizi esnetmek zorunda kaldıkça büyüyen bir boşluk bir çaresizlik hissi. Gezi Parkı Direnişi bu koca boşluğu dolduran, çaresizlik hissinin panzehiri gibi girdi hayatımıza bir 31 Mayıs sabahı. Doktorlar, hemşireler, veterinerler, grafikerler, yazarlar, yönetmenler, mühendisler aklınıza gelebilecek her meslekten insan ilk kez mesleklerini aşk ile icra etmenin tadını aldılar bu direnişle. Üstelik bu icra edişin sevgi, özgürlük, dayanışma, anı biriktirmek gibi soyut kavramlardan başkaca hiçbir maddi kazancı yoktu. Bu direniş hiç bir patronun çalıştıramayacağı kadar uzun saatler inanılmaz bir huzur ve mutlulukla, üstelik çok zor koşullarda çalışan insanların “kahramanlık destanıdır.” Bu tanımın çağrışımı şimdi size iyi gelmediyse bile ona bir şans verin. Tarih gerçek kahramanlık destanlarını yerli yerine koyacaktır. Şimdi size bu gerçek kahramanlık destanını yazan yüz binlerce güzel insandan yalnızca ikisinin hikâyesini anlatacağım. Zira onlarca cilt yazılacak kadar hikâyemiz var artık. Anlatılacak zamanla hepsi ya bir yerden başlamak gerek. Benim kahramanlarım Nuray ve Özgür ya da “Çılgın Hemşire” ve “Yeşil Tişörtlü Adam” Onlarla tanıştığımda karşımda dünyanın en yorgun, dünyanın en mutlu, dünyanın en huzurlu iki insanı oturuyordu. Dünyanın en âşık iki insanı demeye dilim varmıyorsa bu aşkın kirletilmiş imgesini çağrıştıracağı içindir. Çünkü aşkın tüketmek olduğunu kafamıza çakmaya çalışan bir dünyada karşımda oturan iki insanın yaşadığı bu duyguya yekten aşk dersek büyük haksızlık ederiz. Nuray ve Özgür’ün hikâyesi bir aşk hikâyesinden çok bir buluşma hikâyesi. Birbirlerini otuz iki yıl beklemiş ve gizli bir el tarafından ilk randevuları Gezi Parkı’na yazılmış iki insanın buluşması bu. Şimdiye kadar dinlediğiniz, okuduğunuz tüm romantik hikâyeleri cebinize koyun ve az sonra okuyacağınız hikâyenin onlardan birine benzeyeceğini düşünmeyin bile. Hikâyemizde kuşlar, çiçekler, işaretler, tesadüfler, kan, gözyaşı, keder, kötü adamlar, şen kahkahalar var. Diyeceksiniz ki “bunlar tüm romantik aşk hikâyelerinde olan şeyler.” Evet, öyle ama bir farkla, bizim hikâyemizdeki bu olmazsa olmazların rolü hiç alışık olmadığımız cinsten. Zaten esas kızımız da esas oğlanımız da oldukça nevi şahsına münhasır insanlar olduğundan, yardımcırollerin ve atmosferin alışıldık olmasını beklemek zor.

Gelinlik @barbarossansal davetiye Tasarım BBoysal

110


eylemcileri evlendi

Esas Kız: Çılgın Hemşire yani Nuray Bizim Çılgın Hemşire kan görmeye dayanamadığından ve doktorların hemşirelere hizmetçisi gibi davranmalarına katlanamadığından hemşirelik yapmayı reddetmişve konservatuar okuyarak oyuncu olmuş. Evet, sizi bu hikâyenin alışılmadık olduğu konusunda uyarmıştım. Nuray kan gördüğünde eli ayağı kesilen bir hemşire. Doktorların hemşireleri hizmetçisi gibi görmesi yüzünden 4 hastaneden ya kovulmuş ya da istifa etmiş. Şimdi kendini gönüllü doktorların hizmetine adamış bir devrimciye aşık ve 20 Temmuz’da evleniyorlar. Hastanede doktorlara kafa tutan Nuray müstakbel eşine kafa tutmaktan hiç geri durmuyor. Yani bir aylık bir ilişkinin cicim aylarındaki aşırı kibar hallerinden eser yok bu ilişkide. Tabii buna karşılık Özgür’ün evliliklerinde Nuray’ı hizmetindeki bir hemşire olarak görmeye en ufak bir meyli yok. Çünkü o da aslında doktorluğu daha en başından reddetmiş tıp fakültesi terk bir devrimci. Bunun yerine sinemaya meraklı, elektrik, elektronik cambazı bir çapulcu. Özgür’ü kendi bölümünde uzun uzun anlatacağım ama burada gözden kaçmaması gereken bir detay var. Aslında hemşireliği reddeden bir hemşirenin, doktorluğu reddeden bir çapulcuya âşık olması yeterince keyifli bir tesadüf, buna diyecek söz yok. Ama üstüne bir de onlardan birinin sinemaya gönül vermiş diğerinin oyuncu olması hikayemizin “Bu da mı tesadüf” dedirten noktalarından bir tanesi. Bu birbirlerini tamamlayan meslekleri tercih etmiş olmaları kendi ilişkilerini tanımlarken söyledikleri “kendimizi tamamlanmışgibi hissediyoruz” ifadesinin ironik bir yansıması olsa gerek. Nuray Gezi Parkı’na 600 metre mesafede oturuyor. 31 Mayıs sabahı “Gezi Parkı’nda insan öldürüyorlar” çığlıklarıyla güne uyanan bir İstanbullu. Bir buçuk saat önce ayrıldığı parkın böyle hunharca basılması kendisini çılgına döndürüyor. Koşarak parka gidesi var, ancak annesinin endişeleri onu alıkoyuyor. Madem öyle deyip, evini ilk revire çevirenlerden biri bizim Çılgın Hemşire. Evindeki yoğun mesaiden sonraki gün annesini memlekete yolcu edip, atıyor kendini Gezi Parkı’na. Artık bir oyuncu olsa da hemşirelik geçmişinden saklayabildiği tüm bilgileri ve yetenekleri revirin hizmetine sunuveriyor. Özgür’le nasıl tanıştığını hatırlamıyor. “Bir birimize üç metre mesafede saatlerce yaralılara yardım ederken, birkaç cümleyi geçmeyen diyaloglarımız oluyordu” dese de bazı detaylar kendisini ele veriyor. Bunlara birazdan değineceğim. Nuray kendini devrime karşı o kadar sorumlu hissediyor ki o günlerde yaptığı her eylemin mutlak devrime hizmet etmesi gerekiyor. Günde iki saatlik uykularla çalışıp hiç yorgun hissetmediğini söylüyor şaşırarak. Yaptığına sonradanşaşırdığı o kadar çok eylem var ki. Normal zamanda göze alamayacağı riskleri alabildiğini sonradan fark etmenin verdiği şaşkınlığı “artık bana nasıl bir şey olduysa” diye başlayan cümlelerle dışa vuruyor. “kendimi ilk kez bu kadar yararlı hissettim” diyor büyük bir gururla. Bu arada çok ağır travmalarda, kan revan içindeki insanlara yardım ederken hiç kan tutmaması ise aslında onun nasıl bir adanmışlık içinde olduğunun göstergesi. Hiçbir fiziksel ihtiyaç, fiziksel engel asla odağında yer almadığı için görünmez oluveriyor. Onun için her şeyden önemlisi hayat kurtarmak, hiçbir şeyin bunu engellemesine izin vermiyor. Bedenini, kalbini hiç dinlemeyen Çılgın Hemşiremizin hiç düşünmeden yaptığı ufak eylemler kalbindeki davulların bastırılmış sesi gibi. Kendi konforuyla ilgili en ufacık bir eylemi aklından bile geçirmeyen Nuray, Özgür’ün motivasyonu ve konforu için küçük jestleri gayri ihtiyari bir biçimde gerçekleştiriyor. Bu jestleri neredeyse bir refleks biçiminde gerçekleştirdiğini söylüyor. “Acaba bu gün kahve içti mi? Dediğim an, gidip kahveyi yapıyor yanına bırakıp işime devam ediyordum, göz teması bile kurmadan, hiçbir karşılık beklemeden” diye tarif ediyor yaptığı bu jestleri. Özgür ve Nuray günlerce revirde iki, üç cümleyi geçmeyen diyaloglarla flört ettiklerinin farkında bile değiller. Tüm samimiyetleriyle ikisi de aynı cümleyi kullanıyor “hiç aklımda öyle bir şey yoktu” Bana hikâyelerini anlattıklarında, birbirlerine âşık olduklarını söylemelerine rağmen ısrarla günlerce yan yana oldukları halde bunun “hiç akıllarında olmadığını” tekrarlıyorlardı. O kadar güzel anlatıyorlardı ki “Aşkınızı ne diye aklınızda arıyorsunuz ki?” deme gereği duymadım. Zaten dedim ya gizli bir elin yazdığı bir randevu, bir buluşma onlarınki. Bu gizli el her şeyi 32 yıldır ince ince ayarlamış zaten. Yaşadıklarıduyguyu akılla kavramaya çalışmanın nafile bir çaba olduğunu ortalık biraz sakinlediğinde kendileri de kabul edecektir. Nuray’ın yaptığı ufak jestler devam ededursun, revirde yoğun günler yaşanıyor. Uykusuzluk kendini yorgunluk olarak dışa vurmasa da sinirlerin gerilmesine, direncin düşmesine neden olabiliyor. İşte bu noktada bir refleksif hareket de Özgür’den geliyor. Revirde çalışanların motivasyonunu yükseltmek için bağırıyor Özgür; “Bir şeye ihtiyacı olan var mı?” Sinirleri zayıf düşen, küçük gerginlikler yüzünden yorgun düşen Nuray hiç bir düşünmeden gayri ihtiyari yapıştırıyor cevabı; “Sevgiye ihtiyacım var.”

111

röportaj şirin öten: http://everywheretaksim.net/tr/devrim-aski-sirin-oten/


Sosyal Mecmua

Özgür ve Nuray aynı anda

bir

in adlarını yanlış söylüyorlar. Nuray bir

birlerine

yerden üzerine geçirdiği reflektörün

sarılıyorlar lakin onların iddiasına

göre bu “Bir kadının bir

erkeğe

sarılması

gibi değil”arkasından da

ekliyor-

arkasında yazan Sinem ismi yüzünden uzunca süre revirde herkesçe Sinem olarak çağırılmış. Nuray “Fişlenmeyi

lar “Hatta sonra bu bir

geciktirir belki dedim önce ses et-

geleneğe dönüştü, herkes birbirine sarılmaya

medim, sonra dayanamadım” diyor.

başladı” diye. Ne kadar mistik inanışlarımız olsa da biz batının rasyonel aklıyla yetiştiğimizden düşünerek, karar vererek yapmadığımız eylemlerimizi mantığa bürümek eğilimindeyiz. Onlar her ne kadar bunun kendiliğinden gelişen bir durum olduğunu söyleseler de sarılma geleneğini başlatan bu iki kişinin Nuray ve Özgür olması tesadüfle açıklanamayacak kadar özel. Gizli el 32 yıldır birbirlerinden de Gezi Parkı’ndaki randevularından da habersiz bu çifte ilk güçlü işaretini çakıveriyor.

Özgür’ün

Oğlan:

Yeşil

Tişörtlü

Adam

yani

Özgür

Özgür bir haftalığına Gezi parkında kalmaya gelen, sonra Bulgaristan’a işinin başına dönmeyi planlayan bağımsız bir devrimci. On beş yıldır hiçbir örgüte bağlıolmadan bir çok devrime katılmış, sahra hastanelerinde çalışmış, bundan da son derece memnun olan bir gönüllü sağlıkçı. Gözü öylesine kara ki tehlikeye meydan okurcasına yarılılara yardım edişi, Akut görevlilerini bile isyan ettirmiş “Sen kendini öldürmeye mi çalışıyorsun!” diye feryat etmelerine sebep olmuş. Gaz ve plastik mermi yağmurunun içine gözünü kırpmadan dalan ve yaralıları revire taşıyan Özgür “Eğer Lübnan’da ölseydim bok yoluna gitmiş olurdum ama burada ölmek beni hiç korkutamaz” diyor. Bir hafta diye geldiği parktaki atmosfer onu o kadar etkilemiş ki ilk

de ilk nasıl gördüğünü

fotoğraf

hatırladığını

Zira klasik

söylüyor.

bir tanışma anı söz konusu değil. Uzunca süre bir birlerin-

anlam

Parkı her

Direnişi

boyunca

şeyeşahitlik

onun

için

çok

eden özel.

insanlar

tanıyordu”

diyor.

beni

yaşadığı

yeşil

tişört

“Üniformam o

tişörtten

Özgür’ün

yeşil

tişörtü direniş boyunca yaşadığıtüm acıları ve güzellikleri kaydeden bir anı biriktirici Özgür için. Bu yüzden onu

hiç

yıkayıp

üzerinden kurutup

çıkartmamış,

tekrar

giymiş.

Hikâyemiz buradan sonra Nuray ve Özgür’ü buluşturan gizli elin yarattığı inanılmaz bir metaforla ilerliyor. Bizim Çılgın Hemşire ve Yeşil Tişörtlü Adam tüm dikkatlerini devrime verdikleri için bastırdıklarıkalplerinin

ses-

ine kulak vermeye razı olmayınca,

buradayım.” Nuray’la nasıl tanıştığını değilse olarak

bir

kendine özgü bir çizgisi var. Gezi

sürekli

günden söz vermiş kendine “Beş yıl sürse de

has

dünyası var. Eşyayla olan ilişkisinin

gibiydi,

Esas

kendine

bizim

bu

gizli

el

onlara

birbirler-

ini tamamlayan iki insan olduğunu anlatmanın başka bir yolunu deniyor.

Yağmurla

112

Gelen


Gezi

Parkı’nda

Çadırların erine,

yağmur

üzerine,

ağaçların

insanların

üzerine

onlarca insan her an bir

yağıyor.

elektrik

üz-

için

yağıyor

yağmur. Özgür için o anda revirden ve ilaçlardan başka hiçbir şeyin

başlarsa çekilirler. Gezi Parkı sakinlerinin kendilerini güvende hissetmesi revirlerden geçiyor. Revirlere o kadar güveniyorlar ki, kronik hastalıklarının tedavisi için bile revire gider olmuşlar. Tansiyon hastaları, astım hastaları rutin kontrollerini revirde yaptırıyor çünkü devletin hastanelerinden çok daha güvenli ve ilgili buradaki doktorlar. Özgür yarattıkları bu duygunun zarar görmemesi için yağmura isyan ediyor. İlaçları, sedyeleri, aletleri ıslanmaktan kurtarmak için yerden yere atıyor kendini. “Doğaüstü bir çaba gösterdim, hiçbir şeyin önemi yoktu o esnada” diyor. Bu doğaüstü

yüzünden

onlarca

insan her an bir elektrik

akımına

kapılabilir. Bir saniye bile tereddüt elektrik

gözü

elektrik

kablolarına

takılıyor

bir anda. Aynı zamanda bir elektrik cambazı olduğu için hemen seziyor tehlikeyi, çıplak kablolar yüzünden

113

bağlantısını

asılıyor

kablolara

koparıveriyor.

ve Kim-

bu eylemin nasıl bir mucize olduğunu anlamak için biraz zaman geçmesi gerekiyor. Zira abanılmış

sicim

gibi elektrik

yağmurun

altında

kablolularının

can Özgür’ü

havliyle kömüre

çevirmemesi şimdi baktığımızda akıl alacak iş değil. İşte bu doğaüstü çabadan sonra revir %20’lik bir hasar ile aslanlar gibi kurtarılıyor yağmurdan. Bütün bunlar yaşanırken Özgür’ün üzerinde yeşil tişörtün bulunduğunu söylemeye hacet yok sanırım. Bu yağmura karşı kazanılmış zaferin Özgür için çok önemli olmasının başka sebepleri de var. Özgür revirde çalıştığı süreçte birçok sabotajı bertaraf etmiş bir kahraman aynı zamanda. Fare zehri serpilmiş ilaçlar, müshilli pizzalar, yalancıdoktorlar Özgür ve ekibinin olağan üstü dikkatiyle savuşturulmuş sabotajlardan bir kaçı sadece. Özgür “Revire karşı olan güveni sarsmak için ellerinden geleni yaptılar, eğer bir salgın hastalık ya da

talihsiz bir ölüm yaşansaydı parkta kimsenin revire

güvenmeyeceğini biliyorlardı” diyor. Bu yüzden revir onun için bir kale gibi. O yağmurda kendi canını hiçe saymak pahasına karanlık ellerden koruduğu reviri doğaya karşı da korumak için elinden geleni yaptığını söylüyor. Doğa ise mucizelerle yardım etti ona çünkü doğanın adaleti her zaman kusursuzdur. Yağmur dindiğinde Özgür ve Yeşil Tişört perişan durumdaydı. Sırılsıklam olmuş tişörtü çıkarmak Özgür’ün aklından bile geçmezdi

olmadığına siz karar verin. Yağmur Özgür’ün

etmeden

senin dikkatini çekmeyen bu detay Özgür’ün de o esnada çok üzerinde durmadığı

leyse devam edelim ve abartılı olup arttırdığında

çıplak

kablolar

kelimesi size abartıl mı geliyor? Öy-

şiddetini

seziyor

likeyi,

kullanılmaz hale gelirse her şeyin diyor, sağlıklarından endişe etmeye

hemen

t e h -

bir önemi yok. İlaçlar ıslanır, revir sonu geleceğini düşünüyor. İnsanlar

cambazıolduğu

zim Çılgın

ya emir büyük yerden

geldi. Bi-

Hemşire “Derhal çıkar

o tişörtü,

senin hasta olmaya hakkın yok!”deyiverdi. Bu karşı konulamaz


Sosyal Mecmua komut karşısında Özgür mecburen çıkardığı tişörtü hiç olmasa bir tane sedyeyi kurtarmadan parktan Nuray’a verirken “Bak bu tişört benim için çok

demeye getiriyor her şeye inat!

çıkmamaya karar veriyor.

değerli.” Demeyi unutmadı. Çılgın Hemşiremizin

Çılgın Hemşire’nin evi ise çoktan fişlenmiş,

cevabı ise duyulmaya değer. “O zaman bana

Katlanabilir sedyeyi koluna bağlarken şahit olduğu

ev sahibi sıkıştırıyor, kapıda siviller bekliyor.

güvenmeyi öğreneceksin, bu tişört bende!” Bu

manzara içini parçalıyorsa da direncini artırıyor

Boşaltılması şart bu revirin ancak Nuray inatçı,

diyalogun birkaç saniye içinde gerçekleştiğini ve

vesselam. 10 yaşında bir çocuğun gaz bulutu

“Özgür buraya gelecek! Onu sağ salim görmeden

yağmur sonrası yapılacak yığınla iş olduğunu

içinde beşmetre ötedeki babasına feryadını görüy-

çıkmam!” diyor başka da bir şey demiyor.

belirtmek de fayda var. Çılgın Hemşire ve Yeşil

or önce, sonra 10 yaşındaki çocuğun yüzüne gaz

İki ayrı bölgede hayat kurtarmak için kendini par-

Tişörtlü Adam işlerine kaldıkları yerden devam et-

sıkan polisi. Gözü dönüyor Özgür’ün sırtında koca

çalayan bu iki canın buluşma vaktini yine doğa

tiler. Ancak aradan birkaç gün geçmesine rağmen

bir çanta koluna bağlanmış oldukça ağır sedye ile

belirliyor. Yağmur bulutları bu kez Özgür’ün dinlen-

Yeşil Tişört Özgür’ün aklından hiç çıkmadı.

bildiği bütün küfürleri sıralıyor. Kaçmıyor Özgür

mesi için harekete geçiyor.

Saldırılar, yaralılar çoktan unutturmuştu yukarıda

küfür ediyor ciğerlerini parçalarcasına, küçücük bir

aktardığımız birkaç saniyelik diyalogu Özgür’e.

çocuğun yüzüne sıkılan biber gazına, yürümekte

Polis yağmur sayesinde çekilip ortalık

Nereye gittiğini merak ettiği Yeşil Tişörtü durmadan bile zorlanan babanın evladını kucaklayamayışına, durulduğunda Özgür’ün gideceği yer belli. Niarar oldu gözleri. Çılgın Hemşireye sormak aklına

minicik yavrunun korkudan büyüyen gözlerine

hayet öyle oluyor. Çalıyor Nuray’ın kapısını. Bizim

bile gelmedi. İşte bizim meşhur gizli elin yarattığı

rağmen insanlıktan çıkmış polise karşı küfürden

Çılgın Hemşire derin bir nefes alıyor Özgür’ü tek

Yeşil Tişört metaforu artık Nuray ve Özgür’ün

başka ne yapılır ki? Ettiği küfürleri tahta joplar,

parça görünce. Bu ikisine kalsa akıllarında arayıp

buluşmasına giden yolun en iri taşlarından biriydi.

yumruklar ve tekmelerle ödeyen Özgür babanın

bulamadıkları aşk hala ortada yok. Ancak bizim

çocuğunu kucaklayarak parktan çıkışınıseyrediyor

gizli el son darbeyi vurmadıdaha. Bizim iki aşık

İnsan ister istemez Yeşil Yol filmini anımsıyor.

dayak yerken, bir de tek düşündüğü koluna sardığı devrim için seferberliğe kaldıkları yerden devam

Özgür doğaüstü güçleriyle yüzlerce insanın

sedyeyi bırakmamak. Bırakmıyor da. Polis başka

ediyorlar. Telefon görüşmeleri, yaralıların bakımı

acılarını içine çeken bir dev gibi değil mi gerçek-

bir hedefe doğru yönlenirken çıkıyor parktan.

derken, gelen bir telefonla konuşabilmek için ses-

ten? İşte bu Özgür devin yeşil tişörtü takip ederek

Evine gidip kendini toparlayacak ve yaralılara

siz bir yere geçme ihtiyacı olan Özgür farkında

hayatının diğer yarısına ulaşıp tamamlanma

yardım için kendini dışarı atacak Özgür, bundan

olmadan Nuray’ın odasına giriyor.

hikâyesidir, hikâyemiz.

başka hiçbir şey düşünmüyor.

“Geldim ağbi şimdi, bir arkadaşın evindeyim ben…

Binlerce insanın parktan zalimce çıkarıldığı o

Şey buradayım da ağbi şimdi kapatıyorum ben

hazin güne geldik şimdi. O gün Özgür ve Nuray

Bu esnada Nuray ise Özgür’ü düşünüyor. Hiç

seni sonra ararım.”

gemiyi en son kaptan terk eder diyerek işlerini

tereddüt etmeden kabul ettiği “sen kaç”komutuna

yapmaya devam ediyorlar.İnsanların tamamen

nasıl riayet ettiğine öfkeli. Onu sağ salim

Özgür telefonu kapatıp uzun süre gözleri sabit bir

çıkarılacağını anladıkları anda, dışarıda görevler-

görmezse rahatlamayacak vicdanı. Bir yoldaşını

biçimde baka kalıyor Nuray’ın yatağının başucuna.

ine devam edebilmek için kurtarabildikleri kadar

geride bırakmanın pişmanlığıyla kıvranırken rahat

Sanırım neye baktığını tahmin etmek çok zor değil.

eşyayı kurtarmaya karar veriyorlar. Kendiler-

koltuğunda kahvesini yudumladığını sanıyorsanız

Yıkanmış, kurutulmuş öylece duruyor orda bizim

ine sürekli yaklaşan polise rağmen korkusuzca

yanılıyorsunuz elbet. Nuray çoktan evini bir revire

Yeşil Tişört. Özgür o an hissediyor tamamlandığını

çantalarınıdolduruyorlar. Özgür kendi çadırındaki

çevirmiş ve görevine kaldığı yerden devam edi-

işte. Bahaneyle Nuray’ı odaya çekiyor;

tıbbi malzemeleri çantasına atarken ona yardım

yor. İki yaralı arası bir telefon edip Özgür’e talimat

“Nuray senin balkonun manzarası ne güzelmiş.”

eden Nuray 30 saniyede bir polisin hangi konumda veriyor.

“Ne manzarası be, esas manzara üst katta.”

olduğunu rapor ediyor. Polisin iyice yaklaştığını

“Senin sağlam olduğunu kendi gözlerimle görmem

“Hayır bence en güzeli burada!”

artık gitmeleri gerektiğini söyleyen Nuray’a

lazım!”

Bundan sonra romantik dakikalar, iltifatlar baş

kararlıbir sesle komut veriyor Özgür;

Özgür on beş dakika dinlendikten sonra Ramada

başa geçirilmiş rüya gibi anlar bekleyenler yine

“Sen hemen kaç! Ben geleceğim.”

Otelde alıyor soluğu. Sabaha kadar görenlere

hayal kırıklığına uğrayacaklar üzgünüm. Nuray ve

Nuray bu emre neden hiç sorgulamadan itaat

aklını uçurtacak bir cesaretle plastik mermilerin

Özgür’ün Âşık olduklarını anlamaları devrimden

ettiğine hala şaşkın “O kaç dedi, ben de kaçtım”

arasında yaralı avıyapıyor. Kaskı bile olmadan

vazgeçtikleri anlamına gelmiyor. Ev hala yaralı

deyip şaşkınlıkla bakıyor yüzüme. Peki, Özgür

plastik mermilerin arasına dalan Özgür’e orda

insanlarla dolu, Mutfakta en az barikattaki kadar

neden kaçmıyor? Çünkü o Yeşil Tişörtü beledi-

olan herkes deli gözüyle bakıyor. Hatta intihar

iş var. Yan yana çalışmaya devam ediyorlar. O

yenin çöpçülerine teslim etmemeye kararlı. Ancak

ettiğini düşünenler var. Ama Özgür yaralı yerine

gece evin kalabalık olması yüzünden kendine yer

nerede bu Yeşil Tişört? Artık neredeyse polisle

gaz bombası taşıyan 112 Ambulansını, ambul-

bulamayan Nuray, Özgür’ün yanına kıvrılıveriyor.

burun buruna gelen Özgür güzelim tişörtünden

anstan indirilen ağır yaralının asfalt zeminde 15

32 yıllık ömürlerinin en tamamlanmış uyku-

vazgeçiyor içi parçalanarak. Ancak hemen koşarak dakika kan kaybetmesini izleyen polisleri gördükçe sunu sarılarak yaşayan Özgür ve Nuray sabah parkı terk ettiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

daha kararlı dalıyor mermilerin, fişeklerin ortasına.

uyandıklarında birbirlerine aynı anda şu soruyu

Dışarıda yaralı insanların olduğunu bilen Özgür

“İnsanım ulan ben, terk edemem kimseyi ölüme!”

soruyorlar;

114


“32

yıldır

İşte

böylece

yorlar

o

bir

nerdeydin?” cak. Dünyanın en kalabalık düğününü yapacağız

gün,

daha

orda

karar

hiç

veri- birlikte. Nuray ve Özgür için, Özgürlük için en iyi

birbirlerine

âşık

olduklarını

hiç çapulcularla bir kez daha buluşmak dileğiyle.

fark etmeyen bu iki güzel insan, birlikte olma Şirin kararlarını

arkadaşlarına

zaten

Bütün

sevgili

Park

değil

sizi

teymurlenk‫@‏‬teymurlenk Düğün tomasını kullanan vedat mı :d

Öten

#DüğünümüzVarDostlar

için;

AşırıUçburcu vatabay‫@‏‬vatabayburcu

açıkladıklarında,

tebrik yerine ilginç bir tepkiyle karşılaşıyorlar. Gelin “Siz

, çok kalabalıklar! #DüğünümüzVarDostlar

ayrılmamaya. bildiğimiz şeyin sevmek olduğunun ispatı için Gezi Parkı’nda gerçekleşecek bu düğünde tüm

Günlerdir

telsizi: - TOMA-7 , TOMA-2 oğlan tarafıyla ilgilenin

ve

Damada

ulaşmak

miydiniz? d i r e n r e v i r @ h o t m a i l . c o m

sevgili

Emiyetten büyük destek, düğün alayına TOMA

biliyor”

eşliğinde serinleme ve koşu halayı, geline biber

Devrime adanmış, âşık olduklarından haber-

gazı damada gaz fişeği #DüğünümüzVarDostlar

siz iki yürek şimdi devrim kadar güzel bir düğüne

hazırlanıyorlar.

Düğün

organizatörl-

Özge Sönmez‫@‏‬sonmezozgee

eri ise onlarca çapulcu. Şimdi düğün salonunu

Geline devlet babasindan kocaman bir Toma.

merak edenler sıkı dursun. Düğünümüz aşkın

#DüğünümüzVarDostlar

ve devrimin başladığı yerde Gezi Parkı’nda. Reklam,

sansasyon

gibi

yaftalarla

Atılan Tweetler

itham

Gönüllü Basın.‫@‏‬diren_adalet

edilmekten çok korkuyorlar ama düğünü Gezi Park’ında yapmaktan vazgeçmek mümkün değil.

vali mutlu: müdahale etmeseydik 3 çapulcu burcuç‫@‏‬kirmizi_defter

yapacaklardı #DüğünümüzVarDostlar

Her sabah aldığı 2 ekmek ve 12 yumurtayla düğün gezideyse bu gidişle balayı nezarette #direparka gelip, ekmeğin birini, yumurtanın altısını

nerekevleniyoruz

parka bıraktıktan sonra “ne olur yiyin çocuklar” diyen seksenlik teyzenin gelmesi gerek bu düğüne,

gölgesinde

aşık

oldukları

ağaçların,

kurtarabildikleri kuşların nikah şahidi olmadığı

#ÇapulcuTakip. Vali Mutlu Gelin üzgün... Sena Akyıldız‫@‏‬senakyildiz

İddianame hazır evlenerek halkı isyana teşvik!

Dugune Polis ile Tomada mi davetli. Ev sahibi gibi

#DüğünümüzVarDostlar

erkenden gelmisler.. #direnerekevleniyoruz

düğün, düğün sayılmaz ki. “Ben on üç yaşındayım yanınıza

gelemiyorum”

diyerek

yanından

ayırmadığı uğurlu oyuncağını ta Amerika’dan

Barış Uluocak‫@‏‬barisuluocak

Memet Erdem Aybay‫@‏‬eraybay Çağıl Şahin Sünbül‫@‏‬CagilSnbl

#DüğünümüzVarDostlar %50 nişanlıyı zor tutuy-

‘Aşk örgütlenmektir...’ (Gezi Parkı’nın bu akşamki

oruz evde

kapanış nedeni sanırım) #direnerekevleniyoruz parka yollayan çocuğun uğuru o var o parkta.

RedHack ★‫@‏‬TheRedHack

Çocukların kartpostallarla, mektuplarla yollanmış

Selin Karabulut‫@‏‬selinkarabulut

Ey herşey bitti diyenler, korkunun sofrasında

iyi dilekleri parkın her köşesine sinmişken bu

Bu düğünler dernekler hep altın lobisinin işi zaten.

yılgınlık yiyenler, Bitmedi daha sürüyor o kavga ve

parkta evlenmek istemenin neresi yanlış? Çarşı

#direnerekevleniyoruz

sürecek, Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek

karşılamazsa eksikliğini hissetmeyecek mi kimse?

Feto Yldz‫@‏‬MyBoshnaQ

Ahmet Ümit‫@‏‬baskomsernevzat

Düğün Ethem, Mehmet, Abdullah, Ali olmadan

Sn Vali damadın sırtını yumruklamayı memur

Aşk hikayesi değil, bir park hikayesiydi haz-

grubu bu çiçeği burnunda aşıkları meşaleleriyle

olur mu? Nuray ve Özgür onlara yetişemediyse de arkadaşlar abartmayacaklar değil mi efenim? Biraz

iranda yaşanan. Aşk olmadan da insan ruhunun

ruhları Nuray ve Özgür’e hep yardım etmedi mi?

yücelebileceğini öğretti, öğrenme yetisi olanlara.

kalabalık gelmişler de! #DüğünümüzVarDostlar

Şimdi Gezi Parkında dolaşan ruhlarına düğünü uzaktan seyrettirmek yakışır mı bize? Divan

Mustafa Avci‫@‏‬mavcist

Oteli’nde Nuray’ın tıbbi olarak yapabileceği hiçbir

Artik tam anlamiyla siril siklam aşiklar

şey kalmamışken, sloganlarla hayata döndürdüğü

#DüğünümüzVarDostlar

direnişçinin hatırına, Divan Otel’in pencerelerine karşı yapmak bu düğünü boynumuzun borcudur.

askidaki adam‫@‏‬CeoApulcu

Hem bütün çapulcuların davetli olduğu bu düğün

@stajyerlilith biz oğlan tarafıyız :)) çoook

hangi düğün salonuna sığar sorarım sizlere?

kalabalığız :)) bi ucumuz. Taksim’de,Dikmen

20 Temmuz 2013’de direnişin bu güzel yürek-

de,Antakya’da yız :)) çoook kalabalık bi orduyuz :)

li iki insanının hepimizin hayatının birleştiği yerde

Gezi

Parkı’nda

hayatlarını

birleştirdiğine

şahitlik etmek isteyen tüm çapulcular orada ola-

115

stajyerlilith‫@‏‬stajyerlilith Gezi parkı düğününde geçen bir dialog :) Polis


Sosyal Mecmua Ve o fotoğrafın kahramanı dünyaya gözlerini açtı: Atlas Diren bebek doğdu...

bebeğimize ikinci isim olarak DİREN adını koymaya karar verdik. Yıllar sonra, adının anlamını merak ettiğinde 31 Mayıs 2013 tarihinden başlayarak yaşananları anlatacağız, Türk halkının tepkisini nasıl dile getirdiğini, birleşip nasıl tek vücut olduğunu anlatacağız. Adının böylesi bir hikayesi olduğu için gururlanacak ve her haksızlıkta isminin ağırlığına yakışır bir şekilde en ön saflarda olacak. Belki Gezi Parkı direnişine katılamadı ama sizlerin sayesinde daha özgür bir Türkiye’de büyüyecek… Gösterilerde yanında olamadığımız herkesten binlerce kez özür diler ve hepinize ayrı ayrı teşekkür ederiz.’

Direniş günlerinin sembol fotoğraflarından biri de karnında ‘Diren Gezi Parkı, geliyorum!’ yazan hamile kadının fotoğrafıydı. Gezi direnmeye devam ederken Diren bebek dünyaya geldi. Gezi Direnişi’nin ilk günlerinde sosyal medyada yayılan sembol fotoğraflardan biri de ‘Diren Gezi Parkı, geliyorum!’ fotoğrafıydı. Telgrafhane’den Taylan Özbay, fotoğrafın kahramanlarına ulaştı. Fotoğrafın sahibi Tuğfe Tufan Taşan’ın eşi Orkun Taşan’ın tüm ‘Çapulcular’a hitaben kaleme aldığı satırlar şöyle: “Tüm Çapulculara selamlar, Gezi Parkı gösterilerini ilk günden beri eşimle birlikte soluksuz olarak izliyoruz. Eşimin hamileliği nedeniyle biber gazı ve tazyikli suya maruz kalmaktan korktuğumuz için ne yazık ki orada bulunamadık. Sadece bir kere sırf sizlerle aynı havayı soluyabilmek için arabamızla Beşiktaş sahiline kadar gidip tekrar geri döndük. Orada bulunan ve sadece attıkları sloganlarla özgürlüklerini savunan herkesten yanınızda olamadığımız için özür dileriz. Hala içimizde bir burukluk ve sizlere karşı mahcubiyetimiz var. Kısaca sizlere bizden, yani ailemizden bahsetmek isterim. Ben ve eşim bugüne kadar hiçbir siyasi partiye üye olmamış ve hiçbir gösteriye katılmamış apolitik insanlarız. İkimiz de üniversite mezunu ve özel sektör çalışanıyız. Herkes gibiyiz aslında… Borçlarımız, zorluklarımız, yerine getirmek zorunda olduğumuz sorumluluklarımız var ama sizlerin sayesinde hayata giderek artan bir umutla bakıyoruz. Bu duyguları yaşarken evde olmak gerçekten çok zor. En sonunda bir Pazartesi gecesi adeta tüm bu çaresizliğimizin dışa vurumu olarak eşimin aklına bir fikir geldi, ‘Hadi karnıma bir yazı yazıp paylaşalım?’; ikimiz de çok heyecanlanmıştık, ‘Nasıl yazacağız peki?’ diye sordum, çözümü göz kaleminde bulduk(!) Eşim, ne yazacağımıza benim karar vermemi istedi, ben de duygularımızı en yalın haliyle anlatabilmek için, ‘#direngeziparkı geliyorum!!!’ yazdım. Amacımız gösterilere mizahi bir dille yaklaşarak destek vermekti, sanırım bu amaca da ulaştık. İki günde fotoğrafımız elden ele adeta çığ gibi büyüdü. Bu durum bizi hem çok mutlu etti hem de çok şaşırttı, bu kadar kişiye ulaşabileceğimizi tahmin etmemiştik. Sanırım sosyal medyanın zehir olarak görülme sebebi de bu olsa gerek. Fotoğrafımızın altına yapılan yorumları okudukça mutluluğumuz daha da arttı çünkü dışarıda direnen abileri-ablaları bebeğimize sahip çıktılar, ona isimler taktılar ve bizlerin kim olduğumuzu bilmeseler de iyi dileklerini ilettiler. Fotoğrafı gören veya paylaşan birçok kişinin merak ettiği, bebeğimizin kız mı yoksa erkek mi olduğuydu. Bebeğimiz erkek ve adını dünyanın yükünü omuzlarında taşıyacak güce sahip olsun diye ATLAS koymaya karar vermiştik ama fotoğrafımız o kadar çok paylaşıldı ki, insanlar bebeğimize o denli anlam yüklediler ki onların dileklerine kayıtsız kalamadık ve

. Telgrafhane’den Taylan Özbay, fotoğrafın kahramanlarına ulaştı.

Diren bebek (Annesi ve babası kusuruma bakmasın ama yazının bundan sonrasında kendisi yalnızca bu isimle anılacaktır) 20 Haziran günü tam da babasının doğum gününde dünyaya gözlerini açtı. Dünyaya geldiğinde ünü kendisinden önce öylesine yayılmıştı ki, hastanedeki hemşirenin dolabında bile anne karnındaki o resmi vardı. Kendisi bugün itibariyle bir ayını çoktan devirmiş durumda; ağaçları kesmeye niyetlenenler, insanların özgürlüklerini kısıtlama hakkını kendinde görenler, baskı imparatorluğu mimarları, artık o karanlık adımlarını atmadan önce bir kez daha düşünsün, benden uyarması! Diren’in, Gezi direnişinin tam da ortasında ve tam da o direnişin sembollerinden biri olarak dünyamıza merhaba demesinden midir nedir, annesinin paylaştığı fotoğraflara bakarken kendimi aynı ninniyi mırıldanırken buluyorum hep. Hani şu Melih Cevdet Anday’ın kaleme aldığı, Ruhi Su’nun bestelediği ‘Dursun Bebeğe Ninni’yi… Bilenler bilir, 1950 yılında, aynı yıl kurulmuş Türkiye Barışseverler Derneği’nin başkanlığını yapan Behice Boran, Kore’ye asker gönderilmesini kınayan ve Adnan Menderes hükümetine karşı yayınlanan bir bildiri nedeniyle on beş ay hapis cezasına çarptırılır ve oğlu Dursun’u cezaevinde dünyaya getirir. Bunun etkisiyle de dostu Melih Cevdet Anday, ‘Dursun Bebeğe Ninni’ şiirini kaleme alır. Büyük ozan Ruhi Su’nun bestelediği şiiri Diren için biraz olsun değiştirerek yeniden anmamak mümkün müdür şimdi?

116


ŞANLI 15 - 16 haziran direnişi

Bilindiği üzere 1970 yılında, çalışma yaşamı ve sendikal mevzuatı düzenleyen 274 sayılı İş Yasası ve 275 sayılı Sendikalar Yasasında değişiklik öngören yasa tasarısı ile DİSK ve temel işçi hakları tasfiye edilmeye çalışılmış, buna karşı büyük bir işçi direnişi yaşanmıştı. 15–16 Haziran 1970 tarihlerinde 168 fabrikadan 150 bin işçinin gerçekleştirdiği direnişe şiddetle müdahale edilmesi sonucu 3 işçi ölmüş, 200`den fazla işçi yaralanmış, sıkıyönetim ilan edilmiş, yüzlerce sendikacı 12 Mart mahkemelerinde yargılanmış, olayların ardından 5 bini aşkın işçi işten atılmıştı. İki yıl sonra Anayasa Mahkemesi söz konusu değişiklikleri iptal etmiş ancak 12 Mart döneminde sermaye çıkarları doğrultusunda yeterince düzenlenemeyen çalışma yaşamı, 24 Ocak 1980 ekonomi kararlarının gerektirdiği 12 Eylül düzeni ile çalışanların aleyhine biçimlendirilmişti. 12 Eylül`ün devamı niteliğindeki AKP iktidarı döneminde de, 2003 yılındaki İş Yasası değişikliği ile başlayan ve “torba yasa”larla süren birçok değişiklik yapılmıştır. Böylece taşeronlaştırma ve esnek, güvencesiz istihdam biçimleri yaygınlaşmış, işçi sağlığı, iş güvenliği hizmetleri piyasaya açılmış, serbestleştirme, kuralsızlaştırma doğrultusunda önemli düzenlemeler yapılmıştır. Bugün Türkiye, 15-16 Haziran`ın 43. yıldönümüne bir halk direnişi ile girmektedir. Bilindiği üzere AKP iktidarı gerici, dinci ideolojisi eşliğinde bütün ülkeyi sömürü ve rant alanı haline dönüştürmektedir. Emek, demokrasi, cumhuriyet, laiklik değer ve kazanımlarına yönelik çok yönlü ve sistemli saldırılara karşı gösterilen meşru halk tepkileri son 18 günde faşist yöntemlerle bastırılmaya çalışılmıştır. Bu iktidar döneminde giderek artan sömürüye, rant ve talan politikaları ile gerici uygulamalara ve bu politikaların koruyucusu olan polis zulmüne karşı birikmiş tepkiler en son Taksim Gezi Parkı direnişine yol açmıştır. Bütün ülkeye yayılan direnişe karşı devlet merkezli şiddet dalgasına halk boyun eğmeyip, alanlara, mahallelere, sokaklarına çıkarak, tenceresiyle, tavasıyla, birleşik protestolarıyla AKP faşizmine dur demiştir. TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO), 15–16 Haziran`ın yıldönümünde sermayenin emek sömürüsü ve azami kâr hırsının yol açtığı toplumsal ve ekolojik sonuçlara karşı mücadelenin toplumsal meşruiyetine inanmakta ve 43 yıl önceki işçi direnişi ile 31 Mayıs`tan beri bütün Türkiye`ye yayılan Halk Direnişini selamlamaktadır. Halkımızın mücadelesi, Türkiye`nin neo liberal politikaların tamamen dışında bağımsız, eşitlikçi, kalkınmacı, sanayileşmeci, üretim ve istihdamdan yana bir yönelime girmesiyle zafere ulaşacak, Odamız mesleki toplumsal sorumlulukları, ülke ve halk çıkarları gereği her zaman bu seçeneğin yanında olacaktır. Ali Ekber Çakar TMMOB Makina Mühendisleri Odası

117

Olayların gelişimi DİSK’li sendikacıların ve yöneticilerin tepkileri, 15 Haziran 1970 sabahı, İstanbul’un belli başlı merkezlerine doğru yürüyüşe geçmeleriyle yeni bir evreye girdi. Son 1,5 yıldır bazı büyük fabrikalarda çeşitli işçi hareketleri ve direnişleri sürmekte olduğundan birçok fabrikada ve işçi semtinde gerginlik artmıştı.15 Haziran 1970’te patlak veren olaylar da bir nevi dışavurum oldu. Kentin Anadolu yakasında başlayan yürüyüş Kartal İlçesi’nden yürüyüşe katılan işçilerle Ankara Asfaltı (E-5 karayolu) boyunca ilerlerken, kendilerine başka fabrikalardan da katılanlar oldu. Göztepe dolaylarında, Otosan Fabrikası işçileri ile DMO işçileri de onlara katıldı ve yürüyüş saat 17:00’ye kadar sürdü. Bir başka yürüyüş kolu da Beykoz ve Paşabahçe’den Üsküdar’a doğru oluştu.16 Haziran’da ise Gebze’den başlayan işçi yürüyüşü, Kartal’dan katılan işçilerle birleşerek Bağdat Caddesi üzerinden Kadıköy İskele Meydanı’na kadar ulaştı. Avrupa Yakası’nda ise 15 Haziran 1970’te, Bakırköy - Topkapı Sağmalcılar güzergahında yürüyüş yapıldı.16 Haziran’da da, kentin Topkapı dışındaki kesimlerinden gelen kollar birleşip, Aksaray üzerinen önce Sultanahmet’e, oradan Cağaloğlu ve vilayetten (valilik) geçip Eminönü’ne geldiler.Valilik Haliç üzerine yer alan o zamanki iki köprüyü de açtırarak, eylemcilerin Beyoğlu tarafına geçmesini engelledi.Levent ve Beyoğlu’nda da küçük yürüyüş kolları oluşmuştu. Gösterilere pekçok fabrikadan 75,000 dolaylarında işçi katıldı.Gösterilen tepki esas olarak DİSK üyesi işçilerden geldiği halde, yürüyüşlere çok sayıda Türk-İş işçisi de toplu halde katıldı.Olayların birinci günü akşamı Bakanlar Kurulu 60 günlük bir sıkıyönetim ilan etti.DİSK ve bağlı sendikaların yöneticilerinin pek çoğu sıkıyönetim mahkemelerince tutuklandılar ve yargılandılar.Kadıköy’de meydana gelen olaylarda 2 işçi, 1 polis ve 1 esnaf yaşamını yitirdi.16 Haziran’da Ankara, Adana, Bursa ve İzmir’de de küçük çaplı olaylar yaşandı. Olayların ardından CHP Genel Sekreteri Bülent Ecevit, Genel Başkan İsmet İnönü ile birlikte partisi adına, TİP’den ayrı olarak Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.Anayasa Mahkemesi, yasa değişikliği konusunda açılmış olan davaları daha sonra karar bağlayarak, söz konusu yasa değişikliklerini iptal etti. 16 Haziran günü ölenler • Yaşar Yıldırım, Mutlu Akü Fabrikası işçisi • Mustafa Bayram Vinleks işçisi • Mehmet Gıdak, Cevizli Tekel Fabrikası işçisi • Doğukan Dere, esnaf • Yusuf Kahraman, polis memuru


Sosyal Mecmua Eylemle bağlantılı direnişlerde ölenler • Hüseyin Çapkan, eylemlerden sonra direniş başlatan Gıslaved işçilerinden Lastik-İş sendikası üyesi işçi • Necmettin Giritlioğlu, Aliağa rafinerisi inşaatında çalışan ve greve giden Yapı-İş Sendikası Genel Başkanı Popüler kültüre etkileri Olayların olduğu geçen dönem Zengin Mutfağı (oyun) adlı tiyatro eseri ve aynı eserin sinemaya aktarılması olan Zengin Mutfağı (film) adlı filmde işlenir. www.Wikilikes.com

118


Devrimci bir dindar: İhsan Eliaçık

İslam’ı akılsız ve ruhsuz bırakan nakilci ve menkıbeci uyuşturucu din anlayışına karşı, dinin asi ve asalet yüzlü devrimci yüzünü açığa çıkaran soyut din ve tanrı anlayışını Ali Şeriati’den feyzle yeryüzüne ve topluma indiren; unutulmuş ve örtülmüş isyancı tinselliği mazlumların gözüyle bugüne güncelleyen bir isim İhsan Eliaçık. İslamcı geleneğin içinden gelmesine rağmen o cephenin ve kapalı cemaat yapısının içine sıkışmamış, dogmatizmi aşmış, en aykırı muhalif çevrelerle bile iletişim ve etkileşim içinde olan tüm sosyal sorunlara duyarlı, cesur ve samimi bir yürek… Anti kapitalist Müslüman çizginin gelişip serpilmesinde öncü rol oynayan ihsan hoca, resmi din anlayışını din içi bir dille yıkarak muhalif ve bağımsız bir dindarlığın yolunu açmıştır. Neoliberal muhafazakarlıkla radikal dincilik arasında sıkışıp kalmış inançlı kesimleri sol tandanslı dini okumalarla buluşturmak küçümsenmemesi gereken önemli bir adımdır. Türkiye Müslümanlığının anti komünist sağcı geçmişini eleştirip reddetmesi, statükocu resmi Sünni anlayışın çürümüşlüğünü teşhir ederek devletin kontrolündeki dindarlığı işlevsiz kılması ve üstü örtülmüş muhalif İslam tarihini hatırlatması not edilmesi gereken önemli hususlardandır. İslam’ı anti kapitalist toplumsalcı bir bilinçle yorumlayan, dini yorumlarında egemenleri sorun sallaştıran, içtihat ve tefekkürü öncelle yen duruşuyla donuk ve sabit iman anlayışını yapı bozumuna uğratan bu nadide münevverin görüşlerini-kitaplarını okumanızı öneriyorum. Müslümanların içinden ezberleri bozan hakiki bir feryadın çıkması, dini çoklu okuma ve yorumlara açan ilim ve irfani boyutu geliştiren bu tür güçlü atılımların, şahsiyetlerin çoğalmasını umuyorum… Ortaya koyduğu eylem ve dönüşüm gücüyle kendisini bu ülke için büyük bir şans olarak değerlendiriyorum. İktidarları rahatsız eden onurlu duruşu nedeniyle iğrenç iftiralara uğrayan, saldırı kampanyalarına maruz kalan ihsan hocanın yalnız olmadığı bilinmelidir. Bu iğrenç kampanyalara karşı bizler dostluk ve dayanışma ruhu ile saldırılara karşı göğsümüzü siper etmeli ve anti kapitalist Müslümanların yanında daha yüksek bir sesle durabilmeliyiz. Hür bir vicdan ve temiz bir yürek taşıyan her güzel insan İhsan Eliaçık’tır. İhsan Eliaçık’lar susturulamaz. Yeryüzü Sofrası / RadikalBlog

119


Sosyal Mecmua Mapusta bir çapulcuyum, siz kardeşlerimi özledim!

Kubilay İyit Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzikoloji bölümü yüksek lisans öğrencisi. Gezi Parkı olayları nedeniyle 20 Haziran’da şafak baskınında gözaltına alındı. 23 Haziran’da tutuklanarak Kırıklar F tipi cezaevine gönderildi. Oradan yoldaşlarına bir mektup yazdı. Mektup; Mapusta Bir Çapulcuyum, Siz Kardeşlerimi Özledim! Mapusa düşeli erkenciyim. Kahvaltı gelmeden kalkıyorum. Gördüğüm gerçeküstü rüyalar pembeye döndü dönecek derken... Kantinden aldığımız çalar saat yeni doğmuş bir kuzu. Gücü bana yetiyor uyanıyorum. İzzet ve Ozan’ın horultusu epey derin geç uyudular. Buraya geleli her gece, yataklara çıkıp iki koldan salvolarla kuşatıp Taksim’i polisi Dolmabahçe’ye sürüyorlar. Sonra da gerisin geri, sarına sarına gaz kalkanına Gezi’ye dönüyorlar. Aşağı kata inip çay suyu koymalı. Sonra sabah temizliği, kahvaltı ve sayım. Yumurta verseler bari. Çok az rafadan olanından. Sarısına ekmek banasım var. Bugün ilk sporumuzu yapacağız. Göbeğim hücreye sığmıyor, biraz terlemek gerek. Havalandırma avlusu betondan, çabuk yoruyor insanı. İzzet sigarayı, ben ve Ozan yeşili seviyoruz. Bir iktidar mücadelesine girdik İzzet’le. Gereksiz biliyorum. Lakin zamanda çabuk geçmiyor ki.”Sporda liderlik, hücrede liderliktir” dedim inandı. Gençliğine güveniyor kerata. Benimkisi tavşan ile kaplumbağa oyunu. Bilek güreşine girse çiğ çiğ yiyecek beni. Garibim ne bilsin.. Öğlen yemeği de geldi geçti. Güneş tepede. Avluya su dolu 5 litrelik plastik bidonlar dizdiydik. Kızışsınlar da dökünüverelim diye. Havalandırma bildiğiniz tandır. Bütün canlı mahlukatlar inlerine çekilmiş. Bizim çocuklar iki yeni yetme koşturup duruyorlar. “İsmail abi”, “Hoop”, “Geldi mi?”, “Nasıl?” Mapuslukta top oyunu meşhurdur. F tipine ilk giren “devrimci abiler”den beri bir gelenektir devam eder durur. “F tipi iletişim” diyorum bu oyuna. Aslında yakan topla tenis arası bir şey .Baklava dilimli bir cezaevi düşünün. Her dilimde üç kişi ve bir de havalandırma. Gazeteyi

rulo gibi sarıyorsunuz, mesajınızı arasına sıkıştırıyorsunuz. Gideceği hücre ve kişi bilgilerini de unutmadan file görevi gören duvarın ardındaki havalandırmaya atıyorsunuz. Karşıdan alacak olan arkadaşın adını söyleyip uyarmayı ihmal etmiyorsunuz. İlk gün deneyeyim dedim. Attığım top gitti Şerko’nun kafasına çarptı. Şerko da eskilerden. “Yıllardır mapusum, ilk kez başıma top düşüyor” demiş “Kim attı loooo” diye haber salmış. Sonradan tanıştık.”Abimsin” dedim, “Mahsuru yok heval, bizdensin” dedi. Bu arada ulaşmak istediğim hücreden “Bize arkanı döndün arkadaş” dediler de öyle anladım topları ters stikamete attığımı. Havalandırma tersten bir kuyu, bir tek yansıman yok. Bağırdıkça çoğalıyorsun. Seksek oynar gibi sesin dolaşıp duruyor. Bazen üçümüzün günde üç vakit bağırası tutuyor. Havalandırmanın sayesinde

hocam çıktı ilk. Bir yıl boyunca her perşembe dersine girdim. Dersliğe girince “tünaydın halkım” der. “Ne ayaksın” manasında tebessümle kafa sallardı. Elim kolum birbirine dolanır, şaşkınlıkla ve olabildiğince sessiz omuz silkerdim. Sorunuzun güncelliğini yitirmediğini düşünerek yeni yaşam alanım üzerinden cevap vermek istiyorum: “Son on yılın en popüler olayının bir sonucuyum. Çapulcuya çıkardım adımı paklandım. “Poşetin içindeki kitaplara geri dönüyorum. Williams, Giddens, Lyotard gibi ağır toplar çıkıyor. Altyapım oldukça sağlam. Ve final; Gabriel Garcia Marquez. Asırlık bir çınar önce gülümsüyor. “Anlatmak için yaşamak” gerek. Kitabın arka yüzünü çeviriyorum, “hayat insanın yaşadığı değildir, asıl olan hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır” diyor. “Dedeme benziyorsun” diyorum. “Bıyıkların, saçların… Fotörün eksik sadece. Ben yaşlarda yaşadığın aşklarını anlat. “Marquez orkestra oluyoruz. Anlayacağınız yön duygusunu kıyı hatlarımdan kuşatıyor beni. Gelip yatağımın kaybediyorsunuz, zaman da yitip gidiyor. başucuna konuyor. Bu gece bana ait hatıralarını Volta atarken fark ettik. Börtü böcek terk-i dianlatacağını söylüyor: Bir sevgiliye bakar gibi yar eylemiş hücreyi. Oysa söz vermiştik kendsayfalarıma “Paris’te bir cumartesi”, sırılsıklam imize, her şeyimizi paylaşacağız, tür ayrımı aşık olduğun o kadını karanfil kokulu hücrene yapmayacağız diye. İnsan varlığının F tiplerindeki getireceğim. Utangaçlığını yenip aşkın ve sevgin ekolojik sistemi tehdit ettiğini anlatan bir itiraz için çapulculuğunu bana hediye eder misin?” dilekçesi yazdık hakime. Üzerimize atılı suçlardan Off Marquez... daha geçerli bir mazeret olur diye düşünüyoruz. Haberler geliyor, gözaltılar artıyor. Tutuklanmalar Kitaplarım geldi çok mutlu olduğum söylenardı sıra. Adalet, gazlı, kanlı, kasklı aletine binmiş emez. Evdeki sermayemin ilk bölüğünü haksız gezi avında. Şaşkınlık hallerim tümden azalıyor. yere kaderime ortak ettim. F tiplerinde süren kiBeni ciddiye alıp mapusa atanları utandırmamak tap yasağına karşı sürdürülen kampanyalardan adına Williams, Giddens ve Lyotard’ı defansta birine kitapların kendilerini özgürce okutmalarına bırakıp Marquez’le ileri atılıyorum. Gökkuşağı mani olduğu gerekçesiyle imza atmıştım. tadındayız. Tarçın sürüyorum bedenime, mor Henüz gözaltındayken bir “itirafçı” gibi tek tek fistanlar giyiyorum, tırnaklarıma kızıl ojeler ve kitaplarımın ismini avukatıma verdim. “Dur hele, boynuma bütün bir Çarşı. Kaçarı yok galibiyet için bu ne acele? Seni alıp da ne yapacaklar” diye iti- sahadayız! raz etmişti avukatım. ‘’Savcıya kanım çok ısındı, Bu maç elbet bir gün bitecek. Ama ben “Mapusta bu işin sonu mapusluk’’ demiştim. O an neden bir çapulcuyum siz kardeşlerimi özledim.” bunu yaptım bilemiyorum. Bir yerde okumuştum galiba. Bir sorumluluğu birçok kişi arasında paylaştırırsanız, gerçekleşme ihtimali sorumluluk Kubilay İYİT yüzdesi eşit bölüşeceğinden dolayı azalabilirmiş. Kırıklar 1 Nolu F Tipi Cezaevi-B 46 Sanırım kitapları seçerek hata yaptım. Böyle saç- http://blog.radikal.com.tr ma bir şeye sokaktaki çocuk inanmaz. Kitap poşetini koydum yatağımın üstüne. Ayhan

120


Gezi Direnişi Tutuklusu İmran Aydın’dan Mektup: “Biz Zulme Karşı İsyan Ettik, Boyun Eğmedik”

G

ezi direnişine katıldığı için 18 Haziran günü gözaltına alınarak 26 kişi ile birlikte tutuklanan üniversite öğrencisi İmran Aydın, Edirne F Tipi Cezaevi’nden mektup gönderdi.

Aydın’ın Haziran direnişine katılma gerekçelerini anlattığı mektup şöyle: “Adım İmran Adın. Plato Meslek Yüksek Okulu Medya ve İletişim Bölümü öğrencisiyim. Gezi Parkı direnişine katıldığım için tutuklandım ve halen Edirne F Tipi Hapishanesi’nde tutulmaktayım. Herkesin üzerinde yazıp çizdiği biz ‘90’lı gençlerin isyanına tanık oldu tüm dünya. Peki apolitik ve asosyal olarak nitelendirilen bizler Gezi direnişinde neden en ön safta, barikatlarda yer aldık? Kime ne için isyan ettik? Bizim top oynadığımız yerleri ‘kentsel dönüşüm’ adı altında sermayeye peşkeş çekmenize, bizleri hapishane gibi sitelere hapsetmenizedir isyanımız! Sünni İslam dini dışında tüm inançları yok sayan tekçi ve asimilasyoncu eğitim sisteminizedir! Liseye başladığımızda öğrenim sürelerinin öğrencilere danışmadan uzatan, iki de bir sistemle oynayan, üniversite giriş sınavını yok ÖSS, yok LYS, yok YGS yapıp biz ‘90’lı gençleri deneme tahtası yapmanızadır. Milyonlarca öğrencinin girdiği ve geleceklerinin belirlendiği üniversite sınavında şifre skandalının ortaya çıkmasına rağmen, hiçbir sorumlunun yargılanmamasınadır! Dolmabahçe’de YÖK’ü protesto eden hamile bir kadın arkadaşımızın yerde polis tarafından öldüresiye tekmelenmesinedir. Ankara’da protestocu bir kadın arkadaşımıza Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Kadın mıdır ne olduğu belli değil’ diyerek şiddeti ve cinsiyetçiliği meşrulaştırmaya çalışmasınadır. Kürt kardeşlerimizin dilini, kimliğini yok saymanıza, hapishanelere atmanıza ve Pozantı’da olduğu gibi kardeşlerimizin cinsel istismara maruz kalmasınadır isyanımız. AKP’nin savaş politikaları yüzünden Roboskî ve Reyhanlı’da yüzlerce insanımızın katledilmesinedir, kirli savaşadır. Kültürümüze, yaşam alanlarımıza, düşüncelerimize, yaşayış tarzımıza, inancımıza yönelik saldırılara ‘Dindar gençlik yetiştireceğiz’ baskılarına karşıdır isyanımız. Öykümüzün özü özeti budur: Onlar söz, eylem ve yaşam hakkımıza saldırdı, özgürlüklere düşman oldu. Biz bu zulme karşı isyan ettik, boyun eğmedik. Gezi Parkı’nda kesilmeye çalışılan o ağaçlar bizim bu düzene ve baskılara karşı biriken öfkemizi sokaklara taşımamıza sağladı. Diktatör bozuntularından biz gençlere dayatılan tüm adaletsizliğe karşı hesap sorma bilincini geliştirdi. Parkları, meydanları, sokakları gerçek sahipleri olan halkımız geri aldı. Ve hep birlikte özgür alanlar yarattık. İnsanların adil, eşit ve bir arada yaşayabileceğini ve başka bir dünyanın mümkün olduğunu Gezi Komünü ile ezilenlere gösterdiğimiz için devletin tutuklama furyasına maruz kaldık. Ama yılmadık, isyanımızdan vazgeçmedik. Dün dışarıda meydanlarda bugün içeride dört duvar arasında sürüyor isyanımız. Bir kez daha haykırıyoruz. Biz kazanacağız. Özgür günlerde buluşacağız.”

121


Sosyal Mecmua insani r e l k i vd inler se ikleri;”HER j r o b A i : söyled yerliler a a d y l n ı a ıyorlar l r s t k a ı s r ç ı u s a v A öyle ızdaki ş aşma l m ı u a ” ş d r N e a v U ; k lara, Lİ OLS imizde R ğ i E d dar gü T e a E d k Y n k u Y e s ol ŞE tec yeterli aya ye y m dileriz. t e i u ş t n i r a s t e k He sürm a yetu aya n n m a o a , ş m n l i a o n y r kişi a sahip dolu bi n ı e l s r ı ç e l a k zelli ir bakış liyorum. b k adar ı l k n ı k i d e d y c ş A e t “ ne ene ye dar gü m a v k e k s e k k ec ço mutlulu i daha r ş a e d n a ü . k G iliyorum aya yetecek d r u m ş tm yağ yükmü canlı tu ü b u n a u h h . ,da Ru yorum i vklerin l . i e d m z ı u k r c ü o ç r a diliy i en kü k kada kazanç k e r a c a d e d t m a e y k k Yaşa masına meye yetece n a l ı g l k gibi a tmin et a t i yetece n i r e e n l e k e m t t İs takdir e . i m y u e r ş o r y he dili r ‘Merduğun a l d o a . p k i h k um Sa yetece p diliyr ı a y n a a k m r t tla kada da’yı a e v l E ‘ Son .” liyorum i d ’ a b ha nı Dükka e f e s l Fe

marx, p

aris kom

Polisi gibiyiz Seninle biz. Sen kaçıyorsun, Ben kovalıyorum. Kazananı da yok bu aşkın, Kaybedeni de. Sadece

imizde. Yaşam denen hüzün

denizinde.. Sergei Ardzinba

AF

kHab RedHac de ya “Namer ACK #REDH

Çırpınıp duruyoruz

VE ESN

ünü son

Direnişçiler ile Türk

Ve burukluğu kalpler-

n

OMÜNÜ

Bazen durmak gerekir En telaşlı sokaklarda, bi meydanda Yalnızlıklar geçer kalabalıklar için de Öylece beklemek gerekir dostları, bir başına #duranadam için...

yaşadıklarımız

Alıştılar kar Anaların şılarına durma ssak, ı bil Ne koyu e satar bunlar susa n old Nede ço uk sürüye say rsak, dık ken ban ols dimizi, un başı başka : m ızda ağ ) Kenan aç gölg Alx esinde PARİS K

KARALA

TT Tolga?@ o t, t Emniye k’in RedHac twe 170 bin

ck

#RedHa

MG?@mahmutgulec26 Temmuz

rasında esnafı ş “tarih hiç BİZ öyle de bir zam ğerlend an bu k olarak ş irmişti: adar lüm sOLAN bAHARLARIMIZ dE ahit olm AKPsiz Dine p a en bir a mıştır. P delerind hm çİÇEKLERDİ.yENİLERİ dİK e ar CHPsiz Ata’ya normall barikat kuran k isli esnaf, kom aklar grubuna to eşmesin bİLMEZLER gELENEĞİ #k ü o e, barik münistlere sald nü savunmak iç plu yardımc a MHPsiz Vatana ��rmış, c tı mailkorkmaz #MedeniYıldır ı olmuş addenin in cadlardır.Bu n açılmasına, unuttuk k yeniden nu g omü lar BDPsiz Kürde sahip çıkarız müşteril ı bir şey vardı k ünlük karları iç nün yıkılması n eri değil i barika in a Hep Yürek Yaka yapmış t yıkılınc alacaklı zorladıla la r d BİZ HALKIZ ır. anca a larıydı v r, bir kı k e burjuv caddeye giren smının Ciğer Pareler, vazinin ler onun alar çoğ da kapı müşteris sına mü u i imle öğ hür vurd nu ağır senetle rendiler bizzat o barika Nisan, Mayıs, Ha ular. kü r e .” tı kuran çük lardı. Bu nu acı b burjuKaranfiller Solar, ir deney Biz yangınlarda kor aleviz Bahar Çoşkunca şimdi, barikat’da közümüz siz oldukça. Kenan Alx zarar a n ı Koşar Kenan Al l a m u m a k , n mniyet üklene y E e n r e e y l i e ic de bira m l r n e i e t t e s e v y ö ı G ay yla i. iddiası ar açm t e f i m a ekled k kez n r e d e k ı v r y e a Zamansızca çekip gidenlerin yasını tutuyoruz hep birlikte, okum esine ’de il suç list İstiklal Marşı a da Türkiye le kalanların döğüşü sürdükçe. Kenan Alx tar açm u. f şişesiy i n m e a k ş r d k l e a o e iş nin Böylec eklenm niyet güçleri e n i s e de suç list aberinde Em i bir görüntü erinin l k h r i e d n l ı e k s l i y sö ett Ajan e dike kayd stiklal Marşı r d e l n i ü r t e n l İ rü saat Barikatsız Taksim, Bikinili cilerin ak “gö zılarının c m n e l A y . e i ı d a l z i b a d b n lde cilerde uğu ha ğü kay d l m ü o e Toma’ya benzer :) Kenan Alx d l l i y ü s e r e ş a i gö d ş n i ı k ğ ı i ç i d d Sos kıl de rtil katli ba arşı’nı ellerin t edildiği beli M Yaş ” tespi n i İstiklal n i r e l k i d e de söyl İlk baharımız kavgalı ve kanlıydı. Sav

Sol baharımız Devrimcidir artık. Kenan Alx

122

#RE


Karalama Tahtası Ölümsüzler Toprağına, Bir Yiğit Daha

AMA TAHTASI!

Gönderdik,Bilesiniz Beyler Biz Ölmeyiz, Öldü Dediğiniz Anda Çoğalarak Geliriz Adımız Olsada Ali, Abdullah, Ethem, Mehmet, Dirlik Sofrasına Bir Çökenleriz, Her Baharda Bir Ölüp Bin Gelenlerdeniz

özgür Bakal orta sınıfın ayaklanması ‘birey’in ayaklanması demek mi oluyor acaba? bu da; özgür irade, örgütten daha güçlüdür anlamına mı geliyor? Mehmet Taha Deniz özgür iradeli bireyler örgütlüdür zihinlerinde ,onlar sadece diğerleriyle ortak yürüyüşün içinde ön yargısız yürürler.Esas olan özgür iradeyi zihninde üretebilecek düzeye gelebilmektir.Yani,insanın kendisiyle öz hesaplaşması...yönetmeye ve yönetilmeye ihtiyaç duymazlar paylaşırlar.. Diren Kadıköy Grubundan

er ackHab H d e R adolu ber ? ?@ rme”....der An ste aranı gö

RedHa ck ?@The RedHa ck Bir çap ulcu at asözü derki; A nlayan a Toma Su Gaz ..Anlam ayana Cezayi r Tunus Fas

n Tolga_ weeti ola içeren t in b 1 a 2 hakaret oplamd e v r ü f ü e k n tayyib ulmuş. eet’ini b SosyalMecmua‫@‏‬Sosyt is r o r er alxMecmua kIsNotT Size söz; yeniden filizlenip yeşerecek çiçekler, gezide direne direne renkleşeceğiz. --------> EĞİLDİ, sADECE #direngeziparkı KLECEK bUNLAR katildevlet #aliisrım Kenan Alx SosyalMecmua‫@‏‬SosyalxMecmua ar, kİMLİKSİZ oLDUĞUMUZ dOĞRUDUR aMA kİŞİLİKSİZ oLDUĞUMUZ aziran Ayları, aSLA , Çiçekler Açar,

#aliismailkorkmaz Kenan Alx ‘’Sırrı Süreyya Önder; Şafak Sezer’in Başbakana özrü üzerine ona atıfta bulunarak; ‘Hiçbir yapımı beni bu kadar güldürmemişti’ dedi :) ‘’

Ama bi r de be n varım uzattığ , varlığ ım bir e ımı his lim de organla setsin d var üst rımın a iye elik, gö çığa çı derdim rmediğ kardığı farkınd iniz duygul a olunm direniy arımda ak bilin or insa var, nlar, bu diye Ta orada, gün on k s ben on im’de lar ben lar için diye sö i m b i ç u ylüyoru in radayım m, biz konuşa , u n u t s m aksı de cağız! ayın ğiliz, en Yaprak çok biz lar Yüz bin ım ellerimdir, tam yü elle do z bin e kunuru Yaprak lim var. m sana larım g , İstanb özlerim Yüz bin u dir, şaş g arak ba l’a. Yüz bin özle seyreder karım. im sen y i, İstan Meltem ürek gibi çarp bul ar yapr F aklarım ’u. Kaynak iller . : Yazın ın deva http://b mı için engezi deyken rim/ .com/b ugun-y ine-ben -va-

Birilerinin odunlara onlarında kesmeye çalıştıkları AĞAÇLARDAN yapıldığını söylemesi gerekiiyordu o örgütte biziz #HepimizTaksimDayanısmasıyız Kenan Alx

a Meydanlara

lx SosyalMecmua‫@‏‬SosyalxMecmua Suçumuz Sivas’ta Yangına Ateş Değil Su Olmayı Seçmekmiş.Gezide Odun

Dolapta suç teşkil etmemesi için limonu limonata olarak tutuyorum :) Kenan Alx

Değil Ağaç Olmayı Sevmekmiş !

Hep Yürek Yakar,

syalMecmua‫@‏‬SosyalxMecmua

şayabildiğimiz Kadar, Çapulcu

vaşabildiğimiz Kadar Onurluyuz

EDHACKHALKINDIR

123

Ciğer Pareler, Nisan, Mayıs, Haziran Ayları, Karanfiller Solar, Çiçekler Açar, Bahar Çoşkunca Meydanlara Koşar Kenan Alx


Sosyal Mecmua

GEZİ DİRENİŞİNDE YİTİ

Mehmet Avyalıtaş: 20 yaşındaydı daha. Babası rahatsızlandıktan sonra ailenin geçim yükünü kaldırabilmek için liseyi bırakıp, pazar tezgahında iş hayatına atılmıştı. Son 4 ayını bir lokantada garsonluk yaparak geçirdi. 1996 yılında dayısının Iğdır’da askerlik yaparken intihar ettiği iddia edildi. Fakat sonra asker arkadaşları, Alevi olduğu için komutanı tarafından öldürüldüğünü söyledi. Babasının gururla söylediği gibi Şah İbrahim’in soyundan geliyorlardı. Bu gurura rağmen üstüne basa basa belirtiyordu, “Biz insan ayırmayız”. Dayısının acısını daha büyük bir acıyla unutturduğunu söyleyen annesi nereden bilebilirdi ki, yürüyüşe katılacağını söyleyince aç aç gitmesin diye bir yumurta kırdığı oğlunun çıkarken yanağına kondurduğu öpücüğün son öpücük olduğunu.

Metin: www.koalashroom.org Grafikler: http://www.behance.net/gallery/Immortals-OEluemsuezler/9809657

124


İRDİKLERİMİZ, ŞEHİTLERİMİZ !

Abdullah Cömert: 22 yaşındaydı. Aramızdan ayrılana kadar, Hatay’da sürekli direnişin içinde yer aldı. Çoğumuz kadar apolitik değildi. CHP gençlik kollarına üyeydi. Belki de bizden daha erken fark etmişti bir şeyleri. Bizler gibi politize olmak için bıçağın kemiğe dayanmasını beklememişti. Yazdığı son mesajında başına gelebilecek olanları sanki önceden görmüştü, “ 3 günde sadece 5 saat uyudum. Sayısız biber gazı yedim, 3 defa ölüm tehlikesi atlattım. Ve insanlar ne diyor biliyor musunuz? ‘Boşver ülkeyi sen mi kurtaracaksın?’. Evet kurtaramasak da bu yolda öleceğiz”

125


Sosyal Mecmua

AĞAÇ SEVGİSİNİ, YAŞAM S ONUR OLUP GÖKYÜZÜNE

Ethem Sarısülük: 26 yaşındaydı. Yıllardır hayata tutunabilmek için bir çok yerde vasıfsız işçi olarak çalışmış gerçek bir emekçiydi. Son olarak OSTİM’de kaynakçılık yapıyordu. Toplumun, siyasetin, ideolojilerin, kentlerin yalan ve yavanlığından bıkıp 23 yıldır köyünde, bütün toplum normlarının dışında münzevi hayatı yaşayan eski edebiyat öğretmeni Muzaffer Sarısülük’ün oğluydu. Ankara’nın göbeğinde görüntülerle kaydedilmiş şekilde bir polis tarafından vurularak öldürüldü. Ethem bizi bıraktı, katili koruma altına alındı.

126


SEVGİSİNE YEĞLEDİLER, E SERPİLDİLER !

Ali İsmail Korkmaz: 19 yaşındaydı daha. Hatay’dan İngilizce Öğretmeni olmak için okumaya gelmişti Eskişehir’e. Polis şiddetinden kaçarken daha büyüğüyle karşılaşacağını nereden bilebilirdi? Bir ara sokakta karşısına çıkan güruhtan ölümüne dayak yedi. Gene polis korkusundan hastaneye gitmek istemedi. Gittiğindeyse zaten kimse gereken müdahaleyi yapmadı. Beyin kanaması geçirdiği anlaşıldığında artık çok geç olmuştu. Günlerce direndi ölüme ne de olsa direnişçiydi. Ama maalesef bu direnişin sonunda kazanamadı. Sadece onu dövenler değil, polis, doktorlar, devlet hepsi elbirliğiyle öldürdü Ali İsmail’i, vebalini herkese bırakarak.

127


Sosyal Mecmua

YAŞAMAK BİR AĞAÇ Gİ VE BİR ORMAN GİBİ KA Zeynep Eryaşa

Avcılar denizköşkler’de katıldığı destek yürüyüşüne polis müdahale etti. biber gazının etkisiyle geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

128


İBİ TEK VE HÜR ARDEŞCESİNE. İrfan Tİrfan Tuna temizlik işçisi.İş çıkışı maruz kaldığı yoğun biber gazı sonrası kalp krizinden dolayı yaşamını yitirdi.nden çıkıp eve giderken yolda aşırı biber gazı soluması nedeni ile yaşamını yitirdi.

Selim Önder istanbul’daki eylemler sırasında olay yerinde geçmekte olan 88 yaşındaki bir müzisyen. harbiye ve çevresinde toplanan kalabalık bir gruba polisin biber gazı sıkması sonucu kutlu sokak’ta fenalaştı. eylemcilerin ilk müdahalesinin ardından evine dönebildi, ertesi gün ise hayatını kaybetti.Taksim’de oturduğu evde maruz kaldığı gaz bombası dumanı sonrası solunum yetmezliği şikayetleri artan ve babalar gününde yaşamını yitiren Selim Önder’in kızı Ayşe Önder’den mektup var Devamı için : http://everywheretaksim.net/tr/birgun-akpnin-babalar-gunu-hediyesi-osmanozturk/

129


Sosyal Mecmua “gezi parkı direnişini

“velhasıl onlar vurdu biz büyüdük kardeşim”

yine kitapları, türküleri, b dalga dalga aydınlık oldula yürüdüler karanlığın üstün meydanları zaptettiler yin beyazıt’ta şehit düşen silkinip kalktı kabrinden, ve elinde bir güneş gibi ta yıktı şahmeran’ın mağaras daha gün o gün değil, derl lar. dinleyin, duyduğunuz çaka safları sıklaştırın çocuklar bu kavga faşizme karşı, b kavgasıdır!

Ece Ayhan – Yalınayak şiirinden alıntıdır.

Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip... Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, meçhul öğrenci anıtı, mehmet ayvalıtaş, abdullah Yürü üstüne üstüne, cömert, Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz için. Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hayının... “devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu: Dayan kitap ile -maveraünnehir nereye dökülür? Dayan iş ile. en arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı: Tırnak ile, diş ile, -solgun bir halk çocukları ayaklanmasının Umut ile, sevda ile, düş ile kalbine!dir.” Dayan rüsva etme beni. Gör, nasıl yeniden yaratılırım, Ece Ayhan Namuslu, genç ellerinle. Kızlarım, Oğullarım var gelecekte, Her biri vazgeçilmez cihan parçası. Kaç bin yıllık hasretimin koncası, Gözlerinden, “ekilir ekin geliriz Gözlerinden öperim, ezilir un geliriz Bir umudum sende, bir gider bin geliriz Anlıyor musun?” beni vurmak kurtuluş mu (Ahmed Arif - Anadolu adlı şiirinden) kör olsanı demiyorum kör olma da gör beni” bir hasan hüseyin korkmazgil şiiri:

Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip... Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hayının... Dayan kitap ile Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile Dayan rüsva etme beni. Gör, nasıl yeniden yaratılırım, Namuslu, genç ellerinle. Kızlarım, Oğullarım var gelecekte, Her biri vazgeçilmez cihan parçası. Kaç bin yıllık hasretimin koncası, Gözlerinden, Gözlerinden öperim, Bir umudum sende, Anlıyor musun?” (Ahmed Arif - Anadolu adlı şiirinden)

en iyi a

HÜRRİYET KAVGASI Nazım

gece leylak ve tomurcuk k yaralı bir şahin olmuş yüre uy anam anam, haziranda calışmışım onbeş saat tükenmişim onbeş saat yorulmuşum, acıkmışım, u anama sövmüs patron sıkmışım dişlerimi islıkla söylemişim umutlar sıcak bir ev özlemişim sıcak bir yemek sıcacık bir yatakta unuttu cıkmışım bir dalgadan, vur sokakta tank paleti sokakta düdük sesi sarı sarı yapraklarla dalla insan iskeletleri

“gülemiyorsun ya, gülmek bir halk gülüyorsa gülmektir” mendilimde kan sesleri edip cansever şiiridir.

‘’özgürlüğün geldiği gün o gün ölmek yasak!’’

gece leylak ve tomurcuk k ‘uyarına gelirse tepemde b yıllar önce demek ki on yıl sonra demek ki sabah sabah demek ki manda gönü demek ki sile bezi bir de memedin yüzü bir de saman sarısı bir de özlem kırmızısı demek ki göçtü usta kaldı yürek sızısı yıllar var ter içinde taşıdım bıraktım acının alkışlarına 3 haziran 63’ü bir kırmızı gül dalı egilmiş bir kırmızı gül dalı şimdi u okşar yanan alnını nazim u bir kırmızı gül dalı egilmiş bir kırmızı gül dalı şimdi u yatıyor oralarda bir eski gömütlükte

tek yasak cemal sureya

‘’biz kırıldık daha da kırılırız ama katil de bilmiyor öldürdüğünü hırsız da bilmiyor çaldığını biz yeni bir hayatın acemileriyiz bütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyor şiirimiz, aşkımız yeniden, son kötü günleri yaşıyoruz belki ilk güzel günleri de yaşarız belki kekre bir şey var bu havada geçmişle gelecek arasında acıyla sevinç arasında öfkeyle bağış arasında.’’ ortadoğu iv ir cemal süreya şiiri.

130


Gezi direnişini anlatan şiirler

anlatan şiirler”

bayraklarıyla geldiler, ar, ne. ne.

aşıyıp yarasını sını. lenip dürülmesin bayrak-

yatıyor usta gece leylak ve tomurcuk kokuyor geçsem de gölgesinden tankların tomsonların suramda bir kuş ötüyor. haziranda ölmek zor....

Bana çılgın bir gürleyiş bellet yankısıyla kapan üstüme geceleri Benimle rüzgarları tanıştır gözlerimi boralara düğümle

m Hikmet şiiridir.

uykusamışım

rımı

uran öpücükler rmuşum sokaklara

arda

kokuyor bir de çınar’ demiştin

m ben bu yükü a

ş üstüne uzakta ustanın ş üstüne uzakta

Beni geçmişin dehşetiyle besle beni geleceğin özsuyuyla

haziranda ölmek zor bir hasan hüseyin korkmazgil Küpeler tak kulaklarıma kirazlardan şiiri: mendilimi fesleğenlerle yıka

alların ulumasıdır. r, bu kavga hürriyet

kokuyor egim ölmek zor

Doğadan İstek

Haykır Acını Ey Halk Haykır acını ey halk, baş eğme haykır Bir yol kavşağındasın ve ancak Yaraların, haykırışlarla onarılır Bir yol kavşağındasın ve senin Değişmek için çırpınıyor kaderin Kuşan alnında biriken o kara teri Sırtında şakırdayan kırbacı kopar Soluk al, ışıldat o mazlum yüreğini Bak; korlaştı acıların, kozalandı Ey halk, parçala şu nankör suskunluğunu Baş kaldır artık Sevginin ve öfkenin uğultusunu Bağrına vura vura taşırken sana Karşılık gözetmiyor o gencecik insanlar Ne barbarın tehdidi, ne dişleri kıran elektrik Dalga dalga yayılan o rüzgarı durdurabilir Bu direniş senin için ey halk Bu çığlık senin kollarınla Yıkılsın şu köhne dünya Ve coşkuyla yeniden kurulsun diye çınlatıyor hayatı Bir yol kavşağındasın fakat Mutlaka değişecek kaderin Bunu bekliyor şu ıslak çukurlarda yürüyen şu yoksul çocuk Bunu bekliyor gözevleri kurutulmuş analar Bunu bekliyorzincirin oyduğu bilek Bunu bekliyor açlık, kuraklık, ılık ılık akan kan Bunun için en gençlerimizi ölümle tanıştırdık Kuşan kendini artık, Biraz da gövdeni yüreğinle kırbaçla Ey halk, haykır acını; bu karadumanı dağıt Nihat Behram

Beni kankardeşi bilsin gözyaşların beni umudunla büyüle Bana ıssız gecelerden yıldız kaymaları sun beni ucu kıl birbirine sürtünen çakmak taşlarının Koynuma başakları yıkayan yağmurunla yağ kasıklarımı zeytin yapraklarıyla yenile Ben seni esir alayım şiirlerle Sen beni kul bil kendine Nihat Behram

Düşmesin bizimle yola: evinde ağlayanların göz yaşlarını boynunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşıyanlar! İşte: Şu güneşten düşen ateşte milyonlarla kırmızı yürek yanıyor! Sen de çıkar göğsünün kafesinden yüreğini; şu güneşten düşen ateşe fırlat; yüreğini yüreklerimizin yanına at!

Şehidlerimizden

Akın var güneşe akın Güneşi zaaptedeceğiz Güneşin zaptı yakın!

Size öyle gülüyor olacağız ki, sadece korkacaksınız. Kenan Alx

131

Nazım Hikmet


Sosyal Mecmua

132


Ă&#x153;niversite diploma tĂśrenlerinden geziye destek

133


Sosyal Mecmua

GEZİ DİRENİŞİN

134


NDE BARİKAT’LAR

135


Sosyal Mecmua

136


137


Sosyal Mecmua

138


139


Sosyal Mecmua

140


141


Sosyal Mecmua

Foto zeynep kuray

142


Hatay Armutlu - Halk brikat覺 arabas覺yla savundu

143


Sosyal Mecmua

144


145


Sosyal Mecmua

146


147


Sosyal Mecmua Times Dergisi

148


149


Sosyal Mecmua

Nar Foto

150


gEZİDE yAŞAM

151


Sosyal Mecmua

152


tARAftaR gRuPlarI

153


Sosyal Mecmua

LGBT Hareketi’nin

•Türkiye LGBT hareketi, dünyaya kıyasla oldukça geç bir dönemde; 90’larda ortaya çıkmış olsa da sosyal hareketler açısından kısa sayılabilecek 20 yıl gibi bir sürede önemli bir başarı kazanmış görünüyor. Özellikle Haziran Direnişi ya da Gezi Direnişi olarak adlandırılan ve halen sürmekte olan direnişin LGBT Hareketi’ne katkısı, 30 Haziran’daki 11. Onur Yürüyüşü’nde kimi kaynaklara göre 50 bin kişinin katılmasıyla somut olarak da görülmüştür diyebiliriz. Her ne kadar bu sayı Gezi rüzgarına bağlanabilecekse de geçtiğimiz yılki yürüyüşe yaklaşık 20 bin kişinin katılmış olması hareketin kendi kitlesini ve destekçilerini harekete geçirme becerisini ortaya koyuyor. Şimdiye kadar Türkiye’de LGBT Hareketi’nin tarihini kabaca üç döneme ayırageliyordum ancak Haziran Direnişi ile artık yeni bir dönemden de bahsedilebilir. Elbette bu

yeni dönem LGBT Hareketi’nin elde ettiği gücü/desteği nasıl kullanacağını da göreceğimiz bir dönem olacak. Ama önce hareketin tarihine ve dönemlere tekrar bir bakalım: 1- Bir Araya Gelme: LGBT hareketinin ilk dönemi olarak adlandırabileceğimiz bu dönem, çoğunlukla 90’ların başında İstanbul (Lambdaistanbul) ve Ankara’da (Kaos GL) neredeyse eşzamanlı olarak ortaya çıkan ilk örgütlenme çabalarına işaret etse de 80lerin sonundaki bazı örgütlenme çabalarını da unutmamak gerekir. Radikal Sol Yeşil Parti Girişimi ve özellikle transların şiddete karşı eylemleri zemini hazırlamıştır. Bu ilk bir araya gelme çabalarıyla ortaya çıkan örgütler

154


lGBT hAREKETİNİN gELECEĞİ

n geleceğinde Gezi

ise “biz de varız” söyleminin yerini “biz varız” söylemine bırakması olarak okunabilir. Elbette Irak işgali sürecinde savaş karşıtı eylemlere ve platformlara katılımdan da beslendi bu özgüven. Yine 1999-2004 arasındaki ateşkes ve Abdullah Öcalan tarafından geliştirilen Toplumsal Ekoloji söylemi LGBT Hareketi’nin diğer sosyal hareketlerle ilişkilenmesine daha elverişli bir ortam sağladı. Kaos GL ve Lambdaistanbul bu dönemde birer Kültür Merkezi açarak kendi alanlarını oluşturmuş oldular. 3- Siyasallaşma: LGBT örgütleri 2005ten itibaren dernekleşerek kurumsal yapılarını oluşturmaya başladılar. Bu kurumsallaşmayı özellikle hukuk alanından başlayarak taleplerin geliştirilmesi ve bunların kampanyalaştırlması izledi. DEHAP’ın cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığını tüzüğüne almasıyla güncel siyaseti de LGBT hareketine açmış

daha çok LGBT’lerin birbirlerini bulmaları ve yalnız olmadıkları bilgisi üzerinden bir özgüven geliştirmelerine vesile oldu. O zamanlar bir fanzin olan Kaos GL dergisi LGBT belleğini bir araya getirmeye başladı. 2- Ortaya Çıkma: 90’ların sonundan itibaren özellikle anarşist-antimilitarist, feminist ve ekolojist örgütlerle diyalogun geliştiği bu dönem; özellikle 2001 yılı 1 Mayıs’ında Kaos GL’nin mitinge kendi pankartıyla katılması sonucu Türkiye demokratik kamuoyuna yönelik bir açılma dönemi olarak tanımlanabilir. Lambdaistanbul ev sahipliğinde yapılan Onur Haftası etkinliklerinin 2003 yılında 15-20 kişilik de olsa bir Onur Yürüyüşü ile sokağa taşınması

155


Sosyal Mecmua

AŞK ÖRGÜTLE

oldu. Kaos GL ve Lambdaistanbul gibi LGBT dernekleri dışında Transların özgün sorunlarına ağırlık veren Pembe Hayat ve İstanbul LGBTT dernekleri de kuruldu. Örgütlenmeyi kolaylaştıran 2004 AB reformları ve sivil toplum alanındaki genişleme bu grupların pek çok sosyal hareketle ilişkilenmesini, hatta organik bağlar kurmasını sağladı. Hatta 2005 yılında cezaevinde olduğum dönem yapılan vicdani red kampanyalarının neredeyse omurgası bu gruplar tarafından oluşturuldu. Anayasa, Nefret Suçu, Ayrımcılık gibi doğrudan ilgili

esra mayda red foto

konular kadar vicdani red ya da tekel direnişi gibi ilgisiz görülebilecek konularda da politika ve eylem üreten hareket; özellikle DEHAP-DTP-BDP çizgisi ve demokratik muhalefetle önemli bağlar oluşturdu. Anayasa çalışmaları ise özellikle CHP ile ilişkilerin geliştirilmesini kolaylaştırdı. Bu dönemde Onur Yürüyüşü’ne katılım da 15-20’lerden 15-20 binlere doğru geometrik olarak arttı. 4- Gezi: Türkiye’deki demokratik muhalefetle bağları oldukça güçlü olan LGBT Hareketi başından bu yana haklar ve özgürlükler alanına bütüncül olarak bakmaya çaba

156


aŞK öRGÜTleNmEKtİR !

ENMEKTİR !

sarfetmiştir. Kentsel Dönüşüm ise Ülker, Pürtelaş sokak deneyimlerinin hatırasıyla, özellikle transların hayatını doğrudan tehdit eden bir kavram olarak her zaman gündemde yer almış, hatta birkaç yıl önce Onur Haftası’na ana tema olarak seçilmiştir. Beyoğlu’ndaki kentsel dönüşüme Tarlabaşı ve Emek Sineması üzerinden doğrudan karşı çıkan muhalefette yerini almıştır. “Demirören yıkılsın, Tayyip altında kalsın” sloganı ilk kez Demirören AVM inşaatı başladığı yıl bir Onur Yürüyüşü’nde atılmıştı. Gezi Parkı da LGBT’lerin belleği açısından önemli bir

157

mekandır. Her ne kadar internetin gelişimiyle hafiflemiş görünse de LGBT’ler için hala birbirini bulmak önemli olmuştur ve Gezi parkı da bu işlevini halen sürdürmektedir. Dolayısıyla LGBT Hareketi’nin Gezi’deki yıkıma sessiz kalması beklenemezdi. Örgütlerin tamamının örgütsüz LGBT’leri de kapsayacak şekilde LGBT BLOK adı altında direnişe katılması ile toplumun pekçok farklı kesimiyle bağlarının oluştuğu veya güçlendiği söylenebilir. LGBThareketi ortaya çıkışından itibaren en önemli iş olarak “görünürlük” politikalarını ve bunu sağlayacak eylem-


Sosyal Mecmua eylemleri

görmüştür.

Haziran

Direnişi

Bugün

ile

ilgili

de

hala

yapılan

değerlendirmelerde en önemli kazanım olarak “görünürlük”ün artması görülmektedir. Ancak gelinen aşamada görünürlük sorunu kalmamıştır. İktidar ve egemen kültür haklarını inkar etse dahi LGBT’lerin var olduğu gerçeğini kabullenmiştir. Bu noktada hareketin önümüzdeki dönem “görünürlük” politikaları yerine ya da beraberinde nasıl bir siyasi hat oluşturacağı dikkatle izlenmelidir. Toplumsal meşruiyet açısından sağlanan bu büyük kazanım; ülke siyasetinde önemli bir aktör olmanın yanısıra siyaseten belirleyici bir harekete evrilmenin aracı olabilir. Haftalardır en çok söylediğimiz slogan: Bu daha başlangıç... Mehmet Tarhan

esra mayda red foto

http://www.evrensel.net

158


159


Sosyal Mecmua Diyalektiğin dördüncü yasası

Gezi’nin anlamı: Yarattığı bilinç sıçram çok önemli Gaye Yılmaz

Eleştirel İktisatçı

S

iyasette ve toplumsal hareketlerde kitlenin ve kitleselliğin önemi biliniyor. Kabaca bir bakışla, herhangi bir siyasal aktör arkasına ne kadar geniş bir insan topluluğunun desteğini alırsa ya da ne kadar büyük bir insan topluluğu toplumsal bir harekete dahil olursa, siyasal mücadelenin ve toplumsal hareketlenmenin başarı şansının o oranda arttığını; siyasette ve toplumsal hareketlerde kitlenin ve kitleselliğin öneminin buradan kaynaklandığını söylemek mümkün. Ancak kavrayış bu kadarla kaldığı sürece, kitle ve kitleselliğin modern siyasal yaşamdaki yerinin gözden kaçırılması tehlikesi söz konusu olacaktır. Çünkü kitlesellik, sadece dile getirilen taleplerin gerçekleşmesi ya da takip edilen hedeflere ulaşılması açısından sağladığı lojistik güç nedeniyle değil, aynı zamanda söz konusu talep ve hedeflerin niteliğini, içeriğini, anlamını değiştirmesi açısından da önemli bir etkendir. Hatta, marksizmin ve sosyalizm düşüncesinin beslendiği temellere doğru inildiğinde, Büyük Fransız Devrimi’yle ve orada dünya sahnesine giriş yapan kitle faktörüyle karşılaşmak işten bile değildir. Fransız Devrimi, tüm diğer özelliklerinin yanı sıra, çok büyük ve çoğunlukla da “sıradan” bir insan topluluğunun kitleler halinde harekete geçtiği; bu sayede siyasetin ve devrimlerin en önemli unsurunun halk olduğu gerçeğini modern siyasal düşünceye yerleştirdiği bir tarihsel kaynaktır. Marx’ın Fransız Devrimi’nin bütününden çok çeşitli dersler ve sonuçlar çıkardığı ise malum. Bu dersler ve sonuçlar arasında bir tanesi de, sosyalizme ancak ve mutlaka bir halk hareketi yoluyla, geniş kitlelerin etkin bir unsur olarak siyaset sahnesine daldığı bir toplu kalkışma deneyimi sayesinde ulaşılabileceğiydi. Üstelik bu ders ve sonuç, yine sadece pratik ya da lojistik faydaları açısından değil, bizzat kuramsal ve ideolojik içerimleriyle anlamlı bulunuyordu. Marx’a göre devrim, ne yönetici seçkinler arasında iktidarın el değiştirmesi yoluyla, ne de küçük bir sektin ani bir darbeyle iktidarı ele geçirmesi yoluyla gerçekleştirilmeliydi. Siyaset halka ait kılınmalı, aydınlanma düşüncesinin bir kazanımı olarak “sıradan”, “basit”, “vasıfsız” insanlar siyaset alanında söz sahibi olmalıydılar. Burjuvazinin Fransız Devrimi’nden bu yana en çok halk unsurundan çekindiğini söylemeye gerek yok. Burjuvazi kitlenin, kitlesel hareketlenmelerin neredeyse hepsinden korkar. Zaman zaman bizzat kendi eliyle harekete geçirmek zorunda kaldığında ise, hareketin rotadan sapmaması, kontrolün kaybedilmemesi için olağanüstü bir çaba harcar. Geri kalanında ise, burjuvazi konuşan, hareket eden, talebini dillendiren, hatta Gezi Direnişi’nde gördüğümüz gibi, duran halktan bile korkar. Oysa sosyalistler açısından böyle korkunun anlamı yoktur. Sosyalistler, korku ne demek, halkın harekete geçtiği, geniş kitlelere yayılan toplumsal hareketliliklerin yaşandığı dönemlere arzu ile bakar. Çünkü kitlesellik, sosyalizme sadece güç ve zorlayıcılık vermez, aynı zamanda dile getirilen taleplerin niteliğinde dönüşümler yaratır. Nasıl mı? 5 bin kişiyle yürüyen bir topluluk basitçe bir kortej olur; 10 bin kişiyle kortej; 15 bin kişiyle iyi bir kortej; 20 bin kişiyle büyük bir kortej... Ama yüzbinlerce insan yürüdüğünde, artık halktan söz edilir. O zaman ortadaki ne bir kortej, ne bir baskı grubudur; adıyla sanıyla halktır görünen artık. Yani nicelik, basitçe ve sadece kelle hesabı değildir. Nicelik, sadece ve öncelikle eylem gücü ya da baskı aracı da değildir. Nicelik, belirli bir sayıyı ve biçimi aştığında, nitelik olmaya; belirli bir büyüklük artık etkin bir toplumsallık olmaya başlar. Matematiksel bir değer, bir anda ve karşı koyulmaz biçimde siyasal bir nitelik kazanır. Siyasette ve toplumsal hareketlerde en çok gereksinim duyulan unsur olan meşruiyetin kaynaklarından biri de, niteliğe dönüşmüş bu niceliktir zaten. Tıpkı “niceliğin niteliğe dönüşmesi” diyerek özetlediğimiz diyalektik yasasındaki gibi. O halde, Gezi Direnişi’nin Türkiye siyasetine ve toplumuna kazandırdıkları arasında sayılması gereken kitlesellik unsuru ciddiye alınmalı, dikkatle ve özenle korunmalıdır. Kitlelerin katılım ölçeğini düşürecek, yaygınlığını daraltacak, kapsayıcılığını sığlaştıracak girişimler, halkın kendi iradesiyle kazandığını düzenin cebine geri koymak anlamına gelecektir. Hangi cepheden olursa olsun, halkın söke söke aldığını düzene geri verenler ise, bir dahaki ayaklanmada halkın arasında olma şansını kaybedeceklerdir. Kim bilir, belki böylesi daha hayırlı olur. En azından oturup Politzer’in Felsefenin Temel İlkeleri kitabından “Diyalektiğin dördüncü yasası” bölümünü okuyacak zamanları olur. Can Soyer http://haber.sol.org.tr

“ İkinci ayını geride bırakan ve genelde hükümetin sözlü saldırıları ve kentlerde kur park forumları ile özelde ise belli kentlerde tarafından uygulanan yoğun şiddetle devam ‘’Haziran Direnişi’’ dünya toplumsal mücade tarihinin önemli eşiklerinden biri haline geld

Gelinen noktada daha çok “pasif direniş” görünümü arz etse de, bu sönümlenmenin sınavların ardından gelen yaz tatili, Ramaza ayının yavaşlatıcı etkisi ve Gezi Parkı ile ilgi li hukuki sonuçlardan etkilenmediğini söylem mümkün değil. Bu etkileri yok sayamayız zira ‘’Haziran Dir Türkiye toplumuna az bildiği bir şeyin aslınd kadar değerli olduğunu öğretti: Demokrasi i haklar için mücadele etmek. Yine bu bağlamda bundan sonra doğa, özel yaşam ya da emek konularında atılacak adımların toplum tarafından her zamankin çok daha büyük bir ilgi ve dikkatle izleneceğ gerektiğinde tepkilerin verileceği tespitini ya biliriz. Bu tespiti kolaylaştıran en temel olgu ise ‘pa forumları’ndaki tartışmalar ile oluşturulan çalışma grupları ve atölyelerin hem bilgi paylaşımı hem de direnişin arka planındaki namiklerin bilince çıkarılmasını sağlıyor olm Örneğin ilk bir ay boyunca “özel hayatıma, tak odama dokunma” diyen eylemcilerin bu “nüfus politikaları kadın bedeninin kontrolü üzerinden yedek işçi ordusunu genişletmeyi amaçlayan bir yatak odası politikasıdır” önermesini tartışıyor olması çok önemli bir sıçramasıdır. Parklarda oluşan siyaset, güvencesizlik ve m gibi atölyeler de direnişin bundan sonrasına öngörülerde dikkate alınması gereken adıml Park forumları, “gaz-duman” arasında muğlaklaşan sınıf analizleri açısından da öne ipuçları içeriyor. Başlangıçta özellikle ana akım medyada “or sınıf”, “a-politik gençlik” ya da “90’lar kuşa şeklinde etiketlenen Gezi Gençliği’ne ilişkin gördüğüm en sağlıklı analiz Abbasağa Parkı Güvencesizler Atölyesi’nin çağrı metninde ge şu tespit: ‘’Bu kuşağı çuvala sığdıramıyorsunuz farkınd ama hiç uğraşmayın çünkü sığmayız! Çünkü kuşaklar sizin sandığınız gibi bir biyolojik do ya da yaş meselesi değildir. Kuşaklar biyoloj yaşlarından dolayı değil, ortak sorunlarını a

160


ması

rulan polis m eden eleler di. ”

ve yaşadıkları toplumları dönüştürmek adına ortak davranışlar gösterdiği için tarihselleşir. Biz direnişçilere “Gezi Parkı Gençliği” adını verdiniz; böylece düzeninizden şikâyetçi olanlar sadece 20’li yaşlardaki gençlikmiş de geri kalan tüm yaş grupları hayatlarından çok memnunmuş gibi göstermeye çalıştınız. Yine yanıldınız! Çünkü biz 20, 30, 40, 50, 60 yaşlarındayız…’’

bireyler kadar, belki daha da fazla dışlanan ve saldırıya maruz bırakılanlar ise ücretli çalışanlar. Her gün işten çıkarılma korkusuyla çalışmak, aldığı eğitimle hiç alakası olmayan işleri yapmayı kabul ettiği halde aylarca, bazen yıllarca işsiz kalmak, iş kazalarında ölmek, meslek hastalıkları yüzünden genç ölmek ama daha da kötüsü bu ölümler karşısında Başbakan’ın “ölüm işçi olmanın kaderinde vardır” şeklindeki beyanatları.

an imek

renişi’’ da ne için

Haziran Direnişi’ni yalnızca ‘park’la sınırlamayıp, tüm Taksim’i, tüm Gazi Mahallesini, İstanbul’u nden düşündüğümüzde Ankara’sından İzmir’ine ği, apa- Eskişehir’inden Antakya’sına, Antalya’sına otobanları trafiğe kapatan, köprüleri aşarak bir kıtadan diğerine yürüyen yüzbinleri bir bütün ark olarak aldığımızda analiz farklılaşıyor. ‘78 kuşağı unutulmamalı’ Gençlikle sınırlandırılan her analiz, bu gençliği dibüyüten ve son derece politik bir kuşak olan 78 ması. kuşağını unutuyor örneğin. yaAma 78 kuşağı, hükümetin “anneler ugün çocuklarınızı parktan çekin, marjinalleri bize ü bırakın” çağrısının ardından Taksim meydanını doldurarak ne denli politik bir kuşak olduğunu bilinç gösteriyor. ‘’Genciyle, yaşlısıyla, orta yaşlısıyla bu öfkenin medya patlamasının nedeni neydi’’ sorusunun yanıtına a dair gelince direnişe biraz daha yakından bakmak gerekiyor. lar. Kadınlar çoğunluktaydı ve LGBT Onur Yürüyüşü Avrupa’nın şimdiye kadar ki en kitlesel yürüyüşü emli oldu vb. tespitler gerçekten önemli. Çünkü her iki toplumsal grup da AKP iktidarı rta döneminde en fazla dışlanan, en fazla aşağılanan ağı” toplumsal grupları temsil ediyor. Hükümet temsilcilerinin kadınların onurlarını zedeleyen, onları aşağılayan beyanatlarının* eçen yanısıra doğrudan doğurulacak çocuk sayısına dayız, ve doğumun hangi biçimler altında yapılması gerektiğine varana kadar uzanan saldırıları öfke ü oğum patlamasının arka planının yalnızca bir bölümü. Patlamanın arka planında henüz tam olarak jik aşmak bilince çıkarılmamış ama kadınlar ve LGBT

161

SGK verilerine göre son 10 yılda, yani AKP iktidarı döneminde toplam 10 bin 723 işçi iş kazası adı altında hayatını kaybetti (Milliyet Blog, 2012). Ve son olarak öğrenciler, yine AKP iktidarınca en fazla hedef alınan, en fazla mağdur edilen bir diğer toplumsal grup. Parasız eğitim istediği, puşi taktığı için tutuklanan, disiplin cezasına ve okuldan atmalara maruz bırakılan, çoğu okul harçlarını karşılayabilmek için güvencesiz işlerde çalışmak zorunda kalan üniversite öğrencileri. 2. ayını dolduran Haziran direnişi yoluna devam ediyor. Direnişçileri hazirandan daha sıcak bir sonbahar ve kış bekliyor. Üstelik dünyada ekonomik, siyasal konjonktürdeki değişim dolayısıyla artık AK Parti hükümetinin arkasında uluslararası destek, yabancı sermaye girişi, ya da 10 yıldır “ekonomik istikrar”ın simgesi olarak sunulan istatistikler de olmayacağı için polis şiddetinin daha da artacağını öngörmek yanlış olmayacaktır. *”Tecavüze uğrayan da kürtaj yaptırmamalı” Ayhan Sefer Üstün (AKP milletvekili, İnsan Hakları Kom. Bşk); “Kadın ahlaklı olsun, kürtaj yapmak zorunda kalmasın.” İ. Melih Gökçek (Ankara Belediye Başkanı); “Kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek” Mehmet Şimşek (Maliye Bakanı); “Tecavüze uğrayan doğursun, gerekirse devlet bakar” Recep Akdağ (eski Sağlık Bakanı); “Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum” Recep Tayyip Erdoğan (Başbakan); “Flört fahişeliktir” Cemil Çiçek (TBMM Başkanı)


Sosyal Mecmua

Fukuyama’dan ‘Gezi’ yorumu

Fukuyama Gezi’yi ve Türkiye’deki orta sınıfı değerlendirdi...

Stanford Üniversitesi Freeman Spogli Enstitüsü’nün üyesi Fukuyama Wall Street Journal’da yayımlanan “Orta sınıf devrimi” başlıklı yazısında, “Türkiye’deki orta sınıfın bölünmüş olduğunu” belirtti.

S

iyaset bilimci Francis Fukuyama Brezilya ve Türkiye örneklerini değerlendirirken, Gezi Parkı eylemlerinin orta sınıf hareketi özellikleri taşıdığını söyledi. Fukuyama, “Tarihin sonu mu?” kitabıyla tanınıyor.İşte Francis Fukuyama’nın Wall Street Journal’da yer alan yazısı: Orta sınıf devrimi Son on yıl boyunca, uluslararası arenada giderek artan nüfuza sahip gelişmekte olan piyasalar Türkiye ve Brezilya yıldız ekonomiler arasında gösterildi. Ancak iki ülke de son üç aydan bu yana hükümetlerin performanslarına karşı derin bir hoşnutsuzluğa işaret eden büyük çaplı gösterilerle felç olmuş durumda. Orada neler oluyor ve acaba diğer ülkelerde de benzer

ayaklanmalar olacak mı? Türkiye ve Brezilya ve bu ülkelerin yanında 2011 yılında ortaya çıkan Arap Baharı ve Çin’de sürmekte olan protestoları birbirine bağlayan ana konu, küresel anlamda yeni bir orta sınıfın yükselişi. Modern bir orta sınıf, ortaya çıktığı her yerde siyasi karışıklığa neden olur ancak az durumda kendi kendine kalıcı bir politik değişim sağlamayı başarır. Son olaylarda İstanbul ya da Rio de Janeiro sokaklarında gördüğümüz hiçbir şey bu kez farklı olacağını göstermiyor. Türkiye ve Brezilya’da ya da daha önce Tunus ve Mısır’da siyasi protestolar fakir halk tarafından değil ortalamanın üzerinde eğitim ve gelire sahip genç kesim önderliğinde ortaya çıktı. Teknolojiden anlayan bu insanlar bilgiyi yaymak ve gösterileri organize etmek için Facebook ve Twitter’ı kullandı. Demokratik seçimler yapılan ülkelerde yaşayanları dahi yönetimde olan siyasi elitlerden yabancılaşmış hissediyor. Bu insanlar Türkiye örneğinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ne pahasına olursa olsun yeniden yapılanma politikası ve otorite yanlısı tavrına karşı geliyor. Brezilya örneğinde ise kemikleşmiş ve hayli yozlaşmış, buna karşılık Dünya Kupası ya da Rio Olimpiyatları gibi projeleri vitrine çıkaran ancak halka sağlık ve eğitim gibi temel hizmetleri sunmada yetersiz siyasi elitlere kafa tutuluyor. Bu insanlar için Brezilya Devlet Başkanı Dilma

Rousseff’in 1970’lerde ordu tarafından hapse atılan solcu bir aktivist olması ya da İşçi Partisi’nin başkanı olması yeterli değil. Onların gözünde, son oy satın alma skandalıyla da ortaya çıktığı gibi bu parti de yozlaşmış “sistemin” ayrıca etkisiz ve tepki göstermeyen hükümet sorununun bir parçası.

düşen kişileri orta sınıf olarak etiketlendiriyor.Ancak orta sı statüsünü, politik davranışlar konusunda öngörüde bulunm için çok daha mantıklı olan e meslek ve sahip olunan varlı tanımlamak daha doğru olac

İş dünyası en az 10 yıldır yükselen “küresel orta sınıf” hakkında fısıldaşıyor. Goldman Sachs’ın 2008 yılında yayınladığı bir raporda bu grubun yıllık 6 bin ile 30 bin dolar arasında geliri olan kişilerden oluştuğu ve 2030 itibariyle sayılarının yaklaşık 2 milyar kişiye çıkacağı tahmininde bulundu. Avrupa Güvenlik Sorunları Enstitüsü’nün 2012 yılında yayınladığı, orta sınıfın daha geniş bir tanımı içeren raporda ise bu kategoriye giren insan sayısının 2009 itibariyle 1,8 milyar, 2020’de 3,2 milyar ve 2030’da 4,9 milyara çıkacağı tahmini yapıldı. Bu artışın büyük kısmı ise özellikle Çin ve Hindistan olmak üzere Asya’dan gelecek. Ancak Afrika dahil dünyanın her bölgesi bu artışa katkıda bulunacak. Afrika Kalkınma Bankası, Afrika’da halihazırda 300 milyondan fazla orta sınıf tanımına uyan insan olduğunu tahmin ediyor. Bu yeni ortaya çıkan sınıf çok sayıda yeni müşteri anlamına geliyor ve şirketlerin de ağzını sulandırıyor. Ekonomistler ve iş dünyası analistleri orta sınıf statüsünü basitçe parasal ölçütlerle tanımlama eğiliminde, ülkelerinin gelir dağılımının ortasına

162

Pew araştırma kuruluşu tara yapılan anketler ve Michigan Üniversitesi’nin Dünya Değe Araştırması dahil yapılan iki daha fazla millete dayalı tüm çalışmalar daha yüksek eğiti düzeyinin insanların demokra kişisel özgürlükler ve farklı hayat tarzlarına hoşgörüye d fazla önem vermesi anlamın geldiğini gösteriyor. Orta sını gelen insanlar yalnızca ailele için güvenlik değil kendileri iç seçenek ve fırsatlar sağlanm istiyor. Yüksek okul bitirmiş y üniversite eğitimi almış kişile teknoloji sayesinde dünyanın bölgelerindeki gelişmelerin fa olma ve yurt dışındaki benze sosyal sınıflardan gelen insa iletişim içinde olma olasılığı b oranda artıyor.

Hükümet bunları elinden alamayacağı için ev gibi, kalı varlıkları olan ailelerin politik konularda söyleyecek daha ç sözü oluyor. Orta sınıflar gen vergi ödeyen taraflar olduğu hükümetin kasasına giren pa

direkt payları var. Daha önem merhum siyaset bilimci Samu Huntington’ın “uçurum” olara tanımladığı, sağladıkları eko ve sosyal ilerlemeye karşılık toplumun hızla artan beklent


k ınıf r mak eğitim, ıklarla caktır.

afından n erler veya m im asi,

daha na ıftan eri çin masını ya da erin n diğer arkında er anlarla büyük

ıcı k, çok nellikle için arada

mlisi, uel ak onomik

tilerini

karşılamakta başarısız olması sonucu orta sınıfın yeni yetişen üyelerinin eyleme geçmeye daha hazır olması. Dar gelirliler bir günden diğerine hayatta kalma savaşı verirken hayal kırıklığı içindeki orta sınıf istediğini elde etmek için siyasi olarak eyleme geçmeye çok daha istekli. Bu dinamik, görece iyi eğitimli on binlerce genç önderliğinde, rejimlerin değişmesine yol açan ayaklanmaların yaşandığı Arap Baharı’nda da belirgindi. Hem Tunus hem de Mısır son kuşakta çok büyük sayıda üniversite mezunu verdi. Ancak Zine El Abidine ve Hüsnü Mübarek’in otoriter hükümetleri, ekonomik fırsatların çok büyük oranda siyasi bağlara dayandığı, klasik eş dost kapitalizmi rejimleriydi. Buna karşın ne Tunus ne de Mısır, her zamankinden daha kalabalık bu genç insanlar için istihdam sağlayacak kadar hızlı bir ekonomik büyüme gösteremedi. Sonuç ise politik devrim oldu. Bunların hiçbiri yeni fenomenler değil. Fransız Devrimi, Bolşevik Devrim ya da Çin Devrimi. Nihai rotaları işçiler, çalışanlar ve dar gelirliler tarafından etkilense de tümü hoşnutsuzluk içindeki orta sınıf bireyler öncülüğünde başladı. 1848 Devrimleri ile tüm Avrupa kıtasında ortaya çıkan olaylar da aslında on yıllar boyunca büyüyen Avrupa orta sınıfının ürünüydü. Protestolar, ayaklanmalar ve ender olarak görülen devrimler genellikle orta sınıfın yeni katılan üyelerince gerçekleştirilse de devrimlerin uzun süreli politik değişikliklere yol açmasına oldukça nadir rastlanır. Bunun nedeni ise, gelişmekte olan ülkelerde orta sınıfın toplumun azınlıktan fazlasını oluşturmasına az rastlanması ve kendi içlerinde bölünmüş olmalarıdır. Toplumun diğer kısımlarıyla koalisyon oluşturmadıkları sürece hareketlerinin kalıcı bir politik değişim yaratması zordur. Bu nedenle diktatörlerinin sonunu getiren, Tunus ya da Kahire’nin Tahrir Meydanı’ndaki genç protestocular ülke çapındaki seçimlerde yarışabilecek siyasi partiler oluşturmayı başaramadılar. Özellikle öğrencilerin daha geniş bir kapsamlı politik koalisyon oluşturmak için işçi sınıfına nasıl ulaşacakları konusunda hiçbir fikri yok. Tersine, Tunus’taki Ennahda ya da Mısır’daki Müslüman Kardeşler gibi İslamcı partiler taşrada bir toplumsal tabanı elinde bulunduruyordu. Yıllar

163

süren siyasal zulmün ardından daha düşük eğitimli taraftarlarını örgütleme becerisi kazanmışlardı. Sonuç ise otoriter rejimlerin yıkılmasının ardından yapılan ilk seçimlerde kazandıkları zaferdi. Türkiye’deki göstericileri de muhtemelen benzer bir kader bekliyor. Başbakan Erdoğan ülkenin gelişmiş şehirleri dışında hala destek görüyor ve AKP’ye muhalefet gösteren halka karşı koymaları için parti destekçilerini harekete geçirmekte tereddüt etmedi. Dahası Türkiye’deki orta sınıf da kendi içinde bölünmüş durumda. Ülkenin son on yılda gösterdiği büyük ekonomik büyüme büyük oranda genç, dindar ve oldukça girişimci AKP destekçisi bir orta sınıf tarafından sağlandı. Bu sosyal grup çok çalışıp birikim yapıyor. Max Weber’in erken dönem modern Avrupa’daki kapitalist gelişmenin temelini oluşturduğunu iddia ettiği püriten Hristiyanlık ile ilişkilendirdiği erdemlerin birçoğunu bu grup da taşıyor. Türkiye’deki protestocular ise tersine daha laik görüşlü, bununla birlikte Avrupa ve Amerika’daki yenilikçi değerlere daha bağlı. Bu grup yalnızca otoriter içgüdüleri olan bir başbakanın sert baskısıyla karşı karşıya kalmıyor, diğer sosyal sınıflarla bağlantı kurmakta da zorlanıyorlar ki bu durum Rusya, Ukrayna gibi bazı ülkelerde benzer hareketlere yol açtı. Brezilya’daki durum ise biraz daha farklı. Brezilyalı protestocular Devlet Başkanı Rousseff’in yönetiminin sert baskısı altında kalmayacak. Buradaki zorluk daha çok, uzun vadede sistemin kemikleşmiş ve yozlaşmış görevlilerinin yeniden göreve gelmesinin önüne geçmekle ilgili. Orta sınıf statüsü bir kişinin otomatik olarak demokrasi ya da temiz yönetimi savunacağı anlamına gelmiyor. Öyle ki Brezilya’daki daha yaşlı orta sınıfın büyük kısmı, kayırma politikalarına ve devlet kontrolündeki ekonomiye tabi kamu sektöründe çalışıyordu. Burada ve Tayland, Çin gibi Asya ülkelerindeki orta sınıflar, geleceklerini ekonomik anlamda güvence altına almanın en iyi yolu gibi göründüğünde desteklerini otoriter hükümetlere kaydırmışlardır. Brezilya’nın son yıllarda gösterdiği

ekonomik büyüme kökleri özel sektöre dayalı daha girişimci bir orta sınıf oluşmasını sağladı. Ancak bu grup her iki yönde de ekonomik anlamda kişisel çıkarlarının peşinden gidebilirdi. Girişimci azınlık bir taraftan Brezilya politik sisteminde bir bütün olarak reform yapmak isteyen bir orta sınıf koalisyonunun tabanı gibi davranabilir, yozlaşmış politikacıların yaptıklarının bedelini ödemesi için bastırıp kuralları müşteri tabanlı siyasetin mümkün hale geleceği şekilde değiştirebilirdi. “İlerici Çağ” olarak bilinen dönemde ABD’de olan da buydu. Orta sınıf arasında başlayan geniş çaplı seferberlik, devlet hizmeti reformuna dönüşerek 19. yüzyıl kayırma sisteminin son bulmasını sağlamıştı. Şehirli orta sınıf bunun yerine enerjisini kimlik politikaları gibi dikkat dağıtıcılarla çarçur edebilir ya da olayın iç yüzünü bilen kimselerin oyununu oynamayı öğrenenlere büyük ödüller sunan sistem tarafından tek tek satın alınabilirlerdi. Brezilya’nın protestoların ardından reform yoluna gideceğinin garantisi yok. Bu büyük oranda liderliğe bağlı. Başkan Rousseff’un ayaklanmaları çok daha tutkulu bir sistematik reform gerçekleştirmek için kullanma şansı var. Şu ana kadar eski sistemi ne kadar ötelemek istediği konusunda olukça ihtiyatlı davrandı. Bu konuda hem kendi partisi hem de koalisyon ortaklarının sınırlamalarının Rousseff’u engellemesi muhtemel. Ancak tam da Başkan James A. Garfield’ın 1881’de suikaste kurban gitmesinin ABD’de geniş çaplı temiz hükümet reformlarını başlatması gibi bugün Brezilya da protestoları çok farklı bir yola girmek için fırsata dönüştürebilir. 1970’lerden bu yana gerçekleşen, küresel ekonomik çıktının dört katına çıkmasını sağlayan ekonomik büyüme dünya üzerindeki sosyal desteyi yeniden karıştırdı. “Gelişmekte olan piyasalar” da denen ülkelerdeki orta sınıf bugün sayıca daha fazla, daha zengin, daha iyi eğitimli ve teknolojik olarak birbirine her zamankinden daha bağlı. Bunun orta sınıfın yüz milyonlarla ifade edildiği ve belki de toplam nüfusun üçte birine eşit olduğu Çin için olası sonuçları çok fazla. Çin’in Twitter’ı Sina Weibo üzerinden iletişim kuran bu insanlar hükümetin nobranlığı ve iki yüzlülüğünden şikayet etmeye alışmış durumda. Bu insanlar yakın vadede nasıl bir yönetim şekli istedikleri açık olmasa da toplumun daha özgür olmasını istiyorlar. Çin ortadan yüksek gelir statüsüne yükselmeye çalışırken bu grup gelecek 10 yıllık süreçte daha da baskı altında kalacak. Ekonomik büyüme oranları geçen iki yılda halihazırda düşmeye başladı ve ekonomi olgunlaştıkça daha ılımlı bir seviyeye gelmesi kaçınılmaz. Rejimin 1978’den bu yana yarattığı endüstriyel istihdam makinesi bir noktadan sonra bu insanların isteklerini karşılamayacak. Çin mevcut durumda her yıl altı ile yedi milyon arasında üniversite mezunu veriyor ve bu kişilerin iş bulma olasılıkları işçi sınıfından gelen ailelerine göre daha düşük. Hızla artan beklentiler ve hayal kırıklığına neden olan gerçeklik arasında bir uçurum varsa bu gelecek birkaç yılda Çin’de ortaya çıkacak. Bunun da ülkedeki istikrara önemli etkileri olacak. Gelişmekte olan dünyanın diğer köşelerinde


Sosyal Mecmua olduğu gibi genç orta sınıfın yükselişi Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’ndan Moises Naím’in de “gücün sonu” olarak tanımladığı fenomene işaret ediyor. İster otokratik ister demokratik rejimlerde olsun, gücün kötüye kullanılmasına karşı ortaya konulan muhalefette orta sınıflar her zaman başı çekmiştir. Önlerindeki zorluk ise protesto hareketlerini yeni kurumlar ve politikalar şeklinde ifade edilen kalıcı bir politik değişime dönüştürmektir. Latin Amerika’da Şili ekonomik büyüme ve demokratik politik sistemi açısından en iyi performansı gösteren ülke oldu. Bununla birlikte son yıllarda ülkenin kamu eğitim sistemindeki aksaklıklar nedeniyle lise öğrencileri birçok protesto düzenledi. Yeni orta sınıf yalnızca otoriter rejimler ya da yeni demokrasiler için zorluk anlamına gelmiyor. Kurulan hiçbir demokrasi seçimle başa geldiği ve lideri kamuoyu yoklamalarında önde olduğu için yan gelip yatabileceğini düşünmemelidir. Teknolojiyle güçlenmiş orta sınıfın politikacılardan büyük talepleri olacaktır. ABD ve Avrupa da yavaşlayan büyümenin yanında sürekli yüksek seyreden ve İspanya gibi ülkelerde genç nüfus arasında yüzde 50’ye varan işsizlik oranlarıyla karşı karşıya. Zengin dünyada diğer taraftan eski kuşak gençlere ezici borçlar miras bıraktı. ABD ve Avrupa’daki hiçbir politikacı İstanbul ya da São Paulo sokaklarında yaşanan olaylara kendinden memnun bir şekilde, küçümseyerek bakmamalı. “Burada olamaz” demek ölümcül bir hata olacaktır. (T24)

164


Gezi DireniSi: Etik ve EtolojI bu. Herkes, her bir beden ve zihin, her otonom güç, önceden bilemediği ama muktedir olduğu duyguları yaşadı. Beden ve zihinleri yeniden kurmayı hedefleyen bio-iktidara, beden ve zihin çokluğuyla isyan edildi. En az apriori devrimciler kadar, devrimci oluşlara bağlananların kurduğu barikatların ardında, kızıl ötesi renkler, gökkuşağı vardı. Deneyimde bir kıpırtı, zihinde upuygun fikirlerle birlikte geldi, şimdi olup bitenler geçmişe anlamını verdi ve “demek ki Kürtler bunca sene kim bilir neler yaşadı” dendi. Medyanın olayları elimizden aldığı gün gibi aşikâr olurken, “aralıklar” kuruldu; Reyhanlı hatırlandı, Roboski hatırlandı, Sivas hatırlandı. Yasın siyasal olduğu ama karalar bağlamadan da tutulabileceği görüldü; kederi neşeye dönüştürerek (toma’dan poma’ya geçiş yahut “sevim koş katil geldi”), Çingeneler gibi. Her bir otonom, kudreti kadar vardı ama çokluk halinde kimsenin tahmin bile edemeyeceği denli arttı. Öyle ki yalnızca bir beden –ki nelere kadir olduğunu bilemeyiz- yalnızca durarak o artan kudretin evrensel ifadesiydi. “hızla gelişecek kalbimiz..” Turgut Uyar Nasıl oldu da asla biraraya gelmez denilenler biraraya geldi? Hangi doğru sorular soruldu da varsayılan duvarlar yıkıldı? Nereden çıkıp geldi bu insanlar da kalpler hızla gelişti ve kentler güzelleşti? Peki, bu güzelliği sürdürmenin çoklu olanaklarını, kendinden başka bir şeye göndermeden ama hayatın her yerinden beslendiğini de kabul ederek nasıl kurabiliriz?

Direniş bu özgün kiplerini, herhangi bir temsili reddeden, kimsenin bir başkası adına devrime yeltenmemesi ama o devrimci arzuyu bizzat sokaklara taşıması gerçekliğinden aldı; ne bir lider ne de bir parti bu arzuyu “temsil” edebilir, coşkuyu yaşatabilirdi; zira herkes birbirine platonik âşıkmış da ancak şimdi açılabiliyormuş gibiydi; bir poliamor. Benzer örnekleri çoğaltabilecek bu olay, post-modern sıfatını çok kolay yüklenebilir olsa da, yüzyıllar öncesinden fırlattığı nazarıyla hakikatin aktüelliğini sorunsallaştırmayı dert edinen Spinoza’nın etik ve siyaset birlikteliğini canlandırıyor. Onun etik anlayışından türeyen siyasallık, bu direnişi anlamanın yanında, güçlendirmenin de olanağını sunuyor. Öncelikle bu birliktelik önerisi, ahlakı ve hukuku gerektirmeden bizatihi yaşamı savunur ve kederli tutkuları kınar.

Hemen belirtmek gerekirse, bu ve benzer sorular, nedene ilişkin değildir ve elbette otoriterlikten hukuksuzluğa, yoksulluktan dindarlaşmaya ve şovenlikten ikiyüzlülüğe birbiriyle daima ilişki içinde olan belki onlarca neden sayabiliriz. Ama teslim etmeliyiz ki her “olay” gibi bu direniş de büyüklüğü ve niteliğiyle kestirilemezdi ve zaten herhangi bir sosyal “bilim”in, Biliyoruz ki yaşam, kuvvetlerin birbiriyle karşılaşmalarına, sentezlerine, sosyal yaşamın güzide olay’larına dair öngörüleri zayıflıkla maluldür. çözülüp dağılmalarına tanıklık eder. Bedenler, kendi varoluş kudretlerini Öyleyse sorular, işleyişe ve etkilere ilişkin olmalıdır, görüp geçirdiğimiz artıran nesne ve bedenlerle karşılaştıklarında, bir ortaklık hâsıl olur ve üzerinden bir nazar, duygulara dair bir düşünüm. bu, insana sevinç verir. Her etik olayın kaynağında bir ilişki vardır ve ortak mefhumlar üretmenin koşulu, birçok şey ya da beden arasındaki bu Bu bağlamda Gezi Direnişi’nin olanağını duygular ayaklanmasında, etikte, otonom ve çokluk siyasetinde, yani ortak mefhumlar etrafında gerçekleşen ilişkinin bileşiminin bir sevinç yaratacak denli varlığımızla uyuşmasıdır. Eğer varlık, ruh ve beden birlikteliğiyse, sevinç, hem anlama hem de eyleme ve direnişte saklı gücün sezilmesine yol açan karşılaşmalarda bulabilir gücümüzün artışıdır. Hiç de bir soyutlama yapmıyoruz, gerçek bir varlıktan ve süresi yahut üretkenliğini de bir etoloji meselesine hasredebiliriz. Hem bir başka gerçek varlığa gidişi konuşuyoruz. zaten direnişin saikleri onun aktörlerine ve eylemlerine yansımışsa, bu nazar aynı zamanda nedenleri de kat edecektir. Ortak mefhumlar, tepeden inme kurguların yahut hayallerin getirisi değildirler; imgelemle can bulurlar ama bizatihi gerçek ve somut olan Olay’a dair her değerlendirmenin bir şekilde uzlaşacağı nokta, direnişe ilişkilerin upuygun ürünleridirler -Deleuze bunlara biyolojik fikirler diyorkatılan herkesin farklı farklı dertlerinin olduğudur; doğrudur. Ama yani bir çarpıtma olmaksızın doğada nasıllarsa öylece etkin ve öylece çokluk olmak, ortak mefhumlara muhtaçtır. Deleuze’ün Spinozacı bir geçerlidirler. Nihayet bu upuygunluk, bireylerin bileşiminin de gerçek siyaseti temellendirdiği bu ortak mefhumlardan kastı, iyi karşılaşmaların zeminini sunar. İşte bu yüzden ortak mefhumların oluşması, bedenler ve örgütlenmesi ve yaşanmış tekilliklerin çokluklar ve güçler oluşturacak zihinler arası farklı bir örgütlenmenin, bireylerin birbirlerini aynı bağlamda şekilde birleşmesidir. Bu birleşme, algılanımlar ve duygulanımlar yaratımı etkilemelerinin yolunu açmaktadır. olarak sanatı bir kışkırtmadır. Ortak mefhumların pratik işlevlerinden ilki budur; kullanışlı bir sanat. Çünkü ortak mefhumlar, genel fikirler oldukları kadar, asgari bir eşikte dururlar. Bu eşik, aslında müşterek olmanın da koşuludur: Bir olayın yahut Gezi Direnişi’nde çokluk, kendi iradesini ve eylemini nasıl ürettiyse, kendi aklını da öyle üretti; her otonom için bir öğrenme süreci. Ortak mefhumların mefhumun duygusunun herkeste yarattığı asgari etki, sevgi (“sık bakalım”), pratik oluşumu, nihayetinde duygularla yüklü olduğu için, direnişi güzelleyen ölçülü bir nefret (“ankaragücü düştü, hükümet de düşecek”) ve bu iki temel ve gücünü artıran şey, beden ve zihinlerin birbirlerini etkilemesi oldu, algı ve duygudan türeyen diğerleri (“kahrolsun bağzı şeyler”), kendi etrafında birleşmeyi ve ortaklığı yaratırlar. Elbette bireyler arasında kurulan ortaklık, duygu kapılarının açılması. kısmidir; küçük bir kesişim kümesinin içinde daha da küçük bir evrensel küme; “eşitlik”. Her bir otonom, bir diğerinin hassasiyetini gözetti; “orospu çocuğu demeyin”e varıncaya dek. Dolayısıyla bir mefhumun ortak oluşuyla yaptığı şey, aslında belirsizlikleri dağıtmasıdır, farkları değil. Eğer bahsettiğimiz şey, bireyler arasındaki Herkes, etkileme ve etkilenme kudretiyle bir-aradaydı; bu insan-oluş’un farkların silinmesi, duygu yahut düşüncede kısmiliği aşan bir örtüşme nişanı, insanı biçimiyle değil de muktedir olduğu duygularla bilmek, olsaydı -ki aslında bunun mutlak hali hiçbir zaman mümkün değildir- ona anlamaktı. Verili olan (sol mücadele geleneği de dâhil) birçok şey, bir ortaklık değil, üst üste yığılma, kitle olma yahut tek’lik derdik. Oysa ortak kıvrımla kapsanarak aşıldı; soyutlama öncesine, içkinliğe “celp” itkisiydi

165


Sosyal Mecmua mefhumların birleştiriciliğinde oluşan çokluktur. Söz konusu çokluk, ortak mefhumların kişilerce kavranması ve onlarda yerleşebilen bir duygulanım, bir etki yaratmasıyla, beden ve zihinlerinde onlarla uyuşan, dolayısıyla onların varoluş ve eyleme kudretini artıran bir karşılaşmayla oluşan bir çokluktur, ki her daim gizil halde vardır ama bir olay şeklinde gün gibi de gerçekleşebilmektedir. Öyleyse Direniş’in özgün celbinin/etkisinin, beden ve zihinlerde nasıl bu denli güçlü ve üretken olabildiğini Spinoza’nın söz konusu etik ve siyaset birlikteliğinde bulabiliyoruz. Ama henüz bitmemiş, tutulan gerçek bir yas gibi şen-oluşlarla devam eden bu olay’ın, benzer bir işleyişle komünalist (etik) bir geleceği beslemesi, bir etoloji meselesidir. Deleuze’ün bu etik ve siyaset birlikteliğine dayandırdığı etoloji, çoklukları oluşturan bireylerin ve otonom güçlerin kendi ilişkilerinin, “iyi”, yani birbiriyle uyuşan ve karşılıklı bir şekilde eyleme kudretlerini artıran bir karşılaşma ve dahi örgütlenmeyle nasıl berkitileceği üzerinedir. Bundan ötürü sol ve dahi Marksist tahayyülün, otonom ve çokluk deneyimi üzerine eğilmesi ayrı bir mesele değildir, zira mefhumlar ortak, müşterektir. Etoloji, sürekli değişenler ve farklılıklar arasındaki yakınlığın nasıl kurulabileceğini, mevcut ve gelişmekte olan kudretlerin nasıl daha yeğin bir güç oluşturabileceğini, henüz mevcut olmayan bir halkı yahut toplulukları hangi özgün ilişkilerin var edip genişletebileceğini görmeye yönelen siyasettir. Bütün varlığı, yukarıdan inen bir örgütlenmeye, bir biçime yahut kalıba sokmak değil, özne yerine anonim bir kuvvetin kurucu öznellikleri hareketlendirebileceği duygu hallerini kazanmak ve bunları birleştirebilmektir. Biçimsizlik, itaat etme zorunluluğundan kaçan her otonom gücün arzusudur ve etoloji, bu arzuların birbirlerine ve kendi aleyhlerine “dönmemesi”nin yolunu arar çünkü katliamları yapan ve faşizmi yaratan da aynı arzudur. Eğer etoloji, bir bireylik ve çokluk olarak toplumsal gövdeye eyleme ve varoluş kudreti kazandırmanın olanağıysa, bu, bir özgürleşme kipi olarak “kayıtlı olmak”tan, yani yaşama dair her “iyi” ve güzele ilgi ve sevgi beslemekten, yani yapıp etme istenç ve kudretimizin artmasından geçmektedir. Kayıtlı olmak ve yapıp etmeyi istemekle beraber özgürlük, hiçbir egemene temsil hakkı vermemekten, bu çizgide siyasetin yaşamı öncelemesinden, kudretimizi artıran karşılaşmacı bir demokrasiden ve bunu güçlendiren otonomi ve çokluk halinden geçecektir. Bu geçiş hatları, kendi varlığını sürdürebilmek için kişilerde her daim kederli duygular yaratmak isteyen, bu yüzden de olumsuzlayan, tepkisel ve kara vicdana temelli yasalarla akıl/doğa halini değil de medeni hali kuran ve yaşam istencini soğuran ahlaki (etik olmayan) ve dinsel (içkin değil aşkın olan) buyruklarla yahut fikir ve imgede bireyleri aynılaştıran iktidardan, geri ya da ileri temsili demokrasiden ama daha önemlisi devlet aygıtının kapmasından kaçışın hatlarıdır. Kısacası iktidar gözetiminde gerçekleşen tüm bu yasa ve teknikler, fikirde ve fiiliyatta ölüme yaklaştıran olumsuzluklardır. O yüzden etik ve etoloji, tam da ölüm fikri ve gerçeğine tavır almakta ve bir özgürlük halinin tahayyülünü müşterekliğe çekmektedir. Zira Spinoza, özgür insanın en az düşüneceği şeyin ölüm olması gerektiğine vurgu yapmış, siyasal olmanın “kayıtlı” olmayı gerektirdiğine inanmıştır. Öyleyse etik bir siyasetten çıkan bu özgürlük fikri ve fiiliyatı, eğer öne çıkanlar bunlarsa ileri otoriterliğin ve büyük liberalizmin de önünde duramayacağı bir güce sahiptir. Gezi Direnişi, böyle bir etik gücün ve siyasetin örneğini sunmuşsa, doğaya ve akla olan içkinliğindendir; üretkenliğini arızi oluşuna bağlasak bile, kullanışlılığı süreğendir. Onur Eylül Kara * http://www.birikimdergisi.com/birikim/makale. aspx?mid=1005&makale=Gezi%20Direni%FEi:%20Etik%20ve%20Etoloji ** foto: Murat Bozluolcay www.baskahaber.org

166


a u

M l

e

m c

k e r ke

e ç ı n ı f a r m ı ğ d o r t a o y f m o , e c k . z i k e o r m o e l e t z i u m ç o r i , @ t k a ş i u a l r m mua e a c g z e c a ü e m l y l l a yalxm ü e y s n d o /sos ö s z g i i S . a y om i u z c i . g m k n c r i o e e o s M r faceb d i lx l a i y s b . o w e S edtps://ww r.com/

a y s

o S ht

te t i tw

//

s: p t ht

167


Sosyal Mecmua

Yeşile mahkum edin bozkırı Boy atsın sevdam

168


169


Sosyal Mecmua Gezikondu: Gezi Hareketi İçerisinden Çıkacak İşgal Evleri

G

ezikondu ismi sanırım ilk defa Haziran 2013’te, Gezi direnişinin bir devamı olarak hayata geçen semt forumlarının birinde Cihangir Parkı’nda telaffuz edildi. Şimdi tam olarak hatırlayamadığım bir şekilde belki bir telefon konuşmasında belki de bir Bağlantısızlar* toplantısında ismini duydum ilk defa. İlk duyduğumda yeni çıkmış bir albümün vasat bir parçası gibi bir izlenim yarattı bende. Önce önemsiz, olsa da olur olmasa da olur bir parça; sonradan dinledikçe daha çok sevilen, zamanla sırrını veren cinsten... Sadece bir zeka pırıltısının göstergesi bir birleşik isim olmadığını idrak etmemle güftesi anlamını akıtmaya başladı. Gezikondu ne ola ki? Gezikonduyu tanımlamak için kısaca şunu diyebiliriz: Gezi hareketi içerisinden çıkacak işgal evleri.

tutuldu ve bir dayanışm da yapıldı. Kişisel görüşüm şudur sınıfsal bir kalkışmaya bakımından tespitler d sel bir aktörüne dönüş al, muhafazakar bir hü umudunu üretmesi, Kü diyalog ve empati kana ine postmodern bir yak başına Gezi’ye bir kom

Forumlar ve mahalle m

Devletin Gezi’yi dağıtm gibi yayılan forumlar ö semtlerde kitlesel, yara ve mahalle çalışmaları oluşumlar haline dönü

Aşağı yukarı 45 gündü sürdürseler de artık far

İşgal evleri (squat) 60’larda ortaya çıkmış bir pratik. Dönemin yükselen kent hareketleri içerisinde hayat bulmuş bir Ya kabız ve güdük etki kamusallaştırma, ortak alan yaratma tecrübesi. kolektif ve yerel üretim Kimi zaman “punk” kültürün bir parçası kimi zaman da anti-kapitalist bir işgal biçimi olarak şekil bulmuş, özellikle Danimarka, Hollanda, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde bir kısmı yasal statü ya da meşruluk kazanmış önemli örnekleri olan bir kalkışma. İşgal evleri niteliği bakımından geçici ve sürekli barınma mekanları, sanat üretimi yapılan mekanlar, “punk” barlar vb. birçok farklı örneği olsa da temelde iki özellik üzerinden ayrılıyorlar diyebiliriz. Birinci ve ilk akla gelen grup otonom, illegal barınma mekanları diğeri ise barınma ihtiyacından ziyade kolektif üretimlerin yapıldığı kamusal mekanlar. Birinci grup politik işgalcilerin yanı sıra kent yoksulları ve evsizler gibi -kimi zaman zaten doğal işgalci de olantoplulukları da kapsıyor. Bu kapsayıcılık toplumdan yalıtılmış bu topluluklar için bir soluk alma imkanı olmasına rağmen politik hareketin göbeğine belki de görece daha fazla oranda sorunu beraberinde taşıyor (madde bağımlılığı, kolektifleşmeyen yaşamlar vs.). İkinci grup ilkinin bir takım handikaplarını taşımakla beraber, kurgulanış biçimine göre toplumun diğer bir çok kesimine de ulaşabilecek imkanlar barındırıyor (kültür merkezleri, atölyeler, semt evleri vb.). İşte tam da burada bizim hikayemiz başlıyor. Gezi Hareketi ne üretti? Gezi Hareketi parkın işgalinin başladığı günden itibaren kurulan düzeniyle birçokları tarafından bir komün tecrübesi olarak değerlendirilse de gerek üretim ilişkilerinden kopmaya kalkışmaması (insanların işlerine, okullarına devam etmesi gibi) gerekse kendi içerisinde üretim yapmaması üzerinden de ters yönde bir eleştiriye tabi

170

Tam da bu noktada ge mahalle örgütlenmeler ruyor.

Forumların, mahalle ör ile kurulacak semt evle üretim alanları hem for hem de bu hareketin e hareketin kendini yenid zamanda Gezi’den dev tiklerinin işletildiği, mev en yerel ve bölgesel m

Bu dönüşüm harekete kısmıyla kendiliğinden politikanın halihazırdak yan- Gezi eylemcileri i imkanları sunacaktır.

Bu da gezikonduyu sa maktan öteye taşıyıp m aracı haline getirebilir.

Fırat Seymen * Bağlantısızlar yerel forum oluşturduğu, yatay bir tartı ** http://gezikondu.blogspo


ma olduğu yönünde tanımlamalar

r ki nesnel üretimlerin azlığı ve a tam anlamıyla dönüşmemesi doğru olsa da emperyalizmin bölgeşen ve dolu dizgin ilerleyen neoliberükümete karşı toplumsal muhalefetin ürt sorunu vb. el yakıcı meselelerde alı açması bakımından bile -kimilerklaşım gibi gelse de ki öyledir- başlı mün niteliği katmaktadır.

meclisleri ne üretebilir?

masıyla yerelleşen ve bir virüs özellikle Beşiktaş ve Kadıköy gibi atıcı eylemlere imza atan, atölyeler ı üzerinden çalışmalar yapan yerel üştüler.

ür inişli çıkışlı olarak varlıklarını rklı bir dönüşümün eşiğindeler.

inlikler olup yok olacaklar ya da mlerle ayağa kalkacaklar.

ezikondu denemeleri forumların ve rinin önünde bir imkan olarak du-

rgütlenmelerinin iradesi ve desteği eri, kütüphaneler, kültürel-sanatsal rumlar ve Gezi Hareketi için bir ürün evrimi için önemli bir aşama olabilir, den üretim imkanı yaratabilir aynı vralınan doğrudan demokrasi pravsimsel değişimlerden etkilenmeymekanlara dönüşebilirler.

e ruhunu ve yaratıcılığını veren bir n bir kısmıyla da antipolitik -yani ki yapılış biçimlerini yeterli bulmaiçin yeni düzlemler ve kolektif üretim

adece yaratıcı bir birleşik isim olmücadeleye devam etmenin bir

mlarda bir araya gelen bağımsızların ışma ve eğilim oluşturma ağıdır. ot.fr

171


Sosyal Mecmua Slavoj Zizek, iki gün önce London Review of Books’da yayımlanan makalesinde Türkiye ve Yunanistan’daki protestoları ele aldı. Türkiye için “Protestocular serbest-pazar köktenciliğiyle ve köktendinciliğin birbirini dışlamadığını sezmekteler” diyen düşünür Zizek, Yunanistan ile aramızdaki tarihsel düşmanlığı bir yana bırakıp dayarnışma zeminleri aramamız gerektiğini savunuyor. ‘Cennette Sıkıntı’ başlıklı makale şöyle: Marx ilk dönem yazılarında Alman sorununu anlatırken özgül sorunlara yegane yanıtın evrensel bir çözüm, küresel bir devrim olduğunu açıklar. Bu reformist ve devrimci bir dönem arasındaki farkın özlü bir ifadesidir. Reformist bir dönemde, küresel devrim bir hayaldir. Sadece şeyleri yerelde değiştirme çabalarına güç verir; devrimci bir dönemdeyse, hiçbir şeyin radikal küresel değişim olmadan iyileşmeyeceği açık hale gelir. Bu tümüyle biçimsel anlamda 1990 devrimci bir yıldır: Komünist devletlerin kısmi reformlarının yetersiz olduğu ve insanlar için yeterli besinin sağlanması gibi gibi günlük sorunları çözmek için toptan bir kırılmanın gerekli olduğu ortaya çıkar.

Slavoj Zizek Türkiye’yi yazdı:

‘Ce

‘BELKİ DE BİZİM CENNET KAVRAMIMIZDA YANLIŞLIK VAR’ İki durum arasındaki farkla ilgili bugün kendimizi nerede konumlandırıyoruz? Son yıllardaki sorunlar ve protestolar yaklaşan küresel bir krizin işaretleri midir, yoksa yerel müdahaleler yoluyla aşılabilecek küçük engeller mi? Burada dikkat edilmesi gereken şey, sosyal patlamaların sadece ve öncelikle sistemin en zayıf noktalarında yer alıyor olması değil, başarı öyküleri olarak algılanan yerlerde de gerçekleşmesidir. Yunanistan ya da İspanya’da neden protestoların yapıldığını biliyoruz, ama Türkiye, İsveç ve Brezilya gibi zengin ya da hızla gelişmekte olan ülkelerde sorun nerede? 1979 İran devrimini “cennette sıkıntı”nın orijinal örneği olarak görebilirsiniz. İran, Batı yanlısı modernleşmede hızla yol alan bir ülke ve bölgede Batı’nın sadık müttefikiydi. Belki de bizim cennet kavramımızda yanlışlık var. Protesto dalgasından önce Türkiye pek modaydı: Avrupa için ideolojik batağa ve ekonomik öz-yıkıma saplanmış Yunanistan’a nazaran canlı bir liberal ekonomi ile Avrupa’ya uygun makul İslamcılığı birleştirmiş bir devlet modeliydi. Tabii ki, Kürtlerin çözümlenmemiş statüsü; Osmanlı İmparatorluğu geleneğinin diriltilmesi anlamına gelen genişleme çağrıları; zaman zaman dini yasaların empoze edilmesi; gazetecilerin tutuklanması ve Ermeni soykırımının inkarı gibi orada burada uğursuz işaretler de vardı ancak bunlar büyük resmi bozmasına izin verilmeyen küçük lekeler olarak göz ardı edilmekteydi. Sonra Taksim protestoları patlayıverdi. Konunun İstanbul’un orta yerinde meydana bakan parkın bir alışveriş merkezine dönüşmesini protesto etmekten ibaret olmadığının, çok daha derin bir huzursuzluğun güçlendiğinin herkes farkında. Aynı olgu Brezilya’da bu ay ortasında gerçekleşen protestolar için de geçerliydi: Olayı, kamu ulaşımındaki küçük bir zam tetiklemiş olabilir ama protestolar zamlı tarifeler geri çekildiği halde devam etti. En azından medyaya göre ekonomik bir patlama yaşayan ve geleceğinden gayet emin olan bir ülkeyi sarıverdi. Görünürde de bundan sevinç duyduğunu açıklayan cumhurbaşkanı Dilma Rousseff’in desteğini aldı. ‘RESMİ KARMAŞIKLAŞTIRAN, PROTESTOCULARIN ANTİ-KAPİTALİST GÜDÜMÜDÜR’ Türkiye protestolarını sessiz bir Müslüman çoğunluk tarafından desteklenen otoriter bir İslamcı rejime karşı seküler bir sivil toplum hareketi olarak görmüyor olmamız çok önemlidir. Bu resmi karmaşıklaştıran, protestocuların anti-kapitalist güdümüdür: Protestocular serbest-pazar köktenciliğiyle ve köktendinciliğin birbirini dışlamadığını sezmekteler. Kamusal mekanın İslamcı bir hükümet tarafından özelleştirilmesi bu iki köktencilik biçiminin el ele çalışabildiğini gösteriyor: Bu, demokrasi ile kapitalizm arasındaki “ebedi” evliliğin boşanmaya doğru gittiğine dair açık bir işaret. Protestocuların tanımlanabilir herhangi bir ‘gerçek’ hedef peşinde olmadıklarını kabul etmek de önemlidir. Protestolar, ‘gerçekten’ küresel kapitalizme karşı, ‘gerçekten’ köktendinciliğe karşı, ‘gerçekten’ sivil özgürlükler ve ‘gerçekten’ demokrasi için değil. ‘Gerçekten’ sadece belirli bir konu uğruna değil. Protestolara katılanların çoğunluğu, çeşitli özel talepleri ayakta tutan ve birleştiren akışkan bir huzursuzluk ve hoşnutsuzluğun farkındalar. Bu protestoları anlamaya çalışmak sadece epistemolojik

(bilgiye dair) değil, gazeteciler ve teorisyenler durumun hakiki içeriğini açıklamaya gayret ediyorlar; aynı zamanda da meselenin kendisi üzerine ontolojik (varlığa dair) bir mücadele ki bu da protestoların kendinde yer almakta. Bu yozlaşmış bir kent idaresine karşı bir mücadele midir? Kamusal mekanın özelleştirilmesine karşı bir mücadele midir? Otoriter İslamcılığa mı karşıdır? Bunlar cevabı bilinmeyen sorular ve nasıl yanıtlanacağı siyasi sürecin sonuçlarına bağlıdır. 2011’de Avrupa ve Orta Doğu’da protestolar patlak verdiğinde, birçokları bunları tek bir küresel hareketin parçası olarak görmemek gerektiği konusunda ısrarcıydı. Her birinin kendine özgü bir duruma tepki olduğu söyleniyordu. Mısır’da göstericiler diğer ülkelerde Occupy hareketine katılanların karşı çıktığı şeyleri, ‘özgürlük’ve ‘demokrasi’yi istiyordu. Hatta Müslüman ülkelerde bile çok önemli farklılıklar vardı: Mısır’daki Arap Baharı yozlaşmış otoriter Batı yanlısı bir rejime karşıydı, İran’da 2009’da başlayan Yeşil Hareket otoriter İslamcılığa karşıydı. Protestoların bu şekilde ayrıntılarına inmenin statüko savunucularının işine geldiğini görmek kolay: Ortada küresel düzene karşı bir tehdit bulunmamakta, sadece birbirinden ayrı bir dizi yerel problem yaşanmaktadır. ‘PROTESTOLARIN HİÇBİRİ TEK BİR KONUYA İNDİRGENEMEZ’ Küresel kapitalizm farklı ülkeleri farklı şekillerde etkileyen karmaşık bir süreçtir. Tüm çeşitliliklerine rağmen tüm protestoları birleştiren kapitalist küreselleşmenin farklı yönlerine karşı tepkileridir. Günümüz küresel kapitalizminin genel eğilimi, pazarı daha da genişletmek, kamusal mekanı çevreleyip kapatmaya yeltenmek, sağlık, eğitim, kültür gibi kamu hizmetlerinden kısmak ve giderek otoriterleşen bir siyasal iktidar sürdürmektir. Yunanlıların uluslararası

172


jik olarak seçilmiş durumlarda tutarlılık talep etmek, bütün düzene baskı oluşturmak anlamına gelir. Politika sanatı da, gerçekçi olup baskın ideolojiyi hedef almaktan ve kökten değişime işaret etmekten geçer. Bu talepler, yapılabilir ve meşru olsa da fiilen mümkün değildir. Obama’nın sağlık reformu önerisi de benzer bir vaka olduğu için, verilen tepkiler çok sert olmuştu.

ennette Sıkıntı’

‘SORUN, ÇOK DAHA FAZLASININ NASIL TARİF EDİLECEĞİDİR’ Siyasi bir hareket bir fikirle, uğrunda çaba harcanacak bir şeyle başlar, ama zaman içinde ön fikir derin bir dönüşüme uğrar. Bu sadece taktiksel uyarlama değil temel bir yeniden tanımlanmadır çünkü fikrin kendisi sürecin parçası haline gelerek süreç tarafından belirlenir. Bir başkaldırı bir yasanın iptali için talebiyle, bir adalet çağrısıyla başlayabilir. İnsanlar konuyla daha derinden meşgul olmaya başladıklarında hakiki adalet için ilk taleplerinden çok daha fazlasının gerekli olacağının farkına varırlar. Sorun tam da, ‘çok daha fazlasının’ nasıl tarif edilebileceğidir. Liberalpragmatik bakış sorunların birer birer, yavaş yavaş bir çözülebileceğini ifade eder: ‘İnsanlar Ruanda’da ölürken, anti-emperyalist mücadeleyi bir kenara bırakın ve katliamı engelleyin’; veya ‘küresel kapitalist düzenin ‘çöküşünü beklemek yerine hemen burada ve şimdi, yoksulluk ve ırkçılık mücadele etmek zorundayız’. Tanrının Ölümünden Sonra’da John Caputo (2007) bunu savunur.

finansal kapital ve temel sosyal hizmetleri sağlayamayan kendi bozuk ve verimsiz devlet yönetimine karşı protestoları bu nedendendir. Türkiyelilerin kamusal mekanın ticarileştirilmesini ve otoriter dinciliği protesto ediyor olmaları da bu bağlamda anlaşılmalıdır; Mısırlıların Batılı güçler tarafından desteklenen bir rejimi; İranlıların çürümüşlüğü ve köktendinciliği protesto etmeleri bundandır. Tüm bu protestoların hiçbiri tek bir konuya indirgenemez. Tümü, en azından iki sorunun belirli bir kombinasyonuyla uğraşıyor. Biri çürümüşlükten kapitalizmin verimsizliğine kadar ekonomik, ötekisi ise demokrasi taleplerinden konvansiyonel çok partili demokrasinin alaşağı edilmesine kadar politiko-ideolojik. Aynı durum Occupy hareketi için de geçerlidir. Hareketin, çok sesli ve çoklukla kafası karışık bildirilerinin ardında iki temel özelliği vardı. Birincisi sadece kendine özgü yerel yolsuzluklarla değil ile düzen olarak kapitalizm ile ilgili hoşnutsuzluk, diğeri ise çok partili temsili demokrasinin kurumsallaşmış biçimiyle kapitalist aşırılık ile mücadele için donanımlı olmadığı ve yeniden icat edilmesi gerektiğidir. Protestoların altında yatan nedenin küresel kapitalizm oluşu, tek cevabın bunu devirmekten geçtiği anlamına gelmiyor. Kişisel sorunlarla uğraşmak ve radikal bir dönüşümü beklemek anlamına gelen pragmatik bir alternatifin peşinden gitmek de pek geçerli olmaz. Bu seçenekler küresel kapitalizmin muhakkak tutarsız olması gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor: Piyasa serbestliği Amerika’nın kendi çiftçilerine verdiği destekle, demokrasi hakkında vaaz ermek Suudi Arabistan’a destek vermekle bir arada duruyor. Bu tutarsızlık siyasi bir müdahale alanı açmakta: küresel kapitalist düzen kendi kurallarını çiğnemeye zorlandığı noktada, kurallara sadık kalmasını ısrar etme fırsatı doğuyor. Düzenin tutarlı olmaya gücü yetmediği, strate-

173

Amerika’daki sol görüşlü siyasetçiler genel sağlık sigortasını temin ederek mevcut düzeni ıslah etseler, Vergi İdaresi yasasını yeniden gözden geçirip adil gelir dağılımını etkin bir şekilde sağlasalar, seçim kampanyalarına finansal düzenlemeler getirseler, tüm seçmenlere politik haklarını tanıtsalar, göçmen işçilere insanca davransalar ve Amerikan’nın nüfuzunu uluslararası topluluklarla bütünleştirerek çok taraflı bir dış politika yürütselerdi, vs., yani kapitalizme ciddi ve geniş kapsamlı şekilde müdahale edebilselerdi çok memnun olurdum. Bütün bunları yaptıktan sonra, Badiou and Zizek hala Kapitalizm denen Canavar’ın bizi taciz ettiği hakkında şikayet ederse, ben o Canavar’ın yüzüne esnerdim. Buradaki sorun Caputo’nun vardığı sonuç değil: tüm bu konuları kapitalizmin içinde çözebilsek neden kapitalizme kalmayalım ki? Sorun, mevcut haliyle küresel kapitalizmin içinde tüm bunları elde etmenin mümkün olduğu öncülü. Ya kapitalizmin Caputo tarafından listelenen aksaklıkları koşullara bağlı tedirginlikler değil de yapısal ihtiyaçlar ise? Ya Caputo’nun rüyası evrensel kapitalist düzenin, ‘bastırılmış hakikat’ın kendini belirginleştirdiği kritik anlardan ari, belirtiler göstermeyen bir rüya ise? Günümüz protestoları ve isyanları, birbiriyle örtüşen istekler tarafından sürdürülebilemektedir ve bu, güçlerinin nereden geldiğini gösterir: otoriter rejimlere karşı (‘normal’, parlamenter) demokrasi için savaşırlar; özellikle de mülteci ve göçmenlere karşı ırkçılık ve cinsel ayrımcılık; siyasette ve iş dünyasında (çevrenin endüstri tarafından kirletilmesi vs.); neoliberalizme karşı sosyal devlet; ve çoklu parti ritüellerinin ötesine geçen demokrasi biçimleri mücadale ettikleri alanlar arasındadır. Aynı zamanda küresel kapitalist düzeni olduğu gibi sorgular ve kapitalizmin ötesinde bir topluluk fikrini yaşatmayı denerler. Burada iki tane tuzaktan kaçınmak gerekir: Sahte radikalizm (‘önemli olan liberal-parlamenter kapitalizmin kaldırılmasıdır, bütün diğer kavgalar ikincildir’) ve sahte yavaş değişim (‘şu anda asker diktatörlüğüne karşı, temel demokrasi için savaşmalıyız, bütün sosyalizm rüyaları şimdilik bir kenara konmalı’). Burada, birincil ve ikincil antagonizmalar arasındaki sonunda en değerli olanla onlara şimdilik egemen olanı ayıran Maoist farklılığı hatırlamakta bir sakınca yok. Ana antagonizmada ısrar etmenin mücadeledeki önemli bir darbe fırsatını kaçırmak demek olduğu durumlar olabilir. ‘SOSYAL VE EKONOMİK HAYAT DA DEMOKRATİKLEŞMEK ZORUNDADIR’ Sadece aşırı belirlenmenin (overdetermination) karmaşıklığını adamakıllı dikkate alan bir siyasete strateji denebilir. Özgül bir mücadeleye dahil olduğumuz vakit kilit soru şudur: buna dahil olmamız ya da bundan geri çekilmemiz diğer mücadeleleri nasıl etkileyecek? Genel kural olarak, yarı demokratik, baskıcı bir rejime karşı isyan başladığında -2011’de Orta Doğu’da olduğu gibi- geniş kitleleri demokrasi için, yozlaşmaya karşı,vb. sloganlarla harekete geçirmek mümkündür. Bu başkaldırı başta koyduğu hedefine ulaştığında, bizi gerçekten rahatsız eden şeyin (yitirilen özgürlüklerimiz, küçük düşürülmemiz, yozlaşma, zayıflayan gelecek beklentileri) yeni bir biçimde devam ettiğini fark ederiz; böylelikle hedefteki eksikliği kabul etmek zorunda kalırız. Bu, demokrasinin kendisinin özgürlüğe karşı bir yapı olduğunu veya sadece politik demokrasiden daha


Sosyal Mecmua fazlasını talep etmemiz gerektiği anlamına gelebilir: sosyal ve ekonomik hayat da demokratikleşmek zorundadır. Kısacası, başlarda demokratik özgürlük diye tanımlanan yüce ilkenin uygulanmasında olduğunu farz ettiğimiz sorun, aslında bu ilkenin özündeki başarısızlıktır. Uğruna savaştığımız ilkenin özündeki başarısızlığı fark etmemiz ise siyasi eğitim için önemli bir adıma işaret ediyor. Egemen ideolojinin temsilcileri bu radikal sonuca varmamamız için bütün cephanelerini kullanırlar. Demokratik özgürlüğün bize farklı sorumluluklar getirdiğini, bir bedeli olduğunu, ve demokrasiden yüksek beklentilerin toyluk olduğunu söylerler. Özgür bir toplumda, söylediklerine göre, kapitalist bir şekilde davranarak kendi hayatımıza yatırım yapmalıyız: eğer gerekli fedakarlıkları yapmazsak ya da herhangi bir şekilde bir eksikliğimiz olursa, kendimiz dışında kimseyi suçlayamayız. Siyasi olarak daha direk bir şekilde ifade etmek gerekirse, ABD’nin popüler isyanları yeniden kanalize ederek kabul edilebilir parlamenter-kapitalist biçimlere dönüştürerek dışişleri politikasında istikrarlı bir şekilde hasar kontrolü stratejisini uygulamaktadır: Güney Afrika’da apartheidden sonra, Marcos devrildikten sonra Filipinler’de, Suharto’dan sonra Endonezya’da vb. Burası tam anlamıyla politikanın başladığı yerdir: asıl soru, değişimin ilk, heyecan verici dalgası bittiğinde nasıl itilebileceği, ‘totaliter’ cazibeye kapılmadan bir sonraki adımın nasıl atılabileceği, Mandela’nın ötesine geçip Mugabe olmadan nasıl hareket edilebileceğidir. Bu somut bir durumda ne anlama gelir? İki komşu ülkeyi, Yunanistan ve Türkiye karşılaştıralım. İlk bakışta, tamamen farklı görünmekteler: Yunanistan çok yıpratıcı bir kemer sıkma yıkıcı siyaset içinde sıkışmış haldeyken Türkiye yeni bir bölgesel süper güç olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak ya her Türkiye her kendi Yunanistan’ı üretir ve içerirse, yani kendi sefalet adalarını içerirse? Brecht’in Hollywood’un Ağıtlarında yazdığı gibi, Hollywood’un köyü buradaki insanların cennet anlayışına göre planlandı. Buralardakiler Tanrının bir cennet ve bir cehennem isterken, iki mekan tesis etmelerine lüzum olmadığına ve sadece bir tanesinin yettiğine karar kıldılar, o da cennetti, müreffeh ve başarılı olmayanlar için cehennem olan. Brecht’in şiiri günümüzün “küresel köyü”nü iyi ifade ediyor. Katar ya da Dubai’nin zenginlerin oyun alanı olması göçmen işçilerin neredeyse kölelik koşullarında çalışmalarından geçer. Yunanistan ve Türkiye’ye daha yakından bakarsak, özelleştirme, kamusal mekanın çevrilmesi, soysal hizmetlerin kısılması ve otoriter siyasetin yükselmesi benzeşir. Yunan ve Türkiye’li protestocular temel bir noktada aynı mücadele içindedirler. Doğru istikamet bu iki mücadeleyi koordine etmek, ‘vatansever’ hislerle ayartılmayı baştan reddetmek ve her iki ülkenin tarihsel düşmanlığını geride bırakarak dayanışma zeminleri aramalarıdır. Protestoların geleceği buna bağlı olabilir. Kaynak: http://www.lrb.co.uk/2013/06/28/slavojzizek/trouble-in-paradise http://direnisteyiz.org

174


175


Sosyal Mecmua

CUMHUTİYET MİTİNGLERİ NEDEN KAYBETTİ, G

T

ürkiye Siyasi tarihinde hükümet karşıtı eylemler kitlesellik açısından değerlendirildiğinde, Cumhuriyet Mitingleri’nin “en”lerden biri olduğu, buna karşın Gezi eylemlerininse tartışmasız birinci sıraya oturduğu söylenebilir. Her iki kalkışmanın da AKP döneminde gerçekleştiğini baz aldığımızda, bu iki toplumsal kabarmanın mütevazi bir karşılaştırmasını yapmak, hem geçmişi daha doğru okuyabilmek, hem de geleceğe ilişkin sağlıklı öngörüler yapabilmek bakımından ufuk açıcı olabilir. Bu yazı, her iki eylemin gövdesini bütün yönleriyle ayrı ayrı ele almaktansa, yalnızca Cumhuriyet Mitingleri ile Gezi eylemleri arasındaki benzerlik ve farklılıkları açığa çıkarıcı noktalara odaklanmaya çalışmaktadır.

içerikte değildir. Burada amacım, AKP döneminde yaşanan bu iki toplumsal tecrübeyi, sonuçları ve nitelikleri bakımından nesnel biçimde bir arada düşünmektir. Yine bu konuda oluşabilecek bir hayal kırıklığını daha baştan engellemek adına, hassas bir konu olan Cumhuriyet Mitingleri hakkında iki yaklaşımdan ısrarla kaçınacağımı bildirmek isterim: bu mitingleri kutsamamızı, her haliyle olumlamamızı bekleyenler, ne yazık ki kendimizi kandırarak ve daha da önemlisi teorimizi bypass ederek böylesi bir tavra girmeyeceğimizi bilmelidirler. Diğer yandan, Cumhuriyet Mitingleri yazıldığı anda “Ergenekon”, “darbe” vb. kavramlarının yapıştırılmasını isteyenler de ne yazık ki bu sayfadan eli boş döneceklerdir. Her iki kolaycılığı da reddettiğimi, doğrudan yakıştırmalar ve düşünmeksizin edinilen sıfatlar üzerinden Sosyal bilimlerde bir makalede veya kitapta konuşmayacağımı daha baştan söylemek isterim. seçilen başlığın, çoğunlukla o yazının bir kaç keKonuya ilişkin genel yaklaşımımı aktardığıma limelik özetini veya yazının temas ettiği konulara göre, Cumhuriyet Mitingleri ve Gezi eylemleri ilişkin genel bir çerçeveyi sunması beklenir. Zaman arasında yapmayı deneyeceğim karşılaştırmayı zaman başlık, yazarın ulaştığı sonucu da aşağı madde madde sıralamayı, konunun daha net yukarı ima edebilir. Okuduğunuz yazıdaki başlıkta, olması bakımından işlevsel buluyorum. Bu işlemi aslında yalnızca iki tane net ifade söz konusudur; yaparken Cumhuriyet Mitingleri’nden bahsederken bunlardan ilki Cumhuriyet Mitingleri’nin (istediği (CM), Gezi eylemlerinden bahsederken (GE)’yi sonuçları elde etme bakımından) kaybettiği, kullanacağım. buna karşın halen devam eden bir süreç 1-CM) Bildiğimiz üzere bu mitingler, 2007 olarak Gezi direnişinin (uzun vadeli sonuçları yılında Köşk’e çıkması muhtemel, eşi türbanlı açısından) kazanmış olduğudur. Bu anlamıyla, bir Cumhurbaşkanı adayına karşı eylemler biçine bu iki eylem birbirinin karşısına koyulmakta, minde örgütlenmiş, ancak esasen AKP’nin 5 yıllık ne de aynılığı savunulmaktadır. Bunun dışında, siyasal islamcı pratiklerine karşı halk kitlelerinin başlıktan yola çıkarak, bir tarafta bu iki eylemin gücünü devşirerek yoluna devam etmiştir. Ankarşılaştırılmasını, birbirine hiç benzemediği, hatta cak burada altı çizilmesi gereken kritik nokta, her birbirine ideolojik olarak zıt olduğu gerekçesiyle ne kadar sayısı milyonların üzerinde bir katılım doğru bulmayanlar olacaktır. Diğer yandan ise bu gerçekleştiyse de, bu mitinglerin homojen bir iki eylemin, aslında farklı biçimlere bürünerek deyapıya sahip olduğu ve Kemalist bir çizginin vam eden kesintisiz bir sürecin farklı momentleri tartışmasız bir biçimde eyleme rengini çaldığıdır. olduğunu savunanlar ses verecek ve onlar da 1-GE) Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesilmesine Cumhuriyet Mitinglerini kaybetmiş bir deneykarşı bir duyarlılıktan türeyerek, bir kaç saat içerim olarak görmenin ne kadar yanlış olduğunu isinde kitleselleşen ve ülkenin dört bir yanına vurgulayacaklardır. Şimdiden söylemeliyim ki, bu yayılan Gezi eylemleri, sayısı 10 milyonun üzyazı, söz konusu iki kanadı da tatmin edecek erinde insanın sokaklara dökülmesine neden

olmuştur. Ancak burada homojen bir kitleden ziyade, çok parçalı ve heterojen bir yapıdan söz edilebilir. Kemalistler, kendisine anti-kapitalist ya da devrimci diyen islamcılar, sosyal-demokratlar, sol liberaller, Kürtler, Aleviler, sosyalistler, komünistler, anarşistler ve yer yer de iktidar partisinin mensupları, bu eylemlere katılmışlardır. Bu anlamda Gezi eylemleri, salt hükümet karşıtlığı bakımından Cumhuriyet Mitingleri’yle aynı çizgide, ihtiva ettiği kitlenin ideolojik referansları bakımındansa ondan tamamen ayrıdır. 2-CM) Cumhuriyet Mitingleri, birçok ilde geniş halk katılımıyla sağlanmıştır. Ancak burada koyultulması gereken husus, kitlelerin AKP’yi alaşağı etme sürecinin öznesi olmaktan örtülü biçimde kaçınmalarıdır. Aynı anlama gelmek üzere, mitingdeki insanlar, iktidarla mücadelede iktidarla doğrudan karşı karşıya gelmekten imtina etmiş, daha ziyade devlet kurumlarının (öncelikle ordu, yargı vb.) bu işlevi üstlenmesini beklemişlerdir. Burada devlet kurumlarına olan güven, laikliğin teminatı olarak ordunun görülmesi şeklinde tezahür etmiş, bunun yanında yargı içerisindeki Kemalist unsurların, söz konusu uyumlu islamcı dönüşümü engelleyebileceği düşünülmüştür. Bu haliyle mitingler, “rahat” bir pozisyondan örgütlenmiş, kitlelerin huzursuzluğuyla AKP iktidarı arasına bir takım kurumlar getirilerek, bir anlamda barikat kurmuştur. Ama bu barikat, görüldüğü üzere, düzen içi bir arınışın sonucudur. 2-GE) Cumhuriyet Mitingleri, her ne kadar örtük biçimde aydınlanma ve rasyonalite gibi değerlerin savunusu biçimde gelişmiş olsa da, esas olarak bu kavramları ayakları üzerine diken ve hayata geçiren Gezi direnişi olmuştur. Çünkü Gezi kitlesi, kaderini herhangi bir kurumun inisiyatifine bırakmayarak, siyasal süreçlerin izleyicisi olmayı reddetmiş, kendisi adına karar vericileri beklemeden özne olmayı talep etmiştir. Üstelik bu özneleşme süreci, devlet kurumları arasında bir seçkicilik yapmayarak, bu kurumların içinde bulunduğu pespayeliği ve çürümüşlüğü her fırsatta dillendirerek gerçekleşmiştir. Gezi, AKP kurumlarına karşı hiçbir kurumun arkasına mevzilenmemiş, barikatı, kokuşmuş kurumlarla değil, kendi gücüyle kurmuştur. Bu haliyle Gezi, neresinden tutulsa elde kalan devlet ve kurumlarına, toptan bir red hareketidir. Dolayısıyla ?eylemcilerin niyetinden bağımsız olarak- düzen karşıtı bir karakter taşımaktadır. 3-CM) Mitingler, 1. Cumhuriyet’i tedrici biçimde tasfiye eden 2. Cumhuriyet’in siyasal islamcı karakterini fark etmiş ve “yeni düzen”i kabul etmemiştir. Ancak, esas olarak talep edilen, kemirilen ve günden güne eritilen laiklik ve Cumhuriyet değerlerinin, formatlanarak fabrika ayarlarına (1923) döndürülmesidir. “Yeni düzen”in panzehiri olarak “eski düzen” ayağa kaldırılmaya çalışılmış, ancak “yeni”ye yol açan koşulların “eski”nin dengesizliği ve temelsizliği olduğu düşünül(e) memiştir. Bu haliyle mitingler, 2. Cumhuriyetçi saldırıya karşı bir savunma hareketidir. 3-GE) Gezi eylemleri, 2007 tasfiyeleri ve 12 Eylül 2010 referandumu gibi kritik tarihleri atlatmış/ görmüş/yaşamış olmanın da verdiği olanakla, “yeni”nin şatafatlı cilasına (ileri demokrasi, milli irade vs.) yüz vermemiş, 1. Cumhuriyet’in

176


GEZİ NEDEN KAZANDI ? simgelerini (bayrak, M. Kemal posterleri) kullanmış olsa da 1923 Türkiye’sine dönülmesine dair herhangi bir talep dile getirmemiştir. Böylece ?özellikle- bayrak, devletin tanıdık olmadığı bir içerikle yeniden boyanarak, 2. Cumhuriyet karşıtı direnişin simgesi haline gelmiştir. Bu haliyle Gezi direnişi, bir savunma değil, saldırıya karşı püskürtme ve karşı-saldırı hareketidir. Buna en güzel örnek, Başbakan’ın partililerine yaptığı “evinize bayrak asın” konuşmasıdır. Çünkü yıllarca halka karşı saldırının meşrulaştırıcı simgesi olan bayrak, Gezi’yle beraber halk düşmanı politikaların üretildiği bir sığınak olmaktan çıkmış, işbirlikçilerin elinden alınmış, Aydemir Güler’in deyimiyle barikata dikilmiştir. Düzen tarafından halka saldırı sembolü olarak kullanılan bayrak, karşı-saldırıyla düzen güçlerinin elinden alınmıştır. Başbakan’ın “evlere bayrak asın” uyarısı bu karşı-saldırıyı boşa düşürmekten ve elden giden bayrağı yeniden ele geçirme isteğinden başka bir şey değildir. 4-CM) Mitingler, her ne kadar birçok kent merkezinde yapılmış olsa da, kitlelerin dışa kapalı ve homojen niteliğinden ötürü, yerelleşmede ve kendine özgü bir kültür yaratmada başarılı olamamıştır. Salt “laiklik” üzerinden örgütlenen ve dar bir siyasal çerçeveden beslenen Mitingler, topluma temas etmede güçlük çekmiş, en önemlisi geriye bir mücadele ve kültür tortusu bırakamamıştır. 4-GE) Gezi’nin en büyük başarısı, yerelleşme, yayılma ve yaygınlaşma konusunda muazzam bir hıza sahip olmasıdır. Öyle ki, eylemler sadece miting formunda devam etmemiş, duran adam/kadın, yeryüzü sofraları, Gazdanadam, park forumları gibi muhtelif biçimlere girerek ve içerisinde bulunduğu yer ile zamana kendisini uydurmayı başararak özünü kaybetmeden esneyebilmiştir. Bunun yanında büyük kent merkezlerinden küçük şehirlere, mahallelerden ilçelere ve köylere kadar direniş, ten temasına gerek kalmadan hava yoluyla bulaşan bir virüs gibi, ülkenin en ücra köşelerine dahi ulaşmıştır. Balkanlardan gelen ve engellenemeyen soğuk hava dalgasına benzer biçimde, bu defa direniş rüzgârı Gezi’den eserek “tüm yurdu etkisi altına almış”, arkasında ise henüz birkaç aylık olmasına rağmen yoğun bir kültür ve mücadele birikimi bırakmıştır. Kitaplardan makalelere, resimden müziğe, şiirden öyküye kadar incelenmeyi bekleyen bir külliyat bizi ve gelecek kuşakları beklemektedir. Gezi’yi, bir “miting”den ziyade “ruh” kılan şey tam olarak budur. Gezi, direnci ve sanatıyla alternatif bir yaşam biçimini örgütlemeyi becermiştir. 5-CM) Cumhuriyet Mitingleri’nde kitleleri sokağa döken iradeyi, örgütlü güçler ortaya koymuştur (CHP, BCP, DSP, İP, GP, SHP, ADD, TGB vd.). Geniş kalabalıkların, ülkenin en önemli meydanlarında disiplinli biçimde ve sağlam bir organizasyonla bir araya getirilmesi, örgütlülüğün anlamını ifade etmektedir. 5-GE) Gezi’de örgütlülüğün durumu ise daha ziyade Taksim Dayanışması’yla beraber düşünülmelidir. Dayanışma’nın çatısı altında eylem birlikteliğine giden 100’den fazla siyasi parti, dernek, oda ve platform, esas olarak bu eylemlerin öncüleri ve katalizör gücü olmuştur. Ancak kritik olan, kitleselliğin, örgütlü yapıların boyutunu

177

tartışılmayacak biçimde aşmasıdır. Bir başka deyişle, Gezi Parkı’nda ve Taksim’de yapılacak imar değişikliklerine engel olmak amacıyla kurulan Taksim Dayanışması, başlangıçta savunma görevini üstlenmiş olsa da, sürecin yukarıda anılan bir karşı-saldırıya dönüşmesi ağırlıklı olarak örgütsüz halk kitlelerinin katılımıyla gerçekleşmiştir. 6-CM) Mitingler’in ideolojik çeperinin, milliyetçilik ve ulusalcılıkla çevrelendiğini tespit etmek zor değildir. Bu haliyle de Türk kimliğine sıkışıp kalan Mitingler’in, diğer kimliklerle temas etme şansı daha baştan sakatlanmış durumdadır. Dışlayıcı bir niteliğe sahip olduğundan bu kalkışma, diğer toplum kesimlerini içermede başarısızlığa uğramıştır. 6-GE) Gezi eylemlerinde halkların kardeşliği sloganı, salt söylemsel düzeyde kalmamış, somutlaşarak ayakları üzerine dikilmiştir. Barikatın arkası, hiçbir kimliğin bir diğerini baskıladığı bir alan olmamıştır. Burada dikkat çeken olgu şudur ki, Cumhuriyet Mitingleri’ne katılan kesimler de, Gezi sürecinde bu kez kimliklerini öne çıkarmamış, alanda tek bir Kürt düşmanı slogan atmamışlardır. Dönüşüm ve öğrenme süreci herkesi (ve bizi de) kapsamakta, halk düşe kalka öğrenmektedir. Böylece sokakta halklar arasında sağlanan “barış süreci”, masada AKP’yle sağlanması düşünülen “barış süreci”ni sefil ve temelsiz bırakmıştır. En temel anlamda, Cumhuriyet Mitingleri ile Gezi eylemleri arasındaki farklar bu şekilde sıralanabilir. Bu sonuçlar üzerinden, başlıkta iddiasında bulunduğum “yenilgi” ve “zafer”in gerekçelendirilmesine geldiğimizde, bu formülasyonu 2007’deki devlet krizinin ve 2013 yılındaki meşruiyet krizinin niteliğine dayandırmakta bir beis görmediğimi belirtmeliyim. 2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimleri arifesinde düzenlenen Cumhuriyet Mitingleri, AKP iktidarının karşılaştığı ilk kitlesel halk tepkisiydi. Neo-liberal ve siyasal islamcı dönüşüm arasındaki bağlantıyı bütüncül biçimde yakalamaktan ziyade, salt dinselleşme meselesi üzerine yoğunlaşan Cumhuriyet Mitingleri, konjonktürel olarak 27 Nisan e-muhtırası ve Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla kesişmişti (burada kesişme kelimesi, kuşkusuz bir rastlantıyı değil, diyalektik biçimde birbirini etkileyen süreçleri ifade etmek için kullanılmıştır). Yukarıda sayılan nedenlerden ötürü, talepleri nesnel olarak düzen içi olan bu mitinglerin karşılığı da daha çok sınıf-içi bir itişmeyle karşımıza çıkmıştır. Özellikle dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın “sözde değil özde laik” sözleri ve e-muhtıra, Mitingler’de dile getirilen talebin, devlet katında yansıması ve karşılığı olmuştur. Devletin teamül, paradigma ve değerlerini restore etme/yeniden belirleme niyetinde olan AKP’ye karşı, gücünü sokaktan alan ve devlet kurumları içerisinde de izdüşümünü bulan muhalefet, bir devlet krizine yol açmıştır. Bu siyasi kriz, liberallerin iddia ettiği gibi AKP’nin sözde demokrat ve cesur iradesiyle aşılmamıştır. Bu sözde demokrat ve cesur duruşun arkasında, ABD, AB, uluslararası-yerli sermaye ve cemaatin AKP’ye verdiği açık destek bulunmaktadır. Kestirme bir sonuçla, bir devlet krizi ?meşruiyet ya da ekonomik krizle eklemlenmediği süreceatlatılabilirdir. Bu mantıkla Cumhuriyet Mitingleri, siyasi bir krize neden olabilmişse de, bu, iktidar

bloğunun parçalanmasına ya da içerisinden aykırı sesler çıkmasına sebep olmamıştır. Tersine iktidar, iç ve dış destekle, kendisini tahkim ve konsolide etme fırsatı bulmuştur. Cumhuriyet Mitingleri’nin yenilmesinin gizi buradadır. Gezi eylemlerinde ise durum çok daha farklıdır. Parkta sabahlayan gençlere polis müdahalesi ile başlayan ve çadırların yakılması gibi akıl dışı bir uygulamayla devam eden süreç, eylemcilerin ve muhalefetin, iktidara karşı yönelttiği sorularda ilginç bir formülasyona sebebiyet vermiştir. “Ne hakla parktakilere müdahale edersin”le başlayan silsile, “ne hakla çadırları yakarsın”la devam etmiş, “ne hakla insanlara gaz ve su sıkarsın”nın ardından “ne hakla beni yönetirsin”le taçlanmıştır. Bu adlı adınca bir meşruiyet sorgulamasıdır. Halk artık AKP tarafından yönetilmek istememektedir. Üstelik Başbakan’ın “% 50 beni istiyor, siz kimsiniz” kurgusu, kalan % 50 tarafından istenmediğinin bir itirafı niteliğindedir. AKP, bu defa bir devlet krizinden ziyade meşruiyet krizine düşmüştür. Sonuçları ve atlatılabilirliği açısından meşruiyet krizinin, devlet krizinden en önemli farkı, hiçbir iç ve dış destekle aşılamayacak olmasıdır. Daha da ilginci iktidarın altından meşruiyet zemini kaydığı vakit, yukarıda sayılan iç ve dış destekçiler bir anda iktidarla aralarına mesafe koyarak kendilerini rölantiye alırlar. Bu minvalde AKP’nin meşruiyet kaybı ve yalnızlaşmaya karşı üretebildiği iki refleks vardır. Bunlardan biri şiddetin dozunu arttırma, diğeri ise dinselleşmedir. İktidarına yönelik rızayı, iknayı ve onayı örgütleyemeyen AKP bu açığı, şiddet ve zor araçlarını seferber ederek kapatmaya çalışmaktadır. Ancak buradaki çelişki daha vahimdir; şiddet araçları geçici olarak iktidara bir alan açsa da, salt zor araçlarıyla işleyen bir iktidar, meşruiyetini daha da zedeleyecektedir. Üstelik zor aygıtları, artık korkutuculuğunu ve caydırıcılığını da yitirmiş görünmektedir. Dinselleşme başlığı ise, AKP’nin en iyi bildiği silahtır. Lakin Gezi eylemlerinin başlamasına neden olan süreç, siyasal islamcılığın yaşam tarzı üzerindeki belirleyiciliğine karşı da geliştiğinden, burada da AKP içerisinden çıkamayacağı diyalektik bir sarmala dolanmış durumdadır. Sonuç olarak Gezi kazanmıştır. Çünkü AKP bundan sonra atacağı her adımda “ya yeniden sokağa çıkarlarsa” endişesini ensesinde hissedecektir. “Ne yaparsanız yapın o kışlayı yapacağız”dan Gezi Parkı’nı cennet bahçesine çevirmeye varan bir geri adım sürecidir bu. Artık korkmamayı ve cesur olmayı öğrendiğimize göre, çözemeyeceğimiz hiçbir sorun kalmamış demektir. Boğaziçi Caz Korosu’nun başarıyla tespit ettiği gibi; “bulunur bi’ çare, halk ayaktadır”. Burak İyiekici http://blog.radikal.com.tr/Sayfa/cumhuriyetmitingleri-neden-kaybetti-gezi-neden-kazandi-30248?fc=ok


Sosyal Mecmua

178


Gezi duvarlar覺nda Stencil Uygulamalar

179


Sosyal Mecmua

180


181


Sosyal Mecmua

182


183


Sosyal Mecmua

184


185


Sosyal Mecmua

186


187


Sosyal Mecmua

188


189


Sosyal Mecmua

soulliner- illustrator

190


191


Sosyal Mecmua

soulliner- illustrator

192


Gezide Stencil Uygulamalar覺

193


Sosyal Mecmua

194


Gezide Stencil Uygulamalar覺

195


Sosyal Mecmua

196


197


Sosyal Mecmua

198


D繹viz ve Yaz覺lamalar Gezide

199


Sosyal Mecmua ETHEM SARISÜLÜK’ÜN BABASININ İLGİNÇ YAŞAM ÖYKÜSÜNDEN, GEZİ PARKI OLAYLARINA BAKIŞI

S

ungurlu’dan İsmail Akyıldızoğlu ve Emrah Koçtekin ile Kemal Keçelioğlu da bizlere yardımcı oldular. Uzun zamandır tanıdıkları ‘Hoca Muzaffer Sarısülük’ü bizim için aradılar. Biraz dolaşmanın ardından yaz-kış ömrünü geçirdiği keliği bulduk. Şansımızdan yerindeydi. Uğur Demirer, cenazede karanlığa rağmen sesinden tanıdığını söylemişti. Yine aynı şey oldu. Uğur Bey “Beni tanıdın mı Muzaffer” dediğinde “Sen Uğursun. 35 yıldır görüşmemiştik. En son cenazeye geldin” deyiverdi. Konuşmanın bir yerinde de Ankara’daki ortak arkadaşlarından söz ederken, “Onlar dolmuşa binerlerdi biz seninle paramız olmadığı için yürürdük” diyerek ayrıntılara kadar hatırladığını gösterdi. YÜRÜYEREK ÇORUM’DAN ANTALYA’YA Üzerinde sadece bir pantolon ve kazak vardı; yalınayaktı. Yanında taşıdığı montun ise sadece ceplerini kullanıyor. Her yere yürüyerek gidiyor ve kesinlikle arabaya binmiyor. Hatta o kadar ki, birkaç kez Antalya’ya kadar yürüyerek gidip geldiğini bile söylüyor. Hesaplarına göre, yürüyerek 2400 kilometre yol yapmış. Kullandığı tek teknolojik alet ise haberleri takip edebilmek ve gerektiğinde ailesine ulaşabilmek için oğlunun verdiği parayla aldığı cep telefonu. Ethem’in öldüğünü de flaş haber şeklinde cepten duymuş. Hiç traş olmuyor. Saçı ve sakalı iyice birbirine yapışmış bir halde. Sadece akarsudan içiyor ve zaman zaman da aynı suda yıkanıyor. 17 yıldır hiç et yemediğini, vejeteryan olduğunu söylüyor. 20 yıldır kimseyle el sıkışmadığını, hatta hiç temasta bulunmadığını da ekliyor. Bir şey uzatılırsa yere konulmadığı zaman almıyor. Kendisi de bir şey vereceği zaman yere bırakıyor. Kendisiyle ilgili kitabı da, nüfus cüzdanını da aynı yöntemle verdi. Sigara

içiyor. Kendisi için alınan sigaraları ise “Saklayıp bir dahaki gelişinizde size ikram edeceğim. Mutlaka gelin” diyerek saklıyor. Gönlü bol. Oğlunun cenazesinin ardından gelen giden olur diye yiyecek içecek saklamış. Biz gittiğimizde çıkarıp ikram etti. Gözleri de dişleri de çok sağlam. Ancak kesinlikle kimsenin gözünün içine bakmıyor. Eski arkadaşlarından ya da tanıdıklarından birinin öldüğünü duyduğu zaman hemen yerinden kalkıp bir takla atıyor. Niye yaptığını sorduğumuzda ise “Bu da benim onlar için yaptığım ibadetim” diyor. Bir ara sıcaktan bunalıp üstündeki yırtık kazağını da çıkardığında saçı ve sakalı daha da ortaya çıkıyor. Bir gram yağ yok ama öyle bir deri bir kemik durumu da yok. Anlatılanlara bakılırsa 40-50 kiloluk hurdayı kilometrelerce taşıyabiliyor. Bizim arabayla 10 dakikada ancak kat ettiğimiz yolu arazi içinden yürüyerek 16 dakikada alması da ne kadar güçlü olduğunu gös teriyor. BARAKASINDA TÜRK BAYRAĞI Barındığı yeri çevirmiş. Bir Türk bayrağı asmış. Barınağında çok sayıda ansiklopedi ve kitap var. Fotoğraf çekmek istediğimde kırmızı kapaklı “Oğlum getirmişti” diyerek Ethem’in hediye ettiği “Devrimler ve Karşı Devrimler Tarihi” ansiklopedisini gösteriyor. Orhan Hançerlioğlu’nun Felsefe Ansiklopedisi’nden çok etkilendiğini saklamıyor. Sık sık Hançerlioğlu’nun yapıtını söyleyip “Çok değerli bir kitap. Her aradığımı buluyordum” diyor. TRT programcısı asker arkadaşı Servet Somuncuoğlu’nun Gallemit adlı kitabı da bunların arasında. Bu kitapta Muzaffer Sarısülük’ün 13 mektubu da yer alıyor. ASKER Kitabın

ARKADAŞI ‘KİTABINI arka sayfasındaki

YAZDI’ ifadel-

GİDİŞİNLE YÜRÜDÜM B KAVGADA DÜŞTÜĞÜN YÜREĞİMİ ALDIMDA G Bİ SONSUZLUK VARDIR DALIMIZ KIRILSADA AĞ BOY VERİR BAK TAKSİ BARİKAT’DA. er ise çok ilginç: “Bu kitapta anlatılanların hepsi gerçektir ve roman´ın esrarengiz kahramanı hala hayattadır. Mektupları uzatıyorum. O hiç okumadan, tek tek elden geçiriyor mektupları. Toplam on üç mektup. Mektuplardan hiçbiri aynı kâğıda yazılmış değil, yani biri sigara kâğıdına, bir diğeri dosya, başka biri asker defterinden koparılmış sayfa, teksir kâğıdından koparılmış bir parça. İstanbul´u, gemiyi, evi, barkı her şeyi unuttuk. Öylece mektuplara bakıyoruz. O sormuyor, ben de anlatmıyorum. Suskunluk büyüyor, o mektuplara dalıyor, ben kubbeleri seyrediyorum, sol tarafıma kız kulesi düştü şimdi. Aziz, elindeki mektupları bana uzattı ve kendi kendine söylendi. ‘Bey oğlu bey, köle oğlu köle olmak rızasındadır’ Bu adam kim Bu adam bir ‘Kam’, bir ‘Bilici’ Azizciğim!!!” Servet Somuncuoğlu’nun bilici dediği Muzaffer Sarısülük, Gallemit adını kendisinin koyduğunu söylüyor. Kitabın elinde tek olduğunu ve kaybetmek istemediğini de söylüyor. Mutlaka geri getireceğimizi söylüyor ve ısrar ediyoruz. Yayınevinin adresini ve telefonunu kaydettikten sonra veriyor. Eğer kitabın başına bir şey gelirse yeniden istemek için adresi ve telefonu aldığını söylemeyi de unutmuyor.

200


BEN O YOLLARI OĞUL, GÜNÜN AKŞAMI, GELDİM BAŞUCUNA, RYA ŞİMDİ ORDASIN, ĞAÇ’IMIZ HALA AYAKTA, İM YOLLARINDA,

HURDA TOPLAYIP GEÇİNİYOR Mal mülk sıkıntısı yok ama gazete okumak, içki alabilmek, karnını doyurabilmek için para kazanması gerektiğini de biliyor. Hurda toplayıp satarak bu ihtiyaçlarını giderdiğini söylüyor. “İhtiyacım olanı bulur, kullanır ve ardımda bırakırım” diyor. Sungurlu’da tanımayan kimse yok. Adını kimse söylemiyor. Bilen biliyor ama onlar da çoğunlukla “Hoca” diye sesleniyor. O da bunu kabul etmiş durumda. Sungurlu’da pek çok da dost edinmiş. Kemal Keçelioğlu, İsmail Akyıldızoğlu, Emrah Koçtekin bunlardan sadece üçü. Kemal Keçelioğlu’nun bağındaki evine sık sık uğruyor. İsmail ve Emrah da Hoca’ya büyük saygı gösteriyorlar. Onların gözünde Hoca Servet Somuncuoğlu’nun dediği gibi bir kutsal kişi, hatta bir dede. Kesinlikle uğrunun kesilmemesi gerektiğine inanıyorlar. Emrah Koçtekin, “Hoca’ya zarar vermek isteyen olursa kendimi O’na siper ederim” diyecek kadar da saygı ve sevgi duyuyor. Birkaç kez yıkamayı, berbere götürmeyi önermişler. Sadece “Bana karışmayın yeter” demiş. ‘KÖTÜ BİR ŞEY OLACAĞINI HİSSETMİŞTİM’ Geçmişini çok kurcalatmak istemiyor. Oğullarının her yıl yanına uğradığını, görüp gittiklerini söylüyor. Konuyu Ethem’e getirmeye çalıştığımızda “Ölen öldü, kanadım kırıldı ama artık yapacak bir şey yok. Elden gelen yok. Ethem’in geri geleceği de yok” diyor. Ancak

201

öldüğünü ilk duyduğunda Kaymakamlığı basmaya çalıştığını da laf arasında söylemeden edemiyor. “Bazı insan evladından, bazı evlat da atasından üstündür. Kimi insan evladını kurtarmaya çalışır kimi evlat da atasını. Ben Ethem’i kurtaramadım. Öleceğini biliyordum” diyor.

uzaklardan gelmişler ve nöbet tutmak istiyorlar. Başları yanmasın diye onları gönderdim. Ailesinden birisi yoksa yoldaşları tutar dedim. Mezarında ben kalırım dedim. O gece oğlumun mezarında kıvrılıp yattım. Son kez yanında oldum” diyerek aslında ne kadar etkilendiğini de ortaya koyuyor.

1980 öncesinde Abidinpaşa’da sağcıların egemen olduğu bir lisede okumuş. Olayların tam göbeğinde yer almış. “Ben oğluma bakarsan solcunun hafifiydim. Anaları yetiştirdi onları. Bana göre daha hızlı solculardı. Ethem daha doğduğunda Tanrı tarafından farklı yaratılmıştı. Hangi ata evladı arasında ayrım yapar? Ancak ne yalan söyleyeyim Ethem’i diğerlerinden farklı görür ve severdim. Varlığıyla değilse de yokluğuyla fark yaratacağı belliydi” diyerek sevgisini anlatıyor. Evinden ayrıldığında Ethem 6 yaşındaymış. En son 18 Mayıs 2013’de İbrahim Kaypakkaya’yı anmaya gelen grupla geldiğinde görüşmüşler. “Yanıma uğradı. Sanki saklanıyor gibiydi. Kötü bir şeyler olacağını o zaman gördüm. Ama elimden gelen bir şey yoktu” demekten kendini alamıyor.

Sanatçı Alpay’ın yaptığı beste sözleri

‘TAKSİMDE HALK HAKLI’ Türkiye’nin Ethem için ayağa kalktığını söylediğimizde araya bir de dörtlük serpiştirerek “Geri gelmeyecek ki. Devletle kavga etmem. Hiç etmedim. Devlet benzer gökteki kuşa, sürer ahlakı yokuşa. Alır ite kakışa, yol açık geçemedim. Kapitalist ahlak yine yaptı yapacağını. Megakentler insanı öldürür diyordum. Hep başkasının mı canı yanacak. Bu kez de bizim canımız yandı” diye konuşuyor. Taksim eylemlerine nasıl baktığını sorduğumuzda ise daha net yanıt veriyor. “Dünyanın hiçbir yerinde şehrin göbeğine kışla yapılmaz. Ne amaçla kullanırsan kullan. Taksim’de halk haklıdır. İstanbul’un kendisi kanaldır. Yeniden kanal yapmak hangi aklın işidir?” diyerek kendi görüşlerini de aktarıyor. Oğlunun cenazesine son anda yetiştiğini de anlatan Muzaffer Sarısülük, “Hoca kuranı bitirmeden yetiştim. Dağlardan aşıp geldim. Sol gelenekte vardır, ölenin mezarında nöbet tutulur. Baktım gençler

anımsayın anımsayın ki, tazelensin geçen günler adımı anın anın ki unutulmayayim kuşların kanat çırpışındaki güçle ısrar ediyorsam bir yerlerimde sesim, bir yerlerimde ismim duyulsun diyedir şimdi göğün beni o öpen o yerinde uyuyorum anımsayın ki, kar yağdığında tenim üşümesin beklemekle geçmişti ömrüm yeni bir bekleyiş var uykumda rüyalarım andınızı fısıldıyor ruhum neşeli, bedenim sıcak, dağılmadan duruyor bir dost kurşunu beynimde yok artık direnecek gücüm yok, yok, yok yok. tamam tamam, ben yenildim siz yendiniz. ama ben, kazandım siz kaybettiniz.


Sosyal Mecmua

KİTAPK

Hegel okumanın tam zamanı YÜCEL KAYIRAN yavaş duyulmaya başlayınca da, bu işi birbiliHegel, modernliği, düşüncesinin nesnesi yapan ilk filozoftu. Bugün, felsefe ve siyaset araştırmadan daha ötesine taşıyor. yazdığı kitabın mindeki düşünce Hegel’siz ilerleyemiyor. uygulayıcısı olmaya... 1983’te albert einstein enstitüsü’nü kuruyor. ve sivil itaatsizlik konusunda eğitimler vermeye başlıyor. birkaç yıl sonra, tanıştığı emekli bir amerikalı askeri ataşe sayesinde burma üzerine çalışmaya başlayınca, yarattığı prensipleri ilk defa pratiğe dökme imkanı buluyor. 90’ların başında gizlice burma’ya geçip, gerillalara sivil itaatsizlik dersleri veriyor. iş büyüyor. gerillalar anlattıklarını özet olarak isteyince, 2000’lerin devrimlerinin incil’ini ortaya çıkarıyor: ‘diktatörlükten demokrasiye’... sene 1993.

Türkiye’de de, Hegel ilgisi, felsefi bir bağlamdan çok ideolojik bir kökene dayanır. Hegel, felsefecilerden çok solun sahiplendiği bir filozof olagelmiştir. Solun, Hegel’i sahiplenişi de, Hegel’in kendi özgün düşüncesine önem vermenin bir neticesi olmaktan çok, solun kendi ideolojik kökenlerine gösterdiği merak, ilgi ve saygının bir sonucuydu ve bu bağlamda da, Hegel, materyalist Marx’ın idealist atası anlamına geliyordu. Hegel’le ilgili ilk seçme yazıların Onur Yayınları’ndan çıkan Seçme Parçalar (Çev. Hüseyin Demirhan) olduğunu; Sayfa Sayısı: 160 Hegel üzerine yazılmış ilk çeviri kitabın da, Birikim Yayınları’ndan çıkan W.T. Stace’nin Baskı genç Yılı: 2012kuşakta Hegel’e Hegel Üstüne olduğunu hatırlatırım. (Bununla birlikte, yeni gelen Dili: İngilizce yönelik yeni bir felsefi ilginin başlangıcından da söz etmek gerekir; Yayınevi: özellikle Serpent s Tail Baykuş ve Monokl dergilerinin Hegel özel sayılarından.) Taksim-Gezi Direnişiyle İlgili İki Kitap

Hegel’e, artık Marx’ın atası olarak değil kendisi olarak yaklaşmamız gerekir. From Dictatorship to Democracy Hegel’i yeniden okumanın bugün olanaklı yolu, sanırım onun biyografisini okumak“Devrim Taksim’de Göz Kırptı” ve “Gezi Fenomeni” Geneen Sharp Kimdir? kitapları direnişe dair kapsamlı bilgilerle raflardaki daha çok hükümet karşıtı direnişçiler üzerine olan önemli la başlamak. Hegel ve biyografisinden söz etmek, bir başka sorunla yüz yüze yerlerini alıyor. konulara yoğunlaşmış ve kitaplar yazmıştır. 83 yaşında. lakabı, ‘şiddetdışı aktivizmin gelmek anlamına da gelir. Naturalis yazar ve ilk çevrecilerden olan Henri David Thoreau (1817-1862) için doğa, inancının bir parçasıydı. Thoreau bu amaçla 1845 yılının ilkbaharında Walden gölünün kıyısına bir kulübe yaptı. Burada doğayı gözlemledi, çiftçilik yaptı gözlemlerini ve düşüncelerini bir günlüğek aydetti.

makyavel’i’. Doğal dünyada yaşamını sürdürürken bilinçli ohio’da protestan bir rahibin oğlu olarak doğuyor. olarak yaşamayı hayatın sadece temel ihtiyaçlarını babası sürekli seyahat ettiği için kimseyle uzun dikkate almayı ve hayatın öğretmesi gerekeni süreli dost olamıyor. öğrenmeyi arzuladı günlük yaşamından kesitlerle bir antisosyal. hiç evlenmemiş. çocuk yok. aile beraber insanın varoluş gerçeği, toplum, devlet ve yok. yanında bir tek asistanı var. diğer konular üzerine tefekkürlerini açık ve net bir ohio’da sosyoloji okuyor. okulda mahatma bilgelikle kaleme aldı. (Thoreau münzevi bir hayat gandi’nin hayatından etkilenince, sivil itaatsizlik yaşamıyordu. Hergün ziyaretçileri vardı ve yürüy- üzerine araştırmaya başlıyor. ve 60 yıl sürecek bir erek yakındaki kasabaya gidip geliyordu) serüvenin içine dalıyor. 50’lerde bir hapislik dönemi var. şiddete karşı Thoreau’nun dikkat çeken kabiliyeti sıradan günolduğundan kore savaşı’na katılmayı reddedişi... delik bir olayı veya doğadaki bir detayı gözlemley- ve dokuz ay hapis yatması. erek başladığı düşüncesini insanoğlunun en temel çıkıyor. sonra ingiltere’ye geçiyor. oxford’da siyasorunlarını derin bir bakış açısıyla ele alabilecek set bilimi doktorasına. şekilde geliştirmesidir. o dönemin avrupa’sı, bugünün 3. dünyası gibi... toplumsal hareketler açısından zengin. bir yandan Amerikan ebediyatının en büyük klasiklerinden açık laboratuvar ingiltere... bir yandan 2. dünya biri olan bu kitapta düşüncelerini toparladı Tolstoy savaşı’nda nazi rejiminin altını oyan öğretmen ve Gandi gibi büyük şahsiyetleri etkilemesiyle hareketi üzerine okumalar... iyice donanım tanınan Thoreau’nun bu eseri tüm dünyada felsefi kazanıyor. düşüncede bir baş yapıt olarak kabul edilmiştir. 60’larda ülkesine dönüp harvard’a başlıyor. burada 30 yıl sürdüreceği araştırmasına girişiyor. sekiz yıl sonra, 1973’te, sonunda bütün teoriyi bir Doğal Yaşam ve Başkaldırı kitapta toplamayı başarıyor: ‘şiddetdışı hareketin (Sivil İtaatsizlik Makalesi ve Wolden Gölü) politikası’. 902 sayfa. tuğla gibi... Orjinal isim: Walden; or, Life in the Woods ilk kitap tamamen teori üzerine kurulu. bir proHenry David Thoreau testo gösterisinin nasıl planlanması gerektiği... ve Kaknüs Yayınları / Düşünce Dizisi diktatörlüklere karşı geçmişte uygulanıp başarılı iket Fiyatı : 20,00 TL (KDV Dahil) olmuş yöntemler... kitap, üniversitede büyük ilgi görüyor. adı yavaş

Devrim Taksim’de Göz Kırptı

Biyografi kitaplarına yönelik bir ilgi eksikliğinden söz edebilir miyiz? Etmemiz gerekir. Son yıllarda, gerek felsefenin, gerek edebiyatın gerekse siyasetin çok önemli öznelerinin biyografileri yayımlanıyor. Çok önemli ve yeni gelişmelere dayalı bilgileri içeren biyografiler bunlar aynı zamanda. Örneğin Marquez’in, Simon Bolivar’ın, Hannah Arendt’in, Kant’ın, Musil’in, Darwin’in, Bediüzzaman’ın, Spinoza’ın, Karl Marx’ın, Heidegger’in, Adorno’nun, Benjamin’in, Rousseau’nun biyografilerinin kısa zamanda birkaç baskı yapmış olması gerekmez mi? Son dönemin üzerinde en fazla düşünülen yazar ve filozofları değil mi bunlar? Rimbaud’yu anmayan, onu örnek göstermeyen şair mi var Türk şiiri ortamında veya son yıllarda Hegel’e atıf yapmayan siyaset bilimcisi? Birçok kişinin referans edindiği bu şair ile filozofa ait bu biyografilerin en kısa zamanda birkaç baskı yapması beklenirdi. Bence bu ilgisizliğin kökeni, şahsi deneyimi önemsemeyen kanaatlerimizle alakalı. Yalan yanlış yargılar Eser Adı: Devrim Taksim’de Göz Kırptı Yayına Hazırlayan: Kaldıraç Yayınevi Kuşkusuz Hegel’in biyografisi, bir başka açıdan ve asıl bu bakımdan çok önemli. Etiket Fiyatı: 30 TL (KDV dahil) Hegel’in yaygın yanlış imgesini aşarak, onun aslında gerçeklikte ne olduğunu anGÜNCE SAAT SAAT, SOKAK SOKAK / DİRENİŞ SÜRECİ lamak bakımından... Hegel hakkındaki bu yaygın yanlış imgeyi betimlemek gerekir: / DUVAR YAZILARI / TWEETLER / PANKARTLAR / DÖVİZLER / ANILAR / ANEKDOTLAR Hegel’in “felsefesi Karl Marx’ın tarih kuramının öncüsüdür ama materyalist Marx’tan farlı/ FOTOĞRAFLAR / AFİŞLER / STENCILLAR olarak Hegel, gerçekliğin sonuçta tinsel ve tez-antitez-sentez RÖPORTAJLAR sürecine göre geliştiğini

www.radikalkitap.com.tr

202


KOLİK SIRRI SÜREYYA ÖNDER: Hayatlarını emeklerini pazarlayarak geçirmek zorunda bırakılanların kendilerine ait son şeyi, havalarını, sularını kurtarma çabası içerisinde… İHSAN ELİAÇIK: Her zaman birileri bir rüya görür, sonra başka birileri gelir, o rüyayı çok ciddiye alarak, peşine düşerek, dünyayı o rüyanın içinde yeniden kurar, işte devrimci, o rüyayı görebilendir. ETHEM SARISÜLÜK’ÜN AİLESİ: Bütün anneler çocuklarının peşinde dursun, çocuklarını savunsun, ağlamasınlar, gözyaşını göstermesinler MUSTAFA AYVALITAŞ’IN AİLESİ: Gördüğü herkesle konuşup sohbet ederdi, neden devrimci olmak gerektiğini, neye karşı olduğumuzu sürekli anlatırdı. ABDULLAH CÖMERT’İN AİLESİ: Bana bir şey olursa üzülmeyin, ben hepiniz için gidiyorum… ÇARŞI: Beşiktaş, halkın takımıdır; halk isyan etmiş, çArşı da halkın yanında yer almıştır. ANTİ-KAPİTALİST MÜSLÜMANLAR: Nasıl ki Allah, bir kişiye ya da bir zümreye özel bir varlık olamayacaksa, O’nun yarattığı Mülk de bir kişiye ya da bir zümreye özel olamaz. MAKALELER: DENİZ ADALI / Devrim Taksim’de Göz Kırptı, Bu Maya Tutacak FİKRET SOYDAN / Kirli Demokrasi; Tekelci Polis Devleti TEMEL DEMİRER / Şimdi Her yer Taksim, Herkes Ethem SİBEL ÖZBUDUN / Bu Daha Başlangıç Mücadeleye Devam SİBEL YERDENİZ / Hayat Sen Ne Sarsıcı, Sen Ne Zalim, Sen Ne Muhteşem Bir Şeysin LGBT-BLOK / Bir Gece Ansızın, Gelebiliriz… ÖTEKİLERİN POSTASI / Ötekilerin Postası ötekileştirilmiş hayatların sesidir… BELGELER: TAKSİM’DE DAĞITILMIŞ YAZILI MATARYELLER Kitaptan… İsyan insanlaşmadır. 1 Mayıs 2013’te, Taksim’i işgal ettiler ama o sokaklarda TOMA’lara karşı direnişi durduramadılar. 1 Mayıs 2013, ciddi bir direnişin ortaya konduğu an oldu. Ve biz, 2 Mayıs 2013’te, “Bekle bizi İstanbul, Bekle bizi Taksim” dedik. 31 Mayıs 2013’te geldik. Yüzbinler olup geldik, tüm halklar olarak geldik, haksızlığa karşı çıkanlar olduk geldik, yeter artık diyerek geldik, özgürlüklerimizi savunmak için geldik, ne istediğimizi bilmesek de ne istemediğimizi bilerek geldik. Taksim’e aktık. 31 Mayıs 2013′te Taksim’i geri aldık. Taksim özgürleşti. Taksim, içine dolan kalabalıklarla sadece ağaçları kurtarmadı, güzelleşti. Biliyoruz ki, isyan özgürleştirir. Biliyoruz ki, direniş güzelleştirir. Biliyoruz ki eylem birleştirir. Biz, bunu hep birlikte yaşadık. Özgürleşmek ve özgür bir nefes çekmek, gazı bastırdı, korkuları yıktı. Sinmiş, esir, silik hayat yerine artık herkesin bir hikayesi var. Gerçek

203

bir hikaye. Alışveriş merkezlerine sıkışmış, TV karşısına bağlanmış, işyerine hapsolmuş bir bayat hikaye değil, bir sahte yaşam değil, bir gerçek yaşam hikayesi. Yaşamı gerçekten hissetmektir bu. İnsanlaşma mücadelesidir. İşte direnişe güç veren budur. Herkes kendinin bir şeyler yapabileceğini gördü, herkes, yanındakinin rakibi, düşmanı, bir yabancı olmadığını anladı. Kendine yanındakine inancın nelere yol açtığını gördük. “O alanda birikmiş öfkelerin yansıması vardı, dayanışmanın en güzel örnekleri vardı, cesaretin eğlenceyle buluştuğu anlar vardı, değişen hayatlar vardı. Alana girildiği ilk günlerde vandal dedikleri o insanları gördüm; barikat olarak kullanılan otobüsün akbil makinesini tekmeliyordu. “Her gün sana akbil basmaktan bıktım.” diye bağırıyordu. Kimse onun bu halini yadırgamadı; zira herkes o bıkkınlığı yakından tanıyordu. Yaşlı bir amcayla teyzeyi gördüm bir gün alanda, seyyar satıcının koca bir tepsi sandviçini satın alıp bir stanta bağış olarak gönderiyordu. Satıcı, hem mutlu hem de sanki elindeki malzemenin bitip de alandan ayrılacak olmanın hüznünü yaşıyordu. Ya da belki ben dramatize etmişimdir. Divan Otel’de oğlunu okula gönderirmişçesine barikata yollayan anneyi gördüm. “Gaz maskeni aldın mı, deniz gözlüğünü unutma, dikkat et yavrum.” Oğlu annesinin titiz ellerinden sapasağlam gidip, Talcid içinde ve yaşlı gözlerle soluk soluğa geri dönüyordu. Annesi onu tekrar paklayıp, sakinleştirip, biraz da sohbet ettikten sonra çatışmaya geri yolluyordu. Asla “Gitme!” demiyordu. Bir stanta yaklaşıp da “Abi, biz gaz yemeye geldik de, meydanda mı duralım yoksa Gezi’de mi?” diye soran gençleri gördüm. Elinde oyuncak dozeriyle polis barikatına doğru koşan 4 yaşında çocuğu gördüm. Beyoğlu’ndaki evinin camından sarkıp “ Gitmeyin çocuklar, biz de geliyoruz.” diye bağıran yaşlı teyzeyi, arabalarını barikatlardaki gençlere teslim eden insanları, her birine kendi çocuklarıymış gibi yardım eden teyzeleri gördüm. Bizim artı korku duvarlarımız ve yalnızlığımız yok. Bizi eğlenceli, mutlu, sağlam ve güzel bir gelecek bekliyor artık!” Gezi Fenomeni Gezi direnişi ile ilgili kapsamlı bir kitap olan ‘Gezi Fenomeni’, Nurten Özkoray ve Erol Özkoray’ın sosyolojik ve siyasi analiz, araştırma, röportaj, makale ve fıkralarından oluşan eser, İdea Politika Yayınları tarafından 1 Ağustos’tan itibaren satışa sunuluyor.

Sosyolog Nurten Özkoray’ın ‘Türkiye’de Bireyselleşme ve Demokrasi’ adındaki bilimsel çalışmasına referans veren kitapta ele alınan bireysellik parametreleri, Gezi Fenomeni’nde harikalar yaratan 90 kuşağı ile kendilerini sadece din ve milliyetle özdeşleştiren farklı kitleleri anlayabilmeye ışık tutuyor. 2010 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde verdiği tez ile ‘Türklerin otoritarizme karşı niçin ayaklanmadığı’ sorusuna cevap arayan bu çalışması ile Nurten Özkoray, somut olarak Gezi’de vücut bulan büyük ayaklanmanın koşullarını öngörmüştü. Nurten Özkoray geniş makalesinde Gezi’de tüm boyutları ile görülen, bireysellik ve demokrasi arasındaki doğrudan ilişkiyi inceliyor. Siyaset bilimci Erol Özkoray ise gençlik ve halk hareketinin karsısına dikilen ‘Yeşil Faşizm’in analizini yapıyor. ‘Yeşil Faşizm Nasıl Kuruldu?’ başlıklı geniş makalesiyle son 11 yılın iktidarını oluşturan Türk Silahlı Kuvvetleri ile AKP’nin, iktidar kullanımında hangi süreçlerden geçtiği, birlikte AB projesini dolayısı ile demokrasiyi nasıl çökerttikleri, demokratik olması gereken medyanın nasıl yok edildiği, TSK ile iktidar paylaşımının ardından AKP’nin 2011′den itibaren rejimin niteliğini değiştirerek Yeşil Faşizm’i uygulamaya başladığı ve iktidarı nasıl ele geçirdiği inceleniyor. Olayların başından beri sahada bu hareketin her aşamasını gazeteci gözüyle takip eden Erol Özkoray’ın hazırladığı röportajlar, zaman zaman da bir aktör olarak anti-otoriter sürece katılması kitaba dinamizm kazandırırken, çevreci bir tepkinin nasıl tüm ülkeyi saran bir başkaldırıya dönüştüğünün perde arkasını da anlatıyor. Halkın kamusal alanına, parklarına sahip çıkmasıyla buralarda düzenlenen forumlarda başlayan katılımcı demokrasi tecrübesi, aynı zamanda ülkenin demokratik geleceği için ‘yerinden yönetim’ hakkında düşünülmesini,


Sosyal Mecmua

merkeziyetçiliğin dozunun düşürüldüğü yeni üst yapılar tasarlanmasını gerektiriyor. TOMA’lardan sıkılan kimyasal suların, öldürücü gaz kapsülü atan tüfeklerin ardındaki devlet ve vatandaşlık anlayışının temellerine inen kitapta, cumhuriyetin kuruluşundan itibaren çoğulculuğa kapalı olmasının demokrasiyi nasıl engellediği ve bu sorunun nasıl çözülebileceği de anlatılıyor. Gezi Fenomeni, bu olağanüstü, muhteşem, beklenmedik ve ender görülen olayın bütün boyutları ile anlaşılmasını sağladığı gibi, gerçek bir demokrasinin kurulması için çözüm yollarını da öneriyor. Gezi Fenomeni’nde öncü rol oynayan 90 kuşağının kitaba doğrudan katkıda bulunmasını isteyen yazarlar, tarih doktorası yapan oğulları Hayri Gökşin Özkoray’dan ‘Doğrudan Demokrasi Deneyimleri’ konulu yazıyı ve Gezi direnişi kronolojisini kitaba dâhil ettiler. Yine 90 kuşağından kızları İmre Özkoray ise kendi kuşağının siyasi mizahını yansıtan sloganların çok geniş bir derlemesini yaptı. Ayrıca Gezi Parkı’ndaki ve Taksim civarındaki direnişten çektiği fotoğrafları da kitapta yayınladı. Polis tarafından kasten öldürülen Ethem Sarısülük’e ithaf edilen, 280 sayfadan oluşan Gezi Fenomeni, parklardaki forumlarda ve seçilmiş kitapçılarda 1 Ağustos’tan itibaren satışa sunulacak.

liberal rejimin inşasına denk gelen bir seçim. Kent rantı kulvarından birikim, ona organik sermayedarlarını ‘Nurjuvaziyi’ yetiştirme, palazlandırma fırsatı aynı zamanda. Bu amaçla icat ettiği TOKİ öncülüğünde kontrolsüz, başına buyruk devasa imar faaliyeti, yine sermayedar palazlandırmanın, ama aynı zamanda rejime taban yaratmanın önemli bir aracı, politika taşı. İstanbul, neredeyse rejim için dipsiz bir kuyu. Ama en sert direnişi ve darbeyi de gördüğü muharebe alanı İstanbul oldu…. Bu benzersiz baskının daha öncekilerden çok daha güçlü bir direniş enerjisiyle karşılaşacağı açıktı. Kente ve kapitale dair söylenenler eksendeki o mücadelenin Gezi Parkı’nda Haziran ayaklanması biçiminde zirveye ulaştığı bu tarihi konjonktürde Mustafa Sönmez’in kent, rant ve kapitale dair söyledikleri daha anlamlı hale geliyor. İstanbul’da başlayan ve sonrasında tüm ülkeye yayılan özgürleştirici enerjinin daha mutlu yarınlar yaratmada önümüzü aydınlatması dileğiyle… Kitap adı: Kent, Kapital ve Gezi Direnişi Yazar: Mustafa Sönmez Yayınevi: NotaBene

İstanbul: Müstesna Şehrin İstisna Hali (Derleyen: Ayşe Çavdar – Pelin Tan) Kent, Kapital ve Gezi Direnişi (Mustafa Sönmez)

Türkiye’nin yakın tarihinde yeni bir kırılma ya da milat var artık: Haziran 2013 ya da Gezi direnişi…Artık yakın tarih, Geziden Önce (GÖ), Geziden Sonra (GS) olarak tasnif edilecek. AKP rejiminin Sünni İslam toplum mühendisliğinde gemi azıya aldığı, toplumda “ötekileştirmeyi” son raddeye vardırdığı, bunun devamı olarak da kent topraklarına hukuk tanımayan saldırısını polis zulmüyle pekiştirdiği anda patlayan Gezi direnişi, tüm toplumda, farklı sınıf, farklı dinsel, cinsel, etnik kimliklerde bir isyana yol açtı ve günler, gecelerce süren bir ayaklanmayı başlatırken, şişeden çıkan cinlerin artık şişeye geri dönmeyecekleri, korku duvarını aşanın artık korku tanımadığı gözlendi. Sermaye birikimini inşaat odaklı ve rant eksenli sürdürmeye büyük ivme kazandıran AKP için, kenti metalaştırmak, amaçladığı otoriter İslami neo-

Müstesna Şehrin İstisna Hali’ndeki makaleler “kentsel dönüşüm” olgusunu, sermaye ve emeğin üretim süreçlerinin yeniden şekillendirilmesini; hukuksal çerçeveden dünya ölçeğindeki yerine, TOKİ’nin doğuşu ve bugün aldığı halden özellikle orta sınıfa pompalanan risk ve güvence eksenine kadar çok yönlü ve bütünlüklü olarak ele alıyor. Sel Yayıncılık’tan çıkan kitapta yer alan makaleler; konunun teorik çerçevesinin yanında birbirini dışlayan, istemeyen, düşman edilen Sulukule, Tophane, Tarlabaşı, Bahçeşehir, Ayazma, Başakşehir, Küçükpazar sakinlerinin izini sürerek, karşı koyuş olanaklarının altını çiziyor. Ayşe Çavdar ve Pelin Tan‘ın derlediği kitap; “Devlet-birey ilişkilerinin en gözle görünür alan olduğu kentte atılan bir adım, yıkılan bir bina, mahalle, park, yapılan ya da yeniden yapılandırılan her mekân bizim onunla ve birbirimizle ilişkimizi de belirlemez mi?”, “İstanbul neden yıllardan beri dünyanın en büyük şantiyesi görünümünde, “en büyük” projeleri

204


sevdiğimizden mi?”, “Kentlere sahip çıkmak yalnızca burjuva bir hassasiyet ya da nostalji hevesi midir” sorularından yola çıkıyor. Kitaba katkı koyan yazarlar ve makaleleri ise şu şekilde; Tayfun Kahraman, Kent hukukunun yeni yüzü: Düzenleyici devletten seçkinleştirici devlete Osman Balaban, Neoliberal yeniden yapılanmanın Türkiye kentleşmesine bir diğer armağanı: Kentsel dönüşümde güncelin gerisinde kalmak Jean-François Pérouse, Kentsel dönüşüm uygulamalarında belirleyici bir rol üstlenen Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) belirsiz kimliği üzerinde birkaç saptama Cevdet Yılmaz, Orta sınıflar üzerine düşünmek: İstanbul’da orta sınıfların ajandasına risk yazmak Alev Erkilet, “Düzgün aileler” “yeni gelenler”e karşı: Korku siyaseti, tahliyeler ve kentsel ayrışma Ayşe Çavdar, Orta sınıfın evi Aslı Kıyak İngin ve Tolga İslam, Bir Roman mahallesinin yeniden tanzim edilmesi Pelin Tan, Yerellik, direniş ve mekânsal hakkaniyet: Felaketin yanından koşmak Erbay Yücak, İstisnalar şehrinde muhalefet

LGBT içinde trans erkekler görünmez durumda” Trans varoluşu edebi olarak yaratıcılığa açık bir alan, sadece edebiyatta değil tüm sanat dallarında yeterince dikkatli gözlerle bakılmamış bu anlamda ıskalanmış, hak ettiği yeri bulamamış bir konu. Türkiye’de “öteki” çok muallakta bir kavram. Çünkü her an yanınızdakine göre “öteki” olabilirsiniz. Sağınızdakinin ötekisi, solunuzdakinin, dilinizin, cinsiyetinizin, inancınızın… Genellikle “öteki” kavramı daha çok ayrımcılığı temsil eder. Ama bunun dışında egemen olanın diline karşı duruş da “öteki” olarak tanımlanır; öteki medya, öteki kuram, öteki düşünce gibi. Ama ayırımcılık ya da başka bir yeri işaret etse de en temel nokta farklılıktır. Tabii bu genel “öteki” tanımları içersinde de “öteki” olmak, yine ülkeye özgü olmasa da nazar boncuğu gibi durur yakamızda. Ötekinin ötekisi olmak… Aras Güngör’ün kaleme aldığı Öteki Erkekler kitabı, tam ötekinin de ötekisi olma durumunun özeti. Çünkü trans erkekler üzerine LGBT’nin de kapsamlı bir araştırması ve çalışması bulunmuyor. Öteki Erkekler, ikili cinsiyet sisteminin kadınlık ve erkeklik hatlarını çizen, toplumsal cinsiyet duvarlarında oyuklar açan yedi trans erkeğin deneyimleri ile geçiş sürecinde olanların yararlanabileceği bir rehber ve konu üzerine başlıca kavramların açıklamalarından oluşmakta. Türkiye’nin farklı bölgelerinden, farklı etnik, ekonomik ve sosyal alanlarından gelen trans erkeklerin aile, eğitim, sağlık, hormon kullanımı, trans geçiş ameliyatları, hukuki süreçleri ve gündelik hayatlarına dair deneyimlerini içeren Öteki Erkekler’de daha önce dinleyemediğiniz ama aşağı yukarı tahmin edebileceğiniz ama bir o kadar da çarpıcı hikâyeler anlatılıyor. SUZAN DEMİR Bu kitabı hazırlamaktaki temel ihtiyaç neydi? Öncelikle trans erkeklerin var olduğuna dikkat çekmekti amacım. Trans

205

deyince insanların aklına yalnızca trans kadınlar geliyor. Trans erkeklerin sorunlarını gündemleştirmek ve hikâyelerini birbirlerine taşımak gerekiyordu. Daha önce böyle bir çalışma yapılmadığı için de birbirimizin sesini duymaya ihtiyacımız vardı. Bu sorunların başında neler geliyor? Trans erkekler eğitim, sağlık, istihdam gibi birçok alanda zorluk yaşıyorlar. Trans geçiş sürecinde yeterli donanıma sahip hastane ve sağlık personeli yok. Bu yüzden çoğu zaman sağlıksız koşullarda süreçler ilerliyor. Eğitim alanında yaşanan ayrımcılıklar nedeniyle eğitim hayatı yarıda kesilmek zorunda kalabiliyor. Kimlik rengi nedeniyle, sürekli tedbir alarak, hayatlarını belli bir alanda sınırları çizili olarak yaşıyorlar. Konuştuğunuz kişileri seçerken nasıl bir yöntem izlediniz? Benzerlikler ya da farklılıkları gözettiniz mi? Olabildiğince farklı portreleri yansıtmaya çalıştım. Yaş, eğitim durumu, yaşadığı şehir, trans geçiş süreci farklı olan kişilere ulaşmaya çalıştım. Trans olmaları nedeniyle elbette ortak noktaları olmasına rağmen aynı duruma bakışları, o durumu algılayışları farklı. Görüşmecilerin tek ortak özellikleri cinsiyet kimlikleri. Ortaya çıkan çalışmada nasıl benzerlikler vardı ya da farklılıklar? Kişisel deneyimler toplam sorunda farklılıklar yaratıyor mu? Benzer bir nokta olarak eğitim hayatından bahsedebiliriz. Görüşmecilerin neredeyse hepsi okula giderken etek giymek zorunda olmalarından şikâyetçi. Aileye açılırken yaşanan kaygıların da benzer olduğunu söyleyebiliriz. Ancak genel olarak baktığımızda her görüşmecinin farklı bir alanda yaşadığı olaylar kendileri için en sorunlu konu oluyor. Örneğin biri en önemli sorununu kimliğini değiştirmek olarak tarif ederken bir başkası en önemli sorun olarak ameliyat sürecini listenin başına yerleştiriyor.


Sosyal Mecmua Hegel okumanın tam zamanı YÜCEL KAYIRAN

Sorunlar genel ekseni itibariyle eğitim, sağlık, aile ve hukuk temelinde ele alınmış. Peki, bu toplamın dışında farklı etkenler de karşınıza çıktı mı kitabı oluştururken? Kitabı hazırlarken yaşadığımız en büyük sorun aslında daha önce böyle bir çalışma yapılmamış olmasıydı. Nasıl bir yöntem izleyeceğimiz konusunda elimizde bir veri bulunmuyordu. Bu anlamda en önemli avantajımız ise görüşmecilerin kendilerini rahat hissetmeleri ve samimiyetleriydi. Bu eksenin dışına çıkarsak görüşmecilerden birinin bahsettiği gibi “trans olmak ayrımcılık yaşama endişesini sürekli taşıyor olmak demek”, bu birçok transın günlük hayatında kaygı duymasına ve güvensizlik yaşamasına neden oluyor. Birebir ayrımcılığa uğramak kadar ayrımcılık yaşama endişesi de bir o kadar önemli.

Bunlardan biri de Moda Yoğur Galeri Park Art’ta açılan ‘Diren Parkı direnişinin ilham verdiği ve ziyaretçilerin duvarlara yap oluşan dinamik bir sergi bu. A sürecek sergide farklı ülkelerd sanatçı yer alıyor. Özellikle Ze lam Hoşgör’ün işlerindeki miza estetik dikkat çekici. Eserlerin Direnişin Estetiği Fonu’nda top sanatçı komitesinin belirlediği Galerinin sahibi Alman fotoğra sırasında bu sergiyi yapmaya herkesin ona canı gönülden k sanatçılara sergiden bahsettti ini söyleyen Sinn, aynı zaman farklı ülkelerdeki sanatçı bağla geçirdiğini ve herkesin büyük iş verdiğini söylüyor. Willy’nin burayı bir fotoğraf galerisi yap

Hegel, modernliği, düşüncesinin nesnesi yapan ilk filozoftu. Bugün, felsefe ve siyaset bilimindeki düşünce Hegel’siz ilerleyemiyor.

Türkiye’de de, Hegel ilgisi, felsefi bir bağlamdan çok ideolojik bir kökene dayanır. Hegel, felsefecilerden çok solun sahiplendiği bir filozof olagelmiştir. Solun, Hegel’i sahiplenişi de, Hegel’in kendi özgün düşüncesine önem vermenin bir neticesi olmakPeki, LGBT hareketin tarihi ve yapısı içerisinde trans erkeklerin nedir? tan çok,konumu solun kendi ideolojik kökenlerine gösterdiği merak, ilgi ve saygının bir soLGBT hareket içinde trans erkekler görünmez durumdalar. nucuydu vebazı bukonulara bağlamda da,durumda Hegel, materyalist Marx’ın idealist atası anlamına geliMaalesef hareket sıkışıp kalmış ve haklar arası bir hiyerarşi söz konusu. Seks işçiliği, polis yordu. ilgili ilktrans seçme Onur Yayınları’ndan çıkan Seçme Parçalar Peki kime hitap etmeli bu kitap? şiddeti gibiHegel’le konular gündemdeyken erkeklerinyazıların seslerKitabın toplumsal cinsiyet, kadınlık, erkeklik üzerine ini duyurması zor oluyor. Hareket içinde verebileceğimiz (Çev. Hüseyin Demirhan) olduğunu; Hegel yazılmış ilk çeviri düşünen,üzerine soru soran herkes için zihin açıcı olduğunu kitabın da, Birikim tek örnek olan Voltrans Trans Erkek İnisiyatifi internet sitesi düşünüyorum. Bunun olduğunu yanı sıra trans erkekler için hem üzerinden uzun zamandır trans erkeklere olmaya Hegel Yayınları’ndan çıkan W.T.yardımcı Stace’nin Üstüne hatırlatırım. (Bununla birsüreç hakkında bilgilenecekleri bir rehber hem de birbirlerçalışıyor. Fikret Otyam’dan G hikâyeleriniyeni okuyacakları bir kitap olması açısından da likte, yeni gelen genç kuşakta Hegel’eininyönelik bir felsefi ilginin başlangıcından da önemli. Bu konuda var olan hikâyeler ışığında nasıl bir çözüm söz etmek gerekir; özellikle Baykuş ve Monokl dergilerinin Hegel özel sayılarından.) çıkıyor sizce ortaya? Türkiye’de LGBT bireylerin somut birtakım talepleri var. Anayasa’nın eşitliği düzenleyen maddesine cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ifadelerinin eklenmesi, ayrımcılık, nefret suçları yasalarının yapılması gibi. Bu taleplerin dışında toplumsal anlayışın değişmesi için medyanın da, ders kitaplarının da, sağlık çalışanlarının da, kısacası hepimizin cinsiyet algısını değiştirmesi gerekiyor. LGBT bireylerle ilgili önyargılarımızı hepimizin sorgulaması gerekiyor. Bu önyargılar hali hazırda tartışılmaya başlandı ya da belli bir kesim tarafından tartışılıyor, yayılıp yayılmadığı tartışma konusu. Fakat bu çalışmayı yaparken yayınlatma konusunda hiç çekinceniz oldu mu? Bu çalışmanın önemli bir ihtiyaca yanıt vereceğini düşünerek yola çıktık, bu alanda yazılan ilk kitap olması nedeniyle de dikkat çekeceğini düşünmüştük, iyi bir şey yaptığımızı ve ortada kalmayacağını biliyorduk. Tahmin ettiğimiz gibi de oldu, Sel Yayıncılık kitabın yayınlanması konusunda beklediğimizden de hızlı davrandı ve LGBT serisinin üçüncü kitabı olarak “Öteki Erkekler”i yayınladı.

Hegel’e, artık Marx’ın atası olarak değil kendisi olarak yaklaşmamız gerekir. Hegel’i yeniden okumanın bugün en olanaklı yolu, sanırım onun biyografisini okumakla başlamak. Hegel ve biyografisinden söz etmek, bir başka önemli sorunla yüz yüze gelmek anlamına da gelir. Biyografi kitaplarına yönelik bir ilgi eksikliğinden söz edebilir miyiz? Etmemiz gerekir. http://www.sabitfikir.com/soylesi/lgbt-icinde-trans-erkeklergorunmez-durumda Son yıllarda, gerek felsefenin, gerek edebiyatın gerekse siyasetin çok önemli öznelerinin biyografileri yayımlanıyor. Çok önemli ve yeni gelişmelere dayalı bilgileri içeren bi62 sanatçıdan direnişin estetiği yografiler bunlar aynı zamanda. Gezi Parkı direnişinin ilham verdiği bir grup sanatçı Moda Yoğurtçu Parkı’na cephesi olan Galeri Park Art’ta ‘Direnişin Estetiği’ sergisinde buluştu.

Örneğin Marquez’in, Simon Bolivar’ın, Hannah Arendt’in, Kant’ın, Musil’in, Darwin’in, Bu tür çalışmalar çok sık rastlanmadığından ki emsali Bediüzzaman’ın, Spinoza’ın, Marx’ın, Heidegger’in, Adorno’nun, Benjamin’in, olmadığından söz ettik. Bir de bu işin edebi yönüKarl var. Edebiyatta aklınıza gelen trans ya da LGBT hikâyeleri var mı? Rousseau’nun biyografilerinin kısa zamanda birkaç baskı yapmış olması gerekmez Ressam ve gazeteci-yazar Fik Ya da sizce bu konuda herhangi bir tür var mı? Bu anlamda eylemlerinde yaşananların r edebiyatın nasıl, hem dünya hem de Türkiye mi? Sonyaklaşımı dönemin üzerinde en fazla düşünülen yazar ve filozofları değil mi osatmayacağını, bunlar? bağışlayacağı açısından? Rimbaud’yu anmayan, onu örnek göstermeyen şair mi var Türk şiiri ortamında veya Aslında eşcinsel edebiyattan bir nebze de olsa söz edilebilir. son yıllarda Hegel’e atıfçokyapmayan Ama trans karakterlerin konu olduğu fazla edebi eser siyaset bilimcisi? Birçok kişinin referans edindiği bu bulamıyoruz, hatta benim aklıma gelen sadece Mehmet Muşair ile filozofa ait bu biyografilerin en kısa zamanda birkaç baskı yapması beklenirdi. rat Somer’in Hopçikiyaya serisi. Trans varoluşu edebi olarak yaratıcılığabu açıkilgisizliğin bir alan, sadece edebiyatta tüm sanat Bence kökeni,değil şahsi deneyimi önemsemeyen kanaatlerimizle alakalı. dallarında yeterince dikkatli gözlerle bakılmamış bu anlamda Yalan yanlış ıskalanmış, hak ettiğiyargılar yeri bulamamış bir konu. Kuşkusuz Hegel’in biyografisi, bir başka açıdan ve asıl bu bakımdan çok önemli. Hegel’in yaygın yanlış imgesini aşarak, onun aslında gerçeklikte ne olduğunu anlamak 206


rtçu Parkı’na cephesi olan nişin Estetiği’ sergisi. Gezi gönüllü sanatçıların katılımı pıştırdıkları not yazılarından Ağustos ayı sonuna kadar den 62 amatör ve profesyonel eycan Alkış, Hande Kunt, Seah ve aynı zamanda minimal n satışından elde edilecek gelir planacak, fon sergi sonunda şekilde değerlendirilecek. afçı Willy Sinn, Gezi olayları karar verdiğini ve çevresindeki katıldığını anlatıyor. Gezi’deki iklerini ve onları davet ettiklernda sosyal medya üzerinden antılarını, dostlarını harekete bir coşkuyla sergiye gönüllü galeriyi açarken asıl amacı pmakmış.

Gezi resmi

kret Otyam, Taksim Gezi Parkı resmini yaptı. Otyam, bu resmi ını söyledi.

Gezi’den esinli ‘Ters Köşe’ sergi

Full Art ödüllü güncel sanatçı Işıl Eğrikavuk, Gezi direnişinden etkilenerek tasarladığı ‘Ters Köşe’ adlı yeni video yerleştirmesiyle Egeran Galeri’de.

R

oger Waters hayranları İTÜArena’yı doldurdu. Görsel şölene dönüşen konser, saat 21.00 sıralarında Waters’ın sahneye çıkıp efsanevi The Wall şarkısını söylemesi ve ‘duvar’ın y��kılmasıyla başladı. Konser öncesi ise binlerce seyircinin, ‘Her yer Taksim, her yer direniş’ sloganı atması dikkat çekti. Konser sırasında Gezi olaylarında ölen 5 kişinin fotoğrafları duvara yansıtıldı. Roger Waters yaşamını yitirenler için, “Devlet teröründe ölenler” ifadesini kullandı. Dünyanın en büyük prodüksiyonu olarak kabul edilen The Wall turnesi kapsamında sahneye çıkan Roger Waters konseri öncesi İstanbul trafiğinde yoğunluk yaşandı. Konser için Waters hayranları bilet gişelerinde yoğunluk oluşturdu. Sanatçı bu konserle birlikte İstanbul’da 2’nci kez konser vermiş oluyor. Dünyanın dört bir tarafından gelen Roger Waters hayranları erken saatlerde İTÜ Arena’ya gelmeye başladı. Konser için İzmir’den gelen Waters hayranları, “Dün akşam saat 10 gibi yola çıktık, sabah 7 gibi buraya indik, biraz dinlendik. Öğlen 12 gibi buraya geldik bekliyoruz artık. Roger Waters’ı hiç izleme şansımız olmadı. 2006 yılında ilk defa geldiğini biliyorum. Şansıma denk gelmedi ama bu sefer bekliyorum.” diye konuştu. İran’dan gelen bir hayranı ise, “Bu konser için İran’dan geldim. Daha önce hiç izlememiştim. Çok heyecanlıyım” dedi. Konser için saatlerce bekleyen Roger Waters hayranları, sıcak havada ağaçların altında serinleyerek vakit geçirdi. Bu arada konser öncesi binlerce seyirci, ‘Her yer Taksim, her yer direniş’ sloganı atarak Gezi Parkı protestolarına destek verdi. Konser sırasında da Gezi olaylarında ölen 5 kişinin fotoğrafları duvara yansıtıldı. Roger Waters yaşamını yitirenler için, “Devlet teröründe ölenler” ifadesini kullandı. (DHA)

Egeran Galeri, yeni sezonu 5 Eylül’de güncel sanatçı Işıl Eğrikavuk’un ‘Ters Köşe’ başlıklı sergisiyle açıyor. Geçen yıl Türkiye’nin ilk güncel sanat ödülü Full Art Prize’ı kazanan Eğrikavuk, mayıs sonunda patlak veren hükümet karşıtı gösterilerden etkilenerek tasarladığı yeni video yerleştirmesi ‘Ters Köşe’yi İstanbul’daki süratli ve kontrol dışı kentsel dönüşümü sorgulayan geçmiş eserlerinin üzerine temellendiriyor. ‘Ters Köşe’ başlığını, kaleci bir tarafı korurken topun diğer taraftan gelmesiyle onu aldatarak yapılan beklenmedik bir şuta referans veren bir futbol teriminden alıyor. ‘Ters Köşe’de ‘Gezi’ başlığı altında birleşen İstanbullu futbol kulüpleri demokrasi adına hep birlikte yürüyerek bu popüler sporu ulusal birliğin ve işbirliğinin sembolü haline getiriyor. Radikal okurlarının ‘Güncel Sanat Kafası’ köşesinden de hatırlayacağı Eğrikavuk, ‘Ters Köşe’de kamusal alan kullanımının ve halkın kültür politikalarına katılımının önemini vurgulayan Gezi Parkı hareketini bir metafora dönüştürüyor. Yerleştirme futbol stadını andıran bir ortamda sunulan bir video projeksiyonundan oluşuyor. Tribünlerden videoyu izleyen seyirciler, genel hatlarıyla 1990’ların sonunda yarışmacıların ödül kazanmak için penaltı vuruşları yaptığı ‘Gol Şov’ adlı bir yarışma programının katılımcısının hikâyesini dinliyor. Katılımcımız, üniversitede aldığı arkeoloji eğitiminin ardından arkeolog olmayı ummuş bir erkek. İş bulamayınca polis memurluğuna başlayan katılımcı, Gezi protestolarında kendini istemeden de olsa ön sıralarda buluyor. Öyküsünü anlatırken otorite, vazife, medya temsili üzerine şaşırtıcı düşünceler oluşturacak şekilde gerçekle kurgu birbirine karışıyor. 13. İstanbul Bienali’yle eşzamanlı açılacak ‘Ters Köşe’, 5 Ekim’e kadar sürecek. www.radikal.com.tr

207


Sosyal Mecmua

35 şarkılık Bob Dylan albümü yolda

Koç’un çağdaş sanat müzesi görü

Dolapdere’de Koç Grubu’na ait bi Koç Çağdaş Sanat Müzesi’nin gör temporary için düzenlenen ve dün katıldığı yarışmayı Grimshaw Arch

Bob Dylan , aralarında George Harrison’la kaydettikleri hiç duyulmamış şarkıların da olduğu 35 şarkıyı 27 Ağustos’ta çıkacak ‘Another Self Portrait’ albümünde topluyor. Columbia Records tarafından 27 Ağustos’ta yayımlanması planlanan ‘Another Self Portrait (1969-1971)’ üç cd’den oluşacak. Sanatçının en üretken ve tartışmalı dönemlerinden birine yeni bir bakış açısıyla bakmayı mümkün kılacak albümü, Dylan’ın ‘Self Portrait’ ve ‘New Morning’ albümlerinin hazırlık sürecinde kaydedilen 35 şarkıdan oluşuyor. Albümde, Bob Dylan’ın 1971 yılında yazdığı ‘When I Paint My Masterpiece’ isimli şarkının da daha önce duyulmamış bir piyano-demo versiyonu yer alacak. Albümle ilgili ilginç bir anektod olarak, 1971 yılındaki Dylan, bu şarkıda “Bir gün, ustalık eserini boyayıp bitirdiği zaman her şeyin ‘bir rapsodi’ gibi dingin olacağı”ndan bahsediyor ve 72 yaşındaki protest şarkıcının albümünün kapağında -bu şarkı sözlerini hatırlatırcasına- ilk ‘Self Portrait’ albümünde olduğu gibi Dylan tarafından yapılan bir otoportre yer alıyor. Albümün adının esinlenildiği orijinal ‘Self Portrait’ aslında Dylan’ın en sevilmeyen albümlerinden biri. Albüm, Haziran 1970’te yayımlanmış ve yoğun eleştirilere maruz kalmıştı. Rolling Stone dergisi, albüm için “Bu ne rezalet?” diyen bir başlık bile atmıştı. Bütün olumsuz yorumlara rağmen albüm, İngiltere listelerinde 1 numara olmayı başarmıştı. Dylan, albümü niye yaptığını “İnsanların beni unutmasını istiyordum, onların nefret edeceği bir şey yapıp ilgi oklarını benden uzaklaştırmak istiyordum” diye açıklamıştı.

Koç Çağdaş Sanat Müzesi için Ve ve dünyaca ünlü 20 ismin katıldığ kazandı. Dolapdere’deki Ford binasının yer Sanat Müzesi, Koç Ailesi’nin gider na ev sahipliği yapacak. Müzenin 2 planlanıyor. Grimshaw Architects, en hareketli bölgelerinden birisi o müze binasının tasarımında iç ve bulanıklaştırarak yayalar için sürp al alanlar ile bu canlı kamusal ala oluşturuyor. Grimshaw Arcrhitects’in tasarımd “Koç Çağdaş Müzesi, İstanbul’un indeki etkisiyle değil, eğitim ve fik can verici ve iddialı bir proje. Mim arasındaki karşılıklı ilişki ziyaretç Tasarım için verilen ön bilgi, bize disiplinleri tek bir binada entegre fırsat sağladı. Böyle önemli bir pr duyuyoruz” şeklinde açıklama yap

208


ündü

ir binanın yerine inşa edilecek rüntüsü ortaya çıktı. Koç Connyaca ünlü 20 mimarlık ofisinin hitects kazandı.

Çağan Irmak yine duygulara dokunacak

ehbi Koç Vakfı tarafından açılan ğı yarışmayı Grimshaw Architects

rine inşa edilecek Koç Çağdaş rek büyüyen koleksiyonu2016 yılında tamamlanması , İstanbul ‘un belki de Avrupa’nın olan Beyoğlu ‘nda inşa edilecek dış mekan arasındaki sınırı prizli, heyecan verici kamusanın bir uzantısı olan bir yapı

‘Babam ve Oğlum’, ‘Issız Adam’ gibi her biri 3 milyonun üzerinde seyirciye ulaşan filmlere imza atan yönetmen Çağan Irmak, ‘Dedemin İnsanları’ndan iki yıl sonra yeni filmi ‘Tamam mıyız?’la izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Ağırlıklı olarak Taksim ve Galata civarında çekilen filmde Çağan Irmak yine duygusal ama aynı zamanda eğlenceli bir hikâye anlatacak. “Birbirine tutunarak en zor zamanlarını atlatmaya çalışan iki arkadaşın Temmuz ve İhsan’ın, andan sorumlu ortağı Kirsten Lees, nelerin, babaların ve âşıkların duygusal ve eğlenceli hikayesi” olarak sadece çağdaş sanat rolü üzersunulan ‘Tamam mıyız?’ın başrolünde ‘Şeylerin Şekli’, ‘Gagarin Sokağı’ kir alışverişi için oldukça heyegibi başarılı oyunlarla dikkat çeken genç tiyatrocu Deniz Celiloğlu ile marisi, yeri ve koleksiyonları sevilen dizi ‘Öyle Bir Geçer Zaman kinin Mete’si Aras Bulut İynemli çi deneyimini zenginleştirecek. var. Sumru Yavrucuk, Zuhal Gencer Erkaya, Aslı Enver ve Gürkan aktiviteleri, etkinlikleri ve farklı Uygun gibi oyuncuların da rol aldığı filmin senaryosu Çağan Irmak’a e etmek için bize olağanüstü bir ait. Filmin yapımcılığını ise Yunanistan’dan Çin’e, 60’tan fazla ülkede rojenin bir parçası olmaktan onur gösterilen popüler dizi ‘Muhteşem Yüzyıl’ın yapımcısı Tims Producptı. (Arkitera) tions üstleniyor.

209


Sosyal Mecmua

EDEBİYAT’DAN BESLENEN, SOSYAL Direniş sırasında hem Gezi Parkı hem de sosyal medya “edebiyattan” da bol bol beslendi. Direnişçilerin kullandığı sloganlardan duvar yazılarına ve sosyal medya mesajlarında edebiyat eylemlerin tam kalbinde yer alıyor. “Ben bir ceviz ağacıyım Taksim Gezi Parkı’nda” Daha yüzbinler meydanları doldurmadan, Gezi Parkı nöbeti için herkes “kitaplarınızla birlikte Gezi Parkı’na gelin” diye çağrılıyordu. 31 Mayıs’ta Okan Bayülgen, Gezi Parkı’nda Goethe okudu. Bu eylem, “Burada kitaplarımızı okuyacak ve parkımızı savunacağız” görüşünün simgelerinden biri oldu.

Bir başka köşede Nâzım Hikmet’in “Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar” sözü yer alıyor. Twitter’da bir anda bizleri Nâzım Hikmet’in, “En iyisi ağaçlar, ağaçlar anılardan uzun yaşar. Git, orada en yaşlı kestanenin altında otur bir gün, her şeyi unut” sözü karşılıyor. “Biberi Bal Eyledik, Meydanları Dar Eyledik” Hasan Hüseyin Korkmazgil’in “Acıyı Bal Eyledik” dizesi “Biberi Bal Eyledik, Meydanları Dar Eyledik” diye değiştirilmiş mesela.

Derken şiir... Mısralarla gösterilen tepkiler bazen sayfalar dolusu yazının anlatamadığını anlattı. Nâzım Hikmet’in “Ceviz Ağacı” şiirinde geçen “Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda” dizesi, “Ben bir ceviz ağacıyım Taksim Gezi Parkı’nda” olarak değiştirildi ve binlerce kişi tarafından haykırıldı. “Taksim’e doğru güzel insanlar göreceksin sakın şaşırma!” Emek Sineması’nın yıkımına karşı çıkanlar, Gezi Parkı eylemleri sırasında Serkildoryan Bloku’nun İstiklal Caddesi’ne bakan yüzüne Orhan Veli’nin “Baş Ağrısı” şiirinden oluşan dev bir pankart astılar. Tepkilerini şiirle dile getirmiş oldular: “Şimdi evime girsem bile/ Biraz sonra çıkabilirim/ Madem ki bu esvaplarla ayakkaplar benim/ Ve madem ki sokaklar kimsenin değil.”

Gezi Parkı’ndaki Dilek Ağacı’nda Sabahattin Ali’nin bir sözünü okuyorum derken: “Dünyada bana hiç kimse, tabiattan melül bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir” Bir başka duvar yazısında ise Sabahattin Ali’nin ünlü “Aldırma Gönül” şiirinin dizelerinin “Ayranma Gönül Ayranma” olarak çevrildiğini görüyorum. Haziran’da ölmek zor Duvar yazıları arasında Ahmed Arif’in Nâzım Hikmet için yazdığı şiirinde yer alan “Haziran’da Ölmek Zor” dizesi de var:

Aynı şekilde Orhan Veli’nin Gemlik için yazdığı da Taksim’e uyarlandı: “Taksim’e doğru güzel insanlar göreceksin sakın şaşırma!” diye yazdı insanlar. “Yaşar Kemal’in Memetleri’yiz” Adeta bir açık hava modern sanat müzesine dönüşen Gezi Parkı’nda geçen günler boyunca edebiyattan ilham almış birçok sloganla karşılaşıyorum. Mesela tartışmalara konu olan “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sözüne karşı duruşu “Yaşar Kemal’in Memetleri’yiz” sloganı anlatıyor...

Gaz maskeli Küçük Prens İnsanların arasında yürümeye başlıyorum, bir ağacın dibinde Yusuf

210


MEDYA VE TÜRETTİKLERİ Atılgan’ın Aylak Adam kitabını okuyan bir direnişçiyle karşılaşıyorum. Bir yere oturup Facebook’u açıyorum, Antoine de Saint-Exupery’nin ünlü Küçük Prens’nin Gezi Parkı’na uyarlanmış hali karşılıyor beni:

“Gezi bağları” Âşık Veysel’in çok bilinen bir halk türküsü de olan “Gesi Bağları”, “Gezi Bağları” olarak değiştiriliyor.

“Tayyip, Winter is Coming” George R.R. Martin’in kitap serisi aynı zamanda ünlü bir dizi olan Game of Thrones’un ünlü sözü “Winter is Coming” de (Kış Geliyor) değiştirilmiş haliyle sloganlar arasındaki yerini alıyor:

Gezide ağaçlar kitap açıyor Sadece duvar yazılarında ya da sosyal medyada değil, edebiyat Gezi Parkı’ının tam ortasında da hak ettiği yeri aldı. Kaldırım taşlarından raflalarla “Taksim Gezi Kütüphanesi” oluşturuldu. Kütüphanenin sloganı ise “Gezide ağaçlar kitap açıyor.” Bu kütüphane bir açıdan tüm baskılara karşı edebiyatla direnme anlamı da taşıyor.

“Abi yanıyorum bi Talcid at!” Sadece Türkiye’den yazarlar değil, Tolkien ve Yüzüklerin Efendisi bile var meydanlarda:

211


Sosyal Mecmua

ASKIDA OLAN DUYUR ‘Muhalif’ ve ‘devlet nezdinde zararlı’ tanımlarının bu ülkedeki en olağan he- bulunduğumuz her yerde insanlara anlatmalı ve hukuksuz bir şekilde defi nedir? Kürt siyaseti. He, aynen oradan başladı zaten görevimiz tehlike. çiğnenen toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkımızın ihlal edildiğini herkese Listeliyorum ki vahameti görün: 6 Temmuz’da Altan Tan’ın sayfası kapatıldı. söylemeliyiz? 201 bin takipçisi vardı. Aynı gün azınlık ve Kürt haklarıyla ilgili seslere, sözlere yer veren Ötekilerin Postası blog’unun sayfası. Takipçi sayısı 138 bindi. 181 bin takipçili BDP’nin sayfası 10 Temmuz’da, 120 takipçili Ahmet Türk’ün sayfası, 49 bin takipçili Hasip Kaplan’ın, 51 bin takipçili Ayla Akat’ın sayfaları hemen ertesi günlerde gümledi. Ardından Kurdi Müzik sayfası geldi. 20 Temmuz’da Sırrı Süreyya’nın 387 bin takipçisi olan sayfası, 22 Temmuz’da da Leyla Zana’nın sayfası kapatıldı. Sebep? Facebook önce pornografik içerik var diye üstüne espriler dizebileceğim (ama yapmayacağım) bir gerekçe sunuyordu. Sonra ondan da vazgeçti. Artık ‘Sayfanız kapatıldı’ şeklindeki otomatik mesajı gönderiyor, geçiyor. İtiraz mail’lerine yanıt vermiyor. Facebook’un Türkiye ile ilgilenen Dublin’deki birimine yahut ABD’deki merkezinden bir kula ulaşmak da henüz mümkün olamamış. Ama Kürt siyasetçiler ile Facebook arasında bir tatlı sebat sınavı da sürmüyor değil. Mesela BDP ana sayfası kapatılınca yenisini açtı. 15 bin takipçi ediniverdi. Fakat 2 gün önce, hop o sayfa da kapatılmasın mı... Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir’in 387 bin takipçili sayfasıyla beraber. Paket kapatma. Sıfır açıklama. Umarım durumu anladınız ve bastırma, susturma, kapatma gibi işlerin Kürtlerle başladığını, sonradan yayıldığını da hatırladınız. Facebook’unuzu ve devletinizi tanıyınız. Ezgi Başaran Yazının devamı için : http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ezgi_basaran/facebook_dukkani_kurt_siyasetine_kapadi-1146060#

http://www.change.org/tr/kampanyalar/bozcaada-n%C4%B1ngelece%C4%9Fi-i%C3%A7in-bir-imza-sign-for-the-future-of-bozcaada

https://www.change.org/tr/kampanyalar/güzergahı-değiştirilen-3-köprü-içinyok-edilen-ormanlık-alan-yeniden-ağaçlandirilsin

Gezi Parkı Tutsaklarına Özgürlük!

Gezi Parkı olayları ile göz altına alınan ve cezaevlerine atılan tutuklular ile ilgili bir kampanya başlatıldı. Cumhurbaşkanı’na yazılmak üzere imzalanan metinle bir muhalif kampanya başlatan Gezi Parkı tutsakları ile dayanışma tek bir internet sayfası üzerinde birleşti. https://www.change.org/tr/kampanyalar/gezi-park%C4%B1tutsaklar%C4%B1na-%C3%B6zg%C3%BCrl%C3%BCk Bu sayfa üzerinden birleşen muhalifler Cumhurbaşkanı Gül’e istek ve taleplerini iletmek istiyorlar.İşte o istek ve talepler. GEZİ PARKI TUTSAKLARINA ÖZGÜRLÜK Gezi Parkı direnişinin kıvılcımıyla İstanbul Taksim’de başlayan sonrasında tüm Türkiye’yi saran halk hareketinde, gözaltına alınan ve tutuklanan insanlara özgürlük istiyoruz! Bu kampanyamızı okulda, sokakta, iş yerinde, evinde kısacası

http://www.change.org/tr/kampanyalar/tbmmresmi-se%C3%A7imbaraj%C4%B1n%C4%B1n-kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1y%C3%B6n%C3%BCndeki-kanun-teklifi-kabul-edilsin-secimbaraji

212


RULAR, İMZA KAMPANYALARI source=share_petition+%40change+arac%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4 %B1yla#share

http://www.change.org/tr/kampanyalar/demanding-justice-for-a-demonstrator-slain-by-police-fire-during-demonstrations http://www.change.org/tr/kampanyalar/haydarpa%C5%9Fa-gar%C4%B1gar-olarak-kals%C4%B1n-haydarpasaport

http://www.change.org/tr/kampanyalar/tmmobadokunma-tmmoba-kar%C5%9F%C4%B1-yap%C4%B1lan-bu-yasay%C4%B1tan%C4%B1m%C4%B1yoruz-iptalini-istiyoruz http://www.change.org/tr/kampanyalar/arasku%C5%9Fcenneti-kurtulsuntuzluca-baraj%C4%B1-yap%C4%B1lmas%C4%B1n-cbabdullahgul-rt-erdogan-veyseleroglu

http://www.change.org/tr/kampanyalar/shangri-la-oteli%C3%B6n%C3%BCndeki-yol-ve-kad%C4%B1k%C3%B6y-iskelesisat%C4%B1l%C4%B1k-de%C4%9Fil-kamusald%C4%B1r-istanbulvilayetbesiktasbel-istanbulbld http://www.change.org/petitions/be%C5%9Fikta%C5%9F-taki-hayrettiniskelesi-sokak-trafi%C4%9Fe-kapat%C4%B1lmas%C4%B1n http://www.change.org/petitions/istanbulb%C3%BCy%C3%BCk%C5%9Fehir-belediyesi-be%C5%9Fikta%C5%9Fvapur-iskelesi-shangri-la-hotel-e-sat%C4%B1lmas%C4%B1n-2 http://www.change.org/petitions/shangri-la-hotels-and-resorts-give-theb-hayrettin-pa%C5%9Fa-ferry-station-back-to-people-of-istanbul?utm_ campaign=twitter_link_action_box&utm_medium=twitter&utm_

213

http://www.change.org/tr/kampanyalar/rt-erdogan-do%C4%9Fal-dengeleribozacak-cilginproje-kanal-istanbul-derhal-iptal-edilsin


Sosyal Mecmua

sINEVIZ

GEZİ’DE DİREN 31 Mayıs’dan bu yana günde en az bir kez ağzımızdan çıkan direniş kelimesi, ne ilk kez kullanıldı ne de son kez kullanılacak. İnsanlığın başlangıcından bu yana toplumu yöneten erkin, belli bir kesime ya da toplumun tamamına fiziksel ve psikolojik zulüm oynadığı dönemler olmuştur. Özellikle despotik yönetim tarzına maruz kalmış toplumlarda görülen bu durum, istisnasız biçimde zulüm gören kesimin direnişine veya isyanına gebe olmuştur. İlk önce kitaplara karalanan direniş hikayeleri, daha sonra yedinci sanat tarafından beyaz perdeye yansıtılır. Buyrun dünya tarihinin en muhteşem direniş filmleri: İzlemedikleriniz varsa ki olması muhtemel, ilk fırsatta izlemenizi öneririz.

V, Evey’in kollarında ölür. Dedektif Finch, patlayıcı dolu metro vagonuna konmuş V’nin cenazesine ve vagonları harekete geçirmek üzere olan Evey’e ulaşır.Silahını doğrultur ama Evey’in sözlerinden etkilenir ve silahını indirir. Film parlamento binasının havaya uçurulması ile sona erer. Filmde Londradaki iki anıt bina havaya uçurulur; filmin başında Londra Ağır Ceza Mahkemesi ve sonunda Westminister Sarayı, Çaykovski’nin 1812 Uvertürü eşliğinde yerle bir olur. Film boyunca V maskesini sadece bir kez, ağlamak için çıkarır, bu sahnede de yüzü değil maske görünmüştür. Bu sahnede sürekli gülümseyen maske altında acı çeken ve ağlayan devrimci ve aşık karakter yattığı ironisi çok güzel vurgulanmıştır. Filmde V’nin yüzü hiç görülmez.

Film Konusu: Limon Ağacı filminde, Bir filistinli dul kadın kendini İsrail devletiyle mücadeleye adamış biri. Çünkü Limon ağaçlarını korumak istemekte. Duvarın israil bölgesine bakan tarafından bir villa yapılır ve Selmanın limon bahçesini tehdit eder. Çünkü güvenliği engelleme olarak kabul ediliip oranın yıkılması istenir. Selma bunu hukuksal olarak savunmaya çalışır ve tuttuğu avukata aşık olur. Olaylar böyle gelişince tamamen karışır. Yapım:2008 – İsrail , Fransa , Almanya Geleceğin İngiltere’sinde geçen filmde terör olaylarında büyük kayıplar verdikten sonra kurtuluşu baskıcı bir yönetimde bulan ingiliz halkının uyanış öyküsü anlatılmaktadır. Film, V’nin (Hugo Weaving) Evey’i (Natalie Portman) kurtarması ile açılır. Vi; Hatırla, 5 kasım gecesini hatırla Barutu, ihaneti ve komployu Hiç bir neden bilmiyorum ki gerektirsin Barut komplosunun unutulmasını V Remember, remember, the fifth of november! (Hatırla, 5 Kasımı hatırla!) sloganı ve gerçekleştirdiği eylemler yönetimi ve halkı hareketlendirir. (5 Kasım 1605; Guy Fawkes’un İngiliz Parlamento Sarayını havaya uçurma girişiminin tarihidir.) Sadece kapalı devre TV yayını yapılan İngiltere’de yayıncı kuruluşu basar ve bir sonraki sene 5 Kasım’da her şeyin değişeceğini ve onun gibi düşünen herkesin sonraki sene 5 Kasım’da Parlemento Binası’nın önünde toplanmasını ister. Filmde bir yandan bir sene içinde halkın uyanışına, yönetimin gerildikçe baskıyı arttırmasına, özgürlük için gerekli temellerin atılmasına, dedektif Finch’in (Stephen Rea) V’nin ve despot rejimin sırlarını araştırmasına, diktatörlüğün doğuşu ve gelişmesine tanık olurken; diğer yandan Evey’in V’yi ve kendini tanıması, yönetimin kişisel yaşama saldırısı, özgürlüklerin korkulara kurban edilmesi anlatılmaktadır. Filmin sonunda halk değişime hazırdır, diktatörü devirmek ve parlamentonun havaya uçmasını izlemek için suratlarındaki Fawkes maskelerine rağmen (ki o maskeleri tüm İngiliz halkına V yollamıştır), 4 Kasım geceyarısı parlementoya doğru önlerindeki askerlerden oluşmuş barikatı aşarak yürürler.Aynı anda V intikamını diktatörden, Adam Sutler’den (John Hurt), alır; ölümcül yaralarla Evey’e döner birbirlerine aşklarını ilan ederler.

1947 ikinci dünya savaşı sonrasında 23 Ulus, GATT adı verilen Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması imzaladılar. Amacı, dünya ticaretini liberalleştirip genişletmekti. İstikrar, globalleşme anlaşmanın anahtarıydı. 50 Yıl boyunca GATT, Dünya Ticaret Örgütü’ne yeni üyeler kazandırarak büyümeye devam etti. 150 Ulustan oluşan üyeleriyle Dünya Ticaret Örgütü, dünya ticaretinin yüzde 90’ını kontrol etmektedir. GATT’ın aksine, DTÖ kurallarına riayet etmeyen üyelerine ceza verebilmektedir. Serbest ticaretin genişlemesiyle DTÖ, gelişmekte olan ülkelere, yardım edeceğini Global Ticaret Sistemi’nden faydalandırılacaklarını açıkladı. Ticaretle pek alakası yok. Bedava olmadığı da çok açık. Bu hiçbirimizin oy vermediği ve kontrolümüzde olmayan global bir yönetim sistemidir. Bu sınırların yıkılması anlamına geliyor. Ki, küçük şirketler, hükümetlerin ya da söz konusu ulusların halklarının bir müdahalesine maruz kalmadan her yerde iş yapabilecekler. Ve söyledikleri şey şu: Parasal değerler, yaşamsal

214


ZYON

NİŞ FİLMLERİ değerlerine hükmetmeli. İnsan ve çevre hakları ticari ihtiyaçlardan sonra gelmeli. DTÖ kararlarını hükümetlere dayatıyor. Temiz hava kuralları, yerle bir. Astım vakaları arttı. Genetiğiyle ile oynanmış gıdalar, zorla tüketiciye dayatılıyor. Küçük çaplı muz üreticileri, büyük şirketlerce eziliyor. Sorunlara ve eleştirilere rağmen DTÖ büyümeye devam ederek, giderek güçleniyor.” Battle In Seattle, gerçek bir hikayeden yola çıkarak 1999 yılında Seattle’da gerçekleştirilen Dünya Ticaret Örgütü (WTO) toplantılarını protesto etmek için yola çıkmış bir grup insanın hikayesini anlatan belgesel tadında bir film. Dünya Ticaret Örgütü’nün üye ülkelere ve dünya çapında ticarete dayattığı birtakım kuralların, 3. Dünya ülkelerine ve doğaya doğrudan ya da dolaylı fazlasıyla nasıl zarar verdiğini iyi bilen insanların, kendi hayatlarını hiçe sayarak toplantıdan çıkacak sonuçları engellemeye çalışmalarıyla başlıyor film. Sonrasında karşı duruşların önce Seattle’da, sonra dünya şehirlerinde nasıl çığ gibi büyüdüğünü gözler önüne seriyor. Sıkça karşılaştığımız ve aşina olduğumuz protestocu-polis-devlet üçgeninde yaşananlar ve insanların benzer amaçlar uğruna bir araya geldiklerinde neler yapabileceklerini anlatan bu film, kesinlikle izlenecekler listesinde yer almalı. Yönetmenliğini ve senaristliğini Stuart Townsend’in yaptığı Battle In Seattle, fazlasıyla cesur bir film. Yaşadığımız yüzyılın, kimlerin kontrolü altında yaşanmaz hale getirildiği ve kimlerin hangi koşullarda buna karşı durmak için çaba sarf ettiğini gösteren özel bir film aynı zamanda. Oyuncu kadrosuyla da göz dolduran Battle In Seattle, Charlize Theron, Andre Benjamin, Jennifer Carpenter, Martin Henderson, Woody Harrelson, Michelle Rodriguez gibi birçok önemli oyuncuyu da kadrosunda barındırıyor. Yıllar önce dünyayı ayağa kaldırmış bu cesur protestolara şahitlik etmek, bu cesur insanları görmek isterseniz, Battle In Seattle harika bir film...

başlatır. Trajikomik Yeşilçam Sineması’nın en güzel örneklerinden biri olan filmin yönetmenlik koltuğunda usta yönetmen Atıf Yılmaz oturmuştur.

Hair (Bırak Güneş İçeri Girsin), 1979

Milos Forman’ın yönetmeni olduğu Hair, 68 kuşağı ve Çiçek Çocuklar‘ı müthiş bir perspektifle sunmayı başarmıştır. Vietnam’da savaşabilmek için Amerikan ordusuna katılmaya karar veren Claude, yolculuğu esnasında fantastik bir grupla karşılaşır. Hayatında hiç yaşamadığı deneyimler yaşar. Bu grup, Claude’yi savaşa gitmekten vazgeçiremese de, onunla birlikte Vietnam’a gider.

http://aklinamukayyet.blogspot.com/2011/03/battle-in-seattle-isyan. html#ixzz2c4xnYQx0

Bloody Sunday (Kanlı Pazar), 2002

Bogside Katliamı olarak da bilinen gerçek bir hikayeden alınmıştır. 30 Ocak 1972 yılında, İrlanda’nın Derry kentinde 26 göstericinin polis tarafından vurulması ve 13′ünün hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan direnişi konu eder. O gün Derry’de olan eylemcilerin insan hakları ve eşitlik istekleri doğrultusunda yalnızca hükümeti protesto etmek amacıyla toplandığı için bir yerlerden tanıdık gelebilir. Yönetmenlik koltuğunda Paul Greengrass, vardır.

Kibar Feyzo, 1978

Sevdiği kadını alabilmek için başlık parası biriktirmek zorunda olan Feyzo (Kemal Sunal), şehre gider. Şehirde artık başlık parası ödenmediğini ve birçok batısal yeniliği öğrenen Feyzo, köyüne döndükten sonra feodal düzenin simgesi olan köy ağasına (Şener Şen) karşı, tekil bir direniş

215


Sosyal Mecmua

şİİRh ÇapulŞiir

beş yüz bin adım ses beş yüz bin can suyu

Gezi Direnişi’nde düşenlere… Abdullah Cömert’e, Ethem Sarısülük’e, Mehmet Ayvalıtaş’a, Ali İsmail Korkmaz’a. Gökhan Erkan- porta ma sıksa bir yalan daha uydu DA Umut Ünalan- herkese biraz ölüm bulaş- Sevmiyorum sevmey mıştı nicedir den haziran’dan. başka bir haziran devşiravm yi cnn yi ntv yi menin abd yi cop yi rap yi!! adını taksim koyduk. şunun şurasında üç beş çapulcuyduk, her yaprağın damarında uğuldayan. Efe Duyan- Gezi’deki versek, diyorum biz sizin ölülerinize bir çınar Ahmet Antmen - biz ki orada dursak devrimciler ölmez ki tam ölür, diyor, bu yüzd bir gol sahnesi olurdu gönlümüz ihtiyacı yok öptüğümüz sis değil çim kokusuydu doğada her şey birb dakika 19 78. Saniye için mi, diyorum unuttunuz mu taksimden bağırmıştık evet, diyor, ya devri yine bugün hala kırılır desibel rekorları www.solportal.com.tr

216


hANE

si u...

Özcan Öztürk- Çobanın biri “çapulcular” diye bahsediyor koyun güderken. Gezintiye çıkıyor bir avuç çapulcu; Ellerinde karanfil, Bertolt Brecht bir ucu.

akalı soysa gözucu-

Bu ülkenin Nâzım planında faşistlere yer yok iken, ursa Asırlık çınarlarımız gölgesi var idi. Serada ki; melez portakalı, biberi neyyeceğim üç harfliler- lesin halkın ayak sesleri…

atv yi rte yi akp yi !!

i ağaçlara isim mi verdik bile diyor,

i, diyorum den ağaçların isme

birini doğurduğu

imler?

217

Cansu Fırıncı- hane başına üç Aziz Nesin doğurduk biz şimdi. Yetmez mi?


Sosyal Mecmua

DOĞA V 3. köprüye karşı 30’a yakın dava sürüyor. Bu davalardan ikisi TEMA tarafından açılmıştı. TEMA’nın açtığı davalardan birinde, bilirkişi raporu çıktı. Bilirkişi raporuna göre “Köprü etrafında yerleşimler oluşmazsa çevreye abartıldığı kadar zarar vermeyecek... Köprü yapılmazsa, sıkışan trafik nedeniyle meskun mahallerde daha büyük çevre kirliliği yaşanacak...” 7 kişilik bilirkişi heyetinin 6 üyesi yeni köprüye ‘evet’ dedi. Bir üye, köprünün bölgede kontrolsüz büyümeye neden olacağını belirterek hayır oyu kullandı. Bilirkişi raporunda ‘davalı’ konumdaki İBB ve Karayolları’nın raporlarını dayanak olarak göstermesi şaşırttı. Temel mayısta rapor temmuzda TEMA Vakfı, 3. köprü projesi için hazırlanan 1/25 bin ölçekli İstanbulİli \ Kuzey Marmara Otoyolu Nâzım İmar Planı’nın iptali için 2011’de dava açtı. Dava için tayin edilen 7 kişilik bilirkişi heyeti Temmuz 2012’de keşif yaptı. Köprünün temeli 29 Mayıs’ta atıldı, bilirkişi raporu ise Temmuz 2013’te mahkemeye sunuldu. Raporda tartışılacak bazı bilgi ve yorumlar yer aldı. Etkilenecek alanlar çalı çayır: “Kuzey Marmara Otoyolu’ndan (KMO) etkilenecek arazinin kullanım türleri, çalı, çayır, kıraç toprak, su, sulak alan, tarım alanı, yaprak dökmeyen ağaç ve yerleşim alanlarıdır.” Raporun başka bir bölümünde etkilenecek alanlar şöyle sıralandı: “Ağaç yüzde 31, tarım alanı yüzde 28, çalı yüzde 19, yerleşim yüzde 6, yaprak döken ağaç yüzde 6, kıraç toprak yüzde 2.” Rapordaki verilere göre, projenin etkileyeceği alandaki orman varlığı yüzde 40. Bu da 6500 hektarlık alanın 2600 hektarı. Rapora göre İstanbul Ormanları’nın yüzde 1.1’i projeden etkilenecek. Bu bölüm Belgrad Ormanları’nı kapsıyor. Raporun sonuç kısmında şöyle denildi: “Sık viyadük ve tünellerden oluşan KMO’nun doğal ortalama etkisinin düşürüleceği anlaşıldığından, doğal ortama zarar vereceği, çevre ve havza alanlarında kirliliğe neden olacağı yargısı, çevresinde D100 ve TEM benzeri yoğun bir yapılaşma olmamak kaydıyla abartılmış bir düşünce olduğu görülmüş...” “Mevcut ulaşım sistemi üzerindeki sıkışık trafiğin sebep olacağı çevresel kirliliğin akan trafiğe göre daha fazla olduğu, köprü yapımının engellenmesi durumunda kaçınılan yüksek orandaki çevresel kirliliğin insanların yaşadığı alanlarda daha fazla oluşacağı, bunun halk sağlığı yönünden de meskun alanlarda daha büyük çevresel ve sağlık problemine sebep olacağı görülmüş...”

Sırrı Sürreya Önder “Bur nefes alma hakkımızı savu iş yapan bu kepçeler ve do

218


VE ÇEVRE

Tüm Dünyada Nehirler Özgür Aksın

rada engellenmesi gereken, unan bizler değiliz, ruhsatsız ozerler”

Kesme Boğazı’nda HES projesine bakanlıktan onay

219



Sosyalmecmua