Page 10

keb Mart:Layout 1 28.02.2012 04:55 Page 10

10 - www.sosyalistkamu.com Ayrıca bu sistemle öğrenciler karma eğitimin dışına çıkarılarak, cinsiyetçi kültürün dayanakları sağlamlaştırılmaktadır. Eğitim Bir Sen Genel Sekreteri Ahmet Özer’in de ifade ettiği gibi “Karma eğitimle ilgili sıkıntılar devam ediyor. Bunun zorunluluğunun kaldırılması lazım. İsteyen çocuğunu kız okulunda okutsun, isteyen erkek okulunda. Vatandaşa bir dayatma olmamalı.” diyerek eğitimdeki gerici dönüşümlerin devamının olması gerekliliği dile getirmektedir. Türkiye İmam Hatipliler Derneği Genel Başkanı Abdullah Ecevit Öksüz’ün “İmam Hatipliler için 4 yıllık bir zaman yeterli değildir. Daha fazla olması gerekir.” sözleri ise evlere şenlik türündendir. Mesleki eğitimin yaygınlaştırılması… Amaçlardan ikincisi de sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda mesleki eğitimin yaygınlaştırılmasıdır. Küçük Ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Derneği (KOBİDER) Başkanı Nurettin Özgenç bu değişikliği olumlu bulduklarını belirterek “Son 4 yıllık dayatmayı doğru bulmuyoruz. Eski sistem çıraklık kavramını tamamen ortadan kaldırdı. Meslek liseleri nicel olarak güç kaybetti. Bu modelle işletmeler işgücü kaynaklarını arttıracaklardır” demiştir. Özgenç, bir yandan değişikliği olumlu bulurken, bir yandan da lisenin zorunlu olmasına, ucuz işgücü temininde sıkıntılar doğurabileceği gerekçesi ile karşı durmaktadır. Mesleki Eğitim Kültür Ve Sanat Derneği Başkanı Sami Nogay da yeni sistemle ilgili yürüyen tartışmalara katılarak “Biz 1998’den bu yana çırak bulamıyoruz. 15 yaşındaki çocuk çıraklığa gitmek istemiyor. Kesintili olması durumunda hem usta hem kalfa ihtiyacımız karşılanmış olacak.” sözlerini söylemiştir. Yine Eğitim Bir Sen Genel Sekreteri Ahmet Özer söz konusu sistemin, piyasanın ihtiyaç duyduğu nitelikli ara eleman yetiştirilmesi konusunda da olumlu yanları olacağını belirterek, öğrencilerin sermayedarlar için

ucuz işgücü olarak kullanılmalarının olumluluğundan dem vurmaktadır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, zorunlu eğitim ile ilgili çeşitli çevrelerden sermaye temsilcilerinin yaptığı açıklamalar, aslında AKP eli ile eğitim sisteminde yapılmak istenen gerçek amaçları ortaya koymaktadır. AKP bir taşla iki kuş vurma peşindedir. Hem kendi yaşam alanı olan mevzileri güçlendirecek (İmam Hatip Okullarını) hem de temsil ettiği sermaye çevrelerine ucuz ve nitelikli ara eleman sağlayabilecektir. Biz biliyoruz ki mesleğe yönlendirme dini eğitim veren okullarla değil; Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler, Teknik Bilimler vb. okullarda yapılabilir. Bu okullarda okuyan öğrenciler “staj” adı altında sermayedarların sömürüsüne bırakılmamalı, öğrenciler ilgi alanlarına yönelik gelişebilecekleri imkân ve şartlarda eğitim almalıdırlar. Din eğitimi devletin işi değil, bireylerin işi olmalıdır. Devlet her türlü dinsel oluşuma aynı mesafede yaklaşmalı ve DİYANET kurumu kaldırılmalıdır. Zorunlu din dersi kaldırılmalı, Kuran kursları için kaldırılan yaş sınırı tekrar geri gelmeli, ders müfredatları dinsel, gerici, ırkçı, cinsel söylemlerden arındırılmalıdır. Bilimsellik ve pedagoji ön planda tutulmalıdır. Kısacası laik, parasız, bilimsel ve demokratik eğitim, eğitim sisteminin vazgeçilmez unsurları olmalı, mücadelemiz bu şiarlar temelinde ilerlemelidir. Sosyalist Kamu Emekçileri / Manisa

Kamu Emekçileri Bülteni-2012 Mart  

Kamu Emekçileri Bülteni-2012 Mart