Page 14

Sosyalist Dayanışma / Kasım 2011

LİBYA’DA İŞLER TIKIRINDA DEĞİL Ayşe TANSEVER

T

am 1200 ABD kentinde, sistemi protesto eden işgal eylemleri var. AB, Yunanistan borçları ile parçalanmanın eşiğine geldi. Topluluğun sorunu tüm sistemi tehdit eder durumda. G-20 ülkeleri, AB’ye kendine çeki düzen vermesi için bir hafta süre tanıdılar. Şubat ayından beri devam eden Libya bombalanmasına işte bu noktada son bir kez yüklenildi. “Kaddafi yakalandı, yakalanıyor” dedikçe borsa düşüşlerinin

kendi başına ayakları üzerinde durabilecek hale getirmektir.

“Yeni Libya” İlanı Çoğunluğu Bingazili’lerden oluşan UGK, Kaddafi “diktatörlüğünün” sona erdiğini ve yeni Libya’nın kurulduğunu ilan etti. 8 ay içinde yeni anayasa yazılacak, seçimler yapılacak ve yeni hükümet kurulacak. UGK üyeleri bu hükümette görev almayacak. Gözümüzün önünde bir oyun, oynanması gerektiği gibi oynanıyor ama perde arkasında her şey bambaşkadır. Örneğin bu açıklama beklenenden tam tamına 3 gün sonra yapılabildi. Başbakan Mahmut Cibril Kaddafi öldürülür öldürülmez ve daha öncesinde hep istifa edeceğini söyledi durdu ama hala bunu hayata geçiremedi. Anlaşılıyor ki istifa etmemesi doğrultusunda bir yerlerden baskı altındadır.

UGK kendi içinde hiçbir zaman uyum içinde olmadı. Sadece Kaddafi karşısında ortak davranabiliyorlardı. Onun öldürülmesinin hemen arkasından ayrılıklar uzlaşmazlıklar, çıkar farklılıkları ortaya döküldü. UGK ülkeyi yönetemez duruma geliverdi, dağılma sürecine girdi. Baştan beri var olan öfkeler, birbirini çekememeler, düşmanlıklar, kan davaları ortaya çıktı. 14

bir panik olarak ortaya yayılması engellendi. Libya ve Kaddafi gürültüsünün arkasına kapitalizmin çok ciddi ölüm kalım tartışmaları saklandı. O saldırıların gürültüsü arkasına merkez ülke liderlerinin birbiri ile yaptığı tartışmalar gizlendi. Batı Kaddafi’nin ölüsünden bile yararlanmaya çabaladı. Bu zor günlerde Libya’ya altın yumurtlayan tavuk gibi bakılıyor. Petrol, doğal gaz ve çöllerindeki madenleri ile çok zengin bir pazar potansiyeli taşıyor Libya. Kıtadaki coğrafi konumu nedeniyle stratejik değerleri olan bir ülkedir. Şimdi tüm mesele aylardır kâh arkasında kâh önünde durulup çekiştirilen Geçici Ulusal Konseyi (UGK)

Kaddafi’nin linç edilmesi, ölüsünün sergileniş biçimi ve ardından gömülmesi UGK’nin ne kadar iktidarsız, kendi içinde birlik olamayan bir yapıda olduğunu ortaya koydu. Kaddafi öldürülecekti, orası Batı güçlerinin istediği bir şeydi ama bu şekilde eline yüzüne bulaştırmadan yapılması gerekiyordu. UGK kendi sorunları nedeniyle, Batı’nın arkasına durabileceği bir şekilde Kaddafi’den kurtulamadı. Ölüsü bile, Demoklesin kılıcı gibi tepelerinde ömürleri boyu asılı duracak. UGK, yeni Libya’nın kuruluşunu açıklarken bile kaş yapayım derken göz çıkardı. Batı liderleri tırnaklarını yerken, Abdülcelil Libya’nın şeriat yasalarına uygun olarak yönetileceğini tüm dünyaya duyuruyordu. Faiz haram sayılacaktır. Erkeklerin birden fazla kadın ile evlenmesi de sevap olacaktır. UGK içindeki eski

El-Kaide güçleri Kaddafi’nin laik yönetimine alışık halka, Batı baskısına rağmen kendi güçlerini dayatmışlardı. Batı eliyle bir İslam devleti kuruluyordu işte. Laikliğe alışık Libya halkı şimdi bu anayasa altına sokulabilecek midir? Bunun bedeli ne olacaktır? Ülke böyle dayatma ile ne kadar barış içinde yaşayabilecektir? Libya iyi eğitilmiş bir halktır. Okuma yazma oranı %90’dır. 2007-2008 döneminde üniversiteye kaydolan kadın sayısı erkeklerden çoktu. Kadınlar orduda bile görev yapıyordu. Şimdi bu eski konumlarını kaybetmeye ne kadar katlanacaklardır? Peki, Batı finans kapitali faizi haram sayan zihniyet ile ne kadar işbirliği yapabilecektir? UGK açıklamaları ile Libya halkının şimdiye kadarki yaşam biçimleri arasında büyük farklılıklar olduğu kesindir. Bunu olumlu olarak yorumlamak zordur. Bu durumda halkların hoşnut bir şekilde UGK arkasından gitmeyeceği çok açıktır.

Uyumsuz bir UGK UGK kendi içinde hiçbir zaman uyum içinde olmadı. Sadece Kaddafi karşısında ortak davranabiliyorlardı. Onun öldürülmesinin hemen arkasından ayrılıklar uzlaşmazlıklar, çıkar farklılıkları ortaya döküldü. UGK ülkeyi yönetemez duruma geliverdi, dağılma sürecine girdi. Baştan beri var olan öfkeler, birbirini çekememeler, düşmanlıklar, kan davaları ortaya çıktı. Politik çekişmeler ve aşiret ayrılıklarına bir de İslamcı aşırı uçlar, selefi radikalleri katıldı. Dindar ve laik olanlar ile solcu olanların hepsi birbirleri ile çatışmaya başladılar. Oysa ülkenin şu anda tam bir istikrara ihtiyacı vardır. Neredeyse tüm alt yapı tesisleri yerle bir olmuş, petrol çıkarımı sıfır düzeyine düşmüş bir ülkede bir-

Profile for Sosyalist Dayanışma

Sosyalist Dayanışma Dergisi Kasım 2011 9. Sayı  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.sodap.org & www.twitter.com/sodap74 & www.facebook.com/sodap

Sosyalist Dayanışma Dergisi Kasım 2011 9. Sayı  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.sodap.org & www.twitter.com/sodap74 & www.facebook.com/sodap

Advertisement