Page 3

Mart-Nisan 2014 / Sosyalist Dayanışma

ÇÜRÜMÜŞ DÜZENİN ZORBALIĞI HDP’Yİ DURDURAMAZ!

H

alkların Demokratik Partisi seçim çalışmaları sırasında Türkiye’nin çeşitli yerlerinde ırkçı saldırılara, linç girişimlerine maruz kaldı, kalıyor. Urla, Aksaray, Bulancak, Samsun, Fethiye, Düzce… Yaklaşık 20 ciddi saldırı… Bunlar HDP’nin ifade ettiği demokrasiye, barışa, halkların kardeşliğine, Kürt halkının çözüm iradesine yapılmış saldırılardır. Bunlar ne tesadüfi ne de spontandır, sistemli ve açıkça devlet destekli bir görünüm kazanmış saldırılardır. Bu saldırılar halklarımızın geleceğine sahip çıkma konusunda ortaya koydukları iradeye egemenlerce verilen yanıttır. Çünkü bu coğrafyada her dilden, her kimlikten, her kültürden, her inançtan, inanan ve inanmayan emekçi halkların HDP’de büyüyen birliği egemenleri korkutmaktadır. Kürt halkının özgürlük mücadelesinin geldiği boyut, bu mücadelenin batıda Gezi ile açığa çıkan isyan ruhuyla birleşme olasılığı egemenleri korkutmaktadır. HDP bunları temsil ettiği için, bu ortaklaşmanın nüvelerini taşıdığı için saldırıların hedefi olmaktadır. Bu saldırılar HDP’nin doğru yerde durduğunun, halklarımız için bir umudu temsil ettiğinin sağlamasıdır aynı zamanda. Türkiye, tarihinin en derin siyasi krizlerinden birisini yaşıyor. 11 yıllık iktidarın günah ortakları AKP ile cemaat arasındaki yaşanan iktidar kavgası mide bulandırıcı bir cerahati ortaya döktü. AKP can havliyle devlet içinde yoğun bir cemaat temizliğine girişti. Cemaat ise uluslararası ittifaklarının da desteğiyle halklarımız nezdinde tüm itibarını ve meşruiyetini yitirmiş Erdoğan yerine sömürü düzeninin tahkim edilmesi, siyasetin yeniden tanzimi yönünde çabalar içerisinde. Bu kavgaları esnasında etkinliklerini arttırmak için bir dönem öncesinde siyaseten gerilettikleri

kesimleri de kendilerine yedeklemeye çalışıyorlar. Erdoğan, restorasyon güçleri karşısında neredeyse günah çıkarmaya yönelen bir tutum içerisinde. “Ben yapmadım, hepsini o vicdansız savcılar yaptı” görüntüsü vermeye çalışıyor. “Samimiyetini” ispatlamak için Hrant’ın katili Erhan Tuncel’den kirli savaş suçlusu Veli Küçük’e kadar halklarımızın gönlünde binlerce defa mahkûm olmuş katilleri ardı ardına tahliye ediyor. Cemaat ise “Yeni CHP” yi kendi peşine takmış durumda.

Hdp Düzen Partilerinin Antitezidir

Düzenin tüm egemen iktidar odakları yoğun bir siyasi rekabet içindeler. Halk ise bu hesaplaşmada ortalığa saçılan pisliklerin ne olduğunu anlamlandırmaya çalışıyor. Yaratılan kafa karışıklığı içerisinde hesaplaşan iktidar blokları halkı da yanlarına yedeklemeye çalışıyorlar. Bu karmaşa içerisinde bu karanlık hesapların dışında halklarımıza umut ve coşku veren bir seçeneğin belirmekte olduğu her geçen gün biraz daha fazla göze çarpıyor. HDP tüm bu çürümüşlüğün dışındaki yegâne siyasi güç olarak bu aşamada çok önemli bir avantaja sahiptir. HDP halklarımız arasında kurulan kardeşlik köprüsüdür. HDP kentsel talanın karşısında olan, müteahhit partilerinin anti tezidir. HDP işçilerin ekmek davasının sözcüsüdür. HDP kadındır, gençtir, Ermenidir, LGBTİ’dir; düzenin yok saydığı herkesin güvencesidir. Irkçı, tekçi, sömürücü, zenginlerin kuklası tüm düzen partilerinin HDP karşısında birleşmesi işte bundan kaynaklıdır. Türkiye Cum-

huriyeti tarihi bir katliamlar tarihi olarak da okunabilir. Şimdi de Türkiye’nin dört bir yanında HDP çalışmalarına dönük katliam provaları yapılmaktadır. Bizler bu tarz girişimlerin arkasında her zaman devletin bulunduğunu, bu işlerin birkaç kendini bilmezin “milliyetçi” tepkileri olmadığını anlayabilecek kadar siyasi bilince sahibiz. Amaç bir taraftan HDP-BDP ortaklığının, Türkiye’nin her tarafında yükselen bir siyasal alternatif olarak önünü kesmek. Diğer taraftan ise HDP’yi ve Kürt siyasal hareketini bir çatışmanın ve halklar kavgasının içine sürüklemektir.

Sorumluluk AKP Hükümetindedir

Bu saldırıları engelleme görevi AKP hükümetinindir, önlenmeyen, arkasından suçlularından hesap sorulmayan tüm saldırılar esas olarak AKP’nin sorumluluğundadır. Kürt halkı büyük bir özveri ve sorumluluk duygusuyla davranıp AKP ipe un sermesine, hiçbir somut adım atmamasına rağmen Kürt sorununun siyaset kanalından çözümünü sağlamaya çalışırken yaşanan bu saldırılar aslında savaş çağrısı olarak da okunabilir. Eğer bu saldırılar biraz daha sürerse çatışmasızlık durumunun ortadan kalkıp çatışmalar zeminine geri dönüleceği aşikârdır. Kürt halkı da HDP de kendisini savunacak güce ve kararlılığa sahiptir.

Bize Gücünüz Yetmez

Sonuçta on yıllardır uygulanan zulüm politikaları devrimcilere, sosyalistlere, Kürtlere, Alevilere, kadınlara, gençlere direnmeyi çok iyi öğretti. Linç girişimleri, kundaklamalar, faşist saldırılarla; ne Kürt halkının mücadelesi, ne halkların kardeşliği, ne yükselen devrimci hareket, ne de HDP’deki büyük buluşma engellenebilir. Direnmek ezilen halklarımızın yaşama biçimidir. Bu saldırılar HDP’yi yolundan geri çevirmez tam tersine daha da öne iter. Bu saldırılar düzenin çaresizliğini, çürümüşlüğünü ve halkların dayanışmasından korkusunu açık bir biçimde ortaya koyarak partimiz HDP’yi daha da büyütecek, çalışmalarımızı daha da canlandıracaktır. HDP bileşenleri birbirine daha sıkı kenetlenecek, dayanışma HDP’yi daha sıkı sarmalayacaktır. Sonuç olarak bu saldırıları gerçekleştirenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Halklarımız kendi yarınlarını kendi elleriyle inşa etme noktasında HDP ile ele geçirdikleri olanağı değerlendirmek için her türlü kararlılığı göstermeye hazırdır. Bu saldırılara cevabı bir yandan sokakta en iyi şekilde verirken, bir yandan da saldırılardan hesabı 30 Mart günü sandıkta soracaktır. Çürümüş düzen mezara! Halk iktidara!

3

Profile for Sosyalist Dayanışma

Sosyalist Dayanışma Dergisi Mart-Nisan 2014 26. Sayı  

www.sodap.org

Sosyalist Dayanışma Dergisi Mart-Nisan 2014 26. Sayı  

www.sodap.org

Advertisement