Page 5

Ağustos 2012 / Sosyalist Dayanışma

SURİYE DÜĞÜMÜNDE KRİTİK AŞAMA

B

atı emperyalizminin (ABDAB) Libya’ya yönelik askeri müdahalesinin ardından hedef tahtasına aldığı Suriye’de, süreç kritik bir aşamaya doğru ilerliyor. Bölgede rol oynayan küresel ve bölgesel güçler tüm kozlarını ortaya koyuyor, Doğu Akdeniz’de sular ısınıyor.

Suriye Denklemi ve Türkiye

Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da gelişen halk isyanlarının ardından Libya saldırısıyla başlayan emperyalist müdahalenin ikinci adımı Suriye. Bilindiği gibi batı emperyalizminin stratejik hedefi İran’ı düşürmek, İran merkezli “Şii ekseni”ni parçalamak. Batı emperyalizmine en güçlü direnç odağı İran, bölgesel ittifak güçlerinden -Libya ve Suriye- yalnızlaştırılıp nihai hamleye bırakılıyor. Batı emperyalizminin bölgesel çıkarlarıyla çelişen Şii ekseninin yerine, “Sünni ekseni” yaratılmak isteniyor. Sünni ekseni, kendisine aktif rol biçilen Türkiye’nin yanı sıra Suudi Arabistan, Katar ve Ürdün’ü içerisine alıyor. Doğu emperyalizmi (Rusya ve Çin), çok kutuplu dünyada küresel ve bölgesel çıkarları gereği, doğal olarak Şii ekseninin arkasında yer alıyor.

Suriye’nin Stratejik Değeri

Bu denklemde Suriye’nin geleceği, küresel aktörlerin dünyanın yeniden paylaşımı kavgasındaki pozisyonları açısından kilit bir öneme sahip. Suriye ve peşinden İran adımlarında Batı emperyalizmi istediği sonucu alırsa, dünyanın bu stratejik paylaşım alanında Rusya ve Çin ciddi anlamda etkisizleşecek. Batı emperyalizmi önüne koyduğu bu adımları atmazsa, Şii ekseninin ve dolayısıyla Rusya ve Çin’in bölgede güçlenen nüfuzunun önüne geçemeyecek, kendisi etkisizleşecek. Bu nedenle, emperyalist güç merkezleri Suriye’den kolay kolay vazgeçme-

yecek. Ve yine aynı nedenle Suriye üzerinden yaşanan gerilim olağanüstü yükselecek, oyunda yer alan tüm aktörleri ciddi anlamda zorlayacak.

Batı Emperyalizminin Suriye Taktik Planı

Afganistan, Irak ve Libya müdahalelerini hatırlayalım. Askeri müdahaleye zemin hazırlamak amacıyla hedef ülke yalnızlaştırılacak. Eş zamanlı olarak da içerde işbirlikçi bir muhalefet örgütlenecek ve ayaklandırılacak. Suriye’de de yapılmak istenen şey bu. Tüm ittifak güçleriyle Esad iktidarının ipleri kopartılacak. İç muhalefet Esad’a karşı örgütlenecek. Suriye’nin ittifak güçleri İran, Rusya ve Çin. İran zaten hedef tahtasında. Çin ve Rusya ise, tehditle, pazarlıkla ya da her iki yol birden kullanılarak askeri müdahale konusunda tarafsızlaştırılmaya çalışılıyor. İşbirlikçi iç muhalefet de Suriye Ulusal Konseyi (SUK) çatısı altında derlenmek isteniyor. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), SUK’un askeri kolu olarak kabul ediliyor.

Taktik Planın Neresindeyiz?

Rusya ve Çin, askeri müdahale konusundaki kararlı duruşunu sürdürüyor. Suriye Halkının Dostları Grubu’nun 6 Temmuz’da Paris’te yaptığı üçüncü toplantısında “Rusya ve Çin’e uluslararası baskıyı arttırma” kararı çıkmıştı. Bu iki ülke zaten toplantıyı boykot etmişti. Gelinen aşamada 19 Temmuz’da gerçekleşen Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi toplantısında Suriye’ye yönelik ağır yaptırımlar içeren karar paketi üçüncü kez Rusya ve Çin tarafından veto edildi. Ayrıca suların ısınmasıyla birlikte çok sayıda Rus savaş gemisi -toplam 15’e yakın olduğu ifade ediliyor- boğazları geçerek Doğu Akdeniz’e hareket etti, Suriye açıklarına demirledi. Sonuç

olarak, Suriye’nin yalnızlaştırılması noktasında süreç istenen aşamaya taşınamadı. İç muhalefetin örgütlenmesi konusunda diğer konuya göre bir mesafe alınsa da henüz istenilen noktaya gelinmedi. Parçalı yapı devam ediyor. Türkiye’nin güdümündeki Suriye Ulusal Konseyi’nin (SUK) tüm muhalif

güçleri kendi çatısı altında toplaması mümkün değil, zira muhalifler farklı zeminlerde duruyor. SUK ve ÖSO, emperyalizmle işbirliği zemininde yol alıyor ve emperyalist askeri müdahaleyi destekliyor. SUK ve ÖSO içerisinde Selefiler, El-Kaide’ye bağlı güçler, Müslüman Kardeşler örgütüne bağlı güçler önemli bir yer tutuyor. Suriye Devrimi Genel Konseyi, SUK’a yakın bir duruş sergiliyor. Yerel Koordinasyon Komiteleri, barışçıl bir muhalefet çizgisinde duruyor. SUK çatısı altında yer almayan Kürtler, her ne kadar Esad iktidarına karşı olsalar da emperyalistlerle işbirliğini ve dolayısıyla askeri müdahaleyi kesin olarak reddediyor. Ayrıca Hıristiyanlar da SUK’a bağlı muhalefetin Radikal İslamcı karakterinden dolayı bu güçlerin etkin olacağı bir Suriye’den büyük kaygı duyuyor. Temmuz ayının başında Kahire’de gerçekleştirilen muhalifler toplantısında parçalı yapı tablosu yine ortadan kaldırılamadı. Sonuç olarak, işbirlikçi nitelikte bir iç muhalefetin örgütlenmesi konusunda da emperyalistlerin istediği seviye

Salih İNCESOY

Batı emperyalizminin stratejik hedefi İran’ı düşürmek, İran merkezli “Şii ekseni”ni parçalamak. Batı emperyalizmine en güçlü direnç odağı İran, bölgesel ittifak güçlerinden -Libya ve Suriyeyalnızlaştırılıp nihai hamleye bırakılıyor. Batı emperyalizminin bölgesel çıkarlarıyla çelişen Şii ekseninin yerine, “Sünni ekseni” yaratılmak isteniyor. Sünni ekseni, kendisine aktif rol biçilen Türkiye’nin yanı sıra Suudi Arabistan, Katar ve Ürdün’ü içerisine alıyor. 5

Profile for Sosyalist Dayanışma

Sosyalist Dayanışma Dergisi Ağustos 2012 14. Sayı  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.sodap.org & www.twitter.com/sodap74 & www.facebook.com/sodap

Sosyalist Dayanışma Dergisi Ağustos 2012 14. Sayı  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.sodap.org & www.twitter.com/sodap74 & www.facebook.com/sodap

Advertisement