Page 15

Aralık 2017 / Sosyalist Dayanışma

ÜNİVERSİTELER YÖK’E BİAT ETMEYECEK!

12

Eylül 1980 darbesinin bir ürünü olan ve eğitimi ele geçirip iktidarı sağlamlaştırmak amacıyla 6 Kasım 1981’de kurulan YÖK, üniversitelerde bilimsel düşüncenin önünde duran en büyük engellerden biridir. Büyük bir baskı mekanizması oluşturan YÖK, egemenlerin yürütmesiyle ilerlemekte, onların çıkarlarına hizmet etmekte ve giderek sermayeleşen ve piyasalaşan üniversitelerin yöneticisi konumundadır. Kurulmak istenen yeni yapının taşlarının döşenmeye başlandığı ve tüm toplumsal dinamiklerin darbeyle bastırıldığı dönemde YÖK ile birlikte, üniversite kavramının ve eğitimin içi boşaltılmış, öğrenciler müşteri gibi görülmüş, öğrencilerin salt sermayenin çıkarlarına uygun bilgilerle donatılması hedeflenmiş, eğitim ticarileştirilmiş ve bilimsel bilgi üretme işlevini yitirmiş, hukuksuz ve tamamen keyfi bir şekilde açılan disiplin soruşturmaları olağanlaştırılmış, uzun mücadeleler sonucu kazanılan haklar gasp edilmiş, üniversiteler sıkı bir denetim altına alınmış, eleştirel düşünce ve ifade özgürlüğü can çekişir duruma gelmiştir.

1983 yılında askeri darbe için sorun yaratacak akademisyenlerin görevine son verilmesi ise bizlere bugünlerde ihraç edilen hocalarımızı hatırlatmaktadır. Bu yıl, YÖK’ün kuruluşunun 36. yılında ise baskılara, yasaklara, saldırılara, polise, özel güvenliğe, Saray’a, YÖK’e biat etmeyen ve bu sisteme karşı öğrencisiyle hocasıyla mücadele edenler olarak “Tek bir insanın değil, hepimizin özgürlüğü ve geleceği” için Beyazıt Meydanı’nda buluştuk. Üniversite yönetiminin engelleme girişimlerine ve polis ablukasına rağmen üniversitelerin bizimle özgürleşeceğini haykırdık. Eylem sonlandıktan sonra ise; eylemden bir gün önce faşist çeteler ve polis tarafından saldırıya uğrayan arkadaşlarımız için, saldırıya uğradıkları yer olan Vezneciler’e doğru faşizme karşı mücadele edeceğimizi haykırarak yürüdük. Son olarak, geçtiğimiz günlerden bir tanesi de Politeknik öğrencilerinin direnişiyle dünyadaki bütün üniversiteler için ilham kaynağı olan 17 Kasım idi.

1973 yılında Yunanistan’da darbeyle yönetimi ele geçiren Albaylar Cuntası’nın baskıcı rejimine karşı mücadele eden öğrenciler Atina Politeknik Üniversitesi’ni işgal eder ve işgal edilen üniversitede komiteler kurulur, hatta öğrenciler laboratuvarlardan buldukları malzemeler ile “Özgür Savaşçılar” ismiyle bir radyo istasyonu kurarak Atina’ya yayın yapmaya başlarlar. Çok geçmeden binlerce yurttaş onlara katılır, üniversite çevresinde eylemler düzenlenir. 17 Kasım tarihinde ise eylemler zirve noktasına ulaşır. Ordu, tanklarla beraber üniversitenin duvarlarını yıkıp içerideki öğrencilere saldırır. 3 gün süren ve 75 öğrencinin yaşamını yitirdiği direnişin ardından cunta yönetimi gitgide zayıflar ve 23 Temmuz 1973’te, yönetimi sivillerden oluşan geçici hükümete bırakır. Politeknik Direnişi böylece adını dünya mücadele tarihine yazdırır. 75 öğrencinin direnerek öldüğü, ama sonunda Albaylar Cuntası’nın yıkıldığı, üniversite-

DEFNE NEHİR

lilerin, Politeknik öğrencilerinin direnişi bizlere ilham vermekte ve 17 Kasım tarihi “Uluslararası Öğrenciler Günü” olarak kutlanmaktadır. Bizler de bugün, “Ezberleri yazmak için bizim elimize tutuşturduğunuz kalemlerimiz, hak ettiğiniz yeri elbet tayin edecek.” diyerek üniversitenin üniversite olmaktan çıkarılıp; insana, topluma, doğaya yabancılaşmış ve sadece diploma veren kurumlara dönüşmesine karşı, üniversitenin asıl özneleri olarak kampüslerimizin bilimin ve özgür düşüncenin gelişeceği yerler olması için mücadele edecek, ihraç edilen hocalarımızla kampüs sınırları dışında yeni bilimsel üretim alanları oluşturacak, “Üniversitede diktatörlüğe son!” diyerek geleceğimizi tek adamın belirlemesine izin vermeyeceğiz.

Üniversiteler adeta kışlaya dönüştürülmüş; üniversite içinde güvenlik görevlilerinin doğrudan müdahalesinin önü açılmış, kampüsler çevik kuvvet ve sivil polislerin eksilmediği yerlerden biri olmuştur. İktidarın dönemsel çıkarlarına göre şekillenen YÖK, bugün de görevini AKP güdümünde yürüterek yerine getirmektedir. Yandaş rektörler, özel güvenlik ve polislere sınırsız yetki vermiş ve ÖGB/polis destekli faşist çeteleri beslemişlerdir.

15

Profile for Sosyalist Dayanışma

Sosyalist Dayanışma Aralık 2017 Sayı 60  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.sodap.org & www.twitter.com/sodap74 & www.facebook.com/sodap

Sosyalist Dayanışma Aralık 2017 Sayı 60  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.sodap.org & www.twitter.com/sodap74 & www.facebook.com/sodap

Advertisement