Issuu on Google+

om

Korkeren hemu welatan u gelen bindest yekbin!

ww w

.n et ew e. c

Organa Komita Merkezi ya tevgera Teko!in

Sal: 5 Wext: Adar 1983 Hejmar: 6 Biha: 5 DM


ew e. co m

21 Aa r{'ı n

N~c.~de.\~6

l

ne t

R-vh1.1n1J

y.;ı~ .;ı..t;;ıc.a_g\ ı. t-..1 ~ \ıU

ww

w.

8tfı

1

1

r o i!. !


ne te we .c om İÇİNDEKİLER;

ww

w.

• Önsöz Yerine •••••••••••••••••••• • • • • · 2 .Tekoşin Sürecinin Analiz ve Kritigi •••• 3 .!şçi Gerçegi'nin Sorularına Cevap ve. Kürdistan Anti-Faşist Ulusal Kurtuluş Cephesi Frogram Taslagı •••••••••••••••• • ~26' .Demokrat Türkiye'nin Sorularına Cevap. •-51

I


ÖNSÖZ

YERİNE

Tekoşin,yayın hayatına teorik~illegal

ne te we .c om

bir _organ olarak girdi.Temmuz I980'e kadar düzenli olmayan aralıklarla beş sayısı çıktı. Uzun bir aradan sonra şimdi,6.sayısı ile birlikte yayınını sürdürecekti r. Bu uzunca kesintinin nedeni,I2 Eylül sonrasında yayın olanaklarının ortadan kalkması ve hareketimizin I2 Eylül'ün girişinde aldıgı kararlar geregi,yayın olanagını gene bizzat ülkede araştırmasıffdı.Bu çabanın degişik türden engellerle karşılaşması üzerine gecikmenin sakıncalarını önlemek için yvrt dışında harekete geçildi. Dergimiz,daha öncede oldugu gibi agırlıkla teorik sorunları işleyecek~pcelikle komünist hareketin partileşmesi önündeki engellerle savaşaçaktır.

Hedef,~zey Kürdistan'ın

ww

w.

komünist çekirdegini,düzenli ve daha seri aralıklarla çatışan bii silaha kavuşturmaktır. · · Hedef, mltlliyetçilig e ve oportünizme karşı savaşta Kürdistan'lı komünistlere saglam bir mevzi tutmaktır. Hedef, Kürdistan proleteryası ve halkına zulme ve sömürüye karşı bagımsızlık,demokrasi ve sosyalizm :ugruna savaşta. sarsılmaz bir kürsü saglamaktır •••••• !LER!l 2

TEKOŞ!N.


TEKOŞ!N

ANALİZ

SÜREC1N1N VE KR1T1G1

Dönemi: Tekeşin hareketi,I978 ortalarında (I) Türkiye ve Türkiye Kürdistan'ında devrimci kabarışın yükseldi~i bir dönemde oluştu.Oluşu­ munun üzerinden çok geçmeden sıkı yönetim ilan edildi(2~.Sıkıyönetim ilanıyla başlayıp I2 Eylül'le noktalanan süreç,sosyalist hareketimizin örgütlenme ve büyüme çabalarıyla yüklü zorlu bir süreçti.Gericili~in ve faşizmin artan saldırıları altında,legal çalışma olanaklarının giderek tükendiği şartlarda,hareket, küçümsenmeyecek bir ilerleme kaydetti. 1978-80 arasındaki bu ilk dönemde,illegal ve teorik bir yayın olan "Tekoşin''dergisinin beş sayısı çıktı.(3)Bu sayılarda ülke devriminin hemen bütün temel siyasal sorunları belirli bir plan dahilinde,belirsiz lik ve şekilsizli~in egemen oldu~u bir ortamda,açık ve net olarak iş~ lendi.Milliyetçi ve oportünist siyasetlerin eleştirisine geniş bir yer verildi.Sınıf mücadelesinin ideolojik,teorik yönünü tanımayan yada bunu hafife alan e~ilimlerle aralıksız olarak savaşıldı.Oldukça sınırlı bir kadro ve yayın olanaklarına karşın bu mücadele etkisini göstermekte geçikmedi. Dareket kendisini tanıttı.öncelikle,yeni bir ' niteli~i,proleter bir ideoloji ve siyaseti temsil yeteneğinde olduğunu gösterdi.

ww

w.

ne

te we .c om

I978~I980

3


ww

w.

ne

11

te we .c om

Örgütün çevresinde halka halka azımsanmayacak bir birikim gBrüldü.Bu birikimin unsurları çok farklı çevre ve kanatlardan geliyor ve tek potada eriyordu.Proletaryanın Bz Brgütü yBnünde politik bir hamle doğuyordu.Mücadelenin çetin yeraltı koşullarına rağmen bu atılım olmalıydı.Eareket,daha başlangıçta 'Kürdistan .: proletaryasının Öz Örgütünü Yaratmak !çin !leri' parolasıyla yola çıkı.yordu. Ne ki,hareket güçlü bir politik hamleye dBnüşemedi.İdeolojik alandaki etkisini Brgütlenme planında gBsteremedi.B u üstünlüğünü Brgütsel olarak yeterince pekiştiremedi.Bu sebepledirki politik mücadeledeki pratik yeri tartış­ ma konusu edildi. Kuşkusuz, Tekoşin'i hareket olarak gBrmüyoruz1 tanımıyoruz" diyenlerin Bnemli bir bBlümü,Tekoşin olgusundan Bzel ve bilinen nedenlerle rahatsızlık duyanlardı.Kendi grup menfaatıerinden endişeye kapılıp,olguyu inkar ederek,tanımayarak,tecrite uğraşanlardı.Bu biliniyor.Ancak biz ,sorunıın Bzünü, bu çevrelerin tutumundaki Bzgül nedenlerle açıklama yolunu redediyoruz.Tartışılmayacak bir politik güç olabi~seydik,geçmişteki kadar olmasa bile hala kulağımıza gelen bu tür safsataların etkisi sı­ fır

olacaktı.

Somut siyasal pratikte,Bnd er yada kayda deb ;ir·.. örgiij;': ~lamayış:ı.ın1:un rı,eden1eDi nelerdi ? · · f;;ş~ ©~lc:in;l.ik'!:i©

4


we .c om

Kimi serüvenci çevreler rnisali,devrirndo proleter sınıfın Bnder rolline ve yıgınlurın olmazsa olmaz eylemine inançsızlık rnı?Yada bazı naylon çevreler gibi kavc.adan uzak durup fildişi kulede teori(!) kozuna sarılArak hazır bir tabana te~e olma ihtirası mı? Elbette ki hayır! Bu nedenleri şByle sıralayabiliriz:Hareket Bzglin bir dönernde ortaya çıktı.Ağır baskı ko-

şullarında gelişmeye çalıştı.üstelik unutmamalı­

ww

w.

ne

te

ki henliz çok genç bir siyasal hareket sayılır. Bu bir. !kincisi ,Marksist-J1eninist bir hareket için doğru bir siyasal çizgiye sahip olmak zor,..:nlu bir Bnkoşuldur,ancak siyaseti sınıfa götürecek , onu yığınsallaştıracak olan kadrolardır.Bilinç­ li, deneyli ve sınanmış kadrolar.Biz ,hareket olarak yeter nitelikte ve asgari sayıda bir kadroya sahip olanfdık.Eldeki unsurların teorik eğ3:-_ tirni ile bir ölçilde giderilebilecek olan bu eksiklik,bu konuda örğlitlli bir çabanın gösterilerneyişinden ötlirli aşılamadı. Üçtinçlisli,kitlelere hitap eden ve düzenli aralıklarla çıkan sosyalist bir gazetenin yayımını gerçekleştirernedik.Gerçekten ciddi bir siyasal hareket bu nitelikte bir yayına sahip olmaksızın dlişlinlilemez.Kollektif bir propagandist,ajita tör ve örgütleyici olarak böyle bir gazetenin rolü tartışılmaz.Hareketin daha çıkışında gündemine aldığı bD sorun,tlim çabalara rağmen çözlimlenemedi.

5

,~


Bu yöndek i çabala r

değişik

türden enEell erle karşılaştı.Bildiri,broşür,bülten v.b. yayı­ mındada hiç denecek durumdaydık.Yayın alanın­ da sadece teorik bir dergi çıkarınakla sınırlı

we .c om

ka1dık.

Dördün cüsü ve en önemli side,or taya çıkışımız­ dan hemen sonra amansız bir saldırının başlıca hedefi olmamızdı.Son olarak "PKK"adını alan hareke tin saldırısından sözediyoruz.Başka herhangi bir nedenle değil,hareketin özlenen ve beklene n atıl'ımı yapamamasında bu saldırının taşıdığı

boy~tları

hatırlatmak bakımından

yaceçmişe dönmek zorundayız.Geçmişten söz açtığımıza göre bu olaya değinmeden geçeme yiz. Bu saldırının amacı yazılı ve sözlü beyanl arda gayet açık ifade ediliyo rdu: ''Tekoşincileri yok edeceğiz';Saldırının e_erekç esi, "Tekeşin, profesy onel ve namlı ajanların kurdu~u bir ört:·~ütür .Anti-A po 1 c_:d<ı7" şeklinde lanse ediliyo rdu. Bunun en önemli kanıtı olarak,Tckoşin dergis inin ilk sayısı göster iliyer- ki bu sayıda kendileri hakında tek bir sözcük bt~L>nmuyordu-ve, 11 fiir hareke t çıkar cıkmaz böyl~~imkanı nasıl

ww

w.

ne

te

kın

b-c~l,.r,belliki

arkalarında

T.C.

varı:tarzında

c;ülünç idöiala r öne slirühiyordu.Kuşk:,suz,bun­ lar,ide olojik -tcorik zoyıflıklarını cizlem ek, tabanlvrını oyalama k ve saldırıyı meşrulastırmak için yapılıyordu.Zira hareke t,bu grubun taba-

nında

[eniş

Hareke tin

yankı

olmuştu.

çJkıı;~ından

6

az sonra

f~;ündemleşen


bv silahlı saldırı I2 Eyllil'e kadar kesintisiz devam etti.Bir çok b5lgede onlarca kadro ve sempatizanımız

kaçırıldı,dövlildli,Tekoşin'den

öldlirlilecekleri tehdidinde bıı­ lumıldu.Kaçırılan bir çok -,~nsıTdan Tekeşineilik yapmayacaklarına dair imza alındı. "r IHF"- li oh'n Türk soluna gidin ••• asker olun ••• ama Tekeşinci­ lik yapmayın,öllirslinliz tarzında fetvalar verild Hareketin önder kadrolarını imha etmek için " özel tim 11 ler görevlendirildi.Kırda ve şehirde ;yıllarca sürecek olan bir takibat barladı.Pusu­ lar,baskınlar,yer yer burjuva basınına manşet olan çatışmalar •• Sonuçta hepside kendilerinden ayrılıp hareketimize katılan beş seçkin militan katledildi(4).0nlarca kadronun ,yüzlerce sempatizanın yat::am tutkusu ağır bastı. Çünkü, Tekoşinci olmak,heran öllimli beklemek demekti.~are­ ket, bı__-; güne kadar ki en ağır kayı rları i r:te bu saldırıda verdi. Bu kavcada ,l:.lirdistan' lı komünistler unutulmayacak olan örnek bir sınavdan geçti.Çok mecbur kalınroadıkça silah klıllanılmayacak1 başlıca yöntemimiz ideolojik saldırı,politik tesbir olacaktı.Bir kaç istisna hariç tutulursa,öylede oldu.Saldırganlar örnek bir cesaretle teşhir edildi .Hareketi ,kendi kadrolarını korı.:mak ,faali-:yetini oldıJkça gizli yürütmek zorunda bırakan ve yıllarca asli görevlerinden alı koyan bu saldırılara karşı milcadele onları büyük ölçilde

ew e. co m

ayrılınazıarsa

1

ww

w.

ne t

11

7


tecrit etti.Ve hareket hayatta

kalmayı başar­

dı.

ww

w.

ne t

ew e. co m

Bu mücadele de milliye tçi ve oportün ist siyasetlerin tavırlarıda öğreticiydi.Bu siyaset ler sıra kendiler ine gelincey e kadar başarılı bir suskunlu k ve umursamazlık örneği sergiled iler. İğrenç bir duygu Ve merakla adeta sonuç beklediler. !nancımız o ki, b1;. saldırı olmasaydı, hareket, atak yapmasını önleyen az evvel saydığımız diğer sorunların üstesind en gelebil ir,alter natif bir Marksis t siyasal odak olabilir di. I978-80 arasındaki bu aynı dönemde tüm engellere karşın sömürgeciliğe ve iç geriçiliğe karşı mücadele de eylemsiz kalmadık.Güçümüz oranın­ da doğru bulduğumuz tüm kitlese l eylemler e aktif olarak katıldık. Lu noktada ,I Mayıs I980 Dersim eylemi bir örnek olarak anılmaya değer.Bu eylem,o tarihte Türkiye ve Türkiye Kürdistan'ındaki tek kitlese l eylem değilse eğer,sayılı eylemler den biridir. Tekeşin'in "Halkın Kurtuluşu"grubu ile ortaklaşa düzenlediği bu yasa-dışı kitlese l gösteride sömürge askeriyl e çıkan çatışmada hareket imizin yi€;i t bir savaşçısı ve örnek bir enternasyona list olan Orhan Gönülala n(5) şehit düş­ tü.Yanılmıyorsak,bu yoldaşımız,I980 I Mayısının tek şehidi olma onurunu taşıyor. Sözünü ettiğimiz evrede,g enel devrimc i hare~ kete egemen küçük-b urjuva sapmaların etkisiyl e 8


;y-erel or~ .anlarınnzın ve kimi lmıfrrolo_rı­ mızın hareketin cylc:m çiz;_ isinc ters düşen ve bireysel ter6rizme varan tErden eylemluride oldu. Yetkili or anların bil[';isi dısında , eli::_:ıen b6yle dı_-numlarda,harcketin önderli[:i ch yarlı davranmış, bt. tür yanlış e(ilimlcrle aralıksız bir mücadele ylirütmüş,zamanında tazı önlemler alrnıştır.He varki ör~,ütün heni_iz proleter sınıf temeline oh ramayışı, içe-d(jnük id colojik teorik eğtimin yetersizli[:i, ör ütlenmenin evpekliği ve ilkelliCi,resmi çizLiden sapma niteligindeki bu davranışların esas nedeni olmuştur.Bunda en büyük sor.. mlulı ık hiç kuşku yok ki önderiiCe aittir. I2 Eylül darbGsinden bir süre once hareket, Ankara ve İstanbı; l ~"ibi metropol kentlerde c;örevli hemen tüm kadrolarını kademelı olarak Kürdistan'a çekme kararı alıyordu.Devlet terörü ve sivil faşist terö~ün tırmandı8ı ve I2 Eylül benzeri bir saldırının somvt ipuçlarının görüldüğü bir ortamda alınan bu kararın uygulanması aşamasında,yıl 0 nlığa kapılan bazı uns;rlarla yollar __ ımız ayrıldı.Bu unsıTlar hareketin ve mücadelenin dışına düştüler.Bazı yoldaşlarımızda dönüs hazırlıklarını gördükleri bir sırada yakalandılar.I2 Eylül'den az önce başlayan ve bu tarihten hemen sonra da davem eden harekete yönelik bt; Qpera~yonlar sonucu bir çok önder kadromuz,hareketin kendilerine en çok ihtiyaç

ww

w.

ne

te w

e.

co m

bazı

9


duyduğu

kritik bir dönemde görev yapamaz hale

düşürüldüler.

e.

co m

12 Eylül ortamına girildiğinde hareketi mizin durumu buydu. 1980- 1982 Dönemi: 12 Eylül benzeri bir saldırıya karşı örgütse l, siyasal ve askeni hazırlıklarımız bu tarihten epey önce başlamış ve sonrasında da s~ratle yü-,i rütülmüştü.Böyle bir saldırı karşısında yapmamız c;ereken tüm t;ücümüz ü-ki oldukça sınırlıydı­ belirli bölg~lerde toplamaktı.Direnmek kararın~ da olan bizim du~~m~muzdaki bir hareket için yapılması t~ereken

te w

buydu. Öyle oldu. Önce Derbilahare aEırlıkJa Dersim' :e üst-

1

11

ww

w.

ne

sim ve Ante~ lenildi. Az önce i0aret etti~imiz nedenle rle,hare ketimiz,örgü tlenmesi ni tüm ülke sathına yayamamış, bu anlamda ,merkezi bir ulGsal Ör[Üte dönüş~me­ mişti.Yerel bir örgüt olmaktan çıknmamıştı. 12 Fylül ı den hemen sonra darbenin 11 .faşist' karekter de olduğu tespiti yapıldı . ve direniş kararı alındı.Ülkede kalınacak ve direnile cekti• Bu karar alınırken ~t_:rkiye ve T .Kürdist an ı ında.. ki devrimc i hareketi n hiç deLiise önemli bir böh:münü n bu yönde C:avranaca~__ı da düşi.inülüyor­ du. Direni ç kc~rarına ·. y ı..m olarak Cun ta' nın ba:;·.-c. lattıEı kanlı

saldırıya karşı

derhal harekete gcçildi.-'.:ık oJarah: :"o _.:kim :rs:gnıde devrimc i si, <:~sal i'aali~yetin önünde bj.r : arikat holine ·ıo

111


Komutan'ı

(6) I~ Kasım 1980' cezalandırıldı.Hemen arkasından de Seyithan mevkiinde Nazimiye Sıkıyönetim yetkilisi bir üstteğmenin komutasındaki ve bir manga kuvvetindeki bir askeri birliğe saldırıl­ dı(7).Amaç Cunta'nın işgal kuvvetlerini darbelemek ve silahtan tecrit etmekti.IVIGK'nin halka ve devrimcilere,basın,radyo ve TV aracı­ lığıyla "silahlarınızı teslim edin ••• teslim olun" şeklinde sürekli çağrıda hul<-'nduğu, bu amaçla tanınan sürenin ~zat ıldığı bir sırada gerçekleştirilen bu eylemler askeri Cunta'nın çağrısına Kürdistan'lı proleter sosyalistlerin verdiği pratik-somut bir cevap olmayı hedefli~arakolu

ve Karakol

yordu~

ew e

.c om

gelen Tülük

w. n

et

!kinci olayda,eylem alanına bırakılan Kürdistan Halk K~rtuluş Kuvvetleri-KHKK-imzalı mesajda (8),"Sömürgeci-faşist TC devletinin Kürdistan halkını ve devrimcilerini silahtan tecrit etme ve yok etme eylemini boşa çıkarta­ lım.Silahlanalım ve mücadele edelim.Bu bir 11 dedireniş çağrısıdır.Teslimiyeti rededelim

ww

niliyordu.Hareketimizin,Cunta'nın niteliğine,

eylemin hedefine ve siyasal taktiğimize iliş­ kin saptamaları bu mesaja yansıyordu. Sözünü ettiğimiz eylemler yoğun bir s:i.;yasal teşhir zemini üzerinde yükseliyor,siyasal ve askeri ~ faaliyet paralel yürütülüyordu .B;öyle olmakla birlikte,hareket sözünü ettiğimiz eyII


w. n

et

ew e

.c om

lemlerle ilgili olarak daha sonra bir öz eleştiride bulunmuştu.Heriki eylemin de,kitle leri mücadele mevzile rine çekmek, kitle baglarımızı güçlendi rmek yerine ağırlıkla ters yönde etkide buluduğu saptanmıştı.(9) Hareketi mizin I2 Eylül sonrasında Dersim'd e yükseftiği mücadele Cunta' yı cılgına çevirmi.şti• C·l;.nta' nın başı Evren, batıda halka hitaben yaptıgı.bir konuşmada, isim vermeden Dersim'd en ve Dersim'd eki direnişten ötürü kapıldığı öfkeyi açığa vuruyord u (IOlEyle mlerde ölen subay ve askerler in Dersim'd eki cenaze törenind e ~~ 8.Kolord u Komutanı Selahat tin Demircioğlu zorla toplatırılan şehir merkezin deki halka Evren'i temsilen hitap ettiğini söylüyor du. Dersim'd eki mücadele sömürge ci TC ordusunu n en seçkin askeri birlikle rini,Ka yseri Hava İn­ dirme Tugayı (II) ve Bolu Komando Birliği'ni bir kaç kez üst üste ve aylar boyunca DersimTe bağlıyordu.

ww

I2 Eylül'ün üzerinde n bir hayli zaman geçmiş, Cunta 'ya karşı ciddi bir i ihfakın ve direnişin oluşamayacağı, kaldıki artık çok geç kalındığı kesinlik kazanmı��tı.Bu bir yana,dev rimci demokrat hareketi n çeçitli kanatları darbe üstüne darbe almaktan kı.ırtulamıyordu. Darbe'de n çok önce yüksek sesle savaş ilanı yapanla r yada ilan edilmiş savaşı kabul ediyoruz falan diyen bazılarıda dahil bir çok I2


Brslit ne

yapacatını

bilemez hnldeydi.Ortada

verilmiş

om

bir karar yoktu:Karşı saldırı mı, sav"L,nma mı,eeri çeki;l.me mi? Ne ? Ve şı- bir r;erçektirki en atır yarayı alan Brtijtler,kararsız kalanla; ne yapacatını bilmeyenler oldu.Bangi savaşta ve nerede bu bByle olmamış ki? Ne ki, bu Br0~,ütler bucün dircmdiklerinden c'cm v:__ ruyorlar,hatta,hala dir(miş''halinde olduğı_;n~ lilke tarihindeki en uz~n direnişi sürdürmekte olduğunu sByleyenlcre rastl:1.yoruz .En ağ;ır-evet, en ağır-yarayı almış olmalarını kararsız kalmalarına ve başka şeylere deCil,direnrniş olmalarına bağlayanlar var. I2 Eylül'den sonra hayli rağbet bulan sBzcüklerden biride ''direnişıısBzcüğü oldu.Bu sBzcük şimdi ne anlama Gelmiyor ki?İsteyen istediği tarafa çekip duruyor.Bununla belirli bir siyasal taktik mi-savunma,karşı saldırı vb.kastediliyor,başka bir şey mi,belli değil~Direniyoruzm deniyor," direni ş ıı deniyor •• 1 nerede ciiyorst: n uz , merakla) ııiçerde diye hazır cevabı almakta gecik"' miyorsunuz.Meğer arkadaşlar ajitasyon

ww w. ne

te

we

.c

11

11

yapıyormuş(!).

C1mtaya karşı Türkiye ve T .Kürdis.tan' ı~. c;enelinde Brc;ütlli bir karşı hareketin oluşamaması, yeni direniş odaklarının dağmaması lizerine,ha~~ rek~timiz,yeniden bir durum değerlendirmesi yaparak,siyasal çalışmanın tayin edici Bnem taşı:ıAına işaret etti.Bu gBrliş,"Günümlizde tek doğru

I3


.c

om

taktik çizgi,s iyasal mticade lenin belirle yiciligi altında,silahlı mücade le ile siyasa l mücadele yi birleştirme çizcis idir. ":şeklinde ifade ed:fyord u .Bl: degerle ndirme I98I ortalarına rastlıyordu. CI2).Har eket b1ı saptamanın "geriçekilme " olarak yort.m lanabil ecegini açıklıyordu, sonrak i ;;ünlerd e •• Siyasa l mücade lenin tayin edici ~nemine ve silahlı eylemle siyasa l çalışmanın akıllı bir tarzda birleştirilmesi sereLin e işaret eden kırlık

we

~ıkarıdaki b~lirlemeler dogrultus~nda agırlıkla

ww w. ne

te

böl·_.eJ (::;r, . cL( k üzere kırlarda ve şehi~ lerde yot,un ve süratlı bir siyosa l faaliy et yürütül dü.Dire nme kararının yürürlü kte oldugu I2 E:. lül 'ü izleyen aşamadan farklı olarak güçleri belirl i merkez lerde toplama k düşüncesiyle faaliye t alanına konan sınırlama kaldırıldı. Hareke tin Dersim ve Antep'e haps olması ~nlen­ meye çalışıldı.öncelikle çevre b5lsel eri kapsamak üzere kadro gücUroüze uygun yeni bir ~r­ gütsel düzenle meye cidild i. Bu çaba ~zlenen s~ratle yürüyem edi. Bunun nedenl erinden biri hemen bütün militan kadrom uzun afişe olmasıydı.İlle,al bir ~r5üt olnrak doLan hareke timizin kadrolarının ilk deşifrasyonu ayrılık d~neminde ve bunu izleyen "PKK"saldırısı dönemin de olm•.tştu.İkincisi ise I2 Eylül sonrasında ki tut . klamalc:rı izl mişti. I4


ww w.

ne

te

we .c

om

Legali tesini korı_;_yabilen az sayıda bir kadromuz vardı.fistelik bv avantajı olan kadronun çoğu genç ve tecrübesizdi . Siyasal ve örc_,ütsel faaliyeti ,gücümüze uygun olarak ıJlusal çapta yayma şeklindeki kararın istenilen düzeyde gerçekleşmesini önleyen bir dit;er faktör,sömürc e ordusunun özel olarak hereketimize dönük operasyonlarıydı.Bu evrede, Cunta kuvvetlerinin başlıca hedefi olmıştuk. Operasyonlar sırasında,halka,"Tümünün kökünü kazıdık.Uçbucuk Tekeşinci kaldı.Onları yakalaınada bize yardımcı olursanız, sizde huzura kavuşursıınuz, bizde'.'·diyord u ,sömürgeci ordum.m subayları.General emeklisi Dersim Valisi,.3.0rd u Komutanı,B.Kolordu Komutanı ve MİT yetkilileri üstüste toplantılar düzenleyip,T ekoşin'i çökertmenin planlarını yapıyorlardı.Her bir Tekoşincinin başına-isimler verilerek-ne kadar milyon mükafat konduğu bölge halkının günlük söyleşisinin başlıca konusuydu.Tekoşin taraftarı yüzlerce işçi,yoksul_köylü,öğrenci,aydın tutuklanıyor,amansız işkencelerden geÇ~ordu.

Taraftarlarımız"

ayda yüızbine ••• be şyi.i.zbine ne dersin"yollu para ve soru ;yağmuruna tutuluyordu.Bütün bunlar,karada n ve havadan seri ve sü~ rekli operasyonlar la atbaşı yürüyordu.Pusula~ çemberler ve çatışmalar eksik olmuyordu.He r çatışmanın ve kuşatmanın ardından düşmunın korkusu ve yanı sıra halkın harekete,har eketin

I5


militanıarına

ww w.

ne

te

we .c

om

olan güvenci daha bir büyüyordu. Siyasal çalışma,propaganda,ajitasyon ve örgütlenme faaliyeti işte böylesine bir ortamd~ ateş hatında yürütülüyordu.Bu zor şartlar hare~ ketimizin saflarında,çelikleşmeye,sarsılmaz bir güven ve disipline yol açtıjaayanma güçü tükenen bazı geçiçi yol arkadaşlarını açı~a çıkardı.Silahını ve teçhizatını yanındaki yoldaşlara emanet ederek,"su içmeye"veya "su dökmeye11veya 11 izine 11 gidipte dönmeyenlerde oldu. B-Ll aşamadaki yaygın tutuklamalar ve dökülme ... ( ler dem~sözünü ettiğimiz siyasal çalışmayı daha geniş bir alana yayma çabalarını kesintiye uğrattı.Çeşitli il komiteleri,çalışma hüçreleri ve timleri arasındaki ba~lantı ve haberleşmeyi sakatladı.Zor bir dönemde yeni bir politik atıl~mda bulunma denemesini yaraladı. Özellikle,geri çekilme takti~inin yürürlükte olduğu I98I ortalarından itibaren,siyasal eylemimizin önemli bir yanı da ihbar mekanizmasına yönelik olanıydı. Askeri Cunta,basın,yayın ve sa-ir yollarla bu tür faaliyetleri yüreklendiriyor,bun a ayırdığı yüklü fonlar teşvik edici oluyor, Sayın muhbir vatandaş"a can güvenliği garantisi vaadetmektende geri kalmıyordu.Ajan-muhbir şebekesi daha yaygın,daha organize ve hızı~ işleyen bir kurum haline dönüşüyordu. 11

I6


ww w.

ne te

we .c om

Halkta muhbir fobisi btiyüyo rdu.Öyl e ki,kırlık bBlgel erde siyasa l faaliye t yürüten silahlı devrim cilerde n dahi şüpheye kapılıyordu.Operas­ yonlard a ele i_,eçen kimi devrim ci unsurların çBzülm eside bı şı11 phelerin i<eli:::;.mesinde etken ol1·yord u.KByd en köye, b51[ eden böl eye akıl almaz hikaye ler yayılıyordu.KByl~lerarasındaki kan davaları,sınır,su,orman vs.sorc.mları muhbir fobisin in büyüme sinin bir cii[;cr etkeni oluyordu.Hasılı,ihbarcılık kurumu halk ile devrimcil er arasında bir korku duvarı Gibi yükseli~ yor,siy asal çalışmanın önünde ciddi bir barikata dBnüşüyordu.Gl3.nlük siyasa l faaliy eti sekteye uğratan,militanların ekmek ve yatak ihtiyacını ciddi bir problem haline getiren bu durum aşılmalıydı.Halk ile devrim ciler arasın­ da örülen bu korku duvarı yıkılmalıydı. Kuçkus uz bu mücade lenin bir değil bir çok yBntem i mevcuttu.İhbarcıların listesi ni çıkar­ tıp bir bir Bldürm ekle çBzüm lenebil ecek bir sorun değildi.Caydırıcı,pasifleştirici,yıldı­ rıcı çok yBnlü bir mücade leyi zorunlu kılıyor­ du.önc elikle ajan ve muhbir lerin açığa çıkartı­ larak teşhir ve tecrit edilme leri ve onlarda n sakınılması gerekiy ordu.B ir çoğunun sorgulanma~ sı,yargılanması ve uyarılması gerekiy ordu. DeğNşik türden ceza ve uyarı bicimle rine·. _ baş vurulmalıydı.Bu arada mücade leye .9erçek ten ağır kayıplar verdire n .~ıi..flah olmaz türden kimisi içinde kuşku yok ki ölüm cezasına baş-

I7


d

ww w.

ne te

we .c om

vurmakta teredüt gösterilmeme liydi.Bütün bunların yanı sıra halk içindeki az evel değindiğimiz cinsten çelişkileri çözmek,bu çelişkilerin ihbarla sonu9lanmasını önlemek, so~nların çözümünde karakol'a degil devrimcilere başvurulmasını kavratmak icabediyordu . Militanların tedbirli ve disiplinli hareket etmeleriimuh birlerdBn sakınma~da zorunlu önlemlerden biriydi. Hareketim~z bu anlayışla ,ihbar kurumuna ~.arşı yc~_oun bir mücadele yürüttü.Bu sayede ııTekoşinıı adı ihbarcıları titreten ve halka moral ve ce~­ saret veren bir sözcü~e dönüştü. Bu mücadelenin bir Aereği olarak,partiz an grubundan üç devrimcinin ölümüne neden olan, faaliyetini halka meydan okurcasına açıkça yürüten ve öldürülmesi bütün halkın talebi haline c:elen ııBakıl Af~a'' namıyla maruf kişi haraketimizin timleri tarafından cezalandırıl­ dı. ( I.5) .. Bu o.Layda şc::ms eseri yar<:üı olarak k1..rt•:lan b: halk ve devrim düşmanı daha sonra partizan grubu tarafından öldürüldü. Bun n dı.'Jında caydırıcılıl;ı somut olarak kanıtlanmış bir dizi yöntemden ve uygulamadan s öz etmenin : eri be. rcısı deL; il. Şunu belirtmekle ;yetinclim,ha rck,:timizin mili tanıarına barına­ La ve araziye bapsolmak,çok zor~nlu haller dışında, adet~ yasaktı. ı ıl lar boyı·nca halkı­ mızın,işçi ve yoksul köylülerimiz: il)sinesinde IEı


barındık;Ohlarla

te w

e.

co m

birlikte olduk.Tek ve yeg~e barına~ımız halkın sinesi olacaktı. Farola buydu. Bu gerçe~in tanı~ı yiğit işçi ve köylülerimizdir,halktır,Halkın hareketimize ,hareketimizin militanıarına olan sempati,güven ve deste~idir.En çetin şartlarda ayakta kalması­ nı bilmiş ve birbirlerine güveni ateş hattın­ da pekişmiş mlan dava ve silah arkadaşlarının dahada pekişerek devam eden beraberliğidir. Mücadelemizi üç beş aydının halktan kopuk girişimi saymak gibi bir saplant ının esiri olmuş,zorun ucu tözükür gözükmez soluğu Avrupa başkentlerinde almaya/,.fena halde alışmış, "ağır başlı'~akıllı~gerçekci"sosyalistlerimize,

ne

cesaretiniz varsagidip halktan sorun diyeceğiz.Yurt dışında yayınladıkları gazetelerin kaç sayısı ülkeye ve halka ulaşmış,·hangi alanlarda,han ci birimlerde gözle görülür bir faaliyetleri olmuş,açıklasınlarda bilelim

w.

diyeceğiz.Halkla ilişki,telefon bağlantısı mı

ww

demektir,bir bilelim diyeceğiz.Geleceğin devlet ve hükÜm:"et erkanı pazlarında kendi e]eıriyl:e kendi rekl~mlarını yapanların,göçmen işçilerin alın terini bu yolda cömertçe heba edenlerin buna verecekleri bir cevap bulunur elbet.Halk, ilke ve eylem adamı olmak ne yazık ki bu tür aydınlara nasip olmayacaktır.Geçelim. Sözünü ettiğimiz dönem bo~Jnca,ülkede,en çe~~

I9


tin

şartlar altında,kitle

ww

w.

ne

te w

e.

co m

hareket ini canlandırma,Cunta'nın ideoloj ik,siyas i,kültürel ve askeri çok yönlü saldırısını boşa 9ı­ kartma yönünde ki çabalar tükenmek bilmez bir enerji ve sarsılmaz bir ruhla aralıksız yürütüldü. Bu arada,b irlik konusuna da kısaca değinmek gerekiyo r. Devrimc i Kürt gruplarından bir kaçıyla -< Ka'lrra,Rızgari gibi-en başından beri hiç bağlan­ tımız olmadı denebili r.Bu gruplarl a aramızdaki derin ideoloji k ve siyasal ayrılıklar,bun­ ların ideoloji k birlikle siyasal birliğ·i nerede~se bir ve aynı şey sayan sekter yaklaşımları, belirgin bir birlik pespekt iflerinin olmayışı* bizimle ilişkiye girmekte ki isteksiz likleri bunun en başta gelen nedeniyd i.Ne var ki bizde bu yönde fazlaca ısrarlı olmadık.Sürekli ve kalıcı bir diyaloğu kurma yönünde ciddi bir girişimde-arayıpta bulamadığımız bir -iki durum hariç- bulunmadık.I980 Şubatında açık­ lanan UDG'ne dahil gruplarl a seyrekte olsa bağlantımız vardı.Ancak UDG pratiğinin gösterdiği gibi,bu) platform a dahil üç siyasi hareketin dışında kalanlar açıkça dışlanıyordu. f\;ifak,i deolojik olarak biribiri ne yakın gözüken üç grupla sınırlı tutuluyo r,'temel güç' ve'tali güç' sibi ölçütler öne sürülüre k fır._p,< satçı,dayatmacı ve yanlış birlik anlayışı savu~ 20


nuıuyordu.'Kısa

6mtirlti'varsAyılan

ww

w.

ne

te w

e.

co m

siyasetIere kapalı kalan bu denemenin ömrü ne yazık ki çok kısa stirdti.ve kendi eceliyle yitip gitti.Bu tarihten epey sonra hereketimize AR tarafından iletilen bir 6nerininde arkası ~el­ medi.Bunu takip eden a.ylarda-I2 Eylül sonrası­ girişimde bu.ilunan biz olduk fakat hiç bir e;rub1"n yetkililerin i b1·larnaz olduk.Çok sonraları yurt dışından e;elmeye ba~ladı,ideolojik ve siyasi birlik için bir araya gelme 6nerileri. Ortaya çıkışırnızdan beri Kürdistan'da bir proleterya partisinin yaratılması ~için ciddi çaba sarf ettik.Bunu merkezi görev addettik. Bu amaçla bazı s6rtişmeler yaptık,bu yoldaki ttim 6nerileri derhal karşıladık.Anoak bu şaba­ lar sonuç vermedi • .r-1uhataplarımızın açık ve samimi davranmaması,soruna ciddiyetle e~ilmemesi bu ugurdaki giriçimleri henüz başlangıcında tıkadı.Bu noktada listtimüze düşeni yeterli olmasada yaptığımız inancındayız.Doğru bir siyasal çizginin saptanmış olması,milliyetçi ve oporttinist g6rtişlerin derli toplu eleştiri­ sinin yapılması buy6nde atılmış ciddi adımlar­ dır.Çayet bazı siyasetler bugün eski g6rtişleri­ ni savunamaz hale dtişmtişlerse bunda bu yoldaki mücadelemizin belirleyici yeri vardır .ı Ne var ki teorik temeli atılmışta olsa,komünist nitelikte bir partinin program ve 2I


co m

tüzük çatısını taslak haliyle bile olsa ortaya çıkaramayışımız ciddi bir eksiklik giderilmelid ir. olmuştur.Bu eksiklik süratle I2 Eylül'den önceki son sayılarımızda-Te­ koşin 4 ve 5-program hazırlığı yaptığımızı bu sözü yerine getirememiştik. duyurmuş ançak Bunun yegane nedeni ülke'de ve ateş hatında

ww

w.

ne

te w

e.

bulunuyor olmamızdı. Hareketimizin kadrolarınJ.n ateş çemberinde bulunduğu bvtün bir dönem boyunca Avrupa baş­ kentlerinde çalım satan oportünist şefler e~eyce kafa karıştırmışa benziyor.Şimdi,bir­ azda kalemin tetiğine basmak gerekiyor.İdeo­ lojik savaş asla i~male celmez. I982 başında hareketimizin önder kadrolarından bir bölümünü yurt dışına aktarma karagerekçesi, içinde rı alındı. (IL~). Bu kararın bulunulan kritik dönemde komünist hareketin partileşmesi ile iç ve dış i\ifakların oluş-­ turulmasının hızlandırılması gereği olmaktaydl.-ı 19er sonrasında hemen bütün örcütler sınır dışı olmuş,baC;lı olarak,siyas al faaliyetin merl:ezide yurtdışına kaymıştı.Lal böyle iken sözünü ettiğimiz sürece istenilen yönde etkili bir müdahale ancak bu alanda mümkündü.I\yrıca o tarihe kadnr kendi kaderine terke~ilcn,ör­ bÜtlü ve bilinçli bir te ~:&üsün dc[1;il tamamen kendiliEinden gelme bir çabanın ürünü 22


ww w.

ne te

we

.c om

olan yurt dışındaki cılız faaliy etimiz in örgütlen mesi ve canlandırılması da yukard aki kararın alınmasında rol oynadı. Nisan IYe2'd en itibar en, yurt dışında, alı­ nan karar lara uygun olarak harek ete geçmiş bulunu yoruz. Tekoşin harek etinin ortaya çıkışından yakın zamana kadar ki siyasa l tarihi ni, olduğu gibi, objek tif bir gözle ve çok kalın çizgi leri ile sergile rneye çalıştık. Yakın geçmişin belir li aboyutlarına ilişkin yeni bir yorumd a bulunm dık. Sözge limi, daha !2 Eylül öncesi nde tasarlanan ve bu tariht en hemen sonrad a direk tif ha line gelen "direniş" çağrısı (biz, "direniş" sözcüğünü silahlı· karşı saldırı anlamında kul+ in lanıyorduk.BugQ~ küçük -burju va devrim cilerin mobu n dönüşe a aracın oji elinde kof bir demag da sözcük özenle kullanılmalıdır) ha~nda bu raya kadar bir yargıda bulunmadık. Eleştiriyi sakatla~ için, ilave etmel iyiz ki, bu kararı mız isabe tli bir karar olamadı. Mantıktan çokdaya~ coşkuya, bilim sellik ten çok duygusallığa ko somut dı. !2 Eylül dönem ecinde , mücad elenin değer= bir kanlı şullarının çok yönlü ve serin lendi~mesini yapab ilseyd ik bundan kaçınabilir­ dik. Işte, daha evvel sözünü etiğimiz asker i eylem lerin yanlışlığınıda bunun la bağıntılı olarak kavram ak gerek ir. Son olarak bir gerçeğin altını çizmek istiyoruz . Şöyleki, "direniş"kararı aldık, gerçek ten dirend ik; geri-ç ekilm e dedik, gereğini yaE ı­ tık. Oysa, bir çok harek etin durumu na baktığ uz. aşıyor karşıl mızda farklı bir manza ra ile Bugün öğreniyoruzki ba9ka bazı gurup larda I2 Eylül öncesi nde veya ertesi nde "direniş" karar ları almış; fakat direnm eyi hiç sınamamış.Ka~ ğıt üzerin de kalan kararlardır bunla r. Öte y~ dan "direniş" sözcüğünü salt ajita tif anlamd a kullan anlard a az değil. Keza, geri-ç ekilm e kararına varıpta, derha l ve büsbü tün yurt dışına taşınanlara tanık oluyoruz . Nedir geri-ç ekilm e? Asker i dilde buluruJ 2}

-


ww w.

ne te

we

.c om

lan mevzilerden daha gerideki mevzilere (dikkat, "mevzilere") doğru savaşarak çekilmek-;;~ tir. İlk elde en gerideki mevzileri bile boşaltarak hudud-dışı olmak geri-çekilme değily olsa olsa bozgundur, kaçmaktır. Ne yazık ki kaçmak bir taktik bile değildir. Geri-çekilme taktiğinin siyasal dildeki anlamıda buna benzer: Savaş alanını terk etmeden, savaşı yeni araç ve yöntemlerle~mücadele ve örgüt biçim leriyle - sürdürmektir. Görülen odur ki geriçekilme adı altında kaçaklık yapılmıştır.Bel­ ki biraz keskinlik oluyor ama, gerçeklerde·ı keskindir. I2 Eylül sonrasında içi boşaltılan sözcüklerden biriside "yenilgi" sözcüğüdür. Bu kavrama kendince anlamlar yükleyerek, yenilmedik lerini sadece'darbe yedik'lerini öne sürenler var. Ama bu iddialar bütün mevzilerin kaybedil diği gerçeğini örtemez.Öyle anlaşılıyorki, so; nucu yenilgi saymak için, bunun öncesinde çizginin bir tarafında bir ordunun, diğer tarafın da başka bir düzenli ordunun bulunduğu bir du: rum hayal ediliyor. Sınıf savaşının gerçeği böylesine kaba ve mekanik yorumlara sığdırıla­ maz. Esasen ortada yenilgi bile değil tam bir bozgun vardır. Gene öyle guruplar ve çevreler vardır ki, bu konulardoohiç söz açmamıştır. Onların darbe ~ sonrasında ne gibi kararlar aldığını ise bir allah bilir. İşin gerçeği şudur k~ Türkiye ve Türkiye Kür diRtan•ındaki devrimci hareket bu güne kadarne saldırmayı, ne savunmayı nede geri-çekilmeyi öğrenmiştir. ŞUBAT 198~/ TEKOŞİN

24


ne te

lıdır?

we .c om

1- ••.. Yoldaş,ilk sorumuz Türkiye Kür distanında ulusal güçlerin birli~ini­ sağlamak özere sürdürülen çalL,.malarla ilgili olacak.Partiniztn/Örp:ütünüzün de içinde yer aldı~ı bu çalışma ların gelişimi ve hu gün ulaştı~ı seviye; hedefleri, sorunları ve perspek tifleri hakı.nda p:örü, lerimiz i açıklar mısınız? 2-İkinci olarak antifaşist güçlerin Türkiye ve Kürdistan çapında birli~i sorununa değinmenizi rica edeceğiz. Türkiye ant~faşist güçleri ile Kürdis tan ulusal demokratik güçlerinin aske ri faşist diktatörl üğe kar., ı ortak mü cadelesinin gerefr,i ve önemi, örpütle5 mede ve eylernde bunun nasıl sa~lanahi lecef;i konusımdaki d·Uşünceleriniz ne: lerdir. Bu birli~jn önünde sizce ne p;i bj sorunlar ve gi.içl ük ler vardır; bunların aşılması için neler yapılma­

ww w.

3-Türkiye ve Kürdistan çapında antifaşist cephe hedefine henüz varamadı­ ğımız bu aşamada ve bu hedefe doğru ilerieyebilmek için siyasi parti ve örgütlerin merkezi seviyede ve tabanda ortak faaliyeti ile ilgili olarak neler söylemek istersiniz? 4-0kuyucularımıza iletmek istediğiniz başka bir mesaj var mı? İŞÇİ GERÇEGİ

2~


İŞÇİ GERÇEGİNE, Yoldaş lar!

Şimdi

we .c om

Önce, Kürdistan'lı komünist ve yurtsever hareketlerin yürüttüğü güçbirliği çalışmalar! nı yakından izlemekle ve bu çalışmalarla sü rekli temas halinde olmakla gazetenizin olumlu bir görev yaptığını belirtmek isteriz. Son girişiminizide bu yakın ilgi ve duyarlılığın bir işareti saymaktayız, sorularınızı yanıtlamaya çalışalım.

•Güçbirliği

Çalışmalarının Gelişimi

ww w.

ne te

Mevcut güçbirliği çalışmalarının gelişimi konusundaki sorunuza ayrıntılı cevabı, başın­ dan beri bu ça~Jmanın içinde olan siyasetler verecektir sanıyoruz. Biz güç ve eylem birliği platformuna henüs ka'"ıldık. Zira, çağrı,ancak yakın zamanda yapılabildi. Genede bilebildiğimiz kadarıyla kısa bir a~ çıklama yapabiliriz: Bu çalışmalar birbuçuk yılı aşkın bir süre önce KUK,AR,PKK(e skiden DDKD olarak bilinen) ve TKSP'nin ortak pirişi­ miyle yurt dışında başlıyor.Diğer PKK(~pocular 1iyede bilinen) ile yürütülen görü~meler, PKK' nin sosvaljst ve yurtsever ha~eketlere karşı ötedenberi izlediği bilinen saldırgan siyaseti konus~nda açık ve kesin bir tutum belirlemekten kaçınması, yazılı, bağlayıcı ve güven verici bir özeleştiri yanmaya yana::;;maması yüzünden sonuçsuz kalıyor. eeri kalan siyasetle26


ww

w. n

et

ew e

.c om

re (Tekoşin,Rızgari,Kawa)ise çagrı yapılmıyor. Bir dönem sonra PKK(eski DDKD) Kulp olayları yüzündım TKSP ile arasında çıkan sor1.ınlardan ötürü platformdan ayrıiıyor.Ortak çalışma AR,TKSP ve KDK üçlüsü tarafından devam ettiriliyor.Yak2n zamana kadar bu üç siyasi hareketle sınırlı ortak çalışma,son dönemde yapılan çagrı üzerine bizim ve kısa bir süre sonrada PKK(DDKD )nin':A.--:'yeniden katılmasıyla bu gün beşli olarak yürütülmektedir.Hayli uzun bir '-süre boyunca adı geçen üç siyasi hareketle sınırlı kalan platform ortak bir prot:;ram ve tüzüge sahip degil.Program ve tüzük tartışma­ larının,d~gen siyasetler katıldıktan sonra yapılması dogrultusunda bir prensip kararı alınıyor.Sözünü ettigipiz Güç ve Eylem Birligi\ çalışmalarının bulundugu seviye ve gelişimi özet olarak böyle. e Kürdistan Anti-Faşist Ulusal Kurtuluş Cephesini !nşa Yolunda Biz,platformun dışında kalan diger yurtsever hareketıerede (Rızgari.Kawa ve varsa mücadele halindeki diğer çevreler) en kısa zamanda çagrı yapılmasından ve onların katılımının sağlanmasından yanayız.Esasen,bu konuda geç kalınmıştır.Yıllardır süren çalışmalara rağmen i tifak yapılabilecek siyasetlerin bütünün~[ kesin olarak belirlenip çağrılmayışları önemli

27


bir eksiklik

olmuştur.Bu

artık

ww

w. n

et

ew e

.c om

geride kaldığı za~edilen bazı dar ve sekter anlayışların hala yaşıyor oluşunun işaretidir.Güç ve Eylem Birliği,ideolojik bakımdan birbirine en yakın siyasetle rle sınırlı tutulmaya çalışılmış, 11 Temel Güç"ve "Tali Güç" gibi ayrımlar yapıl­ mak süretiyle bazı militan sol siyasetle r dışlanmak istenmiştir.Geçmiş dönemdeki kadar revaçta olmasada bu anlayışların izleri ne yazık ki hala mevcuttur . Güçbirli~i platformun un hanta]ığı ve ataleti 1 program,tü zük ve taktik çizginin yokluğu 9 or­ tak çalışma odağının Kürdistan 'a taşınamayışı, bı..::güne kadar yapalanların bir dizi bildiri ve bir takım görü$İerden ileriye gidernemes i vurgulanması gereken diğer eksiklikl erdir. ı;imdi ortak görev,bu eksiklikl eri ve zaafları gidermek,çalışmaları program1ve tüzüğe kavuş­ turmak,or tak bir taktik çizgi(örgü t ve mücadele anlayışı) sartayara k,ortak eylemi örgütleme ktir., Çalışmanın hedefi,söm ürgeci TC devletine , emperyaliz me ve bunların ülkemizde ki işbirlik­ cilerine karşı sosyalist ve yurtsever güçlerin mümkün olabilen en geniş itifakını sağlamak ve Kürdistan Anti-Faşist Ulusal Kurtuluş Cephesini inşa yolunda.A. :• ~adım atmaktır.

28


ww w.

ne te

we

.c om

eCephe İçin Nesnel ve Öznel Koşullar Yeterince Olgunlaşmış Değil le. Bize göre, bt. günkü i tifakın düzeyi ,ittifakın en ileri,en üst biçimi olan cephe düzeyi olmaya~ caktır.Sözcüğün · gerçek anlam;:u~.da cephe örgütü için ~ürkiye va Türkiye ~ürdistan'ında nesnel ve öznel koşullar yeterince olgunlaşmış değil­ dir.Geçmişteki ve günümüzdeki cephe deneylerine 'li) baktığımızda bı.mu anlamak zor ol ımaycaktır. Söz gelimi bazı Latin-Amerika ülkeleri :Bu ülkelerde sınıf mücadelesi hayli ileri boyutlar kazanmış,iktidara çok az bir zaman ve mesafe kalmıştır.Örneğin,El Salvador devrimi başkent' e ~mış -yetmiş kilometre yaklaşmıştır. Türkiye Kürdistan'ında sosyalist ve demokratik m~alefet hareketi henüz gerçek anlamda partileşmemiştir.Genel olarak partileşme süreci yaşı:l\naktadır.Çeşitlhi örgütler,siya sal çizgilerini,prog ram ve tüzüklerini y~ni yeni oluşturmaktalar.Ve bu ör.ütlerin sınıf karekterleri, ': erçekte hangi sınıfın çıkarlarını temsile aday olduRları önümüzdeki dönemde ve pek uzak olmayan bir gele0ekte daha açık-seçik olarak ortaya çıkacaktır.Toplumsal sınıflar ve siyasal örgütler arasındaki ilişkiler daha net ve kesin çizgileriyle belirecektir. Siyasetin sınıfı,sınıfın siyaseti inkar ederneyeceği bir ortam doğacaktır.

29


ittifakıdır.Siyasetlerin

.c om

•Bugünkü İttifak Düzeyi Cephe Düzeyine Denk Düşmez Cephe,sınıfların ve sınıf bölümlerinin ittifakıdır.Bu ittifak,siyasal düzeyde kendisini gerçek sınıf partilerinin ittifakı olarak gösterir.Oysa bugün oluşan ve oluşmakta olan ittifaklar daha çok grup düzeyini aşamamış ve kaygan bir zemin üzerinde oturan siyasetlerin sınıflardan bağımsız

siyasetin belirli bir sınıfın çıkarlarını ifade ettiği söylenebilir.Bu kural olark doğrudur.Fakat mevcut koşullarda sınıflar ve siyasal örgütler arasındaki ~kar­ maşık ilişkilere mekanik olarak uygulanmamalı­ dır.Hemen hemen bütün. siyasal örgütler ideolo~ jik ve politik bir sarsıntı geçirmektedir.Bir çok örgüt yeni böli.inkere ve hizipleşmelere ge bedir. Hemen bütün gruplar işçi sinıfı adına davranmakta,sosyalist bir siyasal hareket olduklarını ileri sürmekteler.Kuşkusuz,esas olan, bu siyasetlerin kendilerine ' ilişkin nitelemeleri değildir.Ancak bu olgu dikkate alınma­ lıdır da.Gene inkar edilemezki,bu siyasetlerin hiç birinin işçi sınıfıyla ciddi sayılabilecek bağları,işçi sınıfı içerisinde sağlam mevzileri ve sınıf üzerinde sözü edilir etkileri yoktur. S~yasetlerin büyük çoğ1;nluğ;u esasta küçük+-b:ur-

ww w.

ne te

we

olmadığı,her

30


ww

w.

ne t

ew e. co m

juva tabanlıdır.Bugüne kadarki kavga,ağırlıkl~ bu kb.taban üzerinde olmuştur.Ve o' . iinlü kitlesel olup-olmama tartışmasında,sözü edilen kitlenin sınıf karekteride budur. Cephe,devrim ci dalganın yükseldiği,hareketin iktidara yürüdüğü,iktidar alternatifi olduğv. dönemlerin örgüt biçimidir.İktidar olmaya aday bir sınıf ittifakının adıdır.Her cephenin alternatif bir sınıfsal iktidar ve program önerme zorunluluğu b1'rdan kaynaklanır .Oysa, cephe -öncesi bir ittifakın mutlaka alternatif bir iktidar ve iktidar programı modeline dayanması gerekmez. Kısaca değindiğimiz nedenlerle bugünkü ittifak düzeyi cephe düzeyine denk düşmüyor.Mevcut ittifak yada ittifaklara,b u düzeye tekabül et-. tikleri için değil,bu düzey.i hedefledikle ri için cephe adın;ı_ vermek mümkünsede,i ttifak'<'düzeyine uygun bir ad kullanmak en doğrusudur. e Sorunlar Mevcuttur ve Bundan Böylede Olmaya Devam Edecektir Güçbirliği çalışmalarında karşılaşılan sorunlara gelince ••• Bildiğimiz kadarıyla bugüne kadarki çalışmaların ağır bir tempoda yürümüş olmasinın bir nedenide,dah a başlangıçta bazı sorunlarla yüzyüze g~linmiş olmasıdır.Sorunlar şimdide mevcuttur ve galiba bundan böylede eksik olmayacaktır.Mevcut siyasetler,he nüz çok açık ve kesin olmasada temelde farklı

3I


sınıf eğlimlerini,farklı çıkarları

ww

w.

ne t

ew e. co m

temsil etmekteler.Farklı toplumsal kesimler arasın­ daki çelişkiler ve mücadeleler,b u sınıf kesimleri arasındaki siyasal işbirliği platfor~l m1~na yansımadan edemez.Yanlız onları bir araya getiren ortak çıkarları görüp,çıkar zıtlık­ larını ve görüş ayrılıklarını görmemek ol.maz. Bu gerçeği kabul ediyorsak,sorunların gündemden eksik olmayacağınıda biliyoruz demektir. Türkiye'de olduğu gibi,Türki1e Kürdistan'ında • da komünist ve yurtsever hareket bölünmüş durumdadır.I2 Eylül sonrasında uğranılan yenilgi1durumu dahada vahimleştirmiş"Çir.Kafası ve gövdesi ilesnıır-dışı olup,Avrupa ve orta doğuda mülteci hayatına geçen örgütlerin içind~ dış baskının hafiflemiş olmasınında etkisiyle birikmiş iç çelişkiler patlak verdi.Bir çok öreütün bünyesinde mülteci yaşamının ve yenilgi yıllarının beslediği yeni eğilimler ve sorunlar ortaya çıktı.Eski parçalı yapı,denebilirki paramparça olmakla yüzyüzedir.Bu durum güçbir liklerinin önüne değişik türden bir dizi sorun çıkarmaktadır.Grupçu çıkar ve yaklaşımlarını gruplar arası rekabet ve çatışmaların,grup ruhunun belirlediği geçmiş dönemden artan kalan sorunlarda az değil.Türkiye Kürdistan'ın­ da i tt if ak ge 1 eneğinin yokl uğu, b. u·' türden denemelerin yeni oluşvda hesaba katılırsa sorunların eksik olmayacağı aşikardır.Ancak bu tab-

32


w.

ne t

ew e. co m

lodan ötürü karamsarlığa kapılmak ve acil devrimci görevierimize yan çizmek için hiçbir haklı sebep olamaz.l·iz bu gerçege dayanarak hareket etmek zorundayız.Enkaz halinede 5elinmiş olsa,biz bu enkazın içinde saglam kalan malzemeyi k~llanarak yapıyı inşa etmek durum~ndayız. Türkiye Kürdistan'ındaki siyasetler arasında ol ı' şaçak tutarlı ve kalıcı bir i ttifak 1 ayrıca yürütülecek olan komünist Partisinin inşası çalışmalarınada katkıda bulunabilir. İttifak platformu bu dogrultuda bir basamak görevi yapabilir.Bu noktayı cözardı etmemek gerekir.Merkezi görev Komünist Partisinin inşasıdır.Bu böyle.Ancak Komünist ıartisi kurulmadan gübirlikleri kurulamaz veya,yaşa­ yamaz diyerek b1ı göreve yan çizmek doğru olamaz.Kürdistan'da adına la~ık bir Komünist Partisi kurulacak olsa bu tarihsel bir adım olacaktır. Ve bizler, bu adımı atabilmek için herşeyi yapmalıyız.rie var ki önce rarti,. _ so:çı.;ra,. it.tifak~a:nla;y.::ışz ge;rçekft.i. olma~an --. _- ~ -- .•. :... ...... !_,.. ' • ~-:.:;:::;; J ..;... - •• • - ,_.., • ~- ..... ••

ve •

acil siyasal görevleri ertelemeyi öneren bir anlayıştır.Bu iki görev atbaşı yürütülebilir ve yürütülmelidir.Biz kendini Komünist lartisi yerine koy1 p,komünist hareketin birliğini görmezlikten gelenlere olduğu kadar,partinin yokluğunu gerekçe yapıp güçbirliğine yani ortak eylemin örgütlenmesine yan çizenlerede karşı olacağız.

ww

diğer

33


eAsgari Birlik

Zemini:Sömürgeciliğe,emperya­

ve Feodalizme Karşı Olmak Birlik çalışmalarının perspektifleri ile ilgili sorunuza geçelim.Bütünsel anlamda ortak bir perspektif henüz şekillenmedi.Ortak düş­ mana karşı ortak mücadele amacıyla üzerinde birleşilen ilkeler asgari bir birlik zemini oluyor.Bu ilkeler,sömürgeciliğe,emperyalizme 1 faşizme ve feodalizme karşı olmaktır.Az evvel işaret etti~,ortak bir program,tüzük,strateji ve taktik çizgi daha ohışturulamadı.Bu günlerde tartışılacak sorunlar bunlar olacaktır. Biz bu tartışmalar sonu~lanmadan diğer siyasetlerin tavırları öğrenilsin diyoruz~Bunun içinde daha fazla oyalanmadan yazılı Çağrı

ew e. co m

lizme,Faşizme

ne t

yapılmalıdır.Sözkonı.;SU siyasetlerin(Rızgari,

kawa)cevabı

ww

w.

olumlu olursa,program,tüzük, taktik ve sair üzerindeki görüşmelere katılım­ larısağlanmış olacaktır.Mesele old~ bittiye e;etirilmemelidir. Buna karşıyız. Be eirtelim ki, Kavm 'nın bu platforma katılması ''anti-sosyalempcryalist"'ve "anti-sosyalfaşist rı e:i bi ilkelerinde ısrarlı olmaması halinde mümkündür. Biz,Kawa'yı ulusal -demokratik bir güç olarak görüyor ve sözünü ettiğimiz "ilke"leri dayatma-· ması koşı_luyla bu platforma katılmasını istiyortz.~'üphesiz TKSl, ve PKK(DDKD)yi düşman değil, dost GÖrmeside gerekecektir. Rızeari'de ulusal-demokratik bir güçtür ve :)4


ve mevcut olarak görmeyişi buna

çağrılmalıdır.Rızgari'nin Cunta'yı

e Ulusal

Kurtuluş

co m

devlet biçimini faşist engel değildir.Şuphesiz,görüş ayrılıklarımız vardır ve olacaktır.Ancak mevcut devlet biçimine faşist dememek,anti-faşist olmamak demek değildir.

ww

w.

ne

te w

e.

Görevi Önde Güçbirliği(ve cephe) konusundaki bazı görüş­ lerimize geçerken değindik.Biraz sonra sorunun önemli bulduğumvz diğer boyı.~tlarına geleceğiz. önce kısa bir hatırlatma yapmalıyız:Kürdistan sömürge ve yarı-feodal bir ülkedir.Eiz Kürdistan'lı komünistlerin nihai amacı ülkemizde sosyalizmi kurmak ve komünizme yönelmektir. Bu amaca ulaşmak için proletarya diktatörlüğü zorunludur.Neki önümüzdeki devrim adımı sosyalist karekterde değildir.Sömürgeci egemenliğin parçalanması,toprak devrimi yoluyla feodal ilişkilerin ilgası ve daha bir dizi demokratik görevle karşı karşıyayız.Bu görevleri başarmadan sosyalist devnime yaklaşamayız. Sözü edilen görevlerin yerine getirilmesi ise bir devrim sorunudur.Ulusal kurtulL-~ş,feodal mülklerin zoralımı gibi temel talepler ancak devrim yoluyla elde edilebilinir.Bu nedenle Kürdistan toplumunun gündemindeki devrim adı­ mı,sosyalist değil,demokratiktir.Biz buna ulusal demokratik devrim diyoruz.Bu devrim özünde burjuva-demokratik,başka bir deyişle,

35


te w

e.

co m

ki daha doğrudur,demokratik halk devrimidir. Çünkü devrimin önderi işçi sınıfı,8na güqü ise işçi sınıfı ile birlikte emekçi halktır. UDD sürecinin içinde bulunduğumuz evresinde uhısal kurtuluş görevi önde gelir.Ulus ile · sömürgecilik arasındaki çelişki baş çelişki­ dir.Diğer demokratik t_.örevler buna tabidir. Cerhe,ulusal kurtuluştan yana olan bütün sınıf ve tabakaları kapsamalıdır.Bu demektirki,Kürdistan Cephesi, bu aşamada ı.::lusal kurtuluş cephesi-vatan cerhesi-özelliği taşır.Biçim b1,-dur.Cephede yeralacak sınıflar;işçi sınıfı, köylülük,kent küçük-burjuvazisi ve ulusal burjuvaziııtir.Kürdistan burjuvazisinin ~\u~ \ı.ur+ul...ı~c.u 1:."-nEı~clıde.. h;.;. ciE<~ils.e. \oov. ••es~o~e>dc. i~.;i .)ın,f,.- •.., miH+e#t.len arasındadır .Kurdıstan proleteryasının

ww

w.

ne

demokratik asgari programı,ulusal kurtuluş cephesinin azami programıdır.Asgari programı­ mız, rroleteryamızın ,küçük-burjuvazi ve bı.ırju­ vazinin yc.ırtsever kanadına cephe için önerdiği azami program niteliğindedir,Ascari : pro. ramla cephe pro;~ramı bazan çakıS'makla bernber,; enellikle :tanık olunan öz:ül bir ı ro ramdır. 'unlar,Tekoşin dergisinin 4. ve 5.sayıların­ da ama biraz dagınık halde yeralan ve ötedenberi samınduğumuz görüşler_dir.Cerhe sorunu yeni tartışılmıyor.I2 Eylül darbesi ile biJi_~~e sorun daha,. bir e;ünce]ik kazandı ,o kadar. Şimdi,I2 Eylül I980'deki askeri faşist darbe ile birlikte başlayan yeni süreçte,

36


sınıf

artmıştır.

ne te

we

.c om

mücadelesinin koş. llarında,sınıf ilirki ve çelişkilerinde ortaya çıkan de(iQikliui ve bu dkrum degsikliginin strateji ve taktik~~ lerimizi ne y5nde ve ne ~Jçlide etkilediCi üzerinde d~ ralım. Tekelci b~rjuvazinin açık ter5rcü diktatörlücünün kurulmasıyla ortaya çıkan deL;ic;:iklikleri cenel düzeyde şöyle 5zetlemek mümkündür: I-Anti-faşist mücadele ve ; Brevler r•enel demokratik mücadelenin hakim 5gesi olmuş, anti-faşist mücadele siyasal iktidar mücadelesiyle iyice bütünle~miştir. 2-Devrimci-demokratik mubcılefctin yığın tabanı toplumsal temeli/ genişlemiştir. 3-'IDcel-dışı bLrjuvazi ve fc:o.şist olmayan burjuva partileriyle(CEP-NS~) ittifakın veya bunları tarafsızlaştırmanın nesnel olanakları ~-4-Saldırının

sivri ucunun

yöneleceği

hedef

ww w.

nisbeten daralmıştır. 5-Yeni şartlar,ek olarak yeni mücadele ve örgüt biçimleri dayatmıştır. tevcut açık terörcü diktatörlügün biçimi üzerine ne denirse densin(faşizm veya askeri diktatörlük) verili durum yukarıda sayılan özellikleri taşıyor. Türkiye Kürdistan'ı özeline gelince •.• Mücadelenin toplumsal temelinde genişleme,saldırı­ nın güncel hedefinde nisbi bir daralma,antifaşist. ''mücadelenin ve görevlerin öneminde

37


artış,geçmiş bazı

biçimlere ek olarak,yeni

mücadele ve örgüt biçimlerine

başvurma ~ereği

salıadada

.c om

geçerlidir. Ancak,faşist olmayan burjuva partileriyle (CHP~MSP) ittifakın nesnel olanakları faktörü

bu

üzerinde biraz durmak gerekir.

gibi Kürt komprador burjuvazisi ve toprak ağaları sın:ıfıayrı partilerde değil, Türk burjuva siyasal partilerinde örgütlenmiş_

we

Bilindiği

tir.Bu sınıflar işbirlikçidir,bem dtı. ~ürt ulusunun ve ülkesinin varlığını inkar edecek

ne te

kadar i~.bi:r>·(ikçidir.Bunlar bazı çelişkilerine rağmen sömürgeci partileri kendi partileri gibi görmekte ve onlarla kader birliği yapmaktalar. toplumundaki işbirlikçi sınıflarıda kapsayan örgütlenme y&sağının payıdu var.Bu

BLnda,~ürt

ww w.

durum,yani sömür~e ülkenin işbirlikçi sınıf­ ülkenin hakim sınıf partilarının sömürgeci lerinde ör~ütlenmesi ve ulusal inkarcılığı her sömlirgede rastlanabilir cinsten değildir. Bu olgu,Kürdistan'~aki siyasal hayc;tın bir özelliğidir.!şte bu noktadan ötürü CHP veMSP Kürdistan toplum~ndaki iş­ birlikçi sınıfların bir kesimine karşı tavır olarakta somutlaşıyor.Ve sorun yeni bir boyut

konusundaki

tavır

kazanıyor.

38


ww w. n

et ew e

.c

om

Bu iki parti faşist degildir.Fak at gerici ve sömürgeci partilerdir.Bunların bı_!rjuva anti-faşizmi oldukça dar ve sınırlıdır.Do­ layısıyle,bu sınırları çok çok aşan bir düzeyde (tekil olaylarda ve çok sınırlı bir çerçevede değil),cephe düzeyinde bupartilerle ittifak sorunu uzak bir ihtimaldir.U lusal baskı ve sömürüye karşı mücadeleyi,u lusal boyunduruğun parçalanmasını içermeyen bir anti-faşizm bu partilerle ittifakın yeter şartı olamaz. Bunların anti-sömürge ci,anti-empe ryalist, anti-feodal ve anti-faşist bir zeminde ittifaka çekilmesi ise biraz önce işaret ettiği­ miz gibi çok uzak ve istisnai bir ihtirnaldir. Kürdistan toprak ağaları sınıfı ve tekelci olmayan ~ürt komprador burjuvazisin in genel olarak Türk hakim sınıfları özel olarakta telı2lci burjtıvazi ile çelişkileride böyle bir ittifaka elverecek ölçüde keskin ve derin değildir .Ayrıca asli sorunda bı· değildir. Bunlar devrimin itici güçleri değil ,hedefleridir.

·• ,Y-dm,.~ BliiiR ~-Ama Öece. Faibl S&m • ., JfieC.\li"r. v~rac.o§,z. Sonuç olarak Kürdistan'da ulusal kurtuluş sorunu dün olduğu gibi b-ugünde siyasal yaşarnın odak sorunudur.Kuz ey ~ürdistan'da demokratik mücadelenin hakim ögesi olan anti-sömürge ci mücadele,anti-faşist mücadele ile bütünleş­ mistir.Cephe,ağırlıkla anti-sömürge ci ve anti-faşist olacaktır.Anti-faşist bir vatan cephesi.Bugün baş çelişkiyi şöyle ifade etmek gerekecektir:Baş çelişki ,Kürt ulusu ile sömür-· ~ ~a


devlet arasındadır.Baş düşman faşist sömürgecilerdir.Bu demektir ki,gmrici sömürgecilerle faşist sömürgeciler arasında belirli bir ayrım görmekteyiz.Yumrugumuzu bütün sömürgecilere ama öncelikle faşist sömürgecilere ~Jracagız. Toparlarsak,Kürdistan anti-faşist ulusal kurtuluş cephesinde yeri olan sınıflar:!şçi sınıfı(tarım proleteryası ve işsizler dahil)J köylülük(yoksul-orta-zengin),şehir küçük bı:rjuvazisi( esnaf, zanaatkar, aydınlar, vb.) ve ulusal(orta)burjuvazidir.Bu güçlerin ana gövdesi işçi sınıfı dahil şehirli ve köylü emekçi halktır.Cephenin hedefleri ise,sömürgecilik (ve emperyalizm) ve yerli gericiliktir. Bugünkü ittifaka cephe demiyoruz.Okuyucu bunun altını çizmelidir.Bu ittifak,sol siyasal ve yurtsever-demokrat ör~Utlerin,siyasetlerin

et ew e

.c

om

geei-faşist

ww w. n

ittifakıdır.!şe bııradan başlamak durumundayız.

Ancak,ittifaka yol cösteren,yönlendirici bir programa sahip olmak açısından,cephe programı üzerinde tartışılabilir. Kuzey Kürdistan' da ulusal kurtult:_ş cephesinin procramı olarak biz aşagıdaki taslagı öneriyoruz. Taslakta.J 11 acil talepler ı: olarak nitelenen talepler ayrı olarak ele alınmamış­ tır. Proc.ram sorunu, cephe programı düze;~rinde tartışıldıgında böyle bir ayrıma gitmek ve ek bir pror.ram sunmak son dereve yanlış bir 40


ne te we

.c om

tutumdur.Çtinkli cephenin hayata eçti~i d~nem iktidar sor\, n unun kendisinin · , lineel ve 11 acil' sorun olduGu bir d~nemdir.Cerhe proLramında yeralan btittin talepler ivcdilik kazanmış taleplerdir. Bu dönemcie bö~yle bir ayrıma f idilmc:si mücadelenin yöntinti sartırmaktan ve horeketi geriye dosru çckmt:;kten başka hiçbir ;şey i.·ade etmez .Bu tavır mticaclel0yi iktidar mücadelesi olmaktan saı:tırıp burj1xvazinin kc.bL·ledebilecet;i sınırlara sokmaya hizmet eder.Ccphe sorunumm pratik-siyasal bir sorun haline r·;elclit:;i dönemlerde d,_, rum br dur .Altını çizerek söyleyelim, urulu i ttifak yada i ttifaklara cerhe ,_,özüyle hallnların <~yrı bir ek program önermcleri bilerek yada bilmeyerek kendilerini tckzir etmeleri demektir.

ww w.

ePROGRAM TASLAGI Iolitik,Sosyal ve Kültürel alanda: I-Türkiye Cnmht:riyeti devletinin ·Ve emperüzerindeki sömtiryalizmin Kuzey Kürdistan geci eGemenligi ve yerli işbirlikçilerinin hakimiyeti şiddet yoluyla rarçalanacak,Kuzey l.tirdistan to:ı=:lumu Lalk Cumhuriyeti biçiminde yeniden Örilitlenecektir. eKuzey Kürdistan toprakları i ş;';alci T. C ordularından,I!T,Komando,Kontr-Ger:iJla gibi haydutlardan temizlenecek,emperyalist devletlere ait tis ve tesisler dağıtılacaktır.Halk -çumhuriyetinin bagımsızlığı ve özc13rltiğti ~alk 4i


Ordusu

tarafından

sağlanacaktır.

edilen sömürgeci-faşist siyasal iktidarın yerine demokratik halk iktidarı kurulacaktır.Demokratik halk iktidarı işçi sınıfı,köylülük,~ehir küçük burjuvazisi ve ulusal burjuvaziden oluşan ve toplumun ezici çol;unluğunu oluşt-uran bloka dayanacaktır. eDemokratik ir Ulusal Meclis ve bumeclis tarafından seçilen demokratik bir Halk Hükümeti kurulacaktır. • Y:erel yönetim ort;anları,demokratik halk iktidarının olabildigince geniş yetkilere sahip yerel iktidar organları olarak yenibeştan

ne te we

.c om

•Alaşağı

kurulacaktır.

e T.C devletinin

adli ayGıtının seçilen HaJk Lahkerne-

dagıtılan

ww w.

yerini halk tarnfından leri aygıtı dlaca~tır. aDevlet kurumlarının bütün yöneticileri halk tarafndan seçilecek,Gereğinde değiştirme ve azıetme yetkiside halka ait olacaktır. eSeçimler,gizli oy,eşit,genel ve tek dereceli seçim ilkelerine göre yapılacaktır. eSeçim günü 18 yaşını doldurmuş bulunan her yvrtt~ş seçme ve seçilme hakkına sahip olacaktır.

üzerindeki ulusal baskı son bulacak,bu halklar e~it ulusal ve demokratik haklara k.:<vnşaccı.k, ço~;1.ml< kta oldı_,kları bölgelerde özerk y~netimler brulacaktır. oAzınlıklar

'-1-2


eDini azınlıklar üzerindeki baskı son bulacak inanç ve ibadet özsürlüğü sağlanacaktır. •Tüm ırkcı-faşist örgütlerdağıtılacak, faşist kat~er ve suçlular cezalandırılacak, faşişm yuvaları kü.rutulacak-lır. diğince

sahip

ve diğer halk kesimleri olabilfikir ve örgütlenme özsürlüğüne

ne te we .c om

e!şçi sınıfı geniş

olacaktır.

•İşgünü

azami 8 saat eKadınlar erkeklerle

olacaktır.

haklara sahip olacak,alınıp satılınaları önlenecekJülke yönetifuine ve toplumsal hayata en geniş ve aktif katılımları

sağlanacaktır.

sistemi kaldırılacak, demokratik ve la ik bir eğitim ve öğretim sistemi benimsenecektin. eKürtçe resmi dil olacaktır. 2-Ekonomi Alanında .T.C devletinin mülkiyeti ve yönetimi altında bulunan sanayi,tarım,ticaret,bankacılık,ula­ şım ve hizmet alanındaki tüm kurum ve kuruluşlar,tekelci nitelikteki bütün yabancı işletmeler,ko~prador yerli büyük burjuvaların girişimleri ve mal varlıkları karşılıksız kamulaştırılacaktır • .·~,- •Madenler,ormanlar,göl,akarsu gibi bütün 1ulusal servetler ve halkın iş-gücü yabancı saldırı ve sömürüden kurtarılacak,üretici güçlerin,ulusal ekonominin,emekçi halkın refah düzeyinin gelişmesi sağlanacaktır. eğitim

ww

w.

eirkcı-şöven

f

eşit

43


ne te we .c om

eErnekçi halka geçirn yolu,gelir,iş ve insanca bir yaşarn sa~lanacaktır. eSörnürgeci T.C devletinin vergi adı altında halkımızdan aldı~ı haraç son bulacak,vergiler emekçi halktah yana yeni ve adil bir sisteme göre Halk Demokrasisi devletine verilecektir. toproiı:.\QO.rırıa eTaprak a~alarırunfve di~er üretim araçlarına karşılıksız

elkonulacak,topraklar,topraksız

ve az

yoksul köylülere karşılıksız feodal baskı ve sömürü yokedilecek~

topraklı

dağıtılarak

tir.

sömürgeci devlete,bankalamve toprak ar.:ıc:.ılık. ve. a~alarına olan borçları iptal edilecekftefecilik ortadan kaldırılacaktır. eTarırn ve sanayide küçük üreticiler destekelialkın

lenecek,tarım tekniği

ve rnodernleşrnesi sağlanacak, kooperatif çiftlik ve devlet çiftlikleri yoluyla küçük üretirnden büyük çaplı üretime geçiş özendirilecektir. 3-Kuzey Kürdistan Halk Curnhvriyeti,Kürdistan' ın diğer parçalarındaki kurtuluş hareketine sağlam bir üs görevi yapacak,ülke bütününde ulusal-demokratik devrimin tamamlanması ve birlik sorununv~çözürnü için sürekli ve aktif bir mücadele halinde olacak,kurtarılmış parça veya alanlar. me~cutsa,bunlarla birleşme yoluna gidecektir. 4-Türkiye'da devrimin iktidar olması halinde, iki C"Lı.mhuriyetli bir federasyon mu, bağımsız bir devlet mi sorunu,o somut-tarihi durumda işçi 't4

ww

w.

rnakineleşrnesi

geliştirilerek tarımın


sınıfının

Uluslararası

ilişkilerde,bagımsızlığa karşılık­

saygı,eşitlik,Bzsürlük

we

.c

om

ve emekçi halkın çıkarlarına ve iradesine uygun olarak ç(",zürnlenecck- lir. 5-Kuzey KlirCistan Halk Curn~ıriyeti 6ztür, bağırnsız,dernokratik ve bağlantısız bir cı rnhuriyet olacak,barıştan ve silahsızlanmadan yana bir politika izleyocektir;Ortadoğu ve dünyada ba[ımsızlık,dernokrasi,sosyalizrn yönünde milcadele veren halkları destekleyecek ; dernokratik,a nti-emperyal ist ve sosyalist karnpla işbirliği ve dayanışma içinde olacaktır. ve

kardeşlik

ilke-

ww w. ne

te

lerini savunacak,rnilliyetçiliği ve şövenizmi rJded ecektir. Kuzey KUrdistan'da oluşma sürecindeki ittifaks cephe gözüyle bckrnadığımızı, cepheyi hedefleyen cephe-öncesi bir ittifak olarak gördüğlimüzü beli:tr~ik. Bu açıdan ,yı-' karıdaki taslak üzerin de görüş birliği sağlan sada, sağlanrnasa,da, bu somut dl1rurnda eylem birliği­ miz güncel ve acil talepler vo sorımlar için mücadele L;ereksinimine da~ranacaktır.Bu taleplerin ve sorunların neler ol&:ğu az-çok bilinmektedir.

45


e Bu Evrede

Silahlı

ww w. ne

te

we

.c

om

hücadele Temel Alınamaz !zlenecek taktik çizgi konusunda da bir-kaç şey söylemek gerekir.I2 Eylül faşist saldırısı devrimci hareketi hazırlıksız yakaladı.Sosya­ list ve ~'rtsever ör~ütlerin tümü büyük darbe yedi.Hareketin önder ve militan ögelerinin kimi şehit düş·.tü,kimi hapis,kimide iltica etmek zorunda kaldı.Öyleki ilticalar kitlesel boyut kazandı. Devrimci harc~ket mülteci hayatına ceçti.Varolan kitle ba~ları koptu ve bukopukluk kısa vadede onarılaca~a benzemiymr.Kitle hareketi söndü •. ldeki mevzilerin hemen hepsi geri alındı.Hareket bütünüyle yeraltına,daha do~­ rusu sınır dışına itildi.Lunun adı yenilgidir. Yenilginin ve hareketin agır basan küçük-bı.·rju-­ va kareterinin son1:cu, karamsarlık,teslimiyet, çözü~e ve parçalanma eğilimleri kuvvet kazandı. Lu dı-rum devrimci hareketi büsbütün felce uğ-1ı durumdoıt.l-\a.\ ıog'(le it.e.11 ic;.ıııduı ~a;md..ie oldLJ9ı.ıt>1Ul tErll-it cUlıle~Yde. ratmışı hala partileşma ve cepheleşme sürecinin yaşandığı bu evrede,silahlı mücadele taktiği temel alınamaz .Komünist partinin inşc"rsı, bu-na paralel oüı.rak anti-faşist ve ulusal kurtulc, şcu fÜçlerin ortak mücadelesinin örgütlenmesi,işçi sınıfı ve halk kitlelerinin devrimci harcketekazanılması,4evrimce dalganın yeniden :;ükselmosinin ki:'çınılmaz olduğunu bilerek silahlı mücadele için ~erekli çok yönlü hazırlık-. ların yn, ılınası ıibi :).;rcvler, bu dönemin c_üncel ~örevlcridir.Legal olanakların yok denecek 46


ww w. ne

te

we

.c

om

kertede bulundu~u bir dönemde,üstelik bu durumun sürekli bir hal aldığı Kürdistan gibi bir ülkede illegal örgütlenme ve mücadele yöntemlerinin ~tayin edici karakterde olaca~ı ise tartışma sötürmez bir gerçektir. Türkiye ve Türkiye Kürdistan'ında sosyalist, yurtsever,demokrat ik ve anti-faşist güçlerin sömürgeci-faşist diktaya karşı ortak mücadelesi nin Bere~i ve önemi üzerinde yeterince durulmuştur.Biz, bunu öteden beri savunmuşuzdur. Ortak mücadele programlı ve örgütlü olur. Bu sebeple artık üzerinde durulması gereken ortak mücadele örgütünün (ittifakın) biçimi ve nasıl bir programa dayanması gerekti~idir. • Üç Yönlü Bir !ttifakı Savunuyoruz Tekeşin hareketi olarak biz,Kürdistan bütünü, Kuzey Kürdistan,ve Kuzey Kürdistan ve Türkiye çapında olmak üzere üç yönlü bir ittifakı (ve cepheyi) savunuyoruz.Az evvel tasla~ını sundu~umuz program Kürdistan büLününede hitap edecek olan genel programımızın Kuzey !ürdistan'a dönük yüzüdür.Ülke bütününe hitap eden asgari programımızın ve cephe programının temel talepleri ulusal ba~ımsızlık,Halk demokrasisi ve Birliktir.Proletery a diktatörlü~ü ve sosyalizm yolunda bir geçiş dönemi devleti olan Halk Cumhuriyeti sloganında ifadesini bulan po]tik, ekonomik,sosyal ve kültürel de~işiklikler özet

47


taslakta yer almıştı~Daha ayrıntılı formülasyon demokratik asgari programımızda verilecektir.Kuzey lürdistan artı Türkiye çapındaki cephenin prog~ ramına gelince,bu program,anti-tekel,antiemperyalist,anti -faşist ve anti-şöven olacaktır.Ve örneğin,anti-şöven ilkenin formülasyonu, "Kürt ulusunun kendi kaderini tayin etme hakkını kabul etmek ve bu hakkın. fedarasyon, bağımsız de\·let ,v~b. özgürce kullanılaca~ı koşulları hazırlamak."(Direniş Cephesi,progaktar:ı..1an

we

.c

om

olarak biraz önce

ram,~5-6),biçiminde olmayacaktır.Adına layık

ww w. ne

te

bir cephenin programında bu tür zırvaların yeri olmaz.Bu programı yapanlar,hiç de~ilse kendi çizgilerinde tutarlı olabilmek için, şöyle diyebilirlerdi:Türkiye Kürdistan'ı halkı­ nın kendi kaderini hangi yönde-federasyon,bağımsızlık-tayin edeceğinin saptanması için derhal referandum yapılmalı ve referandum sonuçlarına saygı t:österilmelidir.Çünkü ,cephenin koş<-'llerı hazırsa, ulusun kendi kaderini tayin hakkını özgürce kullanacağı koşullar artık hazır varsayılabilir.Unutulmamalıki,cephe programı,bir iktidar programıdır.Sözünü ettigimiz programın ise,bir cephe programına denk düş­ mediğini t::,Österir . bir dizi örnek vermek mümkündün~Herneyse,geçelim.

48


ew e

.c om

• Genel Birleşik Cephe Yada Cepheden Cepheye Türkiye ve Türkiye Rürdistan'ı çapındaki birliğin örgütsel biçimi konusı·na gelince, bu iki biçimde gerçokleşebilir:Ya T.Kürdistan' ındaki ulusal-demokratik. güçlerin cephe halinde katılacakları bir genel birleşik cephe,yada cepheden cepheye. Bu birliğin önündeki sorunlar,biraz evvel deE;indiğimiz sorunlardan çok ayrı değildir. Bunların çözümü için her kadernede ortak çaba harcamak gerekecektir.Siyasal hareketler arasındaki duvarları,gr11p ruhunu kırmak görev olmalıdır.Davanın çıkarlarını herşeyin üs~ün­

w. n

et

de tutarak hareket etmeliyiz. Size ve okuyıccularınıza komünist selamlarımızı iletir,mücadelenizde başarılar dileriz. Türkiye ve Kürdistan Toprağını Sömürgeci-Faşist Haydutlardan Kökten Temizlemek için Omı_; z Omuza Olalım.

TEKOŞ!N

ww

Eylül I982 Not:Bu yazının program taslağı bölümünde düzeltmeler yapılmıştır.

49

bazı


olduğu kanısında mısınız?

.c om

SORULAR I-(a) I2 Eylül I980 darbesine nasıl gelindi? (b) Faşist darbenin başarılı olmasında solun izlediği politikaların rolü olmuş mudur? Olmuşsa sizce b~lar nelerdir? (c) I2 Eylül öncesinde işçi sınıfının ve antifaşist halk Güçlerinin birliği sizce hangi nedenlerle sağlanamamıştır? 2- I2 Eylül sonrasında işçi sınıfı ve devrimci demokratik halk hareketinin karşı karşıya kaldı ğı sorunların ve olumsuzluJtlar!llll ortaya çı­ kışında,hareketinizin,örgütünüzün yada kişieel tavrınızında belli bir sDrumlulugu

ew e

3-(a) Bugün Ülkemizde yaşanan olaylar ve gelişmeler karşısında c;örevlerimiz ve hedJeıflerimiı. neler olmalıdır? (b) Solun birliğinin safS'lanması yolvnda(parti- _ leşme ve cepheleşme vb.konularda)neler düşünü--) yorsunuz?

ww

w. n

et

Dostea selamıarımızla Demokrat Türkiye 22-8-I982


ne te we .c o

m

DEiviOKRAT TÜRKİYE' YE CEVAP T.C ŞİDDETLİ SARSINTILARA GEBEYDİ I)a-I2 Eylül darbesi,bu tsrihten önceki dönemde,dünya,orta-do~u ve ülkelerimizde meydana gelen gelişmelerin bir ürünü ve sonucudur. I2 Eylül öncesinde,Tü rkiye ve T.Kürdistan'ın- · +cıımk. olunme.mı~ cle.rinliL\/e '{80.:f!l'"lıkts. bir t<.rlı~m.<c>l Mulı~l•f4t lfi~VC.­ da bu tarihe kada~.Halk mu leı·eti burjuva ya-"'w... salarının

sınırlarına

sı~mıyor,bu sınırları

zorluyordu.Ealklarımız

ww

w.

eskisi gibi yaşamak ve yöneltilmek istemiyordu.E gemen sınıfların eskisi gibi yönetemez old-uklarıda bir gerçekti. I·,evcut burjuva siyasal partiler hükü mette bir bir deneniyor,çeşitli koalisyon modelleri sı­ nanıyon,bütün bu burjuva seçenekler birbiri ardı sıra iflas ediyordu .Burjuva partilerin j kitle tabanı daralıyor,yığınlar bu partilerden kopuyordu.Da rbeci generallerin muhtıra ile önerdikleri seçenek ise hakim sınıf kesimleri arasındaki çelişkilerden ötürü gerçekleşcmiyor-­ du.Ciddi bir politik bv.hran yaşanıyordu. Emperyalizme ba~ımlı tekelci Türkiye kapitalizmi can çekişiyordu.İ'f-1F patentli reçeteler ekonomiye s<rıluk aldırmak bir yana,komaya sokuyordu.Ekonom ik ve mali k.:riz derinleşiyordu. Ote yandan,empe ryalizmin,öze llikle onun başı ABD'nin dünya ve orta-do~udaki bir çok

5I


ww

w.

ne te we .c o

m

"saglam"k alesi sarsılıyor,nüfuz alanları ve çıkarları ciddi yaralar alıyordu.Türkiye' de şiddetli sarsıntılara gebeydi. İşte,Milli Güvenlik Konseyi adı verilen Amerikan uşagı eli kanlı üçbuçükha ydut çetesi iktidara bu şartlarda elk&~du.Anayasa ve yasalar bir kenara itildi.İşbirlikçi tekelci b1ırjuvazinin sınır tanımayan açık terörcü diktatörlü gü kuruldu.Amaç,işçi sınıfı ve halk hareketin i c zmek, ekonomik bı.:<hranın yükünü emekci halklarımızın sırtına yüklemek, ülke• lerimizde ve bölgede ABD ve uşaklarının çıkarlarını saglama almaktı. Devrimci hareket açısından ise sonu~ biliniyor .l!'aşist karşı-devrim tam zamanında ,hareketin toparlanıp iktidar alternati fi olmasına fırsat vermeden davrandı.Sosyalist ve yurtsever örgütlerin tümü büyük darbe yedi.Önde r ve militan ögelerin kimi şehit düştü,kimi hapis,kim i d:: iltica etmek zorunda kaldı .Sol kafası ve gövdesi;yle sınır dışı oldu.Varo lan kitle bagları koptu,kit le hareketi söndü.Eld eki mevzineme." leri~hepsi geri alındr .• Eu bir yenilgiyd i. Devrimci har:,ket ciddi bir güç, hele hele ta0ıdıgı potansiye l itibariyle gerici siyasal iktidarlar için büyük bir tehdit unsuruydu, ve fakat henüz iktidar alternati fi de~ildi. İktidara aday bir hareket yenilmbil ir ancak bugünkü hale düşmezdi.

52


FAŞİST KARŞI DE\. Rİfv'lİN BAÇARISI Vi', DJWRÜiİN YENİLGİSİNİN ESAS NEDENİ: PAiiTİ Vl~ C:F;Hn~

YOKDJGU

ww

w.

ne

te w

e.

co m

b )Sol hareketin darbe öncesind_eki dvrumu""'hatırlayalım: Hareket çok Sr~yıda c,ruba bölünmüş­ tü.Gruplar siyasal çizgilerini ve programlarını oluşh;rma ve etkinlik kurma uğraşı içindeydi. İşçi sınıfı bilimiyeterince kavranmamış,görüş­ ler netlik kazanmamışıtı.Hareket işçi sınıfın­ dan kopuk ve agırlıkla küçük-burjuva bir karekter taşıyordi.ı .Grup düzeyi ve grrp ruhı__._ egemendi. Mevcut örgütler siyasal iktidar mücadelesinde kitlelere liderlik yapabilecek yetenekte de~il­ di.Agırlıkla propasanda ve ajitasyon örcütleriydi bunlar.Sosyalist hareket gençti ve yeterli deneyden yoksımdı;._. 1974-80 arasındaki durum ana hatlarıyla böyleydi. Özet olarak askeri darbenin başarısının ve devrimci hareketin yenilgisinin temel nedeni Türkiye ve T.Kürdistan'ındaki·hareketin adına layık bir komünist partinin önderliğinde~ doğru bir siyasal çizgi ve prog;ramdan yoksun oluşu; bağlı olarak halk sınıf ve tabakaları arasında ittifakın yokl~ğuydu.Başka bir deyiş­ le,subjektif şartların,önqünün ve kitlelerin bilinç ve örgütlenme düzeyinin yetersizliğiydi• Temel neden buydu.

53


Buna

bağlı

te w

e.

co m

olara k asker i darbe nin başarı­ sında.rolü olan bir çok olums uzluk sayıl abilir: Harek et kendi içind eki iktid ar kavgasından başını alamıyordu.Öyle ki bu kavga yer yer hatta sık sık silahlı biçim lere qiirünüyord"Lı. Kitle leri eğiten ve iktid ar müca deles ine kazanan doğru bir eylem çizgi si yerine,yığınlar­ dan kopuk,karşı devri min dema gojisi ne mater yalde sağlayan cinst en rekab etçi ve sansa syonel bir eylem anlayışı egemendi.I~aktikte politik müca delen in başlıca hedef ini sivil faşist harek et oluş~~ruyordu. Üstel ik sivil faşist harek etle mücad ele onı:n zorladığı aland a ve gene onun dayattığı y~n­ temle rle yapılıyordu.Karşı-devrimin artan saldırısına,büyüyen faşizm

ww

w.

ne

tehdi dine ve yıgınlar­ da kabar an birli k ~zlemine rağmen sosya list ve domo krotik güçle r arasında eylem birliği sağlanamıyordu.Dogru bir bilirli k persp ektif i hakim değildi. her siyas et kendi yol1<nda yürüyor,doğru bildiğini yapıyondu ve sair ••• Hiçbi r siyas et hat a ve ol,;m suzl,; klarda n bağışık değildi.Ne var ki asker i darbe nin bc:şarısında katkısı bı.' lunan polit ika ve davra nışlardan ·tüm siyas etler i eşit derec ede yliküm lü sayama;yız .Geçmişte vahim ymılışlar yapan ,;yanlış yolda yürliy en kimi siyas etler bu,,.ün cesur ve açıkyürekli bir ~zeleştiri yerin e bu y~ntemi benimsemiş c;~rlinliyor.Biz yanlışların ve ohimsı z-

54


lukların

egemen

oldı..-,ğu

yapılarla doğruların

ww

w.

ne te we .c om

egemen bulunduğu yapıları kesinlikle ayırt­ etmek gerekir diyoruz,Soy küçük-burjuva ve soy reformist akımlarla bilinci ve yetenekleri elverdiği oranda~ML çizgide ısrarlı davrananları aynı yerde göremeyiz. BİRLİK NEDEN SAGLANAMADI c) Güçbirliği anlamında birliğin sağlrufmayı­ şının ayni kökten kaynaklanan bir dizi politik nedeni vardı_• Devrimci hareketin farklı kanatları farklı birlik perspektifine sahipti.Çarpıcı bir örnek olarak AEP taraftari' ;_;::ı_ olarak bilinen akımlarla SBKP taraftart. > ; olarak bilinenlerin tutumu anımsanabilir.AEP yanlısı akımlar Sovyetler Birliğini "f3osyaJ,-emperyalist",SBKP yandaşlarınıda "sosyal-faşist" sayıyor ve bu akımları faşist hareketle ayni yere ,hedefe koyt•yordu.BUiilar güç ve eylem bir:~ liğiiçini "sosyal-emperyalizme" ve ttsosyalfaşizme"karşı olmak gibi özc;ül ilkelerde öneriyordu.Keza SBKP yanlılarıda bı.) akımları ttMaocu-faşist " olarak ni teliyer, "anti-fv1aocu" ilke öneriyordu.Bu siyasetlerin biraraya gelmesi sürpriz sayılıyordu. Güçbirliği platformu için ' "anti-kapi talistı; "anti-sosyal şövenist", "ıanti-revizyonist , "anti-reformist"gibi ilkeler önerenler çıkı­ yordu.Güçbirliği yapmak için adeta ideolojik 11

55


birlik

sık

ne te we .c om

öngörülüyordu .Bu ikisi biribirine karıştırılıyor,mümkün olabildiğince en geniş tutulması greken bir düzey,olabildiğince daraltılıyordu.Aynı sığlık ve sekterlik "direniş -komi teleri ıı önerenlerdede:";.:.'vardı. Sosyalist ve demokratik siyasal güçlerin bir+ birlerine dönük değerlendirmeleri ikili iliş­ kilerin seyrine,anlık çıkarıara bağlı olanak sık değişebiliyordu.Siyasetler

tutarlı mıyeırtdu.

ve

kalıcı

ilişkiler

arasında

bir türlü kurula-

ww

w.

Nitelik küçümseniyor' ;temel güç 11 Ve " tali güç 11 gibi q.yrımlar öne çıkarılarak kimi siyasetleri dışlayıcı bir tavır izleniyordu. Nicelikçe etkin baz ı siyasetler büyük olma· pisikozu ile güç ve eylem birliği için kendi formülünün ve liderliğinin benimsenmesi ni şart koşarcasına davranıyordu.Liderlik payesi zorlayıcı yöntemlerle elde edilmeye çalışılı­ yordu. Radikul siyasetleri görmezlikten gelip birliği ilk etapta kendi sağındaki güçlerle kotarma peşinde olanlar,sağ siyasal ğüçlere bel bağlayan anlayıştarmevcuttu. (UDC formülü hatırlansın)

Hepsini bir bir sıralamak çok gerekli olmadı~ ğı t;ibi hurada mümkünde değil.Bu ve benzer nedenlerle birlik sorc}n' nda adım atılamadı, ortaya elle tt;tulur bir program dahi konulamadı ..

56


ANLAMDA SOR TIJıiUY z Sor1•nların vr! ol:.unsuzlukların ortaya 2~ çıkışında hareketimizinde sor,J.mlulu(;u oldu mu?Bir anh•Jnda evet. L areketimizin güçünü aş+­ mokla beraber s~z konus1 olumsuzl~klarn encel olamodıgımız,bu do~r· ltuda üstüroüze düşeni yeterince yapamadıG-ımız ir;in. Ne vanki sorun ve olumsuzluk üreten bin hareket olmadık. Bu bir kaç satır sınırlı bir çe~çevede söylenebilendir,Bir başka yerde bu konuda daha ayrın~ılı bir degerlendirme yapmak amaçındayız. BİR

we .c om

i,}

GÖREV VE HBDEFLj~RiJÜZ

3)

ww

w.

ne

te

I2 Bylül'deki askeri faşist darbe ile birli~te başlayan yeni süreçte sınıf ilişkilerin de ve sınıf mücadelesinin koşullarında belirli de@şiklikler oldu:Anti-faşist mücadele ve görevler genel demokratik mücadelenin hakim ögesi olmuş ve siyase.l iktidar mücadelesiyle çakışmı~tır,Saldırının sivri ucunun yönelehedef nisbet en daralmıştır.~ekel-dışı ceği burjuvazi ve faşist olmayan b~rjuva partileriy~ le ittifakın veya b-8ları tarafsızlaştırmanın olanakları artmıştır.Devrimci demokratik muhalefetin toplumsal temeli genişlemiştir.Yeni mücadele ve örgüt biçimleri kendini dayatmıştır. Strateji ve taktiklerimizde budurumu dikkate almak zorundayız. Türkiye Kürdistan'ı özelinde,ulusal kurtuluş sorunu dün old~u gibi bugünde siyasal yaşamın odak sorunudur.Ç.u farkla ki,anti-sömür57


ww

w.

ne

te

we .c om

geci mücadele anti-faşist mücadele ile herzamankin den daha fazla bütünleşmiştir.Yum­ ru~umuzu bütün sömürge cilere ama önce faşist sömürge cilere vurmalıyız.Devrimci darbenin sivri ucu sömürgeci-faşist yönetime (ve ABD emperya lizmine) yönelme lidir. MERKEZİ GÖREV Bugün gerek Türkiye 1 de gerekse T.Kürdistan'ın da,ber iki ülkedede merkezi görev proleter ya partiler inin. inşaasıdır.Bu adım atılmalıdır. Bu konuda marksist grup,çev re ve unsurlar a gerçekte n tarihsel bir sorumlul uk düşüyor. İyi bilinme lidir ki,bugün ün ve yakın gelecegi n çan alıcı görevle ri grup düzeyle ri ve grup ru.hu ile karşılanamaz ~Bundan böyle el yordamıyla,partisiz,programsız ve tüzüksüz yürünemez,Çalışmalar ve tartışmalar komünis tlerin birli~ine zemin olabilec ek nmtelikt e bir siya-L sal çizgi,pro gram ve tüzük üzerinde yoğunlaş­ malıdır.Eazırl~tklarımızı görmeliy iz.Devri m dalgası pek uzak olmayan bir selecekt e yeniden yükselec ektir.Bu kaçınılmnzdır. ACİL SİYASAL GÖREV Türkiye Kürdistan'ındaki anti-faşist ve ulusnl kurt~/luşçu Qiçlerin bir birlik halinde katılnca(~ı Türkiye ve T .Kürdist an' ı çapın­ dnki tjiç ve eylem birliği sorunu da dcrhal çözümlen mesi verokan acil bir siyasal p;örevdi r.

58


ww

w.

ne

te w

e.

co m

Güç ve eylem birli~i programı,bir dizi başka talebin yanı sıra Kurt ulusunun kendi kaderini tayin hakkının tanınmasını ve demokratik bir ortam da referanduma gidilmesini,radikal bir vııtcırım toprak1'reformunu,tekelçi nitelikteki bütün işletmelerin tasfiyesini,ulusal azınıakların eşit haklara sahip olmasını ve ço~unlukta oldukları bölgelerde özerk yönetimler kL'rulmasını,gizl~ ve eşit oy,~enel ve tek dereceli seçim ilkelerini,seçim günü I8 yaşını doldurmuş bulunanların seçme ve seçilme hakkını; Cunta'nın ırkçı-faşist anayasasının,seçim ve partiler yasasının,halklarımıza karşı tşleyen bütün yasa,karar ve kararnarnelerin derhal iptalini,başta MGK olmak üzere bugünkü yönetimin sorunlularının ve suç ortaklarının yargılanma­ sını,derhal genel ve yerel seçimlere gidilmesin~ emperyalist ülkeler ait üs ve tesislerin sökülmesini ve NATO'dan çıkılınasını da içermelidir. CEPHE SORUNU Günümüzde oltı şan yaıia oluşmakta olan ittifaklara cephe gözüyle bakmıyoruz.Cephe,sınıfların ve sınıf bölümlerinin,iktidara aday bir sınıf ittifakının adıdır.Bu ise gerçek sınıf partilerinin işbirliğinde somutlaşır.Bu noktada işçi sınıfı ve partisinin rolü tayin edici önemdedir.Sosyalist ve demokratik mahalefetin partileşme süreçini yaşadığı ve devrimci dalganın geri çekildi~i günümüzde ne Türkiye'

59


T.Kürdistan'ında

cephe düzeyleri yaratmanın nesnel ve öznel şartları yetmrince olgunlaşmamıştır.Bugün,o gün değildir.Bugünkü ittifaklar cephe düzeyini hedefleyen,o doğrultuda bir adım teşkil edecek olan cephe-öncesi ittifaklardır.Sosyalist,~Jrtsever ve anti-faşist siyasetlerin ittifakıdır.Bu düzeyi ittifakın en üst biçimi olan cerhe düzeyi olarak düşünen­ ler kesinlikle yanılmaktadır.Eem hareketin bir yenilgi geçirdiği ve hala parti~eşme süre- _ cinde olduğu söylenecek hemde cephenin kuruldıığu ilan edilecek, böyle bir şey olmaz, Ancak,uzun vadeli ve yönlendirici bir perspektife sahip olmak bakımından cephe pro,_ramı üzerinden tartışılabilinir.Biz bu noktada Kürdistan bütünü,Kuzey Kürdistan,Türkiye ve K.Kürdistan çapında olmak üzere üç yönlü bir cephe anlayışını savunuyort;.z .Kürdistan bütünü ve Kuzey parçasına dönük -cıephe programımızın temel talepleri,ulusal bağımsızlık,halk demokrasisi ve birlik talepleridir. Türkiye ve T. Kürdistan'ını kapsayacak genel birleşik cephenin programıda,anti-emperya-. list,anti-tekel,Anti-faşist,anti-feodal ve anti-şöven talepleri formüle edecektir.Eöyle bir cephenin pro ramında anti 7 şöven ilkenin formülsyonu (Kürt hnlkının bağımsız bir halk C·umhuriyeti talebinin desteklenmesi yahut sorunun referandurn yoluyla çözümlenmesi gibi)

ww

w.

ne

te w

e.

co m

nede

60


Türk i'te ve K.Kü rdistc m devr imle rinin birb irlerin e gmre durum una ı-.~,ğlı olara k. büyü k önem bir ce~he taşıyacaktır.Ancak bu nite likte ki herha luko. rda K.Kü rdist an' da bir Halk Cıcmhuriye ti taleb ini içerm elidi r. Son olara k, buL:Ünden, ·gele cekte oll; şacak bir ceph enin proLr am talep lerin i kesin bir dille ve bütün ü ile surtamanın mümkün olam a.A

belir telim .

te w

yacağınıda

e. co m

"

ww

w. ne

TEKOON Kasım I982

6I


e. co m Mehmet Uzun 13 Augustos 1979

te w

Bozan Aslan 1 Mayis 1979

Ankara

ww

w. ne

Antep

Burhan

Ĺ&#x17E;ener

Kilis 1981

M. Salih Eren 26. Aralik 1979 DIYA RBEK IR


İNADINA YAŞAYACAGIM

te we .c om

Her milimetr eme bir kurşunda sıksanız Gene ayakta va yürüyor olacağım Yalnız Dersim,D iyarbeki r ve Antep'i de ğ il Tüm bedenimi topada t u tsanız Her şafak vakti gene do ğ rulacağım Dün Düidül'd e, Sin'de, Zel' etekleri nde bir zayıf kıvılcım Yarın karanlığın o l duğu her yerde mutlaka güçlü bir yang ın olacağım

w. ne

Dinleyin beni! Zifir karanlığın soysuz kabadayıları Pusuların,tuzakların inindeki yiğ i t bozuntuları O kurşunlar bedenime değil Soylu öfkeme, inadıma saplandı benim Ve şimdi öylesine bir inat ve öfke dağ ıyı m kt Dayanmaz rüz g arıma benim,hi ç , ama hi ç bir ş e y Bana ölüm yok aslanım

ww

İnadına yaş ayacağım.

R.

Rabatlı


te we .c om w. ne

ww

Ahmet Balli 20. Agustos 1979 Antep


D İPN OT LAR I-Teko ş in

h arek eti I9 78

H azir anın da

ortaya

çıktı.

ww

w. n

et

ew e

.c om

2-19-26 Ar a lık Ha r oş katli amını t aki ben, 26 Aralık I978 'd e Ec evit htiktimmeti Mara ş 'l a birlikte I 2 ilde Sıkıyön e tim il an etti. 3-Teko ş in,I - Haziran I 978 T e ke ş in 2-Ekim I978 Teke ş in 3-Nis ah I 979 Teke ş in 4-Eyltil I 979 Teke ş in 5-Temmuz res o'd c çıktı. 4-Ali Yayl a cık (Ant c p) 3 0 hart I 979 Bozan Asl an (ANTEP ) I lvi ayıs I 979 Mehmet Uzun ( Ank ara ) I 3 A ğustos I 979 Ahmet Ba llı (Ant ep) 20 A ğ ustos I9 79 M.Salih Eren (Diyarbekir) Z6 Ar a lık I9 79 'da s onucu şe hit dü ş t ü ler. "PKX"s a ldırısı 5-0rhan Gönül a lan:Türk k ökenli yi ğ it bir yold a~ ş ımız d ı.I M ayıs I980 Dc rsim eylemind e ,eylemi kırm ay a çalı şan sıkıy önetim kuvvetl eriyle çık an v e saatl erc e süren çatı ş m a da,b u lundu ğu mevziden ileri bir mevziye atl a mak ist erk en ç ok yakının­ daki s ubay ve ask erl erc e ş e hit edildi.Son sözlerini : kitle dı..<. ymu ş tu; "Kahrolsun sömürgecilikyaşasın ba ğ ımsız Kürdistan"diy e haykırmıştı. Yoldaşımızın vuru lmasından h emen sonra onu vı..ı ran St.J bay ve a"&kerler diğer yoldaşlarımız tarafından yaralanmıştı.Olay sırasında tüm çabala~rağmen cesedi alınamadı.Dah a sonra Dersim de toprağa verildi. 65


et

ew e

.c om

6-Tülük,Dersi m'in,demenan ve y~sufan aşiret­ lerinin yerleşik bı_lundugu bir nabiyesidir. Dersim I937 isyanında en önde ve sonuna kadar direnen tek aşiret olmakla ünlü Demenan aşiret1 mıntıkasına,isyanın bastırılmasından hemen sonra inşa edilen ve bölgedeki ilk karakol olarak bilinen Tülük Karakolu oldukçş kalın duvarları ve kontral kulesiyle bir düşman kalesi görünümünded ir.Karakol Komvtanı Astsubay ll • Recep Karabay 11 karakolun tüm askerlerini faşist ler arasından seçmiş ve bu karakolu süömürgeçifaşist bir mevziye dönüştürmüştü.Bı_! astsı_ıbay, İbrahim Kaypakkaya'nın katilleirnden olan ve 11 (Hi kanlı köpek ,l<'ebmi Al tınbilekır olarak ün kazanan faşistin bemşd'risi ve yakınıdın.ti'ebmi Altınbilek alçaf1;ından boşalan nöbeti devraldığını"söyleyen ve intikam almak istercesine bütün gün arazide ve köylerde de-. rimci avında olan b1_ı şE.refsiz, o bölgede devrimci faaliyetin önünde adeta bir berikat olmuştu.Hareketimize bağlı KHKK 'nin bir c;eriUa timi bu c:stsı. bayı ve bercberindek i beş askeri ceznlandırmıştı. Havanın kr~rardığı saatlc·rde d evam ecien çatış­ mada ,~llnnılan etkili bir bombanın patla maması som c1· ağır yarulı olurak ölümden müeıze eseri kurtı;lmc.'-Şt-ı~ .Aylarco. DiyGrbakJ.r' da tedavi ; .ördükten sonra taburcc. olmuş ve derbal Dersim' i torketmişti.Daba sonraki günlerde hareketimiz bı..J b(ilgede yo(;un bir dc,Irimci faaliyst ylirittü.

ww

w. n

11

66

11


ww

w.

ne te we .c o

m

30 Ekim I980 tarihinde konulan bu eylemden hemen sonra,militanlarımızın çatışarak geri çekildikleri ünlü Koye Sur (kırmızı dag) top atışına tutulmuştu.Eylem alanına eylemin hedefini açıklayan bir bildiri bırakılmıştı.Bu bildiri KHKK imzası taşıyordu. 7-Dersim I937 ayaklanmasının son dayanak noktalarından olan Seyithan-Kutu dere-mevkiine yakın bir yerde,Dersim 'in Eaydaran aşiretinin yerleşik oldugu ühlü Zel ~agı (Koye Zele) eteklerinde ve Dersim-Erzinc an yol r'._.' _- ~ güzergahı üz,rinde Kürdistan Halk Kurtuluş Kuvvetlerine {KHKK) bağlı bir Gerille timi bir askeri aracı ateşiyle durdurmuş ve Nazimiye sıkıyönetim yetkilisi üsttegmenin komı..ıtasında bulunan bir manga kuvvetindeki askeri birliğe silahlarını teslim etmeleri çağrısında bulunmuı::tL; .Ç~ıya ateşle karşılık verilmesi üzerine çıkan ve saatlerce süren çatışmada,ki çatışma gündüz saat I5,30 sularında başlamıştı 1 üst­ tegmen ve dört asker ölmüş,yedi -sekiz asker agır yaralanmıştı.Çatışmanın uza ması ve şehir merkezinden tak~iye gelmesi üzerine savaşcıla­ rımış çatışarak Zel ~agının zirvesine yönelmisti,Bu eylemin arkasınadan Türkiye'nin en seçkin askeri birliği olan Kayseri Hava !ndirme Tugayı'nın I,5-2 ay devam eden ilk kara ve hava saldırısı başlamıştı.30 Ekim Heniyolin Eylemi ve Zel eylemiyle ilgili olarak

67


ne te we .c o

w.

11

m

Türk burjuva basınında bir kaç satırlık bir haber yeralmıştı.Cunta direniş haberlerinin basına yanaımasına yasak kaymuştu,Ancak ordu basını olaylara geniş yer vermiş ~eylemler, sömürge ondusu saflarında korku ve telaşa yol açmıştı. 8- KHKK, Kürdistan Ealk Kurtuluş Kuvvetleri" nin kısa adıdır.Tekoşin hareketinin I2 Eylül' den hemen sonra "direniş"kararına t~ygun ola+ rak oh- ştl.'rduğu askeri ört;ütlenmedi r.Bir-çok Gerilla biriminden oluşan çekirdek halindeki bir silahlı kuvvetti,KHKK . KHKK'nin Tekoşin'e bağlı bir asker~ kuvvet olduğu bir süre sonra ki pullamalarda ve yazılamalarda,ayrıca sözlü propaanda ve ajitasyonda açıklanmıştı. 9-Bu özeleştiri,geri-çekilme kararının alındığı I98I ortalarından sonraki bir tarihe rastlar. IO-Kenan Evren'in Çorlu konuşması olsa gerek. II-Kayseri Eava indirme Tugayı adı geçen eylemlerin arkasından ve Kasım'ın ilk haftasında Dersim'e aktarıldı.Lu Tugay Eylül I98I de Bolu komando birliğiyle birlikte ikinci kez

ww

gelmişti.

I2-I98I

yılı ortaları,

13-"Bakıl Ağa"diye

bilinen-'I'unc er Çağlıbu kişinin ajan olduğu söylentileri ,12 Eylül öncesine,çok gerilere dc::yanır. I2 Eylül sonrasında bu söylentiler,yaptığı somut ihbarlar sonucr kesinlik kazandı.Son ihbarlarından 68


te w

rıldı.

e. co m

birinde 3 devrimc inin-ara zide "ekmek" yerlerken-kuşatılarak öldürülm elerine neden oldu. İlıbarın kendisi tarafından yapıldığı tüm h~lk a tarafından bilininc e polis ve asker korumasına alında.I2 Eylülcü l:rden aldığı cesaretl e yaptıklarını artık gizlemiyor,şehir merkezin de halka ve devrimc ilere meydan okuyord u.Faalir~lk&.:!ınll-.,Q.. yetini açık ve aktif olarak devam ediyordu . !lk olarak •••••••• •••• tarihind e KHKK'ye bağlı bir gerilla timi tarafından cezalandı­

ww

w. ne

I4l'Bu karara uygun olarak 27 f'llart .>J982'de yurt dışına cıkıldı.


.c om et ew e w. n

ww

Orhan Gönülalan

1. Mayis 1980 Denim


.c om et ew e w. n

ww Ali Yayiacik 30. Mart 1979 Antep


om ew e. c

ww

w.

ne t

11 Eyl端l 1982 Frankfurt Protestosundan Kesitler


om ew e. c

12 Eylül 1981 Köln Protesto Yürüyüsunden Bir An .

ww

w.

ne t

.

8 Mayis 1982 Duisburg

Yürüyü~ünden

Bir Güruntü.


ww .c om

we

te

ne

w.


6__