Page 44

Aksine müzi imizin her zaman kendi aletlerimizle anlatılması gere ini benimsedik. Zurnadan kemençeye, meyden flüte kadar birçok enstrümana yer verdik. Fakat bu konuda ba nazlı a da dü memek gerekiyor. Biraz önce bahsetti imiz gibi, sorun içeri i ifade edebilme sorunudur. Düzenlemelerde ne ulusal sazlarımızı dı lamak, ne de çok abartılı kullanmak gerekiyor. Örne in "Gel ki afaklar Tutu sun" parçamızın giri partisyonunu öncelikle mey'e çaldırmak istedik. Fakat bu rengin, parçanın o bölümünü ifade etmedi ini gördük. Buradaki partisyonu mey'den obua'ya kaydırmakta tereddüt etmedik. Batı aletlerine de sadece altyapıda yer veriyoruz. Örne in yaylıları 4 parçada, sadece e lik aletler olarak kullandık. Obua'yı yine 4 parçada, lirik bir ifade için bateri ve bas gitarı ise yine altyapıda birçok parçada kullandık. Fakat ezgilerin ulusal aletlerimizle, özellikle ba lamayla çalınmasına dikkat ettik. Bu kasette en büyük eksiklik olarak, (...) dilinde söyleyememeyi görüyoruz. Ola anüstü hal kapsamında, her türlü baskı ve terörün me ru sayıldı ı, bir sava alanı haline getirilen (...)'da geli en mücadeleyi bastırmak için, egemen güçler her türlü yolu deniyor. Üstüste çıkarılan kararnamelerle bu bölgede sansür ve sürgünü yasalla tıran iktidar, insan haklarını da askıya aldı. ki ulusun ortak sesi Grup Yorum (...). arkılar söylemeli. (...) dili üzerinde baskılar artarken (...) söylemek gündemimizin ilk maddesidir. (...) bestelerimiz, düzenlemelerimiz var. Her konserimizde (...) arkılar söylemeye devam ediyoruz.

TAVIR

arkılarımızdaki anlatım tarzını geli tirmeyi de dü ünüyoruz. Bugüne kadar iirlerimizde farklı anlatım tarzlarına yer versek de 'mizahi', 'hikayesel' ve 'içten anlatım' (yani olayın içinden anlatan birinin diliyle) ekliyle parçalarımızı daha da zenginle tirece iz. Geli en mücadelenin zengin anlatım tarzlarından biri de "halay"lardır. Halk müzi inin içerisinde geleneksel içerikle yer alan halayları bugüne uyarlayarak, daha do rusu "Ça da Halayları yaratarak söylemek gerekiyor. Bizce halaylar bu ekilde yeniden ele alınıp, yaratılan yeni kültürün dinamik yönlerini sunmada, halk müzi inin içindeki ayrı bir cevher olarak görülmeli. Bu kasetimizde sözleri Nihat Behram'a ait olan "Halay" parçamızı böyle bir deneme çabasıyla ele aldık. Süreç '90'lar süreci. Artık '80'in zincirleri kırıldı. Mücadele kendini yeniden var etti. Fa izm tüm kurum ve araçlarıyla halka saldırmasına kar ın, halk yakaladı ı her noktadan egemen güçleri sarsmaya, ekonomik demokratik haklarını almaya ve örgütlü gücünü yükseltmeye devam ediyor. Bu nedenle "Gel ki afaklar Tutu sun" oturdu u bu zeminle ne '86'ların "Sıyrılıp Geleni, ne de her biri farklı bir siyasi yo unlu u ifade eden di er kasetlerimize benziyor. Zaten böyle olması mümkün de ildi. Çünkü sanat güncel olabildi i ve ya anan her gerçe i yakalayabildi i ve bunu kitlelere mal edebildi i oranda amacına ula ır.Dolayısıyla önceki kasetlerimizin, o döneme has havasının bu kasette beklenmemesi, bu kasetteki içeri in ve anlatımların bugün içerisinde de erlendirilmesi gerekiyor.

42

1990 4 kasim  
1990 4 kasim  
Advertisement