Page 24

ödemeyi göze alamayan "aydınlara" kar ın Ruhi Su olumlu tavrıyla ortaya çıkıyor. Aydın insan tarafsız de il, taraf olmalıdır, iyiden, güzelden, do rudan yana olmak ve do ru bildi ini ödün vermeden savunmak durumundadır. Ruhi Su, dü üncelerinden ötürü belli bir dönem tutsak edilmi , baskılara maruz kalmı tır. Türkiye halklarının cesaretli, kararlı aydınlara, dostlara, sanatçılara çok ihtiyacı var. Gerekti inde ate hattında türkülerimizi söyleyecek insanlara, i kencede arkılarından ödün vermeyen Victor Jara'lara ihtiyacımız var... Bir dönem böylesi baskılara u rayan Ruhi Su, 1970'den sonraki sanat ya amında, toplumsal mücadelenin gerisinde kalmı tır. 74-75'lerde anti-fa ist mücadelenin yükseldi i, çeli kilerin keskinle ip safların giderek netle ti i dönemde, Ruhi Su'da sınıf mücadelesini kucaklayan üretimler göremiyoruz. Halk fa ist saldırılara u rarken, katliamlar ya anırken, halk elinde silah, ate hattındaki yerini alırken Ruhi Su, "Yunus Emre", "Karacao lan", "Pir Sultan Abdal", " iirler ve Türküler" gibi çalı malarla u ra mı tır. Bunun nedeni fa ist adırı ve katliamların azgınca sürdü ü ko ullarda bile fa izme karı sava mak yerine gençli e "okulları terkedin, fa istlerle polisleri kar ı kar ıya bırakın" diye önermelerde bulunan teslimiyetçi, revizyonist çizgiyi (TP) savunmasıdır. 1978 yılında yaptı ı 'Sabahın Sahibi Var" adlı çalı ması ise di erlerinden farklı, içerik olarak süreci biraz daha kavrayan, günün devrimci co kusunu yakalama çabası içinde bir çalı ma olarak öne çıkıyor. Ancak yine de 1970'li yıllarda devrimci eylemlerin yo unlu u, 71 devrimci hareketi ya da halka yönelik

TAVIR

yo un saldırılar, 12 Mart, Kızıldere... v.d.'nin önemi dikkate alınırsa Ruhi Su'nun gereken duyarlılı ı göstermedi ini görüyoruz... "Arabesk" için, onun toplumumuzun bir gerçe i oldu unu, bu müzi in bu topluma ait oldu unu, e er biz bu müzi i be enmiyorsak, toplumun kurulu düzenini de be enmedi imizi söylemi tir Ruhi Su. Arabeskin yoz ve bunalım müzi i oldu unu belirtmi tir. Bu müzi in bu toprakların müzi i oldu u gerçe ini yadsıyan ve arabeski i renç olarak niteleyen, arabeske inat bir eyler yapmaya çalı an, tanzimatçı kafa yapısına sahip elitist sanatçı yakla ımlarına dü memi tir... fili Ruhi Su'nun sanat ya amında, icracılık ön plandadır. Çalı malarının ço unu uzun uzun ara tırıp derledi i halk ozanlarının türküleri olu turmaktadır. Yalnız, böylesi abartılı denebilecek yo unlukta halk türküleri derleme çalı ması, her ne kadar türkülerin ilerici olanlarını ortaya çıkartma çabası güdülse de, objektif olarak müzeci bir anlayı a yol açıyor. Döneminin devrimci sanatçıları arasında olan Ruhi Su'nun misyonunun yalnızca halk türkülerimizin ilerici, demokratik yanlarını ortaya çıkarmak oldu unu söylemek yanlı olur. Sanat ya amının büyük bir bölümünü bu anlayı ının ürünlerini olu turmaya ayıran Ruhi Su, bir anlamda i in kolayına kaçıp ya anan sürece yönelik ürünler verememi tir. Bir "Yunus Emre"nin, "Karacao lan"ın 70'li yıllarda halkın sorunlarını ne derecede kucakladı ı, Ruhi Su'nun da bu türküleri söyleyerek ne derecede halkın sesi solu u oldu u, dönemin ko ulları göz önüne alındı ında, fazla tartı ma götürmez gerçeklerdir. Ruhi Su, konserlerinde (devrimci

22

1990 4 kasim  
1990 4 kasim  
Advertisement