Page 22

hareket içerisinde müziin yerini ise, "ekmekten a ka kadar" halkın ya amak isteyip de ya ayamadıının, özlemini çektiklerinin ne esini, yürekliliini verecek, ya ama sevincini arttıracak bir müzik olarak dü ünüyor. Ruhi Su'nun önemle vurgulanması gereken bir yanı da küçük burjuva sanatçılar tarafından yansızlıın, bireyciliin, örgütsüzlüün feti le tirildii ko ullarda, sanatçının "örgütlü" olması gerektiini savunmasıdır. Toplumcu gerçekçi "dü ünceden" sanatta gerçeklik'i anladıını söyleyen Ruhi Su, sanatçının örgütlülüü noktasında da, "Toplumsal dönü ümleri gerçekle tirecek olan örgütlülüklere sanatın önemli derecede katkısı olacaını" ve böyle bir örgütlülük içerisinde yer almak gerektiini söylüyor. "Sanatta gerçekçilik" derken Ruhi Su, sanata bakı ını sınıflı toplumlarda sınıflar arası çeli kilerden kaynaklı geli en, egemen kültür ve demokratik halk kültürü olarak ikile mesini görüp, sanatını bir sınıfın çıkarları dorultusunda yönlendirdiini görüyoruz. O halde "Sanat Sanat çindir" gibi bilimsel olmayan bir yakla ımı daha ba ından reddeden Ruhi Su, bu yakla ıma kar ıt olarak söylenen "Sanat Toplum çindir" sloganı içerisinde sanatını tanımlar gözükmektedir. Sanatının halkın ya amını kucaklaması gerektiini belirtmekle beraber Ruhi Su, kaçınılmaz olarak toplumun herhangi bir kesiminin ideolojisini yansıtan, özlem ve çıkarlarına yanıt veren sanatın, sınıf için olması gerekliliini net olarak ifade etmi . Zaten söz konusu olan sınıf, proletarya olduunda, onun sınıfsal çıkarlarıyla toplumun genel çıkarları arasında bir çeli ki olmayacaktır. O halde, "Toplum çin Sanat" denildii

TAVIR

zaman anla ılması gereken sanat, proletarya sanatıdır. Ancak, üretimlerimizin, toplumsal ortamla arasındaki diyalektik badan hareketle, ürünlerde doallıkla gözlenen sınıfsallık, bilimsel yakla ımın reddettii bir bakı la yakla an bazı küçük burjuva aydınlarımız tarafından göz ardı ediliyor. Kendilerini bu anlamda "toplumcu" olarak niteledikleri zaman, halkın sesi, soluu olarak kar ılarına dikilmek gerekir. Doaldır ki burjuvazi de sanatı, kendi sınıf çıkarları dorultusunda alabildiine kullanıyor. Sanatın sınıfsallıını kendi çıkarları söz konusu olduunda, olmadık demogojiler üretiyor. Hatta bunun için pek çok küçük burjuva aydınını kendi saflarında toplayıp çok sesli koro bile olu turabiliyor. Ruhi Su'nun "sanatta gerçeklik" tanımlamasıyla sanatın sınıfsallıı, halkın sanatını yapmak gereini ifade etmi tir. Ruhi Su yaptıı sanatı bu biçimi ile ifade etmemi olsa da, bu anlayı a hizmet eden çabaları, halkın öz deerlerini koruyup dönü türmesi, "halk ne eylerse iyi eyler" mantııyla hareket ettiini gözlemliyoruz. Ruhi Su halktan yana sanat yapmaya yönelik çalı malarıyla olumluyken, özellikle ilk zamanlarda ürünlerinin halk tarafından tam olarak benimsenmediini söylemek yanlı olmaz. Gözlemlenen nokta, ilk zamanlarda Ruhi Su'nun sanatıyla yalnızca aydın kesime, elit bir tabakaya ula abilmi olmasıdır. Sonraları, sanata yönelik youn ilgileri sebebiyle devrimciler tarafından, toplumsal muhalefetin yüksek olduu dönemlerde, Ruhi Su'nun müzii halka biraz daha ula mı ancak yine de o dönemde bir Ali Asker kadar bir Emekçi kadar

20

1990 4 kasim  
1990 4 kasim  
Advertisement