Page 15

— "Öneri si olan var mı ?" — "Bütün yurtta sıkıyönetim ilan edelim." Çe itli a ızlardan kar ı çıkı lar oluyor. tirazlar üzerine güvensiz ses, geri adım atıyor. Onunki sadece bir öneriymi . Yalnızca ehirde sıkıyönetim ilan edilmesi tartı ılıyor. — "Bu, daha sonra dü ünülebilir" diyor kariyeri en yüksek olan adam. Ardından onu onaylayıcı hareketler ve sesler geliyor. Ek güvenlik önlemleri, yeni yasalar ve daha birçok ey tartı ılıyor. — "Sonuç olarak" diyor hep konu an adam, "teröristlere kar ı acımasız olmak lazım gelir." —"damlar mı" diye soruyor bir ses. — "Ne gerekiyorsa onu yapın. Her eyi dü ünün" diyor adam, "damları da dü ünün." Bazıları ho nutsuz, yorgun da ılıyorlar toplantıdan. Haber kamuoyuna sızdırılıyor. Ardından, onlardan biri, "kısasa kısas, kim yapıyorsa onun adamını asaca ız" diye açıklama yapıyor: Kamuoyu a kın. Sabah. Konunun do rudan ilgilileri gazeteleri açtıklarında kendi kelleleri üzerine yapılan tehditleri görüyorlar. Gazeteler elden ele dola ıyor. çlerinden biri: —"El altından tehdit ettikleri yetmedi herhalde, imdi de açıkça ilan ediyorlar." —"Bize mi, harekete mi, yoksa kamuoyuna mı sopa sallıyor bu herifler." —"Bir önemi varmı?" —"Sadece tehditle kalmayabilirler. Gerçekten öyle bir niyetleri olabilir. Ona göre hazırlıklı olmak gerek. Pervasızlıklarının ölçüsü yok adamların." TAVIR

—"Öyle de olsa bir ey farketmez. Biz hazırız nasılsa. Yıllardır Gerilerden ta ımadık güvensizmı bir ses: bu gerdanlı ı boynumuzda." Bir gardiyan; "Bu kadar senedir u mapus kapısındayım. dam mahkumlarına böyle rehine gibi bakıldı ını görmedim. Böyle meselelere hep ihtimam gösterilmi tir. Öyle ulu orta konu ulmaz, münasip bir lisanla konu ulur. Böyle eylere mahalle kabadayılarının a zı gitmez. Zaman de i ti. Siz bo verin, bırakın okumayın gazeteleri. Kendinizi bo yere sıkıntıya sokmayın." —" Yok be dayı. Zaten alı tık ikide bir kellemizin orta yere konmasına. Biz daha önce demi tik, yazmı tık, bunlar rehine kafasıyla hareket ediyorlar diye, ama pek kulak asan olmadı anla ılan. imdi daha iyi anlamı lardır." Gardiyan elindeki gazeteyi karı tırarak: —"Herkes bir ey diyor, herkes kendi kafasında." —"Bizim de söyleyecek bir eyimiz vardır elbet." Ertesi gün gazetelerde büyük bir ilana rastladı okuyanlar, ilanın böylesi de tuhaftı do rusu: "12 Eylül'ün halkımıza ya attı ı cehennemin hesabının sorulmasının, mücadelemizin yükselmesinin bedeli ba larımızsa e er, BUYRUN... Rüzgârın ardı her zaman vardır."

13

1990 4 kasim  
1990 4 kasim  
Advertisement