Page 86

mak gerek. Şimdi birbirinden ayrı gorunen pol itik eğ ilimleri g iderek bir potada eriyip kaynaşarak az çok ideolojik bir bütünleşmeye yönelebilir, veya biri öbürüne egemen duruma gelebil i r. » (<<Yürüyüş » dergisi. Sayı 2, sayfa 3.) Burjuvazi n i n kendi içindeki sürtüşme ve çekişmelerin temel, uzlaşmaz çel işkiler olmadığı genellikle doğ rudur. Burjuvazi bütünüyle sömürücü bir sınıftır ve işçi sınıfı n ı n iktidarı a l masına, sömürü düzenine son vermesine, sosya lizmi k u rmasına karşıd ı r. Ama bu genel i lken i n topl u m gel işmesi nin bazı aşamaları nda, bazı özel likler gösterdiği de gözden uzak tutulması doğ ru ol maz. Bugün bir ya nda Cu'mhu riyet Halk Partisi n i n temsil ettiğ i burjuvazinin bir kolu i l e AP, MSP, CGP orta klığının temsil ettiğ i öteki kolu a rasında kıyasıya g iden boğ uşmayı nasıl izah edeceğ iz? Bu boğ uşma burjuvazi. nin iç çel işkisid i r. Burjuvazi n i n bu iç çel işkisi, işçi sınıfı n ı n büyük burzju· vaziye, em perya lizme karşı başl ıca devrimci güç ola ra k yü rüttüğü savaşta yardı mcı ola biliyor. Çünkü burjuvazinin bu çelişkisi genel likle memleketin objektif gelişmesin i n bir sonucudur. Burjuvazi nin gerçekten yerli sa nayici kısmı, orta tabaka lar gittikçe daha fazla em perya l izmin, ya bancı sermayeni n ağırlığ ı n ı omuzları nda hisse· diyorlar. Emperya l izmin yerl i müttefikleri olan işbirl ikçi burjuvazi ta lanın en dolaysızını uyg u l uyor. Devlet hazi nesini, k redi olanaklarını en haya· sızca yöntemlerle yağma ediyor. Ote yandan g ittikçe a rtan bir ölçüde u l usal gel i re, devlet organlarına, polise, silôhlı kuvvetlere el koyuyor. Ve bu olanakla rı g ittikçe a rta n ölçüde zü mresel çıkarları için kulla nıyor. Yerli yabancı tekeller, holding ler birikim lerin aslan payı nı yutuyor. Ul usal bur· juvazi yatı rı mları için gereken olanakla rı bulamıyor. Ayrıca ulusal ü retim a racı üreten ağır sanayiin kurul ması büyük ölçüde i ç pazarın va rlığı i l e m ü mkündü r. Oysa toprak beyl iğinin egemenliğinde olan g e n i ş köy emek. çileri yığ ı n ı nı n . satı n alma gücü çok cılızdı r. B u yığ ınları n adam başına d üşen yıllık geliri bin l i ra civarı nda d ı r. Ayrıca 3 milyona va ra n işsizler or· dusunun varlığı u l usal ekonom iye iki yönden za ra rd ı r. Bu yığı nlar ü ret· mediği g i bi, tüketim olanakları da çok azdı r. U l usal burjuvazi topl u m gelişmesinde emperyalizm.işbirl ikçi egemen· liğinin sebep olduğu bu tı ka nıklığı bazı reformlarla gidermek i stiyor. Fa­ şist ita lya'dan a l ı n ma kanun maddeleri ile topl u m gelişmesinin sonuna kada r tıkanamayacağ ını, bunların kaldırı l masını, gerçek kapitalist bir gelişme yoluna g i ril mesini savun uyor. En gerici zü mrelerin, emperya l izm i n hegemonyasına ka rşı, kendi ölçüsü nde, M a rks v e Engels'in « Komünist Manifestinde» bel i rttiğ i i lerici rolü oynuyor. CHP de, AP, CGP, MSP g i bi a nti·komü nisttir. CHP yöneticileri bunu g izlemiyorlar. CHP esasta öteki burjuva partileri ile birleşiyor. Ama bi· 367

yc_75_04  
yc_75_04  

Nısan 1975 4(130) Komünist ve işçi partilerinin teori ve enformasyon dergisi 285 ASBP MK Politbüro üyesi Fridrih Ebert v sediyorlardı. Sovye...