Page 85

Türkiye, Güney Viyetnam Tiyö idaresinde, Güney Kare Park yönetiminde durum ve koşullardan başka bir nitelik gösteriyor. Tiyö ve Park yönetimle­ rinde dolaysız faşist yöneti m, neo-faşist görü ntülerle uygulandı, uygulanı­ yor. Gü ney Viyetna m 'da Tiyö yöneti minde parlamento ve partiler mevcuttu. Ama gerek parla mento, gerekse politik yaşa m işçi sınıfı n ı n politik yöne­ ticisi komünist partisine ve gerçek sınıfsal sendikalarına kapalıydı. Ama sosyal demokrasi � itel iğ i nde bir muha lefete yer veri l mişti. Azg ı n bir a nti­ komünizm geçerliydi. Dört yılda bir « seçi mler yapıl ıyor ve b u nları Tiyö' ­ n ü n partisi ezici bir çoğ u n l ukla « kazanıyor»d u . Ama öte yandan Viyetna m halkına karşı sömürgecilik ta ri h i n i n gördüğü en kanlı, en barbar bir sa l ­ dırı harbi, Amerikan em perya l istleri i l e elele yürütülüyordu. ••

B u harbin pa ralelinde toplama kampları gerçek yurtseverlerle ağzına kadar doluydu. B u ralarda H itlercilerin yığınsal k ı rı m ve işkence yöntemleri uygulan ıyordu. Demek oluyor ki, em perya l izmin, işbirl i kçilerle elele dayat­ tığı faşizm, neo-faşizm yöntemleriyle karışık uygula nıyordu. Burjuvazin i n yu rtsever kesimi, orta tabakaların, ayd ı n la rı n önemli bir kısmı, komünistlerle birlikte hem em peryal izme, hem de faşizme, neo­ faşizme karşı uzun yıllar boyunca savaştı lar. Burjuvazi n i n gerici kesimi, büyük toprak beyleri, aferistler, en ka nlı, en büyük vurg uncular Tiyö kliği ile yakın bir işbirl iği kurdular. Ama burj uvazin i n bu kısmı gittikçe a rtan bir h ızla burjuvazi içinde izole duruma düştü. B u gelişmede, Sovyetler B i rliği n i n , öteki sosyal i st ülkelerin , dü nya ko­ m ü nist hareketinin daya nışma ve çok yönl ü yard ı mları sonuçlandırıcı bir rol oynadı. Kamboç da buna ya kın iki yön lü d iyalektik bir gelişme sonucunda emperya l izme, lon Nol işbirlikçilerine üstün geldi. Böylece, g ü n ü müzde gerek em perya lizme karşı. sosya l izme açılan u lusal, demokrati k bir düzen için savaşta, gerekse emperya lizmin doğ urd uğu faşist rejimiere, veya fa­ şist yöntemlere karşı savaşta burjuvazi n i n tutumu. burjuvazide meydana gelen ayrışmalar önemli bir rol oynuyor. Bundan ötürü komünistlerin ve öteki devrimcilerin burjuvazideki ayrışma l a rı gözönü nde tuta n devrimci bir taktik ve strateji uyg ula ma la rı şarttır. Bu ayrışmaları gözön ünde tutan bir ta kti k ve strateji hiç bir zaman. işçi sınıfını burjuvaziye taviz vermeye, onu burjuvazi ile a nlaşmaya yöneltmek a n lamına gelmez. Aksine, işçi sınıfı n ı n demakratik haklarını genişletmek, işçi s ı nıfını burjuvaziye karşı sınıf savaşında g üçlendi rmeye amaç edind iğinden bu taktik ve strateji devrimci bir nitelik taşır. Türkiye'de bazıları tarafı ndan en zor a n laşılan da bu devrimci taktik ve stratejidir. Orneğ in, sayın Bora n yen i kurulan TiP'in yay ı n organı sayı­ lan « Yü rüyüş» derg isinde şunları yazıyo r : « Burjuvazin i n kendi içindeki sürtüşme ve çekişmelerin temel, uzlaşmaz çelişkiler olmadığını u nutma366

yc_75_04  
yc_75_04  

Nısan 1975 4(130) Komünist ve işçi partilerinin teori ve enformasyon dergisi 285 ASBP MK Politbüro üyesi Fridrih Ebert v sediyorlardı. Sovye...