Page 71

siyeline daya n ı yor. işte g unumuzun a ğ ı r ba san gerçekliği budur ve ege­ men emperyaıist çevreler politik kara rlarında bunu dikkate a l mazlık ede­ mezler. Ağ ı r basan bu gerçeklik, ekonomik bunalı mdan harp yoluyle Çı­ k ı ş a rama denemelerin i adamakıllı güçleştiriyor ve yerinde m ı h l ı yor. Şimdiki kapita l ist bunalı m ı n ı n olası sonuçları n ı ta h l i l ederken za m a n ı ­ mızın u n utulmaması gereken bir başka özelliği d e , burjuva topl u m u n u n kendi içinde sınıfsal ve siyasa l g üçlerin ora n ı nda g izlen iyor. 1 930 yı l l a rı buna l ı m ı n ı n harbe yol açabilmek için önce H itler'i iktida ra getirmesi ge­ rekti. Ve bugün de sağcı g üçlerin gemi azıya a l m a la rı teh li kesi asla ha­ fife a l ı na maz. Fakat şimdi kapita l i st ü lkelerde işçi s ı nıfı ve demokratik güçler ortak cephesi aşırı g erici l i ğ i n yolu n u kesebilecek bir d u ru mdad ı r. Proletaryan ı n sınıf bilinci, h a l k y ı ğ ı n la rı n ı n politik deneyi ve sol g üçlerin örgütl ü l ü ğ ü , a rtı k tekellerin çıkarları nı savunma adına demokratik rej i m i boğ ma denemeleri karşısında g üçlü b i r d i reniş oluşturacak k a d a r a rtmış ve gelişmiş b u l u n uyor. Kom ün ist ve işçi partileri ş u n u önemle beli rtiyorla r : Emekçilerin, bütün demokratik g üçlerin a nti-monopol ist m ü cadelede sımsıkı birleşmeleri, sağ tehl ikeyi önlemeni n , sosyal ve politik ilerleme için yen i olanaklar sağ l a ­ m a n ı n emin yol udur. Genel likle ü retimde a za l m a n ı n eşl i k ettiğ i işsizl i k a rtı şından. sermaye­ nin hiç ol mazsa g rev ha reketin i n aza lması gibi bir politik çı karı va rdı r. Ne var ki, şimdiki b u na l ı m süreci içinde yığ ı n l a işten çıkarmalar g rev ha reketi n i n etkenliği ni körletebi l m i ş değ i l d i r. Tersine. daha i l k buna l ı m y ı l ı nda. grevler sayı v e süre topla m ı bakımından ha rpten sonraki dönem için rekor denilebilecek bir d üzeye çıkmıştı r. Bu da. ekonomik g üçlüklerin artması koş u l l a rı nda emekçilerin sı nıfsa l - politik pasifliğine g üvenerek. te­ kellerin öyle istedi k leri gibi at oynata mıyacakları demektir. Bugün emperya l izm bunalı mdon çıkabilmek için vaktiyle sömürgelerden sağlıyobildiği kaynaklara da sahip değ i ldir. Genç bağı msız devletler ege­ menlik haklarını başariyle savunuyorlar. Gelişme hal indeki ül kelerin ulus­ lara rası durumu. emperya l izmin, kapitalist ekonomiyi kıvra ndı ra n buna­ l ı mı azgel işmiş memleketler hesa bına yum uşatma denemelerin i son uçsuz bırakabilecek kadar güçlenmiştir. Ma rksist-Leni n i st teori, dü nyada yeni güçler dengesinden hareket ede­ rek. yeni bir d ünya h a rbi n i n hiç de yazgı sal bir kaçı n ı l mazlık olmadığı sonucuna varıyor. Bu yarg ı , devrimci. a nti-emperya list savaşta komünist­ lerin il kesel strateji k kı lavuzla rı nda n biri ol uyor. Bu yarg ı n ı n, sağ l a m te­ meli ve doğ ru l u ğ u . za m a n ı n yoklamasından geçmiş, son onyı l l a rı n pratik deneyiyle, topl u msal d üzenleri ayrı ü lkeleri n barış içinde yanyana yaşa­ maları normları n ı n uluslara ra s ı hayatta yerleşmesi n i sağ lama başa rı­ lariyle de onayl a n m ı ş b u l u nuyor.

352

yc_75_04  
yc_75_04  

Nısan 1975 4(130) Komünist ve işçi partilerinin teori ve enformasyon dergisi 285 ASBP MK Politbüro üyesi Fridrih Ebert v sediyorlardı. Sovye...