Page 62

lük, öncelikle toplu msol hayatı n en önemli alanı olan üreti msel -ekonom i k a l a nda, i n sa n l a r ara s ı ndaki m ü l kiyet il işkilerinde gerçek demokrasi pren­ siplerin i n enine boyuna yay ı l ması üstü nlüğüdür. Burjuvazi, sağcı reformistler ve revizyonistler, demokrasinin özel likle sosya l -ekonom i k ya n ı n ı anmadan geçmeye yada her suretle küçümse­ meye ça lışı rlar. Orneğ i n , Bruno Krayski'nin geçenlerde M ü n i h 'te yayı m­ lanan « Demokratik sosya lizmi n görünüşleri .. baş l ı k l ı kita bı nda ve aynı za manda uluslararası sosya l-demokrasinin diğer birçok kita p ve belge­ sinde, kendilerinin komün istlerle olan ilkesel a n laşmazlıkla rı n ı n özü n ü n ü retim a raçları üzerinde mül kiyet biçimleri soru nundan i leri gelmediği savla nıyor. O n l a r hattô sosya list ü l kelerdeki toplu msal mül kiyete « itiraz etmiyorlar .., çünkü emekçilerin bu m ü lkiyetin özel m ü lkiyete çevril mesini istemediklerini ve buna izin vermiyeceklerini kendileri de kabul ediyorlar. Onların komünistlerle il kesel ayrı lı ğ ı , kendi deyiml eriyle, komü nistleri n inkôr ettikleri kişisel demokrasi ve özg ü rlüğün ta n ı n masıdır. Sosya l i st ü lkeler komünistlerine verdikleri dersler a rası nda ne « inciler .. yok ki ! Kôh demokrasinin « politik g üçlerin oyu n u .. olduğundan, kôh « is­ ted iğ i n şeyle uğraşma serbestl i ğ i .. olduğunda n, kôh da «ayrı ka n ı ı a rda i nsa nları n yanyana yaşa maları .. demek olduğundan (hattô bu «ayrı ka­ n ı l a rda .. oluşun ardında halkın temel menfaatlerine ve kabul ettiğ i dev­ let ka n u n l a rına aykı rı eyl�mler g izlense bi le) söz ediyorlar. Giderek, de­ mokra s i n i n ya l nı z Avru pa' halklarının eski geleneği ve nerdeyse u l us a l çizgisi olduğ u n u , Batı ' n ı n "demokratik tipten .. politik sistemi, Doğ u' n u n « a nti-demokratik .. pol itik sistemi g i b i kategori lerin varolduğunu savlayan garip görüşler de i leri sü rüyorlar. Orneğ i n , şu Roje Garodi g i bi sosya l ist demokrasi «eleştirmen ..i n i n ne i l g i nç bir evrim geçirdiğine bakı n : Bilindiği üzere, sosya l ist demokra s i n i n burjuva demokrasisini y a d s ı m a ola mıyacağı , a ncak "onun s ı n ı rları n ı n g e ­ nişleti l m işi . . o l a r a k kabul ed ilebileceğ i g i b i sağcı-revizyon i st bir tezle başlıyan G a rodi, burjuva " Le Monde .. gazetesi sütu n l a rı n d a n FKP Ola­ ğ a nüstü X X i . Kongresine " hariçten gazel .. öğütler vermeye kalkışarak, "Vur ku rmayl ı k l a ra ! .. gibi hazin bir slogan ileri süren yarı-deklôse ele­ manlar yardı miyle sosya l ist devletin seçi m l i (yasama) orga nları n ı n a l a ­ şağ ı edilmesini gerçek sosya l i st demokrasi örneğ i olara k i l ô n edecek k a ­ d a r i l eri gitti.

Ma rksist-Leninistler bütün bunlara köklü bil i m sel ve i l kesel bir ya na­ şımla karşı koyuyorlar. Şöyle ki, oluşunda, emekçilerin politik hak ve öz­ g ürlüklerini i l k defa i l ô n eden ve ya l n ı z i l ô n etmekle de kalm ıyara k, bun­ l a rı topl u msal hayat prati ğ i nd e pekiştiren, ça lışma hakkını, öğ renim, bi­ l imsel ve kültürel eylem özg ü rlüğünü, insa n l ı ğ ı n ya ratmiş olduğu mô nevi nimetlerden ya rarlanma özg ü rl ü ğ ü n ü eylemde gara ntileyen sosya lizmin ta kendisidir. i nsanoğ lu n u n serbestçe meslek seçme, bütün eğ i l i m ve

343

yc_75_04  
yc_75_04  

Nısan 1975 4(130) Komünist ve işçi partilerinin teori ve enformasyon dergisi 285 ASBP MK Politbüro üyesi Fridrih Ebert v sediyorlardı. Sovye...