Page 55

çilerin ça l ı şma koşulları, sağ l ı k d u ru mları, kültürel ve sportif eylemleriyle i l g i l i tedbirleri beli rliyor. Yine Matansas i l inde yersel egemen l i k org a nları kurmakla görevli g ru p üyeleri nden H . Akosta, Küba'da sendika ları n çağdaş ödevlerinden söz etti ve özetle şun ları söyled i : Küba Emekçileri Send i ka Birl i ğ i ' n i n 1 973 yılı nda yapılan X i i i . Kongres i n i n sosya l izm kuruculuğu sürec i n i n gelişmesi ba k ı m ı ndan özel bir önemi va rdı . Bu kongre, sosyal ist dağıtı m prensipini a rdıcı l lıkla uyg u l a m a n ı n , ya n i " herkesten kabiliyetlerine göre, herkese emeğ ine göre» prensipini gözetmenin kesin önemi n i bel i rtti ve tektük bel i rtileri parti tarafı ndan şiddetle suçlanan denkleme (dağ ıtı mı, verdiği emeğe ba kmaksızın herkes için eşitleme) eğ i l i m iyle mücadele ted birlerin i beli rledi . Send ikalara , örneğ i n emekçileri ü retim yöneti m i ne, işletmenin plônlarını hazırlama işlerine çekme g i bi diğer bazı önemli problemlerle de uğraşmak düşüyor. Tek sözle, Küba send ikaları n ı n çalışmaları, Lenin'­ i n sendikaları komünizm oku l u saya n yarg ısı temeli üzeri nde gü nden güne daha da gelişiyor. Topl u msal örg ütlerin durumu ve rol ü soru nu, sosya l i st demokra s i n i n gelişme perspektifleri açısından, sosya lizm politik siste m i n i n komünist topl uma dönüşmesi açısı nda n özel bir önem taşıyor. Bu konu üzerinde duran BKP MK aday üyesi Prof. N. Yahiel özetle şunları şöyled i : Bu süreç sosya l i st devri m i n üstün geldiğ i a ndan itibaren gelişiyor ve g ü nden g ü ne daha gözle görü l ü r biçi mler a lıyor. Bunlardan biri, devlet idaresinde top­ l u msal tabana daya n a n uyg u l a m a n ı n g itgide daha büyük ölçü l er a l ma s ı ­ d ı r. Bulga rista n'da bu cüm leden olarak y e n i t i p , topl u msal-devletsel or­ g a n l a r meydana getiri l m i ş bulun uyor. Orneğ i n , kültür ve sanat a l a n ı nda en yüksek yönetim organı kültür yapıcılarından o l uşan kongred i r. Bu kon­ greye katılacak ola nlar, k ü lt ü r ve sanat birlikleri ve toplumsal-politik ör­ gütler tarafı nda n seçil mekte ve aynı za manda i l g i l i devlet org a n l a rı tara ­ 'fı ndan da kendilerine yetki veril mektedir. Kong re, Sa nat ve Kültür Komi­ tesi ' n i ve komite başka n ı nı seçmektedi r. Bundan sonra da, H a l k Meclisi, bu komitenin başka n ı n ı Baka n l a r Kurulu üyeliğine seçmektedi r. Komite plen u m u (genel kurulu), kendi yönünden Yürütme Bürosu' n u seçmekte­ d ir. Demek ol uyor ki, bu komite, seçilerek görevlendirilen bir toplumsal ­ 'devletsel organdır. Bu h i ç de yaratıcı birliklerin (kültür v e sanat birlik­ lerinin) yeri ni a l maz. Kültür ve sanat birlikleri n i n kend ine özgü karakteri hiç bir suretle sınırlanmış o l maz. Tam tersine, yaratıcı cephenin, kültür ve sanat cephes i n i n adamları, kültür a l a n ı nda izlenecek politika n ı n bel i rlen­ mesine ve uyg u l a nmasına daha a ktif olarak katıl m a olanağ ı bul urlar. Sovyet heyetine şu soru soruld u : " Sosyal i st' devlet sistemi ni n komünist topluma dönüşmesi koşul l a rı gelişmiş sosyal i st top l u mda ne dereceye ka­ dar olgunlaşıyor? » Soruyu Y. Krasin şöyle ya nıtladı : Sosya l i st devlet sistemi ve toplumsal

336

yc_75_04  
yc_75_04  

Nısan 1975 4(130) Komünist ve işçi partilerinin teori ve enformasyon dergisi 285 ASBP MK Politbüro üyesi Fridrih Ebert v sediyorlardı. Sovye...