Page 52

Sosya list il işkilerin gel işmesi soru nlarını, gitgide daha çok karmaşık­ laşan bu soru nları vukufla çözme yeteneği ne sahip kadroların rolü n ü ar­ tırma soru n u üzerinde de büyük bir dikkatle d u rul uyor. Yönetimde bu a n la mda profesyonalizm, bütün toplu m u n menfaatlerine uyg u n ve iç niteliği bakı m ı ndan do demokratiktir. N. iribacakov, sosyalist devletin örgütlenmesinde ve işlevinde demok­ ratik santral izm prensipinin önemine ve g ü ncel l iğ i ne işaret ederek, san­ ıra lizm i l e demokrasi a rası ndaki karş ı l ı klı il işki üzerinde d u rdu ve şu nları söyledi : Şunu un utmamak gerekiyor ki, santra lizm, demokrasinin değ il, demokrasiyle h iç de bir tululamıyaca k olon s ı n ı rsız de-santra lizasyo n u n to m karşıtıdır. Toplumda etkin v e otoriter bir merkezsel devlet iktidarı 6lmıya bilir, yersel egemenlik organları ise kara rla r olma konusunda bü­ yük bir bağımsızlığa sahip olabilirler. Ama bu, h iç de demokrasinin ege­ men olduğu anlamına gelmez. Ve bunun tersine, g üçlü ve yüksek otori­ tel i bir merkezsel devlet iktidarı pekôlô demokratik olabilir. Devletin demokratik karakterini, onun merkezsel olup olmadığı d eğ il, merkezsel ve yersel devlet egemenliği organları n ı n halkın elinde bulunup bulun­ madığı, halkın irare ve menfaatlerini yansıtıp yansıtmadıkları , bu organ­ ların eylemine yığ ı n ların doğrudan doğruya katıl ı p katı l madığı h ususları belirler.

Demokratik santra lizm ve bir de bürokratik santra lizm vardır. Fakat ikincisi demokrasiyi yadsı madır. Ve devletin yığı nlara yabancılaştı rılması, onların tepesinde korkunç bir kuvvete dönüştürül mesi, a ncak bürokratik santra l izmin ayırıcı vasfı d ı r. Biz, sosya list toplu m u n yönetiminde santra­ l izmi genişletme ve yetkinleştirmeden söz ederken, her şeyden önce onun demokratik iç niteliğ i n i geliştirme ve yetkinleştirmeyi, bürokratizmden kesin l ikle kurtarılmasını gözönünde bulunduruyoruz. Fakat emekçiler devletin ve tüm toplumun yönetimine somut olarak nasıl, hangi kurum ve a raçların ya rdımiyle katılacaklard ı r ? Söz alanlar, bu katı l ı m ı n her şeyden önce temsil organları yard ı miyle olduğ u n u be­ l i rtti/er. Doğrudan doğruya halk tarofı ndan seçilen ve onun g üvendiği kişilerden oluşan temsil orga nları aynı za manda tüm devlet i ktidarı n ı n temelini meydana getiriyorlar. V. Vayhelt ş un la rı belirtti : Bunun, içindir ki, benim mem leketimde (ADe), son yıllarda, halk temsi lciliğ i n i gelişti rmede, temsilci lerin çalışma etkinliğini ve halkvekillerinin otoritesi n i artırmada önemli adımlar a tıldı. Bizde emekçilerin gereksinmeleri, menfaatleri ve önerileri devlet organ­ larının yürütme eylem i nde geniş ölçüde ve etki nlikle ya nsıtılıyor. V. Vayhelt, bilimsel-teknik devri min demokratik yoldan politik kararlar alınmasını fazla ve gereksiz hale getirdiği h ususunda, bu işlevin a rtık yakında hesa p makinelerine devredileceği hususu nda burjuva ideolog ­ ları n ı n ileri sürdürkleri savla rın yersiz ve tuta rsızl ı ğ ı n ı da göstererek şun333

yc_75_04  

Nısan 1975 4(130) Komünist ve işçi partilerinin teori ve enformasyon dergisi 285 ASBP MK Politbüro üyesi Fridrih Ebert v sediyorlardı. Sovye...

yc_75_04  

Nısan 1975 4(130) Komünist ve işçi partilerinin teori ve enformasyon dergisi 285 ASBP MK Politbüro üyesi Fridrih Ebert v sediyorlardı. Sovye...