Page 37

tarihsel eşitl ik biçiminde de henüz eşitsizlik vard ı r. Emeğ e göre ücret sosyalist prensipine burj uvaca ve anarşistçe yapılan hücumlara, Mao­ culann denkleme, eşitleme tera neleri ne, burjuva kibirlilik veya küçük bur­ juva katla nmasızlığ ı ideologları n ı n uydurmala rına Marks' ı n bir yarg ısı toptan cevap vermektedir. Bu yarg ı ş u d u r : Emeğe göre ödeme prensipiyle ilgili eşitsizlik komünist topl u m u n ilk safhası için kaçı n ı l mazd ı r. « Ha k hiç bir zaman ekonomik düzenin ve bununla şartlı top l u m u n kültürel geliş­ mesinin daha üstüne çıkamaz. » (ll) Kapita l izm d ü nyası n ı n bunalımla rla salsı ldığı ve enflôsyon u n arttı ğ ı , emperyalizmin fikir yapıcıları n ı n ekonomide « sıfır a rtış »tan söz ettikleri ve tüketim i n sınırlanmasını öğütledi kleri, ka pita l ist ü l kelerde emekçileri n sos­ yal g üvensizliğinin a rttı ğ ı kosul la rd a sosya lizmin üstü nlü kleri daha belir­ g i n biçimde ortaya çı kıyor. E konomi� i n halk yara rına dinamik gelişmesi örneğ i n i yalnız sosya list d üzen veriyor. Emekçilerin yaşama düzeyini daha fazla yükseltmek, sosya l izm kuru­ culuğunun ana hedefi, ASBP Vi i i . Kong resi tarafından ve sosya list toplu­ luk ülkeleri kardeş pa rti lerin i n kongreleri tarafı ndan belirlenen ana ödev­ d ir. Bugün sosya l izm, henüz ü retim d üzeyi bakı mından en gelişmiş kapi­ talist memleketleri geçememiş olsa bile, emekçilerin (ta m istihdam ve emeğ i n koru nması g i bi, öğren i m ve sağ l ı k koruma, d i nlenme g i bi, analık hakların ı n ve çocuğu n savunulma sı g ibi) yaşamsal önemde bi rçok gerek­ sinmeleri nin daha tam olara k g ideril mesi ni sağ lıyabiliyor. Sosyal izm ka­ d ı nları n hak eşitl iğini gara ntil iyar, gençliğin hakları n ı n tam olara k ger­ çekleştirilmesini sağlıyor, ihtiyarlara sosyal yard ı m ı güven a ltına a lıyor, emekçilere ulusal kültürün ve d ü nya kültürü n ü n değerlerinden yara rlanma olanakla r ı veriyor. Sosyalist toplumda ayrıcal ı k sahibi sınıf veya tabaka­ lar yoktur; varlı kları devam eden s ı nıflar a rası ndaki ayrı mlar da yavaş yavaş g ideril mektedir. Uluslar ve halklar a rası nda, yurttaşla devlet a ra ­ snıda yeni i l işkiler meyd a na gelmektedir. Sosya lizm, toplum ile k i ş i a ra ­ sı nda yabancılaşmaya yol aça n sosyal nedenleri süratle ortadan kaldır­ maktadır. Bu top l u m yüksek ahlôk niteliklerine sa hip olan insanın yaratıc ı kabiliyetıeri ni geliştirmek üzere a rdıcıl koşullar yaratarak gerçek özgür­ lüğü sağ la makta d ı r. Sosyalizmin « Gotha Progra mı n ı n Eleşti risi»nde ortaya çıkarılan gerçek anlamı sosyalist topl u l u k ül keleri nde daha ta m olara k gerçekleştirilmektedir. Ma rks'ı n öngörüleri n i n bilimsel karakteri, kapital izmden komünizme doğru geçişin birtek sıçrayışla birdenbire gerçekleştirilemiyeceğ i ni, bu geçişin uzun bir dönemi, bir toplumsa l d üzenin devrim yoluyle diğeri�e dönüşmesi dönemini kapsıyacağını, komünist toplu m aşaması n ı n sosya­ l izm ve komünizm olarak iki olgun laşma safhası olduğ u n u kanıtlama­ s ı nda kend ini gösteriyor. B u safhalar a rası ndaki ayrımlar' şundan ileri

(11) K. M a rks ve F. Engels, Eserler, c. 1 9, s. 1 9. 318

yc_75_04  
yc_75_04  

Nısan 1975 4(130) Komünist ve işçi partilerinin teori ve enformasyon dergisi 285 ASBP MK Politbüro üyesi Fridrih Ebert v sediyorlardı. Sovye...