Page 33

Marks' ı n kapitalizmden sosya l izme devrim yoluyle geçişin yasa l l ı kla rı hakkı ndaki öngörü leri bugün bizim için özel bir önem taşıyor. Marks'ın « Gotha Programının Eleştirisi .. nde belirlediği o l u ml u fikirler utkusal sos­ yalist devrimler boyunca geçilen sı nava pratik olarak daya n m ı ştır. Bu fikirler, gel i şmiş sosyalist toplulnun oluşması nda ve a d ı m a d ı m komü ­ nizme geçilmesinde yen i yeni onoyla r kaza n ma kta d ı r. Marks'ın öngörüle­ rin i n doğ ruluğu, Büyük Oktobr Sosyal ist Devri mi'yle, Sovyetler Birliğ i n i n ta rihsel gelişmesiyle, d ü nya sosyal ist sistemi n i n kurulması v e güçlen­ mesiyle, toplumsal uyg u lamalarla, m i lyonlarca emekçin i n yaratımlı çalış­ maları n ı n sonuçla riyle, komünist ve işçi partilerinin eylemleriyle kanıtlan­ ma ktadı r. Ta ri h ve zamanımız şuna tan ı k l ı k ediyo r : Uluslara rası işçi sınıfı n ı n bü­ tün savaşlarında, sosyalizm ve kom ü nizm yolu nda atı l a n her ileri adı mda « Gotha Progra m ı n ı n Eleştirisi ..ni yarata n ı n dehası tekrar tekrar beliriyor. Marksizmin yüz y ı l boyunca eskimiyen bu coşku ve atı l ı m dolu belgesi, biz komü nistler için, kapitalist sömürü ve ezgiye karşı, burjuva ideoloji­ sine karşı savaşta . komün i st top l u m d üzenini kurma sorunları n ı işleme ve çözmede eşsiz bir eylem kılavuzu olara k kalıyor. Işçi sınıfı n ı n devlete ka rşı tutu m u hakkı nda Marks' ı n yaptığı konuş­ m a l a r. yüz yıl önce olduğu g ibi. bugün de. işçi sınıfı n ı n evrensel-tarihi m isyonunu yerine getirmek için yürütülen savaşın bilimsel temele daya­ nan strateji ve taktiğinin işlenmesinde yol gösterici ödevini görüyor. Oportü n istlerin burjuva devletini idealize etme, o n u n sınıfsal özlüğünü gözlerden sakla ma ve s ı n ıfların üstünde bir kurum ola ra k gösterme dene­ meleri ne karş ı l ı k. Marks ve Engels. bunun biçimleri ne kadar değ işik ve çeşitli olursa olsun, gerçekte daima b u rjuva diktotorası olduğunu açıkça gösterdiler. Bug ü n sosya l-reformistleri n. tekelci sermaye devletine herke­ sin çıkarları na hizmet eden ve a ncak «daha büyük demokra s i »n i n ger­ çekleştiril mesi a n la m ı nda bir d üzeltmeye gereksinen « sosyal h u k u k dev­ let i » adını vermeleri, iktidar orta mında kapita list i l işkileri g izleme ve bun­ l a rı sonrasızlaştırma çabasından başka bir şey değ il d i r. Kapita l izmde hayat (işsizl ik, enfıôsyon. i lerici g üçler temsilcilerin i n bel irli görevlere ge­ tiril meleri n i n yasaklanması vb.) bugün bu g i bi sovların tutarsızlığ ı n ı her za mankinden daha büyük bir açıklıkla ortaya koymakta. Ma rks ve Engels tarafı ndan temerrendirilen yarg ı nı n. ya n i kapitalist sistemin mutlaka aşıl' ması gerekliğ i yarg ı sı n ı n d oğ ru l u ğ u n u pekiştirmektedir. Devletin sınıfsal özlüğ ü n ü n Ma rks tarafı nda n keşfedi l mesi, hemen. sos­ ya l ist d üzeni ya ratma n ı n kesin ö n koşulu sıfatiyle proletarya d i ktatörlü ­ ğ ü n ü n bil imsel olarak temel lendirilmesine y o l açtı . Marks şu n la rı yazı­ yord u : « Ka pita list toplu m l a komünist toplum arasında, birincis i n i n devrim yoluyle ikincisine dönüştün.i l m esi dönemi vardır. Politik geçiş dönemi de bu dönemi karş ı l a r, ve bu dönemin devleti proletarya n ı n devri mci d i kta 314

yc_75_04  
yc_75_04  

Nısan 1975 4(130) Komünist ve işçi partilerinin teori ve enformasyon dergisi 285 ASBP MK Politbüro üyesi Fridrih Ebert v sediyorlardı. Sovye...