Page 22

bol bol politik ve tarihi materyal) ve bütün yığ ı nsal enformasyon a raç­ ları olanakları n ı n sözün to m o nlo miyle kullanıl ması gerekl idir. B u cüm­ leden olarak, Emil iya-Romaniya bölge kuruluna bağ l ı olarak bir demok­ ratik yayınevleri birliği meydana getirilmiştir ve buna birçok büyük ulu­ sal yayınevi g i rmektedi r. Bunlar kitap yayı mını, kültür sava şında, demok­ ratik ve a nti-faşist prensipleri gerçekleştirme, politik ve sosyal yenileşme savaşında bir silôh saymakta d ı riar. Orta ta baka larda bir endişe ve bozu ntu n u n a l ı p yürüdüğü, buna l ı m tehl i kesi n i n işçi sınıfı n ı n bazı birlikleri n i de tehdit ettiğ i şimdiki g i b i kar­ maşık bir d u ru mda, ideolojik ve kültü rel çalış rr;ıa özel bir önem kaza nıyor. iKP şunları bel irtti : « Gerek u l usal, gerekse u l uslararası çaptaki tüm a n ­ la miyle gelişme v e i lerleme problemlerine yeni b i r yonaşım bugün geniş ideolojik savaşı n temeli olara k yerleşiyor ve yerleşmesi gerekiyor. Şim­ diki buna l ı ma i l işkin çeşitli sahtecili kler bütün içyüzüyle açığa vuru l ma l ı, şaşk ı n l ı k ve ölümcül yazgıcı lıkla, soru msuz « bunalım felôketi » o �un uyle savaşılmalıdır. » (IZ) Eğitim ve öğretimde kültürel ve ideolojik savaşı do i K P şöyle görüyo r : .< i l kokul d a n itibaren, ancak a nti -faşizm ideolojik sa­ vaşın tek temeli ola bi l i r . . . Onemli olon, gençliğ i n mi litarizmi ve ı rkçı l ığ ı reddedecek ruhta eğitilmesi, ona halkları n eşitliği v e uluslararası daya ­ nışma idea l leri n i n aşılanmosı, topl umsal hayatta emeğ i n oynadığı rolü n gösteri l mesidir . . . Ancak böyle doğru v e geniş b i r ya naşımla ça l ı ş ı l ı rso, devlet oku l u birliğe temel olabilecek, bütün demokratik eğ i l i m l er için (Iôik ve katolik, ma rksist olon ve ol mıyan) serbestçe savaşa açık olacaktı r. » ( 13) /

Komünist Partisinin çizdiği bu hattın, Ş ubat ayında yapı l a n her kade­ meden okul kurul ları ve ü niversite kurulları seçi m lerinde üstü n geldiğini memnu niyetle kaydedebil i riz. Bu seçi m lere topla m 20 mi lyonu aşkın öğ­ renci, a na- baba, öğ retim üyesi ve h izmet personeli temsilcisi katı ldıl a r. Hemen hemen her yerde, d emokratik ve a nti -faşist g üçler adayla rı n ı n ortak l i steleri oyların çoğ u n u kazandı ; sağ g üçlerin ve faşistlerin adayları izole du ruma düştü ler ve büyü k bir yenilg iye uğ rad ı l a r. i şte a rtık beş yı l var ki, halk yığ ı n ları sürekli bir gerg i nl i k içinde ve savaş için her on tetikte bulunmakta, plônları şimd iye dek birbiri ard ı nca suya d üşürülen faşistlerin çevirdi kleri ma nevra ları di kkatle izlemektedir­ ler. Sağa kayma önlenmiş olsa bile, ne ekonomik ve sosyal a la nda, ne de politika ve iktidar orta mında kesin değişmeler olmuş değild ir. Bir başka deyişle, memleketi faşist tehli keden koruyacak nitelikte değ işmeler olmamıştı r. Bu demektir ki, faşizm politik plônda d urd urulabilir ve yeni­ lebi l i r, fakat kökünden kozı nobil mesi için politik d oğrultunun esaslı ola­ ra k değişmesi, ekonomik ve sosyal bü nyen i n kökten d eğişmesi g ereklidir.

(12) « L' Unita», 1 4 gennaio 1 975. (13) L'U nita », 1 4 g en naio 1 975. 303

yc_75_04  
yc_75_04  

Nısan 1975 4(130) Komünist ve işçi partilerinin teori ve enformasyon dergisi 285 ASBP MK Politbüro üyesi Fridrih Ebert v sediyorlardı. Sovye...