Page 16

şiklik tehlikesi var mıdır ve bu tehlike ne derece ciddidir? Olayları n gidi­ şini bu doğrultuya hangi nedenler ve g üçler yöneltiyor? Faşizmi yenme ve kö künü kazı ma savaşı hangi metotlarla y ü rütülebilir? Ka pita list d ü nyay ı burgacında kıvra ndı ra n şimdiki buna l ı m ı n memle­ ketimizde ba m başka d ra matik biçimler a lması ve bunun da ekonomik buna l ı m ı n ağır ve sürekli politik, sosyal ve moral krizle örül mesinden ileri gel mesi problemi n keskinliğini artı rıyor. Kapitalizmin ekonomik bunalı­ m ı n ı n gelişmesin i koşu llaya n etkenler, ıta ly a ' n ı n zay ı f ve tarihsel bakım­ dan gerika lmış ekonomik yapılışı yüzü nden, egemen s ı nıfları n ı n şimdiye dek uyg u ladı kları politika n ı n iflas etmiş olması y üzünden daha da g üç­ leniyor. Artık bızı % 24 bulan enflasyo n giderek şiddetleniyor. B u enflas­ yonu, Amerikan em peryalizminin egemen çıkarlarına boy u n eğ me duru ­ m u ndaki kapitalist d ü nya n ı n başvurduğu karmaşık v e çelişik oy unla bile durd u rmak zord ur. Işçi isti hdamına ağır bir da rbe olan ü retim d üşüşü alıp yürüyor. B u koşullarda, idare işi, h �r şeyden önce bunal ı m ı n sonuç­ l a rı n ı n bütün yükünü emekçilerin sırtına yüklemeyi amaçladığı için, ala­ bildiğine g üçleşiyor. Emekçi halk kendini savu nma azmiyle dolup taşıyor. Ama açgözlülük ve kabi/jyetsizlikleri yüzünden, bunalım tehlikesi karşı­ sında memleketimizin başka ül kelere kıyasla daha çaresiz kalması n ı n nedeni old u kları h a lde, kesenin ağzını birtürlü açmak istemiyen büyük tekeller de kendi d i renişlerinde öylesine azimli görünüyorlar. Devlet yapı­ Iışı ve örg ütü, iç ve dış problemler y umağ ı nı kapital izm çerçevesinde ge­ leneksel metotla rla çözmekten aciz kalaca k n itelikte old uğu zama n , el bette çıkış y o l u a ra n maya başlanıyor. Burjuvazinin en geri kal m ı ş ve gerici bö l ü m ü a rasında, karmaşık politik durumun içinden « k uvvet pozis­ yon u »yle çıkış çaresi a ra m a , şu veya bu biçimde otoriter bir rejim kur­ mak suretiyle çıkma fikri doğuyor. Çıkış yollarından biri (ama biriciğ i değ il) olara k böyle bir çözümü da­ yatma denemelerinde ıtalya n Sosy a l Ha reketi (ISH) adındaki neo-faşist partiden yararl a n ıyorl a r. Kuruluş y ı l ı olan 1 946'dan 1 960 y ı l ı na kadar, bu pa rtide, biri ö ncel ikle gü neyiilerden oluşan ve h ı ristiyan-demokratların merkezci politikasının «yedek tekerlek»i ol maya ça l ışan « ı l ı m i ı ka nat», öteki de ö ncel ikle « Sa l o » c u m h u riyeti (2) ka l ı ntıları ola n « ka l ı n sap a » teo­ risyenlerinin girdiği « sert tutum kanad ı » olmak üzere başlıca iki kanat ça rpışageldi. Alm i ra nte, pa rti nin başı na geçtikten sonra, bu iki akım a ra ­ s ı nda a racı rol ü ne g i rerek, iSH'dan ay rılan v e a rtık a ç ı k kışkırtı, eşkiyaca ani baskın ve askeri isy a n hazırlığı ka rakterli ey lemlerini geliştirmekte olan aşırı g rupları tekrar pa rtiye çekmeye muvaffak oldu . 1 972 y ı l ı nda, ı sH, parlamento seçimlerine hazırlık s ı rasında, monarşist partinin kendisine katıl ması üzerine ad değ işti rdi. 1973'te yapılan son

(2) Sola Cumhuriyeti : 1 943 Ey lül ünde ıta lyanın Alman-faşist askeri birlik­ lerince işgal edilmiş kesiminde, ha pisten kaçmış bulunan Musalini'nin başka nlığında kurulan ku kla faşist cumhuriyet. Not. red .

297

yc_75_04  

Nısan 1975 4(130) Komünist ve işçi partilerinin teori ve enformasyon dergisi 285 ASBP MK Politbüro üyesi Fridrih Ebert v sediyorlardı. Sovye...

yc_75_04  

Nısan 1975 4(130) Komünist ve işçi partilerinin teori ve enformasyon dergisi 285 ASBP MK Politbüro üyesi Fridrih Ebert v sediyorlardı. Sovye...