Page 13

K u rtul uşun otuİuncu yıldönümü , aynı zamanda ADCde gel işmış sos· yalist topl u m u n kurul ması nda Ma rksizm-leni nizm teorisi nin yaratı mla uy­ gula nması dönemini oluşturan otuz yıl demektir. Cumhuriyetimiz toprak­ larında burjuva ideolojisinin bütün çeşitleri ve nüansları kesin bir yenil­ g iye uğratılmıştı r. Kurtu luşun otuzuncu yıldönümü, dünya sosyal ist sistem inin oluşmaya devam ettiği ve emperyal izmle vu ruş mada kesi n bir güç haline geldiği otuz yıllık dönem demektir. B u savaşta, sömürücü düzen ta rihsel önemde bir yenilg iye uğratı l m ı ş bulun ma ktadı r. Kurtuluşun otuzuncu y ı ldönümü, 1 7 milyo n l u k ADC yu rttaşları n ı n da sonrasız olara k mensup bulund ukları sosyalist devletler a ilesi nin, bu on­ m ilyonları aşan ailenin ol uştuğu otuz yıllık dönem demektir. Sosya l ist devletler topl uluğunun birliği (her şeyden önce SSCB'de ger­ çekleştirilen leni nci ulusal politika sayesinde) K. M a rks' ı n d&hice ö ngö­ rüsünü simgeleştiriyor. M a rks şöyle diyord u : « Halklar gerçekten bi rIeşe­ bil mek için, ortak menfaatlere sa h i p olma lıd ı rlar. Menfaatleri nin ortak ola bilmesi için, varolan mülkiyet ilişkileri ortada n kaldırılmalıd ı r, çünkü yü rü rlükteki mülkiyet i l işkileri bazı halkların diğerleri tarafı nda n sömürü 1mesin i koşulland ı rıyor. Yü rü rlükteki mü l kiyet i lişkileri n i n ortada n kald ı rı l ­ ması nda yalnız işçi sınıfı n ı n menfaati va rd ı r. B u n u yapabilecek d u rumda olan biricik güç de bu sınıftır. Proleta rya nın burjuvazi üzerindeki utkusu, aynı zamanda halen halklar a rasında düşmanlıklar doğ u rm a kta olan bütü n ul usal ve endüstriyel a nlaşmazl ı k ve çatışmaların g ideril mesi an­ l a m ı na gel iyor. » (12) Sovyetler Birliğinin faşizm üzerindeki utkusuyle başlıyan gelişmenin mantıki bir sonucu da, ADC'nin 25. kuruluş yıldönü mü ne doğ ru oluşan ta rihsel değişimlerin yüksek yasa ma organı kara riyle Anayasaca da sa p­ ta nmış ol masıd ı r. Bu dönem içinde, sosya lizme, barışa, halklar arası nda karşı l ı k l ı a nlayış ve güvenliğe h izmet eden bir dış politika izlenmes i ; barış içinde yanya na yaşama prensipleri ni gerçekleştirmek, sömürgeci liğe ve diğer bütün ezg i biçimlerine son verme a maciyle emperya l izme karşı savaşan devletleri ve halkla rı her ba k ı mdan desteklemek üzere müca dele yürütül mesi a rtık denenmiş prensipler h a linde yerleşmiş bulunuyor. ADC halkı n ı n bugünlerde en büyük güçle hissettiği şu gerçek bundan böyle ve sonrasız olarak a nayasal bir prensi p halinde beni mseniyo r : «Alman Demokratik Cu m h u riyeti, Sovyet Sosya list Cumhuriyetleri Bir­ l iğ iyle sonrasıı ve dönüşsüz dostl u k ilişkileriyle bağl ıd ı r. SSCB'yle sıkı ve kardeşçe birlik, Alman Demokrati k Cumhuriyeti halkı için sosyal izm ve barış yolu nda daha i leri gelişmeyi garanti lemektedir . . . Alman Demok­ ratik Cumhuriyeti sosya list devletler toplu l uğ u n u n ayrı lmaz bir organik

(12) K. Ma rks v e F, Engels, Eserler, c. 4, s. 371 . 294

yc_75_04  
yc_75_04  

Nısan 1975 4(130) Komünist ve işçi partilerinin teori ve enformasyon dergisi 285 ASBP MK Politbüro üyesi Fridrih Ebert v sediyorlardı. Sovye...