Page 20

20 EKİM

Sayı: 191

Gezimize saldırıp işçileri karakollara doldurdular

Tavrımız net: Size ifade vermiyoruz! Faaliyetlerimize 1 Mayıs’a bir ay kala başladık. İlk olarak iki yerel işçi platformu toplantısı yaptık. Toplantılardaki amacımız 1 Mayıs’a işçi sınıfı içinde etkin bir şekilde hazırlanmaktı. 1 Mayıs’m işçi sınıfı için ne anlama geldiğini anlatmak, bunun üzerinden sınıfın en azından ulaşabildiğimiz duyarlı kesimlerini harekete geçirebilmekti. Çeşitli bölgelerde yapılan bu toplantılara önemli sayıda işçi katılımı oldu. Bu toplantılardan alman güçle tüm platformların ortak gezisi (bu aynı zamanda 3. toplantı olacaktı) için etkin bir çalışma yürüttük. İşçüerin ve emekçilerin biraraya gelmesine tahammül edemeyen sermaye devleti, faşist kolluk kuvvetleriyle geziye, otobüs kalkış yerlerinden saldırıp katılan işçileri gözaltına aldı. Birçok işçi sempatizan ve yoldaşımız gözaltında militanca bir tavır sergilediler. İfade vermeyi reddettiler. Gezi sabahı yoldaşımla beraber otobüsün kalkacağı durağa giderken sivil bir otomobil yanımızda durdu. İPolis olduklarını söyleyip bize nereye gittiğimizi sordular. Yanımızdaki piknik çantasını göstererek pikniğe gideceğimizi söyledik. Üst araması yaptıktan sonra kimliklerimizi alarak bizi karakola götürdüler. Karakolda ifade vermeyeceğimizi söyleyince işkence yapmakla

tehdit edip bizi korkutacaklarını sandılar. Oysaki tavrımız netti. Daha sonra bizi ayrı ayrı boş bir odaya çekip sorgulamaya başladılar. Tehditlerle bir şey elde edemeyince küfür ve hakaret eşliğinde dayak faslına başladılar. Bunlar bir sonuç vermeyince aldıkları yere götürüp serbest bıraktılar. Polisin saldırısından sonra pikniğe getireceğimiz işçilerle konuşup saldırıyı değerlendirdiğimizde görüldü ki, saldırı yılgınlık yerine daha da bilenmemizi sağlamıştı. 1 Mayıs günü sendikamızın kortejinde yerimizi aldık. Kortej oluşturulmaya başlandığında işçilerin birliğini ifade eden “Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın proletarya enternasyonalizmi” yazılı pankartımızı açtık, ama sendika bürokratları engellemeye çalıştılar. Sendika bürokratları bu tavırlarıyla işçilerin birliğinden ne kadar korktuklarını göstermiş oldular. Biz alana doğru yürüyüşe başladığımızda sendika kortejinde pankartımızı açtık ve pankartımız altında yürüdük. Yürüyüş boyunca ve alanda sık sık slogan atıldı; “Yaşasın 1 Mayıs-Biji Yek Gulan!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”, “ “Yaşasın halkların kardeşliği!”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm!” Alana girdiğimizde devrim şehitleri için saygı

duruşu yaptık. Ardından bütün kitlenin katılımıyla 1 Mayıs marşını çoşkulu bir şekilde söyledik. Sendika bürokratlarının konuşmaları zaman zaman sloganlar, yuhalamalar ve ıslıklarla kesildi. Konuşmalar bittikten sonra polisin arama noktasının öte yanındaki bir grup devrimciye saldırdığı haberi duyuldu. Protesto için devrimci dayanışmayı öne çıkaran, devlet terörünü lanetleyen sloganlar atarak, saldırının yapıldığı yöne kortej oluşturarak yürümeye başladık. Bu yöndeki saldırının sona erdiği, ancak çatışmaların Okmeydanı’nm ara sokaklarında yer yer devam ettiği haberi üzerine yönümüzü değiştirdik. Sloganlar atarak yürüdük ve 1 Mayıs marşı söyleyip dağıldık. Esenyurt’tan bir tekstil işçisi

Siyasal Gelişmeler ve İşçi Hareketi

EK SEN Y A Y IN C IL IK

Ekim 191 1 mayis 1998  
Advertisement