Issuu on Google+


Burjuva devlet aç›k bir bask› ve terör ayg›t›d›r...

Kokuflan düzen ve komünist gençli¤in görevleri Son yaflananlar burjuva devletin aç›k bir terör ve bask› ayg›t› oldu¤unu ortaya serdi. fiemdinli’de devletin suçüstü yakalanmas›yla bafllayan ve ard›ndan Silopi’de bir kez daha su üstüne ç›kan kirli savafl ayg›t› gerçe¤i art›k gizlenemiyor. Çok de¤il, 9 y›l önce Susurluk’taki kazan›n ard›ndan hiçbir fleyin ayn› kalmayaca¤›n› söyleyenler, flimdi bir kez daha milyonlar›n önünde ortaya ç›kan çirkefin üzerini örtmeye çal›fl›yorlar. Hakkari, Yüksekova, Mersin’de yaflanan katliamlar, devletin asli görevinin kendi varl›¤›n› sürdürmesini sa¤layan örgütlenmelerin korunmas› oldu¤unu gösteriyor. Dahas› tek bafl›na devletin aç›k faflist örgütlenmeleri gizli olanlar› korumuyor; bununla birlikte burjuvazi her koldan konunun üstünü örtmeye, manipülasyonlarla kitlelerin bilincini buland›rmaya çal›fl›yor. Sanki orada suçüstü yakalanmam›fl gibi, sanki o kadar silah ve döküman araban›n bagaj›ndan ç›kmam›fl gibi katiller savunuluyor, geçmiflten beri sürdürdükleri hizmetler övülüyor. Devletin zirvesi konuyu basit bir yanl›fll›k ya da önemsiz bir olaym›fl gibi ele almak için azami dikkati sergiliyor. Medya da hiç vakit kaybetmeksizin göreve kofluyor ve ilk günlerin toz duman›n›n ard›ndan Kürt halk›na karfl› k›flk›rt›c› yay›nlarla asli iflinin ne oldu¤unu gösteriyor. Bir anda sanki yeni bir fley gibi Roj TV keflfediliyor, cenazesini kald›ran öfkeli halk terörist ilan ediliyor, Kürt düflmanl›¤›n› körükleyecek her tür malzeme kullan›ma sokuluyor. Düzen dört koldan gediklerini yamamaya çal›fl›yor. Burjuva devlet, ezilenlere karfl› örgütlenmifl aç›k bir terör ve bask› ayg›t›d›r, ezenlerin kat›fl›ks›z diktatörlü¤üdür. Eli kanl› katiller haftalar sonra, kitlelerin öfkesinin yaratt›¤› bas›nçla tutuklan›rken, ülkenin e¤itim emekçilerine gazlarla, panzerlerle hunharca sald›r›l›yor, en meflru demokratik haklar›n kullan›m› silah zoruyla engelleniyor. Demokrasi dediklerinin ne oldu¤unu milyonlar›n önünde ortaya koyuyorlar. Burjuvazi sonuna yaklaflt›kça azg›nlafl›yor, sald›rganlafl›yor. Bunun belgesi de var üstelik. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne flöyle bir göz at›n; devletin örtülü anayasas› herkesi tehdit olarak görmektedir. ‹flçi s›n›f› ve emekçilerden gençli¤e, devrimci güçlerden Kürt halk›na kadar bu s›n›rlar›n içerisinde yaflayan ve ezilen herkes burjuva devlet için tehdittir, bask› ve terörle dizginlenmesi gereken fler odaklar›d›r. Bu belge burjuva devlet için aczin itiraf›d›r, art›k varl›¤›n› sürdürmesinin tek yolunun fliddet oldu¤unun kendi a¤z›ndan kan›t›d›r.

Düzenin açmazlar› ve güncel devrimci görevler

E k i m G e n ç l i ¤ i

Biz de amaç ve niyetlerimizi gizlemeden söyleyelim: Biz burjuva devlet için tehdit unsuruyuz, amac›m›z bu köhnemifl düzeni ve onun devletini tarihe gömmek. Di¤er ezilenlerle birlikte gençlik, düzen için tehdit olarak kalmaya devam ediyor. Zira burjuva düzen gençli¤e iflsizlik, sefalet, bask› d›fl›nda hiçbir gelecek sunmuyor, sunamaz. Kendi gelece¤i olmayan düzen gençli¤i kazanamaz, en fazla susturmay›, yat›flt›rmay›, uyutmay› deneyebilir. Bu yüzden gençlik, devrimci politikaya nesnel olarak yatk›nd›r, devrimci hareketin etki alan› içindedir. Son y›llarda harekette yaflanan tahribat ne düzeyde olursa olsun bu böyledir. Kuflkusuz bir fleyin nesnel temeli ile pratik gerçekli¤i iki farkl› fleydir ve birincisinin varl›¤› ikincisini kendili¤inden getirmez. Yoksa fiemdinli’nin ard›ndan yap›lan eylemler yüzlerle de¤il onbinlerle örgütlenirdi. Demek ki bugün ilk gerçeklik giderek güçlense de ikincisi, gençlik hareketinin varolan durumu ciddi zaaflarla yüzyüzedir. Genel gençlik kitlesi hiçbir fleye tepki vermez hale gelmifl, deyim yerindeyse tam anlam›yla kabu¤una kapanm›flt›r. Peki buradan gençli¤in devrimci dinamizmini inkar edecek bir sonuç ç›kar›labilir mi? Asla. Gençlik gelecektir, gelecekse devrimindir, özgürlü¤ündür, komünizmindir. Biz bu bilimsel gerçe¤e duydu¤umuz güvenle hareket ederiz. Günün devrimci görevlerine bu inançla sar›l›r›z. Geleneksel solun gençlik çevreleri öncesinde kadro devflirdikleri bu alan› bugünkü verimsizli¤i bahane ederek terkededursunlar, biz gelece¤e ve gençli¤e duydu¤umuz güvenle hareket edece¤iz ve en genifl gençlik kitlelerine b›k›p usanmadan gerçekleri anlatmaya devam edece¤iz. Yeni dönemin devrimci gençlik hareketi bu çaba ve ›srar›n flafa¤› olarak ortaya ç›kacakt›r. Bugün bu ›srar ve iradenin yönelmesi gereken birinci nokta, devletin katliamlar›na ve terörüne karfl› en genifl tepkiyi örgütlemektir. Konunun küllenmesine, üstünün örtülmesine izin vermemektir. Farkl›

3


E k i m G e n ç l i ¤ i

4

eylem biçimlerini ve en yayg›n teflhir çal›flmas›n› hayata geçirmeliyiz. Art›k öyle bir noktadan bahsediyoruz ki, ancak beyni Hitler’in ölüm kamplar›nda programlanm›fl faflistler yap›lanlar›, bunun üzerine binen katliamlar› sahiplenebilirler. Öyleyse gençli¤in tepkisini a盤a ç›karmak görevi ertelenemez bir sorumluluk olarak önümüzde durmaktad›r. ‹ki noktan›n alt›n› çizerek bitirelim. ‹lk olarak devlet terörünün bugün en aç›k biçimde yöneldi¤i hedef Kürt halk›d›r. Kürt özgürlük mücadelesinin tüm birikimlerinin ve her tür mücadele dinami¤inin ezilmesi amaçlanmaktad›r. Bunun bir yan› da Türk emekçilerinin içinde Kürt düflmanl›¤›n›n artt›r›lmas› ve halklar›n birbirine düflürülmesidir. Dolay›s›yla halklar›n kardeflli¤i bayra¤›n›n gençlik içinde dalgaland›r›lmas› ve Kürt halk›n›n meflru özlemlerinin desteklenmesi temel bir sorumluluktur. ‹kinci önemli nokta ise fiemdinli’de yaflananlar›n gelip geçici veya münferit de¤il, bizzat devlet örgütlenmesinin ve politikas›n›n do¤rudan bir parças› oldu¤u, failin de sermaye devleti oldu¤u gerçe¤inin bir an için bile gözden kaç›r›lmamas› gere¤idir. Bugün fiemdinli’de yüzünü gösteren devletin kirli savafl ayg›t›, aç›k ya da gizli örgütlenmeleri ile her yerdedir. Bu ayg›t iflçi s›n›f› baflta olmak üzere tüm emekçilere karfl› örgütlenmifltir. Umut Kitabevi’ne bombay› koyan ellerle yeni Terörle Mücadele Yasas›’n› haz›rlayan eller bir ve ayn›d›r. Bu sald›r›lar, okullar›m›zdaki kameralarla, paral› e¤itimin giderek yayg›nl›k kazanmas›yla birlikte düflünülmelidir. Üzerimize sürülen faflistlerin sat›r tutan elleri, soruflturma ka¤›tlar›n› uzatan eller, haklar›m›za ve taleplerimize karfl›l›k gazlar› atan, coplar› tutan eller ayn› meflum ve büyük kola ba¤l›d›r: burjuva devlet ayg›t›, onun da gerisinde sermaye düzeni. Gençli¤in öfkesinin ve tepkisinin yönü bu olmal›d›r.

10. y›lda artan sorumluluklar ve gençli¤in devrimci hareketini büyütmek Genç komünistler için ay›n di¤er temel gündemi Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l kampanyas›d›r. Yay›m›zda bu konuya oldukça genifl bir yer ay›rd›¤›m›z için burada kampanya çal›flmas›n›n seyrine ve sonras›na iliflkin k›sa birkaç fley söylemekle yetinece¤iz. Kampanya çal›flmam›z oldukça yo¤un bir biçimde sürüyor. Hemen her yerel çal›flmam›z konuya kilitlenmifl ve flimdiden belli sonuçlar elde etmifl durumda. Bununla beraber kampanya çal›flmas›n›n as›l hedefi ikinci dönem boyunca yürütece¤imiz çal›flmaya bir haz›rl›k yapabilmektir. Bizim önümüze koydu¤umuz as›l görev 10 y›l›n birikimine yaslanarak gençli¤in devrimci hareketini büyütmek ve buradan da devrimci iflçi s›n›f› hareketiyle kader birli¤i yapm›fl gençlik y›¤›nlar› ile ilerlemektir. Bu görev hiç kuflku yok ki daha genifl güçlerin kat›l›m›n› gerektirmektedir. Dolay›s›yla kampanya çal›flmas›n›n bu evresinde gündemin gerisine düflmeden, artan bir enerjiyle hareket ederek, daha fazla insan› çal›flmada seferber etmek gerekiyor. Yine yerel çal›flmalar›m›zdan yans›yanlar, kampanyan›n genifl bir kesim üzerinde olumlu bir etki yaratt›¤›n› gösteriyor. Bu durumda daha fazla insan› çal›flmam›za katman›n önü aç›kt›r. Unutulmamas› gereken fludur: Gençli¤in düzene karfl› tek alternatifi devrimcileflmektir, iflçi s›n›f› ile kenetlenerek sosyalizm için mücadeleye at›lmakt›r. Bunun da biricik kanal› biziz. Öyleyse çürümüfl burjuva devletinin kötü kokular›n›n böyle a盤a ç›kt›¤› bir dönemde genç komünistler gençli¤i ilerletmek, burjuva düzene karfl› devrimci gençlik hareketini gelifltirmek için daha yo¤un bir çaba harcamal›d›r.


‹nsanl›¤›n kurtulufl mücadelesinin gençlik içindeki solu¤u:

Ekim Gençli¤i Bugün insanl›k kapitalizmin yaratt›¤› çok yönlü bir çöküntü ve tahribatla karfl› karfl›ya bulunmaktad›r. Kapitalizm insanl›¤› bir yok olufla sürüklemektedir. Kitlesel katliamlar, emperyalist savafllar, açl›k ve yoksulluk, do¤an›n yok edilmesi, özgürlüklerin ayaklar alt›na al›nmas›, halklar aras›nda düflmanl›¤›n körüklenmesi; tüm bunlar kapitalizmin yaratt›¤› dünyan›n her geçen gün derinleflen sorunlar›n› oluflturmaktad›r. Bu yaflanas› dünya kapitalizmin neden oldu¤u sorunlar yüzünden bir cehenneme çevrilmektedir. Bir düflünün; bugünkü toplum hastal›klar›n çarelerini üretmesine karfl›n, hergün yüzbinlerce insan tedavisi mümkün hastal›klardan ölüyor. Bugün dünyan›n dört bir yan›nda üretilen zenginlikler insanl›k için yeterli olmas›na ra¤men, milyonlarca insan açl›k ve yoksulluk nedeni ile kitlesel ölümlerle karfl› karfl›ya. ‹nsanl›k halklar aras›nda kardeflli¤in hüküm sürdü¤ü bir dünyaya bu kadar açken; emperyalist savafllar ve sald›rganl›klar ile binlerce insan yaflam›n› yitiriyor. Halklar aras›nda kapitalizm d›fl›nda hiçbir nedeni olmayan düflmanl›klar ve savafllar bafl gösteriyor. Gelece¤i yaratan eller, bu güzel ve yaflanas› dünyan›n mimarlar›; açl›k, yoksulluk ve yoksunluk içerisinde k›vran›rken, burjuvalar kapitalizmin onlara sa¤lad›¤› ayr›cal›klar nedeni ile asalak yaflant›lar›n› tüm ihtiflam› ile sürdürüyorlar. Gazete sayfalar›nda okudu¤umuz; “en zengin 3 kiflinin kazanc›, en yoksul 300 milyon insan›n kazanc›na eflit” gibi haberler ayn› zamanda kitlesel yok olufllar›n da bir göstergesi. Dünyan›n dört bir yan›nda binlerce insan o haberde iflaret edilen çeliflki nedeni ile ölüyor. Dünyam›z kapitalizmin neden oldu¤u çevre tahribat› yüzünden yok olufla sürükleniyor. Yarat›lan teknoloji çevre tahribat›n›n önüne geçmeye olanak tan›rken; bu teknoloji sermayenin elinde ya yüzbinleri yok eden atom bombalar›na dönüflüyor ya da kâr h›rs› nedeni ile hiç kullan›lmayan imkânlar olarak kal›yor. Bu mant›ks›z ve ak›l almaz düzenin karfl›s›na ç›kanlar ise, bu yok oluflu devam ettirmek isteyenlerin bask›, zor ve zorbal›klar› ile karfl› karfl›ya b›rak›l›yor. Gelecek için mücadele edenler, sermayenin ve devletin aç›k terörü ile karfl›lafl›yor. Kitlesel katliamlarla, iflkencelerle sermaye bu özlemi susturmaya, kendi çürüyüflünü gizlemeye çal›fl›yor. Kapitalizmin barbarl›k düzeninde, sessiz

kald›¤›m›z sürece ve param›z›n oldu¤u kadar özgür olabiliyoruz. Kapitalizmin yaflad›¤› çürümeyi gizlemenin bask›, yalan ve demagoji d›fl›nda bir yolu bulunmuyor. Bugün insanlar “yaflas›n kapitalizm” sloganlar› ile alanlara ç›km›yorlarsa, dünyan›n dört bir yan›nda milyonlarca insan baflka bir dünya özlemi ile mücadele ediyorsa; tüm bunlar kapitalizmin yalan makinesinin inand›r›c›l›¤›n› yitirdi¤inin aç›k bir göstergesidir. Bugün tüm bu ak›l almazl›klara karfl› ç›kmak için salt insan olmay› seçmek yeterlidir. Zira bugün insan olmak, kapitalizmin onulmaz çeliflkilerine karfl› mücadeleyi gerektirmektedir. Bugün insan olmak, bu ak›l almaz düzeni de¤ifltirme mücadelesinde yerini almakt›r. Çürüyen düzenin karfl›s›nda yer almak; ancak onlar›n çizdi¤i özgürlü¤ün s›n›rlar›n› parçalayarak, özgür bir dünya için mücadele etmekle mümkündür. ‹nsanl›k tarihinin bugüne dek oluflturdu¤u tek gerçek bilimsel alternatif SOSYAL‹ZM’dir. ‹nsanl›¤›n tek kurtulufl umudu; eflitlik, özgürlük ve kardefllik için sosyalizm için mücadele etmektir. *** Bu kan ve gözyafl› düzenine karfl› marksist-leninist dünya görüflünün yol göstericili¤inde mücadele eden Ekim Gençli¤i; yaflanan çürüme ve yok olufla karfl› ad›m ad›m gelece¤i örmektedir. Ekim Gençli¤i 10 y›ll›k yay›n hayat› ve ba¤r›ndan ç›kt›¤› komünist hareketin mücadele tarihi boyunca; yeni Ekimler mücadelesinin gençlik alan›ndaki temsilcisi olma, gençli¤i iflçi s›n›f›n›n sosyalist mücadelesinin bir parças› haline getirme ve bu temelde de gençlik hareketinin devrimci önderlik bofllu¤unu doldurmay› hedeflemektedir Bizler Ekim Gençli¤i olarak tüm dünyada yaflanan barbarl›¤›n karfl›s›nda bilimsel bir taraf›z. Ekim Gençli¤i; çürüyen düzenin karfl›s›nda marksistleninist dünya görüflü ve iflçi s›n›f›n›n devrimci program›n›n yol göstericili¤inde mücadele eden komünist bir gençlik hareketidir. Onun bayra¤› s›n›fs›z ve sömürüsüz bir dünyan›n bayra¤›d›r. O, kapitalist düzenin karfl›s›nda tek gerçek bilimsel alternatif olan sosyalizmin gençlik içindeki temsilcisidir. Ekim Gençli¤i; 150 y›ll›k bilimsel sosyalizm mücadelesinin tüm devrimci birikiminin temsilcidir. O, gökyüzünü fethetmeye

E k i m G e n ç l i ¤ i

5


E k i m G e n ç l i ¤ i

6

ç›km›fl Paris Komünarlar›’n›n, büyük sosyalist Ekim Devrimi’nin mimar› binlerce Sovyet iflçisinin, Alman faflizmine karfl› direnen tüm dünya halklar›n›n mücadelesinin; bugün yaflad›¤›m›z topraklarda ve gençlik içindeki solu¤udur. Ekim Gençli¤i; Türkiye devrimci hareketinin bugüne kadar oluflturdu¤u devrimci miras›n, devrimci gençlik hareketimizin on y›llard›r ödedi¤i bedellerin üzerinden yükselmekte, tüm bu miras› ve yarat›lan devrimci de¤erleri gelece¤e tafl›mak için y›lmadan mücadele etmektedir. Onun mücadelesi; bu topraklarda devrimin solu¤u olmufl Deniz Gezmifller’in, Mahir Çayanlar’›n ve ‹brahim Kaypakkayalar’›n mücadelesidir. Ekim Gençli¤i; çürüyen düzenin karfl›s›nda gençli¤in solu¤u ve mücadele bayra¤›d›r. Yay›n hayat›na ilk bafllad›¤› gün ifade etti¤i “dönemin devrimci önderlik bofllu¤unu doldurmak” misyonu bugün halen genç komünistlerin gençlik içindeki temel hedefini ifade etmektedir. Ve genç komünistler tüm azimleri ile gençlik içindeki bu sorumluluklar›n› yerine getirmek için mücadele etmektedirler. *** Tüm bu misyon ve de¤erler bütünü bugün gençlik mücadelesini büyütmeyi; ideoloji, politika ve de¤erler plan›nda buna uygun bir mücadele hatt›n› oluflturmay› zorunlu k›lmaktad›r. Ekim Gençli¤i’nin mücadelesi bu hedefleri pratik alanda ve bugünün gençlik mücadelesi içerisinde somut sonuçlar›na ulaflt›rma mücadelesidir. Bu hedefleri gerçeklefltirmek, gençlik içinde sosyalizmin bayra¤›n› dalgaland›rmak, gençli¤i kapitalizmle beraber sürüklendi¤i yok olufltan ç›kartmak çok yönlü bir mücadeleyi zorunlu k›lmaktad›r. Ülkemizde ve dünyam›zda yaflanan sürecin yaratt›¤› sorumluluklar›n bilincinde olarak; Ekim Gençli¤i; emperyalist savafllara ve iflgallere karfl› ezilen ve sömürülen dünya halklar›n›n yan›nda mücadele etmekte ve devrimci enternasyonalist de¤erleri halklar›n kardeflli¤i bak›fl› ile egemen k›lmaya çabalamaktad›r. Bizler, emperyalist paylafl›m ve ya¤ma savafllar› karfl›s›nda ve direnen tüm dünya halklar›n›n yan›nday›z. Ekim Gençli¤i; halklar aras›nda kin ve düflmanl›¤›n körüklendi¤i bir süreçte; halklar›n eflitlik ve özgürlü¤ünü istemekte, tüm dünyadaki ve elbette ülkemizdeki ezilen halklar›n kendi kaderlerini özgürce tayin etmeleri için mücadele etmektedir. Bizler halklar aras›nda düflmanl›¤a yol açan›n emperyalist-kapitalist sistemin kendisi oldu¤unu söylüyoruz. Halklar›n kardeflleflmesini ve özgürleflmesini yaratacak olan yegâne fley ise çürüyen bu düzeni yok etmektir. Ekim Gençli¤i; kapitalist düzen karfl›s›nda özgürlük için mücadele etmektedir. Bugün bu özgürlük mücadelesi kapitalist bask›, zor ve zorbal›klara karfl› bir bütün olarak mücadele etmek demektir. Kapitalizmin bireyselleflmifl ve bizleri üç maymun olmaya zorlayan “özgürlü¤üne” karfl› özgürlü¤ün mücadele ederek kazan›laca¤›n› biliyoruz. Bugün aç ve yoksul

bir halde kölece çal›flan iflçi s›n›f›, emperyalist savafllar nedeniyle ülkeleri iflgal edilen ve sömürülen dünya halklar›, ancak sosyalizm için mücadele ederek özgürlüklerini kazanabileceklerdir. Bizler kapitalizmin sahte özgürlü¤üne karfl› gerçek özgürlük için mücadele ediyoruz. *** Ekim Gençli¤i tüm bu sorunlar›n çözümü için gençli¤i talepleri u¤runa mücadeleye ça¤›rmaktad›r. Bugün insanl›¤›n kurtulufl mücadelesinde yerini almak; savafllara, bask›lara, zorbal›klara ve çürümeye karfl› mücadele etmek, insan olarak yaflamaya devam edebilmenin temel k›stas› haline gelmifltir. Bugün ancak insanl›¤›n kurtulufl mücadelesi içinde yerimizi alarak özgür bir gelecek yaratabiliriz. * Sermayenin üniversitelerdeki bekçisi olan YÖK’ü tarihin çöplü¤üne gömmek için, * 12 Eylül karanl›¤›n› bugüne tafl›yan YÖK düzenine ve onun oluflturdu¤u bask› ve teröre dur demek için, * Bizlerin müflteri, okullar›m›z›n ticari bir kurum haline gelmesine izin vermemek için, * Üniversitelerimizin kap›lar›n›n iflçi ve emekçi çocuklar›na kapat›lmamas›, e¤itim hakk›ndan herkesin yararlanabilmesi için, * E¤itimin özellefltirilmesine ve paral›laflt›r›lmas›na “dur” demek için, * Bizleri susturmaya çal›flan faflist ve gerici disiplin yönetmeliklerini yok etmek için, * Üniversitelerimizin özerk ve demokratik birer kurum haline gelmesi için, * Okullar›m›zda söz, yetki ve karar hakk›na kavuflabilmek için, * Anti-bilimsel ve gerici e¤itim sistemine karfl› bilimsel bir e¤itim için, * Tüm uluslar›n kendi anadillerinde e¤itim görebilmelerini sa¤layabilmek için, * Gençli¤in gelece¤ini elinden alan ÖSS sitemine karfl› ç›kmak için, * Emperyalist savafllara ve sömürüye karfl› tüm dünya halklar›n›n mücadelesine sahip ç›kmak için, * Faflizme ve flovenizme karfl› halklar›n kardeflli¤ini savunmak için, * Halklar›n eflitlik ve özgürlük mücadelesindeki yerini almak için, * Geleceksizli¤e, iflsizli¤e “dur” demek için, * Do¤an›n yok oluflana karfl› mücadele etmek için, * Tüm dünyadaki açl›k, yoksulluk ve yoksunlu¤un son bulmas› için, * Kad›nlara yönelik her türlü fliddet, bask› ve ayr›mc›l›¤›n ortadan kalkmas› için, Gençli¤in, bu barbar düzenin karfl›s›na ç›kmak ve mücadele etmek d›fl›nda bir ç›kar yolu bulunmamaktad›r. Ekim Gençli¤i gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yat›lmayan özgür bir dünyan›n kuruluflu için gençli¤i mücadeleye ça¤›rmaktad›r. Gençli¤in mücadelesini büyütmek için Ekim Gençli¤i saflar›na! “ Ya b a r b a r l › k i ç i n d e ç ö k ü fl , y a s o s y a l i z m ! ” Gençlik, yeni Ekimler için E k i m G e n ç l i ¤ i saflar›na, devrime ve sosyalizme!


‹stanbul Ekim Gençli¤i kampanya çal›flmalar›...

Hedefli ve sistemli bir kitle çal›flmas› örüyoruz! ‹stanbul Ekim Gençli¤i olarak yeni kampanya çerçevesinde yo¤un bir ajitasyon ve propaganda faaliyetini geride b›rakm›fl durumday›z. 24 Aral›k günü ‹stanbul’da gerçekleflecek olan merkezi etkinli¤imize kadar zaman› en etkin bir biçimde kullanabilmek için çeflitli tart›flmalar yapt›k. Geçen hafta ‹stanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde gerçeklefltirdi¤imiz bir etkinlikle kampanyam›z› bafllatt›k. Kampanya çal›flmam›za ilk elden kat›lacak olan çevremizin de dahil oldu¤u genel bir toplant› ile, kampanyam›z›n gerekçesini ve hedeflerini tart›flt›k. Bu tart›flmalar do¤rultusunda, bu hafta yerellerimizde toplanan komiteler arac›l›¤›yla kampanya planlamalar›m›z› netlefltirdik ve çal›flmalar›m›z› fiilen bafllatt›k. Yayg›n bir afiflleme ve bildiri da¤›t›m› ile bafllayan kampanyam›z, bütün bir kampanya sürecini kapsayan bir dizi etkinlik, eylem ve flenliklerle devam edecek.

Sistemli ve hedefli bir çal›flma ‹lk olarak merkezi etkinli¤i de içine alan ve kampanya çal›flmam›z›n toplam›n› örgütleme sorumlulu¤unu alacak komiteleri oluflturduk. Komite toplant›s› öncesinde, çevremizdeki tüm arkadafllarla kampanya çal›flmam›za dahil olmalar› üzerine konufltuk. ‹lk toplant›larda komitelerin ifllevi, rolü, etkinli¤e kadar geçecek zamanda yerelde örülecek faaliyet ana hatlar›yla tart›fl›ld›. Bu tart›flmalar do¤rultusunda, ‹stanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde her hafta biri sunum ve ard›ndan yap›lacak tart›flma ile film gösteriminin yap›laca¤› iki etkinlik örgütleyece¤iz. “Ekim Devrimi”, “Ekim Gençli¤i’nin misyonu”, “fiemdinli olaylar› ve ulusal sorun”, son olarak, “Paras›z, bilimsel, özgür ve anadilde e¤itim sosyalizmde!” fliar› üzerine dört ayr› sunum ve tart›flma gerçeklefltirilecek. Ayr›ca bu sunumlar›n gerçeklefltirildi¤i haftalar içerisinde, bir film gösterimi, bir sinevizyon gösterimi, bir müzik dinletisi ve bir de 24 Aral›k etkinli¤ine ça¤r› yapan büyük bir flenlik örgütleyece¤iz. Ayr›ca etkinliklere çok çeflitli araçlarla haftal›k olarak ça¤r› yap›lmas› karara ba¤land›. Her hafta, o hafta gerçekleflecek olan iki etkinli¤i duyuran el ilanlar› ve afifllerle, ayr›ca düzenli olarak haz›rlad›¤›m›z duvar gazetemizle, s›n›f konuflmalar› ve yemekhane konuflmalar›yla etkinliklerimize ça¤r› yapaca¤›z. Y›ld›z Teknik Üniversitesi’nde de benzer bir planlama yap›ld›. Bu kapsamda Y›ld›z Teknik Üniversitesi’nde her hafta iki etkinlik örgütlenecek. Yine sunumlar ve film gösterimlerinden oluflacak bir ayl›k planlama ç›kart›ld›. Her hafta devrim ve sosyalizm mücadelesinden kesitler sunan bir film gösterimi ile “sosyalizm ve çevre”, “ulusal sorun”, “Ekim Gençli¤i’nin misyonu” ve “Ekim Devrimi” gibi bafll›klar alt›nda sunumlar gerçeklefltirilecek. Ayr›ca yerel ve genel gündemlerin ba¤›n›n güçlü bir biçimde kurulabilmesinin zeminini yaratan ek planlamalar dahilinde sinevizyon gösterimleri yap›lacak. fiemdinli’de a盤a ç›kan çeteleflen devlet gerçe¤ini,

kampanyam›z›n söylemlerini güçlendiren bir politik gündeme dönüfltürmeyi hedefledik. Kampanyaya bafllarken vurgu yapt›¤›m›z temel bir nokta vard›. Ekim Gençli¤i olarak bu kampanya ile hedefimiz sosyalizm ile gençli¤in sorunlar› aras›nda somut ve canl› bir ba¤ kurabilmek ve genifl gençlik kitlelerine bir gelecek hedefi gösterebilmekti. Bugün fiemdinli’de yaflananlar çürüyen düzen gerçe¤idir, barbarl›¤›n somut belgesidir. Bu aç›dan yerellerimizde bu gündemi gere¤ince ifllemek, bu gündeme iliflkin örülecek ortak çal›flmalar›n etkin birer parças› olmak bizim için hayati önemdedir.

Yay›n kullan›m› üzerine Gençlik yay›n›m›z›n kullan›m› konusunda da her yerelde kapsaml› tart›flmalar yap›ld›. Bu tart›flmalar çok h›zl› bir biçimde verimli sonuçlar ortaya ç›kard›. Tart›flmalar sonucu tüm yerellerde yay›n sat›fl›m›z› iki kat›na ç›kartmay› kararlaflt›rd›k. Ayr›ca bu çabay› sürekli k›lma karar› ald›k. Bu çerçevede yay›n standlar› açman›n yan› s›ra, yemekhane, amfi sat›fllar› örgütlemeye bafllad›k. ‹stanbul üniversitelerindeki elden sat›fl›m›z yay›n›n ç›kt›¤› ilk haftan›n sonunda 100’ü aflt›. Yaz sürecinde bafllatt›¤›m›z militan sat›fllar›m›z› da bir sistemati¤e oturttuk. Her hafta sonu, kitlesel bir biçimde gerçeklefltirdi¤imiz sat›fllar ve ajitasyon konuflmalar›m›zla kampanyam›z›n da ça¤r›s›n› yapt›k. Yay›n›n kampanya sürecinin etkin bir arac› olabilmesi için önümüze hedef olarak iki okur toplant›s› koyduk. Bu toplant›lardan ilki Aral›k’ta ve di¤eri ise kampanyam›z›n son haftas›nda örgütlenecek. Kampanya sürecinde bizleri yo¤un bir politik faaliyet, kitle çal›flmas› bekliyor. Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l›na ve tarihsel miras›m›za yaraflan bir çabayla kampanyam›z› örgütleyece¤iz. Herfley yeni Ekimler ’i yaratma mücadelesi için!

E k i m G e n ç l i ¤ i

‹stanbul Ekim Gençli¤i

7


‹Ü Fen-Edebiyat Fakülteleri’nde kampanya çal›flmalar›...

Yerelde özgünleflmifl bir merkezi kampanya çal›flmas› Kampüsteki genel politik atmosfer

E k i m G e n ç l i ¤ i

8

‹stanbul Üniversitesi’nde dönemin bafl›ndan bu yana büyük bir da¤›n›kl›k yaflan›yor. Üniversite içerisinde politik unsurlarda gözle görülür bir daralma oldu¤u gibi, örgütlü kesimlerde de aç›k bir da¤›lma ve sürüklenme hali söz konusu. Bir rehavet havas›n›n hakim oldu¤u üniversitemizde örgütlü güçler, kitle çal›flmas› bir yana, ajitasyon-propaganda faaliyetinden bile kaç›n›r durumda. 9 Kas›m YÖK protestosu öncesi ‹stanbul Üniversitesi’nde aç›l›fl flenli¤i ve bu flenli¤i deklare eden bas›n aç›klamas› d›fl›nda tek bir eylem veya etkinli¤in örgütlenmemifl olmas›, yine ayn› eylem öncesi fakültelerde siyasal gençlik gruplar›n›n afifl dahi asmamas› bu aç›dan aç›k bir veri. 9 Kas›m YÖK protestosu ise kendi içinde baflar›l› bir eylem olmakla birlikte, ön çal›flmas›na hakim olan kendili¤indenci tarz ve zay›fl›¤›n bir ürünü olarak sonras›nda alana hakim olan bu apolitik atmosferi da¤›tabilmenin arac› olabilecek bir birikim b›rakamam›fl oldu. Fakültemiz özelinde 9 Kas›m eylemi öncesinde yürütülen faaliyete güç kazand›rmak, 6 Kas›m’› yerelde önceli ve sonral› bir gündeme dönüfltürebilmek noktas›nda ›srarc› bir çaba harcam›fl olmam›za karfl›n, ortaya ç›kan sonucun da gösterdi¤i gibi, bu noktada müdahalelerimiz yetersiz kalm›fl ve istedi¤imiz sonucu üretememifltir. Elbette ‹stanbul Üniversitesi’nde bugün içinden geçilen süreç, gençlik hareketinin genelde yaflad›¤› da¤›n›kl›¤›n ve örgütsüzlü¤ün bir yans›mas›d›r ve do¤ald›r ki tek bafl›na bizim iradi müdahalelerimizle afl›lmas› mümkün de¤ildir. Ancak genç komünistler olarak devrimci bir gençlik hareketinin bugün için ne ölçüde güncel bir ihtiyaç oldu¤unu kavrad›¤›m›z yerde, yaflanan atalet tablosunu kan›ksamak de¤il, aksine ›srarc› ve sistemli bir biçimde müdahale ederek, yo¤un politik faaliyetimiz, kitle çal›flmam›zla gençlik hareketinin bugünkü düzeyine mahkum olmad›¤›n› yerel ölçekte elde etti¤imiz sonuçlarla bir kez daha bilince ç›kartabilmak sorumlulu¤u ile karfl› karfl›yay›z. 6 Kas›m eylemlerine iliflkin yap›lan de¤erlendirmede, bugün hareketin yaflad›¤› sorunun bir yan›n› siyasal gençlik gruplar›n›n parçal› tablosu olufltururken, di¤er bir temel önemde yan›n› ise üniversitelerde hedefli ve sonuç al›c› bir faaliyetin örgütlenmemesinin oluflturdu¤u ve bu can al›c› soruna olanakl›ysa birlikte ama gerekti¤inde yaln›z bir biçimde yüklenebilmenin olmazsa olmaz bir ihtiyaç oldu¤u belirtilmiflti. 9 Kas›m süreci bizim cephemizden yüklenme ihtiyac›n›n yak›c›l›¤›n› bir kez daha gözler önüne serdi. Zira bu süreçle beraber hareketin yaflad›¤› daralman›n düzeyi nas›l gün yüzüne ç›kt›ysa, kendi aç›m›zdan da bir dizi eksikli¤imiz a盤a ç›km›fl oldu. Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l› vesilesiyle çal›flmalar›na bafllad›¤›m›z kampanyay› tam da bu tart›flmalar ve ihtiyaçlar üzerinden yerelimizde gündemlefltirmeye çal›flt›k. Bir dönemdir tart›flt›¤›m›z ve art›k bizim aç›m›zdan çözüm

üretilmesi ertelenemez bir hal alan sorunlar›m›z›n üzerine gitmeyi hedefledik. Kendi yerel faaliyetimiz aç›s›ndan sorunun dü¤ümlendi¤i temel nokta, çok yönlü bir politik faaliyeti örgütlemede yaflad›¤›m›z zorlanma ve politik faaliyet ile örgütsel alan aras›nda bir ba¤ oluflturamamam›zd›. Birçok süreçte do¤ru bir politik perspektife, yo¤un bir kitle çal›flmas› ve yayg›n bir seslenifle sahip olmam›za karfl›n sonuç üretebilme noktas›ndaki zorlanmam›z›n gerisinde de bu eksikliklerimiz yat›yordu. Kampanya sürecini yerel ölçekte, hem güçlü bir politik atmosfer yaratman›n, hem de örgütsel aç›dan karfl› karfl›ya kald›¤›m›z bir dizi sorunun afl›lmas›n›n ad›mlar›n›n at›ld›¤› bir süreç olarak ele ald›k ve planlad›k.

Kampanya çal›flmas›n›n ilk günleri Fen ve Edebiyat Fakülteleri’nden oluflan kampüsümüzde a¤›rl›kl› olarak politik faaliyetin yürüdü¤ü alan› Edebiyat Fakültesi oluflturmaktayd›. Bizim çal›flmam›z da temel olarak bu alanda sürüyordu ve Fen Fakültesi’ne dönük özel bir planlamam›z yoktu. Kampanya sürecini kendi cephemizden bir imkana dönüfltürdük ve sistemli bir çal›flma bafllatma hedefiyle kampanya çal›flmam›z› Fen Fakültesi’ne de tafl›d›k. Bu yönelim k›sa sürede karfl›l›k üretti ve üç hafta içerisinde biz iki ayr› fakültede iki ayr› kampanya çal›flmas›ndan, iki ayr› çal›flman›n sorunlar› ve sonuçlar›ndan söz edebilir hale geldik. Kampanya çal›flmalar›m›z› 14 Kas›m ile bafllayan haftayla beraber ‹stanbul merkezli çal›flmalar ve planlamalarla bafllatt›k. Öncelikle tüm yerellerin kat›ld›¤› bir genel toplant› örgütlendi. Ard›ndan ‹Ü Edebiyat Fakültesi’nde kampanyam›z› ilan etti¤imiz ve gerekçelendirdi¤imiz bir eylem gerçeklefltirdik. Yine bu iki etkinli¤in gerçekleflti¤i hafta boyunca yerelimizde yayg›n bir materyal çal›flmas› ve Ekim Gençli¤i sat›fl› gerçeklefltirdik. Ayn› hafta içerisinde Ekim Devrimi’ni gündemlefltiren duvar gazeteleri ve resim sergileri haz›rlad›k. Kampanyan›n görsel güçlülü¤ü ve ajitasyon-propaganda çal›flmas› ilk hafta bafllad›¤›ndan çok daha güçlü bir biçimde bugüne dek sürdürüldü. Ancak aç›k ki, bu bizim hedefledi¤imiz çal›flma hatt› de¤ildi. Edebiyat Fakültesi ve Fen Fakültesi olarak her hafta iki etkinlikten oluflan bir kampanya program› oluflturup, bu planlamalar› hayata geçirerek çal›flmalar›m›z› sürdürdük. Fakültelerimizde s›nav haftas› olmas› dolay›s›yla yaflanan da¤›n›kl›¤a karfl›n bugüne dek anlaml› etkinlikler gerçeklefltirebildik. Yine bu süre zarf›nda kampanyay› beraber tart›flt›¤›m›z arkadafllar›n da planlamalara kat›labilmeleri ve etkin bir biçimde hem tart›flmalarda hem de çal›flmada yer alabilmelerini sa¤lamak amac›yla bir kampanya örgütleme komitesi oluflturduk. Fen Fakültesi’nde sürdürdü¤ümüz faaliyetin henüz çok yeni olmas›ndan kaynakl› komiteyi, her iki fakültenin faaliyetini planlayan, tart›flan ve denetleyen, do¤all›¤›nda her iki fakültede kampanya sürecine dahil olan arkadafllar›m›z›n


kat›ld›¤› bir biçimde toplad›k. Üç hafta boyunca yo¤un bir afifl-bildiri çal›flmas›, s›n›f konuflmalar›, görsel materyallerle destekli bir faaliyet ördük. Beraberinde bu üç hafta boyunca Fen Fakültesi’nde bir, Edebiyat Fakültesi’nde üç etkinlik örgütledik. Ekim Gençli¤i sat›fl›n› önceki aylar›n iki kat›na ç›kard›k ve ayn› zamanda planl› ve yayg›n K›z›l Bayrak sat›fl›na bafllad›k. Yine bu üç hafta boyunca kampanya örgütleme komitesi üç kez toplant› yapt›. Her bir toplant› kampanya çal›flmas›n›n müdahale edilmesi gereken eksikliklerini gösterdi¤i gibi, beraberinde çal›flmam›z›n gösterdi¤i geliflimi d›fla vurmak aç›s›ndan da anlaml› bir ifllev gördü. Yerelimiz aç›s›ndan dolu dolu bir üç hafta geçirdik ve bugün geriye dönüp bakt›¤›m›zda, bir dizi politik süreçte bugünkünden hiç de az olmayan bir emek harcayarak ördü¤ümüz yo¤un pratik çal›flmalar›m›zda üzerinden atlad›¤›m›z, eksik b›rakt›¤›m›z noktalar› daha aç›k görebilmenin imkan›na kavuflmufl olduk.

Kampanya örgütleme komitelerinin tafl›d›¤› önem Hem kampanyam›z özelinde, hem de genel bir çal›flma yöntemi olarak komitelerin tafl›d›¤› önemden özel olarak bahsetmek gerekti¤i aç›k. Kampanya çal›flmam›z› bafllatt›¤›m›z günden bu yana, yerelimizde bir ilgi yaratt›¤›n› gözlemleyebiliyorduk. Özellikle ajitasyon ve propaganda faaliyetini besleyen etkinlikler dizisi alana hakim olan genel atalet havas› içerisinde bir etki yaratm›flt›. Ancak aç›k ki, bu ilgi ve etkinin sonuçlar üretebilmesinin imkan›, alandaki politik unsurlar›n ördü¤ümüz faaliyetin bir parças› haline getirilmesinde yat›yordu. Geçen sene 1 May›s çal›flmam›z›n ortaya ç›kard›¤› sonuç bu aç›dan bizim için anlaml› bir deneyim oluflturuyordu. Bu aç›dan kampanyam›z› ilk gününden itibaren bir komiteye dayand›rd›k. Komiteyi ise kat› ve sabit bir örgütsel form olarak alg›lamak yerine, kampanya sürecinde tan›flt›¤›m›z ve yürüttü¤ümüz çal›flman›n bir parças› olma noktas›nda samimi olan tüm unsurlara aç›k bir alan olarak tan›mlad›k. Üç hafta boyunca bu bak›flla yürüttü¤ümüz komiteleflme çabam›z, yerelimizde bir karfl›l›k üretti ve gerçekten tan›flt›¤›m›z samimi arkadafllar›n çal›flmam›za güç katabilmelerinin imkan›na dönüfltü. ‹lk yapt›¤›m›z komite toplant›s› yerel planlar›m›z› aç›klay›p tart›flt›rmaya ve öneriler almaya çal›flt›¤›m›z bir atmosferde ve görece bir darl›k içinde geçti. Ancak bugün her iki fakültedeki faaliyetimizin planlamalar›n›n yap›ld›¤› ve dahas› bizim ilk planlad›¤›m›zdan çok daha özgün, merkezi kampanyam›z› gerçekten güçlü bir biçimde yerellefltiren tart›flmalar›n yap›ld›¤› bir platforma dönüfltü. Gençlik hareketinin sorunlar›ndan çal›flmam›z›n hedef kitlesine kadar bir dizi tart›flma yapt›¤›m›z komitede, materyallerin belirlenmesi ve materyal kullan›rken dikkat edilmesi gereken noktalar dahi ayr›nt›l› tart›flmalara konu edildi. fiemdinli gündeminin yak›c›l›¤› ve ortaya ç›kard›¤› imkanlar da gözetilerek kampanya çal›flmam›z içerisinde bu gündemin de ifllenmesi karar› al›nd›. Bu tart›flmalar›n sonucunda Fen ve Edebiyat fakültelerinde yürüyecek oldukça özgün yanlar tafl›yan, hedefli ve bütünlüklü bir kampanya kurgusu ortaya ç›kt›. Kampanya sürecimizin etkinlik ve eylemli bir programa dayand›¤›n› belirtmifltik. Bu eylem ve etkinlikler d›fl›nda süren ek bir çal›flmam›z olacak ve kampanyam›z›n özgün k›sm›n› da bu çal›flma oluflturacak. Fen-Edebiyat kampanya örgütleme komitesinin

tart›flmalar› ile karara ba¤lanan çal›flmam›z, yayg›n bir materyal çal›flmas›, güçlü bir kitle çal›flmas› ve bir flenlik planlamas›n› içermekte. Merkezi etkinli¤e kadar geçecek olan üç haftay› düflünerek planlad›¤›m›z çal›flmam›z, ilk hafta, üzerinde sadece kapitalist barbarl›¤› teflhir eden bir foto¤raf›n alt›nda “Suçlu kim?” sorusunun yaz›l› oldu¤u afifllerle bafllayacak. Yine ayn› soru ve foto¤raf›n oldu¤u bir de bildiri kullan›lacak. Bütün bunlar yayg›n bir biçimde kullan›l›rken, beraberinde kapitalizmin tahribat›n› teflhir eden çeflitli foto¤raflar›n oldu¤u kartlar›m›z› yine ayn› soruyu sorarak ö¤rencilere da¤›taca¤›z ve onlardan düflüncelerini yazmalar›n› isteyece¤iz. Bu noktada komitede bulunan herkes özel olarak kendi s›n›f›ndaki arkadafllar›ndan yan›t alabilmenin çabas›n› harcayacak. Yine ayn› hafta kad›n›n metalaflt›r›lmas›ndan diplomal› iflsizli¤e, fiemdinli’den küresel ›s›nmaya kadar genifl bir yelpazede kapitalizmin teflhiri amaçl› bir sergi çal›flmam›z olacak. Her bir bafll›k kendi içinde bir sergi olacak. Beraberinde bir de Devrim ve Sosyalizm fliirleri panosu haz›rlayaca¤›z. Ve fakültelerimizin de¤iflik köflelerine fleritler halinde özlü ve mücadeleye ça¤›ran sözler asaca¤›z. ‹kinci hafta bu görsel çal›flma devam ederken, beraberinde bir de bülten ç›kartm›fl olaca¤›z. Bültenimizde; fiemdinli ve çeteleflen devlet, küresel ›s›nma, uyuflturucu ve yozlaflma, diplomal› iflsizlik, kad›n›n metalaflt›r›lmas›, açl›k ve sefalet, savafl bafll›klar› ifllenecek ve her yaz›n›n sonunda “Suçlu kim?” arabafll›¤› ile kapitalizmin teflhiri yap›lacak. Ayn› zamanda bültende “Ekim Devriminin kazan›mlar›” ve “Bilimsel sosyalizm” konular›n› iflleyen birer yaz› da olacak. Bülten bizim cephemizden bir önceki hafta yürüttü¤ümüz çal›flmay› bütünleyen bir ifllev tafl›yacak. Beraberinde anket çal›flmas›n› da sürdürdü¤ümüz noktada, bültenin nas›l bir etki yaratt›¤›n› da verilen yan›tlar üzerinden anlama imkan›na kavuflaca¤›z. Son hafta ise anketlere verilen yan›tlar›n okundu¤u ve ‹stanbul’daki di¤er üniversiteleri de ça¤›rd›¤›m›z güçlü bir flenlik örgütleyece¤iz. Yerel etkinlik ve tart›flma program›m›zla güçlenecek ve elbette etkinlik ve tart›flmalar›n kendisini de güçlendirecek olan bu planlaman›n, hem merkezi kampanyam›z›n yerel çal›flma ile özgünlefltirilmesi ve güçlendirilmesi, hem de komitelerin nas›l bir ifllev tafl›d›¤›n› a盤a ç›kartmak bak›m›ndan anlaml› bir örnek oldu¤unu düflünüyoruz.

E k i m G e n ç l i ¤ i

Kampanya çal›flmas›n›n birikimiyle daha güçlü bir politik faaliyet örme sorumlulu¤u Kampanya süreci bizim aç›m›zdan eksikliklerimizin üzerine gidebilmenin aç›k bir imkan›n› yaratt›. fiu an çok yönlü bir faaliyet örüyor ve bunun zorluklar›yla karfl›lafl›yoruz. Bugün önümüzde kampanya sürecini bir birikime dönüfltürmek ve önümüzdeki dönemi bu birikimin yaratt›¤› imkanlarla beraber örgütleyebilmek gibi temel bir hedef durmakta. Bu aç›dan kampanya sürecinde yakalad›¤›m›z çal›flma temposunu ve oluflturdu¤umuz çok yönlü faaliyet tarz ve bak›fl›n› süreklilefltirmek zorunday›z. 24 Aral›k’ta gerçekleflecek olan merkezi etkinli¤imiz kampanya çal›flmam›z›n sonuçlar›n› ve yaratt›¤› imkanlar› a盤a vuracak. Ancak kampüsteki fakülte çal›flmalar›m›z aç›s›ndan baflar›m›z›n kriteri tek bafl›na etkinli¤e kat›l›m›m›z de¤il, etkinlik sonras› fakültelerimize döndü¤ümüzde yürütece¤imiz faaliyetin kendisi olacakt›r.

Fen-Edebiyat Fakülteleri/Ekim Gençli¤i

9


Etkinlik haberleri... 26 Kas›m Cuma günü Edebiyat Fakültesi kantininde kampanyam›z›n tan›t›m›n› yapmak amac›yla bir etkinlik planlam›flt›k. Yaklafl›k bir hafta boyunca afifller ve el ilanlar›yla ön çal›flmas›n› yapt›¤›m›z etkinli¤imizin program›nda sinevizyon gösterimi ve kampanyam›z›n gerekçelendirmesinin yap›ld›¤› bir konuflma, fliir dinletisi ve müzik dinletisi olacakt›. Ancak sinevizyon gösterimini teknik bir aksakl›ktan dolay› gerçeklefltiremedik. Etkinli¤imizin di¤er bölümünü hayata geçirdikten sonra, etkinli¤e kat›lan arkadafllarla beraber fiemdinli’de yaflananlar› protesto etmek için gerçeklefltirilen alk›fll› protestoya kat›ld›k. Aksakl›klara ra¤men oldukça coflkulu geçen etkinli¤imize yaklafl›k 50 kifli kat›ld›. Hep bir a¤›zdan marfl söyledik ve Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l› vesilesiyle düzenleyece¤imiz merkezi etkinli¤e ça¤r› yapt›k.

E k i m G e n ç l i ¤ i

‹Ü Edebiyat Fakültesi / Ekim Gençli¤i 28 Kas›m Pazartesi günü Edebiyat Fakültesi kantininde “Ekim Devrimi Yolumuzu Ayd›nlat›yor!” isimli sinevizyon gösterimimizi gerçeklefltirdik. Haftan›n ilk günü olmas› ve s›nav dönemi oluflu kat›l›m› etkiledi. Buna ra¤men 20 kiflilik bir kat›l›m gerçekleflti. Bir sonraki etkinli¤imizin ça¤r›s› ile bitirdi¤imiz sinevizyon gösterimimiz be¤eniyle karfl›land›.

‹Ü Edebiyat Fakültesi / Ekim Gençli¤i 30 Kas›m Çarflamba günü Edebiyat Fakültesi’nde gençlik hareketinin sorunlar›na iliflkin bir tart›flma toplant›s› örgütledik. S›nav saatlerinin uyumsuzlu¤undan kaynakl›, tart›flmam›za katabilece¤imiz bir çok arkadafla ulaflamad›k. 15 kifliyle yapt›¤›m›z tart›flmam›z s›n›rl› kat›l›m›na karfl›n oldukça verimli geçti. Tart›flmaya gelen herkesin ilgiyle kendinden bir fleyler katma çabas› içerisinde olmas› tart›flmay› anlaml› k›ld›.

‹Ü Edebiyat Fakültesi / Ekim Gençli¤i

6 Aral›k Sal› günü Fen Fakültesi kantininde kampanyam›z çerçevesinde “Kanl› Pazar” filminin gösterimini gerçeklefltirdik. 25 kiflinin kat›ld›¤› film gösterimimizin ard›ndan film üzerine güncel bir sohbete girifltik. Film üzerinden reformizm üzerine bir tart›flma yürütme flans›z buldu¤umuz gibi, fiemdinli’de eyleme atefl aç›lmas› ile ba¤ kurarak, çeteleflen devletin yüzünü bir kez daha teflhir etmifl olduk. Bir sonraki etkinli¤imizin ça¤r›s›n› yaparak etkinli¤imizi sonland›rd›k.

‹Ü Fen Fakültesi / Ekim Gençli¤i 7 Aral›k Çarflamba günü Edebiyat Fakültesi kantininde “fiemdinli’de yaflananlar ve Ulusal Sorun” bafll›kl› bir sunum ve tart›flma gerçeklefltirdik. Yirmiye yak›n arkadafl›m›z›n kat›ld›¤› sunumda, ulusal sorunun anlam›, bugün Kürt ulusal hareketinin güncel durumu ve fiemdinli’de yaflananlar›n ortaya ç›kard›klar›na vuru yap›ld›. Komünist gençli¤in genelde ulusal sorun, özelde Kürt halk›n›n devrimci talepleri noktas›nda üzerine düflen görevlere iliflkin bir tart›flma yürütüldü.

‹Ü Edebiyat Fakültesi / Ekim Gençli¤i

Fen Fakültesi Kampanya Program›: 1. hafta 1 Aral›k Perflembe : “Ekim Devrimi Yolumuzu Ayd›nlat›yor!” isimli bir sinevizyon gösterimi. 2. hafta: 6 Aral›k Sal› : “Kanl› Pazar” filminin gösterimi 8 Aral›k Perflembe : “fiemdinli ve gençli¤e düflen görevler” bafll›kl› bir tart›flma 3. hafta 13 Aral›k Sal›: “Yol” filminin gösterimi 15 Aral›k Perflembe: “Ekim Gençli¤inin misyonu ve gençlik hareketi” bafll›kl› bir tart›flma 4. hafta 21 Aral›k Çarflamba: Hergele Meydan›’nda bir flenlik (Edebiyat Fakültesi)

1 Aral›k Perflembe günü Fen Fakültesi kantininde “Ekim Devrimi Yolumuzu Ayd›nlat›yor!” isimli bir sinevizyon gösterimi gerçeklefltirdik. Sinevizyon gösterimi öncesi kampanyan›n Edebiyat Fakültesi Kampanya Program›: yerel etkinlik 1. hafta program›ndan ve merkezi 26 Kas›m Cuma: Kampanya bafllang›ç etkinli¤i: fiiir dinletisi ve müzik dinletisi etkinlikten bahseden ve 2. hafta kampanyay› 28 Kas›m Pazartesi: “Ekim Devrimi Yolumuzu Ayd›nlat›yor!” isimli bir sinevizyon gerekçelendiren k›sa bir gösterimi konuflma yap›ld›. 30 Kas›m Çarflamba: “Gençlik Hareketinin Sorunlar›” bafll›kl› bir tart›flma Sinevizyon gösteriminin oldukça ilgi çekti¤i bu 3. hafta fakültede dönem 7 Aral›k Çarflamba: “fiemdinli ve Ulusal Sorun” bafll›kl› bir sunum ve tart›flma bafl›ndan bu yana 9 Aral›k Cuma: “Güneflli Pazartesiler” filminin gösterimi yap›lan ilk etkinlikti. 4. hafta S›nav haftas›n›n sonuna 14 Aral›k Çarflamba: “Ekim Gençli¤i’nin misyonu ve Ekim Devrimi” bafll›kl› bir denk gelmesine karfl›n sunum ve tart›flma 25 kiflilik bir kat›l›m 16 Aral›k Cuma: Film gösterimi gerçekleflti.

‹Ü Fen Fakültesi / Ekim Gençli¤i

10

5. hafta 21 Aral›k Çarflamba: Hergele Meydan›’nda bir flenlik


YTÜ’de kampanya çal›flmalar› sürüyor...

Kapitalist barbarl›¤a karfl› mücadeleye! Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l kampanyas›n›n çal›flmalar› Y›ld›z Teknik Üniversitesi’nde de yo¤un bir ›srar ve çabayla sürüyor. Bugün sosyalizm fliar›n› yükselten milyonlarca insandan bahsedemesek de kapitalizmin insan yaflam›nda ve insan iliflkilerinde yaratt›¤› tahribat›n do¤rudan sonuçlar› olarak genel bir huzursuzluk ve rahats›zl›k duyan milyonlarca insan oldu¤undan rahatl›kla bahsedebiliriz. Özellikle üniversitelerde dayat›lan geleceksizli¤in, kültürel yozlaflman›n, güvencesiz yaflaman›n yaratt›¤› kayg›lar›n kapitalist sistemin sorunlar› oldu¤unu kavrayan binlerce ö¤renci var. Bugün bafllatt›¤›m›z kampanyan›n as›l hedefi ve as›l amac› iflte bu koflullarda daha anlaml› k›l›yor kendini. Gençlik içerisinde bir alternatifin varl›¤›n› ortaya koymak, insanlar içerisinde bir umudu do¤urmak ve bu çürümüfl sistemin koflullar› alt›nda yaflamaya mahkum olmad›¤›m›z› söylemek genç komünistlerin temel sorumlulu¤u. Devrim ve sosyalizm inanc›n› gençlik içerisinde yayarak bir taraflaflma yaratmak, mevcut apolitik tablonun karfl›s›na politik çal›flman›n onlarca arac› ile ç›kmak ortaya konan iddian›n ard›nda durmak demektir. Bugün YTÜ’de çok yönlü sald›r›larla karfl› karfl›ya bulunuyoruz. Özellikle siyasal faaliyetimize dönük sald›r›lar, üniversitenin tamamen apolitiklefltirilmesi yönündeki amaçlar›n varl›¤›n› ispatl›yor. Ancak Ekim Gençli¤i’nin 10. mücadele y›l›nda Ekim Gençli¤i’nin üniversiteli gençlik içerisindeki ilk siyasal çal›flma alanlar›ndan biri olan üniversitemizdeki faaliyetinin önünde hiçbir güç engel teflkil edemez. Biz genç komünistlerin her türlü sald›r›ya verece¤imiz net ve tok yan›tlar›m›z var. Bugün kameralarla, turnikelerle ve soruflturmalarla bizleri y›ld›rmaya çal›flanlar›n karfl›s›nda, kapitalist sistemin faflizan uygulamalar›na karfl› gençli¤in devrim ve sosyalizm saflar›nda mücadele etmesine dönük müdahalelerimiz ayn› güçlülük ve inançla sürecek. “Ya barbarl›k ya sosyalizm!” fliar›n› ö¤renciler içerinde yükseltmeye çal›flt›¤›m›z 10. y›l kampanyam›z›n planlamas›n› da amac›na uygun yöntem ve araçlarla yapt›k. Kas›m’›n ilk haftalar›n› Ekim Devrimi ve Parti Haftas›

kapsam›nda de¤erlendirerek Aral›k’›n sonunda gerçeklefltirece¤imiz merkezi etkinli¤e kadarki süreci planl› bir flekilde düzenlemifl bulunuyoruz. Geçti¤imiz hafta “Ekim Devrimi ve Kazan›mlar›” bafll›kl› sinevizyon gösterimi ile bafllataca¤›m›z kampanya süreci daha ilk ad›m›nda çeflitli bask›larla ve engellemelerle karfl›laflm›fl bulunuyor. Ancak bizler bu engelleri aflma iradesiyle hareket etmeye devam edece¤iz. Önümüzdeki üç hafta boyunca gerçeklefltirmeyi planlad›¤›m›z “alternatif tart›flmalar” bafll›kl› seminer konular›m›z s›ras›yla flöyle: - Kapitalizmin çevre tahribat›, nükleer santraller, alternatif enerji kaynaklar›, konut sorunu. - fiemdinli ve fiemdinli ile beraber a盤a ç›kan gerçekler - E¤itim politikalar› ve sosyalizmde e¤itim uygulamalar› üzerine. - Burjuva demokrasisi ve acil demokratik talepler üzerine. Ayr›ca haftal›k tart›flma konular› ile ilgili resim sergileri ve duvar gazeteleri haz›rlamay› düflünüyoruz. Di¤er yandan Komünist Manifesto’dan ve Lenin’in kitaplar›ndan al›nt›lar yaparak haz›rlad›¤›m›z afifller de, yayg›n bir flekilde kullan›larak kampanyay› destekleyecek araçlar olarak önümüzde duruyor. 24 Aral›k’ta gerçeklefltirece¤imiz merkezi etkinlik öncesi ‹stanbul Üniversitesi’nde, ‹stanbul’daki üniversitelerin kat›l›m›yla ortak bir etkinlik gerçeklefltirmeyi hedefliyoruz. Böylece merkezi etkinlik öncesi kampanyam›z› sonland›rarak merkezi etkinli¤e ça¤r›m›z› yapm›fl olaca¤›z. Sinema Kulübü’nden arkadafllar›m›z›n önerisi üzerine Aral›k’›n son haftas›nda da kulüp taraf›ndan “politik film politik yöntem” bafll›¤› alt›nda devrim sinemas›ndan ve dünya devrimlerinden esinlenerek çekilmifl filmler gösterime sokulacak. Bu gösterimler de Ekim Devrimi’nin 88. y›l› dolay›s›yla oldukça anlaml› bir yerde duruyor. Önümüzdeki üç haftal›k süreçte genç komünistlerin gençlik kitleleri içerisinde “ya barbarl›k ya sosyalizm” ikilemini tart›flt›rmak ve “Ekim Gençli¤i’nin misyonunu” anlatmak gibi bir iddialar› var. Ve bu iddian›n arkas›nda tüm yerellerimizde onlarca yürek duruyor. Tüm yoldafllar›m›z›, çal›flmalar›m›z›n coflkusu ve gücüyle YTÜ’den selaml›yoruz. Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm! Ya b a r b a r l › k i ç i n d e ç ö k ü fl , y a sosyalizm!

E k i m G e n ç l i ¤ i

Ekim Gençli¤i /YTÜ

11


Umudu dalga dalga büyüterek yürüyoruz...

24 Aral›k’ta ‹stanbul’day›z! E k i m G e n ç l i ¤ i

12

Ekim Devrimi’nin 88. y›l›nda, gerek 7. y›l›na giren Partimiz’in mücadele ça¤r›s›n› gerekse de bu ça¤r›n›n gençlik içindeki yank›s› olan Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l›nda yükseltti¤i iddiay› en genifl kitlelere tafl›mak için çal›flmalar›m›z tüm h›z›yla devam ediyor. ‹lk prati¤imizi 7 Kas›m sonras›ndaki Ekim Devrimi ve Parti Haftas› ile bafllayan etkinliklerimiz oluflturdu. Bu haftaya dair etkinliklerimizi yay›n›m›za yans›tm›flt›k. Sonras›nda gelen materyallerimizin yayg›n kullan›m›yla faaliyetlerimiz devam etti. Yayg›n kulland›¤›m›z afifllerimizin çeflitlili¤i ve görsel yan›n›n güçlü olmas› sebebiyle oldukça olumlu yorumlar geldi. Kampüs ve fakültelerin yan› s›ra afifllerimizi flehir merkezinde de yayg›n bir flekilde kulland›k. Ne var ki flehir merkezindeki faaliyetimiz düzenin engellemeleri ile karfl›laflt›. Tüm engellere ra¤men süren prati¤imizde bizleri gören iflçi ve emekçiler “kolay gelsin” diyerek desteklerini sunarken, gelen polisleri haber verenler de oldu. Bu tür s›cak ve dost destekler flevkimizi ve gücümüzü bir kat daha artt›rd›. Elbette genifl gençlik kesimlerine devrim ve sosyalizm kavramlar›n› tafl›mak, onlara bir alternatif sunmak, onlar› bu alternatif içerisinde saflaflt›rmak iddias›na sahip bir kampanya için afifl, bildiri, duvar gazetesi gibi materyallerin kullan›m› son derece s›radan pratiklerdir. Her hafta kampanyam›z›n gündemini kitlelere tafl›mak için gündeme ve yerellere iliflkin ayr›nt›l› planlamalara gidiyoruz. Bu planlamalar ve hayata geçirilmesi sürecine de çevremizden en genifl kat›l›m› sa¤l›yoruz. fiemdinli’de yaflananlardan sonra ülkenin birçok yerinde oldu¤u gibi üniversitelerimizde de Kürt halk›n›n yaflad›¤› sorunlar ve devletin katliamc› kimli¤i gündeme yerleflti. Kampanya çal›flmam›z›n yan›nda bu konudaki ortak çal›flmalara girdi¤imiz gibi kampanyam›z çerçevesinde bu konuyu da genifl tart›flmalara konu etmeye çal›flt›k. Ekim Devriminin 88. y›l›nda fiemdinli’de yaflananlar ›fl›¤›nda “ulusal sorun ve devrim” bafll›kl› tart›flmalar örgütledik. Amac›m›z güncel bir sorun olarak ulusal soruna devrimci bir perspektif ile yaklaflmak ve komünistlerin özellikle sosyalizm deneyiminin kazan›mlar› ›fl›¤›nda konuya dair düflünce ve pratiklerini insanlara tafl›makt›. ‹lk olarak Beytepe’de gerçeklefltirdi¤imiz etkinli¤e kat›l›m bekledi¤imiz oranda genifl olmasa da tart›flmalarda kat›l›m ve karfl›l›kl› fikir al›flverifli son derece baflar›l› gerçekleflti. Bu tart›flmalar›n ikincisini Cebeci Kampüsü’nde önümüzdeki hafta gerçeklefltirmeyi planl›yoruz. Ulusal sorunun d›fl›nda e¤itimin sorunlar› ve sosyalizmin bu konudaki alternatifini tart›flaca¤›m›z sosyalizm ve e¤itim tart›flmalar›n› da önümüzdeki haftalarda gerçeklefltirmeye haz›rlan›yoruz. Güncel sorunlar üzerinden devrimin ve sosyalizmin sundu¤u alternatifi ve umudu gençli¤in bilincinde güçlendirmek ve genifl gençlik kesimlerini harekete geçirmek temel hedefimiz. Bunu sa¤layacak di¤er bir noktan›n, ideolojik tart›flman›n güçlendirilmesi oldu¤unu düflünüyoruz. Sosyalizm kavram›n›n tek bafl›na bir söylem olmad›¤› Marksizm-

Leninizmin hayat›n prati¤inden beslenen güçlü bir bilimsel bak›fl, metod oldu¤unu insanlara anlatmaya çal›fl›yoruz. Marx’›n deyimi ile görünen ile gerçe¤in ayn› olmad›¤› günümüzde görüneni de¤il gerçe¤i tart›flmak ve tart›flt›rmak istiyoruz. Bu amaçla ODTÜ ve Beytepe’de “Marksizm Tart›flmalar›” bafll›¤› ile düzenli okuma çal›flmalar› bafllatm›fl bulunuyoruz. Marks, Engels ve Lenin’in k›sa ve özlü sözlerinin yer ald›¤› renkli afifllerimizi okulun farkl› yerlerine yayg›n bir flekilde ast›k. Afifllerde yaln›zca söz ve sözün sahibinin resmi bulunuyordu. Çok dikkat çeken bu afifl çal›flmas›ndan sonra toplant› ça¤r›s› yapan afiflleri ast›k. Toplant›lara tan›mad›¤›m›z insanlar dahi ilgi göstererek geldiler. Bu aflamadan sonra bu insanlarla verimli tart›flmalar› yürütmek ve tart›flmalar› prati¤e ba¤lamak sorumlulu¤u duruyor önümüzde. Gençlik gelecektir ve insanl›¤›n gelece¤i sosyalizmdedir. Bugünün kapitalist barbarl›k koflullar›nda kampanyam›z›n temel vurgular›ndan birisini bu oluflturuyor. Genç komünistler, düzenin geleceksizli¤e mahkum etti¤i genifl gençlik kesimlerine bu alternatifi ve umudu tafl›maya çal›fl›yor. “Kapitalizm tarihin sonudur, sosyalizm öldü” gerici burjuva propagandas›n› parçalay›p tarihin çöp sepetine atan s›n›f çeliflkileri ve s›n›f savafl›m› besliyor bu umudu. Gecenin sabaha varmas›, ›rma¤›n denize varmas› kadar nesnel bir gerçe¤in yans›mas› bu umut. Bu umudu ve iddiay› tafl›yan genç komünistler ayd›nl›k gelece¤e, güneflli elleriyle kap›m›z› çalacak olan yar›nlara bir ses, bir selam yolluyor. Beytepe ve Tando¤an kampüslerinde “Gelece¤e Mektuplar” kampanyam›z› bafllat›yoruz. Gençleri gelece¤inden emin oldu¤umuz o güzel günlere bugün kapitalizmin karanl›¤› alt›nda yaflayan savaflan insanlar olarak bir mektup yazmaya ça¤›r›yoruz. Bu çal›flma ile hep birlikte tafl›d›¤›m›z umudu bir kez daha somutlam›fl ve paylaflm›fl olaca¤›z. T›pk› kavga alanlar›nda oldu¤u gibi. Bununla birlikte uluslararas› iflçi s›n›f›n›n yüzy›llar› deviren kavga tarihinden kesitler sunan film gösterimlerini farkl› yerellerde bafllat›p süreklilefltirece¤iz. Yerellerin kendi öznelliklerine uygun flekilde çeflitlendirip, çevremizdeki insanlarla birlikte planlay›p uygulayaca¤›m›z çal›flmalar›m›z h›zlanarak sürecek. 24 Aral›k’ta ‹stanbul’da buluflma hedefine kenetlenen genç komünistler olarak umudu güçlendirmeye devam edece¤iz. Yerellerde ve merkezde yürütece¤iz etkinliklerin yan› s›ra eylemlerimizle çal›flmam›z sürecek. 24 A r a l › k ’ t a ‹ s t a n b u l ’ d a o l a c a ¤ › z ! Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm!

Ankara Ekim Gençli¤i


Ekim Gençli¤i’nin 10 y›l›nda devrimin ve sosyalizmin sesine ses kataca¤›z! Genç komünistler tüm Türkiye’de 10. y›l etkinli¤ine haz›rlan›yor. Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l kampanyas›yla gençli¤in umudunun sosyalizmde oldu¤unu ve taraf›n›n da sistemin yaratt›¤› geleceksizlik de¤il devrim mücadelesi oldu¤unu vurgulamaya çal›fl›yoruz. Gençli¤in gelecek umudunun yok edildi¤i bir sistemde gençli¤e umut tafl›yan bir kampanya ve 10. y›l etkinli¤i hedefliyoruz. Genç komünistler olarak gençli¤in yaflad›¤› çok yönlü sorunlar›n karfl›s›na devrim ve sosyalizm mücadelesini güncel bir alternatif olarak koymay› hedefliyoruz. ‹zmir’den genç komünistler olarak Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l kampanyas›na güç ve ses verebilmek için çal›flmalara bafllad›k. ‹lk olarak yapt›¤›m›z planlamaya göre devrimden ve sosyalizmden yana olan ilerici gençlerle bu süreci ortak örgütlemeyi önümüze koyduk. Merkezi materyalleri kullanman›n ve stand açman›n d›fl›nda oluflturulacak genifl bir komiteyle Ekim Devrimi ile ilgili bir sinevizyon gösterimi yapmay›, e¤itimin sorunlar›n› ve sosyalizm deneyiminin e¤itim alan›ndaki kazan›mlar›n› kapsayan “Sosyalizm ve E¤itim” bafll›kl› tart›flma platformlar› oluflturmay› ve derginin sat›fl›n› artt›rmak amac›yla militan sat›fllar örgütlemeyi planlad›k. Hedefimiz kapitalist barbarl›¤›n gençli¤e vaadetti¤i bofl hayallere karfl› tek gerçek alternatifin sosyalizm için verilecek örgütlü mücadelede oldu¤unu genç kitlelere anlatmaksa; bunu belli somut gündemler dahilinde bir kitle çal›flmas›na konu etmek ve çevremizdeki ilerici gençleri bu çal›flman›n bir parças› haline getirmek hayati önemdedir. Biz bu kampanya faaliyetini bafl›ndan bu yana dar bir propaganda faaliyeti olarak tan›mlamad›k. Bu çerçevede

gelece¤in özgür dünyas›n› birlikte yarataca¤›m›z insanlarla beraber bir komite oluflturma çabas›na girifltik. Ancak bu çal›flmada s›nav dönemi olmas› nedeni ile bir dizi aksama yaflad›k, kampanya çal›flmam›z› yeterince etkili bir biçimde hayata geçirememifl olduk. Burada kastedilen materyal çal›flmalar›, dergi sat›fl›, masa açmak gibi çal›flmalar de¤il, her yönüyle bir kampanyan›n hedefleridir. Bir kampanya sadece materyal çal›flmalar›yla de¤il fakat her türlü yerel arac›n uygun bir biçimde kullan›lmas›yla politik bir atmosfer yarat›r. ‹flte bu politik atmosferin içinde örgütlenecek toplant›lar ve tart›flmalar kampanya arac›l›¤›yla ulafl›lan kitleyi sürecin bir parças› haline getirmelidir. Hedeflerimiz aç›kt›r. Kampanya çal›flmas›n› somutlaflt›rd›¤›m›z Ege Üniversitesi’nde gençli¤i devrim ve sosyalizm davas›na ça¤›raca¤›z. Fakülte fakülte, s›n›f s›n›f, amfi amfi, duvar duvar her yerde “Ya barbarl›k içinde çöküfl ya sosyalizm!” fliar› yank›lanacak. Gençli¤in umudunun sosyalizmde oldu¤unu duymayan tek bir ö¤renci kalmayacak. Tek tek tüm ilerici ö¤rencilerden devrim mücadelesine karfl› duydu¤u sorumlulu¤u yerine getirmeleri için imza toplayaca¤›z. Çevremizdeki tüm ilerici gençleri bu çal›flman›n bir parças› haline getirece¤iz. ‹zmir’den genç komünistler olarak kararl›l›kla ilan ediyoruz: 24 Aral›k’ta yap›lacak olan Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l etkinli¤ine, enerjimizi kat kat artt›rarak, devrim ve sosyalizm fliarlar›m›z› en gür bir biçimde hayk›rarak haz›rlanaca¤›z. Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm!

E k i m G e n ç l i ¤ i

‹zmir Ekim Gençli¤i

13


Çukurova Üniversitesi’nde kampanya faaliyeti...

10. y›l›nda Ekim Gençli¤i’ni güçlendirmek için! E k i m G e n ç l i ¤ i

Üniversitemizde bafllad›¤›m›z kampanya çal›flmalar›na, planlamalar›m›za ve hedeflerimize geçmeden önce üniversitemizin genel yap›s›n› anlatmak gerekti¤ini düflünüyoruz. Çukurova Üniversitesi genel itibariyle sol potansiyelin yüksek oldu¤u bir üniversite. Kürt ö¤rencilerin yan› s›ra Türk ve Arap ö¤renciler de az›msanmayacak say›da. fiu haliyle Çukurova Üniversitesi aç›k çal›flma olanaklar›n›n oldu¤u ve etki bulabilece¤i bir üniversite. Güney üniversitelerinin merkezi olmas› nedeniyle üniversitemiz gençlik hareketi aç›s›ndan önemli bir yerde duruyor. Ama üniversitemizdeki durum, genel olarak üniversitelerde yaflanan politik gerilik, duyars›zl›k, siyasetleri de içerisine alan atalet tablosundan farkl› de¤il. Siyasetler flahs›nda yaflanan politikas›zl›k, süreçleri günübirlik eylemlerle geçifltirme e¤ilimi, gençlik hareketinin ihtiyaçlar›n› göz ard› eden tutumlar bizim üniversitemizde de siyasetlere hakim olan tablo. 6 Kas›m sürecine de yans›yan bu görüntü eylem ve çal›flmalarda kendini daha derinden hissettirdi. Üniversitemizde yürütülen faaliyetlerin geneli R1 kantini ve çevresine s›k›flm›fl durumda. Bütün siyasetlerin neredeyse üniversitedeki çal›flma alan› buras›yla s›n›rl›. Aç›k çal›flman›n kolayl›kla yap›labildi¤i bir üniversitede sadece bir alana s›k›flan çal›flma tarz› elbetteki kendi s›n›rlar›n› bile aflamaz ve üniversitemizdeki tablo da aflamad›¤›n› gösteriyor. Di¤er fakültelere sadece afifl ya da bildirilerle müdahale etmek, ayaklar› havada kalan bir faaliyet anlam›na geliyor. D›flar›dan bak›ld›¤›nda R1 kantini solcular›n gitti¤i ve eylem yap›lan bir yer olarak görülüyor ve üniversitenin genelinde yarat›lan imaj da olumsuz bir hal al›yor. Birçok ö¤renci bunun için R1 kantinine gelmiyor bile. Üniversitemizdeki yaflanan olumsuz süreçlerin nedenlerinden biri de politik faaliyetin sadece afifl ve bildiri çal›flmas›yla s›n›rl› görülmesi. ‹nsanlarla birebir iliflkiye geçmemek, onlar› da örülecek çal›flmalar›n bir parças› haline getirecek tarzda hareket etmemek, üniversitenin bugün yaflad›¤› apolitik durumun nedenlerinden bir tanesi.

10. y›l kampanyam›z ve önümüzde duran hedefler 10. y›l kampanyam›za yukar›da sözünü etti¤imiz üniversitemizin gerçekliklerini tart›flt›¤›m›z ve bunun üzerinden yapmaya çal›flt›¤›m›z bir dizi planlamayla bafllad›k. Ekim Devrimi ve Parti etkinli¤imizi kampanyam›z›n bir bafllang›c› olarak kurgulad›k ve yayg›n bir ajitasyon-propaganda faaliyeti yürüttük. 30 kiflinin kat›ld›¤› ve bizce baflar›l› say›labilecek bir Ekim Devrimi ve Parti etkinli¤i gerçeklefltirdik. Merkezi afifl ve bildirilerimizi yayg›n bir flekilde kulland›k. ‹nsanlarla yüzyüze konuflarak Ekim Devrimi ve Parti üzerine sohbetler gerçeklefltirdik ve ayn› zamanda 10. y›l kampanyam›z çerçevesinde okulda yapaca¤›m›z, 24 Kas›m'da merkezi olarak ‹stanbul'da gerçeklefltirece¤imiz etkinliklere ça¤r›da bulunduk. Dergimizi daha fazla insana ulaflt›rmak için

14

fakültelerde standlar açmaya ve tek tek kantinleri, s›n›flar› dolaflarak Ekim Gençli¤i sat›fllar› gerçeklefltirmeye bafllad›k. Çarfl› merkezinde Ekim Gençli¤i'nin militan sat›fl›n› süreklilefltirerek yapaca¤›z. Yine merkezi afifllerimizin yan›nda okulda panolarla, köflelerle, yerelde ç›kartt›¤›m›z afifllerle kampanyam›z› örmeye devam edece¤iz. 14 Aral›k'ta okulda Ekim Gençli¤i 10 Yafl›nda etkinli¤i gerçeklefltirece¤iz. Ç›kartaca¤›m›z cep takvimlerini ö¤rencilere ulaflt›racak ve hem 14 Aral›k'ta yerel, hem de 24 Aral›k'ta ‹stanbul'da yapaca¤›m›z merkezi etkinli¤e insanlar› tafl›yabilmek için yo¤un bir çaba sarfedece¤iz. Varolan iliflkilerimizle, yeni tan›flt›¤›m›z ö¤renci arkadafllarla ev ziyaretlerinde sosyalizmi, Ekim Gençli¤i'nin misyonunu, gençlik hareketinin sorunlar›n› tart›flmaya çal›flaca¤›z. Yurtlarda haftal›k düzenli etkinlikler ve tart›flma sohbetleri düzenlemek planlamalar›m›z dahilinde. Okur toplant›lar›yla faaliyetlerimize devam edece¤iz. Çevremizdeki iliflkileri bu kampanyan›n bir parças› yapabilmek için toplant›lar yapmaya bafllad›k. Bütün faaliyetleri yukar›da ortaya koymaya çal›flt›¤›m›z tabloyu de¤ifltirebilecek, sadece bir alanla de¤il üniversitemizin genelinde etkili ve yayg›n bir çal›flman›n olanaklar›n› yaratacak tarzda planl›yoruz. Kampanyam›zla elde edece¤imiz birikimleri önümüzdeki dönemlere tafl›yacak ve faaliyet kapasitemizi güçlendirece¤iz. Giderek üniversitenin bütün fakültelerinde kurumsallaflan bir hat olarak çal›flmalar›m›z› derinlefltirece¤iz. Yo¤un bir döneme girdik. Üniversitemizde Ekim Gençli¤i’ni daha fazla insana tan›tabilmek, dergimizin sat›fl›n› katlayarak art›rmak ve gençli¤i devrim mücadelesine kazanmak temel hedef ve sorumlulu¤umuz. Bu sorumlulu¤umuzu vargücümüzle çal›flarak yerine getirecek, 10. y›l›nda Ekim Gençli¤i'ni bulundu¤umuz alanda daha da güçlendirece¤iz.

Çukurova Üniversitesi/Ekim Gençli¤i


Liseli genç komünistler...

Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l›nda özgün bir kampanya Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l› vesilesiyle örülen kampanya çal›flmas›na biz de liseli genç komünistler olarak, kendi cephemizden bir planlamayla kat›l›yoruz. Özellikle merkezi liseli gençlik yay›n›m›z olan Liselilerin Sesi’nin yeni ç›kmaya bafllad›¤› bugünlerde, kampanyay› yay›n›m›z›n bir tan›t›m›na dönüfltürmek ve beraberinde liseli gençlik içerisinde devrimci bir taraflaflma yaratmak eksenli yo¤un bir kitle çal›flmas› ve politik faaliyet bizi bekliyor.

Kampanyan›n araçlar›n› alan›m›za özgünlefltirmek! Kampanya üzerine yürüttü¤ümüz ilk tart›flmalarda, kampanyay› gündemlefltirmek için öncelikli sorumlulu¤umuzun araçlar› kendi çal›flma alan›m›za özgünlefltirmek oldu¤una karar verdik. Sosyalizm vurgusu bugün geleceksizlik k›skac›nda k›vranan ve umutsuzluk batakl›¤›nda debelenen gençlik kesimleri için büyük bir anlam tafl›maktayd›. Ancak bizler kuru bir

sosyalizm propagandas› yapmak istemiyorsak, yapmam›z gereken öncelikle sosyalizmle liseli gençli¤in temel talepleri aras›nda bir ba¤ kurmay› sa¤lamak, liseli gençli¤e sosyalizmin, güncel sorunlar›n›n yegane çözümü oldu¤unu gösterebilmekti. Bu çerçevede üniversiteli genç komünistlerin araçlar›n›n bütününü kullanma imkan›m›z olmad›¤› gibi, kullanabileceklerimiz ile kapsaml› ve sistematik bir kampanya çal›flmas› yürütme flans›m›z yoktu. Biz de bu nedenle liseli gençli¤in e¤itim alan›nda süreklileflmifl sorunlar› ve barbarl›k düzeninin yak›c› gündemleri üzerinden bir kitle çal›flmas› ile kampanya sürecine dahil olmaya karar verdik. ‹stanbul’da bulundu¤umuz tüm liselerde, “10 y›l önce ve 10 y›l sonra” bafll›kl› tek sorulu bir anket çal›flmas› bafllatt›k. Anket metninde, son 10 y›ld›r e¤itim alan›nda karfl›laflt›¤›m›z sorunlar, dünyada yaflanan açl›k, sefalet, süreklileflen savafllar›n bilançosunu içeren bir bölüm haz›rlad›k. Hemen alt›ndaysa, tek bir soru sorduk: “Bu düzen 10 y›l sonras› için sana ne vaadediyor?” Bütün liselerde yayg›n bir biçimde kullanmaya çal›flt›¤›m›z anketle, sosyalizm ve barbarl›k çeliflkisini somut ve güncel örneklerle anlatabilmenin imkan›na kavuflmufl olduk. Elbette üniversitelerin üretti¤i araçlar›n içinde liselerde kullan›labilecek olanlar› da kullanmaya çal›fl›yoruz. Ancak çal›flmam›z›n a¤›rl›k noktas›n› haz›rlad›¤›m›z bu anket oluflturuyor. Anket çal›flmam›z› 14 Aral›k’ta bitirece¤iz. Daha sonra 14, 15, ve 19 Aral›k tarihlerinde ‹stanbul’da üç ayr› bölgede anket sonuçlar›n› de¤erlendirmek için üç ayr› toplant› örgütleyece¤iz. Bu toplant›lar birer etkinlik formunda gerçekleflecek ve üç temel gündemi olacak. Birincisi elbette anket

E k i m G e n ç l i ¤ i

15


E k i m G e n ç l i ¤ i

sonuçlar›n›n kendisi, ikincisi liseli gençli¤in mücadele sürecinde yerini almas›n›n önemi ve Erdal Eren’in an›lmas› ve üçüncü olarak da 24 Aral›k’ta düzenlenecek etkinli¤e güçlü ve etkin bir kat›l›m›n tart›fl›lmas›. Özellikle üçüncü gündem kampanya çal›flmam›z aç›s›ndan temel bir önem tafl›yor. 24 Aral›k etkinli¤ine ça¤r›n›n ard›ndan, liseli genç komünistlerin etkinli¤e bir sunumla katk› sunmas› üzerine bir tart›flma yürütülecek. Üç ayr› toplant›dan bu sunumun haz›rl›k komitesi için 5’er kiflilik temsilciler seçilecek ve anket sonuçlar›n›n da yard›m›yla, sunuma iliflkin temsilciler arac›l›¤›yla iletilecek bir öneriler listesi haz›rlanacak. 14, 15 ve 19 Aral›k’ta gerçekleflecek bu toplant›lar›n ard›ndan ise, 21 Aral›k’ta temsilcilerden oluflan komitenin sunum haz›rlama toplant›s› gerçekleflecek. Anket çal›flmam›z›n bugün ilk elden ortaya ç›kard›¤› sonuçlar, liseli gençli¤in derin bir geleceksizlik k›skac›nda k›vrand›¤›n› destekler nitelikte. Gerçekten de gelecekten beklentileri oldukça s›n›rl›. ‹flte biz kampanya arac›l›¤›yla liseli gençli¤e bir gelecek alternatifi sunma çabas›nday›z. Liselerde bu dönemin bafl›ndan itibaren artan bask›, okul idarelerinin disiplin yönetmeliklerini ö¤renciler üzerinde bir k›rbaca dönüfltürmesi, okullara konulan kameralar, kap›lara dikilen güvenlik görevlileri, bütün bunlar liselerde politik bir faaliyetten duyulan korkuyu ortaya koyuyor. Bu dönemin bafl›ndan bu yana faaliyet yürüttü¤ümüz bir dizi lisede politik faaliyetimizi hedef alan sald›r›larla karfl› karfl›ya kald›k. Ancak aç›k ki bütün bu bask›lar, korkutmalar, tehditler bizi y›ld›ramayacak. Kampanyam›zdan ald›¤›m›z güç ve devrimci sorumlulu¤umuzla liselerdeki faaliyetimizi kesintisiz bir biçimde sürdürece¤iz.

Liselerde kulland›¤›m›z anket metni...

“10 y›l önce 10 y›l sonra” Merhaba, Sana küçük bir soru soraca¤›z. Soruyu ÖSS sistemine uygun haz›rlamad›k. Çünkü biz ezberlediklerini de¤il, hissettiklerini, düflündüklerini merak ediyoruz. Soruyu yan›tlamadan önce yazd›klar›m›za göz atarsan seviniriz. Yan›t›n› arka sayfaya yazman› bekliyoruz. Teflekkür ederiz! Dünyam›z›n son 10 y›l›na k›saca göz att›¤›m›zda, insanl›k için olumlu olan herhangi bir fleye rastlamak mümkün de¤il! 10 y›ld›r, dünyan›n de¤iflik köflelerinde emperyalistlerin ç›karlar› do¤rultusunda yaflanan savafllar›n sonucunda milyonlarca insan yaflam›n› kaybetti. Afganistan, Irak, Filistin... Açl›k ve sefalet koflullar› derinleflti, her y›l sa¤l›ks›z yaflam koflullar›ndan kaynaklanan çocuk ölümü oran› art›yor. Teknoloji alan›nda geliflim gösterilmesine karfl›n, sa¤l›k hizmetleri verilmedi¤inden bir sürü insan önlenebilir hastal›klar›n pençesinde k›vranmakta. Dünyan›n dört bir yan›nda barbarl›k kol geziyor. Barbarl›k düzeni Türkiye’de de insanlar›n üzerine sefalet ve zulüm ya¤d›r›yor. Geçen sene 12 yafl›nda bir çocuk olan U¤ur Kaymaz tam 13 kurflunla katledilmiflti. fiimdi ise fiemdinli’de devlet eliyle bombal› sald›r›lar düzenlendi¤i a盤a ç›kt›. Bombal› sald›r›lar›n failleri ise serbest b›rak›ld›. Bütün bunlar› protesto eden fiemdinli halk›na atefl aç›ld›. Ve 7 yafl›nda bir çocuk panzerin alt›nda ezilerek hayat›n› kaybetti. Dünyan›n dört bir yan›nda barbarl›k kol geziyor! E¤itimin niteli¤i her geçen gün düflüyor. Bizler art›k ö¤renci de¤il, birer müflteriyiz adeta, parayla en kalitesizinden bilgi sat›n al›yoruz. Hem de kap›lar› çoktan biz iflçi ve emekçi çocuklar›na kapanm›fl üniversitelere ad›m atabilmek için. Oysa son 10 y›lda e¤itim sistemi iyiden iyiye çürüdü, art›k küf kokular› yükselmekte adeta! K›sacas› dünyada ve ülkemizde son 10 y›ld›r, insanl›k için, iflçi ve emekçilerin yarar›na tek bir olumlu geliflme yaflanmad›!

Liselilerin Sesi’nin kullan›m›

Peki, sence önümüzdeki 10 y›l sana ne vaat

Kampanya süresince yeni ç›kan yay›n›m›z›n ediyor? Önümüzdeki 10 y›ldan ne bekliyorsun? güçlü bir tan›t›m›n› yap›p, yayg›n bir sat›fl a¤› örmeye çal›flaca¤›z. ‹LGP Bülteni ile ulaflt›¤›m›z say›y› yakalama hedefi ile hareket edece¤iz. Ayr›ca merkezi noktalarda militan sat›fllar örgütlemeyi kampanya süresince sürekli ve sistemli bir hale getirece¤iz. Liseli genç komünistler cephesinden kampanya çal›flmas› merkezli kurgulad›¤›m›z bu planlamalar› hayata geçirmenin kendisi aç›k ki, örgütsel alanda bir güçlenmeyi de getirecektir. Üniversite merkezli bir kampanyay› lise alan›na uygulaman›n kendisi bir zorluk içerse de, planlamalar›m›z ve belirledi¤imiz gündemlerle bu zorlu¤u büyük oranda aflt›¤›m›z› düflünüyoruz. Ötesi yo¤un bir kitle çal›flmas› ve ›srard›r!

‹stanbul’dan liseli genç komünistler

16


Kampanya çal›flmas› üzerine...

10 y›l ruhuyla gelece¤e yürüyoruz! Üç haftad›r sürdürdü¤ümüz kampanya çal›flmam›z›n ara dönemindeyiz. 24 Aral›k’ta gerçeklefltirece¤imiz merkezi etkinli¤imize üç hafta kald›. Bu üç hafta tüm yerellerimiz aç›s›ndan gerek merkezi, gerekse yerel ölçekte belirlenen hedeflerin hayata geçirilebilmesi noktas›nda ciddi bir önem tafl›yor. Yerellerde örülen faaliyetlere iliflkin bütünlüklü bir de¤erlendirmeyi bugün itibariyle yapmak çok mümkün de¤il. Ancak yay›na yans›yan haber ve de¤erlendirmelerin ›fl›¤›nda, kampanya çal›flmalar›n›n yerellerde efl düzeyde gitmedi¤ini ifade edebiliriz. Bu bir do¤all›k tafl›d›¤› gibi, kampanya çal›flmalar› henüz bafllamadan önce de öngördü¤ümüz bir tablo. Ancak aradaki aç›y› daraltmak ve bunun için politik faaliyet yo¤unlu¤unu art›rmak bütün yerellerimizin temel sorumlulu¤udur. Üç haftal›k çal›flman›n ortaya ç›kard›¤› sonuçlar üzerine bugün vurgu yap›lmas› gereken en temel nokta, kampanya çal›flmam›z›n belirli bir güçlülük ifade etti¤i yerellerimizin bugün yakalad›¤› imkanlar› kampanya sonras› sürece tafl›yabilmenin çabas›n› harcamalar›, halihaz›rda beklenen düzeyde imkan yaratamam›fl yerellerimizin de önümüzdeki süreci eksiklikleri gidermek yönlü bir ›srar ve çabayla de¤erlendirebilmeleri gerekti¤idir. Üç hafta, bir buçuk ay olarak planlanm›fl bir kampanya aç›s›ndan oldukça uzun bir zaman. Bu aç›dan elimizde kalan haftalar, çal›flmalar›m›z›n eksikliklerinin, zaaf alanlar›n›n giderilebilmesinin bir imkan›na dönüfltürülebilmelidir. Kampanya süreçleri bir yo¤unlaflma, adeta bir seferberlik dönemi olarak alg›lanmal›d›r. Örgütsel ve politik faaliyet düzeyimiz aç›s›ndan birçok hedef belirledi¤imiz kampanya süreci, bu yo¤unlaflmay› fazlaca hak eden bir öneme sahiptir. Dönem bafl›ndan bu yana vurgulad›¤›m›z çok yönlü politik faaliyet örgütleyebilme yetene¤inin kazan›lmas›, kitle çal›flmas›n›n örgütsel forma kavuflturulmas›, yerel ölçekte politika üretebilmek vb. bir dizi tart›flmam›z›n ilk sonuçlar›n› üretece¤i bu kampanya, e¤er yerellerde bir tak›m kal›c› sonuçlar üretebilir, bir birikim yarat›rsa, ikinci dönem bafl›ndan itibaren süreklilefltirece¤imiz faaliyetin sonuçlar›n› bugünden etkileyecek, güçlendirecektir.

Kampanya çal›flmas›n›n baflar›s›nda belirleyici iki bafll›k Eksikliklerin giderilebilmesi için yeterince zaman›m›z›n oldu¤unu söyledi¤imiz yerde, kampanya çal›flmalar›m›z›n k›sa dönemde ortaya ç›kard›¤› sonuç ve sorunlar üzerine birkaç vurgu yapmam›z yerinde olur. Bu noktada ilk bafll›¤› komiteleflme oluflturuyor. Ekim Gençli¤i’nin 88. say›s›nda kampanyay› gerekçelendiren orta sayfa yaz›s›nda da belirtti¤imiz üzere, yerellerde kampanya çal›flmalar›m›z› “kampanya örgütleme komiteleri” üzerinden

örgütlemek, kampanyam›z›n özellikle örgütsel hedefleri dikkate al›nd›¤›nda, temel önemdedir. Elbette bu örgütsel hedeflerin baflar›s› oran›nda yereldeki politik faaliyet de güçlenecektir. Bugün yaflad›¤›m›z temel sorunlardan biri olan darl›¤› aflmak, aç›k ki tek bafl›na kendi yerel örgütlülü¤ümüze s›k›flm›fl bir faaliyetle de¤il, aksine kendi d›fl›m›zdaki samimi unsurlar› da bünyesine katan, çal›flmada onlar› öznelefltiren ve faaliyet içerisinde dönüflümlerini sa¤lamay› hedefleyen bir tarza ba¤l›d›r. Kampanyan›n flu aflamas›nda ta bafltan belirledi¤imiz bu yöntem, oldukça s›n›rl› yerelde uygulamaya konulabilmifltir. ‹stanbul çal›flmas› bu aç›dan bir örnektir. ‹stanbul’u olumlu bir örnek olarak vermemizin gerisinde tek bafl›na komite toplant›lar›n› örgütleyebilmifl olmas› yatmamaktad›r. Bu noktada olumluluk, komiteleri gerçekçi ve etkin bir iflleyifle oturtabilme çabas›n›n kendisidir. ‹stanbul çal›flmas›n›n faaliyet planlamas›na bak›ld›¤›nda, komitelerin faaliyeti güçlendirici ifllevini görmek mümkün olacakt›r. Olumsuz bir örnek olarak ise ‹zmir çal›flmas›ndan söz edebiliriz. ‹zmir çal›flmam›z komiteleflmeyi önemsemifl ancak kampanya çal›flmam›z›n sürdü¤ü üç haftal›k zaman›n neredeyse tamam›n› komiteleflme merkezli bir çal›flmaya ay›rm›flt›r. Biz komiteleflmeyi bir yöntem olarak ortaya koyarken ifade etmeye çal›flt›¤›m›z nokta, yürüttü¤ümüz faaliyetin esnek bir örgütsel araçla bütünleflmesinin gereklili¤i ve yak›n çevremizi kampanyam›z›n öznesi haline dönüfltürebilme zorunlulu¤uydu. Bu yönüyle kampanyam›z›n örgütsel sonuçlar› aç›s›ndan önemli bir yerde duruyordu. Ancak sözünü etti¤imiz dura¤an bir örgütsel form de¤il, aksine pratik-politik faaliyetin yaratt›¤› etkinin sonuçlar›n›n biriktirildi¤i, bu sonuçlarla beraber geliflim gösteren bir örgütsel formdu. K›sacas› her yerelde komiteleflme çabas› harcanmal›, ancak bu çaban›n politik bir faaliyet olmad›¤› yerde karfl›l›k üretemeyece¤i de gözden kaç›r›lmamal›d›r. Kampanyan›n kalan sürecinde komiteleflme mutlaka gündemlefltirilmeli, ancak faaliyetin varl›¤›n› komitelerin varl›¤›na endeksleyen bir bak›flla de¤il, aksine öncelikle faaliyetten beslenen ve sonras›nda faaliyeti besleyen bir tarz› yaratma bak›fl›yla hareket edilmelidir. Kampanya sürecinde yerel çal›flmalar›m›z aç›s›ndan önem tafl›yan ikinci bir bafll›k, fiemdinli gündeminin kampanya süreci içerisinde ne ölçüde ifllenebildi¤i, dahas› ne ölçüde kampanyayla bütünleflen bir tarzda ele al���nd›¤› noktas›d›r. Bu çerçevede Ankara çal›flmam›z›n gerçeklefltirdi¤i, ‹stanbul çal›flmalar›m›z›n da yay›ndan aç›klad›¤› planlamalar› içerisinde yer alan “Ulusal Sorun” bafll›kl› tart›flman›n yap›lmas› anlaml› bir örnek olarak ele al›nmal›d›r. Bu noktada daha önce K›z›l Bayrak’ta yay›nlanan “fiemdinli ve Gençlik Alan›nda Sorumluluklar” bafll›kl› yaz›dan bir al›nt› yapmak istiyoruz:

E k i m G e n ç l i ¤ i

17


E k i m G e n ç l i ¤ i

“Bugün örgütledi¤imiz kampanyan›n baflar›s›n›n bir yan›n› da bu (fiemdinli) gündemi kampanya faaliyeti içinde ne kadar etkin bir çal›flmaya konu etti¤imiz üzerinden tan›mlamak zorunday›z. Zira Ekim Gençli¤i’nin gençlik hareketine ve devrime karfl› sorumlulu¤u bunu tüm yak›c›l›¤› ile bir görev olarak karfl›m›za ç›kartmaktad›r. Biz kampanyam›z›n bafllad›¤› günden bu yana ördü¤ümüz faaliyetin somut ve can al›c› gündemlerle birlefltirilmesi sorumlulu¤unu döne döne tekrarlam›flt›k. Bugün fiemdinli vesilesi ile ortaya ç›kan çeteleflmifl sermaye devletinin kendisidir. Ve bu sorunu kitle çal›flmam›z ve kampanya faaliyeti içerisinde etkili bir biçimde ifllememiz ‘Ya barbarl›k içerisinde çöküfl, ya sosyalizm’ ikileminin güncel bir slogan oldu¤unu aç›k bir biçimde ortaya koyacakt›r. “Kampanya faaliyeti içerisinde bu gündemin nas›l ifllenece¤ine iliflkin daha somut bir hat çizersek, Ekim Gençli¤i’nin örgütlü oldu¤u tüm alanlarda, yürütülen tüm kampanya faaliyetleri içerisinde, fiemdinli ve Kürt halk›na dönük güncel sald›r›lar bir bafll›k haline getirilebilmeli, yerel etkinliklerimizde ve elbette propaganda faaliyetimizde etkin bir yer tutabilmelidir...” Kampanyan›n bütününe iliflkin bu iki vurguyu yapt›ktan sonra, üç haftal›k çal›flmalar›n ortaya ç›kard›¤› sonuçlara de¤inerek, belirli hat›rlatmalar yapma ihtiyac› duyuyoruz.

Merkezi kampanyaya yerel hedefler belirleyebilme Öncelikle flu noktay› vurgulayal›m. Merkezi kampanya ile uyumlu bir yerel hedef, kampanyadan beklenen merkezi hedeflerden elbette kopuk ve ba¤›ms›z olmayacak, aksine bu hedefleri gerçekçi k›lacak ve bütünleyecektir. Bu aç›dan merkezi kampanyay›, kendisiyle uyumlu yerel hedefler ekseninde yürütmenin anlam›, esas›nda o kampanyay› gerek yerelin kendi s›n›rlar›nda, gerekse merkeze kazand›rd›klar› noktas›nda baflar›l› k›labilmenin imkanlar›n›n zorlanmas›d›r. Merkezi kampanya, aç›k ki bir politikan›n, çeflitli araçlarla ve geneli kesen ama yerellerden hiç de kopuk olmayan hedeflerle, yerel örgütlülüklerin hayata geçirmesi için öne sürülen bir planlanlamas›d›r. Ancak bu planlaman›n hayat bulaca¤›, sonuç üretebilece¤i alan do¤ald›r ki yerel çal›flmalar›n kendisidir. Haliyle merkezi kampanyada bir yöntem çizilir, ancak bu yöntem yerel çal›flmalar›m›zca yerelle uyumlu, yerelin koflullar› ve ihtiyaçlar› ölçüsünde gelifltirilemez, özgünlefltirilemezse, ortaya salt bir uygulamalar y›¤›n› ç›kacakt›r. Ki bu yerel ihtiyaçlar› karfl›lamayaca¤› gibi, merkezi planda hedeflenenden de çok uzakt›r. Bu noktada Adana’da geçti¤imiz üç hafta içerisinde ortaya konulan çal›flma hatt› dikkate de¤erdir. Söz konusu yerelde, kampanyan›n hedeflerinin aras›na, R1 kantini ile s›n›rl› olan politik faaliyet alan›n›n afl›lmas› ve fakülteler merkezli bir çal›flma örerek, ö¤renci kitleleriyle birebir iliflkiler kurulabilmesi öne ç›kart›lm›flt›. fiu haliyle Adana çal›flmam›z›n prati¤ine bak›ld›¤› yerde, belirlenen hedefler do¤rultusunda bir çaba içerisinde olundu¤u görülebilir. Üniversitenin bütün fakültelerinde yay›n standlar›n›n aç›lmas›, ayn› fakültelerde elden sat›fl için azami bir çaba harcanmas› yerel hedefle kampanya aras›nda kurulan ba¤›n güçlülü¤ünü göstermektedir.

Alanda kamapanyan›n özgün araçlar›n› üretme sorumlulu¤u

18

Yukar›da yerel hedef bafll›¤› alt›nda anlatt›klar›m›zla bütünlüklü ele al›nmas› gereken bu bafll›k, beraberinde merkezi kampanyan›n merkezi araçlarla s›n›rl› bir forma sokulmak yerine, yerel araçlarla zenginlefltirilmesine vurgu yapmaktad›r. Örneklendirecek olursak, Ankara çal›flmam›z›n “Gelece¤e Mektuplar” bafll›kl› çal›flmas› verilebilir. Söz konusu ildeki çal›flmam›z, kampanyan›n kitlelerle ba¤›n› daha güçlü kurabilmesinin bir arac›n› belirlemifltir. Yine ‹stanbul Üniversitesi’nde yürütülen “Suçlu kim?” çal›flmas› özgün araç üretebilme noktas›nda anlaml› bir örnektir. Yerele özgün araçlar, yerelde özgünleflen kampanya kurgusu aç›k ki merkezi araçlar›n etkisini güçlendirir niteliktedir. Yerel örgütlerimiz flayet kampanyay› belirlenen s›n›rlarda tart›flmak yerine, nas›l daha etkili ve sonuç al›c› hale getirece¤imiz üzerine tart›fl›rlarsa, kaç›n›lmaz olarak böyle araçlar yaratmakla yüzyüze kalacaklard›r. Zira baflka türlü kampanya, ne yap›l›rsa yap›ls›n, genel bir ajitasyonpropaganda hatt›na s›k›flma sorunuyla yüzyüze kal›r.

Kampanya ile bir birikim yaratmak zorunday›z! Bu üç hafta içerisinde birçok çal›flma alan›m›zda belirli ilk sonuçlara ulaflt›k, önümüzdeki üç hafta içerisinde inan›yoruz ki bu sonuçlar güçlenecek ve yayg›nlaflacakt›r. Ancak as›l baflar› ölçütümüz, elde edilen sonuçlar›n ne ölçüde kal›c›, ne ölçüde birikime dönüfltürülebildi¤i noktas›d›r. Elbette yerel çal›flmalar›m›z›n merkezi etkinli¤e kat›l›mlar› gerek nicel güçlülük, gerekse kampanyan›n etkisi aç›s›ndan önemlidir. Ancak biz kampanya sonunda merkezi etkinli¤i bir veri olarak ele ald›¤›m›z gibi, kampanya sürecinde oluflturulan çal›flma gruplar›n›n, komitelerin, e¤itim gruplar›n›n, kültür sanat atölyelerinin yani akla gelen her türlü esnek örgütlülü¤ün sonras›na b›rakt›klar›n›, yani süreklili¤ini de bir veri olarak ele alaca¤›z. Örne¤in, Ankara çal›flmam›zca kampanya ekseninde bafllat›lan “Marksist Tart›flmalar” çal›flmas› anlaml› bir imkan yaratm›flt›r ve bugün için s›n›rl› da olsa bir bileflene dayanmaktad›r. Yap›lmas› gereken, bu çal›flmay› merkezi etkinli¤in tarihiyle s›n›rl› alg›lamamak, aksine uzun soluklu bir çal›flman›n temellerini atabilmektir. Ankara üzerinden verdi¤imiz bu örnek bütün yerel çal›flmalar›m›z aç›s›ndan dikkate al›nmal›d›r. Yerellerde bir birikim yaratmak istiyorsak, kendi iflleyifliyle kendi kurumsall›¤›n› oluflturmufl esnek örgütlülüklere ihtiyac›m›z oldu¤u aç›kça ortadad›r.

Üç haftan›n ortaya ç›kard›¤› sonuçlara dair Öncelikle kampanya çal›flmam›z planl› ve sistemi bir çal›flmay› mecbur k›l›yor. Bunun anlam› bütün yerel çal›flmalar›m›z›n, kalan üç haftal›k süreyi gün gün planlamalar›n›n bir ihtiyaç oldu¤udur. Birçok yerelimizde ardarda örgütlenen etkinliklerin planl› bir biçimde sunulmas› yerel çal›flman›n üniversitede bir politik atmosfer yaratmas›nda kesinlikle etkili olacakt›r. Bu aç›dan imkan olan tüm yerellerde, etkinlik planlamalar› gerek broflür halinde, gerek baflka baz› yöntemlerle önden deklare edilmelidir. Geçti¤imiz üç hafta birçok eksikli¤ine karfl›n bu noktada bir baflar› sa¤lanabildi¤ini göstermektedir. Yine geçti¤imiz üç hafta, dönemin bafl›ndan beri alt›n› çizdi¤imiz çok yönlü faaliyet yürütebilme noktas›nda ciddi


zorlanmalar yaflad›¤›m›z› bir kez daha ortaya ç›kard›. Baz› yerel çal›flmalar›m›z bu yönde harcad›klar› ›srarl› çaba ve ortaya koyduklar› enerjiyle, çal›flma yo¤unluklar›na tak›lmaks›z›n bu çok yönlü faaliyetin gereklerini yerine getirmeye çal›fl›yor. Ancak hala metropollerin d›fl›nda kalan çal›flma alanlar›m›zda bu aç›dan güçlü sonuç ve deneyimler elde edebilmifl de¤iliz. Bafllang›çta önümüze koydu¤umuz hedeflere bakt›¤›m›zda, toplamda bir baflar› sa¤land›¤›n› büyük oranda ifade edebiliriz. Örne¤in yay›n sat›fllar› hemen hemen tüm yerellerimizde anlaml› art›fllar gösterdi. Önceden afifl asmad›¤›m›z illerde afifl çal›flmas›, militan sat›fl yapma imkan› olup da yapmad›¤›m›z yerlerde militan sat›fllar örgütledik. De¤erlendirmenin bafl›nda da belirtti¤imiz gibi, yay›n kullan›m›n› d›flta tutarsak, yerel çal›flmalar›m›z homojen bir geliflim göstermiyor. Ancak yay›na gelen mesaj, haber ve de¤erlendirmeleri dikkate ald›¤›m›zda, neredeyse tüm yerel çal›flma alanlar›m›z›n kampanya çal›flmas› vesilesiyle geçmiflin s›n›rlar›n›n zorlad›¤› ve bu zorlanmada asgari de olsa baflar› sa¤lad›¤› ifade edilebilir. Kampanyaya iliflkin yay›na gelen bir çok haber, bir çok mesaj, kampanyan›n saflar›m›zda oldu¤u kadar, çevremizde de bir heyecan, moral ve motivasyon yaratt›¤›n› gözler önüne seriyor. Önümüzde kalan günlerde bir yandan alanlar›m›zda politik bir atmosfer yaratma çabas›n› sürdürmeli, di¤er yandansa merkezi etkinli¤e güçlü bir kat›l›m için çaba harcamal›y›z. 10. y›l›m›z vesilesiyle bafllatt›¤›m›z kampanyam›z, gençlik içerisinde yaflanan daralmaya, da¤›n›kl›¤a ve örgütsüzlü¤e karfl› bir mücadeleye ça¤r›s›d›r. Zira gençlik içerisinde siyasal güçlerin bu ölçüde darald›¤› bir dönemde kapitalist barbarl›k karfl›s›nda gençli¤e güçlü bir alternatif sunabilmek ve gençli¤i yeni Ekimler için Ekim Gençli¤i saflar›nda mücadeleye ça¤›rmak gibi iddial› bir süreç örüyoruz. Bafllatm›fl oldu¤umuz kampanyayla bu iddian›n güncel temsilcisi oldu¤umuzu bir kez daha ilan etmifl oluyoruz. fiimdi iddian›n gerektirdi¤i ölçüde, yar›nlara birikim yaratacak bir kampanya çal›flmas› için yola devam!

Ekim Gençli¤i

Militan sat›fl deneyiminden… üzerine söyleyecek çok sözümüz vard›. Dergi sat›fl› burada bizim için bir araçt›. Biz, bu araç vesilesi ile yaklafl›k iki saat boyunca binlerce insana seslendikk. Onlara Ekim Devrimi’nin ve Partimiz’in ayd›nl›¤›n› tafl›d›k. Katliamc› ve çürümüfl sermaye devletine karfl› mücadeleye ça¤›rd›k. Elbette ki bunu yapt›¤›m›z ölçüde dergimizin sat›fl› da son derece baflar›l› geçti. Ajitasyon konuflmalar›n›n yan›s›ra insanlarla iletiflim kurduk ve tart›flma zeminleri yaratt›k. Böylesi bir pratik çaba, bizler için bir e¤itim alan› ifllevi de görmekte. Faaliyetin nas›l yürütülece¤i, nas›l daha etkin k›l›naca¤› vb. tam da prati¤in içinde ö¤renilmekte. Örne¤in bir y›l önce son derece s›n›rl› say›da yoldafl›m›z›n yürüttü¤ü ajitasyon faaliyeti bugün birçok yoldafl›m›z taraf›ndan baflar›yla yürütülebilmektedir. Faaliyete bafllamadan önce biraraya gelerek gündemlere ve gündemleri nas›l ele alaca¤›m›za dair tart›flmalar yapmaktay›z. Bu yönlü basit bir pratik faaliyet genifl bir e¤itim çal›flmas›na dönüflebilmektedir. Tüm olumlu yanlar›na ra¤men bu faaliyeti daha baflar›l› k›lacak bir dizi noktaya da parmak basabiliriz. Bunun bafl›nda sat›fl öncesi ve sonras› toplant›lar› daha da zenginlefltirmek geliyor. Yay›n›n ve ajitasyon konuflmalar›n›n yan›s›ra bildiri ve benzeri araçlarla da alanlara müdahale zenginlefltirilebilinir. Ve elbette ki yer ve zaman olarak bu faaliyetler yayg›nlaflt›r›labilinir. Zaman devrime akarken gençli¤in devrimci coflkusu ve enerjisi de bu ayn› süratle gelece¤e akmaktad›r. Bugünü aflarak gelece¤i kazanma perspektifine sahip olan genç komünistler, bugün ayn› iddiay› 10. y›l›na giren Ekim Gençli¤i üzerinden koyuyor. Bugün elimizdeki birikimi de¤erlendirerek, onu aflarak gelece¤i kazanaca¤›z. Daha fazla ›srar, irade ve enerji… Ya r › n l a r b i z i m d i r ! Gençlik gelecek, gelecek sosyalizmdir!

Sesimiz 10. y›l›nda güçlenerek yay›l›yor! Yay›n›m›z›n 10. y›l›n› geride b›rakt›¤›m›z flu günlerde, bugüne kadar edindi¤imiz deneyimlerin ›fl›¤›nda mevcut birikimimizi aflarak gelece¤i kazanmaya haz›rlan›yoruz. Yay›n›m›z›n gerek içerik gerekse de görsel olarak geldi¤i düzey bile, bu birikimin bir yan›n› yans›t›yor. Onun bu yönünü daha da güçlendirecek, dahas› ifllevsel k›lacak olan onu kitlelere ulaflt›rmakt›r. Sosyalist bir gençlik dergisi olan yay›n›m›z› ulaflabildi¤imiz en genifl gençlik kesimlerine tafl›mak, ve onlar›n katk›lar› ile bu sesi güçlendirmek sorumlu¤uyla karfl› karfl›yay›z. Bu amaçla her olana¤› de¤erlendirmeli ve yeni olanaklar yaratmal›y›z. Ankaral› genç komünistler olarak yaklafl›k bir-bir buçuk y›l önce militan sat›fl prati¤ini düzenli ve sistematik olarak uygulamaya bafllad›k. Öncesinde bu prati¤i belli gündemlerde kullan›yor olmam›za ra¤men, bugün düzenli ve sistematik olarak yürütülen bu faaliyet art›k bizim için çal›flmam›zda yeni bir ad›m olmufltur. Bu pratik arac›l›¤› ile genç komünistler, kendi gündemleri üzerinden kitlelere, özel olarak gençlik kitlelerine, politikalar›n›, kendi alternatiflerini sunma olana¤›n› yakalamaktalar. Burjuvazinin kendi kültürü ve kitle iletiflim araçlar› üzerinden sürekli bombard›mana tabi tuttu¤u kitlelere, biz komünistlerin sesini, yeni bir dünya özlemini aç›ktan ve tart›flarak ulaflt›rm›fl oluyoruz. Bu konuda Yüksel Caddesi’nde geçen hafta yapt›¤›m›z militan sat›fl örnek verilebilir. Yeni aya girmifl olmam›za ra¤men yay›n›m›z›n yeni say›s› elimize ulaflmam›fl, dahas› 6 Kas›m eylemlerinin sonlanmas› ile yay›n›n içindeki birçok tart›flma günceli¤ini de yitirmiflti. Fakat gerek fiemdinli’de bir kez daha a盤a ç›kan katliamc› sermaye devleti gerçekli¤i, gerekse de Ekim Devrimi ve Partimiz’in kurulufl y›ldönümleri

E k i m G e n ç l i ¤ i

Ankara Ekim Gençli¤i

19


Must afa Suphi’den fiemdinli’ye…

Katliamlar ›n sorumlusu serma ye düzenidir! E k i m G e n ç l i ¤ i

Kapitalizm, ilerici özelliklerini bütünüyle kaybetti¤i ve giderek bir dünya sistemi olarak emperyalizme evrildi¤i süreç içerisinde, ak›l almaz boyutlarda yaflanan sosyal çürüme ve insani de¤erlerin kâr h›rs›na kurban edildi¤i bir toplumsal yok olufl gerçe¤iyle karakterize oldu. Katliamlarla, savafllarla, provokasyonlarla insanl›¤›n tarihi boyunca gelecek nesillere olumlu bir miras olarak b›rakabildi¤i tüm de¤erleri kapitalizmin temel iflleyifl mekanizmalar›na kurban veren sermaye düzeni kokuflmufl bir tarihsel sistem durumunda. Özellikle Ekim Devrimi’nin açt›¤› 盤›r›n ard›ndan dünya halklar›nda sosyalizme karfl› oluflan büyük sempati, emperyalist-kapitalist sistemi çok çeflitli yollarla devrim ve sosyalizmi bo¤maya dönük eylemleri/örgütlenmeleri yaratma yoluna itti. Avrupa’n›n ba¤r›nda Gladyolarla ve daha nice kontra örgütlenmeler, emperyalist savafllar, iflgallerle, y›k›mlarla ve katliamlarla... Türkiye de böylesi kirli savafl ayg›tlar›na oldukça aflina bir siyasal co¤rafya olarak tarih sahnesinde yerini alm›flt›r. Kuruluflundan bu yana bu co¤rafyada yaflayan halklara, iflçilere, emekçilere, ilericilere, devrimcilere inkarc›, katliamc› ve bask›c› bir tutumla sald›rmak, emperyalist gericilik sisteminin halkalar›ndan biri olarak Türkiye burjuvazisinin karakteristik özelliklerinden biri olagelmifltir. Bunun için bu ülkenin yak›n tarihine bakmak yeterlidir.

ve provokasyonlar, 6-7 Eylül olaylar› ve daha niceleri, halklar aras›nda sermaye düzeni taraf›ndan yarat›lmaya çal›fl›lan düflmanl›¤›n temel halkalar› oldular. Özellikle ulusal uyan›fllar›n› büyük bir tarihsel aya¤a kalk›flla birlefltiren, ulusal özgürlük mücadelesini genciyle yafll›s›yla omuzlayan Kürt halk›n›n ayaklan›fl›n› bast›rma yöntemleri, Türkiye burjuvazisi nezdinde kapitalizmin çürümüfllük düzeyini ortaya serdi. Bugün fiemdinli’de yaflananlar, devletin bu katliamc› gelene¤inin yeni bir halkas› olman›n ötesinde, sermaye iktidar›n›n Kürt halk›na yöneltti¤i inkar ve imha operasyonunun araçlar›n›n teflhir olufl düzeyi aç›s›ndan da ayr›ca önem tafl›maktad›r. Kürt halk›n›n ulusal özgürlük mücadelesi, bugün fiemdinli’de bir kez daha netlikle görüldü¤ü üzere devletin kirli savafl ayg›tlar› taraf›ndan bo¤ulmak isteniyor. Ve bu yeni bir geliflme de¤il. Kürdistan’›n birçok ilinde daha önce devlet taraf›ndan organize edilen onlarca katliam yafland›. Aç›k devlet sald›r›lar›n›n yan› s›ra, yeri geldi¤inde M‹T, J‹TEM gibi kontra örgütlenmeleriyle, yeri geldi¤inde medya organlar› kullan›larak gerçeklefltirilen provokasyonlarla, ve daha nice yöntemle hayata geçirildi. Özellikle Kürt ulusal mücadelesine dönük temel sald›r›, tüm bir halk›n inkar ve imha sald›r›s›na maruz b›rak›lmas› oldu. fiemdinli’de yaflananlar da bu çizginin yeni bir örne¤idir. Devlet, kontra örgütlenmeleri arac›l›¤›yla bir sald›r› örgütlemifl, bu sald›r› halk taraf›ndan a盤a ç›kar›lm›flt›r. Sald›r›n›n hedefi, halklar aras› düflmanl›k yaratmak ve bir kentin halk›n›n bizzat devlet taraf›ndan terörize edilerek susturulmas› idi. Bu, bölgede yaflayan halk›n tepkisiyle bofla düflürülmüfl, bir tak›m kirli kontra iliflkileri de ortaya ç›km›flt›r.

Ya barbarl›k içinde çöküfl ya sosyalizm!

Sermaye düzeninin katliamc› tarihi Sermaye düzeninin katliamc› ve provokasyona dayal› sald›rgan gelene¤i, Mustafa Suphi ve yoldafllar›n›n katlediliflinden 1 May›s 1977’ye, Marafl’a, Çorum’a, Gazi’ye, Ulucanlar’a, 19 Aral›k katliam›na, Mercan katliam›na kadar uzanan koca bir suç dosyas›nda devrimcilerin, ilericilerin hunharca katledilmelerinde ifadesini bulmaktad›r. Kokuflmufl burjuva cumhuriyetinin tarihi, yüzlerce ilericinin, devrimcinin, gazetecinin, sendikac›n›n, iflçinin, emekçinin ve daha nicelerinin alçakça katledilifllerine tan›kl›k etmifltir. Özgür ve eflit bir gelecek için mücadele eden, yaz› yazan, düflünen, türkü söyleyen nice ayd›n, ilerici insan, sermaye devletinin katliamc›, iflkenceci yüzüyle tan›flm›fl, can vermifl, sakat kalm›flt›r. Sermaye iktidar›n›n bu co¤rafya üzerinde yaflayan halklara karfl› ald›¤› tutum da, bu katliamc› gelene¤in baflka bir yüzüdür. Ermeniler’e, Rumlar’a, Kürtler’e dönük katliamlar

20

Bu tablonun gösterdi¤i baflka bir temel gerçek de, bir halk›n özgürlük mücadelesinin sermaye düzeni taraf›ndan bast›r›lma yönteminin, iflçilerin, emekçilerin, ö¤rencilerin, ayd›nlar›n taleplerini bast›r›rken kullan›lan yöntemlerle ayn› olmas›d›r, Türkiye Cumhuriyeti tarihi tam da çürümüfl kapitalizmin tarihidir. ‹nsanl›¤›n yaratt›¤› tüm de¤erlere düflmanlaflm›fl, bu de¤erleri yok etmek için her türlü kirli yönteme baflvurabilen kapitalizm, vahfli yüzünü bu topraklarda da baflka baflka biçimlerle göstermektedir. Katliam gelene¤i, y›k›m gelene¤i, kapitalizmin do¤as›nda bulunmaktad›r. E¤er bu katliamc› gelene¤in tarihin çöplü¤üne yollanmas› isteniyorsa, bunun tek yolu emperyalist-kapitalist sistemi proletaryan›n büyük tarihsel eylemiyle tarihin çöplü¤üne yollamakt›r. “Ya kapitalist barbarl›k içinde çöküfl, ya sosyalizm!” Emperyalist-kapitalist gericilik sistemi insanl›¤›n önüne bu tarihsel yol ayr›m›n› birkez daha ç›karm›flt›r.


fiemdinli’de yaflananlar ve fiemdinli’nin gösterdikleri fiemdinli’de bir bomba patlad›. Bu bomba bölge halk› için yeni bir geliflme, bu olay›n a盤a ç›kard›¤› gerçekler flafl›rt›c› gerçekler de¤ildi. fiemdinli’de devletin bir görevlisi, devletin tahsis etti¤i silah, kimlik ve araba gibi olanaklarla halktan bir insan›n dükkan›n› bombalarken yakaland›. Sonras›nda elbette kendi personelini göreve gönderenler halk›n öfkesi karfl›s›nda onlar› yaln›z b›rakmad›lar. Olaya tepki gösteren halk›n bas›nc›yla tetikçiler gözalt›na al›nmak zorunda kald›lar. Sonras›nda tüm halk›n seyretti¤i ve katillerin kaçma imkan› bulamad›¤› bir ortamda söz konusu araç aranmak istendi. Arac› aramaya yeltenen savc› ve polislere ve çevrede toplanan halka caddeden geçen bir araçtan otomatik silahlarla atefl aç›ld›. Elbette bu arac›n da orduya ait ç›kmas› tesadüfi bir durum de¤ildi. fiemdinli olaylar›n› bir tak›m ayr›nt›larla uzun uzad›ya anlatabiliriz, fakat bütün yaflananlar› özetleyecek iki cümle var. fiemdinli’de suçüstü yakalanan birkaç kendini bilmez ya da az›l› faflist de¤ildi, fiemdinli’de yakalanan katliamc›, provokatör, çürümüfl devletin ta kendisi idi. Ve yakalayanlar da olaylar karfl›s›nda art›k öfkesi dizginlerinden boflanan halkt›. Bu özet anlat›m fiemdinli karfl›s›nda nas›l bir tutum al›nmas› gerekti¤ini de ortaya koyuyor.

AB’ci liberallerin çöken yalan kuleleri ve devlet gerçekli¤i Y›llard›r büyük bedellerle özgürlük mücadelesini yürütmüfl olan Kürt halk›n›n umutlar› son y›llarda onun teslimiyetçi önderli¤i ile birlikte düzen içi kanallara ak›t›lmaya çal›fl›l›yor. ‹mral› teslimiyetinden bu yana, içte Türk devleti ve onun yönetici kadrolar›na, d›flta AB’ci demokrasi masallar› ve ABD’nin bölge üzerindeki kirli oyunlar›na endeksli hesaplar

yap›l›yor. Komünistlerin devlet gerçekli¤ini vurgulayan, onun s›n›fsal karakterinin kaç›n›lmaz sonuçlar›n› aç›klayan yaklafl›mlar›n›n ne kadar do¤ru ve hayat›n gerçekli¤ini yans›tt›¤›n› ac› bir flekilde gösterdi bu olaylar bir kez daha. Kürt sorununun demokratik çözümünü zorlayanlar çok yeni ve eflsiz bir çözüm bulmufl gibi ç›kt›lar halk›n karfl›s›na. Ekranlarda ›fl›lt›l› koridorlarda halklar›n katilleri, sermaye iktidar›n›n hükümeti ve devlet yöneticileri ile tokalaflt›lar. Sözde yeni aç›lan dönemin dilini konufluyordu onlar. Diyalog ve uzlafl› dili... Ama allana pullana anlat›lan yeni dönemde eskiye göre hiçbir fleyin de¤iflmedi¤ini gösterdi fiemdinli gerçe¤i. Kendisi ile diyalog kurulmaya, uzlafl›larak çözüme var›lmaya çal›fl›lan devlet, uzlafl› masas›na oturamayacak kadar meflguldü. Çünkü o hala Hakkari’de, Diyarbak›r’da, Mersin’de, Adana’da sokak ortas›nda ve da¤larda insan öldürmekle, bombalamakla meflguldü. Devlet Trabzon’da, Eskiflehir’de, Sakarya’da az›l› faflistlerini galeyana getirerek insanlar›n üstüne sald›rtmakla meflguldü. fiemdinli’de yaflananlar, “mevcut devlet gerçekli¤i içinde demokratik aç›l›mlar› zorlamak” iddias›nda olanlar›n iddialar›n› tuzla buz etmifltir. Acaba bar›fl analar›na dilekçe yazd›r›p o dilekçeleri TBMM, ‹çiflleri Bakanl›¤›, Cumhurbaflkanl›¤› ve hatta Genelkurmaya gönderten politik platform, ayn› Genelkurmay’›n Kürt halk›na yönelen imha siyasetini nas›l devam ettirdi¤ini aç›klama tutarl›l›¤›n› gösterecek mi? Kürt sorununun çözümü için dilekçe veren analara Genelkurmay’›n nas›l bir yan›t verece¤ini fiemdinli olaylar› ›fl›¤›nda bir kez daha aç›klayabilecekler mi? fiemdinli’de yaflananlar›n ikinci önemli boyutu da fludur ki, bu olaylar hak alman›n, hesap sorman›n as›l gücünün nerden geldi¤ini bir kez daha göstermifltir. Kimsenin inkar edemeyece¤i gerçek, devletin bu kirli ve katliamc› kimli¤ini

E k i m G e n ç l i ¤ i

21


E k i m G e n ç l i ¤ i

a盤a ç›karan, kendi insiyatifi ile harekete geçenin fiemdinli halk› oldu¤udur. Ve bu olaylar› ülkenin dört bir yan›na duyuran da fiemdinli, Hakkari, Yüksekova, Van... fiemdinli olay›n›n ard›ndan tetikçilerden biri için pervas›zca “iyi bir askerdi” yorumlar›n› yapan egemenler, Kürdistan’da alev alev yanan sokaklar ve alanlara akan onbinlerle hizaya gelmek zorunda kald›lar. Çünkü karfl› karfl›ya kald›klar› korku Kürdistan’› flehir flehir, sokak sokak özgürlü¤üne kavuflturacak halk›n isyan ateflinin s›cakl›¤›n› tafl›yordu. Bu iki temel olgu ›fl›¤›nda fiemdinli olaylar›n›n k›sa vadede verdi¤i dersler var. Bugün Türkiye’de ve dünyada sermaye iktidar› ve onun devlet ayg›t› birilerinin iddia etti¤i gibi demokratikleflmiyor. Onlar için demokrasi yar›m saatlik Kürtçe yay›na tamah etmek, anadilde e¤itim hakk›n› istedi¤inde sokaklarda dayak yemek, sendikal örgütlülü¤üne sald›r› anlam›na gelir. Onlar için demokrasi “Kürt sorunu vard›r” diye bas›na medyatik demeçler verip, Kürdistan’da 20 y›ll›k kirli savafl yöntemlerini ›srarla kullanmaya devam etmek anlam›na gelir. Onlar için demokrasi çocuklar›n asimile edilece¤i okullarda ellerinden tutan askerlerle poz verirken, “haydi k›zlar okula” 盤›rtkanl›¤›yla modernleflme imajlar› çizerken, 12 yafl›nda U¤urlar’› sokak ortas›nda vurmak demektir. K›sacas› sermaye devleti için demokrasi, onun uzatt›¤› havuca kanmak, verilmeyeni ya da fazlas›n› isteyince kafaya sopay› yemek demektir. Buradan ç›kacak sonuç tam da fiemdinli’de ve sonras›nda di¤er il ve ilçelerde oldu¤u gibi Kürt halk›n›n

özgürlü¤ünün isyanla, serh›ldanlarla, mücadele ile gerçekleflece¤idir. Kürt halk›n›n bu yolda, yani yegâne kurtulufl yolunda ilk aflmas› gereken engel onun öfkesini, mücadelesini, düzen içi s›n›rlara kanalize eden, onu düzenle uzlaflmaya zorlayan önderlik ve onun siyasal temsiliyet mekanizmalar›d›r. AB yollar›nda sevinçten uçan Zanalar bugün fiemdinli’de hayat›n› kaybedenlere ne vaad ediyorlar? Onlar›n çok k›ymet verdikleri demokrasi befli¤i AB’nin, sokak ortas›nda insan kurflunlayan faflist Türk devleti gerçekli¤ine müdahaleleri ne oldu? Ne olabilirdi? fiemdinli sermaye devletinin de¤iflmeyen e¤ilimlerini, Kürt önderli¤inin hareketin önünü t›kayan, onu geri çeken yönünü ve bu t›kan›kl›¤› aflacak olan halk›n gücünü bir kez daha ortaya koymufltur. Her yer fiemdinli, her yer direnifl! Eflitlik, kardefllik, Kürt ulusuna özgürlük!

Yüksekova’da onbinlerin kat›ld›¤› cenaze töreni...

Katil devlet hesap verecek!

fiemdinli’de bir kitapç› dükkan›n›n bombalanmas› ard›ndan Kürt halk› taraf›ndan a盤a ç›kar›lan Genelkurmay merkezli sald›r› ve katliamlar protestolarla karfl›land›. Bu protestolara karfl› tahammülsüzlü¤ünü daha ilk bafltan gösteren sermaye devletinin kolluk güçlerinin, 15 Kas›m günü yap›lan protesto gösterisine atefl açmas› sonucu üç kifli hayat›n› kaybetmiflti. Fakat y›llard›r inkar ve imha politikalar›na gö¤üs geren, binlerce flehit vermifl Kürt halk›, bu sald›r›yla da y›lmad› ve flehitlerin düflman karfl›s›nda nas›l sahiplenilece¤ini bir kez daha gösterdi. Hayat›n› kaybeden Abdülhal›k Geylani, ‹smail Bart›n ve Ergin Mengefl’in cenazeleri 17 Kas›m günü Yüksekova’da 80 bin kiflinin kat›ld›¤› bir eylemle topra¤a verildi. Sabah saatlerinde Hac› Ubeyt Camii önünde toplanan binlerce kifli, cenazeleri hastaneden alarak yürüyüfle geçti. Sar› k›rm›z› yeflil bayraklara sar›lm›fl tabutlar› tafl›yan kitlenin say›s› çevre illerden gelenlerle birlikte k›sa sürede 80 bine kadar ulaflt›. Halk cenazeleri sloganlar ve marfllar eflli¤inde 2,5 km uzakl›ktaki Bajergeh Mezarl›¤›’na tafl›d›. Cenazeler burada topra¤a verildi. Cenaze töreni s›ras›nda asker ve polis güçleri korteje fazla yaklaflmad›. Ancak TC’ye ait 2 F-16 ve bir helikopterin kitlenin üzerinde alçaktan uçmas› devletin kaba bir güç gösterisi olarak halk›n büyük tepkisini çekti.

22


Gençlik çürüyen düzenden hesap sormal›d›r!

fiemdinli ve gençlik alan›nda devrimci sorumluluklar Ekim Gençli¤i olarak 10. mücadele y›l›m›z› bir kampanya faaliyeti ile bütünlefltirdi¤imiz bir dönemdeyiz. Gençlik hareketinin darald›¤› ve kitle taban›n›n önemli ölçüde geriledi¤i böylesi bir dönemde; hedefli ve iddial› bir kitle faaliyeti ve örgütlenme çabas› ortaya koymak, gençlik içerisinde devrimin ve sosyalizmin bayraktarl›¤›n› yapmak, elbette güncel ve ertelenemez bir sorumluluktur. Ve Ekim Gençli¤i ülkenin dört bir yan›nda bu çaban›n ve sorumlulu¤un gereklerini yerine getirmek için yo¤un bir çaba harcamaktad›r. Ekim Gençli¤i’nin 10. mücadele y›l› vesilesiyle bafllatt›¤› kampanya gençlik içerisinde yaflanan daralmaya, da¤›n›kl›¤a ve örgütsüzlü¤e karfl› bir mücadele ça¤r›s› olarak tan›mlanabilir. Zira gençlik içerisinde örgütlü siyasal güçlerin bu ölçüde darald›¤› bir dönemde kapitalist barbarl›k karfl›s›nda gençli¤e örgütsel bir alternatif sunabilmek ve gençli¤i yeni Ekimler için Ekim Gençli¤i saflar›nda mücadeleye ça¤›rmak iddial› bir ç›k›fl› ifade etmektedir. Ekim Gençli¤i bafllatm›fl oldu¤u kampanya ile bu iddian›n güncel temsilcisi oldu¤unu; ortaya koydu¤u faaliyetin alanlar›nda oluflturdu¤u etki ile bir kez daha ve üstü örtülemez bir biçimde gençli¤in karfl›s›na ç›kartmak sorumlulu¤u ile karfl› karfl›yad›r. Biz bu kampanya vesilesiyle gençli¤in karfl›s›na, “Ya barbarl›k içinde çöküfl, ya da sosyalizm” ikilemini etkili bir kitle çal›flmas› içerisinde koymay› hedefliyoruz. Gençli¤in ve ülkenin kronikleflen sorunlar›n›n tek çözümünün devrimci mücadele oldu¤unu genifl gençlik kesimlerine anlatmaya, onlar› da bu mücadelenin bir parças› yapmaya çal›fl›yoruz. Bu ça¤r›n›n yank› bulabilmesinin, genifl gençlik y›¤›nlar› nezdinde

bir karfl›l›k oluflturabilmesinin temel koflulu bu ça¤r›n›n hayattan kopuk olmad›¤›n› somut prati¤imizle etkili bir biçimde ortaya koyabilmekten geçmektedir.

Kürt halk›na dönük sald›r›lar ve devrimci görevler Son günlerde yaflanan geliflmeler sermaye devletinin emperyalizme uflakl›k, emekçilere, halklara ve gençli¤e düflmanl›k politikas›n› derinlefltirdi¤ini göstermektedir. Sermaye devleti, özellikle Kürt halk›na, onun hakl› ve meflru taleplere dayal› mücadelesine karfl› yürütülen inkâr ve imha politikas›n› son aylarda sistemli flekilde t›rmand›rmaktad›r. Bir dönem yo¤un olarak kullan›lan kirli savafl yöntemlerini yeniden devreye sokmaktad›r. Sermaye devletinin sald›r› dalgas›n› t›rmand›rmas›n›n arkas›nda varolan sorunlara bask› ve terör d›fl›nda bir çözüm üretememesi vard›r. Bunun sonucunda ise bu uygulamalar süreklileflmifl ve sistematik bir hal alm›flt›r. Bugün fiemdinli, Yüksekova, Mersin ve daha birçok yerde Kürt halk›na karfl› t›rmand›r›lan sistematik sald›r›lar, devletin karanl›k yüzünü bir kez daha ancak bu sefer üstü örtülemez bir biçimde ortaya ç›kartm›flt›r. Bu sald›r›lar›n arkas›nda burjuva ve reformist muhalefetin iddia etti¤i gibi devletin karanl›k odaklar› de¤il, bir bütün olarak 82 y›ll›k cumhuriyetin her geçen gün tahkim etti¤i bir terör devleti bulunmaktad›r. Bu 82 y›ll›k tarih; onlarca kitlesel katliamla, y›llar› bulan kirli savafllarla, sistematik bask› ve terör politikalar› ile tahkim edilmifl kanl› bir tarihtir. Ve sermaye

E k i m G e n ç l i ¤ i

23


E k i m G e n ç l i ¤ i

24

devletinin tutarl› ve istikrarl› bir biçimde devam ettirdi¤i tek fleyin de bu kanl› politikalar ve “terör” uygulamalar› oldu¤unu söylemek yanl›fl olmayacakt›r. Güncel planda Kürt halk›na karfl› bafllat›lan sald›r›lar ve bu sald›r›lar içerisinde devletin kirli ve kanl› yüzünün üstü örtülemez bir biçimde ortaya ç›km›fl olmas›, genç komünistlerin karfl›s›na çok yönlü imkanlar ve sorumluluklar ç›kartmaktad›r. ‹mkân diyoruz; çünkü sermaye devletinin ve kapitalist sistemin çözümsüzlü¤ünü genifl kitlelere anlatmaya çal›flt›¤›m›z bir kampanya döneminde sermaye devletinin Kürt halk›na yönelik provokasyonlar› ve sald›r›lar› genifl gençlik y›¤›nlar› içinde “ya barbarl›k ya sosyalizm” ikilemini etkin bir biçimde ortaya koymam›z›n imkânlar›n› oluflturmaktad›r. Sorumluluk diyoruz; zira Ekim Gençli¤i’nin gençli¤in devrimci alternatifi olarak genifl kitlelerin karfl›s›nda etkili bir kampanya çabas› ile ç›kt›¤› böylesi bir dönemde Ekim Gençli¤i’nin tafl›d›¤› misyon bunu bir sorumluluk olarak karfl›m›za ç›kartmaktad›r. Geliflen bu süreci etkili bir politik çal›flman›n ve yürüttü¤ümüz kampanya faaliyetinin bir parças› haline getirmek öncelikle sorununun genifl gençlik y›¤›nlar› karfl›s›na hangi politik çerçeve içerisinde ç›kar›laca¤›n› tan›mlamakla mümkün olacakt›r. fiemdinli’de suçüstü yakalanan devletin herhangi bir oda¤› de¤il, sermaye devletinin bizzat kendisidir. Bu, politik faaliyetin yönünü belirleyen ana halkay› oluflturmaktad›r. Zira böylesi bir süreçte burjuva çevreler ve reformizm sürecin arkas›ndaki sermaye devletini kitlelerin karfl›s›na ç›kartmaktan özenle kaç›nmakta; “suçlular›n yarg›lanmas›” vb. talepleri öne ç›kartmaktad›r. Oysa ki suçlu bir bütün olarak sermaye devletidir. Ve örülecek mücadele bir bütün olarak sermaye devletini hedeflemelidir. Ortaya ç›kan güncel faaliyetin genifl gençlik y›¤›nlar›nda yaratt›¤› tepkinin geçmifl örneklerde oldu¤u gibi -Susurluk vb.- sönümlenmesini engellemek sorumlulu¤uyla karfl› karfl›yay›z. Zira bugün birçok üniversitede bafllayan ortak çal›flmalarda ve örgütlenen ortak eylemlerde dikkatle gözetilmesi gereken yan› buras› oluflturmaktad›r. Zira bu yan bugün döne döne tekrar etti¤imiz gençlik içinde reformizmin etkisi ile kararl› ve sistematik mücadelenin de can al›c› halkas›n› oluflturmaktad›r. Böylesi

dönemlerde ortaya konulacak kararl› politikalar zaten gençlik içerisinde örgütsel bir a¤›rl›k ifade etmeyen reformist örgütlenmelerin politik etkilerini de zay›flatmak için paha biçilmez f›rsatlar sunmaktad›r. Aç›k ki bugüne kadar ortaya ç›kan bu kanl› ve kirli iliflkilere gençli¤in verdi¤i tepki s›n›rl› ve da¤›n›k bir halde kalm›flt›r. Çeflitli üniversitelerde hedefli ve ciddi bir ön sürece dayanmayan eylemler örgütlenmifl, ancak bu eylemler hâlihaz›rda ortaya ç›kan duyarl›l›¤› kucaklamaktan ve güçlendirmekten uzak bir seyir izlemektedir. ‹flte böylesi bir dönemde genç komünistler geliflen bu süreci hedefli bir mücadele sürecine dönüfltürmek için yo¤un bir çaba harcamal›, ileri ve örgütlü güçleri bu hedefli ve soluklu mücadele içerisine seferber edebilmelidir. Burada ›srarla faaliyetin niteli¤ini tan›mlarken üç temel noktay› öne ç›kartmaktay›z; güçlü bir politik hatta dayanan, hedefli ve birleflik bir mücadele. ‹lk bafll›k daha önce ifade etti¤imiz örülecek olan faaliyetin politik niteli¤idir ve faaliyetin hedefli olmas›n› belirleyen temel eksendir. Ancak bunun ötesinde faaliyetin kendi içerisinde bir planlama dâhilinde birleflik bir hatta hayata geçirilmesi temel önemdedir. Daha somut olarak ifade edecek olursak, gençli¤in sürece verdi¤i ilk yan›t yerel ve da¤›n›k eylemler olmufltur. Bugün görev bu da¤›n›kl›¤› aflacak bir politik faaliyet ortaya koymak, ortaya ç›kan ilk eylemsel ç›k›fllar› süreklilefltirmek ve bu mücadeleyi birkaç ayl›k bir mücadele veya birkaç eylem olarak de¤il, genifl gençlik güçlerini etkileyen uzun soluklu bir çal›flma olarak tan›mlamakt›r. Yerellerde ortaya ç›kan ilk örgütsel biçimler -“inisiyatif”, “platform” vb.- mutlaka gerçek kitle örgütlenmeleri do¤rultusunda gelifltirilebilmelidir. Zira gündemin yak›c›l›¤› ve genifl kesimlerde yaratt›¤› duyarl›l›k, öte yandan ise birçok siyasal gençlik grubu aç›s›ndan yaratt›¤› birleflik mücadele zemini, bunu hem olanakl› ve hem de zorunlu hale getirmifltir. Bu örgütsel biçimleri genifl gençlik güçlerini kapsayan bir örgütsel hatta tan›mlamak öncelikli olan yand›r. Zira biz bunu bir dizi alana tafl›yan bir mücadele olarak tan›ml›yorsak, bu süreç içerisinde ortaya ç›kacak duyarl›l›klar› çeflitli örgütsel biçimlerde örgütlemek sorumlulu¤u ile karfl› karfl›yay›z


demektir. Yine süreci bu genifl kesimlerle beraber etkili bir kitle çal›flmas› ve süreklileflmifl eylemlerle bütünlefltirebilmek zorunday›z. Zira böylesi bir dönemde nitelik olarak kendini sürekli bir biçimde gelifltiren, fiili ve meflru bir eylem hatt› üzerinde yürümek özellikle önemlidir. Gençlik hareketinin yaflad›¤› darl›k ve kitlelerden kopukluk yan›lt›c› olmamal›d›r. Çeflitli dönemlerde yap›lan fiili ve meflru eylemler, aylar› bulan propaganda çal›flmalar›ndan çok daha etkili sonuçlar oluflturabilmektedir. Ve fiemdinli vesilesi ile ortaya ç›kan sürecin böylesi bir süreç oldu¤unu bilmeliyiz. Yine baz› üniversitelerde ortaya ç›kan eylem biçimleri; yurtlarda ›fl›k söndürme eylemleri, alk›fll› protestolar, sürecin daha genifl bir kesime tafl›nmas› aç›s›ndan önemli olan eylem biçimleridir. Süreklilefltirilerek ve yayg›nlaflt›r›larak sürdürülmelidir. Ancak bir kez daha tekrarlamak pahas›na hat›rlatmakta fayda görüyoruz. Bu tür pasif ve genifl kitleleri içine katabilecek eylem biçimlerinin politik içeri¤i güçlü olmal›d›r. Fiili meflru, militan kitle eylemlerinin yan›s›ra sürdürülmelidir. Do¤ru bir politik hatta, kitlelerin militan mücadelesini a盤a ç›karmay› hedefleyen bir eylem program›n›n parças› olmal›d›r. Zira sürecin ortaya ç›kard›¤› bir di¤er imkân ise siyasal gençlik gruplar› aç›s›ndan birleflik bir mücadelenin olanaklar›n› etkili bir biçimde a盤a ç›kartm›fl olmas›d›r. Bu bugün için sadece potansiyel bir imkân› ifade etmektedir. Ve ancak hedefli ve güçlü bir politik müdahale ile bu imkân gerçek bir güce dönüfltürülebilir. Zira bugün gençlik hareketinin ihtiyaç duydu¤u as›l fley salt eylemsel ortaklaflmalar de¤il, fakat daha hedefli ve soluklu bir birleflik devrimci mücadele hatt›d›r. Bugün birçok üniversitede ortaya ç›kan eylemsel birliktelikler, kapsaml› bir politik faaliyet ile bütünlefltirilmeli ve bu birliktelikler bir-iki eylem örgütleme hedefinden ç›kart›lmal›d›r. “Bugün ö¤renci hareketine etkin ve yolaç›c› bir müdahale tam da bu parçal› güçlerin birleflik bir örgütlenme ve pratik içinde seferber edilebilmesinden geçmektedir. Bu nesnel bir imkân oldu¤u kadar nesnel bir ihtiyaçt›r da. Nesnel bir imkând›r diyoruz; zira öznel planda birçok grup aras›nda bölünmüfl olsa da sözkonusu olan y›llar›n mücadelesi içinde ö¤renci hareketinin oluflturdu¤u ilericidevrimci birikimdir ve nesnel varl›¤› ile gerçekte ona aittir. Nesnel bir ihtiyaçt›r diyoruz; zira ö¤renci hareketinin bu öncü birikimine dayanmak, genifl ö¤renci kitlelerine etkin ve baflar›l› bir yönelimin olmazsa olmaz kofluludur. Bu gücü toplam› içinde birleflik bir kuvvet olarak harekete

geçiremedi¤imiz ölçüde, hiç de¤ilse bugün için genifl gençlik kitlelerinde yank› uyand›racak ve destek bulacak bir gençlik mücadelesi gelifltiremeyiz.” (Gençlik Hareketinin Sorunlar›, Ekim, Say›:239, Ekim 2004, Baflyaz›)

Çeteleflmifl sermaye devletinden hesap soral›m! Bugün örgütledi¤imiz kampanyan›n baflar›s›n›n bir yan›n› da bu gündemi kampanya faaliyeti içinde ne kadar etkin bir çal›flmaya konu etti¤imiz üzerinden tan›mlamak zorunday›z. Çünkü Ekim Gençli¤i’nin gençlik hareketine ve devrime karfl› sorumlulu¤u bunu tüm yak›c›l›¤› ile bir görev olarak karfl›m›za ç›kartmaktad›r. Biz kampanyam›z›n bafllad›¤› günden bu yana ördü¤ümüz faaliyetin somut ve can al›c› gündemlerle birlefltirilmesi sorumlulu¤unu döne döne tekrarlam›flt›k. Bugün fiemdinli vesilesi ile ortaya ç›kan çeteleflmifl sermaye devletinin kendisidir. Ve bu sorunu kitle çal›flmam›z ve kampanya faaliyeti içerisinde etkili bir biçimde ifllememiz “Ya barbarl›k içerisinde çöküfl, ya sosyalizm” ikileminin güncel bir slogan oldu¤unu aç›k bir biçimde ortaya koyacakt›r. Kampanya faaliyeti içerisinde bu gündemin nas›l ifllenece¤ine iliflkin daha somut bir hat çizersek, Ekim Gençli¤i’nin örgütlü oldu¤u tüm alanlarda, yürütülen tüm kampanya faaliyetleri içerisinde, fiemdinli ve Kürt halk›na dönük güncel sald›r›lar bir bafll›k haline getirilebilmeli, yerel etkinliklerimizde ve elbette propaganda faaliyetimizde etkin bir yer tutabilmelidir. Alanlarda ortak yürüyen faaliyetlere paralel olarak Kürt ve Türk gençli¤ini, karfl› karfl›ya bulundu¤u sald›r›lara karfl› devrim ve sosyalizm için mücadeleye ça¤›rmak güncel planda öne ç›kan sorumluluktur. Biz bu kampanya kapsam›nda gençli¤e devrimci bir örgütsel alternatif sunmay› hedefliyoruz. Daralan gençlik hareketinin karfl›s›na örgütsel ve politik bir odak olarak ç›kmay› hedefliyoruz. Öyleyse kampanya kapsam›nda çizdi¤imiz bu görevleri baflar›ya ulaflt›rmak için çürüyen düzenden hesap sorma kararl›l›¤› ile kampanyam›za ve sürece yüklenmeliyiz. Çürüyen düzenden hesap soral›m! Ya barbarl›k ya sosyalizm!

E k i m G e n ç l i ¤ i

Ekim Gençli¤i

Ankara’da yüzlerce ö¤renci hayk›rd›…

“Katil devlet hesap verecek!” 19 Kas›m akflam›, Ekim Gençli¤i, BAGEH, SGD, Kurtulufl Partisi Gençli¤i, Tüm-‹GD, Kald›raç, Marksist Bak›fl, TKP’li Ö¤renciler ve Ö¤renci Muhalefeti’nin ça¤r›s›yla biraraya gelen yaklafl›k 400 ö¤renci fiemdinli’de yaflanan olaylar› protesto etmek, Kürt halk›yla dayan›flmak amac›yla bir eylem gerçeklefltirdi. Sakarya Caddesi’nde meflalelerle toplanan kitle, “Katil devlet hesap verecek! fiemdinli halk› yaln›z de¤ildir!” pankart›n›n arkas›nda toplanarak Yüksel Caddesi’ne do¤ru yürüyüfle geçti. Yürüyüfl boyunca konuflmalar yap›ld›, sloganlar gür bir flekilde hayk›r›ld›. Yüksel Caddesi’nde yap›lan bas›n aç›klamas›nda, devletin katliamc› yüzünün fiemdinli ve Yüksekova’da bir kez daha ortaya ç›kt›¤› vurgulanarak, katillerden hesab›n halklar taraf›ndan sorulaca¤›, katliamc›lara karfl› mücadelenin büyütülmesi gereklili¤i dile getirildi. Uzun bir dönemden sonra K›z›lay’da en coflkulu ve kitlesel eylem gerçeklefltirilmifl oldu. Yap›lan aç›klaman›n ard›ndan eylem sloganlarla bitirildi.

Ekim Gençli¤i/Ankara

25


fiemdinli’de a盤a ç›kan devlet terörüne karfl› çal›flmalar ve gençlik eylemleri

E k i m G e n ç l i ¤ i

fiemdinli’de yaflanan olaylar›n ard›ndan ‹stanbul’da siyasal gençlik gruplar› aras›nda bir inisiyatif oluflturulmas› karar› al›nd›. Oluflturulan inisiyatif önüne bir üniversite eylemi ve bu üniversite eyleminden güç alarak örgütlenecek bir Taksim eylemi program› koydu. Oluflacak bir birli¤in, eylem örgütlemenin ötesinde kolektif bir çaba ve ön çal›flmay› hedeflemesi ve fiemdinli gündemini yerellerde yürütülecek bir kitle çal›flmas›na dönüfltürmesi gerekti¤ini ifade ettik. Eylemlerden önce çal›flma hatt›n› tart›flmak gerekti¤ini belirterek yerellerde güçlü ortak kitle çal›flmalar› ve ajitasyon-propaganda faaliyetleri örgütlenmesi gerekti¤ini vurgulad›k. Tart›flmalar süresince bu yönlü ›srar›m›za hiçbir karfl› ç›k›fl olmamas›na ra¤men pratikte bu perspektife uygun bir tutum da gelifltirilemedi. Bu aç›dan tüm tart›flmalara ra¤men, birli¤in flu ana kadar ortaya koymufl oldu¤u çal›flma hatt›, eylem birliktelikleri ve örgütlenen eylemlerden önce yap›lm›fl s›n›rl› bir ön çal›flmadan öteye geçemedi. Rahatl›kla söyleyebiliriz ki, birlik, fiemdinli gündeminin yak›c›l›¤›n›n ortaya ç›kard›¤› imkanlar› gençlik hareketinin dura¤anl›¤›n› k›rmaya dönük araçlara dönüfltürmek noktas›nda bugüne dek baflar›s›z olmufl durumdad›r. Bunun en temel sebebi ise inisiyatif imzas› alt›nda ismi bulunan birçok siyasal gençlik grubunun eylemlere dahi ilgi göstermeyen bir tutum içerisinde olmalar›d›r. Bu noktada ortaya ç›kan tek ayr›ks› örnek ‹stanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nde her gün örgütlenen alk›fll› eylemlerdir. Ancak bu alk›fll› eylemler de beraberinde bir kitle çal›flmas› ile beslenmedikleri için örgütlü

güçlerin kat›l›m›n› aflamam›flt›r. Hatta gün geçtikçe örgütlü güçlerin alk›fll› eylemlere olan ilgisi dahi azalm›flt›r. Önümüzdeki döneme dair en az›ndan asgari bir pratik faaliyet üzerinde ortaklaflm›fl inisiyatif bileflenleri aç›s›ndan ›srarc› ve yo¤un bir politik faaliyet örgütlenebilirse bu tablonun bir nebze de olsa de¤ifltirilmesi hala olanakl›d›r. ‹nisiyatif aç›s›ndan kendi oluflumunu ve üniversiteli gençli¤in fiemdinli gündemi karfl›s›nda ald›¤› devrimci tutumu deklare etmek amac›yla gerçeklefltirilen 24 Kas›m Beyaz›t eylemine 200’e yak›n üniversite ö¤rencisi kat›ld›. Kat›l›m ‹stanbul merkezli bir eylem aç›s›ndan oldukça s›n›rl›yd›. Bunun bir nedeni ‹stanbul üniversitelerinde bafllayan s›navlar, di¤er yan›n› ise ön çal›flman›n zay›fl›¤› oluflturmaktad›r. Neredeyse hiçbir yerelde bildiri kullan›lmad›, birkaç dövizin as›lmas› d›fl›nda bir çal›flma yap›lmad›. Hatta eylemden bir gün öncesine kadar eylemin ertelenip, ertelenmemesi tart›fl›lmaktayd›. Kat›l›m›n s›n›rl›l›¤›na karfl›n coflkulu bir havada geçen eyleme, Ekim Gençli¤i, DPG, SGD, YDG, DGH, Devrimci Gençlik, SDG, DGH, Emek Gençli¤i, Toplumsal Özgürlükçü Gençlik, BAGEH, DTH gençli¤i, DGD, Kald›raç birlik bilefleni, TKP ve ÖDP ise destekçi kurumlar olarak kat›ld›lar. 26 Kas›m günü ise ayn› bileflen taraf›ndan Taksim Mis Sokak’ta bir bas›n aç›klamas› daha gerçeklefltirildi. Meflalelerin yak›ld›¤› bas›n aç›klamas›na kat›l›m yine bir hayli zay›ft›. Yaklafl›k 150 kiflinin kat›ld›¤› bas›n aç›klamas›nda, “Kahrolsun M‹T, J‹TEM, kontrgerilla!”, “fiemdinli halk› yaln›z de¤ildir!”, “ Katil devlet hesap verecek!” sloganlar› at›ld›. Birlik önümüzdeki hafta yerellerde yap›lacak planlamalar do¤rultusunda güçlü bir ajitasyon-propaganda çal›flmas› örgütleyerek, cumartesi eylemliliklerine ça¤r› yapmay› planl›yor. fiu an “Susurluk’tan fiemdinli’ye Ayd›nl›k ‹çin Gençlik ‹nisiyatifi” imzas›yla çal›flmalar›n› sürdüren birlik, üniversitenin hem kendi eylemlerini örgütleyebilmesi hem de d›flar›da örgütlenen eylemlerin güçlendirmesi yönlü çaba sarfedecek. Aç›k ki yerel inisiyatiflerin oluflturamad›¤› yerde sözkonusu inisiyatif, gençlik hareketi aç›s›ndan herhangi bir imkan üretmekten uzakt›r. Bu bak›fl do¤rultusunda bir an önce inisiyatif bilefleni siyasal gençlik gruplar› yerellerde yanyana gelerek yerel eylem ve çal›flma takvimleri belirlemenin, yerel inisiyatifler oluflturabilmenin mücadelesini vermelidir.

‹stanbul Ekim Gençli¤i

26


fiemdinli halk› yaln›z de¤ildir! fiemdinli’de yaflanan olaylar, çeteleflen devletin maskesini bir kez daha düflürdü. Kürt halk›na yönelik gerçeklefltirilen imha ve inkâr politikalar›n›n bir parças› olan bu olaylar ilk de¤ildi, bu düzen devam etti¤i sürece de son olmayacakt›r. fiemdinli’de yakalanan 3 J‹TEM eleman› nezdinde devletin kendisidir. Yaflanan olaylar üzerinden ODTÜ’de, tüm ö¤rencilere yönelik aç›k bir ça¤r›n›n yap›larak 16 Kas›m günü bir toplant› yap›ld›. Toplant›ya 80’e yak›n ö¤renci geldi. Herkes bir fleyler yap›lmas› gerekti¤ini söylüyordu. ‹mza kampanyas›, bas›n aç›klamas›, yurtlara meflaleli yürüyüfller düzenlemek, U¤ur Kaymaz’›n katlediliflinin birinci y›ldönümü olmas› sebebiyle geçen y›l dikilen ancak yerinde bulunmayan fidan›n tekrar dikilmesi gibi kararlar al›nd›. Çal›flmalar›n ODTÜ Ö¤rencileri ad›yla yürütülmesi kararlaflt›r›ld›. Ancak ODTÜ Ö¤rencileri ismi kullan›lmamakta ›srar edildi. Bazen fiili olarak, bazen toplant› d›fl› al›nan kararlarla bu isim kullan›lamad›. Bu, ba¤›ms›z ö¤renci çal›flmas›na duyulan güvensizlik ve samimiyetsizli¤in ifadesi oldu. Toplant› ç›k›fl›nda toplu bir fleklilde yurtlara yüründü. Yaklafl›k 100 kifli gerçeklefltirilen eylem çok coflkulu geçti. Okuldaki 9 yurt gezilerek eyleme destek vermeye ça¤r›ld›. “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i!” , “Eflitlik, kardefllik, Kürt ulusuna özgürlük!”, “Kahrolsun M‹T, CIA, kontrgerilla!”, “Çetelerle savafl, halklarla bar›fl!”, “Çetelere karfl› ›fl›klar› aç-kapa!”, “Katil devlet hesap verecek!” sloganlar› at›ld›. ‹lk gün yurtlarda ›fl›klar›n›n aç›p kapatarak destek verenler çok olmasa da 2. ve 3. gün say› giderek artt›. 17 Kas›m günü 11.30’da haz›rl›k binas›n›n önünde buluflularak yemekhaneye bir yürüyüfl geçeklefltirildi. Yaklafl›k 150 kiflinin kat›ld›¤› eylem okunan bas›n aç›klamas›yla sonland›r›ld›. 17–18 Kas›m Perflembe ve Cuma günleri de eylemlere devam edildi. Meflaleler haz›rland›. Yemekhane önünden saat 18’de (akflam yeme¤i vakti) yurtlara yürüyüfller düzenlendi. Eylemler coflkulu geçiyor olsa da, gündüzleri okulda çal›flma yap›lmamas› eylemlerin devaml›l›¤›n› zora sokmaya bafllam›flt›. Okuldaki tepkili insanlar› birlefltirip ortak bir muhalefet örülmesi için yürütülen çal›flmaya okuldaki örgütlü insanlar›n bile birço¤u kat›lmad›. 21 Kas›m Pazartesi günü gerçeklefltirilecek meflaleli yürüyüfl U¤ur Kaymaz an›s›na dikilecek fidan eylemiyle son buldu. Onlarca afiflle, yüzlerce el ilan› ve bildiriyle

duyurusu geçeklefltirilen eyleme kat›l›m 100’ü aflk›nd›. Fidan›n dikilmesi insanlarda motivasyon yaratt›. 22 Kas›m Sal› günü son eylem gerçekleflti. Baflta Emek Gençli¤i olmak üzere BAGEH ve baz› çevreler, bir doygunlu¤a ulaflt›¤› gerekçesi ile eylemlerin sonland›r›lmas›n› talep ettiler. Bu gerekçenin alt›n› dolduramayanlar için sorun, çal›flmay› yürütme ve eylemlerin kitleselli¤ini yükseltme iradesini gösterememekti. Sonuç olarak eylemler sonland›r›ld›. Bir toplant› yap›larak bundan sonra ne yap›laca¤› ve imza metni üzerine tart›flmalar gerçeklefltirildi. BAGEH’li arkadafllar kendi metinlerini dayatt›lar. 2. toplant›da “siz kat›lsan›z da kat›lmasan›z da biz metni kullanaca¤›z” tavr› üzerine yaflanan ayr›flma 3. toplant›ya neden oldu. Bu toplant›da BAGEH’li arkadafl›n yapt›¤› “Bundan sonra Ekim Gençli¤i ile ortak çal›flma yürütmeyece¤iz” aç›klamas›, zoraki yürüyen ortak çal›flmam›za son noktay› koydu. BAGEH’in bafl›ndan beri sürdürdü¤ü dayatmac› tavr›, DPG ve bizim d›fl›m›zdaki yap›lar›n BAGEH’e koflulsuz deste¤i, ortak çal›flma anlay›fllar›m›z›n ayn› olmad›¤›n› gösterdi. ODTÜ’de son y›llarda devrimci örgütlerin etkisinin zay›flamas› nedeniyle fiemdinli gibi önemli bir gündeme gereken yan›t verilememifl oldu. Buna ra¤men en genifl bileflimle çal›flmay› sürdürmek, devletin karfl›s›nda hesap sorma bilinciyle kitle hareketini yükseltecek olanaklar› yaratma sorumlulu¤u bizlerin üzerindedir. Bu sorumlulu¤u omuzlayarak gerekti¤inde ortaklaflt›¤›m›z gibi gerekti¤inde de ayr›flarak çal›flmam›z› sürdürece¤iz. Bu iki haftal›k çal›flma bize birçok fleyi gösterdi. Buradan kazand›klar›m›zla gelecekteki çal›flmalarda daha baflar›l› olaca¤›m›z› biliyoruz. Herfleye ra¤men ODTÜ’de birleflik, devrimci, kitlesel bir gençlik hareketi yaratma mücadelemize devam edece¤iz.

E k i m G e n ç l i ¤ i

Ekim Gençli¤i/ODTÜ

27


Gazi barikatlar›nda dalgalanan iflçi s›n›f›n›n devrimci partisinin k›z›l bayra¤›yd›...

Gazi sokaklar› bir direnifle daha tan›kl›k etti! E k i m G e n ç l i ¤ i

28

Bu toprak yak›lacak nice atefllere gebe Bu toprak her yeni do¤an günle beraber Karfl›lamada flafa¤›n k›z›ll›¤›n› Direnifl atefli yak›ld› m› bir kere Elde meflaledir art›k tafl›nan Barikatta çekilen halay Düflmana bafl e¤dirmenin onuru Dillerde dolanan z›lg›tt›r meflalemiz. Direnifl atefli yak›ld› m› bir kere Ölümü tereddütsüzce karfl›layanlar›n yoldafllar› olman›n Onurudur art›k... Bir atefl yak›ld›, bizler için uzak diyerek arkam›z› döndü¤ümüz flehirlerden birinde. Birileri onbinlerin gücüyle imtihana girdi. Birileri suçüstü yakalanman›n piflkinli¤iyle önceleri rahat koltu¤undan aç›klamalar yapt›. Onbinlerin olay› sahiplenmesiyle oturduklar› koltuklar›nda bir titreme oldu. Yak›lan atefle, korkunun ve telafl›n acemili¤iyle, fliddetle cevap vermeye kalkt› koltuk sahipleri. Kendi fliddetinin aczine ve son model silahlar›na, uçaksavarlar›na ve F-16’lar›na güvenerek... Bir atefl yak›ld› flehrin birinde bu topraklarda. Bu topraklarda U¤ur Kaymaz gibi niceleri sokaklarda 12 yafl›na karfl›n katledilmekte, bu topraklarda 12 yafl›na gelmemiflken çocuklar yurtlarda taciz, dayak ve tecavüzle karfl› karfl›ya kalmakta. Bu topraklarda 12 yafl›n uykusuzlu¤uyla çocuklar torna tezgahlar›nda ellerini, kollar›n› sakatlamakta. A‹DS, kolera, ishal bu topraklarda 12 ayl›k bebekleri hala vurmakta…Ve her yak›lan atefl 12 yafl çocuklu¤unu yaflas›n diyedir nice çocuklar. Aç yatmas›n, sömürülmesin, gözlerinde h›rs ve kin yerine umut do¤sun diyedir. Bir atefl yak›ld› flehrin birinde daha. fiemdinli’de suçüstü yakalanan katiller Mardin’de 10 y›l önceki katliamlar›n›n delillerini iyi saklayamam›fl olacaklar ki bir toplu mezar daha ortaya ç›kar›ld›. Mardin’de bu hafta, 9 bedenin kemikleri bulundu bir çukurda. ‘95’te ‘kaybolan’ 9 gerillan›n kemikleri. Bu topraklar yine bir katliama, ancak yeni olmayan bir katliama daha tan›kl›k etti. ‹nsanl›¤›n› yitirenlerin insanl›¤›n› koruma mücadelesi verenlerin karfl›s›nda yapt›¤› en kolay fleydi, katliam. Bir atefl yak›ld›, flehrin birinde bundan tam 10 y›l

önce. Bir emekçi mahallesinin sokaklar› binlerin meydanlara dökülüflüne tan›kt›. Buras› Gazi’ydi. Sistemin barbarlar› insanlar›n üzerine atefl açm›fl onlarca insan katledilmiflti yine. Fakat Gazi’nin sokaklar›nda bir atefl yak›ld› ve bir daha da sönmedi. Kiral›k tabancalar atefllendi ans›z›n Daha dün gibiydi, gencecik döküldüler Aral› dudaklar›nda bir mutlu gülümseyifl vard› Çizgi çizgi özgürlüktü par›ldayan yüzlerinde. Gazi direniflini selamlad›k y›llar sonra yoldafllar›mla Gazi sokaklar›nda. 6 ay önce Mercan flehitlerini karfl›lad›k k›z›l bantlarla, k›z›l karanfillerle, k›z›l yafllarla, sloganlarla, devrimci olman›n gururuyla, bu u¤urda bedel ödeyenlerin yolundan gitmenin gururuyla. Ve yine ayn› sokaklardan fiemdinli’ye, fiemdinli’deki Kürt halk›n›n direnifline, da¤lara bin selam gönderdik, Gazi’de yak›lan ateflin, düflmana korku salan öfkenin, kurulan barikatlar›n ard›ndan. Yine ayn› sokaklarda sistemin azg›nca sald›r›lar›n› direniflle karfl›layan, ölümü zindanlarda türkülerle, halaylarla karfl›layan yoldafllar›m›z›, Ümit’i, Habib’i, Hatice’yi and›k. U¤runa tereddütsüzce ölünecek davada bizlere direniflçi kimlikleriyle yol gösteren yoldafllar›m›z› and›k, barikatlarda, z›lg›tlarla ve çekilen halaylarla. Düfltüler topra¤a özgürce, korkusuz Kurflun sesi de¤ildi bir sevdal› gülüfltü Düfltüler dimdik, özgürce, yal›n Öldüler ama ço¤ald›lar ölümsüz. Gel bir bak yak›ndan flu yi¤itlere Daha dün gibiydi ac›mas›z devrildiler Kan bir kara görüntüydü gö¤üslerinde Ölüm çirkindi onlar güzellefltirdiler. 27 Kas›m Pazar günü bir atefl daha yak›ld› Gazi sokaklar›nda. Yeni Ekimler’in Partisi’nin 7. mücadele y›l› Gazi sokaklar›ndan yak›lan atefllerle karfl›land›, yüzlerce y›ll›k mücadeleyi dört harfle anlatan ismi duvarlara kaz›nd› bayra¤›m›z› en ön saflarda dalgaland›rman›n gururu ve daha da yukar›lara yükseltmenin iddias›yla… Ye n i E k i m l e r için ileri! Gençlik, Partiye, devrime, sosyalizme!

B. Ekin


fiemdinli protestolar›ndan... Eskiflehir: “Katil devlet hesap verecek!” Samsun: “ MGK, M‹T, C‹A, kontrgerilla da¤›t›ls›n!” Samsun’da 16 Kas›m günü, fiemdinli halk›n›n failini ortaya ç›kard›¤› ve 5 kiflinin ölümüyle sonuçlanan olaylar› protesto etmek amac›yla E¤itim-Sen, Ekim Gençli¤i, HÖC, Yurtsever Gençlik, Partizan, EMEP, SDP ve TKP taraf›ndan ortak bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirildi. Saat 14:00’de Süleymaniye Geçiti’nde yap›lan bas›n aç›klamas›nda flunlar söylendi: “fiemdinli’de ortaya ç›kan devletin gerçek yüzüdür. Dün fiemdinli’de bugün Samsun’da yaflanan olaylar (önceki günlerde TKP binas›n›n gece saat 04:00 sular›nda molotoflu sald›r›ya u¤ramas›) lokal bir eylem olmad›¤›n›, genelin bir parças› oldu¤unu ortaya ç›km›flt›r. Emperyalizmin bu oyununu bozacak olan Türk ve Kürt emekçilerinin birlikte mücadelesidir.” Ayr›ca eylemde 17 Kas›m günü Samsun’a gelen olan emperyalist ülke temsilcilerinden Putin, Berlusconi ile Tayyip Erdo¤an da protesto edildi. Yap›lan bas›n aç›klamas›nda “17 Kas›m günü ilimiz emperyalist ülkelerin ‘önemli’ temsilcileri Berluisconi ve Putin’e ev sahipli¤i yapacak. Bu ziyarette ülke kaynaklar›n›n ya¤malanmas› kararlar› ç›kacakt›r.” denildi. Eylemde, “fiemdinli’de ortaya ç›kan Susurluk’tur!” ve “Berlusconi, Putin emperyalist sömürüye hay›r!” yaz›l› iki ayr› pankart aç›ld›. “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i!”, “Kurtulufl yok tek bafl›na, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “B›ji b›ratiya gelan!”, “Emperyalistler, iflbirlikçiler 6. Filo’yu unutmay›n!” sloganlar› at›ld› .Bas›n aç›klamas›na yaklafl›k 65 kifli kat›ld›. Biz de Ekim Gençli¤i olarak “Putin, Berlusconi, Tayyip defol!”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i!”, “Kurtulufl yok tek bafl›na, ya hep beraber ya hiçbirimiz!” yaz›l› dövizlerle eylemde yerimizi ald›k.

fiemdinli’de devletin kontrgerilla örgütü olan J‹TEM’in gerçeklefltirdi¤i bombal› sald›r›y› protesto etmek ve ezilen Kürt halk›yla dayan›flmak amac›yla 21 Kas›m’da biraraya gelen devrimci, demokrat, yurtsever kurumlar meflaleli bir yürüyüfl gerçeklefltirdiler. Saat 18:30’da Adalar’›n giriflinden bafllayan yürüyüfl Adalar Migros’un önünde okunan bas›n aç›klamas›yla sona erdi. Bas›n aç›klamas›nda fiemdinli’deki olaylar›n Susurluk’un devam› oldu¤u, fiemdinli’de devletin bir kez daha suçüstü yakaland›¤› vurguland›. Kontrgerillan›n y›llard›r bu tür kirli olaylar gerçeklefltirildi¤i ifade edildi. Bas›n aç›klamas›na yaklafl›k 150 kifli kat›ld›. Eylemde “Katil devlet hesap verecek!”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma!”, “fiemdinli halk› yanl›z de¤ildir!” sloganlar› at›ld›.

Eskiflehir Ekim Gençli¤i

Zonguldak: “ fiemdinli halk› yaln›z de¤ildir!”

E k i m G e n ç l i ¤ i

fiemdinli’de halk›n devleti suçüstü yakalad›¤› olaylar› ve katliamlar› protesto etmek, devletin sald›r›lar›n› teflhir etmek ve Kürt halk›yla dayan›flmak amac›yla 20 Kas›m günü Madenci An›t› önünde ZKÜ Ö¤rencileri taraf›ndan bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirildi. “fiemdinli halk› yaln›z de¤ildir!/ZKÜ Ö¤rencileri!” imzal› pankart›n aç›ld›¤› eyleme yaklafl›k 30 kifli kat›ld›. Bas›n aç›klamas› metninde sald›r› teflhir edildi, Kürt halk›yla dayan›flma ça¤r›s› yap›ld›. Eylemde “fiemdinli halk› yaln›z de¤ildir!”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i!”, “B›ji b›ratiya gelan!”, “J‹TEMkontrgerilla da¤›t›ls›n!” sloganlar› at›ld›. Eylem alk›fllarla bitirildi.

Zonguldak Ekim Gençli¤i

Samsun Ekim Gençli¤i

29


“Komünist gençliğin mücadelenin bütün dönemlerini ve alanlarını kesen en öncelikli görevi, gençlik içinde proletarya sosyalizminin/işçi sınıfı devrimciliğinin bayrağını yükseltmek, ideolojide, politikada, değerler sisteminde ve nihayet belirleyici bir alan olarak pratik mücadelede bunu layıkıyla temsil etmeyi başarabilmektir.” Bu en yalın ifade ile gençlik alanında taşıdığımız belirleyici misyonu ifade etmektedir. Biz gençlik içerisinde siyasal bir tarafız. İşçi sınıfı devrimciliğinin, bilimsel sosyalizmin tarafıyız. Ortaya koyduğumuz tüm çaba ve enerji bunu etkin bir biçimde ve yaşamın her alanında pratiğe taşımak içindir.

30

Gençlik hareketinin sorunlar› ve

Gençlik içinde p bayra¤›n› Gençlik hareketi bir sürüklenme yafl›yor. Daha önceki de¤erlendirmelerimizde k›s›r döngü olarak ifade etti¤imiz bu tablo, bugünün gençlik hareketi düflünüldü¤ünde, çok daha derinleflmifl bir sorun olarak karfl›m›zda duruyor. Zira, hareketin biriken sorunlar›n› aflmak için geçmifl dönemlerde sahip olunan olanaklar, bugün daha da daralm›fl bir durumda. Bunda flafl›lacak bir yan bulunmuyor. Hareketin biriken sorunlar› karfl›s›nda çözücü bir politik çaba ortaya konulamad›¤›, zaman zaman ortaya ç›kan imkanlar bu temelde de¤erlendirilemedi¤i koflullarda hareketin daha da gerileyece¤ini ifade etmifltik. Bugünün gençlik hareketine bakt›¤›m›zda bu öngörünün do¤rulanm›fl oldu¤unu görüyoruz. Daralan ve kendi içine kapanan gençlik hareketi, gerek politik gerekse de iddia plan›nda gençli¤in genifl kesimlerini kucaklamaktan yoksun bir durumdad›r. Hareketi sürüklemesi gereken güçler hareketin arkas›ndan sürüklenmekte, bu temelde derin bir apolitizm ve kendili¤indencilik yaflanmaktad›r. Kitle taban› bu ölçüde daralm›fl bir gençlik hareketi karfl›s›nda sermayenin bir dizi sald›r›y› pervas›zca hayata geçirmesi çok daha kolay olmaktad›r. Gençlik hareketinin yaflad›¤› sorunlar›n afl›lmas› harekete devrimci önderlik sorununa etkili ve sonuç al›c› çözümler oluflturmakla mümkün olacakt›r. Harekete önderlik sorununun bu ölçüde yak›c›laflt›¤› bir dönemde sorunu politik ve güncel planda tart›flmak, bu temelde genç komünistlerin yaflad›¤› sorunlar› tan›mlamak, sorunun çözümünde temel bir halkad›r.

Harekete önderlik sorunu ve genç komünistlerin misyonu “Komünist gençli¤in mücadelenin bütün dönemlerini ve alanlar›n› kesen en öncelikli görevi, gençlik içinde proletarya sosyalizminin/iflçi s›n›f› devrimcili¤inin bayra¤›n› yükseltmek, ideolojide, politikada, de¤erler sisteminde ve nihayet belirleyici bir alan olarak pratik mücadelede bunu lay›k›yla temsil etmeyi baflarabilmektir.” Bu en yal›n ifade ile gençlik alan›nda tafl›d›¤›m›z belirleyici misyonu ifade etmektedir. Biz gençlik içerisinde siyasal bir taraf›z. ‹flçi s›n›f› devrimcili¤inin, bilimsel sosyalizmin taraf›y›z. Ortaya koydu¤umuz tüm çaba ve enerji bunu etkin bir biçimde ve yaflam›n her alan›nda prati¤e tafl›mak içindir. Birleflik ve devrimci bir gençlik hareketi oluflturma çabam›z›n güncel bir sorumluluk olarak önümüzde durdu¤u bir dönemde, bu çaban›n daha etkili hayata geçirilmesi elbette ki gençlik içerisinde tafl›d›¤›m›z misyonun bilince ç›kart›lmas› ile mümkün olacakt›r. Biz bugün birleflik ve devrimci bir gençlik hareketi yaratma sorumlulu¤unu tart›flmaktay›z. Ancak bizim hareket içerisindeki siyasal misyonumuz hiç de bu güncel siyasal hedefle s›n›rl› de¤ildir. Bu güncel hedef bizim gençlik içerisindeki temel misyonumuzu daha etkili bir biçimde hayata geçirmemizin, bugünkü yapay ayr›flmalar yerine gençlik içerisinde s›n›fsal temelde bir ayr›flmay› baflarabilmemizin olana¤›d›r sadece. Ve bu temelde tan›mland›¤› ölçüde bir anlam tafl›yacakt›r. Bugünün gençlik hareketi içerisinde genel olarak devrimci ve ilerici güçler bir bütün olarak alg›lanmakta ve günlük pratik süreç içerisinde sahip olduklar› ayr›m noktalar› yeterince kavranamamaktad›r. Oysa ki bugün oldukça silik görünen bu ayr›m noktalar› genel olarak bu hareketlerin sahip olduklar› s›n›fsal kimli¤in bir ifadesidir. Bizim temel hedefimiz bu s›n›fsal ayr›m noktalar›n› mücadele içerisinde ortaya koymakt›r. Gerek reformizm gerekse de küçük-burjuva devrimcili¤i ile daha


e genç komünistlerin misyonu...

proletarya sosyalizminin yükseltmek için! E k i m

etkili bir mücadele ancak bu temelde gerçekleflebilecektir. Ve ancak bu temelde iflçi ve emekçi kökenli gençlik güçlerini iflçi s›n›f›n›n devrimci mücadelesinin bir parças› haline getirebiliriz. Birleflik ve devrimci gençlik hareketi sorununa bu temelde bakt›¤›m›zda, sorunun hiç de dar anlam› ile siyasal örgütlülüklerin birli¤i olmad›¤› kolayca anlafl›lacakt›r. Biz gençlik hareketi içerisindeki her renkten siyasal öznenin birleflmesini de¤il, bu özneler aras›ndaki ayr›m noktalar›n› a盤a ç›kartabilecek bir birleflik ve devrimci gençlik hareketi yaratmay› hedeflemekteyiz. Bu ise misyonumuzu oluflturan temel farkl›l›klar›n bugünden etkin bir biçimde prati¤e tafl›nmas›n› gerektirmektedir. Zira “komünist gençlik kendine özgü konumunu, bunun tüm öteki sol siyasal ak›mlardan fark›n› anlamaz, sindirmez ve gerekleri do¤rultusunda üzerine düflenleri yerine getirmek için yeterli çabay› ortaya koymazsa e¤er, zaten gençlik hareketi içinde herhangi bir özel önderlik rolü de oynayamaz.” Bu çerçevede genç komünistlerin önünde çok yönlü güncel görevler durmaktad›r. Genç komünistler politik ve örgütsel aç›dan hedefli bir mücadele hatt› içerisinde bu sorumluluklar›n›n gereklerini yerine getirmeye ve bu misyonun gençlik alan›ndaki temsiliyetini etkin bir biçimde hayata geçirmeye çal›flmaktad›rlar.

Politik çal›flma kapasitemizi güçlendirmeliyiz! Devrimci önderlik sorununun dü¤üm noktas›n›, hareketi

içerisinde sürüklendi¤i apolitizm bata¤›ndan ç›kartacak çok yönlü çabalar belirlemektedir. Bugün gençlik hareketi çok yönlü bir politik müdahale ihtiyac› ile karfl› karfl›ya bulunmaktad›r. Ö¤renci gençlik hareketinin yak›n dönemde oldu¤u gibi bugün de temel sorunu politizasyon sorunudur. Hareketin politikleflmesini önüne hedef olarak koymayan herhangi bir çaban›n gençlik hareketine önderlik sorumlulu¤unu yerine getirebilme flans› bulunmamaktad›r. Yeni dönem gençlik hareketinin özellikle de 6 Kas›m sürecinin ortaya ç›kard›¤› sonuçlara bakt›¤›m›zda, bunun her zamankinden daha yak›c› bir biçimde karfl›m›zda durdu¤unu kolayl›kla görebiliriz. Bugün siyasal gençlik gruplar›ndan yans›yan derin bir apolitizm ve iddias›zlaflmad›r. Bunlar geçmifl y›llarda tekrarlad›¤›m›z gibi birbirini besleyen unsurlard›r. Gençlik hareketinin sorunlar›na ve ihtiyaçlar›na yabanc›laflma, hareketin biriken sorunlar› karfl›s›nda derin bir subjektivizm ve kendili¤indencilik, siyasal gençlik gruplar›n›n sürüklendi¤i sürecin en özlü ifadesidir. Ve bu gruplar›n›n önemli bir k›sm›, apolitizm ve iddias›zlaflma d›fl›nda örgütsel planda da bir yok olufl yaflamaktad›r. Bu ifade etti¤imiz sorunlar reformist ve devrimci kanatlar› ile neredeyse tüm sol hareket için geçerlidir. Dönemin bafl›ndan bu yana birkaç istisna d›fl›nda siyasal gençlik gruplar›n›n b›rakal›m pratiklerini, yay›nlar›nda dahi hareketin sorunlar›na ve ihtiyaçlar›na iliflkin bir de¤erlendirmeye rastlamak neredeyse olanaks›zlaflm›flt›r. Bu durum, apolitizmin yaratt›¤› kendili¤inden bir sürükleniflin sonucudur ve bu sürükleniflin önüne geçme noktas›nda

G e n ç l i ¤ i

31


E k i m G e n ç l i ¤ i

kimsenin elle tutulur bir çabas› yoktur. Yak›n bir örnek olarak 6 Kas›m süreci, reformist ve devrimci kanatlar› ile sol hareketin durumunun aç›k bir göstergesi olmufltur. 6 Kas›m eylemlerini güçlendirmek, 6 Kas›m'a dönük bütünlüklü bir politik müdahale hedeflemek, bu siyasal örgütlenmeler taraf›ndan ya tümüyle gereksiz görülmüfl (ÖDP Gençli¤i, Emek Gençli¤i gibi örgütlenmelerin merkezlerdeki 6 Kas›m pratikleri) ya da örgütsel planda yaflad›klar› da¤›lma veya politik plandaki iddias›zlaflma nedeni ile bir süre sonra 6 Kas›m sürecinin d›fl›nda kalm›fllard›r. Bu durum genç komünistlerin sorumluluklar›n› bir kat daha artt›rmaktad›r. Hareketin yaflad›¤› sorunlar karfl›s›nda genç komünistlerin müdahaleleri henüz istenilen düzeyin oldukça gerisindedir. 6 Kas›m sürecinde güçlü bir politik hat çizilmesine ve bu hat gençlik hareketinin sorunlar› ile etkili bir biçimde birlefltirilebilmesine karfl›l›k, yerel pratikler bu alanda daha kat etmemiz gereken oldukça fazla yol oldu¤unu göstermektedir. 6 Kas›m alanlar›na yans›yan tablo ve ön sürecinde birçok ilde yaflanan belirgin zay›fl›k, genç komünistlerin sürece müdahalelerindeki yetersizlikleri ortaya koymaktad›r. Burada sorun politik planda yaflanan bir zorlanma de¤il –aksine bu alanda oldukça anlaml› bir birikime sahip oldu¤umuzu söyleyebiliriz- bu politikay› hayata geçirecek yo¤unlaflmay› baflaramamakt›r. Merkezi politika ne kadar güçlü olursa olsun yerele indi¤i zaman bir s›n›rl›l›k yaflanmaktad›r. Oysa o politikay› yeflertecek olan yerelin özgünlefltirici müdahaleleridir. Bizim politik planda y›llard›r zorland›¤›m›z alan buras›d›r. Sorunun bir di¤er yan›n› ise nesnel süreç ve di¤er siyasal gençlik gruplar›n›n s›n›rl›l›klar› belirlemektedir. Bu belirlemeler elbette ki önemlidir. Ancak bu önem bizim politik müdahale yönümüzü tan›mlamak içindir, yoksa bu sorunlar› kendi yetersizliklerimizin gerekçesine dönüfltürmek için de¤il. Bu aç›dan kendi gücüne güven bir çal›flman›n yapaca¤›, durumu tan›mlamak ve buna en uygun politik çal›flma yöntem ve hedeflerini hayata geçirmek olmal›d›r. Biz kendimizi gençlik hareketi içerisinde sürükleyici bir güç olarak tan›ml›yoruz. Bunun karfl›l›¤› durmaks›z›n ve olanaks›zl›klara tak›lmaks›z›n alanlar›m›z› politik aç›dan kuflatmak olmal›d›r. Böyle bir çaba çok yönlü olarak ortaya konulmad›¤›nda; gençlik hareketini sürüklendi¤i apolitizm bata¤›ndan ç›karabilme, kendimizi gençlik hareketinin sürükleyici gücü olarak tan›mlayabilme flans›m›z kalmayacakt›r. Bugün anlaml› bir birikim ortaya ç›karm›fl bulunan kampanya çal›flmam›z bu aç›dan bir bafllang›ç say›lmal›d›r. Biz bu kampanya ile daha güçlü ve yo¤un bir çal›flma dönemine haz›rlanmaktay›z.

Hareket-örgütlenme iliflkisini nas›l kavramal›y›z? Gençlik hareketinin politiklefltirilmesinde mesafe al›nmad›kça onun örgütlenmesinde de mesafe al›nmayacakt›r. Bu nedenle hareketin ihtiyaçlar›na göre oluflturulmayan, onun nitel ve nicel planda geliflmesini ve politikleflmesini önüne hedef olarak koymayan her örgütlenme, gençlik hareketine d›flar›dan dayat›lan bir “flablon” olman›n ötesine gidemeyecektir. Kitle örgütleri hem kitle hareketinin geliflme dinamizminin bir ürünü ve hem de gerisin geri bu

32

hareketi daha da gelifltirmenin, biçimlendirmenin ve kal›c› mevzilere kavuflturman›n bir arac›d›r. Gençlik hareketi her dönem hareketin düzeyiyle uyumlu ve ihtiyaçlar›n› karfl›layabilen çeflitli kitlesel örgüt biçimleri ortaya ç›kartmak potansiyeline sahiptir. Subjektivizme ve grupçulu¤a düflmeden bu biçimleri somutlamak, hareketin durumunu ve olanaklar›n› en do¤ru bir biçimde de¤erlendirerek örgüt sorununa uygun çözümler bulmak devrimci önderlik sorumlulu¤u kapsam›ndad›r. Bugün bilinçli bir biçimde kitle örgütlerinin araç olma özelli¤ine çubuk bükmekteyiz. Bu ise bir tercih de¤il, tersine güncel politik bir sorumluluktur. Geçmifl dönem çal›flmalar›m›z›n ortaya ç›kard›¤› sonuçlar bu aç›dan oldukça yetersiz bir düzeyi ifade etmektedir. Geçmifl dönem 1 May›s ‹stanbul prati¤i ve bu y›l›n 6 Kas›m çal›flmalar› bu alandaki zay›fl›klar›m›z› aç›k bir biçimde gözler önüne sermektedir. Politik çal›flma kapasitemizin yo¤unlu¤u dostun düflman›n gözleri önündedir. Ancak örgüt sorununa her ad›mda kal›c›/geçici, yerel/bölgesel çözümler oluflturmaya kilitlenmedi¤imiz koflullarda çal›flmalar›m›z›n temel bir yönü sakat kalmaya mahkumdur. Bugün tüm yerel çal›flmalar›m›z ve örgütlerimiz faaliyetin baflar›s›n› bu alan üzerinden tan›mlamak


sorumlulu¤u ile karfl› karfl›yad›r. Aksi halde faaliyetimiz propaganda düzeyinde anlaml› sonuçlar olufltursa da baflar›l› bir politik faaliyet olarak tan›mlanamayacakt›r. Bugünün gençlik hareketi düflünüldü¤ünde, bu örgüt biçimlerini somutlamak yerel örgütlerimizin sorumluluk alan›ndad›r. Hareketin bugünkü düzeyi üzerinden, örgüte iliflkin tart›flmalar› “ölü flablonlar” haline sokmak istemiyorsak, yerel örgütlerimizin bu alanda daha güçlü bir irade ve inisiyatifle hareket etmesi gerekmektedir. Bu konuda bir di¤er sorun alan›m›z ise, çeflitli çeper örgütleri oluflturmakta yaflad›¤›m›z s›n›rl›l›klard›r. Bu politik faaliyet kapasitemiz aç›s›ndan da belirleyici yan› oluflturmaktad›r. Zira ne kadar kurumsallaflm›fl çeper örgüte sahipseniz politik faaliyetiniz o ölçüde güçlü ve etkili olacakt›r. Örne¤in bir alanda ortaya ç›kan politik gündeme iliflkin bir kampanya örgütlemeyi planl›yorsunuz. E¤er elinizde düzenli iflleyen e¤itim gruplar›, çeflitli kültürel çal›flma çevreleri, akademik gündemleri iflleyen çeflitli esnek örgütleriniz varsa; etkili ve kurumsal bir yerel yay›n faaliyetiniz bulunuyorsa, bu kampanyan›n baflar›s› uygun müdahaleler yap›ld›¤› koflullarda daha bafltan güvenceye al›nm›fl olacakt›r. Genifl gençlik y›¤›nlar›n› kuflatan bir politik faaliyet çok yönlü olmak durumundad›r. Gençlik kitlelerinin aray›fllar›ndaki çok yönlülük çok yönlü bir politik çal›flmay› önümüze hedef olarak ç›kartmaktad›r. Kültür sanattan akademik sorunlara, ülkenin ve dünyan›n politik sorunlar›ndan, devrim ve sosyalizm mücadelesinin güncelli¤ine kadar bir dizi politik gündem bu çok yönlü çaban›n bafll›klar›n› oluflturmaktad›r. Tüm yerel çal›flmalar›m›z 6 Kas›m sürecinde alanlarda ortaya ç›kan baflar›s›zl›klar› bu temel ölçütler üzerinden tan›mlamak zorundad›r. Zira 6 Kas›m süreci bu alandaki yetersizliklerimizi tüm aç›kl›¤› ile ortaya koymufltur. Birçok yerelde nedeyse tek bir esnek çeper örgütüne sahip olamamam›z, 6 Kas›m sürecine tüm zorlay›c› nedenlere karfl›l›k güçlü bir biçimde müdahale etmemizi engellemifltir. Zira kitlelerle kurulan ba¤›n somutlanm›fl biçimi bu örgütlülüklerin kendisidir. Ve elinizde böylesine ba¤lar bulunmuyorsa, henüz bafltan temel bir zorlanmayla yüzyüzesiniz demektir. 6 Kas›m sürecinde harekete politik müdahale kapasitemizi s›n›rlayan temel etkenlerden birisini buras› oluflturmufltur. ‹flte tam da bu nedenle bugün bafllatt›¤›m›z kampanya sürecinde ve arkas›ndan devam edecek çal›flmalar›m›zda her ad›mda kurumsal/örgütsel formlar oluflturmaya kilitlenmek zorunday›z. Bugün kampanya kapsam›nda oluflturulan kampanya komitelerini, e¤itim gruplar›n›, kurumsallaflt›rmaya

çabalad›¤›m›z yerel yay›n faaliyetlerini, yerel etkinlikleri bilinçli bir tercihin ürünü olarak öne ç›kart›yoruz ve gelifltirilmesi gereken örnekler olarak tan›ml›yoruz. Zira bu örneklerin çal›flmam›z aç›s›ndan tafl›d›¤› önem, örülen kampanyan›n s›n›rlar›n› aflmakta, gençlik hareketine daha etkin müdahalenin temel dinamiklerini oluflturmas›ndan kaynaklanmaktad›r. Kendi gücüne güvenen etkin bir kitle faaliyetini önümüze hedef olarak koyduk. Bugünkü tüm yetersizliklere karfl›l›k bu güveni kitle çal›flmas› içerisinde oluflturdu¤umuz somut mevzilerle güçlendirmek sorumlulu¤u ile karfl› karfl›ya bulunmaktay›z.

Her aç›dan daha güçlü örgütler oluflturmak için! Yukar›da ifade etti¤imiz yetersizliklerin gelip dü¤ümlendi¤i nokta kadrolaflma ve örgütlenme alan›nda yaflad›¤›m›z yetersizliklerdir. Gerek örgütlemekte oldu¤umuz kampanya sürecinin yetersizlikleri, gerekse de 6 Kas›m sürecinin ortaya ç›kard›¤› sorunlar bu alana özel bir biçimde yönelmemiz gerekti¤ini tüm aç›kl›¤› ile göstermifl bulunuyor. Bugün örgütsel cephede yaflan›lan sorunlar›n çözümü için tayin edici nokta kadrolaflma sorunudur. Tüm öteki sorunlar›n çözümü bu alanda ortaya konulacak baflar›ya ba¤l› olarak belirlenecektir. Zira kadrolar, do¤ru bir çizginin ve isabetle saptanm›fl görevlerin baflar›yla hayata geçirilebilmesinin tayin edici güçleridir. “Do¤ru politik çizgiye sahip olmak, bu elbette ilk ve en önemli meseledir. Fakat yine de yetersizdir. Do¤ru politik çizgi ilan edilmek için de¤il, hayata geçirilmek için gereklidir. Ama onu hayata geçirmek için, Partinin politik çizgisini anlayan, bu çizgiyi kendi çizgisi olarak benimseyen, bu çizgiyi hayata geçirmeye haz›r, pratikte gerçeklefltirmeye haz›r, bu çizginin sorumlulu¤unu alabilecek, savunabilecek, bu çizgi için mücadele edebilecek kadrolara, insanlara ihtiyaç vard›r. Aksi halde do¤ru politik çizgi ka¤›t üzerinde kalma tehlikesiyle karfl› karfl›ya kal›r.” Kadrolaflma sorununun faaliyetimiz aç›s›ndan bu yaflamsal önemini tan›mlad›ktan sonra, aç›k ki bu soruna çözüm oluflturacak çok yönlü müdahalelere ihtiyaç vard›r. Bu aç›dan gençlik alan›n›n tafl›d›¤› yetersizlikler, hareketin güncel tablosu kadrolaflman›n temel dinami¤i olarak tan›mlayabilece¤imiz politik faaliyet içinde kadrolaflman›n önemini azaltmamakta, ancak bu kadrolaflma çabas›n›n s›n›rlar›n› ortaya koymaktad›r. Bu aç›dan genç komünistler

E k i m G e n ç l i ¤ i

33


E k i m G e n ç l i ¤ i

34

partinin gençlik çal›flmam›za bu alanda daha etkin müdahalesine ihtiyaç duymaktad›r. Bu aç›dan yönlendirici müdahaleler gençlik çal›flmam›z›n kadrolaflma düzeyini ve h›z›n› belirleyen temel faktördür. Öte yandan kadrolaflma bafll› bafl›na çok yönlü bir e¤itim sorunudur. Bugün çal›flma alanlar›m›zda e¤itim aç›s›ndan yaflan›lan s›k›nt›lar ve yetersizlikler kadrolaflma alan›nda yaflad›¤›m›z s›k›nt›lar›n da bafll›ca nedenlerinden birisidir. E¤itim sorununa kal›c› ve hedefli bir yönelimle müdahale edilmedi¤i koflullarda kadrolaflma sorunun çözüm flans› bulunmamaktad›r. Bu e¤itim tek yönlü bir e¤itim de¤il aksine politik, örgütsel ve teorik planda ve çok yönlü olarak hayata geçirilmelidir. Kadrolaflma kendili¤inden bir geliflme sürecinin ürünü olarak yaflanamaz. Kadrolaflmak için çal›flma alanlar›m›z örgütsel sorunlara daha güçlü e¤ilmeli ve bu temelde de dar pratikçili¤i, örgütlenme sorunuyla birleflemeyen politik çal›flma tarz›n› aflmal›d›r. Zira ihtilalci tarz, örgüt sorununa iliflkin güçlü bir yönelim ve sistematik bir müdahale hatt› gelifltirmek zorundad›r.

Kitle çal›flmas› alan›nda yaflan›lan sorunlar Çal›flmam›z›n bir di¤er sorun alan› ise çal›flma alanlar› ile kurdu¤umuz ba¤›n kendisidir. Birçok durumda çal›flma alanlar›m›zda d›flar›dan söz söyleyen propagandistler olarak kalabilmekteyiz. Bu ise kitlelere yabanc›laflma ve marjinalleflmenin bir biçimidir. “Kitlelerin gündeminin ve ilgisinin tamamen d›fl›na ç›kmay› anlatan marjinalleflme olgusu bugünün devrimci gençlik hareketinin durumunu tan›ml›yor. Belli ç›k›fl dönemlerinde bir nebze olsun k›r›labilen bu durum, akabinde gelen yeni durgunluk evresinde tekrar eski haline dönüyor. Bu durumun de¤iflmesi için kitlelerle yüz yüze gelmek, bir hareketlilik yaratmak gerekiyor. Hareket içerisinde marjinalleflme sorunu da çözülecektir. Ancak bu hareketlili¤i yaratabilmenin yolu da iddial› bir çal›flmadan, bu iddial› çal›flmadan güç alan iddial›, tok bir seslenme faaliyetinden geçmektedir. ‹ddial› bir çal›flma kesintisiz bir çal›flmad›r. Ö¤rencilerin kafalar›n› çevirdikleri her yerde sizi görmesidir. S›n›f›nda, kantininde, yurdunda, karfl›s›nda onunla sürekli tart›flmaya çal›flan, onu sürekli ikna etmeye çal›flan insanlar görmelidir. Bu ona güven verecek, onun söylenenleri bir süre sonra daha dikkatli bir fleklide dinlemesini sa¤layacakt›r. Marjinalleflmeyi aflman›n yolu kitle çal›flmas›d›r.” Kitle çal›flmas› hedefli ve soluklu olmad›¤› koflullarda ne kadar yo¤un olursa olsun belli darl›klar› aflmaktan kurtulamayacakt›r. Birçok çal›flma alan›m›zda çok yo¤un bir propaganda faaliyeti örgütlememize, yerellerde anlaml› etkinlikler ve eylemler organize etmemize karfl›l›k kitlelerle kurdu¤umuz ba¤›n s›n›rlar› oldukça dard›r. S›n›flara ve amfilere inmeyen, kulüp, topluluk, kol gibi alanlara yayg›nlaflmayan kitle çal›flmalar› pratiklerinin oluflturdu¤u sonuçlar oldukça s›n›rl›

kalmaktad›r. ‹flte çal›flmam›z› hedefli k›lacak olan yönelimin kendisi bu alanlara ne kadar ulaflabildi¤imiz ile ilgilidir. Bafllatt›¤›m›z kampanya çal›flmas› bu al›fl›lm›fl tarz› ve bunun yaratt›¤› sorunlar› aflman›n önemli bir halkas›d›r. Bu aç›dan kampanya süresince hedefledi¤imiz tüm kitle çal›flmas› yöntemi ve araçlar›n› önümüzdeki dönemde etkili bir biçimde yeniden ve yeniden oluflturabilmeliyiz. Gençlik içerisindeki misyonumuz yukar›da bahsetti¤imiz sorunlar›n çözümünü gerektirmektedir. Genç komünistler yukar›da ifade edilen sorunlar› ve zorlanma alanlar›n› aflabilmenin ideolojik, politik ve moral imkanlar›na sahiptirler. Bugün acil olan bu sorun alanlar›na yüklenmek ve 10. y›l›nda daha güçlü bir faaliyetin temellerini atmakt›r. Gençlik çal›flmam›z yeni bir at›l›m› hedefliyor. Gençlik hareketinin yaflad›¤› sorunlar ve açmazlar, öte yandan bizim yetersizliklerimiz elbette önemli sorunlard›r. Ancak yaflan›lacak at›l›m için bugüne kadar oluflturulan toplam birikim ve ulafl›lan geliflme düzeyi tüm yetersizlikleri aflman›n olanaklar›n› sa¤lamaktad›r. Öyleyse yetersizlik alanlar›m›za yüklenerek gelece¤i kazanmak için canla baflla çal›flma zaman›d›r. Gençlik hareketine devrimci önderlik sorumlulu¤unun gereklerini yerine getirmek ve gelece¤in öznesi olmak için ileri!


“Devrime önderlik etmek, devrime önderlik edecek partiyi örgütlemektir!”

Yeni Ekimler mücadelesi ve parti Komünistler büyük çabalarla ve bedeller ödeyerek 11 y›ll›k bir infla sürecinin ard›ndan toplanan kurulufl kongresi ile partiyi ilan ettiler. Bu 11 mücadele y›l›nda EK‹M hareketi aç›s›ndan kilitlenilen tek bir hedef vard›: Komünist bir siyasal s›n›f örgütü yaratmak! 7 Kas›m 1998’de partinin kuruluflu ile komünistler bu hedeflerini baflar›yla yerine getirmifller ve u¤runa tereddütsüz ölünecek davay› kazanm›fllard›r. Ekim hareketi 1987 y›l›nda Ekim Devrimi’nin maddi kazan›mlar›n›n tümden tahrip edilece¤i, fikir ve ideallerinin dünya ölçüsünde görülmemifl ölçüde bir gerici sald›r› kampanyas›n›n hedefi haline getirilece¤i geliflmelerin hemen öncesinde mücadele sahnesine ç›kt›. Kendisi için EK‹M ismini benimsedi ve daha en bafltan “Yeni Ekimler için!” fliar›n› yükseltti. O kendine özgü evrede bu tercih, bir rastlant› veya s›radan bir yaklafl›m de¤il, tümüyle bilinçli bir tutumun ifadesiydi. Aradan geçen y›llar bu bilinçli tutumun ne ifade etti¤ini tüm aç›kl›¤› ile gözler önüne sermifltir. EK‹M hareketi, Parti infla sürecinde geçmiflin tüm devrimci miras› ve özellikle de Ekim Devrimi’nden ö¤renmeye çal›flt›. Ekim Devrimi’nin öncesi ve sonras› ile sahip oldu¤u muazzam tarihsel miras, komünist hareketin oluflumunda temelli bir rol oynad›. Bugün Ekim Devrimi’nin tarihsel önemini kavramayan hiçbir hareketin yeni Ekimler yaratma iddias›n› hayata geçirme flans› bulunmamaktad›r. Ekim Devrimi proleter devrimler ça¤›n› açan geçti¤imiz yüzy›l›n en önemli tarihsel olay›d›r. Ekim Devrimi bu yüzy›ll›k süreç boyunca ortaya ç›kan devrimlerin yolunu açmakla kalmam›fl, onlar›n tümünü kapsayan, belirleyen ve aflan bir tarihsel misyona sahip olmufltur. Ekim Devrimi teorik ve tarihsel olarak hala da afl›lamayan muazzam bir evrensel tarih olay›d›r. ‹flte komünistler tüm mücadele dönemi boyunca Ekim ideallerini böyle ele ald›lar ve ona ba¤l› kalman›n devrim ve sosyalizm idealine ba¤l› kalmak oldu¤unu her vesile ile ifade ettiler. Ekim Devrimi’nin ortaya ç›kartt›¤› ilk büyük ders aç›k ki devrimci partinin tarihsel önemi olmufltur. Komünistler tüm parti öncesi süreçte Ekim Devrimi’nin ve Bolfleviklerin ortaya ç›kard›¤› flu tarihsel gerçe¤i hayata geçirmek için mücadele ettiler: “Devrime önderlik etmek devrime önderlik edecek partiyi örgütlemektir!” Muzaffer Ekim Devrimi’ni haz›rlayan süreç tüm aç›kl›¤› ile gösteriyor ki, devrimin haz›rlanmas›nda, zaferinde ve kazan›mlar›n›n korunmas›nda parti öncü ve yönetici güç olarak belirleyici bir role ve konuma sahiptir. Devrimin neden Rusya’da kazan›ld›¤›n›n ve yine ayn› dönemde Avrupa’da kaybedildi¤inin aç›klay›c› temel unsurlar›ndan birisi budur. Elbette ki bir siyasal devrimin maddi koflullar› oluflmadan hiçbir devrimci parti ne kadar gözüpek ve militan olursa olsun herhangi bir devrim yapamaz. Bu Marx’tan bu yana komünistler aç›s›ndan temel bir do¤rudur. Ancak Ekim Devrimi’nin tarihsel prati¤i, buna koflullar oluflmuflsa haz›rl›kl› ve donan›ml› bir öncü müfreze, parti, olmadan hiçbir siyasal devrimin baflar›ya ulaflma ve sürekli¤ini sa¤lama flans› olmad›¤›n› tüm aç›kl›¤› ile ortaya koymufltur. Ekim Devrimi’nin ertesinde Almanya’da geliflen devrimci

durumu de¤erlendirirken Lenin bunu tüm aç›kl›¤› ile ifade etmektedir. “Avrupa için en büyük talihsizlik onun için en büyük tehlike orada devrimci bir partinin olmamas›d›r. Devrimci bir parti yok Avrupa’da gerçi y›¤›nlar›n güçlü bir devrimci hareketi bu yanl›fl› düzeltebilir ancak bu büyük bir talihsizlik ve büyük bir tehlike olarak varl›¤›n› koruyor.”

“Devrimci teori olmadan devrimci pratik olmaz” Ekim Devrimi teorik ve pratik planda halen afl›lamam›fl bir devrimdir. Ekim Devrimi’nin pratik planda halen afl›lamam›fl olmas›n›n gerisindeki temel etken ise, onun devrimci prati¤ini oluflturan sa¤lam teorik arka pland›r. Bolflevizmin ilk flekillenifline bakt›¤›m›zda bunun bizzat dönemin genel marksist hareketi içersinde bir yandan teoriyi revize eden “legal marksistlerle”, teoriye karfl› tam bir umarsamazl›¤› dar pratikçilikle birlefltiren ekonomizmle, kendili¤indencilik ve kuyrukçulukla yap›lan ilkeli mücadele sonucu ortaya ç›kt›¤› aç›kl›kla görülecektir. Lenin ilk döneminde Rus Narodnikleri ile, arkas›ndan Pelehanov ve Menfleviklerle ilkelere dayal› kararl› bir mücadeleye giriflmemifl olsayd›, ‹kinci Enternasyonal’in ve bafl›ndaki sosyal reformist Kautsky’nin tezlerine karfl› “emperyalist savafl› iç savafla dönüfltürme” mücadelesi vermemifl olsayd›, aç›k ki bugün üzerine onlarca fley söyledi¤imiz tarihin gördü¤ü en devrimci parti, Bolflevik Partisi ortaya ç›kmayacakt›. Lenin teorinin bu devrimci özünü flu aç›k ifade ile ortaya koymufltur: “Öncü savaflç› rolü ancak en ileri teorinin k›lavuzluk etti¤i bir parti ile yerine getirilebilir”, “Devrimci teori olmadan devrimci hareket olmaz” Bu vurgular, Rusya’da hareketin o gün için muzdarip oldu¤u dar pratikçilikten, kendili¤indencilikten, örgütsel da¤›n›kl›k ve flekilsizlikten, pratik çal›flmada ilkellik ve amatörlükten kurtulman›n temel önkofluluna iflaret etmifl olmaktad›r. Bununla, baflar›l› bir teorik çal›flma olmaks›z›n hareketin baflar›l› bir büyümesinin olanaks›zl›¤› vurgulanmaktad›r. Türkiyeli komünistler parti infla sürecini bu temel halkaya her koflulda ba¤l› kalarak hayata geçirmeye çal›flm›fllard›r. ‹flte tam da bu nedenle EK‹M kuruluflunun bafllang›c›nda devrimci prati¤inin üzerinde serpilece¤i bir teorik temel oluflturmak için canla baflla çal›flm›flt›r. Zira Türkiye devrimci hareketi ve dünyada geliflen süreç bunu daha bir zorunluluk haline getirerek EK‹M’in önüne ç›kartm›flt›r. Tüm dünyada Ekim Devrimi’nin ideallerinden kitlesel kaç›fllar›n yafland›¤›, modern revizyonizmin, reformizmim dünya ölçüsünde etkin bir siyasal e¤ilim haline geldi¤i bir dönemde, bu teorik ve tarihsel temele sahip olman›n devrimci prati¤in olmazsa olmaz koflulu oldu¤unun bilincinde olan komünistler, dünyada geliflen süreci ve Ekim Devrimi’nin ideallerinin takipçisi olduklar›n› “Yeni Ekimler için ileri” fliar› ile özlü biçimde ifade etmifllerdir. “‘80’li y›llar›n ortas› ve onu izleyen ilk y›llar, Türkiye

E k i m G e n ç l i ¤ i

35


sürecin arkas›ndan sürüklendi¤i, kitlesel kaç›fllar›n ve tasfiyecilin genel bir yönelim haline geldi¤i ‘90’lar EK‹M hareketi flahs›nda geleneksel halkç› harekete, liberal tasfiyecili¤e karfl› iflçi s›n›f›n›n devrimci bayra¤›n›n dalgaland›¤› y›llar olmufltur.

“‹flçi s›n›f› ile marksist ideolojinin birli¤i”

E k i m G e n ç l i ¤ i

36

devrimci hareketi için, 12 Eylül’le bafllayan gerileme ve karmaflan›n hala sürdü¤ü bir dönemdi. Yenilginin sersemletici etkisi henüz bütünüyle at›lamad›¤› gibi, yenilgi ortam›nda boyveren ve onun sonuçlar›ndan beslenen liberal tasfiyeci ak›m›n yaratt›¤› güçlü kan kayb› da bir türlü durdurulamam›flt›; tersine, Sovyetler Birli¤i ve Do¤u Avrupa’da bafllayan yeni dönemin gerici-liberal rüzgar› tasfiyeci süreçlere taze kan sa¤lamakta, devrimci hareketin yaflad›¤› kargaflay› artt›rmaktayd›. Yenilginin ortaya ç›kard›¤› gerçekler geçmiflin halkç› teori ve programlar›na olan inançlar› sarsm›fl, fakat bunlar› marksist dünya görüflü temelinde aflma yetene¤i gösterilemedi¤i ölçüde, bu durum, bir ideolojik belirsizlik, ya da daha da kötüsü bir ideolojik kargafla etkenine dönüflmüfltü. Oysa ayn› dönemde toplumda yeni bir devrimci canlan›fl› haber veren ilk k›p›rdan›fllar iflçi hareketi flahs›nda kendini ortaya koymaktayd›. Tüm belirtiler, Türkiye’nin, oda¤›nda iflçi s›n›f›n›n bulunaca¤› yeni bir devrimci döneme girmekte oldu¤unu iflaretlemekteydi. “Geçmiflin küçük-burjuva ideolojik-politik platformundan marksist-leninist bir kopufl, hem devrimci hareketi kolay bir yenilgi ve da¤›lmaya götüren bir niteli¤i aflmak, ve hem de, yeni bir döneme girmekte olan iflçi hareketinin teorik, politik ve örgütsel ihtiyaçlar›na denk düflecek bir yeni yönelifl içine girebilmek demekti. Yenilginin uyar›c› sonuçlar› bir yandan, geliflmekte olan iflçi hareketinin olumlu bask›s› öte yandan, ileriye do¤ru bu tür bir s›çrama için uygun bir zemin oluflturmaktayd›. EK‹M, bu ortam›n bir ilk ürünü olarak do¤du ve bu ihtiyac›n somut bir karfl›l›¤› oldu. Türkiye’nin nesnel devrimci olanaklar›ndan ve geliflmekte olan iflçi hareketinden de ald›¤› manevi güçle, o güne kadar hep liberal tasfiyeci bir konuma geçiflin bir manivelas› olarak kullan›la gelen geçmifl elefltirisini, ilk kez devrimci bir temelde yapmay› baflararak marksist-leninist bir platforma ulaflt›. Yaln›zca iç ve uluslararas› liberal tasfiyeci dalgaya karfl› de¤il, yan›s›ra,geçmiflin yanl›fll›¤› pratik içinde kan›tlanm›fl küçük-burjuva halkç› platformuna tutunmakta ›srar edenlere karfl› da, marksist-leninist bir alternatif olarak ç›kt› ortaya.” EK‹M iflte böylesine bir tarihsel evrede Ekim Devrimi’nin ideallerine ba¤l› kalarak do¤mufl ve yine bu ideallere ba¤l› bir mücadele içerisinde çelikleflmifltir. Devrimci hareketin teori yoksunlu¤u nedeniyle sa¤a sola savruldu¤u, güncel pratik

Komünistlerin teoriye gösterdikler özel ilgi, sorunun hiçbir biçimde pratik süreçten kopuk ele al›nd›¤›n› göstermemektedir. Zira komünist hareket ilk ortaya ç›k›fl›ndan bu yana flu temel bak›fl üzerinden hareket etmektedir: “Devrimci teori devrimci pratik içindir”. Bu ayn› zamanda teorinin devrimci yöntemini ifade etmektedir. Teoriyi devrimci ve ifllevsel k›lan, onu cans›z ve yarars›z dogmalar y›¤›n› yada ayd›n gevezeli¤i olmaktan ç›karan, tam da onun bilimsel yöntemidir. Lenin’in büyük tarihsel baflar›s›, Bolfleviklerin üstünlü¤ü burada yatmaktad›r. Lenin ve Bolflevikler aç›s›ndan Marksizm bir bilimdir ve eylem k›lavuzudur. Bu gerçek ise onun devrimci diyalekti¤inden baflkas› de¤ildir. Bolflevizm kendi muazzam tarihsel baflar›s›n›, ayn› zamanda devrimci teorinin bu tarz ele al›n›fl���na borçludur. Lenin devrimci teoriye iliflkin bu son noktay› “bir dogma olmayan, ancak son biçimini gerçek y›¤›n hareketinin ve gerçek devrimci bir hareketin pratik eylemi ile yak›n iliflki içerisinde olan, do¤ru devrimci teori tan›mlamas› içerisinde en özlü biçimde” ortaya koymufltur. Bolflevizmin yükseldi¤i kaya gibi sa¤lam teorinin gerisinde gerçek bir s›n›f ve kitle hareketi ve hiçbir ülkenin sahip olmad›¤› devrimci mücadele birikimi vard›r. Zira Ekim Devrimi’nin muzaffer proletaryas› 1905’de ve 1917 fiubat’›nda büyük mücadele deneyimleri kazanm›fl ve tarihin o zamana kadar gördü¤ü en devrimci eylemin temsilcisiydi. Örgüt, sosyalizm ve s›n›f hareketinin maddileflmifl birli¤inin gerçekleflti¤i aland›r. Marksist ideolojinin sa¤lam temelleri üzerinde kurulan ideolojik birlik ancak bir maddi örgüt birli¤inde somutland›¤› zaman kendi anlam›n› bulacakt›r. Ve yine ancak iflçi s›n›f›n›n mücadele deneyimleri ile donanm›fl bir parti iflçi s›n›f›n›n biricik mücadele arac› haline gelebilir. Partinin varoluflu flu iki temel boyut üzerinden ele al›nmal›d›r. Bunlardan birincisi, düzen karfl›s›nda ikincisi ise s›n›f içerisinde konumlan›flt›r. Parti örgütünün s›n›f içerisinde var olufl biçimi ise parti hücreleri temelinde olmaktad›r. “‹flçi kitleleri ile fabrika hücreleri temelinde s›ms›k› ba¤lar oluflturmam›fl, her fabrika kalesi haline gelmemifl bir partinin siyasal bir devrimci süreçte baflar› flans› bulunmamaktad›r.” Komünist hareket ilk ortaya ç›k›fl sürecinden bu yana iflçi s›n›f›n›n siyasal temsiliyetini hayata geçirmeye çal›flm›fl ve iflçi


s›n›f›n› içerisinde iflyeri hücreleri temelinde örgütlenmeyi temele alm›flt›r. EK‹M’in ilk ortaya ç›k›fl süreci, ‘89 bahar eylemlilikleri ile bafllayan ‘91 madenci direniflinin Mengen barikatlar›ndan geri dönmesi ile sona eren süreç, Türkiye sol hareketinin iflçi s›n›f› hareketine ilgisinin oldukça artt›¤› bir dönemdi. Ancak s›n›f hareketindeki geri çekilme sonras›nda bu ilginin, kendili¤indenci sürecin arkas›ndan sürüklenen bir ilgi mi yoksa devrimci bir siyasal s›n›f hareketi yaratma hedefinden kaynaklanan bir ilgi mi oldu¤u a盤a ç›kacakt›. Komünistler

tüm kendi tarihleri boyunca iflçi s›n›f› hareketinin sorunlar› ile u¤raflm›fllar ve bu temelde yaflan›lan sorunlara çözüm yollar› oluflturmaya çal›flm›fllard›r. Devrimci hareketin ‘96’ya gelindi¤inde semtlerde geliflen hareketli¤inin peflinden sürüklenen tutumu karfl›s›nda EK‹M s›n›f merkezli çal›flmas›ndan ve ideolojisinden taviz vermeden semtlerde geliflen hareketli¤in s›n›rl›l›klar›na iflaret etmifltir. EK‹M u¤raflt›¤› teorik sorunlar› devrimci prati¤in ve güncel politikan›n bir parças› olarak ele alm›fl ve bu temelde iflçi s›n›f› hareketinin ve genel devrimci politikan›n sorunlar›na yan›t oluflturmaya çal›flm›flt›r. Kürt ulusal hareketinin yaflad›¤› süreç EK‹M hareketi aç›s›ndan bir s›nanmad›r ayn› zamanda. Kürt ulusal hareketi ‘90’lar›n bafl›na kadar Türkiye sol hareketi aç›s›ndan yeterince ilgi ve destek bulmayan bir hareketti. ‹flte bu çok özel tarihsel evrede EK‹M Kürt ulusal hareketinde ulusal mücadele temelli devrimci özü görerek harekete destek olmak hedefiyle yayg›n bir çaba ortaya koydu. Kürt hareketinin serh›ldanlarla bir halk hareketi ald›¤› dönem ise Kürt hareketinde yaflan›lan yol ayr›m›n›n bafllad›¤› dönemi ifade etmekteydi. Genifl kitle eylemlerinin ard›nda Kürt hareketi ad›m ad›m Kürt burjuvazisine yak›nlaflmakta ve iflçi ve emekçi eksenli çözüm zemininden uzaklaflarak sömürgecilikle uzlaflma zeminine kaymaktayd›. EK‹M henüz daha dönüflüm sürecinin bafl›nda Kürt hareketinin karfl› karfl›ya bulundu¤u çeliflkiyi ortaya koymufl ve hareketin bu noktada yapaca¤› tercihin sonras›nda yaflayaca¤› süreci belirleyece¤ini ifade etmifltir. Bu süreç Türkiye sol hareketinin tüm kesimleri ile geliflen Kürt isyanlar› karfl›s›nda gözlerinin kamaflt›¤›, dillerinin tutuldu¤u bir dönemdir. Geliflen süreci tahlil etmek yerine

hareketin kuyru¤una tak›lan bir prati¤in temsilcisi olmufltur Türkiye devrimci hareketi. Bugün gelinen yerde gerek Kürt hareketinin yaflad›¤› çözülme gerekse de hareketin gözleri kapal› bir biçimde pefline tak›lan siyasal gruplar›n düfltü¤ü durum, EK‹M’in bu alandaki baflar›s›n› tüm aç›kl›¤› ile gözler önüne sermifltir. Komünist bir siyasal s›n›f örgütü düzenin s›n›rlar›na s›¤amaz. ‹flte bu neden o örgütün örgütsel flekilleniflini ortaya ç›karmaktad›r: “‹deolojik kimli¤i, s›n›fsal konumu ve tarihsel siyasal amaçlar› ile proletaryan›n s›n›f partisi, kurulu düzen karfl›s›nda ihtilalci bir konumdad›r ve varolufl biçimi de buna uygun olmak zorundad›r. Partinin ihtilalci esaslara dayal› illegal örgütlenme ihtiyac› da tam da buradan do¤maktad›r. Partinin tek ve mutlak varolufl biçimi olmamakla beraber illegalite temel ve ilkesel bir konudur. ‹llegalite sorununun özü bizzat düzenin hukuksal çerçevesi içine s›¤›p s›¤mamak de¤il, düzene s›¤›p s›¤mamak sorunudur” Komünist partisi gücünü saflar›ndaki ideolojik ve örgütsel birlikten, bu birli¤in somut ifadesi olan disiplinden al›r. Proletarya partisinde disiplin, ideolojik ve örgütsel birli¤in hayati etkeni ve partinin önderlik fonksiyonunun, savaflma gücü ve kapasitesinin zorunlu kofluludur. Bolflevik partisini karakterize eden en temel özelliklerin bafl›nda onun sahip oldu¤u bu “demirden disiplin” gelmektedir. Bolflevik partisi verimli bir iç demokrasiyi iç örgütsel birlikle sa¤lamlaflt›rm›fl bir partidir. Eylemde birlik, tart›flma ve elefltiride özgürlük: Bolflevik demir disiplinin iflçi s›n›f›n›n öncü partisinin demokrasisinin en aç›k ve özlü ifadesidir. ‹flte Lenin’in Bolflevik partisi bu temel özelliklere sahip bir parti olarak tarihin gördü¤ü en devrimci parti olma onurunu kazanm›flt›r. Türkiyeli komünistler; parti sorununu Bolflevik partinin bu temel özellikleri üzerinden tan›mlam›fl ve düzen karfl›s›nda ihtilalci konumlan›fl›n gereklerini yerine getirecek bir biçimde Bolflevik “demir disiplin”e sahip bir parti yaratmak için mücadele etmifllerdir. Bu temelde komünistler illegal bir örgütsel temelde iflçi s›n›f›n›n devrimci partisini infla etmek için yola koyulmufllard›r. Legalizmin genel bir e¤ilim oldu¤u, ard› ard›na legal örgütlerin ve yay›n deneyimlerinin ortaya ç›kt›¤› bir dönemde, komünistler illegal bir siyasal çal›flma süreci ve bunun arac› olarak illegal bir yay›n faaliyetini örgütsel infla sürecinin temel halkas› olarak tan›mlam›fllard›r. EK‹M ilk ortaya ç›k›fl›ndan legal politik yay›n faaliyetini örgütleyinceye kadar geçen 8 y›ll›k süreçte aral›ks›z bir illegal yay›n ve örgütlenme faaliyeti örmüfltür. Bu infla edilmek istenilen örgütün niteli¤ini belirleyen temel etkenlerden birisi olmufltur. Komünist iflçi partisinin bugün sahip oldu¤u devrimci birikim ve karfl›laflt›¤› a¤›r darbeler karfl›s›nda devrilmeyen güçlü yap›s› ilk oluflum sürecindeki bu ilkesel bak›fl›n bir sonucudur.

E k i m G e n ç l i ¤ i

37


Yeni Ekimler mücadelesine güç katmak için!

E k i m G e n ç l i ¤ i

Bugün genç komünistler komünist hareketi gençlik içerisinde her geçen gün daha etkin bir güç haline getirmek için u¤raflmaktad›rlar. Bu çaban›n kendi sonuçlar›n› etkili bir biçimde oluflturmas›n›n biricik yolu, genç komünistlerin gençlik içerisinde tafl›d›klar› misyonu bilince ç›kartmalar› ile mümkün olacakt›r. “Komünist gençli¤in mücadelenin bütün dönemlerini ve alanlar›n› kesen en öncelikli görevi, gençlik içinde proletarya sosyalizminin/iflçi s›n›f› devrimcili¤inin bayra¤›n› yükseltmek, ideolojide, politikada, de¤erler sisteminde ve nihayet belirleyici bir alan olarak pratik mücadelede bunu lay›k›yla temsil etmeyi baflarabilmektir. Bu baflar›lamad›¤› sürece, komünist gençli¤in gençlik hareketi içindeki özel konum ve misyonundan söz etmenin herhangi bir anlam› kalmaz ve bu durumda sözünü etti¤imiz önderlik misyonu zaten yerine getirilemez.” Bugün partinin gençlik alan›ndaki genç neferleri olarak partili mücadeledeki yerimizi almak için canla baflla çal›flmal›y›z. Zira gençlik hareketine devrimci önderlik sorumlulu¤unun gereklerini yerini yerine getirmek ideoloji, politika, örgüt ve tabii ki de¤erler plan›nda gençlik içerisinde her geçen gün etkinleflen bir komünist taraf oluflturmakla mümkün olacakt›r. Partili mücadelenin gerektirdi¤i daha ileri sorumluluklar›

tafl›yabilecek güç ve yetenekte olan genç komünistlerin, Parti’yi güçlendirmek için yeni bir atefl yakmalar› gerekti¤i aç›kt›r. Son birkaç y›lda al›nan mesafe elbette küçümsenecek gibi de¤ildir ve kaydedilen ilerleme gözler önündedir. Buradan al›nacak dersler ve itkiyle daha ileriyi hedeflemeli, yeni bir at›l›m gerçeklefltirmeliyiz. Parti’yi güçlendirmek, kendimizi güçlendirmek, gençli¤in mücadelesini büyütmekten geçiyor. Yak›lan atefli harlamak için kendimizi her yönden ilerletmeli, gelifltirmeli, nitelik plan›nda daha büyük ad›mlar atmal›y›z. Önümüzdeki dönemin görevlerinin gerektirdi¤i bilinç aç›kl›¤›n›, ateflte s›nanm›fl komünist iradeyi ve örgütlü mücadele yetene¤ini kazanarak Parti’ye yaraflan neferler oldu¤umuzu kan›tlamal›y›z. Gençlik bir yol ayr›m›nda durmaktad›r. Ya sessiz kalacak ve her fleyini yitirecek, ya da gelece¤in temsilcisi olmas›n›n hakk›n› verecek ve yaflam› kazanacakt›r. Bizler, bu yol ayr›m›nda çok önemli bir görevi omuzlad›k: Önderlik. Elbette verilecek s›nav›n baflar›s› da baflar›s›zl›¤› da tümüyle bize ba¤l› de¤il; ama baflar›s›zl›k da, zafer de bize mal edilecektir. Öyleyse gençlik içerisinde yürüttü¤ümüz faaliyeti bu sorumluluk duygusuyla örmeli, olanaks›zl›klar› yenmeliyiz. Güçlerimiz s›n›rl›l›¤› beklemenin de¤il, kendimizi aflarak en zor görevlere at›lman›n vesilesi olmal›d›r. Yaflam›m›z›n temeline oturtmam›z gereken davan›n bizden bekledi¤i budur; sorumluluk, fedakarl›k, flevk ve h›rsla devrim için çal›flmak!

Çukurova Üniversitesi'nde Ekim Devrimi ve Parti etkinli¤i...

Ekim Devrimi yol gösteriyor, Yeni Ekimler’in Partisi gelece¤e yürüyor! Ekim Devrimi'nin 88, Yeni Ekimler’in Partisi’nin 7. y›l›n›, Çukurova Üniversitesi R1 Kantini’nde gerçeklefltirdi¤imiz bir etkinlikle kutlad›k. Ekim Gençli¤i'nin 10. y›l›nda bafllatt›¤› kampanyan›n ilk aya¤› olarak planlad›¤›m›z ve bir haftal›k Parti tan›t›m faaliyetimizin bir parças› olarak düflündü¤ümüz etkinli¤imizi 23 Kas›m günü 30 kiflilik bir kat›l›mla coflkulu bir flekilde gerçeklefltirdik. 6 Kas›m sürecinin tatil nedeniyle uzamas› üzerine Ekim Devrimi ve Parti Haftas› etkinliklerine geç bafllad›k. 20 Kas›m günü afifl çal›flmas›yla faaliyetimize bafllad›k. Üniversitenin bütün fakültelerine afifllerimizi yayg›nca yapt›k. Hem görselli¤i hem de içeri¤i ile afifllerimiz ö¤renci gençlik taraf›ndan ilgiyle karfl›land›. Konuyla ilgili bildirilerimizi sürece yayarak, yemekhanede, fakültelerde, s›n›flarda, koridorlarda yayg›n bir flekilde kullanmaya çal›flt›k. Ö¤rencilerin birço¤u Ekim Devrimi bildirilerimizi ilgiyle karfl›lad›lar. 23 Kas›m günü yap›lmas› planlanan etkinli¤in duyurusunu afifl ve bildiri da¤›t›mlar›yla, sözlü ça¤r›larla, sohbetlerle yayg›nca yapmaya çal›flt›k. Her gün açt›¤›m›z K›z›l Bayrak ve Ekim Gençli¤i standlar›n›n yan›s›ra Eksen Yay›nc›l›k stand›yla ö¤rencilere hem gazete ve dergimizi hem de kitaplar›m›z› ulaflt›rmaya çal›flt›k. Parti Program’n›› ö¤rencilere ulaflt›rmak ve tart›flabilmek için özel olarak çaba harcad›k. Etkinlik günü okulun her yan›n› yine afifllerimizle donatt›k. Etkinli¤imizi yapaca¤›m›z kantinin bütün duvarlar›n› afifllerimizle ve "‹flçi s›n›f›n›n devrimci program› alt›nda birleflelim, savaflal›m!" fliarl› pankart›m›zla süsledik. Açt›¤›m›z standlarla yay›nlar›m›z› ö¤rencilere ulaflt›rmaya çal›flt›k. Sahneyi afifllerimiz ve Marks, Engels, Lenin ile Habip, Ümit, Hatice yoldafllar›n resimleriyle düzenledik. Saat 12:00’de Ekim Devrimi ve Parti flehitleri flahs›nda tüm devrim flehitleri ad›na yapt›¤›m›z sayg› durufluyla etkinli¤imize bafllad›k. Ard›ndan Ekim Devrimi ve Parti üzerine haz›rlanan bir metin okundu. “Partiye övgü” ve “Parti biziz” fliirleri ilgiyle dinlendi. Adana'dan Genç Komünistler’in mücadele ça¤r›s› yapan mesaj›ndan sonra sinevizyon gösterimine geçildi. "Ekim Devrimi ve Yeni Ekimler için ileri!" bafll›¤›yla gösterilen sinevizyonun ard›ndan Ekim Devrimi'nin ›fl›¤›nda yeni Ekimler yaratma mücadelesine ça¤r› yapan k›sa bir konuflmayla etkinli¤imizi sonland›rd›k. Kat›l›m bekledi¤imizin alt›ndayd›, ama son dönemde üniversitelerde yaflanan apolitik ortam›n üniversitemizde de kendini fazlas›yla hissettirdi¤i bir dönemde baflar›l› bir etkinlik yapt›¤›m›z› söyleyebiliriz. Etkinlikten sonra faaliyetimize devam ettik ve bütün coflkumuzla 10. y›l kampanyam›za bafllad›k. Önümüzdeki dönemde Parti bayra¤›n› dalgaland›rmak ve gençli¤i sosyalizm mücedelesine kazanmak için olanca gücümüzle çal›flmaya devam edece¤iz.

Çukurova Üniversitesi Ekim Gençli¤i

38


Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l›n› kutlama mesajlar›... iyi flekilde kitlelere ulafl›yoruz ve buna daha da güçlenerek devam edece¤iz. Geride b›rakt›¤›m›z 10 y›l içinde, Yine 10. yılımızda tüm okurlarımızın kısa da olsa bir mesaj bask›lar, soruflturmalar, gözalt›lar, faflist göndermelerini beklediğimizi hatırlatalım. sald›r›lar ve nice zor flartlar gördük. Ekim Gençli¤i Ancak 10 y›l›n verdi¤i birikimle beraber nice 10 y›llar daha görece¤iz. Geçmiflte oldu¤u gibi flimdi de zor flartlar içindeyiz. Ancak biz ne y›lg›nl›¤a kap›ld›k, ne pes ettik, ne de kendimize güvenimizi kaybettik. Biz birleflik bir devrimci gençlik hareketini yaratmak için gerekti¤inde yola kendi bafl›m›za da devam edecek iradeye sahibiz. Bugünkü geçici durgunlu¤u anlayamayan çevreler, ‹flte 10. y›l›nda Ekim Gençli¤i’nin fark› budur! dar grupçulu¤a ve apolitizme kaym›fl, kendilerine ‹Ü Edebiyat Fakültesi’nden bir genç komünist güvenlerini kaybetmifllerdir. Geçici durgunlu¤u kesin yenilgi gibi alg›lad›klar› için bir hedefleri dahi kalmayan bu gruplar, gençlik hareketinin sorunlar›n› aflmas›nda giderek bir engele dönüflüyorlar. Bunun örneklerini 6 Kas›m ve gençli¤in fiemdinli eylemlerinde gördük. Gençlik hareketinin karfl› karfl›ya kald›¤› bu darl›¤› ve t›kan›kl›¤› bize sald›rmak için f›rsat kollayanlar da Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l›n› kutluyor ve yoldaflça gördüler. Bugün sald›r›lar›n bu kadar yo¤unlaflmas›n›n selamlar›m›z› gönderiyoruz. Bu y›l çal›flmam›z› daha da bir nedeni de budur. ileriye tafl›yarak yar›nlar› kazanman›n yolunu Bizler Ekim Gençli¤i olarak sorumlulu¤umuzun düzleyece¤iz. Biz de 10. y›l kampanyam›z› Mersin’de bilincindeyiz. Bu sorumluluk, temel hedefimizle günün gerçeklerini iyice anlayarak, çok yönlü bir politik faaliyet örgütlemek için üzerimize düflen sorumluluklar›n gereklerine uygun davranaca¤›z. yürütmektir. Bu çok yönlü politik faaliyet meyvelerini 10. y›l kampanyam›zla birlikte Ekim Gençli¤i olarak kitlelere ulaflmada da gösterecektir zamanla. Mersin’de kendimizi daha güçlü bir temelde ifade 10. y›l›m›z›n bize verdi¤i güvenle, bütün gücümüzü edece¤iz. bu yolda seferber ettik. Gençlik hareketinin içinde Ekim Gençli¤i/Mersin bulundu¤u durumu de¤erlendirerek ve bu durumun getirdi¤i problemleri iyice çözümleyecek çok yönlü bir politika, hedefli bir kitle faaliyeti içindeyiz. 10. y›l›m›z vesilesiyle bafllatt›¤›m›z kampanyayla elimizden gelen en Elimize ulaşan mesajların, yer darlığı nedeniyle, sadece bir bölümünü

yayınlayabiliyoruz. okurlarımız bu masajları haftalık olarak Kizil Bayrak sayfalarından takip edebilirler.

10 y›l›n birikimiyle yeni Ekimler için ileri!

Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l›n› kutluyoruz...

E k i m G e n ç l i ¤ i

fian olsun Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l›na!

Yüre¤i devrim ve sosyalizm atefliyle çarpan tüm yoldafllara selam olsun!.. ‹flçi ve emekçilerin, tüm ezilen halklar›n kapitalist sömürü, emperyalist barbarl›k alt›nda ezildi¤i, iflçi-emekçi çocuklar› olan bizlere bilimsellikten uzak, ezbere dayal› bir e¤itim sistemi ile karanl›k bir gelecek dayat›ld›¤› flu günlerde, gençli¤in yaflad›¤› karanl›¤› y›rtacak olan Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l›n› tüm coflkumuzla selaml›yoruz.

Antakya’dan Liseli Genç Komünistler

39


Ya barbarl›k içinde çöküfl ya sosyalizm!

E k i m G e n ç l i ¤ i

Kapitalizm denilen barbarl›k düzeninin insanlar›n hayatlar›na çekti¤i karanl›k perdeyi aralay›p onlara “sosyalizm” güneflinden bir parça vermeye çal›flan; yeni bir dünya düzeni içinde kendisini hergün harlayan devrim atefliyle yoluna devam eden bizler; mücadelemizin terini ekti¤imiz on senenin filizlenen umutlar›yla, s›ms›k› kavrad›¤›m›z ve daha da yukar›lara tafl›yaca¤›m›z k›z›l bayra¤›m›zla yeni Ekimler için yürümeye devam edece¤iz! Bizi zaferimize yaklaflt›racak birer küçük nehir olan ad›mlarm›z, biliyoruz ki önümüzdeki ony›llarda da sürecek, direncimiz ve devrime olan inanc›m›zla elbet sosyalizm okyanusuna akacak… Bu barbar düzene karfl›, ezilen bütün emekçi yüreklerden f›flk›ran her öfke cevheri devrim ateflinde dövülecek, en nihayetinde bizimle; al yanakl› gürbüz çocuklarla, kafas›nda ayd›nl›k yüre¤inde umut tafl›yan insanlarla dolu olan dünyayla buluflacak ve onu üretken elleriyle kuracak… Özledi¤imiz bu dünya için, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden genç komünistler olarak, hayk›rd›¤›m›z ve hayk›rmaya devam edece¤imiz fliar›m›z› onuncu yafl›na basan mücadelemizin coflkusu ve kararl›l›¤›yla bir kez daha hayk›r›yoruz; Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm!

Ekim Gençli¤i/Dokuz Eylül Üniversitesi

10. y›l›m›zda devrim ve sosyalizmin sesi Ege Üniversitesi’nde de yank›lan›yor! Bizler devrim ve sosyalizmin sesini üniversitelerimizde hayk›rmaya devam eden genç komünistleriz. Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l›nda Ege Üniversitesi’nde devrim ve sosyalizmin k›z›l bayra¤›n› dalgaland›rman›n gururunu ve coflkusunu yaflamaktay›z. Büyük Sosyalist Ekim Devrimi’nin 88., Yeni Ekim’lerin Partisi’nin 7. y›l›n› geride b›rakt›¤›m›z bu dönemde en büyük sorumluluk gençli¤in umudunu sosyalizme tafl›makt›r. Gençli¤in umudu sosyalizmdedir. Çünkü; gençli¤in gözünü bofl hayallerle boyayan sistemin gerçek yüzü Marafl’t›r, Sivas’t›r, Çorum’dur, Ulucanlar’d›r, 19 Aral›k’t›r, Susurluk’tur, fiemdinli’dir, Yüksekova’d›r ve Ege Üniversitesi ‹letiflim Fakültesi’nde gerçeklefltirilen Serkan Ero¤lu katliam›d›r. Gençli¤in umudu sosyalizmdedir. Çünkü; Susurluk devleti gençli¤e YÖK’ün karanl›¤›n›, paral› e¤itimi,

40

ezberci e¤itimi, üniversite sermaye iflbirli¤ini, soruflturma ve tutuklama terörünü vaadetmektedir. Çünkü; sermaye devleti gençli¤in eflit, bilimsel, demokratik, paras›z, özgür, anadilde e¤itim mücadelesini bask›yla ve terörle bast›rmaya çal›flmaktad›r. Gençli¤in umudu sosyalizmdedir. Çünkü; Umudumuz; savafls›z, sömürüsüz bir dünyad›r. Umudumuz; s›n›rs›z, s›n›fs›z bir dünyad›r. Umudumuz; halklar›n kardeflçe yaflad›¤› bir dünyad›r. Umudumuz; eflit, paras›z, bilimsel, özgür ve anadilde e¤itimdir. Umudumuz; sosyalizmdedir!

Ekim Gençli¤i/Ege Üniversitesi

10. y›l›n coflkusuyla merhaba! 10. y›l›n sevinciyle yoldaflça kucakl›yorum sizleri. Benim hayat›m›n dönüm noktas›, sizinle tan›flmam ve mücadelede sizle ayn› yolda yürüme karar› almam oldu. Daha önceki süreçte baflka bir devrimci yap›da çal›flma yürütüyordum. Her ne kadar mücadelede olmak bana mutluluk verse de, yavafl yavafl bende bir fleyler sönmeye bafllam›flt›. Mücadeleyi önden gö¤üslemek her zaman tek hedefim olmufltur. Ama benim yerim buras› de¤il, demeye bafllam›flt›m. Sorunlar gün geçtikçe daha da büyürken yoldafllar›mla tan›flt›m. Baflta kulaktan dolma bilgilerle yoldafllara karfl› bir önyarg› oluflmufltu. ‹liflki ilerledikçe bunlar› yavafl yavafl k›rmaya bafllam›flt›m. ‹lk etapta, benim için iyi birer dost izlenimi b›rakm›fllard›. Sonras›nda s›k› bir e¤itim semineri yapmaya bafllad›k bir yoldaflla. Demokrasi sorunu


çerçevesinde komünistleri tan›maya bafllad›m. Ama di¤er tarafla da ba¤lar›m› bir türlü koparam›yordum. Çünkü kafamdaki soru iflaretleri bir taraftan azal›yor, di¤er taraftan da yeni yeni sorularla bo¤ufluyordum. ‹lk çal›flmam YÖK süreci ile bafllad›. Art›k yeniden çal›flmalar beni mutlu ediyordu. Gelece¤e daha emin bakmaya bafllam›flt›m. Tabii bunu sadece pratikteki geliflmeme de¤il, teorik olarak da yoldaflla yapt›¤›m›z tart›flmalar ve kafamda bir fleylerin art›k oturmufl olmas›na borçluyum. Nihayet iki ay sonra di¤er tarafla yollar›m› ay›rd›m. Kavgaya “iflte benim yerim buras›” dedi¤im, teorik ve pratik olarak tutarl›l›¤›n› 10. y›l›nda da koruyan öncü örgütümle devam ediyorum ve inan›yorum ki bizler zafere hergün bir ad›m daha yaklafl›yoruz. Gelecek güzel günler umuduyla inançla… Yoldaflça kal›n…

Ali Deniz

Geçmifli afl›p gelece¤e yürüyoruz! Türlü bask›lara, yasaklara ve zorluklara ra¤men geride b›rak›lan 10 y›l… Her an› mücadeleyle örülü, kavga, coflku, umut ve inançla dolu 10 y›l… Bizlere ne mutlu ki, geriye dönüp bakt›¤›m›zda gururla ve bafl›m›z dik söz edebilece¤imiz, deneyimlerinden yararlanarak önümüzdeki yola ›fl›k tutabilece¤imiz 10 y›ll›k bir birikim var elimizde. Genç komünistler, Ekim Gençli¤i 10. yay›n y›l›na girerken u¤runa kavga verdikleri hedefin, ellerinde tafl›d›klar› k›z›l bayra¤›n, üstlendikleri sorumlulu¤un bilinciyle geçmifli afl›p gelece¤e yürüyor… Antep Ekim Gençli¤i olarak, bu dönemin bafl›ndan itibaren Gaziantep Üniversitesi’nin gerici ve bask›c› ortam›nda, yerelde haz›rlanan kufl ve pullarla, elden yap›lan dergi sat›fllar›yla ve bildirilerimizle ö¤rencilere ulaflmaya çal›flt›k. fiehirde afifllerimizi yayg›n olarak kulland›k. Antep’te yo¤unlaflan bask›lar ise eylemlerde, afifl çal›flmalar›nda, hatta fakültende dergi okurken bile tehditler, tacizler, soruflturmalar olarak karfl›m›za ç›kmaya devam ediyor. Bunlar karfl›s›nda yapaca¤›m›z fley ise kampanya çal›flmam›z› daha ›srarl›, kararl› ve yo¤un olarak sürdürmek olacakt›r. Ekim Gençli¤i’nin 10. yay›n y›l›n› mücadele ruhuyla selaml›yoruz!

Devrim ve sosyalizm için ileri! A¤›r ve sanc›l› bir süreçten geçiyoruz. Böylesi bir süreçte her gündemi yakalayarak çal›flan ve zor döneme inat Türkiye’nin ço¤u üniversitesinde faaliyet yürüten ve yine bu sürece inat Liseli Ekim Gençli¤i’nin Liselilerin Sesi dergisini ç›karan Ekim Gençli¤i’nin 10. y›l›n› selaml›yor, Ekim Gençli¤i’nin bugün ulaflt›¤› düzeyi aflarak devrim ve sosyalizm mücadelesini daha da yükseklere ç›karaca¤›na inan›yorum…

Gaziantep Üniversitesi MYO’dan bir EG okuru

Ekim Gençli¤i’nin devrimci ruhunu selaml›yoruz! Üniversiteden siyaseti az›yacaklar›n› söyleyenlerin tüm bask›lar›na ra¤men Ekim Gençli¤i dergi, gazete, afifl ve etkinlikleriyle mücadelesine devam ediyor. Gençlik hareketinin sorunlar›yla ilgili tart›flmalar› ve apolitik gençli¤e yönelik çal›flmalar› olumlu sonuçlar veriyor. Biz de Ekim Gençli¤i’nin devrimci ruhunu selaml›yor, 10. y›l›n› kutluyoruz.

‹Ü’den bir Ekim Gençli¤i okuru

E k i m G e n ç l i ¤ i

Antep Ekim Gençli¤i

41


Yeni Ekimler için ileri!

E k i m G e n ç l i ¤ i

Merhaba yoldafllar! 10. y›l›n coflkusuyla, dostça kucakl›yorum sizleri. Devrim yolunda ilerlerken geride b›rakt›¤›m›z 10 y›l bizlere birçok fley kazand›rd› ve gösterdi. Günümüze kadar devrimci tutarl›¤›m›z, çal›flmalardaki öngörülü tutumumuz, militanl›¤›m›z, bütün bask› ve sald›r›lara karfl› her zaman dik duruflumuz bugün bir taban kazanm›fl bulunmaktad›r. Tabii yaflad›¤›m›z eksiklikler oldu. Ama bizim için önemli olan çubu¤u her zaman kendimize büküp, geçmiflten dersler ç›kararak, gelece¤imizi daha iyi görebilmektir. Bizler devrim neferleriyiz ve gelecekteki güzel günleri ellerimizle yo¤urarak yarataca¤›z. ‹nan›yoruz ki faflist bask›lar asla bizi y›ld›ramayacak, susturamayacak… Gelece¤in mimarlar› Yeni Ekimler için ileri!

Trabzon’dan bir genç komünist

Yeni Ekimler’in meflalesi 10. y›l›nda ‹fl ar›yor iflsiz. Bulam›yor. Bütün kap›lar, ifl yok, kilidiyle kapan›yor. ‹flsizin her yan› kapal› kap›larla dolu. Bir tek aç›k kap› var; devrim ve sosyalizme aç›lan kap›. 8 de¤il, 10-12 saat yar›ns›z çal›fl›yor iflçi-emekçi. Ald›¤› ücretle insanca yaflayam›yor. Dolu dolu kahkahalar atam›yor. Buruk ve yorgun bir halde, ancak karn›n› doyurabiliyor. Ayn› zamanda, insanca yaflayabilece¤i bir dünyan›n özlemini duyuyor. Fark›nda olmasa bile, devrimin ve sosyalizmin özlemini duyuyor. Afrika’da bir çocuk. 4-5 yafllar›nda var yok. Açl›ktan ölecek belki. Belki ama, bafl›nda bekleyen akbaba, f›rsat vermiyor buna. Akbaba yemeden önce, düflünme yetene¤i geliflmemiflse bile Afrikal› çocu¤un düflledi¤i bir somun ekmektir, devrim ve sosyalizm. Genç, dershaneye ak›tt›¤› onca para, onca emekten sonra, üniversiteyi kazan›yor. Kazan›yor ama ödedi¤i haraç yetmez gibi bir de e¤itim tümüyle özellefltiriliyor. Yani iflçi-emekçi çocu¤una, okuma; diplomal› de¤il, diplomas›z iflsiz ol deniyor. Diliyle, bilinciyle olmasa bile her iflçi-emekçi çocu¤u yüre¤iyle hayk›r›yor: E¤itimde f›rsat eflitli¤i! Hayk›r›fl› devrim ve sosyalizmde yans›s›n› buluyor. Ve 2. emperyalist savafltan bir foto¤raf. Bir Nazi subay›, az önce ast›¤› partizan›n yan›nda sürüngenleri k›skand›racak biçimde poz veriyor. Partizan›n ismi Tanya’d›r. 18 yafl›nda bir genç partizan Tanya’n›n ölü yüzünde diri bir gülümseme var. Boy veren özgürlük bahçesine, sosyalizme gülümsüyor Tanya. Bu bahçede daha çok Tanyalar filiz verir. Tanya’n›n gülümsemesinin kayna¤› sosyalizm, Ekim Devrimi’nin bir sonucudur. Ölürken bile gülümseten ülke bugün yeni Ekimlerle mümkün. Komünistler 18 y›ld›r yeni Ekimler fliar› ve do¤rultusuyla yol al›yorlar. 7 y›l önce yeni Ekimler fliar› partisiyle taçland›. Yeni Ekimler fliar›yla çarpan genç yürekler, bugün, bir baflar›n›n hakl› k›vanc›n› yafl›yor. Yeni Ekimler’in genç solu¤u olan Ekim Gençli¤i 10 y›ld›r yay›n hayat›n› sürdürüyor. Bir yay›n› 10 y›l boyunca sadece yay›nlamak bile oldukça zorlu bir ifl. Üstelik bu yay›n masa bafl›ndan çok alanlarda, mücadele içinde haz›rlan›yor. Dahas›, pek çok engellemelere ra¤men yay›nlan›yor. Bu gerçeklerle birlikte düflünüldü¤ünde, 10 y›l gerçek bir baflar› oldu¤u gibi tafl›nan misyonun hakk›n›n verildi¤inin de bir göstergesidir. Tesadüfen Ekim Gençli¤i’ni okuyan bir genç dahi, elinde tuttu¤u yay›n›n yeni Ekimler’in bir meflalesi oldu¤unu bilmelidir. Karanl›kta yolunu ayd›nlatan bir meflale. Bu noktada bir tercih yap›lacak; ya bu meflalenin ›fl›¤›nda yeni Ekimler’e yürünecek, ya da karanl›k içinde bo¤ulunacak. Bu karanl›¤›n anlat›lmas›n›n haricinde zaten yaflanarak da fark ediliyor. Demek oluyor ki bu meflaleyle yüründü¤ünde kaybedilecek karanl›k bir dünya d›fl›nda bir fley yok. Ama koca bir özgürlü¤e dönüfltürülecek bir dünya kazan›lacak. Kazanmak için yeni Ekimler’in meflalesine sar›lal›m.

Ölüm Orucu Gazisi Muharrem Kurflun

42


ODTÜ’de Ekim Devrimi ve Parti Haftas› önünde sergiledi¤imiz Sovyet afiflleri sergisi oldukça ilgi çekti. Afifllerdeki sloganlar›n Türkçe karfl›l›klar›n› da yazmam›z afiflleri anlamland›rd›. 16 Kas›m günü, Ekim Devrimi ve Parti’yi tan›tan bir etkinlik gerçeklefltirdik. Sinevizyon gösteriminin ard›ndan yap›lan söylefli ve tart›flma oldukça verimli geçti. ‹lk kez etkinlikte karfl›laflt›¤›m›z, daha önce sadece bildirilerimizi okumufl ve afifllerimizi görmüfl insanlar için ilgi çekici bir tart›flma oldu. Daha uzun konuflmak istenmesine ra¤men vakit darl›¤›ndan dolay› etkinli¤i bitirdik. Ard›ndan hem kampanyam›z›, hem de Ekim Devrimi ve Parti’nin y›ldönümünü daha iyi anlayabilmek, yeni Ekimler için gerçeklefltirdi¤imiz mücadelenin anlam›n›, önemini insanlarla paylaflmak, onlara tart›flt›rmak amac›yla Marksizm Tart›flmalar› düzenlemeye karar verdik. Bu tart›flmalarla, hem tam anlam›yla bilinmeyen komünizm kavramlar›n› ele alaca¤›z, hem de 150 y›l geçmesine ra¤men Marksizm’in güncelli¤ini neden korudu¤unu göstermifl olaca¤›z. Birçok insanla birebir konuflarak bu çal›flmaya kat›lma sözü alm›fl bulunuyoruz. ‹çinden geçti¤imiz dönemin zor koflullar›na ra¤men, bizlere mücadele kaçk›nl›¤›n›n gerekçelerini aç›klamaya çal›flanlara ve düzen cephesinin di¤er 盤›rtkanlar›na tok bir yan›t vermifl olduk. Ye n i E k i m l e r için ileri!

Muzaffer Ekim Devrimi 88, Yeni Ekimlerin Partisi 7 yafl›nda! Bundan 88 y›l önce çarl›¤a karfl› ayaklanan Rusya iflçi s›n›f› ve köylüleri, mücadelelerini Ekim Devrimi ile taçland›rd›lar. Ve flanl› Ekim Devrimi, çözülme dönemi olan 1989 y›l›na kadar burjuvazinin yüre¤ine korku salmaya devam etti. O zaman burjuva gericili¤in hep bir a¤›zdan “sosyalizm öldü” 盤›rtkanl›¤›n› yapt›¤› günlerde Türkiye’den militan bir mücadele bayra¤› yükseltiliyordu. Komünistler, 11 y›ll›k infla süreci sonunda iflçi s›n›f›n›n devrimci partisini kuruyorlard›. Tarih sahnesine ç›kt›¤› ilk günden beri her türlü tasfiyecili¤e, düzen cephesinden yedi¤i her türlü darbeye ra¤men ayakta kalan, ve marksist-leninist ODTÜ Ekim Gençli¤i ideolojinin ayd›nl›¤›yla mücadeleye devam eden Partimiz’in 8. kavga y›l›na girmesi ve Ekim Devrimi’nin 89. y›l› vesilesiyle biz de ODTÜ’den genç komünistler olarak Ekim Devrimi ve Parti Haftas› düzenledik. Antep flehir merkezinde Ekim Gençli¤i ve Dayan›flma Gençli¤i’nin 14-18 Kas›m günleri boyunca okulun çeflitli yerlerine kapitalizmin ortak düzenledi¤i YÖK protestosu gerek ön çal›flmas›, gerek kitlenin coflkusu, gerekse eylem biçimiyle ö¤renciler aras›nda yank› bulmufltu. teflhiri ve sosyalizmin Demokratik haklar›n› kullanarak YÖK düzenine karfl› olduklar›n› ifade kaç›n›lmazl›¤›na de¤inen görsel eden ö¤rencilere, bas›n aç›klamas›na kat›ld›klar› gerekçe gösterilerek, malzemelerimizi kulland›k. Parti’yi soruflturmalar aç›lmaya baflland›. tan›tmak amac› ile program sat›fl› Ancak bu çabalar› sonuçsuz kalacak, ö¤renci gençlik hakl› hedefledik, ama hedefledi¤imiz mücadelesinden geri ad›m atmayacakt›r. düzeyde bir sat›fl YÖK’e hay›r! gerçeklefltiremedik. Ulaflmak Soruflturmalar, gözalt›lar, bask›lar bizi y›ld›ramaz! istedi¤imizden daha az insana ulaflabildik. Kitap stand›m›z›n Ekim Gençli¤i/Antep

E k i m G e n ç l i ¤ i

Gaziantep Üniversitesi’nde soruflturma terörü

43


Kavgas› ve kararl›l›¤› yolumuza ›fl›k tutuyor...

Erdal Eren mücadelemizde yafl›yor! E k i m G e n ç l i ¤ i

“Bugün devrimcileri ve onlar›n bir parças› olan beni ald›¤›n›z emirlere uygun olarak yarg›layabilir ve ölüm cezas› verebilirsiniz. Fakat bu ilelebet sürmeyecektir. Bir gün mutlaka sizin yerinizde halk›m›z olacak, sizi ve korudu¤unuz düzeni yarg›layacak ve do¤ru karar› verecektir.” 25 y›l önce, 13 Aral›k 1980... Gece daha sabaha varmam›flt›. Varacakt›... Ankara’da so¤uk bir k›fl gecesi. Bahara daha vard›, ama dallar›n tomurcukland›¤›, umudun filiz att›¤› bahar günleri gelecekti. O gecenin karanl›¤›nda bir cevahir yürekliyi daha ald›lar aram›zdan. Bir y›ld›z daha kayd› gözlerimizin önünden. Ankara’da, o so¤uk bozk›r›n ortas›nda, kestiler önünü engin denizlere coflkuyla akan bir ›rma¤›n. O k›fl›n so¤u¤unda k›rd›lar bir dal›n› daha bahara çiçeklenecek olan fidan›m›z›n. Hain bir pusu gibi gecenin karanl›¤›na kurulmufl dara¤ac›. Ve dara¤ac›n›n karfl›s›na ç›km›fl 17 yafl›nda bir yi¤it. fiairin m›sralar›nda anlatt›¤› sanki oydu: “o çocuk yumruklu dev, o dev yumruklu çocuk”. Gencecik yafl›nda kavgan›n alevli rüzgar›n›n içinden geçip gelmiflti buralara. Askeri cezaevinin iflkencehanelerinden, sorgulardan... Gelmiflti dara¤ac›n›n karfl›s›na. Gözlerinde korkuyu görmek isteyenler bofluna bak›yorlard› ona. Ailesine yazd›¤› mektupta da söylemiflti: “...çok aç›kl›kla söylüyorum ki, benim moralim iyi ve ölümden de korkum yok. Çok büyük bir ihtimalle bu iflin ölümle sonuçlanaca¤›n› çok iyi biliyordum. Buna ra¤men korkuya, y›lg›nl›¤a ra¤men mücadeleye kat›ld›¤›m için onur duyuyorum. Böyle düflünmem, böyle davranmam, halka ve devrime olan inanc›mdan gelmektedir.” Yürüdü inançl› yüre¤iyle. Yürüdü devrimci bilinci, faflizme karfl› s›k›l› yumruklar›, kararl› ad›mlar›yla. O yürek, o bilinç, yumruk.... Erdal Eren, hayk›rd› 13 Aral›k 1980 sabah›, sehpan›n üzerinde: “Faflizme ölüm, halka hürriyet!”

Hain bir pusuda flehit düflen Sinan Suner Sinan Suner, ODTÜ ö¤rencisi genç bir devrimciydi. 30 Ocak 1980 gecesi Ankara-Hofldere’de yaz›lama yapmaktayd›. Sinan umudu yaz›yordu duvarlara. Duvarlara, esaret alt›ndaki milyonlarca iflçi-emekçinin

44

özlemini yaz›yor, kurtuluflu, gelece¤i müjdeliyordu. Elbette ertesi gün bu yaz›lar› okuyacak olan iflçileri, gençleri düflünüyordu. Ne var ki gecenin karanl›¤›na saklanm›flt› eli kanl› katiller. Sinan’a pusu kurdular. Herfleyden habersiz yaz›lama yapan Sinan’› yakalad› ilk kurflun, sonra ikincisi, sonra üçüncüsü... Oldu¤u yere y›¤›ld› Sinan. Ama katillere yetmedi bu. Gözleri kana doymuyordu. Sinan, o so¤uk sokaklarda saatlerce dolaflt›r›ld›. Kan oluk oluk ak›yordu... Ölmesini bekliyorlard›. Zamanla boflald› damarlar›nda kan. Onu hastanenin kap›s›na b›rakt›klar›nda morarm›flt›, Sinan çoktan ölmüfltü. Ve zab›tlara geçti “... hastaneye getirilen ... kan kayb›ndan...” En genç ve yi¤itlerimizden birini daha alm›fllard› içimizden. Kallefl bir pusuda, gözü dönmüfl katillerin elinde can verdi Sinan. Ama bu ifl burada bitmeyecekti. Ankara’da tek tek kap›lar dolafl›ld›. Duyan evinden ç›k›yor bir baflka kap›ya kofluyordu. Ankara’da GKB’liler ayaktayd›. Dilden dile ço¤al›yordu isyan “Sinan yoldafl yafl›yor!” 2 fiubat akflam› 1500 yoldafl› Sinan’›n flehit düfltü¤ü yerdeydi. Katillerin kulaklar›n› sa¤›r ediyordu bu hayk›r›fl: “Devrim flehitleri ölümsüzdür!” Sinan Suner’in katlini protesto eden genç komünistler sokaklardayd›. Erdal Eren, o akflam oraya toplanan Sinanlar’dan yaln›zca birisiydi. Erdal, meslek lisesi 2. s›n›f ö¤rencisiydi. Bir akflam yoldafllar› kap›y› çalm›fllard›. Erdal, d›flar› ç›k›p onlarla bir fleyler konuflmufl, sonra dönüp babas›ndan harçl›k al›p ç›km›flt›. “Ben dönerim anne” deyip ç›km›flt›. Ama dönmedi. Evdekiler, kap›y› bir daha açt›klar›nda karfl›lar›nda silahl› polisler vard›. Erdal’›n odas›na girdiler. Her fleyi darmada¤›n ettiler. Meslek liseli Erdal’›n mürekkepleri,


plastik matbaas›... her fleyi da¤›tt›lar. Ve bir kaç kitap al›p gittiler. 2 fiubat günü gerçekleflen eyleme jandarma müdahale etmiflti. Gençler bir sokak aras›na çekildiler. Bu arada atefl edilmeye bafllanm›flt›. Erdal ç›kard› silah›n› ve havaya iki el atefl etti. Düflman› duraklatmak, yoldafllar› güvenceye almakt› amac›. Ve madem ki silah belde tafl›n›r, o zaman yeri geldi¤inde kullan›lacakt›. Bu s›rada bir er y›¤›ld› yere. Eylemden gözalt›na al›nanlar oldu. Erdal da onlar›n aras›ndayd›. Ve bir senaryo uygulanmaya kondu bu andan sonra. Tam bu dönemde aç›klama yapan Genelkurmay Baflkan› Kenan Evren’in sözlerinde flekillenen bir senaryo: “Ne zamand›r adam as›lm›yor bu memlekette. Kanunlar›n cayd›r›c›l›¤› kalmad›. ‹dam cezas› derhal yeniden uygulamaya konmal›d›r.”

dünyaya ulaflan bir kavgan›n genç neferiydi. Erdal’›n ölümünden bir gün sonra bir yoldafl› daha, Ercan Koca katledildi. “Erdal Eren’in hesab›n› faflist cuntadan soral›m!” yaz›l› bir pankart asm›flt› yine 17 yafl›ndaki Ercan. Üste¤men Yaflar Kunduk ve emrindeki katiller yakalad›. ‹ndir bunu dediler. ‹ndirmedi. Dövdüler. ‹ndir dediler indirmedi. Dövdüler. Yumruklar, tekmeler, dipçikler... Genç Ercan dövülerek öldürüldü ve zab›tlara “... yerlerin buzlu olmas› sebebiyle bir kaç defa düfltü ve düflme sonucunda beyin kanamas›na maruz kald›...” diye geçildi. Art›k göstermelik yarg›lamalara pusulara da ihtiyaç duymuyorlard›.

1980’de bir Drefyus davas›

“Partimizin kuruluflu, ony›llard›r bu topraklarda devrim ve sosyalizm davas› u¤runa kavga vermifl, emek harcam›fl, ac› çekmifl, büyük yi¤itlik örnekleri sergilemifl dünün ve bugünün devrimci kuflaklar›n›n yaratt›¤› birikimin güvenceye al›nmas›d›r… Partimiz bu miras› kararl›l›kla savunmakta, kendisini onun bugünkü temsilcisi ve yar›nlara tafl›y›c›s› saymaktad›r.” (TK‹P Kurulufl Bildirisi’nden...) Sinan, Erdal, Ercan, bize bu ülke topraklar›nda devrim ve sosyalizm davas› için harcanan eme¤i, ödenen bedeli, gösterilen yi¤itli¤i hat›rlat›yorlar. Özellikle biz, genç komünistler için tafl›d›klar› önem büyüktür. Onlar tarihimizin, mücadelemizin bir kesiti kavgam›z›n özlü bir anlat›m›d›rlar. Onlar›n devrimci durufllar›yla tafl›d›klar› önem kadar bir di¤er nokta daha vurgulanmal›d›r. Bugün bu devrimci miras›n gerçek tafl›y›c›lar› komünist iflçi partisinin saflar›nda yeni Ekimler için mücadele eden genç komünistlerdir. Çok zorlu, uzun soluklu bir mücadeleyi yürütüyor, a¤›r bir yükü omuzluyoruz. Bu mücadelenin tarihi onun için ödenmifl a¤›r bedeller, de¤erlerle doludur. Ve bugün bu mücadele devam etmektedir. Bu bayrak tüm zorluklara ra¤men yükselmektedir. Ve bugün bu de¤erlerin savunusu düzenin icazet alan› içinde çürüyenlere de¤il, devrimcilerle, öncesinde devrim davas›yla, yollar›n› en net çizgilerle ay›ranlara de¤il, devrimci kitle eylemlili¤ine kat›lmaya politik ufuklar› ve kararl›l›klar› yetmeyenler de¤il, devrim için savaflan genç komünistlere düflmektedir. Ve bu de¤erlerin savunusu devrimcili¤i kendinden menkul görenlere, kitlelere kapan›p kendi motivasyonuyla günü kurtaranlara de¤il, devrimcilere ölçüsüzce sald›rarak kendini gerekçelendirme dar hesaplar›nda olanlara de¤il, gençlik kitlesi içinde devrimin ve sosyalizmin bayra¤›n› yükseltmeye çal›flan genç komünistlere düfler. Öyleyse, hep birlikte tüm gücümüzle bir kez daha hayk›ral›m: E r d a l E ren yafl›yor, genç komünistler savafl›yor!

O zamana kadar hiç görülmedik bir yarg›lama bafllad›. Erdal’›n da dedi¤i gibi bu bir yarg›lama de¤il, yukar›dan gelen emirlerin uygulanmas›yd›. Sözde bir mahkeme 2 ayda karar verdi idama. Ne garip bir ülkeydi buras›. Faflist katiller kendi itiraf ettikleri cinayetlerden senelerce yarg›lan›p ceza almadan yurtd›fl›na “kaç›yorlard›” ama ayn› ülkede hiç bir delil olmadan iki ayda 17 yafl›ndaki bir gencin idam›na karar veriliyordu. Avukat Nihat Toktay itiraz etti. Maktulun ölümüne sebep olan mermi çekirde¤i incelenmeli, bu mermi Erdal’›n silah›ndan m› ç›kt›? Mahkeme karar verdi: gerek yok! Maktulun yaras›ndaki yan›klar incelenmeli, yak›n at›fl m› yoksa 11 metre uzaktaki Erdal’›n yapabilece¤i uzak at›fl m›? Mahkeme karar verdi: gerek yok! Olay yerinde inceleme ve tatbikat yap›lmal›. Nas›l olur da çat›flma içindeki bir jandarma s›rt›ndan vurulur? Mahkeme: gerek yok. Erdal’›n yafl› 17’dir. Hay›r karar verildi, 19’dur, incelemeye gerek yok! Asl›nda itirazlara da gerek yoktu, nas›l olsa bu mahkemenin karar› önden verilmiflti!

Dara¤ac›nda edilen kavga yemini Erdal yaflananlar›n bilincindeydi. Oynanan senaryonun sonunun ne olaca¤› önceden belirlenmiflti. En iyi kendi sözleri anlat›yor yaflananlar› ve bu genç devrimcinin bilincini. “Bugün devrimcileri ve onlar›n bir parças› olan beni ald›¤›n›z emirlere uygun olarak yarg›layabilir ve ölüm cezas› verebilirsiniz. Fakat bu ilelebet sürmeyecektir. Bir gün mutlaka sizin yerinizde halk›m›z olacak, sizi ve korudu¤unuz düzeni yarg›layacak ve do¤ru karar› verecektir.” 12 Aral›k’› 13’e ba¤layan gece. Ayn› bilinçle Erdal, bir an bile duraksamaks›z›n, uzatt› ince boynunu ya¤l› urgana. O yürek, o bilinç, yumruk... hayk›rd› sehpan›n üzerinden, hayk›rd› faflizmin duvarlar›nda yank›lanan ve yank›land›kça kabaran sesiyle: “Faflizme ölüm, halka hürriyet!” Erdal ilk de¤ildi, son olmad›. O koca bir tarihe ve tüm

Erdal Eren yafl›yor, genç komünistler savafl›yor!

E k i m G e n ç l i ¤ i

S. K›z›l›rmak

45


I. TMMOB Ö¤renci Kurultay› gerçeklefltirildi...

TMMOB’un reformist yönetimine ö¤renci tepkisi

E k i m G e n ç l i ¤ i

46

I. TMMOB Ö¤renci Kurultay› 26 Kas›m Cumartesi Ankara’da yap›ld›. TMMOB 38. dönem yönetim kurulu karar›yla “Söz, yetki, karar süreçlerinde ö¤rencilerin de oldu¤u özerk ve demokratik üniversite için birlikte tart›flmak ve üretmek” amac›yla gerçeklefltirilen ilk kurultaya yaklafl›k bin kifli kat›ld›. Kurultay salonuna “Müflteri de¤il ö¤renciyiz!” ve “Eflit, paras›z, demokratik, bilimsel, anadilde e¤itim istiyoruz!” pankartlar› as›lm›flt›. Delegelerin büyük ço¤unlu¤u, birçok TMMOB ö¤renci komisyonu etkinli¤inin aksine, kurultay salonunda bulunmaya özen gösterdiler ve sunumlar› ilgiyle dinlediler. TMMOB yönetimine dönük rahats›zl›k kurultay salonuna hakimdi. Birkaç odan›n gençlik komisyonun haz›rlad›¤› sunumun d›fl›nda tüm sunumlarda TMMOB’un mevcut durumuna duyulan tepki ortaya konuldu. Birkaç apolitik sunum hariç, ülke gündemlerine dönük ö¤rencilerin muhalif tavr› aç›kça görülüyordu. Kurultay TMMOB’u yönetim kurulu baflkan› Mehmet So¤anc›’n›n yapt›¤› aç›l›fl konuflmas› ile saat 10.00’da bafllad› ve daha çok günah ç›karma niteli¤indeydi. Ö¤renci sunumlar›n›n önden oda yönetimleri taraf›ndan incelenmesi So¤anc›’ya hepsine önden yan›t verme flans› tan›m›flt›. Birli¤in yap›s›n› k›saca anlatt›ktan sonra as›l gündemine döndü ve flunlar› söyledi: “Yeterlilik, yetkinlik, uzmanl›k hususu çok önemlidir. Çünkü mesle¤imizin temelinde insan vard›r. Mesle¤inizi uygularken odan›zdan sürekli e¤itim alacaks›n›z, odan›zdan yeterlili¤inizi sürekli belgeleteceksiniz”. “Kendinizi gelifltireceksiniz” fleklinde bafllayan cümle “odan›zdan e¤itim alacaks›n›z” diye biterken, So¤anc› flahs›nda bürokratik kast›n, TMMOB’un gittikçe bir ç›kar kurumuna dönüflmesini savunma biçimi pervas›zcayd›. Üstü kapal› bafllayan “yetkin mühendislik” güzellemesi sloganvari bir hal ald› ve sahiplenildi. Önümüzdeki dönem içinde yeni mühendis-mimarlar› ve tüm mühendis ve mimar adaylar›n› bekleyen tehlikenin oda¤›nda yetkin mühendislik ve ne yaz›k ki bu yasay› haz›rlayan ve savunan s›fat›yla TMMOB olacak. TMMOB’un ÖDP’li bürokratik kast›, mühendisleri korumas› gerekirken bunun tam tersini yap›yor. So¤anc›’n›n konuflmas›n›n geri kalan k›sm› ö¤renci kitlesine dönük ajitasyondan ibaretti. So¤anc›’n›n ODTÜ maceralar›yla süslenen, IMF, Dünya Bankas›, AB’ye dönük belirsiz bir mücadele ça¤r›s› ve sermaye ç›karlar›na emek mücadelesi, özellefltirmelerin durdurulmas› slogan› konuflman›n yetkin mühendislik d›fl›nda kalan ajitasyon bölümünü oluflturuyordu. Konuflman›n bafl›nda söyledi¤i “Biz ba¤›ms›z, demokratik, özerk üniversite mücadelesi verenlerin yan›nday›z” sözü ise kurultay sürecinde bürokrasiye tak›lm›fl birçok ö¤rencinin yüzünde tebessüm oluflturdu. Yar›m saat süren konuflman›n ard›ndan durum analizleri bölümüne geçildi. Mühendislik ve mühendislik ö¤rencileri hakk›nda verilen istatistiksel bilgiler eflli¤inde tekrar yetkin mühendislik savunmas› ile karfl›laflt›k. Ve konu hakk›nda yap›lan “yasa daha taslak halinde” savunusu düflündürücüydü. As›l dikkati çeken ise yetkin mühendislik

hakk›nda yap›lan tüm konuflmalar›n ortak noktas›n›n savunma fleklinde olmas›yd›. Ard›ndan söz ö¤rencilere geçti ve kurultay as›l bundan sonra bafllad›. Önce kurultay›n örgütlenme biçimine de¤inelim. Kurultay düzenleme kurulunun 24 Aral›k ‘04’de toplanmas›na ra¤men kurultay çal›flmalar› ancak bu ö¤retim y›l›n›n ortas›nda bafllat›ld›. Düzenleme kurulunun d›fl›nda ö¤rencilerden oluflturulan tek kurul, kurultay yürütme kurulu temsilcileri, pek çok odada direk atama yoluyla belirlenmiflti. Yani en bafltan çarp›k bir kurultay örgütlenmesi ile karfl› karfl›ya kal›nd›. Kapal› kap›lar ard›nda üç befl toplant› ve tüm hamall›¤›n› yüklenmeleri amac›yla ö¤rencilere bir ay önce verilen sorumluluklar. Tam da TMMOB bürokrasisine yak›flan bir tarz. ‹flte bu tarz›n pratikte yans›mas› kurultay çal›flmas›n›n yetersiz kalmas› hatta neredeyse hiç yap›lmamas› oldu. Ekim sonuna gelindi¤inde birden bire iflte bu afifl, iflte bu da kurultay›n bafll›¤› denilerek tepeden inme bir araç dayatmas› geldi. Ne kurultay› duyuran bir masa aç›ld›, ne de bir bildiri da¤›t›ld›. Oda bürokrasisinin kurultaya dönük bafl›ndan beri tavr› “size bir kurultay bahflettik k›ymetini bilin” fleklindeydi. Kurultaylar örgüt demokrasisinin gerçekleflti¤i platformlard›r; ama yönetimde bu demokrasiyi biçimsel demokrasiye indirgemek hatta bunu bile esirgemek tutumu tav›r hakimdi. Kurultay›n tüm sunum metinleri ö¤renciler taraf›ndan haz›rlansa da tam bir sansür uygulamas›na maruz kal›nd›.. Muhalif ö¤renci komisyonlar›n›n kaleminden ç›kan metinler kufla döndü, elefltiriler üstü kapal› yap›lmak zorunda kal›nd›. Öyle ki, EMO (Elektrik Mühendisleri Odas›) ö¤renci komisyonu, haz›rlad›klar› metnin kabul edilmemesi ve oda yönetimince dayat›lan metni okumay› reddetmeleri sonucu kurultaya herhangi bir sunum yapmad›lar. MMO ‹stanbul fiube gençlik komisyonun yazd›¤› elefltiri metni ise birkaç kez makaslanm›fl, komisyon üstü kapal› olarak da¤›t›lmakla tehdit edilmifltir. Benzer süreçler ‹MO’da da yaflanm›flt›r. Ancak tüm sunumlara damgas›n› vuran ö¤renci gençli¤in muhalif tavr› olmufltur. Sunumlarda dikkat çeken anti-emperyalist söylemler, YÖK ve uygulamalar›n›n mahkûm edilmesi, halklar›n kardeflli¤ine yap›lan vurgu ve yetkin mühendislik konusunda al›nan karfl› tutum oldu. Kurultayda dikkat çeken sunumlar› yapan odalardan Çevre Mühendisleri Odas› yetkin mühendisli¤e karfl› oldu¤unu aç›ktan belirtti. Ard›ndan ç›kan ‹ç Mimarlar Odas›’n›n “mekan parad›r” diye biten sunumu tepki çekti. ‹ç mimarlar›n ard›ndan kürsüye ç›kan ‹MO (‹nflaat Mühendisleri Odas›) temsilcisi “Sizi mekandan ç›k›p gerçe¤e gelmeye ça¤›r›yorum” diye bafllayan sunumu kurultaydaki muhalif tavr›n sözcüsü oldu. “YÖK’e hay›r!”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma!”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i!”, “Yaflas›n örgütlü mücadelemiz!” sloganlar›yla s›k s›k kesilen sunumda GATS, neo-liberalizm ve YÖK teflhir edildi. Yetkin mühendislik konusunda da odan›n tavr› mahkum edildi. Zira Yetkin Mühendislik Yasa Tasla¤› en önce ‹MO taraf›ndan haz›rlanarak savunulmufltu. Jeodezi Mühendislerinin yapt›¤› sunum “S›n›fs›z, s›n›rs›z bir dünya” diye biterken, Kimya Mühendisleri Odas› fiemdinli halk›na ve e¤itim emekçilerinin


eylemine destek verdi. Sunumlar “Kurtulufl yok tek bafl›na ya hep beraber ya hiç birimiz!”, “fiemdinli halk› yaln›z de¤ildir!”, “Biji b›rat›ya gelan!” sloganlar› ile kesildi. Makine Mühendisleri Odas› ise sunum öncesi selamlama k›sm›nda yönetime tepki ile bafllad›. Konuflman›n yap›ld›¤› kürsünün ö¤rencilerin ve oda yönetiminin ortak çal›flmas› ile de¤il oda yönetiminin dayatmas› ile kuruldu¤unu söyleyen MMO temsilcisi yönetime karfl› tavr› somutlam›fl oldu. YÖK’ün uygulamalar›na son verilmesini, faflist sald›r›lar›n sorumlular›n›n cezaland›r›lmas›n›, gizli aç›k tüm emperyalist antlaflmalar›n iptal edilmesini talep ederek son bulan sunumda “YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleflecek!”, “Faflizme karfl› omuz omuza!”, “Bask›lar bizi y›ld›ramaz!” sloganlar› at›ld›. Sunum sonunda E¤itim Sen’e yap›lan destek ça¤r›s›na, salondan “Emekçiye de¤il çetelere barikat!” slogan› ile cevap verildi. Peyzaj Mimarlar›’n›n yapt›¤› sunumda antiemperyalist söylem dikkat çekiyordu. Peyzaj mimarlar›n›n ‹ncirlik Üssü’nün çocuk bahçesi yap›lmas› önerisi salondan alk›fllarla büyük destek gördü. Tekstil Mühendisleri taraf›ndan E¤itim Sen’e verilen destek salondan alk›fl al›rken, Ziraat Mühendisleri’nin sunumunda AB emperyalizminin dayatt›¤› tar›m politikalar› elefltirildi. Birçok odan›n TMMOB yönetiminin ikircikli tavr›na karfl› AB’ye hay›r dedi¤i görülüyordu. Serbest kürsü bölümünde ise yönetim taraf›ndan denetlenmeyen konuflmalar “oda beylerine” yönelen öfke ile doldu taflt›. Muhalif ö¤renci komisyonlar› taraf›ndan haz›rlanan ve ‹stanbul, Eskiflehir, Kocaeli, ‹zmir, Denizli gibi bir çok ilin TMMOB Ö¤renci komisyonlar›n› kapsayan ortak deklarasyonda YÖK, yetkin mühendislik gibi gündemlerin yan› s›ra kurultay›n örgütlenme biçimi konusunda da ortak bir tav›r al›nd›, iç demokrasinin ifllemedi¤i belirtildi. Metni okuyan temsilcinin metnin sonunda “TMMOB yönetimini tavr›ndan k›n›yorum” sözleri ise tuhaf bir tepkiyle karfl›land›. Önce bu söz kurultay kay›tlar›ndan ç›kar›ld›, ard›ndan sunumu yapan

arkadafl›n savunmas› istendi. Kurultay›n yap›ld›¤› gün e¤itim emekçilerinin eylemiyle çak›flmas› bu gündemin birçok sunumda ve konuflmada ifllenmesine neden oldu. Kurultay›n politik atmosferi ve yap›lan destek konuflmalar› sonucunda bileflenin büyük bir ço¤unlu¤unda eyleme destek verme e¤ilimi olufltu. Birçok insan da kurultay salonunu terk edip eyleme gitti. Oda temsilcilerinin yapt›¤› görüflmeler sonucu, serbest kürsünün ard›ndan konsere kal›nmay›p topluca eyleme gidilmesi karar› al›nd›. Ancak serbest kürsü bölümünün uzamas› ve eylemin sona yaklaflmas› üzerine, serbest kürsü bölümü fiili bir flekilde bitirilerek – bu tav›r daha sonra kürsüye ç›kan ö¤renciler taraf›ndan hakl› say›labilecek elefltirilere konu edildi- salona as›lan “Eflit, paras›z, demokratik, bilimsel, anadilde e¤itim istiyoruz!” pankart› söküldü ve “Eflit, paras›z, bilimsel, anadilde e¤itim!” slogan› at›larak d›flar› ç›k›ld›. 100-150 kadar ö¤renci sloganlar atarak E¤itim Sen 1 No’lu flubeye do¤ru yürüyüfle geçti. Ancak E¤itim Sen’in bize söylenen zamandan önce eylemi bitirmesi üzerine salona geri dönülmek zorunda kal›nd›. Her fleye ra¤men yüzden fazla ö¤rencinin eyleme gitme iradesini ortaya koymas› –ki baz›lar› hayat›nda ilk kez bir eyleme gidiyordu- oldukça anlaml›yd›. fiehir d›fl›ndan gelenler dönüflte Ankara girifllerinde bekleyen e¤itim emekçilerine destek ziyareti gerçeklefltirdi. Kurultay Mo¤ollar’›n verdi¤i konserle son buldu. Mo¤ollar ad›na bir konuflma yapan Cahit Berkay e¤itim emekçilerine yap›lan polis müdahalesini k›nad›. Kurultay, bafl›ndan itibaren bir dizi örgütlenme zaaf›na sahipti. En temel gerçekler göz ard› edilirken, demokratik iflleyifl felç edildi. Böylece kurultay› örgütleyecek mekanizma alabildi¤ine hantal, bürokratik bir flekle sahip oldu. Her yönüyle ifllevsiz kalan kurultay haz›rl›k süreci hiçbir flekilde ö¤rencilerin iradesine dayanm›yordu. Kurultay düzenlenmesindeki bu bürokratik anlay›fl birçok odan›n ö¤renci çal›flmas›n›n acemili¤i ile gerekçelendirilmifltir. Ö¤renci komisyonlar›n› temsil etmeyen yürütme ve denetleme kurulu temsilcilerinin ilgisizli¤i veya yanl›fll›klar› ise o kiflinin bireysel sorunu olarak gösterilmeye çal›fl›lm›flt›r. Bir yöneticinin dedi¤ini bir di¤eri sahiplenmeyerek demagojik ayak oyunlar› yap›lm›flt›r. Ancak kurultay salonuna hakim hava, yönetimin istedi¤inin tam tersi oldu. Salonda bafl›ndan sonuna kadar, özellikle yetkin mühendislik, AB ve kurultay örgütlenmesi üzerinden oda yönetimine karfl› olan tepki a盤a ç›kt›. Salondan yükselen sloganlar, kürsüden yükselen baflka bir dünya özlemi ve kulaklara gelen Lenin al›nt›lar› TMMOB’un gelece¤i aç›s›ndan umut vericiydi. Odalarda hüküm süren beylik sistemine ve odalar› arka bahçelerine çevirenlere karfl› “Toplumcu Mühendislik” fliar›n›n yükseltmek ve örgütümüze sahip ç›kmak bugünün mühendis adaylar› için en temel sorundur. Ço¤unlu¤u potansiyel diplomal› iflsizlerden oluflan ö¤renci taban› ile TMMOB, reformizmin arka bahçesi haline gelmifl bugünkü konumuyla bu gerçe¤e sahip ç›kmaktan uzakt›r. Bu bürokratlar›n tutumu odalar› birer ç›kar kurumu haline getirmek yönündedir. Buna dur diyecek iradenin ilk k›p›rdan›fl› bu kurultayda görülse bile henüz yeterli düzeyde de¤ildir. Ancak uzun soluklu ve sab›rl› bir mücadeleyle odalar›n sar› rengini de¤ifltirmek mümkün olacakt›r. Biz komünist mimar ve mühendis adaylar› olarak ellerinde k›z›l renge bat›r›lm›fl f›rça ile duvarlar› boyamaya devam edece¤iz, ta ki teslimiyetin ve liberalizmin sar› rengini TMMOB’nin mücadele tarihine yak›flan k›z›l renkle de¤ifltirene kadar.

E k i m G e n ç l i ¤ i

Komünist Mimarl›k-Mühendislik Ö¤rencileri

47


Sermayenin faflist beslemeleri ifl bafl›nda!

E k i m G e n ç l i ¤ i

48

Geçen y›l birçok üniversitede faflist sald›r›lara tan›k olduk. Sermayenin her alandaki sald›r›lar›na karfl› üniversitelerden yükselen sesler, faflist çeteler arac›l›¤› ile dizginlenmeye çal›fl›ld›. Zaten sermaye devletinin en temel politikalar›ndan biri, bask›yla sindiremedi¤i kitlelerin karfl›s›na faflist çeteleri ç›karmakt›r. Özellikle Mersin’de yaflananlar›n ard›ndan devlet eliyle ç›kar›lan bayrak provokasyonundan sonra, toplumda estirilen faflist-floven histeri dalgas› ile iflçi, emekçi ve gençler aras›nda Türk-Kürt ayr›mc›l›¤› yarat›larak, sömürü politikalar›na karfl› ortak bir durufl sergilenmesinin önüne geçilmek istendi. Komünistler, dönemin bafl›nda yapt›klar› de¤erlendirmelerde, üniversitelerin aç›lmas›yla birlikte birçok yerelde faflist sald›r›lar›n yaflanabilece¤ini, buna karfl› güçlü bir durufl yarat›lmas› gerekti¤ini söylediler. Çünkü yürütülen floven kampanya toplumsal muhalefetin her kesimine yönelen bir sald›r› haline gelmiflti ve faflist çetelerle kolkola yürüyen bir devlet terörü uygulamadayd›. Yine de faflist beslemeler 6 Kas›m sonras›na kadar fazla ortada gözükmediler. Bunda, y›ld›rma yöntemi olarak soruflturma sald›r›s›n›n yeterli görülmesi etkiliydi. Ama 6 Kas›m eylemliliklerinden sonra faflist çeteler yine kendilerini gösterdiler. Geçti¤imiz günlerde Trabzon, Mersin, Mu¤la ve Tekirda¤’da faflist sald›r›lar yafland›. Elbette sald›r›lar›n bu süreçte gerçekleflmesi tesadüf de¤il. Üniversitelerin aç›ld›¤› günlerde genel planda devrimci politika anlam›nda fazla bir fley yap›lamamas› ve 6 Kas›m çal›flmalar›n›n okullar›n aç›lmas›yla birlikte bafllat›lamamas›, üniversitelerde bir boflluk yaratt›. Ama 6 Kas›m çal›flmalar› s›ras›nda ve sonras›nda birçok üniversitede ve ilde 6 Kas›m’›n eylemlilikler ve etkinliklere konu edilebilmesi, üniversitelerde bir hareketlili¤in yaflanmas›na neden oldu. Bu hareketlilikle paralel olarak yaflanan faflist sald›r›lar da hareketlili¤in önüne geçilmek istendi¤inin bir ifadesidir. Gençli¤e paral› e¤itim, soruflturmalar, kamera sistemi, bilimsellikten uzak bir e¤itim ve geleceksizlikten baflka hiçbir fley vermeyen sermaye düzeni, bütün bu sald›r›lara karfl›, gençlik kitlelerinde oluflan hoflnutsuzluklar›n yarataca¤› hareketlili¤in önüne geçmek için bir kez daha faflist beslemelerinin ipini gevfletti.

Faflizme geçit yok! Özelde devrimci ve ilerici güçlere yönelen bu sald›r›lar, genelde tüm gençli¤e karfl›, gelecek özlemine karfl› yap›lmaktad›r. Yürütece¤imiz teflhir faaliyetinde faflist sald›r›lar›n, gençli¤e dönük di¤er sald›r›larla ve toplumun di¤er kesimlerine yöneltilen sömürü politikalar›yla aras›ndaki ba¤› vurgulamak önem tafl›maktad›r. Çünkü burada sald›r› konusu olan gelece¤imizdir. Sorun bir grup faflistin üniversitelerde yer edinme kayg›s› de¤il, bizzat sermaye devleti eliyle yönlendirilen sald›r›lar›n bir parças›d›r. Düzen, her zaman oldu¤u gibi gelece¤imizi teslim almak için azg›nca sald›r›yor. Faflist sald›r›lar büyük ihtimalle önümüzdeki günlerde de devam edecek. Bu sald›r›lar› püskürtmek öncelikli görevimizdir. Fakat bu sald›r› dalgas›n›, en sa¤lam flekliyle genifl ö¤renci kitlelerine ulaflarak, onlar› anti-faflist bir bilinç üzerinden bir araya getirerek ve birleflik, devrimci, militan bir gençlik hareketi yaratarak tersine çevirebiliriz. Çünkü yaflanan faflist sald›r›lar gençlik hareketinin mevcut zaaflar› üzerinden yürümektedir. Bizim bu sald›r›lara karfl› yan›t›m›z aç›kt›r: Üniversitelerimizde faflist çetelere geçit vermeyece¤iz ve üniversitelerimizin sahipsiz olmad›¤›n› onlara gösterece¤iz.

K. Onur


19 Aral›k’ta devrimci tutsaklar sonsuzlu¤u seçtiler...

Yaflayarak ölmek mi, ölerek özgürleflmek mi? Sessiz sedas›z yaflayarak yafll› yataklar›nda ölenler, haks›zl›k karfl›s›nda bafl›n› öne e¤enler, yaln›z kendisi için yaflamay› yaflamak bilenler, baflkas›n›n ac›s›ndan ac› duymayanlar, sefalet ve açl›k içindeki milyonlarca insan›n varl›¤›n› görmezden gelenler, savafllar›, kurflunlanan halklar› ve ömürleri al›nan çocuklar› gündelik haberlermiflcesine kan›ksayanlar!.. Yaflamak bu mudur? Kimdir gerçekte yaflayanlar? Tüm bunlara isyan ederek baflka bir dünya u¤runa, ölümü göze alarak mücadele edenler ve ardlar›ndan birfleyler b›rakarak ölenlerdir. Kimdir onlar› yaflatan? Mücadeleyi sürdürenler, isimlerini ve an›lar›n› mücadeleyle yaflatan ve yaflatacak olanlar... Alanlarda isimlerini hayk›racak yoldafllar... Unutmayacak ve unutturmayacak olan bizler... Tarihi canl› tutarak onlar› anlataca¤›m›z yeni nesiller... F tipi cezaevlerine karfl› yürütülen mücadelenin hücrelerden yükselen sesi DHKP-C, TKP-ML ve TK‹P'nin 20 Ekim 2000'de açl›k grevi bafllatmalar› ve 19 Kas›m'da direnifllerinin ölüm orucuyla devam etmesi oldu. Zindanlardaki devrimci tutsaklar çok zor koflullarda seslerini duyurmaya, sald›r›lar›n hedefinin devrimciler nezdinde tüm iflçi ve emekçiler, Kürt halk› ve tüm muhalif kesimler oldu¤unu anlatmaya çal›flt›lar. Ve bir ay sonra 19 Aral›k katliam›n› gerçeklefltirdi devlet. 1999'da Ulucanlar Cezaevi’nde 10 devrimci tutsa¤› katleden devlet 19 Aral›k'ta tekrar silah bafl›ndayd›. 30'a yak›n devrimci tutsak katledildi. Say›s›z hapishaneye bafllat›lan, sald›r›n›n vahflet boyutu Bayrampafla Cezaevinde kad›n mahkumlar›n diri diri yak›lmas›, mahkumlar›n üzerlerine atefl aç›lmas›, yalan ve örtbas boyutu ise ‘kendi kendilerini yakt›lar’, ‘kendileri atefl açt›lar’ demeçleri oldu. Ayn› sansür, katliam›n ard›ndan devam eden ölüm orucu direnifline karfl› sürdürüldü. Bedenlerini ölüme yat›ranlar› göstermemeye çal›flarak ‘ölüm orucu yok’ dediler ya da ‘örgüt bask›s›yla yap›yorlar’ diyerek direnifli

karalamaya çal›flt›lar. Onlarca devrimci, tüm sald›r›lara ra¤men inanç ve karal›l›klar›ndan taviz vermediler, ölüme yatarak ölümsüzlefltiler. Gerçeklefltirilen katliam›n davas› bugün hukuksuzlu¤un en aç›k örneklerinden biri olarak karfl›m›zda duruyor. Devlet Üstün Hizmet Madalyas› verilen katliamc›lar›n aklanmalar› için her türlü hukuksuzluk alenen sergileniyor. Burjuvazinin iktidarlar› de¤ifliyor, ama yapt›klar›, yapacaklar› ayn›. Yeni Ceza ‹nfaz Yasas› ve Terörle Mücadele Kanunu bunu anlat›yor. Devrimci tutsaklar› teslim almak, mücadeleye yabanc›laflt›r›p kifliliksizlefltirmek için F tipi tabutluluklar› hayata geçirmeye çal›flan devlet ‘hayata dönüfl operasyonu’ ad› alt›nda onlarca devrimciyi katletti. Ama devrimcileri teslim almay› baflaramad›. F tipi hücrelerde bugün insanl›k d›fl› faflist uygulamalar devam ediyor. Bu hücreler sermaye iktidar›n›n bask› ve zor ayg›t› olarak kulland›¤› sindirme yöntemlerinin cezaevlerindeki ad› olarak karfl›m›zda duruyor. Bugün, s›cak yuvam dedi¤in dört duvar evin hücrendir, orada sessizce yaflad›¤›n sürece... Ve sen boyun e¤di¤in sürece zaten tutuklusun fabrikanda, iflyerinde, okulunda... Hücrede, ufac›k bir yaflam alan›nda dahi nas›l özgürce yaflan›ld›¤›n› ve özgürce ölünebildi¤ini tarih bize göstermiyor mu?

E k i m G e n ç l i ¤ i

T. Serj

49


Emperyalist barbarl›¤›n en kirli savafllar›ndan biri...

Orada bir savafl var uzakta!

E k i m G e n ç l i ¤ i

50

Irak’ta savafl sürüyor. Savafl›n her an›n› bir film izler gibi izledik. ‹flgalin ilk an›ndan bugüne kameralar bize savafl› anlatt›. Oysa bize anlat›lan asl›nda Irak’ta ne oldu¤u de¤il ne olmad›¤› idi. Çünkü o kameralar›n arkas›ndaki gözler ABD ordusuyla birlikte hareket eden ilifltirilmifl gazetecilere aitti. Irak’ta tozun duman›n aras›nda, gerçekte olanlar› dünyaya duyurmaya çal›flan onlarca gazeteci, iflgalciler ya da Irak polisi taraf›ndan öldürüldü. Gazeteciler pek çok bask› ile karfl› karfl›yalar. ‹flte bu gazetecilerden biri olan Sigfrido Ranucci geçti¤imiz Kas›m ay›nda Zerkavi’yi ele geçirmek üzere düzenlenen Felluce Operasyonunda yap›lan katliam›, “Felluce: Gizli Katliam” adl› belgesel ile tüm dünyaya duyurdu. “Sokaklar› saran sis bulutu bir anda her yeri kapl›yor. Duman› soluyan kiflinin ci¤erlerinde ani yaralar olufluyor ve havas›zl›ktan bo¤uluyor. Bundan sonra da dokular içten d›fla do¤ru yanmaya bafll›yor. Üzerlerindeki elbiselere hiçbir fley olmuyor. Ancak etleri kemiklerine kadar eriyor ve yanma reaksiyonu bir kez bafllad›¤›nda bir daha durdurulam›yor. Bu görüntüler bir korku filmini and›r›yor. Ancak de¤il. Bu gerçek hayat›n gerçek bir karesi.” 2004 Kas›m›nda Felluce’ye uçaklardan yap›lan bombard›man sald›r›s› sonucunda her yer beyaz bir tozla kapland›. Sokaklar› saran bulut ABD’nin geçti¤imiz y›l Felluce’de düzenledi¤i operasyonda kulland›¤› MK 77 yani beyaz fosfor bombas›; bir kimyasal silah. Beyaz fosfor, Vietnam savafl›n›n kara hat›ras› olan napalm bombas›na benzer bir etkiye sahip. Bombadan geriye kalan, erimifl bedenler, kavrulmufl kad›nlar, erkekler, çocuklar.... Giysileri hala üzerlerinde. Beyaz fosforun Felluce halk›na ne yapt›¤›n› görmek isteyenler http://www.rainews24.rai.it/ran24/inchiesta adresine u¤ras›nlar, elbette yürekleri kald›rabilirse. Irak’ta aileler morglarda yak›nlar›n›n cesetlerini ar›yor. Nehirler, çöplükler cesetlerle dolup tafl›yor. En s›k rastlanan durum, elektrik kablolar›yla dövüldükten sonra kafalar›na kurflun s›k›lmas›. Cesetler korkunç iflkencelerin izlerini tafl›yor. Kimi cesetlerin kollar›nda, bacaklar›nda ve kafataslar›nda elektrikli matkap delikleri bulunuyor. 15 Kas›m’da Ba¤dat’ta ‹çiflleri Bakanl›¤›’na ait bir yeralt› s›¤›na¤›n›n iflkencehane olarak kullan›ld›¤› ortaya ç›kt›. Burada 173 kifli tutuluyordu. Bu kiflilerden baz›lar› gördükleri iflkencelerden dolay› felç olmufltu. Baz›lar›n›n vücutlar›n›n de¤iflik yerlerinde derileri yüzülmüfltü. Yarat›c›l›klar›yla dudak uçuklatan iflkenceciler, 2003’te iki Irakl› ifladam›na aslan kafesinde iflkence yapm›fllard›. ‹flkence görenlerden birisi olan Taha

Muhammed Sabbar, yaflad›klar›n› flöyle anlat›yordu. “Bir asker kafesin kap›s›n› aç›yor, di¤er ikisi beni içeri sokuyordu. Aslanlar bana do¤ru kofltu¤unda geri çekilip kap›y› kapat›yorlard›. Bilincimi tamamen yitiriyordum” ‹flkencelerine alet ettikleri tek hayvan aslan de¤il. Ebu Garip’te de köpekleri kullanarak iflkence yapt›klar› ortaya ç›km›flt›. ‹nsanlar› korkutmak için hayvanlar› kullansalar da hiçbir hayvan onlardan daha korkunç olamaz.

Vahfleti kan›ksamak ‹flgalin bafllamas›ndan bu yana 2,5 y›l geçti. Irak henüz iflgal edilmemiflken tüm dünyay› savafl karfl›t› eylemler sarm›flt›. Dünyan›n dört bir yan›nda milyonlarca insan, petrol u¤runa yap›lacak olan bu savafl›n meflru olmad›¤›n› hayk›rm›flt›. Tüm bunlar ABD Irak operasyonu bafllatmas›na engel olamad›. Savafl ve katliam, tüm dünyadan yükselen savafl karfl›t› 盤l›¤a karfl›n 21 Mart gecesi bafllad›. O günden bu yana, Irak’ta insanl›k tarihinin en kirli savafllar›ndan birisi yaflan›yor. Her gün bunun petrol u¤runa yap›lan bir savafl oldu¤u yeniden kan›tlan›yor. ABD ve onun yetifltirdi¤i Irak güvenlik güçleri ve özel olarak e¤itilen ölüm timleri korkunç katliamlara baflvuruyorlar. ‹flgalden önce milyonlar› sokaklara döken duyarl›l›k ise art›k neredeyse yok olmufl durumda. Her gün karfl›m›za ç›kan haberler büyük bir ola¤anl›kla ile karfl›lan›yor. ‹nsan›n kan›n› donduran iflkence ve katliamlar gün ›fl›¤›na ç›k›yor, ABD’nin savafl gerekçesi olarak sundu¤u herfleyin büyük birer yalan oldu¤u anlafl›l›yor. Kitle imha silahlar›na karfl› bafllat›ld›¤› iddia edilen savaflta kitle imha silahlar› kullan›ld›¤› ortaya ç›k›yor. Tüm bunlara karfl›n olan biten görülmüyor, duyulmuyor ve en korkuncu kan›ksan›yor. Irak’tan 2,5 y›ld›r ölümden baflka haber gelmiyor. Bu nedenle kulaklar›m›z Irak’taki patlamalar›, ölümleri duymaz oluyor. Zaten pek çok haber ABD ordusuyla birlikte hareket eden gazeteciler taraf›ndan geçiliyor. Dolay›s›yla ABD’nin izin verdi¤i kadar›yla ve izin verdi¤i biçimde yap›labiliyor. Haberlerin bu flekilde verilmesi ve genel olarak yaflanan kan›ksanm›fll›k elbette en çok iflgalcilerin ifline geliyor. 21 Mart 2003’ten bu yana naklen yay›nlanan Irak savafl›n›n ratingleri düfltü¤ü söylenebilir. Zaten savafl›n bu flekilde 24 saat canl› yay›nda oluflu yabanc›laflman›n kendisiydi. Savaflla kurulan iliflki televizyonun kumandas›na ba¤l›. Art›k Irak’tan ölüm haberi gelmesi gayet “ola¤an” bir durum. Oysa haberlerin verdi¤i her say› bir insan ve insanlar›n petrol u¤runa, ABD’nin


ç›karlar› u¤runa ölüyor olmas› ve daha kötüsü bunun ola¤an karfl›lan›yor olmas› gerçekten korku verici. Yaflanan bu yabanc›laflma, yeni katliamlar›n yaflanaca¤›n› söylüyor. Kan›ksamak, savafla tarafs›z olmak anlam›na gelmiyor. Tam tersine tepkisiz kalmak yeni katliamlar›n yap›lmas›n›n da yolunu düzlüyor. Savafl›n ac›s›n› çekmek için fosfor bombas›n› solumak gerekmiyor. Kimilerine göre, orada, Irak’ta bizden uzakta süregiden bir savafl var. Oysa savafl uzakta de¤il, hemen yan› bafl›m›zda ve o kirli savafl her yerde, örne¤in üzerimizden geçen uçar iflkencehanelerde devam ediyor.

Katliamc›lar ve kötü ruhlar Hollywood’da çekilen pek çok korku filmi, K›z›lderili efsanelerine dayan›r. K›z›lderililerin ac›lar içinde ölen “kötü” ruhlar›, ruhlar âleminden dünyaya gelir ve fanilere kan kusturur. Bu çok bilindik hikâye, çok iyimser bir bak›flla yüzy›llar önce yapt›klar› korkunç katliamlarla bir hesaplaflma olarak alg›lanabilir. Ancak bu hikâyenin as›l amac› aradan yüzy›llar geçse de hâla yerlilere duyulan düflmanl›k ve yok edilmelerini meflrulaflt›rma çabas›d›r. ABD’nin kanl› tarihi, ac›lar içinde ölen milyonlarca “kötü ruh” ile dolu. Daha fazla petrol ve kâr için kan

gölüne çevirdi¤i dünyan›n her köflesinde geride toplu mezarlar, iflkence ma¤durlar› b›rak›yor ve kuflkusuz o tarihin en kanl› sayfalar›ndan birisi Irak’ta yaz›l›yor. Irak’ta iflkencehanelerde katledilen Irakl›lar y›llar sonra kimi Hollywood filmlerinde matkapla ya da beyaz fosforla ABD’lileri öldüren kötü ruhlar olarak karfl›m›za ç›kar m› bilinmez ama savafl› canl› bir korku filmi gibi izleten ABD, Hollywood için de yeni senaryolar üretiyor. Yak›nlarda karfl›m›za ABD askerlerinin Irak’taki kahramanl›k hikâyelerini anlatan filmler ç›kacak ve bunlar arac›l›¤› ile tarihi yeniden yazacaklar. T›pk› daha önce defalarca yapt›klar› gibi. Savafla karfl› sessiz kalan milyonlara bu ucuz senaryolar› tafl›yacaklar. Daha önce “duymam›fl, görmezden gelmifl” olan milyonlar tarihi bu filmlerden ö¤renecekler. ABD Irak’ta iflkence yap›yor, katlediyor. Televizyonu kapatarak, gözlerini yumarak savafl› yok sayabilece¤ini sananlar fena halde yan›l›yorlar. Bu az›l› katiller pervas›zca iflkence ve katliamlar›na devam ediyorlar. Karfl›lar›na ç›k›p dur demedikçe de katliamlar yaflanmaya devam edecek. Yok sayarak savafl› yok edemezsiniz. Dünyan›n bir köflesinde bunlar olup biterken savafl› yok saymak, sessiz kalmak, sadece onaylamak demektir.

‹ran’daki dikatatör devlete karfl› özgürlük için ‹ran’daki ö¤rencilerin mücadelesini destekleyin! Üniversiteler ‹ran’da halk›n dini diktatörlü¤e karfl› mücadelesinin ana savafl meydanlar›ndan biridir ve ö¤renciler bu savafl›m›n önde gelen güçleridir. Dolay›s›yla, 7 Aral›k çok önemli bir gündür. Bu gün ö¤rencilerin günüdür. Geçen birkaç y›ld›r ö¤rencilerin ‹slamc› rejimin gerici iktidar›na karfl› mücadelesi önemli derece ilerlemifltir. Her y›l 7 Aral›k’ta ö¤renci toplant›lar› ve gösterileri vahflice sokaklar› kana bulayan, protestocu ö¤rencileri katleden ve yaralayan rejimin kanl› demir yumru¤uyla karfl›laflmaktad›r. Çok say›da ö¤renci ayakland›klar› ve daha iyi bir yaflam istedikleri için uzun y›llar süren tutsakl›k ve iflkencelere maruz kalmaktad›r. Buna ra¤men, mücadele sürmekte ve ö¤renciler ülke çap›nda yayg›n mitingler ve yürüyüfller örgütleyecekleri bir baflka önemli ö¤renci günü için haz›rlan›yorlar. Yeni bir akademik y›l›n bafllamas›yla ‹slam Cumhuriyeti bir kez daha üniversitelerde bask› ve terör politikas›n› yükseltti. Istihbarat ve güvenlik güçleri yayg›n biçimde faaliyet yürütmekte, ‹slami örtünme ve cinsiyetlerin ayr›lmas›na iliflkin k›s›tlamalar kat› biçimde uygulanmakta ve herhangi bir direnifl vahflice bast›r›lmaktad›r. Geçen haftalarda iki k›z ö¤renci ‹slami hicabla (türban) iliflkili olarak katledildi. Azade Vazifedost’un trajik ölümü ö¤rencilerin öfkelenmesine yol açt› ve üç binden fazla ö¤renci Saveh’te cinsel apartheid`› ve ‹slamc› rejimin kad›n düflman› tav›rlar›n› protesto için sokaklara ç›kt›. Kerman’da baflka bir ö¤renci ahlak ekiplerinin keskin b›çakl› sald›r›s›na u¤rad› ve oldu¤u yerde katledildi. Bunlar ‹slam rejiminin ö¤rencilere ve özellikle de k›z ö¤rencilere karfl› canice davran›fllar›n›n son zamanlardaki iki örne¤idir. Bu meydan muharabesinin her iki taraf›nda, güçler kendilerini zorlu bir savafl›ma haz›rlamaktalar. Ö¤renciler ülkenin her köflesinde muhalefetlerini göstermek için protestolar ve mitingler örgütleme çal›fl›yor, hükümet onlar› al›flageldi¤i gibi vahflice ezmeye. Üniversite alanlar› özel polis güçlerinin etraf›nda kümelendi¤i askeri üslere daha çok benzemektedir. ‹ran’daki ö¤rencilerin sizin deste¤ine ihtiyac› var. Onlar› insan karfl›t› rejime karfl› özgürlük mücadelelerinde yaln›z b›rakmay›n. Onlar› mümkün olan herhangi bir biçimde destekleyin. Onlara dayan›flma mektuplar›n›z› iletin. ‹slam Cumhuriyeti’ni ö¤rencilere karfl› davran›fllar› nedeniyle k›nay›n. Gözalt›na al›nm›fl bütün ö¤rencilerin derhal serbest b›rak›lmas›n› talep edin. Ö¤rencilerin bütün dini yasalar›n ve düzenlemelerin üniveristelerden geri çekilmesi, kad›n-erkek ayr›m›na ve zorunlu örtünmeye derhal son verilmesi taleplerini destekleyin. Desteklerinizi gösterin. Ö¤rencilere yaln›z olmad›klar›n› gösterin.

E k i m G e n ç l i ¤ i

Halil Keyvan ‹ran Komünist-‹flçi Partisi Yurtd›fl› Örgütü Sekreteri 24/11/05

51


Bush her yerde protesto gösterileriyle karfl›lan›yor...

“Kahrolsun ABD emperyalizmi!”

E k i m G e n ç l i ¤ i

52

BOP, önleyici savafl stratejisi, NATO, BM, FTTA, APEC gibi organizasyonlar› ve projeleri ile ABD emperyalizminin dünya ölçüsünde k›sa, orta, uzun vadelere yay›lan politikalar› oldu¤u biliniyor. Emperyalist-kapitalist sistemin yol haritas›n› çizen politikalar› ile ABD’nin çok net bir çizgiye sahip oldu¤unu söyleyebiliriz. Uygulamada hiç tereddüt edilmeyen bu çizgi savafllar, y›k›m, kan ve gözyafl› ile destekleniyor. Ancak dünya halklar›n›n da ABD üzerinden flekillenen çok net bir politikas› var. Ve Bush’un Güney Amerika ve Asya seferlerinde bu politika alabildi¤ine netleflti. ABD’nin tüm politikalar›na karfl› “Kahrolsun ABD!” politikas› benimsenirken, emperyalizmin eli kanl› efendisine art›k meydan okunuyor. ‘89 çöküflüyle dizginlerinden boflalan emperyalistkapitalist barbarl›k, iki Irak seferinde, Afrika’ya ve Balkanlar’a yap›lan müdahalelerde ve Afganistan ya¤mas›nda dünyaya yaflatt›klar› ile gerçekten de tarihin ve dünyan›n sonunu getirmekteki kararl›l›¤›n› ortaya koydu. Terör edebiyat›yla kiflisel hak ve özgürlükler t›rpanlanmaya bafllad›. Dünya genelinde h›zlanan neo-liberal sald›r›larla kitlelerde hoflnutsuzluk artmaya, gelece¤e dönük umutlar yok olmaya bafllad›. Mevcut dünya tablosuna, geçti¤imiz ay boyunca Asya ve ABD emperyalizminin arka bahçesi Güney Amerika’da yaflanlar eflli¤inde bir kez daha dönüp bakt›¤›m›zda, burjuvazinin söyledi¤i zafer flark›lar›n›n, t›pk› ucuz pop flark›lar gibi, eskidi¤ini görebiliriz. Art›k halklar›n içinde mutlu bir gelece¤e ve baflka bir dünyaya özlem olan flark›lar› söyleniyor. Tüm dünya iflçi ve emekçileri, kapitalizme karfl› yeni politikalar›n› belirlemeye bafll›yor: “Baflka bir dünya mümkün!” Amerika k›tas›ndaki ülkelerin liderlerini bir araya getiren ve Arjantin’in Mar Del Plata kentinde toplanan Amerika K›tas› zirvesi öncesi bafllayan gösteriler Bush’un flehre gelmesiyle çat›flmaya dönüfltü. Mar Del Plata düzenlenen toplant›da Amerika k›tas› ülkelerinin ticari ve ekonomik iliflkileri görüflüldü ve ABD taraf›ndan k›taya dayat›lan serbest ticaret uygulanmas› ve bir gümrük birli¤i kurulmas› önerisi tart›fl›ld›. 1994’te Miami’de toplanan birinci Zirve’de ABD’nin benzer bir dayatmas› söz konusu idi. Amaç (Amerikalar Serbest Ticaret Bölgesi) FTAA’y› Ocak 2005’e kadar uygulamaya sokmakt›. fiimdi Kas›m 2005 ve FTAA hala ka¤›t üstünde kalmak durumunda. FTAA ile bölgede Amerikan mal ve hizmetlerinin serbest dolafl›m›n› k›s›tlayan bütün gümrük ve di¤er engeller kald›racakt›. Ancak bu ABD tekellerine büyük pazarlar açarken, yoksullu¤u artt›ran tipik bir kapitalist kurum haline gelecekti. ABD’nin arka bahçesi olarak adland›r›lan co¤rafyan›n liderleri ve Bush aras›nda geçmesi öngörülen bu tart›flmalara Güney Amerika iflçi ve emekçilerinin müdahil olmas› ile ABD zirveden eli bofl döndü. Tüm k›tada öfkeyle karfl›lanan ABD lideri, zirve sonras› gitti¤i Brezilya’da da gereken biçimde a¤›rland›. K›tan›n hemen her ülkesinde tertiplenen tüm askeri darbelerin örgütleyicisi ve sonras›ndaki diktatörlerin en büyük destekçisi ABD’ye duyulan öfke zirve vesilesiyle had safhaya ulafl›rken, zirve boyunca yüzbinler alanlar› doldurdu. Medyada özellikle Bush ve Chavez aras›ndaki tart›flma magazinel bir flekilde ifllenirken, Mar Del Plata ve di¤er

Arjantin flehirlerinde çat›flmalar sürüyordu. Buenos Aires'te McDonald's restoran› atefle verildi. Birçok yerde Amerikan bayra¤› ve Bush'u sembolize eden kuklalar atefle verildi. Bunun yan› s›ra Mar Del Plata’da yaklafl›k 40 bin kiflinin kat›ld›¤› alternatif bir zirve düzenlenirken binlerce gösterici de barikatlarla korunan zirve bölgesine girmeye çal›flt›. Alternatif zirvede konuflan Chavez, Bush'un serbest ticaret bölgesi planlar›n› tarihe gömece¤ini söyledi. ABD'nin Venezüella'y› iflgal etmeyi düflündü¤ünü öne süren Chavez, "Venezüella'n›n emperyalistlerce iflgali 100 y›l sürecek bir savafl bafllat›r" dedi. Zirve, Bush’un ›srarla üzerinde durdu¤u ‘Amerika çap›nda serbest ticaret’ anlaflmas› nihai bildirgeye eklenemeden sonuçland›. Bush'un hiçbir istedi¤ini alamad›¤› zirve sonras› geçti¤i Brezilya'da da protestolarla karfl›lan›rken, Brasilia kentinin sokaklar›na yaz›lan “Katil Bush defol!” ve “Yanki evine dön!” sloganlar› önden silindi. Bu s›rada ABD Kongresi'nde kaçak göçmenlere karfl› Meksika'yla araya 3 bin 200 km'lik duvar çekilmesinin önerildi¤i söyleniyordu. Yani bir yandan ABD’yi s›n›rland›ran gümrük duvarlar› y›k›lacak, bir yandan yoksullar› s›n›rland›ran yeni duvarlar infla edilecek! Bush daha sonra Güney Kore’ye geçti. Pasifik Ekonomik ‹flbirli¤i Zirvesi APEC’in Güney Kore'nin Busan kentinde yap›lmas› ile Kore ayakland›. ABD'den Rusya, Çin, Tayvan, Filipinler ve Vietnam'a 21 ülkenin temsil edilece¤i APEC zirvesinde, do¤al felaketlere karfl› güçlerin birlefltirilmesi, kufl gribiyle mücadele, gelecek ay Hong Kong'da bafllayacak dünya ticaret görüflmeleri gibi konular›n ele al›nmas› öngörülüyordu. Bush dost ülkelerin daha fazla olmas› nedeniyle burada biraz daha rahatt›. Ancak sokaklar yine Bush’u istemedi¤ini aç›kça ortaya koydu. Zirvede APEC kapsam›nda 21 ülkenin lideri, ticari anlaflmalar imzalarken ABD Baflkan› George Bush da, Rusya lideri Vladimir Putin'den Irak ve ‹ran konular›nda destek istedi. Ancak zirveye damgas›n› vuran Kore emekçileri oldu. “APEC'i ve Bush'u ezece¤iz!” sloganlar› atan 3 bin Koreli çiftçi, pirinç pazar›n›n serbest ticarete aç›lmas›n› protesto etmek amac›yla Forum'un yap›ld›¤› binaya do¤ru yürümek istedi. Etten duvar ören 30 bin polis, sokaklara kargo konteyn›rlar› yerlefltirerek göstericileri durdurmaya çal›flsa da baflar›l› olamad›. Polis, 4 saat boyunca süren çat›flmada flifle, tafl ve bambu sopalar› ile sald›ran çiftçiler karfl›s›nda geri çekilmek zorunda kald› ve ancak plastik mermi kullanarak öfkeli kalabal›¤› da¤›tmay› baflard›. Dünyaya ‹ngiltere emperyalizminin hakim oldu¤u dönemde, Birleflik Krall›k için s›n›rlar›n›n geniflli¤ini anlatmak için “güneflin batmad›¤› imparatorluk” denirdi. Bugün dünya üzerinde kendi çap›nda bir imparatorluk kuran ABD’ye de “ateflin hiç sönmedi¤i im-para-torluk” diyebiliriz. Liderinin gitti¤i her ülke bir anda alevler içinde kal›yor. Sokaklardaki barikatlar›n say›s›nda gözle görülür bir art›fl olurken, kulaklar emperyalizmi savafla davet eden sloganlarla doluyor. Emperyalizmin flefleri san›yorlar ki, kapal› kap›lar arkas›nda dünyan›n gelece¤ini çiziyorlar. Vars›n öyle sans›nlar. Daha son söz söylenmedi!


tüm bu olgular›n sebebi de¤il, bir sonucudur. Çünkü dernekleflme ile ilgili ileri sürülen "ö¤renci hareketinin önündeki engelleri kald›raca¤›" görüflü esas›nda iki noktayla uzlaflm›yordu: Birincisi, ortada ilerleme dinami¤i kendinden menkul bir ö¤renci hareketlenmesi yoktu; ikincisi ise geçmifl günlere dönmek salt dernekle mümkün olmayacakt›. Göz ard› edilen flu olmufltur: dernekler konumlar› gere¤i bir katalizör yani h›zland›r›c› olabilir; ama bu tek bafl›na mücadele için yeterli olmaz. Baflta belirtti¤imiz üzere bir "araç"t›r; "amaç" de¤il... Bugün benzer tart›flmalar›n yeniden yeniden gündeme geldi¤i yerde de ayn› fley geçerlidir. Ö¤renci hareketinin “tek meflru”, “kitlesel”, “hareketin önünü açabilecek” vb. örgütlenmesinin dernek oldu¤unu söylemek harekete kendinden menkul biçimde dar k›l›flar uydurmaya çal›flmakt›r. Kuflkusuz dernek bu tür bir örgütlenmedir, ancak tek örgütlenme de¤ildir, ideal örgütlenme olarak kutsand›¤›ndaysa k›s›r döngünün kendi elimizde yaratt›¤›m›z bir parças›, çemberi olur.

Derneklerin ö¤renci hareketindeki yeri nedir? Dernekler, geçmiflte ve günümüzde, örgütlü ve örgütsüz kesimleri biraraya getirerek günlük istemler ve toplumsal sorunlar merkezinde birleflik bir tarzda harekete geçirmenin, dolay›s›yla hareketi güçlendirmenin araçlar›ndan biri olmufltur. Derneklerin gençlik hareketi için ne gibi bir ifllevi oldu¤una ya da gençlik mücadelesinde nerede yer ald›¤›na dair bir tart›flmaya girmeden önce gençlik hareketinin bugüne kadar yaflad›¤› sorunlar› k›saca gözden geçirmekte fayda var. ‘60'l› ve ‘70'li y›llarda gençli¤in devrimci hareketinin üniversitelerdeki a¤›rl›¤› oldukça fazlayd›. Geniflleme toplumun di¤er kesimlerine kadar yay›lm›flt›. Bu y›llarda iflçi s›n›f› kendini göstermifl ve ö¤renci kitlesinin de deste¤ini alm›flt›r. K›sacas› bu dönemde üniversiteler toplumsal hareketlili¤in ve çeliflkilerin aynas› olan bir yap›ya sahiptir. Toplumun tüm kesimlerinde etkisini sinme olarak gösteren 12 Eylül darbesi, üniversitelerde YÖK uygulamalar› ve ö¤rencileri bireycilefltirmesi, politikadan uzaklaflt›rmas› ile ortaya ç›kt›. ‘60'l› ve ‘70'li y›llarda ö¤renci muhalefetine önderlik eden orta s›n›f kökenli güçler, bu dönemde düzene entegre olmufl ve apolitizme kaym›flt›r. Devrimci gruplarda da yaflanan kan kayb›, dernekleflme ile afl›lmaya çal›fl›lm›flt›r. Uzun bir dönemin ard›ndan ‘87, ‘88 y›llar›nda yeniden yükselifle geçen ö¤renci hareketinin o zamanki adresi olarak dernekler belli ölçülerde güçlenmifltir. Derneklerin o dönem bir model olmas›n›n gerisinde bask›n›n yo¤unlu¤u alt›nda ilk bak›flta alternatifsiz görünmeleri de etkilidir. Buna ra¤men dernekler, hareketi daha fazla ilerletmekten ziyade, var olan dinami¤i örgütleme ifllevini yerine getirmifllerdir. ‹stenilen baflar›n›n elde edilememifl olmas› ile "derneklerin merkezilefltirilmesi" fikri dar grupçulu¤u da engelleyebilece¤i gerekçesiyle gündeme getirilmifltir. Bu fikrin prati¤e yans›mas›, ö¤renci hareketine nispi de olsa bir canlanma getirmifltir. Olumlu sonuç veren bu uygulama daha sonra sadece copuyla de¤il, yasalar›yla da sald›ran düzenin bask›s›ndan pay›n› alm›flt›r. S›n›f hareketinin gerileme süreciyle birlikte ö¤renci hareketinin de içine girdi¤i t›kanma suni bir tak›m yöntemlerle afl›lmaya çal›fl›lm›fl, sorun politik ilerleme ihtiyac›ndan de¤il tersten, örgütlenmenin araçlar›ndan do¤ru okunmufltur. Dernek faaliyetlerinin yasallaflt›r›lmas›, meflrulaflt›r›lmas›, sald›r›lara karfl› mücadelerle u¤raflmas› gibi birçok neden derneklerin araçtan çok bir amaca dönüflmesine neden olmufltur. Sonuç olarak ne akademik ne de politik bir ilerleme kaydedilememifl, var olan hareketlenmeler de zamanla sönümlenmifltir. Aç›k ki gerek toplumsal muhalefet, gerekse ö¤renci gençlik hareketi aç›s›ndan bir sihirli de¤nek olmayan dernekleflme politikas› “araç” olma özelli¤ini kaybedip, aksine salt bir “amaç” olarak alg›land›¤›nda, gençlik hareketine bir fayda sa¤lamaktan öte, k›s›r döngünün bir parças› haline gelir. Di¤er yandan, 12 Eylül sonras› içe kapanan ve marjinalleflen devrimci ö¤renciler, özellikle 1988 sonras› kendi gündemleri, kendi eylemleri ile varl›klar›n› sürdürmüfl, otonom örgütlenmeler kurmufllard›r. Bu örgütlenmeler de politikalar›n›n s›¤ olmas›, ö¤renci kitlesine güven verememifl olmas› gibi nedenlerle politik yap›lar›n gerilemesine sebep olmufltur. Devam eden süreçte derneklerin ifllevini yitirmesi,

Sakarya Üniversitesi Ö¤renci Derne¤i niçin kuruldu? Siyasi ve ekonomik bask›lar›n had safhaya ulaflt›¤› günümüzde, ö¤renci gençlik de sald›r›lardan pay›n› geleceksizlik olarak fazlas›yla almaktad›r. Sistemin iflsizlik ve umutsuzluktan baflka bir fley veremeyece¤i bu insanlar, kendilerini ifade edecek bir alan da bulamamaktad›rlar. Kültürel ve sportif faaliyetler yaln›zca burjuva çocuklar›na aitken, iflçi-emekçi çocuklar› ise YÖK, paral› e¤itim ve bask›c›, dayatmac› okul yönetimleri gibi 12 Eylül kal›nt›lar› alt›nda ezilmektedirler. ‹flte tüm bu sorunlardan kaynakl› olarak, biz de yerelimizde di¤er siyasal yap›larla birlikte bir dernek kurma yoluna gittik. Öncülü¤ünü yapt›¤›m›z bu dernekte amac›m›z, ö¤renci kitlesinin iradesi ile kararlar almak, alternatifsizli¤i ortadan kald›rmak, toplumsal olaylara duyarl›l›¤› artt›rmak, ö¤rencileri katabilece¤imiz -gündemle veya önemli konularla ba¤lant›l›- etkinlikler düzenlemek gibi bafll›klarla özetlenebilir. Fakat bunlar›n d›fl›nda bir de sisteme karfl›, net bir tav›r sergilemek, toplumsal eylemlik süreçlerinde yer almak ve en önemlisi kendi faaliyetlerimizi de yürütmek önceliklerimiz aras›nda. Özel olarak bir dernek örgütlenmesini tercih etmemizin temel nedeni bugünün ölçütleriyle yerel çal›flman›n kendini açabilece¤i farkl› kurumsal örgütlenmelerin önünün özgün koflullar dolay›s›yla t›kal› olmas›yd›. Fakat bununla beraber bugün ilk elden yasal s›n›rlar içerisinde görünse de dernek bir mücadele mevzisi olarak ele al›n›p ilerletilebilir ve gelifltirilebilir. Geçmiflte yap›lan hatay› yapmamak üzere, derne¤i ö¤rencilerin kendini ifade edebilece¤i, toplumsal dayan›flma ve duyarl›l›¤› gelifltirici bir kültür ortam› olarak kullanmak hedefini güdüyoruz. Bunun yan› s›ra, ö¤renci gençli¤in demokratik istemlerini, düzene karfl› sesini yükseltmesini de önemli buluyoruz. K›sacas› amac›m›z, dar grupçulu¤u bir yana iterek, devrimci dayan›flmay› gelifltirmek ve derne¤i de ö¤renci kitlesini harekete geçirmede bir "araç" olarak kullanmakt›r.

E k i m G e n ç l i ¤ i

Sakarya Ekim Gençli¤i

53


Sevda kazanacak!

E k i m G e n ç l i ¤ i

O gün çok yorulmufltu Mehmet. Okuldan yeni gelmifl ve kendisini anca koltu¤a at›vermiflti. Üflüyordu, evet çok üflüyordu. Çünkü babas› iflten at›lm›flt›. Dün gibi hat›rl›yordu babas›n›n eve geldi¤indeki yüzünü. Gözleri kan çana¤› gibiydi ve bir patates çuval› gibi y›¤›lm›flt› odadaki tek koltu¤a. Günde 12 saat çal›fl›p ömrünü bir böcek gibi geçiren babas›na patronu bir de sövmüfltü. Orada duran babas›yd›, kocaman nas›r tutmufl elleri, bitmifl tükenmifl bedeniyle. S›cac›k odas›nda kufl tüyü koltu¤unda oturdu¤u yerden para kazanan bu adam, nas›l babas›na sövebilirdi?! Birden Mehmet’in yüzü k›zard› ve kendinden utand›. Tek bafl›na elinden hiçbir fley gelmiyordu. Akl›na dünyada bir milyar insan›n açl›k çekti¤i; yiyecek ekmek, içecek su bile bulamad›¤› geldi. Hele çocuklar, yafl›tlar›yla koflup oynamas›, göklerde uçurtmalar›n› uçurmas› gereken çocuklar günlerce, haftalarca, aylarca aç susuz kal›yorlard›. Oysa baflka dünyalarda yaflayan insanlar ise afl›r› fliflmanl›ktan/obeziteden yak›n›yorlard›. Mehmet bir tane dünya istiyordu. Zaten o dünyada da herkese yetecek kadar yiyecek vard›. Birden annesinin “yemek haz›r” diyen sesi yank›land›. Yavafl yavafl mutfa¤a yürüdü. Bir tas çorbas›n› içtikten sonra televizyonu açt›. Baflka ne yaps›nd›, hiçbir zaman kitap alacak, tiyatroya gidecek

kadar paras› olmam›flt›. Haberlerde lüks güzellik salonlar› eflli¤inde mankenler son dedikodular› yan›tl›yorlard›. Daha sonra gösterilen deri tasar›m› montlar babas›n›n iki maafl› kadard›. ‹çerisi iyice so¤udu, üstüne yele¤ini att›. Sanki her fley ona kendi sorunlar›n› unutmas› için yap›l›yordu. Haberler neden Irak’ta Napalm bombalar› alt›nda eriyerek, derileri yanarak ölen çocuklar› söylemiyordu; ya da topa, tüfe¤e bir trilyon dolar ay›ran Amerika’da sokakta kalan milyonlarca insandan bahsetmiyordu; ya da dünyada milyonlarca kiflinin kapitalist barbarl›k düzenini lanetledi¤i mitingleri göstermiyordu? Ertesi hafta lisesinde onun gibi düflünen liselilerle tan›flt›. Sorunlar› ortakt›. Peki çözümleri niye ortak olmas›nd›? Sevdas› günden güne büyüdü. Yeni insanlar›, yeni dünyalar› tan›d›. Art›k görmeyen gözleri görüyor, duymayan kulaklar› duyuyordu. Her fley çok netti; dünyada iki s›n›f vard›. Birinci grubun yaflayabilmesi ikinci grubu ne kadar sömürebildi¤ine ba¤l›yd›. Dünyadaki tüm güzelliklerin yarat›c›s›, eme¤iyle yaflayan iflçi ve emekçiler ile dünyadaki savafllar›n, ac›lar›n, zenginlik içinde “sefaletin” yarat›c›s› burjuva s›n›f› ,yani parababalar› vard›. Mehmet s›n›fs›z sömürüsüz bir dünya için en önde mücadele bayra¤›n› açacakt› ve flüphesiz sevda kazanacakt›!..

D. Evrim

Bir reform ileri, iki reform geri “Liselerde e¤itim 4 y›la ç›kt›!” Neden? E¤itimin kalitesi artacak, y›llarca kara tahtadan baflka bilimsel malzeme görmeyen liseliler art›k çok daha iyi bir e¤itim alacaklarm›fl(!) ÖSS puan sistemi de¤iflti! Neden? E¤itim sisteminde bir tak›m düzenlemeler yap›l›yormufl. Peki her sene ÖSS’de s›f›r çeken onbinlerce gencin say›s› bir arpa boyu geri gitti mi? Kay›t paras›ndan (harac›ndan) dönem paras›na kadar varolan paral› e¤itim sömürüsü bir nebze olsun çözüldü mü? Haberlerde çekilen özel kolej görüntüleri eflli¤inde 20 kiflilik teknolojik s›n›flarda ders yapan liseliler gösterilerek, liseler 4 y›la ç›kart›lararak e¤itimde ileri s›çrama yafland›¤› iddia ediliyor. Oysa hayat liselerde o kadar pembe de¤il. 50 milyon olan dönem paralar›n› toplamak için s›n›f s›n›f koflturan, derslerimize girip bask› ve sömürünün bin bir türüyle bizi muhatap eden müdürümüz mü dersiniz, yoksa yaz›l›ya yönelik çal›flma ka¤›d›n› verecek ö¤retmenimizin s›n›f›n müdür yard›mc›s›na olan fotokopi borcunu ö¤rendikten sonra ka¤›tlar› vermemesini mi dersiniz... Yok yok! Herfley var. Elefltirilere karfl›l›k piyasa koflullar›nda yüzbin fotokopi paras› normal diyen ö¤retmenimiz bile var. Ne de olsa okul bir ticarethane, müdür patron, bizler de müflterilerdik. Piyasa buna göre iflliyordu. Geçen y›llarda derste ö¤retmenleriyle birlikte iddia kuponu dolduran liselileri duymufltum. Anadolu liselerini biraz daha iyi görürdüm. Fakat Anadolu liseleri de dahil yüzlerce okul birincisinin aç›kta kalmas›ndan sonra flunu anlad›m: Suç ne ö¤retmenlerde ne de bizlerde idi. Suç e¤itimi ve sa¤l›¤› birer meta olarak gören, para getirse anas›n› bile satacak olan kapitalist sistem ve onun ufla¤› burjuvazideydi. Bu “reformlar” da bize flunu gösteriyor; bu “reformlar” çözüm de¤il, tersine y›k›lmaya yüz tutmufl düzenlerini ancak biraz daha ayakta tutar, o kadar. Çünkü paras›z, demokratik, bilimsel e¤itim bu sistemde mümkün de¤ildir. Bugün bizi tek bilimsel malzememiz olan kara tahta ve k›r›k masaya mahkum eden iktidardaki burjuva s›n›f›, kendi çocuklar›n› Amerika’da okutuyorlarsa, iflte bu bizim hesap sormay›fl›m›zdand›r. Bizim da¤›n›k, örgütsüz, bilinçsiz oluflumuzdand›r. Tek ç›kar yol ise o¤luna defter kitap alamad›¤› için kendini yakan babalar›n olmayaca¤› daha güzel bir dünya için mücadele etmek!

‹zmir’den liseli bir Ekim Gençli¤i okuru

54


Chaplin ve sessizlik “Beni duyma olana¤› bulanlara diyorum ki: Umutsuzlu¤a düflmeyin! Üstümüze çöken bela vahfli bir istilan›n ve insanl›¤›n geliflmesinden korkanlar›n duyduklar› ac›lar›n bir sonucudur sadece. ‹nsanl›¤›n kini gelecek diktatörler yok olup gidecektir. Halktan zorla ald›klar› iktidar yine halk›n eline geçecektir. Ve insanlar ölmeyi bildikleri sürece, özgürlük yok olmayacakt›r. Askerler, bu vahfli adamlara adamay›n kendinizi... Sizi hor görüyor, size köle gözüyle bak›yor, hayat›n›zla oynuyorlar. Davran›fllar›n›za, düflüncelerinize, duygular›n›za hükmetmeye kalk›yorlar. Sizi hayvan terbiye eder gibi flartland›r›p, aç b›rak›p topun a¤z›na sürüyorlar. Do¤aya ayk›r› bu adamlara teslim etmeyin kendinizi... Bu makine gibi duygusuz , makineleflmifl adamlara! Yüre¤inizde insan sevgisi tafl›yorsunuz! Nefrete kap›lmay›n. Ancak sevilmeyen kifliler nefret eder. Sevilmeyenler ve anormal olanlar... Askerler, kölelik u¤runa dövüflmeyin. Özgürlük için dövüflün!” (Charlie Chaplin’in “Büyük Diktatör” filminin finalindeki konuflmas›ndan...) Charlie Chaplin Londra’n›n fakir bölgelerinden birinde do¤up büyüdü. Oyunculuk yetene¤i ailesinden ona kalan bir mirast›. 1913 y›l›nda ailesi ile bir oyun için gitti¤i ABD’de sinemaya bafllad›. 1914’te çekilen Kid Auto Races at Venice filminde, bol pantolonlu, melon flapkal›, büyük numara ayakkab›l›, sürekli bastonunu çeviren ve sakar hareketleri ile gülünç mizansenler oluflturan fiarlo tiplemesini yaratt›. fiarlo makineleflmifl yaflam›n içinde “önemsizlefltirilen” insan›n sessiz 盤l›¤› oldu. Dünya üzerinde filmlerinin gösterildi¤i her ülkede insanlar›n hayranl›¤›n› toplamas›na ra¤men, ABD vatandafll›¤›n› reddetmesi sebebiyle bu ülkede kendisine yönelik bir karalama kampanyas› bafllad›. Gold Rush adl› filmindeki baz› sahnelerin komünizm propagandas› olarak yorumlanmas› bu kampanyay› “baflar›ya” ulaflt›rd› ve Chaplin’in ABD’ye girmesi yasakland›. Bunun üzerine kar›s› ve çocuklar›yla ‹sviçre’ye yerleflti ve ölene kadar orada yaflad›. Charlie Chaplin’in “sessiz” kavgas›yla adeta bütünleflmifl olan Modern Zamanlar filmi, kapitalizmin giderek geliflmesiyle insan do¤as›nda belirmeye bafllayan tektipleflme ve makineleflme unsurlar›n› çarp›c› bir flekilde ortaya koymaktad›r. Bantlarda ve dev makineler aras›nda çal›flan insanlar›n, sistemin ifllemesi ad›na birer makine parças› haline gelmesi, filmin ana temas›n› oluflturuyor. Üretim iliflkilerinin toplumsal düzenin flekillenmesinde belirleyici bir etmen oldu¤unu gözler önüne seren film “modern ça¤›n” insan hayat›na ve gündelik yaflam›n gereklerine nas›l hakimiyet kurabildi¤ini tüm aç›kl›¤› ile ortaya koyuyor. ‹flte tam da bunun için hayat›n, bir baflka deyiflle sistemin idamesi söz konusu oldu¤unda bask› kaç›n›lmaz oluyor. Chaplin’in yaratt›¤› karakter, kapitalizmin ana çarklar› olan kurumlarla ve alt›nda yatan ideolojiyle kavga içerisindedir. Sisteme gösterilen karfl› durufl sisteme kanalize olmama çabas›n›n sessiz 盤l›¤› ile kar›fl›yor. Charlie Chaplin için sessiz sineman›n ne kadar önemli oldu¤u ortadad›r. Onun için sessizlik sürekli bir hareketlili¤i dayatan kapitalizme karfl› önemli bir direnifl arac›d›r. Sineman›n onda simgeleflmifl sessiz hayk›r›fl›yla, makineleflmifl hayata karfl› verdi¤i mücadelesinden dolay› Chaplin’in önünde bir kez daha sayg›yla e¤iliyoruz.

E k i m G e n ç l i ¤ i

Rojan

55


Karadeniz’de mart›lar art›k özgür uçuyor!

E k i m G e n ç l i ¤ i

Geçen y›l›n birinci döneminin bafl›nda Trabzon’da yerel bülten ç›karmaya karar verdik. Bu düflünceyi insanlara sundu¤umuzda olumlu tepkiler ald›k. Bununla birlikte Trabzon’un nesnel koflullar›ndan dolay› birçok zorluklarla karfl›laflaca¤› söylendi. Yine de bu zorluklar› aflaca¤›m›z›, herfleyden önce cüret etmek gerekti¤ini düflünerek ifle koyulduk. Bülten çal›flmas› bafllamadan önce isim üzerine yo¤un ve üç haftay› alacak biçimde insanlarla toplant›lar yapt›k... Sonuçta “Karadeniz’de Mart› Olmak” isminde karar k›ld›k. Bu ismi de Mart› Jonathan’dan ald›k. Daha sonra komiteler oluflturuldu. Kültür ve sanatla u¤raflanlar kültür-sanat komitesi, bilimle u¤raflanlar bilim komitesi gibi... Herkes bulundu¤u alanlar›n sorunlar›n› yaz›yordu. Örne¤in E¤itim Fakültesi’nde okuyanlar fakültenin sorunlar›n›, yurtlarda kalanlar yurt sorunlar›n› dile getirmeye çal›fl›yorlard›. ‹nsanlar bültende kendilerine ait bir fleyler görünce daha çok sahiplendiler. ‹lk bülten elimize geçti¤inde herkesin yüzünde güzel bir tebessüm vard›. Bültenlerin elimize geçmesi ile birlikte zaman kaybetmeden bulundu¤umuz alanlarda satmaya bafllad›k. Kantinde, s›n›fta ve yurtta yapt›¤›m›z sat›fllar bize moral ve motivasyon sa¤lad›. Çünkü bizler Trabzon’da Ekim Gençli¤i’nin sat›fl›n› yapmakta oldukça zorlan›yoruz, ama bültenleri tan›mad›¤›m›z insanlara satabildik. Kantinde yapt›¤›m›z sat›fllar genellikle bir sohbet havas›nda geçiyor. Bu da bizi aktif hale getiriyor. E¤itim Fakültesi’nde kantinde yapt›¤›m›z ilk sat›fl s›ras›nda on befl faflist taraf›ndan çembere al›nd›k. Fakat amaçlar›na ulaflamad›lar. Net duruflumuz onlar›n fazla ileri gitmelerini önledi. K›sa bir süre sonra Mart›lar üniversitenin birçok yerinde uçmaya bafllad›. Birçok insan›n dilinde art›k Mart› var. Bir insana bülteni uzatt›¤›m›z s›rada “Ben bu bülteni biliyorum, elime geçti, çok güzel” gibi tepkiler almak bizi mutlu ediyor. Fakat geçen y›l baz› sorunlardan dolay› bültenimizi düzenli ç›kartamad›k. Bültenimiz her say›s›nda daha da güçleniyor. Giderek sorunlar› daha net ortaya koymaya bafllad›k. Bülten de yaz› yazan insanlarda da bu y›l geçen y›la göre önemli geliflmeler oldu. KTÜ’ye ait sorunlar›, Türkiye ve dünya sorunlar›n› ele ald›¤›m›z bültenimiz amac›na ulaflt›. Özellikle KTÜ’nün sorunlar›n› dile getirmeye çal›flt›¤›m›z bültenimizde bu vesilesiyle insanlarla tart›flma ortam› bulabiliyoruz. Ö¤rencilerin birebir yaflad›¤› sorunlar› dile getirerek onlar› bir nebze olsun derin uykular›ndan uyand›rabiliyorsak ne mutlu bize! Trabzon’da ç›kartt›¤›m›z bu yerel bülten çal›flmas›n›n birçok olumlu yönlerini gördük. Mart›’n›n di¤er üniversitelere bir örnek olmas› ve böyle yerel çal›flmalar›n birçok üniversitede bafllamas›n›n çok iyi olaca¤›n› düflünüyoruz.

Trabzon Ekim Gençli¤i

56


Mersin’de sivil-resmi faflist sald›r›lar sürüyor!.. Mersin Üniversitesi’nde mücadele yükseldikçe bask›lar da artt›. Bayrak provokasyonundan sonra her f›rsatta sistematik bask› uygulayan devlet ve faflist çeteler ilk olarak MEÜ yurdunda demokrat ö¤rencilerin sakal ve k›yafetine kar›flmaya, Kürt gençlere ve oruç tutmayanlara yönelik bask› uygulamaya bafllad›lar. En son 6 Kas›m’a az bir zaman kala 24 Ekim tarihinde 4 arkadafl›m›z ülkücü faflistlerin tehditlerine maruz kald›lar. “Sakal›n›z› kesin. Niye oruç tutmuyorsunuz? Ya bizim gibi olursunuz ya da sizi burada bar›nd›rmay›z” fleklinde tehditler savuran faflistlerin sald›r›s› üzerine demokrat ögrenciler ilerici, devrimci kurumlardan destek istediler. Bu çerçevede 25 Ekim günü saat 17.00’de yurdun önünde bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. Yaklafl›k 100 kiflinin kat›ld›¤› eylemde yurt müdürü, yurtta kalan ö¤rencileri “Yurtta kalan ö¤renciler ya içeri girerler ya da onlar› yurttan atar›m, bursunu keserim, soruflturma açar›m” fleklinde tehdit etti. Ard›ndan polis ögrencilerin da¤›lmas›n› istedi ve “da¤›lmazsan›z zor kullan›r›z” diye kitleyi tehdit etti. Bizler bas›n aç›klamas›n› yapaca¤›m›z› söyleyince sald›rd›lar. Kitlenin yan›t› “Bask›lar bizi y›ld›ramaz!”, “Faflizme karfl› omuz omuza!”, “YÖK, polis, medya bu abluka da¤›t›lacak!” sloganlar› oldu. Polisler bir yandan “slogan atmay›n” demeyi di¤er yandan tekme ve yumruklarla azg›nca sald›rmay› sürdürdü. Bas›n aç›klamas›n› engelleyen polis kitleyi ikiye böldü. Geride kalan 70 ö¤renci çarfl›ya do¤ru yürüyüfle geçti. Polis barikat kurup, 5 arkadafl›m›z› döverek gözalt›na ald›. Da¤›n›k halde olan kitle yol boyunca polisler taraf›ndan taciz edildi. Daha sonra E¤itim Sen’e gitmeyi planlad›k. E¤itim Sen’e girdi¤imizde bina ablukaya al›nd›. E¤itim Sen’de MEÜ ö¤rencileri olarak bir bas›n aç›klamas› yapt›k. Burada faflist sald›r›lar› k›nad›k ve gözalt›lar›n serbest b›rak›lmas›n› istedik. Ayn› günün akflam› Mersin Üniversitesi ö¤rencilerinden bir arkadafl›m›z Çiftlik Köy (Merkez) Kampüsü MYO önünden faflistler taraf›ndan kaç›r›larak dövüldü ve tehdit edildi. Kaç›r›lan arkadafl› Okulumuzda faflist sald›r›lar›n ard› arkas› kesilmiyor. 1 Aral›k tan›d›¤›m›z insanlar›n isimlerini sayarak Perflembe günü Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisli¤i ö¤rencisi ve “hepsi gereken cezay› alacak, e¤er sen de Emek Gençli¤i üyesi Eyüp Sobac› üç faflist taraf›ndan sald›r›ya u¤rad›. onlarla dolafl›rsan, eylemlere gidersen senin Arkadafl›m›z ö¤renci temsilci¤ine adayl›¤›n› koydu¤undan beri faflistler de cezan› veririz” diyerek tehdit ettiler. Daha taraf›ndan tehdit al›yordu. sonra arkadafl›m›z› evinin önüne att›lar. Okulumuzda y›llard›r demokratik, bilimsel üniversite mücadelesi 26 Ekim günü ö¤renciler sald›r›y› veriliyor. Fakat her zaman faflist çeteler taraf›ndan engellenmeye k›nayan ve gözalt›lar›n serbest b›rak›lmas›n› çal›fl›l›yor. Daha bir ay önce bir arkadafl›m›z› dövüp silahla tehdit ettiler. talep eden bir bas›n aç›klamas› daha fiimdi de bir baflka arkadafl›m›z birkaç kifli taraf›ndan azg›nca dövüldü. gerçeklefltirdiler. ‹HD önünde toplanan Geçmiflten günümüze bak›ld›¤›nda bunun böyle devam edece¤i aç›kt›r. ö¤renciler “Bask›lar bizi y›ld›ramaz!” Bu sald›r›lara karfl› gençli¤in birleflik mücadele etmesi kaç›n›lmaz ve pankart› açt›lar. Eyleme Ekim Gençli¤i, acil bir görevdir. Faflist çetelere karfl› demokratik, bilimsel, paras›z YDG, Partizan, Halkevleri, ‹HD, HÖC, üniversite için herkesi ortak mücadeleye ça¤›r›yoruz. ‘78’liler Der, TÖP destek verdi. KTÜ faflizme mezar olacak! Mersin/Ekim Gençli¤i Ü n i v e r s i t e l e r i m i z i ç e t e l e re v e t ü c c a r l a r a t e s l i m e t m e y e c e ¤ i z !

E k i m G e n ç l i ¤ i

Faflizmi döktü¤ü kanda bo¤aca¤›z!

KTÜ/Ekim Gençli¤i

57


e l e d a c ü M › r a l p u t k me

Hakl›n›n yan›nda yer almak için!.. ‹Ü’deki ikinci senem fakat Ekim Gençli¤i ile bu sene tan›flt›m. Ekim Gençli¤i’ni okudu¤umda, neden onunla tan›flmam bu kadar geç oldu diye kendimi sorgulamadan edemedim. Oysa okulun her bir taraf›nda devrimci ö¤renci seslerini duymamak, afifllerde yaz›lanlar› görmemek imkâns›z. Belki de bedenimi öldüren önyarg›lar›n ve al›flkanl›klar›n boyunduru¤undan kurtaramad›¤›m için böyle oldu. Ama art›k uyand›m. Onurlu olmak ve hakl›n›n yan›nda yer almak için akl›m ve yüre¤imle “Yaflas›n sosyalizm!” diyorum.

‹Ü’den bir Ekim Gençli¤i okuru

E k i m G e n ç l i ¤ i

Onurlu mücadelemizi birlikte sürdürüyoruz! Geçen y›l ‹stanbul Üniversitesi’nin kap›s›ndan girdi¤im günden itibaren keyfi ve haks›z uygulamalara karfl› büyük bir tepki duymaya bafllad›m. Bu nedenle bir fleyler yapmam gerekti¤ini düflündüm. Yap›lacak bireysel eylemlerle sonuç al›namayaca¤›n›n fark›ndayd›m. Bu nedenle okul kantininde bulunan farkl› gruplardan birçok kifliyle tan›fl›p neler yap›labilece¤i konusunda yap›lan konuflmalara kat›lmaya bafllad›m. Ancak k›sa süre sonra büyük bir üzüntüyle gördüm ki, bu arkadafllar›m›z haks›z uygulamalara karfl› mücadeleyi s›rtlamaktan uzak davran›fllar sergiliyorlard›. Ben de uzaklafl›p beklemek zorunda kald›m. Bu dönemin bafl›nda Ekim Gençli¤i ile tan›flt›m. Bu benim için yeni bir bafllang›ç anlam›na geliyordu. Ekim Gençli¤i’ni ast›¤› afifller ve yapt›klar› bir tak›m etkinlikler üzerinden daha önce duymufl ama onlarla ba¤lant› kurmay› denememifltim. Ama onlar bana ve benim gibi insanlara ulafl›p bir birlik alt›nda toplamay› baflard›lar. fiimdi Ekim Gençli¤i ile haks›zl›klara karfl› birlikte direnip onurlu mücadelemizi birlikte sürdürüyoruz.

‹Ü Edebiyat Fakültesi’nden genç bir komünist

Gelece¤i kazanmak için mücadeleyi seçtim Bu y›l ‹stanbul Üniversitesi’ne geldim ve gördüklerim karfl›s›nda çok flafl›rd›m. Buras› bir e¤itim kurumu mu yoksa F tipi cezaevi mi diye düflünmeden edemedim. Daha okuldan içeri girmeden potansiyel suçlu muamelesi görmek, sanki çantamda bomba varm›flças›na aranmak, turnikelerden geçmek beni oldukça sinirlendirdi. Bana Kand›ra F Tipi Cezaevi’ne yapt›¤›m bir ziyareti hat›rlatt›. Çünkü ikisi aras›nda fark yoktu. Sessiz kalmak bu sistemi onaylamak anlam›na geliyor. Sessiz kalmak devletin bizlere “terörist” muamelesi yapmas›n› kabul etmek, sömürü düzenini onaylamak, kamera ile gözetlenmeye raz› olmak anlam›na geliyor. Paras›z e¤itim hakk›m›z iken e¤itim hizmeti almak için milyonlar dökmek normal geliyor bizlere. Hadi paray› verdik, peki karfl›l›¤›nda bir fley alabiliyor muyuz? Hay›r! 4-5 sene boyunca okuduktan ve tonlarca para ak›tt›ktan sonra diplomal› iflsiz oluyoruz. Böylece hem kendi gelece¤imiz, hem de ailemizin verdi¤i onca emek bofla gidiyor. Kaybedecek bir fleyimiz yok. Oysa bu sistem binlerce kiflinin ölümünden, milyonlarca emekçinin açl›¤›ndan sorumludur. E¤itim sistemi ve YÖK de iflte bu sömürücü sistemin bir parças›d›r. Savafllar›n, her türlü pisli¤in yarat›c›s› kapitalizmdir. Henüz çok fark›nda de¤iliz belki, ancak her geçen gün kölelefliyoruz. Barbarl›¤›n, çürümüfllü¤ün içinde can çekifliyoruz. Yapmam›z gereken tek fley örgütlenip mücadele etmektir. Yeni bir dünya kurmak için tüm gücümüzle çal›flmakt›r. Hem kendimin hem de insanl›¤›n gelece¤ine sahip ç›kmak için ben de örgütlü mücadeleyi seçtim. S›n›fs›z, sömürüsüz bir dünya için herkesi örgütlü mücadeleye ça¤›r›yorum. Ya kapitalist barbarl›k ya da sosyalizm!

‹Ü Edebiyat Fakültesi’nden bir ö¤renci

58



EG+89