Page 15

Avrupa Birli¤i, liberal hayaller ve gerçekler Türkiye’nin egemenleri “AB’ye giriyoruz” yalan›yla, AKP hükümeti ise bunun demokratikleflme yönünde at›lm›fl paha biçilmez bir ad›m oldu¤u propagandas›yla y›¤›nlar› aldatmaya ve sersemletmeye devam ediyor. Türkiye’nin liberal solcular›n›n da ciddi ciddi inand›¤› ve dahas› etkin bir biçimde destekledi¤i bu aldatma kampanyas›, hiç flüphesiz Avrupa’da yaflayan iflçi ve emekçiler ile gençler için hiçbir de¤er tafl›mamaktad›r. 12 Eylül’ün y›lg›n ve yorgun liberal solcular›m›z›n iddialar›n›n ve inançlar›n›n tersine, Avrupa’da özellikle son 2 y›ld›r süreç her alanda bir baflka biçimde geliflmektedir. Örne¤in, baflta liberal solcular›m›z olmak üzere pek çok kimsenin imrenerek sözetti¤i “sosyal refah devleti”nin ad›m ad›m ortadan kald›r›lmas›na tan›kl›k ediyoruz. ‹flçi ve emekçilerin difle difl mücadeleler ve büyük bedeller ödeyerek kazand›klar› ekonomik ve sosyal bütün haklar bir bir gaspediliyor. Reform ad› alt›nda peflpefle ç›kart›lan sald›r› paketlerinin özellikle boy hedefi haline getirdi¤i alanlar ise, geçmiflte iflçi ve emekçilerin en çok hak sahibi oldu¤u ve yararland›¤› hizmet alanlar›d›r. Sa¤l›k ve e¤itim gibi temel hizmet alanlar› özellefltirilerek, geçimini çal›flarak sa¤layan emekçilerin omzuna a¤›r bir yük bindiriliyor. ‹nsanlar eskiden hastanelerde hasta, okullarda ö¤renci muamelesi görüyordu, yeni yasalarla birlikte art›k “müflteri” muamelesi görecekler, görüyorlar. Bunun ifadesi olarak, bundan böyle hastalar ilaçlar›n›, ö¤renciler de kitaplar›n› parayla sat›n almak zorundad›rlar. Öte yandan, Türkiye’den bildi¤imiz har(a)ç uygulamas› art›k Avrupa’da yaflayan ö¤rencilerin de hayat›na girmifltir. Paras› olmayan ö¤renciler e¤itimden yoksun b›rak›lmaktad›r. ‹statistiklere göre bu uygulamadan sonra NRW (Kuzey Ren Vestfalya) bölgesindeki, sadece birkaç üniversiteden kayd›n› sildirmek zorunda kalan 20 bine yak›n ö¤renci bulunmaktad›r. K›sacas›, e¤itim Avrupa’da art›k metalaflm›flt›r, yani parayla al›n›p-sat›l›r hale gelmifltir. Emekçi s›n›flar geçmiflte göreceli de olsa paras›z e¤itim hakk›na sahipti, flimdi durum fark- l›d›r. Zira emekçiler, eskiden paras›z faydalanabildikleri tüm bu haklar› flimdi “sat›n almak” zorundad›rlar. Sat›n alamayanlar ise bu haklardan mahrum olacaklard›r. Demek oluyor ki, bundan böyle okullar›n kap›lar› emekçi çocuklar›na kapat›lm›flt›r.

Demokratik haklar da t›rpanlan›yor Burjuva demokrasisi ve küresel kapitalizmin hayranlar› ve özürcüleri olan liberaller, AB’ye girilmesi durumunda demokrasi ve insan haklar› konusundaki sorunlar›n çözülece¤i ve büyük bir rahatlaman›n sa¤lanaca¤› hayali içindedirler. Bu tam bir aymazl›kt›r. Herfley bir yana Avrupa’da bugün içinde bulunulan süreç bu bak›mdan da liberallerimizin ham hayaller içinde oldu¤unu kan›tlamaktad›r. Özgürlüklerin ve eflitliklerin cisimleflmifl hali olan SSCB’nin büyük bas›nc› ve dünya halklar› için çekim merkezi olma özelli¤i, Avrupa burjuvazisini kendi halklar›na göreceli olarak demokratik hak ve özgürlükler tan›mas›n› zorunlu hale getirmiflti. Kuflkusuz tek tek ülkelerin iflçi ve emekçilerinin kendi

öz mücadelelerinin de bunda yads›nmaz bir rolü ve katk›s› vard›. Avrupal› iflçi ve emekçiler uzun y›llar bu durumdan yararland›lar. Fakat zamanla, özellikle de, SSCB ve Do¤u Bloku’nun da¤›lmas›yla birlikte bu göreceli duruma da elveda denmifltir. Temel hak ve özgürlükler gitgide s›n›rlanmaya, “toplumun huzuru ve güvenli¤i” gerekçesiyle polis devleti uygulamalar›na h›z kazand›r›lmaya bafllanm›flt›r. Polis, eskiden baflvuramad›¤› keyfi uygulamalar› flimdi günlük olarak gerçeklefltirmektedir. Bu uygulamalar› yavafl yavafl meflrulaflt›rmaya, kendini topluma kabullendirmeye, toplum üzerinde bir bask› oluflturup sindirmeye çal›flmaktad›r. Art›k sokakta rahat yürüdü¤ümüz günler geride kalm›flt›r. Her an bir polis otosu sizi durdurup kimlik sorabilir, e¤er kimli¤iniz yan›n›zda de¤ilse saatlerce sizi orada tutabilir. Bunun tek gerekçesi ise “güvenlik” aç›s›ndan “flüpheli” görünmenizdir. Bunun gibi bir dizi keyfi uygulama say›labilir. Liberallerimizin anlayaca¤› biçimde söyleyecek olursak, “huzur operasyonlar›” gelinen yerde Avrupa’da da yap›lmaya bafllanm›flt›r. Bunun somut bir örne¤ini geçti¤imiz günlerde Köln’de yap›lan “kaçak av›” ad› alt›nda ve tam bir terör havas› ile sürdürülen uygulamayla yaflad›k. Deyim uygunsa, kent tam bir polis kuflatmas› alt›na al›nd›. Sokakta yürüyen, otobüste giden, özel arabalar›yla yolculuk eden birçok kifli durdurularak kimlik tespiti yap›ld›, yüksek bir mebla¤› bulan para cezalar› kesildi. Ertesi gün Alman polisi büyük bir gururla ve tam bir utanmazl›kla, 360 “kaçak”› yakalad›¤› ve bu uygulaman›n Köln’ü Almanya’n›n en güvenlikli flehri yapma amac›n› tafl›d›¤› fleklinde aç›klad›. Gerçekte ise tam bir keyfilik örne¤i ve Avrupa’n›n herbiri birer polis devleti olan devletlerinin gerçek çehresini gösteren bir olayd› bu. Temel amac› ise demokratik hak ve özgürlükleri a- yaklar alt›na al›p yok saymak ve toplumu terörize etmekti. Kimi Alman bas›n›nda, tam gün olarak sürdürülen bu operasyonun, 2. Dünya Savafl›’nda Yahudi halk›na yap›lan haks›zl›klara karfl›l›k olarak ödenen tazminat›n

15

E k i m G e n ç l i ¤ i

EG+79  
EG+79