Page 13

16-17 Aral›k Brüksel Zirvesi

AB barda¤›: Dolu mu, bofl mu? 17 Aral›k Zirvesi hükümetten medyas›na, TÜS‹AD’›ndan ordusuna kadar tüm kurumlarca büyük sevinç gösterileriyle karfl›land›. Burjuva medya taraf›ndan günlerce büyük bir baflar›ya imza at›ld›¤› yönünde ç›kan haberler iflçi ve emekçilerin üzerinde öyle bir etki yaratt› ki, K›z›lay Meydan›’ndaki zafer kutlamalar›na kat›lanlar›n onundan alt›s›n›n, kutlamalar›n Türkiye’nin AB’ye al›nd›¤› için yap›ld›¤›n› zannettikleri ortaya ç›kt›. Yarat›lmaya çal›fl›lan bu iyimser havan›n gerçekte neye hizmet etti¤ini anlamak için zirvede al›nan kararlar› sat›r sat›r incelemek gerekiyor. Zirve kararlar›n›n Türkiye’yi ilgilendiren k›sm› 17. ve 18. paragraflarla bafll›yor. 17. paragraf Türkiye’yi bugüne getiren süreci genel hatlar›yla anlat›yor. 18. paragrafta ise mevcut durum tespiti yap›l›p Konsey’in Türkiye’nin bugüne kadar gerçeklefltirdi¤i reformlardan memnun oldu¤u belirtilerek, hemen ard›ndan bu reform sürecinin devam› yönünde s›k› önlemler al›nmas› gereklili¤i vurgulan›yor. Ard›ndan, belki de üzerine en çok tart›flma yürütülen meflhur 19. paragraf geliyor. Medyada Türkiye’yi K›br›s konusunda kilitleyen bu paragraf üzerine öyle çeviriler yay›nland› ki, içeri¤i alt üst edilmekle kalmad›, zihinleri buland›rmak için paragrafa yeni aç›l›mlar getirildi. Bu nedenle söz konusu paragraf›n birebir tercümesini yaz›n›n sonundaki “Ek” k›sm›nda yay›nl›yoruz. Peki, ne diyor bu paragraf? Bu paragraf ile Türkiye, üye olan 10 yeni ülkeyi (Güney K›br›s da dahil) müzakerelerin bafllat›lmas› sürecine kadar, yani 3 Ekim 2005’e kadar, sözlü ya da yaz›l› tan›d›¤›n› belirten bir protokole imza atmak zorundad›r. Her ne kadar hükümet yanl›s› bürokratlar, bu maddenin bir ba¤lay›c›l›¤›n›n bulunmad›¤›n›, istenilenin yap›lmas› durumunda K›br›s Cumhuriyeti resmi ad›n› tafl›yan Güney K›br›s’›n tan›nm›fl olmayaca¤›n› belirtseler de, Türkiye heyeti bu konuda resmi görüflün k›rm›z› çizgisini fazlas›yla aflm›fl ve ufla¤› oldu¤u emperyalist egemenlerin isteklerine fazlas›yla boyun e¤mifltir. Bildi¤imiz gibi Türkiye burjuvazisinin K›br›s üzerindeki türlü ç›karlar›, adada y›llard›r bir çözümsüzlü¤ü dayatmaktad›r. K›br›s’›n Akdeniz’deki konumu, büyük emperyalist devletlerin Ortado¤u’ya aç›l›rken bu aday› uçaklar› için birer deniz üssü olarak

kullanmalar›, Ortado¤u’dan AB ve ABD’ye yap›lan petrol sevkiyat›nda büyük bir önem tafl›yan Akdeniz ve K›br›s karasular›ndan geçen her tankerin bu geçifl için Türkiye’ye yüklü miktarlarda para veriyor olufllar›, Türk burjuvazisinin bu aday› birebir kara para aklama arac› olarak kullanmas› ve benzeri birçok neden, Türk egemenlerinin bu ada üzerinde y›llar süren iflgalinin gerekçelerini oluflturuyordu. Fakat Türk burjuvazisinin AB’den beklentileri, K›br›s’taki mevcut ç›karlar›ndan kat be kat fazla olmal› ki, adadaki parsay› baflka emperyalistlerle paylaflmaya haz›r durumda. Karar›n 20. paragraf› Türkiye’nin komflular›yla iyi iliflkiler gelifltirmesi gereklili¤i üzerine. Uzmanlar bu madde ile Türkiye-Yunanistan ve Türkiye-Ermenistan iliflkilerinin kastedildi¤ini ve özellikle ikinci k›sm›n, resmi devlet politikas›yla çeliflmesi sebebiyle, Türk hükümetini yeni dönemde oldukça zora sokaca¤›n› belirtiyorlar. Türkiye ile bafllanacak müzakerelerin nas›l yap›laca¤›n› belirten temel madde ise 23. paragrafta yer al›yor. ‹lk nokta, müzakereleri, içinde Türkiye ile AB’deki her bir ülkenin temsilcisinin bulundu¤u

13

E k i m G e n ç l i ¤ i

EG+79  
EG+79