Page 7



NƦNRJHQNXN

7HNHOGLUHQLí ÁDGÜUODUÜNDONWÜ

Tekel işçileri 78+76 günlük direnişlerini fiili olarak sonlandırdıklarını duyurmak için direnişin birinci yılında yine Abdi İpekçi Parkı’nda bir araya geldi

´'HYOHW EL]LWDQ×P×\RUµ Silikozis denilen bu hastalığı tam olarak bize anlatır mısınız? Sizde etkileri nasıl görülüyor? - Nefesimiz tutuluyor. Yolda dahi yürüyemiyoruz. Başka bir iş yapamıyoruz. Şu an iş göremez raporumuz var. Başka bir yerlerde de çalışamıyoruz. Evli ve 3 çocuğunuz olduğunu söylediniz. Bu durum eşinize ve ailenize nasıl yansıyor? - Babamla yaşıyorum. Babamın kazandıklarıyla idare ediyoruz. Babam da olmasa yandık. -Devlet bizi tanımıyor. Diyor ki: “Gidin siz bulun patronları, siz bulamazsanız biz nasıl bulalım." Devletin verdiği 300 TL. Nasıl geçinebiliriz bu parayla.

İşçi sınıfının gelişim seyrine bakıldığında Tekel işçilerinin 4-C saldırısına uğramasıyla birlikte yaptıkları eylemler ile nispi bir yükseliş gözlemlenmişti. Tekel işçileri 78+76 günlük direnişlerini fiili olarak sonlandırdıklarını duyurmak için ve direnişin başlangıcının birinci yılı olması dolayısıyla bugün Ankara’daydılar. İşçiler öğlen saatlerinde Abdi İpekçi Parkı’nda bir araya geldiler. İstanbul, Diyarbakır, İzmir, Samsun, Tokat, Yozgat, Manisa, Bitlis, Bursa’nın da aralarında olduğu toplam 10 ilden işçiler vardı. Devrimci Proletarya, Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Devrimci Demokratik Sendikal Birlik, Alınteri ve Kaldıraç Sakarya Caddesin’de bir araya gelerek dövizleriyle Abdi İpekçi Parkına, işçilerin yanına yürüdü. Bir çok devrimci kurumun destek verdiği eylemde “Kahrolsun sendika ağaları”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Yaşasın sınıf dayanışması” sloganları sık sık atıldı. Hamdullah Uysal’ı da unutmayan eylemciler “Hamdullah Uysal ölümsüzdür” sloganını da sık sık attılar. Hamdullah Uysal’ı işçi sınıfının şehidi olarak nitelendirdiler. Tekel işçilerinin yanında TÜBİTAK direnişçisi Aynur Çamalan, BETESAN direnişçisi Zeynel Kızılaslan, İSKİ direnişçisi Ercan Ballıoğlu da vardı. Ekonomik talebin siyasal talep, siyasal talebin eknomik talep olarak iç içe geçtiği şu dönemde Tekel direnişi 4-C’ye karşı

adeta mücadele platformuna dönüşmüştür. Abdi İpekçi Parkı'nda CHP milletvekili Çetin Soysal da vardı. Çetin Soysal’ın konuşması sırasında devrimciler “Kent AŞ’yi unutmadık”, “Buca işçisi yalnız değildir”, “Kahrolsun düzen partileri” sloganını attı. Limter-İş, Hava İş, Tekstil-Sen, Tez-Koop-İş 2 No’lu Şube temsilcileri de işçilerin yanındaydı. Tekel işçileri; “İl komisyonları oluşturacağız. Sonrasında genel komisyonlar oluşturacağız.” diyorlar. Burada bir basın açıklaması yapan Tekel işçileri daha sonra yolu trafiğe kapatarak Hamdullah Uysal’ın “şehit düştüğü” yere kırmızı karanfil bıraktılar. Hamdullah’ı, öldüğü yerde saygı duruşuyla anıp karanfil bırakan Tekel işçileri ve devrimci kurumlar Sakarya Caddesi’ne yürüyerek esnafa karanfil dağıtıp teşekkür ettiler. Sakarya Caddesi dolaşıldıktan sonra işçilerin bundan sonra yapacaklarına yönelik yaptığı açıklamayla son buldu. İşçiler son olarak yaptığı konuşmada kurulacak komisyonları vurgulamanın yanısıra, 4-C saldırısına uğrayan işçi ve emekçileri birleştirecek eylem planlarına değindiler. “4-C’ye maruz kalan işçilerle de bulundukları her yerde sendikalara üye olup mücadeleyi yükselteceğiz” dediler. Daha sonra kitle sloganlarla dağıldı.

Çalıştığınız işyeri hakkında bize bilgi verebilir misiniz? -Bodrum katında çalışıyoruz. Herhangi bir hava alma durumu yok. -Biz büyük firmalara iş yapıyorduk. Collezione falan. Mavi jeans. Yurtdışına da çalışıyorduk. Bu mücadelenizde ücret olarak ne talep ediyorsunuz peki? -En azından asgari ücret istiyoruz. -Malulen emekli olmak da istiyoruz. Ama devlet bizi görmüyor. Haberi yok sanki. Bugün Asgari Ücret Tespit Komisyonu 3. defa toplanıyor. Toplantı Türk-İş binasında yapılacak. Bu konu üzerine diyecek biz sözünüz var mı? -Bu komisyonun bizi tanıması lazım. Bizi nereye kadar görmemezlikten gelecekler? Asgari ücret tabii ki de yeterli değil. En azından ailemizi geçindirecek kadar olmalı.

Örgütlenme ve komiteler oluşturma sürecini açıklar mısınız? -2 yıllık bir komite oluşturma çalışmamız var. Şu an 600 raporlu işçi var. 50’ye yakını zaten öldü. Çocukları yetim kaldı. Düşünün bunun gibi ne sektörler var. Sorunun nereden kaynaklandığını düşünüyorsunuz? Asıl düşünülmesi gereken mesele nedir sizce? -Biz sorunun patronlardan kaynaklandığını sanmıyoruz. Devlet, maliye bunları biliyor. Müdahale etmiyor. Hükümet tanımıyor. -15 gündür buradayız. Hakkımızı vermezlerse diğer arkadaşlarla birlikte buraya geleceğiz. Sesimizi o zaman duyuracağız. Tekel işçileri konusunda ne düşünüyorsunuz? -Devlet onlara saldırdı. Bize saldırsa ne olur sanki. Kaybedecek bir şeyimiz mi var! -Bu işçiler fazla bir şey istemiyordu ki. Ev, araba falan istemiyorlardı. Demiyorlardı ki “Evimiz yok, ev ver; arabamız yok, araba ver”, haklarını istiyorlardı. -Bu kadar işçiye baksa devlet ekonomisi mi sarsılır. Bizim hepimizin alacağı paranın 100 katını devletten yolsuzlukla koparanlar var. Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı? -Bizi görmelerini isteriz. -Bizi Tekelciler gibi sokağa çıkartmaya zorluyorlar. Sorumlusu devlet olur. Çalışma Bakanı Ömer Dinçer’in yeğeni bu sektörde çalışsa bu şekilde olmazdık.

iscimeclisi_5  

2003 yılında 4857 sayılı İş Kanunu getirildi. Devletin istihdam ettiği işçiler için de 657 sayılı Devlet Me- murları Kanunu var....

iscimeclisi_5  

2003 yılında 4857 sayılı İş Kanunu getirildi. Devletin istihdam ettiği işçiler için de 657 sayılı Devlet Me- murları Kanunu var....

Advertisement