Page 13



NƦNRJHQNXN

:LNLOHDNV VDUVÜQWÜODUÜ Başta ABD olmak üzere bir çok burjuva devlet Wikileaks yayınlarından hasar görse de, Wikileaks yayınları emperyalist kapitalizm ve mali oligarşisinin, veya onun şu veya bu kesiminin denetiminden ve dolaylı yönlendirmesinden tümüyle bağımsız değil Wikileaks’in yayınladığı belgeler, emperyalist kapitalizmin ekonomik krizi ile iç içe diplomatik ve siyasal krizini de gözler önüne seriyor. ABD emperyalist burjuvazisi ve mali oligarşisinin dünya çapındaki “elçilerinin” bulundukları ülkelerin burjuvazileri, devlet ve hükümetleri hakkında geçtikleri gizli yazışmaların, kirli ilişkilerin kırıntılarının, o da sulandırılıp sansürlenerek deşifre edilmesi dahi, dünya çapında diplomatik-siyasal kriz ve sarsıntılara yol açıyor. Wikileaks sarsıntılarının arka planında ne olduğu konusunda rivayet muhtelif. Kimisi, Çin’in ABD egemenliğini yıpratmak için hacklediği ABD belgelerini sızdırmasıdır, diyor. Kimisi, ABD mali oligarşisi içindeki güç mücadelelerinin bir sonucu olarak sızdırıldığını söylüyor. Belgelerin çoğunluğunun Bush döneminden olması ve neocanların Wikileaks hakkında ölüm fermanları yayınlamasından yola çıkarak, neoconların geriletilmesi için sızdırıldı diyen de var, Obama yönetimini zayıflatmak için sızdırıldığını söyleyen de. Kimisi, yayınlanan belgelerin ABD ve hemen tüm devletler arası ilişkilerde sorun yaratırken İsrail’e hiç dokunmamasından yola çıkarak, bunun ABD içindeki İsrail lobisinin işi olduğunu söylüyor. Sızdırılan belgelerin yıprattığı AKP Hükümeti ve AKPci medya da bu iddiaya dört elle sarılanlardan. Wikileaks’i “İşte küresel internet demokrasisi! Artık egemenlikler bitiyor, devletler halklardan gizli hiçbir şey yapamaz hale geliyor!” diye kendinden geçerek alkışlayıp, neoliberalizme kenar süsü olanlar da var! Wikileaks konusunda bilinmesi gerekenler Öncelikle şunu bilmek gerekli: Wikileaks’e sızdırılan belgeler, emperyalist kapitalizmin, yayınlandığında savaş veya ayaklanma çıkarmaya kadar gidebilecek birinci dereceden gizli ve kirli ilişkilerine dair değil. İkinci, üçüncü gizlilik ve kirlilik derecesindeki belgeler.

Onların da önce ABD medyasına gönderdiği, medyanın bunları ABD yönetimi ve ilgili devletlere danışıp sansürleyerek yeniden Wikileaks’e gönderdiği tarzda bir mekanizmanın da olduğu biliniyor. Başta ABD olmak üzere bir çok burjuva devlet Wikileaks yayınlarından hasar görse de, Wikileaks yayınlarının emperyalist kapitalizm ve mali oligarşisinin, veya onun şu veya bu kesiminin denetiminden ve dolaylı yönlendirmesinden tümüyle bağımsız değil. Bunu bilmek, liberallerin Wikileaks sarsıntılarıyla hemen yaymaya başladığı, “saydam ve kitle denetimine açılmış emperyalist kapitalizm” bönce hayallerini ve beklentilerini yıkmak için gerekli. Wikileaks sarsıntılarının, sermayenin küresel birikim düzeyine geçmesi ve bu temelde zorla yeniden örgütlenmesiyle bir ilgisi var. Dünya çapında kapitalist entegrasyon arttıkça, karmaşıklaşan egemenlik ve rekabet ilişkileri içinde kimin eli kimin cebinde kestirmek daha zor hale geliyor. Ancak tabii, emperyalist kapitalizminin eşitsiz, dengesiz ve kesintili gelişimi, kriz ve egemenlik-hegemonya mücadeleleri içinden geçerek yeniden yapılanması sürecinde, kendi kendini kitlelere de teşhir eder göründüğü enformasyon savaşlarının da sistem içi sınırları var. Bu belgeler “kamu hayrına” yayınlanmıyor. İşçi sınıfının ve emekçi kitlelerin devrimci savaşım ve basıncıyla da yayınlanmıyor. Tıpkı Türkiye’deki Ergenekon operasyonlarıyla vb. olduğu gibi, bu kez dünya çapındaki egemenlik ilişkilerinin önceki döneminin kirli işlerinin alt düzeyden kamuoyuna servis edilmesi, krizin ağırlığı altında bunalan kitlelerin sistemin azami kar ve azami egemenlik ilişkilerini yeniden yapılandırılmasına yedeklenmesinin, yeniden sistemden beklentiye sokulmasının bir aracı olarak da kullanılıyor. Wikileaks’in yarattığı sarsıntılardan, saçtığı enformasyondan kuşkusuz sınıf mücadelesinde yararlanmalıyız. Fakat emperyalist kapitalizmin önceki dönemine karşı yeniden yapılandırma manipulasyonuna, şu

Krizin ağırlığı altında bunalan kitlelerin sistemin azami kar ve azami egemenlik ilişkilerini yeniden yapılandırılmasına yedeklenmesinin, yeniden sistemden beklentiye sokulmasının bir aracı olarak da kullanılıyor kesimine karşı bu kesiminin manipulasyonuna düşmeden, ona cepheden bir sınıf karşıtlığıyla, çüreyen ve geleceği olmayan kapitalizm olarak teşhirinde, kitleleri kızıştırmakta yararlanmalıyız. Bunun tarihteki iki büyük örneği şunlardır: Rusya’da işçi sınıfının ve emekçilerin Bolşevik Devrim’le yıktıkları Çarlık Rejimi’nin tüm devlet sırlarını, diğer emperyalistlerle yaptığı bütün gizli-kirli savaş ve paylaşım anlaşmalarını dünya proletaryasına ve kardeş emekçi halklara açıklamaları… Bolşevik Devrim’in bu gerçek enternasyonal proleter demokrasi örneği, kendi devletleri-

nin ve emperyalist savaşın iç yüzünü anlayan diğer ülke proleterleri ve halklarında, emperyalizm ve egemen sınıflara karşı büyük bir öfke dalgası ve Bolşevik Devrime ise sempati yaratmıştı… Ve 1971’te Vietnam halkından yediği şamar ve dünya emekçilerinin kabaran öfkesi karşısında ABD’nin Vietnam’daki kirli savaş suçlarını açıklamak zorunda kaldığı Pentagon ifşaatları… Wikileaks’in neoliberal demokrasisine aval bir hayranlık yaymaya çalışanların da karşısına, işte bu gerçek enternasyonalist proleter savaşım dayanışması ve demokrasisi örnekleriyle çıkmalıyız!

iscimeclisi_5  
iscimeclisi_5  

2003 yılında 4857 sayılı İş Kanunu getirildi. Devletin istihdam ettiği işçiler için de 657 sayılı Devlet Me- murları Kanunu var....

Advertisement