Page 22

Ekin Su’nun Dünyası

EKİN SU YİĞİT

başına taşımayacaktı bu duyguyu. Buydu fantezisi, tabii canlandırabilseydi. Senaryosu bir fikir olarak duruyordu sadece, ne zaman bir filmden sıkılıp gözlerini kapatsa hayalinde bir türlü kâğıda dökmeyi başaramadığı ucuz bir paragraf şeklinde. Ve o da erteliyordu Mustafa’yla hayali yüzleşmesini. Onun yerine, o sırada izlemekten bunaldığı filmi istediği şekilde yönlendiriyordu, tıpkı şimdiki gibi. Gözlerini yumuyor ve ekrandaki kadın oyuncu uyuşturucuyu bırakıveriyordu. Saçlarını kesip kahverengiye boyuyor, şarkıcı olmaya karar veriyordu. Uyuşturucunun vücudunu ele geçiren o soğuk hissini hatırlamıyordu bile, bunun sebebiyse antika radyosunda duyduğu, tesadüfen o saatte ve sadece o istasyonda yayınlanan bir “Beş yüz bin dolar ödüllü ve albüm sözleşmeli yarışmamıza katılma şansı! Sadece kahverengi saçlılar ve uyuşturucu kullanmayanlar içindir.” cümlesiydi. Böylece oyuncu, doğal sarı saçlarına kıyıyor ve yıllardır bırakmaya çalıştığı uyuşturucudan nasıl da çabucak kurtulduğunu düşünerek heyecanlanıyordu. Balkona çıkıyor, son ses bağırarak “Eureka! Buldum! Uyuşturucu bağımlılıklarını birkaç dakikada yok edecek bir yol buldum: Antika radyolar ve kahverengi saçlar!” diyordu. Küçük hayal dünyasında yarattığı alternatif sahneleri siyah beyazdı, yine de orijinalinden daha iyi olduğu fikrindeydi kadın. Turkuaz esneyerek uyandığında, onun uyuşturucusunun Mustafa olduğunu düşündü. Kendi yazdığı sonun aksine yüksek doz kokulu bir ölümle sonlanan filme baktı ve ağlamaya başladı. Turkuaz yavaşça bakıyordu ona, uykulu olmasaydı kucağına gelip onu teselli edeceğinden emindi kadın. Turkuaz severdi onu, bir tek o renkliydi bu evde. Mustafa’yı terk etmek istiyordu. Bir de saçlarını kahverengiye boyamak, filmdeki oyuncuya yakışmıştı. İstese birikimlerini alıp gidebilirdi bu evden. Hemen şimdi, en yakın markete gidip saç boyası alabilir ve hiçbir şey demeden kaybolabilirdi sokaklarda. Mektup yazmasına da gerek yoktu, ardından bir tek kedi ağlardı. Belki onu da alırdı kadın, beraber hiç dinlenmeden Balkanları gezerlerdi. Mavisini geri alabilir miydi, bilmiyordu ama yeni maviler yakalayabilirdi gökyüzünde. Tek yapması gereken Mustafa’yı terk etmekti. Anahtar kapı kilidinde döndüğünde sıyrıldı düşüncelerinden kadın. Sessizce salondan görünen dış kapıya baktı. Onu izledi; ayakkabılarını çıkarışını, anahtarını asışını ve çantasını yere bırakışını. “Ben geldim.” Mustafa salona ilerleyip Turkuaz’ı gözleriyle yoklarken iç çekti kadın. Gözyaşlarını sildi ve televizyona döndü. “Görebiliyorum.” Ekin Su Yiğit

22

SOLDAN ESİNTİLER

SOLDAN ESİNTİLER OCAK 2018  
SOLDAN ESİNTİLER OCAK 2018  
Advertisement